Olay yerindeki Gazze Sivil Savunma Birimi üyelerinden Hasan Cabir ise, “Ev tamamen doluydu. Enkazdan şehitleri ve yaralıları çıkardık. Kayıp bazı kişilerin enkaz altında olduğu düşünülüyor. Sokakların darlığı nedeniyle çalışmaları güçlükle sürdürüyoruz.” ifadelerini kullandı.
Kategori: Dünya
-

İsrail’in Gazze’ye düzenlediği saldırılarda 21 Filistinli hayatını kaybetti
Hastane ve Gazze Sağlık Bakanlığı sözcüsü Dr. Halil ed-Dekran, “Hastanelere ulaşan şehitlerin çoğu kadın, çocuk ve yaşlılardan oluşuyor; yoğun bakım üniteleri dolu, tıbbi malzeme eksikliği ciddi boyutta.” dedi. -

Trump-Mamdani Görüşmesine Damga Vuran Faşist Diyalogu
ABD Başkanı Donald Trump, New York’un yeni seçilen Müslüman Belediye Başkanı Zohran Mamdani’yi Beyaz Saray’da ağırladı. Seçim öncesinde Mamdani’yi defalarca komünist olarak nitelendiren Trump, görüşmede Mandani için “gerçekten harika bir belediye başkanı olacak” yorumunda bulundu. Trump ayrıca Mamdani’yi tebrik ederek, New Yorkluların yaşam maliyetlerini düşürme konusundaki çalışmalarını desteklediğini belirtti.
Mamdani’den Memnuniyet Açıklaması
Zohran Mamdani, görüşmeyi verimli bulduğunu ifade ederek, New Yorkluların yüksek yaşam maliyetleri ve kira sorunları gibi konulara değindiklerini söyledi. Mamdani, Trump ile geçirdiği zamandan memnun kaldığını ve New Yorklular için uygun fiyatlı yaşam koşulları sağlamak üzere birlikte çalışmayı beklediğini belirtti.
Muhabirin “Faşist” Sorusu Gündem Oldu
Görüşmede bir muhabirin Mamdani’ye, Trump’a daha önce “faşist” dediğini onaylayıp onaylamadığını sorması dikkat çekti. Trump araya girerek Mamdani’ye, “Evet diyebilirsin” dedi. Mamdani de “Tamam o zaman” yanıtını verdi. Bu diyalog, basın mensupları arasında ilgiyle karşılandı.
-

Putin: ABD’nin Ukrayna Barış Planı Kalıcı Çözüme Zemin Oluşturabilir
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, başkent Moskova’da Güvenlik Konseyi üyeleriyle yaptığı toplantıda, ABD Başkanı Donald Trump tarafından hazırlanan barış planının detaylarını değerlendirdi. Putin, planın Alaska zirvesi öncesi gündeme geldiğini ve Washington’ın müzakereler sırasında Rusya’dan bazı tavizler talep ettiğini söyledi.
Uluslararası Bilgilendirme
Putin, planla ilgili Çin, Hindistan, Kuzey Kore, Güney Afrika, Brezilya ve KGAÖ üyeleri dahil olmak üzere birçok ülkenin bilgilendirildiğini ve süreci desteklediğini aktardı. Ancak Alaska görüşmelerinin ardından ABD tarafının ilerleme sağlamadığını belirten Putin, bunun Ukrayna yönetiminin Trump’ın barış planını reddetmesinden kaynaklandığını ifade etti.
Planın Önemi ve Müzakere Hazırlığı
Putin, 28 maddelik güncellenmiş planın Moskova’ya iletildiğini doğruladı ve planın barışçıl çözüm için temel oluşturabileceğini söyledi. Rus lider, Moskova’nın müzakere seçeneğini tamamen açık tuttuğunu ve sorunların barışçıl yollarla çözülmesini istediklerini vurguladı.
Sahadaki Durum
Putin, Rus ordusunun Harkiv bölgesindeki Kupyansk’ı ele geçirdiğini belirterek, Kiev yönetiminin sahadaki gerçek tabloyu anlamadığını savundu. Putin, planın detaylı şekilde ele alınmasının barış için şart olduğunu ifade etti.
-

Tarihi Kokain Operasyonu: 14 Ton Ele Geçirildi
Kolombiya güvenlik güçleri, son 10 yılın en büyük uyuşturucu operasyonunu gerçekleştirdi. Pasifik kıyısındaki Buenaventura Limanı’nda konteynerlerde alçı torbalarına gizlenmiş 14 ton kokain ele geçirildi. Yetkililer, kokainin Hollanda’ya gönderilmesinin planlandığını açıkladı.
Piyasa Değeri ve Tepkiler
El konulan kokainin piyasa değerinin yaklaşık 388 milyon dolar olduğu bildirildi. Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro, polisleri tebrik ederek “Tek bir kişi bile ölmeden 14 ton kokain ele geçirildi” ifadelerini kullandı.
ABD Yaptırımları
Öte yandan ABD Hazine Bakanlığı, Cumhurbaşkanı Petro, eşi Veronica del Socorro Alcocer Garcia, oğlu Nicolas Petro ve İçişleri Bakanı Armando Benedetti’yi yaptırım listesine aldı. ABD yetkilileri, Petro’nun görev süresi boyunca Kolombiya’daki kokain üretiminin arttığını ve uyuşturucu kartellerine müdahale etmediğini savundu. Petro ise ABD’yi önyargılı olmakla suçlayarak, kendisini uyuşturucu ile mücadelede tarihin en başarılı lideri olarak nitelendirdi.
-

Sel Felaketinde Can Kaybı 55’e Yükseldi
Vietnam’da geçtiğimiz hafta sonundan bu yana etkili olan yoğun yağışlar, sel ve toprak kaymalarına neden oldu. Vietnam Afet ve Set Yönetim Kurumu tarafından yapılan açıklamada felakette hayatını kaybedenlerin sayısının 55’e yükseldiği, 13 kişinin ise kaybolduğu bildirildi.
Bölgelerde Büyük Zarar Meydana Geldi
Ölümlerin 27’si Dak Lak, 14’ü ise Khanh Hoa bölgesinde kaydedildi. Ayrıca 28 bin 400’den fazla ev ve 80 bin hektardan fazla tarım arazisi sular altında kalırken, 946 ev de hasar gördü.
Ekonomik Kayıp 341 Milyon Dolar
Sel ve toprak kaymalarının ekonomik kaybının yaklaşık 9 trilyon dong (341 milyon dolar) olduğu belirtildi. Yetkililer, felaketin etkilerinin azaltılması ve kaybolan kişilerin bulunması için çalışmalarını sürdürüyor.

epa12539408 A woman wades through flood water in Nha Trang, Khanh Hoa province, Vietnam, 20 November 2025 (issued on 21 November 2025). At least 40 people were killed after torrential rain and flooding in four provinces in southern and central Vietnam, state media reported. EPA/STRINGER -

Putin: ABD’nin Barış Planı Nihai Anlaşmanın Temelini Oluşturabilir
Putin’den ABD Barış Planına Değerlendirme
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, başkent Moskova’da düzenlenen güvenlik konseyi toplantısında ABD’nin Rusya-Ukrayna Savaşı’nı sona erdirmeyi amaçlayan 28 maddelik barış planına dair açıklamalarda bulundu. Putin, söz konusu önerilerin ABD Başkanı Donald Trump ile Ağustos ayında Alaska’da yaptığı görüşmede tartışıldığını ifade etti.Alaska Görüşmesi ve Planın Modernize Edilmiş Hali
Putin, “Başkan Trump’ın Ukrayna’daki sorunu çözmeye yönelik barış planı Alaska’daki görüşmeden önce de tartışılmıştı. Görüşmeler sırasında Amerikan tarafı bizden belirli tavizler ve esneklik bekledi. Karmaşık konulara rağmen, önerilerle hemfikir olduğumuzu teyit ettik” dedi. Planın, Alaska’daki görüşme başlıklarının modernize edilmiş bir versiyonu olduğunu belirten Putin, bunun nihai barış anlaşmasının temelini oluşturabileceğine inandığını söyledi.Ukrayna Tarafının Tutumu
Putin, Ukrayna’nın daha önce sunulan önerileri reddettiğini ve ABD’nin henüz bu barış planına ilişkin Rus tarafıyla kapsamlı görüşme yapmadığını kaydetti. Putin, “ABD henüz Ukrayna tarafının onayını alamadı ve bu nedenle bizimle kapsamlı görüşme yapılmadı” ifadelerini kullandı. -

İran’daki benzeri görülmemiş kuraklığa iklim değişikliğinin yol açtığı belirlendi
Uluslararası bilim insanlarının oluşturduğu World Weather Attribution (WWA) tarafından yapılan yeni analize göre insan faaliyetleri kaynaklı iklim değişikliği, Suriye, Irak ve İran’da kuraklığa yol açan hava koşullarını daha sık ve şiddetli hale getirdi.
Bilim insanları, aşırı kuraklığın büyük ölçüde iklim değişikliğinden kaynaklandığını ve bunun olmaması halinde normal koşulların görülebileceğini belirledi.
Bu, İran için kayıtlardaki en kötü kuraklık olarak değerlendirilirken bölge için de en şiddetli koşullar arasında yer aldı.
Bölgede 5 yıldır süren kuraklıktan en fazla etkilenen İran’da su krizi, sağlığı tehdit ediyor ve ekonomik gelirleri hasada bağlı çiftçileri derinden etkiliyor. Su krizinin sürmesi halinde 10 milyon kişinin yaşadığı Tahran’ın tahliye edilme riski bulunuyor.
İklim değişikliği olmadan bu tür aşırı hava olaylarının yüzyılda ancak birkaç kez yaşanması beklenirken iklim değişikliğiyle bu hava olayları yaygın hale geldi.
“İklim değişikliği olmasaydı bu kadar uzun ve şiddetli bir kuraklık yaşanmazdı”
Londra Imperial College Çevre Politikaları Merkezi Araştırma Görevlisi ve analizin baş yazarı Mariam Zachariah, iklim değişikliğinin kurak dönemlerin daha uzun ve şiddetli geçmesine yol açtığına işaret ederek, “Bir yıllık kuraklık, tek başına bu kadar büyük bir krize yol açmazdı ancak özellikle İran’da kuraklık üstüne kuraklık yaşanıyor. Bu şartların uzun sürmesi, ülkelerin yeniden toparlanmasına kısıtlı zaman bırakıyor. İnsan faaliyetlerinden kaynaklanan iklim değişikliği olmasaydı bu kadar uzun ve şiddetli bir kuraklık yaşanmazdı.” değerlendirmesinde bulundu.
Londra Imperial College Çevre Politikaları Merkezi İklim Bilimi Profesörü Friederike Otto da azalan yağış ve yüksek sıcaklıkların birleşmesinin şiddetli kuraklığa neden olduğuna dikkati çekerek, “İklim değişikliği, kontrol altına alınamadığı her yıl daha fazla yaşam ve geçim kaynağının kaybına yol açıyor. Fosil yakıtlardan çıkış taahhüdü sağlanmadığı sürece su kıtlıkları yoğunlaşacak, dünya çapında daha fazla insan evlerini bırakmak zorunda kalacak.” ifadelerini kullandı.
-

Cumhurbaşkanı Erdoğan, G20 Liderler Zirvesi için Güney Afrika’ya geldi
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı, OR Tambo Uluslararası Havalimanı’nda Güney Afrika Cumhuriyeti Konut, Su ve Esenlik Bakanı Thembisile Simelane, Türkiye’nin Pretorya Büyükelçisi Kezban Nilvana Darama Yıldırımgeç ile diğer ilgililer karşıladı.
Recep Tayyip Erdoğan ile eşi Emine Erdoğan, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik ile bazı yetkililer de Güney Afrika Cumhuriyeti’ne geldi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Johannesburg EXPO Center’da düzenlenen zirve marjında yarın iki ayrı oturuma katılması, ikili görüşmeler gerçekleştirmesi ve liderler onuruna verilen akşam yemeğinde yer alması bekleniyor.
-

Savaş Uçağı Düştü: Pilot Hayatını Kaybetti
Hindistan Hava Kuvvetleri’ne ait HAL Tejas tipi savaş uçağı, Birleşik Arap Emirlikleri’nde düzenlenen Dubai Airshow etkinliğinde gerçekleştirdiği gösteri uçuşu sırasında yere çakıldı. Uçak alev topuna dönerken, yoğun duman yükseldi.
Hava Kuvvetlerinden yapılan açıklamada, kazada pilotun hayatını kaybettiği bildirildi. Olayla ilgili soruşturma başlatılacağı duyuruldu.
Dubai Airshow kazası, General Electric motorlarıyla çalışan Tejas savaş uçağının bilinen ikinci kazası olarak kayıtlara geçti. İlk kaza, 2024 yılında Hindistan’da yapılan bir tatbikat sırasında meydana gelmişti.
Hintçe’de “ışıltı, parlaklık” anlamına gelen Tejas, 2016 yılında Hindistan Hava Kuvvetleri’nde hizmete giren, yerli tasarım ve üretim bir savaş uçağı olarak biliniyor.
-

Burada Güneş 65 Gün Boyunca Doğmayacak
ABD’nin Alaska eyaletinde yer alan ve ülkenin en kuzeyindeki yerleşim yeri olan Utqiagvik, 18 Kasım itibarıyla kutup gecesine girdi. Yaklaşık 4 bin 600 kişinin yaşadığı kasabada güneş, 22 Ocak 2026’ya kadar yeniden doğmayacak. Bu süre boyunca bölge tamamen karanlıkta kalacak.
Coğrafi Konum Etkisi
Kuzey Kutup Dairesi’nin yaklaşık 483 kilometre kuzeyindeki Utqiagvik, Dünya’nın eksen eğikliği nedeniyle kış aylarında güneş ışığını alamıyor. Güneşin uzun süre ufkun üzerine çıkmaması, Aralık gündönümüyle birlikte karanlığın en yoğun dönemine ulaşmasına yol açıyor.
Kutup Gecesinin Işığı: Aurora Borealis
Karanlık dönemde kasabayı aydınlatan tek doğal ışık, güney ufkundaki alacakaranlık ve zaman zaman gökyüzünü süsleyen kuzey ışıkları oluyor. Bölgede sıcaklık sık sık sıfırın çok altına düşerken, güneş ışığının yokluğu günlük yaşamı ve faaliyetleri doğrudan etkiliyor.
Karanlığın Ardından Bitmeyen Gündüz
Utqiagvik’te bu uzun karanlık dönem baharda sona eriyor. Mayıs ortasından itibaren güneş bu kez hiç batmıyor ve kasaba, Ağustos başına kadar süren kesintisiz gündüz dönemine giriyor. Bölge halkı bu zıt döngüyü, kutup ikliminin doğal bir parçası olarak karşılıyor.Kutuplarda Zıt Döngüler
Benzer bir süreç Güney Kutbu’nda da yaşanıyor; ancak Antarktika’da kutup gecesi çok daha uzun sürüyor. Güney yarımkürede tek bir gece yaklaşık altı aya kadar uzayabiliyor. Bu karşıtlık, Dünya’nın eksen eğikliğinin ışık döngüleri üzerindeki etkisini açık biçimde ortaya koyuyor.

-

Şiddetli Yağışlar Sel ve Toprak Kaymalarına Yol Açtı: 43 Ölü
Vietnam Afet ve Set Yönetim Kurumu, sel ve toprak kaymalarında 43 kişinin hayatını kaybettiğini, 9 kişinin ise kaybolduğunu açıkladı. Felaketten binlerce ev ve tarım arazisi etkilendi.
Hayvan ve Tarım Kayıpları
67 bin 700’den fazla ev sular altında kalırken, 13 bin hektardan fazla tarım arazisi zarar gördü. 30 bin 700’den fazla büyükbaş ve küçükbaş hayvan telef oldu veya selden etkilendi.
Ekonomik Kayıplar ve Yardım Çalışmaları
Ekonomik kayıplar 3 trilyon Vietnam Dong’u (yaklaşık 120 milyon dolar) aştı. Vietnam Başbakanı Pham Minh Chinh, felaketin en çok etkilediği bölgelere 700 milyar Dong (yaklaşık 27.85 milyon dolar) yardım tahsis edildiğini açıkladı.
Asma Köprü Sele Kapıldı
Lam Dong bölgesindeki Phu Thien asma köprüsü sel sularına kapıldı. O anlar amatör kameraya yansıdı, köprüde kimsenin olmaması nedeniyle can kaybı yaşanmadı.
-

5.7 Şiddetinde Deprem: 3 Ölü, 3 Yaralı
ABD Jeoloji Araştırmaları Merkezi’nin açıklamasına göre, Bangladeş’te 5.7 şiddetinde deprem meydana geldi. Depremin merkez üssü, başkent Dakka’ya 40 kilometre uzaklıktaki Nasringdi kenti olarak belirlendi. Depremin derinliği 10 kilometre olarak ölçüldü.
Can Kaybı ve Yaralanmalar
Dakka polisi, deprem sırasında 5 katlı bir binanın korkuluğunun çökerek yayaların üzerine düşmesi sonucu 2 kişinin olay yerinde, 1 kişinin ise hastanede hayatını kaybettiğini açıkladı. Depremden kaçan 3 kişi de yaralandı.
Deprem, başkent Dakka ve çevre şehirlerde hissedildi. Bazı binalarda çökme ve hasar meydana geldi. Deprem Hindistan’da da hissedildi.
-

Ukrayna: Rusya, Zaporijya’ya saldırı düzenledi: 5 ölü, 3 yaralı
Ukrayna Devlet Acil Durum Servisi, Rusya’nın Zaporijya bölgesine düzenlediği saldırılarda 5 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu. Bölgede büyük hasar meydana geldiği belirtildi.
Yaralılar Hastaneye Kaldırıldı
Açıklamaya göre saldırıda yaralanan 3 kişi olay yerindeki ilk müdahalenin ardından hastaneye sevk edildi. Yaralıların tedavilerinin sürdüğü ifade edildi.
Saldırı sonrası bölgede çeşitli noktalarda yangınlar çıktığı, itfaiye ekiplerinin hızlı müdahalesiyle alevlerin kontrol altına alındığı bildirildi.
-

AB Yüksek Temsilcisi Kallas: “Avrupalıların ve Ukraynalıların mutabık olmadığı bir barış planı başarılı olamaz”
AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Belçika’nın başkenti Brüksel’de gerçekleştirilen AB Dışişleri Bakanları toplantısı sonrasında basın toplantısı düzenledi. Toplantının başında kasım ayı için yapılan AB Dışişleri Bakanları toplantısının gündemine ilişkin bilgi veren Kallas, “İlk görüşme Ukrayna üzerineydi. AB, her zaman adil, kalıcı ve kapsamlı bir barışı desteklemiştir. Bugün elbette son gelişmeleri konuştuk ve (Ukrayna Dışişleri Bakanı) Sybiha, bize Ukrayna’nın perspektifine ilişkin bilgi verdi. Tutumumuz değişmedi. Herhangi bir barış planının başarılı olabilmesi için bunun Ukrayna ve AB tarafından desteklenmesi gerekir” dedi.“AB’nin çok net iki maddelik bir planı var” Rusya’nın barış istemediğini savunan Kallas, “Rus saldırılarında dün 26 Ukraynalı sivil öldürüldü. Rusya, söze gelince sürekli barış görüşmelerinden bahsediyor ancak önceki görüşmeler, Rusya’nın hiçbir gerçek taahhütte bulunmaması nedeniyle çöktü. Baskı, mağdura değil, saldırgana uygulanmalı. Saldırganı ödüllendirmek, ancak daha fazla saldırganlık doğurur. AB’nin çok net iki maddelik bir planı var. Bir, Rusya’yı zayıflatmak. İki, Ukrayna’yı desteklemek” dedi. Rusya’nın ham petrol ihracatının aylardır en düşük seviyesinde olduğunu ve Rusya’nın petrol kaynaklı gelirlerinin savaşın başından bu yana en düşük seviyede olduğunu vurgulayan Kallas, “Yaptırımlar Rusya’yı ağır bir şekilde vuruyor ve daha fazlası yolda. Önceliğimiz, Rusya’nın gölge filosunu hedef almak olmaya devam ediyor. Bunun için yapılacaklar konusunda çok yoğun tartışmalar yaptık” dedi.
“Rusya, devlet destekli terörizm uyguluyor”
Ukrayna’yı desteklemenin Rusya’nın kazanması durumunda oluşacak maliyetle kıyaslandığında çok daha hesaplı olduğunu savunan Kallas, “Bugün ayrıca, Polonya’nın demiryolu ağına yapılan saldırıyı da ele aldık. Rusya’nın Avrupa’ya yönelik hibrit saldırıları giderek daha küstah hale geliyor. Rusya, devlet destekli terörizm uyguluyor. Buna yanıt vermenin birçok yolu var. Ek yaptırımlar ve sabotajcıların internet üzerinden devşirilmesini engellemek de bunlardan biri” dedi.
Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin Gazze’de görev yapacak bir uluslararası istikrar gücüne yetki verme kararını da görüştüklerini ifade eden Kallas, AB personelinin Gazze’de zaten insani ve güvenlik konularına odaklanan misyonlarda görev yaptığını ve AB dışişleri bakanlarının bugün Refah’taki sınır izleme misyonunun diğer geçiş noktalarına genişletilmesi seçeneğini tartıştıklarını söyledi. Aynı zamanda AB’nin Filistin polisinin eğitiminde liderlik rolü üstlenmesini de görüştüklerini vurgulayan Kallas, “Fransa’nın bu misyon için 100 polis memuru göndermeyi taahhüt etmesini memnuniyetle karşılıyorum. Bugün bu hususu Filistin Başbakanı Mustafa ile de görüşeceğim” dedi.
“Hızlı Destek Güçleri’nin iki numaralı ismine yaptırımları kabul ettik”
Toplantıda Sudan’daki durumu da görüştüklerini ifade eden Kallas, “Sudan’daki durum hızla kötüleşiyor. Hızlı Destek Kuvvetleri’nin (RSF) El-Faşir kentini ele geçirmesi, bu savaşta yıkıcı bir safhanın açılması manasına geliyor. Bu çatışma, binlerce ölüme ve büyük bir acıya yol açtı. Bugün, Hızlı Destek Kuvvetleri’nin iki numaralı ismi Abdülrahim Dagalo aleyhindeki yaptırımları kabul ettik. Bu, uluslararası toplumun sorumluların peşine düşeceği mesajı veriyor” dedi.
“Her barış planı, Ukraynalıların ve Avrupalıların onayını gerektirir”
Basın toplantısının soru cevap kısmında ABD ve Rusya’nın Ukrayna için bir plan üzerinde çalıştığı, basında Avrupalıların öfkeli olduğu ve masada yer bulamadığı iddialarının yazıldığı ve Avrupa’nın bunu değiştirmek için ne yapacağı yönünde bir soru alan Kallas, “Avrupalıların ve Ukraynalıların mutabık olmadığı bir barış planı başarılı olamaz. Bu nedenle bugün tartışmalarımızı ne yaptığımıza ve eylem planımızın ne olduğuna odakladık. Dediğim gibi, iki maddelik bir planımız var. Birincisi, Rusya üzerindeki baskıyı artırmak. Bugün gölge filo üzerinde nasıl çalışabileceğimizi çok yoğun bir şekilde tartıştık. Çünkü toplantımızda Avrupa istihbaratının bir numaralı ismi de vardı ve yaptırımların gölge filo üzerinde Rusya’nın savaş gelirlerini nasıl etkilediğine dair somut veriler ve rakamlar sundu. Bizim yaklaşımımız budur. Her barış planı, Ukraynalıların ve Avrupalıların onayını gerektirir” şeklinde cevap verdi.
“20. Yaptırım Paketi üzerinde çalışıyoruz”
Ukrayna’nın 2026-2027 finansmanı hakkındaki görüşmeler ve Rusya aleyhindeki 20’nci Yaptırım Paketi konusunda bir soruya cevabında Kallas, “Ukrayna’nın finansmanı konusunu derinlemesine tartışmadık. Ancak bu konu gündeme getirildi” dedi. Kallas, “20’nci Yaptırım Paketi hakkında söyleyebileceğim; bu konu üzerinde çalışıyoruz. Ancak aynı zamanda, her zaman büyük paketlere odaklanmak yerine, yolda daha etkili olabilecek adımların atılıp atılamayacağını tartıştık. Örneğin gölge filo meselesi” ifadelerini kullandı. AB, Hızlı Destek Kuvvetleri’ne silah tedarik eden ülkelere baskı yapacak Sudan’daki son vahşetlerden sorumlu olan Hızlı Destek Kuvvetleri’ne silah tedarik ettiğine dair güvenilir raporlar bulunan Birleşik Arap Emirlikleri’ne yaptırım uygulanmasının söz konusu olup olmadığına yönelik bir soruya Kallas, “Bu silahlar olmasaydı, bu vahşet gerçekleştirilemezdi. Bu nedenle bunu durdurmak için neler yapılabileceğini tartışmamız gerekiyor. Bu ülkelerle diplomatik temas kurma, bu konuları gündeme getirme ve bunu durdurmak için baskı yapma konusunda uzlaştık. Daha fazlası yapılabilir mi? Evet. Buna bakacağız” dedi.
-

İsrailli avukat: İsrail hapishanelerinde gözlerini bağladıkları Filistinlilere tecavüz ediyorlar
İsrailli Avukat Ben Marmarelli, İsrail hapishane ve gözaltı merkezlerindeki Filistinli esir ve mahkumlar için cinsel saldırı ve tecavüzün, diğer metotlarla birleşen sistematik işkencenin bir parçası olduğunu belirterek Filistinli mahkumların gözlerini bağlayıp tecavüz edildiğini söyledi.
Hapishaneler ve gözaltı merkezlerindeki Filistinli mahkumlara ve esirlere yönelik işkence iddialarının sürekli gündeme geldiği ve siyasi skalada sağın en aşırı ucunda bulunan Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’in göreve gelmesiyle daha da arttığı İsrail’de, Filistinlilere yönelik sistematik işkence uygulandığı çok sayıda insan hakları kuruluşunun raporlarına yansıdı.
İsrail’in sistematik işkence sistemi içerisinde fiziki işkence, dayak, açlık ve susuzluk, tıbbi malzeme ve sağlık hizmetinden mahrum bırakma, hijyen ve kişisel malzeme temin etmeme ve akla gelmeyecek yöntemlerin yanı sıra cinsel istismar ve tecavüz de yer alıyor.
Özellikle Ekim 2023’ten bu yana İsrail’in hapishane ve gözaltı merkezlerindeki “insanlık onurunu zedeleyici” olarak nitelenen işkencelerine dair çok sayıda rapora rağmen Filistinli siyasi esir ve mahkumların şartları sürekli kötüleşirken Tel Aviv yönetimi, Uluslararası Kızılhaç Komitesi’nin (ICRC) Filistinli mahkum ve esirleri ziyaret etmesine, yaşananları doğrudan tespit etmesine de iki seneyi aşkın süredir izin vermiyor.
Filistinli siyasi mahkumlardan birinin hukuki temsilcisi İsrailli Avukat Ben Marmarelli, müvekkilinin İsrail hapishanelerinde yaşadığı işkenceyi ve cezaevlerinin durumunu; İsrail hapishanelerinden serbest kalan ve ismini vermek istemeyen eski bir Filistinli esir ise İsrail işkencelerini anlattı.
“İsrail hapishanelerinde işkence her zaman vardı”
İsrail hapishanelerindeki muamele ve şartların Ben-Gvir döneminde kötüleştiği kaydedilirken İsrailli Avukat Marmarelli, “İsrail hapishanelerinde işkence her zaman vardı.” dedi.
Marmarelli, buna karşın Ben-Gvir’in göreve gelmesinden sonra şartların daha da kötüleştiğini ve işkencenin yoğunlaştığını müvekkilinin kendisine doğrudan anlattığını belirterek hapishanelerdeki “insanlık onurunu zedeleyici” şartları şöyle tasvir etti:
“7 Ekim’de gardiyanlar odalara girip tüm kişisel eşyaları, tüm hijyen ürünlerini, tıraş ürünlerini, yatakları, giysileri; her şeyi aldılar. Müvekkilim 7 Ekim’de giydiği iç çamaşırını giyiyor, bu onun tek iç çamaşırı. Yıkaması gerektiğinde, iç çamaşırı olmadan kalmak zorunda. Avluya çıkmıyorlar. Güneş ışığı görmüyorlar. Yani, 7 gün 24 saat küçük bir hücrede kalıyorlar. 6 kişilik hücrede 12 kişi kalıyor. 6 mahkum demir yataklarda, 6 mahkum da yerde yatıyor. Şilte yok, sadece giysileri var. Bana, İsrail Cezaevi Servisi (IPS) tişörtünü yere serip onu yatak olarak kullandığını söyledi.” diye ekledi.
Filistinli mahkum esirlerin yeterince yiyecek de alamadığını belirten Marmarelli “Bir yıl önce, Nisan 2024’te müvekkilimi gördüğümde, holokost filmlerindeki iskeletler gibiydi. Bugün hala çok zayıf ama bir yıl öncesine göre biraz daha iyi.” ifadelerini kullandı ve IPS’nin İsrail Yüksek Mahkemesi’ne verdiği liste ile Filistinli mahkum esirlere verilen yemek menüsü arasında büyük bir fark olduğunu kaydetti.
İsrailli avukat, dayak ve aşağılamanın süreklilik arz ettiğinin altını çizerek yıllarca ailelerinin ziyaretinden mahrum kalan, televizyon, radyo ve gazete sağlanmadığı için dış dünyadan haberdar olmayan Filistinlilerin, sadece avukatlarıyla görüşebildiğini ve görüş günlerinin dayak ve aşağılamanın en yoğun günler olduğunu ifade ederek görüş günlerinde yaşananları şöyle anlattı:
“Avukat ziyareti sırasında, onları hücrelerinden çıkarıp hapishanenin başka bir bölümüne götürmek zorundalar. Bir odada avukat pencerenin bir tarafında, mahkum ise diğer tarafında telefonla konuşuyoruz. Bunun için onu sabah 06:00 gibi hücresinden çıkarıyor, dövüyor, tecavüz ediyor ve aynı gün ziyaretçisi olan tüm mahkumlarla birlikte başka bir odaya koyuyorlar.”
Filistinli mahkum esirlere avukatlarıyla görüşmekten vazgeçmeleri için yapılan işkenceyi anlatmayı sürdüren Marmarelli sözlerini şöyle sürdürdü:
“Odada ellerini ve ayaklarını kelepçeliyor, gözlerini bağlıyor ve sabah 06:00’dan 16:00’ya kadar gün boyunca dizlerinin üzerinde stres pozisyonunda, gözleri bağlı bekletiyorlar. Müvekkilimi 12:00-13:00 arası 30 dakika gördüğüm süre dışında odada diz çökmüş bekliyor vaziyette. Görüşe geldiğinde ters kelepçeyi telefonu tutabilmesi için öne alıyor, gözlerini bağlayan bezi çıkarıyorlar.”
İsrailli avukat, “Gözleri bağlı halde dövüyor ve tecavüz ediyorlar.” diyerek Filistinli esirin gözleri bağlı olduğu için kendisine saldıran gardiyanın kim olduğunu göremediğini, isim veya eşkal veremediği için şikayette de bulunamadığını; kendisinin bu konuda dilekçe verdiğini, ne yargıçların ne de polisin bunu umursamadığını vurguladı.
“İşkence sadece tecavüzden ibaret değil, tecavüz büyük resmin, sistematik işkencenin sadece bir parçası.” diye konuşan Marmarelli, İsrailli tüm gardiyanlar, avukatlar ve mahkemelerin bu işin içinde olduğunun altını çizdi.
Polis köpeğinin tecavüzüne uğrayan Filistinli esir konuştu
Güvenlik endişesi nedeniyle isminin paylaşılmasını istemediği için kendisini Nihat takma ismiyle tanıtan eski Filistinli esir, zorla çıplak bırakma, cinsel saldırı ve polis köpeği tarafından tecavüze uğrama gibi şok edici fiziksel ve psikolojik işkencelerin “hayatında yaşadığı en zor şeyler” olduğunu söyledi.
Nihat, 14 Ocak 2024’te şafak vakti İsrail ordusunun düzenlediği baskınla alıkoyulduğunu, kıyafetleri tamamen çıkarılarak elleri arkadan kelepçelenmiş şekilde başının tuvaletin çanağına sokulduğunu ve İsrail tarafından bu alıkonulmasının 1990’lardan beri yaşadığı diğer 5 tecrübeden çok ağır olduğunu anlattı.
Askerlerin emriyle bir polis köpeği tarafından tecavüze uğradığını dehşet içerisinde anlatan ve o an ölmek istediğini belirten Nihat, daha sonra iç çamaşırlarıyla diğer tutuklularla birlikte şiddetli soğukta saatlerce beton zeminde yatar vaziyette bekletildiklerini, askerlerden birisinin yanına yaklaşıp cinsel organına vurduğunu sözlerine ekledi.
Filistinli Nihat, maruz kaldığı muamelenin kendisine derin psikolojik yaralar bıraktığını, uykudan, sudan ve elektrikten mahrum bırakıldıklarını, anlatmanın hiç bir etkisi olmadığı için daha önce uğradığı cinsel saldırıların ayrıntılarını anlatmaktan kaçındığından yakınarak şunları söyledi:
“Bu ihlaller, Suriye’de Beşar Esed rejiminin düşüşünden sonra olanlara benzeyeceğinden korkuyorum. Rejim düştükten sonra, insanlar bu suçları konuşmaya başladı.”
Alıkonulurken yapılan işkence hapishanede de devam etti
Cinsel istismar ve tecavüzün münferit bir olay olmadığını, sistematik işkencenin bir parçası olduğunu vurgulayan Nihat, hapishanede devam eden işkenceyle esirlerin soyunmaya ve “aşağılayıcı pozisyonlar” almaya zorlandığını, gardiyanların esirlerin “hassas bölgelerine” birtakım müdahalelerde bulunduğunu kaydetti.
Filistinli esir, kapı ve perdesiz kabinlerde, sıcak su ve temizlik malzemesi olmadan sadece 5 dakika duş almalarına izin verildiğini, temizlik malzemesi temin edilmediği için uyuz, tırnak ve cilt hastalıklarına yakalandığını, hatta elini kaybetmenin eşiğine geldiğini ifade etti.
Özel birliklerin koğuşlara baskın düzenleyerek Filistinli esir mahkumlara şiddet uygulayıp vücutlarında kırık ve yaralanmalara yol açtığını söyleyen Nihat, 7 Eylül 2024’te İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Ben-Gvir’in Ofer Hapishanesi’ne girdiği baskın dahil olmak üzere yaşanan şiddet olaylarında, dövüldüğünü ve kaburgalarının kırılmaya çalışıldığını, 1 Ekim 2024’te İran’ın İsrail’e misilleme saldırısı sırasında dile getirdi.
Nihat sözlerini “Kendi ayakların üzerinde hapishaneden çıkabilmek büyük bir başarıdır.” ifadesiyle noktaladı.
-

Trump’tan, Ronaldo ile Beyaz Saray’da futbol paylaşımı
Donald Trump, sosyal medya hesabından Portekizli yıldız Cristiano Ronaldo ile Beyaz Saray’daki Oval Ofis’te futbol oynadığı bir video paylaştı. Ancak bu görüntü gerçek değil: Yapay zeka teknolojisi kullanılarak oluşturulmuş sahnelerden meydana geldiği anlaşılıyor.
Videoda Trump ve Ronaldo’nun karşılıklı paslaşarak top oynadığı, Oval Ofis’in resmi unsurlarıyla bir futbol maçı izlenimi verdikleri görülüyor.
-

Tankerdeki Zehirlenme Vakalarının Nedeni Kimyasal Temizlik Çıktı
Marmara Denizi’nde Demokrasi ve Özgürlükler Adası’nın 2 mil güneyinde bulunan Swanlake isimli tankerde akşam saatlerinde zehirlenme ihbarı üzerine ekipler bölgeye sevk edildi.
Bir Kişi Hayatını Kaybetti
Tankerin soğuk tank bölümünde meydana gelen sızıntı nedeniyle mürettebattan Urashev Zaur’un yaşamını yitirdiği tespit edildi. Zehirlenen iki gemici ise hastanede gözetim altına alındı ve durumlarının kritik olduğu öğrenildi.

Temizlik Sırasında Kimyasal Etkileşim
İstanbul Valiliği’nin açıklamasına göre ilk zehirlenme, slop tankında kimyasal maddeler kullanılarak yapılan temizlik sırasında yaşandı. Temizlik için tanka giren personel fenalaşarak hayatını kaybetti. Yardım etmek için içeri giren diğer çalışanlar da kimyasal gazlardan etkilendi.
Tankta Yüksek Seviyede Zehirli Gaz Tespit Edildi
Yapılan incelemelerde tank içinde yüksek miktarda amonyak, hidrojen sülfür ve VOC (organik uçucu gaz) bulunduğu açıklandı. Gemi mürettebatının 13 Rusya vatandaşı gemiciden oluştuğu belirtildi.
Gemi Saha Alanına Çekildi
Olayın ardından tanker Kartal Demir Sahası’na çekildi. Zehirlenen personelin tedavileri sürüyor.
Kaptan Gözaltına Alındı
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında geminin 2’nci kaptanı gözaltına alındı.

-

Yanardağı Patlamasında Mahsur Kalan Dağcılar Kurtarıldı
Java Adası’nın doğusunda bulunan Semeru Yanardağı’nda patlama sonrası yoğun kül püskürdü. Yanardağ yaklaşık 2 bin metre yüksekliğe kül savururken, bölgedeki dağ yolunda 178 kişi mahsur kaldı.
Arama kurtarma ekipleri mahsur kalanlara ulaşarak dağcıların tehlike bölgesinden uzak, güvenli noktalara kademeli iniş yapacağını açıkladı.
Yetkililer, yanardağın faaliyetinin yerel saatle 18.11’de sona erdiğini, ancak yeniden patlama ihtimaline karşı en yüksek alarm seviyesinin korunduğunu belirtti.
Tahliyeler Devam Ediyor
Ulusal Afet Yönetim Ajansı, risk altındaki üç köyden yaklaşık bin kişinin tahliye edildiğini duyurdu.

Endonezya’nın Semeru Yanardağı’nda mahsur kalan 178 dağcı kurtarıldı. (DHA) -

Petrol Tesisinde Patlama: Çalışanlar Tahliye Edildi
Venezuela’nın ana petrol şirketi PDVSA tarafından yapılan açıklamada, Anzoategui eyaletindeki Petrocedeno petrol tesisinde patlama yaşandığı bildirildi. Tesis çalışanlarının güvenliği için hemen tahliye edildiği ve patlamanın nedeninin araştırıldığı kaydedildi.
Güvenlik Önlemleri ve İnceleme
Patlama sonrası tesisin kontrol altına alındığı ve olayla ilgili detaylı bir soruşturma başlatıldığı belirtildi. Yetkililer, çalışanların güvenliğinin sağlanmasının öncelikli olduğunu vurguladı.
-

(Video) – İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarında can kaybı 25’e yükseldi
İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki ateşkesi ihlal ederek düzenlediği saldırılarda can kaybı arttı. Filistinli sağlık yetkilileri, saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 25’e yükseldiğini belirterek, en az 70 kişinin de yaralandığını açıkladı. Yerel kaynaklar, saldırılarda Zeytun Mahallesi, Şucaiyye Mahallesi, Gazze Şehir ve Han Yunus’un hedef alındığını ifade ederek, Zeytun Mahallesi ve Han Yunus’a düzenlenen saldırılarda yerinden edilmiş Filistinlilerin kaldığı binaların vurulduğunu aktardı. İsrail ordusu ise saldırılarda Hamas’a ait olduğunu iddia ettiği hedeflerin vurulduğunu öne sürdü. İsrail’in 10 Ekim’de yürürlüğe giren ateşkesten bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda 305 Filistinli hayatını kaybetti.
-

(Video) – Zelenskiy, Anıtkabir Ziyaretini Sosyal Medyada Paylaştı
Ziyaret videosunu sosyal medya hesabında paylaşan Zelenskiy, iki ülke arasındaki diplomatik bağların güçlendiğini gösterdi.
Zelenskiy’den Anıtkabir Ziyareti

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Türkiye’deki resmi temasları öncesinde Ankara’da önemli bir ziyaret gerçekleştirdi. Zelenskiy, ilk durağı olarak Anıtkabir’e gelerek Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’e saygı duruşunda bulundu. Ziyaret sosyal medyada da paylaşıldı.Atatürk’e Saygı Duruşu
Rusya-Ukrayna Savaşı sürecinde kritik görüşmeler için Ankara’ya gelen Zelenskiy, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşme öncesinde Anıtkabir’de Atatürk’ü andı. Bu anlamlı ziyareti sırasında duygu dolu anlar yaşandı ve Zelenskiy’nin ziyaretine eşlik eden heyet de törene katıldı.Tarihi Anlar ve Diplomatik Mesaj
Zelenskiy, Aslanlı Yol’dan yürüyerek mozoleye çelenk bıraktı ve ardından Misak-ı Milli Kulesi’ne geçerek Anıtkabir Özel Defteri’ne düşüncelerini yazdı. Bu ziyaret, Türkiye-Ukrayna ilişkilerinde diplomatik bağların güçlenmesinin ve iki ülke arasındaki iş birliğinin simgesi olarak değerlendiriliyor.
-

Cumhurbaşkanı Erdoğan: İstanbul Süreci Barış İçin Yeniden Devreye Girmeli
Zelenskiy’i bu yıl içerisinde iki defa daha misafir ettiklerini, ikili ilişkilerin yanı sıra Ukrayna’daki savaşın çözüme kavuşturulması için görüş alışverişinde bulunduklarını anımsatan Erdoğan, şunları söyledi:
“Nitekim, Sayın Devlet Başkanının mayıs ayındaki son ziyaretinin hemen ertesinde Ukrayna ve Rusya heyetleri arasında üç yılı aşkın süre başlatılan doğrudan görüşmelere ev sahipliği yaptık. Gerçekleştirilen üç tur müzakerede, bilhassa insani konularda ilerleme sağlanması mümkün oldu. Ayrıca taraflar arasında ateşkes ve barışa dair görüşler ile askeri meseleler doğrudan ele alınabildi. Bunların tamamını kıymetli adımlar olarak görüyoruz.
Bugünkü görüşmelerimizde de İstanbul sürecinin pragmatik ve sonuç odaklı bir anlayışla sürdürülmesi gereği üzerinde durduk. Her iki taraf için de savaşın yıpratıcı etkilerinin giderek derinleştiği dönemde İstanbul görüşmelerinin diplomatik çözüme yönelik çabalarda önemli bir merhale teşkil ettiğine inandığımızı belirttik. Özellikle enerji altyapılarına yönelik artan saldırılar ve yaşanan can kayıpları her iki taraf için telafisi güç yıkımları da beraberinde getiriyor. İstanbul sürecinin daha kapsamlı bir içerikle artık akut hal alan sorunları giderecek şekilde yeniden devreye girmesinin faydalı olacağı kanaatindeyiz. Bölgede akan kanın durmasını arzu eden tüm ortaklarımızdan da İstanbul sürecine yönelik yapıcı yaklaşım sergilemelerini bekliyoruz.”
“Ticaret hacmimizi 10 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Zelenskiy ile bugün yaptıkları görüşmede, ikili konuları da değerlendirdiklerini kaydetti.
Stratejik ortak Ukrayna’nın toprak bütünlüğü, egemenliği ve bağımsızlığına olan bağlılıklarını bir kez daha teyit ettiklerini vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu:
“Bu minvalde, Ukrayna ile aramızda müstesna bir tarih ve kültür bağı olan Kırım Tatarları’na desteğimizin süreceğini de belirtmek isterim. Savaşın tüm zorluklarına rağmen ikili ticaret hacmimizi 10 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz. Bu güç koşullarda ülkeyi terk etmeyerek cesaretle çalışmalarına devam eden Türk müteşebbislerin desteğiyle yeniden imar konusunda Ukrayna’ya katkı sunmayı arzu ediyoruz. Ancak evvela ateşkesi hızlandıracak adil ve kalıcı barışın önünü açacak önerileri, Türkiye olarak Rusya ile de ele alma konusunda her daim hazırız. Bu bağlamda müttefikimiz Amerika’nın sürece dahlini önemsiyoruz. Bu düşüncelerle sözlerime son verirken, savaşta hayatını kaybedenler için dost Ukrayna halkına taziyelerimi yineliyorum.”
-

18 Ayar Altın Klozet Satıldı
Maurizio Cattelan’ın “Amerika” adlı altın klozeti, 18 ayar som altından yapılmış ve 101 kilogram ağırlığında. New York’taki Sotheby’s Müzayede Evi’nde satışa çıkarılan eser 12,1 milyon dolara alıcı buldu. Klozeti satın alan koleksiyoncunun kimliği açıklanmadı.
Cattelan, eserini ABD’deki aşırı zenginliği hicvetmek amacıyla yaptığını belirtmişti. Sanatçı daha önce, “İster 200 dolarlık bir öğle yemeği yiyin, ister 2 dolarlık bir sosisli sandviç, sonuç tuvalet açısından aynıdır” diyerek esprili bir yorumda bulunmuştu.
2016’da yapılan iki tuvaletten biri New York Guggenheim Müzesi’nde sergilenmiş, diğeri ise Blenheim Sarayı’nda sergilendiği sırada çalınmıştı. Soygunda iki kişi yakalanmış ancak altın klozet bulunamamıştı; parçalanıp eritildiği tahmin ediliyor.
-

Kalmaegi Tayfunu Faciası, Can Kaybı Artıyor
Güneydoğu Asya’da günlerdir etkisini sürdüren Kalmaegi Tayfunu, Filipinler ve Vietnam’ın ardından Kamboçya’ya ulaştı. Tayfunun özellikle kıyı bölgelerinde etkili olduğu ve yaşamı olumsuz etkilediği bildirildi.
Filipinler ve Vietnam’da can kaybı 193’e yükseldi
Tayfun nedeniyle Filipinler ve Vietnam’da toplam 193 kişi yaşamını yitirdi. Bölgedeki çok sayıda yerleşim yerinde su baskınları meydana gelirken binlerce kişi güvenli bölgelere tahliye edildi.
Tayfun Laos’a ilerliyor
Yetkililer, Kalmaegi Tayfunu’nun Kamboçya’daki etkisini sürdürdükten sonra Laos’a doğru ilerlemesinin beklendiğini duyurdu. Bölge ülkelerinde alarm seviyesi yükseltilirken acil durum ekipleri hazır bekletiliyor.