Yazar: admin

  • Hayat Sevgi’yle Güzel | Duygu İla | 16 Aralık

    Hayat Sevgi’yle Güzel | Duygu İla | 16 Aralık

    Gelenekten ekrana uzanan bir sanat!
    Kültür Bakanlığı Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı Duygu İla,
    Hayat Sevgiyle Güzel programında çarpana dokuma yapıyor.
    Çarpana dokumanın kökeni, geleneksel teknikleri ve uygulamalı anlatımıyla
    yüzyıllık bir kültür mirası ekranlara taşınıyor.

    📶https://kanal3.com.tr/
    Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Ederek Son Dakika Haberleri Alabilirsiniz;
    İnstagram : https://www.instagram.com/kanal3tv
    Facebook : https://www.facebook.com/kanal3tv
    X: https://x.com/kanal3tv
    Telegram : https://t.me/kanal3_tv
    Whatsapp : https://whatsapp.com/channel/0029VaFDm2rEKyZKvlSELq17
    Next : https://sosyal.teknofest.app/@kanal3tv

    #Kanal3AnaHaber #Kanal3Haber #Kanal3

  • İşte asgari ücrette beklenen oran açıklandı!

    İşte asgari ücrette beklenen oran açıklandı!

    Milyonlarca ücretli çalışanın merakla beklediği 2026 yılı asgari ücret zammı için beklentiler yavaş yavaş netleşmeye başladı. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Abdulkadir Yüksel, enflasyonla mücadele dönemine dikkat çekerek asgari ücretin olası sınırlarını açıkladı. Yeni yılda asgari ücretin net olarak 25 bin 640 TL’nin altına düşmeyeceği ve 27 bin TL’yi geçmeyeceği tahmin ediliyor.

    MİLYONLARCA ÇALIŞANIN MERAKLA BEKLEDİĞİ ASGARİ ÜCRET ZAMMI KONUSUNDA ÖNGÖRÜDE BULANAN SİVAS CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ ÇALIŞMA EKONOMİSİ VE ENDÜSTRİ İLİŞKİLERİ BÖLÜMÜ ÖĞRETİM ÜYESİ DOÇ. DR. ABDULKADİR YÜKSEL, “ASGARİ ÜCRETİN 25 BİN 640 TL’NİN ALTINDA OLMAYACAĞI VE 27 BİN TL’Yİ GEÇMEYECEĞİNİ SÖYLEYEBİLİRİM” DEDİ. (ALİ AYDIN – RAHMİ MEYVECİ/SİVAS-İHA)
    Milyonlarca çalışanın merakla beklediği asgari ücret zammı konusunda öngörüde bulanan Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Abdulkadir Yüksel, “Asgari ücretin 25 bin 640 TL’nin altında olmayacağı ve 27 bin TL’yi geçmeyeceğini söyleyebilirim” dedi.

    16 MİLYON ÇALIŞANI DOĞRUDAN İLGİLENDİRİYOR

    Türkiye’de yaklaşık 16 milyon ücretli çalışan bulunduğunu ve bu çalışanların yaklaşık yüzde 60’ının asgari ücret civarında maaş aldığını belirten Doç. Dr. Yüksel,

    “Kelime anlamı olarak asgari; en az anlamına gelir. Asgari ücret de normal bir çalışma günü karşılığı ödenen ve işçinin gıda, konut, giyim, sağlık, ulaşım ve kültür gibi zorunlu ihtiyaçlarını günün fiyatları üzerinden asgari düzeyde karşılamaya yetecek ücreti ifade eder. Ülkemizde 2025 yılında yaklaşık 16 milyon kişinin ücret karşılığında çalıştığı Türkiye İstatistik Kurumu verilerinde yer almaktadır. Normalde ülkede asgari ücret karşılığında çalışan küçük bir grubun olması beklenir fakat ülkemizde neredeyse ücretli çalışanların yüzde 60’ı asgari ücret karşılığında çalışmaktadır. Bu bakımdan asgari ücret işverenin standart ücreti haline gelmiş görünüyor. Tabii asgari ücret sadece asgari ücret ile çalışanları ilgilendirmiyor özellikle özel sektörde asgari ücret üstü çalışanlarda asgari ücrete yapılacak zamma göre beklenti içerisinde oluyorlar” ifadelerini kullandı.

    UZMAN YÜZDE 20’Yİ İŞARET ETTİ

    Uzmanın hesaplamalarına göre eğer zam yüzde 20 olarak belirlenirse net ücret 26 bin 584 lira olacak. Yüzde 23 zam yapılması durumunda 27 bin 188 lira, yüzde 25 zamda ise 27 bin 630 lira seviyesine ulaşılacak.

    Doç. Dr. Yüksel, piyasa gerçekleri göz önüne alındığında, yüzde 20 civarındaki bir zammın en gerçekçi senaryo olduğunu ifade ediyor.

  • Boylarından büyük scooter’ı çaldılar, yerine oyuncak olanını bıraktılar

    Boylarından büyük scooter’ı çaldılar, yerine oyuncak olanını bıraktılar

    Aydın Kuşadası’nda yaşanan bir hırsızlık olayı, görenleri şaşırttı. Yaşları 6 ile 7 arasında olduğu tahmin edilen iki küçük çocuk, bir esnafa ait ve değeri yaklaşık 30 bin lira olan elektrikli Scooter’ı çaldı.

    Scooter sahibinin dükkanda olmadığı sırada harekete geçen çocuklar, boylarından büyük Scooter’ı alarak olay yerinden hızla uzaklaştı. Hırsızlık, akşam saatlerinde fark edildi ve durum polise bildirildi.

    GÖRÜNTÜLER ŞAŞIRTTI

    Polis ekiplerinin incelediği güvenlik kamerası kayıtları, olayın tüm detaylarını ortaya çıkardı. Görüntülerde, çocuklardan birinin zorlanarak boyundan büyük olan elektrikli Scooter’a bindiği ve bölgeden uzaklaştığı anlar yer aldı.

    “AYIP OLMASIN DİYE BIRAKMIŞLAR”

    Scooter sahibi Caner Sevim, kameraları incelediklerinde gördükleri manzaraya inanamadıklarını belirterek, yaşadığı ilginç durumu şöyle anlattı:

    “Bir yere gitmiştim, dükkan kapalıydı. Akşamüzeri dışarı çıktığımda fark ettim. Komşunun kamerasına baktık, çocukların Scooter’ı alıp götürdüğünü gördük. Ayıp olmasın diye küçük olanı bir yere bırakıp gitmişler.”

    Polis ekipleri, eşkali belirlenen küçük çocukları bulmak ve Scooter’ı sahibine teslim etmek için çalışma başlattı.

  • İşgal kavgası: Ortalık savaş alanına döndü, yumruklar havada uçuştu

    İşgal kavgası: Ortalık savaş alanına döndü, yumruklar havada uçuştu

    İstanbul’un Fatih ilçesi, esnaflar arasında çıkan ve saniye saniye güvenlik kamerasına yansıyan kan dondurucu bir kavgaya sahne oldu. Yan yana dükkanları bulunan esnaflar, iş yerlerinin önündeki alanı kimin ne kadar kullanacağı anlaşmazlığı nedeniyle birbirine girdi. Tekmeli ve yumruklu kavgaya dönüşen olayda ortalık savaş alanına dönerken, polis olaya karışan iki şüpheliyi gözaltına alarak adliyeye sevk etti.

    TEKME VE YUMRUKLAR HAVADA UÇUŞTU

    Olay, Fatih’te yan yana dükkanları bulunan esnaf S.D., B.K. ile S.E. arasında yaşandı. Tartışmanın fitili, esnafların dükkanlarının önündeki alanı kimin ne kadar işgal edeceği anlaşmazlığıyla ateşlendi. Basit bir sözlü tartışma kısa sürede büyüyerek tekmeli ve yumruklu bir meydan kavgasına dönüştü. Kavganın büyümesiyle esnafların yakınları da dahil oldu ve sokak adeta savaş alanına döndü.

    RAKİP ESNAFTAN ŞOK SUÇLAMALAR

    Kavgaya karışan esnaflardan Mustafa Çelik, yaşananları kameralara anlatırken akrabası olan rakibini suçladı. Çelik, mağdur olduğunu iddia eden kişinin aslında öz halasının oğlu olduğunu belirterek, “Son 1 aydır rakip firmadan sözlü ve fiziki taciz var. Büyümemizi hazmedemeyen rakip firmanın yöneticisi, benim halamın oğlu,” iddiasında bulundu.

    Çelik, belediyeden resmi işgaliye belgesi olmasına rağmen rakibinin bu hakkı tanımayarak kendi alanını işgal ettiğini öne sürdü. Kavganın tırmanma anını ise şöyle anlattı:

    “5 adamını yanına alarak kendi dükkanım içerisinde beni tartaklamaya başladı. Ardından kardeşim ve elemanların araya girmesiyle olay büyüdü.”

    “ONURUMUZU KORUMAK İÇİN KARŞILIK VERDİK”

    Çelik, kavgaya giriş nedenlerinin nefsi müdafaa olduğunu savunarak, “Dolayısıyla nefsi müdafaa olarak kendi alanımızı ve onurumuzu korumak için karşılık verdik. Herhangi bir silah ve bıçak yok. Delikanlı bir şekilde biz de yumruk yumruğa mücadelemizi verdik, onları püskürtmek amacıyla,” dedi.

    ŞÜPHELİLER ADLİYEYE SEVK EDİLDİ

    Çevredeki bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıyan görüntüler, tartışmanın ne kadar hızlı bir şekilde kontrolden çıktığını gözler önüne serdi. Görüntülerin incelenmesi üzerine polis ekipleri, olaya karışan S.E. ve S.D.’yi gözaltına aldı. Emniyetteki işlemlerinin ardından iki şüpheli, “kasten yaralama” suçundan adliyeye sevk edildi.

  • Tüm sürücüleri ilgilendiren haber: Tabelalar değişti!

    Tüm sürücüleri ilgilendiren haber: Tabelalar değişti!

    Araç sahiplerinin uzun süredir beklediği indirim haberi bu gece yarısı itibarıyla tabelalara yansıdı. Dövizdeki dalgalanmaların ardından petrol fiyatlarında yaşanan düşüş, yurt içinde doğrudan benzine uygulandı. Benzinin litre fiyatında 2 lira seviyesinin üzerinde büyük bir indirim gerçekleşti. Yeni düzenlemeyle birlikte benzinde yaklaşık yüzde 3,85 oranında gerileme kaydedildi.

    İNDİRİM POMPAYA YANSIDI

    16 Aralık itibarıyla geçerli olan benzin indirimi gece yarısından sonra pompaya yansıdı. Yeni fiyat düzenlemesiyle birlikte akaryakıt fiyatları, ülkenin en büyük üç kentinde yeniden güncellendi.

    İŞTE  GÜNCEL AKARYAKIT FİYATLARI 

    Güncel fiyatlara göre;

    İstanbul Avrupa Yakası’nda benzin 52,55 TL,

    motorin 53,12 TL ve LPG 28,51 TL oldu.

    İstanbul Anadolu Yakası’nda ise benzin 52,49 TL,

    motorin 52,95 TL ve LPG 27,88 TL olarak belirlendi.

    Başkent Ankara’da benzin 53,34 TL,

    motorin 54,13 TL ve LPG 28,40 TL’den satılıyor.

    İzmir’de ise benzin 53,74 TL,

    motorin 54,49 TL ve LPG 28,33 TL olarak pompaya yansıdı.

  • Yasa dışı bahis devi çöktü! Bu dijital platforma bir anda Kayyum atandı

    Yasa dışı bahis devi çöktü! Bu dijital platforma bir anda Kayyum atandı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı talimatıyla, Anahat Holding ve ona bağlı şirketlere yönelik büyük bir operasyon düzenlendi. Aralarında dijital içerik platformu GAİN Medya’nın da bulunduğu holding bünyesindeki şirketlere baskın yapıldı. “Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak”, “Yasa dışı bahis” ve “Suç gelirlerinin aklanması” suçlamalarıyla başlatılan soruşturma kapsamında, holding ve şirket yetkilisi üç kişi gözaltına alındı. GAİN Medya’ya ait tüm kuruluşlara TMSF tarafından kayyum atandı.

    JANDARMA HAREKETE GEÇTİ, GÖZALTILAR VAR

    İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Başsavcılığın talimatıyla Anahat Holding’e bağlı, GAİN Medya başta olmak üzere birçok şirkete eş zamanlı operasyon düzenledi. Operasyon kapsamında holding ve şirket yetkilisi Berkin Kaya, Selahattin Aydın ve Barbaros Reşat Gülcan hakkında gözaltı kararı verildiği öğrenildi.

    Soruşturmanın temelini, holding yöneticilerine yönelik “Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak”, “Yasa dışı bahis” ve “Suç gelirlerinin aklanması” gibi ciddi mali suçlamalar oluşturuyor. Ekipler, holding ve bağlı şirketlerin merkezlerinde geniş çaplı aramalar yaparak delil topladı.

    Operasyonun derinleşerek devam ettiği bildirildi.

  • Bunu sakın yapmayın! Bebeğiniz sakat kalabilir

    Bunu sakın yapmayın! Bebeğiniz sakat kalabilir

    Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Bulut, halk arasında doğuştan kalça çıkığı olarak bilinen gelişimsel kalça problemlerinin Türkiye’de her bin bebekten 20’sinde görüldüğüne dikkat çekti. Prof. Dr. Bulut, özellikle doğum sonrası uygulanan eski alışkanlıklar, bebeklerin baş aşağı sallandırılması veya kundaklanmasının kalça çıkığı açısından ciddi risk oluşturduğunu vurguladı. Uzmanlar, erken tanı için yapılan ultrason taramalarının hayati önem taşıdığını ve basit yöntemlerle ömür boyu sürecek yürüme bozukluklarının önüne geçilebileceğini belirtiyor.

    TEDAVİDE BAŞARI İÇİN ERKEN TANI ŞART

    Medipol Mega Üniversite Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Bulut, gelişimsel kalça displazisinin (GKD) basit bir gelişim geriliğinden tam çıkığa kadar geniş bir yelpazede seyrettiğini söyledi. Erken fark edilmediğinde çocukların yürüme yetisini ve yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilen bu sorunun, doğru zamanda müdahale ile basit yöntemlerle tamamen çözülebileceğini vurguladı.

    RİSK FAKTÖRLERİ VE BELİRTİLER NELER?

    Prof. Dr. Bulut, kalça çıkığı riskini artıran faktörleri ve belirtileri açıkladı:

    Risk Faktörleri:

    Kundaklama gibi eski alışkanlıklar.

    Bebeklerin baş aşağı sallandırılması.

    Genetik yatkınlık.

    Bazı ırklarda daha sık görülmesi.

    Klinik Belirtiler:

    Ortolani ve Barlow testleri ile kalçanın yerine girip çıkıp çıkmadığının anlaşılması.

    Çıkık olan bacağın kısa olması.

    Kalça ve uyluk katlantılarında asimetri.

    Kalçanın yana açılmasında kısıtlılık.

    Yürüyüşte ördekvari adımlar ve bel eğiminin artması.

    ULTRASON TARAMALARI YAPILMALI

    Uzman, kalça çıkığı henüz tam olarak oluşmadan, gelişim geriliği aşamasında tespit edilmesi gerektiğinin altını çizdi.

    Prof. Dr. Bulut: “Yeni doğan döneminde klinik bulgular her zaman görünmeyebilir. Bu nedenle ilk 6 ayda yapılan ultrason taramaları altın standarttır. Ultrason, kalça yerinde olsa bile gelişim geriliği olup olmadığını ortaya koyuyor.”

    Erken tanı sayesinde basit tedbirlerle kalçanın normal gelişimi sağlanabiliyor, ileride ortaya çıkacak topallama, kalça ağrısı veya bacak uzunluk farkı gibi ciddi sorunların önüne geçilebiliyor. Geç kalınan vakalarda ise durumun çok daha ciddi olabileceği ve büyük cerrahi müdahalelere ihtiyaç duyulabileceği belirtildi.

    AİLELERE ÇAĞRI

    2011’den bu yana uygulanan kalça tarama programlarının ileri vakaları büyük ölçüde önlediğini aktaran Prof. Dr. Bulut, aileleri uyararak sözlerini tamamladı:

    “Her bebeğin kalça gelişimi yakından takip edilmeli. Özellikle risk faktörleri taşıyan bebeklerde ultrason taramaları ihmal edilmemeli. Erken müdahale, hem basit tedavi imkânı sunuyor hem de çocukların sağlıklı bir yaşam sürmesini sağlıyor.”

  • 27 il tek tek açıklandı: Kar kapıda!

    27 il tek tek açıklandı: Kar kapıda!

    Meteoroloji uzmanlarından, yurt genelinde etkili olması beklenen şiddetli soğuk hava dalgasıyla ilgili yeni bir uyarı yayımlandı. Uzman kaynaklar, hava sıcaklıklarının düşüşüyle birlikte Türkiye genelinde birçok ilde kar yağışının beklendiğini duyurdu.

    Yapılan açıklamaya göre, başta Doğu ve İç Anadolu olmak üzere tam 27 şehirde kar yağışı bekleniyor.

    27 İLDE KAR ALARMI

    Meteoroloji kaynağı Hava Forum, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı son dakika paylaşımında, bugün itibarıyla kar yağışından etkilenecek olan 27 ili tek tek duyurdu. Soğuk hava dalgasının zirve yapması beklenen bu iller, kış şartlarına hazırlanmaya çağrıldı.

    KAR BEKLENEN İLLER LİSTESİ

    Kar yağışının beklendiği 27 ilin listesi şu şekilde:

    • Ardahan

    • Kars

    • Iğdır

    • Ağrı

    • Van

    • Hakkari

    • Şırnak

    • Bitlis

    • Muş

    • Erzurum

    • Erzincan

    • Bingöl

    • Tunceli

    • Elazığ

    • Artvin

    • Gümüşhane

    • Bayburt

    • Tokat

    • Amasya

    • Çorum

    • Kastamonu

    • Sivas

    • Yozgat

    • Kayseri

    • Çankırı

    • Niğde

    • Siirt

  • Vicdan sızlatan görüntüler! Çocuklar kavga etti vatandaşlar film gibi seyretti

    Vicdan sızlatan görüntüler! Çocuklar kavga etti vatandaşlar film gibi seyretti

    Olay, İstanbul’un Başakşehir semtinde meydana geldi. Henüz nedeni tam olarak belirlenemeyen bir sebepten dolayı tartışmaya başlayan iki çocuk, kısa süre içinde birbirine girdi. Yumrukların havada uçuştuğu, çocukların birbirini yere düşürdüğü o şiddetli anlar, çevreden geçen bir kişi tarafından cep telefonu kamerasıyla saniye saniye kaydedildi.

    VATANDAŞLAR SADECE İZLEDİ

    Kavganın en can yakıcı kısmı ise çocukların yaşadığı şiddet değil, çevredeki yetişkinlerin bu duruma olan tepkisizliği oldu. Görüntülerde, olay yerinden geçen veya duran çok sayıda vatandaşın, kavgaya müdahale etmeden adeta bir tiyatro sahnesi izler gibi yalnızca seyrettiği görüldü. Hiçbir yetişkinin kavgayı ayırmak veya çocukları sakinleştirmek için harekete geçmemesi, büyük tepkiye yol açtı.

    POLİS HAREKETE GEÇTİ

    Görüntülerin yayılmasının ardından İstanbul Emniyet Müdürlüğü, olayla ilgili inceleme başlattı.

  • Esrarengiz olay: Büyük bir gürültüyle gökten düştü

    Esrarengiz olay: Büyük bir gürültüyle gökten düştü

    Ankara’nın Elmadağ ilçesindeki Kuşçuali Köyü sakinleri, gökyüzünde bilinmeyen bir cisim gördü ve ardından büyük bir gürültüyle bu cismin düştüğüne tanıklık etti.

    JANDARMA EKİPLERİ SEVK EDİLDİ

    Büyük bir panik yaşayan köy halkının ihbarı üzerine derhal harekete geçildi. Bölgeye çok sayıda jandarma ekibi sevk edilerek geniş çaplı bir arama çalışması başlatıldı.

    SIR CİSİM HALA BULUNAMADI

    Jandarma ekipleri, görgü tanıklarının tarif ettiği bölgede saatlerdir arama çalışmalarını sürdürüyor. Ancak düşen cismin ne olduğu ve nerede olduğu gizemini koruyor. Yetkililer, düşen cismin bir meteor parçası mı, insansız hava aracı kalıntısı mı yoksa tamamen farklı bir nesne mi olduğunu tespit etmek için hem karadan hem de çevre güvenliğini sağlayarak arama çalışmalarına devam ediyor.

  • Yürüyen servet! Dilencinin üstünden çıkanlar şoke etti

    Yürüyen servet! Dilencinin üstünden çıkanlar şoke etti

    Sakarya’da zabıta ekiplerinin dilencilere yönelik yaptığı denetimde akıl almaz bir manzarayla karşılaşıldı. Serdivan ilçesinde yakalanan dilenci bir kadının üzerinden çıkan paralar ve altınların toplam değeri dudak uçuklattı.

    ÇANTASINDAN SERVET ÇIKTI

    Yakalanan kadın üzerinde yapılan arama sonucunda ortaya çıkanlar, ekipleri dahi şaşırttı. Kadının yanında tam 35 bin 300 lira nakit para bulundu. Ancak asıl şaşkınlık yaratan, kadının taşıdığı ziynet eşyaları oldu. Yapılan tespitlerde, kadının üzerinde piyasa değeri 320 bin lirayı bulan yüklü miktarda altın olduğu belirlendi.

    YASAL İŞLEM BAŞLATILDI

    Dilencilik yaparak haksız kazanç sağladığı tespit edilen kadın hakkında derhal yasal işlem başlatıldı. Toplanan nakit para ve ziynet eşyalarına Kabahatler Kanunu çerçevesinde el konulurken, dilenci kadına idari para cezası uygulandığı öğrenildi.

  • Acil iniş yapmaya çalışan uçak düştü: 7 kişi öldü

    Acil iniş yapmaya çalışan uçak düştü: 7 kişi öldü

    Meksika’nın başkenti Meksiko’nun yaklaşık 50 kilometre batı yönünde, Toluca Havalimanı’na sadece 5 kilometre kala meydana geldi. Bölge Sivil Koruma Koordinatörü Adrian Hernandez’in yaptığı açıklamaya göre, küçük uçak acil iniş yapmaya çalışırken kontrolü kaybederek düştü.

    7 CESEDE ULAŞILDI

    Kazadan önce uçakta toplam 8 yolcu ve 2 mürettebat olmak üzere 10 kişinin kayıt altına alındığını bildirildi. Ekiplerin enkaz alanındaki hızlı müdahalesine rağmen, şu ana kadar ne yazık ki 7 kişinin cansız bedenine ulaşılabildiği kaydedildi.

    KAZANIN NEDENİ ARAŞTIRILIYOR

    Korkunç kazanın hemen ardından uçağın düşesindeki kesin nedeninin belirlenmesi amacıyla detaylı bir soruşturma başlatıldı.

  • Elifşah İle Kahve Keyfi | 15 Aralık 2025

    Elifşah İle Kahve Keyfi | 15 Aralık 2025

    📶https://kanal3.com.tr/
    Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Ederek Son Dakika Haberleri Alabilirsiniz;
    İnstagram : https://www.instagram.com/kanal3tv
    Facebook : <a href=”https://www.facebook.com/kanal3tv” target=”_blank” rel=”nofollow”>https://www.facebook.com/kanal3tv
    X: https://x.com/kanal3tv
    Telegram : https://t.me/kanal3_tv
    Whatsapp : https://whatsapp.com/channel/0029VaFDm2rEKyZKvlSELq17
    Next : https://sosyal.teknofest.app/@kanal3tv

    #Kanal3AnaHaber #Kanal3Haber #Kanal3

  • Göçmen kaçakçılığına büyük darbe: 81 ilde organizatörler yakalandı

    Göçmen kaçakçılığına büyük darbe: 81 ilde organizatörler yakalandı

    Türkiye, göç yönetiminde uyguladığı örnek model çerçevesinde, göçmen kaçakçılığı ve düzensiz göçle mücadelede tarihinin en kapsamlı operasyonlarından birini gerçekleştirdi.

    İçişleri Bakanlığı koordinasyonunda, Emniyet, Jandarma ve Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın katılımıyla 81 ilde düzenlenen eş zamanlı denetimlerde dokuzu yabancı uyruklu olmak üzere 55 göçmen kaçakçılığı organizatörü yakalandı. Toplam 431 bin 446 kişinin kimlik kontrolünün yapıldığı bu dev denetimlerde, 972 düzensiz göçmen tespit edildi. Yakalanan düzensiz göçmenlerin, ülkelerine geri gönderme işlemleri derhal başlatıldı.

    81 İLDE EKİPLER SAHADA

    Göç İdaresi Başkanlığı koordinasyonunda gerçekleştirilen bu dev operasyona, EGM, Jandarma ve Sahil Güvenlik Komutanlığı’na bağlı tam 28 bin 581 personel katıldı. Toplam 9 bin 109 ekip ile 5 bin 702 kritik noktada denetim yapıldı.

    Göç konusunu uluslararası koruma, güvenli geri dönüş ve düzensiz göçle mücadele dahil tüm boyutlarıyla ele alan Türkiye, kamu düzeni ve güvenliğinden asla taviz verilmeyeceğinin altını bir kez daha çizdi.

    BİNLERCE NOKTA MERCEK ALTINDA

    Denetimler sırasında göçmen kaçakçılığı rotaları üzerinde olduğu bilinen 7 bin 617 umuma açık yer, 500 terminal ve 7 bin 37 diğer yerler olmak üzere toplam 15 bin 154 yer titizlikle kontrol edildi. Bu kapsamlı tarama sonucunda:

    9’u Yabancı uyruklu 55 Göçmen Kaçakçılığı Organizatörü yakalandı.

    431 bin 446 kişi kimlik kontrolünden geçirildi.

    972 Düzensiz Göçmen tespit edildi.

    GERİ GÖNDERME SÜRECİ BAŞLADI

    Türkiye’nin düzensiz göçle mücadelede dünyaya örnek teşkil eden kararlı duruşu devam ediyor. Denetimler neticesinde tespit edilen tüm düzensiz göçmenlerin, ilgili kanunlar çerçevesinde derhal ülkelerine geri gönderilme işlemleri başlatıldı.

  • Kızı yatakta ölü, baba asılı halde bulundu

    Kızı yatakta ölü, baba asılı halde bulundu

    Bursa’nın Osmangazi ilçesine bağlı Ovaakça Mahallesi Yayla Sokak’ta bulunan bir binada yaşayan Nazmi Aybey (55) ve kızı Kübra Aybey’den (28) uzun süredir haber alamayan endişeli yakınları, çilingir yardımıyla eve girmeye karar verdi.

    KIZ YATAKTA, BABA ÇATI KATINDA

    Eve giren yakınları, korkunç bir manzara ile karşılaştı. İlk olarak 28 yaşındaki Kübra Aybey yatakta hareketsiz halde bulundu. Ardından evin diğer bölümlerini kontrol eden yakınları, baba Nazmi Aybey’i ise çatı katında asılı vaziyette buldu.

    İhbar üzerine adrese hızla polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde, baba Nazmi Aybey ve kızı Kübra Aybey’in maalesef hayatlarını kaybettikleri kesinleşti.

    KESİN ÖLÜM NEDENİ OTOPSİDE BELLİ OLACAK

    Polis ekipleri, olay yerinde detaylı bir inceleme başlattı. Ailenin bu trajik sonla nasıl karşılaştığı henüz netlik kazanmazken, Nazmi ve Kübra Aybey’in cansız bedenleri, kesin ölüm nedenlerinin belirlenmesi amacıyla Bursa Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.

    Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından olayla ilgili geniş çaplı bir soruşturma başlatıldı. Polis, baba ve kızın ölümü arasındaki bağlantıyı ve olayın ardındaki sırrı çözmek için çalışmalarını titizlikle sürdürüyor.

  • Kan donduran ifade: “Kızı bacaklarından sarılıp çekti”

    Kan donduran ifade: “Kızı bacaklarından sarılıp çekti”

    Ünlü şarkıcı Gül Tut’un (“Güllü”) Yalova’da 6 katlı binadaki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybetmesiyle ilgili soruşturmada kritik bir gelişme yaşandı. Tutuklu kızı Tuğyan Ülkem Gülter’in arkadaşı olan ve hakkında ev hapsi kararı verilen Sultan Nur Ulu’nun savcılık ifadesi ortaya çıktı. Ulu, düşme anını gördüğünü ileri sürerek, Tuğyan’ın annesini bacaklarından tutarak aşağı doğru çektiğini iddia etti. Ulu’nun, “Ben yanarsam ikimiz de yanarız” şeklindeki tehdit nedeniyle sustuğunu söylemesi dikkat çekti.

    O GECENİN PERDE ARKASI

    Olay, 26 Eylül’de Yalova’nın Çınarcık ilçesinde meydana gelmişti. Sultan Nur Ulu, savcılık ifadesinde olay gününü detaylandırdı. Eve geldiklerinde şarkıcı Güllü’nün de evde olduğunu, hep birlikte bir süre muhabbet edip film izlediklerini anlattı. Film sonrasında müzik açarak dans etmeye başladıklarını söyleyen Ulu, Tuğyan ile annesinin bu sırada oynamaya ve şakalaşmaya devam ettiğini öne sürdü.

    Ulu, dehşet anlarını anlatırken, yüzündeki yara izine bakmak için aynaya döndüğünü belirtti. Bu sırada Güllü’nün camın olduğu tarafa doğru ilerlediğini aktardı. Ulu, dikkatini tamamen onlara veremediği sırada, “Gül Anne’nin yüzünün camdan dışarıya doğru dönük, hafif cama bakar gibi eğilmiş bir şekilde olduğunu gördüm,” dedi.

    “BACAKLARINDAN SARILARAK KENDİSİNİ YUKARIYA ÇEKTİ”

    Savcılık ifadesinin en çarpıcı bölümü ise, düşüş anının görgü tanıklığı oldu. Sultan Nur Ulu, bu anı şu sözlerle iddia etti:

    “Tuğyan arkadan, annesinin kalçasının altından bacaklarına doğru sarılarak, kendisini hafif yukarıya doğru çektiğini gördüm. Tuğyan annesini o şekilde çektikten hemen sonra annesi düştü. Ben düşüş anını gördüm.”

    Ulu, düşme sırasında Güllü’den herhangi bir “Bay bay” ya da “Görüşürüz” sözü duymadığını da ekledi.

    “BEN YANARSAM İKİMİZ DE YANARIZ” 

    İlk başta yaşadıklarını kimseye anlatamamasının nedenini açıklayan Sultan Nur Ulu, “Onların güçlü bir aile olmasından dolayı, korktuğum için… Tuğyan’ın bu süreçte bana ne yapacağını bilmediğim için, üzerime suçlamayı atabileceğinden endişe ederek yanlarından ayrılmadım,” dedi.

    Ulu, Tuğyan Ülkem Gülter’in kendisine sarf ettiği iddia edilen tehdit sözünü de savcılığa aktardı: “Bu süreçte Tuğyan’la yalnız kaldığımız bir ara bana, ‘Ben yanarsam ikimiz de yanarız’ dedi.” Ulu, bu tehdidin sebebini ise annesini ittirdiğini görmesi olarak yorumladı. Ulu, annesinin öldürülme nedeninin ise Tuğyan’ın çocukluğundan bu yana yaşadığı kırgınlıklar olabileceği iddiasında bulundu.

    SES KAYDI VE KIZININ İFADESİ

    Öte yandan, tutuklanan Tuğyan Ülkem Gülter, daha önceki ifadesinde suçlamaları reddetmiş, annesinin film izlerken alkol aldığını ve yüksek bir “güm” sesi duyduktan sonra aşağı koştuğunu söylemişti. Gülter, annesini itmesinin veya kaldırmasının mümkün olmadığını savunmuştu.

    Ancak soruşturma kapsamında TÜBİTAK’a gönderilen ev içi güvenlik kamera ses kayıtlarında, Tuğyan Ülkem Gülter’e ait olduğu netleştirilen “Atacağım şimdi seni” sesi ile Güllü düştükten sonra söylenen “Hadi görüşürüz bay bay” ifadelerinin yer aldığı ortaya çıkmıştı.

    Savcılık, tüm bu deliller ışığında soruşturmayı derinleştirmeye devam ediyor.

  • Güllü soruşturmasında kan donduran ifade: “Kızı bacaklarından sarılıp çekti”

    Güllü soruşturmasında kan donduran ifade: “Kızı bacaklarından sarılıp çekti”

    Ünlü şarkıcı Gül Tut’un (“Güllü”) Yalova’da 6 katlı binadaki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybetmesiyle ilgili soruşturmada kritik bir gelişme yaşandı. Tutuklu kızı Tuğyan Ülkem Gülter’in arkadaşı olan ve hakkında ev hapsi kararı verilen Sultan Nur Ulu’nun savcılık ifadesi ortaya çıktı. Ulu, düşme anını gördüğünü ileri sürerek, Tuğyan’ın annesini bacaklarından tutarak aşağı doğru çektiğini iddia etti. Ulu’nun, “Ben yanarsam ikimiz de yanarız” şeklindeki tehdit nedeniyle sustuğunu söylemesi dikkat çekti.

    O GECENİN PERDE ARKASI

    Olay, 26 Eylül’de Yalova’nın Çınarcık ilçesinde meydana gelmişti. Sultan Nur Ulu, savcılık ifadesinde olay gününü detaylandırdı. Eve geldiklerinde şarkıcı Güllü’nün de evde olduğunu, hep birlikte bir süre muhabbet edip film izlediklerini anlattı. Film sonrasında müzik açarak dans etmeye başladıklarını söyleyen Ulu, Tuğyan ile annesinin bu sırada oynamaya ve şakalaşmaya devam ettiğini öne sürdü.

    Ulu, dehşet anlarını anlatırken, yüzündeki yara izine bakmak için aynaya döndüğünü belirtti. Bu sırada Güllü’nün camın olduğu tarafa doğru ilerlediğini aktardı. Ulu, dikkatini tamamen onlara veremediği sırada, “Gül Anne’nin yüzünün camdan dışarıya doğru dönük, hafif cama bakar gibi eğilmiş bir şekilde olduğunu gördüm,” dedi.

    “BACAKLARINDAN SARILARAK KENDİSİNİ YUKARIYA ÇEKTİ”

    Savcılık ifadesinin en çarpıcı bölümü ise, düşüş anının görgü tanıklığı oldu. Sultan Nur Ulu, bu anı şu sözlerle iddia etti:

    “Tuğyan arkadan, annesinin kalçasının altından bacaklarına doğru sarılarak, kendisini hafif yukarıya doğru çektiğini gördüm. Tuğyan annesini o şekilde çektikten hemen sonra annesi düştü. Ben düşüş anını gördüm.”

    Ulu, düşme sırasında Güllü’den herhangi bir “Bay bay” ya da “Görüşürüz” sözü duymadığını da ekledi.

    “BEN YANARSAM İKİMİZ DE YANARIZ” 

    İlk başta yaşadıklarını kimseye anlatamamasının nedenini açıklayan Sultan Nur Ulu, “Onların güçlü bir aile olmasından dolayı, korktuğum için… Tuğyan’ın bu süreçte bana ne yapacağını bilmediğim için, üzerime suçlamayı atabileceğinden endişe ederek yanlarından ayrılmadım,” dedi.

    Ulu, Tuğyan Ülkem Gülter’in kendisine sarf ettiği iddia edilen tehdit sözünü de savcılığa aktardı: “Bu süreçte Tuğyan’la yalnız kaldığımız bir ara bana, ‘Ben yanarsam ikimiz de yanarız’ dedi.” Ulu, bu tehdidin sebebini ise annesini ittirdiğini görmesi olarak yorumladı. Ulu, annesinin öldürülme nedeninin ise Tuğyan’ın çocukluğundan bu yana yaşadığı kırgınlıklar olabileceği iddiasında bulundu.

    SES KAYDI VE KIZININ İFADESİ

    Öte yandan, tutuklanan Tuğyan Ülkem Gülter, daha önceki ifadesinde suçlamaları reddetmiş, annesinin film izlerken alkol aldığını ve yüksek bir “güm” sesi duyduktan sonra aşağı koştuğunu söylemişti. Gülter, annesini itmesinin veya kaldırmasının mümkün olmadığını savunmuştu.

    Ancak soruşturma kapsamında TÜBİTAK’a gönderilen ev içi güvenlik kamera ses kayıtlarında, Tuğyan Ülkem Gülter’e ait olduğu netleştirilen “Atacağım şimdi seni” sesi ile Güllü düştükten sonra söylenen “Hadi görüşürüz bay bay” ifadelerinin yer aldığı ortaya çıkmıştı.

    Savcılık, tüm bu deliller ışığında soruşturmayı derinleştirmeye devam ediyor.

  • Kahvaltı yaparken dehşeti yaşayacaktı! Az kalsın…

    Kahvaltı yaparken dehşeti yaşayacaktı! Az kalsın…

    Olay Nevşehir’de yaşayan Boyacı ailesinin pazar sabahı kahvaltı sofrasında meydana geldi. Muhammed Boyacı kahvaltı için yakındaki fırından taze ekmek alarak eve getirdi. Kahvaltı devam ederken, Boyacı yediği ekmeğin içinde beklenmedik bir sertlikle karşılaştı.

    EKMEĞİN İÇİNDEN JİLET ÇIKTI

    Merakla ekmeği inceleyen adamın gördüğü manzara, kan dondurucuydu. Ekmek parçasının tam ortasına yerleşmiş büyük bir jilet duruyordu. Aile üyeleri, sofralarında böyle tehlikeli bir cisimle karşılaşmanın şokunu yaşadı.

    “YEĞENİM YİYEBİLİRDİ!”

    Yaşanan tehlikeli anı anlatan Muhammet Boyacı, “Pazar sabahı ailemle beraber kahvaltı yaparken babamın fırından almış olduğu ekmeğin içerisinden jilet çıktı. Büyük bir jilet ve biz de ekmeğin büyük bölümünü yemiştik. Ben ekmeği ağzıma atmak üzereyken son anda fark ettim,” dedi.

    Boyacı, kahvaltı sırasında 7 yaşındaki yeğeninin de masada bulunduğuna dikkat çekerek tepkisini dile getirdi: “Annem, babam ve 7 yaşındaki yeğenim de bu kahvaltıda vardı. Bu jilet onlardan birine de gelebilirdi. Onlar bu ekmeği fark etmeyebilirdi. Çok şükür ben fark ettim.” Yaşanan bu sorumsuzluk nedeniyle Boyacı, gerekli mercilere şikayette bulunarak konunun takipçisi olacağını belirtti.

  • Tilki Kedilerin Mamasına Göz Dikti !

    Tilki Kedilerin Mamasına Göz Dikti !

    Erzincan’da bir tilki, bir evin bahçesine girerek kedilerin mamasına yöneldi. Kedilerin ani saldırısıyla karşılaşan tilki, ev sahibinin varlığına aldırış etmeden sergilediği rahat tavırla dikkat çekti.

    Bahçede özgürce dolaşan tilki, kedilerin mamasına yaklaşınca küçük ama kararlı saldırılarla karşılaştı. Kediler, beklenmedik misafire anında tepki vererek tilkiyi uzaklaştırmaya çalıştı.

    📶https://kanal3.com.tr/
    Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Ederek Son Dakika Haberleri Alabilirsiniz;
    İnstagram : https://www.instagram.com/kanal3tv
    Facebook : https://www.facebook.com/kanal3tv
    X: https://x.com/kanal3tv
    Telegram : https://t.me/kanal3_tv
    Whatsapp : https://whatsapp.com/channel/0029VaFDm2rEKyZKvlSELq17
    Next : https://sosyal.teknofest.app/@kanal3tv

    #Kanal3AnaHaber #Kanal3Haber #Kanal3 #erzincan #kedi #tilki #mama #kavga #bahçe #hayvanlar

  • Nevşehir’de Şok Eden Olay!

    Nevşehir’de Şok Eden Olay!

    Nevşehir’de bir vatandaşın kahvaltı yapmak için fırından aldığı ekmeğin içinden jilet çıktı.
    Olay, gıda güvenliği konusundaki endişeleri bir kez daha gündeme getirdi.

    📶https://kanal3.com.tr/
    Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Ederek Son Dakika Haberleri Alabilirsiniz;
    İnstagram : https://www.instagram.com/kanal3tv
    Facebook : https://www.facebook.com/kanal3tv
    X: https://x.com/kanal3tv
    Telegram : https://t.me/kanal3_tv
    Whatsapp : https://whatsapp.com/channel/0029VaFDm2rEKyZKvlSELq17
    Next : https://sosyal.teknofest.app/@kanal3tv

    #Kanal3AnaHaber #Kanal3Haber #Kanal3 #nevşehir #ekmek #ihmal #skandal

  • 15 Yaşındaki ehliyetsiz sürücü polis aracına çarptı: Rekor ceza kesildi

    15 Yaşındaki ehliyetsiz sürücü polis aracına çarptı: Rekor ceza kesildi

    Bursa’nın İnegöl ilçesinde, trafik ekiplerinin rutin kontrolü sırasında film sahnelerini aratmayacak bir olay yaşandı. Yasa dışı ve tehlikeli sürüşün sonu ağır oldu.

    “DUR” İHTARINI GÖRMEZDEN GELDİ

    İstiklal Caddesi’nde görev yapan polis ekipleri, şüphelendikleri bir cipi durdurmak istedi. Ancak sürücü, polis sirenlerini ve “dur” ihtarlarını hiçe sayarak gaza bastı.

    Kimliği belirsiz sürücü, polis ekiplerini peşine takarak yaklaşık 10 kilometre boyunca kaçmaya devam etti. Edinilen bilgilere göre, bu takip sırasında tehlikenin dozu sürekli arttı. Sürücü, ana caddelerde ters yönde seyretti, araçlar arasında makas atarak tehlikeli şerit değişiklikleri yaptı. 15 yaşındaki maganda tüm bunlar yetmezmiş gibi bir de kendini takip eden polis aracına kasten çarparak durdurmaya çalıştı.

    KİMLİĞİ ORTAYA ÇIKTI: SADECE 15 YAŞINDAYDI!

    Polis ekiplerinin profesyonel takibi sayesinde, kaçan cipin önü kesilerek zorla durduruldu. Sürücü kapısı açıldığında, ekipler şaşkınlık yaşadı. Direksiyon başında, ehliyeti dahi olmayan, henüz çocuk yaştaki 15 yaşındaki Y.A. vardı.

    150 BİN LİRAYA YAKIN CEZA

    Yaptığı tehlikeli hareketler, polise mukavemet ve trafik ihlalleri zinciri, Y.A.’ya çok ağır bir faturaya mal oldu. 15 yaşındaki ehliyetsiz sürücüye, ehliyetsiz araç kullanmak, polisin dur ihtarına uymamak, tehlikeli drift manevraları yapmak, ters yönde seyretmek ve resmi araca çarpmak suçlarından tam 150 bin liraya yakın idari para cezası uygulandı. Y.A., ifadesi alınmak üzere emniyet birimlerine teslim edildi.

  • BEN BİR PROJEYMİŞİM; İYİ Mİ? BİR DE SAĞLAM PARA ALMIŞIM ADAMLARDAN

    BEN BİR PROJEYMİŞİM; İYİ Mİ? BİR DE SAĞLAM PARA ALMIŞIM ADAMLARDAN

    2 hafta önce “2.Belediye Çarşısı, 55 Mülk Sahibi ve Burcu Köksal” başlıklı kaleme aldığımız yazımızı sayfamızın okuyucuları hatırlayacaktır. İlk sefer sayfamızla tanışan okuyucularımızda Gazete 3 Web Sitesinde şahsıma ait olan Yazarlar sayfasından bu yazıya rahatlıkla ulaşabilirler. Okuyucularımız iyi bilir. Her hafta salı sabahları yayınlanacak olan yazımın ön tanıtım ilanını her pazar akşamı sosyal medya hesaplarımdan yaparım. İlginç bir şekilde bu yazının ilanını, pazar akşamı yapmamla birlikte; korkunç bir telefon trafiğine maruz kaldım. Yüzde 100 dolu olan telefonumun şarjı bitene kadar yoğun bir telefon ve Whatsapp trafiğiyle mücadele ettim. Anlattığım bu yoğun telefon ve Whatsapp trafiği içinde bana o gün gelen 8-10 telefon görüşmesinden sadece bir telefon görüşmesine takılı kaldım. 2 haftadır aklıma geldikçe gülmeye devam ettiğim bu telefon görüşmesine takılma vaziyetim hala devam ediyor. Şimdi diyorsunuz ki bize de anlat da hep birlikte gülelim. Hadi buyurun.

    BEN ASLINDA BİR PROJEYMİŞİM; İYİ Mİ?

    Yukarıda bahsettiğim Pazar akşamı yeni yazı ilanını yayınladıktan sonra gelen yoğun telefonlardan birisinde bende kayıtlı olmayan bir telefon aradı beni. Kendisinin ismini tabi ki şimdi burada paylaşmayacağımı okuyucularım iyi bilir. Bende telefonu kayıtlı olmayan ama aslında tanıdığım üstat halimi hatırımı sorduktan sonra telefonda sıralamaya başladı ifadelerini. Konuşmasının başında bana; biz biliyoruz sen bir projesin aslında dedi. Yazdığın yazılar takip ediliyor, ilgi çekiyor, whatsap numaralarından paylaşım fazlalığı yapıyor, kendi yazı gündemin oluşuyor ve müspet-menfi sonuca ulaşıyorsun. Kesinlikle sen bir projesin dedi. Bende kendisine gülerek dedim ki, ne projesiymişim ben; Amerikan projesiymişim dedim. Sen gülüyorsun bu dediğime diyerek anlatmaya devam etti. Bakın konu nereye geldi..

    DEDİKODULAR KURULTAYLA BİTMİŞ BEN DEVREYE GİRMİŞİM

    2 Aralık Salı günü yayınladığımız “2.Belediye Çarşısı, 55 Mülk Sahibi ve Burcu Köksal” adlı yazının tanıtım ilanını; 30 Kasım Pazar akşamı, 55 Mülk Sahibi ve Burcu Köksal manşeti ve etiketiyle kendi sosyal medya hesaplarından yayınladım.. O gün CHP’ nin, Ankara’da Olağan Kurultayının son günüymüş meğerse. Aylardır Burcu Köksal, Ak Partiye geçecek, geçmeyecek dedikoduları parti meclisi listesinin ortaya çıkmasıyla birlikte o akşam son bulmuş. Çöpe atılmış ve bu dedikoduyu çıkaranların elinde patlamış. Ardından aynı akşam hızlı bir şekilde aslında sözde PROJE olan ben tarafından, 55 Mülk Sahibi ve Burcu Köksal konulu tanıtım ilanı ile başka bir algı devreye sokulmak istenmiş. Baksanıza ben neymişim ya. Vallahi-Billahi korktum kendimden.

    ARADAKİ AYRACI GÖRSE SORUN YOK

    İşin garip, komik ve gerçek tarafı şu.  Tanıtım ilanında belirttiğim “55 Mülk Sahibi ve Burcu Köksal” cümlesini bu üstat aradaki “ve” kelimesini görmeyerek ya da görmek istemeyerek “55 Mülk Sahibi Burcu Köksal” diye okumuş ve algılamış, iyimi? Sözde PROJE olan ben, Burcu Köksal’ın, Ak Partiye geçiş dedikoduları bittikten sonra 55 Mülk Sahibi Burcu Köksal diye bir algı operasyonunu başlatmışım. Ne zaman tetikçi kalemşor gazeteci olduysam onu da bilmiyorum tabi. Aslında bu üstat manşeti kendi görmek istediği gibi okumasa, sakince okuma kabiliyetini göstermiş olsa 55 Mülk Sahibi ve Burcu Köksal cümlesindeki “ve” ayracını görecek, kavrayacak ve anlayacak ama yok istediği gibi göreceği için yapacak bir şeyde yok. Sevgili üstada dilimin döndüğü kadar takıldığı yeri anlattıktan sonra kendisi ben dikkat etmedim tekrar bakayım diyerek kapattı telefonu ve bir daha da aramadı. Sanırım tanıtım ilanında belirttiğimiz “ve” ayracını buldu, okudu ve tespit etti ŞÜKÜR

    KÖRÜ, KÖRÜNE HER ZAMAN İYİ DEĞİLDİR

    Bir partili olarak kendi partisinden olan bir Belediye Başkanını sonuna kadar desteklemek şüphesiz güzel bir davranıştır.  Ama bu destek kesinlikle körü, körüne olmamalı bence. Körü, körüne olursa bir şeyi okurken gözler bir anda şaşı olabilir, kamaşabilir ya da aradaki iki harflik bir kelimeyi eksik gösterebilir gözler sana sevgili üstat. Diğer organlarımız gibi gözler de önemlidir. Göz sağlığını, körü körüne bir parti uğruna yanlış kullanarak yormana gerek yok bence. Bu arada sevgili üstat, hiçbir zaman sayfamda Afyonkarahisar içi siyasete girmediğimi hatırlatayım. Bana bahsettiğin dedikodular ile ilgili bir tek yazı bile yazmadım ben. Çünkü siyaset yazısal ilgi alanım içinde değil. Uzun lafın kısası şu. Ben Burcu Hanım hakkında Belediye Başkanlığını ilgilendiren konuları ara ara sayfamda kamuoyu adı ve ricasıyla yazıyor ve gündeme getiriyorum. Herkesin bildiği bu noktayı lütfen artık sende bilirsen mutlu olurum. Umarım artık benim bir proje olmadığıma bu yazıdan sonra sende ikna olmuşsundur sevgili üstat. Yine de Proje kardeşinden selamlar sana.

    GELELİM ADAMLARDAN SAĞLAM PARA ALMA KONUSUNA

    Geldi mi arka arkaya gelir diye bir tabir vardır; bilirsiniz. Aynı o hesap. Yukarıda bahsettiğim 2 Aralık’ta yayınladığımız yazının gününde, bizim mahalleden yani basın mahallesinden iki ermiş dostum beni arayarak şunu dedi bana. “Abi, 2. Belediye çarşısındaki 55 esnaftan bu yazı için kaç para aldın hele diğeri ise afyon usulü dene döküldü mü dene abi bu yazıdan sana dedi.”  İşin garip yanı daha gençler. Emekli olsalar da gazeteciliği bıraksalar diyeceğim ama öyle bir şansımda yok aksine. Sevgili iki meslektaş arkadaşım; parayla haber yapılmaz, köşe yazısı yazılmaz. Sizlerin para karşılığında övme ya da dövme noktasındaki habercilik anlayışınız gelişmiş olunca; her okuduğunuz haberde gözlerinizde 200 TL’lik banknotlar oluşması gayet normaldir. 2.Belediye çarşısı esnaflarının dükkânları, atölyeleri, işletmeleri yıkılmış, insanlar 2-3 yıldır mağdur. Belediye Başkanı Burcu Köksal ve Belediye Meclisi sesimizi duysun bizi çağırsın; 10 dakika konuşma hakkı versin, bizler her türlü görüşme zeminine hazırız demişler…  Bende bunun üstüne çıkıp bana dene verirseniz olur diyeceğim. Öylemi?  Doğup büyüdüğüm Eskişehir’den, Afyonkarahisar’a geldiğim tam 26 yıl olmuş. Bu zamana kadar bu şehirde, sizin kafanızda gazetecilik yapmamayı bana nasip etmeyen; ALLAH’IMA İNANIN SONSUZ HAMD VE ŞÜKÜRLER OLSUN.

    ŞİMDİDEN BİR ÖMÜR BOYU MUTLULUKLAR DİLİYORUM

    Afyonkarahisar’da çok sevdiğim, zeytin tüccarlığı yapan ve bir süre önce vefat eden değerli bir abim Rahmetli Yusuf Kaya’nın oğlu İhsan Kaya’nın söz ve nişan törenine katıldım. İhsan, babasının erken ölümü ile tüm işleri ve ailenin yükünü yüklenen yüreğini ve azmini takdir ettiğim genç tüccarlardan birisi. Şimdiden kendisine İlerleyen yakın aylarda bir ömür boyu birlikteliğe evet diyecekleri nişanlısı Kezban Uçmak ile mutluluklar diliyorum. Bu vesileyle, Rahmetli Yusuf Kaya’yı bu vesileyle tekrar anıyor; başta eşi Fatma Kaya ayrıca Hasan ve Hatice Uçmak’a bu güzel aile birlikteliğinin hayırlı olmasını dileyerek Allah torun sevdirmeyi nasip etsin diyorum. Bu arada nişan töreninde bir süredir görmediğim Özerler Ailesinden sevgili Rıfat Özer’i görme fırsatım oldu. EKONOMİA Sayfası okuyucuları adına Sevgili İhsan ve Kezban’a mutluluklar diliyorum. Yolunuz ve bahtınız açık olsun.

  • (Video) Cumhurbaşkanı Erdoğan: Biriz, beraberiz, kardeşiz, hep birlikte Türkiye’yiz

    (Video) Cumhurbaşkanı Erdoğan: Biriz, beraberiz, kardeşiz, hep birlikte Türkiye’yiz

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki Kabine Toplantısı’nın ardından millete seslendi.

    Ulaştırmadan güvenliğe kadar pek çok konuyu görüştükleri bir kabine toplantısını daha tamamladıklarını belirten Erdoğan, toplantının ve aldıkları kararların ülke, millet ve tüm insanlık için hayırlar getirmesini diledi.

    Orhun Kitabeleri’ndeki “Bir şey yufka iken delmek kolaymış. İnce olanı koparmak kolay. Yufka kalın olursa onu delmek zor. İnce yoğun olursa kırmak zor imiş.” ifadelerini aktaran Erdoğan, şunları kaydetti:

    “86 milyon birlik ve beraberlik içinde, birbirimizden güç ve cesaret alarak hamdolsun her alanda büyük bir atılım halindeyiz. Dünyada, merkezinde bölgemizin olduğu sancılı bir dönüşüm yaşanırken, Türkiye olarak belirlediğimiz hedeflere doğru adım adım kararlılıkla ilerliyoruz. Milletçe hep beraber güzel günlere her gün biraz daha yaklaşmanın umudunu ve heyecanını yaşıyoruz. Önümüze çıkan engeller ne kadar büyük olursa olsun, Allah’ın izniyle bunları aşacak iradeye, azme ve cesarete fazlasıyla sahibiz. Tarihi tecrübelerimizden özellikle aldığımız güç ile bizi güçlü kılan, bizi dirayetli kılan Türk, Kürt, Arap, Laz, Çerkes, Sünni, Alevi fark etmeksizin birbirimize olan sarsılmaz bağlılığımızdır. Her zaman söylediğim gibi biriz, beraberiz, kardeşiz. Hep birlikte Türkiye’yiz. Bunu kimsenin bozmasına, kimsenin dinamitlemesine izin vermeyeceğiz. Kimi zaman kadınları kimi zaman Alevi canlarımızı kimi zaman Kürt kardeşlerimizi hedef alan hadsiz söylemler karşısında nefret siyasetine prim vermeyecek, tam tersine birbirimize daha sıkı kenetlenecek, kardeşliğimizi yüceltmenin yollarını arayacağız.”

    “Ülkemize ve milletimize zarar gelmesine izin vermedik”

    Mevlana’dan aldıkları ilhamla toprağa sevgiden başka hiçbir tohum ekmediklerini dile getiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bundan sonra da ne bu topraklara ne de bölgemize sevgiden, iyilikten, güzellikten, merhametten başka tohum ektirmeyeceğiz. Her zaman kucaklayıcı olacağız. Kimsenin dünya görüşüne, yaşam tarzına, ideolojisine bakmadan 86 milyonun ebedi kardeşliğini büyütecek, muhabbetimizi, dayanışmamızı büyütecek, ekmeğimizi, aşımızı büyütecek, milletimizle birlikte bölgemizdeki tüm kardeşlerimizin refahını, huzurunu, barış ve istikrarını büyütecek, yolumuza bu anlayışla devam edeceğiz.”

    Hangi siyasi partiden olursa olsun kendisini izleyen ve dinleyen tüm vatandaşlara seslenen Erdoğan, “Hiç endişeniz olmasın. Muhalefetin iş bilmezliğine bakıp asla umutsuzluğa kapılmayın. Emanetiniz emin ve ehil ellerdedir. Liyakatli kadrolar Türkiye’de iş başındadır. 23 yıldır sizin emanetinize hamdolsun zerre miskal gölge düşürmedik. En zorlu badirelerin bile üstesinden gelmeyi hamdolsun başardık. Hiçbir şart altında ülkemize ve milletimize zarar gelmesine izin vermedik. Bundan sonra da sizin emanetinize gözümüz gibi bakmayı sürdüreceğiz.” diye konuştu.

    “Asla yorulmuyor, kesintisiz bir şekilde çalışıyoruz”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, halka hizmetin Hakk’a hizmet olduğu düsturuyla gece gündüz demeden, ülke ve millet için koşturmaya devam ettiklerini belirterek, şöyle devam etti:

    “Millete hizmet yolunda, medeniyetimizi güçlendirme yolunda sınır tanımıyor, asla yorulmuyor, kesintisiz bir şekilde çalışıyoruz. Son kabine toplantımızdan bu yana yine sizin için, 86 milyonun huzur ve esenliği için gecemizi gündüzümüze kattık. 2 Aralık’ta eğitim ve staj dönemlerini başarıyla nihayete erdiren 712’si hakim, 492’si cumhuriyet savcısı, 147’si idari hakim olmak üzere toplam 1351 yeni yargı mensubumuzun atamasını gerçekleştirdik. Kendilerini tebrik ediyor, adaletin tecellisi yolunda ortaya koyacakları çabalar için her birine şimdiden teşekkürlerimi iletiyorum.”

    Hükümet olarak adalet teşkilatını gerek insan kaynağı gerekse fiziki ve teknik altyapı bakımından sürekli güçlendirdiklerini vurgulayan Erdoğan, “Son 23 yılda adalet personeli sayımızı 26 bin 274’ten 95 bin 224’e, hakim ve savcı sayımızı ise 9 bin 349’dan 26 bin 803’e ulaştırdık. Aynı dönemde müstakil adliye binalarımızın sayısını 78’den 391’e çıkardık. Adli ve idari yargıdaki mahkemelerimizin sayısını önemli ölçüde artırdık.” ifadelerini kullandı.

    “AİHM kararlarına uyma oranımız yüzde 90”

    Türkiye’nin yargıdaki dosyaların kapatılma sürelerini kısaltıp, bu alanda birçok Avrupa ülkesini geride bıraktığına dikkati çeken Erdoğan, şu değerlendirmede bulundu:

    “Aynı şekilde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarına uyma oranımız yüzde 90 ile Avrupa Konseyine üye ülkelerin çok üzerindedir. İhlal kararlarına ilişkin oranlarda da yüzde 1,09 ile Konsey’e üye ülkelerin ortalama ihlal oranından daha düşük bir seviyedeyiz. İnşallah bunu daha da aşağı çekeceğiz. Türkiye’yi bu konuda acımasızca eleştirenlerin AİHM kararlarını yıllardır uygulayamayan birçok ülke ile ilgili seslerini çıkarmadıklarını görüyoruz. Yine bu çevreler Gazze soykırımında 270 gazeteciyi katleden İsrail’in sözde Basın Özgürlüğü Endeksi’nde Türkiye’nin ve Filistin’in önünde olmasına hiçbir tepki göstermiyor. Bu çarpık tabloda hiçbir sorun, sıkıntı görmüyor. Fakat söz konusu Türkiye olunca bakıyorsunuz hakkaniyet kayboluyor, objektiflik ortadan kalkıyor, nesnelliğin yerini ideolojik at gözlükleri alıyor. Biz elbette bunlara aldırmayacağız. Adalet teşkilatımızı güçlendirmeye kararlılıkla devam edeceğiz.”

    “Bugün 520 binden fazla vatandaşımız evde bakım hizmetlerinden istifade ediyor”

    4 Aralık’ta Dünya Engelliler Günü Buluşması vesilesiyle engelliler ve kıymetli aileleriyle bir araya geldiklerini ifade eden Erdoğan, programda çalışmalarıyla öne çıkan kurumlara erişilebilirlik ödüllerini takdim ettiklerini söyledi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, engelli vatandaşların hayat yolculuklarında önlerine çıkan bariyerleri aşmaları için tüm imkanları seferber ettiklerini anımsattı.

    Kamudaki engelli memur sayısını, 2002’den bugüne, 15 kattan fazla artırarak 83 bine ulaştırdıklarını, sosyal yardım ve destek hizmetlerini etkin bir şekilde devreye aldıklarını vurgulayan Erdoğan, “23 sene önce evde bakım hizmetlerinden yalnızca 5 bin kişi yararlanıyordu. 100 katın üzerinde bir artışla bugün 520 binden fazla vatandaşımız evde bakım hizmetlerinden istifade ediyor.” ifadelerini kullandı.

    Erdoğan, hukuki ve idari düzenlemelerle, işverenlere sağladıkları teşviklerle, devlet olarak hayatın her sahasında engelli vatandaşlara dönük hizmet ve destekleri devam ettireceklerini belirtti.

    “Birbirimizi elbette eleştireceğiz ama kırıcı ve yıkıcı da olmayacağız”

    5 Aralık’ta “Kadınla Yükselen Şehirler” temasıyla tertip edilen Uluslararası Yerel Yönetimlerde Kadın Zirvesi’ne iştirak ettiklerini anlatan Erdoğan, şunları söyledi:

    “Ülkemizin yanı sıra dünyanın dört bir yanında başarılarıyla temayüz etmiş hanım kardeşlerimizin katıldığı zirvede çok önemli meseleler ele alındı. 5 Aralık aynı zamanda ülkemizdeki kadınların seçme ve seçilme hakkını elde edişinin 91. yıl dönümüydü. AK Parti olarak kadın haklarının tam ve etkin şekilde kullanılması için göreve geldiğimiz ilk günden itibaren devrim niteliğinde adımlar attık. Eğitim görme ve seçilme hakkı başta olmak üzere anayasamızda kayıtlı hak ve özgürlükleri yasaklarla, baskılarla ayrımcı uygulamalarla ellerinden alınan hanım kardeşlerimizin önündeki engellerin tamamını ortadan kaldırdık. Tek parti döneminin kötü mirasını, 28 Şubat zihniyetinin utanç lekelerini bir daha geri gelmemek üzere tarihin çöp sepetine yolladık.

    Bu vesileyle, bütçe görüşmeleri esnasında partimizin grup başkanvekiline yönelik, ana muhalefet partisi milletvekilinin edep sınırlarını aşan çirkin ifadelerini esefle karşıladığımızı burada ifade etmek istiyorum. Grup başkanvekilimiz şahsında kadın milletvekillerine ve gazi Meclis’e yapılan saygısızlığı şiddetle kınıyorum. Siyasette nezakete herkes dikkat etmeli, siyasetin seviyesini düşürecek bu tür yakışıksız ifadelerden uzak durulmalıdır. Milleti temsil edenler evvel emirde millete örnek olacak bir siyasi üsluba sahip olmalıdır. Polemiklerin ve atışmaların sertleştiği bütçe maratonunda herkesten üslup noktasında biraz daha özenli davranmalarını önemle rica ediyorum. Birbirimizi elbette eleştireceğiz ama kırıcı ve yıkıcı da olmayacağız.”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün vefat haberini derin bir teessürle öğrendiği Manisa Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay’a Allah’tan rahmet, Durbay’ın ailesi, yakınları, CHP camiası ve Manisa halkına başsağlığı diledi.

    Macaristan ile 10 milyar dolar ticaret hedefi

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, 8 Aralık’ta Türkiye-Macaristan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi’nin 7. Toplantısı vesilesiyle Macaristan Başbakan Viktor Orban ve heyetini İstanbul’da ağırladıklarını dile getirdi.

    Toplantılar neticesinde ilişkileri bir üst noktaya taşıyacak 16 anlaşmanın imzalandığını anımsatan Erdoğan, “6 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine ulaşmamıza çok az kaldı. Sayın Orban ile bu rakamı 10 milyar dolara yükseltmeyi hedefliyoruz. Macaristan, Türk Devletleri Teşkilatı’nın çalışmalarına da çok önemli katkılar yapıyor. Mayıs 2025’te Budapeşte’de düzenlenen gayri resmi zirve Avrupa Birliği sınırları içerisinde yapılan ilk Türk Dünyası Zirvesi olarak tarihe geçti.” diye konuştu.

    “Uluslararası toplum ve kuruluşlar, sorunları çözmek yerine seyretmiştir”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, 9 Aralık’ta Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin kabul edilişinin 77. yıldönümü münasebetiyle düzenlenen İnsanlık İçin Güçlü Türkiye programına katıldıklarını vurguladı.

    1948’de ilan edilen bu önemli belgedeki ilke ve değerlerin insan merkezli medeniyet mimarisinin tam kalbinde yer aldığına dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti:

    “İnsanı yaratılmışların en şereflisi olarak gören inanç ve kültür değerlerimiz, milletimizin insana odaklanmasını asıl yatırımı insana yapmasını, dünyaya hak, adalet ve merhamet penceresinden bakmasını adeta zorunlu kılmıştır. Bölgemizde son yıllarda patlak veren çatışmalara baktığımızda yaşam hakkı başta olmak üzere beyannamenin ayaklar altına alındığını görüyoruz. İsrail’in Gazze’de 2 yıl boyunca tüm dünyanın gözleri önünde pervasızca işlediği savaş ve soykırım suçları bunun en somut delilidir. Aynı şekilde komşumuz Suriye’de Baas rejimi 13,5 sene boyunca kimyasal saldırılardan işkencelere varıncaya kadar insan haklarına ilişkin ne kadar kural, kaide, değer, ilke, norm varsa hepsini ihlal etmiştir. Uluslararası toplum ve kuruluşlar, dünyanın farklı yerlerinde meydana gelen bu ihlallerin önüne geçememiş, sorunları çözmek yerine sadece seyretmiştir. Türkiye, devleti ve milletiyle Gazze’de, Suriye’de, Somali’de, Yemen’de, Libya’da, hülasa kan ve gözyaşıyla ıslanmış bölgelerin tamamında barış ve hakkaniyet odaklı çalışmalarıyla dünyaya insan hakları dersi vermiştir. İnşallah bu şekilde de yola devam edeceğiz.”

    “Türkmen kardeşlerimizle işbirliğimizi gelecekte daha da güçlendireceğiz”

    Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonunun (TİSK) 29. Olağan Genel Kurulu’na iştirak ettiklerini anımsatan Erdoğan, gerek çalışma barışı gerekse sosyal diyaloğun oluşması ve sürdürülmesinde aktif sorumluluk üstlenen TİSK camiasına teşekkür etti.

    TİSK Genel Kurulu’nun ardından, Türkmenistan’ın Daimi Tarafsızlığını İlanının 30. Yıl Dönümü etkinliklerine katılmak üzere Aşkabat’a gittiklerini hatırlatan Erdoğan, Türkmenistan ile ortak tarih, dil, din ve kültüre dayanan münasebetlerin karşılıklı saygı ve müşterek menfaat temelinde her geçen gün güçlendiğini vurguladı.

    İş insanlarının Türkmenistan’ın bağımsızlığından bu yana 55 milyar dolar tutarında, bini aşkın projeyi başarıyla tamamladıklarını aktaran Erdoğan, halihazırda firmaların 10 milyar dolar büyüklüğünde 19 projeyi başarıyla yürüttüğünü söyledi.

    Erdoğan, 2024 yılında 2 milyar doları aşan ikili ticaret hacmini 5 milyar dolara yükseltmenin gayreti içinde olduklarını dile getirdi.

    Türkmenistan’da, Türkmenistan Milli Lideri ve Halk Maslahatı Başkanı Gurbangulu Berdimuhammedov ve Türkmenistan Devlet Başkanı Serdar Berdimuhammedov’un yanı sıra Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile görüşmeler gerçekleştirdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkmen kardeşlerimizle işbirliğimizi gelecekte daha da güçlendireceğiz.” diye konuştu.

    “Tersanelerimiz, küresel gemi siparişlerinde 9’uncu sıraya yerleşti”

    Erdoğan, Kabine Toplantısı’nda Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının yatırımlarla ilgili kapsamlı bir sunumu olduğunu aktardı.

    “Türkiye’yi denizcilikte küresel aktör haline getirmek için yatırımlarımızı artırıyor, filomuzu büyütüyor, uluslararası işbirliklerimizi derinleştiriyoruz.” diyen Erdoğan, Türkiye’nin 2025’in ilk yarısında 53,1 milyon dedveyt ton kapasiteye ulaşarak, dünya deniz ticareti filo listesinde 10’uncu sıraya yükseldiğini söyledi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Dünyanın en fazla konteyner elleçleyen ilk 100 limanı arasında olan Ambarlı, Kocaeli, Tekirdağ ve Mersin limanlarımıza bu yıl ilk kez Aliağa Limanımızı da ekledik. 2025 sonu itibarıyla limanlarımızda elleçlenen yük miktarının 550 milyon tona ulaşmasını öngörüyoruz. Sayısını 85’e çıkardığımız tersanelerimiz, dünyanın dört bir yanından aldığı 61 gemi siparişiyle küresel gemi siparişlerinde 9’uncu sıraya yerleşti. Dünyanın en büyük tam elektrikli feribotu, ilk bataryalı tam elektrikli liman römorkörü, dünyanın ilk yüzer balık çiftliği ve Türk donanma tarihindeki ilk havuzlu helikopter gemisi gibi gurur projelerimizi tek tek hayata geçiriyoruz.

    Deniz dibi kıyı yapıları ve balıkçı barınakları tarama faaliyetlerimiz sürüyor. Bunun yanında ‘yol medeniyettir’ şiarıyla ulaştırma yatırımlarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. ‘Ne kadar çok yol yaparsak, trafik o kadar çok sıkışır’ diyen beceriksizler gibi olmadık. İktidarlarımız döneminde ulaştırma ve haberleşme altyapısına kamu olarak yaklaşık 300 milyar doların üzerinde yatırım yaptık. 6 bin 101 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol mesafemiz, 30 bin 14 kilometreye çıktı. 1714 kilometre olan otoyol uzunluğumuz 3 bin 796 kilometreyi buldu. Türkiye’yi hızlı trenle biz tanıştırdık. Toplam 2 bin 32 kilometre uzunluğunda hızlı tren ağı inşa ettik. Ayrıca 2 bin 971 kilometre uzunluğunda demir yolu ağını, toplam 10 bin 561 kilometre uzunluğunda elektrikli ve sinyalli hattı milletimizin hizmetine sunduk. 11 bin 668 kilometre uzunluğundaki demir yollarımızı komple yeniledik.”

    “Siyaseti millete hizmet vasıtası olarak gördük”

    Şehirlerin kent içi ulaşımını raylı sistemlerle donatarak rahatlattıklarını belirten Erdoğan, 12 şehre toplam 1033 kilometre uzunluğunda raylı sistem kazandırdıklarını, bunun 162 kilometresini İstanbul’da inşa ettiklerini söyledi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

    “Şimdi de başkentimiz için önemli bir adım atıyoruz. Yatırım Programı’na aldığımız Esenboğa Havalimanı Metro Hattı’nın inşasına 2026 yılında ‘Bismillah’ diyoruz. İlk etapta Kuyubaşı istasyonundan aktarma yapılarak planlanan hattı, Gar’dan başlayacak şekilde yeniden tasarladık. Toplam 36 kilometre uzunluğunda 12 istasyondan oluşacak Gar-Kuyubaşı-Esenboğa Havalimanı metro hattımızın yapımına önümüzdeki yıl başlamayı hedefliyoruz. Projemizin şimdiden Ankaralı kardeşlerimize hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum.

    Şurası bir gerçek ki halkın kaynakları hiç edilmediği, talan edilmediği, ona buna peşkeş çekilmediği takdirde bu şehre de bu ülkeye de ziyadesiyle yeter. Tabii bunun için öncelikle milletin verdiği yetkiye emanet nazarıyla bakmak ve ona ihanet etmemek gerekiyor. Biz siyasi hayatımız boyunca da 23 yılı deviren iktidarlarımız boyunca da iğne ucu kadar dahi olsa emanete leke bulaştırmamaya hassasiyet gösterdik. Siyaseti bir ikbal kapısı, rant kapısı olarak değil, millete hizmet vasıtası olarak gördük. İnşallah son nefesimize kadar bu istikamet üzere olmaya devam edeceğiz. Rabb’im bizi millete ve memlekete hizmet yolundan ayırmasın diyorum.”

    Erdoğan, Kabine Toplantısı’nın Türkiye için hayırlara vesile olmasını temenni etti.

  • Bahçeli: Türk dili; millet olma şuurunu besleyen temel sütundur

    Bahçeli: Türk dili; millet olma şuurunu besleyen temel sütundur

    Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 15 Aralık Dünya Türk Dili Ailesi Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı.

    Bahçeli, 15 Aralık Dünya Türk Dili Ailesi Günü’nün, kökleri mazinin derinliklerine uzanan ve istikbale yönelen büyük Türk milletinin ortak hafızasını, irfanını ve tarihsel yürüyüşünü idrak etmeye imkân sunan müstesna bir gün olduğunu vurguladı. Türk dilinin millet olma şuurunu besleyen, tarih bilincini canlı tutan ve kültürel sürekliliği sağlayan temel bir unsur olduğuna dikkat çeken Bahçeli, Altaylardan Balkanlara, Hazar Havzası’ndan Akdeniz’e uzanan geniş coğrafyada Türkçenin taşıdığı anlam dünyasının birlik fikrini pekiştiren, dirliği esas alan ve kardeşlik hukukunu muhafaza eden bir medeniyet tasavvurunu yansıttığını ifade etti.

    Bahçeli’nin açıklaması şöyle:

    15 Aralık Dünya Türk Dili Ailesi Günü; kökü mazinin derinliklerine uzanan, istikbale yönelen büyük Türk milletinin müşterek hafızasını, irfanını ve tarihsel yürüyüşünü idrak etmeye imkân sunan müstesna bir gündür.

    Türk dili; millet olma şuurunu besleyen, tarih bilincini diri tutan ve kültürel sürekliliği temin eden temel sütundur. Altaylardan Balkanlara, Hazar havzasından Akdeniz’e uzanan geniş coğrafyada Türkçenin taşıdığı anlam dünyası; birlik fikrini pekiştiren, dirliği esas alan ve kardeşlik hukukunu muhafaza eden bir medeniyet tasavvurunu yansıtmaktadır. Bu itibarla, Türkçenin tarihsel derinliğini ve ifade kudretini tahkim etmek; onu yozlaşmadan, yabancılaşmadan ve anlam kaybından uzak tutarak gelecek nesillere güçlü, sahih ve köklü bir miras halinde intikal ettirmek, kültürel sürekliliğin teminatı olmanın yanında milli varlığın korunmasına yönelik stratejik bir sorumluluk mahiyeti taşımaktadır. 15 Aralık Dünya Türk Dili Ailesi Günü vesilesiyle; Türk diline emek veren ilim insanlarını, münevverleri ve gönül erlerini selamlıyor; Türk milletinin diliyle, kültürüyle ve ülküsüyle ilelebet var olmasını Yüce Allah’tan niyaz ediyorum.