Kategori: Dünya

  • ABD Başkanı Trump: Kanada, ABD’de bir eyalet olmadan eyalet olmanın faydalarından yararlanmak istiyor

    ABD Başkanı Trump: Kanada, ABD’de bir eyalet olmadan eyalet olmanın faydalarından yararlanmak istiyor

    Trump, sosyal medya hesabından Kanada ile tarife gerilimine ilişkin açıklama yaptı.

    Kanada’nın ABD’li çiftçilerden uzun yıllardır para aldığını ve onları tarifelere tabi tuttuğunu, artık buna izin vermeyeceklerini belirten Trump “Kanada, (ABD’de) bir eyalet olmadan eyalet olmanın faydalarından yararlanmak istiyor.” ifadesini kullandı.

    ABD’nin, yaklaşık 20 milyar dolar değerindeki Kanada ürünlerine yüzde 50’lik tarife uygulanması kararı üzerine Kanada, bu tarifelere misilleme yapacağını, müzakerelerin askıya alındığını bildirmişti.

    Kanada Başbakanı Mark Carney, gelecek günlerde ABD’ye yönelik yeni tarife tedbirlerinin ayrıntılarını açıklayacaklarını ve bu tarifelerin 8 Eylül’de yürürlüğe gireceğini belirtmişti.>>>AA

  • ‘Mekke Ortak Savunma Anlaşması’ çıkışı: “Katılmayı değerlendiriyoruz, Türkiye temel ortağımızdır”

    ‘Mekke Ortak Savunma Anlaşması’ çıkışı: “Katılmayı değerlendiriyoruz, Türkiye temel ortağımızdır”

    Kamuoyuna yansıyan açıklamalarda, Suriye’nin yeni dönem dış politika vizyonunun yeniden imar, egemenlik ve güçlü bölgesel ortaklıklar üzerine kurulduğu vurgulandı.

    “Mekke Savunma Anlaşması’nı Masaya Yatırıyoruz”

    Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan’ın öncülüğünde hayata geçirilen üçlü savunma paktına değinen Bakan Şeybani, Şam’ın yaklaşımını şu sözlerle ifade etti:
    Suriye yönetiminin Mekke Ortak Savunma Anlaşması’na katılım konusunu incelediğini ancak bu hususta henüz nihai bir kararın verilmediğini açıkladı. Suriye’nin egemen bir devlet olduğunu belirten Şeybani, kiminle ittifak kuracaklarına hiçbir dış gücün müdahale edemeyeceğini kaydetti.

    “Türkiye ile 1000 Kilometrelik Sınır ve Tarihi Bağlarımız Var”

    Ankara ile yürütülen diplomatik ve stratejik temaslara öncelik verdiklerini dile getiren Suriye Dışişleri Bakanı: Türkiye’nin Suriye’nin yeniden imarı ve altyapısının ayağa kaldırılmasında temel bir stratejik ortak olduğunu belirtti.
    İki ülke arasındaki 1000 kilometreyi aşan sınır hattı ile güçlü tarihi bağların yeni dönem ilişkilerinin omurgasını oluşturduğunu vurguladı.
    'Mekke Ortak Savunma Anlaşması' çıkışı: "Katılmayı değerlendiriyoruz, Türkiye temel ortağımızdır"

    İran’a Geçmişle Yüzleşme Şartı, İsrail’e Net Mesaj

    Bölgesel dengeler ve komşu ülkelere yönelik mesajlarında Şeybani iki başlığın altını çizdi: Tahran ile ilişkilerin normalleşebilmesi için İran’ın geçmiş dönemde devrim sürecinde Beşar Esad yönetimine verdiği desteği ve Suriye halkına yaşattıklarını resmen kabul etmesi gerektiğini dile getirdi.
    İsrail ile herhangi bir stratejik anlaşma konuşmak için çok erken olduğunu aktaran Bakan, önceliğin İsrail saldırılarının durdurulması olduğunu söyledi.

    Pakistan ile Diplomatik Temsil Büyükelçilik Düzeyine Çıkıyor

    İslamabad temasları kapsamında Suriye ile Pakistan arasında Ortak Bakanlar Komitesi’nin yeniden faaliyete geçirilmesi, doğrudan uçak seferlerinin sürmesi ve ortak bir Yatırım Forumu kurulması konusunda mutabakata varıldı. Şeybani, Suriye’nin Pakistan’daki temsil düzeyinin kısa sürede büyükelçilik seviyesine yükseltileceğini duyurdu.
  • AB’den İsrail’in ‘E1 Projesi’ne sert tepki: “İki devletli çözüme bağlılığımızı sürdürüyoruz”

    AB’den İsrail’in ‘E1 Projesi’ne sert tepki: “İki devletli çözüme bağlılığımızı sürdürüyoruz”

    Sosyal medya hesabı üzerinden açıklamada bulunan AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, İsrail’in yerleşim genişletme hamlesine şu sözlerle karşı çıktı:
    “İki devletli çözüme dayanan adil ve kalıcı bir barışa bağlılığımızı sürdürüyoruz. E1 projesi Batı Şeria’yı bölerek Filistin topraklarının coğrafi devamlılığını bozacak ve iki devletli barış zeminini zayıflatacaktır.”

    Ortak Bildiride İmza Sayısı 14 Ülke ve AB’ye Ulaştı

    İsrail’in yasa dışı yerleşim ihalelerine karşı ilk olarak İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya, Hollanda, Kanada ve Norveç tarafından başlatılan ortak bildiriye katılım genişledi:
    • Yeni Katılan Ülkeler: Avustralya, Yeni Zelanda, İsveç, Belçika, Avusturya, İspanya, Yunanistan ve son olarak AB Komisyonu metne imza attı.
    • Uluslararası Hukuk Çağrısı: Açıklamada, Batı Şeria’daki yerleşimlerin uluslararası hukuka tamamen aykırı olduğu hatırlatılarak, İsrail hükümetine ihale ve genişleme planlarını derhal geri çekme çağrısı yapıldı.

    Filistin Topraklarını İkiye Bölecek “E1 Projesi” Nedir?

    Tarihsel Doğu Kudüs ile Batı Şeria arasındaki bağı koparmayı amaçlayan E1 projesinin öne çıkan detayları:
    • Toprak Gasbı: Maale Adumim yerleşimini Batı Kudüs’e bağlamak amacıyla 1999 yılında 12 bin dönümlük Filistin arazisi üzerine planlandı.
    • Coğrafi Bütünlüğün Bozulması: Proje, Doğu Kudüs ile Batı Şeria arasındaki bağlantıyı keserek bağımsız bir Filistin Devleti’nin kurulmasını fiilen engellemeyi amaçlıyor.
    • 1.234 Konutluk İhale: Eylül 2025’te Binyamin Netanyahu tarafından onaylanan plan çerçevesinde, uluslararası taahhütlere aykırı olarak 1.234 konutluk ilk ihale ilanı yayımlandı.
  • İngiltere’de Türk balına rekor fiyat: 200 gramı 1.250 sterline satılıyor!

    İngiltere’de Türk balına rekor fiyat: 200 gramı 1.250 sterline satılıyor!

    Kilogram fiyatı 6.250 sterline (yaklaşık 404 bin TL) ulaşan gurme bal, Türkiye’nin katma değerli ihracat potansiyelini bir kez daha gözler önüne serdi.

    Bal İhracatında 6 Ayda 15,7 Milyon Dolarlık Gelir

    Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği (DKİB) verilerine göre Türkiye’nin 2026 yılı ocak-haziran dönemindeki bal ihracatı rakamları netleşti:
    • Toplam İhracat: Yılın ilk 6 ayında 3 bin 615 ton bal ihracatı karşılığında 15 milyon 764 bin 889 dolar gelir sağlandı.
    • En Çok İhracat Yapılan Ülkeler:
      • ABD: 5 milyon 42 bin 659 dolar
      • Birleşik Krallık: 2 milyon 178 bin 874 dolar (%13,8 pay)
      • Almanya: 1 milyon 954 bin 561 dolar
    • Pazar Payı: Bu üç ülke, Türkiye’nin toplam bal ihracat gelirinin %58,2’sini oluşturdu.

    İngiltere'de Türk balına rekor fiyat: 200 gramı 1.250 sterline satılıyor!

    Toplu İhracat 4,4 Dolar, Butik Bal Binlerce Sterlin

    Türkiye’nin standart toplu bal ihracatında kilogram fiyatı ortalama 4,4 dolar seviyesinde kalırken, Artvin ve çevresinde üretilen coğrafi işaretli ve endemik butik ballar dünya pazarında lüks segmentte yer alıyor:
    • Centauri Balı: Guinness Rekorlar Kitabı tarafından tescillenen ve “dünyanın en pahalı balı” unvanını taşıyan Centauri balının kilogramı 10 bin Euro’ya kadar ulaşıyor.
    • Anzer Balı: Bölgenin bir diğer ünlü değeri olan Anzer balı, uluslararası piyasada kilogramı 200 doların üzerinde alıcı buluyor.

    İngiltere'de Türk balına rekor fiyat: 200 gramı 1.250 sterline satılıyor!

    İngiltere Pazarında Büyük Potansiyel

    Birleşmiş Milletler (BM) Comtrade verilerine göre, yılda yaklaşık 53 bin ton bal ithal eden İngiltere pazarında hakimiyet Çin ve Yeni Zelanda’da bulunuyor. Dünyanın en büyük ikinci bal üreticisi olan Türkiye, henüz Birleşik Krallık’ın ilk 10 tedarikçisi arasında yer almasa da gurme ve yüksek kaliteli Türk ballarının pazar payını hızla artırabileceği vurgulanıyor.
  • Batı Şeria’da İsrailli yerleşimciler evlere saldırdı: 3 Filistinli yaralandı

    Batı Şeria’da İsrailli yerleşimciler evlere saldırdı: 3 Filistinli yaralandı

    İşgal altındaki Batı Şeria’nın güneyinde yer alan El Halil kentinde, Filistin topraklarını gasbeden İsrailli radikal grupların düzenlediği saldırılarda 3 Filistinli yaralandı.

    Filistin devlet televizyonunun Filistin Kızılayına dayandırdığı habere göre olay, El Halil kentine bağlı Hırbet Deyr Şems bölgesinde meydana geldi. İsrailli gruplar, bölgedeki Filistinlilerin yerleşim alanlarını ve evlerini hedef aldı.

    İsrail Ordusu Korumasında Saldırı ve Hırsızlık

    Görgü tanıklarından edinilen bilgilere göre, yerleşimci gruplar saldırıları İsrail ordusunun koruması altında gerçekleştirdi. Filistinlilerin evlerine baskın düzenleyen radikal gruplar, bölgedeki bazı küçükbaş hayvanları da gasbederek çaldı.

    Öte yandan Filistin resmi haber ajansı WAFA’da yer alan habere göre, bir diğer saldırı Batı Şeria’nın Tulkerim kentinde yaşandı. İsrailli grupların, Filistinlilere ait seyir halindeki ve park durumundaki araçları taşladığı bildirildi.

    Ekim 2023’ten Bu Yana Şiddet Tırmanıyor

    İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarını başlattığı Ekim 2023’ten bu yana, işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te de gerilim tırmanmaya devam ediyor. Bu süreçte:

    • Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırıları artış gösterdi.

    • Askeri operasyonlar ve gözaltılar sıklaştı.

    • Kaçak Yahudi yerleşim yerleri genişletildi.

    • Filistinlilerin seyahat ve hareket özgürlüğü ciddi oranda kısıtlandı.

  • İran Devrim Muhafızları: Yeni bir savaş çıkarsa daha yıkıcı silahlar kullanacağız

    İran Devrim Muhafızları: Yeni bir savaş çıkarsa daha yıkıcı silahlar kullanacağız

    İran devlet televizyonuna göre, Muhibbi, ülkesinin füze kapasitesine ilişkin açıklamada bulundu.

    Devrim Muhafızları tarafından kullanılan füzelerin savaş başlıklarının imha gücünün önceki savaşlarda kullanılan örneklerden çok daha yüksek olduğunu öne süren İranlı Sözcü, “Yeni bir savaş çıkması halinde silahlarımız geçmişten tamamen farklı olacaktır. Bu farklılık, savaş başlıklarının nesli, isabet hassasiyeti, füzelerin menzili veya diğer alanlarda görülebilecektir.” dedi.

    Muhibbi, İran’ın silah üretimi ve geliştirilmesi konusunda herhangi bir duraksama yaşamadığını, ülkesine ait askeri silahların her geçen gün daha hassas, daha yıkıcı ve teknolojik açıdan daha gelişmiş hale getirildiğini savundu. >>>AA

  • Hürmüz’de petrol tankerleri için gizli koridor iddiası

    Hürmüz’de petrol tankerleri için gizli koridor iddiası

    Axios’un ismini vermeyen ABD’li yetkililere dayandırdığı haberine göre, birkaç haftadır devam eden operasyon kapsamında her gece 15 ila 20 petrol tankeri, Hürmüz Boğazı’nın güney kanalından geçerek bölgeye giriş ve çıkış yapıyor.

    ABD’li yetkililer, bu yolla Hürmüz Boğazı’ndan günlük yaklaşık 10 milyon varil petrolün dünya enerji piyasalarına ulaştırıldığını öne sürdü.

    Bu miktarın savaş öncesi seviyenin yaklaşık yarısına denk geldiğini belirten yetkililer, ancak bunun küresel petrol arzındaki kesintilerin azaltılmasına önemli katkı sağladığını ileri sürdü.

    Yetkililer, operasyonun yalnızca petrol yüklü tankerlerin güvenli şekilde boğazdan çıkarılmasını kapsamadığını, ABD ordusunun boş tankerlerin de Umman Denizi’nden, Hürmüz Boğazı üzerinden Basra Körfezi’ne giriş yapmasına yardımcı olduğunu öne sürdü.

    Operasyonun ABD’nin North Carolina eyaletindeki Fort Bragg üssünden yönetildiğini ileri süren yetkililer, gemilerin her gece belirlenen saat aralıklarında, biri boğazdan çıkış diğeri giriş olmak üzere iki ayrı konvoy halinde hareket ettiği ve ABD ordusunun yönlendirmeleri doğrultusunda güney kanalından geçtiği iddiasında bulundu.

    ABD’li yetkililer, operasyonun, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığının (CENTCOM) İran’ın radar ve deniz gözetleme sistemlerini hedef aldığı iki haftalık askeri operasyonun ardından mümkün hale geldiğini ifade etti. >>>AA

  • İsrail savaş uçakları Lübnan’ın güneyini bombaladı

    İsrail savaş uçakları Lübnan’ın güneyini bombaladı

    Lübnan yerel basınına göre, İsrail savaş uçakları Lübnan’ın güneyinde yer alan Ali et-Tahir Tepeleri, Dohat Kefr Rumman, Deyr Seryan çevresi ile El-Kantara bölgelerini yoğun bombardımana tuttu.

    Saldırılarda ölen ya da yaralanan olup olmadığına ilişkin henüz bilgi verilmedi.

    İsrail’in Lübnan’daki saldırıları

    İsrail ordusu, Lübnan’a 2 Mart’ta yoğun hava saldırıları başlatarak ülkenin güneyindeki birçok beldeyi hedef almış ve işgal etmişti.

    Lübnan Sağlık Bakanlığının verilerine göre, İsrail’in 2 Mart’tan bu yana düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 4 bin 346’ya, yaralıların sayısı ise 12 bin 301’e ulaştı.

    Lübnan hükümeti, saldırılar nedeniyle ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı.

    Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan’da yürürlüğe giren ateşkes daha sonra birkaç kez uzatılmıştı.

    Ancak İsrail ordusu, ateşkese rağmen çeşitli gerekçelerle Lübnan’ın güneyine yönelik saldırılarını sürdürüyor. >>>AA

  • İsrail’in E1 hamlesine Filistin’den tepki

    İsrail’in E1 hamlesine Filistin’den tepki

    İsrailli sivil toplum kuruluşları Ir Amim, Bimkom ve Peace Now (Şimdi Barış) tarafından yapılan ortak açıklamada, İsrail hükümetinin Devlet Savcılığı aracılığıyla sunduğu resmi taahhütten geri adım attığı belirtildi.

    Açıklamada, “E1” projesi kapsamında 1234 konutun inşası için ilk ihalenin, davacılara söz verilen ön bildirim yapılmadan yayımlandığı aktarıldı.

    Ayrıca ihalenin, projeyle ilgili hukuki sürecin Kudüs Bölge Mahkemesinde devam ettiği ve devletin henüz dilekçeye resmi yanıtını sunmadığı bir dönemde yayımlandığına dikkat çekildi.

    Devlet Savcılığının 19 Temmuz’da davacılara önümüzdeki 2-3 ay içinde “E1” ile ilgili herhangi bir ihalenin yayımlanmasının beklenmediğini bildirdiği ve bir ihale açılmasına karar verilmesi halinde önceden haber verileceği sözünü verdiği hatırlatılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

    “Ancak hükümet bugün hiçbir ön uyarı yapmaksızın ilk ihaleyi yayımladı. Davacılar durumu ancak ihalenin yayımlanmasını kutlayan resmi bir duyuru aracılığıyla öğrenebildi. Söz konusu ihale, E1 projesi kapsamında onaylanan 3 bin 401 konutun 1234’ünü kapsıyor. Sadece bu aşamanın dahi uygulanması, sahada geri dönülemez fiili durumlar yaratacak; uzun vadeli siyasi ve coğrafi sonuçlar doğuracaktır.”

    30 yıldır uluslararası tepkiler nedeniyle erteleniyordu

    İsrailli sivil toplum kuruluşları, birbirini izleyen İsrail hükümetlerinin, işgal altındaki Batı Şeria’nın coğrafi bütünlüğünü böleceği, Doğu Kudüs’ü Batı Şeria’nın geri kalanından izole edeceği ve iki devletli çözüm şansını ciddi şekilde baltalayacağı yönündeki uluslararası tepkiler nedeniyle bu projeyi 30 yılı aşkın süredir ertelediğini vurguladı.

    Kısmi bir ihalenin yayımlanmasının ciddi soru işaretleri yarattığı ifade edilen açıklamada, bu adımın hukuki denetimi ile medyanın ve kamuoyunun ilgisini sınırlandırarak projeyi hayata geçirme çabası olduğu değerlendirmesine yer verildi.

    FKÖ: “Planlamadan fiili uygulamaya geçildi”

    Filistin Kurtuluş Örgütüne (FKÖ) bağlı Ayrım Duvarı (Utanç Duvarı) ve Yahudi Yerleşim Birimleriyle Mücadele Heyetinden yapılan açıklamada ise İsrail’in bu adımıyla “E1 projesini ilhak haritalarından çıkarıp fiilen uygulamaya koyduğu” belirtildi.

    İhalenin sıradan bir konut projesi veya Maale Adumim Yahudi yerleşim biriminin yerel bir genişlemesi olarak görülemeyeceği vurgulanan açıklamada, bunun Kudüs ile Ürdün Vadisi (El-Ağvar) arasındaki bölgeyi yeniden şekillendirmeyi hedefleyen jeopolitik bir projenin uygulama adımı olduğu kaydedildi.

    Açıklamada, E1 planının Kudüs ile Maale Adumim Yahudi yerleşim birimi arasında yaklaşık 12 bin dönümlük bir alana yayıldığı ve konut, sanayi, turizm ile altyapı ağlarından oluşan entegre bir sistemden meydana geldiği bilgisi paylaşıldı.

    Bu adımın uluslararası hukukun ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin (BMGK) 2334 sayılı kararının açık bir ihlali olduğu hatırlatılan açıklamada, ihalenin amacının Kudüs’ü tecrit etmek, Filistinli ve Bedevi toplulukları kuşatmak ve Batı Şeria’nın kuzeyi ile güneyi arasındaki bağlantıyı kesmek olduğu vurgulandı.

    Filistin’deki işgali genişletecek “E1 Projesi”

    Tarihsel olarak Doğu Kudüs’ün bir parçası olan ancak Ayrım (Utanç) Duvarı’nın Batı Şeria kısmında kalan Filistin mahallesi Ayzeriye’nin yakınına inşa edilmiş “Maale Adumim” Yahudi yerleşim birimini, Batı Kudüs’e giden yola bağlamak için “E1 Projesi” başlatılmıştı.

    Bu kapsamda, bölgeye 4 binden fazla yasa dışı konut ve oteller inşa etmek için 1999 yılında 12 bin dönüm Filistin toprağı gasbedilmişti.

    İsrail yönetimi, Filistin Devleti’nin kurulmasını önleyeceği söylenen “E1 Projesi”ni önceki ABD yönetimlerinin baskıları nedeniyle dondurmuştu.

    Başbakan Binyamin Netanyahu, işgal altındaki Batı Şeria’yı fiilen ikiye bölecek “E1 Projesi”ni Eylül 2025’te onaylamıştı.

    İsrail “E1 Projesi” ile işgal altında tuttuğu Doğu Kudüs ile Batı Şeria’daki Filistin toprakları arasındaki bağlantıyı kesmeyi hedefliyor.

    İsrail ordusundan işgal altındaki Batı Şeria’nın çeşitli bölgelerine baskın

    Filistin resmi ajansı WAFA’nın haberine göre İsrail askerleri, Beytüllahim kentinin güneyindeki Beyt Fuccar beldesine baskın düzenleyerek beldenin farklı mahallelerinde konuşlandı.

    Filistinlilerin evlerine baskın yapıp arama yapan İsrail askerlerinin ses bombaları ve zehirli göz yaşartıcı gaz fırlatması sonucu çok sayıda kişi etkilendi.

    Haberde, İsrail ordusunun Beytüllahim’in güneydoğusundaki Takku beldesinin yanı sıra doğusunda yer alan Dar Salah, Eş-Şevavire, Za’tara, Halayil el-Levz ve Ebu Nuceym bölgelerine de baskınlar düzenlediği, evlerin arandığı ve eşyalara zarar verildiği kaydedildi.

    Öte yandan Filistin Sesi Radyosu, İsrail askerlerinin işgal altındaki Doğu Kudüs’ün Biddu köyünün girişinde de gaz bombaları kullandığını duyurdu.

    Baskınlar sırasında İsrail askerlerince atılan zehirli gaz bombaları nedeniyle halk arasında boğulma tehlikesi geçiren ve gazdan etkilenen çok sayıda kişiye ilk müdahale olay yerinde yapıldı. >>>AA

  • Rusya: Karadeniz’de 2 römorkörü ve İzmail Limanı’ndaki tren istasyonunu vurduk

    Rusya: Karadeniz’de 2 römorkörü ve İzmail Limanı’ndaki tren istasyonunu vurduk

    Bakanlıktan yapılan açıklamada, Rus ordusunun Ukrayna ordusunun çıkarları doğrultusunda kullanılan liman altyapısı ve deniz araçlarına yönelik saldırılarını sürdürdüğü belirtildi.

    Dün akşam Nikolayev’in (Mıkolayiv) güneybatısındaki Karadeniz sularında 2 römorkörün İHA’larla vurulduğu aktarılan açıklamada, römorkörlerin, Ukrayna ordusu için Batı menşeli silah taşıyan kuru yük gemilerine Ukrayna limanlarına kadar eşlik ettiği ifade edildi.

    Gece askeri yük ve yakıtın yüklenmesi, depolanması ve taşınması amacıyla kullanıldığı belirtilen İzmail Limanı’ndaki tren istasyonunun da İHA’larla vurulduğu kaydedildi.

    “Ukrayna’nın Belgorod bölgesine düzenlediği saldırılarda 1 kişi öldü”

    Rusya’nın Belgorod Bölgesi Vali Vekili Aleksandr Şuvayev, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Ukrayna ordusunun son 24 saatte Belgorod bölgesine topçu ve insansız hava araçlarıyla (İHA) 122 kez saldırı düzenlediğini belirtti.

    Bu sürede 135 İHA’nın hava savunma sistemlerince etkisiz hale getirildiğini aktaran Şuvayev, “Saldırılarda, 1 kişi hayatını kaybetti, 10 kişi ise yaralandı.” ifadesini kullandı.

    Leningrad bölgesinde Ust-Luga Limanı hasar gördü

    St. Petersburg yakınındaki Leningrad Bölge Valisi Aleksandr Drozdenko, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, bölge üzerinde 54 İHA’nın etkisiz hale getirildiğini belirtti.

    Saldırı sonucu bölgedeki Ust-Luga Limanı’nın hasar gördüğünü kaydeden Drozdenko, olayda can kaybının olmadığını ifade etti.

    Tver Bölge Vali Vekili Vitaliy Korolev de sosyal medya üzerinden, İHA saldırısı sonucu bölgedeki e-ticaret platformu Wildberries’e ait deponun hasar gördüğünü bildirdi.

    Wildberries’ten yapılan açıklamada ise depodaki malların zarar görmediği belirtildi.

    Ukrayna’ya ait 533 İHA vuruldu

    Rusya Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, dün yerel saatle 20.00’den bugün saat 08.00’e kadar Ukrayna’ya ait 553 İHA’nın hava savunma sistemlerince imha edildiği bildirildi.

    İHA’ların çeşitli bölgeler üzerinde düşürüldüğü kaydedilen açıklamada, bunlar arasında Moskova, Karadeniz ve Azak Denizi bölgesinin bulunduğu ifade edildi.

    Başkent Moskova Belediye Başkanı Sergey Sobyanin de sosyal medya hesabından Moskova’ya doğru uçan 10 İHA’nın yok edildiğini açıkladı. >>>AA

  • İsrail ordusundan Lübnan’ın güneyinde ateşkese rağmen yıkım

    İsrail ordusundan Lübnan’ın güneyinde ateşkese rağmen yıkım

    Lübnan resmi haber ajansı NNA’da yer alan haberde, konuya ilişkin bilgi verildi.

    İsrail güçlerinin sabah saatlerinde ülkenin güneyindeki Mansuri ve Mecdel Zun beldeleri ile civardaki vadilerde yer alan evleri patlayıcılarla yıktığı ve bazılarını yaktığı belirtilen haberde ayrıca, İsrail’in gece saatlerinde iki dalga halinde Mansuri beldesine hava saldırıları düzenlediği ve patlama seslerinin Sur kentinden de duyulduğu aktarıldı.

    Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam dün yaptığı açıklamada, İsrail’in ülkenin güneyindeki köy ve beldelerdeki saldırıları ve yıkımlarının, “uluslararası hukuk ve uluslararası insan haklarının ağır ihlali” olduğunu belirterek, İsrail ordusunun sahadaki yıkımlarını, “Hizbullah’ın askeri tesislerinin varlığı” bahanesiyle gerekçelendirmesinin “mantık dışı” olduğunu ifade etmişti.

    Lübnan ordusu, konuya ilişkin açıklamasında İsrail’in güneyde devam eden saldırılarının, ordunun bölgeye konuşlanmasına ve halkın evlerine dönmesine engel olduğunu kaydetmişti.

    ⁠İsrail’in Lübnan’daki saldırıları

    İsrail ordusu, Lübnan’a 2 Mart’ta yoğun hava saldırıları başlatarak, ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti.

    Lübnan hükümeti bu sürede, ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı.

    Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan’da yürürlüğe giren ateşkes daha sonra birkaç kez uzatılmıştı.

    Lübnan Sağlık Bakanlığı, son açıklamasında, İsrail’in 2 Mart’tan bu yana ülkeye düzenlediği saldırılarda 4 bin 335 kişinin hayatını kaybettiğini bildirmişti. >>>AA

  • Hürmüz Boğazı için yeni kriz

    Hürmüz Boğazı için yeni kriz

    İran Meclisi Ulusal Güvenlik Komisyonu Sekreteri Behnam Saidi, devlet televizyonunda yaptığı konuşmada, “düşman” ülkelere ait gemilerin Hürmüz Boğazı’ndan geçişine müsaade edilmeyeceğini belirtti.

    İran Dışişleri Bakanı’ndan Trump’a

    İran Dışişleri Bakanı’ndan Trump’a “Hürmüz Boğazı’nda daha büyük bir yanlış hesaplama yapmayın” uyarısı

    Saidi, “Siyonist rejime ait hiçbir geminin Hürmüz Boğazı’ndan geçiş hakkı yoktur. Hatta bir gemi rejimle bağlantılı olup da başka bir ülkenin bayrağıyla İsrail mallarını taşıyorsa geçiş hakkı olmayacaktır.” dedi.

    ABD’ye ait gemilere de Boğaz’dan geçiş izni vermeyeceklerini savunan Saidi, “Suçlu ve saldırgan Amerikan rejimine ait ticari ya da askeri hiçbir geminin de İran’a tehdit oluşturduğu ve İran Silahlı Kuvvetler tarafından düşman olarak tanımlandığı müddetçe Hürmüz Boğazı’ndan geçiş hakkı olmayacak.” ifadelerini kullandı. >>>AA

  • İsrail basını: Hizbullah’ın operasyon hücresi hedef alındı

    İsrail basını: Hizbullah’ın operasyon hücresi hedef alındı

    İsrail devlet televizyonu KAN’ın haberinde, “İsrail Hava Kuvvetlerinin, Lübnan’ın güneyindeki Mansuri köyünde Hizbullah tarafından kullanılan bir operasyon hücresine hava saldırısı düzenlediği” belirtildi.

    İsrail Ordu Radyosu ise söz konusu saldırının “nispeten olağan dışı” olduğunu vurgulayarak, İsrail’in son günlerde Lübnan’da nadiren hava saldırısı gerçekleştirdiğini ve güneydeki temel operasyonların patlayıcılarla altyapıyı imha etmeyi hedefleyen kara hareketlerine odaklandığını kaydetti.

    Saldırıda can kaybı veya maddi hasara ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmazken, Lübnan resmi ajansı NNA, İsrail ordusunun Mansuri beldesini topçu ateşiyle vurduğunu aktardı.

    Konuya ilişkin Hizbullah cephesinden ise henüz bir açıklama gelmedi.

    Müzakerelerin gölgesinde saldırılar sürüyor

    Saldırının, Roma’da ABD arabuluculuğunda yürütülen ve 26 Haziran’da varılan “Çerçeve Anlaşması”nın uygulanmasına ilişkin konuların ele alındığı Lübnan-İsrail müzakerelerinin 7. turunun tamamlanmasından birkaç gün sonra gerçekleşmesi dikkati çekti.

    Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Bakanlar Kurulu toplantısında yaptığı açıklamada, Roma’daki müzakerelerde sınır ve esirler konularında “olumlu ilerleme” kaydedildiğini belirtmişti.

    “Çerçeve Anlaşması”, Hizbullah dahil silahlı grupların silahsızlandırılması ve Lübnan ordusunun bu bölgelere konuşlandırılması karşılığında, İsrail’in işgal ettiği Lübnan topraklarından pilot bölgelerden başlayarak kademeli olarak çekilmesini öngörüyor.

    Müzakere sürecine rağmen İsrail’in 2 Mart’ta başlattığı saldırılar devam ediyor. Lübnan makamlarının verilerine göre saldırılarda şu ana kadar 4 bin 335 kişi hayatını kaybetti, 12 bin 277 kişi yaralandı ve 1 milyondan fazla kişi yerinden edildi.

    İsrail, bir kısmını onlarca yıldır, bir kısmını ise 2023-2024 yıllarındaki savaş süresince işgal altında tuttuğu Lübnan’ın güneyinde, son saldırılarla birlikte 10 kilometreden fazla derinliğe nüfuz etmiş durumda. >>>AA

  • Rusya ve Ukrayna’da sular durulmuyor: 10 ölü

    Rusya ve Ukrayna’da sular durulmuyor: 10 ölü

    Voronej Valisi Aleksandr Gusev, yaptığı yazılı açıklamada, gece saatlerinde bölge üzerinde 15 İHA’nın hava savunma sistemlerince düşürüldüğünü bildirdi.

    Düşen İHA parçaları nedeniyle 1 kişinin öldüğünü aktaran Gusev, saldırıda 2 kişinin de yaralanarak hastaneye kaldırıldığına işaret etti.

    İHA’ların düşmesi sonucu “büyük bir şirkete ait” iki depoda da yangın çıktığını belirten Gusev, “Bir tesiste yangın 16 bin metrekarelik alanda kontrol altına alındı, diğerinde ise 20 bin metrekarelik alandaki yangını söndürme çalışmaları sürüyor.” ifadesini kullandı.

    Saldırıda ayrıca 3 kamyon ve 1 otomobilin İHA parçaları nedeniyle hasar gördüğü açıklandı.

    Rusya’nın en büyük e-ticaret platformu Wildberries’ten yapılan açıklamada, bölgede şirkete ait tesislerin güvenlik gerekçesiyle tahliye edildiği kaydedildi.

    Orenburg’daki sanayi tesisinde İHA saldırısı nedeniyle yangın çıktı

    Orenburg Valisi Yevgeniy Solntsev, yaptığı yazılı açıklamada, bölgedeki hava savunma sistemlerinin 8 İHA düşürdüğünü belirtti.

    Düşürülen İHA parçalarının bölgedeki bir sanayi tesisine isabet etmesi sonucu yangın çıktığını aktaran Solntsev, ilk belirlemelere göre olayda yaralanan olmadığını ve acil durum ekiplerinin çalışmalarını sürdürdüğünü kaydetti.

    Bölgedeki İHA tehlikesinin sürdüğüne dikkati çeken Solntsev, Orenburg Havalimanı’nın da geçici olarak uçuşlara kapatıldığı bilgisini paylaştı.

    Rusya: Moskova bölgesine 237 İHA gönderildi

    Rusya’nın başkenti Moskova’nın Belediye Başkanı Sergey Sobyanin, sosyal medya üzerinden konuya ilişkin açıklama yaptı.

    Moskova bölgesini çok sayıda İHA’nın hedef aldığını belirten Sobyanin, “Dün akşam saat 20.30’dan bugün sabah saat 08.30’a kadar Moskova bölgesine doğru 237 İHA uçtu. Bunların birçoğu, bölge sınırında hava savunma sistemlerince etkisiz hale getirildi. Başkent Moskova’ya doğru uçan 13 İHA yok edildi.” ifadelerini kullandı.

    Rusya Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada da dün yerel saatle 20.00’den bugün 08.00’e kadar Ukrayna’ya ait 396 İHA’nın Moskova dahil çeşitli bölgeler üzerinde hava savunma sistemlerince yok edildiği kaydedildi.

    Rusya: Kiev ve Zaporijya’da askeri sanayi tesisi ile lojistik merkezlerini vurduk

    Rusya Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, Rusya Silahlı Kuvvetlerinin Ukrayna’daki eylemleriyle ilgili bilgi verildi.

    Rus ordusunun gece Ukrayna’nın askeri savunma tesisi ile lojistik merkezlerine yönelik saldırı düzenlediği aktarılan açıklamada, Kiev’de insansız hava araçları (İHA), robotik ve radyo elektronik sistemlerinin depolandığı ve dağıtımının yapıldığı “Novaya Poçta” (Nova Poşta) terminali ile “Kiev-3” lojistik merkezinin vurulduğu belirtildi.

    Saldırıda, Zaporijya kentinde askeri teçhizat için zırh ve çelik yelek için plaka üreten “Zaporojstal” fabrikasının da hedef alındığı kaydedilen açıklamada, saldırının karadan yüksek hassasiyetli silahlarla gerçekleştirildiği ifade edildi.

    Ukrayna: Zaporijya kenti ve Dnipropetrovsk bölgesine düzenlenen saldırılarda 9 kişi öldü

    Rus ordusunun Ukrayna’nın Zaporijya kenti ve Dnipropetrovsk bölgesindeki farklı kasabalara düzenlediği hava saldırılarında 9 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi.

    Zaporijya Bölgesi Askeri İdaresi Başkanı İvan Fedorov, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Rusya’nın bu gece Zaporijya kentine hava saldırısı düzenlediğini ifade etti.

    Saldırının füze ve güdümlü bombalar kullanılarak yapıldığını aktaran Fedorov, ilk belirlemelere göre 6 kişinin öldüğü, 19 kişinin yaralandığı bilgisini paylaştı.

    Ukrayna Devlet Acil Durum Servisinden (DSNS) yapılan açıklamada ise Dnipropetrovsk bölgesinin farklı kasabalarına düzenlenen hava saldırılarında 3 kişinin öldüğü, 5 kişinin yaralandığı belirtildi.

    Kiev’de bir çocuk hastanesinin altyapısı hasar gördü

    DSNS’den yapılan diğer açıklamada da Rusya’nın bu gece Ukrayna’nın başkenti Kiev’e balistik füze saldırısı düzenlediği kaydedildi.

    Saldırıda, kentin Şevçenskiy semtindeki çocuk hastanesinin bulunduğu alanın isabet aldığı aktarılan açıklamada, “Olay yerinde 2 çukur oluştu. Binanın camları ve bir gaz borusu hasar gördü. Gaz servisi çalışanları kaçağı giderdi. Çocuklar ve doktorlar sığınaktaydı. Herhangi bir can kaybı veya yaralanma olmadı.” ifadeleri kullanıldı.

    Ayrıca kentteki bir deponun da saldırı nedeniyle hasar gördüğü bilgisi paylaşılan açıklamada, saldırıda bir kişinin yaralandığı belirtildi. >>>AA

  • Kolombiya’da deprem: Çevrede büyük panik!

    Kolombiya’da deprem: Çevrede büyük panik!

    Güney Amerika ülkesi Kolombiya, yerel saatle sabahın erken saatlerinde meydana gelen şiddetli bir depremle sarsıldı.
    Avrupa-Akdeniz Sismoloji Merkezi (EMSC) tarafından yapılan ilk açıklamada depremin büyüklüğü 7.2 olarak duyuruldu. Sarsıntı, başta merkez üssüne yakın konumdaki Medellin ve başkent Bogota olmak üzere ülkenin birçok bölgesinde hissedilerek vatandaşlar arasında büyük paniğe neden oldu.
    İşte sarsıntıya ve bölgedeki son duruma dair öne çıkan detaylar…

    Merkez Üssü Medellin Yakınları

    Avrupa-Akdeniz Sismoloji Merkezi’nin (EMSC) paylaştığı verilere göre:
    • Sarsıntının Merkez Üssü: Medellin şehrinin yaklaşık 18 kilometre güneydoğusu.
    • Hissedilen Bölgeler: Başkent Bogota ve çevre eyaletler.
    • EMSC Bilgi Güncellemesi: EMSC, 7.2’lik ilk bildirimin ardından sistemlerinde kısa süreliğine 7.5 büyüklüğünde ikinci bir sarsıntı verisi yayımladı ancak bu bildiri daha sonra kurumun resmi sitesinden kaldırıldı.

    Olası Can ve Mal Kaybı Henüz Açıklanmadı

    Yerel saatle sabahın ilk saatlerinde gerçekleşen şiddetli sarsıntının ardından halk binalardan sokaklara döküldü.
    Yetkili makamlardan ve yerel güvenlik birimlerinden olası can kaybı, yaralanma veya maddi hasara ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Bölgede hasar tespit ve inceleme çalışmalarının sürdüğü bildirildi.
  • Murphy: Donald Trump, İran ile bu savaşı kaybetti

    Murphy: Donald Trump, İran ile bu savaşı kaybetti

    Murphy, NBC News kanalında katıldığı programda, ABD ve İsrail’in İran’a saldırılarıyla başlayan savaşa ilişkin Trump yönetimini eleştirdi.

    İran ile masadaki olası anlaşmanın Tahran yönetimine Hürmüz Boğazı’nın açılması için yıllık 100 milyar dolar ödemeyi öngördüğünü ileri süren Murphy, “Donald Trump, bu savaşı kaybetti. Amerika daha zayıf, İran daha güçlü bir durumda. (Hürmüz) Boğazı yeniden açmanın maliyeti gün geçtikçe artıyor.” diye konuştu.

    Murphy, söz konusu paranın ödenmesinin İran için “zafer” olacağını, böylece “ordularını ve bölgedeki vekil güçleri destekleyebileceklerini” savundu.

    İran’a yönelik saldırıların sona ermesi gerektiğini, ABD’nin bu süreçte “zayıf düştüğünü” dile getiren Murphy, “Bu savaşın sona ermesi ve Boğaz’ın açılması için kötü bir anlaşmayı desteklemeye hazırım çünkü elimizdeki tek anlaşma seçeneği bu.” ifadesini kullandı.

    Murphy, ABD’nin “saldırılarını sürdürebilmesi amacıyla” mühimmat stokunun yenilenmesi için fonlamayı desteklemeyeceğini ancak İran ile anlaşmaya varılması ve saldırıların sona ermesi halinde mühimmatın yerine konulması için çalışmaya hazır olacağını söyledi. >>>AA

  • İran: Aracılar üzerinden mesaj alışverişinde bulunuyoruz

    İran: Aracılar üzerinden mesaj alışverişinde bulunuyoruz

    İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İran ve ABD arasındaki görüşmelere ilişkin açıklamada bulundu.

    İran basınına konuşan Arakçi, İran’ın ABD ile müzakere yürütmediğini sadece aracılar üzerinden mesaj alışverişinde bulunduğunu belirterek, ABD’nin mutabakat zaptındaki ihlalleri telafi edene kadar müzakerelerin yeniden başlayamayacağını aktardı.

    Arabulucuların müzakereleri yeniden başlatmaya yönelik çabalarının devam ettiğini ifade eden Arakçi, “Müzakereler için zemin hazırlamak üzere çabalar sürüyor” dedi.

    Arakçi ayrıca, Hürmüz Boğazı’ndaki seyir rotalarının değiştirilmesinin teknik ve hukuki bir mesele olduğunu ve bunun boğazın açılması anlamına gelmediğini belirtti. >>>İHA

  • Lübnan’ın güneyinde gerilim tırmanıyor: 3 asker yaralandı

    Lübnan’ın güneyinde gerilim tırmanıyor: 3 asker yaralandı

    İsrail, bölgedeki ateşkese ve çerçeve anlaşmasına rağmen Lübnan’daki saldırılarını sürdürüyor.

    Lübnan resmi ajansı NNA’nın haberine göre, İsrail topçuları Sur kentinin güneyindeki Mansuri beldesini çok sayıda top mermisiyle hedef aldı.

    Lübnan ordusundan yapılan yazılı açıklamada ise Nebatiye vilayetine bağlı Batı Zavtar beldesinde patlamamış mühimmatı etkisiz hale getirme çalışmaları sırasında 3 askerin yaralandığı belirtildi.

    Lübnan ordusu, pilot bölge uygulaması kapsamında İsrail askerlerinin bölgeden çekilmesinin ardından Litani Nehri’nin kuzeyinde yer alan Batı Zavtar beldesinde 21 Temmuz’da konuşlanarak arama-tarama faaliyetleri başlattığını duyurmuştu.

    İsrail’e ait İHA’nın Lübnan’ın güneyinde bir evin yakınına düşmesi sonucu 2 kişi yaralandı

    Lübnan resmi ajansı NNA’nın haberine göre, bir İsrail İHA’sı Nebatiye vilayetine bağlı Kefer Rumman beldesinde teknik arıza nedeniyle düştü.

    Ali Tahir Tepesi, Debşe Tepesi ve Kefer Rumman Tepeleri arasında seyreden İHA’nın bir evin yakınına düşmesi sonucu 2 kişi yaralandı.

    İsrail güçleri Lübnan’ın güneyinde evleri ve altyapıyı patlayıcılarla yıktı

    Yerel kaynaklardan edinilen bilgiye göre, İsrail güçleri, ülkenin güneyindeki Zavter eş-Şarkiyye beldesinde evleri ve altyapıyı patlayıcılarla hedef aldı.

    Patlamalar sonucu bazı evler ve altyapı unsurları yıkıldı.

    Olaya ilişkin daha fazla ayrıntı paylaşılmadı.

    NNA, ayrıca İsrail ordusunun Ali Tahir Tepesi ile Debşe Tepesi çevresi ve Kefer Rumman’ın Doha bölgesini yoğun topçu ateşiyle hedef aldığını bildirdi.

    İsrail, bölgedeki ateşkese ve çerçeve anlaşmasına rağmen Lübnan’a yönelik saldırılarını sürdürüyor.

    İsrail’in Lübnan’daki saldırıları ve ateşkes süreci

    İsrail ordusu, Lübnan’a 2 Mart’ta yoğun hava saldırıları başlatarak, ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti.

    Lübnan hükümeti bu sürede, ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı. Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan’da yürürlüğe giren ateşkes daha sonra birkaç kez uzatılmıştı.

    Lübnan Sağlık Bakanlığı, son açıklamasında, İsrail’in 2 Mart’tan bu yana ülkeye düzenlediği saldırılarda 4 bin 335 kişinin hayatını kaybettiğini bildirmişti.

    Öte yandan, Washington’da İsrail ile Lübnan arasında yürütülen doğrudan müzakerelerin 5. turunun ardından ise 26 Haziran’da Lübnan ve İsrail arasında çerçeve anlaşması imzalanmıştı. >>>AA 

  • Trump’tan İran müzakereleri için umut veren açıklama

    Trump’tan İran müzakereleri için umut veren açıklama

    ABD Başkanı Trump, Oval Ofis’te düzenlediği bir Başkanlık Kararnamesi imza töreninin ardından basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

    İran’la müzakerelerin iyi şekilde devam ettiğini anlatan Trump, net ifadeler kullanmaktan kaçınsa da anlaşmaya yakın oldukları mesajını verdi.

    ABD Başkanı, “Savaş biter bitmez benzin fiyatları düşecek ki bence çok yakında bitecek. (İran’ın) Daha fazla dayanabileceklerini sanmıyorum.” değerlendirmesini yaptı.

    Müzakereleri yakından takip ettiğini ve kendisinin de dahil olduğunu aktaran Trump, anlaşmanın ne zaman imzalanacağı sorusuna, “Bence işler çok iyi gidiyor. Müzakerelerde ben de yer alıyorum. Bence gayet iyi gidiyoruz. (Anlaşma) Yakında gerçekleşebilir.” yanıtını verdi.

    Trump, müzakerelerin, Hürmüz Boğazı ile ilgili kısmında, İran’la anlaşmanın tamamlanmaya yakın olduğu yönündeki haberleri de değerlendirerek, bu konuda Tahran’la tam olarak anlaştıklarını henüz söyleyemeyeceğini ancak sürecin devam ettiğini dile getirdi.

    Abluka yoluyla boğazı ABD’nin kontrol ettiğini savunan Trump, yine de İran’ın boğazdan geçen gemilere ateş açabileceğini ya da deniz mayınlarının tankerlere çarpabileceğini söyledi.

    Trump’tan Rusya ve Ukrayna’ya mesaj

    ABD Başkanı, Rusya-Ukrayna Savaşı konusunda da güncel durumu değerlendirerek, Joe Biden yönetiminin, Ukrayna’ya zamanında çok fazla silah ve mühimmat verdiğini savundu.

    ABD olarak sadece Ukrayna’ya değil birçok ülkeye çok fazla silah ve mühimmat gönderdiklerini anlatan Trump, ihtiyaç duymaları halinde bunların bazılarını geri alabileceklerini belirtti.

    Trump, İran’la ilgili ihtiyaç duydukları mühimmatlar konusunda bir sıkıntı yaşamadıklarını savunarak, bu stokları günlük olarak tedarik edip yerine koyduklarını kaydetti. >>>AA

  • Tver’de İHA alarmı: Wildberries deposunda hasar oluştu

    Tver’de İHA alarmı: Wildberries deposunda hasar oluştu

    Tver Valisi Vitaliy Korolev, yaptığı yazılı açıklamada, Rus hava savunma sistemlerinin bölge üzerinde İHA saldırısını engellediğini belirtti.

    Düşürülen bir İHA’nın parçalarının Wildberries lojistik merkezinin cephesinde küçük çaplı hasara yol açtığını aktaran Korolev, olayda can kaybı veya yaralanma yaşanmadığını bildirdi.

    Korolev, 4 Ağustos’ta bölgede düşürülen İHA’ya ait bir parçanın Kalininskiy ilçesindeki Wildberries lojistik merkezinin duvarına isabet ettiğini ve binanın kısmen hasar gördüğünü bildirmişti.

    Ukrayna, son dönemde Rusya merkezli Wildberries’e ait depo ve lojistik tesislerine yönelik İHA saldırıları düzenliyor.

    Rusya: Ukrayna’nın askeri yük taşıyan 2 gemisini Karadeniz’de vurduk

    Rusya Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Rus ordusunun Ukrayna’nın gemilerine yönelik saldırıları sürdürdüğü belirtildi.

    Karadeniz’de Odessa kentinin güney ve doğusunda dün 2 kuru yük gemisinin vurulduğu kaydedilen açıklamada, bu gemilerin askeri yük taşıdığı ifade edildi.

    Açıklamada, saldırıda insansız hava araçlarının (İHA) kullanıldığı aktarıldı. >>>AA

  • Mısır’da 5.3 büyüklüğünde deprem: Çevre ülkelerde sallandı

    Mısır’da 5.3 büyüklüğünde deprem: Çevre ülkelerde sallandı

    Mısır’ın kuzey bölgesinde yer alan İsmailiye kentinde gece saatlerinde korkutan bir sarsıntı meydana geldi.

    Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) Deprem Dairesi tarafından paylaşılan verilere göre, saat 03.00’te merkez üssü Mısır’ın İsmailiye kenti olan 5.3 büyüklüğünde bir deprem kaydedildi.

    İşte depremin hissedildiği bölgeler ve son duruma ilişkin detaylar…

    Sarsıntı Derinliği 5,47 Kilometre

    AFAD ve uluslararası sismoloji merkezlerinin verilerine göre, yerin 5.47 kilometre derinliğinde sığ bir noktada gerçekleşen sarsıntı, geniş bir coğrafyada etkisini hissettirdi.

    Komşu Ülkeler de Sallandı: Kahire, Ürdün, Lübnan, Filistin ve İsrail

    Deprem sadece merkez üssü İsmailiye ile sınırlı kalmadı. Başta Mısır’ın başkenti Kahire olmak üzere çevre kentlerde geniş çaplı endişeye yol açan sarsıntı; Ürdün, Lübnan, Filistin ve İsrail gibi bölge ülkelerinde de net bir şekilde hissedildi.

    Olumsuz Bir Durum Yaşanmadı

    Mısır yerel basınında yer alan ilk bilgilere ve resmi makamların açıklamalarına göre, başkent Kahire ve İsmailiye çevresinde meydana gelen sarsıntıda ilk belirlemelere göre can ya da mal kaybı yaşanmadığı ve herhangi bir olumsuz durumun tespit edilmediği bildirildi.

  • Fed ve ABD verileri emtia piyasalarında oynaklığı artırdı

    Fed ve ABD verileri emtia piyasalarında oynaklığı artırdı

    Emtia piyasalarında tamamlanan haftada, ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz kararı ile ABD’de büyümenin ivme kaybetmesi ve enflasyonun yavaşlaması fiyatlarda oynaklığı artırırken Orta Doğu’daki gelişmeler Brent petrolde sert dalgalanmalara yol açtı.

    Fed, politika faizini beklentiler doğrultusunda yüzde 3,50-3,75 aralığında sabit tuttu. Kararın 3’e karşı 9 oyla alınması ve 3 üyenin 25 baz puanlık faiz artırımını desteklemesi, Bankanın bundan sonraki adımlarına ilişkin belirsizlikleri artırdı.

    Fed Başkanı Kevin Warsh, kararın ardından düzenlenen basın toplantısında, Fed’in fiyat istikrarını sağlama konusundaki kararlılığını yineleyerek yüzde 2’lik enflasyon hedefinde herhangi bir yumuşamanın söz konusu olmadığını söyledi.

    Fed içindeki görüş ayrılıkları ve enflasyonla mücadelede izlenecek yola ilişkin belirsizlikler artarken, uzun vadeli tahvil faizleri yükseldi.

    Bu gelişmelerin ardından ABD ekonomisinin yılın ikinci çeyreğinde yıllıklandırılmış olarak yüzde 1,5 büyüyerek ilk çeyrekteki yüzde 2,1’lik büyümenin altında kalması, ekonomik faaliyetin ivme kaybettiğine işaret etti.

    Fed’in enflasyon göstergesi olarak yakından takip ettiği kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksindeki yıllık artışın haziranda yüzde 4,1’den yüzde 3,7’ye gerilemesi ise eylül toplantısına ilişkin faiz artırımı beklentilerini zayıflattı.

    Böylece dolar ve tahvil faizlerindeki dalgalanma değerli metal fiyatlarında oynaklığı artırırken ekonomik faaliyete ilişkin endişeler sanayi metalleri üzerinde baskı oluşturdu.

    Analistler, Fed kararı öncesinde yüzde 81’e kadar çıkan eylül toplantısındaki faiz artırımı ihtimalinin, kararın ardından yüzde 65 civarına gerilediğini belirtti.

    Zayıflayan büyüme görünümü ile kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksindeki yıllık artışın yavaşlamasının Fed’e beklemek için alan açtığını ifade eden analistler, buna karşın 3 üyenin faiz artırımını desteklemesi ve enflasyonun halen yüzde 2 hedefinin üzerinde bulunması nedeniyle faiz artırımı ihtimalinin gündemde kalmaya devam ettiğini kaydetti.

    Bu gelişmelerin yanı sıra hafta başında Orta Doğu’da ABD ile İran arasındaki karşılıklı saldırılara geçici olarak ara verilmesi, müzakere beklentilerini güçlendirerek petrol fiyatlarındaki jeopolitik risk primini azaltırken, hafta sonunda saldırıların yeniden başlaması enerji piyasalarındaki oynaklığın sürmesine neden oldu.

    Değerli metallerde ABD’deki veriler etkili oldu

    Değerli metallerde dolar ve tahvil faizlerindeki hareketler ile Fed’in para politikasına ilişkin değişen beklentiler belirleyici oldu.

    Fed’in politika faizini sabit tutmasının ardından gerileyen değerli metaller, ABD’de büyümenin ivme kaybetmesi ve enflasyon göstergelerinin yavaşlamasıyla gelen alışlarla toparlandı.

    Buna karşın, Fed üyeleri arasındaki görüş ayrılıkları ve uzun vadeli tahvil faizlerindeki yükseliş altın ile gümüş fiyatlarını baskıladı. Dolar endeksinin haftanın son işlem gününde toparlanması da bu baskıyı artırdı.

    Platin ve paladyum ise değerli metal grubundan pozitif ayrıştı.

    Bu gelişmelerin yanı sıra küresel altın ve değerli metal fonlarına 29 Temmuz’da sona eren haftada giriş görülmesi, değerli metallerdeki kayıpların sınırlanmasına yardımcı oldu.

    Bu gelişmelerle birlikte değerli metallerde ons bazında fiyatlar platinde yüzde 3,5 ve paladyumda yüzde 2,7 artarken, gümüşte yüzde 0,9 ve altında yüzde 0,3 geriledi.

    Baz metallerde de karışık seyir öne çıktı

    Baz metallerde Çin ekonomisine ilişkin talep endişeleri ile bakır stoklarındaki azalışın yarattığı arz sıkışıklığı fiyatlamaları ayrıştırdı.

    Çin’de resmi imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi’nin temmuzda 50,3’ten 49,2’ye düşerek yeniden daralma bölgesine geçmesi, sanayi emtialarına yönelik talep endişelerini artırdı.

    Buna karşın bakır fiyatları, küresel piyasalardaki kullanılabilir stokların azalmasıyla yükseldi.

    Şanghay Vadeli İşlemler Borsası’ndaki bakır stoklarının mart ayındaki 433 bin 458 tonluk zirveden 69 bin 610 tona gerilemesi fiyatları destekleyen bir diğer unsur olarak öne çıktı. Çin’in ithalat iştahını gösteren Yangshan bakır priminin ton başına 115 dolarla dört yılın en yüksek seviyesine çıkması da talepteki toparlanmaya işaret etti.

    Londra Metal Borsası’nda teslimata hazır bakır stoklarının azalması, rafine metal arzındaki sıkılığa yönelik endişeleri artırdı. ABD’de olası bakır ithalat tarifelerinin yarattığı fiyat farkı nedeniyle bakırın küresel depolardan Amerikan piyasasına yönelmesi de Londra ve Şanghay piyasalarındaki kullanılabilir arzı daralttı.

    Çin’in resmi imalat sanayi göstergesinin haftanın son işlem gününde daralma bölgesine geçmesi ise sanayi talebine ilişkin endişeleri artırarak bakırdaki yükselişi sınırladı.

    Baz metallerde tezgah üstü piyasada tamamlanan hafta libre bazında fiyatlar bakırda yüzde 2,9, çinkoda yüzde 1,2 ve alüminyumda yüzde 0,7 artarken kurşunda yüzde 0,7 ve nikelde yüzde 0,3 geriledi.

    Enerji grubunda haftalık bazda düşüş görüldü

    Enerji grubunda Orta Doğu’daki gelişmeler, üretici ülkelerin arz politikalarına ilişkin beklentiler ve ABD’nin stok verileri öne çıktı.

    Brent petrol fiyatlarındaki düşüşte, hafta başında ABD ile İran arasındaki saldırılara ara verilmesi etkili oldu. Bu gelişme müzakere beklentilerini güçlendirerek petrol fiyatlarındaki jeopolitik risk primini azalttı.

    OPEC+ grubunun eylül ayı üretim hedefini günlük yaklaşık 188 bin varil artırabileceğine ilişkin beklentiler de fiyatları baskıladı.

    ABD Enerji Enformasyon İdaresi verilerine göre, ülkedeki stratejik petrol rezervleri hariç ticari ham petrol stokları 24 Temmuz’da sona eren haftada 7,2 milyon varil azalarak 404,5 milyon varile geriledi. Stoklardaki düşüş ve Orta Doğu’daki saldırıların yeniden başlaması, Brent petroldeki kaybı sınırladı.

    Doğal gazda yüksek üretim, bazı bölgelerde daha serin hava beklentileri ve sıvılaştırılmış doğal gaz ihracat tesislerine yönelen akışların azalması fiyatlar üzerinde baskı oluşturdu.

    Depolardaki gaz miktarının beş yıllık ortalamanın üzerinde bulunması da düşüşte etkili oldu. Doğal gaz stoklarının piyasa beklentilerinin altında kalarak 28 milyar fit küp artması ise kayıpların büyümesini engelledi.

    Bununla birlikte, haftalık bazda Brent petrolün varil fiyatı yüzde 4,6, doğal gazın İngiliz termal birimi cinsinden fiyatı da yüzde 0,7 geriledi.

    Tarım emtialarında karışık seyir izlendi

    Tarım emtialarında ABD’nin üretim bölgelerine yönelik hava tahminleri, ürün gelişim verileri, hasat beklentileri ve ihracat talebi fiyatlamalarda etkili oldu.

    Buğday, soya fasulyesi ve mısır fiyatları, ABD’nin Orta Batı bölgesine yağış getirecek hava tahminleri ile yüksek küresel arz beklentilerinin etkisiyle geriledi.

    ABD Tarım Bakanlığının haftalık raporunda mısır ve soya fasulyesinin iyi ve mükemmel durumdaki payları geriledi. Buna karşın, ürünlerin gelişiminin beş yıllık ortalamanın ilerisinde olduğu görüldü.

    Buğdayda ABD kışlık hasadının yüzde 81’e ulaşarak beş yıllık ortalamanın üzerinde seyretmesi ve küresel arzın yüksek kalacağı beklentisi fiyatları baskıladı. Rusya ve Ukrayna limanlarına yönelik saldırılar ile Karadeniz’deki sevkiyat aksamaları ise düşüşü sınırladı.

    Pamuk fiyatları, güçlü yeni sezon ABD ihracat satışları ve vadeli piyasalardaki teknik alışlarla yükseldi.

    Gana Kakao Kurulunun gelecek sezon üretiminin en az yüzde 16 azalabileceği yönündeki tahmini fiyatları destekledi. Malezyalı kakao işleyicisi Guan Chong’un tesislerini 2026’da yaklaşık yüzde 90 kapasiteyle çalıştırmayı beklediğini açıklaması da talep görünümüne ilişkin iyimserliği artırdı.

    Bu gelişmelerle birlikte Chicago Ticaret Borsası’nda kile başına fiyatlar buğdayda yüzde 5,9, soya fasulyesinde yüzde 5,2, mısırda yüzde 4,9 ve pirinçte yüzde 0,1 geriledi.

    ABD merkezli Intercontinental Exchange’te libre bazında fiyatlar pamukta yüzde 2,1 artarken şekerde yüzde 0,3 ve kahvede yüzde 0,1 düşüş görüldü. Kakaonun ton başına fiyatı da haftayı yüzde 0,3 yükselişle tamamladı.>>>AA

  • Saatte 8 bin 700 kilometre hızla Ay’a çarpacak!

    Saatte 8 bin 700 kilometre hızla Ay’a çarpacak!

    Los Alamos Ulusal Laboratuvarından araştırmacı Benjamin Fernando, çarpışma anında roket parçasının buharlaşacağını, bir ışık parlaması ile toz ve krater materyalinden oluşan bir püskürme bulutu yaratacağını ifade etti.

    2025 YILINDAKİ GÖREVİNDEN SONRA YÖRÜNGEDE KALDI

    Söz konusu roket parçası, 15 Ocak 2025 tarihinde Firefly Aerospace’e ait “Blue Ghost 1” ve ispace şirketine ait “Resilience” adlı Ay araçlarını taşıyan fırlatma sırasında görevi tamamlandıktan sonra yörüngede bırakılmıştı.

    BİLİM İNSANLARI İÇİN KALİBRASYON FIRSATI

    Araştırmacılar, kütlesi ve hızı kesin olarak bilinen bu nesnenin çarpışmasını, doğal göktaşı çarpmalarını incelemek için kullanılan tekniklerin sınanacağı bir kalibrasyon fırsatı olarak değerlendiriyor. Oluşacak toz bulutunun ölçülmesiyle Ay’ın o bölgesinin yapısına dair veriler elde edilmesi hedefleniyor.

    ÇIPLAK GÖZLE GÖRÜLEMEYECEK

    Gündüz tarafında kalması nedeniyle çıplak gözle görülmeyecek olan çarpma anı için amatör ve profesyonel astronomların teleskoplarla gözlem yapması çağrısında bulunuldu.

  • İspanya, Sebte’deki Fas sınırına 500 metre uzunluğunda yüzer bariyer kurdu

    İspanya, Sebte’deki Fas sınırına 500 metre uzunluğunda yüzer bariyer kurdu

    El Pais gazetesi, İspanya hükümetinin kararı çerçevesinde, Sebte’nin Fas ile sınırındaki Tarajal Sınır Kapısı’nda, kurulumuna bu sabah başlanan 500 metre uzunluğundaki yüzer güvenlik bariyerinin tamamlandığını aktardı.

    Kurulumu tamamlanan güvenlik bariyeri yardımıyla düzensiz göçmenlerin yasa dışı geçişlerinin önlenmesinin hedeflendiği belirtilirken, bariyerin yüzey yüksekliğinin 30-70 santimetreyi bulduğu, su altında da bir metre derinlikte olduğu ifade edildi.

    İspanya'ya geçen düzensiz göçmenlerden yaklaşık 69 bin 500'ü Fas'a geri döndü, ölü sayısı 67'ye yükseldi

    Ne olmuştu?

    Fas’taki Fenidek kasabası kıyılarından İspanya’nın Kuzey Afrika’daki toprağı Sebte’ye (Ceuta) yüzmeye çalışan 800’ü aşkın düzensiz göçmene 30 Temmuz’da müdahalede bulunulmuştu.

    İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, olaya ilişkin hükümetin mevcut tüm kaynaklarını seferber ettiğini bildirmişti.

    İspanya hükümeti, Sebte’ye yönelik düzensiz göç girişimlerinin artması üzerine güvenliğin sağlanması amacıyla silahlı kuvvetlerin bölgeye konuşlandırılmasına karar vermişti.

    Sebte’ye geçen düzensiz göçmenlerden yaklaşık 69 bin 500’ünün Fas’a geri döndüğünün tahmin edildiği, Fas’tan İspanya’ya geçmeye çalışırken yaşamını yitiren düzensiz göçmenlerin sayısının 67’ye yükseldiği belirtilmişti.>>>AA