Ahde Vefa Kültür ve Sanat Derneği Başkanı Azime Çavdar Gürlek moderatörlüğünde yapılan etkinlikte “Yaşayan Değerlerimize Ahde Vefa” programının konuğu; eğitimci, yazar, şair ve bestekâr Mustafa Karaer oldu. Katılımcılar, usta ismin hayatını, eserlerini ve sanat anlayışını dinleyerek yakından tanıma fırsatı buldu. Bolvadin’den ve Afyonkarahisar merkezden gelen dernek başkanları ile konukların yoğun ilgi gösterdiği program, söyleşi havasında keyifli ve duygusal anlara sahne oldu. Karaer’in müzikleri ve hatıraları, salonda duygu dolu bir atmosfer oluşturdu. Program sonunda Mustafa Karaer’e sanat dolu uzun bir ömür temennileri iletilirken, dernek yönetimi tüm katılımcılara katkıları ve ilgileri için teşekkür etti.
Op. Dr. Bayraktaroğlu, tanıda idrar tahlili ve kültürün önemine değinerek “Erken tanı ve uygun tedavi, çocukların böbrek sağlığını korumada kritik rol oynar” dedi. Ayrıca hijyen alışkanlıkları, yeterli sıvı tüketimi ve idrarın tutulmaması gibi basit önlemlerle enfeksiyon riskinin önemli ölçüde azaltılabileceğini ifade etti.
Bayat-Emirdağ karayolu üzerindeki Mimar Sinan Caddesi’nde meydana gelen kazada A.A. yönetimindeki otomobil, köprü demirlerine çarptıktan sonra devrilerek hurdaya döndü.
Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine sağlık, polis ve AFAD ekipleri olay yerine sevk edildi. Yapılan kontrolde araçta bulunan İbrahim Ö.’nün yaşamını yitirdiği tespit edildi. Sürücü A.A. ile Y.E.B. ve İ.Ö. ambulanslarla çevredeki hastanelere sevk edildi. Yaralıların tedavileri sürüyor.
Savcılık Soruşturma Başlattı
Kaza sonrası savcılık tarafından soruşturma başlatıldı. Hurdaya dönen araç, iş makinesi yardımıyla köprü demirlerinin üzerinden kaldırıldı.
Program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Açılış konuşmalarını Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Müdürü Yeliz Taşdemir Akgün ve Sinanpaşa Kaymakamı Emrah Aslan yaptı.
Etkinlikte, Ahmetpaşa beldesinden Saadet Yıldırım “Büyüklerim” adlı şiirini okudu. Üç kuşağın birlikte yaşadığı ailelerle yapılan söyleşiler sunuldu. Tınaztepe beldesinden “Dağda Yaşam” ailesine ait kısa video gösterildi, ardından aile üyeleri sahnede şiir okudu.
Program, Tınaztepe Çok Programlı Lisesi 11. sınıf öğrencisi Samet Ege Yürekli’nin piyano dinletisiyle devam etti. Klavyeyi burnuyla kullanarak yazılar yazan Sema Yılmazgil’in metni de katılımcılarla paylaşıldı.
Etkinlik, iyilik ödüllerinin verilmesi ve sürpriz kutlamayla sona erdi.
Afyonkarahisar İl Tarım ve Orman Müdürlüğü yerel değerlere sahip çıkmaya devam ediyor. Projeyle ilgili kurumdan yapılan yazılı açıklamada, “İlimizde büyük bir titizlikle yürütülen ‘Halk Elinde Anadolu Mandasının Islahı Projesi’ kapsamında projeye dahil olan mandaların sayım ve tespit işlemleri teknik personelimizce tamamlanmıştır. Bu projeyle, yerli ırkımız olan Anadolu Mandasının genetik özelliklerini koruyor ve verimliliğini artırarak yetiştiricilerimize destek oluyoruz” dedi.
AFYONKARAHİSAR TARIM VE ODMAN MÜDÜRLÜĞÜ TARAFINDAN BAŞLATILAN ‘HALK ELİNDE ANADOLU MANDASININ ISLAHI PROJESİ’ DEVAM EDİYOR. (ONUR DAL/AFYONKARAHİSAR-İHA) Afyonkarahisar Tarım ve Odman Müdürlüğü tarafından başlatılan ‘Halk Elinde Anadolu Mandasının Islahı Projesi’ devam ediyor.
Proje çerçevesinde eğitim Fethibey beldesinde gerçekleştirildi. Afyonkarahisar İl Müftülüğü bünyesinde hizmet veren Fethibey Kur’an Kursunda eğitim gören kadın kursiyerlere yönelik Tarım ve Orman Müdürlüğünde görevli personelleri tarafından, ‘Güvenilir Gıda, Tarım Sigortaları ve Küresel İklim Değişikliği’ ile benzeri konularda bilgilendirme ve eğitim verildi. Eğitim çalışmasının ardından kurumdan yapılan yazılı açıklamada, “Afyonkarahisar İl Tarım ve Orman Müdürlüğü olarak, ilimizin her noktasında üreticilerimize ulaşmayı ve özellikle kadın çiftçilerimizin bilgi ve farkındalık düzeyini artırmayı devam ediyoruz” ifadelerine yer verildi.
Programa Vali Yardımcısı Bedir Deveci, İl Müdürü Bilal Erdoğan, İl Müdür Yardımcısı Yasin Evcin, Engelsiz Yaşam Merkezi Müdürü Türkan Yıldız, Şube Müdürü Fatma Özkara, kurum yöneticileri, engelli derneklerinin temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşıyla başlayan programın açılış konuşmasını Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Bilal Erdoğan gerçekleştirdi. Etkinliğin ilk bölümünde, engelli bireylere yönelik toplumsal farkındalığı artırmayı amaçlayan özel bir video gösterimi yapıldı. Ardından merkezde eğitim gören çocuklar, “engelleri aşma” temalı kısa bir farkındalık yürüyüşüyle günün anlamına dikkat çekti.
SADRİ ALIŞIK, CEM KARACA VE KELOĞLAN İLE TİYATRO HEYECANI
Programın en çok ilgi çeken kısmı ise çocukların sahne performansları oldu. Balonlarla hazırlanan dans gösterisi salonda büyük alkış toplarken, devamında çocuklar, Sadri Alışık, Cem Karaca ve Keloğlan tiplemeleriyle sahneye çıkarak izleyenlere keyifli anlar yaşattı. Çocukların sahnedeki enerjisi ve özgüveni davetliler tarafından takdirle karşılandı. Etkinlik, protokol üyelerinin çocuklarla birlikte gerçekleştirdiği pasta kesimiyle sona erdi. Afyonkarahisar Engelsiz Yaşam Merkezi’nin hazırladığı program, hem özel bireylerin yeteneklerini ortaya koydu hem de toplumda farkındalık oluşturulmasına katkı sağladı.
AKÜ Rektör Yardımcısı Şuayıp Özdemir’in başkanlık ettiği, Sürdürülebilirlik Koordinatörü Prof. Dr. Emine Hesna Kandır, AKÜ Genel Sekreteri Hasan Düzgün, koordinatör yardımcıları ve komisyon üyelerinin hazır bulunduğu toplantı, Afyon Kocatepe Üniversitesi Rektörlüğü Toplantı Salonunda gerçekleştirildi. Komisyonun ilk toplantısına, uluslararası alanda çalışmalar yürüten Dr. Nuttavikhom Phanthuwongpakdee misafir olarak katıldı. Dr. Phanthuwongpakdee, komisyon üyelerine yönelik gerçekleştirdiği sunumda, “Küresel Sürdürülebilirlik Hedefleri” (Global Sustainability Goals) kapsamında uluslararası uygulama örneklerini ve güncel perspektifleri aktardı.
YEŞİL KAMPÜS YOL HARİTASI MASAYA YATIRILDI
Sürdürülebilirlik Koordinatörü Prof. Dr. Emine Hesna Kandır, toplantının ana gündem maddesinin, AKÜ’nün sürdürülebilirlik alanındaki durumu ve “Yeşil Kampüs” vizyonu olduğunu belirterek, “Komisyon üyelerimiz, üniversite bünyesinde bugüne kadar gerçekleştirilen çalışmaları titizlikle değerlendirirken, gelecek dönemde hayata geçirilecek projeler ve stratejik yol haritası üzerine yoğun bir fikir alışverişi gerçekleştirdi” dedi. AKÜ’nün sürdürülebilir gelişim hedeflerine ulaşması için atılacak somut adımların belirlendiği toplantı, katılımcıların önerilerinin alınmasıyla sona erdi.
GSF Geleneksel Türk Sanatları Atölyesinde gerçekleştirilen, Süleyman Demirel Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Naile Rengin Oyman’ın konuşmacı olarak yer aldığı söyleşiye; GSF Dekanı Prof. Dr. Şerife Ebru Okuyucu ile akademik, idari personel ve öğrenciler katıldı. GSF Dekanı Prof. Dr. Şerife Ebru Okuyucu, açış konuşmasında kariyer planlaması söyleşilerinin önemini vurguladı. Okuyucu hem mesleki hem de akademik açıdan öğrencilere deneyimlerini aktaracak değerli sanatçı ve akademisyenlere ihtiyaç duyulduğunu belirtti.
“GELENEKSEL TÜRK SANATLARININ KÖKLERİ ÇOK DERİN”
Prof. Naile Rengin Oyman, Geleneksel Türk Sanatlarının Türk kültürünün Orta Asya’dan Selçuklu’ya, Osmanlı’dan bugüne uzanan estetik, teknik ve sembolik birikimini temsil eden uygulamalı ve görsel sanat disiplinlerinin bütünü olduğunu kaydetti. Alanın tezhip, minyatür, kalemişi, çini, ebru, halı ve kilim dokuma, geleneksel kumaş tasarımı ve hat sanatı gibi birbirini tamamlayan birçok sanat dalını kapsadığını belirten Oyman, Geleneksel Türk Sanatlarının ortak özelliklerine ilişkin bilgiler paylaştı. Oyman, “Kökleri çok derin, çok kadim sanatların toplandığı bir bütündür. Sembolik anlamlar taşıyor, tam bir semboller dünyası. Teknik ustalık gerektiriyor ve estetik kültürün devamlılığını sağlıyor. Çağdaş sanat ve tasarımlarla da uyumlu olarak yeniden üretilebilir projeler yapabiliyorsunuz” dedi. Geleneksel Türk Sanatları Bölümünün açılma gerekçeleri hakkında bilgi veren Prof. Oyman, bu bölümün açılmasında sanatsal, kültürel ve toplumsal temellere dayanıldığını söyledi. Oyman, “Bu gerekçelerin başında, çok kadim bir uygarlığın mirası olan kültürel değerlerimizin korunması geliyor” dedi. Söyleşi, soru cevap bölümünün ardından teşekkür belgesinin takdim edilmesiyle sona erdi.
Memur-Sen İl Temsilcisi Ali Keskin, Emekli Memur-Sen İl Temsilcisi Yakup Yılmaz, Memur-Sen’e bağlı şube başkanları, ilçe temsilcileri ve çok sayıda emeklinin katıldığı toplantı, yoğun bir gündemle gerçekleşti. Toplantının açılışında konuşan İl Temsilcisi Yakup Yılmaz, son toplu sözleşme döneminde Emekli Memur-Sen’in yürüttüğü mücadeleyi hatırlatarak, sosyal medya kampanyaları, nöbet çadırları ve Ankara’da düzenlenen geniş katılımlı mitinglerle emeklilerin sesi olduklarını vurguladı.
“22 BİN 670 LİRA HAYAT PAHALILIĞINA YETMİYOR”
Genel Başkan Ali Küçükkösen ise Türkiye’deki emeklilerin içinde bulunduğu ekonomik tablonun giderek ağırlaştığına dikkat çekti. Açlık ve yoksulluk sınırlarının geldiği seviyelere işaret eden Küçükkösen, “Bugün en düşük emekli memur maaşı 22 bin 670 lira. Bu rakam, hayat pahalılığı karşısında ay sonunu getirmeye yetmiyor. Emeklilerimizin büyük bir bölümü açlık sınırında yaşam mücadelesi veriyor” ifadelerini kullandı. Emeklilerin toplu sözleşme masasında temsil edilmesi gerektiğini vurgulayan Küçükkösen, çözüm bekleyen başlıca talepleri sıraladı: Emeklilere toplu sözleşme hakkı sağlanması, 2023’te verilmeyen 8.077 TL’lik ek ödemenin telafi edilmesi, Seyyanen zamların tüm emeklilere yansıtılması, 3600 ek göstergenin birinci dereceye düşen tüm emeklilere verilmesi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için intibak düzenlemesi, Eş ve çocuk yardımının emeklilere de tanınması, İlaç ve muayene katılım paylarının kaldırılması. Küçükkösen, “Her çalışan bir gün emekli olacak. Bu yüzden hem çalışan emekçilerden hem de toplumdan güçlü bir dayanışma bekliyoruz. Emeklilerin sesi daha güçlü çıkmalı; bunun adresi de Emekli Memur-Sen’dir” diyerek örgütlü mücadelenin önemini bir kez daha vurguladı. Ziyaret, karşılıklı değerlendirmelerin ardından sona erdi.
Orhan, düzenlemenin kamu çalışanları arasında adaletsizliği derinleştirdiğini belirterek, tüm emekçileri kapsayan yeni bir ücret politikasının hayata geçirilmesi çağrısında bulundu. Toplu sözleşme sürecinde kamu işvereninin 2026 için %11 + %7, 2027 için ise %5 + %4 oranındaki teklifleriyle memur ve emekliye “sefalet zammı” dayatıldığını hatırlatan Orhan, buna rağmen hükümetin şimdi sadece belirli bir kesimi içine alan ek iyileştirme adımı attığını vurguladı: “Bizler başından beri iktidarla yandaş sendikalar arasında oynanan ve her seferinde bizlere daha fazla yoksulluğu dayatan toplu sözleşmeye rağmen, iktidarın özel düzenlemelerle yaptığı bu ali cengiz oyunlarını kabul etmiyoruz. Bunun için bir iyileştirme yapılacaksa, bütün emekçileri kapsayacak ve en düşük ücreti yoksulluk sınırı üzerine çıkaracak bir toplu sözleşmenin yapılmasını talep ediyoruz.”
“KAMUDA İŞ BARIŞI BOZULUYOR, TAŞRA EMEKÇİSİ YOK SAYILIYOR”
Orhan, “Bizler kuruluşumuzdan bugüne kadar, kamusal hizmetlerin yürütülmesinde kariyer-liyakat ilişkisinin doğru kurulmasını, kamusal hizmetlerde görev ve sorumluluğun getirdiği iş güçlüğü ve sorumluluğu dikkate alınarak ekonomik ve özlük haklarının belirlenmesini savunduk, bundan sonrada aynı ilkesel tutum ekseninde mücadele yürütmeye devam edeceğiz. İktidarın uygulamış bulunduğu ücret politikaları sonucunda bütün kamu emekçileri ve emeklileri yoksulluk sınırının altında, açlık sınırının biraz üzerinde bir ücret skalasına mahkûm edilmişken, yapılan düzenlemenin bütün kamu emekçilerini kapsaması gerektiği açıktır. Burada esas kriter yapılacak ücretlendirmenin kariyer liyakat ilişkisini bozmayacak ve kurumların iş barışını bozmayacak bir içerikte yapılması gerektiğidir. Yoksulluk sınırının altında ücret alan kamu emekçilerinin hali ortadayken merkez kadro olarak görev yapan kamu emekçilerini kapsayan söz konusu kanun teklifi yerinde ancak taşra uzmanlık kadrolarını kapsam dışı bırakması nedeniyle eksiktir. Merkez kadroların hakkı olan mali iyileştirmenin başta gelir ve muhasebe uzmanları olmak üzere il göç uzmanları, sosyal güvenlik denetmenlerini de kapsaması gerekmektedir” dedi.
“KAMU HİZMETİ BİR BÜTÜNDÜR; AYRICALIK DEĞİL, ADALET İSTİYORUZ”
Orhan, “İktidar tarafından yapılan bu gece yarısı yasal düzenlemeyle, merkez uzmanlarının ücretlerinde anlamlı iyileştirmeler yapılırken, bakanlıkların taşra teşkilatlarında fedakârca görev yapan, gelir uzmanı, muhasebe uzmanı, göç idaresi uzmanı, SGK denetmeni vb. bir kez daha mağdur edildiği açıktır. Bizler, yoksulluğun bu kadar derinleştiği bir süreçte, kurumların iş barışını bozacak bu düzenlemelerden vazgeçilmesini, kurum özgünlüklerini dikkate alan adil bir ücret politikasının hayata geçirilmesini, aynı zamanda görev ve yetki tanımının doğru yapıldığı, özlük haklarının iyileştirildiği bir yasal düzenlemenin daha fazla zaman kaybı yaşanmadan hayata geçirilmesi gerektiğini ifade ediyoruz. Bizleri yok sayan bu düzenlemenin bütün kamu emekçileri dahil olmak üzere, taşra uzmanlarının yaşadıkları hak kayıplarını ortadan kaldıracak bir içeriği kavuşturularak çıkarılmasını talep ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Panele, Ekonomist ve Finansal Danışman Murat Sağman ile İntegral Yatırım Kurumsal Satış Direktörü Sarper Dönertaş panelist olarak katıldı. Uzman isimler, halka arz stratejilerinin şirket performansı üzerindeki etkilerinden alternatif borçlanma araçlarına, yatırımcı ilişkilerinden sürdürülebilir finansman modellerine kadar geniş bir yelpazede bilgi aktardı.
Sanayi işletmelerinin büyüme ve kurumsallaşma süreçlerinde sermaye piyasalarının rolünün detaylı şekilde ele alındığı panelde, halka arz süreçleri ve alternatif finansman yöntemleri güncel örneklerle değerlendirildi. Değişen ekonomik koşullarda şirketlerin finansmana erişim imkânlarını nasıl çeşitlendirebileceği de katılımcılarla paylaşıldı.
ATSO’nun ev sahipliğinde düzenlenen panel, sanayi şirketlerine rehber niteliğinde bilgiler sunarak tamamlandı.
Engelli vatandaşların hayatın tüm alanlarına eşit, etkin ve onurlu biçimde katılabilmesi için MHP teşkilatının yoğun çaba gösterdiğini söyleyen MHP Afyonkarahisar İl Başkan Yardımcısı ve KAÇEP (Kadın, Aile, Çocuk ve Engelliler Politikaları) Başkanı Nesrin Çelikbilek, yürüttükleri çalışmaların merkezinde “insan onuru” ve “millet bilinci”nin bulunduğunu ifade etti. Çelikbilek açıklamasında şunları kaydetti: “Engelli vatandaşlarımızın ve ailelerinin başkalarının yardımına muhtaç olmadan hayatlarını sürdürebilmeleri için, gerekli hukuki, ekonomik ve fiziksel altyapıları güçlendirmek çalışmalarımızın esasını oluşturmaktadır.”
“ENGELLERİN ORTADAN KALKTIĞI TÜRKİYE İDEALİ YOLUNDAYIZ”
3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nün yalnızca bir anma değil, aynı zamanda toplumsal vicdanı tazeleyen bir farkındalık günü olduğunu vurgulayan Çelikbilek, şunları dile getirdi: “3 Aralık Dünya Engelliler Günü, hepimizin ortak vicdanını temsil eden bir farkındalık günüdür. Bu vesile ile Liderimiz sayın Dr. Devlet Bahçeli’nin talimatları ile engellerin ortadan kalktığı Türkiye İdeali yolundaki çalışmalarımızı kararlılıkla devam ettireceğimizi bir kez daha ifade ediyoruz. Bu çalışmalarımızda bizlerle iş birliğinde bulunan tüm engelli ailelerimize ve sivil toplum kuruluşlarımıza da teşekkür ediyoruz.” Afyonkarahisar Ağır Düzey Zihinsel Engelliler Derneği Başkanı Hatice Özkan da desteğini her zaman yanlarında hissettiklerini belirterek, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli nezdinde tüm MHP teşkilatlarına teşekkür etti.
Serim, ruhsatını Av. Mahmut Ekici’nin elinden alırken törende meslek yeminini de ederek avukatlık görevine başlamış oldu. Törene katılan meslektaşları ve yakınları, Serim’i tebrik ederek yeni görevinde başarılar diledi.
Törene İl Sağlık Müdürü Dr. Hakkı Öztürk, Başhekim Opr. Dr. Osman Acar, hastane yöneticileri ve merkezde kilo vererek sağılığına kavuşan hastalarımız katıldı. Gerçekleştirilen başarılı çalışmalar dolayısıyla Merkez hekimleri Opr. Dr. Ahmet Murat Koyuncu ve Opr. Dr. Melih Can Gül’e teşekkür belgesi takdim edildi.
Törende kısa bir konuşma yapan İl Sağlık Müdürü Dr. Hakkı Öztürk “Obezite yalnızca bireysel değil, toplumsal bir sağlık sorunudur. Kısa sürede bu başarıya ulaşmak, ekiplerimizin özverili çalışmasının ve modern sağlık hizmet anlayışımızın bir göstergesidir. Bu başarıda emeği geçen bütün sağlık çalışanlarımızı gönülden tebrik ediyor, merkezimizden faydalanan vatandaşlarımıza sağlıklı bir yaşam diliyorum.” dedi.
Törende söz alan hastalar da tedavi süreçlerindeki deneyimlerini paylaşarak, kendilerine her aşamada destek olan hekimlere ve sağlık personeline teşekkür etti.
NAKDİ YARDIM TALEPLERİNİN YÜZDE 85’İ OLUMLU SONUÇLANDI
Valilik bünyesinde değerlendirilen toplam 2 bin 972 nakdi yardım talebinin yüzde 85’inin olumlu sonuçlandığını ifade eden Vali Yiğitbaşı, olumsuz sonuçlanan taleplerin gerekçelerini de açıkladı. Afyonkarahisar’da ikamet etmeme, sosyal yardımlaşma vakfına başvurmama, muhtaçlık sınırı üzerindeki gelir durumu, çalışabilir statüde olma ya da ev ziyaretlerinde vatandaşın bulunamaması gibi nedenlerin bu kapsamda öne çıktığını belirtti.
İŞ TALEPLERİNDE YÜZDE 72 BAŞARI ORANI
Toplantılarda ele alınan 858 iş başvurusunun yüzde 72’sinin olumlu sonuçlandığını kaydeden Vali Yiğitbaşı, geri dönüş sağlanamayan başvurularda vatandaşların İŞKUR veya işverenle görüşmeye gitmemesi, yalnızca kamu ya da TYP kapsamında iş istemesi veya mevcut iş ilanlarını kabul etmemesi gibi durumların etkili olduğunu söyledi.
DİĞER TALEPLERİN YÜZDE 75’İ KARŞILANDI
Sosyal yardım ve istihdam dışındaki taleplerin ise yaklaşık yüzde 75 oranında olumlu karşılandığını belirten Vali Yiğitbaşı, olumsuz sonuçlanan başvuruların büyük bölümünün personel nakli, kavşak yapımı, üniversiteden kadro talebi, Boğedaş’tan trafonun kurulması, su-elektrik abonelikleri, yabancı uyrukluların ikamet sorunları, emeklilik işlemleri, tarım arazisine iş yeri açma ve arazi satışı gibi konulardan oluştuğunu aktardı.
Toplantıda vatandaş odaklı yönetim anlayışını vurgulayan Vali Kübra Güran Yiğitbaşı, “Amacımız, her bir vatandaşımızın talebini en hızlı ve en verimli şekilde değerlendirmek ve çözüme kavuşturmak. Halk günleri, ilimizin sorunlarını yerinde tespit etmeye ve çözüm üretmeye önemli katkı sağlıyor” ifadelerini kullandı.
“Çok coşkulu, partililerimizin heyecanı çok yüksek, Genel Başkan’ımızın çok net mesajlar verdiği bir kurultay yaşadık. Bu kurultay tüm Türkiye’ye ve dünyaya CHP’nin çok büyük, çok kapsamlı ve çok ayrıntılı bir programla çıktığını gösterdi.”
14 AYDA HALKIN TALEPLERİNDEN DOĞAN PROGRAM
“Genel Başkan’ımız Özgür Özel ‘100 profesör toplansın, program yapsın’ diyebilirdi ama öyle yapmadı. 14 aydır il ve ilçe danışma kurulları yaptık, kitle örgütleriyle, muhtarlarla, sendikalarla görüştük, parti tabanının taleplerini tek tek not aldık. Akademisyenlerle yapılan toplantılarda tüm bu veriler havuzda toplandı ve ortaya halkın istediği bir program çıktı. Bu program ‘Biz şunu yapacağız’ değil, halkın ‘Bunu yapın’ dediği taleplerden oluşuyor.”
“SİZ GELİNCE NE YAPACAKSINIZ?” SORUSUNA NET CEVAP
“Bundan sonra sokakta vatandaş ‘Tamam siz eleştiriyorsunuz ama siz gelince ne yapacaksınız?’ diye sorduğunda sağlık, eğitim, ekonomi, adalet programımızı tek tek anlatacağız. Yargıyı bağımsız kılacağız, HSK’yı Adalet Bakanı’ndan arındıracağız, AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararlarını uygulatacağız. Az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alacağız. Çiftçinin mazotundan ÖTV ve KDV kaldırılacak. Okullarda bir öğün yemek ve temiz su ücretsiz olacak. Her mahallede kreş açılacak. Taşımalı eğitim bitecek, köy okulları yeniden açılacak. Kalıcı yaz saati uygulaması kalkacak.”
PARTİ MECLİSİ ADAYLIĞI: SIFATLARA TAKILMIYORUM, HER GÖREVE HAZIRIM
CUMHURİYET HALK PARTİSİ (CHP) 39. OLAĞAN KURULTAYI’NDA ÖZGÜR ÖZEL YENİDEN GENEL BAŞKAN SEÇİLDİ. (İHA/ANKARA-İHA) Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) 39. Olağan Kurultayı’nda Özgür Özel yeniden genel başkan seçildi.
“102 yıllık CHP tarihinde Afyonkarahisar’dan ilk Parti Meclisi üyesi oldum, 2 yıl gururla görev yaptım. Yeni dönemde aday olmadım çünkü CHP’de görev bitmez, yeter ki çalışmak isteyin. Parti Meclisi olmak da diğer görevler de aynı derecede kıymetlidir. Ben sıfatlara takılmadan, doğru stratejiyle hareket ediyorum. ‘Her göreve hazırım’ demenin bir adımıdır bu.”
AFYONKARAHİSAR’DAKİ KONGRE SÜRECİ VE İDDİA EDİLEN “SORUN”
CUMHURİYET HALK PARTİSİ (CHP) 39. OLAĞAN KURULTAYI’NDA ÖZGÜR ÖZEL YENİDEN GENEL BAŞKAN SEÇİLDİ. (İHA/ANKARA-İHA) Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) 39. Olağan Kurultayı’nda Özgür Özel yeniden genel başkan seçildi.
“Türkiye’de 20 il başkanı değişti, 81 ilde ve ilçelerde kongrelerimizi demokrasiyi önceleyerek yaptık. Afyon’daki yoğun programlarımız nedeniyle yerel siyasette ‘kim olmuş, kim olacak’ çalışması yapmadık, yapmayı da düşünmedik. Bize ‘sorun var’ deniyorsa herkes kendine bakmalı. Ben 36 yıldır bu partiye emek vermiş, ihale beklentisi olmayan bir örgütçüyüm. Vatandaş kimin ne yaptığını görüyor.”
EKREM İMAMOĞLU VE ADALET MÜCADELESİ
CUMHURİYET HALK PARTİSİ (CHP) 39. OLAĞAN KURULTAYI’NDA ÖZGÜR ÖZEL YENİDEN GENEL BAŞKAN SEÇİLDİ. (İHA/ANKARA-İHA) Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) 39. Olağan Kurultayı’nda Özgür Özel yeniden genel başkan seçildi.chp
“Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu 9 aydır haksız-hukuksuz şekilde Silivri’de. Cumhurbaşkanımızın adaylığını engellemek için önce 31 yıl önce aldığı diplomayı iptal etmekle dünyaya rezil oldular. 15,5 milyon vatandaşın imzasıyla ‘Adayımız İmamoğlu’ dediği bir lideri zindanda tutuyorlar. Biz onun ve tüm siyasi tutukluların özgürlüğü için mücadele ediyoruz. Küçük ikbal hesapları yapanlar değil, halkla beraber bu mücadeleyi verenler kazanacak. Biz günlerce bunun için mücadele verdik meydanlarda. Meydanlarda olmayanları da biliyoruz.”
ERKEN SEÇİM VE MİLLETVEKİLLİĞİ SORUSUNA NET CEVAP
“Erken seçim gündemde. Anketlerde AKP ikinci parti, CHP yükselişte. İktidar beklenmedik uygulamalarla CHP’yi yavaşlatmaya çalışıyor ama tutmayacak. Milletvekilliği için örgütüm ‘Aday ol’ derse olurum. Örgütçüyüm, örgütüme sorarım.”
KILIÇDAROĞLU’NUN SON DÖNEM AÇIKLAMALARI
CUMHURİYET HALK PARTİSİ (CHP) 39. OLAĞAN KURULTAYI’NDA ÖZGÜR ÖZEL YENİDEN GENEL BAŞKAN SEÇİLDİ. (İHA/ANKARA-İHA) Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) 39. Olağan Kurultayı’nda Özgür Özel yeniden genel başkan seçildi.
“Değişimden yana olduğumuz için gurur duyuyoruz, Özgür Özel’in genel başkan olması doğru karardı. Sayın Kılıçdaroğlu’nun son açıklamaları maalesef bizi üzüyor. Kapanmış mutlak butlan davasını yeniden alevlendirdi, partiyi iki olağanüstü kurultaya sürükledi. Genel merkezin önünde günlerce nöbet tuttuk, bunları hak etmedik. Barış istiyoruz ama önce hukuk devleti olacak, AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararları uygulanacak, siyasi tutuklular serbest bırakılacak. İktidar çaresiz, geçmişte bize attıkları iftiraları kendileri yapıyor.”
BURCU KÖKSAL’IN AK PARTİ’YE GEÇECEĞİ İDDİALARI
CUMHURİYET HALK PARTİSİ’NİN (CHP) 39. OLAĞAN KURULTAYI BAŞLADI. CHP GENEL BAŞKANI ÖZGÜR ÖZEL, YENİ PARTİ PROGRAMINI DELEGELERİN TAKDİRİNE SUNACAKLARINI BELİRTEREK, “BU SALONDAN BİR İKTİDAR PERSPEKTİFİ, BİR İKTİDAR YÜRÜYÜŞÜ VE CUMHURİYET HALK PARTİSİ’NİN İKTİDARI İÇİN ORTAYA KOYACAĞI BİR HÜKÜMET PROGRAMI ORTAYA ÇIKACAK” DEDİ. (İHA/ANKARA-İHA) Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 39. Olağan Kurultayı başladı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, yeni parti programını delegelerin takdirine sunacaklarını belirterek, “Bu salondan bir iktidar perspektifi, bir iktidar yürüyüşü ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidarı için ortaya koyacağı bir hükümet programı ortaya çıkacak” dedi.
“Asılsız dedikodu. 74 yıl sonra Afyon’da 70 bine yakın oy alarak belediyeyi kazandık. Sağ partilerin alışkanlığı var, CHP’nin kazanmasını hâlâ hazmedemediler. Böyle bir şey aklımdan bile geçmiyor, tartışmaya bile gerek yok.” Yalçın Görgöz sözlerini şöyle tamamladı: “Mücadelemiz kişisel ikbal için değil; çocuklarımızın, torunlarımızın daha eşit, daha zengin, daha huzurlu bir ülkede yaşayabilmesi içindir. Başımız dimdik, yolumuz açık.”
“Bu milletin asıl gücü, birbirine sahip çıkan yüreklerden doğar” anlayışıyla hareket eden AK Gençlik, yalnızca özel günlerde değil, yılın her günü engelli bireylerin yanında olma kararlılığını bir kez daha ortaya koydu. Ziyaretlere; Sosyal Politikalar Başkanı Bedirhan Ekici, Engelli Koordinasyon Başkanı Edanur Demiray ve Yaşlı Koordinasyon Başkanı Sude Nur Dabanlı katıldı. Gençlik Kolları üyeleriyle birlikte gerçekleştirilen programda birçok aile ziyaret edildi. Yapılan her ziyaret, sadece bir buluşma değil; gönüllere dokunan, hayatlara temas eden bir dayanışmaya da yer verildi. Ailelerin evlerine misafir olan AK Gençlik üyeleri, engelli vatandaşlarımızın hikayelerini dinledi, yaşam mücadelelerine ortak oldu ve ihtiyaçlarını yerinde tespit etti. AK Gençler “Aldığımız her not, bizim için bir bilgiden ziyade bir emanettir” diyerek sürecin samimiyet ve sorumlulukla yürütüldüğünü ifade etti.
“ENGEL, SADECE BİR KELİMEDEN İBARETTİR”
İl Gençlik Kolları Başkanı Mehmet Emin İntepe ziyaretlere yönelik değerlendirmesinde, “Yapılan her ziyaret, sadece bir program değil; bir sorumluluk, bir gönül yolculuğu ve bize emanet edilen hayatlara dokunma fırsatıydı. Çünkü biliyorum ki bu milletin asıl gücü, birbirine sahip çıkan yüreklerden, birbirini anlayan gönüllerden ve dayanışmanın bereketinden doğar. Engelli kardeşlerimizin sosyal hayatta daha özgür, daha görünür ve daha güçlü olabilmeleri için bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da çalışmaya, üretmeye ve yanlarında durmaya devam edeceğiz. Bizim için engel, sadece bir kelimeden ibarettir; sevgi, empati ve destek ise her türlü engeli kaldıran en güçlü değerdir. Sosyal Politikalar Başkanımız Bedirhan Ekici, Engelli Koordinasyon Başkanımız Edanur Demiray ve Yaşlı Koordinasyon Başkanımız Sude Nur Dabanlı ile birlikte birçok aileye misafir olduk. Evlerine adım attığımız her aile, yüzlerine baktığımız her kardeşimiz bize büyük bir sorumluluğu yeniden hatırlattı” ifadelerine yer verdi.
Afyonkarahisar İl Başkanı Beytullah Karataş, ekonomik yükün tabana yayıldığı bir dönemde yalnızca üst düzey bürokratları kapsayan bu adımı “milletin geçim derdine sırt dönen bir tercih” olarak nitelendirdi.
Karataş, açıklamasında ülkedeki gelir adaletsizliğine dikkat çekerek şunları söyledi: “Milletimizin ekmeği her geçen gün küçülürken, sofralar daralırken; asgari ücretlinin, emeklinin, işçinin, memurun gözü hâlâ hak ettiği artışları beklerken, kamu üst düzey yöneticilerine 30 bin TL’ye kadar seyyanen zam öngören bir düzenleme yapılması, emeğe de adalete de açık bir haksızlıktır. Bu milletin alın teriyle oluşan bütçe, birkaç bürokratın konforuna değil; 85 milyonun hakkına, hukukuna, rızasına göre kullanılmalıdır. Adalet terazisi şaşmışsa, orada huzur da, mutluluk da, bereket de olmaz.”
Toplantı, İl Başkanlığı binasında gerçekleşirken, Mısırlıoğlu’nun yönetim kurulu üyelerine hitabı büyük dikkat çekti. Başkan, konuşmasında yaklaşan seçim dönemine işaret ederek şu değerlendirmelerde bulundu: “Bugün burada sadece bir yönetim kurulu toplantısı yapmıyoruz; Afyonkarahisar’da yeni bir dönemin kapısını aralıyoruz. Seçim hazırlıklarına bugünden başlıyoruz. Teşkilatımızın her kademesi diri, disiplinli ve sahaya hazır olacak. Vatandaşın derdini bilmeyen hiçbir siyaset başarıya ulaşamaz. Bu nedenle kapımız sürekli açık, nabzımız sürekli sahada olacak.” İl Başkanı ayrıca yeni dönemde iletişim, disiplin ve organizasyonun her zamankinden daha önemli olduğunu vurgulayarak, birlik içinde güçlü bir teşkilat yapısına ihtiyaç olduğunu ifade etti.
HER GÜN NÖBETÇİ YÖNETİM UYGULAMASI
Toplantının ilk bölümü yeni yönetim kurulu üyelerinin kendilerini tanıtmasına ayrıldı. Ardından seçim sürecine ilişkin stratejik değerlendirmeler gündeme taşındı. Afyonkarahisar genelinde mahalle-mahalle, ilçe-ilçe saha çalışmalarının planlaması üzerinde duruldu. Toplantıda alınan önemli kararlardan biri de teşkilatın sürekli aktif olması için yapılan düzenleme oldu. Buna göre her gün iki il yönetim kurulu üyesi parti binasında nöbetçi olarak görev yapacak. Bu uygulama ile vatandaşla hızlı iletişim, anında geri dönüş, teşkilatın 7/24 aktif kalması, sahaya hazırlık ve organizasyon sürecinin hızlanması hedefleniyor.
“BU DÖNEM ÇALIŞMAYAN KİMSENİN MAZERETİ OLMAYACAK”
Mısırlıoğlu konuşmasında teşkilatın sahada daha görünür olacağını belirterek şöyle devam etti: “Bizim dönemimizde çalışmayan kimsenin mazereti olmayacak. Her üye, her yönetici bu teşkilatın yükünü omuzlayacak. Afyonkarahisar’da vatandaşın sorunlarına çözüm üretecek bir kadro olduğumuzu herkese göstereceğiz.” Toplantı, üyelerin dilek ve temennilerini iletmesiyle sona erdi. İl Başkanı Mısırlıoğlu, yeni dönemin Afyonkarahisar için bir atılım dönemi olacağını belirterek toplantıyı kapattı.
Milletvekili Hakan Şeref Olgun, Taşoluk Kasabası ile ilgili olarak iktidar temsilcileri tarafından yapılan “süreç olumlu ilerliyor, bakanlık nezdinde girişimler yapılıyor” açıklamalarına sert ve doğrudan siyasi sorumluluk yükleyen ifadelerle yanıt verdi. Milletvekili Olgun, yapılan açıklamaların milletin vicdanını rahatlatmaya değil, milletin hafızasını silmeye yönelik bir algı çalışması olduğunu vurgulayarak, asıl gerçeğin çok daha önce, Gazi Meclis’te basılan düğmelerle bütün çıplaklığıyla ortaya çıktığını ifade etti. Bugün ‘girişimde bulunduk’ diyenler dün neden sustu?” sorusuyla sözlerine başlayan Olgun, iktidarın dün ile bugün arasında sergilediği samimiyetsizliğe dikkat çekti: “Bugün bakanlık kapılarını aşındırdığını söyleyenler, dün Meclis’te milletin kapısını neden kapattı? Süreç kimin için olumlu ilerliyor? Taşoluklu çiftçi için mi, arıcı için mi, yoksa ruhsat bekleyen şirketler için mi? Bu soruların hiçbirine dürüst bir cevap verilmeden kurulan her cümle, milletin gözünde boştur, hükmü yoktur.”
“SİYASETEN BİR ACİZLİK DEĞİL, AÇIK BİR TERCİHTİR”
Olgun, şunları söyledi: “Dün Gazi Meclis’te Maden kanunu oylanırken, şirketlerin yanındaydınız, bugün köylünün yanındaymış gibi konuşuyorsunuz. Dün ‘Evet’ butonuna basan parmaklar, bugün ‘merak etmeyin biz hallediyoruz’ tabelası tutuyor. Adına da siyaset diyorsunuz! Bu, siyaseten bir acizlik değil, açık bir tercihtir. Bu, düpedüz tavşana kaç, tazıya tut anlayışıdır. Hem kurda kuzu teslim edip hem de dönüp ‘sürüyü ben korudum’ demektir. Taşoluk’un yalnızca bir kasaba olmadığını, ülkenin tarım dengesi, ekolojik yapısı ve üretim güvenliği açısından yaşamsal bir merkez olduğunu vurgulayan Olgun, meselenin artık yerel sınırları çoktan aştığını şu sözlerle ifade etti: Taşoluk, toprağıyla, doğasıyla, emeğiyle bu memleketin sigortasıdır. Burada alınacak bir karar yalnızca Taşoluk’un kaderini değil, Afyonkarahisar’ı, Ege’yi, İç Anadolu’yu ve Türkiye’nin gıda güvenliğini doğrudan etkiler. Ama görüyoruz ki Taşoluk, birilerinin zihninde bir yaşam alanı değil, bir ‘ruhsat parseli’, bir ‘kazı alanı’, bir ‘rant sahası’ olarak kodlanmıştır. Asıl felaket de işte tam burada başlamaktadır.”
Olgun, iktidar milletvekillerine daha önce yönelttiği ve cevapsız bırakılan soruları bir kez daha yineleyerek; Samimiyet testiniz çok basittir ve kaçacak yer yoktur: O gün Maden Kanunu oylanırken ‘Hayır’ oyu verdiniz mi, vermediniz mi? Eğer verdiyseniz, çıkın ve Taşoluk halkının gözünün içine bakarak açıkça söyleyin. Eğer vermediyseniz, bugün sergilediğiniz bu sahte sahiplenmeyi, bu siyasi şovu, bu yapay kahramanlığı derhal bırakın. Çünkü artık millet sözlere değil, tutanaklara; nutuklara değil, kayıtlara bakmaktadır. Açıklamasının sonunda Olgun, Taşoluk mücadelesinin yalnızca bugünün değil, gelecek nesillerin meselesi olduğunu vurgulayarak kararlı bir tonla sözlerini tamamladı: Taşoluk sahipsiz değildir. Bu topraklar masa başı hesaplara, şirket çizimlerine ve rant planlarına terk edilmeyecektir. Kim bugün kürsüde hangi rolü oynarsa oynasın, millet dün Meclis’te kimlerin hangi safta durduğunu çok net hatırlamaktadır. Bu ülkede artık aynı anda hem tavşana ‘kaç’ deyip hem tazıya ‘tut’ diyerek siyaset yapılabileceğini sananlar büyük bir yanılgı içindedir. Biz bu ikiyüzlü düzeni de bu sahte siyaseti de milletimizin iradesiyle birlikte değiştireceğiz.
Doru, madenciliğin insanlık tarihiyle eşdeğer bir geçmişe sahip olduğunu vurgulayarak madenciliğin hem geçmişte hem günümüzde vazgeçilmez olduğunu ifade etti. Aşkın Doru, madenciliğin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda teknolojik ve toplumsal gelişimin de ana unsurlarından biri olduğunu belirtti: “Madencilik tarihi insanlık tarihi ile eşdeğer diyebiliriz. Geçmişten günümüze tarih boyunca madencilik hem vazgeçilmez olmuştur hem de bugünkü modern dünyanın temellerinin atılmasına en büyük katkıyı sağlamıştır.” Doru, enerjiden sanayiye, teknolojiden altyapıya kadar pek çok sektörde madenlerden elde edilen hammaddelerin kullanıldığını hatırlattı.
“4 ARALIK SADECE ANMA DEĞİL, GÜVENLİ VE SÜRDÜRÜLEBİLİR ÜRETİM İÇİN HATIRLATMADIR”
Madenciliğin manevi anlam taşıyan bu özel gününün aynı zamanda sektörün geleceği açısından önemli bir hatırlatma niteliği taşıdığını söyleyen Doru, şu açıklamalarda bulundu: “4 Aralık Dünya Madenciler Günü sadece bir anma günü değil; geleceğimizi inşa ederken hayati öneme sahip madenlerin toplumun hizmetine sunulmasının daha güvenli ve daha sürdürülebilir bir üretimle olacağının hatırlatılması için de önemli bir gündür.”
“KULLANDIĞIMIZ HER ŞEYDE MADEN VAR”
Doru, gündelik yaşamda kullanılan birçok ürünün temel hammaddesinin madenlerden geldiğini ifade ederek madenciliğin hayatın her alanında yer aldığını belirtti: “Yaşadığımız evler; kullandığımız telefonlar, bilgisayarlar, teknolojik gereçler; temiz enerji hedefiyle kullandığımız güneş panelleri, rüzgar gülleri ve birçok ürünün yapımında madenlerden elde ettiğimiz hammaddeleri kullanırız.”
“GÜVENLİK, MADENCİLİĞİN BİRİNCİ ÖNCELİĞİDİR”
Madencilik sektörünün çoğu zaman kazalarla gündeme geldiğini belirten Doru, sektörün en kritik konusunun iş sağlığı ve güvenliği olduğunu vurguladı: “Madencilik çok tehlikeli sınıfta yer aldığından; çalışanların iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili kurallara eksiksiz uymaları hayati öneme sahiptir.” Doru, 3213 sayılı Maden Kanunu, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve ilgili diğer mevzuatlarda iş güvenliğine dair yükümlülüklerin ayrıntılı şekilde düzenlendiğini hatırlatarak, madenlerde iş kazalarının önlenmesinin tüm tarafların iş birliği ile mümkün olacağını ifade etti.
“MADENLER EKONOMİYE ETKİLİ VE VERİMLİ ŞEKİLDE KAZANDIRILMALI”
Aşkın Doru, madenciliğin Türkiye ekonomisi açısından taşıdığı önemi vurgulayarak madenlerin etkili ve verimli bir madencilik faaliyetiyle ekonomiye kazandırılması gerektiğini söyledi: “Madenlerimizin ülkemizin kalkınmasına verdiği büyük katkıyı göz önünde bulundurarak, madenlerin etkili ve verimli bir madencilik faaliyetiyle ekonomiye kazandırılması gerekmektedir.” Doru, madencilerin işçisiyle, mühendisiyle ve işvereniyle büyük bir emek ortaya koyduğunu; ancak sektörün önünde ciddi engeller bulunduğunu belirtti.
“SÜRDÜRÜLEBİLİR MADENCİLİK İÇİN TÜM PAYDAŞLAR GÜÇLENDİRİLMELİ”
Sektörün geleceği için mevzuat düzenlemelerinin önemine işaret eden Doru, şu değerlendirmelerde bulundu: “Maden mevzuatında yapılacak değişikliklerde sektörün tüm paydaşlarının güçlendirilmesi hedeflenmelidir. Madencilik; işçinin korunması, mühendisin mesleki ve hukuki yetkilerinin doğru tanımlanması ve işverenin yatırım güvencesinin sağlanması unsurları dengede olduğu takdirde sürdürülebilir olabilir.” Aşkın Doru, açıklamasını 4 Aralık Dünya Madenciler Günü’nü kutlayarak tamamladı.
Hastanenin bünyesine kazandırılan gelişmiş CARDISIO teknolojisi sayesinde kalp ritmi ve yapısal bozukluklar yaklaşık 6–7 dakika içinde değerlendirilebiliyor. Yapay zekâ ile çalışan sistem, %97 doğruluk oranı ile güvenilir sonuçlar sunarak hekimlerin karar süreçlerini önemli ölçüde hızlandırıyor.
Ayrıca işlem tamamen ağrısız, eforsuz ve radyasyonsuz şekilde gerçekleştirildiği için hastalar için son derece konforlu bir deneyim sağlıyor.
Bu ileri teknoloji; ritim bozuklukları, yapısal kalp değişiklikleri ve risk faktörlerinin erken dönemde tespit edilmesine yardımcı olarak hekimlerin kişiye özel tedavi planlarını daha etkin oluşturmasına olanak tanıyor.
Fuar Hastanesi yetkilileri, CARDISIO’nun özellikle sinsi ilerleyen kalp hastalıklarının erken teşhisinde büyük avantaj sağladığını belirtiyor.
BAŞKAN KILINÇARSLAN: İLÇEMİZ EKMEĞİNİ TAŞTAN ÇIKARIYOR
Afyonkarahisar’ın mermercilikte öne çıkan ilçesi İscehisar’ın Belediye Başkanı Seyhan Kılınçarslan, 4 Aralık Madenciler Günü kapsamında Kanal 3 mikrofonları ve Gazete 3’e değerlendirmelerde bulundu. İlçenin mermercilikteki köklü yapısına dikkat çeken Kılınçarslan, İscehisar’ın “mermerin başkenti” olduğunu belirterek tüm madencilerin gününü kutladı. Kılınçarslan açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “İlçemiz mermerin başkenti. Hakikaten ekmeğini taştan çıkaran bir ilçe ve bununla gurur duyuyorum. Buradan bütün madencilerimizi, mermer ocağı ve mermer fabrikası işleten iş insanlarımızı, sanayicilerimizi tebrik ediyorum. Biz yıllardır İscehisar’da mermerden ekmeğimizi kazanıyoruz. İlçemizdeki mermer ocakları ve mermer fabrikaları ciddi anlamda değer katıyor. Ülke ekonomisine de büyük katkımız var.”
700’E YAKIN İŞLETME, 100 ÜLKEYE İHRACAT
Sektörün ilçeye sağladığı ekonomik katkıya dikkat çeken Kılınçarslan, şunları ifade etti: “İlçemizde 700’e yakın işletme var. Bu işletmelerde üretilen mermerler, ocaklarımızdan çıkarılan moloz ve bloklarımız ülke ekonomisine çok büyük bir katkı sağlıyor. Yaklaşık 100 ülkeye ihracat yapıyoruz ve 300 milyon doların üzerinde bir parasal katkımız var.” Kılınçarslan, mesajını Madenciler Günü’nü kutlayarak sürdürdü: “4 Aralık Madenciler Günü’nü öncelikle İscehisar’daki hemşehrilerim ve madencilerimiz olmak üzere tüm madencilerin nezdinde kutluyorum. Hayırlı, uğurlu olsun.” Açıklamasının sonunda sektörde hayatını kaybeden çalışanlara rahmet dileyen Başkan Kılınçarslan şu sözlerle konuşmasını tamamladı: “Şimdiye kadar mermer ocaklarında ve mermer fabrikalarında işinin başında hayatını kaybetmiş mermercilerimize Allah’tan rahmet diliyorum. İyi ki varlar, iyi ki bu sektörümüzü yüceltmek için çalışmışlar. Allah emeklerini yad etsin. Tüm iş insanlarımızla hakikaten gurur duyuyorum. Çok teşekkür ederim.”
ADNAN DEMİREL: MADENCİLİK AFYON’UN HAYATIDIR
İscehisar Mermer İhtisas Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkan Vekili Adnan Demirel, Gazete 3’e yaptığı özel açıklamaya maden şehitlerini anarak başladı: “4 Aralık Madenciler Günü, başta maden şehitlerimiz ve gazilerimiz olmak üzere bütün madenciler için önemli bir gündür. Şehitlerimize Allah’tan rahmet, gazilerimize acil şifalar dileyerek mesajlarıma başlamak istiyorum.” Demirel, yer altı ve yer üstü madencilik faaliyetlerinde emek veren tüm çalışanların gününü kutladı: “Maden İşleri Genel Müdürlüğü’nde görev yapan çalışanlardan maden işverenlerine, yer altında ve yer üstünde azimle zor koşullarda çalışan maden işçilerimize ve madenden emeği ile alın teriyle geçinen tüm paydaşların Madenciler Günü’nü canı gönülden kutluyorum.”
“MERMER VE MADEN BİZİM HAYATIMIZDIR”
Afyonkarahisar’ın mermercilikteki konumuna vurgu yapan Demirel, sektördeki istihdamın önemine dikkat çekti: “Ben Afyonluyum, işçiyi de madenciyi de bilirim. Mermer ve maden bizim hayatımızdır. Afyon ekonomisinin de önemli bir bölümünü bu sektör oluşturuyor. Gıda, tarım, hayvancılık ve termal turizmin yanı sıra mermercilik bir adım önde duran, Afyon’u ayakta tutan en önemli sektörlerden biridir.”
“MERMERCİLİK EN ÖNEMLİ İSTİHDAM ALANLARINDAN BİRİDİR”
Demirel, mermercilik sektörünün hem bölgesel hem ulusal ölçekte önemli bir istihdam kaynağı olduğunu belirterek şunları aktardı: “İşsiz adamın kafası şeytanın çalışma odasıdır. Bunu özellikle söylüyorum çünkü mermercilik sektörü en önemli istihdam sağlayan alanlardan biridir. İnşallah çocuklarımız işsiz kalmaz. Bu ata mesleğimiz olan mermercilik inşallah devam eder.” Gençlere yönelik tavsiyelerde bulunan Demirel, sektöre sahip çıkılması gerektiğini ifade etti: “Gençlere tavsiyem, zor da olsa bu sektörde ekmeklerine ve işlerine sahip çıkmalarıdır.”
REMZİ ÖZCAN: TÜM MADENCİLERİMİZİN GÜNÜNÜ KUTLUYORUM
Gazete 3’e konuşan bir diğer isim de İscehisar Mermerciler Derneği Başkanı Remzi Özcan oldu. Başkan Özcan, 4 Aralık Dünya Madenciler Günü’nde hayatını kaybeden tüm madencileri rahmetle andı “Öncelikle Allah rahmet eylesin, aramızdan ayrılan, vefat eden tüm dünya madencilerini rahmetle anıyorum. Allah rahmet eylesin inşallah.” Özcan, Madenciler Günü’nün kazasız, belasız geçmesini temenni ederek şunları söyledi: “4 Aralık Dünya Madenciler Günümüzün bundan sonra da hem ülkemizde hem dünyamızda kazasız, belasız bir şekilde iyi geçmesini diliyorum. 4 Aralık Dünya Madenciler Günü’nü kutluyorum” ifadelerini kullandı.
“MADENCİLERİMİZİN ALIN TERİYLE BÜTÜNLEŞEN BİR GÜN”
Madencilik emekçilerine saygılarını sunan Özcan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sevgiyle, saygıyla… Madencilerimizin emeğinin alın teriyle bütünleştiği bugünlerde ben de onların gününü kutlamaktan mutlu oldum. İnşallah kazasız belasız yeni günlerimizi madencilerimizle beraber yaşarız. Teşekkürler, saygı duyuyorum, teşekkür ediyorum hepsine. Sağ olun.” Özcan, mesajını tüm madencilere iyi dileklerini ileterek tamamladı.