Kategori: Afyon

  • “Yapay zekâ araştırmacıları, felsefeyi çok iyi biliyor”

    “Yapay zekâ araştırmacıları, felsefeyi çok iyi biliyor”

    Atatürk Kongre Merkezinde gerçekleştirilen konferansa; AKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Murat Peker, Afyonkarahisar Gençlik ve Spor İl Müdürü Nedim Aslan, Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hüseyin Koçak, İlahiyat Fakültesi Dekan V. Prof. Dr. Mebrure Doğan, akademik, idari personel ve öğrenciler katıldı.

    “KLASİK İNSAN TİPİ ORTADAN KALKTI”

    Prof. Dr. Ahmet Dağ, “Posthüman Gelecek ve Gençlik: İnsan Nereye Evriliyor?” başlıklı sunumunda teknolojinin insan doğası üzerindeki etkilerini değerlendirerek, insanlığın bugünkü noktaya ani olarak değil, tarihsel bir evrilme sürecinin sonucunda ulaştığını ifade etti. Klasik insan tipinin ortadan kalktığını söyleyen Dağ, “Şu an insanlar ilk uyandıklarında pencerelerini değil, telefon ekranlarını açıyorlar. Karşımızda duran teknolojik dünya sadece bize bilgi vermiyor; bizim davranışsal, duyusal ve düşünsel verilerimizi de elimizden alıyor. Artık arzularımızın bile algoritmalarla yönlendirildiği bir çağdayız” dedi. Yapay zekânın tarihsel gelişiminin Alan Turing’den ünlü satranç oyuncusu Kasparov’un yazılım Deep Blue’ya yenilmesine kadar uzandığını belirten Dağ, bu algoritmik yapının ise tehlikeli olduğunu kaydetti. Mevcut yapay zekâ sistemlerinin beş temel sorun barındırdığını ifade eden Dağ, “Yapay zekâya ait bu yapılar; beyaz adam eksenli (etnosantrik), Avrupa merkezli (eurosantrik), seküler/ateistik, kadın-erkek dualitesini reddeden cinsiyetsiz ve İslamofobik bir zihin koduyla inşa edildi” diye konuştu.

    “GENÇLERİN, DİSİPLİNLER ARASI OKUMA BİÇİMİ EDİNMESİ ŞART”

    Descartes, Leibniz ve Wittgenstein gibi dâhilerin hem matematikçi, hem fizikçi hem de filozof olduklarına dikkat çeken Dağ, “Biz pozitivizmi Fransızlardan bile daha katı uygulayarak akademide duvarlar ördük. Fizikçinin felsefeden, felsefecinin matematikten anlamadığı bir yapı kurduk. Uzmanlaşmayı ‘Ben sadece bunu bilirim, başka bir şeye karışmam’ şeklinde algıladık. Bu büyük bir hatadır. Gençlerimizin bu tekelci ve kısır döngüyü kırmak için disiplinler arası bir okuma biçimi edinmesi şarttır” ifadelerini kullandı. Akademi dünyasında “aşırı uzmanlaşma” hastalığının olduğunu ve bilim dallarının birbirinden koparıldığını ifade eden Dağ, yapay zekâ çalışmalarının sadece teknik bir alan olmadığını, felsefe, mantık, antropoloji ve teolojiyle doğrudan bağlantılı olduğunu vurguladı.

    “YAPAY ZEKÂ ARAŞTIRMACILARI, FELSEFEYİ ÇOK İYİ BİLİYOR”

    Türkiye’deki mühendislik eğitiminde felsefe ve antropoloji bilimlerine gerektiği kadar önem verilmediğini ifade eden Dağ, Batıdaki kuantum ve yapay zekâ araştırmacılarının felsefeyi çok iyi bildiğini söyledi. Dağ, “Bizim mühendislerimiz felsefeyi, antropolojiyi lüzumsuz görüyor; ders listelerinden çıkarıyor. Hatta sadece kendine yetecek kadar matematik bilerek lisans eğitimini tamamlıyor. Bilimleri birbirinden koparıp kutuplaştırdığımız müddetçe, bilimin ve teknolojinin sadece ‘kullanıcısı’ oluruz; onun üzerine etik ve özgün bir değer inşa edemeyiz” dedi.

    “SİLİKON VADİSİ, 4-5 YIL ÖNCE BÜNYESİNE TEOLOGLAR DÂHİL ETTİ”

    Dağ, “Biz felsefeyi ya da ilahiyatı bu işlerden uzak görürken, Silikon Vadisi bundan 4-5 yıl önce bünyesine teologlar (ilahiyatçılar) dâhil etti. Max Tegmark gibi dünyaca ünlü bir fizik mühendisi, yazdığı kitaplarda teolojiyi, sosyolojiyi ve felsefeyi harmanlıyor” dedi. Bilimlerin birbirine düşman ya da kutup değil, akraba ve kardeş olduğunun kabul edilmesi gerektiğini vurgulayan Dağ, “Uzmanlaşmak ‘başka hiçbir şey bilmemek’ anlamına gelmiyor. Nanoteknoloji, biyoteknoloji, genetik, yapay zekâ ve psikofarmakoloji gibi yeni nesil alanlara yönelirken felsefi ve etik okumaları da bırakmamak gerekiyor” diye konuştu. Konferans, soru cevap bölümünün ardından Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Murat Peker’in Prof. Dr. Ahmet Dağ’a teşekkür belgesi takdim etmesiyle sona erdi. >>>Haber Merkezi

  • “Su kaynaklarını verimli kullanıyoruz”

    “Su kaynaklarını verimli kullanıyoruz”

    Veysel Eroğlu, “Bütün vatandaşlarımızın 5 Haziran Dünya Çevre Gününü ve Türkiye Çevre Haftasını gönülden tebrik ediyorum. Çevre mes’eleleri bütün insanlığın müşterek konusu olup çözümü uluslararası iş birliğini gerektirmektedir. Geleceğe bırakılan en güzel miras dengesi bozulmayan bir tabiattır, onu korumak da hepimizin mes’uliyetindedir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla 21 Mayıs 2022 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Genelgesi uyarınca 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nün bulunduğu hafta ‘Türkiye Çevre Haftası’ olarak kabul edilmiştir. Türkiye Çevre Haftası; Sıfır Atık Vakfı tarafından da Sayın Emine Erdoğan hanımefendinin destekleriyle toplumun bütün kesiminde çevre bilinci oluşması, iklim değişikliği ile mücadele edilmesi ve sürdürülebilir yaşama çevrelerinin oluşturulması maksadıyla Türkiye Çevre Haftası etkinlikleri gerçekleştirilmektedir. Malum olduğu üzere küresel ısınma ve iklim değişikliği her geçen gün daha fazla etkisini göstermektedir. İklim değişikliği ile mücadele, sadece bir ülke veya sınırlı bir coğrafyanın konusu değil, bütün Dünya’nın beraber hareket etmesi gerektiği ortak bir mes’eledir. Biz de Türkiye olarak, mes’elenin ehemmiyetini gayet iyi biliyor ve bu şuurla taşın altına elimizi koyuyoruz. Türkiye, Akdeniz Havzasında yer alması sebebiyle küresel iklim değişikliğinden en fazla etkilenecek ülkelerden birisidir. Türkiye olarak bütün Dünya’yı yakından ilgilendiren bu konu üzerinde, çalışmalarımızı büyük bir gayret içinde yürütüyoruz. Esasen Türkiye’nin sera gazlarının azaltılması hususunda tarihi bakımdan mes’uliyeti çok çok küçüktür. 1750-2019 yılları arasına baktığımızda Dünya’daki toplam sera gazı emisyonlarının sadece %0,6’sının ülkemizden kaynaklandığı görülmektedir” ifadelerini kullandı.

    “EN ÇEVRECİ HÜKÜMETİZ”

    Hükümetlerinin en çevreci hükümet olduğunu belirten Eroğlu, “ABD’de bu oran %24,8, AB-27’de %17,4, Çin’de %13,3, Rusya’da %6,9, İngiltere’de %4,7, Japonya’da %3,9 oranındadır. Ülkemizin küresel ölçekte mes’uliyeti çok az olsa da biz bu alanda her türlü tedbiri alıyor ve almaya devam edeceğiz. Hükümetimiz 22 yıldır çevre konularında muazzam reform ve yatırımları hayata geçirmiştir. AK Parti Hükümetleri olarak ‘En Çevreci Hükümet’ olduğumuzu gönül rahatlığı ile söyleyebilirim. Türkiye özellikle iklim değişikliği ile mücadele ve adaptasyon yani uyum çalışmalarına büyük ehemmiyet vermiştir. Özellikle; Ormancılık ve arazi kullanımı, Su kaynaklarının verimli kullanımı, yenilenebilir enerji, ulaştırma, atık bertarafı, ziraat, konularında büyük hamleler gerçekleştirmiştir” dedi.

    “TÜRKİYE ORMAN VARLIĞINI ARTTIRAN NADİR ÜLKELERDEN BİRİDİR”

    Türkiye’nin orman varlığını artırdığına dikkat çeken Eroğlu, şu ifadelere yer verdi: “Ormanlar, sera gazlarının absorbe edecek en önemli yutak alanlardır. Dolayısıyla iklim değişikliği ile mücadelede en önemli faktör ormanlardır. Ülkemizdeki ormanlar takriben 2 milyar ton karbon depolanmaktadır. Bu miktar 7 milyar ton CO2 eşdeğeridir. Türkiye, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatı ile başlatmış olduğu Ağaçlandırma Seferberliği ile son 22 yılda ormancılık alanında muazzam çalışmalar gerçekleştirmiştir. Dünya’da orman varlığı azalırken ülkemiz orman alanlarını arttıran nadir ülkelerden biri olmuştur. Son 22 yılda muazzam ağaçlandırma çalışmaları yaparak 5,5 milyar fidanı toprakla buluşturduk. 2003 yılında 20,8 milyon hektar olan orman alanımızı, 2,1 milyon hektar arttırarak 22,9 milyon hektara yükselttik. Orman alanında yaptığımız bu çalışmalar, Birleşmiş Milletlerin de dikkatini çekmiştir. Her yıl düzenli olarak New York’ta gerçekleştirilen Dünya Ormancılık Zirvesinin Onuncusu 08-19 Nisan 2013 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirilmiştir. Erozyonla mücadelede gerçekleştirdiğimiz çalışmalar neticesinde, erozyonla kaybedilen toprak miktarını 500 milyon tondan 154 milyon tona düşürdük. Bu alanda da yaptığımız çalışmalar Birleşmiş Milletlerin takdirini kazanmıştır. Birleşmiş Milletler Çölleşme ile Mücadele 12.Taraflar Konferansı, 2015 yılında Ankara’da başarıyla gerçekleştirilmiştir. Ülkemiz 2 yıl boyunca COP12’nin başkanlığını yürütmüştür. Sulak alanlarımızı tescil ederek koruduk. 8,1 milyon dekar alanda 67 sulak alanımızı gözümüz gibi koruduk.”

    “SU KAYNAKLARINI VERİMLİ KULLANIYORUZ”

    “İklim değişikliğinin en önemli etkilerinden biri de su kaynakları üzerinde olmaktadır” diyen Eroğlu, şunları aktardı: “Ülkemiz özellikle son 22 yılda su kaynaklarımızın tek bir damlasını dahi israf etmeden sürdürülebilirlik ilkesi çerçevesinde değerlendirmektedir. Son 22 yılda 9.695 adet tesisi DSI ve Bakanlıklar döneminde, 600 tesis de İSKİ döneminde olmak üzere 10.295 su ile alakalı tesisi aziz milletimizin hizmetine sunduk. Hizmete aldığımız tesislerin 716’sı baraj, 624’ü hidroelektrik enerji santralidir. Özellikle hazırladığımız ve uygulamaya koyduğumuz İçmesuyu Eylem Planları ile 81 ilimizin içme ve kullanma suyu mes’elesini kökünden çözdük. İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Gaziantep, Konya, Kars, Mardin gibi bütün şehirlerimizin uzun vadeli içmesuyu ihtiyacını karşıladık. Gıda üretim ve güvenliğinin daha da ehemmiyet kazandığı son yıllarda sulama projelerimizi arttırdık. Ekonomik olarak sulanabilir 8,5 milyon hektar arazimizin 6,85 milyon hektarını sulamaya açtık.”

    “YENİLENEBİLİR ENERJİDE REKOR KIRDIK”

    Yenilenebilir enerji kaynaklarına büyük önem verdiklerini hatırlatan Eroğlu, “Ülkemizin halihazırda sahip olduğu 96.271 MW kurulu gücünün %52’sini yenilenebilir enerji kaynakları teşkil etmektedir. 2003 yılında 12.000 MW olan yenilenebilir enerji kurulu gücümüzü 50.000 MW’a yükselttik. Yenilenebilir enerji de özellikle hidroelektrik enerji üretimimizi çok arttırdık. Hâlihazırda 32.000 MW hidroelektrik kurulu gücüne ulaştık. 2004’de HES’lerden yılda 26 milyar kWh elektrik üretilirken şu anda bu değer 110 milyar kWh yükseltilmiştir. Hidroelektrik; toplam kurulu gücümüzüm %33’ünü, yenilenebilir enerjimizin de %64’ünü oluşturmaktadır. Rüzgâr enerji kurulu gücümüz 8.832 MW’a, güneş enerjisi kurulu gücümüz de 6.667 MW’a yükselmiştir. Türkiye, doğalgaz çevrim santralleri ve kömür santrallerinin toplam enerji üretimindeki payını azaltmaktadır. Termik santrallerin bacalarına filtre takmak suretiyle ve ileri teknoloji sanayi kuruluşlarımızla emisyon değerleri azaltılmıştır. Ayrıca 2003 yılından itibaren hanelerde kömür kullanımı çok büyük oranda azaltılarak doğalgaz kullanımı arttırılmıştır” şeklinde ifade etti.

    “ULAŞTIRMA FAALİYETLERİ İLE SERA GAZI EMİSYONLARININ AZALTILMAKTADIR”

    Prof. Dr. Eroğlu, “Sera gazlarının oluşumunda büyük pay sahibi olan ulaştırma sektöründe, özellikle inşa ettiğimiz bölünmüş yollarla emisyon değerlerini azalttık. 6.100 km olan bölünmüş yol uzunluğunu 28.200 km’ye yükselttik. 1.213 km uzunluğunda hızlı tren ağı inşa ettik. 11.590 km demir yolu ağı, baştan sona yenilendi. Bu faaliyetlerle de sera gazı azaltımına büyük katkımız olmuştur. Yaptığımız hukuki düzenlemelerle yüksek emisyonlu yaşlı araçların trafikten çekilmesini sağladık” ifadelerini kullandı.

    “ATIK BERTARAF FAALİYETLERİNDE HAMLE YAPTIK”

    Yazılı açıklamasını sürdüren Eroğlu, şu konulara değindi: “Ülkemizin her noktasında hava kalitesini ölçüp, 352 noktadan online olarak takip edebiliyoruz. Katı atıkların geri kazanılması için tesis sayısını arttırdık. Başlatmış olduğumuz Sıfır Atık Projesi başarıyla sürdürülmektedir. Katı atık bertaraf tesisleri ile emisyon değerleri %7 oranında azaltılmıştır. 2017 yılından bu yana 24 milyon ton atığın geri kazanımı sağlandı. 3 milyon ton sera gazı salımı engellendi. Belediyelerin atıksu arıtımı konusunda büyük hamleler yaptık. 2002 yılında atıksu arıtma hizmeti alan belediye nüfusunun oranı %35 iken, bugün bu oranı %89’a yükselttik.

    “TÜRKİYE ULUSLARARASI ANLAŞMA VE KONFERANSLAR YAKINDAN TAKİP ETMEKTEDİR”

    Türkiye, iklim değişikliği ile alakalı uluslararası alanda bütün toplantı ve konferanslara düzenli olarak katılım sağlayarak küresel ölçekte mes’eleyi yakından takip etmektedir. Ülkemiz, 1992 yılında Rio’da gerçekleştirilen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesine taraf olmuştur. Türkiye, müteakip yıllarda gerçekleştirilen taraflar konferanslarına katılm sağlamıştır. Ülkemiz 26 Ağustos 2009 tarihinde Kyoto Protokolüne resmen taraf olmuştur. Türkiye, özellikle Hükümetlerimiz döneminde çevre alnında yaptığı muazzam yatırımlar neticesinde 21 Aralık 2009 tarihinde Brüksel’de gerçekleştirilen ‘Hükümetlerarası Katılım Konferansı’nda 27 No’lü Çevre Faslı’ müzakerelere resmen açılmıştır. Esasen Çevre Faslı, AB’ye üye olan ülkelerin dahi en son açabildiği fasıl olmasına rağmen, ülkemizin bu alandaki gayretli çalışmaları neticesinde Çevre Faslı, açtığımız önemli bir fasıl olmuştur. Türkiye’nin, 28 Kasım 2010 tarihinde Meksika’nın Cancun şehrinde gerçekleştirilen 16. Taraflar Konferansında özel şartları kabul edilmiştir. Ülkemiz, 2015 yılında Paris’te gerçekleştirilen 21. Taraflar Konferansı’na da katılmıştır. Türkiye, yeni iklim rejiminde finans ve teknoloji desteklerine erişim talebinin karşılanması kaydıyla, 2015 yılında Paris Anlaşması’nı kabul etmiş ve 22 Nisan 2016’da imzalamıştır. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan; 2021 yılının Eylül ayında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda ülkemizin de Paris Anlaşması’na taraf olacağını açıklamış ve 6 Ekim 2021 tarihinde de Gazi Meclisimizde bütün milletvekillerinin oylarıyla kabul edilmiştir.

    “TBMM’DE ÇATISI ALTINDA İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ARAŞTIRMA KOMİSYONU KURULMUŞTUR”

    Türkiye son 19 yılda iklim değişikliği ile mücadele hususunda muazzam çalışmalar yapmıştır. Ancak, konunun ehemmiyetine binaen TBMM’de bütün siyasi partilerin ortak kararı ile 23 Mart 2021 tarihinde ‘TBMM Küresel İklim Değişikliğinin Etkilerinin En Aza İndirilmesi, Kuraklıkla Mücadele ve Su Kaynaklarının Verimli Kullanılması İçin Alınması Gereken Tedbirlerin Belirlenmesi Araştırma Komisyonu’ kurulmuştur. Komisyon, saha ziyaretlerinin yansıra ülkemizde iklim değişikliği ile mücadele ve uyum konularında alanlarında uzman çok sayıda akademisyen ve ilgili kamu kurum ve kuruluş temsilcisinden bilgi almıştır. 4 aylık verimli bir çalışma döneminin ardından komisyon tarafından hazırlanan rapor, 01.02.2022 tarihinde TBMM Genel Kurulunda görüşülerek kabul edilmiştir. Hazırlanan rapor, ülkemizin iklim değişikliği ile mücadelede yol haritası niteliğinde çok önemli bilgileri ihtiva etmektedir. Araştırma Komisyonumuzun hazırladığı 842 sayfalık rapor, kuraklık, su kaynakları, tarım ve hayvancılık, ormancılık, atık sektör, enerji ve şehirleşme gibi pek çok alanda 96 ayrı tespit yapmıştır. Söz konusu bu tespitlerin çözümü için de 385 farklı teklif getirilmiştir. Araştırma Komisyonumuzun hazırlamış olduğu raporun netice ve tavsiyeler bölümünde yer alan tespit ve teklifler hakkında muhatap idarelerin yaptıkları ve yapmayı öngördükleri faaliyetler takip edilebilecektir. İklim değişikliğinin etkilerinin öngörülmesi ve bu etkilerin olabildiğince önlenebilmesi için uygun politikaların ve kanuni mevzuatın oluşturulması son derece önemlidir. Bu kapsamda söz konusu yasal mevzuatın ve politikaların oluşturulması için ilgili paydaşların yasama çatısı altında görüşlerini ifade etmesi sağlanarak ülkemizin iklim değişikliği ile mücadelesinde en uygun politikaların oluşturulmasına katkı sağlanmış olacaktır.

    “TÜRKİYE’NİN SERA GAZI EMİSYON MİKTARIMIZ DÜŞÜYOR”

    Ülkemizde sera gazlarının azaltılması ve iklim değişikliğine uyum konularında attığımız adımların neticesini almaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Yaptığımız iklim değişikliği ile mücadele faaliyetleri neticesinde Dünya’da sera gazı emisyonları artarken özellikle 2017 yılından itibaren ülkemizde azalma eğilimine geçmiştir. 2017 yılında 525 milyon ton CO2 eşdeğer olan sera gazı emisyonu, 2018 yılında 522,5 milyon ton CO2 eşdeğere, 2019 yılında da 506,1 milyon ton CO2 eşdeğere düşmüştür. Sadece 2020 yılında 523,9 milyon ton CO2 eşdeğer sera gazı emisyonu bir önceki yıla göre % 0,6 artış göstermiştir. Küresel ısınma ve iklim değişikliği ile mücadelede gelişmiş ülkelerin diğer gelişmekte olan ülkelere destek vermesini çok önemsiyoruz. Küresel İklim Değişikliği, bütün Dünya’yı ilgilendiren ortak bir konudur. Bu sebeple çözümüne de bütün Dünya’nın ortak hareket ederek ulaşabileceği kanaatindeyim. Bu düşüncelerle bütün vatandaşlarımızın 5 Haziran Dünya Çevre Gününü ve içinde bulunduğumuz Türkiye Çevre Haftası’nı tekrar gönülden kutluyor, daha yaşanabilir bir Dünya’yı gelecek nesillere bırakmak için herkesi sorumlu davranmaya davet ediyorum.” >>>Haber Merkezi

  • Başkan Şahin’den başarılı öğrencilere tebrik ziyareti

    Başkan Şahin’den başarılı öğrencilere tebrik ziyareti

    Okul Müdürü Murat Oktay’dan eğitim faaliyetleri ve öğrencilerin yürüttüğü projeler hakkında bilgi alan Başkan Şahin, gençlerin bilim ve teknoloji alanındaki başarılarının gurur verici olduğunu ifade etti.

    NAUTİLUS PROJESİYLE BÜYÜK BAŞARI

    Ziyaret kapsamında öğrencilerin geliştirdiği “NAUTİLUS” adlı proje de değerlendirildi. Otonom Su Altı Robotu kategorisinde Türkiye üçüncülüğü elde eden ekip, ayrıca Çin’in Sanya kentinde düzenlenen SAUVC 2026 Uluslararası Otonom Su Altı Robotik Sistemler Yarışması’nda finalist olarak önemli bir başarıya imza attı.

    Başkan Şahin, elde edilen başarıdan dolayı öğrencileri ve öğretmenlerini tebrik ederek, “Bilim ve teknoloji alanında ülkemizi başarıyla temsil eden gençlerimizle gurur duyuyoruz. Türkiye üçüncülüğü elde ederek uluslararası arenada finalist olma başarısı gösteren öğrencilerimizi yürekten kutluyorum. Bu önemli başarıda emeği bulunan öğretmenimiz Hüseyin Soybakıcı’ya teşekkür ediyor, Talha Barış Eker, Kerem Dal, Ramazan Özçelik ve Muhammed Mevlüt Kirez başta olmak üzere tüm öğrencilerimize başarılarının devamını diliyorum.” dedi.

    “GENÇLERİMİZİN BAŞARILARI TÜRKİYE’NİN GÜÇLÜ GELECEĞİNİN HABERCİSİDİR”

    Gençlerin bilimsel ve teknolojik çalışmalara yönelmesinin Türkiye Yüzyılı vizyonunun önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Başkan Şahin, “Bilim, teknoloji ve inovasyon alanında elde edilen bu başarılar, gençlerimizin azmi, çalışkanlığı ve üretkenliğinin en somut göstergelerinden biridir. Ülkemizin güçlü geleceğini inşa edecek olan gençlerimizin her zaman yanında olmaya ve onları desteklemeye devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı. Ziyaret, öğrencilerle yapılan sohbetlerin ardından hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi. >>>Haber Merkezi

  • Afyon’da görsel şölen başladı! Haşhaş tarlaları beyaza büründü

    Afyon’da görsel şölen başladı! Haşhaş tarlaları beyaza büründü

    Yılda sadece bir kez ve oldukça kısa bir süreliğine açan haşhaş çiçeklerini kaçırmak istemeyen vatandaşlar, Bolvadin ovasını kaplayan tarlaların yolunu tutuyor. Özellikle gün doğumu ve gün batımı saatlerinde muhteşem manzaralar oluşturan tarlalar, en güzel anı ölümsüzleştirmek isteyen fotoğraf tutkunlarının, dron operatörlerinin ve profesyonel sanatçıların ilk adresi oluyor.

    TÜRKİYE’NİN EN ÖNEMLİ HAŞHAŞ ÜRETİM MERKEZLERİNDEN BİRİ OLAN AFYONKARAHİSAR’IN BOLVADİN İLÇESİ BAŞTA OLMAK ÜZERE BİR ÇOK İLÇESİNDE HAŞHAŞ BİTKİSİNİN ÇİÇEK AÇMASIYLA BİRLİKTE TARLALAR ADETA BİRER DOĞAL STÜDYOYA DÖNÜŞTÜ. (ONUR DAL/AFYONKARAHİSAR-İHA)
    Türkiye’nin en önemli haşhaş üretim merkezlerinden biri olan Afyonkarahisar’ın Bolvadin ilçesi başta olmak üzere birçok ilçesinde haşhaş bitkisinin çiçek açmasıyla birlikte tarlalar adeta birer doğal stüdyoya dönüştü.

    Üreticinin yüzü gülüyor hasat temmuzda başlayacak

    Bölge ekonomisi için büyük bir öneme sahip olan haşhaş tarlaları, her yıl mayıs ayı sonlarında ve haziran başında sunduğu bu görsel zenginlikle bölge turizmine de gizli bir katkı sağlıyor. Renk cümbüşünün yaşandığı tarlaların önümüzdeki günlerde de yoğun ziyaretçi ağırlaması bekleniyor.

    TÜRKİYE’NİN EN ÖNEMLİ HAŞHAŞ ÜRETİM MERKEZLERİNDEN BİRİ OLAN AFYONKARAHİSAR’IN BOLVADİN İLÇESİ BAŞTA OLMAK ÜZERE BİR ÇOK İLÇESİNDE HAŞHAŞ BİTKİSİNİN ÇİÇEK AÇMASIYLA BİRLİKTE TARLALAR ADETA BİRER DOĞAL STÜDYOYA DÖNÜŞTÜ. (ONUR DAL/AFYONKARAHİSAR-İHA)
    Türkiye’nin en önemli haşhaş üretim merkezlerinden biri olan Afyonkarahisar’ın Bolvadin ilçesi başta olmak üzere birçok ilçesinde haşhaş bitkisinin çiçek açmasıyla birlikte tarlalar adeta birer doğal stüdyoya dönüştü.

    Açan haşhaşlarda hasadın temmuz ayında yapılacağını belirten yöre üreticilerinden Halil Vural, bu yılki durumdan oldukça memnun olduklarını ifade etti. Vural, tarlalardaki gelişim sürecinin çok iyi ilerlediğini ve haşhaşlarda bu sene verimin hayli güzel olduğunu dile getirdi. >>>İHA

  • İç mekân tasarımcıları öğrencilerle deneyimlerini paylaştı

    İç mekân tasarımcıları öğrencilerle deneyimlerini paylaştı

    Afyon MYO Konferans Salonunda akademik personel ve öğrencilerin katıldığı panelde mezunlar; sektör deneyimini, kariyer önerilerini ve mezun hikâyelerini anlattı. Artı Mobilya İç Mekân Tasarımcısı Nur Eda Kızılbeyli, başarıya giden yolda en önemli dönüm noktasının staj dönemi olduğunu belirtti. “Naylon staj” olarak tabir edilen formalite stajlardan kesinlikle uzak durulması gerektiğini söyleyen Kızılbeyli, “Benim çalıştığım yer ilk staj yerimdi, daha sonra orası iş yerim oldu. Sektörde kalıcı olabilmek için okulda aldığımız eğitimin üzerine kendimiz bir şeyler koymalıyız. Özellikle 3ds Max programını ve render kalitesini geliştirmek çok önemli; çünkü teknik bilgiyi ne kadar bilirseniz bilin, insanlar önce gördüğü görsel kaliteye göre sizinle çalışmaya karar veriyor” dedi.

    “SEKTÖRDE, PİNTEREST SENDROMUYLA KARŞILAŞIYORUZ”

    Dişbudak Mobilya İç Mekân Tasarımcısı Simge Yapar, iç mekân tasarımı ile iç mimarlık arasında yelpaze farkının bulunduğunu belirtti. Sektörde sıklıkla “Pinterest” sendromuyla karşılaşıldığını kaydeden Yapar, “Müşteriler genellikle Pinterest’ten bir model gösterip aynısını istiyor. Ancak bu tasarımların birçoğunun üretim aşamasında uygulanabilirliği olmuyor. Sadece görselliğe değil; malzeme bilgisine, ergonomiye ve üretim aşamalarına da hâkim olmanız gerekiyor. Bir tasarımı gerçeğe dönüştürmek ve müşterinin memnuniyetini görmek ise bu mesleğin en güzel yanı” diye konuştu.

    “TASARIMCILIK, SADECE BİLGİSAYAR BAŞINDA ÇİZİM YAPMAK DEĞİL”

    Girişimci ve Kuva Mobilya İç Mekân Tasarımcısı Yunus Emre Ünver ise tasarımcılığın sadece bilgisayar başında çizim yapmaktan ibaret olmadığını belirterek, “Bilgisayarda çizdiğimiz projeyi imalattaki ustaya doğru aktarabilmek ve onun uygulanabilir olmasını sağlamak en büyük sınavımız. Biz bu meslekte aslında insan yönetmeyi ve problem çözmeyi öğreniyoruz. İş hayatı tamamen bir ekip işi. Hata yapmaktan korkmayın; genç yaşta yapılan hatalar bizi sektördeki diğer rakiplerimize göre çok daha tecrübeli hale getiriyor” ifadelerini kullandı. Panel, soru cevap bölümünün ardından sona erdi. >>>Haber Merkezi

  • “Bazı kurumlar artık iki dil arıyor”

    “Bazı kurumlar artık iki dil arıyor”

    Hukuk Fakültesi Konferans Salonunda düzenlenen Özel Hukuk Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Altan Fahri Gülerci’nin oturum başkanlığını yürüttüğü panelde; Av. Şükran Tuğrul ve Av. Enes Emirhan Arıkan konuşmacı olarak yer alırken, panele Hukuk Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Medeni Hukuk Ana Bilim Dalı Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Hasibe Sena Akkışla ile birlikte akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

    “GENİŞ BİR İSTİHDAM YELPAZESİ BULUNUYOR”

    Panelin açış konuşmasını yapan Özel Hukuk Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Altan Fahri Gülerci, 2012 yılında kurulan Hukuk Fakültesinin köklü bir yapıya kavuştuğunu ve Özel Hukuk ile Kamu Hukuku alanlarında lisansüstü eğitimler verdiğini belirtti. Hukuk mezunlarının kariyer seçeneklerinin yalnızca avukatlık, hakimlik ve savcılık meslekleriyle sınırlı olmadığını belirten Gülerci, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ve Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK) gibi üst kurullarda uzmanlık ve müfettişlik imkanlarının bulunduğunu ifade etti.

    “BAZI KURUMLAR ARTIK İKİ DİL ARIYOR”

    Söz konusu kurumlarda görev alabilmek için yabancı dilin önemli bir şart olduğunu dile getiren Gülerci, “Eskiden banka müfettişliği gibi pozisyonlarda tek dil yeterli olabiliyordu ancak günümüzde bazı kurumların iki dil aradığını bile görebiliyoruz. Bu alanlarda başarılı olabilmek için yabancı dil bilgisinin yanı sıra ilgili KPSS puan türlerinden de yeterli puanı almak gerekiyor. Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı (HMGS) da bizim için en önemli basamak niteliği taşıyor. Bu sınavı geçemeden bahsi geçen kurumlara girmek ve başarılı olmak pek mümkün gözükmüyor” diye konuştu. Sınava hazırlık sürecinde adayların motivasyon kayıpları yaşayabildiğini anlatan Gülerci, öğrencilere online eğitimler yerine aynı stresi paylaşabilecekleri ve disiplin sağlayabilecekleri yüz yüze kursları tercih etmeleri tavsiyesinde bulundu.

    “ÖZEL HUKUK TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMIMIZ DEVAM EDİYOR”

    Sosyal Bilimler Enstitüsü bünyesinde Özel Hukuk ve Kamu Hukuku alanlarında yüksek lisans programlarının öğrenci alımına devam ettiğini ifade eden Gülerci, “Özel Hukuk Bölümü olarak bünyemizde tezli ve tezsiz olmak üzere iki farklı yüksek lisans programı yer almaktadır. Ancak tezsiz yüksek lisans programımıza şu an için öğrenci alımı yapılmamakta, eğitim faaliyetleri sadece tezli yüksek lisans programımız üzerinden aktif olarak sürdürülmektedir” diye konuştu. Özel Hukuk Tezli Yüksek Lisans programının her dönem için 17 öğrenci ana kontenjanı bulunduğunu söyleyen Gülerci,  “Buna ek olarak, üç şehit ve gazi yakını ile bir engelli öğrenci olmak üzere 3 kişilik özel kontenjanımız mevcuttur; böylece toplam yerel kontenjanımız 20 öğrenci olarak belirlenmiştir. Ayrıca bu kontenjanların dışında, 5 kişilik yabancı uyruklu öğrenci kontenjanımız da yer almaktadır. Yüksek lisans programımız, mevcut öğrencileriyle birlikte aktif olarak eğitim-öğretim hayatına devam etmektedir” dedi.

    SON SINIF ÖĞRENCİLERİNE YÜKSEK LİSANS İMKÂNI

    Yüksek lisans yapmanın mesleki alanda uzmanlaşma sağladığını ve iş hayatında rakiplere karşı avantaj oluşturduğunu aktaran Gülerci, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından hayata geçirilecek yeni bir uygulamanın da duyurusunu yaptı. Gülerci, “Mevcut kontenjanın yüzde 10’unu geçmemek kaydıyla, son sınıf öğrencileri arasından da yüksek lisanstan ders alma imkanı getirilecek. Bunun detayları üniversitemiz enstitüsünde görüşülüyor ve uygulamasını önümüzdeki sene itibarıyla başlatacağız” dedi. Açış konuşmasının ardından Av. Şükran Tuğrul ve Av. Enes Emirhan Arıkan panel kapsamında; kariyer planlaması, avukatlık mesleğine hazırlık, sınav süreçleri, yüksek lisans eğitimi ve akademik gelişim imkanları ile mezuniyet sonrası karşılaşılan süreçler hakkında değerlendirmelerde bulundu. Panel, soru cevap bölümünün ardından sona erdi. >>>Haber Merkezi

  • Kökçü’nün memleketi Emirdağ’da Dünya Kupası heyecanı

    Kökçü’nün memleketi Emirdağ’da Dünya Kupası heyecanı

    FIFA Dünya Kupası’nda mücadele edecek A Milli Takımı’nın kafilesinde yer alan Orkun Kökçü’nün ABD’ye gitmesi memleketi Emirdağ’daki hemşehrilerini gururlandırdı. İlçe halkı, milli maç heyecanını birlikte yaşayacak. Emirdağ Belediye Başkanı Serkan Koyuncu, milli takımın başarılı olacağına inandıklarını söyledi. Orkun Kökçü’nün her yıl Emirdağ’a birkaç kez geldiğini belirten Koyuncu, “Burada evi de var. Böyle bir futbolcuyu yakından tanıdığım için çok mutluyum. İyi niyetli ve hayırsever kardeşimizin uluslararası arenada bir yıldız olması Emirdağ için de önemli.” dedi.

    “PERSONELİMİZ 03 YAZILI MİLLİ TAKIM FORMALARIYLA HEMŞERİLERİMİZE HİZMET VERECEK”

    Koyuncu, milli futbolcunun Emirdağ’da isminin yaşatılması için çalışmalarının olduğunu dile getirerek, şöyle konuştu: “ABD ile Türkiye’nin arasındaki saat farkından dolayı turnuvadaki ilk üç karşılaşmamız erken saatlerde oynanacak. Biz şimdiden Dünya Kupası coşkusunu yaşamaya başladık. Maç günlerinde sabah namazının ardından belediyemizin tesislerinde hemşerilerimizle birlikte kahvaltı yapacak, karşılaşmaları izleyeceğiz. Bütün binalarımızı Türk bayraklarıyla donattık. Maç günlerinde personelimiz 03 yazılı milli takım formalarıyla hemşerilerimize hizmet verecek.”

    “KENDİSİYLE HER ZAMAN GURUR DUYUYORUZ”

    Esnaf Güray Tekin de Emirdağ’a her yıl gelen milli futbolcu Orkun’u ve ailesini tanıdığını ifade etti. A Milli Takımı ve Kökçü’yü yakından takip edeceklerini anlatan Tekin, “Orkun Kökçü, Emirdağ ile bağını hiç koparmadı. Hayırsever bir kişiliğe sahip ve ilçemize katkılarda bulunuyor. Kendisiyle her zaman gurur duyuyoruz.” dedi. Esnaf Abdil Yılmaz ise milli futbolcunun Türkiye adına önemli bir yetenek ve sportif anlamda başarılı bir futbolcu olduğunu vurgulayarak, “Emirdağlılar olarak Orkun’un her zaman yanındayız. Her karşılaşmada burada büyük bir coşku yaşanacak. Her gol ve galibiyette burada mutlu olacağız. İnşallah, bol gollü maçlar izleyeceğiz.” ifadelerini kullandı. >>>AA

    Afyonkarahisar’ın Emirdağ ilçesindeki hemşehrileri, A Milli Futbol Takımı’nda yer alan Orkun Kökçü’nün 2026 FIFA Dünya Kupası’nda da atacağı gollerle tüm Türkiye’yi mutlu edeceğine inanıyor. Emirdağ Belediye Başkanı Serkan Koyuncu (fotoğrafta), AA muhabirine açıklamada bulundu. ( Emirdağ Belediyesi – Anadolu Ajansı )
    Afyonkarahisar’ın Emirdağ ilçesindeki hemşehrileri, A Milli Futbol Takımı’nda yer alan Orkun Kökçü’nün 2026 FIFA Dünya Kupası’nda da atacağı gollerle tüm Türkiye’yi mutlu edeceğine inanıyor. İlçe esnafı Güray Tekin (fotoğrafta), AA muhabirine açıklamada bulundu. ( Emirdağ Belediyesi – Anadolu Ajansı )
    Afyonkarahisar’ın Emirdağ ilçesindeki hemşehrileri, A Milli Futbol Takımı’nda yer alan Orkun Kökçü’nün 2026 FIFA Dünya Kupası’nda da atacağı gollerle tüm Türkiye’yi mutlu edeceğine inanıyor. İlçe ensafı Muhammet Kocabıçak (fotoğrafta), AA muhabirine açıklamada bulundu. ( Emirdağ Belediyesi – Anadolu Ajansı )
    Afyonkarahisar’ın Emirdağ ilçesindeki hemşehrileri, A Milli Futbol Takımı’nda yer alan Orkun Kökçü’nün 2026 FIFA Dünya Kupası’nda da atacağı gollerle tüm Türkiye’yi mutlu edeceğine inanıyor. İlçe esnafı Abdil Yılmaz (fotoğrafta), AA muhabirine açıklamada bulundu. ( Emirdağ Belediyesi – Anadolu Ajansı )
    Afyonkarahisar’ın Emirdağ ilçesindeki hemşehrileri, A Milli Futbol Takımı’nda yer alan Orkun Kökçü’nün 2026 FIFA Dünya Kupası’nda atacağı gollerle tüm Türkiye’yi mutlu edeceğine inanıyor. Kökçü, izin günlerinde memleketi Emirdağ’a ziyaret gerçekleştiriyor. ( Emirdağ Belediyesi – Anadolu Ajansı )
  • Afyonkarahisar Caz Festivali devam ediyor

    Afyonkarahisar Caz Festivali devam ediyor

    Kentteki bir termal otelde düzenlenen festivalin üçüncü gününde, Çekya’dan “Vojtech Polej Trio” ve “Stepan Kolancny Trio” grupları sanatseverlerle buluştu. Gruplarda yer alan sanatçılar, konserlerde seçkin eserlerini seslendirdi. Sanatseverler konserlere ilgi gösterdi. >>>AA

    Genel sanat yönetmenliğini Hüseyin Başkadem’in yaptığı 26. Afyonkarahisar Caz Festivali sürüyor. Kentteki bir termal otelde düzenlenen festivalin üçüncü gününde, Çekya’dan “Vojtech Polej Trio” ve “Stepan Kolancny Trio” grupları sanatseverlerle buluştu. ( Arif Yavuz – Anadolu Ajansı )
    Genel sanat yönetmenliğini Hüseyin Başkadem’in yaptığı 26. Afyonkarahisar Caz Festivali sürüyor. Kentteki bir termal otelde düzenlenen festivalin üçüncü gününde, Çekya’dan “Vojtech Polej Trio” ve “Stepan Kolancny Trio” grupları sanatseverlerle buluştu. ( Arif Yavuz – Anadolu Ajansı )
    Genel sanat yönetmenliğini Hüseyin Başkadem’in yaptığı 26. Afyonkarahisar Caz Festivali sürüyor. Kentteki bir termal otelde düzenlenen festivalin üçüncü gününde, Çekya’dan “Vojtech Polej Trio” ve “Stepan Kolancny Trio” grupları sanatseverlerle buluştu. ( Arif Yavuz – Anadolu Ajansı )
  • Ceza İnfaz Personeli Günü, Afyon’da kutlandı

    Ceza İnfaz Personeli Günü, Afyon’da kutlandı

    Kampüs Açık Ceza İnfaz Kurumu’ndaki programda, “Ceza İnfaz Personeli Günü” dolayısıyla kurumda görev yapan personel kahvaltıda bir araya geldi.

    Etkinlikte kurum içerisinde düzenlenen satranç ve futbol müsabakaları birincilerine plaket takdim edildi.

    Programa, Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Patlak, Başsavcı Vekili Salih Kılıç ve kurum yöneticileri de katıldı. >>>AA

    Afyonkarahisar’da “Ceza İnfaz Personeli Günü” programı düzenlendi. ( Arif Yavuz – Anadolu Ajansı )
    Afyonkarahisar’da “Ceza İnfaz Personeli Günü” programı düzenlendi. ( Arif Yavuz – Anadolu Ajansı )
  • Dünya Çevre Günü etkinliklerle kutlandı

    Dünya Çevre Günü etkinliklerle kutlandı

     
    Kutlama programı protokol konuşmalarıyla başladı. Ardından İl Milli Eğitim Müdürlüğü Mehter Takımı tarafından gösteri sunuldu. Etkinlikler kapsamında öğrencilerin hazırladığı halk oyunları gösterisi de izleyicilerden beğeni topladı.
     
    Programın devamında “Atma Onar, Yenisini Alma, Paylaş” temalı resim yarışmasında dereceye giren öğrencilere ödülleri verildi. Ayrıca Atık Pil Toplama Kampanyası’nda başarılı olan kurum ve okullara sertifikaları takdim edildi.











     
    Etkinlik alanında yarışmalara ait eserlerin yer aldığı sergiler ziyaret edilirken, okullar tarafından hazırlanan geri dönüşüm temalı çalışmalar da katılımcıların beğenisine sunuldu. Kamu kurum ve kuruluşları, çevre alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları ile özel sektör temsilcileri de açtıkları stantlarda çevre bilincine yönelik çalışmalarını tanıttı.
     
    Dünya Çevre Günü kapsamında düzenlenen etkinliklerde çevrenin korunması, geri dönüşümün yaygınlaştırılması ve sürdürülebilir yaşam konusunda farkındalık oluşturulması amaçlandı.>>>ŞERAFETTİN KAZAK
     
  • Afyon’da büyük kadınlar kriket heyecanı başladı

    Afyon’da büyük kadınlar kriket heyecanı başladı

    Türkiye Kriket Federasyonu’nun faaliyet programında yer alan Büyük Kadınlar Kriket 1. Etap Müsabakaları, Afyonkarahisar’ın ev sahipliğinde başladı. Türkiye’nin farklı illerinden gelen sporcular, dört gün boyunca şampiyonluk mücadelesi verecek.

    4-7 Haziran tarihleri arasında düzenlenen organizasyona 9 takım ve toplam 136 sporcu katılıyor. Müsabakalar boyunca sporcular hem bireysel performanslarını sergileyecek hem de takımları adına önemli puanlar kazanmak için mücadele edecek.

    Kadın kriketinin gelişimine katkı sunan organizasyonun, genç sporcular için de önemli bir deneyim fırsatı sunması bekleniyor. Afyonkarahisar’da gerçekleştirilen müsabakalar, kriket sporunun tanıtımına ve yaygınlaşmasına da katkı sağlayacak.

    Yetkililer, organizasyona katılan tüm sporculara başarı dileklerini ileterek müsabakaların centilmence ve fair-play ruhu içerisinde geçmesini temenni etti. >>>Haber Merkezi

  • “Her bir evladımızın kendini değerli, hissetmesini istiyoruz”

    “Her bir evladımızın kendini değerli, hissetmesini istiyoruz”

    Fatih’teki Sepetçiler Kasrı’nda düzenlenen Herkadaş Atölye ve Müze Kaşifleri Sertifika Töreni’nde konuşan Bakan Göktaş, çocukların yüreğine iz bırakacak anlamlı bir çalışmanın sevincini paylaştıklarını söyledi.

    Bir çocuğun dünyasının gördüğü her yerle, duyduğu her hikayeyle ve dokunduğu her eserle biraz daha büyüdüğünü ifade eden Göktaş, “Bir müzede karşılaştığı eski bir obje, ona geçmişle bağ kurmayı öğretir. Bir atölyede yaptığı küçük bir çalışma, kendi yeteneğini fark etmesini sağlar. Bir sanat eserine bakarken sorduğu soru, onun düşünme ufkunu genişletir.” değerlendirmesini yaptı.

    Göktaş, çocuklar için kültür, sanat, tarih ve bilimin sadece kitaplarla sınırlı olmadığını belirterek, “Onlar, çocuğun kendini tanımasını, ait olduğu medeniyeti anlamlandırmasını ve geleceğe daha güvenle bakmasını sağlar. Bizler, devletimizin koruması altında olan her bir evladımızın kendini değerli, güçlü ve güvende hissetmesini istiyoruz. Her çocuğumuzun kendi hikayesine güvenle sahip çıkmasını, büyük Türkiye ailemizin çok kıymetli bir ferdi olduğunu hissederek yaş almasını önemsiyoruz.” ifadelerini kullandı.

    Aidiyet duygusunun, çocuk için görünmez ama çok güçlü bir dayanak noktası olduğunu vurgulayan Göktaş, “Çocuk, ‘Ben bu ülkenin evladıyım, bu kültür benim, bu tarih benim, bu miras benim.’ diyebildiğinde hayata daha güvenle tutunur. Herkadaş Atölye ve Müze Kaşifleri Projesi’nin bu yönünü gerçekten çok kıymetli buluyorum. Bu proje, çocuklarımızı müzelerle, atölyelerle, kültürle, sanatla ve bilimle bir araya getirdi. Sizin eserlerinizi gördüğümde, sizlerle konuştuğumda, gözlerinizin ışığını, kendinizi anlatma biçimini gördüğümde ben oldukça heyecanlandım, sizlerle gurur duyuyorum.” diye konuştu.

    İstanbul’da başladıkları bu pilot projeyi yakın zamanda il geneline, ardından yapılacak bir protokolle Türkiye’ye yaymak gerektiğini belirten Göktaş, “Her bir çocuğun, bu topraklara ekilen birer tohum olduğuna inanıyoruz. Onlar boy verdikçe, Türkiye çınarının gölgesinde huzurla yaşayacağımızı biliyoruz. Her çocuk özeldir, her çocuk kıymetlidir, doğru destekle kendi yolunu bulabilecek eşsiz bir potansiyele sahiptir. Bu nedenle çocuklarımızın bakım, eğitim ve psikososyal destek ihtiyaçlarının yanında kültürel, sosyal ve özellikle sanatsal gelişimlerini de oldukça önemsiyoruz. Bu kapsamda yürüttüğümüz birçok çalışma da var.” dedi.

    Bakan Göktaş, “Çocuğun üstün yararını esas alan hizmet modelleriyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Sosyal ve ekonomik destek programlarımızla çocuklarımızın ailelerinin yanında destek almasına yönelik pek çok çalışmalar yürütüyoruz. Çalışma arkadaşlarım, bu bakanlığın sadece birer çalışanı veya memuru değil. Onlar gerçekten bağlı oldukları kuruluşlarda çocuklarla ayrı bir gönül bağı oluşturuyorlar. Adeta bir ağabey kardeş, anne evlat sevgisiyle büyüyorlar o çocuklarımız. Dışarıdan gelen bu tür desteklerle de çocuklarımızın içlerindeki o cevheri çok daha farklı yerlere taşıyabildiğimizi net bir şekilde görüyoruz.” şeklinde konuştu.

    Koruyucu aile hizmetleriyle çocukların sevgi, güven ve aidiyet duygusu içinde hayata hazırlanmasına imkan sağladıklarını kaydeden Göktaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayelerinde 2012’den beri yürüttükleri Gönül Elçileri Projesi’nin bugün pek çok ülkede örnek alınan bir gönüllülük seferberliğine dönüştüğünü ifade etti.

    Yapılan tüm hizmetlerin en kıymetli sonucunun, her çocuğun başarısı, neşesi ve hayata umutla bakması olduğunu belirten Göktaş, programa katılan çocuklara şöyle seslendi:

    “Proje boyunca müzeleri gezdiniz, yeni bilgiler edindiniz, yeni yeteneklerinizi keşfettiniz, atölyelere katıldınız ve yeni beceriler kazandınız. En önemlisi merak etmeyi öğrendiniz, sormanın ve keşfetmenin ne kadar güzel olduğunu fark ettiniz. Unutmayın, merak eden çocuk öğrenir. Öğrenen çocuk ise güçlenir. Kültürünü, tarihini ve yeteneklerini tanıyan çocuk ise geleceğe daha güvenle bakar. Her birinizin içinde bambaşka bir ışık var. Bizler, o ışığın büyümesi için büyük bir gayretle yanınızda olmayı sürdüreceğiz. Sormaktan, öğrenmekten ve hayal etmekten asla vazgeçmeyin.”

    Bakan Göktaş, tören öncesinde Sepetçiler Kasrı’nda Herkadaş Atölye ve Müze Kaşifleri programına katılan çocukların hazırladığı eserlerin yer aldığı sergiyi gezdi.

    Programın ardından Göktaş, projede görev alan eğitmenler ve öğrencilere sertifikalarını takdim etti. Program, fotoğraf çekilmesiyle sona erdi. >>>Emre TAŞPUNAR

  • AK Parti Afyon ailesi büyüyor

    AK Parti Afyon ailesi büyüyor

    “MİLLET İÇİN GÖNÜL GÖNÜLE”

    Vatandaşlarla yalnızca saha çalışmalarında değil, makamında gerçekleştirdiği görüşmelerle de bir araya gelmeye devam eden İl Başkanı Av. Turgay Şahin, AK Parti ailesine katılan yeni üyelere “hoş geldiniz” dedi. Yeni üyelerin katılımından duyduğu memnuniyeti dile getiren Başkan Şahin, “AK Parti ailesine katılan Bekir Yeşilay ve Ersin Aydın’a hoş geldiniz diyor, üyeliklerinin hayırlı olmasını temenni ediyorum. Milletimizle gönül gönüle yürüdüğümüz bu kutlu davada her geçen gün daha da güçleniyoruz. Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz doğrultusunda vatandaşlarımızla birlikte çalışmaya, üretmeye ve hizmet etmeye devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı. AK Parti teşkilatlarının milletin teveccühüyle büyümeye devam ettiğini vurgulayan Şahin, vatandaşların partiye gösterdiği ilgi ve güvenin kendilerine önemli bir sorumluluk yüklediğini belirtti. Rozet takdim programı, yeni üyelere başarı ve hayırlı olsun temennilerinin iletilmesinin ardından hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi. >>>Haber Merkezi

  • Anahtar Parti’den AK Parti’ye geçtiler

    Anahtar Parti’den AK Parti’ye geçtiler

    Toplantıda teşkilat çalışmaları, gençlik faaliyetleri ve önümüzdeki döneme ilişkin hedefler değerlendirildi. İstişarelerin ardından gerçekleştirilen rozet takma töreninde, AK Parti ailesine katılan gençler coşkuyla karşılandı.

    Programda konuşan AK Parti Afyonkarahisar İl Gençlik Kolları Başkanı Mehmet Emin İntepe, gençlerin Türkiye’nin geleceğini inşa eden en önemli güç olduğunu belirterek, “AK Parti, kurulduğu günden bu yana gençlerin önünü açan, onların hayallerine ve hedeflerine değer veren bir hareket olmuştur. Bugün aramıza katılan kardeşlerimizin tercihi, sadece bir siyasi tercih değil; eser, hizmet ve güçlü Türkiye yürüyüşüne verilen bir destektir. Gençliğin heyecanını, enerjisini ve dinamizmini davamızın gücüyle birleştirerek Türkiye Yüzyılı hedeflerine hep birlikte yürüyeceğiz. Aramıza katılan Bekir Avlamaz ve beraberindeki genç kardeşlerimize hoş geldiniz diyor, bu katılımın teşkilatımıza ve şehrimize hayırlı olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.

    Konuşmaların ardından AK Parti’ye katılan gençlere rozetleri takıldı. Program, hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi. >>>Haber Merkezi 

  • Hocalar heyeti TBMM’de

    Hocalar heyeti TBMM’de

    TBMM Başkanlık Divanı Üyesi ve AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili İbrahim Yurdunuseven, Hocalar Belediye Başkanı Ali Arslan ve İl Genel Meclis Üyesi İsmail Özkuleli’yi Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde ağırladı.

    Görüşmede Hocalar ilçesinde devam eden çalışmalar ile planlanan hizmetler ele alınarak karşılıklı değerlendirmelerde bulunuldu. İlçeye yönelik projelerin mevcut durumu ve geleceğe dönük yatırımlar hakkında fikir alışverişi yapıldı.

    Heyet, AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Ali Özkaya’yı da ziyaret etti. Milletvekili Özkaya, ziyarete ilişkin “Hocalar Belediye Başkanımız Ali Arslan ve İGM Üyemiz İsmail Özkuleli’yi Gazi Meclisimizde misafir ettik. Ziyaretleri için teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
    Son ziyaret ise AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Hasan Arslan oldu. Arslan da paylaşımına şu notları düştü: “Gazi Meclisimizde Hocalar Belediye Başkanımız Ali Arslan ve İl Genel Meclis Üyemiz İsmail Özkuleli’yi ağırladık. ​Hocalar ilçemiz için planladığımız projeleri ve hemşehrilerimizin taleplerini masaya yatırdık. İlçemize ve memleketimize değer katmak için omuz omuza çalışmaya devam ediyoruz. Nazik ziyaretleri ve destekleri için kendilerine yürekten teşekkür ederim.” >>>Ferhat YÜKSEL
  • “En büyük zararı demokrasi görür”

    “En büyük zararı demokrasi görür”

    Olgun, söz konusu kararın kamuoyundaki tartışmaları sona erdirmek yerine daha da artırdığını belirterek, “YSK’nın gerekçeli kararı, yaşanan tartışmaları sona erdirmedi; aksine ateşe mazot döktü” ifadelerini kullandı. Seçim hukukunun meşru kabul ettiği iradenin farklı yargısal süreçlerle tartışmalı hale getirilmesinin doğru olmadığını savunan Olgun, bu tür durumlarda en net açıklamanın YSK tarafından yapılması gerektiğini vurguladı. Hukukun siyasi mücadelelerin aracı haline getirilmemesi gerektiğini ifade eden Olgun, bunun adalet yerine belirsizlik doğuracağını ve en büyük zararın demokrasi ile kurumlara duyulan güvene verileceğini söyledi. >>>Haber Merkezi

  • Başkan Köksal, Vali Yardımcısı Ayrancı ve AFSİAD Başkanı Sayın’ı ağırladı

    Başkan Köksal, Vali Yardımcısı Ayrancı ve AFSİAD Başkanı Sayın’ı ağırladı

    Başkan Köksal, görüşmeye ilişkin paylaşımında Vali Yardımcısı İhsan Ayrancı ve AFSİAD Başkanı Kadir Sayın ile görüş alışverişinde bulunduklarını ifade etti.
    Belediye makamında gerçekleştirilen görüşmede taraflar çeşitli konular hakkında değerlendirmelerde bulunurken, ziyaret günün anısına çekilen fotoğrafla tamamlandı.
    Başkan Burcu Köksal, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Vali Yardımcısı İhsan Ayrancı ve Afyonkarahisar Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği Başkanı Kadir Sayın ile görüş alışverişinde bulunduk” ifadelerine yer verdi.

  • Bolvadin’de tehlike saçan sulama hattı için düğmeye basıldı

    Bolvadin’de tehlike saçan sulama hattı için düğmeye basıldı

    İlçede yıllardır çözüm bekleyen ve vatandaşlar için risk oluşturan sulama hattında, Başkan Aynacı’nın yoğun takibi neticesinde incelemeler gerçekleştirildi. Yapılan teknik değerlendirmeler sonucunda, ana hattın üzerinin betonarme yapı ile kapatılarak tamamen güvenli hale getirilmesi kararlaştırıldı.

    Hattın üzeri betonarme yapı ile kapatılacak

    Vatandaşların can güvenliğini korumak adına başlatılacak çalışmaların detayları netleşti:

    • Güvenlik önlemi: Vatandaşların güvenliği açısından büyük risk teşkil eden ana sulama hattının üzerinin kapatılması için gerekli hazırlıklar tamamlandı.

    • Kalıcı çözüm: Hattın üzerinin betonarme bir yapı ile kapatılarak tehlikenin tamamen ortadan kaldırılacağı bildirildi.

    • Hızlı müdahale: Güvenli hale getirme çalışmalarının en kısa sürede başlatılacağı açıklandı.

    • Kurumsal iş birliği: Belediye Başkanı Derviş Aynacı, ilçenin ihtiyaç duyduğu her noktada ilgili kurumlarla temasları sürdürdüklerini vurguladı.

    • Çözüm odaklı belediyecilik: Başkan Aynacı, hemşehrilerinin yıllardır dile getirdiği sorunların takipçisi olmaya devam edeceklerini ifade etti.

      >>>HABER MERKEZİ 

  • Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi’nde 7/24 kesintisiz hizmet

    Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi’nde 7/24 kesintisiz hizmet

    Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi yetkilileri tarafından yapılan açıklamada, mesai saatleri dışında diş rahatsızlığı yaşayan vatandaşların sağlık hizmetine erişimini kolaylaştırmak amacıyla yürütülen acil hizmetlerin yeni hizmet binasında da aynı kapsamda sürdüğü belirtildi. Ayrıca Şubat ayında başlatılan mesai dışı poliklinik uygulaması kapsamında, acil dışı akşam muayenelerinin de aralıksız devam ettiği ifade edildi. Vatandaşların, Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) üzerinden akşam saatlerine yönelik randevu alarak muayene ve tedavi hizmetlerinden yararlanabildiği bildirildi. Yetkililer, sunulan hizmetlerin kesintisiz şekilde sürdürüldüğünü vurgulayarak, vatandaşların ağız ve diş sağlığı hizmetlerine erişiminde herhangi bir aksama yaşanmadığını kaydetti.

    Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi’nden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “İlimizde 2012 yılından bu yana Ağız ve Diş Sağlığı Merkezimiz bünyesinde vatandaşlarımıza 7 gün 24 saat esasına göre kesintisiz acil ağız ve diş sağlığı hizmeti sunulmaktadır. Mesai saatleri dışında diş rahatsızlığı yaşayan vatandaşlarımızın sağlık hizmetine erişimini sağlamak amacıyla yürütülen acil sağlık hizmetleri, yeni hizmet binamız olan Ağız ve Diş Sağlığı Hastanemizde de aynı kapsam ve süreklilikle devam etmektedir. Ağız ve Diş Sağlığı Hastanemizde acil sağlık hizmetlerinin yanı sıra, Şubat ayında başlatılan mesai dışı poliklinik uygulaması kapsamında acil dışı akşam muayeneleri de aralıksız olarak sürdürülmektedir. Vatandaşlarımız, Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) üzerinden akşam saatlerine yönelik randevu oluşturarak muayene ve tedavi hizmetlerinden yararlanabilmektedir.”   >>>Haber Merkezi

  • Vali Aktaş Dinar ilçesinde saha incelemelerinde bulundu

    Vali Aktaş Dinar ilçesinde saha incelemelerinde bulundu

    Vali Aktaş başkanlığında düzenlenen geniş katılımlı değerlendirme toplantısında; belde belediye başkanları, muhtarlar ve kurum müdürleri hazır bulundu. Toplantıda ilçenin öncelikli ihtiyaçları, devam eden kamu yatırımları ile vatandaşların talepleri masaya yatırıldı. Programı kapsamında Dinar Belediye Başkanlığını da ziyaret eden Vali Aktaş, Belediye Başkanı Veysel Topçu’dan ilçede yürütülen projeler ve güncel çalışmalar hakkında detaylı bilgi aldı.
















    Şehit aileleri ve gazilerle müstesna buluşma

    İlçedeki sosyal temaslarına büyük önem veren Vali Aktaş, şehit yakınları ve gazileri ihmal etmedi:

    Valimiz Dr. Naci Aktaş, aziz şehidimiz Onur Çapan’ın annesi Döndü Çapan’ı Pazar mahallesindeki evinde ziyaret ederek şehidimiz için dua etti. Şehit ailelerinin milletin gönlünde müstesna bir yere sahip olduğunu vurgulayan Aktaş, devletin her zaman yanlarında olduğunu ifade etti. Vali Aktaş ayrıca, Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Bölge Temsilciliği ile Türkiye Muharip Gaziler Derneği Dinar Temsilciliğini ziyaret ederek şehit ve gazi yakınlarıyla bir araya geldi. Bu ziyaretlerde Dinar’ın yanı sıra Başmakçı, Dazkırı ve Evciler bölgelerinden temsilcilerle de görüş alışverişinde bulunuldu. >>>HABER MERKEZİ 

  • Vali Aktaş Dinar’da öğrencilerle buluştu

    Vali Aktaş Dinar’da öğrencilerle buluştu

    Ziyaret kapsamında okulun öğretmen ve öğrencileriyle bir araya gelen Vali Aktaş, sınıfları gezerek eğitim süreçleri hakkında bilgi aldı. Yaklaşan sınav dönemi öncesinde öğrencilerle yakından ilgilenen Aktaş, eğitim camiasına yönelik moral ziyaretlerini sürdürdü.

    Başarının anahtarı düzenli çalışma ve öz güven

    Vali Dr. Naci Aktaş, öğrencilerle gerçekleştirdiği sohbetlerde gelecek hedeflerine yönelik önemli tavsiyelerde bulundu. Sınavlara hazırlanan öğrencilere başarı dileklerini ileterek moral veren Aktaş, başarıya ulaşmak için düzenli çalışma ve planlı hareket etmenin hayati önem taşıdığını vurguladı. Öğrencilere hitaben yaptığı konuşmada öz güvenin başarının temel taşlarından biri olduğuna dikkat çeken Vali Aktaş, gençlere hedeflerinden asla vazgeçmemelerini tavsiye ederek emek ve gayretin en önemli anahtar olduğunu ifade etti. Okulda görev yapan öğretmenlerle de bir araya gelen Aktaş, yıl boyunca sergiledikleri özverili çalışmalar için teşekkürlerini sundu.>>>HABER MERKEZİ 

  • Dinar Belediyesi’nde Haziran ayı toplantısı yapıldı

    Dinar Belediyesi’nde Haziran ayı toplantısı yapıldı

    Toplantı, Belediye Başkan Vekili Nazif Metehan Aydın başkanlığında, meclis üyelerinin katılımıyla yapıldı. Oturumda gündem maddeleri tek tek görüşülerek karara bağlandı. Görüşülen konuların ilçenin ihtiyaçları ve belediye hizmetleri doğrultusunda değerlendirildiği toplantının, Dinar’a hayırlı olması temennisinde bulunuldu. Belediye yetkilileri, alınan kararların hem ilçeye hem de vatandaşlara olumlu katkılar sağlamasını diledi. >>>Haber Merkezi

  • Devlet desteğini aldı hayalindeki işe başladı!

    Devlet desteğini aldı hayalindeki işe başladı!

    “Kırsalda Bereket Hayvancılığa Destek Projesi” kapsamında hibe almaya hak kazanan Eser, teknik bilgisini üretimle birleştirerek kadınlara örnek olmayı hedefliyor. Zamanının büyük bir kısmını hayvanlarıyla ilgilenerek geçiren genç mühendis, hem aile işletmesini güçlendirmeyi hem de ülke ekonomisine katkı sağlamayı amaçlıyor.

    Afyonkarahisar’da devlet desteğiyle hayvancılığa başlayan ziraat mühendisi Emine Eser, zamanla hayvan sayısını artırıp, çiftliğini büyütmek istiyor. ( Canan Tükelay – Anadolu Ajansı )

    Aylık bakım ve besleme desteği sağlanıyor

    Projenin sunduğu imkanlar sayesinde işletmesini kuran Eser, sağlanan desteklerin önemine dikkat çekti:

    • Hayvan alımı: Proje kapsamında işletmeye etçi ırk damızlık gebe düveler kazandırıldı.

    • Düzenli ödemeler: Teslim alınan her hayvan için ilk 12 ay boyunca aylık 1500 lira bakım ve besleme desteği veriliyor.

    • Maliyet avantajı: Yem ve bakım maliyetlerinin arttığı bu dönemde, düzenli yapılan ödemeler üreticiye nefes aldırıyor.

    • Kadın üretici vurgusu: Tarım ve hayvancılıkta kadınların daha aktif rol alması, sektörün gelişimi adına kritik bir kazanım olarak görülüyor.

    Genç mühendis, bilinçli üretim ve teknik bilgiyle çiftliğini daha da büyütmeyi planlıyor.>>>AA

  • Yıl sonu sergisi yoğun ilgi gördü

    Yıl sonu sergisi yoğun ilgi gördü

    Program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından yapılan protokol konuşmalarında halk eğitiminin önemine vurgu yapıldı. Etkinlik kapsamında sahne alan Kır Efeler Halk Oyunları Ekibi, sergilediği gösteriyle izleyenlerden alkış aldı.

    Sergi açılışında kursiyerlere belgeleri; Dinar Belediye Başkan Yardımcısı Engin Gülbeyaz, İlçe Millî Eğitim Müdürü Ufuk Taşbaş ve İlçe Sosyal Hizmet Merkezi Müdürü Mehmet Över tarafından takdim edildi.

    Açılış kurdelesi ise Belediye Başkan Yardımcısı Engin Gülbeyaz, siyasi parti temsilcileri ve İlçe Millî Eğitim Müdürü Ufuk Taşbaş tarafından kesildi. Sergide yer alan el işi, süsleme ve çeşitli kurs ürünleri ziyaretçilerden tam not aldı.

    Dinar Belediyesi yetkilileri, emeği geçen tüm eğitmenlere, kursiyerlere ve Halk Eğitimi Merkezi yöneticilerine teşekkür ederek çalışmalarında başarılar diledi. >>>Haber Merkezi