Kategori: Tüm Haberler

  • Şuhut’da cami hırsızı yakayı ele verdi!

    Şuhut’da cami hırsızı yakayı ele verdi!

    DÖRT FARKLI İŞ YERİNİN KAMERASI SANİYE SANİYE İNCELENDİ

    Olay, Şuhut ilçe merkezinde bulunan Yeni Camii’nde meydana geldi. Camide namaz kılan vatandaşların şarj aleti ve powerbank gibi elektronik eşyalarının çalındığı ihbarını alan Şuhut İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri vakit kaybetmeden harekete geçti. Cami çevresindeki ve kaçış güzergahındaki 4 farklı iş yerinin güvenlik kamerası görüntülerini saatlerce inceleyen asayiş ekipleri, şüphelinin kimliğini tespit etmeyi başardı.

    ÇALINAN ELEKTRONİK MALZEMELER EVİNDEN ÇIKTI

    Kamera analizlerinin ardından düğmeye basan polis ekipleri, hırsızlık olayını gerçekleştirdiği kesinleşen M.K.’nin adresine operasyon düzenledi. Şüpheli kıskıvrak yakalanarak gözaltına alınırken, evde yapılan aramalarda camiden çalınan tüm elektronik malzemeler eksiksiz şekilde ele geçirildi.

    MAĞDUR VATANDAŞLARA EŞYALARI TESLİM EDİLDİ

    Polis ekipleri tarafından el konulan elektronik malzemeler, camide mağdur olan sahiplerine teşhis ettirilerek teslim edildi. Kutsal mekanda hırsızlık yaparak pes dedirten şüpheli M.K.’nin ise emniyetteki sorgusunun ve adli işlemlerinin devam ettiği bildirildi.>>>İHA

  • Ağar: Afyon mermeri, Türkiye’nin küresel gücünü pekiştiriyor

    Ağar: Afyon mermeri, Türkiye’nin küresel gücünü pekiştiriyor

    AĞAR: AFYON MERMERİ TÜRKİYE’NİN KÜRESEL GÜCÜNÜ PEKİŞTİRİYOR

    Ticaret Bakan Yardımcısı Volkan Ağar, Afyon mermeri başta olmak üzere Türk doğal taş sektörünün küresel pazarlardaki güçlü konumuna dikkat çekti. Ağar, yaptığı açıklamada Afyon mermerinin tarihsel önemine vurgu yaparak, bu topraklardan çıkarılan doğal taşların geçmişte imparatorlukların başkentlerini süslediğini hatırlattı. Türkiye’nin bugün ise “Türkiye Yüzyılı” vizyonu doğrultusunda üretim ve ihracatta güçlü bir ivme yakaladığını ifade etti. Türkiye’nin sahip olduğu zengin jeolojik yapının mermer, traverten, granit ve bazalt gibi geniş bir ürün çeşitliliği sunduğunu belirten Ağar, bu çeşitliliğin küresel pazarlarda önemli bir rekabet avantajı oluşturduğunu söyledi. Türk doğal taş sektörünün yalnızca rezerv büyüklüğüyle değil; işleme kapasitesi, ürün kalitesi, tasarım kabiliyeti ve ihracat tecrübesiyle de dünya pazarlarında güçlü bir konumda olduğunu vurgulayan Ağar, sektörün uluslararası alandaki etkisinin her geçen gün arttığını kaydetti. >>>Mustafa BAYER

  • Ali Babacan’ın sürpriz Afyonkarahisar programı belli oldu

    Ali Babacan’ın sürpriz Afyonkarahisar programı belli oldu

    İL BAŞKANLIĞINDAN HERKESE AÇIK DAVET GELDİ

    Ziyaret programına ilişkin Deva Partisi Afyonkarahisar İl Başkanlığı tarafından resmi bir açıklama yapıldı. Açıklamada, Genel Başkan Ali Babacan’ın kentte ağırlanacağı belirtilerek, tüm vatandaşlar düzenlenecek olan karşılama programına davet edildi. Parti tabanında hareketlilik yaratan bu ziyaret için hazırlıkların sürdüğü bildirildi.

    FUAR ALANINDA BÜYÜK BULUŞMA GERÇEKLEŞECEK

    Genel Başkan Ali Babacan’ın kentteki ana durağı, kapılarını dünyaya açan dev organizasyon olacak. Babacan’ın Afyonkarahisar Uluslararası Blok Mermer Fuarı’nı ziyaret ederek sektör temsilcileri ve üreticilerle bir araya geleceği öğrenildi. Program kapsamında yarın saat 14.30’da Mermer Blok Fuar Alanı Sanat Sokağı girişinde kitlesel bir karşılama töreni organize edilecek.>>>ŞAHAN KARTAL

  • Üç gündür aranan gençten kötü haber geldi

    Üç gündür aranan gençten kötü haber geldi

    YAKINLARI HAFTA SONUNDAN BERİ HER YERDE ARIYORDU

    Cumartesi gününden beri kayıp olan Göksel Gedikli’nin hayatından endişe eden ailesi, emniyet güçlerine giderek kayıp başvurusunda bulunmuştu. İhbarın ardından polis ve arama kurtarma ekipleri tarafından ilçenin dört bir yanında geniş çaplı arama çalışmaları başlatıldı. Günlerdir süren umutlu bekleyiş, gelen acı haberle yerini büyük bir üzüntüye bıraktı.

    VATANDAŞLAR HAREKETSİZ HALDE BULDU

    Acı olay, ilçeye bağlı Gemiciler Mahallesi’ndeki boş bir arazide meydana geldi. Çalılık alandan geçen vatandaşlar, yerde hareketsiz yatan bir şahsı fark ederek durumu hemen 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine kısa sürede sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Ekiplerin yaptığı ilk kontrolde, yerde yatan kişinin kayıp olarak aranan Gedikli olduğu ve hayatını kaybettiği belirlendi.

    ÖLÜM NEDENİ OTOPSİYLE NETLEŞECEK

    Olay yeri inceleme ekipleri ve savcının bölgede yaptığı detaylı incelemelerin ardından Göksel Gedikli’nin cansız bedeni, kesin ölüm nedeninin belirlenebilmesi amacıyla otopsi yapılmak üzere hastane morguna kaldırıldı. Şüpheli ölümle ilgili geniş çaplı soruşturma yürüten cinayet büro ekipleri, olayın arkasındaki sır perdesini aralamak için çalışmalarını sürdürüyor.>>>İHA

  • Bahçeli: İmzaların dönüm noktası olmasını temenni ediyoruz

    Bahçeli: İmzaların dönüm noktası olmasını temenni ediyoruz

    Devlet Bahçeli, MHP TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, 1948’den bu yana Filistin halkının hür ve bağımsız yaşama özleminin ötelendiğini, 1967’den bu yana işgalin derinleştiğini, Kudüs’ün statüsü üzerinde pek çok tefrika denendiğini, yerleşim politikalarıyla Filistin toprağının adım adım daraltıldığını söyledi.

    Gazze’nin yıllardır abluka, açlık, yıkım ve ölümle sınandığını ifade eden Bahçeli, 7 Ekim sonrasında İsrail yönetiminin izlediği yolun, savaş hukukunun meşruiyet hudutlarını çoktan aştığını, vicdan sahibi milletlerin sabır taşlarını çatır çatır çatlattığını dile getirdi.

    Bahçeli, “İsrail, günahsız sivilleri hedef alan, şehirleri harabeye çeviren, hastaneleri, okulları, ibadethaneleri, yardım noktalarını dahi savaş meydanına çeviren bir ölüm ve intikam makinesi siyasetine dönüşmüştür. Bugün karşımızda bulunan, bölgenin huzur damarlarına musallat olmuş kan delisi bir kriz makinesi olan İsrail, ateşkesi ihlal ederek Lübnan’a saldırmakta, söylem ve demeçleriyle dünya milletlerinin dört gözle beklediği ABD-İran mutabakatının dahi karşısında durmakta, Doğu Akdeniz’de, Kıbrıs çevresinde taşeron hevesleri okşayan bir istikrarsızlık merkezi olmaya devam etmektedir.” diye konuştu.

    Netanyahu yönetiminin, bölgenin huzuruna kasteden bir kriz üretim mekanizması olduğunu dile getiren Bahçeli, Netanyahu’nun siyasi serencamının ortada olduğunu, başrolü olduğu yolsuzluk dosyalarının, iç siyasette derinleşen meşruiyet krizinin, İsrail toplumunu parçalara ayıran iktidar hırsının ve fitilini ateşlediği uluslararası yargı mercilerinde yürüyen ağır süreçlerin gölgesinde yaşadığını kaydetti.

    Bahçeli, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:

    “Siyasi ömrünü kanlı bir güvenlik anlatısına bağlayan, koltuğunu muhafaza etmek için yangına körükle giden, iftira ve propaganda perdesiyle Orta Doğu’da yarattığı mezalimi örtmeye çalışan bu melun zihniyetin Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alması, Netanyahu’nun acziyetinin, telaşının ve tükenmişliğinin ilanıdır. Gazze’de çocukların cansız bedenleri toprağa verilirken, Filistinli esirlerin onuru çiğnenirken, Batı Şeria’da toprak gaspı sürerken, Lübnan’da tarihi ve kültürel doku bombaların gölgesinde yerle bir olurken Türkiye’ye ahlak dersi vermeye kalkmak, Cumhurbaşkanımıza parmak sallamak, akıl karargahlarının teslim bayrağını çekmesidir. Mazlumun ahıyla abat olunmayacağını hala idrak edemeyen bir zihniyetin mesnetsiz ithamları, hadsiz isnatları bizim için yok hükmündedir. Bebek kanında ikbal arayanların azgınlaşan gaddarlıkları tüm dünyanın gözleri önündeyken uğursuz sayıklamalara kulak asacak değiliz.”

    “Çocuklar açlıktan ölürken yazılan raporlar kimin karnını doyurmaktadır”

    Dünyanın içinde bulunduğu hazin tablo karşısında sorguya çekilmesi gereken kurumlardan birinin Birleşmiş Milletler olduğunu söyleyen Bahçeli, “Gazze’de insanlık inim inim inlerken, bölgede acı ve katliam kol gezerken Birleşmiş Milletler’in üç maymunu oynadığını” belirtti.

    “Veto sopası” ile adaletin yolunun okyanus ötesinden kesildiğini vurgulayan Bahçeli, Güvenlik Konseyi’nde beşeriyetin adalete duyduğu susuzluğun, tek bir ülkenin İsrail’e kol kanat geren himaye refleksine çarparak yaralandığını söyledi.

    Gazze’de acil, koşulsuz ve kalıcı ateşkes talebinin, insani yardım yollarının açılması çağrısının, sivillerin can emniyetini sağlama mecburiyetinin 14 üyenin desteğine rağmen bir kez daha Washington’un veto duvarına çarptığını ifade eden Bahçeli, meselenin karar alınamaması değil, mazlumun soluk borusuna düğümlenen bu mahfillerin bizzat zulme zaman kazandırması olduğunu dile getirdi.

    Uluslararası Ceza Mahkemesinin Netanyahu hakkında savaş suçu ve insanlığa karşı suç isnatlarıyla yakalama kararı çıkardığını anımsatan Bahçeli, asıl meselenin tam da burada başladığını vurguladı. Lahey’in karar verdiğini ancak bu kararın icrasının yine devletlerin siyasi cesaretine, hukuka riayetlerine ve ahlaki omurgasına bırakıldığını dile getiren Bahçeli, Uluslararası Ceza Mahkemesinin kolluk gücünün olmadığını hatırlattı.

    Bahçeli, şunları kaydetti:

    “Netanyahu’yu kapısından çevirecek, yakalama kararını işletecek, sanığı mahkeme huzuruna çıkaracak olanlar yine devletlerdir. İşte küresel düzenin çelişkisi de sözde barış yeminleri etmiş Birleşmiş Milletler’in iki yüzlülüğü de burada bütün çarpıklığıyla ortaya çıkmaktadır. New York’ta veto kalkanı açanlar, Lahey’de işlevsiz söylemlerle vitrinleri süslemekte, icraat vakti gelince dut yemiş bülbül misali köşelerine çekilmektedir. İsrail yönetiminin hesap vermesi ihtimali ufukta belirince, Netanyahu’nun etrafına bir dokunulmazlık zırhı örülmek istenmektedir. Güvenlik Konseyi’nde korunan, Lahey’de kollanan, başkentlerde siyasi himayeyle gezdirilen bu imtiyaz kimin hukukudur? Burada karşımızda İsrail’in açtığı katliam ve kıyım düzeni değil, bu düzeni elleriyle besleyen, arkasını köşe bucak kollayan ve savaş hukukunu ayaklar altına alan her eylemde cesaretlendiren o küresel düzenin ahlaki iflası vardır.

    Birleşmiş Milletler de işte bu iflas tablosunun tam ortasında durmaktadır. İkinci Dünya Savaşı’nın yıkıntıları üzerinde ‘barışı korumak’, ‘savaşları önlemek’, ‘insanlığı yeni felaketlerden muhafaza etmek’ iddiasıyla kurulan bu yapı, bugün Gazze’deki katliam karşısında vazifesini yerine getirememektedir. Çocuklar açlıktan ölürken yazılan raporlar kimin karnını doyurmaktadır? Sivillerin üzerine bomba yağarken oturulan koltuklardan, ışıltılı ekranlardan endişe beyan etmek, kimlerin ikbaline siper olmaktadır? İsrail’in menfaatlerinin uğrunda hizaya giren, esas duruşa geçen kurşun askerlerin akıbeti, hezimet ve hüsran olacaktır. Gazze’de ve Beyrut’ta işlenen insanlık suçları ne diplomatik kulislerde örtülecek ne de zamanın tozlu raflarına kaldırılacak bir dosyadır. Bu defter, Mahkeme-i Kübra’ya dek açık kalacaktır.”

    “Artık mesuliyet, müeyyide ve müşterek hareket vaktidir”

    MHP Genel Başkanı Bahçeli, Almanya’nın Güvenlik Konseyi geçici üyeliğinde beklediği desteği bulamamasının, Kırgızistan’ın ilk kez bu masaya oturmasının, küresel dengelerdeki büyük değişimlerin ayak sesleri olduğuna dikkati çekerek, bu gelişmenin Batı’nın üstü örtülemez çifte standardına, Gazze karşısındaki akla ziyan suskunluklara ve Türk dünyasının yükselen görünürlüğüne tercüman olan, eski dünyanın ezberlerini bozan güçlü bir işaret fişeği olduğunu söyledi.

    İslam İşbirliği Teşkilatı’na da seslenen Bahçeli, teşkilatın, Kudüs hasreti, Mescid-i Aksa hassasiyeti ve Müslümanlara karşı ortak sorumluluğun sonucu olarak doğduğunu söyledi. Bahçeli, şöyle konuştu:

    “Bu teşkilatın kuruluş harcında Kudüs varsa, varoluş gerekçesinde Filistin varsa, bugün Gazze yanarken, Batı Şeria kuşatılırken, İslam İşbirliği Teşkilatı’nın kınama cümleleriyle yetinmesi izah edilemez. Neredesiniz? Kudüs için kurulan irade nerededir? Gazze için gösterilmesi gereken müşterek duruş hangi engele takılmıştır? Mescid-i Aksa’nın incinen hürmetine karşı alınan kararlar hangi somut neticeye ulaşmıştır? Elbette yapılan yürütülen diplomatik girişim ve temasları yok saymıyoruz. Orta Doğu’daki acıya lal kesilen Şark’ın garabeti gözlerimizin önündeyken ateşkes çağrıları ve insani yardım vurgularını görmezden gelemeyiz. Ancak Gazze’de soykırım düzeni sürüyorsa, yardım filoları hala güvenlik endişesi taşıyorsa, İsrail’in savaş suçları karşısında caydırıcı bir ortak yaptırım zemini kurulamıyorsa, tüm bu çabalar kağıt üzerinde kalacaktır. 57 devlet üyeli bu büyük teşkilatın tüm çaba ve çalışmasının toplantı tutanaklarından, toplanıp dağılan diplomasi masalarından, sonuçsuz kalan bildirilerden, telkin ve teskin edici temennilerin gölgelerinden ibaret kalması beklenemez. Söz çoktan tükenmiştir. Artık mesuliyet, müeyyide ve müşterek hareket vaktidir.”

    “Sayın Cumhurbaşkanımıza ve Dışişleri Bakanımıza bir kez daha teşekkür ediyorum”

    MHP Genel Başkanı Bahçeli, ABD ile İran arasında sağlanan mutabakatı sevindirici bulduklarını ve dikkatle süreci takip ettiklerini vurgulayarak, “İsviçre’de atılacağı açıklanan imzaların, bölgemizde sulh-u sükunun hakim kılınması, Hürmüz hattında seyrüsefer emniyetinin yeniden tesisi ve Orta Doğu’da ateşi büyüten oyunların boşa çıkarılması adına önemli bir dönüm noktası olmasını temenni ediyoruz.” dedi.

    Söz konusu gelişmenin memnuniyet verici olduğunu belirten Bahçeli, imzaların atılacağı güne kadar gerilimi tırmandıracak söylemlerden, tahrik edici hamlelerden, sahada yeni oldubittiler üretmeye dönük hain kumpaslardan ve olası sabotaj girişimlerinden hassasiyetle kaçınılması gerektiğini söyledi.

    ABD-İran mutabakatının kağıt üzerinde kalmaması, sahada karşılık bulması, Hürmüz’de geçiş güvenliğinin teminat altına alınması, nükleer programa ilişkin tartışmaların uluslararası hukuk ve denetim mekanizmaları zemininde yürütülmesi gerektiğini kaydeden Bahçeli, şöyle konuştu:

    “Pakistan’ın müzakere kapısını aralayan arabuluculuk gayreti, başta Türkiye olmak üzere Katar ve Suudi Arabistan’ın diplomatik destek ve temasları bize bir kez daha göstermiştir ki, İslam ülkeleri ortak akıl ve sorumluluk istikametinde hareket ettiğinde kan ve kaos senaryoları boşa düşmektedir. Bu vesileyle Sayın Cumhurbaşkanımıza ve Dışişleri Bakanımıza bu hassas süreci ülkemize yakışan bir hassasiyet ve sorumlulukla yönettikleri için bir kez daha teşekkür ediyorum. Bu tablo, İslam coğrafyasının çözüm masalarının kurucu iradesi olabileceğini göstermesi bakımından oldukça kıymetlidir. Barış kapısı aralanmışsa o kapı güneşli bir sabaha açılana dek sonuna kadar zorlanacaktır. Bu kapının eşiğinde taş olup barış arzularının önünde duranlar, milletlerin huzur yürüyüşüne diken olup batanlar iyi bilmelidir ki kalıcı barış sağlandığında Orta Doğu’yu ateş çemberine çevirdikleri günlerin hesabından kaçamayacaklardır.”

    Bahçeli, İsrail içinden yükselen ‘Bu anlaşma bizi bağlamaz’ feryatlarının, kan ve krizle beslenen siyasi vampirlerin hala sahnede olduğunu gösterdiğini ifade ederek, “Netanyahu yönetimi, Orta Doğu’da sükunet ihtimalini kendi siyasi gelecekleri için tehdit görmektedir. Uluslararası hukuku ayaklar altına alan, barışın önünde aşılmaz duvarlar örmeye kalkan bu çıban başı, döktüğü her damla kanın, yıktığı her hanenin hesabını er ya da geç, ama mutlaka ve mutlaka, tarihin ve milletlerin huzurunda teker teker verecektir. Tavrımız açık, mevkiimiz ayan beyan ortadadır. Cümle alem bilsin ve duysun ki Türk milleti, barış düşmanlarının karşısında, mazlumların, masumların ve mağdurların ise ebediyen yanındadır. Milliyetçi Hareket Partisi olarak temennimiz odur ki kanla beslenen siyonist şer odaklarına inat, bu kadim coğrafyanın her bir köşesinde huzura, sükunete ve adalete dayalı bir barış, Türk-İslam mührüyle ebediyen temin ve tesis edilecektir.” değerlendirmesinde bulundu.

    Bahçeli, Güney Kafkasya’daki gelişmelerin, Ermenistan’da yaşanan siyasi hareketliliğin, Karabağ savaşlarından sonra oluşan yeni gerçeklik ile Rusya-Batı rekabetini ve Türkiye-Azerbaycan hattının Orta Koridoru Zengezur bağlantısının bölgesel barış ihtimalini doğrudan ilgilendirdiğini söyledi.

    Karabağ’ın Türk dünyasının kanayan yarası olduğunu Azerbaycan’ın sabırla büyüttüğü bir istiklal duası şeklinde dillerde yer edindiğini belirten Bahçeli, Hocalı’nın dinmeyen acısının Şuşa’nın, Ağdere’nin, Laçın’ın yakılıp yıkılmış topraklarının Türk milletinin yüreğine kazınmış birer hicran yarası olduğunu ifade etti.

    Karabağ’ın 2020 yılında Azerbaycan tarafından yeniden kontrol altına alınmasıyla hakikatin yerini bulduğunu vurgulayan Bahçeli, “Türk’ün çelikten bileği Karabağ’da tarih yazmıştır. Karabağ’da çiğnenen hukuk, Türk askerinin demir yumruğuyla doğrultuldu. Allah’a şükürler olsun ki Karabağ’ın esaret zincirlerinin kırıldığı günlere eriştik. Allah’a şükürler olsun ki Şuşa’nın dağlarında ay yıldızlı bayrağın, yeniden yükseldiği sabahlara şahitlik ettik. Allah’a şükürler olsun ki har-ı bülbül, şehitlerimizin kanıyla sulanan Karabağ topraklarında artık mahzun bir bekleyişin değil, zaferin nişanesi olarak yeniden açmıştır.” dedi.

    Türk dünyasının Batı ile Doğu arasındaki stratejik irtibatı Zengezur hattının da üzerinde ayrıca ve dikkatle durulması gerektiğini belirten Bahçeli, “Zengezur, Nahçıvan’ın ana vatan Azerbaycan ile bağını güçlendirecek, Türkiye’yi kardeş ülke Azerbaycan üzerinden Hazar’a, Hazar’ın ötesinden Türkistan’a ulaştıracak tarihi geçittir.” değerlendirmesinde bulundu.

    Zengezur Koridoru’nun açılmasının Nahçıvan’ın Azerbaycan’la vuslatı olacağını dile getiren Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bu, ‘iki devlet, tek millet’ şuurunun Türk dünyasının tamamına yayılan stratejik bir iklime kavuşmasıdır. ‘Zengezur’ dedik ama artık adını doğru koyalım, bu hat, Turan Koridoru’dur. Turan Koridoru, Kars’tan Türkistan bozkırlarına uzanan tarihi ve kültürel istikbal kapısıdır. Bu kapı açıldığında asırlar boyunca gönüllerde saklanan kavuşma ülküsü ete kemiğe bürünecek, Anadolu ile Türkistan arasına örülmek istenen setler dağılacak, Turan ufku daha berrak, daha yakın, daha kudretli hale gelecektir.

    Küresel ticaret yollarının yeniden şekillendiği, kuzey hattının savaş ve yaptırımlarla hassaslaştığı, güney deniz yollarının Hürmüz’den Kızıldeniz’e kadar krizlerin tutsaklığı altına girdiği bir dönemde Turan Koridoru’nun açılması bölgemiz ve Türkiye için stratejik bir fırsattır. Güncel badireler dikkate alındığında bu hat, Türkiye’nin ve bölgemizin ihracat güzergahlarını çeşitlendirecek, ülkemizin lojistik kabiliyetini artıracaktır.”

    “Erivan aklını başına alırsa Turan Koridoru ekonomik yalnızlıktan çıkış kapısı olabilir”

    Turan Koridoru’nun, Türk ve Türkiye Yüzyılı’nın stratejik anahtarı olduğunu söyleyen Bahçeli, “Türkiye, Türk dünyasına gönül köprüleriyle olduğu gibi demir yoluyla, kara yoluyla ve enerji hatlarıyla bağlanacaktır. Turan Koridoru açılacaktır. Türk dünyası kenetlenecek, Türk Devletleri Teşkilatı güçlenecektir. ‘Mücadelemiz Milliyetçi Türkiye’ye ve Turan’a kadardır!’ diye haykırarak yemin eden gönüller rahat bir nefes alacaktır.” ifadelerini kullandı.

    Bölgedeki yeni gerçekliğin Ermenistan tarafından da kabul edilmesi gerektiğini belirten Bahçeli, şöyle devam etti:

    “Karabağ Azerbaycan’dır. Bu gerçek sahada kanla, masada hukuk zemininde tescillenmiştir. Erivan aklını başına alır ve bölgesel işbirliği zeminine dürüstçe katılırsa, Turan Koridoru yalnızca Azerbaycan’ın ve Türkiye’nin değil, Ermenistan’ın da ekonomik yalnızlıktan çıkış kapısı olabilir. Aksi halde Ermenistan, dünde yitip gitmiş hayallere tutunarak yarının fırsatlarını da heba edecektir.”

    “Okuyacaksınız ve araştıracaksınız”

    Devlet Bahçeli, 13 Haziran’da Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavına giren öğrencileri tebrik etti, 20-21 Haziran’da yapılacak Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na (YKS) girecek gençlere de başarılar diledi.

    “Hiçbir sınav yavrularımızın şahsiyetlerini tarif edecek, değerlerini tartacak, zekalarını bütünüyle ölçecek bir hüküm makamı değildir” diyen Bahçeli, her Türk gencinin endemik bir çiçek gibi korunması gereken birer emanet, her birinin tek başına milli servet olduğunu söyledi.

    Gençlerin şiddetten, bağımlılıktan ve “dijital dünyanın zehirli dehlizlerinden” korunması gerektiğini dile getiren Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:

    “Okuyacaksınız ve araştıracaksınız, çünkü cehaletin karanlığını ancak bilginin ışığında yırtarsınız. Düşüneceksiniz ve sorgulayacaksınız çünkü hakikate ulaşmanın yolu akıl etmekten geçer. Üreteceksiniz, çünkü ‘Büyük Ülke Türkiye’ mefkuremizin, Türk ve Türkiye Yüzyılı ülkümüzün ihtiyaç duyduğu her hamlenin arkasında sizin imzanız ve inancınız olacaktır. Bir meslek sahibi olunuz, alın terinizle ayakta durunuz. Helal rızkın bereketini hiçbir koltuğun rahatlığına değişmeyiniz.

    Bu ülkenin laboratuvarlarındaki umut sizsiniz. Kürsülerinde yükselecek söz sizsiniz. Spor sahalarında dalgalanacak ay yıldızlı al bayrağa sakladığımız gururunu taşıyacak olan sizlersiniz. Elbette dünyayı tanıyınız, güzel Türkçemizin yanına yabancı dil de ekleyiniz, başka ülkelerde ilim tahsil ediniz, laboratuvarlara giriniz, araştırmalar yapmaya gidiniz, kürsülerde sesimiz olunuz, sahalarda mücadele ediniz, uluslararası başarılar kazanınız. Fakat nereye giderseniz gidiniz, kalbinizin ve aklınızın kıblesi Türkiye olsun. Bu topraklarda kök saldınız, bu milletin bağrında boy verdiniz, bu vatanın ikliminde çınarlaşacaksınız. Nereye giderseniz gidiniz, kutup yıldızınız Türkiye olsun.”

    Cumhuriyet’in banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Vatanın bütün ümidi ve geleceği size, genç nesillerin anlayış ve enerjisine bağlanmıştır” sözünü hatırlatan Bahçeli, “Akademide daha yükseğe çıkmamız gerekiyorsa kütüphanelerin ışığını sabaha kadar siz açık tutacaksınız. Sporda daha büyük başarılar hedefliyorsak siz sahaya çıkacak, mindere inecek, piste basacak, havuza atlayacak, ay yıldızlı formanın hakkını siz vereceksiniz. Türkiye’nin daha güçlü olması gerekiyorsa, aradığımız kaynak sizsiniz. Siz bizim için insan kaynağı değil yaşam kaynağısınız.” diye konuştu.

    Türk gençliğinin köklü bir tarihin mirasçısı olduğunu vurgulayan Bahçeli, şöyle devam etti:

    “Sizler Mete Han’ın devlet nizamını, Attila’nın Avrupalının dizlerini titreten heybetini, Sultan Alparslan’ın Anadolu’yu yurt kılan azmini, Osman Gazi’nin Söğüt’te can bulup üç kıtaya yayılan muradını, Fatih Sultan Mehmet Han’ın 21 yaşında Avrupalıların atası Doğu Roma’yı dize getiren dehasını, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yokluklardan bir devlet var eden ferasetini miras almış bir milletin evlatlarısınız. Bu miras omuzlarınızda bir yük değil; şereftir. Bu miras geçmişte kalmış bir övünç değil, geleceğe taşınacak bir mesuliyettir.”

    Bahçeli, A Milli Futbol Takımı’na da Dünya Kupası’nda Paraguay ile oynayacağı maç öncesinde başarılar diledi.

    “Cumhurbaşkanımız görevdedir, biz de arkasındayız”

    MHP lideri Bahçeli, grup toplantısının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

    Bir gazetecinin, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum’un seçimlere ilişkin açıklamalarını aktararak değerlendirmesini sorması üzerine Bahçeli, şöyle konuştu:

    “Seçimlerin zamanında yapılmasıyla, Cumhurbaşkanı’mızın danışmanının verdiği tarih arasında saat farkı dahi yoktur. Önemli olan seçimin zamanında yapılmasıdır. Şu an için tartışılan her konunun artık açıklığa kavuşarak, Türkiye’yi istikrar içerisinde büyüten bir ülke yapısına kavuşturma zamanıdır. Onun için televizyonlarda yakinen takip ediyoruz. Değişik isimler yeni cumhurbaşkanı adayı olarak ortaya çıkıyor. Onlar üzerinde tartışmalar ve hesaplar yapılıyor. Millet seçimden önce seçime getirilmiş gibi gösterilmek isteniyor. Bu doğru değildir. Cumhurbaşkanımız görevdedir, biz de arkasındayız.”

    CHP’deki gelişmelere ilişkin değerlendirmesi de sorulan Bahçeli, “Üç gün önemli şeyler söyledik, duymadınız mı efendim?” yanıtını verdi.

    Greve giden bazı öğretmenlere ilişkin soru üzerine ise Bahçeli, “Onların da yanındayız” dedi. >>>AA

  • Dünya Kupası’nda favoriler takıldı, dengeler değişti

    Dünya Kupası’nda favoriler takıldı, dengeler değişti

    İRAN VE YENİ ZELANDA’DAN GOLLÜ BERABERLİK

    G Grubu mücadelesinde İran Milli Futbol Takımı ile Yeni Zelanda Milli Futbol Takımı karşı karşıya geldi. Yeni Zelanda, 7. dakikada Just’ın golüyle öne geçerken İran, 32. dakikada Rezaeian’ın golüyle skoru eşitledi. İkinci yarıda Just ile bir kez daha üstünlüğü yakalayan Yeni Zelanda’ya İran, 64. dakikada Mohebi’nin kafa golüyle karşılık verdi. Kalan dakikalarda başka gol olmayınca mücadele 2-2 sona erdi.

     

    MUSLERA’NIN SAHNE ALDIĞI MAÇTA KAZANAN ÇIKMADI

    H Grubu’nda Suudi Arabistan Milli Futbol Takımı ile Uruguay Milli Futbol Takımı karşılaştı. Suudi Arabistan, 41. dakikada Al Amri’nin golüyle ilk yarıyı 1-0 önde tamamladı. Uruguay ikinci yarıda baskısını artırırken 80. dakikada Maxi Araujo’nun golüyle beraberliği yakaladı. Karşılaşma 1-1 sona ererken, Fernando Muslera beşinci kez Dünya Kupası heyecanı yaşadı.

     BELÇİKA, MISIR DUVARINI AŞAMADI

    G Grubu’nda Belçika Milli Futbol Takımı ile Mısır Milli Futbol Takımı karşı karşıya geldi. Mısır, 19. dakikada Ashour’un golüyle öne geçti. Belçika ikinci yarıda baskısını artırsa da aradığı golü ancak 66. dakikada bulabildi. Lukaku’nun pozisyonunda Hany’nin ters vuruşuyla gelen golle skor 1-1 oldu. Kalan bölümde Belçika galibiyet için yüklense de Mısır savunması gole izin vermedi.

     İSPANYA’YA TARİHİ RAKİPTEN FREN

    H Grubu’nda turnuvanın favorilerinden İspanya Milli Futbol Takımı, Dünya Kupası tarihinde ilk kez mücadele eden Yeşil Burun Adaları Milli Futbol Takımı ile karşılaştı. İspanya, maç boyunca üstün görünse de Yeşil Burun Adaları kalecisi Vozinha’nın başarılı performansını aşamadı. Karşılaşma 0-0 sona ererken Yeşil Burun Adaları, Dünya Kupası tarihindeki ilk puanını aldı. İspanya’da sakatlığını atlatan genç yıldız Lamine Yamal, 71. dakikada oyuna dahil oldu ancak skoru değiştiremedi. Turnuvada favori ekiplerin puan kayıpları dikkat çekerken, sürpriz sonuçlar grup mücadelelerinin daha çekişmeli geçeceğinin sinyalini verdi.

    FIFA 2026 Dünya Kupası H Grubu ilk maçında İspanya ve Cape Verde takımları, ABD’nin Atlanta kentindeki Atlanta Stadyumu’nda karşılaştı. Bir pozisyonda, İspanya’dan Fabian Ruiz (8) rakbi ile mücadele etti. ( Jose Hernandez – Anadolu Ajansı )
    FIFA 2026 Dünya Kupası H Grubu ilk maçında İspanya ve Cape Verde takımları, ABD’nin Atlanta kentindeki Atlanta Stadyumu’nda karşılaştı. Bir pozisyonda İspanya’dan Pedri Gonzalez (20), Cape Verde oyuncusu Kevin Pina (6) ile mücadele etti.
    ( Jose Hernandez – Anadolu Ajansı )

    DÜNYA KUPASI MAÇ SONUÇLARI VE PUAN DURUMLARI 2026

    11 Haziran

    Meksika – Güney Afrika 2-0

    12 Haziran

    Güney Kore – Çekya 2-1

    Kanada – Bosna Hersek 1-1

    13 Haziran

    ABD – Paraguay 4-1

    Katar – İsviçre 1-1

    14 Haziran

    Brezilya – Fas 1-1

    Haiti – İskoçya 0-1

    Avustralya – Türkiye 2-0

    Almanya – Curaçao 7-1

    Hollanda – Japonya 2-2

    15 Haziran

    Fildişi Sahili – Ekvador 1-0

    İsveç – Tunus 5-1

    İspanya – Yeşil Burun Adaları 0-0

    Belçika – Mısır 1-1

     

    16 Haziran

    Suudi Arabistan – Uruguay 1-1

    İran – Yeni Zelanda 2-2

    Fransa – Senegal

    17 Haziran 26

    Irak – Norveç

    Arjantin – Cezayir

    Avusturya – Ürdün

    Portekiz – Kongo Demokratik Cumhuriyeti

    İngiltere – Hırvatistan >>>Ferhat YÜKSEL

    Takımlar O G B M A Y P
    1.ABD 1 1 0 0 4 1 3
    2.AVUSTRALYA 1 1 0 0 2 0 3
    3.TÜRKİYE 1 0 0 1 0 2 0
    4.PARAGUAY 1 0 0 1 1 4 0
  • Ece İrtem’in kimdir? Neden öldü? Ece İrtem hakkında ilk açıklama!

    Ece İrtem’in kimdir? Neden öldü? Ece İrtem hakkında ilk açıklama!

    ACILI ANNESİNİN YANINDA BİR ANDA FENALAŞTI

    Sanat dünyasını yasa boğan ölümün ardından detaylar netleşmeye başladı. Ece İrtem’in yasal temsilcisi avukat Uğur Gökkoyun, müvekkilinin vefat saati ve oluş şekline dair yaptığı açıklamada, “Müvekkilim Ece İrtem bugün saat 12.00 sıralarında vefat etmiştir. Olay, kendi evinde annesi ile birlikte olduğu sırada gerçekleşmiştir. İlk tıbbi belirlemelere ve bulgulara göre müvekkilimizin kalp krizinden dolayı vefat ettiğini düşünmekteyiz” ifadelerini kullanarak, olayın bir rahatsızlık sonucu aniden meydana geldiğini aktardı.

    KESİN NEDEN OTOPSİ RAPORUYLA BELLİ OLACAK

    Genç yaşta gelen ölümün ardından adli makamlarca başlatılan incelemelerin devam ettiğini kaydeden Gökkoyun, “Olayla ilgili adli soruşturma titizlikle devam etmektedir. Ölümün kesin sonucu, adli tıp kurumu tarafından yürütülen incelemeler sonrasında hazırlanacak otopsi raporu ile açıklığa kavuşacaktır. Otopsi raporu resmi olarak açıklandığında kamuoyuna ayrıca detaylı bilgi verilecektir. Genç yaşta kaybettiğimiz müvekkilimin acılı ailesine ve tüm sevenlerine başsağlığı dileklerimi sunuyorum” dedi.

    OPERA SAHNELERİNDEN TİYATRO VE DİZİLERE UZANAN ÇOK YÖNLÜ BİR KARİYER

    14 Haziran 1991 tarihinde Sivas’ta dünyaya gelen Ece İrtem, henüz ilkokul yıllarında kendi yazdığı skeçlerle okul piyeslerinde sahne alarak oyunculuğa büyük bir tutkuyla bağlandı. Sanat hayatının yanı sıra küçük yaşlardan itibaren atletizmle de ilgilenen İrtem, uzun yıllar lisanslı olarak koşuculuk yaptı. Sanat eğitimine İzmir’de yön veren yetenekli oyuncu, 2014 yılında Yaşar Üniversitesi Opera / Şan Anasanat Dalı Bölümü’nden üçüncülük derecesiyle mezun oldu. Eğitimi süresince soprano Aytül Büyüksaraç, tenor Levent Gündüz ve mezzosoprano Anna Chubuchenko gibi dünyaca ünlü şan pedagoglarıyla çalışarak sesini ve sahne duruşunu geliştirdi.

    Üniversite sonrasında rotasını tamamen oyunculuğa çeviren İrtem, İstanbul’a taşınarak 2014-2015 yılları arasında Sadri Alışık Kültür Merkezi’nde profesyonel oyunculuk eğitimi aldı. Burada Türk tiyatrosunun usta çınarları Kayhan Yıldızoğlu, Okday Korunan, Kadim Yaşar ve Tolga Çiftçi’den dersler alarak sahne tecrübesini pekiştirdi. Son olarak Kızılcık Şerbeti dizisindeki performansıyla adından söz ettiren genç yıldızın doğum gününün hemen ertesi günü hayatını kaybetmesi, sanat camiasında derin bir iz bıraktı.>>>HABER MERKEZİ 

  • Genç kızın kaçtığı iki çocuk babası sevgiliden ve babadan canlı yayında şoke eden şartlar!

    Genç kızın kaçtığı iki çocuk babası sevgiliden ve babadan canlı yayında şoke eden şartlar!

    ANNEMİ OTOBÜS TUTUYOR DİYE KIZ İSTEMEYE GİDEMEDİK

    Manisa’nın Soma ilçesinden 8 Haziran 2026 tarihinde aniden ortadan kaybolan ve günlerdir kendisinden haber alınamayan Ceyda Evlekoğlu’nun, oyun üzerinden tanıştığı Ramazan Ökten isimli şahsın yanına Adana’ya kaçtığı Müge Anlı’nın titiz araştırmaları sonucu ortaya çıktı. Canlı yayına bağlanan Ramazan Ökten, kendisini savunurken kurduğu trajikomik cümlelerle pes dedirtti. Ceyda’nın ailesini kendi evine davet ettiğini iddia eden Ökten, “Gelin tanışalım diye çağırdım ama gelmediler. Aslında biz de Ceyda’yı kendi ailesinden istemeye gidecektik ama annemi otobüs tutuyor, yolculuk yapamıyor. Ne yapayım, kaderimde Ceyda varmış. Ceyda yanlış hiçbir şey yapmadı. Aynı hareketi benim öz bacım da yapsa onu da sonuna kadar desteklerdim” diyerek evli olmasına rağmen yaptığı kaçırma olayını normalleştirmeye çalıştı.

    BOŞANSIN ASKERLİĞİNİ YAPSIN KIZIMI DAVUL ZURNAYLA VERECEĞİM

    Gözü yaşlı bir şekilde kızının eve dönmesini bekleyen baba Ceyhun Evlekoğlu ise canlı yayında duydukları karşısında öfkesini kontrol etmekte zorlansa da, kızının geleceğini kurtarabilmek adına kimsenin tahmin edemeyeceği şoke edici bir teklifte bulundu. Kızının kaçtığı adamın evli ve çocuklu olduğunu bile bile bir şart koşan baba Evlekoğlu, “Eğer bu Ramazan denilen şahıs hemen gitsin 6 ay vatan borcu olan askerliğini yapsın, ardından da o iki çocuğunun annesi olan mevcut karısından resmen boşansın; ben kızımı seve seve kendi ellerimle, kendi evimden davul zurna eşliğinde çıkararak Ramazan’a vermeye razıyım” diyerek canlı yayında yeşil ışık yaktı.

    ASKERLİĞİ YAPARIM KARIMI BOŞARIM AMA O EVE GİTMEM

    Babanın attığı bu geri adım ve sunduğu şartlar karşısında takındığı kibirli tavrı sürdüren iki çocuk babası Ramazan Ökten ise teklifi yarım yamalak kabul ederek adeta meydan okudu. Ökten, “Ben onun dediği gibi vatanı görevimi gider aslanlar gibi yaparım, mevcut eşimden de boşanırım ama asla Ceyhun Evlekoğlu’nun evine gidip de ayaklarına kapanarak Ceyda’yı babasından istemem” diyerek aileyle bağları tamamen kopardı.

    Canlı yayındaki bu gerilimli anların ardından söz hakkı verilen ve ailesinin gözyaşlarına tamamen duyarsız kalan Ceyda Evlekoğlu ise son sözüyle anne ve babasını adeta yıktı. Genç kız, “Ben artık ne annemi ne de babamı istiyorum. Onlarla işim bitti. Ben Adana’ya, Ramazan’ın yanına gitmek ve onunla yaşamak istiyorum” diyerek ailesini canlı yayında reddetti. Müge Anlı ve ekibinin, genç kızı bu yanlış karardan döndürmek ve ailesiyle barıştırmak adına başlattığı ikna turları canlı yayında devam ediyor. >>>HABER MERKEZİ 

  • Gizli tayin iddiasıyla ailesini katleden öğretmen hakkında yeni gelişme!

    Gizli tayin iddiasıyla ailesini katleden öğretmen hakkında yeni gelişme!

    KAHVALTI SOFRASINDA TAYİN TARTIŞMASI KANLI BİTTİ

    Kan donduran olay, dün sabah saatlerinde Muratpaşa ilçesi Memurevleri Mahallesi 212 Sokak’ta bulunan bir apartmanın birinci katındaki dairede meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, coğrafya öğretmeni 43 yaşındaki Orhan Bulak ile din kültürü öğretmeni olan eşi 40 yaşındaki Aslıhan Öztürk Bulak arasında kahvaltı yaptıkları sırada tartışma çıktı. Tartışmanın, Aslıhan Bulak’ın eşinden habersiz bir şekilde babasının ikamet ettiği Bursa iline tayinini aldırdığı iddiası üzerine alevlendiği öne sürüldü. Sözlü kavganın büyümesi üzerine gözü dönen Orhan Bulak, evde bulunan ruhsatlı pompalı tüfeğini eline alarak dehşet saçtı.

    ANTALYA’DA KENDİSİ GİBİ ÖĞRETMEN OLAN EŞİNİN TAYİNİNİ İSTEMESİ NEDENİYLE ÇIKAN TARTIŞMADA EŞİ VE KAYINPEDERİNİ POMPALI TÜFEKLE VURARAK ÖLDÜREN ZANLI ADLİYEYE SEVK EDİLDİ. (RAMAZAN BOZCA/ANTALYA-İHA)
    Antalya’da kendisi gibi öğretmen olan eşinin tayinini istemesi nedeniyle çıkan tartışmada eşi ve kayınpederini pompalı tüfekle vurarak öldüren zanlı adliyeye sevk edildi.

    ÜÇ ÇOCUĞUNUN GÖZÜ ÖNÜNDE KATLİAM YAPTI

    Cani koca, evde bulunan 3 çocuğunun çığlıklarına ve gözyaşlarına aldırış etmeden önce salonda bulunan kayınpederi Cafer Tayyar Öztürk’e ateş etti. Ardından korkuyla canını kurtarmak için balkona doğru kaçmaya çalışan eşi Aslıhan Öztürk Bulak’ı kovalayarak arkasından kurşun yağdırdı. Apartman dairesinden yükselen ardı ardına silah seslerini duyan karşı komşular, büyük bir panikle durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine adrese çok sayıda polis ve acil sağlık ekibi sevk edildi.

    CAFER TAYYAR ÖZTÜRK (RAMAZAN BOZCA/ANTALYA-İHA)
    Antalya’da kendisi gibi öğretmen olan eşinin tayinini istemesi nedeniyle çıkan tartışmada eşi ve kayınpederini pompalı tüfekle vurarak öldüren zanlı adliyeye sevk edildi.

    BABA SALONDA KIZI İSE BALKONDA HAREKETSİZ BULUNDU

    Kısa sürede olay yerine intikal eden Antalya Emniyet Müdürlüğü ekipleri, elindeki silahla bekleyen katil zanlısı Orhan Bulak’ı kıskıvrak yakalayarak etkisiz hale getirdi. Sağlık ekiplerinin daireye girmesiyle birlikte acı manzara gözler önüne serildi; kayınpeder Cafer Tayyar Öztürk salonda, kızı Aslıhan Öztürk Bulak ise sığındığı balkonda kanlar içinde hareketsiz halde bulundu. Yapılan kontrollerde baba ve kızının olay yerinde hayatını kaybettiği kesin olarak belirlendi. Katil zanlısı koca olay yerinde kelepçelenerek gözaltına alınırken, cenazeler otopsi işlemleri için Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.

    BURSA’DAN İKNA EDEREK GERİ GETİRMİŞ

    Antalya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği’ne götürülen Orhan Bulak’ın kan donduran ifadesi de ortaya çıktı. Bulak’ın ifadesinde, geçtiğimiz mayıs ayında eşiyle yine şiddetli bir kavga ettiklerini, bunun üzerine eşinin Bursa’daki babasının evine taşındığını, kendisinin de arkasından giderek eşini ve kayınpederini Antalya’ya geri dönmeye güçlükle ikna ettiğini söylediği öğrenildi. Olay sabahı ise eşinin kendi isteğiyle Bursa’ya tayininin çıktığını resmi olarak öğrenmesi üzerine öfke krizine girdiğini itiraf ettiği belirtildi. Emniyetteki yasal işlemleri tamamlanan ve geniş güvenlik önlemleri altında adliyeye sevk edilen Orhan Bulak, tutuklanarak cezaevine konuldu.>>>İHA

  • Dünya Kupası heyecanı yarın 3 maçla devam edecek

    Dünya Kupası heyecanı yarın 3 maçla devam edecek

    ABD, Meksika ve Kanada’nın ev sahipliği yaptığı turnuvada, H Grubu’nda Suudi Arabistan ile Uruguay, Miami Stadı’nda TSİ 01.00’de karşılaşacak.

    G Grubu’nda İran ile Yeni Zelanda, Los Angeles Stadı’nda TSİ 04.00’te oynayacak.

    I Grubu’nda Fransa ile Senegal, New York New Jersey Stadı’nda TSİ 22.00’de karşı karşıya gelecek. >>>AA

  • Dünya Kupası’nda son gelişmeler

    Dünya Kupası’nda son gelişmeler

    E Grubu’nda Almanya, Curaçao karşısında adeta gövde gösterisi yaparak sahadan 7-1’lik farklı galibiyetle ayrıldı. Panzerler, özellikle hücum hattındaki etkili performansıyla turnuvanın en güçlü şampiyonluk adaylarından biri olduğunu bir kez daha gösterdi. Grubun diğer maçında ise Fildişi Sahili, Ekvador’u uzatma dakikalarında bulduğu golle 1-0 mağlup ederek kritik bir galibiyet elde etti.

    F Grubu’nda ise futbolseverler büyük bir mücadeleye tanıklık etti. Hollanda ile Japonya arasında oynanan karşılaşma 2-2 sona ererken, iki takım da sahadan birer puanla ayrıldı. Yüksek tempolu maçta son dakikalarda gelen goller, karşılaşmaya damga vurdu. Aynı grupta İsveç, Tunus’u 5-1 mağlup ederek liderlik koltuğuna oturdu. Turnuvada 15 ve 16 Haziran maç programı sürüyor. İspanya’nın Yeşil Burun Adaları ile karşılaşacağı mücadele, Belçika–Mısır ve Uruguay–Suudi Arabistan gibi önemli maçlarla birlikte G ve H gruplarında büyük bir rekabete sahne olacak. 2026 Dünya Kupası, geniş katılımı ve yüksek tempo futboluyla şimdiden tarihinin en heyecanlı turnuvalarından biri olma yolunda ilerliyor.

    DÜNYA KUPASI MAÇ SONUÇLARI VE PUAN DURUMLARI 2026

    11 Haziran

    Meksika – Güney Afrika 2-0

    12 Haziran

    Güney Kore – Çekya 2-1

    Kanada – Bosna Hersek 1-1

    13 Haziran

    ABD – Paraguay 4-1

    Katar – İsviçre 1-1

    14 Haziran

    Brezilya – Fas 1-1

    Haiti – İskoçya 0-1

    Avustralya – Türkiye 2-0

    Almanya – Curaçao 7-1

    Hollanda – Japonya 2-2

    15 Haziran

    Fildişi Sahili – Ekvador 1-0

    İsveç – Tunus 5-1

    İspanya – Yeşil Burun Adaları

    Belçika – Mısır

     

    16 Haziran

    Suudi Arabistan – Uruguay

    İran – Yeni Zelanda

    Fransa – Senegal

    17 Haziran 26

    Irak – Norveç

    Arjantin – Cezayir

    Avusturya – Ürdün

    Portekiz – Kongo Demokratik Cumhuriyeti

    İngiltere – Hırvatistan

    Takımlar O G B M A Y P
    1.ABD 1 1 0 0 4 1 3
    2.AVUSTRALYA 1 1 0 0 2 0 3
    3.TÜRKİYE 1 0 0 1 0 2 0
    4.PARAGUAY 1 0 0 1 1 4 0

    >>>Ferhat YÜKSEL

  • Atıyla macera aradı sonu oldu!

    Atıyla macera aradı sonu oldu!

    GÖLETTE BİR ANDA GÖZDEN KAYBOLDU

    Yürekleri burkan feci olay, Eskişehir’in Tepebaşı ilçesinde yer alan Keskin Göleti’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, 34 yaşındaki Enis Yasin Karacaoğlu, akşam saatlerinde bindiği atıyla birlikte gölet suyuna girdi. Su içerisinde at üstünde ilerleyen Karacaoğlu, bir süre sonra dengesini kaybederek ya da derinliğin artması sonucu atıyla birlikte suda çırpınmaya başladı. Genç adamın ve atın gölet sularında gözden kaybolduğunu fark eden çevredeki vatandaşlar, büyük bir panikle durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbar etti.

    ESKİŞEHİR’DE AKŞAM SAATLERİNDE ATIYLA BİRLİKTE GÖLETE GİREN 34 YAŞINDAKİ ADAM, ATIYLA BERABER BOĞULARAK HAYATINI KAYBETTİ. (BAHADIR TURGUT/ESKİŞEHİR-İHA)
    Eskişehir’de atıyla gölete giren bir şahıs boğuldu, at ise telef oldu.

    EKİPLER SEFERBER OLDU: SUDAN ÇIKARILDI

    İhbarın ardından bölgeye çok sayıda Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) arama kurtarma ekibi, itfaiye arama kurtarma botları, jandarma ve sağlık ekibi sevk edildi. Gölet içerisinde arama çalışması başlatan AFAD dalgıçları ve itfaiye ekiplerinin yoğun uğraşları neticesinde Enis Yasin Karacaoğlu suyun altından çıkarılarak karaya ulaştırıldı. Kıyıya getirilen Karacaoğlu’na sağlık ekipleri tarafından olay yerinde dakikalarca ilk acil müdahale yapıldı.

    ESKİŞEHİR’DE AKŞAM SAATLERİNDE ATIYLA BİRLİKTE GÖLETE GİREN 34 YAŞINDAKİ ADAM, ATIYLA BERABER BOĞULARAK HAYATINI KAYBETTİ. (BAHADIR TURGUT/ESKİŞEHİR-İHA)
    Eskişehir’de atıyla gölete giren bir şahıs boğuldu, at ise telef oldu.

    DOKTORLARIN TÜM ÇABALARI YERSİZ KALDI

    Nabzı zayıf olan ve çok fazla su yuttuğu belirlenen talihsiz adam, ambulansla ivedi bir şekilde Eskişehir Yunus Emre Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak acil serviste yoğun bakıma alındı. Ancak Enis Yasin Karacaoğlu, doktorların hayatta tutabilmek adına zamana karşı verdiği tüm yoğun tıbbi müdahalelere ve çabalara rağmen kurtarılamayarak hayata gözlerini yumdu. Ekiplerin gölette yaptığı incelemelerde, su üstüne çıkamayan atın da boğularak telef olduğu tespit edildi. Jandarma ekipleri, olayın tam olarak nasıl gerçekleştiğini belirlemek amacıyla geniş çaplı bir tahkikat başlattı.>>>İHA

    ESKİŞEHİR’DE AKŞAM SAATLERİNDE ATIYLA BİRLİKTE GÖLETE GİREN 34 YAŞINDAKİ ADAM, ATIYLA BERABER BOĞULARAK HAYATINI KAYBETTİ. (BAHADIR TURGUT/ESKİŞEHİR-İHA)
    Eskişehir’de atıyla gölete giren bir şahıs boğuldu, at ise telef oldu.
    ESKİŞEHİR’DE AKŞAM SAATLERİNDE ATIYLA BİRLİKTE GÖLETE GİREN 34 YAŞINDAKİ ADAM, ATIYLA BERABER BOĞULARAK HAYATINI KAYBETTİ. (BAHADIR TURGUT/ESKİŞEHİR-İHA)
    Eskişehir’de atıyla gölete giren bir şahıs boğuldu, at ise telef oldu.
    ENİS YASİN KARACAOĞLU (İHA/ESKİŞEHİR-İHA)
    Eskişehir’de atıyla gölete giren bir şahıs boğuldu, at ise telef oldu.

  • Dehşet saçan köpek saldırısında Valilikten açıklama

    Dehşet saçan köpek saldırısında Valilikten açıklama

    Afyonkarahisar’da köpek saldırısı sonrası ağır yaralanan kadınla ilgili valilikten yapılan açıklamada, kadının sağlık durumunun iyi olduğu, köpeğin ise belediye ekiplerince aynı gün yakalanarak hayvan barınağına teslim edildigi belirtildi.

    Konuyla ilgili Afyonkarahisar Valiliğinden yapılan yazılı açıklamada, “Meydana gelen olayın hemen ardından hastaneye sevk edilen vatandaşımızın gerekli tüm tıbbi tedavileri başarıyla tamamlanarak taburcu edilmiş olup, yapılan son kontrollerinde genel sağlık durumunun iyi olduğu tespit edilmiştir. Saldırıyı gerçekleştiren sahipli köpek ise belediye ekiplerince aynı gün yakalanarak hayvan barınağına teslim edilmiştir. Olay ve olayda ihmali bulunan köpek sahibiyle ilgili başlatılan gerekli adli ve idari süreç titizlikle devam etmektedir” ifadelerine yer verildi.>>>İHA

  • Yurdun bazı kesimleri için kuvvetli yağış uyarısı

    Yurdun bazı kesimleri için kuvvetli yağış uyarısı

    Meteoroloji Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, öğle saatlerinden sonra görülecek gök gürültülü sağanağın Erzincan, Erzurum, Kars, Ardahan, Bayburt, Niğde, Kayseri, Sivas, Yozgat, Çorum, Amasya ve Tokat ile çevrelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.

    Sel, su baskını, yıldırım, yerel dolu ve kuvvetli rüzgar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması istendi. >>>AA

  • “Durumu düzeltmek için vakit olduğunu biliyoruz”

    “Durumu düzeltmek için vakit olduğunu biliyoruz”

    2026 FIFA Dünya Kupası D Grubu ilk maçında A Milli Futbol Takımı, Kanada’nın Vancouver şehrindeki BC Place Stadyumu’nda mücadele ettiği Avustralya’ya 2-0 mağlup etti. A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Vincenzo Montella da karşılaşmanın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu.

    “Başlangıçta takımımız biraz yavaştı”

    Çok üzgün olduklarını dile getirerek sözlerine başlayan Montella, “Tekrar durumu düzeltmek için vakit olduğunu biliyoruz. Grup aşamasında bu durumu düzeltebiliriz, vaktimiz var. Başlangıçta takımımız biraz yavaştı, birkaç kez aslında rakip takımın bildiğimiz taktikleri işledi ve bunları biliyorduk, rakibimizin becerilerini biliyoruz. Bir şekilde topun kontrolü bizdeydi ama golü atacak aşamayı bulamadık. Gol atmak çok önemli, gol atmaya çok yaklaştık ama savunmayı aşmak çok zor oldu. Rakip takımın savunması çok uzundu, uzun oldukları zaman da bu tip rakiple mücadele etmek her zaman kolay değil. Onları tebrik ediyorum çok iyi oynadılar. Tekrar durumu değerlendireceğiz oyunun hala içindeyiz. Yüzde 78 topa sahip olduk, müsabaka boyunca rakip kaleye 30 şutumuz var. Şanslı olmadığınızda bazen atamıyorsunuz. Atamadığınızda da maçı bu şekilde bitiriyorsunuz” ifadelerini kullandı.

    “Kaybedince bütün eleştirileri kabul etmek gerek”

    “Kaybedince bütün eleştirileri kabul etmek gerek, adil olmadığını düşündüğümüz eleştirileri de kabul etmelisiniz” diyen İtalyan teknik adam, şöyle devam etti:

    “Ben bütün görüşlere saygı duyuyorum, Bazı oyuncuların önüne iyi fırsatlar geldi. Çoğu zaman beni eleştiriyorlar, sahaya en fizikli oyuncuyu koymuyorum diye. Ben eleştirileri her zaman kabul ettim. Başka oyuncularımız da var, iyi ve gelişme kaydeden. Arda’yı sahada tutmak istedim. Zor bir pozisyonu vardı. Kenan da ikinci yarı oyuna girdi. Biliyorsunuz ki Kenan sol kanatta iyi oynuyor.”

    “Kerem bugün sahada ruhunu bıraktı”

    Vincenzo Montella, Avustralya’nın fizik gücü yüksek savunmasına karşı Kerem Aktürkoğlu’nu forvet hattında kullanmaya devam etmesine yönelik eleştiriler hakkında da görüşlerini bildirdi. Montella, “Kaybettiğimiz zaman eleştiriler olacağını biliyorduk. Kazandığımızda da eleştiriler aldığımız oldu. Kerem bugün sahada ruhunu bıraktı. Sonuna kadar mücadelesini verdi. Gol atamayınca bunu dememek gerekiyor. Arda’yı merkeze çektiğimde Can’ı forvet arkasında daha iyi gördüğüm için Arda’yı tutmak istedim. Kenan da soluna geçince gelişen bir futbolcu olduğunu gördü. Ona göre değerlendirmeler yapılacak” şeklinde konuştu.

    “Kenan’ın dar alandaki özeliklerini kullanmak istedik”

    İkinci yarının başında yapılan Barış Alper Yılmaz – Kenan Yıldız değişikliğine de açıklık getiren 51 yaşındaki çalıştırıcı, “Farklı bir şey yapmak istedik. Barış’ın alan açıldığında güçlü olacağını biliyoruz. Bu strateji belli durumlarda iyi işliyor. Kenan’ı sokmak istedik çünkü Kenan da çok iyi bir oyuncu. Çok da iyi oynadı. Alanı çok daralttıkları için Kenan’ın dar alandaki özeliklerini kullanmak istedik. Dar alanda efektif olacağını düşündük, rakibimizin yerleşik oynadığını düşününce o şekilde tercih ettik” diye konuştu.

    “İstediğimizi elde etmek için elimizden gelenin en iyisini yapacağız”

    Avustralya 2-0 öne geçtikten sonra hücuma yönelik değişiklik yapmak yerine neden Salih Özcan ve Mert Müldür’ü oyuna soktuğuna dair bir soruya da Montella, şöyle cevap verdi:
    “Değerlendirmelerimize göre kontratağı engellememiz gerekiyordu. Rakip çok hızlı şekilde hücuma çıkıyordu. O hamleyi yaptık. Arda ve Hakan uzun zamandır 90 dakika oynamıyordu. Yanlarına enerjik futbolcularımız koymalıydık. Kombinasyonlar denedik. Kaleye şutlarımız oldu. Maalesef futbol böyle, girmeyince olmuyor. 30 şutumuz var. Daha zamanımız var. İstediğimizi elde etmek için elimizden gelenin en iyisini yapacağız.”

    “Önemli olan inancımızı kaybetmememiz”

    A Mili Takım Teknik Direktörü Montella, Avustralya’ya büyük saygı duyduğunu yineleyerek, “Onların bu maçta bu şekilde oynayacağını, elindeki bütün yetenekleri en iyi şekilde kullanacaklarını bekliyordum. Gol atılan noktalarda başarılı da oldular. Avustralya’nın başarısız bir takım olduğunu düşünmüyor kimse. Sonuçta bu futbol, kimse Avustralya’nın kolay bir maç olacağını düşünmedi. Onların maçlarının sonuçlarını takip ediyorduk, teoride kolay olacak noktalar gözüküyordu ama pratikte öyle olmuyor. Önemli olan inancımızı kaybetmememiz” dedi.

    “Sonucun böyle olması üzücü”

    Avustralya’nın beklediği stratejiyle saha çıktığını dile getiren Vincenzo Montella, “Savunmaya odaklı, derin savunma yapan bir takım, kontra atağa çıkacaklarını biliyorduk, düşündüklerimizi yaptılar, iyi de oynadılar. Dengeyi iyi kurmak gerek, sonucun böyle olması üzücü ama bu, bundan sonra yapacağımız değerlendirmeleri olumlu etkilemeli. Zihinsel dengeyi hiçbir şekilde kaybetmememiz gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.

    İtalyan teknik direktör, Arda Güler’in sağ kanattan daha çok maçın büyük bölümünde orta sahada oynadığını da belirterek, “Arda’nın özellikleri belli, nerede başlarsa başlasın orta sahada daha iyi oynayan bir oyuncu, oradan şut atabiliyor, paslar atıyor. Her zaman bir strateji oluştururken, oyuncunun oynayabileceğin en iyi pozisyonda oynayabilmesini ön plana alıyorum. En azından böyle yapmayı deniyorum. Arda Güler sağ önde iç gibi düşünün; orada daha iyi oynayabileceğini düşünüyoruz, dönüyor, çalım atıyor, şut atabilir” açıklamasını yaptı. >>>İHA

  • İki ilin sınırı resmen belirlendi

    İki ilin sınırı resmen belirlendi

    12 Haziran 2026 tarihli ve 11426 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı’nda, Bitlis’in Güroymak ilçesine bağlı Günkırı Belediyesi ile Muş’un Hasköy ilçesine bağlı Büvetli Köyü arasındaki il sınırının tespitine ilişkin ekli kararın yürürlüğe konulduğu belirtildi. Karar, 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’nun 2’nci maddesi kapsamında alındı.

    Kararın ekinde yer alan kroki ve koordinatlara göre sınır hattı, Karasu Nehri’nden başlayarak Ayzut Burnu, Kilise Tepesi, Küçükhopikan Tepesi, Gevot Tepesi ve Püşürük Tepesi gibi çeşitli noktalar üzerinden geçirilerek belirlendi. Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren düzenlemeyle birlikte, Muş ile Bitlis arasındaki söz konusu sınır hattına ilişkin idari belirsizlikler de giderilmiş oldu.

    Kararda ayrıca, tarafların karşı taraf sınırları içerisinde kalan genel ve özel haklarının saklı olduğu hükmüne de yer verildi. >>>İHA

  • Yargıtay’a göre ‘Seni sevmiyorum’ demek boşanma sebebi

    Yargıtay’a göre ‘Seni sevmiyorum’ demek boşanma sebebi

    Şiddetli geçimsizlik yaşayan genç çift, boşanmak için Aile Mahkemesi’nin yolunu tuttu. Hem kadın hem de erkek taraf davacı oldu. Mahkeme, eşine şiddet uygulayan erkeği kusurlu bulup, davacı karşı davalı kadının davasını kabul edip çifti boşadı. Kararı davalı-karşı davacı erkek temyiz edince devreye Yargıtay 2. Hukuk Dairesi girdi. Daire, oy birliği ile aldığı emsal kararla kadını da kusurlu buldu.

    Yargıtay’ın kararında, “Mahkemece evlilik birliğinin sarsılmasına yol açan olaylarda, davalı-karşı davacı erkek tam kusurlu kabul edilerek erkeğin boşanma davasının reddine, kadının davasının kabulüyle boşanmaya karar verilmiştir. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı-karşı davalı kadının davasının kabulüyle boşanmaya karar verilmiştir. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı-karşı davalı kadının başkalarının yanında eşini kastederek ‘Ben çocuk avutuyorum, biz çocuğa bakıyoruz demek suretiyle eşini aşağıladığı ve ben eşimi sevmiyorum sevgim bitti’ dediği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu duruma göre, erkek de dava açmakta haklıdır. Öyleyse, erkeğin davasının da kabulü ile boşanmaya karar verilmesi gerekirken, davasının reddi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir” ifadelerine yer verildi.

    Bursalılar kararı farklı farklı görüşlerle değerlendirirken, Yargıtay’ın kararının bundan sonraki kararlarda emsal teşkil edeceği hatırlatıldı. >>>İHA

  • Aylar önce öldürülen Hamaney yeni gömülüyor!

    Aylar önce öldürülen Hamaney yeni gömülüyor!

    KUTSAL ŞEHİR MEŞHED’DE TARİHİ TÖREN

    Devlet televizyonunun aktardığı bilgilere göre, eski Dini Lider Ali Hamaney’in cenazesi, 9 Temmuz tarihinde Meşhed kentinde bulunan ve Şii dünyası için büyük bir manevi öneme sahip olan İmam Rıza türbesine defnedilecek. Ülke yönetiminin ve askeri erkanın tam kadro katılması beklenen tören için Meşhed kentinde şimdiden çok geniş güvenlik önlemleri ve lojistik hazırlıklar yürütülmeye başlandı.

    ORTA DOĞU’YU SARSAN ASKERİ SALDIRIDA HAYATINI KAYBETMİŞTİ

    İran siyaseti ve Orta Doğu dengeleri açısından tarihi bir dönüm noktası olan olay, 28 Şubat tarihinde meydana gelmişti. Eski Dini Lider Ali Hamaney, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail ortaklığıyla doğrudan İran topraklarına yönelik gerçekleştirilen kapsamlı ve şiddetli askeri saldırılar esnasında hayatını kaybetmişti. Saldırının ardından ülkede uzun süreli yas ilan edilmiş ve defin sürecinin hangi tarihte yapılacağı büyük bir merak konusu olmuştu. >>>ŞAHAN KARTAL

  • Köprüden düşen otomobildeki iki çocuk hayata gözlerini yumdu!

    Köprüden düşen otomobildeki iki çocuk hayata gözlerini yumdu!

    KONTROLDEN ÇIKAN ARAÇ KÖPRÜDEN AŞAĞI UÇTU

    Katliam gibi kaza, Yerköy ilçesine bağlı Kördeve köyü mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, 50 yaşındaki M.A. idaresinde seyir halinde olan 40  plakalı otomobil, sürücüsünün henüz belirlenemeyen bir nedenle direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu savruldu. Kontrolden çıkan otomobil, yol üzerindeki köprüden aşağı düşerek durabildi. Kazayı gören çevredeki diğer sürücüler ve vatandaşlar, durumu vakit kaybetmeden jandarma, itfaiye ve sağlık ekiplerine bildirdi.

    SAĞLIK EKİPLERİNİN MÜDAHALESİ YETERLİ OLMADI

    Kısa sürede olay yerine ulaşan sağlık ekiplerinin yaptığı ilk kontrollerde, hurdaya dönen otomobilin içerisinde bulunan 15 yaşındaki N.A.’nın olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Kazada sürücü M.A. ile araçta yolcu olarak bulunan 45 yaşındaki H.A., 12 yaşındaki H.A. ve 9 yaşındaki E.N.A. ise ağır yaralandı. Yaralılar, olay yerinde yapılan ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla ivedi şekilde Yerköy Devlet Hastanesi’ne sevk edilerek tedavi altına alındı.

    ACILAN HASTANEDE BİR ACI HABER DAHA GELDİ

    Yerköy Devlet Hastanesi acil servisinde tedavi altına alınan yaralılardan 9 yaşındaki E.N.A., doktorların hayatta tutabilmek adına gerçekleştirdiği tüm yoğun tıbbi müdahalelere ve çabalara rağmen kurtarılamayarak yaşamını yitirdi. Böylece feci kazada can kaybı ikiye yükseldi. Diğer yaralıların hastanedeki tedavilerinin devam ettiği öğrenilirken, jandarma ekipleri kazanın meydana geliş sebebiyle ilgili geniş çaplı inceleme ve soruşturma başlattı.>>>İHA

  • Gürlek faili meçhul kalan bebek ölümünün aydınlatıldığını duyurdu!

    Gürlek faili meçhul kalan bebek ölümünün aydınlatıldığını duyurdu!

    SAĞLIK VERİLERİ VE TOPUK KANI ADIM ADIM İZ SÜRDÜRDÜ

    Alınan bilgilere göre olay, 2010 yılında Manisa’da meydana geldi. O dönem yeni doğan bir bebeğin çöp konteynerinin yanına bırakılarak ölüme terk edilmesiyle ilgili başlatılan soruşturmada hiçbir ipucuna ulaşılamamış ve dosya karanlığa gömülmüştü. Adalet Bakanlığı ve emniyet güçlerinin geçmişe dönük faili meçhul dosyaları yeniden inceleme altına almasıyla tarihi bir kırılma yaşandı. O dönem doğan bebeklerden alınan topuk kanı kayıtları, sisteme işlenen güncel sağlık verileri ve DNA havuzundaki biyolojik eşleşmeler titizlikle incelenerek geriye dönük iz sürüldü.

    ŞÜPHELİ ANNE VE KARDEŞİ GÖZALTINDA

    Yapılan teknolojik ve biyolojik incelemelerin ardından, 16 yıl önce talihsiz bebeği doğurduktan hemen sonra cadde üzerindeki çöp konteynerinin yanına bırakarak ölümüne sebebiyet veren şüphelinin kimliği kesin olarak tespit edildi. Düzenlenen eş zamanlı operasyonla, biyolojik anne olduğu belirlenen şüpheli kadın ile kendisine bu süreçte yardım ettiği ileri sürülen kardeşi emniyet güçleri tarafından kıskıvrak yakalanarak gözaltına alındı.

    ADALET YILLAR SONRA TECELLİ EDİYOR

    Konuya ilişkin açıklama yapan Adalet Bakanı Akın Gürlek, hiçbir suçun cezasız kalmayacağını ve adaletin er ya da geç tecelli edeceğini vurguladı. Yıllar sonra gelen bu gözaltıların ardından, Manisa’da yaşanan feci olayla ilgili geniş çaplı adli soruşturmanın derinleştirilerek devam ettiği ve şüphelilerin ifade işlemlerinin ardından adliyeye sevk edileceği öğrenildi. >>>HABER MERKEZİ 

  • Kızıyla birlikte müslüman oldu!

    Kızıyla birlikte müslüman oldu!

    Yeni müslüman olan bir anne, kızıyla beraber Fatiha suresini böyle ezberledi.
     https://youtube.com/shorts/RIOdZ0iT6gc?si=Z32pkfNB7n9o3BAY
  • Yirmi dört yıllık hasret pazar sabahı bitiyor! Tüm Türkiye tek yürek oldu, alarmlar kuruldu

    Yirmi dört yıllık hasret pazar sabahı bitiyor! Tüm Türkiye tek yürek oldu, alarmlar kuruldu

    SEKSEN BİR İLDE DEV EKRANLAR KURULUYOR

    Gerek yerel yönetimler gerekse özel kurumlar, pazar sabahını futbol bayramına çevirmek için hummalı bir çalışma içinde. 81 ilin tamamında milli maçı tek yürek halinde izlemek için dev ekranlar ve özel etkinlik alanları kuruluyor. Futbolseverler, sabahın ilk ışıklarıyla bu organizasyonlarda bir araya gelecek ve milli takıma coşkuyla destek verecek. Yıllardır beklenen bu tarihi an için formalar ve bayraklar sandıklardan çoktan çıkarıldı. Avustralya maçı ile başlayacak serüvenin sonunun final, hatta şampiyonluk olması için tüm ülke tek bir amaca kilitlendi.

    ZAMAN FARKI NEDENİYLE ALARMLAR KURULSUN

    Türkiye, grup aşamasındaki üç maçını sırasıyla Kanada’nın Vancouver, ABD’nin San Fransisco ve Los Angeles şehirlerinde oynayacak. Bu şehirlerle olan büyük zaman farkı nedeniyle millilerin karşılaşmaları Türkiye saati ile sabahın çok erken saatlerinde ekranlara gelecek. Turnuvanın açılışındaki bu ilk randevuyu ve milli heyecanı kaçırmak istemeyen ekran başındaki milyonlarca futbolsever için alarmları kurmak yasal bir zorunluluk haline geldi.

    MİLLİ TAKIM ALTI YÜZ ELLİ İKİNCİ SINAVINDA

    Dünya Kupası sahnesinde Avustralya ile kritik bir maça çıkacak olan A Milli Futbol Takımı, bu mücadeleyle birlikte tarihindeki 652’nci randevusuna adım atacak. Türkiye, 103 yıllık köklü futbol tarihinde bugüne kadar 362’si resmi, 289’u özel olmak üzere toplam 651 maç oynadı. Bu müsabakalarda 1’i hükmen olmak üzere 259 galibiyet, 151 beraberlik ve 241 yenilgi yaşayan Ay-Yıldızlılar, rakip fileleri 903 kez sarsarken kalesinde ise 927 gol gördü. Bugüne kadar tam 93 farklı ülkenin takımıyla karşı karşıya gelen milliler, tarihi boyunca oynadığı 651 müsabakanın 564’ünü Avrupa, 34’ünü Asya, 24’ünü Afrika, 26’sını Amerika ve 3’ünü de Okyanusya temsilcilerine karşı verdi.>>>ŞAHAN KARTAL

  • 54 yıllık aşkının ardından “Mecnun” oldu

    54 yıllık aşkının ardından “Mecnun” oldu

    GÖLCÜK SOKAKLARINDA BAŞLAYAN YARIM ASIRLIK HİKAYE

    Seka’dan emekli olan ve uzun yıllar kaptanlık yapan Servet Tuncay, eşi Fatma ile tanışma hikayelerini dün gibi hatırlıyor. Henüz genç bir delikanlıyken motoruyla gezerken eşini gördüğünü söyleyen Tuncay, “Eşimin evi Gölcük’te yol üstündeydi. Benim de motorum vardı. O zamanlar cep telefonu yoktu; el sallama, işaretleşme derken tanıştık. Evlendiğimizde o 19, ben 23 yaşındaydım” diyerek yarım asrı deviren büyük aşkın ilk kıvılcımını anlattı.

    54 yıllık aşkının ardından "Mecnun" oldu
    SERVET TUNCAY VE RAHMETLİ EŞİ (CİHAN ATİK/KOCAELİ-İHA)
    Kocaeli’de yaşayan 86 yaşındaki Servet Tuncay, 54 yıl süren evliliğini ve eşiyle birlikte geçirdiği hayatı anlatırken, Türkiye’nin birçok ilini ve Avrupa’nın çeşitli ülkelerini birlikte gezdiklerini söyledi. Eşinin vefatının ardından büyük bir boşluk yaşadığını belirten Tuncay, “Geçen yaz eşimin yokluğuyla aklımı yitirdim, evden çıkıp Havran’a gitmişim” dedi.

    AVRUPA’DAN KUTSAL TOPRAKLARA ADIM ADIM BERABER

    Evlendikten sonra hayatı adeta bir seyyah gibi birlikte göğüsleyen çift, 54 yıllık evlilikleri boyunca neredeyse gitmedik yer bırakmadı. Eşiyle birlikte Fransa, Almanya, Hollanda ve Belçika gibi pek çok Avrupa ülkesini keşfettiklerini belirten Tuncay, seyahatlerinin sadece Avrupa ile sınırlı kalmadığını, kutsal toprakları da beraber ziyaret ettiklerini söyledi. Mekke ve Medine’ye giderek hac ve umre vazifelerini de yan yana yaptıklarını dile getiren emekli kaptan, “Arafat’a bile beraber çıktık. Yürürken elimi hiç bırakmazdı. Hep elimi tutar, ‘Düşeceksin, bırakmam’ derdi” sözleriyle eşinin kendisine olan bağlılığını ve şefkatini dile getirdi.

    54 yıllık aşkının ardından "Mecnun" oldu
    KOCAELİ’DE YAŞAYAN 86 YAŞINDAKİ SERVET TUNCAY, 54 YIL SÜREN EVLİLİĞİNİ VE EŞİYLE BİRLİKTE GEÇİRDİĞİ HAYATI ANLATTI (CİHAN ATİK/KOCAELİ-İHA)
    Kocaeli’de yaşayan 86 yaşındaki Servet Tuncay, 54 yıl süren evliliğini ve eşiyle birlikte geçirdiği hayatı anlatırken, Türkiye’nin birçok ilini ve Avrupa’nın çeşitli ülkelerini birlikte gezdiklerini söyledi. Eşinin vefatının ardından büyük bir boşluk yaşadığını belirten Tuncay, “Geçen yaz eşimin yokluğuyla aklımı yitirdim, evden çıkıp Havran’a gitmişim” dedi.

    O ÖLDÜ, KAPIMDAN MİSAFİRİM BİTTİ

    Eşinin cana yakın, misafirperver ve cesur bir karakteri olduğunu anlatan Servet Tuncay, onun vefatının ardından evindeki neşenin ve bereketin de gittiğini söyledi. 6 çocuk ve 19 torun sahibi olan Tuncay, “54 sene bir evin içinde hep beraberdik. Fatma’m çok iyi bir insandı. Bana çok bağlıydı, ben de onu çok severdim. O öldü, kapımdan misafirlerim bitti, gelen giden kalmadı. Tatlı dilli, güler yüzlü, sempatik ve tuttuğunu koparan bir kadındı” diyerek eşinin ardından hayatında açılan büyük boşluğu tarif etti.

    54 yıllık aşkının ardından "Mecnun" oldu
    KOCAELİ’DE YAŞAYAN 86 YAŞINDAKİ SERVET TUNCAY, 54 YIL SÜREN EVLİLİĞİNİ VE EŞİYLE BİRLİKTE GEÇİRDİĞİ HAYATI ANLATTI (CİHAN ATİK/KOCAELİ-İHA)
    Kocaeli’de yaşayan 86 yaşındaki Servet Tuncay, 54 yıl süren evliliğini ve eşiyle birlikte geçirdiği hayatı anlatırken, Türkiye’nin birçok ilini ve Avrupa’nın çeşitli ülkelerini birlikte gezdiklerini söyledi. Eşinin vefatının ardından büyük bir boşluk yaşadığını belirten Tuncay, “Geçen yaz eşimin yokluğuyla aklımı yitirdim, evden çıkıp Havran’a gitmişim” dedi.

    GEÇEN YAZ YOKLUĞUYLA AKLIMI YİTİRİP YOLLARA DÜŞTÜM

    Konuşurken duygu dolu anlar yaşayan ve gözyaşlarına hakim olamayan 86 yaşındaki yaşlı adam, eşinin ismini her duyduğunda içinin sızladığını belirtti. Fatma’sının hatıralarıyla hayata tutunmaya çalıştığını ancak yokluğunun bazı dönemlerde taşınamaz bir yük haline geldiğini itiraf eden Servet Tuncay, yaşadığı büyük travmayı şu sözlerle aktardı: “Fatma’m öldükten sonra kendimi çok gariban hissettim. Çocuklarım sağ olsunlar beni hiç yalnız bırakmıyorlar ama onun yeri çok ayrı. Geçen yaz eşimin yokluğuyla adeta aklımı yitirdim. Nasıl olduğunu anlamadan evden çıkıp Balıkesir Havran’a kadar gitmişim. Ne olur eşlerinizin kıymetini yaşarken bilin.” >>>İHA

  • İneğin teptiği kadın hayatını kaybetti!

    İneğin teptiği kadın hayatını kaybetti!

    İLK MÜDAHALENİN ARDINDAN SAMSUN’A SEVK EDİLDİ

    Üzücü olay, Aybastı ilçesine bağlı Alacalar Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, geçimini hayvancılıkla sağlayan 53 yaşındaki Meral Kılavuz, hayvanlarını otlatmak üzere meraya çıkardı. Arazide hayvanlarıyla ilgilendiği sırada bir ineğin ani ve sert şekilde tepmesine maruz kalan talihsiz kadın, aldığı şiddetli darbeyle yere yığılarak ağır yaralandı. Yakınlarının ve çevredekilerin durumu fark etmesi üzerine olay yerine hızla sağlık ekipleri çağrıldı. Yaralı kadın, ambulansla ilk olarak Aybastı Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak acil tedaviye alındı.

    DOKTORLARIN TÜM ÇABASINA RAĞMEN KURTARILAMADI

    Durumunun kritik olması ve hayati tehlikesinin bulunması nedeniyle buradaki ilk müdahalenin ardından ileri tetkik ve tedavi için Samsun’a sevk edilmesine karar verildi. Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi’ne getirilen Meral Kılavuz, yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alındı. Ancak, iç organlarında ve vücudunda ağır hasar oluşan kadın, doktorların hayatta tutabilmek için gösterdiği tüm tıbbi çabalara rağmen kurtarılamayarak yaşam mücadelesini kaybetti. Kılavuz’un cenazesi, kesin ölüm sebebinin net olarak belirlenmesi amacıyla otopsi yapılmak üzere Adli Tıp Kurumu Samsun Grup Başkanlığı morguna kaldırıldı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.>>>İHA