Kategori: Dünya

  • Venezuela’da AFAD çadır kentine günlük 18 bin litre kapasiteli içme suyu tesisi kuruldu

    Venezuela’da AFAD çadır kentine günlük 18 bin litre kapasiteli içme suyu tesisi kuruldu

    La Guaira’da AFAD çadır kentinde düzenlenen törene, Türkiye’nin Caracas Büyükelçisi Naci Aydan Karamanoğlu, La Guaira Vali Yardımcısı, yerel yetkililer ve afetzedeler katıldı.

    DTİK tarafından kurulan günlük 18 bin litre kapasiteli içme suyu arıtma tesisinde Büyükelçi Karamanoğlu, afetzedelere 300 damacana su dağıtımı gerçekleştirdi.

    Tesis, 275 çadırda yaklaşık 600 kişinin yaşamını sürdürdüğü çadır kent ve bölgede temiz içme suyu ihtiyacını karşılayacak kapasiteye sahip bulunuyor.

    Büyükelçi Karamanoğlu, törende yaptığı konuşmada bölgede yaşayan ailelerin en büyük ihtiyaçlarından birinin temiz içme suyu olduğunu belirterek, “Bugün, evleri yapısal hasar görmediği için yalnızca onarım çalışmalarını bekleyen ve bu süreçte çadırlarda yaşayan aileler başta olmak üzere tüm bölge halkının temiz içme suyuna erişimini sağlayacak su arıtma tesisini hizmete açmaktan büyük mutluluk duyuyoruz.” ifadelerini kullandı.

    Venezuela'da AFAD çadır kentine günlük 18 bin litre kapasiteli içme suyu tesisi kuruldu

    “Teşekkürler Türk kardeşlerimiz”

    La Guaira eyaletindeki Brisas de Maiquetia topluluğunun önde gelen isimlerinden Zulay Rodriguez de konuşmasında Türkiye’ye teşekkür ederek, “Mahallemizin temiz içme suyuna kavuşmasını sağlayan bu tesisi bizlere kazandıran Türkiye’den dostlarımıza şükranlarımızı sunuyoruz. Teşekkürler Türk kardeşlerimiz.” dedi.

    Venezuela’da 24 Haziran’da meydana gelen iki büyük depremde hayatını kaybedenlerin sayısının 5 bin 546’ya ulaştığı bildirilmişti.

  • Paros adasında yangın: 3 itfaiyeci öldü!

    Paros adasında yangın: 3 itfaiyeci öldü!

    Komşu ülke Yunanistan‘da yüksek sıcaklıklar ve şiddetli rüzgarların etkisiyle giderek büyüyen orman yangınlarıyla mücadele devam ederken, alevlerin ortasından acı haberler geldi.

    Ülkenin farklı bölgelerinde yürütülen söndürme çalışmalarına katılan 3 itfaiyeci görevleri başında hayatını kaybetti.

    İşte Yunanistan’ı yasa boğan yangın felaketine ve adli sürece ilişkin son detaylar…

    Girit Adası’nda Alev Çemberi: 2 İtfaiyeci Yaşamını Yitirdi

    İlk acı haber Girit Adası’na bağlı Resmo (Rethimno) bölgesindeki yangın sahasından geldi. Şiddetli rüzgarın etkisiyle aniden büyüyen ve yön değiştiren alevlerin arasında kalan müdahale aracındaki iki itfaiyeci, alev çemberini aşamayarak hayatını kaybetti.

    Yunanistan İtfaiye Teşkilatı tarafından yapılan açıklamada, görev şehidi olan iki personelin cansız bedenlerine ulaşıldığı bildirildi.

    Mora Yarımadası’nda Üçüncü Acı Haber

    Girit’teki çifte kaybın üzüntüsü sürerken bir diğer acı haber de Mora Yarımadası‘nda devam eden orman yangınından geldi.

    Mora’daki yangın bölgesinde aktif görev yapan bir itfaiyecinin, görev yaptığı alanın yakınlarında bilinci kapalı halde bulunduğu aktarıldı. Sağlık ekiplerinin müdahalelerine rağmen kurtarılamayan itfaiyecinin hayatını kaybettiği açıklandı.

    Zorlu Arazi ve Şiddetli Rüzgar Mücadeleyi Güçleştiriyor

    Yunanistan geneline yayılan yangınlarda şiddetli rüzgar ve aşırı sıcaklar yangın söndürme uçakları ile kara ekiplerinin müdahalesini zorlaştırıyor. Alevlerin yerleşim yerlerini tehdit ettiği bazı köylerde acil tahliye kararları uygulandı.

  • İspanya Başbakanı Sanchez’den teşekkür

    İspanya Başbakanı Sanchez’den teşekkür

    İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, Gazze Şeridi’nde 7 Ekim 2023’te başlayan İsrail saldırılarına yönelik eleştirel tutumuyla Filistinlilerin takdirini kazanan liderler arasında yer alıyor. Gazze’de bir grup genç, Sanchez’e teşekkür etmek amacıyla, İsrail saldırılarında ağır hasar gören bir binanın duvarına İspanya Başbakanı’nın portresini, İspanya ve Filistin bayrakları ile 2026 FIFA Dünya Kupası şampiyonluğunu simgeleyen ögeler eşliğinde resmetti.

    Filistinli Layan’ın, “Merhaba İspanya. Ben Gazze’den Layan. Bugün İspanya Başbakanı’nın portresini Gazze’deki bir duvara çizdik. Bu görüntünün İspanya Başbakanı’na ve tüm İspanyol halkına ulaşmasını tüm kalbimle diliyorum. Sizi çok seviyoruz” sözleriyle sosyal medyada paylaştığı videoya Sanchez’ten cevap geldi.

    Görüntüleri izlediği anları paylaşan Sanchez, “Teşekkür ederim Layan. Bu güzel jest için tüm sanatçılara teşekkür ediyorum. Bu süreç boyunca İspanya’ya sevgisini gösteren Filistin halkına da minnettarım. Bu kadar acının içinde bile bize sevginizi hissettirdiniz. Layan’a, Gazze’deki tüm çocuklara ve ailelerine şunu söylemek istiyorum: İspanyol halkı sizi duyuyor, sizi görüyor, sizi seviyor ve sizi unutmadı. Umarım yakında Gazze’deki çocuklar yeniden okullarında korkmadan resim yapabilir ve barış içinde bir geleceğe kavuşabilir. İspanya’dan kucak dolusu sevgiler” ifadelerini kullandı. >>>İHA

  • İsrail ordusu Batı Şeria’da 22 Filistinliyi gözaltına aldı

    İsrail ordusu Batı Şeria’da 22 Filistinliyi gözaltına aldı

    Esirler Medya Ofisinden yapılan açıklamada, İsrail ordusunun Batı Şeria’nın farklı bölgelerinde gerçekleştirdiği baskınlarda 22 Filistinliyi gözaltına aldığı ifade edildi. Açıklamada söz konusu Filistinlilerin hangi bölgelerde gözaltına alındığına dair bilgi verilmedi.

    Yerel kaynaklardan alınan bilgiye göre, İsrail özel kuvvetleri Nablus’un Ras el-Ayn Mahallesi’ne baskın düzenleyerek 3 binaya zorla girdi. İsrail güçleri ayrıca kentin çeşitli bölgelerinde evlere baskınlar düzenleyerek biri yaşlı kadın olmak üzere 8 Filistinliyi gözaltına aldı.

    İsrail ordusu Tubas’ın Tamun beldesine de baskın düzenledi.

    Cenin’de ise İsrail ordusunun hedefinde Deyr Gazzale ve el-Yamun beldeleri vardı. İsrail askerleri bu beldelerde biri eski tutuklu olmak üzere 2 Filistinliyi gözaltına aldı.

    Tulkerim kentine düzenlenen baskınlarda ise İsrail askerleri çok sayıda eve zorla girdi, aralarında Gümrük Polisi olarak görev yapan bir Filistinli subayın da bulunduğu 4 kişiyi gözaltına aldı.

    Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, bir Filistinliyi yaraladı​​​​​​​

    Öte yandan, Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, Beytüllahim’in güneyindeki Minya beldesinde bir Filistinliyi yaraladı.

    Filistin resmi haber ajansı WAFA’nın haberine göre, Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, Filistinli İyad Abdulhalim Şelalide’ye demir boruyla saldırdı.

    Şelalide, saldırı sonrası kafasından, omzundan ve boynundan yaralandı.>>>AA

  • 7,1 büyüklüğündeki deprem sonrası tsunami alarmı

    7,1 büyüklüğündeki deprem sonrası tsunami alarmı

    Japonya Meteoroloji Ajansına göre, Kumamoto eyaleti merkezinde bulunan Uki ve Hikawa bölgelerinde yerel saatle 16.27’de deprem oldu.

    7,1 büyüklüğündeki deprem, 10 kilometre derinlikte kaydedildi.

    Devlet televizyonu NHK’ye göre, sarsıntı sonrası ölü ya da yaralı bildirilmedi.

    Ajans, depremin Kumamoto’nun Yatsuşiro, Uto, Maşiki bölgelerinde de şiddetli hissedildiğini belirtti.

    Devlet televizyonu NHK, deprem sonrası Kumamoto’ya kıyısı bulunan Yatsuşiro Denizi sahiline tsunami vurabileceğini bildirdi.>>>AA

  • ABD’nin Wisconsin eyaletindeki kasırga nedeniyle 30 binden fazla ev elektriksiz kaldı

    ABD’nin Wisconsin eyaletindeki kasırga nedeniyle 30 binden fazla ev elektriksiz kaldı

    ABD Ulusal Meteoroloji Servisi, Wisconsin’e bağlı Winnebago bölgesinde kasırga meydana geldiğini bildirdi.

    Menasha ilçesi Polis Şefi Matt Albrecht, bazı evlerin ve iş yerlerinin kasırgadan “ciddi şekilde etkilendiğini” belirtti.

    Yetkililer, kasırga nedeniyle 30 binden fazla evin elektriksiz kaldığını ifade etti.

    Eyalet yetkilisi Gordon Hintz, kasırga nedeniyle can kaybı veya yaralanma vakası bildirilmediğini, elektriğin yeniden sağlanmasının birkaç gün sürebileceğini söyledi.>>>AA

  • 7.1 şiddetinde deprem: Tsunami uyarısı yapıldı!

    7.1 şiddetinde deprem: Tsunami uyarısı yapıldı!

    Doğu Asya’da hareketli dakikalar yaşanıyor. Pasifik Deprem Kuşağı (Ateş Çemberi) üzerinde yer alan Japonya’da 7.1 büyüklüğünde çok şiddetli bir deprem meydana geldi.

    Sarsıntının ardından ulusal yetkililer ve meteoroloji ajansları kıyı şeritleri için acil tsunami uyarısı yayımladı.

    Tsunami Uyarısı Yayınlandı: Kıyı Bölgeleri İçin Tahliye Çağrısı

    Depremin ardından Japonya Meteoroloji Ajansı (JMA) ve yetkili makamlar, olası yüksek dalgalara karşı alarm seviyesini yükseltti. Kıyı şeridine yakın bölgelerde yaşayan vatandaşların derhal yüksek ve güvenli yerlere tahliye edilmesi yönünde uyarılar yapıldı.

    Depremin merkez üssü, derinliği ve çevre şehirlerde yarattığı hasara ilişkin detaylı incelemeler devam ederken; ilk belirlemelere göre can ve mal kaybı tespit çalışmaları sürüyor.

    Hızlı Tren Seferleri Durduruldu, Kriz Masası Kuruldu

    Şiddetli sarsıntının ardından ulaşım ve enerji nakil hatlarında güvenlik protokolleri devreye sokuldu. Depremden etkilenen bölgelerdeki tren ve hızlı tren seferlerinin tedbir amaçlı durdurulduğu öğrenildi.

    Japonya hükümeti gelişmeler üzerine Kriz Yönetim Merkezi’ni harekete geçirerek bölgedeki durumun yakından takip edildiğini bildirdi.

  • Arakçi’den gemi saldırısına açıklama

    Arakçi’den gemi saldırısına açıklama

    Ukrayna’nın Hazar Denizi’nde İran’a ait bir ticari gemiye saldırı sonrasında Tahran yönetiminden sert açıklamalar gelmeye devam ediyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’nin söz konusu saldırıya onay vermesini eleştirerek, “Zelenskiy, bir İran ticari gemisine saldırdı ve bir denizciyi öldürdü. Bu, Avrupa’yı savaşa sürüklemek amacıyla İsrail’in talebi doğrultusunda BM Şartı’nın açık bir ihlalidir” dedi.

    Arakçi, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ile telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini belirterek, “Kallas ve Lavrov ile yapılan görüşmelerde, Kiev’deki beleşçinin yaptığı şeyin cevapsız kalamayacağı açıkça belirtildi” ifadelerini kullandı.

    Zelenskiy, dün Hazar Denizi’nde Rusya’ya ait bir savaş gemisine ve İran bağlantılı askeri kargo taşıdığı öne sürülen gemiye saldırılar düzenlendiğini açıklamıştı. Saldırılar sonucunda İran’a ait gemideki 1 denizcinin hayatını kaybettiği, 1 denizcinin ise yaralandığı bildirilmişti. >>>İHA

  • Zelenskiy, Rusya’da petrol tesisleri ve bir ihracat terminaline saldırılar düzenlediklerini açıkladı

    Zelenskiy, Rusya’da petrol tesisleri ve bir ihracat terminaline saldırılar düzenlediklerini açıkladı

    Zelenskiy, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, uzun menzilli silahları kullanarak Rusya’daki hedeflere yönelik saldırıları sürdürdüklerini belirtti.

    Bu gece Rusya’nın Rostov bölgesine saldırı düzenlendiklerini aktaran Zelenskiy, “Cephe hattından yaklaşık 250 kilometre uzaklıktaki bir ihracat terminali vuruldu.” dedi.

    “Ayrıca Ukrayna devlet sınırından 1300 kilometre uzaklıktaki Yaroslavl bölgesi ve (Rusya’ya bağlı) Udmurtya Cumhuriyeti’ndeki petrol tesislerine de uzun menzilli saldırılar düzenlendi.” ifadelerini kullanan Zelenskiy, saldırılara ait olduğu belirtilen görüntüleri de paylaştı.>>>AA

  • 15 yaş altına sosyal medya yasağı genişliyor

    15 yaş altına sosyal medya yasağı genişliyor

    Çocukların sosyal medyada uygunsuz içeriklerle karşılaşma ihtimali, bağımlılık riski ve ruh sağlığına yönelik olumsuz etkiler, Avrupa’da birçok ülkeyi yeni düzenlemeler getirmeye yöneltiyor.

    Son olarak, Fransız Parlamentosu 15 yaşından küçük çocukların sosyal medyaya erişimlerinin engellenmesine ilişkin tasarıyı kabul etti. Tasarının oylandığı oturumda söz alan milletvekilleri, bu düzenlemenin Fransız çocuklarını korumak için gereklilik olduğunu vurguladı.

    Kabul edilen tasarıya göre, sosyal medya platformlarına yaş doğrulama sistemi kurma zorunluluğu getirilecek ve 15 yaşından küçük çocukların 1 Eylül’den itibaren sosyal medya hesabı açmasına izin verilmeyecek.

    Sosyal medya platformlarından halihazırda açık olan 15 yaş altındaki çocuklara ait hesapların 4 ay içinde kapatılması istenecek.

    Fransız hükümeti, ayrıca halihazırda ilkokullarda ve ortaokullarda geçerli olan cep telefonu kullanımına ilişkin düzenlemeyi yeni öğretim yılından itibaren liselerde de yürürlüğe koyma hazırlığında olduğunu bildirdi.

    Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de çocukların çevrim içi güvenliğini artırmayı hedefleyen yeni “dijital yaş doğrulama uygulaması”nın teknik olarak hazır olduğunu ve yakında kullanıma sunulacağını bildirdi.

    Von der Leyen, sosyal medya platformlarının son derece bağımlılık yaratan tasarımlar sunduğunu, “sonsuz kaydırma özelliğinin” bu bağımlılığı beslediğini söyledi.

    Almanya’da da çocukların sosyal medyadan nasıl korunacağına ilişkin hükümetin uzman komisyonuna hazırlattığı rapor, sosyal medyanın gençler üzerindeki olumsuz etkilerini yeniden gündeme getirdi.

    Raporda 13-18 yaşındaki gençler için kademeli koruma önlemlerinin uygulanması, çocuklar için sosyal medya kullanımının 13 yaş sınırıyla düzenlenmesi tavsiye edildi.

    Almanya Dijital İşler Bakanı Karsten Wildberger, sosyal medyanın gençlerin gelişimi üzerindeki olumsuz etkilerine dikkati çekerek, çocuklar için sosyal medya kullanımının yaş sınırıyla düzenlenmesi konusunda açık olduğunu söyledi.

    Yunanistan’da da 15 yaşından küçüklerin sosyal medya kullanımına ilişkin yeni düzenlemenin 1 Ocak 2027 itibarıyla yürürlüğe gireceği duyuruldu.

    Kararı duyuran Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, son yıllarda ebeveyn ve uzmanlarla yaptığı görüşmelerde çocukların stresli oldukları, uyuma zorluğu çektikleri, sürekli cep telefonlarına baktıkları bilgisinin aktarıldığını, çocukların uzun süre ekrana bakmaları sebebiyle beyinlerinin yorulduğunu kaydetti.

    Bu nedenle zor bir karar alacaklarını vurgulayan Miçotakis, 15 yaşından küçüklerin sosyal medya hesabı açmasına izin verilmeyeceğini bildirdi.

    Norveç hükümetinin de 16 yaş altındaki çocukların sosyal medya erişimini düzenlemeye yönelik hazırlıklara başladığı belirtildi.

    Norveç Başbakanı Jonas Gahr Store, yaptığı açıklamada, sosyal medyanın çocuklar üzerindeki olumsuz etkisini azaltmak amacıyla hazırlanacak yasa tasarısının yıl içinde meclise sunulacağını ve onaylanırsa gelecek yıl yürürlüğe gireceğini duyurdu.

    Store, çocukların sosyal medya erişimine 16 yaşından itibaren izin verilmesi yönünde bir çalışma yürüttüklerini aktardı.

    İngiltere’nin eski Başbakanı Keir Starmer, çocukların internetteki güvenliği konusunda ailelerin endişeli olduğunu belirtmiş, görev süresince sosyal medya şirketlerinin temsilcileriyle daha hızlı adımlar atmaları için görüşmeler yapmıştı.

    Starmer, İngiltere’de mevcut düzenlemelerin çocukları internetin zararlı etkilerinden korumadığına işaret ederek, kısa süre içinde 16 yaş altı çocukların sosyal medya kullanımına ilişkin yeni düzenlemeler konusunda gerekli adımı atacaklarını bildirmişti.

    Finlandiya’da Sağlık ve Refah Enstitüsü ile Finlandiya Ulusal Eğitim Ajansı, 13 yaş altındaki çocukların kendilerine ait akıllı telefonlarının olmaması ve sosyal medya kullanmalarına izin verilmemesi tavsiyesinde bulundu.

    Finlandiya Başbakanı Petteri Orpo da çocuklar ve gençler arasında fiziksel aktivitenin ve hobilere katılımın azalmasına ilişkin endişeleri gerekçe göstererek, 15 yaşın altındaki çocukların sosyal medya kullanımına ilişkin düzenlemelere destek verdiğini açıkladı.

    Bu eğilimi “derin endişe verici” olarak nitelendiren Orpo, sosyal medyanın çocukların daha sağlıklı ve daha aktif yaşam tarzlarını benimsemelerinin önündeki başlıca engellerden biri haline geldiğine dikkati çekti.

    İsveç hükümeti, çocukların sınıfta öğrenmeye odaklanabilmelerini sağlamak amacıyla ilkokul ve ortaokullarda cep telefonu kullanımına yönelik yeni düzenleme yapmayı planladığını bildirdi.

    Danimarka’da da 15 yaşından küçük çocuklar için sosyal medya platformlarına erişimi düzenlemeye yönelik çalışmalar yürütülüyor. Hükümet, konuyla ilgili Kasım 2025’te parlamentodaki üç koalisyon partisi ile iki muhalefet partisinin desteğini aldığını duyurdu.

    Danimarka Dijital İşler Bakanlığı da düzenleme kapsamında kullanılabilecek yaş doğrulama araçlarını içeren uygulamayı hayata geçirecek.

    Polonya da çocukların ekran süresini ve sosyal medya kullanımını sınırlamaya yönelik adım atan ülkelerin arasına katılacak. Eğitim Bakanı Barbara Nowacka, 16 yaş altı öğrencilerin okullarda cep telefonu kullanmasına 1 Eylül’den itibaren izin verilmeyeceğini açıkladı.

    Polonya hükümeti, ayrıca 15 yaş altı çocukların sosyal medya kullanımına ilişkin yeni yasal düzenleme üzerinde çalıştıklarını bildirdi.

    İspanya da 16 yaşın altındaki çocukların sosyal paylaşım ağlarına erişimini düzenleyecek.

    Başbakan Pedro Sanchez, 16 yaşın altındaki çocukların sosyal paylaşım ağlarına erişimine izin verilmeyeceğini, dijital platformlar üzerindeki denetimi artırmak ve yöneticilerini bu ağlardaki ihlallerden sorumlu tutmak için başka önlemler de alacaklarını duyurdu.

    İspanya hükümeti ayrıca, sosyal paylaşım sitelerinin yöneticilerini dijital platformlarda işlenen her türlü ihlalden yasal olarak sorumlu tutan, bu ihlallerde savcılığa soruşturma hakkı veren yasa tasarısını meclise sunacak.

    Portekiz de 13 yaş altındaki çocukların sosyal paylaşım ağlarına erişimini düzenlemeyi ve 13-16 yaşındaki çocukların bu platformlara yalnızca ebeveyn izniyle erişebilmesini öngören düzenleme için ilk adımı attı.

    İktidardaki Sosyal Demokrat Partinin (PSD) çocuklarda sosyal medya kullanımını düzenleyen yasa tasarısı, mecliste onaylanarak son halini alması için komisyona gönderildi.

    Avusturya’da da koalisyon hükümeti ortakları, 14 yaş altındakilere yönelik sosyal medya düzenlemesi konusunda mutabık kaldı.

    Çekya Başbakanı Andrej Babis, ülkede 15 yaşın altındaki çocukların sosyal medya platformlarına erişiminin düzenlenmesini desteklediğini belirtti.

    Başbakan Babis ile Eğitim Bakanı Robert Plaga tarafından hazırlanan yasa tasarısı kapsamında anaokulu, ilkokul, ortaokul ve çok yıllık liselerde cep telefonu ile diğer elektronik iletişim cihazlarının kullanımına izin verilmeyecek.

    Slovenya’da 15 yaşın altındaki çocuklar için sosyal medya kullanımını düzenlemeyi de öngören yasa tasarısı hazırlanıyor. Hükümet, TikTok, Snapchat ve Instagram gibi içerik paylaşımının yapıldığı sosyal ağları düzenlemeyi hedefliyor.

    Baltık ülkeleri Estonya, Letonya ve Litvanya’da özellikle okul ortamlarında telefon ve sosyal medya kullanımına yönelik düzenlemeler giderek yaygınlaşıyor.

    Estonya ve Litvanya, mevcut AB düzenlemeleri çerçevesinde çocukların dijital güvenliğini güçlendirmeye yönelik çalışmalara odaklanıyor. Letonya’da ise 15 yaş altına erişimin düzenlenmesine yönelik öneriler tartışma aşamasında bulunuyor.

    İtalya’da da 15 yaş altı çocukların sosyal medya kullanımına ilişkin düzenleme hazırlanıyor. Tasarının gelecek aylarda parlamentoda son halini alıp oylanması bekleniyor.

    Avrupa Parlamentosundan “sosyal medyada 16 yaş sınırı” çağrısı

    Avrupa Parlamentosu (AP) milletvekilleri, Birlik topraklarında çocukların sosyal medyaya erişimi için 16 yaş sınırı getirilmesi çağrısı yapan raporu kabul etmişti. AB’nin diğer kurumlarına tavsiye niteliğindeki raporunda 13 ila 16 yaşındaki çocukların dijital platformlara ebeveyn izniyle erişebilmesi talep ediliyor.

    Çocukların çevrim içi ortamda karşılaştıkları fiziksel ve ruhsal sağlık risklerine işaret edilen raporda, bağımlılığı artırabilen, çocukların konsantre olma ve çevrim içi içeriklerle sağlıklı etkileşim kurma yeteneğine zarar veren “manipülatif stratejilere” karşı korunma sağlanması isteniyor.

    Avustralya, Aralık 2025’te 16 yaş altındaki çocukların sosyal medya platformlarına erişimine izin vermeyen ilk ülke olmuştu.>>>AA

  • ABD ile aktif mesajlaşma ne durumda?

    ABD ile aktif mesajlaşma ne durumda?

    İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, bölgede azalan gerilim ve Tahran-Washington yönetimleri arasında yürütülen görüşmelere ilişkin açıklama yaptı. Bekayi, Avusturya merkezli televizyon kanalı ORF’a yaptığı açıklamada ABD ile aktif mesaj alışverişinin sürdüğünü söylerken, Washington’un daha önce görüşmelere “ihanet ettiğinin” altını çizdi. Bekayi, söz konusu iletişimin taraflar arasında daha önce de arabuluculuk yapan Pakistan ve Katar aracılığıyla gerçekleştirildiğini kaydederek, Tahran’ın önceliğinin hala saldırı altındaki ülkenin egemenliğini korumak olduğunu vurguladı.

    “İRAN TARAFINDAN DÜZENLENDİĞİ ÖNE SÜRÜLEN SALDIRILAR GEREKÇE GÖSTERİLDİ”

    Taraflar arasında imzalanan mutabakat zaptı kapsamında İran’ın Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer güvenliğinin sağlanmasına yönelik taahhütlerini 30 gün içinde yerine getirdiğini belirten Bekayi, buna rağmen ABD’nin sürenin dolmasını beklemeden yeni saldırılar düzenlediğini söyledi. Bekayi, Washington yönetiminin bu saldırıları meşrulaştırmak için bölgedeki ticari gemilere İran tarafından düzenlendiği öne sürülen saldırıları gerekçe gösterdiğini savundu. Bekayi, böylece İran’ın diplomatik çabalarının son bir yıl içinde üçüncü kez müzakereler sırasında düzenlenen saldırılarla ihanete uğradığını savundu. İranlı sözcü, ABD’nin mutabakat zaptı kapsamında dondurulan İran varlıklarını serbest bırakma yükümlülüğünü de yerine getirmediğini söyledi. >>>İHA

     

  • Suriye Cumhurbaşkanı Şara, Lübnan’daki herhangi bir kaosun doğrudan Suriye’ye yansıyacağını söyledi

    Suriye Cumhurbaşkanı Şara, Lübnan’daki herhangi bir kaosun doğrudan Suriye’ye yansıyacağını söyledi

    Şara, Katar merkezli Al Jazeera kanalına yaptığı açıklamada, Lübnan’daki herhangi bir kaosun doğrudan Suriye’ye yansıyacağını ifade etti.

    Lübnan’a yönelik herhangi bir askeri müdahalede bulunma niyetlerinin olmadığını belirten Şara, Lübnan hükümetiyle ülkenin güvenli bir çıkış yolu bulmasına yardımcı olacak çözümler üzerinde çalıştıklarını dile getirdi.

    Lübnan’daki çözümün yalnızca güvenlik odaklı olmaması gerektiğini vurgulayan Şara, krize kapsamlı bir yaklaşım geliştirmeye çalıştıklarını kaydetti.

    Şara, Lübnan’da silah kullanımı ve savaş-barış kararları konusunda tek yetkilinin devlet olmasını desteklediklerini ve bölgede savaşın yayılmasından endişe duyduklarını dile getirdi.

    İsrail ile güvenlik anlaşması

    İsrail ile çatışmadan kaçındıklarını belirten Şara, bunun Suriye açısından herhangi bir çıkar sağlamayacağını söyledi.

    Şara, şu ifadeleri kullandı:

    “Bir grup ülkenin katılımıyla İsrail ile güvenlik anlaşmasına ulaşmak için çalışıyoruz. İsrail ile yapılacak güvenlik anlaşmasının başarılı olması, Suriye’nin işgal altındaki Golan Tepeleri üzerindeki hakkından vazgeçmeden kapsamlı bir barışa zemin hazırlayabilir.”

    Şara, ayrıca Suriye’deki askeri üslerin geleceğine ilişkin Rusya ile yürütülen görüşmelerin henüz tamamlanmadığını aktardı.>>>AA

  • İsrailliler Batı Şeria’da bir caminin bazı bölümlerini ateşe verdi

    İsrailliler Batı Şeria’da bir caminin bazı bölümlerini ateşe verdi

    Filistin resmi haber ajansı WAFA’nın ve yerel kaynakların aktardığına göre, Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, Tulkerim’in güneyindeki Kur köyüne baskın düzenledi.

    İsrailli saldırganlar, köyün camisini içeriden ateşe verdi. Yangında caminin bazı bölümleri ile içeride bulunan eşyalar zarar gördü.

    Caminin duvarlarına ırkçı sloganlar yazıldı

    Görgü tanıkları, İsrailli saldırganların caminin duvarlarına ırkçı sloganlar yazdıktan sonra olay yerinden ayrıldığını aktardı.

    Köy sakinlerinin yangına müdahale ederek alevleri kontrol altına aldığı ve yangının daha fazla yayılmasını engellediği belirtildi.

    Filistin Vakıflar Bakanlığından camilere yönelik saldırılara kınama

    Filistin Vakıflar Bakanlığı, Kur köyündeki camiyi hedef alan saldırıyı kınadı.

    Bakanlıktan yapılan açıklamada, camilerin hedef alınması ve kundaklanmasının münferit olayların ötesine geçtiği belirtilerek, bu saldırıların İsrail güçlerinin koruması ve göz yummasıyla Filistinlilerin varlığını ve dini haklarını hedef alan sistematik ve planlı eylemlere dönüştüğü ifade edildi.

    Açıklamada, saldırının ibadet özgürlüğünü ve kutsal mekanların korunmasını güvence altına alan uluslararası hukuk ile uluslararası sözleşmelere aykırı olduğu vurgulanarak, bu tür ihlallerin sürmesinin bölgede gerilimi daha da artıracağı uyarısında bulunuldu.

    Uluslararası topluma ve insan hakları kuruluşlarına saldırıların durdurulması ve faillerin hesap vermesinin sağlanması için acilen harekete geçme çağrısı yapılan açıklamada, Filistinlilerden de camileri korumak için benzer saldırılara karşı teyakkuz halinde olmaları istendi.

    Açıklamada ayrıca, Kur köyündeki saldırının, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin sabah saatlerinde Nablus’un güneyindeki Kusra beldesinde yapımı süren bir camiyi ateşe vermesinin hemen ardından düzenlendiğine dikkat çekildi.>>>AA

  • 12 ticari geminin rotaları değiştirildi, 2 gemi hizmet dışı bırakıldı

    12 ticari geminin rotaları değiştirildi, 2 gemi hizmet dışı bırakıldı

    ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından konuya ilişkin açıklama yaptı.

    “ABD’nin İran’a karşı deniz ablukası devam ediyor.” ifadesi kullanılan açıklamada, 25 Temmuz itibarıyla “ablukayı geçmeye çalışan” 12 ticari geminin yeniden yönlendirildiği, “talimatlara uymayan” 2 geminin hizmet dışı bırakıldığı ve “tam uyumun sağlanması için” 2 gemiye baskın yapıldığı belirtildi.

    Açıklamada, ABD askerlerinin Komorlar bayraklı “M/T Charminar” adlı gemiye “doğrulama amaçlı” çıkmasının ardından geminin yoluna devam ettiği, Mozambik bayraklı “M/T Lavine” adlı geminin ise “uyarıları dikkate almadığı ve ablukayı ihlal etmeye çalıştığı” savunularak etkisiz hale getirildiği belirtildi.

    CENTCOM’un paylaşımında görev sırasında gemilerden birine çıkıldığı anlara ait videoya da yer verildi.>>>AA

  • Orman yangınları nedeniyle yaklaşık 60 bin kişi tahliye edildi

    Orman yangınları nedeniyle yaklaşık 60 bin kişi tahliye edildi

    İspanyol EFE ajansının haberine göre, Madrid ve Avila kentlerindeki 2 büyük orman yangınında yaklaşık 45 bin hektar alanın yandığı tahmin ediliyor.

    İspanya hükümetinin ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamada, yangınlar nedeniyle Madrid’den 30 bin, Avila’dan 29 bin 488 kişi olmak üzere 59 bin 488 kişinin tahliye edildiği kaydedildi.

    Orman yangınları nedeniyle yaklaşık 60 bin kişi tahliye edildi

    Açıklamada, bu iki kentte yaklaşık 29 bin kişiye bulundukları yerden ayrılmamaları talimatı verildiği belirtildi.

    Yerel yetkililer, yangın söndürme çalışmalarının, 1201 askeri personel, 400 kara aracı, 1300 güvenlik gücü, 110 sivil savunma personeli ve 20 hava aracıyla devam ettiğini ifade etti.

    Orman yangınları nedeniyle yaklaşık 60 bin kişi tahliye edildi

    Öte yandan, Madrid ve Avila’daki yangınların yanı sıra Leon, Huesca, Teruel ve Cordoba’da da orman yangınları sürüyor.

    Yetkililer yaptıkları açıklamada, Valencia’nın Manises bölgesindeki orman yangınlarında 1 kişinin hayatını kaybettiğini, yangından etkilenen 5 kişinin hastaneye kaldırıldığını belirtti.

    Orman yangınları nedeniyle yaklaşık 60 bin kişi tahliye edildi

    İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, bölgeyi ziyaretinde yaptığı açıklamada “yangının karmaşık ve rüzgarların değişken” olduğunu ifade etti.

    Sanchez, 2026’da şu ana kadar ülkede yaklaşık 130 bin hektarlık alanın yandığını bildirdi.>>>AA

  • Gazze üç yıldır elektriksiz yaşam mücadelesi veriyor

    Gazze üç yıldır elektriksiz yaşam mücadelesi veriyor

    İsrail’in Gazze’de sürdürdüğü abluka nedeniyle Ekim 2023’ten önce de uzun yıllar boyunca elektrik kesintilerinin yaşandığı Gazze’de insanlar 3 yıldır zifiri karanlıkta yaşıyor.

    Aydınlanmadan iletişime, eğitime ve hastanelerde tıbbi cihazların çalışmasına kadar hayatın her alanında mutlak bir gereksinim olan elektrik, İsrail’in Gazze’ye uyguladığı ablukayı en çarpıcı şekliyle ortaya koyuyor.

    Altyapı ve üstyapının tahrip edildiği Gazze’de çadırlarda yaşayan insanlar akşam olunca fenerler, şarjı her an bitecek aküler ya da güneş panelleriyle aydınlanmaya çalışıyor.

    Hastanelerde ise 3 yıldır aşırı kullanımdan ötürü arızalanan ve tek tek kullanım dışı kalan, yedek parça girişine izin verilmediği için de tamir edilemeyen jeneratörler elektrik ihtiyacını sadece kısmen karşılıyor. Bu nedenle bir çok hastanede hastaların hayatı pahasına da olsa bazı bölümlerde elektrik “tasarrufuna” gidiliyor.

    Gazzeliler, ateşkesle birlikte yeniden imar hayalleri kursa da gelinen noktada daha uzun yıllar “karanlıkta” kalacaklarını bilmenin hüznünü yaşıyor.

    Elektriğin olduğu bir gün bile “hayal oldu”

    Gazze kentinin kuzeybatısında bir kampta ailesiyle birlikte yaşadığı çadırı el feneriyle aydınlatan Halid Kasım, elektrik kaynaklarına ulaşmakta büyük zorluk çektiklerini dile getirdi.

    Çocukların ışık ve aydınlık görmek istediğini söyleyen Kasım, “Çocuklar sıcak bir ortam arıyor ama sürekli korku içinde yaşıyorlar. Biz elimizden geldiğince zorlukların üstesinden gelmeye çalışıyoruz.” dedi.

    El feneriyle aydınlandıklarını dile getiren Kasım, bu feneri her yerde yanlarında taşıdıklarını, bir saldırı olduğunda da korku içinde ve karanlıkta oraya buraya kaçıştıklarını ifade etti.

    Kasım, dünyanın herhangi bir yerindeki bir insan için sıradan bir tüketim maddesi olan elektriğin Gazzeliler için taşıdığı değeri ise şu sözlerle ifade etti:

    “Elektriğin olduğu bir gün yaşamak bizim için hayal. Savaştan önce de 4-6 saat elektrik gelirdi ama bu 4-6 saati nimet gibi görürdük. Çocuklarımız soğuk su içmek istiyor ama soğuk su yok. Bir şişe soğuk su bulabilirsem büyük bir hazine bulmuş gibi seviniyorlar.”

    En küçük çocuğunun elektriğin ne olduğunu bilmediğini söyleyen Kasım, “Gazze’deki dramın devam ettiğini, elektriğin ve yeniden imarın olmadığını, sınır kapılarından giren maddelerin de çok çok az” olduğunu dile getirdi.

    Daha önce de yaşanan elektrik sıkıntısı katlanarak arttı

    Gazze Elektrik Dağıtım Şirketi Halkla İlişkiler ve Medya Birimi Direktörü Muhammed Sabit, Gazze’ye Ekim 2023’te başlayan İsrail saldırılarından önce de en iyi şartlarda günde ancak 8 saat elektrik verildiğini ifade etti.

    Gazze’nin elektrik ihtiyacının İsrail ve Gazze’deki elektrik santralinden karşılandığını belirten Sabit, şunları kaydetti:

    “Bu iki kaynaktan elde edilen elektrik 200-220 megavat. Savaştan önce bile Gazze’nin elektrik ihtiyacı 700-750 megavattı. Yani Gazze elektrik ihtiyacının yüzde 50’sini bile karşılayamıyordu. Elektrik tüketiminin zirvede olduğu yaz ve kış mevsimlerinde bu oran yüzde 75’lere kadar çıkıyordu. Savaşın başlaması ve elektrik hatlarının yüzde 85’inin tahrip edilmesiyle Gazze elektrikten mahrum kaldı.”

    Sabit, elektrik hatları ve şebekelerinde ilk belirlemelere göre 977 milyon dolarlık bir zarar tespit ettiklerini ancak İsrail işgali devam ettiği için Gazze’deki bir çok bölgeye ulaşamadıklarını belirtti.

    Kritik sektörlerde elektrik tasarrufuna gidiliyor

    Sabit, başta sağlık olmak üzere eğitim, su, kamu hizmetleri ve iletişim gibi Gazze’deki tüm hayati ve kritik öneme sahip sektörlerde elektrik sıkıntısı yaşandığını vurguladı.

    Sabit, yaşanan sıkıntıyı şu sözlerle anlattı:

    “Hastanelere çok sayıda hasta ve yaralı geliyor ancak hastanelerde yeterli miktarda elektrik olmadığı için hizmette sıkıntı yaşanıyor ve bazı birimlerde hizmet verilemiyor. Tomografi cihazı, kuvözler, diyaliz üniteleri ve hatta morglarda elektrik sıkıntısı yaşanıyor. Bu birimlerin gereken hizmeti verebilmesi için acilen hareke geçilmesi gerekiyor.”>>>AA

  • BM: Suriye, dünyada en fazla kayıp kişinin bulunduğu ülkelerden biri

    BM: Suriye, dünyada en fazla kayıp kişinin bulunduğu ülkelerden biri

    Quintana, New York’taki BM Genel Merkezi’nde düzenlenen basın toplantısında, Suriye’de kayıp kişilerin araştırılmasıyla ilgili çalışmaları aktardı.

    Suriye’de iç savaşta harap olmuş şehirlerin yeniden inşa edilmesi gerektiğine işaret eden Quintana, “Karşılaşılan zorlukların belki de en derinlerinden biri, Suriye’deki yüz binlerce kayıp kişinin akıbetini araştırmaktır.” ifadesini kullandı.

    Quintana, “Suriye’nin hem mutlak sayılar hem de nüfusa oranla dünyada en fazla kayıp kişinin bulunduğu ülkelerden biri olduğunu unutmamalıyız.” dedi.

    Suriye’de kayıp vatandaşların aranmasının, 50 yılı aşkın süredir devam eden işkence, gözaltı ve kayıplardan sonra ülkenin karşı karşıya olduğu en acil sorunlardan biri olmaya devam ettiğini söyleyen Quintana, “Her Suriyelinin kayıp bir yakını var ve Suriye’deki her aile kayıp birini tanıyor.” diye konuştu.

    Quintana, Suriyeli kayıpları arama noktasında kaydedilen aşamaları detaylandırdığı konuşmasında, kayıp aramanın tek başına yapılacak bir iş olmadığını, bunun kolektif, ulusal ve uluslararası düzeyde bir çalışma gerektirdiğini vurguladı.

    Bu doğrultuda, sadece Suriye’de değil, Türkiye, Lübnan, Ürdün ve Almanya’daki diasporayla birlikte diğer ülkelerde de çalışma yaptıklarını aktaran Quintana, bugüne kadar 70 binden fazla belgeyi işleme tabi tuttuklarını kaydetti.>>>AA

  • İspanya’da orman yangınları için acil durum ilan edildi

    İspanya’da orman yangınları için acil durum ilan edildi

    İspanyol yayın kuruluşu RTVE’ye göre, İspanya İçişleri Bakanlığından, Madrid ve çevresinde devam eden orman yangınlarına ilişkin yazılı açıklama yapıldı.

    Açıklamada, Bakan Grande-Marlaska’nın orman yangınları nedeniyle “acil durum” ilan ettiği belirtildi.

    Öte yandan yetkililer, yangınların yerleşim yerlerini tehdit etmesi ve kontrolden çıkması ihtimaline karşı tedbir amaçlı tahliyeleri de değerlendiriyor.

    Madrid bölge yönetimine göre, orman yangınlarında durum “kritik” seviyede kalmaya devam ederken, bölgedeki 3 büyük yangın henüz kontrol altına alınabilmiş değil.>>>AA

  • İHA saldırıları Rusya’daki lojistik merkezlerini vurdu

    İHA saldırıları Rusya’daki lojistik merkezlerini vurdu

    Leningrad Bölge Valisi Aleksandr Drozdenko, yaptığı yazılı açıklamada, bölgedeki Vsevolojsk ilçesindeki Wildberries’e ait depoya İHA saldırısı gerçekleştirildiğini belirtti.

    Saldırı sonucu depoda yangın çıktığını ifade eden Drozdenko, 3 kişinin yaralandığı ve hastanede tedavi altına alındığı bilgisini paylaştı.

    Drozdenko, bir başka İHA’nın ise Kirov ilçesindeki kümes hayvancılığı işletmesine ait depolardan birine isabet ettiğini, yapıda kısmi çökme meydana geldiğini ancak yaralanan bulunmadığını kaydetti.

    Wildberries, saldırının ardından bölgedeki bazı lojistik merkezlerindeki faaliyetlerini geçici olarak durdurduğunu bildirdi.

    Wildberries’in CEO’su Kim, şirkete ait üç tesisin saldırıya uğradığını belirtti

    Wildberries’in kurucusu ve Üst Yöneticisi (CEO) Tatyana Kim de yaptığı yazılı açıklamada, şirkete ait lojistik merkezlerine düzenlenen saldırılara ilişkin detaylar paylaştı.

    St. Petersburg, Leningrad bölgesi ve Simferopol’deki tesislerin bu gece saldırıya uğradığını belirten Kim, tüm depolarda çalışanların hızlı şekilde tahliye edildiğini aktardı.

    Kim, güvenlik önlemleri sayesinde ön belirlemelere göre yaralanan bulunmadığını ifade ederek, ilgili kurumlarla saldırıların sonuçlarını gidermeye yönelik çalışmaların sürdüğünü kaydetti.

    Sosyal medyaya yansıyan görüntülerde, şirkete ait tesislerde geniş bir alana yayılan yangınların çıktığı görülüyor.

    Rusya, Ukrayna’daki 3 limana saldırı düzenlediğini bildirdi

    Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna’nın Odessa, İzmail ve Nikolayev limanlarına yüksek hassasiyetli silahlar ve insansız hava araçlarıyla (İHA) grup saldırıları düzenlendiğini bildirdi.

    Bakanlıktan yapılan açıklamada, Rusya Silahlı Kuvvetlerinin gece boyunca havadan fırlatılan yüksek hassasiyetli silahlar ve saldırı İHA’larıyla grup saldırılarını sürdürdüğü belirtildi.

    Saldırılarda Odessa Deniz Ticaret Limanı’nda Ukrayna ordusu için kullanılan akaryakıt ve madeni yağ depolarının vurulduğu aktarılan açıklamada, “İzmail Deniz Ticaret Limanı’nda ise askeri amaçlı yüklerin boşaltılması ve depolanması için kullanılan liman altyapısı, aralarında ‘Magura’ tipi insansız deniz araçlarının da bulunduğu 3 insansız deniz aracı deposu ve Ukrayna ordusuna ait teçhizatın bulunduğu bir hangar vuruldu.” ifadesi kullanıldı.

    Ayrıca İzmail limanında otonom insansız su altı araçlarının depolanması ve denize indirilmesi için kullanılan yüzer havuzun da hedef alındığı bilgisi paylaşıldı.

    Açıklamada, Nikolayev Deniz Ticaret Limanı’nda askeri amaçlı yük getiren bir kuru yük gemisinin, yükünü boşalttığı sırada vurulduğu kaydedildi.

    Rusya’nın Kirov bölgesindeki işletmeye füze saldırısı

    Öte yandan Rusya’nın Kirov Bölge Valisi Aleksandr Sokolov, şehirdeki bir işletmeye füze saldırısı düzenlendiğini bildirdi.

    Sokolov, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, sabah saatlerinde Kirov’da bir işletmeye füze saldırısı düzenlendiğini ve yaralananlar olduğunu belirtti.

    Zarar görenlere tıbbi yardım sağlandığı bilgisini paylaşan Sokolov, durumun kontrol altında olduğunu ifade etti.

    Kirov Bölgesi Terörle Mücadele Komisyonunun, sosyal medya da dahil herhangi bir basın kaynağında saldırılara dair görüntü paylaşılmasını yasaklayan bir karar aldığına dikkati çeken Sokolov, bölge sakinlerinden buna uymalarını istedi.

    Bazı sosyal medya hesaplarında, Kirov şehrinde savunma sanayisi için üretim yapan bir şirkete ait olduğu belirtilen binadan dumanların yükseldiğine dair görüntüler yer aldı.>>>AA

  • İsrail ve Filistin tarafında ölü ve yaralılar var

    İsrail ve Filistin tarafında ölü ve yaralılar var

    Filistin Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, Nablus’a bağlı Tel beldesi yakınlarında İsrail güçleri ile Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler Filistinlilere ateş açtı.

    Saldırıda 4 Filistinli hayatını kaybetti, üçü ağır olmak üzere 4 Filistinli yaralandı.

    Öte yandan İsrail ordusu, Tel beldesi yakınında yer alan ve gasbedilen Filistin toprakları üzerine kurulan yasa dışı “Havat Gilad” yerleşim bölgesi çevresinde Filistinliler ile “yürüyüşe çıkan” İsrailliler arasında arbede yaşandığını bildirdi.

    Ordudan yapılan yazılı açıklamada, Filistinlilerden birinin arbede sonrası bölgeye gelen İsrailli güvenlikçinin silahını alarak İsraillilere ateş açtığı öne sürüldü. Açılan ateş sonucu biri ağır olmak üzere 4 İsraillinin yaralandığı aktarıldı. Tel beldesine giden yolların kapatıldığı ve bölgeye askeri birlikler sevk edildiği bildirildi.

    Öte yandan İsrail acil yardım servisi Kızıl Davud Yıldızı’ndan yapılan açıklamada ise yaralanan 4 İsrailliden birinin öldüğü, diğer ikisinin durumunun ağır olduğu belirtildi.

    Açılan ateş sonucu biri ağır olmak üzere 4 İsraillinin yaralandığı aktarıldı.

    Batı Şeria’da 2026’da İsraillilerin saldırılarında 86 Filistinli hayatını kaybetti

    Filistin Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail ordusu ile Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin Batı Şeria’daki saldırılarına ilişkin bilgi verildi.

    Açıklamada, 2026’nın başından bu yana Batı Şeria’da 21’i Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler tarafından olmak üzere açılan ateş sonucu 86 Filistinlinin yaşamını yitirdiği kaydedildi.

    Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, Filistinlilere ait 120’den fazla zeytin ağacını tahrip etti

    Filistin resmi haber ajansı WAFA’ya konuşan aktivist Ali Nevacia, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin, Agziye bölgesinde Filistinli Talib el-Cundi’ye ait 120’den fazla zeytin ağacını tahrip ettiğini söyledi.

    Haberde, özellikle birçok Filistinli ailenin temel geçim kaynaklarından biri olan zeytin ağaçlarının hedef alındığı belirtilerek, son olayın da bölgede Filistinlilerin arazi ve mülklerine yönelik son dönemde artan saldırıların bir parçası olduğu vurgulandı.

    İsrail’in Gazze Şeridi’ne saldırı başlattığı Ekim 2023’ten bu yana işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te Filistinlilere yönelik gözaltı, baskın ve saldırılarda artış yaşanıyor.>>>AA

  • İsrail ordusunun Gazze’deki son saldırısında biri bebek, 4 Filistinli yaralandı

    İsrail ordusunun Gazze’deki son saldırısında biri bebek, 4 Filistinli yaralandı

    Sağlık alanındaki kaynaklardan edinilen bilgiye göre, İsrail ordusuna ait araçlar Han Yunus’ta yerinden edilen Filistinlilerin çadırlarının bulunduğu Mevasi bölgesine ateş açtı.

    İsrail saldırısında biri, 1 yaşındaki bebek, diğeri çocuk olmak üzere 4 Filistinli yaralandı.

    Yaralanan Filistinlilerden ikisi çadırlarının içinde kurşun isabet etmesi nedeniyle yaralandı.

    Yerel kaynaklar ve görgü tanıkları da İsrail ordusunun son günlerde bölgeye sık sık ateş açtığı ve bunun sonucunda hayatını kaybedenler ve yaralananlar olduğunu söyledi.

    Ayrıca, İsrail ordusuna ait topçu birlikleri Gazze’nin orta kesimindeki Deyr el-Belah kentinin doğu kesimlerini hedef aldı. İsrail hücum botları da Gazze kentinin sahil kesimini bombaladı.

    İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’ten bu yana 73 binden fazla Filistinlinin hayatını kaybettiği saldırılarını, 10 Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkese rağmen sürdürüyor.>>>AA

  • Roth: Han hakkındaki oylama Netanyahu kararını etkilemez

    Roth: Han hakkındaki oylama Netanyahu kararını etkilemez

    İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) eski Direktörü Princeton Üniversitesi Misafir Profesörü Roth, Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) Başsavcısı Han’ın görevine devam edip edemeyeceğine ilişkin yarın New York’ta yapılacak oylamaya ilişkin AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, söz konusu oylamanın sonucunun İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkındaki tutuklama emrini etkilemeyeceğini belirtti.

    Roth, UCM Taraf Devletler Meclisi’nin 125 üye devletin temsilcileriyle 24 Temmuz’da bir araya gelerek, oylama yapacağını ve kararın nihai olarak üye devletlere ait olduğunu kaydetti.

    Eski HRW Direktörü Roth şunları söyledi:

    “24 Temmuz’da 125 üye devlet, Yürütme Bürosu’nun tavsiyesine uyup uymayacaklarına ve Kerim Han’ın cinsel suistimal gerekçesiyle kalıcı olarak görevden alınıp alınmayacağına karar verecek. Bu, 125 hükümetin kararı. Savcının kaderini nihai olarak belirleyen taraf onlar.”

    Han’ın soruşturma sürecinin, Netanyahu ve Gallant hakkında çıkarılan tutuklama emirlerine etkisi üzerine Roth, bu emirlerin savcının şahsından bağımsız olarak UCM’nin üç yargıçtan oluşan Ön Yargılama Dairesi tarafından onaylandığını hatırlatarak, “Kerim Han’da her ne problem olursa olsun, bu aşamada önemli değil çünkü yargıçlar tutuklama emirlerini çıkarmak için yeterli delil olduğuna karar verdi. Bu tutuklama emirleri sadece savcının değil, UCM’nin çok sayıda personelinin çalışmasının ürünü. Dolayısıyla bu tutuklama emirleri geçerliliğini koruyacak.” dedi.

    Han’ı şikayet eden kadının iddialarının güçlü olduğunu kaydeden Roth, bu nedenle savcının görevden alınması gerektiğini düşündüğünü ifade etti.

    Yürütme Bürosu’nun bulgularına karşın üç yargıçtan oluşan panelin Han hakkında suistimal tespit etmemesinin, BM soruşturmacılarının 150 sayfalık raporunda net bir bulgu ifadesi kullanmamasından kaynaklandığını belirten Roth, bunun beraat anlamına gelmediğini vurguladı.

    ABD ve İsrail’in, UCM’yi itibarsızlaştırma fırsatı uyarısı

    Roth, ABD Başkanı Donald Trump yönetimi ile İsrail’in UCM’ye yönelik tutumunun, savcı hakkındaki cinsel suistimal iddialarından tamamen bağımsız bir mesele olduğunun altını çizdi.

    Buna karşın başta Washington ve Tel Aviv olmak üzere mahkemeyi hedef alan aktörlerin, Han’ın görevden alınmasını kurumu itibarsızlaştırmak için bir fırsata çevirebileceği uyarısında bulunan Roth, “Netanyahu ve Trump, kendilerine dokunulmazlık sağlamak için bulabilecekleri her bahaneyi öne sürecekler mi? Elbette, bunu yapacaklar. Bunlar hukuk tanımaz kişiler.” diye konuştu.

    ABD’nin Mahkemeye yönelik yaptırımları

    Roth, Trump yönetiminin UCM’nin savcılık ve yargı mensuplarına yönelik yaptırımlarının, Roma Statüsü’nün 70. maddesi kapsamında adaletin engellenmesi anlamına geldiğinin altını çizerek, şu ifadeleri kullandı:

    “Trump yönetimi mahkemeyi öldürmek istiyor ama bunu başaramayacak. 125 üye devlet var. Bu devletler hukukun üstünlüğü için, adalet için orada duruyor, Trump’ın istediği dokunulmazlık için değil.”

    Washington’ın kuruluşundan bu yana UCM’ye sert bir muhalefet sergilediğini ancak bu tutumun Putin hakkında tutuklama kararı çıkmasıyla biraz yumuşadığını söyleyen Roth, Washington’un yumuşayan bu yaklaşımının Netanyahu hakkındaki suçlamalarla birlikte sona erdiğine işaret etti.

    Netanyahu’nun kendisini masum görüyorsa kanıtları tartışmak için Lahey’e gelmesi gerektiğini, nitekim eski Kenya Devlet Başkanı Uhuru Kenyatta’nın bu yolu izleyerek hakkındaki suçlamaların düşürülmesini sağladığını hatırlattı.

    UCM’nin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Roth, Trump yönetiminin mahkemeyi çökertmek istediğini ancak bunda başarılı olamayacağını söyledi. Mahkemenin 125 üye devletin desteğiyle varlığını sürdüreceğini belirten Roth, kurumun etkili çalışabilmesi için güvenilirliğini yitirmemiş yeni bir savcıya ihtiyaç duyduğunu sözlerine ekledi.

    Kerim Han hakkındaki iddialar

    UCM Başsavcısı Kerim Han, Mayıs 2024’te İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Yoav Gallant için tutuklama emri talebinde bulunduktan sonra kendisine yönelik cinsel taciz iddialarının ortaya atılmasının ardından Mayıs 2025’te gönüllü olarak izne ayrılmıştı.

    Mart 2026’da UCM tarafından görevlendirilen üç yargıçtan oluşan bağımsız bir heyet, BM soruşturmasının Han hakkında “görevi suistimal veya ihlal tespit etmediği” sonucuna varmıştı.

    Üç yargıçtan oluşan bağımsız heyetin raporuna rağmen UCM Taraf Devletler Meclisi Bürosu, 8 Haziran’da yaptığı toplantıda, Han’ın görevinin akıbetini belirlemek üzere mahkemeyi kuran 125 taraf devletten oluşan Meclisin 24 Temmuz’da özel oturum yapacağı ve Başsavcı Han hakkındaki disiplin işlemleri için nitelikli çoğunlukla karar alınacağı kaydedildi.>>>AA

  • Amazon yapay genel zeka biriminde işten çıkarmaya gitti

    Amazon yapay genel zeka biriminde işten çıkarmaya gitti

    Amazon Sözcüsü tarafından yapılan açıklamada, şirketin birkaç yıldır büyük yapay zeka modelleri geliştirdiği ve bu alanın, üzerinde çalıştıkları en önemli konulardan biri olmaya devam ettiği belirtildi.

    Hızla gelişen bir alanda faaliyet gösterildiğine işaret edilen açıklamada, bu nedenle müşteriler için en önemli girişimlere odaklanarak asıl önemli olan konularda daha hızlı ilerlenmesinin hedeflendiği kaydedildi.

    Açıklamada, “Bu odaklanma, müşterilerimizin geleceği için en önemli alanlara yatırım yapmayı sürdürürken bile yapay genel zeka organizasyonumuzun bazı bölümlerindeki bazı pozisyonların kaldırılması da dahil olmak üzere bazı zor kararlar almamızı gerektiriyor.” ifadeleri kullanıldı.

    Ayrıca açıklamada, şirketin bu süreçten etkilenen çalışanları geçiş dönemlerinde desteklemeye kararlı olduğu belirtildi.>>>AA

  • Almanya’da dini tabelalara cuma namazı saati eklendi

    Almanya’da dini tabelalara cuma namazı saati eklendi

    Almanya’da birçok yerleşim yerinin girişinde bulunan ve Katolik ile Protestan kiliselerindeki ayin saatlerini gösteren sarı ve mor renkli tabelalar, Penzberg’de yeni bir uygulamayla genişletildi.

    Belediye, bu tabelalara stilize edilmiş mavi bir cami sembolü ekleyerek Müslümanlar için cuma namazı saatini de göstermeye başladı.

    Penzberg Belediyesi’nin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, yeni tabelaların Katolik ve Protestan kiliselerinin ayin saatlerinin yanı sıra ilk kez cuma namazını da içerdiği belirtildi.

    Açıklamada, “Çeşitlilik birleştirir. İyi bir birlikte yaşam açıklık ve karşılaşmayla başlar. Din, köken veya dünya görüşü ne olursa olsun herkese kapımız açıktır.” ifadelerine yer verildi.

    Penzberg Camisi İmamı Benjamin İdriz ise cuma namazının da tabelalarda yer alması fikrinin, geçen sonbaharda dini toplulukların dönemin Belediye Başkanı Stefan Korpan ile yaptığı yıllık toplantıda gündeme geldiğini aktardı.

    İdriz, uygulamanın yeni Belediye Başkanı Thomas Kopf döneminde hayata geçirilmesinden memnuniyet duyduğunu ifade etti.>>>AA