Kategori: Ekonomi

  • 15 Temmuz’da bankalar açık mı? 15 Temmuz Çarşamba EFT, havale ve FAST işlemleri nasıl yapılacak?

    15 Temmuz’da bankalar açık mı? 15 Temmuz Çarşamba EFT, havale ve FAST işlemleri nasıl yapılacak?

    Çarşamba günü itibarıyla kamu ve özel bankalarının çalışma düzeni, para transferi (EFT, Havale, FAST) kuralları ve işlemlerin normale döneceği tarih ile ilgili tüm ayrıntılar…

    15 Temmuz Çarşamba Bugün Bankalar Açık mı?

    15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü, 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun uyarınca resmi tatil statüsündedir. Bu nedenle, Türkiye genelinde faaliyet gösteren Ziraat Bankası, Vakıfbank, Halkbank gibi kamu bankaları ile Garanti BBVA, İş Bankası, Yapı Kredi, Akbank gibi özel bankaların tüm fiziksel şubeleri bugün hizmet vermeyecektir.

    Banka şubelerinden yüz yüze gerçekleştirilmesi gereken işlemler (gişe işlemleri, fiziki para yatırma/çekme, hesap açma, ıslak imzalı kredi başvuruları vb.) için bir sonraki mesai günü olan 16 Temmuz Perşembe gününün beklenmesi gerekmektedir.

    15 Temmuz’da İnternet Bankacılığı, EFT, Havale ve FAST İşlemleri Nasıl Yapılacak?

    Fiziki şubeler kapalı olsa da bankaların dijital kanalları, ATM’leri ve mobil uygulamaları kesintisiz olarak çalışmaya devam edecektir. Ancak resmi tatil gününde para transferi limitleri ve kuralları değişiklik göstermektedir:

    • FAST (7/24 Kesintisiz Transfer): Farklı bankalar arasındaki para transferleri için FAST sistemi resmi tatil gününde de kesintisiz çalışır. Belirlenen işlem limitleri dahilinde göndereceğiniz tutarlar anında alıcının hesabına geçer.

    • Havale (Aynı Banka İçi Transfer): Aynı bankanın hesapları arasında yapacağınız para transferleri (havale), herhangi bir gün ve saat kısıtlaması olmaksızın anında karşı hesaba aktarılır.

    • Standart EFT (Farklı Bankalar Arası): Farklı bankalar arasında yapılan ve FAST limitlerini aşan standart EFT işlemleri resmi tatil gününde askıda kalır. Bugün yapacağınız EFT’ler, ilk iş günü olan 16 Temmuz Perşembe sabahı saat 09.00 itibarıyla alıcının hesabına yansıtılır.

    • ATM ve Mobil Şubeler: Banka ATM’lerinden para çekme, yatırma, fatura ödeme ve şifre işlemleri ile mobil bankacılık üzerinden kredi kartı borcu ödeme, döviz alım-satım gibi dijital işlemler 15 Temmuz günü boyunca 7/24 aktiftir.

    Bankalar Ne Zaman Normal Çalışma Düzenine Dönecek?

    Resmi tatilin sona ermesinin ardından, Türkiye genelindeki tüm banka şubeleri 16 Temmuz 2026 Perşembe günü saat 09.00 itibarıyla kapılarını açarak normal çalışma saatleri düzeninde hizmet vermeye başlayacaktır.

  • 15 Temmuz borsa açık mı? İşte borsa çalışma gün ve saatleri

    15 Temmuz borsa açık mı? İşte borsa çalışma gün ve saatleri

    15 Temmuz 2026 Çarşamba günü itibarıyla Borsa İstanbul’un çalışma durumu, takas günü değişiklikleri ve işlemlerin yeniden başlayacağı tarih ile ilgili tüm detaylar…

    15 Temmuz Çarşamba Bugün Borsa Açık mı?

    15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü, 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun kapsamında resmi tatil statüsünde kabul edilmektedir. Bu nedenle Borsa İstanbul çatısı altında faaliyet gösteren Pay Piyasası, Borçlanma Araçları Piyasası, Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası (VİOP) ve Kıymetli Madenler Taşlar Piyasası da dahil olmak üzere tüm piyasalarda işlemler durdurulmuştur. bugün herhangi bir hisse alımı, satımı, varant ve fon işlemi ile emir girişi gerçekleştirilemeyecektir.

    Borsa Ne Zaman Açılacak? 

    Borsa İstanbul, resmi tatilin sona ermesinin ardından 16 Temmuz 2026 Perşembe sabahı itibarıyla kapılarını yeniden açacak ve normal seans takvimine geri dönecektir.

    Perşembe günü itibarıyla işlem saatleri şu şekilde işleyecektir:

    • 09.40 – 09.55: Açılış Seansı

    • 09.55 – 10.00: Eşleştirme Seansı

    • 10.00 – 18.00: Sürekli İşlem

    • 18.01 – 18.05: Kapanış Seansı

    • 18.08 – 18.10: Marjlı Kapanış / Kapanış Fiyatından İşlemler

    Takas Günleri Yeniden Planlandı! (T+2 Süreci Nasıl İşleyecek?)

    15 Temmuz Çarşamba gününün resmi tatil olması sebebiyle aracı kurumlar ve yatırımcılar için takas günleri (T+2 takas süresi) yeniden düzenlendi. Bu süreçte işlemlerin takas tarihleri şu şekilde güncellenmiştir:

    • 13 Temmuz Pazartesi günü gerçekleştirilen işlemlerin takas işlemleri, 16 Temmuz Perşembe günü yapılacaktır.

    • 14 Temmuz Salı günü gerçekleştirilen işlemlerin takas işlemleri ise 17 Temmuz Cuma günü gerçekleştirilecektir.

  • Bir makineyle başladı, 243 kişilik üretim tesisine dönüştü

    Bir makineyle başladı, 243 kişilik üretim tesisine dönüştü

    Doğu, 2014’te ithal edilen otomotiv yedek parçalarını Türkiye’de üretme hedefiyle başladığı üretim yolculuğunu, Antalya Organize Sanayi Bölgesi’nde 2 bin 500 kalıba sahip bir sanayi yatırımına dönüştürdü.

    Fabrikada, tampon, far, stop, sinyal, kapı cebi ve marşpiyel bageti gibi otomotiv yedek parçalarının yanı sıra dondurma makineleri için endüstriyel parçalar, çamaşır ve bulaşık makinelerinin motor yatakları, seralarda kullanılan tarım ekipmanları ve sprey tabancaları üretiliyor.

    Doğu, AA muhabirine, uzun yıllar otomotiv yedek parçası toptancılığı yaptıktan sonra, 2010’lu yıllarda ikinci kuşağın da şirkete katılmasıyla üretime yönelme kararı aldıklarını söyledi.

    Bir makineyle başladı, 243 kişilik üretim tesisine dönüştü

    “Bir kalıp ve bir makineyle başladık”

    Otomotiv yedek parçasında ithalatın yoğun olduğu dönemde, sattıkları ürünleri Türkiye’de üretme fikrinin kendilerini heyecanlandırdığını belirten Doğu, “Araba yedek parçasında ithalatımız çok fazlaydı. ‘Bunları üretebilir miyiz?’ diyerek yola çıktık. 2014 yılında bir makine, bir kalıp ve iki personelle üretime başladık. Bugün yaklaşık 47 bin metrekarede toplam 243 kişiyle araba yedek parçası ve diğer ürünleri üretiyoruz.” dedi.

    Antalya doğumlu olduğunu, ailesinin ve ticari ağlarının kentte bulunması nedeniyle üretimi burada sürdürdüklerini dile getiren Doğu, Anadolu pazarına yakınlık açısından avantajlı bir konumda bulunduklarını ifade etti.

    Girişimlerinde asıl amacın ithalatın önünü kesmek olduğuna dikkati çeken Doğu, şöyle konuştu:

    “Ne yaptığımızı, ne aldığımızı, Çin’de ve Avrupa’da fiyatların ne kadar olduğunu bildiğimiz için ‘Biz bunu üretsek nasıl olur?’ diyerek bir kalıp ve bir makineyle başladık. Şu an 2 bin 500 kalıp ve 243 kişiyle memnun olduğumuz bir iş yapıyoruz. Eğer bir ürün ithal ediliyorsa ve araba yedek parçasında tampon, aydınlatma gibi bir ürünse o zaten bizim radarımıza giriyor. Eğer fiyat performansı uygunsa biz o ürünü yapmak için gayret sarf ediyoruz.”

    Doğu, yerli üretimin hem toptancılar hem de son kullanıcılar için avantaj sağladığını aktararak, zamanında teslimat, doğru fiyat ve uygun vade imkanıyla pazara katkı sunduklarını kaydetti.

    “İthalatın önünü kesmek istiyoruz”

    Orijinale eş değer ve kaliteli ürün üretiminin maliyetlerin düşmesine katkı sağlayacağını belirten Doğu, “Bize en çok sorulan sorulardan biri ‘Ne kadar ihracat yapıyorsunuz?’ oluyor. Halbuki ‘Ne kadar ithalatın önünü kesiyorsunuz?’ diye sorsalar daha çok mutlu olurum. Çünkü ihracat yapmak tabii ki kıymetli, bizim de ihracatımız var. Ancak benim derdim, bir ürün ithal ediliyorsa bunu ülkemizde üretebilmek.” ifadelerini kullandı.

    14 milyon dolarlık yeni aydınlatma yatırımı

    Rasim Feyzan Doğu, firmayı en çok heyecanlandıran yeni projenin araç aydınlatması olduğunu dile getirdi.

    Eski nesil araç aydınlatma ürünlerini 14 aydır üretip sattıklarını, yeni nesil ürünler için de yaklaşık 14 milyon dolarlık yatırım yaptıklarını bildiren Doğu, şunları kaydetti:

    “Yeni yaptığımız yatırım yaklaşık 14 milyon dolar değerinde. Altı ay içerisinde faaliyete geçip orada da ithal ürünün önünü keseceğimize inanıyoruz. LED’li, viraj dönen ve matrix farlar gibi teknoloji gerektiren yeni nesil ürünlerin Türkiye’de üretimi henüz yok. Biz bununla ilgili 4 senedir yatırım yapıyoruz. Yeni fabrikamız ile birlikte bunun da üretimine başlamış olacağız. Bu benzer üretim noktalarının yüzde 99’u Çin ve Tayvan’da. Dünyanın en büyük iki üreticisi Tayvan’da yer alıyor. Bunun karşısında biz Türkiye içerisinde güçlü bir rakip olacağımıza inanıyoruz.” Yatırım teşvik belgesini Ocak 2026’da aldıklarını, KOSGEB’den de dijitalleşme yatırımı desteği sağladıklarını belirten Doğu, kamu desteklerinden memnun olduklarını ifade etti. Dış ticarette rekabet koşullarının önemine de değinen Doğu, “Ticareti regüle ederken dışarıdan gelen ürünlerin bizimle aynı ligde, aynı kulvarda yarışmasını istiyoruz. Bu bizim için yeterli.” dedi.>>>AA

  • Türkiye, Irak ile yeni enerji anlaşması için masada

    Türkiye, Irak ile yeni enerji anlaşması için masada

    Bakan Alparslan Bayraktar, dün Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen Kabine Toplantısı öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtladı.

    Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattı konusunda 2014-2018 dönemine ilişkin tahkim kararının uygulanmasına ilişkin tenfiz sürecinin ABD’nin başkenti Washington’da sürdüğünü belirten Bayraktar, şunları kaydetti:

    “İlk karara Paris’teki mahkemeye itirazda bulunduk. Hukuki prosedür tamamlansın istedik ama şu anda baktığımız esas şey Washington’da devam eden tenfiz davası. Orada bir hesap kitap yapılacak. Faiz hesap edilecek ki bizim alacaklar çok geçmişten geliyor. Ona göre o dönem kapanmış olacak. 2018’den sonraki döneme ilişkin tahkim davası devam ediyor.”

    Bayraktar, söz konusu boru hattı anlaşmasının uzatılmayacağını vurgulayarak, “Biz bir sene önce bu anlaşmayı yenilemeyeceğimizi söyledik. 2010’da bu anlaşma akdedilmiş, 2014’te Irak bizi tahkime götürmüş. Sen arada anlaşmazlık çıkaran bir anlaşmayla devam etmek ister misin? Biz etmek istemiyoruz. Bu anlaşma yürümüyor demek ki. Bizi tahkimle baş başa bırakmış. Dolayısıyla yeni bir anlaşma olması lazım.” ifadelerini kullandı.

    Süreç üzerine yeni bir anlaşma yapılmasına karar verdiklerinin altını çizen Bayraktar, şöyle devam etti:

    “Geçen yıl anlaşmayı yenilemeyeceğimizi söyledik ve yeni bir anlaşma taslağı da gönderdik onlara, fakat Irak’ta seçimler vardı, yeni kuruldu hükümet. Dolayısıyla şimdi onlarla bir müzakere yapıp temmuz ayının sonuna yetiştirmek neredeyse imkansız. 3 haftada olacak bir iş değil. Ara çözüm olarak onlara dedik ki BOTAŞ’la bir senelik petrol taşıma anlaşması yapalım. Yani BOTAŞ sizin petrolünüzü bir sene taşısın. O bir sene içerisinde de, 3 ayda varabilirsek 3 ayda, 6 ayda varabilirsek 6 ayda bir anlaşmaya varalım. Yeni ITP (Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattı Anlaşması) diyelim, daha kapsamlı yeni boru hattı anlaşması. İçerisinde başka şeyler de olsun. Bizim hattı Basra’ya kadar götürme hedefimiz var. Dolayısıyla ona da biraz zaman bırakalım müzakere için, ama 27 Temmuz’da da akış durmasın. ‘BOTAŞ petrolünüzü şuradan şuraya taşısın’ dedik. Onlar da bize 750 bin varillik bir kapasiteye ihtiyaçları olacağını söyledi. Gerçi bugün akan 180-200 bin varil ama, tamam dedik, 750 bin varili biz size ayırırız. Bir sene içerisinde de biz yeni ve daha kapsamlı bir ITP’yi imzalamak istiyoruz.”

    Bayraktar, hattın Kerkük’ten Basra’ya kadar uzatılması ve kapasitesinin artırılmasına ilişkin, “Irak Başbakanı ile de görüştük. 2,5 milyon varile çıkaralım kapasiteyi dedik. Kuveyt istiyorsa Kuveyt bu boru hattına petrolünü koysun. Başka isteyenler olursa Körfez’den onlar koysun gibi kapsamlı şeyler söyledik. Doğal gaz boru hattı inşa edelim yanında hemen. Bir kere de kazalım. İki tane boru hattı koyalım. Katar gazı gelebilir, başka gaz kaynakları gelebilir gibi bir sürü şey konuştuk.” değerlendirmesinde bulundu.

    Tahkim süreçlerinin Irak’la yürütülen müzakerelerin başlıklarından biri olacağını belirten Bayraktar, BOTAŞ’ın bir yıl süreyle petrol taşımasına ilişkin öneri konusunda ise taraflar arasında henüz sonuçlandırılmamış birkaç husus bulunduğunu söyledi.

    Bayraktar, Türkiye’nin bu konuda hazır olduğunu ifade ederek, söz konusu hususların çözüme kavuşmasını beklediklerini kaydetti.>>>AA

  • Volkswagen 50 bin kişiyi daha işten çıkarmayı değerlendiriyor

    Volkswagen 50 bin kişiyi daha işten çıkarmayı değerlendiriyor

    Alman basınında yer alan habere göre, Volkswagen Üst Yöneticisi (CEO) Oliver Blume çalışanlara şirket içi bir not gönderdi.

    Notta, şirketin idari, altyapı ve destek birimlerindeki maliyetlerinin benzer otomobil üreticilerinin ortalamasının yaklaşık yüzde 20 üzerinde seyrettiğine dikkat çekildi.

    İşgücü maliyetlerinde herhangi bir değişiklik yapılmaması halinde bu farkın kapatılması için ilave istihdam azaltılması gerekeceği belirtilen notta, tüm markalar, şirketler ve bölgelerde hangi düzenlemelerin gerekli ve uygulanabilir olduğunun değerlendirildiği, nihai kararın henüz verilmediği kaydedildi.

    Notta, “Personel giderleri genel giderlerin yarısını oluşturduğundan, işgücü maliyetlerinde herhangi bir değişiklik olmadığını varsayan teorik bir hesaplama, dünya çapında yaklaşık 50 bin pozisyonun azaltılması anlamına gelir.” değerlendirmesi yapıldı.

    Volkswagen’in azalan talebe uyum sağlamak için Avrupa’daki üretim kapasitesini 500 bin araç düşürebileceği hatırlatılan notta, grubun Almanya’daki 4 fabrikada üretimi sonlandırabileceği ifade edildi.

    Notta, daha iyi ürünlere rağmen maliyet ve fiyat açısından Çin’den gelen modellerle rekabette sıkıntı yaşandığı anımsatıldı.

    Volkswagen Grubu daha önce 2030 yılına kadar Audi ve Porsche dahil çeşitli markalarında yaklaşık 50 bin kişilik istihdam azaltma planını açıklamıştı.

    Olası yeni küçülmenin hayata geçirilmesi halinde toplam işten çıkarma sayısı 100 bine ulaşacak.>>>AA

  • Petrol fiyatlarında dev sıçrama! Akaryakıt fiyatları ne olacak?

    Petrol fiyatlarında dev sıçrama! Akaryakıt fiyatları ne olacak?

    BENZİN VE MOTORİNE ZAM GELEBİLİR

    Petrol fiyatlarındaki hızlı artış benzin ve motorin fiyatlarına zam olarak yansıyabilir. Petrol ve doların yükselişi nedeniyle fiyatlara yeni güncellemeler yapılabilir.

    WTI ham petrol fiyatları haftaya varil başına 74 doların, Brent petrol ise 79 doların üzerine çıkarak yaklaşık yüzde 4 oranında yükseldi ve ABD ile İran arasında hafta sonu yaşanan füze saldırılarının ardından iki günlük düşüş serisini sonlandırdı.

    ABD, Pazar günü İran’ın Kıbrıs bayraklı bir konteyner gemisine düzenlediği saldırıya misilleme olarak İran’a karşı bir hafta içinde dördüncü saldırısını gerçekleştirdi.

    Tahran, Hürmüz Boğazı’nın “bir sonraki duyuruya kadar” kapalı kalacağını açıkladı, ancak bu iddia ABD Merkez Komutanlığı tarafından reddedildi.

    Petrol fiyatları, geçen haftadan bu yana toparlandı; çünkü yeniden başlayan çatışmalar, Ortadoğu’da enerji arzının artacağı beklentilerini körükleyen geçici ABD-İran barış anlaşmasının yol açtığı kayıpların bir kısmını telafi etti.

    Son tırmanış, yeniden diplomasi umutlarını zayıflattı; Tahran, müzakerelerin yeniden başlaması için Washington’un önce Hürmüz geçişi ve İran petrol ihracatının normalleştirilmesi konusundaki önceki taahhütlerini yerine getirmesi gerektiğinde ısrar ediyor.

  • Emekli ve memur maaşları zamlı haliyle ne zaman yatacak? İşte ödeme takvimi…

    Emekli ve memur maaşları zamlı haliyle ne zaman yatacak? İşte ödeme takvimi…

    Haziran ayı enflasyon rakamlarının açıklanmasıyla birlikte milyonlarca vatandaşın Temmuz 2026 dönemi zam oranları ve yeni maaş tabloları netleşti. Bu kapsamda SSK ve Bağ-Kur emeklileri %17,76, memur ve memur emeklileri ise %13,52 oranında zam almaya hak kazandı. En düşük emekli aylığını 23 bin 552 TL’ye yükseltecek olan kanun teklifi TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülmeye başlanırken, gözler zamlı maaşların hesaplara geçeceği tarihlere çevrildi.

    İşte SSK (4A), Bağ-Kur (4B), memur ve memur emeklileri (4C) için Temmuz 2026 zamlı maaş ödeme takvimi ve yeni maaş detayları…

    SSK (4A) Emeklisi Temmuz 2026 Zamlı Maaş Ödeme Günleri

    SSK kapsamında aylık alan emeklilerin zamlı ödemeleri, tahsis numarasının son hanesine göre 17-26 Temmuz tarihleri arasında hesaplara aktarılacak. İşte gün gün takvim:

    • Son rakamı 9 olanlar: 17 Temmuz

    • Son rakamı 7 olanlar: 18 Temmuz

    • Son rakamı 5 olanlar: 19 Temmuz

    • Son rakamı 3 olanlar: 20 Temmuz

    • Son rakamı 1 olanlar: 21 Temmuz

    • Son rakamı 8 olanlar: 22 Temmuz

    • Son rakamı 6 olanlar: 23 Temmuz

    • Son rakamı 4 olanlar: 24 Temmuz

    • Son rakamı 2 olanlar: 25 Temmuz

    • Son rakamı 0 olanlar: 26 Temmuz

    Bağ-Kur (4B) Emeklisi Temmuz 2026 Maaş Takvimi

    Bağ-Kur kapsamında emekli olan vatandaşların %17,76 zamlı aylıkları ise 25-28 Temmuz tarihleri arasında tahsis numarasının son rakamına göre ödenecek:

    • Son rakamı 9, 7 ve 5 olanlar: 25 Temmuz

    • Son rakamı 3 ve 1 olanlar: 26 Temmuz

    • Son rakamı 8, 6 ve 4 olanlar: 27 Temmuz

    • Son rakamı 2 ve 0 olanlar: 28 Temmuz

    Memur ve Memur Emeklisi Maaşları Ne Kadar Oldu?

    Memur ve memur emeklisi maaşları her ayın 15’i itibarıyla hesaplara yatırılmaktadır. Temmuz ayında alınan %13,52’lik zam ve ek ödemelerle birlikte yeni maaş dengeleri şu şekilde oluştu:

    • En Düşük Memur Maaşı: 59.896 TL olan mevcut maaş, %13,52 zam ve 1.000 TL seyyanen ödemeyle 68.994 TL’ye yükseldi.

    • En Düşük Memur Maaşı: Mevcut 62.403 TL olan maaş, yeni dönemde 71.839 TL oldu.

    • En Düşük Memur Emeklisi Aylığı: 26.889 TL seviyesinden %13,52 zam ve 1.000 TL seyyanen ilaveyle 31.524 TL’ye ulaştı.

  • Akaryakıt fiyatları: 14 Temmuz 2026 benzin ne kadar oldu?

    Akaryakıt fiyatları: 14 Temmuz 2026 benzin ne kadar oldu?

    Bugün itibarıyla güncellenen tabelalarda özellikle motorin grubundaki yükseliş dikkat çekiyor. Birçok ilde motorin litre fiyatı 70 TL sınırını aşarak tarihi zirvelerine yakın seviyelerde işlem görmeye başladı.

    İşte Temmuz ayının ortasında İstanbul, Ankara ve İzmir’de geçerli olan güncel benzin, motorin ve otogaz (LPG) litre fiyat listesi…

    14 Temmuz 2026 Güncel Akaryakıt Pompa Fiyatları

    Yeni günün ilk saatlerinde serbest piyasada ve akaryakıt istasyonlarında geçerli olan il il benzin, mazot ve otogaz litre fiyat listesi şu şekildedir:

    İstanbul Avrupa Yakası

    • Benzin Litre Fiyatı: 62.98 TL

    • Motorin (Mazot) Litre Fiyatı: 69.96 TL

    • LPG (Otogaz) Litre Fiyatı: 31.19 TL

    İstanbul Anadolu Yakası

    • Benzin Litre Fiyatı: 62.82 TL

    • Motorin (Mazot) Litre Fiyatı: 69.80 TL

    • LPG (Otogaz) Litre Fiyatı: 30.59 TL

    Ankara

    • Benzin Litre Fiyatı: 63.93 TL

    • Motorin (Mazot) Litre Fiyatı: 71.07 TL

    • LPG (Otogaz) Litre Fiyatı: 31.19 TL

    İzmir

    • Benzin Litre Fiyatı: 64.22 TL

    • Motorin (Mazot) Litre Fiyatı: 71.34 TL

    • LPG (Otogaz) Litre Fiyatı: 30.99 TL

  • Maaşlar zamlı mı yatacak: Gözler 15 Temmuz’da!

    Maaşlar zamlı mı yatacak: Gözler 15 Temmuz’da!

    Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Haziran ayı enflasyon verilerinin ardından memur ve memur emeklilerinin 2026 yılının ikinci yarısında alacağı maaş artışı kesinleşti.

    Enflasyon farkı ve toplu sözleşme zammıyla birlikte memur maaşlarına yüzde 13,52 oranında artış yapıldı.

    15 Temmuz’da maaşlar zamlı mı yatacak?

    Kamu görevlilerinin maaşları her ayın 15’inde peşin olarak ödendiği için, yeni zam oranının 15 Temmuz maaşlarına yansıtılması bekleniyor. Ancak konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı.

    Maaşların eski tutar üzerinden yatırılması halinde ise 14 günlük maaş farkının daha sonra ayrı bir ödeme takvimiyle hesaplara yatırılması öngörülüyor.

    Ara başlık:
    İşte Temmuz 2026 zamlı memur maaşları

    Temmuz zammının ardından bazı meslek gruplarının yeni maaşları şöyle oldu:

    • Şube Müdürü (1/4): 94.384 TL → 107.144 TL
    • Memur (Üniversite Mezunu 9/1): 64.397 TL → 72.103 TL
    • Uzman Öğretmen (1/4): 81.219 TL → 92.199 TL
    • Öğretmen (1/4): 73.368 TL → 83.287 TL
    • Başkomiser (3/1): 89.214 TL → 101.275 TL
    • Polis Memuru (8/1): 81.617 TL → 92.651 TL
    • Uzman Doktor (1/4): 150.426 TL → 170.764 TL
    • Hemşire (5/1): 74.770 TL → 84.877 TL
    • Mühendis (1/4): 96.211 TL → 109.220 TL
    • Teknisyen (11/1): 66.870 TL → 75.911 TL
    • Profesör (1/4): 135.089 TL → 153.352 TL
    • Araştırma Görevlisi (7/1): 90.568 TL → 102.813 TL
    • Vaiz (1/4): 76.653 TL → 87.018 TL
    • Avukat (1/4): 90.000 TL → 102.168 TL

    Ara başlık:
    Memur emeklileri için fark ödemesi bekleniyor

    Maaşlarını ayın 1-5’i arasında alan memur emeklileri, Temmuz ayı ödemelerini zam oranı kesinleşmeden önce aldıkları için zam farkı ödemeleri ayrıca yapılacak.

    Fark ödemelerine ilişkin takvimin, ilgili kurumlar tarafından önümüzdeki günlerde duyurulması bekleniyor.

  • Ticaret Bakanı Bolat, TCMB Başkanı Karahan ile bir araya geldi

    Ticaret Bakanı Bolat, TCMB Başkanı Karahan ile bir araya geldi

    Bolat, NSosyal hesabından, TCMB Başkanı Karahan’ı makamında kabulüne ilişkin paylaşım yaptı.

    Görüşmede, Karahan ile dış ticaretteki gelişmeler üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulunduklarını belirten Bolat, şunları kaydetti:

    “Toplantıda, dış ticaret verilerimiz, ihracat ve ithalattaki son gelişmeler ile küresel ekonomide yaşanan gelişmelerin ülkemize etkilerini ele aldık. Üretim, yatırım, istihdam ve ihracat odaklı büyüme anlayışımız doğrultusunda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, ekonomi yönetimimizin güçlü koordinasyonu ile ülkemizin ekonomik istikrarını daha da güçlendirecek adımları kararlılıkla atmayı sürdürüyoruz.”>>>AA

  • Avrupa’da sıcaklık, Türkiye’de ihracat rekoru!

    Avrupa’da sıcaklık, Türkiye’de ihracat rekoru!

    Avrupa genelinde mevsim normallerinin üzerinde seyreden hava sıcaklıkları, klima ve soğutma sistemlerine olan ihtiyacı önemli ölçüde artırdı.

    Bu gelişme, Türkiye’nin iklimlendirme sektörünün ihracat performansına da olumlu yansıdı.

    Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, haziran ayında Avrupa pazarına gerçekleştirilen iklimlendirme ürünleri ihracatında kayda değer bir artış yaşandı.

    Almanya ilk sıradaki yerini korudu

    Haziran ayında Avrupa ülkeleri arasında en fazla ihracat 71,4 milyon dolarla Almanya’ya yapıldı.

    Almanya’nın ardından İtalya, Fransa, Polonya ve İspanya, Türk iklimlendirme sektörünün en önemli ihracat pazarları arasında yer aldı.

    Sektör temsilcileri, özellikle yaz aylarında yaşanan aşırı sıcakların sipariş hacmini önemli ölçüde artırdığına dikkat çekiyor.

    En hızlı artış Finlandiya’da görüldü

    İhracatın büyüme hızına bakıldığında ise en dikkat çekici artış Finlandiya’da yaşandı.

    Bu ülkeye yapılan ihracat, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 130,7 yükseldi.

    Finlandiya’yı sırasıyla Hırvatistan, Letonya, Lüksemburg ve Malta izledi.

    Türk firmaları avantajını koruyor

    İklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği (İSİB) Yönetim Kurulu Başkanı Osman Baştaş, Türk üreticilerinin kaliteli üretim anlayışı, güçlü mühendislik altyapısı, hızlı teslimat kabiliyeti ve esnek üretim modeli sayesinde uluslararası pazarda güçlü bir konum elde ettiğini ifade etti.

    Baştaş, Türkiye’nin Avrupa’ya yakın konumunun da lojistik süreçlerde önemli avantaj sağladığını belirtti.

    Çevreci teknolojilere ilgi artıyor

    Avrupa pazarında enerji tasarrufu sağlayan ve çevre dostu teknolojilere sahip ürünlere yönelik talebin giderek arttığını belirten Baştaş, Türk firmalarının uzun süredir bu alana yatırım yaptığını söyledi.

    Özellikle düşük karbon salımı sağlayan klima sistemleri, ısı pompaları, havalandırma çözümleri ve çevreci soğutucu akışkan kullanan ürünlerin ihracatta öne çıktığını dile getirdi.

    Baştaş, iklimlendirme sektöründeki büyümenin yalnızca konut kaynaklı olmadığını vurgulayarak, yapay zekâ teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla birlikte veri merkezlerinde kullanılan gelişmiş soğutma sistemlerine yönelik talebin de hızla yükseldiğini söyledi.

    Enerji verimliliği yüksek iklimlendirme sistemleri, otomasyon çözümleri, endüstriyel soğutma ekipmanları ve akıllı bina teknolojilerinin önümüzdeki dönemde ihracatta önemli rol üstleneceğini ifade etti.

    İhracatta büyüme beklentisi sürüyor

    Sektör temsilcileri, mevcut siparişlerin devam etmesi halinde yılın ikinci yarısında da ihracatın artış eğilimini koruyacağını öngörüyor.

    Türkiye’nin küresel markalar için önemli bir üretim merkezi haline geldiğini belirten sektör yetkilileri, katma değeri yüksek üretimle Avrupa pazarındaki payın daha da artırılmasının hedeflendiğini kaydetti.

  • Türkiye’den Norveç’e tüm zamanların en yüksek ilk yarı ihracatı

    Türkiye’den Norveç’e tüm zamanların en yüksek ilk yarı ihracatı

    AA muhabirinin Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerinden derlediği bilgilere göre, Türkiye’nin bu yılın ilk 6 ayında gerçekleştirdiği toplam ihracat geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,6 artarak 136 milyar 58 milyon 739 bin dolara yükseldi. İhracatın ülkelere göre dağılımına bakıldığında, Türkiye’den Norveç’e yapılan dış satımın 615 milyon 992 bin dolarla tüm zamanların en yüksek ilk yarı ihracatı olduğu görüldü.

    Türkiye’nin Norveç’e dış satımı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 38 arttı. Ülkeye geçen yılın aynı döneminde 446 milyon 414 bin dolar tutarında ihracat gerçekleşmişti.

    Yılın ilk yarısında Norveç’e en fazla dış satımı 352 milyon 23 bin dolarla gemi yat ve hizmetleri sektörü gerçekleştirdi. Bu sektörü, 91 milyon 984 bin dolarla otomotiv endüstrisi, 20 milyon 689 bin dolarla elektrik ve elektronik, 19 milyon 739 bin dolarla çelik, 18 milyon 200 bin dolarla su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörü izledi.

    Gemi yat ve hizmetleri sektörü Norveç’e ihracat artışında da başı çekti. Sektörün ülkeye dış satımı bu yılın ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine göre 145 milyon 652 bin dolar arttı.

    Norveç’e ihracat artışında bu sektörü 23 milyon 195 bin dolarla otomotiv endüstrisi, 12 milyon 702 bin dolarla su ürünleri ve hayvansal mamuller, 4 milyon 275 bin dolarla demir ve demir dışı metaller, 2 milyon 595 bin dolarla fındık ve mamulleri takip etti.

    Ülkeye, demir ve demir dışı metaller sektörü 13 milyon 842 bin dolarlık, fındık ve mamulleri sektörü 6 milyon 846 bin dolarlık ihracat yaptı.

    “Bu yıl Türkiye-Norveç ilişkilerinin 100’üncü yılı”

    Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-Norveç İş Konseyi Başkanı Elchin Ibadov, AA muhabirine değerlendirmesinde, iki ülke arasındaki toplam ticaret hacminin 1 milyar 758 milyon dolar olduğu ve 158 milyon dolar dış ticaret fazlasıyla ticaret dengesinin Türkiye lehine döndüğü bilgisini paylaştı.

    Ibadov, “Bu tablodaki en anlamlı gösterge dış ticaret fazlamızdır. Kendisinden çok daha yüksek gelir düzeyine sahip ve tedarikçi seçiminde son derece seçici bir pazara karşı fazla vermek, fiyatla değil kaliteyle rekabet edildiğinin açık kanıtıdır.” dedi.

    İki ülkenin ticaretinde dört önemli unsur olduğuna dikkati çeken Ibadov, birinci unsurun nitelik olduğunu ve Norveç’e ihracatın giderek daha fazla mühendislik, tasarım ve teknoloji içerdiğini kaydetti.

    Ibadov, ikincisinin potansiyel olduğunu vurgulayarak, şu değerlendirmelerde bulundu:

    “Norveç 2024’te toplam 303,79 milyar dolarlık ithalat gerçekleştirdi. Gayri Safi Yurt İçi Hasılası 517 milyar dolar, kişi başına düşen geliri 86 bin 587 dolar olan Norveç, Avrupa’nın en yüksek alım gücüne sahip ekonomilerinden biri. Bu ölçek, bugünkü ticaret hacmimizin önünde son derece geniş bir büyüme alanımız bulunduğunu gösteriyor. Üçüncüsü, sermaye. Norveç Varlık Fonu, Türkiye’de faaliyet gösteren 79 şirketin hisselerine 1 milyar 723 milyon dolar yatırım yaptı. Norveç sermayesinin Türkiye’ye ilgisi, bugün iki ülkenin toplam yıllık mal ticareti hacmine yaklaşmış durumda. Bu, ticaret rakamlarının tek başına anlatamadığı bir güven göstergesi.”

    Dördüncüsünün zemin olduğunu dile getiren Ibadov, Türkiye ile Norveç arasındaki diplomatik ilişkilerin bu yıl 100’üncü yılı olduğunu ve iki ülke arasında yürürlükte olan serbest ticaret anlaşması bulunduğunu ifade etti.

    “Türkiye’nin Norveç’e ihracatında denizcilik ve gemi inşa öne çıkıyor”

    Elchin Ibadov, Türkiye’nin Norveç’e ihracatının denizcilik ve gemi inşa alanında yoğunlaştığını belirterek, Norveç’in dış sefer filosunun sipariş defterinin 143 gemiden oluştuğunu ve bunun toplam değerinin 12 milyar dolar olduğunu söyledi.

    Ibadov, bu gemilerin 8’inin Türkiye’de üretildiğine dikkati çekerek, “Türk tersaneleri, Norveçli armatörlerin sipariş defterinde Norveç’in kendi tersaneleriyle aynı sayıda gemi inşa etmektedir. Üstelik bu rakam yalnızca dış sefer filosunu kapsıyor, Norveç’in iç hat feribotları için Türkiye’de yürütülen projeler bu sayının dışındadır. Dolayısıyla Türkiye’nin Norveç denizciliğindeki gerçek ayak izi, bu tablonun gösterdiğinden daha büyük.” şeklinde konuştu.

    İki ülke ticareti açısından ikinci güçlü alanın enerji ekipmanı olduğunu kaydeden Ibadov, Türkiye’nin yıl içinde devreye aldığı 2 bin 142 megavatlık ilave kapasiteyle Avrupa’nın Almanya’dan sonraki en büyük rüzgar enerjisi pazarı olduğunu anlattı.

    Ibadov, Türkiye’nin rüzgar enerjisi ekipmanı üretiminde kaydettiği ilerlemeyle Norveç’in yenilenebilir enerji yatırımcıları için güçlü bir muhatap olduğunu vurgulayarak, “Norveç özelinde ayrıştırılmış sektörel kırılım kamuya açık istatistiklerde düzenli olarak yayımlanmadığı için rakama dayalı konuşabildiğimiz başlıca alanlar bunlardır. Genel eğilimin yönü ise nettir, katma değeri yüksek ürün gruplarında ağırlık artıyor. Kısacası Norveç bizden mühendislik satın alıyor. Bir ihracat ilişkisinin varabileceği en sağlıklı nokta budur çünkü fiyat avantajı devredilebilir, mühendislik itibarı kalıcıdır.” ifadelerini kullandı.

    “İki ülkenin ticaretinde büyüme potansiyeline sahip birçok alan mevcut”

    Ibadov, iki ülkenin ticaretinde büyüme potansiyeline sahip alanlara vurgu yaparak, enerji ve yenilenebilir tedarik zincirinin öne çıkan alanlardan biri olduğunu belirtti.

    Norveç’in 2040’a kadar 30 bin megavat açık deniz rüzgar enerjisi hedeflediğini kaydeden Ibadov, “Norveç, 2026’nın ilk yarısında büyük rüzgar sahalarını tahsis etmeye hazırlanıyor. Türkiye ise Avrupa’nın en büyük ikinci rüzgar enerjisi pazarı olarak kanat, kule ve ekipman üretimindeki gelişmiş altyapısıyla bu zincire dahil olmaya hazırdır.” dedi.

    Ibadov, Norveç’te 2025’te tescil edilen yeni araçların yüzde 95,9’unun tam elektrikli olduğu bilgisini paylaşarak, Türkiye’nin en büyük ihracat kalemi olan otomotiv sektörüyle, elektrik-elektronik bileşenleri ve şarj altyapısıyla bu pazardan pay alabileceğini dile getirdi.

    Norveç Varlık Fonunun Türkiye’de finans, sağlık, çelik ve teknoloji alanlarında aktif olduğuna dikkati çeken Ibadov, Norveç’teki 157 milyar dolarlık yabancı yatırım stokunun Türk yatırımcıları için henüz keşfedilmemiş büyük bir fırsat alanı olduğunu söyledi.

    Ibadov, 2025’te Türkiye’yi 212 bin Norveçlinin ziyaret ettiğini belirterek, turizmin yanı sıra sağlık, mühendislik danışmanlığı ve müteahhitlik gibi alanların en umut verici sektörler olduğunu sözlerine ekledi.

    TİM verilerine göre, ocak-haziran döneminde Norveç’e en fazla ihracat gerçekleştiren sektörler şöyle:>>>AA

    1 Ocak – 30 Haziran
    Sektörler 2026 (bin dolar)
    Gemi, Yat ve Hizmetleri 352.023,38
    Otomotiv Endüstrisi 91.984,37
    Elektrik ve Elektronik 20.689,26
    Çelik 19.739,94
    Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller 18.200,11
    Kimyevi Maddeler ve Mamulleri 17.548,22
    Hazırgiyim ve Konfeksiyon 15.499,17
    Demir ve Demir Dışı Metaller 13.842,80
    İklimlendirme Sanayii 12.563,86
    Yaş Meyve ve Sebze 11.578,66
  • Bursa, otomotiv üretiminin yüzde 35,5’ini karşıladı

    Bursa, otomotiv üretiminin yüzde 35,5’ini karşıladı

    AA muhabirinin Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) verilerinden yaptığı derlemeye göre, dernek üyesi firmaların ocak-haziran dönemindeki toplam otomotiv üretimi traktör dahil 673 bin 611 adet olarak kayıtlara geçti.

    Bu süreçte Bursa’da fabrikaları bulunan üye firmalar OYAK Renault 161 bin 42, TOFAŞ 77 bin 449 ve Karsan 359 araç üretti.

    Yılın ilk yarısında 238 bin 850 adet araç üretimiyle Bursa’nın Türkiye’nin toplam otomotiv üretimine katkısı yüzde 35,5 oldu. Bursa’da banttan indirilen günlük araç sayısı ortalaması ise 1319,6 olarak gerçekleşti.

    Bu arada ocak-haziran döneminde Türkiye’nin genel otomotiv üretimine en fazla katkıyı 222 bin 109 araçla Ford Otosan sağladı. OYAK Renault’nun ikinci olduğu üretimde, Toyota 102 bin 185 adetle üçüncü sırada yer aldı.

    Bursa, Türkiye’nin araç ihracatından yüzde 29 pay aldı

    Türkiye’de 6 aylık süreçte üretilen araçlardan 469 bin 205’i ihraç edildi.

    Otomotiv üretiminin üçte birinden fazlasının yapıldığı Bursa, dış satımda da önemli rol üstlendi. Ocak-haziran döneminde Bursa’dan kentteki üretimin yüzde 57’lik kısmına karşılık gelen 136 bin 65 araç, yurt dışına gönderildi.

    Bursa’nın, Türkiye’nin toplam araç ihracatındaki payı ise yüzde 29 olarak kayıtlara geçti.

    Yılın ilk yarısında yurt dışına Bursa’daki OYAK Renault 96 bin 322 ve TOFAŞ 39 bin 378 araç satışı yaptı.

    Bu süreçte ülke genelinde en fazla araç ihracatını üretimde olduğu gibi 193 bin 276 adetle Ford Otosan yaptı. OYAK Renault’un ikinci olduğu ihracatta Toyota 66 bin 199, Hyundai Motor Türkiye 57 bin 559 aracı yurt dışına sattı.>>>AA

  • Tüpraş’ta kritik süreç başladı: Bilanço öncesi tarih netleşti!

    Tüpraş’ta kritik süreç başladı: Bilanço öncesi tarih netleşti!

    Tüpraş bilanço tarihini KAP’a bildirdi

    Türkiye Petrol Rafinerileri A.Ş. (Tüpraş), Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yaptığı açıklamada, 2026 yılı ikinci çeyrek finansal sonuçlarını 4 Ağustos 2026 tarihinde kamuoyuyla paylaşmayı planladığını duyurdu.

    Şirketin açıklamasına göre, 1 Ocak – 30 Haziran 2026 hesap dönemine ait finansal raporlar belirtilen tarihte yayımlanacak.

    ‘Sessiz dönem’ uygulaması başlayacak

    Tüpraş, kurumsal yönetim politikaları kapsamında finansal tabloların açıklanmasından önceki iki haftalık süreçte “sessiz dönem” uygulamasına geçileceğini bildirdi.

    Bu süre boyunca, kamuya daha önce açıklanan bilgiler dışında şirketin finansal durumu ve faaliyetlerine ilişkin yeni bilgi paylaşımı yapılmayacak.

    İlk çeyrekte kârını katladı

    Şirketin 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin finansal sonuçları güçlü bir performansa işaret etti.

    Buna göre Tüpraş’ın hasılatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 24 artarak 258,2 milyar TL’ye yükseldi.

    Net dönem kârı ise yüzde 2.820 artışla 3,7 milyar TL olarak gerçekleşti.

    TUPRS hissesinde dikkat çeken yükseliş

    Borsa İstanbul’da işlem gören TUPRS hissesi, 10 Temmuz işlem gününü yüzde 1 primle 267 TL seviyesinde tamamladı.

    Hissenin performansına bakıldığında;

    • Son 1 haftada yüzde 11
    • Son 1 ayda yüzde 16
    • Son 1 yılda ise yüzde 97 oranında değer kazandığı görüldü.

    Yatırımcılar şimdi gözlerini 4 Ağustos’ta açıklanacak ikinci çeyrek bilançosuna ç

  • Borsa haftaya düşüşle başladı

    Borsa haftaya düşüşle başladı

    Cuma günü alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 1,53 değer kazancıyla 14.321,19 puandan tamamladı.

    Endeks, bugün açılışta önceki kapanışa göre 55,68 puan ve yüzde 0,39 azalışla 14.265,51 puana indi. Bankacılık endeksi yüzde 1,18, holding endeksi yüzde 0,59 değer kaybetti.

    Sektör endeksleri arasında en fazla kazandıran yüzde 1,10 ile kimya petrol plastik, en çok gerileyen yüzde 1,38 ile ulaştırma oldu.

    Küresel piyasalar, ABD’nin İran’a saldırılarını yoğunlaştırması ve Hürmüz Boğazı kaynaklı risklerin devam etmesinden dolayı artan jeopolitik gerilimlerle haftaya satış baskısıyla başladı.

    Yurt içinde gözler Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanacak mayıs ayı Ödemeler Dengesi verilerine çevrildi.

    AA Finans Ödemeler Dengesi Beklenti Anketi’ne katılan ekonomistler, cari işlemler hesabının mayısta 1 milyar 127,5 milyon dolar açık vereceğini tahmin etti. Ekonomistler, cari işlemler hesabının bu yıl ise 52 milyar 255 milyon dolar açık vereceğini öngördü.

    Analistler, bugün yurt içinde ödemeler dengesi ve perakende satışlar, yurt dışında ise ABD’de federal bütçe dengesinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 14.100 ve 14.000 puanın destek, 14.400 ve 14.500 puanın direnç konumunda olduğunu kaydetti.>>>AA

  • Keban Altıyaka Barajı 8 bin 630 dekarlık araziye can suyu olacak

    Keban Altıyaka Barajı 8 bin 630 dekarlık araziye can suyu olacak

    Yumaklı, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, projeye ilişkin bilgi verdi.

    Su kaynaklarını en verimli şekilde değerlendirmek ve üreticilere destek olmak için çalışmaları aralıksız sürdürdüklerini vurgulayan Yumaklı, şunları kaydetti:

    “722 milyon lira yatırımla hayata geçireceğimiz Elazığ Keban Altıyaka Barajı’nda çalışmalar başladı. Proje tamamlandığında 8 bin 630 dekar tarım arazisine can suyu taşıyacak, toprağımızın verimini artırırken ülke ekonomimize her yıl 107 milyon lira katkı sağlayacak. Hayırlı, bereketli olsun.”>>>AA

  • Petrol fiyatları yüzde 4’ün üzerinde yükseldi

    Petrol fiyatları yüzde 4’ün üzerinde yükseldi

    Dün 79,44 dolara kadar yükselen Brent petrolün varil fiyatı, günü 76,01 dolar seviyesinde tamamladı.

    Vadeli piyasalarda Brent petrolün varil fiyatı, bugün saat 08.53 itibarıyla kapanışa göre yaklaşık yüzde 4,56 artarak 79,48 dolar oldu.

    Aynı saatte Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili 74,78 dolardan alıcı buldu.

    Fiyatlardaki yükselişte, ABD’nin dün sabah ve gece saatlerinde İran’a yönelik hava saldırıları ve İran’ın misillemeleri ile Hürmüz Boğazı üzerinden enerji sevkiyatını durdurma tehdidi etkili oldu.

    ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan dün sabah yaptığı açıklamada, kara ve deniz konuşlu savaş uçakları, insansız hava araçları (İHA) ve savaş gemilerinden fırlatılan hassas güdümlü mühimmatlarla İran’a ait yaklaşık 140 askeri hedefin imha edildiğini belirtmişti.

    Hedef alınan noktalar arasında füze ve İHA mevzileri, deniz kuvvetlerine ait askeri kabiliyetler, mühimmat depoları, haberleşme ağları ve kıyı gözetleme tesislerinin bulunduğu aktarılan açıklamada, üç gece düzenlenen operasyonlarda toplam 300’den fazla hedefin vurulduğu kaydedilmişti.

    CENTCOM, gece saatlerinde ise İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemilere yönelik “saldırma kapasitesini zayıflatmak” amacıyla yeni saldırılar başlattığını duyurmuştu.

    CENTCOM’un açıklamasında, bu saldırıların gerçekleştirilmesi talimatının, İran güçlerinden hesap sorulması amacıyla ABD Başkanı Donald Trump tarafından verildiği vurgulanmıştı.

    Öte yandan, İran da ABD’nin saldırılarına karşı yaptığı misillemelerde Körfez ülkelerini hedef alarak, Ürdün, Bahreyn ve Kuveyt’e saldırılar düzenlediğini duyurdu.>>>AA

  • Hürmüz gerilimi petrolü yükseltti, piyasalarda tedirginlik arttı

    Hürmüz gerilimi petrolü yükseltti, piyasalarda tedirginlik arttı

    Jeopolitik risklerden kaynaklı fiyatlamalar yeni haftada da piyasalar üzerindeki etkisini sürdürüyor. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Hürmüz Boğazı’ndan geçen ticari bir gemiye ateş açan İran’a karşı bu hafta üçüncü saldırı turunu başlattığını bildirdi.

    CENTCOM daha sonra İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemilere yönelik “saldırma kapasitesini zayıflatmak” amacıyla yeni saldırılar başlattığını duyurdu. ABD’nin İran’a saldırılarını yoğunlaştırmasından dolayı yeni haftada Orta Doğu’da artan jeopolitik gerilimler küresel piyasalarda risk algısının yüksek seyretmesine neden oluyor.

    İran, ABD’nin askeri saldırılarına misilleme olarak Körfez ülkelerine saldırılarını artırdı. Söz konusu gelişmelerle petrol fiyatlarında yükselişler görüldü. Tahvil piyasasında satış baskısı artarken borsalarda da düşüş eğilimi öne çıktı.

    Hafta boyunca Hürmüz Boğazı’ndaki son durum, çatışmaların seyri ve petrol fiyatları piyasaların odağında olacak.

    Bu gelişmelerle, para piyasalarındaki fiyatlamalarda ABD Merkez Bankasının (Fed) eylül ayında faiz artırımına gitmesine kesin gözüyle bakılıyor. Öte yandan, Fed Kongre için hazırladığı Para Politikası Raporu’nda, “Genel hatlarıyla, kısmen Orta Doğu’daki çatışmalardan kaynaklanan yüksek belirsizliğe rağmen ekonomik faaliyet sağlam bir hızda genişlemektedir.” ifadelerine yer verildi.

    Fed, raporda gümrük vergisi artışları, Orta Doğu’da çatışmalarla fırlayan enerji maliyetleri ve yapay zeka odaklı talep artışının enflasyondaki yükselişte öne çıktığına işaret etti.

    Bu hafta Fed Başkanı Kevin Warsh’un Temsilciler Meclisi ve Senato’da yapacağı sunum, ABD’de açıklanacak enflasyon verisi piyasaların odağında bulunuyor.

    Jeopolitik gelişmelerin yanı sıra yatırımcılar bilanço sezonuna da odaklanırken, şirketlerin güçlü bilançolar açıklaması durumunda bunun piyasalardaki risk iştahını artırması bekleniyor. İran’ın Hürmüz Boğazı’nın kapanmasını duyurması ve Boğaz’dan geçen gemilere müdahalede bulunmasının ardından Brent petrolün varil fiyatı yüzde 4,1 artışla 79,1 dolarda seyrediyor.

    Yükselen petrol fiyatlarının enflasyon korkularını körüklemesiyle merkez bankalarına yönelik şahin duruş beklentilerinin pekişmesi tahvil faizlerini ve dolara endeksini yükseltirken, altın fiyatları üzerinde baskı oluşturuyor.

    Bu gelişmelerle ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi 3 baz puan artışla yüzde 4,59’a yükseldi. Dolar endeksi yüzde 0,1 artışla 101,1 seviyesine çıkarken, altının onsu yüzde 1,3 azalışla 4 bin 55 dolardan işlem görüyor.

    New York borsası cuma günü pozitif seyretti

    Nasdaq borsasında işlem görmeye başlayan SK Hynix’in hisseleri 170 dolardan açılış yaptı. Şirketin hisseleri, Wall Street’teki ilk gününde, 149 dolarlık listelenme fiyatına göre yaklaşık yüzde 13 değer kazandı.

    Hisseleri yüzde 4 yükselen Nvidia ile yüzde 6 artan Meta da piyasalardaki olumlu seyre katkı yaptı.

    Bu gelişmelerle, Dow Jones endeksi yüzde 0,29, S&P 500 endeksi yüzde 0,42 ve Nasdaq endeksi yüzde 0,29 değer kazandı. ABD’de endeks vadeli kontratlar güne düşüşle başladı.

    Avrupa borsaları, Almanya hariç yükseldi

    Avrupa borsalarında ABD ile İran’ın teknik görüşmelere başladığına dair haber akışıyla cuma günü iyimserlik öne çıktı.

    ABD’li özel sermaye şirketi Apollo’nun İngiltere’nin düşük maliyetli hava yolu şirketi easyJet’i satın almak için 5,7 milyar sterlin teklif vermesinin ardından easyJet’in hisseleri yüzde 14,3 yükseldi.

    Öte yandan 23 Temmuz’da Avrupa Merkez Bankasının (ECB) faiz kararı toplantısında faiz artırımına gitmesi beklenmiyor ancak eylül toplantısı için Bankanın faiz artırımına gideceğine yönelik öngörüler öne çıkıyor.

    Makroekonomik veri tarafında Almanya’da yıllık enflasyon, enerji fiyatlarındaki artış hızının yavaşlamasının etkisiyle haziranda yüzde 2,3’e geriledi.

    Bu gelişmelerle, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,24, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,15 ve İtalya’da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 0,44 değer kazanırken, Almanya’da DAX 40 endeksi ise yüzde 0,2 değer kaybetti. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar güne karışık seyirle başladı.

    Asya borsaları Güney Kore öncülüğünde sert düştü

    Asya piyasalarında artan jeopolitik riskler ve teknoloji şirketlerinde tekrar sert düşüşlerin görülmesiyle yeni haftada satış ağırlıklı bir seyir öne çıkıyor.

    Güney Kore borsasında işlem gören SK Hynix’in hisseleri yüzde 13,4, Samsung Electronics’in hisseleri yüzde 9,2 geriledi.

    Söz konusu gelişmelerle kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 2,1, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 8, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 1,5 ve Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 0,1 geriledi.

    Yurt içinde gözler ödemeler dengesi verisinde

    Cuma günü alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 1,53 değer kazancıyla 14.321,19 puandan tamamladı.

    Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası’nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı ağustos vadeli kontrat ise cuma günü akşam seansında normal seans kapanışına göre yüzde 0,1 yükseldi.

    Dolar/TL cuma gününü yüzde 0,1 artışla 46,9720’den tamamlarken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışın yüzde 0,1 üzerinde 47,0000’den işlem görüyor.

    Analistler, bugün yurt içinde ödemeler dengesi ve perakende satışlar, yurt dışında ise ABD’de federal bütçe dengesinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 14.400 ve 14.500 puanın direnç, 14.200 ve 14.100 puanın destek konumunda olduğunu kaydetti.

    AA Finans Ödemeler Dengesi Beklenti Anketi’ne katılan ekonomistler, cari işlemler hesabının mayısta 1 milyar 127,5 milyon dolar açık vereceğini tahmin etti. Ekonomistler, cari işlemler hesabının bu yıl ise 52 milyar 255 milyon dolar açık vereceğini öngördü.

    Diğer taraftan Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings’in beklenen Türkiye değerlendirmesi de bu hafta yurt içi piyasaların odağında yer alacak.

    Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:

    10.00 Türkiye, mayıs ayı perakende satışlar

    10.00 Türkiye, mayıs ayı ödemeler dengesi

    21.00 ABD, haziran ayı federal bütçe dengesi >>>AA

  • Piyasalarda son durum: Dolardan ani yükseliş!

    Piyasalarda son durum: Dolardan ani yükseliş!

    Döviz ve altın piyasasında hareketlilik sürüyor

    Küresel piyasalardaki gelişmeler, merkez bankalarının faiz politikalarına ilişkin beklentiler ve jeopolitik riskler, döviz kurları ile altın fiyatlarını etkilemeye devam ediyor.

    İç piyasada da yatırımcılar ve vatandaşlar, dolar, euro ve altın fiyatlarındaki son gelişmeleri yakından takip ediyor.

    Haftanın ilk işlem gününde dolar 47,10 TL, euro ise 53,70 TL seviyesinde işlem görüyor.

    Döviz kurlarındaki hareketlilik, altın fiyatları üzerinde de etkisini hissettirirken, yatırımcıların güvenli liman olarak gördüğü altına olan ilgisi devam ediyor.

    Altın fiyatları yüksek seviyesini koruyor

    Altın piyasasında gram altın 6 bin liranın üzerindeki seyrini sürdürürken, çeyrek, yarım, tam ve Cumhuriyet altınında da yüksek fiyatlar dikkat çekiyor.

    Uzmanlar, altın fiyatlarının ons altın ve döviz kurundaki değişimlere bağlı olarak dalgalanmaya devam edebileceğini belirtiyor.

    Güncel piyasa verileri

    Döviz

    • Dolar: 47,10 TL
    • Euro: 53,70 TL

    Altın

    • Gram Altın: Alış 6.128,35 TL | Satış 6.129,32 TL
    • Çeyrek Altın: Alış 9.909,82 TL | Satış 10.138,61 TL
    • Yarım Altın: Alış 19.757,70 TL | Satış 20.277,23 TL
    • Tam Altın: Alış 39.590,00 TL | Satış 39.993,00 TL
    • Cumhuriyet Altını: Alış 41.095,00 TL | Satış 41.716,00 TL
  • Gemi ve yat sektöründe ihracat yılın ilk yarısında 1,5 milyar dolara ulaştı

    Gemi ve yat sektöründe ihracat yılın ilk yarısında 1,5 milyar dolara ulaştı

    Gemi, Yat ve Hizmetleri İhracatçıları Birliği (GYHİB) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Talha Pepe, gemi, yat ve hizmetleri sektörünün yılın ilk 6 ayında 1,5 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini belirterek, “Bu yıl sonunda yeni bir rekor kırarak 2,5 ila 3 milyar dolar arasında ihracata ulaşmayı hedefliyoruz.” dedi.

    Pepe, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, ihracattaki artışta özellikle Kuzey Avrupa ülkelerine yapılan balıkçı gemileri, özel maksatlı gemiler ve römorkör teslimatlarının etkili olduğunu vurgulayarak, sektörün uluslararası pazardaki rekabet gücünü artırmaya devam ettiğini söyledi.

    Yılın ilk 6 ayında 1,5 milyar dolarlık ihracata ulaştıklarını aktaran Pepe, “Bu yıl sonunda yeni bir rekor kırarak 2,5 ila 3 milyar dolar arasında ihracata ulaşmayı hedefliyoruz.” bilgisini paylaştı.

    Mustafa Talha Pepe, ilk 6 aylık performansın önemli bölümünün 2-3 yıl önce imzalanan sözleşmelerin teslimatlarından kaynaklandığını ifade ederek, Türk gemi inşa sanayisinin son yıllarda önemli bir gelişim gösterdiğini dile getirdi.

    GYHİB Yönetim Kurulu Başkanı Pepe, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Öncelikle GYHİB olarak potansiyel gördüğümüz her pazarda önce ülkemizin bayrağını sonra birliğimizin bayrağını dalgalandırıyoruz ve bundan da gurur duyuyoruz. Mütemadiyen Avrupa’nın birçok ülkesinde hem gemi hem de yat için fuarlara katılıyoruz. Birebir etkinliklerde bulunuyoruz. Olabildiğince hem sektörü hem ülkemizi tanıtmaya gayret ediyoruz.

    Geçtiğimiz ay Yunanistan’daydık. Muhtemelen eylül ve ekim ayında Almanya ve Fransa’daki fuarlarda olacağız. Şunu söylemek isterim ki buralarda hem ülkemizi hem sektörü temsil etmeye çalışıyoruz. Fırsatın olduğu her yere gitmeye çalışıyoruz. Bizim için sınırlar önemli değil, mesafelerin hiçbir önemi yok. Yeter ki imkan olsun ve fırsat görelim.”

    Tersanelerin sipariş defterlerinde önceki yıllara kıyasla bir miktar gerileme yaşandığına işaret eden Pepe, sektörün potansiyelini daha da artırabilmesi için teşvik ve destek mekanizmalarının sürdürülmesinin önem taşıdığını vurguladı.

    “Sektörümüze yön verecek teşviklerin ve kolaylıkların devam etmesini bekliyoruz”

    Pepe, gemi inşa ve yat inşa sanayinin son derece yüksek katma değeri olan bir ihracat kalemi olduğuna dikkati çekerek, “Bizim ortalama kilogram başına 25 dolar gibi bir ihracat rakamımız var. Dolayısıyla sektörümüzün katma değeri en yüksek sektörlerden biri olduğunu düşünüyorum. Türkiye’nin yekün ihracatındaki katma değerine değer kattığını düşünüyorum.” diye konuştu.

    Sektörde ihracattaki artışın istihdama, yan sanayine ve yerli üretime etkilerini değerlendiren Pepe, “Bunu çok olumlu değerlendiriyorum. Yan sanayiyi geçtiğimiz senelerde büyüttük katkısını gösterdi. İstihdamı büyüttük yine aynı şekilde sektöre katkısını gösterdi. Ondan dolayı yine önceki gibi sektörümüze yön verecek teşviklerin ve kolaylıkların devam etmesini bekliyoruz ve istiyoruz.” ifadesini kullandı.

    Mustafa Talha Pepe, yerli üretim oranının yükselmesinin, sektörün ihracat başarısına etkisine değinerek, şunları kaydetti:

    “Yerli üretimin artması kesinlikle çok pozitif etkiliyor. Çünkü biliyorsunuz ki özellikle salgın döneminde bütün gemi sahipleri ve imalatçılar test etti ki birbirine bağlı tedarik zincirleri olası krizlerde çok çabuk kayıplar veriyor. Dolayısıyla aslında biz gemi inşa ve yat sanayisinde müşterilerimize biraz da şunu gösteriyoruz, yurt içinde mümkün olduğunca çok yan sanayi girdisiyle elde edilecek ürünü yurt dışından gelecek malzemeye daha az muhtaç ederek, kusursuz bir teslimat süreci hazırlamaya çalışıyoruz. Dolayısıyla elbette ki yan sanayi ve yerli üretimin burada katkısı çok mühim. Her geçen gün de daha kıymetli hale geliyor. Son tüketicinin de kullanıcının da bu şekilde bir opsiyonla karşı karşıya kalması da son kullanıcının tercih ettiği ve memnun kaldığı bir hal alıyor.”

    Sürdürülebilir denizcilik alanındaki dönüşüme hızla uyum sağladıklarını belirten Pepe, bugün Türk tersanelerinde üretilen gemilerin yarısından fazlasının elektrikli veya LNG destekli çevreci teknolojilere sahip olduğunu aktardı.

    Pepe, özellikle Kuzey Avrupa pazarına yönelik yeşil gemi üretiminin arttığını dile getirerek, dünya denizcilik sektöründeki dönüşümü yakından takip ederek üretim süreçlerini bu doğrultuda şekillendirdiklerini anlattı.

    Gelecek dönemde en önemli önceliklerinin Avrupa’da yıllar içinde kazanılan pazar payını korumak olduğunu vurgulayan Pepe, balıkçı gemileri, feribotlar, römorkörler ve özel maksatlı gemilerde elde edilen güçlü konumun sürdürülebilmesi için sektörün desteklenmeye devam edilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.>>>AA

  • Türkiye 6 ayda 6 milyar dolarlık otomobil sattı

    Türkiye 6 ayda 6 milyar dolarlık otomobil sattı

    Türkiye’den yılın ilk yarısında 5 milyar 984 milyon 493 bin dolarlık binek otomobil satıldı.

    AA muhabirinin, Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği verilerinden yaptığı derlemeye göre, ocak-haziran döneminde 82 ülke, özerk bölge ve serbest bölgeye binek otomobil ihraç edildi.

    Binek otomobil ihracatı, ocak-haziran döneminde 20 milyar 839 milyon 897 bin dolarlık dış satıma imza atan otomotiv endüstrisinin dış satımından yüzde 28,7 pay aldı.

    Geçen yılın ilk yarısında 6 milyar 317 milyon 541 bin dolar olan binek otomobil ihracatı, bu senenin aynı döneminde yüzde 5 düşüşle 5 milyar 984 milyon 493 bin dolar olarak kayıtlara geçti.

    Fransa 1,1 milyar dolarlık binek otomobil ihracatıyla ilk sırada

    En çok binek otomobil satılan ülkelere bakıldığında ilk sırada Fransa yer aldı.

    Fransa’ya yılın ilk yarısındaki otomobil ihracatı geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 4,4 artışla 1 milyar 86 milyon 536 bin dolardan 1 milyar 134 milyon 723 bin dolara çıktı.

    En fazla binek otomobil ihracatı yapılan ikinci ülke ise İspanya olarak kayıtlara geçti. Geçen yılın ocak-haziran döneminde 784 milyon 168 bin dolarlık binek otomobil satılan İspanya’ya ihracat yüzde 11 artışla 871 milyon 320 bin dolara yükseldi.

    Üçüncü sıradaki İtalya’ya ihracat ise geçen yılki seviyeyi koruyarak 703 milyon 25 bin dolar olarak kayıtlara geçti.

    Bu dönemde, dördüncü sıradaki Slovenya’ya binek otomobil ihracatı yüzde 9,7 artışla 462 milyon 381 bin dolardan 507 milyon 126 bin dolara ulaştı.

    İlk 10 ülkeden 8’i AB üyesi

    Sektör temsilcileri, ocak-haziran döneminde, beşinci sıradaki Almanya’ya 475 milyon 745 bin, altıncı sıradaki Birleşik Krallık’a da 407 milyon 933 bin dolarlık binek otomobil ihraç etti.

    Binek otomobil ihracatında, Polonya 362 milyon 193 bin dolarla yedinci, Belçika 224 milyon 674 bin dolarla sekizinci, Yunanistan 132 milyon 911 bin dolarla dokuzuncu, Fas ise 114 milyon 735 bin dolarla onuncu sırada yer buldu.

    Binek otomobil dış satımında ilk 10 ülkeden 8’i Avrupa Birliği ülkeleri oldu.>>>AA

  • Türk firmalar ihracatta mesafe tanımıyor

    Türk firmalar ihracatta mesafe tanımıyor

    Türkiye’nin, “Uzak Ülkeler Stratejisi” kapsamında, aralarında ABD, Çin, Japonya, Pakistan, Kanada, Hindistan ve Avusturalya gibi ülkelerin de olduğu 18 ülkeye yaptığı ihracat, bu yılın ocak-haziran döneminde yıllık bazda yüzde 12,2 artarak 14,3 milyar dolara yükseldi.

    Kuzeyde dört yılı aşkın bir süredir devam eden Rusya-Ukrayna Savaşı, güneyde İsrail’in Filistin ve Lübnan’a saldırıları ve son olarak ABD/İsrail-İran Savaşı’nın dünya ekonomisine etkisi ve ticaret koridorları üzerinde yarattığı negatif durum ile Avrupa’da yaşanan ekonomik durgunluk, Türk ihracatçıları pazarlarını çeşitlendirmeye yönlendirdi.

    Bu kapsamda Ticaret Bakanlığınca, dünya ekonomisinin yarısından fazlasını oluşturan 18 ülkenin ithalatından daha fazla pay almak amacıyla hayata geçirilen “Uzak Ülkeler Stratejisi”nin Türk ihracatçılar için önemi daha da artarken, ihracatçılar bu strateji çerçevesinde söz konusu ülkelerle daha yakın temaslarda bulundu. Türkiye’nin bu adımları ihracat rakamlarına da yansıdı.

    18 ülkeye ihracat 14 milyar doları aştı

    AA muhabirinin, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerinden yaptığı derlemeye göre, aralarında ABD, Çin, Japonya, Pakistan, Hindistan, Kanada ve Avusturalya gibi uzak ülkelerin de olduğu 18 ülkeye yapılan ihracat bu yılın ocak-haziran döneminde yıllık bazda yüzde 12,2 artarak 14 milyar 345 milyon 805 bin dolara ulaştı. Geçen yılın aynı döneminde söz konusu ülkelere 12 milyar 781 milyon 737 bin dolarlık ihracat yapılmıştı.

    ABD ihracatta ilk sırada

    ABD, 6 milyar 971 milyon 280 bin dolarlık ihracatla ilk sırada yer aldı. Bu ülkeye yapılan ihracat 18 ülkeye yapılan ihracatın yüzde 48’ini oluşturdu. ABD’yi 1 milyar 809 milyon 73 bin dolarla Çin, 641 milyon 689 bin dolarla Meksika, 640 milyon 244 bin dolarla Kanada, 580 milyon 426 bin dolarla Hindistan takip etti.

    Yılın ilk yarısında ihracatın en fazla arttığı ülke yüzde 62,4 ile Nijerya oldu. Bu ülkeyi yüzde 57,1 ile Endonezya, yüzde 36 ile Güney Afrika Cumhuriyeti, yüzde 32,7 ile Çin ve yüzde 17,6 ile Meksika izledi.

    ABD’ye en fazla kimyevi maddeler satıldı

    Bu yılın ocak-haziran döneminde ABD’ye yapılan ihracatın alt kalemlerine bakıldığında 725 milyon 356 bin dolarla “kimyevi maddeler ve mamulleri” sektörünün ilk sırada yer aldığı görüldü. Bu sektörü 679 milyon 155 bin dolarla “elektrik ve elektronik”, 607 milyon 230 bin dolarla “otomotiv endüstrisi” izledi.

    Çin’e yapılan ihracatın alt kalemlerine bakıldığında ise ilk 3 sırada, 1 milyar dolarla “madencilik ürünleri”, 362 milyon 417 bin dolarla “kimyevi maddeler ve mamulleri”, 87 milyon 776 bin dolarla “tekstil ve ham maddeleri” sektörleri yer aldı.

    Ocak-haziran döneminde en fazla ihracat yapılan 3. ülke olan Meksika’ya yönelik dış satımın alt kalemleri incelendiğinde ise ilk sırada 178 milyon 163 bin dolarla “mücevher” sektörünün olduğu görüldü. Bu sektörü 114 milyon dolarla “otomotiv endüstrisi” ve 73 milyon 99 bin dolarla “çelik” takip etti.

    Ticaret Bakanlığınca 2022’de hayata geçirilen Uzak Ülkeler Stratejisi, ABD, Avusturalya, Brezilya, Çin, Endonezya, Filipinler, Güney Afrika, Güney Kore, Hindistan, Japonya, Kanada, Malezya, Meksika, Nijerya, Pakistan, Şili, Tayvan ve Vietnam’ı kapsıyor.

    Türkiye’den söz konusu 18 ülkeye, 2025 ve 2026 yılları ocak-haziran döneminde yapılan ihracat tutarı (bin dolar) şöyle:>>>AA

    Ülkeler 2025 2026 Değişim Oranı
    ABD 6.308.776,45 6.971.280,51 10,5
    ÇİN 1.362.872,97 1.809.073,56 32,7
    MEKSİKA 545.455,71 641.689,49 17,6
    KANADA 689.692,32 640.244,49 -7,2
    HİNDİSTAN 559.756,27 580.426,86 3,7
    AVUSTRALYA 462.057,86 479.304,66 3,7
    BREZİLYA 410.598,96 458.913,14 11,8
    GÜNEY AFRİKA CUMHURİYETİ 303.179,83 412.199,74 36,0
    NİJERYA 242.098,97 393.100,46 62,4
    GÜNEY KORE 305.314,05 355.378,72 16,4
    JAPONYA 276.799,45 317.118,07 14,6
    ENDONEZYA 168.813,78 265.214,05 57,1
    PAKİSTAN 276.138,06 262.887,01 -4,8
    VİETNAM 204.773,37 208.297,41 1,7
    ŞİLİ 233.855,75 191.659,69 -18,0
    MALEZYA 220.956,33 166.039,78 -24,9
    TAYLAND 126.017,57 133.861,07 6,2
    FİLİPİNLER 84.579,34 59.116,36 -30,1
    TOPLAM 12.781.737,02 14.345.805,08 12,2
  • Türkiye’den yılın ilk yarısında 252,5 milyon dolarlık domates ihracatı

    Türkiye’den yılın ilk yarısında 252,5 milyon dolarlık domates ihracatı

    AA muhabirinin Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri (GAİB) verilerinden derlediği bilgilere göre, Türkiye geçen yıl 51 ülkeye 401 milyon 193 bin dolarlık domates ihraç etti.

    Geçen yılın ocak-haziran döneminde 259 milyon 448 bin dolar olan domates ihracatı, bu yılın aynı döneminde 252 milyon 509 bin dolar olarak gerçekleşti.

    Yılın ilk 6 ayında 46 ülkeye domates ihraç eden Türkiye’nin en büyük pazarı 65 milyon 467 bin dolarla Romanya oldu. Bu ülkeyi 31 milyon 892 bin dolarla Rusya ve 28 milyon 260 bin dolarla Ukrayna izledi.

    Sera Yatırımcıları ve Üreticileri Birliği (SERA-BİR) Başkan Yardımcısı Murat Yılmaz, AA muhabirine, domates ihracatının ülke ekonomisi açısından önemli bir gelir kaynağı olduğunu söyledi.

    Geçen yılın aynı döneminde yaklaşık 264 bin ton domates ihraç edilirken bu yıl 161 bin 679 ton ihracat gerçekleştirildiğini belirten Yılmaz, miktardaki düşüşe rağmen ihracat gelirindeki gerilemenin sınırlı kaldığını ifade etti.

    Kilogram başına ihracat değeri yükseldi

    Yılmaz, kilogram başına ihracat değerinin yükseldiğine dikkati çekerek, “Daha az miktarda ürün ihraç etmemize rağmen ürünümüzün kilogram fiyatındaki artış sayesinde gelir kaybımız sınırlı kaldı. Bu durum, Türk domatesinin uluslararası pazarlarda değer kazandığını ve daha yüksek fiyatlarla alıcı bulduğunu gösteriyor.” dedi.

    İç piyasadaki güçlü talebin de ihracat miktarını etkilediğini dile getiren Yılmaz, üreticilerin kaliteli üretim, sürdürülebilir tarım ve yeni pazar arayışına odaklandığını belirtti.

    Türk domatesinin kalite ve lezzetiyle dünya pazarlarında önemli bir konuma sahip olduğunu vurgulayan Yılmaz, “Ağustos sonu, eylül başı itibarıyla ihracatın yeniden hız kazanacağını tahmin ediyoruz. Özellikle son çeyrekte fiyatlar açısından beklentimiz olumlu yönde.” diye konuştu.

    Avrupa’da yaşanan enerji krizi ve aşırı sıcakların üretim takvimini etkilediğini aktaran Yılmaz, bu durumun önümüzdeki dönemde arzı sınırlayabileceğini belirterek, yılın son çeyreğinde daha yüksek fiyatlarla güçlü bir ihracat dönemi beklediklerini sözlerine ekledi.>>>AA

  • Türkiye’nin genç nüfusu, 117 ülkenin genel nüfusundan kalabalık

    Türkiye’nin genç nüfusu, 117 ülkenin genel nüfusundan kalabalık

    AA muhabirinin Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinden derlediği bilgiye göre, ülkelerin toplam nüfusları içindeki 15-24 yaş grubu genç nüfus olarak tanımlanıyor.

    Dünyanın geçen yıla ilişkin yaklaşık 8,2 milyarlık toplam nüfusunun, 1 milyar 283 milyon 150 bin 313’ünü 15-24 yaş aralığı oluşturuyor. Söz konusu genç nüfus, toplam nüfusun ise yüzde 15,6’sını oluşturuyor.

    Türkiye’de söz konusu yaş aralığında 12 milyon 708 bin 348 kişi bulunurken, toplam 86,1 milyonluk nüfusun yüzde 14,8’i de 15-24 yaş aralığında yer alıyor.

    Gençler, 117 ülkenin toplamını aştı

    Türkiye, nüfusunun dinamikliği, ülkelerin ekonomik, sosyal ve teknolojik geleceği açısından oldukça kritik olan genç nüfus topluluğuyla, 100’den fazla ülkenin genel nüfusunu geride bırakıyor.

    Verilere göre, Türkiye’nin sahip olduğu 12,7 milyonluk genç nüfus, 194 ülkeden 117’sinin toplam nüfusunu aşıyor.

    Türkiye’deki genç sayısının, ülke nüfusunun toplamını aştığı ülkeler arasında 12,3 milyonluk toplam nüfusuyla Tunus, 11,3 milyonluk toplam nüfusuyla Birleşik Arap Emirlikleri ve 10,4 milyonluk toplam nüfusuyla Portekiz gibi ülkeler yer alıyor.

    Avrupa’da da en çok genç Türkiye’de

    Türkiye, ülkelerin geleceğini şekillendiren en büyük güçlerden olan genç nüfus sayısında Avrupa’da da ilk sırada bulunuyor.

    Türkiye’nin 12,7 milyonluk genç nüfusuna en yakın 15-24 yaş nüfusuna sahip ülkelere bakıldığında, 8,3 milyonla Birleşik Krallık ve 8 milyonla Almanya ve 6 milyonla İtalya sıralanıyor.

    Genç nüfus sayısıyla Avrupa’nın ilk sırasında yer alan Türkiye, gençleriyle Avrupa Birliği (AB) üyesi 27 ülkenin 19’unun toplam nüfuslarını da geride bırakıyor.

    Türkiye’nin genç nüfusunun, toplam nüfuslarından fazla olduğu AB üyeleri arasında Yunanistan, Belçika ve Macaristan gibi ülkeler yer alıyor.