Kategori: Afyon

  • Bolvadin Canlı Hayvan Pazarı dualarla açıldı: “Bolvadin her alanda en iyisine layıktır”

    Bolvadin Canlı Hayvan Pazarı dualarla açıldı: “Bolvadin her alanda en iyisine layıktır”

    İlçe protokolü ve bölge belediye başkanları açılışta buluştu

    Yoğun bir katılımın gözlendiği açılış töreninde ilçe bürokrasisi ve bölge siyaseti bir araya geldi. Programa Bolvadin Kaymakamı Ali Arıkan, Bolvadin Belediye Başkanı Derviş Aynacı, Dişli Belediye Başkanı Ahmet Mert, Özburun Belediye Başkanı Bünyamin Özdemir, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşu başkanları, çok sayıda hayvan üreticisi ve vatandaş iştirak etti. Protokol üyeleri, açılışın ardından tesisi gezerek incelemelerde bulundu.

    Bir ay gibi kısa bir sürede tamamlanarak hizmete sunuldu

    Tesisin modern ve hijyenik yapısıyla bölge hayvancılığına büyük ivme kazandıracağını belirten Bolvadin Belediye Başkanı Derviş Aynacı, “Bu tesis her yönüyle temiz ve nezih bir yapıya sahiptir. Üreticilerimizin ve vatandaşlarımızın tüm ihtiyaçlarına uygun standartlarda hizmet verecektir. Kısa süre içerisinde, yaklaşık bir ay gibi bir zamanda yoğun bir çalışma gerçekleştirerek hemşehrilerimizin hizmetine sunduk. Bolvadin her alanda en iyisine layıktır” ifadelerini kullanarak yatırımın ilçeye hayırlı olmasını diledi.>>>HABER MERKEZİ 

  • Mehmet Taytak Ankara’da Afyonkarahisarlı gençlerle buluştu!

    Mehmet Taytak Ankara’da Afyonkarahisarlı gençlerle buluştu!

    Ülkü Ocakları tam kadro katılım sağladı

    Büyük kurultay programı için Afyonkarahisar’dan Ankara’ya adeta çıkarma yapan heyet, Milletvekili Taytak tarafından karşılandı. Buluşmada; Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Afyonkarahisar İl Başkanı Mesut Çetinkaya ile birlikte kentten kurultaya katılım sağlayan genç Asenalar ve Bozkurtlar yer aldı.

    “Birlik ve beraberlik içerisinde yürümeye devam ediyoruz”

    Kurultay alanındaki coşkulu buluşmaya dair açıklamalarda bulunan MHP Afyonkarahisar Milletvekili Mehmet Taytak, “Türk Gençliği Büyük Kurultayı’na Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Afyonkarahisar İl Başkanımız Mesut Çetinkaya ve Afyonkarahisar’dan programa katılım sağlayan kıymetli Asena’larımız ve Bozkurtlarımız ile bir araya geldik. Birlik ve beraberlik içerisinde, Liderimiz Devlet Bahçeli Beyefendi’nin izinde yürümeye devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.>>>HABER MERKEZİ 

  • Milletvekili Olgun, gençlerle Türk Bayrağı açtı

    Milletvekili Olgun, gençlerle Türk Bayrağı açtı

    19 Mayıs’ın anlam ve önemine dikkat çeken Olgun, yaptığı açıklamada Milli Mücadele ruhunun genç nesiller tarafından yaşatılmasının önemine vurgu yaptı. Olgun, “Biz; Bandırma Vapuru’yla başlayan kutlu yürüyüşün izinden gidenlerdeniz… Çünkü o gün yazılan kader: Teslim olmayanların, boyun eğmeyenlerin ve vatanından vazgeçmeyenlerin emanetidir. Bugün, o büyük emanetin sahipleri olan gençlerimizle birlikte, aynı inancı ve aynı mücadele ruhunu yarınlara taşımaya kararlıyız. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun” ifadelerini kullandı. >>>Ferhat YÜKSEL

  • Aziziye Sanat Merkezi’nde dijital heyecan!

    Aziziye Sanat Merkezi’nde dijital heyecan!

    Tarih sorularını cep telefonlarından yanıtladılar

    Okulun 9, 10, 11 ve 12. sınıf öğrencilerinin katılım sağladığı etkinlikte, tarih dersine yönelik özel olarak hazırlanan yenilikçi bir dijital bilgi yarışması düzenlendi. Öğrenciler, kendi cep telefonları üzerinden sisteme entegre olarak soruları en hızlı ve doğru şekilde yanıtlamak için kıyasıya bir mücadele verdi.

    Dereceye giren gençlere ödüllerini Başkan Koyuncu takdim etti

    Büyük bir heyecan fırtınasına sahne olan yarışmanın tamamlanmasının ardından, dereceye girmeyi başaran öğrencilere ödülleri Emirdağ Belediye Başkanı Serkan Koyuncu tarafından bizzat takdim edildi. Gençleri başarılarından dolayı tek tek tebrik eden Başkan Koyuncu, eğitim hayatlarında başarılar diledi. Programın ikinci bölümünde ise sahne alan öğrenciler karaoke etkinliğinde en sevdikleri şarkıları seslendirerek unutulmaz bir gün geçirdi.>>>Şahan KARTAL 

  • Emirdağ Belediye Başkanı Serkan Koyuncu’dan yaz mesaisi!

    Emirdağ Belediye Başkanı Serkan Koyuncu’dan yaz mesaisi!

    Yaz sezonu hazırlıkları kapsamlı şekilde ele alındı

    Toplantı boyunca temizlik hizmetleri, çevre düzenlemeleri, park ve yeşil alan çalışmaları ile sosyal ve kültürel etkinlikler başta olmak üzere vatandaş odaklı birçok hizmet kalemi planlandı. Birim müdürlerinden yürütülen ve planlanan çalışmalar hakkında detaylı bilgiler alan Başkan Serkan Koyuncu, ilçenin yaz aylarındaki ihtiyaçlarına yönelik stratejik adımları belirledi.

    “Emirdağ’ı geleceğe taşıyan yatırımlara hız kesmeden devam edeceğiz”

    Özellikle yaz döneminde gurbetçi vatandaşların gelmesiyle nüfusu katlanan ilçedeki hazırlıklara dikkat çeken Belediye Başkanı Serkan Koyuncu, “Park ve bahçelerimizden temizlik işlerimize, fen işlerimizden kültürel etkinliklerimize kadar her alanda hemşehrilerimizin ve gurbetçi kardeşlerimizin huzurlu bir yaz geçirmesi için kolları sıvadık. Emirdağ’ı geleceğe taşıyan yatırımlarımıza hız kesmeden devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.>>>Şahan KARTAL 

  • Emirdağ Belediye Başkanı Serkan Koyuncu’dan köy ziyaretleri!

    Emirdağ Belediye Başkanı Serkan Koyuncu’dan köy ziyaretleri!

    Bahar şenliği ve Hıdırellez dualarına katıldı

    Geniş bir katılımla gerçekleştirilen ziyaretler kapsamında Belediye Başkanı Serkan Koyuncu; Ümraniye Köyü’nde düzenlenen Bahar Şenliği programına, Gözeli Köyü’nde gerçekleştirilen geleneksel Hıdırellez Duası’na ve Dağınık Köyü’nde organize edilen programa iştirak etti. Programlarda vatandaşlarla yakından ilgilenen Koyuncu, hemşehrileriyle sohbet ederek onların talep, beklenti ve görüşlerini ilk ağızdan dinledi.




    Köy muhtarlarına ve bölge halkına teşekkür

    İl Genel Meclis Üyesi Süleyman Kocabıçak ve parti ilçe teşkilat mensuplarının da eşlik ettiği ziyaretlerde, gittiği her yerde samimi bir misafirperverlikle karşılandığını belirten Başkan Serkan Koyuncu, bu tür güzel buluşmaların toplumsal bağları daha da kuvvetlendirdiğini ifade etti. Koyuncu, organizasyonların düzenlenmesinde emeği geçen köy muhtarlarına ve misafirperverliklerinden dolayı tüm köy halkına teşekkürlerini iletti.>>>Şahan KARTAL 

  • AK Parti’de 19 Mayıs mesajı!

    AK Parti’de 19 Mayıs mesajı!

    “Çelik bir iradedir” çıkışı: Mesajın satır aralarındaki o detay dikkat çekti!

    İl Başkanı Şahin’in bayram mesajında kullandığı sert ve kararlı ifadeler siyaset gündemine bomba gibi düştü. İşgale, istilaya ve sömürgeleştirmeye karşı çelik bir irade ortaya koyulduğunu belirten Şahin, 19 Mayıs’ı büyük Türk milletinin organize dehasının bir kez daha sahneye çıkışı olarak nitelendirdi.

    “Teknofest kuşağı” vurgusu: Gençlik için o özel hedefi işaret etti!

    Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını minnetle anan Turgay Şahin, mesajının son bölümünde yeni nesle ayrı bir parantez açtı. İstiklal aşkını kalbinde ebediyen yaşatan “Teknofest kuşağı” Türk gençliğini selamladığını belirten Şahin, gençlerin Türkiye Yüzyılı hedeflerinde çok kritik bir rol üstlendiğini ve ülkenin geleceğine yön vereceğini vurguladı.>>>HABER MERKEZİ 

  • Dazkırı’da 19 Mayıs coşkusu hep birlikte yaşandı

    Dazkırı’da 19 Mayıs coşkusu hep birlikte yaşandı

    Dazkırı Belediye Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen etkinliklerde gençlerin enerjisi, çocukların heyecanı ve vatandaşların yoğun katılımı dikkat çekti. İlçede düzenlenen kutlama programlarında bayramın anlam ve önemine uygun görüntüler ortaya çıktı. Dazkırı Belediye Başkanı Fatih Çiçek, 19 Mayıs’ın yalnızca bir bayram değil, aynı zamanda birlik ve beraberlik ruhunun en güçlü şekilde hissedildiği özel bir gün olduğunu belirterek tüm vatandaşlara teşekkür etti. Çiçek, başta gençler olmak üzere tüm milletin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutladı. Programlar, coşkulu ve anlamlı anların ardından sona erdi.

    “19 MAYIS’IN COŞKUSUNU HEP BİRLİKTE YAŞADIK”

    Dazkırı Belediye Başkanı Fatih Çiçek, paylaşımında şu ifadeleri kullandı: “19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında düzenlenen programlarda; gençlerimizin enerjisine, çocuklarımızın heyecanına ve hemşehrilerimizin birlik beraberlik ruhuna hep birlikte ortak olduk. Bu güzel atmosferi birlikte yaşadığımız tüm vatandaşlarımıza ve emeği geçen herkese teşekkür ediyor, başta gençlerimiz olmak üzere milletimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyoruz.” >>>Ferhat YÜKSEL

  • Afyon’da akılalmaz olay: Polis adım adım iz sürdü ve enseledi!

    Afyon’da akılalmaz olay: Polis adım adım iz sürdü ve enseledi!

    “Polis geliyor” sesiyle kaçtılar: Yaşlı adamın üzerine bıçakla yürüdü!

    Kızların kavgayı bırakıp ayrılmasına öfkelenen ve olayı kenardan izleyen bir genç, belinden çıkardığı dev bıçakla kavgayı ayıran vatandaşların üzerine yürüdü. Yaşlı adam, üzerine doğru hamle yapan bıçaklı saldırganı kendi imkanlarıyla sakinleştirmeye çalışırken, çevredeki vatandaşların “polis geliyor” diye bağırması üzerine saldırgan ve kavga eden kızlar hızla izlerini kaybettirdi. O dehşet anları ise çevredekilerin cep telefonu kameralarına saniye saniye yansıdı.

    Polis adım adım iz sürdü: Saldırgan kıskıvrak yakalandı, o ceza da kesildi!

    Vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye çok sayıda emniyet gücü sevk edildi. Çevredeki kameraları inceleyen ve görgü tanıklarının ifadesine başvuran polis ekipleri, saldırganın 21 yaşındaki R.A. olduğunu tespit etti. Yapılan amansız takip sonrasında şüpheli genç, olayda kullandığı suç aleti bıçakla birlikte kıskıvrak yakalanarak gözaltına alındı. Emniyete götürülen şahsa ayrıca Kabahatler Kanunu gereğince ağır para cezası kesildi.>>>>İHA 

  • Çobanlar’da gençler 19 Mayıs’ta sahne aldı

    Çobanlar’da gençler 19 Mayıs’ta sahne aldı

    Çobanlar Belediye Başkanlığı öncülüğünde gerçekleştirilen etkinliğe ilçe protokolü, gençler ve vatandaşlar yoğun katılım gösterdi. Programa Kaymakam Nazmi Yücel başta olmak üzere ilçe protokolü, öğrenciler ve aileler katıldı. Çobanlar Belediye Başkanı Ali Altuntaş, gençlerin sergilediği performansın ve salondaki enerjinin kendilerine büyük bir umut verdiğini belirterek, dereceye giren başarılı sporculara ödüllerini takdim etti. Programda ayrıca gençleri yetiştiren öğretmenlere de teşekkür edildi. 19 Mayıs’ın anlam ve önemine vurgu yapılan etkinlikte, Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere tüm Millî Mücadele kahramanları, şehitler ve gaziler rahmet ve minnetle anıldı. Program, “19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun” mesajıyla sona erdi. >>>Ferhat YÜKSEL

  • Çay’da 19 Mayıs coşkusu meydanlardan spor salonuna taştı

    Çay’da 19 Mayıs coşkusu meydanlardan spor salonuna taştı

    Çay Belediye Başkanlığı tarafından organize edilen kutlamalara ilçe protokolü ve vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Programa İlçe Kaymakamı Hasan Hüsnü Türker, Belediye Başkanı Yaşar Kemal Kantartopu, Cumhuriyet Savcısı Mustafa Uyar, İlçe Emniyet Müdürü Tayyar Arıkan, İlçe Jandarma Komutan Vekili Şevket Adsalmış ile birlikte İGM üyeleri, siyasi parti temsilcileri, kurum amirleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.

    Etkinlikler, Dörtyol Meydanı’nda başlayan törenin ardından Kapalı Spor Salonu’nda devam etti. Program boyunca 19 Mayıs’ın anlam ve önemine vurgu yapılırken, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün gençliğe armağan ettiği bu özel gün, birlik ve beraberlik mesajlarıyla kutlandı.

    Katılımcılar, hazırlanan gösteriler ve etkinlikler eşliğinde bayram coşkusunu hep birlikte yaşarken, programın sonunda “19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kutlu olsun” mesajı paylaşıldı. >>>Ferhat YÜKSEL

  • “19 Mayıs, bir milletin yeniden ayağa kalkışıdır”

    “19 Mayıs, bir milletin yeniden ayağa kalkışıdır”

    Örnekevler Mahallesi’nde bulunan Kocatepe Anıtı önünde düzenlenen program, İYİ Parti teşkilatı tarafından Atatürk ve bağımsızlık mücadelesinin aziz hatırasına çelenk sunulmasıyla başladı. Çelenk sunumunun ardından Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve tüm şehitlerimizin aziz hatıraları için saygı duruşunda bulunuldu, ardından hep birlikte İstiklal Marşı okundu.

    Programın duygu yüklü anlarından biri ise Atatürk’ün kendi sesinden Türk gençliğine hitabının dinlenmesi oldu. Alanda bulunan partililer ve gençler, Atatürk’ün gençliğe bıraktığı tarihi emaneti büyük bir dikkat ve coşkuyla dinledi.

    Daha sonra İl Gençlik Teşkilat Başkanı İsa Karahan tarafından “Gençliğin Ata’ya Cevabı” okunarak Cumhuriyet’e, demokrasiye ve Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlılık vurgusu yapıldı. Okunan metin, katılımcılar tarafından alkışlarla karşılandı.

    Programın devamında İYİ Parti İl Gençlik Kolları Başkanı Ahmet Eğreti, günün anlam ve önemine ilişkin kapsamlı bir basın açıklaması gerçekleştirdi.

    Eğreti konuşmasında, 19 Mayıs 1919’un yalnızca bir tarih olmadığını; Türk milletinin yeniden ayağa kalkışının, bağımsızlık iradesinin ve özgürlük mücadelesinin başlangıcı olduğunu ifade etti.

    “Bugün burada yalnızca bir bayramı kutlamıyoruz; bir milletin yeniden doğuşunu, bir inancın ve kararlılığın sembolünü anıyoruz” diyen Eğreti, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 19 Mayıs’ı gençliğe armağan ederek Türk gençliğine duyduğu güveni tüm dünyaya ilan ettiğini belirtti.

    Konuşmasında günümüz gençlerinin yaşadığı sorunlara da dikkat çeken Eğreti, gençlerin işsizlik, gelecek kaygısı, adaletsizlik ve fırsat eşitsizliği ile mücadele ettiğini ifade ederek şunları söyledi:

    “Üniversite mezunu gençler iş bulamıyor, çalışan gençler geçinemiyor, hayal kurmak isteyen gençler ise başka ülkelerde gelecek aramak zorunda kalıyor. Oysa gençliğini kaybeden bir ülke, geleceğini de kaybeder.”

    İYİ Parti’nin gençliği yalnızca seçim dönemlerinde hatırlayan değil; karar alma mekanizmalarında söz sahibi yapan bir siyaset anlayışını savunduğunu belirten Eğreti, gençlerin özgürce düşünebildiği, konuşabildiği ve üretebildiği bir Türkiye hedeflediklerini dile getirdi.

    Açıklamasının sonunda ise şu ifadeleri kullandı: “Bizim mücadelemiz; umudunu kaybetmiş gençler için, geleceğini bavuluna sığdırmak zorunda kalan evlatlarımız için, Atatürk’ün emanetine sahip çıkan cesur Türk gençliği içindir. 19 Mayıs ruhu; teslim olmamak, vazgeçmemek ve mücadeleden geri durmamaktır.”

    Program, Cumhuriyet’in kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları, aziz şehitler ve kahraman gaziler için yapılan anma ivedilikle gençlik kolları üyelerinin toplu olarak andımızı söylemeleri sona erdi. >>>Haber Merkezi

  • “Sağlıklı beslenme sürdürülebilir bir yaşam düzenidir”

    “Sağlıklı beslenme sürdürülebilir bir yaşam düzenidir”

    “Herkes bayram sofralarını korkuyla değil, dengeyle yönetmeye çalışsın” diyen Turan, “Ne tamamen yasaklarla nede kontrolsüz şekilde bir bayram geçirelim. Keyif alarak, paylaşarak ve hareket ederek geçirilen bir bayram hem bedenimize hem ruhumuza çok daha iyi gelir. Çünkü sağlıklı beslenme aslında birkaç günlük değil, sürdürülebilir bir yaşam düzenidir” şeklinde değerlendirmede bulundu.

    “AMACIMIZ SAĞLIKLI BESLENMEYİ HAYATIMIZA ADAPTE EDEBİLMEK”

    Bayram sonrası birçok kişinin kendini daha şişkin, düzensiz veya motivasyonsuz hissettiğine değinen Turan, “Bu noktada yasaklar yerine sürdürülebilir bir düzene dönmek çok önemli. Amacımız insanların sadece kilo vermesi değil, sağlıklı beslenmeyi hayatına adapte edebilmesi” dedi.

    “YEMEK SONRASI YÜRÜYÜŞ, SİNDİRİMİ RAHATLATIYOR”

    Bayramda yemek sonrası en etkili aktivitenin yemek sonrası yürüyüş olduğunu kaydeden Turan, “Yemek sonrası yürüyüş, sindirimi rahatlatıyor. Şişkinliği azaltıyor. Kan şekerini dengelemeye yardımcı oluyor. Aslında günde 20-30 dakikalık yapılan tempolu yürüyüş bile çok kıymetlidir” dedi. >>>Haber Merkezi

  • Başmakçı, 19 Mayıs’ı yürüyüş ve etkinliklerle kutladı

    Başmakçı, 19 Mayıs’ı yürüyüş ve etkinliklerle kutladı

    İlçede düzenlenen programa Kaymakam Bilal Çelik, Belediye Başkanı Selçuk Gönüllü, siyasi parti temsilcileri, daire amirleri, öğretmenler, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.

    Program, saygı duruşu ve İstiklâl Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü tarafından organize edilen “Gençlik Yürüyüşü” gerçekleştirildi. Yürüyüşe protokol üyeleriyle birlikte gençler, öğrenciler ve vatandaşlar yoğun katılım sağladı.

    ŞİİRLER, HALK OYUNLARI VE SPORTİF GÖSTERİLER

    Kutlama programı kapsamında öğrenciler tarafından şiirler okundu, halk oyunları gösterileri ve çeşitli sportif etkinlikler sergilendi. Renkli görüntülere sahne olan program ilgiyle takip edildi. Etkinliklerin sonunda düzenlenen yarışmalarda dereceye giren öğrencilere madalyaları protokol üyeleri tarafından takdim edildi. >>>Ferhat YÜKSEL

  • AK Parti teşkilatında toplantılar sürüyor

    AK Parti teşkilatında toplantılar sürüyor

    Toplantıda teşkilat çalışmaları ile şehrin gündem başlıkları ele alınarak istişarelerde bulunuldu. İl yönetimi, yürütülen çalışmaların ortak akıl ve koordinasyon içerisinde sürdürüldüğünü vurguladı. Toplantı sonunda alınan kararların hayırlı olması temennisinde bulunulurken, teşkilat çalışmalarının birlik ve beraberlik anlayışıyla devam edeceği ifade edildi.

    ORTAK AKIL, BİRLİK VE BERABERLİK ANLAYIŞI

    AK Parti Afyonkarahisar İl Kadın Kolları’ndan yapılan paylaşımda şu ifadelere yer verildi: “İl Başkanımız Av. Turgay Şahin’in riyasetinde gerçekleştirilen haftalık İl Yürütme Kurulu Toplantısına, İl Kadın Kolları Başkanımız Hülya Kalaycı da katılım sağladı. Toplantımızda teşkilat çalışmalarımızı değerlendirerek şehrimize dair gündem başlıkları üzerine istişarelerde bulunduk. Ortak akıl, birlik ve beraberlik anlayışıyla Afyonkarahisar’ımız için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürmeye devam ediyoruz.”

    Haftalık olağan İl Yönetim Kurulu Toplantısı için ise şu bilgiler verildi: “Toplantımızda şehrimiz ve teşkilat çalışmalarımız üzerine değerlendirmelerde bulunarak istişarelerde bulunduk. Toplantımıza İl Kadın Kolları Başkanımız Hülya Kalaycı’da katılım sağladı. Alınan kararların hayırlara vesile olmasını temenni ediyor, çalışmalarımızı birlik ve beraberlik içerisinde sürdürüyoruz.” >>>Haber Merkezi

  • “Gazi Mustafa Kemal’in liderliğinde atılan büyük bir adım”

    “Gazi Mustafa Kemal’in liderliğinde atılan büyük bir adım”

    Rektör Prof. Dr. Karakaş, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı nedeniyle yazılı bir mesaj yayımladı. Karakaş mesajında Gazi Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkışı ile başlayan bağımsızlık hareketinin, Türkiye tarihinin en önemli dönüm noktalarından birini teşkil ettiğini belirterek, 19 Mayıs’ın Türk milletinin kendi kaderinde ve ülke yönetiminde söz sahibi olmasının miladı olmasının yanı sıra, esaret zincirini kırmak adına Gazi Mustafa Kemal’in liderliğinde atılan büyük bir adım olduğunu kaydetti.

    Karakaş, mesajında şu ifadelere yer verdi: “19 Mayıs, Gazi Mustafa Kemal’in Türk milleti ile birlikte başlattığı bir istiklal mücadelesi yürüyüşüdür. Bütün yokluk ve imkânsızlıklara rağmen başlatılan bu yürüyüş, milletimizin birlik ve beraberliğinden, aynı hedef ve idealler etrafında kenetlenmesinden güç almıştır. İşgal kuvvetleri karşısında vatanın bütünlüğü ve bağımsızlığı için bir millet ayağa kalkmış, dönemin çok ağır şartlarına rağmen tarihte eşine az rastlanır bir kurtuluş destanı yazılmıştır. 19 Mayıs 1919, her türlü zorluğu aşma iradesine sahip bir milletin, hürriyet ve istiklal meşalesini Samsun’da yaktığı tarih olmakla birlikte, Gazi Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkarak tarihin akışına yön veren bir sürecin başlangıcı ve Türk milletini Cumhuriyet’e ulaştıran bir dönüm noktasıdır. Gazi Mustafa Kemal; 19 Mayıs 1919’da başlayan bu seferde Millî Mücadele’nin yol haritasını Amasya’da çizmiş, Erzurum ve Sivas’ta kutlu hedefine kilitlenmiş, Ankara’da TBMM’nin açılmasıyla birlikte gücüne güç katmış ve 29 Ekim 1923’te Millî Mücadele’yi Cumhuriyet ile taçlandırmıştır. Bu duygu ve düşüncelerle; Millî Mücadele’yi başlatan tarihi sürecin 107. yıl dönümünde aziz milletimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyor; başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, tüm şehit ve gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum.” >>>Haber Merkezi

  • ATB ve ATSO’dan törene katılım

    ATB ve ATSO’dan törene katılım

    “TOBB 2026 Yılı Hizmet Şeref Belgesi ve Plaket Takdim Töreni”, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun ev sahipliğinde TOBB İkiz Kuleler’de yapıldı. Törende konuşan Hisarcıklıoğlu, iş ve yatırım ortamını iyileştiren birçok reform ve düzenlemenin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzasıyla hayata geçtiğini, çözüm odaklı yaklaşımın iş dünyasına her zaman moral aşıladığını söyledi. Türkiye’nin bugün 1,6 trilyon doları aşan milli geliriyle İslam dünyasının en büyük ekonomisi haline geldiğini bildiren Hisarcıklıoğlu, Türkiye’nin, İtalya ve Çin arasındaki coğrafyada en büyük sanayi ülkesi olduğunu, dünya ihracatından aldığı payla da tarihi zirvesine ulaştığını ifade etti. Hisarcıklıoğlu, tamamı oda ve borsalar üyelerinden oluşan ihracatçı sayısının 160 bini aştığını, bu kapsamda “Made in Türkiye” imzasının artık dünyada tanındığını anlattı.

    “TÜRKİYE, SAVUNMA SANAYİSİNDE HER GEÇEN GÜN YENİ BAŞARILARA İMZA ATIYOR”

    Hizmet sektöründe de önemli başarılar elde edildiğini, Türk müteahhitlerinin 138 ülkede başarılı işlere imza attığını aktaran Hisarcıklıoğlu, Türkiye’nin, küresel çapta büyük kırılmaların yaşandığı, güç dengelerinin yeniden şekillendiği bir dönemde Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde adeta bir istikrar adası olarak öne çıktığını söyledi.

    Hisarcıklıoğlu, ülkenin özellikle savunma sanayisinde her geçen gün yeni başarılara imza attığını, caydırıcı gücünü pekiştirdiğini dile getirerek, “Savunma sanayisi ihracatında ülkemiz, dünyada ilk 11 ülke arasına geldi. Bununla büyük gurur duyuyoruz.” diye konuştu.

    Türkiye’nin bu yıl artan diplomatik gücüyle NATO, Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) ve Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) zirvelerine ev sahipliği yapacağını anımsatan Hisarcıklıoğlu, dünya ticaretinde yaşanan gelişmelere de dikkati çekti.

    Hisarcıklıoğlu, ABD’nin ilave gümrük vergileri getirdiğini, stratejik sektörleri koruma altına aldığını, Avrupa Birliği’nin (AB) ise “Made in Europe” ve karbon vergisi düzenlemeleriyle pazara girişi kısıtladığını anlattı.

    Çin’in teşvik ve sübvansiyonlarla kendi üreticisini koruduğunu aktaran Hisarcıklıoğlu, bazı ülkelerin devlet destekleriyle maliyetin altında satış yaparak ihracat pazarlarını genişlettiğini belirtti.

    Hisarcıklıoğlu, bu durumun rekabeti adil bir zeminden çıkardığına işaret ederek, “Biz Türk iş dünyası olarak asla enseyi asla karartmıyoruz. Geleceğe umutla bakmaya, üretmeye, yatırım yapmaya ve mücadele etmeye devam ediyoruz. Ülkemizin dayanıklı ve sağlam temellere sahip olduğuna inanıyoruz.” diye konuştu.

    “REKABETİN ARTTIĞI İHRACAT PAZARLARIMIZ İÇİN YENİ ADIMLAR LAZIM”

    Türkiye’nin, Sanayi ve Teknoloji Stratejisi ile küresel riskleri büyük ölçüde bertaraf edebileceğini dile getiren Hisarcıklıoğlu, çok taraflı ve kurallı ticareti kimsenin uygulamadığı bu dönemde, nihai ürün ithalatında daha sert önlemler alınması gerektiğini ifade etti.

    Hisarcıklıoğlu, ara mamul ve ham madde ithalatında ise yerli üretimi özendirecek tedbirlerin hayata geçirilmesi gerektiğinin altını çizerek, “Aynı zamanda Gümrük Birliği’nin modernizasyonu ve yeni nesil serbest ticaret anlaşmaları gibi ticari diplomasi adımlarını hızlandırmalıyız. Benzer şekilde, rekabetin giderek arttığı ihracat pazarlarımız için yeni ve proaktif adımlar lazım.” ifadesini kullandı.

    İhracata ciddi destekler getirildiğini, reeskont kredilerinde büyük artışlar sağlandığını belirten Hisarcıklıoğlu, reeskont kredi hacminin 3 aylık ihracat miktarına, yani 70 milyar dolara çıkarılması gerektiğini söyledi.

    Hisarcıklıoğlu, iş dünyasının halihazırdaki beklentilerini de dile getirerek, şunları kaydetti: “Şu anda iş dünyamızın en büyük sıkıntısı finansmana erişim. Kredi hacmindeki daralma ve yüksek faiz oranları, özellikle KOBİ’lerimizin ayağına pranga oluyor. Piyasada ödemeler aksıyor, ticaret yavaşlıyor, neticede büyüme ivme kaybediyor. Bu sıkıntıları aşmak için KOBİ’lerimize pozitif ayrımcılık yapmalıyız, KOBİ kredileri ile ticari kredi kartlarını aylık kredi büyüme sınırları dışına çıkartmalıyız. Böylelikle piyasada önemli rahatlama sağlayabiliriz. Artan girdi maliyetleri nedeniyle yurt dışı pazarlarımızı kaybediyoruz. Başta tekstil, hazır giyim, deri ve mobilya olmak üzere tüm sektörlere ilave destekler verelim. Yapısal reformlarla, sektörlerimizin rekabet güçlerini koruyacağımıza ve ülkemizin güvenli liman konumunun güçleneceğine de inanıyoruz.”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da konuşmasında TOBB’un her sene mayıs ayında düzenlediği bu merasimin, esasında TOBB’un kendi mensuplarına ödediği bir gönül borcu, vefa göstergesi, iltifat nişanesi olduğunu ifade etti. Erdoğan, şeref belgesi ve plaket sahiplerinin bu süre zarfında TOBB bünyesinde ifa ettikleri mühim vazifelerin yanı sıra yaptıkları fedakarlık ve elde ettikleri başarılarla aynı zamanda ülkenin önünü açtıklarını söyledi. Hak sahiplerinin, Türk ekonomisinin gerçek potansiyelini harekete geçirerek ihracattan yatırıma, üretimden istihdama, Türkiye Yüzyılı’na giden yolun kilometre taşlarını döşediklerini vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Emek verdiler, sabrettiler, azmettiler, büyük ve güçlü Türkiye’ye duydukları inançtan, milletimize hizmet etme sevdasından asla vazgeçmediler. Bunun için sizlerle, TOBB ailesinin tüm mensuplarına, ekonomi, ticaret, sanayi ve iş dünyamızda taş üstüne taş koyan tüm kardeşlerime bir kez daha şahsım ve milletim adına teşekkürlerimi iletiyorum. TOBB, 367 ticaret odası, sanayi odası, ticaret borsası ve deniz ticaret odası ile özel sektörümüzün çatı kuruluşu olarak hakikaten çok önemli bir misyonu yerine getiriyor. 81 ilimiz ve 160 ilçemizdeki oda ve borsalarımız, şehirlerimizin kalkınmaları için her fırsatı değerlendirerek, tüm imkanlarını seferber ederek çok samimi bir gayreti ortaya koyuyor. Tabii, gayret samimi niyet de halis olunca karşımıza çıkan başarı tablosu hamdolsun her geçen gün biraz daha büyüyor, daha belirgin hale geliyor. Büyük bir memnuniyetle ifade etmek isterim ki bugün itibarıyla TOBB, dünyanın en kaliteli ve en fazla hizmet üreten üçüncü oda sistemidir.”

    “ALDIĞIMIZ MESAFELERİN HER AŞAMASINDA SİZLERİN EMEĞİ VE İMZASI VAR”

    Erdoğan, TOBB’un 2 milyon 634 bin üyesi ile Türkiye’nin ve ekonominin lokomotifi, omurgası ve güvencesi olduğunu dile getirdi. Halihazırda ihracatın yüzde 99’u, yani 273 milyar dolarlık kısmının oda ve borsa üyesi firmalar tarafından gerçekleştirildiğine dikkati çeken Erdoğan, şöyle devam etti: “Aynı şekilde 17 milyonluk bir mevcutla kayıtlı istihdamın yüzde 74’ü bu firmalarımız tarafından sağlanıyor. Özellikle son dönemde oda ve borsalarımızın hizmet kapasitesi önemli ölçüde artmış durumda. Tarımdan eğitime, ticaretten teknolojiye, farklı kulvarlarda aldığımız mesafelerin her aşamasında sizlerin emeği ve imzası var. Gümrük kapılarımızı devlete hiçbir yük getirmeden modernize ederek ihracatta yeni rekorlar kırmamıza sizler vesile oldunuz. Toprak Mahsulleri Ofisimiz ile ilk yatırımı yaparak devamında özel sektörümüzü de sürece dahil ederek tarımda lisanslı depolama sistemine geçmemize ve gıda arz güvenliğinin teminine sizler öncülük ettiniz. Kurucu ortaklarından biri olduğunuz Kredi Garanti Fonu ile üyelerinizin banka kredilerine kefil olarak finansmana erişimi kolaylaştırdınız. Ülkemizi küresel teknoloji rekabetinde stratejik bir konuma ulaştıracak ilk kuantum bilgisayarını ASELSAN ile sizler ürettiniz.”

    “TOGG’UN HAYATA GEÇİRİLMESİNİ YİNE SİZLER SAĞLADINIZ”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, TOBB’un 81 ilde 81 okul inşa ettiğini, asrın felaketinde tüm imkanları, kaynakları depremzedeler için sahaya indirdiğini ifade etti. Afetzedelere söz verdikleri ve geçen yılın aralık ayı itibarıyla anahtarlarını teslim ettikleri 455 bini aşkın deprem konutunun yapımına en büyük desteği TOBB’un verdiğini hatırlatan Erdoğan, şunları kaydetti: “Son olarak Türkiye’nin ilk elektrikli aracı TOGG’un hayata geçirilmesini yine sizler sağladınız. Yurt içinde yüzde 35’lik pazar payı ile liderlik koltuğuna yerleşen TOGG, birçok Avrupa ülkesinde yolları süslemeye devam ediyor. Bununla birlikte şu hususu da üzülerek sizlerin ve milletimizin takdirine sunuyorum; Türkiye’ye on yıllardır dayatılan öğrenilmiş çaresizlik duvarlarını yıkmaya çalışırken birileri de bu süreçte sürekli önümüze takoz koyuyor. Ellerine geçirdikleri her fırsatı şeamet tellallığı için kullananları bugüne kadar kale almadık, bundan sonra onlara prim vermeyeceğiz. ‘Bunlar otomobil üretmekten ne anlar’ diyenlere cevabımızı nasıl üreterek verdiysek yeni başarılara imza atmayı da sürdüreceğiz.” Konuşmaların ardından oda ve borsalar bünyesinde en uzun süre hizmet eden isimlere hizmet şeref belgeleri ve plaketleri takdim edildi. >>>Haber Merkezi

  • Özel öğrencilerden kalpleri ısıtan performans!

    Özel öğrencilerden kalpleri ısıtan performans!

    Yüz boyama alanında büyük yoğunluk: Sürpriz hediyeler sevinç çığlıklarıyla karşılandı!

    Şenlik alanında kurulan özel stantlarda çocuklar için gün boyu yüz boyama etkinlikleri gerçekleştirildi. Renkli figürlerle bayram ruhunu yansıtan miniklere, eğitim merkezi yönetimi tarafından hazırlanan çeşitli sürpriz hediyeler dağıtıldı. Armağanlarını alan özel öğrencilerin sevinç çığlıkları alanı doldurdu.



    Palyaçolar sahne aldı, gizemli dans koreografileri alkış topladı!

    Kutlama programının en heyecanlı anları ise özel öğrencilerin haftalardır hazırladığı ve adeta sır gibi sakladığı dans performanslarının sergilenmesiyle yaşandı. Müziğin ritmine kapılarak hep bir ağızdan şarkılar söyleyen çocuklara palyaçolar da eşlik edince eğlencenin dozu katlandı. Unutulmaz anlara sahne olan bayram coşkusu, çekilen hatıra fotoğraflarıyla son buldu.>>>Şerafettin KAZAK 

  • Kadınanalar Kültür Derneği’nden Başkanı Şahin’e ziyaret

    Kadınanalar Kültür Derneği’nden Başkanı Şahin’e ziyaret

    Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Erkmen Belediye Başkanı Yücel Şahin, Erkmen’in son yıllarda modern yaşam alanları ve villa tipi konutlarla gelişen nezih bir yerleşim merkezi hâline geldiğini ifade etti. Beldenin yeşil dokusunu ve doğayla iç içe yapısını korumaya önem verdiklerini belirten Şahin, medeniyet ve irfan geleneğinin gelecek nesillere aktarılmasında sivil toplum kuruluşlarının önemli bir görev üstlendiğini söyledi. Başkan Şahin, “Erkmen’imiz doğayla bütünleşmiş özel bir bölge. Bu güzel coğrafyada medeniyetimizi ve irfan geleneğimizi yaşatacak çalışmalara her zaman destek vermeye hazırız. Kadınanalar Kültür Derneği’nin şehrimize hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

    “MEDENİYET ŞEHİRLER KURAR, İRFAN İSE İNSAN İNŞA EDER”

    Ziyarette derneğin kuruluş amacı ve yürütülen projeler hakkında bilgi veren Kadınanalar Kültür Derneği Başkanı Fatma Gülşen Koçak ise irfan medeniyetine ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: “İrfan medeniyeti; insanı yalnızca bilgiyle değil, hikmetle yoğuran bir gönül iklimidir. Bu medeniyetin temelinde güç değil ahlak, gösteriş değil tevazu vardır. Medeniyetler şehirler kurar; irfan ise insan inşa eder. Bir lokmayı paylaşmayı, bir gönlü incitmemeyi en büyük zenginlik sayar. Çünkü irfan medeniyeti, kalbi Allah’a, insanı insana yaklaştıran kadim bir merhamet yoludur.” Ziyaret, karşılıklı iyi niyet temennileri ve günün anısına çekilen toplu fotoğrafla sona erdi. >>>Haber Merkezi

  • Sandıklı’da stadyum ayakta alkışladı!

    Sandıklı’da stadyum ayakta alkışladı!

    Protokol tam kadro tribündeydi: En özel anları saniye saniye takip ettiler!

    İlçe halkının akın ettiği dev organizasyonda ilçenin üst düzey bürokratları protokolde yan yana yer aldı. Sandıklı Belediye Başkanı Adnan Öztaş, İlçe Kaymakamı Selçuk Yosunkaya, Cumhuriyet Başsavcısı Hasan Köroğlu ve İlçe Garnizon Komutanı Ahmet Yürük’ün de aralarında bulunduğu geniş protokol heyeti, gençlerin bayram sevincini yerinde paylaştı.

    Aylardır gizlenen koreografiler sahnelendi: Başarılı isimler ödüllerine kavuştu!

    Öğrenciler tarafından büyük bir titizlikle hazırlanan ve sır gibi saklanan müzikli gösteriler ile renkli koreografiler sahneye taşındığı an tribünlerdeki coşku zirveye ulaştı. Şiirlerin okunduğu ve sportif performansların sergilendiği gecenin sonunda, ilçe genelindeki yarışmalarda büyük başarı gösteren öğrencilere ve sporculara ödülleri törenle takdim edildi.>>>Şahan KARTAL 

  • Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a çıkışı

    Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a çıkışı

    Erdal Akar Konferans Salonunda düzenlenen ve moderatörlüğünü AKÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölüm Başkanı Prof. Dr. Gürsoy Şahin’in üstlendiği panelde; Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ahmet Altıntaş ile Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Feyza Kurnaz Şahin konuşmacı olarak yer aldı. Panelin açış konuşmasını yapan moderatör Prof. Dr. Gürsoy Şahin, “İstiklale Yolculuk” temasının Türk milletinin bağımsızlık destanının adı olduğunu belirterek, “Türk milletinin istiklale yolculuğu bir destana dönüşmüştür. Bu destanı, Türk İstiklal Harbi’nin, Millî Mücadele’nin ve kurtuluşun destanı olarak adlandırabiliriz” dedi.

    “SAMSUN HAZIRLIKLARI BİR YOL AYRIMI DÖNEMİNDE ŞEKİLLENDİ”

    Açış konuşmasının ardından Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Feyza Kurnaz Şahin “Mayıs’ta 19 Gün: Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun Hazırlıkları” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Kurnaz Şahin, Birinci Dünya Savaşı sonrası dönemin yalnızca devletler için değil, yöneticiler, bürokratlar ve aydınlar için de büyük bir “yol ayrımı” anlamı taşıdığını ifade etti. Yakın dönem tarihinin çok katmanlı bir yapıya sahip olduğunu belirten Kurnaz Şahin, “Birinci Dünya Harbi’ni konuşmaya başladığımızda savaşın büyük bir meydan okumasıyla karşılaşıyoruz. Makro ya da mikro düzeyde incelendiğinde karşımıza çok sayıda anlatı, olay ve kırılma noktası çıkıyor” diye konuştu. Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a çıkış sürecinin, Birinci Dünya Savaşı sonrasında şekillenen yeni dünya düzeni içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Kurnaz Şahin, “Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkış hikâyesi, aslında Birinci Dünya Harbi sonrası sürecin bir sonucudur. Bu dönem, hem dünya devletleri hem de Osmanlı Devleti için büyük bir yol ayrımıydı” ifadelerini kullandı.

    Birinci Dünya Savaşı sonrasında Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun dağıldığını, Almanya’nın Versay Antlaşması ile ağır sonuçlarla karşı karşıya kaldığını ve Rusya’nın 1917 Devrimi sonrasında yeni bir döneme girdiğini hatırlatan Kurnaz Şahin, Osmanlı Devleti’nin de savaştan ciddi ölçüde güç kaybederek çıktığını belirtti. Bu dönemde yalnızca devletlerin değil, devlet adamlarının, askerlerin ve aydınların da kendi geleceklerine ilişkin tercihler yapmak zorunda kaldığını ifade eden Kurnaz Şahin, Mustafa Kemal Paşa’nın da bu süreçte kendi mücadele yöntemini ve siyasi yaklaşımını şekillendirdiğini söyledi.

    Konuşmasında Suriye-Filistin Cephesi’ndeki gelişmelere de değinen Kurnaz Şahin, Osmanlı ordularının savaşın son yılında ağır şartlar altında mücadele verdiğini belirtti. Mustafa Kemal Paşa’nın Yıldırım Orduları Grubu’na bağlı 7. Ordu Komutanı olarak görev yaptığını hatırlatan Kurnaz Şahin, Liman von Sanders komutasındaki Osmanlı kuvvetlerinin İngiliz General Allenby karşısında büyük kayıplar yaşadığını ifade etti. Cephedeki askerî şartların son derece ağır olduğunu belirten Kurnaz Şahin, askerlerin çoğu zaman ayaklarına paçavra sararak mücadele ettiğini, subayların dahi ciddi teçhizat eksikliği yaşadığını kaydetti.

    MONDROS SÜRECİ VE MUSTAFA KEMAL’İN YAKLAŞIMI

    Osmanlı Devleti’nin savaşın son döneminde insan gücü bakımından da büyük sıkıntılar yaşadığını dile getiren Kurnaz Şahin, 6. Ordu Komutanı Halil Kut Paşa’nın yaveri Selahattin Yurtoğlu’nun hatıratına atıfta bulunarak, “Harbin sonlarına doğru Mehmetçikleri yaşla değil, kiloyla askere alıyorlardı. 45 kilo gelen herkes asker kabul ediliyordu” diye konuştu. Mondros Mütarekesi’nin imzalandığı süreçte Mustafa Kemal Paşa’nın kritik bir görev üstlendiğini kaydeden Şahin, Liman von Sanders’in 30 Ekim 1918’de Yıldırım Orduları Grup Komutanlığı görevini Mustafa Kemal Paşa’ya devrettiğini ifade etti.

    Kurnaz Şahin, Mustafa Kemal Paşa’nın Mondros Mütarekesi öncesindeki siyasi gelişmeleri yakından takip ettiğini ve İstanbul’daki hükümet değişikliği sürecinde aktif rol almak istediğini belirtti. Enver, Talat ve Cemal Paşaların istifalarının ardından yeni hükümet arayışlarının başladığını ifade eden Kurnaz Şahin, Mustafa Kemal Paşa’nın Harbiye Nazırlığını üstlenmek istediğini, böylece daha uygun şartlarda bir mütareke sağlanabileceğini düşündüğünü söyledi.

    Mustafa Kemal Paşa’nın Vahdettin’e gönderdiği telgrafta Rauf Bey, İsmail Canbulat ve Ali Fethi Okyar gibi isimlerle birlikte yeni hükümette görev almak istediğini aktardığını belirten Şahin, bu girişimin erken dönem direniş düşüncesinin önemli işaretlerinden biri olduğunu kaydetti. Mustafa Kemal Paşa’nın daha sonraki değerlendirmelerinde de Mondros Mütarekesi’nin ağır şartlarına dikkat çektiğini söyleyen Kurnaz Şahin,  “Mustafa Kemal Paşa, Harbiye Nazırı olsaydı mütareke şartlarını daha sıkı hale getirebilir, muğlak alanların ortaya çıkmasına izin vermeyebilirdi. Ancak bu kesin bir sonuç olarak değil, tarihsel bir ihtimal olarak ele alınmalıdır” dedi.

    “MUSTAFA KEMAL’İN HARBİYE NAZIRLIĞI ÜZERİNE DEĞERLENDİRMELER VARSAYIMSAL BİR ALAN”

    Prof. Dr. Feyza Kurnaz Şahin, Mustafa Kemal Paşa’nın hükümette görev alıp almamasına ilişkin tartışmaların tarihçiler arasında farklı şekillerde yorumlandığını ifade etti. Ahmet İzzet Paşa hükümeti kurulurken, padişah Vahdettin’in Mustafa Kemal Paşa’nın kabinede yer almasına ilişkin yaklaşımının Cumhuriyet dönemi tarihçileri tarafından farklı biçimlerde değerlendirildiğini belirten Şahin, tüm bu yorumların ortak noktasının Mustafa Kemal Paşa’nın dönemin önemli askerî ve siyasi figürlerinden biri olarak görülmesi olduğunu söyledi.

    Kurnaz Şahin, Mustafa Kemal Paşa’nın İstanbul’a giderek Harbiye Nazırı olması ya da doğrudan Anadolu’ya geçmesi ihtimallerinin tarihsel açıdan kesin sonuçlarla değerlendirilemeyeceğini ifade ederek, bunun varsayımsal bir alan olduğunu belirtti. Ancak Mustafa Kemal Paşa’nın özellikle mütareke öncesindeki dönemi son derece kritik gördüğünü vurgulayan Kurnaz Şahin, onun önceliğinin makamdan ziyade sürecin yönetimi ve millet adına faydalı olabilmek olduğunu söyledi.

    “KİLİKYA’DA DAHA MONDROS ÖNCESİ FİİLÎ DİRENİŞ ALTYAPISI OLUŞTURULDU”

    İskenderun ve çevresindeki gelişmelere de değinen Kurnaz Şahin, İngilizlerin bölgedeki taleplerinin Osmanlı açısından ciddi bir stratejik tehdit oluşturduğunu ifade etti. Ahmet İzzet Paşa ile yapılan telgraf görüşmelerinde Mustafa Kemal Paşa’nın oldukça sert uyarılarda bulunduğunu belirten Kurnaz Şahin, M. Kemal Paşa’nın işgallerin genişleme ihtimalini önceden gördüğünü dile getirdi.

    Mustafa Kemal Paşa’nın daha Mondros sonrası süreç başlamadan Kilikya bölgesinde fiilî direniş altyapısı oluşturmaya başladığını belirten Kurnaz Şahin, askerlerin jandarma birliklerine aktarılması, silah ve mühimmatın güvenli bölgelere taşınması ve stratejik hazırlıkların yapılmasının ileride başlayacak işgallere karşı önemli adımlar olduğunu ifade etti. İstanbul sürecinin ise yalnızca bir bekleme dönemi olmadığını vurgulayan Şahin, bu dönemin Millî Mücadele’nin kadro ve stratejisinin şekillendiği önemli bir hazırlık aşaması olduğunu söyledi.

    “19 MAYIS SONRASI SAMSUN’DA YAPILAN TESPİTLER GERÇEĞİ ORTAYA KOYDU”

    Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü ve Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Altıntaş ise “19 Mayıs 1919 Sonrası Anadolu’daki Gelişmeler” başlıklı sunumunda Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a çıkışının ardından bölgede yaptığı tespitlere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Altıntaş, Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a ulaştığında bölgede anlatılan bazı iddiaların gerçeği yansıtmadığını gördüğünü belirterek, Hristiyan halkın katledildiği yönündeki iddiaların aksine Müslüman Türk halkının Rum çetelerinin baskı ve saldırılarıyla karşı karşıya olduğunu tespit ettiğini söyledi. Bölgede Pontus Rum Devleti kurmaya yönelik girişimlerin bulunduğunu ifade eden Altıntaş, özellikle Trabzon ve çevresinde Mondros sonrasında oluşan otorite boşluğundan yararlanılmaya çalışıldığını kaydetti.

    Mustafa Kemal Paşa’nın bölgedeki durumu doğrudan sahada gözlemlediğini belirten Altıntaş, Batum üzerinden Trabzon ve Samsun hattına nüfus ve silah sevkiyatının yapıldığını ifade etti. Mondros Mütarekesi gereğince silah ve mühimmatın İtilaf Devletleri’ne teslim edilmesi gerekirken, Anadolu’da bu silahların yeniden ele geçirilmesi için çeşitli çalışmalar yürütüldüğünü belirten Altıntaş, İpsiz Recep, Yahya Kaptan ve Topal Osman gibi isimlerin bu süreçte önemli rol oynadığını söyledi.

    Altıntaş, Samsun’daki İngiliz varlığı nedeniyle Mustafa Kemal Paşa’nın kısa süre içerisinde Havza’ya geçtiğini ifade ederek, Anadolu halkının uzun savaş yılları nedeniyle büyük bir yorgunluk içerisinde olduğunu söyledi. Mustafa Kemal Paşa’nın bu süreçte halkın direniş ruhunu yeniden canlandırmaya çalıştığını belirten Altıntaş, Havza döneminin yalnızca yerel bir hareketlenme değil, aynı zamanda dış destek arayışlarının da başladığı bir süreç olduğunu dile getirdi.

    İzmir’in işgaline karşı Anadolu’nun birçok yerinde yeterli tepki oluşmadığını gören Mustafa Kemal Paşa’nın kamuoyu oluşturmak amacıyla geniş çaplı bir kamu diplomasisi süreci başlattığını ifade eden Altıntaş, protestolar ve mitinglerle işgallerin kabul edilmeyeceğinin tüm dünyaya duyurulmaya çalışıldığını söyledi. Müdafaa-i Hukuk, Redd-i İlhak ve Kuvâ-yi Milliye cemiyetlerinin Anadolu’nun farklı bölgelerinde hızla örgütlenmeye başladığını belirten Altıntaş, Afyonkarahisar başta olmak üzere birçok şehirde düzenlenen mitinglerin Millî Mücadele’nin toplumsal tabanını güçlendirdiğini ifade etti.

    “ERZURUM VE SİVAS KONGRELERİ MİLLİ İRADENİN GÜÇLENMESİNİ SAĞLADI”

    Amasya Genelgesi’nin Millî Mücadele açısından dönüm noktalarından biri olduğunu söyleyen Altıntaş, genelgede “Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır” anlayışının temel alındığını belirtti. İstanbul Hükümeti’nin görevini yerine getiremediğinin açık biçimde ortaya konulduğunu ifade eden Altıntaş, milli irade anlayışının ilk kez güçlü biçimde vurgulandığını söyledi.

    Mustafa Kemal Paşa’nın kısa süre sonra İstanbul Hükümeti tarafından geri çağrıldığını belirten Altıntaş, artan baskılar üzerine Paşa’nın 7-8 Temmuz 1919’da askerlik görevinden istifa ederek “sine-i millete” döndüğünü ifade etti. Bu süreçte Kazım Karabekir Paşa’nın tarihi bir tavır ortaya koyduğunu belirten Altıntaş, İstanbul Hükümeti’nin Mustafa Kemal Paşa’nın tutuklanmasına yönelik talebine rağmen Karabekir’in bu emri uygulamadığını söyledi.

    Erzurum Kongresi’nin Millî Mücadele’nin en kritik aşamalarından biri olduğunu belirten Altıntaş, burada milli irade anlayışının kurumsal bir yapıya dönüştüğünü ifade etti. Heyet-i Temsiliye’nin oluşturulmasıyla birlikte Anadolu’daki direniş hareketinin daha örgütlü hale geldiğini kaydeden Altıntaş, “Vatan bir bütündür, parçalanamaz” anlayışının açık şekilde ortaya konulduğunu söyledi.

    Erzurum’dan Sivas’a geçiş sürecinin Milli Mücadele’nin en zorlu dönemlerinden biri olduğunu kaydeden Altıntaş,  “Mustafa Kemal ve beraberindeki heyetin yol boyunca tehditlerle karşı karşıya kaldı. Özellikle Tunceli bölgesinden geçiş sırasında saldırı ve suikast ihtimalleri sürekli gündemdeydi. Süreçte ciddi maddi imkânsızlıkların yaşandı. O dönemde para yoktu. Erzurumlu bir binbaşının kendi emekli ikramiyesini vererek Mustafa Kemal ve arkadaşlarının Sivas’a geçmesini sağladığını biliyoruz” dedi.

    “SİVAS KONGRESİ MİLLİ MÜCADELE’NİN YÖNÜNÜ BELİRLEYEN EN ÖNEMLİ AŞAMADIR”

    Altıntaş, Sivas Kongresi’nin Milli Mücadele’nin yönünü belirleyen en önemli aşamalardan biri olduğunu söyledi. Erzurum Kongresi’nde alınan kararların Sivas’ta da kabul edildiğini belirten Altıntaş, burada özellikle manda ve himaye konusunun kesin bir şekilde netleştirildiğini ifade etti.

    Altıntaş, “Sivas Kongresi’nde tam istiklal anlayışı ön plana çıktı. Herhangi bir emperyal devletin desteğiyle bağımsızlık mücadelesi yürütülemeyeceği düşüncesi burada kesinlik kazandı” dedi. Sivas Kongresi’nin yalnızca bölgesel değil, tüm Anadolu’yu kapsayan bir yapı oluşturduğunu vurgulayan Altıntaş, Afyonkarahisar, Kütahya, Uşak ve İstanbul gibi birçok şehirden temsilcilerin kongreye katıldığını, buna karşılık bazı vilayetlerin temsilci göndermediğini söyledi. Altıntaş, bu durumun o dönemde Anadolu’da padişah yanlıları ile Kuvâ-yi Milliye yanlıları arasındaki ayrışmayı açık şekilde ortaya koyduğunu ifade etti.

    “SİLAHLI DİRENİŞ ZAMANLA SİYASİ YAPIYA DÖNÜŞTÜ”

    Millî Mücadele sürecinde Mustafa Kemal Paşa’nın en çok önem verdiği konulardan birinin meşruiyet olduğunu ifade eden Altıntaş, silahlı direnişin zamanla siyasi bir yapıya dönüştüğünü söyledi. Misak-ı Milli kararlarının yalnızca sınırları değil, aynı zamanda bağımsızlık ve milli egemenlik anlayışını da ortaya koyduğunu belirten Altıntaş, bu kararların Cumhuriyet’in siyasi temelini oluşturduğunu ifade etti.

    İtilaf Devletleri’nin Misak-ı Milli kararlarından büyük rahatsızlık duyduğunu belirten Altıntaş, 16 Mart 1920’de İstanbul’un işgal edilmesiyle Osmanlı Devleti’nin fiilen sona erdiğini söyledi. Bunun ardından Mustafa Kemal Paşa’nın Ankara’da yeni bir meclis kurulması çağrısı yaptığını ifade eden Altıntaş, 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmasıyla milli egemenliğe dayalı yeni bir dönemin başladığını kaydetti.

    Büyük Millet Meclisi’nin hem yasama hem yürütme görevini üstlendiğini belirten Altıntaş, Milli Mücadele sürecinin İnönü, Sakarya ve Büyük Taarruz zaferleriyle başarıya ulaştığını ifade etti. Sürecin 9 Eylül 1922’de İzmir’in kurtuluşu, 1 Kasım 1922’de Saltanatın kaldırılması ve 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet’in ilanıyla tamamlandığını belirten Altıntaş, konuşmasının sonunda Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere tüm şehit ve gazileri rahmet ve minnetle andı. Panel, soru-cevap bölümünün ardından teşekkür belgelerinin takdim edilmesiyle sona erdi. >>>Haber Merkezi

  • Kitap ve Söyleşi Topluluğu’ndan başarılı toplumsal katkı projesi

    Kitap ve Söyleşi Topluluğu’ndan başarılı toplumsal katkı projesi

    Yaklaşık 1500 lise öğrencisi ve 200 öğretmenle yapılan söyleşilerde “Beyninizi kimsenin şekillendirmesine izin vermeyin!” ve “Tarlanızı kendiniz ekin!” temaları çerçevesinde; özellikle medyada bilinçaltına hitap eden içeriklerin seçici bir gözle süzülmesi gerektiği anlatıldı. Bilimsel veriler ve deneylerin yanı sıra hayatın içinden ve Doç. Dr. Camcı’nın kendi yaşamından aktardığı hikayelerle öğrencilerin zihinsel süreçlerini kendi iradeleriyle yönetmesi ve her türlü manipülatif etkiye karşı farkındalık ve dayanıklılık kazanması hedeflendi.

    Lise düzeyindeki öğrencilerin bilişsel süreçlerini etkileyen dışsal faktörlere karşı ilgi geliştirmeleri ve öğrencilerin okudukları eserlerin, dinledikleri müziklerin, izledikleri görsel yayınların ve dijital mecraların bilinçaltı üzerindeki derin etkilerini kavramalarını sağlamaları amacıyla yapılan söyleşilerde, ölçme ve değerlendirme de yapıldı. Söyleşilerden önce ve sonra uygulanan anket çalışmasının sonuçlarına göre katılımcı öğrenciler söyleşiden sonra zihnini dış etkilerden bağımsız yönetebildiğini, kitap, müzik, video gibi tüketilen içeriklerin karakter inşasındaki rolüne dair farkındalıklarının arttığını ve erteledikleri sorumluluklar konusunda eyleme geçme iradelerinin güçlendiğini ifade etti. Elde edilen veriler ve gözlemlenen davranış değişikliklerinden hareketle projenin toplumsal katkı hedeflerine ulaştığı görüldü. >>>Haber Merkezi

  • İlkokul öğrencilerinin sağlıklı gülüşlerine AFSÜ’den destek

    İlkokul öğrencilerinin sağlıklı gülüşlerine AFSÜ’den destek

    AFSÜ Diş Hekimliği Fakültesi (DHF) Pedodonti Ana Bilim Dalı öğretim üyeleri Doç. Dr. Özgür Doğan ve Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Ünal ile DHF Araştırma Görevlisi Hekimleri, DHF 5. sınıf öğrencileri, AFSÜ Diş Hastanesi Müdürü Ercan Uğuz VE Hasta Hakları Birim Sorumlusu Havva Erkasap Koçak’tan oluşan ekip, Daimî dişlerin ağızda görülmeye başladığı kritik bir dönem olan ilkokul çağındaki öğrencilerle bir araya geldi.

    Etkinlikte, ağız ve diş modelleri üzerinde uygulamalı diş fırçalama teknikleri gösterilerek, hijyen alışkanlıklarının aile ortamına da taşınması hedeflendi. Çocuklara ağız ve diş sağlığının önemi, doğru beslenme alışkanlıkları ve öz bakım becerileri konularında farkındalık kazandırılması amaçlanan eğitim faaliyetleri ve ekibimizin özverili çalışmaları Sülümenli Belediye Başkanı Hüseyin Varol tarafından takdirle karşılandı. Program sonunda Belediye Başkanı Varol, akademisyenlere, öğrencilere ve personele teşekkür ederek plaket takdiminde bulundu. >>>Haber Merkezi

  • Hukuk ve Usul çalıştayında neler konuşuldu?

    Hukuk ve Usul çalıştayında neler konuşuldu?

    Özgül Termal Toplantı Salonunda düzenlenen çalıştayın koordinatörlüğünü Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Aykanat ile İlahiyat Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Bahaddin Karakuş üstlendi. Etkinliğe; Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İhsan Cemil Demir ve İlahiyat Fakültesi Dekan V. Prof. Dr. Mebrure Doğan’ın yanı sıra farklı üniversitelerden çok sayıda öğretim üyesi katıldı.

    Çalıştayın açış konuşmasını yapan Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İhsan Cemil, İlahiyat ve Hukuk fakültelerinin ortak bir paydada buluşmasının önemli olduğunu belirterek, “Uzun zamandır çok da duymadığımız türden bir çalışma. Hem Hukuk Fakültesi hem de İlahiyat Fakültesinin ortak bir çalıştay yapması gayet güzel. Bu çalıştayın İslam Hukuku ile birlikte değerlendirilmesi çok ümit verici” dedi. Türk Hukuk tarihinin ve köklerinin iyi bilinmesi gerektiğini söyleyen Demir, “Toplumda Medeni Kanun’un ilk kez 1926 yılında ortaya çıktığına dair yaygın bir algı var; oysa öncesinde çok sağlam temelleri olan 1851 tarihli Mecelle altyapımız mevcut. Bu çalıştayların, tarihimize ışık tutması ve yeni bakış açıları kazandırması açısından çok verimli olacağına inanıyorum” diye konuştu. Prof. Dr. Demir ayrıca, fakültelerinin oldukça genç olduğunu belirterek yakın zamanda bünyelerinde İslam Hukuku Ana Bilim Dalı’nı da aktif hale getireceklerinin müjdesini verdi.

    “BU ÇALIŞMA DÖNGÜYÜ KIRAN KIYMETLİ BİR ADIM”

    İlahiyat Fakültesi Dekan V. Prof. Dr. Mebrure Doğan ise konuşmasında, akademik kurumlardaki iş birliklerinin genellikle teoride kaldığını, ancak düzenlenen çalıştayın uygulamaya dökülmüş çok önemli bir adım olduğunu belirtti. Doğan, “Bir ilahiyatçı olarak İslam Hukuku’nun, Hukuk Fakültesi ile iş birliği içerisinde böyle bir organizasyonla ele alınmasını son derece ufuk açıcı buluyorum. Kurumlar arası iş birlikleri maalesef genelde hep sözde kalıyor ve uygulamaya pek geçmiyor. Bu çalışmayı, bu döngüyü kıran kıymetli bir adım olarak görüyorum. Özellikle bizim kültürümüzde İslam Hukuku’nun hukuk eğitimi içerisindeki yeri büyük bir önem arz etmektedir. İlk adımlar her zaman zordur ancak bu çalıştayın gelenekselleşerek devam edeceğine inanıyorum” ifadelerini kullandı.

    ÇALIŞTAY, İKİ GÜN BOYUNCA GERÇEKLEŞTİRİLEN OTURUMLARLA DEVAM ETTİ

    Çalıştayın ilk gün düzenlenen ilk oturumunda; AKÜ Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Aykanat’ın, “Er-Risâle ve Hukuk Metodolojisi”, AKÜ İlahiyat Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Bahaddin Karakuş’un “Fıkıh Usulünün Mahiyeti ve Hukukta İşlevsel Olabilecek Kısımları”, Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) İlahiyat Fakültesi Arş. Gör. Mehmet Ali Kılınç’ın “Fıkhın Bugünkü Meseleleri” sunumları gerçekleştirildi.

    Çalıştayın ikinci gününün ilk oturumunda ise NEÜ Hukuk Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Yasin Yılmaz, “Hukukta Büyük Birleşik Kuram Arayışı: Usûl Geleneği ve Disiplinlerarasılık”, Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Melikşah Aydın, “Hukuk Eğitiminde Yeni Düzenleme İhtiyacı”, Süleyman Demirel Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Salih Korkmaz, “Hukuk Fakülteleri Müfredatında Metodoloji Problemi ve İslam Hukukunun İmkânları” konularını anlattı.

    Üçüncü oturumda ise Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. İbrahim Ülker, “Fıkıh Usulünde Hüküm Çıkarma ile Seküler Yasama Tekniklerinin Karşılaştırılması”, NEÜ İlahiyat Fakültesi Arş. Gör. M. Fatih Ünlü ise “Hukuk Eğitimine Katkısı Bağlamında Kanun Tasarıları: Ali Haydar Efendi’nin Kitabü’t-Talâk Örneği” başlıklı sunumlarını yaptı. Çalıştay, yapılan değerlendirmelerin ardından sona erdi. >>>Haber Merkezi