Gerçekleştirilen görüşmede Dinar Belediyesi tarafından hazırlanan proje dosyası İLBANK Genel Müdürü Karahan’a sunuldu. İlçeye kazandırılması planlanan yatırımlar ve belediye projeleri hakkında kapsamlı değerlendirmelerde bulunulurken, hayata geçirilmesi hedeflenen çalışmalar için sağlanabilecek destekler ele alındı. Ziyarete Belediye Meclis Üyesi Nazif Metehan Aydın ile İmar ve Şehircilik Müdürlüğü personeli Rıfat Kum da katıldı. Heyet, Dinar’ın gelişimine katkı sağlayacak projeler konusunda fikir alışverişinde bulundu. Dinar Belediyesi yetkilileri, ilçeye yönelik projelere gösterilen ilgi ve destek dolayısıyla İLBANK Genel Müdürü Eyyüp Karahan’a teşekkür etti. >>>Haber Merkezi
Kategori: Afyon
-

Başkan Çiçek okul inşaatını yerinde inceledi
İlçe Milli Eğitim Müdürü Abdullah Erdoğan ile birlikte şantiye alanını ziyaret eden Başkan Çiçek, yüklenici firma sahibi Mehmet Celaloğlu ve Şantiye Şefi Berkay Teker’den çalışmaların son durumu hakkında bilgi aldı.
İnşaatın planlanan takvim doğrultusunda ilerlediğini belirten Başkan Çiçek, yeni eğitim öğretim dönemine yetiştirilmesi hedeflenen okulun ilçenin eğitim altyapısına önemli katkılar sağlayacağını ifade etti.
Modern eğitim ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde inşa edilen okulun tamamlanmasıyla birlikte öğrencilerin daha nitelikli eğitim ortamlarına kavuşacağını vurgulayan Çiçek, projenin sorunsuz şekilde tamamlanarak hizmete açılması temennisinde bulundu.
Cumhuriyet İlkokulu’nun tamamlanmasının ardından Dazkırı’da eğitim kapasitesinin güçlenmesi ve öğrencilere daha modern imkânlar sunulması hedefleniyor. >>>Haber Merkezi


default -

Dazkırı’da kuvvetli yağış sonrası ekipler seferber oldu
Başkan Çiçek, yağış sırasında başlayan su tahliye çalışmalarının gece boyunca devam ettiğini, sabah saatlerinden itibaren de ekiplerin sahadaki çalışmalarını sürdürdüğünü belirtti. Özellikle yağıştan etkilenen bölgelerde gerekli müdahalelerin hızlı şekilde gerçekleştirildiğini ifade etti. Yaşanan olumsuz hava koşullarından etkilenen vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileten Çiçek, çalışmalarda görev alan AFAD ekiplerine, Fen İşleri Müdürlüğü personeline ve Zabıta Amirliği ekiplerine teşekkür etti. Dazkırı Belediyesi’nin, olası yeni yağışlara karşı gerekli tedbirleri almaya devam ettiği ve vatandaşların güvenliği için sahadaki çalışmalarını sürdüreceği bildirildi. >>>Haber Merkezi

-

Turnuva ve futbol okulu aynı gün açıldı
Türk futbolunun köklü kulüplerinden Altınordu FK bünyesinde faaliyet gösterecek futbol okulunun ilçede hizmete başlamasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Başkan Çiçek, genç sporcuların heyecanının ve yeteneklerinin gelecek adına umut verdiğini söyledi. Açılış programında genç futbolcuların mücadelelerini izlediklerini belirten Çiçek, “Çocuklarımızın gözlerindeki ışık ve spora olan tutkuları bizleri gururlandırdı. Aralarından geleceğin başarılı sporcularının çıkacağına inanıyoruz” dedi. 2026 Yaz Futbol Turnuvası’na katılan sporculara, takım yöneticilerine ve organizasyona destek veren sponsorlara teşekkür eden Başkan Çiçek, turnuvanın dostluk, kardeşlik ve centilmenlik ruhu içerisinde geçmesini temenni etti. Organizasyona katkı sunan Dazkırı Kaymakamı Serkan Ala ile iş insanları Önder ve Ayşe Konak’a teşekkür eden Çiçek, açılışa katılan tecrübeli hakem Ümit Öztürk’e de desteklerinden dolayı şükranlarını sundu. >>>Haber Merkezi

-

Halk eğitim kursiyerlerinin el emeği eserleri görücüye çıktı
İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde yürütülen proje çerçevesinde açılan sergide, kursiyerlerin büyük bir özveriyle ortaya koyduğu çalışmalar sergileniyor. Hayat boyu öğrenme kültürünü toplumun tüm kesimlerine yaymayı amaçlayan etkinlikte, sergi alanını gezen protokol üyeleri eserler hakkında kursiyerlerden bilgi aldı.

AFYONKARAHİSAR İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ KOORDİNESİNDE SÜRDÜRÜLEN ‘HAYAT BOYU ÖĞRENME’ PROJESİ ÇERÇEVESİNDE HALK EĞİTİM MERKEZİ MÜDÜRLÜĞÜNDE YIL SONU SERGİSİ AÇILDI. (GÖKTEN CEYLAN/AFYONKARAHİSAR-İHA)
Afyonkarahisar İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde sürdürülen ‘Hayat Boyu Öğrenme’ projesi çerçevesinde Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünde yıl sonu sergisi açıldı.Açılış törenine yoğun katılım sağlandı
Serginin açılış programı, il protokolünün ve vatandaşların katılımıyla gerçekleştirildi:
-
Protokol üyeleri: Açılışa Vali Dr. Naci Aktaş, Belediye Başkanı Burcu Köksal ve İl Milli Eğitim Müdürü Miraç Sünnetci katıldı.
-
Eserlerin çeşitliliği: Sergide el sanatları, geleneksel sanatlar, giyim ve teknoloji gibi pek çok farklı alanda üretilen çalışmalar yer aldı.
-
Emeğe takdir: Sergi alanındaki eserleri tek tek inceleyen Vali Aktaş, kursiyerlerin öğrenme azmini ve üretkenliğini yansıtan çalışmalar için eğitmenleri ve öğrencileri tebrik etti.
-
Sohbet ve bilgi paylaşımı: Protokol üyeleri, idareci ve usta öğreticilerle bir araya gelerek kurs süreçleri ve teknik detaylar üzerine sohbet etti.>>>İHA
-
-

Afyonkarahisar’da çevre için el ele
Şehit Asb. Kd. Bçvş. Ömer Halisdemir Parkı’nda gerçekleştirilen etkinliğe kurum müdürleri, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. Katılımcılar, park içerisinde bulunan atıkları toplayarak çevre temizliği yaptı.
Etkinlik kapsamında çevrenin korunmasının önemi vurgulanırken, özellikle genç nesillerde çevre bilincinin geliştirilmesi hedeflendi. Öğrenciler ve protokol üyeleri, park alanında yürüttükleri çalışmalarla çevre temizliğine dikkat çekti.
Dünya Çevre Günü kapsamında düzenlenen etkinlik, temiz bir çevrenin ortak sorumluluk olduğu mesajının verilmesiyle sona erdi. >>>ŞERAFETTİN KAZAK
-

Emirdağ’da marketlere sıkı zabıta denetimi
Yerel ve zincir marketlerde gerçekleştirilen rutin kontrollerde; ürünlerin son kullanma tarihleri, raf ve kasa fiyat uyumu, etiket düzeni ve hijyen koşulları detaylı şekilde incelendi. Denetimlerde mevzuata uygun hareket eden işletmelere teşekkür edilirken, eksiklik tespit edilen noktalarda market yetkililerine gerekli uyarılar yapıldı. Zabıta ekipleri, vatandaşların sağlığını korumaya yönelik çalışmaların ilçe genelinde düzenli şekilde devam edeceğini belirtti. Denetimlerin, hem tüketici güvenliği hem de ticari düzenin sağlanması açısından önem taşıdığı vurgulandı. >>>Haber Merkezi

-

Prof. Dr. Karaarslan’dan Türkiye için enerji yol haritası
Yenilenebilir enerji, enerji depolama sistemleri, güçlü şebeke altyapısı ve nükleer enerji yatırımlarının birlikte planlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Ahmet Karaarslan, Türkiye’nin enerji güvenliğini sağlayabilmesi için 2026-2035 dönemine yönelik kapsamlı bir yol haritası ortaya koydu. Enerji talebinin her geçen yıl arttığı Türkiye’de enerji arz güvenliği, dışa bağımlılığın azaltılması ve ekonomik büyümenin sürdürülebilirliği tartışmaların merkezinde yer alırken, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Karaarslan, Türkiye’nin enerji dönüşümüne ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. “Türkiye’nin Enerjide Dönüşüm Rotası: Dört Ayaklı Stratejinin Geleceği” başlıklı çalışmasında Karaarslan, Türkiye’nin enerji alanında karşı karşıya olduğu temel sorunların yalnızca yeni santraller kurularak çözülemeyeceğini belirterek, yenilenebilir enerji, enerji depolama sistemleri, enerji altyapısı ve nükleer enerjinin birlikte planlanması gerektiğini ifade etti. Karaarslan’a göre Türkiye, bu dört başlığı eş zamanlı ve koordineli şekilde hayata geçirebilirse yalnızca enerji krizlerinin etkilerini azaltmakla kalmayacak, aynı zamanda ekonomik istikrarın uzun vadeli temellerini de güçlendirecek.
YENİLENEBİLİR ENERJİ TÜRKİYE’NİN EN ÖNEMLİ AVANTAJLARINDAN BİRİ
Türkiye’nin güneş ve rüzgâr enerjisi potansiyelinin birçok Avrupa ülkesinden daha yüksek olduğunu belirten Karaarslan, son yıllarda kurulu güneş enerjisi kapasitesindeki artışın bunu açık şekilde ortaya koyduğunu ifade etti. Ancak mevcut büyüme hızının enerji talebindeki artışı yakalamakta zorlandığını belirten Karaarslan, yenilenebilir enerji yatırımlarının yalnızca kurulu güç artışı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Karaarslan, Güneş Enerji Sistemleri (GES), Hidroelektrik Enerji Sistemleri (HES), Jeotermal Enerji Sistemleri (JES), Rüzgâr Enerji Sistemleri (RES) ile Yeşil, Mavi ve Gri Hidrojen teknolojilerinin, yalnızca yeni kapasite oluşturma amacıyla değil, altyapısı güçlendirilmiş şebekeye entegre edilebilecek üretim kaynakları olarak planlanması gerektiğini kaydetti. Bu kapsamda lisans süreçlerinin sadeleştirilmesi gerektiğini belirten Karaarslan, bölgesel enerji yoğunluk haritalarına göre yeni izin modellerinin geliştirilmesini önerdi. Yenilenebilir enerji sistemlerinin en yüksek üretime ulaştığı saatlerde ortaya çıkan fazla elektriğin depolanmasına yönelik yatırımların artırılması gerektiğini belirten Karaarslan, bu yaklaşımın yalnızca güneş ve rüzgâr enerjisi için değil, nükleer enerji ve fosil dışındaki diğer baz yük kaynakları açısından da önem taşıdığını ifade etti. Karaarslan, yenilenebilir enerjinin Türkiye’nin ekonomik kırılganlıklarına karşı en düşük maliyetli ve en güvenilir araçlardan biri olduğunu ancak tek başına yeterli olmayacağını vurguladı.
ENERJİ DÖNÜŞÜMÜNDE EN AZ KONUŞULAN KONU: ŞEBEKE ALTYAPISI
Prof. Dr. Ahmet Karaarslan’ın dikkat çektiği ikinci başlık ise enerji iletim ve dağıtım altyapısı oldu. Türkiye’de uzun yıllardır enerji politikalarının daha çok kurulu güç artışı üzerinden tartışıldığını belirten Karaarslan, elektriğin taşınmasını sağlayan altyapının aynı ölçüde gündeme gelmediğini söyledi. Özellikle İç Anadolu-Ege hattında yeni GES, RES, HES ve JES yatırımlarının şebekeye bağlanmasında çeşitli sorunlar yaşandığını belirten Karaarslan, mevcut iletim hatlarının birçok bölgede doluluk seviyesine ulaştığını ifade etti. İletim sistemlerinin esnek ve çift yönlü enerji akışına uygun kapasiteye sahip olmadığını belirten Karaarslan, bu nedenle üretilen elektriğin her zaman verimli şekilde sisteme aktarılamadığını söyledi. “Üretiyoruz ama verimli taşıyamıyoruz” değerlendirmesinde bulunan Karaarslan, enerji dönüşümünün başarısının yalnızca yeni üretim tesislerine değil, güçlü iletim altyapısına da bağlı olduğunu ifade etti. Bu kapsamda TEİAŞ bünyesinde uzun vadeli kapasite geliştirme programlarının oluşturulmasını öneren Karaarslan, yeşil tahviller ve kamu-özel ortaklığı modellerinin finansman kaynağı olarak değerlendirilebileceğini belirtti. Akıllı şebeke (Smart Grid) uygulamalarının ülke genelinde yaygınlaştırılması gerektiğini ifade eden Karaarslan, dağıtım şirketlerinde dijital takip sistemleri ve otomasyon teknolojileri kullanılarak kayıp-kaçak oranlarının düşürülmesi gerektiğini söyledi. Tüketicilerin kendi enerjilerini üretebildiği modellerin desteklenmesini öneren Karaarslan, özellikle sanayi bölgelerinde mikro şebekeler ve enerji adaları oluşturulmasının enerji yönetiminde yeni bir dönemin kapısını açabileceğini kaydetti.
DEPOLAMA SİSTEMLERİ OLMADAN ENERJİ DÖNÜŞÜMÜ TAMAMLANAMAZ
Karaarslan’a göre Türkiye’nin yenilenebilir enerji alanındaki büyümesinin önündeki en büyük engellerden biri anlık üretim dalgalanmaları ve pik talep dönemleri… Bu sorunun çözümünün enerji depolama sistemlerinden geçtiğini belirten Karaarslan, batarya depolama sistemleri, yerli batarya kümeleri, hidro-pompaj depolama tesisleri, ısı depolama sistemleri ve hidrojen teknolojilerinin enerji dönüşümünün temel unsurları arasında yer aldığını ifade etti. Sodyum ve lityum-iyon tabanlı batarya teknolojilerinin yaygınlaştırılması gerektiğini belirten Karaarslan, organize sanayi bölgelerinin mini enerji depolama merkezlerine dönüştürülmesini önerdi. Yeni kurulacak GES ve RES projelerinde belirli oranlarda depolama kapasitesinin zorunlu hale getirilebileceğini ifade eden Karaarslan, örnek olarak 1 MW’lık bir GES veya RES yatırımına karşılık yüzde 25 oranında birincil ve ikincil depolama kapasitesi planlanabileceğini söyledi. Türkiye açısından en büyük potansiyellerden birinin hidro-pompaj depolama sistemleri olduğunu belirten Karaarslan, barajlar arasında veya yüksek rakımlı bölgelere su transferi yoluyla çalışan bu sistemlerin dev batarya görevi görebileceğini ifade etti. Karadeniz, Marmara, Konya ve Erzurum koridorlarının Yeşil, Mavi ve Gri Hidrojen uygulamaları açısından pilot bölge olarak değerlendirilebileceğini belirten Karaarslan, hidrojen teknolojilerinin enerji sistemine entegrasyonunun önemine dikkat çekti. “Depolama yoksa yenilenebilir enerji yalnızca gündüz çalışır; depolama varsa bir ülkeyi ayakta tutar” değerlendirmesinde bulundu.
NÜKLEER ENERJİ BAZ YÜK KAYNAĞI OLARAK ÖNE ÇIKIYOR
Prof. Dr. Ahmet Karaarslan’ın değerlendirmesinde yer verdiği dördüncü başlık ise nükleer enerji oldu. Karaarslan, kamuoyunda zaman zaman yenilenebilir enerji ile nükleer enerjinin birbirinin alternatifi gibi gösterildiğini ancak bu yaklaşımın doğru olmadığını belirtti. Nükleer enerjinin yenilenebilir enerjiye rakip değil, tam tersine onu tamamlayan bir kaynak olduğunu ifade eden Karaarslan, güneş ve rüzgâr gibi kaynaklarda yaşanan üretim dalgalanmalarının dengelenebilmesi için sürekli üretim yapabilen baz yük kaynaklarına ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Karaarslan’a göre nükleer enerji bu noktada karbon emisyonu düşük, kesintisiz üretim yapabilen ve sanayinin ihtiyaç duyduğu sürekli enerji arzını sağlayabilen stratejik bir seçenek olarak öne çıkıyor. Nükleer enerjinin avantajları arasında düşük karbon emisyonu, sürekli enerji üretimi, dışa bağımlı doğalgaz kullanımını azaltma potansiyeli ve sanayiye 7 gün 24 saat enerji sağlayabilmesi yer alıyor. Bununla birlikte nükleer enerji yatırımlarının bazı riskleri de beraberinde getirdiğini belirten Karaarslan, dış teknoloji bağımlılığı, atık yönetimi, kurumsal şeffaflık eksikliği ve uzun yatırım geri dönüş sürelerinin dikkate alınması gereken başlıklar arasında bulunduğunu ifade etti. Dış teknoloji bağımlılığının zaman içerisinde azaltılabileceğini belirten Karaarslan, atık yönetimi konusunda da teknolojik gelişmeler ve yeni uygulamalarla çözüm yollarının geliştirilmeye devam edildiğini söyledi. Ancak Türkiye’nin nükleer enerji alanında yalnızca santral sahibi olmasının yeterli olmayacağını belirten Karaarslan, yerlileşmenin açık ve bağlayıcı bir takvime bağlanması gerektiğini ifade etti. Reaktör işletmeciliğinde, yakıt döngüsü süreçlerinde ve güvenlik teknolojilerinde yerli kapasitenin artırılmasının kritik önem taşıdığını vurgulayan Karaarslan, yerli payının artırılamaması durumunda nükleer enerjinin stratejik bağımsızlık yerine yeni bir stratejik bağımlılık alanı oluşturabileceğini kaydetti.
DÖRT AYAKLI MODEL TÜRKİYE’YE NE KAZANDIRACAK?
Prof. Dr. Ahmet Karaarslan’a göre yenilenebilir enerji, enerji depolama sistemleri, güçlü enerji altyapısı ve nükleer enerjiden oluşan dört ayaklı modelin hayata geçirilmesi halinde Türkiye enerji alanında önemli kazanımlar elde edebilir. Bu model sayesinde enerji ithalatına olan bağımlılığın ciddi ölçüde azaltılabileceğini belirten Karaarslan, enerji maliyetlerinin daha öngörülebilir hale gelebileceğini söyledi. Elektrik fiyatlarında yaşanan dalgalanmaların azaltılmasının hem sanayi hem de hane halkı açısından önemli sonuçlar doğuracağını belirten Karaarslan, enerji güvenliğinin güçlenmesinin yatırım ortamına da doğrudan katkı sağlayacağını ifade etti. Sanayi yatırımları açısından kesintisiz ve güvenilir enerji altyapısının kritik öneme sahip olduğunu belirten Karaarslan, dört ayaklı modelin bu açıdan da önemli avantajlar sağlayacağını dile getirdi. Karbon emisyonlarının azaltılmasıyla birlikte Avrupa Birliği Yeşil Mutabakat sürecine uyumun hızlanacağını belirten Karaarslan, ihracat yapan sektörlerin de bu dönüşümden olumlu etkileneceğini söyledi. Enerji arz kesintisi riskinin minimum seviyeye düşürülebileceğini ifade eden Karaarslan, enerji güvenliği ile ekonomik güvenliğin artık birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini belirtti. Karaarslan, Türkiye’nin büyüyen enerji talebini karşılayabilecek en rasyonel formülün “Yenilenebilir Enerji + Depolama + Güçlü Şebeke + Nükleer Baz Yük” modeli olduğunu ifade etti.
2026-2035 DÖNEMİNE İLİŞKİN YEDİ MADDELİK YOL HARİTASI
Prof. Dr. Ahmet Karaarslan, enerji dönüşümünün yalnızca genel hedeflerle değil somut adımlarla desteklenmesi gerektiğini belirterek 2026-2035 dönemine ilişkin yedi maddelik bir strateji önerisi de ortaya koydu.
Karaarslan’ın ilk önerisi yıllık güneş ve rüzgâr kurulumlarının artırılması oldu. Buna göre Türkiye’nin enerji talebindeki büyümeyi karşılayabilmesi için her yıl 6 ila 8 GW arasında GES, 3 ila 4 GW arasında ise RES kurulumu gerçekleştirmesi gerekiyor.
İkinci öneri ise TEİAŞ bünyesinde uzun vadeli kapasite artırımı fonu oluşturulması oldu. Karaarslan, enerji dönüşümünün görünmeyen ancak en kritik alanının iletim altyapısı olduğunu belirterek enerji geçişinin gerçek odak noktasının şebeke yatırımları olduğunu ifade etti.
Üçüncü başlık enerji depolama kapasitesi oldu. Karaarslan, Türkiye’nin batarya depolama kapasitesinin en az 15 GW seviyesine çıkarılması gerektiğini söyledi.
Bu depolama yatırımlarının yalnızca belirli bölgelerde değil, sanayi bölgeleriyle birlikte RES, JES, HES ve GES sahalarıyla entegre şekilde planlanması gerektiğini belirtti.
Bu noktada özellikle ikincil batarya uygulamalarına dikkat çeken Karaarslan, kullanım ömrünü tamamlayan elektrikli araç bataryalarının daha düşük güç gerektiren sabit enerji depolama sistemlerinde yeniden kullanılabileceğini ifade etti.
Elektrikli araç bataryalarının ikinci kez değerlendirilmesinin hem ekonomik hem de çevresel açıdan önemli bir fırsat oluşturduğunu belirten Karaarslan, bu uygulamanın Türkiye açısından devrim niteliğinde sonuçlar doğurabileceğini kaydetti.
Dördüncü stratejik öneri hidro-pompaj depolama sistemleri oldu. Karaarslan, Türkiye’nin coğrafi yapısının hidro-pompaj depolama projeleri açısından önemli avantajlar sunduğunu belirterek büyük ölçekli projelerin başlatılması gerektiğini ifade etti.
Beşinci öneri nükleer teknoloji transferi ve yerelleşme planının 10 yıllık bir takvime bağlanması oldu. Karaarslan, yalnızca santral kurmanın yeterli olmadığını, aynı zamanda bilgi üretimi, teknoloji transferi ve yerli insan kaynağının geliştirilmesinin de hedeflenmesi gerektiğini söyledi.
Altıncı başlık hidrojen teknolojileri oldu. Yeşil, Mavi ve Gri Hidrojen alanında pilot bölgelerin oluşturulmasını öneren Karaarslan, 2028 yılından itibaren sanayi sektöründe düşük karışımlı hidrojen kullanımının desteklenebileceğini ifade etti.
Yedinci ve son öneri ise Ulusal Enerji Enstitüsü kurulması oldu. Karaarslan, enerji dönüşümünün tek bir kurumun ya da tek bir bakanlığın yönetebileceği kadar dar kapsamlı bir süreç olmadığını belirterek uzmanlık ve süreklilik gerektiren bir yapıya ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Bu nedenle yenilenebilir enerji, depolama sistemleri, hidrojen teknolojileri, nükleer enerji ve enerji altyapısına ilişkin bütün süreçleri aynı çatı altında değerlendirebilecek bir Ulusal Enerji Enstitüsü kurulmasını önerdi. Ayrıca akademik dünyanın da enerji politikalarının oluşturulması sürecine daha fazla dahil edilmesi gerektiğini belirten Karaarslan, üniversitelerde yürütülen çalışmaların desteklenmesinin önemine dikkat çekti.
TÜRKİYE’NİN ENERJİDE YENİ YÜZYILI BAŞLAYABİLİR
Prof. Dr. Ahmet Karaarslan, değerlendirmesinin sonunda Türkiye’nin sahip olduğu yenilenebilir enerji potansiyeli, gelişen teknoloji altyapısı ve coğrafi avantajları sayesinde enerji krizlerine mahkûm olmadığını belirtti. Türkiye’nin enerji alanında önemli fırsatlara sahip olduğunu ifade eden Karaarslan, şebeke yatırımlarının hızlandırılması, depolama kapasitesinin artırılması, Yeşil-Mavi-Gri hidrojen pilot bölgelerinin oluşturulması, hidro-pompaj depolama projelerinin hayata geçirilmesi ve nükleer enerjinin stratejik, planlı ve şeffaf bir anlayışla geliştirilmesi halinde enerji sektörünün ekonomik kalkınmayı destekleyen daha güçlü bir yapıya kavuşabileceğini söyledi. Enerji politikalarının yalnızca elektrik üretimiyle sınırlı olmadığını vurgulayan Karaarslan, enerji arz güvenliği, ekonomik bağımsızlık, sanayi rekabetçiliği ve toplumsal refahın birbiriyle doğrudan bağlantılı olduğunu ifade etti. Karaarslan, yenilenebilir enerji, depolama sistemleri, güçlü şebeke altyapısı ve nükleer enerjiyi aynı çatı altında buluşturan dört ayaklı modelin; dışa bağımlılığın azaltılması, enerji arz güvenliğinin güçlendirilmesi ve Türkiye’nin uzun vadeli enerji hedeflerine ulaşması açısından önemli bir yol haritası sunduğunu belirtti. “Enerji artık bir zafiyet değil; ekonomik bağımsızlık ve refahın motoru olabilir” değerlendirmesinde bulunan Karaarslan, önerdiği dört ayaklı modelin bu dönüşümün temelini oluşturduğunu kaydetti. >>>Haber Merkezi
-

Oyuncu Gülnihal Demir, Çay’daydı
Gerçekleşen ziyarette, çocuklara yönelik karne hediyesi niteliğinde düzenlenmesi planlanan tiyatro gösterisi hakkında görüş alışverişinde bulunuldu. Kültür ve sanat etkinlikleri kapsamında hayata geçirilmesi hedeflenen program üzerine değerlendirmeler yapılarak karşılıklı istişarelerde bulunuldu. Ziyaret sonunda belediye yetkilileri, nazik ziyaretlerinden dolayı konuklara teşekkür ederek çalışmalarında başarılar diledi. >>>Ferhat YÜKSEL

-

Çevre için yürüdüler
İmaret Camii önünde başlayan yürüyüşe kurum müdürleri, kamu personeli, öğretmenler ve çok sayıda öğrenci katıldı. Ellerinde çevreyi korumaya yönelik pankartlar taşıyan katılımcılar, şehir merkezinden geçerek Zafer Meydanı’na kadar yürüdü.
Etkinlikte çevrenin korunması, doğal kaynakların bilinçli kullanılması ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakılmasının önemine dikkat çekildi. Yürüyüş boyunca çevre temizliği ve sürdürülebilir yaşam konularında farkındalık mesajları verildi.
Zafer Meydanı’nda sona eren programda, Dünya Çevre Günü’nün önemine vurgu yapılarak çevreyi korumanın herkesin ortak sorumluluğu olduğu ifade edildi. >>>Şerafettin KAZAK

-

Fuar Hastanesi’nde minik bebeğe hayat veren dokunuş
Doğduğunda 3 kilo 700 gram olan ancak her beslenme sonrası yaşadığı şiddetli kusmalar nedeniyle 3 kilo 600 grama düşen bir aylık bebek, ailesi tarafından Fuar Hastanesi’ne getirildi. Uzman ekibin ileri görüntüleme yöntemleri ve hızlı müdahalesiyle minik hasta sağlığına kavuşturuldu.
Ultrasonografi ile hızlı ve kesin teşhis
Hastaneye başvurulduğunda bebeğin durumunu netleştiren en kritik aşama, Radyoloji biriminde gerçekleştirilen inceleme oldu:
-
Kritik inceleme: Radyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ahmet Katırağ tarafından yapılan ultrasonografi (USG) incelemesinde, mide çıkışındaki kas dokusunun normalden çok daha kalın olduğu saptandı.
-
Kesin tanı: “Pilor stenozu” olarak adlandırılan bu darlık, USG bulgularıyla kesin olarak ortaya konularak tedavi süreci vakit kaybetmeden başlatıldı.
Uzman kadroyla gelen şifa
Teşhisin ardından minik bebek, hastanenin deneyimli cerrahi kadrosu tarafından ameliyata alındı:
-
Başarılı operasyon: Çocuk Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Altınay Bayraktaroğlu tarafından gerçekleştirilen operasyonla mide çıkışındaki darlık giderildi.
-
Titiz anestezi yönetimi: Ameliyat, Anestezi Uzmanı Uzm. Dr. Faruk Özata’nın titiz yönetimi altında güvenle tamamlandı.
-
Taburcu süreci: Müdahale sonrası kısa sürede iyileşen bebek, şifa ile taburcu edildi.
Ailelere hayati uyarı: “Fışkırır tarzda kusmaya dikkat”
Fuar Hastanesi uzmanları, bebeklerde görülen her kusmanın basit bir gaz sancısı olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayarak şu uyarılarda bulundu:
-
Belirtiler: Bebek her beslenmeden sonra mide içeriğini fışkırır gibi çıkarıyorsa, kilo alamıyor veya sürekli huzursuzluk yaşıyorsa bu durum mide çıkışındaki darlıktan kaynaklanıyor olabilir.
-
İhmal etmeyin: Uzmanlar, son teknoloji cihazlarla bu darlıkların erken aşamada tespit edilebildiğini belirterek ailelerin bu belirtileri ihmal etmemesi gerektiğini hatırlattı. >>>HABER MERKEZİ
-
-

Başkan Koyuncu Uzun Çarşı’da vatandaşlarla buluştu
Salı Pazarı’nın oluşturduğu yoğunluk ve hareketlilik içerisinde çarşı esnafını ziyaret eden Başkan Koyuncu, hem esnaflarla hem de alışveriş yapan vatandaşlarla keyifli sohbetler gerçekleştirdi. Vatandaşların talep, öneri ve görüşlerini dinleyerek belediye çalışmaları hakkında istişarelerde bulunan Belediye Başkanı Serkan Koyuncu; “Bizim belediyecilik anlayışımızın temelinde hemşehrilerimizle bir arada olmak, onlarla doğrudan temas kurmak yer alıyor. Bugün de Uzun Çarşı’da kıymetli büyüklerimizle ve hemşehrilerimizle bir araya gelerek hasbihal ettik, samimi sohbetlerine ortak olduk. Bizleri her zaman bir evladı, bir kardeşi gibi bağrına basan, güler yüzünü ve duasını esirgemeyen tüm hemşehrilerime canıgönülden teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı. >>>Haber Merkezi

-

39 aranma kaydı ve 22 yıl 4 ay cezası vardı
Yapılan çalışmalar sonucunda, hakkında vergi usul kanununa muhalefet, bilişim sistemleri aracılığıyla dolandırıcılık, bilişim sistemleri kullanılarak hırsızlık, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, resmi belgede sahtecilik, kadına karşı basit yaralama, basit yaralama ve tehdit suçlarından kesinleşmiş hapis cezası bulunan E.C. isimli şahıs yakalandı. Toplam 22 yıl 4 ay 10 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan ve 39 ayrı aranma kaydı olduğu belirtilen şahsın, emniyetteki işlemlerinin ardından cezaevine teslim edildiği bildirildi. >>>Haber Merkezi

-

Jandarma, vatandaşlara KADES’i anlatıyor
Düzenlenen çalışma kapsamında 282 vatandaşa “Kadına El Kaldırılamaz” ve KADES (Kadın Acil Destek İhbar Sistemi) uygulaması hakkında bilgi verildi. Ekipler, kadına yönelik şiddetle mücadele konusunda farkındalık oluşturmayı amaçlayan etkinlikte vatandaşlara uygulamanın kullanımı ve acil durumlarda nasıl devreye alındığı konusunda bilgilendirme yaptı. Faaliyet kapsamında katılımcılara çeşitli hediyeler de takdim edildi. >>>Haber Merkezi

-

FETÖ hükümlüsü Çay’da yakalandı
Yapılan titiz çalışmalar sonucunda, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hakkında 6 yıl 3 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan İ.Ö. isimli şahıs yakalandı. Gözaltına alınan şüpheli, jandarmadaki işlemlerinin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak ceza infaz kurumuna teslim edildi. Afyonkarahisar İl Jandarma Komutanlığı, suç ve suçlularla mücadelenin kararlılıkla sürdürüldüğünü bildirdi. >>>Haber Merkezi
-

Caz Festivali’nde Çekyalı iki grup konser verdi
Kentteki termal bir otelde düzenlenen festivalin ikinci gününde, Çekyalı “Matyas Papp Trio” ile “Nicolas Gatto Trio” grupları sanatseverlerle buluştu. Gruplarda yer alan sanatçılar, konserde seçkin eserlerini seslendirdi. Sanatseverler, konserlere ilgi gösterdi. >>>AA

Genel sanat yönetmenliğini Hüseyin Başkadem’in yaptığı 26. Afyonkarahisar Caz Festivali’nin ikinci gününde Çekyalı iki grup sahne aldı. ( Arif Yavuz – Anadolu Ajansı ) 
Genel sanat yönetmenliğini Hüseyin Başkadem’in yaptığı 26. Afyonkarahisar Caz Festivali’nin ikinci gününde Çekyalı iki grup sahne aldı. ( Arif Yavuz – Anadolu Ajansı ) -

Bolvadin’de bir kişiyi bıçaklayan şüpheli tutuklandı
Alaca Mahallesi’nde T.Y. (38), yoldan geçen elektrikli bisikletli T.K. ile (18) tartıştı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine T.K, T.Y.’yı bıçakla yaraladı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Ambulansla hastaneye kaldırılan T.Y.’nin hayati tehlikesinin bulunduğu öğrenildi. Olay yerinden ayrılan şüpheli T.K., bir süre sonra ilçe emniyet müdürlüğüne giderek teslim oldu. Emniyetteki ifadesinin ardından adliyeye sevk edilen T.K., çıkarıldığı sulh ceza hakimliğince tutuklandı. >>>AA
-

Cansuyu Derneği, 2 milyon 100 bin sofraya kurban eti ulaştırdı
KURBAN EMANETLERİ DÜNYANIN DÖRT BİR YANINA ULAŞTIRDI
Cansuyu ekipleri, bu yılki organizasyon kapsamında Gazze’den Lübnan’a, Arakan’dan Nijer’e, Tanzanya’dan Kenya’ya, Moğolistan’dan Filipinler’e, Çad’dan Bangladeş’e kadar geniş bir coğrafyada kurban kesim ve dağıtım çalışmalarını başarıyla tamamladı. Bağışçıların kendilerine emanet ettiği kurbanları titizlikle keserek ihtiyaç sahiplerine ulaştıran ekipler, toplamda 2 milyon 100 bin gerçek muhtacın sofrasına kurban eti ulaştırdı.
YETİMLERE BAYRAM SEVİNCİ YAŞATTILAR
Kurban faaliyetleri kapsamında sadece et dağıtımıyla sınırlı kalmayan Cansuyu ekipleri, ziyaret ettikleri ülkelerde Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed’in ümmete emaneti olan yetim çocuklarla da bir araya geldi. Yetimlerin ihtiyaçlarını yerinde tespit eden ekipler, onların bayram sevincine ortak olurken çeşitli sosyal ve insani yardım faaliyetleri gerçekleştirdi.
BİRÇOK ÜLKEDE SU KUYULARI AÇILDI
Cansuyu ekipleri su sıkıntısının yoğun olarak yaşandığı bölgelerde açılan su kuyuları da yerinde inceledi. İncelemeler sırasında temiz içme suyuna erişimde zorluk yaşayan binlerce insanın istifadesine sunulan su kuyularının bölge halkının hayatında önemli bir değişim oluşturduğu gözlemlendi. Bunun yanı sıra Cansuyu Derneği tarafından yapımı tamamlanan medrese, eğitim merkezi ve diğer kalıcı eserler ziyaret edilerek yürütülen çalışmalar değerlendirildi. Eğitim gören çocuklarla bir araya gelen ekipler, öğrencilerin sevinç ve heyecanlarına ortak oldu.
Cansuyu Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Afyonkarahisar İl Temsilcisi Mehmet Demir, yaptığı açıklamada kurban organizasyonuna destek veren tüm hayırseverlere teşekkür ederek şunları söyledi, “Hayırsever bağışçılarımızın bizlere emanet ettiği kurbanları dünyanın dört bir yanında gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaştırmanın huzurunu yaşıyoruz. Bu yıl gerçekleştirdiğimiz kurban organizasyonu kapsamında milyonlarca kardeşimizin sofralarına kurban eti ulaştırdık. Sadece kurban dağıtımı yapmakla kalmadık, yetimlerimizle buluştuk, su kuyularımızı ziyaret ettik, eğitim faaliyetlerimizi yerinde inceledik. Kurduğumuz gönül köprüleri sayesinde dünyanın farklı coğrafyalarındaki kardeşlerimizle aramızdaki dayanışmayı güçlendirdik. Bu hayra vesile olan tüm bağışçılarımıza teşekkür ediyor, Rabbimizden yaptıkları ibadet ve hayırları kabul buyurmasını niyaz ediyoruz.”
Demir son olarak, dernek olarak kurban organizasyonlarının yanı sıra yıl boyunca yetim destek çalışmaları, su kuyusu projeleri, eğitim faaliyetleri, acil yardım çalışmaları ve kalıcı eser projeleriyle dünyanın farklı bölgelerindeki ihtiyaç sahiplerine destek olmaya devam ettiğini kaydetti. >>>Haber Merkezi

-

Afyonkarahisar’da kuraklık tehlikesi sürüyor
Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün Standartlaştırılmış Yağış İndeksi (SPI) verilerini değerlendiren Kadıoğlu, son aylardaki yağışların toprak nemini artırdığını ve tarımsal kuraklık üzerindeki baskıyı azalttığını ifade etti. Ancak uzun vadeli verilere bakıldığında Afyonkarahisar’ın da içinde bulunduğu birçok bölgede yağış eksikliğinin halen devam ettiğini vurguladı.
Uzun vadeli su açığı devam ediyor
Kadıoğlu, Edirne’den Manisa’ya uzanan geniş bir bölgede olduğu gibi Afyonkarahisar çevresinde de son iki yıllık dönemde şiddetli ve yer yer olağanüstü kuraklık koşullarının sürdüğünü belirtti. Son dönemdeki yağışların yüzeyde kuraklık belirtilerini azaltmış olabileceğini kaydeden Kadıoğlu, yer altı su kaynaklarının ve büyük su havzalarının yeniden eski seviyelerine ulaşmasının uzun zaman alacağını söyledi.Su tasarrufu uyarısı
Afyonkarahisar’da tarımsal faaliyetlerin yoğun olması nedeniyle su kaynaklarının dikkatli kullanılması gerektiğini vurgulayan Kadıoğlu, yağışlı geçen dönemin üreticiler açısından olumlu bir gelişme olduğunu ancak su tasarrufu tedbirlerinden vazgeçilmemesi gerektiğini söyledi. Kadıoğlu, Meteorolojik kuraklığın etkileri azalırken, Afyonkarahisar’da su kaynaklarının tam anlamıyla toparlanması için zamana ihtiyaç olduğunu belirtti.>>>MUSTAFA BAYER -

Anahtar Parti’den ilçe başkanları toplantısı
Toplantıya İl Sekreteri Rukiye Önder Sel, İl Teşkilat Başkanı Osman Korkmaz, İl Siyasi İşler Başkanı Engin Aktaş, Tanıtım ve Medya Başkanı Recep Saykılı ile Yerel Yönetimler Başkanı Ahmet Küçükışlak da katıldı. Toplantıda ilçelerin siyasi ve sosyal yapıları, teşkilatlanma süreçleri, üye kayıt çalışmaları, saha faaliyetleri ve vatandaşlarla kurulan temaslar detaylı şekilde görüşüldü. Ayrıca ilçe teşkilat binalarının mevcut durumları değerlendirilerek, partinin her ilçede daha güçlü ve etkin temsil edilmesine yönelik çalışmalar masaya yatırıldı.
“MİLLETİN SESİNE KULAK VERMEK, VATANDAŞIN DERDİYLE DERTLENMEK VE ÇÖZÜM ÜRETMEK SORUMLULUĞUDUR”
Anahtar Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Üzeyir Aladağ, siyasetin milletin sesine kulak vermek ve vatandaşın sorunlarına çözüm üretmek sorumluluğu taşıdığını belirterek, “Anahtar Parti olarak inanıyoruz ki siyaset; milletin sesine kulak vermek, vatandaşın derdiyle dertlenmek ve çözüm üretmek sorumluluğudur. Bu anlayışla Afyonkarahisar’ın merkezinden en uzak köşesine kadar her vatandaşımıza ulaşmayı, onların taleplerini ve beklentilerini dinlemeyi temel görevimiz olarak görüyoruz. Teşkilatlarımız yalnızca seçim dönemlerinde değil, yılın her günü sahada olan, milletle iç içe çalışan ve halkın sorunlarına çözüm arayan bir anlayışla faaliyetlerini sürdürmektedir” dedi.
ÇÖZÜM SUNAN BİR YAKLAŞIM
Toplantıda teşkilatların daha güçlü hale getirilmesi, üye çalışmalarının hızlandırılması ve vatandaşlarla olan bağların kuvvetlendirilmesi yönünde önemli kararlar alındığı belirtildi. Anahtar Parti’nin Afyonkarahisar’daki büyüme ivmesini artırmak ve her ilçede güçlü bir teşkilat yapısı oluşturmak amacıyla çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceği ifade edildi. Açıklamada ayrıca Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu siyaset anlayışının kutuplaştıran değil birleştiren, sorun üreten değil çözüm sunan bir yaklaşım olduğu vurgulanarak, Anahtar Parti’nin bu anlayış doğrultusunda Afyonkarahisar’da ve ülke genelinde çalışmalarına devam ettiği kaydedildi. >>>Haber Merkezi

-

Devlet Hastanesi’nde randevusuz hizmet hedefi
Hastaneye kazandırılan 2. sintigrafi cihazı ile birlikte sintigrafi tetkiklerinin aynı gün içerisinde, randevusuz şekilde yapılması planlanıyor. Bu uygulamayla yoğun hasta talebinin daha hızlı karşılanması ve tanı süreçlerinin kısaltılması amaçlanıyor. Ayrıca hastaneye Yapay Zeka Destekli yeni bir ultrason cihazı da kazandırıldı. Bu sayede görüntüleme hizmetlerinde hem hız hem de tanı kalitesinin artırılması hedefleniyor.
Hastanenin görüntüleme biriminde mevcut durumda; Röntgen çekimleri aynı gün içerisinde yapılıyor ve günlük ortalama 1.360 çekim gerçekleştiriliyor. Ultrason (USG) tetkikleri aynı gün yapılmakta ve günlük ortalama 540 çekim yapılıyor. Bilgisayarlı Tomografi (BT) için ortalama bekleme süresi 2 gün olup günlük 470 çekim gerçekleştiriliyor. MR görüntülemede bekleme süresi 3 gün ve günlük ortalama 300 çekim yapılıyor. PET-CT işlemlerinde bekleme süresi 6 iş günü olup günlük 12 çekim gerçekleştiriliyor. Kemik dansitometri ve ESWL işlemleri ise aynı gün içinde yapılabiliyor.
Günlük toplam 2 bin 735 radyolojik tetkikin gerçekleştirildiği hastanede, randevusuz ve hızlı hizmet anlayışının yaygınlaştırılması için çalışmaların sürdüğü belirtildi. Sağlık İl Müdürü Dr. Hakkı Öztürk ve Kamu Hastaneleri Başkanı Op. Dr. Mehmet Duran hastaneyi ziyaret ederek yürütülen çalışmaları yerinde inceledi. Başhekim Op. Dr. Osman Acar tarafından yeni cihazlara ilişkin bilgilendirme yapıldı. >>>Haber Merkezi

-

Emniyet ekiplerinden Afyon’da sıkı denetim
Kent genelinde Hıdırlık Mesire Alanı Hıdırlık Mesire Alanı, Erenler Bölgesi Erenler Bölgesi, şok uygulama noktaları, yol kontrolleri ve kız öğrenci yurtları çevresinde yapılan denetimlerde toplam 17 bin 585 şahıs ve 4 bin 205 araç sorgulandı. Çalışmalar sonucunda çeşitli suçlardan arandığı tespit edilen 44 kişi yakalandı. Denetimlerde ayrıca 6 tüfek, 1 tabanca, 4 kurusıkı tabanca, 22 fişek, 29 bıçak, 335 adet sentetik ecza maddesi, 47 adet uyuşturucu madde emdirilmiş peçete ve 0,4 gram uyuşturucu madde ele geçirildi. Uygulamalar kapsamında 29 şahsa idari yaptırım uygulanırken, 91 araca da trafik cezası kesildi. Öte yandan gerçekleştirilen operasyonel çalışmalar neticesinde 1 açıktan hırsızlık ve 1 evden hırsızlık olayıyla ilgili 1 şüpheli yakalandı. Emniyet yetkilileri, vatandaşların huzur ve güvenliği için denetimlerin il genelinde kararlılıkla sürdürüldüğünü belirtti. >>>Haber Merkezi


-

İletişim Başkanlığında Yeni Dönem! Afyonkarahisar Bölge Müdürlüğüne Ömer Süt Atandı
Ömer Süt’ün yönetimindeki bölge müdürlüğü, sadece Afyonkarahisar ile sınırlı kalmayacak: Afyonkarahisar’ın yanı sıra Eskişehir, Kütahya ve Uşak illerini de kapsayan geniş bir bölgede faaliyet yürütecek.
-
Temel Görevler: Devlet ile millet arasındaki iletişimin güçlendirilmesi ve bölgedeki basın faaliyetlerinin koordinasyonu Süt’ün sorumluluğunda olacak.
20 Yıllık Medya Tecrübesi
Kariyerinde önemli basamakları geride bırakan Ömer Süt, ulusal basın kuruluşlarında editörlük ve yöneticilik gibi kritik roller üstlendi. Anadolu Ajansı bünyesinde muhabirlik ve bölge müdürlüğü görevlerinde de bulunan Süt, Afyonkarahisar’daki görevinden önce Ankara’da danışmanlık projeleri yürütüyordu.
Türkiye Yüzyılı Vizyonu Vurgusu
Göreve başlamasıyla ilgili bir açıklama yapan Süt, Türkiye Yüzyılı vizyonuna dikkat çekti. Bölgedeki basın mensuplarıyla yakın bir iş birliği içerisinde çalışacaklarını ifade eden yeni müdür, kamu iletişiminin kuvvetlendirilmesi ve bölge illerinin tanıtımına katkı sağlamak için tüm gayretleriyle çalışacaklarını belirtti>>>HABER MERKEZİ
-
-

Hac dönüşü Meclis’te anlamlı ziyaret
Hac ibadetini tamamlayarak yurda döndüğünü belirten Taytak, Sinanpaşa İlçe Başkanı Fevzi Can, Sinanpaşa Belediye Başkanı Tolga Yıldırım, İl Genel Meclis Üyesi Feyzi Akdeniz ile Düzağaç, Taşoluk, Küçükhüyük ve Ahmetpaşa belde belediye başkanlarını TBMM’de misafir etti. Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Taytak, “Mukaddes topraklarda Hac ibadetimi yerine getirerek yurda dönüşümün ardından; Sinanpaşa İlçe Başkanımız Fevzi Can, Sinanpaşa Belediye Başkanımız Tolga Yıldırım, İl Genel Meclis Üyemiz Feyzi Akdeniz, Düzağaç, Taşoluk, Küçükhüyük ve Ahmetpaşa belde belediye başkanlarımızı Gazi meclisimizde misafir ettik. Bu nazik ziyaretleriyle Hac bereketimize ortak olan, kardeşlik ve birlik duygularımızı pekiştiren dava arkadaşlarıma yürekten teşekkür ediyorum. Rabbim birlik ve beraberliğimizi daim eylesin.” dedi. >>>Berna TÜRKSOY





