Yazar: admin

  • Yediemin çetesi operasyonu: 32 gözaltı

    Yediemin çetesi operasyonu: 32 gözaltı

    İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Oto Hırsızlık Büro Amirliği ekiplerinin 6 aylık teknik ve fiziki takibi sonucu İstanbul merkezli Ankara, Bursa, İzmir, Antalya, Şanlıurfa, Balıkesir ve Tekirdağ illerinde yürütülen çalışmalar kapsamında, yediemin otoparklarında muhafaza edilen hacizli ve yakalamalı araçlar üzerinden usulsüzlük ve 1.5 milyar liralık vurgun yaptıkları tespit edilen suç örgütüne operasyon düzenlendi. Operasyon kapsamında aralarında örgüt lideri Y.K ile yöneticileri; O.T., Ö.T., B.T., İ.A. ve C.K.’nın da aralarında olduğu 32 şüpheli kıskıvrak yakalandı. Yakalanan şüpheliler Asayiş Şube Müdürlüğü Oto Hırsızlık Büro Amirliği’ndeki işlemlerinin ardından Anadolu Adliyesine sevk edildi. Şüpheliler hakkında “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, nitelikli dolandırıcılık, muhafaza görevini kötüye kullanma, ihaleye fesat karıştırma, görevi kötüye kullanma, vergi kaçırma, mala zarar verme ve resmi belgede sahtecilik suçlarından işlem yapıldı.

    ARAÇLARI PARÇALAYIP SATTILAR

    Polis ekipleri tarafından derinlemesine yapılan çalışmada, yediemin otoparklarına çekilen araçların motor, kapı ve çeşitli parçalarının sökülerek yedek parça olarak satıldığı, parçaları eksik bırakılan araçların ise gerçek değerinin çok altında ihaleye çıkarıldığı belirlendi. Şüphelilerin, ihaleye çıkan araçları kendi adlarına ya da bağlantılı kişiler üzerinden satın aldığı, satın alamadıkları araçların ise eksik parçalarını sonradan satarak haksız kazanç elde ettiği öğrenildi.

    YAPAY ZEKAYLA SAĞLAM ARABALARI HASARLI GÖSTERİP, SAHTE BİLİRKİŞİ RAPORU HAZIRLADILAR

    Asayiş Büro Amirliği Oto Hırsızlık Büro Amirliği tarafından yapılan incelemelerde çetenin, bazı araçların sağlam olmasına rağmen yapay zeka destekli görseller ve sahte bilirkişi raporlarıyla hasarlı gibi gösterdiğini, bu yöntemle araçların değerlerinin düşürüldüğünü belirledi. Şüphelilerin, düzenledikleri sahte ekspertiz ve bilirkişi raporlarıyla araçları ağır hasarlı gibi göstererek ihale bedellerini düşürdükleri öne sürüldü. >>>İHA

    Yediemin çetesi operasyonu: 32 gözaltı
    SÖKÜLEN ARAÇLAR (/İSTANBUL-İHA)
    İstanbul merkezli 8 ilde hacizli ve yakalamalı olarak yediemin otoparklarında muhafaza edilen araçların parçalarını sökerek sattıkları, araçları sahte bilirkişi raporlarıyla hasarlı gösterip usulsüz işlemler gerçekleştirdikleri tespit edilen aralarında doktor ve iş adamlarının da bulunduğu 32 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Öte yandan şüphelilerin yapay zekayı kullanıp sağlam arabaları hasarlı gösterip, sahte bilirkişi raporu hazırladıkları öğrenildi.
    Yediemin çetesi operasyonu: 32 gözaltı
    SÖKÜLEN ARAÇLAR (/İSTANBUL-İHA)
    İstanbul merkezli 8 ilde hacizli ve yakalamalı olarak yediemin otoparklarında muhafaza edilen araçların parçalarını sökerek sattıkları, araçları sahte bilirkişi raporlarıyla hasarlı gösterip usulsüz işlemler gerçekleştirdikleri tespit edilen aralarında doktor ve iş adamlarının da bulunduğu 32 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Öte yandan şüphelilerin yapay zekayı kullanıp sağlam arabaları hasarlı gösterip, sahte bilirkişi raporu hazırladıkları öğrenildi.
  • Kömür yüklü tır benzinliğe daldı: 1 Ölü

    Kömür yüklü tır benzinliğe daldı: 1 Ölü

    Çakırca Mahallesi’nde kömür yüklü tırın benzinliğe dalması sonucu bir kişi ölmüş iki kişi ise yaralanmıştı. Herkesi şoke eden kazanın güvenlik kamerası da ortaya çıktı. Kazada bir benzin istasyonu çalışanının da kıl payı kurtulması an be an kameralara yansıdı.

    52 yaşındaki Kutret K. idaresindeki 11 AAJ 500 plakalı kömür yüklü kamyon sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu önce petrol istasyonuna sonra da market bölümüne girerek durabildi. Kazada sürücü Kutret K. ve market çalışanı İbrahim Y. yaralı kurtulurken, o esnada markette müşteri olan çiftçi Erdinç Cirit olay yerinde hayatını kaybetti.

    Tırın son sürat benzin istasyonuna dalması, akaryakıt pompalarını devirmesi ve markete dalması saniye saniye güvenlik kamerasına yansıdı. Olay yerine jandarma, AFAD ve sağlık ekibi sevk edilirken, Erdinç Cirit’in cansız bedeni, savcılık incelemesinin ardından morga kaldırıldı.

    Jandarma, kazayla ilgili geniş çaplı tahkikat başlattı.

    Sürücü Kurtet K. bir anlık dalgınlık sonucu benzin istasyonuna girdiğini ifade ederken, jandarmadaki işlemlerinin ardından sürücünün adliyeye sevk edilmesi bekleniyor. >>>İHA

    Kömür yüklü tır benzinliğe daldı: 1 Ölü Kömür yüklü tır benzinliğe daldı: 1 Ölü Kömür yüklü tır benzinliğe daldı: 1 Ölü Kömür yüklü tır benzinliğe daldı: 1 Ölü

  • Sıcak havalarda serinletiyor sanıyoruz ama… Bu içecekler vücudun su kaybetmesine neden olabiliyor

    Sıcak havalarda serinletiyor sanıyoruz ama… Bu içecekler vücudun su kaybetmesine neden olabiliyor

    Kahve ve enerji içeceklerini abartmayın Kafein içeren kahve, enerji içecekleri ve bazı gazlı içecekler aşırı tüketildiğinde sıvı dengesini olumsuz etkileyebiliyor.

    Uzmanlar, bu içeceklerin yanında mutlaka su tüketilmesini öneriyor.

    Şekerli içecekler daha çok susatabiliyor.

    Soğuk meşrubatlar ve hazır meyve suları ferahlatıcı gibi görünse de yüksek şeker içerikleri nedeniyle susuzluk hissini artırabiliyor.

    Bu içecekler yerine su, ayran veya şekersiz maden suyu daha sağlıklı seçenekler arasında yer alıyor.

    Tuzlu atıştırmalıklar su ihtiyacını artırıyor.

    Cips, kraker, işlenmiş kuruyemişler ve salamura ürünler yüksek sodyum içerdiği için vücudun daha fazla suya ihtiyaç duymasına neden olabiliyor.

    Alkol sıvı kaybını hızlandırabiliyor.

    Alkollü içecekler idrar söktürücü etki göstererek vücuttan su atılımını artırabiliyor.

    Uzmanlar, sıcak havalarda alkol tüketiminin sınırlandırılmasını tavsiye ediyor.

    Yeterince su içmeyi ihmal etmeyin Uzmanlara göre susamayı beklemeden gün boyunca düzenli aralıklarla su tüketmek, özellikle sıcak havalarda sıvı kaybını önlemenin en etkili yolu.

    Ağır fiziksel aktivite yapanların ve güneş altında uzun süre kalanların ise sıvı alımına daha fazla dikkat etmesi gerekiyor.

  • Yeni dünya mı bulundu? Yaşanabilir bölgedeki gezegende ilk kez atmosfer keşfedildi

    Yeni dünya mı bulundu? Yaşanabilir bölgedeki gezegende ilk kez atmosfer keşfedildi

    Space.com’un haberine göre bilim insanları, Dünya’ya 48 ışık yılı uzaklıktaki ‘LHS 1140 b’ isimli kayalık yapıya sahip ötegezende atmosfer saptadı. Atmosfer bulunan gezegenin dünyaya uzaklığı yaklaşık 454 trilyon 115 milyar kilometre.

    Keşif, sıvı suyun var olabilmesi için yıldızına uygun mesafede, yıldızının ‘yaşanabilir bölgesi’nde bulunan bir kayalık gezegendeki ilk atmosfer keşfi olarak kaydedildi.

    Araştırmanın baş yazarı Collin Cherubim atmosferde helyum tespit edildiğini, bunun herhangi bir kayalık ötegezegen için ilk doğrudan tespit olduğunu vurguladı.

    Gezegenin sera etkisi yaratabilecek miktarda atmosferi olduğunu belirten Cherubim “Büyük olasılıkla, (bu ötegezegen) Dünya’da yaşamaya elverişli olarak kabul ettiğimiz koşullara ve sıvı suyun varlığını destekleyebilecek koşullara sahip olacaktır” dedi.

    Araştırmacı Jason Dittmann da şöyle konuştu: “Bu gezegen yaklaşık 10 yıl önce keşfedilmişti ve fakat şimdi ‘Tamam, bu bir atmosfere sahip’ diyebiliyoruz.”

    Araştırmanın sonuçları ‘Science’ adlı dergide yayınlandı.

    İki ötegezegen bulundu: Pamuk şekerden daha düşük yoğunlukta

    Star Wars filmindeki ‘Tatooine’e benzeyen 27 potansiyel gezegen bulundu

    Dünya’ya benzeyen gezegen adayı bulundu: ‘Sadece’ 146 ışık yılı uzaklıkta

  • Afyonkarahisar’da biçerdöverler sıkı denetim altında

    Afyonkarahisar’da biçerdöverler sıkı denetim altında

    Üreticilerin binbir emekle yetiştirdiği mahsulün tarlada kalmaması ve milli ekonomiye kazandırılması amacıyla il genelinde biçerdöver denetimleri aralıksız sürdürülüyor.

    Hasat takviminin başlamasıyla birlikte özellikle Evciler ve İhsaniye ilçelerinde denetimlerini sıkılaştıran teknik ekipler, arazide adeta adım atılmadık yer bırakmıyor. Biçerdöverlerin arkasından dökülen dane miktarlarını tek tek kontrol eden uzmanlar, kurallara uymayan ve fazla dane kaybına sebep olan operatörlere göz açtırmıyor.

    Gıda ve tarım kalitesinin korunması hedefiyle yürütülen saha çalışmalarında şu kritik hususlar titizlikle inceleniyor. >>>İHA

    Afyonkarahisar'da biçerdöverler sıkı denetim altında
    AFYONKARAHİSAR’DA HUBUBAT HASAT SEZONUNUN BAŞLAMASIYLA BİRLİKTE, TARIM VE ORMAN İL VE İLÇE MÜDÜRLÜKLERİ EKİPLERİ ÜRÜN KAYIPLARINI EN AZA İNDİRMEK İÇİN SAHAYA İNDİ. (GÖKTEN CEYLAN/AFYONKARAHİSAR-İHA)
    Afyonkarahisar’da hububat hasat sezonunun başlamasıyla birlikte, Tarım ve Orman İl ve İlçe Müdürlükleri ekipleri ürün kayıplarını en aza indirmek için sahaya indi.
  • Afyonkarahisar’da ’Vişne ve Eber Sarısı Festivali’ başladı

    Afyonkarahisar’da ’Vişne ve Eber Sarısı Festivali’ başladı

    Afyonkarahisar’ın Çay ilçesinde düzenlenen geleneksel ’Vişne ve Eber Sarısı Festivali’, renkli görüntülere sahne olan kortej yürüyüşüyle başladı.

    Vişne ve Eber Sarısı Festivali, düzenlenen kortej yürüyüşüyle başladı. Millet Bahçesi’nden başlayan yürüyüşe ilçe protokolünün yanı sıra çevre il ve ilçelerden gelen çok sayıda vatandaş katıldı. Festivalin açılış töreninde konuşan Çay Kaymakamı Hasan Hüsnü Türker, bu yıl çok daha güçlü ve geniş bir hazırlık süreci geçirdiklerini ifade etti. Festivalin ilçe ekonomisine ve tanıtımına büyük katkı sunacağını belirten Kaymakam Türker, “Geçen yıla göre çok daha güçlü hazırlandığımız festivale hepiniz hoş geldiniz, şeref verdiniz. Festival ile ilçemizi, meşhur vişnemizi ve bölgemize has endemik bitkimiz eber sarısını herkese tanıtmak istiyoruz. Dört gün boyunca sürecek festivalimiz kültür ve sanattan sosyal etkinliklere, eğlenceli yarışmalardan eğitici programlara kadar çocukların, gençlerin, kadınların ve her yaş grubundan katılımcının istifade edebileceği zengin bir içeriğe sahip” dedi.

    Kortej yürüyüşü ve açılış konuşmalarının ardından katılımcılar festival alanındaki stantları gezerek, sergilenen yöresel ürünleri inceledi.

  • Çekiçli kadın öfkesini böyle kustu

    Çekiçli kadın öfkesini böyle kustu

    Afyonkarahisar’da sevgilisine sinirlenen genç kadın, eline aldığı çekiçle öfkesini sevgilisinin aracı ve tamirhane dükkanından çıkardı.

    Olay, Emirdağ Sanayi Sitesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, A.Y. isimli genç kız ile sevgilisi H.G. arasında bilinmeyen bir sebeple tartışma çıktı. Tartışmanın ardından sinirlenen genç kadın, H.G.’nin dükkanına giderek, eline aldığı çekiçle iş yerinin camlarını kırıp, sevgilisinin aracına zarar verdi. A.Y.’nin sinir krizi geçirerek aracın camlarına çekiçle vurduğu anlar ise çevredekiler tarafından cep telefonu kamerası ile görüntülendi. Olayla ilgili tarafların birbirlerinden şikayetçi olup olmadıkları ise bilinmiyor.

  • Bolvadin’de okullarda bakım ve onarım çalışmaları

    Bolvadin’de okullarda bakım ve onarım çalışmaları

    Bolvadin İlçe Millî Eğitim Müdürü Mehmet Ali Keleş, hazırlık çalışmaları kapsamında ilçede yer alan Gazi Ortaokulu ve Alkasan Ortaokulunu ziyaret etti. Okullarda devam eden bakım, onarım ve fiziki iyileştirme çalışmalarını yerinde inceleyen Keleş, yürütülen faaliyetlerin son durumu hakkında okul yöneticilerinden detaylı bilgi aldı.

    Çalışmaların planlanan program dahilinde büyük bir titizlikle yürütüldüğünü belirten İlçe Millî Eğitim Müdürü Mehmet Ali Keleş, öğrencilerin ve öğretmenlerin yeni eğitim dönemine sorunsuz bir başlangıç yapmalarını hedeflediklerini ifade etti.

    Keleş, “2026-2027 eğitim-öğretim yılına okullarımızın eksiksiz, güvenli ve hazır bir şekilde başlaması amacıyla gerekli tüm bakım, onarım ve fiziki iyileştirme çalışmalarını yakından takip ediyoruz. Öğrencilerimizin en iyi şartlarda eğitim alması için ekiplerimiz sahada titizlikle çalışıyor. Emek veren tüm okul idarecilerimize ve personellerimize teşekkür ediyorum” dedi.

    Okullardaki boya, tadilat, altyapı yenileme ve çevre düzenlemesi gibi fiziki iyileştirme çalışmalarının yeni eğitim-öğretim dönemi başlamadan önce tamamen tamamlanacağı bildirildi. >>>İHA

    Bolvadin'de okullarda bakım ve onarım çalışmaları
    İLÇE MİLLÎ EĞİTİM MÜDÜRÜ MEHMET ALİ KELEŞ (SOLDA) HAZIRLIK ÇALIŞMALARI KAPSAMINDA İLÇEDE YER ALAN GAZİ ORTAOKULU VE ALKASAN ORTAOKULUNU ZİYARET ETTİ. (ONUR DAL/AFYONKARAHİSAR-İHA)
    Afyonkarahisar’ın Bolvadin ilçesinde, 2026-2027 eğitim-öğretim yılı öncesi okulların fiziki şartlarını iyileştirmek ve öğrencilere daha konforlu bir öğrenme ortamı sunmak amacıyla başlatılan bakım ve onarım çalışmaları tüm hızıyla sürüyor.
  • Finalin Adı Arjantin – İspanya! | Duble Spor

    Finalin Adı Arjantin – İspanya! | Duble Spor

    Duble Spor | 17 Temmuz 2026

    📶https://kanal3.com.tr/
    Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Ederek Son Dakika Haberleri Alabilirsiniz;
    İnstagram : <a href=”https://www.instagram.com/kanal3tv” target=”_blank” rel=”nofollow”>https://www.instagram.com/kanal3tv
    Facebook : https://www.facebook.com/kanal3tv
    X: https://x.com/kanal3tv
    Telegram : https://t.me/kanal3_tv
    Whatsapp : https://whatsapp.com/channel/0029VaFDm2rEKyZKvlSELq17
    Next : https://sosyal.teknofest.app/@kanal3tv

    #Kanal3AnaHaber #Kanal3Haber #Kanal3

  • Venezuela’daki depremlerde hayatını kaybedenlerin sayısı 4 bin 930’a çıktı

    Venezuela’daki depremlerde hayatını kaybedenlerin sayısı 4 bin 930’a çıktı

    Venezuela Ulusal Meclis Başkanı (AN) Jorge Rodriguez, sosyal medya hesabından depremlere ilişkin açıklamalarda bulundu.

    Felakette yaşamını yitirenlerin sayısının 101 artarak 4 bin 930’a yükseldiğini kaydeden Rodriguez, yaralı sayısının ise 16 bin 740 olduğunu belirtti.

    Rodriguez, 24 Haziran’da meydana gelen depremlerden bu yana bölgede 1308 artçı sarsıntının kaydedildiğini belirtti.

    Venezuela’da 2 büyük deprem meydana gelmişti

    ABD Jeolojik Araştırma Merkezi (USGS), 24 Haziran’da Venezuela’da 39 saniye arayla 7,2 ve 7,5 büyüklüğünde 2 deprem meydana geldiğini bildirmişti.

    Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP), 26 Haziran’daki açıklamasında, depremlerin doğrudan yol açtığı fiziksel hasarın maliyetini 6,7 milyar dolar olarak hesaplamıştı.

    Arama kurtarma çalışmalarının sürdüğü ülkede, ölü ve yaralı sayısının artmasından endişe ediliyor.>>>AA

  • Telefonla ilgilenen kadın bir anda garajda kaldı!

    Telefonla ilgilenen kadın bir anda garajda kaldı!

    Telefonla ilgilenen kadın bir anda garajda kaldı!

    📶https://kanal3.com.tr/
    Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Ederek Son Dakika Haberleri Alabilirsiniz;
    İnstagram : https://www.instagram.com/kanal3tv
    Facebook : https://www.facebook.com/kanal3tv
    X: https://x.com/kanal3tv
    Telegram : https://t.me/kanal3_tv
    Whatsapp : https://whatsapp.com/channel/0029VaFDm2rEKyZKvlSELq17
    Next : https://sosyal.teknofest.app/@kanal3tv

    #Kanal3AnaHaber #Kanal3Haber #Kanal3

  • Olcay Baykal neden öldü? Kimdir, kaç yaşındaydı?

    Olcay Baykal neden öldü? Kimdir, kaç yaşındaydı?

    Acı haberin detayları, cenaze programı ve Olcay Baykal’ın yaşam öyküsü…

    Olcay Baykal Neden Öldü ve Kaç Yaşındaydı?

    Bir süredir sağlık sorunları nedeniyle Antalya Kepez Devlet Hastanesi’nde tedavi altında olan Olcay Baykal, 88 yaşında hayata gözlerini yumdu. Antalya’daki hastaneden alınan cenaze, belediyeye ait araçla havalimanına, oradan da hava yoluyla Ankara’ya nakledildi. Olcay Baykal’ın cenazesinin, Ankara’da eşi merhum Deniz Baykal’ın mezarının yanına defnedileceği bildirildi.

    Olcay Baykal Kimdir? (Mesleği, Nereli ve Gençlik Yılları)

    Hayatını eğitime adayan Olcay Baykal, uzun yıllar boyunca edebiyat öğretmenliği yapmış ve emekli olduktan sonra Antalya’da yaşamını sürdürmüştü. Deniz Baykal’ın bakanlık, genel başkanlık ve başbakan yardımcılığı yaptığı en hareketli dönemlerde dahi siyasi tartışmalardan titizlikle uzak durdu. Eşinin gölgesinde kalmayı değil, kendi mütevazı dünyasında çocuklarını büyütmeyi ve öğretmenlik mesleğini icra etmeyi tercih etti.

    Deniz ve Olcay Baykal’ın 60 Yıllık Gizli Nikah Hikayesi

    Çiftin yarım asrı aşan aşk hikayesi lise yıllarında Ankara’da başladı ve Türk siyasi tarihinin en tatlı kaçamak evliliklerinden birine sahne oldu:

    Lise yıllarından beri birlikte olan çift, 1963 yılında ailelerine haber vermeden evlenme kararı aldı. O dönem çiçeği burnunda bir avukat olan Deniz Baykal, Olcay Hanım’ı Karadeniz’in şirin ilçesi Akçakoca’ya götürerek orada sürpriz bir nikah kıydı. Çift ancak evlendikten sonra ailelerine mutlu haberi verdi. Bu köklü ve sarsılmaz evlilikten Aslı (Baykal) ve Ataç adında iki çocukları dünyaya geldi. Çiftin torunlarıyla birlikte genişleyen ailesi, her zaman öncelikleri oldu.

  • Telefonunuzun şarjını gizlice tüketen ayarlar: Çoğu kullanıcı fark etmiyor!

    Telefonunuzun şarjını gizlice tüketen ayarlar: Çoğu kullanıcı fark etmiyor!

    Bataryayı en çok arka plandaki uygulamalar tüketiyor

    Akıllı telefonlarda kullanılmadığı düşünülen birçok uygulama, arka planda çalışmaya devam ederek internet bağlantısını, işlemciyi ve konum servislerini kullanabiliyor.

    Özellikle sosyal medya, mesajlaşma ve navigasyon uygulamaları pil tüketiminde ilk sıralarda yer alıyor.

    Uzmanlar, kullanılmayan uygulamaların arka plan etkinliklerinin sınırlandırılmasını öneriyor.

    Ekran parlaklığı sandığınızdan daha önemli

    Telefon ekranı, en fazla enerji tüketen donanımların başında geliyor.

    Ekran parlaklığını sürekli en yüksek seviyede kullanmak bataryanın çok daha hızlı tükenmesine neden olabiliyor.

    Otomatik parlaklık özelliğini kullanmak veya parlaklığı ihtiyaca göre ayarlamak pil ömrünü uzatabiliyor.

    Konum, Bluetooth ve 5G sürekli açık kalmamalı

    GPS, Bluetooth, NFC ve Wi-Fi gibi bağlantı özelliklerinin ihtiyaç olmadığı halde açık bırakılması bataryaya ek yük bindiriyor.

    Ayrıca 5G kapsama alanının zayıf olduğu bölgelerde telefon daha güçlü sinyal aradığı için enerji tüketimi artabiliyor.

    Uzmanlar, kullanılmadığı zaman bu özelliklerin kapatılmasının pil performansını olumlu etkilediğini belirtiyor.

    Bildirimler de pil ömrünü etkiliyor

    Her gelen bildirim ekranın açılmasına, işlemcinin devreye girmesine ve telefonun enerji harcamasına neden oluyor.

    Gereksiz uygulamaların bildirimlerini kapatmak hem pil tasarrufu sağlıyor hem de dikkat dağınıklığını azaltıyor.

    Pil tasarruf modu daha uzun kullanım sağlayabiliyor

    Android ve iPhone modellerinde bulunan pil tasarruf modu, arka planda çalışan işlemleri sınırlandırarak enerji tüketimini azaltıyor. Uzmanlar, özellikle şarj seviyesinin düştüğü durumlarda bu özelliğin aktif kullanılmasını tavsiye ediyor.

    Batarya ömrünü korumak için bunlara dikkat edin

    Telefonu aşırı sıcak ortamlarda bırakmamak, orijinal veya güvenilir sertifikalı şarj cihazı kullanmak ve bataryayı sürekli yüzde 0 seviyesine kadar tüketmemek de uzun vadede pil sağlığının korunmasına katkı sağlıyor.

  • İYİ Parti Genel Merkez heyeti, Afyon basını ile buluştu

    İYİ Parti Genel Merkez heyeti, Afyon basını ile buluştu

    Toplantıda İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Afyonkarahisar Milletvekili Hakan Şeref Olgun, Genel Başkan Yardımcısı ve Adana Milletvekili Ayyüce Türkeş Taş, Genel Başkan Yardımcısı Cenk Özatıcı, Bursa Milletvekili Hasan Toktaş ile Genel İdare Kurulu üyeleri yer aldı.

    Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren İl Başkanı Muhammet Mısırlıoğlu basın mensuplarını heyete tanıtarak övgü dolu sözlerde bulundu.

    Burada ulusal ve yerel gündeme dair değerlendirmelerde bulunan heyet ise Afyonkarahisar’da oldukları için çok mutlu olduklarını dile getirdi. >>>Şerafettin KAZAK

    İYİ Parti Genel Merkez heyeti, Afyon basını ile buluştu İYİ Parti Genel Merkez heyeti, Afyon basını ile buluştu İYİ Parti Genel Merkez heyeti, Afyon basını ile buluştu İYİ Parti Genel Merkez heyeti, Afyon basını ile buluştu

  • İYİ Partili Olgun’dan AK Partili Özkaya’ya teşekkür

    İYİ Partili Olgun’dan AK Partili Özkaya’ya teşekkür

    Burada konuşan Afyonkarahisar Milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı Hakan Şeref Olgun, Ak Parti Afyonkarahisar Milletvekili Ali Özkaya’ya teşekkürlerini iletti. >>>Şerafettin KAZAK

    İYİ Partili Olgun’dan AK Partili Özkaya’ya teşekkür

  • Köfteci Yusuf’un başlattığı yasak tüm Türkiye’de zorunlu oluyor! Evcil hayvan girişi tamamen yasaklanıyor

    Köfteci Yusuf’un başlattığı yasak tüm Türkiye’de zorunlu oluyor! Evcil hayvan girişi tamamen yasaklanıyor

    Sızan taslak detaylarına göre, yeni yasama döneminde TBMM’ye sunulması planlanan düzenlemenin tüm ayrıntıları…

    Tartışmanın Fitilini Köfteci Yusuf Ateşlemişti

    Geçtiğimiz yıl Türkiye’nin en yaygın köfte ve et zincirlerinden biri olan Köfteci Yusuf, şubelerinin hem kapalı hem de açık alanlarına evcil hayvan kabul edilmeyeceğini duyurmuştu.

    Kararın ardından sosyal medyada büyük bir kutuplaşma yaşandı. Bir kesim gıda tüketilen alanlarda kıl, tüy ve salya gibi unsurların hijyenik açıdan risk oluşturduğunu belirterek kararı sonuna kadar destekledi.

    Diğer bir kesim ve hayvan hakları savunucuları ise özellikle bahçe, teras gibi dış mekanlarda bu kısıtlamanın esnetilmesi gerektiğini savunarak karara tepki göstermişti.

    Mevcut mevzuata göre evcil hayvanların restoran, kafe veya market gibi alanlara girip giremeyeceğine dair nihai karar tamamen işletme sahiplerinin kendi inisiyatifindeydi. Ancak Bakanlığın hazırladığı yeni taslak bu inisiyatifi tamamen ortadan kaldırıyor.

    Hem İç Hem de Dış Alanlara “Tam” Kısıtlama Geliyor

    Tarım ve Orman Bakanlığı’nın gıda güvenliği ve üretim hijyeni standartları yasalarında yapacağı yeni düzenleme yasalaşırsa şu kurallar geçerli olacak:

    Evcil hayvanların gıda satışı ve tüketimi yapılan işletmelerin kapalı (iç) alanlarının yanı sıra bahçe, teras, veranda gibi açık (dış) alanlarına da girişi tamamen yasaklanacak.

    İşletme sahipleri “hayvan dostu işletme” (pet-friendly) ibaresiyle kendi isteklerine göre kuralları esnetemeyecek.

    Yasak kurallarına uymayan, müşterilerinin evcil hayvanlarıyla işletmeye girmesine göz yuman veya alanlarında evcil hayvan barındıran firmalara çok ağır idari para cezaları uygulanacak.

  • Biçerdöver denetimleri sürüyor

    Biçerdöver denetimleri sürüyor

    Afyonkarahisar’da hububat hasat sezonunun başlamasıyla birlikte, Tarım ve Orman İl ve İlçe Müdürlükleri ekipleri ürün kayıplarını en aza indirmek için sahaya indi.

    Üreticilerin binbir emekle yetiştirdiği mahsulün tarlada kalmaması ve milli ekonomiye kazandırılması amacıyla il genelinde biçerdöver denetimleri aralıksız sürdürülüyor.

    Hasat takviminin başlamasıyla birlikte özellikle Evciler ve İhsaniye ilçelerinde denetimlerini sıkılaştıran teknik ekipler, arazide adeta adım atılmadık yer bırakmıyor. Biçerdöverlerin arkasından dökülen dane miktarlarını tek tek kontrol eden uzmanlar, kurallara uymayan ve fazla dane kaybına sebep olan operatörlere göz açtırmıyor.

    Gıda ve tarım kalitesinin korunması hedefiyle yürütülen saha çalışmalarında şu kritik hususlar titizlikle inceleniyor:

  • Gökbilimciler, kayalık bir ötegezegende atmosfer keşfetti

    Gökbilimciler, kayalık bir ötegezegende atmosfer keşfetti

    Space.com internet sitesinin haberine göre, bilim insanları, Dünya’ya 48 ışık yılı uzaklıktaki “LHS 1140 b” isimli kayalık yapıya sahip ötegezende atmosfer saptadı.

    Bu keşif, sıvı suyun var olabilmesi için yıldızına uygun mesafede, yıldızının “yaşanabilir Goldilocks Bölgesi’nde” bulunan bir kayalık gezegende gözlemlenen ilk atmosfer keşfi olarak kayda geçti.

    Araştırmanın baş yazarı Collin Cherubim, gezegenin atmosferinde helyum tespit edildiğini, bunun herhangi bir kayalık ötegezegen için yapılan ilk doğrudan tespit olduğunu ifade etti.

    Ötegezegenin 2017’de keşfine dahil olan ve bu yeni çalışmanın araştırmacılarından Jason Dittmann, “Bu gezegen yaklaşık 10 yıl önce keşfedilmişti ve ancak şimdi ‘Tamam, bu bir atmosfere sahip.’ diyebiliyoruz.” ifadesini kullandı.

    Gezegenin sera etkisi yaratabilecek miktarda atmosferi olduğunu belirten Cherubim, “Büyük olasılıkla, (bu ötegezegen) Dünya’da yaşamaya elverişli olarak kabul ettiğimiz koşullara ve sıvı suyun varlığını destekleyebilecek koşullara sahip olacaktır.” dedi. Araştırma, “Science” dergisinde yayımlandı.>>>AA

  • Nohut üretim alanlarında kontroller sürüyor

    Afyonkarahisar genelinde nohut üretiminde verim ve kaliteyi artırmaya yönelik kurulan demonstrasyon alanlarında tarım ekiplerinin teknik kontrolleri aralıksız devam ediyor.

    Afyonkarahisar İl Tarım ve Orman Müdürlükleri bünyesinde görev yapan uzman teknik personeller, il genelindeki nohut demonstrasyon alanlarında detaylı saha incelemelerini sürdürüyor. Uygulamaların yaygınlaştırılması ve üreticilere doğrudan teknik destek sağlanması amacıyla yürütülen çalışmalarda, tarım arazileri adeta yakın markaja alındı.

    Teknik ekipler tarafından gerçekleştirilen ziyaretlerde, nohut bitkilerinin gelişim süreçleri yerinde gözlemleniyor. Yapılan kontrollerde özellikle bitki gelişim durumu ve fenolojik evreler, sahada uygulanan modern yetiştirme teknikleri, hastalık ve zararlı yoğunluğu,

    üretim sürecini doğrudan etkileyen diğer çevresel faktörler değerlendiriliyor.

  • ABD’nin Texas eyaletinde selde ölenlerin sayısı 2’ye yükseldi

    ABD’nin Texas eyaletinde selde ölenlerin sayısı 2’ye yükseldi

    Texas Valisi Greg Abbott, arama kurtarma ekiplerinin yolda mahsur kalan sürücüler ile evlerinde bulunan kişilere bot ve helikopterlerle ulaştığını, 200’den fazla kişiyi kurtardığını söyledi.

    Selde 2 kişinin yaşamını yitirdiğini belirten Abbott, bunlardan birinin Uvalde bölgesi yakınlarında araç kullanırken sele kapıldığını, diğerinin ise Kerr bölgesinde hayatını kaybettiğini ifade etti.

    Abbott, selden en fazla etkilenen bölgelerde cuma gününe kadar yağışların süreceğini ve tehlikenin henüz geçmediğini vurgulayarak, bazı nehirlerdeki su seviyesinin tarihi düzeylere ulaşmasının beklendiğini kaydetti.

    Geçen yıl bölgede meydana gelen yıkıcı sel felaketini hatırlatan Abbott, bunun nehir kenarında veya yakınında yaşayanlar için bir uyarı olduğunu, kimsenin rehavete kapılmaması gerektiğini söyledi.

    Texas’ta 4 Temmuz 2025’te aniden başlayan şiddetli yağış sonucu Kerr bölgesindeki Guadalupe Nehri taşarak sele yol açmış, 135 kişi hayatını kaybetmişti.>>>AA

  • Uzmanlara göre, Sudan’da çatışmaların artması insani krizi derinleştiriyor

    Uzmanlara göre, Sudan’da çatışmaların artması insani krizi derinleştiriyor

    Uzmanlar, sahada çatışmaların giderek tırmandığını, taraflar arasındaki güven bunalımının siyasi çözümü zorlaştırdığını ve mevcut koşullarda en olası senaryonun savaşın devam etmesi olduğunu belirtiyor.

    AA muhabirinin Birleşmiş Milletler (BM), uluslararası kuruluşlar ve uzman değerlendirmelerinden derlediği bilgilere göre, Sudan ordusu ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasında 15 Nisan 2023’te başlayan çatışmalar, ülkenin batısındaki Darfur ile orta kesimindeki Kurdufan bölgelerinde yoğunlaşıyor.

    Son haftalarda özellikle Batı Darfur’daki El Geneyna çevresinde yeni cephelerin açılması ve çatışmaların farklı bölgelere yayılması, savaşın yeni bir askeri safhaya geçtiğine işaret ediyor. Aynı zamanda elektrik santralleri, su altyapısı, hastaneler, okullar ve pazar yerlerinin hedef alınması nedeniyle insani kriz de giderek derinleşiyor.

    BM verilerine göre, ülkede Nisan 2023’ten bu yana yaklaşık 11,5 milyon kişi yerinden edilirken bunların 4,5 milyondan fazlası başta Çad, Mısır, Güney Sudan, Etiyopya, Libya, Uganda ve Orta Afrika Cumhuriyeti olmak üzere komşu ülkelere sığındı.

    BM Dünya Gıda Programı ise Sudan’da açlığın felaket seviyesine ulaştığı uyarısını yapıyor.

    Uzmanlara göre çatışmaların askeri açıdan genişlemesi, yalnızca cephe hatlarını değil, diplomatik çözüm arayışlarını da doğrudan etkiliyor.

    “Taraflar birbirlerinin dikkatini dağıtmaya çalışıyor”

    Güvenlik ve Barış Çalışmaları Platformu Başkanı Dr. İbrahim Nasır, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, sahadaki son gelişmelerin çatışmaların yeni bir askeri aşamaya girdiğini gösterdiğini söyledi.

    Özellikle El Geneyna çevresindeki gelişmelerin bunun en önemli göstergelerinden biri olduğunu belirten Nasır, Sudan ordusunun HDK’nin dikkatini dağıtmak amacıyla yeni cepheler açmaya yöneldiğini ifade etti.

    Ordunun daha önce nispeten zayıf görülen bölgelerde baskıyı artırmaya çalıştığını aktaran Nasır, HDK’nin ise buna karşılık Sudan’ın doğusunda, özellikle Mavi Nil eyaletinde yeni cepheler oluşturarak ordunun askeri kapasitesini farklı alanlara yaymayı hedeflediğini dile getirdi.

    Nasır, “Bu gelişmeler askeri operasyonların giderek tırmandığını gösteriyor. Çatışmaların farklı bölgelere yayılması hem savaşın süresini uzatıyor hem de diplomatik çözüm ihtimalini zorlaştırıyor.” dedi.

    ABD’nin girişimleri tarafların tutumuna bağlı

    Sudan’da yeniden diplomatik sürecin canlandırılmasına yönelik girişimlerin başarı şansının büyük ölçüde tarafların yaklaşımına bağlı olduğunu belirten Nasır, ABD’nin Sudan’ın toprak bütünlüğünü korumayı temel önceliklerinden biri olarak gördüğünü söyledi.

    Sudan ordusunun HDK’nin belirli bölgelerden çekilmesini müzakerenin ön şartı olarak değerlendirdiğini anlatan Nasır, HDK’nin ise bunu uygulanması mümkün olmayan bir talep olarak gördüğünü ifade etti.

    Nasır, Washington’ın Libya benzeri uluslararası müdahalelerin Sudan’da yaşanmasını istemediğini belirterek, kalıcı çözümün ancak Sudanlılar arasında yürütülecek kapsamlı bir ulusal diyalogla mümkün olabileceğini kaydetti.

    Güvensizlik siyasi çözümü zorlaştırıyor

    Nasır’a göre, çözümün önündeki en önemli engellerden biri tarafların uluslararası girişimlere ilişkin farklı tutumları.

    Bölgesel ve uluslararası aktörlerin Sudan konusundaki farklı politikalarının da süreci olumsuz etkilediğinin altını çizen Nasır, yaptırım politikalarının bugüne kadar beklenen sonucu vermediğini savundu.

    Taraflar arasındaki güven eksikliğinin ise en önemli sorunlardan biri olmaya devam ettiğine değinen Nasır, HDK yetkililerinin daha önce ateşkes dönemlerini yeniden konuşlanmak amacıyla kullandıklarını açıklamalarının karşılıklı güveni önemli ölçüde zedelediğini söyledi.

    Nasır, Sudan ordusunun yeni cepheler açarak ve istihbarat faaliyetlerini yoğunlaştırarak HDK üzerindeki baskıyı artırmayı sürdüreceğini, HDK’nin ise askeri varlığını korumak amacıyla özellikle altyapıya yönelik saldırılara devam edeceği öngörüsünde bulundu.

    Darfur sorunu giderek büyüyen insani krize dönüştü

    Düzce Üniversitesi Akçakoca Bey Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Hüsrev Çelik de Sudan’da onlarca yıldır devam eden çatışmaların bugün uluslararası literatürde “Darfur Sorunu” olarak tanımlanan çok boyutlu bir krize dönüştüğünü belirtti.

    Çelik, Darfur’da yüz binlerce kişinin yaşamını yitirdiğini, milyonlarca insanın yerinden edildiğini ve sorunun artık yalnızca güvenlik değil aynı zamanda ağır bir insani kriz niteliği taşıdığını vurguladı.

    Çatışmalar nedeniyle sağlık sisteminin büyük ölçüde çöktüğünü, salgın hastalıkların yayıldığını ve tarımsal üretimin durma noktasına geldiğini ifade eden Çelik, güvenlik sorunları nedeniyle insani yardımın ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasının da giderek zorlaştığını söyledi.

    Kurdufan’ın El Ubeyd kentinde sivillere yönelik ihlaller nedeniyle BM İnsan Hakları Konseyinin soruşturma kararı aldığını anımsatan Çelik, Birleşmiş Milletler Uluslararası Çocuklara Yardım Fonunun (UNICEF) da yüz binlerce sivilin ağır insan hakları ihlali riski altında bulunduğunu açıkladığını hatırlattı.

    “Yaptırımlar bugün sonuç üretmiyor”

    Uluslararası toplumun son dönemde hesap verebilirlik çağrılarını artırdığına işaret eden Çelik, BM İnsan Hakları Konseyinin El Ubeyd’de sivillere yönelik ihlallerin soruşturulmasına ilişkin kararı oy birliğiyle kabul ettiğini belirtti.

    BM’nin 2004’ten bu yana Darfur’a yönelik silah ambargosu uyguladığını, Avrupa Birliği’nin (AB) yaptırımlarını sürdürdüğünü ve ABD’nin de Sudan’a yönelik çeşitli yaptırım kararlarının bulunduğunu anımsatan Çelik, mevcut yaptırımların çatışmaları durdurmak konusunda bugün için etkili sonuç üretmediğinin altını çizdi.

    Çelik, buna karşın çatışmalar sona erdiğinde uluslararası hukuk çerçevesinde olası yargı süreçlerinin gündeme gelebileceğini söyledi.

    Uluslararası sistemin yalnızca Sudan’da değil birçok küresel krizde çözüm üretmekte zorlandığını belirten Çelik, bunun son yıllarda uluslararası sistemde yaşanan yapısal sorunların bir yansıması olduğunu dile getirdi.

    Fiili bölünme riski güçleniyor

    Sudan ordusunun HDK’nin kontrol ettiği bölgelerden çekilmesine yönelik talebinin hukuki ve siyasi açıdan anlaşılabilir olduğunu söyleyen Çelik, mevcut askeri dengeler dikkate alındığında bunun kısa vadede tek başına gerçekleşmesinin zor göründüğünü ifade etti.

    Ülkede mevcut saha kontrolü dikkate alındığında idari, askeri ve coğrafi açıdan fiili bir bölünmüşlük tablosunun oluştuğunu kaydeden Çelik, Güney Sudan’ın ayrılmasıyla sonuçlanan sürecin benzer riskler barındırdığına işaret etti.

    Çelik, uluslararası destekli yeni bir askeri müdahale söz konusu olmadığı takdirde, uluslararası gözlem mekanizmalarının denetiminde aşamalı çekilme, eş zamanlı ateşkes, sivillerden arındırılmış güvenli bölgeler ve insani yardım koridorlarının oluşturulmasını içeren güven artırıcı önlemlerle desteklenen müzakere sürecinin en gerçekçi seçenek olduğunu sözlerine ekledi.

    Ahmet Hüsrev Çelik, sahadaki mevcut güç dengesi ve taraflar arasındaki güven eksikliği dikkate alındığında siyasi çözümün kısa vadede zor göründüğünü, buna rağmen uluslararası arabuluculuk ve güven artırıcı mekanizmaların desteklenmesinin çatışmaların daha geniş bir insani felakete dönüşmesini önlemek açısından önemini koruduğunu kaydetti.>>>AA

  • AB’de LNG ithalatı rekor seviyeye ulaştı

    AB’de LNG ithalatı rekor seviyeye ulaştı

    Eurostat verilerine göre, AB’nin toplam LNG ithalatı bu yılın ilk çeyreğinde yıllık bazda yüzde 5,2 artarak rekor seviyeye ulaşırken, savaş öncesindeki 2021’in ilk çeyreğine göre yüzde 121 yükseldi.

    AB’nin boru hattı yoluyla gaz ithalatı ise bu yılın ilk çeyreğinde yıllık bazda sınırlı artış gösterirken, LNG’ye yönelişin etkisiyle savaş öncesi döneme kıyasla yaklaşık yarı yarıya geriledi. Savaş öncesinde AB’nin LNG ithalatında ABD’nin payı yüzde 24,1, Rusya’nın payı ise yüzde 21,2 seviyesindeydi. Ancak ABD’nin payı bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 57,4’e yükseldi. Rusya’nın payı yüzde 17,3’e gerilemesine rağmen ülke AB’nin ikinci büyük LNG tedarikçisi olmayı sürdürdü. Avrupa’ya ulaşan Rus LNG’sinin büyük bölümünü sağlayan Yamal LNG tesisi, Moskova’nın AB LNG pazarındaki ağırlığını korumasında önemli rol oynadı.

    Kpler verilerine göre, Avrupa’ya ulaşan Rus LNG’sinin büyük bölümünü sağlayan Yamal LNG tesisinden AB’ye yapılan sevkiyatlar yılın ilk yarısında yaklaşık 9,9 milyon tona ulaşarak rekor kırdı. Bu miktar geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 16 artışa karşılık geldi. Böylece, söz konusu tesisten Avrupa’ya sevkiyatlar 2021’in ilk yarısındaki 7,7 milyon tondan bu yılın ilk yarısında 9,9 milyon tona yükselerek savaş öncesi döneme göre yaklaşık yüzde 29 arttı.

    Rus LNG’sine yönelik aşamalı çıkış planı uygulanıyor

    AB, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırısının ardından enerji yaptırımlarını genişletirken, LNG ithalatına yönelik kısıtlamalar diğer enerji ürünlerine kıyasla daha sınırlı kaldı. Birlik, Haziran 2024’te Rus LNG’sinin AB limanları üzerinden üçüncü ülkelere yeniden yüklenmesini yasaklarken, üye ülkelerin kendi tüketimlerine yönelik ithalatı kapsam dışında bırakmıştı. Ancak AB bu yıl kabul ettiği düzenlemeyle Rus LNG ithalatının 2027’ye kadar tamamen sonlandırılması karara bağladı.

    “Yamal LNG tesisinden Avrupa’ya yapılan güçlü sevkiyatlar bizi şaşırtmıyor”

    AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan Londra merkezli ICIS’in Küresel LNG Uzmanı Ed Cox, Rus LNG akışlarının güçlü seyrini koruduğunu ancak Avrupa’nın enerji tedarikinde Rusya’nın rolünün geçmişe kıyasla belirgin şekilde azaldığını söyledi.

    Cox, Yamal LNG tesisinden AB ülkelerine yönelik yüksek sevkiyatların uzun vadeli sözleşmeler nedeniyle beklenen bir gelişme olduğunu belirterek, “Bu yıl Yamal LNG’den Avrupa’ya yapılan güçlü sevkiyatlar bizi şaşırtmıyor. Verilerimiz tesisin yüksek kapasiteyle çalıştığını gösteriyor. AB’nin nisanda kısa vadeli sözleşmeler kapsamındaki sevkiyatları hedef alan önlemleri sınırlı etki yarattı çünkü Yamal ihracatının büyük bölümü uzun vadeli kontratlara dayanıyor.” dedi.

    AB’nin Rus LNG’sini aşamalı olarak devreden çıkarma planında şu aşamada değişiklik görmediklerini ifade eden Cox, “Katar’ın Hürmüz Boğazı üzerinden yaptığı LNG ihracatı sınırlı kalırsa bu kararın ertelenmesine yönelik bazı baskılar oluşabilir. Ancak AB, olası arz sıkıntılarına rağmen Ukrayna’daki savaş nedeniyle Rus LNG’siyle ilişkisini sonlandırma hedefinden geri adım atmıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

    Cox, Avrupa’nın Rus LNG’sinden uzaklaşmasının en büyük kazananlarından birinin ABD olduğunu vurgulayarak, “Önümüzdeki dönemde Avrupa LNG ithalatında ABD’nin payının daha da artmasını bekliyoruz.” ifadesini kullandı. Avrupa’nın LNG’ye bağımlılığının arttığına işaret eden Cox, bunun özellikle Asya ile rekabeti yoğunlaştırarak bazı riskler yarattığını, ancak piyasanın dengelenmesi ve fiyatların gerilemesi halinde yeni fırsatlar sunacağını ifade etti. “Avrupa’nın LNG’ye yöneliminin en büyük ekonomik kazananı ABD oldu”

    Kpler Kıdemli LNG ve Doğal Gaz Uzmanı Charles Costerousse, Rus boru gazına bağımlılığını önemli ölçüde azaltan AB’nin ABD LNG’sine yöneldiğine dikkati çekerek, “Kaybedilen Rus boru gazının büyük bölümü ABD LNG’si ile ikame edildi. Rus LNG’sinin AB ithalat sepetindeki payı büyük ölçüde benzer seviyelerde kalırken, ABD LNG’sinin payı 2021’deki yüzde 27 seviyesinden 2025’te yaklaşık yüzde 60’a yükseldi.” dedi.

    Costerousse, Rus LNG’sinin uzun yıllar boyunca AB için güvenilir ve uygun maliyetli bir LNG arz kaynağı olduğunu belirterek, “Rusya’dan halen yasal olarak ithal edilmesine izin verilen yıllık yaklaşık 12-15 milyon tonluk uzun vadeli kontrat hacmi, 1 Ocak 2027 itibarıyla sona erecek. Aynı düzeyde düzenli ve uygun fiyatlı arz sağlayabilecek alternatif tedarikçiler bulmak kolay olmayacak. Altyapı kısıtları ise daha sınırlı bir sorun çünkü AB son yıllarda, kısmen savaşın etkisiyle, yeniden gazlaştırma kapasitesini önemli ölçüde artırdı.” değerlendirmesinde bulundu. Avrupa’nın LNG’ye yönelmesinden ekonomik açıdan en fazla ABD’nin fayda sağladığının altını çizen Costerousse, “Bu süreçten en fazla yararlanan ülkenin ABD olduğu söylenebilir. Bunun temel nedenleri, son 3-4 yılda devreye alınan yeni LNG sıvılaştırma kapasitesi ile ABD’nin sahip olduğu ihracat esnekliğidir.” ifadelerini kullandı. Araştırma kuruluşu Energy Aspects Gaz ve LNG Uzmanı Matt Drinkwater da Yamal LNG’den yapılan yüksek hacimli sevkiyatların, AB’nin Rus LNG’sine yönelik uzun vadeli ithalat yasağı yürürlüğe girmeden önce mevcut sözleşmeler kapsamındaki alımlarını sürdürmesinden kaynaklandığını anlattı.

    Drinkwater, Avrupalı şirketlerin yürürlükteki kontratlardan doğan yükümlülükleri ile Orta Doğu’daki savaşın küresel LNG arzını daraltmasının yarattığı enerji güvenliği endişelerinin Rus LNG’sinin tamamen ikame edilmesini zorlaştıran başlıca faktörler arasında yer aldığına dikkati çekerek, “Rus gazının 2021-2022 döneminde siyasi bir araç olarak kullanılmasının Avrupa ekonomisine maliyeti oldukça yüksek oldu. Bu nedenle Rus gazına dönüş konusunda güçlü bir istek bulunmuyor. Bunun yanı sıra Gazprom ile eski müşterileri arasında tahkim kararlarından kaynaklanan önemli yükümlülükler bulunuyor. Bu sorunların kısa sürede ve kolayca çözülmesi pek olası görünmüyor.” diye konuştu.>>>AA

  • Hürmüz’e alternatif enerji güzergahları İran’ın stratejik kozunu tartışmaya açıyor

    Hürmüz’e alternatif enerji güzergahları İran’ın stratejik kozunu tartışmaya açıyor

    2025’te Hürmüz Boğazı’ndan günlük yaklaşık 20 milyon varil petrol ve küresel LNG ticaretinin yaklaşık beşte birine karşılık gelen 110 milyar metreküpü aşkın LNG taşındı.

    Savaş sırasında yaşanan aksamalar, Hürmüz’e bağımlılığın ülkeleri alternatif güzergahlara yöneltti. İran’ın ham petrol ihracatının neredeyse tamamının Hürmüz üzerinden yapılması ise boğazdaki olası uzun süreli bir kesintinin İran ekonomisi açısından da ciddi maliyet oluşturabileceğine işaret ediyor.

    Suudi Arabistan, Kızıldeniz’e uzanan Doğu-Batı Petrol Boru Hattı’nın kapasitesini artırmayı değerlendirirken BAE, Füceyre üzerinden Hürmüz’ü baypas edecek ikinci petrol boru hattının yapımını hızlandırdı. Irak da Basra-Hadise hattı üzerinde çalışırken Türkiye üzerinden Akdeniz’e ulaşan Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattı yeniden öne çıkan alternatifler arasında yer aldı. Ancak bu güzergahların Hürmüz Boğazı üzerinden taşınan toplam petrol hacmini tamamen ikame etmesi beklenmiyor.

    Çin ve Hindistan da Orta Doğu dışındaki tedarikçilere yönelirken, Orta Doğulu üreticilerin Asya’nın enerji güvenliğindeki temel konumunu koruması öngörülüyor.

    Uluslararası Enerji Ajansına göre alternatif güzergahlarla günlük 3,5 ila 5,5 milyon varil ham petrol taşınabilecek kapasite bulunuyor. Buna karşın Katar LNG’si için uygulanabilir bir alternatif güzergahın bulunmaması, Hürmüz’ün küresel gaz piyasalarındaki önemini koruyor.

    Hürmüz kozu İran için de ağır ekonomik maliyet doğuruyor

    Konuya ilişkin, AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan İngiltere merkezli Iran Open Data Center Enerji ve Makroekonomi Masası Başkanı Dalga Hatinoğlu, “Hürmüz Boğazı’nın öngörülebilir gelecekte küresel enerji ticareti açısından stratejik bir geçiş noktası olmayı sürdüreceğine şüphe yok. Ancak bu, İran’ın boğaz üzerinden geçmişte sahip olduğu stratejik kozu bugün de aynı ölçüde elinde tuttuğu anlamına gelmiyor.” dedi.

    Hürmüz’deki enerji ve ticaret akışının aksamasının İran açısından ekonomik maliyetinin giderek arttığına dikkati çeken Hatinoğlu, boğazın kapatılması veya geçişin ciddi biçimde aksatılmasının küresel ekonomi açısından önemli sorunlara yol açabileceğini ve enerji fiyatlarını yükseltebileceğini belirterek, “Ancak böyle bir adım İran ekonomisi için yıkıcı sonuçlar doğurur.” dedi.

    İran’ın ham petrol ihracatının neredeyse tamamı ile petrol dışı ticaretinin yaklaşık yüzde 80’inin Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştirildiğini aktaran Hatinoğlu, ülkenin petrol dışı ticaretinin yaklaşık yüzde 51’ini Körfez’deki Arap ülkeleriyle yaptığını söyledi.

    Hatinoğlu, ABD’nin deniz ablukasının kaldırılmasının ardından dahi Çin’den İran’a bir konteyner göndermenin maliyetinin kriz öncesi seviyenin yaklaşık üç katına çıkarak 9 bin dolar civarında kaldığını belirtti.

    İran ile Çin arasındaki petrol dışı ticaretin savaş öncesi seviyenin yaklaşık beşte birine, aylık 200 milyon dolara gerilediğini bildiren Hatinoğlu, Çin’in İran’dan ham petrol alımlarının da önceki hacimlerin yaklaşık üçte birine düştüğünü kaydetti.

    Alternatif güzergahlar Türkiye’nin rolünü güçlendirebilir

    Suudi Arabistan ve BAE’nin mevcut alternatif boru hatlarının önemli kapasiteye sahip olduğunu belirten Hatinoğlu, yeni ihracat koridorlarının Hürmüz’ün stratejik önemini ortadan kaldırmayacağını, yalnızca azaltacağını söyledi.

    Hatinoğlu, Hürmüz Boğazı’ndan geçen LNG’nin yaklaşık yüzde 83’ünün, ham petrolün ise yaklaşık yüzde 90’ının Asya piyasalarına yöneldiğine ve Katar LNG’si için halen uygulanabilir başka bir ihracat güzergahı bulunmadığına dikkati çekerek, olası bir kesintinin en ağır etkisinin Asya’da hissedileceğini söyledi.

    Çin ve Hindistan’ın alternatif kaynak arayışının yapısal bir dönüşümden ziyade fiyatlar ve mevcut jeopolitik risklere verilen bir tepki olduğunu kaydeden Hatinoğlu, Orta Doğu’nun uzun vadede Asya’nın enerji güvenliğindeki temel konumunu koruyacağını bildirdi.

    Hatinoğlu, Irak’ın Kerkük-Ceyhan güzergahı üzerinden petrol ihracatını artırması halinde Türkiye’nin bölgesel enerji transit merkezi konumunun daha da güçleneceğini belirtti.

    Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek bir kesintinin Asya enerji piyasalarını Avrupa’ya kıyasla çok daha fazla etkileyeceğine işaret eden Hatinoğlu, Türkiye’nin enerji güvenliği politikasına ilişkin şunları söyledi:

    “Türkiye, bölgenin en dengeli uzun vadeli enerji güvenliği stratejilerinden birini izliyor. Doğal gaz ithalat kaynaklarını çeşitlendirdi, Karadeniz’de yerli doğal gaz üretimini geliştiriyor ve ithal fosil yakıtlara bağımlılığını azaltmak amacıyla yenilenebilir enerji kapasitesini hızla artırıyor. Bunun sonucunda Türkiye, dış kaynaklı enerji şoklarına karşı bölgedeki birçok ülkeden daha dayanıklı hale geliyor.”>>>AA

  • Türkiye’de 5 yılda 2,6 milyon kişi eğitim için şehir değiştirdi

    Türkiye’de 5 yılda 2,6 milyon kişi eğitim için şehir değiştirdi

    AA muhabirinin Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından hazırlanan “İç Göç İstatistikleri”nden derlediği bilgiye göre eğitim, şehirler arasında en büyük göç etkenlerinden biri olmaya devam ediyor.

    Türkiye’de 2021’de 686 bin 973 kişi eğitim gerekçesiyle şehir değiştirdi. Söz konusu sebeple iç göç gerçekleştirenlerin sayısı bir sonraki yıl 526 bin 8, 2023’te ise 512 bin 11 olarak hesaplandı.

    Sonraki yıllarda eğitim nedeniyle şehir değiştirenlerin sayısı gerilemeyi sürdürürken 2024’te 479 bin 622, geçen yıl ise 406 bin 144 oldu.

    Böylece 5 yıllık dönemde, eğitim gerekçesiyle iç göç gerçekleştiren toplam kişi sayısı 2 milyon 610 bin 758’e ulaştı.

    İstanbul, eğitim için yaklaşık 272 bin göç aldı

    İstanbul, son 5 yılın tamamında eğitim için en çok göç alan il oldu.

    Megakent, 2021’de 77 bin 296, 2022’de 48 bin 710, 2023’te 53 bin 956, 2024’te 48 bin 636, geçen yıl ise 43 bin 258 kişiye eğitim için ev sahipliği yaptı.

    İstanbul’un 5 yıllık dönemde söz konusu gerekçeyle aldığı göç sayısı da 271 bin 856 olarak kayıtlara geçti.

    Aynı dönemde, başkent Ankara’yı eğitim için tercih edenlerin sayısı 181 bin 23, İzmir’i tercih edenlerin sayısı ise 105 bin 106 olarak hesaplandı.

    Üç büyükşehir ve Türkiye’nin son 5 yıla ilişkin eğitim gerekçesiyle oluşan iç göç tablosu şöyle:>>>AA

    Yıllar İstanbul Ankara İzmir Türkiye
    2025 43.258 28.383 15.624 406.144
    2024 48.636 32.839 19.113 479.622
    2023 53.956 35.302 22.061 512.011
    2022 48.710 36.427 22.545 526.008
    2021 77.296 48.072 25.763 686.973
    TOPLAM 271.856 181.023 105.106 2.610.758