İşte Şener Üşümezsoy’un 2 Mayıs 2026 tarihli açıklamalarından öne çıkan başlıklar:
“Eski Modellerle Risk Analizi Yapılamaz”
Üşümezsoy, kamuoyunda sıkça dile getirilen ve Yedisu Fayı’nın 1784 yılından beri kırılmadığına dayanan görüşlerin tek başına yeterli bir veri olmadığını savundu. Ünlü jeolog, deprem riskinin doğru analiz edilebilmesi için stres transfer modellerinin ve güncel fay segmentlerinin yeniden ele alınması gerektiğini belirtti.
Kritik Bölge: Erzincan – Karlıova Hattı
Özellikle 1939 Erzincan depremi sonrası bölgede oluşan stres yüklenmelerine değinen Üşümezsoy, şu noktaların altını çizdi:
-
Segment Analizi: 1949 Karlıova kırığı ile 1992 Erzincan depremi arasında kalan segmentlerin detaylıca incelenmesi gerekiyor.
-
Büyüklük Tahmini: Kırılmamış fay uzunluğu net olarak ortaya konmadan, beklenen depremin büyüklüğü hakkında kesin rakamlar vermenin yanıltıcı olacağını ifade etti.
Marmara ve Diğer Fay Hatları Hakkında Görüşleri
Üşümezsoy, sadece Doğu Anadolu değil, Marmara Denizi için de yaygın görüşlerden farklı değerlendirmelerde bulundu:
-
Marmara Denizi: Adalar Fayı ile ilgili genel korkuya katılmadığını belirten Üşümezsoy, 1894 depremiyle bölgede önemli bir stres boşalımı yaşandığını savundu.
-
Başarılı Öngörüler: Geçmişte (2012) işaret ettiği Sivrice ve Silivri hattındaki depremleri hatırlatarak, segment bazlı analizlerin önemini vurguladı.
Somut Veri Çağrısı
Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, deprem tartışmalarının genel söylemlerden kurtulup somut ve güncel segment analizleri üzerinden yürütülmesi gerektiğini söyleyerek sözlerini tamamladı.

The post Şener Üşümezsoy’dan deprem açıklaması: “O bölge yeniden incelenmeli” first appeared on Kanal 3 Tv.



