Kategori: Afyon

  • ATSO, iş dünyasının yanında

    ATSO, iş dünyasının yanında

    Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Serteser, güncel gelişmelere ve ekonomik görünüme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Serteser, açıklamasına hayatını kaybeden iş insanı Hacı Ramazan Aktaş ile şehit polis memurlarına rahmet ve başsağlığı dileyerek başladı: “Sözlerime, iş dünyamızın kıymetli isimlerinden Aktaşlar Tarım Makinaları sahiplerinden merhum Hacı Ramazan Aktaş’a Allah’tan rahmet dileyerek başlamak istiyorum. Kendisine Cenab-ı Allah’tan rahmet; başta Aktaş ailesi olmak üzere tüm yakınlarına ve sevenlerine sabır ve başsağlığı diliyorum. Mekânı cennet olsun. Ayrıca, Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde silahlı kavga ihbarına müdahale ettikleri sırada hain saldırı sonucu şehit olan kahraman polis memurlarımıza Cenab-ı Allah’tan rahmet; kederli ailelerine, emniyet teşkilatımıza ve milletimize başsağlığı ve sabır temenni ediyorum.”

    SERTESER’DEN TEŞEKKÜR VE KUTLAMA MESAJLARI

    Serteser, İstanbul Maden İhracatçıları Birliği başkanlığına seçilen Metin Çekiç’i tebrik ederken, ATSO üyesi Aynur Kocaman’ın Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) delegeliğine seçilmesinden dolayı da memnuniyetini dile getirdi. Ayrıca Anneler Günü, Eczacılık Günü ve 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı da kutlayarak birlik ve dayanışma mesajı verdi: “İstanbul Maden İhracatçıları Birliği’nin gerçekleştirilen Olağan Seçimli Genel Kurulu sonucunda Yönetim Kurulu Başkanlığı görevine seçilen hemşerimiz Metin Çekiç ve yönetimini tebrik ediyor, yeni görev dönemlerinde başarılar diliyorum. Ayrıca Genel Kurul neticesinde İMİB’in yeni dönem TİM Delegeleri arasında yer alan, Odamız Üyesi ve Kadın Girişimciler Kurulu İcra Komitesi Başkan Yardımcımız Aynur Kocaman’ı kutluyor; şehrimizi ve sektörümüzü temsil edeceği bu önemli görevinde üstün başarılar temenni ediyorum. Toplumumuzun temelini oluşturan aile yapısının mimarı olan annelerimizin geçmiş Anneler Günü’nü de yürekten kutluyorum. “Bir annenin emeği, bir milletin geleceğini şekillendirir.” anlayışıyla; sevgi, fedakârlık ve merhametin sembolü tüm annelerimize sağlık ve huzur diliyorum. 14 Mayıs Eczacılık Günü dolayısıyla, insan sağlığı için büyük özveriyle görev yapan tüm eczacılarımızın Eczacılık Günü’nü kutluyor; sağlık sistemimizin vazgeçilmez paydaşları olan eczacılarımıza teşekkür ediyorum. Ayrıca, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkarak milli mücadeleyi başlattığı 19 Mayıs 1919’un yıl dönümünü saygı ve minnetle anıyor; başta gençlerimiz olmak üzere geçmiş 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyorum.”

    AFYON ÜRÜNLERİNE ULUSLARARASI BAŞARI

    Afyon sucuğu ve Afyon pastırması ürünlerinin uluslararası listelerde yer almasının şehir için önemli bir gurur kaynağı olduğunu belirten Serteser, coğrafi işaretli ürünlerin Avrupa Birliği tesciliyle Afyonkarahisar’ın gastronomi markasının güçlendiğini ifade etti: “Afyonkarahisar iş dünyası adına gurur verici gelişmeleri paylaşmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası olarak, TasteAtlas tarafından ‘Afyon Pastırması’nın dünyanın en iyi et ürünleri arasında gösterilmesinin ardından, şimdi de coğrafi işaretli bir diğer markamız olan Afyon Sucuğunun ‘En İyi 100 Türk Yemeği’ listesinde 5. sırada yer almasının haklı gururunu yaşıyoruz. Odamız tarafından ulusal coğrafi işaret tescili verilerek koruma altına alınan bu eşsiz lezzetlerin, paydaşımız Afyonkarahisar Ticaret Borsası başvurusuyla Avrupa Birliği nezdinde de tescillenerek ülkemizin AB’deki 34. ve 35. tescilli ürünü olması, şehrimizin gastronomi mirasının uluslararası ölçekte ulaştığı değerin en güçlü göstergesidir. Yerel değerlerimizin kalite standartlarını korumaya, köklü üretim geleneğimizi küresel ölçekte tanıtmaya ve Afyonkarahisar’ın marka değerini daha ileri taşımaya kararlılıkla devam edeceğiz.”

    SERTESER’DEN EKONOMİK DEĞERLENDİRME

    Ekonomik değerlendirmelerinde küresel jeopolitik gerilimlere dikkat çeken Serteser, şunları söyledi: “Küresel ekonomide son dönemde yaşanan gelişmeler, iş dünyamız açısından dikkatle takip edilmesi gereken önemli riskler barındırmaktadır. Körfez bölgesinde patlak veren ve kısa sürede binlerce mühimmatın kullanıldığı ABD/İsrail-İran eksenli savaş ortamı, yalnızca Dubai gibi önemli lojistik merkezlerini etkilemekle kalmamış; petrol fiyatlarını 120 dolarlara kadar taşıyarak küresel ölçekte ciddi bir arz şoku ve yüksek enflasyon baskısı oluşturmuştur. Enerji maliyetlerindeki hızlı yükseliş ve tedarik zincirlerinde yaşanan kırılmalar, dünya ekonomisinde büyüme hızını aşağı çekerken; gelişmiş ülkelerde faiz indirimlerinin ertelenmesi ve küresel parasal sıkılaşma eğiliminin sürmesi, gelişmekte olan ekonomiler üzerindeki finansman baskısını ne yazık ki artırmıştır. Bu küresel belirsizlik ortamı ve artan jeopolitik riskler neticesinde Türkiye’nin CDS primi 11 Mayıs itibarıyla 226 baz puan seviyesine düşmüşken 19 Mayıs itibariyle bu puan 247 baz puana yükselmiştir. Bu durum dış borçlanma ve finansman maliyetleri üzerinde ilave baskılar oluşturmuştur. Yaşanan süreç, küresel finans ve lojistik ağlarında meydana gelen her kırılmanın yerel ekonomilere ne kadar hızlı yansıdığını açıkça göstermektedir.”

    “İŞ DÜNYAMIZIN YANINDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

    Serteser, iş dünyasının bu süreçte: üretim gücünü artırması ihracata yönelmesi alternatif finansman kaynakları geliştirmesi ve yeşil dönüşüme uyum sağlaması gerektiğini vurguladı. Başkan Serteser, “Bu nedenle Afyonkarahisar iş dünyası olarak; yüksek girdi maliyetlerine karşı üretim direncimizi artırmak, alternatif finansman kaynaklarına erişimi güçlendirmek, ihracat odaklı büyümeyi sürdürmek ve makroekonomik dalgalanmalara karşı dayanıklı bir ticari ekosistem oluşturmak zorundayız. Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası olarak bizler de üyelerimizin rekabet gücünü artıracak projeleri desteklemeye, üretim, ihracat ve yeşil dönüşüm alanlarında iş dünyamızın yanında olmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

    BAYRAM MESAJI

    Serteser, açıklamasını Kurban Bayramı’nı kutlayarak tamamladı ve bayramın ülkeye, millete ve İslam âlemine sağlık, huzur ve bereket getirmesi temennisinde bulundu: “Sözlerimin sonunda; birlik, beraberlik ve dayanışma duygularımızı güçlendiren mübarek Kurban Bayramı’nın ülkemize, milletimize ve tüm İslam âlemine sağlık, huzur, bereket ve hayırlar getirmesini temenni ediyor; tüm üyelerimizin ve hemşerilerimizin Kurban Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum.” >>>Ferhat YÜKSEL

  • Geleceğin öğretmenlerine “Etkili İletişim ve Mülakat Teknikleri” anlatıldı

    Geleceğin öğretmenlerine “Etkili İletişim ve Mülakat Teknikleri” anlatıldı

    Kurumsal İletişimden Sorumlu Rektör Danışmanı ve Güzel Sanatlar Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Sena Coşkun’un konuşmacı olarak yer aldığı seminere; Eğitim Fakültesi Dekan Yardımcıları Doç. Dr. Mehmet Erkol, Dr. Öğretim Üyesi Manolya Tunçer, Rektörlük Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bölüm Başkanı Doç. Dr. Sibel Yazıcı, Özel Eğitim Bölüm Başkanı Doç. Dr. Fatma Betül Şenol, öğretim elemanları ve öğrenciler katıldı.

    “İLETİŞİM, HAYATINIZI ŞEKİLLENDİRECEK BİR ANAHTAR”

    Öğretmen adaylarının mezuniyetle birlikte hem mesleki bir heyecan hem de mülakat süreçlerinin getirdiği bir kaygı dönemine gireceğini belirterek söze başlayan Dr. Öğretim Üyesi Sena Coşkun, bu aşamada iletişim becerilerinin sadece akademik bir konu değil, hayatı şekillendirecek bir “anahtar” olduğunu vurguladı. Sunumunda temel iletişim becerileri üzerinde durarak, doğru ve etkin iletişimin öğretmenlerin öğrenciler, veliler ve meslektaşlarıyla kuracakları ilişkiler açısından hayati derecede önemli olduğunu belirtti.

    Mülakat heyecanını profesyonel bir enerjiye dönüştürmenin mümkün olduğunu ve mülakat süreçlerini öğretmen adaylarının ilk ders anlatımı gibi değerlendirmesi gerektiğini ifade eden Coşkun, mülakat heyetlerinin karşılarında öğrencilere rol model olabilecek bir figür görmek isteyeceklerini belirterek “Mülakatta ne söylediğinizden çok, jüri üyelerinin zihninde oluşturacağınız öğretmen imajı önemli olacak” dedi. Coşkun ayrıca katılımcılara “İlk İzlenim ve Beden Dili, Teknolojik Yetkinlik ve Yenilikçilik, Kurumsal Aidiyet ve Vizyon, Alan Bilgisi ve Güncel Konular” başlıkları altında mülakatlarda dikkat edilmesi gereken hususlara dair birtakım önerilerde bulundu.

    Seminerin son bölümünde özgeçmiş (CV) hazırlama tekniklerine de değinen Coşkun, “Kusursuz bir CV elbette mülakata alınmanızı, etkili bir iletişim ise söz konusu mülakatta başarılı olmanızı sağlyacaktır. Ancak sizi ‘unutulmaz bir öğretmen’ yapacak olan şey, sınıfa girdiğinizde öğrencilerinizin kalbine nasıl dokunacağınızdır” diyerek semineri sonlandırdı. >>>Haber Merkezi

  • “Güç ve kontrol arayışı zorbalığı besliyor”

    “Güç ve kontrol arayışı zorbalığı besliyor”

    Afyon MYO Konferans Salonunda düzenlenen seminere; Çocuk Bakım ve Gençlik Hizmetleri Bölüm Başkan Vekili Öğr. Gör. Mine Ergun ile akademik, idari personel ve öğrenciler katıldı.

    Seminerde konuşmacı olarak yer alan Çocuk Ergen Psikiyatristi – Psikoterapist Aile Danışmanı Uzm. Dr. Rahime Mutlu Yaprakcı, zorbalık kavramının toplumda giderek daha geniş bir anlamda kullanılmasının, kavramın etkisini azaltabileceğini söyledi. Zorbalığın belirli kriterleri taşıması gerektiğini belirten Yaprakcı, “Çok küçük şeylere de zorbalık dersek aslında bu kavramın içi boşalıyor. Böyle olunca zorbalık normalleşiyor” dedi. Zorbalığın üç temel özelliği bulunduğunu ifade eden Yaprakcı, “Bir davranışın zorbalık olarak tanımlanabilmesi için öncelikle kasıtlı olması gerekir. Bir kişi ya da grubun karşısındakine zarar verme, acı verme, yıldırma, sindirme ya da korku verme amacı taşımalıdır” diye konuştu. İkinci unsurun güç dengesizliği olduğunu ifade eden Yaprakcı, zorbalıkta taraflar arasında fiziksel, sosyal ya da psikolojik anlamda bir üstünlük bulunduğunu söyledi. Yaprakcı, “Zorbalıkta güç dengesizliği vardır. Gücü elinde bulunduran taraf, karşısındakini baskı altına alır” ifadelerini kullandı. Tekrarlayıcılığın da zorbalığın temel kriterlerinden biri olduğunu dile getiren Yaprakcı, “Bir kere yaşanan kavga zorbalık değildir. Ancak tekrar eden güç kullanımı zorbalık olarak değerlendirilir” dedi.

    “ZORBALIK, SESSİZ VE GÖRÜNMEZ DE OLABİLİR”

    Zorbalığın yalnızca fiziksel şiddetten ibaret olmadığını, farklı biçimlerde ortaya çıkabildiğini belirten Yaprakcı, “Doğrudan zorbalık fiziksel ve sözel davranışları içerir. Fiziksel zorbalık; vurma, tekmeleme, itme, çalma, saklama ya da birinin eşyalarına zarar verme gibi davranışları kapsar. Ayrıca kişiyi istemediği bir şeyi yapmaya zorlama da fiziksel zorbalık içinde değerlendirilir” dedi. Sözel zorbalığın da yaygın görülen türlerden biri olduğunu belirten Yaprakcı, “İsim takma, alay etme, hakaret etme ve tehdit etme gibi davranışlar sözel zorbalık örnekleri arasında yer alır” diye konuştu.

    “SİBER ZORBALIK, SESSİZ AMA YIKICI”

    Dolaylı zorbalığın ise daha çok ilişkiler üzerinden gerçekleştiğini kaydeden Yaprakcı, “İlişki zorbalığında dedikodu yapma, biri hakkında söylenti ve yalan yayma, kişiyi dışlanmış ya da reddedilmiş hissettirme gibi davranışlar görülür. Oyuna almama, eşyalarına zarar verme ya da bir performans sergiler gibi biriyle arkadaşlık edip başka birini kasıtlı şekilde dışarıda bırakma da bu kapsamda değerlendirilir” ifadelerini kullandı. Dijital ortamda yaşanan siber zorbalığa da dikkat çeken Yaprakcı, “Linçleme, ifşalama, iftira atma, asılsız bilgi ve görüntü yayma gibi davranışlar siber zorbalığın örnekleridir” dedi. Zorbalığın çoğu zaman döngüsel bir yapıya sahip olduğunu belirten Yaprakcı, “Zorba davranışı başlatır. Kurban ise çekinir, korkar ve pasif kalabilir. Yardım alamadığı durumlarda daha fazla kişinin zorbalık davranışına dahil olmasıyla süreç büyüyebilir” değerlendirmesinde bulundu.

    “GÜÇ VE KONTROL ARAYIŞI ZORBALIĞI BESLİYOR”

    Zorba davranış gösteren çocukların genellikle enerjik, aktif ve fiziksel olarak güçlü bireyler olduğunu söyleyen Yaprakcı, bu çocukların zaman zaman mağdurlarından yaşça ve bedence daha büyük olabildiğini ifade etti. Zorba davranış gösteren çocukların iletişim sırasında hazır cevap, alaycı ve dalgacı tavırlar sergileyebildiklerini söyleyen Yaprakcı, “Genellikle bağımsız hareket ederler ve kendilerini güvenli şekilde ortaya koyabilirler. Otoriteyle sorun yaşadıklarında durumdan sıyrılmayı başarabilirler” dedi. Zorba davranış gösteren çocukların yaşıtları arasında popüler bir imaja sahip olabildiklerini kaydeden Yaprakcı, “Güce dayalı bir benlik algıları vardır. Kontrolü elde tutmaktan, baskın davranmaktan ve diğerlerini ezmekten hoşlanabilirler” ifadelerini kullandı. Zorba davranış gösteren çocukların problem çözme becerilerinin düşük olabileceğini belirten Yaprakcı, “Kolay öfkelenebilir, sorunları çözmek için saldırgan davranışlara başvurabilirler. Ayrıca empati kurmakta zorlanabilir, başkalarına karşı duyarsız ve sorumsuz davranabilirler” diye konuştu.

    “ZORBALIK, BİR İSTİSMAR TÜRÜDÜR”

    Zorbalığın bir istismar türü olduğunu belirterek toplumda bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini söyleyen Yaprakcı, “Zorbalık; zalimliktir, haksızlıktır ve hiçbir şekilde kabul edilemez” dedi. Zorbalığa maruz kalan ya da tanık olan kişilerin durumu mutlaka bildirmesi gerektiğini ifade eden Yaprakcı, “Şikâyet etmek ispiyonculuk değildir. İspiyonculukta amaç birinin başını derde sokmaktır. Burada amaç haksız eylemi durdurmaktır” diye konuştu. Zorbalığın ancak görünür hale geldiğinde önlenebileceğini vurgulayan Yaprakcı, “Zorbalık ancak bildirilerek durdurulur ve mağdura bu şekilde yardım edilir” ifadelerini kullandı.

    “BENİM ÇOCUĞUM YAPMAZ DEMEYİN”

    Yaprakcı, zorbalıkla mücadelenin ailede başladığını belirterek ebeveynlerin çocuklarına yaklaşımının büyük önem taşıdığını söyledi. Yaprakcı, “Her ebeveyn kendi çocuğunun da zorbalık yapabileceğini aklında tutmalı. ‘Benim çocuğum yapmaz’ yaklaşımı doğru değil” dedi. Çocuklara erken yaşta zorbalığın ve şiddetin kabul edilemez olduğunun öğretilmesi gerektiğini ifade eden Yaprakcı, “Şefkat de anadil gibi ailede öğrenilir. Bunun bir değer olarak çocuğa aktarılması gerekir” diye konuştu. Çocukların zorbalığa maruz kaldıklarında yardım istemeyi öğrenmelerinin önemli olduğunu belirten Yaprakcı, “Böyle bir durum yaşandığında haber vermek ve destek istemek çocuklara mutlaka öğretilmeli” ifadelerini kullandı.

    “EBEVEYNLER ÇOCUKLARINA DUYGUSAL REHBER OLMALI”

    Aile içindeki sağlıklı iletişimin koruyucu bir rol üstlendiğini kaydeden Yaprakcı, “Çocuklarla duyguları üzerine konuşmak, onların duygularını düzenleme becerilerini desteklemek gerekir. Ebeveynler bu konuda çocuklarına model olmalı” dedi. Olumsuz duyguların sağlıklı şekilde ifade edilmesinin önemine dikkat çeken Yaprakcı, “Çocuğa öfke, korku ve kaygı gibi duygularını nasıl ifade edebileceği konusunda yol göstermek gerekir. Çocukların kaygıları ve korkuları üzerine konuşmak da oldukça önemlidir” diye konuştu. Seminer, soru cevap bölümün ardından sona erdi. >>>Haber Merkezi

  • Sermaye piyasası kurumlarında eğitim fırsatları

    Sermaye piyasası kurumlarında eğitim fırsatları

    Prof. Dr. Sabri Bektöre Konferans Salonunda düzenlenen söyleşiye; UTF Öğretim Üyesi Doç. Dr. Letife Özdemir ile birlikte öğrenciler katıldı. Söyleşinin moderatörlüğünü UTF Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Adem Böyükaslan üstlenirken UTF Bölümü öğrencisi Onur İnal konuşmacı olarak yer aldı. Söyleşinin açış konuşmasını yapan Böyükaslan, sermaye piyasasının kurumlarının rekabet gücünün yalnızca teknolojik altyapıları, işlem hacimleri ya da düzenleyici kapasiteleriyle sınırlı olmadığını, bu kurumların uzun vadeli etkisinin, aynı zamanda yetiştirdikleri insan kaynağı, aktardıkları kurumsal kültür ve sektörle kurdukları güven temelli ilişkiler üzerinden de şekillendiğini ifade etti.  Borsa İstanbul gibi kurumların, sahip oldukları bilgi birikimini, iş yapma kültürünü ve profesyonel standartlarını genç kuşaklara aktararak önemli bir “soft power” ürettiğini kaydeden Böyükaslan, “Sermaye piyasalarının işleyişini yerinde gözlemleyen öğrenciler, yalnızca teknik süreçleri değil, aynı zamanda finansal kurumların karar alma biçimlerini, etik sorumluluklarını, kurumsal disiplinini ve paydaşlarla ilişki kurma pratiklerini de deneyimleme imkânı bulmaktadır. Bu yönüyle öğrenci eğitim programları, sermaye piyasası kurumlarının görünürlüğünü, güvenilirliğini ve beşerî sermaye üzerindeki dönüştürücü etkisini güçlendiren stratejik faaliyetler olarak değerlendirilebilir” diye konuştu.

    “ÜNİVERSİTE–SEKTÖR ETKİLEŞİMİ KARİYER GEÇİŞİNİ KOLAYLAŞTIRIYOR”

    Böyükaslan, şunları söyledi: “Bu tür eğitim faaliyetleri, üniversite ile sermaye piyasası kurumları arasında yalnızca geçici bir temas noktası oluşturmamakta, aynı zamanda sürdürülebilir bir profesyonel ağın kurulmasına da katkı sağlamaktadır. Öğrencilerin kurum çalışanları, uzmanlar, yöneticiler ve farklı üniversitelerden katılımcılarla bir araya gelmesi, kariyer gelişimi açısından değerli bir network alanı yaratmaktadır. Ancak bu ağın asıl değeri, yalnızca kurulmasında değil, zaman içinde korunması ve geliştirilmesindedir. Sermaye piyasaları gibi güven, itibar ve bilgi akışının belirleyici olduğu alanlarda, profesyonel ilişkileri sürdürebilmek öğrencilerin sektörü daha yakından tanımasına, kariyer fırsatlarını daha erken fark etmesine ve mezuniyet sonrası iş yaşamına daha hazırlıklı biçimde geçiş yapmasına katkı sunmaktadır.” UTF Bölümü öğrencisi Onur İnal ise Borsa İstanbul Öğrenci Eğitim Programına dair programın başvuru süreci, eğitim içeriği, kurum içi gözlemleri ve mesleki kazanımları hakkında bilgiler verdi. Söyleşi, soru cevap bölümün ardından sona erdi. >>>Haber Merkezi

  • TÜBİTAK Destekli Proje Eğitimi düzenlenecek

    TÜBİTAK Destekli Proje Eğitimi düzenlenecek

    TÜBİTAK 2237-A Bilimsel Eğitim Etkinlikleri Desteği Programı kapsamında hazırlanan etkinlik, 17-19 Haziran 2026’da Afyonkarahisar’da yapılacak. 12. Kalkınma Planı’nda belirtilen öncelikli alanlardan “İleri Malzeme Teknolojileri” üzerine kurgulanan eğitimle, katılımcıların araştırma projesi hazırlama, yazma ve yürütme becerilerinin geliştirilmesi amaçlanıyor.

    Eğitim programı ile genç araştırmacılara proje döngüsü yönetimi, bütçeleme, hedef ve çıktı belirleme ile risk analizi gibi konularda yetkinlik kazandırılması hedefleniyor. Program sayesinde araştırmacıların ulusal ve uluslararası fon kaynaklarına erişimlerinin artırılması ve yeni çalışma konuları belirleme tekniklerini geliştirmeleri sağlanacak.

    FARKLI KURUMLARDAN UZMAN AKADEMİSYENLER EĞİTİM VERECEK

    AKÜ TTO Koordinatörü Prof. Dr. Atilla Evcin’in koordinatörlüğünde ve Prof. Dr. Cahit Gürer’in koordinatör yardımcılığında yürütülecek programda, çeşitli üniversitelerden ve kurumlardan uzman isimler yer alıyor.

    Eğitim kadrosunda İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsünden Prof. Dr. Volkan Emre Uz, Erciyes Üniversitesinden Prof. Dr. Bekir Aktaş, AKÜ’den Prof. Dr. Cahit Gürer, Uşak Üniversitesinden Doç. Dr. Atike İnce Yardımcı, TÜBİTAK UME’den Doç. Dr. Yasemin Tabak ve Süleyman Demirel Üniversitesinden Öğr. Gör. Dr. Ferhat Çeçen bulunuyor.

    BAŞVURULAR 1 HAZİRAN’DA SONA ERECEK

    Proje yazma, yönetme ve fon başvurularında daha önce deneyimi bulunmayan araştırmacılara yönelik hazırlanan programa 20 kişi kabul edilecek. Değerlendirme sürecinde adayların TÜBİTAK Araştırmacı Bilgi Sistemi’ne (ARBİS) kayıtlı olması, bölgesel çeşitlilik ve kadın-erkek eşitliği gibi kriterler dikkate alınacak. Üniversitelerde, kamu araştırma enstitülerinde ve AR-GE merkezlerinde görev yapan araştırmacıların katılabileceği etkinlik için başvurular, 1 Haziran 2026’ya kadar AKÜ TTO’nun resmi internet sayfası üzerinden yapılabilecek. >>>Haber Merkezi

  • “Sır’lı Oyunlar” çini sergisi açıldı

    “Sır’lı Oyunlar” çini sergisi açıldı

    GSF Dekanı Prof. Dr. Şerife Ebru Okuyucu tarafından açılan sergide, Dekan Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Sena Coşkun, Geleneksel Türk Sanatları Bölüm Başkanı Doç. Ülkü Küçükkurt, öğretim elemanları, öğrenciler ve Afyonkarahisarlı sanatseverler yer aldı.

    Geleneksel motifler, sembolik anlatımlar ve oyun metaforlarının bir araya geldiği sergide yer alan çalışmalarda ağırlıklı olarak sıraltı tekniği kullanılırken, klasik çini anlayışı modern kompozisyonlarla yeniden yorumlandı. Geleneksel Türk çini sanatını çağdaş bir yorumla ele alan sergi, 1 Haziran tarihine kadar ziyaret edilebilecek. >>>Haber Merkezi

  • “Bireyler, yalnızca kendi fikirdaşlarıyla iletişim kuruyor”

    “Bireyler, yalnızca kendi fikirdaşlarıyla iletişim kuruyor”

    İlahiyat Fakültesi Özcan Halaç Eğitim Binası Konferans Salonunda düzenlenen seminere; İlahiyat Fakültesi Dekan V. Prof. Dr. Mebrure Doğan ile akademik personel ve öğrenciler katıldı. İlahiyat Fakültesi Din Sosyolojisi Anabilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Büşra Kutluay Çelik, teknolojinin yalnızca araçları değil, insan ahlakını ve hakikat anlayışını da yeniden şekillendirdiğini belirtti. Çelik, dijital vicdanın, içsel ahlaki pusula olmaktan çıkarak; algoritmalar, sosyal medya normları ve dijital kalabalıklar tarafından yönlendirilen dışsal bir “performans” haline geldiğini belirterek, “Derin düşünmeye dayanan geleneksel yapının aksine, dijital vicdan, anlık ve refleksif tepkilerle hareket ediyor. Özellikle ‘slaktivizm’ yani tembel hareket kavramına göre bireyler, somut sorumluluk almak yerine sosyal medyada paylaşılan etiketler ve anlık tepkilerle vicdani bir rahatlama arayışına giriyor” dedi. Dijital izler vasıtasıyla kullanıcıları manipüle eden algoritmaların, toplumsal kutuplaşmayı ve empati yoksunluğunu artırdığını kaydeden Çelik, “Yankı Odaları ve Filtre Balonları nedeniyle bireyler, yalnızca kendi fikirdaşlarıyla iletişim kuruyor, bu da çevrim içi linç kültürünü ve siber zorbalığı besliyor. Albert Bandura’nın ‘Ahlaki Kopuş’ teorisine göre, dijital anonimlik insanları normalde meşru görmeyecekleri acımasız davranışlara sürüklüyor” diye konuştu.

    “EKRAN TEMASI EMPATİ DUYGUSUNU ZAYIFLATIYOR”

    Sosyolojinin kurucu isimlerinin teorileri üzerinden açıklamalarda bulunan Çelik, şunları kaydetti: “Émile Durkheim’ın belirttiği kolektif bilincin parçalanarak ‘mikro vicdanlar’ üreten alt dijital topluluklara bölündüğünü görüyoruz. Max Weber’in ifade ettiği rasyonalizasyon süreciyle birlikte toplum bir ‘demir kafes’ içine girmiştir; günümüzde bireysel değer artık nitelikle değil, takipçi sayısı ve etkileşim gibi niceliksel verilerle ölçülmektedir. Georg Simmel’in dikkat çektiği metropol hayatındaki aşırı uyaran bombardımanı ise dijital dünyada katlanarak artmış, bu durum insanlarda ‘şefkat yorgunluğu’ ve trajedilere karşı duyarsızlaşma, yani ‘blasé’ bir tavır yaratmıştır. Harvard Üniversitesinden Nörobilimci Joshua Greene ve sosyal psikoloji alanında Patel’in yaptığı araştırmalar da ekran aracılığıyla kurulan iletişimde fiziksel temasın kesilmesinin empati duygusunu ciddi oranda zayıflattığını ve kararları mekanikleştirdiğini gözler önüne seriyor. Peter Berger’in ‘Kutsal Şemsiye’ teorisinde de durum benzerdir. Geleneksel olarak dinin ve ulemanın elinde olan ahlaki otoritenin yerini dijital dünyada influencer’lar ve algoritmalar almıştır. Bu durum, dini bilgiyi saniyelerle sızırlı yüzeysel bir içeriğe dönüştürerek derinliğini kaybettirmektedir.” Seminer, soru cevap bölümünün ardından sona erdi. >>>Haber Merkezi

  • AKÜ bilim insanına AB projesinde önemli görev

    AKÜ bilim insanına AB projesinde önemli görev

    Erez, “CA23154 – Environmental Impact of Anthelmintics in Livestock and Alternatives to Minimize Their Use (ENVIRANT)” başlıklı Avrupa COST Aksiyonu projesinde, “GREEN FARMS: redesigning helminth control with more sustainable solutions” isimli Çalışma Grubu 3’te (WG3) eş lider olarak görev alacak. Erez, aynı zamanda projenin karar organı olan Çekirdek Grup (Core Group) üyeliği görevini de üstlenecek.

    44 ÜLKEDEN 203 ARAŞTIRMACI YER ALIYOR

    Hayvancılık sektöründe kullanılan parazit karşıtı ilaçların çevresel etkilerinin azaltılmasını ve sürdürülebilir parazit kontrol stratejilerinin geliştirilmesini amaçlayan ENVIRANT Projesi, Avrupa genelinde büyük bir bilimsel iş birliğini bir araya getiriyor. Erez, toplam 44 ülkeden 203 araştırmacının yer aldığı Çalışma Grubu 3’ün liderliğini, veteriner epidemiyoloji alanında uluslararası çalışmalarıyla tanınan Belçikalı bilim insanı Dr. Johannes Charlier ile birlikte yürütecek.

    SÜRDÜRÜLEBİLİR ÇİFTLİK YÖNETİMİ VE “TEK SAĞLIK”

    Proje kapsamında; sürdürülebilir çiftlik yönetimi, çevre dostu antiparaziter mücadele yöntemleri, hedefe yönelik ilaç kullanımı ve alternatif biyolojik kontrol stratejileri üzerine bilimsel çalışmalar gerçekleştirilecek. Projeyle hayvancılıkta kimyasal kullanımını minimize ederek çevresel etkilerin azaltılmasına yönelik veri altyapısı oluşturulması ve daha sürdürülebilir uygulamaların küresel ölçekte yaygınlaştırılması hedefleniyor. Afyon Kocatepe Üniversitesinin uluslararası araştırma ağlarındaki görünürlüğünü artıran görevin, Türkiye’nin sürdürülebilir hayvancılık, veteriner parazitolojisi ve insan-çevre-hayvan sağlığını bir bütün olarak ele alan “Tek Sağlık” (One Health) alanlarındaki bilimsel temsil gücüne de önemli bir katkı sağlaması bekleniyor. >>>Haber Merkezi

  • Geleceğin mali müşavirleri sahada eğitim aldı

    Geleceğin mali müşavirleri sahada eğitim aldı

    Okul öğretmenlerinden Bilal Bulut ve Sedef Sinem Kaçar koordinesinde gerçekleşen ziyarette; Afyonkarahisar Mali Müşavirler Odası Başkanı Erdal Sayar, Başkan Yardımcısı Çiğdem Pınar Kılıç ve Oda Sekreteri Yusuf Tür öğrencileri ağırlayarak mesleğin geleceği hakkında önemli paylaşımlarda bulundu.

    “MESLEĞİMİZ TEKNOLOJİK BİR DÖNÜŞÜM İÇERİSİNDE”

    Ziyaret kapsamında Oda Başkanı Erdal Sayar ve Yönetim Kurulu Üyeleri, gençlere muhasebe mesleğinin önemi, çalışma alanları ve mali müşavir olma süreçleri hakkında kapsamlı bir sunum yaptı. Mesleğin dijitalleşen dünyadaki yerine dikkat çeken Oda Başkanı Erdal Sayar, yaptığı açıklamada şunları kaydetti: “Afyonkarahisar Mali Müşavirler Odası olarak gençlerimizin mesleki gelişimlerine katkı sunmayı görev addediyoruz. Bugün burada gelecekteki meslektaşlarımızla bir arada olmaktan mutluluk duyuyoruz. Sektörümüzün gelişen yapısını, teknolojik dönüşümünü ve sunduğu kariyer fırsatlarını gençlere aktararak rehberlik etmeye, eğitim ve bilgilendirme faaliyetleriyle geleceğin meslek mensuplarına destek olmaya kararlılıkla devam edeceğiz.” Sunumun ardından öğrencilerin sorularını yanıtlayan oda yönetimi, gençlerin sektöre dair merak ettikleri konulara ışık tuttu.

    TEORİDEN PRATİĞE: BÜRO ORTAMINDA UYGULAMALI EĞİTİM

    Programın ikinci kısmında ise öğrencilerin mesleki uygulamaları yerinde görebilmeleri amacıyla Mali Müşavir İsmail Kızar’ın bürosuna bir ziyaret gerçekleştirildi. Burada düzenlenen uygulamalı eğitimde, öğrencilere fiş ve fatura işlemleri, güncel muhasebe kayıt süreçleri ve profesyonel muhasebe programlarının kullanımı birebir uygulamalı olarak gösterildi. Büro ortamındaki günlük işleyişi ve operasyonel süreçleri yerinde deneyimleyen öğrenciler, eğitim hayatlarında kullanacakları önemli pratik bilgiler edindi. Ziyaret, günün anısına çekilen hatıra fotoğrafı ile sona erdi. >>>Haber Merkezi

  • EŞREF TEK Afyon’un eniştesi!

    EŞREF TEK Afyon’un eniştesi!

    Afyonkarahisar doğumlu başarılı oyuncu Aslıhan Malbora, hem kariyeri hem de özel hayatıyla gündemde olmaya devam ediyor. İstanbul Teknik Üniversitesi Gıda Mühendisliği mezunu olan Malbora, oyunculuğa olan tutkusu nedeniyle kariyerini sanat dünyasında sürdürme kararı aldı.>>>Şahan KARTAL 


    Afyonkarahisar doğumlu oyuncu, 2024 yılından bu yana Eşref Rüya dizisindeki performansıyla gündeme gelen Çağatay Ulusoy ile birlikte.

  • Afyonkarahisar’ın Gururu: Mühendislikten Başrollere Uzanan Başarı Hikayesiyle Aslıhan Malbora

    Afyonkarahisar’ın Gururu: Mühendislikten Başrollere Uzanan Başarı Hikayesiyle Aslıhan Malbora

    Afyonkarahisar’dan İTÜ Kampüsüne

    Aslıhan Malbora, 27 Mart 1995 tarihinde Afyonkarahisar’da dünyaya gözlerini açtı. Çocukluk ve gençlik yıllarını bu topraklarda geçiren başarılı oyuncu, ilk ve orta öğrenimini de doğup büyüdüğü şehir olan Afyonkarahisar’da tamamladı. Memleketindeki başarılı okul yıllarının ardından, 2012 yılında yükseköğrenim hedefiyle İstanbul’un yolunu tuttu.

    Türkiye’nin en prestijli üniversitelerinden biri olan İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Gıda ve Kimya Mühendisliği bölümlerinde çift ana dal eğitimi alarak Gıda Mühendisliği bölümünden başarıyla mezun oldu.

    Afyonkarahisar’dan Taşıdığı Analitik Zeka: > Mühendisliğin kendisinde bir aile mesleği olduğunu ifade eden Malbora, içindeki oyunculuk tutkusunu üniversite yıllarında keşfetti. Akademi 35.5 Sanat Evi’nde aldığı profesyonel eğitimlerle sektöre adım atan oyuncu, röportajlarında “Kararlarımı mühendis zekası ile alıyorum” diyerek, memleketinden İstanbul’a taşıdığı disiplini ve analitik düşünce yapısını karakter analizlerinde nasıl kullandığını gururla anlatıyor.

    Afyon’dan Çıkan Yıldızın Parlama Dönemi (Kariyeri)

    2017 yılında adım attığı oyunculuk kariyerinde basamakları hızla tırmanan Afyonkarahisarlı oyuncu, hem televizyonun hem de dijital dünyanının en çok konuşulan jönfiilerinden biri haline geldi.

    • İlk Adımlar (2017-2018): Ekran yolculuğuna Seven Ne Yapmaz dizisindeki “Zeynep” karakteriyle başladı. Kısa sürede yapımcıların dikkatini çekerek Kalbimin Sultanı ve Ağlama Anne dizilerinde rol aldı.

    • Büyük Çıkış (2019-2020): Romantik komedi türündeki Her Yerde Sen dizisinde canlandırdığı enerjik ve sempatik “Ayda Akman” karakteriyle popülaritesini artırdı. Ardından Gel Dese Aşk dizisinde ve sinema dünyasına adım attığı Aile Hükümeti filminde boy gösterdi.

    • Zirve ve Küresel Başarı (2021-Günümüz): Fenomen dizi Üç Kuruş‘ta canlandırdığı gözü pek Roman kızı “Leyla Çaka” karakteriyle oyunculuk yeteneğini tüm Türkiye’ye kanıtladı. 2024 yılında ise Netflix’in küresel çapta büyük ilgi gören orijinal yapımı Kübra‘da, ünlü oyuncu Çağatay Ulusoy ile başrolü paylaşarak uluslararası arenada da memleketi Afyonkarahisar’ı başarıyla temsil etti.

    Ekrana Damga Vuran Filmografisi

    Televizyon Dizileri

    Yıl Yapım Rol
    2017 Seven Ne Yapmaz Zeynep
    2018 Kalbimin Sultanı Saliha Sultan
    2018 Ağlama Anne Zeynep Fırıncıoğlu
    2019 Her Yerde Sen Ayda Akman
    2020 Gel Dese Aşk Derin
    2021-2022 Üç Kuruş Leyla Çaka
    2022 Darmaduman Ece Servet

    Sinema ve Dijital Platformlar

    Yıl Yapım Rol Platform / Tür
    2020 Aile Hükümeti Zeynep Sinema Filmi
    2021 Geçen Yaz Ebru Netflix Filmi
    2024 Kübra Merve Netflix Dizisi

    Özel Hayatı

    Üniversite yıllarında başlayan ve yaklaşık 10 yıl süren mühendis Metin Temel ile olan ilişkisini 2024 yılının başlarında sonlandıran Aslıhan Malbora, 2024 yılının son ayları itibarıyla Kübra dizisindeki rol arkadaşı dünyaca ünlü oyuncu Çağatay Ulusoy ile birliktelik yaşamaktadır.>>>Şahan KARTAL-

  • CHP’nin 81 İl Başkanı’ndan Kemal Kılıçdaroğlu’na cevap

    CHP’nin 81 İl Başkanı’ndan Kemal Kılıçdaroğlu’na cevap

    “PARTİMİZE YÖNELİK SALDIRILARA TESLİM OLMAYACAĞIZ”

    Açıklamada, partinin meşruiyetini millet iradesinden aldığı vurgulanırken, örgüt yapısının ve seçilmiş organlarının kararlarının tartışmaya kapalı olduğu ifade edildi. CHP’nin Kuvayı Milliye geleneğine dayandığı hatırlatılarak, partinin Türkiye’de demokratik mücadelenin öncüsü olduğu savunuldu: “Cumhuriyet Halk Partisi’nin seçilmiş 81 il başkanı olarak, partimizin kurumsal kimliğine, seçilmiş organlarına, hukukuna ve Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in liderliğinde sürdürülen adalet ve demokrasi mücadelesine, sonuna kadar en güçlü biçimde sahip çıktığımızı bir kez daha ilan ediyoruz. Kökleri Kuvayı Milliye mücadelesine dayanan, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni kuran Partimiz, meşruiyetini millet iradesinden, gücünü 81 il örgütünden alır. Partimizde Genel Başkanımızın ve yönetim organlarının nasıl seçileceği bellidir. Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel, kurultayımızın iradesiyle 4 kez Genel Başkanımız olarak seçilmiştir. Sayın Ekrem İmamoğlu da üyelerimizin ve toplumda 15,5 milyon vatandaşımızın oyuyla Cumhurbaşkanı Adayımız olmuştur. Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanı Adayımız, ülkemizde kurumları ve kuralları çürüten, toplumsal meşruiyetini kaybeden ve baskıyla ayakta kalmaya çalışan despot bir iktidarın karşısında tarihi bir direnişle, Partimizi halkımızın umudu haline getirmiştir.”

    “PARTİMİZ BİRİNCİ PARTİ”

    Metinde, CHP’nin son seçim sürecinde Türkiye’nin birinci partisi olduğu ve kamuoyu araştırmalarında da bu konumunu sürdürdüğü belirtilerek, “iktidar değişiminin artık bir takvim meselesi olduğu” görüşü dile getirildi. Açıklamada, Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu üzerinden yürütülen siyasi süreçlere atıf yapılarak, partinin baskı ve müdahalelere rağmen yoluna devam edeceği ifade edildi: “Bu mücadele, Partimizi 47 yıl sonra Türkiye’nin birinci partisi yapmıştır. Bugün tüm kamuoyu araştırmalarında Partimiz Türkiye’nin birinci partisidir. Ve iktidar değişimi artık bir takvim meselesidir. Vakti gelmiş bir değişimin önünde kimse duramaz. Tam bu aşamada görüyoruz ki; 19 Mart Darbesi ile Cumhurbaşkanı Adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu ve yol arkadaşlarımıza yönelen hukuksuz saldırılar, bugün de Partimizin kurumsal kimliğini ve Genel Başkanımızı hedef almaktadır. Partimiz, 19 Mart Darbecileri ile kurultayımızın hür iradesine aykırı olarak ‘butlan’ arzusu taşıyanların oluşturduğu yeni ittifakın saldırıları altındadır.”

    “ÖZGÜR ÖZEL’E SONUNA KADAR SAHİP ÇIKACAĞIZ”

    81 il başkanı, parti içi iradeye dışarıdan müdahale girişimlerini kabul etmeyeceklerini belirterek, sandık iradesine ve parti hukukuna sonuna kadar sahip çıkacaklarını vurguladı: “Herkes bilmelidir ki; Partimizin iktidar yürüyüşü hiçbir siyasi mühendislik girişimiyle ve hiçbir dış müdahaleyle yolundan döndürülemez. Örgütümüzün, delegelerimizin ve milletimizin vermediği hiçbir yetki, iktidar güdümündeki mahkemelerden ve bizatihi Adalet ve Kalkınma Partisi’nden umulamaz ve kullanılamaz. Cumhuriyet Halk Partisi örgütleri oynanan tüm oyunları görmektedir ve buna asla teslim olmayacaktır. Sandığın iradesine de partimizin hukukuna da Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’e de sonuna kadar sahip çıkacağız. Bugün daha güçlüyüz ve bu saldırılardan daha da güçlenerek çıkacağız.” >>>Ferhat YÜKSEL

  • Afyonkarahisar’da dijital takip devrede!

    Afyonkarahisar’da dijital takip devrede!

    4 ilçede eş zamanlı saha çalışması

    Afyonkarahisar Tarım ve Orman İl Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen geniş çaplı arazi kontrolleri; Bolvadin, Çay, Dazkırı ve İhsaniye İlçe Tarım ve Orman Müdürlüklerine bağlı uzman teknik personeller tarafından gerçekleştiriliyor. Saha çalışmalarında; “Referans Veri Toplama, Tarımsal Üretim Planlaması ve Yem Bitkisi Desteklemeleri” kriterleri baz alınarak ürün kontrol faaliyetleri titizlikle yürütülüyor.

    “Mobil Ürün Tespit Uygulaması” ile beyanlar doğrulanıyor

    Tarımsal üretimde planlama kalitesini artırmak amacıyla teknolojiden de üst düzeyde faydalanılıyor. Konuya ilişkin Tarım ve Orman İl Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Ekili alanların genel durumu yerinde incelenmekte, bitki gelişim süreçleri takip edilmekte ve üreticilerimize gerekli teknik bilgilendirmeler yapılmaktadır. Tarımsal üretim planlaması için kullanılan ‘Mobil Ürün Tespit Uygulaması’ ile sahadan referans veri toplama ve ürün doğrulama işlemleri etkin şekilde yürütülmekte, üreticilerimiz tarafından yapılan ürün beyanlarının doğruluğu kontrol edilmektedir. Üreticilerimizin emeğinin korunması ve sürdürülebilir tarımsal üretimin desteklenmesi amacıyla sahadaki çalışmalarımız kararlılıkla devam etmektedir.”

    Yapılan denetimlerle hem devlet desteklemelerinin doğru adreslere ulaşması güvence altına alınıyor hem de bölge tarımının geleceğine yönelik sağlıklı bir veri tabanı oluşturuluyor.>>>İHA

  • Afyonkarahisar’da Kur’an kursu öğrencilerine fuar alanında neşeli piknik molası

    Afyonkarahisar’da Kur’an kursu öğrencilerine fuar alanında neşeli piknik molası

    İl Müftüsü Lütfü İmamoğlu öğrencileri yalnız bırakmadı

    İl Müftülüğüne bağlı olarak “Kur’an-ı Anlama ve İslami İlimler Eğitim Programı”nı başarıyla sürdüren Miftah Kur’an Kursu öğrencileri, Afyonkarahisar Fuar Alanı’nda bir araya geldi. Yoğun ders programının ardından stres atma fırsatı bulan öğrencilerin neşesine Afyonkarahisar İl Müftüsü Lütfü İmamoğlu da ortak oldu. Piknik alanını ziyaret ederek öğrencilerle yakından ilgilenen Müftü İmamoğlu, eğitimin yanı sıra bu tür sosyal ve kültürel etkinliklerin gençlerin motivasyonunu artırdığına dikkat çekti.

    Ezgi ve ilahilerle renkli görüntüler sahne oldu

    Fuar alanında gerçekleştirilen ve neşeli anlara sahne olan piknik programında öğrenciler çeşitli oyunlar oynayarak doyasıya eğlendi. Doğayla iç içe geçirilen günün ilerleyen saatlerinde öğrencilerin hep bir ağızdan okuduğu ezgi ve ilahiler ise pikniğe ayrı bir renk ve manevi atmosfer kattı. Kurs yetkilileri, öğrencilerin hem zihnen dinlenmesi hem de aralarındaki kardeşlik bağlarının güçlenmesi adına bu tür sosyal etkinliklerin devam edeceğini belirtti.>>>İHA

  • Afyonkarahisar’da geleceğin meslekleri tanıtıldı!

    Afyonkarahisar’da geleceğin meslekleri tanıtıldı!

    Meslek liselerinin üretim gücü stantlarda sergilendi

    Öğrencilerin ilgi, yetenek ve becerileri doğrultusunda kariyer planlamalarına yardımcı olmak amacıyla organize edilen etkinlikte, kentte faaliyet gösteren mesleki ve teknik eğitim kurumları stant açtı. Alanında uzman öğretmenler ve yetenekli öğrenciler tarafından gerçekleştirilen uygulamalı sunumlar, katılımcılara meslek liselerinde yürütülen inovatif eğitim faaliyetlerini yakından tanıma fırsatı sundu. Robotik kodlamadan endüstriyel tasarıma, gastronomiden tekstile kadar birçok alanda sergilenen projeler dikkat çekti.

    AFYONKARAHİSAR’DA MESLEKİ VE TEKNİK EĞİTİMİN TOPLUMDAKİ BİLİNİRLİĞİNİ ARTIRMAK AMACIYLA DÜZENLENEN MESLEKİ TANITIM GÜNLERİ YOĞUN KATILIMLA GERÇEKLEŞTİRİLDİ. (GÖKTEN CEYLAN/AFYONKARAHİSAR-İHA)
    Afyonkarahisar’da mesleki ve teknik eğitimin toplumdaki bilinirliğini artırmak amacıyla düzenlenen Mesleki Tanıtım Günleri yoğun katılımla gerçekleştirildi.

    İl Milli Eğitim Müdürü Miraç Sünnetci: “Nitelikli gençlerimiz Türkiye Yüzyılı’nın teminatıdır”

    Fuar alanındaki etkinliğe katılarak stantları tek tek inceleyen Afyonkarahisar İl Milli Eğitim Müdürü Miraç Sünnetci, öğrenci ve öğretmenlerle yakından ilgilenerek projeler hakkında bilgi aldı. Mesleki eğitimin Türkiye’nin ekonomik ve endüstriyel kalkınmasındaki kritik rolüne değinen Sünnetci, şu ifadeleri kullandı:

    “Türkiye Yüzyılı hedeflerine ulaşmamızda; üreten, donanımlı, sahadaki teknolojiye hakim ve nitelikli gençlerin rolü çok büyüktür. Meslek liselerimiz, sadece eğitim veren değil, aynı zamanda üreten ve ekonomiye can veren dinamik yapılardır. Bu organizasyonda emeği geçen tüm idareci, öğretmen ve öğrencilerimizi yürekten kutluyorum.”

    Yoğun katılımın gözlendiği Mesleki Tanıtım Günleri, ortaokul son sınıf öğrencilerinin meslek liselerini tercih etmelerine rehberlik etmesi açısından büyük bir boşluğu doldururken, il genelindeki sanayi-okul iş birliğinin de güçlenmesine katkı sağladı.>>>İHA

  • Afyonkarahisar’da FETÖ firarisine geçit yok!

    Afyonkarahisar’da FETÖ firarisine geçit yok!

    KHK ile ihraç edilen eski kamu görevlisi polisten kaçamadı

    Edinilen bilgilere göre, Afyonkarahisar İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, kent genelinde aranan şahısların yakalanmasına yönelik geniş çaplı bir çalışma başlattı. Yapılan teknik ve fiziki incelemelerde; 2016 yılında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kamu görevinden ihraç edilen ve hakkında “FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan 6 yıl 3 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan N.G. isimli şahsın kent merkezinde gizlendiği tespit edildi.

    Adliyeye sevk edilen zanlı cezaevine gönderildi

    Şahsın bulunduğu adresi belirleyen emniyet güçleri, düzenledikleri başarılı operasyonla firari N.G.’yi yakalayarak gözaltına aldı. İl Emniyet Müdürlüğü’ndeki yasal işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şahıs, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak, cezasını çekmek üzere cezaevine teslim edildi. Afyonkarahisar emniyetinin terör örgütlerine ve aranan şahıslara yönelik operasyonlarının kararlılıkla devam edeceği vurgulandı.>>>İHA

  • Milletvekili Taytak’tan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür

    Milletvekili Taytak’tan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür

    Toplantıda konuşan Taytak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan genelge doğrultusunda her yıl 22 Mayıs’ın “Finansal Okuryazarlık Günü” olarak kutlanacak olmasının son derece önemli bir adım olduğunu ifade etti.

    Taytak, finansal bilincin artırılması, tasarruf kültürünün güçlendirilmesi ve özellikle genç nesillerin ekonomik farkındalık kazanmasının güçlü bir toplum yapısı açısından büyük önem taşıdığını belirterek, “Ekonomik istikrarın temelinde bilinçli birey, güçlü aile ve sürdürülebilir finans anlayışı bulunmaktadır.” dedi.

    Dilekçe Komisyonu Başkanı Sunay Karamık’nın gün içerisinde gerçekleştirdiği basın toplantısında konuya ilişkin önemli açıklamalarda bulunduğunu hatırlatan Taytak, emeği geçen herkese teşekkür etti.

    Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği’nin finansal okuryazarlık alanındaki çalışmalarına da değinen Taytak, 2011 yılında üniversite etkinlikleriyle başlayan faaliyetlerin bugün yaklaşık 500 bin öğrenciye ulaştığını ifade ederek, tüm eğitim faaliyetlerinin ücretsiz olarak gerçekleştirilmesinin ayrıca takdire şayan olduğunu söyledi.

    Özellikle lise öğrencileri, öğretmenler ve üniversite gençliğine yönelik çalışmaların; tasarruf bilincinin gelişmesine, ekonomik farkındalığın artmasına ve geleceğe daha sağlam adımlarla yürüyen nesiller yetişmesine önemli katkılar sunduğunu belirten Taytak, “Gençlerimizin finansal bilinçle yetişmesi, Türkiye’nin geleceği adına stratejik bir kazanımdır.” ifadelerini kullandı.

    Taytak ayrıca, 17 Temmuz 2024 tarihinde TBMM Dilekçe Komisyonu Genel Kurulu kararıyla kurulan Finansal Okuryazarlığın Yaygınlaştırılması ve Düzeyinin Artırılması Alt Komisyonu’nun bugüne kadar önemli çalışmalara imza attığını vurguladı.

    Milli Eğitim Bakanlığı’nın “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” kapsamında finansal okuryazarlığın yalnızca teorik bilgi değil, günlük hayatla bağlantılı bir yaşam becerisi olarak ele alındığını belirten Taytak, öğrencilerin bütçe yönetimi, tasarruf kültürü ve bilinçli tüketim alışkanlıkları kazanmasının hedeflendiğini söyledi.

    Milletvekili Taytak konuşmasının sonunda, “Milletimizin geleceği için yürütülen her çalışmanın hayırlara vesile olmasını diliyor, katkı sunan tüm kurum ve paydaşlara teşekkür ediyorum.” ifadelerine yer verdi. >>>Haber Merkezi

  • Afyonkarahisar’dan iki dev isim Türkiye’yi temsil edecek

    Afyonkarahisar’dan iki dev isim Türkiye’yi temsil edecek

    Bulgaristan’ın Samokov kentinde 20-24 Mayıs 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan U-15 Serbest Güreş Avrupa Şampiyonası’nda Afyonkarahisar’ın yetiştirdiği iki yetenekli sporcu mindere çıkacak. Şampiyonada, 52 kg kategorisinde Afyon Gençlik ve Spor Kulübü güreşçisi Abdullah Sarı ile kadınlar kategorisinde Taşoluk Belediye Spor Kulübü’nün başarılı güreşçisi Sebahat Işıkçı madalya mücadelesi verecek.

    İl Müdürlüğünden milli takıma başarı mesajı

    Dev şampiyona öncesi Afyonkarahisar Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü yazılı bir açıklama yaparak sporculara ve teknik heyete destek verdi. Yapılan resmi açıklamada, “Bulgaristan’da düzenlenecek Avrupa Şampiyonası’nda ülkemizi ve ilimizi temsil edecek olan milli sporcularımız Abdullah Sarı ve Sebahat Işıkçı ile milli takım antrenörlerimiz Mehmet Yüksel, Yakup Yağcı, Mehmet Ali Daylak, Cihan Urhan ve Şakir Bozkurt’a şampiyonada yürekten başarılar dileriz” ifadelerine yer verildi.>>>İHA 

  • İscehisar Mehmet Çakmak Anadolu Lisesi il birincisi oldu

    İscehisar Mehmet Çakmak Anadolu Lisesi il birincisi oldu

    Kamil Miras Anadolu Lisesi koordinatörlüğünde düzenlenen il birinciliği yarışmasının final etabı Şehit Kerim Üye Konferans Salonu’nda yapıldı. İmam hatip liselerin dışında kalan liselerin katıldığı yarışmada finale kalan 12 lisenin öğrencileri il birinciliği için kıyasıya mücadele ettiler 15 sorunun tamamını bilen İscehisar Mehmet Çakmak Anadolu Lisesi il birincisi olurken Kamil Miras Anadolu Lisesi ikinci, Sandıklı Yavuz Selim Mesleki Teknik Anadolu Lisesi üçüncü oldu. Yarışmayı il Milli Eğitim Müdür Yardımcısı İbrahim Badak ile Şube Müdürleri Ali Yıldırım Abdullah Kaya ile birlikte Kamil Miras Anadolu Lisesi Müdürü Mehmet Ölmez Süleyman Demirel Fen Lisesi Müdürü Turgay Bingöl ile birlikte yarışmaya ilçelerden katılan okulların öğrencileri izlediler.

    “HEPİNİZ BİRİNCİ”

    Ödül tören’de konuşan Milli Eğitim Müdür Yardımcısı İbrahim Badak, “Bakanlığımız tarafından Bu yıl ilk kez düzenlenen yarışmada Biz hepimizi birinci ilan ediyoruz. Çok güzel bir yarışma oldu il birincisi olan İscehisar Mehmet Çakmak Anadolu Lisesi öğrencileri 2 -3 Haziran tarihlerinde Denizli’de yapılacak olan bölge birinciliğinde ilimizi temsil edeceklerdir kendilerine şimdiden başarılar diliyorum. Yarışmanın koordinatörlüğünü üstlenen başta Kamil Miras Anadolu Lisesi Müdürü Mehmet Ölmez olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi. >>>Haber Merkezi

  • Mevlevi kültürünün kalbi Afyonkarahisar’da attı!

    Mevlevi kültürünün kalbi Afyonkarahisar’da attı!

    Ahmet Özhan’ın “Anadolu’yu Mayalayanlar” anlatısı duygu dolu anlar yaşattı

    Etkinliğin ilk gün adresi Prof. Dr. Veysel Eroğlu Kapalı Spor Salonu oldu. Yoğun katılımın gözlendiği açılış programı, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Protokol konuşmalarının ardından sahne alan ünlü sanatçı Ahmet Özhan, “Anadolu’yu Mayalayanlar” başlıklı özel anlatımı ve seslendirdiği eserlerle izleyicilere huzur ve duygu dolu anlar yaşattı.









    Sema mukabelesi salondakileri büyüledi

    Açılış programının en çok ilgi gören ve dikkat çeken bölümü ise Konya Büyükşehir Belediyesi Türk Tasavvuf Musikisi ve Sema Topluluğu’nun sahne alması oldu. Topluluğun manevi bir atmosferde icra ettiği sema mukabelesi, salonu dolduran davetliler tarafından büyük bir ilgi, hayranlık ve manevi huşu içinde izlendi. Sultan Divani Mevlevilik Günleri, hafta boyunca panel ve atölye çalışmalarıyla Mevlevi kültürünün izlerini geleceğe taşımaya devam edecek.>>>Şerafettin KAZAK

  • Paris’te Türk lezzetleri rüzgarı: Dev gastronomi projesinde Afyonkarahisar “prototip şehir” seçildi

    Paris’te Türk lezzetleri rüzgarı: Dev gastronomi projesinde Afyonkarahisar “prototip şehir” seçildi

    UNESCO tescilli Afyonkarahisar projenin merkezinde yer alıyor

    Atatürk Kültür Merkezi Başkanı Doç. Dr. Zeki Eraslan, Türkiye’nin 7 bölgesinin mutfak kültürünü bütüncül bir perspektifle dijital atlasa dönüştüreceklerini belirtti. Bu stratejik hamlede Afyonkarahisar’ın önemine dikkat çeken Eraslan, “Afyonkarahisar, gastronomi alanında 2019 yılında UNESCO ‘Yaratıcı Şehirler Ağı’na dahil olmuştur. Sahip olduğu bu benzersiz tescil ve zenginlik nedeniyle, dev projemizin saha araştırmaları ve uygulamalarında Afyonkarahisar’ı ‘prototip şehir’ olarak belirledik” dedi. Proje kapsamında Afyonkarahisar’ın yerel üretim yöntemleri, köklü yemek pratikleri ve malzeme çeşitliliği dünya gastronomi standartlarında dijital ortama aktarılacak.

    İklim çeşitliliği Afyonkarahisar’ı gastronomi devi yapıyor

    Projeye bilimsel katkı sunan Yönetim ve Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sandıkçı ise lansmanda Afyonkarahisar’ın coğrafi ve gastronomik üstünlüklerini anlattı. Kentin hem Ege hem de Orta Anadolu iklim özelliklerini bir arada barındırdığına dikkat çeken Sandıkçı, “Afyonkarahisar’da gece ile gündüz arasındaki yüksek sıcaklık farkı ve iklim geçişleri, tarımsal ürün çeşitliliğini olağanüstü düzeyde artırıyor. Bu özel coğrafya, şehre çok benzersiz bir gastronomi zenginliği ve özel lezzetler kazandırıyor” ifadelerini kullandı. Uluslararası davetlilerin büyük ilgi gösterdiği Paris’teki tanıtım toplantısı, konuklara Türk ve Afyon mutfağından eşsiz lezzetlerin ikram edilmesiyle son buldu.>>>AA

  • Sosyal medyada tartıştığı kadını sokakta bıçakladı

    Sosyal medyada tartıştığı kadını sokakta bıçakladı

    Olay, Sinanpaşa ilçesinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, M.B. ile B.Ç. isimli kadın arasında sosyal medyada henüz belirlenemeyen bir sebepten ötürü tartışma yaşandı. Ardından B.Ç. ile sokakta karşılaşan M.B., cebinden çıkardığı bıçak ile kadını bacağından yaraladı. Olayın ardından B.Ç., ihbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından yapılan müdahalenin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı. Bölgeye gelen polis ekipleri kadını bıçaklayan M.B.’yi gözaltına aldı. >>>İHA

  • “19 Mayıs, milli egemenliğin ve hukuk devletinin ilk adımıdır”

    “19 Mayıs, milli egemenliğin ve hukuk devletinin ilk adımıdır”

    “19 MAYIS, MİLLET İRADESİNİN TEMELİDİR”

    Programda konuşan Güngör, 19 Mayıs 1919’un yalnızca bir kurtuluş hareketi değil, aynı zamanda hukuk devleti anlayışının başlangıcı olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “19 Mayıs, toplumsal anlamda devrim niteliğinde bir dönüm noktasıdır. Devletimizin ve milletimizin yeniden doğuşunun temelleri burada atılmıştır. Tam bağımsız hukuk devletine giden sürecin temelinde milli iradenin kabulü vardır.” Osmanlı’nın merkezi yönetim anlayışından millet iradesine dayalı yönetime geçildiğini ifade eden Güngör, halkın kendi karar mekanizmalarını oluşturduğu yeni bir dönemin başladığını söyledi.

    “TBMM’NİN AÇILMASI MİLLİ EGEMENLİĞİN İLANIDIR”

    Süreç içerisinde Amasya Genelgesi, Erzurum Kongresi ve Sivas Kongresi gibi tarihi gelişmelerin önemine değinen Güngör, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışı ile birlikte milli egemenliğin resmen hayata geçtiğini belirtti. Güngör, “Yönetim gücü artık herhangi bir zümreye değil doğrudan millete verilmiştir. Halk yalnızca yöneticisini seçen değil, kendi kendini yöneten iradenin sahibi haline gelmiştir” dedi.

    “ATATÜRK’ÜN BAŞLATTIĞI MÜCADELE HUKUK DEVLETİNİN TEMELİDİR”

    Programda Mustafa Kemal Atatürk’ün başlattığı bağımsızlık mücadelesinin önemine de dikkat çekildi. Güngör, hukuk devleti anlayışının bugün hâlâ Cumhuriyet’in temel yapı taşlarından biri olduğunu ifade ederek, gençlerin hukukun üstünlüğü ilkesine sahip çıkacağına inandığını söyledi.

    “TÜRK MEDENİ KANUNU TOPLUMSAL DÖNÜŞÜM SAĞLADI”

    Programın devamında medeni hukuk alanındaki değişimlere değinen Güngör, özellikle kadın hakları, aile hukuku ve miras hukuku konusunda büyük dönüşümler yaşandığını kaydetti. Türk Medeni Kanunu’nun Kabulü ile birlikte kadın-erkek eşitliği anlayışının güç kazandığını belirten Güngör, yeni Medeni Kanun ile birlikte eşitlik ilkesine aykırı birçok düzenlemenin değiştirildiğini söyledi.

    “KADIN VE ERKEK İÇİN EŞİT HAKLAR GETİRİLDİ”

    Eski Medeni Kanun’da kadın ve erkek arasında evlenme yaşı bakımından farklılık bulunduğunu ifade eden Güngör, yeni düzenlemelerle eşitlik esasının benimsendiğini belirtti. Kadının soyadı hakkı konusunda da önemli değişiklikler yapıldığını söyleyen Güngör, kadınların artık kendi soyadlarını kullanabilmelerinin önünün açıldığını ifade etti.

    “MAL PAYLAŞIMINDA ADALET ANLAYIŞI GÜÇLENDİ”

    Yeni Medeni Kanun ile birlikte mal rejiminde de önemli değişiklikler yaşandığını belirten Güngör, evlilik süresince edinilen mallarda eşlerin katkılarının dikkate alındığını söyledi. Eskiden mal varlıklarının genellikle erkek üzerine kayıtlı olması nedeniyle kadınların mağduriyet yaşayabildiğini ifade eden Güngör, yeni düzenlemelerle birlikte katkı payı esasına dayalı daha adil bir sistemin oluşturulduğunu vurguladı.

    “MEDENİ HUKUK HAYATIN HER ALANINDA VAR”

    Medeni hukukun yalnızca aile hukukundan ibaret olmadığını belirten Güngör, eşya hukuku, miras hukuku ve kişilik hakları gibi birçok alanı kapsayan geniş bir hukuk dalı olduğunu ifade etti. Programda, hukuk sisteminin toplumun değişen ihtiyaçlarına göre sürekli gelişmeye devam edeceği mesajı da verildi. >>>Ferhat YÜKSEL

  • “Kuruluşumuzdan itibaren 887 öğrenciyi mezun ettik”

    “Kuruluşumuzdan itibaren 887 öğrenciyi mezun ettik”

    AKÜ Devlet Konservatuvarı’nın 1999 yılında kurulduğunu ve 2001-2002 akademik yılında eğitim-öğretime başladığını söyleyen Kalın, “Okulumuz eğitim ve öğretim faaliyetleri, 1 Profesör, 9 Doçent, 12 Dr. Öğretim Üyesi, biri yabancı uyruklu olmak üzere 18 Öğretim Görevlisi, 1 Araştırma Görevlisi ve 9 öğretim elemanından oluşan, alanında uzman 50 kişilik güçlü eğitimci kadrosuyla geleceğin sanatçı ve eğitimcilerini yetiştirmektedir. Eğitim faaliyetlerimiz, 4 bölüm ve 8 ana sanat dalıyla çağdaş standartlarda başarıyla sürdürülmektedir. Kuruluşumuzdan itibaren 887 öğrenciyi mezun ettik. Konservatuvarımızda Türk Halk Müziği, Türk Sanat Müziği, Müzik Bölümü ve Sahne Sanatları bölümlerinde dört yıl eğitim verilmektedir” diye konuştu.

    “OKULUMUZ, ULUSLARARASI DÜZEYDE ÜLKE MÜZİK KÜLTÜRÜNE HİZMET ETMEKTEDİR”

    “Konservatuvarımız eğitim ve öğretim faaliyetlerinin yanı sıra, öğretim elemanları ve öğrencilerin katılımı ve katkısıyla sanatsal faaliyetlerine devam etmektedir” diyen Kalın, “Bünyesinde sanat toplulukları ile paydaşlarımızın desteğiyle yurt içi ve yurt dışı etkinliklerini sürdürmektedir. Ayrıca uluslararası düzeyde ülke müzik kültürüne hizmet etmektedir. Düzenlenen bu etkinlikler öğrencilerimizin öğrendiklerini yaşayışlarına katması, çevre edinmeleri, eğitimleri sırasında tecrübe kazanmaları için büyük fırsatlar sunmaktadır” şeklinde değerlendirmede bulundu. >>>Haber Merkezi