Avrupa’nın doğu sınırındaki düz, geniş ve bereketli bir ova ülkesi olan Ukrayna, 24 Ağustos 1991’de Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti Parlamentosunun kararıyla bağımsızlığını ilan etti.
Ukrayna Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti Parlamentosu Başkanı Leonid Kravçuk, ilk devlet başkanı olduğu ülkeyi Haziran 1994’e kadar yönetti. 1994’te iktidara Leonid Kuçma geldi, 5 yıl görevde kaldı.
Kasım 2004’te yapılan başkanlık seçiminde Batı yanlısı Viktor Yuşçenko ile Rus yanlısı Viktor Yanukoviç devlet başkanlığı için yarıştı.
Seçimi, Yanukoviç kazandı.
Bunun üzerine ülkede “Turuncu Devrim” süreci yaşandı. Seçimleri Yanukoviç’in kazandığının duyurulması, başkent Kiev’de protestolara yol açtı. Usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla başlayan gösterilerin büyümesi üzerine Ukrayna Parlamentosu seçim sonuçlarını iptal etti.
Aynı yılın aralık ayında tekrarlanan seçimleri Yuşçenko kazandı ve ülkenin üçüncü devlet başkanı oldu.
2010’da yapılan seçimleri ise yeniden Rus yanlısı Yanukoviç kazandı.
Yanukoviç’in AB ile Ortaklık Anlaşması’nı imzalamayı ertelemesi üzerine Kasım 2013’te protestolar başladı.
Göstericilerle kolluk kuvvetleri arasında çıkan çatışmalarda onlarca kişinin hayatını kaybettiği olaylar, Yanukoviç’in görevden alınmasıyla sonuçlandı.
Yanukoviç, Rusya’ya sığınmak zorunda kalırken, iktidara Batı yanlısı siyasetçiler geldi.
Olayların devam etmesi üzerine Şubat 2014’te Karadeniz’in stratejik bölgesi Kırım Özerk Cumhuriyeti’nde ve Sivastopol’de hareketlilik başladı. Rusya yanlıları, yarımadada büyük gösteri düzenledi. Mitingin ana teması Ukrayna yönetimini tanımamaktı.
27 Şubat 2014’te Kırım Özerk Cumhuriyeti’nin parlamento ve hükümet binası, yeşil üniformalı Rus yanlısı silahlı milislerce ele geçirildi.
Kırım Parlamentosu, Rusya yanlısı silahlı kişilerin baskısı üzerine Kırım’ın statüsüne ilişkin referandum yapılmasını kabul etti ve “Rus Birlik” Partisi Başkanı Sergey Aksenov’u Kırım hükümetinin başkanı olarak atadı. 16 Mart 2014’te silahların gölgesinde yarımadada yapılan sözde referandumla, Kırım’ın Rusya tarafından ilhak edilmesine onay çıktı.
Ardından Rusya, Kırım’ı ilhak etti.
Kiev’de ise iktidara 25 Mayıs 2014’te Avrupa yanlısı siyasetçi Petro Poroşenko geldi. Proşenko, Ukrayna-Avrupa Birliği Ortaklık Anlaşması’nın ekonomik bölümünü imzaladı. Kiev’in yönü, tamamen Avrupa’ya döndü.
Ukrayna’da 2019’da yapılan devlet başkanı seçimini siyasi geçmişi olmayan, aktör Volodimir Zelenskiy kazandı. Devlet Başkanı Zelenskiy, Batı’dan yana dış politika izledi.
Rusya, özellikle ülkenin doğusunda yaşayan ve Rusça konuşanların Kiev’in istismarına ve soykırıma maruz kaldığı iddiasıyla 24 Şubat 2022’de Ukrayna’ya yönelik savaş başlattı.
Savaş taktikleri değişti
Rusya-Ukrayna savaşı 4 yıldan fazla süredir ağır çatışmalarla devam ediyor. Rusya bu süre içinde Donetsk, Luhansk Herson ve Zaporijya’yı ilhak ettiğini açıkladı.
Bu nedenle Ukrayna’nın Donbas, Harkiv, Sumi, Herson, Zaporijya ile Dnipropetrovsk bölgelerindeki çatışmalar tüm şiddetiyle sürüyor.
Rusya hala ana baskıyı Donbas bölgesinde sürdürüyor. Rus ordusu 2026’da Donetsk bölgesinde ulaşım ve lojistik açısından kilit öneme sahip Pokrovsk şehrini ele geçirdikten sonra bölgedeki Konstantinivka şehrinin de kontrolünü sağlamak için saldırıları yoğunlaştırdı.
Yılın başından bu yana Ukrayna topraklarının 990 kilometrekaresinin işgal edildiğini bildiren Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, 820 kilometrekarelik kısmında ise yeniden kontrolü sağladıklarını aktardı.
Ukrayna ordusu son dönemde müttefiklerinden en çok savunma desteği talep ediyor. Rusların füzelerine karşı istediği gibi savunma yapamasa da Ukrayna, uzun menzilli SİHA’lar geliştirerek Rusya’nın içindeki stratejik noktalara saldırı düzenliyor.
Diplomasiden sonuç alınamadı
Ukrayna’nın cephedeki ve diplomasideki durumu, AB’nin ve ABD’nin desteğine bağlı durumda.
Ancak ABD Başkanı seçilen Donald Trump, Mart 2025’te Ukrayna’ya yönelik silah sevkiyatları ve bazı askeri destekler de dahil olmak üzere ABD’nin askeri yardımını durduracağını belirterek, Kiev yönetimine, Rusya ile bir anlaşmaya varması yönünde baskı yaptı.
Bunun üzerine Ukrayna’da bir barış sağlanması için müzakereler başladı. Ancak tarafların uzlaştırılamaz talepleri nedeniyle müzakereler uzun süredir yapılmıyor.
Rusya ile Ukrayna’nın pozisyonları birbirinden hayli uzak görünüyor. Moskova, Kiev’in özellikle Donbas konusunda önemli toprak tavizleri vermesini istiyor. Kremlin, kendi savaş hedeflerinden vazgeçmediğini her fırsatta yineliyor.
Ukrayna’nın NATO gibi savunma örgütüne üye olmaması da Rusların taviz vermediği başka bir talebi.
Kiev ise toprak bütünlüğünden vazgeçmiyor, herhangi bir anlaşmanın güçlü güvenlik garantileri içermesini istiyor.
Zelenskiy, Putin’le liderler düzeyinde görüşmeye hazır olduğunu yineliyor.
Türkiye yeniden önemli bir diplomatik kanal olma potansiyelini koruyor.
Ankara, özellikle Karadeniz’de gemilere yönelik saldırıların durdurulması için girişimde bulundu ancak Moskova bu öneriye olumlu yaklaşmadı.
Avrupa ise Ukrayna’nın savunmasını güçlendirirken Rusya üzerindeki baskının sürdürülmesi gerektiğini savunuyor.
Bugün, bağımsızlığının 35. yıl dönümünü Avrupa’dan gelen çok sayıda temsilciyle kutlayan Ukrayna, son beş yılını savaşla geçirdi.
Net açıklanmasa da hem Ukrayna’dan hem Rusya tarafından ölenlerin sayısının çok yüksek olduğu tahmin ediliyor.
Birleşmiş Milletler Mülteciler Komiserliğinin kayıtlarına göre, yaklaşık on milyon Ukraynalı yerinden edilmiş durumda.
Topraklarının yaklaşık beşte biri işgal altında olan Ukrayna, toprak bütünlüğünü sağlamak, AB’ye ve NATO’ya girerek geleceğe güvenle bakmak için hem cephede hem masada mücadele ediyor.>>>AA

Bir yanıt yazın