Yazar: admin

  • Avrupa’da sıcaklık, Türkiye’de ihracat rekoru!

    Avrupa’da sıcaklık, Türkiye’de ihracat rekoru!

    Avrupa genelinde mevsim normallerinin üzerinde seyreden hava sıcaklıkları, klima ve soğutma sistemlerine olan ihtiyacı önemli ölçüde artırdı.

    Bu gelişme, Türkiye’nin iklimlendirme sektörünün ihracat performansına da olumlu yansıdı.

    Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, haziran ayında Avrupa pazarına gerçekleştirilen iklimlendirme ürünleri ihracatında kayda değer bir artış yaşandı.

    Almanya ilk sıradaki yerini korudu

    Haziran ayında Avrupa ülkeleri arasında en fazla ihracat 71,4 milyon dolarla Almanya’ya yapıldı.

    Almanya’nın ardından İtalya, Fransa, Polonya ve İspanya, Türk iklimlendirme sektörünün en önemli ihracat pazarları arasında yer aldı.

    Sektör temsilcileri, özellikle yaz aylarında yaşanan aşırı sıcakların sipariş hacmini önemli ölçüde artırdığına dikkat çekiyor.

    En hızlı artış Finlandiya’da görüldü

    İhracatın büyüme hızına bakıldığında ise en dikkat çekici artış Finlandiya’da yaşandı.

    Bu ülkeye yapılan ihracat, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 130,7 yükseldi.

    Finlandiya’yı sırasıyla Hırvatistan, Letonya, Lüksemburg ve Malta izledi.

    Türk firmaları avantajını koruyor

    İklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği (İSİB) Yönetim Kurulu Başkanı Osman Baştaş, Türk üreticilerinin kaliteli üretim anlayışı, güçlü mühendislik altyapısı, hızlı teslimat kabiliyeti ve esnek üretim modeli sayesinde uluslararası pazarda güçlü bir konum elde ettiğini ifade etti.

    Baştaş, Türkiye’nin Avrupa’ya yakın konumunun da lojistik süreçlerde önemli avantaj sağladığını belirtti.

    Çevreci teknolojilere ilgi artıyor

    Avrupa pazarında enerji tasarrufu sağlayan ve çevre dostu teknolojilere sahip ürünlere yönelik talebin giderek arttığını belirten Baştaş, Türk firmalarının uzun süredir bu alana yatırım yaptığını söyledi.

    Özellikle düşük karbon salımı sağlayan klima sistemleri, ısı pompaları, havalandırma çözümleri ve çevreci soğutucu akışkan kullanan ürünlerin ihracatta öne çıktığını dile getirdi.

    Baştaş, iklimlendirme sektöründeki büyümenin yalnızca konut kaynaklı olmadığını vurgulayarak, yapay zekâ teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla birlikte veri merkezlerinde kullanılan gelişmiş soğutma sistemlerine yönelik talebin de hızla yükseldiğini söyledi.

    Enerji verimliliği yüksek iklimlendirme sistemleri, otomasyon çözümleri, endüstriyel soğutma ekipmanları ve akıllı bina teknolojilerinin önümüzdeki dönemde ihracatta önemli rol üstleneceğini ifade etti.

    İhracatta büyüme beklentisi sürüyor

    Sektör temsilcileri, mevcut siparişlerin devam etmesi halinde yılın ikinci yarısında da ihracatın artış eğilimini koruyacağını öngörüyor.

    Türkiye’nin küresel markalar için önemli bir üretim merkezi haline geldiğini belirten sektör yetkilileri, katma değeri yüksek üretimle Avrupa pazarındaki payın daha da artırılmasının hedeflendiğini kaydetti.

  • 2025/2026 Sezonunun en çok izlenen dizileri belli oldu!

    2025/2026 Sezonunun en çok izlenen dizileri belli oldu!

    2025/2026 sezonunun reyting liderleri açıklandı

    2025/2026 televizyon sezonunda ekranlara gelen dizilerin reyting performansı netleşti. 20+ABC1 kategorisindeki ortalama reytinglere göre hazırlanan listede sezonun en çok izlenen dizisi 13,55 reyting ortalamasıyla “Taşacak Bu Deniz” oldu.

    Toplam 36 dizinin yarıştığı sezonda yeni yapımlar kadar uzun soluklu diziler de ilk 10’da yer almayı başardı.

    İşte sezonun en çok izlenen 10 dizisi

    1- Taşacak Bu Deniz (TRT 1)

    • Ortalama reyting: 13,55
    • Açılış reytingi: 4,52
    • En yüksek reyting: 17,52
    • Sezon bölümü: 31

    Trabzon’da çekilen dizi, ilk sezonunda yakaladığı reyting başarısıyla listenin zirvesine yerleşti.

    2- Uzak Şehir (Kanal D)

    • Ortalama reyting: 13,24
    • Açılış reytingi: 13,93
    • En yüksek reyting: 15,90
    • Sezon bölümü: 35

    İkinci sezonunda da güçlü performansını sürdüren yapım, zirveyi az farkla kaçırdı.

    3- Yeraltı (NOW)

    • Ortalama reyting: 8,40
    • Açılış reytingi: 5,59
    • En yüksek reyting: 10,35
    • Sezon bölümü: 16

    2026’nın en çok konuşulan yeni dizilerinden biri olmayı başardı.

    4- Sevdiğim Sensin (Star TV)

    • Ortalama reyting: 8,14
    • Açılış reytingi: 5,84
    • En yüksek reyting: 10,19
    • Sezon bölümü: 15

    İlk sezonunda elde ettiği reytinglerle ilk 5’e girmeyi başardı.

    5- Eşref Rüya (Kanal D)

    • Ortalama reyting: 7,50
    • Açılış reytingi: 8,09
    • En yüksek reyting: 10,26
    • Sezon bölümü: 34

    İkinci sezonunda da istikrarlı yükselişini sürdürdü.

    6- A.B.İ. (ATV)

    • Ortalama reyting: 7,31
    • Açılış reytingi: 9,98
    • En yüksek reyting: 10,64
    • Sezon bölümü: 18

    Kenan İmirzalıoğlu’nun ekranlara dönüş yaptığı yapım, sezonun en güçlü çıkışlarından birini gerçekleştirdi.

    7- Kızılcık Şerbeti (Show TV)

    • Ortalama reyting: 7,09
    • Açılış reytingi: 6,33
    • En yüksek reyting: 9,11
    • Sezon bölümü: 35

    Dördüncü sezonunda da ilk 10’daki yerini korumayı başardı.

    8- Güller ve Günahlar (Kanal D)

    • Ortalama reyting: 6,65
    • Açılış reytingi: 3,88
    • En yüksek reyting: 8,27
    • Sezon bölümü: 32

    Sezonun dikkat çeken yeni yapımları arasında yer aldı.

    9- Teşkilat (TRT 1)

    • Ortalama reyting: 6,31
    • Açılış reytingi: 5,58
    • En yüksek reyting: 7,75
    • Sezon bölümü: 36

    Altıncı sezonunda da reytinglerde ilk 10 içerisindeki yerini korudu.

    10- Halef: Köklerin Çağrısı (Show TV)

    • Ortalama reyting: 5,81
    • Açılış reytingi: 3,95
    • En yüksek reyting: 8,09
    • Sezon bölümü: 35

    İlk sezonunda listeye girmeyi başararak dikkat çeken yapımlar arasında yer aldı.

  • Afyonkarahisar’da çıkan silahlı kavgada 1 kişi öldü, 1 kişi yaralandı

    Afyonkarahisar’da çıkan silahlı kavgada 1 kişi öldü, 1 kişi yaralandı

    AFYONKARAHİSAR (AA) – Afyonkarahisar'da minibüs durağında çıkan silahlı kavgada 1 kişi öldü, 1 kişi yaralandı.

    Dörtyol Mahallesi Uydukent Minibüs Durağı'nda silahlı ve bıçaklı kavga ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.

    Kavgada yaralanan durak başkanı Osman Bulaş ile İsmail Ç. ambulanslarla hastanelere kaldırıldı.

    Ağır yaralı Bulaş, Afyonkarahisar Devlet Hastanesi'nde müdahaleye rağmen kurtarılamadı.

    Polis ekipleri, minibüs durağında incelemelerini sürdürüyor.

  • Bugün gözler Kabine toplantısında: İşte dikkat çeken başlıklar!

    Bugün gözler Kabine toplantısında: İşte dikkat çeken başlıklar!

    Cumhurbaşkanlığı Kabinesi bugün toplanıyor

    Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında bugün Beştepe’de bir araya gelecek.

    Toplantıda, dış politikadan ekonomiye, güvenlikten savunma sanayisine kadar birçok kritik başlık ele alınacak.

    NATO Zirvesi’nin ardından ilk değerlendirme

    Kabinenin öncelikli gündem maddelerinden biri, geçtiğimiz hafta gerçekleştirilen NATO Zirvesi’nin ardından yaşanan diplomatik gelişmeler olacak.

    Toplantıda, Türkiye’nin NATO kapsamındaki temasları, müttefik ülkelerle yapılan ikili görüşmelerin sonuçları, Türkiye-ABD ilişkilerindeki son durum ve Orta Doğu’daki gelişmeler kapsamlı şekilde değerlendirilecek.

    Zirvede alınan kararların Türkiye’nin dış politika stratejisine olası etkileri de masaya yatırılacak.

    CAATSA, S-400 ve F-35 süreci görüşülecek

    Savunma başlığında ise ABD’nin Türkiye’ye uyguladığı CAATSA yaptırımları öne çıkacak.

    Kabine üyelerinin, yaptırımların kaldırılmasına yönelik diplomatik girişimleri, S-400 hava savunma sistemiyle ilgili son gelişmeleri ve Türkiye’nin F-35 savaş uçağı programına yeniden dahil edilmesine ilişkin yürütülen temasları değerlendirmesi bekleniyor.

    “Terörsüz Türkiye” çalışmaları ele alınacak

    Toplantının güvenlik gündeminde “Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda yürütülen çalışmalar da yer alacak.

    Sahadaki son durum, güvenlik operasyonları ve sürece ilişkin değerlendirmelerin Kabine üyeleri tarafından ayrıntılı şekilde ele alınması bekleniyor.

    15 Temmuz programları masada

    Kabinede ayrıca, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün 10’uncu yılı kapsamında düzenlenecek anma programları da görüşülecek. Etkinliklerin kapsamı ve gerçekleştirilecek organizasyonlar hakkında değerlendirmelerde bulunulacak.

    Ekonomide son durum değerlendirilecek

    Ekonomi başlığında ise enflasyonla mücadelede gelinen son durum, uygulanan ekonomi programının etkileri ve önümüzdeki dönemde atılabilecek yeni adımlar Kabine’nin gündeminde yer alacak.

    Toplantının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kamuoyuna önemli açıklamalarda bulunması bekleniyor.

  • Esnerken bir anda balığı kaptı!

    Esnerken bir anda balığı kaptı!

    Esnerken bir anda balığı kaptı!

    📶https://kanal3.com.tr/
    Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Ederek Son Dakika Haberleri Alabilirsiniz;
    İnstagram : <a href="https://www.instagram.com/kanal3tv" target=”_blank” rel=”nofollow”>https://www.instagram.com/kanal3tv
    Facebook : https://www.facebook.com/kanal3tv
    X: https://x.com/kanal3tv
    Telegram : https://t.me/kanal3_tv
    Whatsapp : https://whatsapp.com/channel/0029VaFDm2rEKyZKvlSELq17
    Next : https://sosyal.teknofest.app/@kanal3tv

    #Kanal3AnaHaber #Kanal3Haber #Kanal3

  • MotoGP Almanya Grand Prix’sini Marc Marquez kazandı

    MotoGP Almanya Grand Prix’sini Marc Marquez kazandı

    Sezonun 11. yarışı Almanya’nın Chemnitz kentindeki 3,67 kilometrelik Sachsenring Pisti’nde 30 tur üzerinden gerçekleştirildi.

    Marc Marquez, yarışı 40.53.148’lik derecesiyle ilk sırada tamamladı. SuperFile Trackhouse takımından Japon Ai Ogura ikinci, aynı takımdan İspanyol Raul Fernandez üçüncü sırayı aldı.

    Red Bull sporcusu Toprak Razgatlıoğlu (Prima Pramac Yamaha), yarışı 15. sırada tamamladı.

    Sezonun 12. etabı Büyük Britanya Grand Prix’si 7-9 Ağustos’ta koşulacak.

    MotoGP Dünya Şampiyonası’nda pilotlar klasmanının ilk 5 sırası şöyle:

    1. Jorge Martin (İspanya): 208
    2. Ai Ogura (Japonya): 194
    3. Marc Marquez (İspanya): 190
    4. Marco Bezzecchi (İtalya): 186
    5. Fabio Di Giannantonio (İtalya): 184
    6. Toprak Razgatlıoğlu (Türkiye): 12. >>>AA
  • A Millilerimizin çeyrek finaldeki rakibi Kanada

    A Millilerimizin çeyrek finaldeki rakibi Kanada

    Üçüncü hafta maçlarının ardından normal sezonu 9 galibiyet ve 25 puanla 4. sırada tamamlayan ay-yıldızlı ekip, çeyrek finalde 8 galibiyet ve 24 puanla 5. basamakta yer alan Kanada ile eşleşti.

    Başantrenör Daniele Santarelli yönetimindeki ay-yıldızlı ekibin çeyrek finaldeki rakibi Kanada’nın başantrenörlüğünü, 2017-2022 yıllarında A Milli Kadın Voleybol Takımı’nı çalıştıran Giovanni Guidetti yapıyor.

    Çin’in Makau Özel İdari Bölgesi’nde 22-23 Temmuz tarihlerinde yapılacak çeyrek final mücadelesinde Türkiye, Kanada’yı elemesi halinde ABD ile Çin eşleşmesinin galibiyle yarı finalde karşılaşacak.

    VNL Final Etabı’nın diğer çeyrek final eşleşmeleri ise ABD-Çin, İtalya-Hollanda ve Brezilya-Japonya oldu. Çin, normal sezonu ilk 8’in dışında tamamlamasına rağmen ev sahibi kontenjanıyla çeyrek finalde mücadele etme hakkı elde etti.

    Öte yandan normal sezonu son sırada tamamlayan Bulgaristan, VNL’ye veda etti. Bulgaristan’ın yerine 2027 VNL’de, bu sezon organizasyonda yer almayan ülkeler arasında FIVB dünya sıralamasında en üst sırada bulunan milli takım yer alacak. >>>AA

  • Jannik Sinner, üst üste 2. kez şampiyonluğa ulaştı

    Jannik Sinner, üst üste 2. kez şampiyonluğa ulaştı

    İngiltere’nin başkenti Londra’da yapılan turnuvada, tek erkekler finalinde dünya 1 numarası Jannik Sinner ile dünya 3 numarası Alexander Zverev karşılaştı.

    Sinner, 3 saat 46 dakika süren maçta rakibi Zverev’i 6-7, 7-6, 6-3 ve 6-4’lük setlerle mağlup ederek üst üste 2. kez Wimbledon’da şampiyonluk yaşadı.

    Daha önce Avustralya Açık’ta iki, ABD Açık’ta bir kez şampiyon olan İtalyan sporcu, böylece 5. grand slam zaferine ulaştı. >>>AA

  • Muhsin Yazıcıoğlu dosyasında flaş operasyon! O iller arasında Afyon da var

    Muhsin Yazıcıoğlu dosyasında flaş operasyon! O iller arasında Afyon da var

    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın koordinasyonunda ve Ankara İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince yürütülen çalışma kapsamında, Ankara, İstanbul, İzmir, Balıkesir, Adana, Antalya, Çanakkale, Bursa, Isparta ve Afyonkarahisar olmak üzere 10 ilde 30 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi. Soruşturma kapsamında, “silahlı terör örgütü kurmak, yönetmek ve üye olmak” ile “tasarlayarak kasten adam öldürme” suçlarını işledikleri değerlendirilen 29 şüpheli tespit edildi. Operasyonlarda 25 şüpheli gözaltına alınırken, 2 şüphelinin cezaevinde, 2 şüphelinin ise yurt dışında bulunduğu belirlendi. Firari şüphelerin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi.

    Bakan Gürlek, merhum Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu soruşturması kapsamında 10 ildeki 30 adrese yapılan operasyonda 25 şüphelinin yakalandığını, firari şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmaların devam ettiğini bildirdi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, merhum Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki heyetin 25 Mart 2009’da meydana gelen helikopter kazasında hayatını kaybetmesine ilişkin yürütülen soruşturmanın milletin vicdanında derin yer edindiğini, yıllardır aydınlatılması beklenen dosyaların başında geldiğini ifade etti.

    Bu dosyanın tüm yönleriyle aydınlatılması, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması ve sorumluluğu bulunan herkesin hukuk önünde hesap vermesi için yargı makamları ile kolluk kuvvetlerinin, güçlü bir koordinasyon ve eşgüdüm içerisinde çalışmalarını sürdürdüğünü vurgulayan Gürlek, şunları kaydetti: “12 Haziran 2026’da, Kahramanmaraş’tan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına devredilen soruşturma kapsamında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımızın koordinasyonunda, Ankara İl Emniyet Müdürlüğünce yürütülen çalışmalar neticesinde bu sabah harekete geçilmiştir. Soruşturma kapsamında, silahlı terör örgütü kurmak, yönetmek ve üye olmak ile tasarlayarak kasten adam öldürme suçlarını işledikleri değerlendirilen 29 şüpheli tespit edilmiş, Ankara, İstanbul, İzmir, Balıkesir, Adana, Antalya, Çanakkale, Bursa, Isparta ve Afyonkarahisar’da bulunan 30 adrese eş zamanlı operasyon düzenlenmiştir. Operasyon kapsamında 25 şüpheli yakalanmış, 2 şüphelinin cezaevinde, 2 şüphelinin yurt dışında bulunduğu belirlenmiş olup firari şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmalar devam etmektedir.”

    Gürlek, soruşturmanın geldiği bu önemli aşamada titiz çalışmaları dolayısıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü ve operasyonda görev alan tüm emniyet mensuplarına teşekkür ettiğini belirtti.  Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tevdi ettiği görev ve sorumluluk çerçevesinde, milletin adalet beklentisine yanıt vermenin kendileri için en büyük sorumluluk olduğunun altını çizen Gürlek, “Aradan kaç yıl geçerse geçsin, hiçbir dosyanın karanlıkta kalmasına ve hiçbir şüphenin cevapsız bırakılmasına müsaade edilmeyecektir. Başta merhum Muhsin Yazıcıoğlu olmak üzere, bu elim olayda hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımızı rahmetle anıyor, ailelerinin ve aziz milletimizin yüreğinde yer eden bu acının tüm yönleriyle aydınlatılması için sürecin sonuna kadar kararlılıkla takip edileceğini kamuoyunun bilgisine sunuyorum.” ifadelerini kullandı. >>>AA-Haber Merkezi

  • İran’dan ABD’ye Hürmüz Boğazı tepkisi

    İran’dan ABD’ye Hürmüz Boğazı tepkisi

    Bekayi, başkent Tahran’da düzenlediği haftalık basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı.

    İran’ın hiçbir zaman taahhütlerini ihlal etme konusunda öncü olmadığını savunan Bekayi, “Şüphesiz mutabakat bir kriz sürecine girmiştir. Bu anlaşma çerçevesinde sürekli olarak ihlallerde bulunan taraf ABD’dir.” ifadelerini kullandı.

    Bekayi, Umman’ın başkenti Maskat’ta Hürmüz Boğazı’ndan geçiş düzenlemeleri için Ummanlı heyetle bir araya geldiklerini ve bir mekanizma oluşturmaya çalıştıklarını ancak ABD’nin Umman üzerindeki baskısı nedeniyle bir sonuca ulaşamadıklarını söyledi.

    Ulusal güvenliklerini ve toprak bütünlüklerini korumak için gerekli önlemleri alacaklarını belirten Bekayi, “Son günlerde yaşananların sorumluluğu ABD’dedir.” dedi.

    Bekayi ayrıca, ABD’nin Hürmüz Boğazı’nda gemilere refakat ettiği iddiasının, Washington yönetiminin bölgedeki güvenliği tehlikeye atmayı sürdürme niyetinde olduğunu gösterdiğini öne sürdü.>>>AA

  • ABD’li şirketten Diyarbakır Havzası için günlük 250 bin varil petrol üretim öngörüsü

    ABD’li şirketten Diyarbakır Havzası için günlük 250 bin varil petrol üretim öngörüsü

    Mitchell, AA muhabirine, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) ve ABD’nin en büyük petrol üreticilerinden Continental Resources ile birlikte Diyarbakır Havzası’ndaki konvansiyonel olmayan petrol ve doğal gaz kaynaklarının geliştirilmesine yönelik yürüttükleri çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

    Türkiye’nin konvansiyonel olmayan hidrokarbon kaynağı potansiyeline dikkati çeken Mitchell, “Türkiye’de büyük ölçekli konvansiyonel olmayan kaynak potansiyeline sahip iki bölge bulunuyor. Bu kaynakların gözeneklilik ve geçirgenlik özelliklerinin daha düşük olmasını kastediyoruz. Bu iki bölge, Türkiye’nin güneydoğusundaki Diyarbakır Havzası ve kuzeybatısındaki Trakya Havzası. Her iki havzada da 18 yıldır faaliyet gösteriyoruz.” bilgisini paylaştı.

    Mitchell, şirketin TPAO ile uzun yıllara dayanan işbirliğinin son dönemde yeni bir boyut kazandığını ve Kuzey Amerika’da yaygın olarak kullanılan konvansiyonel olmayan petrol ve gaz kaynaklarının üretime kazandırılmasına yönelik tecrübeyi Türkiye’ye taşıdıklarını belirterek, “Bu işbirliği bilgi birikimi, sermaye ve kaynak paylaşımına dayanıyor.” dedi.

    ABD'li şirketten Diyarbakır Havzası için günlük 250 bin varil petrol üretim öngörüsü

    Beş yılda 25 sondaj kulesi

    Diyarbakır Havzası’nın bekledikleri şekilde gelişmesi halinde gelecek beş yıl içinde sahada yaklaşık 25 sondaj kulesinin faaliyet gösterebileceğini ifade eden Mitchell, “Her sondaj kulesi, yatay sondaj yapacağı için dört ya da beş dikey kuyunun verimliliğine eşdeğer olacaktır. Bu önemli bir husus, çünkü çok daha az yüzey alanı kaplar.” değerlendirmesinde bulundu.

    Mitchell, havzanın uzun vadeli potansiyeline ilişkin, şunları kaydetti:

    “Diyarbakır Havzası yaklaşık 20 yıllık bir süreçte, Türkiye’nin mevcut durumdaki kuyularının toplamından daha fazla kuyuya sahip olabilir. Beş yıllık yavaş bir büyüme sürecinin ardından olgun bir üretim seviyesine ulaşılacağını düşünüyoruz. Zamanla, havzanın toplam potansiyelinin günlük 250 bin varil petrole kadar ulaşabileceğini düşünüyorum. Diyarbakır Havzası’ndaki doğal gaz üretim potansiyeli ise günlük 25 milyon metreküpten fazla olabilir. 25 ila 50 milyon arasında bir üretim oldukça iyi bir miktar. Bu, Türkiye’nin iç talebinin önemli bir kısmını karşılayacaktır.”

    Mitchell, TPAO’nun üretimin büyük kısmını gerçekleştireceğini, süreç ilerledikçe bazı sahaların tek başına sahibi ve geliştiricisi olarak faaliyet gösterebileceğini kaydetti.

    “Türkiye, yatırımcıların güvenebileceği bir istikrar sunuyor”

    Türkiye’nin enerji merkezi olma hedefine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Mitchell, ülkenin en büyük avantajının coğrafi konumu olduğunu söyledi.

    Mitchell, Türkiye’nin enerjinin kesişim noktasında bulunduğunu belirterek, küresel enerji koridorlarındaki değişimlerin Türkiye’nin önemini artırdığını dile getirdi.

    Enerji şirketlerinin artık yalnızca kaynak büyüklüğüne değil, faaliyet gösterdikleri ülkelerdeki istikrar ve öngörülebilirliğe de baktığını ifade eden Mitchell, “Türkiye belki bazı ülkeler kadar büyük enerji kaynaklarına sahip değil ancak yatırımcıların güvenebileceği bir istikrar sunuyor.” diye konuştu.

    Mitchell, ABD’li şirketlere Türkiye merkezli faaliyet göstermeyi, Türk enerji sistemine katılım sağlamayı ve Türkiye’yi bir merkez olarak kullanarak çevre ülkelere açılmayı tavsiye ettiklerini, iş yapmaya çalıştıkları ülkelerde ise Türkiye ile kurdukları işbirliğini referans göstererek güven inşa ettiklerini ve Özbekistan’ın da bu yaklaşımın uygulandığı örneklerden biri olduğunu aktardı.

    Türkiye ile işbirliğini “çok büyük bir fırsat” olarak nitelendiren Mitchell, şunları kaydetti:

    “Başarıya giden en iyi ve en hızlı yolu garanti altına alabilmek için diğer faaliyetlerimizi bir noktaya kadar sınırlıyoruz. TPAO ile kurduğumuz ortak girişim şu anda muhtemelen dünya çapında sahip olduğumuz en önemli fırsat. Mesele sadece başarılı olmak değil, aynı zamanda TPAO’nun bizi başka projelere de davet edeceği şekilde başarılı olmak. Bu, muhtemelen sahip olduğumuz en önemli ilişki ve şu anda şirketimiz için dünya çapında bir fırsat olarak görüyoruz.”

    Geçen yıl mart ayında TPAO, Texas merkezli TransAtlantic Petroleum ve Oklahoma merkezli Continental Resources arasında Diyarbakır Havzası’ndaki konvansiyonel olmayan petrol ve doğal gaz kaynaklarının geliştirilmesi amacıyla ortak girişim anlaşması imzalanmıştı.

    Söz konusu işbirliğini “Türkiye’de petrol aramacılığında yeni bir dönemi açan anlaşma” olarak tanımlayan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, en güncel çevresel ve teknolojik uygulamalarla yürütülecek projede yerli iş gücünün eğitimi ve teknik bilgi transferinin de sağlanacağını bildirmişti.

    Türkiye’nin günlük ortalama petrol tüketiminin 1 milyon varil seviyesinde olduğu dikkate alındığında, havzanın tek başına söz konusu tüketimin yüzde 25’ini karşılayabilecek bir potansiyele sahip olduğu öngörülmektedir.

    elirterek, “Bu işbirliği bilgi birikimi, sermaye ve kaynak paylaşımına dayanıyor.” dedi.>>>AA

  • Kuru soğanda gümrük vergisi 31 Ağustos’a kadar yüzde 5’e indirildi

    Kuru soğanda gümrük vergisi 31 Ağustos’a kadar yüzde 5’e indirildi

    Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, piyasaların doğru yönlendirilerek spekülatif fiyat hareketlerinin önlenmesi, temel gıda ürünlerinde arz güvenliğinin sağlanması ve ülke ihtiyacının yerli üretimin teşviki yoluyla karşılanabilmesi amacıyla gerekli tedbirlerin zamanında alındığı belirtildi.

    Tarım ve Orman Bakanlığı ile yakın koordinasyon içinde yapılan değerlendirmeler sonucunda, bu yıl görülen aşırı yağış gibi iklimsel olumsuzlukların etkisiyle, kuru soğan hasadının üretici bölgelerde kademeli olarak devam ettiği aktarılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

    “Temel gıda ürünlerinden olan kuru soğanda, arz güvenliğinin sağlanması ve tüketici ihtiyacının uygun fiyatla karşılanabilmesini teminen, piyasayı tam olarak rahatlatacak seviyede arz sağlanacağı değerlendirilen 31 Ağustos’a kadar, gümrük vergisi geçici olarak yüzde 5 olarak yeniden düzenlenmiştir.”

    1 Eylül itibarıyla oran yeniden yüzde 49,5 olacak

    Söz konusu uygulamanın, yerli üretimin korunması amacıyla yeni sezon ürün hasadının piyasaya yoğun şekilde gireceği ve bu yolla iç piyasa dengesinin yeniden tesis edileceği öngörülen 1 Eylül’den itibaren soğan ithalatında yüzde 49,5 oranındaki gümrük vergisinin uygulanmaya devam edeceği aktarılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

    “Bakanlığımız, Tarım ve Orman Bakanlığı başta olmak üzere diğer kurum ve kuruluşlar ile istişare halinde, piyasada oluşan arz-talep dengesi ve fiyat gelişimlerini yakından takip etmeye, bu yolla üretici ve tüketiciyi birlikte gözeterek gerekli düzenlemeleri zamanlıca hayata geçirmeye devam edecektir.”>>>AA

  • Türkiye’den Norveç’e tüm zamanların en yüksek ilk yarı ihracatı

    Türkiye’den Norveç’e tüm zamanların en yüksek ilk yarı ihracatı

    AA muhabirinin Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerinden derlediği bilgilere göre, Türkiye’nin bu yılın ilk 6 ayında gerçekleştirdiği toplam ihracat geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,6 artarak 136 milyar 58 milyon 739 bin dolara yükseldi. İhracatın ülkelere göre dağılımına bakıldığında, Türkiye’den Norveç’e yapılan dış satımın 615 milyon 992 bin dolarla tüm zamanların en yüksek ilk yarı ihracatı olduğu görüldü.

    Türkiye’nin Norveç’e dış satımı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 38 arttı. Ülkeye geçen yılın aynı döneminde 446 milyon 414 bin dolar tutarında ihracat gerçekleşmişti.

    Yılın ilk yarısında Norveç’e en fazla dış satımı 352 milyon 23 bin dolarla gemi yat ve hizmetleri sektörü gerçekleştirdi. Bu sektörü, 91 milyon 984 bin dolarla otomotiv endüstrisi, 20 milyon 689 bin dolarla elektrik ve elektronik, 19 milyon 739 bin dolarla çelik, 18 milyon 200 bin dolarla su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörü izledi.

    Gemi yat ve hizmetleri sektörü Norveç’e ihracat artışında da başı çekti. Sektörün ülkeye dış satımı bu yılın ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine göre 145 milyon 652 bin dolar arttı.

    Norveç’e ihracat artışında bu sektörü 23 milyon 195 bin dolarla otomotiv endüstrisi, 12 milyon 702 bin dolarla su ürünleri ve hayvansal mamuller, 4 milyon 275 bin dolarla demir ve demir dışı metaller, 2 milyon 595 bin dolarla fındık ve mamulleri takip etti.

    Ülkeye, demir ve demir dışı metaller sektörü 13 milyon 842 bin dolarlık, fındık ve mamulleri sektörü 6 milyon 846 bin dolarlık ihracat yaptı.

    “Bu yıl Türkiye-Norveç ilişkilerinin 100’üncü yılı”

    Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-Norveç İş Konseyi Başkanı Elchin Ibadov, AA muhabirine değerlendirmesinde, iki ülke arasındaki toplam ticaret hacminin 1 milyar 758 milyon dolar olduğu ve 158 milyon dolar dış ticaret fazlasıyla ticaret dengesinin Türkiye lehine döndüğü bilgisini paylaştı.

    Ibadov, “Bu tablodaki en anlamlı gösterge dış ticaret fazlamızdır. Kendisinden çok daha yüksek gelir düzeyine sahip ve tedarikçi seçiminde son derece seçici bir pazara karşı fazla vermek, fiyatla değil kaliteyle rekabet edildiğinin açık kanıtıdır.” dedi.

    İki ülkenin ticaretinde dört önemli unsur olduğuna dikkati çeken Ibadov, birinci unsurun nitelik olduğunu ve Norveç’e ihracatın giderek daha fazla mühendislik, tasarım ve teknoloji içerdiğini kaydetti.

    Ibadov, ikincisinin potansiyel olduğunu vurgulayarak, şu değerlendirmelerde bulundu:

    “Norveç 2024’te toplam 303,79 milyar dolarlık ithalat gerçekleştirdi. Gayri Safi Yurt İçi Hasılası 517 milyar dolar, kişi başına düşen geliri 86 bin 587 dolar olan Norveç, Avrupa’nın en yüksek alım gücüne sahip ekonomilerinden biri. Bu ölçek, bugünkü ticaret hacmimizin önünde son derece geniş bir büyüme alanımız bulunduğunu gösteriyor. Üçüncüsü, sermaye. Norveç Varlık Fonu, Türkiye’de faaliyet gösteren 79 şirketin hisselerine 1 milyar 723 milyon dolar yatırım yaptı. Norveç sermayesinin Türkiye’ye ilgisi, bugün iki ülkenin toplam yıllık mal ticareti hacmine yaklaşmış durumda. Bu, ticaret rakamlarının tek başına anlatamadığı bir güven göstergesi.”

    Dördüncüsünün zemin olduğunu dile getiren Ibadov, Türkiye ile Norveç arasındaki diplomatik ilişkilerin bu yıl 100’üncü yılı olduğunu ve iki ülke arasında yürürlükte olan serbest ticaret anlaşması bulunduğunu ifade etti.

    “Türkiye’nin Norveç’e ihracatında denizcilik ve gemi inşa öne çıkıyor”

    Elchin Ibadov, Türkiye’nin Norveç’e ihracatının denizcilik ve gemi inşa alanında yoğunlaştığını belirterek, Norveç’in dış sefer filosunun sipariş defterinin 143 gemiden oluştuğunu ve bunun toplam değerinin 12 milyar dolar olduğunu söyledi.

    Ibadov, bu gemilerin 8’inin Türkiye’de üretildiğine dikkati çekerek, “Türk tersaneleri, Norveçli armatörlerin sipariş defterinde Norveç’in kendi tersaneleriyle aynı sayıda gemi inşa etmektedir. Üstelik bu rakam yalnızca dış sefer filosunu kapsıyor, Norveç’in iç hat feribotları için Türkiye’de yürütülen projeler bu sayının dışındadır. Dolayısıyla Türkiye’nin Norveç denizciliğindeki gerçek ayak izi, bu tablonun gösterdiğinden daha büyük.” şeklinde konuştu.

    İki ülke ticareti açısından ikinci güçlü alanın enerji ekipmanı olduğunu kaydeden Ibadov, Türkiye’nin yıl içinde devreye aldığı 2 bin 142 megavatlık ilave kapasiteyle Avrupa’nın Almanya’dan sonraki en büyük rüzgar enerjisi pazarı olduğunu anlattı.

    Ibadov, Türkiye’nin rüzgar enerjisi ekipmanı üretiminde kaydettiği ilerlemeyle Norveç’in yenilenebilir enerji yatırımcıları için güçlü bir muhatap olduğunu vurgulayarak, “Norveç özelinde ayrıştırılmış sektörel kırılım kamuya açık istatistiklerde düzenli olarak yayımlanmadığı için rakama dayalı konuşabildiğimiz başlıca alanlar bunlardır. Genel eğilimin yönü ise nettir, katma değeri yüksek ürün gruplarında ağırlık artıyor. Kısacası Norveç bizden mühendislik satın alıyor. Bir ihracat ilişkisinin varabileceği en sağlıklı nokta budur çünkü fiyat avantajı devredilebilir, mühendislik itibarı kalıcıdır.” ifadelerini kullandı.

    “İki ülkenin ticaretinde büyüme potansiyeline sahip birçok alan mevcut”

    Ibadov, iki ülkenin ticaretinde büyüme potansiyeline sahip alanlara vurgu yaparak, enerji ve yenilenebilir tedarik zincirinin öne çıkan alanlardan biri olduğunu belirtti.

    Norveç’in 2040’a kadar 30 bin megavat açık deniz rüzgar enerjisi hedeflediğini kaydeden Ibadov, “Norveç, 2026’nın ilk yarısında büyük rüzgar sahalarını tahsis etmeye hazırlanıyor. Türkiye ise Avrupa’nın en büyük ikinci rüzgar enerjisi pazarı olarak kanat, kule ve ekipman üretimindeki gelişmiş altyapısıyla bu zincire dahil olmaya hazırdır.” dedi.

    Ibadov, Norveç’te 2025’te tescil edilen yeni araçların yüzde 95,9’unun tam elektrikli olduğu bilgisini paylaşarak, Türkiye’nin en büyük ihracat kalemi olan otomotiv sektörüyle, elektrik-elektronik bileşenleri ve şarj altyapısıyla bu pazardan pay alabileceğini dile getirdi.

    Norveç Varlık Fonunun Türkiye’de finans, sağlık, çelik ve teknoloji alanlarında aktif olduğuna dikkati çeken Ibadov, Norveç’teki 157 milyar dolarlık yabancı yatırım stokunun Türk yatırımcıları için henüz keşfedilmemiş büyük bir fırsat alanı olduğunu söyledi.

    Ibadov, 2025’te Türkiye’yi 212 bin Norveçlinin ziyaret ettiğini belirterek, turizmin yanı sıra sağlık, mühendislik danışmanlığı ve müteahhitlik gibi alanların en umut verici sektörler olduğunu sözlerine ekledi.

    TİM verilerine göre, ocak-haziran döneminde Norveç’e en fazla ihracat gerçekleştiren sektörler şöyle:>>>AA

    1 Ocak – 30 Haziran
    Sektörler 2026 (bin dolar)
    Gemi, Yat ve Hizmetleri 352.023,38
    Otomotiv Endüstrisi 91.984,37
    Elektrik ve Elektronik 20.689,26
    Çelik 19.739,94
    Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller 18.200,11
    Kimyevi Maddeler ve Mamulleri 17.548,22
    Hazırgiyim ve Konfeksiyon 15.499,17
    Demir ve Demir Dışı Metaller 13.842,80
    İklimlendirme Sanayii 12.563,86
    Yaş Meyve ve Sebze 11.578,66
  • Bursa, otomotiv üretiminin yüzde 35,5’ini karşıladı

    Bursa, otomotiv üretiminin yüzde 35,5’ini karşıladı

    AA muhabirinin Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) verilerinden yaptığı derlemeye göre, dernek üyesi firmaların ocak-haziran dönemindeki toplam otomotiv üretimi traktör dahil 673 bin 611 adet olarak kayıtlara geçti.

    Bu süreçte Bursa’da fabrikaları bulunan üye firmalar OYAK Renault 161 bin 42, TOFAŞ 77 bin 449 ve Karsan 359 araç üretti.

    Yılın ilk yarısında 238 bin 850 adet araç üretimiyle Bursa’nın Türkiye’nin toplam otomotiv üretimine katkısı yüzde 35,5 oldu. Bursa’da banttan indirilen günlük araç sayısı ortalaması ise 1319,6 olarak gerçekleşti.

    Bu arada ocak-haziran döneminde Türkiye’nin genel otomotiv üretimine en fazla katkıyı 222 bin 109 araçla Ford Otosan sağladı. OYAK Renault’nun ikinci olduğu üretimde, Toyota 102 bin 185 adetle üçüncü sırada yer aldı.

    Bursa, Türkiye’nin araç ihracatından yüzde 29 pay aldı

    Türkiye’de 6 aylık süreçte üretilen araçlardan 469 bin 205’i ihraç edildi.

    Otomotiv üretiminin üçte birinden fazlasının yapıldığı Bursa, dış satımda da önemli rol üstlendi. Ocak-haziran döneminde Bursa’dan kentteki üretimin yüzde 57’lik kısmına karşılık gelen 136 bin 65 araç, yurt dışına gönderildi.

    Bursa’nın, Türkiye’nin toplam araç ihracatındaki payı ise yüzde 29 olarak kayıtlara geçti.

    Yılın ilk yarısında yurt dışına Bursa’daki OYAK Renault 96 bin 322 ve TOFAŞ 39 bin 378 araç satışı yaptı.

    Bu süreçte ülke genelinde en fazla araç ihracatını üretimde olduğu gibi 193 bin 276 adetle Ford Otosan yaptı. OYAK Renault’un ikinci olduğu ihracatta Toyota 66 bin 199, Hyundai Motor Türkiye 57 bin 559 aracı yurt dışına sattı.>>>AA

  • Şehit Ömer Halisdemir’in hatıraları kültür merkezinde yaşatılıyor

    Şehit Ömer Halisdemir’in hatıraları kültür merkezinde yaşatılıyor

    Yaklaşık 8 yıl önce Niğde’nin Bor ilçesine bağlı Çukurkuyu beldesinde açılan merkezde 15 Temmuz kahramanı şehit Halisdemir’in çocukluk ile gençlik fotoğrafları, künyesi, görevde kullandığı bıçak, su matarası, beresi ve kıyafetleri sergileniyor.

    Merkezde darbe girişimi gecesine ait fotoğraflar ve gazete manşetlerinin yanı sıra 15 Temmuz şehitlerinin isimlerinin yer aldığı bölüm de bulunuyor.

    Şehir içinden ve dışından çok sayıda ziyaretçiyi ağırlayan kültür merkezi, Ömer Halisdemir’in o gece yaptığı kahramanlığı hafızalarda canlı tutuyor.

    Şehidin ilkokul arkadaşı Mahmut Ünal, AA muhabirine, Halisdemir ile iyi arkadaş olduklarını ve beldede sevildiğini söyledi.

    Halisdemir’in çocukluk yıllarından itibaren asker olmayı hedeflediğini ve bu hayalini büyük azimle gerçekleştirdiğini anlatan Ünal, şunları kaydetti:

    “Burada fazla sosyal hayat olmadığından boş vaktimiz çoktu. Ömer’le koyun güderdik. Babalarımız çobandı. Tekmezar mevkisinde su kuyusu var, oraya koyunlar sabah gelirdi, biz de Ömer’le gider, onlara su verirdik. Kuyudan su çeker, koyunların başında beklerdik. Sık sık birbirimizin evine gider gelirdik, babalarımız akraba, biz de Ömer’le çocukluk arkadaşıyız. Ömer, 18-19 yaşlarında uzman çavuşluğu kazandı. Daha sonra gelip gittikçe görüşmeye başladık. Çocukluğunda asker olmayı çok istiyordu, vatanseverdi, çok milliyetçiydi. Azimli, dürüst bir arkadaştı, Ömer’i biz öyle tanıdık.”

    Şehit Ömer Halisdemir'in hatıraları kültür merkezinde yaşatılıyor

    “Arada gider orada eski günleri yad ederim”

    Ünal, 15 Temmuz gecesi Ömer Halisdemir’in darbeci generali vurarak gösterdiği kahramanlıkla milletin hafızasında önemli bir yer edindiğini vurguladı.

    Çocukluk arkadaşının vatanı uğruna canını feda etmesinden gurur duyduğunu dile getiren Ünal, “Şehadet haberini aldığımızda Ömer’in bunu yapacağını biliyordum. Gözü karaydı ve gözünü daldan budaktan esirgemeyen bir arkadaştı. Vatanı, memleketi ve çocukları için Ömer’in bunu yapacağına kalbimden inanıyordum. Ömer bile bile şehadete yürüdü. Ömer’in anılarını yaşatmak için müze açıldı. Arada gider orada eski günleri yad ederim, Ömer’in hatıralarına bakarım. Oraya gittiğimde veya mezarının başına geldiğimde çocukluğu ve gençliği aklıma gelir.” ifadelerini kullandı.

    “Oraya gittiğimizde duygulanıyoruz”

    Ziyaretçilerden İsmail Çağlak da Konya’dan Şehit Ömer Halisdemir’in kabrini ve kültür merkezini ziyaret etmek için geldiğini söyledi.

    15 Temmuz gecesi Türk milletinin vatanına sahip çıktığını vurgulayan Çağlak, “Elhamdülillah vatanımızı kurtardık. Vatanı kurtarmak için o gün herkes sokaklara döküldü. Bizler de sokaklardaydık. Ömer Halisdemir, kendini feda ederek vatanımızı, milletimizi kurtardı. Biz de gurur duyuyoruz. Şehidimizi de ziyaret ettik, kültür merkezine de elimizden geldiğince uğramaya çalışıyoruz. Oraya gittiğimizde duygulanıyoruz. Eşyalarına, elbiselerine baktığımız zaman gerçekten müthiş bir duygu coşkusu içerisine giriyoruz.” diye konuştu.

    Ziyaretçi Bilal Çelik de kültür merkezine girdiklerinde duygulandıklarını, sergilenen eşyaların ve fotoğrafların 15 Temmuz gecesini yeniden hatırlattığını söyledi. >>>AA

  • FETÖ’nün “güncel yapılanması” deşifre edildi

    FETÖ’nün “güncel yapılanması” deşifre edildi

    AA muhabirinin soruşturma ve dava dosyalarından derlediği bilgilere göre, 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimi başarısız olan FETÖ, bu tarihten sonra örgüt yapılanmasını güncelledi. Ancak güvenlik güçleri ve yargı mensuplarının soruşturma ve kovuşturmalarıyla yeni terör yapılanmaları da çözüldü.

    Darbe girişiminden beri FETÖ’ye karşı mücadele aralıksız sürdürülürken, örgütün güncel yapılanmaları yakalanan bazı şüpheli ve sanıkların ifadelerine de yansıdı.

    Etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak isteyen itirafçılar, darbe girişiminden sonraki süreçlerde örgütün yeniden organize edilen mali ve hiyerarşik yapısı, örgüt evleri, öğrenci yapılanması ve yeni haberleşme yöntemleri gibi birçok konuda dikkati çeken bilgiler verdi.

    FETÖ’nün güncel yapılanmasına yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada 2023 yılında etkin pişmanlık hükümleri kapsamında ifade veren kadın şüpheli B.Ç, örgütün İstanbul Anadolu Yakası Kadıköy eğitim danışmanı olduğunu söyledi.

    Başkanlığını yaptığı derneğin 15 Temmuz darbe girişiminden sonra devlet tarafından kapatıldığını belirten B.Ç, kendisinin o dönem FETÖ’nün “üniversite mesullüğü” görevini yaptığını anlattı.

    B.Ç, darbe girişiminin ardından FETÖ yöneticilerince örgüt evlerinin kapatıldığını, herkesin kendi hayatına bakması ancak iletişimi koparmamaları yönünde telkinde bulunulduğunu aktardı.

    Darbe girişiminden sonra E. kod isimli kadının kendisine 3 kişilik bir grup verdiğini ve bu kişilerle irtibatını koparmamasını istediğini ifade eden B.Ç, E. kod adlı kadının darbeden 2 ay sonra yurt dışına gitmesinin ardından “Kadıköy eğitim denetmeni” görevini A. kod isimli kadının yürüttüğünü, A’nın da kendisinden örgütün sosyal medya ayağıyla ilgilenmesini istediğini kaydetti.

    B.Ç, örgütün büyükşehir yapılanması sosyal medya sorumlusu M. ile 2016 yılında tanıştığını, o dönem Gmail görünümlü farklı bir program üzerinden iletişim kurduklarını, daha sonra Viber adında bir programla konuşmaya devam ettiklerini bildirdi.

    Örgütün 2016 yılı sonrasında İstanbul’un Anadolu Yakası’nı Kadıköy, Üsküdar, ve Kartal olmak üzere 3 bölgeye ayırdığını anlatan B.Ç, ayrıca Sakarya, Kocaeli, Bilecik, Yalova ve Gebze’de il örgütlenmelerinin olduğunu ancak İstanbul’un Avrupa Yakası ile ilgili bilgiye sahip olmadığını dile getirdi.

    Sosyal medyada örgüt lehine gündem oluşturulmasına yönelik faaliyetlerde bulunduğunu itiraf eden B.Ç, bu süreçte geçmişten tanıdığı ve irtibatını sürdürdüğü bazı kişilerle iletişim kurarak belirlenen konular üzerine sosyal medyada paylaşım yaptıklarını belirtti.

    B.Ç. “2017 yılı itibariyle ‘Kadıköy Eğitim Danışmanı (ED)’ A. kod isimli şahıstı. Kadıköy’de toplamda 10 kadar ev vardı. Bu evlerde kalanların kim olduğunu bilmiyorum. Benim o yıl evlerle ilgili bir görevim yoktu. Büyükşehir il abisi M. isimli şahıstı. Evlerle genelde A. ve Z. kod isimli şahıslar ilgileniyordu. O dönem bu şahıslar bölge talebe mesulü (BTM) görevini yapıyorlardı. Daha sonrasında bu kavramların ismi değişti. Ben de 2017-2018 yılları arasında FETÖ’nün ‘Kadıköy ili sosyal medya sorumlusu’ olarak görev yaptım. Bu zaman diliminde ben evlerle ilgilenmiyordum.” dedi.

    Örgütteki sosyal medya sorumluluğu görevini 2018 itibarıyla Kadıköy eğitim danışmanı A. kod isimli kişinin talimatı ile N. kod adlı kadına devrettiğini söyleyen B.Ç, bu kadının darbe sonrası FETÖ’ye ait evlerde kalan kişilerden olduğu bilgisini verdi.

    O dönem büyükşehirin bay-bayan öğrenci yapılanması ile ilgilenen “Büyükşehir İl Abisi” Ö. kod isimli kişiden görevi Y. kod adlı kişinin devraldığını bildiren B.Ç, kod ismi Ö. olan şahsın talimatıyla “Kadıköy eğitim danışmanı” görevine başladığını, kendisinden önce bu görevi yürüten A. kod isimli kadının ise Hukuk ve İktisadi İdari Bilimler Fakültesi okuyan ve KPSS ile atanıp memur olmak isteyen şahıslardan sorumlu (HİM sorumlusu) olduğunu kaydetti.

    B.Ç, ifadesine şöyle devam etti:

    “Ben Kadıköy eğitim danışmanı olduğum dönemde Kadıköy ilinde kaç tane ev olduğunu hatırlamıyorum ancak 2020 yılı pandemi dönemi başlangıcında 28 tane ev vardı. O dönem benim üst konumumda olan Ö. kod isimli şahıs ile 8 ilde görevli ‘Bilirkişilerin’ yer aldığı Viber isimli program üzerindeki gruptan haftalık toplantılar yapılırdı. Bu toplantılara yukarıda bahsettiğim 8 ilin bilirkişileri, büyükşehir üniversite, lise ve Vifak mesulleri katılırdı. Bu toplantılarda 2 evin bir BBTM’si olması gerektiği, bu evleri bu BBTM’ler haricinde kimsenin bilmemesi, başka evlerde kalan şahısların birbirlerini asla tanımaması ve gizliliğin sağlanması gerektiği üzerine görüşmeler yapılırdı.”

    Milli Savunma Üniversitesine sızma talimatı

    B.Ç. örgüt evlerinde kalacak öğrencilerin namaz kılma alışkanlığı, sosyal yaşamları ve bazı kişisel özelliklerinin dikkate alınarak seçildiğini, bu evlerin örgüte ait olduğunu öğrencilerin bildiğini vurguladı.

    Sorumluluğunu yürüttüğü dönemde “ideal ev” olarak nitelendirilen, düzenli temizlik, sohbet, tesbihat ve kitap okuma faaliyetlerinin yapıldığı öğrenci evlerine ilişkin bilgi aldığını dile getiren B.Ç, bu evlerde ağırlıklı olarak Risale-i Nur külliyatının okunduğunu, örgüt elebaşı Fetullah Gülen’e ait yazıların ise internet üzerinden okunmasının tavsiye edildiğini ve aylık kitap okuma takibinin yapıldığını öne sürdü.

    B.Ç, “Yapılan toplantılarda, evlerde kalan adli bir sıkıntısı olmayan şahısların tekrardan özellikle Milli Savunma Üniversitesi sınavlarına yönlendirilmesi yönünde talimatlar verilirdi. Yine buna yönelik olarak evlerde kalan şahıslardan birkaç kişinin, Milli Savunma Üniversitesi sınavlarına girdiğini biliyorum. Ancak başarılı olamadılar.” diye konuştu.

    Örgütte “bilirkişi” unvanının 2018 öncesinde “eğitim danışmanı (ED)” olarak görev yapan kişiler için kullanıldığını söyleyen B.Ç, “PAF”ın üniversite öğrencisini, “PAF mesulü”nün üniversite sorumlusunu, “yıldız”ın lise öğrencisini, “yıldız mesulü”nün lise sorumlusunu, “vifak”ın kendi evinde kalan kişileri (KEK), “EU”nun bölge talebe mesulünü (BTM), “EK”nin ev ablasını, “HİM”in ise hukuk ile iktisadi ve idari bilimler fakültelerinde öğrenim gören ve KPSS ile kamuya atanmayı hedefleyen kişileri tanımladığını kaydetti.

    B.Ç, hakkında aranma kaydı çıkmadan önce örgüt içinde resmi işlem yapılmaması, kişisel hat ve kayıtlı adres kullanılmaması yönünde talimat verildiğini, bu nedenle Yunanistan’a kayıtlı telefon hatları ve Viber uygulaması kullanmaya başladığını anlattı.

    Örgütte Viber ve Signal uygulamaları kullanılan kişilerin telefonlarını ve sim kartlarını belirli aralıklarla değiştirilmesi konusunda uyarıldıklarını ancak bu talimatlara uymadığını savunan B.Ç. hakkında aranma kararı çıkmasına rağmen adres değiştirmediğini, ikamet ettiği evin de resmi kayıtlarda görünmediğini söyledi.

    B.Ç, “Kadıköy’deki öğrenci evlerinde bulunan lise son sınıf öğrencileri üniversite sınavı sonrası kazandığı ile ilişkin bu ilde görevli üniversite mesullerine bilgileri bu X isimli şahıs gönderirdi. Bu şahıs hem erkeklerin hem de bayanların bilgilerine haizdi. Diğer illerden de üniversiteyi kazanan şahısların bilgileri eğer Kadıköy ilinde ikamet edecekse bana gelirdi. Ben de bana gelen bu bilgilerle evlere bu şahısları yerleştirirdim.” şeklinde konuştu

    Bu yapının 2022 yılına kadar devam ettiğinin altını çizen B.Ç, her yıl bölgesinde üniversiteyi kazanan öğrencilere ilişkin bilgilerin kendisine iletildiğini, Viber üzerinden haftalık toplantılar yapıldığını ve 2018 itibarıyla sorumluluk alanı Kadıköy’de yaklaşık 17-18 örgüt evi bulunduğunu ileri sürdü.

    B.Ç, 2019 itibarıyla Kadıköy’deki örgüt evlerinde yaklaşık 80 kadın öğrencinin kaldığını, erkek yapılanmasına ilişkin sınırlı bilgiye sahip olduğunu, Üsküdar ve Kartal’daki yapılanmanın Kadıköy’e benzer büyüklükte olduğunu, Gebze, Yalova ve Bilecik’te çok az sayıda ev bulunduğunu, İzmit ve Sakarya’daki öğrenci sayısının ise İstanbul’daki bazı bölgelerin yaklaşık yarısı kadar olduğunu iddia etti.

    Örgütteki “izdivaç mesullüğü”nden bahseden B.Ç., evlilik süreçlerinin kadın ve erkek adaylara ait özgeçmişlerin (CV) değerlendirilmesi, karşılıklı onayın alınması ve fotoğrafların paylaşılmasının ardından organize edildiğini, sorumluluğundaki bazı kişilerin de bu yöntemle evlendirildiğini kaydetti.

    Rakamlı kod sistemi

    Örgüt içerisinde kullandıkları rakamlı kodlamalara açıklık getiren B.Ç, “Bu kodların başlangıcında yer alan ilk hanedeki rakam 1 ise bayanı, 2 ise erkekleri temsil ederdi. 2’nci hanedeki rakam ise il kodunu temsil ederdi. Örnek 1775. 1’nci hanede yer alan 1 rakamı bayanı temsil eder. 2’nci hanede yer alan 7 rakamı bulunduğu il yapılanmasını (7 rakamı Kadıköy ili), son 3’üncü ve 4’üncü hanede yer alan rakamlar ise sıra numarasını temsil eder.” ifadelerini kullandı.

    B.Ç, 2019 yılı ve öncesinde Kadıköy yapılanmasında muhasebe sorumlusu olarak görev yapan E. kod adlı kişinin örgüt evlerine maddi destek sağladığını, bu paraların himmet adı altında toplanan bağışlardan karşılanmış olabileceğini, ödemelerin doğrudan bölge sorumlularına ulaştırıldığını ve söz konusu kişinin daha sonraki dönemde de aynı görevi sürdürdüğünü bildirdi.

    E. kod adlı kişiye aktarılan paraların hem yurt içinden hem de yurt dışından geldiğini düşündüğünü ancak paranın hangi yöntemle ulaştırıldığına ilişkin bilgisi olmadığını öne süren B.Ç. “Kadıköy ilinin yurt dışı karşılığı, ilk zamanlar Ukrayna’da yaşayan örgüt mensubu şahıslar sorumluydu. Ukrayna ülkesinde savaş çıktığı için bu süreci Moldova ve Romanya ülkelerinde bulunan örgüt mensubu şahıslar takip etmeye başladı. Diğer illerde de maddi anlamda sorumlu olan ülkeler var ancak bu ülkelerin isimlerini bilmiyorum.” dedi.

    B.Ç, 2020 yılında Kadıköy’de yaklaşık 28 örgüt evinde 93 öğrencinin kaldığını, pandemiyle birlikte faaliyetlerin büyük ölçüde durduğunu, öğrencilerin evlerine dönmesi üzerine kira gideri yüksek olan ve mezun öğrencilerin kaldığı evlerin kapatıldığını, bu süreç sonunda ev sayısının 12’ye kadar düştüğünü, birçok evin de boş kaldığını ifadesine ekledi.

    Viber üzerinden yapılan toplantıların 2020 itibarıyla sona erdiğini, “Büyükşehir Öğrenci Mesulü” Ö. kod adlı kişinin yönlendirmesiyle Signal uygulamasını kullanmaya başladığını dile getiren B.Ç, haftalık toplantıların bu platform üzerinden diğer illerdeki örgüt mensuplarının katılımıyla sürdürüldüğünü ve örgüt içi iletişimin 2021 yılının eylül ayına kadar bu şekilde devam ettiğini anlattı.

    Örgütte farklı kod adları kullandığını, yakalandığı tarihte “Kadıköy bilirkişisi” olarak görev yaptığını vurgulayan B.Ç, ifadesine şöyle devam etti:

    “Evlerde rutin olarak tesbihat takipleri, namaz kılma durumları, Fetullah Gülen’in kasetlerini dinleme gibi faaliyetler olurdu. 2022 yılı itibariyle Kadıköy bölgesinde bulunan 12 evde kalan şahıslara Fetullah Gülen’e ait kasetler dinlenmesi yönünde telkinler yapıldı. 20 günlük süreçte Fetullah Gülen’e ait ses kayıtlarının olduğu kasetleri 20 tane dinleyene hediye çeki, en çok dinleyene de yurt dışı gezisi vadedildi. Bu yurt dışı gezileri Romanya veya Moldova üzerine yapılacak gezilerdi. Bu gezilere katılan olup olmadığını bilmiyorum. Çünkü bu kampanya 2022 yılının Aralık ayının 25-26’sı gibi sonlanacaktı.”

    Güncel yapılanmanın şeması çıkarıldı

    Öte yandan, B.Ç’nin ifade tutanağına eklenen şemalarda, FETÖ’nün “Büyükşehir yapılanması”na bağlı Anadolu Yakası ile çevre illerde oluşturduğu organizasyon yapısı yer aldı.

    Şemalara göre, Kadıköy, Üsküdar, Kartal, Sakarya, İzmit, Gebze, Yalova ve Bilecik aynı yapılanma içinde bulunuyor.

    Kadıköy yapılanmasının hiyerarşik yapısının da gösterildiği şemada, il sorumlularının altında üniversite, lise, vifak, sosyal medya ve HİM sorumluları ile bölge talebe mesulleri (BTM) yer alırken, her BTM’ye bağlı dört ev ablasının görev yaptığı görülüyor.

    Örgütün güncel yapılanmasına ilişkin finansman şemasında, Kadıköy yapılanmasına yönelik para transferlerinin ilk aşamada Ukrayna üzerinden sağlandığı, savaşın ardından bu sürecin Moldova ve Romanya’daki örgüt mensuplarınca yürütüldüğü belirtiliyor.

    Örgütün sözde “Büyükşehir yapılanması”na ilişkin şemada, “Büyükşehir İl Hadimi”nin altında “Büyükşehir Talebe Mesulü” ile 8 ilin bay ve bayan esnaflarından sorumlu “il hadimleri” yer alıyor.

    Şemada, talebe yapılanmasında “bilirkişi” “eğitim danışmanı (ED)”, üniversite, lise, izdivaç, vifak, sosyal medya ve HİM mesullükleri ile BTM birimleri yer alırken, BTM’lerin her birinin 4 öğrenci evi sorumlusu olarak görev yapan “ev ablalarından” sorumlu olduğu kaydediliyor.

    “Tutuklu-ihraç askerlerin eşleri dosyaları takip etmek amacıyla benimle irtibata geçtiler”

    Etkin pişmanlık kapsamında 2025 yılında ifade veren kadın şüpheli F.A. da örgütle ilk irtibatının lise yıllarında dershaneye gitmesiyle başladığını anlattı.

    Örgüte ait yurtta veya evde kalmadığını, 2007 yılında üniversite 3’üncü sınıfta eşi A.A ile tanıştığını ve bir sene sonra da evlendiklerini anlatan F.A, evliliklerinde örgütün herhangi bir dahlinin olmadığını savundu.

    F.A. ifadesinde, 2016 yılına kadar örgütle herhangi bir temasının olmadığını iddia ederek, bu süreçte eşinin de bir teması olup olmadığını konusunda bilgisinin bulunmadığını, eşinin de bu konuda kendisine bir şey anlatmadığını kaydetti.

    Eşinin 2015’te kurmaylık sınavlarına girdiği dönemde sık sık şehir dışına farklı illere gidip geldiğini ifade eden F.A, 2016 yılındaki darbe sürecinde eşinin Sarıyer’de Harp Akademileri Komutanlığı’nda görev yaptığını ve sonrasında gözaltına alınarak tututuklanmasının ardından ihraç edildiğini söyledi.

    F.A. ifadesinde, şunları kaydetti:

    “2016 yılında eşim tutuklanınca bu yapıya bağlı tutuklu-ihraç askerlerin eşleri dosyaları takip etmek amacıyla benimle irtibata geçtiler. Eşimle birlikte 15 Temmuz gecesi Kağıthane ilçesinde bulunan İBB Lojistik Deposuna giden askerlerin eşlerinden H.A. ve Ş.Y. benimle görüşme sağladı. Eşimin devresi olan Z.E. de benimle irtibata geçerek K. isimli eşiyle ve çocuklarıyla görüşmemizi talep etti. Ben de bu süreçte boşlukta olduğumdan ve eşimi de kurtarma içgüdüsüyle hareket ederek bu şahıslarla çok sık olmamakla birlikte görüşmeye başladık.”

    Eşiyle birlikte tutuklanan şüphelilerin aileleriyle görüşmeye başladıklarını söyleyen F.A, 2024 yılında Z.E.’nin “Signal” uygulamasının güvenli olduğu yönünde tavsiyesi doğrultusunda telefonuna yüklediğini ancak çok fazla kullanmadığını, sonrasında sildiğini belirtti.

    F.A. ifadesinde, Z.E’nin maddi olarak yardımda bulunma teklifini kabul etmediğini öne sürerek, “Z.E’nin dağıttığı paraların yurt dışında bulunan FETÖ/PDY’yle iltisaklı kişiler tarafından gönderildiğini biliyorum. Z.E. ve A.B’nin FETÖ/PDY kapsamında hakkında adli-idari işlem yapılan ihraç-tutuklu şahısların ailelerine para dağıttığını biliyorum.” beyanında bulundu.

    Banka hesaplarında para trafiğinin sorulması üzerine F.A. örgüte yönelik bir para trafiğinin olmadığını öne sürerek, “2025 yılı mart ayı içerisinde umreye gidecek olan A.K. isimli yaşlı teyzeye 8 bin 500 TL verdim. Bu parayı bana Z.E. verdi. A.K.’nin oğlunun 15 Temmuz sürecinde vefat ettiğini Z.E.’den öğrendim. Bu amaçla bana parayı vererek A.K’ye ulaştırmamı söyledi.” ifadelerini kullandı.>>>AA

  • Afyon’da minibüs durağına silahlı saldırı: 1 ölü, 1 yaralı

    Afyon’da minibüs durağına silahlı saldırı: 1 ölü, 1 yaralı

    Olay, Dörtyol Mahallesi’ndeki Uydukent minibüs durağında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, durağa gelen bir grup ile Durak Başkanı Osman Bulaş arasında henüz belirlenemeyen nedenden tartışma başladı. Çıkan kavgada gruptakilerden birinin yanında getirdiği silahı ateşlemesiyle Osman Bulaş vurulurken, İ.A. da çıkan arbede de bıçaklandı. İhbarla bölgeye çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Yaralı Bulaş ve İ.A. ambulansla hastaneye kaldırdı. Yaralılardan Osman Bulaş yapılan müdahaleye rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Olay sonrası polis ekiplerince kaçan şahısların yakalanması için çalışma başlatıldığı bildirildi. >>>İHA

    Afyon'da minibüs durağına silahlı saldırı: 1 ölü, 1 yaralı
    AFYONKARAHİSAR’DA BİR MİNİBÜS DURAĞINDA YAŞANAN SALDIRIDA SİLAHLI VURULAN DURAK BAŞKANI HAYATINI KAYBEDERKEN, 1 KİŞİ DE AĞIR YARALANDI. (GÖKTEN CEYLAN/AFYONKARAHİSAR-İHA)
    Afyonkarahisar’da minibüs durağına düzenlenen silahlı saldırıda 1 kişi öldü, 1 kişi de ağır yaralandı.
    Afyon'da minibüs durağına silahlı saldırı: 1 ölü, 1 yaralı
    AFYONKARAHİSAR’DA BİR MİNİBÜS DURAĞINDA YAŞANAN SALDIRIDA SİLAHLI VURULAN DURAK BAŞKANI HAYATINI KAYBEDERKEN, 1 KİŞİ DE AĞIR YARALANDI. (GÖKTEN CEYLAN/AFYONKARAHİSAR-İHA)
    Afyonkarahisar’da minibüs durağına düzenlenen silahlı saldırıda 1 kişi öldü, 1 kişi de ağır yaralandı.
    Afyon'da minibüs durağına silahlı saldırı: 1 ölü, 1 yaralı
    AFYONKARAHİSAR’DA BİR MİNİBÜS DURAĞINDA YAŞANAN SALDIRIDA SİLAHLI VURULAN DURAK BAŞKANI HAYATINI KAYBEDERKEN, 1 KİŞİ DE AĞIR YARALANDI. (GÖKTEN CEYLAN/AFYONKARAHİSAR-İHA)
    Afyonkarahisar’da minibüs durağına düzenlenen silahlı saldırıda 1 kişi öldü, 1 kişi de ağır yaralandı.
    Afyon'da minibüs durağına silahlı saldırı: 1 ölü, 1 yaralı
    AFYONKARAHİSAR’DA BİR MİNİBÜS DURAĞINDA YAŞANAN SALDIRIDA SİLAHLI VURULAN DURAK BAŞKANI HAYATINI KAYBEDERKEN, 1 KİŞİ DE AĞIR YARALANDI. (GÖKTEN CEYLAN/AFYONKARAHİSAR-İHA)
    Afyonkarahisar’da minibüs durağına düzenlenen silahlı saldırıda 1 kişi öldü, 1 kişi de ağır yaralandı.
  • Muhsin Yazıcıoğlu dosyasında yıllar sonra yeni gelişme!

    Muhsin Yazıcıoğlu dosyasında yıllar sonra yeni gelişme!

    Soruşturmada yeni aşamaya geçildi

    Büyük Birlik Partisi’nin (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun yaşamını yitirdiği helikopter kazasına ilişkin yürütülen soruşturmada önemli bir gelişme yaşandı.

    Adalet Bakanı Akın Gürlek, soruşturma kapsamında 29 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini, bunlardan 25’inin yakalandığını açıkladı.

    Soruşturma Ankara’ya devredilmişti

    Yazıcıoğlu’nun ölümüne ilişkin dosya, 12 Haziran’da Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na devredilmişti.

    Başsavcılık koordinesinde sürdürülen soruşturmada elde edilen yeni deliller doğrultusunda operasyon kararı alındı.

    10 ilde eş zamanlı operasyon

    Soruşturma kapsamında şüpheliler hakkında silahlı terör örgütü kurmak, yönetmek ve üye olmak ile tasarlayarak kasten öldürme suçlamaları yöneltildi.

    Soruşturma kapsamında polis ekipleri, Ankara, İstanbul, İzmir, Balıkesir, Adana, Antalya, Çanakkale, Bursa, Isparta ve Afyonkarahisar’da belirlenen 30 adrese eş zamanlı operasyon gerçekleştirdi.

    Operasyonlarda 25 şüpheli gözaltına alınırken, iki şüphelinin cezaevinde bulunduğu, iki şüphelinin ise yurt dışında olduğu tespit edildi.

    Gözaltına alınanlar arasında askeri personel, emniyet mensupları ve kaza inceleme çalışmalarında görev aldığı belirtilen bazı isimlerin de bulunduğu öğrenildi.

    Bakan Gürlek’ten açıklama

    Adalet Bakanı Akın Gürlek, soruşturmanın geldiği aşamaya ilişkin yaptığı değerlendirmede, operasyonu yürüten Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ile Ankara İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerine teşekkür etti.

    Gürlek, Muhsin Yazıcıoğlu ve kazada yaşamını yitiren diğer kişileri rahmetle andığını belirterek, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması amacıyla soruşturmanın kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti.

    Muhsin Yazıcıoğlu nasıl hayatını kaybetmişti?

    Yerel seçim çalışmaları kapsamında 25 Mart 2009’da Kahramanmaraş’ın Çağlayancerit ilçesinde miting düzenleyen Muhsin Yazıcıoğlu, programın ardından Yozgat’ın Yerköy ilçesine gitmek üzere helikopterle hareket etti.

    Ancak içinde bulunduğu helikopter, Kahramanmaraş’ın Göksun ilçesi yakınlarında düştü.

    Günler süren arama çalışmalarının ardından Yazıcıoğlu ile birlikte helikopterde bulunan beş kişinin cansız bedenine ulaşıldı.

    31 Mart 2009’da Ankara’daki Kocatepe Camii’nde düzenlenen cenaze töreninin ardından Muhsin Yazıcıoğlu, vasiyeti doğrultusunda Taceddin Dergâhı’na defnedildi.

  • Sandıklı’da karne coşkusu karnavala dönüştü

    Sandıklı’da karne coşkusu karnavala dönüştü

    Sandıklı Belediyesi’nin, Belediye Başkanı Adnan Öztaş’ın karne hediyesi olarak çocuklara armağan ettiği 2. Çocuk Karnavalı, yoğun katılım ve büyük bir coşku içerisinde gerçekleştirildi.

    Birbirinden renkli etkinliklerin yer aldığı karnavalda çocuklar; oyun alanları, sahne gösterileri, yarışmalar ve çeşitli aktivitelerle gün boyunca eğlenceli vakit geçirdi. Etkinliğe katılan aileler de çocuklarının mutluluğuna ortak olarak keyifli bir gün yaşadı.

    Karne sevincinin karnaval coşkusuyla birleştiği organizasyonda miniklerin yüzlerindeki tebessüm, etkinliğin en güzel karelerini oluşturdu. Renkli görüntülere sahne olan program, çocuklar ve aileleri için unutulmaz anılar bıraktı.

    Sandıklı Belediyesi’nden yapılan açıklamada, çocukların mutluluğunu önceleyen sosyal, kültürel ve eğitici etkinliklerin bundan sonra da devam edeceği belirtilerek, organizasyona ilgi gösteren tüm çocuklara ve ailelerine teşekkür edildi.

    Açıklamada ayrıca, “Geleceğimizin teminatı olan evlatlarımıza sağlıklı, mutlu ve huzur dolu bir yaz tatili diliyoruz.” ifadelerine yer verildi. >>>Ferhat YÜKSEL

    Sandıklı'da karne coşkusu karnavala dönüştü Sandıklı'da karne coşkusu karnavala dönüştü Sandıklı'da karne coşkusu karnavala dönüştü Sandıklı'da karne coşkusu karnavala dönüştü Sandıklı'da karne coşkusu karnavala dönüştü Sandıklı'da karne coşkusu karnavala dönüştü Sandıklı'da karne coşkusu karnavala dönüştü Sandıklı'da karne coşkusu karnavala dönüştü Sandıklı'da karne coşkusu karnavala dönüştü Sandıklı'da karne coşkusu karnavala dönüştü Sandıklı'da karne coşkusu karnavala dönüştü

  • Patpatla otomobil çarpıştı: 3 yaralı

    Patpatla otomobil çarpıştı: 3 yaralı

    Edinilen bilgilere göre, A.K. (27) idaresindeki 03 ACB 111 plakalı otomobil, seyir halindeyken Y.T. (61) yönetimindeki patpat diye tabir edilen tarım aracıyla çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle tarım aracında bulunan M.A. (32), sürücü Y.T. (61) ve Ş.A. (29) yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Yaralılar, olay yerindeki ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla Bolvadin Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı. >>>İHA

  • Afyonkarahisar’da minibüs durağına silahlı saldırı: 1 ölü, 1 yaralı

    Afyonkarahisar’da minibüs durağına silahlı saldırı: 1 ölü, 1 yaralı

    Afyonkarahisar’da minibüs durağına düzenlenen silahlı saldırıda 1 kişi öldü, 1 kişi de ağır yaralandı.

    Olay, Dörtyol Mahallesi’ndeki Uydukent minibüs durağında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, durağa gelen bir grup ile Durak Başkanı Osman Bulaş arasında henüz belirlenemeyen nedenden tartışma başladı. Çıkan kavgada gruptakilerden birinin yanında getirdiği silahı ateşlemesiyle Osman Bulaş vurulurken, İ.A. da çıkan arbede de bıçaklandı. İhbarla bölgeye çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Yaralı Bulaş ve İ.A. ambulansla hastaneye kaldırdı. Yaralılardan Osman Bulaş yapılan müdahaleye rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

    Olay sonrası polis ekiplerince kaçan şahısların yakalanması için çalışma başlatıldığı bildirildi.

  • ANALİG voleybol heyecanı, Afyonkarahisar’da başladı

    ANALİG voleybol heyecanı, Afyonkarahisar’da başladı

    Afyonkarahisar, Anadolu’nun genç voleybolcularını ağırlıyor. Anadolu Yıldızlar Ligi (ANALİG) Voleybol 1. Etap 2. Grup Müsabakaları, düzenlenen açılış seremonisiyle başladı. Organizasyon öncesinde teknik toplantı gerçekleştirilirken, takımların hazırlıklarını tamamlamasının ardından ilk karşılaşmalar oynandı. Üç gün boyunca sürecek müsabakalarda genç sporcular, Anadolu Yıldızlar Ligi’nde bir üst tura yükselme mücadelesi verecek.

    10 İLDEN 350 SPORCU KATILIYOR

    Afyonkarahisar’ın ev sahipliğinde düzenlenen organizasyona Afyonkarahisar, Aydın, Bilecik, Denizli, Eskişehir, İzmir, Kütahya, Manisa, Muğla ve Uşak olmak üzere 10 ilden toplam 18 takım ve 350 sporcu katılıyor. Genç sporcuların kıyasıya mücadele edeceği organizasyonun, hem sporcuların gelişimine katkı sunması hem de iller arasındaki dostluk ve dayanışmayı güçlendirmesi hedefleniyor. Afyonkarahisar, son yıllarda ulusal spor organizasyonlarına ev sahipliği yaparak spor turizmindeki iddiasını da güçlendirmeye devam ediyor. >>>Ferhat YÜKSEL

    ANALİG voleybol heyecanı, Afyonkarahisar'da başladı ANALİG voleybol heyecanı, Afyonkarahisar'da başladı ANALİG voleybol heyecanı, Afyonkarahisar'da başladı ANALİG voleybol heyecanı, Afyonkarahisar'da başladı ANALİG voleybol heyecanı, Afyonkarahisar'da başladıANALİG voleybol heyecanı, Afyonkarahisar'da başladı

  • Tüpraş’ta kritik süreç başladı: Bilanço öncesi tarih netleşti!

    Tüpraş’ta kritik süreç başladı: Bilanço öncesi tarih netleşti!

    Tüpraş bilanço tarihini KAP’a bildirdi

    Türkiye Petrol Rafinerileri A.Ş. (Tüpraş), Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yaptığı açıklamada, 2026 yılı ikinci çeyrek finansal sonuçlarını 4 Ağustos 2026 tarihinde kamuoyuyla paylaşmayı planladığını duyurdu.

    Şirketin açıklamasına göre, 1 Ocak – 30 Haziran 2026 hesap dönemine ait finansal raporlar belirtilen tarihte yayımlanacak.

    ‘Sessiz dönem’ uygulaması başlayacak

    Tüpraş, kurumsal yönetim politikaları kapsamında finansal tabloların açıklanmasından önceki iki haftalık süreçte “sessiz dönem” uygulamasına geçileceğini bildirdi.

    Bu süre boyunca, kamuya daha önce açıklanan bilgiler dışında şirketin finansal durumu ve faaliyetlerine ilişkin yeni bilgi paylaşımı yapılmayacak.

    İlk çeyrekte kârını katladı

    Şirketin 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin finansal sonuçları güçlü bir performansa işaret etti.

    Buna göre Tüpraş’ın hasılatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 24 artarak 258,2 milyar TL’ye yükseldi.

    Net dönem kârı ise yüzde 2.820 artışla 3,7 milyar TL olarak gerçekleşti.

    TUPRS hissesinde dikkat çeken yükseliş

    Borsa İstanbul’da işlem gören TUPRS hissesi, 10 Temmuz işlem gününü yüzde 1 primle 267 TL seviyesinde tamamladı.

    Hissenin performansına bakıldığında;

    • Son 1 haftada yüzde 11
    • Son 1 ayda yüzde 16
    • Son 1 yılda ise yüzde 97 oranında değer kazandığı görüldü.

    Yatırımcılar şimdi gözlerini 4 Ağustos’ta açıklanacak ikinci çeyrek bilançosuna ç

  • Afyonlu güreşçi Umut Talha Uslu’dan Avrupa’da bronz zaferi

    Afyonlu güreşçi Umut Talha Uslu’dan Avrupa’da bronz zaferi

    Afyonkarahisar, uluslararası arenada bir gurur daha yaşadı. Kuzey Makedonya’nın başkenti Üsküp’te düzenlenen U20 Serbest Güreş Avrupa Şampiyonası’nda mücadele eden Afyonkarahisar Türkiye Olimpik Hazırlık Merkezi (TOHM) sporcusu Umut Talha Uslu, bronz madalya kazanarak Avrupa üçüncüsü oldu.

    74 kilogram kategorisinde mindere çıkan milli sporcu, şampiyona boyunca sergilediği başarılı performansla dikkat çekti. Bronz madalya karşılaşmasında Macar rakibini mağlup eden Umut Talha Uslu, kürsüye çıkarak hem Türkiye’ye hem de Afyonkarahisar’a büyük gurur yaşattı. >>>Ferhat YÜKSEL

    Afyonlu güreşçi Umut Talha Uslu’dan Avrupa'da bronz zaferi Afyonlu güreşçi Umut Talha Uslu’dan Avrupa'da bronz zaferi