ARF süper bilgisayarı ile büyüyen TRUBA (Türk Ulusal Bilim e-Altyapısı) ve AB MareNostrum 5 Konsorsiyumu sayesinde erişimimiz süper bilgisayar kapasitesi sayesinde, programlama gücümüzü artırma bilim ve enerji alanında projelere ivme kazandırıyoruz. MareNostrum 5 genel kapsamlı dağıtım yapılan 70.000+ işlemci ve 446 GPU kapasitesiyle, Barselona’daki sistem yüksek başarımlı programlama gücünden faydalanıyoruz. Oluşturulan bu entegre altyapı sayesinde, Ar-Ge görünürlüğünü hız katıyoruz. Üniversitelerimizin, kamu kurumlarımızın ve özel sektörümüzün erişimine açık bu kritik altyapılar, Türkiye’nin bilim ve teknoloji üretimini yeni bir seviyeye taşımaktan faydalandı.
Kategori: Ekonomi
-

Bakan Kacır: Süper bilgisayar kapasitesiyle bilim ve mühendislik alanında geliştirme projelerine ivme kazandırıyoruz
ARF süper bilgisayarı ile büyüyen TRUBA (Türk Ulusal Bilim e-Altyapısı) ve AB MareNostrum 5 Konsorsiyumu sayesinde erişimimiz süper bilgisayar kapasitesi sayesinde, programlama gücümüzü artırma bilim ve enerji alanında projelere ivme kazandırıyoruz. MareNostrum 5 genel kapsamlı dağıtım yapılan 70.000+ işlemci ve 446 GPU kapasitesiyle, Barselona’daki sistem yüksek başarımlı programlama gücünden faydalanıyoruz. Oluşturulan bu entegre altyapı sayesinde, Ar-Ge görünürlüğünü hız katıyoruz. Üniversitelerimizin, kamu kurumlarımızın ve özel sektörümüzün erişimine açık bu kritik altyapılar, Türkiye’nin bilim ve teknoloji üretimini yeni bir seviyeye taşımaktan faydalandı. -

Mihrimah E-Ticaret, Anadolu’nun dijital gücünü temsil etti
16 Ekim 2025 tarihinde İstanbul WOW Hotel’de düzenlenen “E-Ticaret, E-İhracat ve Tedarikçi Zirvesi”, Türkiye’nin dijital dönüşüm sürecini temsil eden en üst düzey organizasyonlardan biri olarak dikkat çekti. Kamu, özel sector ve teknoloji ekosisteminin öncü isimlerini bir araya getiren etkinlikte, Afyonkarahisar merkezli Mihrimah E-Ticaret, sadece bir katılımcı değil, aynı zamanda sponsor olarak da yer aldı ve Anadolu’dan yükselen dijital vizyonun güçlü bir temsilcisi oldu.
Zirveye, Mihrimah E-Ticaret’in Kurucusu ve CEO’su Süleyman Aydoğdu ile Muhasebe ve Finans Müdürü Hasan Avcı katılım gösterdi. Şirketin özellikle bölgesel kalkınma, dijital entegrasyon ve genç odaklı teknoloji stratejileriyle alandaki etkisi dikkat çekti.
ZİRVEDE TÜRKİYE’NİN DİJİTAL TİCARETİN A TAKIMI BİR ARADAYDI
Etkinliğin konuşmacı listesi, Türkiye’nin e-ticaret ve e-ihracat alanındaki en etkili aktörlerinden oluşuyordu. Kamu kurumlarının üst düzey yöneticilerinden özel sector liderlerine kadar çok sayıda yetkin isim, sektörün bugünü ve geleceğini Masaya yatırdı.
Zirvede konuşmacı olarak yer alan bazı önemli isimler:
- Ahmet Fikret Kileci – TİM Başkan Vekili, GAİB Koordinatör Başkanı
- Hasan Önal – T.C. Ticaret Bakanlığı E-İhracat Dairesi Başkanı
- Çağatay Yasin Karaboğa – Elektronik Ticaret Daire Başkanı
- Demet Sabancı – Shopsa Yönetim Kurulu Başkanı
- Emre Ekmekçi – ETİD / YK Başkan Yardımcısı
- Yavuz Altun – İTO Meclis Üyesi, Happy Center CEO
- Tunç Berkman – Marka Danışmanı, Girişimci
- Kıvanç Şakıroğlu – Garanti BBVA / E-Ticaret Ürün Yöneticisi
- Zekeriya Ateş – IdeaSoft / SatışDirektörü
- Kenan Açıkelli – Mükellef / CEO
- Yeşim Deretam – TAM Accounting / CEO
- Muhammed Hüseyin Yılmaz – etkin.ai / CEO
Panellerde ise sektörün geleceğine yön veren şu başlıklar ele alındı:
- Yapay zekâ destekli e-ticaret sistemleri
- E-ihracatta devlet destekleri ve mevzuat uyumu
- Dijital muhasebe ve yeni nesil finansal raporlama
- Lojistik alt yapılarda dijitalleşme ve sürdürülebilirlik
- Omni-channel stratejiler ve marka yönetimi
- Güvenli ödeme sistemleri ve tüketici koruma mekanizmaları
Bu yüksek profilli organizasyonda yer almak, özellikle Anadolu merkezli bir girişim olan Mihrimah E-Ticaret için hem bölgesel hem de ulusal ölçekte önemli bir adım oldu.
MİHRİMAH E-TİCARET: ATATÜRK’ÜN GENÇLİĞE GÜVENEN VİZYONUYLA YÜKSELEN BİR MARKA
Mihrimah E-Ticaret, yalnızca ticari başarıyı değil, aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün “Bütün ümidim gençliktedir” ilkesini esas alan bir gelecek tasavvurunu merkeze alıyor. CEO Süleyman Aydoğdu, zirve kapsamında yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Mihrimah E-Ticaret olarak biz, yalnızca Afyonkarahisar’ın değil, tüm Anadolu’nun üretim gücünü dijitalleştirmek üzere yola çıktık. Amacımız sadece ürün satmak değil, bir zihniyet dönüşümünü temsil etmek. Atatürk’ün bizlere bıraktığı en büyük miraslardan biri olan çağdaşlık vizyonunu teknolojiyle harmanlayarak gençlerimize aktarıyoruz.” Şirket, özellikle gençlerin teknoloji üreticisi olması için bölgesel eğitim programları, dijital girişimcilik kampları ve KOBİ’lere danışmanlık hizmetleri sağlıyor. Aynı zamanda, kadın girişimciliği ve kırsal kalkınmayı destekleyen projelere de kaynak ayırıyor.
TÜRK DÜNYASINA AÇILAN DİJİTAL KAPI
Mihrimah E-Ticaret, yalnızca Türkiye pazarına değil, Türk Cumhuriyetleri ile ekonomik entegrasyona da özel önem veriyor. Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan gibi ülkelerle kurulacak dijital pazaryerleri, hem kültürel hem de ticari bağları güçlendirme amacı taşıyor. Bu bağlamda şirket, ortak yazılım altyapıları, B2B entegrasyonlar ve lojistik zincirleri üzerine stratejik görüşmeler yürütüyor. Mihrimah, bu çalışmalarla birlikte Türkiye’nin bölgesel liderlik pozisyonuna katkı sunmayı hedefliyor.
GELECEĞE DAİR STRATEJİK HEDEFLER
Mihrimah E-Ticaret’in önümüzdeki yıllarda hayata geçirmeyi planladığı stratejik hedefler şu şekilde özetlenebilir:
- Avrupa ve Orta Asya’ya açılacak özel e-ihracat hatlarının kurulması
- Afyonkarahisar merkezli bölgesele-ticaret ve girişimcilik merkezi oluşturulması
- Yerel üreticilerle uluslararası pazarları buluşturacak dijital pazaryerlerinin geliştirilmesi
- Üniversitelerle iş birliği içinde, gençlere yönelik sertifikalı e-ticaret eğitimlerinin verilmesi
- 2026 yılında Afyonkarahisar ev sahipliğinde Türkiye’nin ilk bölgesel E-Ticaret ve Tedarikçi Zirvesi’nin düzenlenmesi
SONUÇ: ANADOLU’NUN SESSİZ GÜCÜ ARTIK DİJİTALDE DE SÖZ SAHİBİ
Mihrimah E-Ticaret’in bu prestijli zirvedeki aktif rolü, yalnızca bir şirketin yükselişi değil; Anadolu’nun da dijital ekonomide söz sahibi olabileceğinin en güçlü göstergelerinden biri oldu. Bölgesel kalkınmayı, ulusal vizyonla birleştiren, gençleri odağına alan, Atatürk’ün mirasını çağdaşlıkla yorumlayan bu yapı, yalnızca bugünü değil, Türkiye’nin dijital geleceğini inşa etmeyi hedefliyor.
-

Afyonkarahisar’da 255 bin sigortalı çalışan ve 145 bine yakın emekli var
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Afyonkarahisar İl Müdürü Süleyman Çelikbaş, kentteki sigortalı çalışan emekli sayılarını açıklayarak, “2025 yılı Temmuz ayı itibariyle yaklaşık 750 bin nüfusumuzun 255 bini sigortalı, 145 bine yakın emekli ve 300 bine yakını da bakmakla yükümlü olduğu kişi var. Türkiye çapındaki sigortalı sayıları ile uyumlu” dedi.
Çelikbaş, kentte kurumun yürüttüğü faaliyetlerle ilgili basın toplantısı gerçekleştirdi. Toplantıda kurumun özellikle kayıt dışı istihdam ile yoğun bir şekilde mücadele ettiğini ifade eden Çelikbaş, bu konuda her türlü ihbar ve şikayetlerin değerlendirildiğini söyledi.
Toplantıda daha sonra basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Çelikbaş, kentte sigortalı olarak çalışan ve emekli sayıları hakkında da verileri paylaşarak, “2025 yılı Temmuz ayı itibariyle yaklaşık 750 bin nüfusumuzun 255 bini sigortalı, 145 bine yakın emekli ve 300 bine yakını da bakmakla yükümlü olduğu kişi var. Türkiye çapındaki sigortalı sayıları ile uyumlu” dedi.“Sahte sigortalılık ve sahte çalışma konusunda problemli iller arasında değiliz”
Açıklamalarında sahte sigortalılık ve buna bağlı olarak bağlanan emekli maaşlarının iptali konusuna da değinen Çelikbaş şunları söyledi:
“Bu konuda bize gelen ihbar ve şikayetleri değerlendiriyoruz. Kurum başkanlığımızdan gelen kayıtlarla sahte iş yeri ve sahte sigortalılıklar var. Bununla ilgili kurum mevzuatının gerektirdiği ölçüde gerekli çalışmalar, iptal işlemleri yoğun bir şekilde sürüyor. Bununla ilgili sayısal bir verimiz yok. Ama büyükşehirlere göre Afyonkarahisar sahte sigortalılık ve sahte çalışma konusunda problemli iller arasında değil. Eğer çalışmanın sahte olduğuna kurum olarak kanaat getirirsek kişi emekli olsun ya da olmasın hizmetlerini iptal ediyoruz. Hizmetleri iptal olduktan sonra kalan gün sayısı emekli olma hakkına engelse aylığı kesip, ilk baştan bugüne kadar olan ödemeler ile sağlık harcamaları ve eczaneden almış olduğu ilaçlar için bedeller tarafımızca karşı tarafa fatura edilip gerekirse icra işlemleri başlatılıyor.” -

Mobil abone sayısı 2028’de 100 milyonu geçecek
2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi’nden yapılan derlemeye göre, Türkiye’nin teknolojik altyapısının gelişmesiyle birlikte bu alandaki kullanıcı sayıları da her geçen yıl artıyor. Türkiye’de bu yılın ikinci çeyreği itibarıyla 96,5 milyon mobil abone bulunurken bu sayının 5G’nin de hayata geçeceği gelecek yıl sonunda 98,1 milyona ulaşması bekleniyor. Mobil abone sayısının 2027’de 99,7 milyona çıkacağı, 2028 itibarıyla da 101,2 milyon olacağı öngörülüyor. Ülkedeki mobil geniş bant abone yaygınlığının da ilerleyen yıllarda gelişmesi hedefleniyor. Bu yıl yüzde 92 olması beklenen abone yaygınlığı oranının, gelecek yıl yüzde 94, 2027’de yüzde 95 ve 2028’de yüzde 96 olacağı tahmin ediliyor.
FİBER ALTYAPI UZUNLUĞUNDA HEDEF 750 BİN KİLOMETRE
Yüksek veri hızı ve sistem kapasitesi ile düşük gecikme süresiyle dikkati çeken 5G’nin iletişim hızını kuvvetlendirecek fiber kablo uzunluğunun bu yıl sonunda 650 bin kilometreye ulaşması planlanıyor. Gelecek yıl da altyapı çalışmalarının hızlanmasıyla fiber altyapı uzunluğunun 750 bin kilometreye çıkması hedefleniyor. 2027’de 850 bin kilometreye ulaşacağı tahmin edilen fiber uzunluğunun, 2028’de de 1 milyon kilometreyi bulması öngörülüyor. Hızlı ve kesintisiz internetin yanı sıra güvenli bağlantı da sağlayan fiber internet abone sayısının yıl sonunda 9,5 milyon, gelecek yıl 11 milyon, 2027’de 12,5 milyon, 2028’de de 13 milyon 500 bin olması bekleniyor. Ayrıca, kayıtlı elektronik posta (KEP) hesabı sayısının da yıl sonunda 3,9 milyona, gelecek yıl 3 milyon 950 bine, 2027’de 4 milyona, 2028’de de 4 milyon 50 bine çıkması hedefleniyor.
-

Çocukları hedef alan reklamlara aralıksız denetim
Ticaret Bakanlığından yapılan açıklamada, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 61’inci maddesinin, ticari reklamların genel ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına uygun, doğru ve dürüst olması gerektiğini hükme bağladığı anımsatıldı. Aynı madde kapsamında, “Tüketiciyi aldatıcı, tecrübe ve bilgi noksanlığını istismar edici, can ve mal güvenliğini tehlikeye düşürücü, kamu sağlığını bozucu, hastaları, yaşlıları, çocukları ve engellileri istismar edici” reklamların yapılamayacağının açıkça belirtildiği vurgulanan açıklamada, “Bu hükümlerin uygulanmasına yönelik olarak çıkarılan Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği ile reklamcılık faaliyetlerine ilişkin etik ve hukuki sınırlar detaylı biçimde belirlenmiştir. Reklam ve Tanıtım Faaliyetlerinde Esas İlkeler Yönetmeliği’nin ‘Temel İlkeler’ başlıklı maddesinde, reklamların genel ahlak ve kamu düzenine uygun olması, kişilik haklarını ihlal etmemesi, hasta, çocuk, yaşlı ve engellileri istismar edici ifadeler veya görüntüler içermemesi zorunluluğu getirilmiştir.” ifadeleri kullanıldı. Açıklamada, aynı yönetmeliğin “Haksız Ticari Uygulamalar” başlıklı maddesinin de yaşları, deneyim eksiklikleri veya zihinsel, fiziksel zaafları nedeniyle özel korunmaya ihtiyaç duyan tüketici gruplarının ekonomik davranış biçimlerinin, bu grubun ortalama bir üyesi dikkate alınarak değerlendirilmesini esas aldığı belirtildi.
ÇOCUKLARIN KORUNMASI, HUKUKİ VE VİCDANİ BİR ZORUNLULUK
“Çocuklara Yönelik Reklamlar” başlıklı maddenin de çocukları etkileyen veya çocuklara yönelik hazırlanmış reklamlara özel hükümler içerdiğine dikkat çekilen açıklamada, “Bu kapsamda, çocukları tehlikeli durumlara yönlendiren, aşırı tüketime teşvik eden, gelişim düzeylerini istismar eden her türlü reklam faaliyeti yasaklanmıştır. Bu kurallara aykırı davranan reklam verenler, ajanslar veya mecra kuruluşları hakkında Reklam Kurulu tarafından, reklam durdurma, aynı yöntemle düzeltme, idari para cezası, gerekli görülmesi halinde üç aya kadar tedbiren durdurma yaptırımları uygulanabilmektedir. Aykırılığın internet ortamında gerçekleşmesi durumunda ise erişimin engellenmesi kararı alınabilmektedir.” değerlendirmesinde bulunuldu.
-

Yeni asgari ücret görüşmeleri başlıyor
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, 9 Ekim’de “Sendikal Örgütlenmenin Yaygınlaştırılması” gündemiyle topladığı Üçlü Danışma Kurulu’nu, 21 Ekim’de bir kez daha toplayacak. Bakanlığın ev sahipliğindeki toplantıda, taraflar aralık ayında başlayacak asgari ücret görüşmeleri öncesi Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun yapısı ve işleyişiyle ilgili görüş alışverişinde bulunacak.
İŞÇİ TARAFI KOMİSYONUN İŞLEYİŞİNE TEPKİLİ
TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay, 25 Aralık 2024’te düzenlediği basın toplantısında 2025 yılı için geçerli olacak asgari ücret rakamını eleştirerek, “Adil olmayan bir komisyonda maalesef 50 sene durduk. Bu saatten sonra adil bir düzenleme yapılmadığı müddetçe bir daha biz TÜRK-İŞ olarak Asgari Ücret Tespit Komisyonuna katılmayacağız.” açıklamalarında bulunmuştu. HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan da 27 Ekim 2025’te Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun yapısının değişmesi gerektiğine işaret ederek, 2026 yılında geçerli olacak asgari ücretin belirlenme süreciyle ilgili, “TÜRK-İŞ ile yine bir görüşmemiz oldu. Katılmayacaklarını tekrar teyit ettiler. Bizim de katılmayacağımızı kendilerine tekrar ifade ettim.” demişti.
ASGARİ ÜCRET NASIL BELİRLENİYOR?
Asgari ücreti, yasa gereği işçi, işveren ve hükümetten beşer temsilci olmak üzere 15 kişiden oluşan Asgari Ücret Tespit Komisyonu belirliyor. Komisyon, yeni asgari ücret çalışmaları kapsamında aralık ayında belirlenen tarihlerde toplanıyor. Bakanlığın belirlediği üyelerden birinin başkanlık ettiği komisyon, en az 10 üyenin katılımıyla toplanıp oy çokluğuyla karar veriyor. Oyların eşitliği halinde ise başkanın bulunduğu tarafın çoğunluğu sağladığı kabul ediliyor.
MEVCUT ASGARİ ÜCRET NET 22 BİN 104 LİRA
Asgari ücret, halen bir işçi için aylık brüt 26 bin 5 lira 50 kuruş, kesintiler düştüğünde net 22 bin 104 lira 67 kuruş olarak uygulanıyor. Asgari ücretin işverene toplam maliyeti bir işçi için 30 bin 621 lira 48 kuruş. Bunun 26 bin 5 lira 50 kuruşunu brüt asgari ücret, 4 bin 95 lira 87 kuruşunu sosyal güvenlik primi, 520 lira 11 kuruşunu işveren işsizlik sigorta fonu oluşturuyor.
-

Güncel Hayır Lokması Fiyatları
Toplumsal dayanışmanın ve manevi sorumluluğun önemli bir parçası olan hayır lokması geleneği, günümüzde profesyonel hizmetler aracılığıyla sürdürülmektedir.
Ancak hayır yapmak isteyen vatandaşlar için en kritik soru, bu hizmetin güncel hayır lokması fiyatları ve organizasyon sürecinin nasıl yönetildiğidir. İyilik yapmanın maliyet ve kalite dengesini korumak, doğru hizmet sağlayıcıyı seçmekten geçiyor.
Hayır Organizasyonunda Fiyatı Belirleyen Temel Faktörler
Hayır lokması hizmetinin maliyeti, sadece un ve şekerin fiyatından ibaret değildir. Profesyonel bir organizasyonun fiyatı belirleyen temel faktörler şunlardır:Kişi Sayısı ve Porsiyon Hacmi: En temel maliyet, kaç kişilik dağıtım yapılacağıdır. Porsiyon sayısı arttıkça, kişi başı birim fiyat genellikle düşmektedir.
Menü Kapsamı: Sadece lokma mı dağıtılacak, yoksa yan ürün olarak ayran, su ve paketli mevlüt/cenaze yemeği (pilav, kavurma vb.) eklenecek mi? Bu eklemeler maliyeti doğrudan artırır.
Mobil Araç ve Lojistik: Dağıtımın yapılacağı yerin uzaklığı ve mobil aracın işletme maliyetleri. İstanbul gibi büyük şehirlerde lojistik, önemli bir fiyat kalemidir.
Hizmet Kalitesi: Kullanılan malzemelerin taze, helal ve kaliteli olması, hijyen sertifikalarına sahip personel kullanımı gibi unsurlar fiyatı etkiler.Modern Hizmetlerle Hayır Lokması
Günümüzde şehir hayatı ve organizasyonların büyüklüğü nedeniyle evlerde lokma yapmak zordur. Bu nedenle profesyonel hayır lokmasıhizmetleri öne çıkmaktadır. Mobil araçlarla etkinlik alanına gelen firmalar, lokmaları taze şekilde pişirir ve misafirlere ikram eder. Böylece hem zahmetsiz hem de hijyenik bir çözüm ortaya çıkar.
Hayır Lokmasının Toplumsal Önemi
Hayır lokması dağıtımı sırasında insanlar bir araya gelir, dualar paylaşılır ve toplumsal bağlar güçlenir. Bu etkinlikler, özellikle dini ve kültürel günlerde dayanışma ve birlik duygusunu artırır. İstanbul gibi büyük şehirlerde bu gelenek, profesyonel firmalar sayesinde modern bir şekilde devam ettirilmektedir.
Güvenilir Hizmet Seçimi
Lokma dağıtımı yapacak kişilerin dikkat etmesi gereken en önemli husus, güvenilir bir firma bulmaktır. Kullanılan malzemelerin helal olması, hijyen koşullarına uygun üretim yapılması ve müşteri memnuniyetinin ön planda tutulması gerekir. İstanbul’da bu alanda hizmet veren birçok firma vardır. Ancak deneyimli ve kaliteli hizmet sunan firmalar öne çıkar. Bu noktada hayır lokması hizmetleri tercih edilerek hem gelenek yaşatılır hem de misafirlere unutulmaz bir deneyim sunulur. Kaynak: News Tanıtım -

Konut satışları 9 ayda 1,1 milyonu aştı
Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) eylül ayına ilişkin konut satış istatistiklerine göre, geçen ay ülke genelinde konut satışları yıllık bazda yüzde 6,9 artarak 150 bin 657 oldu. Bu rakam tüm zamanların en yüksek eylül verisi olarak kayıtlara geçti. Bundan önceki rekor 147 bin 143 ile 2021 Eylül’de görülmüştü. Eylüldeki artışla birlikte konut satışları yıllık bazda yükselişini 15’inci aya taşıdı. Geçen ay en fazla konut 24 bin 119 adetle İstanbul’da satılırken, onu 13 bin 417 ile Ankara ve 8 bin 544 ile İzmir takip ederken, Ardahan, Bayburt ve Tunceli son üç sırada yer aldı. İpotekli konut satışlarındaki yükseliş eylülde de devam ederken, artış oranı geçen ay yüzde 34,4 oldu. İpotekli satışların toplamdan aldığı pay yüzde 14,1’e yükseldi. Ocak-eylül döneminde ise konut satışları yıllık bazda yüzde 19,2 artarak 1 milyon 128 bin 727 olarak gerçekleşti. Bu rakam tüm zamanların en yüksek ikinci ocak-eylül verisi olarak kayıtlara geçti. Rekor 1 milyon 161 bin 278 adetle 2020 yılında kırılmıştı. Sektör temsilcileri, eylül ayına ve ocak-eylül dönemine ilişkin konut satışlarını değerlendirdi.
“ANADOLU’DA KONUT ALIMI ARTIYOR”
Tüm Girişimci Emlak Müşavirleri Derneği (TÜGEM) Genel Başkanı Hakan Akdoğan, satışlardaki yükselişin birkaç temel sebebi olduğunu belirterek, “Büyükşehirlerde konut fiyatları yüksek ama Anadolu’nun belirli şehirlerinde uygun fiyatlı konutlar var ve vatandaşlar bu büyükşehirlerdeki yüksek fiyatlı konutları görünce Anadolu şehirlerindeki uygun fiyatlı konutlara yöneliyor, burada alımların arttığını gözlemliyoruz.” dedi. Vatandaşların, mevduat faizlerinde yaşanan düşüş ve altın fiyatlarındaki yükselişe bağlı olarak kar satışları gerçekleştirmesiyle konut alımına yöneldiğini dile getiren Akdoğan, vatandaşların yüksek kira bedeli ödemek yerine konut kredisi kullanarak alım yapanların sayısının da azımsanamayacağını vurguladı.
“PEŞİN ALIMLARDA İNDİRİM AVANTAJI KONUTA YATIRIMI ARTIRDI”
Anadolu Yakası İnşaat Müteahhitleri Derneği (AYİDER) Başkanı Hakan Şişik de faiz indirim adımlarının başlamasıyla vadeli mevduattan çıkışın arttığını belirterek, “Gayrimenkulde peşin alımlarda indirim avantajı ve gayrimenkulün güvenli yatırım aracı olması nedeniyle konuta yatırım hız kazandı. Satışlara baktığımızda peşin indirimlerin yanı sıra ev sahipliği için kredili borçlanma yoluna da gidildiğini görüyoruz.” diye konuştu. Konut satışlarının bir kısmının kentsel dönüşüm üzerinden geldiğini ifade eden Şişik, eski yapıların yeniden inşa sürecinin satışlara olumlu yansıdığını söyledi. Şişik, “Artışın diğer aylarda da devam edip yılın 1,5 milyon ve üzeri konut satışıyla tamamlanmasını öngörüyoruz. Yine hükümetin hazırladığı yeni konut projeleriyle inşaat sektöründe ivmelenme olacağı gibi sektörün desteklediği mobilya, ev eşyası, yapı malzemesi gibi 200 alt kolundaki satışlar da olumlu etkilenecektir.” ifadelerini kullandı.
-

Elektrik ve elektronik sektöründe rekor ihracat
ABD yönetiminin ticarette korumacılık kapsamında attığı tarife adımlarının küresel talep üzerinde daraltıcı etki yapmasına dair endişeler sürerken, Türkiye’nin elektrik ve elektronik alanında yaptığı dış satım dikkati çekiyor. Bu dönemde küresel çapta tüketici elektroniği pazarında yavaşlama riski bulunurken, Türkiye’nin ihracat odaklı üretim yapısı sayesinde sektörde istikrarlı büyüme ivmesi korunuyor. Yılın 9 ayında 12,9 milyar dolarlık ihracata imza atan elektrik ve elektronik sektörü, ocak-eylül dönemleri itibarıyla tarihi zirveye ulaştı. Sektörün ihracat verilerine bakıldığında, 2024’ün söz konusu döneminde elektrik ve elektronik ihracatı 12,2 milyar dolar, 2023’te 12 milyar dolar, 2022’de 10,9 milyar dolar olarak gerçekleşti.
SEKTÖRÜN TOPLAM İHRACATTAKİ PAYI YÜZDE 6,4 OLDU
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, Türkiye’nin ihracatı bu yılın ocak-eylül döneminde yıllık bazda yüzde 4,1 artış göstererek 200 milyar 625 milyon 253 bin dolar oldu. Eylül ayında da ihracat, yüzde 3 artışla 22,6 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Elektrik ve elektronik ihracatı 9 ayda geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5,7 artarken, sektörün toplam ihracattaki payı da yüzde 6,4 olarak hesaplandı.
SEKTÖRDE EN FAZLA İHRACAT BİRLEŞİK KRALLIK’A YAPILDI
Yılın 9 ayında elektrik ve elektronikte en fazla ihracat 1,3 milyar dolarla Birleşik Krallık’a yapılırken, bu ülkeyi 1 milyar dolarla Almanya, 784,6 milyon dolarla ABD, 685,9 milyon dolarla Irak ve 591,8 milyon dolarla Fransa takip etti. Değer bazında ihracat artışında ise ABD zirvede yer aldı. Bu dönemde elektrik ve elektronik sektörünün ülkeye dış satımı 237,2 milyon dolar arttı. İhracat artışında bu ülkeyi, 145 milyon dolarla Irak, 108,6 milyon dolarla Ukrayna, 80,8 milyon dolarla Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) izledi.
EN FAZLA İHRACAT İSTANBUL’DAN
İl bazında bakıldığında, bahsedilen dönemde elektrik ve elektronik sektöründe en fazla ihracat 6,7 milyar dolarla İstanbul’dan gerçekleşti. Aynı dönemde Manisa’dan 1 milyar 335,1 milyon dolar, Ankara’dan 953,8 milyon dolar, Denizli’den 768,9 milyon dolar, Kocaeli’den 732,2 milyon dolarlık elektrik ve elektronik ihracatı yapıldı.
-

Ulaştırma programlarına 778,5 milyar lira harcanacak
2026 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi’nden derlenen bilgiye göre teknolojik gelişmelerin sağladığı hızlı ilerleme, ulaşım sektörünü de etkisi altına alarak hızla değişirken bu sürece ayak uydurmak için ulaştırma programlarının gideri için kaynak aktarılacak. Bu kapsamda, ulaştırma sektöründe en fazla pay 377 milyar 196 milyon 244 bin lirayla demir yolu ulaşımı için kullanılacak. Bu yıl 305 milyar 228 milyon 361 bin lira olan söz konusu bütçe, 2026 için yüzde 23,57 artırılmış oldu. İkinci sıradaki kara yolu ulaşımına bu yıl 329 milyar 853 milyon 395 bin lira olarak ayrılan bütçe, gelecek yıl yüzde 10,70 artışla 365 milyar 156 milyon 17 bin liraya yükseltildi. Bilgi ve iletişim programının bütçesi de yüzde 33,65 artırılarak 23 milyar 292 milyon 789 bin liraya çıkarıldı. Deniz yolu ulaşımı programında bu yıl yaklaşık 5,7 milyar lirayı bulan bütçe, gelecek yıl için yüzde 20,31 artışla 6 milyar 809 milyon 995 bin liraya ulaştı. Kombine taşımacılık, lojistik ve tehlikeli mal taşımacılığı programında ise gelecek yıl bütçesi, bu yıla kıyasla yüzde 36,68 artarak 6 milyar 44 milyon 149 bin lira oldu. Böylece, bu yıl 662 milyar 591 milyon 119 bin lira olan ulaştırma programlarındaki toplam bütçe, gelecek yıl yüzde 17,49 artışla 778 milyar 499 milyon 194 bin lirayı bulacak.
-

Gözler, yerli cep telefonu üreticilerinde
Turnacı, gerçekleştirilen 5G ihalesine ilişkin değerlendirmede bulundu. İhalenin Türkiye’nin dijital geleceği açısından tarihi bir dönüm noktası olduğunu vurgulayan Turnacı, bu önemli adımın ülkenin iletişim ve teknoloji sahnesinde yeni bir döneme girişinin simgesi olduğunu söyledi. Turnacı, gelişen teknolojilere ayak uydurmanın ve bu teknolojilerin hazırlığını yaparak öncü bir ülke konumuna gelmenin stratejik bir gereklilik olduğunu dile getirdi. 5G’nin endüstri ve sanayide devrim niteliğinde bir dönüşüm oluşturacağına işaret eden Turnacı, şöyle konuştu: “5G ekonomiye hem doğrudan hem de dolaylı birçok katkı sağlayacak. Vatandaşlar 5G ile birlikte 10 kata varan hız artışı yaşayacak, dijital toplum olma yolunda mobiliteyi çok daha etkin kullanabilecek. Bu dönüşümün en somut etkilerinden biri, akıllı telefon ekosisteminde yaşanacak değişim olacak.”
“ÜRETİCİ FİRMALARIN GEREKLİ ÖZVERİYİ GÖSTERECEĞİNİ ÖNGÖRÜYORUZ”
Şu anda Türkiye’de 5G uyumlu olmayan yaklaşık 63 milyon cihaz bulunduğu bilgisini veren Turnacı, 5G teknolojisini deneyimlemek isteyen vatandaşların yeni nesil uyumlu cihazlara yönelmesini beklediklerini ifade etti. Turnacı, bu durumun cep telefonu satışlarını ciddi oranda etkileyeceğine dikkati çekerek, şunları kaydetti: “Satış grafiğinde yüzde 100’e varan bir artış ihtimali olabilir. Üretici firmaların da en makul fiyatlarla ürünlerini vatandaşlarla buluşturmak için gerekli özveriyi göstereceğini öngörüyoruz. Özellikle yerli üretimin bu alanda artması, teknolojik dönüşüm açısından büyük önem taşıyor. Yerli markalar 5G ile uyumlu cihazlar geliştirmeli. Bu durum ülkemizin dijital bağımsızlığına ve rekabet gücüne katkı sunacak stratejik bir adım olacaktır.” 5G teknolojisinin ultra yüksek hızlar, düşük gecikme süreleri ve aynı anda milyonlarca cihazın bağlantı kurabilme kapasitesiyle hem iş dünyasında hem de günlük yaşamda köklü bir dönüşümün habercisi olduğunu vurgulayan Turnacı, bu teknolojinin mobil oyunlardan bulut tabanlı uygulamalara, yapay zekadan nesnelerin internetine kadar geniş bir yelpazede yenilikleri hayata taşıyacağını anlattı.
“BU TEKNOLOJİ, KÜRESEL EKONOMİ İÇİNDE ÖNEMLİ BİR PAYA ULAŞACAK”
Turnacı, özellikle yapay zeka çözümlerinin, 5G’nin sunduğu hız ve düşük gecikme avantajıyla çok daha güçlü hale gelmesini beklediklerine dikkati çekerek, şu değerlendirmede bulundu: “Sektörel açıdan bakıldığında 5G, akıllı şehirler, otonom araçlar, nesnelerin interneti ve Endüstri 4.0 gibi alanlarda yeni iş modellerinin oluşmasına zemin hazırlıyor. Bu dönüşüm, sağlık, eğitim, lojistik ve üretim gibi kritik sektörlerin büyümesini hızlandıracak, ülke ekonomisine uzun vadeli bir ivme kazandıracaktır. 5G pazarı dünya genelinde hızla büyümeye devam ediyor. Önümüzdeki yıllarda bu teknoloji, küresel ekonomi içinde önemli bir paya ulaşacak. 5G’ye yapılan yatırımlar arttıkça, bu alandaki ürün ve hizmet çeşitliliği de genişleyecek. Türkiye’nin bu büyüme tablosunda güçlü bir yer edinebilmesi, bugün atılan adımların ve yatırımların kararlılıkla sürdürülmesine bağlıdır.” 5G’nin yalnızca bir teknoloji yatırımı değil, aynı zamanda bir vizyon meselesi olduğunu belirten Turnacı, Türkiye’nin dijital dönüşüm yolculuğunda güçlü bir itici güç olacak bu yeni dönemin, hem ekonomik kalkınmayı destekleyeceğini hem de toplumsal yaşamın her alanına dokunacağını sözlerine ekledi.
-

Memurun fazla mesai ücreti belli oldu
2026 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi’nden derlenen bilgiye göre, memurların saat başı fazla çalışma ücreti, yeni yılda yüzde 29,3 artacak. 2025 yılında 12 lira 80 kuruş olan saatlik fazla mesai ücreti 1 Ocak 2026’dan itibaren 16 lira 55 kuruşa yükselecek. Bakanlıkların özel kalem müdürlüklerinde çalışan makam şoförleri dahil tüm personele ayda 90 saati, genel müdürlüklerin merkez teşkilatlarında görevli şoförlere de 60 saati geçmemek üzere yeni yılda 13 lira 60 kuruş yerine 17 lira 60 kuruş fazla mesai ücreti ödenecek. Her makam için aylık toplam 450 saati geçmemek üzere kurul başkanı (bakanlıklar), genel müdür ve daha üst birim yöneticileri, strateji geliştirme başkanı, vali, general ve amiral rütbesini haiz olmak kaydıyla Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, kuvvet komutanlıkları ile Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığındaki daire başkanı ve daha üst birimlerin yöneticileri, rektör, büyükşehir ve il belediye başkanlarıyla birlikte çalışan personele ayda 90 saati geçmemek üzere saat başına 17 lira 60 kuruş ödeme yapılacak. Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğü ile üniversitelere bağlı yurtlarda görev yapan personelden, yaptıkları fazla çalışma karşılığında kendilerine izin verilme imkanı bulunmayanlara ayda 90 saati aşmamak üzere saat başına 16 lira 55 kuruş ek ödeme verilecek. Mesleki ve teknik eğitim bölgesinde yer alan meslek yüksekokullarıyla ilişkilendirilen mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarında görev yapan Milli Eğitim Bakanlığı idari personeline, yasal çalışma saatinin bitiminden sonra fiilen yaptıkları fazla çalışma süreleri için ayda 100 saati geçmemek üzere saat başına 28 lira 20 kuruş ödenecek.
YURT İÇİ GÜNDELİKLER
Harcırah Kanunu uyarınca verilecek yurt içi gündelik ve tazminat tutarları da yeniden belirlendi. Yeni yılda TBMM Başkanı ve Cumhurbaşkanı Yardımcısına ödenecek yurt içi gündelik tutarı 715 liradan 925 liraya yükselecek. Anayasa Mahkemesi Başkanı, bakanlar, Genelkurmay Başkanı, milletvekilleri, kuvvet komutanları, Jandarma Genel Komutanı, Sahil Güvenlik Komutanı, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, TBMM Genel Sekreteri, orgeneraller, oramiraller, Yargıtay, Danıştay, Uyuşmazlık Mahkemesi ve Sayıştay başkanları, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, Danıştay Başsavcısı, Diyanet İşleri ve Yükseköğretim Kurulu başkanları ile Kamu Başdenetçisinin yurt içi gündeliği 686 liradan 900 liraya çıkacak. Yurt içi gündelik tutarı, ek göstergesi 8 bin ve daha yüksek kadrolarda bulunan memurlar için 890 liraya çıkacak. En alt kademedeki memura ise 850 lira ödenecek.
-

BES fonu tutarı 9 ayda yaklaşık 3 katına çıktı
Haziran 2024’te hayata geçirilen uygulamayla, katılımcılar, gönüllü BES ve otomatik katılım hesaplarındaki birikimleri konut alımı ve düğün gibi önemli harcamaları için teminat göstererek bankalardan kredi kullanabiliyor. Böylece, BES birikimleriyle ilgili kazanılmış haklar korunarak bireysel finansman ihtiyaçları karşılanabiliyor. Emeklilik Gözetim Merkezi (EGM) verilerine göre, eylül sonu itibarıyla bankalar tarafından emeklilik şirketlerine iletilen kredi başvuru sayısı 2 bin 767, gösterilen teminat tutarı ise 570,7 milyon lira oldu. Emeklilik şirketleri, 2 bin 446 kredinin 496,9 milyon liralık teminatına onay verirken, en fazla kredi talebi Aktif Bank aracılığıyla geldi. Bu bankayı Türkiye İş Bankası ve Türk Ekonomi Bankası izledi. Başvuruların yüzde 85,5’ini oluşturan 2 bin 366 kredinin işlemi kesinleşirken, merkezi alacağın devri fonuna aktarılan teminat tutarı 480,2 milyon lira olarak kayıtlara geçti. Geçen yılın sonunda 921 olan bankalar tarafından iletilen kredi sayısı, bu yıl eylül sonu itibarıyla 2 bin 767’ye yükselerek 3 katına ulaştı. Aynı dönemde teminat tutarı da 207,3 milyon liradan 570,7 milyon liraya yükselerek yaklaşık 3 katına çıktı. Öte yandan, ortalama teminat tutarı 221,9 bin liradan 203 bin liraya gerileyerek yüzde 8,5 düşüş gösterdi.
“BES TEMİNATLI KREDİLER SEKTÖR İÇİN DÖNÜM NOKTASI”
Türkiye Hayat Emeklilik Hazine ve Emeklilik Operasyonları Genel Müdür Yardımcısı Gürol Sami Özer, BES teminatlı kredi uygulamasının, BES katılımcılarının birikimlerini bozmadan krediye erişebilmesini sağlayan yapısıyla, sektör açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu söyledi. Özer, uygulamanın, bireysel tasarrufların sürekliliğini korurken aynı zamanda finansal kapsayıcılığı güçlendiren yenilikçi bir mekanizma oluşturduğunu belirtti. Merkezi alacağın devri fonlarının kısa sürede kaydettiği büyüme performansının, bu ihtiyacın ne kadar yerinde bir adım olduğunu açıkça gösterdiğini ifade eden Özer, “Katılımcılar, sistemden çıkış yapmadan kredi kullanabiliyor, diğer yandan birikimleri merkezi alacağın devri fonu aracılığıyla finansal piyasalarda değerlenmeye devam ediyor. Bu durum, hem bireylerin finansal esnekliğini artırıyor hem de sistemin sürdürülebilirliğini destekliyor.” diye konuştu. Özer, Türkiye Hayat Emeklilik olarak bu alandaki gelişmeleri yakından takip ettiklerini dile getirerek, 9 Ekim itibarıyla faizsiz planda TMN kodlu merkezi alacağın devri fonunun yılın başına kıyasla yüzde 36,65 getiri sağlayarak enflasyonun üzerinde performans gösterdiğini, faizli planda ise 5 Şubat’ta ihraç edilen MDE kodlu merkezi alacağın devri fonunun yüzde 26,84 getiriyle ön plana çıktığını söyledi. >>>AA
-

Türkiye, enerji dönüşümünü nükleerle taçlandıracak
Alparslan Bayraktar, Rusya’nın başkenti Moskova’da düzenlenen Rusya Enerji Haftası kapsamında, “Nükleer Enerji: İklimi Koruyan, Ulusları Buluşturan, İnsanlığa Yön Veren Güç” başlıklı panelde konuştu. Elektrifikasyonun küresel ölçekte hız kazandığını, iklim değişikliği ve küresel ısınmanın da tuzdan arındırma gibi elektrik yoğun alanlarda talebi artıracağını belirten Bayraktar, buna karşın, elektrik üretiminde yaşanan zorlukların sürecin etkin biçimde yönetilmesini zorunlu kıldığını ifade etti. Bayraktar, Türkiye’nin elektrik talebinin ilerleyen 30 yılda üç katına çıkacağını vurgulayarak, “Bugün 350 teravatsaat olan yıllık tüketim, 2055’te 1000 teravatsaatin üzerine çıkacak. Üstelik bu tahminin ötesinde bir artış da bekleniyor. Çünkü henüz modele tüm yeni dinamikleri dahil etmiş değiliz.” dedi. Artan talebi karşılamak için enerji arzının çeşitlendirilmesi gerektiğini aktaran Bayraktar, “Tüm kaynakları kapsayan bir enerji politikası geliştiriyoruz. Ancak aynı zamanda bir iklim hedefimiz var. Türkiye 2053’te karbon nötr ekonomi olacak. Bu süreçte petrol, doğal gaz ve yerli kömür belirli bir süre daha gerekli olacak. Fakat uzun vadede, yenilenebilir enerji bu dönüşümün merkezinde yer alacak.” diye konuştu.
NÜKLEER ENERJİ, STRATEJİNİN MERKEZİNDE
Bayraktar, nükleer enerjinin Türkiye’nin enerji stratejisinde baz yükte temiz ve sürdürülebilir bir kaynak olarak kilit rol oynadığının altını çizerek, “Nükleer enerji temiz, sürdürülebilir, kesintisiz üretim sağlayan ve emisyonsuz bir kaynak. Bu nedenle hedefimiz iddialı, 2050’ye kadar 20 gigavatlık nükleer kurulu güç oluşturmak.” şeklinde konuştu. Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde (NGS) dört reaktörün inşa sürecinin sürdüğünü dile getiren Bayraktar, Karadeniz ve Trakya bölgelerinde 8 yeni büyük ölçekli reaktör planlandığını, ayrıca en az 5 gigavat küçük modüler reaktör (SMR) kurulumu hedeflendiğini söyledi. Bayraktar, bu kapsamda, Rosatom’un da Türkiye’nin nükleer enerji hedeflerini desteklediğini ifade ederek, bu yatırımlarla ülkenin 2050’li yıllarda elektrik ihtiyacının en az yüzde 15’ini nükleerden karşılayabileceğini, bunun da arz güvenliği, sürdürülebilirlik ve rekabetçilik açısından kritik olduğunu anlattı. Akkuyu projesiyle birlikte sanayi tesislerinin nükleer standartlara uyum sağladığını belirten Bayraktar, projedeki yerlileşme oranının yüzde 50’nin üzerine çıktığını belirterek, “Bu deneyim, Türkiye’nin ikinci ve üçüncü nükleer projelerini hayata geçirmesini kolaylaştıracak. Ayrıca Mısır ve Macaristan gibi ülkelerdeki projelere de Türk şirketlerinin katılımının önünü açacak.” değerlendirmesinde bulundu.
-

Konut Fiyat Endeksi eylülde yüzde 1,7 arttı
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), eylül ayına ilişkin KFE verilerini açıkladı. Buna göre, Türkiye’deki konutların kalite etkisinden arındırılmış fiyat değişimlerini izlemek amacıyla hesaplanan Konut Fiyat Endeksi (KFE) (2023=100), eylülde bir önceki aya göre yüzde 1,7 artarak 195,7’ye çıktı. KFE, eylülde yıllık yüzde 32,2 artış gösterirken, bu dönemde reel azalış yüzde 0,8 oldu. Üç büyük il için KFE değişimine bakıldığında, eylülde bir önceki aya göre İstanbul’da yüzde 1,5, Ankara’da yüzde 2,3, İzmir’de ise yüzde 2,9 artış kaydedildi. Endeks değerleri geçen yılın aynı ayına göre İstanbul’da yüzde 30,7, Ankara’da yüzde 41,1, İzmir’de yüzde 34,4 yükseldi. İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflamasına göre bölgelerin yıllık konut fiyat endeksi değişimleri incelendiğinde, Eylül ayında en yüksek yıllık artış yüzde 41,1 ile Ankara bölgesinde, en düşük yıllık artış ise yüzde 22,6 ile Hatay, Kahramanmaraş, Osmaniye bölgesinde gözlendi.
-

Karahan’dan dezenflasyon açıklaması
Karahan, Washington’da “Türkiye’de Makroekonomik Verileri Okumada Karşılaşılan Zorluklar” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Veri kaynaklarının iktisadi faaliyetin gücü konusunda farklılık gösterdiğini belirten Karahan, dijitalleşmeye geçişin çeşitli veri açıklamalarını bulanıklaştırdığını ve makroekonomik verilerin okunmasını daha zor hale getirdiğini ifade etti.
Karahan, güçlü gerçek zamanlı çıkarımlar yapmak için geniş bir gösterge setini izlediklerini bildirdi. Bütün olarak değerlendirildiğinde, ekonomik aktivite ve talep göstergelerinin ılımlı seyrin devam ettiğine işaret ettiğini vurgulayan Karahan, “Fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürülecek olan sıkı para politikası duruşu, talep, döviz kuru ve beklenti kanalları aracılığıyla dezenflasyon sürecini güçlendirecektir. Talep koşullarının dezenflasyon sürecini bozmasına izin vermeyeceğiz.” ifadelerini kullandı.
-

Eylül’de 150 bin 657 konut satıldı
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), eylül ayına ilişkin konut satışı istatistiklerini açıkladı. Buna göre, Türkiye genelinde konut satışı sayısı, eylülde geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 6,9 artışla 150 bin 657’ye çıktı. İstanbul, 24 bin 119 ile eylülde en çok konutun satıldığı il oldu. Bu ili 13 bin 417 konut satışıyla Ankara, 8 bin 544 ile İzmir takip etti. Konut satış sayısının en az olduğu iller 70 ile Ardahan, 117 ile Bayburt ve 142 ile Tunceli olarak sıralandı. Konut satışları ocak-eylül döneminde de geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 19,2 artarak 1 milyon 128 bin 727 olarak gerçekleşti.
EYLÜLDE, YABANCILARA 1867 KONUT SATILDI
Yabancılara yapılan konut satışları, eylülde yıllık bazda yüzde 7,7 azaldı. Söz konusu ayda, toplam konut satışları içinde yabancılara yapılan satışların payı, yüzde 1,2 oldu. Yabancılara yapılan satışlarda ilk sırayı, 744 konutla İstanbul aldı. Bu ili, 557 ile Antalya, 124 konutla Mersin takip etti. Yabancılara yapılan konut satışları, ocak-eylül döneminde geçen yılın aynı dönemine göre, yüzde 12,6 azalışla 14 bin 944’e düştü. Ülke uyruklarına göre en fazla konut satışı, Rusya vatandaşlarına yapıldı. Söz konusu ayda Rusya vatandaşları, Türkiye’den 267 konut satın aldı. Bu ülkeyi, 202 konutla İran ve 146 ile Irak vatandaşları izledi.
İPOTEKLİ KONUT SATIŞLARI YÜKSELDİ
Türkiye genelinde ipotekli konut satışları, eylülde geçen yılın aynı ayına göre, yüzde 34,4 artışla 21 bin 266 olarak kayıtlara geçti. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı, yüzde 14,1 oldu. Ocak-eylül döneminde gerçekleşen ipotekli konut satışları geçen yılın aynı dönemine göre, yüzde 76 artarak 162 bin 493’e yükseldi. Eylül ayındaki ipotekli satışların 4 bin 978’i, ocak-eylül dönemindeki satışların 38 bin 571’i ilk el satışları olarak belirlendi.
DİĞER KONUT SATIŞLARI EYLÜLDE ARTTI
Türkiye genelinde diğer konut satışları, eylülde geçen yılın aynı ayına göre yüzde 3,4 artarak, 129 bin 391 oldu. Toplam konut satışları içinde diğer satışların payı, yüzde 85,9 olarak hesaplandı. Ocak-eylül döneminde gerçekleşen diğer konut satışları geçen yılın aynı dönemine göre, yüzde 13 artışla 966 bin 234 olarak kayıtlara geçti. Ülke genelinde ilk el konut satış sayısı, eylülde yıllık bazda yüzde 5 artarak, 47 bin 117’ye yükseldi. Toplam konut satışları içinde ilk el konut satışlarının payı, yüzde 31,3 olarak tespit edildi. İlk el konut satışları ocak-eylül döneminde de geçen yılın aynı dönemine göre, yüzde 13,9 artışla 342 bin 641 oldu. Türkiye genelinde ikinci el konut satışları, eylülde geçen yılın aynı ayına göre yüzde 7,8 artış göstererek, 103 bin 540 olarak hesaplandı. Toplam konut satışları içinde ikinci el konut satışlarının payı, yüzde 68,7 olarak belirlendi. İkinci el konut satışları ocak-eylül döneminde geçen yılın aynı dönemine göre, yüzde 21,6 artışla 786 bin 86 olarak kaydedildi.
-

“Birlikte üretecek, filizlenecek ve güçleneceğiz”
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, NSosyal hesabından Dünya Kadın Çiftçiler Günü dolayısıyla yaptığı paylaşımda, emekleriyle toprağa bereket, yarınlara umut katan kadın çiftçilerin gününü kutladı. Bakan Göktaş, şunları kaydetti: “Sosyal politikalarımız ve kooperatiflerimiz aracılığıyla kadın çiftçilerimizi her alanda destekliyor, üretimde eşit, güçlü ve sürdürülebilir bir geleceği birlikte inşa ediyoruz. Birlikte üretecek, filizlenecek ve güçleneceğiz.”
-

Zeytinde verim sevindirdi, fiyatlar düşebilir
Türkiye’nin önemli tarım merkezlerinden biri olan Hatay’ın Hassa ilçesinde sofralık zeytin hasadı başladı. Bu yıl zeytinde verimin yüksek olması, üreticilerin yüzünü güldürdü. Amik Ovası’nın verimli topraklarında yetiştirilen yeşil zeytin, tadı ve kalitesiyle dikkat çekiyor.
Kilogram fiyatı 55 TL’den alıcı buluyor
Üretici Mehmet Çömez, bu yıl zeytin rekoltesinden memnun olduklarını belirterek, ürünlerin tarladan kilogramı 55 TL’den satıldığını ifade etti. Fiyatların dış piyasaya göre düşük olduğunu vurgulayan Çömez, buna rağmen bereketli bir hasat geçirdiklerini söyledi.Zeytinler Türkiye’nin dört bir yanına gönderiliyor
Çömez, “Mahsulümüzü tarladan çıkartıp araçlarla fabrikalara gönderiyoruz. Zeytinler burada elenip temizlendikten sonra kutulara doldurularak Türkiye’nin farklı illerine sofralık olarak ulaştırılıyor” dedi.İklim şartları bazı bölgeleri etkiledi
Bazı bölgelerde kuraklık nedeniyle zeytin verimi düşerken, Hassa’da ürün kaybı yaşanmaması üreticileri sevindirdi. Sofralık zeytinin hem iç pazarda hem de dış piyasada talep gördüğü belirtiliyor. -

Sigaraya Zam Geldi! İşte Yeni Fiyatlar
Türkiye’de tütün pazarının en büyük üreticisi Philip Morris A.Ş., sigara fiyatlarına 5 TL zam yaptı. Yeni fiyat listesi 16 Ekim 2025 tarihinden itibaren geçerli olacak. Böylece grubun ürettiği en ucuz sigara 95 TL’ye yükselirken, en pahalı sigara 105 TL olarak belirlendi.

Ağustos ayında yapılan zammın ardından ekim ayında da fiyat artışına gidilmesi, tiryakileri bir kez daha üzdü. Yeni fiyat listesine göre Parliament grubundaki ürünler 100-105 TL aralığında, Marlboro markalı sigaralar ise 95-100 TL aralığında satılacak.
Philip Morris’in ardından diğer sigara üreticilerinin de hafta sonuna kadar yeni fiyat listelerini açıklamaları bekleniyor.

Türkiye Tekel Bayileri Platformu Başkanı Özgür Aybaş, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Sigaraya zam geldi, hayırlı olsun memlekete! Fiyatlar 100 ila 105 TL arasına yükseldi. En ucuz sigara ise artık 95 TL oldu” ifadelerini kullandı.
Yılbaşında Yeni Zam Beklentisi
Uzmanlar, önümüzdeki dönemde Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) güncellemesiyle birlikte yeni yılda da sigara fiyatlarına bir artış daha gelmesinin beklendiğini belirtiyor.
2025’te Üçüncü Zam
Sigara fiyatları 2025 yılına zamla başlamış, ÖTV oranlarının yeniden düzenlenmesiyle paket başına ortalama 10 TL artış yaşanmıştı. Daha sonra ağustos ayında 5 TL, ekim ayında ise bir 5 TL daha zam yapılarak yıl içinde toplamda üçüncü kez fiyat artışı gerçekleşmiş oldu.
-

Evde bakım yardımı ödemeleri, hesaplara yatıyor
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, yaptığı yazılı açıklamada, Bakanlık tarafından sunulan aile odaklı bakım hizmet modellerinden biri olan Evde Bakım Yardımı’nın 2006’da engelli bireylerin öncelikle aile yanında desteklenmeleri düşüncesiyle başlatıldığını anımsattı. Bakan Göktaş, “Evde Bakım Yardımı ile engellilerin yaşadığı ortamdan ayrılmadan, ailesi veya yakınlarıyla birlikte yaşayarak aile birliğinin korunmasına ve güçlenmesine destek oluyoruz.” ifadesini kullandı. Evde Bakım Yardımı ile bakıma ihtiyaç duyan tam bağımlı yakınlarının bakımını üstlenen vatandaşların desteklendiğini aktaran Göktaş, bundan aylık ortalama 521 bin vatandaşın yararlandığı ve hak sahibi başına aylık 11 bin 702 lira ödeme yapıldığı bilgisini verdi. Bakan Göktaş, “Evlerinde bakılan tam bağımlı vatandaşlar ve aileleri için bu ay toplam 6 milyar lira Evde Bakım Yardımı’nı hesaplara yatırmaya başladık. Ödemelerin tüm engelli vatandaşlarımıza ve ailelerine hayırlı olmasını diliyorum.” açıklamasını yaptı.
-

TMSF Bank Pozitif Satış İlanı: Yüzde 97 Hissesi 1 Milyar 100 Milyon TL Muhammen Bedelle İhaleye Çıkıyor
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), Bank Pozitif Kredi ve Kalkınma Bankası AŞ’nin yüzde 97 oranındaki hisselerini satışa çıkardı. TMSF’nin resmi internet sitesinde yayınlanan duyuruya göre, satış 7145 sayılı Kanun’un geçici 2’nci maddesi kapsamında gerçekleştirilecek. Fonun kayyum olarak görevlendirildiği Pay Fix Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri AŞ, Erkan Kork Mal Varlığı Değerleri, Capitaltürk Turizm Yatırım AŞ ve Murat Çöpürkaya Mal Varlığı Değerleri’ne ait hisseler, kapalı teklif isteme ve açık artırma yöntemlerinin birlikte uygulanmasıyla ihaleye sunuldu. Bank Pozitif, 2002 yılında kurulan ve yaklaşık 23 yıldır faaliyet gösteren bir kredi ve kalkınma bankası olarak biliniyor. Satış Sürecinin Detayları Muhammen bedel 1 milyar 100 milyon lira olarak belirlenen ihale için peşin ödeme esas alınacak ve vadeli teklifler kabul edilmeyecek. İhaleye katılmak isteyenler, 55 milyon TL teminat yatırmaları gerekecek. Kapalı teklif zarfları 11 Kasım 2025 saat 19.00’a kadar Pay Fix Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri AŞ’nin İstanbul Şişli’deki adresine elden teslim edilecek. Tekliflerin açılması ve açık artırmanın yapılması ise 12 Kasım 2025 saat 14.00’te TMSF’nin İstanbul Esentepe’deki merkezinde düzenlenecek. Bank Pozitif’in TMSF’ye Devri Bank Pozitif, Mart 2025’te İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen yasa dışı bahis soruşturması kapsamında TMSF yönetimine devredilmişti. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun 17 Mart 2025 tarihli 11176 sayılı kararında, bankanın nitelikli ortağı Pay Fix Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri AŞ hakkında yürütülen soruşturma nedeniyle, Pay Fix’e ait yüzde 79 hissenin temettü dışındaki ortaklık haklarının TMSF tarafından kullanılmasına hükmedilmişti. Soruşturma kapsamında Erkan Kork dahil 59 şüpheli hakkında işlem yapılmış, 6 milyar 900 milyon TL değerindeki mal varlığına el konulmuştu. Bu süreçte Bank Pozitif’in yanı sıra Flash TV ve Payfix Ödeme Kuruluşu da devlet kontrolüne geçmişti. İhalenin Önemi Bu satış, TMSF’nin el koyduğu finansal varlıkları ekonomiye kazandırma stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Bank Pozitif, finansal teknoloji alanındaki yenilikçi çalışmalarıyla tanınan bir kurumdu. İhalenin tamamlanmasıyla bankanın yeni sahipleri belirlenecek ve faaliyetlerine devam etmesi bekleniyor. TMSF, satıştan elde edilecek geliri finansal istikrarı desteklemek amacıyla kullanacak. -

Türkiye Yağışları Son 52 Yılın En Düşük Seviyesinde: 2025 Su Yılı Raporu Kuraklık Alarmı Veriyor
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına bağlı Meteoroloji Genel Müdürlüğü, 1 Ekim 2024 – 30 Eylül 2025 dönemini kapsayan 2025 su yılı yağış raporunu kamuoyuyla paylaştı. Rapora göre, Türkiye genelinde bu 12 aylık süreçte metrekareye 422,5 kilogram yağış kaydedildi. Bu miktar, uzun yıllar ortalamasının yüzde 26 ve geçen yıl aynı döneminin yüzde 29 altında kaldı. Ülke genelindeki 12 aylık yağış verileri, son 52 yılın en düşük seviyesine geriledi. Bölgesel Yağış Azalmaları 2025 su yılı verileri, bölgelerdeki kuraklık etkisini net bir şekilde ortaya koydu. Marmara Bölgesi’nde yağışlar normaline göre yüzde 34, 2024 su yılına göre de yüzde 34 azaldı. Ege Bölgesi’nde normaline göre yüzde 28, geçen yıla göre yüzde 14 düşüş gözlendi. Akdeniz’de normaline göre yüzde 31, 2024’e göre yüzde 26 azalma kaydedildi. İç Anadolu’da normaline göre yüzde 35, geçen yıla göre yüzde 34 gerileme oldu. Karadeniz’de normaline göre yüzde 4, 2024’e göre yüzde 7 azalma yaşandı. Doğu Anadolu’da normaline göre yüzde 25, geçen yıla göre yüzde 42 düşüş tespit edildi. Güneydoğu Anadolu ise en sert darbeyi aldı; normaline göre yüzde 53, 2024’e göre yüzde 60 azalma ölçüldü. İllere Göre Yağış Durumu İl bazında en fazla yağış metrekareye 1812,1 kilogram ile Rize’de gerçekleşti. Normaline göre en yüksek artış ise yüzde 30 ile Giresun’da oldu. En az yağış Şanlıurfa’da 182,8 kilogram olarak kaydedildi. Normaline göre en fazla azalma yüzde 66 ile Hatay’da gözlendi. 2025 su yılı yağışları, Bilecik, Çorum, Eskişehir, Gaziantep, Hatay, Kayseri, Kırşehir, Kilis, Mardin, Nevşehir, Şanlıurfa, Van, Batman, Edirne, Tekirdağ, Siirt, Şırnak ve Çanakkale’de son 65 yılın; Kırıkkale’de son 64 yılın; Adana, Adıyaman, Afyonkarahisar, Bursa, Kahramanmaraş, Karaman, Osmaniye’de son 52 yılın; Aksaray, Konya, Niğde’de son 51 yılın; Hakkari’de son 50 yılın; Yalova’da ise son 40 yılın en düşük seviyesinde tespit edildi. Eylül Ayı Değerlendirmesi Eylül ayı bazında Türkiye geneli yağışı normalinin yüzde 14 ve geçen yıl eylül ayının yüzde 37 altında kaldı. Ortalama 21,4 milimetre yağış kaydedildi. Mardin eylül ayında hiç yağış almadı. Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ’da son 21 yılın en düşük eylül yağışları ölçüldü. Sıcaklık Rekorları 2025 eylül ayı, son 55 yılın en sıcak 11’inci eylül ayı olarak kayıtlara geçti. Ülke genelinde ortalama sıcaklık 21,7 derece olarak ölçüldü; bu değer 1991-2020 normallerinin 0,8 derece üzerinde gerçekleşti. En düşük sıcaklık sıfırın altında 2,4 derece ile Erzurum’da, en yüksek sıcaklık ise 44,6 derece ile Şırnak’ın Cizre ilçesinde kaydedildi. Meteorolojik Kuraklık Haritası Temmuz, ağustos ve eylül aylarını içeren 3 aylık kuraklık raporuna göre, Marmara Bölgesi’nin tamamında orta ve üzeri şiddette meteorolojik kuraklık yaşandı. Ege’de Kütahya, Muğla, Afyonkarahisar ve çevreleri; Akdeniz’de Kilis, Hatay, Adana, Antalya, Mersin, Isparta ve civarları; İç Anadolu’da Aksaray, Çankırı, Sivas, Kayseri, Eskişehir, Konya, Niğde, Kırşehir ve etrafları; Karadeniz’de Bartın, Zonguldak, Sinop, Düzce, Kastamonu, Rize, Çorum, Trabzon ve yakınları; Doğu Anadolu’da Kars, Ağrı, Şırnak, Hakkari, Malatya, Bingöl, Muş, Tunceli, Elazığ, Van ve çevresi; Güneydoğu Anadolu’da Adıyaman, Siirt, Diyarbakır ve civarlarında değişen şiddetlerde kuraklık etkili oldu.6 -

Türkiye 5G’ye Hazırlanıyor: Yerlilik Oranı, Hız ve Enerji Tasarrufuyla Yeni Dönem
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye’nin 5G teknolojisine geçiş süreci ve bu teknolojinin getireceği yenilikler hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Bakan, 4.5G’de yüzde 45 olarak öngörülen yerlilik oranının yüzde 52’ye ulaştığını, 5G’de ise hedefin yüzde 60 olduğunu belirtti. Ayrıca, 5G’nin günlük yaşamdan endüstriyel uygulamalara kadar birçok alanda devrim yaratacağı vurgulandı. 5G ile Gelen Yenilikler 5G teknolojisi, sadece cep telefonu kullanıcıları için değil, makineler arası iletişimde de büyük bir dönüşüm sağlayacak. Bakan Uraloğlu, 5G ile video izleme ve veri aktarım hızlarının 4.5G’ye kıyasla 10 kat artacağını ifade etti. Bunun yanı sıra, uzaktan ameliyat gibi tıbbi işlemlerin anlık olarak gerçekleştirilmesi ve öğrencilerin bu süreçleri takip edebilmesi mümkün olacak. Ulaştırma sektöründe ise akıllı ulaşım sistemlerinin tüm ülkede yaygınlaştırılması hedefleniyor. Bu sistemler, trafik yönetiminden lojistiğe kadar birçok alanda verimliliği artıracak. Enerji Tasarrufu ve Çevresel Etki 5G teknolojisinin sunduğu avantajlardan biri de enerji verimliliği. Bakan Uraloğlu, 4.5G’ye kıyasla 5G’nin yüzde 30 daha az enerji tüketeceğini belirtti. Bu, hem çevresel sürdürülebilirlik hem de işletme maliyetleri açısından önemli bir kazanım olarak değerlendiriliyor. Cep Telefonlarının 5G Uyumluluğu Türkiye’de yaklaşık 85 milyon cep telefonu abonesi bulunuyor. Bakanın verdiği bilgiye göre, bu telefonların yüzde 26’sı, yani yaklaşık 22 milyonu, 5G ile uyumlu. 4.5G sim kartları 5G ile sorunsuz çalışırken, 2G ve 3G kullananların hem telefonlarını hem de sim kartlarını değiştirmesi gerekecek. Uraloğlu, cihaz yenileme kampanyalarının düzenleneceğini ve bu sürecin destekleneceğini ifade etti. Siber Güvenlikte Güçlü Adımlar 5G’nin yüksek hızı, siber güvenlik risklerini artırabilir. Ancak Türkiye, bu konuda önlemlerini çoktan almış durumda. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na (BTK) bağlı Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi (USOM), 17 milyon IP adresini 7/24 denetliyor. Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin siber güvenlikte Avrupa’da rol model olduğunu ve büyük-küçük tüm saldırıların önüne geçtiklerini belirtti. 6G’ye İlk Adımlar Dünyada 6G teknolojisi üzerine çalışmalar başladı ve Türkiye bu süreci yakından takip ediyor. 5G’de olduğu gibi 6G’de de yerli üretime önem verilecek. Bakan, yerli üreticilere yüzde 60 yerlilik şartı getirildiğini, bu oranın hem teknolojik hem de ekonomik gelişimi destekleyeceğini vurguladı. 6G için ilk çalışmaların Türkiye’de de başladığını müjdeledi.