Kategori: Afyon

  • SON DAKİKA! Afyonkarahisar’da Servis Aracı Kamyonetle Çarpıştı: 14 Kişi Yaralandı

    SON DAKİKA! Afyonkarahisar’da Servis Aracı Kamyonetle Çarpıştı: 14 Kişi Yaralandı

    Kaza, Bolvadin ilçesindeki Eski Belediye Kavşağı’nda gerçekleşti. Sürücüleri henüz öğrenilemeyen öğrenci servis aracı ile kamyonet, kavşak üzerinde çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle araçlarda bulunan 14 kişi yaralandı.

    Kazayı görenlerin ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda sağlık, polis ve itfaiye ekibi sevk edildi. Ekipler, kısa sürede olay yerine ulaşarak yaralılara ilk müdahaleyi yaptı. Yaralılar, daha sonra ambulanslarla alınarak tedavi edilmek üzere çevredeki hastanelere kaldırıldı.

    Yaralıların Durumu Henüz Belirsiz

    Kaza ile ilgili detaylı inceleme başlatılırken, yaralıların sağlık durumlarına ilişkin henüz net bir bilgi paylaşılmadı.

  • ÖZEL HABER – Bölgenin en donanımlı hayvan hastanesi: AKÜ can dostlara 7/24 şifa dağıtıyor

    ÖZEL HABER – Bölgenin en donanımlı hayvan hastanesi: AKÜ can dostlara 7/24 şifa dağıtıyor

    7.600 metrekare kapalı, 21.000 metrekare açık alandan oluşan dev kampüste her tür hayvana özel muayene birimleri, hospitalizasyon alanları, yoğun bakım üniteleri ve ameliyathaneler bulunduğunu belirten Korkmaz, tüm tedavilerin alanında uzman öğretim üyeleri ve veteriner hekimler tarafından gerçekleştirildiğini ifade etti. Hastanede ortopedik cerrahi, tümör cerrahisi, hemodiyaliz, fizyoterapi, göz hastalıkları ve kardiyolojik tanı-tedavi gibi ileri düzey hizmetlerin sunulduğunu hatırlatan Korkmaz, “Aklınıza gelebilecek tüm hayvan hastalıklarının tanı ve tedavisi burada yapılmaktadır.” dedi.

    “PRATİK EĞİTİM VETERİNERLİKTE HAYATİ ÖNEME SAHİP”


    Afyon Kocatepe Üniversitesi Hayvan Hastanesi’nin yılın 365 günü, 7/24 kesintisiz hizmet verdiğini vurgulayan Korkmaz, “Gece üçte ya da sabah beşte fark etmez, canlarımızı güvenle getirebilirsiniz.” ifadelerini kullandı. Üniversite bünyesinde faaliyet göstermesinin ayrı bir avantaj sağladığını kaydeden Korkmaz, veteriner fakültesi öğrencilerinin en kaliteli pratik eğitimi bu hastane çatısı altında aldığını belirtti. Korkmaz, “Pratik eğitim veterinerlikte hayati öneme sahiptir. Öğrencilerimiz burada en uygun koşullarda bu eğitimi almaktadır.” şeklinde konuştu. Afyon Kocatepe Üniversitesi Hayvan Hastanesi, hem hayvanlara şifa sunuyor hem de geleceğin veteriner hekimlerini donanımlı şekilde yetiştirerek bölgeye değer katmayı sürdürüyor.

  • ÜNİDES’te 6. dönem başvuruları başladı

    ÜNİDES’te 6. dönem başvuruları başladı

    Afyonkarahisar’da AKÜ Genç Ofis ile AFSÜ Genç Ofis iş birliğinde sürdürülen ÜNİDES programı; üniversite öğrenci kulüplerinin faaliyetlerini güçlendirmeyi, gençlerin yoğun olarak bulunduğu eğitim alanlarında proje üretmelerini teşvik etmeyi ve genç ofislerin daha etkin kullanılmasını amaçlıyor. Program kapsamında üniversitelerin yönerge ve mevzuatlarına uygun şekilde onaylanmış tüm öğrenci kulüpleri; kapsayıcı, uygulanabilir ve sürdürülebilir projelerle başvuruda bulunabiliyor. Gençlerin sorunlarını çözmeye yönelik, yenilikçi ve katma değer üreten fikirler, ÜNİDES sayesinde hayata geçme fırsatı elde ediyor. Öğrenciler, programla ilgili detayları Gençlik Merkezleri ve Genç Ofislerden öğrenebilirken, Afyonkarahisar Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü yetkilileri gençlerin proje kültürü kazanmasına büyük önem verdiklerini belirterek ÜNİDES’in gençler için önemli bir fırsat olduğunu vurguladı. Başvuruların 6. dönem için başladığı ve son başvuru tarihinin 11 Şubat 2026 olduğu ifade edildi. Öğrenciler başvurularını ve program detaylarını genclikhizmetleri.gov.tr adresinden inceleyebilecek.

  • Özel Çocuklar, sporda buluştu

    Özel Çocuklar, sporda buluştu

    Toplumsal bilinç oluşturmayı, özel çocukların sosyal hayata daha güçlü katılımını desteklemeyi ve onların yaşam kalitesine katkı sağlamayı amaçlayan program yoğun ilgi gördü.

    Park alanında kurulan etkinlik stantlarında çocuklar; oyun, spor, ritim, sanat ve hareket aktivitelerine katılarak doyasıya eğlendi.

    Gençlik çalışanları, gönüllü gençler ve uzman eğitmenlerin eşlik ettiği programda özel çocukların enerjisi ve neşesi renkli görüntüler oluşturdu. Etkinliğe ailelerin de dahil edilmesiyle sıcak, samimi ve dayanışma dolu bir atmosfer ortaya çıktı.

    Yetkililer, bu tür etkinliklerin özel gereksinimli bireylerin özgüven gelişimine ve sosyal hayata katılımına büyük katkı sunduğunu vurguladı. Aileler ise hem çocuklarının keyifli bir gün geçirmesinden hem de bu özel günde bir araya gelerek paylaşım ortamı oluşmasından duydukları memnuniyeti dile getirdi.

    Program, özel çocuklar ve ailelerine verilen yemek ikramıyla sona erdi. İkram bölümünde birlik, sevgi ve farkındalık mesajları pekiştirildi. Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü yetkilileri, özel gereksinimli bireylerin hayatın her alanında aktif ve eşit şekilde yer alması için çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini belirtti.

  • “Okul sporları mı, para toplama kampanyası mı?”

    “Okul sporları mı, para toplama kampanyası mı?”

    Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından her yıl düzenlenen okul sporlarına bu yıl farklı branşlarda, üç yaş kategorisinde toplam 197 takım ve yaklaşık 2.500 öğrenci katılıyor. Demirkırkan, sağlık raporunun zorunlu olmasının normal olduğunu ancak bunun ücretinin ailelere ödetilmesini “kabul edilemez” olarak nitelendirdi: “Düzenlenen müsabakalara katılım için çocuklardan zorunlu sağlık raporu istenmesi çok doğal ve olması gereken bir durum. Ancak bunun bedelinin ailelerin sırtına yüklenmesi kabul edilemez. Sağlık raporunu almak için e- devlet üzerinden Sağlık Bakanlığına 250 tl zorunlu ücret yatırtılmasını anlamak mümkün değil. Sadece Afyonkarahisar’da yaklaşık olarak (2500×250) 625.000 TL tutarındaki para ailelerinde ceplerinden alınıyor. Konu sağlık olunca ailelere “zorunluluk”, çocukların spor yapma hakkı olunca ‘ücret’ dayatılıyor. Sporun yaygınlaşmasını teşvik etmesi gereken bir kurumun, çocuklar üzerinde maddi yük oluşturması kabul edilemez.”

    “SPORU TEŞVİK ETMESİ GEREKENLER SPORU ENGELLİYOR”


    Demirkırkan açıklamasında şunları söyledi: “Sormak istiyoruz: Her şey bitti de, devletimiz temel eğitimdeki çocuklarımızın parasına mı göz dikti? Bu organizasyon çocuklar için mi yapılıyor, yoksa aileleri ekonomik olarak zorlamak için mi? Sporu teşvik etmesi gereken bir kamu kurumu, çocukların spor yapma hakkını parayla mı sınırlandırır? Zaten geçim derdiyle boğuşan aileler, çocukları spor yapabilsin diye ekstra bir maddi yükün altına sokuluyor. Anayasada güvence altına alınmış olan spor yapma hakkı, fiilen parası olana mı tanınıyor? Parası olmayan çocuklar bu etkinliklerin dışında mı bırakılacak?”

    “SPOR LÜKS DEĞİL, HAKTIR”

    Söz konusu ücretin kaldırılması için çağrıda bulunan Demirkırkan, sağlık raporlarının ücretsiz verilmesi gerektiğini belirtti: “Buradan açıkça çağrı yapıyoruz: Bu uygulama derhal iptal edilmelidir. Çocukların sağlığı ticaret konusu yapılamamalı, okul sporlarında sağlık raporları ücretsiz sağlanmalı, çocukların spora erişimi parayla engellenmemelidir. Bu yanlıştan bir an önce dönülmesi için ilgilileri göreve davet ediyorum.”

  • Spor yatırımlarında yeni dönem başlıyor

    Spor yatırımlarında yeni dönem başlıyor

    Milletvekili Taytak, yatırımların hızlanması ve ihtiyaç duyulan yeni tesislerin sürece dahil edilmesi konusunda Afyonkarahisar’ın taleplerini ileterek; “Gençlerimizin geleceğine yapılacak her yatırımın arkasındayız. Şehrimizin spor altyapısını daha da güçlendirmek için çalışmaya devam edeceğiz. Sayın Genel Müdürümüze Afyonkarahisar ilimizin ilçe ve beldelerdeki bütün ihtiyaçlarımızı ilettik. Genel müdürümüz sağ olsun Afyonkarahisar’ımıza her zaman destek vermiştir. Gençlerimizin eğitime, spora, kültüre ve sosyal hayata erişimi onların yarınlarına yapacağımız en kıymetli katkıdır” dedi.

    Genel Müdür Süleyman Şahin, Afyonkarahisar ilinde sürdürülen projeleri yakinen takip ettiklerini, gerekli teknik çalışmalara başlanacağını ifade etti.

  • Erasmus+ projesi ile yeşil alanlarda spor altyapısı güçlenecek

    Erasmus+ projesi ile yeşil alanlarda spor altyapısı güçlenecek

    Proje; rekreatif spor faaliyetlerini güçlendirmek, toplumda spor bilincini artırmak ve yeşil alanların aktif kullanımını teşvik etmek amacıyla yürütülen önemli bir uluslararası iş birliği çalışması olarak öne çıkıyor. Program kapsamında, Afyonkarahisar’daki vatandaşların spora katılımını artırmaya yönelik yürütülen çalışmalar Macaristan’ın Budapeşte kentinde incelenecek. Burada gerçekleştirilen ulusal spor faaliyetleri, okul sporları ve rekreatif spor uygulamaları yerinde gözlemlenerek başarılı örneklerin ilimize uyarlanması hedefleniyor. Proje ekibi, inceleme ve araştırma çalışmaları doğrultusunda Ulusal Spor Faaliyetleri, Okul ve Rekreatif Spor Federasyonu tarafından hazırlanan program ve ziyaretlere katılıyor. Ekip ayrıca rekreatif spor alanları ile birlikte hentbol, atletizm, yüzme, basketbol ve fitness branşlarına yönelik tesislerde incelemelerde bulunacak.

  • KADEM’den anlamlı stant çalışması

    KADEM’den anlamlı stant çalışması

    Afet Farkındalık Meydanı’nda kurulan KADEM standı, hem ziyaretçilerin yoğun ilgisini gördü hem de vakfın kadın, aile ve toplumsal farkındalık alanındaki çalışmalarını tanıtma açısından önemli bir fırsat sundu. KADEM temsilcileri, gelen ziyaretçilere yürüttükleri projeler, eğitim faaliyetleri ve destek mekanizmaları hakkında bilgilendirme yaptı. Etkinlik süresince KADEM ekibi, özellikle engellilik konusunda toplumda farkındalığın güçlendirilmesine yönelik mesajlar verirken, sahada bulunan kurum ve sivil toplum kuruluşlarıyla yeni iş birliği fırsatlarına yönelik temaslarda bulundu. Bu görüşmelerin, ilerleyen dönemlerde ortak sosyal sorumluluk projelerine kapı aralaması bekleniyor. Program, farkındalık oluşturmanın yanı sıra toplumun tüm kesimlerini aynı amaç etrafında buluşturması bakımından takdir topladı.

  • Karahisar Kadın Platformu’nda görev devri

    Karahisar Kadın Platformu’nda görev devri

    Karahisar Kadın Platformu’nun aylık değerlendirme toplantısı, Kızılay Kadın Komisyonu Başkanı Zeynep Yaman’ın ev sahipliğinde düzenlendi. Toplantıda, Aralık ayına ilişkin faaliyet planı, iş birliği fırsatları, saha çalışmaları ve dönemsel hedefler ele alındı. Nazik ev sahipliği için Yaman’a teşekkür edildi. Toplantının kapanış bölümünde, platformun 4. Dönem Başkanı Yıldız Değer, görevini Yeşilay Kadın Komisyonu Başkanı Dr. Emine Ağtaş’a devretti. Görev süresi boyunca gösterdiği özverili çalışmalar ve katkılarından dolayı Yıldız Değer’e teşekkür edilirken, 5. Dönem Başkanı Dr. Emine Ağtaş’a yeni dönemde başarı dilekleri iletildi. >

  • “Enflasyonun sorumlusu engelliler değildir”

    “Enflasyonun sorumlusu engelliler değildir”

    Erdoğan, özellikle istihdam alanındaki yetersizliklere vurgu yaptı. Her EKPSS sınavına yaklaşık 200 bin engelli adayın katıldığını ancak yıllık istihdamın 1500 kişiyi bile geçmediğini hatırlattı. Kamu kurumlarında boş kalan engelli kadrolarının doldurulmamasının ciddi bir hak ihlali olduğunu belirten Erdoğan, “Her yıl en az 20 bin engelli ataması yapılmalı, engelli kotası %6’ya çıkarılmalıdır” çağrısında bulundu. Özel sektörde ise kotanın suistimal edildiğini söyleyen Erdoğan, bazı işletmelerin kağıt üzerinde sigortalı göstererek yasal yükümlülükten kaçtığını ifade etti. “Hem kamu hem özel sektörde istihdamın gerçek anlamda denetlenmesi şarttır” dedi.

    “SAVURGANLIKLA MÜCADELE EDİN, İSRAFI ÖNLEYİN”

    Açıklamada sosyal desteklerde yaşanan kayıplar da önemli başlıklardan biri oldu. Erdoğan, muhtaçlık aylıkları ve bakım desteklerinde aile gelirinin esas alınmasının binlerce kişinin yardım alamamasına yol açtığını belirtti. İhtiyaç için alınan araçların gelir sayılarak aylıkların kesilmesine tepki gösteren Erdoğan, “Sosyal devlet, bakıma ihtiyaç duyan her bireyin arkasında durmalıdır” diye konuştu. ÖTV muafiyetli araç alımının 10 yıla çıkarılması ve yerli üretim şartı gibi düzenlemelerin engelliler için büyük mağduriyet oluşturduğunu vurgulayan Erdoğan, sık sık değiştirilen rapor ve emeklilik yönetmeliklerinin de hak kayıplarına yol açtığını ifade etti. Engellilerin eğitimden erişilebilirliğe kadar çok yönlü sorunlarla mücadele ettiğini dile getiren Erdoğan, açıklamasını şu sözlerle noktaladı: “Enflasyonu düşürmek için engelli haklarını kısamazsınız. Savurganlıkla mücadele edin, israfı önleyin. Bizler de bu toplumun bir parçasıyız ve oy gücümüz var. Haklarımız geri verilmezse sesimizi yükseltmekten kaçınmayacağız.”

  • Polisten kalpten kalbe uzanan devriye

    Polisten kalpten kalbe uzanan devriye

    Serebral Palsi rahatsızlığı olan 14 yaşındaki Ercan Atmaca’nın ailesi, Bolvadin İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne başvurarak çocuklarının polis aracıyla gezmek istediğini belirtti.

    Bunun üzerine ekiplerin evinden alıp polis kıyafeti giydirdiği Ercan, polislerle birlikte devriye gezdi.

    Yürekleri ısıtan olayın ardından Afyonkarahisar İl Emniyet Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamada, “Afyonkarahisar İl Emniyet Müdürlüğü olarak engellerin sadece zihinlerde var olduğuna inanıyoruz. Biz, sadece huzur ve güvenliği sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda kalpten kalbe kurduğumuz bu bağlarla toplumumuzun gücünü artırıyoruz. Engelleri aşan azminizle gurur duyuyor; Ercan’a ve tüm özel bireylerimize sağlıklı, mutlu ve güven dolu bir yaşam diliyoruz” ifadelerine yer verildi.

    AFYONKARAHİSAR İL EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜNE BAĞLI EKİPLER ÖZEL BİR ÇOCUĞUN POLİS ARACIYLA GEZME İSTEDİĞİNİ YERİNE GETİREREK ÇOCUKLA BİRLİKTE DEVRİYE GEZDİLER. (ONUR DAL/AFYONKARAHİSAR-İHA)
    Afyonkarahisar’ın Bolvadin ilçesinde polis ekipleri, Serebral Palsi hastası 14 yaşındaki Ercan Atmaca’nın polis aracıyla gezme istediğini kırmayarak, devriye görevini Ercan ile birlikte gerçekleştirdi.
  • “Asgari ücret 33 bin TL olmalıdır”

    “Asgari ücret 33 bin TL olmalıdır”

    3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nü hatırlatarak sözlerine başlayan Çağlar, engelli bireylerin daha destekleyici sosyal politikalara ihtiyaç duyduğunu ifade etti. Merhum Genel Başkan Muhsin Yazıcıoğlu’nun engellilerin hakları için verdiği mücadeleyi hatırlatan Çağlar, “Engelli kardeşlerimize hem merkezi hükümetin hem de belediyelerin pozitif ayrımcılık noktasında daha fazla çalışma yapması gerekmektedir. Engelli bireylerin toplumsal hayata katılımını güçlendirmek ve ihtiyaçlarını daha iyi karşılayabilme Noktasında girişimler yapılmalıdır” dedi.

    “ZAM CEBE DEĞİL, DİREKT KİRAYA GİDİYOR”

    Gündemin en önemli konusu olan asgari ücretle ilgili güçlü eleştirilerde bulunan Çağlar, açıklanan tahmini artış oranlarının geçim şartlarını karşılamaktan uzak olduğuna dikkat çekti. “Asgari ücrete %25 zam demek sadece 5 bin TL artış demektir. Oysa 10 bin TL kira ödeyen bir vatandaşın kirası %36 artışla 14 bin TL oluyor. Zam cebe değil, direkt kiraya gidiyor. Geçen sene yaşanan %20’lik kayıp da eklenerek 2026 için en az %50 zam yapılmalı. BBP’ye göre asgari ücret 33 bin 50 TL olmalıdır” ifadelerini kullandı.

    “EMEKLİLERİN DURUMU ACİLEN DÜZELTİLMELİ”

    Emeklilerin geçim sıkıntısına da değinen Çağlar, mevcut maaşların temel ihtiyaçları karşılamaktan uzak olduğunu belirtti. “En düşük emekli aylığı 16 bin 800 TL. Emekliler için ise %20 civarında bir artış öngörülüyor. Yani bu artışla en düşük emekli maaşı 20 bin TL olacak. Hep söylüyoruz. Emekliler 2023 yılında kök maaş garabeti nedeniyle mağdur oldular.  Şu şartlarda en düşük emekli maaşı 30 bin TL seviyelerine getirilmelidir” dedi. Çağlar, Meclis’te üst düzey memurlara yönelik yapılan seyyanen zam düzenlemelerini ise sert ifadelerle eleştirdi: “Meclisimizin dar gelirli emeklilere, işçilere seyyanen zam yapması gerekirken en düşük 100 bin TL maaş alan üst düzey memurlara zam yapması büyük bir zulümdür. Böyle uygulamalarla ülkemizde KAST sistemi mi oluşturulmaya çalışılmaktadır. Böyle düzenlemeler ekonomik olarak zor zamanlardan geçen dar gelirli vatandaşlarımızın devletimize olan güvenini de sıfırlamaktadır.”

    BARZANİ TEPKİSİ: DEVLETE GÖVDE GÖSTERİSİ YAPMASINA İZİN VERİLMEMELİYDİ

    Basın toplantısının bir diğer başlığı ise Mesut Barzani’nin Şırnak’taki programa katılımı oldu. Çağlar, yapılan karşılama şeklinin kamuoyunda haklı bir tepki doğurduğunu belirterek, “Bu programda hem Barzani denilen aşiret reisine yapılan anlamsız övgüler, hem de sanki bir devlet başkanı gibi karşılama yapılıp, korumalarının tavırları Türk kamuoyunda tepkilere neden olmuştur. Daha dün Saddam’ın kimyasal silah saldırısından kaçıp Türkiye’ye sığınan ve bir astsubayımızdan randevu alabilmek için kapısında bekleyen baldırı çıplak aşiret reisi, bugün devletimize gövde gösterisi yapar hale gelmişse bu devletimizin gafilliği sebebiyledir. Bu olayda ihmali olan kim varsa haklarında soruşturma başlatılmalıdır” ifadelerini kullandı.

  • “Hayvancılık çökerse, Türkiye çöker”

    “Hayvancılık çökerse, Türkiye çöker”

    İYİ Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Muhammet Mısırlıoğlu, düzenlediği kapsamlı basın toplantısında Türkiye’nin ve Afyonkarahisar’ın gündemindeki en kritik meseleleri tek tek ele alarak sert değerlendirmelerde bulundu. Engellilerden emeklilere, tarımdan hayvancılığa, ekonomik krize, okulda yaşanan şiddet olayına ve eğitim kurumlarındaki iddialara kadar birçok başlıkta çarpıcı açıklamalar yapan Mısırlıoğlu, yetkilileri göreve davet etti.

    “BARZANİ’NİN SİLAHLI KORUMALARLA GELİŞİ DEVLETE SAYGISIZLIKTIR”

    Mesut Barzani’nin Türkiye’ye silahlı korumalarla gelişi hakkında konuşan Mısırlıoğlu, şu ifadeleri kullandı: “Mesut Barzani’nin Türkiye’ye silahlı korumalarıyla birlikte gelmesi, devletimizin egemenlik haklarına yapılmış açık bir saygısızlık ve diplomatik teamüllerin kaba bir şekilde ihlalidir. Bu ülkeye silah ancak Türk askerinin, Türk polisinin, Türk güvenlik güçlerinin eliyle girer. Bunun dışında bir tabloyu kabul etmek mümkün değildir.” Bu görüntülerin Türkiye’nin itibarına gölge düşürdüğünü söyleyen Mısırlıoğlu, bunun sadece bir protokol hatası değil, devlet ciddiyetini zedeleyen bir skandal olduğunu vurguladı.

    “EMEKLİYE %11 ZAM: ADALET Mİ, ALAY MI?”

    Enflasyon ve emekli maaşları konusuna da değinen Mısırlıoğlu, TÜİK’in açıkladığı enflasyon rakamlarını ve emekliye reva görülen zammı sert sözlerle eleştirdi: “Türkiye’de milyonlarca emekli, açlık sınırının altında kalan maaşlarla yaşam mücadelesi verirken hükümetin emekliye reva gördüğü %11 zam, ekonomik gerçeklerle değil; siyasi tercihlerle açıklanabilecek bir adaletsizliğin sonucudur. Enflasyon mutfakta %80’lerde, emekliye zam %11! Bürokrata 30 bin TL seyyanen zam, emekliye %11! Bu adalet değil, alaydır.”

    “TARIM ÇÖKÜYOR, ÜRETİCİ TÜKENİYOR, VATANDAŞ SOFRAYA ULAŞAMIYOR”

    Tarımın geldiği noktayı “alarm verici” olarak nitelendiren Mısırlıoğlu: “Türkiye’nin dört bir yanında tarlalar boş, çiftçiler umutsuz, üretim durma noktasında. Mazot, gübre, ilaç, tohum fiyatları katlanmış durumda. Çiftçi ektiğinden kazanamıyor, ekemeyen de tarlasına küsmüş durumda. Türkiye’de tarım bitme noktasına gelmiştir.” dedi. Gıda fiyatlarındaki fahiş artışın doğrudan üretimden kaçışla bağlantılı olduğuna dikkat çeken Mısırlıoğlu: “Çiftçi ekemezse millet yiyemez. Bu kadar basit. Tarım politikasını ithalat üzerine kurarsanız, hem üreticiyi bitirir hem vatandaşı sofraya hasret bırakırsınız” ifadelerini kullandı.

    “HAYVANCILIK BİLEREK ÇÖKERTİLİYOR”

    Hayvancılıkta yaşanan krizin tesadüf olmadığını söyleyen Mısırlıoğlu, İYİ Parti Milletvekili Turhan Çömez’in hastalıklı hayvan ithalatına ilişkin ortaya koyduğu belgeleri hatırlatarak: “Türkiye’ye getirilen hayvanların önemli bir bölümünün hasta, güçsüz ve taşımaya uygun olmayan şartlarda sevk edildiği, yüzlercesinin yolda telef olup denize atıldığı, şap hastalığının bu ithalatlar nedeniyle kontrolden çıktığı ortaya konmuştur. Bu sadece bir ihmal değil, tarım ve hayvancılığa karşı işlenmiş ağır bir suçtur.” dedi. Yerli üreticinin bitirilip, yabancı üreticinin zengin edildiğini vurgulayan Mısırlıoğlu: “Hayvancılık çökerse, köy çöker, üretim çöker, Türkiye çöker. Bu millet kendi hayvanını yetiştirebilecek güçteyken, başka ülkelerin çiftçisini zengin etmeye mecbur bırakılamaz. Bu düzen kabul edilemez.” şeklinde konuştu.

    İYİ PARTİ MİLLETİN YANINDA, BU DÜZENİN KARŞISINDADIR”

    Basın toplantısını Türkiye’nin genel gidişatına dair uyarı ve çağrıyla tamamlayan İYİ Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Muhammet Mısırlıoğlu: “Türkiye’de tarım bitiyor, hayvancılık çöküyor, emekli aç, asgari ücretli sefalete mahkûm ediliyor, şiddet toplumun her yanına yayılıyor, okullar bile güvenli değil. Ama ne olursa olsun susmayacağız. İYİ Parti milletin yanındadır, bu çöküş düzenine karşı mücadelemizi her platformda sürdüreceğiz.” sözleriyle mesajını net bir şekilde ortaya koydu.

    “ŞİDDET TOPLUMUN HER YANINI SARDI; ARTIK OKULLARA VE ÖĞRETMENLERE KADAR ULAŞTI”

    Mısırlıoğlu, Cumhuriyet Anadolu Lisesi Beden Eğitimi Öğretmeni Uğur Sevinç’in uğradığı saldırıyı hatırlatarak, “Beden Eğitimi Öğretmeni Uğur Sevinç, öğrenciler arasındaki kavgayı ayırmaya çalıştığı sırada şiddete uğramış, darp edilmiş, çenesi kırılmış ve devlet hastanesinde tedavi altına alınmıştır. Bir öğretmenin çenesinin kırıldığı bir ülkede, ‘şiddet yok’ diyemezsiniz. Bu münferit değil, toplumun her yanına yayılan şiddet ikliminin sonucudur.” sözleriyle tepkisini dile getirdi. Yetkililere şu çağrıda bulundu: “Bu olayın üzeri asla kapatılmamalı, sorumlular adalet önünde hesap vermelidir. Okullarda güvenlik protokolleri güçlendirilmeli, rehberlik ve psikolojik destek mekanizmaları acilen iyileştirilmelidir. Biz bu olayın takipçisi olacağız.”

  • “Gazetecilik, kamu hizmetidir”

    “Gazetecilik, kamu hizmetidir”

    Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Afyonkarahisar Bölge Müdürlüğüne Afyonkarahisar, Kütahya, Eskişehir ve Uşak illerinin bağlı olduğunu söyleyen Ülgen, “Teknolojinin gelişmesiyle dijital iletişim aygıtları da gelişti. Bizler bunları kullanıcı durumundayız. Dijital bir aygıtı kullanma becerisi edinme, dijital okuryazarlık olarak nitelendiriliyor. Çocuklar zaman zaman ödevlerini bu aygıtlar aracılığıyla yapabiliyorlar. Dijital aygıtlardan çocukları uzak tutmak mümkün değil. Onlara da dijital okuryazarlık bilgisini kazandırmalıyız. Yine hayattan kıdem almış büyüklerimize de bunu kazandırmamız önemli. Bunu her yaştan bireyin edinmesi gerekiyor. Bununla birlikte pandemi döneminde ortaya çıkan infodemi kavramı var. İnfodemi doğru ve yanlış bilginin hızlı bir şekilde yayılması demektir. Burada doğru bilgiyi seçmek dijital okuryazarlık sayesinde olur” dedi.

    YENİ MEDYA DEZENFORMASYONA YOL AÇIYOR


    Dezenformasyonun dijital teknolojilerle birlikte hızla yayılmaya başladığını kaydeden Ülgen, “Günümüzde yeni medya denilen bir kavram var. Eskiden bir haberin hazırlanması belli bir zaman alırdı. Şimdi, dijital mecralar aracılığıyla bir fotoğraf ve yazıyla yalan haber çok hızla yayılabiliyor. TCK’ya dezenformasyonla ilgili bir madde eklendi. Bir de CİB Bünyesinde Dezenformasyonla Mücadele Merkezi var. Bu Merkezin koordinasyonunda özellikle gençlere yönelik farkındalık eğitimleri oluyor. Aslında insanla birlikte dezenformasyon ortaya çıkmıştır diyebiliriz. Ancak teknolojiyle birlikte çok hızlı yayıldığı için günümüzde bu kavram daha da öne çıkmış durumda. Özellikle gençlerimizi sorgulayıcı ve haberin kaynağına yönlendiren bir bilinç kazandırmalıyız” şeklinde değerlendirmede bulundu.

    AFYONKARAHİSAR’DA 140 BASIN KARTI SAHİBİ GAZETECİ VAR

    Sorumlu yayıncılık anlayışı çerçevesinde Basın Kartı alan Gazetecilere dezenformasyonla mücadelede önemli görevler düştüğünü söyleyen Ülgen, “140 arkadaşımız Afyonkarahisar’da basın kartı sahibi. Bunların içinde hem sürekli basın kartı sahibi hem de göreve devam eden basın mensuplarımız var. CİMER’e ulaşan şikayetler bizim daire başkanlığımız tarafından yürütülüyor. Valiliğimizle ortaklaşa bu çalışmayı gerçekleştiriyoruz. CİMER, bilgi edinme ve dilekçe kanunu olmak üzere iki kavram üzerinde hizmet veriyor. Bizim için tüm vatandaşlarımızın başvuruları çok önemli. CİMER aracılığıyla vatandaş ile devlet arasında köprü vazifesi gören bir çalışma yürütülüyor. CİMER’e 2023 yılında 7 milyon başvuru yapılmış. Günden güne başvuru sayısı artıyor. CİMER hak arama yöntemlerini kolaylaştıran bir sistem. CİMER aracılığıyla vatandaşlarımız görüş ve önerilerini sunuyor. Aynı zamanda bilgi de edinebiliyorlar” dedi.

    “GAZETECİ BASIN ETİĞİNE UYMALI”

    Geleneksel medyanın tek taraflı etkileşim sunduğunu belirten Ülgen, “Şimdi dijital medya ile etkileşimlilik ortaya çıktı. Takipçiler yeni medya aracılığıyla sürece dahil olup, yorum ve düşüncelerini iletebiliyorlar. Gazetecilik sorumluluk gerektiren bir iş ve bir kamu hizmeti. Haberci kamu yararını düşünerek habercilik yapmalı. Basın özgürlüğü anayasa ve basın kanunu ile güvence altına alınmıştır. Bir Gazeteci bir haber aldığında basın etiğini unutmamalı. Bizler zaman zaman basın mensuplarımıza yönelik farkındalık eğitimleri veriyoruz. Bunun dışında dron eğitimleri, habercilikle ilgili teknik eğitimleri, fotoğraf eğitimleri de kurumumuz tarafından veriliyor. Basın yayın alanı sürekli gelişen bir alan. Gazetecilerimizin çağın gereklerine göre kendini yenilemesi açısından önemli diye düşünüyorum” diye konuştu.

    DEZENFORMASYONA MARUZ KALINMAMASI İÇİN NE YAPILMALI?

    Dezenformasyona maruz kalınmaması için bir haberle karşılaştığımızda doğrulama kontrolü yapılması gerektiğini kaydeden Ülgen, “Haberin kaynağını kontrol etmeliyiz. Bu bize ciddi bir fikir verir. Tık avcılığı için çarpıcı başlıklar atılabiliyor. Başlığı okuyup geçmemeliyiz. Haberin detayına bakmalıyız. Yazarın güvenilirliğini inceleyebiliriz. Arama motorlarından bu isimle ilgili bilgi toplayabiliriz. Haberin tarihini kontrol edebiliriz. Yeni mi eski mi olduğuna bakmalıyız. Haberi başka kaynaklardan da teyit etmeliyiz. Kendi görüşümüze yakın insanların yanı sıra farklı düşünen insanları da takip etmeliyiz. Buna dijital gettolaşma deniyor” dedi.

  • “Engel değil, engellenmek vardır”

    “Engel değil, engellenmek vardır”

    Özkara, “3 Aralık Dünya Engelliler Günü; engelli bireylerin toplumsal yaşamın her alanında sahip oldukları eşit hakları hatırlatan, farkındalık ve dayanışmayı güçlendiren önemli bir gündür. Bu gün, engellerin bedenlerde değil, toplumun bakış açısında ve zihniyetinde oluştuğunu bir kez daha göstermektedir. Engelli bireylerin sosyal yaşama, eğitime, istihdama ve kent hayatına tam, eşit ve bağımsız katılımının sağlanması; sadece kamu kurumlarının değil, toplumun tüm kesimlerinin ortak sorumluluğudur. Farkındalık, yalnızca 3 Aralık’ta hatırlanacak bir konu değil, her gün sürdürülecek bir çaba ve toplumsal bilinç meselesidir” dedi.

    “ÇALIŞMALARIMIZA KARARLILIKLA DEVAM ETMEKTEYİZ”

    Başkan Faruk Özkara, “Türkiye Sakatlar Derneği Afyonkarahisar Şubesi olarak bizler; engelli bireylerin haklarının korunması, yaşam kalitelerinin artırılması, erişilebilirlik standartlarının güçlendirilmesi ve engelsiz bir şehir oluşturulması için çalışmalarımıza kararlılıkla devam etmekteyiz. Derneğimiz, engelli bireylerin sesi olmayı, çözüm önerileri sunmayı ve toplumda duyarlılığı artırmayı görev edinmiştir. Bu anlamlı günde; tüm engelli bireylerimize sevgi, saygı ve dayanışma duygularımızı iletiyor, toplumun her kesimini empatiye, eşitliğe ve daha kapsayıcı bir gelecek inşa etmeye davet ediyoruz. Unutmayalım: ‘Engel değil, engellenmek vardır” ifadelerine yer verdi.

  • Emirdağ’da Türk Eğitim-Sen rüzgarı esti

    Emirdağ’da Türk Eğitim-Sen rüzgarı esti

    Ziyaretlerin ardından akşam saatlerinde düzenlenen 24 Kasım Öğretmenler Günü kutlama programı, çok sayıda eğitim çalışanının katılımıyla son derece canlı, neşeli ve birlik ruhunun hissedildiği bir atmosferde gerçekleşti. Yaklaşık 13 yıldır Emirdağ İlçe Temsilciliği görevini yürüten Yavuz Öztuncer, Türk Eğitim-Sen’e Şube Başkan Yardımcısı olarak daha fazla katkı sunabilmek amacıyla görevini devretti. İlçe Temsilciliği görevini ise Asaf Gören devraldı. Emirdağ’da Türk Eğitim-Sen bayrağını yıllarca başarıyla taşıyan Yavuz Öztuncer’e teşekkür edilirken, görevi devralan Asaf Gören’e başarı dilekleri iletildi. Programa katılarak destek veren Türk Eğitim-Sen Genel Başkan Yardımcısı Haydar Urfalı’ya da özel teşekkür sunuldu. Türk Eğitim-Sen, hak mücadelesinin adanmışlıkla yoğrulmuş bir sevda hikâyesi olarak bir kez daha Emirdağ’da güçlü bir şekilde hissedildi.

  • ATB ve AFSÜ TTO’dan iş birliği

    ATB ve AFSÜ TTO’dan iş birliği

    Protokol kapsamında; eğitim ve araştırma başta olmak üzere, ortak proje geliştirme, bilimsel yayın, kongre ve sempozyum gibi akademik ve bilimsel etkinliklerde iş birliği yapılacak. Taraflar, hem bölgesel kalkınmaya hem de bilimsel üretime katkı sağlamayı amaçlayan çeşitli program ve faaliyetleri birlikte yürütecek. İş birliği ile Afyonkarahisar’da üniversite-sanayi iş birliğinin daha da güçlenmesi ve ortak projeler sayesinde yenilikçi çalışmaların desteklenmesi bekleniyor.

  • Zabıta ekiplerinden kaldırım denetimi

    Zabıta ekiplerinden kaldırım denetimi

    Şehrin ana arterleri başta olmak üzere, yaya ve araç trafiğini engelleyecek şekilde kaldırım veya yollara duba, flama, kasa ve benzeri eşyalar koyan kişi ve işletmelere yönelik denetimler sıklaştırıldı. Zabıta ekipleri, vatandaşların güvenli şekilde yürüyebilmeleri için Kabahatler Kanunu gereği işlem uyguladı. Uygulamalar Karayolları Trafik Kanunu ve ilgili yönetmelik hükümleri çerçevesinde yürütülüyor. Yönetmelik gereğince, motorsuz araçlar dışındaki her türlü engelin belediye tarafından kaldırılabileceği belirtiliyor.

    AMACIMIZ DAHA DÜZENLİ BİR ŞEHİR

    Denetimlerin amacı, cezai işlemden ziyade şehrimizde yaya ve araç trafiğinin düzenli ve güvenli şekilde akışını sağlamak. Ekipler, tüm vatandaşlara ve esnafa, “kaldırımlar yayalarındır” prensibiyle hareket etmeleri çağrısında bulundu.

    ESNAF VE VATANDAŞLARIMIZA ÇAĞRIMIZDIR

    Afyonkarahisar Belediyesi’nden yapılan açıklamada, “Esnaflarımızın yaya ve araç trafiğini rahatlatmak maksadıyla satışa arz ettikleri malları ve malzemeleri yaya ve araç yollarına koymamaları, daha düzenli bir Afyonkarahisar trafiği ve vatandaşlarımızın güvenli geçişi için kurallara titizlikle uymaları önemle rica olunur” ifadelerine yer verildi.

  • Anahtar Parti’den Sandıklı ve Dinar’da görev değişikliği

    Anahtar Parti’den Sandıklı ve Dinar’da görev değişikliği

    Sandıklı İlçe Başkanı Fatih Mehmet Atasoy’un, yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle görevinden ayrılma talebi parti yönetimi tarafından kabul edildi. Atasoy’un partiye sunduğu katkılara teşekkür edilirken, sağlık durumunun bir an önce iyileşmesi temennisinde bulunuldu.

    Bu göreve, teşkilat çalışmalarına yeni bir dinamizm katacağı belirtilen Murat Koç atandı.

    Dinar’da ise İlçe Başkanı Servet Öztürk, yoğun iş temposu nedeniyle görevini sürdüremeyeceğini bildirerek ayrılma kararı aldı. Yerine yapılan değerlendirmeler sonucunda, ilçede siyasi çalışmaları güçlendireceği ifade edilen Av. Mustafa Işık görevlendirildi.

    Her iki ilçeye yönelik atama belgeleri, Sandıklı’da gerçekleştirilen toplantıda Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı Dr. Ali Çelik tarafından yeni başkanlara teslim edildi.

    Toplantıya İl Başkanı Üzeyir Aladağ, il yönetim kurulu üyeleri ve teşkilat mensupları da katıldı. Parti yönetimi, yapılan değişikliklerin birer “bayrak devri” niteliği taşıdığını vurgularken, atamaların teşkilat yapısını güçlendirme amacıyla gerçekleştirildiğini dile getirdi. Anahtar Parti’den yapılan açıklamada, yeni görevlendirmelerin Sandıklı ve Dinar’da parti çalışmalarına ivme kazandıracağı belirtildi.

  • “Ayranın ne kadar olduğundan haberiniz var mı?”

    “Ayranın ne kadar olduğundan haberiniz var mı?”

    Başkan Katırcı ziyaretin ardından yaptığı açıklamada, pazarda hem alışveriş yapan vatandaşlara hem de esnafa, fiyatların nasıl olduğunu, alım gücünün nasıl olduğunu sorduklarını belirtti ve “Biz bunları soruyoruz ama zaten tablo apaçık ortada. Bizler siyasi kürsülerde konuştuğumuzda söylediklerimiz asılsız değil, halkın sesidir. Halka bu sebepten dolayı soruyoruz: halkın derdi ne? Vatandaş ne yaşıyor, esnaf nasıl geçiniyor? Esnaf ürününü satamıyor, satmak için neredeyse zararına satacak fiyatla tezgaha koyuyor. Halk bu fiyatı fazla buluyor, alırken zorlanıyor. Halk sadece pazara para ayırmıyor – kirası var, elektriği var, faturaları var, geçim masrafları var. Ay sonu geldiğinde kredi kartı borcu birikmiş oluyor, vatandaş sürekli borçla yaşamak zorunda kalıyor” ifadelerini kullandı.

    “HALK TEPKİLİ, HALK SANDIĞI BEKLİYOR”


    İktidar yetkililerini eleştiren Katırcı, “İktidar partisi mensuplarının basın açıklamalarını okurken gerçekten hayret ediyoruz. ‘Bizi alkışlarla karşıladılar, esnafımız bize kucak açtı’ gibi ifadeleri hangi yüzle yazıyorlar bilmiyorum. Biz halka indik ve bu tablonun böyle olmadığını gördük. Gerçek bambaşka. Halk tepkili, halk sandığı bekliyor. Tabii halinden memnun olanlar da vardır fakat genel tabloya baktığınızda durum böyle değil. Çoğunluk mağdur, çoğunluk sıkıntıda. Halk artık doymak değil, beslenmek istiyor. Halk artık soğan ekmek değil, meyve de yemek istiyor. Halk artık Rize çayını makarnayla değil, ayranını etle yemek istiyor. Halk artık ay sonu kredi kartından harcamak yerine, kenara para koyup yatırım olarak altın alabilmek istiyor. İnsanımız geleceğine güvenle bakmak istiyor” dedi.

    “VATANDAŞIMIZ LAYIK OLDUĞU REFAHA KAVUŞMAK İSTİYOR”


    İktidara sorularda yönelten Başkan Katırcı, “Ayranın ne kadar olduğundan haberiniz var mı? Etin ne kadar olduğundan haberiniz var mı? Meyvenin ne kadar olduğundan haberiniz var mı? Bu fiyatlar karşısında halk nasıl yaşasın, nasıl geçinsin? Sizler, makam arabalarınızın, konvoylarınızın, sarayınızın masraflarını gidermek için yeni yeni vergiler üretirken, asgari ücret artmadan her şeye zam üzerine zam getirirken bu halk eziliyor. Sizler, çocuklarınızı yurtdışında okuturken bu halk ekonomik zorluklar sebebiyle çocuklarını üniversiteye yollayamıyor. Vatandaşımız layık olduğu refaha kavuşmak istiyor. Çocuklarına düzgün bir gelecek hazırlamak istiyor. Bu ülkede yaşayan herkes onurlu bir yaşam sürmek istiyor. Bunu sağlamak iktidarın görevidir. Eğer gerçekten mertseniz, 1 gün pazara gelin, basına açık bir ziyaret yapın. Eğer gerçekten mertseniz… Türk milleti bu dünyada haksızlıkların hesabını soracak. Allah, hakkı yenilen vatandaşların hesabını ahirette soracak” diye konuştu.

  • “Eğitimde şiddet alarm veriyor”

    “Eğitimde şiddet alarm veriyor”

    Başkan Köken, “Türkiye’nin eğitim sistemi, yıllardır süregelen yanlış politikaların ve liyakatsiz yönetim anlayışının sonucu olarak ciddi bir çöküş sürecine girmiştir. Bu çöküşün en acı, en sarsıcı yansıması ise okullarımızda artan öğretmene yönelik zorbalık ve şiddet olaylarıdır. Son dönemde Türkiye’nin dört bir yanında öğretmenlerimizin öğrenci saldırılarına, hakarete, tehditlere ve darp girişimlerine maruz kalması; artık sadece bir disiplin sorunu değil, ülkenin geleceğini tehdit eden milli bir güvenlik problemidir” dedi.

    “EĞİTİMDE OTORİTE KAYBOLDU, DİSİPLİN ÇÖKTÜ”

    Köken açıklamasını şöyle sürdürdü: “Okulların birer eğitim yuvası olmaktan uzaklaştığı, disiplinin zayıfladığı ve otorite boşluğunun büyüdüğü bir ortamda öğretmenlerin görev yapması her geçen gün daha zor hâle gelmektedir. Bugün yaşanan tablo; Öğretmenin saygınlığının sistematik biçimde aşındırılması, Ailelerin çocuk üzerindeki kontrolünün zayıflaması, Şiddetin sosyal medya üzerinden normalleşmesi, Rehberlik sisteminin yetersiz bırakılması, Okul yönetimlerinin baskı altında görev yapması gibi bir dizi yapısal sorunun birleşmiş halidir. Bu tabloya kayıtsız kalmak, gelecek nesilleri göz göre göre karanlığa bırakmak demektir.

    “ÖĞRETMENE SALDIRMAK ÜLKENİN GELECEĞİNE SALDIRMAKTIR”

    Bir öğretmenin darp edilmesi, bir öğretmenin tehdit edilmesi yalnızca bireysel bir saldırı değildir. Bu saldırı, Türkiye’nin eğitim sistemine, ahlakına, disiplinine ve toplumsal düzenine yönelmiş bir tehdittir. Buradan çok net ifade ediyorum: Öğretmenler sahipsiz değildir! Şiddetin bahanesi olmaz. Çocuklarımızı eğitim ortamında tehdit eden hiçbir davranış cezasız bırakılamaz.

    “BU EĞİTİM SİSTEMİ ALARM VERİYOR, TÜRKİYE’NİN GELECEĞİ TEHLİKEDEDİR”

    Eğitim sistemi çökerse, ekonomi de çöker, toplum da çöker, gelecek de çöker. Bugün geldiğimiz noktada; eğitim kalitesinin düşmesi, öğretmenin değersizleştirilmesi ve okullarda güvenlik riskinin artması; ülkenin geleceği için kırmızı alarmdır. Bizler, öğretmeninin arkasında duramayan bir toplumun, yarınlarına umutla bakamayacağını biliyoruz.

    “ACİL EĞİTİM SEFERBERLİĞİ ŞARTTIR”

    Türkiye’nin eğitimdeki erozyonu durdurması için vakit kaybetmeden şu adımlar atılmalıdır: Okullarda şiddete sıfır tolerans kararı uygulanmalı, Öğretmene saldırıların cezaları ağırlaştırılmalı, Rehberlik ve psikolojik destek sistemi güçlendirilmeli, Aile-öğretmen bağları yeniden kurulmalı, Liyakat esaslı eğitim politikası devlet politikası hâline getirilmelidir. Eğitimde şiddeti durdurmak, ülkenin kaderini korumaktır. Öğretmenlerimizin emeğine, onuruna ve güvenliğine sahip çıkmaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururum.”

  • AK Parti’den anlamlı ziyaretler

    AK Parti’den anlamlı ziyaretler

    İl Yönetim Kurulu üyeleri, Merkez İlçe Teşkilatı, Kadın ve Gençlik Kollarının katılımıyla yapılan ziyaretlerde engelli vatandaşların talep ve önerileri dinlendi. Ailelerle de görüşen teşkilat mensupları, her zaman vatandaşların yanında olduklarını vurguladı. Toplumun tüm kesimlerine ulaşmayı görev edindiklerini belirten AK Parti teşkilatı, engelli bireylerin yaşam kalitesini artıracak adımların kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti.

    “GÖNÜLLERİNE GİRMEK EN BÜYÜK SORUMLULUĞUMUZ”

    Ziyaretlerin ardından değerlendirmede bulunan İl Başkanı Av. Turgay Şahin, “İl Sosyal Politikalar Başkanlığımızın koordinesinde, İl Yönetimimiz, Merkez İlçe Teşkilatımız, Kadın ve Gençlik Kollarımızla birlikte engelli kardeşlerimizi ziyaret ederek yanlarında olduk. Her bir kardeşimizin talebini, beklentisini ve ihtiyaçlarını birebir dinledik. Bizim için onların hayatına dokunmak, gönüllerine girmek en büyük sorumluluklarımızdandır” dedi. Şahin, engelli vatandaşların sosyal hayata katılımını güçlendirecek projeleri desteklemeye devam edeceklerini belirterek tüm engelli bireylere ve ailelerine sevgi, saygı ve dayanışma dileklerini sundu.

  • Belediye başkanının oğlu ağır yaralandı

    Belediye başkanının oğlu ağır yaralandı

    Kaza, Bayat-Emirdağ kara yolu Mimar Sinan Caddesi üzerinde dün gece geç saatlerde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, A.A. idaresindeki otomobil, köprü demirlerine çarptıktan sonra devrildi. Kaza ihbarı üzerine bölgeye sağlık, polis ve AFAD ekipleri sevk edildi. Bölgeye gelen ekipler hurdaya dönen araçtaki İbrahim Özkan’ın (17) hayatını kaybettiğini belirlerken, yaralanan A.A., Y.E.B. ve İ.Ö.’yü ambulanslarla çevredeki hastanelere kaldırdı. Yaralılardan 16 yaşındaki Y.E.B.’nin Bayat Belediye Başkanı Halil İbrahim Bodur’un oğlu olduğu belirtildi. Kazada hayatını kaybeden İbrahim Özkan’ın cenazesi ise gerçekleştirilen cenaze töreninin ardından Bayat ilçesinde toprağa verildi.

  • Sektör, STK ve üniversite Bolvadin’de buluşuyor

    Sektör, STK ve üniversite Bolvadin’de buluşuyor

    AFSAD Başkanı Bekir Özerdem ve Dr. Öğr. Üyesi Doğan Öztürk’ün öncülüğünde başlatılan girişimler, AXA Türkiye CEO’su Yavuz Ölken’in destekleriyle dev bir eğitim yatırımına dönüştü. Sektörün ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağını yetiştirmek amacıyla Bolvadin Meslek Yüksekokulu’nda kurulan AXA Türkiye Sigortacılık Laboratuvarı, 8 Aralık 2025 tarihinde düzenlenecek törenle hizmete girecek.

    TEKNOLOJİK ALTYAPI İLE GELECEĞİN SİGORTACILARI YETİŞİYOR

    Üniversite-sektör iş birliği kapsamında hayata geçirilen yeni proje, sigortacılık eğitiminde teknoloji standartlarını yükseltiyor. Proje dahilinde, öğrencilerin modern sigortacılık uygulamalarını birebir deneyimleyebilmesi için laboratuvara yüksek performanslı bilgisayar donanımları entegre edildi. Özellikle veri analizi ve teknik sigortacılık yazılımlarının gerektirdiği işlem gücünü karşılayan bu yeni laboratuvar, öğrencilerin uygulamalı derslerde maksimum verim almasını sağlayacak.

    BİR YILLIK SÜRECİN MEYVESİ

    Bu önemli yatırımın temelleri, AXA Türkiye CEO’su Yavuz Ölken’in geçtiğimiz yıl (10 Aralık 2024) şehre ve Kırkgöz Kampüsü’ne yaptığı ziyaretle atılmıştı. O ziyarette Bolvadin MYO Bankacılık ve Sigortacılık Programı öğrencileriyle bir araya gelen Ölken, sektör ve akademi arasındaki köprülerin sağlamlaştırılması adına verdiği sözü, tam bir yıl sonra laboratuvar açılışıyla yerine getirmiş oldu. Açılacak olan laboratuvar; akademik bilginin derinliğini, sivil toplumun sahadaki gücünü ve özel sektörün vizyonunu tek bir çatı altında topluyor. Bu üçlü güç birliği, öğrencilere sadece bir eğitim ortamı değil, aynı zamanda eşsiz bir kariyer fırsatı sunmayı hedefliyor.