Van’da görev yapan Jandarma Uzman Çavuş Mustafa Başer, yıllık izin için geldiği memleketi Afyonkarahisar’ın Çay ilçesinde geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti.
Van Edremit Merkez Komutanlığı’nda görevli Jandarma Uzman Çavuş Mustafa Başer, yıllık iznini kullanmak için geçtiğimiz hafta Çay ilçesine geldi. İznini geçirdiği memleketinde aniden rahatsızlanan ve kalp krizi geçirdiği belirlenen Başer hayatını kaybetti. Başer için Karamık Köyü Camii’nde öğle namazını müteakip askeri cenaze töreni düzenlendi. Kılınan cenaze namazının ardından Başer’in naaşı dualarla toprağa verildi.
Cenaze merasimine; Çay Kaymakamı Hasan Hüsnü Türker, Karacaören Belediye Başkanı Üzeyir Kasap, İlçe Jandarma Komutanı M. Kadir Kara, İl Jandarma Komutan Vekili ve Mali Şube Müdürü Teğmen Mustafa Mete ile merhumun ailesi, yakınları, askeri erkan ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Kategori: Gündem
-

Uzman çavuş senelik izne geldiği memleketinde hayatını kaybetti
-

Alkollü araç kullanımına ve Ehliyetlere ceza güncellemesi!
Yeni teklifle birlikte Türkiye Varlık Fonu bünyesinde yer alan PTT ile ilgili önemli bir düzenleme yapılacak.
PTT yeniden yapılandırılıyor
Geçmişi 1840 yılına dayanan PTT’nin yeniden yapılandırılması kapsamında, bazı şubelerin kapatılmasının gündeme gelebileceği belirtiliyor. Düzenlemeyle birlikte kurumun daha verimli bir yapıya kavuşturulması hedefleniyor.
Teklife göre personele hak kaybı olmaksızın idari hizmet sözleşmesi önerilecek.
Bu teklifi kabul etmeyen personelin ise devlet personel havuzuna yönlendirileceği ifade ediliyor.
Ehliyetlerde “aday sürücü” süresi değişiyor

Düzenleme teklifinde Karayolları Trafik Kanunu’na ilişkin önemli bir değişiklik de yer alıyor.
Buna göre, ilk kez sürücü belgesi alanlar ile ehliyeti iptal edilerek yeniden belge almaya hak kazananlar, iki yıl süreyle “aday sürücü” olarak kabul edilecek.
Söz konusu düzenleme daha önce Meclis’ten geçmiş ancak Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmişti.
Yeni teklif, mahkeme kararına uygun şekilde yeniden düzenlenerek Meclis gündemine taşındı.
AYM kararına atıf

Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararında, sürücü belgesinin iptal edilmesinin özel hayatla bağlantılı bir hakka müdahale niteliği taşıdığına dikkat çekilmişti. Kararda, temel hak ve özgürlüklerin yalnızca kanunla sınırlandırılabileceği vurgulanmıştı.
Gözler Meclis sürecinde
Teklifin yasalaşması halinde hem PTT’nin kurumsal yapısında hem de sürücü belgesi uygulamalarında önemli değişiklikler hayata geçirilecek.
Düzenlemenin Meclis görüşmeleri ise yakından takip ediliyor.
-

Uyuşturucu ticareti suçundan aranan şahsı jandarma yakaladı
Afyonkarahisar’da uyuşturucu ticareti suçlamasıyla 10 yıl hapis cezası ile aranan şahıs jandarmanın takibi sonrası yakalandı.
Afyonkarahisar İl Jandarma Komutanlığı tarafından paranın şahsen yakalanmasını yönelik çalışma yapıldı. Yapılan incelemelerde U.D., isimli şahsın uyuşturucu madde ticareti suçlaması ile 10 yıl hapis cezası ile arandığı tespit edildi. Ardından şahsın peşine düşen ekipler şüpheliyi merkeze bağlı Salar beldesinde yakalayarak gözaltına aldı. Şahıs jandarmadaki işlemlerinin ardından sevk edildiği mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi. -
Deniz Göktaş gözaltında: İfadesi ortaya çıktı!
Gözaltındaki ifadesi alınan Komedyen Deniz Göktaşın ifadeleri sosyal medyada çok konuşuldu.
Verdiği ifade de üzerine atılı suçlamaları kabul etmeyen Deniz Göktaşın ifadesi şöyle:

“Tarafıma yöneltilen ‘Halkın belirli bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama’ iddiasına ilişkin herhangi bir kastım kesinlikle bulunmamaktadır. Söz konusu içerik, yaklaşık 3 yıldır Türkiye’nin çeşitli şehirlerinde sahnelediğim bir gösteriye aittir. Bugüne kadar 100 binden fazla seyirci tarafından izlenmiş olup, bu kısma ilişkin incindiklerine dair herhangi bir şikayet tarafıma ulaşmamıştır.
Favori kitabım dedi!

Gösterim boyunca birçok konuda konuşuyorum sadece dindarlar değil her türlü politik görüş yada popüler figür hakkında konuşmalarım vardır. Burada da kötü bir şey demiyorum.
Favori kitabım diyorum. ‘Çeviride sorun var’ cümlemi de yıllardır duyduğum meal tartışmalarına atıf olarak söylüyorum. İnançlı bir insanı kırmak gibi bir amacım kesinlikle yoktur, böyle bir yorumu günlük hayatta bir seyirciden duysam üzülürdüm.
Cumhurbaşkanını aşağılamak gibi bir niyetim yok!

Herhangi bir şekilde Cumhurbaşkanını aşağılamak gibi bir niyetim yok. “Diktatör” kelimesi siyasi bir nitelemedir ve kamuoyunda sıkça tartışılan bir kavramdır. “Demokrat” veya “otokrat” gibi, siyasal sistemleri ve yönetim biçimlerini tanımlamak için kullanılan bir ifadedir.
Gösteri boyunca bu tarz popüler figürler ideolojiler Türkiye’ye dair sosyolojik olaylara yaptığım gibi mizahi bir yaklaşımdır, başkaca bir amacım yoktur. Üzerime atılı olan suçlamaları kabul etmiyorum.”
diyerek sözlerini tamamladı.
Gelişmeler aktarılacak…
-

Yasin Ramazan Başaran kimdir? Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyesi gündemde!
Boğaziçi Üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak görev yapan Yasin Ramazan Başaran, felsefe alanındaki akademik çalışmalarıyla tanınıyor. Özellikle İslam felsefesi, metafizik, din felsefesi ve bilim-din ilişkisi üzerine yürüttüğü çalışmalarla akademik çevrelerde yer edinen Başaran, uzun yıllardır yükseköğretim kurumlarında dersler veriyor.
Akademik geçmişi
Yasin Ramazan Başaran, lisans eğitimini Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde tamamladı.
Daha sonra akademik çalışmalarını yurt dışında sürdüren Başaran, ABD’de Indiana University Bloomington’da felsefe alanında doktora yaptı.
Akademik kariyeri boyunca Türkiye’de ve farklı üniversitelerde görev alan Başaran, İstanbul Şehir Üniversitesi ve Marmara Üniversitesi gibi kurumlarda da dersler verdi.
Halen Boğaziçi Üniversitesi Felsefe Bölümü’nde öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır.

Çalışma alanları
Başaran’ın akademik çalışmaları daha çok felsefe ve din ilişkisi üzerine yoğunlaşıyor.
Metafizik, İslam düşüncesi, modern felsefi tartışmalar ve eleştirel düşünme konuları üzerine yayınları ve dersleri bulunuyor.
Neden gündemde?

Yasin Ramazan Başaran, son günlerde Boğaziçi Üniversitesi’nde gerçekleşen bir mezuniyet töreni sırasında yaşanan bir olayla sosyal medyada gündeme geldi.
İddiaya göre bir öğrenciyle yaşanan fotoğraf çekimi tartışması kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
Olayla ilgili resmi bir açıklama yapılmazken, konu sosyal medya platformlarında farklı yorumlarla tartışılmaya devam ediyor.

Akademik çalışmalarıyla bilinen Başaran, son gelişmelerin ardından hem eğitim camiasında hem de sosyal medyada en çok konuşulan isimlerden biri haline geldi.
Konuya ilişkin tartışmalar sürerken, olayın detayları netleşmeyi bekliyor.
-

Sürücüleri ilgilendiriyor: Araç içinde bunlara dikkat!
Resmi Gazete’de yayımlanan Karayolları Trafik Yönetmeliğiyle, sürücünün görüş alanını engellememek kaydıyla ön cama monte edilen telefon tutucular, araç kameraları ve belirlenen ölçüler içerisindeki aparatlar kullanılabilecek.
Koku ve benzeri aksesuarlar, sürücünün görüş alanını kapatmadığı müddetçe serbest olacak.
Peki araç içi yasaklar neler?

Fabrika çıkışlı ekranlar ile navigasyon, park desteği, araç içi ve dışı kamera, kayıt cihazları ve sistem ayarları amacıyla kullanılan ekranlara cezai işlem uygulanmayacak. Ses sistemleri kullanılabilecek.
Otobüs ve minibüslerde yolcuların kullanımına sunulan, bireysel sesli ve görüntülü cihazların kullanımına devam edilecek.

Araç içi ses sistemlerine ilişkin Bakan Çiftçi, şunları söyledi:
“Belirlenen teknik standartlara uygun ses sistemi, subwoofer ve amplifikatörlerin kullanımına imkan sağlanacak. Ses, araç dışına taşarak kamunun huzurunu bozmadığı sürece yalnızca araçta ses sistemi bulunması nedeniyle cezai işlem yapılmayacak. Ses sistemlerine ilişkin işlem yapılabilmesi için sesin araç dışına taşarak çevrenin huzurunu bozduğunun somut şekilde tespit edilmesi ve kayıt altına alınması gerekecek.”

Çiftçi, otobüs ve minibüslerde yolcuların kullanımına sunulan, koltuklara veya araç içerisindeki uygun alanlara yerleştirilen bireysel sesli ve görüntülü cihazların kullanımına devam edileceğini bildirerek, “Kuralları netleştiren, uygulamada birliği sağlayan, sürücülerimizin haklarını koruyan ve trafik güvenliğinden asla taviz vermeyen bir anlayışla çalışmayı sürdüreceğiz.” ifadesini kullandı.
-

Bitki çayları için yeni karar!
Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan “Tıbbi Bitki Çayları Hakkında Yönetmelik”, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, düzenlemeyle tıbbi bitki çaylarının üretimi, ruhsatlandırılması ve satılmasına ilişkin usul ve esaslar belirlendi.
Buna göre, ürünlerin yalnızca eczaneler aracılığıyla vatandaşlara sunulması sağlanarak güvenli erişimi artırıldı.
İnsan sağlığını koruyucu ve tedavi edici özelliklere sahip olan ve ruhsatlandırma gerekliliklerine uygun şekilde üretilerek hazırlanan tıbbi bitki çaylarının vatandaşlara güvenle sunulması hedeflendi.
Bu doğrultuda tıbbi bitki çayları, Sağlık Bakanlığına bağlı, TİTCK tarafından bilimsel ve teknolojik açılardan incelenerek ruhsatlandırılacak.
Ruhsatlı tıbbi bitki çaylarının denetimi ve piyasa gözetimi de yine Sağlık Bakanlığı tarafından yapılacak.
Eksiksiz yapılan başvurular 90 gün içinde sonuçlandırılacak ve her tıbbi bitki çayı, karekod sistemiyle Ürün Takip Sistemi’ne (ÜTS) kaydedilecek. Böylece ürünlerin, üretim veya ithalat bandından eczane raflarına kadar tekil kutu bazlı tüm hareketleri gerçek zamanlı olarak izlenecek.
Eczane laboratuvarında majistral olarak (kişiye özel) hazırlanmak istenen tıbbi bitki çaylarına ilişkin ürünlerin içeriği ve kullanım amaçları, TİTCK tarafından yayımlanacak olan tıbbi bitki çayı monografları ve kılavuzlarla belirlenecek. Böylelikle tıbbi bitki çayının tedavideki etkinlik ve güvenlik alanları netleştirilmiş olacak. Eczanelerdeki ürünler Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılmış tıbbi bitki çaylarından ve farmakope kalitesindeki hammadde/droglardan hazırlanacak.
Ruhsat başvurusu için mezuniyet ve uzmanlık şartı getirildi
Yeni düzenleme ile insan sağlığını doğrudan ilgilendiren bu ürünleri piyasaya sürecek ve üretecek kişilere, ilgili alanlardan mezun olma şartı getirildi.
Ruhsat alacak gerçek kişilerin lisans mezunu olması, şirketlerin ise yetkili uzman kişi istihdam etmesi şartı koşuldu.
Ayrıca ürünün kalitesi, güvenliliği, etkililiği ve farmakopeye uygunluğu gibi konularda sunulacak raporların tıp, eczacılık, kimya veya biyoloji alanlarında eğitim veren kurumlardan mezun, mesleğini Türkiye’de icra etme yetkisine sahip ve ilgili alanda uzmanlığı veya fitoterapi sertifikası bulunan kişiler tarafından hazırlanması zorunlu olacak.
Bakanlık, doğada aynı isimle anılan her bitkinin aynı tedavi edici etkiyi göstermediği gerçeğinden hareketle, standardizasyonu yasal zeminle güvenceye aldı. Bir bitkinin “tıbbi bitki çayı” statüsü kazanması için bitkinin türü, alt türü, varyetesi ve kimyasal yapısı (kemotipi) laboratuvarlarda incelenerek uluslararası farmakope kriterlerine uygunluğu doğrulanacak.
Marketlerdeki bitki çayları ile tıbbi bitki çayları birbirinden ayrılıyor
Gıda, hoş tat ve normal beslenmeye takviye olması gibi amaçlarla kullanılan “bitki ve meyve çayları” ile “takviye edici gıdalar”, tıbbi bitki çaylarından mevzuat olarak kesin bir şekilde ayrıldı.
Tarım ve Orman Bakanlığı uhdesinde yürütülmeye devam eden gıda amaçlı çayların marketler, aktarlar ve benzeri yerlerde satışı sürecek.
Bakanlık tarafından onaylanmış, standardize edilmiş doz, hazırlama şekli, özel kullanım uyarıları ve üretim standartları taşıyan ruhsatlı “tıbbi bitki çayları” sadece eczanelerden temin edilebilecek.
Yönetmelikle birlikte ürünlerin ambalaj ve kullanma talimatları da en yüksek güvenlik standartlarına kavuşturuldu. Tıbbi bitki çaylarının içeriğinde yer alan bitkilerin bilimsel isimleri Türkçe ve Latince olarak kantitatif oranlarıyla dış ambalajda yer alacak.
Yönetmelik ile Türkiye florasında yer alan veya sadece Türkiye’ye özgü endemik bitkilerden elde edilen hammaddelerin, kalite, güvenlilik ve etkililik açısından bilimsel verilerle desteklenmesi şartıyla tıbbi bitki çayı üretiminde kullanılması mümkün hale getirildi.
Ancak doğal popülasyonların korunması ve ekolojik dengenin gözetilmesi adına, başvuru dosyasında bitkilerin taksonomik kayıtlarının, sürdürülebilir temin planlarının, kültüre alma belgelerinin ve nesli tehlike altında olan türler için CITES (Nesli Tehlike Altında Olan Yabani Hayvan ve Bitki Türlerinin Uluslararası Ticaretine İlişkin Sözleşme) sözleşmesine uygunluk beyanlarının sunulması zorunlu tutuldu.
GMP kılavuzlarına uygunluk belgesi zorunluluğu getirildi
Yurt dışında yerleşik üretim tesisleri de dahil olmak üzere, tüm üretim süreçlerinde uluslararası İyi İmalat Uygulamaları (GMP) kılavuzlarına uygunluk belgesi zorunluluğu getirildi.
Yönetmelik ile ruhsatlandırma ve piyasaya arz süreçleri daha şeffaf ve öngörülebilir bir yapıya kavuşturulurken, bu sıkı denetimlerden geçmiş, kalite güvencesi laboratuvar analizleri ve stabilite testleriyle kanıtlanmış yerli ürünlerin uluslararası pazarlara erişiminin de kolaylaştırılması ve küresel pazarda rekabet gücü kazanması hedeflendi.
Ruhsat sahipleri, bitkisel ürünlerin depolanmasından imhasına kadar olan tüm süreçte potansiyel çevre risklerini raporlamakla yükümlü kılınacak. Miadı dolan veya üretim artığı olan tıbbi bitki droglarının imha süreçleri, Atık Yönetimi Yönetmeliği hükümlerine sıkı sıkıya bağlı olarak yürütülecek ve uygun toplama sistemleri kurulacak.
Ayrıca tıbbi bitki çaylarının dış ambalajlarında, Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği uyarınca geri kazanılabilir ambalaj sembolü, ambalajın cinsini belirten kısaltma ve malzeme numarası bulundurulması zorunlu olacak.>>>AA
-

Karayolları Trafik Yönetmeliği’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Resmi Gazete’de
Karayolları Trafik Yönetmeliği’nde yapılan değişiklikle, araçlarda sürücü görüş alanı, görüntü cihazları, telefon tutucuları, araç kameraları ve ses sistemlerine ilişkin kurallar yeniden düzenlendi.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, NSosyal’deki hesabından yaptığı paylaşımda, Karayolları Trafik Yönetmeliği’ndeki yeni düzenlemenin, millete ve tüm sürücülere hayırlı olması temennisinde bulundu.
Vatandaşların günlük hayatını kolaylaştıran, uzun süredir kamuoyunda tereddütlere neden olan hususları açıklığa kavuşturan ve trafik güvenliğini esas alan bir düzenlemeyi daha hayata geçirdiklerini belirten Çiftçi, “Yeni düzenlemeyle, araç içi teknoloji ve donanımların kullanım sınırlarını açık, anlaşılır ve objektif ölçütlerle belirleyerek uygulamadaki farklılıkların ve bilgi kirliliğinin önüne geçiyoruz.” ifadesini kullandı.
Çiftçi, telefon tutucular ve araç kameralarıyla ilgili, “Sürücünün görüş alanını engellememek kaydıyla ön cama monte edilen telefon tutucular, araç kameraları ve belirlenen ölçüler içerisindeki aparatlar kullanılabilecek. Böylece navigasyon ve araç kamerası kullanımı konusunda yaşanan tereddütler ortadan kalkacak.” bilgisini verdi.
Dikiz aynasına asılan aksesuarlara ilişkin Çiftçi, “Koku ve benzeri aksesuarlar, sürücünün görüş alanını kapatmadığı ve sürüş güvenliğini tehlikeye düşürmediği müddetçe yasak kapsamında olmayacak.” değerlendirmesini paylaştı.
Çiftçi, multimedya ve akıllı ekranlarla ilgili, “Fabrika çıkışlı ekranlar ile navigasyon, park desteği, araç içi ve dışı kamera, kayıt cihazları ve sistem ayarları amacıyla kullanılan ekranlara cezai işlem uygulanmayacak.” ifadesine yer verdi.
Araç içi ses sistemlerine ilişkin Bakan Çiftçi, şunları kaydetti:
“Belirlenen teknik standartlara uygun ses sistemi, subwoofer ve amplifikatörlerin kullanımına imkan sağlanacak. Ses, araç dışına taşarak kamunun huzurunu bozmadığı sürece yalnızca araçta ses sistemi bulunması nedeniyle cezai işlem yapılmayacak. Ses sistemlerine ilişkin işlem yapılabilmesi için sesin araç dışına taşarak çevrenin huzurunu bozduğunun somut şekilde tespit edilmesi ve kayıt altına alınması gerekecek.”
Çiftçi, otobüs ve minibüslerde yolcuların kullanımına sunulan, koltuklara veya araç içerisindeki uygun alanlara yerleştirilen bireysel sesli ve görüntülü cihazların kullanımına devam edileceğini bildirerek, “Kuralları netleştiren, uygulamada birliği sağlayan, sürücülerimizin haklarını koruyan ve trafik güvenliğinden asla taviz vermeyen bir anlayışla çalışmayı sürdüreceğiz.” ifadesini kullandı.>>>AA
-

Türkiye’den SEPA üyeliği için kritik adım
Bakan Şimşek, Türkiye’nin Tek Avro Ödeme Alanı’na (SEPA) katılım için niyet mektubunu Avrupa Ödemeler Konseyi’ne ilettiğini belirterek, “SEPA üyeliği, sınır ötesi ödemeleri daha hızlı, daha güvenli ve daha düşük maliyetli hale getirecek, ticareti ve yatırımı kolaylaştıracak, şirketlerimizin rekabet gücünü artıracaktır.” dedi.
Şimşek, Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde basına kapalı düzenlenen Türkiye-AB Yüksek Düzeyli Ekonomik Diyalog Toplantısı’nın ardından Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Ekonomiden Sorumlu Üyesi Valdis Dombrovskis ile basın toplantısı düzenledi.
Toplantının, Türkiye ile AB arasındaki stratejik ekonomik entegrasyonu daha da ileri taşıma yönündeki ortak iradelerinin güçlü bir göstergesi olduğunu ifade eden Şimşek, küresel ekonominin önemli bir dönüşümden geçtiğini, jeopolitik gerilimlerin arttığını, ticaretin yeniden şekillendiğini, tedarik zincirlerinin çeşitlendiğini anlattı.
Şimşek, böyle bir dönemde istikrarlı, öngörülebilir ve ileriye dönük ortaklıkların her zamankinden daha fazla önem taşıdığını kaydederek, geçen yıl Brüksel’de 6 yıllık aranın ardından bu diyaloğu yeniden başlattıklarını, o toplantının karşılıklı güveni tazelediğini ve iletişim kanallarını güçlendirdiğini söyledi.
Bugün aynı ivmeyi İstanbul’da sürdürdüklerini dile getiren Şimşek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Sabah gerçekleştirdiğimiz hükümetler arası oturumda, küresel ekonomik görünümü, ortak sınamalarımızı ve işbirliğimizi ileri taşıyacak somut adımları kapsamlı şekilde ele aldık. Sanayide iş birliği, yeni ticaret koridorları, enerji arz güvenliği, üçüncü ülkelerde ortak projeler ve tedarik zincirlerinin güçlendirilmesi gündemimizin öne çıkan önemli başlıklarıydı. Bütün bu başlıkların ortak noktası ise ekonomilerimizi daha rekabetçi ve dayanıklı hale getirmekti.”
“Gümrük Birliği’nin modernizasyonu stratejik bir gereklilik”
Bakan Şimşek, bu çerçevede Gümrük Birliği’nin özel bir önem taşıdığını belirterek, bu anlaşmanın 30 yılı aşkın süredir ekonomik ilişkilerin temelini oluşturduğunu, ancak dünyanın değiştiğini, Gümrük Birliği’nin ise hala 1990’ların ekonomik gerçeklerine göre işlediğini söyledi.
Şimşek, “Bugünün ekonomisi yalnızca sanayi ürünlerinden ibaret değil. Hizmetler, dijital ticaret, kamu alımları ve tarım artık ekonomik entegrasyonun ayrılmaz parçaları. Bu nedenle Gümrük Birliği’nin modernizasyonunu teknik bir güncelleme değil, stratejik bir gereklilik olarak görüyoruz.” diye konuştu.
Mevcut asimetrinin giderek daha belirgin hale geldiğini dile getiren Şimşek, şöyle devam ett:
“AB, üçüncü ülkelerle ticaret anlaşmaları ağını genişletirken, Türkiye ile Gümrük Birliği aynı çerçevede kalıyor. Oysa değişen küresel ekonominin ihtiyaçlarına birlikte uyum sağlamamız gerekiyor. Modernize edilmiş bir Gümrük Birliği; işletmelerimize, yatırımcılarımıza ve tedarik zincirlerimize önemli katkılar sunacaktır. Aynı şekilde, vize serbestisi sürecinde ilerleme sağlanması da iş dünyamızın hareket kabiliyetini artıracak ve ekonomik ilişkilerimize yeni ivme kazandıracaktır. Aslında bir ilerleme var. Bu nedenle Komisyona teşekkür ediyoruz.”
“(AB’nin Made in EU yaklaşımı) Otomotiv sektöründeki bazı belirsizlikler giderilmeli”
Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, bugün Sanayi Hızlandırma Yasası teklifini de değerlendirdiklerini belirterek, şu açıklamalarda bulundu.
“Son taslakta Türkiye’de üretilen ürünlerin, Birlik menşeli ürünlerle eşdeğer kabul edilmesi tabii ki memnuniyet verici. Bununla birlikte, özellikle otomotiv sektöründe bazı belirsizliklerin giderilmesi gerektiğini de ifade ettik. Çünkü Türkiye ile Avrupa Birliği artık yalnızca ticaret yapan iki taraf değildir. Ortak üretim yapan, aynı değer zincirlerinin parçası olan iki önemli ekonomik ortaktır. Bu düzeydeki entegrasyon daha modern, daha öngörülebilir ve daha kapsayıcı bir iş birliği çerçevesini gerekli kılıyor. Biz de bu anlayışla, Kamu İhale Kanunu’nda yapacağımız değişiklikle Avrupa Birliği firmalarına karşılıklılık esasına dayalı eşit muamele sağlayacağız. Böylece ekonomik ortaklığımızın getirdiği işbirliğini, hukuki zeminde daha da güçlendirmiş olacağız.”
Bakan Şimşek, bugünkü görüşmelerinin önemli başlıklarından birisinin de “bağlantısallık” olduğunu kaydederek, yeni ticaret, enerji ve ulaştırma koridorlarının artık yalnızca lojistik projeleri değil rekabet gücünü, yatırımı ve üretimi destekleyen stratejik araçlar haline geldiğini anlattı.
Avrupa, Asya ve Orta Doğu’nun kesişim noktasındaki Türkiye’nin başta Orta Koridor olmak üzere yeni bağlantı hatlarının doğal merkezinde yer aldığını dile getiren Şimşek, bu durumun Türkiye ile Avrupa arasındaki ekonomik entegrasyonu daha da güçlendirdiğini vurguladı.

“Yüksek düzeyli katılım, ortak irademizin ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor”
Bakan Şimşek, günün ikinci bölümünde uluslararası finans kuruluşlarının temsilcileri ile bir araya geldiklerini ifade ederek, altyapıdan iklim finansmanına, KOBİ’lerden dijital dönüşüme kadar geniş bir yelpazede ortak çalışmaları değerlendirdiklerini, ardından iş dünyası ile buluştuklarını anlattı.
Türkiye’den ve Avrupa’dan çatı kuruluşların, ticaret odalarının, Türkiye’de faaliyet gösteren AB menşeli şirketlerin ve sivil toplum kuruluşlarının başkanlarının da toplantıya katıldığını aktaran Şimşek, şu ifadeleri kullandı:
“Bu yüksek düzeyli katılım, ortak irademizin ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor. Çünkü biliyoruz ki hükümetler çerçeveyi oluşturur. Yatırımı, üretimi, inovasyonu ve istihdamı özel sektör hayata geçirir. Bu nedenle iş dünyamızın katkısını ekonomik ortaklığımızın ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Önerilerini dikkatle dinledik ve dikkate alacağız. Yatırım ortamını iyileştirmeye devam edeceğiz.”
“Türkiye, SEPA’ya katılım için niyet mektubunu Avrupa Ödemeler Konseyi’ne iletti”
Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, önemli bir gelişmeyi paylaşmak istediğini belirterek, şu açıklamalarda bulundu:
“Türkiye, Tek Avro Ödeme Alanı’na yani SEPA’ya katılım için niyet mektubunu Avrupa Ödemeler Konseyi’ne iletti. SEPA üyeliği, sınır ötesi ödemeleri daha hızlı, daha güvenli ve daha düşük maliyetli hale getirecek, ticareti ve yatırımı kolaylaştıracak, şirketlerimizin rekabet gücünü artıracaktır. Hem işletmelerimize hem vatandaşlarımıza doğrudan fayda sağlayacak bu sürecin, en kısa sürede tamamlanmasını temenni ediyorum. Türkiye, Avrupa Birliği ile güçlü, istikrarlı ve karşılıklı faydaya dayanan ortaklığını daha da ileri taşımaya kararlıdır. Bugün ortaya koyduğumuz yapıcı diyalog ve işbirliği anlayışı bunun en somut göstergesi olmuştur. AB üyeliği Türkiye’nin stratejik hedefi olmaya devam edecektir.”
AB Komisyonu Ekonomiden Sorumlu Üyesi Dombrovskis ve katılımcılara teşekkür eden Şimşek, gelecek yıl Brüksel’de yeni gündemler ve somut ilerlemelerle yeniden bir araya gelmeyi temenni ettiğini sözlerine ekledi.
AB Komisyonu Ekonomiden Sorumlu Üyesi Dombrovskis: Türkiye, güvenlik ile istikrar açısından kilit bir bölgesel ortaktır
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Ekonomiden Sorumlu Üyesi Valdis Dombrovskis, AB-Türkiye ilişkilerinin geniş bir yelpazede stratejik öneme sahip olduğunu belirterek, “Türkiye, bir AB aday ülkesi, önemli bir NATO müttefiki ve güvenlik ile istikrar açısından kilit bir bölgesel ortaktır. Giderek daha fazla zorlukla karşılaşan ve parçalanan bir dünyada hem komşu hem de ortağız.” dedi.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile AB Komisyonu Ekonomiden Sorumlu Üyesi Valdis Dombrovskis, Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde basına kapalı düzenlenen Türkiye-AB Yüksek Düzeyli Ekonomik Diyalog Toplantısı’nın ardından basın toplantısı düzenledi.
Dombrovskis, burada yaptığı konuşmada, doğu ile batı arasında uzun süredir köprü görevi gören bir şehirde bir araya gelmenin tıpkı bugünkü ekonomik ortaklığın, karşılıklı büyüme ve refah paylaşımı adına iki ekonominin birbirine bağlamayı amaçlaması gibi oldukça anlamlı olduğunu söyledi.
AB-Türkiye ilişkisinin ticaretten yatırıma, ekonomiden güvenlik ve savunmaya kadar geniş bir politika yelpazesinde stratejik öneme sahip olduğuna işaret eden Dombrovskis, “Türkiye, bir AB aday ülkesi, önemli bir NATO müttefiki ve güvenlik ile istikrar açısından kilit bir bölgesel ortaktır. Giderek daha fazla zorlukla karşılaşan ve parçalanan bir dünyada hem komşu hem de ortağız. Güçlü ve güvene dayalı ortaklıklar inşa etmek ve bunları sürdürmek, özellikle bu dönemde büyük önem taşımaktadır. AB, ekonomik bağlarımızı ve işbirliğimizi daha da güçlendirme konusunda Türkiye ile ortak bir çıkarı paylaşmaktadır. Bugünkü diyaloğumuzun konusu da buydu.” diye konuştu.
“Türkiye’nin SEPA’ya katılma niyetini resmi olarak beyan etmesini memnuniyetle karşılıyorum”
Dombrovskis, iki aktör arasındaki rakamların ekonomik ilişkilerin derinliğini açıkça ortaya koyduğunu kaydetti.
AB ile Türkiye’nin Gümrük Birliği kapsamındaki ikili ticaretine değinen Dombrovskis, “Türkiye-AB ticareti, 2025’te 217 milyar avronun üzerinde bir seviyeye ulaşarak rekor kırmıştır ve Türkiye, AB’nin en büyük beşinci ticaret ortağı olmayı sürdürmektedir. Dolayısıyla, ekonomik bağlarımızı güçlendirmeyi hedeflerken, sağlam temeller üzerine inşa ediyoruz.” dedi.
Dombrovskis, bugün pek çok konuyu kapsamlı bir şekilde ele aldıklarını belirterek, değişken ve istikrarsız dönemde ekonomik görünüme ilişkin karşılıklı değerlendirmelerini paylaştıklarını ifade etti.
Rusya-Ukrayna Savaşı ve Orta Doğu’daki çatışmaların hassasiyetlerin ve tedarik zinciri kesintilerinin yüksek riskini gözler önüne serdiğini anlatan Dombrovskis, aynı zamanda rekabet güçlerini ve dayanıklılıklarını artırmanın aciliyetini de ortaya koyduğunu anlattı.
Dombrovskis, Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek’e AB’nin rekabet gücünü artırma hamlesindeki son gelişmeler hakkında bilgi verdiğini vurgulayarak, şöyle devam etti:
“Bu hamle, ticaret ağımızı güçlendirmeyi ve çeşitlendirmeyi, işletmelerimiz için bürokrasiyi azaltmayı ve AB tek pazarı içindeki mevcut engelleri kaldırmayı amaçlayan girişimleri içeriyor. Bu, uzun vadeli refahımızı, güvenliğimizi ve dayanıklılığımızı güvence altına alma stratejimizin merkezinde yer almaktadır. Hem AB’nin hem de Türkiye’nin, ekonomik rekabet gücünü ve dayanıklılığı artırmaya yönelik karşılıklı çabalardan kazanç sağlayacağı açıktır. Özellikle her iki ekonomi için de kritik öneme sahip sektörlerde yeni işbirliği fırsatları aramak ortak çıkarımızadır ve burada keşfedilmeyi bekleyen muazzam, henüz değerlendirilmemiş bir potansiyel bulunmaktadır. Bu bağlamda, Türkiye’nin Avrupa Tek Ödeme Alanı’na (SEPA) katılma niyetini resmi olarak beyan etmesini memnuniyetle karşılıyorum. Bugünkü diyalog, uluslararası finans kuruluşlarının ortak siyasi hedeflerimizi somut yatırımlara dönüştürmede oynayabileceği önemli rolün de altını çizdi.”
“Uluslararası finans kuruluşları, ulaştırma, enerji ve dijital altyapı gibi alanlarda önemli bir rol oynayabilir”
AB Komisyonu Ekonomiden Sorumlu Üyesi Dombrovskis, Avrupa Yatırım Bankası’nın temiz enerji ve enerji verimliliği yatırım projelerine destek vererek Türkiye’de yeniden aktif bir rol üstlenmeye başlamasından özellikle memnuniyet duyduğunu bildirdi.
Dombrovskis, Türkiye’nin Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’nın (EBRD) 2,7 milyar avronun üzerindeki tutarla bankanın operasyon yürüttüğü en büyük ülkelerden biri olmayı sürdürdüğünü dile getirdi.
Uluslararası finans kuruluşlarının önemli bir rol oynayabileceği, büyük potansiyele sahip alanlardan birinin de ulaştırma, enerji ve dijital altyapı gibi alanlar olduğunu anlatan Dombrovskis, “Yatırım gerektiren bağlantısallık gündemimizdir. Örneğin, İstanbul Kuzey Demiryolu Geçiş Projesi, Karadeniz Bölgesi ve Güney Kafkasya genelindeki kritik lojistik merkezleri güçlendirecek büyük bir altyapı girişimidir. Bu proje, kalkınma bankalarının etkileyici işbirliğini içeriyor ve tamamlayıcılığın birinci sınıf bir örneğidir.” diyerek sözlerini tamamladı.
-

Faiz beklentisi değişti, piyasalar yükseldi
ABD’de açıklanan önemli makroekonomik veriler piyasaların yönü üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor. Küresel piyasalarda ABD’de açıklanan istihdam verileri sonrası alış ağırlıklı bir seyir öne çıkmasına karşın, teknoloji hisselerindeki düşüş eğiliminin sürmesi piyasalardaki risk iştahını törpülüyor.
ABD’de tarım dışı istihdam haziranda 57 bin kişi artarak piyasa beklentilerinin oldukça altında gerçekleşti. İstihdam, profesyonel ve ticari hizmetler, sosyal yardım ve sağlık hizmetleri alanlarında artış eğilimini sürdürürken, eğlence ve konaklama sektöründe ise istihdam kaybı yaşandı.
Tarım dışı istihdamda nisanda kaydedilen artış 179 binden 148 bine, mayıs ayında yaşanan artış 172 binden 129 bine revize edildi.
ABD’de işsizlik oranı haziranda yüzde 4,2’ye geriledi. Piyasa beklentileri bu dönemde işsizlik oranının mayısta olduğu gibi yüzde 4,3 seviyesinde gerçekleşmesi yönündeydi.
ABD’de tarım dışı istihdamın düşmesi Dünya Kupası öncesi yaşanan işe alım furyasının yavaşlamasından kaynaklanıyor. Beklentinin altında kalan veri, Fed’in önümüzdeki dönemde faiz patikasında daha esnek hareket edebileceğine yönelik fiyatlamaları desteklerken, yatırımcıların faiz artırımı beklentilerini düşürmesine yol açtı.
Analistler, iş gücüne katılım oranının da işsizlik oranının düşmesinde etkili olduğunu belirterek, iş gücüne katılım oranlarındaki son düşüşün önümüzdeki aylarda tersine dönme ve işsizlik oranını tekrar yükseltme riski olduğunu söyledi.
İstihdam raporu açıklanmadan önce Fed’in ekim ayında faiz artırımına kesin gözüyle bakılıyordu. Rapor açıklandıktan sonra Bankanın ekimde faiz artırım olasılığı yüzde 82 olarak fiyatlanıyor.
Fed’in eylül ayında faiz artırımına gitme ihtimali de yüzde 67’den yüzde 63’e geriledi. Jeopolitik gelişmelere ilişkin iyimser hava da pay piyasalarını destekliyor.
Jeopolitik gelişmelere bakıldığında ABD Başkanı Donald Trump, CNBC kanalına verdiği mülakatta, İran tarafıyla görüşmelere ilişkin, “Sanırım ihtiyaç duyduğumuz şeylerin neredeyse hepsini kabul ettiler.” dedi.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi de bölgede kalıcı barışın ancak hiçbir dış müdahale olmaksızın, kapsamlı ve kapsayıcı bir yaklaşımla sağlanabileceğini belirtti. Katar yönetimi de ABD ve İran arasındaki dolaylı görüşmelerde olumlu ilerleme kaydedildiğini açıkladı.
Bu gelişmelerin yanı sıra Fed yetkililerinin açıklamaları da yakından takip ediliyor. San Francisco Fed Başkanı Mary Daly, para politikasının hala hafif kısıtlayıcı bir konumda olduğunu ve bu nedenle enflasyonun yavaşlamasının beklendiğini, ancak ekonomik görünüme ilişkin önemli belirsizliklerin sürdüğünü ifade etti.
Söz konusu gelişmelerle ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,45 seviyesine kadar geriledi.
Fed’in faiz artırım olasılığının azalmasıyla dolar endeksi yüzde 0,2 azalışla 100,8 seviyesine gerilerken, altının onsu yüzde 1,3 artışla 4 bin 176 dolardan işlem görüyor. Brent petrolün varil fiyatı yüzde 0,9 artışla 72,3 dolarda seyrediyor.
ABD’de piyasalar tatil dolayısıyla bugün kapalı
New York borsası, Fed’in yakın vadede faiz artırımına gideceği yönündeki beklentilerin azalamasına karşın, teknoloji hisselerindeki satışların etkisiyle günü karışık seyirle tamamladı.
Teknoloji hisselerinde görülen satışların başını yarı iletken şirketleri çekerken, çip üreticilerinden Nvidia’nın hisseleri yüzde 1,39 ve Micron Technology’nin hisseleri yüzde 5,49 geriledi.
ABD’li elektrikli araç üreticisi Tesla’nın hisseleri de şirketin bu yılın ikinci çeyreğinde piyasa beklentilerini aşarak 480 bin 126 araç teslim etmesine rağmen yüzde 7,49 değer kaybetti.
Söz konusu gelişmelerle, Dow Jones endeksi yüzde 1,14 değer kazanırken, S&P 500 endeksi yatay seyretti. Nasdaq endeksi ise yüzde 0,80 değer kaybetti.
ABD’de piyasalar, 4 Temmuz Bağımsızlık Günü tatili dolayısıyla bugün kapalı olacak. ABD’de endeks vadeli kontratlar güne yükselişle başladı.
Avrupa borsaları pozitif seyretti
Avrupa borsalarında yatırımcıların otomotiv, kişisel bakım, sağlık, gıda-içecek, savunma ve ilaç gibi sektörlerde alımlarının hızlanmasıyla pozitif bir seyir izlendi.
Avrupa’da şirketlerin açıkladığı güçlü bilançolar ve bunun yıl sonu bilanço tahminlerine ilişkin iyimserliği artırması da Avrupa piyasalarında risk iştahını artırdı.
Almanya’da reform paketi üzerinde anlaşmaya varılması da Avrupa borsalarındaki iyimserliğe katkıda bulundu. Bu paketle Almanya’da koalisyon hükümeti, dar ve orta gelirli vatandaşlara yıllık 10 milyar avro tutarında vergi muafiyeti sağlanması hedefleniyor.
Bu paketle birlikte Alman hükümeti büyümeyi biraz daha canlandırmayı hedefliyor.
Makroekonomik veri tarafında Avro Bölgesinde nisan ayında yüzde 6,3 olan işsizlik oranı mayıs ayında yüzde 6,2’ye geriledi.
Bu gelişmelerle İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 1,67, İtalya’da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 1,6, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 1,65 ve Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 2,16 değer kazandı. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar güne yükselişle başladı.
Asya borsaları pozitif seyrediyor
Söz konusu gelişmelerle Asya borsalarında da pozitif bir seyir izleniyor.
Makroekonomik verilere bakıldığında Japonya’da haziran ayına ilişkin hizmet sektörü Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) 52,2, Çin’de de haziran ayına ilişkin hizmet sektörü PMI 54,1 seviyesinde gerçekleşti.
Bu hafta bölgede açıklanan verilerin ekonomik büyümeye yönelik iyimser bir tablo çizmesi de Asya piyasalarında risk iştahını artırdı. Diğer taraftan petrol fiyatlarının savaş öncesi seviyelerde seyretmesi de Asya piyasalarında risk iştahını destekleyen başka bir faktör olarak öne çıkıyor.
Söz konusu gelişmelerle kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 1,2, Güney Kore’de Kospi endeksi ise yüzde 4,7, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,7, Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 1,6 değer kazandı.
Borsa günü yükselişle tamamladı
Dün alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,73 değer kazanarak 14.455,03 puandan tamamladı.
Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası’nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı ağustos vadeli kontrat ise dün akşam seansında normal seans kapanışına göre yüzde 0,1 geriledi.
Dolar/TL dün günü yüzde 0,2 artışla 46,7220’den tamamlarken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışın yüzde 0,2 üzerinde 46,7980’den işlem görüyor.
Analistler, bugün yurt içinde enflasyon, yurt dışında ise dünya genelinde açıklanacak hizmet sektörü ile bileşik Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) verilerinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 14.600 ve 14.700 puanın direnç, 14.300 ve 14.200 puanın destek konumunda olduğunu kaydetti.
AA Finans Enflasyon Beklenti Anketi’ne katılan ekonomistler, Tüketici Fiyat Endeksi’nin (TÜFE) haziranda yüzde 1,04 artacağını tahmin etti.
Ekonomistlerin haziran ayı enflasyon beklentilerinin ortalamasına göre (yüzde 1,04) mayısta yüzde 32,61 olan yıllık enflasyonun haziranda yüzde 32,17’ye gerileyeceği tahmin ediliyor. Öte yandan, ekonomistlerin yıl sonu enflasyon beklentilerinin ortalaması yüzde 29 oldu.
Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:
10.00 Türkiye, haziran ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE)
10.00 Türkiye, haziran ayı Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE)
10.55 Almanya, haziran ayı hizmet sektörü/bileşik PMI
11.00 Avro Bölgesi, haziran ayı hizmet sektörü/bileşik PMI
11.00 Avro Bölgesi’nde ECB Başkanı Lagarde’ın konuşması
11.30 İngiltere, haziran ayı hizmet sektörü/bileşik PMI
-

Yeni dönem başladı: Menülerde içerik belirtilecek!
Restoran, kafe ve kantin gibi işletmelerde gıdaların içerikleri ile kalori bilgilerinin menüler, dijital ekranlar veya karekod (QR) aracılığıyla müşterilere sunulması uygulaması başladı.
Tarım ve Orman Bakanlığından 28 Mart’ta yapılan açıklamada, güvenilir gıda süreçlerinde büyük bir yeniliğin hayata geçirildiği belirtilmiş, restoran, kafe ve kantin gibi işletmelerde, menülerin yanında gıdaların içeriklerini ve alerjen bilgilerini belirtme zorunluluğunun getirileceği bildirilmişti.
Restoran, kafe ve yemekhane gibi toplu tüketim yerlerinde gıdaların içerik ve enerji (kalori) değerlerinin tüketiciye sunulması temmuz ayı itibarıyla başladı.
Söz konusu içerikler, menülerde, duvar tahtalarında, broşürlerde, dijital ekranlarda veya karekod aracılığıyla sunulacak. Bilgiler karekod ile veriliyorsa işletmelerin görünür bir yerine, “Bu bilgilere karekod ile ulaşabilirsiniz. Karekod kullanamayan tüketiciler talep ederse bilgi kendilerine ayrıca sunulur.” yazısının asılması gerekecek.
Uygulama, tüketicinin bilinçli seçim yapmasını sağlamak, alerjenlerden korumak, dini, sağlık veya kişisel tercihlere uygun seçimleri kolaylaştırmak amacıyla hayata geçirildi.
“Güvenli gıdaya erişim açısından önemli bir adım”
Tüm Restoranlar ve Turizmciler Derneği (TÜRES) Genel Sekreteri Rıdvan Turşak, AA muhabirine konuya ilişkin yaptığı açıklamada, dün itibarıyla başlayan yeni süreci yakından takip ettiklerini ve aylardır üyelerini ve sektörü bilgilendirdiklerini söyledi.
Turşak, “Bu düzenleme sadece bir mevzuat değişikliği değil, aynı zamanda tüketicinin doğru bilgilendirilmesi ve güvenli gıdaya erişimi açısından önemli bir adım. Özellikle gıda alerjisi bulunan vatandaşlarımız ile özel beslenme gereksinimi olan bireyler için menülerde yer alacak bilgiler büyük önem taşıyor.” dedi.
Rıdvan Turşak, menülerde yer alacak besin değerlerinin mutlaka uzmanlar tarafından hazırlanması gerektiğinin altını çizerek, işletmeleri yapay zeka ile hazırlanan analizlere güvenmemeleri konusunda uyardı.
Yapay zekanın her alanda büyük kolaylıklar sağlayabildiğini dile getiren Turşak, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Yapay zekanın faydası da var ancak menülerde yer alacak besin değerleri ve alerjen bilgilerinin doğruluğu yapay zekayla değil uzman raporlarıyla belgelenmelidir. Diyetisyenler, gıda mühendisleri ve bu alanda yetkin kuruluşlardan profesyonel hizmet alınması hem işletmeler hem de tüketiciler açısından büyük önem taşımaktadır. Denetmen restorana geldiğinde ve bu değerleri neye göre hazırladınız dediğinde sorunun cevabı uzmanlardan alınan bir analiz raporu olmalıdır. Yapay zeka bu şekilde güvenilir bir rapor vermemektedir.”

“Menüde yer alan her bilgi işletmenin beyanıdır”
TÜRES Genel Sekreteri Turşak, konuya ilişkin değerlendirmelerin Tarım ve Orman İl Müdürlükleri tarafından yapılacağını belirterek, menülerde yer alan tüm bilgilerin “işletmenin beyanı esastır” düsturuna göre değerlendirileceğini söyledi.
Bir ürünün alerjen içermediği belirtilmesine rağmen gerçekte farklı bir durumun ortaya çıkması halinde işletmelerin hukuki sorumlulukla karşı karşıya kalabileceğini vurgulayan Turşak, “Bu nedenle hazırlanan tüm içeriklerin bilimsel verilere dayanması ve uzmanlar tarafından doğrulanması gerekiyor.” diye konuştu.
Turşak, işletmelere çağrıda bulunarak, “Bu uygulama kapsamında menülerde içerik belirtme zorunluluğu bulunan tüm işletmelerimiz hazırlıklarını tamamlamalı. İhtiyaç duyan üyelerimiz TÜRES aracılığıyla alanında uzman kuruluşlara yönlendirilerek profesyonel destek alabilir.” ifadesini kullandı.

Sağlıklı ve güvenilir gıda sunumunun sektörün en önemli sorumluluklarından biri olduğuna dikkati çeken Turşak, “Tüketicinin doğru bilgilendirilmesini sağlayacak bu düzenlemeyi destekliyor, sektörümüzün de en doğru şekilde uygulayacağına inanıyoruz.” şeklinde konuştu.
Rıdvan Turşak, uygulamanın 1 Temmuz itibarıyla birden fazla şubesi bulunan restoran ve kafeler için, 2027 yıl başından itibaren de tüm yeme-içme işletmeleri için geçerli olacağını sözlerine ekledi.>>>AA
-

Arazideki odunların tutuşması sonucu yangın çıktı
Afyonkarahisar’ın Sandıklı ilçesinde TOKİ konutlarının bulunduğu bölgedeki bir arazide odunların tutuşması sonucu yangın çıktı. Yangın ekiplerin yaklaşık 20 dakika süren müdahaleleri sonrası söndürüldü.
Edinilen bilgiye göre, TOKİ konutlarının bulunduğu alana yakın bir arazide henüz belirlenemeyen bir nedenle odun yığınları alev aldı. Alevlerin kısa sürede büyümesi üzerine durum 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirildi. İhbar üzerine olay yerine kısa sürede ulaşan Sandıklı Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü ekipleri, yangına anında müdahale etti. Ekiplerin yoğun çabası sonucu alevler, çevredeki binalara sıçramadan kontrol altına alınarak söndürüldü.
Olayda herhangi bir can kaybı veya yaralanma yaşanmazken, odunların bulunduğu alanda maddi hasar meydana geldi.
Yangının çıkışı nedeninin belirlenmesi için inceleme başlatıldı. -

Yön levhasına çarpan otomobil sürücüsü ağır yaralandı
Afyonkarahisar’ın meydana gelen trafik kazasında kontrolden çıkan otomobilin yön levhalarına çarpması sonucu 1 kişi ağır yaralandı.
Kaza, Şuhut ilçe merkezinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, H.E. idaresindeki 32 SN 779 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon hâkimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıkarak yol kenarındaki yön levhalarına çarptı. Çarpışmanın etkisiyle araçta büyük çapta maddi hasar meydana geldi. Kazayı gören vatandaşların 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarda bulunmasının ardından olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri olayda ağır yaralanan sürücü H.E.’yi ambulansla hastaneye kaldırdı. Yaralanan şahsın durumunun ciddiyetini koruduğu bildirildi.
Kazanın ardından polis tarafından inceleme başlatılırken, olayda otomobilin hurdaya dönmesi ise kazanın şiddetini gözler önüne serdi. -

“Sanal dünya düşündüğümüzden daha tehlikeli, aileler dikkat etmeli”
Uzmanlar, aile içinde erken yaşta şiddetle karşılaşma, akran zorbalığı, sosyal dışlanma, sanal medya ve dijital platformlarda şiddet içeriklerine maruz kalan çocuklarda empati kaybı, şiddeti normalleştirme, saldırganlık gibi psikolojik ve davranışsal problemler olabildiğini ifade ederken aileleri sıklıkla uyarıyor. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta, geçtiğimiz günlerde Filipinler’de bir okulda yaşanan silahlı saldırılar sonrası da uzmanlar, çocuk ve ergenlere yönelik uyarılarını yineledi. Filipinler’deki saldırıda şüphelilerden birinin “Kontrolsüz yıkım ve aşırı şiddet içeren mücadeleler barındıran” bir yapımı oynadığı ifade edilirken söz konusu oyuna geçici erişim engeli getirildi. Şiddet içerikli dijital oyunlara ve içeriklere maruz kalan çocukların şiddeti normalleştirebildiğini söyleyen Biruni Üniversitesi Eğitim Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Tuba Kalay Usta, ailelere önemli tavsiyelerde bulundu.
“ŞİDDETİ ÇOK FAZLA GÖREN ÇOCUKLARDA NORMALLEŞTİRME EĞİLİMİ OLUYOR”
“Son yıllarda bilgisayar oyunları ciddi şekilde kontrolden çıkmış durumda” diyerek sözlerine başlayan Dr. Öğr. Üyesi Tuba Kalay Usta, “Çocukların şu anda dopamin ihtiyacını karşılayabilmek için çok hızlıca ulaşabildiği şey; bilgisayar oyunları. Evlerde velilerin çocuklarla sohbet bile edemediği bir ortam var. Şiddetin çok fazla olması şiddet eğilimini artırıyor. Çocukken frontal korteks (kişinin karar verme mekanizması üzerinde etkili olan beynin bölümü) çok gelişmediği için o saldırgan dürtülerin kontrolü çok daha zor oluyor. Çocuklar için bunları gerçek hayata taşımak ihtimali yetişkinlere kıyasla daha fazla. Ekranın içeriğinde çocuklar ne izliyor ya da oyunda ne ile oynuyor, çok fazla kontrol etmemiz gereken bir süreçteyiz. Çevresinde şiddeti çok fazla gören çocukların bunu normalleştirme eğilimi oluyor. Bir sorun çözme söz konusu olduğunda doğrudan saldırarak çözmek gibi bir şeye gidiyorlar” dedi.

“EKRANIN İÇERİĞİNDE NE VAR, KİMİNLE KONUŞUYOR?”
Uzmanlar oyun bağımlılığına karşı uyarıyor: Ailelerin tutumuna ilişkin konuşan Kalay Usta, “Çocuğa eşlik etmek, daha rehberlikçi bir pozisyonda kalmak gerekiyor. Ekranın içeriğinde ne var, kiminle konuşuyor, oyun esnasında biriyle diyalog halinde oluyorsa bunlar güvenilir mi, değil mi? Akran zorbalığına uğruyorsa, günlük hayatında kendini çok zayıf, yetersiz hissediyorsa bunları ebeveynleriyle paylaşamıyorsa ve yeterince destek alamıyorsa çocuk oyunda daha yenilmez, daha güçlü hissettiği için oyunun içine daha çok giriyor ya da oradaki bir karakterle özdeşim kuruyor. Çocuğumuzun yeterli hissedebilmesini desteklememiz, güven ortamını sağlamamız gerekiyor. Sosyal medyada yaş sınırı olumlu bir süreç getirir diye düşünüyorum. Velilerle çalışırken özellikle fark ettiğim şu oluyor; ‘Ne yapalım ki, bizimle vakit geçirmek istemiyor’. Ortam, gerçekten güvenli mi diye görebilmek gerekiyor. Kick boks, boks oyunu gibi bazı oyunlarla, sporsal aktivitelerle bu duygularını açığa çıkarmalarına yardımcı olabiliriz. Sanal dünya aslında günlük hayatta karşılanmamış ihtiyaçların karşılandığı bir yer. Teknoloji kullanma konusunu sağlıklı bir yere çevirirsek çocukları daha başarılı, öğrenebilir noktaya taşıyabilirsek daha sağlıklı olabilir ama diğer açıdan çok sıkıntılı” şeklinde konuştu.
“SANAL DÜNYA DÜŞÜNDÜĞÜMÜZDEN DAHA TEHLİKELİ, ÇOK DİKKATLİ OLMALI”
Teknoloji bağımlılığı konusundaki başvurulara yönelik konuşan Kalay Usta, “Çok fazla var. Özellikle son yıllarda başvurulan en yaygın konulardan bir tanesi zaten teknoloji, oyun bağımlılığı. Bu ciddi bir sorun haline gelmiş durumda. Aile oyunları öneriyoruz, ailecek oynayabileceğiniz bir oyun olsun. Ebeveynlerin çocuklarıyla güzel bir bağ kurması, korkmaması, sanal dünyayı da tamamen korkulacak bir nesne haline getirmeyip daha faydalı nasıl kullanabilecekleri yönünde düşünmelerini önereceğim. Sanal dünya şu an düşündüğümüzden daha tehlikeli bir durumda ne yazık ki. Çocuk oyun oynuyor olduğunda özellikle şiddet içerikli oyunsa; hepimizin doğasında olduğu gibi çocuğun doğasında da var. Saldırganlık dürtülerini çok daha fazla kışkırtan bir yanı var. Bazı çocuklarda özellikle alt yapı varsa hem sosyal hem psikolojik etkenler de söz konusuysa ortaya çok daha yıkıcı durumlar çıkabiliyor. Son yıllarda gördüğümüz, okul katliamı gibi korkunç sonuçlarla karşılaşıyoruz ne yazık ki. Ebeveynler çok dikkatli olmalı. Özellikle Filipin olayından sonra bu oyunun kontrol altına alınmaya çalışılması iyi bir haber” diye konuştu. >>>İHA
-

OEDAŞ geleceğin mühendisleri ile buluştu
OEDAŞ, 2019 yılından bu yana yürüttüğü ‘Enerjimiz Eşit’ projesi ile enerji sektöründe kadın istihdamını desteklemeye devam ediyor. Şirket, bu yılki Kadın Mühendisler Günü için özel bir dizi etkinlik düzenledi. OEDAŞ yetkilileri, hizmet verdikleri Afyonkarahisar, Bilecik, Eskişehir, Kütahya ve Uşak illerindeki meslek liselerini ziyaret etti. Toplam 425 kız ve erkek öğrenciyle buluşan ekipler, enerji sektöründeki sürdürülebilirlik çalışmalarını ve fırsat eşitliği prensiplerini anlattı. Şirket bünyesindeki kadın mühendisler, öğrencilere ilham veren kariyer yolculuklarını ve sektördeki deneyimlerini paylaştı.
ÜNİVERSİTELİLER GENEL MÜDÜRLÜKTE AĞIRLANDI
Proje çerçevesinde ayrıca, Eskişehir’deki genel müdürlük binasında üniversite öğrencileri ağırlandı. Bilecik Şeyh Edebali Üniversite, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ), Eskişehir Teknik Üniversitesi (ESTÜ) ve Kütahya Dumlupınar Üniversitesinde mühendislik bölümlerinde okuyan 25 kız öğrenci, elektrik dağıtım sektöründeki operasyonel süreçler hakkında bilgilendirildi. Etkinlik, öğrencilerin kariyer planlamalarına yönelik sorularının yanıtlanmasıyla sona erdi. >>>İHA

OSMANGAZİ ELEKTRİK DAĞITIM A.Ş. (OEDAŞ), 23 HAZİRAN ULUSLARARASI KADIN MÜHENDİSLER GÜNÜ KAPSAMINDA 450 LİSE VE ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİSİYLE BİR ARAYA GELEREK ENERJİ SEKTÖRÜNDE FIRSAT EŞİTLİĞİ KONUSUNDA FARKINDALIK OLUŞTURDU. (İHA/ESKİŞEHİR-İHA)
Osmangazi Elektrik Dağıtım A.Ş. (OEDAŞ), 23 Haziran Uluslararası Kadın Mühendisler Günü kapsamında 450 lise ve üniversite öğrencisiyle bir araya gelerek enerji sektöründe fırsat eşitliği konusunda farkındalık oluşturdu.
OSMANGAZİ ELEKTRİK DAĞITIM A.Ş. (OEDAŞ), 23 HAZİRAN ULUSLARARASI KADIN MÜHENDİSLER GÜNÜ KAPSAMINDA 450 LİSE VE ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİSİYLE BİR ARAYA GELEREK ENERJİ SEKTÖRÜNDE FIRSAT EŞİTLİĞİ KONUSUNDA FARKINDALIK OLUŞTURDU. (İHA/ESKİŞEHİR-İHA)
Osmangazi Elektrik Dağıtım A.Ş. (OEDAŞ), 23 Haziran Uluslararası Kadın Mühendisler Günü kapsamında 450 lise ve üniversite öğrencisiyle bir araya gelerek enerji sektöründe fırsat eşitliği konusunda farkındalık oluşturdu.
OSMANGAZİ ELEKTRİK DAĞITIM A.Ş. (OEDAŞ), 23 HAZİRAN ULUSLARARASI KADIN MÜHENDİSLER GÜNÜ KAPSAMINDA 450 LİSE VE ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİSİYLE BİR ARAYA GELEREK ENERJİ SEKTÖRÜNDE FIRSAT EŞİTLİĞİ KONUSUNDA FARKINDALIK OLUŞTURDU. (İHA/ESKİŞEHİR-İHA)
Osmangazi Elektrik Dağıtım A.Ş. (OEDAŞ), 23 Haziran Uluslararası Kadın Mühendisler Günü kapsamında 450 lise ve üniversite öğrencisiyle bir araya gelerek enerji sektöründe fırsat eşitliği konusunda farkındalık oluşturdu. -

Son dakika! Yunanistan’da deprem
Yunanistan’da 5.5 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Dode canese adasında sarsıntı meydana geldi.
Kandilli rasathanesi verilerine göre akdeniz kıyılarına da yansıyan deprem son dakika kayıtlara geçti.

-

Ak Parti öğrenci affı teklifini meclise sundu: Detaylar…
AK Parti öğrenci affı yasa teklifini Meclis’e sunarken affın detayları da belli oldu. Daha önceki aflardan yararlanan öğrencileri kapsamayan yeni afta 4 ay detayına dikkat edilmesi gerekiyor.

KİMLER ÖĞRENCİ AFFI DÜZENLEMESİNDEN YARARLANABİLECEK?
Ön lisans, lisans ve doktora öğrencileri ile kayıt yaptırma hakkı kazanıp kayıt yaptırmayanların yeniden öğrenciliğe dönmelerine ilişkin yasa teklifi TBMM Başkanlığı’na sunuldu. Yasa teklifinin ayrıntılarını AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin kamuoyuyla paylaştı. Buna göre yasa teklifi 28 maddeden oluşuyor. Yasalaşması durumunda; daha önceki aflardan yararlanmayan, lisans, ön lisans, lisans tamamlama, lisansüstü düzeyde tüm öğrenciler bu aftan yararlanabilecek.

4 AY ŞARTI VE ASKERLİK DETAYI
Öğrenciler, 4 ay içerisinde ilişikleri kesilen üniversitelere başvurabilecek. Askerlik görevini yerine getirenler de, görevlerinin sona ermesinden itibaren 2 ay içerisinde aftan yararlanabilecek.
Ayrıca Zengin, uygulamalı eğitim ve intörnlük sürecini tamamlayamadan ilişikleri kesilen öğrenciler için de ayrı bir düzenleme yapılacağını anlattı. Teorik derslerden başarılı olan, uygulamalı eğitim ve intörnlük sürecinde problem yaşayanlar için de af getirileceğini, üniversiteyi bitirme sürelerinin uzatılacağını söyledi.
Başta tıp fakülteleri olmak üzere Anadolu’daki değerli akademisyenlerden daha fazla istifade etmek istediklerini belirten Zengin, emekliye ayrıldıktan sonra öğretim üyelerinin 2 yıl süreyle sözleşmeli görevlerini sürdürebileceğini, onlara ek ders ücreti ve teşvik ödeneklerinin verileceğini söyledi.
Hastaneleri olmayan vakıf üniversitelerinin tıp fakültelerine verilen hastane yapma sürelerinin uzatılacağını bildiren Zengin, teklifle ayrıca Anayasa Mahkemesinin iptal kararları doğrultusunda da düzenlemelere gidileceğini ifade etti.

DEVLET ÜNİVERSİTELERİ YURTDIŞINDA TESİS KURABİLECEK
Teklifi detaylarıyla anlatan Zengin, düzenlemeleri şu şekilde ifade etti:
“Vakıf üniversitelerinde tam burslu öğrencilerin olması çok önemli. Bir vergi düzenlemesiyle tam burslu eğitim alacak öğrencilerin sayısının artırılmasını düzenliyoruz. Yan dal uzmanlığında bulunan öğretim üyelerinin ve araştırma görevlilerinin ek ödeme tavanları Sağlık Bakanlığında görev yapan emsalleriyle aynı noktaya getirildi. Üniversitelerimize farklı ülkelerde kampüs açmayla ilgili düzenleme ortaya koyuyoruz. Devlet üniversitelerimiz, yurt dışında tesis kurabilecek. Hem bulundukları ülkelerde öğrenci alıp yetiştirebilecekler hem de Türkiye’den üniversite sınavına giren öğrencilerimiz o üniversitelerde eğitimlerine devam edebilecekler. İzinsiz yabancı yükseköğretim kurumlarının faaliyet yaptığını görüyoruz, aslında kaçak bir uygulama. Türkiye’de izinsiz ve mevzuata aykırı yükseköğretim faaliyetinin yürütülmesinin, sahte diploma, sahte sertifika düzenlemesinin önüne geçebilmek için son derece katı düzenleme yapıyoruz.”
-

Toroslar yeşerdi, Yörüklerin zorlu mesaisi başladı
Tarım ve Orman Bakanlığı verilerine göre Türkiye’de kıl keçi yetiştiriciliği yapılan iller arsında Mersin ilk sırada yer alıyor. Mersin genelinde yaklaşık 800 binden fazla keçi bulunduğu öğrenilirken, sıfır rakıma yaz, 2 bin rakım üzerindeki Toros dağlarının eteklerine bahar gelmesiyle Yörükler göç etti. Kentteki birçok Yörük Konya, Karaman, Antalya ve Mersin arasında yaylalardaki yerlerine yerleşti. Kış ve bahar mevsimlerinin yağışlı geçmesiyle Toroslarda oluşan kırlar ve çiçekler, balcılar gibi küçükbaş hayvan yetiştirenleri de mutlu etti. Erdemli ilçesine bağlı Evdilek Yaylası’ndan Eğriçayır Yaylası’na kadar birçok Yörük, kendilerine ait sürüleri gün doğumu ile birlikte otlatmaya çıkarmaya başladı. Gün boyu dağlarda hayvanlarını otlatanlar, bu yılki durumdan memnun olduklarını anlattı. Coğrafi şartlar nedeniyle en yoğun şekilde Akdeniz Bölgesi’nde yetiştirilen keçilerden el de edilen ürünlerle geçimlerini sağlayan ailelerin zorlu yaşamları dikkat çekti.
“BU SENE YAĞMURUMUZ ÇOK GÜZEL YAĞDI, OTUMUZ ÇOK GÜZEL OLDU
Erdemli ilçesine bağlı Kayacı Mahallesi’nde yaşayan, yazın ise Toroslarda Evdilek Yaylası’nda hayvanlarını yetiştiren Yörüklerden Hasan Cücü, “Evdilek Yaylası’na çıkmışız. Yayla yapıyoruz, mal otlatıyoruz. Mesleğimiz çobanlık. Çoban geldik, çoban doğduk, çoban büyüdük, çobanlık yapıyoruz. Mersin’imiz, Türkiye’nin en fazla keçi üreten ilidir. Sütüyle, yoğurduyla, etiyle, besisiyle, Mersin’imiz en ileri olan bir ilimiz” dedi. Kendisinin 250’ye yakın, bacanağının da 200 civarında hayvanı olduğunu anlatan Cücü, “Otlatıyoruz, güdüyoruz, sağıyoruz, sıkıyoruz. Sütümüz Konya Ereğli’ye gidiyor. Bu sene yağmurumuz çok güzel yağdı. Otumuz çok güzel, yemyeşil ortam. Kurban olduğum Allah herkese böyle sağlık sıhhat versin, şu yaylalarda yaşamayı nasip eylesin” ifadelerini kullandı.
“TOROSLARDA BİTEN HAYAT TEKRAR CANLANDI”
Eğriçayır Yaylası’nda arıcılık yapan Celal Çay ise, “Şu anda Torosların eteğindeyiz. Bu yıl bolca yağmur olduğu için, otlar çok fazla Toroslarda. Hayvanlar yeteri kadar doyuyor, çobanlar çok mutlu. Çok güzel bir doğa var. Geçtiğimiz birkaç yıl çok kuraktı. Kurak olması sebebiyle buraları böyle yeşil göremiyorduk. Hatta buralarda hayat bitecek diyorduk ama bu yıl o biten hayat tekrar canlandı. Çok güzel bir ortam oluştu. Hayvanlar çok mutlu, bizler çok mutluyuz. Yaşam yeniden başladı Toroslarda” diye konuştu. >>>İHA

-

Yeşil pasaport başvurularında yeni dönem: MEB sistemi tamamen değiştirdi!
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) yeşil ve gri pasaport başvurularında yeni bir dönemi başlattı. Bakanlık tarafından devreye alınan dijital sistem sayesinde başvuru işlemleri artık yeni elektronik ortamda gerçekleştirilecek. Böylece uzun süren evrak trafiği ve fiziksel başvuru süreci büyük ölçüde sona ermiş olacak.

Yeni uygulama ile birlikte yeşil pasaport hakkına sahip olan MEB personeli başvurularını direkt olarak sistem üzerinden yapabilecek. Elektronik ortamda tamamlanan onay sürecinin ardından oluşturulan başvuru formu, web servisi aracılığıyla doğrudan Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’ne iletilecek.
Başvurular nasıl yapılacak?
Yeni sistem kapsamında tüm işlemler MEB’in pasaport başvuru formu üzerinden gerçekleştirilecek. Hususi (yeşil) pasaport başvuruları personelin kendisi tarafından elektronik ortamda yapılırken, hizmet (gri) pasaport başvuruları ise ilgili birimler tarafından sistem üzerinden tamamlanacak.

Öte yandan, MEBBİS bilgilerinde eksiklik bulunan personelin işlemleri müdürlükler tarafından tamamlanacak. Böylece eksik bilgi nedeniyle yaşanabilecek aksaklıkların önüne geçilmesi planlanıyor.
-

Ay Yıldız Karargâhı’nda İlk Toplantı Yapıldı: Komutanlıklar Tek Çatı Altında Toplanacak!
Milli Savunma Bakanlığı, haftalık basın bilgilendirme toplantısını ilk kez Ay Yıldız Müşterek Karargâhı’nda gerçekleştirdi.
Bakanlık, yeni yerleşkenin Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı ile Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlıklarını aynı çatı altında buluşturarak müşterek harekât kabiliyetini güçlendirmeyi hedeflediğini açıkladı.
Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, ay yıldızlı al bayraktan ilham alınarak tasarlanan karargâhın akıllı bina altyapısı, ileri güvenlik sistemleri ve çevre dostu yapısıyla Türk Silahlı Kuvvetlerinin gelecekteki ihtiyaçlarını karşılayacak stratejik bir merkez olacağını belirtti.
Aktürk ayrıca, 7-8 Temmuz’da Ankara’da düzenlenecek NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında yabancı savunma bakanları ve NATO’nun üst düzey temsilcilerinin Ay Yıldız Karargâhı’nda ağırlanacağını ifade etti.
Toplantıda terörle mücadele faaliyetlerine ilişkin bilgiler de paylaşıldı.
Son bir haftada 7 PKK mensubunun teslim olduğu, sınır hattında yasa dışı geçiş girişimlerine yönelik operasyonların sürdüğü bildirildi.

Savunma sanayii alanında ise Kara Kuvvetleri Komutanlığı için Gökbey Genel Maksat Helikopteri ile Hava Kuvvetleri Komutanlığı için ALP-300G Alçak İrtifa Radar Sistemi’nin envantere alındığı açıklandı.
ASELSAN ve MKE tarafından geliştirilen çeşitli savunma sistemlerinin de ilgili birliklere teslim edildiği duyuruldu.
Bakanlık ayrıca, İsrail’in Suriye’ye yönelik saldırılarının bölgesel istikrarı olumsuz etkilediğini belirterek saldırıların sona erdirilmesi çağrısında bulundu.
Askeri sağlık sisteminin yeniden yapılandırılmasına yönelik çalışmaların ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatları doğrultusunda devam ettiği kaydedildi.
-

Deniz Göktaş Havaalanında gözaltına alındı!
Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’nda sahnelediği “Ölü Deniz” adlı stand-up gösterisi ülke gündemine oturan komedyen Deniz Göktaş hakkında soruşturma başlatıldı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma gerekçesinin “dini değerleri aşağılama” olduğu belirtiliyor.
“Ölü Deniz” gösterisi dört günde 6 milyon izlenen Deniz Göktaş, özellikle iktidar çevreleri tarafından hedef gösterilerek, tutuklanması talep ediliyordu.

Deniz Göktaş bu sabah, sosyal medyada yayılan “yurtdışına kaçtı” iddialarına X (Twitter) üzerinden cevap verdi.
‘merhabalar, bütün yıl hayal ettiğim gibi turnem ve kurgu biter bitmez arkadaşlarımın yanına 3 tişört 3 boxerla tatile geldim. bilmiyorum seyahat etmem ayıp bir şey mi ama istihbarat haberi gibi paylaşanlar 22 haziran’da yüklü bir bedelli askerlik ücreti ödediğimi de görürler, uzun yıllar ülkede olacağım
Türkiye’de olmamı gerektiren bir durum olursa ilk uçakla döneceğim, tişört sayısı zorluyor.’Sahnelediği “Ölü Deniz” adlı oyunu nedeniyle iktidara yakın kesimlerin hedef gösterdiği komedyen Deniz Göktaş, tatil için gittiği yurtdışı gezisinden İstanbul’a döndü. Göktaş, havalimanında pasaport kontrolü sırasında gözaltına alındı. -

Ev aletlerinde zorunlu standartlar değişiyor
ABD Enerji Bakanlığından yapılan açıklamada, söz konusu teklifin klima üniteleri, gazlı ocaklar, çamaşır ve kurutma makineleri, su ısıtıcıları, buzdolapları ve Amerikalıların günlük yaşamda kullandığı diğer ürünler için enerji tasarrufu standartlarının belirlenmesinde kullanılan “Süreç Kuralı”nı güncelleyeceği bildirildi.
Teklifin, ABD Başkanı Donald Trump’ın “Deregülasyon Yoluyla Refahın Önünü Açmak” başlıklı Başkanlık Kararnamesi doğrultusunda hazırlandığına işaret edilen açıklamada, bu teklifle tüketici tercihlerinin korunması ve maliyetlerin düşürülmesinin amaçlandığı aktarıldı.
Açıklamada değerlendirmelerine yer verilen ABD Enerji Bakanı Chris Wright, Bakanlığın kural değişikliğini ev aletleri ve ekipmanlarına yönelik zorunlulukları kalıcı olarak kaldırmak amacıyla önerdiğini bildirdi.
Wright, şunları kaydetti:
“Amerika’da insanlar, kıyafetleri ilk çalıştırmada kurutan bir kurutma makinesi seçebilmeli ancak ne yazık ki önceki yönetimler farklı düşünüyordu. Başkan Trump, bu saçmalığa son verme sözü verdi ve biz de tam olarak bunu yapıyoruz. Bu önerilen düzenleme, Amerikalıların gerçekten işe yarayan ve karşılayabilecekleri fiyatlardaki ev aletleri ile ekipmanları seçebilmesini sağlayacak.”
-

Venezuela’daki depremlerde hayatını kaybedenlerin sayısı 3 bin 811’e yükseldi
Venezuela’daki depremlerde hayatını kaybedenlerin sayısı 3 bin 811’e yükseldi
-

Türkiye’de geçen yıl 659 gazete resmi ilan yayımladı
Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına ilişkin süreli yayın istatistiklerini açıkladı.
Buna göre, Basın İlan Kurumu verilerine bakıldığında, resmi ilan yayımlayan gazete sayısı 2024’te 753 iken, geçen yıl yüzde 12,5 azalarak 659 oldu. Bunların yüzde 95,9’u yerel, yüzde 3,3’ü yaygın (ulusal), yüzde 0,8’i ise bölgesel yayınlardan oluştu.
Bu gazetelerin toplam yıllık tirajı, geçen yıl 2024’e göre yüzde 15,1 azalışla 392 milyon 797 bin 801 olurken, tirajın yüzde 81,9’unu yaygın, yüzde 17,7’sini yerel ve yüzde 0,4’ünü bölgesel gazeteler aldı.
Resmi ilan yayımlayan internet haber sitesi sayısı 2024’te 349 iken, geçen yıl yüzde 2,3 artışla 357’ye ulaştı. Bu sitelere toplam tekil ziyaretçi sayısı, 8 milyar 840 milyon 299 bin 804 oldu. Ziyaretçi trafiğinin yüzde 66,3’ü, genel kategoride bulunan internet haber sitelerinden oluştu. Toplam sayfa görüntüleme sayısı, 45 milyar 314 milyon 725 bin 824 olarak gerçekleşti. Bu görüntüleme sayısının yüzde 74,2’si, genel kategoride bulunan internet haber sitelerinde gerçekleşti.
Resmi reklam yayımlayan dergi sayısı, 2024 yılında 474 iken, 2025 yılında yüzde 0,8 azalarak 470 olarak kayıtlara geçti. Resmi reklam yayımlayan dergilerin yüzde 46,8’i aylık, yüzde 15,1’i haftalık, yüzde 13,6’sı on beş günlük, yüzde 11,1’i iki aylık, yüzde 6,8’i günlük ve yüzde 6,6’sı 3 aylık faaliyet gösterdi.
Resmi ilan yayımlayan gazetelerin ise yüzde 57,4’ü günlük, yüzde 42,6’sı haftada 2-6 gün olarak yayımlandı. Bu yayınların toplam tirajının yüzde 98,9’unu günlük, yüzde 1,1’ini haftada 2-6 gün yayımlananlar oluşturdu.
Süreli yayın sayısı 2024’te 2 bin 40 iken, 2025’te yüzde 6,5 artarak 2 bin 173 oldu. Bu yayınların yüzde 90,9’u siyasi/haber/güncel, yüzde 3,3’ü sektörel/mesleki, yüzde 1,6’sı kültür/turizm/tanıtım, yüzde 1,3’ü ekonomi/ticaret/finans içerikli yayımlanırken, yüzde 2,9’u ise diğer içerik türlerinde çıktı.
Çalışan sayıları
Resmi ilan ve reklam yayımlayan gazetelerde çalışanların sayısı, bir önceki yıl 4 bin 315 iken, geçen yıl yüzde 13,9 azalarak 3 bin 714 oldu. Çalışanların yüzde 37,8’i lise ve dengi okul, yüzde 34,9’u lisans, yüzde 13,7’si lise altı, yüzde 11,2’si ön lisans ve yüzde 2,4’ü yüksek lisans/doktora mezunlarından oluştu. Çalışanların yüzde 43,8’i muhabir, yüzde 26,7’si sayfa sekreteri, yüzde 20,3’ü sorumlu müdür, yüzde 7,1’i yazar ve yüzde 2,1’i haber müdürü olarak görev aldı.
Resmi ilan yayımlayan internet haber sitelerinde çalışanların sayısı 2024’te 3 bin 404 iken, 2025’te yüzde 8,4 artarak 3 bin 690’a yükseldi. Çalışanların yüzde 57,7’si lisans, yüzde 24,4’ü lise ve dengi okul, yüzde 10,2’si ön lisans, yüzde 4,8’i lise altı ve yüzde 2,9’u yüksek lisans/doktora mezunlarından oluştu. Resmi ilan yayımlayan internet haber sitelerinde çalışanların yüzde 39,3’ü muhabir, yüzde 37’si internet editörü, yüzde 10,9’u sorumlu müdür, yüzde 9,3’ü yazar ve yüzde 3,5’i haber müdürü olarak görev yaptı.
İnternet haber sitelerinde çalışanların kadro unvanı ve cinsiyete göre dağılımı incelendiğinde, sorumlu müdürlerin yüzde 67,2’si erkek, yüzde 32,8’i kadın, haber müdürlerinin yüzde 78,9’u erkek, yüzde 21,1’i kadın, internet editörlerinin yüzde 53,2’si erkek, yüzde 46,8’i kadın, muhabirlerin yüzde 57,4’ü erkek, yüzde 42,6’sı kadın, yazarların ise yüzde 54,4’ü erkek, yüzde 45,6’sı kadın olarak kayıtlara geçti.