Kategori: Gündem
-

Ankara yangın: Ormanlık alan alev aldı!
Başkent Ankara’dan son dakika yangın haberi geldi. Edinilen ilk bilgilere göre Gölbaşı ilçesindeki ormanlık alanda henüz belirlenemeyen bir sebepten dolayı yangın çıktı. Alevlerin kısa sürede büyümesiyle birlikte bölgeden yoğun kara dumanlar yükselmeye başladı.Rüzgarın da etkisiyle etrafa yayılan yangın, çevrede bulunan yerleşim yerlerinde kısa süreli paniğe neden oldu. Vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, orman bölge müdürlüğü ve AFAD ekibi sevk edildi.Bölgeye hızla ulaşan ekipler, yangının evlere ve çevredeki tesislere sıçramaması için dört bir koldan söndürme çalışmalarına başladı. Çıkış nedeni henüz netleşmeyen yangını kontrol altına alma çalışmaları havadan ve karadan yoğun şekilde devam ediyor. -

Yeni banknotlar tedavüle girdi: 5 ve 50 TL’de bir detay değişti!
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 1211 sayılı Kanun’un verdiği yetkiye dayanarak hazırlanan 9. tertip 50 TL ve 8. tertip 5 TL banknotları 11 Eylül 2026 tarihi itibarıyla resmen piyasaya sundu.Cüzdanlarda yerini almaya başlayan yeni banknotların boyutu, renk tonları, ön ve arka yüz tasarımları ile genel görünümleri önceki serilerle tamamen aynı kalırken, sadece tek bir detay güncellendi.Değişen Tek Detay: İmzalar
Yeni tedavüle giren banknotlardaki tek fark, üzerlerinde yer alan Merkez Bankası yönetim imzaları oldu. Yeni tertip banknotlardaki imza dağılımı şu şekilde gerçekleşti:
-
50 TL Banknotlar (9. Tertip): TCMB Başkanı Dr. Fatih Karahan ile Başkan Yardımcısı Dr. Gazi İshak Kara’nın imzalarını taşıyor.
-
5 TL Banknotlar (8. Tertip): TCMB Başkanı Dr. Fatih Karahan ile Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Fatma Özkul’un imzalarıyla basıldı.
Eski Banknotlar Geçerliliğini Koruyor mu?
Merkez Bankası tarafından yapılan resmi duyuruda, yeni tertip banknotların eski serilerle eş zamanlı olarak tedavülde bulunacağı belirtildi. Bu kapsamda vatandaşların ellerinde bulunan eski 5 TL ve 50 TL’lik banknotları değiştirmelerine gerek duyulmadan alışverişlerde kullanılmaya devam edileceği bildirildi. -
-

Ekrem İmamoğlu “hakaret” suçundan 2 yıl 1 ay hapse çarptırıldı
Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, başka suçtan tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu ile tarafların avukatları katıldı.
Duruşmada, Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek İmamoğlu ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Nuri Aslan ile taraf avukatları da izleyici olarak yer aldı.
Savunmasında hakkında devam eden diğer yargı süreçlerine değinen İmamoğlu, çok sayıda dava ve duruşmayla karşı karşıya olduğunu söyledi.
Hakimin, savunmasını mevcut dava üzerine yapması yönündeki uyarısının ardından İmamoğlu, daha önce aynı dosyada beraat ettiğini, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin ise kararı esastan değil usul yönünden bozduğunu belirtti.
Suçlamaya konu sözlerinin hakaret kastı taşımadığını savunan İmamoğlu, ifadelerinin Tuzla İleri Biyolojik Arıtma Tesisi’nin açılışında yaşananlara yönelik siyasi eleştiri ve tepki niteliğinde olduğunu öne sürdü.
İmamoğlu, olay günü Yazıcı’nın yaptığı konuşmanın ardından ortamın gerildiğini, kendisinin ise vatandaşları sakinleştirmek ve taşkınlığı önlemek amacıyla konuştuğunu belirterek, şikayetçinin şahsına yönelik suç kastının bulunmadığını savundu.
İmamoğlu’nun avukatları müvekkillerinin beraatini talep ederken, Şadi Yazıcı’nın avukatı Selçuk Şener şikayetlerinin devam ettiğini bildirdi.
Cumhuriyet savcısı mütalaasında, yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamında hakaret içeren sözler söylediği anlaşıldığından İmamoğlu’nun “kamu görevlisine alenen hakaret” suçundan 3 ay 15 günden 2 yıl 4 aya kadar hapisle cezalandırılmasını istedi.
Söz verilen sanık İmamoğlu, “Bu mütalaayı da bir skandal olarak nitelendiriyorum. Mesnetsizliktir, anlamsızlıktır, kasıttır. Düşüncem budur. Umarım siz doğru bir karar vermeye yönelik bir adım atarsınız.” ifadelerini kullandı.
Kararını açıklayan mahkeme, İmamoğlu’nu “kamu görevlisine alenen hakaret” suçundan 2 yıl 6 ay hapse çarptırdı. Sanığın cezası takdiri indirim uygulanarak 2 yıl 1 aya düşürüldü.
Mahkeme ayrıca, İmamoğlu’nun Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 53/5 maddesinde yer alan belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına hükmetti.
Davanın geçmişi
Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Ekrem İmamoğlu’nun “kamu görevlisine alenen hakaret” suçundan 3 ay 15 günden 2 yıl 4 aya kadar hapisle cezalandırılması istenmiş, hakaret suçunun kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenmesi nedeniyle cezanın alt sınırının 1 yıldan az olmaması talep edilmişti.
Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesi, basit yargılama usulüyle Ekrem İmamoğlu’nun beraatine karar vermişti.
Müşteki Şadi Yazıcı’nın avukatının karara itiraz etmesi üzerine mahkeme duruşma açmış ve İmamoğlu’nun beraatine hükmetmişti
Dosyayı inceleyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesi, genel hükümlere göre duruşma açılarak yapılan yargılamada, sanığın yasa ve yönteme uygun olarak savunmasının tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle İmamoğlu hakkında verilen beraat kararının bozulmasına hükmetmişti.
Bozma kararının gereklerinin yerine getirilmesi amacıyla dosya yeniden Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderilmişti.>>>AA
-

Memur emeklisine seyyanen zam son dakika: AYM davasında son durum
Milyonlarca memur emeklisinin gözü kulağı Anayasa Mahkemesi’nden (AYM) gelecek karara çevrildi. 2023 yılında çalışan memurlara verilen 8 bin 77 liralık seyyanen ilave ödemenin memur emeklilerine de yansıtılması talebiyle açılan davalar neticesinde, AYM’nin bireysel başvuruları tek bir dosyada birleştirme kararı alması beklentileri yeniden yükseltti.Peki memur emeklisine ek zam veya geriye dönük ödeme yapılacak mı? Kamuoyunda konuşulan 25 bin TL tutarındaki seyyanen zam iddiası gerçeği yansıtıyor mu? İşte son durum…Memur Emeklisine Seyyanen Zam Gelecek mi?
Henüz memur emeklilerine yönelik verilmiş resmi veya kesinleşmiş bir seyyanen zam kararı bulunmuyor. Devam eden hukuki süreç, 2023 yılında kamu görevlilerine aktarılan 8 bin 77 liralık ödemenin emekli aylıklarına yansıtılmaması üzerine yargıya taşınan bireysel başvurulardan oluşuyor.AYM’nin dosyayı esastan inceleyerek vereceği nihai karar, söz konusu ödemenin memur emeklilerini kapsayıp kapsamayacağını ve muhtemel bir yasal düzenlemenin yolunu açıp açmayacağını belirleyecek.Emekliye 25 Bin TL Ek Ödeme İddiası Nedir?
Sosyal medyada ve bazı yayın organlarında dile getirilen “25 bin TL seyyanen zam” iddiaları, 2023 yılında uygulanan 8 bin 77 TL’lik ilave ödemenin enflasyon ve katsayı artışlarıyla günümüz şartlarına uyarlanmış tahmini hesaplamasına dayanıyor.-
Karar Var mı?: Hükümet veya adli makamlarca onaylanmış 25 bin TL’lik bir ödeme kararı yoktur.
-
Tutar Nasıl Belirlenecek?: AYM’nin haklılık kararı vermesi durumunda dahi, ödenecek tutar ve geriye dönük ödeme şartları TBMM tarafından yapılacak yasal düzenlemeyle netleşecektir.
-
-

FENERBAHÇE’DE İSMAİL KARTAL KRİZİ! Antrenmana çıkmadı
UEFA Şampiyonlar Ligi ilk hafta mücadelesinde sahasında İtalyan devi Roma ile karşılaşan Fenerbahçe’de sıcak saatler yaşanıyor. Mücadelenin ardından görevi bırakma kararı alan teknik direktör İsmail Kartal, kararın kulüp başkanı Aziz Yıldırım tarafından veto edilmesine rağmen bugün Samandıra Can Bartu Tesisleri’nde gerçekleştirilen antrenmana katılmadı.Samandıra’da Takımın Başında Dirk Kuyt Yer Aldı
Sarı-lacivertlilerde saat 12.00’de başlayan idmana tecrübeli çalıştırıcı İsmail Kartal gelmedi. Tesislerdeki antrenmanı antrenörler Dirk Kuyt ve Zeki Göle yönetti.Yaşanan kriz üzerine harekete geçen Futbol Direktörü Oğuz Çetin ve yönetici Cihan Kamer, İsmail Kartal ile birebir görüşme gerçekleştirmek üzere Samandıra Can Bartu Tesisleri’nden ayrıldı.
Başkan Aziz Yıldırım “Devam Edeceksin” Demişti
İsmail Kartal’ın Roma maçı sonrası yönetime sunduğu istifa talebi, kulüp başkanı Aziz Yıldırım tarafından kabul edilmemişti. Yıldırım, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullanmıştı:“Kafasına şişe attılar, adam o yüzden üzüntülü ve stresli. Ben onun büyüğüyüm; ‘Devam edeceksin’ dedim bitti. Ben gidene kadar İsmail Kartal bu takımın teknik direktörüdür, buradan hiçbir yere ayrılamaz.”Yaşanan gelişmelerin ardından tecrübeli teknik adamın görevine devam edip etmeyeceği id any adımların atılacağı merak konusu. -

Küresel elektrikli araç satışları ağustosta 1,83 milyona ulaştı
Londra merkezli veri analiz şirketi Benchmark Mineral Intelligence, ağustos ayına ilişkin küresel elektrikli araç satış verilerini yayımladı.
Verilere göre, dünya genelinde yılın ocak-ağustos döneminde satılan elektrikli araç sayısı geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 4 artarak 13,4 milyona çıktı.
Dünyada ağustos ayında 1,83 milyon elektrikli araç satılırken, bu rakam satışların geçen yılın aynı ayına göre yüzde 2 arttığını ortaya koydu.
Avrupa’da elektrikli araç satışları geçen yılın aynı ayına göre yüzde 36 artarak 380 bine ulaştı. Bölgede satışlar temmuz ayına göre ise yaz dönemindeki mevsimsel yavaşlamanın etkisiyle yüzde 15 geriledi.
Avrupa’da yılın ilk 8 ayında ise elektrikli araç satışları geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 29 artarak 3,3 milyona çıktı.
Dünyanın en büyük elektrikli araç pazarı Çin’de ağustos satışları yıllık bazda yüzde 11 azalarak 1,03 milyon oldu. Çin’de ocak-ağustos dönemindeki elektrikli araç satışları da yüzde 12 gerileyerek 6,9 milyon seviyesinde gerçekleşti.
Kuzey Amerika’da elektrikli araç satışları ağustosta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 33 azalarak 140 bine geriledi. Yılın ilk 8 ayında bölgedeki satışlar yüzde 21 düşüşle 1 milyon seviyesinde kaldı.>>>AA
-

Girne’de batan gemi soruşturmasında 9 kişiye 7 gün ek gözaltı
Girne açıklarında batan yolcu gemisi ile ilgili yürütülen soruşturma kapsamında gözaltında bulunan 9 şüpheli, bugün Girne Kaza Mahkemesi’nde üçüncü kez hakim karşısına çıktı.
Soruşturmayı yürüten Polis Müfettiş Muavini Mehmet Mannaş, mahkemede aralarında kazazedelerin de bulunduğu 295 kişinin ifadesinin alındığını belirtti.
Mannaş, halen kayıp olan yolculardan birinin olay sırasında ailesine gönderdiği video kaydında, geminin kızağının kırık olduğunun görüldüğünü ifade ederek bunun geçerli delil olabileceğini savundu.
Mahkeme heyeti, halen gözaltında bulunan kaptan, kaptan yardımcısı, gemi mürettebatı ve şirket çalışanı 9 kişi için ek 7’şer gün gözaltı süresi verdi, soruşturma ile ilgili 5 kişi hakkında ise yakalama kararı çıkardı.
Girne’de batan gemi
KKTC’deki Girne Limanı ile Mersin’deki Taşucu Limanı arasında sefer yapan “Filo Jet” isimli yüksek hızlı yolcu gemisi, 30 Ağustos Pazar günü öğle saatlerinde Girne’den hareket ettikten kısa süre sonra ön kısmından su almaya başlamış, Girne Limanı’na dönmeye çalıştığı sırada batmıştı.
KKTC Başbakanı Ünal Üstel, gemide toplam 267 yolcu ve mürettebatın bulunduğunu, geminin batmasının ardından 239 kişinin kurtarıldığını ifade etmişti.
Girne açıklarında 554 metre derinlikte enkazı bulunan gemideki 14 yolcu hayatını kaybetti, kayıp 14 kişinin bulunması için de çalışmalar devam ediyor.>>>AA
-

İçişleri Bakanlığı duyurdu: 18 ilde göçmen kaçakçılığı operasyonu
İçişleri Bakanlığı, ülke genelinde düzensiz göçle mücadele kapsamında yürütülen operasyonlara ilişkin yeni verileri kamuoyuyla paylaştı. Jandarma Genel Komutanlığı koordinesinde 18 ilde eş zamanlı olarak düzenlenen “Göçmen Kaçakçılığı ile Mücadele” operasyonlarında dev bir ağ çökertildi.52 Organizatör Yakalandı: 43 Tutuklama
Bakanlığın sosyal medya hesaplarından yapılan resmi açıklamaya göre; Jandarma Genel Komutanlığı Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan Ticareti ile Mücadele Daire Başkanlığı yönetiminde gerçekleştirilen operasyonlarda 52 göçmen kaçakçılığı organizatörü gözaltına alındı.
Adli makamlara sevk edilen şüphelilerin durumları şu şekilde netleşti:-
43 Şüpheli: Çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
-
9 Şüpheli: Hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı.
Araçlara ve Botlara El Konuldu
Operasyonlar sırasında göçmen kaçakçılığında ve insan naklinde kullanıldığı tespit edilen lojistik araç gereçlere de el konuldu. Ekiplerin aramalarında 131 araç ile deniz yoluyla kaçışlarda kullanılmak üzere hazırlanan 20 bot ve bot motoru ele geçirildi.İçişleri Bakanlığı, göçmen kaçakçılığı organizatörlerine ve insan ticareti şebekelerine yönelik operasyonların kararlılıkla kesintisiz süreceğini vurguladı. -
-

Seferihisar Belediyesi’ne 4. dalga: 43 şüpheli gözaltında
İzmir’de Seferihisar Belediyesi’ne yönelik yürütülen geniş çaplı rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında dördüncü dalga operasyon için düğmeye basıldı. İmar, inşaat ve ihalelerde usulsüzlük yaptıkları gerekçesiyle gözaltı kararı çıkarılan 48 şüpheliden 43’ü yakalanarak gözaltına alındı.Seferihisar Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda yürütülen soruşturmada; İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, sabah saatlerinde önceden belirlenen adreslere eş zamanlı baskınlar düzenledi.Elden ve Banka Üzerinden Rüşvet Çarkı
Operasyon kapsamında gözaltına alınanlar arasında belediye görevlileri ile müteahhitlerin yer aldığı öğrenildi. Şüphelilerin ev ve iş yerlerinde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyal ve dokümana el konuldu.Soruşturma dosyasında öne çıkan usulsüzlük iddiaları ise şu şekilde:
-
İlçedeki imar ve inşaat işlemlerinde ruhsat kısıtlamalarına uyulmaması ve para karşılığı izin verilmesi,
-
Elden veya banka hesapları üzerinden yürütülen sistemli rüşvet trafiği,
-
Belediye bünyesinde gerçekleştirilen ihale ve doğrudan temin süreçlerinde usulsüzlük yapılması.
Adreslerinde bulunamayan 5 firari şüphelinin yakalanması için çalışmalar devam ediyor.Soruşturmanın Geçmişi: Belediye Başkanı ve Yardımcısı Tutuklanmıştı
Geçtiğimiz Mayıs ayında başlayan dev operasyon zincirinde, Haziran ayında düzenlenen baskınların ardından Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin ve Belediye Başkan Yardımcısı Gökhan Pehlivan’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda kişi tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.Aynı soruşturma dalgasında Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit hakkında ise ev hapsi kararı verilmişti. MASAK raporlarıyla da belgelenen rüşvet trafiğinde, özellikle 31 Mart 2024 yerel seçimleri öncesinde yoğunlaşan şüpheli para hareketleri dikkat çekmişti. -
-

C31K SUÇ ÖRGÜTÜNE DEV OPERASYON! | 19’u çocuk 32 şüpheli hakkında gözaltı kararı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, kendilerini ‘C31K’ olarak adlandıran yeni nesil dijital suç örgütüne yönelik dev bir operasyon düzenlendi. Emniyet güçlerinin takibi sonucu 19’u çocuk olmak üzere toplam 32 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.Dehşete Düşüren Paylaşımlar ve Saldırı Planı
Emniyet birimlerinin yaptığı teknik ve dijital incelemelerde, oluşumun sosyal medya platformları üzerinden kan donduran faaliyetler yürüttüğü tespit edildi:-
Bebek ve çocuklara ait müstehcen görsellerin paylaşıldığı,
-
Milli ve manevi değerler ile Türk bayrağının yakılmasına dair hakaret içerikli videoların dolaşıma sokulduğu,
-
Hayvanlara eziyet edilen görüntülerin systematically yayıldığı belirlendi.
Soruşturmanın en kritik noktası ise şüphelilerin yeni eğitim-öğretim yılının açılışında üç ayrı okula yönelik silahlı saldırı hazırlığı içerisinde olduklarına dair sosyal medya paylaşımlarının tespit edilmesi oldu.22 İlde Eş Zamanlı Baskın: 27 Gözaltı
Ankara merkezli olarak 22 farklı ilde gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonlarda 27 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelilerin ikametlerinde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyale siber suçlarla mücadele ekiplerince el konuldu.Hakkında gözaltı kararı bulunan firari 5 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar devam ediyor. -
-

77 kişinin öldüğü binada ağır kusurlar tespit edildi
Kahramanmaraş merkezli depremlerde yıkılması sonucu 77 kişinin hayatını kaybettiği, 29 kişinin yaralandığı Serin-2 Apartmanı’na ilişkin tutuksuz 4 sanığın yargılandığı Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nin talebi doğrultusunda Ankara ve Orta Doğu Teknik üniversitelerinden oluşturulan 4 kişilik heyet yeni bilirkişi raporu hazırladı.
Raporda sorumluluk ve beton kalitesi hakkında tespitler yapıldı, binanın altında bulunan iş yerlerinde kolon kesilip kesilmediğine ilişkin görsellere de yer verildi.
Binada kullanılan betonun kalitesinin ciddi ölçüde yetersiz olduğu belirtilen raporda, bunun binanın deprem sırasında ağır hasar görmesine ve yıkılmasına önemli ölçüde neden olduğu vurgulandı.

Raporda, şunlar kaydedildi:
“Serin-2 Apartmanı’na yaklaşık 19 metre uzaklıkta gerçekleştirilen yol ve alt geçit yapım çalışmalarının binanın temel sistemi ve deprem dayanımı üzerindeki etkisine ilişkin binanın temel seviyesi, kazı alanına olan uzaklığı, kazı geometrisi ve ilgili zemin koşulları birlikte değerlendirilmiştir. Gerçekleştirilen kazının binanın temelini ve temel altındaki zemini zayıflatacak nitelikte olmadığı sonucuna varılmıştır. Tarafımızca yapılan incelemelerde de bu değerlendirmenin aksini ortaya koyacak herhangi bir teknik bulguya rastlanmamıştır. Bu şekilde dosya kapsamında yol yapımında kullanılan araç ve kamyonların oluşturduğu titreşimlerin binanın temelinde veya taşıyıcı sisteminde deprem direncini azaltacak ölçüde bir hasar meydana getirdiğini gösteren herhangi bir tespit bulunmamaktadır. Yol ve alt geçit yapım çalışmaları kapsamında gerçekleştirilen kazının, çalışma sırasında oluşan araç ve kamyon titreşimlerinin, temel çevresinde gözlenen nemin veya sınırlı su akışının binanın temel sistemini ya da taşıyıcı sistemini binanın deprem direncini anlamlı ölçüde azaltacak şekilde zayıflattığını gösteren teknik bir bulgu bulunmadığı değerlendirilmektedir.”
Binada, statik projede öngörülen donatı detaylarına uyulmadığı bilgisi verilen raporda, etriye aralıklarının ve kanca detaylarının yürürlükteki yönetmelik hükümlerine aykırı uygulandığı, taşıyıcı elemanlarda ciddi ölçüde düşük kaliteli beton kullanıldığı belirtildi.
Raporun sonuç ve değerlendirme kısmında, şunlar aktarıldı:
“Binanın taşıyıcı sistemine ait bir kolonun sonradan kesildiği dosya kapsamındaki bulgulardan açıkça anlaşılmaktadır. Taşıyıcı bir kolonun kesilmesi, yapının dikey ve yatay yük taşıma kapasitesini azaltmakta, taşıyıcı sistemin yük aktarım düzenini değiştirmekte ve özellikle deprem etkileri altında komşu taşıyıcı elemanlarda ilave zorlanmalara neden olmaktadır. Kolonun kesilmesini gerçekleştiren, yaptıran veya bu işleme karar veren kişi veya kişilerin binanın deprem direncinin azalmasını doğrudan katkıda bulunmaları nedeniyle önemli düzeyde teknik sorumluluk taşıdıkları değerlendirilmiştir. Binada tespit edilen yaygın malzeme, uygulama ve taşıyıcı sistem yetersizlikleri dikkate alındığında kolon kesilmesine ilişkin sorumluluğun yapım aşamasındaki malzeme ve uygulama kusurlarından kaynaklanan sorumluluktan daha düşük düzeyde olduğu değerlendirilmiştir. Binanın yıkılmasına ilişkin en yüksek teknik sorumluluğun yapım ve uygulama aşamasındaki ağır malzeme ve donatı kusurlarından sorumlu olan fenni mesul, sürveyan, şantiye şefi ve bina müteahhidine aittir. Kolonun kesilmesinden sorumlu kişi veya kişilerin ikinci derecede ancak önemli bir teknik sorumluluk taşımaktadır. Statik proje müellifi ile projenin teknik yönden incelenmesi ve onaylanmasında görevli kişi veya mercilerin ise daha sınırlı ve ikincil düzeyde teknik sorumluluk taşıdığı değerlendirilmiştir. Binanın yıkılmasının tek bir kusur veya ihmalden kaynaklanmadığı, uygulama taşıyıcı sistem ve sonradan yapılan müdahalelerle binanın deprem direncini azalttığı ve meydana gelen sonuca katkıda bulunduğu kanaatine varılmıştır.”

“Bu raporun yargılamayı etkileyeceğine inanıyoruz”
Dava dosyasında mağdurların avukatlığını yapan Hüseyin Kıratlı, AA muhabirine, depremde yıkılan Serin-2 Apartmanı’nın enkazı altında kalan anne ve babasını kaybettiğini söyledi.
Dava dosyasında 3 farklı üniversite tarafından hazırlanan bilirkişi raporlarının yer aldığını anlatan Kıratlı, şunları kaydetti:
“Dava dosyasına gelen bilirkişi raporunun, kolon kesme iddialarımızı teyit edecek nitelikte olduğu ispatlandı. Enkaz çalışmalarından bugüne kadar binadaki iş yerlerinde kolon kesildiği iddiasında bulunmuştuk. Bu talebimiz o zaman ispatlanamamıştı. Gelen rapor tüm iddialarımızı ispatlıyor. Bu raporun yargılamayı etkileyeceğine inanıyoruz. Dolayısıyla bu rapor iddialarımızı ispat ettiği için dosyanın seyri değişecek ve maddi gerçeğin ortaya çıkacağı düşüncesindeyiz. Annem ve babam ile komşularımız adına hukuk mücadelesini devam ettirirken dosyaya eklenen rapor yüreğimize bir nebze su serpti. Hukuk mücadelesini sonuna kadar devam ettireceğim. Kolon kesilme iddialarımızı ispatlar nitelikte olan raporun, sürecin bizim açımızdan olumlu yürümesine katkı sunacağı inancındayım.”
Depremde toplum olarak büyük acılar ve kayıplar yaşadıklarını belirten Kıratlı, bu acıların son olması dileğinde bulundu.
Kıratlı, “Bu depremlerden umarım ders çıkarırız ve yaşanan acılar bir daha yaşanmaz. Depremde kolon kesmelerin etkili olduğunu yaşadık. İş yeri sahipleri bu tarz şeylere teşebbüs etmesin ve canlar yanmasın. Çok kişiyi depremde kaybettik. Kolon kesilmesi de bunun bir sebebiydi. Etkin bir denetim ve kontrol yapılmamıştı. Umarım bu son olur ve toplum olarak bu tarz acıları yaşamayız.” ifadelerini kullandı.
İddianamede, tutuksuz sanıklardan binanın müteahhidi Hüseyin B, binanın statik proje müellifi Cihan U, statik betonarme projesine onay veren Nasir Ç. ve bina fenni mesulü Ekrem B. hakkında “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümü ve yaralanmasına neden olma” suçundan 22 yıl 6’şar aya kadar hapis cezası isteniyor.
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının başlattığı soruşturma kapsamında Serin-2 Apartmanı’nın depremde yıkılmasına ilişkin Fırat Üniversitesi, İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi ve Dicle Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Bölümü akademisyenlerinden oluşan heyetler tarafından 3 ayrı bilirkişi raporu hazırlanmıştı.>>>AA
-

Küresel petrol arzında sert düşüş
Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA), ağustos ayına ilişkin Petrol Piyasası Raporu’na göre, küresel petrol arzındaki düşüşte Suudi Arabistan’ın toplam petrol üretimindeki günlük yaklaşık 2 milyon 600 bin varillik gerileme belirleyici oldu.
Raporda, artan güvenlik riskleri nedeniyle Suudi Arabistan’ın batı kıyısından yapılan ihracatın ciddi şekilde kısıtlandığı ve ülkenin ham petrol arzının günlük 6 milyon varile gerileyerek 30 yılı aşkın sürenin en düşük seviyesine indiği belirtildi.
Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ve OPEC dışı bazı üretici ülkelerden oluşan OPEC+ grubunun üretimi ağustosta bir öncek aya göre günlük yaklaşık 1 milyon 840 bin varil azalarak 38 milyon 780 bin varile geriledi. Bu düşüşte Suudi Arabistan’daki üretim kaybının yanı sıra ABD’nin deniz ablukası nedeniyle İran petrol arzının kısıtlanması etkili oldu.
OPEC+ dışındaki ülkelerin üretimi ise günlük yaklaşık 240 bin varil artarak 61 milyon 320 bin varile yükseldi. Bu artışta ABD’nin petrol sıvıları ile Birleşik Arap Emirlikleri’nin üretimindeki yükseliş öne çıktı.
Böylece küresel petrol arzı ağustosta önceki aya göre günlük 1 milyon 600 bin varil azalarak 100 milyon 100 bin varile düştü.
Körfez’deki üretim günlük 2 milyon varil azaldı
Ağustosta Körfez’deki üreticilerin petrol arzı önceki aya göre günlük yaklaşık 2 milyon varil azalarak 21 milyon 900 bin varile düştü. Bu miktar, ABD/İsrail-İran Savaşı öncesindeki seviyenin günlük 10 milyon 100 bin varil altında kaldı.
IEA, Körfez’deki petrol üretiminin toparlanmasına ilişkin beklentisini 2027’ye ertelerken, bu yıl küresel petrol arzının önceki yıla göre günlük 5 milyon 700 bin varil azalışla yaklaşık 100 milyon 700 bin varil seviyesinde gerçekleşmesini bekliyor.
Gelecek yıl ise Körfez bölgesinde üretimin toparlanmasıyla küresel petrol arzının bu yıla kıyasla günlük yaklaşık 8 milyon varil artarak 108 milyon 700 bin varile yükselmesi öngörülüyor.
IEA, yıllık talep tahminini aşağı yönlü revize etti
IEA, ABD ile İran arasındaki müzakerelerde ilerleme sağlanamaması, Körfez petrol ihracatındaki aksamaların sürmesi ve akaryakıt fiyatlarının rekor seviyelere ulaşmasının etkisiyle bu yıla ilişkin küresel petrol talebi tahminini geçen aya göre günlük 940 bin varil aşağı yönlü revize etti.
Buna göre, küresel petrol talebinin bu yıl geçen yıla göre günlük 2 milyon 500 bin varil azalarak yaklaşık 102 milyon 400 bin varile gerilemesi bekleniyor.
Gelecek yıl ise küresel petrol talebinin günlük yaklaşık 2 milyon 600 bin varil artarak 105 milyon varile ulaşacağı öngörülüyor.>>>AA
-

GITEX CEO’su: Türkiye güçlü bir teknoloji ekosistemine sahip
Al Rais, Anadolu Ajansının (AA) global iletişim ortağı olduğu, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisinin ev sahipliğinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının stratejik ortaklığında düzenlenen GITEX Ai Türkiye kapsamında AA muhabirinin sorularını yanıtladı.
Dealroom verilerine göre, Türkiye’nin yükselen teknoloji ekosistemleri arasında Avrupa’da ilk, dünyada ise üçüncü sırada yer aldığını, özellikle perakende teknolojileri, e-ticaret, finansal teknolojiler, tarım teknolojileri ve imalat alanlarında önemli bir inovasyon kapasitesine sahip olduğunu belirten Rais, ülkedeki endüstriyel yapay zeka alanındaki çalışmaların dünya genelinde yeterince bilinmediğini ifade etti.

Türkiye’deki küçük ve orta büyüklükteki işletmeler (KOBİ) ile girişimlerin geliştirdiği çözümleri GITEX’in küresel ağına taşımak istediklerini dile getiren Al Rais, şöyle konuştu:
“İnsanlar Dubai’de, Berlin’de veya Singapur’da Türk şirketleriyle karşılaştıklarında ekosistemin yalnızca küçük bir bölümünü görüyor, tamamını göremiyor. Biz, Türkiye’nin bütün teknoloji ekosistemini tanıtmak ve küresel işbirliğini teşvik etmek için buradayız. İstanbul, dünyanın en büyük merkezlerinden biri. Türkiye’nin teknolojik gelişimi, teknopark ve AR-GE merkezi sayısı, derin teknolojiden belirli ölçüde kuantum teknolojilerine kadar uzanan inovasyon düzeyi dikkate alındığında, etkinliği ülkenin iş merkezi İstanbul’da düzenlemenin ve Türkiye’ye hakkını vermenin, en doğru yolu olduğunu düşündük.”
“Türkiye güçlü bir KOBİ ağına sahip”
Türkiye’deki KOBİ’leri bankacılıktan perakendeye ve sigortacılığa kadar farklı sektörlerde faaliyet gösteren işletme sahipleriyle buluşturarak, işlerini daha da büyütmesine destek olmak istediklerini kaydeden Al Rais, aynı zamanda yatırıma ihtiyaç duyan şirketlere de yardımcı olduklarını dile getirdi.
Al Rais, Hırvatistan, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Japonya’nın da aralarında bulunduğu 70’ten fazla ülkeden yatırımcıları fuara çekmeyi başardıklarını aktararak, şunları kaydetti:
“Kendimizi yalnızca ulusal varlık fonlarıyla sınırlandırmıyor, özel aile yatırım ofislerine ve kurumsal girişim sermayesi şirketlerine de ulaşıyoruz. Ancak önemli bir noktaya yeniden dönmek istiyorum. Ekonominizin itici gücü girişimler değil, KOBİ’ler. Girişimleriniz büyüyerek, KOBİ’lere dönüşüyor. Türkiye, ölçeklenmelerine yardımcı olmak üzere burada bulunduğumuz güçlü bir KOBİ ağına sahip. Dolayısıyla GITEX yalnızca büyük teknoloji şirketlerinden veya girişimlerden ibaret değil. GITEX aynı zamanda ölçeklenmeye, büyümeye ve yeni iş bağlantıları kurmaya çalışan, bu iki grubun arasında yer alan şirketleri de kapsıyor. Bu şirketleri de desteklemek için buradayız ve bunu unutmamamız gerekiyor.”
Rais, GITEX’in yalnızca yapay zeka ve siber güvenliğe odaklanmadığını, bağlantı teknolojilerinden bulut bilişime, finansal teknolojilerden sağlık ve perakende teknolojilerine, ağ altyapısından farklı dijital çözümlere kadar teknoloji ekosisteminin tamamını kapsadığını söyledi.
Bu yapı sayesinde şirketlere birden fazla çözümü aynı platformda inceleme imkanı sunduklarını aktaran Rais, sözlerini şöyle tamamladı:
“Hükümetleri, KOBİ’leri ve girişimleri bir araya getiriyoruz. Pek çok buluşma platformu bu üç gruptan yalnızca birine odaklanıyor. Biz ise üçünü de aynı yerde buluşturuyoruz. Çünkü hükümetlerin katılımı olmadan düzenlemeleri konuşamazsınız. Girişimlerden söz etmeden inovasyonu, KOBİ’lerden söz etmeden de piyasanın olgunluk düzeyini konuşamazsınız. Şirketlerin iş yapmasını sağlamak için buradayız. Onların yeni müşterilerle tanışmasını ve yeni görüşmeler gerçekleştirmesini, çalıştıkları mevcut çevreden çok daha büyük bir dünyanın bulunduğunu görmesini istiyoruz.”>>>AA
-

Dezenflasyon kilidinin açılmasında 8 gelişme anahtar olacak
AA muhabirinin 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’dan (OVP) derlediği bilgiye göre yıl sonuna kadar yaşanacak gelişmelerin dezenflasyon sürecine yeniden ivme kazandırması ve enflasyonda düşüş trendine girilmesi bekleniyor.
Haziran 2024’te başlayan dezenflasyon süreci, özellikle geçen yıl uygulanan politikaların da etkisiyle devam ederken enflasyon görünümünde belirgin iyileşme sağlanmıştı.
Sıkı para politikası duruşunun sürdürülmesi, maliye ve gelirler politikalarının desteği, talep koşullarının ılımlı seyretmesi ve enflasyon beklentilerindeki iyileşme bu gelişmede etkili olurken 2024 yaz aylarında yüzde 75 seviyelerindeki yıllık enflasyon bu yıl ağustosta yüzde 31,51 olarak hesaplandı.
Savaş ve küresel ticaretteki belirsizlikler fren etkisi yaptı
Dezenflasyon sürecini yavaşlatan etken ise Türkiye’nin bölgesindeki savaşlar ve küresel ticaretteki belirsizlikler oldu.
Bu yılın ocak-ağustos döneminde enflasyon dinamikleri açısından öne çıkan olumsuz unsur ABD/İsrail-İran Savaşı ve bunun yansımaları olarak öne çıktı.
Jeopolitik gelişmelerin yanı sıra küresel ticaretteki belirsizlikler, tarımsal üretimde arz koşulları ve artan maliyet yönlü gelişmeler enflasyon oranında geçici yataylaşmayı beraberinde getirdi.
Sekiz gelişme “anahtar” olarak görülüyor
Buna karşın özellikle yılın kalan kısmı ile gelecek yıl dezenflasyon sürecinin hızlanması öngörülüyor. OVP’de enflasyonun bu yıl sonu için yüzde 28,4’e, gelecek yıl yüzde 21’e, 2028’te yüzde 13,5’e ve 2029’da yüzde 9’a gerileyeceği tahmin edildi.
Programda, dezenflasyon sürecinin kararlı ve kesintisiz sürmesiyle enflasyondaki ataletin kırılması ve program döneminde enflasyonun tek haneli seviyelere indirilerek fiyat istikrarının sağlanması temel amaç olarak öne çıktı.
Gelecek dönem beklenen 8 gelişme de dezenflasyon sürecinin hızlanmasında anahtar olarak görülüyor.
Enflasyonda hedeflerin tutmasını sağlayacağı belirtilen gelişmeler şöyle:
– Para politikasında kararlı duruşun sürdürülmesi
– Maliye politikasının sürece sağlayacağı güçlü destek
– Yurt içi talepteki dengelenmenin sürmesi
– Türk lirasındaki istikrarlı görünümün korunması
– Enflasyon beklentilerinde son dönemde görülen iyileşmenin devam etmesi
– Hizmet enflasyonundaki ataletin kademeli olarak zayıflaması
– Konut ve gıdaya yönelik arz yönlü tedbirlerin etkisinin güçlenmesi
– Enerji fiyatlarındaki normalleşmenin maliyet baskılarını hafifletmesi.>>>AA
-

Bakanlık arşivinden Yunan mezalimi belgeleri
Bakanlığın sosyal medya hesaplarından, konuya ilişkin paylaşım yapıldı.
Bakanlığın arşivinden yayımlanan belge ve fotoğraflar, 1919-1922 yıllarında Yunan ordusunun Anadolu’daki mezalimini gözler önüne seriyor.
“Yunan kuvvetleri Anadolu’yu işgali sırasında ve geri çekilirken, Lozan Barış Antlaşması ve uluslararası raporlarla da kabul edilen sistematik bir imha politikası yürütmüştür.” ifadesi kullanılan paylaşımda, bu kayıtların, Bursa civarındaki bir köyde “Türk sivil halka yönelik gerçekleştirilen katliamın acı bir örneği olduğu” belirtildi.>>>AA
-

Varank paylaştı: Erdoğan yine kazandı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, çalışma arkadaşlarından oluşan bir ekiple uzun süredir basketbol maçları yapıyor. Veteran basketbolcuların da yer aldığı müsabakalar büyük çekişmeye sahne oluyor.

Kadroda yer alan Mustafa Varank da zaman zaman bu karşılaşmalarla ilgili görüntüleri sosyal medyadan paylaşıyor.
Varank, yeni oynanan bir karşılaşmanın görüntülerini de NSosyal hesabından “Evet, yine kazandı” notuyla paylaştı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve oyuncuların yer aldığı videoda Varank, “Bütün maç sadece iki sayı atınca ‘Sen git video çek’ dediler. Video çekmeye başladım. Neyse.” ifadelerini kullandı.>>>AA
-

Ampute Milli Takımı’nda hedef üst üste şampiyonluk
Erciyes Dağı’ndaki yüksek irtifa kamp merkezinde 18 Eylül’e kadar çalışacak milli takım, 13-22 Kasım 2026’da Meksika’nın San Juan de los Lagos kentinde düzenlenecek dünya kupası öncesinde güç depoluyor.
Daha önce bu sevinci yaşayanlar ile takıma yeni katılan milli futbolcular, kupayı tekrar kazanarak Türkiye’yi gururlandırmak istiyor.

“Enerjimiz ve motivasyonumuz oldukça yüksek”
Takımın tecrübeli oyuncularından Muhammet Yeğen, AA muhabirine, 2014 yılından beri Ampute Futbol Milli Takımı forması giydiğini söyledi.
İyi bir kamp süreci geçirdiklerini belirten Muhammet, “Şu anki kadroda daha önce dünya kupası kazanan arkadaşlarımız da var, takıma yeni katılanlar da var. Enerjimiz ve motivasyonumuz oldukça yüksek. Biz son dünya kupası şampiyonuyuz, aynı zamanda Avrupa şampiyonuz. Bizim yükümüz diğer ülkelere göre daha ağır. Bunun bilincindeyiz ve o yönde çalışmalarımız sürüyor.” dedi.
Muhammet Yeğen, dünya kupasını yeniden kazanmak istediklerini vurgulayarak, şöyle konuştu:
“Dünya arenasında işler çok farklı oluyor. Çok isteyenin, çok mücadele edenin kazanacağı bir organizasyon. Bu tür turnuvalar öncesinde hazırlık kampları çok önemli. Bizim de en iyi şekilde hazırlandığımızı düşünüyorum. Biz buraya milliyetçilik duygularıyla da geliyoruz. Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur. Bizim kazanmaktan başka alternatifimiz yok. İnşallah yeniden o kupayı ülkemize getireceğiz.”

“Burada gayet iyi bir aile ortamımız var”
Milli futbolcu Zülfücan Derinpınar da Meksika’ya son dünya şampiyonu ünvanıyla gideceklerini ve takımda morallerin yerinde olduğunu söyledi.
Takımda herkesin galibiyet için çalıştığına değinen Zülfücan, “Burada gayet iyi bir aile ortamımız var. İyi hazırlanıyoruz. Buraya iki kamp döneminin ardından geldik. Riva’da iki kamp yaptık. Burası üçüncü kampımız. Her şey iyi ilerliyor. Dünya kupasına iyi hazırlanıp elimizdeki şampiyon ünvanını vermek istemiyoruz. Uzun yıllardır ambargo koyduk buna, devam etmek istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Dünya kupasını yeniden kazanıp ülkemizi gururlandırmak istiyoruz”
Şeyhmus Erdinç ise iyi bir tesiste dünya kupasına hazırlandıklarını anlattı.
Kupayı yeniden Türkiye’ye getirmek için çok çalışmaları gerektiğini dile getiren Şeyhmus, şunları kaydetti:
“Daha önce de kazandığımız dünya kupasını yeniden kazanıp ülkemizi gururlandırmak istiyoruz. Kamplarımızın henüz başındayız. Turnuvaya daha süremiz var ama biz iyi hazırlanıyoruz. Yüksek irtifa kampıyla birlikte hem kondisyon anlamında hem de teknik anlamda Meksika’da oynacağımız şartlara uygun şekilde antrenmanlarımızı yapıyoruz. Biz bu antrenmanlarla kendimizi daha da yukarı çıkarıp en iyi halimize gelmeyi hedefliyoruz. Takımdaki arkadaşlık ortamı da mükemmel gidiyor. Genç arkadaşlarımız eklenmeye devam ediyor. Biz de onlara abileri olarak daha önceki turnuvalardaki tecrübelerimizi aktarıp dünya kupasına birlik ve beraberlik içerisinde gitmeyi planlıyoruz. Burada bize bu imkanları sunan Kayseri Büyükşehir Belediyesine de teşekkür ederiyorum.”>>>AA
-

Hükümlüler okulları yeni eğitim yılına hazırladı
Çalışma kapsamında 11 okul ile 3 camide boya, bakım, onarım ve çevre düzenlemesi gerçekleştirildi. Eğitim kurumları ve ibadethanelerde yapılan çalışmalarla, yeni eğitim öğretim yılı öncesinde fiziki alanların daha temiz, düzenli ve kullanışlı hale getirilmesi amaçlandı.
Denetimli serbestlik kapsamında yürütülen çalışmalarla yükümlülerin topluma kazandırılmasına yönelik faaliyetlerin yanı sıra, kamu yararına katkı sağlanması da hedefleniyor.

İstanbul Anadolu Denetimli Serbestlik Müdürlüğü bünyesindeki yükümlüler tarafından gerçekleştirilen bakım, onarım ve çevre düzenleme çalışmalarıyla 11 okul ve 3 caminin yeni eğitim öğretim yılı öncesinde ihtiyaç duyulan düzenlemeleri tamamlandı.
Gerçekleştirilen çalışmalar, denetimli serbestlik uygulamasının yalnızca yükümlülerin topluma yeniden kazandırılmasına değil, aynı zamanda kamu yararına yönelik faaliyetlere de katkı sunduğunu ortaya koydu.>>>HABER MERKEZİ
-

Uganda Genelkurmay Başkanı’ndan çağrı: “Türkler ülkeyi terk etsin”
Uganda’da Cumhurbaşkanı Yoweri Museveni’nin oğlu ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Muhoozi Kainerugaba, Türkiye ile aylardır devam eden diplomatik gerilimi skandal boyutlara taşıdı. Kainerugaba, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Türk vatandaşlarının ülkeyi terk etmesini isteyerek elçilik önünde protesto çağrısı yaptı.“Bavullarını Toplayıp Ülkemizden Çıksınlar”
Kainerugaba, X (Twitter) hesabı üzerinden yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:“Uganda’daki Türklerle ilgili her şeyle bağımı çoktan kopardım. Bir an önce bavullarını toplayıp ülkemizden çıkmalılar.”Bu paylaşımın ardından yaklaşık iki saat sonra yeni bir açıklama daha yapan Ugandalı komutan, liderliğini yaptığı Patriotic League of Uganda (PLU) hareketine 18 Eylül 2026 tarihinde Türkiye’nin Kampala Büyükelçiliği önünde eylem yapılması talimatını verdi. Kainerugaba ayrıca aksi yönde açıklama yapacak “Türk ajanlarının” tutuklanacağı tehdidinde bulundu.
Uganda Hükümetinden Resmi Bir Sınır Dışı Kararı Yok
Kainerugaba’nın en üst düzey askeri yetkili ve cumhurbaşkanı danışmanı olmasına rağmen; Uganda Dışişleri Bakanlığı veya Cumhurbaşkanı Yoweri Museveni’den Türk vatandaşlarının sınır dışı edilmesine ya da diplomatik ilişkilerin kesilmesine yönelik resmi bir karar veya açıklama gelmedi. Dolayısıyla söz konusu çıkışlar şu aşamada hükümetin resmi kararı niteliği taşımıyor.Gerilimin Arka Planı: 1 Milyar Dolar ve Fred Lumbuye Krizi
Ankara ile Kainerugaba arasındaki anlaşmazlık yeni değil:-
1 Milyar Dolar Talebi: Kainerugaba, Nisan ayında Uganda ordusunun Somali’deki faaliyetlerini gerekçe göstererek Ankara’dan 1 milyar dolar talep etmiş, aksi takdirde THY ve büyükelçilik faaliyetlerini engellemekle tehdit etmişti.
-
Demiryolu Projesi ve Suçlama: Haziran ayında Türk inşaat firması Yapı Merkezi ile yapılan dev demiryolu sözleşmesini tek taraflı iptal ettiğini iddia etmişti.
-
Fred Lumbuye Çıkmazı: Krizin odağında, Uganda yönetiminin Türkiye’den iadesini talep ettiği hükümet karşıtı muhalif Fred Lumbuye bulunuyor.
Uganda yönetiminin ve Ankara’nın 18 Eylül eylem çağrısına nasıl yanıt vereceği yakından takip ediliyor. -
-

Tobiasz’dan Fenerbahçe maçı öncesi iddialı mesaj
Tobiasz, antrenman öncesi basın mensuplarına yaptığı açıklamada, takıma yeni katıldığını ve çok mutlu olduğunu belirtti.
Geçen hafta oynanan Göztepe maçında kurtardığı penaltı öncesinde havlusundaki notlara baktığı hatırlatılan Polonyalı kaleci, rakip oyuncuları analiz ettiğini ifade etti.

Tobiasz, “Notlar alıyorum kendim için. Her seferinde yüzde 100 garanti değil, bazen sonuç vermiyor ama bu sefer köşeyi doğru tahmin ettiğim için işe yaradı. O yüzden gerçekten çok mutluyum.” dedi.
Fenerbahçe karşılaşmasına da değinen Tobiasz, rakiplerinin Türkiye’nin büyük takımlarından biri olduğunu ancak kendileri için diğer maçlardan farklı olmadığını dile getirdi.

Tobiasz, şunları kaydetti:
“Yüksek enerjili bir maç olacak. Zaten son maçtaki galibiyetten dolayı takımımızın morali çok iyi. O yüzden çok iyi bir maç olacağını düşünüyorum. Galip gelmeye, elimizden geleni yapmaya çalışacağız. Taraftarlarımızdan destek bekliyoruz. Fenerbahçe favori olarak görünmesi bizim sahaya çıkıp mücadele etmeyeceğimiz anlamına gelmiyor. Sahaya çıkıp mücadele edeceğiz ve yenmek için elimizden geleni yapacağız.”
Polonyalı kaleci, milli takımda oynamanın herkesin hayali olduğunu, bunun için de çok çalıştığını sözlerine ekledi.>>>AA
-

Türkiye’nin ağustos yağış tablosu belli oldu
AA muhabirinin, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğünün 2026 Yılı Ağustos Ayı Alansal Yağış Raporu’ndan derlediği bilgilere göre, uzun yıllar ağustos yağış ortalaması metrekareye 14,8 kilogram olarak kayıtlara geçti.
Ağustos 2025’te metrekareye 7,9 kilogram, geçen ay ise ortalama 16,2 kilogram yağış düştü. Buna göre, ağustos yağışları normaline göre yüzde 10, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 100’den fazla arttı.
Yağışlar, Marmara Bölgesi’nin tamamına yakınında, İzmir, Manisa, Kütahya, Çankırı, Kastamonu, Muğla, Ağrı, Hakkari, Van çevreleri ile İç Anadolu’nun orta ve batı kesimleri ve Güneydoğu Anadolu’nun doğusunda normallerine göre yüzde 80’den fazla azaldı, Karaman, Mersin, Hatay, Kayseri, Adana, Malatya, Sivas, Erzincan, Tunceli, Elazığ, Adıyaman, Bingöl çevrelerinde ise normallerinin yer yer 4 katını aştı.
Ağustos yağışları Marmara, Ege ve İç Anadolu bölgelerinde normallerinin altında, diğer bölgelerde normallerinin üzerinde gerçekleşti.
Akdeniz Bölgesi’nde son 11 yılın en yüksek, Marmara Bölgesi’nde ise son 16 yılın en düşük yağış seviyesi kaydedildi.
İllere göre, en fazla yağış metrekareye 107,5 kilogramla Rize’de ölçüldü. Edirne ve Şırnak’ta son 66, Afyonkarahisar, Bilecik, Bursa, Eskişehir, Kırklareli ve Tekirdağ’da ise son 28 yılın en düşük yağış seviyesi görüldü.
Erzincan, Gümüşhane, Elazığ ve Tunceli’de son 66, Malatya ve Sivas’ta son 55, Giresun’da son 42, Karaman’da son 29 yılın en yüksek ağustos ayı yağışı kaydedildi.
Türkiye genelinde ağustosta ortalama 3,8 gün yağış görülürken, 1991-2020 dönemini kapsayan ağustos ayı yağışlı gün sayısı normali 3 gün olarak hesaplandı.
Yağışlı gün sayıları Doğu Karadeniz kıyı kesimleri ve Ardahan, Kars çevrelerinde 15-20 gün aralığında kaydedilirken, İzmir, Muğla, Kırklareli, Edirne, Mardin, Batman, Şırnak ve Siirt çevreleri yağış almadı.
Yağışlar 4 bölgede yüzde 100’den fazla arttı
Marmara Bölgesi’nde ağustos ayı yağışları, normaline göre yüzde 84, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 63 düştü.
Ege Bölgesi’nde ağustos ayı yağışları, normaline göre yüzde 71, geçen yıl ağustos yağışlarına göre yüzde 60 azaldı.
Akdeniz Bölgesi’nde ağustos ayı yağışları, normaline göre yüzde 82, geçen yılın aynı ayının yağışlarına göre yüzde 100’den fazla arttı.
İç Anadolu Bölgesi’nin ağustos ayı yağışları normaline göre yüzde 7 azaldı, geçen yılın ağustos ayı yağışlarına göre yüzde 18 arttı.
Karadeniz Bölgesi’nde ağustos ayı yağışları normaline göre yüzde 11, geçen yıl ağustos ayı yağışlarına göre yüzde 100’den fazla artış gösterdi.
Doğu Anadolu Bölgesi’nde geçen ay yağışlar normaline göre yüzde 85, geçen yıl ağustos ayı yağışlarına göre yüzde 100’den fazla arttı.
Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde ağustos ayı yağışları normaline göre yüzde 6, geçen yılın aynı döneminin yağışlarına göre yüzde 100’den fazla arttı.>>>AA
-

Ziraat Bankkart’ın Fransız voleybolcusu Clevenot’un Ankara sevgisi
Türkiye’de Ziraat Bankkart forması giyen Trevor Clevenot, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kulüpten ve başkentteki yaşamından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Ziraat Bankkart’ın organizasyonunun çok iyi olduğunu vurgulayan Fransız smaçör, “Kulüp harika, organizasyon harika. İşlerini gerçekten iyi yaptıklarını düşünüyorum. Voleybol açısından çok güzel bir ortam var. Ülke açısından da organizasyon çok iyi. Orada kendimi iyi hissediyorum. Bu sezon nereye gideceğimizi göreceğiz. Ama şu anda kafam Avrupa Şampiyonası’nda.” ifadelerini kullandı.
Ankara’nın güzel bir şehir olduğunu aktaran Clevenot, “Ankara’daki hayatı seviyorum. Büyük bir şehir, yapılacak çok şey var. Kendimi iyi hissediyorum ama zamanımın yüzde 95’ini kulüple geçiriyorum.” diye konuştu.
2026 CEV Avrupa Şampiyonası’nda Türkiye ile karşılaşacaklarını hatırlatan 32 yaşındaki oyuncu, “Öncelikle Türkiye’nin gerçekten çok iyi bir takım olduğunu düşünüyorum. Milletler Ligi’nde ilk 8 içinde yer aldılar ve geçen yıldan gelen iyi bir dinamikleri var. Onlara büyük saygı duyuyoruz. Bizim için çok ama çok zorlu bir maç olacak. Mücadele edeceğiz. İyi hazırlanmalıyız ama gerçekten güzel bir maç olacağını düşünüyorum.” değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye’de erkek voleybolunun da geliştiğine dikkati çeken Clevenot, “Takımlara iyi yatırım yapıyorlar. Bu güzel bir şey. Umarım gelecek sezon Şampiyonlar Ligi’ni kazanabilecek bir Türk kulübü olur. Bunun Türkiye için büyük bir hedef olduğunu düşünüyorum. Göreceğiz, bunu gerçekleştirmek için çalışıyoruz.” şeklinde görüş belirtti.
Türk mutfağını da beğendiğini anlatan Clevenot, “Kebabı seviyorum. Genel olarak yemekleri seviyorum, orada gerçekten çok iyi yemekler yiyoruz.” ifadelerini kullandı.>>>AA
-

“C31K” isimli yeni nesil suç örgütüne yönelik operasyonda 27 şüpheli yakalandı
Başsavcılıktan yapılan açıklamaya göre, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yürütülen çalışmalar kapsamında “C31K” isimli yeni nesil suç örgütü içerisinde faaliyet gösterdiği anlaşılan 19’u “adli süreçteki çocuk” olmak üzere 32 şüpheli tespit edildi.
Şüphelilerin, çeşitli sosyal medya platformlarında bebek ve çocuklara ait müstehcen görüntüler paylaştığı, milli ve manevi değerlere yönelik hakaret içerikli paylaşımlarda bulunduğu, Türk bayrağının yakılması, hayvanlara eziyet edilmesi ve hayvanların öldürülmesine ilişkin görüntüler paylaştığı aktarıldı.
Ayrıca şüphelilerin, toplumsal hassasiyet oluşturan güncel olaylarla kamuoyu tarafından tanınan kişilerin kayıplarını istismar ettiği, görsel, yazılı ve sesli mesajlar aracılığıyla şiddet, tehdit ve şantajla korku, panik yaratmaya yönelik içerikler ürettikleri ve çevrimiçi gruplar üzerinden bu içerikleri yaydıkları bildirildi.
Yeni eğitim ve öğretim yılının açılışı sırasında da farklı illerde bulunan üç ayrı okula yönelik silahlı saldırı hazırlığı içerisinde olduklarına dair paylaşımlarda bulunan ve “C31K” isimli yeni nesil suç örgütü içerisinde faaliyet gösterdiği değerlendirilen 32 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.
Bu kapsamda Ankara merkezli 22 ilde eş zamanlı operasyonlar gerçekleştirilirken, 27 şüpheli yakalandı ve dijital materyallere el konuldu.
Diğer şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmaların devam ettiği bildirildi.>>>AA
-

Bakan Kacır’dan BİGG Yatırım Programı’nın 2026 yılı ikinci çağrısına ilişkin paylaşım
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, NSosyal hesabından konuya ilişkin paylaşım yaptı.
BİGG Yatırım Programı’nın 2026 yılı ikinci çağrısını başlattıkları bilgisini veren Kacır, şu değerlendirmelerde bulundu:
“TÜBİTAK, BİGG Yatırım Programı ile girişimci adaylarının teknoloji ve yenilik odaklı iş fikirlerini desteklemeye devam ediyor. Çağrı kapsamında mükemmeliyet mührü alan girişimler yüzde 3 hisse karşılığında 1 milyon 350 bin lira yatırım alabilecek. Türkiye’nin teknoloji ekosistemini güçlendirmeye, girişimcilerimizi desteklemeye devam edeceğiz.

“Kacır, program için son başvuru tarihinin 30 Eylül olduğunu ve programa ilişkin detaylara “https://tubitak.gov.tr/tr/duyuru/turkiyenin-ilk-yatirim-tabanli-girisimcilik-destek-programi-olan-bigg-yatirim-programinin-2026-2-cagrisi-acildi” internet adresinden ulaşılabileceğini kaydetti.>>>AA