Kategori: Tüm Haberler

  • Uzaklaştırma kararı da engel olamadı: Cinayette mahkeme son sözü söyledi!

    Uzaklaştırma kararı da engel olamadı: Cinayette mahkeme son sözü söyledi!

    Sokak ortasında kurulan pusu

    Olay, 27 Kasım 2025 tarihinde Kırklarsırtı Mahallesi’nde meydana gelmişti. Hakkında uzaklaştırma kararı bulunmasına rağmen eşinin peşini bırakmayan Ali Çelikaslan, işe gitmek üzere evinden çıkan boşanma aşamasındaki eşi Emine Çelikaslan’ın yolunu kesti. Yanında getirdiği tüfekle ateş açan sanık, çocuklarının annesini olay yerinde katletti.

    Mahkemeden indirim gelmedi

    Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında mahkeme heyeti, sanığın savunmalarını ve dosyadaki delilleri değerlendirdi. Yapılan yargılama sonucunda, eşini kasten öldüren Ali Çelikaslan müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Kararın ardından maktul yakınları adalet tecelli ettiği için bir nebze de olsa teselli buldu.

    MERSİN’İN TARSUS İLÇESİNDE BOŞANMA AŞAMASINDAKİ VE HAKKINDA UZAKLAŞTIRMA KARARI BULUNAN EŞİNİ ÖLDÜREN ALİ ÇELİKASLAN, MÜEBBET HAPİS CEZASINA ÇARPTIRILDI. (ERSOY YALÇIN/MERSİN-İHA)
    Mersin’in Tarsus ilçesinde boşanma aşamasındaki eşini silahla vurarak öldüren sanık, müebbet hapis cezasına çarptırıldı.

    teslim olmuştu

    Cinayetin ardından kaçan ancak kısa süre sonra emniyet güçlerine giderek teslim olan sanık, yargılama süreci boyunca tutuklu olarak cezaevinde bulunuyordu. Mahkemenin verdiği müebbet hapis kararıyla birlikte sanığın cezası kesinleşmiş oldu.>>>İHA

  • Bakan Yardımcısı Yiğitbaşı’ndan Afyonkarahisarlı hayırsever için taziye mesajı

    Bakan Yardımcısı Yiğitbaşı’ndan Afyonkarahisarlı hayırsever için taziye mesajı

    Yiğitbaşı’ndan başsağlığı dileği

    Sosyal medya hesabı üzerinden paylaşımda bulunan Kübra Güran Yiğitbaşı, merhuma Allah’tan rahmet diledi. Mesajında kederli aileye ve tüm hemşehrilerine sabır dileyen Yiğitbaşı, “Mekânı cennet, makamı âli olsun” temennisinde bulundu.

    Şehrin acı kaybı

    Afyonkarahisar’ın kıymetli hayırseverlerinden biri olarak bilinen Hacı Yakup Evren’in vefatı kentte büyük üzüntüye yol açtı. Bakan Yardımcısı Yiğitbaşı’nın bu vefalı mesajı, hemşehrileri tarafından takdirle karşılandı.

  • Trafik cezalarında yeni dönem başladı: Yaptırımlar ağırlaştı

    Trafik cezalarında yeni dönem başladı: Yaptırımlar ağırlaştı

    Düzenleme kapsamında hız sınırı ihlallerine verilen cezalar 30 bin liraya kadar yükseltildi. Özellikle yerleşim yeri içinde hız sınırını 66 kilometre ve üzerinde aşan sürücülerin ehliyetine 90 gün süreyle el konulacak. Plaka ihlallerinde de ciddi artışlar dikkat çekiyor. Plakayı okunamaz hale getirenlere 140 bin lira ceza uygulanacak, aynı ihlalin tekrarı halinde ceza 280 bin liraya çıkacak ve araç 60 gün trafikten men edilecek. Plakasız araç kullanmanın cezası ise 46 bin lira ve 30 gün ehliyete el koyma olarak belirlendi.

    Uyuşturucu madde kullanarak araç kullanan sürücülere 150 bin lira para cezası verilecek ve ehliyetleri tamamen iptal edilecek. Alkol veya uyuşturucu testini reddedenler de aynı miktarda ceza ödeyecek ve sürücü belgeleri 5 yıl süreyle geri alınacak. Kırmızı ışık ihlalini altıncı kez yapan sürücülerin ehliyeti iptal edilirken 80 bin lira ceza kesilecek. “Dur” ikazına uymayanları ise 200 bin liralık ağır bir yaptırım bekliyor.

    Yeni düzenleme ayrıca trafikte saldırı amacıyla araç takibi, konvoy yaparak yolu kapatma ve ters yönde araç kullanma gibi davranışlara da yüksek cezalar getiriyor. Bu tür ihlallerde sürücülere 90 bin ile 180 bin lira arasında para cezası uygulanacak, ehliyetlerine el konulacak ve araçları trafikten men edilecek. İzinsiz yarış yapan sürücüler 46 bin lira ceza alırken ehliyetleri iki yıl süreyle geri alınacak; tekrarında ise tamamen iptal edilecek.

    Yetkililer, yeni düzenlemeyle trafikte can ve mal güvenliğinin artırılmasının hedeflendiğini vurgularken, sürücülere kurallara uyma çağrısında bulundu.

  • Afyonkarahisar’da kar yağışı!

    Afyonkarahisar’da kar yağışı!

    Kentte beklenen kar yağışı başladı. Meteorolojinin uyarıları sonrası başlayan yağış aralıklarla devam ediyor. Yağışla birlikte kentte hava sıcaklıkları da hissedilir derecelerde azalarak eksi 4 derecelere kadar düştü. Meteorolojiden alınan son verilere göre, kentte yağışın akşam saatlerine kadar aralıklarla sürmesi bekleniyor.

    METEOROLOJİNİN UYARILARI SONRASI AFYONKARAHİSAR’DA BEKLENEN KAR YAĞIŞI ÖĞLE SAATLERİNDE BAŞLADI. (GÖKTEN CEYLAN/AFYONKARAHİSAR-İHA)
    Meteorolojinin uyarıları sonrası Afyonkarahisar’da beklenen kar yağışı öğle saatlerinde başladı.
    METEOROLOJİNİN UYARILARI SONRASI AFYONKARAHİSAR’DA BEKLENEN KAR YAĞIŞI ÖĞLE SAATLERİNDE BAŞLADI. (GÖKTEN CEYLAN/AFYONKARAHİSAR-İHA)
    Meteorolojinin uyarıları sonrası Afyonkarahisar’da beklenen kar yağışı öğle saatlerinde başladı.
  • Sucuk piyasasında dev rakip: Haymana sucuğu tescillendi!

    Sucuk piyasasında dev rakip: Haymana sucuğu tescillendi!

    Afyonkarahisar ve Kayseri’nin yanına dördüncü ortak

    Haymana Sucuğu, aldığı bu tescille birlikte Türkiye’de coğrafi işarete sahip olan 4’üncü sucuk olma unvanını kazandı. Şimdiye kadar bu alanda hakimiyet kuran Afyonkarahisar, Kayseri ve Tokat sucuğunun ardından Haymana da resmi olarak marka değerini tescilletti. Özellikle sucuk denince Türkiye’nin tartışmasız başkenti olarak kabul edilen Afyonkarahisar’ın bu yeni tescil hamlesine nasıl bir karşılık vereceği ise merak konusu.

    Ankara’nın tek tescilli sucuğu oldu

    Haymana Belediye Başkanı Levent Koç’un talimatlarıyla tamamlanan bu süreç, Haymana’yı Ankara’nın ilk ve tek tescilli sucuk üretim merkezi haline getirdi. Üretim yöntemi ve yöresel özellikleri resmi koruma altına alınan bu lezzetin, bölge ekonomisine ve gastronomi turizmine ciddi bir ivme kazandırması bekleniyor.

    Resmi marka değeri kazandı

    Belediye Başkanı Levent Koç, “Haymana’mıza özgü bu değeri korumak ve gelecek nesillere aktarmak için tescil sürecini çok önemsedik. Haymana Sucuğu artık resmen tescilli bir dünya markası yolundadır” diyerek ilçenin gururunu paylaştı. Geleneksel yöntemlerle üretilen ve kendine has bir aroması olan bu sucuğun, piyasada Afyonkarahisar sucuğu ile nasıl bir rekabet içerisine gireceği şimdiden konuşulmaya başlandı.>>>İHA

  • Aile faciasında kan donduran itiraflar: “Bu olay yıllardır sürüyordu”

    Aile faciasında kan donduran itiraflar: “Bu olay yıllardır sürüyordu”

    Filmdeki gibi eldiven takmış

    Mahkeme heyeti karşısında yaşadıklarını anlatan 14 yaşındaki çocuk, cinayeti nasıl planladığını soğukkanlılıkla anlattı. Gece boyunca ağladığını ve izlediği bir filmden esinlendiğini belirten genç kız, “Filmde biri eldiven takıyordu ve parmak izi çıkmıyordu. Benim de aklıma bu geldi. Arka odaya gidip eldivenleri taktım, babamın zaten bana öğrettiği silahı alıp başucunda bekledim ve tetiğe bastım” dedi.

    Yıllarca süren istismar iddiası

    Genç kızın cinayeti işleme sebebi olarak sunduğu gerekçeler ise salondakileri dehşete düşürdü. Babasının kendisine uzun süredir cinsel istismarda bulunduğunu ve annesini boğmaya çalıştığını iddia eden çocuk, “İşten geldiğimde sürekli özel bölgelerime dokunurdu. Daha önce şikayetçi olduk ama bizi tehdit ederek vazgeçirdi. Ben yapmasaydım o bize daha büyük zarar verecekti” ifadelerini kullandı.

    Amcanın sözleri ve intihar süsü

    Olay gecesi babasını vurduktan sonra silahı eline tutuşturduğunu ve eldivenleri bina boşluğuna attığını anlatan sanık, amcasının daha önce kendisine “keşke onu öldürseniz de kurtulsak” dediğini öne sürdü. Olay sonrası annesini uyandırıp durumu anlattığını belirten genç kızın, cinayet sonrası barut kokusundan kurtulmak için banyoya gidip saçlarını yıkadığı da ifadesinde yer aldı.>>>İHA

  • Bahçeli, Erdoğan’ın doğum gününü kutladı!

    Bahçeli, Erdoğan’ın doğum gününü kutladı!

    Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın doğum gününü 72 gül ve özel hazırlattığı İslam ülkeleri haritası ile kutladı.>>>HABER MERKEZİ 

  • Bulgaristan sınırında ‘tanımlanamayan iz’ alarmı: Balıkesir’de düşen f-16 uçağının sırrı aralanıyor

    Bulgaristan sınırında ‘tanımlanamayan iz’ alarmı: Balıkesir’de düşen f-16 uçağının sırrı aralanıyor

    Radarda beliren gizemli iz hava kuvvetlerini harekete geçirdi

    Bakanlık tarafından paylaşılan bilgilere göre, 25 Şubat gecesi Bulgaristan sınırında radarlar tarafından “tanımlanamayan bir hava izi” tespit edildi. Bu gelişme üzerine Balıkesir 9’uncu Ana Jet Üs Komutanlığı’ndan iki adet F-16 savaş uçağı, teşhis ve takip amacıyla aynı anda havalandı. Ancak uçaklardan biriyle saat 00.56’dan itibaren telsiz irtibatı ve radar görüntüsü tamamen kesildi.

    Fırlatma sistemini son anda çalıştırmış

    Arama kurtarma ekiplerinin yoğun çalışmaları sonucu kaza kırıma uğrayan uçağın enkazına ulaşıldı. Yapılan ilk tespitlerde, kahraman pilotun uçağı terk etmek için fırlatma sistemini son anda çalıştırdığı belirlendi. Ancak saniyelerle ölçülen bu müdahale, pilotun şehit düşmesine engel olamadı. MSB, kahraman pilotun şehadetiyle sarsılan Türk Silahlı Kuvvetleri ve milletimize başsağlığı diledi.

    Kaza kırım ekibi inceleme başlattı

    Uçağın düşüş sebebine ilişkin kesin bilgiler, kaza kırım ekibinin enkaz üzerindeki detaylı incelemelerinin ardından netleşecek. Bakanlık, sosyal medyada ve kamuoyunda dolaşan iddialara karşı vatandaşları uyararak, resmi açıklamalar dışındaki yorumlara itibar edilmemesi gerektiğini önemle hatırlattı.>>>HABER MERKEZİ

  • Nihat hatipoğlu’na ters köşe soru: Herkesin merak ettiği işte o soru!

    Nihat hatipoğlu’na ters köşe soru: Herkesin merak ettiği işte o soru!

    Yıllardır fakiri anlıyorum biraz da zengini anlayayım

    Programın konuklarından Ali Medet Oğuz, klasik soruların dışına çıkarak ezber bozan bir talepte bulundu. Genç izleyici, “Orucun tutulma sebeplerinden birinin fakirlerin halinden anlamak olduğu söylenir. Ben yıllardır fakirlerin halinden anladığımı düşünüyorum. Ben biraz da zenginlerin halinden anlamak istiyorum, bunun için ne yapmak lazım?” diyerek mikrofonu Hatipoğlu’na uzattı.

    Hatipoğlu’ndan tebessüm ettiren dua

    Daha önce hiç karşılaşmadığı bu soru karşısında kısa bir şaşkınlık yaşayan Nihat Hatipoğlu, durumu tebessümle karşıladı. Sorudaki mizahı ve sitemi fark eden ünlü ilahiyatçı, “Allah sana daha çok versin inşallah. O kadar çok versin ki doyamayasın” diyerek izleyicisine dua etti.

    Orucun hikmeti hatırlatıldı

    Espri dolu anların ardından konuyu orucun manevi boyutuna getiren Hatipoğlu, orucun temel hikmetlerinden birinin empati kurmak ve ihtiyaç sahiplerini hatırlamak olduğunu bir kez daha vurguladı. Sosyal medyada kısa sürede viral olan bu diyalog, ramazan ayının en çok konuşulan anları arasına girdi.>>>HABER MERKEZİ 

  • Ölen öldüğü ile kaldı: 17 yaşındaki saldırgana komedi gibi ceza!

    Ölen öldüğü ile kaldı: 17 yaşındaki saldırgana komedi gibi ceza!

    Pastane önünde vahşet yaşanmıştı

    Olay, 17 Mayıs 2025 akşamı Adnan Menderes Bulvarı’nda meydana geldi. Arkadaşlarıyla yediği yemeğin ardından evine doğru yürüyen 45 yaşındaki gemici Halil Oral, pastane önünde bekleyen 17 yaşındaki B.K.E.Ü. ile “laf atma” meselesi yüzünden sözlü tartışmaya girdi. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine cebindeki bıçağı çıkaran genç, bir çocuk babası Oral’ı göğsünden ve sırtından ağır yaraladı. Hastaneye kaldırılan talihsiz gemici, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

    9 suç kaydı çıktı

    Emniyetin yaptığı incelemede, henüz 18 yaşına bile girmemiş olan saldırganın daha önceden 9 farklı suçtan kaydı olduğu saptandı. Olayın hemen ardından yakalanan ve Kavak Çocuk Kapalı Cezaevi’ne gönderilen sanık, hakim karşısında yaptığı son savunmada, “Öldürme kastım yoktu, pişmanım” diyerek kendini savundu.

    Müebbetten 10 yıla düştü

    Samsun 4. Ağır Ceza Mahkemesi, sanığı önce “kasten adam öldürmek” suçundan müebbet hapis cezasına çarptırdı. Ancak Türk Ceza Kanunu’ndaki yaş indirimi maddelerini uygulayan mahkeme heyeti, sanığın olay tarihindeki yaşının 18’den küçük olması sebebiyle cezayı 10 yıl hapis olarak kararlaştırdı. Karar sonrası acılı ailenin hukuk mücadelesini sürdüreceği öğrenildi.>>>İHA

  • Tarla yolu cinayeti: 78 yaşındaki komşu dehşet saçtı!

    Tarla yolu cinayeti: 78 yaşındaki komşu dehşet saçtı!

    Yol tartışması husumete dönüştü

    Olay, Balat ve Batıköy mahalleleri arasındaki Bölme mevkisinde yaşandı. Yeminli tercümanlık ve emlak işleriyle uğraşan 78 yaşındaki Mustafa Y. ile 3 çocuk babası 31 yaşındaki Mustafa Güngör arasında, ortak kullanılan tarla yolu nedeniyle bir süredir gerginlik yaşandığı öğrenildi. Bugün yeniden alevlenen tartışma, korkunç bir cinayetle sonuçlandı.

    Eşinin gözleri önünde can verdi

    Gözü dönen Mustafa Y., kullandığı aracı tarla yolundaki komşusu Mustafa Güngör’ün üzerine sürdü. Aracın altında kalan talihsiz genç, olay yerinde bulunan eşinin çığlıkları arasında can verdi. İhbar üzerine bölgeye gelen sağlık ekipleri, Güngör’ün yaşamını yitirdiğini belirledi. Jandarma ekipleri, olayın ardından 78 yaşındaki şüpheli Mustafa Y.’yi kısa sürede yakalayarak gözaltına aldı.

    Cenaze morguna kaldırıldı

    Savcılık incelemesinin ardından 3 çocuk babası Mustafa Güngör’ün cenazesi Didim Devlet Hastanesi morguna kaldırılırken, bölgede geniş güvenlik önlemleri alındı. Tarla sınırları ve yol hakları nedeniyle çıkan bu anlamsız kavganın sonu, bir aileyi babasız bırakırken, mahalle sakinlerini de derin bir üzüntüye boğdu.>>>İHA

  • Resmi gazete yayımlandı!

    Resmi gazete yayımlandı!

    Yürütme ve İdare bölümünde, Sağlık Bakanlığı ile devlet üniversitelerinin iş birliğine ilişkin yönetmelik değişikliği, Anadolu Üniversitesi Halk Bilimi Araştırma Merkezi yönetmeliği ve Üsküdar Üniversitesi lisansüstü eğitim yönetmeliği düzenlemesi yer aldı. Ayrıca TÜRKPATENT tarafından marka sınıflandırmasına ilişkin yeni tebliğ yayımlandı.
    Yargı bölümünde ise Anayasa Mahkemesi’nin çeşitli bireysel başvuru kararları yayımlanırken, ilan kısmında yargı duyuruları ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın günlük finansal verileri yer aldı.>>>HABER MERKEZİ 

  • “MEB’in ramazan genelgesi doğrudur, yerindedir, hukukidir”

    “MEB’in ramazan genelgesi doğrudur, yerindedir, hukukidir”

    Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, Balıkesir’de 9. Ana Jet Üssü Komutanlığı filosuna ait F-16 uçağının kaza kırıma uğraması sonucu şehit olan Hava Pilot Binbaşı İbrahim Bolat’a Allah’tan rahmet, şehidin kederli ailesine ve yakınlarına sabır, Türk Silahlı Kuvvetlerine ve aziz millete başsağlığı diledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kazanın nedenlerinin tespitine yönelik gerekli inceleme ve soruşturmalar başlatılmıştır. Şehit pilotumuzun ruhu şad, mekanı inşallah cennet olsun.” ifadesini kullandı.

    AK Parti Grup Toplantısı’nın ülke, millet ve demokrasi için hayırlara vesile olması temennisinde bulunan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “AK Parti’nin millete hizmet davasına hem gönül hem de omuz verdiğiniz için her birinize şükranlarımı sunuyorum. Milletçe mübarek ramazana kavuşmanın bahtiyarlığını yaşıyoruz. Öncelikle siz milletvekillerimizin ve misafirlerimizin Ramazan-ı Şerifi’ni tüm kalbimle tebrik ediyor, bu rahmet mevsiminin milletimize, İslam dünyasına ve bütün insanlığa hayırlar getirmesini Rabb’imden niyaz ediyorum. Bizleri bir kez daha şehri ramazana ulaştıran Cenabıallah’a sonsuz hamdediyor, şükrediyoruz. Rabb’im tuttuğumuz oruçları, yaptığımız ibadetleri katında makbul buyursun. Yoksulun, ihtiyaç sahibinin, kimsesizin daha çok hatırlandığı komşuluk ve akrabalık hukukunun daha da güçlendirildiği, paylaşmanın ve dayanışmanın zirveye çıktığı bu mübarek günler aynı zamanda hepimiz için büyük bir fırsattır.”

    “AKLIMIZ, GÖNLÜMÜZ, DUALARIMIZ FİLİSTİNLİ KARDEŞLERİMİZLE”

    Aziz millet başta olmak üzere tüm İslam aleminin, ramazanın rahmet ve bereket ortamından azami derecede istifade etmesini, ramazanın gönülleri kaynaştıran, kalpleri yumuşatan, manevi atmosferini doya doya yaşamasını dilediğini vurgulayan Erdoğan, “Ancak Gazze’de 10 Ekim’de varılan ateşkese rağmen devam eden saldırılar ve yapılan tüm anlaşmalara rağmen, insani yardımların istendiği şekilde ulaşamaması maalesef Ramazan-ı Şerif’i buruk geçirmemize sebep oluyor. Bu ramazanda da aklımız, gönlümüz, dualarımız Filistinli kardeşlerimizle.” diye konuştu. Ramazan-ı Şerif’in ülke genelinde çok farklı bir manevi atmosferde idrak edildiğini, camilerin dolup taştığını, çocuklar ve gençlerin gittikçe artan oranda camileri şenlendirdiğini belirten Erdoğan, şunları kaydetti: “Sofralarımız hamdolsun bereketleniyor. İhtiyaç sahibi kardeşlerimiz bu ayın bereketi ile daha çok gözetiliyor. Kur’an-ı Kerim’in o eşsiz sedası kulaklarımıza, kalplerimize adeta şifa oluyor. Bu yıl ayrıca ülkenin her yerinde terennüm edilen ilahilerle coşkuyu, neşeyi, manevi hazzı millet olarak hep birlikte yaşıyoruz. ‘Kabe’de hacılar hu der Allah’. Bu ilahiyi 7’den 70’e insanımızın diline ve inşallah kalbine nakşeden, ülkemizi o güzel ilahilerle tek ses, tek yürek haline getiren bestecisinden icracısına kadar tüm kardeşlerime buradan tebriklerimi iletiyorum. Özellikle okul bahçelerinde yavrularımızın hep birlikte bu ilahilere eşlik ettiklerini, hep bir ağızdan coşkuyla ‘Allah’ lafza-ı celalini seslendirdiklerini görmek bizi ziyadesiyle memnun etti, gururlandırdı. Tüm Türkiye’nin aynı ritimde buluşması, aynı sözleri, aynı sesleri terennüm etmesi özlediğimiz, arzuladığımız, hasretini çektiğimiz bir iklimdi.” Erdoğan, oluşan tablodan kimsenin gocunmaması, rahatsız ve tedirgin olmaması gerektiğini dile getirerek, “Bu fotoğraf gerçek Türkiye fotoğrafıdır. Bu fotoğraf bu toprakların fotoğrafıdır, bu milletin fotoğrafıdır. Bu fotoğrafa vesile olan herkesten Allah gani gani razı olsun.” değerlendirmesinde bulundu.

    “HEPİMİZ TAM KADRO SAHADAYIZ”

    AK Parti olarak Ramazan-ı Şerif’i milletle bir kez daha kucaklaşmak, dertleşmek, aralarında yeni muhabbet köprüleri kurmak için en verimli şekilde değerlendirmenin çabası içerisinde olduklarını vurgulayan Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Genel Merkezimiz, tüm başkanlıklarımızın katkısını alarak teşkilatımız için çok kapsamlı, çok anlamlı bir etkinlik takvimi hazırladı. Hepimiz tam kadro sahadayız. Ramazan ayının rahmet ve merhamet iklimini hep beraber milletimizle teneffüs etmeye çalışıyoruz. Kabine üyelerimiz, milletvekillerimiz, kadın ve gençlik kollarımız, Merkez Yürütme Kurulu ile Merkez Karar ve Yönetim Kurulu üyelerimiz, AK Parti’nin hizmet siyasetinin lokomotifi olan belediyelerimiz, 11 ayın sultanını idrak ve ihya etmek için bizi biz yapan, bizi diğerlerinden ayıran güzel hasletlerimizi yaşatmak için cansiparane bir gayret sergiliyor.”

    Erdoğan, yuvalarına kavuşan depremzedelere konuk oldukları “Yeni Evim İlk İftarım” programının yüreklere dokunduğunu, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde bu yıl ikincisini düzenledikleri ramazan etkinliklerinin de Ankaralıların yoğun ilgisine mazhar olduğunu söyledi. “Niyetimiz, inancımız, yolumuz bir diyerek en küçük köyümüzden en büyük şehrimize kadar 86 milyona kardeş olan teşkilatımızın her neferine teşekkür ediyorum.” diyen Erdoğan, AK Parti teşkilatlarının daha önceki ramazanlarda olduğu gibi bu sene de yoksulluları, kimsesizleri, garip, gurebayı gözetiyor olmasından partinin Genel Başkanı olarak gurur duyduğunu, aynı tempoda çalışmaya devam ederek ramazanın son gününe kadar dayanışmanın ve paylaşmanın dozunu artıracaklarını belirtti. Milli Eğitim Bakanlığının Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında “Maarifin Kalbinde Ramazan” teması altında çeşitli etkinliklerin düzenlenmesi için tüm illere yazı gönderdiğini anımsatan Erdoğan, ramazan ayı boyunca öğrenciler için söyleşi programlarının düzenleneceğini, okul aile işbirliğini güçlendirmek için iftar sofraları kurulacağını, çocukların milli ve manevi değerlerini daha iyi öğrenmeleri, tecrübe etmeleri için okul dışı öğrenme ortamlarının hazırlanacağını, öğrencilerin paylaşma bilincinin geliştirileceğini, birlik ruhu, adalet, merhamet, vatanseverlik gibi hasletlerin çocuklara aşılanmasının sağlanacağını anlattı.

    “BUNLAR NOEL SÜSLEMELERİ YAPILINCA RAHATSIZ OLMAZLAR”

    Erdoğan söz konusu etkinliklerin gönüllülük esasına dayalı yapılacağını vurgulayarak, şöyle konuştu: “Bu etkinlikler hiç şüphesiz Anayasal dayanağı olan etkinliklerdir. Anayasamızın gerek başlangıç kısmında gerekse sonraki diğer maddelerinde her vatandaşın manevi varlığını geliştirme hakkı olduğu açıkça belirtilmiştir. Milli Eğitim Bakanlığımız da Anayasa’nın kendisine yüklediği sorumluluk mucibince öğrencilerimizin milli ve manevi değerlerini güçlendirme amacıyla tamamen gönüllülük esasına göre böyle güzel bir çalışmayı yapmıştır. Yapılan doğrudur, yerindedir, hukukidir. Ramazanın manevi iklimine uygun olmasının yanı sıra milletimizin hissiyatına da tercüman olan çok hayırlı bir hizmettir. Hangi siyasi görüşten olursa olsun milletimizin kahir ekseriyeti de genelgeye destek vermiş, memnuniyetle sahiplenmiş, fevkalade olumlu karşılamıştır.”

    “Bu yazının gönderilmesinin hemen akabinde Ramazan-ı Şerif’ten sadece bir gün önce artık nesli tükenmekte olan bir kısım yobaz çıktı, o bayat ‘laiklik elden gidiyor’ şarkısını söyleyen, zehir saçan, baştan aşağı millete nefret kusan o malum bildirilerini yayınladı.” ifadesini kullanan Erdoğan, şöyle devam etti:

    “Bunlar Noel süslemeleri yapılınca rahatsız olmazlar. Bunlar güya Cadılar Bayramı kılıfı altında ne idiği belirsiz saçmalıklar sahnelenirken rahatsız olmazlar. Çocuklarımızı alkole, uyuşturucuya, sigaraya, her türlü sapkınlığa özendiren şarkılardan rahatsız olmazlar. Bunlar sosyal medya ve dijital platformlarda yavrularımızın türlü rezilliklere maruz kalmasından rahatsız olmazlar. Bunlar batıda çocuklara yönelik her gün bir yenisi patlak veren o rezil, insanlık dışı skandallardan asla rahatsız olmazlar. Ama ne zaman ki Ramazan kapsamında çocuklarımıza bu toprakların milli ve manevi değerleri anlatılacak olsa bundan hemen rahatsız olurlar.”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, bildiriyi yayımlayanların derdinin ve karın ağrısının asıl sebebini gayet iyi bildiklerini belirterek, şunları kaydetti:

    “Laiklik kavramının arkasına saklanarak 10 yıllar boyunca bu millete nasıl zulmettiklerini, bu milletin değerlerini nasıl tahrik ettiklerini, bu milletin çocuklarını özünden uzaklaştırmak için nasıl gayret ettiklerini çok ama çok iyi biliyoruz. Bunların derdi laiklik değil. Hiçbir zaman da laiklik olmadı. Bunların derdi bu toprakların kutsallarıyla, milli ve manevi değerleriyle. Bunların derdi bu milletin ta kendisiyledir. Hayırdır, çocuklarımızın namazı, orucu öğrenecek olması sizi neden rahatsız ediyor? Çocuklarımızın ramazan süslemesi yapması sizi neden rahatsız ediyor? Çocuklarımızın teneffüs saatlerinde, okul bahçelerinde cıvıl cıvıl hep bir ağızdan ilahiler söylemesi sizi neden rahatsız ediyor? Gençlerimizin dilinde küfür, hakaret yerine Allah lafzının olması sizi neden bu kadar rahatsız ediyor? Laiklik kavramının arkasına saklanmaktan vazgeçin. Neyse derdiniz çıkın, açıkça söyleyin. Lafı dolandırmayı bırakıp dilinizin altındaki baklayı çıkarın. Kimse kusura bakmasın ama bu milletin hiçbir ferdi bu milleti var eden milli ve manevi değerlerin öğretilmesinden rahatsız olmaz, olamaz. Rahatsız olan varsa gitsin bu vatanla, bayrakla, toprakla, milletle aidiyetini tekrar tekrar sorgulasın.”

    AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nın gerçekleştirildiği salonda, “28 Şubat sürecine” ilişkin video izletildi.

    Videonun ardından konuşmasına devam eden Erdoğan, “İşte bütün mesele bu. Rahatsızlıklarının esas sebebi ayrıcalıklarını kaybetmeleri. Milletle eşitlenmek, milletle aynı hak ve ödevlere sahip olmak bunların işine gelmiyor. Türkiye’nin özgürleşmesi, tıpkı yatağını bulan bir nehir gibi kendi yatağında akması bunları rahatsız ediyor.” dedi.

    Erdoğan, yuvalarına kavuşan depremzedelere konuk oldukları “Yeni Evim İlk İftarım” programının yüreklere dokunduğunu, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde bu yıl ikincisini düzenledikleri ramazan etkinliklerinin de Ankaralıların yoğun ilgisine mazhar olduğunu söyledi. “Niyetimiz, inancımız, yolumuz bir diyerek en küçük köyümüzden en büyük şehrimize kadar 86 milyona kardeş olan teşkilatımızın her neferine teşekkür ediyorum.” diyen Erdoğan, AK Parti teşkilatlarının daha önceki ramazanlarda olduğu gibi bu sene de yoksulluları, kimsesizleri, garip, gurebayı gözetiyor olmasından partinin Genel Başkanı olarak gurur duyduğunu, aynı tempoda çalışmaya devam ederek ramazanın son gününe kadar dayanışmanın ve paylaşmanın dozunu artıracaklarını belirtti.

    Milli Eğitim Bakanlığının Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında “Maarifin Kalbinde Ramazan” teması altında çeşitli etkinliklerin düzenlenmesi için tüm illere yazı gönderdiğini anımsatan Erdoğan, ramazan ayı boyunca öğrenciler için söyleşi programlarının düzenleneceğini, okul aile işbirliğini güçlendirmek için iftar sofraları kurulacağını, çocukların milli ve manevi değerlerini daha iyi öğrenmeleri, tecrübe etmeleri için okul dışı öğrenme ortamlarının hazırlanacağını, öğrencilerin paylaşma bilincinin geliştirileceğini, birlik ruhu, adalet, merhamet, vatanseverlik gibi hasletlerin çocuklara aşılanmasının sağlanacağını anlattı.

    “BUNLAR NOEL SÜSLEMELERİ YAPILINCA RAHATSIZ OLMAZLAR”

    Erdoğan söz konusu etkinliklerin gönüllülük esasına dayalı yapılacağını vurgulayarak, şöyle konuştu: “Bu etkinlikler hiç şüphesiz Anayasal dayanağı olan etkinliklerdir. Anayasamızın gerek başlangıç kısmında gerekse sonraki diğer maddelerinde her vatandaşın manevi varlığını geliştirme hakkı olduğu açıkça belirtilmiştir. Milli Eğitim Bakanlığımız da Anayasa’nın kendisine yüklediği sorumluluk mucibince öğrencilerimizin milli ve manevi değerlerini güçlendirme amacıyla tamamen gönüllülük esasına göre böyle güzel bir çalışmayı yapmıştır. Yapılan doğrudur, yerindedir, hukukidir. Ramazanın manevi iklimine uygun olmasının yanı sıra milletimizin hissiyatına da tercüman olan çok hayırlı bir hizmettir. Hangi siyasi görüşten olursa olsun milletimizin kahir ekseriyeti de genelgeye destek vermiş, memnuniyetle sahiplenmiş, fevkalade olumlu karşılamıştır.”

    “Bu yazının gönderilmesinin hemen akabinde Ramazan-ı Şerif’ten sadece bir gün önce artık nesli tükenmekte olan bir kısım yobaz çıktı, o bayat ‘laiklik elden gidiyor’ şarkısını söyleyen, zehir saçan, baştan aşağı millete nefret kusan o malum bildirilerini yayınladı.” ifadesini kullanan Erdoğan, şöyle devam etti:

    “Bunlar Noel süslemeleri yapılınca rahatsız olmazlar. Bunlar güya Cadılar Bayramı kılıfı altında ne idiği belirsiz saçmalıklar sahnelenirken rahatsız olmazlar. Çocuklarımızı alkole, uyuşturucuya, sigaraya, her türlü sapkınlığa özendiren şarkılardan rahatsız olmazlar. Bunlar sosyal medya ve dijital platformlarda yavrularımızın türlü rezilliklere maruz kalmasından rahatsız olmazlar. Bunlar batıda çocuklara yönelik her gün bir yenisi patlak veren o rezil, insanlık dışı skandallardan asla rahatsız olmazlar. Ama ne zaman ki Ramazan kapsamında çocuklarımıza bu toprakların milli ve manevi değerleri anlatılacak olsa bundan hemen rahatsız olurlar.”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, bildiriyi yayımlayanların derdinin ve karın ağrısının asıl sebebini gayet iyi bildiklerini belirterek, şunları kaydetti:

    “Laiklik kavramının arkasına saklanarak 10 yıllar boyunca bu millete nasıl zulmettiklerini, bu milletin değerlerini nasıl tahrik ettiklerini, bu milletin çocuklarını özünden uzaklaştırmak için nasıl gayret ettiklerini çok ama çok iyi biliyoruz. Bunların derdi laiklik değil. Hiçbir zaman da laiklik olmadı. Bunların derdi bu toprakların kutsallarıyla, milli ve manevi değerleriyle. Bunların derdi bu milletin ta kendisiyledir. Hayırdır, çocuklarımızın namazı, orucu öğrenecek olması sizi neden rahatsız ediyor? Çocuklarımızın ramazan süslemesi yapması sizi neden rahatsız ediyor? Çocuklarımızın teneffüs saatlerinde, okul bahçelerinde cıvıl cıvıl hep bir ağızdan ilahiler söylemesi sizi neden rahatsız ediyor? Gençlerimizin dilinde küfür, hakaret yerine Allah lafzının olması sizi neden bu kadar rahatsız ediyor? Laiklik kavramının arkasına saklanmaktan vazgeçin. Neyse derdiniz çıkın, açıkça söyleyin. Lafı dolandırmayı bırakıp dilinizin altındaki baklayı çıkarın. Kimse kusura bakmasın ama bu milletin hiçbir ferdi bu milleti var eden milli ve manevi değerlerin öğretilmesinden rahatsız olmaz, olamaz. Rahatsız olan varsa gitsin bu vatanla, bayrakla, toprakla, milletle aidiyetini tekrar tekrar sorgulasın.”

    AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nın gerçekleştirildiği salonda, “28 Şubat sürecine” ilişkin video izletildi. Videonun ardından konuşmasına devam eden Erdoğan, “İşte bütün mesele bu. Rahatsızlıklarının esas sebebi ayrıcalıklarını kaybetmeleri. Milletle eşitlenmek, milletle aynı hak ve ödevlere sahip olmak bunların işine gelmiyor. Türkiye’nin özgürleşmesi, tıpkı yatağını bulan bir nehir gibi kendi yatağında akması bunları rahatsız ediyor.” dedi. Erdoğan, demokrasiye kurulan tuzaklara, milletin birliğine ve dirliğine yönelik saldırılara, sığ ve sahte gündemlere sıkıştırmaya çalışan oyunlara rağmen hedeflerine sağlam adımlarla ilerlediklerini ifade etti.

    Cumhur İttifakı olarak geçen yıl başlattıkları ve bir devlet projesi olarak yürüttükleri “Terörsüz Türkiye” sürecinde 16 aylık zaman diliminde kayda değer mesafeler alındığını ve ümit verici gelişmeler yaşandığını kaydeden Erdoğan, şöyle konuştu: “En son Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu 5 Ağustos’tan bu yana sürdürdüğü müzakere ve mütalaalarını geçen hafta tamamladı. Komisyonda temsil edilen tüm siyasi parti gruplarının mutabakatıyla 47 kabul, 1 çekimser ve 2 ret oyuyla nihai rapor onaylandı. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak ilk günden itibaren sergilediğimiz yapıcı ve uzlaşmaya açık tutumu rapor aşamasında da aynen devam ettirdik. Komisyonun misyonunu layıkıyla yerine getirebilmesi için kritik kavşaklarda riske girmek dahil üzerimize ne düşüyorsa ziyadesiyle yaptık. Gerek Meclis Başkanımız gerekse partimizi komisyon bünyesinde temsil eden arkadaşlarımız, fevkaladenin fevkinde bir gayret gösterdiler. Özellikle komisyonun odağından sapmasına, kuruluş gayesiyle ilgisi ve alakası olmayan gündemlerle sulandırılmasına izin vermedik. Hamdolsun sonuçta diğer siyasi parti gruplarının da katkısıyla sürecin bir aşamasını daha suhuletle aşmayı başardık.”

    “İŞBİRLİĞİNİ DORUĞA ÇIKARMAMIZ GEREKEN BİR DÖNEME GİRİYORUZ”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun, 137 kurum ve kişiyi dinlediğini, Komisyonda 4 bin 200 sayfa tutanak tutulduğunu ve kapsamlı bir istişare sürecinin ardından hazırlanan raporun da bundan sonra yapılması gerekenlere dair çok değerli bir yol haritası ortaya koyduğunu vurguladı. Erdoğan, şöyle devam etti:

    “Şunu açık yüreklilikle ifade etmek isterim ki tam bir demokratik olgunluk, eksiksiz bir istişare ve siyasi tarihimizde örneği az görülen siyasi bir uzlaşma neticesinde kaleme alınan rapor bir tavsiye belgesi olduğu kadar tarihi bir belge özelliğindedir. Rapor, Türkiye’nin ortak geleceğine, 86 milyonun kardeşliğinin bir kat daha sağlamlaştırılmasına atılan çok değerli bir imzadır. Raporun içerisinden kelimeleri cımbızla çekerek spekülasyon yapma hevesinde olanların sürecin selametine hizmet etmediği aşikardır. Meselenin memnuniyet verici yanı raporu ve süreci gölgelemek isteyenlerin azınlıkta olması milletimizin ekseri çoğunluğuyla ‘Terörsüz Türkiye’, bölge hedefini tam manasıyla sahiplenmesidir. Rapora damga vuran uzlaşı ruhunu çok kıymetli buluyoruz. Siyaset kurumu özellikle bundan sonra atılacak adımlar açısından hem çok ciddi bir enerji hem de büyük bir güven toplamıştır. Şimdi süren bu sürecin yeni aşaması başlayacak. Partimizin ve ittifakımızın sorumluluğu biraz daha artacak. Meclisimiz yeni aşamada da elbette lokomotif rol üstlenecek. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak aramızdaki dayanışmayı, eş güdümü ve işbirliğini doruğa çıkarmamız gereken bir döneme giriyoruz.”

    “ŞEHİT YAKINLARIMIZI VE GAZİLERİMİZİ İNCİTMEDEN HAREKET ETTİK”

    Erdoğan, sürecin yeni aşamasını da uhulet ve suhuletle yönetip, önce “Terörsüz Türkiye”, ardından terörsüz bölge hedeflerine vasıl olacaklarını aktararak, şu ifadeleri kullandı: “Bugüne kadar attığımız her adımda, verdiğimiz her kararda, uygulamaya koyduğumuz her politikada, devletimizin ciddiyetine yakışır biçimde şehit yakınlarımızı ve gazilerimizi incitmeden hareket ettik. Aynı şekilde devam edeceğiz, bunda kararlıyız. Büyük devlet olmak, büyük düşünmekle mümkündür. Biz tarihiyle olduğu kadar vicdanı ve aklıyla da büyük bir devletiz. İnsanlığa asırlar boyunca nizam vermiş büyük bir milletiz. Onun için büyük düşüneceğiz. Türkiye Cumhuriyeti’nin gücüne güveneceğiz. Türk milletinin ezeli ve ebedi kardeşliğine sonuna kadar inanacağız. Şurası bir gerçek ki Türkiye 23 yıllık çetin mücadeleler neticesinde bölgesel ve küresel bir güç olma yolunda tarihi bir fırsat yakalamıştır. Bunun önünü kimse kesemez. Buna biz izin vermeyeceğiz. İnanıyorum ki milletim de izin vermeyecek. Ortak geleceğimizi özellikle hafızamızda iz bırakan acılar üzerine inşa edemeyiz. Umutları büyütmek, müşterek zeminimizi genişletmek mecburiyetindeyiz.”

    Diğer siyasi partilerden de beklentilerinin komisyondaki demokratik, uzlaşmacı, müspet ve makul duruşlarını Meclis çalışmalarında da aynıyla devam ettirmeleri olduğunu vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bin yıllık kardeşliğin önünde bugüne kadar hiçbir fesat odağı duramadı. Bugün de sınırlarımızın ötesine taşan bu kucaklaşma ve muhabbet selinin önünde durmaya çalışanlar olursa o sel herkesi önüne katıp sürükleyecek ve bu topraklardan süpürecektir. Biz 23 yıldır yaptığımız gibi nefreti ve öfkeyi çoğaltan değil, adaleti, hakkı, hukuku, demokrasiyi savunan tarafta yer alacak herkesin bir olduğu, beraber olduğu, barış içinde kardeşçe yaşadığı bir Türkiye için mücadele edecek, bu uğurda gerektiğinde fedakarlıkta bulunmaktan asla çekinmeyeceğiz.” Cumhurbaşkanı Erdoğan, Meclis’ten çıkışı sırasında bir basın mensubunun sorusu üzerine, İmralı’nın Adalet Bakanlığı tarafından işletilen bir cezaevi olduğunu söyledi. >>>AA

  • Sandıklı’da nostalji rüzgarı: Gazete 3 sordu ilçenin koca çınarları anlattı!

    Sandıklı’da nostalji rüzgarı: Gazete 3 sordu ilçenin koca çınarları anlattı!

    Eski bayramlar ve unutulan komşuluklar

    Mikrofon uzatılan ilçe sakinleri, hangi köyden gelip Sandıklı’ya yerleştiklerini anlatırken, günümüzde özlemi duyulan eski gelenekleri bir bir sıraladı. O eski düğünlerin neşesi, kapıların kilitlenmediği komşuluk ilişkileri ve bayram sabahlarının heyecanı, teyzelerin anlatımıyla adeta yeniden canlandı.

    Hatıraların memleketi sandıklı

    Sadece bir ilçe değil, dev bir hikaye koleksiyonu olan Sandıklı’da, emeğin ve samimiyetin izleri bu röportajlarla gün yüzüne çıktı. Ortaya çıkan tablo izleyenlerin içini ısıtırken, unutulmaya yüz tutmuş kültürel değerlerin hala bir yerlerde saklı olduğu bir kez daha kanıtlandı. Gazete 3’ün gerçekleştirdiği bu geçmişe yolculuk, hem hüzünlü hem de tebessüm ettiren anlara sahne oldu.>>>BERNA UĞUR TÜRKSOY 

  • İstanbul’un ortasında Çin işkencesi: Diri diri gömdüler!

    İstanbul’un ortasında Çin işkencesi: Diri diri gömdüler!

    Yemek randevusu ölüm tuzağına dönüştü

    24 Ocak’ta hakkında kayıp başvurusu yapılan Yong Wang’ın, Çin’den gelen Shuyang Lion isimli bir kadın misafiriyle buluştuğu belirlendi. Güvenlik kameralarına yansıyan görüntülerde, Wang’ın kadını otelden alıp Fatih’te bir restorana götürdüğü görüldü. Yemek sonrası restoran önünde önü kesilen iş insanı, 4 kişi tarafından zorla bir araca bindirilerek kaçırıldı. O anlarda yanındaki kadının sürekli telefonla mesajlaştığı ve olaydan habersizmiş gibi davranarak yere çömeldiği tespit edildi.

    Kadın kurye olaydan bir gün sonra ülkeden kaçtı

    Polis ekiplerinin yaptığı araştırmada, Wang’ı tuzağa düşüren Shuyang Lion’un cinayet şebekesinin bir parçası olduğu ortaya çıktı. 19 Ocak’ta İstanbul’a giriş yapan kadının, Wang’ın kaçırılmasından sadece bir gün sonra Çin’e geri döndüğü belirlendi.

    Tarlada dik şekilde gömülü bulundu

    Arnavutköy Baklalı köyündeki bir tarlada yapılan kazı çalışmalarında, iş insanının cesedine ulaşıldı. Wang’ın elleri, ayakları ve ağzı bantlanmış halde, alışılagelmişin dışında bir yöntemle toprağa “dik şekilde” gömüldüğü saptandı.

    Korkunç şüphe: Diri diri mi gömüldü

    Adli Tıp Kurumu’nun ön raporu, vahşetin boyutunu daha da derinleştirdi. Rapora göre başına sert bir cisimle vurulan Wang’ın, bağlanarak gömüldüğü ve nefessiz kalarak boğulma sonucu hayatını kaybetmiş olabileceği belirtildi. Bu durum, talihsiz iş insanının henüz hayattayken toprağa gömülmüş olabileceği ihtimalini güçlendirdi.>>>HABER MERKEZİ 

  • Galatasaray, yarın Juventus’a konuk olacak

    Galatasaray, yarın Juventus’a konuk olacak

    Sarı-kırmızılılar, organizasyonun lig aşamasını 3 galibiyet, 1 beraberlik ve 4 mağlubiyetle 20. sırada tamamlayarak son 16 play-off etabına yükseldi. Bu turun ilk maçında Juventus’u 5-2 yenen Galatasaray, rövanş karşılaşmasında her türlü galibiyet ve beraberliğin yanı sıra 2 farklı mağlubiyet halinde “Devler Ligi”nde son 16 takım arasına kalacak. Üç farklı mağlubiyette maç uzayacak, 4 veya daha farklı yenilgide ise Juventus turu geçecek. Sarı-kırmızılı ekip, son 16 turuna kalması durumunda İngiltere ekiplerinden Liverpool veya Tottenham ile eşleşecek.

    GALATASARAY’DA EKSİKLER

    Galatasaray’da üç futbolcu statü gereği forma giyemeyecek. Arda Ünyay, Renato Nhaga ve Can Armando Güner, UEFA’ya bildirilen kadroda yer almadığı için yarınki maçta oynayamayacak.

    DÖRT OYUNCU SINIRDA

    Galatasaray’da dört futbolcu sarı kart ceza sınırında bulunuyor. Senegalli Ismail Jakobs, Kolombiyalı Davinson Sanchez, Hollandalı Noa Lang ve Abdülkerim Bardakcı, yarın sarı kart görmeleri halinde sonraki turun ilk maçında forma giyemeyecek.

    KONYASPOR MAĞLUBİYETİNİ UNUTTURMAK İSTİYOR

    Galatasaray, geçen hafta sonu Trendyol Süper Lig’de TÜMOSAN Konyaspor’a 2-0 kaybettiği maçın ardından moral bulmaya çalışacak. Sarı-kırmızılılar, Konyaspor yenilgisinin ardından Juventus karşısında turu geçerek, çıkışa geçmeyi amaçlıyor.

    MARİO LEMİNA ESKİ TAKIMINA KARŞI

    Galatasaray’ın Gabonlu orta saha oyuncusu Mario Lemina, yarın eski takımına karşı oynayabilir. Sarı kart cezası nedeniyle ilk maçta oynayamayan Lemina, yarın teknik direktör Okan Buruk’un görev vermesi durumunda eski takımına karşı forma giyecek. Juventus’ta 2015-2017 yılları arasında forma giyen Lemina, İtalya ekibinde görev aldığı 42 maçta 3 gol attı.

    12 SENENİN ARDINDAN SON 16

    Galatasaray, yarın turu atlaması halinde 12 sezon sonra yine bir Juventus zaferiyle UEFA Şampiyonlar Ligi’nde son 16 takım arasına girecek. Sarı-kırmızılı ekip, “Devler Ligi”nin 2013-2014 sezonunda İspanya devi Real Madrid, Juventus ve Danimarka temsilcisi Kopenhag ile B Grubu’nda mücadele etti. Grubun son haftasında kar yağışı sebebiyle iki gün süren maçta Juventus’u iç sahada 1-0’la geçen Galatasaray, İtalya temsilcisinin önüne geçerek ikinci sırayı aldı. Sarı-kırmızılılar, söz konusu sezonun grup aşamasını 2. sırada bitirdikten sonra son 16 turunda İngiltere’den Chelsea’ye elendi.

    JUVENTUS, SON KARŞILAŞMADAN MAĞLUP AYRILDI

    İtalya devi Juventus, İtalya 1. Futbol Ligi’nin (Serie A) 26. haftasında konuk ettiği Como’ya 2-0 yenildi. Allianz Stadı’nda oynanan karşılaşmadan 2-0 mağlup ayrılan Torino ekibi, 27. hafta öncesinde ligde 46 puanla 5. sırada yer alıyor.

    İTALYA EKİBİ, 5 MAÇTIR KAZANAMIYOR

    Juventus, çıktığı son 5 resmi müsabakada 1 beraberlik ve 4 mağlubiyet yaşadı. Söz konusu dönemde ilk olarak İtalya Kupası’nda Atalanta’ya deplasmanda 3-0 mağlup olan Juventus, ligin 24. haftasında da iç sahada Lazio ile 2-2 berabere kaldı. Sonraki haftada ligde konuk olduğu Inter’e 3-2 kaybeden Torino ekibi, Şampiyonlar Ligi’nde ise Galatasaray’a deplasmanda 5-2 yenildi. Son resmi maçında Como’ya iç sahada 2-0 yenilen Juventus, söz konusu dönemde 6 kez rakip fileleri havalandırırken, 15 golü kalesinde gördü. >>>AA

  • Kedi için istenen ameliyat bedeline bakın: İndirimli hali buysa normali ne kadar!

    Kedi için istenen ameliyat bedeline bakın: İndirimli hali buysa normali ne kadar!

    Yardım kampanyası sosyal medyayı ikiye böldü

    Ameliyat masraflarının karşılanması amacıyla bazı sosyal medya hesapları üzerinden bağış kampanyası başlatıldı. Ancak bu durum, kullanıcılar arasında ciddi bir görüş ayrılığına neden oldu. Bir kesim kedinin hayatının kurtulması için bu adımın gerekli olduğunu savunurken, diğer kesim ise kontrolsüz para toplanmasının suistimallere açık olduğunu vurguladı.

    Yasal mı yoksa vicdani bir sömürü mü

    Birçok kullanıcı, sokak hayvanları üzerinden izinsiz para toplanmasının yasal olmadığını ve bu tür durumların hayvan sevgisini ranta çevirdiğini belirterek sert eleştirilerde bulundu. Hayvan hakları savunucuları ve hukukçular, bu tür operasyonların maliyetlerinin şeffaf bir şekilde paylaşılması ve bağış süreçlerinin resmi kanallar üzerinden yürütülmesi gerektiğini hatırlatıyor.

  • Meksika tatili kabusa döndü: Hala otelde esir!

    Meksika tatili kabusa döndü: Hala otelde esir!

    Otel kapısında barikatlar ve yanan araçlar

    3 günlüğüne geldiği tatilin bir hayatta kalma mücadelesine dönüştüğünü belirten Özdemir, kaldıkları otelin hemen dışına barikatlar kurulduğunu ve araçların ateşe verildiğini söyledi. Dış dünya ile bağlarının kesildiğini ifade eden ünlü gazeteci, havalimanı yolunun kapalı olması nedeniyle mahsur kaldıklarını duyurdu.

    Havalimanları kapalı uçuşlar iptal

    Bölgedeki kaosun boyutlarını gözler önüne seren Özdemir, ülkede fiili bir sokağa çıkma yasağı yaşandığını ancak bu kararın hükümet tarafından değil, bizzat kartel üyeleri tarafından uygulandığını vurguladı. Havalimanlarının kapalı olması ve uçuşların iptal edilmesi nedeniyle Türkiye’ye dönüş yolunun kapandığını belirten Özdemir, çatışmaların ortasında güvenli bir çıkış yolu bekliyor.>>>HABER MERKEZİ 

  • Resmi gazete’de eğitim dünyasını değiştirecek adım!

    Resmi gazete’de eğitim dünyasını değiştirecek adım!

    Anaokulu müdürlerine branş önceliği

    Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yönetici Görevlendirme Yönetmeliği’nde yapılan değişiklikle, anaokullarına müdür görevlendirmelerinde önemli bir kriter getirildi. Yeni düzenlemeye göre, anaokulu müdürlüğü başvurularında okul öncesi mezunlarına öncelik tanınacak. Bu adımın, okul öncesi eğitim kurumlarında uzmanlaşmış yönetici sayısını artırması hedefleniyor.

    Üniversite yönetmeliklerinde iptal ve yeni kararlar

    Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında sadece eğitim kurumları değil, üniversite birimleri de yer aldı. Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi bünyesindeki Türk El Sanatları Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetmeliği yürürlükten kaldırılırken, İstanbul Üniversitesi için Gözlemevi Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetmeliği resmen yürürlüğe girdi.

    Yargı ve ilan bölümü ayrıntıları

    Yürütme ve idare bölümünün yanı sıra yargı bölümünde de hareketlilik gözlendi. Danıştay Onuncu Dairesi’ne ait bir kararın yayımlandığı bültende; çeşitli ihale ilanları, yargı duyuruları ve Merkez Bankası tarafından belirlenen döviz kurları ile devlet iç borçlanma senetlerinin günlük değerleri de paylaşıldı.

  • ŞU RAMAZANDA BİRAZ CANINIZI SIKACAĞIM  AMA ANLATMAK ZORUNDAYIM

    ŞU RAMAZANDA BİRAZ CANINIZI SIKACAĞIM AMA ANLATMAK ZORUNDAYIM

    İLK ÖNCE TEŞEKKÜR EDEYİM

    Geçtiğimiz günlerde bir okuyucu dostum aradı ve şunu dedi: “Bazı yazılarında vermiş olduğun istatistik verilerini Afyon’da birçok gazetede veriyor. Senin verdiklerinde daha basit anlatım ve akılda kalıcı ayrıntılar görüyoruz. Düşün, önceden verdiğin hastane ve ilaç verilerini 88 yaşında babama bile okuduğumda; ‘ver bakayım telefonu’ diyerek gözlüklerini takarak okudu. Teşekkür ediyorum bu noktada bizleri bilgilendirdiğin için,” dedi. Ben de teşekkür ettim kendisine. Ne yazık ki bugün işte o verilerin en bilindik simalarından birisi olanlarla canınızı sıkacağım bu mübarek Ramazan ayının ilk haftasında; bundan dolayı üzgünüm. Şimdiden helal edin hakkınızı lütfen.

    HAZIR OLMADIĞINIZI BİLİYORUM AMA BAŞLAYALIM

    Biraz sonra aktaracağım veri ve orantıların içerisinde özel sektör, sanayici, tüccar gibi tüzel kişilerin kullandığı ticari krediler yok. Yani bu rakamın içerisinde ticari borçlar da vardır demeyin; yok çünkü. Sizlere vereceğim rakamlar direkt bireysel, şahsi borçlardan oluşuyor. Yani Afyon’un tümünde yaşayan, yolda gezen sen, o, ben gibi direkt vatandaşların borcu. Hazır olmadığınızı ve birazda olsa moralinizin bozulacağını biliyorum ama yine de başlayalım. Hadi buyurun.

    CİDDİ ANLAMDA BORÇ YÜKÜN ARTTI AFYON

    Her eğitim seviyesinden vatandaşların anlaması açısından bireysel yani şahsi banka borçlarının tümü; taşıt, konut ve tüketici kredileri, KMH yani kredili mevduat hesapları ve bireysel kredi kartları borçlarının tümünün toplamından oluşur. Bu noktada, Afyonkarahisar’da yaşayan gerçek kişi yani şahısların 2025 yılı sonu itibarıyla tüm bankalara yukarıda bahsetmiş olduğum kalemlerde toplam borç stoku, yani borcun tümü, 37 milyar 756 milyon 896 bin Türk lirası olarak gerçekleşti. Borcun ciddi olarak algılanması açısından şöyle bir pratik örnek vereyim: Toplam Afyon da yaşayan bireysel vatandaş bankalar borcunu il nüfusu olan 751.808 kişiye bölersek, her bir Afyonlu vatandaşın 50 bin 219 TL borçlu olduğunu düşünebiliriz. Bu orantıya soyut nüfusta kişi başına düşen borç denir ama somut açısından karşılığı yoktur. Verinin algıda kavranması için kullanılır. Velhasıl, borç vatandaş açısından büyük, sevgili Afyon. Tekrar ediyorum bu rakamda il ticari kredileri kesinlikle yok.

    KREDİ KARTI BORCUMUZ BAŞI ÇEKİYOR

    Peki, iki paragraf yukarıda vermiş olduğumuz kalemlerde en büyük borç hangi kalemin derseniz; tabii ki ülke genelinde cevap ilimiz için de aynı olacak. Afyon’un kredi kartı borcu, 2025 yılı sonu itibarıyla 17 milyar 773 milyon 612 bin Türk lirası olarak BDDK veri tabanlarında yerini almış durumda.  Bir başka açıdan, İlimizde 2024 yılına göre kredi kartları borçları yüzde 50 oranında arttı. Bu nokta da, 2025 yılında biraz fazla cırt cırt geçirdik POS’lardan kredi kartlarını demek daha doğru olur. Neden arttı sorusunun cevabını aramaya gerek yok. Herkesin kendi geçerli sebepleri var sonuçta. Öte yanda, 2024 yılı sonu il kredi kartları borcu, 2025 yılına göre yaklaşık 6 milyar TL daha azdı. Kredi kartlarına borç ödeme alışkanlığımızı ve bu kalemdeki ödenmemiş batık borçları önümüzdeki haftalarda ayrıntılı ele alacağız.

    KONUT KREDİLERİ VE TAŞIT KREDİLERİN İSE İLGİNÇ AFYON

    2025 yılı boyunca Afyon’da kullanılan konut ve taşıt kredilerinde farklı bir tablo ile karşılaşıyoruz. 2025 yılında konut kredi faizleri yüksek seyretmesine rağmen Afyon, konut kredilerine net olarak toplam 3 milyar 464 milyon 431 bin TL borçlandı. 2025 yılında işlerimiz kötüydü diyen bir müteahhit olduğunu pek düşünmüyorum; sektörde işlerin kötü olduğunu söyleyen çok kişi duymadım zaten. Taşıt kredileri ise oldukça farklı bir şekilde, 2025 yılında ilimizde düşüş yaşadı. Taşıt kredileri için 238 milyon 175 bin TL araç kredilerine bağlandı.

    TÜKETİCİ VE KMH KREDİLERİN UÇMUŞ DURUMDA AFYON

    İşin en farklı kısmı burası işte. 2025 yılı boyunca tüketici ve KMH kredilerinin rakamı 16 milyar 280 milyon 678 bin TL olarak BDDK kayıtlarında yerini aldı. Aynı kredi kartında olduğu gibi en büyük artış yaklaşık 6 milyar TL ile bu iki grupta meydana geldi. Yani 2024 yılına göre 2025 yılında 6 milyar TL daha fazla tüketici ve KMH kredisi kullanıldı Afyon’da. Sonuç olarak 2025 yılı, bir önceki yıla göre taşıt kredisi hariç diğer bireysel gerçek kişi kredi borçlanmalarının arttığı yıl oldu.

    HADİ İNŞALLAH GELİN BİR DUA BIRAKALIM ŞİMDİ

    Son olarak, tüm bahsettiğimiz bu kalemlerde toplam borç miktarına karşın takipteki alacaklarda tabii ki artış var. Bu rakamları da ilerleyen haftalarda başka bir yazıda anlatalım. Mübarek Ramazan ayında sizleri daha fazla, sonuçta borç olan rakamlara boğmaya gerek yok. Net olarak şunu söyleyebilirim: Afyonkarahisar evet borçlu ama birçok ile göre takibe düşen borç noktasında geride. Bu, doğal olarak ilimiz borcunun arkasında durduğunun mesajını veriyor. Bu tümüyle sevinilecek bir şey değil kesinlikle. Borçtur neticede. İnşallah hiç kimsenin borcunun olmadığı günlere doğru yol almak dileğiyle. Ramazan ayınız tekrar mübarek olsun. Haftaya söz güzel bir konu bulmaya çalışırım.

    Not: Bu yazıdaki veriler BDDK’nın kamuya açık istatistiklerinden derlenmiştir.

  • Yiğitbaşı’ndan Emniyete veda ziyareti

    Yiğitbaşı’ndan Emniyete veda ziyareti

    Bakan yardımcılığı öncesi son görüşmeler

    Cumhurbaşkanı’nın tensipleriyle İçişleri Bakan Yardımcılığı görevine getirilen Yiğitbaşı, İl Emniyet Müdürü Ahmet Birtan Erol ile bir araya geldi. Görev süresi boyunca şehirdeki huzur ve güven ortamının sağlanmasında birlikte çalıştığı emniyet mensuplarına teşekkürlerini ileten Vali Yiğitbaşı, veda ziyaretleri kapsamında kurumlar arası koordinasyonun önemine bir kez daha dikkat çekti.

    Emniyet müdürlüğü’ne anlamlı ziyaret

    Vali Yiğitbaşı’nın İçişleri Bakanlığı’ndaki yeni sorumluluğu öncesinde gerçekleştirdiği bu ziyaret, emniyet camiasında memnuniyetle karşılandı. İl Emniyet Müdürü Ahmet Birtan Erol’a yapılan bu veda ziyaretiyle birlikte, Yiğitbaşı’nın Afyonkarahisar’daki resmi temaslarının son aşamasına gelindiği görüldü.>>>HABER MERKEZİ

  • Dinar’da eğitim devrimi için ilk adımlar atıldı: İlçeye 4 yıllık yeni fakülte müjdesi

    Dinar’da eğitim devrimi için ilk adımlar atıldı: İlçeye 4 yıllık yeni fakülte müjdesi

    Önemli isimler sahada inceleme yaptı

    Fakültenin açılacağı alanda gerçekleştirilen incelemelere Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adem Aslan ve Genel Sekreter Murat Zengin gibi kritik isimler de katıldı. İlçe Başkanı Hüseyin Demir ve beraberindeki heyetle birlikte yapılan ziyarette, projenin teknik detayları ve idari süreçleri masaya yatırıldı.

    İlçe ekonomisi ve sosyal hayat canlanacak

    Milletvekili Ali Özkaya, 4 yıllık fakültenin Dinar’ın sadece eğitimine değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal hayatına da can suyu olacağını vurguladı. Öğrenci sayısının artmasıyla birlikte ilçede yaşanacak hareketliliğin esnafa ve yerel kalkınmaya doğrudan katkı sağlaması hedefleniyor. Yetkililer, bu önemli eğitim yuvasının en kısa sürede hayata geçirilmesi için çalışmaların aralıksız sürdüğünü belirtti.>>>HABER MERKEZİ 

  • Define kazısı mı cinayet mi? Dinamitle ölen şahsın uçurumdan atıldığı iddiası

    Define kazısı mı cinayet mi? Dinamitle ölen şahsın uçurumdan atıldığı iddiası

    Dinamit patladı, arkadaşları uçurumdan mı attı?

    Söke Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, Mehmet Çiftçi’nin kaçak define kazısı sırasında kullanılan dinamitin infilak etmesi sonucu yaşamını yitirdiği saptandı. Ancak asıl şok edici iddia, Çiftçi’nin ölümünün ardından yanındaki kişilerin panikleyerek veya iz kaybettirmek amacıyla talihsiz adamın cansız bedenini uçurumdan aşağı attıkları yönünde oldu.

    AYDIN’IN SÖKE İLÇESİNDE DEFİNE ARARKEN DİNAMİT PATLAMASI SONUCU HAYATINI KAYBEDEN ŞAHSIN UÇURUMDAN ATILDIĞI İDDİASI ÜZERİNE YÜRÜTÜLEN SORUŞTURMA KAPSAMINDA OLAYLA İLGİLİ OLDUĞU DÜŞÜNÜLEN 9 ŞÜPHELİ GÖZALTINA ALINDI. (LEVENT TUNCER/AYDIN-İHA)
    Aydın’ın Söke ilçesinde define ararken dinamit patlaması sonucu hayatını kaybeden şahsın uçurumdan atıldığı iddiası üzerine yürütülen soruşturma kapsamında olayla ilgili olduğu düşünülen 9 şüpheli gözaltına alındı.

    Eşi dahil 9 kişi gözaltında

    Jandarma ekipleri, olayın karanlık noktalarını aydınlatmak için düğmeye bastı. Yürütülen geniş çaplı operasyon kapsamında, aralarında hayatını kaybeden Mehmet Çiftçi’nin eşi G.Ç.’nin de bulunduğu toplam 9 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin jandarmadaki sorgularının, define kazısının nerede yapıldığı ve patlama sonrası neler yaşandığına ışık tutması bekleniyor.

    Olay yerinde bulunan deliller ve şüphelilerin ifadeleri doğrultusunda, kaçak kazıda kullanılan malzemelerin ve patlayıcıların kaynağına yönelik araştırmalar derinleştiriliyor.>>>İHA

  • Manda yetiştiriciliğine güçlü destek! 30 damızlık sahaya indi

    Manda yetiştiriciliğine güçlü destek! 30 damızlık sahaya indi

    Veteriner Fakültesi Eğitim, Araştırma ve Uygulama Çiftliği’nde gerçekleştirilen törende konuşan yetkililer, projenin temel amacının il genelinde manda yetiştiriciliğinin yaygınlaştırılması, verimliliğin artırılması ve hayvancılığın daha sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması olduğunu vurguladı.













    Üniversite bünyesinde özenle yetiştirilen ve gerekli sağlık kontrollerinden geçirilen damızlık boğaların, bölgedeki manda sürülerinin genetik kapasitesini güçlendirmesi hedefleniyor. Proje ile hem et ve süt veriminde artış sağlanması hem de yetiştiricilerin ekonomik gelirlerinin yükseltilmesi amaçlanıyor.

    Tören, damızlık manda boğalarının yetiştiricilere teslim edilmesi ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.>>>HABER MERKEZİ