Yazar: admin

  • Dr. Mehmet Telek’e hizmetlerinden dolayı anlamlı teşekkür

    Dr. Mehmet Telek’e hizmetlerinden dolayı anlamlı teşekkür

    Dr. Mehmet Telek’in TÜRK-İŞ İl Temsilciliğini ziyaretinde konuşan Uslu, Telek’in özellikle sağlık alanında gerçekleştirdiği yatırımların binlerce ailenin hayatına dokunduğunu belirtti.

    Uslu, “Dr. Mehmet Telek, milletvekili olmadan önce uzun yıllar kadın hastalıkları ve doğum uzmanı olarak ilimize hizmet etti. Kendi imkânlarıyla Afyonkarahisar’a Tüp Bebek Merkezi ile Özel Doğum Hastanesini kazandırarak sadece ilimizden değil, çevre illerden gelen çok sayıda aileye umut oldu. Çocuk sahibi olamayan pek çok çiftin evlat sahibi olmasına vesile olarak birçok yuvanın dağılmasını önleyen çok önemli hizmetlere imza attı.” dedi.

    Dr. Telek’in daha sonra Afyonkarahisar Milletvekili olarak görev yaptığını hatırlatan Uslu, “Dürüst kişiliği ve çalışkanlığıyla tanınan Sayın Mehmet Telek, iktidar döneminde ülkemizi temsil etmek üzere Avrupa Birliği nezdinde de önemli görevler üstlendi. Milletvekilliği sonrasında da mütevazı yaşamıyla toplumun takdirini kazanmaya devam etti. Kendisine ilimize ve ülkemize yaptığı değerli hizmetler nedeniyle teşekkür ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

    Ziyaretin anısına Dr. Mehmet Telek’e özel bir kalem seti hediye ettiklerini belirten Uslu, “Hayatını kaleme almasını temenni ederek kendisine kalem setimizi takdim ettik. Sayın Telek de hediyemizi memnuniyetle kabul ederek bu kalemle hayatını yazacağını ifade etti.” şeklinde konuştu. >>>Haber Merkezi

    Dr. Mehmet Telek'e hizmetlerinden dolayı anlamlı teşekkür

  • Afyon’un yeni kaymakamlarından ilk ziyaret

    Afyon’un yeni kaymakamlarından ilk ziyaret

    Vali Aktaş, Başmakçı Kaymakamı Merve Bayri, Dinar Kaymakamı Mehmet Naim Akgül, Emirdağ Kaymakamı Adem Topaca, Hocalar Kaymakamı Yaşar Şimşek, Kızılören Kaymakamı Yusuf Koçan ve Sandıklı Kaymakamı Batuhan Bingöl’e yeni görevlerinin hayırlı olmasını dileyerek çalışmalarında başarılar temennisinde bulundu. >>>Emre TAŞPUNAR

  • Özkaya ailesinin mutlu günü

    Özkaya ailesinin mutlu günü

    Düğünün ardından bir paylaşım yapan Milletvekili Ali Özkaya, bu anlamlı günde kendilerini yalnız bırakmayan dostlarına, akrabalarına ve hemşehrilerine teşekkür etti. Genç çift için dua eden Özkaya, “Rabbim Ahmet ve Fatmagül evlatlarımıza iki cihan saadeti nasip eylesin. Yuvalarını huzur, muhabbet ve bereketle daim kılsın; bir yastıkta ihtiyar, iki cihanda bahtiyar olsunlar.” ifadelerini kullandı. >>>Şerafettin KAZAK

  • Başkan Köksal’dan Yasin Uzun’a tebrik

    Başkan Köksal’dan Yasin Uzun’a tebrik

    79 kilogram kategorisinde mücadele eden milli güreşçi Yasin Uzun’un elde ettiği başarının Afyonkarahisar için gurur kaynağı olduğunu belirten Başkan Köksal, “Milli sporcumuzu tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum” dedi. >>>Berna TÜRKSOY

  • AHBAP Soruşturmasında Gözaltı Dalgası! | Selim Bakal İle Kanal 3 Ana Haber

    AHBAP Soruşturmasında Gözaltı Dalgası! | Selim Bakal İle Kanal 3 Ana Haber

    Selim Bakal İle Kanal 3 Ana Haber | 13 Temmuz 2026

    Selim Bakal, Ana Haber Bülteni’nde günün öne çıkan gelişmelerini tarafsız, anlaşılır ve derinlemesine yorumlarla ekranlara taşıyor. Türkiye ve dünyadan en sıcak başlıklar, dikkat çeken yorumlar ve Selim Bakal’ın deneyimli sunumuyla güvenilir bir haber kaynağı sizleri bekliyor.

    Akşam haberlerini kaçırmayın, gündemi Kanal 3 farkıyla yakalayın!

    📶https://kanal3.com.tr/
    Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Ederek Son Dakika Haberleri Alabilirsiniz;
    İnstagram : https://www.instagram.com/kanal3tv
    Facebook : https://www.facebook.com/kanal3tv
    X: https://x.com/kanal3tv
    Telegram : https://t.me/kanal3_tv
    Whatsapp : https://whatsapp.com/channel/0029VaFDm2rEKyZKvlSELq17
    Next : https://sosyal.teknofest.app/@kanal3tv

    #Kanal3AnaHaber #Kanal3Haber #Kanal3

  • Dolmuşçu cinayetinde 10 gözaltı

    Dolmuşçu cinayetinde 10 gözaltı

    Afyonkarahisar’da sabah meydana gelen ve bir kişinin öldüğü bir kişinin de yaralandığı silahlı kavga olayında polis tarafından aralarında cinayet zanlısının da bulunduğu 10 kişi gözaltına alındı.

    Olay, Dörtyol Mahallesi’ndeki Uydukent minibüs durağında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, durağa gelen bir grup ile Durak Başkanı Osman Bulaş arasında henüz belirlenemeyen nedenden tartışma başladı. Çıkan kavgada gruptakilerden birinin yanında getirdiği silahı ateşlemesiyle Osman Bulaş vurulurken, İ.Ç. de çıkan arbede de bıçaklandı. İhbarla bölgeye çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Yaralı Bulaş ve İ.A. ambulansla hastaneye kaldırdı. Yaralılardan Osman Bulaş yapılan müdahaleye rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

    Olayın nedeni belli oldu

    Olay sonrası kaçan şahısların yakalanması için detaylı bir çalışma başlatan polis ekipleri olaya karıştıkları belirlenen 10 şüpheliyi gözaltına aldı. Yakalanan şahıslar arasında cinayet zanlısının da bulunduğu ve olayda kullanılan silahlar ile bıçaklarında ele geçirildiği bildirildi.

    Olayın dolmuş hattında çalışan bir minibüs ve şoförü yetki belgesi meselesinden kaynaklandığı kaydedildi.

    Yakalanan şahısların emniyetteki sorgularının devam ettiği bildirildi.

  • Yıldız Dybala imzayı attı!

    Yıldız Dybala imzayı attı!

    İtalya Serie A temsilcisi Roma, takımın en önemli hücum silahlarından biri olan Paulo Dybala’nın geleceğini sağlama aldı. Sarı-kırmızılı kulüp, taraftarların sevgilisi konumundaki Arjantinli yıldızın sözleşmesinin uzatıldığını duyurarak spekülasyonlara son noktayı koydu.

    TARAFTARLARIN COŞKUSUNU ATEŞLEDİ

    Kulüpten yapılan resmi açıklamada, yıldız oyuncunun takımdaki rolüne övgüler yağdırıldı. Yapılan bilgilendirmede, “2022 yazında başkente gelen Dybala, ilk günden itibaren taraftarların coşkusunu ateşledi; saha içinde ve dışında bir lider haline geldi” ifadelerine yer verildi. Başarılı hücum oyuncusu, Roma forması altında çıktığı 139 resmi karşılaşmada 45 kez fileleri havalandırarak skora önemli bir katkı sağladı.

    Kariyerine ülkesi Arjantin’in Instituto ACC ekibinde başlayan 32 yaşındaki dünyaca ünlü futbolcu, İtalya futbolunun en tanıdık yüzlerinden biri konumunda. Çizme kariyerinde daha önce Palermo ve Juventus gibi köklü kulüplerin formalarını başarıyla terleten deneyimli yıldız, yapılan yeni anlaşmayla birlikte 2027 yılına kadar Roma’nın başarısı için mücadele etmeye devam edecek.

  • Opossumları korkuttu ve hepsi ölü taklidi yaptı!

    Opossumları korkuttu ve hepsi ölü taklidi yaptı!

    Opossumları korkuttu ve hepsi ölü taklidi yaptı!

    📶https://kanal3.com.tr/
    Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Ederek Son Dakika Haberleri Alabilirsiniz;
    İnstagram : https://www.instagram.com/kanal3tv
    Facebook : https://www.facebook.com/kanal3tv
    X: https://x.com/kanal3tv
    Telegram : https://t.me/kanal3_tv
    Whatsapp : https://whatsapp.com/channel/0029VaFDm2rEKyZKvlSELq17
    Next : https://sosyal.teknofest.app/@kanal3tv

    #Kanal3AnaHaber #Kanal3Haber #Kanal3

  • Maaşlar zamlı mı yatacak: Gözler 15 Temmuz’da!

    Maaşlar zamlı mı yatacak: Gözler 15 Temmuz’da!

    Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Haziran ayı enflasyon verilerinin ardından memur ve memur emeklilerinin 2026 yılının ikinci yarısında alacağı maaş artışı kesinleşti.

    Enflasyon farkı ve toplu sözleşme zammıyla birlikte memur maaşlarına yüzde 13,52 oranında artış yapıldı.

    15 Temmuz’da maaşlar zamlı mı yatacak?

    Kamu görevlilerinin maaşları her ayın 15’inde peşin olarak ödendiği için, yeni zam oranının 15 Temmuz maaşlarına yansıtılması bekleniyor. Ancak konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı.

    Maaşların eski tutar üzerinden yatırılması halinde ise 14 günlük maaş farkının daha sonra ayrı bir ödeme takvimiyle hesaplara yatırılması öngörülüyor.

    Ara başlık:
    İşte Temmuz 2026 zamlı memur maaşları

    Temmuz zammının ardından bazı meslek gruplarının yeni maaşları şöyle oldu:

    • Şube Müdürü (1/4): 94.384 TL → 107.144 TL
    • Memur (Üniversite Mezunu 9/1): 64.397 TL → 72.103 TL
    • Uzman Öğretmen (1/4): 81.219 TL → 92.199 TL
    • Öğretmen (1/4): 73.368 TL → 83.287 TL
    • Başkomiser (3/1): 89.214 TL → 101.275 TL
    • Polis Memuru (8/1): 81.617 TL → 92.651 TL
    • Uzman Doktor (1/4): 150.426 TL → 170.764 TL
    • Hemşire (5/1): 74.770 TL → 84.877 TL
    • Mühendis (1/4): 96.211 TL → 109.220 TL
    • Teknisyen (11/1): 66.870 TL → 75.911 TL
    • Profesör (1/4): 135.089 TL → 153.352 TL
    • Araştırma Görevlisi (7/1): 90.568 TL → 102.813 TL
    • Vaiz (1/4): 76.653 TL → 87.018 TL
    • Avukat (1/4): 90.000 TL → 102.168 TL

    Ara başlık:
    Memur emeklileri için fark ödemesi bekleniyor

    Maaşlarını ayın 1-5’i arasında alan memur emeklileri, Temmuz ayı ödemelerini zam oranı kesinleşmeden önce aldıkları için zam farkı ödemeleri ayrıca yapılacak.

    Fark ödemelerine ilişkin takvimin, ilgili kurumlar tarafından önümüzdeki günlerde duyurulması bekleniyor.

  • Uzman çavuş son yolculuğuna memleketi Uşak’ta uğurlandı

    Uzman çavuş son yolculuğuna memleketi Uşak’ta uğurlandı

    Kaza, dün Afyonkarahisar’ın Sinanpaşa ilçesine bağlı Balmahmut köyü yakınlarında meydana geldi. Hasan Samur idaresindeki otomobilin kontrolden çıkarak bariyerlere çarpıp takla atması sonucu sürücü Hasan Samur (27) ile eşi Zehra Özkan Samur (26) olay yerinde hayatını kaybetmişti. Çiftin 8 aylık bebekleri Aybars Kaan Samur ise kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamamıştı.

    Hayatını kaybeden Hasan Samur’un cenazesi, Uşak’ın Eşme ilçesine bağlı Yeleğen beldesindeki baba evine getirilerek helallik alındı. Ardından Uşak İl Jandarma Komutanlığı tören mangasının eşliğinde beldede bulunan Ulu Cami’ne getirilen Samur için öğle namazını müteakip cenaze namazı kılındı. Duaların ardından Hasan Samur’un cenazesi, Yeleğen Merkez Mezarlığı’nda gözyaşları arasında toprağa verildi.

    Hasan Samur’un Afyonkarahisar İl Jandarma Komutanlığı’nda uzman çavuş, eşi Zehra Özkan Samur’un ise Afyon Kocatepe Üniversitesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nde memur olarak görev yaptığı öğrenildi.

    Öte yandan, aynı kazada hayatını kaybeden Zehra Özkan Samur ile 8 aylık bebekleri Aybars Kaan Samur’un ise Kayseri’nin Talas ilçesinde toprağa verileceği öğrenildi.

    Cenaze törenine Uşak Vali Yardımcısı Ali Nazım Balcıoğlu, Eşme Kaymakamı Mustafa Görmüş, Eşme Belediye Başkan Vekili Zeki Işık, Yeleğen Belediye Başkanı Ecevit Emir, İl Jandarma Komutan Yardımcısı Albay Ergün Yılmaz, Eşme İlçe Emniyet Müdürü Metin Altın, Eşme İlçe Jandarma Komutanı Üsteğmen Emre Tırpancı, mesai arkadaşları, yakınları ve çok sayıda vatandaş katıldı. >>>İHA

    Uzman çavuş son yolculuğuna memleketi Uşak'ta uğurlandı Uzman çavuş son yolculuğuna memleketi Uşak'ta uğurlandı Uzman çavuş son yolculuğuna memleketi Uşak'ta uğurlandı Uzman çavuş son yolculuğuna memleketi Uşak'ta uğurlandı

  • Anne ve 8 aylık bebeği yan yana toprağa verildi

    Anne ve 8 aylık bebeği yan yana toprağa verildi

    Edinilen bilgiye göre, dün Uşak’ta aile ziyaretinden dönen ve Hasan Samur’un kullandığı otomobil, Balmahmut köyü civarında henüz belirlenemeyen bir sebepten ötürü direksiyon hâkimiyetini kaybetmesiyle kontrolden çıktı. Savrulan araç yol kenarındaki bariyerlere çarparak takla atıp yaklaşık 50 metre sürüklenerek durabildi. Kazanın ardından çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye çok sayıda jandarma ve sağlık ekibi sevk edildi. Bölgeye gelen ekipleri Hasan Samur (27) ve eşi Zehra Samur’un (26) olay yerinde hayatını kaybettiğini belirlerken, çiftin 8 aylık bebekleri A.K.S.’nin ise yaralandığı belirlendi. Yaralı bebek ambulansla kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.

    “ANNE VE BEBEĞİ YAN YANA TOPRAĞA VERİLDİ”

    Hayatını kaybeden anne Zehra Samur (26) ve 8 aylık bebeği A.K.S.’nin cenazeleri memleketleri Kayseri’de Talas Dedeoğlu Camii’nde öğle namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından yan yana toprağa verildi. Cenaze namazına Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, ailenin yakınları ve vatandaşlar katıldı. >>>İHA

    Anne ve 8 aylık bebeği yan yana toprağa verildi Anne ve 8 aylık bebeği yan yana toprağa verildi Anne ve 8 aylık bebeği yan yana toprağa verildi Anne ve 8 aylık bebeği yan yana toprağa verildi Anne ve 8 aylık bebeği yan yana toprağa verildi Anne ve 8 aylık bebeği yan yana toprağa verildi

  • Vahşi cinayette adli tıp noktayı koydu: Akli dengesi yerinde

    Vahşi cinayette adli tıp noktayı koydu: Akli dengesi yerinde

    Eskişehir Çifteler ilçesine bağlı kırsal Ortaköy Mahallesi’nde 10 Kasım 2025 tarihinde meydana gelmişti. Yalçın Namal, babasına ait otomobille Ahmet Çalık’a çarpmıştı. Akabinde araçtan inen Namal, elindeki demir çubukla Çalık’ı darp ederek ağır yaralamıştı. Eskişehir Şehir Hastanesi’ne kaldırılan Çalık, tüm müdahalelere rağmen kurtarılmayarak hayatını kaybetmişti.

    Vahşi cinayette adli tıp noktayı koydu: Akli dengesi yerinde

    ADLİ TIP KURUMU’NDAN RAPOR ALINMASINA KARAR VERİLMİŞTİ

    Cinayeti işledikten sonra kaçan Yalçın Namal’ın kullandığı otomobil, Sivrihisar ilçesi yakınlarında takla atmış halde bulunmuştu. Şüpheli, Afyonkarahisar’ın Emirdağ ilçesindeki bir aşevinde yakalanarak gözaltına alınmıştı. Çıkarıldığı mahkemece tutuklanan Namal hakkında Eskişehir 6. Ağır Ceza Mahkemesi’ne ‘ağırlaştırılmış müebbet’ hapis cezası istemiyle dava açılmıştı. Mahkeme heyeti, Namal’ın akli dengesinin yerinde olup olmadığının tespit edilmesi için Adli Tıp Kurumu’ndan rapor alınmasına karar vererek duruşmayı ertelemişti.

    Vahşi cinayette adli tıp noktayı koydu: Akli dengesi yerinde

    SANIĞIN AKLİ DENGESİNİN YERİNDE OLDUĞU ORTAYA ÇIKTI

    Eskişehir 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde sanık Yalçın Namal’ın yargılanmasına devam edildi. Duruşmaya sanık müdafii Av. Osman Toker, Fatma Çalık, Hamza Çalık, Mevlüt Çalık ve vekil Av. Esra Duru Erdik katıldı. Adli Tıp Kurumu’ndan gelen raporun detayları duruşmada paylaşıldı. Raporda, sanık Yalçın Namal’ın akli dengesinin yerinde ve ceza ehliyetinin tam olduğunun tespit edildiği ile ilgili detaylar yer aldı. Ayrıca, duruşmada mütalaa da verildi. Sanık Yalçın Namal’ın eylemine uyan TCK 81/1 maddesi uyarınca cezalandırılmasına (Kasten Öldürme), hukuki durumu gözetilerek tutukluluk halinin devamına, suçta kullanılan demir borunun TCK 54/1 maddesi uyarınca müsaderesine (el konulmasına) karar verildiği belirtildi.

    “BERAATİME KARAR VERİLMESİNİ TALEP EDERİM”

    Sanık Yalçın Namal’ın duruşmadaki esas hakkındaki mütalaaya karşı beyanında ise, “Mütalaayı kabul etmiyorum, aşamalardaki savunmalarımı tekrar ederim, mümkünse öncelikle tahliyeme, beraatime karar verilmesini, aksi halde hakkımda lehe hükümlerin uygulanmasını talep ederim” ifadeleri yer aldı. Sanık müdafiine (avukatına), esas hakkındaki mütalaaya karşı yazılı savunmalarını hazırlayıp mahkemeye bildirmesi için bir sonraki celseye kadar süre verilirken, duruşma 16 Temmuz 2026 günü saat 10.40’a ertelendi.

    Vahşi cinayette adli tıp noktayı koydu: Akli dengesi yerinde

    “BİZ PLANLI BİR EYLEM OLDUĞU KANAATİNDEYİZ”

    Duruşmanın ardından basın mensuplarına açıklamada bulunan Av. Esra Duru Erdik, “Sanık tarafından araçla birkaç defa üzerinden geçirilerek, ölmediği görüldüğünde de devam edilerek, ‘Sen daha ölmedin mi’ denilerek defalarca levye ile kafasına vurularak Ahmet Çalık katledilmiştir. Bunun üzerine sanık taraf savunmasında, akıl sağlığının yerinde olmadığına ilişkin beyanlarda bulundu. Ancak gelen raporda sanık cezaya ehliyetinin tam olduğu, akıl sağlığının yerinde olduğu ispatlanmıştır. Bununla beraber son duruşmamızda savcı mütalaası verildi. Savcı mütalaasının TCK-81 kapsamında cezalandırılması gerektiği öngörüldü. Ancak biz şu an için aynı kanaatte değiliz. Çünkü müvekkilim vahşice öldürülmüştür, defalarca levye ile vurulmuştur. Kendisinin kaldırıldığı yerde yaklaşık 400-500 metre kalınlığında toprak kan içinde kalmıştır. Bu saldırının vahameti açıkça ortadadır. Biz bu yüzden TCK-82 kapsamında tasarlayarak ve canavarca hisle öldürüldüğü kanaatindeyiz ve adalete olan inancımızın sarsılmaması açısından, toplumun adalete olan inancının sarsılmaması açısından zaten sanığın da kabul ettiği üzere, bu eylemlerin ve vahşice işleri de ortada olduğu üzere TCK-82 kapsamında cezalandırılmasını amaçlıyoruz ve bu kapsamda da mücadelemizi devam ettiriyoruz” dedi.

    Vahşi cinayette adli tıp noktayı koydu: Akli dengesi yerinde

    “MÜVEKKİLİMİN NEREDEYSE KIRILMADIĞI KEMİĞİ KALMAMIŞ DURUMDA”

    Av. Erdik, sözlerinin devamında, “Tabii ki TCK-81 kasten öldürmenin basit halidir, temel halidir. TCK-81 kapsamında dediğimiz zaman bu kişinin tasarlayarak ya da canavarca hisle öldürmediğini söylemiş oluyoruz. Ancak olayın zaten vahameti ortada, müvekkillerim de daha önce açıklamışlardı durumu. Sanık da zaten araçların üzerinden geçtiğini ve inerek ölmediğini gördüğünde, levyeyle de eylemine devam ettiğini bildirmekte. Adli tıp raporunda da, müvekkilimin neredeyse kırılmadığı kemiği kalmamış durumda zaten. Tüm bu hususlar göz önünde alındığında biz canavarca hisle öldürdüğünü ve öncesinde de bir tasarlamanın olduğu kanaatindeyiz. Bu kapsamda da mücadelemizle devam ediyoruz” diye belirtti.

    Vahşi cinayette adli tıp noktayı koydu: Akli dengesi yerinde

    “BÜTÜN KEMİKLERİNİ KIRMIŞ, KAFASINI, GÖZLERİNİ PARÇALAMIŞ”

    Ahmet Çalık’ın ablası Gülfer Görgöz ise, “Benim kardeşimden ne istemiş? Ne diye öldürdün? Bütün kemiklerini kırmış, kafasını, gözlerini parçalamış, ayaklarını kırmış. Bu kadar canice öldürülemez ya! Bir insan niye sebepsiz yere öldürülebiliyor ya? Böyle insanlar çıkmasın, toplum içinde yaşamasın. Bunlar toplum içine girmesin” ifadelerini kullandı. >>>İHA

    Vahşi cinayette adli tıp noktayı koydu: Akli dengesi yerinde

  • Yurt genelinde çifte alarm: Yağışlı mı, güneşli mi?

    Yurt genelinde çifte alarm: Yağışlı mı, güneşli mi?

    İstanbul ve Karadeniz için kuvvetli yağış uyarısı

    Meteoroloji Genel Müdürlüğü, yeni haftaya ilişkin hava durumu tahminlerini paylaştı. Buna göre Türkiye genelinde hava sıcaklıkları bölgelere göre farklılık gösterecek.

    Marmara ve Karadeniz’de yağışlı hava etkili olurken, Güneydoğu Anadolu’da yüksek sıcaklıklar vatandaşları zorlayacak.

    Tahminlere göre İstanbul, Trakya ve Karadeniz kıyılarında hafta boyunca kuvvetli sağanak yağışların görülmesi bekleniyor.

    Yağışların etkili olacağı bölgelerde ani sel, su baskını ve ulaşımda yaşanabilecek aksamalara karşı dikkatli olunması istendi.


    Güneydoğu’da Termometreler 42 dereceyi gösterecek!

    Haftanın en sıcak bölgeleri ise Güneydoğu Anadolu olacak.

    Diyarbakır ve Batman’da hava sıcaklıklarının 42 dereceye kadar yükselmesi beklenirken, Şanlıurfa ve Adıyaman’da sıcaklıkların 41 derece civarında olacağı tahmin ediliyor.

    Uzmanlar, yüksek sıcaklıkların etkili olduğu saatlerde özellikle yaşlılar, çocuklar ve kronik rahatsızlığı bulunan vatandaşların güneş altında uzun süre kalmaması gerektiği uyarısında bulunuyor.

    Bazı illerde beklenen en yüksek sıcaklıklar ise şöyle:

    • Ankara: 34 derece
    • İstanbul: 30 derece
    • İzmir: 34 derece
    • Bursa: 32 derece
    • Adana: 35 derece
    • Antalya: 30 derece
    • Samsun: 29 derece
    • Trabzon: 26 derece
    • Erzurum: 32 derece
    • Diyarbakır: 42 derece
  • Haluk Levent, Motofest 2026 kadrosundan çıkarıldı

    Haluk Levent, Motofest 2026 kadrosundan çıkarıldı

    NG Afyon Motofest organizasyonu, 2026 festival programında önemli bir değişikliğe gitti. Organizasyondan yapılan açıklamada, daha önce sanatçı kadrosunda yer aldığı duyurulan Haluk Levent’in, programda yapılan güncelleme doğrultusunda festival kadrosundan çıkarıldığı bildirildi.

    Yapılan açıklamada, “Daha önce NG Afyon Motofest 2026 sanatçı kadrosunda yer alacağını duyurduğumuz Sayın Haluk Levent, programda yapılan güncelleme doğrultusunda festival sanatçı kadrosunda yer almayacaktır. Güncel konser programı ve sanatçı kadrosuna ilişkin bilgilendirmeleri sosyal medya hesaplarımız ve web sitemiz üzerinden takip etmeye devam edebilirsiniz.” ifadelerine yer verildi.

    FESTİVAL 2 EYLÜL’DE BAŞLIYOR

    Türkiye’nin en büyük entegre spor ve gençlik etkinliklerinden biri olarak gösterilen NG Afyon Motofest, 2-6 Eylül 2026 tarihleri arasında Afyon Motor Sporları Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Beş gün sürecek festival boyunca konserlerin yanı sıra yaklaşık 50 farklı etkinlik ziyaretçilerle buluşacak. Organizasyon biletleri ise Vidipass platformu üzerinden satışa sunulacak.

    GÜNCELLENEN KONSER PROGRAMI

    Festival kapsamında sahne alacak sanatçılar şu şekilde açıklandı:

    2 Eylül Çarşamba: Selçuk Balcı, Emre Fel

    3 Eylül Perşembe: M Lisa, Sefo, Demet Akalın

    4 Eylül Cuma: Selin, ZZA

    5 Eylül Cumartesi: Emre Altuğ, Derya Bedavacı

    6 Eylül Pazar: Kamuran Akkor, Ece Seçkin, Murat Boz

    Organizasyon yetkilileri, festival programına ilişkin yeni gelişmelerin resmi internet sitesi ve sosyal medya hesaplarından duyurulacağını belirtti. >>>Haber Merkezi

    Haluk Levent, Motofest 2026 kadrosundan çıkarıldı

  • Kiraz bahçelerinde hasat öncesi pestisit denetimi

    Kiraz bahçelerinde hasat öncesi pestisit denetimi

    Afyonkarahisar İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, tüketici sağlığının korunması ve güvenilir gıda arzının sağlanması amacıyla kiraz bahçelerinde hasat öncesi pestisit denetimlerini sürdürüyor.

    Afyonkarahisar’da ’Hasat Öncesi Pestisit Denetimleri’ çerçevesinde il genelinde üretimi yapılan kiraz bahçelerinde hasat öncesi numune alma çalışmaları gerçekleştirildi. Ekipler tarafından alınan numuneler, pestisit kalıntılarının tespit edilmesi amacıyla yetkili laboratuvarlara gönderildi.

    Laboratuvarlarda yapılacak analizlerle ürünlerdeki pestisit kalıntı durumu takip edilirken, denetimlerin ilgili mevzuat çerçevesinde titizlikle sürdürüldüğü belirtildi.

    İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, tüketici sağlığının korunması, güvenilir gıda arzının sağlanması ve bitkisel üretimde pestisit kullanımının mevzuata uygunluğunun izlenmesi amacıyla hasat öncesi pestisit denetimlerinin aralıksız devam ettiği ifade edildi.

  • Karaman’daki “Binbir Kilise”de Türk damgası olabileceği değerlendirilen yazıt tespit edildi

    Karaman’daki “Binbir Kilise”de Türk damgası olabileceği değerlendirilen yazıt tespit edildi

    Necmettin Erbakan Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Erken Hristiyan ve Bizans Sanatları Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. İlker Mete Mimiroğlu başkanlığında, sönmüş volkanik Karadağ’daki “Binbir Kilise” bölgesinde yüzey araştırmaları sürüyor.

    Bölgedeki kilise yoğunluğunun, hem askeri hem de dini açıdan bu küçük yerleşimin önemli bir görev üstlendiğini gösterdiği belirtiliyor.

    Orta Bizans döneminde ağırlık kazanan yapılar arasındaki 11. yüzyıla ait kapalı Yunan haçı, planlı bir yapının varlığını, Ortaçağ’da ve Selçuklu dönemine yakın dönemde alanın aktif şekilde kullanıldığını ortaya koyuyor.

    Kültür ve Turizm Bakanlığının izni doğrultusunda 2024 yılından itibaren gerçekleştirilen yüzey araştırmasının üçüncü sezonunda, önemli ve yeni bulgulara ulaşıldı.

    Runik harfli yazıt bulundu

    Bu sezonki çalışmalarda daha önceki yıllarda bulunan graffitilerden farklı olarak, bir kaya bloğu üzerinde runik (Orta Asya’daki eski Türk toplulukları tarafından kullanılan, düz ve köşeli hatlara sahip antik bir yazı sistemi) harfli yazılar tespit edildi.

    Uzmanların ön inceleme sonuçlarına göre yazının, birden fazla Türk boyuna ait damga olabileceği belirtildi.

    “Türk boylarına ait bir damga olabileceği söylendi”

    Doç. Dr. Mimiroğlu, AA muhabirine, Karadağ Binbir Kilise bölgesinin, oldukça zengin kültür varlığına ev sahipliği yaptığını söyledi.

    Yüzey araştırmasının üçüncü sezonunda oldukça önemli ve yeni bulgulara ulaştıklarını anlatan Mimiroğlu, şunları kaydetti:

    “Geçen yıl bir yerleşim keşfettik ve burada yaklaşık 10’a yakın kilise ve şapel bulduk. Karadağ’daki Roma Havuzu’nun hemen yakınında olan bu yerleşimin, kaya bloğunun olduğu bu yerle yakın ilişkisi olduğunu düşünüyoruz. O kilise yoğunluğu da zamanında hem askeri hem de dini açıdan bu küçük yerleşimin önemli bir görevi olduğunu gösteriyor. Orta Bizans döneminde ağırlık gösteren yapılar arasında yine 11. yüzyıla ait planlı bir yapının da varlığı Ortaçağ’da da Selçuklu dönemine yakın dönemde de bu alanın aktif şekilde kullanıldığını göstermekte. Bulunan yazı ise oldukça önemli. Daha önceki senelerde bulduğumuz graffitilerden farklı olarak bu sefer runik harfler tespit ettik. Hemen yakında bir kilise var. Muhtemelen kiliseyle ilişkili olan bu yazılar, bölgenin bize doğrudan Orta Asya ilişkisini gösterdi. Şu anda bilimsel araştırmalar devam ediyor. Uzmanların ön inceleme sonuçlarında bu yazıların Orta Asya menşeli olduğu ve Türk boylarına ait bir damga olabileceği söylendi.”

    Bölgede erken dönem Türk izleri heyecan uyandırdı

    Mimiroğlu, bu damgaların neden ve nasıl yapıldığıyla ilgili farklı görüşlerinin olduğuna değinerek, şöyle devam etti:

    “1071’den sonra bölgeye gelen Türk akıncılarının yerleştiği bir lokasyondayız. Türklerde at çok önemli. Atlı süvari, atlı savaşçılar çok önemli olduğu için zaten oldukça geniş ve atların sulama için kullandığı havuzun bulunduğu, atlı Türk birliği için ya da Türk toplumu için de çok önemli bir yerleşim lokasyonu. Bu çalışmalar bize bölgede erken dönem Türk izlerini göstermesi açısından da oldukça mutluluk verdi.”>>>AA

  • KVKK’dan izinsiz SMS’e geçit yok: Milyonluk ceza kesildi!

    KVKK’dan izinsiz SMS’e geçit yok: Milyonluk ceza kesildi!

    İzinsiz SMS şikâyeti cezayla sonuçlandı

    Kayseri’de yaşayan avukat Ahmet Şahin’in yaptığı başvuru üzerine harekete geçen Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK), bir tasarruf finansman şirketine 1 milyon lira idari para cezası uygulanmasına karar verdi.

    Başvuru dosyasına göre, şirket tarafından yürütülen pazarlama faaliyetleri kapsamında Ahmet Şahin’in cep telefonuna, bilgisi ve açık rızası alınmadan ticari içerikli kısa mesajlar gönderildi.

    SMS’in ardından aramalar da başladı

    Şahin, bir süre sonra aynı şirket tarafından telefonla da aranması üzerine kişisel verilerinin izinsiz kullanıldığını belirterek durumu KVKK’ya taşıdı.

    Başvurusunda, telefon numarasının açık rızası olmadan işlendiğini ve veri sorumlusunun aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmediğini öne süren Şahin, elindeki bilgi ve belgeleri kuruma sundu.

    Şirketten savunma geldi

    KVKK’nın inceleme başlatmasının ardından savunma yapan şirket, Şahin’e ait telefon numarasının başka bir müşteri tarafından sisteme kaydedildiğini ileri sürdü.

    Firma ayrıca, şikâyetin ardından ilgili kişiye ait tüm verilerin sistemden kalıcı olarak silindiğini ve ticari ileti gönderim sistemlerinde numaranın engellendiğini bildirdi.

    KVKK: Açık rıza olmadan ticari ileti gönderilemez

    Yapılan inceleme sonucunda KVKK, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında kişisel verilerin işlenebilmesi için açık rızanın veri işleme faaliyetinden önce ve hiçbir tereddüde yer bırakmayacak şekilde alınması gerektiğini vurguladı.

    Kurul kararında ayrıca Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ile İleti Yönetim Sistemi (İYS) düzenlemelerine de atıfta bulunularak, veri sahibinin onayı olmadan ticari elektronik ileti gönderilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtildi.

    1 milyon liralık idari para cezası

    KVKK, telefon numarasının ilgili kişinin bilgisi ve açık rızası olmadan üçüncü bir kişi aracılığıyla temin edilmesini hukuka aykırı bularak tasarruf finansman şirketine 1 milyon lira idari para cezası uygulanmasına karar verdi.

    Kararın, kişisel verilerin korunması ve izinsiz ticari ileti gönderimine ilişkin benzer başvurular açısından emsal niteliği taşıyabileceği değerlendiriliyor.

  • Türk maden sektörü 500 milyar dolarlık pazar için harekete geçti

    Türk maden sektörü 500 milyar dolarlık pazar için harekete geçti

    İstanbul Maden İhracatçıları Birliği (İMİB), İstanbul’da düzenlediği Sektörel İstişare Toplantısı’nda sektör temsilcileriyle bir araya geldi. Nisan ayında göreve başlayan yeni yönetimin bugüne kadar yürüttüğü çalışmaların değerlendirildiği toplantıda, önümüzdeki dönemin yol haritası da sektörle paylaşıldı. İMİB Yönetim Kurulu Başkanı Metin Çekiç ve yönetim kurulu üyelerinin katıldığı toplantıda birlik, beraberlik, ortak akıl, şeffaflık ve katılımcılık vurgusu öne çıktı. Toplantının açılışında konuşan İMİB Yönetim Kurulu Başkanı Metin Çekiç, göreve geldikleri ilk günden itibaren sektörü dinleyen, sektörle birlikte hareket eden ve çözüm üreten bir yönetim anlayışı benimsediklerini söyledi. Yönetim kurulu bünyesinde komiteler oluşturduklarını, çalışma gruplarını hayata geçirdiklerini ve karar alma süreçlerine daha fazla sektör temsilcisini dahil ettiklerini belirten Çekiç, “Güçlü bir sektör ancak ortak akılla yönetilebilir. Biz yalnızca toplantılar yapan değil, sahada olan, üyelerini dinleyen ve sorunlara çözüm üreten bir yönetim anlayışıyla çalışıyoruz.” dedi.

    YENİ TAŞKENT’TE TÜRK DOĞAL TAŞI HEDEFİ

    Toplantıda uluslararası pazarlara yönelik çalışmalara da değinen Metin Çekiç, özellikle Özbekistan’a gerçekleştirilen ziyaretin sektör açısından önemli fırsatlar sunduğunu söyledi. 2050 yılına kadar yaklaşık 500 milyar dolarlık yatırımla hayata geçirilecek Yeni Taşkent Projesi’nin Türk madencilik sektörü açısından stratejik bir pazar olduğuna dikkat çeken Çekiç, şu değerlendirmeyi yaptı: “Yeni Taşkent Projesi kapsamında gerçekleştirdiğimiz temaslarda Türk doğal taşının büyük ölçekli projelerde daha fazla yer alması için önemli adımlar attık. Bölgedeki birçok projede Türk müteahhitlerinin imzası bulunuyor. Biz de İMİB olarak bu projelerde Türk doğal taşının tercih edilmesi için girişimlerimizi artıracağız. Bu dev yatırım programı sektörümüz için çok önemli bir fırsat sunuyor.”

    SEKTÖRÜN SORUNLARI ANKARA’YA TAŞINDI

    Göreve geldikleri günden bu yana yalnızca yurt dışı pazarlara odaklanmadıklarını ifade eden Çekiç, sektörün yapısal sorunlarının çözümü için Ankara’da yoğun temaslar gerçekleştirdiklerini söyledi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı başta olmak üzere ilgili tüm kurumlarla kapsamlı görüşmeler yaptıklarını belirten Çekiç, sektörün önünü açacak düzenlemeleri içeren yedi ana başlıklı çözüm dosyasını kamu kurumlarına sunduklarını ifade etti. Bu girişimlerin somut sonuçlar verdiğini belirten Çekiç, Orman Genel Müdürlüğü nezdinde yürütülen çalışmalar sonucunda sektör açısından önemli bir belirsizliğin giderildiğini söyledi. 24 Eylül 2024 tarihinden önce verilmiş izinlerde arazi izin bedellerinin iki kez gecikmeli ödenmesi nedeniyle izin iptali uygulanmayacağı yönündeki açıklığın sektör adına önemli bir kazanım olduğunu vurgulayan Çekiç, üretimin ve ihracatın önündeki engellerin kaldırılması için kamu kurumlarıyla temaslarını sürdüreceklerini dile getirdi.

    YENİ PAZARLAR VE YENİ PROJELER YOLDA

    Önümüzdeki dönemin yoğun bir uluslararası tanıtım takvimiyle geçeceğini ifade eden Çekiç, Marmomac Fuarı’nın milli katılım organizasyonu, yeni UR-GE projeleri, Suudi Arabistan, Rusya, Özbekistan ve Avustralya ticaret heyetleri ile Turkish Stones markasının küresel tanıtım çalışmalarının hız kesmeden devam edeceğini söyledi. Toplantının sonunda sektör temsilcilerine seslenen Çekiç, İMİB yönetiminin temel yaklaşımının değişmeyeceğini belirterek, “Şeffaf olacağız, katılımcı olacağız, çözüm odaklı olacağız. En önemlisi de sektörümüzle sürekli istişare içinde olacağız. Çünkü bu birlik hepimizin. Başarı da ortak olacak, güç de ortak olacak, gelecek de ortak olacak.” ifadelerini kullandı. >>>Haber Merkezi

    Türk maden sektörü 500 milyar dolarlık pazar için harekete geçti Türk maden sektörü 500 milyar dolarlık pazar için harekete geçti Türk maden sektörü 500 milyar dolarlık pazar için harekete geçti

  • Gazi Durak Deniz: Keşke şehit olsaydık

    Gazi Durak Deniz: Keşke şehit olsaydık

    Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla sokağa çıkan ve darbecilere karşı verilen demokrasi mücadelesinde yer alan Deniz, Milli Savunma Bakanlığı önünde helikopterden açılan ateş sonucu gazi oldu.

    Deniz, FETÖ’nün 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin 10. yılı dolayısıyla AA muhabirine yaptığı açıklamada, 15 Temmuz gecesi darbe girişimine karşı koymak için on binlerce insanın Kızılay Meydanı’na akın ettiğini anlattı.

    Kendisinin de üç arkadaşıyla birlikte İl Emniyet Müdürlüğü’ne ardından Genelkurmay Başkanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı önüne gittiklerini belirten Deniz, orada gördüklerinin anlatılamayacak kadar kötü olduğunu söyledi.

    “Keşke şehit olsaydık”

    Deniz, darbecilerin tanklarla vatandaşların üzerine ilerlediğini aktararak, “Ayakkabılarımızın altı kandan kıpkırmızıydı. Çünkü tanklar ezmiş insanları düşünün. Onlarca ton ağırlığında demir paleti olan bir tank bir insanın üstünden geçmiş, bedeninden geriye ne kalır? Paramparça olmuş bedenler vardı.” ifadelerini kullandı.

    Darbecilere karşı koyarken yaşamını yitiren insanları gördüğünü belirten Deniz, Milli Savunma Bakanlığı önünde helikopterden açılan ateş sonucu yaralandığını kaydetti.

    Deniz, “Ayak parmağımın biri koptu. Vücudumun çeşitli yerlerinde şarapnel var. ‘Keşke şehit olsaydık.’ diyeceğiz ama nasip olmadı, bize gazilik nasip oldu. Biz de 10 senedir devletimize, milletimize layık olmaya çalışıyoruz.” diye konuştu.

    “O gece iyi niyetle meydanlara çıkan kim varsa hepsi gazidir”

    Gazilik ünvanının kendisine olumlu katkılar sağladığını dile getiren Deniz, şöyle devam etti:

    “Gazi olarak yaşıyor olmak gerçekten gurur veriyor, onore ediyor. Bu onurla yaşamak da çok güzel. Çocuklarımıza bırakacağımız bir miras var artık. Toplumun çok büyük bir kesiminde bize karşı saygı var. O gece milyonlar sokaktaydı Türkiye genelinde ama gazilik sadece 2 bin 700 kişiye nasip oldu. Biz de o 2 bin 700 kişiden biriyiz. O gece benim yaralanmış olmam, meydanlarda olup da yaralanmayan ama bizden daha çok mücadele eden insanlardan bir farkım olduğunu göstermiyor. Bana göre o gece iyi niyetle meydanlara çıkan kim varsa hepsi gazidir.”

    Gazi Deniz, normal şartlarda silah sesi duyulduğunda insanların korkacağını ve kaçacağını dile getirerek, “Allah o gün korkuyu aldı içimizden, bir cesaret verdi. Yine olsa yine yaparız. Kesinlikle kendimden de eminim diğer gazi arkadaşlarımdan da.” dedi.

    “Biz üstümüze düşeni yaptık, devletimiz de üstüne düşeni yaptı”

    Darbe girişiminin ve o gece yaşananların unutulmaması, gençlere ve çocuklara aktarılması amacıyla çeşitli programlar düzenlediklerini belirten Durak Deniz, “15 Temmuz hain bir darbe kalkışmasıydı. Aslında darbe değildi, bir terör eylemiydi. Bu konuda devletimize güvenimiz tam. Her devletin içinden böyle şeyler çıkabiliyor. Biz devletimizi, bayrağımızı, vatanımızı seviyoruz. Hep de o şekilde gençlerimize tavsiyede bulunuyoruz.” şeklinde konuştu.

    Deniz, darbe girişiminin 10. yılına girildiğini, bu nedenle toplumun olaya ilk günkü hassasiyetle yaklaşacağına inandığını dile getirerek, “15 Temmuz unutulmamalı. ‘Çanakkale’den 15 Temmuz’a’ diye bir söylem var. Çanakkale’deki ruh neyse 15 Temmuz’daki ruh da oydu. Biz, vatandaş olarak elimizden geleni yaptık. Milletimizin de bunu ve bizleri unutmayacağını, unutulmaması gerektiğini her yerde söylüyoruz. Biz üstümüze düşeni o gece yaptık. Devletimiz de üstüne düşeni yaptı.” ifadelerini kullandı.>>>AA

  • Cevdet Yılmaz: 15 Temmuz millet iradesinin zaferidir

    Cevdet Yılmaz: 15 Temmuz millet iradesinin zaferidir

    Yılmaz, Ankara’da SETA tarafından düzenlenen “Onuncu Yılında 15 Temmuz” konulu sempozyumda yaptığı konuşmada, 15 Temmuz’u anarken, yaşanan hadiselerin yanı sıra geride bıraktığı siyasi, toplumsal ve kurumsal mirası da doğru değerlendirmenin önem taşıdığını söyledi.

    FETÖ’nün hain darbe teşebbüsünün, Türkiye’nin demokratik düzenini hedef alan en kapsamlı saldırılardan biri olduğunu vurgulayan Yılmaz, “Milletimizin iradesiyle şekillenen meşru siyasal yapıyı ortadan kaldırmayı, devletimizin kurumlarını kendi hiyerarşisine tabi kılmayı ve Türkiye’nin geleceğine millet yerine örgüt iradesinin yön vermesini amaçlamıştır.” ifadesini kullandı.

    Yılmaz, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bombalanması, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bizzat hedef alınması ve güvenlik kurumlarına yöneltilen saldırıların, FETÖ’nün hedefinin ne olduğunu açık şekilde gösterdiğini dile getirerek, “Bu da şunu gösteriyor. FETÖ’nün temel düşmanı, hedef tahtasına koyduğu temel hadise aslında milletin kendisi, milletin iradesi, değerleri, siyasal alandaki varoluşu. Dolayısıyla Meclis’e ve Külliye’ye saldırı aslında millet ve iradesine saldırı. O iradeyi kırma teşebbüsü.” diye konuştu.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, Türk milletinin sergilediği tarihi duruşun bu hesabı bozduğunu, devlet hayatında meşruiyetin yegane kaynağının millet iradesi olduğu gerçeğini tartışmaya mahal bırakmayacak şekilde bir kez daha teyit ettiğini belirten Yılmaz, “On yıl sonra bugün, milletimizin o gece ortaya koyduğu iradenin, vesayet arayışlarının siyaset üzerindeki etkisini kalıcı biçimde ortadan kaldıran güçlü bir toplumsal mutabakat oluşturduğunu görüyoruz. Bugün sahip olduğumuz demokratik istikrarın arkasında milletimizin devletine, demokrasisine ve kendi iradesine gösterdiği bu güçlü sahiplenme bulunmaktadır.” değerlendirmesini yaptı.

    Yılmaz, demokratik meşruiyetin korunmasının, güçlü ve dirençli devlet kurumlarını da zorunlu kıldığını dile getirerek, şunları kaydetti:

    “15 Temmuz’un ardından geçen on yıl, Türkiye için kapsamlı bir yeniden yapılanma ve muhasebe dönemi olmuştur. Devletimizin bütün kurumları, karşı karşıya kaldığımız bu ağır tecrübeden gerekli dersleri çıkarmış, değişen güvenlik ortamına ve yeni tehditlere cevap verebilecek daha güçlü bir kapasiteye kavuşmuştur. Darbeden hemen sonra sınır ötesi hareketler yapılması da bunun bence en güzel örneklerinden biri. Bazı Batılı çevreler o dönemde FETÖ’cüler tasfiye ediliyor, kurumlar zayıfladı gibi argümanlar geliştiriyorlardı. Tam tersine FETÖ’cülerin tasfiyesiyle birlikte ordumuz başta olmak üzere birçok kurum çok daha etkili bir şekilde gerçek vazifesini yerine getirmeye başladı.

    Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hayata geçirilen reformlarla, güvenlikten kamu yönetimine, istihbarattan yargıya kadar pek çok alanda önemli adımlar atılmıştır. Kurumlarımız arasındaki eşgüdüm güçlenmiş, karar alma süreçleri hızlanmış, kriz anlarında devletimizin hareket kabiliyeti önemli ölçüde artmıştır. Bugün sahip olduğumuz kurumsal direnç, yalnızca 15 Temmuz’un ardından atılan adımların değil, devlet tecrübemizi geleceğin ihtiyaçları doğrultusunda şekillendiren güçlü bir vizyonun eseridir.”

    Teknolojinin hızla değiştiği, güvenlik tehditlerinin çeşitlendiği, dezenformasyonun uluslararası rekabetin bir aracı haline geldiği günümüzde, güçlü kurumlar kadar güçlü bir stratejik akla da ihtiyaç duyulduğunun altını çizen Yılmaz, “Bugün devletimiz, karşı karşıya kaldığı tehditlere anlık tepki veren bir anlayışın ötesine geçmiş, riskleri önceden analiz eden, gerekli tedbirleri zamanında alan ve krizleri etkin biçimde yöneten güçlü bir kurumsal kapasiteye sahiptir. Bu birikim, Türkiye’nin bölgesinde üstlendiği sorumluluklara da güç kazandırmaktadır.” şeklinde konuştu.

    Cevdet Yılmaz: 15 Temmuz millet iradesinin zaferidir

    Yılmaz, güçlü devlet kapasitesinin güçlü demokrasiyle birlikte ilerlediğinde hem milletin güvenliğini tahkim ettiğini hem de ülkenin uluslararası alandaki etkinliğini artırdığını bildirdi.

    “FETÖ ve FETÖ benzeri yapılanmalara karşı mutlaka teyakkuzda ve uyanık olunmalıdır”

    Milletlerin geleceğinin güçlü kurumlarla olduğu kadar güçlü bir hafızayla da inşa edildiğine dikkati çeken Yılmaz, “Yaşanan büyük hadiseler, doğru okunup doğru anlatılabildiği ölçüde toplumsal bilince dönüşür. Bu bakımdan 15 Temmuz’u hatırlamak kadar, doğru anlamak ve doğru aktarmak da büyük önem taşıyor.” dedi.

    Yılmaz, toplumsal hafızayı diri tutmanın, benzer tehditlerin yeniden ortaya çıkmasına fırsat vermemek için hayati önemde olduğunu dile getirerek, şöyle konuştu:

    “FETÖ gitti ama benzeri yapılanmalar noktasında çok dikkat etmek durumundayız. FETÖ’yle de uluslararası alanda mücadele konusunda yine çok önemli bir sorumluluğumuz var diye inanıyorum. Bu tecrübemizi dost, kardeş ülkelerle mutlaka paylaşmalıyız. Türkiye bu tecrübeyi yaşadı, başkaları yaşamasın, Türkiye’den öğrensinler. Bu sadece Türkiye’nin FETÖ’yle mücadelesine değil, o ülkelerin istikrarına da önemli bir katkı sağlayacaktır diye inanıyorum. Türkiye, bu tecrübesini mutlaka dost ve kardeş ülkeler başta olmak üzere uluslararası alanda da daha fazla paylaşmalıdır.

    Bu şuurla farklı isimler altında da gelse FETÖ ve FETÖ benzeri yapılanmalara karşı mutlaka teyakkuzda ve uyanık olunmalıdır. Bu sebeple 15 Temmuz’u bütün boyutlarıyla ele almak akademinin, düşünce kuruluşlarının, medya kuruluşlarının ve ilgili tüm kurumlarımızın ortak sorumluluğudur. O gece milletimizin iradesine, demokrasiye ve devlete sahip çıkma kararlılığı tarihe geçmiştir. Bu bilinç kuru bir hatırlamadan çok daha kıymetlidir. Çünkü, güçlü bir toplumsal hafıza demokratik kazanımların korunmasında da en önemli güvencelerden biridir. Bugün Türkiye Yüzyılı hedeflerimize yürürken geçmişten aldığımız dersleri geleceğe taşıyan bu ortak hafızayı çok daha fazla güçlendirmek durumundayız. 15 Temmuz gecesi tecelli eden milli iradeyi doğru okuyup gelecek nesillere aktaracak her çalışma demokrasimizin kökleşmesine, devletimizin güçlenmesine ve toplumsal birlik ruhumuzun pekişmesine değerli katkılar sunacaktır.”

    “Türkiye’nin güvenliğini de kalkınmasını da kalıcı bir şekilde tahkim edecektir”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde son yıllarda sergilenen kararlı mücadele sayesinde, Türkiye’nin bugün terörle mücadelede tarihinin en güçlü dönemlerinden birini yaşadığını dile getiren Yılmaz, “Bugün de Terörsüz Türkiye sürecimiz devam ediyor. Geldiğimiz aşamada artık PKK terör örgütünün kendisini feshetmesi, silahları bırakması ve kalıcı bir şekilde bu soruna bir çözüm üretilmesi noktasında da çok kritik bir dönemdeyiz. Bu güvenlik risklerinin kalıcı bir şekilde ortadan kalkması hem kalkınmamıza hem demokrasimize büyük bir güç verecektir.” ifadelerini kullandı.

    Geçmişte bu konudaki çabaların başarısız olması veya birtakım yanlışlarla, eksiklerle malul olmasında da FETÖ’nün önemli bir rolü olduğunu belirten Yılmaz, “Geçmiş çözüm süreci dediğimiz süreçlerde yaşananlara bu anlamda bir tekrar bakılmasının da faydalı olacağına inanıyorum doğrusu.” değerlendirmesini yaptı.

    Yılmaz, “Terörsüz Türkiye hedefimiz, milletimizin huzurunu, demokrasimizin standardını ve kalkınma yolculuğumuzu doğrudan ilgilendiren stratejik bir hedeftir ve bir devlet politikasına dönüşmüştür. Aynı anlayış bölgemize yönelik politikalarımızın da temelini oluşturmaktadır. Terörün istismar ettiği istikrarsızlık ortamının ortadan kaldırıldığı, işbirliğinin, refahın ve güvenliğin güç kazandığı bir bölge, Türkiye’nin güvenliğini de kalkınmasını da kalıcı bir şekilde tahkim edecektir.” dedi.

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü vesilesiyle tüm aziz şehitleri rahmet ve minnetle yad ettiğini, kahraman gazilere sağlık ve afiyet dilediğini dile getirerek, “O gece bu destanı yazan tüm milletimize, tüm unsurlarına şükranlarımı sunuyorum. Böyle bir milletin ferdi olmaktan büyük bir onur duyduğumuzu ifade etmek istiyorum.” ifadesini kullandı.>>>AA

  • Milli tenisçi Zeynep Sönmez, dünya sıralamasında ilk 50’ye girdi

    Milli tenisçi Zeynep Sönmez, dünya sıralamasında ilk 50’ye girdi

    Zeynep, Kadınlar Tenis Birliğinin (WTA) güncellenen klasman listesinde 3 basamak yukarı çıktı.

    Dünya sıralamasında en iyi dereceye sahip Türk tenisçi ünvanının sahibi Zeynep, kariyer rekorunu geliştirerek 48’inci sıraya yerleşti.

    Zeynep Sönmez böylece dünya sıralamasında ilk 50’ye giren ilk Türk tenisçi oldu.>>>AA

  • Ticaret Bakanı Bolat, TCMB Başkanı Karahan ile bir araya geldi

    Ticaret Bakanı Bolat, TCMB Başkanı Karahan ile bir araya geldi

    Bolat, NSosyal hesabından, TCMB Başkanı Karahan’ı makamında kabulüne ilişkin paylaşım yaptı.

    Görüşmede, Karahan ile dış ticaretteki gelişmeler üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulunduklarını belirten Bolat, şunları kaydetti:

    “Toplantıda, dış ticaret verilerimiz, ihracat ve ithalattaki son gelişmeler ile küresel ekonomide yaşanan gelişmelerin ülkemize etkilerini ele aldık. Üretim, yatırım, istihdam ve ihracat odaklı büyüme anlayışımız doğrultusunda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, ekonomi yönetimimizin güçlü koordinasyonu ile ülkemizin ekonomik istikrarını daha da güçlendirecek adımları kararlılıkla atmayı sürdürüyoruz.”>>>AA

  • ​GÖRÜNMEZ DUVARLARI YIKMAK

    ​GÖRÜNMEZ DUVARLARI YIKMAK

    Sevgili okurlarım,

    ​  Yazımın başlığında da belirttiğim üzere, bugün hepimizin üzerine düşünmesi gereken bir çağrıyı; “Görünmez Duvarları Yıkmak” çağrısını masaya yatırıyoruz. Bu çağrı, sadece bireysel bir sorumluluk değil; tüm yerel yönetimlerin, yöneticilerin ve karar vericilerin duyması, kulak vermesi ve cevap üretmesi gereken vicdani bir zorunluluktur.

    ​  Geçtiğimiz günlerde, sosyal gönüllü çalışmaların kıymetli ismi, değerli yol arkadaşımız Ali Ertürk’ü ziyaret ettim. O kadar duyarlı, o kadar yüreğe dokunan bir eser kaleme almış ki… Kendisine toplumumuza sunduğu bu değerli rehber için şahsım adına bir teşekkür ziyareti gerçekleştirdim. Kitabını bizzat kendisinden, imzasını alarak teslim almanın mutluluğunu yaşadım.

     Ertürk’ün bu eseri, sadece okunacak bir metin değil; sanki hepimiz için bir ders kitabı niteliğinde. Etkilendiğim bu eseri daha da kalıcı kılmak, bu “yıkım ve inşanın yol haritasını” daha geniş kitlelere ulaştırmak adına herkesi bu kitabı okumaya, üzerinde düşünmeye ve bu duyarlılık hareketine ortak olmaya davet ediyorum.

    ​  Sokağın nabzını tutan, insan hikayelerine dokunan bir kalem olarak, zaman zaman kendi kendime soruyorum: Şehirlerin şaşaalı caddeleri ile o caddelerin hemen arkasında, görünmez duvarların ardında yaşayanların dünyası arasındaki uçurum ne kadar derin?

    ***

    ​  Ali Ertürk’ün “Görünmez Duvarları Yıkmak” isimli eseri, bu derinliği anlamamız için bize sarsıcı bir ayna tutuyor. Kitap, yoksulluğu sadece cüzdanımızdaki paranın eksikliğiyle ölçen o yüzeysel bakışı yerle bir ediyor. Etnik kökenin, cinsiyetin, yaşlılığın ya da engelliliğin ördüğü o duvarlar; sitelerin yüksek çitlerinden çok daha sert, alışveriş merkezlerinin o soğuk, psikolojik eşiklerinden çok daha sinsi.

    ​  Bu duvarların en kalın harcı ise ne yazık ki eğitimdeki fırsat eşitsizliği. Ertürk, yeteneklerin nasıl erken yaşta köreltildiğini, fırsatların kimlik temelli ayrımcılıkla nasıl kısıtlandığını gözler önüne seriyor. Eğitim, sadece bir okul binasına girmek değil; bir bireyin kendi onurunu yeniden inşa etmesi, yeteneklerini keşfetmesi ve toplumun bir parçası olduğunu hissetmesi demektir.

    ​  “Kesişimsellik” kavramı, bizim de her gün sahada, hayatın içinde şahit olduğumuz o acı gerçeği bir formüle döküyor: Dezavantajlar basitçe toplanmıyor, adeta bir çarpan etkisiyle katlanıyor. Bir yanda eğitimden mahrum bırakılan çocuklar, diğer yanda güvencesizliğin soğuk nefesini ensesinde hisseden yoksul ve yaşlı kadınlar… Onların sesi bastırıldıkça, toplumun vicdanı da nasırlaşıyor.

    ​  Peki, biz ne yapıyoruz? “Kimseyi Geride Bırakmama” ilkesini sadece kürsülerde bir slogan olarak mı tekrarlıyoruz, yoksa bu ilkeyi eğitimde fırsat eşitliğini sağlayan bir yönetim disiplinine mi dönüştürüyoruz? Dışlanmanın maliyeti; ekonomik kayıplar, sağlık maliyetleri ve toplumsal çatışma riski olarak bize geri dönüyor.

     Unutmayın, bu faturayı ödemenin maliyeti, dışlanmayı önlemenin maliyetinden çok daha ağır.

    ​  Afyonkarahisar’dan bakınca, bu “yıkım ve inşanın yol haritası” aslında hepimizin elinde. Bir kadının yeteneğini köreltmek yerine inşa etmek, eğitimde fırsatları eşit kılmak ve en önemlisi; her bireyin “ben bu toplumun bir parçasıyım” diyebileceği o aidiyet duygusunu güçlendirmek… Gerçek kalkınma, gökdelenler yükseldiğinde değil, o görünmez duvarlar eğitimle yıkıldığında başlayacak.

    ​  Ancak ; bu güzel çağrıyı hayata geçirecek olan asıl lokomotif, insanın özündeki o saf değerlerdir.

     * Masa başında görevini yaptığını sanıp “bu kadar yeter” diyenlerin değil; sosyal girişimcilerin, aktivistlerin ve STK’ların yüreğinde taşıdığı duyarlılık, sorumluluk ve iyi niyetle bu yollar yürünebilir.

     * Eğer bir insanda vicdan yoksa, atılan her adım sadece kağıt üzerinde kalır. Bir ulus, ancak kendi toplumunun en zayıf halkasını güçlendirip onu sisteme dahil ettiğinde gerçekten güçlü olur.

    ​  Bu kitap; başta tüm yerel yönetimler, karar vericiler, kıymetli ailelerimiz ve kitap okumayı bir yaşam biçimi haline getirmiş herkes için başucu eseri niteliğindedir. Gelin, her birimiz toplumun birer ferdi olarak karşımızdaki insana bakıp:

      “Ben ne yapabilirim? Nasıl destek olabilirim?” sorusunu kendimize soralım. Sahiplenme ve derin bir duyarlılıkla bu kitabı okumaya, duvarların ardındakileri görmeye ve o duvarları bilgiyle, şefkatle, eğitimle birer birer yıkmaya var mısınız?

     “Kalpleri Değil, Görünmez Duvarları  Yıkın!”

      — HAYATI ENGELSİZ SAYIN –

     

     

  • Jandarma, 46 firariyi yakaladı: 17’si tutuklandı

    Jandarma, 46 firariyi yakaladı: 17’si tutuklandı

    Afyonkarahisar İl Jandarma Komutanlığı, suç ve suçlularla mücadele kapsamında yürüttüğü çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Son bir hafta içerisinde (6-12 Temmuz 2026) aranan şahısların yakalanmasına yönelik gerçekleştirilen yol kontrolü ve devriye faaliyetlerinde önemli sonuçlar elde edildi. Yapılan çalışmalarda; kasten adam öldürme suçundan 2, narkotik suçlardan 3, cinsel suçlardan 3, dolandırıcılık suçundan 5, kaçakçılık suçlarından 4, hırsızlık suçundan 5 ve diğer suçlardan 24 kişi olmak üzere toplam 46 aranan şahıs yakalandı. Yakalanan şüphelilerden 17’si, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak ceza infaz kurumuna teslim edildi. Afyonkarahisar İl Jandarma Komutanlığı’ndan yapılan açıklamada, vatandaşların huzur ve güvenliğinin sağlanması amacıyla suç ve suçlularla mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı. >>>Haber Merkezi

    Jandarma, 46 firariyi yakaladı: 17’si tutuklandı Jandarma, 46 firariyi yakaladı: 17’si tutuklandı Jandarma, 46 firariyi yakaladı: 17’si tutuklandı