Kategori: Ekonomi

  • İhracat Beklentisi Yükseldi

    İhracat Beklentisi Yükseldi

    Bakanlık, yılın üçüncü çeyreğine ilişkin Dış Ticaret Beklenti Anketi’ni açıkladı.

    Buna göre, ihracat beklenti endeksi, bu dönemde bir önceki çeyreğe göre 2,4 puan arttı. Yılın ikinci çeyreğinde 99,1 olan endeks, üçüncü çeyrekte 101,5 seviyesine yükseldi.

    Endeks, geçen yılın aynı dönemine göre ise 4 puan azalış gösterdi.

    Söz konusu endeksi, bir önceki çeyreğe göre gelecek 3 aya ilişkin ihracat beklentisi, ihracat sipariş beklentisi ve son 3 aya ilişkin ihracat sipariş düzeyi artış yönünde, şu anda kayıtlı ihracat sipariş düzeyine ilişkin değerlendirmeler ise azalış yönünde etkiledi.

    İthalat beklenti endeksi

    Bu yılın üçüncü çeyreğine ilişkin ithalat beklenti endeksi de bir önceki çeyreğe göre 2,2 puan azalarak 102,7 seviyesinde gerçekleşti. Endeks geçen yılın aynı dönemine göre ise 12,1 puan azaldı.

    Endekse, bir önceki çeyreğe kıyasla gelecek 3 aya ilişkin birim fiyatı beklentisi ve şu anda kayıtlı ithalat sipariş düzeyi azalış, gelecek 3 aya ilişkin ithalat beklentisi ve son 3 aydaki ithalat sipariş düzeyine yönelik değerlendirmeler ise artış yönünde etki etti.

    Bakan Bolat anketi değerlendirdi

    Ticaret Bakanı Ömer Bolat, yazılı açıklamasında, yılın üçüncü çeyreğine dair Dış Ticaret Beklenti Anketi’ni değerlendirdi.

    Bu yılın üçüncü çeyreğine ilişkin ihracat beklenti endeksinin, bir önceki çeyreğe göre 2,4 puan artarak 101,5’e yükseldiğine işaret eden Bolat, “Endeksin 100’ün üzerinde olması ihracata yönelik beklentilerin artış yönünde olduğunu göstermektedir. Önümüzdeki üç aylık dönemde ihracatçı firmaların ilk kez ihracat yapmayı planladıkları ülkeler arasında ABD ilk sırada yer alırken Avustralya ikinci sırada, Mısır ise üçüncü sırada yer almıştır.” değerlendirmesinde bulundu.

    Bolat, bu yılın üçüncü çeyreğine ilişkin ithalat beklenti endeksinin bir önceki çeyreğe göre 2,2 puan azalarak 102,7 seviyesinde gerçekleştiğine dikkati çekerek, beklentilerdeki bu görünümün, dış ticaret performansındaki dayanıklı seyrin gelecek dönemde de süreceğine işaret ettiğini bildirdi.

    İhracatın haziranda geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 21,9 artışla 24 milyar 940 milyon dolar olduğunu vurgulayan Bolat, şunları kaydetti:

    “Haziranda tüm zamanların en yüksek üçüncü aylık ihracatı kaydedildi. Böylece ilk 6 aylık mal ihracat rakamı yüzde 3,6 artışla 136,06 milyar dolara yükseldi. Son 12 aylık ihracat ise 277 milyar 940 milyon dolara ulaşarak yeni bir rekora imza atmıştır. Küresel ekonomide ağırlaşan rekabet koşulları, artan jeopolitik gerilimler ve korumacılık, zayıf dış talep ve yakın coğrafyamızdaki gelişmelere rağmen ihracatımızın 278 milyar dolar eşiğine dayanması ihracatçılarımızın dinamizmini ve ülkemizin üretim kapasitesini yansıtmaktadır. Yıl sonu Orta Vadeli Program hedefimiz olan 282 milyar dolara ulaşmak için tüm gücümüzle çalışmaya devam ediyoruz. Bu gelişmeler sonucunda, 2026 yılında cari işlemler açığının GSYH’ye oranının tarihsel ortalamaların altındaki seyrini sürdüreceği öngörülmektedir.”>>>AA

  • AJet’in Sivas-Köln uçak seferleri başladı

    AJet’in Sivas-Köln uçak seferleri başladı

    Sivas Valiliğinden yapılan yazılı açıklamaya göre, AJet’in Almanya’nın Köln şehrinden gerçekleşen ilk uçuşunda 176 yolcu Sivas’a geldi.

    Nuri Demirağ Havalimanı’na inen uçakta bulunan yolcular ve uçak personeli, su takıyla Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, AK Parti Sivas Milletvekili Hakan Aksu ve AK Parti İl Başkanı Yusuf Tanrıverdi tarafından karanfillerle karşılandı. Sivas-Köln arasındaki ilk uçuşun bugün itibarıyla başladığını belirten Vali Şimşek, “Uçuşun düzenlenmesinde emeği geçen başta Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’na, AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler’e teşekkür ediyorum. İnanıyorum ki bu uçuş, Almanya’da yaşayan hemşerilerimiz için sadece bir ulaşım kolaylığı sağlamayacak, aynı zamanda Sivas’ın ekonomisine, turizmine ve ticaretine büyük katkılar sağlayacaktır. Sivas’ın uluslararası görünürlüğünü artıracak ve şehre olan yabancı yatırım ilgisini de güçlendirecektir.” ifadelerini kullandı.

    AK Parti Sivas Milletvekili Hakan Aksu ise yurt dışında yaşayan vatandaşların uzun zamandır beklediği bir seferin hayata geçirildiğini aktararak, “Almanya’da çok sayıda vatandaşımız yaşıyor. Bugün ilk kez Sivas-Almanya arasında karşılıklı seferler başladı. Hem ülkemize hem de şehrimize hayırlı olsun.” değerlendirmesinde bulundu.

    Sivas-Köln arasındaki seferler, çarşamba günü Sivas’tan gidiş ve perşembe günü Köln’den dönüş şeklinde yapılacak.>>>AA

  • Küresel piyasalar Orta Doğu kaynaklı gelişmelerin etkisiyle karışık seyrediyor

    Küresel piyasalar Orta Doğu kaynaklı gelişmelerin etkisiyle karışık seyrediyor

    ABD ile İran arasındaki karşılıklı askeri hamleler Orta Doğu’da barış ikliminin kalıcılığının sorgulanmasına yol açarak piyasalarda jeopolitik risk algısının sürmesine neden oluyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile ateşkesin bittiğini belirterek, “Artık onlarla anlaşmak istemiyorum.” ifadesini kullanmasıyla piyasalarda artan tedirginlikler, ABD güçlerinin İran’a yönelik yeni bir saldırı düzenlemesiyle üst seviyeye taşındı.

    ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), yaklaşık 90 askeri hedefi vurarak “İran’a karşı ek bir saldırı turunu tamamladığını” duyurdu.

    Diğer yandan Trump, kısa süre önce yaptığı açıklamada İran’ın ABD ile bir anlaşma yapmayı “çok istediğini” belirtti. Söz konusu gelişme jeopolitik kaygıları bir nebze azalttı.

    Ancak jeopolitik risklerin tam anlamıyla ortadan kalkmamasının fiyatlamalar üzerindeki negatif etkileri belirginleşmeye devam ederken gerilimler sonucu petrol fiyatlarında hızlı yükselişler görüldü. Brent petrolün varil fiyatı dün 22 Haziran’dan bu yana ilk kez 80 doları gördü.

    Dünya enerji piyasaları açısından petrol tedarikinin en kritik güzergahlarından biri olan Hürmüz Boğazı’ndan geçen tanker sayısındaki sert düşüş dikkati çekti. Önceki gün 14 tankerin geçiş yaptığı boğazdan dün yalnızca 7 tankerin geçmesi, bölgedeki artan jeopolitik risklerin enerji taşımacılığı üzerindeki etkisini ortaya koydu.

    Analistler, piyasalarda birkaç farklı platform üzerinden boğazdaki gemi hareketliliğinin takip edildiğini belirterek, bazı gemilerin sinyalizasyon sistemlerini kapatarak seyretmesi nedeniyle tanker geçiş verilerinin farklılık gösterebileceğini ifade etti.

    Öte yandan dün yayımlanan Fed tutanakları, banka yetkililerinin çoğunun, yapay zeka kaynaklı güçlü talep, Orta Doğu’daki savaş veya tarife etkileri nedeniyle enflasyonun yüksek seyretmeye devam etmesi halinde faiz artırılmasının gerekli olabileceğini belirttiğini gösterdi.

    Tutanaklarda, tüm yetkililerin son toplantıda politika faizinin mevcut aralığının korunmasını desteklediği bildirildi. Ayrıca tutanaklarda, bazı yetkililerin yapay zeka kaynaklı güçlü talebin enflasyonu yüksek tutabilecek etmenler arasında yer aldığı görüşünü savunduğu bildirildi.

    Bu arada Uluslararası Para Fonu (IMF), Dünya Ekonomik Görünüm Raporu’nu güncelledi. Fon küresel ekonomik büyüme tahminini bu yıl için yüzde 3,1’den yüzde 3’e düşürdü. IMF Raporu’nda Türkiye ekonomisinin bu yıl yüzde 2,9, gelecek yıl yüzde 3,6 büyümesinin beklendiği bildirildi.

    Altının onsu düşüşünü 3. işlem gününe taşıdı

    Bu gelişmelerle ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi 2 baz puan yükselişle yüzde 4,58’e çıkarken, yeni işlem gününde yatay seyrediyor.

    Yükselen petrol fiyatlarının enflasyon korkularını körüklemesiyle merkez bankalarına yönelik şahin duruş beklentilerinin pekişmesi altının ons fiyatında baskı unsuru olarak öne çıkıyor. Altının onsu dün yüzde 0,7 düşüşle 4 bin 77 dolara indi ve gerilemesini 3. işlem gününe taşıdı. Altının onsu yeni işlem gününde de yüzde 0,3 değer kaybıyla 4 bin 67 dolardan alıcı buluyor.

    Dolar endeksi ise 100,9 seviyesinde yatay seyrederken Brent petrolün varil fiyatı yüzde 0,5 düşüşle 78,6 dolarda bulunuyor. Söz konusu gelişmelerle S&P 500 endeksi yüzde 0,28 ve Dow Jones endeksi yüzde 1,09 düştü. Nasdaq endeksi yüzde 0,2 yükseldi. ABD’de endeks vadeli kontratlar güne pozitif başladı.

    Avrupa borsaları negatif seyretti

    Avrupa borsaları dün Orta Doğu’da gerilimlerin daha fazla tırmanabileceği endişeleriyle satıcılı seyretti.

    Trump’ın açıklamaları Avrupa borsalarında risk iştahını bozdu. Petrol fiyatlarındaki yükselişler enflasyon riskleriyle bölge piyasalarındaki düşüşlerde etkili oldu. Artan petrol fiyatları enerji şirketleri hisselerini destekledi.

    Öte yandan Trump’ın İspanya’ya yönelik “Artık herhangi bir ticari iş yapmak istemiyoruz.” açıklaması sonrası İspanya’da IBEX 35 endeksi düşüşlerde öncü oldu. Bölge tahvil faizlerinde artış görülürken, İngiltere Merkez Bankasını (BoE) yıl sonuna kadar 1 kez faiz artışı yapacağına yönelik beklentiler güçlendi.

    Bu gelişmelerle İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 1,66, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 2,18, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 2,23 ve İtalya’da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 1,22 düştü. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar güne pozitif başladı.

    Asya borsaları Japonya hariç negatif seyrediyor

    Asya tarafında Japonya hariç satış ağırlıklı bir seyir izlenirken yarı iletken sektöründeki toparlanma eğilimi dikkati çekiyor.

    Analistler, yapay zeka şirketi OpenAI’ın yeni modellerini kullanıma sunmaya hazırlanmasının, bu alandaki gelişmelerin hız kesmeden sürdüğünü gösterdiğini ve yatırımcı ilgisinin canlı kalmasına katkı sağladığını belirtti.

    Öte yandan bölgede bugün açıklanan verilere göre Çin’de enflasyon haziranda yıllık bazda yüzde 1 ile beklentilerin altında gerçekleşti. Ülkede Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) ise yüzde 4,1 ile tahminlere paralel artış kaydetti.

    Söz konusu gelişmelerle kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 1,4 yükselirken Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,73, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,15 ve Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 0,81 geriledi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan zirveye ilişkin mesaj

    Dün satış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 2,12 değer kaybederek 14.189,96 puandan tamamladı.

    Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası’nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı ağustos vadeli kontrat ise dün akşam seansında normal seans kapanışına göre yüzde 0,33 yükseldi.

    Dolar/TL dünü 46,8450’den tamamlarken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışın yüzde 0,1 üzerinde 46,8710’dan işlem görüyor.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin ev sahipliğinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’nin ardından basın toplantısı düzenledi. Erdoğan, “Zirveye tüm müttefikler lider düzeyinde iştirak etti. Bunu Türkiye’ye duyulan güvenin ve diplomasimizin saygınlığının yeni bir ispatı olarak görüyoruz.” dedi.

    Analistler, bugün yurt içinde haftalık para ve banka istatistikleri, yurt dışında ise ABD’de haftalık işsizlik maaşı başvuruları, 2. el konut satışları, Almanya’da dış ticaret dengesinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 14.100 ve 14.000 puanın destek, 14.250 ve 14.300 puanın direnç konumunda olduğunu kaydetti.

    Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:

    09.00 Japonya, haziran ayı Makine Siparişleri

    09.00 Almanya, mayıs ayı Ticaret Dengesi

    14.30 Türkiye, haftalık para ve banka istatistikleri

    15.30 ABD, haftalık işsizlik maaşı başvuruları

    17.00 ABD, haziran ayı ikinci el konut satışları. >>>AA

  • Motorine zam kapıda! 9 temmuz gecesi fiyatlar değişecek

    Motorine zam kapıda! 9 temmuz gecesi fiyatlar değişecek

    Küresel piyasalarda petrol fiyatlarındaki hareketlilik akaryakıt fiyatlarına yansımaya devam ediyor.

    Motorin grubunda yeni bir zam beklentisi oluştu.

    Brent petrol, ABD-İsrail ile İran arasındaki gerilimi sonlandırmaya yönelik açıklamalar ardından gerilemişti.

    Ancak ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile anlaşmaya ilişkin yaptığı açıklamalar sonrası petrol fiyatlarında yeniden yükseliş görüldü.

    Savaş öncesinde yaklaşık 70 dolar seviyesinde bulunan Brent petrolün varil fiyatı, bugün 77,84 dolar seviyelerinde işlem görüyor.

    Petrol fiyatlarındaki yükseliş ve döviz hareketlerinin etkisiyle motorin fiyatlarına yeni bir artış bekleniyor.

    Güncel akaryakıt fiyatları

    İstanbul Avrupa Yakası

    • Benzin: 62,87 TL
    • Motorin: 66,78 TL
    • LPG: 31,19 TL

    İstanbul Anadolu Yakası

    • Benzin: 62,72 TL
    • Motorin: 66,63 TL
    • LPG: 30,59 TL

    Ankara

    • Benzin: 63,84 TL
    • Motorin: 67,90 TL
    • LPG: 31,19 TL

    İzmir

    • Benzin: 64,12 TL
    • Motorin: 68,17 TL
    • LPG: 30,99 TL

    Yeni zamla birlikte özellikle motorin fiyatlarının birçok kentte 70 TL sınırına yaklaşması bekleniyor.

    Akaryakıt fiyatları, Brent petrol ve döviz kurundaki gelişmelere bağlı olarak yakından takip ediliyor.

    Total de 3 lira 8 kuruş zam bekleniyor.

  • BETAE hisseleri yükselişte: Enerji şirketinde dikkat çeken hareket!

    BETAE hisseleri yükselişte: Enerji şirketinde dikkat çeken hareket!

    Borsa İstanbul’da işlem gören enerji ve teknoloji şirketleri yatırımcıların takibinde kalmaya devam ederken, Beta Enerji ve Teknoloji AŞ (BETAE) hisselerinde yeni işlem gününde yukarı yönlü hareket dikkat çekti.

    BETAE hisseleri, günün ilk seansında önceki kapanış seviyesinin üzerine çıkarak pozitif bölgede işlem gördü.

    Hisse fiyatı 72,00 TL seviyesine ulaşırken, günlük bazda yüzde 1,77 değer kazandı. Söz konusu yükseliş hisse fiyatına 1,25 TL’lik artış olarak yansıdı.

    Şirket hisseleri bir önceki işlem gününü 70,75 TL seviyesinden tamamlamıştı.

    Gün içi hareketlilik dikkat çekti

    BETAE hisselerinde açılışla birlikte dalgalı bir seyir izlenirken, gün içerisinde en yüksek 75,75 TL seviyesi test edildi. Hissenin gün içindeki en düşük seviyesi ise 67,25 TL oldu.

    Günün önemli verileri şöyle:

    • Açılış fiyatı: 69,00 TL
    • Gün içi en yüksek seviye: 75,75 TL
    • Gün içi en düşük seviye: 67,25 TL

    Yıllık zirve seviyesine yaklaştı

    Beta Enerji ve Teknoloji hisselerinde 52 haftalık performans da yatırımcıların dikkatini çekiyor.

    Hisse, son bir yıllık dönemde en yüksek 75,75 TL seviyesini görürken, en düşük seviyesi 44,00 TL olarak kaydedildi.

    Bugünkü hareketle birlikte BETAE hisseleri, 52 haftalık zirvesine yakın seviyelerde işlem görmeye başladı.

    Piyasa takipçileri, hisse performansında işlem hacmi ve teknik seviyelerin belirleyici olmaya devam edeceğini belirtiyor.

  • Yeni fiyatlar raflara geldi: Zincir marketlerde su fiyatları yükseldi!

    Yeni fiyatlar raflara geldi: Zincir marketlerde su fiyatları yükseldi!

    Zincir marketlerde ambalajlı su fiyatı bir kez daha değişti. 4 Temmuz itibarıyla raflara yansımaya başlayan yeni fiyatlarla birlikte, özellikle küçük şişe sularındaki fiyat artışı dikkat çekti.

    Son düzenlemeyle birlikte ambalajlı su fiyatları yeniden yükselirken, yeni etiketler zincir marketlerin raflarında görülmeye başladı. Temel tüketim ürünleri arasında yer alan sudaki fiyat artışı, özellikle gün içinde sık sık küçük şişe su satın alan vatandaşların bütçesinde ek maliyet oluşturacak.

    Küçük Şişelerde Artış Yüzde 26’yı Aştı

    Zamdan önce 5,75 TL’ye satılan 0,5 litrelik suyun fiyatı, 1,5 TL’lik artışın ardından 7,25 TL’ye çıktı. Böylece bu ürün grubundaki fiyat artışı yüzde 26,08’e ulaştı.

    Günlük kullanımda ve dışarıda tüketimde sıkça tercih edilen yarım litrelik sulardaki fiyat değişikliği, tüketicilerin harcamalarına doğrudan yansıyacak.

    1,5 Litrelik Su 13 TL’ye Çıktı

    Fiyat artışından yalnızca küçük şişeler etkilenmedi, bu artış büyük şişelere de yansıdı. Daha önce 11,50 TL’den satılan 1,5 litrelik suyun yeni fiyatı 13 TL oldu. Bu üründeki artış oranı ise yüzde 13,04 olarak hesaplandı.

  • SGK’da devlet katkısı dönemi bitiyor mu? Son gelişmeler için tıklayınız.

    SGK’da devlet katkısı dönemi bitiyor mu? Son gelişmeler için tıklayınız.

    Düzenleme kapsamında, 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun “Prim oranları ve Devlet katkısı” başlığındaki “ve Devlet katkısı” ibaresi çıkarılırken, devletin SGK’ya prim gelirlerinin yüzde 25’i oranında katkı yapmasını düzenleyen hüküm de yürürlükten kaldırılacak.

    Kanun teklifinin gerekçesinde, SGK’nın gelirlerinin yetersiz kalması durumunda oluşan nakit açığının zaten merkezi yönetim bütçesinden karşılandığı belirtilerek, “devlet katkısı” ile “açık finansmanı” adı altında yapılan benzer ödemelerin tek kalemde toplanmasının amaçlandığı ifade edildi.

    Böylece bütçe kalemlerinin daha sade ve izlenebilir hale getirileceği vurgulandı.

    Devletin ödemesi sürecek, muhasebe yöntemi değişecek

    Düzenlemeyle birlikte Hazine’nin SGK’ya aktardığı kaynakta bir azalma olmayacak.

    Ancak bugüne kadar SGK’nın gelir kalemi olarak gösterilen devlet katkısı, bundan sonra kurumun finansman açığını kapatmaya yönelik bütçe transferi olarak kaydedilecek.

    Bu değişiklik nedeniyle SGK’nın mali tablolarında açık daha yüksek görünecek.

    Buna karşın devlet bütçesinden yapılan toplam ödeme tutarında herhangi bir değişiklik olmayacak.

    2025’teki gelir fazlasında devlet katkısı etkisi!

    SGK, devlet katkısının da etkisiyle 2025 yılını uzun yılların ardından ilk kez gelir fazlasıyla kapattı.

    Kurumun toplam gelirleri 5 trilyon 599 milyar liraya ulaşırken, giderlerini 35,7 milyar lira aştı.

    Bu dönemde SGK’nın gelirlerinin 888,7 milyar liralık bölümünü devlet katkısı oluşturdu.

    Söz konusu katkının bulunmaması halinde kurumun 2025 yılını yaklaşık 852,9 milyar lira açıkla kapatacağı hesaplanıyor.

    Öte yandan SGK, 2026 yılının ocak-nisan döneminde 85,2 milyar lira açık verdi.

    Aynı dönemde 2 trilyon 199,4 milyar lira olan toplam gelirlerin 209,5 milyar lirası devlet katkısından oluştu.

    Bu katkı olmaması halinde dört aylık dönemdeki açığın yaklaşık 294,8 milyar liraya ulaşacağı belirtiliyor.

    Verilerle SGK devlet katkısı

  • Coca-Cola’dan üzen haber!

    Coca-Cola’dan üzen haber!

    Dünyanın önde gelen içecek üreticilerinden Coca-Cola, ABD’nin Massachusetts eyaletinde bulunan Northampton şişeleme tesisini kapatma kararı aldı.

    Şirketin yeniden yapılanma stratejisi kapsamında alınan karar doğrultusunda tesiste çalışan 175 kişinin işine son verilecek.

    Massachusetts eyaletinin toplu işten çıkarma bildirim sistemi (WARN) kayıtlarına göre Coca-Cola, kapanış süreci için resmi bildirimi 15 Haziran’da yaptı.

    İşten çıkarmaların 15 Ağustos ile 30 Kasım 2026 tarihleri arasında iki aşamalı olarak gerçekleştirileceği belirtildi.

    Şirket, tesisin kapatılacağını ilk kez 2021 yılında duyurmuş ve sürecin 2023’te tamamlanacağını açıklamıştı. Ancak kapanış planı daha sonra ertelenmişti.

    “Üretim ağını daha verimli hale getiriyoruz”

    Coca-Cola, kapanış kararının mali sıkıntılardan değil, üretim ağını daha verimli hale getirmeyi amaçlayan “varlık optimizasyonu” stratejisinin bir parçası olduğunu bildirdi.

    Şirketten yapılan açıklamada, değişen tüketici taleplerine uyum sağlamak ve operasyonel verimliliği artırmak amacıyla üretim tesislerinin yeniden yapılandırıldığı belirtildi.

    Ayrıca işten etkilenecek çalışanların yeni istihdam olanaklarına yönlendirilmesi için eyalet yetkilileriyle iş birliği yapılacağı ifade edildi.

    Yeniden yapılanma diğer tesisleri de kapsıyor

    Northampton’daki kapanış, Coca-Cola’nın yeniden yapılanma sürecindeki tek adım değil.

    Şirketin Kaliforniya’daki American Canyon şişeleme tesisi için de benzer bir kapanış planı bulunurken, Ventura kentindeki Reyes Coca-Cola Bottling tesisinin kapatılmasıyla 85 çalışanın işini kaybetmesi bekleniyor.

    Michigan eyaletinin Lansing kentindeki Great Lakes Coca-Cola Distribution tesisinde ise 161 çalışan yeniden yapılanmadan etkilendi. Bunlardan 62’sinin iş akdi sona ererken, 99 çalışan şirket içinde farklı görevlere yönlendirildi.

    Öte yandan tesisin kapatılması, şirketin finansal performansındaki bir gerilemeden kaynaklanmıyor.

    Coca-Cola’nın 2026 yılı ilk çeyrek finansal sonuçlarına göre şirketin net geliri yüzde 12 artışla 12,5 milyar dolara yükselirken, organik gelir yüzde 10, küresel satış hacmi ise yüzde 3 büyüdü.

    Şirket yönetimi, güçlü satış performansına rağmen operasyonel verimliliği artırmak ve üretim ağını optimize etmek amacıyla yeniden yapılanma çalışmalarını sürdüreceğini belirtti.

  • Trump’ın gelişi piyasayı etkiledi: Altın fiyatları ne durumda?

    Trump’ın gelişi piyasayı etkiledi: Altın fiyatları ne durumda?

    ABD’nin İran’a yönelik yeni askeri saldırıları düzenlemesi, İran’ın petrol satışına imkan tanıyan lisansı iptal etmesi ve Hürmüz Boğazı’nda ticari gemilere yönelik saldırıların ardından arz güvenliğine ilişkin endişelerin artmasıyla yükseldi.

    Güne 76 dolar seviyelerinden başlayan Brent petrolün varil fiyatı sert tepki vererek 79 dolar seviyelerini gördü.

    ABD Başkanı Donald Trump’ın NATO Zirvesi kapsamında Ankara’da yaptığı İran açıklamaları ve ABD’nin yeni askeri operasyonları sonrası küresel piyasalarda hareketlilik arttı.

    Arz güvenliği endişeleriyle Brent petrol 79 dolara yükselirken, ons altın ise yüzde 1 değer kaybetti.

    Piyasalardaki hareketlilikten altında nasibini aldı.

    Altın fiyatları ne durumda?

    4 bin 113 seviyelerini gören  ons altın açıklama sonrası yüzde 1 düşüşle 4 bin 60 dolar seviyelerine kadar geriledi ve 2 Temmuz’dan bu yana en düşük seviyeleri test etti.

    6 bin 227 seviyelerini gören garm altın ise açıklama sonrası yüzde 1’ye yakın düşerek 6 bin 118 seviyelerine geriledi.

  • Tarım şehri Konya’da ihracatın lokomotifi otomotiv endüstrisi oldu

    Tarım şehri Konya’da ihracatın lokomotifi otomotiv endüstrisi oldu

    Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerinden derlenen bilgiye göre, bu yılın ilk yarısında Konya’nın ihracatı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,37 artış gösterdi. 2025 yılının ilk 6 ayında 1 milyar 635 milyon dolar olan Konya’nın ihracatı, bu yılın 6 ayında 1 milyar 691 milyon dolara yükseldi.

    Konya ihracatının en büyük bölümünü sanayi sektörü oluştururken bu sektör içindeki kalemlerden birinci sırayı 450,4 milyon dolarla otomotiv endüstrisi aldı. Konya ihracatının yüzde 26,60’ını oluşturan otomotiv sektörünü, 385 milyon dolarla makine ve aksamları sektörü takip etti.

    Yılın 6 ayında hububat, bakliyat ve mamullerinde 151,1 milyon dolarlık, demir ve demir dışı metallerde 113,9 milyon dolarlık, iklimlendirme sanayisinde 111,2 milyon dolarlık, kimyevi maddelerde ise 109 milyon dolarlık ihracat rakamlarına ulaşıldı.

    Otomotiv ve makine sektörü ise tek başına Konya ihracatının yaklaşık yüzde 49’unu oluşturdu. Bu durum Konya ihracatının yüksek oranda makine ve otomotiv sanayisine dayandığını gösterdi.

    İhracatını tutar bazında en fazla artıran sektör 37,6 milyon dolarlık artışla otomotiv sektörü olurken makine ve aksamları sektörü de 21,9 milyon dolarlık ihracat artışıyla ikinci sırada yer aldı.

    Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk, AA muhabirine, kentin uzun yıllar tarımsal üretimiyle dikkati çekse de birçok sektörde hem Türkiye’de hem de dünyada önemli bir noktaya ulaştığını söyledi.

    Konya’nın ihracatının geçen yıla göre artış gösterdiğini dile getiren Öztürk, “Konya’mız, 2026 yılının ilk yarısını ihracatta güçlü ve umut verici bir performansla tamamlamıştır. Küresel ekonomide belirsizliklerin devam ettiği, jeopolitik risklerin küresel ticareti aşağı çektiği bir dönemde elde edilen bu artış, Konya iş dünyasının üretim gücünü, ihracat kabiliyetini ve dirençli yapısını bir kez daha ortaya koymuştur.” ifadelerini kullandı.

    “Hedefimiz, ihracatçı firma sayımızı artırmak, üyelerimizin yeni pazarlara açılmasını desteklemek”

    Öztürk, otomotiv endüstrisi ve makine sektörünün Konya ihracatının lokomotifi olmayı sürdürdüğünü vurgulayarak, “Konya Ticaret Odası olarak hedefimiz, ihracatçı firma sayımızı artırmak, üyelerimizin yeni pazarlara açılmasını desteklemek ve Konya’mızın Türkiye ihracatından aldığı payı daha yukarı taşımaktır.” diye konuştu.

    Otomotiv sektöründeki ihracat artışı ile büyümeyi değerlendiren Öztürk, şunları kaydetti:

    “Bu artış, Konya’da faaliyet gösteren otomotiv yan sanayi firmalarının uluslararası tedarik zincirlerindeki güçlü konumunu koruduğunu ortaya koymaktadır. Özellikle Avrupa Birliği ülkelerine yönelik motor parçaları, döküm ürünleri, fren sistemleri, transmisyon elemanları ve çeşitli makine parçalarının ihracatındaki artış sektörün büyümesine önemli katkı sağlamıştır. Bunun yanında küresel otomotiv sektöründe elektrikli araçlara yönelik yatırımların artması ve üreticilerin alternatif tedarikçi arayışlarını sürdürmesi, Konya’daki üreticiler açısından yeni iş fırsatları oluşturmaktadır. Önümüzdeki dönemde yüksek katma değerli otomotiv komponentlerinin üretimine yönelik yatırımların artırılması, sektörün rekabet gücünü daha da yükseltecektir.”>>>AA

  • CAATSA yaptırımları nedir? CAATSA yaptırımları hangi ülkelere uygulanıyor?

    CAATSA yaptırımları nedir? CAATSA yaptırımları hangi ülkelere uygulanıyor?

    2 Ağustos 2017 tarihinde yürürlüğe giren ABD’nin Hasımlarına Yaptırımlar Yoluyla Karşılık Verme Yasası (CAATSA), ABD’nin ulusal güvenliğine tehdit olarak nitelendirdiği İran, Rusya ve Kuzey Kore’ye karşı yaptırımlar öngörüyor.

    ABD, CAATSA kapsamında ilk dolaylı yaptırımını Eylül 2018 tarihinde Çin Merkezi Askeri Komisyonu’nun Cihaz Geliştirme Departmanı’na karşı uyguladı.

    Yasanın 231. maddesinde, “Rusya Federasyonu’nun savunma ya da istihbarat sektörleri ile ya da bunlar adına çalışan kişi ve kurumlar ile önemli düzeyde alışverişte bulunan kişi ve kurumlara yaptırım uygulanmasını” öngörülüyor. Türkiye’ye de Rusya’dan alınan S-400 savunma sistemi nedeniyle yaptırım uygulanmasının gerekçesi bu madde.

    Yaptırımların 235. maddesi gereğince, ABD başkanının ilgili kişi ve kuruluşlara getireceği yaptırımlar 12 maddede sıralanıyor.

    Yasada belirtilen 12 madde şöyle:

    Yaptırım kapsamına alınan kişi ve kurumlarla ihracat ve ithalat bankası desteğinin kesilmesi

    Mal ve teknoloji ihracatı ruhsatı verilmemesi

    ABD mali kuruluşlarından kredi tedarik edilmemesi

    Uluslararası mali kuruluşlardan kredi verilmemesi

    Mali kurumlara ABD Merkez Bankası ile doğrudan alışveriş yapma izni verilmemesi

    Yaptırım kapsamına alınan kişi ya da kurumlarla ihale ya da sözleşme yapılmaması

    Döviz üzerinden işlem yapılmasının yasaklanması

    Mali kurumlar ve bankalar arasında ödeme ya da kredi transferlerinin yasaklanması

    Yaptırım kapsamına alınan kişi ya da kurumların ABD topraklarında gayrimenkul sahibi olmasının yasaklanması

    ABD kişi ve kurumlarının yaptırım kapsamına alınan kişi ya da kurumlardan sermaye ya da borç alışverişinin yasaklanması

    Yaptırım kapsamına alınan kişilere ABD’ye giriş yasağı

    Yaptırım kapsamına alınan kişi ve kurumlara benzer işlevi olan üst düzey görevlilere de yaptırım uygulanması

  • Kahve fiyatları 6 ayın zirvesini gördü

    Kahve fiyatları 6 ayın zirvesini gördü

    Bu yıl düşüş trendinde hareket eden kahve fiyatlarında son zamanlarda toparlanma eğilimi öne çıkıyor. Güney Amerika’daki elverişli iklim koşulları, Orta Doğu’daki gerilimler ve ABD’nin Brezilya’ya ek gümrük vergilerini kaldırması kahve fiyatlarındaki düşüşte etkili olmuştu.

    ABD/İsrail-İran Savaşı’ndan dolayı artan navlun ve sigorta maliyetleri de kahve talebindeki düşüşte başı çekmişti. Kahvenin libresi bu gelişmelerle yılın ilk yarısında yüzde 15 gerilemişti. Son zamanlarda iklimsel faktörlerden dolayı küresel kahve stoklarının azalacağına ilişkin endişelerle kahve fiyatları yükselişe geçti.

    Yıla 3,48 dolardan başlayan kahve fiyatları söz konusu gelişmelerin etkisiyle haziran ayında 2,38 dolara kadar geriledi. Bu seviyeden yükselişe geçen kahve fiyatları haziran ayını yüzde 11,62 artışla 2,96 dolardan tamamladı. Temmuz ayına da yükselişle başlayan kahve fiyatları dün 3,57 dolara ulaşarak 6 ayın zirvesini gördü. Kahve fiyatları 28 Ocak’ta 3,72 dolara kadar yükselmişti.

    Hava sıcaklıklarındaki yükseliş kahve ağaçlarının çiçeklenmesini engelliyor

    Vadeli işlem ve emtia piyasaları uzmanı Zafer Ergezen, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, haziran ayıyla birlikte El Nino’nun başladığını, bu hava olayının özellikle Güney Amerika ve Güneydoğu Asya’da hissedildiğini belirterek, “Kahve fiyatlarındaki yükselişin en büyük nedeni Brezilya’da ve Vietnam’da hava sıcaklıklarının yükselmesi ve yağışların azalması.” dedi.

    Yağışlarda düşüş olduğuna da dikkati çeken Ergezen, “Havaların böyle olacağı zaten beklentiler dahilindeydi. Hem Güney Amerika’da hem de Güneydoğu Asya’da üretilen ürünlerin başında kahve geliyor. Brezilya “arabica” türü kahvede, Vietnam ise “robusta” türü kahvede dünyanın en büyük üreticileri ve ihracatçıları konumunda bulunuyor.” diye konuştu. Ergezen, bu ülkelerdeki hava sıcaklıklarındaki yükselişlerin kahve ağaçlarının çiçeklenmesini engellediğini dile getirdi. Kahve ağaçlarının çiçeklenmesinin azalmasının rekoltede düşüş olacağı anlamına geldiğine işaret eden Ergezen, “Bu beklentilerden dolayı kahve fiyatlarında yükseliş olduğunu görüyoruz. El Nino etkisinin 2027’nin ilk çeyreğine kadar devam etmesi bekleniyor. Bu da gelecek sezon için kahve fiyatlarında beklentileri yükseltiyor.” ifadelerini kullandı. Ergezen, bu sebeple kahve tarafında para girişinin olduğunu, ETF’ler üzerinden kahve pozisyonlarının arttığını vurgulayarak, bu durumun da fiyatlarda toparlanmayı sağladığını kaydetti.>>>AA

  • Başkentten yılın ilk yarısında rekor ihracat

    Başkentten yılın ilk yarısında rekor ihracat

    AA muhabirinin, Ticaret Bakanlığı verilerinden yaptığı derlemeye göre, haziranda Türkiye’nin toplam ihracatı geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 21,9 yükselişle 24 milyar 940 milyon dolara çıktı. Bu tutar, tüm zamanların en yüksek haziran ayı ihracat değeri olarak öne çıktı.

    Ankara’dan gerçekleşen dış satımlarda ise son yıllarda önemli artışlar yaşandığı dikkati çekti. Başkentte 2023’ün ilk yarısında 5 milyar 714 milyon dolar olan ihracat, 2024 ocak-haziran döneminde 6 milyar 402 milyon dolara, 2025’in aynı döneminde ise 7 milyar 118 milyon dolara yükseldi.

    2026’da en fazla satış yapılan ülke ABD

    Yılın ilk yarısında ise Ankara’dan yapılan ihracat, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 27,5 artarak, 9 milyar 78 milyon dolara ulaştı. Bu rakam, başkentin en yüksek ocak-haziran ihracatı oldu.

    Ankara ihracatının ülkelere göre dağılımı incelendiğinde, ocak-haziran döneminde ABD’nin en fazla satış yapılan ülke olduğu görüldü. Bu dönemde, ABD’ye 757 milyon 211 bin dolar ihracat gerçekleştirildi. Bu ülkeyi, 686 milyon 499 bin dolarla Slovakya, 682 milyon 153 bin dolarla Birleşik Krallık, 626 milyon 433 bin dolarla Ukrayna ve 606 milyon 281 bin dolarla Çin takip etti.

    Başkentin ihracatında “elektrik ve elektronik” lider

    Ankara’dan yılın ilk 6 ayında yapılan dış satımda, “elektrik ve elektronik” 1 milyar 20 milyon 486 bin dolarla ilk sırada yer aldı. Bu sektörü, 1 milyar 11 milyon 415 bin dolarla “otomotiv endüstrisi”, 880 milyon 377 bin dolarla “makine ve aksamları”, 874 milyon 866 bin dolarla “kimyevi maddeler ve mamulleri” ve 791 milyon 225 bin dolarla “madencilik ürünleri” izledi.

    Ocak-haziran döneminde, ihracatını oransal olarak en fazla artıran sektör ise yüzde 505,1 ile “süs bitkileri ve mamulleri” oldu. Söz konusu sektörü, yüzde 81 ile “fındık ve mamulleri” yüzde 65,7 ile “elektrik ve elektronik” ve yüzde 55,3 ile “çimento cam seramik ve toprak ürünleri” takip etti.>>>AA

  • Türkiye’nin pul biber ihracatı yılın ilk yarısında yüzde 4,8 arttı

    Türkiye’nin pul biber ihracatı yılın ilk yarısında yüzde 4,8 arttı

    AA muhabirinin, Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri verilerinden derlediği bilgilere göre, Türkiye’den geçen yıl 14 milyon 112 bin dolarlık pul biber ihraç edildi.

    Geçen yılın ocak-haziran döneminde 7 milyon 143 bin dolar olan pul biber ihracatı, bu yılın aynı döneminde yüzde 4,8 artarak 7 milyon 486 bin dolara çıktı.

    Ülkeler bazında pul biber ihracatında ilk sırayı 1 milyon 560 bin dolarla Almanya aldı. Bu ülkeyi 994 bin dolarla İngiltere, 934 bin dolarla Hollanda izledi.

    “Güvenin ve ilginin giderek arttığını ortaya koyuyor”

    Şanlıurfa Ticaret Borsası Meclis Başkanı İsa Kızıldemir, AA muhabirine, pul biber ihracatında son yıllarda yakalanan büyüme ivmesinin, 2026’nın ilk 6 ayında da devam etmesinin memnuniyet verici bir tablo ortaya koyduğunu belirtti.

    Son yıllarda ihracatını istikrarlı şekilde artıran pul biber sektörünün, 2026’nın ilk yarısında da büyümesini sürdürmesinin, önümüzdeki döneme yönelik beklentileri olumlu yönde etkilediğini aktaran Kızıldemir, şunları kaydetti:

    “Başta Şanlıurfa olmak üzere Güneydoğu Anadolu Bölgesi, pul biber üretiminde önemli bir merkez konumuna gelmiştir. Bölgemizde büyük emekle yetiştirilen ve işlenen pul biberler bugün dünyanın dört bir yanındaki sofralara ulaşıyor. ‘En tatlı acı’ olarak nitelendirdiğimiz isotu tadanlar, eşsiz aroması ve lezzeti sayesinde bu üründen kolay kolay vazgeçemiyor. Her yıl artan ihracat rakamları da bunun en somut kanıtı. 2026’nın ilk altı ayında 78 ülkeye gerçekleştirilen ihracat, ürünümüze duyulan güvenin ve ilginin giderek arttığını ortaya koyuyor. Almanya, İngiltere ve Hollanda gibi güçlü pazarlarda elde edilen başarı, Türk pul biberinin uluslararası pazardaki yerini daha da sağlamlaştırmaktadır.”

    Kızıldemir, pul biberin Türkiye’nin önemli gastronomi ürünlerinden biri olduğunu ve bu ürünün değerinin ilerleyen yıllarda daha da artacağını ifade ederek, bu durumun ülke ekonomisi açısından da olumlu yansımaları olacağını söyledi.

    Üreticinin emeği, sanayicinin yatırımı ve ihracatçının pazarlama gücüyle pul biberin her yıl daha fazla ülkeye ulaştığını belirten Kızıldemir, “Pul biberimiz, sahip olduğu aroma, renk ve kaliteyle dünya mutfaklarında kendine güçlü bir yer edinmeye devam ediyor. İlk altı aylık dönemde elde edilen ihracat artışı, ürünümüze yönelik uluslararası talebin sürdüğünü gösteriyor. Bu ivmenin yılın ikinci yarısında da devam etmesini bekliyoruz. Pul biber ihracatındaki bu artış yalnızca üreticimize ve ihracatçımıza değil, aynı zamanda ülke ekonomimize de önemli katkılar sunuyor. Elde edilen döviz geliri, tarımsal üretimin katma değerini artırırken istihdama da olumlu yansıyor. Üretimden ihracata uzanan zincirde yer alan tüm paydaşların emeğiyle hem bölge ekonomisi canlanıyor hem de Türkiye’nin tarımsal ihracat hedeflerine önemli katkı sağlanıyor. İnanıyorum ki kalite odaklı üretim anlayışımızı sürdürdüğümüz sürece pul biber ihracatımız önümüzdeki yıllarda çok daha güçlü seviyelere ulaşacaktır.” diye konuştu.

    Yeni biber fidelerinin üreticiler tarafından toprakla buluşturulduğunu belirten Kızıldemir, yeni ürünlerin piyasaya sunulmasıyla ihracat rakamlarının yıl sonuna kadar daha da artacağını sözlerine ekledi.>>>AA

  • TKMS tarihinin en büyük siparişini aldı

    TKMS tarihinin en büyük siparişini aldı

    TKMS’den yapılan açıklamada, Kanada, Almanya ve Norveç’in oluşturduğu ortaklıkta tercih edilen tedarikçi olarak belirlenmesinin şirket tarihindeki en büyük tekil sipariş olduğu ve mevcut sipariş hacmini yüzde 50’den fazla artırmasının beklendiği belirtildi.

    Proje kapsamında ilk denizaltı teslimatının 2033 yılında yapılması planlanıyor.

    TKMS Üst Yöneticisi (CEO) Oliver Burkhard, konuya ilişkin değerlendirmesinde, projenin güvenilir müttefikler arasındaki uzun vadeli bir ortaklığın temeli olduğunu belirterek, TKMS tarihinin en büyük tekil siparişini üstlenmekten gurur duyduklarını bildirdi.

    Burkhard, “Teslim etme sözümüzün arkasındayız. Kanada ile birlikte, güven ve ortak değerler üzerine inşa edilmiş yeni bir transatlantik koalisyon kuruyoruz. ‘Kutup ülkeleri tarafından, Kutup şartları için’ tasarlanan denizaltılar, Arktik bölgesinde ihtiyaç duyulan caydırıcılığı tam anlamıyla karşılayacak.” ifadelerini kullandı.

    Güney Koreli Hanwha Ocean elendi

    Kanada Başbakanı Mark Carney de NATO’nun Ankara zirvesine hareket etmeden önce Halifax’ta yaptığı açıklamada, “Kanada kendisini savunabilmelidir. Dünya değişiyor ve Kanada da bu değişime ayak uydurmak zorundadır.” dedi.

    Almanya Başbakanı Friedrich Merz ise kararı memnuniyetle karşılayarak, projenin üç ülkeyi onlarca yıl birbirine bağlayacak stratejik bir adım olduğunu vurguladı.

    Mevcut askeri teçhizatının yüzde 80’ini ABD’den alan Kanada’nın rotayı Avrupa’ya çevirmesinde, ABD Başkanı Donald Trump’ın ikinci döneminin başında yaşanan gümrük vergisi krizleri ve siyasi gerilimlerin etkili olduğu belirtiliyor.

    Güney Koreli rakibi Hanwha Ocean’ı geride bırakan TKMS’nin bu başarıyı elde etmesinde, ortak NATO üyeliği ve köklü ilişkilerin belirleyici olduğu da ifade ediliyor.

    Hükümetler arası bir çerçevede yürütülecek ortaklık, Kanada’nın ulusal güvenliğini artırmanın yanı sıra ülkede yerli ve bağımsız bir denizaltı bakım-onarım sanayisinin kurulmasını destekleyecek.

    Toplam proje maliyetinin 35 milyar dolara ulaşması bekleniyor

    Denizaltıların tedarik ve servis bedelinin 20 ila 30 milyar Kanada doları (14-21 milyar ABD doları) arasında olacağı tahmin edilirken, operasyon, bakım ve modernizasyon süreçleriyle birlikte toplam proje maliyetinin 50 milyar Kanada dolarına (35 milyar ABD doları) ulaşabileceği belirtiliyor.

    Projenin Kanada ekonomisine ömrü boyunca 167 milyar Kanada doları (117 milyar dolar) hacim kazandıracağı ve 650 bin kişilik istihdam oluşturacağı öngörülüyor.

    Almanya ve Norveç tarafından ortak geliştirilen 72 metre uzunluğundaki dizel-elektrikli Tip 212CD denizaltıları, Kuzey Kutbu’nun zorlu buz altı şartlarında operasyon yapabilecek gelişmiş sensörlerle donatıldı.

    Üretimi tamamen Almanya’daki Kiel ve Wismar tersanelerinde gerçekleştirilecek filonun tam teslimatının 2043’e kadar tamamlanması planlanıyor.>>>AA

  • THY’den Ankara kalkışlı uçuşlar için önemli duyuru

    THY’den Ankara kalkışlı uçuşlar için önemli duyuru

    THY’nin internet sitesinden yapılan duyuruda, 29 Haziran ve öncesinde düzenlenmiş biletler için, 6-9 Temmuz (dahil) tarihleri arasındaki Ankara kalkışlı, varışlı ve aktarmalı uçuşlara kayıtlı yolcuların seyahat planlarında esneklik sağlayabilmeleri amacıyla 16 Temmuz’a (dahil) kadar işlem yaptırmaları kaydıyla bazı haklar tanımlandığı belirtildi.

    Yapılan duyuruda, şunlar kaydedildi:

    “Rezervasyon ve parkur değişiklikleri ücretsiz olarak yapılacaktır. Bilet iade talepleri herhangi bir kesinti yapılmaksızın ücretsiz olarak gerçekleştirilecektir. Herhangi bir ücret farkı ve ceza alınmaksızın biletin geçerliliği 23 Temmuz 2026 (dahil) tarihine kadar uzatılabilecektir. İlgili uygulamalar ve sağlanan haklar, uçuş için satın alınmış olan ek hizmetler için de geçerli olacaktır. İlgili uygulamalar sadece Türk Hava Yolları tarafından icra edilen uçuşlarda geçerli olacaktır.”>>>AA

  • ABD Başkanı Trump, Walmart’ın fiyatlarında indirime gideceğini duyurdu

    ABD Başkanı Trump, Walmart’ın fiyatlarında indirime gideceğini duyurdu

    ​​​​​​​Trump, sosyal medya hesabından konuya ilişkin paylaşımda bulundu.

    ABD’nin en büyük perakendecilerinden Walmart’ın, ülkenin 250. “doğum gününü” kutlamak amacıyla, yönetimin talebi üzerine fiyatlarda “büyük bir indirime gideceği” konusunda bilgilendirildiğini belirten Trump, “Walmart, diğer pek çok ürünün yanı sıra özellikle kıymanın fiyatını neredeyse yüzde 15 oranında düşürecek. Bu, ABD’yi seven ve gerçekten vatansever bir şirket olan Walmart’tan akıllıca alışveriş yapan milyonlarca Amerikalı için çok büyük bir olay.” ifadelerini kullandı.

    Trump, bir önceki yönetimin “tarihin en kötü enflasyon kriziyle yükselttiği fiyatları” aşağı çektiklerini öne sürerek, söz verdiği gibi petrol fiyatlarının hızla düştüğünü, yumurta ve reçeteli ilaçlarla pompadaki benzin fiyatının da gerilediğini anlattı.

    Walmart’ın büyük ve cesur bir adım atarak öne çıktığına işaret eden Trump, “Diğer perakendeciler de bu gerçek vatanseverlerin izinden gitmeli.” ifadesine yer verdi.>>>AA

  • AB’ye e-ticaret ihracatında yeni dönem

    AB’ye e-ticaret ihracatında yeni dönem

    Ticaret Bakanlığının NSosyal hesabından konuya ilişkin açıklama yapıldı.

    Açıklamada, AB’de e-ticaret alanında “de minimis” (düşük değerli gönderi gümrük muafiyeti) uygulamasının 1 Temmuz’da sona erdiği belirtilerek, şu ifadeler kullanıldı:

    “Gümrük Birliği’nin yasal çerçevesinin korunmasını teminen ülkemiz ve AB arasında e-ticaret alanında ikili ve tercihli bir mekanizmanın tesis edilmesine yönelik çalışmalarla BGB kapsamında, AB’ye ihraç edilen ve kıymeti 150 avroyu aşmayan eşya için e-ticaret iş modeline uygun kolaylaştırılmış bir A.TR dolaşım belgesinin, BGB veri alanları uyarınca otomatik olarak oluşturulmasına yönelik bir sistem devreye alındı ve Bakanlığımızdan operatör yetkisi alan hızlı kargo firmaları ile posta idaresinin kullanımına sunuldu.”

    Belgeyi talep eden ihracatçılara ait BGB kapsamı taşıma senetleri için elektronik A.TR belgesi düzenlenmesine yönelik kılavuz hazırlandığı da aktarılan açıklamada, ilgili kılavuzda, operatör hızlı kargo firmaları ile posta idaresinin sistemi nasıl kullanacağı, iş akışları, beyan oluşturulurken dikkat edilmesi gereken hususlar ve düzenlenen belgelerin doğrulama, sorgulama ve görüntülenmesine ilişkin bağlantı linklerinin yer aldığı bildirildi.

    Söz konusu kılavuza “https://ticaret.gov.tr/duyurular” internet adresi üzerinden ulaşılabiliyor.>>>AA

  • Türkiye-Çin İş Geliştirme ve Destekleme Derneği diplomasi trafiğini sürdürüyor

    Türkiye-Çin İş Geliştirme ve Destekleme Derneği, uluslararası ilişkiler ve ekonomik iş birliğini güçlendirmeye yönelik temaslarını sürdürüyor. Dernek Genel Başkanı İhsan Beşer, son dönemde gerçekleştirdiği diplomatik ziyaretler ve katıldığı uluslararası programlarla Türkiye’nin dış ekonomik ilişkilerine katkı sunmayı hedefleyen önemli görüşmelere imza attı.

    Türkiye-Çin İş Geliştirme ve Destekleme Derneği Genel Başkanı İhsan Beşer, Türkiye’deki görev süresini tamamlayan Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Ankara Büyükelçisi Dr. Rashad Mammadov’a veda ziyaretinde bulundu. Görüşmede, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşlik bağları, ekonomik ilişkiler ve bölgesel iş birliği konuları ele alındı. Dernek tarafından yapılan açıklamada, Büyükelçi Mammadov’un görev süresi boyunca iki ülke arasındaki ilişkilere sunduğu katkılar dolayısıyla teşekkür edildi.

    Açıklamada ayrıca, Büyükelçi Mammadov’un daha önce Afyonkarahisar’da iş insanları ve sanayicilerle bir araya getirildiği hatırlatılarak, bu buluşmanın kentin uluslararası ekonomik ilişkilerine önemli katkılar sağladığına dikkat çekildi. Büyükelçi Mammadov’a yeni görevinde ve yaşamında başarı dilekleri iletilirken, dostluk ve iş birliği bağlarının güçlenerek devam etmesi temennisinde bulunuldu.

    Çin’in yönetim modeli, kalkınma vizyonu masaya yatırıldı

    Türkiye-Çin İş Geliştirme ve Destekleme Derneği Genel Başkanı İhsan Beşer ayrıca Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği tarafından düzenlenen “Xi Jinping: Çin’in Yönetimi” adlı kitabın 5’inci cilt tanıtım toplantısına katıldı. Beşer ve dernek üyelerinin iştirak ettiği programda, Çin’in yönetim modeli, kalkınma vizyonu ve uluslararası iş birliği politikaları üzerine değerlendirmeler yapılırken, Türkiye ile Çin arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştirilmesine yönelik görüş alışverişinde bulunuldu.

    Şangay İşbirliği Teşkilatı ile yakın iletişim

    Uluslararası iş birliği çalışmalarını genişleten dernek, protokol ortağı olan Çin Şanghay İşbirliği Teşkilatı (SCO) Ekonomik ve Ticaret Değişim Merkezi ile de temaslarını sürdürdü. Bu çerçevede SCO Ekonomik ve Ticaret Değişim Merkezi Asya Koordinatörü Li Jingze, 2026-2027 çalışma programına ilişkin değerlendirmelerde bulunmak üzere Beşer’i dernek genel merkezinde ziyaret etti. Görüşmede iki kurum arasındaki mevcut iş birliği ile önümüzdeki dönemde hayata geçirilmesi planlanan ortak projeler değerlendirildi.

    Diplomatik temaslar devam ediyor

    Li Jingze’nin Türkiye programı çerçevesinde İstanbul’da da çeşitli temaslar gerçekleştirildi. Dernek üyeleri olan Jarup, firmaların yönetim kurulu başkanları Yusuf Doğan ve Mustafa Doğan ile bir tekstil firmasının yönetim kurulu başkanı Ahmet Zeki Erdoğan ziyaret edildi.

    Öte yandan Genel Başkan İhsan Beşer, dernek genel merkezinde emekli Tuğgeneral İbrahim Büyükbaş’ı da ağırladı. Gerçekleşen ziyarette çeşitli konularda değerlendirmelerde bulunulurken, karşılıklı fikir alışverişi gerçekleştirildi.

    Türkiye-Çin İş Geliştirme ve Destekleme Derneği, yürüttüğü diplomatik temaslar, uluslararası programlara katılımı ve farklı kesimlerle gerçekleştirdiği görüşmelerle Türkiye’nin dış ticaret, yatırım ve uluslararası iş birliği alanlarındaki çalışmalarına katkı sağlamayı sürdürüyor.

  • Piyasalarda kritik Fed haftası

    Piyasalarda kritik Fed haftası

    ABD’de geçen hafta açıklanan istihdam verilerinin ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz artıracağına yönelik beklentileri azaltması ve Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimlerin hafiflemesi pay piyasalarını pozitif etkilemişti.

    Yeni haftada teknoloji hisselerinde görülen satış baskısıyla küresel piyasalarda risk algısı yüksek kalmaya devam ediyor. Öte yandan Politika yapıcıların faiz oranlarına ilişkin beklentilerine dair daha fazla ip ucu elde etmek için bu hafta gözler Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantı tutanaklarına çevrilecek.

    Bu hafta jeopolitik gerilimlerin hafiflemesi, petrol fiyatlarındaki gerileme ve teknoloji sektörüne ilişkin gelişmelerin piyasaların yönü üzerinde belirleyici olması bekleniyor. Şirketlerin açıklayacakları bilançoların da yatırımcıların odağında olacak.

    ABD Başkanı Donald Trump, hafta sonu ülke bağımsızlığının 250. yılı dolayısıyla South Dakota eyaletinde yaptığı konuşmada İran’ın anlaşmaya varmayı “çok istediğini” savunarak, ABD-İsrail saldırısında hayatını kaybeden İran’ın eski lideri Ali Hamaney için yapılan devlet töreni kapsamında Tahran yönetimine “bir hafta izin verdiğini” söyledi.

    Bu gelişmelerle ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi, 2 baz puan azalışla yüzde 4,47’de, dolar endeksi yüzde 0,1 artışla 101 seviyesinde seyrediyor.

    Bugün 4 bin 202,13 dolarla 22 Hazirandan bu yana en yüksek seviyeyi gören altının onsu bu seviyeden gelen satışlarla önceki kapanışın yüzde 0,4 altında 4 bin 159 dolardan işlem görüyor.

    Dolar endeksinin 100 seviyesinin üzerinde seyretmesi altın fiyatları üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor. Analistler, Fed’e ilişkin faiz artırım beklentilerinde gerileme olmasına karşın Bankanın sıkı para politikasına devam edeceğine dair öngörülerin gücünü koruduğuna dikkati çekti.

    Uluslararası yatırım bankalarının altın fiyatlarına ilişkin öngörülerini aşağı yönlü güncellemesi de altın fiyatları üzerinde baskı oluşturuyor.

    OPEC+ grubunun ağustos ayından itibaren petrol üretim hedeflerini bir kez daha artırma kararı aldığına dair haber akışıyla Brent petrolün varil fiyatı önceki kapanışın hemen altında 72 dolarda seyrediyor.

    New York borsası perşembe günü karışık seyretti

    Söz konusu gelişmelerle New York borsası, teknoloji hisselerindeki satış baskısının etkisiyle perşeme günü karışık seyretti. Dow Jones endeksi yüzde 1,14 değer kazanırken, S&P 500 endeksi 7.483,24 puanda yatay seyretti. Nasdaq endeksi yüzde 0,80 değer kaybetti.

    ABD’de piyasalar, 4 Temmuz Bağımsızlık Günü tatili dolayısıyla 3 Temmuz Cuma günü kapalıydı. ABD’de endeks vadeli kontratlar güne karışık seyirle başladı.

    Avrupa borsaları pozitif seyretti

    ABD’de beklentilerin altında gelen tarım dışı istihdam verisinin ABD Merkez Bankasının (Fed) yakın zamanda faiz artıracağına yönelik beklentileri zayıflatmasıyla cuma günü bölgede pozitif hava hakimdi.

    Makroekonomik veri tarafında Avro Bölgesi’nde, haziran ayında bileşik Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) 50 puanla son 3 ayın en yüksek seviyesine ulaştı. İngiltere’de de hizmet sektörüne ilişkin Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI) 48,8 puanla Ocak 2023’ten beri görülen en zayıf performansı sergiledi.

    Cuma günü İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,25, İtalya’da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 0,75, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,39 ve Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,78 değer kazandı. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar güne karışık seyirle başladı.

    Asya borsaları karışık seyrediyor

    Asya piyasalarında da karışık bir seyir öne çıkarken, teknoloji hisselerinde görülen gerilemelerle özellikle Japonya ve Güney Kore borsalarındaki düşüşler öne çıktı.

    Güney Kore borsasında işlem gören SK Hynix’in hisseleri bugün yüzde 2,9 değer kaybetti. Söz konusu gelişmelerle kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,4, Güney Kore’de Kospi endeksi ise yüzde 0,5 değer kaybederken, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,1, Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 0,8 değer kazandı.

    Borsa günü düşüşle tamamladı

    Cuma günü satış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,26 değer kaybederek 14.417,91 puandan tamamladı. Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası’nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı ağustos vadeli kontrat ise cuma akşam seansında normal seans kapanışına göre yüzde 0,1 yükseldi.

    Dolar/TL cuma gününü yüzde 0,2 artışla 46,8030’dan tamamlarken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışın hemen üzerinde 46,8180’den işlem görüyor.

    Öte yandan Beyaz Saray açıklamasına göre, ABD Başkanı Trump Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi görüşmeleri için salı günü Ankara’ya ulaşacak.

    Trump, Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi görüşmeleri sonrası Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ve Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile de bir araya gelecek.

    Analistler, bugün yurt içinde reel efektif döviz kuru ve fiyat gelişmeleri raporu, yurt dışında ise Avro Bölgesinde Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE), perakende satışlar, ABD’de hizmet sektörü ve ISM hizmet sektörü PMI başta olmak üzere veri gündeminin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 14.300 ve 14.200 puanın destek, 14.500 ve 14.600 puanın direnç konumunda olduğunu kaydetti.

    Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:

    11.30 Avro Bölgesi, temmuz ayı sentix yatırımcı güven endeksi

    12.00 Avro Bölgesi, mayıs ayı Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE)

    12.00 Avro Bölgesi, mayıs ayı perakende satışlar

    14.30 Türkiye, haziran ayı reel efektif döviz kuru

    16.45 ABD, haziran ayı hizmet sektörü/bileşik PMI

    17.00 ABD, haziran ayı ISM hizmet sektörü PMI

    18.00 Türkiye, haziran fiyat gelişmeleri raporu.>>>AA

  • Arıtılmış atık sular üniversitede yeşil alanlarda ve tarımsal üretimde kullanılıyor

    Arıtılmış atık sular üniversitede yeşil alanlarda ve tarımsal üretimde kullanılıyor

    Üniversite ile OSB arasında imzalanan işbirliği protokolü kapsamında, OSB İleri Biyolojik Atık Su Arıtma Tesisi’nde arıtılan atık suların yeniden değerlendirilmesiyle su kaynaklarının daha verimli kullanılması, doğal kaynakların korunması ve sürdürülebilir su yönetimine katkı sağlanması amaçlanıyor.

    Üniversitenin çevre odaklı uygulamalarının güçlendirilmesi ve geri kazanılmış su kullanımının yaygınlaştırılması hedeflenen proje ile yılda yaklaşık 60 bin metreküp su tasarrufu ve 1 milyon 500 bin liralık ekonomik katkı sağlanması öngörülüyor.

    Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Uslu, AA muhabirine, suyun daha verimli kullanılmasıyla ilgili Türkiye’de ve dünyada çalışmaların olduğunu söyledi.

    Çalışmaların zorunluluk haline geldiğini vurgulayan Uslu, üniversitede su verimliliğinin öncelikli alanlardan biri olduğunu dile getirdi.

    Üniversite olarak yürüttükleri çalışmalardan bahseden Uslu, şöyle konuştu:

    “Su kaynaklarının korunmasıyla ilgili, iklim değişkenliğinin etkilerinin de azaltılması ve sürdürülebilir bir çevre yönetimi açısından üniversitemizin çalışmalarına bu alanda öncelik veriyoruz. Bu anlayış doğrultusunda OSB yönetim kurulu ile üniversite-sanayi işbirliği kapsamında önemli bir projeyi hayata geçirdik. Üniversitemiz ile OSB arasında arıtılmış atık suların geri kazanımına ilişkin işbirliği protokolü imzaladık. Protokol kapsamında OSB’de arıtılmış suların üniversitemiz tarafından en az yüzde 25’i tarım alanlarında veya çevresel sulamalarda yani çimlerde, ağaçların sulanmasında ve bazı kaba yemlerde kullanılacak.”

    Arıtılmış atık sular üniversitede yeşil alanlarda ve tarımsal üretimde kullanılıyor

    “Yıllık yaklaşık 1,5 milyon lira tasarruf sağlıyoruz”

    Arıtılmış atık suyu birçok alanda kullandıklarını anlatan Uslu, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bugün itibarıyla geri kazanılmış sularla suladığımız alan 235 bin 865 metrekare büyüklüğe ulaştı. Bu uygulama sayesinde aylık 9 bin 984 metreküp, yıllık ise 59 bin 904 metreküp suyu yeniden kullanarak önemli bir tasarruf sağlamış olacağız. Bunun yanında yalnızca su yönetimi alanında yıllık yaklaşık 1,5 milyon lira tasarruf sağlıyoruz. Böylece kamu kaynaklarının daha etkin ve verimli kullanılmasına da katkıda bulunuyoruz. Hedefimiz mevcut uygulamayla sınırlı da değil, devam eden altyapı yatırımlarımızla sulama alanlarımızı genişleterek geri kazanılmış su kullanımını artırmayı ve bu bağlamda su verimliliğini daha yüksek seviyelere ulaştırmayı hedefliyoruz.”

    Arıtılmış atık sular üniversitede yeşil alanlarda ve tarımsal üretimde kullanılıyor

    Artan tasarruf bedellerini üniversitedeki diğer alanlarda değerlendireceklerini belirten Uslu, bu kapsamdaki çalışmalarının da mevcut olduğunu ifade etti.

    Uslu, projenin önemine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

    “Bu proje aynı zamanda turkuaz belge kriterlerine uyumun desteklenmesi, içme ve kullanma suyu kaynaklarının korunması, döngüsel su yönetiminin yaygınlaştırılması ve yeşil OSB kriterleri doğrultusunda çevresel performansın artırılması açısından da çok önemli katkılar sağlayacak. Üniversitelerin yalnızca eğitim ve bilim öğreten kurumlar değil, aynı zamanda topluma örnek olan, çözüm geliştiren kurumlar olduğunu bu projeyle göstermiş oluyoruz. Üniversite olarak bilgi ve teknolojiyi toplumun yararına kullanarak, kamu kurumlarımızın ve sanayimizin güçlü işbirliklerini geliştirerek sürdürülebilir kalkınma hedeflerini yakalamaya çalışıyoruz.”

  • İzmir’de ihracat yılın ilk yarısında 7 milyar doları aştı

    İzmir’de ihracat yılın ilk yarısında 7 milyar doları aştı

    AA muhabirinin, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerinden derlediği bilgilere göre, İzmir, küresel ticarette belirsizliklerin ve jeopolitik gelişmelerin ihracatı zorladığı bir dönemde dış satımını artırmayı başaran iller arasında yer aldı.

    Kentin geçen yıl ocak-haziran dönemindeki ihracatı, 6 milyar 706 milyon dolar olarak kayıtlarda yer alırken bu yılın aynı döneminde 7 milyar 162 milyon dolarlık dış satım gerçekleştirildi.

    İlk 6 aylık performansta sanayi sektörleri büyümenin lokomotifi oldu. Kimyevi maddeler ve mamulleri sektörü, 1 milyar 325 milyon dolarlık ihracata ulaşarak ilk sıradaki yerini korudu.

    Hazır giyim ve konfeksiyon sektörü, 649 milyon dolarla ikinci sırada yer alırken çelik sektörü, 618 milyon dolarlık dış satım gerçekleştirdi. Otomotiv endüstrisi de 541 milyon dolara yaklaşarak ihracata önemli katkı sundu. Demir ve demir dışı metaller sektörü ise 520 milyon doları aşan ihracat hacmine ulaştı.

    En hızlı büyüme gemi ve yat sektöründe

    İlk yarının en dikkati çeken performanslarından birini gemi, yat ve hizmetleri sektörü gerçekleştirdi.

    Geçen yılın ilk 6 ayında 33 milyon 555 bin dolarlık ihracat yapan sektör, bu yılın aynı döneminde dış satımını 80 milyon 506 bin dolara çıkardı.

    Su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörünün ihracatı da 328 milyon 426 bin doları aşarken tütün ihracatı 352 milyon 814 bin dolara ulaştı. Çimento, cam, seramik ve toprak ürünleri sektöründe de yüzde 24,2’lik artış kaydedildi.

    İlk 6 aylık veriler, ihracatta katma değeri yüksek sanayi üretiminin ağırlığını artırdığını ortaya koydu.

  • Temmuz ayı yaşlı ve engelli aylıkları hesaplara yatırılmaya başlandı

    Temmuz ayı yaşlı ve engelli aylıkları hesaplara yatırılmaya başlandı

    Bakan Göktaş, yaptığı yazılı açıklamada, engelli ve yaşlı bireylerin hayatın her alanına tam katılımlarını sağlamak ve aynı zamanda bağımsız yaşam sürmelerine destek olmak amacıyla çalıştıklarını belirtti.

    Eğitimden sağlığa, ekonomiden sosyal hayata kadar her alanda yaşlı ve engelli vatandaşların yanında olduklarını vurgulayan Göktaş, hizmetleri insan odaklı ve hak temelli politikalar çerçevesinde yürüttüklerini aktardı.

    Göktaş, engelli ve yaşlı vatandaşlara yönelik kapsayıcı ve düzenli sosyal yardım programları geliştirmeyi sürdürdüklerini belirterek Göktaş, şunları ifade etti:

    “Bu doğrultuda temmuz ayı için yaklaşık 4,7 milyar yaşlı aylığı ve yaklaşık 3,4 milyar engelli aylığı olmak üzere toplam 8,1 milyar lira tutarındaki yaşlı aylığı ve engelli aylıklarını hesaplara yatırmaya başladık. Ayrıca memur maaş katsayısındaki yeni düzenleme sonrasında yaşlı ve engelli aylıklarını bir sonraki ay hak sahiplerimizin hesaplarına artışlı bir şekilde yatıracağız. Ödemelerin tüm vatandaşlarımıza hayırlı olmasını diliyorum.”

  • Türkiye’nin havacılık gücü küresel ölçekte öne çıkıyor

    Türkiye’nin havacılık gücü küresel ölçekte öne çıkıyor

    Thomsen, AA muhabirine, hava taşımacılığının ticareti, turizmi ve küresel bağlantısallığı desteklediğini belirterek, mevcut zorlu koşullara rağmen havacılık sektöründe 2026 yılında 5 milyardan fazla yolcu taşımasının beklendiğini bildirdi.

    Politikaların, değer zinciri boyunca koordineli işbirliğinin geliştirilmesini hedeflemesi gerektiğini ifade eden Thomsen, şunları kaydetti:

    “Hava yolları, havalimanları ve hava trafik kontrolü istikrarlı bir düzenleyici çerçeve içinde birlikte çalıştığında hava yolları daha karlı olmaktadır. Buna karşılık, bunun sağlanamadığı ve pazarın son derece parçalı olduğu durumlarda hava yolları zarar etmekten kaçınmakta zorlanmaktadır. Politikalar ayrıca, Uluslararası Sivil Havacılık Örgütünün tavsiyelerinde ortaya konulan uluslararası en iyi uygulamalarla uyumlu olmalıdır. Bunlardan yapılacak her yerel sapma, küresel hava taşımacılığı için hayati önem taşıyan uluslararası koordinasyonu zayıflatacak ve küresel ağın kapsamını daraltacaktır.”

    “Küresel ağın önemi, dünyanın en yoksul ülkelerine bakıldığında açıkça görülüyor”

    Thomsen, küresel ağın öneminin, dünyanın en yoksul ülkelerine bakıldığında açıkça görüldüğüne işaret ederek, bunların ağırlıklı olarak kara yolları, demir yolları, limanlar, hava taşımacılığı, hatta internet ve bankacılık gibi her türlü bağlantı altyapısından yoksun ülkeler olduğunu dile getirdi.

    Bağlantısallığın fırsatlar oluşturduğunu, onun olmadığı ülkelerin geride kalacağını aktaran Thomsen, “Gerçeği benimseyerek bağlantısallığı bu bağlamda hava taşımacılığını ekonomik kalkınmanın stratejik bir aracı ve ulusal öncelik olarak gören ülkeler en fazla yatırımı çekecek ve en büyük faydayı sağlayacaktır.” diye konuştu.

    Buna Hindistan ve Singapur gibi birçok Asya ülkesi ile Türkiye gibi diğer ülkelerin de dahil olduğunu dile getiren Thomsen, “Türkiye, Avrupa, Asya, Orta Doğu ve Afrika’yı birbirine bağlayan stratejik konumu ile modern havalimanı altyapısına ve güçlü hava yolu ağlarına yaptığı önemli yatırımlar sayesinde kendisini önemli bir küresel havacılık merkezi olarak konumlandırmıştır.” ifadelerini kullandı.

    Thomsen, bu konumun, güçlü transit bağlantılar sağladığını ve Türkiye’yi küresel hava taşımacılığı ile ticaret akışlarında önemli bir merkez haline getirdiğini anlatarak, şunları kaydetti:

    “Türkiye’nin bu rolünü daha da güçlendirebilmesi için öncelik, maliyet açısından rekabetçiliğini koruması ve istikrarlı, öngörülebilir bir düzenleyici ortamı sürdürmesi olmalıdır. Verimli havalimanı ve hava seyrüsefer ücretleri ile operasyonel performans ve bağlantısallığa yönelik sürekli odaklanma, büyümenin sürdürülebilmesi açısından kritik önem taşıyacaktır. Yakın dönemde yaşanan gelişmelerin de gösterdiği gibi jeopolitik veya enerji kaynaklı dış şoklara karşı dayanıklılık da büyük önem taşımaktadır.”

    Marie Owens Thomsen, rekabetçi ve verimli bir faaliyet ortamının korunması, Türkiye’nin küresel bir havacılık ve lojistik merkezi olarak başarısını sürdürmesinin temel unsuru olacağını vurguladı.