Kategori: Gündem

  • Pilot il Sakarya’da 9 milyona yakın içecek ambalajı geri dönüşüme kazandırıldı

    Pilot il Sakarya’da 9 milyona yakın içecek ambalajı geri dönüşüme kazandırıldı

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayesinde yürütülen Sıfır Atık Hareketi kapsamında, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda Türkiye Çevre Ajansı tarafından hayata geçirilen Depozito Yönetim Sistemi ile “Depozitosu Olan Ambalajlar” (DOA) logosu taşıyan pet, cam ve alüminyum içecek ambalajları, depozito iade makineleri aracılığıyla toplanarak geri dönüşüme kazandırılıyor.

    Atık oluşumunun azaltılması, doğal kaynakların daha verimli kullanılması, geri kazanım oranının artırılması ve kaynağında ayrıştırılması hedeflenen ve Sakarya’nın pilot il olduğu proje, 1 Temmuz’dan itibaren 81 il ve 973 ilçede uygulanmaya başladı.

    Kullanıcılar, DOA logolu pet, cam ve alüminyum içecek ambalajlarını telefonlara yüklenen DOA mobil uygulamasındaki kayıtlı iade noktalarına veya “Depozito İade Makineleri”ne teslim ederek, her ambalaj için 1 lira teşvik bedeli kazanıyor.

    Teşvik bedeli, DOA mobil uygulamasındaki dijital cüzdanlara aktarılıyor. Tüketiciler biriken tutarları istedikleri zaman banka hesaplarına transfer edebiliyor, ATM’lerden nakit olarak çekebiliyor veya alışverişlerinde kullanılabiliyor.

    Pilot il Sakarya'da 9 milyona yakın içecek ambalajı geri dönüşüme kazandırıldı

    509 bin 780 kilogram hurda satışı gerçekleştirildi

    AA muhabirinin Türkiye Çevre Ajansı (TÜÇA) verilerinden derlediği bilgiye göre, Şubat 2025-Haziran 2026 döneminde kentte 2 milyon 865 bin 283 cam, 5 milyon 695 bin 513 pet ve 413 bin 710 alüminyum olmak üzere 8 milyon 974 bin 506 içecek ambalajı toplandı. Bu süreçte tüketicilere 2 milyon 256 bin 24 lira ödeme yapıldı.

    Kentte 16 ilçede 50 noktada kurulan depozito iade makinelerinden, bakkallar ve büfeler ile otel, restoran ve kafe gibi işletmelerden toplanan içecek ambalajları saha görevlilerince Erenler ilçesinde geçen yıl martta faaliyete geçirilen DOA ÇEYAŞ (Çevre Yönetim Hizmetleri AŞ) Depolama ve Sayım Merkezi’ne getiriliyor.

    Ayrıca tüketiciler biriktirdikleri ambalajları toplu şekilde poşetlerle merkeze teslim edilebiliyor. Görevliler tarafından poşetlere tanımlanan klipsler okutularak sayma ve doğrulama hattında işlemden geçirilen içecek ambalajları için ödeme, tanesi 20 kuruştan hesaplanarak tüketicinin hesabına aktarılıyor.

    Sakarya DOA ÇEYAŞ Depolama ve Sayım Merkezi’nde Şubat 2025-Haziran 2026 döneminde cam, pet ve alüminyum içecek ambalajları preslenerek anlaşmalı geri dönüşüm şirketlerine 509 bin 780 kilogram hurda satışı gerçekleştirildi.

    “Geri dönüşüme daha çok katkı sağlanacak”

    Akyazı ilçesinde yaşayan 2 çocuk annesi tüketici Şule Arslan, AA muhabirine, projeyi faydalı bulduğunu, uygulamanın özellikle çocuklar için teşvik edici olduğunu belirterek, Sakarya’nın pilot il seçilmesinin kendilerini ayrıca memnun ettiğini söyledi.

    Çocukların hevesli olduğunu ve yollardaki pet şişeleri topladığını anlatan Arslan, karşılığının nakit paraya dönüşmesinin de kazanım olduğunu kaydetti.

    Arslan, teşvik bedelinin ambalaj başına 1 liraya çıkmasına değinerek, “Daha hevesli topluyoruz ve atık kutusuna atıyoruz. Proje çok fazla duyuldu. Çocuklar da bu konuda çok hevesli.” diye konuştu.

    Projenin daha bilinçli ve duyarlı nesillerin yetişmesine de katkı sağlayacağını düşündüğünü dile getiren Arslan, “Çocukların ve ailelerin daha da bilinçlenmesi sağlandı. Pet şişeler doğada asırlarca kalabiliyordu. Bu da gelecek için bizi korkutuyordu açıkçası çünkü çok fazla atık çıkıyordu. Çevre duyarlılığı bakımından çok daha iyi yerlere varacağını düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.>>>AA

  • AKÜ’de yapay zekâ ve prompt eğitimi

    AKÜ’de yapay zekâ ve prompt eğitimi

    İİBF Borsa İstanbul Bilgisayar Laboratuvarında (BistLab) gerçekleştirilen eğitimi, AKÜ Mühendislik Fakültesi Biyomedikal Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Sezin Barın verdi. Programa İİBF Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Hale Fulya Kaya ile birlikte akademik ve idari personel katıldı. Eğitim kapsamında katılımcılara; yapay zekânın temel çalışma prensipleri, üretken yapay zekâ araçlarının eğitim ve akademik çalışmalardaki kullanım alanları, etkili prompt hazırlama yöntemleri ile yapay zekâ destekli içerik geliştirme süreçleri hakkında uygulamalı bilgiler aktarıldı. Programda, doğru, açık ve hedef odaklı komutların oluşturulmasının, yapay zekâdan elde edilen çıktının kalitesini doğrudan etkilediği vurgulandı.

    UYGULAMALI EĞİTİM GERÇEKLEŞTİRİLDİ

    Eğitim süresince katılımcılar, BistLab’daki bilgisayarlar aracılığıyla farklı eğitim ve araştırma senaryoları üzerinde yapay zekâ araçlarını uygulamalı olarak deneyimleme imkânı buldu. Çeşitli amaçlara yönelik geliştirilen yapay zekâ uygulamaları kullanılarak metin oluşturma, içerik geliştirme, akademik yazım süreçlerine destek sağlama ve örnek promptlar yardımıyla çıktı üretme çalışmaları gerçekleştirildi.

    ETKİLİ PROMPT OLUŞTURMA YÖNTEMLERİ ANLATILDI

    Programda prompt oluşturmanın temel ilkeleri üzerinde durularak katılımcılara etkili komut yazma teknikleri aktarıldı. Rol tanımlama, hedef kitle belirleme, çıktı formatını tanımlama, bağlam sunma, örneklerle yönlendirme ve geri bildirimlerden yararlanarak sonuçları geliştirme gibi yöntemler uygulamalı örneklerle ele alındı.

    ETİK VE SORUMLU YAPAY ZEKÂ KULLANIMI DEĞERLENDİRİLDİ

    Eğitimde, yapay zekânın akademik hayatta kullanımına ilişkin etik ilkeler de kapsamlı şekilde değerlendirildi. Veri güvenliği, mahremiyet, telif hakları, doğruluk kontrolü, olası önyargıların fark edilmesi ve yapay zekâ çıktılarının insan denetiminden geçirilmesi konularında katılımcılar bilgilendirildi. >>>Haber Merkezi

    AKÜ'de yapay zekâ ve prompt eğitimi AKÜ'de yapay zekâ ve prompt eğitimi AKÜ'de yapay zekâ ve prompt eğitimi

  • ROKETSAN’dan 471 milyon dolarlık satın alma

    ROKETSAN’dan 471 milyon dolarlık satın alma

    Yiğit, ROKETSAN’ın, mühimmat, havan ve roket sistemleri gibi alanlarda üretim yapan ASSAN Group’un tüm savunma sanayisi varlıklarını satın almasına ilişkin gazetecilere açıklama yaptı.

    Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun açtığı ihale sonunda ROKETSAN’ın 471 milyon dolar bedelle ASSAN Group’un savunma sanayisi varlıklarının satın aldığını belirten Yiğit, “Böylece ülkemizin, devletimizin, ordumuzun yerli ve milli roket, füze ve mühimmat ihtiyacı güçlü çatı altında güvence altına alınmış oldu.” ifadesini kullandı.

    Satın alma sonrasında Gerede’deki faaliyetlerin artarak devam edeceğini dile geten Yiğit, ROKETSAN’ın tesise önemli yatırımlar gerçekleştireceğini söyledi.

    Yiğit, ROKETSAN’ın ilave yatırımlar yapacağından bahsederek, “Dolayısıyla bu yatırımlarla kapasite de artacak. Bundan sonraki süreçte hem Gerede hem Bolu, yerli ve milli mühimmat üretiminde ülkemizin yıldızı olarak parlayacak.” dedi.

    ROKETSAN'dan 471 milyon dolarlık satın alma

    Henüz yeni yapılanmanın tamamlanmadığını, çalışmaların geciktirilmeyeceğini belirten Yiğit, şöyle devam etti:

    “Farklı bir şirket olarak burada çalışmaları sürdüreceğiz. Hem Gerede’deki hem de Ankara’daki altyapılar ilave yatırımlarla desteklenerek kapasite artımı yapılacak. Bolu, global ölçekte roket, füze ve mühimmat alanında öncü şehir olacak.

    Özellikle Tayfun Füzesi harp başlığı ve güdümlü obüs mühimmatları noktasında yeni üretimler oraya getirileceği için bu noktada bazı yatırımların yapılması gerekecek.”

    Yiğit, Bolu’nun savunma sanayi ekosistemi açısından önemli merkez haline geleceğine işaret ederek, “Ülkemizin farklı coğrafyalarında farklı üretimler yapmaya çalışan bir grubuz. Bundan sonraki süreçte Bolu da bu çeşitliliği artıracak bir şehir olacak bizim için. Hem ROKETSAN’a hem de ülkemize ciddi katma değer katacağını düşünüyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

    Bu satın almanın, ticari kar arayışından öte devletin ve ordunun sürdürülebilir mühimmat ihtiyacını güvenceye alma sorumluluğu olduğuna değinen Yiğit, üniversite sanayi işbirliği açısından da ROKETSAN’ın Bolu’ya gelişinin önemli fırsatlar sunacağını kaydetti.

    Üniversite ile ROKETSAN arasındaki bağın daha da güçleneceğini dile getiren Yiğit, “Üniversiteler etraflarında sanayi yoksa belli atılımları yapamazlar. İhtiyacımız olan sanayi ekosisteminin oluşması noktasında ROKETSAN’ın bu hamlesinin üniversitemize, akademisyenlerimize ve öğrencilerimize çok önemli katkılar sağlayacağını düşünüyorum.” dedi.

    Üniversitede yürütülen çalışmalara da değinen Yiğit, “Bu şehirde ROKETSAN Yönetim Kurulu Başkanı olarak değil, Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Rektörü olarak anılmak isterim. Sadece teknolojik altyapılar noktasında hamle yapmıyoruz. Üniversitemizi bulunduğu konumdan daha iyi noktalara nasıl taşıyabileceğimiz konusunda ciddi çalışmalar yapıyoruz. Hem üniversitemizin fiziki altyapısının güçlendirilmesi hem de Bolu’nun önemli ihtiyacı olan hastane kapasitesinin artırılması noktasında çok ciddi gayretlerimiz var. Bunların meyvelerini önümüzdeki yıl itibarıyla hep birlikte göreceğiz.” ifadelerini kullandı.>>>AA

  • Türkiye S-400’leri satıyor mu? Rusya’dan dikkat çeken açıklama geldi

    Türkiye S-400’leri satıyor mu? Rusya’dan dikkat çeken açıklama geldi

    S-400’lerin satışı iddiası gündemde

    Türkiye’nin envanterinde bulunan Rus yapımı S-400 hava savunma sistemlerinin başka bir ülkeye satılabileceği iddiası uluslararası kamuoyunda tartışılmaya başlandı.

    İddialara göre, bazı Körfez ülkeleriyle S-400 sistemlerinin olası satışı konusunda görüşmeler yürütülüyor.

    Konuya ilişkin gelişmelerin ardından gözler Ankara ve Moskova’dan gelecek açıklamalara çevrildi.

    Kremlin’den S-400 açıklaması

    Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Türkiye ile S-400 sistemlerinin olası yeniden satışı konusunda görüşmeler yapıldığını açıkladı.

    Peskov açıklamasında, söz konusu konunun hassasiyetine dikkat çekerek, “Rusya ve Türkiye, Ankara’nın envanterinde bulunan S-400 komplekslerinin olası yeniden satışı konusunda görüşmeler yaptı” ifadelerini kullandı.

    S-400 sistemlerinin satış ihtimalinin “süper hassas bir konu” olduğunu belirten Peskov, Türkiye ile görüşmelerin devam edeceğini söyledi.

    Erdoğan’ın “Bizi izlemeye devam edin” sözleri gündemde

    S-400 iddiaları, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın NATO Zirvesi sonrası yaptığı açıklamaları da yeniden gündeme getirdi.

    Erdoğan, zirvenin ardından basın mensuplarının Türkiye’nin F-35 programına dönüşü ve S-400 meselesiyle ilgili sorusuna yanıt vermişti.

    Reuters muhabirinin, “F-35 alma şartı olarak S-400 engeli var, bunu nasıl aşacaksınız?” sorusuna Erdoğan, “Bizi izlemeye devam edin” cevabını vermişti.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu sözleri salonda bulunanlar tarafından alkışlanmıştı.

    S-400 ve F-35 süreci

    Türkiye’nin S-400 hava savunma sistemi alımı, ABD ile ilişkilerde uzun süredir tartışma konusu olurken, Ankara’nın F-35 programından çıkarılmasının gerekçeleri arasında da gösterilmişti.

    S-400’lerin geleceğine ilişkin gelişmelerin, Türkiye’nin savunma politikaları ve F-35 süreci açısından yakından takip edilmesi bekleniyor.

  • İletişim Başkanı Duran’dan Avrupa Parlamentosu kararına tepki

    İletişim Başkanı Duran’dan Avrupa Parlamentosu kararına tepki

    Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, NSosyal hesabından, Avrupa Parlamentosu’nda kabul edilen Kıbrıs Türklüğüne ve Türk Silahlı Kuvvetlerine yönelik karara ilişkin açıklama yaptı.

    “Avrupa Parlamentosu’nun, Kıbrıs konusunda kabul ettiği ve kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimize yönelik asılsız iddialar içeren kararı kabul edilemez buluyor, en güçlü şekilde kınıyorum.” değerlendirmesinde bulunan Duran, şunları kaydetti:

    “Kıbrıs meselesine taraflı bir anlayışla yaklaşan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ve Kıbrıs Türk halkının meşru haklarını yok sayan bu siyasi nitelikteki girişimin hiçbir hükmü ve değeri yoktur. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsüne verdiği desteği kararlılıkla sürdürecek, Kıbrıs Türk halkının hak ve hukukunu her platformda savunmaya devam edecektir. Kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, 1974 Kıbrıs Barış Harekatı’yla adaya barış ve güvenlik getirmiş, Türkiye, Kıbrıs Türk halkının varlığının ve geleceğinin teminatı olmuştur. Siyasi saiklerle alınan hiçbir karar bu gerçeği değiştiremeyecek, Türkiye’nin Kıbrıs davasındaki kararlı duruşunu gölgeleyemeyecektir.”>>>AA

  • Yaş Meyve Sebzede Rekor İhracat

    Yaş Meyve Sebzede Rekor İhracat

    AA muhabirinin Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerinden derlediği bilgiye göre, sektör ilk yarıda 1 milyon 722 bin 572 ton ürün sattı.

    İhracatını geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 39 artıran sektör, ilk yarı gelirini 1 milyar 690 milyon 579 bin dolardan 2 milyar 353 milyon 915 bin dolara yükseltti.

    Sektör böylece ocak-haziran döneminde ilk kez 2 milyar dolar eşiğini geride bırakarak tarihi bir başarıya ulaştı.

    Narenciye ilk sırada

    Sektördeki en büyük payı 911 milyon 36 bin dolarla narenciye aldı. Narenciye ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre değer bazında yüzde 76 artarken, toplam yaş meyve sebze ihracatının yüzde 39’unu oluşturdu.

    Bu kapsamda taze meyve ihracatı yüzde 38 artışla 757 milyon 549 bin dolara, taze sebze ihracatı ise yüzde 10 artışla 667 milyon 724 bin dolara ulaştı.

    En büyük pazar Irak

    En fazla ihracat 601 milyon 112 bin dolarla Irak’a gerçekleştirildi. Irak’ı 568 milyon 350 bin dolarla Rusya, 197 milyon 368 bin dolarla Romanya, 167 milyon 801 bin dolarla Almanya ve 112 milyon 426 bin dolarla Ukrayna takip etti.

    En fazla ihracat yapılan Irak ve Rusya, sektör ihracatının yarısını oluşturdu.

    Türkiye Yaş Meyve ve Sebze İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, AA muhabirine, son yıllarda sektörün önemli ihracat başarılarına imza attığını belirtti.

    Her yıl ihracat seviyelerinin giderek arttığını ifade eden Uçak, “Sektörümüz bu yılın ilk yarısında da önemli bir ihracat geliri sağladı ve tarihi bir performans sergiledi. Bu yıl ilk defa ilk yarı döneminde ihracatımız 2 milyar dolar seviyesini aştı. Sektör olarak bir önceki yıla göre yüzde 39 artış ve 663 milyon dolar gibi önemli bir fark aşıldı. İhracatçılar olarak bunu başardığımız için çok mutlu ve gururluyuz.” dedi.

    Sektörün alt ürün gruplarında ciddi artışın yaşandığını anlatan Uçak, şunları kaydetti:

    “İlk yarıdaki ihracat performansında dış pazarlardan gelen güçlü talep, birçok üründe yüksek rekolte ve Türk ihracatçılarının yıllar içinde oluşturduğu güçlü ticaret ağı etkili oldu. İhracatımızın bu yıl ay bazında yükselerek süreceğini düşünüyorum. Yıl sonunda güzel bir ihracat seviyesine ulaşacağımıza inanıyorum. Sektörümüz 2025 yılında 3 milyar 703 milyon 611 bin dolar ihracat geliri sağladı. Bu yıl ihracatımızın 4 milyar dolara ulaşacağını düşünüyorum. Çünkü Türk tarım ürünlerine dünyadan gelen talep giderek artıyor.”>>>AA

  • Küresel piyasalar teknoloji desteğiyle toparlanıyor

    Küresel piyasalar teknoloji desteğiyle toparlanıyor

    Orta Doğu’daki jeopolitik riskler devam ederken teknoloji ve yapay zeka alanındaki olumlu gelişmeler risk iştahını destekliyor. ABD’li çip üreticisi Micron Technology’nin 2035 yılına kadar ülkede 250 milyar doların üzerindeki yatırım planı ve Güney Koreli yarı iletken üreticisi SK Hynix’in ABD piyasalarında işleme başlayacak olması, yatırımcıların teknoloji sektörüne yönelik iyimserliklerini tazeledi.

    Analistler, çip şirketlerine ilişkin büyüme beklentilerinin canlılığını koruduğunu belirterek, yatırımcıların Orta Doğu’daki jeopolitik risklerden çok teknoloji sektöründeki olumlu gelişmelere odaklandığını kaydetti.

    Yatırımcıların odağı gelecek hafta hızlanacak bilanço sezonunda önemli şirket ve bankaların finansal sonuçlarına kayıyor. Jeopolitik tarafta ABD ile İran arasındaki ateşkes süreci hassas dengede sürerken petrol fiyatları dün bölgedeki gerginliklerin yatışmasıyla geriledi. Brent petrolün varil fiyatı yüzde 3,8 düşüşle 75,9 dolara çekildi. Hürmüz Boğazı’ndan geçen tanker sayısındaki sınırlı yükseliş petrol tedarikine ilişkin endişelerin bir miktar azalmasına katkı sağladı.

    Analistler, küresel ölçekte enflasyonist baskıların yeniden güç kazanmasının talep görünümünü zayıflatabileceği beklentisi ve bazı petrol üreticilerinin resmi satış fiyatlarının altında satış gerçekleştirdiğine yönelik işaretlerin de arz kaynaklı fiyat artışı risklerini sınırladığını ifade etti.

    Makroekonomik tarafta ABD’de iş gücü piyasasına ilişkin veriler ülkede ekonomik aktivitenin gidişatına yönelik bilgi sağlarken, ABD’de ilk kez işsizlik maaşına başvuranların sayısı 4 Temmuz ile biten haftada 215 bine gerileyerek, piyasa beklentilerinin altında gerçekleşti.

    Öte yandan ABD Merkez Bankası (Fed), para politikasının yürütülmesini geliştirmek amacıyla oluşturulan 5 çalışma grubunun liderini ve hedeflerini duyurdu.

    Fed’den yapılan açıklamaya göre, çalışma grupları, para politikasının genel işleyişi açısından merkezi öneme sahip alanları inceleyecek. Fed Başkanı Kevin Warsh, konuya ilişkin açıklamasında, bankanın fiyat istikrarı ve maksimum istihdamı sağlama kararlılığının sarsılmaz olduğunu vurguladı.

    ABD ekonomisinin son nesil boyunca önemli ölçüde değiştiğini ve bu değişimin hiçbir zaman şu anda olduğu kadar belirgin olmadığını belirten Warsh, her çalışma grubunun, politika yapıcıların kullandığı araç ve yöntemlerin, analitik araçların ve politika yaklaşımlarının iyileştirilip iyileştirilemeyeceğini titizlikle değerlendireceğini kaydetti.

    Warsh, “Hedef çok net; Fed’in bu kritik dönemde hedeflerimize ulaşmak için en iyi konumda olmasını sağlamak.” dedi.

    Altın 3 günlük düşüş serisini sonlandırdı

    Bu gelişmelerle temel göstergelerde dengelenme eğilimi izleniyor. ABD’nin 10 yıllık tahvil 2 baz puan düşüşle yüzde 4,54’e inerken dolar endeksi yüzde 0,2 azalışla 100,7 seviyesinde bulunuyor.

    Orta Doğu gerilimlerinin görece azalmasının enflasyon ve para politikalarına yönelik etkileriyle altının ons fiyatı dün yüzde 1,1 yükselişle 4 bin 123 dolardan günü tamamlarken yeni işlem gününde yüzde 0,1 düşüşle 4 bin 118 dolardan alıcı buluyor. Brent petrolün varil fiyatı ise yüzde 0,7 artışla 76,5 dolarda işlem görüyor.

    Kurumsal tarafta, yatırım planlarını açıklayan Micron Technology’nin hisseleri, yüzde 4,5 değer kazandı. Şirketin hisselerindeki artış, bazı diğer çip şirketlerinin hisselerini de yukarı taşıdı.

    Söz konusu gelişmelerle S&P 500 endeksi yüzde 0,81, Nasdaq endeksi yüzde 1,3 ve Dow Jones endeksi yüzde 0,27 yükseldi. ABD’de endeks vadeli kontratlar güne negatif başladı.

    Avrupa borsaları İngiltere hariç yükseldi

    Avrupa borsaları önceki günkü sert satışların ardından toparlanma çabası görüldü. Orta Doğu’daki gelişmeler bölgede yakından takip edilirken teknoloji tarafındaki yatırımlarla özellikle çip hisseleri yükseldi.

    Yapay zeka ve ileri teknoloji çip yatırımları için öncü gösterge niteliğindeki Hollanda merkezli yarı iletken üretim ekipmanları tedarikçisi ASML’nin hisseleri yüzde 4,8, Avrupa’nın en büyük çip üreticilerinden Almanya merkezli Infineon Technologies’in hisseleri yüzde 4,3 arttı.

    Makroekonomik veri tarafında Almanya’nın ihracatı mayısta bir önceki aya kıyasla yüzde 0,9, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 6,1 arttı. Almanya mayıs ayında 19,1 milyar avro dış ticaret fazlası verdi.

    Avrupa Birliği (AB), Çin’den ithal edilen otomobil, kamyonet ve otobüs lastiklerine yüzde 45,3’e varan oranda anti-damping vergisi uygulamaya başladı.

    AB Komisyonu, ABD ile İran arasında yaşanan askeri gerilimin enerji piyasalarında belirsizliği artırdığını ancak şu aşamada enerji arz güvenliği açısından bir sorun bulunmadığını bildirdi.

    Bu gelişmelerle İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,16 düşerken Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,9, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,89 ve İtalya’da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 1,09 yükseldi. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar güne pozitif başladı.

    Asya borsaları pozitif seyrediyor

    ABD ve Avrupa’da yarı iletken öncülüğünde artan risk iştahı yeni işlem gününde Asya tarafına da taşındı.

    Bölgede yarı iletken sektöründeki yükselişler dikkati çekerken, bugün ABD piyasalarında işlem görmeye hazırlanan SK Hynix’in hisseleri yüzde 3,7 arttı.

    Öte yandan Japonya Maliye Bakanı Satsuki Katayama dün yaptığı açıklamada, hükümetin Devlet Emeklilik Yatırım Fonu (GPIF) dahil olmak üzere emeklilik fonlarını yerli finansal varlıklardaki paylarını artırmaya teşvik etmenin yollarını araştırmak istediğini belirtti.

    Bu gelişmenin ardından Japon yeni, dolar karşısında güçlendi. Dolar/yen paritesi yüzde 0,6 düşüşle 161,5 seviyesine inse de parite 40 yılın en yüksek seviyelerine yakın seyretmeye devam ediyor.

    Japonya’da bugün açıklanan verilere göre ülkede Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) haziranda aylık bazda yüzde 0,4 ile beklentilere paralel artarken endeksteki artış yıllık bazda yüzde 7,1 ile öngörüleri aştı. Veriler, ülkede maliyet kaynaklı enflasyon baskılarının sürdüğüne işaret etti.

    Söz konusu gelişmelerle kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 1,5, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 4,4, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,6 ve Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 1,4 yükseldi.

    Yurt içinde gözler sanayi üretimi verilerinde

    Dün satış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,60 değer kaybıyla 14.105,44 puandan tamamladı.

    Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası’nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı ağustos vadeli kontrat ise dün akşam seansında normal seans kapanışına göre yüzde 0,3 yükseldi.

    Dolar/TL dünü 46,9220’den tamamlarken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışın yüzde 0,1 üzerinde 46,9750’den işlem görüyor.

    Analistler, bugün yurt içinde sanayi üretimi, yurt dışında ise Almanya’da enflasyon verilerinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 14.100 ve 14.000 puanın destek, 14.200 ve 14.300 puanın direnç konumunda olduğunu kaydetti.

    Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:

    09.00 Almanya, haziran ayı Tüketici Fiyat Endeksi

    10.00 Türkiye, mayıs ayı Sanayi Üretimi>>>AA

  • Yuvaları bozmadılar, pencereleri naylonla kapattılar

    Yuvaları bozmadılar, pencereleri naylonla kapattılar

    Bir evin dış duvarında 73, hemen karşısındaki caminin dış cephesinde ise 100’e yakın yuva oluşturan kırlangıçlar, yıllardır bu sokakta yavrularını büyüterek doğal yaşama kazandırıyor.

    Uluabat Gölü’nün kıyısında yer alan mahalleyi kendilerine mesken tutan kırlangıçlar, her sene mart ayında bölgeye gelip ağustos ayının sonunda göç ediyorlar. Doğal birer böcek avcısı olan kuşlar, günde yüzlerce sineği tüketerek çevre sakinlerine önemli bir fayda sağlıyor. Yaşanan kirliliğe rağmen mahalle halkı, kendilerine komşuluk eden bu kanatlı misafirlere büyük bir şefkatle yaklaşıyor.

    Evinin dış cephesini tamamen kuşlara devreden Osman Temel, 10 yıldır bu sürece şahitlik ettiğini dile getirerek, “Evin dış cephesi tamamen onların oldu. Martta gelip eskiyen yuvalarını çamurla onarıyorlar, ardından yumurtlayıp yavrularını büyütüyorlar. Ağustos ayında ise uçup gidiyorlar.” dedi.

    Pencerelerini yaz boyunca açamadıklarını belirten Temel, “Yuva bozmaktan, günaha girmekten korkuyoruz. Yuvaları hazır, her yıl aynı yere geliyorlar. Camları çok pisliyorlar; biz de sürekli temizlemek zorunda kalmamak için camları naylonla kaplıyoruz. Yaz boyunca pencere açamasak da yuvalara asla dokunmuyoruz.” ifadesini kullandı.

    Kırlangıçların sinek ve böceklerle beslenerek bölgedeki haşere sorununu çözdüğünü belirten mahalle sakinleri, ağustos ayının sonuna kadar süren bu doğal döngüde yavruların uçuşunu izleyerek göç vaktini bekliyor. >>>İHA

    Yuvaları bozmadılar, pencereleri naylonla kapattılar
    BURSA’NIN NİLÜFER İLÇESİNDE YER ALAN KIRSAL FADILLI MAHALLESİ, HER YIL BİNLERCE KIRLANGICIN YILLARDIR BOZULMAYAN YUVALARINA DÖNÜŞÜNE EV SAHİPLİĞİ YAPIYOR. BİR EVİN DIŞ DUVARINDA 73, HEMEN KARŞISINDAKİ CAMİNİN DIŞ CEPHESİNDE İSE 100’E YAKIN YUVA OLUŞTURAN KIRLANGIÇLAR, YILLARDIR BU SOKAKTA YAVRULARINI BÜYÜTEREK DOĞAL YAŞAMA KAZANDIRIYOR. (ZAFER AKPINAR/BURSA-İHA)
    Bursa’nın Nilüfer ilçesinde yer alan kırsal Fadıllı Mahallesi, her yıl binlerce kırlangıcın yıllardır bozulmayan yuvalarına dönüşüne ev sahipliği yapıyor.

    Yuvaları bozmadılar, pencereleri naylonla kapattılar

    Yuvaları bozmadılar, pencereleri naylonla kapattılar
    BURSA’NIN NİLÜFER İLÇESİNDE YER ALAN KIRSAL FADILLI MAHALLESİ, HER YIL BİNLERCE KIRLANGICIN YILLARDIR BOZULMAYAN YUVALARINA DÖNÜŞÜNE EV SAHİPLİĞİ YAPIYOR. BİR EVİN DIŞ DUVARINDA 73, HEMEN KARŞISINDAKİ CAMİNİN DIŞ CEPHESİNDE İSE 100’E YAKIN YUVA OLUŞTURAN KIRLANGIÇLAR, YILLARDIR BU SOKAKTA YAVRULARINI BÜYÜTEREK DOĞAL YAŞAMA KAZANDIRIYOR. (ZAFER AKPINAR/BURSA-İHA)
    Bursa’nın Nilüfer ilçesinde yer alan kırsal Fadıllı Mahallesi, her yıl binlerce kırlangıcın yıllardır bozulmayan yuvalarına dönüşüne ev sahipliği yapıyor.
    Yuvaları bozmadılar, pencereleri naylonla kapattılar
    BURSA’NIN NİLÜFER İLÇESİNDE YER ALAN KIRSAL FADILLI MAHALLESİ, HER YIL BİNLERCE KIRLANGICIN YILLARDIR BOZULMAYAN YUVALARINA DÖNÜŞÜNE EV SAHİPLİĞİ YAPIYOR. BİR EVİN DIŞ DUVARINDA 73, HEMEN KARŞISINDAKİ CAMİNİN DIŞ CEPHESİNDE İSE 100’E YAKIN YUVA OLUŞTURAN KIRLANGIÇLAR, YILLARDIR BU SOKAKTA YAVRULARINI BÜYÜTEREK DOĞAL YAŞAMA KAZANDIRIYOR. (ZAFER AKPINAR/BURSA-İHA)
    Bursa’nın Nilüfer ilçesinde yer alan kırsal Fadıllı Mahallesi, her yıl binlerce kırlangıcın yıllardır bozulmayan yuvalarına dönüşüne ev sahipliği yapıyor.
    Yuvaları bozmadılar, pencereleri naylonla kapattılar
    BURSA’NIN NİLÜFER İLÇESİNDE YER ALAN KIRSAL FADILLI MAHALLESİ, HER YIL BİNLERCE KIRLANGICIN YILLARDIR BOZULMAYAN YUVALARINA DÖNÜŞÜNE EV SAHİPLİĞİ YAPIYOR. BİR EVİN DIŞ DUVARINDA 73, HEMEN KARŞISINDAKİ CAMİNİN DIŞ CEPHESİNDE İSE 100’E YAKIN YUVA OLUŞTURAN KIRLANGIÇLAR, YILLARDIR BU SOKAKTA YAVRULARINI BÜYÜTEREK DOĞAL YAŞAMA KAZANDIRIYOR. (ZAFER AKPINAR/BURSA-İHA)
    Bursa’nın Nilüfer ilçesinde yer alan kırsal Fadıllı Mahallesi, her yıl binlerce kırlangıcın yıllardır bozulmayan yuvalarına dönüşüne ev sahipliği yapıyor.
    Yuvaları bozmadılar, pencereleri naylonla kapattılar
    BURSA’NIN NİLÜFER İLÇESİNDE YER ALAN KIRSAL FADILLI MAHALLESİ, HER YIL BİNLERCE KIRLANGICIN YILLARDIR BOZULMAYAN YUVALARINA DÖNÜŞÜNE EV SAHİPLİĞİ YAPIYOR. BİR EVİN DIŞ DUVARINDA 73, HEMEN KARŞISINDAKİ CAMİNİN DIŞ CEPHESİNDE İSE 100’E YAKIN YUVA OLUŞTURAN KIRLANGIÇLAR, YILLARDIR BU SOKAKTA YAVRULARINI BÜYÜTEREK DOĞAL YAŞAMA KAZANDIRIYOR. (ZAFER AKPINAR/BURSA-İHA)
    Bursa’nın Nilüfer ilçesinde yer alan kırsal Fadıllı Mahallesi, her yıl binlerce kırlangıcın yıllardır bozulmayan yuvalarına dönüşüne ev sahipliği yapıyor.
  • Akaryakıtta yeni gelişme! Motorin fiyatları için karar verildi

    Akaryakıtta yeni gelişme! Motorin fiyatları için karar verildi

    Brent petrol geriledi, motorine indirim geldi

    Küresel piyasalarda yaşanan gelişmeler akaryakıt fiyatlarını etkilemeye devam ediyor.

    Son dönemde ABD ile İran arasındaki gerilimin artması, bölgedeki çatışma riskleri ve Hürmüz Boğazı’nda yaşanan tanker hareketliliğindeki azalma petrol fiyatlarında yükselişe neden olmuştu.

    Arz endişeleri nedeniyle Brent petrol fiyatları 80 dolar seviyesine kadar yaklaşırken, bu yükseliş Türkiye’de motorin fiyatlarına zam olarak yansımıştı.

    Motorine kısa süre içerisinde 3 kez zam yapılmıştı.

    Ancak son gelişmelerin ardından uluslararası piyasalarda Brent petrol fiyatı yeniden 75 dolar seviyelerine kadar geriledi.

    Petrol fiyatlarındaki düşüş sonrası akaryakıt sektöründe beklenen indirim kararı geldi.

    Motorine 2 lira 16 kuruş indirim

    Alınan karar doğrultusunda motorinin litre fiyatına yarından itibaren geçerli olmak üzere 2 lira 16 kuruş indirim uygulanacak.

    Yeni fiyatların gece yarısından itibaren akaryakıt istasyonlarının pompalarına yansıması bekleniyor.

    İndirim sonrası motorin fiyatları ne kadar olacak?

    Yapılacak indirimin ardından motorinin litre fiyatlarının illere göre yaklaşık olarak şu seviyelere gerilemesi bekleniyor:

    • İstanbul: 67,72 TL
    • Ankara: 68,83 TL
    • İzmir: 69,10 TL
    • Doğu illeri: 70,58 TL

    Akaryakıt fiyatlarında gözler küresel piyasalarda

    Petrol fiyatlarındaki hareketlilik, Türkiye’de akaryakıt fiyatlarının belirlenmesinde önemli rol oynuyor.

    Küresel arz dengesi, jeopolitik gelişmeler ve petrol üreticisi ülkelerden gelen açıklamalar önümüzdeki dönemde de benzin ve motorin fiyatları üzerinde etkili olmaya devam edecek.

    Brent petrolde yaşanan son düşüşle birlikte motorin fiyatlarında aşağı yönlü hareket başlarken, yeni fiyat tarifesi yarından itibaren uygulanmaya başlayacak.

  • 12. Yargı Paketi’nde Neler Var? Kimleri Etkileyecek?

    12. Yargı Paketi’nde Neler Var? Kimleri Etkileyecek?

    Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan ve kamuoyunda “12. Yargı Paketi” olarak bilinen kanun teklifinde sona yaklaşıldı.

    Adalet Komisyonu’nda görüşmeleri tamamlanan teklifin, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda ele alınarak Meclis’in yaz tatiline girmeden önce yasalaştırılması hedefleniyor.

    IBAN ve Hesabını Kullandıranlara Ceza İndirim

    Teklife eklenen en dikkat çekici düzenlemelerden biri, dolandırıcılık suçlarında banka hesabını veya ödeme araçlarını başkalarına kullandıran kişilere yönelikti.

    Yeni düzenlemeye göre, kişinin suça katılımının yalnızca banka hesabını, IBAN bilgisini, banka kartını veya ödeme hesabını başkasına kullandırmakla sınırlı olması halinde verilecek ceza yarı oranında indirilebilecek.

    Böylece, suçu fiilen işleyen kişiler ile yalnızca hesabını kullandıranlar arasında ceza bakımından ayrım yapılması amaçlanıyor.

    Devam Eden Dosyalar Yeniden Görülecek

    Teklifte yer alan geçici maddeyle, düzenlemenin yürürlüğe girmesinden önce dolandırıcılık veya nitelikli dolandırıcılık suçlarından hüküm verilmiş ancak temyiz süreci henüz tamamlanmamış dosyalar yeniden değerlendirilecek.

    Bu kapsamda Yargıtay’da bulunan dosyalar ilk derece mahkemelerine gönderilecek ve yeni hükümler doğrultusunda yeniden yargılama yapılabilecek.

    Zararını Karşılayan Hükümlülere Etkin Pişmanlık İmkânı

    İnfaz aşamasındaki hükümlüler için de önemli bir düzenleme öngörülüyor.

    Buna göre, mağdurun uğradığı zararın mahkemenin ihtarından itibaren altı ay içinde tamamen karşılanması halinde hükümlüler etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilecek.

    Bu durumda cezada yarıya kadar indirim uygulanabilecek.

    İndirim sonucunda cezanın iki yıl veya altına düşmesi halinde ise diğer yasal şartların da bulunması kaydıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) veya cezanın ertelenmesi gündeme gelebilecek.

    Düzenlemenin Amacı

    Adalet Bakanlığı yetkilileri, düzenlemenin temel amacının gerçek mağdurların zararlarının giderilmesini sağlamak ve suça yardımcı olan kişiler ile asıl failler arasında daha adil bir ceza dengesi kurmak olduğunu belirtiyor.

    TSK’ya İlişkin Düzenlemeler de Pakette

    Kanun teklifi yalnızca yargı alanındaki değişikliklerle sınırlı kalmıyor.

    Teklifte Türk Silahlı Kuvvetleri’ni ilgilendiren çeşitli düzenlemeler de yer alıyor.

    Buna göre, TSK’dan ayrılan bazı subayların yeniden muvazzaf olarak göreve alınmasına sınırlama getirilirken, en az yedi yıl görev yapan sözleşmeli er ve erbaşlara belirli kamu kurumlarında istihdam edilme imkânı sağlanması planlanıyor.

    Ayrıca uzman erbaşlığa geçiş şartlarında da değişikliğe gidiliyor.

    Bakan Gürlek: “Çalışmalarımız Sürüyor”

    Adalet Bakanı Akın Gürlek, 12. Yargı Paketi üzerindeki çalışmaların titizlikle devam ettiğini belirterek, yargı süreçlerinin hızlandırılması, ticari davaların daha kısa sürede sonuçlandırılması ve dijitalleşmenin artırılması amacıyla kapsamlı düzenlemeler üzerinde çalışıldığını ifade etti.

    Af Düzenlemesi Var mı?

    Kamuoyunda sıkça gündeme gelen genel af beklentisine ilişkin ise teklifte herhangi bir düzenleme bulunmuyor.

    Mevcut teklif; genel af yerine dolandırıcılık suçlarına ilişkin etkin pişmanlık, ceza indirimi ve yeniden yargılama hükümlerini içeriyor.

    Son Durum

    10 Temmuz 2026 itibarıyla 12. Yargı Paketi Adalet Komisyonu’ndaki görüşmelerini tamamlamış durumda bulunuyor.

    Teklifin önümüzdeki günlerde TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmesi ve Meclis’in yaz tatiline girmeden önce yasalaştırılması bekleniyor.

  • Kıvanç Tatlıtuğ’dan müjdeli haber!

    Kıvanç Tatlıtuğ’dan müjdeli haber!

    Magazin dünyasının yakından takip edilen isimlerinden Kıvanç Tatlıtuğ ve eşi Başak Dizer hakkında gündeme gelen yeni iddia büyük heyecan yarattı.

    Bir süredir gözlerden uzak aile yaşamını sürdüren çiftin, ikinci çocuklarını beklediği öne sürüldü.

    2016 yılında Paris’te dünyaevine giren Kıvanç Tatlıtuğ ile Başak Dizer, 2022 yılında oğulları Kurt Efe’yi kucaklarına alarak ilk kez anne-baba olmanın mutluluğunu yaşamıştı.

    Cinsiyet belli mi?

    Ünlü oyuncu Kıvanç Tatlıtuğ ile modacı eşi Başak Dizer, ikinci kez anne-baba olmaya hazırlanıyor.

    İlk çocukları Kurt Efe’nin ardından bebek heyecanını tekrar yaşayan çiftin, bu kez bir kızları olacağı iddia ediliyor.

    Özel hayatlarını kamuoyundan uzak yaşamayı tercih eden çift, aile yaşantılarıyla da sık sık takdir topluyor.

    Magazin kulislerinde konuşulan iddialara göre Başak Dizer’in hamile olduğu ve çiftin ikinci bebek heyecanını yaşadığı belirtiliyor.

    Ancak konuya ilişkin Kıvanç Tatlıtuğ ve Başak Dizer’den henüz resmi bir açıklama yapılmadı.

    Hayranlarını heyecanlandıran iddiaların ardından gözler ünlü çiftten gelecek açıklamaya çevrilirken, ikinci bebek haberinin doğrulanıp doğrulanmayacağı merak konusu oldu.

  • Otluk yangını fabrika bahçesine sıçradı, itfaiye alarma geçti

    Otluk yangını fabrika bahçesine sıçradı, itfaiye alarma geçti

    Afyonkarahisar’da otluk alanda çıkan yangın atıl durumdaki bir fabrikanın bahçesine sıçradı. Yükselen dumanlar kentin birçok noktasından görülürken, yangın itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle söndürüldü.

    Olay, Afyonkarahisar Organize Sanayi Bölgesinde meydana geldi. Bölge girişinde otluk alanda çıkan yangın, atıl durumdaki bir fabrikanın bahçesine sıçradı. Alevler kısa sürede bahçe içerisinde bulunan plastik ve ahşap malzemeleri tutuşturdu. Bölgeden dumanların yükselmesi sonrası çevredekilerin haber vermesi üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye ve polis ekibi sevk edildi. Ekiplerin hızlı müdahalesiyle alevler kontrol altına aldı. Yaklaşık 1 saat süren müdahale sonrası yangın fabrikaya sıçramadan söndürülürken, büyük çapta maddi hasar meydana geldi.

    Yangının kesin çıkış nedeninin belirlenmesi için inceleme başlatıldı.

  • Kadınlar mı erkekler mi? TÜİK ortalama yaşam süresini açıkladı

    Kadınlar mı erkekler mi? TÜİK ortalama yaşam süresini açıkladı

    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2022-2024 dönemine ilişkin Hayat Tabloları istatistiklerini yayımladı.

    Verilere göre Türkiye’de doğuşta beklenen yaşam süresi 78,1 yıla yükselirken, kadınların erkeklerden ortalama 5,2 yıl daha uzun yaşadığı belirlendi.

    TÜİK verilerine göre, 2021-2023 döneminde 77,3 yıl olan doğuşta beklenen yaşam süresi, 2022-2024 döneminde 78,1 yıla çıktı.

    Erkeklerde ortalama yaşam süresi 74,7 yıldan 75,5 yıla, kadınlarda ise 80 yıldan 80,7 yıla yükseldi.

    Böylece kadınların erkeklerden ortalama 5,2 yıl daha uzun yaşadığı görüldü.

    65 yaşındaki bir kişinin ortalama 18 yıl daha yaşaması bekleniyor

    Verilere göre 15 yaşındaki bir kişinin kalan yaşam süresi ortalama 64,3 yıl olarak hesaplandı. Bu süre erkeklerde 61,7 yıl, kadınlarda ise 66,9 yıl oldu.

    30 yaşındaki bir kişinin ortalama 49,9 yıl, 50 yaşındaki bir kişinin ise 30,9 yıl daha yaşaması bekleniyor. 65 yaşındaki bireylerin kalan yaşam süresi ise ortalama 18 yıl olarak hesaplandı. Erkekler için bu süre 16,3 yıl, kadınlar için ise 19,6 yıl oldu.

    Eğitim seviyesi arttıkça yaşam süresi de uzuyor

    TÜİK’in dikkat çeken bulgularından biri de eğitim düzeyi ile yaşam süresi arasındaki ilişki oldu.

    Araştırmaya göre eğitim seviyesi yükseldikçe beklenen yaşam süresi de artıyor.

    Özellikle 30 yaş grubunda, ortaöğretim altı eğitim seviyesine sahip bireylerle yükseköğretim mezunları arasında yaklaşık 5 yıllık yaşam süresi farkı bulunuyor.

    Erkekler daha kısa yaşıyor ama daha uzun süre sağlıklı kalıyor

    Rapora göre Türkiye’de doğuşta sağlıklı yaşam süresi ortalama 57,6 yıl olarak hesaplandı

    Bu süre erkeklerde 58,9 yıl, kadınlarda ise 56,3 yıl oldu. Böylece kadınların toplam yaşam süresi daha uzun olmasına rağmen, erkeklerin sağlık sorunu yaşamadan geçirdiği sürenin ortalama 2,6 yıl daha fazla olduğu belirlendi.

  • Marmara Denizi alarm verdi: Korkutan değişim!

    Marmara Denizi alarm verdi: Korkutan değişim!

    Marmara Denizi’nde sıcaklık artışı endişe yaratıyor

    Yapılan değerlendirmelere göre, 1970’li yıllarda ortalama 15,3 derece seviyesinde olan Marmara Denizi’nin su sıcaklığı, son ölçümlerde yaklaşık 17,8 dereceye kadar yükseldi.

    Bu değişim, yaklaşık yarım asırlık süreçte 2,5 derecelik artış anlamına geliyor.

    Uzmanlar, deniz sıcaklıklarındaki yükselişin Marmara gibi kapalı ve hassas ekosisteme sahip denizlerde daha büyük etkiler oluşturabileceğini belirtiyor.

    Sıcaklık artışının; oksijen seviyelerindeki değişim, deniz canlılarının yaşam alanlarının etkilenmesi ve müsilaj oluşumu gibi sorunları tetikleyebileceği ifade ediliyor.

    Müsilaj riski yeniden gündemde

    Marmara Denizi, 2021 yılında yoğun müsilaj oluşumuyla Türkiye’nin en önemli çevre gündemlerinden biri haline gelmişti.

    Bilim insanları, deniz suyu sıcaklığındaki artışın müsilaj oluşumu için uygun koşulları güçlendirebileceği uyarısında bulunuyor.

    Marmara’nın korunması için yalnızca sıcaklık artışının değil, kirlilik yükünün azaltılması ve deniz ekosisteminin düzenli olarak takip edilmesi gerekiyor.

    “Küçük artışlar bile büyük sonuçlar doğurabilir”

    Deniz bilimciler, sıcaklıklardaki birkaç derecelik değişimin bile deniz canlıları üzerinde önemli etkiler oluşturabileceğini belirtiyor.

    Marmara Denizi’ndeki uzun vadeli sıcaklık değişimleri, iklim değişikliğinin bölgedeki etkilerini gösteren önemli göstergeler arasında değerlendiriliyor.

  • CANiK, NATO Zirvesi’nde Türkiye-ABD ilişkilerine katkı sağladı

    CANiK, NATO Zirvesi’nde Türkiye-ABD ilişkilerine katkı sağladı

    Şirketten yapılan açıklamaya göre, NATO Zirvesi 2026 kapsamında, Türkiye-ABD İş Konseyi (TAİK) tarafından organize edilen Türkiye-ABD Savunma Sanayii İş Birliği Yuvarlak Masa Toplantısı gerçekleştirildi.

    Ülkeler arasında savunma sanayisi alanındaki stratejik ortaklığın geliştirilmesi amacıyla düzenlenen toplantıda, Samsun Yurt Savunma (SYS Grup) bünyesindeki küresel savunma markası CANiK sponsorlar arasında yer aldı.

    İki ülkenin kamu kurumları, savunma sanayisi şirketleri ve sektörün önde gelen karar vericilerinin katıldığı toplantıda, taraflar, ortak üretim modelleri, teknoloji paylaşımı, kritik tedarik zincirlerinin güçlendirilmesi, karşılıklı yatırım fırsatları ve uzun vadeli sanayi iş birliklerini masaya yatırdı.

    Toplantının açılış konuşmalarını ABD Savunma Bakanlığı Bakan Yardımcısı Michael P. Duffy ile Milli Savunma Bakan Yardımcısı Salih Ayhan gerçekleştirdi.

    Duffy ve Ayhan, konuşmalarında, Türkiye ile ABD arasındaki stratejik savunma sanayisi işbirliğinin daha da geliştirilmesi, ortak üretim kabiliyetlerinin artırılması ve NATO’nun caydırıcılığına katkı sağlayacak sanayi altyapısının güçlendirilmesi gerekliliğinin altını çizdi.

    NATO Zirvesi boyunca gündemin en önemli başlıkları arasında dayanıklı tedarik zincirlerinin kurulması, üretim kapasitesinin artırılması, mühimmat üretimi, ileri teknoloji paylaşımı ve müttefik ülkeler arasındaki sanayi entegrasyonu yer alırken CANiK, sahip olduğu yüksek üretim kapasitesi, günümüz tehditlerine karşı etkin ürün portföyü ve Türkiye, ABD ve İngiltere’deki üretim altyapısıyla bu vizyonun önemli paydaşlarından biri olarak zirvede temsil edildi.

    CANiK, NATO Zirvesi'nde Türkiye-ABD ilişkilerine katkı sağladı

    Hafif ve orta kalibre silah sistemleri, uzaktan komutalı robotik entegrasyon çözümleri, radar entegre yapay zeka tabanlı hedef takip sistemleri, satış sonrası eğitim ve idame hizmetleri ile NATO savunma ekosisteminin önemli bir parçası olan CANiK, Türkiye, ABD ve İngiltere’de konumlanan ve üç kıtaya yayılan 7 üretim tesisiyle NATO ve müttefik ülkelerin savunma kabiliyetlerine, endüstriyel üretim gücüne ve tedarik sürekliliğine stratejik katkı sunmaya devam ediyor.

    SYS Grup, söz konusu üretim tesisleri sayesinde, başta NATO ülkeleri olmak üzere dünya genelindeki birçok müttefik ülkeye yüksek teknolojili savunma çözümleri sunmayı sürdürüyor.

    Açıklamada görüşlerine yer verilen CANiK Üst Yöneticisi (CEO) Cahit Utku Aral, toplantıya ilişkin değerlendirmesinde, NATO Zirvesi’nin yalnızca güvenlik politikalarının değil, aynı zamanda savunma sanayisinde ortak üretim, teknoloji geliştirme ve endüstriyel işbirliğinin geleceğinin şekillendiği en önemli uluslararası platformlardan biri olduğunu ifade etti.

    Savunma ve havacılık sanayisinin, Türkiye ile ABD arasındaki ekonomik ve stratejik işbirliğinin en güçlü sütunu olduğunu vurgulayan Aral, şunları kaydetti:

    “Bugün yaklaşık 42 milyar dolar seviyesinde bulunan ticaret hacminin 100 milyar dolara çıkarılması hedefi, her iki ülkenin liderleri tarafından ortaya konulan ortak bir vizyondur. Bu hedef, ABD’nin teknoloji geliştirme kabiliyeti ile Türkiye’nin yüksek ölçekli ve rekabetçi üretim gücünün birleşmesiyle ulaşılabilecek gerçekçi bir hedeftir. Özellikle NATO’nun artan savunma ihtiyaçları ve dayanıklı tedarik zincirlerine yönelik yaklaşımı dikkate alındığında, iki ülkenin sanayi altyapısı birbirini tamamlayan önemli avantajlara sahiptir. Karşılıklı güvenin ve stratejik iş birliğinin daha da güçlenmesiyle Türk ve ABD savunma sanayileri yalnızca iki ülkeye değil, NATO’nun ortak güvenlik mimarisine de daha büyük katkılar sağlayacaktır.”>>>AA

  • Ay Yıldız Karargahı Devleşiyor

    Ay Yıldız Karargahı Devleşiyor

    Milli Savunma Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, ay yıldızlı Türk bayrağından ilham alınarak tasarlanan Ay Yıldız Müşterek Karargahı’nın detayları belli oldu.

    Buna göre, karargah, toplam 12 milyon metrekare ile 1680 futbol sahası büyüklüğünde alanda yer alıyor.

    Toplam 2 milyon metrekare inşaat alanı bulunan karargahın, 1 milyon metrekaresi bitti. Karargah tamamlandığında Pentagon’un 3, NATO Karargahı’nın 4 katı büyüklüğünde olacak.

    Çevre duvarı 6,5 kilometre uzunluğunda olan karargahın, 3 bin 200 kişilik 5 konferans salonu, 1 yılda inşası tamamlanan 10 bin metrekare alana kurulu Yıldız binası, 6 bin 400 kapasiteli 6 kapalı otoparkı bulunuyor.

    “1 milyon bitki ve ağaç”

    Toplam 19 milyon metreküp kazı hacmi bulunan proje sonunda Keops Piramidi’nin yaklaşık hacmi olan 2 milyon metreküp beton, Eyfel Kulesi’ndeki çeliğin 22 katına denk gelen 125 bin ton çelik kullanılmış olacak. Alanda, 25 kilometre kışla içi yol uzunluğu bulunacak.

    Ayrıca, Londra Hyde Park’ın 1,5 katı büyüklüğünde 1 milyon bitki ve ağaç, 2 milyon metrekare yeşil alan, 44 bin 800 kilometre kablo, 168 bin aydınlatma, 25 bin fiber optik kablo kapasitesi de yerleşkede bulunacak.>>>AA

  • Sözleşmeli üretim çiftçiyi mağdur etti: 20 milyon liralık zarar

    Sözleşmeli üretim çiftçiyi mağdur etti: 20 milyon liralık zarar

    Geçen yıl Konyalı bir firma ile anlaşarak 500 dönüm alanda sözleşmeli karpuz ektiğini hatırlatan Gezegen, ürünün bir bölümünün satın alındığını ancak piyasa fiyatlarının gerilemesi üzerine firmanın sözleşmeye aykırı davrandığını belirtti. Firmanın fiyat güncelleme talebini kabul etmelerine rağmen hasada gelmediğini ifade eden Gezegen, “3 bin 500 ton karpuzum yerde kaldı. Farklı bahaneler ileri sürdüler. ‘Bugün, yarın’ derken gelmediler ve 20 milyon liraya yakın zararım oldu. Karpuzdan çok soğudum, bir yıl oldu karpuz yemedim. Temmuz ayı geldi, karpuzu göresim bile yok” dedi.

    “PARANIZI ALMADAN TÜCCARI TARLAYA SOKMAYIN”

    Yaşanan sürecin ardından hukuki mücadele başlattıklarını kaydeden Gezegen, “2025’te yaşadığımız sorunlar mahkemeye taşındı, keşifler yapıldı, davalar açtık ve sürüyor. Adalete güveniyoruz. Haksız ithamlarla mağdur edildik. Mahkemeler biraz yavaş ilerliyor ama mağduriyetimizin er ya da geç giderileceğine inanıyorum” diye konuştu. Sözleşmeli üretim yapmasına rağmen mağduriyet yaşadığını vurgulayan Gezegen, “Karpuz tüccarlarına dikkat edin, paranızı almadan tarlanıza sokmayın. Anlaşmalarınızı yapın. Ben sözleşmeli ektiğim halde mağdur oldum, siz düşünün” ifadesini kullandı.

    “KARACABEY ÇİFTÇİSİ GİDEREK MISIRDAN VAZGEÇİYOR”

    Bu yıl umudunu domates, biber ve mısıra bağladığını ancak girdi maliyetlerinin yüksek olduğunu dile getiren Gezegen, üretimdeki heyecanlarını kaybettiklerini söyledi. Gezegen, bölgedeki üretim değişikliklerine değinerek, “Mazot ve gübre maliyetleri yüksek. Önümüzdeki bir iki yıl içinde tarımda ne kadar üretiriz bilmiyorum. Mısır üretiyoruz, satıyoruz ama ortada gelir görünmüyor. Karacabey çiftçisi giderek mısırdan vazgeçiyor. Mısır azaldığı için çiftçi ürün seçeneği olarak domates ve bibere yöneldi. 2026’da neler yaşayacağız, fiyatlar nasıl olacak göreceğiz” dedi. >>>İHA

    Sözleşmeli üretim çiftçiyi mağdur etti: 20 milyon liralık zarar
    SEÇİM GEZEGEN, BU YIL KARPUZ YERİNE DOMATES VE BİBER ÜRETTİĞİNİ İFADE ETTİ. (ZAFER AKPINAR/BURSA-İHA)
    Bursa’nın Karacabey ilçesinde geçen yıl sözleşmeli üretim yapmasına rağmen alıcı firmanın ürünü tarlada bırakması nedeniyle yaklaşık 20 milyon lira zarar eden üretici Seçim Gezegen, bu yıl karpuz yerine domates ve biber ürettiğini ifade etti. Gezegen, üreticilere tüccarlar konusunda dikkatli olmaları uyarısında bulundu.
    Sözleşmeli üretim çiftçiyi mağdur etti: 20 milyon liralık zarar
    SEÇİM GEZEGEN, GEÇEN YIL KARPUZ ÜRETMİŞTİ (ZAFER AKPINAR/BURSA-İHA)
    Bursa’nın Karacabey ilçesinde geçen yıl sözleşmeli üretim yapmasına rağmen alıcı firmanın ürünü tarlada bırakması nedeniyle yaklaşık 20 milyon lira zarar eden üretici Seçim Gezegen, bu yıl karpuz yerine domates ve biber ürettiğini ifade etti. Gezegen, üreticilere tüccarlar konusunda dikkatli olmaları uyarısında bulundu.
    Sözleşmeli üretim çiftçiyi mağdur etti: 20 milyon liralık zarar
    SEÇİM GEZEGEN, GEÇEN YIL KARPUZ ÜRETMİŞTİ (ZAFER AKPINAR/BURSA-İHA)
    Bursa’nın Karacabey ilçesinde geçen yıl sözleşmeli üretim yapmasına rağmen alıcı firmanın ürünü tarlada bırakması nedeniyle yaklaşık 20 milyon lira zarar eden üretici Seçim Gezegen, bu yıl karpuz yerine domates ve biber ürettiğini ifade etti. Gezegen, üreticilere tüccarlar konusunda dikkatli olmaları uyarısında bulundu.
    Sözleşmeli üretim çiftçiyi mağdur etti: 20 milyon liralık zarar
    SEÇİM GEZEGEN, GEÇEN YIL KARPUZ ÜRETMİŞTİ (ZAFER AKPINAR/BURSA-İHA)
    Bursa’nın Karacabey ilçesinde geçen yıl sözleşmeli üretim yapmasına rağmen alıcı firmanın ürünü tarlada bırakması nedeniyle yaklaşık 20 milyon lira zarar eden üretici Seçim Gezegen, bu yıl karpuz yerine domates ve biber ürettiğini ifade etti. Gezegen, üreticilere tüccarlar konusunda dikkatli olmaları uyarısında bulundu.
    Sözleşmeli üretim çiftçiyi mağdur etti: 20 milyon liralık zarar
    SEÇİM GEZEGEN, GEÇEN YIL KARPUZ ÜRETMİŞTİ (ZAFER AKPINAR/BURSA-İHA)
    Bursa’nın Karacabey ilçesinde geçen yıl sözleşmeli üretim yapmasına rağmen alıcı firmanın ürünü tarlada bırakması nedeniyle yaklaşık 20 milyon lira zarar eden üretici Seçim Gezegen, bu yıl karpuz yerine domates ve biber ürettiğini ifade etti. Gezegen, üreticilere tüccarlar konusunda dikkatli olmaları uyarısında bulundu.
  • Belçika Dışişleri Bakanı Prevot, NATO Ankara Zirvesi için Türkçe teşekkür etti

    Belçika Dışişleri Bakanı Prevot, NATO Ankara Zirvesi için Türkçe teşekkür etti

    Belçika Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Maxime Prevot, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan, NATO Ankara Zirvesi’ne ilişkin mesaj paylaştı.

    Türkçe, “Çok teşekkür ederim.” ifadesini kullanan Prevot, olağanüstü sıcak karşılamadan memnuniyet duyduğunu vurguladı.

    Prevot, iki gün boyunca müttefiklerin birbirini dinlediğine ve birliği güçlendirmek için geç saatlere kadar çalıştığına işaret ederek, şunları kaydetti:

    “Çünkü sonuçta bu İttifak’ı bir arada tutan şey budur, ordularımızın büyüklüğü veya bütçelerimizin ağırlığı değil, 32 ülkeyle tek vücut halinde durma irademiz.”

    Bakan Prevot, “Türkiye ve Belçika, yakın ortaklar ve sağlam müttefiklerdi. Birlikte geçirdiğimiz bu günler bu bağı daha da güçlendirdi.” ifadelerine yer verdi.

    Belçika’dan 10-14 Mayıs’ta Türkiye’ye Ekonomik Misyon ziyareti düzenlenmiş, Kraliçe Mathilde liderliğinde, aralarında Prevot’un da olduğu bakanlar eşliğinde çok sayıda işbirliği anlaşması imzalanmıştı.>>>AA

  • Uluslararası basın Ankara’daki NATO Zirvesi’nin ardından Türkiye’yi manşetlerine taşıdı

    Uluslararası basın Ankara’daki NATO Zirvesi’nin ardından Türkiye’yi manşetlerine taşıdı

    İngiliz haber ajansı Reuters, yayımladığı analizde, zirveyi ve Trump-Erdoğan temaslarını “Washington-Ankara ilişkilerindeki yeni dönem” olarak nitelendirdi.

    Reuters, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın salı günü Başkan Trump’ı havalimanında karşıladığına ve iki liderin kameralar önünde kol kola yürüyerek “yakın bir dostluk tablosu sergilediğine” dikkati çekti.

    Haberinde, Trump’ın S-400 hava savunma sistemleri nedeniyle uygulanan yaptırımları kaldırma sözü verdiği ve F-35 savaş uçaklarının Türkiye’ye satışı konusunda istekli olduğunu vurgulayan Reuters, iki lider arasındaki olumlu diyaloğun zirve sonuna kadar artarak devam ettiğini yazdı.

    Reuters, Trump’ın bu zirveye katılım motivasyonunu doğrudan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ev sahipliğine bağlamasını, “Türkiye açısından önemli bir diplomatik başarı ve fırsat” olarak nitelendirdi.

    The Wall Street Journal’dan, Trump’tan Erdoğan’a “güçlü destek” yorumu

    Amerikan The Wall Street Journal (WSJ) gazetesi de Trump’ın, Türkiye’ye yönelik yaptırımları kaldırma ve F-35 savaş uçaklarını satma niyetini geniş bir analizle sayfalarına taşıdı.

    WSJ, Trump’ın Erdoğan ile düzenlediği ortak basın toplantısında söylediği, “Türkiye, müttefiklik hukukuna bağlı kalacağını düşündüğümüz diğer birçok ülkeden çok daha fazla bu hukuka uydu. Dostlarımıza yaptırım uygulamak istemiyoruz, yaptırımları kaldırma zamanı geldi.” şeklindeki Türkiye lehine olan güçlü açıklamalarını ön plana çıkardı.

    Financial Times’a göre Birleşik Krallık ve Türkiye ilişkileri derinleşecek

    Financial Times gazetesi ise gelişmeleri, Birleşik Krallık ve Türkiye arasında siber tehditler, terörle mücadele ve savunma sanayisini içeren kapsamlı bir güvenlik paktı imzalandığını aktararak verdi ve bu ortaklığın halihazırdaki Eurofighter Typhoon savaş uçağı anlaşmasıyla pekişen güçlü ilişkileri daha da derinleştireceğini yazdı.

    Analizde, ABD’nin Avrupa güvenliğinden kademeli olarak çekilebileceği bir dönemde Londra’nın, bu stratejik boşluğu doldurabilecek en kritik aktör olarak Ankara’yı konumlandırdığı vurgulandı.

    Ayrıca gazete, Avrupalı liderlerin ABD Başkanı Donald Trump’ı kendi taraflarında tutmakta zorlandığı bir süreçte, Birleşik Krallık’ın Türkiye’yi Trump yönetimi ve ABD dış politikası üzerinde giderek artan bir nüfuza sahip kilit bir güç olarak gördüğünü belirtti.

    The Daily Star, “Trump’ın F-35 hamlesini Erdoğan’a yönelik ‘şimdiye kadarki en büyük jesti’” şeklinde gördü

    Uluslararası basının önemli organlarından The Daily Star gazetesi ise gelişmeyi, iki lider arasındaki artan kişisel yakınlığın ve Washington’ın Türkiye’nin milli projelerine verdiği somut askeri desteğin bir göstergesi olarak değerlendirdi.

    Gazete, “Trump’ın F-35 hamlesini, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik şimdiye kadarki en büyük jesti” olarak yorumladı.

    Bloomberg: Türkiye, Avrupa’nın güvenlik açıklarını gidermede avantajlı konumda

    Amerikan medya kuruluşu Bloomberg’in Ankara’daki NATO Zirvesi kulislerine dayandırdığı haberinde de Türkiye’nin büyüyen savunma sanayisinin ülkeyi “Avrupa’nın güvenlik açıklarını doldurmasına yardımcı olacak en avantajlı konuma” getirdiği ifade edildi.

    Haberde, ilk etapta 6 adet F-35 uçağının ABD’den teslim alınmasının, İsrail ve Yunanistan gibi diğer müttefikleri rahatsız etse de Cumhurbaşkanı Erdoğan için büyük bir jeopolitik kazanım olacağı belirtildi.

    İsrail basını, F-35 teslimatı kaynaklı endişeleri öne çıkardı

    İsrail merkezli yayın yapan The Jerusalem Post gazetesi ise Ankara’daki NATO Zirvesi’nin ardından Trump’ın yaptırımları kaldırma kararı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik övgü dolu sözleriyle F-35 teslimatında olumlu bir zemin yakalandığını aktardı.

    Türkiye kazanımlar ve taahhütler elde etti

    İsrail’in Haaretz gazetesi, Ankara’daki NATO Zirvesi’nden Türkiye’nin bazı kazanımlar ve taahhütler elde ettiğini belirtirken, ABD ile Avrupalı müttefikler arasındaki uçurumun derinleştiğini ileri sürdü.

    Haberde, Türkiye’nin ABD’den F-35 programına dönüşün sözünü aldığına ve Türkiye’nin jeopolitik kartlarını en iyi şekilde oynadığına işaret edildi.

    İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümetine yakın Israel Hayom gazetesi, Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi’nin Türkiye ve özelikle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan için bir dönüm noktası olduğunu, Türkiye’nin bölgesel bir güç olarak konumunun giderek pekiştiğini kaydetti.

    Haberde, Türkiye’nin savunma sanayisinde “eşi benzeri görülmemiş bir askeri güçlenme ve silahlanma sürecinin ortasında olduğu” belirtilerek Ankara’daki NATO Zirvesi’nin, Türk silah şirketleri için satışlarını artırmak üzere eşi benzeri görülmemiş bir fırsat sunduğu değerlendirmesinde bulunuldu.

    “Ülkesini iyi yönetmeyi bilen güçlü bir adam”

    Le Monde gazetesinin haberinde, Türkiye’deki NATO Zirvesi’nin ilk gününde “formda” olan ABD Başkanı Donald Trump’ın, zirveye ev sahipliği yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkındaki olumlu düşüncelerini “Ülkesini iyi yönetmeyi bilen güçlü bir adam” diyerek dile getirdiği aktarıldı.

    Haberde, zirvede Trump’ın İspanya’yı eleştirip Grönland üzerindeki hedeflerini hatırlattıktan sonra, İttifak’ın karşılıklı yardım maddesine olan bağlılığını ifade ettiği ve Ukrayna’ya Patriot füzeleri üretme izni verdiği belirtildi.

    İtalyan Il Messaggero gazetesi ise NATO’nun Ankara Zirvesi’nde Avrupa askeri bloğunun doğmasına vesile olduğunu ve “daha az ABD, daha fazla Avrupa” sonucunun ortaya çıktığını yazdı.

    Gazetenin haberinde, “Trump’ın çıkışlarıyla sarsılan Avrupa’nın Ankara Zirvesi’nden kenetlenerek çıktığı” belirtilirken, “Bu sert bir uyanış, Erdoğan’ın, Anadolu’nun kalbinde alevler içindeki Orta Doğu’nun sınırında bir araya getirdiği liderlerin toplantısında Avrupa için bir uyanış. Ve ‘yük kaydırma’ tanımı altında ortak güvenliğin ABD’den Avrupa bloğuna devredildiği bu zirve, Avrupa savunmasını takdis ediyor.” ifadeleri kullanıldı.

    Gazetedeki analiz yazısında, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ev sahibi olarak ve başarılı sonuç elde etmede oynadığı role dikkat çekilerek, “Erdoğan için bu NATO Zirvesi’ne ev sahipliği yapmak kolay değildi. Çıkarlar farklı, gerilim yüksekti. Ancak Türk Cumhurbaşkanı zirveyi potansiyel bir felaketten, sonunda tüm liderleri tüm ittifakı bir araya getiren konuları görüşmek üzere tekrar bir araya getirmede faydalı olduğu kanıtlanan bir toplantıya dönüştürmeyi başardı.” değerlendirmesi yapıldı.

    NATO’nun kolektif savunma taahhüdü vurgusu

    Mısır resmi haber ajansı MENA ile El-Ahram, El-Yevm es-Sabi ve El-Mısr el-Yevm gazeteleri, Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi’nin sonuçlarına geniş yer verdi.

    Gazeteler ve televizyon kanalları, zirvenin sonuç bildirgesinde NATO’nun kolektif savunma taahhüdünün yinelenmesi, Ukrayna’ya bu yıl 70 milyar avro destek sözü verilmesi ile İran’ın nükleer silah edinmemesi ve Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer serbestisine saygı göstermesi yönündeki mesajları öne çıkardı.

    “Ankara’daki NATO Zirvesi: Türkiye’nin beklentileri ve ittifak içindeki dönüşüm”

    Katar resmi haber ajansı QNA, Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi’nin sonuç bildirgesinde müttefiklerin kolektif savunma taahhüdünü yinelediğini ve İran’a Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer serbestisine saygı göstermesi çağrısı yapıldığını öne çıkardı. Katar’ın El-Arabi TV kanalı ise zirvenin, ittifakın birlik ve dayanışmasının korunacağı, kapsamlı caydırıcılık ve savunma yaklaşımının sürdürüleceğine ilişkin mesajlarını öne çıkardı.

    Al Jazeera kanalında ise “Ankara’daki NATO Zirvesi: Türkiye’nin beklentileri ve ittifak içindeki dönüşüm” şeklinde habere yer verildi.

    Suriye resmi haber ajansı SANA, Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi’nin sonuç bildirgesinde müttefiklerin kolektif savunma ilkesine bağlılıklarını yinelediklerini ve NATO üyelerinden birine yönelik saldırının tüm ittifaka yapılmış sayılacağı yönündeki vurguyu öne çıkardı.

    Irak resmi haber ajansı INA, Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi’nin sonuç bildirgesinde İran’ın nükleer silah edinmemesi gerektiğinin vurgulandığını ve Tahran’a Hürmüz Boğazı’nda uluslararası hukuk çerçevesinde seyrüsefer serbestisine saygı göstermesi çağrısı yapıldığını ifade etti.

    Sky News Arabia, Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi’nin sonuç bildirgesinde müttefiklerin kolektif savunma taahhüdünü yinelediğini, Ukrayna’ya desteğin sürdürüleceğini ve savunma sanayisinde işbirliğinin artırılması yönündeki kararları vurguladı.

    Eş-Şark televizyonu, Ankara’daki NATO Zirvesi’nin sonuç bildirgesinde müttefiklerin kolektif savunma taahhüdünü yinelediğini öne çıkarırken, Şarku’l Avsat gazetesi zirvenin Ukrayna’ya yeni destek taahhütleri ve NATO’nun birlik mesajlarıyla tamamlandığını, Rusya tehdidi ile İran’daki gelişmelerin zirvenin gündeminde öne çıkan başlıklar arasında yer aldığını aktardı.

    Libya resmi haber ajansı LANA başta olmak üzere Libya basını, Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi’nin sonuç bildirgesinde müttefiklerin kolektif savunma ilkesine bağlılıklarını yinelediklerini ve NATO üyelerinden birine yönelik saldırının tüm ittifaka yapılmış sayılacağı yönündeki vurguyu öne çıkardı.

    “Son on yılın en kritik NATO toplantısı”

    Azerbaycan basını, Ankara’nın uluslararası konumu güçlendirdiğine dikkati çekti

    Azerbaycan basını, zirveyi, büyük ölçüde Türkiye’nin ittifak içindeki artan ağırlığı, diplomatik kapasitesi ve bölgesel krizlerde üstlendiği rol çerçevesinde değerlendirdi. Önde gelen haber siteleri, zirvenin yalnızca NATO açısından değil, Türkiye’nin uluslararası konumunun güçlenmesi bakımından da önemli sonuçlar doğurduğu yorumunu yaptı.

    Azerbaycan Devlet Haber Ajansının (AZERTAC), zirve öncesinde yayımladığı analizde, Ankara’daki toplantının Türkiye’nin ittifak içindeki artan diplomatik nüfuzunu, savunma sanayisindeki kapasitesini ve bölgesel krizlerin yönetimindeki rolünü ortaya koyması açısından büyük önem taşıdığı belirtildi.

    Modern.az, zirve öncesinde yayımladığı analizde Ankara Zirvesi’ni “son on yılın en kritik NATO toplantısı” olarak nitelendirdi. Ayrıca Ankara’nın NATO içinde artan diplomatik ağırlığının altı çizildi.

    Report Haber Ajansında yayımlanan analizde, Türkiye’nin NATO içindeki stratejik konumu değerlendirilerek, Ankara’nın ittifakın güvenliği açısından vazgeçilmez bir aktör olduğu vurgulandı. Yazıda, Türkiye’nin güçlü ordusu, gelişen savunma sanayisi, jeopolitik konumu ve NATO operasyonlarına sağladığı katkılar nedeniyle ittifakın “güvenlik kalkanı” olarak nitelendirildiği belirtildi.

    Ankara’nın iki gün boyunca küresel diplomasinin merkezi haline geldiğini belirtilen analizde, zirvenin NATO’nun geleceğine ilişkin kararların yanı sıra Türkiye’nin dış politika gündemi açısından da kritik önem taşıdığı kaydedildi.

    Zirve, Türkiye’ye sevgi yaklaşımı ile geçti

    Yunanistan’da yayımlanan Ta Nea gazetesi, NATO’nun Ankara Zirvesi’nde ABD’nin stratejisinin ve tüm ülkelerin tavrının Türkiye’nin bölgesel bir güç olarak nasıl kuvvetlendiğini gösterdiğini ifade etti.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Trump’ın ABD Başkanlığı sürecini iyi değerlendirdiğini savunan gazete, “Türk Cumhurbaşkanı kendisinden şüphe duyan ve kendisine saldıran herkese, hem ülkesinin içinde hem de ülkesinin sınırları dışında güçlü bir mesaj göndermeyi başardı.” ifadesini kullandı.

    Kathimerini gazetesi ise zirvenin, Türkiye’ye sevgi yaklaşımıyla geçtiğini belirtti.

    ABD Başkanı Trump’ın Türkiye için yaptığı açıklamalara yer veren gazetede, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin Türkiye hayranlığı ve sevgisine işaret edildi. Gazete, Rutte’nin zirveye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın elini tutarak geldiğine dikkati çekti.

    Başka ülke liderlerinin de benzer tavırlar içinde olduğunu belirten gazete, genel olarak zirvedeki atmosferin Türkiye’yi övücü nitelikte olduğunu kaydetti.

    İspanyol basını, NATO Ankara Zirvesi’nde ABD Başkanı Donald Trump’ın İspanya ve bazı Avrupa ülkelerini hedef alan açıklamalarını öne çıkararak, NATO içinde ABD ve Avrupa arasındaki görüş farklılıklarının büyüdüğüne ancak siyasi bütünlüğün korunduğuna dikkati çekti.

    El Pais gazetesi başyazısında, Donald Trump’ın “kafa karıştıran, çelişkili mesajlar” verdiğini vurgulayarak, “Mevcut durum Avrupalıları, ‘Trumpvari’ kaosa ve İttifak’ın ilkelerini yıkmaya yönelik defalarca sergilediği niyete karşı kendilerini korumaya ve Washington’dan gerçek anlamda özerklik kazanma yönündeki çabalarını hızlandırmaya mecbur bırakıyor.” görüşünü savundu.

    La Vanguardia gazetesi ise “NATO, Ankara’daki kaotik bir zirvede Trump sınavını başarıyla atlattı” başlıklı başyazısında, “Trump NATO’yu altüst etti. Ancak şimdilik İttifak yeniden hayat bulmuş gibi görünüyor. 32 müttefikle yapılan tek bir kapalı oturum, Trump’ın mevkidaşlarından gelen o ‘sevgi’yi hissetmesi ve kışkırtıcı üslubunu yumuşatması için yeterli oldu.” değerlendirmesini yaptı.

    “Avrupa, Trump’a karşı zaman kazanıyor.” ifadesini başlığına çıkaran El Mundo gazetesi de baş makalesinde, “Ankara’daki NATO Zirvesi, olumsuzdan ziyade olumlu bir tabloyla sona erdi. İttifak, en azından şimdilik, siyasi bütünlüğünü korumayı başardı. Avrupa açısından en önemli kazanım, temel koruyucusunun kendisini varoluşsal bir tehdit oluşturan Rusya ile baş başa bırakması söz konusu olmaksızın, yeniden silahlanma sürecini sürdürmek için zaman kazanmış olmasıdır.” ifadelerine yer verdi.>>>AA

  • Türkiye’nin tek parça halindeki en uzun sahili yaza hazır

    Türkiye’nin tek parça halindeki en uzun sahili yaza hazır

    Marmara Denizi kıyısında yaklaşık 22 kilometre uzunluğundaki doğal sahil şeridiyle öne çıkan Karacabey sahili, Yeniköy, Malkara ve Kurşunlu kıyılarını kapsayan kesintisiz kumsalıyla dikkat çekiyor. Uzun yıllardır “Türkiye’nin tek parça halindeki en uzun sahillerinden biri” olarak tanıtılan bölge, yalnızca uzun sahiliyle değil, hemen arkasında yer alan longoz ormanları sayesinde deniz ve doğayı bir arada sunmasıyla da farklılaşıyor. Yaz aylarında özellikle Bursa, İstanbul, Balıkesir ve çevre illerden yoğun ziyaretçi ağırlayan Karacabey sahili; kamp, karavan ve günübirlik tatil yapmak isteyenlerin de gözde rotaları arasında yer alıyor.

    Bayram ve uzun tatil dönemlerinde on binlerce ziyaretçiyi ağırlayan bölge, Marmara’nın en önemli doğal turizm destinasyonlarından biri olarak gösteriliyor. Karacabey Belediyesi tarafından yürütülen çevre düzenlemeleri, mesire alanları, sahil düzenlemeleri ve altyapı çalışmalarıyla birlikte sahil bandı yeni sezona hazır hale getirildi. Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı, çalışmaların büyük ölçüde tamamlandığını belirterek şunları söyledi:

    “Yeniköy sahil şeridimizi yaza hazırladık. Ancak eksik görülen noktalarda, çalışmalarımız hâlâ devam ediyor. Sadece sahil şeridinde değil, bulunduğumuz mesire alanında da çalışmalarımızın sonuna geldik. Yeniköy yaza hazır ve tatil için plan yapanları burada ağırlayabiliriz. Yeniköy sahil şeridimiz çok uzun olduğu için bu süreç biraz zaman aldı. Ancak artık sahilimizi düzenledik, mesire alanlarımızı düzenledik. Tatilcilerimizin huzuru ve refahı için gerekli tüm çalışmalar yapıldı. İnşallah bundan sonra da tatilcilerimiz Yeniköy, Malkara ve Kurşunlu sahillerinde gönül rahatlığıyla tatillerini yapabilecekler. Burada vatandaşlarımız denizle buluşabilir, doğayla buluşabilir, longoz ekosistemini yakından görebilir. Hem denizi hem doğayı iç içe bulabilecekleri bir alan burası. Bu doğayı korurken aynı zamanda sahilimize yeni güzellikler de katıyoruz. Sahil bandında ve piknik alanlarında ziyaretçilerimiz birçok yenilikle karşılaşacak.”

    Sahil şeridindeki yapılaşma da hızla devam ettiğini ifade eden Başkan Karabatı, “Her geçen yıl turizm alanında büyüdüğünü görüyoruz. Özellikle konaklama konusunda yapımı süren yaklaşık 400-500 bağımsız yapı bulunuyor. Bu da bölgedeki nüfusun ve tatilci sayısının her geçen yıl arttığını gösteriyor. İstanbul’a, Balıkesir’e ve bölge illerine yakın konumda olması da önemli bir tercih sebebi oluyor. Hem kaliteli hem de uygun maliyetli bir tatil imkânı sunuyoruz. Doğa ile denizi birlikte yaşayabileceğiniz güzel bir ortam Yeniköy sahil şeridi. Özellikle kampçılar ve karavancılar için doğayla iç içe bir alan. Tatil yapmak isteyenler için de önemli bir destinasyon. Burası Türkiye’nin üçüncü büyük sahillerinden biri. Vatandaşlarımızın ve turizmcilerin buraya ilgisi her geçen gün artıyor. Bu güzelliği herkesin gelip yerinde görmesini tavsiye ediyorum” dedi. >>>İHA

    Türkiye'nin tek parça halindeki en uzun sahili yaza hazır Türkiye'nin tek parça halindeki en uzun sahili yaza hazır Türkiye'nin tek parça halindeki en uzun sahili yaza hazır Türkiye'nin tek parça halindeki en uzun sahili yaza hazır Türkiye'nin tek parça halindeki en uzun sahili yaza hazır Türkiye'nin tek parça halindeki en uzun sahili yaza hazır

  • MSB duyurdu: Bedelli askerlik ücreti belli oldu!

    MSB duyurdu: Bedelli askerlik ücreti belli oldu!

    Milli Savunma Bakanlığı (MSB), 2026 yılının ikinci yarısında uygulanacak bedelli askerlik ücretini açıkladı.

    Yeni bedelli askerlik tutarı 472 bin 653 lira 60 kuruş olarak belirlendi.

    MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, düzenlenen basın bilgilendirme toplantısında bedelli askerlik ücretine ilişkin açıklamalarda bulundu.

    Aktürk, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan “Mali ve Sosyal Haklar” genelgesi doğrultusunda 2026 yılının ikinci 6 ayı için bedelli askerlik tutarının 472.653,60 TL olduğunu bildirdi.

    Başvurular başladı!

    Bedelli askerlik müracaat işlemlerinin ise 7 Temmuz 2026 itibarıyla başladığı açıklandı.

    Yeni dönem bedelli askerlik ücretinin belirlenmesinde memur aylık katsayısındaki değişikliklerin etkili olduğu belirtildi.

    MSB tarafından yapılan açıklamayla birlikte, bedelli askerlik başvurusu yapmayı planlayan yükümlüler için yeni ödeme tutarı da netleşmiş oldu.

  • Kırsaldaki üreticilere haziranda IPARD-III Programı kapsamında 315,7 milyon lira ödendi

    Kırsaldaki üreticilere haziranda IPARD-III Programı kapsamında 315,7 milyon lira ödendi

    Yumaklı, NSosyal’deki hesabından yaptığı paylaşımda, program kapsamında gerçekleştirilen ödemelere ilişkin bilgi verdi.

    Kırsala yatırım yaptıklarını, üretime tam destek verdiklerini vurgulayan Yumaklı, “Girişimcilerimizin gücüne güç katmak ve yerinde kalkınmayı hızlandırmak için IPARD-III Programı çerçevesinde haziran ayında 315,7 milyon lira hibe ödemesini hesaplara aktardık. Toprağına sahip çıkan, üreten ve memleketimize değer katan tüm üreticilerimizin daima yanındayız.” değerlendirmesinde bulundu.

    Paylaşımda yer verilen bilgiye göre, tarımsal işletmelerin fiziki varlıklarına yönelik yatırımlara 176 milyon 55 bin lira, çiftlik faaliyetlerinin çeşitlendirilmesi ve iş geliştirmeye 102 milyon 603 bin lira, tarım ve balıkçılık ürünlerinin işlenmesi ve pazarlanması ile ilgili fiziki varlıklara yönelik yatırımlara 21 milyon 693 bin lira, LEADER yaklaşımı ve yerel kalkınma stratejilerinin uygulanması kapsamında 15 milyon 363 bin lira destek sağlandı.>>>AA

  • Dünyanın en kalabalık ülkesi belli oldu! Türkiye kaçıncı sırada?

    Dünyanın en kalabalık ülkesi belli oldu! Türkiye kaçıncı sırada?

    Birleşmiş Milletler nüfus tahminlerine göre, 2025 yıl ortasında dünya nüfusu 8 milyar 231 milyon 613 bin 70 kişi olarak hesaplandı. Türkiye, sahip olduğu nüfusla dünya toplam nüfusunun yaklaşık yüzde 1’ini oluşturdu.

    Dünya nüfus sıralamasında ilk sırada:

    1 milyar 463 milyon 865 bin 525 kişiyle Hindistan yer aldı.

    Hindistan’ı 1 milyar 416 milyon 96 bin 94 kişiyle Çin, 347 milyon 275 bin 808 kişiyle ABD takip etti.

    Bu üç ülkenin toplam nüfusu, dünya nüfusunun yüzde 39,2’sini oluşturdu.

    Türkiye’de çocuk nüfus oranı dünya ortalamasının altında

    Verilere göre Türkiye’de 0-17 yaş grubundaki çocukların toplam nüfus içindeki oranı yüzde 24,8 oldu.

    Dünya genelinde bu oran yüzde 29,3 olarak hesaplanırken, Türkiye’nin çocuk nüfus oranı dünya ortalamasının altında kaldı.

    Avrupa Birliği ülkeleriyle karşılaştırıldığında ise Türkiye’nin çocuk nüfus oranının 27 AB ülkesinin tamamından daha yüksek olduğu görüldü.

    Genç nüfusta Türkiye AB ortalamasının üzerinde

    15-24 yaş grubundaki genç nüfus oranı Türkiye’de yüzde 14,8 olarak belirlendi. Dünya genç nüfus ortalaması yüzde 15,6 olurken Türkiye bu oranın altında kaldı.

    Buna rağmen Türkiye’nin genç nüfus oranı, AB üyesi 27 ülkenin oranlarının üzerinde yer aldı.

    Yaşlı nüfus artıyor

    Türkiye’nin yaşlı nüfus oranı ise yüzde 11,1 olarak hesaplandı. Dünya genelinde 65 yaş ve üzeri nüfusun ortalaması yüzde 10,4 olurken, Türkiye bu oranın üzerinde çıktı.

    Yaşlı nüfus oranının en yüksek olduğu ülke yüzde 36 ile Monako olurken, Japonya yüzde 30 ile ikinci sırada yer aldı.

  • Selektör yapana hapis cezası: Yeni karar geldi!

    Selektör yapana hapis cezası: Yeni karar geldi!

    Trafikte sürücüleri rahatsız edecek şekilde ısrarlı selektör yapanlar için emsal niteliğinde bir karar geldi.

    Yargıtay, peş peşe ve süreklilik arz edecek şekilde selektör kullanımını “kişilerin huzur ve sükununu bozma” suçu kapsamında değerlendirdi.

    Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin kararına göre, trafikte yol istemek veya uyarıda bulunmak amacıyla kullanılan selektörün amacı dışında, diğer sürücüyü baskı altına alacak şekilde kullanılması hukuki sorumluluk doğurabilecek.

    Israrlı selektöre 1 yıla kadar hapis cezası

    Kararla birlikte, takip mesafesini tehlikeli şekilde azaltarak önündeki araca sürekli selektör yapan sürücüler hakkında Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 123. maddesi kapsamında işlem yapılabilecek.

    Söz konusu madde kapsamında, “kişilerin huzur ve sükununu bozma” suçundan 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası uygulanabileceği belirtiliyor.

    Tek seferlik kullanım sınırı

    Selektörün trafikte genellikle öndeki araçtan yol istemek veya dikkat çekmek amacıyla kullanıldığı belirtilirken, bunun tek seferlik ve ölçülü olması gerektiği vurgulanıyor.

    Bir kez yapılan selektöre rağmen karşılık alınamaması durumunda, yakın takip yaparak art arda selektör yakıp söndürmenin sürücü üzerinde baskı oluşturabileceği ve yasal sınırları aşabileceği ifade ediliyor.

    Güvenliği de tehlikeye atabiliyor

    Uzmanlar, ısrarlı selektör kullanımının yalnızca hukuki sonuç doğurmadığını, trafikte kazalara da zemin hazırlayabileceğini belirtiyor.

    Arkadan gelen yoğun selektör baskısının sürücünün panik yapmasına, kontrol kaybına ve kazalara neden olabileceği ifade edilirken, trafik güvenliği için selektörün amacına uygun kullanılması gerektiği hatırlatılıyor.