Yazar: admin

  • Deniz Baykal’ın eşi Olcay Baykal hayatını kaybetti

    Deniz Baykal’ın eşi Olcay Baykal hayatını kaybetti

    Merhum eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın eşi Olcay Baykal, Antalya’da 88 yaşında tedavi gördüğü Kepez Devlet Hastanesi’nde bu sabah hayatını kaybetti. Baykal’ın cenazesi, defnedilmek üzere Ankara’ya gönderildi. Olcay Baykal’ın cuma günü Devlet Mezarlığı’nda Deniz Baykal’ın yanında toprağa verileceği öğrenildi. >>>İHA

  • Binlerce kuş, tek bir kusursuz hareket…

    Binlerce kuş, tek bir kusursuz hareket…

    Binlerce kuş, tek bir kusursuz hareket…

    📶https://kanal3.com.tr/
    Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Ederek Son Dakika Haberleri Alabilirsiniz;
    İnstagram : <a href=”https://www.instagram.com/kanal3tv” target=”_blank” rel=”nofollow”>https://www.instagram.com/kanal3tv
    Facebook : https://www.facebook.com/kanal3tv
    X: https://x.com/kanal3tv
    Telegram : https://t.me/kanal3_tv
    Whatsapp : https://whatsapp.com/channel/0029VaFDm2rEKyZKvlSELq17
    Next : https://sosyal.teknofest.app/@kanal3tv

    #Kanal3AnaHaber #Kanal3Haber #Kanal3

  • Hainin karşısında bir dağ gibi durdu

    Hainin karşısında bir dağ gibi durdu

    20 Şubat 1974 yılında, Niğde’nin Bor ilçesinde bir kahraman dünyaya geldi.

    7 çocuklu bir aileden gelen Halisdemir, çocukluğunda okul sonraları peygamber mesleği olan çobanlık yapıyordu. Büyüdü, evlendi. Elifnur ve Doğan Ertuğrul adında iki çocuğu oldu. Yurt içinde ve yurt dışında pek çok askerî görevlerde bulundu.

    Darbeci hainler için planlarının başarıya ulaşmasındaki en kritik noktalardan birisiydi Özel Kuvvetler Komutanlığı. Özel Kuvvetler Komutanı Zekai Aksakallı, bir düğüne katılmak üzere komutanlıktan ayrılmıştı. Darbe girişimini düğün sırasında öğrendi.

    Darbeci generalin, Özel Kuvvetler Komutanlığı’na hareket hâlinde olduğunu öğrendiğinde Aksakallı’nın aradığı isim Ömer Halisdemir oldu. Halisdemir’i bir milletin kalbinde yaşatacak o emri verdi: “Tuğgeneral Terzi vatan hainidir. Onu karargâha girmeden öldür. Bunun sonunda şehadet var. Hakkını helal et.”

    Halisdemir cevap verdi: “Başüstüne komutanım. Helal olsun, siz de helal edin.” dedi. Helallik aldıktan sonra telefonu kapattı. Karargâha yaklaşan Terzi’yi karşılamaya giden hainlerin arasına karıştı. Terzi ve etrafındaki hainler karargâha yürürken sağ tarafından yaklaşıp vatan hainini başından vurdu.

    Darbecilerden Binbaşı Fatih Şahin, Halisdemir’e 12 el ateş etti ve sırtından vurdu. Halisdemir şehit düştü. Karargâha ulaşan Zekai Aksakallı Paşa, naaşı yerde bulunan Halisdemir’i gözlerinden öptü ve “Darbeci haini vuran aslanım.” diyerek veda etti.

    O günden sonra doğan binlerce çocuğa Ömer Halisdemir ismi verildi. Kütüphanelere, okullara, parklara Ömer Halisdemir’in ismi verilerek anısı yaşatıldı. Özel Kuvvetler Komutanlığı’nda, tam da şehit düştüğü yere bir anıt dikildi. Kahramanlığının sembolü, yerine gelecek Türk gençlerine örnek olsun diye. >>>Ferhat YÜKSEL

  • Öğrenci affı düzenlemesi komisyondan geçti: İşte başvuru şartları ve tarihleri!

    Öğrenci affı düzenlemesi komisyondan geçti: İşte başvuru şartları ve tarihleri!

    Düzenleme; hazırlık sınıfından doktora aşamasına kadar, çeşitli nedenlerle üniversiteyle ilişiği kesilen binlerce kişiye kampüslere geri dönüş kapısını aralıyor. İşte içinde bulunduğumuz 15 Temmuz 2026 Çarşamba günü itibarıyla onaylanan öğrenci affının başvuru tarihleri, şartları ve kapsam dışı kalan durumlar…

    2026 Öğrenci Affından Kimler Yararlanabilir?

    Yükseköğretim kurumlarında (ön lisans, lisans, yüksek lisans, doktora ve hazırlık sınıfları dahil) okurken her ne sebeple olursa olsun ilişiği kesilenler af düzenlemesinden yararlanabilecek. Ancak yasadan faydalanabilmek için şu temel şart aranacak:

    Başvuracak adayların, daha önce çıkarılan öğrenci affı düzenlemelerinden faydalanmamış olması gerekmektedir.

    Üniversiteden kendi isteğiyle kaydını sildiren öğrenciler de bu haktan yararlanarak eğitimlerine geri dönebilecek.

    Öğrenci Affı Başvuruları Ne Zaman Başlayacak?

    Kanun teklifinin TBMM Genel Kurulu’nda yasalaşıp Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmesinin ardından süreç başlayacak.

    Öğrenciler, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 4 ay içinde ilişiğinin kesildiği üniversiteye başvuruda bulunmak zorunda. Başvurusu kabul edilenler 2026-2027 eğitim-öğretim yılında öğrenimlerine kaldıkları yerden başlayabilecek.

    Düzenleme yürürlüğe girdiğinde askerde olan vatanî görevini yürüten kişiler için ayrıcalık tanındı. Bu kişiler, terhis tarihlerini takip eden 2 ay içinde kayıtlı oldukları üniversiteye başvurabilecekler.

    Kimler Af Kapsamı Dışında Tutuldu? (Yararlanamayacak Olanlar)

    Komisyonda kabul edilen metne göre, bazı suçlardan hüküm giymiş olanlar ile belirli kurumların öğrencileri af kapsamının tamamen dışında bırakıldı:

    1. Suç Kapsamına Giren Sınırlandırmalar

    • Terör suçlarından hüküm giyenler,

    • Kasten öldürme, işkence, eziyet, cinsel saldırı ve çocukların cinsel istismarı suçlarından mahkumiyeti bulunanlar,

    • Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan cezası olanlar,

    • Sahte belge sebebiyle kaydı iptal edilenler ya da üniversiteye ilk kayıt sırasında sahte belge teslim ettiği tespit edilenler.

    2. Akademiler ve Askeri Okullar Eklenmedi

    Komisyonda yapılan son dakika değişikliğiyle; Polis Akademisi, Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi ile Milli Savunma Üniversitesi’ne (MSU) bağlı okullardan ilişiği kesilen öğrenciler bu af düzenlemesinden faydalanamayacak.

    Yasal Pakette Yer Alan Diğer Kritik Değişiklikler

    Komisyonda kabul edilen 12. Yargı Paketi ve diğer yasal düzenlemelerle eş zamanlı yürüyen bu Yükseköğretim paketinde akademi dünyasını ilgilendiren diğer önemli maddeler şunlar oldu:

    • 67-75 Yaş Arasındaki Akademisyenlere Yeni Haklar: Yaş haddi nedeniyle emekliye ayrılan ancak sözleşmeli olarak çalışmaya devam eden öğretim görevlileri (67-75 yaş arası, 2 yıllık sözleşmelerle), kadrolu meslektaşlarıyla aynı özlük haklarına kavuşacak. Ek ders ücreti, geliştirme ödeneği ve akademik teşviklerden yararlanabilecekler.

    • Akademik Birimlerin Kapatılması YÖK’e Geçiyor: Fakülte, enstitü ve yüksekokullar Cumhurbaşkanı kararı ile; konservatuvar, meslek yüksekokulu ve araştırma merkezleri ise doğrudan YÖK kararı ile kapatılabilecek.

    • Vakıf Üniversitelerine Sıkı Ceza Sistemi: Usulsüz işlem yapan vakıf üniversitelerine uyarıdan, kontenjan kısıtlamaya ve 3 yıl içinde sorun düzeltilmezse faaliyet izninin tamamen kaldırılmasına (kapatılmasına) kadar giden aşamalı cezalar uygulanabilecek.

  • Çetinkaya’dan 15 Temmuz mesajı: İhanete asla geçit vermeyeceğiz!

    Çetinkaya’dan 15 Temmuz mesajı: İhanete asla geçit vermeyeceğiz!

    15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla açıklama yapan Afyonkarahisar Ülkü Ocakları İl Başkanı Mesut Çetinkaya, Türk milletinin 15 Temmuz 2016 gecesi sergilediği eşsiz direnişin, tarihe altın harflerle yazılmış bir bağımsızlık destanı olduğunu söyledi.

    15 Temmuz’un yalnızca bir darbe girişiminin bertaraf edildiği gün olmadığını vurgulayan Çetinkaya, o gece milletin iradesine, devletine, bayrağına ve istiklaline sahip çıktığını ifade etti. Çetinkaya, “Türk milleti, canı pahasına vatanını savunarak dünyaya bağımsızlığından asla taviz vermeyeceğini göstermiştir. Aziz şehitlerimizin kanıyla yazılan bu destan, milletimizin birlik ve beraberliğinin en güçlü nişanesidir.” ifadelerini kullandı.

    Ülkü Ocakları’nın milli ve manevi değerlere bağlı bir gençlik yetiştirme hedefiyle çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Çetinkaya, “15 Temmuz’da tecelli eden milli irade şuurunu daima diri tutacağız. Türk gençliğini; devletine sadık, bayrağına sevdalı, vatanına bağlı ve her türlü ihanet odağına karşı uyanık bireyler olarak yetiştirmeye devam edeceğiz. Türkiye Cumhuriyeti’nin bekasına kasteden hiçbir karanlık yapı, hiçbir ihanet şebekesi emellerine ulaşamayacaktır.” dedi.

    Çetinkaya, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:  “15 Temmuz ruhu, Türk milletinin sarsılmaz iradesinin adıdır. Bu ruh yaşadığı müddetçe ne devletimiz diz çökecek ne de al bayrağımız göklerden inecektir. Başta 15 Temmuz şehitlerimiz olmak üzere tüm aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor, kahraman gazilerimize şükranlarımı sunuyorum.” >>>Haber Merkezi

    Çetinkaya'dan 15 Temmuz mesajı: İhanete asla geçit vermeyeceğiz!

  • Dünya Kupası’nın gölgesinde bir gerçek

    Dünya Kupası’nın gölgesinde bir gerçek

    Dünya Kupası’nda artık son viraja girdik…

    Milyonlarca futbolseverin haftalardır nefesini tutarak takip ettiği dev organizasyonda yarı final heyecanı yaşanıyor. Kupaya uzanacak takım henüz belli değil ama bu turnuva şimdiden futbol tarihine unutulmaz sayfalar ekledi.

    Bir Dünya Kupası daha bize gösterdi ki futbol artık sadece yıldızlardan ibaret değil. Disiplin, takım ruhu, mücadele ve doğru planlama; milyonlarca euroluk kadrolardan çok daha değerli hale geldi. Turnuvanın başında favori gösterilen birçok ülke evine erken dönerken, kimsenin şans vermediği ekipler tüm dünyanın alkışını topladı.

    ++++

    AMA HANGİSİ? İSPANYA, İNGİLTERE VE ARJANTİN…

    Fransa yine istikrarını ortaya koydu, İspanya yıllardır özlediği futbol aklını yeniden sahaya yansıttı, İngiltere “Bu kez olabilir” dedirtti, Arjantin ise her zamanki tutkusuyla son ana kadar mücadeleyi bırakmadı. Her biri farklı hikâyeler yazdı.

    Bu Dünya Kupası’nın belki de en büyük kazananı futbolun kendisi oldu. Çünkü artık hiçbir maç başlamadan kazanılmıyor. Küçük denilen ülkeler büyükleri korkutuyor, yıldız isimler tek başına maç kazandıramıyor. Sahada savaşan, inanan ve vazgeçmeyen ekipler ayakta kalıyor.

    ++++

    BİZİM İÇİMİZDEKİ EN BÜYÜK BURUKLUK

    Bizim için ise bu turnuvanın en buruk yanı Türkiye’nin erken vedası oldu. 2002 Dünya Kupası’nın o unutulmaz bronz madalyasını yaşayan nesil olarak yeniden aynı heyecanı yaşamak, ay-yıldızlı formayı yarı finalde hatta finalde görmek istedik. Ne yazık ki hayallerimiz bu kez de erken sona erdi. Ancak futbolun güzelliği de burada… Her biten turnuva, bir sonraki için yeni umutlar doğuruyor.

    Şimdi gözler yarı finalde… Artık hata yapma lüksü yok… Bir anlık dalgınlık, bir kurtarış, bir gol ya da uzatma dakikalarında gelen tek bir dokunuş; yılların emeğini ya şampiyonluğa taşıyacak ya da tarihin tozlu sayfalarına bırakacak.

    Kupayı hangi ülke kaldırır bilinmez. Ama bu organizasyon bir kez daha gösterdi ki Dünya Kupası sadece bir futbol turnuvası değildir. O; umutların, gözyaşlarının, sevinçlerin, hayal kırıklıklarının ve milyonları aynı duyguda buluşturan eşsiz bir hikâye…

    Şimdi geriye sadece üç maç kaldı…

    Ve ardından dört yıl sürecek büyük bir özlem başlayacak.

    ++++

    2002 RUHU NEREDE?

    Dünyanın en iyi futbolcuları, en güçlü teknik adamları ve milyonlarca taraftarın hayalleri artık sadece birkaç maça sığmış durumda…

    Biz ise yine ekran başındayız.

    İşte insanın canını en çok acıtan da bu…

    Ne zaman Dünya Kupası gelse, hafızamız bizi istemeden 2002 yılına götürüyor. Şenol Güneş yönetimindeki o mütevazı ama yürekli kadro… Rüştü’nün kurtarışları, Bülent Korkmaz’ın fedakârlığı, Hasan Şaş’ın bitmek bilmeyen enerjisi, İlhan Mansız’ın unutulmaz altın golü, dünya kupası tarihine geçen goller…

    O takım, sadece maç kazanmadı.

    Bir milleti yeniden futbola inandırdı.

    Aradan tam 24 yıl geçti. Dünya değişti, futbol değişti, teknoloji değişti. Ama değişmeyen tek şey, Türk futbolunun bir türlü ilerleyememesi oldu.

    ++++

    ALT YAPIYI KONUŞUYORUZ AMA GEREKEN YATIRIMI YAPMIYORUZ

    Her turnuva öncesi büyük hedefler konuşuyoruz.

    “Bu kez farklı olacak” diyoruz. Sonra yine aynı hayal kırıklıkları…

    Sorun sadece teknik direktör değil. Sorun sadece futbolcu da değil.

    Sorun, yıllardır günü kurtarmaya çalışan futbol anlayışımızdır.

    Alt yapıyı konuşuyoruz ama gereken yatırımı yapmıyoruz.

    Gençlere güvenelim diyoruz ama iki kötü maçta kenara çekiyoruz.

    Yabancı oyuncu kuralını her sezon değiştiriyoruz.

    Hakem tartışmaları bitmiyor…

    Yöneticiler birbirleriyle kavga ediyor.

    Futbol konuşmak yerine, futbolun dışındaki her şeyi konuşuyoruz.

    Sonra da neden Dünya Kupası’nda yokuz diye üzülüyoruz.

    ++++

    ANADOLU’NUN DÖRT BİR YANINDA KEŞFEDİLMEYİ BEKLEYEN NİCE GENÇ VAR

    Bugün yarı finale kalan ülkelere bakın. Hiçbiri tesadüfen burada değil. Yılların planlaması, sabrı ve emeği var. İspanya yıllarca alt yapısına yatırım yaptı. Fransa onlarca genç yeteneği sistem içinde yetiştirdi. İngiltere eleştirildi ama vazgeçmedi. Arjantin ise futbol kültürünü hiçbir zaman kaybetmedi.

    Biz ise hâlâ günü kurtarmanın peşindeyiz. Oysa bu ülkenin yeteneği eksik değil.

    Sokakta top oynayan çocuklarımız hâlâ var. Anadolu’nun dört bir yanında keşfedilmeyi bekleyen nice genç var. Eksik olan; onlara inanacak sistem, sabır ve vizyon.

    2002’nin başarısı tesadüf değildi. O kadro, formanın ağırlığını biliyordu. Ay-yıldızın sorumluluğunu hissediyordu. Belki dünyanın en pahalı oyuncuları değillerdi ama dünyanın en büyük yüreklerinden birine sahiptiler.

    Bugün yeniden o ruha ihtiyacımız var. Çünkü başarı, sadece para ile gelmiyor.

    Başarı; inançla, disiplinle, adaletle ve emekle geliyor.

    Dünya Kupası bir kez daha bize futbolun sadece 90 dakikadan ibaret olmadığını gösteriyor.

    Kupayı kim kazanacak bilmiyoruz. Ama bizim asıl kazanmamız gereken şey, kaybettiğimiz 2002 ruhudur. İşte o ruhu yeniden bulduğumuz gün… Sadece Dünya Kupası’na katılan değil, kupayı kaldırmayı hayal eden bir Türkiye’yi yeniden izleriz.

    Ve inanıyorum ki, o gün geldiğinde milyonlarca insanın gözlerinden aynı cümle dökülecek:

    “İşte beklediğimiz Türkiye geri döndü.”

    Sevgiyle kalın… Umutla kalın…

  • 15 Temmuz Denince Aklınıza Gelen İlk Kelime Nedir? | Sokağın Sesi 15 Temmuz Özel

    15 Temmuz Denince Aklınıza Gelen İlk Kelime Nedir? | Sokağın Sesi 15 Temmuz Özel

    Sokağın Sesi 15 Temmuz Özel | 15 Temmuz 2026

    📶https://kanal3.com.tr/
    Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Ederek Son Dakika Haberleri Alabilirsiniz;
    İnstagram : https://www.instagram.com/kanal3tv
    Facebook : https://www.facebook.com/kanal3tv
    X: https://x.com/kanal3tv
    Telegram : https://t.me/kanal3_tv
    Whatsapp : https://whatsapp.com/channel/0029VaFDm2rEKyZKvlSELq17
    Next : https://sosyal.teknofest.app/@kanal3tv

    #Kanal3AnaHaber #Kanal3Haber #Kanal3

  • Afyonkarahisar’da ’15 Temmuz Anma ve Dijital Deneyim Merkezi’ hizmete açıldı

    Afyonkarahisar’da ’15 Temmuz Anma ve Dijital Deneyim Merkezi’ hizmete açıldı

    Afyonkarahisar’da 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla düzenlenen anma programında şehitler dualarla yad edilirken, “15 Temmuz Anma ve Dijital Deneyim Merkezi” de hizmete açıldı.

    Afyonkarahisar Hava Şehitliği’nde gerçekleştirilen program, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından İl Müftüsü Lütfü İmamoğlu tarafından dua edildi.

    Program kapsamında Afyonkarahisar Valisi Naci Aktaş, Belediye Başkanı Burcu Köksal ve il protokolü, şehitlerin kabirlerini ziyaret ederek karanfil bıraktı ve dua etti.

    Şehitlikteki programın ardından Zafer Meydanı’na geçen Vali Aktaş ve beraberindeki protokol üyeleri, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından hazırlanan “15 Temmuz Anma ve Dijital Deneyim Merkezi”nin açılışını gerçekleştirdi.

    Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Afyonkarahisar Bölge Müdürü Ömer Süt, açılışta yaptığı bilgilendirmede, merkezin 15 Temmuz hain darbe girişiminin unutulmaması ve gelecek nesillere aktarılması amacıyla hazırlandığını belirterek, vatandaşların merkezi 10 gün boyunca ziyaret edebileceğini söyledi.

    Program, anı çadırının gezilmesi ve Gedik Ahmet Paşa Halk Kütüphanesi’nde açılan 15 Temmuz temalı kitap sergisinin ziyaret edilmesiyle son buldu.

  • Manisa ve İzmir’de çıkan orman yangınlarına müdahale ediliyor

    Manisa ve İzmir’de çıkan orman yangınlarına müdahale ediliyor

    Evkafteke Mahallesi yakınlarındaki ormanlık alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.

    İhbar üzerine bölgeye İzmir Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı 8 uçak, 8 helikopter, 25 arazöz, 5 su ikmal aracı ve 2 dozer ile Manisa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri sevk edildi.

    Ekiplerin yangını kontrol altına alma çalışmaları sürüyor.

    İzmir

    Gökdere mevkisinde, İzmir Çevre Yolu kenarındaki otluk alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.

    Yangın bir süre sonra bölgedeki ormana sıçradı.

    İhbar üzerine bölgeye Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı ekipler, yangın söndürme uçak ve helikopterleri ile İzmir Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekipleri sevk edildi.

    Alevlerin bölgedeki bir fabrikaya sıçradığı, fabrikadaki yangının ekiplerin çalışmalarıyla kontrol altına alındığı öğrenildi.

    Çevre yolunda araç trafiği kontrollü olarak sağlanıyor.

    Ekiplerin yangını kontrol altına alma çalışmaları sürüyor.>>>AA

  • Fransa’da su kullanımına kısıtlama getirildi

    Fransa’da su kullanımına kısıtlama getirildi

    Ulusal basındaki haberlere göre, Barbut, bakanlığın kriz birimi toplantısında ülkedeki kuraklık durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

    Barbut, Fransa’nın olağanüstü ve son derece endişe verici bir kuraklık döneminden geçtiğini kaydederek, ülkede erken bir dönemde su kısıtlamaları görüldüğünü kaydetti.

    Şu anda ülkedeki 99 ilde kısmen veya tamamen su kullanımına yönelik kısıtlamalar uygulandığını belirten Barbut, bu durumun Fransa ana karasının tamamını kapsadığını söyledi.

    Barbut, bu illerden 43’ünün su konusunda “kriz” seviyesinde bulunduğunu, dolayısıyla buralarda ikamet eden vatandaşların suyu yalnızca öncelikli konularda kullanabildiğini vurguladı.

    İlkbaharda yağışların mevsim normallerinde seyretmesine rağmen ülkede kuraklık yaşanmasını son derece endişe verici olarak nitelendiren Barbut, iklim değişikliğinin su döngüsünde ciddi düzensizliklere yol açtığını savundu.

    Barbut, su kısıtlamalarına ilişkin ülke genelinde 206 valilik kararı alındığını aktardı.>>>AA

  • TBMM’de 15 Temmuz şehitleri dualarla anıldı

    TBMM’de 15 Temmuz şehitleri dualarla anıldı

    Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016’daki hain darbe girişimine karşı koyarken şehit düşen emniyet mensupları, askerler ve siviller, Meclis çatısı altında dualarla yad edildi.

    Meclis Camisi’nde Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda, Mevlid-i Şerif ve ilahiler okundu. Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş’un yaptığı duayla şehitler rahmetle anıldı.Programa, Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, bazı siyasi partilerin genel başkanları, grup başkanları, grup başkanvekilleri, komisyon başkanları, milletvekilleri, Meclis çalışanları, gaziler ve vatandaşlar katıldı.

    TBMM'de 15 Temmuz şehitleri dualarla anıldı

    15 Temmuz Şehitler Anıtı’nda tören düzenlendi

    TBMM’de 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla 15 Temmuz Şehitler Anıtı’nda da tören düzenlendi.

    Törene, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya, AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, TBMM başkanvekilleri Tekin Bingöl, Pervin Buldan ve Celal Adan, CHP Grup Başkanı Özgür Özel, DSP Genel Başkanı Önder Aksakal ile Meclis’te grubu bulunan siyasi partilerin grup başkanvekilleri ve milletvekilleri katıldı.

    TBMM'de 15 Temmuz şehitleri dualarla anıldı

    Kurtulmuş ve beraberindekiler, 15 Temmuz gecesi FETÖ mensuplarınca TBMM’ye atılan ilk bombanın düştüğü alandaki anıta karanfil bıraktı. Hatıra fotoğrafının çekilmesinin ardından da Kurtulmuş ve beraberindekiler, alana ağaç dikti.

    15 Temmuz Şehitler Anıtı’ndaki törenin ardından ikinci bombanın düştüğü Şeref Holü’nde anma gerçekleştirildi.

    TBMM Başkanı Kurtulmuş ve katılımcılar, bombanın düştüğü noktada bulunan 15 Temmuz Anı Taşı’na karanfil bıraktı.>>>AA

  • Danla Biliç’in sağlık durumu nasıl? Durumu kritik mi?

    Danla Biliç’in sağlık durumu nasıl? Durumu kritik mi?

    Danla Bilic’in geçirdiği operasyon, “Aquafilling” kabusu ve sağlık durumuna dair tüm gelişmeler…

    Danla Bilic’in Sağlık Durumu Nasıl?

    Sosyal medyada yayılan “durumu ağırlaştı” iddialarının ardından Danla Bilic’in yakın arkadaşı Ece Kırtanır, endişeli takipçilere bilgi vererek iddiaları yalanladı. Kırtanır, ünlü fenomenin sağlık durumunun iyi olduğunu belirterek hayranlarının yüreğine su serpti.

    Ameliyatın ardından dinlenme sürecine geçen Danla Bilic’ten ise operasyonun detaylarına dair henüz kişisel bir açıklama gelmedi.

    Aquafilling Kabusu Nedir? Neden Yeniden Ameliyat Oldu?

    Danla Bilic, daha önce yaptığı açıklamalarda hızlı kilo verdiği bir dönemde kalça bölgesine “Aquafilling” adı verilen geçici/kalıcı bir dolgu yaptırdığını ancak bu dolgunun zamanla vücuduna yayıldığını anlatmıştı.

    Dolgu maddesinin vücudun farklı noktalarına göç etmesi; şiddetli ağrılara, yüksek ateşe ve ciddi enfeksiyonlara yol açtı.

    Bu komplikasyonları temizlemek için daha önce de peş peşe operasyonlar geçiren Bilic’in, son rahatsızlığının ardından yedinci kez ameliyat masasına yattığı iddia ediliyor. Ancak ameliyat sayısına dair resmi bir açıklama yapılmadı.

    Ünlü fenomen, yaşadığı bu zorlu süreçlerin ardından takipçilerini uyararak merdiven altı veya riskli estetik işlemlerden kesinlikle uzak durmaları gerektiğinin altını çizmişti.

  • Gazprom hisseleri 17 yılın en düşük seviyesine geriledi

    Gazprom hisseleri 17 yılın en düşük seviyesine geriledi

    Moskova Borsası (MOEX) verilerine göre, Gazprom hisseleri 90 ruble seviyesine kadar düşerek 17 yılın en düşük düzeyine indi. TSİ 14.20 itibarıyla MOEX endeksi de yüzde 2,7 düşüşle 2.112 puana, dolar bazlı RTS endeksi de yüzde 2,7 kayıpla 858 puana geriledi. MOEX endeksi son bir ayda yaklaşık yüzde 16, RTS endeksi ise yüzde 21 değer kaybetti.

    Uluslararası basında çıkan bazı haberlerde, Rusya’dan Çin’e uzanması planlanan Sibirya’nın Gücü 2 projesinin askıya alındığına yönelik iddialar yer almıştı.

    Rusya’nın Avrupa’ya boru hattıyla doğal gaz ihracatı, Ukrayna savaşı sonrasında uygulanan yaptırımlar nedeniyle önemli ölçüde azalırken, Gazprom, Avrupa pazarındaki kaybını Asya’ya yönelik sevkiyatla telafi etmek istiyor.

    Dünyanın en büyük doğal gaz üreticileri arasında yer alan Gazprom, Ukrayna savaşı öncesinde Avrupa’nın ana doğal gaz tedarikçisi konumundaydı.>>>AA

  • Geçen yıl don vurmuştu, bu sene üzüm salkımı gibi kiraz yetişti

    Geçen yıl don vurmuştu, bu sene üzüm salkımı gibi kiraz yetişti

    Sultandağı’na bağlı Yeşilçiftlik beldesinde üreticilik yapan Mustafa Akpınar, geçen yıl hava muhalefeti ve zirai don nedeniyle çok zor bir dönem geçirdiklerini belirtti.

    Bahçelerinde kirazın yanı sıra vişne, kayısı, erik, badem ve ceviz de yetiştirdiğini dile getiren Akpınar, geçen yıl ağaçlardan tek bir ürün dahi alamadıklarını aktardı.

    Bu yıl hava şartlarının tarımsal üretime uygun seyrettiğini ifade eden Akpınar, geçen yıl yiyecek kiraz dahi bulamazken bu yıl ağaçların adeta üzüm salkımı gibi meyve verdiğini ve bahçelerde büyük bir bolluk yaşandığını söyledi.

    Meyvedeki aşırı bolluğun kiraz kalitesini etkilediğini ve piyasa fiyatlarının beklentilerin çok altında kaldığını vurgulayan Akpınar, mevcut fiyatların işçi yevmiyelerini karşılamakta yetersiz kaldığını belirtti.

    Kirazın değerinin altında satıldığını ifade eden Akpınar, kendilerinden ucuza alınan ürünün tüketiciye de uygun fiyatla ulaşmasını temenni ettiğini dile getirdi. >>>İHA

    Geçen yıl don vurmuştu, bu sene üzüm salkımı gibi kiraz yetişti
    TÜRKİYE’NİN ÖNEMLİ İHRACATLIK KİRAZ ÜRETİM MERKEZLERİNDEN AFYONKARAHİSAR’IN SULTANDAĞI İLÇESİNDE, GEÇEN YIL YAŞANAN ZİRAİ DON AFETİNİN ARDINDAN BU SEZON KİRAZ BOLLUĞU YAŞANIYOR. (AZİZE AKPINAR/BURSA-İHA)
    Türkiye’nin önemli ihracatlık kiraz üretim merkezlerinden Afyonkarahisar’ın Sultandağı ilçesinde, geçen yıl yaşanan zirai don afetinin ardından bu sezon kiraz bolluğu yaşanıyor.
    Geçen yıl don vurmuştu, bu sene üzüm salkımı gibi kiraz yetişti
    TÜRKİYE’NİN ÖNEMLİ İHRACATLIK KİRAZ ÜRETİM MERKEZLERİNDEN AFYONKARAHİSAR’IN SULTANDAĞI İLÇESİNDE, GEÇEN YIL YAŞANAN ZİRAİ DON AFETİNİN ARDINDAN BU SEZON KİRAZ BOLLUĞU YAŞANIYOR. (AZİZE AKPINAR/BURSA-İHA)
    Türkiye’nin önemli ihracatlık kiraz üretim merkezlerinden Afyonkarahisar’ın Sultandağı ilçesinde, geçen yıl yaşanan zirai don afetinin ardından bu sezon kiraz bolluğu yaşanıyor.
    Geçen yıl don vurmuştu, bu sene üzüm salkımı gibi kiraz yetişti
    TÜRKİYE’NİN ÖNEMLİ İHRACATLIK KİRAZ ÜRETİM MERKEZLERİNDEN AFYONKARAHİSAR’IN SULTANDAĞI İLÇESİNDE, GEÇEN YIL YAŞANAN ZİRAİ DON AFETİNİN ARDINDAN BU SEZON KİRAZ BOLLUĞU YAŞANIYOR. (AZİZE AKPINAR/BURSA-İHA)
    Türkiye’nin önemli ihracatlık kiraz üretim merkezlerinden Afyonkarahisar’ın Sultandağı ilçesinde, geçen yıl yaşanan zirai don afetinin ardından bu sezon kiraz bolluğu yaşanıyor.
    Geçen yıl don vurmuştu, bu sene üzüm salkımı gibi kiraz yetişti
    BU YIL HAVA ŞARTLARININ TARIMSAL ÜRETİME UYGUN SEYRETTİĞİNİ İFADE EDEN MUSTAFA AKPINAR, GEÇEN YIL YİYECEK KİRAZ DAHİ BULAMAZKEN BU YIL AĞAÇLARIN ADETA ÜZÜM SALKIMI GİBİ MEYVE VERDİĞİNİ VE BAHÇELERDE BÜYÜK BİR BOLLUK YAŞANDIĞINI SÖYLEDİ (AZİZE AKPINAR/BURSA-İHA)
    Türkiye’nin önemli ihracatlık kiraz üretim merkezlerinden Afyonkarahisar’ın Sultandağı ilçesinde, geçen yıl yaşanan zirai don afetinin ardından bu sezon kiraz bolluğu yaşanıyor.
  • Çeşme’den Afyonkarahisar’a yeni görev

    Çeşme’den Afyonkarahisar’a yeni görev

    Çeşme’de görev yapan kamu kurumlarının yöneticileri, Afyonkarahisar İl Müftü Yardımcılığı görevine atanan Çeşme Müftüsü Murat Yılmaz için düzenlenen veda kahvaltısında buluştu. Kahvaltıda konuşma yapan Müftü Murat Yılmaz, yaklaşık 5 yıldır sürdürdüğü Çeşme İlçe Müftülüğü görevi boyunca kamu yöneticileriyle uyum ve iş birliği içerisinde çalıştıklarını söyledi. Çeşme’de güzel hatıralar biriktirdiğini belirten Yılmaz, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

    “Görev yaptığım süre içerisinde sizlerle güzel hatıralarımız oldu. Uyum ve iş birliği içerisinde çalışmaktan gerçek anlamda hem onurluyum hem de mutluyum. Ancak görevler gelip geçicidir. Ben asıl olanın, geride bırakılan güzel hatıralar olduğuna inanıyorum.”

    Beş yıllık görev süresinin nasıl geçtiğini anlamadığını dile getiren Yılmaz, görev yaptığı süre boyunca kimsenin kalbini kırmamaya özen gösterdiğini söyledi. Yılmaz, “Hiç kimsenin kalbini kırmadığımı düşünüyorum. Böyle bir durum olduysa hakkınızı helal etmenizi istiyorum. Benden yana varsa haklarım helal olsun. Sizlerden de helallik talep ediyorum” dedi.

    Yeni görevine Afyonkarahisar İl Müftü Yardımcısı olarak devam edeceğini belirten Murat Yılmaz, Çeşme’de birlikte görev yaptığı yöneticilere kapısının her zaman açık olduğunu ifade etti. Yılmaz, “Afyonkarahisar’da da bir kapınızın, bir evinizin olduğunu unutmayın. Yolunuz düşerse gelmeniz bizleri mutlu eder, şeref verirsiniz” diye konuştu.

    Konuşmanın ardından Müftü Murat Yılmaz’a kamu yöneticileri tarafından çeşitli hediyeler sunuldu. >>>İHA

    Çeşme'den Afyonkarahisar'a yeni görev
    MÜFTÜ MURAT YILMAZ’A (SAĞDA) HEDİYELER VERİLDİ (MUHAMMET İSA ATAGÖZ/İZMİR-İHA)
    İzmir’in Çeşme ilçesinde yaklaşık 5 yıldır İlçe Müftüsü olarak görev yapan ve Afyonkarahisar İl Müftü Yardımcılığına atanan Murat Yılmaz, ilçedeki kamu yöneticileriyle veda kahvaltısında bir araya geldi. Yılmaz, görev süresince uyum ve iş birliği içinde çalıştığı kamu yöneticilerinden helallik istedi.
    Çeşme'den Afyonkarahisar'a yeni görev
    AFYONKARAHİSAR İL MÜFTÜ YARDIMCILIĞINA ATANAN MURAT YILMAZ (SAĞ BAŞTA, AYAKTA), İLÇEDEKİ KAMU YÖNETİCİLERİYLE VEDA KAHVALTISINDA BİR ARAYA GELDİ (MUHAMMET İSA ATAGÖZ/İZMİR-İHA)
    İzmir’in Çeşme ilçesinde yaklaşık 5 yıldır İlçe Müftüsü olarak görev yapan ve Afyonkarahisar İl Müftü Yardımcılığına atanan Murat Yılmaz, ilçedeki kamu yöneticileriyle veda kahvaltısında bir araya geldi. Yılmaz, görev süresince uyum ve iş birliği içinde çalıştığı kamu yöneticilerinden helallik istedi.
    Çeşme'den Afyonkarahisar'a yeni görev
    AFYONKARAHİSAR İL MÜFTÜ YARDIMCILIĞINA ATANAN MURAT YILMAZ, İLÇEDEKİ KAMU YÖNETİCİLERİYLE VEDA KAHVALTISINDA BİR ARAYA GELDİ (MUHAMMET İSA ATAGÖZ/İZMİR-İHA)
    İzmir’in Çeşme ilçesinde yaklaşık 5 yıldır İlçe Müftüsü olarak görev yapan ve Afyonkarahisar İl Müftü Yardımcılığına atanan Murat Yılmaz, ilçedeki kamu yöneticileriyle veda kahvaltısında bir araya geldi. Yılmaz, görev süresince uyum ve iş birliği içinde çalıştığı kamu yöneticilerinden helallik istedi.
  • 10. Ömer Halisdemir Bisiklet Turu tamamlandı

    10. Ömer Halisdemir Bisiklet Turu tamamlandı

    Türkiye’nin farklı illeri ile kardeş ülkelerden gelen 35’in üzerinde profesyonel bisiklet sporcusu, yaklaşık bin 1.070 kilometrelik parkuru tamamlayarak Şehit Ömer Halisdemir’in kabrini ziyaret etti. Arnavutköy Belediyesi tarafından geleneksel hale getirilen organizasyon kapsamında sporcular, 9 Temmuz’da İstanbul’daki 15 Temmuz Demokrasi Meydanı’ndan düzenlenen törenle uğurlandı. Bursa, Kütahya, Afyonkarahisar, Konya ve Aksaray güzergahını takip eden bisikletçiler, 6 gün süren yolculuğun ardından Niğde’ye ulaştı.

    GEÇTİKLERİ ŞEHİRLERDEN TOPRAK TOPLADILAR

    Yaklaşık 1.070 kilometrelik parkuru tamamlayan sporcular, Bor ilçesine bağlı Çukurkuyu beldesinde bulunan Şehit Ömer Halisdemir’in kabrini ziyaret etti. Yol boyunca geçtikleri her şehirden aldıkları vatan topraklarını şehidin kabri başına bırakan sporcular, Kur’an-ı Kerim okunmasının ardından dua etti. Arnavutköy Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürü Mahmut Okur, bisiklet turunun 15 Temmuz ruhunu gelecek nesillere aktarmayı hedeflediğini belirtti. Okur, 15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından spor camiası olarak farkındalık oluşturacak bir çalışma yapmak istediklerini ifade ederek, şunları söyledi: “15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra bu program planlandığında spor camiası olarak ne yapabiliriz diye düşündük. Arnavutköy Belediyesi olarak böyle bir organizasyon düzenledik. Geçtiğimiz iller ve ulaştığımız insan sayısının çok fazla olacağını hesapladık. Bugün geldiğimiz noktada, onuncu yılında bile geçtiğimiz şehirlerde vatandaşlarımızın yoğun ilgisiyle karşılaşıyoruz. Bu tura katılan gençlerimizin bir kısmı darbe girişimi yaşandığında henüz 5-6 yaşlarındaydı. Şimdi bu organizasyon sayesinde büyük bir farkındalık kazanıyorlar. Bu da projenin amacına ulaştığını gösteriyor.”

    “BU YOLUN NEDEN ÇEKİLDİĞİNİ KABRE GELDİĞİMİZDE TEKRAR HATIRLIYORUZ”

    Tura üçüncü kez katılan Yalovalı sporcu Ahmet Emin Akar ise 5 gün süren yolculuğun fiziksel ve psikolojik açıdan oldukça zorlu geçtiğini söyledi. Akar, “Bu tura üçüncü katılışım. Yol boyunca hem hava şartları hem de psikolojik olarak zorlandık. Ancak bütün yorgunluk buraya gelene kadar sürüyor. Çünkü kabre ulaştığımızda bu yolu neden yaptığımızı yeniden hatırlıyoruz. Her gelişimizde tüylerimiz diken diken oluyor” dedi.

    “ŞEHİTLERİMİZİ ONURLANDIRMAK İÇİN PEDAL ÇEVİRDİK”

    Bisiklet turuna katılan sporculardan Arda Çelik de yol boyunca yaşadıkları tüm zorluklarda şehitleri düşündüklerini aktardı. Çelik, “Yorulduğumuz her anda aklımıza şehitlerimizi onurlandırmak için bu yolda olduğumuz geldi. Bu düşünce bize güç verdi. Yolumuzu kazasız belasız tamamladık. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere tüm şehitlerimize, Ömer Halisdemir’e ve gazilerimize minnettarız” diye konuştu.

    SONER HALİSDEMİR’E FORMA VE PLAKET TAKDİM EDİLDİ

    Programın sonunda bisiklet turuna katılan ekip, Şehit Ömer Halisdemir’in kardeşi Soner Halisdemir’e organizasyona katkılarından dolayı forma ve plaket hediye etti. Hatıra fotoğrafı çekiminin ardından etkinlik sona erdi. >>>İHA

    10. Ömer Halisdemir Bisiklet Turu tamamlandı 10. Ömer Halisdemir Bisiklet Turu tamamlandı 10. Ömer Halisdemir Bisiklet Turu tamamlandı 10. Ömer Halisdemir Bisiklet Turu tamamlandı

  • Olcay Baykal kimdir, neden öldü?

    Olcay Baykal kimdir, neden öldü?

    İçinde bulunduğumuz 15 Temmuz 2026 Çarşamba günü sabah saatlerinde vefat eden Olcay Baykal’ın hayat hikayesi, ölüm nedeni ve cenaze törenine dair tüm detaylar…

    Olcay Baykal Neden Öldü?

    Deniz Baykal’ın eşi Olcay Baykal, bir süredir sağlık sorunları nedeniyle Antalya Kepez Devlet Hastanesi’nde tedavi görüyordu. Yaşlılığa bağlı kronik rahatsızlıkları bulunan Olcay Baykal, hastanede doktorların tüm müdahalelerine rağmen 15 Temmuz 2026 Çarşamba günü (bugün) sabah saatlerinde hayata gözlerini yumdu.

    Olcay Baykal Kimdir?

    Olcay Baykal, uzun yıllar Türkiye Cumhuriyeti’ne hizmet etmiş bir emekli öğretmendir. Kameralardan ve siyaset arenasının getirdiği hareketli hayattan her zaman uzak durmayı tercih eden Olcay Baykal, sade ve mütevazı yaşamıyla tanınıyordu.

    Olcay Baykal ile Deniz Baykal’ın yolları lise yıllarında kesişti. İkilinin lise yıllarında başlayan aşkı, 1963 yılında nikah masasına taşındı. O dönem henüz çiçeği burnunda bir avukat olan Deniz Baykal, Olcay Hanım’ı Karadeniz sahilindeki Akçakoca’ya götürerek ailelerinden habersiz, gizlice evlendi. Çift, evlilik haberini ailelerine sonradan verdi. Yarım asrı aşan bu köklü evlilikten çiftin Ataç ve Aslı isminde iki çocuğu dünyaya geldi. Olcay Baykal’ın 60 yıllık hayat arkadaşı, eski CHP Lideri Deniz Baykal ise 3 yıl önce, 11 Şubat 2023 tarihinde vefat etmişti.

    Cenaze Töreni Ne Zaman ve Nerede Olacak?

    Antalya Kepez Devlet Hastanesi’nde vefat eden Olcay Baykal’ın cenazesi, işlemlerinin tamamlanmasının ardından Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne ait cenaze aracıyla Antalya Havalimanı’na nakledildi. Buradan hava yolu aracılığıyla Ankara’ya gönderilen Olcay Baykal’ın cenaze programı da netleşti:

    Olcay Baykal, 17 Temmuz 2026 Cuma günü Ankara’da, 3 yıl önce yitirdiği eşi merhum Deniz Baykal’ın kabrinin hemen yanına (Devlet Mezarlığı) defnedilecek.

  • AB, Ukrayna’yla “Dron Anlaşması” imzalandığını duyurdu

    AB, Ukrayna’yla “Dron Anlaşması” imzalandığını duyurdu

    Kiev’de Ukrayna Devlet Günü kapsamında düzenlenen törende konuşan von der Leyen, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın başlangıcından bu yana 11’inci kez Kiev’i ziyaret ettiğini söyledi.

    Von der Leyen, “(Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’e hitaben) Seninle birlikte yeni bir AB-Ukrayna Savunma Sanayi Ortaklığı’nı başlatmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Bugün imzaladığımız anlaşma, bizim kendi dron anlaşmamız.” diye konuştu.

    Ukrayna’nın son aylarda Avrupa’dan Orta Doğu’ya kadar birçok ülkeyle benzer dron anlaşmaları imzaladığını kaydeden von der Leyen, bu durumun Ukrayna’nın savaş sahasında edindiği deneyime duyulan ilginin bir göstergesi olduğunu söyledi.

    Ukrayna’nın dron ve dron karşıtı sistemlerin kullanımı konusunda kazandığı bilgi ve tecrübenin önemine işaret eden von der Leyen, şu şekilde konuştu:

    “Bu, dron teknolojisi ve üretiminden, üretim kapasitesini sürdürecek tedarik zincirlerine; radar sistemleri, yer kontrol istasyonları ve sensörlerin kullanımına ilişkin kritik bilgi birikimine kadar uzanmaktadır. Bu bilgi ve deneyimden birlikte yararlanmamız gerekiyor. Çünkü Avrupa’nın bu alanda karşı karşıya olduğu tehditleri biliyoruz.”

    Von der Leyen, birçok üye ülkenin hava sahası ihlalleri ve güvenlik uyarıları yaşadığını gördüklerini anımsatarak, “Buradaki ve dünyanın diğer bölgelerindeki gelişmeler, güvenliğimiz açısından savaşta kendini kanıtlamış dron sistemlerini büyük ölçekte ve hızlı şekilde konuşlandırabilmenin ne kadar önemli olduğunu ortaya koydu.” değerlendirmesinde bulundu.

    Avrupa’nın seferber edilebilecek büyük bir teknolojik ve sanayi kapasitesine sahip olduğunu aktaran von der Leyen, ayrıca üretimi hızla artırabilecek güvenli ve emniyetli üretim tesislerinin de bulunduğunu belirtti.

    Von der Leyen, “Ancak Ukrayna’nın savaş koşullarında geliştirdiği ve sınadığı bilgi birikimi ile uzmanlığa sahip değiliz.” dedi.

    Bu nedenle AB ve Ukrayna’nın güçlerini birleştirmesi gerektiğine vurgu yapan von der Leyen, “Bu anlaşma, Ukrayna’nın yenilikçi yaklaşımını Avrupa’nın sanayi ölçeğiyle bir araya getirecek. Verdiğimiz mesaj da nettir: Artık Ukrayna’ya yatırım yapmanın zamanıdır. Avrupa’ya yatırım yapmanın zamanıdır. Ortak güvenliğimize ve ortak geleceğimize yatırım yapmanın zamanıdır.” diye konuştu.>>>AA

  • Havalimanlarında demokrasi hafızası

    Havalimanlarında demokrasi hafızası

    İstanbul Havalimanı İç Hatlar Geliş Terminali ile Sabiha Gökçen Havalimanı Giden Yolcu Terminali’nde açılan sergilerde, FETÖ’nün 15 Temmuz 2016’daki hain darbe girişimi ve sonrasında Anadolu Ajansı (AA) ekipleri tarafından çekilen fotoğraflar yer aldı.

    Jandarma personeli tarafından sergiyi gezen yolculara fotoğraflar hakkında bilgi verildi.

    Yolcuların ilgi gösterdiği sergiler, akşam saatlerine kadar açık kalacak.>>>AA

  • Durak Başkanı cinayetinde 18 şüpheli adliyede

    Durak Başkanı cinayetinde 18 şüpheli adliyede

    Olay, önceki gün Dörtyol Mahallesi’ndeki Uydukent minibüs durağında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, durağa gelen bir grup ile durak başkanı Osman Bulaş arasında yetki belgesiz şoför çalıştırma meselesi yüzünden tartışma çıktı. Çıkan kavgada gruptakilerden Y.B.’nin ateşlediği silahla vurulan Osman Bulaş ağır yaralı olarak kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. İ.Ç.’nin de çıkan arbede de N.K. tarafından bıçakladığı iddia edildi.

    Olayın ardından gözaltına alınan şahıslar emniyetteki sorgularının ardından geniş güvenlik önlemleri altında adliye sevk edildi. Minibüsle adliyeye getirilen 18 kişinin savcılık sorgusunun ardından mahkemeye sevk edilmeleri bekleniyor. >>>İHA

  • TBMM Başkanı Kurtulmuş’tan 15 Temmuz gazilerine “Teşekkür Beratı” takdimi

    TBMM Başkanı Kurtulmuş’tan 15 Temmuz gazilerine “Teşekkür Beratı” takdimi

    Kurtulmuş, Meclis’te, gazileri kabulünde, 15 Temmuz’un üzerinden 10 yıl geçtiğini, o geceyi asla unutmayacaklarını ve unuttu

    O karanlık gecede görünen ve görünmeyen birçok kahramanlığın yaşandığını ifade eden Kurtulmuş, darbecilerin saldırıları sırasında TBMM’nin açık olması ve Genel Kurul’un toplanmasının darbecileri engelleyen en önemli dönüm noktalarından biri olduğunu vurguladı.

    TBMM Başkanı Kurtulmuş'tan 15 Temmuz gazilerine "Teşekkür Beratı" takdimi

    rmayacaklarını belirtti.Milli iradeyi korumak adına milletin gösterdiği cesaret ve kararlılığın, yazdığı destanın her türlü takdirin ve övgünün üzerinde olduğunu belirten Kurtulmuş, istiklal ve istikbal uğruna canlarını ortaya koyan tüm gazilere minnet ve şükranlarını sundu, şehitleri rahmetle yad etti, o gece meydanları dolduran millete teşekkür etti.

    Kurtulmuş, daha sonra eski Hatay Milletvekili Hacı Bayram Türkoğlu’nun yanı sıra ⁠Abdulhakim Aydın, ⁠Özkan Yücel, ⁠Hasan Haner, ⁠Ahmet Yetik, ⁠Eren Erken, ⁠Ali Esendağ, Gökhan Altınok, Zafer Yorgancı, Mahmut Sayar, Murat Demir, ⁠Nevzat Akkoç ve Emre Yemiş’e Teşekkür Beratı takdim etti.>>>AA

  • Yılmaz’dan 15 Temmuz Anıtı’na ziyaret

    Yılmaz’dan 15 Temmuz Anıtı’na ziyaret

    Yılmaz ve beraberindeki Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü etkinlikleri kapsamında, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin ana giriş kapısının karşısında yer alan 15 Temmuz Şehitler Anıtı’ndaki törene katıldı.

    Tören alanına, şehit yakınları ve gazilerle beraber gelen Yılmaz, anıta çiçek demeti bırakarak, dua etti.

    Yılmaz'dan 15 Temmuz Anıtı'na ziyaret

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz ve Bakan Göktaş, daha sonra şehit yakınları ve gazilerle bir süre sohbet etti ve fotoğraf çektirdi.Törende, Jandarma Genel Komutanlığı Bandosu ve Mehteran Birliği de marş icra etti.>>>AA

  • İhracat 800 milyon doları aştı

    İhracat 800 milyon doları aştı

    Türkiye, uzak ve yakın coğrafyada gerçekleştirdiği diplomasi trafiği kapsamında Suudi Arabistan, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Bahreyn ve Umman’ın içinde bulunduğu Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) üye ülkeleri ile de ilişkilerini güçlendirmeye devam ediyor.

    AA muhabirinin Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerinden derlediği bilgilere göre, Türkiye, haziran ayında 24 milyar 940,3 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirirken söz konusu ihracat tutarı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 21,8 arttı. Söz konusu ihracatın ülkelere göre dağılımına bakıldığında, ABD/İsrail-İran arasındaki savaşa rağmen Körfez ülkelerindeki artış dikkati çekti.

    Türkiye, Körfez ülkelerine bu yıl ocak ayında 621 milyon dolarlık, şubat ayında ise 814 milyon dolarlık dış satım gerçekleştirdi. Mart ayında ise ABD/İsrail-İran arasındaki çatışmaların küresel yansımalarının giderek belirginleşmesinden Türkiye’nin bu ülkelere yönelik ihracatı da etkilendi. Söz konusu 6 ülkeye gerçekleştirilen ihracat mart ayında 353,6 milyon dolar oldu. Ancak ticaretin devam etmesi için gerçekleştirilen temaslar sonucunda Türkiye, bu ülkelere nisanda 838,5 milyon dolarlık, mayısta 646 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi.

    Türkiye’nin, Körfez ülkelerine haziran ayında gerçekleştirdiği dış satım da bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 35,7 artarak toplam 826,8 milyon dolar oldu. Geçen yılın aynı döneminde söz konusu ülkelere 609,2 milyon dolarlık dış satım yapılmıştı.

    Yılın ocak-haziran döneminde bu ülkelere yapılan dış satım da yaklaşık 4,1 milyar dolar olarak kayıtlara geçti.

    Bölge ülkeleri arasında en fazla ihracat 425,2 milyon dolar ile Suudi Arabistan’a yapıldı. Bu ülkeyi 295,6 milyon dolarla BAE, 34,7 milyon dolarla Kuveyt, 34,2 milyon dolarla Katar, 29,1 milyon Umman ve 8 milyon dolarla Bahreyn izledi.

    Körfez ülkelerine yapılan ihracat 4 ülkede arttı

    Haziran ayında Körfez ülkeleri arasında, 2025’in aynı ayına göre değer bazında ihracatını en fazla artıran ülke yaklaşık 229,8 milyon dolarla Suudi Arabistan oldu. Bu ülkeyi 13,5 milyon dolarla Umman, 8,2 milyon dolarla Kuveyt, 7,4 milyon dolarla Katar izledi.

    Bu dönemde Bahreyn’e yapılan ihracat 567 bin dolar, BAE’ye yapılan ihracat 40,8 milyon dolar geriledi.

    Körfez ülkelerine haziran ayında yapılan ihracatta yaklaşık 105,6 milyon dolarla mücevher sektörü ilk sırada yer alırken bu sektörü, 69 milyon dolarla kimyevi maddeler ve mamulleri, 59,2 milyon dolarla hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri, 47,9 milyon dolarla elektrik ve elektronik, 29 milyon dolarla makine ve aksamları sektörü izledi.

    “İnşaat malzemeleri, makine, elektrik ekipmanları, sağlık, gıda ve lojistik sektörlerinde ihracatın hızlanmasını bekliyoruz”

    Konuya ilişkin, AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-Orta Doğu ve Körfez İş Konseyi Başkanı Halit Acar, Körfez ülkelerine yapılan ihracatın, bölgesel jeopolitik gelişmelere rağmen Türkiye ile Körfez ülkeleri arasındaki ekonomik ilişkilerin daha sağlam ve sürdürülebilir bir zemine oturduğunu gösterdiğini söyledi.

    Son dönemde yürütülen yoğun diplomasi trafiğinin ticarete olumlu yansımalarını gördüklerini ifade eden Acar, Türkiye’nin Körfez ülkeleri ve Irak başta olmak üzere bölge ülkeleriyle sürdürdüğü yakın siyasi diyaloğun, özel sektörün önünü açtığını kaydetti.

    Acar, ticaretin sürdürülebilirliği açısından güven ortamının en az ekonomik göstergeler kadar önem taşıdığını vurgulayarak, şunları kaydetti:

    “Yılın ikinci yarısına ilişkin beklentilerimizi değerlendirirken iki temel senaryo öne çıkıyor. Bölgedeki güvenlik ortamının daha da iyileşmesi halinde ertelenen yatırımların yeniden ivme kazanmasıyla özellikle inşaat malzemeleri, makine, elektrik ekipmanları, sağlık, gıda ve lojistik sektörlerinde ihracatın hızlanmasını bekliyoruz. Mevcut jeopolitik risklerin kontrollü şekilde devam etmesi durumunda ise Körfez ülkelerinin güçlü mali yapıları sayesinde kamu yatırımlarının ve ticaret hacmindeki büyümenin korunacağını öngörüyoruz.

    Ülkeler özelinde değerlendirildiğinde Suudi Arabistan, Körfez ülkeleri içinde en büyük pazarımız olurken, en yüksek ihracat artışının gerçekleştiği ülke oldu. Bu performansta son yıllarda gelişen ekonomik ilişkilerin yanı sıra Vision 2030 kapsamında devam eden dönüşüm programının da önemli etkisi bulunuyor. Bununla birlikte, son dönemde bazı mega projelerde bütçe, ölçek ve uygulama takvimlerine ilişkin revizyonlar ve önceliklendirmeler yapıldığını görüyoruz. Bunu yatırımların durması olarak değil, kaynakların daha verimli kullanılmasına yönelik yeni bir planlama süreci olarak değerlendirmek gerekiyor. Sanayi, lojistik, turizm, enerji, konut ve altyapı yatırımları ülkenin öncelikli alanları olmayı sürdürüyor. Bu nedenle Türk firmaları açısından orta ve uzun vadede önemli fırsatların devam edeceğini düşünüyoruz.”

    “Kuveyt, Türk müteahhitlik sektörü ve sanayi üreticileri açısından önemli fırsatlar sunmaya devam ediyor”

    Halit Acar, BAE’nin, haziranda 295,6 milyon dolarlık ihracatla Körfez’deki ikinci büyük pazar olmayı sürdürdüğünü dile getirerek, “Aylık bazda yaklaşık 40,8 milyon dolarlık bir gerileme görülse de bunu kalıcı bir eğilim olarak değerlendirmiyoruz.” diye konuştu.

    BAE’nin, yalnızca kendi pazarı açısından değil, Afrika ve Asya’ya açılan bölgesel ticaret ve yeniden ihracat merkezi olma özelliğini koruduğunu ifade eden Acar, Türkiye ile yürürlükte bulunan Kapsamlı Ekonomik Ortaklık Anlaşması’nın ilerleyen dönemde ticaret hacmine daha güçlü katkı sağlayacağını düşündüklerini belirtti.

    İhracat 800 milyon doları aştı

    Acar, Kuveyt’e gerçekleştirilen ihracattaki artışa yönelik yaptığı değerlendirmede, “Petrol gelirlerinin sağladığı mali imkanlar ve yeniden hız kazanması beklenen kamu altyapı yatırımları, Türk müteahhitlik sektörü ve sanayi üreticileri açısından önemli fırsatlar sunmaya devam ediyor.” diye konuştu.

    Katar’da sağlık, gıda güvenliği, lojistik ve yüksek katma değerli üretim alanlarındaki yatırımların, Türk firmalarının rekabet avantajına sahip olduğu sektörler arasında yer aldığına dikkati çeken Acar, Umman’ın da bölge ülkeleri arasında en hızlı büyüyen pazarlardan biri olduğunu kaydetti.

    “Yılın ikinci yarısında Körfez ülkeleriyle ticaretimizin yeni işbirlikleriyle daha da güçleneceğini değerlendiriyoruz”

    DEİK Türkiye-Orta Doğu ve Körfez İş Konseyi Başkanı Acar, özellikle liman, lojistik ve sanayi bölgelerine yönelik yatırımların, Umman’ı gelecek dönemde Türk ihracatçıları açısından daha da önemli bir pazar haline getirebileceğini söyledi.

    Bahreyn’in sınırlı bir pazara sahip olduğunu aktaran Acar, “Bahreyn, hacim olarak daha sınırlı bir pazar olsa da finans merkezi kimliği ve Suudi Arabistan ile güçlü lojistik bağlantısı sayesinde Körfez ticaret zincirinin stratejik halkalarından biri olmayı sürdürüyor. Artık Körfez ülkeleriyle ilişkileri yalnızca ihracat rakamları üzerinden değerlendirmek yeterli değil. Bölge, yatırım ortaklıklarının, üretim işbirliklerinin ve yeni lojistik koridorlarının şekillendiği bir döneme giriyor. Türkiye’nin üretim gücü, mühendislik kapasitesi ve coğrafi avantajı dikkate alındığında, yılın ikinci yarısında Körfez ülkeleriyle ticaretimizin mevcut ivmesini koruyacağını ve yeni işbirlikleriyle daha da güçleneceğini değerlendiriyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

    Acar, DEİK/Türkiye-Orta Doğu ve Körfez İş Konseyleri olarak, 13 ikili iş konseyi ile bölgedeki iş forumları ve etkinliklerle yatırım fırsatlarını değerlendirmeye devam edeceklerini belirtti.

    Bu yılın ilk altı ayında 160’tan fazla etkinlik gerçekleştirdiklerini ifade eden Acar, DEİK/Türkiye-Irak İş Konseyi olarak da Irak’ta yapılan görüşmelerde yatırımların kolaylaştırılması ve bölgesel ekonomik entegrasyonun güçlendirilmesine yönelik çalışmaların yapıldığını dile getirdi.

    Acar, söz konusu çalışmalarla özellikle Kalkınma Yolu Projesi’nin ilerlemesiyle birlikte Irak ve Körfez ülkeleri arasındaki ekonomik bağların daha da güçleneceğini, Türkiye’nin de bu yeni ticaret koridorunun en önemli paydaşlarından biri olacağını değerlendirdiklerini sözlerine ekledi.

    Bu yıl haziran ayında Körfez ülkelerine gerçekleştirilen ihracat (bin dolar) şöyle:>>>AA

    1 – 30 HAZİRAN
    ÜLKE 2025 2026
    BAE 336.399,60 295.581,68
    BAHREYN 8.615,26 8.048,41
    KATAR 26.758,97 34.150,74
    KUVEYT 26.484,87 34.707,61
    SUUDİ ARABİSTAN 195.375,38 425.203,28
    UMMAN 15.587,64 29.061,56
  • Esin Önder Çağlayan kimdir? 70 milyon dolarlık iddia

    Esin Önder Çağlayan kimdir? 70 milyon dolarlık iddia

    “Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” ve “suç örgütü kurma, yönetme veya üye olma” suçlamalarıyla gözaltına alınan Çağlayan, iddiaları reddederek kendisinin de bir “borç sarmalı” içinde dolandırıldığını iddia etti ve Haluk Levent hakkında şikayetçi oldu.

    İçinde bulunduğumuz 15 Temmuz 2026 Çarşamba günü itibarıyla, Ahbap soruşturma dosyasındaki taşınmaz devirleri, milyarlarca liralık para hareketleri ve Esin Önder Çağlayan’ın ifadesindeki o çarpıcı detaylar…

    Esin Önder Çağlayan Kimdir, Ne İş Yapıyor?

    Esin Önder Çağlayan, savunma sanayii başta olmak üzere çeşitli iş kollarında faaliyet gösteren bir iş insanıdır. Soruşturma dosyasında yer alan bilgilere göre Çağlayan:

    Globus Savunma ve Kanat Savunma adlı şirketlerin yöneticiliğini yapmaktadır. Uzun yıllar kamuoyu önünde yer almayan Çağlayan’ın adı, 2026 yılındaki AHBAP operasyonunda adı geçen şüpheli para transferleri, çek-senet hareketleri ve lüks taşınmaz devirleriyle gündeme gelmiştir.

    Esin Önder Çağlayan – Haluk Levent Olayı Nedir?

    Esin Önder Çağlayan emniyetteki ifadesinde, Haluk Levent’i yaklaşık 15 yıldır tanıdığını ve ünlü sanatçının toplumdaki “güvenilir hayırsever” imajına aldanarak büyük bir borç sarmalına çekildiğini iddia etti. İşte Çağlayan’ın iddiaları ve öne sürdüğü detaylar:

    “Haluk Levent’e 70 Milyon Dolar Verdim”

    Çağlayan, farklı dönemlerde Haluk Levent’e elden ve banka yoluyla devasa miktarlarda finansman sağladığını iddia etti:

    • İlk aşamada 8 milyon dolar nakit borç verdiğini,

    • Süreç içerisinde bu borçların katlandığını, sosyal yardım projeleri ve kripto para girişimleri adı altında ek ödemeler yaptığını,

    • Farklı finansal işlemlerle birlikte Haluk Levent’e giden toplam paranın 70 milyon doları bulduğunu öne sürdü.

    “Vicdanım ve Yardımseverliğim İstismar Edildi”

    İş dünyasında aktif olan şirketleri üzerinden gerçekleştirdiği bu transferlerin arka planında tamamen “iyi niyet” olduğunu savunan Çağlayan, ifadesinde şu sitem dolu sözleri kaydetti:

    “Vicdani duygularım istismar edildi. Bir borç sarmalının içerisine bırakılarak sistemli bir şekilde dolandırıldığımı düşünüyorum. Mağdur edildim.”

    Dosyaya İki Klasör Dolusu Belge Sundu

    Çağlayan, iddialarını kanıtlamak amacıyla emniyet ve savcılık makamlarına iki klasörden oluşan geniş bir delil arşivi teslim etti. Teslim edilen belgeler arasında; borç tespit sözleşmeleri, çek fotokopileri, teslim tutanakları, tapu kayıtları ve gayrimenkul ekspertiz raporları bulunuyor.

    Soruşturmadaki Diğer Kritik İddialar ve Şüpheli Hareketler

    Yeliz Kaya ve Zafer Yay Üzerinden Taşınmaz Devri

    Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporlarına takılan para hareketlerinde, Esin Önder Çağlayan ile Haluk Levent’in banka hesaplarını kullandığı belirlenen Yeliz Kaya arasında yüksek tutarlı para transferleri tespit edildi. Çağlayan, bu transferlerin tamamının doğrudan Haluk Levent’e verilen borçlar kapsamında yapıldığını savundu.

    13 Milyon Dolarlık Çek Krizi

    Çağlayan, vadeleri Ağustos, Eylül, Ekim ve Kasım 2026 aylarına yayılan toplam 13 milyon dolar değerinde çek kestiğini ve bu çeklerin şu an kimlerin elinde olduğunun acilen araştırılması gerektiğini belirtti. Çeklerin ciro edildiği kişilerin bulunması durumunda dolandırıcılık ağının tamamen deşifre olacağını öne sürdü.

    Başaran Holding Taşınmazları Detayı

    İş insanı Hüseyin Başaran’a (Başaran Holding) ait bazı taşınmazların devriyle ilgili de konuşan Çağlayan, bu gayrimenkullerin piyasa değerinin aslında 24-25 milyon dolar olduğunu, ancak kağıt üzerinde 60 milyon dolar gibi fahiş bir bedelle gösterilerek usulsüzlük yapıldığını iddia etti.