Yazar: admin

  • Afyonspor, İsmail Ak’ı kadrosuna kattı

    Afyonspor, İsmail Ak’ı kadrosuna kattı

    Yılmaz paylaşımında, “Mesele vitrindeki altını almak da değil; mesele yerin altındaki altını bulup işleyip vitrine koymakta. Hiçbir başarı tesadüf değildir” ifadelerini kullanarak altyapı ve emek vurgusu yaptı. Genç oyuncunun Demirspor formasıyla son maçına çıktığını belirten Yılmaz, İsmail Ak’ın Afyonkarahisar’ı 3. Lig’de temsil eden Afyonspor’a transferinin gerçekleştiğini açıkladı. Yılmaz, “Yolun bahtın açık olsun. Demirspor’a vermiş olduğun hizmetlerden dolayı seninle gurur duyuyorum. Emeklerimin karşılığını bana bu şekilde verdiğin için ayrıca teşekkür ederim” sözleriyle futbolcusuna başarılar diledi.

  • Köken: “Emekliler insanca yaşamayı hak ediyor”

    Köken: “Emekliler insanca yaşamayı hak ediyor”

    Görüşmede; artan hayat pahalılığı karşısında emekli maaşlarının yetersiz kaldığı, emeklilerin temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığı ve sosyal hayattan giderek uzaklaştığı vurgulandı. Emeklilerin yıllarca devlete ve millete hizmet etmiş bireyler olduğuna dikkat çekilerek, hak ettikleri yaşam koşullarına ulaşmalarının bir lütuf değil, en temel hakları olduğu ifade edildi. Ziyaret sırasında, Bekir Döner’in Tüm Emekler Derneği Mali Sekreterliği görevine atanması dolayısıyla hayırlı olsun dilekleri iletildi. Köken, Döner’in üstlendiği görevin emeklilerin hak ve taleplerinin daha güçlü şekilde dile getirilmesine katkı sağlayacağına inandıklarını belirtti.

    “EMEKLİLERİN GEÇİM SIKINTISI YAŞAMASI KABUL EDİLEMEZ”

    İYİ Parti Merkez İlçe Başkanı İzzet Köken, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Emeklilerimiz ömürlerini bu ülkeye hizmet ederek geçirmiştir. Bugün gelinen noktada, emeklilerin geçim sıkıntısı yaşaması kabul edilemez. Emeklilerimizin insanca yaşayabileceği bir gelir seviyesine kavuşması için her platformda mücadele etmeye devam edeceğiz.” Tüm Emekler Derneği Afyonkarahisar Şube Başkanı ve Mali Sekreter Bekir Döner ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, dernek olarak emeklilerin ekonomik ve sosyal hakları için çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceklerini ifade etti. Ziyaret, karşılıklı iyi dilekler ve emeklilerin sorunlarına yönelik ortak çalışmaların sürdürülmesi temennileriyle sona erdi.

  • Ankara’ya VIP devlet protokol havalimanı geliyor

    Ankara’ya VIP devlet protokol havalimanı geliyor

    Etimesgut Askerî Hava Meydanı’nda modernizasyon

    Ankara’daki Etimesgut Askerî Hava Meydanı, büyük bir dönüşüm ve modernizasyon sürecine başladı. NATO Zirvesi’ne hazırlanan havalimanı, genişletme çalışmaları ve devlet konukevi inşaatıyla dikkat çekiyor.

    Proje Sera İnşaat tarafından yürütülüyor

    AirportHaber’den Ali Kıdık’ın haberine göre, projenin yapım çalışmalarını Sera İnşaat üstlendi. Şirket, daha önce birçok havalimanının geliştirilmesi, yeniden inşaatı ve büyütülmesi konularında deneyim sahibi.

    Pist ve apron çalışmaları

    Yenileme kapsamında pistin uzunluğu 500 metre artırılarak 3.000 metreye, genişliği ise 60 metreye çıkarılacak. Ayrıca iki büyük apron alanı inşa edilecek; 160×400 metre ve 113×600 metre ölçülerindeki bu alanlarda 45 ila 50 uçak aynı anda park edebilecek. Boeing 747 ve Airbus A380 gibi büyük gövdeli uçaklar hariç, diğer tüm uçakların iniş-kalkışı mümkün olacak.

    VIP ve devlet protokolü odaklı havalimanı

    Meydan yalnızca VIP ve devlet protokol uçaklarının kullanımına açık olacak. 2.400 metrekarelik Şeref Salonu / Devlet Konukevi, devlet başkanları ve başbakanların karşılanması, ağırlanması ve uğurlanması için kullanılacak.

    Ankara’nın yeni protokol havalimanı

    Etimesgut Askerî Hava Meydanı’nın modernizasyonunun tamamlanmasının ardından Ankara, yeni devlet protokol havalimanına kavuşmuş olacak. Proje, 7-9 Temmuz 2026’da düzenlenecek NATO Zirvesi öncesinde tamamlanması hedefleniyor.

  • AK GENÇLİK’TEN BELDELERE ÇIKARMA

    AK GENÇLİK’TEN BELDELERE ÇIKARMA

    Beldelerde düzenlenen ziyaretlerde gençlerin yoğun ilgisiyle karşılanan Başkan İntepe, gençlerle yakından ilgilenerek onların düşüncelerini, taleplerini ve beklentilerini dinledi. Gençliğin enerjisinin ve dinamizminin teşkilat çalışmalarına güç kattığını belirten İntepe, gençlerin fikirlerinin AK Parti’nin politikalarına ve saha çalışmalarına yön verdiğini ifade etti.

    Programlarda birlik, beraberlik ve kardeşlik vurgusu öne çıkarken; gençlerin sosyal, kültürel ve sportif alanlara ilişkin talepleri de not alındı. Mahallede Genciz buluşmalarının, gençlerle gönül köprüleri kurmak açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekildi.

    “GÖNÜLDEN GÖNÜLE BİR ARAYA GELEREK HASBİHAL ETTİK”


    Ziyaretler sonrası değerlendirmelerde bulunan Gençlik Kolları Başkanı İntepe, “Genç kardeşlerimizle gönülden gönüle bir araya gelerek hasbihal ettik. Onların samimi düşüncelerini, beklentilerini ve hayallerini dinledik. Gençliğimizin heyecanı ve enerjisi bizlere güç veriyor. AK Parti Gençlik Kolları olarak her zaman gençlerimizin yanında olmaya, mahalle mahalle, belde belde ziyaretlerimizi sürdürmeye devam edeceğiz.” dedi.  İntepe ayrıca, gençlerin her alanda daha aktif rol alabilmesi için çalışmalarını aralıksız sürdüreceklerini vurgulayarak, Mahallede Genciz programının Afyonkarahisar genelinde farklı ilçe ve beldelerde devam edeceğini belirtti.

  • Böyle vicdansızlık görülmedi! Boşanma aşamasındaki eşini tekme tokat dövdü

    Böyle vicdansızlık görülmedi! Boşanma aşamasındaki eşini tekme tokat dövdü

    İstanbul Kağıthane’de, boşanma aşamasında olduğu ve hakkında uzaklaştırma kararı bulunan Bilal E., sokak ortasında eşi Yağmur S.E.’ye dehşet dolu anlar yaşattı. Çocuklarını eve götüren Yağmur S.E.’yi konuşma bahanesiyle dışarı çağıran Bilal E., vatandaşların gözü önünde kadına tekme, yumruk ve küfürlerle saldırdı. Şiddetin boyutunun artmasıyla elindeki silahı çeken cani koca, silahı kadının başına dayayarak çevredeki vatandaşları da tehdit etti.

    UZAKLAŞTIRMA KARARINI HİÇE SAYDI

    Şiddetli geçimsizlik nedeniyle Bilal E.’den ayrılan ve mahkemeden uzaklaştırma kararı çıkartan Yağmur S.E., çocuklarını görmesi için boşanma aşamasındaki eşinin evine götürdü. Çocuklar içeri girdikten sonra dışarı çıkan Yağmur S.E.’nin peşinden gelen Bilal E., konuşma teklifinin reddedilmesi üzerine kadını arabanın arkasına sıkıştırarak darbetmeye başladı.

    SİLAH ÇEKİP BAŞINA DAYADI

    Vatandaşların dehşetle izlediği olayda, Bilal E. tekme ve yumruklarla eşine saldırırken, kadının çığlıkları sokağı inletti. Bazı vatandaşların müdahale etme girişimi üzerine Bilal E. daha da öfkelenerek belindeki silahı çıkardı. Silahı eşinin başına dayayan saldırgan, ardından çevredeki diğer vatandaşları da tehdit etti.

    Yağmur S.E.’nin o anlarda çaresizlik içinde attığı “Polis çağırın!” çığlıkları, güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı.

    SALDIRGAN KOCA YAKALANDI VE TUTUKLANDI

    Saldırının ardından koşarak olay yerinden uzaklaşan Bilal E. hakkında, Yağmur S.E.’nin şikayeti üzerine polis hemen çalışma başlattı. Devam eden çalışmalar sonucunda Bilal E., olayda kullandığı silahla birlikte yakalandı.

    Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edilen Bilal E., çıkarıldığı mahkemece ‘kasten yaralama’, ‘ateşli silahlar kanununa muhalefet’ ve ‘tehdit-hakaret’ suçlarından tutuklanarak cezaevine gönderildi.

  • Afyonkarahisar’da satranç turnuvası yapıldı

    Afyonkarahisar’da satranç turnuvası yapıldı

    AFYONKARAHİSAR (AA) – Afyonkarahisar'da küçükler ve yıldızlar satranç il birinciliği müsabakaları tamamlandı.

    2025 Küçükler ve Yıldızlar İl Birinciliği Satranç Turnuvası, Spor Kompleksi Çiğiltepe Salonu'nda gerçekleştirildi.

    Farklı yaş kategorilerinde düzenlenen turnuvaya 111 sporcu katıldı.

    7 yaşından 17 yaşına kadar genel ve kızlar kategorilerinde düzenlenen müsabakalar, sonucunda düzenlenen ödül töreni ile turnuva sona erdi.

    Turnuvada dereceye giren sporcular, 7 yaş genel birinci Oğuz Ata Gürsoy, ikinci Ayaz Altunbaş ve üçüncü Ahmet Koray Aydın, 7 yaş kızlar, birinci Ayşe Kevser Ay ikinci Ekin Geçener ve üçüncü Eylül Turan, 8 yaş genel, birinci Deniz Tun ikinci Mustafa Doruk Kahveci üçüncü Adnan Emir Yıldız, 8 yaş kızlar, birinci Ela Yıldırım ikinci Hatice Defne Gökmen üçüncü Kumsal Nida Deniz, 9 yaş genel birinci Çağan Açık ikinci Mete Uyanık, üçüncü Doruk Erdal, 10 yaş genel birinci Abdullah Aydın, ikinci Mir Tuna Demir ve üçüncü Uzay Kitiş, 11 yaş genel, birinci İsmail Mert Odabaş, ikinci Doruk Alp Uçar ve üçünücü Kerem Yeşilkaya, 12 yaş genel, birinci Ahmet Kerem Akkoyun, ikinci Başar Kitiş ve üçüncü Göktuğ Ali Aydoğan, 13 yaş genel, birinci Efe Baş, ikinci Ata Beki ve üçüncü Selim Emre Ercan, 14 yaş genel, birinci Atalay Canlı, ikinci Enes Sert ve üçüncü Eren Sert, 15 yaş genel, birinci Öymen Saraç, ikinci Yusuf Asım Demirel ve üçüncü Mustafa Ergün, 16 yaş genel, birinci İbrahim Esad Genelioğlu, ikinci Selami Furkan Kartal, 17 yaş genel, birinci Onur Öztürk ve ikinci Umut Ocak oldu.

    9 yaş genel birincisi Çağan Açık, 5 yaşından beri satranca ilgisinin olduğunu kaydetti.

  • Elon Musk tarihe geçti: Serveti 600 milyar doları aşan ilk kişi oldu

    Elon Musk tarihe geçti: Serveti 600 milyar doları aşan ilk kişi oldu

    Forbes verileriyle tarihi rekor

    Forbes’un yayımladığı güncel verilere göre Elon Musk, net serveti 600 milyar doların üzerine çıkan ilk kişi olarak tarihe geçti. Son artışla birlikte Musk’ın serveti yaklaşık 677 milyar dolara ulaştı.

    SpaceX beklentileri serveti büyüttü

    Musk’ın servetindeki artışta, uzay şirketi SpaceX’in yaklaşık 800 milyar dolar değerleme ile halka arz edilebileceğine yönelik beklentiler etkili oldu. Musk’ın SpaceX’te yaklaşık yüzde 42 oranında paya sahip olduğu, bu değerlemenin servetine yaklaşık 168 milyar dolarlık katkı sağladığı ifade edildi.

    Servet farkı açılıyor

    Bu gelişmeyle birlikte servet sıralamasında liderliğini açık ara sürdüren Musk, ikinci sıradaki Larry Page ile arasındaki farkı yaklaşık 425 milyar dolara çıkardı. Musk’ın 700 milyar dolar eşiğine yalnızca 23 milyar dolar kalması, yeni bir rekorun da yakın olabileceğine işaret ediyor.

    Tesla ve xAI etkisi

    Elon Musk’ın toplam serveti, elektrikli araç üreticisi Tesla’daki yaklaşık yüzde 12’lik hissesiyle de destekleniyor. Satışlardaki zayıflamaya rağmen Tesla hisseleri yıl başından bu yana yüzde 13 değer kazanırken, sürücüsüz robotaksi testlerinin duyurulmasının ardından hisseler günlük bazda yükseliş gösterdi. Ayrıca Musk’ın yapay zekâ girişimi xAI’nin yaklaşık 230 milyar dolar değerleme üzerinden yeni bir sermaye artırımı için görüşmeler yürüttüğü belirtiliyor.

  • “Ekonomide belirsizlik çığ gibi büyüyor”

    “Ekonomide belirsizlik çığ gibi büyüyor”

    Ziyarete TÜRK-İŞ İl Temsilcisi Muharrem Uslu, Harbiş, Demiryol-İş ve Sağlık-İş sendikalarının temsilcileri katılırken, İYİ Parti İl Yönetimi heyeti misafir etti. Ziyarette gündemin ana başlığı, ekonomideki derin belirsizlik, artan geçim sıkıntısı ve asgari ücretin ne olması gerektiği oldu.

    “EKONOMİ KONUSUNDA BİRLİK VE BERABERLİK OLMASI LAZIM”

    TÜRK-İŞ İl Temsilcisi Muharrem Uslu, sivil toplum örgütlerinin bağımsızlığına ve ekonomideki belirsizliğe dikkat çekerek şunları söyledi: “Biz Afyonkarahisar’da herhangi bir siyasi partinin arka bahçesi olmamaya özen gösteriyoruz. Maalesef ilimizde sivil toplum örgütlerinin önemli bir kısmı siyasi bir parti gibi çalışıyor. Değerler konusunda aramızda bir problem olamaz. Milli ve manevi değerler konusunda ilimizde herkesin birlik ve beraberlik içinde olduğunu görüyor ve seviniyorum. Ülkenin geleceğini siyasetçiler belirleyecek, sistem maalesef böyle. Nasıl milli ve manevi değerler konusunda bir birlik varsa, ekonomi konusunda da birlik ve beraberlik olması lazım. Vatandaşımız yapılanları görmeli, bilmeli, ezberlemeli.”

    “ASGARİ ÜCRET MUTLAKA EN AZ YÜZDE 50 ARTMALI”


    Uslu, ekonomideki belirsizliğin toplum üzerindeki baskıyı artırdığını vurguladı: “Yeteri kadar muhalefet partisi var, ekonomi televizyonlarda konuşuluyor ama vatandaşın anlamasında sıkıntı var. Ekonomideki kaygı gittikçe artıyor, bu da belirsizliklere sebep oluyor. Asgari ücret konusunda 22 binden 50’ye kadar rakam telaffuz eden sivil toplum örgütleri ve partiler var. Ben diyorum ki; ekonominin gerçek durumu bilinse arada bu kadar fark olmaz. Birisi 30 der, biri 35 der ama 50 demez. Ekonominin ve yönetimin şeffaf olması gerekir.” Asgari ücretle ilgili net bir çağrı yapan Uslu, şöyle devam etti: “Asgari ücret mutlaka en az yüzde 50 artmalı. Asgari ücret açlık sınırının altına düştüğünde otomatik olarak revize edilmeli. Bu yaşa kadar insanların televizyonlarda ‘açız’ dediğini duymamıştım, şimdi insanlar açıkça ‘açız’ diyor. Bir an önce çözüm üretilmeli. Kriz bir kesimde olup diğerini hiç etkilemiyorsa orada büyük bir sıkıntı ve adaletsizlik var demektir.” Ziyaretin amacını da açıklayan Uslu: “Biz İYİ Parti’ye gidelim, orada milletvekilimiz var, asgari ücret konusundaki görüşlerimizi anlatalım istedik. TÜRK-İŞ’in herhangi bir siyasi partinin tarafı olmadığını, kimsenin arka bahçesi olmadığını anlatmak istedik” dedi.

    “DEVLETİN DİNİ ADALETTİR, ORTA DİREK YOK EDİLDİ”

    İYİ Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Muhammet Mısırlıoğlu, emek temsilcilerini il başkanlığında ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek sözlerine başladı:“Sizleri ağırlamaktan şeref ve onur duyuyoruz. Emeğin, helal kazancın temsilcileri olarak burada bulunuyorsunuz. Emeğinizin, alın terinizin önünde saygıyla eğiliyorum. İnsanlar alın teriyle doğdukları yerde doyabilmeli.” Mısırlıoğlu, geçen yıl açıklanan asgari ücret üzerinden yaşanan adaletsizliği hatırlatarak şunları söyledi: “Geçen yıl 22 bin 100 lira asgari ücret açıklandığında, vatandaşımız daha Ocak ayında maaşını almadan bu rakam açlık sınırının altına düştü. Böyle bir adaletsizlik ortamında kimsenin sağlıklı bir hayat sürmesi mümkün değildir. Devletin dini adalettir. Adaletin olmadığı yerde huzur olmaz. Orta direk dediğimiz kesim yok edildi.”

    “MİLLETİN EMEĞİ, ALIN TERİ HİÇ EDİLİYOR”


    İktidara seslenen Mısırlıoğlu, ülkenin kaynaklarının adil kullanılmadığını vurguladı: “Biz istiyoruz ki iktidar duysun, ne yapması gerekiyorsa yapsın. Daha üç yıl süreleri var; bu üç yılda neler yapılmaz, neler düzelmez! Ama böyle bir saçma düzen olur mu? Adliyelerdeki emanetler çalınıyor. Devlete emanet olan şeyler çalınıyor, kimsenin haberi olmuyor. Atı alan Üsküdar’ı geçiyor, beyler uyuyor.” Gelir garantili ihaleleri ve köprü projelerini de sert sözlerle eleştiren Mısırlıoğlu: “Gelir garantili ihalelerle milletin emeği, alın teri hiç ediliyor. Köprüler yaptılar, Allah razı olsun bir köprü yaptılar ama o köprüyü yapan müteahhide on köprü parası verdiler. Dokuz köprü parası müteahhidin cebine girdi. Biz o parayla dokuz köprü daha yapardık. Sanki babalarının parasıyla yaptılar! Bizim itirazımız buna. ‘Ben yaptım oldu’ diyor, yandaşlarını zengin ediyorlar. İstanbul’a aracınızla gittiğinizde yakıt parası kadar köprü ve yol geçiş parası ödüyorsunuz. Biz soyuluyoruz, farkında değiliz.”

    “MUHARREM USLU, AFYON’DAKİ STK TEMSİLCİLERİ ARASINDA MEMLEKET SEVDASIYLA DURAN ÖRNEK BİR İSİMDİR”

    Konuşmasının sonunda TÜRK-İŞ İl Temsilcisi Muharrem Uslu’ya özel bir parantez açan Mısırlıoğlu, uzun yıllara dayanan dostluk ve mücadele arkadaşlığını şu sözlerle anlattı: “Muharrem Uslu ile 40 yıldan fazla hukukumuz var. Burada açıkça söylemek isterim ki; Afyon’daki STK temsilcileri arasında, kurumunun başında dimdik duran, memleket sevdasıyla hareket eden, işçinin hakkını savunmayı kendine şiar edinmiş adam gibi adam sayısı çok azdır. Kendisi bu şehrin emek mücadelesinde önemli bir değerdir.” Mısırlıoğlu, ziyaret nedeniyle TÜRK-İŞ heyetine teşekkür ederek sözlerini tamamladı: “Bugün burada ortak derdimizi, ortak sıkıntımızı konuştuk. Emekçinin sesi bizler için kıymetlidir. Katılımlarınızdan dolayı hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum” dedi.

  • Doğal afet felaketi devam ediyor: 1053 kişi hayatını kaybetti

    Doğal afet felaketi devam ediyor: 1053 kişi hayatını kaybetti

    Endonezya’nın Sumatra Adası’nda etkili olan şiddetli yağışlar büyük kayıplara yol açtı. Şiddetli sağanakla birlikte sel ve toprak kaymalarının yaşandığı bölgede acı bilanço açıklandı.

    1053 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ

    Endonezya Ulusal Afet Yönetim Ajansı (BNPB) Endonezya’daki afetlerle ilgili son verileri açıkladı. Buna göre 1053 kişinin hayatını kaybettiği bilgisine ulaşıldı. Üstelik facianın korkunçluğu bununla da sınırlı değildi. Yapılan açıklamada, bölgelerde yaşayan 200 kişinin ise hala kayıp olduğu aktarıldı.

  • 50 milyon TL üzeri vergi borcu olanlar açıklandı: Can Holding, Tosuncuk Mehmet Aydın ve Uzan ailesi listede

    50 milyon TL üzeri vergi borcu olanlar açıklandı: Can Holding, Tosuncuk Mehmet Aydın ve Uzan ailesi listede

    Vergi yüzsüzleri listesi yayımlanmaya başladı

    Hazine ve Maliye Bakanlığı’na bağlı Gelir İdaresi Başkanlığı, eylül ayında Resmi Gazete’de yayımlanan tebliğin ardından iller bazında 50 milyon TL’nin üzerinde vergi borcu bulunan mükelleflerin listelerini açıklamaya başladı. 81 ilde yapılan incelemeler sonucunda oluşturulan listede, vadesi geçtiği halde ödenmemiş kesinleşmiş vergi ve cezası bulunan şirketler yer aldı.

    Can Holding ve bağlı şirketler listenin başında

    Kesinleşen borçlar dikkate alındığında listenin ilk sırasında Can Holding yer aldı. İstanbul Defterdarlığı verilerine göre, Can Holding bünyesindeki TURKTAB tütün mamullerinin yaklaşık 4 milyar TL vergi borcu bulunuyor. TURKTAB Toptan Tütün ise 1 milyar 344 milyon TL’lik borçla üst sıralarda yer aldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında el konulan Can Holding’e bağlı şirketlerin de listede öne çıktığı görüldü.

    TMSF’ye devredilen şirketlerde yüksek borç

    TMSF’nin el koyduğu Doğa Koleji’nin bağlı olduğu Arı Bilim İnovasyon Eğitim Hizmetleri A.Ş.’nin Maliye’ye 625,4 milyon TL vergi borcu bulunduğu kaydedildi. Şirketin borcu da kamuoyuna açıklanan listede yer aldı.

    Uzan ailesinin borçları dikkat çekti

    Vergi borcu bulunanlar arasında Uzan ailesi ve şirketleri de yer aldı. Cem Uzan ve Kemal Uzan’ın yanı sıra İmar Bankası şubeleri de listede bulunuyor. Kayıtlara göre Cem Uzan’ın 1 milyar TL’yi aşan vergi borcu olduğu belirtildi.

    Tosuncuk Mehmet Aydın da listede

    Çiftlik Bank dolandırıcılığıyla binlerce kişiyi mağdur eden ve Tosuncuk lakabıyla tanınan Mehmet Aydın’ın şirketleri de vergi yüzsüzleri arasında yer aldı. Kayyım atanan şirketlerden Fame Game’in 750 milyon TL, Çiftlik Bilgi İşlem’in ise 626 milyon TL vergi borcu bulunduğu açıklandı.

  • MI6’in yeni şefi Blaise Metreweli: Barış ve savaş arasındaki gri alandayız

    MI6’in yeni şefi Blaise Metreweli: Barış ve savaş arasındaki gri alandayız

    MI6’in yeni liderinden ilk mesaj

    İngiltere’nin dış istihbarat teşkilatı MI6’in yeni şefi Blaise Metreweli, göreve gelmesinin ardından ilk kez kamuoyuna açık bir konuşma yaptı. Metreweli, teşkilatının çok sayıda güvenlik tehdidiyle aynı anda mücadele ettiğini belirterek, mevcut küresel ortamı barış ve savaş arasındaki bir alan olarak tanımladı.

    Rusya vurgusu ve gri alan taktikleri

    Konuşmasında Rusya’nın Batı’ya yönelik faaliyetlerine dikkat çeken Metreweli, Moskova yönetiminin savaş eşiğinin hemen altında kalan gri alan taktikleriyle Batılı ülkeleri test ettiğini ifade etti. Rusya’nın Ukrayna’yı işgalini agresif, yayılmacı ve revizyonist bir tehdit olarak nitelendiren Metreweli, İngiltere’nin Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin üzerinde Ukrayna lehine baskı kurmayı sürdüreceğini vurguladı.

    Hibrit savaş örnekleri

    Metreweli, Rusya’nın hibrit savaş yaklaşımına örnek olarak Avrupa’nın farklı başkentlerindeki havalimanları ve askeri hava üsleri çevresinde görülen insansız hava araçlarını ve altyapıya yönelik siber saldırıları gösterdi. Zorbalama, korkutma ve manipülasyon girişimlerinin iyi anlaşılması gerektiğini belirten Metreweli, bu tür faaliyetlerin tüm ülkeleri etkilediğini söyledi.

    Yaptırımlar ve Rusya’nın stratejisi

    Dezenformasyon faaliyetleri nedeniyle Rus kişi ve kurumlarına uygulanan yeni yaptırımlara değinen Metreweli, kaos ihracatının Rusya’nın uluslararası angajmanında bir istisna değil, sistemin temel özelliklerinden biri olduğunu dile getirdi. Batı yaptırımlarının Rus ekonomisini zedelediğini ancak Moskova yönetimini Ukrayna politikasından vazgeçirmediğini ifade etti.

    Teknoloji çağında istihbarat

    Metreweli, 21’inci yüzyılın en büyük meydan okumasının teknoloji olduğunu belirterek, yalnızca güçlü teknolojilere sahip olmanın değil, bu teknolojilere bilgelikle rehberlik etmenin de kritik önemde olduğunu söyledi. Teknolojinin kontrolünün devletlerden şirketlere ve bireylere kaymasının gücü daha yaygın ve öngörülemez hale getirdiğini vurguladı.

    MI6’te teknoloji odaklı dönüşüm

    Yeni MI6 şefi, Rusya tehdidine karşı koyabilmek için teşkilatın tüm faaliyetlerine teknolojinin entegre edilmesi gerektiğini belirtti. Özellikle yeni teknolojilerin geliştirilmesine yoğunlaşacaklarını açıklayan Metreweli, tüm istihbarat personeline teknoloji konusunda uzmanlaşma çağrısı yaptı.

    İstihbarat kariyeri ve MI6 geçmişi

    1999 yılında İngiliz istihbarat servisine katılan Metreweli, MI6’in başına geçmeden önce teşkilatın en gizli birimlerinden biri olarak bilinen Q dairesinde görev yaptı. Bu birimde ajanların gizli iletişimini sağlayan cihaz ve sistemlerin geliştirildiği biliniyor. Metreweli, istihbarat dünyasında veri ve teknolojinin belirleyici olduğu yeni döneme uyum sağlanması gerektiğini vurguladı.

  • Kaza kamerada: Yanlış manevra faciayla bitiyordu

    Kaza kamerada: Yanlış manevra faciayla bitiyordu

    Antalya’nın Döşemealtı ilçesin Bahçekaya Mahallesinde şehir merkezine motoruyla giden Avni Ş. dehşeti yaşadı. Talihsiz adam, önünde fren yapan araca çarpmamak için manevra yaptı ancak ne olduysa o andan sonra oldu.

    MOTORUYLA YERE SAVRULDU

    Ani fren yapan motorcu, direksiyon hakimiyetini kaybedince yola savruldu. Asfalt zemine düşen Avni Ş, kanlar içinde yere yığıldı. O anlar çevredeki bir güvenlik kamerasına anbean yansırken çevredekilerin ihbarıyla olay yerine çok sayıda ekip sevk edildi. Yaralı motorcu, olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı.

  • MSB: Karadeniz’den gelen İHA, Çankırı-Elmadağ arasında düşürüldü

    MSB: Karadeniz’den gelen İHA, Çankırı-Elmadağ arasında düşürüldü

    İHA’nın rotası ve tespit süreci

    Millî Savunma Bakanlığı’nın dün Karadeniz’de kontrolden çıkan bir insansız hava aracının düşürüldüğünü duyurduğu olayla ilgili ayrıntılar netleşti. CNN TÜRK Ankara Temsilcisi Dicle Canova’nın aktardığı bilgilere göre, söz konusu İHA Karadeniz üzerinden Kastamonu hattını izleyerek ilerledi ve Çankırı-Elmadağ arasında düşürüldü.

    Radarlarda tespiti zor oldu

    Canova, İHA’nın küçük boyutlu olması nedeniyle radar tespitinin zor olduğunu belirterek, Türkiye’deki radar sistemlerine zaman zaman girip çıktığını ve iz bıraktığını ifade etti. Bu nedenle ilk aşamada meteorolojik hava aracı izi gibi algılandığı, ancak takibin sürdürüldüğü aktarıldı.

    F-16’lara alarm reaksiyon görevi

    İHA’nın Türk hava sahasına girmesinin ardından F-16 savaş uçaklarına alarm reaksiyon görevi verildi. Güvenlik prosedürleri kapsamında, insansız hava aracının meskûn mahal dışında uygun bir noktaya gelmesi beklendi.

    Çankırı-Elmadağ arasında vuruldu

    CNN Türk yayınında verilen bilgilere göre, İHA Çankırı-Elmadağ arasında yerleşim yerlerinden uzak bir noktada F-16’dan atılan füze ile vurularak düşürüldü. İHA’nın parçalanarak dağıldığı, bu nedenle enkazın tamamına henüz ulaşılamadığı belirtildi.

    Enkaz incelemeye alınacak

    Parçalara ayrılan enkazın toplanmasının ardından Hava Kuvvetleri tarafından detaylı incelemeye alınacağı kaydedildi. İncelemenin, İHA’nın teknik özellikleri ve menşeine ilişkin bilgi sağlaması bekleniyor.

    MSB’nin önceki açıklaması

    Millî Savunma Bakanlığı, dün akşam yaptığı açıklamada Karadeniz üzerinden Türk hava sahasına yaklaşan bir hava izinin tespit edildiğini ve rutin prosedürler kapsamında takibe alındığını bildirmişti. Açıklamada, söz konusu hava izinin kontrolden çıktığı anlaşılan bir insansız hava aracı olduğunun belirlendiği ve herhangi bir olumsuzluğa mahal vermemek adına meskûn mahal dışında emniyetli bir bölgede vurularak düşürüldüğü ifade edilmişti.

  • Ölümü cinayet mi? Şarkıcı Güllü’nün oğlu ifadeye çağrıldı

    Ölümü cinayet mi? Şarkıcı Güllü’nün oğlu ifadeye çağrıldı

    Yalova’nın Çınarcık ilçesinde 6’ncı kattaki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybeden ünlü şarkıcı Güllü’nün (Gül Tut) ölümüne ilişkin soruşturmada kritik bir gelişme yaşandı. Daha önce çelişkili ifadeler veren kızı Tuğyan Ülkem Gülter’in “Kasten öldürme” suçlamasıyla tutuklanmasının ardından, şimdi de şarkıcının oğlu Tuğberk Yağız Gülter ifadeye çağrıldı.

    OĞLU ‘ŞİKAYETÇİ’ SIFATIYLA ADLİYEDE

    Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Güllü’nün oğlu Tuğberk Yağız Gülter’in Yalova Adliyesi’ne gelerek ifade vereceği öğrenildi. Gülter’in soruşturmada şikayetçi sıfatıyla yer alması bekleniyor.

    Yalova’da 6’ncı kattaki evinin penceresinden düşen şarkıcı Güllü’nün ölümüne ilişkin soruşturma kapsamında oğlu Tuğberk Yağız Gülter, müşteki sıfatıyla ifadeye çağrıldı. Fotoğraf: Arşiv/Yalova, (DHA)

    KIZI CEZAEVİNDE, ARKADAŞI EV HAPSİNDE

    Hatırlanacağı üzere, 26 Eylül’de yaşanan olayın ardından başlatılan soruşturmada, teknik ve fiziki takip yapılmıştı.

    Daha önce alınan 3 ifadesinde farklı konuşan Güllü’nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter ile arkadaşı Sultan Nur Ulu, bavullarla gittikleri İstanbul’da polis tarafından yakalanıp Yalova’ya getirilmişti. Tuğyan Ülkem Gülter, “Kasten öldürme” suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Tuğyan’ın yakın arkadaşı Sultan Nur Ulu hakkında ise ev hapsi kararı verilmişti.

    Şimdi gözler, anne Güllü’nün ölümüne ilişkin süren soruşturmada şikayetçi sıfatıyla ifade verecek olan oğlu Tuğberk Yağız Gülter’in vereceği bilgilere çevrildi.

  • Tokat Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu’nun makam odasında dinleme cihazı bulundu

    Tokat Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu’nun makam odasında dinleme cihazı bulundu

    Makam odasında şüpheli cihaz tespit edildi

    Tokat Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu’nun, Tokat Belediyesi başkanlık binası olarak kullanılan Canikli Konağı’ndaki makam odasında dinleme cihazı bulundu. Kamuoyunda Süper Vali olarak bilinen merhum Recep Yazıcıoğlu’nun oğlu olan Başkan Yazıcıoğlu’nun odasında tespit edilen cihaz, güvenlik birimlerinin gerçekleştirdiği kontrol sırasında ortaya çıkarıldı.

    Belediyeden resmi açıklama yapıldı

    Tokat Belediyesi tarafından yapılan açıklamada, Başkan Yazıcıoğlu’nun vatandaşları kabul ettiği makam odasında dün akşam saatlerinde güvenlik birimlerince yapılan incelemede dinleme cihazının bulunduğu belirtildi. Tespitin ardından durumun derhal ilgili adli ve emniyet birimlerine bildirildiği ifade edildi.

    Adli ve teknik süreç başlatıldı

    Açıklamada, Tokat Cumhuriyet Başsavcılığı ve İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü koordinesinde gerekli adli ve teknik süreçlerin başlatıldığı kaydedildi. İncelemelerin sağlıklı yürütülebilmesi amacıyla bina güvenlik altına alınırken, ilgili alanlarda detaylı ve titiz çalışma yapıldığı bildirildi. Sürecin büyük bir hassasiyetle sürdürüldüğü ve gelişmelerin yasal çerçevede değerlendirileceği vurgulandı.

    Başkan Yazıcıoğlu’ndan açıklama

    Dinleme cihazının bulunmasına ilişkin değerlendirmede bulunan Tokat Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu, algı operasyonları, siber korsanlıklar, saldırılar ve kirli oyunların Türk milletinin vicdanında karşılık bulmayacağını söyledi. Yazıcıoğlu, milletin kendilerine verdiği emanetin bilinciyle Tokat’a hizmetten asla geri durmayacaklarını ifade etti.

  • Görüntüler dehşete düşürdü: 15 yaşındaki çocuk 10 yaşındaki çocuğu böyle bıçakladı!

    Görüntüler dehşete düşürdü: 15 yaşındaki çocuk 10 yaşındaki çocuğu böyle bıçakladı!

    Rusya’nın Moskova bölgesinde 15 yaşındaki eli bıçaklı saldırgan bir okula girdi. 9. sınıf öğrencisinin elinde bıçakla okul koridorunda yürüdüğünü gören güvenlik görevlisi müdahale etmeye çalıştı. Ancak çocuk saldırgan biber gazıyla güvenlik görevlisini etkisiz hale getirdi.

    DEHŞET ANLARI KAMERADA

    Okul güvenliğini atlatan saldırgan bir hışımla 10 yaşındaki çocuğa yöneldi. Küçük çocuk kaçmaya çalışsa da merdivenlerde saldırganın hedefi oldu. Gözü dönen 15 yaşındaki saldırgan elindeki bıçağı yere düşen çocuğun vücudunun çeşitli yerlerine sapladı.

    4. SINIF ÖĞRENCİSİ KURTARILAMADI

    Moskova Bölgesi Çocuk Hakları Ombudsmanı Ksenia Mishonova yaptığı açıklamada, 4. sınıf öğrencisi 10 yaşındaki çocuğun kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen ne yazık ki kurtarılamadığını aktardı. Rus medyasındaki haberlerde, maske ve kask takan saldırganın tişörtünde “No Lives Matter (Hiçbir hayat önemli değil)” yazdığı belirtildi.

  • O işletme mühürlendi: Zincir market şubesine tarihi geçmiş ürün cezası

    O işletme mühürlendi: Zincir market şubesine tarihi geçmiş ürün cezası

    Gaziantep Şahinbey Belediyesi Zabıta Ekipleri, gıdada güvenlik için denetime çıktı. İlçe genelindeki bütün marketler incelendi. Neredeyse her şehirde onlarca şubesi olan bir zincir marketin tarihi geçmiş ürün sattığı tespit edildi.

    3 GÜN SÜREYLE KAPATMA KARARI VERİLDİ

    Ekipler tarafından son kullanma tarihi geçmiş çok sayıda ürün tespit edildi. Market şubesi, belediyenin aldığı yeni kararlar doğrultusunda 3 gün süreyle kapatılma cezası aldı.

    Tarihi geçmiş ürünlere el konularak imha etti.

    Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, marketin önüne gelerek yaptığı açıklamada, son kullanma tarihi geçmiş ürün satışını engellemek için aldıkları radikal kararları hatırlattı.

    Tahmazoğlu, yılbaşında aldıkları kararı şöyle özetledi:

    “Son kullanma tarihi geçmiş ürün satan iş yerlerine, ilk tespitte 3 gün, ikinci tespitte 7 gün, üçüncü tespitte tamamen kapatacağımızın kararını aldık. Bu kapsamda bu marketi de 3 gün süre ile kapatıyoruz.”

    DENETİMLERİN ETKİSİ BÜYÜK

    Başkan Tahmazoğlu, bu caydırıcı kararın sahaya yansımasını da rakamlarla açıkladı. Uygulama sayesinde son kullanma tarihi geçmiş ürün satışında yüzde 97’lik bir düşüş sağlandığını vurguladı.

  • TBMM Başkanı Kurtulmuş: Terörü ilanihaye Türkiye gündeminden kaldıracağız

    TBMM Başkanı Kurtulmuş: Terörü ilanihaye Türkiye gündeminden kaldıracağız

    TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, 16’ncı Büyükelçiler Konferansı kapsamında, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve beraberindeki büyükelçileri, TBMM Tören Salonu’nda kabul etti.

    Kabulde konuşan Kurtulmuş, Büyükelçiler Konferanslarının dış politikada istişare zemini oluşturduğunu belirterek, devam etmesi temennisinde bulundu.

    Asyalıların, “İlginç zamanlarda yaşayasın” sözünü aktararak, bunu bazı kesimlerin beddua, bazı kesimlerin de tavsiye olarak değerlendirdiğini söyleyen Kurtulmuş, tarih boyunca ilginç zamanlar yaşandığını, içinde bulunulan dönemde de bu zamanlardan en ilginçlerinin yaşandığını ifade etti.

    Dünyadaki değişimlerin uluslararası ilişkilere de yansıdığının altını çizen Kurtulmuş, belirsizliklerin yüksek olduğu dönemde bulunulduğunu dile getirdi. Kurtulmuş, bölgesel güç ve küresel aktör olma iddiası bulunan Türkiye’nin, tedbirlerini de bu döneme göre alması gerektiğine dikkati çekti.

    Kurumların zorlandığı, uluslararası kurumların da zorlanmanın ötesinde büyük oranda fonksiyonsuz hale geldiği dönemden geçildiğini belirten Kurtulmuş, bu dönemde çok kutupluluğun gelişmeye başladığını söyledi.

    Kurtulmuş, küreselleşmenin ve bölgeselleşme eğilimlerinin eş zamanlı yürüdüğünü de aktardı.

    Yüksek teknolojilerin büyük hızla geliştiğine işaret eden Kurtulmuş, bunun uluslararası ilişkileri de etkilediğini kaydetti.

    “Yeni fırsatların ortaya çıktığı dönemden geçiyoruz”

    İklim değişikliğinin, devletler ve kıtalar arasındaki ilişkileri de etkilediğini dile getiren Kurtulmuş, kuraklığın Afrika başta olmak üzere bazı bölgelerde uluslararası sorun haline geldiğini belirtti.

    Kurtulmuş, gıda güvenliğinin, enerji ve ulaştırma hatları arasındaki bağlantısallığın da yeni gerilimlerin, yeni anlaşmaların merkezine oturduğunu anlatarak, “Düne göre alışık olmadığımız yeni durumların, yeni çelişkilerin, yeni çatışmaların, yeni gerilimlerin olduğu, ama aynı zamanda yeni fırsatların da ortaya çıktığı dönemden geçiyoruz.” diye konuştu.

    Geçmiş dönemlerin “Uzay çağı”, “Sanayi toplumu” şeklinde tanımlandığını vurgulayan Kurtulmuş, bu dönemde de yeni bir eşikte olunduğunu kaydetti. Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bu yeni eşiği tanımlamak gerekirse, ‘yeni zamanların eşiği’ olarak tanımlanabilir. Önümüze yeni, belirgin ve ilginç zamanların geldiği aşikardır. Bizim de Türkiye olarak bütün bu süreçlerdeki devasa geniş alana yayılmış gelişmeleri yakından takip etmek, buna göre hareket etmek mecburiyetimiz vardır. Türk dış politikası olarak, özellikle son yıllarda fevkalade etkin ve ciddi atılımlar içerisinde olduğumuzu hepimiz iftiharla izliyoruz. Türk dış politikası, öncelikle ilkeli, kararlı şekilde yoluna devam ediyor. Hele hele böyle bir dünyada, ‘Bana dokunmayan yılan bin yaşasın’ anlayışıyla, günü gün ederek dış politikayı kurmanın mümkün olmadığını çok iyi biliyor ve Türkiye olarak buna göre hareket ediyoruz.”

    Türkiye’nin dış politikasının, barış, istikrar ve güven ekseninde bir dünyayı tasarlamak, buna ilişkin eldeki imkanları kullanmak için güçlü anlayış içinde bulunduğunu kaydeden Kurtulmuş, bölgedeki sorunların çözülebilmesi için de barış, istikrar ve güven perspektifini koruduklarını vurguladı.

    “Prensipli müzakereler ilkesinden asla ayrılmadığımızı görüyoruz”

    Rusya-Ukrayna Savaşı, Kafkaslar’daki gerilimler ve Gazze’de ateşkesin sağlanması konularında Türkiye’nin tutumlarını hatırlatan Kurtulmuş, istikrarsız dünyada hiç kimsenin güvende olmayacağına dikkati çekti.

    Dış politikayı güçlü şekilde kurgulamaya çalıştıklarının altını çizen Kurtulmuş, şunları kaydetti:

    “Prensipli müzakereler ilkesinden asla ayrılmadığımızı görüyoruz. Yani bir masada başka sözü, başka bir muhatabımıza karşı diğer masada başka teklifi getirmiyoruz. Herkese açık yüreklilikle, prensipler çerçevesinde müzakerelerimizi yaparak barışın, istikrarın ve güvenin sağlanması için olağanüstü çaba sarf ediyoruz. İnsani diplomasi vasıtasıyla dünyanın dört bir tarafındaki ihtiyaç sahibi insanlara en kısa sürede ve en etkin şekilde ulaşabilmeyi başarıyoruz. Bunun için gayret sarf ediyoruz.”

    Kurtulmuş, Filistinlilere ve Afrika halklarına desteği sağlamak için diplomasinin etkin kullanıldığını vurguladı.

    Türkiye’nin, “lider diplomasisinde” örnek olduğunun altını çizen Kurtulmuş, şöyle konuştu:

    “Sayın Cumhurbaşkanı’mızın şahsında Türkiye, bugün dünyada lider diplomasisini en iyi şekilde uygulayan birkaç ülkeden birisidir. Liderin üzerinden, liderin güçlü liderlik vasıfları ve karakteri üzerinden birçok zor meselenin nasıl çözüldüğünü hepimiz biliyoruz. Türkiye’nin bu süreçte en önemli dış politika artılarından birinin de güçlü lider diplomasisi olduğunun altını çizmek isterim. Türkiye’nin dış politikadaki bir başka özelliği ise çok taraflı ve etkin diplomasiyi inşa etmiş olmasıdır. Artık Türkiye’nin, herhangi bir bölgenin, ülkenin kuyruğuna takılıp, herhangi bir paktın ‘peyk’i olarak durması mümkün değildir. Türkiye’nin yönü, her zaman söylediğimiz gibi ne Doğu’ya dönük ne sadece Batı’ya dönüktür. Türkiye, ne şu tarafın uydusu, ne bu tarafın yörüngesinde bulunan ülkedir. Türkiye’nin, iddia ettiğimiz, ısrarla vurguladığımız gibi bir tek ekseni vardır, o da Türkiye eksenidir.”

    Türk dış politikasının, etkin çabalarıyla Türkiye eksenini tahkim etmek için gayret gösterdiğini belirten Kurtulmuş, bu konudaki çalışmaları dolayısıyla Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’a teşekkür etti.

    Kurtulmuş, dış politikada küresel bakış açısına sahip Türkiye’nin, barış paktının kurulabilmesi, yeni küresel sistemin hakkaniyet ve adalet üzerinde inşa edilmesi için her platformda yeni dünya düzeninin şart olduğunu dile getirdiğini anlattı.

    Yakın zamanlarda yeni, adil, küresel bir dünya sisteminin kurulacağını aktaran Kurtulmuş, bunda da Türkiye’nin öncü olacağını söyledi.

    Dış politika yürütülürken bazı ilkelerin de özümsenmesi gerektiğinin altını çizen Kurtulmuş, Türk dış politikasının iddialı, kararlı ve tutarlı olduğunu ifade etti.

    Kurtulmuş, Türkiye’ye iddiasız olmanın yakışmayacağının, iddiası bulunmayan Türkiye’nin de ayakta duramayacağını kaydetti.

    “Sözümüzün meşruiyetinin arkasındaki en büyük güç ise bizatihi milletin iradesidir”

    TBMM Başkanı Kurtulmuş, Türk dış politikasında 4 temel ilkenin pusula olması gerektiğini belirterek, bunlardan ilkinin “tutarlılık” olduğunu vurguladı. Zikzak çizmeyen, bir o tarafa bir bu tarafa dönmeyen, sözünü güçlü bir şekilde söyleyen, bu sözü de hem yumuşak gücüyle hem de sert gücüyle tahkim eden bir Türkiye’nin olması gerektiğinin altını çizen Kurtulmuş, ikinci pusulanın da “meşruiyet” olduğunu ifade etti.

    Meşruiyeti olmayan bir sözün, ne kadar güçlü olursa olsun karşılığının olmadığını belirten Kurtulmuş, “Bizim anladığımız sözümüzün meşruiyetinin arkasındaki en büyük güç ise bizatihi milletin iradesidir. Sadece iç politikada değil, dış politikada da meşruiyetimizi milletin iradesinden alır, milli iradeden alır, milletin gücünden alırız. Onun için bu toplantımızın milli iradenin merkezi olan Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında yapılmasını da fevkalade önemsediğimi ifade etmek isterim.” dedi.

    Türk dış politikasının üçüncü temel pusulasının da “vicdan” olduğunu aktaran Kurtulmuş, şu değerlendirmelerde bulundu:

    “Devlet yönetimleri, dış politika, ülkeler arasındaki ilişkiler sadece matematik denklemlerden ibaret değildir. Mutlaka ve mutlaka vicdanı işin orta yerine koymak ve vicdanı da pusulamızın önemli unsurlarından biri haline getirmek zorundayız. Aksi takdirde bugün dünyada çok sayıda örneğini gördüğümüz gibi vicdansızların elinde koskoca dünya zıvanadan çıkar ve kendi özelliklerini kaybeder, insani özelliklerini kaybeder. Bu vicdan pusulamız dolayısıyla bugün Türkiye, özellikle Gazze diplomasisi çerçevesinde insanlık cephesinin öncüsü olmuştur. Başta Cumhurbaşkanı’mız, her birimiz, hepimiz, devleti yöneten bütün arkadaşlarımız, her bir unsurumuz, sivil toplum kuruluşlarımız bütün vesilelerle her şeyi vesile ittihaz ederek, diyelim ki çevreyle ilgili bir uluslararası konferansta bile mutlaka konuyu, Gazze’deki haksızlığa, insanlık suçlarına ve soykırıma getirmiş ve bu konuda insanlık cephesinin uyanmasına vesile olan en önemli ülkelerden birisi olmuşuz. Bundan dolayı iftihar ederiz. Bu vicdani yaklaşımımız dolayısıyla insanlık tarihinin gördüğü bu en büyük krizlerden birisinde, tarihin doğru tarafında durduk, insanlığın yanında durduk ve insanlık cephesini harekete geçirdik.”

    Kurtulmuş, “zaman, zamanın ruhu” kavramının da dördüncü pusula olduğunu ifade etti.

    Zamanın ruhuna uygun olmayan fikirlerin, ne kadar güçlü şekilde telaffuz edilirse edilsin başarıya ulaşmasının mümkün olmadığını dile getiren Kurtulmuş, “Biz de zamanın çok hızlı aktığını biliyoruz, işlerin çok hızlı geliştiğini biliyoruz. Ama burada hem sakin, aklı başında işlerimizi yürüteceğiz hem de işlerimizi en hızlı şekilde yapacağız. Sakin olmakla hızlı olmak birbirinin rakibi değil, birbirinin tamamlayıcısı iki temel unsurdur. Bu ilkeler çerçevesinde dış politikamızı sürdürdüğümüz müddetçe bugün bizim için çok ilerde gibi görülen birçok hususun da yakın dönemde gerçekleştiğine bizzat şahit olacağız. Türkiye bütün bu özellikleriyle ve söylediklerimin hepsini hayata geçirme kararlılığıyla bir bölgesel güç olma ve küresel aktör olma yolunda emin adımlarla ilerliyor.” şeklinde konuştu.

    “Kültürel diplomasi ve parlamenter diplomasi çalışmalarımızı en güçlü şekilde sürdürmeye devam edeceğiz”

    Dış politikanın, içinde bulunulan dönemde karmaşık ve çok katmanlı bir hal aldığını söyleyen Kurtulmuş, “Dış politika, sadece bir tek kurumumuzun başa çıkabileceği kadar yalın bir iş değildir artık. Bunun için dış politikanın çok farklı alanlarda tezahür ettiğini, bu alanlarda da Türkiye’nin gerçekten güçlü bir şekilde yol aldığını sizlerle paylaşmak isterim.” dedi.

    Kültürel diplomasinin, yeni dönemin en etkin diplomasi alanlarından biri olduğuna işaret eden Kurtulmuş, Türkiye’nin özellikle gönül coğrafyasındaki insanlara ulaşabilmek için dış politikada önemli bir enstrüman olarak kullandığı kültürel diplomasi kurumlarının her gün kapasitesini daha fazla güçlendirdiğini belirtti.

    Türkiye’nin, parlamenter diplomasiyi dünyada en iyi kullanan ülkelerden biri olduğunun altını çizen Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bir taraftan komisyonlarımız, bir taraftan dostluk gruplarımız, bir taraftan Meclis Başkanlığımız olarak dünyanın her yerinde, hemen hemen her hafta arkadaşlarımız ikili ya da çok taraflı temaslarını gerçekleştiriyor, Türkiye’nin tezlerini dünyanın en ücra noktasına kadar anlatıyor ve özellikle oralarda kurdukları ilişkilerle birlikte de dostluk köprülerini dünyanın en uzak noktalarıyla oluşturuyor. İnşallah bu kültürel diplomasi ve parlamenter diplomasi alanındaki çalışmalarımızı da en güçlü şekilde sürdürmeye devam edeceğiz.”

    “Terörsüz Türkiye süreci, çok şükür kısa bir süre içerisinde önemli bir noktaya gelmiştir”

    Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda yürütülen çalışmalara işaret eden Kurtulmuş, Türkiye’nin, içinde bulunduğu bölgede güçlü bir şekilde ayakta durmaktan başka şansının bulunmadığını vurguladı.

    Türkiye’nin güçlü olması için gayretle mücadele ettiklerini belirten Kurtulmuş, şunları kaydetti:

    “Son dönemlerde, özellikle son 25-30 yıllık süre içerisinde bu bölgenin ikinci Sykes-Picot planlarıyla nasıl paramparça edilmeye çalışıldığını, nasıl etnik ve mezhebi çatışmalar ekseninde bölündüğünü, birbirlerine şimdiye kadar düşman edilememiş olan halkların düşman edilmesi için nice hain emperyal planların yapıldığını çok iyi biliyoruz. Bu çerçevede aradaki husumetin kalıcı hale getirilmesi için, ellerine silah verdikleri vekil unsurlar vasıtasıyla halkların arasına düşmanlık kurmak için neler yaptıklarını gayet iyi biliyoruz. Bu süreçlerde en büyük bedel ödemiş ülkelerden birisi de Türkiye’dir.

    Cumhuriyet’imizin 102. yılındayız. Bu 102 yılın 50 yılı terörle geçmiş olan bir ülkeyiz. Cumhuriyet tarihimizin yarısında terör belasıyla uğraşmış olan bir ülkeyiz. On binlerce insanımız ölmüş, binlerce güvenlik kuvvetimiz şehit olmuş. Aynı şekilde bu ülkenin muazzam kaynakları terörle mücadele ya da terörün açtığı zararlar dolayısıyla kaybedilmiş. 2013 yılında bizzat bizim yaptığımız bir araştırmada o günkü rakamlarla terörün alternatif maliyetleriyle birlikte toplam Türkiye’ye verdiği zarar 1,3 trilyon dolardı. Herhalde bu rakam güncellenirse en az bunun iki katı olduğu aşikardır. Dolayısıyla Türkiye’nin bu bölgede sözünü güçlendirmek ve dünyada etkin bir ülke olmak için terör meselesini artık geride bırakması, tarihin tozlu raflarına bırakması lazım. Bunun için başından itibaren söylediğimiz iç kaleyi tahkim etmeden dışarıdan gelecek olan saldırılara karşı ayakta duramayız. Türkiye’nin iç kaleyi tahkim etmek amacıyla başlatmış olduğu Terörsüz Türkiye süreci, çok şükür kısa bir süre içerisinde önemli bir noktaya gelmiştir. Ümit ediyoruz ki en kısa sürede örgütün içeride ve dışarıda bütün bileşenleriyle birlikte silah bırakma çağrısına uyarak kendisinin fesih sürecinin tamamlanmasıyla birlikte artık bu meselenin tamamen ortadan kalkacağı aşikardır.”

    – “(Komisyon) Nihai bir raporla ümit ederim ki ittifakla aldığı bir kararla Türkiye kamuoyuyla paylaşacaktır”

    Terörsüz Türkiye’nin aynı zamanda “terörsüz bölge” demek olduğunu dile getiren Kurtulmuş, “Terörsüz Türkiye’nin sağlanması, Suriye’de terörün bitmesi, Irak’ta terörün bitmesi, Lübnan’da terörün bitmesi, bölge ülkelerinde gerçekten huzur ve güvenliğin gelmesi anlamına gelecektir.” dedi.

    Kurtulmuş, Türkiye’nin güvenlik kurumları ve istihbarat birimleri terör örgütüyle bir şekilde bu sürecin nasıl gerçekleştirileceğiyle ilgili süreci yönetirken, diğer yandan da Türkiye’de ilk sefer, geçmiş dönemden farklı olarak siyasetin, yani milli iradenin bizatihi bu meseleyi gözetlemek ve yönetmek için bir kararlılık oluşturduğunu vurguladı.

    Süleyman Demirel, Turgut Özal ve Necmettin Erbakan’ın zamanlarında da terör örgütü PKK’nın bitirilmesiyle ilgili çalışmaların yapıldığını, maalesef terörün bitmesini istemeyen odakların çabalarıyla bütün bu süreçlerin akim kaldığını söyleyen Kurtulmuş, aynı şekilde AK Parti iktidarları döneminde, 2013 yılında bu sürecin belli bir olgunluğa geldiğini ancak o dönem başta FETÖ olmak üzere birtakım unsurlar tarafından sürecin heba edildiğini kaydetti.

    Şu an sürecin kararlılıkla sürdürüldüğüne işaret eden Kurtulmuş, TBMM’de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu hakkında bilgi verdi.

    Kurtulmuş, komisyon çalışmalarında gelinen aşamaya dikkati çekerek, “Geldiğimiz noktada partiler bugün yarın artık son olarak bize raporlarını verecekler ve en sonunda komisyon bu çalışmalarının sonucunu nihai bir raporla, yine ümit ederim ki ittifakla aldığı bir kararla Türkiye kamuoyuyla paylaşacaktır.” ifadesini kullandı.

    Terörün bitirilmesiyle ilgili dünya deneyimlerini ve Türkiye’yi kıyaslayan Kurtulmuş, “Çatışma çözümlerinde başka ülke örneklerinde 8-10 yılda gelinen noktaya Türkiye’nin 6-7 ay gibi kısa bir süre içerisinde gelmesi fevkalade önemlidir. Ümit ediyorum, bu demokratik olgunluk düzeyi yüksek tartışmaların sonucunda Türkiye demokrasisi bakımından önemli bir tecrübeyi Türk demokrasi tarihine kazandırmış olacağız. Partiler bir araya gelebilir. Taban tabana zıt fikirleri olabilir ama memleketin ortak meselesinde ortak istikamette fikirlerini ortaya koyarlar ve çözüme ulaşmak için gayret sarf ederler.” diye konuştu.

    Terörsüz Türkiye sürecinin başarıya ulaşmasıyla, çatışma çözümlerinde “Türkiye modeli”nin ortaya konulacağını, bu modelin de dünyanın birçok üniversitesinde, uluslararası ilişkilerle ilgili eğitim veren yerlerde okutulacağını dile getiren Kurtulmuş, “İnşallah bu süreç başarıyla sona erdirilecektir. Bu sefer biz kazanacağız. Bu sefer Türkiye kazanacak. Bu sefer emperyalistler, onların oyuncakları bunu kazanamayacak. Ne olursa olsun inşallah Türkiye kazanacak, milletimiz kazanacak ve terörü ilanihaye Türkiye’nin gündeminden kaldıracağız.” değerlendirmesinde bulundu.

    Programın ardından TBMM Başkanı Kurtulmuş, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve büyükelçilerle TBMM Şeref Merdivenleri’nde fotoğraf çektirdi.

  • Aile hekimlerinden iş yükü ve gelir kesintilerine tepki: “Bırakın hekimlik yapalım”

    Aile hekimlerinden iş yükü ve gelir kesintilerine tepki: “Bırakın hekimlik yapalım”

    Karagül, 81 ilde eş zamanlı olarak seslerini duyurduklarını belirterek, mevcut uygulamaların hem sağlık çalışanlarını hem de vatandaşları olumsuz etkilediğini vurguladı.

    Son bir yılda aile sağlığı merkezlerine gelmeyen kayıtlı nüfus nedeniyle katsayıların düşürüldüğünü, objektif kriterlere dayanmayan memnuniyet uygulamaları yüzünden hekimlerin kendi kontrolleri dışındaki nedenlerle gelir kesintileriyle karşı karşıya kaldığını ifade eden Karagül, yoğun poliklinik yüküne rağmen binlerce veri girişi, telefon takibi ve idari işlemin hekimlerden beklendiğini söyledi. Bu durumun hekimlik için ayrılan zamanı giderek azalttığını dile getirdi.

    Ücretlerin önemli bir bölümünün öngörülemez performans kriterlerine bağlandığını kaydeden Karagül, hastalık ve izin gibi en temel insani durumlarda dahi ciddi gelir kayıpları yaşandığını belirtti. Aile hekimliğinde taban ödeme oranının yüzde 35’te kaldığını, ikinci ve üçüncü basamakta ise bu oranın yüzde 72 seviyesinde olduğunu hatırlattı. Daha önce “nüfus düzenlemesiyle ücretler düşmeyecek” denmesine rağmen sahada bunun karşılığının görülmediğini, kesinti doğuran yeni kriterlerin devreye alındığını söyledi. Kamudaki yüksek vergi yükünün de bu kayıpları artırdığını ekledi.

    Aile hekimlerine kolluk kuvvetlerinin sorumluluğunda olan süreçler üzerinden de yük bindirildiğini ifade eden Karagül, “Hakkında arama kararı bulunan ya da uzun süredir başvurmayan kişilerin bulunamaması nedeniyle gelir kesintisi uygulanıyor. Bizler hekimlik yapmak istiyoruz, hafiyelik değil” dedi.

    Artan iş yükünün çalışanların iş doyumunu azalttığını, bunun da tükenmişliğe yol açtığını belirten Karagül, tükenmişliğin en kritik boyutlarından birinin duyarsızlaşma olduğunu söyledi. Duyarsızlaşmış bir sağlık çalışanından ne vatandaşın ne de idarenin nitelikli hizmet bekleyemeyeceğini vurgulayan Karagül, yetişmiş insan gücünün tüketilmesinin ülke için ciddi bir kaynak kaybı olduğunu ifade etti.

    Sağlık Bakanlığı’nın “Üreten Sağlık” vizyonuna da değinen Karagül, bu yaklaşımın değerli olduğunu ancak çalışanını tüketen bir sistemle üretkenliğin sağlanamayacağını dile getirdi. Açıklamasını, “Hekimi hastadan uzaklaştıran uygulamalar kaldırılmalı, sahada çalışan aile hekimlerinin katkısıyla adil ve öngörülebilir bir sistem kurulmalı. Bırakın hekimlik yapalım” sözleriyle tamamladı.

  • AKÜ Turizm Fakültesi’nde uygulamalı fermante turşu eğitimi

    AKÜ Turizm Fakültesi’nde uygulamalı fermante turşu eğitimi

    Doktor Öğretim Üyesi Hülya Mutlu tarafından verilen eğitimde, fermantasyon sürecinin temel kuralları ve dikkat edilmesi gereken püf noktaları paylaşıldı. Mutlu, özellikle salamura hazırlığında suyun dinlenmiş ve soğuk olması gerektiğini vurgulayarak, sıcak su kullanımının faydalı bakterileri yok edeceğini belirtti. Salamuranın kavanoza yavaş ve kontrollü şekilde eklenmesinin fermantasyon sürecinin sağlıklı ilerlemesi açısından önemli olduğuna dikkat çekti.

    Eğitim kapsamında, lakto fermente turşuların geleneksel yöntemlerle doğal olarak hazırlanabildiği ifade edilirken, sirke kullanmak istemeyenler için alternatif tarifler de uygulamalı olarak gösterildi. Ayrıca probiyotik şase kullanılarak kısa sürede hazırlanan probiyotik turşu yönteminin, özellikle yoğun çalışan bireyler için pratik bir seçenek sunduğu aktarıldı.

    Ölçü ve tartının önemine de değinilen eğitimde, sirkeli turşularda litre başına kullanılacak sirke miktarının belirli sınırları aşmaması gerektiği belirtildi. Elma sirkesi ve üzüm sirkesi gibi farklı sirke seçeneklerinin damak tadına göre tercih edilebileceği ifade edildi.

  • Böyle plan görülmedi! 40 bin dolarlık saat için akılalmaz soygun

    Böyle plan görülmedi! 40 bin dolarlık saat için akılalmaz soygun

    İstanbul Bakırköy’de, ikinci el lüks eşya satışı yapan bir internet sitesi üzerinden kurulan film senaryolarını aratmayacak bir dolandırıcılık olayı yaşandı. İnternet üzerinden 40 bin dolar değerindeki lüks kol saatini satmak isteyen T.Y.D. (23), alıcı olarak kendisini arayan şüphelilerin yeni kiraladığı ofisine çağrıldı.

    ÖNCE İKNA ETTİLER, SONRA DOLABA KOYDULAR

    Polis ifadesinde yaşadıklarını anlatan T.Y.D., kendisini arayan alıcının Bakırköy’de kiraladığı ofise çağırdığını belirtti. Ofiste saat incelendikten sonra alıcı, 40 bin dolarlık ödeme için arkadaşına talimat verdi. Daha sonra alıcı, saati güvenlik amacıyla odadaki bir dolaba koydu.

    Mağdur T.Y.D., paranın gelmesini beklerken, alıcı şüphelinin tuvalete gitme bahanesiyle ofisten ayrıldığını ve uzun süre geri gelmediğini fark etti.

    T.Y.D.; “Dolabı açtığımda arkasında büyük bir delik olduğunu ve saatin çalındığını anladım.”

    DUVARA DELİK AÇIP, TABELAYLA GİZLEMİŞLER

    Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri tarafından başlatılan çalışmalarda, olayın organize bir şekilde planlandığı ortaya çıktı. Güvenlik kamerası kayıtları incelendiğinde, şüphelilerin saati koyduğu dolabın hemen arkasındaki duvarda önceden bir delik açtığı belirlendi. Bu deliğin, ‘Sigara İçmek Yasaktır’ yazılı bir tabela ile ustaca gizlendiği görüldü. Şüpheli, parayı getirme bahanesiyle çıktıktan sonra deliğin olduğu yerden elini uzatarak saati aldı ve olay yerinden uzaklaştı.

    BALIKESİR’DE YAKALANDILAR

    Kamera kayıtları üzerinden iz süren polis, şüphelilerden Y.Ç.’yi (54) İstanbul’da gözaltına aldı. Diğer şüpheli C.E. (50) ise Balıkesir’e kaçmıştı. Düzenlenen operasyonla Balıkesir’deki saklandığı evde yakalanan C.E.’nin, daha önceden 11 adet suç kaydı olduğu ortaya çıktı. Evde yapılan aramalarda yaklaşık 40 bin dolar değerindeki lüks saat de bulundu.

    Emniyetteki işlemlerinin ardından mahkemeye çıkarılan Y.Ç. ve C.E. tutuklanarak cezaevine gönderildi. Saat ise sahibine, T.Y.D.’ye teslim edildi.

  • İşte Türkiye’nin en borçlu illeri: Afyonkarahisar kaçıncı sırada?

    İşte Türkiye’nin en borçlu illeri: Afyonkarahisar kaçıncı sırada?

    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), 2025 yılının ilk 9 ayına ait kredi ve borçlanma verilerini açıkladı. Bu çarpıcı veriler, Türkiye’nin borç haritasını ortaya koyarken, en yüksek borçluluk oranına sahip il sürpriz bir şekilde İstanbul’u geride bıraktı: Başkent Ankara listenin zirvesine yerleşti.

    KİŞİ BAŞINA EN BORÇLU İLLER LİSTESİ

    BDDK verilerine göre, kişilerin ortalama kredi borcunda Ankara zirveyi kaptı. İşte Türkiye’nin en borçlu ilk 5 ili:

    1. Ankara: Kişi başına ortalama 595 bin 699 TL kredi borcu.

    2. İstanbul: Kişi başına ortalama 582 bin 897 TL kredi borcu.

    3. Gaziantep: Kişi başına ortalama 436 bin 827 TL kredi borcu.

    4. Antalya: Kişi başına ortalama 383 bin 718 TL kredi borcu.

    5. Kocaeli: Kişi başına yaklaşık 370 bin TL kredi borcu.

    AFYONKARAHİSAR’IN DURUMU

    Afyonkarahisar, yüksek borçlu iller arasında ilk sıralarda değil.

    Afyonkarahisar, Türkiye’nin en borçlu illeri listesinde üst sıralarda değil, daha çok orta-alt sıralarda yer alıyor.

    Afyonkarahisar’da borçluluk oranı görece olarak düşük olsa da, artan tüketici kredileri ve kredi kartı borçları önümüzdeki dönemde risk oluşturabilir.

  • Faciadan son anda dönüldü: Afyonkarahisar’da feci kaza!

    Faciadan son anda dönüldü: Afyonkarahisar’da feci kaza!

    Afyonkarahisar’ın Şuhut ilçesi yakınlarında, yürekleri ağza getiren bir trafik kazası meydana geldi. Kontrolden çıkan bir tır, önünde seyreden başka bir tırın dorsesine arkadan çarptı.

    YARALI SÜRÜCÜ HASTANEYE SEVK EDİLDİ

    Meydana gelen kazada, tır sürücüsü H.A. yaralandı. Kazayı gören diğer sürücüler ve çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine hemen sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesini olay yerinde yaptığı yaralı sürücü, ambulansla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.

    NEYSE Kİ YOL BOŞTU

    Neyse ki çarpışma anında yolun diğer şeritlerinin ve çevresinin boş olmasının büyük bir şansken, polis ekipleri olayla ilgili detaylı inceleme başlattı.

  • “Abla size bir şey olmaz” dedi, bomba gibi patladı

    “Abla size bir şey olmaz” dedi, bomba gibi patladı

    Şanlıurfa’nın Birecik ilçesinde, park halindeki bir tırda çıkan yangın, saniyeler içinde faciaya dönüştü. Park halinde bulunan bir tırın çekici kısmında henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Kısa sürede tırın ön kısmı tamamen alevlere teslim oldu. İtfaiye ekipleri bölgeye sevk edildi.

    “SİZE BİR ŞEY OLMAZ” 

    Alevler kısa sürede aracı alev topuna çevirirken, tırın yakınına park edilmiş olan otomobilini kurtarmaya çalışan bir kadın sürücünün yaşadığı panik anları saniye saniye kayda geçti. Görüntülerde, kadını sakinleştirmeye çalışan bir vatandaşın “Abla size bir şey olmaz” demesiyle birlikte şiddetli bir patlamanın yaşandı.

    Büyüyen alevler, tırın tamamen sararken, olay yerine ulaşan itfaiye ekiplerinin yoğun müdahalesi sonucu yangın kontrol altına alındı ve söndürüldü. Tır tamamen kullanılamaz hale gelirken, yangının çıkış nedeni araştırılıyor.