Kategori: Eğitim

  • Airbus yolcu uçağı Havacılık Bilim Merkezi oldu

    Airbus yolcu uçağı Havacılık Bilim Merkezi oldu

    Çayırova ilçesi Şekerpınar Mahallesi, Muhsin Yazıcıoğlu Caddesi üzerinde 2018 yılında parça parça 14 TIR ile ilçeye getirilerek 17 dönümlük bir araziye konuşlandırılan ve daha sonra da montajı yapılan kanat açıklığı 60, gövde uzunluğu 64 metre olan Airbus A340 tipi yolcu uçağı tadilat çalışmalarının tamamlanması ve çevre düzeninin bitirilmesinin ardından Havacılık Bilim Merkezi olarak hizmet vermeye başladı.

    Havacılık Bilim Merkezinin açılışına Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Çayırova Belediye Başkanı Bünyamin Çiftçi, Gebze Teknik Üniversitesi Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İlyas Kandemir, sivil toplum temsilcilerinin temsilcileri, dernek başkanları, muhtarlar, çok sayıda vatandaş ve öğrenci katıldı.

    BÜYÜKAKIN; ARANIZDAN BİRİ BU UÇAĞIN DAHA İYİSİNİ TÜRKİYE’DE YAPSIN

    Törene katılan öğrencilere seslenen Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, gelecek vizyonunun kapılarını açtıklarını belirterek, “Eskiden müzelerde sergilenen eserlere dokunulmaması, sadece bakılması için etrafı genellikle iplerle, bariyerlerle çevrilerek muhafaza altına alınırdı. Ancak daha sonra özellikle çocukların keşfetmesi, ilham alması, o ilhamla yaratıcılıklarının pekişmesi için tasarımlar yapıldı. Aranızdan birileri şu uçağın içinde uçağı merak etmeye başlasın. Uçağın yazılımını yapsın, donanımını yapsın, yarın bu uçağı Türkiye’de bu uçağın daha iyisini yapsın ve benim ülkem dünyanın en ileri ülkesi olsun. Kafamız bu, bunu yapma sebebimiz bu, onun için biraz sonra uçağın içinde gezerken bütün bunları düşünerek gezin, yarın bu ülkeye iyilik yapmak istiyorsanız bunu yapacaksınız.” dedi.

    ‘RESTAURANT YAPILACAKTI BİLİM MERKEZİ OLDU’

    Çayırova Belediye Başkanı Bünyamin Çiftçi ise, kendisinden önce uçağın restoran olarak projelendirildiğini açıklayarak şunları söyledi:“2019 yılında belediye başkanı seçilmesinin ardından uçağın bilim merkezi olarak hizmet verilmesine karar verildi. Kimlik kazandıracak eserlerden en önemlisini hizmete açıyoruz. Tabii bu kolay olmadı, 2019’da aday ilan edildiğimizde uçak ile ilgili olarak beyannamemizde burayı bir bilim merkezi yapmayı ifade etmiştik. Uçak daha önceki yıllarda buraya konulmuş, tabii o tarihlerde de bir restoran ihalesi yapılmış bir çalışmaydı. Biz bir bilim merkezine çevirmek istediğimizi ifade ettikten sonra ihaleyi alan müteahhite ihaleyi bırakması için rica ettik o da sağolsun ihaleden çekildi. Biz de bu süreçten sonra uçağın bilim merkezi olması yönünde çalışmalarımıza başladık.”

  • Afyonkarahisar’da ‘Hedef YKS ve LGS’ çalıştayı gerçekleştirildi

    Afyonkarahisar’da ‘Hedef YKS ve LGS’ çalıştayı gerçekleştirildi

    Afyonkarahisar’da öğrenci ve öğretmenlerin katılımıyla ‘Hedef YKS ve LGS’ proje çalıştayı gerçekleştirildi.

    İl Milli Eğitim Müdürü Miraç Sünnetci, Şükrü Çelikalay İmam Hatip Ortaokulunu ziyaret ederek öğretmen ve öğrencilerle bir araya geldi. Sınıfları tek tek ziyaret eden Sünnetci öğrencilerle keyifli sohbetler gerçekleştirdi. Sınıf ziyaretlerinin ardından okulun konferans salonunda “Hedef YKS ve LGS” Proje Çalıştayı düzenlendi. Çalıştayda, öğrencilerin akademik başarılarını arttırmaya yönelik proje fikirleri, ölçme ve değerlendirme stratejileri ile sınav motivasyonu konularında görüş alışverişinde bulunuldu. Öğretmenlerin ve idarecilerin katılımıyla gerçekleştirilen çalıştayda her bir öğrencinin hedeflerine ulaşmaları konusunda uygun bireysel planların hazırlanması ve uygulanmasına vurgu yapan Sünnetci “Hem LGS hem de YKS sınavlarına hazırlanan öğrencilerimiz için sistemli bir rehberlik sürecinin yürütülmesi gerekiyor. Başarının temelinde emek, motivasyon ve doğru yönlendirmeler vardır. Her öğrencimizi kendi potansiyelini keşfetmeleri yönünde okullarımızda güçlü bir ekip ruhuyla çalışmalıyız. Bizlerin bugün gösterdiği fedakarlık yarın başarı olarak meyvesini verecektir. Bu fedakarlık için şimdiden hepinize teşekkür ediyorum. Güçlü Türkiye için güçlü işbirliği lazım” dedi.

  • Uşak Üniversitesi’nde Anabilim Dalı sayısı arttı

    Uşak Üniversitesi’nde Anabilim Dalı sayısı arttı

    Uşak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Savaş, Tıp Fakültesinde okuyan öğrencilerin iyi bir eğitim almalarını çok önemsediklerini belirterek, “İyi bir eğitim alan öğrencilerin alanında iyi bir hekim olacağına inanıyoruz. Bu nedenle tıpta uzmanlık eğitimi sayısını sürekli artırmak için çaba verdik. Daha önce 9 olan Anabilim Dalı sayımızı 20’ye çıkardık. Tıpta uzmanlık eğitimi için anabilim dalı sayımızı daha artırmamız gerekir. Bu konuda çalışmalarımıza devam edeceğiz” dedi.

    Öğrencinin eğitimi kadar akademisyenlerin nicelik ve nitelik olarak sayısını artırmayı önemsediklerini vurgulayan Rektör Savaş, akademisyen sayısını 100 öğretim üyesi ve 5 öğretim görevlisi olmak üzere 105’e çıkardıklarını ifade etti.

    Sağlık Bakanlığı’nın Uşak Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne araştırma görevlisi tahsis etmesiyle birlikte hastanenin hizmet alanında daha da güçleneceğine dikkat çeken Rektör Savaş, Uşak Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne destek vermeyi sürdüreceklerini ifade etti.

    Uşak Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hanefi Özbek, tıpta uzmanlık eğitimi veren anabilim ve bilim dalı sayılarının artmasının hem Üniversitemizin hem de Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin prestijini daha da artıracağını, hocalarımızın eğitim ve araştırmaya daha fazla yoğunlaşacaklarını belirterek, uzmanlık eğitimi yapmak isteyen öğrencilere daha fazla seçenek sunmak için çalıştıklarını söyledi.

  • “Öğrencilerinizi evladınız gibi yetiştirin”

    “Öğrencilerinizi evladınız gibi yetiştirin”

    Rektör Prof. Dr. Savaş, ziyaret kapsamında Banaz MYO’da öğrenim gören öğrencilerle buluşarak onların görüş ve taleplerini dinledi.

    Meslek yüksekokullarının istihdam odaklı eğitim anlayışındaki önemine değinen Prof. Dr. Savaş, “Sektörün ihtiyaçlarını takip edin, teknolojiyi yakından izleyin ve sürekli gelişim içinde olun. Mezun olmadan sınavları halledin. Meslek yüksekokullarından mezun olan öğrencilere ülkemizin ihtiyacı var. Herhangi bir sorununuz olduğunda rektör iletişim hattına yazın. Hocalarınızla vakti geçirmeye çalışın, onların deneyimlerinden faydalanın. Hepinize başarılar dilerim” dedi.

    Rektör Savaş, Banaz Meslek Yüksekokulu Akademik Kurul Toplantısında akademisyenlerle bir araya geldi.

    Toplantıda Banaz MYO Müdürü Doç. Dr. Abdurrahman Karaman, meslek yüksekokulunun mevcut durumu hakkında bilgi verdi. Toplantıda akademisyenlere çok çalışmaları tavsiyesinde bulunan Rektör Savaş, 5 yıllık tam akredite olan bir üniversite olduklarını ve bu süreçten sonra program akreditasyonlarını önemsediklerini ifade etti.

    Rektör Savaş, akademisyenlere, “Öğrencilerinizi kendi çocuklarınızı nasıl yetiştiriyorsanız öyle yetiştirin. Öğrencilerle birebir ilgilenin, onlarla vakit geçirin” dedi.

    Rektör Savaş, ziyaret programı kapsamında Banaz Kaymakamı Cuma Emeç’i de makamında ziyaret etti.

    Ziyarette, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Lütfi Özav, Banaz MYO Müdürü Doç. Dr. Abdurrahman Karaman ve Yüksekokul Sekreteri Ahmet Uçmaz da yer aldı. Ziyarette, Banaz’daki eğitim-öğretim faaliyetleri ve üniversite-kamu iş birliğine yönelik yapılabilecek çalışmalar üzerine görüş alışverişinde bulunuldu.

  • Suriye üniversitelerinde Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü açıldı

    Suriye üniversitelerinde Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü açıldı

    Suriye ile Türkiye arasında eğitim alanında yürütülen işbirliği çerçevesinde Şam ve Halep üniversitelerinde Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü açıldı.

    Suriye Yükseköğretim Bakan Yardımcısı Abdülhamid el-Haled, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü açılışının Türkiye Yükseköğretim Kurulu heyetinin, Şam’daki temasları sırasında imzalanan anlaşmalar doğrultusunda hayata geçirildiğini söyledi.

    Söz konusu adımın yalnızca akademik düzeyde bir bölüm açılışı olmadığına işaret eden Haled, “Bu girişim, iki ülke arasındaki tarihi, kültürel ve sosyal ilişkilerin yeniden canlandırılması ve kurumsal zemine taşınması açısından önem taşıyor.” dedi.

    Yeni bölüm için gerekli müfredat, öğretim elemanı ve materyalin Türkiye’nin Şam Büyükelçiliği ve Yunus Emre Enstitüsü ile koordinasyon halinde temin edildiğini belirten Haled, fakültelere ait derslik ve altyapı hazırlıklarının da Suriye tarafınca tamamlandığını dile getirdi.

    Haled, anlaşmalar kapsamında Türkiye ve Suriye üniversiteleri arasında öğrenci değişim programlarının da uygulanacağını vurgulayarak, “Türkçe, Suriye’de ikinci dil olarak giderek önem kazanıyor. Bu adım, iki ülke arasında eğitim işbirliğinin kurumsal boyutunu güçlendirecektir.” ifadelerini kullandı.

    Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanlığı ile Suriye Arap Cumhuriyeti Eğitim Bakanlığı arasında 10 Temmuz’da “Eğitim İş Birliği Protokolü” imzalanmıştı.

  • Kendileri küçük ama yürekleri büyük

    Kendileri küçük ama yürekleri büyük

    Afyonkarahisar merkezdeki Atatürk İlkokulu 4-İ öğrencileri, Gazze’de açlık ve yoksunlukla sınanan insanlara destek olabilmek için anlamlı bir çalışmaya imza attı
    Afyonkarahisar’da Atatürk İlkokulu’nda öğrenim gören 4-İ öğrencileri, Gazze için dayanışma ruhunu ortaya koydu. Öğrenciler, Gazze’ye destek olabilmek için kendi elleriyle bileklik yaptı. 
    Hilal Akyüz ve Elif Zülal Tat’ın öncülüğünde gelişen, sınıf öğretmeni Hakan Yastıkçı’nın rehberliği, Atatürk İlkokulu Müdürü Abdullah Demir’in destekleriyle sınıftaki tüm öğrencilerin katıldığı kampanya çerçevesinde yapılan bileklikler okulun girişinde satışa sunuldu.
    Bileklik satışından elde edilen gelir Atatürk İlkokulu yönetiminin aracılığıyla bir derneğe bağışlanacak. Okul Müdürü Abdullah Demir, bu anlamlı kampanya dolayısıyla 4-İ sınıfı öğrencilerine ve sınıf öğretmeni Hakan Yastıkçı’ya teşekkür etti. Kaynak : Atatürk İlkokulu

  • Tanyeri, Emirdağ Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğünde incelemelerde bulundu

    Tanyeri, Emirdağ Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğünde incelemelerde bulundu

    Afyonkarahisar İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürü Erkan Tanyeri, ‘2025 yılı Denetim Faaliyetleri’ çerçevesinde yürütülen nüfus iş ve işlemlerini incelemek üzere Emirdağ incelemelerde bulundu.

    Tanyeri, kurumun faaliyetleri ile ilgili Emirdağ Nüfus ve Vatandaşlık Müdür Vekili Osman Karakaya’dan bilgiler aldı. Ardından bir açıklama yapan Tanyeri, kurum çalışanlarınin vatandaşlarla çok iyi diyaloglar kurduğunu ve bunun da işlemlerin kalitesinin artmasına katkı sağladığını belirtti.

    Ziyaret Karakaya’nın kitap hediye etmesinin ardından sona erdi.

  • Okul kayıtlarında yeni dönem: Sınırlama geliyor

    Okul kayıtlarında yeni dönem: Sınırlama geliyor

    Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Erzurum’daki Hizmetiçi Eğitim Enstitüsü’nde yaptığı açıklamada, okul kayıtlarında bazı velilerin idareciler üzerine baskı kurduğunu belirtti. Tekin, adrese dayalı kayıt sistemine rağmen öğrencilerin farklı okullara yönlendirilmesinin sınıf mevcudu dengesizliğine yol açtığını ifade etti.

    Yeni Kayıt Sistemi Geliyor

    Bakan Tekin, “Önümüzdeki yıl sınırlamayla okul kayıtlarının kapatıldığı bir uygulamayı hayata geçireceğiz” dedi. Tekin, yeni sistemle birlikte taşradaki okul yöneticilerinin baskı altında kalmasının önüne geçileceğini ve kayıt sürecinin daha adil hale getirileceğini belirtti.

    “Popüler Okul” Algısı Dengeleri Bozuyor

    Bazı okulların “popüler” olarak lanse edilmesi nedeniyle aynı bölgede sınıf mevcutlarında ciddi farklılıklar yaşandığını belirten Tekin, “Bir okulda 20 kişi varken, yanındaki okulda 45 kişilik sınıflar olabiliyor. Bu, sağlıklı planlamayı engelliyor” diye konuştu.

    “Kayıt Parası” İddialarına Yanıt

    Tekin, bazı velilerin kayıt sürecini yanlış yorumladığını belirterek, “Okul müdürleri adres uygun olmadığı için kayıt yapamıyor. Bu durumun kayıt parası talebi gibi yansıtılması doğru değil” ifadelerini kullandı.

    İçişleri Bakanlığı ile Ortak Çalışma

    Yeni kayıt sisteminin İçişleri Bakanlığı ile birlikte hazırlandığını vurgulayan Tekin, “Okulların planlamasının sabote edilmesini önleyeceğiz. Kütüphane veya müzik atölyeleri sınıfa çevrilmek zorunda kalıyor, bu tabloyu değiştirmek istiyoruz” dedi.

    “Türkiye’nin En Büyük Ailesi”

    Milli Eğitim Bakanlığı’nı “Türkiye’nin en büyük ailesi” olarak tanımlayan Tekin, 75 bin okul, 1 milyon 250 bin öğretmen ve 18 milyon öğrenciyle büyük bir yapıya hizmet ettiklerini belirtti.

    Sahadan Gelen Talepler Mevzuata Dönüşüyor

    Göreve geldiği günden bu yana öğretmenlerle doğrudan temas kurduklarını belirten Tekin, sahadan gelen önerilerin mevzuat haline getirildiğini, öğretmenlerin sesi olduklarını ifade etti.

  • Lisans eğitimi 3 yılda tamamlanabilecek

    Lisans eğitimi 3 yılda tamamlanabilecek

    Yükseköğretim Kurulu, üniversite sisteminde köklü değişiklikler içeren yeni bir reform sürecini hayata geçiriyor. Yapılan açıklamaya göre, lisans programlarında sadeleşmeye gidilecek ve başarılı öğrenciler için lisans eğitimi 3 yılda tamamlanabilecek.

    Ders yükü azalacak, uygulama artacak

    YÖK Başkanı Erol Özvar, reform kapsamında ders içeriklerinin sadeleştirileceğini ve öğrenciye yüklenen ders sayısının azaltılacağını ifade etti. Öğrencilerin proje, uygulama ve araştırmalara daha fazla zaman ayırabilmeleri hedefleniyor.

    Uluslararası standartlarla uyumlu sistem

    Yapılacak düzenlemelerle Türkiye’deki üniversitelerin birçok Avrupa ülkesindeki sistemle benzer bir yapıya kavuşması hedefleniyor. Yeni yapı, teorik bilginin yanında öğrencilerin mesleki deneyim kazanmalarını da ön planda tutacak.

    Yaz okullarında üst sınıf dersi alma imkanı

    Yeni sistemde öğrencilerin yaz okullarında üst sınıflardan ders alarak eğitimlerini hızlandırmaları mümkün olacak. Böylece motivasyonu yüksek ve başarılı öğrenciler, mezuniyetlerini bir yıl erkene çekebilecek.

    Nitelikli mezun hedefi

    YÖK, bu reformlarla üniversite mezunlarının hem akademik hem de mesleki açıdan daha donanımlı hale gelmesini amaçlıyor. Eğitim sürecinde uygulama ve iş dünyasıyla entegrasyon ön plana çıkacak.

  • Siber Tehdit İstihbaratı

    Siber Tehdit İstihbaratı

    Afyonkarahisar Zübeyde Hanım Kız Mesleki ve Anadolu Lisesinde, Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğü tarafından Afyonkarahisar’da ilk kez “Siber Tehdit İstihbaratı” (Cyber Threat Intelligence) kursu açıldı.
    Bilgisayarları, sunucuları, mobil cihazları, elektronik sistemleri, ağları ve verileri kötü amaçlı saldırılardan korumaya yönelik uygulamaları kapsayan siber güvenliğin, geleceğin meslekleri arasında yer aldığı vurgulandı.
    Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) AKUCyber Siber Güvenlik Topluluğu tarafından verilen kursa, Zübeyde Hanım Kız Meslek Lisesi öğrencilerinin yanı sıra vatandaşların da katıldığı öğrenildi.
    Toplam 144 saat sürecek kursun sonunda, başarılı olan katılımcılara, sertifika verileceği, bu sayede kursiyerlerin mesleki becerilerini geliştirerek iş hayatına daha kolay atılmalarının hedeflendiği belirtildi.
    Afyonkarahisar’da öğrencilerin alanlarında kalifiye eleman olarak yetişmelerine katkı sağlaması beklenen kursun açılmasında emeği geçen Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü yetkililerinin çabaları vatandaşlar tarafından takdirle karşılandı. Kaynakı M.A

  • Tarımda dijital dönüşümle, gençler çiftçiliğe teşvik edilecek

    Tarımda dijital dönüşümle, gençler çiftçiliğe teşvik edilecek

    Burdur’da Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) ev sahipliğinde T3 Vakfı ve TÜME’nin katkılarıyla düzenlenen Hayvancılık, Tarım ve Gıda Teknolojileri AR-GE ve İnovasyon Festivali (HAYTEKFEST 2025), MAKÜ Yerleşkesi’ndeki Lavanta Tepesi Oteli’nde sektör paydaşlarının katılımıyla gerçekleştiriliyor. “Sürdürülebilir Kalkınma, Sürdürülebilir Hayvancılık, Tarım ve Gıda Teknolojileri” temasıyla hayata geçirilen festivalde hem gençler ve firmalar tarafından hazırlanan projeler yarışıyor hem de sektör uzmanlarının katılımıyla paneller gerçekleştiriliyor.

    TARIMDA DİJİTALLEŞME DÖNEMİ

    Festivale katılan Özay, TÜME’nin, tarım sektöründe teknoloji geliştiren firmaları, girişimleri, akademi ve kamu paydaşlarını bir araya getirerek yenilikçi çözümler üretmeyi ve sürdürülebilir tarımı desteklemeyi amaçlayan işbirliği platformu olduğunu söyledi. Türkiye’nin tarım sektöründe dijital dönüşümü hızlandırmayı ve sürdürülebilir üretim modellerini yaygınlaştırmayı amaçladıklarını belirten Özay, “Dedelerimiz çiftçilikle uğraşıyordu. Babalarımızın yüzde 50’si belki yüzde 40’ı bu işleri yapıyordu, tarım ve hayvancılık alanındaydı. Peki bizim çocuklarımız bu işleri yapacak mı? Orada çok büyük bir soru işareti var. Belki yüzde 5, yüzde 10 bu alan çıkacak ama bizim tarım ürünlerine ve hayvancılık ürünlerine ihtiyacımız var. Peki bunlar nasıl üretilecek?” diye biz bir yola çıktık.” dedi. Gençlere, çocuklara teknolojiyle verimli bir üretimin nasıl yapılacağını göstermeye çalıştıklarını dile getiren Özay, HAYTEKFEST’in de bu açıdan önemli bir etkinlik olduğunu ifade etti. Tarımda teknolojiyi daha aktif hale getirmek istediklerini anlatan Özay, “Üretici diyor ki ‘Benim maliyetim sattığım şeyi karşılamıyor.’, tüketici de diyor ki ‘Ben çok pahalıya alıyorum bu ürünü, benim de alım gücüm bunlara yetmiyor.’ Burada üretici de tüketici de haklı. Bunun nasıl önüne geçeceğiz? Üreticiyi daha verimli üretmeye, üretim yapabilir hale getirmeye çalışarak. Bu da teknoloji ve verimlilikle olacak.” diye konuştu.

  • Çocuklar İçin Deyimler Kitabı Renkli Deyimlerle Zenginleşen Dil Dünyası

    Çocuklar İçin Deyimler Kitabı Renkli Deyimlerle Zenginleşen Dil Dünyası

    Dilimizin en güzel yönlerinden biri, anlamı güçlendiren deyimlerle süslenmesidir. Ancak birçok çocuk için deyimler ilk duyulduğunda karışık ve soyut gelebilir. Çocuklar için deyimler kitapları, bu durumu ortadan kaldırmak için hazırlanmış, eğlenceli ve öğretici kaynaklardır. Deyimlerin anlamlarını sade bir dille, bol görselle ve hikâyeleştirilmiş anlatımlarla sunarak öğrenmeyi keyifli hale getirirler.
    Bu tür kitaplar, çocukların ana diliyle bağ kurmasını ve Türkçeyi daha etkili şekilde kullanmasını sağlar. Deyimleri anlamak, sadece kelime bilgisi değil; aynı zamanda kültürel bir farkındalık kazandırır. “Kafası karışmak” ya da “burnundan solumak” gibi deyimleri bir hikâye içinde gören çocuk, hem anlamını kavrar hem de günlük yaşamda nasıl kullanılacağını öğrenir.
    Ayrıca deyimler kitapları, çocukların dilsel yaratıcılığını destekler. Cümleleri zenginleştirmeyi, duyguları daha güçlü anlatmayı öğretir. Bu da ilerleyen yaşlarda hem yazılı hem sözlü anlatım becerilerini geliştirir. Eğlenceli karakterlerle dolu, renkli resimli deyimler kitapları, çocukların Türkçeye olan ilgisini artıran mükemmel bir öğrenme aracıdır.
    1.   Deyimlerin Çocukların Dil Gelişimine Katkısı
    Deyimler, çocukların kelime dağarcığını genişletmekle kalmaz, aynı zamanda soyut düşünme becerilerini de güçlendirir. “Elini taşın altına koymak” deyimini öğrenen bir çocuk, bu sözün mecaz anlamını çözerken dilin zenginliğini fark eder. Bu süreç, hem kelime bilgisini hem de düşünme becerisini geliştirir.
    Çocuklar için deyimler kitabı, dilin renkli yönlerini keşfetmeyi eğlenceli hale getirir. Her deyim kısa bir hikâye veya diyalogla anlatıldığı için çocuklar anlamı kolayca kavrar. Görsellerle desteklenen anlatımlar, öğrenmeyi kalıcı hale getirir. Özellikle 6 yaş ve üzeri çocuklar için hazırlanan kitaplarda deyimlerin açıklamaları sade, örnekleri ise günlük yaşamla ilişkilidir.
    Dil gelişiminin temelinde anlam kurma becerisi yer alır. Deyimleri öğrenen çocuklar, kelimeler arasındaki ilişkiyi kavrar, cümle kurarken daha yaratıcı hale gelir. Bu sayede hem okul başarısı artar hem de iletişim gücü gelişir. Deyimler kitapları, çocukların dili hissetmelerini sağlayan en etkili araçlardan biridir.
    2.   Kültürel Mirasın Çocuklara Aktarımı
    Deyimler, toplumun kültürel birikimini yansıtan, geçmişten günümüze aktarılan söz varlığıdır. Her deyim, halkın yaşam tarzından, duygularından ve değerlerinden izler taşır. “Aba altından sopa göstermek” ya da “kulak kabartmak” gibi deyimler, çocuklara hem dilin derinliğini hem de kültürel arka planı tanıtır.
    Çocuk deyimler kitapları, bu değerli mirası çocuklara onların dünyasına uygun bir anlatımla sunar. Masalsı karakterler, eğlenceli olay örgüleri ve renkli çizimlerle her deyim bir maceraya dönüşür. Böylece çocuklar hem eğlenir hem de farkında olmadan kültürel öğrenme yaşar.
    Kültürel aktarım, çocukların kimlik gelişimi açısından da önemlidir. Deyimler sayesinde çocuk, toplumun dilini, değerlerini ve mizah anlayışını öğrenir. Bu da kültürel aidiyet duygusunu güçlendirir. Deyimler kitapları, Türkçenin köklü yapısını minik okuyuculara sevdirmenin en etkili yollarındandır.
    3.   Hikâyelerle Deyim Öğrenmenin Eğlenceli Yolu
    Çocuklar soyut kavramları doğrudan öğrenmekte zorlanabilir. Bu yüzden deyimler kitapları, anlamı hikâyelerle somutlaştırarak öğretir. Her deyim bir hikâyenin içinde geçtiğinde, çocuk hem olay örgüsünü takip eder hem de deyimin anlamını doğal bir şekilde öğrenir.
    Örneğin “Ayağı yere basmak” deyimini bir karakterin olgunlaşma hikâyesinde görmek, çocukta hem duygusal hem de zihinsel bağ kurmayı kolaylaştırır. Böylece deyim, sadece bir söz değil, yaşanmış bir deneyim gibi hafızada yer eder. Bu yöntem, çocukların öğrenmeyi bir oyun gibi görmelerini sağlar.
    Hikâyeli deyimler kitapları ayrıca çocukların hayal gücünü geliştirir. Her hikâye, onların empati kurmasını, farklı karakterlerin bakış açısını anlamasını sağlar. Böylece dil öğrenimi duygusal zekâ gelişimiyle birleşir. Deyimler artık sadece ezberlenecek sözler değil, anlamla dolu küçük yaşam dersleridir.
    4.   Okuma Alışkanlığı Kazandırmada Deyimler Kitaplarının Rolü
    Deyimler kitapları, sade dili ve eğlenceli anlatımıyla çocuklarda okuma isteğini artırır. Kısa hikâyeler, renkli sayfalar ve eğlenceli karakterler sayesinde kitap okumak bir zorunluluk değil, keyifli bir etkinlik haline gelir. Özellikle deyimlerin günlük konuşmalarda geçtiğini fark eden çocuklar, öğrendiklerini kullanmak için motive olur.
    Okuma alışkanlığı kazandırmak, çocukların akademik başarısı kadar kişisel gelişimi için de önemlidir. Deyimler kitapları, hem kelime bilgisini hem de yorumlama gücünü geliştirdiği için bu süreci destekler. Çocuklar okudukları deyimleri konuşmalarına ekledikçe kendilerine olan güvenleri artar.
    Ayrıca deyimler kitapları, ebeveynlerle çocuk arasında paylaşılabilecek en güzel okuma materyallerindendir. Ailece okunan her deyim, hem eğlenceli bir sohbet başlatır hem de dil sevgisini aile içinde yayar. Kısacası, deyimler kitapları çocuklar için hem eğitici hem de motive edici bir okuma yolculuğu sunar.
    5.   En Popüler Çocuk Deyimler Kitabı Temaları ve Öneriler
    Günümüzde yayınevleri, çocukların ilgisini çekmek için deyimler kitaplarını farklı temalarla sunuyor. “Hayvanlarla Deyimler”, “Masal Tadında Deyimler” veya “Resimli Türkçe Deyimler Sözlüğüm” gibi seriler, çocukların ilgisini çekerken öğretici yönünü de koruyor. Her sayfada bir deyim, açıklaması, örnek cümlesi ve eğlenceli bir hikâye yer alıyor.
    Bazı kitaplarda, çocuklar deyimleri öğrendikten sonra kendi örnek cümlelerini yazabiliyor veya deyimlerle ilgili bulmacalar çözebiliyor. Bu interaktif yaklaşım, öğrenmeyi daha aktif hale getiriyor. Aynı zamanda çocukların yaratıcılığını ve dil üretme becerisini güçlendiriyor.
    Ebeveynler için en doğru seçim, sade anlatımlı, bol görselli ve yaş grubuna uygun bir kitap tercih etmektir. Özellikle okul öncesi dönemdeki çocuklar için hazırlanan büyük resimli deyimler kitapları, hem öğretici hem de eğlenceli bir başlangıç sağlar. Çocuklar için deyimler kitapları, dili sevdiren, öğrenmeyi oyunlaştıran ve kültürü yaşatan değerli birer kaynaktır. Kaynak: News Tanıtım

  • Monastir Üniversitesi ile yeni iş birliği

    Monastir Üniversitesi ile yeni iş birliği

    Ziyaret kapsamında, geçtiğimiz yıl göreve başlayan Monastir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kamel Carrada ve Moda Tasarım Fakültesi Dekanı Doç. Dr. Jihen Trabelsi ile bir araya gelen Rektör Savaş, iki üniversite arasındaki akademik iş birliklerini değerlendirdi.  Görüşmede, mevcut ortak çalışmaların geliştirilmesi ve yeni iş birliği alanlarının belirlenmesi konuları ele alındı. Ayrıca, Uşak Üniversitesi ile Monastir Üniversitesi arasında moda tasarımı alanında Erasmus Mundus programı destekli bir ortak yüksek lisans programı açılması için bir anlaşma da imzalandı. Rektör Prof. Dr. Ekrem Savaş, “Uşak Üniversitesi olarak uluslararasılaşma vizyonumuz doğrultusunda farklı ülkelerdeki yükseköğretim kurumlarıyla stratejik ortaklıklarımızı geliştirmeye devam ediyoruz. Tunus ziyaretimizde önemli iş birlikteliklerine imza attık. Monastir Üniversitesi ile imzaladığımız Erasmus Mundus destekli ortak yüksek lisans programı da hem öğrencilerimiz hem de akademisyenlerimiz için önemli katkılar sunacak.” dedi. İkili iş birliğinin öne çıktığı görüşmede Rektör Savaş, Rektör Carrada ile Doç. Dr. Trabelsi’ye plaket takdim etti.

  • 2026 Yılı bütçesi açıklandı

    2026 Yılı bütçesi açıklandı

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2026 yılı bütçesinde Milli Eğitim Bakanlığına 1 trilyon 944 milyar lira ödenek öngördüklerini belirterek, yüzde 15,3 oranıyla en büyük payın eğitime ayrıldığını duyurdu. Bütçe, Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda istikrar, refah ve sürdürülebilir kalkınmayı hedefliyor.

    Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Bağlama Töreni’nde konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, bütçe teklifinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatları ve tüm kamu kurumlarının katkılarıyla hazırlandığını ifade etti. Bu bütçenin AK Parti hükümetlerinin 24’üncü, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ise 8’inci bütçesi olduğunu vurgulayan Yılmaz, kesintisiz bütçe hazırlama sürecinin siyasi istikrarın göstergesi olduğunu belirtti. Bölgesel jeopolitik gerilimlere ve küresel belirsizliklere rağmen, ulaştırma, enerji, sağlık ve dijitalleşme alanlarındaki yatırımların devam edeceğini dile getirdi.

    Ülke ve Millet Odaklı Yaklaşım

    Yılmaz, 2026 bütçe teklifinin her kaleminde ülkemizin ve milletimizin gereksinimleri düşünüldüğünü vurguladı. Bütçenin yeşil ve dijital dönüşüm politikalarını ön plana çıkardığını, kaynak verimliliğini artırarak çevresel sürdürülebilirliği desteklediğini ifade etti. Son 23 yılda fiziki altyapıda büyük ilerlemeler sağlandığını, önceliğin kamu yatırımlarını etkinleştirmek ve özel sektör yatırımlarını teşvik etmek olduğunu belirtti. Son üç yılda deprem yaralarının sarılması için 90 milyar dolar kaynak ayrıldığını, buna rağmen yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve büyüme göstergelerinde olumlu sonuçlar alındığını ve 16 yıldır kesintisiz büyümenin devam ettiğini kaydetti.

    İstihdam ve İşsizlik Beklentileri

    2025 yılında istihdamın görece yatay seyredeceğini, işgücüne katılım oranının yüzde 53,7 olarak gerçekleşeceğini öngördüklerini belirten Yılmaz, işsizlik oranının yüzde 8,7’den yüzde 8,5’e düşeceğini tahmin ettiklerini açıkladı. 2026 yılında ise işgücüne katılım oranının yüzde 54,4’e yükseleceğini, istihdamın 730 bin kişi artacağını ve işsizlik oranının yüzde 8,4’e gerileyeceğini ifade etti.

    İhracat ve Ekonomi Büyüklüğü Tahminleri

    Küresel ticaretin kırılganlıklarına rağmen, ihracatın ocak-eylül döneminde yüzde 4,1 arttığını ve yıllıklandırılmış olarak 269,7 milyar dolara ulaştığını belirten Yılmaz, 2025 yılında 273,8 milyar dolar ihracat performansı beklediklerini, 2026 için ise 282 milyar dolar hedefini yakalamayı öngördüklerini söyledi. 2025 yılı milli gelirinin 62,2 trilyon lira, 2026 yılında ise Türkiye ekonomisinin büyüklüğünün 77 trilyon liraya ulaşacağını dile getirdi.

    Bütçe Gelir ve Gider Tahminleri

    2026 yılında bütçe giderlerinin 18 trilyon 929 milyar lira, bütçe gelirlerinin ise 16 trilyon 216 milyar lira olacağını öngördüklerini açıklayan Yılmaz, gelir kalemlerini şöyle sıraladı: Gelir Vergisi 3 trilyon 517 milyar lira, Kurumlar Vergisi 1 trilyon 613 milyar lira, Özel Tüketim Vergisi 2 trilyon 532 milyar lira, Katma Değer Vergisi 3 trilyon 993 milyar lira, Diğer Vergi Gelirleri 2 trilyon 128 milyar lira, Vergi Dışı Gelirler 2 trilyon 433 milyar lira. 2023 deprem harcamaları nedeniyle bütçe açığının GSYH’ye oranının yüzde 5,1, deprem hariç yüzde 1,6 olduğunu; 2024’te yüzde 4,7, deprem hariç yüzde 3; 2025 sonunda yüzde 3,6, deprem hariç yüzde 2,8; 2026’da yüzde 3,5, deprem hariç yüzde 2,7 olacağını tahmin ettiklerini belirtti. Deprem hasarlarının giderilmesi ve afet dirençliliği için 653 milyar lira ödenek ayrıldığını ekledi.

    Eğitim Alanına Ayrılan Kaynaklar

    AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak eğitimi en öncelikli mesele gördüklerini ifade eden Yılmaz, Milli Eğitim Bakanlığına 1 trilyon 944 milyar lira ödenek ayrıldığını, 2002’de 510 bin olan öğretmen sayısının 2025 Ekim itibarıyla 1 milyon 35 bine ulaştığını vurguladı. Yükseköğretim kurumlarına 651 milyar lira bütçe ayrıldığını, toplam eğitim bütçesinin 2 trilyon 896 milyar liraya yükseltilerek bütçenin yüzde 15,3’ü ile en büyük payın eğitime verildiğini açıkladı.

    Sağlık Sektörüne Ayrılan Bütçe

    Eğitimle birlikte en fazla önem verilen alanlardan sağlık için merkezi yönetim bütçesinden 1 trilyon 594 milyar lira kaynak ayrıldığını belirten Yılmaz, Sağlık Bakanlığı, yükseköğretim kurumları ve Sosyal Güvenlik Kurumu harcamaları dahil edildiğinde toplam sağlık kaynağının 3 trilyon 307 milyar liraya ulaştığını ifade etti.

    Sosyal Yardım ve Destekler

    Sosyal devlet anlayışıyla refahın adil dağıtımını hedeflediklerini vurgulayan Yılmaz, sosyal yardım ve destekler için 917 milyar lira kaynak ayrıldığını, bunun bütçenin yüzde 4,8’ine denk geldiğini belirtti. Detaylar şöyle: Ödeme gücü olmayanların sağlık primi için 157 milyar lira, yaşlı ve engelli aylıkları için 106 milyar lira, sosyal konut desteği için 100 milyar lira, evde engelli bakımı için 90 milyar lira, engelli eğitimi için 56 milyar lira, doğum yardımı için 44 milyar lira, sosyal ve ekonomik destek için 23 milyar lira, engelli taşıma giderleri için 11 milyar lira, koruyucu aile için 3 milyar lira. Elektrik ve doğalgaz desteği için 373 milyar lira ayrıldığını, mesken aboneleri için doğalgazda yüzde 43, elektrikte yüzde 57 devlet desteği uygulandığını ekledi. Asgari ücret ve altındaki ücretlerin vergi dışı tutulmasıyla 1 trilyon 92 milyar lira katkı sağlanacağını, toplam sosyal harcamaların 2 trilyon 382 milyar liraya ulaşarak bütçenin yüzde 12,6’sını oluşturacağını söyledi.

    Tarım ve Reel Sektör Destekleri

    Tarım sektörüne stratejik önem verdiklerini belirten Yılmaz, 888 milyar lira kaynak tahsis edildiğini açıkladı: Tarım vergi harcamaları için 262 milyar lira, tarımsal kredi desteği için 220 milyar lira, yatırım ödenekleri için 190 milyar lira, destek programları için 168 milyar lira, KİT finansmanı ve ihracat destekleri için 48 milyar lira. Reel sektör destekleri için 713 milyar lira öngörüldüğünü, detayların SGK işveren prim desteği 283 milyar lira, tarımsal kredi sübvansiyonu 220 milyar lira, esnaf kredileri 70 milyar lira, ihracat ve diğer destekler 60 milyar lira, sanayi teşvikleri 50 milyar lira, mesleki eğitim katkısı 29 milyar lira olduğunu belirtti.

    Savunma, Güvenlik ve Yerel Yönetim Kaynakları

    Savunma harcamalarına 1 trilyon 202 milyar lira, iç güvenliğe 953 milyar lira olmak üzere toplam 2 trilyon 155 milyar lira ödenek ayrıldığını açıklayan Yılmaz, mahalli idareleri güçlendirmek amacıyla büyükşehir, diğer belediyeler ve il özel idarelerine toplam 1 trilyon 657 milyar lira kaynak ayrıldığını, 2002’de yüzde 4 olan payın 2026’da yüzde 8,8’e yükseltildiğini ifade etti.

  • Gençler Kardeşlik Köprüsüyle Buluşuyor: Zafer Şehrinden Zafer Adasına

    Gençler Kardeşlik Köprüsüyle Buluşuyor: Zafer Şehrinden Zafer Adasına


    Kardeşlik Köprüsü Projesi

    Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün Uluslararası Hareketlilik Programı kapsamında hayata geçirilen “Zafer Şehrinden Zafer Adasına Kardeşlik Köprüsü” projesi, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden gençleri buluşturuyor. Proje, Afyonkarahisar Valiliği’nin himayelerinde ve Şehit Ayhan Sarıçiçek Gençlik Merkezi tarafından yürütülüyor. Toplam 115 katılımcı, 13-17 Ekim 2025 tarihleri arasında kültürel ve manevi bağları güçlendirmek için bir araya geliyor.

    Kültürel Etkileşim ve Ortak Değerler

    Program, iki ülke gençleri arasında gönül bağı kurmayı ve kültürel etkileşimi artırmayı hedefliyor. Afyonkarahisar’dan 10 yönetici ve 51 genç, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden ise 4 yönetici ve 50 genç projede yer alıyor. “Kardeşlik Çiçekleri” temasıyla düzenlenen etkinlik, Kuzey Kıbrıs’ın Girne, Lefkoşa, Mağusa ve Karpaz bölgelerinde gerçekleştiriliyor. Gençler, tarihî ve kültürel mekân ziyaretleri, sanat atölyeleri, çevre bilinci çalışmaları, takım sporları ve kültür gecesi gibi etkinliklerle hem öğreniyor hem de eğleniyor.

    Tarihî ve Manevi Deneyimler

    Program kapsamında gençler, Bellapais Manastırı, Girne Kalesi, Boğaz Şehitliği, Barbarlık Müzesi ve Namık Kemal Zindanı gibi önemli tarihî alanları ziyaret ediyor. Bu ziyaretler, ortak geçmişe dair farkındalığı artırırken, manevi gelişim seminerleri gençlerin kişisel gelişimlerine katkı sağlıyor. Etkinlikler, iki ülke gençleri arasında dostluk ve dayanışma ruhunu pekiştiriyor.



    Gelecek Köprüleri Paneli

    Programın sonunda düzenlenecek “Gelecek Köprüleri” paneli, gençlerin iki ülke arasında kalıcı dostluklar kurmasını ve ortak projeler geliştirmesini hedefliyor. Panel, gençlerin fikir alışverişinde bulunabileceği ve geleceğe yönelik iş birliği fırsatlarını tartışabileceği bir platform sunuyor.

  • Emirdağ Müftülüğünde hizmetiçi eğitim

    Emirdağ Müftülüğünde hizmetiçi eğitim

    Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan ‘Hafızlığı Muhafaza Hizmet İçi Eğitim Programı’ çerçevesinde Emirdağ Müftülüğünde eğitim çalışması başladı.

    Emirdağ Müftüsü Cihan Eker’in önderliğinde din hizmetleri sınıfında görevli hafız personelinin Kur’an-ı Kerim’i usulüne uygun ezbere okuyabilmelerini sağlamak, din hizmetlerinde büyük bir öneme sahip olan hafızlıklarını pekiştirmek, aşır okuma tavırlarını geliştirmek amacıyla altı ay süreli ‘Hafızlığı Muhafaza Hizmet İçi Eğitim Programı’ verilmeye başlandı.

  • Engelli Bireyler Afet Eğitimi ve Kültürel Etkinliklerle Buluştu

    Engelli Bireyler Afet Eğitimi ve Kültürel Etkinliklerle Buluştu

    Avrupa Birliği finansmanı ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı desteğiyle yürütülen “FarkıMda mısın?” projesi kapsamında, engelli bireyler için afet bilinci ve kültürel farkındalık etkinliği düzenlendi. Etkinlik, engelli bireylerin afetlere hazırlık yapmalarını ve toplumsal yaşamda daha aktif rol almalarını hedefledi.
    AFYONKARAHİSAR’IN ŞUHUT İLÇESİNDEN ENGELLİ BİREYLER, AFAD DEPREM SİMÜLASYON MERKEZİ VE ANKARA’DAKİ KÜLTÜREL ETKİNLİKLERDE AFET BİLİNCİ VE FARKINDALIK EĞİTİMİ ALDI. (ONUR DAL/AFYONKARAHİSAR-İHA)
    Afyonkarahisar’ın Şuhut ilçesinden engelli bireyler, AFAD Deprem Simülasyon Merkezi ve Ankara’daki kültürel etkinliklerde afet bilinci ve farkındalık eğitimi aldı.

    Deprem Simülasyonunda Afet Bilinci

    Etkinlik, 70 kişilik bir kafileyle başladı. Katılımcılar arasında engelli bireyler, refakatçılar, AFAD gönüllüleri, mahalle muhtarları, AFAD Müdürlüğü Eğitim Şube Müdürü ve Gönüllü Koordinatörü Uğur Çetinkaya, Kent ve İnsan Derneği Başkanı ve Proje Koordinatörü Şerife Aksoy Ünal ile belediye personelleri yer aldı. İlk durak AFAD Deprem Simülasyon Merkezi oldu. Uzman eğitmenler eşliğinde, katılımcılar deprem anını simülasyon ortamında deneyimleyerek daha önce aldıkları afet eğitimlerini pekiştirme fırsatı buldu.

    Kültürel Mirasla Buluşma

    Programın devamında, kafile Kurtuluş Savaşı Müzesi’ni (1. TBMM) ziyaret etti. Katılımcılar, Cumhuriyet tarihine dair önemli bilgiler edinerek kültürel mirasla bağ kurdu. Bu ziyaret, engelli bireylerin toplumsal ve tarihi farkındalığını artırmayı amaçladı.

    Yerel Lezzetlerle Kapanış

    Günün sonunda, katılımcılara coğrafi işaretli bir lezzet olan keşkeğin ikram edilmesiyle etkinlik sona erdi. Katılımcılar, hem eğitici hem de keyifli bir gün geçirerek projenin hedeflediği farkındalık ve toplumsal katılım mesajını içselleştirdi.
  • Sünnetci: “Amacımız çocukları akademik, sosyal ve ahlaki yönden geleceğe hazırlamak”

    Sünnetci: “Amacımız çocukları akademik, sosyal ve ahlaki yönden geleceğe hazırlamak”

    Afyonkarahisar İl Milli Eğitim Müdürü Miraç Sünnetci, eğitimcilerin amaçlarının çocukları akademik, sosyal ve ahlaki yönden en donanımlı şekilde geleceğe hazırlamak olduğunu ifade etti.

    Sünnetci, özel okul idarecileriyle değerlendirme toplantısı gerçekleştirdi. Eğitim öğretim süreçlerine yönelik değerlendirmelerin yapıldığı toplantıda konuşan Sünnetci; “Resmi okullarımızla birlikte özel okullarımız da bu şehrin eğitim ailesinin ayrılmaz bir parçasıdır. Hep birlikte ortak hedefimiz çocuklarımızı akademik, sosyal ve ahlaki yönden en donanımlı şekilde geleceğe hazırlamaktır. 2024-2025 eğitim öğretim yılında özel okullarımızın akademik başarı yüzdelerinin ilimizin genel başarısına katkısı çok büyüktü. İş birliği ve dayanışma içerisinde hareket ettiğimiz sürece çok daha güçlü ve başarılı bir eğitim iklimi oluşturarak geleceğimizin teminatı öğrencilerimiz için ortak hedeflerimize hep birlikte ulaşacağız” dedi.

    Toplantı, karşılıklı görüş ve önerilerin paylaşılması, taleplerin dinlenmesinin ardından sona erdi.

  • Bugün okullarda tatbikat var

    Bugün okullarda tatbikat var

    Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, MEB, “Yeşil Vatan – Benim Okulum Geleceğe Çare” etkinlikleri çerçevesinde, 2025-2026 eğitim öğretim yılı tematik takviminde ekim ayını “Afetler ve Dayanıklılık Ayı” olarak belirledi.

    Bu kapsamda, “Uluslararası Afet Risklerinin Azaltılması Günü” dolayısıyla 13 Ekim’de tüm okullarda eş zamanlı tahliye tatbikatları yapılacak. Bakanlık tarafından okullarda afet bilinci ve risk azaltma eğitimlerinin bütüncül bir yaklaşımla yürütülmesi ve aile katılımıyla güçlendirilmesi hedefiyle “Afet ve Acil Durum Kartı” hazırlandı.

  • Yapımı tamamlanan ilkokul hizmete açıldı!

    Yapımı tamamlanan ilkokul hizmete açıldı!

    İlkokulun açılış törenine, Kütahya Valisi Musa Işın, AK Parti Kütahya milletvekilleri Mehmet Demir ve Adil Biçer, Tavşanlı Kaymakamı Ömer Faruk Özdemir, İl Genel Meclis Başkanı Muammer Özcura, İl Genel Sekreteri Mücahit Eracar, AK Parti İlçe Başkanı Himmet Özer, MHP İlçe Başkanı Kürşat Öztaş, iş adamı Süleyman Yılmaz ve çok sayıda davetli katıldı.

    Milletvekili Demir, eğitimin önemine vurgu yaparak, “Bugün, devlet-millet iş birliğinin en güzel örneklerinden birine daha şahitlik ediyoruz. 2024-2025 Eğitim Öğretim Yılı başında hizmete başlayan okulumuzun; yavrularımıza, köy halkımıza ve ilçemize hayırlı olmasını diliyorum. Eğitime yapılan her yatırım, güçlü bir geleceğin teminatıdır” ifadelerini kullandı.

  • Lise eğitimi değişiyor!

    Lise eğitimi değişiyor!

    4 yıllık zorunlu lise eğitimi sisteminde köklü bir değişiklik kapıda. Milli Eğitim Bakanlığı, yeni model önerisini tamamladı ve pazartesi günü yapılacak kabine toplantısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sunmaya hazırlanıyor. Yeni sistemle birlikte öğrencilerin eğitim yolculuğu daha esnek ve yönlendirici bir yapıya kavuşturulacak.

    2+2 MODELİNE GEÇİLİYOR
    Yeni modelde lise eğitimi iki ayrı kademeye ayrılıyor. Öğrenciler ilk iki yılı tamamladıktan sonra “temel lise diploması” almaya hak kazanacak. Kalan iki yıl ise zorunlu olmayacak. Bu dönemde isteyen öğrenciler mesleki eğitime yönelirken, dileyenler akademik eğitime devam ederek üniversiteye hazırlanabilecek.

    AMAÇ: DERS YÜKÜNÜ AZALTMAK VE SINAV BASKISINI HAFİFLETMEK
    Modelin temel amacı, öğrencilerin bireysel gelişimlerini desteklemek, sınav merkezli eğitimden uzaklaşmak ve eğitimde esneklik sağlamak. Yeni yapıda ders yükü azaltılacak, öğrencilerin ilgi ve yeteneklerine göre yönlendirilmesi sağlanacak.

    BAKANLIK ÖĞRENCİLERİ SİSTEMDE TAKİP EDECEK
    11. ve 12. sınıfa geçmek istemeyen öğrenciler sistem dışına çıkmayacak. Milli Eğitim Bakanlığı, öğrencilerin gelişimini ve tercihlerini takip ederek rehberlik hizmeti sunmaya devam edecek.

    YASAL SÜREÇ BAŞLIYOR
    Modelin yasal zemine oturtulması için Cumhurbaşkanlığı Yardımcılığı ve AK Parti TBMM Grubu ile eşgüdümlü çalışma yapılacak. Hazırlanacak kanun teklifi Meclis’e sunulacak ve ardından TBMM Milli Eğitim Komisyonu’nda görüşülerek son şekli verilecek.

  • Öğrenci ve öğretmenlere güvenli trafik anlatıldı

    Öğrenci ve öğretmenlere güvenli trafik anlatıldı

    Afyonkarahisar Çay İlçe Jandarma Komutanlığı Trafik Bürosu personelleri tarafından Akkonak Şehit Gökhan Şengül Ortaokulu ve Pazarağaç Ortaokulu öğrenci ve öğretmenlerine yönelik trafik semineri verildi.

    Seminerde trafik jandarmasının görevleri, trafik işaret ve levhalarının anlamları, araçlarda güvenli yolculuk ve emniyet kemeri kullanımı, araçlarda inme ve araçlara binme kuralları anlatıldı. Seminerde özellikle güvenli oyun alanları ve dikkat edilecek kurallar, yayaların trafikte uymaları gereken kurallar ile karşıdan karşıya geçişlerde uyulacak kurallar, yaya geçidi ve okul geçitlerinin kullanılması ve dikkat edilecek hususlar gibi konular hakkında bilgilendirme yapıldı. Seminer sonunda öğrencilere hikaye kitabı hediye edildi.

  • 2025 KPSS sınav sonuçları açıklandı

    2025 KPSS sınav sonuçları açıklandı

    Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığı, 7 Eylül 2025 tarihinde uygulanan 2025-KPSS A Grubu Genel Yetenek-Genel Kültür ve Alan Bilgisi sınavı sonuçlarının açıklandığını duyurdu.

    Sınava giren adaylar, sınav sonuçlarına ÖSYM’nin ‘https://sonuc.osym.gov.tr’ adresinden T.C. kimlik numarası ve aday şifrelerini girerek erişebilecek.

    BİR SORU İPTAL EDİLDİ

    ÖSYM’den yapılan yazılı açıklamada, Genel Yetenek-Genel Kültür Oturumu ile Alan Bilgisi oturumunun madde analizlerinin incelendiği ve itirazların bilimsel açıdan değerlendirilerek Genel Yetenek Testi Temel Soru Kitapçığı’nda yer alan 59 numaralı sorunun iptal edilmesine karar verildiği belirtildi.

  • Suriye Halep’te Afyon Kadınana Okulu Eğitime Başladı

    Suriye Halep’te Afyon Kadınana Okulu Eğitime Başladı

    Dünyanın dört bir yanında yardıma muhtaç olan Müslümanların ihtiyaçlarını karşılıyoruz. Yetim, su kuyusu, kurban ve yardım projeleri gibi pek çok alanda faaliyetler sürdüren Fetih İnsani Yarım Vakfı bu kez Suriye’de öğrencilere el uzattı.
    Bölgedeki ihtiyacı Vali Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı’na ileten vakıf üyelerinin bu talebi kısa sürede karşılık buldu. İl Milli Eğitim Müdürü Miraç Sünnetci’nin girişimleri, hayırseverler Sultan ve Hüsnü Ulu’nun desteğiyle Suriye’de Afyonkarahisar’ın bir okulu oldu. 7 Ekim’de faaliyete başlayan Afyon Kadınana Okulu 350 öğrenciye hizmet veriyor. Bölgede önemli bir ihtiyacı gidermiş olan okulda öğrenci sayısı da her geçen gün artıyor. 
    Okuldaki bir diğer sınıfın ihtiyaçları da Kahramanmaraş Yaşar Gölcü İlkokulu öğrencileri tarafından karşılandı. 
    Eğitim alanında nerede bir ihtiyaç olursa her zaman destek vermeye hazır olduklarını söyleyen Vali Doç, Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı, dünyayı masum çocukların gülüşlerinin güzelleştireceğini dile getirdi. Kaynak :Afyon Valiliği