Yazar: admin

  • 2029’dan itibaren azalacak

    2029’dan itibaren azalacak

    AB Komisyonu tarafından hazırlanan “AB’de Demografik Dönüşüm: Değişimi Anlamak ve Sonuçlarına Uyum Sağlamak” başlıklı rapor yayımlandı.

    Raporda, AB nüfusunun 1960 yılında 354,5 milyon seviyesinde olduğu anımsatılarak bunun 2025 yılı başında 450,6 milyona ulaştığı, nüfus artış hızının ise son yıllarda belirgin şekilde yavaşladığı belirtildi.

    AB nüfusunun 2029 yılında 453,3 milyon kişiyle zirveye ulaşmasının öngörüldüğüne dikkatin çekildiği raporda, bunun ardından ise uzun süreli düşüş sürecine girilmesi beklendiği kaydedildi.

    Raporda, Birlik nüfusunun 2050’de yaklaşık 445 milyona, 2100 yılında ise 398,8 milyona gerileyerek bugünkü seviyesinin yaklaşık yüzde 11,7 altına ineceği tahmin edildi.

    AB’de doğum ve ölüm farkı olan doğal nüfus artışının 2012 yılından bu yana negatif olduğu hatırlatılan raporda, son yıllardaki nüfus artışının büyük ölçüde göçten kaynaklandığı aktarıldı.

    Raporda, Avrupa’nın hızla yaşlandığına da dikkati çekilerek, AB’de ortanca yaşın 2025 itibarıyla 44,9’a yükseldiği bildirildi.

    AB’de en genç nüfus yapısına sahip ülkenin 39,6 ortanca yaş ile İrlanda olduğu belirtilen raporda, en yaşlı nüfusa sahip ülkenin ise 49,1 ortanca yaş ile İtalya olduğu kaydedildi.

    Yaşlanma eğiliminin gelecek yıllarda daha da hızlanacağına dikkatin çekildiği raporda, ortanca yaşın 2100 yılına kadar 51,5’e çıkmasının beklendiği, bugün nüfusun yaklaşık beşte birini oluşturan 65 yaş ve üzerindekilerin payının 2050’de üçte bire yaklaşacağı ifade edildi.

    Raporda, 80 yaş ve üzerindeki nüfusun oranının ise mevcut yüzde 6 seviyesinden 2100 yılında yüzde 15’in üzerine çıkacağı öngörüldü.

    2025 yılında AB’de her 100 çalışma çağındaki kişiye karşılık 34 yaşlı düştüğü anımsatılan raporda, bu oranın 2050 yılında 50’nin üzerine çıkacağı, 2100 yılına gelindiğinde ise 60’ı aşacağı tahmin edildi.

    Raporda, doğuşta beklenen yaşam süresinin sağlık hizmetleri ve yaşam koşullarındaki iyileşmeyle birlikte 2024 yılında 81,5 yıla yükseldiği hatırlatıldı.

    Kadınlarda ortalama yaşam süresinin 84,1 yıl, erkeklerde ise 78,9 yıl olduğu ifade edilen raporda, 2100 yılına kadar kadınlarda yaşam süresinin 90 yılı, erkeklerde ise 86 yılı aşmasının beklendiği kaydedildi.>>>AA

  • Siyasilerden 15 Temmuz mesajları

    Siyasilerden 15 Temmuz mesajları

    TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, sosyal medya hesabından, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla mesaj yayımladı.

    Mesajında, 15 Temmuz 2016’nın, Türk milletinin hafızasına ihanetin karanlığıyla, cesaretin aydınlığı arasında yaşanan ağır bir imtihan olarak kazındığını belirten Kurtulmuş, o gece millet olma bilincinin bir kez daha soyut bir fikir olmaktan çıktığına, bu bilincin sokakta, meydanda, köprüde ve Meclis önünde can pahasına ortaya konan apaçık bir eyleme dönüştüğüne işaret etti.

    TBMM Başkanı Kurtulmuş, şunları kaydetti:

    “O gece, inançlarına, değerlerine ve ortak vatanlarına bağlılığı hayatının merkezine koyanlarla, kumpasın piyonları karşı karşıya geldiler ve 15 Temmuz, milletimizin milli hafızasına kazınmış büyük bir direniş destanı olarak tarihe geçti. 15 Temmuz 2016 gecesi, tarihinde ikinci kez gazilik şerefini kazanan Türkiye Büyük Millet Meclisinin açık tutulması ve tüm siyasi partilerden milletvekillerimizin aynı çatı altında yer alması, demokrasi tarihimizin müstesna sayfalarından biri olarak ayrıca kayda geçti. 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü vesilesiyle aziz şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnet ve şükranla yad ediyorum. O gece tanklara, kurşunlara göğsünü siper eden, meydanları doldurup demokrasi destanı yazan milletimize sonsuz şükranlarımı sunuyorum. Cenab-ı Allah milletimize bir daha böylesi bir ihanet gecesi yaşatmasın.”

    Adalet Bakanı Akın Gürlek, “15 Temmuz gecesi, Fetullahçı Terör Örgütü mensuplarının milletimizin iradesine, demokrasimize ve bağımsızlığımıza yönelik silahlı darbe girişimi, aziz milletimizin canı pahasına ortaya koyduğu eşsiz direnişle bertaraf edildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın cesur ve kararlı liderliğiyle yaptığı tarihi çağrıya tereddüt etmeden icabet eden, vatanına ve milli iradeye sahip çıkmak için meydanları dolduran aziz milletimizin destansı mücadelesi, tarihin akışını değiştirdi. Milletimiz o gece; egemenliğinin kayıtsız ve şartsız kendisine ait olduğunu, millî iradenin üzerinde hiçbir güç tanımadığını ve bağımsızlığından asla taviz vermeyeceğini tüm ihanet odaklarına bir kez daha gösterdi. 15 Temmuz’un 10’uncu yıl dönümünde, devletimizin kurumlarına sızarak ülkemizin geleceğini hedef alan FETÖ’ye ve tüm vesayet odaklarına karşı mücadelemizi, hukukun üstünlüğünden taviz vermeden aynı azim ve kararlılıkla sürdürüyoruz.

    Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz doğrultusunda milli birlik ve beraberliğimizi güçlendirmeye, demokrasimizi daha da tahkim etmeye ve şehitlerimizin aziz emanetine sahip çıkmaya devam ediyoruz. 15 Temmuz gecesi vatanına, bayrağına, milli iradeye ve demokrasiye sahip çıkarken şehadet mertebesine ulaşan aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle yad ediyor, o karanlık geceyi aydınlığa çeviren kahraman gazilerimize şükranlarımı sunuyorum. 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günümüz kutlu olsun.” dedi.

    Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, “‘Zafer inananların, bağımsızlık uğruna savaşanlarındır.’ Aziz milletimizin iradesine, ülkemizin istikbaline göz diken FETÖ’cü hainleri bertaraf ettiğimiz 15 Temmuz destanı bu cümlenin güçlü bir tezahürüdür. Biz, 15 Temmuz ruhunu gururla yaşatmaya, o karanlık geceyi aydınlığa çıkaran kahramanlarımızın hatırasına sahip çıkmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, “15 Temmuz gecesi, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın tarihi çağrısıyla meydanlara inen aziz milletimiz; vatan bizim, bayrak bizim, zafer bizim diyerek şanlı bir direniş destanı yazmıştır. Bu topraklar uğruna şehit düşen kahramanlarımızı rahmetle anıyor, gazilerimize şükranlarımı sunuyorum.” ifadelerini kullandı.

    Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, “15 Temmuz’da tanklar vatan sevgisine, vesayetçiler milli iradeye yenildi, ay yıldızlı bayrağın gölgesinde, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde bir kahramanlık destanı yazıldı. O ihanet gecesinde devletinin ve milletinin istikbali için darbeci alçaklara direnen, vatanını müdafaa eden aziz şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi minnetle yad ediyorum. Rabbim bu güzel ülkeye ve millete bir daha böyle imtihanlar yaşatmasın. 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’müz kutlu olsun.” dedi.

    Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, NSosyal hesabından 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla yaptığı paylaşımda, şunları kaydetti:

    “15 Temmuz, millet iradesinin hiçbir vesayet odağına, hiçbir ihanet şebekesine ve hiçbir karanlık girişime teslim olmayacağını tüm dünyaya ilan ettiğimiz tarihtir. FETÖ’nün (Fetullahçı Terör Örgütü) hain darbe girişimi; Sayın Cumhurbaşkanımızın (Recep Tayyip Erdoğan) kararlı liderliği, milletimizin eşsiz cesareti ve devletimizin sarsılmaz iradesi sayesinde bertaraf edilmiştir. Tankların, silahların ve tehditlerin millet iradesini susturabileceği yanılgısına kapılanlar, meydanlarda devletine sahip çıkan milyonların karşısında hezimete uğramıştır.

    O gece meydanlarda ortaya konulan birlik ve beraberlik ruhu, Türkiye üzerinde yapılan hesapları boşa çıkarmıştır. Devletimizin bekasına, milletimizin huzuruna ve ülkemizin bağımsızlığına yönelen her tehdide karşı mücadelemiz, bugün de sınırlarımızın içinde ve ötesinde aynı kararlılık ve tavizsiz anlayışla devam etmektedir. Bu hain terör örgütünün hiçbir ülkede, hiçbir kurumda ve hiçbir yapı içinde kendisine yaşam alanı bulmasına asla izin vermeyeceğiz.”

    15 Temmuz’da hayatını kaybeden şehitleri rahmet ve minnetle anan, gazilere de şükranlarını sunan Fidan, “15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü kutlu olsun.” dedi.

    Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, NSosyal hesabından 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla yaptığı paylaşımda, şunları kaydetti:

    “15 Temmuz, istiklal ve istikbalimizin zaferi, milletimizce yazılan eşsiz bir kahramanlık destanıdır. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde, o gece inancıyla, cesaretiyle ve vatan sevgisiyle tankların karşısına dikilen milyonlar bu vatanı bölmeye kimsenin gücünün yetmeyeceğini tüm dünyaya göstermiştir. Milletimizin o karanlık gecede gösterdiği destansı direniş ruhu, bugün Türkiye’nin enerjide tam bağımsızlık mücadelesine de en büyük gücü vermeye devam ediyor. 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nde; bir hilal uğruna canlarını hiçe sayarak hainlere geçit vermeyen aziz şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi şükran ve minnetle anıyorum. Bu kahramanlık destanını asla unutmayacağız, unutturmayacağız.”

    İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, 10 yıl önce yapılan hain darbe girişiminin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, milletin vatanına, ülkesine, devletine ve istiklaline sahip çıktığı destansı mücadelesiyle bertaraf edildiğini belirtti.

    O karanlık geceyi aydınlığa kavuşturan milletin sarsılmaz iradesinin, bugün de devletin en büyük gücü ve bağımsızlığın en güçlü teminatı olduğunu ifade eden Çiftçi, şunları kaydetti:

    “İçişleri Bakanlığı olarak, ülkemizin huzuru, güvenliği ve demokrasimizin bekası için aynı ruh ve inançla görevimizin başındayız. Ülkemize kasteden hiçbir ihanet şebekesine bu topraklarda asla geçit vermeyeceğiz. 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nün 10. yıl dönümünde; vatan, bayrak ve mukaddesat uğruna gözünü kırpmadan şehadete yürüyen kahramanımızı rahmetle yad ediyor, gazilerimize minnet ve şükranlarımı sunuyorum.”

    Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, “Vatana sevgiyi ibadet bilip, bayrağı kendine emanet bilip, en büyük rütbeyi şehadet bilip, bu aşkla toprağa girenlerindir.” dizelerini paylaşarak, “15 Temmuz Destanı, milletimizin sarsılmaz iradesinin en güçlü nişanesidir.” ifadelerini kullandı.

    Milli Savunma Bakanlığının (MSB), NSosyal hesabından yayımlanan mesajda, şu ifadelere yer verildi:

    “15 Temmuz 2016’da devletimizi ve demokrasimizi hedef alan FETÖ’cü hainler, kahraman Türk milletinin sarsılmaz iradesi, devletine bağlı güvenlik güçlerimizin fedakarlığı ve Sayın Cumhurbaşkanımızın kararlı duruşuyla bertaraf edilmiş, terör örgütü, hain emellerine ulaşamadan milletimizin sarsılmaz iradesi karşısında ağır bir yenilgiye uğramıştır.

    Vatanımızın bekası uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle, kahraman gazilerimizi şükranla yad ediyor, Türk Silahlı Kuvvetlerinin vatansever evlatlarını saygıyla selamlıyoruz. Milli birlik ve beraberliğimizin en güçlü teminatı olan bu asil ruh, dün olduğu gibi bugün de Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni ilelebet yaşatmaya devam edecektir. 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günümüz kutlu olsun.”

    Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde demir yığınlarına karşı etten kemikten bir duvar ören, her bir ferdi kahramanlaşan milletimizin destanıdır 15 Temmuz. O karanlık geceyi, hainlerin sinsi pusularını ve milletimizin o çelikten iradesini asla unutturmayacağız.” dedi.

    Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “15 Temmuz, aziz milletimizin istiklaline, istikbaline ve iradesine sahip çıkmak için, tanklara ve silahlara karşı imanıyla, cesaretiyle ve vatan sevgisiyle yazdığı eşsiz diriliş destanıdır. Kadınıyla erkeğiyle, genciyle, yaşlısıyla omuz omuza verilen bu mücadele, milletimizin iradesinin hiçbir güç karşısında teslim alınamayacağını tüm dünyaya göstermiştir. Cumhurbaşkanımız ve Başkomutanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde kazanılan bu tarihi zafer, milletimizin birlik ve beraberliğinin en güçlü nişanesi olarak hafızalara kazınmıştır. Vatanı, bayrağı ve ezanı uğruna gözünü kırpmadan şehadete yürüyen kahraman şehitlerimizi rahmet ve minnetle yad ediyor, fedakarlıklarıyla bu destanı ölümsüzleştiren gazilerimize şükranlarımı sunuyorum.” dedi.

    Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, “15 Temmuz, sadece hain bir darbe girişiminin püskürtüldüğü gece değil; aynı zamanda yıllarca bu milletin iradesine ipotek koymaya çalışan karanlık vesayet odaklarının tarihin çöplüğüne gömüldüğü şanlı bir destandır. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın tarihi çağrısıyla meydanlara akın eden aziz milletimiz, namlunun ucuna, tankın paletine bedenini siper etmiş, şahlanmış yiğitler misali vatanına sahip çıkmıştır. Şehadetleriyle bu toprakları bize vatan kılan tüm şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle anıyorum.” ifadelerini kullandı.

    Ticaret Bakanı Ömer Bolat, yayımladığı mesajda, 15 Temmuz 2016 gecesi milletin, Türkiye’nin bağımsızlığına, demokrasisine, ekonomisine ve geleceğine yöneltilmiş çok boyutlu işgal teşebbüsünü bertaraf ettiğini belirtti.

    FETÖ terör örgütünün gerçekleştirdiği kalkışmanın, Türkiye’nin yükselişini durdurarak ülkeyi yeniden vesayet odaklarının kontrolüne mahkum etmeyi amaçladığını belirten Bolat, milletin tarihe altın harflerle bir destan yazdığını vurguladı.

    Bolat, 15 Temmuz’un, milli iradenin vesayet karşısındaki kesin zaferi olduğuna işaret ederek, “O gece kazanılan zafer, yalnızca bir darbe girişiminin engellenmesi değil, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ilelebet hür yaşayacağının, bu milletin istiklalinden ve istikbalinden asla taviz vermeyeceğinin de ilanıdır.” değerlendirmesinde bulundu.

    Bolat, Türkiye’nin üretim gücü, yatırım ortamı, ihracatı, ticareti, finansal sistemi ve ekonomik bağımsızlığının da hain saldırının doğrudan hedefleri arasında olduğunun altını çizerek şunları ifade etti:

    “Amaç, ekonomide güveni sarsmak, üretimi durdurmak, yatırımları sekteye uğratmak, uluslararası sermayeyi Türkiye’den uzaklaştırmak ve ülkemizin kalkınma yürüyüşünü kesintiye uğratmaktı. Türk lirası yalnızca bir hafta içinde yaklaşık yüzde 6,3 oranında değer kaybetti. 2008 küresel finans krizinden sonra döviz piyasalarında yaşanan en sert dalgalanmalardan biri olarak kayıtlara geçti. Borsa İstanbul’da ilk işlem gününde BIST 100 Endeksi yaklaşık yüzde 7,1 geriledi. İlk üç haftada hisse senedi piyasalarından 617,3 milyon dolarlık yabancı sermaye çıkışı yaşandı. Türkiye’nin uluslararası risk göstergesi olan 5 yıllık CDS primi yaklaşık 220 baz puandan 275 baz puan seviyelerine yükseldi. Kredi derecelendirme kuruluşlarının kararları da dış finansman maliyetleri üzerinde ilave baskı oluşturdu.”

    Ekonomide oluşan belirsizliğin dış ticarete de yansıdığını belirten Bolat, Temmuz 2016’da ihracatın bir önceki aya göre yüzde 23,6 azalarak 10,3 milyar dolara, ithalatın ise yüzde 23,8 azalarak 15,1 milyar dolara gerilediğini anımsattı.

    Bolat, 2016’da turizm gelirlerinin yüzde 29,6 azalışla 26,5 milyar dolara, yabancı ziyaretçi sayısının da yüzde 24,6 düşüşle 31,4 milyon kişiye gerilediğini belirterek, “Türkiye ekonomisi 2016 yılının üçüncü çeyreğinde yüzde 0,7 daralırken, işsizlik oranı yüze 10,9 seviyesine yükseldi.” ifadesini kullandı.

    Ekonomi kurumlarının eş güdümü ve finansal sistemin sağlam yapısıyla piyasaların çok kısa sürede yeniden istikrar kazandığına işaret eden Bolat, “Türk sanayicisi üretime ara vermedi, ihracatçımız siparişlerini aksatmadı, esnafımız kepenk kapatmadı, çiftçimiz üretmeye, iş dünyamız yatırım yapmaya devam etti.” değerlendirmesinde bulundu.

    Bolat, bugün Türkiye’nin üreten, ihraç eden, yatırım çeken, küresel ticarette etkinliğini artıran, bölgesinde ve dünyada sözü geçen, uluslararası krizleri yönetebilen güçlü bir devlet olduğunu vurguladı.

    Türkiye’nin, savunma sanayisinden enerjiye, teknolojiden lojistiğe, sanayiden ticarete kadar her alanda Türkiye Yüzyılı hedeflerine emin adımlarla yürüyen büyük bir ülke olduğunu belirten Bolat, şunları kaydetti:

    “Ticaret Bakanlığı olarak bizler de 15 Temmuz ruhundan aldığımız güçle üretimi desteklemeye, ihracatımızı artırmaya, yatırım ortamını güçlendirmeye, ticaretimizi daha rekabetçi hale getirmeye ve ekonomik bağımsızlığımızı daha da tahkim etmeye kararlılıkla devam ediyoruz. Türkiye Yüzyılı’nı, üretimin, ticaretin, ihracatın, girişimciliğin ve ekonomik kalkınmanın yüzyılı yapmak için azimle çalışıyoruz. O gece milletimiz, ekonomik bağımsızlığını, üretim gücünü ve Türkiye’nin geleceğini korumuştur. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, köklü kurumları, güçlü ekonomisi, üretim kabiliyeti, ihracat potansiyeli ve Cumhurbaşkanı’mız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, geçmişte olduğu gibi gelecekte de her türlü tehdidi bertaraf edecek kudrete sahiptir.”

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “15 Temmuz, Türk milletinin tarih boyunca verdiği bağımsızlık mücadelesinin son halkalarından biridir. 15 Temmuz, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin içeriden çökertilmek, milli egemenliğin gasbedilmek ve Türk milletinin iradesinin zincire vurulmak istendiği çok katmanlı bir işgal teşebbüsüdür. Bu nedenle 15 Temmuz’u doğru okumak, yalnızca geçmişi anlamak bakımından değil, geleceği korumak bakımından da milli bir mecburiyettir. 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nde aziz şehitlerimizi rahmetle, minnetle ve hürmetle anıyorum. Gazilerimize sağlık, afiyet ve uzun ömürler niyaz ediyorum. Rabb’im milletimizi her türlü fitneden, devletimizi her türlü saldırıdan muhafaza buyursun.” dedi.

    AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, “Dışarıdan güdümlü ve yabancı istihbaratların maşası FETÖ’nün 15 Temmuz’da planladığı darbe girişimi, milletimizin sarsılmaz iradesi, Sayın Cumhurbaşkanımızın dirayetli liderliği ile bertaraf edilmiş ve Türkiye uçurumun kenarından alınmıştır. Bu ihanet projesine direnirken şehit olan tüm kardeşlerimizi rahmet, gazilerimizi minnetle yad ediyorum. Aziz milletimize şükranlarımı sunuyorum.” ifadelerini kullandı.>>>AA

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bu milletin en büyük gücü birlik ve beraberliğidir

    Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bu milletin en büyük gücü birlik ve beraberliğidir

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü vesilesiyle “15 Temmuz: Türkiye Yüzyılı’nın İstiklal Beyannamesi” başlıklı bir makale kaleme aldı.

    Gazetelerde yayımlanan makaleye, “Tarihin akışını değiştiren koca bir milletin istiklal ve istikbali için canı pahasına mücadele ettiği o meşum gecenin üzerinden tam on yıl geçti.” ifadeleriyle başlayan Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

    “15 Temmuz, yalnızca hain bir darbe girişiminin başarısızlığa uğratıldığı bir gece değil; milletimizin iradesine, demokrasisine ve bağımsızlığına canı pahasına sahip çıktığı, tarihe altın harflerle yazılmış büyük bir demokrasi zaferidir. O gece necip milletimiz, anavatanımızı işgale yeltenen emperyalistlere ve onların iş birlikçilerine tıpkı İstiklal Harbi’nde olduğu gibi tarihin en büyük derslerinden birini verdi.

    15 Temmuz, şairin “Ecdadımızın heybeti ma’ruf-i cihandır / Fıtrat değişir sanma, bu kan yine o kandır!” dizelerinde dile getirdiği gibi bin yıl evvel Malazgirt’te kahramanca mücadele edenlerin, 500 yıl evvel İstanbul surlarında Sultan Fatih’in rüyasını gerçekleştirmek, Peygamber Efendimiz’in müjdesine nail olmak için ruhunu ve bedenini ortaya koyanların, yüz yıl evvel vatan müdafaası için canını hiçe sayanların inancı ve kararlılığıyla sokaklara, meydanlara koşan asil milletimizin tarihe altın harflerle yazdığı bir büyük destandır.”

    “Milletimiz istiklal ve istikbaline yine kendisi sahip çıktı”

    Makalesinde, gözü dönmüş terör örgütünün tarihte benzerine az rastlanacak ihanet girişimine karşı, aziz milleti milli iradeye sahip çıkmak adına meydanlara ve havalimanlarına çağırırken, basit bir davette bulunmadıklarını vurgulayan Erdoğan, şu görüşleri paylaştı:

    “Milletimize yaptığımız çağrı, aziz milletimizin demokratik sağduyusuna, ferasetine ve cesaretine duyduğumuz güvenin bir tezahürüydü. Ecdadımızın bize bıraktığı en mukaddes miraslardan biri olan ‘Ya istiklal ya ölüm!’ şiarını yeniden ayağa kaldırmayı gaye edindik. Adeta tarihin derinliklerinden çıkıp gelen milletimiz de bu çağrıya, canını ve ruhunu hiçe sayarak anında cevap verdi. Hamdolsun, milletimiz bu güveni boşa çıkarmadı, istiklal ve istikbaline yine kendisi sahip çıktı. O gece milletimiz, iradesine vurulmak istenen zincirleri paramparça etmiş, vesayetin ve ihanetin prangalarını söküp atarak, Türkiye’nin önündeki engelleri birer birer yıkmıştır. O gece 253 vatan evladımız şehadet şerbetini içerken, 2 binden fazla kardeşimiz yaralandı. Bu rakamların her biri, vatanı, bayrağı ve milli iradeyi korumak uğruna ortaya konulan fedakarlığın, cesaretin ve kahramanlığın ayrı ayrı nişanesidir.”

    “Her alanda FETÖ’nün kökünü kazıdık”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Geçen on yıllık süre zarfında, eli kanlı terör örgütü FETÖ ile mücadelemizi hem yurt içinde hem de uluslararası alanda tavizsiz bir kararlılıkla sürdürdük.” ifadelerini kullanarak, şunları kaydetti:

    “Çünkü devletimizin içine sızmış bu kanser hücresini temizlemek ve faillerin adalet önünde hesap vermelerini sağlamak, canlarını seve seve feda eden şehitlerimize en büyük borcumuzdu. Bürokrasiden orduya, yargıdan iş dünyasına kadar her alanda FETÖ’nün kökünü kazıdık. Bununla birlikte aklımızdan asla çıkarmamamız gereken şu yalın gerçeği de bir kez daha hatırlamakta fayda var, yaşanan, 10 yıl önce başlamış ve bitmiş bir mücadele değil. FETÖ ve benzeri sinsi yapıların devletimize ve milletimize yeniden tasallutunu engellemenin yegane yolu, 15 Temmuz ruhunu her daim diri tutmak ve bu bilinci gelecek nesillere de aktarmaktan geçiyor.”

    “Bu milletin en büyük gücü birlik ve beraberliğidir”

    Hain darbe girişiminin üzerinden geçen 10 yılda acıların ilk günkü tazeliğini koruduğunu belirten Erdoğan, makalesine şöyle devam etti:

    “Bununla birlikte FETÖ ve benzeri tüm terör odaklarıyla olan savaşımızı aynı azim ve kararlılıkla sürdürmeye devam ediyoruz. 15 Temmuz’un 10. yılında, artık çok daha güçlü, çok daha kararlı ve birbirine sımsıkı kenetlenmiş bir Türkiye var. Bu topraklarda 15 Temmuz ruhu diri kaldığı müddetçe, hainlerin sinsi planlarının ve onların arkasındaki küresel senaristlerin kirli oyunlarının asla karşılık bulamayacağından kimsenin şüphesi olmasın.

    Bu vesileyle, o karanlık geceyi sinesini siper ederek aydınlığa kavuşturan, canı pahasına ecdadımızın yadigarı olan ve yüzyıllardır hüküm sürdüğümüz bu toprakları bize yeniden vatan kılan tüm şehitlerimize, Allah’tan rahmet diliyorum. Gazilerimize hayırlı, bereketli ve uzun ömürler niyaz ediyorum.

    Rabb’im, mazisi şanlı zaferlerle ilmek ilmek dokunmuş aziz milletimize bir daha 15 Temmuz benzeri ihanetler yaşatmasın. Bu milletin en büyük gücü birliğidir, beraberliğidir, bin yıldır sevinç ve hüzünle yoğrulan kadim kardeşliğidir. Allah, birliğimizi, beraberliğimizi ve kardeşliğimizi daim eylesin.”>>>AA

  • Suça sürüklenen çocuklarla ilgili kanun teklifinin detayları ortaya çıktı

    Suça sürüklenen çocuklarla ilgili kanun teklifinin detayları ortaya çıktı

    Suça sürüklenen çocuklara yönelik düzenlemeler içeren Çocuk Koruma Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasını da öngören 18 maddelik teklif, TBMM Başkanlığına sunuldu.

    Çocukların suça karışmasını önlemek, yeniden suç işleme riskini azaltmak ve çocuk adalet sistemindeki koruyucu mekanizmaları güçlendirmeyi amaçlayan teklif, cezai yaptırımların ağırlaştırılmasının yanı sıra kitap okuma, çevre temizliği, sosyal hizmet, dijital denetim ve bağımlılık tedavisi gibi yeni yönlendirme tedbirlerini de içeriyor.

    Kanun ile hayata geçirilecek yeni düzenlemelerle ilgili detayları içeren soru ve yanıtları şöyle:

    Çocukların işleyeceği ağır suçlarda cezalar artırılacak mı?

    Türk Ceza Kanunu’nun yaş küçüklüğüne ilişkin hükümlerinde değişiklik yapılması öngörülüyor. 12 yaşını doldurmuş ancak 15 yaşını doldurmamış ve ceza sorumluluğu bulunduğu belirlenen çocuklar bakımından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine uygulanan 12 ila 15 yıllık ceza, 13 ila 18 yıla çıkarılacak. Müebbet hapis cezası yerine verilen 9 ila 11 yıllık ceza ise 10 ila 12 yıl olacak. Diğer suçlarda bir fiil için uygulanabilecek en yüksek ceza 7 yıldan 9 yıla yükseltilecek.

    15 ila 18 yaş grubunda ise ağırlaştırılmış müebbet yerine verilen 18 ila 24 yıllık ceza, 19 ila 27 yıla çıkarılacak. Müebbet hapis yerine uygulanan 12 ila 15 yıllık ceza 15 ila 18 yıl olacak. Diğer suçlarda bir fiil için uygulanabilecek cezanın üst sınırı da 12 yıldan 15 yıla yükseltilecek.

    Yaş indirimi hükümleri uygulanacak mı?

    Teklif, kasten öldürme ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarında hakime daha geniş değerlendirme yetkisi tanıyor. Yeni düzenlemeyle suçun işleniş biçimi, kastın ağırlığı, failin amacı, saiki ve daha önce kasıtlı bir suçtan hapis cezası alıp almadığı dikkate alınacak. Bu şartların bulunması halinde 15 ila 18 yaş grubundaki çocuklar için yaş indirimi hükümleri uygulanmayabilecek.

    Ceza sorumluluğu bulunan 12 ila 15 yaş arasındaki çocuklar hakkında da olayın özelliklerine göre 15 ila 18 yaş grubuna ilişkin daha ağır hükümler uygulanabilecek. Nihai değerlendirmeyi hâkim somut olayın şartlarına göre yapacak.

    Tekrar suç işleyen çocuklar hakkında ne değişecek?

    Mevcut düzenlemede 18 yaşından önce işlenen suçlar tekerrüre esas alınmıyor. Teklifle bu sınırın 15 yaşa indirilmesi öngörülüyor. Böylece 15 yaşını doldurduktan sonra işlenen ve kesinleşen bir suçun ardından yeniden suç işlenmesi halinde tekerrür hükümleri uygulanabilecek. Düzenlemeyle tekrar suç işlenmesinin önlenmesi ve caydırıcılığın artırılması hedefleniyor.

    Çocukların silaha ulaşmasında yetişkinlere ceza verilecek mi?

    Teklife göre ateşli silahını gerekli dikkat ve özeni göstermeden muhafaza ederek bir çocuğun silahı ele geçirmesine neden olan kişi, fiil daha ağır bir suçu oluşturmuyorsa 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılacak. Düzenleme, evde, araçta veya benzeri yerlerde bulunan silahların çocukların ulaşamayacağı şekilde muhafaza edilmesini zorunlu hale getirmeyi ve silahla meydana gelebilecek ölüm ve yaralanmaların önüne geçmeyi amaçlıyor.

    Anne ve babaların sorumluluğu artırılacak mı?

    Aile hukukundan kaynaklanan bakım, eğitim ve destek yükümlülüğünü yerine getirmeyenlere yönelik cezalar artırılacak. Bakım, eğitim veya destek yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişiye verilebilecek ceza, 1 yıla kadar hapis yerine 3 aydan 2 yıla kadar hapis olacak.

    Çocuğun ahlakını, güvenliğini veya sağlığını ağır biçimde tehlikeye atan anne ve babalara uygulanan 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası ise 1 yıldan 3 yıla çıkarılacak. Bu yükümlülüklerin ihlali nedeniyle çocuğun kasten öldürme veya ağırlaşmış yaralama suçu işlemesi halinde anne, baba, vasi ya da sorumlu kişi hakkında verilecek ceza, şikâyet aranmaksızın yarısından iki katına kadar artırılabilecek.

    Çocuklara bıçak satışı yasaklanacak mı?

    Teklif, 6136 sayılı Kanun kapsamı dışında kalan bıçak, kesici, delici ve bereleyici aletlere ilişkin yeni yasaklar getiriyor. Bu ürünlerin ruhsatlı işyerleri dışında satılması ve sergilenmesi yasaklanacak. Bıçak ve benzeri aletler 18 yaşından küçüklere satılamayacak, çocuklar tarafından satın alınamayacak ve taşınamayacak.

    Yasağa aykırı hareket edenlere 5 bin lira, aletlerin sayı veya nitelik bakımından vahim olması halinde 10 bin lira idari para cezası verilecek. Ayrıca, ürünlere el konulacak ve mülkiyetleri kamuya geçirilebilecek. Yasaklar internet ve mesafeli satışlarda da geçerli olacak. Mesleğin icrası için gerekli olan bıçak, şiş ve benzeri araçların işyerinde ve işi yapan kişilerce kullanılması ise yasak kapsamında olmayacak.

    15 yaşından küçük çocuklar için sosyal inceleme zorunlu olacak mı?

    Teklife göre, 15 yaşını doldurmamış çocuklar hakkında sosyal inceleme yaptırılması zorunlu hale gelecek. Çocuğun bireysel özellikleri, aile yapısı, eğitim durumu, sosyal çevresi ve suça yönelme nedenleri raporla incelenecek. Sosyal inceleme yapılmadan hazırlanan iddianame mahkeme tarafından savcılığa iade edilebilecek. 15 yaşını doldurmuş çocuklar hakkında sosyal inceleme yapılmaması halinde ise savcı, mahkeme veya çocuk hakimi bunun gerekçesini iddianamede ya da kararda açıklayacak.

    Çocuklar cezaevlerinde nasıl sınıflandırılacak?

    Çocukların kapalı ceza infaz kurumlarında yalnızca yaş, cinsiyet ve fiziksel gelişimlerine göre değil, işledikleri suçun türüne göre de ayrı bölümlerde tutulması öngörülüyor.
    Böylece ağır suç işleyen çocuklarla daha hafif suçlardan kurumda bulunan çocukların aynı koğuş veya bölümlerde bir arada tutulmasının önüne geçilmesi amaçlanıyor. Çocuk hükümlülerin cezalarının infazına kural olarak çocuk kapalı ceza infaz kurumlarında başlanacak. İyi halli oldukları belirlenen çocuklar, uzmanların katıldığı idare ve gözlem kurulu değerlendirmesiyle çocuk eğitim evlerine ayrılabilecek.

    Hangi çocuklar doğrudan eğitim evine gönderilecek?

    Terör ve örgüt suçları dışında kasıtlı suçlardan toplam 3 yıl veya daha az hapis cezası alan çocuklar ile taksirli suçlardan toplam 5 yıl veya daha az hapis cezası alan çocukların cezaları doğrudan çocuk eğitim evlerinde yerine getirilecek. Eğitim evinde bulunan çocuklardan firar edenler, başka bir suçtan tutuklananlar veya kurum düzeni ile kişi güvenliği bakımından tehlike oluşturanlar yeniden çocuk kapalı ceza infaz kurumuna gönderilebilecek.

    Çocukların cezaevinde geçirdiği 1 gün yine 2 gün mü sayılacak?

    Mevcut sistemde çocuğun 15 yaşını dolduruncaya kadar ceza infaz kurumunda geçirdiği 1 gün, koşullu salıverilme hesabında 2 gün sayılıyor. Teklifle kasten öldürme, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, uyuşturucu imal ve ticareti ile suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçlarında bu avantaj kaldırılacak. Bu suçlardan hükümlü çocukların cezaevinde geçirdiği bir gün, koşullu salıverilme hesabında bir gün olarak kabul edilecek.

    Çocuklara hangi yeni yönlendirme tedbirleri uygulanacak?

    Ceza sorumluluğu bulunmayan ve adli sürece giren çocuklar için 5 yeni yönlendirme tedbiri getirilecek. Çocuklar, kamu kurumları ve yerel yönetimlerde 20 saatten 300 saate kadar sosyal ve toplumsal hizmetlerde görevlendirilebilecek. Kütüphane ve okuma salonlarında çalışmaları veya belirlenen kitapları okumaları istenebilecek. Park, bahçe ve sahillerde çevre temizliği yapmaları, ağaçlandırma ve çiçeklendirme çalışmalarına katılmaları sağlanabilecek. Tütün, nikotin, alkol, kumar, uyuşturucu ve davranışsal bağımlılıkları bulunan çocuklar tedavi ve rehabilitasyon programlarına yönlendirilebilecek.

    Çocukların telefon ve internet kullanımı denetlenebilecek mi?

    Teklif, “dijital risklerden korunma tedbiri” adı altında yeni bir uygulama öngörüyor. Çocuğun kullandığı telefon, hat, bilgisayar veya tablet gibi cihazlar bildirilecek. Mahkeme kararıyla cihazın tedbir kararından sonraki hareketleri, 3 aydan az ve 2 yıldan fazla olmamak üzere ilgili kurumların denetimine açılabilecek. Riskli olduğu belirlenen internet sitelerine, uygulamalara ve dijital platformlara erişim engellenebilecek. Denetimin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ile Siber Güvenlik Başkanlığı tarafından gerçekleştirilmesi planlanıyor.

    Bağımlılık veya ruhsal hastalık taşıyan çocuklar için ne yapılacak?

    Akıl hastalığı, zihinsel yetersizlik, alkol veya uyuşturucu bağımlılığı, davranışsal bağımlılık ya da tehlikeli bulaşıcı hastalık nedeniyle kendisi veya başkaları için ciddi tehlike oluşturduğu değerlendirilen çocuklar hakkında hızlı bir acil korunma süreci başlatılacak. Uzman doktor 24 saat içinde rapor hazırlayacak, sağlık kuruluşu sonraki 24 saat içinde çocuk hakimine başvuracak. Üç uzman hekimden oluşan sağlık kurulunun raporu en geç 48 saat içinde mahkemeye sunulacak. Hakim de talep hakkında 48 saat içinde karar verecek. Bu süre içerisinde gerekli tıbbi müdahale ve tedavi uygulanabilecek. Hakim çocuğun bulunduğu yerin gizli tutulmasına ve aileyle kişisel ilişkinin sınırlandırılmasına karar verebilecek.

    Çocuk hakkında dava açıldığında okulu ve sosyal hizmet birimleri bilgilendirilecek mi?

    Çocuk hakkında kamu davası açılması halinde durum, gerekli idari tedbirlerin alınması amacıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığının il veya ilçe müdürlüklerine bildirilecek. Böylece çocuğun eğitimi, aile durumu ve sosyal ihtiyaçlarıyla ilgili desteklerin adli süreçle eş zamanlı yürütülmesi sağlanacak.

    Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında ne değişecek?

    Adli süreçteki çocuk hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilirse kitap okuma, sosyal hizmet, çevre temizliği, dijital risklerden korunma ve bağımlılıkla mücadele tedbirlerinden biri veya birkaçı denetimli serbestlik yükümlülüğü olarak uygulanabilecek. Suç konusu malın değerinin düşük olması halinde, çocuğun hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulamasından yararlanabilmesi için zararı giderme şartı mahkeme tarafından aranmayabilecek.

    Mahkemenin çocuk hakkında verdiği tedbire uymayan aileye yaptırım uygulanacak mı?

    Çocuk hakkında verilen koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarına aykırı hareket eden anne, baba, vasi veya bakım ve gözetimden sorumlu kişiye çocuk hakimi tarafından 3 günden 10 güne kadar tazyik hapsi verilebilecek. Tedbirlerin uygulanması sırasında direnç veya engelle karşılaşılması halinde kolluktan yardım istenebilecek. Kurumlar arasındaki koordinasyonu merkezde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, il ve ilçelerde ise vali ve kaymakam sağlayacak.

    “Suça sürüklenen çocuk” ifadesi kaldırılacak mı?

    Teklifle, mevzuatta kullanılan “suça sürüklenen çocuk” ifadesinin yerine “adli süreçteki çocuk” ifadesi getirilecek. Değişikliğin gerekçesinde mevcut ifadenin çocuk hakkında ön yargı oluşturabileceği ve doğrudan suç isnadı içeren bir anlam taşıdığı belirtildi. Yeni ifadeyle çocuğun üstün yararını gözeten, daha tarafsız ve adli sürecin niteliğini yansıtan bir terminoloji oluşturulması amaçlanıyor.>>>AA

  • 12. yargı paketi son dakika af çıktı mı? İşte tüm detaylar!

    12. yargı paketi son dakika af çıktı mı? İşte tüm detaylar!

    İçinde bulunduğumuz 15 Temmuz 2026 Çarşamba günü itibarıyla, 12. Yargı Paketi’nin ne zaman yasalaşacağı, ceza indirimi/af durumları ve öne çıkan maddelerin tüm ayrıntıları…

    12. Yargı Paketi Ne Zaman Yasalaşacak?

    Yaklaşık 38 maddeden oluşan ve 12 farklı kanunda değişiklik öngören 12. Yargı Paketi, TBMM Adalet Komisyonu’nda kabul edilerek yasalaşma sürecinin en kritik aşamasını geride bıraktı.

    Paketin, Meclis Genel Kurulu gündemine alınarak oylanması bekleniyor. AK Parti grubunun hedefi, Meclis adli tatile girmeden önce, yani Temmuz 2026 ayı içerisinde Genel Kurul görüşmelerini tamamlayarak yasayı çıkartmak.

    Genel Kurul’da kabul edilen teklif, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın onayına sunulacak ve ardından Resmi Gazete’de yayımlanarak resmen yürürlüğe girecek.

    12. Yargı Paketi’nde Genel Af veya İnfaz Düzenlemesi Var mı?Hayır, bu pakette af veya infaz indirimi kesinlikle yer almıyor.

    Kamuoyunda ve sosyal medya platformlarında sık sık dile getirilen “kapsamlı infaz affı”, “%50 infaz indirimi”, “3 yıllık şartlı tahliye modeli” veya “tüm mahkumlara denetimli serbestlik” gibi iddiaların resmi hiçbir dayanağı bulunmamaktadır.

    Adalet Bakanı Akın Gürlek, Meclis’teki açıklamalarında bu konudaki soruları kesin bir dille yanıtlayarak, “12. Yargı Paketi’nde infazla ya da genel afla ilgili herhangi bir düzenleme yok” ifadelerini kullanmıştır. Paketin ana ekseni mahkumların tahliyesi değil; yargılama süreçlerinin hızlandırılması, hak kayıplarının önlenmesi ve hukuk yargılamalarının etkinliğinin artırılmasıdır.

    12. Yargı Paketi’nin Öne Çıkan Maddeleri Neler?

    Paket, ceza indirimi getirmese de ceza hukuku ve sivil yaşamı doğrudan etkileyen çok önemli reformlar içeriyor:

    • IBAN Mağdurlarına Ceza İndirimi: Banka hesaplarını maddi çıkar karşılığında ya da dolandırıcılık kastı olmaksızın başkalarına kullandıran ve nitelikli dolandırıcılık suçuyla yargılanan (kamuoyunda “IBAN mağdurları” olarak bilinen) kişiler için TCK 145. madde kapsamında etkin pişmanlık ve ceza indirimi/cezasızlık imkanı getiriliyor.

    • HAGB Kararlarına İstinaf Yolu: Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararlarına karşı daha önce kapalı olan istinaf (Bölge Adliye Mahkemesi) kanun yolu açılıyor. Ancak işkence, eziyet, kötü muamele ve çocukların cinsel istismarı suçları HAGB kapsamı dışında bırakılıyor.

    • Gereksiz Bilirkişi Raporlarına Ceza: Hakim ve savcıların, hukuki bilgiyle çözebilecekleri konularda dosyayı bilirkişiye göndererek süreci uzatmaları halinde uyarma cezası almaları öngörülüyor.

    • Dijital Verilere El Koymada Sıkı Denetim: Savcılık tarafından bilgisayar veya telefon gibi dijital verilere el koyma kararı 24 saat içinde hakim onayına sunulacak; onaylanmazsa veriler derhal imha edilecek.

    • Miras ve Vesayet Mallarının Satışı: Miras kalan taşınmazların satışı ve vesayet altındaki kişilere ait malların satışı, şeffaflığı artırmak adına elektronik ortamda açık artırmayla yapılabilecek.

  • 15 Temmuz şehitleri dualarla anıldı

    15 Temmuz şehitleri dualarla anıldı

    Anma programı, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Törenin devamında Kur’an-ı Kerim tilaveti gerçekleştirilerek şehitler için dualar edildi.

    Programın son bölümünde ise protokol üyeleri ve katılımcılar şehitlik ziyareti gerçekleştirerek şehit kabirlerine karanfil bıraktı. >>>Şerafettin KAZAK

    15 Temmuz şehitleri dualarla anıldı 15 Temmuz şehitleri dualarla anıldı 15 Temmuz şehitleri dualarla anıldı 15 Temmuz şehitleri dualarla anıldı 15 Temmuz şehitleri dualarla anıldı 15 Temmuz şehitleri dualarla anıldı 15 Temmuz şehitleri dualarla anıldı 15 Temmuz şehitleri dualarla anıldı

  • Şehit yakını ve gazilere ücretsiz teorik “havacılık” eğitimi veriliyor

    Şehit yakını ve gazilere ücretsiz teorik “havacılık” eğitimi veriliyor

    Bakan Uraloğlu, yazılı açıklamasında, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünce geliştirilen söz konusu platform üzerinden sunulan eğitimler hakkında bilgi verdi.

    KDM-ORG platformunun Türk sivil havacılığında eğitim, sınav ve yetkinlik süreçlerini dijital, standart ve veriye dayalı bir yapıyla yürüttüğüne dikkati çeken Uraloğlu, sivil havacılık sektörünün farklı alanlarına yönelik eğitim süreçlerini tek bir dijital sistem üzerinden yönettiklerini bildirdi.

    Platformda halihazırda 750’den fazla eğitimin yer aldığını belirten Uraloğlu, şunları kaydetti:

    “KDM-ORG platformunda yer alan teorik eğitimler, şehit yakınları ve gazilere ücretsiz sunuluyor. Bu uygulamayla şehit yakınlarımızın ve gazilerimizin sivil havacılık alanındaki eğitimlere kolay erişimini sağlıyor, mesleki gelişimlerini destekliyor ve havacılık sektöründeki kariyer imkanlarına erişimlerine katkı sunuyoruz.”>>>AA

  • Orman yangını “büyük ölçüde” kontrol altına alındı

    Orman yangını “büyük ölçüde” kontrol altına alındı

    Gürçamlar Mahallesi Bozbük mevkisindeki ormanlık alanda dün akşam saatlerinde henüz belirlenemeyen nedenle çıkan yangına, gece boyunca ekiplerin karadan müdahalesi sürdü.

    Sabahın ilk ışıklarıyla havadan da müdahale başladı. Söndürme çalışmalarına 6 helikopter ve 4 uçak destek veriyor.

    Orman Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamada, yangının “büyük ölçüde” kontrol altına alındığı bildirildi.

    Açıklamada, “Gece boyunca aralıksız sürdürdüğümüz mücadelemiz, günün ilk ışıklarıyla birlikte havadan ve karadan yoğun şekilde devam ediyor. Yangını tamamen kontrol altına almak için ekiplerimiz sahada çalışmalarını sürdürüyor.” ifadelerine yer verildi.

    Milas'ta ormanlık alanda çıkan yangına karadan müdahale sürüyor

    Vali Akbıyık bölgede

    Yangın bölgesine giderek incelemelerde bulunan ve koordinasyon çalışmalarını yerinde denetleyen Muğla Valisi İdris Akbıyık, gazetecilere yaptığı açıklamada, yangının dün saat 17.03 sıralarında başladığını belirtti.

    İl genelinde 6 farklı yangınla mücadele edildiğini aktaran Vali Akbıyık, “O esnada Orman Bölge Müdürlüğü ekiplerimiz Ortaca ve Kavaklıdere’deki yangınlar dahil olmak üzere 3 farklı yangına aynı anda müdahale ediyordu. Bugün çıkan toplam 6 yangından diğer 5’i kontrol altına alındı. Buradaki mücadelemiz ise devam ediyor.” dedi.

    “1120 vatandaşımız tedbir amaçlı tahliye edildi”

    Hava sıcaklıklarının artması ve nem oranının yüzde 30’un altına düşmesinin yangının yayılmasında etkili olduğunu vurgulayan Vali Akbıyık, meteorolojik şartların önümüzdeki günlerde de hassasiyetini koruyacağını ifade etti.

    Yerleşim yerlerine yönelik her türlü tedbirin alındığını belirten Vali Akbıyık, şunları kaydetti:

    “Rüzgarın yönü, nem durumu ve arazi şartları yangının yayılmasında maalesef çok etkili. Herhangi bir olumsuzluk yaşanmaması adına bölgedeki bir otel ve bir tatil sitesini tedbir amaçlı boşalttık. Otellerden 350, tatil sitesinden ise 770 olmak üzere toplam 1120 vatandaşımızı güvenli alanlara tahliye ettik. Ekiplerimiz gerekli tedbirleri alarak bölgede konumlandı, yangını durdurmaya çalışıyoruz.”

    Yangının söndürülmesi için devletin tüm imkanlarının seferber edildiğini dile getiren Vali Akbıyık, müdahalede yer alan araç ve personel sayılarına ilişkin, “Gündüz saatlerinde havadan 12 helikopter ve 8 uçakla yoğun bir müdahale gerçekleştirildi. Karadan ise müdahalemiz durmaksızın devam ediyor. Sahada şu an 11 dozer, 3 ekskavatör, 4 treyler, 62 arazöz, 6 ilk müdahale aracı, 29 su tankeri, 40 destek aracı, emniyet ve jandarmamıza ait 4 TOMA, 4 ambulans ve toplam 517 personelimiz görev yapıyor.” ifadesini kullandı.

    Yangın söndürme çalışmalarının tam bir seferberlik ruhuyla yürütüldüğünü kaydeden Vali Akbıyık, şöyle konuştu:

    “Orman Genel Müdürlüğümüz başta olmak üzere AFAD, jandarma, emniyet teşkilatımız, termik santrallerimiz, sivil toplum kuruluşlarımız, büyükşehir belediyesi itfaiye ekipleri, Yatağan, Milas ve Didim belediyeleri ile MUSKİ, DSİ ve UMKE ekipleri sahada omuz omuza çalışıyor. Yeşil vatanımızı korumak için büyük bir mücadele veriyoruz. Yangının çıkış nedeniyle ilgili jandarma ekiplerimizin araştırması sürüyor. Milas’ımıza, Muğla’mıza ve ülkemize geçmiş olsun.”>>>AA

  • Dışişleri Bakanı Fidan, bugün Ukrayna’yı ziyaret edecek

    Dışişleri Bakanı Fidan, bugün Ukrayna’yı ziyaret edecek

    Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre Fidan, bugün ve yarın Ukrayna’da temaslar gerçekleştirecek.

    Fidan’ın ziyareti kapsamında Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy tarafından kabul edilmesi ve Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha’nın yanı sıra Ukrayna Devlet Başkanlığı Ofisi Başkanı Kirilo Budanov, Ukrayna Ulusal Güvenlik ve Savunma Konseyi Sekreteri Rüstem Umerov, Kırım Tatarları’nın milli lideri Mustafa Abdulcemil Kırımoğlu ve Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkanı Rıfat Çubarov dahil olmak üzere üst düzey yetkililerle görüşmeler gerçekleştirmesi planlanıyor.

    Bakan Fidan’ın görüşmelerde Türkiye-Ukrayna ilişkilerinin ekonomi, enerji ve savunma başta her alanda daha da geliştirilmesi ve iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın derinleştirilmesi için atılabilecek müşterek adımlara ilişkin görüş alışverişinde bulunması bekleniyor.

    Türkiye’nin Ukrayna’nın bağımsızlığına, egemenliğine ve toprak bütünlüğüne desteğini, Ukrayna’ya her alanda ve platformda sağlanan yardımlara da değinerek bir kere daha teyit edecek Fidan’ın, Ukrayna’da adil ve kalıcı barışın sağlanmasına yönelik diplomatik çabaların sürdürülmesinin önemine dikkati çekmesi ve Türkiye’nin, Ukrayna ve Rusya’yı müzakere masası etrafında yeniden bir araya getirmeye hazır olduğunu dile getirmesi öngörülüyor.

    Fidan’ın Rusya-Ukrayna Savaşı’nın Karadeniz’e taşınmaması gerektiğinin altını çizerek, Karadeniz’de artan gerginliğin azaltılmasının ve seyrüsefer güvenliğinin sağlanmasının önemini vurgulaması bekleniyor.

    Bu kapsamda, Karadeniz’de limanların ve gemiler ile balıkçı tekneleri başta deniz taşıtlarının hedef alınmasının hiçbir koşul altında kabul edilemeyeceğinin altını çizmesi beklenen Fidan’ın, Türkiye’nin Karadeniz’in barış, istikrar ve işbirliği havzası olarak muhafaza edilmesi amacıyla diplomatik girişimlerini kararlılıkla sürdürdüğünü ifade etmesi öngörülüyor.

    Fidan’ın Türk firmalarının Ukrayna’daki mevcut yatırımları ve üstlendikleri projelerle Ukrayna’nın yeniden imarına önemli katkılar sunabileceğini belirtmesi, Türkiye’nin Kırım’ın yasa dışı ilhakı konusundaki pozisyonunu yinelemesi ve Kırım Tatarlarının haklarının güçlendirilmesi hususunda ilave adımlar atılmasının önemine dikkati çekmesi bekleniyor.

    Serbest ticaret anlaşması

    Türkiye ile Ukrayna arasında 3 Şubat 2022’de imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması (STA), Bakan Fidan’ın Kiev’i ziyaretinin hemen öncesinde, Ukrayna Parlamentosu tarafından dün onaylandı.

    Söz konusu yasanın Devlet Başkanı Zelenskiy tarafından imzalanmasının ardından yürürlüğe girmesi öngörülüyor.

    Dört senedir onaylanması beklenen anlaşmanın Türk ihracatçılarının Ukrayna pazarında Avrupa Birliği ihracatçılarıyla benzer rekabet koşullarına sahip olması ile Türkiye-Ukrayna ekonomik ve ticari ilişkilerinin daha da gelişerek 10 milyar dolar ticaret hacmi hedefine ulaşılmasına katkıda bulunması bekleniyor.

    Türkiye ile Ukrayna arasında 2024’te 6,2 milyar dolar olarak gerçekleşen ikili ticaret hacmi 2025’te 6,6 milyar dolara yükseldi.

    Dışişleri Bakanı Fidan, Ukrayna’yı son olarak 29-30 Mayıs 2025’te ziyaret etmişti.

    Ukrayna’dan Türkiye’ye dışişleri bakanı düzeyindeki son ziyaret ise 7-8 Temmuz’da Ankara’da düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi vesilesiyle gerçekleştirilmişti.>>>AA

  • Emekli zammı teklifi komisyondan geçti

    Emekli zammı teklifi komisyondan geçti

    Teklifle, Devlet Memurları Kanunu’nda yapılan değişiklikle, atama usulü yönünden Cumhurbaşkanı kararına tabi olan ancak üst kademe kamu yöneticisi olmayan 3 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde 2 sayılı cetvelde yer alan kadro, pozisyon ve görevlerden memur kadrolarına atanabilmek için 5 yıl olarak öngörülen hizmet süresi şartı 10 yıla çıkarılacak.

    Kültür Bakanlığı Döner Sermaye Kanunu’nda, sinema desteklerinin yalnızca genel bütçeden ayrılacak ödeneklere bağlı kalmaksızın sürekli ve sürdürülebilir bir kaynak yapısına kavuşturulması ve destek mekanizmasının güçlendirilmesi amacıyla düzenleme yapılıyor. Buna göre, Sinema Filmlerinin Değerlendirilmesi ve Sınıflandırılması ile Desteklenmesi Hakkında Kanun kapsamında kurul ve komisyonlarca uygun görülen sinema sektörü destekleri, Kültür ve Turizm Bakanlığı döner sermayesinin kullanım alanına dahil ediliyor.

    Kanun’da yapılan diğer bir değişiklikle, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında Bakanlığa yapılacak başvurulardan tahsil edilecek hizmet bedelleri ile koşullu erişim sağlayan medya hizmet sağlayıcıları ve internet platform işletmecilerinden sinema sektörü için kesilecek yüzde 2’lik paylar doğrudan Bakanlık döner sermaye hesabına gelir kaydedilecek.

    Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na ihdas edilen hükümle, kamu kurum ve kuruluşlarınca hazırlanan her türlü plan, proje, yapım ve benzeri işler kapsamında talep edilenler hariç olmak üzere, Kanun kapsamındaki Kültür ve Turizm Bakanlığının yetkili olduğu her türlü belge talebi ile itiraz ve yeniden değerlendirme başvurularından ve Kültür ve Turizm Bakanlığınca özel bir çalışma, araştırma ve inceleme gerektiren talep ve başvurulardan kültürel mirasın korunması amacıyla gerçekleştirilecek hizmetlerin yürütülmesinde kullanılmak üzere düzenlemeye eklenen Ücret Tarifesi’ndeki hizmet bedelleri alınacak.

    Hizmet bedeli olarak alınacak tutarlar, başvuru sahipleri tarafından Kültür ve Turizm Bakanlığı Döner Sermaye İşletmesi Merkez Müdürlüğünün ilgili banka hesabına yatırılacak. Hesapta toplanan tutar Kültür ve Turizm Bakanlığı Döner Sermaye işletmesi bütçesine gelir kaydedilecek.

    Tarifede belirlenen hizmet bedelleri, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak Vergi Usul Kanunu’nun ilgili hükmü uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında, takvim yılı başından geçerli olmak üzere arttırılarak uygulanacak.

    Hüküm kapsamında yapılacak başvurular ve sunulacak hizmetler karşılığı alınacak bedellere ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılan yönetmelikle belirlenecek.

    Sürücü belgelerine yönelik düzenleme

    Teklifle, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı doğrultusunda Karayolları Trafik Kanunu’nda değişiklik yapılıyor. Buna göre, ilk defa sürücü belgesi alanlar ile sürücü belgesi herhangi bir nedenle iptal edilip yeniden sürücü belgesi almaya hak kazananlar, belgenin alındığı tarihten itibaren 2 yıl süreyle aday sürücü olarak kabul edilecek.

    Aday sürücülük süresi içinde, Kanun kapsamında sürücü belgesinin geçici olarak geri alınmasını gerektiren bir ihlalin gerçekleştirilmesi, 75 ceza puanının aşılması, araç cinsine bakılmaksızın 0,20 promilin üzerinde alkollü olarak araç kullanıldığının tespit edilmesi ve Kanun’da yer alan dönüş kuralları, yayalara ilk geçiş hakkı verilmesi ile sürücülerin ve yolcuların koruyucu sistemleri kullanma zorunluluğuna ilişkin hükümlerin herhangi birinin 3 kez ihlal edilmesi halinde aday sürücü belgesi iptal edilecek.

    Aday sürücü belgesi iptal edilenlerin tekrar sürücü belgesi alabilmeleri için sürücü kurslarına devam etmeleri ve yapılan sınavlarda başarılı olarak motorlu taşıt sürücüsü sertifikası almaları gerekecek. Bu kişilerin sürücü kurslarında eğitime başlayabilmeleri için tabi tutulacakları psiko-teknik değerlendirme ve psikiyatri uzmanı muayenesi sonucunda sürücülüğe engel hali bulunmadığını gösterir belgenin sürücü kursuna ibrazı, Kanun kapsamında verilen idari para cezalarının tamamının tahsil edilmiş olması ve varsa iptal işlemi sonrası bekleme süresi veya geçici geri alma işlemleri sonrası geri alma süresi kadar zamanın geçmiş olması zorunlu olacak.

    Aday sürücü belgesi iptal işlemleri, Kanun’da görev ve yetkileri belirtilen trafik zabıtasınca yapılacak.

    Sivil havacılık sektörü

    Kanun teklifiyle Uluslararası Sivil Havacılık Anlaşmasına uyum sağlanması amacıyla Türk Sivil Havacılık Kanunu’nun “Kurtarma ve yardım” başlıklı hükmünde değişiklik yapılıyor. Buna göre, Ulaştırma Bakanlığı, kazaya uğramış, zor durumda kalan ve tehlike içinde bulunan hava aracına gerekli hizmetin verilmesini sağlayacak. Kolluk kuvvetleri ve diğer yetkililer, kazaya uğramış, zor durumda kalan veya tehlike içinde bulunan hava aracına, uçuş ekibine, yolculara, kurtarma ve yardım ekibinin görevini yapmasına yardımcı olmakla yükümlü olacak.

    Kanun’da yapılan değişiklikle hüküm altına alınan “Önleme talimatlarına uyma ve inme mecburiyeti” başlıklı maddeye göre, Türk hava sahasında uçuş gerçekleştiren sivil hava araçlarının, hava trafik kurallarına aykırı hareket etmeleri veya hava sahasını ihlal etmeleri halinde, ilgili hava trafik kontrol ünitesinin talebi üzerine yetkilendirilen hava araçları tarafından gerçekleştirilen önleme faaliyetleri kapsamında verilen talimatlara uymaları ve gerekli görüldüğünde iniş yapmaları zorunlu olacak. Bu hükmün uygulanmasında Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, gerekli hallerde Milli Savunma, İçişleri, Dışişleri ve Ticaret bakanlıklarıyla işbirliği yapacak.

    Yabancı devletlerin hava sahasında uçuş gerçekleştiren, Türk Sivil Hava Aracı Siciline kayıtlı veya Türk işleticiler tarafından işletilen sivil hava araçlarının, Türkiye Cumhuriyeti tarafından tanınan devletlerin yetkili makamlarınca verilen önleme talimatlarına uymaları ve gerekli görüldüğünde iniş yapmaları zorunlu olacak.

    Havacılık işletmelerinin alması gereken sorumlulukları yerine getirmelerini sağlayacak şekilde etkili olması, ihlallerin önüne geçilmesi, sektörün daha güvenli ve sürdürülebilir bir şekilde gelişmesini sağlaması amacıyla Kanun’un “Kabahat oluşturan davranışlar” başlıklı hükmünde öngörülen idari para cezalarının alt ve üst sınırları tüzel kişiler için 5 katı olarak uygulanacak.

    İmalat ve turizme yönelik düzenlemeler

    İşsizlik Sigortası Kanunu’nda yapılan değişikliğe göre, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile ilgili ve bağlı kuruluşlarınca, imalat sektöründe 2025, 2026 ve 2027 yılında istihdamın korunması amacıyla teşvik ve destek programlarının uygulanması sürdürülecek. İstihdamı koruma odaklı politikalar doğrultusunda uygulanan destek programlarının kaynağının İşsizlik Sigortası Fonu’ndan karşılanmasına ilişkin süre 31 Aralık 2026’dan 31 Aralık 2028’e uzatılacak.

    Kanun’a eklenen hükme göre, Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında Kültür ve Turizm Bakanlığı turizm işletmesi belgesine sahip özel sektöre ait konaklama tesisi işyerlerinde, bu yılın mayıs ila aralık aylarına/dönemlerine ilişkin olmak üzere, tesisin faaliyette bulunduğu aylar/dönemler ile sınırlı olarak, ilgili ayda/dönemde verilen muhtasar ve prim hizmet beyannamesiyle Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun ilgili hükmü kapsamında uzun vadeli sigorta kollarına tabi olarak bildirilen sigortalıların prim ödeme gün sayısının 116,67 TL ile çarpımı sonucu bulunacak tutar, bu iş yerlerinin Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) ödeyecekleri sigorta primlerinden mahsup edilmek suretiyle İşsizlik Sigortası Fonu’ndan karşılanacak.

    İş yeri ile ilgili muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinin yasal süresi içerisinde verilmemesi, primlerin yasal süresinde ödenmemesi ve SGK’ye prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunması durumlarında bu hükümde belirtilen destekten yararlanılamayacak. Ancak SGK’ye olan prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarını Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un ilgili hükmüne göre tecil ettiren ve taksitlendiren veya ilgili diğer kanunlar uyarınca yapılandıran işverenler bu taksitlendirme veya yapılandırma devam ettiği sürece bu mevcut bir işletmenin kapatılarak değişik ad, unvan veya iş birimi altında açılması, yönetim ve kontrolü elinde bulunduracak şekilde doğrudan veya dolaylı ortaklık ilişkisi bulunan şirketler arasında istihdamın kaydırılması, şahıs işletmelerinde işletme sahipliğinin değiştirilmesi veya bu madde kapsamında sağlanan destekten yararlanmak amacıyla muvazaalı işlem tesis edildiğinin anlaşılması halinde, Fon’dan karşılanan tutar, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu uyarınca gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte işverenden tahsil edilecek.

    Bu yılın mayıs ila aralık ayları/dönemleri için mahkeme kararıyla veya denetim ve kontrolle görevli memurlarca yapılan soruşturma ve incelemelerde, çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediği veya bildirilen sigortalıyı fiilen çalıştırmadığı tespit edilen işyerleri ile sigortalıların prime esas kazançlarını SGK’ye bildirmediği veya eksik bildirdiği tespit edilen iş yerlerinden Fon’dan karşılanan tutar, gecikme cezası ve gecikme zammıyla birlikte geri alınacak ve bu işyerleri hakkında bu düzenleme hükümleri uygulanmayacak. Ancak, ilgili ayda 2026 yılı mayıs ila aralık aylarına/dönemlerine ait aylık brüt asgari ücretin 10’da birini geçmeyecek tutarda eksik prime esas kazanç bildirimi yapıldığının tespiti durumunda SGK tarafından yapılacak ihtar üzerine 15 günlük süre içinde söz konusu eksikliği gideren iş yerleri hakkında bu düzenleme hükümleri uygulanmaya devam edecek. Bu düzenleme hükümleri, sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar, yabancı uyruklu sigortalılar ve yurt dışında çalışan sigortalılar hakkında uygulanmayacak.

    Bu kapsamdaki destekten yararlanan iş yerlerinin aynı ayda/dönemde diğer sigorta primi teşvik, destek ve indirimlerinden yararlanması halinde, bu hüküm uyarınca sağlanacak destek tutarı, bu teşvik, destek ve indirimler uygulandıktan sonra destekten yararlanılan aya/döneme ait SGK’ye ödenmesi gereken sigorta primi tutarını aşamayacak. Fon’dan bu kapsamda karşılanan tutarlar, gelir ve kurumlar vergisi uygulamalarında gelir, gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınmayacak. Bu hükmün uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Kültür ve Turizm Bakanlığının görüşü alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca belirlenecek.

    Bu hüküm, düzenlemenin yayımını izleyen ayın başında yürürlüğe girecek.

    Teklifle, Kamu İhale Kanunu’nda değişikliğe gidiliyor. Buna göre, idarelerin bütçe içi işletmelerinin Kanun kapsamındaki yeri netleştiriliyor.

    Kanun’a eklenen hükümle kamu alımlarında “pozitif mütekabiliyet” ilkesi hayata geçiriliyor. Buna göre, ilgili Kanun ve diğer kanunlar kapsamındaki alımlarda yerli istekliler, yerli malı ve bu malı teklif eden istekliler lehine tanınan hak ve avantajların, Avrupa Birliği üyesi devletlerde yerleşik isteklilere, Avrupa Birliği menşeli mala ve bu malı teklif eden isteklilere de mütekabiliyet esasları çerçevesinde ülke ve/veya ürüne göre kısmen ya da tamamen tanınması hususunda Cumhurbaşkanı yetkili olacak.

    Bu hüküm 2026 mayıs ayı döneminden itibaren uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecek.

    Komisyonda AK Parti’nin kabul edilen önergesi doğrultusunda, Sinema Filmlerinin Değerlendirilmesi ve Sınıflandırılması ile Desteklenmesi Hakkında Kanun’a eklenen hükümde değişiklik yapılıyor.

    Buna göre, Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun kapsamında koşullu erişim sağlayan medya hizmet sağlayıcı kuruluşlardan ve internet platform işletmecilerinden dizi veya sinema filmlerini yayınlayanlar veya erişime sunanlar, her yıl temmuz ayı sonuna kadar, bir önceki yıl elde ettikleri yıllık net satış tutarlarının yüzde 2’sini Kültür ve Turizm Bakanlığına bildirerek aynı süre içinde bu Kanun’da yer alan desteklerde kullanılmak üzere Bakanlık döner sermaye hesabına yatıracak.

    Bakanlıkça talep edilmesi halinde bu kuruluşlar tarafından yapılan satışa ilişkin bilgi ve belgeler gecikmeksizin Bakanlığa iletilecek. Ödenmeyen veya eksik ödenen tutarlar, Bakanlık Döner Sermaye İşletmesi Merkez Müdürlüğü tarafından takip ve tahsil edilecek.

    Müzik, spor ve benzeri alanlarda yayın ve erişim hizmeti sunan kuruluşlar düzenlemenin kapsamı dışında bırakılırken, pay oranının Cumhurbaşkanı tarafından artırılması veya azaltılmasına ilişkin yetki kaldırılarak yüzde 2 oranının doğrudan Kanun’da belirlenmesi öngörülüyor.

    Düzenlemeyle, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’ndaki “Prim oranları ve Devlet katkısı” hükmünün başlığı “Prim oranları” şeklinde değiştiriliyor. Aynı mahiyetteki bütçeden yapılan ödeme unsurları teke indirilerek sadeleştiriliyor, böylelikle bütçe kalemlerinin izlenebilirliği ve değerlendirme süreçlerinin etkinliğinin artırılması amaçlanıyor. Bu hüküm 1 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe girecek.

    En düşük emekli aylığı temmuz ödeme döneminden itibaren 23 bin 552 liraya yükseltilecek. Kanun’da yapılan düzenlemeye göre, yaşlılık, malullük ve ölüm aylığı ödenenlere ve hak sahiplerine dosya bazında 20 bin lira olarak öngörülen aylık asgari ödeme tutarı, 2026 temmuz ayı ödeme döneminden itibaren yılın ilk 6 aylık dönemi için Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan enflasyon oranı kadar artırılarak 23 bin 552 lira çıkarılacak. Bu hüküm, temmuz ayı ödeme döneminden itibaren uygulanmak üzere düzenlemenin yayımı tarihinde yürürlüğe girecek.

    Özel öğretim kurumlarına yönelik düzenlemeler

    Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda Özel Öğretim Kurumları Kanunu’nda değişikliğe gidiliyor. Buna göre, kurum açma izni verilen kurumlardan, kurum türüne uygun olmayan program uygulayanların kurum açma izni ve iş yeri açma ve çalışma ruhsatı iptal edilecek. Milletlerarası okul olması halinde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan öğrencilerin kayıtlarını yapması veya bu öğrencilere eğitim vermesi ya da bu kurumlara devam ederken Türk vatandaşlığını kazananları bu Kanun’da belirlenmiş sürelerden daha fazla sürede kurumda kayıtlı tutması halinde brüt asgari ücretin 20 katı idari para cezası verilecek ve kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatı iptal edilecek.

    İdari para cezası, kurum açma iznini vermeye yetkili makam tarafından kurum bazlı olarak verilecek.

    Özel öğretim kurumunun Milli Eğitim Bakanlığınca onaylı yerleşim planında izinsiz değişiklik yapması, gerçeğe aykırı veya yanıltıcı reklam ya da ilan vermesi, reklam veya ilanlarda öğrenci resim ya da bilgilerini kullanması, haftalık ders çizelgesi ve programları Bakanlık izni olmadan kurumda uygulaması ve bu Kanun ve bu Kanuna dayanılarak yürürlüğe konulan yönetmelik ve yönergelerde belirtilen hükümlere aykırı fiillerde bulunması halinde uygulanan idari para cezasının tebliğ edildiği tarihten itibaren 4 yıl, söz konusu kurumun mevzuatta belirtilen sayıda personel çalıştırmaması veya mevzuata aykırı personel çalıştırması, Milli Eğitim Temel Kanunu’nun genel ve özel amaçları ile temel ilkelerine uymaması ve kurum açma şartlarından herhangi birini kaybetmesi halinde uygulanan idari para cezasının tebliğ edildiği tarihten itibaren 5 yıl geçmesi durumunda o fiil tekerrüre esas alınmayacak.

    Bu hüküm, düzenlemenin yayımını takip eden ayın başından itibaren elde edilen net satış tutarlarına uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecek.

    Kanun’un “Kurumlarda çalışacak personel” başlıklı hükmünde yapılan değişikliğe göre, bu kurumlarda Bakanlıkça belirlenen öğretmenlik alanlarına kaynak teşkil eden yükseköğretim programlarından mezun olup Bakanlıkça özel alan eğitimi ve öğretmenlik meslek bilgisi bakımından belirlenen niteliklere sahip olanlar öğretmen olarak görevlendirilecek. Kurumların eğitim-öğretim hizmetlerinde görevlendirilecek yönetici, uzman öğretici ve usta öğreticilerin nitelikleri ile bu düzenlemenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenecek.

    Bu hüküm 1 Ağustos’tan itibaren yürürlüğe girecek.

    Kanun’a eklenen geçici maddeyle, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda, özel öğretim kurumlarına uygulanan idari para cezalarına ilişkin geçiş hükmü düzenleniyor. Buna göre, cezaların tekerrüründe uygulanacak olan 4 yıl ve 5 yıllık sürelerin hesabında, bu düzenlemenin yürürlük tarihinden önce işlenen fiiller de dikkate alınacak.

    Bu hüküm, 2026 temmuz ayı ödeme döneminden itibaren uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecek.

    Siber Güvenlik Başkanlığına yönelik hükümler

    Teklifle, Elektronik Haberleşme Kanunu’na “Başkanlığın yetkisi ve idari yaptırımlar” başlıklı yeni bir madde ekleniyor.

    Buna göre, internet alan adlarına ilişkin strateji ve politikaları belirlemeye ve düzenleme yapmaya Siber Güvenlik Başkanlığı yetkili olacak.

    Anayasa’nın “Haberleşme Hürriyeti” başlıklı hükmünde sayılan sebeplerden biri veya birkaçına bağlı olarak, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Başkanlık, güvenlik ve istihbarat kurumlarının talebi üzerine veya resen alınması gereken tedbirleri belirleyebilecek ve bu tedbirlere ilişkin kararı uygulanmak üzere derhal işletmecilere, erişim sağlayıcılara, veri merkezlerine ve ilgili içerik ve yer sağlayıcılara bildirecek.

    Bu kararın gereği, derhal ve kararın bildirilmesi anından itibaren en geç 2 saat içinde yerine getirilecek. Bu karar, 24 saat içinde sulh ceza hakiminin onayına sunulacak. Hakim, kararını 48 saat içinde açıklayacak, aksi halde karar kendiliğinden kalkacak.

    Başkanlık, bu Kanun’da düzenlenen görev ve yetkileriyle ilgili olarak yükümlülüğünü yerine getirmeyen ilgililere ihlal teşkil eden eylem başına 20 bin liradan 100 bin liraya kadar idari para cezası verebilecek.

    Bu hüküm uyarınca Başkanlık tarafından verilen idari para cezaları Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine tabi olup, tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içerisinde ilgisine göre Başkanlık hesaplarına ödenecek. Bu süre içerisinde ödenmeyen idari para cezaları, Başkanlığın bildirimi üzerine ilgili vergi dairesince tahsil olunacak. Tahsil edilen idari para cezalarının tamamı Başkanlık hesaplarına aktarılacak.

    Bu hüküm uyarınca Başkanlık tarafından verilecek idari para cezası ve diğer idari yaptırım kararlarına karşı yetkili idare mahkemesinde dava açılabilecek. Başkanlık kararlarına karşı açılan her türlü dava öncelikli işlerden sayılacak. Başkanlık tarafından açılacak davalarda teminat aranmayacak.

    Bu hüküm, 1 Ocak 2026’dan itibaren başlayan vergilendirme dönemine ait kurum kazançları için geçerli olmak üzere yayımı tarihinden itibaren yürürlüğe girecek.

    Sayıştay Kanunu’nda yapılan değişikliğe göre, Sayıştay savcıları, hukuk, siyasal bilgiler, iktisat, işletme, iktisadi ve idari bilimler fakülteleri veya Yükseköğretim Kurulu tarafından bunlara denkliği kabul edilen yurt içindeki veya yurt dışındaki en az 4 yıllık fakülte veya yüksekokullardan birini bitirmiş ve yüksek öğrenimden sonra mali, iktisadi veya hukuki konularla ilgili kamu görevlisi olarak en az 10 yıl çalışmış olanlar arasından atanacak.

    Teklifle, Elektrik Piyasası Kanunu’nda değişikliğe gidiliyor. Buna göre, genel aydınlatma kapsamında aydınlatılan yerlerde gerçekleşen aydınlatma giderlerinin, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı bütçesine konulacak ödenekten ve ilgili belediyeler ile il özel idarelerinin genel bütçe vergi gelirleri payından karşılanma süresi 31 Aralık 2030’a kadar uzatılacak.

    Belediyelerin genel bütçe vergi gelirleri payından yapılacak kesinti, büyükşehir belediyeleri ve mücavir alanlarındaki belediyelerde aydınlatma giderlerinin yüzde 10’u yerine yüzde 30’u, diğer belediyelerde yüzde 5’i yerine yüzde 15’i olarak uygulanacak. Bu sınırlar dışında ise aydınlatma giderlerinin yüzde 10’u yerine yüzde 30’u ilgili il özel idaresi payından kesinti yapılmak suretiyle karşılanacak.

    Bu hüküm, 1 Ocak 2026’dan itibaren uygulanmak üzere düzenlemenin yayımı tarihinde yürürlüğe girecek.

    PTT personeline yönelik düzenlemeler

    Teklifle, Posta Hizmetleri Kanunu’na “idari hizmet sözleşmesi ile personel istihdamı” başlıklı hüküm ekleniyor. Buna göre, İş Kanunu kapsamında istihdam edilenler hariç olmak üzere PTT personeli, Devlet Memurları Kanunu ve diğer kanunların sözleşmeli personel hakkındaki hükümlerine tabi olmaksızın idari hizmet sözleşmesi ile istihdam edilecek.

    PTT personelinin işe alınması, görev ve yetkileri, yükümlülükleri, görevlendirilmesi, eğitim, terfi, görevde yükselme, unvan değişikliği, görevden alma, sözleşmenin yenilenip yenilenmemesi veya sona erdirilmesi, pozisyon unvan ve sayıları ile istihdamlarına ilişkin diğer hususlar Yönetim Kurulu kararı ile yürürlüğe konulan yönetmeliklerle düzenlenecek. Sözleşmeli personel pozisyonlarından boş olanların açıktan alım amacıyla kullanılması, Cumhurbaşkanlığının iznine tabi olacak.

    PTT personelinin aylık ücret ve diğer mali ve sosyal hakları ile sözleşme esasları, Yönetim Kurulunun kararıyla belirlenecek. Ancak, avukat vekalet ücretleri hariç aylık ücret ve diğer mali ve sosyal haklar kapsamında yapılan her türlü ödemelerin aylık net ortalaması hizmet grupları itibarıyla Cumhurbaşkanınca tespit edilecek üst sınırı aşamayacak. PTT lehine sonuçlanan dava ve icra takipleri nedeniyle hükme bağlanarak karşı taraftan tahsil olunan avukat vekalet ücretlerinin dağıtılması 659 Sayılı KHK hükümlerine göre yapılacak.

    Bu hüküm kapsamında istihdam edilecekler Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası (4A) kapsamında sigortalı sayılacak. Bu kişilere, Devlet Memurları Kanunundaki “sözleşmeli personel” (4B) hükmü kapsamında istihdam edilenlere ilişkin usul ve esaslar çerçevesinde iş sonu tazminatı ödenecek.

    PTT’deki mevcut personelin yeni istihdam rejimine geçiş süreci, kazanılmış haklar ve kamu yararı gözetilerek hükme bağlanıyor. Buna göre, 375 sayılı KHK ile Kanun’un ilgili hükümleri uyarınca PTT’de istihdam edilen mevcut personel, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden aybaşından itibaren “idari hizmet sözleşmeli personel” olarak istihdam edilecek.

    PTT’de 399 sayılı KHK ekindeki cetvellere tabi olarak çalışan personel bu hükmün yürürlük tarihinden itibaren 20 gün içinde bu Kanun’un “idari hizmet sözleşmeli personel” maddesi kapsamında istihdam edilmek üzere yazılı olarak PTT’ye talepte bulunabilecek. Talep tarihinden itibaren 30 gün içinde, talepte bulunan personel ile bu fıkrada öngörülen sınırlamalar çerçevesinde idari hizmet sözleşmesi imzalanacak. Sözleşme imzalanabileceklerin oranı yüzde 50 ile sınırlandırılacak. Talebin bu oranı geçmesi durumunda sırasıyla disiplin cezası almamış olanlara, PTT’deki hizmet süresi fazla olanlara ve yaşı daha büyük olanlara öncelik tanınacak.

    İdari hizmet sözleşmesi imzalanmayan personel diğer kamu kurum ve kuruluşlarına nakledilmek üzere bu hükmün yürürlük tarihinden itibaren 60 gün içinde istihdam fazlası personelin nakil işlemlerini yürüten kuruma bildirilecek. Bildirilen personelin atama teklifleri, ilgili personelin nakil işlemlerini yürüten kurumca, 90 gün içinde kamu kurum ve kuruluşlarının hizmet ihtiyaçları ve personelin il tercihleri göz önünde bulundurularak Özelleştirme ve Uygulamaları Hakkında Kanun’un “kuruluşlardaki personelin nakli” başlıklı hükmünde belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde gerçekleştirilecek. Ancak söz konusu hüküm uyarınca Özelleştirme Fonu’ndan veya Hazineden karşılanması öngörülen ödemeler PTT tarafından karşılanacak.

    Yapılacak atamalar için uygun boş kadro bulunmaması halinde, atama onayının alınmasıyla birlikte başka bir işleme gerek kalmaksızın söz konusu kadrolar ihdas edilmiş ve kurumların kadro cetvelinin ilgili bölümlerine eklenmiş, bu şekilde ihdas edilen kadrolar herhangi bir nedenle boşalması halinde ise başka bir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılacak. Gerçekleştirilen ihdas ve iptal işlemleri kamu personel bilgi sisteminin bulunduğu kuruma bir ay içinde bildirilecek.

    İdari hizmet sözleşmeli olarak istihdam edilenlerin, ilgili mevzuat hükümlerine göre PTT’de daha önceki istihdam edildikleri statülerinde geçirdikleri hizmet süreleri “idari hizmet sözleşmeli personel” hükmü kapsamında geçmiş sayılacak.

    İdari hizmet sözleşmeli olarak istihdam edilenlere emeklilik ikramiyesi veya iş sonu tazminatı ödenmeyecek. Bu personelin önceden emeklilik ikramiyesi veya iş sonu tazminatı ödenmiş süreleri hariç, emeklilik ikramiyesi veya iş sonu tazminatına esas olan toplam hizmet süreleri, “idari hizmet sözleşmeli personel” hükmüne göre ödenecek iş sonu tazminatının hesabında dikkate alınacak.

    Siber Güvenlik Başkanlığı

    Teklifle Siber Güvenlik Kanunu’na geçiş hükümleri ekleniyor. Buna göre, Siber Güvenlik Başkanlığına devredilen görev ve yetkiler bakımından Siber Güvenlik Başkanlığı tarafından ikincil düzenlemeler çıkarılana kadar mevcut düzenlemelerin uygulanmasına devam edilecek ve bu düzenlemelerde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna ve Telekomünikasyon İletişim Başkanlığına yapılan atıflar Siber Güvenlik Başkanlığına, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kuruluna, Telekomünikasyon Kuruluna, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanına ve Telekomünikasyon İletişim Başkanına yapılan atıflar Siber Güvenlik Başkanına yapılmış sayılacak.

    Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığına (BTK) ait ve bu düzenlemeyle Siber Güvenlik Başkanlığına devredilen görev ve yetkiler bakımından bu görev ve yetkiler kapsamında kullanılan her türlü taşınır, bilgi işlem altyapısı ve sistemler, veri merkezi, taşıt, araç, gereç ve malzeme, fiziki ve elektronik ortamdaki her türlü kayıt ve doküman ile diğer her türlü varlık ile söz konusu faaliyetlerin yürütülmesinden doğan her türlü borç ve alacaklar, hak ve yükümlülükler, bu hükmün yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 3 ay içerisinde ve mezkur görev ve yetkilerin ifasına uygun şekilde Siber Güvenlik Başkanlığına devredilecek.

    Öte yandan teklifle, Siber Güvenlik Başkanlığına devredilecek görev ve yetkiler ile diğer kurumlardan Başkanlığa geçiş yapacak personele ilişkin düzenlemeye gidiliyor.

    Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu, İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun, Elektronik Haberleşme Kanunu ile Siber Güvenlik Kanunu’nda yapılan değişikliklerle, alan adı ile internet altyapısının yönetimi, iletişimin tespiti ve analizi gibi siber güvenliğin ayrılmaz bileşenlerini oluşturan alanlardaki yetkiler Siber Güvenlik Başkanlığında tek çatı altında toplanacak.

    Bu hüküm 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecek.

    Ulaştırma ve alt yapı alanına ilişkin düzenlemeler

    Teklifle 375 sayılı KHK’de yapılan düzenlemeyle, il ve bölge müdürü kadro veya pozisyonları, üst kademe kamu yöneticisi kadro, pozisyon ve görevlerine Cumhurbaşkanlığı kararnamesinde yer alan şartları taşımak kaydıyla Devlet Memurları Kanunu’nun ilgili hükmüyle sağlanan atama muafiyet ve istisnalarının dışına çıkarılacak.

    Anayasa Mahkemesi iptal kararı doğrultusunda Ulaştırma ve Altyapı Alanına İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’de değişiklik yapılıyor. Buna göre, kara, deniz ve demir yoluyla yapılan taşımacılıklardaki kural ihlallerinde Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca uygulanacak idari para cezaları belirleniyor.

    Teklifle, 655 sayılı KHK’ye “Döner sermaye işletmesi hesabına yatırılacak ücretler” başlıklı hüküm ekleniyor. Bu kapsamda Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca verilecek her türlü yetki belgesi, işletme ruhsatı, çalışma ruhsatı, lisans, imtiyaz hakkı belgesi, tahsis belgesi, tescil belgesi, izin belgesi, emniyet belgesi, taşıt belge ve kartları, geçiş belgeleri, yola elverişlilik sertifikası, denize elverişlilik sertifikası, gürültü sertifikası, her türlü mesleki yeterlik belgesi ve benzeri belgelerin ücretleri Bakanlık döner sermaye işletmesi muhasebe birimi hesaplarına yatırılacak.

    Bakanlık hizmet birimlerince ücretli olarak verilecek her türlü teknik test, kontrol, rapor ve benzeri hizmetler, araştırma ve geliştirme hizmetleri, deniz dibi tarama hizmetleri, her türlü gemi sürvey ve denetim hizmetleri, deniz emniyetine yönelik acil müdahale hizmetleri, müşavirlik hizmetleri ile mesleki ve teknik eğitim, kurs, seminer ve benzeri hizmetlerin ücretlerin yatırılmasında da aynı hesaplar kullanılacak.

    Teklife 4 yeni madde ihdas edildi

    Komisyon görüşmeleri sırasında AK Parti’li milletvekillerinin imzasıyla teklife, 4 yeni madde ihdas edildi, bir maddenin de içeriği değiştirildi.

    Buna göre, Damga Vergisi Kanunu’nda, nükleer enerji santrali yatırımlarını teşvik etmek ve sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla düzenleme yapılıyor.

    Madde ile nükleer enerji santrali yatırımlarına ilişkin, nükleer enerji santrallerinden elektrik enerjisi üretimi faaliyetinde bulunmak için ön lisans ve/veya lisans alan tüzel kişilerin taraf olduğu kağıtlara damga vergisi istisnası sağlanıyor. Bu kapsamda, söz konusu şirketlerin münhasıran nükleer enerji santrali yatırımlarına ilişkin olarak gerek idare gerekse mal ve hizmet alımları, yatırım kredisi işlemleri dahil olmak üzere bütün işlemlerine yönelik kamu ve özel hukuk kişileri arasında düzenlenen kağıtlar istisna kapsamına alınıyor.

    Katma Değer Vergisi Kanunu’na eklecek geçici madde ile 31 Aralık 2045’e kadar uygulanmak üzere, nükleer enerji santrallerinden elektrik enerjisi üretimi faaliyetinde bulunmak için ön lisans ve/veya lisans alan mükelleflerin yatırım teşvik belgeleri kapsamında nükleer enerji santralleri yatırımlarına ilişkin inşaat işleri nedeniyle, maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yüklenilen ve takvim yılının 6 aylık dönemleri itibarıyla indirim yoluyla telafi edilemeyen katma değer vergisi, 6 aylık dönemleri izleyen 1 yıl içerisinde talep edilmesi halinde mükellefe iade edilecek.

    31 Aralık 2045’e kadar uygulanmak üzere, nükleer enerji santrallerinden elektrik enerjisi üretimi faaliyetinde bulunmak için ön lisans ve/veya lisans alan mükelleflerin yatırım teşvik belgeleri kapsamında nükleer enerji santralleri yatırımlarına ilişkin yapılacak makine ve teçhizat teslimleri katma değer vergisinden müstesna olacak. Bu kapsamda yapılan teslimler nedeniyle yüklenilen vergiler, vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan vergiden indirilecek, indirim yoluyla telafi edilemeyen vergiler istisna kapsamında işlem yapan mükellefin talebi üzerine iade edilecek.

    Yatırımın tamamlanmaması halinde zamanında alınmayan veya iade edilen vergiler yatırımcıdan, vergi ziyaı cezası uygulanarak gecikme faizi ile birlikte tahsil edilecek. Bu vergiler ile vergi cezalarında zaman aşımı, verginin tarhını veya cezanın kesilmesini gerektiren durumun meydana geldiği tarihi takip eden takvim yılının başından itibaren başlayacak.

    Cumhurbaşkanı, maddelerdeki 31 Aralık 2045 tarihlerini 31 Aralık 2050’ye kadar uzatmaya, Hazine ve Maliye Bakanlığı da bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olacak.

    Öte yandan, Kurumlar Vergisi Kanunu’na eklenecek geçici madde ile nükleer enerji santrallerinden elektrik enerjisi üretimi faaliyetinde bulunmak için ön lisans ve/veya lisans alan kurumların, nükleer enerji santrali yatırımları kapsamında sadece ilişkili şirketlere finansman temin eden kredi şirketlerinden yapılan borçlanmalar hariç olmak üzere, ana faaliyet konusuna uygun olarak faaliyette bulunan ve ortak veya ortakla ilişkili kişi sayılan banka veya benzeri kredi kurumlarından yapılan borçlanmalar 31 Aralık 2045’e kadar yüzde 25 olarak uygulanacak.

    Cumhurbaşkanı, bu süreyi 5 yıla kadar uzatmaya yetkili olacak.

    Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nda yapılan değişiklikle, oran farklılaştırma yetkisine “taşıtların çekiş sistemi” de ekleniyor.>>>AA

  • Hüseyin Çelik kimdir, hangi partiden? Şu an ne yapıyor?

    Hüseyin Çelik kimdir, hangi partiden? Şu an ne yapıyor?

    Haberin tüm detayları, Hüseyin Çelik’in kariyeri ve siyaset kulislerini hareketlendiren o tartışmanın perde arkası…

    Hüseyin Çelik Kimdir? (Hayatı ve Akademik Kariyeri)

    Hüseyin Çelik, 5 Mart 1959 tarihinde Van’ın Gürpınar ilçesinde dünyaya geldi. Köken olarak anne tarafından Kürt, baba tarafından ise Arap olan Çelik, eğitim hayatında edebiyat ve siyasi tarih alanlarına yöneldi:

    1983 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden mezun oldu. Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nde asistanlık yaparken akademik çalışmalarını ilerletti. 1988-1991 yılları arasında İngiltere’de Londra Üniversitesi School of Oriental and African Studies’de (SOAS) Jön Türkler ve Türk siyasi tarihi üzerine araştırmalar yürüttü.

    “Ali Suavi ve Dönemi” teziyle doktorasını tamamlayan Çelik, 1992’de yardımcı doçent, 1997’de ise doçent unvanını aldı. Türk siyasi tarihi ve Osmanlı düşünce hayatı üzerine yayımlanmış çok sayıda kitabı bulunmaktadır.

    Hüseyin Çelik Hangi Partiden?

    Hüseyin Çelik’in aktif siyaset hayatı merkez sağ kulvarında, Doğru Yol Partisi’nde (DYP) başladı ancak asıl tanınırlığını AK Parti hükümetlerindeki uzun bakanlık dönemleriyle kazandı:

    1999 genel seçimlerinde DYP’den Van Milletvekili seçilerek Meclis’e girdi.

    2001 yılında DYP’den istifa ederek AK Parti’nin kurucular kurulu arasında yer aldı. 2002 yılından itibaren sırasıyla:

    • 58. Hükümet: Kültür Bakanı

    • 59. ve 60. Hükümet: Millî Eğitim Bakanı (Bu dönemde müfredat değişiklikleri ve eğitim politikalarında en çok konuşulan isimlerden oldu.)

    • Parti Sözcülüğü: Uzun yıllar AK Parti Genel Başkan Yardımcılığı ve Parti Sözcülüğü görevlerini yürüttü. 21, 22 ve 23. dönemlerde Van, 24. dönemde ise Gaziantep Milletvekili olarak parlamentoda bulundu.

    Mustafa Varank ile Hüseyin Çelik Arasındaki “15 Temmuz” Tartışması Nedir?

    Hüseyin Çelik’in katıldığı yayında, “AK Parti halkın partisi olarak kuruldu ama son 10 yılda devletin partisi oldu, parti devletleşti. Eskiden Kemalist yargı vardı, şimdi kendi militan yargımızı oluşturduk. 15 Temmuz yargısı giyotin gibi kullanıldı, kurunun yanında yaşlar da yandı” şeklindeki eleştirileri iktidar kanadında büyük tepki çekti.

    Bu sözlere sosyal medya üzerinden çok sert yanıt veren AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Varank, geçmişe dönük çarpıcı bir iddiada bulundu:

    “O günlerde hem de AK Parti çatısı altında Hüseyin Çelik bize gelip; ‘Siz ne yaptığınızı zannediyorsunuz? Melek Anne (FETÖ firarisi Akın İpek’in annesi) çok çok üzgün. Böyle devam ederseniz başınıza ne geleceği belli olmaz’ diyerek aklınca bizi tehdit etti. Biz onun nasıl bir FETÖ postacısı olduğunu, bugün de hıncının neyden kaynaklandığını çok iyi biliyoruz.”

    Hüseyin Çelik Şu An Nerede, Ne Yapıyor?

    Aktif siyasetten ve AK Parti yönetiminden uzun süre önce çekilen Hüseyin Çelik, günümüzde ağırlıklı olarak akademik, entelektüel ve sivil toplum faaliyetlerine odaklanmış durumdadır:

    Kültür, edebiyat, felsefe ve düşünce hayatına yönelik projeler üreten Hece Vakfı’nın Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürütmektedir.

    Siyasi tarih araştırmalarına devam eden Çelik, belirli aralıklarla konuk olduğu dijital medya kanallarında, televizyon programlarında ve yazdığı makalelerde eğitim politikaları ile güncel siyasi gelişmelere ilişkin muhalif çıkışları ve eleştirel analizleriyle dikkat çekmektedir.

  • Arkadaş olan Porsuk’un, ilk kez kendi yuvasına gelmesi, çakalı çok fazla sevindiriyor…

    Arkadaş olan Porsuk’un, ilk kez kendi yuvasına gelmesi, çakalı çok fazla sevindiriyor…

    📶https://kanal3.com.tr/
    Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Ederek Son Dakika Haberleri Alabilirsiniz;
    İnstagram : https://www.instagram.com/kanal3tv
    Facebook : <a href=”https://www.facebook.com/kanal3tv” target=”_blank” rel=”nofollow”>https://www.facebook.com/kanal3tv
    X: https://x.com/kanal3tv
    Telegram : https://t.me/kanal3_tv
    Whatsapp : https://whatsapp.com/channel/0029VaFDm2rEKyZKvlSELq17
    Next : https://sosyal.teknofest.app/@kanal3tv

    #Kanal3AnaHaber #Kanal3Haber #Kanal3

  • Emekli maaş farkları ne zaman yatacak 2026 Temmuz? İşte detaylar!

    Emekli maaş farkları ne zaman yatacak 2026 Temmuz? İşte detaylar!

    Netleşen rakamların ardından gözler bu kez “2026 Temmuz emekli maaş farkları ne zaman yatacak?” ve “SSK, Bağ-Kur, memur emeklisi zamlı maaş ödeme tarihleri ne zaman?” sorularına çevrildi. İşte içinde bulunduğumuz 15 Temmuz 2026 Çarşamba günü itibarıyla en güncel zam oranları, yeni maaş hesaplamaları ve Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) ödeme takvimine dair tüm ayrıntılar…

    Temmuz 2026 Emekli Zam Oranları Ne Kadar Oldu?

    6 aylık enflasyon verilerinin tamamlanması ve toplu sözleşme şartlarının devreye girmesiyle birlikte farklı emekli gruplarının alacağı net zam oranları şu şekilde belirlendi:

    • SSK ve Bağ-Kur Emeklileri (4A – 4B): İlk 6 aylık enflasyon doğrultusunda yüzde 17,75 oranında zam alacak.

    • Memur ve Memur Emeklileri (4C): Toplu sözleşme hükümleri ve enflasyon farkı hesabı birleştiğinde yüzde 13,51 oranında artıştan yararlanacak.

    Maaş Farkları Ne Zaman Hesaplara Yatacak?

    Memur emeklileri ile dul ve yetim aylığı alan vatandaşlar, her ayın 1’i ile 5’i arasında maaşlarını peşin olarak aldıkları için Temmuz ayının başında zam oranları henüz ilan edilmemişti. Bu nedenle, 1-14 Temmuz tarihleri arasında oluşan yüzde 6,09’luk enflasyon farkı emeklilere ek ödeme olarak yansıtılacak.

    Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) maaş farkı ödeme tarihlerini önümüzdeki günlerde resmen ilan etmesi bekleniyor. Geçmiş dönem uygulamaları dikkate alındığında, temmuz ayı zam farklarının Temmuz ayının son haftası (24-31 Temmuz tarihleri arasında) emeklilerin banka ve PTT hesaplarına aktarılması öngörülüyor.

    Hak sahiplerinin mevcut maaş tutarlarına göre değişiklik gösterecek olan bu enflasyon farkı ödemeleri, kademeli olarak 13 bin 500 liraya varan tutarlarda hesaplara geçecek.

    SSK ve Bağ-Kur Emeklileri Zamlı Maaşlarını Ne Zaman Alacak?

    SSK ve Bağ-Kur (4A, 4B) kapsamındaki emekliler, memur emeklilerinden farklı olarak maaşlarını doğrudan zamlı olarak kendi normal ödeme günlerinde alacaklar. Bu gruptaki emekliler için ayrıca bir fark ödeme takvimi işletilmeyecek; her ay tahsis numarasının son hanesine göre belirlenen şu takvimde zamlı aylıklar ödenecek:

    SSK (4A) Emeklisi Ödeme Günleri

    • Tahsis numarasının son hanesi 9 olanlar her ayın 17’sinde,

    • Son hanesi 7 olanlar 18’inde, son hanesi 5 olanlar 19’unda, son hanesi 3 olanlar 20’sinde, son hanesi 1 olanlar 21’inde,

    • Son hanesi 8 olanlar 22’sinde, son hanesi 6 olanlar 23’ünde, son hanesi 4 olanlar 24’ünde, son hanesi 2 olanlar 25’inde ve son hanesi 0 olanlar her ayın 26’sında zamlı maaşlarına kavuşacak.

    Bağ-Kur (4B) Emeklisi Ödeme Günleri

    • Tahsis numarasının son hanesi 9, 7 ve 5 olanlar her ayın 25’inde,

    • Son hanesi 3 ve 1 olanlar her ayın 26’sında,

    • Son hanesi 8, 6 ve 4 olanlar her ayın 27’sinde,

    • Son hanesi 2 ve 0 olanlar ise her ayın 28’inde temmuz zammı yansıtılmış yeni aylıklarını çekebilecekler.

  • 15 Temmuz otobüsler ücretsiz mi? İşte ücretsiz olacak toplu taşıma hatları ve tüm detaylar

    15 Temmuz otobüsler ücretsiz mi? İşte ücretsiz olacak toplu taşıma hatları ve tüm detaylar

    İçinde bulunduğumuz 15 Temmuz 2026 Çarşamba günü itibarıyla Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ve büyükşehir belediyelerinin aldığı ücretsiz ulaşım kararlarının tüm ayrıntıları…

    15 Temmuz Bugün Toplu Taşıma Ücretsiz mi?

    Evet, bugün Türkiye genelindeki birçok önemli raylı sistem hattı ile büyükşehirlerdeki belediye otobüsleri ve metrolar ücretsizdir.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanan karar doğrultusunda, devlet bünyesindeki stratejik raylı hatlar gün boyunca vatandaşlara ücretsiz hizmet verecek. Bununla birlikte İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyükşehir belediyeleri de kendi meclis kararlarıyla şehir içi toplu taşımayı ücretsiz hale getirdi.

    Crowded urban street with a city bus stopped at a bus stop; dozens of pedestrians board or wait nearby, tall buildings in the background.

    15 Temmuz’da Hangi Hatlar Ücretsiz? (Marmaray, Başkentray, İZBAN)

    Resmi Gazete’de yer alan karar uyarınca, 15 Temmuz Çarşamba günü saat 00.00’dan başlayarak gece yarısına kadar ücretsiz olarak kullanılabilecek ulaşım hatları şunlardır:

    • Marmaray (İstanbul)

    • Başkentray (Ankara)

    • İZBAN (İzmir)

    • Sirkeci-Kazlıçeşme Raylı Sistem Hattı

    • Gayrettepe-İstanbul Havalimanı-Arnavutköy Metro Hattı

    Ek Bilgi: Halkalı-Arnavutköy Metro Hattı da devam eden açılışa özel kampanya kapsamında 31 Temmuz 2026 tarihine kadar ücretsiz hizmet vermeyi sürdürecektir.

    İstanbul’da Otobüs, Metro ve Metrobüs Ücretsiz mi?

    Crowded urban bus stop with a long line of pedestrians on a central platform between lanes of buses and cars on each side.

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Meclisi’nin aldığı karar doğrultusunda, İstanbul’da yaşayan vatandaşlar şehir içi seyahatlerinde ücret ödemeyecek.

    • Geçerli Olan Araçlar: İETT otobüsleri, metrobüs, şehir hatları vapurları, metro, tramvay ve füniküler hatları gün boyunca ücretsiz olacak.

    • Kullanım Şartı: Vatandaşların turnikelerden ve otobüs içi doğrulama cihazlarından İstanbulkart’larını okutmaları gerekmektedir. Geçişler karttan bakiye düşmeden (0 TL olarak) tamamlanacaktır.

    Ücretsiz Ulaşım Uygulaması Ne Zaman Sona Erecek?

    15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü için özel olarak hazırlanan bu uygulama, 15 Temmuz 2026 Çarşamba günü saat 23.59 itibarıyla sona erecektir. 16 Temmuz Perşembe sabahı ilk seferlerle birlikte tüm ulaşım araçlarında normal ücret tarifesine geri dönülecektir.

  • Var Mısın Yok Musun Esra Erol Hakan Temiz’in milyonluk pişmanlığı: Altın borcu için yarıştı, dev fırsatı kaçırdı

    Var Mısın Yok Musun Esra Erol Hakan Temiz’in milyonluk pişmanlığı: Altın borcu için yarıştı, dev fırsatı kaçırdı

    Bankanın 260 bin TL’lik teklifine “Evet” diyen yarışmacının kendi kutusundan çıkan rakam ve kaçırdığı milyonluk fırsat stüdyoda büyük şaşkınlık yarattı. İşte Var Mısın Yok Musun’da yaşanan o unutulmaz anların detayları…

    Altın Borcu İçin Geldi, 260 Bin TL’lik Teklifi Kabul Etti

    Yarışmanın başından itibaren oldukça iddialı bir performans sergileyen ve kırmızı kutuları ustalıkla eleyen Hakan Temiz, son turlara doğru kritik kararlarla yüzleşmek zorunda kaldı. “Altın borcum var, onu kapatmak için buradayım” diyen Temiz, ilerleyen bölümlerde artan baskı ve risk faktörü nedeniyle daha temkinli adımlar atmayı tercih etti.

    Bankanın telefonundan gelen 260 bin TL’lik teklif karşısında uzun süre düşünen yarışmacı, elindeki parayı riske atmak istemediğini belirterek teklifi kabul etti ve kutusunu açtırmadan yarışmaya veda etti.

    Kutusundan 500 Bin TL Çıktı, 1 Milyon 850 Bin TL’lik Fırsat Kaçtı!

    Yarışmacının teklifi kabul etmesinin ardından heyecan fırtınası asıl o zaman koptu. Esra Erol, Hakan Temiz’in bankaya 260 bin TL’ye sattığı kendi kutusunu açtığında stüdyoda derin bir sessizlik oldu; yarışmacının kutusundan tam 500 bin TL çıktı!

    Geceye damga vuran en büyük şok ise bankanın yeni teklifinin açıklanmasıyla yaşandı. Esra Erol, yarışmacı 260 bin TL’yi kabul etmeyip bir tur daha devam etseydi, bankanın kendisine 1 milyon 850 bin TL önereceğini açıkladı. Büyük bir fırsatı elinin tersiyle ittiğini anlayan Hakan Temiz, üzüntüsünü şu sözlerle dile getirdi:

    “Rekoru kıracaktım ama gerçekten çok güzel bir tablo ortaya çıktı. Ya kutumda 500 bin TL ya da 5 milyon TL var diyerek devam etmeyi düşünmüştüm…”

    “Beni Tek Seven Kadın Annemmiş” Sözleri Stüdyoyu Ağlattı

    Kaçırdığı milyonluk ödülden ziyade, Hakan Temiz’in stüdyoda paylaştığı hayat hikayesi izleyenleri derinden sarstı. 1974 yılında Samsun’un Bafra ilçesinde dünyaya gelen ve 15 yaşında babasını kaybederek hayata erken yaşta atılmak zorunda kalan Temiz, yaşadığı zorlukları tüm içtenliğiyle anlattı.

    Sağlık sorunları yaşayan annesine 5 yıl boyunca gözü gibi baktığını ve onun vefatının hayatının en karanlık günü olduğunu belirten yarışmacı, iki başarısız evlilik geçirdiğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı:

    • “Beni hayatta hiç kimse sevmedi. Beni tek seven kadın annemmiş.”

    • “Ana gibi yar, Kâbe gibi diyar olmaz…”

  • 15 Temmuz’un kaçıncı yılı? 15 Temmuz darbe girişimi ne zaman, saat kaçta, nerede oldu? 

    15 Temmuz’un kaçıncı yılı? 15 Temmuz darbe girişimi ne zaman, saat kaçta, nerede oldu? 

    Tarihi zafere tanıklık eden vatandaşlar arama motorlarında “15 Temmuz’un kaçıncı yılı?”, “Hain darbe girişimi ne zaman, saat kaçta başladı ve nerede oldu?”, “15 Temmuz’da kaç şehit verdik?” sorularına yanıt arıyor. İşte milli iradenin destan yazdığı o karanlık gecede yaşananlar ve tüm detaylar…

    15 Temmuz’un Kaçıncı Yılı?

    FETÖ/PDY terör örgütü tarafından gerçekleştirilen hain darbe girişiminin üzerinden tam 10 yıl geçmiştir. 15 Temmuz 2016 tarihinde yaşanan bu hain kalkışma, aziz milletimizin canı pahasına gösterdiği kahramanca direnişle bastırılmış ve bugün 10. yıl dönümünde bir kez daha saygı, minnet ve rahmetle anılmaktadır.

    15 Temmuz’da Kaç Kişi Şehit Oldu, Kaç Gazi Var?

    Milli iradeyi korumak için tankların, kurşunların ve bombaların önüne siper olan kahramanlarımızdan:

    • 251 vatandaşımız şehit düşmüştür.

    • 2 bin 193 vatandaşımız ise gazi unvanı almıştır.

    Ayrıca operasyonlar esnasında etkisiz hale getirilen darbe yanlısı askerlerle birlikte toplam can kaybı 300’e yaklaşmıştır.

    15 Temmuz Gecesi Ne Oldu? Saat Saat Yaşananlar

    15 Temmuz 2016 gecesi, Türkiye Cumhuriyeti’nin anayasal düzenini ve demokrasisini hedef alan hain girişim şu kronolojiyle gelişti:

    İstanbul’da Boğaziçi (şimdi 15 Temmuz Şehitler Köprüsü) ve Fatih Sultan Mehmet köprüleri, bir grup rütbeli asker ve askeri öğrenci tarafından çift yönlü olarak trafiğe kapatıldı. TRT ekranları ve TSK’nın resmi internet sitesi ele geçirilerek “Yurtta Sulh Konseyi” adına korsan bir sıkıyönetim ve sokağa çıkma yasağı bildirisi okutuldu.

    TBMM Başkanı ve yaklaşık 50 milletvekili içerideyken, darbeci askerlerin kontrolündeki F-16 savaş uçakları Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni tam dört kez bombaladı. Beştepe’deki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ve Ankara Emniyet Müdürlüğü de hava saldırılarının hedefi oldu. Muğla’nın Marmaris ilçesinde bir otelde bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a karşı darbeci timler tarafından suikast girişimi düzenlendi.

    Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar başta olmak üzere çok sayıda üst düzey komutan darbeciler tarafından Akıncı Üssü’nde rehin tutuldu.

    Tarihin Akışını Değiştiren Çağrı: “Meydanlara Çıkın!”

    Olayların kritik bir evreye ulaştığı saatlerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CNN Türk ekranlarında Hande Fırat ile gerçekleştirdiği tarihi FaceTime bağlantısıyla halka seslendi:

    “Milletimizi illerimizin meydanlarına davet ediyorum. Havalimanlarına davet ediyorum. Milletçe meydanlarda, havalimanlarında toplanalım ve bu azınlık grubu tanklarıyla, toplarıyla gelsinler halka ne yapacaklarsa orada yapsınlar.”

    Bu çağrının ardından milyonlarca vatandaş sokaklara dökülerek tankların önüne durdu, canları pahasına kışlaların ve stratejik noktaların önünü kapatarak darbe girişimini 16 Temmuz sabahı itibarıyla tamamen bastırdı.

  • 15 Temmuz’da bankalar açık mı? 15 Temmuz Çarşamba EFT, havale ve FAST işlemleri nasıl yapılacak?

    15 Temmuz’da bankalar açık mı? 15 Temmuz Çarşamba EFT, havale ve FAST işlemleri nasıl yapılacak?

    Çarşamba günü itibarıyla kamu ve özel bankalarının çalışma düzeni, para transferi (EFT, Havale, FAST) kuralları ve işlemlerin normale döneceği tarih ile ilgili tüm ayrıntılar…

    15 Temmuz Çarşamba Bugün Bankalar Açık mı?

    15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü, 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun uyarınca resmi tatil statüsündedir. Bu nedenle, Türkiye genelinde faaliyet gösteren Ziraat Bankası, Vakıfbank, Halkbank gibi kamu bankaları ile Garanti BBVA, İş Bankası, Yapı Kredi, Akbank gibi özel bankaların tüm fiziksel şubeleri bugün hizmet vermeyecektir.

    Banka şubelerinden yüz yüze gerçekleştirilmesi gereken işlemler (gişe işlemleri, fiziki para yatırma/çekme, hesap açma, ıslak imzalı kredi başvuruları vb.) için bir sonraki mesai günü olan 16 Temmuz Perşembe gününün beklenmesi gerekmektedir.

    15 Temmuz’da İnternet Bankacılığı, EFT, Havale ve FAST İşlemleri Nasıl Yapılacak?

    Fiziki şubeler kapalı olsa da bankaların dijital kanalları, ATM’leri ve mobil uygulamaları kesintisiz olarak çalışmaya devam edecektir. Ancak resmi tatil gününde para transferi limitleri ve kuralları değişiklik göstermektedir:

    • FAST (7/24 Kesintisiz Transfer): Farklı bankalar arasındaki para transferleri için FAST sistemi resmi tatil gününde de kesintisiz çalışır. Belirlenen işlem limitleri dahilinde göndereceğiniz tutarlar anında alıcının hesabına geçer.

    • Havale (Aynı Banka İçi Transfer): Aynı bankanın hesapları arasında yapacağınız para transferleri (havale), herhangi bir gün ve saat kısıtlaması olmaksızın anında karşı hesaba aktarılır.

    • Standart EFT (Farklı Bankalar Arası): Farklı bankalar arasında yapılan ve FAST limitlerini aşan standart EFT işlemleri resmi tatil gününde askıda kalır. Bugün yapacağınız EFT’ler, ilk iş günü olan 16 Temmuz Perşembe sabahı saat 09.00 itibarıyla alıcının hesabına yansıtılır.

    • ATM ve Mobil Şubeler: Banka ATM’lerinden para çekme, yatırma, fatura ödeme ve şifre işlemleri ile mobil bankacılık üzerinden kredi kartı borcu ödeme, döviz alım-satım gibi dijital işlemler 15 Temmuz günü boyunca 7/24 aktiftir.

    Bankalar Ne Zaman Normal Çalışma Düzenine Dönecek?

    Resmi tatilin sona ermesinin ardından, Türkiye genelindeki tüm banka şubeleri 16 Temmuz 2026 Perşembe günü saat 09.00 itibarıyla kapılarını açarak normal çalışma saatleri düzeninde hizmet vermeye başlayacaktır.

  • 15 Temmuz eczaneler açık mı? Eczaneler saat kaçta açılıyor? Nöbetçi eczane sorgulama ekranı!

    15 Temmuz eczaneler açık mı? Eczaneler saat kaçta açılıyor? Nöbetçi eczane sorgulama ekranı!

    15 Temmuz 2026 Çarşamba günü itibarıyla Türkiye genelinde eczanelerin çalışma düzeni, nöbetçi eczane sorgulama detayları ve sağlık kurumlarının son durumu…

    15 Temmuz Bugün Eczaneler Açık mı, Kapalı mı?

    Hayır, bugün normal mahalle ve cadde eczaneleri kapalıdır.

    15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü, 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun kapsamında resmi tatil olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle, Türkiye genelindeki standart eczaneler bugün normal mesai düzeninde hizmet vermeyecektir.

    Bugün Nöbetçi Eczaneler Çalışıyor mu?

    Evet, nöbetçi eczaneler 24 saat esasına göre kesintisiz hizmet vermektedir.

    Vatandaşların acil ilaç ihtiyaçlarının aksamaması adına her il ve ilçede Eczacı Odaları tarafından önceden belirlenen nöbetçi eczaneler, 15 Temmuz Çarşamba günü boyunca ve gece saatlerinde açık kalarak hizmet sunmaya devam edecektir.

    Size En Yakın Nöbetçi Eczaneyi Nasıl Öğrenebilirsiniz?

    Bulunduğunuz bölgedeki aktif nöbetçi eczaneleri öğrenmek için şu yöntemleri kullanabilirsiniz:

    • e-Devlet Üzerinden: T.C. Sağlık Bakanlığı’nın e-Devlet kapısındaki “Nöbetçi Eczane Sorgulama” hizmetini kullanabilirsiniz.

    • Eczacı Odaları Web Siteleri: İlinizin Eczacı Odası (örneğin; İstanbul Eczacı Odası, Ankara Eczacı Odası vb.) resmi internet sitesinde yer alan güncel listeleri kontrol edebilirsiniz.

    • Eczane Vitrinleri: Kapalı olan en yakın eczanenin camında/vitrininde o gün bölgede nöbetçi olan eczanelerin adres ve telefon bilgileri tabela olarak asılı bulunmaktadır.

    Eczaneler Ne Zaman Normal Çalışma Düzenine Dönecek?

    Resmi tatilin tamamlanmasının ardından, tüm eczaneler 16 Temmuz 2026 Perşembe günü sabahı itibarıyla normal çalışma saatleri olan 09.00 – 19.00 düzeninde hizmet vermeye yeniden başlayacaktır.

    Bugün Diğer Sağlık Kurumları Açık mı? (Hastaneler, Sağlık Ocakları)

    Devlet hastaneleri ve üniversite hastanelerinde bugün poliklinik hizmetleri verilmemektedir. Ancak acil servis üniteleri ile 112 Acil Sağlık ekipleri 24 saat kesintisiz olarak hizmete devam etmektedir.

    Aile Sağlığı Merkezleri (ASM) resmi tatil nedeniyle bugün tamamen kapalıdır. Aile hekimleri perşembe günü mesaiye başlayacaktır.

  • 15 Temmuz borsa açık mı? İşte borsa çalışma gün ve saatleri

    15 Temmuz borsa açık mı? İşte borsa çalışma gün ve saatleri

    15 Temmuz 2026 Çarşamba günü itibarıyla Borsa İstanbul’un çalışma durumu, takas günü değişiklikleri ve işlemlerin yeniden başlayacağı tarih ile ilgili tüm detaylar…

    15 Temmuz Çarşamba Bugün Borsa Açık mı?

    15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü, 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun kapsamında resmi tatil statüsünde kabul edilmektedir. Bu nedenle Borsa İstanbul çatısı altında faaliyet gösteren Pay Piyasası, Borçlanma Araçları Piyasası, Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası (VİOP) ve Kıymetli Madenler Taşlar Piyasası da dahil olmak üzere tüm piyasalarda işlemler durdurulmuştur. bugün herhangi bir hisse alımı, satımı, varant ve fon işlemi ile emir girişi gerçekleştirilemeyecektir.

    Borsa Ne Zaman Açılacak? 

    Borsa İstanbul, resmi tatilin sona ermesinin ardından 16 Temmuz 2026 Perşembe sabahı itibarıyla kapılarını yeniden açacak ve normal seans takvimine geri dönecektir.

    Perşembe günü itibarıyla işlem saatleri şu şekilde işleyecektir:

    • 09.40 – 09.55: Açılış Seansı

    • 09.55 – 10.00: Eşleştirme Seansı

    • 10.00 – 18.00: Sürekli İşlem

    • 18.01 – 18.05: Kapanış Seansı

    • 18.08 – 18.10: Marjlı Kapanış / Kapanış Fiyatından İşlemler

    Takas Günleri Yeniden Planlandı! (T+2 Süreci Nasıl İşleyecek?)

    15 Temmuz Çarşamba gününün resmi tatil olması sebebiyle aracı kurumlar ve yatırımcılar için takas günleri (T+2 takas süresi) yeniden düzenlendi. Bu süreçte işlemlerin takas tarihleri şu şekilde güncellenmiştir:

    • 13 Temmuz Pazartesi günü gerçekleştirilen işlemlerin takas işlemleri, 16 Temmuz Perşembe günü yapılacaktır.

    • 14 Temmuz Salı günü gerçekleştirilen işlemlerin takas işlemleri ise 17 Temmuz Cuma günü gerçekleştirilecektir.

  • Küçük kızın kalbi parçalandı…

    Küçük kızın kalbi parçalandı…

    Küçük kızın kalbi parçalandı…

    📶https://kanal3.com.tr/
    Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Ederek Son Dakika Haberleri Alabilirsiniz;
    İnstagram : <a href="https://www.instagram.com/kanal3tv" target="_blank" rel=”nofollow”>https://www.instagram.com/kanal3tv
    Facebook : https://www.facebook.com/kanal3tv
    X: https://x.com/kanal3tv
    Telegram : https://t.me/kanal3_tv
    Whatsapp : https://whatsapp.com/channel/0029VaFDm2rEKyZKvlSELq17
    Next : https://sosyal.teknofest.app/@kanal3tv

    #Kanal3AnaHaber #Kanal3Haber #Kanal3

  • Eroğlu: 15 Temmuz Aziz Milletimizin kahramanlık destanı yazdığı tarihtir!

    Eroğlu: 15 Temmuz Aziz Milletimizin kahramanlık destanı yazdığı tarihtir!

    Aziz Şehitlerimizi Rahmetle Yâd ediyor, gazilerimize şükranlarımı sunuyorum.
    15 Temmuz 2016 tarihinde hain FETÖ terör örgütünün darbe teşebbüsünde; ülkemizin istikbalini korumak için uçakların, tankların, kurşunların karşısına dikilen aziz vatandaşlarımız büyük bir kahramanlık göstermiştir. Hain darbe teşebbüsünde şehit olan 252 vatan evladına Allah’tan rahmet niyaz ediyorum, gazilerimize Allah’tan sıhhat, afiyet ve hayırlı bir ömür temenni ediyorum.

    Eroğlu: 15 Temmuz Aziz Milletimizin kahramanlık destanı yazdığı tarihtir! Eroğlu: 15 Temmuz Aziz Milletimizin kahramanlık destanı yazdığı tarihtir! Eroğlu: 15 Temmuz Aziz Milletimizin kahramanlık destanı yazdığı tarihtir! Eroğlu: 15 Temmuz Aziz Milletimizin kahramanlık destanı yazdığı tarihtir! Eroğlu: 15 Temmuz Aziz Milletimizin kahramanlık destanı yazdığı tarihtir! Eroğlu: 15 Temmuz Aziz Milletimizin kahramanlık destanı yazdığı tarihtir! Eroğlu: 15 Temmuz Aziz Milletimizin kahramanlık destanı yazdığı tarihtir!
    Üzerinde hür bir şekilde nefes aldığımız, yaşadığımız, hayatımızı sürdürdüğümüz bu topraklar bize şehit ve gazilerimizin emanetidir. Her karışı şehit kanlarıyla yoğrulmuş bu topraklar, aynı zamanda dünyanın en büyük şehitliğidir. Türkiye, dün olduğu gibi bugün de şehit ve gazilerinin fedakârlıkları sayesinde dimdik ayaktadır.

    Milletimizin Feraseti ve Kahramanlığı En Büyük Gücümüzdür…

    Türkiye, demokratik ve hür bir ülkedir. Ancak yabancı istihbarat teşkilatlarının
    güdümünde ülkemizi bölmek, parçalamak ve hatta işgal ettirmek için kullanılan
    tarihimizin en sinsi ve en alçak hain FETÖ terör örgütü, bundan tam 10 yıl önce 15 Temmuz 2016 gecesi tarihimizin en hain ve kanlı darbe girişiminde
    bulunmuştur. Anadolu’nun fedakâr, cefakâr insanlarının temiz, masumane ve dini duygularını istismar eden bu alçak ve hain örgüt; en büyük ihaneti yapmıştır.
    15 Temmuz’daki darbeye teşebbüs eden caniler, Egemenliğimizin ve demokrasimizin timsali olan Türkiye Büyük Millet Meclisini dahi bombalama alçaklığını göstermişlerdir. Hamdolsun, milletin iradesine de evine de uzanan eller, bizzat millet tarafından kırılmıştır. Hiçbir darbe, hiçbir darbe girişimi yapanların yanına kâr kalmamıştır.

    Türkiye, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü liderliğinde;
    FETÖ terör örgütü başta olmak üzere PKK, DEAŞ, YPG gibi bütün terör örgütleriyle kararlı bir şekilde mücadele etmeye devam edecektir. Ülkemizin birlik ve beraberliğine kast eden hiçbir unsura asla müsaade etmeyecektir.

    Fetö Terör Örgütünün 15 Temmuz 2016 Günkü darbe teşebbüsü, aziz milletimizin feraset ve kahramanlığı ile önlenmiştir. Ayrıca Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın cesareti ve halkı meydanlara çağırması ülkemizin işgal girişiminin önlenmesinde çok etkili olmuştur.
    Ayrıca hükümetimizin ve milletvekillerin direnişini de takdirle anmak gerekir.
    Allah bir daha böyle ihanetler ve hainlikleri milletimize yaşatmasın.
    Kahraman milletimizin vatan, bayrak ve ezan aşkı ile şanlı bayrağımız ilelebet bu topraklarda dalgalanacak ve minarelerden ezanlar her daim okunacaktır.

    O tarihlerde Orman ve Su İşleri Bakanı olduğumdan o günleri bizzat yaşadım. Bu yüzden o günlerdeki hatıralarımın gençlerimize aktarılması için bu yazıyı kaleme aldım:

    Prof. Dr. Veysel EROĞLU’nun 15-16 Temmuz 2016 Gecesindeki 29 Saati…
    15 Temmuz Cuma günüydü. O haftaki Bakanlar Kurulunda 16 Temmuz Cumartesi günü İstanbul’da bir Ekonomik Kurul Toplantısı yapılması kararlaştırılmıştı. Tabi ben de 15 Temmuz 2016 Cuma günü akşamdan İstanbul’a gitmek için 17.10 uçağı ile Ankara’dan Atatürk Havaalanı’na hareket ettim. Genelde havaalanına gelince öncü ve artçı araçlar vardı, onları gerek yok diye gönderdim. Bizim basit bir araçımız vardı. Şoförüme “Nereden geçelim?” diye sordum. “Efendim, Fatih Sultan Mehmet Köprüsünden geçersek daha rahat olur. Belki Boğaziçi Köprüsü (ismi sonradan 15 Temmuz Şehitler Köprüsü oldu) kalabalıktır” dedi.
    Neticede saat 21.30 civarında Fatih Sultan Mehmet Köprüsünden geçerken Asya Yakası’ndan Avrupa Yakası’na geçenlere askerlerin tanklarla mani olduklarını gördüm. Bir gariplik vardı. Ben sivil araçta eskort ve artçı olmaksızın sadece bir şoförle sessiz sedasız bir şekilde geçiyorduk. Fetöcü Askerler şöyle bir baktılar. Sade bir araç ve şoför, dolayısıyla bir vatandaş gibi karşıya geçtim. Bu sırada damadım İhsan aradı: “FETÖ ordudaki bazı askerleri ayaklandırmış.” dedi. Ben bunun üzerine hemen evi aradım. Dedim ki “Derhal evi terk edin”.
    Çünkü bu alçak FETO Terör Örgütü, onlara karşı çıktığım, onların taleplerini yerine getirmediğim için ayrıca FETOCU birkaç elemanı vazifeden uzaklaştırdığım için bana düşmanlardı, beni kara listeye almışlardı. Bu yüzden beni mutlaka arayacaklarını tahmin ediyordum. Evde refikam, oğlum ve kızım vardı. Onlar derhal evi boşalttılar. Ben de tabi eve gitmedim. Önce damadım İhsan’la buluştum. Damadım dedi ki “Bizim eve de gelebilirler.” Libadiye semtinde bir apartman dairesinde kalıyordu. Bunun üzerine başka bir yere geçtik.
    Ancak şunu öğrendik. Eşim, oğlum ve kızım evi boşalttıktan 15 dakika sonra özellikle siyah bir minibüs, plakası belli değil, eve gelmiş etrafı kuşatmış, zile basmışlar. Etrafı aramışlar. Tabi ışıklar falan yanmayınca belli bir süre beklemişler. Kimsenin olmadığına kanaat getirdikten sonra ayrılmışlar. Bu durumu kameralardan tespit ettik, bunu savcılığa bildirdik ama maalesef hiçbir netice çıkmadı. Sonradan komşularından öğrendik damadımın evine de gitmişler. Orada da kapıyı yoklamışlar. Komşularda evde kimse yok gittiler deyince defolup gitmişler. Yani bu FETO alçak terör örgütü mensupları bizi hem kendi evimde hem de damadımın dairesine giderek aramışlar.
    Bu sırada ben de damadımla Beykoz’daki bir eve gittik.
    Terör Örgütü FETÖ ordudaki bazı askerleri ayaklandırmış. Cumhurbaşkanımız da Marmaris’te risk altındaydı. Havaalanından damadımla buluşmak için geçerken, özellikle Cumhurbaşkanımızın koruması Muhsin’i aradım. “Alo Muhsin Bey, Cumhurbaşkanımız emniyette mi?
    Fetö ayaklanmış, ihtilal yapma teşebbüsü var.” deyince “Haberimiz oldu.” dedi.
    Sayın Cumhurbaşkanımız da Marmaris’te Otelden risk altında olduğundan hemen oradan bir havaalanına geçerek, uçakla Atatürk alanına gelmiş. Orada da gerçekten büyük tehlike atlatmış. Atatürk Havaalanında halka bir çağrı yaptı. Havaalanı insanlarla dolu. Fakat Jetler alçak uçuş yapıyordu.

    Bu arada Çengelköy’de bazı Fetöcüler halka ateş açtı. Birinci Boğaz Köprüsü dediğimiz, sonradan 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nde arbede yaşandı. Orada Fetöcü askerler ve subaylar vatandaşın üzerine ateş ettiler. Hatta açılış merasimlerini yapan Erol Olçok ve oğlu Abdullah Tayyip Olçok orada şehit düştü.
    Ankara’da bu sırada Türkiye Büyük Millet Meclisi, Özel Harekat, Özel Kuvvetler, Emniyet Müdürlüğü, Külliye vs pek çok yer bombalanmış.
    Biz de İhsan ile ne yapalım? diye düşündük. İstanbul’da Hafriyatçılar Birliğini aradık. “Bütün hafriyat kamyonlarını kışlaların önüne diziniz, tanklar, zırhlı araçlar…vs. dışarı çıkmasına müsaade etmeyin”. Ben onları takdir ediyorum,
    teşekkür ediyorum. Bütün kamyonlar kışla önlerine dizildi. Vatandaşlarımız da Sayın Cumhurbaşkanımızın çağrısı üzerine havaalanına gitti. İstanbul havaalanı doldu.
    Bu arada Milli Savunma Bakanı Fikri Işık gece yarısı beni aradı. Dedi ki; “Size özellikle Mamak’taki 4.Kolordu Komutanlığı’nın önünü ve yollarını kapatma vazifesi düştü.”
    Ben de hemen DSİ Genel Müdürü’nü, Orman Genel Müdürü’nü arayarak: “DSİ’nin büyük devasa iş makinelerimizi Mamak’taki 4.Kolordu Komutanlığı’nın önüne götürün ve kapının önüne dizin. Anahtarları alın ve oradan kaçın.” diye söyledim.
    DSİ, bunu çok güzel bir şekilde başardı. Orman Genel Müdürlüğünde dev iş makinaları vardı. “Mamak’taki yolları kapatın. Ateş açarlarsa bir sıkıntı olmasın, araçların anahtarlarını alıp ayrılın” diye talimat verdim.
    Ayrıca DSİ’ye ve OGM’ye diğer bölgelerdeki taşra teşkilatına talimatım ulaştırıldı. Misal olarak DSİ, Isparta’da Süleyman Demirel Havaalanı’nın önünü kapattı. Balıkesir’deki DSİ Bölge Müdürü çok güzel bir hareket yapmış. Balıkesir’deki askeri birliklerin çıkacağı yerin hemen birkaç kilometre ötesinde yola dozerler yığmış. Dozerlerle yola bir hendek açarak askeri araçların geçişini ve Balıkesir’e girişini önleyecek şekilde bir tertibat almışlar. Bunları duyunca gerecekten büyük gurur duydum.
    DSİ ve Orman teşkilatlarımızın, askeri araçların kışlalardan çıkışını engellemek için büyük emekleri var. Hatta Orman teşkilatımızın silahlı ekipleri var. Zira Orman Muhafaza Memurları silahlıdır. Bana şu kadar silahımız var onları kuşanıp silahlarla çıkalım mı diye sordular. Şu anda duruma bakalım. Sadece askerlerin çıkışını engelleyelim. Ama ikinci bir emire kadar bu silahları çıkarmayın karışıklık olabilir diye söyledim.
    Hatta gece de televizyona telefonla beyanat verdim. Bunun bir alçak Fetö Terör Örgütü darbesi teşebbüsü olduğunu ve kahraman ordumuzun ve aynı zamanda emniyet teşkilatımızın duruma hakim olduğunu, vatandaşların bu teröristleri göz açtırmamaları gerektiğini ve terör örgütünün başarılı olamadığını sabah 04.00 civarında bir televizyona bağlantı yaparak ilan ettim.
    Tabi gece uyumadık. Bir ara kaldığımız yerin civarında jetler alçaktan uçuşa yaptı. Damadım dedi ki “Sizin bulunduğunuz yeri telefon görüşmelerinden tespit ettiler.” Biz hemen bodruma indik. Çocuklar korktu. Zangır zangır camlar kırıldı. Yani çok büyük alçaklık hakikaten.
    Ben dedim ki “Burada beklemeyeyim. Sabah mutlaka Ankara’ya gideyim”. Durum çok karışıktı. Gene bir sivil araçla, özellikle sadece bir koruma alarak sivil araçla Düzce’ye kadar geldik. Düzce’ye kadar bir şoför, basit bir arabayla beni götürmüştü. Dikkatli bir şekilde vatandaş gibi Düzce’ye kadar geldik. Düzce’de bir araç daha değiştirdik. Oraya başka sivil plakalı araçla Ankara’ya vasıl olduk. Normal vatandaş gibi. Bakanlığa geçtim. Bakanlık işgal olmamıştı. Bakanlıkta arkadaşlarla toplantı yaptım. Bakanlığımız hemen Külliye’nin yanında. Yani ateş altında kalmış o civarda. Toplantıda DSİ ve Orman Genel Müdürlüğü’nün araçlarının yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi aldım.
    Akşama doğru Külliye civarındaki vatandaşları ve özel harekat polislerini ziyaret ettim. Hatta orada bir televizyona beyanat verdim. Oradan Mamak’a geçerek OGM personeli ile görüşüp, araç ve arozöz ile yolların kesildiği durumu gördük. Gerçekten OGM bütün yolları kapatmıştı. Orman Genel Müdürlüğü’nün büyük devasa araçları ve arazözler ile yolların tamamını kesmişler. Geçitlerine imkan vermemişler. Hatta ben bu araçların yanına varınca oradaki bütün personelimiz yanımıza geldi. Şoförler, diğer elemanlar, genel müdür yardımcıları, daire başkanları onlarla birlikte resim çektirdik.
    Akabinde Mamak 4. Kolordu Eşref Akıncı kışlasına geçtim. Devlet Su İşleri’nin dev iş makineleriyle kapatılmıştı. Çıkışa imkan verilmemişti. Oradan hiçbir zırhlı çıkamazdı. Orada her siyasi anlayıştan binlerce vatandaş kışlanın önünü dolmuştu. Ben bir iş makinesinin üzerine çıkarak vatandaşlara hitap ettim.
    Sonra biz burada niçin bekliyoruz diye düşünerek, Kışlaya girmek üzere nizamiyeye yaklaştım. Yanımda müsteşarım Akif Özkaldı ve genel müdürlerim de vardı. Nizamiyede askerlerle selamlaştık. Çok dikkat çekici bir şey oldu. Askerler beni görünce şaşırdı. Metin Paşa nerede? diye sordum. Metin Paşamız yoktu ama oradaki komutan sanıyorum Fetöcü idi. Nizamiyeye bir üsteğmen geldi. Bana baktı bir şey söylemeden içeri geçti. Allah Allah dedim ben oradaki askerlerle sohbet ederken Metin Paşa’yı bekliyorum. 15-20 dakika sonra başka
    bir üsteğmen geldi. Dedi ki “Sayın Bakanım Metin Paşa yolda geliyor.
    Kendisi Akıncılar Hava Üssü’nde yolda. Siz beklemek isterseniz, arzu ederseniz içeri buyurunuz” diye söyledi.
    Biz de bilmiyoruz meğer Polatlı’daki Füze ve Topçu Okulu Komutanı Fetöcüymüş, onu buraya 4.Kolordu Komutanı olarak göndermişler. Tabii ki durum aleyhlerine dönünce kışlanın önünde binlerce insan var. Fetöcü komutan bizi farkedince kendisini teslim almaya geldiğimizi zannederek arka taraftaki çıkış kapısından kaçmış. Zira ben içeri girmeden önce oradaki vatandaşlara ateşli bir konuşma yapmıştım. Fetö terör örgütünü lanetledim.

    Karargahta beklerken biraz sonra Metin Paşa geldi. Kucaklaştık. Metin Paşa’yı görünce çok sevindik. Metin Paşa anlattı. Cuma günü akşam saatinde valilikten aramışlar. Demişler ki “Genelkurmay Başkanlığı’nın binasının etrafında silah sesleri var.” Kendisi Garnizon Komutanı idi. 4’ncu Kolordu Komutanı aynı zamanda. Demiş ki ben o civardayım. Ve kendisi hemen Genelkurmay’a gitmiş. Fakat Genelkurmay’a gidince kapıdaki askerler içeri almamışlar. Kendisi bağırmış. “-Ben garnizon komutanıyım. Açın kapıyı” diye. Arkadan bir subay kapıyı açın demiş. Kapıyı açar açmaz üzerine çullanmışlar ve bağlamışlar. Paşamızı doğruca Akıncılar Hava Üssü’ne götürmüşler. Bizim kışlaya girmemizden 20 dakika sonra kurtulmuş. Biz beklerken geldi. Epeyce sohbet ettik. Neler yaşandığını anlattı.
    Çok değerli bir komutan olan Sayın Metin Gürak Paşamız önceki Genelkurmay Başkanımızdır.

    Artık sabaha karşı Fetö terör örgütünün darbe teşebbüsünün başarısız olduğu anlaşıldı. Sağ olsun 1’nci Ordu Komutanı da beyanat verdi. “Ordu içindeki bir takım terör örgütlerinin teşebbüsüdür.” Diye. Onun beyanatı da çok etkili oldu. Bazı bölgelerden sesler geldi. Ama ben şunu vurgulamak istiyorum, özellikle bu terör örgütü Türkiye’yi Amerika’ya teslim etmek için yapılmış çok planlı bir ihanetti. Fetö tamamen Amerika’nın uşağı bir şekilde çalışma yapmış. Türkiye’nin başına gelen bu ihanet, Türkiye için tarihindeki en alçak terör
    örgütlerinden birisinin yaptığı alçaklıktı.

    Sayın Cumhurbaşkanımızın konuşmaları Aziz Milletimize ziyadesiyle güven verdi. Bu şerefli milletin bir ferdi olarak ne kadar gurur duysak azdır. Aziz Milletimiz 15 Temmuz gecesi birlik ve beraberliğini bir kere daha muhteşem bir şekilde bütün Dünyaya göstermiştir. 15 Temmuz gecesi Çanakkale Harbimizin ruhunu taşıyan asil milletimizin feraseti, kahramanlığı ile birlik ve beraberliğini en güçlü şekilde göstererek Aziz Milletimizin ve devletimizin bekasına kasteden bedbahtlara, tarihin en manidar tokadı vurulmuştur. Bu zaferin esas sahibi milletimizdir. Herkes devletine, milletine, bayrağına sahip çıktı. 86 milyon vatandaşımıza, Şehit ve Gazilerimize şükran borçluyuz. Demokrasi Nöbetleriyle Bu Aziz Millet Vatan Aşkını Dünyaya Gösterdi…

    15 Temmuz darbe girişimi ile birlikte 81 il ve ilçelerimizde Aziz Milletimiz Demokrasi Nöbetlerine başladı. Milletimizin vatan şuuru bu nöbetlerde açıkça görülüyordu. Şanlı bir milletin torunları olduğumuzu bütün Dünyaya gösterdik. 15 Temmuzdan sonra 6 farklı ilimizde 9 ayrı demokrasi nöbetine katılarak aziz milletimizin vatan, bayrak ve ezan aşkına ortak olmuştuk. Bu illerimizden biri de memleketim Afyonkarahisar’dır. Şehitler diyarı Afyonkarahisar, Zafer Meydanında gerçekleştirdiği Demokrasi Nöbetleri ile hain darbe girişiminin dimdik karşısında durmuştur.

    15 Temmuz’u Unutmayacağız, Unutturmayacağız…

    15 Temmuz ihanetini ve aziz milletimizin bu ihanete verdiği cevap bizim için nesilden nesile aktarılması gereken kutlu bir emanettir. Bu emanete sahip çıkmak ise hepimizin boynunun borcudur. O karanlık gecede okunan ezanlar ve selalar kalplerimizi nasıl bütünleştirdiyse, inşallah bundan sonra da aynı inançla aynı heyecanla aynı kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz. Hain darbe teşebbüsünde şehadet şerbeti içen 252 kahraman şehidimizi minnet ve şükranla yad ediyorum. Gazilerimize de hayırlı uzun ömürler diliyorum.

    15 Temmuz gecesi büyük bir kahramanlık gösteren başta bütün vatandaşlarımız olmak üzere Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman askerlerine, Emniyet Teşkilatımızın kahraman polislerine de şükranlarımı arz ediyorum.

    Yüce Rabbimiz böyle acıları Aziz Milletimize yaşatmasın.

    Şanlı Bayrağımız, bu topraklarda ve mavi vatanımızda ilelebet dalgalanacaktır.

    15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günümüz kutlu olsun.

  • TRT 1 CANLI İZLE | Fransa – İspanya maçı ne zaman, saat kaçta, hangi kanalda?

    TRT 1 CANLI İZLE | Fransa – İspanya maçı ne zaman, saat kaçta, hangi kanalda?

    Dallas Stadyumu’nda oynanacak bu muazzam müsabakayı canlı ve şifresiz takip etmek isteyen sporseverler için 14 Temmuz 2026 Salı akşamı yayın saati, kanal bilgisi ve tüm detaylar…

    Fransa – İspanya Maçı Ne Zaman, Saat Kaçta?

    Soccer ball resting on a green grass field next to a white sideline.

    • Maçın Tarihi: 14 Temmuz 2026 Salı (Bugün)

    • Başlama Saati: TSİ 22.00

    • Stadyum: Dallas Stadyumu (70.000 kapasiteli)

    • Hakem: Ivan Barton (El Salvador)

    Soccer ball being kicked by a boot on wet grass with water spray and stadium lights.
    Soccer player kicks the ball vigorously at the stadium

    Fransa – İspanya Maçı Hangi Kanalda, Şifresiz mi?

    Fransa ile İspanya arasındaki bu tarihi yarı final mücadelesi Türkiye sınırları içinde TRT 1 ekranlarından canlı, şifresiz ve HD kalitesinde yayınlanacak.

    Ayrıca maçı internet üzerinden, mobilden veya tabletten takip etmek isteyen futbolseverler, TRT’nin dijital yayın platformu tabii ve TRT 1 internet sitesi üzerinden yayını donmadan, kesintisiz olarak canlı izleyebilecek. Karşılaşmayı radyodan dinlemek isteyenler için ise TRT Radyo 1 canlı yayın alternatifi sunacak.

    TRT 1 Frekans Ayarı

    TRT’nin uluslararası yayın hakları ve sinyal sınırlandırmaları gereği Dünya Kupası maçları esnasında televizyonunuzda “sinyal yok” veya “şifreli kanal” hatasıyla karşılaşmamak için uydu alıcınıza aşağıdaki güncel sinyal parametrelerini tanımlamanız gerekmektedir:

    • Uydu: Türksat 4A

    • Frekans: 11794 MHz

    • Polarizasyon: V (Dikey / Vertical)

    • Sembol Oranı (Symbol Rate): 30.000

    • FEC: 3/4

  • Kahramanmaraş deprem: Pazarcık 4.2 ile sallandı!

    Kahramanmaraş deprem: Pazarcık 4.2 ile sallandı!

    AFAD ve Kandilli Rasathanesi deprem verileri, depremin büyüklüğü, derinliği ve bölgedeki son durumun tüm detayları…

    AFAD Son Depremler: Kahramanmaraş Depreminin Büyüklüğü Kaç?

    AFAD Deprem Dairesi Başkanlığı’nın anlık olarak geçtiği verilere göre; Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesinde meydana gelen depremin detayları şu şekildedir:

    • Büyüklük: 4.2

    Depremin yerin yaklaşık 12 kilometre derinliğinde gerçekleştiği bildirildi. Yer kabuğuna yakın mesafede yaşanan bu deprem, sarsıntının yüzeyde daha kuvvetli hissedilmesine neden oldu.

    Çevre İllerde De Hissedildi: Herhangi Bir Hasar Var mı?

    Merkez üssü Pazarcık olan deprem; başta Gaziantep, Adıyaman, Malatya ve Şanlıurfa olmak üzere çevre şehirlerin sınır bölgelerinde de kısa süreli paniğe yol açtı.

    Sarsıntının hemen ardından AFAD, emniyet ve jandarma ekipleri bölgede hızlıca saha tarama faaliyetlerine başladı. Yetkililerden alınan ilk bilgilere göre; deprem nedeniyle an itibarıyla can kaybı, yaralanma ya da binalarda yıkım/hasar gibi herhangi bir olumsuz durum bildirilmemiştir. Ekiplerin tedbir amaçlı devriyeleri ve incelemeleri devam etmektedir.

  • TV100 canlı izle: Kesintisiz, donmadan şifresiz Fenerbahçe hazırlık maçı canlı nasıl izlenir?

    TV100 canlı izle: Kesintisiz, donmadan şifresiz Fenerbahçe hazırlık maçı canlı nasıl izlenir?

    Maçı donmadan, kesintisiz ve HD kalitesinde takip etmek isteyen taraftarlar için 14 Temmuz 2026 Salı akşamı TV100 canlı yayın izleme yöntemleri ve frekans bilgileri…

    TV100 Canlı Yayın Nasıl İzlenir?

    Fenerbahçe – LASK Linz hazırlık maçını bilgisayarınızdan, tabletinizden veya cep telefonunuzdan şifresiz ve kesintisiz olarak izlemek için aşağıdaki adımları takip edebilirsiniz:

    TV100’ün internet tarayıcınızdan erişebileceğiniz resmi web sitesine giderek ana sayfada yer alan “Canlı Yayın” sekmesine tıklayabilir, yayını donmadan HD kalitesinde izleyebilirsiniz.

    TV100 resmi YouTube kanalı üzerinden de televizyon yayını ile eş zamanlı olarak canlı yayın hizmeti sunmaktadır. İnternet hızınıza göre yayın kalitesini ayarlayarak maçı kesintisiz takip edebilirsiniz.

    TV100 Türksat Uydu Frekans Bilgileri

    Fenerbahçe’nin hazırlık maçını televizyon ekranlarından uydudan izlemek isteyen futbolseverler için güncel uydu alıcısı frekans ayarları şu şekildedir:

    Türksat 4A Frekans Ayarları

    • Uydu: TÜRKSAT 4A (42°E)

    • Frekans: 11837 MHz veya 12729 MHz

    • Sembol Oranı (Symbol Rate): 30.000

    • Polarizasyon: V (Dikey / Vertical)

    • Fec: 2/3 (Otomatik)