Kategori: Eğitim

  • Türkiye’de 2024’te eğitim harcamaları 2,2 trilyon lirayı geçti

    Türkiye’de 2024’te eğitim harcamaları 2,2 trilyon lirayı geçti

    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2024 yılına ilişkin eğitim harcamaları istatistiklerini açıkladı. Buna göre, geçen yıl eğitim harcamaları 2023’e göre yüzde 94,6 artışla 2 trilyon 200 milyar 338 milyon liraya çıktı. Söz konusu dönemde harcamalarının en çok arttığı eğitim düzeyleri, yüzde 99 ile ilkokul ve ortaokul oldu. Türkiye’de eğitim harcamalarının Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’ya (GSYH) oranı 2023’te yüzde 4,2 iken, 2024’te yüzde 4,9’a çıktı. Devlet eğitim harcamalarının GSYH içindeki payı da 2023’te yüzde 3,5 iken, geçen yıl yüzde 4 düzeyinde gerçekleşti. Eğitim harcamaları hizmet sunucularına göre değerlendirildiğinde, devlet eğitim kurumlarınca yapılan harcamaların yüzde 33,4’ünü yükseköğretim, yüzde 21,3’ünü ortaöğretim oluşturdu. Özel eğitim kurumlarınca yapılan harcamaların yüzde 42,2’si yükseköğretime, yüzde 32’si ortaöğretime yapıldı.

    ÖĞRENCİ BAŞINA HARCAMANIN EN ÇOK ARTTIĞI EĞİTİM DÜZEYİ ORTAÖĞRETİM

    Öğrenci başına yapılan eğitim harcaması 2023’te 49 bin 45 lira iken, 2024’te 100 bin 307 lira olarak gerçekleşti. Öğrenci başına harcamanın en yüksek olduğu eğitim düzeyi 165 bin 467 lira ile yükseköğretim oldu. Öğrenci başına yapılan eğitim harcaması, 2024’te bir önceki yıla göre ABD doları bazında yüzde 48,1 artarak 3 bin 53 dolar oldu. Öğrenci başına toplam eğitim harcaması da bir önceki yıla göre yüzde 104,5 yükseldi. Öğrenci başına eğitim harcamalarının en fazla artış gösterdiği eğitim düzeyi yüzde 122,4 ile ortaöğretim olarak hesaplandı. Bunu yüzde 105,2 ile ortaokul takip etti.

  • Afyonkarahisar Şuhut’ta Özel Eğitim Sınıfları Denetlendi ve Öğretmenlere Eğitim Verildi

    Afyonkarahisar Şuhut’ta Özel Eğitim Sınıfları Denetlendi ve Öğretmenlere Eğitim Verildi

    Ziyaret programı şu şekilde ilerledi:

    • Şuhut İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Şuhut Belediyesi ziyaret edilerek kurumlar arası iş birliği ve koordinasyon güçlendirildi.
    • İlçedeki özel eğitim sınıfı bulunan 11 okulda mevcut durum değerlendirmesi yapıldı.

    Ziyaret edilen okullar:

    • Fatih İlkokulu
    • Fatih Ortaokulu
    • Karadilli İlkokulu
    • Şuhut Şehit İbrahim Imış MTAL
    • Gazipaşa Ortaokulu
    • Atatürk İlkokulu
    • Atatürk Ortaokulu
    • Cumhuriyet İlkokulu
    • Karadilli Ortaokulu
    • Şehit Muammer Çanta Ortaokulu
    • Başören Yusuf Erol İlkokulu

    Bu okullarda ders ücreti karşılığı görev yapan öğretmenlere yönelik şu konularda uygulamalı eğitimler verildi:

    • Özel eğitim uygulamaları
    • Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı (BEP) hazırlama süreçleri
    • Sınıf içi iletişim ve öğrenciyle etkili etkileşim teknikleri

    Projenin temel amacı; sahadaki özel eğitim uygulamalarını yerinde gözlemlemek, öğretmenlerin mesleki gelişimine katkı sağlamak ve özel gereksinimli öğrenciler için daha nitelikli, modern öğrenme ortamları oluşturmaktır.

    Rehberlik ve Araştırma Merkezi yetkilileri, gerçekleştirilen çalışmalarda gösterdikleri destek ve iş birliği için Şuhut İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne, Şuhut Belediyesi’ne ve tüm öğretmenlere teşekkür etti.

  • YILLARIN ÖĞRETMENİ

    YILLARIN ÖĞRETMENİ

    Mütevazi bir ailenin dört çocuğundan biriydi yılların öğretmeni. Annesi Anadolu kadınını tüm özelliklerini taşırdı; sessiz ve sakin. Erine bağlı, saygıda ve sevgide hiç kusur etmeyen, kızlarını “Cumhuriyet Kızları” olarak yetiştirmek için varını yoğunu ortaya döken, eli öpülesi bir kadın.

    Baba dağ gibi, sırtını yasladığın, umudun yeşermesi için kız-erkek fark etmeden, birey haklarını koruyan babaların hası bir baba. Gözlerinin çakırlığı, saçlarının ipek gibi oluşu, gençliğinde kızların rüyasını süslermiş. Ama O, Lütfiye kızı eş olarak seçmiş ve çok da mutlu olmuşlar. Dört çocuğu mutluluklarının meyvesi gibiymiş. En büyüğünden, en küçüğüne kadar sevgiyle kucaklarmış eşler. Hiç ama hiç kem söz söylememişler yavrularına…

    Kızların en küçüğü Dil Tarih Coğrafya Fakültesi’ne gitmiş. Ders görülen amfilerde en önde oturan, hiçbir dersi kaçırmayan, çalışkan bir öğrenciymiş küçük kız. Zamanında okulunu bitirmiş, Afyon’a atanmış. Babasında bir sevinç, bir gurur, bir mutluluk tarifi imkansız!… “Haydi bin faytona!” demiş. “Hayır olmaz, ben kendim giderim” dediyse de ikna edememiş babasını küçük kız. Baba bir türkü tutturmak istemiş, küçük kız engel olmuş “Burası şehir, uluorta türkü söylenmez ki” deyip, söyletmemiş babasını!

    Okulun önüne geldiklerinde baba “Haydi geldik! Sen dersini bitirince buraya gel, ben beklerim.” Kızının ardından uzun uzun bakmış, sonra ellerini açarak “Şükretmiş Allah’a “Kız müdürün kapısı önüne gelmiş, içerinin kalabalık olduğunu görmüş, cesaret edip de içeri girmemiş. İçeride bulunanlar birer, ikişer çıkmışlar. En sonunda müdür çıkmış, kapının önünde bekleyeni görünce “Kızım, zil çaldı sen dersine niye girmedin, haydi bakayım sınıfa” deyince; “Ben yeni atanan öğretmenim” diyememiş, ayrılmış kapının önünden.

    Okulun önünde babasını bekler görünce “Bu saatte dersim yokmuş” deyip eve dönmüşler. Sonra kendi kendine okula gidip gelmiş küçük kız.

    Kimi zaman öğrenciler çok kızdırmışlar öğretmenlerini. Her zaman sinirlerine hakim olmuş. Kendi öğrenciliği gelmiş hep aklına, yutkunmuş, bir şey söyleyememiş onlara. Müdür Yardımcısı olmuş, müdürün değil, öğrencilerin yardımcısı olmuş sanki! Onların hatalarına hoş görüyle bakmış. Dertlerini dinlemiş, çözümler üretmiş…

    Öğretmen, elleriyle alın yazımızı yazar sanki. Kop koyu karanlıkları bilgisiyle aydınlatır. Yüreklerinde ne kötülük, ne karamsarlık, ne de kin bulunur. Sevgiyle, iyilikle, bilimle doludur onun yüreği.

    Benim de öğretmenim olan küçük kız, öğretmen değince bende şu nitelikleri uyandırır:

    Baktığı zaman berrak görür benim öğretmenim.

    Dinlediklerini iyi duyar benim öğretmenim.

    Görünüşü çok sıcaktır öğretmenimin.

    Davranışları saygı yüklüdür benim öğretmenimin.

    Konuşmaları doğrudur. Yalan söylemez, aldatmaz insanları.

    İşlerini hep ciddi yapar öğretmenim.

    Adaletli düşünür her zaman.

    Sevgiyi en çok O, verir öğrencilerine.

    Bu sene 24 Kasım’da öğretmenimizle beraber olacağız “Polis Moral Eğitim Merkezi’nde.” Tabi diğer öğretmenlerimizde olacak… Hep beraber çok mutlu olacağız. Onlar, yılların öğretmenleri. Uzak illerden gelen arkadaşlar, sağ olsunlar, var olsunlar.

    Mutlu kalınız…

  • 81 ilden gelen öğretmenler, Anıtkabir’i ziyaret etti

    81 ilden gelen öğretmenler, Anıtkabir’i ziyaret etti

    Anıtkabir ziyaretinde anlamlı anlar

    Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 81 ilden gelen öğretmenlerle birlikte Anıtkabir’i ziyaret etti. Bakan Tekin, Atatürk’ün mozolesine çelenk bırakırken, Anıtkabir Özel Defteri’ni imzalayarak, “Eğitimde çizdiğiniz ufuk bugün de bizlere yol göstermektedir” ifadelerini kullandı. Bakan Tekin, öğretmenlerin eğitimdeki kritik rolüne vurgu yaparak, Cumhuriyetin ikinci yüzyılında nitelikli nesiller yetiştirme kararlılıklarını yineledi.

    Öğretmenler Odası Buluşmaları’nın önemi

    Anıtkabir ziyareti sonrasında öğretmenlerle Başkent Öğretmenevi’nde bir kahvaltı etkinliği düzenlendi. Bakan Tekin, burada yaptığı konuşmasında, “Öğretmenler Odası Toplantıları”na büyük önem verdiğini belirtti. Sahadan aldıkları geri dönüşlerin eğitim politikalarına etkisini anlatarak, öğretmenlerle düzenledikleri yüz yüze görüşmelerin eğitimdeki aksaklıkları gidermede önemli rol oynadığını söyledi.

    Yeni öğretmen istihdam düzenlemeleri

    Bakan Tekin, 2024-2025 eğitim öğretim yılından itibaren uygulanmaya başlanan öğretmen istihdamı düzenlemeleri hakkında da bilgi verdi. Coğrafi ve ulaşım koşulları göz önünde bulundurularak yapılan düzenlemelerle, öğretmenlerin köy ve beldelerdeki okullara erişimi güçlendirildi. Ayrıca OECD’nin 2024 TALİS anketi sonuçlarına göre Türkiye’nin öğretmen profili bakımından dünyanın en dinamik ülkelerinden biri olduğunu belirtti.

    Milli Eğitim Akademisi ile mesleki gelişim

    Bakan Tekin, öğretmenlerin mesleki yetkinliğini artırmaya yönelik en büyük adımın Milli Eğitim Akademisi’nin kurulması olduğunu belirtti. Yeni merkezlerin açılacağı ve akademinin öğretmenlerin mesleki gelişimine büyük katkı sağlayacağı ifade edildi. Tekin, öğretmenlerin dijital yetkinlikler ve kültürel içeriklerle donanmasını hedeflediklerini açıkladı.

  • Emirdağ Müftülüğünden öğretmenler için sabah programı

    Emirdağ Müftülüğünden öğretmenler için sabah programı

    Emirdağ İlçe Müftülüğü, 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla Emirdağ İncili Camii’nde sabah namazı ve çorba ikramından oluşan özel bir program düzenledi.

    Programın; öğretmenlerin toplumdaki emek ve fedakârlıklarını anmak amacıyla hazırlandığı bildirildi. Etkinlik kapsamında sabah namazı 07.15’te kılındı. Ardından saat 07.30’da tüm öğretmenlere sıcak çorba ikramı yapıldı.

    Emirdağ İlçe Müftüsü Cihan Eker, ‘’Program, manevi atmosferin öğretmenlere özel bir anlam kattı’’ dedi.

    Emirdağ İlçe Millî Eğitim Müdürü Gürkan Emeksiz, ‘’Davet, öğretmenler tarafından memnuniyetle karşılandı. Program etkinliği; öğretmenler arasında birlik ve dayanışma duygusunu güçlendirdi’’ dedi.

  • Emirdağ Fen Lisesi öğrencileri Diyanet Gençlik Merkezi’nde buluştu

    Emirdağ Fen Lisesi öğrencileri Diyanet Gençlik Merkezi’nde buluştu

    Emirdağ Fen Lisesi erkek öğrencileri Emirdağ Diyanet Gençlik Merkezi’nde buluştu.

    Emirdağ İlçe Müftülüğü; Emirdağ Fen Lisesi erkek öğrencilerini, Emirdağ Diyanet Gençlik Merkezi’nde misafir ederek dolu dolu bir program gerçekleştirdi. Manevi Danışman Ali İhsan Akar öğrencilere, ‘Hayatın Ritmi: Namaz’ konulu samimi ve verimli bir sohbet yaptı. Ardından Manevi Danışman Yusuf İçel eşliğinde, Emirdağ Diyanet Gençlik Merkezi’nin tanıtımı yapıldı.

    Program boyunca öğrencilere ikramlarda bulunuldu. Gençler hem oyunlarla eğlenceli vakit geçirdi, hem de keyifli bir ortamda bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadı. Program, hatıra fotoğrafı ile son buldu.

  • (Foto Galeri) – Kapadokya’da balonlar bu kez öğretmenler için havalandı

    (Foto Galeri) – Kapadokya’da balonlar bu kez öğretmenler için havalandı

    Nevşehir’de 24 Kasım Öğretmenler Günü etkinlikleri kapsamında; Ürgüp Kaymakamlığı ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen programda, Ürgüp Festival alanında bir araya gelen 110 öğretmen, sıcak hava balonlarına bindi. Balonlarla yaklaşık bin metreden Kapadokya’nın eşsiz güzelliğini deneyimleme fırsatı bulan öğretmenler, 45 dakikalık tur sonrası iniş yaptı.

    ‘HATIRLANIYOR OLMAK, BİZİ MUTLU ETTİ’

    Kapadokya’da, 110 öğretmen, 24 Kasım etkinliği kapsamında sıcak hava balonlarını binip, güzel manzaranın keyfini çıkardı. Fotoğraf: Ahmet KORKMAZER/Nevşehir,(DHA)

    Kapadokya Alev Alatlı Gastronomi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdür Yardımcısı Özge Yozgat, “Ürgüp Kaymakamlığımız tarafından 24 Kasım Öğretmenler Günü etkinliği için balon turu hediye edildi. 24 Kasım Öğretmenler Günü’nde balona binmiş olanlar da vardır ama ilk defa binecek olanlar da vardır. Bu şekilde hatırlanıyor olmak, bizi mutlu etti” dedi. Öğretmen İzzet Erdem, “Böyle bir etkinliği düzenleyen, bu anlamlı günde bizi unutmayan Ürgüp Kaymakamlığımıza öğretmenler adına çok teşekkür ederim” diye konuştu.

    ‘ÇOCUKLAR GİBİ ŞENDİK’

    Kapadokya’da, 110 öğretmen, 24 Kasım etkinliği kapsamında sıcak hava balonlarını binip, güzel manzaranın keyfini çıkardı. Fotoğraf: Ahmet KORKMAZER/Nevşehir,(DHA)

    Öğretmen İbrahim Özcan, “Böyle bir organizasyonda yer almak, bizi gerçekten çok mutlu etti. Duygularımız çok farklı, sabahleyin çocuklar gibi şen bir şekilde kalktık ve buraya geldik. İlk defa Kapadokya bölgesindeki balon turuna da katılmış olacağız. Bizim için çok güzel bir Öğretmenler Günü etkinliği oldu. Bu etkinliğe sebep olan başta Ürgüp Kaymakamımız, Ürgüp İlçe Milli Eğitim Müdürümüz ve balon firmasına teşekkür ediyoruz. Gördüğünüz gibi arkadaşlarda burada çocuklar gibi şen. Bizim için güzel bir motive oldu” dedi. Öğretmen Sevilay Atak da “Çok heyecanlı ve çok mutluyuz. Buradan şehit öğretmenlerimizi anıyoruz” dedi.

    Kapadokya’da, 110 öğretmen, 24 Kasım etkinliği kapsamında sıcak hava balonlarını binip, güzel manzaranın keyfini çıkardı. Fotoğraf: Ahmet KORKMAZER/Nevşehir,(DHA)
    Kapadokya’da, 110 öğretmen, 24 Kasım etkinliği kapsamında sıcak hava balonlarını binip, güzel manzaranın keyfini çıkardı. Fotoğraf: Ahmet KORKMAZER/Nevşehir,(DHA)
    Kapadokya’da, 110 öğretmen, 24 Kasım etkinliği kapsamında sıcak hava balonlarını binip, güzel manzaranın keyfini çıkardı. Fotoğraf: Ahmet KORKMAZER/Nevşehir,(DHA)
    Kapadokya’da, 110 öğretmen, 24 Kasım etkinliği kapsamında sıcak hava balonlarını binip, güzel manzaranın keyfini çıkardı. Fotoğraf: Ahmet KORKMAZER/Nevşehir,(DHA)
    Kapadokya’da, 110 öğretmen, 24 Kasım etkinliği kapsamında sıcak hava balonlarını binip, güzel manzaranın keyfini çıkardı. Fotoğraf: Ahmet KORKMAZER/Nevşehir,(DHA)
    Kapadokya’da, 110 öğretmen, 24 Kasım etkinliği kapsamında sıcak hava balonlarını binip, güzel manzaranın keyfini çıkardı. Fotoğraf: Ahmet KORKMAZER/Nevşehir,(DHA)
  • AFSÜ sağlık personeli yurda döndü

    AFSÜ sağlık personeli yurda döndü

    Uganda’nın Yumbe bölgesinde gerekli altyapı olmadığı için halkın önemli sağlık sorunları ile karşı karşıya olduğunu belirten Doç. Dr. Ay, “Katarakt gibi 15 dakikada tedavi edilebilecek hastalıklar sebebiyle pek çok insan görme yetisini kaybetmiş durumda ve Türkiye’den gelen bu destek, onların hayatında büyük değişikliklere vesile oluyor.” dedi. Afrika’ya hiçbir dil, din, ırk gözetmeksizin, ihtiyacı olan herkese sağlık hizmeti vermek üzere gittiklerini belirten Doç. Dr. Ay, şöyle konuştu: “Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) ve Çare Derneği organizasyonu ile bir sağlık kampı düzenlenmişti. Bu kampta göz hastalıkları uzmanı üç hekimin yanı sıra, genel cerrahi, çocuk cerrahisi gibi alanlarda da ameliyatlar yapılmıştı. Biz de yetkililerle görüşerek TİKA’nın desteğiyle düzenlenen bu kampın sonunda bölgeye ulaştık ve gerek bu süreçte yapılan ameliyatların takibi, gerekse kamp sırasında yoğunluk nedeniyle gerçekleştirilemeyen ameliyatların yapılması ve yerel sağlık personelinin eğitimlerinin sürdürülmesi için gönüllü olduk. Orada bulunduğumuz süre boyunca pek çok katarakt ameliyatını başarıyla gerçekleştirdiğimiz için hem ülkemiz adına, hem de bizi bu organizasyon için görevlendiren AFSÜ adına gururluyuz.” Hemşire Hasan Işık da Afrika’da bulunmanın ve ameliyat yapmanın güçlüklerine dikkat çekti. Işık, “Yumbe bölgesine ulaşmak için iki gün boyunca yollardaydık, üç ayrı uçuş ve sonunda kara yolu ile bölgeye ulaştık. Kamp bölgesine geldiğimiz günden itibaren yerel personelin eğitimine de ağırlık verdik. Nitekim birkaç günün ardından yerelden bir hemşire arkadaşımızla da ameliyatlarımızı yapar hâle geldik. Ameliyathane hemşireliği ayrı bir disiplin ve özveri gerektiriyor, Afrikalı hemşire arkadaşımız da ekibimize hızla uyum sağladığı için çalışmamız daha verimli hâle geldi.” diye konuştu.

    “TÜRKLER, AFRİKA’DA ALMAK İÇİN DEĞİL VERMEK İÇİN BULUNUYOR”


    Türkiye’den Afrika’ya gelen yardım organizasyonlarını Türk büyükelçiliğinin ve TİKA’nın sonuna kadar desteklemesinin önemine değinen Doç. Dr. Ay, “Biz bu ameliyatları ülkemizi temsilen yapıyoruz. Nitekim TİKA’nın Uganda Sorumlusu Murat Çetin ve Sayın Büyükelçimiz Fatih Ak, bizi ekip olarak kabul ettiler ve orada düzenlenen bütün faaliyetlerin bugüne kadar nasıl arkasında oldularsa, bundan sonra da tam destek vereceklerini bildirdiler. Türkiye, insani yardımlar sayesinde Afrika’da etkin bir noktaya geldi. Çare Derneği’ne de tüm bu organizasyon için teşekkür ediyorum. Afrikalılar Türkiye’ye saygı duyuyor. Çünkü Türkler, Afrika’da almak için değil vermek için bulunuyor ve insanların kalplerine dokunuyor. Türk Büyükelçiliği ve TİKA’nın desteği arkamızda olduğu için Afrika’da bütün kapılar açıldı. Örneğin biz bölgede faaliyet gösterirken Yumbe’de meydana gelen bir kargaşa olduğunu görünce, yerel yetkililer ile görüşüldü ve kaldığımız yere askeri koruma verdiler. Bize Yumbe’de sahip çıkan bir devletimiz olduğu için ne kadar gurur duysak azdır.

    Ekip olarak Afrika’da yalnızca ülkemizi değil, şehrimizi ve AFSÜ’yü de temsil etmiş olduğumuz için gururluyuz. Yumbe’de meydana gelen karışıklık sırasında durumumuzu yakından takip eden ve ihtiyaç olması durumunda her türlü desteği vermeye hazır olan Afyonkarahisar Milletvekilimiz Ali Özkaya’ya ve bu proje için görevlendirilmemizi uygun gören, başta Rektörümüz Prof. Dr. Adem Aslan olmak üzere bütün yöneticilerimize teşekkür ediyorum.”

  • Uşak Üniversitesi, 77. sırada yer aldı

    Uşak Üniversitesi, 77. sırada yer aldı

    Leiden Open Edition 2025 verilerine göre Türkiye’den 85 üniversite “Scientific Impact”, 107 üniversite ise “Collaboration” kategorisinde yer aldı. Dünya genelinde 2.831 üniversitenin değerlendirildiği sıralamada, Uşak Üniversitesi ilk kez yer alma başarısı gösterdi. Bu yıl Leiden Sıralamaları iki ayrı sürüm halinde yayımlandı. Web of Science verilerine dayanan “Geleneksel Leiden Sıralaması”, araştırma etkisini atıf temelli göstergeler üzerinden değerlendirirken; “Leiden Open Edition” ise OpenAlex gibi herkese açık veri kaynaklarını temel alarak üniversitelerin araştırma performanslarını şeffaf biçimde karşılaştırma olanağı sunuyor. Open Edition sıralamasında, üniversitelerin bilimsel etkinliğini belirlemede özellikle en çok atıf alan yayın sayısı (P (top 10%)) göstergesinin önemli bir etkisi bulunuyor.

    “BU BAŞARI, BİLİMSEL ÜRETKENLİĞİMİZİN GÖSTERGESİ”

    Uşak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Savaş, üniversitenin Leiden Open Edition sıralamasında ilk kez yer almasından duyduğu memnuniyeti dile getirerek şu ifadeleri kullandı: “Uşak Üniversitesi olarak, bilimsel üretkenliği artırmak, araştırma kalitesini yükseltmek ve uluslararası görünürlüğü güçlendirmek için yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Leiden Open Edition gibi saygın bir sıralamada yer almak, akademisyenlerimizin özverili çalışmalarının ve üniversitemizin araştırma odaklı yaklaşımının somut bir sonucudur. Bu başarı, araştırma altyapımızı ve uluslararası iş birliklerimizi güçlendirmeye yönelik kararlılığımızı daha da pekiştirmektedir. Emeği geçen tüm akademik ve idari personelimize teşekkür ediyorum.”

  • Öğretmenlere, çölyak ve çölyakta farkındalık eğitimi

    Öğretmenlere, çölyak ve çölyakta farkındalık eğitimi

    Akabinde, Müdürlük Konferans Salonu’nda İl Milli Eğitim Müdürü Miraç Sünnetci ve Müdür Yardımcısı Mevlüt Çınar’ın katılımıyla Prof. Dr. Ayşegül Bükülmez tarafından çölyaklı öğrencileri bulunan öğretmenlere yönelik farkındalık eğitimi verildi.

    Eğitim ortamlarında sağlıklı beslenmenin ve özel beslenme gereksinimi olan öğrenciler için gerekli hassasiyetin gösterilmesinin bakanlığın politikalarıyla uyumlu olduğunu belirten İl Müdürü Miraç Sünnetci; “Öğrencilerimizin sadece akademik değil, fiziksel ve ruhsal gelişimlerini de en doğru şekilde desteklemek bizim sorumluluğumuzdur. Çölyak konusunda farkındalık oluşturmak, hem aileleri hem öğretmenlerimizi bilinçlendirmek açısından çok kıymetli” dedi.

    Seminerde konuşan Prof. Dr. Bükülmez, çölyak hastalığının belirtileri, erken teşhisin önemi, öğrencilerde karşılaşılan beslenme sorunları ve glutensiz beslenme gerekliliği üzerine kapsamlı bilgilendirmelerde bulundu. Özellikle okul çağındaki çocuklarda çölyak farkındalığının artırılmasının, sağlıklı bireylerin yetiştirilmesi açısından büyük önem taşıdığı vurgulandı. Farkındalık eğitimi, öğretmenlerin ve okul yöneticilerin sorularını yöneltmesi, karşılıklı görüş alışverişinde bulunulması ve aile fotoğrafı çektirilmesi ile son buldu.

  • Hastane Sınıfları Sayesinde Tedavi Gören Çocuklar Eğitimden Kopmuyor

    Hastane Sınıfları Sayesinde Tedavi Gören Çocuklar Eğitimden Kopmuyor

    İzmir’de tedavileri devam eden ve bu nedenle okula gidemeyen öğrenciler, hastanelerde kurulan sınıflar sayesinde eğitimlerine ara vermeden devam ediyor. Kentte 5 hastane sınıfında görev yapan 16 öğretmen, öğrencilerin sağlık durumuna göre dersleri hem yatak başında hem de sınıf ortamında sürdürüyor. Bu sınıflarda öğrenci sayısı tedavi süreçlerine göre değişiyor.
    İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 2024-2025 eğitim öğretim döneminde 457 öğrenci hastane sınıfından faydalanırken, bu yıl 72 öğrenci eğitimlerini burada sürdürüyor.

    Öğrenciler Okul Disiplininden Uzak Kalmıyor

    Konak Mimar Sinan İlkokulu’ndan görevlendirilen iki öğretmen, öğrencilere yönlendirilen ders kitapları ve etkinlikleri kullanarak eksik kaldıkları konuları tamamlıyor. Öğrenciler, hastane sınıfında derslere katılarak arkadaşlarından geri kalmamanın mutluluğunu yaşıyor.

    “Her Yerde Eğitim” İlkesi Hayata Geçiyor

    İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Yahşi, her çocuğun eğitim hakkının kutsal olduğunu belirterek çocukların bulunduğu her yeri bir öğrenme ortamına dönüştürmek için çalıştıklarını ifade etti. Yahşi, “Her yerde eğitim” ilkesinin hastane sınıflarında somutlaştığını söyledi.

    Öğretmenler Eğitimle Birlikte Moral Desteği Veriyor

    Hastane sınıfı öğretmenlerinden Hüseyin İşeri, temel amaçlarının çocukların derslerinden kopmamasını sağlamak olduğunu belirtti. Öğrencilerin yaş ve seviyelerine göre çalışmalar yürüttüklerini söyleyen İşeri, drama ve rol oynama gibi etkinliklerle sosyal ve duygusal gelişimi de desteklediklerini anlattı.

    Hastane Sınıfı Çocuklar İçin Moral Kaynağı

    Öğretmen Gamze Sezer, sınıf ortamının hastaneye taşınmasının öğrencilerin okul disiplinini korumasına yardımcı olduğunu söyledi. Öğrencilerin derse başladıklarında hastalıklarını bir süreliğine unuttuklarını belirten Sezer, kalabalık günlerde birleştirilmiş sınıf modeliyle ders işlediklerini ifade etti.

    “Burada Öğrenmeye Devam Ediyorum”

    Hastane sınıfında eğitim gören 4. sınıf öğrencisi Sündüs Ahmed, kitap okuduklarını, resim yaptıklarını ve temel matematik işlemleri öğrendiklerini belirterek hastane sınıfında olmaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi.

  • Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar; Üniversiteden 3 yılda mezuniyet uygulaması önümüzdeki yıl başlayacak

    Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar; Üniversiteden 3 yılda mezuniyet uygulaması önümüzdeki yıl başlayacak

    Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar, isteyen ve başarılı olan öğrencilerin üniversiteyi üç yılda bitirebilmelerine imkan sağlayacak düzenlemenin önümüzdeki yıldan itibaren hayata geçirileceğini açıkladı.

    Yükseköğretim Kurulu Başkanı Özvar, Yükseköğretim Kurulu koordinasyonunda düzenlenen Üniversite Sektör İş Birliği Komisyonu Toplantısında yaptığı konuşmada, Yükseköğretim Kurulu olarak isteyen, şartları taşıyan ve başarılı olan öğrencilerin daha kısa sürede yükseköğrenimi bitirmelerinin ve mezun olabilmelerinin önünü açmak istediklerini belirtti.

    Özvar, “Bunun için bir çalışma içerisindeyiz. Burada önemli olan programın çıktılarının, müktesebatının öğrenci tarafından alındığının anlaşılması, test edilmesi ve teslim edilmesi. Yapmaya çalıştığımız şey aynı veya güncellenmiş müfredatı daha kısa sürede bitirebilecek öğrencilerin önünü açmak. Bu çalışmalarımız önümüzdeki yıldan itibaren hayata geçirilecektir” dedi.

    “Tüm ekosistemi dönüşüme ayak uyduracak şekilde yeniden yapılandırıyoruz”

    Sanayi ve hizmet sektöründe nitelikli eleman tedarikinde yaşanan güçlüklere değinen Özvar, beceri açığının nedenlerini doğru analiz etmenin önemine işaret ederek şöyle devam etti: “Yükseköğretim Kurulu olarak bütün ekosistemi bu değişime, dönüşüme ayak uyduracak şekilde yeniden yapılandırmaktır. Ülkemizin hem zihinsel beceri gerektiren alanlarda hem de sahada uygulama bilgisi yüksek işgücüne duyduğu ihtiyaç açıktır. Yüksek katma değerler üretmek ancak bu iki beceri setinin uyumuyla mümkün olabilecektir. Yani sadece fiziksel, pazı gücüne değil aynı zamanda en az onun kadar entelektüel ve zihinsel becerilere ihtiyaç vardır. Bunun yanı sıra uluslararası iş gücü piyasalarında yetenek çekebilecek bir ortamın güçlendirilmesi ve yeniden beceri kazandırma yatırımlarının arttırılması büyük önem taşımaktadır.”

    Özvar, kamu, üniversiteler, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının birlikte hareket ederek Türkiye’nin ulusal beceri havuzunu genişletmesi, zenginleştirmesi, gençleri geleceğin mesleklerine hazırlaması ve çalışanların yetkinliklerini sürekli güncellemesinin artık genel bir zorunluluk halini aldığını ifade etti.

    “Uygulamalı eğitim modelini, tüm ülkede yaygınlaştırmak istiyoruz”

    Özvar, önümüzdeki dönem için belirledikleri en önemli gündem başlıklarından birinin de ön lisans ve lisans düzeylerini kapsayacak şekilde işyerinde uygulamalı eğitim modelinin yaygınlaştırılması olacağını vurguladı. Bugüne kadar amacına hizmet etmeyen ya da verimsiz kalan staj uygulamalarını, işyeri temelli mesleki eğitime dönüştüreceklerini ifade eden Özvar, şöyle devam etti: “Öğrencilerimizin yalnızca sınıfta değil, doğrudan iş hayatının içinde deneyim kazanmalarına imkân verecek bu model, onları daha donanımlı, üretken ve istihdam odaklı bireyler haline getirecektir. İlk aşamada Konya, Gaziantep, İstanbul, Bursa, Kocaeli, İzmir ve Ankara olmak üzere 7 pilot ilde başlatılacak uygulamalı eğitim modelini, alınacak sonuçlara göre kısa süre içinde tüm ülkede yaygınlaştırmak istiyoruz. Böylece yalnızca meslek yüksekokullarında değil, lisans programlarında da öğrencilerimizin eğitim süreçlerini gerçek iş ortamlarıyla bütünleştiren, istihdamla doğrudan bağlantı kuran bir yükseköğretim anlayışını kurumsallaştıracağımıza inanıyorum.”

    “Yeni staj modelini hayata geçirme konusunda irademiz tam”

    İşyeri temelli eğitim modelinin en önemli unsurlarından birinin staj uygulamaları olduğuna işaret eden Özvar, “Öğrencilerimizin 20 gün gibi kısa ve verimsiz stajlar yerine programların niteliğine göre meslek yüksekokullarında 3+1 veya 2+2, lisans programlarında 7+1 veya 6+2 gibi uygulamalarla mesleki tecrübe kazandığı bir modele doğru programlarımızı dönüştürmeye başladığımızı ve bu konuda irademiz olduğunu sizlerle paylaşmak istiyorum. Yükseköğretim Kurulunun bu konudaki iradesi tamdır. Bu, zaman isteyen, sabırla çalışılması gereken ve bir süreç icap ettiren bir iş. Bu modelle öğrencilerin üretim süreçlerini yakından tanıması, iş başında beceri geliştirmesi ve mezun olur olmaz istihdama daha hızlı geçmesi mümkün olacaktır. Aynı zamanda iş yerinden gelen geri bildirimler üniversitelerimizin müfredatlarının güncellenmesinde belirleyici rol oynayacak, sektöre ihtiyaçlara hızlı uyum sağlayan dinamik bir eğitim ekosisteminin ortaya çıkmasına katkı sağlayacaktır.” şeklinde konuştu.

    Toplantıya Yükseköğretim Kurulu Başkanı Özvar’ın yanı sıra, Başkan Vekili Prof. Dr. Naci Gündoğan, Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Erol Arcaklıoğlu, Savunma Sanayii Başkanlığı Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Hakan Karataş, İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal, ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil, Gebze Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hacı Ali Mantar, Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Kul, HAVELSAN, TUSAŞ, TÜBİTAK, TENMAK, OSBÜK ile sanayi ve iş dünyasının temsilcileri katıldı.

  • Uşak Üniversitesi’nde genç nesiller yarıştı

    Uşak Üniversitesi’nde genç nesiller yarıştı

    Yenilikçi, ülke ekonomisine katkı sağlayacak mühendislik, mimarlık, bilgi işlem teknolojileri, nanoteknoloji, biyoteknoloji, teknoloji bilimleri, eğitim teknolojileri ve diğer alanlardaki öğrenci projelerinin değerlendirildiği yarışmanın kapanış programına Uşak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Savaş, Rektör Yardımcıları, UTTO ekibi, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı.

    Ayrıca programa Uşak İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Zafer Kalkınma Ajansı, TKDK temsilcileri de katılım sağladı. Törenin açılış konuşmasını yapan Rektör Prof. Dr. Ekrem Savaş, yarışmanın bilgiyle yaratıcılığı buluşturan çok değerli bir etkinlik olduğunu belirterek şöyle konuştu: “Bu yarışma, yalnızca bir rekabet platformu değil; aynı zamanda öğrencilerimizin fikirlerini gerçeğe dönüştürebilecekleri, girişimcilik ruhlarını ortaya koyabilecekleri bir öğrenme ve gelişim alanıdır. Yaşadığımız çağ, bilginin üretildiği kadar ticarileştiği, fikirlerin hızla değere dönüştüğü bir çağdır. Girişimcilik artık sadece ekonomik bir faaliyet değil; bir vizyon, bir yenilikçilik kültürüdür. Biz üniversiteler olarak, siz gençlerin sadece bilgi tüketen değil, aynı zamanda bilgi üreten, sorunlara çözüm geliştiren bireyler olmasını hedefliyoruz.”

    Programın devamında finale kalan 9 proje jüriye sunuldu. Jüri üyelerinin değerlendirmesi sonucunda dereceye giren öğrencilere ödülleri Rektör Prof. Dr. Ekrem Savaş ve HEFİAD Başkanı Mehmet Gündaş tarafından takdim edildi.


  • Kazakistanlı öğrencilerin Süper Kupa heyecanı

    Kazakistanlı öğrencilerin Süper Kupa heyecanı

    Final müsabakasına Afyonkarahisar Vali Yardımcısı İhsan Ayrancı ile Kazakistan’ın İzmir Başkonsolosu Bayurzhan Akatayev de katılarak öğrencilerin heyecanına ortak oldu.

    Tribünlerde renkli görüntülerin oluştuğu karşılaşma, centilmence geçen mücadele ve fair play örnekleriyle dikkat çekti. Turnuva boyunca üstün performans sergileyen takımlar finalde kıyasıya yarışırken, müsabaka sonunda dereceye giren öğrencilere kupa ve madalyaları Vali Yardımcısı Ayrancı ile Başkonsolos Akatayev tarafından takdim edildi. Öğrenciler, bu organizasyonun hem sosyal dayanışmayı artırdığını hem de Afyonkarahisar’da kendilerini daha güçlü bir topluluk olarak hissettirdiğini dile getirdi. Yetkililer, benzer etkinliklerin gençler arasında kültürel kaynaşmayı artırarak dostluk bağlarını pekiştirdiğini belirtirken, Afyonkarahisar’ın uluslararası öğrencilere yönelik etkinliklerde daha aktif bir merkez haline gelmesinden memnuniyet duyduklarını ifade etti.

  • Diş tedavisinde kesintisiz hizmet dönemi: AFSÜ Diş Acil Polikliniği açıldı

    Diş tedavisinde kesintisiz hizmet dönemi: AFSÜ Diş Acil Polikliniği açıldı

    AFSÜ Diş Acil Polikliniğinin ilk misafiri, 9 yaşındaki ilkokul öğrencisi Erdem Ege oldu. Rektör Prof. Dr. Adem Aslan, AFSÜ Diş Acil Polikliniği’nin hizmet vermeye başladığı ilk gün sabah saatlerinde, ADSUAM’da incelemelerde bulunarak Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sinan Evcil, ADSUAM Başhekim Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Hasan Akpınar ve görevli personelimizden bilgi aldı.

    AFSÜ’NÜN 7/24 DİŞ ACİL HİZMETİ TÜRKİYE’DE BİR İLK


    Acil polikliniğin, hafta içi günlerde saat 17.00’dan ertesi gün sabah 08.30’a kadar, hafta sonları ise Cuma 17.00’dan pazartesi sabahı 08.30’a kadar hasta kabul edeceğini açıklayan Prof. Dr. Aslan, “Halkımızın, AFSÜ’nün güvenilir uzman kadrosundan 7/24 diş acil hizmeti almakla ilgili beklentisini gidermek bizlere nasip oldu. Bu uygulamamız, Türkiye’deki üniversitelerin bünyesindeki Ağız ve Diş Sağlığı Merkezleri arasında da bir ilk olma özelliği taşıyor. Afyonkarahisar’ımıza ve bütün hemşerilerimize hayırlı olsun.” dedi. Prof. Dr. Aslan, AFSÜ’nün vizyoner yönetim anlayışının ve öncü rolünün somut bir yansıması olan Diş Acil Polikliniği uygulamasının, Afyonkarahisar’da sağlık hizmetlerinde yeni bir dönemin başlangıcı olduğuna dikkat çekti.

    MESAİ SAATLERİ DIŞINDA DA HİZMET VERECEK


    Prof. Dr. Aslan, “Teknik altyapıya ve mevzuata dair hazırlıklarımızı tamamlayarak, tam da vadettiğimiz tarihte bu önemli hizmeti halkımıza sunmaya başlamamızda emeği geçen bütün mesai arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.” diye konuştu. Prof. Dr. Aslan şunları söyledi: “İki hekim, hemşire ve yeterli sayıda yardımcı sağlık personeli ile yola çıktığımız AFSÜ Diş Acil Polikliniğinde ekibimiz, mesai saatleri dışında vatandaşlarımızın karşılaştığı ani diş ağrıları, travmalar ve enfeksiyonlar için hizmet verecek. Buraya ani diş ağrısı, diş apsesi, diş, çene ve yüz travması ile başvuran vatandaşlarımıza, diş çekimi, apse drenajı, diş ağrılarını dindirme ve travma tedavisi gibi işlemler yapılacak.”

    “NİTELİKLİ BİR AKADEMİK KADROYA SAHİBİZ”


    On dört yıl önce, 2011’de kurulan Diş Hekimliği Fakültemiz bünyesinde, 2012 yılından bu yana hasta kabul ediliyor. Ağız ve diş sağlığı ile ilgili hemen tüm alanlarda nitelikli bir akademik kadroya sahibiz. Bu kurumsal tecrübe birikimini ve kalifiye insan sermayemizi halkımızın sağlık hizmetlerine en efektif biçimde sunmak bizim için bir zorunluluktur. Bu bilinçle ve kararlılıkla hem ADSUAM bünyesinde hem de diğer birimlerimizde, personelimizin memnuniyetini de halkımızın beklentilerini de gözeterek, kalıcı adımlar atmaya inşallah devam edeceğiz.”

  • Emirdağlı öğrenciler, Ankara’da

    Emirdağlı öğrenciler, Ankara’da

    Gezi, ilk olarak Ankara Fen Lisesi ziyaretiyle başladı.

    Öğrenciler, okulun eğitim sistemi, laboratuvarları ve akademik başarıları hakkında bilgi alarak bilimsel çalışmaların nasıl yürütüldüğünü yerinde inceleme fırsatı buldu.

    Daha sonra Türkiye’nin havacılık ve teknoloji alanında öne çıkan kurumlarından Özdemir Bayraktar Havacılık ve Uzay Teknolojileri Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesine gidildi. Burada öğrenciler; insansız hava araçlarından savunma teknolojilerine kadar birçok alanda yapılan çalışmaları yakından görerek geleceğin mesleklerine dair değerli bilgiler edindi.

    Programın devamında ise Türkiye’nin en büyük kütüphanelerinden biri olan Millet Kütüphanesi gezildi. Kütüphanenin modern çalışma alanları ve zengin kaynak kapasitesi öğrencilere farklı bir öğrenme deneyimi sundu.

    Gençlere yönelik çalışmalara önem verdiklerini belirten Emirdağ Belediye Başkanı Serkan Koyuncu, “Gençlerimizin farklı eğitim ortamlarını görmesini, yeni bilgiler edinmesini ve geleceğe dair daha güçlü hedefler belirlemesini önemsiyoruz. Onların gelişimine katkı sağlayacak her projeyi desteklemeye devam edeceğiz. Emirdağ’ın gençleri bizim en kıymetli değerimizdir.” ifadelerini kullandı.

  • Son 22 yılda 836 bin öğretmen ataması yapıldı

    Son 22 yılda 836 bin öğretmen ataması yapıldı

    Milli Eğitim Bakanlığı, öğretmen istihdamı ve atama politikalarına ilişkin kapsamlı verileri kamuoyuyla paylaştı. Resmi eğitim kurumlarında görev yapan öğretmen sayısı 1 milyon 34 bin 564’e ulaştı. 24 Kasım 2025’te yapılacak 15 bin sözleşmeli öğretmen ataması ile toplam sayı 1 milyon 49 bin 564 öğretmene ulaşacak. 2003-2025 yılları arasında toplam 836 bin 351 öğretmen ataması gerçekleştirilirken, bu rakam mevcut öğretmen kadrosunun yüzde 80,84’üne karşılık geliyor. Bu veriler, öğretmen istihdamında son 20 yılda sistemli bir büyümeye işaret ediyor.

    Öğretmen kadrosu gençleşiyor

    Öğretmenlerin yaş ortalamasının 40’ın altında olması, mevcut kadronun gelecekte en az 25 yıl daha aktif görevde kalacağını gösteriyor. Bu durum, eğitim sisteminin uzun vadede istikrarını artıran önemli bir unsur olarak değerlendiriliyor.

    En çok atama yapılacak 5 branş belli oldu

    En fazla kontenjan ayrılan branşlar, 2025 atama planlamasında sınıf öğretmenliği 4 bin 378, özel eğitim 3 bin 87, din kültürü ve ahlak bilgisi bin 802, okul öncesi bin 321, İngilizce 757 olarak sıralandı. Dağılımın özellikle özel eğitim ve temel eğitim alanlarında artan ihtiyaçlara göre şekillendirildiği belirtildi.

    FETÖ süreci atama dengesini etkiledi

    Bakanlığın istihdam politikasında öğretmen arz-talep dengesini etkileyen süreçlerden biri, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası yürütülen FETÖ soruşturmaları oldu. Bakanlık bünyesinde toplam 34 bin 795 personel Kanun Hükmünde Kararnameler ve OHAL Komisyonu kararlarıyla ihraç edildi. İhraç edilenlerden 7 bin 63’ü çeşitli kararlarla görevine iade edilirken, net ihraç sayısı 27 bin 732 olarak kayıtlara geçti.

    KPSS verileri yanlış algıları gideriyor

    2024 KPSS Eğitim Bilimleri oturumuna 466 bin 910 aday katıldı. Sınavda 50 puan ve üzeri alanların sayısı 456 bin 285 oldu. Ancak Bakanlık, bu adayların tamamının öğretmen adayı olarak değerlendirilmesinin doğru olmadığını vurguladı. Milli Eğitim Bakanlığı, öğretmenlik atama alanlarına kaynaklık eden birçok bölümün tek istihdam alanının öğretmenlik olmadığını, bu nedenle tüm KPSS adaylarının ‘ataması yapılmayan öğretmen’ algısıyla anılmasının manipülatif bir değerlendirme olarak öne çıktığını belirtti.

    Planlı, şeffaf ve sürdürülebilir istihdam

    Milli Eğitim Bakanlığının öğretmen istihdam politikasının merkezinde denge, şeffaflık ve sürdürülebilirlik ilkelerinin bulunduğu kaydedildi. Eğitimde sürdürülebilir istihdamı hedefleyen bu yaklaşımın veri analizine dayalı ihtiyaç belirleme, alan bazlı projeksiyon çalışmaları ve kontenjan planlamalarıyla desteklendiği belirtildi. Yetkililer, planlamalara esas olan projeksiyon çalışmalarının ilgili diğer kurumlarla da paylaşıldığını ifade ederek, Milli Eğitim Bakanlığının personel istihdam politikalarının kamuoyuyla doğru ve açık biçimde paylaşılmasının istihdam sürecine duyulan güveni artıracağını belirttiler.

  • Emirdağ Fatih İlkokulu öğrencisi ‘Matematik Olimpiyatları’nda altın madalya kazandı

    Emirdağ Fatih İlkokulu öğrencisi ‘Matematik Olimpiyatları’nda altın madalya kazandı

    Emirdağ Fatih İlkokulu öğrencisi, ‘Matematik Olimpiyatları’nda altın madalya kazandı ve Emirdağ’ın gururu oldu.

    Fatih İlkokulu 4/A sınıfı öğrencilerinden Ömer Kösem, girmiş olduğu SEAMO – Southeast Asian Mathematics Olimpiyat (Güneydoğu Asya Uluslar Arası Matematik Olimpiyatları) sınavında 95.16 puan alarak altın madalya almaya hak kazandı. Kösem, Ocak 2026 tarihinde Endonezya Bali’de yapılacak final yarışmalarına davet edildi.

    Okul Müdürü Ali Kubat, “Bu sınav öğrencilerin matematik bilgi ve becerilerini ölçmek için düzenlenen prestijli bir uluslararası platform olup, sınav soruları öğrencilerin sadece teorik bilgilerini değil, aynı zamanda mantıksal ve analitik düşünme yeteneklerini ortaya çıkarmaktadır. Okulumuz ve ilçemiz adına önemli bir başarı elde eden öğrencimizi, kalpten kutlayarak, başarılarının devamını diliyorum. Ayrıca bu başarısından dolayı başta öğrencimiz olmak üzere okulumuzu, öğretmenlerimizi ve ailesini tebrik eder ve bundan sonraki süreçte başarılarının devamı dileriz’’ dedi.

  • ÖZEL HABER – “Atatürk’ün açtığı yolu, hatırlamak zorundayız”

    ÖZEL HABER – “Atatürk’ün açtığı yolu, hatırlamak zorundayız”


    “AFYON’U HATIRLAMAK, BİR LİDERİ DEĞİL, ONUN TEMSİL ETTİĞİ TARİHSEL BİLİNCİ HATIRLAMAKTIR”

    Kocaeli Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölüm Başkanı Prof. Dr. İbrahim Şirin, 10 Kasım Atatürk’ü Anma Günü dolayısıyla Gazete 3’e özel bir röportaj verdi. Şirin, Atatürk’ün tarih bilincini “geçmişe bir hamasetle değil, derin bir farkındalıkla bakabilmenin adı” olarak tanımladı ve Afyonkarahisar’ın Kurtuluş Savaşı’ndaki yerini “bir milletin sömürgeleşmeye karşı direnişinin ete kemiğe büründüğü yer” şeklinde ifade etti.

    ATATÜRK’ÜN TARİH BİLİNCİNE DAİR EN BELİRGİN ÖZELLİK: DERİN FARKINDALIK


    Prof. Dr. İbrahim Şirin, Atatürk’ün tarihe bakışının en belirgin özelliğini şu sözlerle açıkladı: “Atatürk’ün tarih bilinci, geçmişe bir hamasetle değil, derin bir farkındalıkla bakabilmenin adıdır. O, tarihi yalnızca geçmişin hikâyesi olarak değil, bir milletin kendi varoluşunu anlamasının ve geleceğini kurmasının aracı olarak görmüştür. Atatürk için tarih, övünmek veya sövmek için değil, kendimizi iyileştirmek için okunur.” Şirin, bu anlayışın tarihi duygusal bir alan olmaktan çıkarıp toplumsal bir bilinç mekânına dönüştürdüğünü vurguladı: “Atatürk, milletin köklerine güvenmeden çağdaşlaşamayacağını biliyordu; ama aynı zamanda geçmişe kör bir bağlılığın da ilerlemeyi engelleyeceğini fark etmişti. Bu yüzden onun tarih yaklaşımı, eleştirel olduğu kadar kurucudur da: Geçmişi yargılamadan ama sorgulayarak, tarihin içinden bir yeniden doğuş imkânı çıkarmıştır.” Atatürk’ün tarih çalışmalarının somut örneklerini de sıralayan Şirin, şöyle devam etti: “Atatürk’ün tarih çalışmaları Türk Tarih Kurumu’nun kuruluşu, tarih kongreleri, ders kitaplarının yeniden yazılması; bu bilincin somut tezahürleridir. Onun gözünde tarih, yalnızca bilgi değil, bir irade meselesidir. Çünkü tarih bilinci olmayan milletler, kendi kaderlerini başkalarının yazdığı hikâyelerin içinde yaşamak zorunda kalırlar.”

    GÜNÜMÜZ TÜRKİYE’SİNDE ÇIKARILMASI GEREKEN DERSLER


    Prof. Dr. İbrahim Şirin

    Prof. Dr. Şirin, günümüz Türkiye’sinde Atatürk’ün tarih anlayışından çıkarılması gereken en temel dersi şu şekilde özetledi: “Bugün Atatürk’ün tarih anlayışından çıkaracağımız en temel ders, tarihin bir propaganda aracı değil, bir düşünme biçimi olduğudur. Tarih, toplumların kendi geçmişleriyle hesaplaşma biçimidir. Atatürk, tarihi bu yönüyle bir öz-eleştiri alanı haline getirmiştir: Kendi hatalarını görebilen, kendi zaaflarını tahlil edebilen bir milletin geleceği sağlam olur.” Tarih eğitimindeki mevcut durumu eleştiren Şirin, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ne yazık ki bizde tarih çoğu zaman kronolojiden ibaret, ezberlenen bir ders haline getirilmiştir. Oysa Atatürk, tarih öğretimini bir düşünme biçimine dönüştürmek istemiştir. Kronolojik ezber, insanı düşünmekten alıkoyar; olayların nedenini ve sonucunu kavramayan bir toplum, aynı hataları tekrarlamaya mahkûmdur.” Şirin, tarihin yalnızca “ne oldu”yu değil, “neden oldu” ve “nasıl olabilirdi” sorularını da sordurması gerektiğini belirtti: “Bu yüzden tarih, yalnızca ‘ne oldu’yu anlatmakla yetinmemeli; ‘neden oldu’ ve ‘nasıl olabilirdi’ sorularını da sordurmalıdır. Atatürk’ün tarih anlayışında amaç, geçmişi bilmekten çok, geçmişten öğrenmektir. Bu da ancak analitik düşünceyle mümkündür.” Genç kuşaklara yönelik çağrısını da yineleyen Şirin, “Bugün tarih eğitiminde Atatürk’ün açtığı bu yolu yeniden hatırlamak zorundayız. Genç kuşakları kronolojinin değil, düşüncenin içine çağırmak gerekiyor. Çünkü bir ulusun hafızası, rakamlarla değil, anlamla korunur” dedi.

    10 KASIM’DA AFYON’U HATIRLAMANIN ÖNEMİ


    Prof. Dr. İbrahim Şirin, 10 Kasım’da Atatürk’ü anarken Afyon’un Kurtuluş Savaşı’ndaki rolünü hatırlamanın neden önemli olduğu sorusuna şu yanıtı verdi: “Afyon, Türk tarihinin yalnızca bir cephe hattı değil, bir hafıza mekânıdır. Burası, bir milletin sömürgeleşmeye karşı direnişinin ete kemiğe büründüğü yerdir. Büyük Taarruz’un başladığı bu topraklar, sadece bir savaşın değil, bir zihinsel devrimin de başlangıcı olmuştur.”

    Afyon’u yeniden düşünmenin anlamını da açıklayan Şirin, şunları kaydetti: “Afyon’u bugün yeniden düşünmek, onu sadece bir zaferin sahnesi olarak değil, ulusal bilincin doğduğu bir bilinç coğrafyası olarak yeniden kurmaktır. Bu şehir, işgale karşı direnişin olduğu kadar, teslimiyetin reddinin de mekânıdır. O nedenle Afyon, sadece bir tarihsel olayın değil, bir varoluş bilincinin adıdır.” Şirin, 10 Kasım’da Afyon’u hatırlamanın liderden öte bir anlam taşıdığını vurguladı: “Atatürk’ü 10 Kasım’da anarken Afyon’u hatırlamak, bir lideri değil, onun temsil ettiği tarihsel bilinci hatırlamaktır. Afyon’un yeniden anlamlandırılması, sömürgeleşmeye karşı verilen direnişin toplumsal hafızadaki yerini tazelemek demektir.”

    HAFIZAYI YENİDEN DÜZENLEMEK


    Afyon’un yeniden inşasının yalnızca fiziki bir düzenleme olmadığını belirten Şirin, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu da ancak mekânın yeniden düzenlenmesiyle (müzeleri, anıtları, yürüyüş yolları ve eğitim alanlarıyla) mümkün olur. Ancak burada yeniden düzenlemeden kastedilen yalnızca fiziki bir düzenleme değildir. Asıl mesele, hafızayı yeniden düzenlemektir. Afyon, yalnızca geçmişin bir sayfası değil, bugünün ve yarının da düşünsel dayanak noktası olmalıdır. Çünkü bir millet, hafıza mekânlarına sahip çıkmadıkça kendi kimliğini diri tutamaz.”

    Prof. Dr. Şirin, son olarak şu mesajı verdi: “Afyon’un yeniden kurgulanması, tarihin övünmek için değil, kendini iyileştirmek için kullanılması gerektiğini hatırlatır. Bu topraklar bize sadece ne yaşandığını değil, neyi unutmamamız gerektiğini öğretir. Afyon’un taşıdığı anlam, bir milletin yorgun düşmüş benliğini yeniden dirilten o tarihsel bilinçtir. Ve işte o bilinç, bugün hâlâ Türkiye’nin geleceğini kuracak en güçlü temeldir.”

  • Emirdağ Fen Lisesi’nde ‘Arabaşı Çorbası’ etkinliği

    Emirdağ Fen Lisesi’nde ‘Arabaşı Çorbası’ etkinliği

    Emirdağ ilçesinde bulunan Emirdağ Fen Lisesi pansiyonunda kalan öğrencilere, Emirdağ’ın köklü kültürel değerlerinden biri olan ‘Arabaşı Çorbası’ tanıtıldı.

    Etkinlik, Okul Müdürü Celil Sağlam öncülüğünde düzenlendi. Öğrencilere, Emirdağ’ın geleneksel mutfağında önemli bir yere sahip olan ‘Arabaşı Çorbası’nın yapılışı, tarihi ve yöresel önemi hakkında bilgi verildi.

    Emirdağ Fen Lisesi Müdürü Celil Sağlam, ‘’Öğrencilerin yerel kültürü tanımasının ve yöresel lezzetlere sahip çıkması önemlidir. Etkinlikte öğrenciler, anlatımın ardından hep birlikte ‘Arabaşı Çorbası’nın tadına baktı. Çorbanın hazırlanış süreci öğrenciler tarafından ilgiyle izlendi. Etkinlik boyunca öğrenciler, hem yeni bir lezzetle tanışmanın hem de kültürel mirası yakından tanımanın mutluluğunu yaşadı. Okul yönetimi olarak bu tür etkinliklerle yerel kültürün genç kuşaklara aktarılmasını hedefledik. ‘Arabaşı Çorbası’nın Emirdağ ve çevresinde kış aylarının vazgeçilmez geleneğidir. Etkinliğe öğretmenler ve pansiyon görevlileri de katılım gösterdi. Etkinlik, Emirdağ İlçe Millî Eğitim Müdürü Gürkan Emeksiz’in desteğiyle gerçekleştirildi’’ dedi.

  • Dazkırı MYO’da su verimliliği semineri

    Dazkırı MYO’da su verimliliği semineri

    Dazkırı Alkim Konferans Salonunda AKÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü Hidrolik Anabilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Murat Kilit tarafından verilen seminere; Dazkırı İlçe Jandarma Komutanı Jandarma Teğmen Ömer Murat, Dazkırı İlçe Emniyet Amiri V. Mahmut Taştekin, Dazkırı İlçe Müftüsü İbrahim Korkmaz, Dazkırı İlçe Milli Eğitim Müdürü Abdullah Erdoğan, Dazkırı MYO Müdürü Prof. Dr. Cahit Gürer, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı.

    “SUYUN SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMANIN TEMELİ”

    Seminer, Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından Dazkırı MYO Müdürü Prof. Dr. Cahit Gürer’in açış konuşmasıyla başladı. Gürer, iklim değişikliğinin etkilerinin her geçen yıl daha fazla hissedildiğini belirterek, suyun sürdürülebilir kalkınmanın temeli olduğunu söyledi. Gürer, su verimliliği konusunda farkındalık oluşturmayı amaçladıklarını belirtti.

    “TÜRKİYE SU STRESİ YAŞAYAN ÜLKELER ARASINDA”

    Seminerde sunum yapan Dr. Öğretim Üyesi Murat Kilit ise iklim değişikliği, artan su tüketimi ve tarımsal sulamada kontrolsüz kullanım gibi nedenlerle Türkiye’nin “su stresi” yaşayan ülkeler arasında yer aldığını ifade etti. Kilit, “Her malzemenin üretiminde nasıl bir karbon ayak izi varsa, aynı şekilde bir su ayak izi de vardır. Bu nedenlerle suyun verimli kullanımı artık bir tercih değil, bir zorunluluk haline geldi” dedi. Program, Prof. Dr. Cahit Gürer tarafından Dr. Öğretim Üyesi Murat Kilit’e plaket ve teşekkür belgesi takdim edilmesiyle sona erdi.

  • LGS sınav tarihi belli oldu

    LGS sınav tarihi belli oldu

    Ortaöğretim Kurumları öğrenci alımı sınavı 14 Haziran 2026 tarihinde gerçekleştirilecek.

    Başvuru işlemleri ise belirlenen takvim doğrultusunda e-Okul üzerinden gerçekleştirilecek.

    Bakan Yusuf Tekin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, LGS sınav tarihlerini duyurdu.

    MEB tarafından organize edilecek sınav, önümüzdeki yıl 14 Haziran tarihinde düzenlenecek. Liselere Geçiş Sistemi Sınavı’nda öğrencilere sözel alandan 50 soru, sayısal bölümden ise 40 soru sorulacak.

    İki oturum şeklinde düzenlenecek sınav toplam 155 dakika sürecek. LGS sınavından 10 gün önce sınav giriş belgeleri e-Okul VBS üzerinden erişime açılacak.

    2026 LGS SINAV TARİHİ BELLİ OLDU

    Yusuf Tekin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada “ 2025-2026 eğitim öğretim yılında yapılacak olan Sınavla Öğrenci Alacak Ortaöğretim Kurumlarına İlişkin Merkezî Sınav tarihi açıklandı. Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki sınav, 14 Haziran 2026 Pazar günü gerçekleşecek. 8’inci sınıf öğrencilerimize yönelik LGS kapsamındaki merkezî sınavda tüm sorular, öğretim programlarında yer alan konu ve kazanımlar doğrultusunda hazırlanacak. Öğrencilerimize çalışmalarında kolaylıklar diliyorum.” ifadelerini kullandı.

    SINAV GİRİŞ BELGESİ 10 GÜN ÖNCE AÇIKLANACAK

    LGS sınav giriş belgeleri, sınavdan 10 gün önce e-Okul VBS üzerinden duyurulacak. Sınav giriş belgesinin üzerinde adayın fotoğrafı, sınava gireceği okulun adı, açık adresi, salon ve sıra numarası gibi bilgiler yer alacak.

  • 20 milyon öğrenci için tatil zili yarın çalıyor

    20 milyon öğrenci için tatil zili yarın çalıyor

    Kasım ayının gelmesiyle birlikte, 2025-2026 eğitim-öğretim yılının ilk ara tatili için geri sayım sona erdi. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından yayımlanan çalışma takvimine göre, yarın okullarda son ders zili çalacak ve öğrenciler tatile girecek.

    Tatil Takvimi ve Süresi

    Ara tatil, cumartesi ve pazar günleri de hesaba katıldığında toplamda 9 gün sürecek. Öğrenciler, tatil dönüşü 17 Kasım Pazartesi günü ders başı yaparak eğitimlerine kaldıkları yerden devam edecek.

    MEB’in 2025-2026 Eğitim-Öğretim Yılı çalışma takviminde yer alan diğer tatil ve dönem tarihleri ise şöyle:

    • İlk ara tatil: 10-14 Kasım 2025
    • Yarıyıl (sömestr) tatili: 19-30 Ocak 2026
    • İkinci dönemin başlangıcı: 2 Şubat 2026
    • İkinci ara tatil: 16-20 Mart 2026
    • Okulların kapanışı (Yaz tatili): 19 Haziran 2026
  • Afyon'da 450 Özel Güvenlik Görevlisine eğitim verildi

    Afyon'da 450 Özel Güvenlik Görevlisine eğitim verildi

    KAAN Uygulaması kapsamında; Gençlik Spor İl Müdürlüğüne bağlı yurtlarda, Afyon Kocatepe Üniversitesi Rektörlüğünde ve Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörlüğünde görev yapan toplam 455 özel güvenlik görevlisine İl Emniyet Müdürlüğümüz Şehit Ali Ünlü Konferans Salonunda uzman personelimiz tarafından;
    ·         Özel Güvenlik Hukuku,·         Genel Kolluk İlişkiler ve KAAN Uygulaması,·         Güvenlik Farkındalığı,·         Etkili İletişim ve Öfke Kontrolü,·        Kitle Psikolojisi.·        Toplumsal Olaylara Müdahale Esasları,·         Asayiş Uygulamaları,·         Uyuşturucu Madde Türleri ve·         Terörle Mücadele konuları ile ilgili eğitimler verildi. Kaynak :Afyon İl Emniyet Müdürlüğü