Yazar: admin

  • Afyon’da firari cinayet zanlısının sonu nerede bitti!

    Afyon’da firari cinayet zanlısının sonu nerede bitti!

    İhsaniye ilçesine bağlı Yaylabağı beldesinde aranan şahısların tespiti ve yakalanmasına yönelik yürütülen çalışmalar meyvesini verdi. Jandarma ekiplerinin saha araştırmaları sonucunda yeri belirlenen firari, düzenlenen operasyonla ele geçirildi.

    Cezaevine gönderildi

    Yakalanan şahısla ilgili yapılan incelemelerde şu bilgiler paylaşıldı:

    • Aranan şahıs: Yapılan operasyonla Ş.G. isimli şahıs yakalandı.

    • Suç dosyası: Şahsın “Kasten Adam Öldürme” suçundan kaydı olduğu belirlendi.

    • Kesinleşmiş ceza: Hakkında 10 yıl 10 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan şahıs, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak Ceza İnfaz Kurumuna teslim edildi.>>>HABER MERKEZİ 

  • Afyon’da cinayet firarisi polisin takibiyle yakalandı!

    Afyon’da cinayet firarisi polisin takibiyle yakalandı!

    Emniyet görevlileri tarafından gerçekleştirilen saha ve sistem araştırmaları, firari bir şahsın konumunu belirledi. Yapılan operasyonla ele geçirilen şahsın, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından cezaevine sevki gerçekleştirildi.

    On yıl hapis cezası bulunuyordu

    Yakalanan şahıs hakkında yapılan incelemede şu detaylar öne çıktı:

    • Aranan şahıs: Yapılan çalışmalarda M.G. isimli şahıs yakalandı.

    • Suç kaydı: Şahsın “Kasten Öldürme” suçundan aranma kaydı olduğu tespit edildi.

    • Kesinleşmiş ceza: Yakalanan firarinin hakkında 10 yıl 10 ay hapis cezası bulunduğu belirlendi. >>>HABER MERKEZİ 

  • Onur Akın, Kılıçdaroğlu’na ‘Şarkılarımı kullanmayın’ dedi

    Onur Akın, Kılıçdaroğlu’na ‘Şarkılarımı kullanmayın’ dedi

    Onur Akın, yaptığı yazılı açıklamada, partisinin başarısı için eski genel başkanların yeni yönetime destek olması gerektiğini düşündüğünü ancak Kılıçdaroğlu’nun tutumundan üzüntü duyduğunu ifade etti. Açıklamasında, “Türkiye 1’incisi olmuş, iktidara yürüyen bir partiye en büyük çelmeyi taktınız” ifadelerini kullanan Akın, yaşanan süreci eleştirdi. Sanatçı, Kılıçdaroğlu’nun “butlan kararına uyduğunu” belirterek bu durumu “tarihi bir yanılgı” olarak nitelendirdi ve söz konusu yaklaşımın unutulmayacağını savundu. Açıklamasında sert ifadelere de yer veren Onur Akın, geçmişte yaptığı bazı şarkılarda isminin geçtiğini hatırlatarak, bu eserlerin mevcut ve meşru bulmadığı yönetim tarafından kullanılmasını istemediğini, dijital platformlardan kaldırılmasını talep etti. Akın ayrıca, taleplerinin dikkate alınmaması halinde hukuki yollara başvuracağını da ifade etti.

    “OLMADI SAYIN KILIÇDAROĞLU, YAKIŞMADI”

    Akın, paylaşımında şu ifadelere yer verdi: “Benim sizden beklediğim, eski bir genel başkan olarak partinizin başarısı için, bu genç ve başarılı kadroyu tebrik etmek, ellerini sıkmak ve kutlamaktı… Gerektiğinde diğer eski genel başkanlar gibi yanlarında durarak desteklemenizdi… Fakat sizin geldiğiniz nokta adına maalesef üzüntü duyuyorum… Türkiye 1.si olmuş iktidara yürüyen partiye iktidarın ve üst akılların kurduğu onlarca tuzağın üstüne, en büyük çelmeyi taktınız butlan kararına uyarak… Pir Sultan’ın dediği gibi, ille dostun bir tek gülü yareler beni… Olmadı sayın Kılıçdaroğlu, yakışmadı… Sizi alkışlayanlar emin olun tarihi bir yanılgının içindeler ve bu yaptığınız unutulmayacak… Bu saiklerle partiye yaptığım bir çok şarkımın içinde, adınızın geçtiği şarkılarımın sizin ve meşru bulmadığım yönetiminiz tarafından kullanılmamasını ve dijital platformlarınızdan da kaldırılmasını istiyorum… Yeter bu ülkeye kıymayın efendiler!… Şarkılarımın kullanımına devam edilmesi halinde yasal yollara başvuracağımı da tarafınıza bildiririm… Saygılarımla… Onur Akın…” >>>Haber Merkezi

     

  • Son depremleri bilmişti: Şimdi de o ilimizi uyardı!

    Türkiye genelinde yaşanan sismik hareketlilik vatandaşlar tarafından endişeyle takip edilirken, geçmişteki birçok sarsıntıyı önceden öngörmesiyle adından söz ettiren ünlü jeolog Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, ezber bozan yeni açıklamalarda bulundu.

    Katıldığı bir YouTube programında Türkiye’nin yapısal deprem risk haritasını yeniden yorumlayan Üşümezsoy, kamuoyunda yıllardır süregelen büyük İstanbul depremi iddialarına meydan okurken, asıl tehlikenin yönünü Denizli ve Pamukkale bölgesine çevirdi. Üşümezsoy, riskli gördüğü bölgelerdeki olası depremlerin büyüklüklerini de tek tek paylaştı.

    İşte Prof. Dr. Şener Üşümezsoy’un Denizli, İstanbul, Adana ve Malatya için yaptığı o çok konuşulacak son dakika deprem uyarıları…

    Denizli İçin Korkutan Senaryo: “6.5 Büyüklüğüne Gidebilir”

    Prof. Dr. Şener Üşümezsoy’un açıklamalarındaki en dikkat çekici ve tedirgin edici bölüm Denizli ve çevresine yönelik oldu. Pamukkale-Denizli hattında son dönemde meydana gelen 5 büyüklüğündeki sarsıntıların tesadüf olmadığını belirten uzman, bu hareketliliğin son derece aktif bir fay kuşağına işaret ettiğini söyledi.

    Tarih boyunca bu hattın büyük kırılmalarla sarsıldığını hatırlatan Üşümezsoy, “Pamukkale ve Denizli’ye doğru giden fay hattı aktif gözüküyor. Burada en az 6, hatta 6.5 büyüklüğüne doğru giden bir deprem riski var” ifadelerini kullandı. Ayrıca bölgenin zemin yapısının zayıf ve gevşek olduğuna dikkat çeken profesör, bu zayıf zemin nedeniyle olası bir sarsıntının yüzeyde çok daha şiddetli ve yıkıcı hissedileceğinin altını çizdi.

    “İstanbul’da Büyük Deprem Kafalardaki Bir Hayalin Projesi”

    Marmara Denizi’nde beklenen 7 ve üzeri büyüklükteki deprem senaryolarına uzun süredir karşı çıkan Üşümezsoy, bu iddiasını yineleyerek sert bir çıkış yaptı. İstanbul için korku pompalanmaya çalışıldığını savunan ünlü jeolog, Marmara’nın doğusunda iddia edildiği gibi tek parça ve devasa bir fay hattının bulunmadığını öne sürdü.

    Üşümezsoy, “İstanbul’da büyük deprem, kafalardaki bir hayalin projesi. Kalan fay parçaları oldukça sınırlı büyüklükte. İstanbul için en fazla 6.2 büyüklüğünde bir sarsıntıdan söz edebiliriz, daha fazlası değil” diyerek İstanbulluların yüreğine su serpti.

    Adana, Malatya ve Ege Bölgeleri İçin İl İl Deprem Tahminleri

    Üşümezsoy, programın devamında Türkiye’nin diğer kritik fay hatlarına ilişkin de şu iddialı öngörülerde bulundu:

    • Adana: Doğu Anadolu Fayı’nın Adana’dan geçtiği iddialarını reddeden Üşümezsoy, bölgedeki fayların parçalı yapıda olduğunu, bu yüzden enerjinin tek bir noktada birikemediğini söyledi. Adanalıların tedirgin olmamasını isteyen uzman, en fazla 6.1 ya da 6.2 büyüklüğünde sarsıntılar olabileceğini, büyük bir yıkım beklemediğini ekledi.

    • Malatya (Pötürge): 6 Şubat depremlerinde Pötürge fayının tam olarak kırılmadığını ve buradaki sıkışmanın sürdüğünü belirten profesör, fayın doğuya doğru hareket etmesi durumunda 6.5 büyüklüğüne yakın bir deprem üretebileceği uyarısını yaptı.

    • Marmaris ve Bodrum: Marmaris kıyılarında derin depremlerin etkili olabileceğini ve 6 büyüklüğünde sarsıntılar yaşanabileceğini ifade eden Üşümezsoy; Bodrum ve Santorini çevresinde ise fay hatlarına karışan sıcak suların enerjiyi küçük küçük boşalttığını, bu yüzden Bodrum’da büyük bir deprem beklenmediğini belirtti.

    • Yedisu Fayı: Doğu Anadolu’da sıkça konuşulan Yedisu fayı için dile getirilen 7.4 büyüklüğündeki tahminlere karşı çıkan uzman, bu fayın çevredeki sistemlerle birbirini kilitlediğini, kırılsaydı bile 7 büyüklüğüne ulaşamayacağını savundu.

    The post Son depremleri bilmişti: Şimdi de o ilimizi uyardı! first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Caz Festivali’nde Çekyalı iki grup konser verdi

    Caz Festivali’nde Çekyalı iki grup konser verdi

    Kentteki termal bir otelde düzenlenen festivalin ikinci gününde, Çekyalı “Matyas Papp Trio” ile “Nicolas Gatto Trio” grupları sanatseverlerle buluştu. Gruplarda yer alan sanatçılar, konserde seçkin eserlerini seslendirdi. Sanatseverler, konserlere ilgi gösterdi. >>>AA

    Genel sanat yönetmenliğini Hüseyin Başkadem’in yaptığı 26. Afyonkarahisar Caz Festivali’nin ikinci gününde Çekyalı iki grup sahne aldı. ( Arif Yavuz – Anadolu Ajansı )
    Genel sanat yönetmenliğini Hüseyin Başkadem’in yaptığı 26. Afyonkarahisar Caz Festivali’nin ikinci gününde Çekyalı iki grup sahne aldı. ( Arif Yavuz – Anadolu Ajansı )
  • Bolvadin’de bir kişiyi bıçaklayan şüpheli tutuklandı

    Bolvadin’de bir kişiyi bıçaklayan şüpheli tutuklandı

    Alaca Mahallesi’nde T.Y. (38), yoldan geçen elektrikli bisikletli T.K. ile (18) tartıştı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine T.K, T.Y.’yı bıçakla yaraladı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Ambulansla hastaneye kaldırılan T.Y.’nin hayati tehlikesinin bulunduğu öğrenildi. Olay yerinden ayrılan şüpheli T.K., bir süre sonra ilçe emniyet müdürlüğüne giderek teslim oldu. Emniyetteki ifadesinin ardından adliyeye sevk edilen T.K., çıkarıldığı sulh ceza hakimliğince tutuklandı. >>>AA

  • Bir faili meçhul daha çözüldü! Yangın değil cinayet çıktı

    Bir faili meçhul daha çözüldü! Yangın değil cinayet çıktı

    Erdemli ilçesine bağlı Arslanlı Mahallesi’nde 1 Mart 2024 tarihinde meydana gelen olayda, Durmuş (54) ve Elif Bütüner (49) çiftinin evinde yangın çıkmıştı. Yangın sonrası hayatını kaybeden çiftin cenazeleri defnedilmiş, ancak Erdemli Cumhuriyet Başsavcılığı ve JASAT ekipleri olayla ilgili derinlemesine bir inceleme başlatmıştı. 27 ay süren titiz takibat sonucunda, olayın bir kaza değil, planlı bir cinayet olduğu belirlendi.

    Bilirkişi raporu ve baz istasyonu kayıtları katili ele verdi

    Soruşturmanın seyrini değiştiren en önemli gelişme, uzman bilirkişi heyetinin hazırladığı rapor oldu. Heyet, yangının içeriden insan eliyle çıkarıldığını (kundaklama) tespit etti. Bunun üzerine yoğunlaşan ekipler, 46 yaşındaki C.Ö. isimli şüphelinin izini sürmeye başladı. Yapılan teknik incelemelerde, şüphelinin baz kayıtlarının yangın saatinde olay yerinde olduğunu, ertesi gün ise Mersin’deki kuyumcular bölgesinde bulunduğunu ortaya koydu.

    Cenazeye ‘sevmiyorum’ diyerek katılmamış

    Gözaltına alınan şüpheli C.Ö., olay gecesi evde olduğunu itiraf ederken, kendisi ayrıldıktan sonra yangının çıktığını iddia ederek suçlamaları reddetti. Ancak elde edilen deliller ışığında şüpheli, “planlayarak kasten öldürme” suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Şüphelinin, olay gecesi “arkadaşım” dediği çiftin evinde olmasına rağmen cenaze törenine “cenazeleri sevmiyorum” diyerek katılmadığı öğrenildi. >>>İHA

  • İhanet iddiasıyla kayınpeder gelinini 22 yerinden bıçaklamıştı! Yeni gelişme var!

    İhanet iddiasıyla kayınpeder gelinini 22 yerinden bıçaklamıştı! Yeni gelişme var!

    Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, boşanma aşamasındaki eşi B.G.A.’yı (46) öldüren K.A. (63) ile oğlu B.A.’nın (45) yargılanmasına başlandı. Sanıklar, “canavarca hisle veya eziyet çektirerek kasten öldürme” suçlamasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle yargılanıyor.

    “Babam geldi ve Başak’ın üstüne oturdu, bıçaklamaya başladı”
    Söz alarak savunma yapan tutuklu sanık Arslan eşiyle arasında soğukluk olduğunu ifade ederek, “Eşim zaman zaman bağlama büyüsü gibi videolar izlerdi. Evimizdeki kamera kayıtlarının da kısa bir süre kapandığını ve o gün de T.’nin geldiğini öğrendim. Bundan sonra da zaten karşılıklı olarak anlaşmalı şekilde boşanma kararı aldık. Ben babam ile arkadaş gibiyim. Her şeyi babam ile paylaşırım. Olay tarihinden yaklaşık 1 hafta önce bu süreçte benim yanımda olmak için babam geldi. Babam geldikten sonra Başak ile yaptığım protokolde değişiklik yapmaya karar verdim. Avukatım bu protokolü WhatsApp’tan gönderdi. Biz de babam ile çıktısını aldık. Bu şekilde yeniden düzenlenen protokol ile birlikte önce Başak’ın anne ve babasının yanına gittik. Amacımız öncesinde aileyi haberdar etmekti. Biz bu sırada ayakkabılarla içeri girmedik, agresif davranmadık. Babam ‘keserim, öldürürüm’ diye tehdit etmedi. Ben duymadım. Celal ve Makbule bizimle gelmeyi reddettiği için protokolü alıp Başak’ın evine gittik. Babamın benimle gelme nedeni de bana destek olmak ve torununu sevmekti. Başak bizi görür görmez küfür etmeye başladı. Babamın maktule yumruk attığını ve içeri düştüğünü gördüm. Babama ‘ne yapıyorsun’ dedim. Babam mutfağa yöneldi. Sonrasında babamın elinde bıçağı gördüm. Ben dışarı çıkarmaya çalıştım Başak’ı. Sonra babam geldi ve Başak’ın üstüne oturdu, bıçaklamaya başladı. Ben daha önce babamın tavuk kestiğini bile görmedim. Şoka girdim. Babamı ilk defa öyle gördüm. Olayın şokundan müdahale edemedim babama. Babam bana da bir şey yapar diye korktum” diye konuştu.
    Sanık baba Kudret Arslan ise savunmasında, Başak Gürkan Arslan’ı öz kızı gibi sevdiğini ve aralarında herhangi bir sorun bulunmadığını öne sürdü. Maktulün ailesiyle de bir problemlerinin olmadığını iddia eden Arslan, oğlu Barış Arslan’ın bir süre önce eşinin kendisini aldattığından şüphelendiğini kendisine söylediğini ileri sürdü.

    Arslan savunmasına şöyle devam etti:
    “Olay günü Başak’ın annesi de babası da protokol için birlikte gitme talebimizi reddettiler. Hatta ‘biz kızgınız ona’ dediler. Sonra biz Başak’ın evine gittik. Kızım olarak gördüğüm için bana küfürler etmesi ağrıma gitti. Sonra kendimi kaybettim. Hiçbir şey duymadım, başka da bir şey hatırlamıyorum. Olay sırasında keşke oğlum beni tutsaydı. Oğluma da bir şey yapar mıydım hatırlamıyorum. Ben çok pişmanım. Bunu yaptığım için ailesinden de çok özür diliyorum.”
    Maktule Başak’ın annesi Makbule Gürkan ise kızının evliliğinde şiddet gördüğünü söyleyerek, “Torunum doğduktan sonra evlilikleri olumlu gitmedi. Kızım bana gelip eşinin şiddet uyguladığını anlatmıştı. Olaydan kısa süre önce de bileği sarılı şekilde geldi bana. Yatağını bile babasını anlatan bir erkek. Her şeyi babasına danışıyordu. Çocuğuna bir çikolata aldığı zaman pişman olurdu. Pinti biriydi. Sofrada yediği yemeğin hesabını yapardı. Ben de kızıma ayrılmasını söyledim. Başak da ‘anne biz medeni şekilde ayrılacağız, siz karışmayın’ dedi. Kızım bir başkasıyla birlikte değildi. Bu bir iftiradır” diye konuştu.
    Beyanların ardından ara kararını açıklayan mahkeme, tutuklu sanıkların mevcut hallerinin devamına hükmederek sonraki duruşmayı 22 Eylül tarihine erteledi.

    Olayın geçmişi
    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianameye göre, olay 9 Eylül 2025 tarihinde Yenimahalle ilçesi Kardelen Mahallesi’nde meydana geldi. Bir süredir ayrı yaşayan ve boşanma aşamasında olan Başak Gürkan Arslan ile Barış Arslan, boşanma protokolünü görüşmek üzere evde bir araya geldi. Çiftin 5 yaşındaki çocuklarının da bulunduğu eve Barış Arslan’ın babası Kudret Arslan’ın gelmesiyle taraflar arasında tartışma çıktı. Kısa sürede büyüyen tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine Kudret Arslan’ın yumruk atarak Başak Gürkan Arslan’ı yere düşürdüğü, Barış Arslan’ın ise eşini saçından sürükleyerek evden çıkarmaya çalıştığı belirtildi. İddianamede, Kudret Arslan’ın daha sonra elindeki bıçakla Başak Gürkan Arslan’ın üzerine oturarak çok sayıda kez bıçakladığı, genç kadının olay yerinde hayatını kaybettiği kaydedildi.
    Adli Tıp Kurumu raporunda, Başak Gürkan Arslan’ın vücudunda 22 kesici-delici alet yarası bulunduğu, bunlardan üçünün tek başına öldürücü nitelikte olduğu belirtildi. Ölüm nedeninin ise büyük damar yaralanmasına bağlı dış kanama ile iç organ yaralanmalarına bağlı iç kanama olduğu ifade edildi.
    Şüphelilerin fikir ve eylem birliği içinde hareket ettiklerinin değerlendirildiği iddianamede, Kudret Arslan’ın ‘canavarca hisle veya eziyet çektirerek kasten öldürme’ suçunu işlediği, Barış Arslan’ın da eyleme iştirak ettiği kaydedildi. İddianamede, Kudret Arslan ve Barış Arslan’ın ayrı ayrı ‘canavarca hisle veya eziyet çektirerek kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmaları talep edildi. >>>İHA

  • İşsizlik rakamları açıklandı: İstihdamda son durum ne?

    Türkiye ekonomisinin makro göstergeleri açısından en kritik verilerden biri olan istihdam ve işsizlik rakamlarında nisan ayı tablosu netleşti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan verilere göre, iş gücü piyasasında toparlanma eğilimi nisan ayında da sınırlı da olsa devam etti.

    Yayımlanan son resmi verilere göre; Türkiye genelinde işsizlik oranı, nisan ayında bir önceki aya kıyasla 0,1 puanlık bir azalış kaydederek yüzde 8,2 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranlarındaki bu küçük çaplı düşüş, istihdam piyasasının bahar aylarında sergilediği direnci ortaya koydu.

    İşte nisan ayı işsizlik rakamlarının satır başları ve piyasalara yansıyan ilk detaylar…

    İşsizlik Oranı Yüzde 8,2 Seviyesine Geriledi

    Ekonomi yönetiminin istihdamı artırmaya ve iş gücüne katılımı desteklemeye yönelik adımları sürerken, nisan ayı verileri hedeflenen banttaki seyrini korudu. Bir önceki ay açıklanan oranlara göre yaşanan 0,1 puanlık düşüş, iş gücü piyasasında istikrarlı duruşun korunduğuna işaret etti.

    Uzmanlar, nisan ayı ile birlikte mevsimsel etkilerin (tarım, turizm ve inşaat sektörlerindeki hareketliliğin) istihdam üzerinde olumlu yansımalar göstermeye başladığını, bu durumun da işsizlik oranını yüzde 8,2 bandına çekilmesinde rol oynadığını belirtiyor.

    Unemployed businessman stress sitting on stair, concept of business failure and unemployment problem, work life balance.

    Genç Nüfus ve Kadın İstihdamında Durum Ne?

    TÜİK tarafından ilerleyen saatlerde detaylandırılacak olan veri alt kırılımlarında, özellikle genç nüfustaki (15-24 yaş arası) işsizlik oranı ve kadınların iş gücüne katılım oranları ekonomi takipçilerinin odağında yer alıyor. Genç işsizliğindeki değişim ve geniş tanımlı işsizlik (atıl iş gücü oranı) verileri, önümüzdeki dönemde uygulanacak ekonomi politikalarına ve Merkez Bankası’nın faiz kararlarına giden süreçte önemli birer veri seti sunacak.

    The post İşsizlik rakamları açıklandı: İstihdamda son durum ne? first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Aynı Vergi, Aynı Sorumluluk; Peki Aynı Tanıtım Nerede?

    Aynı Vergi, Aynı Sorumluluk; Peki Aynı Tanıtım Nerede?

    Türkiye turizmi denildiğinde akla ilk gelen görüntüler bellidir; deniz, kum, güneş ve sahil otelleri…

    Uluslararası fuarlarda, reklam kampanyalarında, tanıtım filmlerinde ve dijital mecralarda yıllardır aynı destinasyonlar ön plana çıkarılıyor. Antalya, Bodrum, Marmaris ve Ege kıyıları elbette ülkemizin önemli turizm merkezleridir. Ancak Türkiye turizmi bunlardan ibaret değildir.

    Bugün Afyonkarahisar, Sandıklı, Kütahya, Yalova, Sivas, Nevşehir, Erzurum ve benzeri birçok şehir de ülke turizmine katkı sağlamakta, istihdam oluşturmakta ve yatırım çekmektedir.

    Daha da önemlisi bu şehirlerde faaliyet gösteren turizm işletmeleri de diğer bölgelerdeki işletmelerle aynı vergileri ödemektedir.

    İşte tam da burada önemli bir soru ortaya çıkmaktadır:

    Aynı vergiyi ödüyorsak neden aynı ölçüde tanıtılamıyoruz?

    Bugün konaklama vergisi Türkiye’nin her noktasında uygulanmaktadır. Ancak bu verginin geri dönüşü konusunda bölgesel bir adaletin varlığından söz etmek oldukça güçtür.

    Özellikle termal turizm merkezleri bu durumun en somut örneklerinden biridir.

    Afyonkarahisar yalnızca bir termal şehir değildir. Frig Vadileri, tarihi mirası, gastronomisi, doğal güzellikleri, kültürel değerleri ve sağlık turizmi potansiyeliyle dünyanın dikkatini çekebilecek özelliklere sahiptir.

    Sandıklı ise binlerce yıllık termal kaynakları, Hüdai Kaplıcaları, doğal çamur banyoları ve sağlık turizmi altyapısıyla Türkiye’nin önemli termal destinasyonlarından biridir.

    Ancak uluslararası tanıtımlara baktığımızda bu değerlerin yeterince yer bulamadığını görüyoruz.

    Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı’nın (TGA) yaptığı çalışmalar elbette kıymetlidir. Ancak Türkiye’nin tanıtımı sadece sahil turizmi üzerinden yürütüldüğünde ülkenin sahip olduğu büyük potansiyelin önemli bir bölümü görünmez hale gelmektedir.

    Oysa sağlık turizmi, termal turizm, kültür turizmi, gastronomi turizmi ve doğa turizmi artık dünya turizminde hızla yükselen alanlardır.

    Bugün Avrupa’da milyonlarca insan deniz tatili için değil; sağlık, rehabilitasyon, kültür ve deneyim odaklı seyahat etmektedir.

    Afyonkarahisar tam da bu taleplere cevap verebilecek şehirlerden biridir.

    Bu nedenle konaklama vergisinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum.

    Vergi oranları;

    – Bölgelere göre,
    – Turizm türlerine göre,
    – Yıldız sınıflarına göre,
    – İşletme belgelerine göre,

    yeniden düzenlenmelidir.

    Ayrıca toplanan vergilerin belirli bir bölümü, o bölgenin tanıtımına ve turizm altyapısına geri döndürülmelidir.

    Örneğin Afyonkarahisar’dan elde edilen turizm gelirlerinin bir kısmı;

    – Uluslararası termal fuarlara,
    – Yabancı basın tanıtımlarına,
    – Dijital reklam kampanyalarına,
    – Direkt uçuş çalışmalarına,
    – Kültür ve gastronomi etkinliklerine,

    aktarılmalıdır.

    Çünkü tanıtım olmadan turizm gelişmez.

    Turizm gelişmeden yatırım büyümez.

    Yatırım büyümeden istihdam oluşmaz.

    Bugün sektörün en büyük sorunlarından biri de personel bulamamaktır.

    Turizm çalışanları için lojman destekleri, eğitim bursları, mesleki gelişim programları ve istihdam teşvikleri hayata geçirilmelidir.

    Konaklama vergilerinden elde edilen gelirlerin bir kısmı doğrudan turizm çalışanlarına ve sektörel eğitimlere aktarılmalıdır.

    Unutulmamalıdır ki güçlü turizm sadece güzel otellerle değil, nitelikli çalışanlarla mümkündür.

    Artık Türkiye turizmini yalnızca deniz, kum ve güneş ekseninde değerlendirme dönemi geride kalmalıdır.

    Yeni dönemde sağlık turizmi, termal turizm, kültür turizmi ve gastronomi turizmi daha fazla desteklenmelidir.

    Çünkü Afyonkarahisar’ın, Sandıklı’nın ve Anadolu’nun sahip olduğu değerler sadece Türkiye’nin değil, dünyanın tanıması gereken zenginliklerdir.

    Aynı vergiyi ödeyen her destinasyon, tanıtımdan da eşit pay almalıdır.

    Turizmde gerçek sürdürülebilirlik ancak bu anlayışla sağlanabilir.

  • A Milli Kadın Futbol Takımı, gazetecilerle bir araya geldi

    A Milli Kadın Futbol Takımı, gazetecilerle bir araya geldi

    Türkiye Futbol Federasyonu Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri’nde gerçekleştirilen etkinlikte basın mensuplarına açıklamada bulunan teknik direktör Necla Güngör Kıragası, “Buraya gelerek bize çok ciddi motivasyon veriyorsunuz.” dedi.

    Çok önemli bir dönemde olduklarını aktaran Kıragası, “Sene başında ‘Bu sene bizim performansımızı ortaya koyacağımız sene.’ demiştik. Dediğimiz gibi oldu. Orta ve üst klasman Avrupa ülkeleriyle başa baş mücadele ettiğimiz ve karşılığını aldığımız, kadın futbolu adına çok önemli bir kırılma anını atlattığımız bir eşiği yaşıyoruz ve çok mutluyuz. Erkek millileri dün buradan uğurladık. Giden konvoyu görmek bizi duygulandırdı ama aynı zamanda motivasyon kaynağı oldu. Umarım önümüzdeki sene biz de Brezilya’ya aynı şekilde gideriz. Bunun için son dakikaya kadar mücadele vereceğiz.” ifadelerini kullandı.

    Kuzey İrlanda ile karşılaşacakları Pendik Stadı’nda hiç maç kaybetmediklerini hatırlatan Kıragası, şöyle devam etti: “Pendik Stadı’nda hiç maç kaybetmedik. Çok seviyoruz, Pendik yönetimine de çok teşekkür ediyoruz. Kuzey İrlanda’yı ilk maçta deplasmanda 1-0 yendik. Fiziksel olarak bizden üstün olan, yurt dışında oyuncular oynatan, bizim üst sıramızda olan bir takım. Aynı kazanma tutkusuyla sahaya çıkacağız. İstediğimiz çevresel faktörleri tutturduk. Orada kış ayında çim olmayan sahada oynadık. Şimdi taraftarımız önünde oynayacağız.”

    Ana kadronun güçlenmesi adına çalışmalar yaptıklarını aktaran Necla Güngör Kıragası, “Biz çok hayal kuran bir takımız. ‘Bu kadroyla yapabildiğimiz en iyisi yapacağız.’ dedik. Bundan sonrakiler bu kadronun yaptıklarını geçmeye çalışacak. Kadın futbolunun cefasını çekip sefasını yeni yeni sürmeye başlayan bir kadro var. Çok istekliyiz. Yapabileceğimize inanıyoruz. Bu bizim için hala bir geçiş dönemi. Umarım şans yanımızda olur. Kuzey İrlanda’dan alacağımız 1 puan bile play-off’u garantilememiz gibi oluyor.” değerlendirmesinde bulundu. Oyuncularıyla çok iyi bir ilişkilerinin bulunduğunu anlatan Kıragası, sözlerini şöyle tamamladı: “Artık abladan ziyade biraz anne oldum. Çok gurur duyuyorum. Birçok oyuncumla çok uzun zamandır beraberiz. Federasyonda 16 sene oldu. İlişkimiz çok farklı, oyuncularımla aramızda karşılıklı muhteşem bir saygı var. Bu kadar erkek egemen bir dünyada kadın olarak ayaklarının üstünde durup ‘Ben bu işi yapabilirim’ diyorlar. O yüzden büyük saygım var ama sevgim sonsuz. Her zaman söylüyorum benim 1 oğlum var ama bir sürü kızım var. Anne-kız ya da abla-kardeş rolüyle devam ediyoruz ve ben bundan büyük mutluluk duyuyorum.”

    MİLLİLER HAZIRLIKLARINI SÜRDÜRDÜ

    Ay-yıldızlı ekip, Kuzey İrlanda maçı hazırlıklarını sürdürdü. Teknik direktör Necla Güngör Kıragası yönetiminde Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri’nde gerçekleştirilen antrenman, ısınma hareketleriyle başladı. Futbolcuların 2 grup halinde pas ve top kapma çalışmasıyla sürdürdükleri idmanın basına kapalı bölümünde ise taktiksel çalışmaların yapıldığı aktarıldı. >>>AA

  • Sadettin Saran’dan sosyal medya tepkisi: Devlet buraya el atmalı

    Sadettin Saran’dan sosyal medya tepkisi: Devlet buraya el atmalı

    Katıldığı bir spor programında açıklamalarda bulunan Sadettin Saran, taraftarların ve sosyal medyanın futbolcuları yıpratan tavırlarını sert bir dille eleştirdi. Özellikle büyük beklentilerle transfer edilen Youssef En-Nesyri üzerinden örnekler veren Saran, dijital platformlardaki denetimsizliğin Türk futboluna ve genç sporculara büyük zarar verdiğini ifade etti.

    Yuhalanma korkusuyla sahaya çıkmak istemediler

    Saran, sosyal medyadaki ağır eleştirilerin ve stadyumlardaki protestoların futbolcular üzerindeki psikolojik etkilerini şu sözlerle aktardı:

    • En-Nesyri örneği: Bizi En-Nesyri transferi için eleştirdiler, ‘Adamı gönderdiler’ diye. Kocaeli maçında hoca onu 65. dakikada oyundan çıkardı. Oyuncular soyunma odasına geldiğinde En-Nesyri duşunu alıp, kimseyle vedalaşmadan stadyumdan çekip gitmişti. Bu adamların sosyal medyadaki yazılanlardan etkilenmediğini mi sanıyorsunuz?

    • Transfer kriteri değişti: Artık kulüpler transfer yaparken oyuncunun sadece yeteneğine değil, bu sosyal medya baskısını kaldırıp kaldıramayacağına da bakmak zorunda kalıyor.

    • Genç oyuncuların korkusu: Bir sürü oyuncumuz, özellikle Türkler ve gençler, kendi sahamızda yuhalanma korkusuyla maça çıkmak istemediler, sahaya adım atmaktan çekindiler.

    Devletin bir an önce el atması gerekiyor

    Sosyal medyanın kontrolsüz yapısına yönelik eleştirilerini sürdüren Sadettin Saran, önüne gelenin dilediği gibi linç kampanyası yürütebildiğini belirtti. Bu mecranın çok tehlikeli bir boyuta ulaştığını vurgulayan iş insanı, devletin bir an önce sosyal medya platformlarına yönelik yasal bir düzenleme ve denetim mekanizması getirmesi çağrısında bulundu. >>>HABER MERKEZİ 

  • Bir saatte bile bozulabiliyor: Yazın bu gıdalara dikkat!

    Yaz mevsiminin kavurucu sıcakları sadece bizi değil, tükettiğimiz besinleri de doğrudan etkiliyor. Artan hava sıcaklıkları ve nem, zararlı mikroorganizmaların gıdalar üzerinde üreme hızını katlayarak artırırken; gıda kaynaklı enfeksiyon ve zehirlenme riskini de beraberinde getiriyor.

    Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Rıza Çam, yaz aylarında gıda güvenliğinin korunmasının hayati bir önem taşıdığını belirterek, özellikle çabuk bozulabilen gıdalara karşı vatandaşları uyardı. Uygun şartlarda saklanmayan bir gıdanın sadece bir saat içinde bile sağlığı tehdit edecek seviyeye gelebileceğini vurgulayan Dr. Çam, korunma yollarını anlattı.

    “Bakteriler Uygun Nem ve Sıcaklıkta Çok Hızlı Çoğalır”

    Sıcak havaların bakteriler için ideal bir üreme ortamı sunduğuna dikkat çeken Uzm. Dr. Rıza Çam, “Birçok zararlı mikroorganizma, uygun sıcaklık ve nemde çok kısa sürede çoğalabilir. Özellikle et, tavuk, balık, süt ve süt ürünleri gibi protein oranı yüksek gıdalar, uygun şekilde muhafaza edilmediğinde ciddi enfeksiyonlara zemin hazırlar. Yaz aylarında bu kurallara uyulmaması; ishal, kusma, ateş ve şiddetli karın ağrısı gibi belirtilerle seyreden gıda zehirlenmelerinde ciddi artışa neden olmaktadır” dedi.

    Gıda Güvenliği İçin Altın Kurallar: Saklama Şartlarına Dikkat!

    Dr. Rıza Çam, gıda zehirlenmelerini önlemek için mutfakta ve alışverişte uygulanması gereken stratejileri şu şekilde sıraladı:

    • Soğuk Zinciri Kırmayın: Market alışverişi yaparken dondurulmuş veya soğuk ürünleri sepetinize en son ekleyin. Bu ürünleri eve getirir getirmez beklemeden buzdolabına yerleştirin. Özellikle araç içinde uzun süre bekletilen gıdalar yazın en büyük risk kaynağıdır.

    • Açıkta Satılan Ürünlerden Kaçının: Sokakta, açık havada veya uygun olmayan koşullarda satılan yiyecekler; sinek, böcek ve toz gibi çevresel kirleticilere maruz kalır. Özellikle kremalı pastalar, mayonezli gıdalar ve açık süt ürünleri çok hızlı bozulur.

    • El Hijyeni ve Çapraz Bulaşma: Yemek hazırlığına başlamadan önce eller mutlaka sabunlanmalıdır. Çiğ etle temas eden eller yıkanmadan sebze veya meyvelere dokunulmamalı; çiğ ve pişmiş gıdalar için farklı kesme tahtaları kullanılmalıdır.

    • Sebze ve Meyveleri İyi Yıkayın: Taze ürünleri tüketmeden önce akan su altında çok iyi yıkamak, üretim aşamasında bulaşabilecek mikroorganizmaları temizlemek adına kritiktir.

    Kimler Daha Büyük Risk Altında?

    Gıda kaynaklı enfeksiyonların herkesi etkileyebileceğini belirten Dr. Çam, bazı grupların çok daha dikkatli olması gerektiğini hatırlattı:

    • 65 yaş üstü bireyler,

    • Küçük çocuklar ve bebekler,

    • Hamileler,

    • Kanser tedavisi görenler veya bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler.

    Bu grupların özellikle yaz aylarında çiğ veya az pişmiş (rafadan yumurta, az pişmiş et vb.) gıdalardan uzak durmaları hayati önem taşımaktadır.

    Belirtiler Varsa Vakit Kaybetmeyin!

    Tüketilen bir gıdanın ardından gelişen bulantı, kusma ve özellikle sıvı kaybına yol açan şiddetli ishal durumunda vakit kaybedilmemelidir. Dr. Çam, “Çocuklarda ve yaşlılarda sıvı kaybı çok hızlı gelişir ve durum kısa sürede ciddileşebilir. Bu tür belirtiler görüldüğünde en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır” uyarısında bulundu.

    The post Bir saatte bile bozulabiliyor: Yazın bu gıdalara dikkat! first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Fransa Açık’ta Shnaider ve Chwalinska yarı finale çıktı

    Fransa Açık’ta Shnaider ve Chwalinska yarı finale çıktı

    Fransa’nın başkenti Paris’teki turnuvada, 4 kez grand slam şampiyonu ve kadınlar dünya 1 numarası Aryna Sabalenka’yı 3-6, 7-5 ve 6-0’lık setlerle 2-1 yenen Rus Diana Shnaider (25), kariyerinin ilk yarı final biletini aldı.

    Günün diğer çeyrek final mücadelesinde ise elemelerden gelen ve dünya klasmanında 114. sırada yer alan Polonyalı Chwalinska, Anna Kalinskaya’yı (22) 7-6 ve 6-3’lük setlerle 2-0 mağlup ederek kariyerinde ilk kez grand slam yarı finaline çıktı. Shnaider ve Chwalinska, yarı finalde karşılaşacak. >>>AA

  • Kayserispor’un “liglerin tesciline itirazına” ret

    Kayserispor’un “liglerin tesciline itirazına” ret

    Federasyonun açıklamasına göre kurul, Kayserispor’un 2025-26 sezonu Süper Lig, 2. Lig ve 3. Lig müsabaka sonuçlarının hakem raporlarındaki sonuçlara ve bu sonuçlar esas alınarak düzenlenen puan cetvellerine göre Futbol Müsabaka Talimatı’nın 26. maddesi hükmü gereğince TFF Yönetim Kurulu’nun tescil kararına itirazını inceledi. Kurul, müzakere neticesinde TFF Yönetim Kurulu kararında usule, esasa ve talimatlara aykırı bir yön bulunmadığı için Kayserispor’un itirazını reddetti. >>>AA

  • PFDK’den Konyaspor ve Trabzonspor’a para cezası

    PFDK’den Konyaspor ve Trabzonspor’a para cezası

    TFF’nin açıklamasına göre, 22 Mayıs’taki Ziraat Türkiye Kupası finalinde yaşanan disiplin ihlalleri nedeniyle Konyaspor 954 bin lira, Trabzonspor ise 529 bin lira para cezasına çaptırıldı.

    Final maçının hakemine yönelik sportmenliğe aykırı hareketleri sebebiyle ve talimatlara uymadığı gerekçesiyle Konyaspor Teknik Direktörü İlhan Palut’a 1 maç men ile 120 bin lira para cezası verildi.

    Trendyol 1. Lig play-off final müsabakasında meydana gelen disiplin ihlalleri gerekçesiyle Arca Çorum FK’ye 220 bin, Esenler Erokspor’a da 110 bin lira para cezası uygulandı.

    Esenler Eroksporlu futbolcu Guelor Kanga’ya ise çeşitli nedenlerle 4 maç men ve 90 bin lira para cezalarına hükmedildi. >>>AA

  • Antalyaspor’da genel kurulu kararı alındı

    Antalyaspor’da genel kurulu kararı alındı

    Perçin, kulübün Atilla Vehbi Konuk Tesisleri’nde düzenlenen basın toplantısında, ligi bir filme benzettiğini ve bu filmin sonunun kendileri açısından mutsuz bittiğini söyledi. Filmi yöneten kişi olarak bütün şehirden özür dilediğini ifade eden Perçin, sorumluluğu yönetim kurulu olarak aldıklarını dile getirdi.

    Ligden düşmelerinin bazı sebeplerinin bulunduğunu anlatan Perçin, göreve geldiklerinde kulübün kasasında bin lira bulunduğunu bu paranın da 3 saat sonra haczedildiğini kaydetti.

    Perçin, ligden düştükten sonraki günlerde kendilerine ihtar çeken futbolculara ödeme yapmak için çaba gösterdiklerini ifade etti.

    Koltuk sevdalısı olmadıklarını belirten Perçin, “Bu kulüp maddi olarak zorlanıyor. Bir kampanya yapıyoruz toplanan para 316 bin lira. 100 bin lirasını ben bir arkadaşıma attırdım. Belki bir o kadarı da Galatasaray taraftarının dalga geçer gibi attığı 19,05 liralar.” diye konuştu.

    Yönetim kurulu ile toplanarak bir karar aldıklarını belirten Perçin, “Beklemenin bir anlamı yok. Bu ayın 19’unda mali ve seçimli genel kurul kararı aldık. Şu an için genel kurulda aday değilim. Olmayacağım ama elimden gelen yardımı her zaman yapacağım. Koltuğa yapışmadık. Ben ve yönetim olarak yeni yönetimin en büyük destekçisi olacağız.” diye konuştu.

    Perçin, genel kurulda hiçbir aday çıkmaması halinde kulübün sahipsiz kalmayacağını ifade ederek, “Acil bir hoca kararı ve planlamanın yapılması gerekiyor. Futbolculara ödemeler yapacağız. Yabancı oyuncuların planlanmasını yapacağız. Belki kulüpte bir yatırımcı ile devam etme şansımız olabilir. 2 güzel transfer yapıp hedef yeniden Süper Lig’e çıkmak olacak.” değerlendirmesinde bulundu.

    Antalyaspor’un bu yıl bir tane bile penaltı kazanmadan ligi bitirdiğine dikkati çeken Perçin, 60 yıldır böyle bir istatistik olmadığını, sosyal medyada bunların da konuşulması gerektiğini vurguladı.

    Vergi ve SGK’ye kulübün 420 milyon lira borcu olduğunu ve 1 ay öncesine kadar günlük 10 bin dolar faizinin bulunduğu açıklayan Perçin, bu faizin önüne geçtiklerini, kulübün geleceği için önce bu borçların temizlenmesi gerektiğini belirtti.

    Eski adı “Antalyaspor Kulübü Derneği” olan Antalyaspor Kulübünün başkanı Mustafa Ergün, takımın ligden düştüğü için üzgün olduklarını ifade etti.

    İnsanların sosyal medyada hakaret etmelerinin kendilerinin zoruna gittiğini söyleyen Ergün, “Antalyaspor’a harcadığım maddi ve manevi hiçbir şeyden pişman değilim, olmayacağım. Bize hakaret eden herkese dava açıyorum. Aldığım paraları da Antalyaspor Kulübüne bağış yapacağım. Bana ‘Sürekli yeni üye yapıyor.’ ithamında bulunuyorlar. 2026 döneminde 60 başvuru yapıldı. O da normal başvurular. Söylendiği gibi ‘Başkan sürekli üye yapıyor.’ olayı yok. Toplamda 1245 üyem var.” ifadelerini kullandı.

    Ergün, Antalyaspor AŞ’nin genel kurulunda yeni yönetim ve başkana 3 yıl borçlanma yetkisi vereceklerini dile getirdi.

    Antalyaspor’a emeği geçen iş insanları Levent Ördek, Cem Koç ve Tolga Cömertoğlu’na başkan olmaları için gittiklerini anlatan Ergün, kulübe her zaman maddi ve manevi destek veren bu kişilerin aynı konumlarını koruyacaklarını, başkanlık düşünmediklerini ifade etiklerini aktardı.

    Ergün, aynı şekilde Antalya’nın önde gelen 8-10 iş insanın ofisine gittiklerini ancak kimsenin yeni yönetim oluşturmayı kabul etmediğini söyledi.

    Kendilerinin sorumluluktan kaçacak insanlar olmadığını dile getiren Ergün, takımı düşürdükleri gibi çıkartacaklarını sözlerine ekledi. >>>AA

  • Talihleriyle dikkat çekiyorlar: Kariyerden aşka gökyüzünün en şanslı 5 burcu

    Astroloji dünyasında her burcun kendine has yetenekleri, karakteristik özellikleri ve yaşam enerjisi bulunsa da, bazı burçların şans konusunda diğerlerinden bir adım önde olduğuna inanılıyor. Astroloji uzmanları, hayattaki kalıcı başarının kişisel çaba, azim ve doğru kararlarla şekillendiğini sıkça vurgulasa da; gökyüzünün olumlu enerjilerine ve gezegen etkilerine inananlar için bazı burçlar evrenin torpilli çocukları olarak kabul ediliyor.

    Yönetici gezegenlerinin güçlü koruması, yüksek yaşam enerjileri ve sezgisel yetenekleriyle dikkat çeken; kariyer, aşk ve maddi konularda şans kapılarını ardına kadar açan gökyüzünün en talihli 5 burcunu sizler için derledik. İşte şansları adeta gözlerinden okunan o burçlar…

    1. YAY BURCU: Şansın ve Bolluğun Gerçek Mıknatısı

    Özgürlüğüne, bağımsızlığına ve keşfetmeye olan düşkünlüğüyle tanınan Yay burcu, astroloji haritalarının tartışmasız en şanslı burcu olarak gösterilir.

    • Jüpiter’in Muazzam Etkisi: Yay burcunun yönetici gezegeni, astrolojide bolluk, bereket, büyüme ve şansı temsil eden Jüpiter’dir. Bu gezegenin koruyucu kalkanı sayesinde Yaylar, hayatta ne zaman sıkışsalar bir çıkış yolu bulmayı başarırlar ve fırsatları adeta bir mıknatıs gibi kendilerine çekerler.

    • Risk Almaktan Korkmazlar: Yeni başlangıçlar, uluslararası seyahatler ve akademik/kariyer adımları konusunda her zaman yüzleri güler. Yay burçlarının cesur ve iyimser yapısı, “Şans cesurlardan yanadır” sözünü doğrular niteliktedir. Negatif durumları bile pozitif bir tecrübeye dönüştürme güçleri, onların en büyük talihidir.

    2. ASLAN BURCU: Sahne Işıkları ve Açılan Kapılar

    Girdiği her ortamda yüksek enerjisi ve karizmasıyla tüm bakışları üzerine çekmeyi başaran Aslan burçları, doğuştan gelen bir yaşam talihiyle dünyaya gelirler.

    • Parlamayı ve Yönetmeyi Severler: Güneş tarafından yönetilen Aslanlar, özgüvenleri ve lider ruhları sayesinde toplumda ve iş hayatında çok çabuk yükselirler. Bu özgüvenli duruş, sıradan insanların aylarca beklediği kapıların Aslan burçlarına kolayca açılmasını sağlar.

    • Büyük Fırsatlar Onları Bulur: Özellikle profesyonel iş hayatında, sanatta ve sosyal çevre ilişkilerinde şanslı döngülere sahiptirler. Şans onlara doğrudan gökten zembille inmez; Aslanlar kendi şanslarını yaratacak enerjiyi ve networkü kurmakta ustadırlar.

    3. BOĞA BURCU: Maddi Güvencenin ve Finansal Şansın Adresi

    Toprak elementinin sabırlı, kararlı ve güvenilir temsilcisi olan Boğa burcu, özellikle finansal ve maddi konulardaki şansıyla listenin en güçlü isimlerinden biridir.

    • Maddi Konularda Yüzleri Güler: Yönetici gezegenleri lüksü, estetiği ve konforu temsil eden Venüs olduğu için, Boğaların hayat standardı genellikle yüksek olur. Emeklerinin karşılığını er ya da geç, hakkıyla alırlar.

    • Doğru Yatırımın Ustasıdırlar: Kumar oynamaz veya körü körüne risk almazlar; ancak yatırım, birikim, mülk edinme ve kariyer planlamasında öyle sezgisel ve doğru kararlar verirler ki uzun vadede daima kazanan ve finansal olarak rahat bir hayat süren taraf onlar olur.

    4. TERAZİ BURCU: Doğru Zamanda Doğru İnsanlarla Karşılaşma Gücü

    Zarafeti ve adaletiyle bilinen Terazi burcu, hayatındaki en büyük şans faktörünü ikili ve sosyal ilişkilerden elde eder.

    • İnsan İlişkileri Onların Gücü: Hava elementine mensup olan Teraziler, yine Venüs’ün tılsımlı enerjisini taşırlar. Uyumlu, diplomatik ve cana yakın tavırları sayesinde sosyal çevrelerinde çok sevilirler. Hayatlarının en kritik dönemeçlerinde, onlara vizyon katacak veya işlerini kolaylaştıracak “doğru insanlarla” doğru zamanda karşılaşırlar.

    • Ortaklıklardan Gelen Talih: Hem özel hayatlarında (evlilik, aşk) hem de iş ortaklıklarında doğru adımları atarak krizlerden şanslı bir şekilde sıyrılmayı iyi bilirler.

    5. BALIK BURCU: İç Sese ve Sezgilere Güvenmenin Ödülü

    Astrolojinin en gizemli ve ruhani burçlarından biri olan Balık burcu, şansını mantık dünyasından ziyade manevi ve sezgisel dünyadan devşirir.

    • Sezgileri Yol Gösterir: Gece haritalarında Jüpiter, modern astrolojide ise Neptün tarafından yönetilen Balıkların sezgileri bir radar gibi çalışır. Çoğu zaman hiçbir mantıklı veri olmasa bile sadece iç seslerini dinleyerek attıkları adımlar, onları muazzam başarılara ve mucizelere götürür.

    • Beklenmedik Anların Sürprizleri: Manevi korumaları yüksek kabul edilen Balıklar, hayatın en sert tokatlarını yediklerini düşündükleri anda bile kaderin beklenmedik bir sürpriziyle ödüllendirilirler. Özellikle yaratıcı işlerde, sanatta, aşkta ve kişisel gelişim süreçlerinde şansları oldukça yüksektir.

    Burcunuz ne olursa olsun, hayatı güzelleştiren asıl şansın pozitif bakış açısı, disiplinli çalışma ve doğru zamanda harekete geçme cesareti olduğunu unutmayın!

    The post Talihleriyle dikkat çekiyorlar: Kariyerden aşka gökyüzünün en şanslı 5 burcu first appeared on Kanal 3 Tv.

  • A Millilerimiz, Milletler Ligi’ne galibiyetle başladı

    A Millilerimiz, Milletler Ligi’ne galibiyetle başladı

    Ay-yıldızlılar, Brezilya etabındaki ikinci maçında yarın saat 22.30’da Hollanda ile karşılaşacak.

    Salon: Arena Nilson Nelson

    Hakemler: Nathan Mahaven (ABD), Borroto Iglesias Ricardo (KÜBA)

    Türkiye: Dilay, Yaprak, Berka, Defne, İlkin, Deniz, Eylül (L) (Buse, Beren, Saliha, Karmen, Ezel, Melis (L), Aylin)

    Dominik Cumhuriyeti: Pena, Gonzalez, Tapia, Heredia, J. Martinez, Marte, Castillo (L) (Rodrigez, De la Rosa, L. Martinez (L), Alonzo, Matos)

    Setler: 25-17, 20-25, 16-25, 25-23, 11-15

    Süre: 118 dakika

    >>İHA

    A MİLLİ KADIN VOLEYBOL TAKIMI, 2026 FIVB VOLEYBOL MİLLETLER LİGİ’NİN BREZİLYA ETABINDAKİ İLK KARŞILAŞMADA DOMİNİK CUMHURİYETİ’Nİ 3-2 MAĞLUP ETTİ. (İHA/İSTANBUL-İHA)
    A Milli Kadın Voleybol Takımı, 2026 FIVB Voleybol Milletler Ligi’nin Brezilya etabındaki ilk karşılaşmada Dominik Cumhuriyeti’ni 3-2 mağlup etti.
    A MİLLİ KADIN VOLEYBOL TAKIMI, 2026 FIVB VOLEYBOL MİLLETLER LİGİ’NİN BREZİLYA ETABINDAKİ İLK KARŞILAŞMADA DOMİNİK CUMHURİYETİ’Nİ 3-2 MAĞLUP ETTİ. (İHA/İSTANBUL-İHA)
    A Milli Kadın Voleybol Takımı, 2026 FIVB Voleybol Milletler Ligi’nin Brezilya etabındaki ilk karşılaşmada Dominik Cumhuriyeti’ni 3-2 mağlup etti.
    A MİLLİ KADIN VOLEYBOL TAKIMI, 2026 FIVB VOLEYBOL MİLLETLER LİGİ’NİN BREZİLYA ETABINDAKİ İLK KARŞILAŞMADA DOMİNİK CUMHURİYETİ’Nİ 3-2 MAĞLUP ETTİ. (İHA/İSTANBUL-İHA)
    A Milli Kadın Voleybol Takımı, 2026 FIVB Voleybol Milletler Ligi’nin Brezilya etabındaki ilk karşılaşmada Dominik Cumhuriyeti’ni 3-2 mağlup etti.
    A MİLLİ KADIN VOLEYBOL TAKIMI, 2026 FIVB VOLEYBOL MİLLETLER LİGİ’NİN BREZİLYA ETABINDAKİ İLK KARŞILAŞMADA DOMİNİK CUMHURİYETİ’Nİ 3-2 MAĞLUP ETTİ. (İHA/İSTANBUL-İHA)
    A Milli Kadın Voleybol Takımı, 2026 FIVB Voleybol Milletler Ligi’nin Brezilya etabındaki ilk karşılaşmada Dominik Cumhuriyeti’ni 3-2 mağlup etti.
    A MİLLİ KADIN VOLEYBOL TAKIMI, 2026 FIVB VOLEYBOL MİLLETLER LİGİ’NİN BREZİLYA ETABINDAKİ İLK KARŞILAŞMADA DOMİNİK CUMHURİYETİ’Nİ 3-2 MAĞLUP ETTİ. (İHA/İSTANBUL-İHA)
    A Milli Kadın Voleybol Takımı, 2026 FIVB Voleybol Milletler Ligi’nin Brezilya etabındaki ilk karşılaşmada Dominik Cumhuriyeti’ni 3-2 mağlup etti.
    A MİLLİ KADIN VOLEYBOL TAKIMI, 2026 FIVB VOLEYBOL MİLLETLER LİGİ’NİN BREZİLYA ETABINDAKİ İLK KARŞILAŞMADA DOMİNİK CUMHURİYETİ’Nİ 3-2 MAĞLUP ETTİ. (İHA/İSTANBUL-İHA)
    A Milli Kadın Voleybol Takımı, 2026 FIVB Voleybol Milletler Ligi’nin Brezilya etabındaki ilk karşılaşmada Dominik Cumhuriyeti’ni 3-2 mağlup etti.
    A MİLLİ KADIN VOLEYBOL TAKIMI, 2026 FIVB VOLEYBOL MİLLETLER LİGİ’NİN BREZİLYA ETABINDAKİ İLK KARŞILAŞMADA DOMİNİK CUMHURİYETİ’Nİ 3-2 MAĞLUP ETTİ. (İHA/İSTANBUL-İHA)
    A Milli Kadın Voleybol Takımı, 2026 FIVB Voleybol Milletler Ligi’nin Brezilya etabındaki ilk karşılaşmada Dominik Cumhuriyeti’ni 3-2 mağlup etti.
    A MİLLİ KADIN VOLEYBOL TAKIMI, 2026 FIVB VOLEYBOL MİLLETLER LİGİ’NİN BREZİLYA ETABINDAKİ İLK KARŞILAŞMADA DOMİNİK CUMHURİYETİ’Nİ 3-2 MAĞLUP ETTİ. (İHA/İSTANBUL-İHA)
    A Milli Kadın Voleybol Takımı, 2026 FIVB Voleybol Milletler Ligi’nin Brezilya etabındaki ilk karşılaşmada Dominik Cumhuriyeti’ni 3-2 mağlup etti.
    A MİLLİ KADIN VOLEYBOL TAKIMI, 2026 FIVB VOLEYBOL MİLLETLER LİGİ’NİN BREZİLYA ETABINDAKİ İLK KARŞILAŞMADA DOMİNİK CUMHURİYETİ’Nİ 3-2 MAĞLUP ETTİ. (İHA/İSTANBUL-İHA)
    A Milli Kadın Voleybol Takımı, 2026 FIVB Voleybol Milletler Ligi’nin Brezilya etabındaki ilk karşılaşmada Dominik Cumhuriyeti’ni 3-2 mağlup etti.
  • 12 yaşında diye aldılar 37 yaşında çıktı!

    12 yaşında diye aldılar 37 yaşında çıktı!

    Brezilya’da akıllara durgunluk veren bir olay yaşandı. Evlat edinme süreçlerini tamamlayarak küçük bir kız çocuğuna yuva açtıklarını düşünen aile, zamanla durumdan şüphelenmeye başladı. Yapılan detaylı incelemeler ve tıbbi kontroller sonucunda, ailenin 12 yaşında olduğunu sanarak evlat edindiği kişinin aslında 37 yaşında yetişkin bir kadın olduğu anlaşıldı.

    Gerçek tıbbi kontrollerle belirlendi

    Yaşanan bu sıra dışı durum, yetkililerin ve ailenin şüpheleri üzerine yapılan araştırmalarla gün yüzüne çıktı:

    • Yaş tespiti: Tıbbi testler ve resmi belgelerin incelenmesi sonucunda evlat edinilen kişinin gerçek yaşı saptandı.

    • Hukuki süreç: Ailenin büyük bir şok yaşadığı olayla ilgili olarak evlat edinme sürecindeki belgelerin nasıl düzenlendiğine dair soruşturma başlatıldı. >>>HABER MERKEZİ 

  • 4 ünlü plajda sigara yasağı yarın başlıyor: İşte yasaklanan o plajlar

    Türkiye’nin turizm başkenti Antalya, deniz ekosistemini korumak ve çevre kirliliğiyle daha etkin mücadele etmek adına tarihi bir karara imza attı. Antalya Valiliği tarafından yürütülen Mavi Akdeniz İnisiyatifi kapsamında, Türkiye’de ilk kez uygulanacak olan “plajlarda sigara yasağı” yarından itibaren resmen hayata geçiyor.

    Dünyanın en önemli çevre zirvelerinden biri olan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’na (COP31) ev sahipliği yapmaya hazırlanan kentte, deniz kaplumbağalarından mikroplastik kirliliğine kadar pek çok canlıyı ve ekosistemi tehdit eden izmarit atıklarına artık geçit verilmeyecek. İşte Antalya’nın dumansız hava sahası ilan edilen o dünyaca ünlü plajları ve yeni düzenlemenin ayrıntıları…

    Yarından İtibaren Sigara İçilemeyecek 4 Ünlü Plaj

    Antalya’nın sahil şeridinde başlatılan bu çevreci hareket, ilk etapta yoğun ziyaretçi akınına uğrayan ve ailelerin sıklıkla tercih ettiği şu bölgelerde uygulanacak:

    1. Lara Plajları

    2. Belek Sahili

    1. Çamyuva Plajı

    2. Beach Park (Konyaaltı Bölgesi)

    Yarından itibaren bu plajlarda kumsalda sigara içilmesi kısıtlanırken, izmaritlerin denize karışmasının önüne geçilmesi ve çocukların pasif içicilikten korunması hedefleniyor.

    Hedef: 2040 Yılında Tütünsüz Türkiye!

    Antalya’da başlatılan bu yerel hamle, aslında ülke genelinde hazırlıkları süren çok daha büyük bir tütünle mücadele planının ilk adımını oluşturuyor. Sağlık Bakanlığı tarafından üzerinde çalışılan yeni yasa taslağı, plajları “kırmızı hat” kategorisine alarak tütün ürünlerine tamamen kapatmayı planlıyor.

    Hazırlanan kanun teklifindeki en çarpıcı hedef ise 1 Ocak 2040 tarihinden itibaren Türkiye’de tütün ürünlerinin satışını bütünüyle sonlandırmak. Bu nihai hedefe kadar;

    • Çocuk parkları, ibadethaneler ve eğitim kurumları tamamen dumansız olacak.

    • Hastane ve üniversitelerde sigara içme alanları binalardan en az 20 metre uzakta olacak.

    • Sahillerde kurulacak özel sigara içme kabinleri arasında en az 200 metre mesafe zorunluluğu getirilecek.

    Avrupa ve Dünyada “Dumansız Plaj” Akımı Yayılıyor

    Türkiye’nin attığı bu adım, küresel çevre trendleriyle de tam uyum sağlıyor. Günümüzde Fransa sahil şeritlerindeki yasakları genişletirken, İspanya’da yüzlerce plaj çoktan “dumansız” statüsüne geçti. İtalya, Belçika ve Avustralya gibi ülkelerde de özellikle çocukların bulunduğu sahil kesimlerinde benzer kurallar uzun süredir başarıyla uygulanıyor.

    The post 4 ünlü plajda sigara yasağı yarın başlıyor: İşte yasaklanan o plajlar first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Türkiye’de il olmaya aday 24 ilçe açıklandı

    Türkiye’de il olmaya aday 24 ilçe açıklandı

    Türkiye genelinde il olma potansiyeline sahip ilçelere yönelik yapılan değerlendirmeler sonucunda 24 ilçe ön plana çıktı. Belirlenen kriterler arasında ilçelerin merkez şehre uzaklığı, nüfus büyüklüğü, sosyo-ekonomik koşulları ve kurumsal altyapısı gibi faktörlerin etkili olduğu bildirildi. Bu listede yer alan ilçelerin, gerekli yasal düzenlemelerin yapılması durumunda Türkiye’nin yeni illeri olabileceği konuşuluyor.

    Listede dev ilçeler yer alıyor

    İl olmaya en yakın adaylar arasında Türkiye’nin pek çok bölgesinden büyük ilçeler yer aldı:

    • Akdeniz Bölgesi: Alanya, Tarsus, Manavgat ve İskenderun gibi nüfus ve ticaret hacmi yüksek ilçeler listede kendine yer buldu.

    • Ege ve Marmara Bölgesi: Çorlu, İnegöl ve Fethiye gibi sanayi ve turizm merkezleri il adayları arasında gösterildi.

    • Güneydoğu Anadolu: Bölgenin en büyük ilçelerinden biri olan Siverek de il statüsüne geçmesi beklenen yerleşim yerleri arasında sıralandı. >>>HABER MERKEZİ 

  • AYM’den sporcuları sevindiren haber

    AYM’den sporcuları sevindiren haber

    Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre, Antalya 1. Vergi Mahkemesi, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun geçici 72. maddesinde düzenlenen ve “sporcuların ücret gelirleri üzerinden kesilen vergilerin, tevkifat yapmakla sorumlu olanlarca vergi dairesine ödenmemesi durumunda ödenmeyen bu vergilerin sporcular tarafından verilen yıllık gelir vergisi beyannamesi üzerinden hesaplanan vergilerden mahsup edilememesini” öngören kuralın iptali için AYM’ye başvurdu. Mahkemenin başvurusunda, itiraz konusu kuralla, gelir vergisi kesintisinin yıllık beyanname üzerinden hesaplanan vergiden mahsubu için vergiyi tevkif etmekle sorumlu olanların bu vergileri ödemiş olması şartının getirilmesinin sporcuların mülkiyet hakkına ölçüsüz bir müdahale oluşturduğu belirtildi. Başvuruda, bu durumun farklı spor kulüpleriyle sözleşmesi olan sporcular açısından eşitsizliğe neden olduğu ifade edildi. Yüksek Mahkeme, söz konusu kuralı Anayasa’ya aykırı bularak iptal etti.

    KURAL KİŞİLERE AŞIRI KÜLFET YÜKLÜYOR

    AYM’nin kararında, mülkiyet hakkının, kişiye başkasının hakkına zarar vermemek ve kanunların koyduğu sınırlamalara uymak koşuluyla sahibi olduğu şeyi dilediği gibi kullanma, onun semerelerinden yararlanma ve ondan tasarruf etme imkanı veren bir hak olduğu anlatıldı. Kararda, şu değerlendirmeler yer aldı: “Ücretlerden kaynağında kesilen vergilerin ödenmesinden doğal olarak vergi sorumlularının yükümlü olduğu ve kesinti yapılan vergilere ilişkin olarak vergi mükelleflerinin bu aşamada herhangi bir tasarruf yetkisinin bulunmadığı şüphesizdir. Ayrıca kesilen vergilerin vergi sorumlusu tarafından ödenmemesi durumunda 21 Temmuz 1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uyarınca vergi borcunun sorumlulardan cebren tahsili de mümkündür. Bu itibarla kaynağında kesilen vergilerin vergi sorumluları tarafından ödenmemesi durumunda vergi mükellefinden tahsil edilmesine imkan tanıyan kuralın kişilere aşırı bir külfet yüklediği ve kuralın orantılılık ilkesine aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.” >>>AA

  • Can Polat cinayetinde Daltonlar çetesi izi: Hedef Engin Polat’tı

    Can Polat cinayetinde Daltonlar çetesi izi: Hedef Engin Polat’tı

    Seyhan Avşar’ın haberine ve İddialara göre, İzmir’in Çeşme ilçesinde gerçekleştirilen silahlı saldırının ardından yakalanan şüpheli, emniyetteki ifadesinde kan donduran detaylar paylaştı. Katil zanlısı, saldırı talimatını doğrudan Daltonlar çetesinden aldığını belirtti. Ayrıca Polat ailesinin o anki konumuna, Dilan Polat’ın sosyal medya üzerinden yaptığı anlık paylaşımları takip ederek ulaştığını söyledi.

    Asıl hedef Engin Polat’tı

    Zanlının ifadesinde saldırının asıl hedefinin Can Polat değil, Engin Polat olduğu ortaya çıktı. Şüpheli, Engin Polat’ın gideceği yerlerin yüksek güvenlikli olması sebebiyle asıl hedefi gerçekleştiremediğini, bunun üzerine aldığı talimat doğrultusunda aileye en yakın isimlerden biri olan Can Polat’ı vurduğunu itiraf etti.

    Daltonlar çetesi tehdit ediyordu

    Olayın ardından ilk ifadesi alınan Engin Polat, bir süredir organize suç örgütü Daltonlar tarafından tehdit edildiklerini açıkladı. Çeşme Alaçatı’da bir otelde gerçekleşen saldırıda ağır yaralanan ve Engin Polat’ın kuzeni olan Can Polat, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti. Emniyet güçlerinin olayla ilgili yürüttüğü geniş çaplı soruşturma devam ediyor. >>>HABER MERKEZİ