Kategori: Gündem

  • Bazı bölgelerde etkisini gösteren kuvvetli yağış, vatandaşlara zor anlar yaşattı!

    Bazı bölgelerde etkisini gösteren kuvvetli yağış, vatandaşlara zor anlar yaşattı!

    Meteoroloji Genel Müdürlüğünün uyarılarının ardından kentteki bazı bölgelerde etkisini gösteren kuvvetli yağış, vatandaşlara zor anlar yaşattı.

    Avrupa Yakası’nda Küçükçekmece, Beşiktaş, Bakırköy, Bahçelievler, Sultangazi ve Şişli ilçelerinde sağanak etkisini gösterdi.

    Başkentte sağanak hayatı olumsuz etkiledi

    D-100 kara yolunda sürücüler araçlarıyla trafikte ilerlemekte zorlandı.

    Bazı alt geçitlerin su basmasına neden olan yağış, bazı ilçelerde de yerini doluya bıraktı.

    Sultangazi Cebeci Mahallesi 2497’nci Sokak’taki bir daireyi ve Eski Habipler Mahallesi Eski Edirne Asfaltı Caddesi üzerindeki bir iş yerini su bastı.

    Selçuklu Bulvarı üzerinde biriken su nedeniyle araçlar ilerlemekte güçlük çekti.

    Gazi Mahallesi 1345’inci Sokak’ta ise yolda çökme meydana geldi ve sokak trafiğe kapatıldı.

    Gaziosmanpaşa Hürriyet Mahallesi’nde, bir aracın lastiği yolda meydana gelen çökme nedeniyle oluşan çukura düştü. Mahsur kalan aracın hareket etmesi için çevredeki vatandaşlar müdahalede bulundu.

    Anadolu Yakası’nda da Üsküdar, Sancaktepe, Pendik ve Kartal’da, sağanak, sabah saatlerinden itibaren aralıklarla etkisini göstermeyi sürdürüyor.

    Kartal Sahili’nde yağışın etkisiyle denizde kirlilik gözlendi. Yollarda biriken sular, hem vatandaşlara hem de sürücülere zor anlar yaşattı.

    Yağmura hazırlıksız yakalananlar, ıslanmamak için korunaklı alanlara ve otobüs duraklarına sığındı. Bazıları da çareyi kafalarına poşet geçirmekte buldu.

    Yağışın etkili olduğu bazı bölgelerde trafikte yoğunluk yaşandı.

    Metrekareye 57 kilogram yağış

    İstanbul Büyükşehir Belediyesinden (İBB) yapılan açıklamaya göre, sağanağa karşı Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM) koordinasyonunda ekipler, 5 bin 638 personel ve 2 bin 74 araçla sahadaki çalışmalarını sürdürüyor.

    Ölçümlere göre en fazla yağış, Şile’nin Darlık Köyü’nde metrekareye 57 kilogram olarak kaydedildi. Üsküdar’da 30 kilogram, Eyüpsultan’da 26 kilogram, AKOM istasyonunda 23 kilogram ve Şişli’de 21 kilogram yağış ölçüldü.

    Yağışların ilerleyen saatlerde, saatte 20 ila 50 kilometre hızla esecek kuvvetli rüzgarla birlikte etkisini artırması bekleniyor. Özellikle Avrupa Yakası Boğaz çevresi ile Anadolu Yakası genelinde gök gürültüsü, şimşek ve kuvvetli yağışların akşam saat 17.00’ye kadar etkili olacağı, gece boyunca ise aralıklarla hafif yağışların görülebileceği tahmin ediliyor.

    Bazı bölgelerde etkisini gösteren kuvvetli yağış, vatandaşlara zor anlar yaşattı!

    Güngören’de sağanak nedeniyle suyla dolan alt geçit tek yönlü ulaşıma kapatıldı

    Eski Londra Asfaltı Caddesi’nde bulunan alt geçidi sağanak nedeniyle su bastı.

    Yağışın etkisiyle kısa sürede su seviyesinin yükselmesi nedeniyle araçlar ilerlemekte güçlük çekti.

    İhbar üzerine bölgeye belediye ekipleri sevk edildi.

    Alt geçidin bulunduğu cadde Edirne istikametinde tek yönlü ulaşıma kapatıldı.

    Belediye ekiplerinin, alt geçitte biriken suyun tahliyesine yönelik çalışmaları devam ediyor.

    Bazı bölgelerde etkisini gösteren kuvvetli yağış, vatandaşlara zor anlar yaşattı!

    Şişli’de alt geçidi su bastı

    Kentte etkisini gösteren sağanak dolayısıyla Zincirlikuyu’daki alt geçidi su bastı.

    Alt geçidin trafiğe kapatılması nedeniyle bölgede araç yoğunluğu yaşandı.

    İhbar üzerine olay yerine itfaiye ile İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) ekipleri sevk edildi.

    Ekiplerin, biriken suyu tahliye etmesiyle alt geçit yeniden araç trafiğine açıldı.

    Üsküdar’daki Gastronomi Sokağı’nı su bastı

    Uncular Caddesi’nde bulunan Gastronomi Sokağı’nı yoğun yağışın etkisiyle su bastı.

    Yükselen su seviyesi, sokaktaki bazı kafe ve restoranların girişlerine kadar ulaştı.

    İhbar üzerine olay yerine gelen belediye ekipleri, yağmur suyunu vidanjör yardımıyla tahliye etti.

    Kafe işletmecisi Feride Benna Taşcı, yağmurun ardından kısa sürede sokağı su bastığını, sokakta bulunan rögarın taştığını anlatarak, yetkililerden bu duruma çözüm bulmalarını istedi.

    Öte yandan, sağanağın ardından Salacak Sahili’nde suyun renginin kahverengiye dönüştüğü görüldü.

    Serik’te sağanak ve hortum hasara yol açtı

    Antalya’nın Serik ilçesinde etkili olan sağanak ve hortum, evlerde, seralarda ve ağaçlarda hasara yol açtı.

    İlçeye bağlı Pınarcık Mahallesi’nde aniden başlayan sağanak, ilerleyen saatlerde hortuma dönüştü. Dar bir alanda etkili olan hortum nedeniyle bir evin çatısı ile 4 naylon örtülü sera zarar gördü.

    Mahalle mezarlığında ise fırtınanın etkisiyle iki ağaç kökünden sökülerek devrildi.

    Bölgede hasar tespit çalışmalarının sürdüğü öğrenildi.

    Bazı bölgelerde etkisini gösteren kuvvetli yağış, vatandaşlara zor anlar yaşattı!

    Çorum

    Kentte gece saatlerinden itibaren başlayan gök gürültülü sağanak, aralıklarla devam etti.

    Öğle saatlerinde etkisini artıran yağış nedeniyle kent merkezindeki bazı cadde ve sokaklarda su birikintileri oluştu.

    Yağışla birlikte hava sıcaklığında hissedilir derecede düşüş yaşandı.

    Kentte serin ve yağışlı havanın pazar günü de devam etmesi bekleniyor.

    Bazı bölgelerde etkisini gösteren kuvvetli yağış, vatandaşlara zor anlar yaşattı!

    Yozgat

    Kent merkezinde etkili olan sağanak, hayatı olumsuz etkiledi.

    Yozgat Belediyesi ve AFAD ekipleri, su baskını yaşanan ev ve iş yerleri ile su birikintisi oluşan yollarda çalışma başlattı.

    Sürücüler trafikte ilerlemekte güçlük çekerken yayalar da suyla kaplanan cadde ve sokaklarda yürümekte zorlandı.

    Yozgat Belediye Başkanı Kazım Arslan, Aşağınohutlu Mahallesi’nde su baskını meydana gelen evlerde incelemede bulundu.

    Bazı bölgelerde etkisini gösteren kuvvetli yağış, vatandaşlara zor anlar yaşattı!

    Burada gazetecilere açıklama yapan Arslan, kent merkezinde 4 evde su baskını yaşandığını söyledi.

    Su baskınlarının, çukurda kalan bölgelerde inşaat alanlarından taşınan taş ve molozların mazgalları tıkaması nedeniyle meydana geldiğini belirten Arslan, belediye ekiplerinin gerekli tedbirleri aldığını ve bölgedeki çalışmaların sürdüğünü kaydetti.

    Öte yandan, merkeze bağlı Lök köyünde etkili olan dolu ve sağanak, hububat ekili alanlara zarar verdi.

    Osmaniye

    Sabah saatlerinde etkili olan sağanak nedeniyle araç sürücüleri trafikte ilerlemekte güçlük çekti.

    Kentteki bazı cadde ve sokaklarda su birikintisi oluştu.

    Musa Şahin Bulvarı’ndaki Devlet Bahçeli Alt Geçidi, biriken su nedeniyle trafiğe kapatıldı.

    Bazı bölgelerde etkisini gösteren kuvvetli yağış, vatandaşlara zor anlar yaşattı!

    Amasya

    Kentte dün akşam saatlerinden bu yana süren yağış, etkisini artırdı. Yağış nedeniyle bazı caddeler ve köprü altları suyla doldu, araçlar güçlükle ilerledi.

    Kent genelinde derelerin debisi yükseldi, bazı noktalarda taşkın meydana geldi. Yolu kaplayan su birikintisi nedeniyle sürücüler farklı güzergahlara yönlendirildi.

    Yağışın etkisini aralıklarla gösterdiği kentte, AFAD, polis ve belediye ekipleri, tıkanan mazgalları açmak için çalışma yürüttü.

    Bursa

    Kentte etkili olan sağanağa hazırlıksız yakalanan vatandaşlar, otobüs duraklarına ve iş yerlerine sığınarak yağıştan korunmaya çalıştı.

    Karacabey ilçesindeki sahilde hortum oluştu. Fırtına nedeniyle bir işletmenin bahçesindeki mobilyalar savruldu.

    Olay anı güvenlik kamerasınca kaydedildi.

    Kastamonu

    Kastamonu’nun Doğanyurt ilçesinde etkili olan sağanak birçok noktada su baskınlarına ve taşkınlara neden oldu.

    Meteoroloji Genel Müdürlüğünün uyarı verdiği bölgede kuvvetli yağışların ardından ilçe merkezinden geçerek Karadeniz’e dökülen Meset Çayı’nın debisi yükseldi.

    Meteorolojiden alınan bilgiye göre, metrekareye 150 kilogramın üstünde yağış alan ilçede birçok noktada su baskınları meydana geldi, taşkınlar oluştu.

    “Patpat” olarak tabir edilen tarım aracı da ilçe merkezindeki cami bahçesine ulaşan sel sularının içinde kaldı.

    Tedbir amaçlı bölgede konuşlandırılan AFAD ve Doğanyurt Belediyesi ekipleri, su baskınlarının yaşandığı noktalarda tahliye için çalışma başlattı.>>>AA

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, vefatının 10. yılında Prof. Dr. Halil İnalcık’ı andı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, vefatının 10. yılında Prof. Dr. Halil İnalcık’ı andı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, “Tarihçilerin Kutbu Prof. Dr. Halil İnalcık Hocamızı vefatının 10’uncu yılında rahmetle ve hürmetle yad ediyorum.” ifadesine yer verdi.>>>AA

  • “Yarısı Bizden kampanyasında başvuruları yıl sonuna bırakmayın” uyarısı

    “Yarısı Bizden kampanyasında başvuruları yıl sonuna bırakmayın” uyarısı

    Kamuoyunda “Kentsel Dönüşüm Kanunu” olarak bilinen 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’un 2012 yılında yürürlüğe girmesiyle Türkiye’de kentsel dönüşüm sürecinde yeni bir dönem başladı.

    O tarihten bu yana İstanbul’da kentsel dönüşüm kapsamına alınan bağımsız bölüm sayısı 1 milyon 274 bini aştı. Bunlardan 998 bininin yapımı tamamlandı. Temmuz ayı itibarıyla İstanbul’un 39 ilçesinde dönüşüm süreci devam eden bağımsız bölüm sayısı ise 276 bini geçti.

    Son dönemlerde dönüşümün hızlanmasını sağlayan desteklerden birisi de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hayata geçirilen “Yarısı Bizden” kampanyası oldu. Bu kapsamda 376 bin 212 bağımsız bölüm dönüşüm sürecine dahil edildi.

    Kampanya çerçevesinde konutlar için 875 bin lira hibe, 875 bin lira düşük faizli kredi ve 125 bin lira taşınma desteği verilirken, iş yerleri için bu rakam toplamda 1 milyon olarak belirlenmişti. 31 Aralık 2026’ya kadar uzatılan kampanyadan bu tarihe kadar ev ve iş yerlerini riskli yapı olarak tespit ettiren tüm vatandaşlar faydalanabilecek.

    Uzmanlar, “Yarısı Bizden” kampanyasının yıl sonunda sona erecek olması nedeniyle evini kentsel dönüşüme sokmayı planlayan vatandaşların, başvuru ve proje süreçlerini hızlandırmaları yönünde uyarıda bulundu.

    “Son günleri beklemek hak kaybına neden olabilir”

    Kentsel Dönüşüm ve Şehircilik Vakfı (KENTSEV) Başkanı Haldun Ersen, deprem gerçeğinin bulunduğu İstanbul’da güvenli konutlarda yaşamanın artık zorunlu olduğunu belirterek, Yarısı Bizden kampanyasının vatandaşların eski ve riskli yapılarını yenileyebilmeleri için önemli bir devlet desteği sunduğunu söyledi.

    Kampanyadan faydalanmak isteyenlerin 31 Aralık’a kadar başvurması gerektiğine işaret eden Ersen, şu değerlendirmelerde bulundu:

    “Kampanyanın yıl sonunda sona erecek olması mevcut desteklerden yararlanmak isteyen ancak süreci erteleyen vatandaşlarımızın dikkat etmesi gereken husustur. Kentsel dönüşüm süreçleri, kat malikleri arasında anlaşma sağlanması, teknik incelemeler, proje hazırlıkları ve resmi başvurular gibi zaman alan aşamalardan oluşuyor. Bu nedenle son günleri beklemek hak kaybına veya başvuru yoğunluğu nedeniyle gecikmelere neden olabilir. Bugün atılacak adım güvenli ve depreme dayanıklı konuta kavuşmanızı sağlayabilir.”

    “Bugün atılacak her doğru adım binlerce insanın hayatını kurtarabilir”

    Şehircilik, Kentsel Dönüşüm ve Entegre Tesis Yönetim Derneği Başkanı Hüseyin Kılınçarslan da Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının dönüşüm konusundaki kararlılığını ve toplumsal farkındalığın artışını memnuniyetle karşıladıklarını dile getirdi.

    Kentsel dönüşüm süreçlerinin hızlanması için kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının işbirliğinin önemini vurgulayan Kılınçarslan, “Bakanlıklarımızın, valiliklerimizin ve belediyelerimizin bu alanda çalışan nitelikli sivil toplum kuruluşlarını sürecin daha etkin bir parçası haline getirmesi, hem vatandaşlarımızın doğru bilgilendirilmesine hem de dönüşüm süreçlerinin daha hızlı, sağlıklı ve güvenilir ilerlemesine büyük katkı sağlayacaktır.” dedi.

    Kılınçarslan, Yarısı Bizden kampanyasının yıl sonuna kadar süreceğini anımsatarak, “Deprem beklemiyor, dolayısıyla zaman kaybetme lüksümüz yok. Bugün atılacak her doğru adım, yarın binlerce insanın hayatını kurtarabilir. Bu nedenle kampanyadan faydalanmak isteyenler başvuru sürecini yıl sonuna bırakmamalı.” ifadelerini kullandı.

    “Kat irtifakı sonrası süre işlemeye başlıyor”

    Gayrimenkul hukukçusu Çiğdem Kezer ise kampanyada başvuru sürelerinin kaçırılmaması gerektiğine dikkati çekerek, kat irtifakı kurulduktan sonra başvurular için 1 yıllık hak düşürücü süre bulunduğunu söyledi.

    Başvuru yapılan bağımsız bölümde ikamet edenlerin kira yardımı ile 125 bin liralık taşınma desteği arasında tercih yapması gerektiğini, iki destekten aynı anda yararlanılamadığını kaydeden Kezer, birden fazla bağımsız bölümü bulunan malikler için hibe desteğinin yalnızca ilk konut için geçerli olduğunu anlattı.

    Kezer, kampanya kapsamında kullandırılan kredilerin geri ödemelerinin yapı ruhsatının alınmasından iki yıl sonra başladığını ve 10 yıla kadar vadelendirilebildiğini kaydederek, ilk yıl faiz uygulanmadığını, sonraki yıllarda ise ödemelerin TÜFE’nin yarısı oranında güncellendiğini anlattı.

    Çiğdem Kezer, kira yardımı başvurularında da binanın yıkımının ardından 1 yıllık başvuru süresinin bulunduğuna işaret etti.>>>AA

  • İstilacı değil, yerli tür!

    İstilacı değil, yerli tür!

    Yükseköğretim Kurulundan (YÖK) yapılan yazılı açıklamada görüşlerine yer verilen Özkan, toplumda çekirgelerin yüksek katlara çıktığı, uçtuğu, zıpladığı, büyük bacakları bulunduğu ve insanlara zarar verebileceği yönünde korku oluştuğunu belirtti.

    Özkan, çekirgelerin bir ülkeden diğerine, şehirler arasında, hatta kıtadan kıtaya göç edebildiğini anlatarak, bugün dünyada tespit edilmiş 10 binden fazla çekirge türü bulunduğunu, bunların 150’den fazlasının Türkiye’de yaşadığını kaydetti.

    Bazı çekirge türlerinin toplu yaşadığını ve olağanüstü çoğalma yeteneğine sahip olduğunu da aktaran Özkan, istilacı bir sürünün yemyeşil bir alanı 15-20 saniyede karartıp, bitki örtüsünü ortadan kaldırabileceğini ancak bunun her zaman gerçekleşmeyeceğini vurguladı.

    Özkan, mevcut durumda endişe edilecek bir tablo bulunmadığının altını çizerek, “Yapılan çalışmalarda bunun istilacı bir tür olmadığı görülüyor. ‘İstilacı’ diyebilmemiz için Türkiye’de yaşamayan, egzotik bir tür olması gerekir. Bu yerli bir tür. Dolayısıyla şu anda çiftçilerin korkacağı bir durum söz konusu değil. Ancak çiftçilerimiz böcekleri sürekli izlemeli, yoğunluk ekonomik zarar eşiğine geldiğinde gerekli mücadele yapılmalı.” ifadelerini kullandı.

    Artışın nedeni sıcaklık ve yağış

    Çekirge sayısındaki artışın, “göç” ya da “istila” olarak yorumlanmaması gerektiğini ifade eden Özkan, böceklerin soğukkanlı (poikilotermal) canlılar olduğunu ve sıcaklıktan çok etkilendiğini bildirdi.

    Popülasyondaki yükselişin iki temel nedeninin ani sıcaklık artışı ile yıl içindeki yağış ve nem artışı olduğunu belirten Özkan, “Bir-iki santigrat derece sıcaklık artışı bile böceklerin olağanüstü çoğalması için yeterli. Yağış ve sıcaklık, böceklerin sayısının hızla artmasına neden oldu.” bilgisini verdi.

    Özkan, bir santigrat derecelik artışın böcek popülasyonunu üç ile beş kat artırabileceğini kaydetti.

    Popülasyonlardaki ani iniş ve çıkışların, özellikle istilacı türlerde, ekolojik dengenin bozulduğuna ve küresel iklim değişikliğinin etkilerine işaret edebileceğini vurgulayan Özkan, çevrenin kirletilmemesi ve karbon salınımının azaltılması gerektiğini belirtti.

    Özkan, ekolojik dengenin bozulmasının istilacı türleri ve aşırı popülasyon artışlarını beraberinde getirebileceğini, bundan en fazla insanın zarar göreceğini ifade etti.

    Bilinçsiz ilaçlama direnç gelişimine yol açabilir

    Vatandaşlara korkmamaları tavsiyesinde bulunan Özkan, çekirgelerin insanlar için zehirli olmadığını ve insanlara saldırmadığını belirterek, bazı çekirgelerin bitkilerle, bazılarının ise diğer böceklerle beslendiğini, etçil türlerin dahi insanlara yönelmediğini vurguladı.

    Çekirgelerin binalara girmesini önlemek için sineklik kullanılabileceğini aktaran Özkan, evde görülen çekirgeler için hemen tarım ilacı kullanılmaması gerektiğini belirtti. Özkan, bilinçsiz ilaçlamanın direnç gelişimine yol açarak, sorunu büyütebileceği uyarısında bulundu.

    Prof. Dr. Cem Özkan, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Ekonomik zarar eşiği geçildiğinde gerekli müdahaleler yapılacaktır. Tarımsal alanda popülasyon çok artarsa kayıplar olabilir, bu konuyla Tarım ve Orman Bakanlığı ilgileniyor. Şu anda panik olacak bir şey yok. Sıcaklık geçince denge kurulacak.10-15 gün içinde çekirge sorununun kendiliğinden azalacağını düşünüyorum.”

    Çekirge artışıyla aynı dönemde martı ve karga sayısının da yükseldiğine işaret eden Özkan, canlıların birbirleriyle denge içinde olduğunu, böcek olmadığında kuşların da olmayacağını söyledi.

    Özellikle İstanbul’daki durumun bir süre izlenmesi gerektiğini belirten Özkan, kuşların çekirgelerle beslenmesiyle bozulan dengenin yeniden kurulacağını ifade etti.

    Özkan, iklim değişikliği nedeniyle böceklerin dünya genelinde kendilerine daha uygun bölgelere göç ettiğini vurgulayarak, sıcaklık arttıkça Türkiye’de daha önce bulunmayan türlerin de gelebileceğini, benzer durumun bitkiler için de geçerli olduğunu sözlerine ekledi.>>>AA

  • Uzmanlardan yaz tatilinde çocukların doğa ve aile büyükleriyle vakit geçirmesi önerisi

    Uzmanlardan yaz tatilinde çocukların doğa ve aile büyükleriyle vakit geçirmesi önerisi

    Okulların yaz tatiline girmesiyle birlikte aileler tatil planlarını yapmaya başlarken, uzmanlar çocukların uzun süre ekran başında kalmasının ve doğadan, köy yaşamından, akrabalık ilişkilerinden uzaklaşmasının gelişimleri üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğini belirtiyor.

    Ebeveynlerin çocuklarıyla birlikte tüm tatili otellerde geçirmesinin, çocukların sosyal, kültürel ve duygusal gelişimleri açısından bazı eksikliklere yol açabileceğini kaydeden uzmanlar, yaz döneminin aile bağlarını güçlendirmek, aile büyükleriyle vakit geçirmek ve çocukları farklı deneyimlerle buluşturmak için fırsat olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.

    Etik ve Toplumsal Değerler Uzmanı Prof. Dr. Esra Akın, AA muhabirine, yaz tatili dendiğinde aklına “otel tatili” gelenlerin artık çok fazla olduğunu söyledi.

    Uzmanlardan yaz tatilinde çocukların doğa ve aile büyükleriyle vakit geçirmesi önerisi

    Türkiye’nin hemen hemen her şehrinde çeşitli müze ve kültür merkezleri olduğunu vurgulayan Akın, çocukların yıl boyunca telefon ve televizyon ekranlarına hapsolduğunu, onların başka hayatlarla empati kurabilmesi için sanatsal faaliyetlerin öne çıkarılması gerektiğini dile getirdi.

    Akın, ailece izlenecek bir tiyatro oyunu veya birlikte gidilecek bir konserin, çocuklara unutamayacakları anlar yaşatabildiğini ifade etti.

    Büyükanne, büyükbaba, amca, teyze gibi kavramların bir çocuğun hayatındaki kolonlar olduğuna dikkati çeken Akın, yaz tatilinin, ihmal edilen bu kavramlarla barışmak ve yakınlaşmak için fırsat olabileceğini kaydetti.

    “Özellikle gençlerimiz dedeleriyle, nineleriyle daha çok vakit geçirmeli”

    Prof. Dr. Akın, yaz tatilinin, manevi değerlerin içselleştirilmesinde fırsat olarak değerlendirilmesini tavsiye ederek, “Özellikle gençlerimiz dedeleriyle, nineleriyle daha çok vakit geçirmeli. Onların hayat tecrübelerini dinlemeli, kendi hayatına ders olarak almalı. Bu pratik, gençlerin hayatta daha özgüvenli ve daha bilinçli yürümelerini sağlayacaktır.” dedi.

    Yaz tatilinin sanki her gün denizde, havuzda geçmesi gerekliymiş gibi algılanmasının doğru olmadığını kaydeden Akın, bireyler kent hayatına gömüldüğü için bir süre sonra köy kavramından uzaklaşıldığını aktardı.

    Akın, son yıllarda teknolojik gelişmelerin etkisiyle ciddi değişimler yaşandığını, bu değişimin bireylerin dinlenme seçeneklerini, tatile olan bakış açılarını ve bu bağlamdaki kararlarını da etkilediğini belirtti.

    Ailelerin yaz sürecine dair planlamalarını daha çok dinlenme ve eğlenme odaklı yaptıklarını aktaran Akın, “Oysa hem aileler için hem de çocuklar için tatil sadece eğlenmenin, dinlenmenin olduğu alanlara değil, özellikle bireysel gelişimi, sosyalleşmeyi, kültürleşmeyi, aile bağlarının güçlenmesini, yeni alışkanlıklar, hobiler edinebilmeyi, farklı kültürlere iştirak edebilme gibi ya da memleketimizde farklı şehirleri ziyaret edebilme gibi birçok seçenekte de değerlendirilmesi gerekir.” diye konuştu.

    Esra Akın, çocukların tüketim odaklı yetiştirildiğini belirterek, tatil planlamalarının da bu şekilde yapılmasının çocukların anlam-değer dünyasını olumsuz etkilediğini, bu şekilde eğlence, haz odaklı tüketime yönelik bir algı oluştuğunda sorumluluktan, sosyalleşme ve kültürel edimlerden yoksun çocukların yetiştiğini anlattı.

    Modernleşmeyle beraber aile ve kültürel değerlerde bir aşınma ve zayıflama da görüldüğünü dile getiren Akın, bunun da ciddi kültürel kopuşlar meydana getirdiğini, bunun önüne geçmenin yollarından birinin de çekirdek aile ile geniş aile ve komşular arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesinden geçtiğini söyledi.

    Akın, kitap okumak, resim yapmak, tiyatroya gitmek, sanatın herhangi bir dalıyla uğraşmak ve bu anlamda etkileşimler içerisinde olmanın, çocuklarda kişilik gelişimine ve farkındalık geliştirmelerine katkı sağlayacağını ifade etti.

    Çocukların doğayla, toprakla, hayvanlarla iç içe olabileceği bir alana dokunabilmesinin onlarda hem fiziksel hem de ruhsal yönden olumlu değişim ve gelişimler sağladığını kaydeden Akın, şöyle devam etti:

    “Özellikle çevre bilincinin gelişmesi, hayvan sevgisinin şekillenmesi, üretmenin anlamlılığı, üretirken gösterilen sabrın değeri gibi birçok noktada farklı başlıklarda farkındalıklar oluşturmasına neden olacaktır ve özellikle de dikkat dağınıklığı, öğrenme güçlüğü, anksiyete, gerçeklik algısında değişim gibi bugün teknolojinin yarattığı birçok olumsuz etkiler de evlatlarımızda görülmeyecek. Doğayla iç içe olan çocuklarımızda, yani hareket halinde olan çocuklarımızda fiziksel aktivitenin getirdiği yine fizyolojik bağlamda da olumlu sonuçlar ortaya çıkacaktır.”

    “Ekrandan uzak tutmak çocuğun sosyal gelişimi için ön koşuldur”

    Çocuk Gelişim Uzmanı ve Psikolog Filiz Yıldırım ise yaz tatilinin sadece dinlenme süreci olmadığını belirterek, sadece otel, deniz, havuz gibi aktivitelerle zaman geçiren çocukların öğrenme süreçlerinden koptuğuna dikkati çekti.Uzmanlardan yaz tatilinde çocukların doğa ve aile büyükleriyle vakit geçirmesi önerisi

    Yıldırım, 3 aylık tatil sürecinde öğrenmeye ve gelişmeye uzun süre ara vermenin çocuklarda gerileme yaşattığını vurgulayarak, “Çocuk, eylülde okullar açıldığında yüzde 30 öğrenme kaybıyla okula başlar. Araştırmalar bunu gösteriyor. O nedenle yaz tatilini sadece dinlenme süreci olarak düşünmek çok yanlıştır. Çocuğu yüzde 30 geriletir. Her gün kitap okumak, bitirdiği yılın konularına göz gezdirmek, çok değil ama her gün belli bir miktar öğrenme sürecine devam etmek, tatil kitaplarından, ders videolarından bir şeyler izlemek, yazmak çocuğun zihnini, beynini öğrenme sürecinde yolda tutar.” ifadesini kullandı.

    Tatil döneminin, çocuğun ve ailenin birlikte kaliteli vakit geçirebileceği çok güzel bir fırsat olduğunu anlatan Yıldırım, ancak sürekli ekran başında otelde, havuzda vakit geçiren çocuğun sosyal gelişimden, kültürlenme fırsatından mahrum kaldığını aktardı.

    Çocuğun sosyal becerilerinin gelişmesi için öncelikle sosyal ortamlara girmesi, insanlarla etkileşim içinde olması gerektiğine işaret eden Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Ekrandan uzak tutmak çocuğun sosyal gelişimi için ön koşuldur. Çocuk ekran başında toplumdan aileden uzaklaşır, bir yalnızlık içinde ekranın esiri olur. Çocuğu ekrandan uzak tutmak için ona ekranın yerine geçebilecek, fiziksel, zihinsel ve ruhsal ihtiyaçlarını karşılayabilecek ortamlar sunmak gerekir. Aile ile birlikte geçirilecek vakit, oyunlar, kutu oyunları, doğada insanlarla, aile ile arkadaşlarla buluşma, aile büyükleriyle bir araya gelme, teyzelerle dayılarla kuzenlerle bol bol vakit geçirme, bunların hepsi çocuğun sosyalleşmesi için çok güzel fırsatlardır.”

    Bunun yanı sıra çocuğu sadece tüketen bir kimlik olarak değil, aynı zamanda çevresine, ailesine bulunduğu şehre, dünyaya katkı sunan bir kimlik olarak yetiştirmek gerektiğini kaydeden Yıldırım, “Sokaktaki hayvanlara yaz sıcağında su vermek, beslemek, yaşadığı çevrede ihtiyaç sahibi canlıları fark etmek ve gücü ölçüsünde yardım etmek, ağaçlara, kuşlara, doğaya dikkatini çekmek, yaşadığı dünya ile etkileşim içinde bir çocuk yetiştirmek çok önemlidir.” değerlendirmesinde bulundu.

    Yıldırım, kuşaklar arası iletişimin çocukların kimlik gelişiminde önemli rol oynadığını vurgulayarak, şunları dile getirdi:

    “Eğer çocuğun dedesi ninesi hayattaysa, yaşıyorsa bu o çocuk için çok büyük bir şanstır. Kendi büyüklerini görmek, onlara sarılmak, onlarla sohbet etmek, hayatın içinden damıtılmış o güzel anıları dinlemek bir çocuk için çok önemli kaynaktır. Bir çocuk köklerinden beslenerek büyür ve bir yetişkin olur. Kökleri ile iletişim halinde olmak çok değerlidir. O nedenle okul döneminde ziyaret edemediğimiz uzaktaki aile büyüklerine yaz tatilinde mutlaka gitmek, onlarla vakit geçirmek onların elinden yemek yemek, bir çocuğun sinir sistemine çok büyük katkıdır.”>>>AA

  • Türkiye’nin eğitimli arama kurtarma kapasitesi 3 yılda 10 katın üzerine çıktı

    Türkiye’nin eğitimli arama kurtarma kapasitesi 3 yılda 10 katın üzerine çıktı

    AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, Türkiye’nin afetlere hazırlık ve müdahale gücünü artırmak amacıyla AFAD tarafından yürütülen 100 bin kişilik Arama Kurtarma Ekibi Projesi’nde hedef aşıldı.

    Proje kapsamında kamu kurum ve kuruluşları ile sivil toplum kuruluşlarının arama kurtarma ekiplerine verilen eğitimlerle ulusal ölçekte afetlere müdahale edebilecek eğitimli personel havuzu genişletildi.

    Eğitimli ulusal arama ve kurtarma personeli sayısı 2023’te 15 bin 250 iken, bu yıl 160 bin 13’e ulaştı.

    Böylece Türkiye’nin eğitimli ulusal arama ve kurtarma kapasitesi son 3 yılda 10 katın üzerine çıktı. Arama kurtarma ekiplerinin uygulamalı eğitimlerinde kullanılan parkur sayısı da 125’e yükseldi.

    Geçen yıl 889 olan afetlerde görev alan müdahale ve destek araçlarının sayısı ise 1304’e ulaştı. Böylece araç kapasitesinde 415 araçlık, yaklaşık yüzde 47 artış sağlandı.

    AFAD, 5 bin 339 olaya doğrudan müdahale etti

    AFAD ekipleri, 1 Ocak-16 Temmuz döneminde Türkiye genelinde meydana gelen 5 bin 339 afet ve acil durum olayına müdahalede bulundu.

    Bu dönemde 2 bin 366 sel ve su baskını, 883 orman yangını, 492 heyelan ve 305 fırtına meydana geldi, Türkiye’de büyüklüğü 4 ve üzerinde 119 deprem kaydedildi, 63 çığ, 30 yıldırım düşmesi ve 5 maden kazası yaşandı.

    “Afetlere karşı hazırlığımızı her geçen gün güçlendiriyoruz”

    İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, Türkiye’nin eşsiz doğal ve coğrafi zenginliklerinin yanı sıra deprem, sel, heyelan, orman yangını ve çığ gibi farklı afet türlerinin yaşanabildiği bir coğrafyada bulunduğunu belirtti.

    Bu coğrafi gerçeğin afetlere karşı sürekli hazırlıklı olmayı zorunlu kıldığını vurgulayan Çiftçi, AFAD’ın eğitimli insan kaynağını, teknik altyapısını ve müdahale imkanlarını her geçen gün geliştirdiğini ifade etti.

    Çiftçi, şunları kaydetti:

    “Afet yönetiminde başarı elbette yalnızca olay anındaki müdahaleyle değil, önceden oluşturulan güçlü bir hazırlık kapasitesiyle mümkündür. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığımız, büyük bir özveriyle yürüttüğü eğitim, koordinasyon ve kapasite geliştirme çalışmalarıyla ülkemizin her noktasında afetlere hazırlık gücünü artırmaktadır. Kamu kurumlarımız ve sivil toplum kuruluşlarımızla birlikte oluşturduğumuz bu güçlü yapıyı daha da ileri taşıyarak vatandaşlarımızın ihtiyaç duyduğu her anda en hızlı ve etkili şekilde yanlarında olmayı sürdüreceğiz.”>>>AA

  • F-16 savaş uçakları Karadeniz’in batısında eğitim uçuşu yaptı

    F-16 savaş uçakları Karadeniz’in batısında eğitim uçuşu yaptı

    Bakanlığın NSosyal hesabından yapılan paylaşımda, “Karadeniz semalarına atılan çelik imza. Hava Kuvvetleri Komutanlığımıza bağlı 9’uncu Ana Jet Üs Komutanlığı (Balıkesir) tarafından F-16 uçaklarımız ile Karadeniz’in batısında Karadeniz eğitim uçuşu gerçekleştirildi.” ifadeleri kullanıldı.

    Paylaşımda, eğitim uçuşuna ilişkin görüntüler de yer aldı.>>>AA

  • Su baskınları nedeniyle zemin katlarda yaşayanlar tahliye edildi

    Su baskınları nedeniyle zemin katlarda yaşayanlar tahliye edildi

    Valilikten yapılan yazılı açıklamaya göre, Meteoroloji Genel Müdürlüğünün yoğun yağış uyarıları gereğince kentte Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) Afet Çalışma Grupları teyakkuza geçirildi.

    Sahil bölgelerinde bulunan Cide, Doğanyurt, İnebolu, Abana, Bozkurt, Çatalzeytin ilçelerindeki yoğun yağış riski olan bölgelere DSİ 23. Bölge Müdürlüğü, Karayolları 15. Bölge Müdürlüğü, Kastamonu Orman Bölge Müdürlüğü, AFAD İl Müdürlüğü ve Kastamonu İl Özel İdaresi tarafından iş makinesi, araç ve personel konuşlandırıldı.

    Cide ilçesinde saat 04.00 sıralarında 150’den fazla evi, iş yerini ve depoyu su bastı, bazı araçlar su birikintilerinde kaldı. Su baskınında can kaybı yaşanmadı.

    Zemin katlarda yaşayanlar, güvenli alanlara tahliye edildi. Tahliye sonrası talep edenler, ilçe merkezindeki yurtlara alındı.

    Yağış ve su miktarının azaldığı ilçede ulaşım engeli bulunmuyor.

    TAMP afet grupları, ilçe merkezinde gerekli çalışmalara devam ediyor.>>>AA

  • Bugün kimin maçı var, hangi kanalda? 25 Temmuz 2026 maç takvimi ve yayın bilgileri

    Bugün kimin maçı var, hangi kanalda? 25 Temmuz 2026 maç takvimi ve yayın bilgileri

    25 Temmuz 2026 Cumartesi günü futbolseverlerin heyecanla beklediği karşılaşmaların saatleri, takımların durumları ve canlı yayın kanalları…

    Süper Lig Temsilcileri ve Avrupa Devleri Sahada

    Soccer ball resting on a green grass field next to a white sideline.

    Günün öne çıkan mücadelelerinde Süper Lig ekiplerinden Samsunspor, Konyaspor ve Çaykur Rizespor yeni sezon provasında boy gösterecek. Konyaspor, İngiltere Championship ekibi Hull City ile kozlarını paylaşırken; Çaykur Rizespor Hırvatistan temsilcisi Osijek ile karşı karşıya gelecek.

    Avrupa futbolunda ise Borussia Dortmund, Bayern Münih, Milan ve Juventus gibi devler sahne alıyor. Borussia Dortmund’un Fortuna Düsseldorf ile oynayacağı maç ve Milan’ın Celtic ile yapacağı mücadele TRT Spor ekranlarından futbolseverlerle buluşacak.

    25 Temmuz 2026 Cumartesi Maç Programı ve Yayın Kanalları

    Günün tüm hazırlık karşılaşmaları ve yayın bilgileri şöyle listelendi:

    • 11.30: Girona – Alavés

    • 12.30: RB Leipzig – Ingolstadt

    • 13.00: Annecy – Brighton

    • 14.00: Fortuna Düsseldorf – Borussia Dortmund (TRT Spor)

    • 15.00: RAAL La Louvière – Samsunspor

    • 16.30: Wehen Wiesbaden – Bayern Münih

    • 17.00: Celtic – Milan (TRT Spor)

    • 18.30: Konyaspor – Hull City (TV8,5)

    • 21.00: Çaykur Rizespor – Osijek

    • 21.00: Standard Liège – Juventus

  • Kaya Çilingiroğlu’ndan yıllar sonra gelen “Ferrari” çıkışı: “Hülya’yı aldatan koca olarak tanındım, Feraye’ye haksızlık yapıldı”

    Kaya Çilingiroğlu’ndan yıllar sonra gelen “Ferrari” çıkışı: “Hülya’yı aldatan koca olarak tanındım, Feraye’ye haksızlık yapıldı”

    Magazin gündemine oturan röportajın öne çıkan detayları…

    “Aşk Zehra’nın Doğumuyla Bitti”

    İzzet Çapa’nın “Hülya Avşar gibi bir kadını nasıl aldattın?” sorusu üzerine samimi açıklamalarda bulunan Çilingiroğlu, Hülya Avşar ile olan evliliklerinin “Ferrari” olayından çok daha önce fiilen bittiğini vurguladı:

    “Hülya Avşar gibi bir kadını 15 sene taşımak kolay iş değildi. Bütün Türkiye’nin peşinde olduğu, son derece popüler biriydi. Beni herkes spor programlarına başlayana kadar ‘Hülya Avşar’ı aldatan kocası’ olarak tanıdı. Ama o dönemde bizim ilişkimiz zaten koptu kopacak durumdaydı. Aslında evliliğimizde aşk, kızımız Zehra’nın doğumuyla bitti. Ondan sonra sadece aşırı bir arkadaşlık kaldı.”

    “Feraye’ye Büyük Haksızlık Yapılıyor”

    Magazin tarihinin en popüler potlarından biri kabul edilen ve “Yeni arabanız Ferrari mi?” sorusunu “Siz Feraye’yi nereden tanıyorsunuz?” şeklinde yanıtlayarak gizli ilişkisini açık ettiği olaya da değinen Çilingiroğlu, şu ifadeleri kullandı:

    “Aşk bitince kafana uygun birini arıyorsun. Fikirler uyuşmayınca ilişki bitme noktasına geldi. O yüzden bu süreçte Feraye’ye büyük haksızlık yapılıyor. Zaten bitmiş bir ilişki vardı.”

  • God of War Laufey çıkış tarihi belli oldu! San Diego Comic-Con 2026’da dev duyuru

    God of War Laufey çıkış tarihi belli oldu! San Diego Comic-Con 2026’da dev duyuru

    İçinde bulunduğumuz 25 Temmuz 2026 Cumartesi günü yayımlanan tarih fragmanıyla birlikte oyunun çıkış takvimi ve hikaye detayları kesinleşti.

    God of War Laufey Ne Zaman Çıkacak?

    San Diego Comic-Con panelinin ardından PlayStation’ın resmi kanallarında duyurulan bilgilere göre:

    • Çıkış Tarihi: 16 Şubat 2027

    • Platform: PlayStation 5

    • Geliştirici: Santa Monica Studio

    Haziran 2026’daki State of Play etkinliğinde ilk oynanış fragmanı gösterilen yapım, daha önce sadece “2027” olarak işaret edilmişti. Yeni duyuruyla birlikte kesin çıkış tarihi 16 Şubat 2027 olarak netleşti.

    Kratos Yerine Faye Başrolde: Fikir 9 Yıldır Masadaydı

    İlk kez ana karakter konumuna geçen Laufey’e (Faye) hayat veren oyuncu Deborah Ann Woll, projenin kendisine ilk olarak 2018 yılında sunulduğunu aktarmıştı. Bu durum, oyunun temel konseptinin 2018 yapımı God of War’un çıkış döneminden bu yana geliştirildiğini ortaya koyuyor.

    Oyun, Faye’in Kratos ve Atreus ile tanışmadan önceki İskandinav dönemini ve devler diyarındaki mücadelesini ele alarak serideki pek çok karanlık noktayı aydınlatacak.

    Gelecek God of War Oyunuyla Doğrudan Bağlantılı Olacak

    Comic-Con panelinde paylaşılan bir diğer kritik bilgi ise serinin ana hikayesinin geleceğiyle ilgili oldu. Kratos’un başrolde yer alacağı bir sonraki ana God of War oyununun God of War Laufey’den sonra çıkacağı ve iki oyunun hikayesinin birbiriyle doğrudan bağlantılı olacağı doğrulandı. Laufey’in macerasında yaşanacak olaylar, Kratos’un bir sonraki büyük yolculuğuna doğrudan zemin hazırlayacak.

  • Kılıçdaroğlu’ndan Yeni Parti iması: “CHP’de arınma büyük ölçüde gerçekleşti”

    Kılıçdaroğlu’ndan Yeni Parti iması: “CHP’de arınma büyük ölçüde gerçekleşti”

    Gerçekleşen törende Kılıçdaroğlu’nun öne çıkan kritik mesajları…

    “Yolsuzluktan Hapse Girenin Yanında Durmam”

    Siyasete girdiği günden bu yana yolsuzlukla mücadelesiyle öne çıktığını hatırlatan Kılıçdaroğlu, kendisine yönelik eleştirilere ve tutuklanan CHP’li isimlere ilişkin tutumunu sert bir dille ifade etti:

    “Siyasetçi temiz ve ahlaklı olmak zorundadır. Ben siyasette yolsuzluklara karşı çıktığım için, yolsuzluklarla mücadele ettiğim için tanındım. Bana bir ara dediler ki: ‘Şu adam hapse atıldı, sen de bunun yanında dur.’ Yolsuzluğu varsa yanında durmam! Ahlaklı insanın, düzgün insanın başımın üstünde yeri vardır.”

    “Siyasete Girip Zenginleşenlerle Yol Yürümeyiz”

    Siyasetin kişisel zenginleşme aracı olarak kullanılmasına tepki gösteren Kılıçdaroğlu, party bünyesinde para ile satın alınamayacak kadrolara ihtiyaç olduğunu belirtti:

    “Ama kardeşim, ben siyasete girdim; birdenbire zenginleştim, birdenbire köşeyi döndüm… Siyaset halk için yapılır. Sahtekarlık yapanlar bizimle yol yürüyemez. CHP’de para ile satın alınmayacak kadrolara ihtiyacımız var.”

    Yeni Parti Kurulumuna “Arınma” Yorumu

    Konuşmasının son bölümünde, Özgür Özel liderliğinde kurulan Yeni Parti’nin ayrılış sürecini ima eden Kılıçdaroğlu, CHP’deki değişim ve dönüşüm sürecine dikkat çekerek konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

    “CHP, arınmak zorunda olan bir partidir. Neyse, çok şükür o da büyük ölçüde gerçekleşti.”

  • Uzmanlardan “başvuruları yıl sonuna bırakmayın” uyarısı

    Uzmanlardan “başvuruları yıl sonuna bırakmayın” uyarısı

    Kamuoyunda “Kentsel Dönüşüm Kanunu” olarak bilinen 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’un 2012 yılında yürürlüğe girmesiyle Türkiye’de kentsel dönüşüm sürecinde yeni bir dönem başladı.

    O tarihten bu yana İstanbul’da kentsel dönüşüm kapsamına alınan bağımsız bölüm sayısı 1 milyon 274 bini aştı. Bunlardan 998 bininin yapımı tamamlandı. Temmuz ayı itibarıyla İstanbul’un 39 ilçesinde dönüşüm süreci devam eden bağımsız bölüm sayısı ise 276 bini geçti.

    Son dönemlerde dönüşümün hızlanmasını sağlayan desteklerden birisi de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hayata geçirilen “Yarısı Bizden” kampanyası oldu. Bu kapsamda 376 bin 212 bağımsız bölüm dönüşüm sürecine dahil edildi.

    Kampanya çerçevesinde konutlar için 875 bin lira hibe, 875 bin lira düşük faizli kredi ve 125 bin lira taşınma desteği verilirken, iş yerleri için bu rakam toplamda 1 milyon olarak belirlenmişti. 31 Aralık 2026’ya kadar uzatılan kampanyadan bu tarihe kadar ev ve iş yerlerini riskli yapı olarak tespit ettiren tüm vatandaşlar faydalanabilecek.

    Uzmanlar, “Yarısı Bizden” kampanyasının yıl sonunda sona erecek olması nedeniyle evini kentsel dönüşüme sokmayı planlayan vatandaşların, başvuru ve proje süreçlerini hızlandırmaları yönünde uyarıda bulundu.

    “Son günleri beklemek hak kaybına neden olabilir”

    Kentsel Dönüşüm ve Şehircilik Vakfı (KENTSEV) Başkanı Haldun Ersen, deprem gerçeğinin bulunduğu İstanbul’da güvenli konutlarda yaşamanın artık zorunlu olduğunu belirterek, Yarısı Bizden kampanyasının vatandaşların eski ve riskli yapılarını yenileyebilmeleri için önemli bir devlet desteği sunduğunu söyledi.

    Kampanyadan faydalanmak isteyenlerin 31 Aralık’a kadar başvurması gerektiğine işaret eden Ersen, şu değerlendirmelerde bulundu:

    “Kampanyanın yıl sonunda sona erecek olması mevcut desteklerden yararlanmak isteyen ancak süreci erteleyen vatandaşlarımızın dikkat etmesi gereken husustur. Kentsel dönüşüm süreçleri, kat malikleri arasında anlaşma sağlanması, teknik incelemeler, proje hazırlıkları ve resmi başvurular gibi zaman alan aşamalardan oluşuyor. Bu nedenle son günleri beklemek hak kaybına veya başvuru yoğunluğu nedeniyle gecikmelere neden olabilir. Bugün atılacak adım güvenli ve depreme dayanıklı konuta kavuşmanızı sağlayabilir.”

    “Bugün atılacak her doğru adım binlerce insanın hayatını kurtarabilir”

    Şehircilik, Kentsel Dönüşüm ve Entegre Tesis Yönetim Derneği Başkanı Hüseyin Kılınçarslan da Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının dönüşüm konusundaki kararlılığını ve toplumsal farkındalığın artışını memnuniyetle karşıladıklarını dile getirdi.

    Kentsel dönüşüm süreçlerinin hızlanması için kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının işbirliğinin önemini vurgulayan Kılınçarslan, “Bakanlıklarımızın, valiliklerimizin ve belediyelerimizin bu alanda çalışan nitelikli sivil toplum kuruluşlarını sürecin daha etkin bir parçası haline getirmesi, hem vatandaşlarımızın doğru bilgilendirilmesine hem de dönüşüm süreçlerinin daha hızlı, sağlıklı ve güvenilir ilerlemesine büyük katkı sağlayacaktır.” dedi.

    Kılınçarslan, Yarısı Bizden kampanyasının yıl sonuna kadar süreceğini anımsatarak, “Deprem beklemiyor, dolayısıyla zaman kaybetme lüksümüz yok. Bugün atılacak her doğru adım, yarın binlerce insanın hayatını kurtarabilir. Bu nedenle kampanyadan faydalanmak isteyenler başvuru sürecini yıl sonuna bırakmamalı.” ifadelerini kullandı.

    “Kat irtifakı sonrası süre işlemeye başlıyor”

    Gayrimenkul hukukçusu Çiğdem Kezer ise kampanyada başvuru sürelerinin kaçırılmaması gerektiğine dikkati çekerek, kat irtifakı kurulduktan sonra başvurular için 1 yıllık hak düşürücü süre bulunduğunu söyledi.

    Başvuru yapılan bağımsız bölümde ikamet edenlerin kira yardımı ile 125 bin liralık taşınma desteği arasında tercih yapması gerektiğini, iki destekten aynı anda yararlanılamadığını kaydeden Kezer, birden fazla bağımsız bölümü bulunan malikler için hibe desteğinin yalnızca ilk konut için geçerli olduğunu anlattı.

    Kezer, kampanya kapsamında kullandırılan kredilerin geri ödemelerinin yapı ruhsatının alınmasından iki yıl sonra başladığını ve 10 yıla kadar vadelendirilebildiğini kaydederek, ilk yıl faiz uygulanmadığını, sonraki yıllarda ise ödemelerin TÜFE’nin yarısı oranında güncellendiğini anlattı.

    Çiğdem Kezer, kira yardımı başvurularında da binanın yıkımının ardından 1 yıllık başvuru süresinin bulunduğuna işaret etti. >>>AA

  • Ahbap’a yapılan bağış miktarları belli oldu! Haluk Levent ve Ahbap soruşturmasında son durum

    Ahbap’a yapılan bağış miktarları belli oldu! Haluk Levent ve Ahbap soruşturmasında son durum

    İçinde bulunduğumuz 25 Temmuz 2026 Cumartesi günü soruşturma dosyasına giren mali inceleme raporları ve ünlü isimlerin ifadelerine ilişkin son gelişmeler…

    En Yüksek Bağış Cengiz Ünder ve Çağlar Söyüncü’den

    Soruşturma kapsamında incelenen hesap hareketlerine göre, derneğe nakdi olarak en yüksek bağış yapan isimler 2 milyon 692 bin 515’er TL ile milli futbolcular Cengiz Ünder ve Çağlar Söyüncü oldu.

    Ünlü televizyoncu Acun Ilıcalı’nın ise 100 TIR su ve 5 milyon TL değerinde eşya desteği sağladığı tespit edildi. Ayrıca Can Yaman 1.55 Milyon TL, Tarkan, Gülşen, Ajda Pekkan, Sibel Can, Nuri Şahin ve Göze Akpınar ise 1’er milyon TL bağışla listede öne çıkan isimler arasında yer aldı.

    Ahbap’a Bağış Yapan Ünlü İsimler ve Miktarları

    Soruşturma dosyasında yer alan mali kayıtlara göre ünlü isimlerin derneğe yaptığı bağışların tam listesi:

    • Acun Ilıcalı: 100 TIR Su + 5 Milyon TL Eşya Desteği

    • Cengiz Ünder: 2.692.515 TL

    • Çağlar Söyüncü: 2.692.515 TL

    • Can Yaman: 1.550.000 TL

    • Tarkan: 1.000.000 TL

    • Gülşen: 1.000.000 TL

    • Ajda Pekkan: 1.000.000 TL

    • Sibel Can: 1.000.000 TL

    • Nuri Şahin: 1.000.000 TL

    • Göze Akpınar: 1.000.000 TL

    • Kıvanç Tatlıtuğ: 950.000 TL

    • Ozan Tufan: 800.000 TL

    • Nevzat Aydın: 750.000 TL

    • Cenk Tosun: 600.000 TL

    • Arda Turan / Çağrı Ergün / Danilo Zanna / Orhan Gencebay / Murat Boz: 500.000 TL

    • Edis / Halit Ergenç & Bergüzar Korel: 400.000 TL

    • Hatice Şendil / Burak Yılmaz / Hakan Balta: 300.000 TL

    • Ali Ece / Danla Bilic: 250.000 TL

    • Mert Hakan Yandaş / Gülse Birsel / Kerem Bürsin / İbrahim Büyükak / Aras Bulut İynemli / Mustafa Ceceli: 200.000 TL

    • Gülben Ergen / İrem Derici / Burak Deniz / Emre Kılınç: 150.000 TL

    • Hazal Kaya: 120.000 TL

    • Gökçe Bahadır / Ziynet Sali / Sarp Apak / Melis Sezen / Celil Nalçakan: 100.000 TL

    Soruşturmada Son Durum: 28 Tutuklama!

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “nitelikli dolandırıcılık” ve “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” iddialarıyla yürüttüğü soruşturmada aralarında Ahbap Derneği kurucusu Haluk Levent ve BaBala TV kurucusu Oğuzhan Uğur’un da bulunduğu 28 kişi tutuklandı. 21 şüpheli hakkında adli kontrol kararı uygulanırken, yaklaşık 70 müştekinin bulunduğu öğrenildi.

    Gelişmeler doğrultusunda Fatih Altaylı, Hazal Kaya, Özlem Gürses, Ruşen Çakır ve Öykü Serter gibi pek çok tanınmış ismin de bilgi sahibi sıfatıyla ifadelerine başvuruldu.

  • Otomobil tercihinde bu yılın renkleri “gri” ve “beyaz”

    Otomobil tercihinde bu yılın renkleri “gri” ve “beyaz”

    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinden derlenen bilgiye göre, yılın ilk yarısında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 11,7 azalarak 962 bin 739’a geriledi. Söz konusu taşıtların 456 bin 50’si otomobil olarak kayıtlara geçti.

    Bu dönemde kaydı yapılan otomobillerin renklerine göre dağılımına bakıldığında en çok tercih edilen rengin “gri” olduğu görüldü.

    Yılın 6 ayında 190 bin 529 gri otomobilin trafiğe kaydı yapıldı. Bunu 117 bin 4 ile beyaz, 54 bin 144 ile siyah, 44 bin 877 ile mavi, 25 bin 379 ile yeşil, 14 bin 634 ile kırmızı, 5 bin 988 ile kahverengi takip etti. Bu dönemde 1576 turuncu, 1370 sarı otomobilin de trafiğe kaydı gerçekleştirildi.

    EN ÇOK RENAULT MARKA OTOMOBİL TERCİH EDİLDİ

    Bu yılın ocak-haziran döneminde kaydı yapılan otomobillerin markalara göre dağılımına bakıldığında ise Renault öne çıktı. Yılın ilk yarısında 15 bin 136 Renault marka otomobilin trafiğe kaydı gerçekleştirildi. Bunu 5 bin 248 ile Hyundai, 4 bin 908 ile Volkswagen ve 4 bin 791 ile Fiat izledi. >>>AA

  • Kuantum teknolojileri uluslararası çağrılarla geliştirilecek

    Kuantum teknolojileri uluslararası çağrılarla geliştirilecek

    Türkiye’nin uygulamalı kuantum teknolojileri uluslararası çağrılarla geliştirilecek

    Kuantum hesaplama, haberleşme, algılama ve metroloji alanları, Türkiye’nin yüksek teknoloji gündeminde giderek daha fazla yer buluyor.

    Bu kapsamda öncelikle Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı altında oluşturulan toplam 300 milyon dolar destek bütçeli “HIT-Kuantum” adımı dikkati çekiyor. Çağrıyla araştırma merkezleri, üniversiteler ve özel sektörün kullanımına açık yüksek kapasiteli kuantum hesaplama altyapılarının kurulması, ölçeklenebilir donanım ve yazılım ekosisteminin geliştirilmesi, katma değerli çözümlerin ve nitelikli insan kaynağının artırılması hedefleniyor.

    Türkiye’deki kuantum altyapısının önemli ayaklarından birini TOBB, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi (TOBB ETÜ) ile ASELSAN işbirliği oluşturuyor. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) koordinasyonunda yürütülen işbirliği kapsamında TOBB ETÜ Teknoloji Merkezi’nde Kuantum Teknolojileri Araştırma Laboratuvarı 2022’de hizmete açıldı. TOBB ETÜ, süper iletken kuantum elektroniği alanındaki çalışmalarının devamında Türkiye’nin ilk kuantum bilgisayarı olarak tanıttığı QuanT’ı Kasım 2024’te kamuoyuna sundu.

    ASELSAN ile SSB arasında Süper İletken Kuantum İşlemci Birimi (QPU) Geliştirilmesi Projesi’nin başlatılması da önemli adımlardan biri oldu.

    Diğer yandan TÜBİTAK Ulusal Metroloji Enstitüsü (UME), mayısta düzenlenen SAHA 2026’da rubidyum ve stronsiyum optik örgü saat prototipleriyle kuantum çip örneklerini sergiledi. Türkiye’nin uzay tabanlı zaman ve frekans teknolojileri alanındaki önemli projelerinden Rubidyum Atomik Frekans Standardı (RAFS), SpaceX Transporter-17 görevi kapsamında geçen hafta başarıyla uzaya fırlatıldı.

    TÜBİTAK’TAN YENİ ÇAĞRI

    TÜBİTAK’ın EUREKA Xecs 2026 Uygulamalı Kuantum Teknolojileri Çağrısı ile kuantum teknolojilerinin teknoloji hazırlık seviyesinin 4-5’ten 6-7’ye çıkarılması, özel sektör öncülüğünde üniversite ve kamu kuruluşlarının da yer aldığı ihtisaslaşmış AR-GE ve yenilik konsorsiyumlarının oluşturulması amaçlanıyor.

    Çağrı kapsamında en az iki EUREKA üyesi ülkeden kuruluşların yer aldığı ve bu kuruluşlardan en az birinin Avrupa Birliği üyesi veya Ufuk Avrupa’ya asosiye bir ülkeden olması şartını taşıyan projeler desteklenecek.

    Çağrının ilk başlığı olan kuantum algılama alanında, tıbbi teşhis ve görüntüleme, hassas navigasyon, jeolojik araştırmalar ve uzay uygulamalarında daha yüksek doğruluk ve hassasiyet sağlayacak sensör teknolojilerine odaklanılacak. Ölçüm elektroniği, boyut küçültme, üretilebilirlik ve makine öğrenmesi destekli çözümler de bu kapsamda değerlendirilecek.

    Kuantum metrolojisi alanında ölçüm altyapıları, test yöntemleri, doğrulama, sertifikasyon ve standardizasyon çözümleri desteklenecek. Kuantum haberleşme ve siber güvenlik projelerinde ise sistem performansının artırılması, mevcut iletişim altyapıları ve güvenlik çözümleriyle entegrasyon ile düşük maliyetli ve endüstriyel ölçekte uygulanabilir teknolojilerin geliştirilmesi öngörülüyor.

    Kuantum hesaplama için etkinleştirici elektronik bileşenler ve sistemler başlığında, kübitlerin başlatılması, kontrolü, kalibrasyonu, sinyal okuma ve yükseltme işlemlerine yönelik düşük gürültülü elektronik sistemler geliştirilecek. Kriyojenik veya oda sıcaklığında çalışan çözümler ile ilgili fotonik teknolojiler de çağrı kapsamında yer alıyor.

    PROJE BÜTÇESİ 600 BİN AVROYU AŞAMAYACAK

    Program kapsamında ulusal çağrı bütçesi 3 milyon avro olarak belirlenirken bir projedeki Türk ortakların toplam proje bütçesi 600 bin avroyu geçemeyecek. Sermaye şirketi dışındaki kurumların bütçesi ise Türk ortakların toplam proje bütçesinin en fazla yüzde 30’u kadar olabilecek.

    Projeler en fazla 36 ay sürecek. Destek oranı büyük ölçekli kuruluşlar için yüzde 60, KOBİ’ler için yüzde 75 olacak. Genel ve özel bütçeli kamu idareleri, vakıf üniversiteleri, eğitim ve araştırma hastaneleri ile kamu araştırma merkez ve enstitülerinin uygun giderleri yüzde 100 oranında desteklenecek.

    Personel, seyahat, danışmanlık, hizmet alımı, alet, teçhizat, yazılım, yayın, malzeme ve sarf giderleri destek kapsamına alınacak. Konsorsiyumdaki kuruluşların birbirinden sağlayacağı bazı danışmanlık ve hizmet alımları ile ticarileşme aşamasına ilişkin giderler desteklenmeyecek.

    Uluslararası ön proje başvuruları 26 Kasım 2026’ya, tam proje önerileri ise 5 Mart 2027’ye kadar alınacak. Ulusal çağrı 8 Ocak 2027’de açılacak. Kuruluş bazlı ön kayıt için son tarih 30 Mart 2027, proje başvuruları için son tarih 31 Mart 2027 olarak belirlendi. >>>AA

  • ASKİ su kesintisi: Sular saat kaçta gelecek? Hangi ilçelerde kesinti var?

    ASKİ su kesintisi: Sular saat kaçta gelecek? Hangi ilçelerde kesinti var?

    Başta Altındağ, Mamak, Yenimahalle, Etimesgut, Gölbaşı ve Haymana olmak üzere kesintiden etkilenen bölgeler ve suların geleceği saatlere dair güncel ASKİ takvimi…

    25 Temmuz 2026 Ankara Su Kesintisi Programı ve Saatleri

    ASKİ tarafından paylaşılan verilere göre ilçe ilçe kesinti detayları ve tahmini su verilme saatleri şöyle:

    1. Altındağ

    • Kesinti Nedeni: Aydınlıkevler Mahallesi’ndeki PE 10 Pompa İstasyonu’nda meydana gelen arıza.

    • Kesinti Saati: 09.10

    • Sular Ne Zaman Gelecek?: 18.00

    • Etkilenen Yerler: Altındağ ilçe geneli.

    2. Mamak

    • Kesinti Nedeni: Altındağ Aydınlıkevler PE 10 Pompa İstasyonu arızasına bağlı besleme sorunu.

    • Kesinti Saati: 09.10

    • Sular Ne Zaman Gelecek?: 23.00

    • Etkilenen Yerler: Bostancık, Ekin, Başak, Altıağaç, Karaağaç, Hüseyin Gazi, Harman, Bahçeleriçi, Gülveren, Hürel, Şafaktepe, Mehtap, Dostlar, Tepecik, Derbent, Araplar, Büyük Kayaş, Köstence, Üreğil, Boğaziçi, Fahri Korutürk, Dutluk, Durali Alıç, Yeşilbayır, Şahap Gürler, Yeni Bayındır, Eski Bayındır, Kusunlar, Kıbrısköyü, Kutludüğün, Ortaköy, Lalahan (İstasyon ve Karşıyaka), Küçükkayaş, Çağlayan, Tuzluçayır ve Misket Mahalleleri.

    3. Etimesgut

    • Kesinti Nedeni: Altay Mahallesi Ayaş Ankara Yolu Bulvarı’ndaki Ø600 dağıtım şebeke hattı arızası.

    • Kesinti Saati: 11.10

    • Sular Ne Zaman Gelecek?: 21.00

    • Etkilenen Yerler: Şeker Mahallesi, Altay Mahallesi, Şehit Osman Avcı Mahallesi, Tunahan Mahallesi, Eryaman Mahallesi ve Devlet Mahallesi’nin bir kısmı.

    4. Yenimahalle

    • Kesinti Nedeni: Şebeke/pompa istasyonu arızası.

    • Kesinti Saati: 09.35

    • Sular Ne Zaman Gelecek?: 18.00

    • Etkilenen Yerler: Yuva Köyü, Yuva Mahallesi ve Mebuskent.

    5. Gölbaşı

    • Kesinti Nedeni: Ballıkpınar Mahallesi Şehit Cüneyt Kandemir Caddesi üzerindeki 110’luk içme suyu hattı arızası.

    • Kesinti Saati: 09.30

    • Sular Ne Zaman Gelecek?: 16.00

    • Etkilenen Yerler: Ballıkpınar Mahallesi’nin bir kısmı.

    6. Haymana

    • Kesinti Nedeni: Başdeğirmen bölgesinde yaşanan elektrik kesintisi.

    • Kesinti Saati: 08.00

    • Sular Ne Zaman Gelecek?: 17.00

    • Etkilenen Yerler: Seyran Mahallesi, Çaldağ Mahallesi, Kayabaşı Mahallesi, Medrese Mahallesi ve Yeni Mahalle.

  • Brezilya – İtalya voleybol maçı ne zaman, saat kaçta, hangi kanalda? (2026 VNL)

    Brezilya – İtalya voleybol maçı ne zaman, saat kaçta, hangi kanalda? (2026 VNL)

    İçinde bulunduğumuz 25 Temmuz 2026 Cumartesi günü Makau’da oynanacak mücadeleye dair tüm yayın detayları…

    Brezilya – İtalya VNL Yarı Final Maçı Saat Kaçta, Hangi Kanalda, Şifresiz mi?

    Ze Roberto Guimaraes yönetimindeki Brezilya ile Julio Velasco yönetimindeki İtalya’yı karşı karşıya getirecek olan dev yarı final mücadelesinin yayın bilgileri şöyle:

    • Maçın Tarihi: 25 Temmuz 2026 Cumartesi (Bugün)

    • Maçın Saati: 11.00

    • Salon: Galaxy Arena Macau

    • Canlı Yayın Kanalı: TRT Spor

    • Şifreli mi?: Hayır, karşılaşma TRT Spor ekranlarından canlı ve şifresiz olarak yayınlanacak.

    Kazanan Adını Finale Yazdıracak

    Devlet kanalı TRT Spor ekranlarından naklen ve şifresiz yayınlanan maçı kazanan taraf, 2026 VNL şampiyonluk maçında Türkiye – Çin eşleşmesinin galibiyle karşı karşıya gelecek.

  • Jandarma vatandaşları dolandırıcılık konusunda bilgilendirdi

    Jandarma vatandaşları dolandırıcılık konusunda bilgilendirdi

    Afyonkarahisar’da jandarma ekipleri tarafından beldelerde yaşayan vatandaşlara yönelik dolandırıcılık konusunda bilgilendirme yapıldı.

    İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Susuz ve Çıkrık beldelerinde vatandaşlara yönelik siber farkındalık ve dolandırıcılıkla mücadele eğitimi düzenledi. Ekipleri tarafından beldelerde toplam 143 vatandaşa yönelik bilinçlendirme faaliyeti gerçekleştirildi.

    Eğitimlerde vatandaşlara; siber farkındalık, bankacılık ve ödeme sistemlerinde dolandırıcılık, yasa dışı bahis ve kumar, telefon dolandırıcılığı, oltalama (phishing), tarım aleti dolandırıcılığı, bahis dolandırıcılığı ile güncel dolandırıcılık yöntemleri hakkında bilgi verildi.

    Jandarma ekipleri ayrıca vatandaşların dolandırıcılık olaylarına karşı dikkatli olmaları ve şüpheli durumlarda 112 Acil Çağrı Merkezi ile güvenlik güçlerine başvurmaları gerektiğini hatırlattı.

  • Gemini çöktü mü? Yapay zeka platformunda erişim sorunu

    Gemini çöktü mü? Yapay zeka platformunda erişim sorunu

    İçinde bulunduğumuz 25 Temmuz 2026 Cumartesi günü saat 12.50 itibarıyla hız kazanan erişim sorununun tüm detayları…

    Downdetector Verilerinde Şikayet Patlaması!

    Küresel kesinti ve arıza takip platformu Downdetector verilerine göre, 25 Temmuz 2026 sabah saatlerinden itibaren Google Gemini için yapılan hata bildirimlerinde dikkat çekici bir artış kaydedildi.

    Kullanıcı grafiklerinde yükselen şikayetlerin ardından gelen son verilere göre bildirimlerin kademeli olarak düşüşe geçtiği ve sistemin normale dönmeye başladığı gözlendi.

    Kullanıcılar Hangi Hatalarla Karşılaştı?

    Gemini kullanıcılarının gün içinde en sık raporladığı teknik aksaklıklar şunlar oldu:

    • Erişim Engeli: Gemini ana sayfasına ve sohbet ekranlarına erişememe.

    • Yanıt Üretim Hatası: İstek gönderilmesine rağmen yapay zekanın yanıt oluşturamaması.

    • Zaman Aşımı (Timeout): Sunucu bağlantısının kopması ve yanıt sürelerinin uzaması.

    • Performans Kaybı: Web ve mobil uygulamalarda belirgin yavaşlama.

    Google’dan Açıklama Geldi mi? Sorunun Nedeni Ne?

    Kesintiye ilişkin Google kanadından henüz resmi ve detaylı bir açıklama yapılmadı. Bu nedenle aksaklığın küresel bir sunucu probleminden mi yoksa bölgesel ağ yoğunluğundan mı kaynaklandığı kesinleşmiş değil.

    Ancak uzmanlar; sunucu altyapısındaki anlık yoğunluklar, API hizmetlerinde yapılan güncellemeler veya rutin bakım çalışmalarının bu tür geçici erişim sorunlarına yol açabileceğini belirtiyor. Hata bildirimlerinin kısa sürede azalması, sorunun geçici bir altyapı aksaklığından ibaret olduğunu gösteriyor.

  • Ahu Yağtu ve Bora Cengiz’in Mısır aşkı magazin gündeminde! Doğum gününü Hurgada’da kutladılar

    Ahu Yağtu ve Bora Cengiz’in Mısır aşkı magazin gündeminde! Doğum gününü Hurgada’da kutladılar

    Sosyal medyanın ve magazin basınının en çok ilgi gösteren konularından biri olan tatilin tüm ayrıntıları…

    48. Yaş Gününü Mısır’da Karşıladı

    Özel hayatlarını basının gözünden uzakta yaşamayı tercih eden ünlü ikili, Mısır tatilinden renkli ve romantik kareleri sosyal medya hesaplarından takipçileriyle paylaştı. 11 Temmuz doğumlu olan Ahu Yağtu, 48’inci yaş gününü sevgilisi Bora Cengiz’in Hurgada’da organize ettiği özel sürprizlerle kutladı.

    Kızıldeniz kıyısında sahilde ata bindikleri eğlenceli anları ve doğum günü pastasını üflediği kareleri paylaşan Yağtu, paylaşımının altına “Muhteşem bir doğum günü ve harika bir tatildi. Teşekkürler” notunu düştü.

    Aralarındaki Yaş Farkı Yine Gündem Oldu

    Yaklaşık 6 aydır devam eden birlikteliklerinde aralarındaki yaş farkı magazin takipçilerinin dikkatinden kaçmadı. Kendisinden 12 yaş küçük meslektaşı Bora Cengiz ile dolu dizgin bir ilişki yaşayan Yağtu’nun keyifli halleri ve çiftin romantik paylaşımları hayranlarından binlerce beğeni ve yorum topladı.

  • Uyuşturucu ticareti suçundan aranan şahsı jandarma yakaladı

    Afyonkarahisar’da uyuşturucu ticareti yapma suçundan 20 yıl 4 ay hapis cezası ile aranan şahıs jandarmanın takibi sonrası yakalandı.

    Afyonkarahisar İl jandarma Komutanlığı tarafından aranan şahısların yakalanmasına yönelik çalışma yapıldı. Yapılan incelemelerde O.K. isimli şahsın uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, Bulundurmak ve kullanmak’ suçundan 20 yıl 4 ay hapis cezası ile arandığı belirlendi. Ardından şahsın peşine düşen ekipler şüpheliyi Çay ilçesine bağlı Yeşilyurt köyünde yakalayarak gözaltına aldın. Şahıs jandarmadaki işlemlerinin ardından sevk edildiği mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi.

  • ChatGPT çöktü mü? Kullanıcılar yapay zeka platformuna neden erişemiyor?

    ChatGPT çöktü mü? Kullanıcılar yapay zeka platformuna neden erişemiyor?

    İçinde bulunduğumuz 25 Temmuz 2026 Cumartesi günü öğle saatlerinde başlayan erişim sorununun detayları ve kullanıcıların karşılaştığı uyarılar…

    ChatGPT Sunucu Hatası (Server Error) Veriyor!

    Öğle saatleri itibarıyla (12.00 civarı) dünya genelinde çok sayıda kullanıcı, ChatGPT arayüzüne bağlanmaya çalışırken “Sunucu Hatası” (Server Error), erişim engeli ve yanıt alamama gibi sorunlar bildirmeye başladı.

    Erişim kısıtlamasının sadece web arayüzünde değil, aynı zamanda mobil uygulamalar ve API entegrasyonlarında da hissedildiği aktarılıyor.

    Erişim Sorunu Neden Kaynaklanıyor?

    Teknik ekibin ve OpenAI sunucularının yüksek trafik yoğunluğu veya küresel ölçekli altyapı güncellemeleri nedeniyle kısa süreli bir kesinti yaşadığı tahmin ediliyor. Platform yetkililerinin sistem stabilitesini yeniden sağlamak ve erişim engellerini kaldırmak adına çalışmalarını sürdürdüğü bildirildi.

  • Voleybol maçı ne zaman? Türkiye – Çin voleybol maçı saat kaçta, hangi kanalda? (2026 VNL)

    Voleybol maçı ne zaman? Türkiye – Çin voleybol maçı saat kaçta, hangi kanalda? (2026 VNL)

    İçinde bulunduğumuz 25 Temmuz 2026 Cumartesi günü Makau’da oynanacak bu dev randevunun tüm yayın bilgileri ve kadro detayları…

    Türkiye – Çin VNL Yarı Final Maçı Saat Kaçta, Hangi Kanalda?

    Çin’in Makau Özel İdari Bölgesi’ndeki East Asian Games Dome’da oynanacak nefes kesici karşılaşmanın yayın bilgileri netleşti:

    • Maçın Tarihi: 25 Temmuz 2026 Cumartesi (Bugün)

    • Maçın Saati: 14.30 (TSİ)

    • Canlı Yayın Kanalı: TRT 1 (Canlı ve Şifresiz)

    Filenin Sultanları, VNL lig etabını 9 galibiyetle 4. sırada tamamlarken; ev sahibi avantajıyla final etabına katılan Çin ise 6 galibiyetle 9. sırada yer almıştı. Ay-yıldızlı ekibimiz, Çin karşısındaki son 3 resmi maçlık galibiyet serisini bu karşılaşmada da sürdürmek istiyor.

    Filenin Sultanları Final Etabı Kadrosu

    Başantrenör yönetimindeki A Milli Kadın Voleybol Takımımızın Makau’daki dev organizasyon kadrosunda şu isimler yer alıyor:

    • Pasörler: Cansu Özbay, Dilay Özdemir, Elif Şahin

    • Pasör Çaprazları: Defne Başyolcu, Melissa Vargas

    • Smaçörler: Hande Baladın, İlkin Aydın, Saliha Şahin, Yaprak Erkek

    • Orta Oyuncular: Berka Buse Özden, Deniz Uyanık, Sinead Jack Kısal, Zehra Güneş

    • Liberolar: Eylül Akarçeşme Yatgın, Gizem Örge