Yazar: admin

  • KVKK’dan izinsiz SMS’e geçit yok: Milyonluk ceza kesildi!

    KVKK’dan izinsiz SMS’e geçit yok: Milyonluk ceza kesildi!

    İzinsiz SMS şikâyeti cezayla sonuçlandı

    Kayseri’de yaşayan avukat Ahmet Şahin’in yaptığı başvuru üzerine harekete geçen Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK), bir tasarruf finansman şirketine 1 milyon lira idari para cezası uygulanmasına karar verdi.

    Başvuru dosyasına göre, şirket tarafından yürütülen pazarlama faaliyetleri kapsamında Ahmet Şahin’in cep telefonuna, bilgisi ve açık rızası alınmadan ticari içerikli kısa mesajlar gönderildi.

    SMS’in ardından aramalar da başladı

    Şahin, bir süre sonra aynı şirket tarafından telefonla da aranması üzerine kişisel verilerinin izinsiz kullanıldığını belirterek durumu KVKK’ya taşıdı.

    Başvurusunda, telefon numarasının açık rızası olmadan işlendiğini ve veri sorumlusunun aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmediğini öne süren Şahin, elindeki bilgi ve belgeleri kuruma sundu.

    Şirketten savunma geldi

    KVKK’nın inceleme başlatmasının ardından savunma yapan şirket, Şahin’e ait telefon numarasının başka bir müşteri tarafından sisteme kaydedildiğini ileri sürdü.

    Firma ayrıca, şikâyetin ardından ilgili kişiye ait tüm verilerin sistemden kalıcı olarak silindiğini ve ticari ileti gönderim sistemlerinde numaranın engellendiğini bildirdi.

    KVKK: Açık rıza olmadan ticari ileti gönderilemez

    Yapılan inceleme sonucunda KVKK, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında kişisel verilerin işlenebilmesi için açık rızanın veri işleme faaliyetinden önce ve hiçbir tereddüde yer bırakmayacak şekilde alınması gerektiğini vurguladı.

    Kurul kararında ayrıca Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ile İleti Yönetim Sistemi (İYS) düzenlemelerine de atıfta bulunularak, veri sahibinin onayı olmadan ticari elektronik ileti gönderilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtildi.

    1 milyon liralık idari para cezası

    KVKK, telefon numarasının ilgili kişinin bilgisi ve açık rızası olmadan üçüncü bir kişi aracılığıyla temin edilmesini hukuka aykırı bularak tasarruf finansman şirketine 1 milyon lira idari para cezası uygulanmasına karar verdi.

    Kararın, kişisel verilerin korunması ve izinsiz ticari ileti gönderimine ilişkin benzer başvurular açısından emsal niteliği taşıyabileceği değerlendiriliyor.

  • Türk maden sektörü 500 milyar dolarlık pazar için harekete geçti

    Türk maden sektörü 500 milyar dolarlık pazar için harekete geçti

    İstanbul Maden İhracatçıları Birliği (İMİB), İstanbul’da düzenlediği Sektörel İstişare Toplantısı’nda sektör temsilcileriyle bir araya geldi. Nisan ayında göreve başlayan yeni yönetimin bugüne kadar yürüttüğü çalışmaların değerlendirildiği toplantıda, önümüzdeki dönemin yol haritası da sektörle paylaşıldı. İMİB Yönetim Kurulu Başkanı Metin Çekiç ve yönetim kurulu üyelerinin katıldığı toplantıda birlik, beraberlik, ortak akıl, şeffaflık ve katılımcılık vurgusu öne çıktı. Toplantının açılışında konuşan İMİB Yönetim Kurulu Başkanı Metin Çekiç, göreve geldikleri ilk günden itibaren sektörü dinleyen, sektörle birlikte hareket eden ve çözüm üreten bir yönetim anlayışı benimsediklerini söyledi. Yönetim kurulu bünyesinde komiteler oluşturduklarını, çalışma gruplarını hayata geçirdiklerini ve karar alma süreçlerine daha fazla sektör temsilcisini dahil ettiklerini belirten Çekiç, “Güçlü bir sektör ancak ortak akılla yönetilebilir. Biz yalnızca toplantılar yapan değil, sahada olan, üyelerini dinleyen ve sorunlara çözüm üreten bir yönetim anlayışıyla çalışıyoruz.” dedi.

    YENİ TAŞKENT’TE TÜRK DOĞAL TAŞI HEDEFİ

    Toplantıda uluslararası pazarlara yönelik çalışmalara da değinen Metin Çekiç, özellikle Özbekistan’a gerçekleştirilen ziyaretin sektör açısından önemli fırsatlar sunduğunu söyledi. 2050 yılına kadar yaklaşık 500 milyar dolarlık yatırımla hayata geçirilecek Yeni Taşkent Projesi’nin Türk madencilik sektörü açısından stratejik bir pazar olduğuna dikkat çeken Çekiç, şu değerlendirmeyi yaptı: “Yeni Taşkent Projesi kapsamında gerçekleştirdiğimiz temaslarda Türk doğal taşının büyük ölçekli projelerde daha fazla yer alması için önemli adımlar attık. Bölgedeki birçok projede Türk müteahhitlerinin imzası bulunuyor. Biz de İMİB olarak bu projelerde Türk doğal taşının tercih edilmesi için girişimlerimizi artıracağız. Bu dev yatırım programı sektörümüz için çok önemli bir fırsat sunuyor.”

    SEKTÖRÜN SORUNLARI ANKARA’YA TAŞINDI

    Göreve geldikleri günden bu yana yalnızca yurt dışı pazarlara odaklanmadıklarını ifade eden Çekiç, sektörün yapısal sorunlarının çözümü için Ankara’da yoğun temaslar gerçekleştirdiklerini söyledi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı başta olmak üzere ilgili tüm kurumlarla kapsamlı görüşmeler yaptıklarını belirten Çekiç, sektörün önünü açacak düzenlemeleri içeren yedi ana başlıklı çözüm dosyasını kamu kurumlarına sunduklarını ifade etti. Bu girişimlerin somut sonuçlar verdiğini belirten Çekiç, Orman Genel Müdürlüğü nezdinde yürütülen çalışmalar sonucunda sektör açısından önemli bir belirsizliğin giderildiğini söyledi. 24 Eylül 2024 tarihinden önce verilmiş izinlerde arazi izin bedellerinin iki kez gecikmeli ödenmesi nedeniyle izin iptali uygulanmayacağı yönündeki açıklığın sektör adına önemli bir kazanım olduğunu vurgulayan Çekiç, üretimin ve ihracatın önündeki engellerin kaldırılması için kamu kurumlarıyla temaslarını sürdüreceklerini dile getirdi.

    YENİ PAZARLAR VE YENİ PROJELER YOLDA

    Önümüzdeki dönemin yoğun bir uluslararası tanıtım takvimiyle geçeceğini ifade eden Çekiç, Marmomac Fuarı’nın milli katılım organizasyonu, yeni UR-GE projeleri, Suudi Arabistan, Rusya, Özbekistan ve Avustralya ticaret heyetleri ile Turkish Stones markasının küresel tanıtım çalışmalarının hız kesmeden devam edeceğini söyledi. Toplantının sonunda sektör temsilcilerine seslenen Çekiç, İMİB yönetiminin temel yaklaşımının değişmeyeceğini belirterek, “Şeffaf olacağız, katılımcı olacağız, çözüm odaklı olacağız. En önemlisi de sektörümüzle sürekli istişare içinde olacağız. Çünkü bu birlik hepimizin. Başarı da ortak olacak, güç de ortak olacak, gelecek de ortak olacak.” ifadelerini kullandı. >>>Haber Merkezi

    Türk maden sektörü 500 milyar dolarlık pazar için harekete geçti Türk maden sektörü 500 milyar dolarlık pazar için harekete geçti Türk maden sektörü 500 milyar dolarlık pazar için harekete geçti

  • Gazi Durak Deniz: Keşke şehit olsaydık

    Gazi Durak Deniz: Keşke şehit olsaydık

    Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla sokağa çıkan ve darbecilere karşı verilen demokrasi mücadelesinde yer alan Deniz, Milli Savunma Bakanlığı önünde helikopterden açılan ateş sonucu gazi oldu.

    Deniz, FETÖ’nün 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin 10. yılı dolayısıyla AA muhabirine yaptığı açıklamada, 15 Temmuz gecesi darbe girişimine karşı koymak için on binlerce insanın Kızılay Meydanı’na akın ettiğini anlattı.

    Kendisinin de üç arkadaşıyla birlikte İl Emniyet Müdürlüğü’ne ardından Genelkurmay Başkanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı önüne gittiklerini belirten Deniz, orada gördüklerinin anlatılamayacak kadar kötü olduğunu söyledi.

    “Keşke şehit olsaydık”

    Deniz, darbecilerin tanklarla vatandaşların üzerine ilerlediğini aktararak, “Ayakkabılarımızın altı kandan kıpkırmızıydı. Çünkü tanklar ezmiş insanları düşünün. Onlarca ton ağırlığında demir paleti olan bir tank bir insanın üstünden geçmiş, bedeninden geriye ne kalır? Paramparça olmuş bedenler vardı.” ifadelerini kullandı.

    Darbecilere karşı koyarken yaşamını yitiren insanları gördüğünü belirten Deniz, Milli Savunma Bakanlığı önünde helikopterden açılan ateş sonucu yaralandığını kaydetti.

    Deniz, “Ayak parmağımın biri koptu. Vücudumun çeşitli yerlerinde şarapnel var. ‘Keşke şehit olsaydık.’ diyeceğiz ama nasip olmadı, bize gazilik nasip oldu. Biz de 10 senedir devletimize, milletimize layık olmaya çalışıyoruz.” diye konuştu.

    “O gece iyi niyetle meydanlara çıkan kim varsa hepsi gazidir”

    Gazilik ünvanının kendisine olumlu katkılar sağladığını dile getiren Deniz, şöyle devam etti:

    “Gazi olarak yaşıyor olmak gerçekten gurur veriyor, onore ediyor. Bu onurla yaşamak da çok güzel. Çocuklarımıza bırakacağımız bir miras var artık. Toplumun çok büyük bir kesiminde bize karşı saygı var. O gece milyonlar sokaktaydı Türkiye genelinde ama gazilik sadece 2 bin 700 kişiye nasip oldu. Biz de o 2 bin 700 kişiden biriyiz. O gece benim yaralanmış olmam, meydanlarda olup da yaralanmayan ama bizden daha çok mücadele eden insanlardan bir farkım olduğunu göstermiyor. Bana göre o gece iyi niyetle meydanlara çıkan kim varsa hepsi gazidir.”

    Gazi Deniz, normal şartlarda silah sesi duyulduğunda insanların korkacağını ve kaçacağını dile getirerek, “Allah o gün korkuyu aldı içimizden, bir cesaret verdi. Yine olsa yine yaparız. Kesinlikle kendimden de eminim diğer gazi arkadaşlarımdan da.” dedi.

    “Biz üstümüze düşeni yaptık, devletimiz de üstüne düşeni yaptı”

    Darbe girişiminin ve o gece yaşananların unutulmaması, gençlere ve çocuklara aktarılması amacıyla çeşitli programlar düzenlediklerini belirten Durak Deniz, “15 Temmuz hain bir darbe kalkışmasıydı. Aslında darbe değildi, bir terör eylemiydi. Bu konuda devletimize güvenimiz tam. Her devletin içinden böyle şeyler çıkabiliyor. Biz devletimizi, bayrağımızı, vatanımızı seviyoruz. Hep de o şekilde gençlerimize tavsiyede bulunuyoruz.” şeklinde konuştu.

    Deniz, darbe girişiminin 10. yılına girildiğini, bu nedenle toplumun olaya ilk günkü hassasiyetle yaklaşacağına inandığını dile getirerek, “15 Temmuz unutulmamalı. ‘Çanakkale’den 15 Temmuz’a’ diye bir söylem var. Çanakkale’deki ruh neyse 15 Temmuz’daki ruh da oydu. Biz, vatandaş olarak elimizden geleni yaptık. Milletimizin de bunu ve bizleri unutmayacağını, unutulmaması gerektiğini her yerde söylüyoruz. Biz üstümüze düşeni o gece yaptık. Devletimiz de üstüne düşeni yaptı.” ifadelerini kullandı.>>>AA

  • Cevdet Yılmaz: 15 Temmuz millet iradesinin zaferidir

    Cevdet Yılmaz: 15 Temmuz millet iradesinin zaferidir

    Yılmaz, Ankara’da SETA tarafından düzenlenen “Onuncu Yılında 15 Temmuz” konulu sempozyumda yaptığı konuşmada, 15 Temmuz’u anarken, yaşanan hadiselerin yanı sıra geride bıraktığı siyasi, toplumsal ve kurumsal mirası da doğru değerlendirmenin önem taşıdığını söyledi.

    FETÖ’nün hain darbe teşebbüsünün, Türkiye’nin demokratik düzenini hedef alan en kapsamlı saldırılardan biri olduğunu vurgulayan Yılmaz, “Milletimizin iradesiyle şekillenen meşru siyasal yapıyı ortadan kaldırmayı, devletimizin kurumlarını kendi hiyerarşisine tabi kılmayı ve Türkiye’nin geleceğine millet yerine örgüt iradesinin yön vermesini amaçlamıştır.” ifadesini kullandı.

    Yılmaz, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bombalanması, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bizzat hedef alınması ve güvenlik kurumlarına yöneltilen saldırıların, FETÖ’nün hedefinin ne olduğunu açık şekilde gösterdiğini dile getirerek, “Bu da şunu gösteriyor. FETÖ’nün temel düşmanı, hedef tahtasına koyduğu temel hadise aslında milletin kendisi, milletin iradesi, değerleri, siyasal alandaki varoluşu. Dolayısıyla Meclis’e ve Külliye’ye saldırı aslında millet ve iradesine saldırı. O iradeyi kırma teşebbüsü.” diye konuştu.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, Türk milletinin sergilediği tarihi duruşun bu hesabı bozduğunu, devlet hayatında meşruiyetin yegane kaynağının millet iradesi olduğu gerçeğini tartışmaya mahal bırakmayacak şekilde bir kez daha teyit ettiğini belirten Yılmaz, “On yıl sonra bugün, milletimizin o gece ortaya koyduğu iradenin, vesayet arayışlarının siyaset üzerindeki etkisini kalıcı biçimde ortadan kaldıran güçlü bir toplumsal mutabakat oluşturduğunu görüyoruz. Bugün sahip olduğumuz demokratik istikrarın arkasında milletimizin devletine, demokrasisine ve kendi iradesine gösterdiği bu güçlü sahiplenme bulunmaktadır.” değerlendirmesini yaptı.

    Yılmaz, demokratik meşruiyetin korunmasının, güçlü ve dirençli devlet kurumlarını da zorunlu kıldığını dile getirerek, şunları kaydetti:

    “15 Temmuz’un ardından geçen on yıl, Türkiye için kapsamlı bir yeniden yapılanma ve muhasebe dönemi olmuştur. Devletimizin bütün kurumları, karşı karşıya kaldığımız bu ağır tecrübeden gerekli dersleri çıkarmış, değişen güvenlik ortamına ve yeni tehditlere cevap verebilecek daha güçlü bir kapasiteye kavuşmuştur. Darbeden hemen sonra sınır ötesi hareketler yapılması da bunun bence en güzel örneklerinden biri. Bazı Batılı çevreler o dönemde FETÖ’cüler tasfiye ediliyor, kurumlar zayıfladı gibi argümanlar geliştiriyorlardı. Tam tersine FETÖ’cülerin tasfiyesiyle birlikte ordumuz başta olmak üzere birçok kurum çok daha etkili bir şekilde gerçek vazifesini yerine getirmeye başladı.

    Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hayata geçirilen reformlarla, güvenlikten kamu yönetimine, istihbarattan yargıya kadar pek çok alanda önemli adımlar atılmıştır. Kurumlarımız arasındaki eşgüdüm güçlenmiş, karar alma süreçleri hızlanmış, kriz anlarında devletimizin hareket kabiliyeti önemli ölçüde artmıştır. Bugün sahip olduğumuz kurumsal direnç, yalnızca 15 Temmuz’un ardından atılan adımların değil, devlet tecrübemizi geleceğin ihtiyaçları doğrultusunda şekillendiren güçlü bir vizyonun eseridir.”

    Teknolojinin hızla değiştiği, güvenlik tehditlerinin çeşitlendiği, dezenformasyonun uluslararası rekabetin bir aracı haline geldiği günümüzde, güçlü kurumlar kadar güçlü bir stratejik akla da ihtiyaç duyulduğunun altını çizen Yılmaz, “Bugün devletimiz, karşı karşıya kaldığı tehditlere anlık tepki veren bir anlayışın ötesine geçmiş, riskleri önceden analiz eden, gerekli tedbirleri zamanında alan ve krizleri etkin biçimde yöneten güçlü bir kurumsal kapasiteye sahiptir. Bu birikim, Türkiye’nin bölgesinde üstlendiği sorumluluklara da güç kazandırmaktadır.” şeklinde konuştu.

    Cevdet Yılmaz: 15 Temmuz millet iradesinin zaferidir

    Yılmaz, güçlü devlet kapasitesinin güçlü demokrasiyle birlikte ilerlediğinde hem milletin güvenliğini tahkim ettiğini hem de ülkenin uluslararası alandaki etkinliğini artırdığını bildirdi.

    “FETÖ ve FETÖ benzeri yapılanmalara karşı mutlaka teyakkuzda ve uyanık olunmalıdır”

    Milletlerin geleceğinin güçlü kurumlarla olduğu kadar güçlü bir hafızayla da inşa edildiğine dikkati çeken Yılmaz, “Yaşanan büyük hadiseler, doğru okunup doğru anlatılabildiği ölçüde toplumsal bilince dönüşür. Bu bakımdan 15 Temmuz’u hatırlamak kadar, doğru anlamak ve doğru aktarmak da büyük önem taşıyor.” dedi.

    Yılmaz, toplumsal hafızayı diri tutmanın, benzer tehditlerin yeniden ortaya çıkmasına fırsat vermemek için hayati önemde olduğunu dile getirerek, şöyle konuştu:

    “FETÖ gitti ama benzeri yapılanmalar noktasında çok dikkat etmek durumundayız. FETÖ’yle de uluslararası alanda mücadele konusunda yine çok önemli bir sorumluluğumuz var diye inanıyorum. Bu tecrübemizi dost, kardeş ülkelerle mutlaka paylaşmalıyız. Türkiye bu tecrübeyi yaşadı, başkaları yaşamasın, Türkiye’den öğrensinler. Bu sadece Türkiye’nin FETÖ’yle mücadelesine değil, o ülkelerin istikrarına da önemli bir katkı sağlayacaktır diye inanıyorum. Türkiye, bu tecrübesini mutlaka dost ve kardeş ülkeler başta olmak üzere uluslararası alanda da daha fazla paylaşmalıdır.

    Bu şuurla farklı isimler altında da gelse FETÖ ve FETÖ benzeri yapılanmalara karşı mutlaka teyakkuzda ve uyanık olunmalıdır. Bu sebeple 15 Temmuz’u bütün boyutlarıyla ele almak akademinin, düşünce kuruluşlarının, medya kuruluşlarının ve ilgili tüm kurumlarımızın ortak sorumluluğudur. O gece milletimizin iradesine, demokrasiye ve devlete sahip çıkma kararlılığı tarihe geçmiştir. Bu bilinç kuru bir hatırlamadan çok daha kıymetlidir. Çünkü, güçlü bir toplumsal hafıza demokratik kazanımların korunmasında da en önemli güvencelerden biridir. Bugün Türkiye Yüzyılı hedeflerimize yürürken geçmişten aldığımız dersleri geleceğe taşıyan bu ortak hafızayı çok daha fazla güçlendirmek durumundayız. 15 Temmuz gecesi tecelli eden milli iradeyi doğru okuyup gelecek nesillere aktaracak her çalışma demokrasimizin kökleşmesine, devletimizin güçlenmesine ve toplumsal birlik ruhumuzun pekişmesine değerli katkılar sunacaktır.”

    “Türkiye’nin güvenliğini de kalkınmasını da kalıcı bir şekilde tahkim edecektir”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde son yıllarda sergilenen kararlı mücadele sayesinde, Türkiye’nin bugün terörle mücadelede tarihinin en güçlü dönemlerinden birini yaşadığını dile getiren Yılmaz, “Bugün de Terörsüz Türkiye sürecimiz devam ediyor. Geldiğimiz aşamada artık PKK terör örgütünün kendisini feshetmesi, silahları bırakması ve kalıcı bir şekilde bu soruna bir çözüm üretilmesi noktasında da çok kritik bir dönemdeyiz. Bu güvenlik risklerinin kalıcı bir şekilde ortadan kalkması hem kalkınmamıza hem demokrasimize büyük bir güç verecektir.” ifadelerini kullandı.

    Geçmişte bu konudaki çabaların başarısız olması veya birtakım yanlışlarla, eksiklerle malul olmasında da FETÖ’nün önemli bir rolü olduğunu belirten Yılmaz, “Geçmiş çözüm süreci dediğimiz süreçlerde yaşananlara bu anlamda bir tekrar bakılmasının da faydalı olacağına inanıyorum doğrusu.” değerlendirmesini yaptı.

    Yılmaz, “Terörsüz Türkiye hedefimiz, milletimizin huzurunu, demokrasimizin standardını ve kalkınma yolculuğumuzu doğrudan ilgilendiren stratejik bir hedeftir ve bir devlet politikasına dönüşmüştür. Aynı anlayış bölgemize yönelik politikalarımızın da temelini oluşturmaktadır. Terörün istismar ettiği istikrarsızlık ortamının ortadan kaldırıldığı, işbirliğinin, refahın ve güvenliğin güç kazandığı bir bölge, Türkiye’nin güvenliğini de kalkınmasını da kalıcı bir şekilde tahkim edecektir.” dedi.

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü vesilesiyle tüm aziz şehitleri rahmet ve minnetle yad ettiğini, kahraman gazilere sağlık ve afiyet dilediğini dile getirerek, “O gece bu destanı yazan tüm milletimize, tüm unsurlarına şükranlarımı sunuyorum. Böyle bir milletin ferdi olmaktan büyük bir onur duyduğumuzu ifade etmek istiyorum.” ifadesini kullandı.>>>AA

  • Milli tenisçi Zeynep Sönmez, dünya sıralamasında ilk 50’ye girdi

    Milli tenisçi Zeynep Sönmez, dünya sıralamasında ilk 50’ye girdi

    Zeynep, Kadınlar Tenis Birliğinin (WTA) güncellenen klasman listesinde 3 basamak yukarı çıktı.

    Dünya sıralamasında en iyi dereceye sahip Türk tenisçi ünvanının sahibi Zeynep, kariyer rekorunu geliştirerek 48’inci sıraya yerleşti.

    Zeynep Sönmez böylece dünya sıralamasında ilk 50’ye giren ilk Türk tenisçi oldu.>>>AA

  • Ticaret Bakanı Bolat, TCMB Başkanı Karahan ile bir araya geldi

    Ticaret Bakanı Bolat, TCMB Başkanı Karahan ile bir araya geldi

    Bolat, NSosyal hesabından, TCMB Başkanı Karahan’ı makamında kabulüne ilişkin paylaşım yaptı.

    Görüşmede, Karahan ile dış ticaretteki gelişmeler üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulunduklarını belirten Bolat, şunları kaydetti:

    “Toplantıda, dış ticaret verilerimiz, ihracat ve ithalattaki son gelişmeler ile küresel ekonomide yaşanan gelişmelerin ülkemize etkilerini ele aldık. Üretim, yatırım, istihdam ve ihracat odaklı büyüme anlayışımız doğrultusunda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, ekonomi yönetimimizin güçlü koordinasyonu ile ülkemizin ekonomik istikrarını daha da güçlendirecek adımları kararlılıkla atmayı sürdürüyoruz.”>>>AA

  • ​GÖRÜNMEZ DUVARLARI YIKMAK

    ​GÖRÜNMEZ DUVARLARI YIKMAK

    Sevgili okurlarım,

    ​  Yazımın başlığında da belirttiğim üzere, bugün hepimizin üzerine düşünmesi gereken bir çağrıyı; “Görünmez Duvarları Yıkmak” çağrısını masaya yatırıyoruz. Bu çağrı, sadece bireysel bir sorumluluk değil; tüm yerel yönetimlerin, yöneticilerin ve karar vericilerin duyması, kulak vermesi ve cevap üretmesi gereken vicdani bir zorunluluktur.

    ​  Geçtiğimiz günlerde, sosyal gönüllü çalışmaların kıymetli ismi, değerli yol arkadaşımız Ali Ertürk’ü ziyaret ettim. O kadar duyarlı, o kadar yüreğe dokunan bir eser kaleme almış ki… Kendisine toplumumuza sunduğu bu değerli rehber için şahsım adına bir teşekkür ziyareti gerçekleştirdim. Kitabını bizzat kendisinden, imzasını alarak teslim almanın mutluluğunu yaşadım.

     Ertürk’ün bu eseri, sadece okunacak bir metin değil; sanki hepimiz için bir ders kitabı niteliğinde. Etkilendiğim bu eseri daha da kalıcı kılmak, bu “yıkım ve inşanın yol haritasını” daha geniş kitlelere ulaştırmak adına herkesi bu kitabı okumaya, üzerinde düşünmeye ve bu duyarlılık hareketine ortak olmaya davet ediyorum.

    ​  Sokağın nabzını tutan, insan hikayelerine dokunan bir kalem olarak, zaman zaman kendi kendime soruyorum: Şehirlerin şaşaalı caddeleri ile o caddelerin hemen arkasında, görünmez duvarların ardında yaşayanların dünyası arasındaki uçurum ne kadar derin?

    ***

    ​  Ali Ertürk’ün “Görünmez Duvarları Yıkmak” isimli eseri, bu derinliği anlamamız için bize sarsıcı bir ayna tutuyor. Kitap, yoksulluğu sadece cüzdanımızdaki paranın eksikliğiyle ölçen o yüzeysel bakışı yerle bir ediyor. Etnik kökenin, cinsiyetin, yaşlılığın ya da engelliliğin ördüğü o duvarlar; sitelerin yüksek çitlerinden çok daha sert, alışveriş merkezlerinin o soğuk, psikolojik eşiklerinden çok daha sinsi.

    ​  Bu duvarların en kalın harcı ise ne yazık ki eğitimdeki fırsat eşitsizliği. Ertürk, yeteneklerin nasıl erken yaşta köreltildiğini, fırsatların kimlik temelli ayrımcılıkla nasıl kısıtlandığını gözler önüne seriyor. Eğitim, sadece bir okul binasına girmek değil; bir bireyin kendi onurunu yeniden inşa etmesi, yeteneklerini keşfetmesi ve toplumun bir parçası olduğunu hissetmesi demektir.

    ​  “Kesişimsellik” kavramı, bizim de her gün sahada, hayatın içinde şahit olduğumuz o acı gerçeği bir formüle döküyor: Dezavantajlar basitçe toplanmıyor, adeta bir çarpan etkisiyle katlanıyor. Bir yanda eğitimden mahrum bırakılan çocuklar, diğer yanda güvencesizliğin soğuk nefesini ensesinde hisseden yoksul ve yaşlı kadınlar… Onların sesi bastırıldıkça, toplumun vicdanı da nasırlaşıyor.

    ​  Peki, biz ne yapıyoruz? “Kimseyi Geride Bırakmama” ilkesini sadece kürsülerde bir slogan olarak mı tekrarlıyoruz, yoksa bu ilkeyi eğitimde fırsat eşitliğini sağlayan bir yönetim disiplinine mi dönüştürüyoruz? Dışlanmanın maliyeti; ekonomik kayıplar, sağlık maliyetleri ve toplumsal çatışma riski olarak bize geri dönüyor.

     Unutmayın, bu faturayı ödemenin maliyeti, dışlanmayı önlemenin maliyetinden çok daha ağır.

    ​  Afyonkarahisar’dan bakınca, bu “yıkım ve inşanın yol haritası” aslında hepimizin elinde. Bir kadının yeteneğini köreltmek yerine inşa etmek, eğitimde fırsatları eşit kılmak ve en önemlisi; her bireyin “ben bu toplumun bir parçasıyım” diyebileceği o aidiyet duygusunu güçlendirmek… Gerçek kalkınma, gökdelenler yükseldiğinde değil, o görünmez duvarlar eğitimle yıkıldığında başlayacak.

    ​  Ancak ; bu güzel çağrıyı hayata geçirecek olan asıl lokomotif, insanın özündeki o saf değerlerdir.

     * Masa başında görevini yaptığını sanıp “bu kadar yeter” diyenlerin değil; sosyal girişimcilerin, aktivistlerin ve STK’ların yüreğinde taşıdığı duyarlılık, sorumluluk ve iyi niyetle bu yollar yürünebilir.

     * Eğer bir insanda vicdan yoksa, atılan her adım sadece kağıt üzerinde kalır. Bir ulus, ancak kendi toplumunun en zayıf halkasını güçlendirip onu sisteme dahil ettiğinde gerçekten güçlü olur.

    ​  Bu kitap; başta tüm yerel yönetimler, karar vericiler, kıymetli ailelerimiz ve kitap okumayı bir yaşam biçimi haline getirmiş herkes için başucu eseri niteliğindedir. Gelin, her birimiz toplumun birer ferdi olarak karşımızdaki insana bakıp:

      “Ben ne yapabilirim? Nasıl destek olabilirim?” sorusunu kendimize soralım. Sahiplenme ve derin bir duyarlılıkla bu kitabı okumaya, duvarların ardındakileri görmeye ve o duvarları bilgiyle, şefkatle, eğitimle birer birer yıkmaya var mısınız?

     “Kalpleri Değil, Görünmez Duvarları  Yıkın!”

      — HAYATI ENGELSİZ SAYIN –

     

     

  • Jandarma, 46 firariyi yakaladı: 17’si tutuklandı

    Jandarma, 46 firariyi yakaladı: 17’si tutuklandı

    Afyonkarahisar İl Jandarma Komutanlığı, suç ve suçlularla mücadele kapsamında yürüttüğü çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Son bir hafta içerisinde (6-12 Temmuz 2026) aranan şahısların yakalanmasına yönelik gerçekleştirilen yol kontrolü ve devriye faaliyetlerinde önemli sonuçlar elde edildi. Yapılan çalışmalarda; kasten adam öldürme suçundan 2, narkotik suçlardan 3, cinsel suçlardan 3, dolandırıcılık suçundan 5, kaçakçılık suçlarından 4, hırsızlık suçundan 5 ve diğer suçlardan 24 kişi olmak üzere toplam 46 aranan şahıs yakalandı. Yakalanan şüphelilerden 17’si, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak ceza infaz kurumuna teslim edildi. Afyonkarahisar İl Jandarma Komutanlığı’ndan yapılan açıklamada, vatandaşların huzur ve güvenliğinin sağlanması amacıyla suç ve suçlularla mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı. >>>Haber Merkezi

    Jandarma, 46 firariyi yakaladı: 17’si tutuklandı Jandarma, 46 firariyi yakaladı: 17’si tutuklandı Jandarma, 46 firariyi yakaladı: 17’si tutuklandı

  • Başkan Çağlar’dan Yazıcıoğlu davasına ilişkin açıklama

    Başkan Çağlar’dan Yazıcıoğlu davasına ilişkin açıklama

    Büyük Birlik Partisi’nin (BBP) merhum Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki heyetin 25 Mart 2009’da hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin yürütülen soruşturmada önemli bir gelişme yaşandı. Soruşturma kapsamında 10 ilde gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonlarda 25 şüphelinin yakalandı.

    Büyük Birlik Partisi Afyonkarahisar İl Başkanı Süleyman Çağlar Muhsin Yazıcıoğlu dava dosyası kapsamında yapılan tutuklamalarla alakalı açıklama yaptı. Başkan Çağlar, “Partimizin Kurucu Genel Başkanı ve Liderimiz Şehit Muhsin Yazıcıoğlu ile beraberindeki heyetin, merhum şehit kardeşlerimizin 25 Mart 2009 tarihinde yaşanan ve günümüze kadar uzanan şehadet sürecine ilişkin yürütülen soruşturma; milletimizin vicdanında derin izler bırakmış, kamuoyunun yıllardır tüm yönleriyle aydınlatılmasını beklediği en önemli dosyalardan biri olmuştur. Geçmişte soruşturma ve dava sürecinin çeşitli aşamalarında dosyanın takipsizlikle sonuçlandırılmasına yönelik girişimler olmuş; ancak sayın Genel Başkanımızın, partimizin ve ailelerin kararlı takibi, dava sürecini büyük bir özveriyle sürdüren avukatlarımızın hukuki mücadelesi sayesinde dosya yeniden değerlendirmeye alınmış ve yargı süreci devam etmiştir” dedi.

    “TALEBİMİZ DOSYANIN HİÇBİR YÖNÜ KARANLIKTA KALMAKSIZIN AYDINLATILMASI”

    Başkan Çağlar, “Bugün gelinen noktada, Bizlerin talebi; Sayın Cumhurbaşkanımızın hassasiyeti ile Adalet Bakanımız sayın Akın Gürlek’in dosyanın hiçbir yönü karanlıkta kalmaksızın aydınlatılması, maddi gerçeğin eksiksiz şekilde ortaya çıkarılması ve hukuki sorumluluğu bulunan herkesin hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde adalet önünde hesap vermesini sağlamaya yönelik ortaya koyduğu irade doğrultusunda, yargı makamlarımız ile kolluk kuvvetlerimiz soruşturmayı yeniden ve kapsamlı bir şekilde yürütmektedir. Ayrıca, uzun bir dönem çeşitli nedenlerle ağır ilerleyen soruşturma sürecinin, her türlü spekülasyondan, dış müdahale iddialarından ve istismardan uzak, yalnızca hukuk ve deliller ekseninde yürütülmesi; adaletin tecellisi bakımından son derece önemli ve kıymetlidir. Temennimiz; yargı makamlarımızın ve kolluk kuvvetlerimizin güçlü bir koordinasyon ve titizlik içerisinde çalışmalarını sürdürerek maddi gerçeği bütün yönleriyle ortaya çıkarması, yıllardır cevap bekleyen tüm soru işaretlerinin hukuk çerçevesinde açıklığa kavuşturulması ve sorumluluğu bulunan herkes hakkında hukuk devletinin gereğinin eksiksiz yerine getirilmesidir” ifadelerine yer verdi.

    “TUTUKLU SAYISININ ARTACAĞI KANISINDAYIZ”

    Başkan Çağlar, “Bugün yapılan tutuklamalar doğrultusunda tutuklu sayısının artacağı kanısındayız. Şehit Liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu ve dava arkadaşlarımızın aziz hatırasına, ailelerinin, camiamızın ve toplumumuzun yıllardır süren adalet beklentisine ve milletimizin vicdanına karşı en büyük sorumluluğumuz; sürecin sonuna kadar hukuk içinde takipçisi olmak ve adaletin tam anlamıyla tecelli etmesini sağlamaktır. İnanıyoruz ki; yürütülmekte olan soruşturma, adil ve şeffaf bir yargılama neticesinde maddi gerçek bütün açıklığıyla ortaya çıkacak, adalet yerini bulacak ve milletimizin vicdanını yıllardır meşgul eden bu dosya, hukuk devleti ilkelerine uygun şekilde nihayete erdirilecektir. Adaletin gecikmiş olması, ondan vazgeçilmesini gerektirmez. Temennimiz ve beklentimiz; hakikatin tüm yönleriyle ortaya çıkarılması ve hukukun üstünlüğünün hiçbir istisnaya yer bırakmayacak şekilde tesis edilmesidir. Şehit liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu ve onunla birlikte şehadete yürüyen kardeşlerimizi tekrar rahmet ve özlemle yâd ediyorum. Mekanları cennet, makamları âli olsun” dedi. >>>Haber Merkezi

  • Annelerini kaybeden ördekler yavru köpeği takip etti…

    Annelerini kaybeden ördekler yavru köpeği takip etti…

    Annelerini kaybeden ördekler yavru köpeği takip etti…

    📶https://kanal3.com.tr/
    Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Ederek Son Dakika Haberleri Alabilirsiniz;
    İnstagram : https://www.instagram.com/kanal3tv
    Facebook : https://www.facebook.com/kanal3tv
    X: https://x.com/kanal3tv
    Telegram : https://t.me/kanal3_tv
    Whatsapp : https://whatsapp.com/channel/0029VaFDm2rEKyZKvlSELq17
    Next : https://sosyal.teknofest.app/@kanal3tv

    #Kanal3AnaHaber #Kanal3Haber #Kanal3

  • Bir Gecede Vatan Haini Oldu! | Duble Spor

    Bir Gecede Vatan Haini Oldu! | Duble Spor

    Duble Spor | 13 Temmuz 2026

    Kanal3 ekranlarında yayınlanan Duble Spor, Dünya Kupası boyunca futbol gündemini yakından takip eden izleyiciler için YouTube’da da sizlerle.

    Programda; günün maçlarına dair öne çıkan anlar, önemli pozisyonlar, takım ve oyuncu performansları uzman yorumlarıyla değerlendiriliyor. Turnuvaya dair gelişmeler, istatistikler ve dikkat çeken detaylar sade ve anlaşılır bir dille ele alınıyor.

    Duble Spor, Dünya Kupası süresince futbolu yalnızca skorlarla değil, oyunun tüm yönleriyle izleyiciye aktarmayı hedefler.

    📶https://kanal3.com.tr/
    Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Ederek Son Dakika Haberleri Alabilirsiniz;
    İnstagram : https://www.instagram.com/kanal3tv
    Facebook : https://www.facebook.com/kanal3tv
    X: https://x.com/kanal3tv
    Telegram : https://t.me/kanal3_tv
    Whatsapp : https://whatsapp.com/channel/0029VaFDm2rEKyZKvlSELq17
    Next : https://sosyal.teknofest.app/@kanal3tv

    #Kanal3AnaHaber #Kanal3Haber #Kanal3

  • Kubilay Kaan Kundakçı davasında kritik duruşma: Sesler yükseldi!

    Kubilay Kaan Kundakçı davasında kritik duruşma: Sesler yükseldi!

    İkinci duruşma başladı

    İstanbul’un Ümraniye ilçesinde 19 Mart’ta futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı’nın yaşamını yitirdiği, rapçi Canbay’ın da içinde bulunduğu gruba yönelik silahlı saldırıya ilişkin davanın ikinci duruşması Anadolu 27. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

    Duruşmada tutuklu sanıklar Aleyna Kalaycıoğlu, Alaattin Kadayıfçıoğlu, Hüseyin Can Avcı, Mustafa Rece, Metin Kadayıfçıoğlu ve Ahmet Özkoç ile tutuksuz sanık Zuhal Kalaycıoğlu yeniden hâkim karşısına çıktı.

    “Çok özür dilerim” sözleri salonda gerginliğe neden oldu

    Savunması alınan tutuklu sanık Alaattin Kadayıfçıoğlu, sanık kürsüsüne çıktıktan sonra “Çok özür dilerim” ifadelerini kullandı.

    Bu sözlerin ardından Kubilay Kaan Kundakçı’nın yakınları duruşma salonunda tepki gösterdi.

    Aile üyeleri, “Ne özrü? Sen egonu tatmin ettin. Ne özrü?” diyerek sanığa seslendi.

    Yaşanan gerginlik üzerine mahkeme başkanı salondakileri uyararak, “Kendinize hâkim olun, aksi halde sizi dışarı çıkartırım.” ifadelerini kullandı.

    Kadayıfçıoğlu ise “Başka söyleyecek sözüm yok.” diyerek savunmasını tamamladı.

    Aleyna Kalaycıoğlu: “Ben de mağdurum”

    Tutuklu sanık Aleyna Kalaycıoğlu da savunmasında kendisine yöneltilen suçlamaları kabul etmedi.

    Kalaycıoğlu, olayın azmettiricisi olduğuna dair herhangi bir delil bulunmadığını öne sürerek, “Beni azmettirdiğime ilişkin hiçbir delil yok.

    Alaaddin cahil olabilir ama ben vicdansız değilim. Artık dayanacak gücüm kalmadı. Ben de bu olayın mağduruyum.” ifadelerini kullandı ve tahliyesini talep etti.

    Anne Kundakçı gözyaşları içinde konuştu

    Duruşmada söz alan Kubilay Kaan Kundakçı’nın annesi Ülker Kundakçı ise sanıklara sert tepki gösterdi.

    Olayın anlatıldığı şekilde gerçekleştiğine inanmadığını belirten anne Kundakçı, Aleyna Kalaycıoğlu’nun oğlunun vurulmasının ardından ilgisiz davrandığını iddia ederek tepkisini dile getirdi.

    Gözyaşları içinde konuşan anne Kundakçı, Alaattin Kadayıfçıoğlu’na yönelik, “Hangi cesaretle benim çocuğumun canını alıyor?” sözleriyle isyan etti.

    Aileler arasında tartışma çıktı

    Duruşma sırasında sanık Aleyna Kalaycıoğlu’nun annesi Zuhal Kalaycıoğlu da söz alarak kızının tahliye edilmesini istedi.

    Bunun üzerine Kundakçı ailesi tepki gösterdi.

    Ülker Kundakçı, “Biz ne yapalım? Biz çocuğumuza sarılamıyoruz.” diyerek karşılık verdi.

    İki aile arasında yaşanan sözlü tartışmanın büyümesi üzerine Zuhal Kalaycıoğlu, “Bir insanın namusuna bu kadar laf edilmez. Mahvettiniz hayatları.” ifadelerini kullandı.

    Kundakçı ailesi ise “Peki bizim çocuğumuzu geri verebilecek misiniz?” sözleriyle tepki gösterdi.

    Mahkeme başkanı tarafları salondan çıkardı

    Duruşma salonunda tansiyonun yükselmesi üzerine mahkeme başkanı, düzenin sağlanabilmesi amacıyla iki aileyi de duruşma salonundan çıkardı.

    Davanın ilerleyen saatlerde sanık savunmaları ve diğer usul işlemleriyle devam ettiği öğrenildi.

  • “Üreticilerimizin her zaman yanındayız”

    “Üreticilerimizin her zaman yanındayız”

    Programına Sultandağı ilçesine bağlı Kırca Köyü’nde başlayan Yurdunuseven, AK Parti Sultandağı İlçe Başkanı Kazım Sır, Belediye Başkanı Mehmet Aldırmaz ve teşkilat mensuplarıyla birlikte hal esnafını ziyaret etti. Dünyaca ünlü Sultandağı kirazının alım süreci hakkında üretici ve esnaftan bilgi alan Yurdunuseven, üreticilere bereketli ve bol kazançlı bir sezon temennisinde bulundu.

    DANIŞMA MECLİSİ TOPLANTISINDA BİRLİK VE HİZMET MESAJI

    Daha sonra AK Parti Sultandağı İlçe Danışma Meclisi Toplantısı’na katılan Yurdunuseven, ilçe teşkilatı, belediye yönetimi ve partililerle bir araya gelerek ilçede yürütülen çalışmalar ile önümüzdeki döneme ilişkin hedefleri değerlendirdi. Toplantıda birlik ve beraberlik vurgusu yapılırken, Sultandağı’na yönelik hizmetlerin kararlılıkla sürdürüleceği ifade edildi.

    ÇAY’DA MEYVE HALLERİNİ ZİYARET ETTİ

    Sultandağı programının ardından Çay ilçesine geçen Yurdunuseven, Deresinek Hali ile Eber Köyü Meyve Hali’ni ziyaret ederek kiraz ve vişne alımlarını yerinde inceledi. Üretici ve hal esnafıyla görüşen Yurdunuseven, tarımsal üretimin ve bölge ekonomisinin gelişmesine katkı sağlayacak her çalışmanın destekçisi olmaya devam edeceklerini belirtti.

    EBER KÖYÜ’NDE ASFALT ÇALIŞMALARINI İNCELEDİ

    Eber Köyü’nde Afyonkarahisar İl Özel İdaresi tarafından tamamlanan asfalt çalışmalarını da yerinde inceleyen Yurdunuseven, ulaşım altyapısını güçlendiren projelerin vatandaşların yaşam kalitesine önemli katkı sunduğunu ifade ederek, çalışmalarda emeği geçen İl Özel İdaresi ekiplerine teşekkür etti.

    EBER GÖLÜ YENİDEN CANLANIYOR

    Program kapsamında Eber Gölü’nde de incelemelerde bulunan Yurdunuseven, geçmiş yıllarda su seviyesindeki düşüşle gündeme gelen gölün alınan tedbirler ve bu yılki yağışların etkisiyle yeniden canlandığını belirtti. Eber Gölü’nün doğal mirasının korunması ve gelecek nesillere aktarılması için çalışmaların sürdürüleceğini dile getirdi.

    VATANDAŞLARIN TALEPLERİNİ DİNLEDİ

    Eber Köyü Kahvesi’nde vatandaşlarla da bir araya gelen Yurdunuseven, hemşehrilerinin talep ve önerilerini dinleyerek ihtiyaçları yerinde değerlendirdi. Vatandaş odaklı hizmet anlayışıyla çalışmalarını sürdüreceklerini ifade eden Yurdunuseven, çözüm odaklı yaklaşımın devam edeceğini söyledi.

    ÇAY İLÇE DANIŞMA MECLİSİ TOPLANDI

    Günün son programında ise AK Parti Çay İlçe Danışma Meclisi Toplantısı gerçekleştirildi. İlçe Başkanı Coşkun Sarıpınar, İl Genel Meclis Üyesi Veli Koç, Pazarağaç Belediye Başkanı Şevki Kara ve teşkilat mensuplarının katıldığı toplantıda teşkilat çalışmaları değerlendirilirken, önümüzdeki döneme ilişkin hedefler ele alındı.

    “ÜRETİCİMİZİN VE VATANDAŞIMIZIN YANINDA OLMAYI SÜRDÜRECEĞİZ”

    Yurdunuseven, Sultandağı ve Çay ilçelerinde gerçekleştirdikleri ziyaretlerin verimli geçtiğini belirterek, üreticilerin, esnafın ve vatandaşların yanında olmaya, ilçelere değer katacak hizmet ve yatırımlar için çalışmayı sürdüreceklerini kaydetti. Yurdunuseven şu ifadelere yer verdi: “Bugün Sultandağı ve Çay ilçelerimizde hem teşkilat mensuplarımızla istişarelerde bulunduk hem de üreticilerimiz, esnafımız ve hemşehrilerimizle bir araya gelerek talep ve beklentilerini dinledik. Kiraz ve vişne üretiminde ülkemizin önemli merkezlerinden olan bölgemizde üreticilerimizin emeği bizim için çok kıymetlidir. Tarımsal üretimin güçlenmesi, kırsal kalkınmanın desteklenmesi ve vatandaşlarımızın yaşam kalitesini artıracak yatırımların hayata geçirilmesi için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda Afyonkarahisar’ımıza ve ilçelerimize hizmet etmeye, vatandaşlarımızın her zaman yanında olmaya devam edeceğiz. Misafirperverlikleri ve samimi ilgileri dolayısıyla tüm hemşehrilerimize teşekkür ediyorum.” >>>Haber Merkezi

    “Üreticilerimizin her zaman yanındayız” “Üreticilerimizin her zaman yanındayız” “Üreticilerimizin her zaman yanındayız” “Üreticilerimizin her zaman yanındayız” “Üreticilerimizin her zaman yanındayız” “Üreticilerimizin her zaman yanındayız” “Üreticilerimizin her zaman yanındayız” “Üreticilerimizin her zaman yanındayız”

  • Dünyaca ünlü aktör yaşamını yitirdi

    Dünyaca ünlü aktör yaşamını yitirdi

    90’lı yıllara damga vuran Jurassic Park filmiyle şöhret olan Sam Neill’in yaşamını yitirdiği açıklandı.

    Yeni Zelandalı oyuncu, kanserden kurtulduktan sonra bugün 78 yaşında aniden hayatını kaybetti.

    Ailesi tarafından yapılan açıklamada, “Kaybımız ani ve beklenmedik oldu, ancak Sam’in kansersiz kalması bir teselli oldu” dedi.

    Jurassic Park oyuncusu, Nisan ayında üçüncü evre kan kanseri tedavisi gördükten sonra kansersiz olduğunu açıklamıştı.

    Neill’in ailesi tarafından yapılan açıklamada, ünlü oyuncunun Sydney’de yaşamını yitirdiği belirtildi.

    Açıklamada, “Sam, ailesiyle çevriliydi ve tüm hayatını karakterize eden vakarla hayata veda etti. St. Vincent’s Özel Hastanesi’ndeki personele gösterdikleri inanılmaz bakım için en derin şükranlarını sunmak istiyoruz. Daha fazla ayrıntı daha sonra paylaşılacak, ancak şimdilik, aile adına, bu ölçülemez kayıpla başa çıkarken mahremiyetlerine saygı göstermenizi rica ediyoruz” denildi.

  • 73 ilde uyuşturucu operasyonu: 935 tutuklama

    73 ilde uyuşturucu operasyonu: 935 tutuklama

    Bakanlıktan yapılan açıklamada, son 2 haftada uyuşturucu satıcılarına yönelik polis ekiplerince operasyonlar düzenlendiği belirtildi.

    Açıklamada, bu kapsamda 985 kilogram uyuşturucu, 1 milyon 639 bin 239 uyuşturucu hap ele geçirildiği bilgisi verildi.

    Yakalanan 1780 şüpheliden 935’inin tutuklandığı, 224’ü hakkında adli kontrol hükümleri uygulandığı, diğerlerinin işlemlerinin devam ettiği belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

    “Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüklerince toplam 73 ilde 2 bin 670 ekip, 6 bin 675 personel, 17 hava aracı ve 34 narkotik dedektör köpeğinin katılımıyla operasyonlar düzenlendi. Gençlerimizin geleceğini, ailelerimizin huzurunu ve toplumumuzun güvenliğini hedef alan zehir tacirlerine asla fırsat vermiyoruz. Güvenlik güçlerimizin kararlı ve özverili çalışmalarıyla ülkemizin dört bir yanında uyuşturucuya yönelik operasyonlarımızı kesintisiz şekilde sürdürüyoruz.”>>>AA

  • Londra’da Doktor Husam Ebu Safiyye’ye destek eylemi

    Londra’da Doktor Husam Ebu Safiyye’ye destek eylemi

    Londra’nın ünlü köprüsü Tower Bridge, İsrail’in Gazze Şeridi’nde Aralık 2024’te alıkoyduğu Ebu Safiyye’ye destek eylemine sahne oldu.

    Filistin destekçisi bir grup, köprüye Filistin bayrağı ve “Doktor Husam’ı hemen serbest bırakın” yazılı pankart astı. City of London polisi, eylem nedeniyle köprüyü iki yönlü olarak trafiğe kapattı.

    Eylemciler Londra’daki Waterloo tren istasyonunda da benzeri bir eylem yaptı. İstasyonun ikinci katına bayrak ve pankart asan eylemciler, Filistin’e ve Ebu Safiyye’ye destek sloganları attı. Bazı yolcular da eylemcilere destek verdi.

    Aralık 2024’te Gazze Şeridi’nin kuzeyinde yer alan Kemal Advan Hastanesinin Hamas tarafından komuta merkezi olarak kullanıldığını iddia ederek buraya baskın düzenleyen ve Ebu Safiyye’yi alıkoyan İsrail ordusu, onun Hamas üyesi olduğundan şüphelenildiğini iddia etmişti.

    İsrail Berşeva Bölge Mahkemesi, 28 Nisan’da Ebu Safiyye’nin “Yasa Dışı Muharipler Yasası” kapsamında, kendisine herhangi bir suçlama yöneltilmeksizin tutukluluk süresinin uzatılmasına karar vermişti.

    Doktor Ebu Safiyye’nin avukatı Nasır Ebu Avde, AA muhabirine yaptığı açıklamada, müvekkilinin hapishanede zorlu koşullarda yaşadığını ve tıbbi ihmale maruz kaldığını ifade etmişti.

    Ebu Avde, çeşitli kronik hastalıklardan muzdarip olan müvekkilinin, İsrail makamları tarafından 3 Haziran’dan itibaren güneydeki Nefha Hapishanesi’nde tek kişilik hücrede tecrit ettiğini belirtmişti.>>>AA

  • Milli dron karşı tedbir sistemleri NATO Zirvesi’nde başarıyla görev yaptı

    Milli dron karşı tedbir sistemleri NATO Zirvesi’nde başarıyla görev yaptı

    Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen NATO Zirvesi’nin en önemli başlıklarından biri modern muharebenin karakteristik unsurları arasına katılan ve muharebe alanında belirleyici unsurlara dönüşen dronlara karşı alınacak tedbirler oldu.

    Zirvede duyurulan NATO Drone Edge girişimi ile dronları tespit etmek, tanımlamak ve etkisiz hale getirmek için etkili bir savunma sistemi kurulması amaçlanıyor. Bu girişimle müttefiklerin, 5 yıl boyunca dron karşı savunma kapasitelerine 40 milyar doların üzerinde yatırım yapması öngörülüyor.

    Bu kapsamda dron tespit radarları, RF algılama sistemleri, elektro-optik sensörler, elektronik karıştırma (jamming), koordinat yanıltma (GPS spoofing), lazer ve kinetik imha sistemleri, komuta-kontrol yazılımları gibi bir dizi çözümün hızla yaygınlaştırılması hedefleniyor.

    Dronları etkisiz hale getirmeye ve engellemeye yönelik sistemler, sahada uygulanan yönteme, teknolojinin çalışma prensibine ve hedef üzerindeki fiziksel etkisine göre pasif (algılama ve teşhis) ve aktif tedbirler (etkisiz hale getirme) olmak üzere iki ana kategoriye ayrılıyor. Aktif tedbirler ise kendi içinde dronun yapısına zarar verip vermemesine göre yumuşak (soft kill) ve sert kırım (hard kill) olarak sınıflandırılıyor.

    Milli dron karşı tedbir sistemleri NATO Zirvesi'nde başarıyla görev yaptı

    Türk savunma sanayisi, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı koordinasyonunda son dönemde geliştirdiği yeteneklerle tüm bu kategorilerde önemli çözümler oluşturup güvenlik güçlerinin kullanımına sundu, ihracat başarılarına imza attı. Söz konusu tedbirler Ankara’da gerçekleştirilen NATO Zirvesi’nde de başarıyla görev yaptı.

    Boğaziçi Savunma Teknolojileri de RF algılama, radar, elektro-optik sensörler, karıştırma ve koordinat yanıltma gibi katmanlı yeteneklerle zirvenin güvenliğine katkı sağladı. Devlet ve hükümet başkanlarını bir araya getiren buluşmanın hava güvenliğinde milli anti-dron sistemleri etkin şekilde kullanıldı.

    Şirketin ileri teknoloji ürünü İLTER ailesi sistemleri, zirve süresince kritik noktalarda konuşlandırılarak dronlardan kaynaklanabilecek tehditlere karşı kesintisiz ve çok katmanlı koruma sundu. Operasyonda, uzun menzilli elektronik karıştırma kabiliyetine sahip İLTER J400, hibrit aktif faz dizinli radar teknolojisiyle geliştirilen İLTER HSPAR (Hybrid Active Scanned Phased Array Radar) ve yapay zeka destekli elektro-optik takip sistemi ile birlikte, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ve Boğaziçi Savunma Teknolojileri tarafından yürütülen proje kapsamında geçtiğimiz aylarda Jandarma Genel Komutanlığı envanterine teslim edilen ve Türkiye’nin en etkili dron önleme sistemlerinden biri olarak öne çıkan İLTER MRKAS başarıyla görev yaptı.

    Yapay zeka destekli hedef tespit, teşhis, takip ve elektronik etkisizleştirme kabiliyetlerini tek bir komuta-kontrol mimarisi altında birleştiren İLTER ailesi, NATO Zirvesi boyunca hava sahasının güvenliğinin sağlanmasında kritik rol üstlendi. Sistemler, operasyon süresince yüksek performans sergileyerek görevlerini başarıyla tamamladı.

    Kritik altyapıların, stratejik tesislerin ve uluslararası organizasyonların güvenliğinde bugüne kadar çeşitli sorumluluklar üstelenen bu ileri teknoloji çözümler operasyonel başarılarına bir yenisini ekledi.>>>AA

  • Alzheimer ve Parkinson araştırmalarına yeni umut

    Alzheimer ve Parkinson araştırmalarına yeni umut

    BBC’nin haberine göre, Hindistan’daki Sudha Gopalakrishnan Beyin Merkezinden (SGBC) araştırmacılar, 3 boyutlu yeniden yapılandırma sistemiyle insan beyin kökünün nörokimyasal karakterizasyon atlası (ANCHOR)” çalışmasını yürüttü.

    SGBC’de 20 bilim insanı, 18 aylık çalışma kapsamında, beynin 200’den fazla kesitinde yaptıkları incelemeleri, manyetik rezonans görüntüleme (MRI) taramaları, mikroskobik anatomiyi 3 boyutlu yeniden yapılandırmayla harmanlayarak tek dijital atlasta birleştirdi.

    Bu çalışmada cenin, çocuk ve yetişkin beyinlerden 500’den fazla doku birimi birleştirilerek dünyada insan beyin kökünün üç boyutlu, en detaylı atlasını çıkarıldı.

    MRI taramalarından beynin tamamı ya da sinir hücrelerine kadar detaylı inceleme imkanı sunan bu dijital atlasla, 200’den fazla beyin hücresi kümesi ve sinir yolu incelenebiliyor.

    Beyni omurgaya bağlayan, nefes alımını, kalp atışını, uyku, uyanıklık ve hareketlilik hallerini kontrol eden beyin kökünün incelenmesi, Alzheimer, Parkinson ve inme gibi hastalıkların daha iyi anlaşılmasına yardımcı olabilir.

    Araştırmanın bulguları, bilimsel çalışmaların yer aldığı “BioRxiv” sitesinde yayımlandı.>>>AA

  • Son dakika! İran ABD İHA’sını düşürdü

    Son dakika! İran ABD İHA’sını düşürdü

    İsfahan’a düzenlenen saldırıda 1 kişi hayatını kaybetti

    İranlı Öğrenciler Haber Ajansı’na (ISNA) göre, İsfahan Vali Yardımcısı Ekber Salihi, ABD’nin sabaha karşı düzenlediği saldırıda İsfahan’a bağlı Nain ilçesinde 1 kişinin öldüğünü, 7 kişinin de yaralandığını belirtti.

    ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemilere yönelik “saldırma kapasitesini zayıflatmak” amacıyla gece yarısından sonra yeni saldırılar başlattığını duyurmuştu. Bu açıklamanın ardından İran’ın Bender Abbas, Sirik ve Cask kentleri ile Keşm Adası’nda patlama sesleri duyulduğu kaydedilmişti.

  • 6,4 büyüklüğünde deprem

    6,4 büyüklüğünde deprem

    ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi (USGS), depremin merkez üssünün Lorengau kentinin 191 kilometre güneydoğu açıkları olduğunu açıkladı.

    Yaklaşık 10 kilometre derinlikte kaydedilen 6,4 büyüklüğündeki depremin ardından tsunami uyarısı yapılmadı.

    Deprem nedeniyle herhangi bir can ya da mal kaybı bildirilmedi.>>>AA

  • Avrupa’da sıcaklık, Türkiye’de ihracat rekoru!

    Avrupa’da sıcaklık, Türkiye’de ihracat rekoru!

    Avrupa genelinde mevsim normallerinin üzerinde seyreden hava sıcaklıkları, klima ve soğutma sistemlerine olan ihtiyacı önemli ölçüde artırdı.

    Bu gelişme, Türkiye’nin iklimlendirme sektörünün ihracat performansına da olumlu yansıdı.

    Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, haziran ayında Avrupa pazarına gerçekleştirilen iklimlendirme ürünleri ihracatında kayda değer bir artış yaşandı.

    Almanya ilk sıradaki yerini korudu

    Haziran ayında Avrupa ülkeleri arasında en fazla ihracat 71,4 milyon dolarla Almanya’ya yapıldı.

    Almanya’nın ardından İtalya, Fransa, Polonya ve İspanya, Türk iklimlendirme sektörünün en önemli ihracat pazarları arasında yer aldı.

    Sektör temsilcileri, özellikle yaz aylarında yaşanan aşırı sıcakların sipariş hacmini önemli ölçüde artırdığına dikkat çekiyor.

    En hızlı artış Finlandiya’da görüldü

    İhracatın büyüme hızına bakıldığında ise en dikkat çekici artış Finlandiya’da yaşandı.

    Bu ülkeye yapılan ihracat, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 130,7 yükseldi.

    Finlandiya’yı sırasıyla Hırvatistan, Letonya, Lüksemburg ve Malta izledi.

    Türk firmaları avantajını koruyor

    İklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği (İSİB) Yönetim Kurulu Başkanı Osman Baştaş, Türk üreticilerinin kaliteli üretim anlayışı, güçlü mühendislik altyapısı, hızlı teslimat kabiliyeti ve esnek üretim modeli sayesinde uluslararası pazarda güçlü bir konum elde ettiğini ifade etti.

    Baştaş, Türkiye’nin Avrupa’ya yakın konumunun da lojistik süreçlerde önemli avantaj sağladığını belirtti.

    Çevreci teknolojilere ilgi artıyor

    Avrupa pazarında enerji tasarrufu sağlayan ve çevre dostu teknolojilere sahip ürünlere yönelik talebin giderek arttığını belirten Baştaş, Türk firmalarının uzun süredir bu alana yatırım yaptığını söyledi.

    Özellikle düşük karbon salımı sağlayan klima sistemleri, ısı pompaları, havalandırma çözümleri ve çevreci soğutucu akışkan kullanan ürünlerin ihracatta öne çıktığını dile getirdi.

    Baştaş, iklimlendirme sektöründeki büyümenin yalnızca konut kaynaklı olmadığını vurgulayarak, yapay zekâ teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla birlikte veri merkezlerinde kullanılan gelişmiş soğutma sistemlerine yönelik talebin de hızla yükseldiğini söyledi.

    Enerji verimliliği yüksek iklimlendirme sistemleri, otomasyon çözümleri, endüstriyel soğutma ekipmanları ve akıllı bina teknolojilerinin önümüzdeki dönemde ihracatta önemli rol üstleneceğini ifade etti.

    İhracatta büyüme beklentisi sürüyor

    Sektör temsilcileri, mevcut siparişlerin devam etmesi halinde yılın ikinci yarısında da ihracatın artış eğilimini koruyacağını öngörüyor.

    Türkiye’nin küresel markalar için önemli bir üretim merkezi haline geldiğini belirten sektör yetkilileri, katma değeri yüksek üretimle Avrupa pazarındaki payın daha da artırılmasının hedeflendiğini kaydetti.

  • 2025/2026 Sezonunun en çok izlenen dizileri belli oldu!

    2025/2026 Sezonunun en çok izlenen dizileri belli oldu!

    2025/2026 sezonunun reyting liderleri açıklandı

    2025/2026 televizyon sezonunda ekranlara gelen dizilerin reyting performansı netleşti. 20+ABC1 kategorisindeki ortalama reytinglere göre hazırlanan listede sezonun en çok izlenen dizisi 13,55 reyting ortalamasıyla “Taşacak Bu Deniz” oldu.

    Toplam 36 dizinin yarıştığı sezonda yeni yapımlar kadar uzun soluklu diziler de ilk 10’da yer almayı başardı.

    İşte sezonun en çok izlenen 10 dizisi

    1- Taşacak Bu Deniz (TRT 1)

    • Ortalama reyting: 13,55
    • Açılış reytingi: 4,52
    • En yüksek reyting: 17,52
    • Sezon bölümü: 31

    Trabzon’da çekilen dizi, ilk sezonunda yakaladığı reyting başarısıyla listenin zirvesine yerleşti.

    2- Uzak Şehir (Kanal D)

    • Ortalama reyting: 13,24
    • Açılış reytingi: 13,93
    • En yüksek reyting: 15,90
    • Sezon bölümü: 35

    İkinci sezonunda da güçlü performansını sürdüren yapım, zirveyi az farkla kaçırdı.

    3- Yeraltı (NOW)

    • Ortalama reyting: 8,40
    • Açılış reytingi: 5,59
    • En yüksek reyting: 10,35
    • Sezon bölümü: 16

    2026’nın en çok konuşulan yeni dizilerinden biri olmayı başardı.

    4- Sevdiğim Sensin (Star TV)

    • Ortalama reyting: 8,14
    • Açılış reytingi: 5,84
    • En yüksek reyting: 10,19
    • Sezon bölümü: 15

    İlk sezonunda elde ettiği reytinglerle ilk 5’e girmeyi başardı.

    5- Eşref Rüya (Kanal D)

    • Ortalama reyting: 7,50
    • Açılış reytingi: 8,09
    • En yüksek reyting: 10,26
    • Sezon bölümü: 34

    İkinci sezonunda da istikrarlı yükselişini sürdürdü.

    6- A.B.İ. (ATV)

    • Ortalama reyting: 7,31
    • Açılış reytingi: 9,98
    • En yüksek reyting: 10,64
    • Sezon bölümü: 18

    Kenan İmirzalıoğlu’nun ekranlara dönüş yaptığı yapım, sezonun en güçlü çıkışlarından birini gerçekleştirdi.

    7- Kızılcık Şerbeti (Show TV)

    • Ortalama reyting: 7,09
    • Açılış reytingi: 6,33
    • En yüksek reyting: 9,11
    • Sezon bölümü: 35

    Dördüncü sezonunda da ilk 10’daki yerini korumayı başardı.

    8- Güller ve Günahlar (Kanal D)

    • Ortalama reyting: 6,65
    • Açılış reytingi: 3,88
    • En yüksek reyting: 8,27
    • Sezon bölümü: 32

    Sezonun dikkat çeken yeni yapımları arasında yer aldı.

    9- Teşkilat (TRT 1)

    • Ortalama reyting: 6,31
    • Açılış reytingi: 5,58
    • En yüksek reyting: 7,75
    • Sezon bölümü: 36

    Altıncı sezonunda da reytinglerde ilk 10 içerisindeki yerini korudu.

    10- Halef: Köklerin Çağrısı (Show TV)

    • Ortalama reyting: 5,81
    • Açılış reytingi: 3,95
    • En yüksek reyting: 8,09
    • Sezon bölümü: 35

    İlk sezonunda listeye girmeyi başararak dikkat çeken yapımlar arasında yer aldı.

  • Afyonkarahisar’da çıkan silahlı kavgada 1 kişi öldü, 1 kişi yaralandı

    Afyonkarahisar’da çıkan silahlı kavgada 1 kişi öldü, 1 kişi yaralandı

    AFYONKARAHİSAR (AA) – Afyonkarahisar'da minibüs durağında çıkan silahlı kavgada 1 kişi öldü, 1 kişi yaralandı.

    Dörtyol Mahallesi Uydukent Minibüs Durağı'nda silahlı ve bıçaklı kavga ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.

    Kavgada yaralanan durak başkanı Osman Bulaş ile İsmail Ç. ambulanslarla hastanelere kaldırıldı.

    Ağır yaralı Bulaş, Afyonkarahisar Devlet Hastanesi'nde müdahaleye rağmen kurtarılamadı.

    Polis ekipleri, minibüs durağında incelemelerini sürdürüyor.

  • Bugün gözler Kabine toplantısında: İşte dikkat çeken başlıklar!

    Bugün gözler Kabine toplantısında: İşte dikkat çeken başlıklar!

    Cumhurbaşkanlığı Kabinesi bugün toplanıyor

    Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında bugün Beştepe’de bir araya gelecek.

    Toplantıda, dış politikadan ekonomiye, güvenlikten savunma sanayisine kadar birçok kritik başlık ele alınacak.

    NATO Zirvesi’nin ardından ilk değerlendirme

    Kabinenin öncelikli gündem maddelerinden biri, geçtiğimiz hafta gerçekleştirilen NATO Zirvesi’nin ardından yaşanan diplomatik gelişmeler olacak.

    Toplantıda, Türkiye’nin NATO kapsamındaki temasları, müttefik ülkelerle yapılan ikili görüşmelerin sonuçları, Türkiye-ABD ilişkilerindeki son durum ve Orta Doğu’daki gelişmeler kapsamlı şekilde değerlendirilecek.

    Zirvede alınan kararların Türkiye’nin dış politika stratejisine olası etkileri de masaya yatırılacak.

    CAATSA, S-400 ve F-35 süreci görüşülecek

    Savunma başlığında ise ABD’nin Türkiye’ye uyguladığı CAATSA yaptırımları öne çıkacak.

    Kabine üyelerinin, yaptırımların kaldırılmasına yönelik diplomatik girişimleri, S-400 hava savunma sistemiyle ilgili son gelişmeleri ve Türkiye’nin F-35 savaş uçağı programına yeniden dahil edilmesine ilişkin yürütülen temasları değerlendirmesi bekleniyor.

    “Terörsüz Türkiye” çalışmaları ele alınacak

    Toplantının güvenlik gündeminde “Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda yürütülen çalışmalar da yer alacak.

    Sahadaki son durum, güvenlik operasyonları ve sürece ilişkin değerlendirmelerin Kabine üyeleri tarafından ayrıntılı şekilde ele alınması bekleniyor.

    15 Temmuz programları masada

    Kabinede ayrıca, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün 10’uncu yılı kapsamında düzenlenecek anma programları da görüşülecek. Etkinliklerin kapsamı ve gerçekleştirilecek organizasyonlar hakkında değerlendirmelerde bulunulacak.

    Ekonomide son durum değerlendirilecek

    Ekonomi başlığında ise enflasyonla mücadelede gelinen son durum, uygulanan ekonomi programının etkileri ve önümüzdeki dönemde atılabilecek yeni adımlar Kabine’nin gündeminde yer alacak.

    Toplantının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kamuoyuna önemli açıklamalarda bulunması bekleniyor.