Yazar: admin

  • UTİKAD’dan Hürmüz Boğazı uyarısı

    UTİKAD’dan Hürmüz Boğazı uyarısı

    ABD-İran geriliminin tırmanışa geçmesinin ardından İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapattığını açıklaması ve buna karşın ABD’nin İran’a saldırılarını şiddetlendirmesi bölgedeki küresel deniz taşımacılığı faaliyetlerinde yeniden aksamalara sebebiyet veriyor.

    ABD/İsrail-İran Savaşı öncesi boğazdan günlük ortalama 130 gemi geçerken bu sayı savaş sürecinde yüzde 90’dan fazla azalmıştı. ABD ile İran arasında 14 Haziran’da varılan mutabakat sonrası gemi geçişleri günlük ortalama 70’in üzerine çıkmıştı.

    Ancak bölgede artan gerilim ve gemilere yönelik yeni saldırılar, toparlanma eğilimi gösteren Hürmüz Boğazı trafiğinin yeniden keskin şekilde yavaşlamasına yol açtı.

    Veri analitik şirketi Kpler’a göre, boğazdan 15 Temmuz’da yalnızca 9 ticari gemi geçiş yaparken, bir önceki gün ise bu sayı 13’tü.

    ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı’nda ABD ablukasının yeniden yürürlüğe girdiğini ve boğazdan geçen tüm gemilerden yüzde 20 geçiş ücreti alınacağını açıklamıştı.

    Trump’ın açıklamasının hemen ardından İran silahlı kuvvetlerinin savaşı yürüten birimi Hatemu’l Enbiya Merkez Karargahı, “ABD’nin Hürmüz Boğazı’na müdahale etmesine izin vermeyeceğiz.” duyurusunu yaptı.

    Trump’ın söz konusu açıklaması küresel deniz taşımacılığı yapan firmaları endişelendirirken Alman lojistik devi Hapag-Lloyd, “Uluslararası sulardan geçiş için ücret alınması temelden yanlış olur.” yorumunda bulundu.

    Daha sonrasında Trump, Hürmüz Boğazı’ndan geçen tüm gemilerden almayı planladığı yüzde 20’lik geçiş ücretinin yerine çeşitli Körfez ülkeleriyle ticaret ve yatırım anlaşması yapacaklarını duyurdu.

    “Sektör benzer krizlere geçmişe kıyasla daha hazırlıklı hareket ediyor”

    Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği (UTİKAD) Başkanı Bilgehan Engin, AA muhabirine, Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gelişmeleri tek başına değerlendirmenin doğru olmayacağını belirterek, son birkaç yılda salgın, Rusya-Ukrayna Savaşı, Kızıldeniz’de yaşanan güvenlik sorunları ve Süveyş Kanalı çevresindeki aksaklıkların küresel lojistik sektörünü zaten yüksek jeopolitik risk ortamına uyum sağlamaya zorladığını söyledi.

    Engin, sektörün benzer krizlere geçmişe kıyasla daha hazırlıklı hareket ettiğini ancak bu durumun risklerin ortadan kalktığı anlamına gelmediğini dile getirdi.

    Hürmüz Boğazı’nın dünya petrol ticaretinin yaklaşık 5’te 1’inin geçtiği kritik bir deniz yolu olduğuna işaret eden Engin, şöyle konuştu:

    “Bölgedeki güvenlik risklerinin yeniden yükselmesi halinde armatörler ve taşıyıcılar risk analizlerini güncelleyecek, savaş riski primleri ve sigorta maliyetleri artabilecek, bazı hatlarda ilave güvenlik tedbirleri alınabilecek. Bu gelişmeler navlunlar üzerinde yukarı yönlü baskı oluştururken özellikle enerji, petrokimya ve ham madde tedarik zincirlerinde maliyet artışlarına neden olabilir. Bununla birlikte bugün sektörün en önemli refleksi alternatif rotaları, farklı tedarik kaynaklarını ve çok modlu taşımacılık çözümlerini daha etkin kullanmak olacak. Şirketler artık maliyet odaklı bir anlayıştan çok tedarik zincirinin sürekliliğini esas alan bir planlama anlayışıyla hareket ediyor.”

    “Küresel ticaretin en temel ihtiyaçlarından biri öngörülebilirlik”

    Engin, Trump’ın Hürmüz Boğazı geçişlerinde ücret alınacak açıklamasına ilişkin, küresel ticaretin en temel ihtiyaçlarından birinin öngörülebilirlik olduğunu bildirdi.

    Uluslararası deniz taşımacılığında geçiş maliyetlerini artıracak her yeni uygulamanın ilgili bölgeyi olduğu kadar küresel tedarik zincirlerinin tamamını da etkileyeceğini kaydeden Engin, “Hürmüz Boğazı gibi stratejik bir geçiş noktasında gemilerden ilave ücret alınması halinde bu maliyetlerin navlunlara yansıması kaçınılmaz olacak. Özellikle enerji taşımalarının maliyetindeki artış, üretimden nihai tüketiciye kadar birçok sektörü etkileyebilir ve küresel ölçekte enflasyonist baskıları artırabilir.” şeklinde konuştu.

    Engin, uluslararası deniz taşımacılığının uzun yıllardır uluslararası hukuk çerçevesinde oluşturulan ortak kurallar sayesinde güven içinde yürütüldüğüne dikkati çekerek, küresel ticaretin sağlıklı işlemesi için uluslararası kurallara dayalı, öngörülebilir ve serbest geçişi esas alan yapının korunmasının büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi.>>>AA

  • Olpak: Yılın ikinci yarısı daha olumlu geçecek

    Olpak: Yılın ikinci yarısı daha olumlu geçecek

    Nail Olpak, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, yılın ilk yarısını artan küresel belirsizlik ortamına ilave olarak ABD/İsrail-İran savaşı ve bunun özellikle enerji piyasasına olan yansımaları ve bir yandan yurt içinde uygulanan ekonomi programının sanayi ve ihracatçı üzerindeki etkisi altında geçirdiklerini söyledi.

    İhracatın yılın ilk 6 ayında yüzde 3,6 artış gösterdiğine ancak büyümeye katkı açısından ihracatın yılın ilk çeyreğinde negatif olduğuna dikkati çeken Olpak, NATO Zirvesi’nin Türkiye adına yatırımcılar nezdinde olumlu bir algı bıraktığını belirtti.

    Olpak, ticaret savaşları ile jeopolitik risklerin tetiklediği belirsizlik ortamında, ülkelerin ve firmaların stratejilerini bu eksende dönüştürmeleri gerektiğine işaret ederek, “İş dünyası olarak, yaşadığımız zorluklara rağmen yılın ikinci yarısında ve önümüzdeki dönem için daha olumlu bir yaklaşım içerisindeyiz.” ifadelerini kullandı.

    Finansmana erişim ve yüksek faizin büyük ölçüde birbirleriyle örtüşen kavramlar olsa da aralarında fark olduğuna değinen Olpak, “Faizlerin yüksekliği de ciddi problem olarak dururken, finansmana erişimin sıkıntılı da olması, ona ek olarak önümüzde duruyor.” açıklamasını yaptı.

    Olpak, enflasyonla mücadele etmek için para politikasında gerekli adımları atarken bu adımların sanayi ve ihracatçının rekabet gücüne olumsuz etkilerini en aza indirmenin dikkate alınması gerektiğini kaydetti.

    “Makroekonomik istikrarın kalıcı hale getirilmesi önemli”

    DEİK Başkanı Nail Olpak, küresel yatırımların artık yalnızca mali teşviklere değil, öngörülebilirliğe, güven rekabetine, nitelikli insan kaynağına ve rekabetçi üretim ekosistemlerine yöneldiğini aktardı.

    Türkiye’nin stratejik coğrafi konumu, güçlü sanayi altyapısı, dinamik özel sektörü ve geniş pazarlara erişim imkanıyla önemli avantajlara sahip olduğunu vurgulayan Olpak, şöyle devam etti:

    “Bu avantajları daha güçlü bir yatırım hikayesine dönüştürmek için yapısal reformların kararlılıkla sürdürülmesi büyük önem taşıyor. Makroekonomik istikrarın kalıcı hale getirilmesi önemli. Bunun yanında yatırım ortamını güçlendirecek öngörülebilirliğin artırılması, bürokratik süreçlerin sadeleştirilmesi, dijitalleşmenin kamu hizmetlerine daha fazla entegre edilmesi ve yatırım izin süreçlerinin hızlandırılması uluslararası yatırımcı açısından önemli başlıklar olarak öne çıkıyor. Nitelikli insan kaynağının geliştirilmesi, mesleki eğitim ile özel sektör arasındaki işbirliğinin artırılması ve yeşil ile dijital dönüşümün hızlandırılması uzun vadeli rekabet gücünün temel unsurları oldu. Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği’nin güncellenmesi, vize süreçlerinin kolaylaştırılması ve yeni nesil serbest ticaret anlaşmalarının yaygınlaştırılmasının da yatırımcıların Türkiye’yi bölgesel bir üretim ve dağıtım üssü olarak değerlendirmesine önemli katkı sağlayacağını düşünüyoruz.”

    “Türk şirketlerini küresel değer zincirlerine daha güçlü şekilde entegre etmeye odaklanıyoruz”

    Nail Olpak, ticari diplomasiyi en etkin araçlardan biri olarak gördüklerini, yalnızca ticareti artırmaya değil, doğrudan yatırımları teşvik etmeye, ortak üretim modelleri geliştirmeye ve Türk şirketlerini küresel değer zincirlerine daha güçlü şekilde entegre etmeye odaklandıklarını kaydetti.

    Yabancı yatırımcılarla kamu kurumları arasında köprü görevi üstlendiklerini dile getiren Olpak, “Yatırım fırsatlarını uluslararası platformlarda anlatıyor ve karşılıklı güveni güçlendirecek mekanizmaların oluşturulmasına katkı sağlıyoruz.” dedi.

    Olpak, Türkiye’nin AB’ye tam üyeliğini en önemli başlıklardan biri olarak gördüklerini bildirerek, “Bu amaç doğrultusunda iş dünyası olarak bazı adımlar attık ve atmaya da devam ediyoruz. Önümüzdeki dönemde özellikle dijital ve yeşil ekonomi, savunma sanayisi, enerji, lojistik, dijital teknoloji üretimi ve üçüncü ülkelerde ortak yatırım projeleri öncelikli çalışma alanlarımız arasında yer alıyor.” ifadelerini kullandı.

    Artık küresel rekabette yalnızca mal ihraç eden değil, teknoloji üreten, sermaye çeken ve uluslararası ortaklıklar kurabilen ülkelerin öne çıktığını ifade eden Olpak, Türkiye’nin, sahip olduğu potansiyelle bu ligde çok daha güçlü bir konuma ulaşacağına inandıklarını vurguladı.

    “Uluslararası rekabette öne çıkmak için çok katmanlı bir stratejiye ihtiyacımız var”

    DEİK Başkanı Olpak, bankacılık, finans, e-ticaret, savunma sanayisi ve lojistik sektörlerindeki lider Türk şirketlerinin küresel standartların gerisinde olmadığını hatta pek çok alanda Avrupa ortalamasının üzerinde bir çevikliğe sahip olduğunu belirtti.

    İmalat sektöründeki KOBİ’lerin yapay zeka uygulamalarını iş süreçlerine entegre etmeleri noktasında daha kat edilecek yollarının olduğunu ifade eden Olpak, “Uluslararası rekabette öne çıkmak için çok katmanlı bir stratejiye ihtiyacımız var. Genel geçer yapay zeka uygulamaları yerine her bir sektör için geliştirilmiş o sektörün ihtiyaçlarına göre tasarlanmış yapay zeka uygulamalarını geliştirmek önemli.” diye konuştu.

    Olpak, küresel ticaret düzeninin korumacılık, jeopolitik bloklaşmalar ve arz güvenliği ekseninde yeniden şekillendiğine dikkati çekerek, “ABD-Çin arasındaki teknoloji soğuk savaşı ve Avrupa Birliği’nin korumacı yeni sanayi politikaları, küresel değer zincirlerini kökten değiştiriyor.” dedi.

    AB’nin yeni sanayi hamlesinde Türk ürünlerinin “Made in EU” sayılmasının Avrupalı dev üreticilerin tedarik zincirlerinde Türkiye’ye öncelik vermesini sağlayacak olmasını önemli bir fırsat olarak gördüklerini aktaran Olpak, şunları kaydetti:

    “Son yıllarda lojistik ve güvenilir ticaret koridorlarına olan ihtiyaç artmış durumda. Türkiye intermodal taşımacılık altyapısı, demir yolu ağları ve liman yatırımlarıyla Asya-Avrupa hattındaki en güvenli kara ve orta koridor alternatifi olarak öne çıkıyor.”

    “Yabancı yatırımcıların ülkemize girişleri devam ediyor”

    Nail Olpak, NATO Zirvesi’nde gündeme gelen ABD’nin uyguladığı yaptırımların kaldırılması gibi konuların özellikle savunma sanayisi sektörü için önemli bir fırsat olacağını, bunun ABD ile olan 100 milyar dolar ticaret hedefini de olumlu etkileyeceğini dile getirdi.

    İş dünyası olarak en önemli risklerinin belirsizlik olduğunu aktaran Olpak, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Küresel ticaretin yeniden yazılan kurallarından tutun jeopolitik gelişmelere ve sıcak savaşlara kadar belirsizliği besleyen birçok gelişme olabilmektedir. AB tarafında SDKM’nin (Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması) yeni bir ticari engel çıkarması bir risk unsuru olabilir. Diğer taraftan ABD ve AB’nin Çin’e karşı olan tutumlarının agresifleşmesi sonucu yeni bir ticaret savaşının çıkması da küresel ticaret üzerinde ayrı bir risk unsuru olabilir. Yılın ikinci yarısının, ilk yarısına göre daha olumlu geçmesini bekliyoruz. Her şeyden önce İran savaşının ateşkes ve barış ile sonlandırılması jeopolitik risklerin azalması ve enerji fiyatlarındaki gerileme Türkiye ekonomisini destekleyecektir. Yılın ilk 6 ayında ihracatımızı yüzde 3,6 artırdık. İkinci yarıda ihracattaki bu artışın devam etmesini bekliyoruz. Yabancı yatırımcıların ülkemize girişleri devam ediyor. Yılın ikinci yarısında jeopolitik risklerin azalmasıyla bu sürecin de artarak devam edeceğini tahmin ediyoruz.”

    “Türkiye, Avrupa’nın dayanıklılığını artırabilecek stratejik bir ortak”

    DEİK Başkanı Nail Olpak, AB’nin ekonomik güvenlik anlayışının Türkiye için önemli fırsatlar sunduğuna işaret ederek, AB’nin kritik ham maddelerden yarı iletkenlere, bataryalardan savunma sanayisine kadar birçok stratejik sektörde dönüşüm tasarladığını hatırlattı.

    AB’ye tam üyeliğin ve Gümrük Birliği’nin güncellenmesinin önemine değinen Olpak, şunları söyledi:

    “Türkiye, AB’nin üçüncü ülkelerle imzaladığı serbest ticaret anlaşmalarının ticari sonuçlarına katlanırken karar alma süreçlerinde yer alamıyor. Bu asimetrik yapı hem Türk hem de Avrupalı şirketlerin rekabet gücünü sınırlandırıyor. Gelecek dönemde Türkiye-AB ekonomik ilişkileri yalnızca ticaret hacmi üzerinden değil ortak rekabetçilik ve birbirini tamamlayıcılık perspektifiyle şekillenecek. Türkiye’nin Avrupa için önemi artık sadece büyük bir pazar olmasından kaynaklanmıyor. Türkiye, tedarik zinciri güvenliği, enerji arzı, dijital dönüşüm, savunma sanayisi, kritik altyapılar ve yüksek teknoloji üretimi bakımından Avrupa’nın dayanıklılığını artırabilecek stratejik bir ortak. CAATSA yaptırımları özünde savunma sanayisi ile ilgili olsa da yaptırımların kaldırılması ABD ile Türkiye arasındaki diğer sektörlere de olumlu yansıyacak ve yeni işbirliği imkanlarının geliştirilmesine zemin hazırlayacaktır.”>>>AA

  • Çin’de elektrikli araç satışları geriledi

    Çin’de elektrikli araç satışları geriledi

    Londra merkezli veri analiz şirketi Benchmark Mineral Intelligence’ın, haziran ayına ilişkin elektrikli araç satış verilerine göre, geçen ay dünyada 2 milyon elektrikli araç satıldı. Satışlar yıllık bazda yüzde 7 artarken, önceki aya göre yüzde 11 büyüdü. Küresel elektrikli araç satışları yılın ilk yarısında ise yıllık bazda yüzde 2 artışla 9,6 milyona ulaştı.

    Dünyanın en büyük elektrikli araç pazarı Çin’de satışlar haziranda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 11 düşüşle 1 milyon oldu. Satışlar yılın ilk yarısında 4,9 milyonla geçen yılın aynı dönemindeki seviyenin yüzde 14 altında kaldı. Öte yandan Çin’de deflasyon riskleri devam ediyor.

    Orta Doğu’daki gerilimlerin petrol fiyatlarını yükseltmesiyle artan üretim maliyetleri, teknik olarak deflasyonist baskıların hafiflemesine katkı sağlasa da bu etkinin üretim ve iç talepteki güçlenmeden değil, maliyet artışlarından kaynaklanması nedeniyle sağlıklı bir ekonomik görünüm sunmadığı değerlendiriliyor.

    “Araç alım vergisinden muafiyet bu sene yarıya indi”

    Asya piyasaları analisti Sadi Kaymaz, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, Çin’de elektrikli araç satışlarındaki gerilemenin arkasında vergi teşviklerinin azaltılması ve deflasyonist baskıların etkili olduğunu belirtti.

    Çin’de geçen ay saf elektrikli ve şarj edilebilir araç satışlarının çift haneli düştüğünü aktaran Kaymaz, “Sene başından beri de genel bir zayıflık var, benzeri azalmaları sıkça gördük. Birkaç şey aynı anda etkili oluyor. Fakat en önemlisi devlet teşvikleri. 2024 ve 2025 yıllarında geçerli olan araç alım vergisinden muafiyet bu sene yarıya indi.” dedi.

    Kaymaz, teşviklerin tek cepheden de azalmadığını, “yenisiyle değiştir” veya takas teşviklerinin de yine benzer ölçülerde azaldığını kaydetti.

    Söz konusu değişikliklerin ufukta görünmesiyle birlikte tüketici talebinin geçen yılın özellikle ikinci yarısına çekildiğini belirten Kaymaz, geçen seneden kalma güçlü baz etkisine dikkati çekerek satış verilerinde bu iki etkenin gölgesi bulunduğunu söyledi.

    Kaymaz, genel tüketici güveninin de zayıf seyrettiğini ifade ederek şu değerlendirmelerde bulundu:

    “Çin halkı ev veya araba gibi büyük fiyat etiketli harcamalarda gönülsüz davranıyor. Perakende harcamalarda büyüme sıfırın biraz altında veya biraz üstünde seyretmeye başladı. Emlak piyasasındaki daralma, tersine servet etkisini araba alımlarında da gösteriyor. Yine iş güvencesinin makro ortam ve AI dalgasıyla aşınması, reel gelir artış hızının yavaşlaması gibi unsurlar da devrede. Ayrıca teknoloji hızla değişiyor ve fiyat savaşları var. İlginç, dikkat çekici bir davranışsal sonuç doğuruyor. İnsanlar sürekli yeni indirim veya daha gelişmiş model bekliyor. Bugün otomobil almak yerine biraz daha beklemeyi tercih ediyorlar. Deflasyon bağlantısı burada devreye giriyor. Sürekli indirim beklentisi alımları öne çekmek yerine erteliyor.”

    Kaymaz, bazı teknik detaylara işaret ederek, saf elektrikli araç satışlarının aslında büyümeye devam ettiğini, fakat şarj edilebilir hibrit satışlarındaki yüzde 27,3’lük düşüşün toplam satışları aşağı çektiğini belirtti.

    Düşüşün büyük kısmının hibrit araçlardan kaynaklandığını aktaran Kaymaz, “Menzil uzatıcılı modellerin satışları da yüzde 31,9 geriledi ve düşüşe katkıda bulundu ki, bu segmentin toplam payı yüzde 5 civarında. Anlaşılacağı üzere üreticiler için zorlu iç piyasa koşulları var ve bu yüzden ihracat çabaları da yoğunlaşmış durumda. Bu noktanın da özellikle altını çizmek isterim.” diye konuştu.

    “Gidişat çok yavaşlarsa Pekin yönetimi sübvansiyonları yeniden artırabilir”

    ING Group Kıdemli Ulaşım ve Lojistik Sektör Ekonomisti Rico Luman da Çin’deki elektrikli araç satışlarındaki düşüşün arkasında üç temel neden gördüğünü kaydederek, ilkinin geçen yıl haziran ayında elektrikli araç satışlarında çok güçlü bir artış yaşandığını ve bu durumun cari dönem için oldukça yüksek bir baz etkisi oluşturduğunu söyledi.

    Luman, ikinci olarak mali desteklerin azalmasına işaret ederek, Çin’de satış vergisi muafiyetinin yarı yarıya düşürüldüğünü belirtti.

    Pazar doygunluğu ve altyapı engellerine dikkati çeken Luman, “Elektrikli araçlara yönelik yıllardır süren güçlü destek ve teşvikler, birçok sürücüyü bu geçişi yapmaya cesaretlendirdi. Nitekim elektrikli araçların (şarj edilebilir hibritler dahil) pazar payı halihazırda pazarın yaklaşık üçte ikisine ulaşmış durumda. Teknolojiyi ilk benimseyen kitle (ilk alıcılar) geçişini çoktan tamamladı. Şehirlerde yaşayan insanların genellikle köşe başında kolayca erişebileceği şarj imkanlarının bulunmaması gibi nedenlerden ötürü artık daha fazla ilerleme kaydetmek zorlaşıyor.” diye konuştu.

    Luman, trendin devam ettiğini ancak elektrifikasyonun daha az destek ve daha yüksek pazar doygunluğu ile payını daha da büyütmesi gerektiğini vurgulayarak, “Bu süreç daha fazla zaman alacaktır. Fakat gidişat çok yavaşlarsa Pekin yönetimi sübvansiyonları yeniden artırabilir. Ayrıca, sektörde devam eden yoğun fiyat rekabeti elektrikli araç pazarını ileriye taşımaya yardımcı olan bir diğer unsurdur.” açıklamasında bulundu.>>>AA

  • DASK’ta kapsam genişliyor

    DASK’ta kapsam genişliyor

    “Deprem Risk Yönetiminde İş Birliği Buluşması” için kente gelen Demirkan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, TÜİK istatistiklerine göre konut bakımından Türkiye genelinde Zorunlu Deprem Sigortası oranının yüzde 58, Zorunlu Trafik Sigortası oranının ise otomobil için yüzde 93 olduğunu söyledi.

    Son yıllarda yaşanan sel felaketlerinin ardından DASK’ın kapsamının genişletilmesi konusunun bir süredir hükümetin gündeminde yer aldığını belirten Demirkan, yeni düzenlemeyle depremin yanı sıra sel veya taşkın niteliğindeki su baskını, heyelan, fırtına, dolu, çığ ve orman yangını risklerinin de teminat kapsamına alınmasının öngörüldüğünü aktardı.

    Demirkan, Zorunlu Deprem Sigortası’nın Zorunlu Afet Sigortası’na dönüşmesi için yasa değişikliğini beklediklerini ifade ederek, “Özellikle küresel iklim değişikliği doğal afetlerin adedini artırdı ve etki alanını yükseltti. Mevcut sigorta sistemlerinin kapasiteleri buna yetmiyor. Devletlerin kurduğu DASK benzeri havuzlar, çok daha ön plana çıkıyor. Örneğin geçen yıl Kaliforniya’da çok ciddi bir yangın hadisesi oldu ve 45 milyar dolarlık bir zarar oluştu. Dolayısıyla insanlar sigorta yaptırmaya çalışıyorlar.” diye konuştu.

    Amerika, Avrupa, Güneydoğu Asya başta olmak üzere dünyada sigortalamanın gerekliliğinin anlaşıldığını ve bu yüzden devletlerin de artık bu koruma havuzlarını giderek büyüttüğünü aktaran Demirkan, şöyle devam etti:

    “Son 10 yılda ülkemiz deprem dışındaki afet riskleriyle önceki yıllara nazaran daha fazla karşı karşıya kalıyor. Bundan dolayı DASK’ın kapsamının, diğer doğal afetleri de kapsayacak şekilde geliştirilmesine çalışılıyor. Bu yöndeki kanun değişikliği ilgili makamlara sunuldu, TBMM gündemine alınmasını bekliyoruz.”

    “En yüksek sigortalılık oranı fay hattı üzerinde bulunan illerde”

    Demirkan, sigorta oranının yükselmesinde deprem bilincinin ön planda olduğuna dikkati çekerek, “En yüksek sigortalılık oranı deprem fay hattı üzerinde bulunan illerde. Örneğin Malatya, Van, Muş, Bolu, İstanbul ve Bursa gibi sürekli depremle yaşayan illerimizdeki sigortalılık oranı diğer illerimize göre daha yüksek.” dedi.

    Geçen yıl merkez üssü Silivri olan 6,2 büyüklüğündeki depremin ardından sigortalama oranında İstanbul başta olmak üzere Tekirdağ, Yalova ve Bursa gibi illerde de arttığını, bunu sürdürülebilir kılmanın önemli olduğunu belirten Demirkan, “DASK olarak elbette yüzde 100 sigortalama oranı hedefliyoruz. Bunun için gösterebildiğimiz en büyük çabayı ortaya koymaya çalışıyoruz. Bölge irtibat ofislerini açmamızdaki temel anlayış da bu.” ifadesini kullandı.

    Demirkan, DASK’ın finansal olarak olası Marmara depremine hazır olduğunu belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:

    “DASK, elindeki fon kapasitesiyle ve reasürans korumasıyla büyük depremleri karşılayacak güçte. 6 Şubat 2023’teki Kahramanmaraş merkezli depremde bunu layıkıyla yerine getirdik. Yaklaşık 9 aylık bir sürede 540 bin dosya için toplam 1,6 milyar dolarlık ödeme gerçekleştirdik. Olası Marmara Depremi için de yapılan kümülatif çalışmalara göre hazırlıklarımızı yapmış vaziyetteyiz. Kahramanmaraş depremlerinden çıkardığımız en önemli ders olası büyük depremlere hazırlık oldu.”>>>AA

  • Türk balı yılın ilk yarısında 37 ülkenin sofralarında yer buldu

    Türk balı yılın ilk yarısında 37 ülkenin sofralarında yer buldu

    AA muhabirinin, Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği (DKİB) verilerinden derlediği bilgiye göre, arıcılık için uygun iklime sahip Türkiye’nin 6 aylık bal ihracatı, 3 bin 615 ton olarak kayıtlara geçti. Bu ihracattan 15 milyon 764 bin 889 dolar gelir sağlandı.

    Söz konusu dönemde ABD, Birleşik Krallık ve Almanya başta olmak üzere 37 ülkeye bal satıldı.

    Ocak-haziran döneminde ABD’ye 5 milyon 42 bin 659, Birleşik Krallık’a 2 milyon 178 bin 874 ve Almanya’ya da 1 milyon 954 bin 561 dolarlık bal ihraç edildi.

    Geçen yılın aynı döneminden farklı olarak Suriye, Danimarka, İsveç, Liberya, Cape Verde’ye de bu dönem bal satışı gerçekleştirildi.

    “Türk balını daha fazla ülkede tüketicilerle buluşturmayı hedefliyoruz”

    DKİB Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk İskender, AA muhabirine, yılın ilk yarısında bal ihracatında başarılı bir performans sergilendiğini söyledi.

    Özellikle ABD, Birleşik Krallık ve Almanya gibi geleneksel pazarlarda talebin sürmesinden memnuniyet duyduklarını dile getiren İskender, bu yıl yeni ülkelere de bal ihraç edilmesinin, Türk balının uluslararası pazarlardaki bilinirliği ve tercih edilirliğinin arttığını gösterdiğini kaydetti.

    İskender, yılın ikinci yarısına ilişkin beklentilerinin de olumlu olduğunu vurgulayarak, “Üretim ve ihracatta mevcut ivmenin korunması halinde yıl sonunda hem ihracat miktarında hem de döviz gelirinde geçen yılın rakamlarının üzerine çıkmayı hedefliyoruz. Türk balının kalite ve güvenilirliği sayesinde mevcut pazarlardaki payımızı artırmayı, bunun yanında yeni pazarlara da açılmayı amaçlıyoruz.” diye konuştu.

    Bu kapsamda Türk balının tanıtımına yönelik faaliyetlere ağırlık verdiklerine işaret eden İskender, “Katma değerli ve markalı bal ihracatını artırarak Türk balını daha fazla ülkede tüketicilerle buluşturmayı hedefliyoruz.” dedi.>>>AA

  • Bolat: Türkiye-AB ilişkilerini güçlendirmek istiyoruz

    Bolat: Türkiye-AB ilişkilerini güçlendirmek istiyoruz

    Bolat, Brüksel’de temasları kapsamında Türkiye’nin AB Daimi Temsilciliği’nde sivil toplum kuruluşlarının (STK) temsilcileriyle bir araya geldi.

    Brüksel’de dün başlayan temaslarında 10’a yakın önemli görüşme gerçekleştirdiğini aktaran Bolat, “Buraya gelmekteki amacımız, Türkiye-AB ilişkilerini Komisyon nezdinde, Avrupa Parlamentosu (AP) nezdinde, STK’ler, iş dünyası nezdinde ve basın nezdinde yenilemek, karşılıklı fikir alışverişinde bulunmak ve kritik konularda ülkemizin görüşlerini muhataplarımızla paylaşmak ve ilişkileri rayında götürmektir.” ifadelerini kullandı.

    Bakan Bolat, Türkiye-AB ilişkilerinin Türkiye ve AB açısından çok önemli olduğunu vurguladı.

    Türkiye ve AB’nin siyasi, uluslararası siyaset, sosyal, enerji, savunma, ekonomi, ticaret ve ulaştırma gibi birçok alanda çok boyutlu bir ilişkiler zincirine sahip olduğunu vurgulayan Bolat, “bağlantısallıktan enerji koridorlarına, arz tedarik zincirlerinden karşılıklı ticarete, ulaştırma alanından turizme ve tabi ki siyasi ilişkilere varıncaya kadar gerçekten çok boyutlu bir ilişkiler yumağı, genel siyaset ve savunma alanında son derece olumlu, yapıcı bir diyalog söz konusu” olduğu değerlendirmesinde bulundu.

    “Ekonomik entegrasyondan hem AB, hem Türkiye istifade ediyor”

    Bolat, aynı şekilde 30 yıl önce başlayan Gümrük Birliği’nin getirdiği imkanlar sayesinde Türkiye ve AB’nin başta sanayi ve hizmetler sektörleri olmak üzere hem yatırımlar boyutuyla karşılıklı olarak hem de ticaret boyutuyla karşılıklı olarak yüksek düzeyli bir ekonomik entegrasyon içinde olduğunu dile getirdi.

    Bundan hem AB’nin, hem de Türkiye’nin istifade ettiğini anımsatan Bolat, “Dünya ekonomisi ve ticaretinin içinde bulunduğu çetin ve zor şartlar noktasında AB içinde özellikle ithalat noktasında ve ekonomik büyüme noktasında ciddi bir endişe var. Bu kaygılar, endişeler karşısında önemli arayışlar içindeler.” değerlendirmesinde bulundu.

    Bolat, bu arayış çerçevesinde AB’nin Sanayi Hızlandırma Yasası’nın 4 Mart 2026 tarihinde AB Komisyonu tarafından kabul edildiğini aktararak, AB’nin yasama mevzuatı çerçevesinde bu konuda AP ve AB Konseyi’nin de bir karar alacağını, yasanın daha sonra nihai halini alarak uygulamaya gireceğini kaydetti.

    Yasanın ilk taslağında son derece sınırlayıcı bir nitelik bulunduğunu dile getiren Bolat, “AB sanayi, 27 AB ülkesinin sanayilerinden ibaretti. 27 ülkenin dışarısına karşı biz tedbirler alabiliriz, alma hürriyetimiz vardır yaklaşımı bulunuyordu.” dedi.

    Bolat: Türkiye-AB ilişkilerini güçlendirmek istiyoruz

    “Ekonomik entegrasyon Türkiye’yi AB ekonomik alanının bir üyesi konumuna getirmiştir”

    Türkiye’de bu alanda çok yoğun gayretler sarf edilmesinin ardından AB Komisyonu’nun Gümrük Birliği ve Serbest Ticaret Anlaşmalarının da “Made in Europe”a dahil edildiğini ve “Made with Europe”a doğru bir evrilme gerçekleştiğini kaydetti.

    Bakan Bolat, diğer taraftan yasa taslağının otomotiv sektörü ve karbonsuzlaşma konusunda AB üyeleri içinde önemli mali teşvikler gibi başlıklar arasında ve kamu alanlarında da bazı engellemeler ve sınırlayıcı hükümler bulunduğuna dikkati çekti.

    Söz konusu kısıtlayıcı hükümlerin kabul edilebilir bir tablo olmadığına işaret eden Bolat, bu çerçevede yoğun bir diplomasi trafiği yürütülerek Türkiye’nin tutumunun aktarıldığını bildirdi.

    Bolat, Türkiye’nin AB’nin resmi olarak üyesi olmasa da Gümrük Birliği ve Serbest Ticaret Anlaşması sayesinde AB’yle tam bir ekonomik entegrasyon içinde olduğunu belirterek, “Ekonomik entegrasyon Türkiye’yi AB ekonomik alanının bir üyesi konumuna getirmiştir. Tedarik zincirleri noktasında artık uluslararası ekonomide ve ticarette öylesine girift bir yapı vardır ki bir ürün meydana geldiğinde içindeki parçalar çok sayıda ülkelerde, şirketlerde, farklı yerlerde üretilip birleştirilmektedir.” diye konuştu.>>>AA

  • Borsa İstanbul’da gong Şa-Ra Enerji İnşaat Ticaret ve Sanayi AŞ için çaldı

    Borsa İstanbul’da gong Şa-Ra Enerji İnşaat Ticaret ve Sanayi AŞ için çaldı

    Şa-Ra Enerji’nin gong töreni, Borsa İstanbul AŞ Genel Müdürü Korkmaz Ergun, Şa-Ra Enerji Yönetim Kurulu Onursal Başkanı Şadi Türk, Yönetim Kurulu Başkanı Rahmi Mertay Türk, Yönetim Kurulu üyeleri Zeynep Miray Türk Kocabaş, Sinem Mor Kurumsak, Enerji Grup Finans Direktörü Ali Ar ile Tera Yatırım Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu üyesi Emir Münir Sarpyener’in katılımıyla gerçekleştirildi.

    Törende konuşan Korkmaz Ergun, Şa-Ra Enerji’nin modern teknolojiye sahip tesisleriyle Türkiye’nin en büyük 500 sanayi kuruluşu arasında yer aldığını söyledi.

    Ergun, Şa-Ra Enerji’nin dünyanın dört bir yanında gerçekleştirdiği başarılı projeleriyle uluslararası pazarlarda güçlü bir varlık gösterdiğini vurgulayarak, “Şa-Ra Enerji’nin bu başarılı faaliyetleri sayesinde, enerji altyapısına yapılan yatırımlar, enerji arz güvenliği açısından kritik bir rol oynamaktadır. Bugünden sonra ise bu halka arzla ve yeni yatırımcılarıyla beraber Şa-Ra Enerji, küresel çaptaki önemli konumunu daha da yukarıya taşıyacaktır.” diye konuştu.

    41 yıllık birikim halka arzla taçlandı

    Rahmi Mertay Türk de şirketin temellerinin 1985’te, Şa-Ra Enerji Yönetim Kurulu Onursal Başkanı Şadi Türk ve merhum ortağı Raşit Mor tarafından Ankara OSTİM’de küçük bir atölyede atıldığını anlattı.

    Borsa İstanbul'da gong Şa-Ra Enerji İnşaat Ticaret ve Sanayi AŞ için çaldı

    Türk, kuruluşunun ardından 41 yıl geçen şirketin, şu anda Adana’da 9 modern fabrikaya ve 100’den fazla ülkeye uzanan ihracat ağına sahip olduğunu kaydetti.

    Halka arz süreçlerine yatırımcıların gösterdiği 3,77 katlık talebin, 41 yıllık emeklerine ve geleceğe inançlarına verilen en güzel yanıt olduğunu vurgulayan Türk, “Bu süreçte bireysel yatırımcılarımızın yanı sıra yurt içi ve yurt dışı kurumsal yatırımcıların büyük ilgisini aldık. Yabancı önemli fonlar da ortağımız oldu. Bu tablo, uluslararası arenada ne denli güçlü bir konumda olduğumuzu açıkça ortaya koyuyor.” dedi.

    Türk, bundan sonraki süreçte de yollarına kararlılıkla devam edeceklerini, kurumsal ve sürdürülebilir yönetim anlayışıyla Türkiye ve dünyaya değer üretmeyi sürdüreceklerini anlattı. Emir Münir Sarpyener de Şa-Ra Enerji’nin halka arzını başarıyla tamamlamanın mutluluğunu ve gururunu yaşadıklarını belirterek, “Tera Yatırım olarak yönetimine, işine ve gelir kalitesine inandığımız şirketleri ilerleyen dönemde de Borsa İstanbul ile yatırımcılarımız ve sermaye piyasasıyla buluşturmaya devam edeceğiz. Hedefimiz de sadece halka arzlar tarafında değil, bütün sermaye piyasası konularında Türkiye’nin lider kurumlarından biri olma özelliğimizi devam ettirebilmek.” ifadelerini kullandı.>>>AA

  • Makinist eğitimleri için yerli simülasyon sistemi geliştirilecek

    Makinist eğitimleri için yerli simülasyon sistemi geliştirilecek

    Uraloğlu, yazılı açıklamasında, Karabük Üniversitesi tarafından geliştirilen, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Araştırmaları Merkezi Başkanlığı (UDHAM) tarafından desteklenmeye hak kazanan SİMURAY-KBÜ Projesi’ne ilişkin bilgi verdi.

    Projeyle tren makinisti eğitimlerinde kullanılmak üzere yerli yazılım ve donanım tabanlı gerçekçi raylı sistem araç kabin simülasyon sistemi geliştirileceğini belirten Uraloğlu, bu kapsamda Karabük Üniversitesi Eskipazar Meslek Yüksekokulu bünyesinde eğitim platformu kurulacağını ifade etti.

    Uraloğlu, söz konusu platformun, fiziksel makinist kabini, kabin içi kontrol sistemleri, görsel sürüş simülasyon yazılımı, eğitmen kontrol ve izleme arayüzü, yapay zeka destekli performans değerlendirme modülü ve eğitim senaryolarından oluşacağını anlattı.

    Makinist eğitimleri için yerli simülasyon sistemi geliştirilecek

    Projeyle öğrencilerin gerçek tren sürüşüne yakın bir ortamda eğitim alacağını vurgulayan Uraloğlu, “SİMURAY-KBÜ Projesi ile makinist adaylarımız gerçek sürüş koşullarını eğitim sürecinde deneyimleyebilecek. Adaylarımız hız kontrolü, frenleme, sinyal takibi, istasyon yaklaşımı, duruş hassasiyeti, acil durum yönetimi ve operasyonel karar verme süreçlerini laboratuvar ortamında uygulamalı olarak öğrenecek.” değerlendirmesinde bulundu.

    Gerçek zamanlı veri iletişimi kurulacak

    Uraloğlu, projede programlanabilir mantıksal denetleyici (PLC) ve mikro denetleyici tabanlı kontrol altyapısıyla simülasyon yazılımı arasında gerçek zamanlı veri iletişimi kurulacağını, fiziksel kumandalar üzerinden verilen komutların doğrudan simülasyon ortamına aktarılacağı bilgisini verdi.

    Bu sayede hızlanma, yavaşlama, frenleme, sinyal takibi ve istasyon yaklaşımı gibi sürüş davranışlarının etkileşimli şekilde uygulanabileceğinin altını çizen Uraloğlu, öğrencilerin mezun olmadan önce gerçek işletme koşullarına yakın bir eğitim sürecinden geçeceğini bildirdi.

    Yapay zekayla performans ölçülecek

    Makinist eğitimleri için yerli simülasyon sistemi geliştirilecek

    Uraloğlu, geliştirilecek yapay zeka destekli değerlendirme sistemiyle öğrencilerin sürüş performanslarının analiz edileceğini, eğitim sürecinin daha verimli ve ölçülebilir hale geleceğini vurguladı.

    Karabük Üniversitesi bünyesinde kurulacak Raylı Sistem Teknolojileri ve Sürüş Simülasyonu Laboratuvarı’nın sürüş eğitiminin yanı sıra insan-makine etkileşimi, sinyalizasyon farkındalığı, araç içi sistemler ve yolcu güvenliği alanlarında da uygulamalı eğitim imkanı sunacağını ifade eden Uraloğlu, projenin raylı sistemler alanındaki eğitim ve araştırma kapasitesini güçlendireceğini anlattı. Uraloğlu, projenin UDHAM tarafından yürütülen ve toplam 500 milyon lira bütçeye sahip Raylı Sistem Teknolojileri Çağrı Programı kapsamında desteklenmeye hak kazanan 29 proje arasında yer aldığını belirterek, bu sayede raylı sistemlerde yerli ve milli teknolojilerin geliştirilmesini, AR-GE kapasitesinin artırılmasını ve sektörün uluslararası rekabet gücünün güçlendirilmesini hedeflediklerini kaydetti.>>>AA

  • En fazla bakteri barındıran o eşyalar: Dikkat!

    En fazla bakteri barındıran o eşyalar: Dikkat!

    Evde hijyen denildiğinde akla ilk olarak banyo ve tuvalet gelse de uzmanlar, günlük hayatta sık temas edilen birçok eşyanın fark edilenden çok daha fazla bakteri barındırabileceğine dikkat çekiyor.

    Özellikle düzenli temizlenmeyen yüzeyler, mikroorganizmaların çoğalması için uygun bir ortam oluşturabiliyor.

    ABD merkezli halk sağlığı ve hijyen kuruluşu NSF International tarafından yapılan araştırmalar ile ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) tarafından yayımlanan hijyen önerileri, evlerde en fazla mikrop barındıran alanların başında mutfak ekipmanlarının geldiğini ortaya koyuyor.

    Mutfak süngeri ilk sırada

    Uzmanlara göre mutfak süngeri, evde bakteri yoğunluğunun en yüksek olduğu eşyalardan biri. Süngerin nemli yapısı ve yiyecek artıkları, bakterilerin hızla çoğalmasına neden olabiliyor.

    Bu nedenle süngerlerin sık sık değiştirilmesi, kullanım sonrasında ise tamamen kurutulması öneriliyor.

    Kesme tahtaları ve mutfak lavabosu

    Çiğ et, tavuk ve sebzelerin hazırlandığı kesme tahtaları ile mutfak lavabosu da hijyen açısından dikkat edilmesi gereken alanlar arasında bulunuyor.

    Özellikle çiğ gıdalarla temas eden yüzeylerin sıcak su ve deterjanla temizlenmesi, çapraz bulaşma riskini azaltıyor.

    Cep telefonları da risk oluşturabiliyor

    Cep telefonları gün boyunca ellerle sürekli temas ettiği ve farklı ortamlarda kullanıldığı için bakteri taşıyabiliyor.

    Uzmanlar, telefon ekranı ve kılıfının elektronik cihazlara uygun dezenfektan ürünlerle düzenli aralıklarla temizlenmesini tavsiye ediyor.

    Kapı kolları, kumandalar ve ışık düğmeleri

    Evde herkesin ortak kullandığı kapı kolları, televizyon kumandaları ve ışık anahtarları da sık temas edilen yüzeyler arasında yer alıyor.

    Bu eşyaların düzenli olarak silinmesi, mikropların yayılmasını önlemeye yardımcı oluyor.

    Klavye ve bilgisayar faresi unutulmamalı

    Özellikle bilgisayar başında uzun süre çalışan kişiler için klavye ve fare de hijyen açısından önem taşıyor.

    Toz, yemek kırıntıları ve el teması nedeniyle bu yüzeylerde zamanla bakteri birikebiliyor.

    Havlular ve diş fırçaları

    Banyo ve mutfakta kullanılan havluların nemli kalması, bakteri oluşumunu kolaylaştırabiliyor.

    Diş fırçalarının ise kuru bir ortamda saklanması ve yaklaşık üç ayda bir yenilenmesi öneriliyor.

    Uzmanlardan hijyen uyarısı

    CDC, enfeksiyon riskini azaltmak için ellerin sabun ve suyla en az 20 saniye yıkanmasını, sık temas edilen yüzeylerin düzenli olarak temizlenmesini ve uygun dezenfektanlarla silinmesini tavsiye ediyor.

    Uzmanlar ayrıca, özellikle mutfakta kullanılan ekipmanların temizliğinin gıda kaynaklı hastalıkların önlenmesinde büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor.

  • Bolvadin’de ki okullarda bakım ve onarım çalışmaları sürüyor

    Bolvadin’de ki okullarda bakım ve onarım çalışmaları sürüyor

    Afyonkarahisar’ın Bolvadin ilçesinde, 2026-2027 eğitim-öğretim yılı öncesi okulların fiziki şartlarını iyileştirmek ve öğrencilere daha konforlu bir öğrenme ortamı sunmak amacıyla başlatılan bakım ve onarım çalışmaları tüm hızıyla sürüyor.

    Bolvadin İlçe Millî Eğitim Müdürü Mehmet Ali Keleş, hazırlık çalışmaları kapsamında ilçede yer alan Gazi Ortaokulu ve Alkasan Ortaokulunu ziyaret etti. Okullarda devam eden bakım, onarım ve fiziki iyileştirme çalışmalarını yerinde inceleyen Keleş, yürütülen faaliyetlerin son durumu hakkında okul yöneticilerinden detaylı bilgi aldı.

    Çalışmaların planlanan program dahilinde büyük bir titizlikle yürütüldüğünü belirten İlçe Millî Eğitim Müdürü Mehmet Ali Keleş, öğrencilerin ve öğretmenlerin yeni eğitim dönemine sorunsuz bir başlangıç yapmalarını hedeflediklerini ifade etti.

    Keleş, “2026-2027 eğitim-öğretim yılına okullarımızın eksiksiz, güvenli ve hazır bir şekilde başlaması amacıyla gerekli tüm bakım, onarım ve fiziki iyileştirme çalışmalarını yakından takip ediyoruz. Öğrencilerimizin en iyi şartlarda eğitim alması için ekiplerimiz sahada titizlikle çalışıyor. Emek veren tüm okul idarecilerimize ve personellerimize teşekkür ediyorum” dedi.

    Okullardaki boya, tadilat, altyapı yenileme ve çevre düzenlemesi gibi fiziki iyileştirme çalışmalarının yeni eğitim-öğretim dönemi başlamadan önce tamamen tamamlanacağı bildirildi.

  • Haluk Levent’in elleri kelepçeli görüntüsü ortaya çıktı

    Haluk Levent’in elleri kelepçeli görüntüsü ortaya çıktı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ahbap Derneği’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 25 şüpheli adliyeye sevk edilmişti. 25 şüpheliden 19’u tutuklama, 6’sı adli kontrol talebiyle nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine sevk edilmişti. Tutuklama talebiyle sevk edilen Haluk Levent, Ece Güner, İlker Çetin, Nurdan Eriş, Yusuf Can Ertit, Kemal Ötünç, Şehmuz Baştuğ, Abdulcevat Özkan, Emrah Gödeliner, Erhan Dökmeci, Halil Bostancı, Mehmet Ulu, Yeliz kaya, Zafer Yay olmak üzere 14 kişi tutuklanmıştı. Tutuklanan Haluk Levent’in yeni görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde Levent’in ellerinin kelepçeli olduğu görülüyor. >>>İHA  

    Haluk Levent'in elleri kelepçeli görüntüsü ortaya çıktı
    HALUK LEVENT’İN ELLERİ KELEPÇELİ GÖRÜNTÜSÜ ORTAYA ÇIKTI (/İSTANBUL-İHA)
    Ahbap Derneği’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında Haluk Levent’inde aralarında bulunduğu 14 kişi tutuklanırken, Levent’in elleri kelepçeli görüntüsü ortaya çıktı.
  • Kediye tekme atan şahıs yakalandı

    Kediye tekme atan şahıs yakalandı

    Olay, İlkadım ilçesi Derebahçe Mahallesi Mustafa Zıvalı Bulvarı’nda dün akşam 20.30 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, mahalle esnafının bakımını üstlendiği kedi kaldırımda bulunduğu sırada yoldan geçen bir şahıs, ona tekme attı. Tekmenin etkisiyle kedi savrulurken, yaşananlar çevredeki bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı.

    Görüntülerin ortaya çıkmasının ardından mahalle sakinleri ve esnaf duruma tepki gösterdi. Olayın ihbarı üzerine kediye tekme atanın D.G.(29) olduğu tespit eden polis, şahsı gece yakalayarak gözaltına aldı. Gazi Polis Merkezinde ifadesi alınan D.G., “hayvana eziyet etmek” suçundan bugün Samsun Adliyesine sevk edildi. >>>İHA

  • Kerem Gürel kimdir, neden gözaltına alındı?

    Kerem Gürel kimdir, neden gözaltına alındı?

    Beşiktaşlı yönetici Kerem Gürel hakkındaki iddialar, gözaltı süreci ve kariyerine dair tüm detaylar…

    Kerem Gürel Kimdir?

    Kerem Gürel, Beşiktaş Jimnastik Kulübü bünyesinde üstlendiği kurumsal görevlerle tanınan bir spor yöneticisidir.

    Kerem Gürel’in doğum tarihi, yaşı ve memleketine dair kamuoyuna açıklanmış, doğrulanmış resmi bir biyografi bilgisi bulunmamaktadır. Beşiktaş Jimnastik Kulübü’nün yönetim kademesinde bağımsız üye sıfatıyla yer alması nedeniyle siyah-beyazlı camianın önemli yöneticileri arasında gösterilmektedir.

    Kerem Gürel’in Beşiktaş’taki Görevleri Nelerdir?

    Kulübün profesyonel idari yapılanmasında önemli bir rol üstlenen Gürel, iki kritik unvana sahiptir:

    Beşiktaş JK karar alma mekanizmalarında bağımsız üye statüsüyle yer alarak kulübün idari kararlarına katkı sunar. Beşiktaş’ın kurumsal yönetim ilkelerinin uygulanması; şeffaflık, hesap verebilirlik ve kurumsal disiplin süreçlerinin yürütülmesinden sorumludur.

    Gürel, yöneticilik kariyeri boyunca zaman zaman Türk futbolundaki hakem kararları ve Türkiye Futbol Federasyonu’nun (TFF) uygulamalarına yönelik yaptığı sert değerlendirmelerle de spor medyasında adından söz ettirmiştir.

    Kerem Gürel Neden Gözaltına Alındı?

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan ve futbol dünyasındaki yöneticileri hedef alan büyük bahis soruşturmasında Kerem Gürel hakkında gözaltı kararı verildi.

    Adli süreç; Türkiye’de yasal olarak faaliyet gösteren bahis platformlarından elde edilen 2020-2026 yıllarına ait veriler ile Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından yapılan derinlemesine finansal analizler doğrultusunda yürütülüyor. Soruşturma dosyasındaki iddialara göre; Kerem Gürel’in Beşiktaş’ta aktif yöneticilik yaptığı dönemde, kendi kulübünün müsabakalarına yönelik rakip takım lehine bahisler veya gol içerikli kuponlar oynadığı öne sürüldü. Savcılık talimatıyla ifadesi alınmak üzere gözaltına alınan Gürel hakkında henüz kesinleşmiş bir mahkümiyet kararı bulunmamakta olup, adli süreç ve emniyetteki sorgu işlemleri devam etmektedir.

  • Haziran ayıyla birlikte konutta reel kayıp dönemi yedinci aya yükseldi

    Haziran ayıyla birlikte konutta reel kayıp dönemi yedinci aya yükseldi

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) açıkladığı konut fiyat endeksine göre Haziran ayında Türkiye genelinde konut fiyatları yıllık olarak yüzde 24,5 arttı.

    Konut fiyatlarında artış Haziran ayında açıklanan yıllık yüzde 32,11’lik tüketici enflasyonunun altında kalarak reel kayba işaret etti.

    Veriler Haziran ayıyla birlikte konutta reel kayıp döneminin yedinci aya yükseldiğini gösterdi.

    TCMB verilerine göre konut fiyatlarında aynı dönemde aylık artış da yüzde 2 oldu.

    En hızlı artış İzmir’de

    Üç büyük şehir arasında İzmir’deki fiyat artışlarının İstanbul ve Ankara’ya göre daha hızlandığı görüldü.

    Verilere göre İzmir’de konut fiyatları aylık bazda yüzde 3,1 arttı. İstanbul’da bu artış yüzde 2,1 olurken, Ankara’da yüzde 1’de kaldı.

    Kirada İstanbul’da reel artış

    TCMB’nin yeni kiracı kira endeksi verilerine göre kira tarafında da reel düşüş izlendi.

    Haziran ayında bir önceki aya göre yüzde 2,3 oranında artan endeks, bir önceki yılın aynı ayına göre nominal olarak yüzde 29,2 oranında artarken, reel olarak ise yüzde 2,2 oranında azaldı.

    İstanbul’da yıllık kira artış Haziran’da yüzde 33,4 ile yüzde 32,11’lik yıllık enflasyonunun üzerine çıkarak reel artış gösterdi.

    Ankara’da yıllık artış yüzde 30,7; İzmir’de ise yüzde 28,4 oldu.

  • “Selvi Boylum Al Yazmalım” açık hava sinemasında Afyonlularla buluşacak

    “Selvi Boylum Al Yazmalım” açık hava sinemasında Afyonlularla buluşacak

    Afyonkarahisar Belediyesi, Açık Hava Sinema Akşamları etkinlikleri kapsamında Yeşilçam’ın hafızalara kazınan eserlerinden “Selvi Boylum Al Yazmalım” filmini vatandaşlarla buluşturacak.

    "Selvi Boylum Al Yazmalım" açık hava sinemasında Afyonlularla buluşacak

    Başrollerini geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden Kadir İnanır ile Türkan Şoray’ın paylaştığı unutulmaz film, 18 Temmuz Cuma günü saat 21.00’de Bülent Ecevit Parkı Millet Bahçesi’nde ücretsiz olarak gösterilecek.

    "Selvi Boylum Al Yazmalım" açık hava sinemasında Afyonlularla buluşacak

    Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal da vatandaşları etkinliğe davet ederek, “Açık Hava Sinema Akşamlarımızda buluşalım. Yeşilçam’ın unutulmaz eseri ‘Selvi Boylum Al Yazmalım’ filmini izlemeye bekliyoruz.” ifadelerini kullandı. >>>Haber Merkezi

    "Selvi Boylum Al Yazmalım" açık hava sinemasında Afyonlularla buluşacak

  • Milattan Önce 2000’li yıllara ait kazı alanı sokak köpeklerinin meskeni haline geldi

    Afyonkarahisar’ın Bolvadin ilçesindeki Üçhöyük’te, kayıp şehir Puruşhanda’ya ulaşılması umuduyla sürdürülen arkeolojik kazı çalışmaları başka bir alana kaldırılacağı için durduruldu. Bu sebeple çalışma yapılan kazı bölgesi otlarla kaplanırken, alan sokak köpeklerinin meskeni haline geldi.

    Afyonkarahisar Müze Müdürlüğü koordinasyonunda 2020 yılında başlatılan kazılar, 2024 yılından itibaren Konya Selçuk Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özdemir Koçak başkanlığında yürütülüyor. Afyonkarahisar Valiliği, Selçuk Üniversitesi Rektörlüğü, Bolvadin Kaymakamlığı ve Bolvadin Belediyesi’nin destek verdiği çalışmalarda bugüne kadar mühürler, tekstil üretiminde kullanılan ağırşaklar, bakır ve kurşundan iğneler ile küpeler, taş bıçaklar, çanak çömlek parçaları, metal döküm kalıbı, heykelcikler, iri küpler ve yapı kalıntıları gün yüzüne çıkarıldı.

    Çalışmalarda yeni arkeolojik buluntulara ulaşılırken, bölgenin Orta Anadolu’da bulunduğu değerlendirilen ve yeri henüz kesin olarak tespit edilemeyen kayıp şehir Puruşhanda ile bağlantılı olabileceği değerlendiriliyor.

    “Bölgenin Anadolu’daki ticari organizasyonun merkezi kentlerinden biri olduğu ifade ediliyor”

    Akad Krallığı’na ait yazılı belgelerde adı geçen Puruşhanda’nın, milattan önce 2000’li yıllarda Anadolu’daki ticari organizasyonun merkezi kentlerinden biri olduğu ifade ediliyor.

    Öte yandan, yaklaşık iki yıldır sürdürülen kazı çalışmalarının durmasıyla birlikte kazı alanının büyük bölümünü yabani otlar kapladı. Bakımsız kalan alanın sokak köpeklerinin barınma noktası haline geldiği gözlenirken, bölge halkı çalışmaların yeniden hızlandırılmasını ve alanın korunmasını istedi.

    Bölge için Japon kazı ekibi bekleniyor

    Afyonkarahisar İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü yetkililerinden alınan bilgide ise bölgedeki kazı çalışmalarının başka bir parsele, alana kaydırıldığından dolayı mevcut bölgedeki çalışmaların durduğu belirtildi. Ayrıca bölge için Japon kazı ekibinin de beklendiği kaydedildi.

  • Türkiye’nin yeni hava savunma sistemi: TOLGA

    Türkiye’nin yeni hava savunma sistemi: TOLGA

    Türk savunma sanayii, dışa bağımlılığı bitiren ve harekat sahasının kurallarını yeniden yazan yerli çözümlerine bir yenisini daha ekledi.

    MKE tarafından geliştirilen ve “Etkili-Basit-Ucuz” felsefesiyle modern savaş alanındaki dron tehditlerine karşı üretilen TOLGA Yakın Hava Savunma Sistemi, gerçekleştirilen atışlı testlerde sergilediği performansla tam not aldı.

    MKE’den yapılan açıklamaya göre; mini ve mikro dronlar, sabit kanatlı İHA’lar, akıllı mühimmatlar ve seyir füzelerine karşı geliştirilen TOLGA, geniş kapsamlı bir heyet önünde atışlı test faaliyetlerini gerçekleştirdi.

    Genelkurmay Başkanlığı, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ile Savunma Sanayii Başkanlığı ve sektör temsilcilerinden oluşan yaklaşık 150 kişilik heyetin takip ettiği testlerde, sistem 7 farklı zorlu senaryonun tamamında hava tehditlerini yüzde 100 başarıyla etkisiz hale getirdi.

    “Etkili, Basit ve Ucuz”

    “Etkili-Basit-Ucuz” yaklaşımıyla tasarlanan TOLGA, modüler mimarisi sayesinde farklı tehdit seviyelerine karşı çok katmanlı koruma sağlıyor. Sistem; 12.7 mm ve 20 mm araç üstü (mobil) ve sabit kuleli silah sistemleri, GÖKBÖRÜ AESA Radarı, akustik tespit sistemi ve elektronik karıştırma (Jammer) sistemlerini tek bir potada birleştiriyor.

    TOLGA, ilk aşamada radar ve elektro-optik sensörleriyle tespit ettiği dronlara 10 kilometre mesafeye kadar “soft-kill” (elektronik müdahale) uygulayabiliyor. Elektronik müdahalenin yetersiz kaldığı durumlarda ise “hard-kill” (fiziki imha) katmanı devreye giriyor.

    Parçacıklı mühimmat ile yüksek vuruş hassasiyeti sağlıyor.

    Sistemin en dikkat çekici özelliklerinden birini MKE tarafından özel olarak geliştirilen parçacıklı anti-dron mühimmatları oluşturuyor. Hedef çevresinde bir metal parçacık bulutu oluşturarak vuruş olasılığını artıran bu mühimmatlar, farklı kalibrelerde şu menzillerde etkili oluyor. 35 mm parçacıklı mühimmat: 3 bin metreye kadar, 20 mm parçacıklı mühimmat: Bin metreye kadar, 12.7 mm parçacıklı mühimmat: 300 metreye kadar. Ayrıca, 7.62 mm parçacıklı anti-dron mühimmatı sayesinde piyadeler, mevcut tüfekleriyle ek bir platforma ihtiyaç duymadan yakın mesafedeki dron tehditlerine karşı koyabiliyor.

    Tam otonom çalışma kabiliyeti

    Mobil ve sabit Komuta Kontrol Ünitesi üzerinden yönetilen TOLGA; manuel, yarı otonom ve tam otonom çalışma modlarıyla harekat sahasındaki ihtiyaca hızlı uyum sağlıyor.

    Sistemin çok katmanlı savunma yeteneğinin, yakın gelecekte entegre edilecek lazer silah sistemi ve ENFAL-17 füzesi ile en üst seviyeye taşınması hedefleniyor.

  • 17 Temmuz’da burçları neler bekliyor: Artık geri dönüş yok!

    17 Temmuz’da burçları neler bekliyor: Artık geri dönüş yok!

    17 Temmuz günlük burç yorumları

    Yeni bir güne başlarken hepimizin aklında benzer sorular var: “Bugün nasıl geçecek?”, “İşler yolunda gidecek mi?”, “Beklediğim haber gelir mi?” Gökyüzü bugün bu sorulara küçük ipuçları veriyor.

    Elbette hayatımızı tek başına burçlar belirlemiyor ama bazen yıldızların söylediklerine kulak vermek de keyifli olabiliyor.

    Bakalım bugün burcunuzu neler bekliyor?

    Koç

    Bugün enerjiniz oldukça yüksek.

    Uzun zamandır ertelediğiniz bir işi tamamlamak için güzel bir fırsat yakalayabilirsiniz.

    Ancak her şeyi aynı anda çözmeye çalışmak yerine önceliklerinizi belirlemeniz daha iyi sonuç verecek.

    Akşam saatlerinde sürpriz bir telefon ya da mesaj moralinizi yükseltebilir.

    Boğa

    Parasal konular bugün biraz daha fazla gündeminizde olabilir.

    Gereksiz harcamalara dikkat etmekte fayda var.

    Öte yandan aile içinde yapılacak samimi bir sohbet, kafanızı kurcalayan bir konuyu netleştirmenize yardımcı olabilir.

    Duygularınızı açıkça ifade etmek size yeni bir aşk kapısı açabilir.

    İkizler

    Bugün adeta telefonunuz susmayabilir.

    Görüşmeler, mesajlar ve yeni tanışmalar peş peşe gelebilir.

    Kendinizi ifade etmekte zorlanmayacağınız bir gün.

    Özellikle iş hayatında söyleyeceğiniz doğru bir cümle önemli kapılar açabilir.

    Yengeç

    Son günlerde sizi yoran konular artık yavaş yavaş çözülmeye başlıyor.

    Kendinize biraz zaman ayırmanız iyi gelebilir.

    Yakın bir aile büyüğüyle yapacağınız bir konuşma size farklı bir bakış açısı kazandırabilir.

    Uzun zamandır konuşulmayan duygular gün yüzüne çıkabilir.  O konulara vereceğiniz cevaplar kalpten olmalı.

    Aslan

    Bugün sahne sizin.

    Girdiğiniz ortamlarda dikkat çekebilir, fikirlerinizle insanları etkileyebilirsiniz.

    Kendinize güvenin ama acele karar vermemeye çalışın.

    İlişkisi olan aslanlara ufak jestler gelebilir.

    Kendinize olan güveniniz her teklifi getirebilir.

    Başak

    Her zamanki gibi detayları fark eden taraf siz olacaksınız.

    Bu özelliğiniz bugün sizi olası hatalardan koruyabilir.

    Yoğun bir tempo sizi bekliyor ancak günün sonunda emeklerinizin karşılığını alma ihtimaliniz yüksek.

    Sabır ettiğiniz her konu da öncelik olabilirsiniz.

    O kişi’nin kapısında beklediğinizi belli etmeyin.

    Terazi

    Bugün biraz değişiklik yapmak isteyebilirsiniz.

    Yeni bir plan, kısa bir yolculuk ya da farklı bir fikir size iyi gelebilir.

    İlişkilerde ise karşı tarafı dinlemek, konuşmaktan daha fazla işe yarayabilir. Fakat aynı şeyleri dinliyorsanız iletişimi kesmek için başka bir işaret beklemeyin.

    Sizin de verdiğiniz şanslar tükenebilir, kabul edin.

    Akrep

    Maddi konularda dikkatli olmanız gereken bir gün.

    Büyük kararlar almadan önce iki kez düşünmekte fayda var.

    Duygusal olarak düşünmekten vazgeçin.

    Düşünmek size hiç bir duygu’nun iyisini ya da kötüsünü getirmeyecek.

    Seçenek değilsiniz, seçenekleriniz var.

    Yay

    İkili ilişkiler ön planda.

    Eğer uzun zamandır konuşulmayı bekleyen bir konu varsa artık siz konuşmayın. Kendinizi tüketmeniz gereken yerden kaçmak için en doğru zaman.

    Açık olabileceğiniz kişiler en yakınlarınızdır eğer onlarla konuşursanız, samimi ve açık bir iletişim birçok sorunu ortadan kaldırabilir.

    Oğlak

    Bugün işlerinizi planlı ilerletirseniz gün sonunda rahat bir nefes alabilirsiniz.

    Sağlığınızı ihmal etmeyin; küçük molalar vermek sandığınızdan daha fazla enerji kazandırabilir.

    Aşk hayatınızın etkisi altında durmaktan kaçının. Bazen yokluğunuzu hatırlatmak varlığınızı aratabilir.

    İkili ilişkilerde münakaşaya girmeyin karşı taraf haklı olsun gün sonunda mantıkla hareket edilmeyecek.

    Kova

    Yaratıcılığınız oldukça yüksek.

    Yeni fikirler üretmek, farklı projeler üzerinde çalışmak ya da uzun zamandır düşündüğünüz bir hobiye başlamak için güzel bir gün.

    Aşk hayatında da sürpriz gelişmelere açık olun.

    İyi ya da kötü ilerlemesi sizin bakış açınızla değişebilir. Doğru yere baktığınızdan emin olun.

    Balık

    Ev ve aileyle ilgili konular bugün ön planda olabilir.

    Sevdiklerinizle geçireceğiniz zaman hem moralinizi yükseltecek hem de size iyi gelecek.

    Büyük kararlar almak yerine bugünün tadını çıkarmaya çalışın.

    Bırakın her şey aksın gitsin. Bugün ikili ilişki yok sadece siz varsınız.

    Gökyüzü her gün farklı mesajlar veriyor.

    Bugün size düşen ise bu enerjiyi en iyi şekilde değerlendirmek. Güzel bir haber alabilir, yeni bir başlangıç yapabilir ya da sadece sevdiklerinizle keyifli bir gün geçirebilirsiniz.

    Unutmayın, yıldızlar sadece ihtimalleri gösterir; seçimler ise her zaman sizin elinizdedir.

  • Ankara’da zincirleme kaza! 5 araç birbirine girdi: 5 yaralı

    Ankara’da zincirleme kaza! 5 araç birbirine girdi: 5 yaralı

    Kaza, dün akşam Elmadağ ilçesi Hasanoğlan Mahallesi’nde meydana geldi. Alınan bilgilere göre, 5 aracın çarpıştığı zincirleme trafik kazasında 5 kişi yaralandı. Yaralılar ambulansla hastaneye kaldırılırken, polis ekipleri kazayla ilgili inceleme başlattı.

    ANKARA’NIN ELMADAĞ İLÇESİNDE 5 ARACIN KARIŞTIĞI ZİNCİRLEME TRAFİK KAZASINDA 5 KİŞİ YARALANDI. (İHA/ANKARA-İHA)
  • Erzincan deprem: Mahmutlu sallandı!

    Erzincan deprem: Mahmutlu sallandı!

    Kaydedilen depreme dair tüm detaylar…

    Depremin Teknik Detayları

    Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü verilerine göre, sarsıntının ayrıntıları şu şekildedir:

    • Merkez Üssü: Mahmutlu / Erzincan

    • Büyüklük: 3.1

    • Saat: 10.07

    • Derinlik: Yerin 5.3 kilometre derinliğinde gerçekleşti.

    Can ve Mal Kaybı Bildirilmedi

    Yerin oldukça sığ bir noktasında gerçekleştiği için merkez üssü Mahmutlu ve yakın çevresindeki köylerde hafif şekilde hissedilen depremin ardından, yerel yetkililerden alınan ilk bilgilere göre herhangi bir can kaybı, yaralanma, olumsuzluk ya da maddi hasar ihbarı bildirilmedi.

  • Ücretli çalışan sayısı mayısta yıllık yüzde 0,5 arttı

    Ücretli çalışan sayısı mayısta yıllık yüzde 0,5 arttı

    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), mayıs ayına ilişkin ücretli çalışan istatistiklerini yayımladı.

    Buna göre, Mayıs 2025’te 15 milyon 892 bin 187 kişi olan sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında ücretli çalışan sayısı, bu mayısta yüzde 0,5 artışla 15 milyon 970 bin 105 kişiye yükseldi.

    Söz konusu ayda ücretli çalışan sayısı, sanayi sektöründe yıllık bazda yüzde 3,2 azaldı, inşaat sektöründe yüzde 1,2 ve ticaret-hizmet sektöründe yüzde 2,3 arttı.

    Aylık değişim

    Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında ücretli çalışan sayısı, mayısta nisana göre yüzde 0,1 azalış gösterdi.

    Bu dönemde ücretli çalışan sayısı, sanayi sektöründe yüzde 0,1, inşaat sektöründe yüzde 1,2 azalırken, ticaret-hizmet sektöründe aynı kaldı.>>>AA

  • Oğuzhan Uğur gözaltına alındı

    Oğuzhan Uğur gözaltına alındı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında 9 şüpheli hakkında daha gözaltı kararı verildi.

    Bunun üzerine Oğuzhan Uğur, Gülgün Öztürk, Suzan Düşküner, Emir Taşar, Emre Kartaloğlu, Hüseyin Küçük ve Fatih Eke polis ekiplerince gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında Ahbap çalışanları ve mali denetçiler ile kripto varlık alanında faaliyet gösteren 1 şüphelinin bulunduğu öğrenildi. İşlemleri için emniyete götürülen şüphelilerin 20 Temmuz’da adliyeye sevk edilmesi bekleniyor.

    Oğuzhan Uğur gözaltına alındı

    OPERASYON

    İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “nitelikli dolandırıcılık” ve “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” suçlarının önlenmesi ile şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışma yürütülmüştü.

    Bu kapsamda, Ahbap Derneği çalışanlarına yönelik hazırlanan MASAK raporları, hesap hareketleri incelemeleri ile teknik ve fiziki takip çalışmaları sonucunda, şüphelilerin mali profilleriyle uyumsuz yüksek tutarlı para hareketlerinin bulunduğu, aralarında yüksek miktarlı para transferleri gerçekleştirildiği, şans oyunları hesaplarına yüksek meblağlarda para aktararak bahis oynadıkları ve bu yolla yüksek miktarlarda para kaybettikleri, ayrıca kısa süre içerisinde aralarında zincirleme şekilde çok sayıda tapu devir işlemi gerçekleştirdikleri tespit edilmişti.

    Yürütülen soruşturma kapsamında, Ahbap Derneği üyesi ve dernek çalışanlarıyla bağlantılı olduğu belirlenen aralarında derneğin kurucusu şarkıcı Haluk Levent’in de yer aldığı 17 şüpheli, 12 Temmuz’da düzenlenen operasyonla gözaltına alınmış, çalışmaların devamında 9 zanlı daha yakalanmıştı.

    Şüphelilerden 1’i emniyetteki işlemlerinin ardından bırakılırken, adliyeye sevk edilen 25 şüpheliden aralarında Haluk Levent’in de bulunduğu 14’ü tutuklanmış, 11 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmıştı.

    İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce İstanbul, İzmir, Kocaeli ve Muğla’da düzenlenen eş zamanlı operasyonda ise 17 şüpheli daha gözaltına alınmıştı. Adliyeye sevk edilen 12 şüpheliden 4’ünün daha tutuklanmasına, 8’i hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verilmişti.

    Ayrıca soruşturma kapsamında, derneğin ve bazı şüphelilerin mal varlıklarına el konulmuştu. >>>AA

    Oğuzhan Uğur gözaltına alındı

  • Küresel piyasalar çip şirketlerinden kaynaklı düşüşler ve tırmanan jeopolitik gerilimin kıskacında kaldı

    Küresel piyasalar çip şirketlerinden kaynaklı düşüşler ve tırmanan jeopolitik gerilimin kıskacında kaldı

    Yapay zeka alanındaki devasa yatırımların karşılık bulup bulmayacağına dair endişelerle çip üreticisi şirketlerin hisseleri üzerinde devam eden satış baskısı ve artan jeopolitik riskler küresel piyasalarda risk algısının devam etmesine neden oluyor.

    Trilyonlarca dolarlık harcamaların ne zaman kar sağlayacağı hala belirsizliğini korurken, teknoloji hisselerinin aşırı değerlenip değerlenmediği de piyasalarda tartışma konusu olmaya devam ediyor. ABD’nin İran’a yönelik saldırılarını yoğunlaştırması ve İran’ın misilleme olarak bölgedeki diğer ülkelere saldırılarına devam etmesi küresel piyasalarda risk iştahını olumsuz etkiliyor.

    Bölgede gerilimin yeniden tırmanmasıyla petrol fiyatlarının yükselmesi ve Hürmüz Boğazı’ndan gemilerin geçişlerinin sınırlı kalmaya devam etmesi halinde enflasyonist endişelerin tekrar artabileceği tahmin ediliyor.

    Bu hafta ABD’de açıklanan enflasyon verilerinin temel fiyat baskılarının hafiflediğine işaret etmesine karşın yatırımcılar enerji fiyatlarındaki son artışın enflasyondaki yavaşlama trendini tersine çevirebileceği endişesiyle bu geçmişe dönük verilere temkinli yaklaşıyor.

    Analistler, ABD ve İran’ın uzlaşma yolundan giderek uzaklaştığını belirtti.

    Bu gelişmelerin yanı sıra ABD Merkez Bankası (Fed) yetkililerinin açıklamaları da yakından takip ediliyor. Dallas Fed Başkanı Lorie Logan enflasyonun yüzde 2 seviyesine doğru gerilememesi halinde söz konusu veriyi bu seviyeye taşımaya yardımcı olmak için bir miktar politika sıkılaşmasına ihtiyaç olduğunu ifade etti.

    Kansas City Fed Başkanı Jeff Schmid de temel endişesinin enflasyon olduğunu, enflasyonun hala çok yüksek ve uzun süredir hedefin üzerinde seyrettiğini kaydetti. Makroekonomik veri tarafında ABD’de perakende satışlar haziranda aylık bazda yüzde 0,2 ile beklentilere paralel arttı.

    Ülkede ilk kez işsizlik maaşına başvuranların sayısı ise 11 Temmuz ile biten haftada 208 bine gerileyerek piyasa beklentilerinin altında kaldı. Söz konusu veriler, ABD ekonomisinin gücünü koruduğunu gösteriyor.

    ABD’nin Brezilya’ya yüzde 25 oranında yeni gümrük tarifesi uygulama kararı da ticaret gerilimleri yeniden gündeme geldi.

    Bu gelişmelerle ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yatay seyirle yüzde 4,55’te bulunurken, dolar endeksi yüzde 0,1 artışla 100,8 seviyesinde seyrediyor. Brent petrolün varil fiyatı, yüzde 0,1 artışla 84,1 dolara yükseldi. Orta Doğu’daki gerilimlerin yeniden tırmanmasıyla Brent petrol, haftayı son üç ayın en hızlı haftalık yükselişiyle tamamlamaya hazırlanıyor.

    Altının onsu yatay seyirle 3 bin 976 dolarda seyrediyor.

    ABD-İran geriliminin petrol fiyatlarını yüksek seviyelerde tutması ve enflasyonun Fed’in kısıtlayıcı bir politika izleyeceği endişelerini güçlendirmesi altın fiyatları üzerinde baskı oluşturmayı sürdürüyor.

    Analistler, Orta Doğu’da gerilim devam ettiği sürece likidite ihtiyacının süreceğini ve dolara olan talebin artacağını belirterek, altın fiyatlarındaki düşüş eğiliminin devam edebileceğini söyledi.

    Yüksek petrol fiyatları, ekonomilerde enflasyonun hedef seviyelerin üzerinde kalma olasılığını artırarak Fed’in politikalarına dair belirsizliği artırıyor. Bu durum, faiz oranlarının daha uzun süre yüksek kalmasına, doların desteklemesine ve altın gibi varlıkların cazibesinin azaltmasına yol açıyor.

    New York borsası geriledi

    New York borsası, çip hisselerindeki satış baskısının etkisiyle günü düşüşle tamamladı. Büyük bankaların güçlü bilançolarının ardından şirketlerin açıkladığı finansal sonuçlar da yatırımcıların odağında yer aldı.

    Yarı iletken üreticisi TSMC’nin ikinci çeyrek karının yüzde 77,4 artarak piyasa beklentilerini aşmasına rağmen sermaye harcamalarına yönelik tahminini artırmasının etkisiyle şirketin hisseleri yüzde 2,3 geriledi.

    Diğer çip üreticilerinin hisselerinde de düşüş görülürken, Intel’in hisseleri yüzde 5,8, Micron Technology’nin hisseleri yüzde 5,7, Arm Holdings’in hisseleri yüzde 5,4, Advanced Micro Devices’ın (AMD) hisseleri yüzde 5,3 ve Broadcom’un hisseleri yüzde 5 değer kaybetti.

    ABD’li hava yolu şirketi United Airlines’ın hisseleri ise şirketin ikinci çeyrek finansal sonuçlarının beklentilerin üzerinde gelmesine rağmen petrol fiyatlarındaki yükselişin bu yıl yakıt maliyetini yaklaşık 6 milyar dolar artıracağını öngörmesi sonrası yüzde 1,8 düştü.

    GE Aerospace hisseleri, şirketin finansal sonuçlarının beklentilerden daha iyi gelmesine ve şirket bu yıla ilişkin kar tahminini yükseltmesine rağmen yüzde 3,5 geriledi.

    ABD’li teknoloji şirketlerinden Alphabet’in hisseleri de şirketin en güçlü yapay zeka modeli Gemini 3.5 Pro’nun piyasaya sürülmesini ertelediğine dair haberler üzerine yüzde 4,4 düştü.

    Sağlık sigortası şirketi UnitedHealth’in ise bu yıla ilişkin kar tahminini yukarı yönlü revize etmesinin ardından hisseleri yüzde 1,2 yükseldi. Öte yandan Küresel internet televizyon ağı Netflix’in geliri bu yılın ikinci çeyreğinde yüzde 13,4 artışla 12,6 milyar dolara yükseldi. Netflix’in net karı da yılın ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine kıyasla yaklaşık yüzde 8,8 artarak 3,4 milyar dolara yükseldi. Şirketin net karı 2025’in aynı döneminde 3,1 milyar dolar olarak hesaplanmıştı.

    Netflix’in açıkladığı güçlü bilançolara karşın şirketin hisseleri piyasa sonrası işlemlerde yüzde 8,9 değer kaybetti.

    Kapanışta Dow Jones endeksi yüzde 0,20, S&P 500 endeksi yüzde 0,51 ve Nasdaq endeksi yüzde 1,47 değer kaybetti. ABD’de endeks vadeli kontratlar güne düşüşle başladı.

    Avrupa borsaları İngiltere hariç geriledi

    Avrupa borsalarının yönü üzerinde şirket bilançoları etkili oluyor. Kamu hizmetleri ve telekom sektöründeki şirketlerin bilançolarının beklentilerin altında kalması ve yapay zeka şirketlerine ilişkin değerlemelerin çok yükseldiğine dair endişeler Avrupa piyasalarında satış baskısının artmasına neden oldu.

    Siyasi gelişmeler yatırımcıların odağında bulunuyor. İngiltere’de Andy Burnham pazartesi günü başbakanlık koltuğuna oturmaya hazırlanıyor. Analistler, İngiltere’de kritik konunun ülkede hazine ve maliye bakanlığına kimin geleceği olduğunu belirtti.

    Diğer taraftan ülkede başbakanın vergileri artırıp artırmayacağı da merak ediliyor.

    Burnham’ın arazi vergilerini artırabileceğine dair öngörüler öne çıkıyor. Analistler, arazi vergisinin artırılmasının İngiltere’de konut fiyatlarında sert düşüşü beraberinde getirebileceğini söyledi.

    Öte yandan İngiltere Ulusal İstatistik Ofisi (ONS), mayıs ayına ilişkin büyüme rakamlarını açıkladı.

    Buna göre, martta yüzde 0,3 büyüyen ve nisanda yüzde 0,1 daralan İngiltere ekonomisi, mayısta yüzde 0,1 büyüdü. Diğer taraftan Avro Bölgesi mayısta 7,8 milyar avro ticaret açığı verdi. Geçen yılın mayıs ayında 15 milyar avro ticaret fazlası verilmişti.

    Bu gelişmelerle, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,54 değer kazanırken, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,05, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,34 ve İtalya’da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 0,07 değer kaybetti. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar güne düşüşle başladı.

    Asya borsaları negatif seyrediyor

    Asya borsalarında bugün negatif bir seyir izlenirken, Japonya borsasındaki sert düşüş öne çıkıyor.

    Bu hafta yatırımcılar, büyük bankaların açıkladığı güçlü bilançoların ardından yarı iletken sektöründen bankacılık gibi diğer sektörlere yöneldi. Bu durum, çip sektörüne daha fazla bağımlı olan Asya piyasalarını satış baskısına karşı savunmasız bıraktı.

    Söz konusu gelişmelerle kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 6,4, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 1,6, Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 2 geriledi.

    Güney Kore borsasında bugün tatil nedeniyle işlem görülmüyor.

    Borsa günü yükselişle tamamladı

    Dün alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 1,22 değer kazanarak 14.251,29 puandan tamamladı.

    Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası’nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı ağustos vadeli kontrat ise dün akşam seansında normal seans kapanışına göre yüzde 0,2 geriledi. Dolar/TL dün günü yüzde 0,1 artışla 47,0890’dan tamamlarken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışın yüzde 0,2 üzerinde 47,1610’dan işlem görüyor.

    Analistler, bugün yurt içinde konut fiyat endeksi, konut satış istatistikleri, kısa vadeli dış borç istatistikleri ile uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings’in beklenen Türkiye değerlendirmesi, yurt dışında ise Avro Bölgesi’nde enflasyon ve ABD’de sanayi üretimi başta olmak üzere yoğun veri gündeminin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 14.350 ve 14.500 puanın direnç, 14.150 ve 14.000 puan seviyelerinin destek konumunda olduğunu kaydetti.

    Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:

    10.00 Türkiye, haziran ayı konut fiyat endeksi

    10.00 Türkiye, haziran ayı konut satış istatistikler

    10.00 Türkiye, mayıs ayı kısa vadeli dış borç istatistikleri

    11.00 Avro Bölgesi, mayıs ayı cari işlemler dengesi

    12.00 Avro Bölgesi, haziran ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE)

    14.00 Türkiye, 28. hafta BDDK bankacılık sektörü verileri

    14.30 Türkiye, haftalık para ve banka istatistikleri

    15.30 ABD, haziran ayı konut başlangıçları

    15.30 ABD, haziran ayı inşaat izinleri

    16.15 ABD, haziran ayı sanayi üretimi

    16.15 ABD, haziran ayı kapasite kullanım oranı

    17.00 ABD, temmuz ayı Michigan Üniversitesi tüketici güven endeksi>>>AA

  • Trump’ın eski çalışanına bahis soruşturması iddiası

    Trump’ın eski çalışanına bahis soruşturması iddiası

    Amerikan basınında yer alan iddialara göre, Trump’ın ilk dönemi olan 2016’da işe alınan ve teleprompter sorumlusu olarak çalışan Perez, bugünlerde hukuki bir mücadele veriyor.

    Perez, Trump’ın konuşmaları üzerinden bir bahis sitesinde yeni bahisler açmakla suçlanıyor.

    Sitenin avukatlarından Robert DeNault, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Perez’in açtığı bahislerin incelendiğini ve ilgili makamlara bildirildiğini aktardı.

    Öte yandan, Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, düzenlediği basın toplantısında, Perez’in ücretsiz izne çıkarıldığını belirterek, “Trump, bu durumun oldukça talihsiz ve utanç verici olduğunu düşünüyor.” ifadesini kullandı.>>>AA