Yazar: admin

  • Başkan Altuntaş’tan 15 Temmuz mesajı

    Başkan Altuntaş’tan 15 Temmuz mesajı

    Başkan Altuntaş, mesajında 15 Temmuz’un Türk milletinin birlik ve beraberlik içinde destan yazdığı önemli bir dönüm noktası olduğunu vurgulayarak, “15 Temmuz; milletimizin bayrağına, vatanına ve demokrasisine sahip çıkarak tarih yazdığı, milli iradenin gücünü tüm dünyaya gösterdiği destansı bir gündür.” ifadelerini kullandı. Altuntaş, mesajının sonunda 15 Temmuz şehitlerini rahmet ve minnetle andığını belirterek, kahraman gazilere de şükranlarını sundu. >>>Haber Merkezi

  • Bolvadin’de şehitlik ziyaretiyle milli birlik mesajı

    Bolvadin’de şehitlik ziyaretiyle milli birlik mesajı

    Program kapsamında Kur’an-ı Kerim tilaveti okunarak tüm şehitlerimiz için dualar edildi. Vatan uğruna canlarını feda eden kahramanlarımız saygı, rahmet ve minnetle yâd edildi. 15 Temmuz ruhunun yeniden hissedildiği programda, milli birlik ve beraberliğin önemi bir kez daha vurgulandı. Aziz şehitlerimizin emanetine sahip çıkma bilinciyle gerçekleştirilen anma programı, duaların ardından sona erdi. >>>Haber Merkezi

    Bolvadin’de şehitlik ziyaretiyle milli birlik mesajı Bolvadin’de şehitlik ziyaretiyle milli birlik mesajı Bolvadin’de şehitlik ziyaretiyle milli birlik mesajı Bolvadin’de şehitlik ziyaretiyle milli birlik mesajı

  • O GECE

    O GECE

    “O gece İstanbul’daydım, sivil plakalı bir araç ile eskortsuz ziyarete gidiyordum. Şoförüm ‘Efendim Boğaziçi köprüsünde trafik olabilir, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nden geçelim’ dedi. Bu dediğim 21.30 civarında. Tam köprüden geçerken baktım Asya yakasından Avrupa yakasına geçişler durdurulmuş, öbüründe de birtakım tedbirler alınmış, kontrollü geçiş veriyorlar.  Sivil olduğumuz için ben de geçtim gittim. Ama darbe olduğunu hemen orada anlamadım. Neticede Sayın Cumhurbaşkanımızın korumasını aradım. O da öğrenmiş, biz de öğrendik. ‘Herhangi bir sıkıntı yok’ diye söyledi. Ben de oradan DSİ Bölge Müdürlüğü’ne gittim, hemen eve gitmedim. Çocuklara dedim ki; sizler evi terk edin derhal. Arkadaşlarla, diğer Bakanlarla temas kurayım, yapılacak bir şey var mı diye takip ettim. Saat 03.00 civarında Milli Savunma Bakanımız aradı. ‘Mamak’taki 4’üncü Kolordu’nun çıkışlarını Orman ve DSİ teşkilatlarının dev araçları ile kesin’ dedi. Bakanlığıma bağlı DSİ ve OGM’nin iş makineleri General Eşref Akıncı Kışlası’nın girişine yığılarak giriş çıkışlar kapatıldı ve daha büyük olayların yaşanmasının önüne geçildi. Öncelikle 15 Temmuz gecesi ülkemizin son 14 yılda elde ettiği kazanımları ve milletin iradesini ortadan kaldırmayı hedefleyen darbe girişimini nefretle kınıyorum.”

    Bu sözler 10 sene önce dönemin Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu’na ait. Eroğlu, o geceyi yaşadıklarını böyle anlatmıştı.

    15 Temmuz kanlı darbe girişiminin demokrasiye, seçilmişlere nasıl bir tehdit oluşturduğunun örneğini teşkil etmesi açısından, bu anı önemlidir.

    Çok şükür ki

    Bu darbe girişimi, halkın dirayeti ile püskürtüldü.

    Bu bir uluslararası casusluk faaliyetiydi.

    Neden böyle diyorum.

    Bakın, FETÖ’nün Ege Bölge imamı, bundan tam 20 yıl önce, Aralık 2006’da, cebindeki o belleği İzmir’de bir otobüste düşürmüştü. Görevli, temizlik yaparken bulup amirine teslim etti. Aynı zamanda bir futbol hakemi olan amir, belleğin sahibini bulmak için bilgisayarına taktığında şoke oldu. İlk açtığı dosyada Türkiye’de yaşayan Aleviler il il, ilçe ilçe fişlenmişti.

    Bellek içindeki bilgilerin çoğu Ege Ordu Komutanlığı’ndaki askerlerle ilgiliydi. Aracı vasıtasıyla randevu alıp komutanlıkta görev yapan bir generale ulaştırdı.

    Ancak bir ses çıkmadı.

    Yeni çıkan kitabında Tuncay Özkan bu olayın kapatıldığını ve bu flaş diskin de Adil Öksüz tarafından imha edildiğini anlatıyor.

    FETÖ’cülerin halen yurt dışında cirit atmaları ve hücre faaliyetlerine de devam etmeleri bu tezimize dayanaktır.

    Doğru bakış açısı şu.

    15 Temmuz kanlı darbe girişimi, demokrasiye, seçilmişlere tehditti.

    Acemice hazırlanan darbe girişimi, halkın dirayeti ile püskürtüldü.

    O gece ve sonrası halkımız demokrasiye sahip çıktı.

    Peki, sonraki yaşananlara baktığımızda Cumhurbaşkanı yetkilerinin genişletilmesi, seçilmiş Belediye Başkanlarına açılan soruşturma ve tutuklamalar, seçilmiş Belediye Başkanları ve milletvekillerinin parti değiştirmeleri halkın iradesini yansıtmıyor.

    Burada suçluya, hırsızlık ve yolsuzluğa geçit verilsin anlamı da çıkmasın.

    Her daim yazdık hırsızlığın, yolsuzluğun partisi, ilkesi olmaz.

    Herkes hukuk önünde hesabını verir, vermelidir.

    Hukuk siyasete alet olmadan tabii ki.

    Sonuçta, emperyalist ülkelerin desteği ile ülkemizin hücrelerine kadar giren FETÖ’nün darbe girişimi milletin dirayeti sayesinde püskürtüldü.

    Vatana, millete, bayrağa ihanet edenler er geç yargının önünde hesap verdi, veriyor.

    O gece ülkemiz çok büyük bir felaketin eşiğinden döndü. Allah böylesi günleri tekrar yaşatmasın.

    Unutmayalım ki;

    Türk milleti için vatan, bayrak, bağımsızlık denildiğinde akan sular durur. Duracaktır.

    Demokrasiye dört elle sarılmamız lazım.

    Mutlu ve aydınlık yarınlar diliyorum.

  • Yatan arkadaşına rahat vermeyen kedi izleyenleri güldürdü…

    Yatan arkadaşına rahat vermeyen kedi izleyenleri güldürdü…

    Yatan arkadaşına rahat vermeyen kedi izleyenleri güldürdü…

    📶https://kanal3.com.tr/
    Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Ederek Son Dakika Haberleri Alabilirsiniz;
    İnstagram : https://www.instagram.com/kanal3tv
    Facebook : https://www.facebook.com/kanal3tv
    X: https://x.com/kanal3tv
    Telegram : https://t.me/kanal3_tv
    Whatsapp : https://whatsapp.com/channel/0029VaFDm2rEKyZKvlSELq17
    Next : https://sosyal.teknofest.app/@kanal3tv

    #Kanal3AnaHaber #Kanal3Haber #Kanal3

  • İspanya’nın Rakibi Kim Olacak? | Duble Spor

    İspanya’nın Rakibi Kim Olacak? | Duble Spor

    Duble Spor | 15 Temmuz 2026

    Kanal3 ekranlarında yayınlanan Duble Spor, Dünya Kupası boyunca futbol gündemini yakından takip eden izleyiciler için YouTube’da da sizlerle.

    Programda; günün maçlarına dair öne çıkan anlar, önemli pozisyonlar, takım ve oyuncu performansları uzman yorumlarıyla değerlendiriliyor. Turnuvaya dair gelişmeler, istatistikler ve dikkat çeken detaylar sade ve anlaşılır bir dille ele alınıyor.

    Duble Spor, Dünya Kupası süresince futbolu yalnızca skorlarla değil, oyunun tüm yönleriyle izleyiciye aktarmayı hedefler.

    📶https://kanal3.com.tr/
    Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Ederek Son Dakika Haberleri Alabilirsiniz;
    İnstagram : https://www.instagram.com/kanal3tv
    Facebook : https://www.facebook.com/kanal3tv
    X: https://x.com/kanal3tv
    Telegram : https://t.me/kanal3_tv
    Whatsapp : https://whatsapp.com/channel/0029VaFDm2rEKyZKvlSELq17
    Next : https://sosyal.teknofest.app/@kanal3tv

    #Kanal3AnaHaber #Kanal3Haber #Kanal3

  • Hasadı başlayan patates fiyatıyla üreticilerin yüzünü güldürdü

    Afyonkarahisar’ın Sandıklı ilçesinde hasadı başlayan patates bu yıl kilogram fiyatı ile üreticilerin yüzünü güldürdü.

    Türkiye’nin önemli patates üretim merkezlerinden biri olan Sandıklı’da patates hasadı başladı. Tarlalarda makinelerle sökülen patatesler çuvallara doldurularak satışa hazırlanıyor. Daha sonra kamyonlara yüklenen ürünler başta İstanbul, Ankara, İzmir ve Antalya olmak üzere Türkiye’nin birçok iline sevk ediliyor.

    İlçede 800’ün üzerinde üretici tarafından bu yıl 35 bin dekarın üzerinde alanda patates ekimi gerçekleştirildi. Geçen yıl tarlada kilogramı yaklaşık 5 liradan satılan patatesin bu yıl 20 ila 25 lira arasında alıcı bulması üreticileri memnun etti. Hasadın ilçede yaklaşık 4 ay daha devam etmesi bekleniyor.

    Patates üreticisi Necati Aydoğan, hasada başladıklarını belirterek verim ve fiyatlardan memnun olduklarını söyledi.

  • İmaret Camisi’nde şehitler için mevlit okutuldu

    İmaret Camisi’nde şehitler için mevlit okutuldu

    Öğle namazının ardından gerçekleştirilen anma programına, il protokol üyeleri, askeri erkan, emniyet mensupları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Programda din görevlileri tarafından Kur’an-ı Kerim ve Mevlid-i Şerif okunarak, vatan savunmasında canlarını feda eden tüm şehitler için dualar edildi. Namaz çıkışında ise katılan vatandaşlara çeşitli ikramlarda bulunuldu. >>>Şerafettin KAZAK

    İmaret Camisi'nde şehitler için mevlit okutuldu

    İmaret Camisi'nde şehitler için mevlit okutuldu

    İmaret Camisi'nde şehitler için mevlit okutuldu İmaret Camisi'nde şehitler için mevlit okutuldu

  • Gabriel Jesus planı belli oldu: Arsenal’in Brezilyalı yıldızı için dev kiralama formülü

    Gabriel Jesus planı belli oldu: Arsenal’in Brezilyalı yıldızı için dev kiralama formülü

    İçinde bulunduğumuz 15 Temmuz 2026 Çarşamba günü itibarıyla, İngiliz basınından TeamTalk‘un servis ettiği haberin detayları ve Fenerbahçe’nin Gabriel Jesus operasyonunun perde arkası…

    Fenerbahçe’nin Gabriel Jesus Planı Ne?

    İngiliz devi Arsenal ile sözleşmesinin son yılına giren 29 yaşındaki Sambacı için sarı-lacivertli yönetimin planı netleşti.

    Fenerbahçe, Gabriel Jesus’u kiralık olarak kadrosuna katmayı hedefliyor. Oyuncunun yüksek yıllık ücretinin (maaşının) büyük bir bölümünü karşılamayı taahhüt ederek Arsenal’i ikna etmeye çalışacak. Oyuncunun kontratının son senesinde olması kiralama formülünü zorlaştırsa da Fenerbahçe, oyuncunun maaş yükünden kurtulmak isteyen Arsenal’e cazip bir kiralama teklifiyle gitmeye hazırlanıyor.

    Arsenal Bonservisini Belirledi: 20 Milyon Euro

    Fenerbahçe cephesi kiralama formülü üzerinde dursa da Londra temsilcisinin önceliği oyuncuyu bonservisiyle elden çıkarmak.

    Güncel piyasa değeri 17 milyon euro seviyelerinde gösterilen Gabriel Jesus için Arsenal’in kapıyı 20 milyon euro’dan açtığı kaydedildi.

    İngiliz ekibinin bu yüksek bonservis beklentisi nedeniyle, taraflar arasında kiralık + zorunlu satın alma opsiyonu gibi ara formüllerin de masaya gelebileceği konuşuluyor.

    Gabriel Jesus’un Arsenal Karnesi

    2022 yılında Manchester City’den 52 milyon euro gibi rekor bir bonservis bedeliyle Arsenal’e transfer olan Brezilyalı forvet, Kuzey Londra ekibinde inişli çıkışlı bir grafik sergilese de skora önemli katkılar sağladı:

    • Maç Sayısı: 123 Karşılaşma

    • Gol: 32 Gol

    • Asist: 22 Asist

  • “Süslü yalanlarınızı araç dışında konuşun”

    “Süslü yalanlarınızı araç dışında konuşun”

    Afyonkarahisar’da bir dolmuşun içerisine asılan ilginç uyarı yazısı, yolcuların dikkatini çekti. Günlük hayatta sıkça karşılaşılan yüksek sesli telefon konuşmalarına ve bitmek bilmeyen sohbetlere mizahi bir dille gönderme yapan yazı, kısa sürede ilgi odağı oldu.

    Dolmuşta yer alan yazıda, “Akrabalarınızla olan sorunlarınızı, aile içi kavgalarınızı, eşinizle veya sevgilinizle olan sıkıntılarınızı, iş yerindeki sorunlarınızı, siyasi yorumlarınızı, bol süslü yalanlarınızı araç dışında konuşursanız çok memnun oluruz. Teşekkür ederiz.” ifadeleri yer aldı.

    Esprili üslubuyla dikkat çeken uyarı, yolcuları tebessüm ettirirken toplu taşıma araçlarında ortak yaşam kurallarına da ince bir gönderme yaptı. Özellikle “bol süslü yalanlarınızı” ifadesi sosyal medyada paylaşılmaya değer bulunurken, birçok kişi yazıyı “günün en eğlenceli uyarısı” olarak yorumladı.

    Afyonkarahisar’da yüzleri güldüren bu yaratıcı mesaj, bazen en etkili uyarının mizahla yapılabileceğini bir kez daha gösterdi. >>>Haber Merkezi

    "Süslü yalanlarınızı araç dışında konuşun"

  • Durak başkanı cinayetinde yakalanan 18 kişi adliyeye sevk edildi

    Afyonkarahisar’da minibüs durağı başkanının öldürüldüğü olayla ilgili gözaltına alınan 18 kişi geniş güvenlik önlemleri altında adliyeye sevk edildi.

    Olay, önceki gün Dörtyol Mahallesi’ndeki Uydukent minibüs durağında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, durağa gelen bir grup ile durak başkanı Osman Bulaş arasında yetki belgesiz şoför çalıştırma meselesi yüzünden tartışma çıktı. Çıkan kavgada gruptakilerden Y.B.’nin ateşlediği silahla vurulan Osman Bulaş ağır yaralı olarak kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. İ.Ç.’nin de çıkan arbede de N.K. tarafından bıçakladığı iddia edildi.

    Olayın ardından gözaltına alınan şahıslar emniyetteki sorgularının ardından geniş güvenlik önlemleri altında adliye sevk edildi. Minibüsle adliyeye getirilen 18 kişinin savcılık sorgusunun ardından mahkemeye sevk edilmeleri bekleniyor.

  • Uyku apnesi robotik cerrahiyle tedavi ediliyor

    Uyku apnesi robotik cerrahiyle tedavi ediliyor

    Anatolia Hastanesi kulak burun boğaz uzmanı Op. Dr. Mehmet Akdağ, AA muhabirine, uyku apnesinin tanı ve tedavisinde robotik cerrahinin avantajlarına ilişkin bilgi verdi.

    Uyku sırasında horlama ve nefes durması şikayetiyle başvuran hastalarda öncelikle muayene ile ayrıntılı değerlendirme yaptıklarını anlatan Akdağ, kulak burun boğaz muayenesi ve üst solunum yolları endoskopik incelemenin ardından daha önce uyku testi yapılmamış hastalara uyku esnasında vücut fonksiyonlarının gece boyunca kesintisiz kaydedildiği “polisomnografi”yi uyguladıklarını söyledi.

    Uyku apnesi robotik cerrahiyle tedavi ediliyor

    Uyku testi sonucunu detaylı şekilde değerlendirip, özellikle sırtüstü yatıldığında şikayetleri artan orta ve ağır düzeyde pozisyonel uyku apnesi saptanan hastalarla tedavi seçeneklerini paylaştıklarını dile getiren Akdağ, ağır uyku apnesinde altın standart tedavinin maske tedavisi olduğunu ancak bazı hastaların bunu düzenli kullanamadığını ifade etti.

    Maske tedavisini kullanamayan hastalarda cerrahi seçeneklerin gündeme geldiğini belirten Akdağ, şöyle konuştu:

    “Eğer hastanın gece uykusunda dil kökü düzeyinde tıkanıklığı varsa, biz bunu muayenede de özellikle uyku endoskopisi yaparak görebiliyoruz. Ya da buna ek olarak da uyku testinde pozisyonel dediğimiz sırtüstü yattığında apne-hipopne indeksinde artma ile uyku testi verilerinde şikayetlerinin çok artması, kandaki oksijen düzeyindeki düşmenin çok artmasıyla tespit ediyoruz. Arkasından tedavi seçeneklerimizi hastamızla paylaşıyoruz.”

    Uyku apnesi robotik cerrahiyle tedavi ediliyor

    “Hiçbir kesi olmadan hastamızın ameliyatını hassasiyetle yapıyoruz”

    Akdağ, dil kökünün büyümesine bağlı hava yolu tıkanıklığının gece boyunca nefes durmalarına neden olabildiğini, bunun kandaki oksijen düzeyini düşürdüğünü, hastaların derin uykuya dalamadığını, sabah yorgun uyandığını ve gün içinde uyku hali ile unutkanlık gibi şikayetler yaşayabildiğini kaydetti.

    Robotik cerrahinin sağladığı teknik avantajlara değinen Akdağ, ameliyat sırasında yüksek çözünürlüklü kamera ve çok fonksiyonlu aletler kullanıldığını dile getirdi.

    Da Vinci robotu kullanarak, ağız içinden gerçekleştirdikleri operasyonlarda boyunda kesi yapılmadığını vurgulayan Akdağ, “Yüksek çözünürlüklü bir kamera var. Ağız içerisine giren mikro cerrahi aletlerle ağız içerisinden dışarıda boyunda hiçbir kesi olmadan hastamızın ameliyatını hassasiyetle yapıyoruz.” ifadelerini kullandı.

    Robotik cerrahinin cerrahın elinin ulaşmasının zor olduğu bölgelere yüksek manevra kabiliyetiyle erişim sağladığını aktaran Akdağ, çevre dokulara zarar vermeden patolojik dokunun çıkarılabildiğine işaret etti.

    Uyku apnesi robotik cerrahiyle tedavi ediliyor

    “İyileşme süresi çok daha kısa”

    Akdağ, sistemin entegre zeka tabanlı algoritmalarla çalıştığını belirterek, “Mesela cerrahın elinin titremesini bile hastaya yansıtmıyor. Anlık hareketlerimizi takip ediyor. Biz robotik cerrahi ile ameliyat yaparken kafamızı çok hafif kaldırsak bile alet hemen o anda duruyor. İnsan üzeri refleksleri olan bir sistem.” diye konuştu.

    Cihazın kendi kendine karar veren veya ameliyat yapan bağımsız yapay zekaya sahip olmadığına dikkati çeken Akdağ, tamamen cerrahın komutlarıyla eş zamanlı çalıştığını anlattı.

    Robotik cerrahinin hasta ve cerrah açısından önemli kolaylıklar sunduğunu ifade eden Akdağ, şunları kaydetti:

    “Robotik cerrahinin özellikle bize en büyük avantajı, cerrahi alanda daha yüksek hassasiyetle ve daha geniş görüş açısı sunması, hasta konforu açısından kesi olmadan ameliyat yapmamız, daha az kanamalı ve daha az ödemli ameliyat yapmamız. Ve en önemlisi de iyileşme süresinin çok daha kısa olması, bizler için de hasta için de çok büyük bir konfor sağlıyor. Operasyon süremizi de kısaltmakta ve operasyona hakimiyetimizi cerrahi açıdan da yüksek miktarda artırmaktadır. Bizim için kulak burun boğazda cerrahinin geleceği değil bugünü şu anda robotik cerrahi.”>>>AA

  • “İrade Bizim, Zafer Bizim” dijital zaman tüneli ziyarete açıldı

    “İrade Bizim, Zafer Bizim” dijital zaman tüneli ziyarete açıldı

    Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca, ses, ışık ve yeni teknolojilerle hayata geçirilen dijital zaman tüneli, 15 Temmuz Kızılay Milli İrade Meydanı’nda beğeniye sunuldu.

    15 Temmuz darbe girişiminin ilk anlarından milli iradenin zaferine uzanan sürecin ziyaretçilere aktarıldığı zaman tünelinde, Türkiye’nin son 10 yılda savunma sanayisi ve teknoloji alanında kaydettiği gelişmeler de gözler önüne seriliyor.

    "İrade Bizim, Zafer Bizim" dijital zaman tüneli ziyarete açıldı

    Ziyaretçilerden Hüseyin Yıldırım, dijital zaman tünelinde darbe girişimi gecesini adeta tekrar yaşadıklarını dile getirdi.Yıldırım, “Bu millete karşı yapılan darbede, milletin gösterdiği kahramanca savunmayı burada tekrar yaşamak bizi duygulandırdı. Bu millet hiçbir zaman, kimseye bu konuda müsaade etmeyecektir bundan kesinlikle eminim. Biz de onlardan biriyiz, vatanımız için canımızı zaten seve seve veririz. Büyük insanlarımızın hepsi bu işi yaptı, biz de yaparız. O gün sokağa çıkan, canlarını feda eden insanlara hayran oldum. O insanların içinde olmak isterdim.” diye konuştu.

    "İrade Bizim, Zafer Bizim" dijital zaman tüneli ziyarete açıldı

    Zihnet Yıldırım ise çok duygulandığını ve milletiyle gurur duyduğunu ifade ederek, “Böyle bir şey bir daha gelmesin başımıza inşallah. Gerçekten daha da gelişiyor ülkemiz, ileriye gidiyor. Daha da güçlenecek.” dedi. “İrade Bizim, Zafer Bizim” dijital zaman tüneli, yarına kadar ziyaret edilebilecek.>>>AA

  • Ailesi şehit öğretmeni gurur ve özlemle anıyor

    Ailesi şehit öğretmeni gurur ve özlemle anıyor

    Görev yeri Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinden memleketi Gümüşhane’ye dönerken 16 Haziran 2017’de Tunceli’de PKK’lı teröristlerce kaçırıldıktan sonra şehit edilen ve cenazesi 16 Temmuz 2017’de toprağa verilen öğretmen Necmettin Yılmaz’ın ailesinin acısı tazeliğini koruyor.

    Ailesi şehit öğretmeni gurur ve özlemle anıyor

    Yılmaz ailesi, evlatlarını kaybetmenin üzerinden 9 yıl geçmesine rağmen Türk bayraklarıyla süslenen mezarını sık sık ziyaret ediyor.

    Baba Hamit Yılmaz, AA muhabirine, tüm şehitleri rahmet ve minnetle andıklarını söyledi.

    Evlat acısı yaşamanın zor bir durum olduğunu belirten Yılmaz, “Ne mutlu bize ki şehit bir evlat nasip etti. Rabbim bize de imanla bu dünyadan ayrılmayı nasip etsin.” dedi.

    Yılmaz, oğlunu ailesine bağlı, disiplinli ve düzenli olarak yetiştirdiğini kaydetti.

    Ailesi şehit öğretmeni gurur ve özlemle anıyor

    Şehit öğretmenin kardeşi Yahya Yılmaz ise 9 yıldır ağabeyini hasret ve gururla andıklarını belirtti.Üzüntülerinin çok büyük olduğunu ifade eden Yılmaz, “Ölümün en şereflisi olan şehitliğe ulaştığı için, böyle bir şerefle onurlandırıldığımızı düşünüyor ve bunun gururunu yaşıyoruz.” diye konuştu.>>>AA

  • ABD’li Stripe ve Advent’tan PayPal için 53 milyar dolarlık ortak satın alma teklifi

    ABD’li Stripe ve Advent’tan PayPal için 53 milyar dolarlık ortak satın alma teklifi

    Uluslararası medyada yer alan haberlerde, Stripe ve Advent International’ın PayPal için hisse başına 60,5 dolardan satın almak için ortak teklif verdiği bilgisi yer aldı.

    Söz konusu teklif 53 milyar dolara karşılık gelirken Stripe ve Advent International’ın PayPal’ın eşit ortakları olacağı ifade edilen haberlerde, şirketlerin teklif için bankalardan yaklaşık 50 milyar dolarlık finansman taahhüdü aldığı kaydedildi.

    Haberlerde, PayPal yönetiminin henüz teklife yanıt vermediği ve tarafların gelecek haftalarda görüşmeleri ilerletmeyi hedeflediği aktarıldı.>>>AA

  • İsrail Başbakanı Netanyahu, Graham’ın cenazesine katılmak için ABD’ye gidecek

    İsrail Başbakanı Netanyahu, Graham’ın cenazesine katılmak için ABD’ye gidecek

    Yedioth Ahronot gazetesinin haberine göre, Netanyahu, ABD ziyareti için cumartesi gecesi İsrail’den ayrılacak.

    Israel Hayom gazetesi ise İsrail Başbakanlık Ofisi’nin ziyaret kapsamında Netanyahu ile Donald Trump arasında görüşme ayarlamak için yoğun bir diplomasi trafiği yürüttüğünün altını çizdi.

    Haberde, İsrail tarafının olası Netanyahu-Trump görüşmesinin Lindsey Graham’ın cenazesinden bir gün önce pazartesi yapılmasını beklediği aktarıldı.

    Washington yönetiminin son dönemde İsrail’e Suriye ve Lübnan’da işgal ettiği bölgelerden çekilmesi yönünde baskı yaptığı basına yansıyor.

    ABD’ye son resmi ziyaretini 10 Şubat’ta gerçekleştiren Netanyahu, Trump ile görüşmesinin ana gündemini İran’la müzakereler ve Gazze Şeridi’ndeki planın ikinci aşaması oluşturmuştu.>>>AA

  • Axios: Trump, Durum Odası’nda İran’a karşı geniş çaplı saldırılara ilişkin toplantı yaptı

    Axios: Trump, Durum Odası’nda İran’a karşı geniş çaplı saldırılara ilişkin toplantı yaptı

    Amerikan Axios haber platformunun konuya ilişkin bilgi sahibi üç kaynağa dayandırdığı haberine göre, Trump dün Durum Odası’nda ABD’li yetkililerle toplantı düzenledi.

    “İran’a karşı Hürmüz Boğazı çevresindeki mevcut saldırılardan daha büyük çapta bir saldırının ele alındığı” iddia edilen toplantıda, “Hürmüz Boğazı’ndaki İran hedeflerine yönelik saldırılara ek olarak İran’daki stratejik hedeflere yönelik daha yıkıcı saldırılara ilişkin yeni planlara odaklanıldığı” öne sürüldü.

    Toplantıya, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Savunma Bakanı Pete Hegseth, Genelkurmay Başkanı Dan Caine, ABD Merkezi Haberalma Teşkilatı Direktörü John Ratcliffe ve Trump’ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff’un yanı sıra Trump’ın ulusal güvenlik ekibinin de katıldığı belirtildi.

    Trump, dün Fox News’e yaptığı açıklamada, İran’ın müzakere masasına oturmaması durumunda tüm enerji santrallerini ve köprülerini yıkacaklarını ifade etmişti.>>>AA

  • Emekliye yeni düzenleme kabul edildi: Taban aylık ve ek ödeme netleşti, hemen e-Devlet’e bakın!

    Emekliye yeni düzenleme kabul edildi: Taban aylık ve ek ödeme netleşti, hemen e-Devlet’e bakın!

    Düzenlemenin onaylanmasıyla birlikte gözler yeni ek ödeme hesaplarına ve e-Devlet sorgulama ekranlarına çevrildi. Peki, hangi emekli ne kadar alacak? Ek ödemeler nasıl hesaplanıyor? İşte 15 Temmuz 2026 Çarşamba günü itibarıyla en düşük emekli maaşı tablosu, yeni ek ödeme hesaplama formülü ve güncel ödeme takvimi…

    En Düşük Emekli Maaşına TBMM’den İlk Onay!

    TÜİK’in enflasyon verileriyle netleşen yüzde 17,76’lık SSK ve Bağ-Kur zam oranı ile yüzde 13,52’lik memur emeklisi zam oranının ardından, taban aylıklar için de düğmeye basıldı.

    Ek ödemeler dahil mevcut durumda 16 bin 920 TL’nin altında kalan 5,1 milyon emeklinin en düşük maaşı, hazine desteğiyle birlikte 23.552 TL’ye tamamlanacak.

    Komisyondan geçen teklif, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilip Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından imzalandıktan sonra Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girecek.

    En Düşük (Taban) Emekli Maaşı Alanlar İçin Ödeme ve Hazine Desteği Detayları

    Mevcut maaşı taban aylık seviyesinde olan emekliler için %17,76’lık zam kök maaşlarına uygulanacak, eksik kalan kısım ise hazine desteğiyle (5510 Ek 19 Ödemesi) 23.552 TL’ye tamamlanacak. İşte kök maaşlara göre cebe girecek net tutarlar:

    • Mevcut Kök Maaşı 12.000 TL olanlar:

      • Mevcut Ek Ödemeli Maaş: 12.480 TL

      • %17,76 Enflasyon Zamlı Yeni Tutar: 14.696,45 TL

      • Devlet (Hazine) Desteği Farkı: 8.855,55 TL

      • Ele Geçecek Net Maaş: 23.552,00 TL

    • Mevcut Kök Maaşı 13.000 TL olanlar:

      • Mevcut Ek Ödemeli Maaş: 13.520 TL

      • %17,76 Enflasyon Zamlı Yeni Tutar: 15.921,15 TL

      • Devlet (Hazine) Desteği Farkı: 7.630,85 TL

      • Ele Geçecek Net Maaş: 23.552,00 TL

    • Mevcut Kök Maaşı 14.000 TL olanlar:

      • Mevcut Ek Ödemeli Maaş: 14.560 TL

      • %17,76 Enflasyon Zamlı Yeni Tutar: 17.145,86 TL

      • Devlet (Hazine) Desteği Farkı: 6.406,14 TL

      • Ele Geçecek Net Maaş: 23.552,00 TL

    • Mevcut Kök Maaşı 15.000 TL olanlar:

      • Mevcut Ek Ödemeli Maaş: 15.600 TL

      • %17,76 Enflasyon Zamlı Yeni Tutar: 18.370,56 TL

      • Devlet (Hazine) Desteği Farkı: 5.181,44 TL

      • Ele Geçecek Net Maaş: 23.552,00 TL

    • Mevcut Kök Maaşı 16.000 TL olanlar:

      • Mevcut Ek Ödemeli Maaş: 16.640 TL

      • %17,76 Enflasyon Zamlı Yeni Tutar: 19.595,26 TL

      • Devlet (Hazine) Desteği Farkı: 3.956,74 TL

      • Ele Geçecek Net Maaş: 23.552,00 TL

    e-Devlet Güncellendi! Ek Ödeme Üzerinden Yeni Maaşınızı Kendiniz Hesaplayın

    Yeni zamlı ek ödeme tutarları e-Devlet sistemine yüklendi. Emekliler “4A / 4B / 4C Emekli Ödeme Bilgileri” sayfasına girerek güncel ek ödeme miktarını görebilirler.

    Ek ödeme oranı %4 olan emekliler, e-Devlet’te gördükleri tutarı kullanarak gerçek kök maaşlarını ve hesaplarına yatacak toplam tutarı şu pratik formülle hesaplayabilir:

    • Yeni Kök Maaş Formülü: e-Devlet’teki Ek Ödeme Tutarı × 25

    • Net Alınacak Maaş Formülü: e-Devlet’teki Ek Ödeme Tutarı × 26

    Ek Ödeme Tutarına Göre Yeni Maaş Listesi:

    • e-Devlet Ek Ödemesi 1.200 TL görünenler: Kök Maaş: 30.000 TL | Toplam Ödeme: 31.200 TL

    • e-Devlet Ek Ödemesi 1.400 TL görünenler: Kök Maaş: 35.000 TL | Toplam Ödeme: 36.400 TL

    • e-Devlet Ek Ödemesi 1.600 TL görünenler: Kök Maaş: 40.000 TL | Toplam Ödeme: 41.600 TL

    • e-Devlet Ek Ödemesi 1.800 TL görünenler: Kök Maaş: 45.000 TL | Toplam Ödeme: 46.800 TL

    • e-Devlet Ek Ödemesi 2.000 TL görünenler: Kök Maaş: 50.000 TL | Toplam Ödeme: 52.000 TL

    • e-Devlet Ek Ödemesi 2.400 TL görünenler: Kök Maaş: 60.000 TL | Toplam Ödeme: 62.400 TL

    • e-Devlet Ek Ödemesi 3.000 TL görünenler: Kök Maaş: 75.000 TL | Toplam Ödeme: 78.000 TL

    Zamlı Emekli Maaşları Ne Zaman Yatacak?

    Kök aylığı 16 bin 920 TL’nin üzerinde olan emeklilerin zamlı maaşları doğrudan normal ödeme günlerinde hesaplarına aktarılacak. Ancak en düşük emekli aylığı (23.552 TL) alanlar için Meclis süreci ödeme günlerine kadar yetişmezse, ilk etapta eski taban aylık yatırılacak; yasanın çıkmasının ardından oluşan maaş farkları açıklanacak ek bir takvimle daha sonra hesaplara yatırılacak.

    SSK (4A) Emeklisi Temmuz Ödeme Günleri:

    • Tahsis numarasının son rakamı 9 olanlar: 17 Temmuz

    • Tahsis numarasının son rakamı 7 olanlar: 18 Temmuz

    • Tahsis numarasının son rakamı 5 olanlar: 19 Temmuz

    • Tahsis numarasının son rakamı 3 olanlar: 20 Temmuz

    • Tahsis numarasının son rakamı 1 olanlar: 21 Temmuz

    • Tahsis numarasının son rakamı 8 olanlar: 22 Temmuz

    • Tahsis numarasının son rakamı 6 olanlar: 23 Temmuz

    • Tahsis numarasının son rakamı 4 olanlar: 24 Temmuz

    • Tahsis numarasının son rakamı 2 olanlar: 25 Temmuz

    • Tahsis numarasının son rakamı 0 olanlar: 26 Temmuz

    Bağ-Kur (4B) Emeklisi Temmuz Ödeme Günleri:

    • Bağ-Kur kapsamındaki emekliler, tahsis numarasına göre zamlı aylıklarını 25 – 28 Temmuz tarihleri arasında çekebilecekler.

  • “Kuyu tipi cezaevi diye bir tanım yok”

    “Kuyu tipi cezaevi diye bir tanım yok”

    Genel Kurul’da yaptığı konuşmada ceza infaz sistemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yurdunuseven, Türkiye’nin son yıllarda ceza infaz hizmetlerinde önemli reformlar gerçekleştirdiğini belirterek, sistemin fiziki altyapısı, insan kaynağı, teknolojik imkânları ve denetim mekanizmalarıyla önemli bir seviyeye ulaştığını ifade etti.

    “CEZA İNFAZ SİSTEMİMİZİ DEĞERLENDİRİRKEN MÜNFERİT İDDİALARDAN HAREKETLE BÜTÜN SİSTEMİ TÖHMET ALTINDA BIRAKMAK DOĞRU DEĞİLDİR”

    Yurdunuseven konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Ceza infaz sistemimizi değerlendirirken münferit iddialardan hareketle bütün sistemi töhmet altında bırakmak doğru değildir. Türkiye son yıllarda ceza infaz hizmetlerinde çok önemli bir dönüşüm gerçekleştirmiştir. Fiziksel altyapı önemli ölçüde yenilenmiş, eski ve yetersiz kurumların yerine çağdaş standartlara uygun kurumlar inşa edilmiş; personel sayısı ve niteliği arttırılmış; insan hakları, iletişim, kriz yönetimi ve infaz hukuku alanlarında kapsamlı eğitim programları uygulanmıştır. Bunun yanında dijital dönüşüm çalışmalarıyla görüntülü aile görüşmeleri, e-Avukat sistemi ve Bakanlık İletişim Sistemi gibi uygulamalar hayata geçirilmiş; hükümlü ve tutukluların aile bağlarının korunması, savunma hakkının güçlendirilmesi ve doğrudan başvuru imkânlarının geliştirilmesi yönünde önemli adımlar atılmıştır. Dolayısıyla bugün ceza infaz kurumlarımız, geçmiş dönemlerle kıyaslanamayacak ölçüde daha güçlü fiziksel altyapıya, daha nitelikli insan kaynağına ve daha gelişmiş teknolojik imkânlara sahiptir.”

    “MEVZUATIMIZDA ‘KUYU TİPİ CEZAEVİ’ ŞEKLİNDE BİR CEZA İNFAZ KURUMU TANIMI BULUNMAMAKTADIR”

    Mevzuatta “kuyu tipi cezaevleri” şeklinde bir tanımın olmadığını ifade edilen Yurdunuseven, şu değerlendirmelerde bulundu: “Ancak öncelikle belirtmek gerekir ki, mevzuatımızda ‘kuyu tipi cezaevi’ şeklinde bir ceza infaz kurumu tanımı bulunmamaktadır. Söz konusu kurumlar, 5275 sayılı Kanunun 9’uncu maddesinde düzenlenen Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumlarıdır. Bu kurumlarda uygulanacak infaz rejimi ve hangi hükümlülerin bu kurumlarda barındırılacağı doğrudan kanunla belirlenmiştir. Yüksek güvenlikli ceza infaz kurumları; firara karşı gerekli teknik, mekanik, elektronik ve fiziki güvenlik tedbirleriyle donatılmış, güvenlik ihtiyaçları dikkate alınarak planlanmış kurumlardır. Bu kurumlar yalnızca tek kişilik odalardan oluşmamakta; bir ve üç kişilik odalardan oluşan bir yerleşim yapısına sahiptir. Önergede ileri sürülenin aksine, bu kurumlarda uygulanan infaz rejimi hükümlülerin mutlak bir izolasyon altında tutulmasına dayanmamaktadır.”

    “Kuyu tipi cezaevi diye bir tanım yok”

    “CEZA İNFAZ SİSTEMİMİZİN TEMEL AMACI YALNIZCA GÜVENLİĞİ SAĞLAMAK DEĞİLDİR”

    Yurdunuseven, infaz sisteminin temel hedefinin topluma yeniden kazandırma olduğunu belirterek şöyle konuştu: “5275 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat çerçevesinde hükümlülerin eğitim faaliyetlerinden yararlanması, bireysel ve grup hâlinde iyileştirme programlarına katılması, sosyal ve kültürel etkinliklere iştirak etmesi, spor faaliyetlerinden faydalanması, açık havaya çıkması, aileleri ve avukatlarıyla görüşmesi, telefonla haberleşmesi, mektup ve diğer haberleşme haklarını kullanması güvence altına alınmıştır. Ceza infaz sistemimizin temel amacı yalnızca güvenliği sağlamak değildir. Aynı zamanda hükümlülerin yeniden topluma kazandırılmasını hedefleyen eğitim, iyileştirme ve rehabilitasyon faaliyetlerini etkin biçimde yürütmektir.”

    “İNSAN HAYATININ KORUNMASI ESASTIR”

    Açlık grevlerine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Yurdunuseven, devletin yaşam hakkını esas aldığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “5275 sayılı Kanunun 82’nci maddesi kapsamında ceza infaz kurumlarında açlık grevine başlayan hükümlü ve tutuklular hakkında uygulanacak usuller ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir. Devletimizin bu konudaki temel yaklaşımı açıktır. İnsan hayatının korunması esastır. Sağlık hizmetlerinin sürekliliğinin sağlanması ve yaşam hakkının güvence altına alınması konusunda hiçbir tereddüde yer verilmemektedir.”

    “CEZA İNFAZ KURUMLARIMIZ ÇOK KATMANLI BİR DENETİM SİSTEMİ İÇERİSİNDE FAALİYET GÖSTERMEKTEDİR”

    Denetim mekanizmalarına da değinen Yurdunuseven, ceza infaz kurumlarının hem ulusal hem de uluslararası düzeyde çok yönlü denetime tabi olduğunu belirtti. Yurdunuseven, “Her şeyden önce ceza infaz kurumları Cumhuriyet başsavcılıklarının sürekli gözetim ve denetimi altındadır. Kurumlarda gerçekleştirilen bütün işlemler infaz hâkimliklerinin yargısal denetimine tabidir. Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu, Kamu Denetçiliği Kurumu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu da ceza infaz kurumlarını düzenli olarak denetlemektedir. Dolayısıyla ceza infaz kurumlarımız, ulusal ve uluslararası çok katmanlı bir denetim sistemi içerisinde faaliyet göstermektedir” dedi.

    “TEMEL HEDEFİMİZ İNSAN ONURUNU ESAS ALAN BİR İNFAZ SİSTEMİNİ DAHA DA İLERİYE TAŞIMAKTIR”

    Konuşmasının sonunda değerlendirmelerde bulunan Yurdunuseven, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: “Elbette hiçbir kamu hizmeti eleştiriden ve geliştirilme ihtiyacından muaf değildir. Ortaya atılan her somut iddia titizlikle incelenmeli; varsa eksiklikler giderilmeli, hak ihlali iddiaları hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde kararlılıkla araştırılmalıdır. Ancak münferit olaylardan hareketle bütün ceza infaz sisteminin insan haklarına aykırı şekilde faaliyet gösterdiği yönünde genel bir kanaat oluşturmak da hakkaniyetli değildir. Türkiye bugün ceza infaz hizmetlerinde güçlü fiziki altyapısı, yetişmiş insan kaynağı, çağdaş infaz anlayışı, dijital dönüşüm uygulamaları, sağlık hizmetleri ve çok katmanlı denetim mekanizmalarıyla sürekli gelişen bir yapıya sahiptir. Temel hedefimiz; insan onurunu esas alan, güvenliği sağlayan, hak temelli ve şeffaf bir infaz sistemini daha da ileriye taşımaktır. Bu nedenlerle, mevcut mevzuatın, denetim mekanizmalarının ve etkili başvuru yollarının hâlihazırda etkin şekilde işlediği dikkate alındığında, söz konusu Meclis Araştırması önergesine katılmadığımızı ifade ediyor; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.” >>>Haber Merkezi

  • Şırnak Üniversitesi rektörü Abdurrahim Alkış açıklaması: “Şüpheniz varsa YÖK’e bekliyorum”

    Şırnak Üniversitesi rektörü Abdurrahim Alkış açıklaması: “Şüpheniz varsa YÖK’e bekliyorum”

    İçinde bulunduğumuz 15 Temmuz 2026 Çarşamba günü itibarıyla, YÖK Başkanı Özvar’ın meclis komisyonundaki dikkat çeken açıklamaları, yükseköğretimdeki yeni yasal düzenlemeler ve dünya sıralamalarına dair tüm detaylar…

    “Varsa Bir Şüpheniz YÖK’e Bekliyorum, İlk Cezayı Ben Vereceğim”

    Şırnak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abdurrahim Alkış hakkındaki “akraba kayırmacılığı” iddialarına değinen YÖK Başkanı Erol Özvar, kul hakkına ve insan haklarına vurgu yaparak iddiaların asılsız olduğunu savundu. Rektör Alkış’ın iddialara karşı 4 kez savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu hatırlatan Özvar, şu ifadeleri kullandı:

    “Rektör diyor ki; ‘Üç akrabam ben rektör değilken, ben üniversitede yokken işe girmiş. Benden sonra ise sadece iki akrabam becayiş usulüyle (karşılıklı yer değiştirme) gelmiş.’ Bunu açıkça kamuoyuna deklare ediyor. Gazeteci ise ‘Facebook’unda bunlar yazılı’ diyor. 5 bin takipçisi olan bir hesapta bunu kimse göremiyor da sadece bir kişi mi görüyor? Yazıktır, günahtır. Siyasal tartışmalar olur ama bir de insanların hakları var. Varsa bir şüpheniz, somut bir belgeniz YÖK’e bekliyorum. Bana söyleyin; ilk soruşturmayı bizzat ben açacağım ve ilk cezayı da ben vereceğim.”

    Yükseköğretimde Yeni Dönem: Yurt Dışı Kurumlara “Dur” Denilecek

    TBMM Komisyonu’nda görüşülen Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ne ilişkin de bilgi veren Erol Özvar, yeni yasal düzenlemeyle hayata geçecek reformları sıraladı:

    Mevcut yasaya kadar yurt dışından gelen özel grupların Türkiye’de izinsiz üniversite eğitimi vermesini engelleyecek yasal bir dayanak olmadığını belirten Özvar, “Bu düzenleme ile ilk defa ‘Bir dakika, durun; siz bunu yapamazsınız’ diyerek müdahale edebileceğiz” dedi.

    Yurt dışında eğitim almak isteyen gençleri dolandırıcı aracı kurumlara karşı uyaran Özvar, diplomaların geçerliliği için mutlaka e-Devlet üzerinden denklik teyidi yapılması çağrısında bulundu.

    İntörnlük aşamasına gelen öğrencilerin azami eğitim süresi sınırına takılmadan uygulamalı eğitimlerini tamamlamalarının önü açılıyor.

    “Avrupa’da İngiltere’den Sonra İlk Binde En Çok Üniversitesi Olan Ülkeyiz”

    Türkiye’deki üniversite sayısının 208’e ulaştığını belirten Özvar, nicelik (kapasite) artışının büyük ölçüde tamamlandığını ve artık tamamen nitelik odaklı çalışmalara ağırlık verileceğini belirtti. Üniversitelerin dünya sıralamalarındaki yerine ilişkin eleştirilere ise şu verilerle yanıt verdi:

    “Bugün Türkiye, Avrupa genelinde İngiltere’nin ardından dünyada ilk binde en fazla üniversite temsil eden ülke konumundadır. Tarihimizde ilk kez 6 üniversitemiz birden dünya sıralamasında ilk 500 içerisine girmiş vaziyettedir. Bu başarı tüm ülkemizin ve milletimizindir ancak bunu da yeterli görmüyoruz.”

  • “Bu vatan kolay kazanılmadı”

    “Bu vatan kolay kazanılmadı”

    Vali Aktaş, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü nedeniyle bir mesaj yayınladı. Mesajında şu ifadelere yer verdi: “Devletimizi, demokrasimizi, millî birlik ve beraberliğimizi, anayasal düzenimizi ve özgürlüklerimizi hedef alan ve milletimizin cesaretiyle püskürtülen hain darbe girişiminin onuncu yılındayız. Vatanımız, bayrağımız ve bağımsızlığımız uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmetle anıyor, kahraman gazilerimize şükranlarımı sunuyorum. 15 Temmuz, FETÖ terör örgütü tarafından milletimizin iradesine yöneltilmiş hain bir saldırıdır. Çok Şükür ki o gece aziz milletimiz; Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla meydanlara inmiş, vatanına, bayrağına, devletine ve demokrasisine canı pahasına sahip çıkmıştır. Aziz milletimizin sarsılmaz iradesi tankların, silahların ve karanlık hesapların karşısına dikilmiştir. O gece bir kez daha görülmüştür ki bu ülkenin yegâne sahibi aziz milletimizdir. Hiçbir yapı, hiçbir örgüt, hiçbir güç odağı; millet iradesinin, devletimizin ve demokrasimizin üzerinde değildir.

    “İLİMİZ, MİLLÎ MÜCADELE’NİN EN ÖNEMLİ DÖNÜM NOKTALARINDAN BİRİDİR”

    Bu yılki temamız olan ‘İrade Bizim, Zafer Bizim’ sözü de bu gerçeği ifade etmektedir. Çünkü o gece irade milletindi; Allah’ın izniyle zafer de milletin oldu. İlimiz, Millî Mücadele’nin en önemli dönüm noktalarından biridir. Büyük Taarruz’un başladığı bu topraklar; bağımsızlığın, vatan sevgisinin ve millî iradenin ne anlama geldiğini defalarca kez dosta düşmana göstermiştir. 26 Ağustos’ta Malazgirt’ten, 18 Mart’ta Çanakkale’den, 30 Ağustos’ta Kocatepe’den yükselen ruh ne ise, 15 Temmuz gecesi şehirlerimizin meydanlarından yükselen de aynı ruhtur. Bu ruh; vatanına canı pahasına sahip çıkan bir milletin ilelebet yaşayacak olan azim ve kararlılığıdır. Bu ruh; vatanını teslim etmeyen, bayrağını yere düşürmeyen, ezanını susturmayan ve geleceğine sahip çıkan bir milletin ruhudur. Bugün bizlere düşen görev; 15 Temmuz’u unutmamak, unutturmamak ve özellikle gençlerimize bu bilinci en doğru şekilde aktarmaktır. Çünkü tarih, doğru anlatıldığında geleceği korur. Değerli Gençler, Bu vatan kolay kazanılmadı. Bu devlet, büyük bedeller ödenerek bugünlere geldi. Sizler de bu emaneti bilgiyle, ahlakla, çalışarak ve ülkenize sahip çıkarak geleceğe taşıyacaksınız.

    “AZİZ ŞEHİTLERİMİZİ BİR KEZ DAHA RAHMET VE MİNNETLE ANIYORUM”

    Unutmayınız; güçlü Türkiye’nin yolu, millî iradeye sahip çıkan, devletine güvenen, ülkesine hizmet etmeyi görev bilen nesillerden geçmektedir. Devletimiz; tüm kurumlarıyla, güvenlik güçleriyle ve aziz milletimizin desteğiyle, ülkemizin birliğine, huzuruna ve geleceğine yönelen her türlü tehdide karşı mücadelesini kararlılıkla sürdürmektedir. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, 15 Temmuz gecesi şehitlik mertebesine ulaşan kahramanlarımızı ve vatanımız uğruna canlarını feda eden tüm aziz şehitlerimizi bir kez daha rahmet ve minnetle anıyorum. Kahraman gazilerimize sağlıklı ve huzurlu ömürler diliyorum. Şehit ailelerimize ve gazilerimize bir kez daha şükranlarımı sunuyor; devletimizin her zaman onların yanında olduğunu ifade ediyorum. Rabbim milletimizin birliğini, devletimizin gücünü ve ülkemizin huzurunu daim eylesin. 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nde, “İrade Bizim, Zafer Bizim” inancıyla hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. >>>Haber Merkezi

  • Akaryakıta çifte zam yolda: Tarih belli oldu!

    Akaryakıta çifte zam yolda: Tarih belli oldu!

    Bugün (15 Temmuz) pompaya yansıyan benzin zammının hemen ardından, sektör kaynaklarından çifte zam haberi daha geldi. Peki, akaryakıta yeni zam ne zaman gelecek? Motorin ve benzin fiyatları ne kadar olacak? İşte 15 Temmuz 2026 Çarşamba günü itibarıyla İstanbul, Ankara, İzmir güncel akaryakıt fiyatları ve beklenen yeni zamların detayları…

    Benzin Zammının Ardından Çifte Zam Kapıda! İşte Tarih

    15 Temmuz 2026 Çarşamba günü itibarıyla benzinin litre fiyatına gelen 1 lira 55 kuruşluk zammın mürekkebi kurumadan yeni bir artış dalgası daha netleşti.

    Enerji sektörü haberleriyle tanınan gazeteci Olcay Aydilek’in paylaştığı kulis bilgilerine göre; hem motorin hem de benzin grubu için çifte zam yolda.

    • Beklenen Zam Oranları: Motorinde 3,90 TL, benzinde ise 1,00 TL düzeyinde bir artış öngörülüyor.

    • Geçerlilik Tarihi: Yeni zamların 17 Temmuz 2026 Cuma gününden itibaren geçerli olması bekleniyor.

    Güncel Akaryakıt Fiyatları Ne Kadar?

    Cuma günü gelecek büyük zam öncesinde, bugün benzine yapılan 1,55 TL’lik artışın ardından üç büyükşehirdeki güncel pompa fiyatları şu şekildedir:

    İstanbul Akaryakıt Fiyatları

    • Avrupa Yakası:

      • Benzin: 64.51 TL

      • Motorin: 69.96 TL

      • LPG: 31.19 TL

    • Anadolu Yakası:

      • Benzin: 64.35 TL

      • Motorin: 69.80 TL

      • LPG: 30.59 TL

    Ankara Akaryakıt Fiyatları

    • Benzin: 65.46 TL

    • Motorin: 71.07 TL

    • LPG: 31.29 TL

    İzmir Akaryakıt Fiyatları

    • Benzin: 65.75 TL

    • Motorin: 71.34 TL

    • LPG: 31.19 TL

  • “Bizlere düşen görev Cumhuriyetimizi daha güçlü yarınlara taşımaktır”

    “Bizlere düşen görev Cumhuriyetimizi daha güçlü yarınlara taşımaktır”

    Başkan Köksal, mesajında şu ifadelere yer verdi: “15 Temmuz 2016 gecesi, ülkemizin birlik ve beraberliğine, demokrasimize ve millet iradesine yönelik hain bir darbe girişimiyle karşı karşıya kaldık. Milletimiz, canı pahasına gösterdiği kararlı duruşla bu girişime geçit vermemiş, devletine, bayrağına ve geleceğine sahip çıkmıştır. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.’ sözü, milletimizin tarih boyunca benimsediği en güçlü ilkelerden biridir. Demokrasiye sahip çıkmak da milli egemenliğe sahip çıkmaktır. Bu değerleri korumak hepimizin ortak sorumluluğudur. 15 Temmuz gecesi milletimizin ortaya koyduğu kararlılık, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı çağrı doğrultusunda verilen ortak mücadeleyle birlikte, demokrasimize sahip çıkma iradesinin en önemli göstergelerinden biri olmuştur. O gece yazılan destan, milletimizin birlik olduğunda hiçbir gücün karşısında duramayacağını bir kez daha göstermiştir. Bugün bizlere düşen görev; ayrışmadan, kutuplaşmadan, ortak değerlerimiz etrafında kenetlenerek Cumhuriyetimizi daha güçlü yarınlara taşımaktır. Birliğimiz, beraberliğimiz ve kardeşliğimiz en büyük gücümüzdür. Bu duygu ve düşüncelerle, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nün 10. Yıl Dönümünde tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor, kahraman gazilerimize şükranlarımı sunuyorum.” >>>Haber Merkezi

  • Akdenizli hazır giyimciler yılın ilk yarısında 289 milyon dolarlık ihracat yaptı

    Akdenizli hazır giyimciler yılın ilk yarısında 289 milyon dolarlık ihracat yaptı

    AHKİB, bu yılın ocak-haziran döneminde 30,25 milyon kilogram hazır giyim ve konfeksiyon ürününü uluslararası pazarlarda değerlendirerek 289 milyon dolarlık ihracat yaptı.

    En fazla dış satımı Hollanda, Irak ve Kazakistan’a gerçekleştiren Birlik, İspanya, Almanya ve Tacikistan’a ihracatını da önemli ölçüde artırdı.

    Adana, Mersin, Hatay, Kayseri ve Karaman’ın bünyesinde olduğu Birliğin yılın ilk yarısındaki ihracatının 128,9 milyon dolarını kadın, 76,2 milyon dolarını erkek dış giyim ürünleri, 16,7 milyon dolarını hazır eşya ve kalanını diğer ürün grupları oluşturdu.

    Akdenizli hazır giyimciler yılın ilk yarısında 289 milyon dolarlık ihracat yaptı

    “Bölgemiz birçok köklü firmaya ev sahipliği yapıyor”

    AHKİB Yönetim Kurulu Başkanı Aziz Aytek, AA muhabirine, Türkiye’nin hazır giyim sektörünün esnek üretim kabiliyetine ve değişime hızlı uyum sağlayabilen bir yapıya sahip olduğunu söyledi. Birliklerinin yılın ilk yarısında 289 milyon dolarlık dış satım yaptığını belirten Aytek, geçen yılın aynı dönemine göre yakaladıkları yüzde 24,6’lık artışın sevindirici olduğunu ifade etti.

    Bölge olarak sektöre önemli katkı sağladıklarını dile getiren Aytek, şöyle konuştu:

    “Bölgemiz, tekstil ve hazır giyim sektöründe dikey entegrasyona sahip üretim altyapısıyla Türkiye’nin en önemli üretim merkezlerinden biri konumunda bulunuyor. Buradan birçok küresel müşteriye yüksek hacimli ihracat gerçekleştiriyoruz. Bölgemiz, yılların deneyimine sahip uluslararası pazarlarda kendini kanıtlamış birçok köklü firmaya ev sahipliği yapıyor. Bu birikim, bölgemizin en önemli rekabet avantajlarından birini oluşturuyor. Potansiyelimizin farkındayız ve bölgesel teşvik mekanizmalarının daha etkin kullanılmasıyla ihracat rakamlarımızın çok daha yukarı taşınabileceğine inanıyoruz.”

    Aytek, zihinsel üretkenliği, yenilikçiliği ve vizyonu ön planda tuttuklarını, özgün tasarım, markalaşma ve dijital dönüşüme de önem verdiklerini söyledi.

    Akdenizli hazır giyimciler yılın ilk yarısında 289 milyon dolarlık ihracat yaptı

    “Önceliğimizin mevcut pazarlarda derinleşmek”

    Mevcut pazarlarındaki güçlerini artırmayı hedeflediklerini belirten Aytek, “Güvenli ve sürdürülebilir tedarik açısından Türkiye’nin Avrupa Birliği için önemli bir avantaj sunduğu tartışmasız bir gerçek. Bu nedenle önceliğimizin mevcut pazarlarda derinleşmek.” dedi.

    Aytek, Türk hazır giyim sektörünü daha yüksek katma değer üreten bir yapıya dönüştürmeyi hedeflediklerini kaydetti.>>>AA

  • Türkiye ve İngiltere ikili ilişkileri yeni bir stratejik aşamaya geçiyor

    Türkiye ve İngiltere ikili ilişkileri yeni bir stratejik aşamaya geçiyor

    Keleş, Türkiye ve İngiltere arasında güncellenen STA müzakerelerinin beşinci turunun tamamlanması ve geçen hafta Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi’nde imzalanan güvenlik ve savunma ortaklığı belgesinin ikili ilişkilere yansımasına ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

    Türkiye ve İngiltere’nin NATO müttefikliği temelinde güvenlik ve savunma alanında iş birliklerini kurumsallaştırdığını dile getiren Keleş, bu süreçte ekonomik ilişkilerin de aynı ölçüde güçlenmesi gerektiğini dile getirdi.

    Keleş, siyasi güvenin arttığı dönemlerin, ticaret ve yatırımlar açısından da önemli fırsatlar oluşturduğunu ifade ederek, Türkiye ve İngiltere arasında yürütülen güncellenmiş STA müzakerelerinin beşinci turunun başarıyla tamamlandığını söyledi.

    İngiliz hükümetinin açıkladığı bilgilere göre beş müzakere turunda 11 faslın tamamlandığını anımsatan Keleş, özellikle hizmet ticareti, dijital ticaret, yatırımlar ve fikri mülkiyet alanlarında kaydedilen ilerlemenin yeni nesil ekonomik ilişkiler açısından büyük önem taşıdığını belirtti.

    Keleş, Türkiye ve İngiltere arasındaki mevcut anlaşmanın ağırlıklı olarak mal ticaretini kapsadığını dile getirerek, “Oysa bugün dünya ticaretinin büyüme alanı hizmetler, dijital ekonomi ve teknoloji yatırımları. Güncellenmiş STA, Türk şirketlerinin İngiltere pazarındaki rekabet gücünü artıracak önemli bir adım olacak.” değerlendirmesinde bulundu.

    Türkiye ve İngiltere ilişkilerindeki güçlü siyasi zemine dikkati çeken Keleş, “İki ülke arasında son dönemde savunma, teknoloji, yatırım, dijital ekonomi ve ticaret alanlarında eş zamanlı gelişmeler yaşanıyor. Bu durum, Türkiye ile İngiltere ilişkilerini yeni bir stratejik ortaklık seviyesine taşıyor. İş dünyası olarak beklentimiz, güncellenmiş STA müzakerelerinin de en kısa sürede tamamlanması ve şirketlerimizin her iki pazarda da daha rekabetçi bir yapıya kavuşması. Bu, yalnızca mevcut ticaret hacmini artırmayacak, aynı zamanda iki ülke arasındaki uzun vadeli ekonomik ortaklığı da daha güçlü hale getirecek.” diye konuştu.

    İngiltere’nin yıllık ithalatı ilk kez bir trilyon dolar seviyesini aştı

    Keleş, İngiltere’nin dünyanın en büyük ithalat pazarlarından biri olmayı sürdürdüğünü belirterek, ülkenin yıllık ithalatı ilk kez bir trilyon dolar seviyesini aştığı bilgisini paylaştı.

    İngiltere’nin küresel jeopolitik şoklara rağmen yıllıklandırılmış ithalat hacminde Nisan 2026 itibarıyla ilk kez bir trilyon dolar barajını geçerek dünyanın en dinamik tüketim pazarlarından biri olduğunu yeniden kanıtladığını kaydeden Keleş, şöyle devam etti:

    “Sadece bu yılın ilk 4 ayında ülkenin toplam ithalatı yüzde 23 artışla 358 milyar dolara ulaştı. Böylesine büyük bir pazarda Türkiye’nin mevcut konumunu koruması ve daha ileriye taşıması için STA’nın güncellenmesi artık ekonomik bir tercih değil, stratejik bir gereklilik. 2025’in son çeyreği itibarıyla Türkiye ve İngiltere arasındaki toplam ticaret hacminin 28,4 milyar sterline ulaşması ve 2026’nın ilk yarısında da bu istikrarın korunarak dış ticaret fazlamızın 4,46 milyar dolar olarak gerçekleşmesi, İngiltere pazarıyla bağlarımızın ne kadar kuvvetli olduğunun en somut göstergesi.”

    Keleş, ikili ticarette özellikle çelik, elektronik ve kimya sektöründe önemli büyüme yaşandığını, buna karşılık otomotiv ve hazır giyim sektörlerinde rekabet baskısının arttığını ifade etti.

    İngiltere’nin diğer ülkelerle imzaladığı yeni ticaret anlaşmalarının otomotiv ve hazır giyim sektörlerinde etkisini göstermeye başladığını kaydeden Keleş, “İki ülke arasında oluşan bu güçlü siyasi zeminin, güncellenmiş STA ile ekonomik kazanımlara dönüştürülmesi kritik önemde. İngiltere’nin bir trilyon doları aşan ithalat pazarında Türkiye’nin mevcut konumunu koruması yeterli değil, pazar payımızı daha da büyütmeliyiz. Bunun için kamu kurumları, iş dünyası, ihracatçı birlikleri ve İngiltere’deki Türk iş insanları arasında daha güçlü bir koordinasyon kurulmalı.” çağrısında bulundu.>>>AA