Gerçekleşen ziyarette Yiğitbaşı’na “hayırlı olsun” dilekleri iletilirken, yeni görevinde başarı temennilerinde bulunuldu. Okumuş’un, Yiğitbaşı’nın kamu yönetimindeki tecrübesine ve Afyonkarahisar’daki çalışmalarına vurgu yaptığı öğrenildi. Ziyaret, günün anısına çekilen hatıra fotoğrafıyla sona erdi.>>>HABER MERKEZİ
Kategori: Tüm Haberler
-

Afyon tarlalarına sıkı takip: Mühendisler ekili alanları mercek altına aldı
Bitki gelişimi ve riskler yerinde izleniyor
Tarım müdürlüğüne bağlı teknik personelin sahada yürüttüğü çalışmalarda, bitkilerin mevsimsel gelişim evreleri yakından takip ediliyor. Yapılan yazılı açıklamada, “Yürüttüğümüz arazi çalışmalarıyla bitkilerin gelişim dönemlerini yerinde izliyor, hastalık ve zararlı etmenlerin mevcut durumunu düzenli olarak kontrol ediyoruz” denilerek, olası bir salgın veya zararlı artışına karşı erken önlem alındığı vurgulandı.
Üreticilere bilinçli ilaçlama uyarısı
Denetimler sırasında sadece gözlem yapılmıyor, aynı zamanda tarlada çalışan üreticilere teknik destek de sağlanıyor. Ekipler; doğru mücadele zamanı, kültürel önlemler ve ruhsatlı bitki koruma ürünlerinin uygun kullanımı konularında çiftçileri bilgilendiriyor. Bu sayede hem verim kayıplarının önlenmesi hem de doğaya saygılı, sürdürülebilir bir tarımsal üretimin desteklenmesi hedefleniyor.
Fenolojik gözlem nedir?
Müdürlük tarafından yapılan bilgilendirmede, çalışmanın temelini oluşturan fenolojinin önemi de hatırlatıldı. Fenoloji; iklim ve hava durumu gibi mevsimsel değişikliklerin doğadaki canlılar üzerindeki yıllık etkilerini inceleyen bir bilim dalı olarak, tarımsal takvimin en doğru şekilde yönetilmesini sağlıyor. Afyonkarahisar’ın bereketli topraklarında verimli bir sezon geçirilmesi için denetimlerin periyodik olarak süreceği bildirildi.>>>İHA
-

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’dan kritik İran uyarısı!
“Yaratıcı çözümler sunduk, savaşı biz geciktirdik”
Bakan Fidan, Türkiye’nin çatışmayı engellemek için tüm diplomatik kanalları zorladığını belirterek, “Savaş, bizim olmasın diye uğraştığımız bir husustu. Yaratıcı çözümler sunduk, hatta savaşın başlangıcını geciktirdik. Aslında bu süreç daha erken başlayacaktı ama bizim çabalarımızla bir süre ertelendi. Maalesef taraflar diyalog yerine eski yöntemi, yani çatışmayı tercih ettiler” dedi.
Savaşın sonlanması için “rejim değişikliği” senaryosu
Savaşın ne zaman ve nasıl biteceğine dair öngörülerini paylaşan Fidan, Batılı güçlerin ve İsrail’in hedeflerine atıfta bulundu. Fidan, “Savaş, en erken temel askeri kabiliyetlerin yok edilmesiyle, en geç ise İran’da bir rejim değişikliğiyle sona erebilir. Ancak bu hedeflerin gerçekleşmesi belli bir süre ve askeri operasyon silsilesi gerektirecektir” ifadelerini kullanarak, bölgenin uzun soluklu bir istikrarsızlık dönemine girebileceği uyarısını yaptı.
“Türkiye her türlü senaryoya hazır”
İran’daki saldırıların Türkiye’ye sıçrama ihtimali ve olası göç dalgasıyla ilgili soruları da yanıtlayan Bakan Fidan, halkın müsterih olması gerektiğini söyledi. Fidan, “İran konusundan bağımsız olarak söylüyorum; Türkiye kendini her zaman korur. Bunun için gerekli iradeye de yeteneğe de sahibiz. İçişleri, AFAD, MİT ve Savunma Bakanlığımızla her türlü planlamayı yaptık” dedi. Ayrıca şu an için İran sınırından Türkiye’ye yönelik bir göç hareketliliği olmadığını, İran’ın kendi vatandaşlarının çıkışına izin vermediğini de sözlerine ekledi.
Doğal gaz ve enerji arz güvenliği riski
Bakan Fidan, çatışmanın ekonomik boyutuna da değinerek, İran’dan doğal gaz akışının kesilmesi veya Körfez’deki enerji yollarının kapanmasının küresel piyasalarda ciddi bir kriz doğurabileceğini vurguladı. Türkiye’nin temel talebinin karşılıklı saldırıların durması ve diplomasiye dönülmesi olduğunu bir kez daha hatırlattı.>>>HABER MERKEZİ
-

Minab’da yürek yakan feryat: İran bu günü unutmayacak!
Ders sırasında gelen ölüm: 7-12 yaş arası çocuklar hedef oldu
Minab kentindeki Şahare Tayyebeh ilkokuluna düzenlenen saldırı, küçük öğrencilerin en savunmasız olduğu ders saatinde gerçekleşti. Minab Kaymakamı Muhammed Radmehr, okulun doğrudan hedef alındığını açıklarken; saldırıda hayatını kaybeden çocukların yaşlarının 7 ile 12 arasında değiştiği belirtildi. Oyun çağındaki çocukların eğitim gördüğü binanın enkaza dönmesi, bölgedeki insani dramı en acı haliyle gözler önüne serdi.
Mezarlıkta uçsuz bucaksız beyaz kefenler
İran resmi haber ajansı IRNA, hayatlarının henüz baharında yaşamdan koparılan öğrenciler için hazırlanan yan yana dizilmiş yüzlerce mezarın fotoğrafını paylaştı. Görüntülerde, küçük bedenler için kazılan mezarların Minab’da sessiz bir hıçkırığa dönüştüğü görüldü. Ailelerin feryatları arasında gerçekleşen defin töreninde, bölge halkı saldırıya olan öfkesini dile getirdi.
Dünya ayağa kalktı: Siviller hedefte mi?
Saldırının gerçekleştiği ilk günden itibaren devam eden çatışmalarda, eğitim kurumlarının vurulması uluslararası hukukun ihlali tartışmalarını da beraberinde getirdi. Çocukların ne olduğunu bile anlamadan can verdiği bu olay, savaşın siviller üzerindeki yıkıcı etkisini bir kez daha kanıtlarken; Minab’daki cenaze töreni, İran genelinde yas ve protesto dalgasına dönüştü.>>>HABER MERKEZİ
-

Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı Balcı: ‘’ZAM YAPILMAZSA KALİTE DÜŞER’’
Türkiye genelinde ekmek fiyatlarına yönelik güncelleme süreci kamuoyunun gündemindeki yerini korurken, Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı Halil İbrahim Balcı sektörün mevcut durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Balcı, birçok ilde ekmeğin kilogram fiyatının 70-75 lira bandında olduğunu belirterek, bu seviyenin üzerinde yaygın bir uygulama bulunmadığını ifade etti. Ocak ayında asgari ücret artışıyla birlikte işçilik maliyetlerinin yükseldiğini vurgulayan Balcı, un fiyatları ve diğer işletme giderlerindeki artışların da fırıncı esnafı üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu söyledi.
“MALİYETLERİN YÜZDE 30’U İŞÇİLİK”
Son bir yılda en büyük gider kaleminin işçilik olduğunu belirten Balcı, eleman bulmakta zorlanıldığını ve mevcut çalışanlara daha yüksek ücret vermek zorunda kalındığını dile getirdi. Toplam maliyetlerin yaklaşık yüzde 30’unun işçilikten, yüzde 30-33’lük kısmının ise işletme giderlerinden oluştuğunu kaydeden Balcı; kira, muhasebe, maya, katkı malzemeleri, elektrik, akaryakıt, araç bakımı ve amortisman gibi kalemlerin giderleri artırdığını belirtti. Balcı, fiyatlarda makul bir güncellemenin kaçınılmaz olabileceğini ifade etti. Ancak yapılacak düzenlemenin hem esnafı ayakta tutacak hem de vatandaşı aşırı zorlamayacak bir seviyede olacağını vurguladı.AFYONKARAHİSAR’DA ZAM KARARI
Öte yandan Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Ocak ayı olağan Meclis toplantısında ekmek zammı teklifi Meclis üyelerince kabul edilmemişti. Ancak Şubat ayı Meclis toplantısında, geçtiğimiz ay reddedilen zam teklifi bu kez oy çokluğuyla kabul edildi. Alınan karar doğrultusunda Afyonkarahisar’da 220 gram ekmeğin fiyatı 12,5 TL’den 15 TL’ye yükseltildi. Fiyat artışına rağmen Afyonkarahisar’ın, Türkiye genelinde ekmeğin en uygun fiyatla satıldığı iller arasında yer almaya devam ettiği belirtiliyor. Gramaj bazında yapılan hesaplamalarda ilin hâlâ avantajlı konumda olduğu ifade ediliyor.“FİYAT FARKLILIĞI GRAMAJDAN KAYNAKLANIYOR”
İller arasındaki fiyat farklılıklarının çoğunlukla gramaj farkından kaynaklandığını belirten Balcı, vatandaşın yalnızca etiket fiyatına değil, kilogram karşılığına da bakması gerektiğini söyledi. “200 gram ekmek 15 liraya satılırken başka bir ilde 270 gram ekmek 20 lira olabilir. Kilogram bazında bakıldığında fiyatlar birbirine yakın seviyededir” diyen Balcı, ekmekte asıl önemli olanın hijyen, kalite ve sürdürülebilir üretim olduğunu vurguladı.“ZAM YAPILMAZSA KALİTE DÜŞER”
Fiyat güncellemelerinin zamanında yapılmaması halinde sektörün zorlanacağını ifade eden Balcı, “Eğer fiyat güncellenmezse önce kalite düşer. Hijyen ve sağlık şartlarında üretim zorlaşır. Esnaf maliyetini karşılayamazsa kapanma riskiyle karşı karşıya kalır” dedi. Federasyon olarak önceliklerinin hijyenik ve sağlıklı ortamda kaliteli üretim yapmak olduğunu belirten Balcı, hem esnafı hem de tüketiciyi koruyan makul bir fiyat dengesinin hedeflendiğini sözlerine ekledi.>>>HABER MERKEZİ -

Bahçeli’den sert “İran” ve “milli birlik” mesajı: Bir ölürsek bin diriliriz
İran’daki suikastın perde arkası: “Kale kapısı kilit tutmadı”
İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in öldürüldüğü saldırıyı “alçaklık” olarak nitelendiren Bahçeli, sızma iddialarına dikkat çekti. Müzakere süreçlerinin bir tuzak olarak kullanıldığını belirten Bahçeli, “Hain ve ajanlar içeride olunca kale kapısı kilit tutmadı. Müzakereler kisvesiyle İran’a tuzak kuruldu” diyerek iç cephenin sağlam tutulması gerektiği mesajını verdi.
“Terörsüz Türkiye” çıkışı: Aymazlar şimdi görüyor musunuz?
Bölgedeki yangının Türkiye’den soyutlanamayacağını ifade eden MHP lideri, başlattıkları “Terörsüz Türkiye” projesinin stratejik önemine değindi. Sürece tepki gösterenleri “aymazlık” ile suçlayan Bahçeli, “Komşu ülkemiz İran’ın başına gelenlerden ülkemizi soyutlamak imkansızdır. Terörsüz Türkiye sürecine dudak büken aymazlar, neyi amaçladığımızı şimdi daha iyi görüyor musunuz?” sözleriyle projenin bir milli beka meselesi olduğunu savundu.
Tehdit edenlere “azabiyet” uyarısı
Türkiye’nin kararlılığından geri adım atmayacağını sert bir dille ifade eden Bahçeli, dış güçlere ve içerideki iş birlikçilerine meydan okudu. “Üstümüze kim geliyorsa, kimler gelmeyi düşünüyorsa göreceği azabiyetin de bilincinde olsun. Yanlış hesap yapmasınlar. Bir ölürsek bin diriliriz” diyerek milli birlik ve beraberlik vurgusu yaptı.
İsrail’in Anadolu hedefi
Bahçeli, İsrail’in saldırganlığının nihai hedefinin Anadolu coğrafyasını çevrelemek olduğunu iddia etti. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını “gayrimeşru ve gayriahlaki” olarak tanımlayan MHP lideri, Türkiye’nin her an teyakkuzda olması gerektiğini belirterek konuşmasını tamamladı.>>>HABER MERKEZİ
-

“Ömrüm yeterse” demişti: Geriye yürek yakan o vasiyet kaldı
Katil zanlısı okul programını inceleyip pusu kurmuş
Olayın ayrıntıları, saldırının ne kadar planlı olduğunu gözler önüne serdi. Psikolojik sorunları nedeniyle tedavi gördüğü hastaneden babası tarafından yeni çıkarıldığı öğrenilen 11. sınıf öğrencisi F.S.B.’nin, okulun ders programını önceden kontrol ettiği belirlendi. Hedef seçtiği öğretmenin hangi saatte hangi sınıfta olacağını bilen saldırgan, sabah saatlerinde okula gelerek Fatma Nur öğretmene bıçakla saldırdı. Olayda araya girmeye çalışan bir öğrenci ve bir öğretmen daha yaralandı.
“Bak oğlum, seninle bu yollardan geçtik”
Hayatını kaybeden Fatma Nur öğretmenin, ilkokul öğrencisi oğlu için bir YouTube kanalı açtığı ve buraya yazdığı notun adeta bir veda niteliği taşıdığı ortaya çıktı. Hiç müzik eğitimi almamasına rağmen dinleyerek öğrendiklerini oğlu için kaydeden Çelik’in; “Çabamı kayıt altına almak ve ömrüm yeterse oğluma ‘Bak, seninle biz bu yollardan geçtik’ demek istiyorum” sözleri, okuyanların boğazını düğümledi.

FATMA NUR ÇELİK (44) (BUSE ASLIHAN KARKAZAN – SELAMİ BERKE KAYA/İSTANBUL-İHA) Eğitim camiası ayakta: İstanbul’da iş bırakma eylemi
Yaşanan vahşet sonrası Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) idari soruşturma başlatırken, okulda öğrencilere yönelik psikolojik destek süreci devreye alındı. Eğitim-Bir-Sen ise okullarda artan şiddet olaylarına ve güvenlik zafiyetine dikkat çekmek amacıyla bugün İstanbul genelinde bir günlük iş bırakma kararı aldığını duyurdu. Sendika yetkilileri, eğitim çalışanlarının can güvenliğinin sağlanması için daha sert tedbirler alınması çağrısında bulundu.>>>HABER MERKEZİ-
-

Çocukları dijital dünyadan koruyacak dev hamle: Bakan Göktaş açıkladı
Sadece teknik bir denetim değil bir koruma kalkanı
Düzenlemenin arka planındaki temel motivasyonu açıklayan Bakan Göktaş, sosyal medyanın çocuklar üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekti. Göktaş, “15 yaş altı sosyal medya düzenlemesini sadece teknik bir denetim meselesi olarak görmüyoruz. Bu, çocuklarımızı dijital dünyanın risklerinden, siber zorbalıktan ve zararlı içeriklerden koruyacak güçlü bir kalkan oluşturma çabasıdır” dedi.
Çocukların ruh sağlığı öncelikli hedef
Bakan Göktaş, sosyal medyanın kontrolsüz kullanımının çocuklarda kaygı bozukluğu, dikkat eksikliği ve sosyal izolasyon gibi pek çok sorunu tetikleyebildiğini belirtti. Düzenlemenin amacının çocukları teknolojiden koparmak değil, gelişimlerine uygun ve güvenli bir dijital çevre sunmak olduğunu ifade eden Göktaş, ailelerin de bu süreçte aktif rol oynamasının hayati önem taşıdığını söyledi.
Teknoloji devleriyle eş güdümlü çalışma
Düzenlemenin hayata geçirilmesi noktasında ilgili tüm kurumlarla ve teknoloji sağlayıcılarıyla koordinasyon içinde olduklarını belirten Bakan Göktaş, çocukların dijital dünyada savunmasız bırakılmayacağının altını çizdi. Bakanlık olarak çocukların üstün yararını her şeyin önünde tuttuklarını hatırlatan Göktaş, toplumun tüm kesimlerini bu konuda duyarlı olmaya davet etti.>>>İHA
-

Burcu Köksal’dan Cumhuriyet ve millet iradesi vurgusu: “Canımızı seve seve veririz”
Konuşmasında bölgede yaşanan gelişmelere de değinen Köksal, ABD ve İsrail tarafından İran’a yönelik gerçekleştirilen saldırılara atıfta bulunarak dünyada ve bölgede yaşanan sıkıntıların endişe verici olduğunu ifade etti.
Cumhuriyet rejiminin önemine vurgu yapan Köksal, şu ifadeleri kullandı:
“İstediğiniz parti, istediğiniz kişi, istediğiniz lider seçilmeyebilir. Ama en doğru karar millet iradesidir. Herkes de millet iradesine saygı duymak zorundadır. Millet iradesinin önünde de hiçbir şey olamaz. O yüzden cumhuriyet en güzel yönetim biçimidir. Ülkemizi seviyoruz. Cumhuriyetimizi seviyoruz. Devletimizi seviyoruz. Milletimizi seviyoruz. Ay yıldızlı bayrağımız için gerekirse canımızı seve seve veririz.”Konuşmasının sonunda Ramazan Bayramı’nı da kutlayan Köksal, ekonomik sıkıntıların sona erdiği, demokrasinin güçlü şekilde yaşandığı bir Türkiye temennisinde bulundu. Köksal, “Herkesin mübarek Ramazan Bayramı’nı kutluyorum. Bütün hemşerilerimizin ekonomik refah içerisinde, yoksulluğun sona erdiği, ailesiyle ve sevdikleriyle birlikte sağlıkla, huzurla, mutlulukla bayramını kutladığı; herkesin alın terinin karşılığını alabildiği, demokrasinin en güçlü şekilde yaşandığı bir Türkiye diliyorum” dedi.>>>MUSTAFA BAYER
-

Afyonkarahisar Meclis’teki gücünü koruyacak mı? Kaç kişi oldu!
Afyonkarahisar yine 6 vekille temsil edilecek
Yapılan nüfus esaslı değerlendirmede, Afyonkarahisar’ın çıkaracağı milletvekili sayısı 6 olarak tescillendi. Şehrin nüfusundaki istikrar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki (TBMM) temsil gücünün zayıflamasını engelleyerek Afyonkarahisar’ın Ankara’daki sesinin aynı gürlükte çıkmaya devam etmesini sağladı. Komşu illerden Eskişehir 7, Kütahya 4 ve Uşak 3 vekil çıkarırken; Afyonkarahisar bölgedeki güçlü siyasi konumunu korumuş oldu.
Büyükşehirlerde seçim bölgeleri yeniden şekillendi
Nüfus yoğunluğu nedeniyle 18 milletvekilinden fazla temsilcisi olan illerde seçim çevreleri de belli oldu. İstanbul 96 vekille zirvedeki yerini pekiştirirken, Ankara 37, İzmir 28 ve Bursa 21 vekil ile temsil edilecek. Afyonkarahisar gibi milletvekili sayısı 18’e kadar olan iller ise tek bir seçim çevresi olarak kalmaya devam edecek.
Temsil gücünde “Bayburt” ve “İstanbul” uçurumu
YSK’nın listesinde en dikkat çeken detay, en az ve en çok vekil çıkaran iller arasındaki fark oldu. Bayburt sadece 1 vekil ile listenin sonunda yer alırken, İstanbul 96 vekil ile Meclis’in neredeyse altıda birini oluşturuyor. Afyonkarahisar ise 6 vekillik payıyla orta-üst ölçekli temsil grubunda yer alarak dengeleri belirleyen kritik illerden biri olma özelliğini sürdürdü.>>>HABER MERKEZİ
-

33 YIL 9 AY SONRA DEVAMINI GETİRİRMİSİN BURCU BAŞKAN
ŞİMDİ SİZE ÖYLE BİR HİKÂYE ANLATACAĞIM Kİ
Başlıktan da okuduğunuz gibi az sonra size anlatacağım geçmiş hikâye, bugün Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal dâhil; 33 yıl 9 ay gerisine kadar tüm Afyonkarahisar Belediye Başkanlarının pek bilmediğini tahmin ettiğim ve bu bilginin kamuoyunda ve belediye resmî arşivleri hafızasında bireysel olarak yeterince görünür olmadığını düşündüğüm bir hikâye. Kısaca belirttiğim yılda Burcu Köksal 12, Mehmet Zeybek 38, Burhanettin Çoban 30, Abdullah Kaptan 37 ve Hayrettin Barut henüz 35 yaşında. Düşünün, doğup büyüdüğüm Eskişehir’den, Afyonkarahisar’a Dünya Gazetesi temsilcisi olarak gelmeme henüz daha 8 yıl var; ben gazeteciliğe daha yeni başlamışım Eskişehir’de yaşım 19. Velhasıl, bu noktada 1989 ve 1994 yılları arasında Belediye Başkanlığı yapmış olan merhum Mehmet Sami Hancıoğlu’nu rahmetle analım; çünkü hikâyenin özünde kendisi var. Allah yattığı yerde dinlendirsin. Hadi buyurun başlayalım.
GAZETECİLİK YA. İŞTE BİR ANDA AKLIMA GELDİ
Yaklaşık 2 hafta önce Belediye Başkanı Burcu Köksal, Afyonkarahisarlı devlet adamı merhum Ali Çetinkaya’nın ölüm yıl dönümünde bir önceki yıla göre daha fazla anma etkinliği gerçekleştirdi. Hatta Çetinkaya’nın kabri, kendisi döneminde tadilat ve çevre düzenlemesi ile daha farklı bir boyuta getirildi. Ali Çetinkaya demek aslında; Balıkesir’in önemli ilçelerinden ve ülke turizminin önemli lokomotiflerinden olan AYVALIK demek. Hatta Başkan Hanım, yanılmıyorsam 2025 Ağustos ayında Ayvalık Belediye Başkanını ziyaret etti. İşte hikâye tam bu noktada 33 yıl 9 ay önce başlıyor.
HANCIOĞLU BİRÇOK KEZ AYVALIK’A GİDİYOR
Merhum Belediye Başkanı M. Sami Hancıoğlu, görevi sırasında birçok kez Ayvalık’a gidiyor. Bunu o dönem genç bir birey olan aile bireylerinden oğlu Mustafa Hancıoğlu da kesin ve net olarak doğruladığını ifade etti. Ayvalık halkının gönlünde Ali Çetinkaya’nın ismi çok farklı; çünkü kendisi Ayvalık’ın kurtuluşu noktasında önemli ve o bölgede görevli olan bir subay ve Ayvalık halkı ile Millî Mücadele’de müthiş iş birlikleri var. Ayvalık ilçesinde hâlâ bugün anılan ve yakından tanınan Ali Çetinkaya, Ayvalık için çok önemli bir isim. Bu noktada Hancıoğlu, aslen Afyonlu olan Ali Çetinkaya ve onu çok seven Ayvalık arasında önemli kültürel çalışmalar başlatıyor. Mevcut şu anda Ayvalık’ta bulunan anıtı, kendisi döneminde Afyon mermerleri ile restore ediliyor, çevre düzenlemesi yaptırılıyor. Ayvalık’ta ikinci büst için girişimler yapıyor. Öte yanda, Ayvalık sivil toplum kuruluşları ile güzel çalışmalar gerçekleştiriyor.
ÇOK ÖNEMLİ MESAİLER HARCANIYOR O DÖNEMDE
Aynı başlıkta belirttiğim gibi yapılan karşılıklı çalışmalar, heyetlerin ve başkanların 1992 yılları içerisinde çeşitli Afyon ve Ayvalık ziyaretleri, önemli bir kültürel destinasyon oluşturuyor. Bu bağlamda çalışmaların fidesi kök tutuyor, meyve vermeye başlıyor. İşte tam bu noktada anlattığım hikâyenin ana özü başlıyor. Yani yazının en başında dediğim mevcut ve geçmiş belediye başkanları, hatta Ayvalık Belediye Başkanları dâhil kimsenin belki de bilmediğini tahmin ettiğim mevzu başlıyor. Hukuken iddia başkadır, tahmin başkadır. Bu bağlamda tahmin ifademi tekrar ifade ediyorum.
AYVALIK AFYONU KARDEŞ BELEDİYE İLAN EDİYOR; İYİ Mİ
Afyon Belediye Başkanı M. Sami Hancıoğlu isteği üzerine Ayvalık sivil toplum kuruluşları ve Ayvalık Belediyesi, Ali Çetinkaya ile ilgili talepleri kabul ediyor. Afyon Belediyesinin gösterdiği ilgi ve kültürel desteklerden dolayı Ayvalık Belediye Meclisi, 29 Mayıs 1992 tarihli oturumunda 089 numaralı resmî kararıyla Ayvalık ilçesi ve belediyesinin Afyon Belediyesi ile Kardeş Kent ve Belediye olmasının ilan edilmesi kararını oy birliğiyle kabul ediyor. Meclis kararı ile ilan edilen bu kararın bildirimi ve gereği için Afyon Belediyesine iletilmesi kararın sonuna ekleniyor. Karar doğal olarak Afyon’a ulaşıyor ve Afyon Belediye Yazı İşleri resmî kayıtlarına giriyor. İlgili resmî meclis kararının fotoğrafını aşağıda sizlerle paylaşıyorum.

İŞTE BUNDAN SONRA NE OLDU BİLMİYORUZ
Bu karar Afyon Belediyesine ulaşıyor ve resmî kayıt ve dosyalara giriş yapıyor. İşin garip tarafı, Afyon Belediyesine ulaşan bu yazının, Afyon Belediye Meclisinde Ayvalık Belediyesi tarafından gönderilen meclis kararındaki ilanın talebi ve değerlendirilmesine bağlı kabulü konusu ile gündeme gelmesi gerekiyor. İşte buna istinaden Afyonkarahisar Belediyesi geçmiş dönem meclis tutanaklarında bu konuyla ilgili yaptığım araştırmada, aynı yılın takip eden aylarında ve dönemin Belediye Başkanı Mehmet Sami Hancıoğlu’nun görev süresinin bitimi olan 1994 yılına kadar yapılan meclis toplantıları kararları tutanaklarında bu konu ile ilgili bir karara ulaşamadık. Kısaca, Ayvalık’ın, Afyonu Kardeş Kent ve Belediye ilan ettik kararı sonrasında Afyon Belediye Meclisinden karşılık verilmemiş.
İŞİN GARİP TARAFI ÇOK FARKLI BİR DÖNEM
Öte yanda, bahsettiğimiz 1992 Mayıs dönemi ve sonrası Afyonu’da kapsayan ara yerel seçimlerin olduğu, siyaseten oldukça karmaşık ve çalkantılı bir dönem. O noktada istenmeden unutulmuş veyahut atlanmış olabilir mi, bilmiyoruz. Öte yanda dönemin yerel gazetelerini taradığımda, Ayvalık Belediyesinin Afyonkarahisar’ı kardeş kent ve belediye ilan etmesi ile ilgili bir habere ayrıca hiç rastlayamadım. Merhum Hancıoğlu Başkanın çok emek sarf ederek defalarca Ayvalık’a, Ali Çetinkaya konulu ortak çalışmalar için gidip gelmesine karşın; Ayvalık Belediyesinin ilanı konusunun Meclis tutanaklarına gündem olarak girmemesi çok enteresan. Öte yanda dönemin hayatta olan Meclis üyelerinin bir kaçı ile yaptığım telefon görüşmesinde de Ayvalık konusunu Meclis oturumlarından hiç hatırlamadılar. Cevap İnşallah daha ayrıntılı arşiv taramalarında bulunur diyelim.
ŞİMDİ BURCU BAŞKAN’DAN RİCA EDİYORUM
Kıymetli Başkan Hanım, araştırarak elde etmiş olduğum bu detaylarda bahsedilen konunun Afyonkarahisar Belediyesinin 1992–1994 meclis tutanaklarında kesinlikle rastlamadık; ama öte yanda encümen kararlarında konu gündeme gelmiş mi, buna bir bakılmasında yarar görüyorum. Encümende görüşülen böyle bir kararın Meclise sevki kesinlikle olur diye ayrıca tahmin ediyorum. Sizden ricam, 33 yıl 9 ay önce Ayvalık ilçesi ve Belediyemiz tarafından geliştirilen bu fidenin kurumayan köklerini tekrar Ayvalık Belediyesi ve Başkanı Mesut Ergin ile görüşerek hayata geçirmenize öncülük etmeniz olacak. Bu konuyu ivedilikle Afyonkarahisar Belediye Meclisine getirme işlemini lütfen başlatınız. 33 yıl 9 aylık bir gecikme de olsa aradaki açığı kapatmaya vesile olalım.
NEDEN BU KADAR ÖNEMLİ DERSENİZ EĞER
Çünkü Ayvalık, Ali Çetinkaya’yı Afyonkarahisar’dan daha fazla tanıyor ve yakından biliyor. Ayvalık ve Afyonkarahisar arasında zaten çeyrek asırdan biraz daha fazla zaman önce ilan edilen kardeş belediye ve kent çalışmalarını geliştirerek; ilimiz için ayrı, farklı bir kültür turizmi ve karşılıklı iç turizm destinasyonu ve yöresel ürünler noktasında aktif bir ek ticaretin oluşumu, her iki kent için yarar sağlayacaktır. Tüm şehirler yerel turizminin gelişimi için ek destinasyonlar peşindeyken, bizim hazır olan bir sistemi tekrar hayata geçirmemiz karşılıklı iki kentin ekonomisine değerli bir katkı sağlayacaktır. Kısaca 33 yıl 9 ay önce adımı atılan bir çalışmayı araştırmacı gazetecilik vasfı ile bulmak bana vesile olurken; siz, ekibiniz ve Belediye Meclisiniz de geliştirerek karşılıklı somuta geçirme noktasına vesile olun, Başkan Burcu Köksal.
Bu yazı; belediye arşivlerinde yer alan resmî kayıtlar, dönemin tanık beyanları ve yerel basın taramasına dayanan tarihsel bir araştırma özel köşe yazısıdır.

-

Bakan Göktaş’tan Afyonkarahisar Valiliğine ziyaret
Valilik binasında gerçekleşen ziyarette Bakan Göktaş, Afyonkarahisar Valiliği görevine yeni atanan Naci Aktaş’a hayırlı olsun dileklerini ileterek görevinde başarılar diledi.
Şeref defterini imzalayan Bakan Göktaş, kentte yürütülen sosyal hizmet çalışmaları hakkında bilgi aldı. Vali Aktaş ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.>>>HABER MERKEZİ

-

Başkan Köksal’dan Vali Aktaş’a ziyaret!
Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal, Vali Dr. Naci Aktaş’a hayırlı olsun ziyaretinde bulundu.
-

Payas’ta dehşet: 70 yaşındaki kadını altınları için ölesiye darp edip kayıplara karıştılar
Kümesin önünde baygın halde bulundu
Olay, Yıldırım Beyazıt Mahallesi Fahrettin Altay Caddesi üzerindeki bir evde yaşandı. Tabiye Oy’un oğlu, eve geldiğinde annesini kümesin önünde hareketsiz ve baygın bir şekilde yatarak buldu. Durumun 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirilmesi üzerine bölgeye hızla sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından yaşlı kadın, Dörtyol Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak yoğun bakıma alındı.
Altınları için canına kastettiler
Annesinin durumunu takip eden oğlu, Tabiye Oy’un üzerindeki altınların bir kısmının eksik olduğunu fark edince acı gerçek ortaya çıktı. Yapılan ilk incelemelerde, saldırganların yaşlı kadının ziynet eşyalarını çalmak amacıyla eve girdiği ve direnen kadını acımasızca darp ettikleri belirlendi. Talihsiz kadının hastanedeki yaşam mücadelesi sürerken, ailesi ve yakınları saldırganların bir an önce yakalanmasını bekliyor.
Polis ekipleri her yerde saldırganları arıyor
İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, mahalledeki güvenlik kameralarını inceleme altına alarak şüphelilerin kaçış güzergahını tespit etmeye çalışıyor. Geniş çaplı bir operasyon başlatan polis, olayın faillerini adalete teslim etmek için teknik ve fiziki takibini sürdürüyor. Yıldırım Beyazıt Mahallesi sakinleri ise yaşanan bu vahşetin şokunu yaşıyor.
-

Trump’a çağrı: “Baba bu savaşı bitir”
ABD devletine sitem: Haklarım gasp ediliyor
ABD Büyükelçiliği aracılığıyla ve Amerika’daki Türk avukatlar desteğiyle süreci takip ettiğini belirten Özmen, ABD devleti tarafından mağdur edildiğini savundu. Haklarının gasp edildiğini ileri süren Özmen, “ABD devletinin bana sahip çıkmasını istiyorum. Kimse kimsenin iç işlerine karışamaz. Bir an önce bu babalık davasının sonuçlanmasını talep ediyorum” şeklinde konuştu.
Savaşın ortasında babasına seslendi: Başka ülkelerin iç işlerine karışma
Ortadoğu’da tansiyonun zirve yaptığı bir dönemde Trump’a doğrudan seslenen Necla Özmen, babası olduğunu iddia ettiği ABD Başkanı’na dış politika dersi verdi. Özmen, “Buradan babama sesleniyorum; başka ülkelerin iç işlerine karışmadan kendi ülkesini kalkındırmasını tercih ederim. Bu savaşı bitirin, başka insanların canı yanmasın. Bu şekilde hiçbir ülkeye fayda gelmez” diyerek barış çağrısında bulundu.

ABD BAŞKANI DONALD TRUMP’IN KIZI OLDUĞUNU İDDİA EDEN NECLA ÖZMEN, “BURADAN BABAMA SESLENİYORUM, BAŞKA ÜLKELERİN İÇ İŞLERİNE KARIŞMADAN KENDİ ÜLKESİNİ KALKINDIRMAK İSTİYORSA O YÖNDE HAREKET ETMESİNİ TERCİH EDERİM” DEDİ. (AHMET FURKAN GÜLAP/ANKARA-İHA)
ABD Başkanı Donald Trump’ın kızı olduğunu iddia eden Necla Özmen, “Buradan babama sesleniyorum, başka ülkelerin iç işlerine karışmadan kendi ülkesini kalkındırmak istiyorsa o yönde hareket etmesini tercih ederim” dedi.Yapay zeka fotoğrafı duygulandırdı: Umarım gerçek olur
Yapay zeka teknolojisiyle hazırlanan ve Trump ile yan yana göründüğü fotoğrafı değerlendiren Özmen, duygusal anlar yaşadı. Fotoğrafın gerçekçi durduğunu belirten Özmen, “Bu resmi görünce çok duygulandım. Gerçek bir baba-kız gibi duruyor. Yıllardır böyle bir sıcaklık görmedim. İnşallah bu kare bir gün gerçek olur ve yaşadıklarımı ona bizzat anlatabilirim” ifadelerini kullandı.>>>İHA
-

Lübnan’da kanlı sabah: İsrail bombardımanında can kaybı artıyor
Beyrut ve güney köylerinde büyük yıkım
İsrail hava kuvvetleri, sabaha karşı Beyrut’un güney banliyöleri ve Lübnan’ın güney kırsalındaki Hizbullah hedeflerine yönelik yoğun bir bombardıman başlattı. Lübnan Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan resmi açıklamaya göre, saldırılarda aralarında sivillerin de bulunduğu en az 31 kişi hayatını kaybetti, 149 kişi ise yaralandı. Şiddetli patlamaların yaşandığı bölgelerde binalar yerle bir olurken, halk büyük bir panik içerisinde sığınaklara akın etti.
İsrail’den tahliye emri: Halk güneye kaçıyor
Saldırıların şiddetini artırmasıyla birlikte İsrail ordusu, Lübnan’ın güneyindeki kasaba ve köylerde yaşayan siviller için acil tahliye çağrısı yaptı. Özellikle Bekaa Vadisi ve güney sınır hattındaki yerleşim yerlerinde evakuasyon süreci hızlandırılırken, yollarda uzun araç kuyrukları oluştuğu bildirildi. Uzmanlar, bu çağrının daha geniş kapsamlı bir kara operasyonunun habercisi olabileceği konusunda uyarıyor.
Hamaney sonrası savaşın cephesi genişledi
İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in öldürülmesinin ardından başlayan gerilim, Lübnan cephesinin de açılmasıyla bölgesel bir felakete dönüştü. İran destekli milis grupların misilleme saldırılarına İsrail’in verdiği sert yanıt, savaşın sadece İran sınırları içinde kalmayacağını ve tüm bölgeye yayılacağını bir kez daha kanıtladı. Beyrut semalarından yükselen dumanlar, çatışmanın ulaştığı tehlikeli boyutu gözler önüne seriyor.>>>HABER MERKEZİ
-

Sınırda savaş alarmı: İran kapılarında yolcu geçişlerine kilit vuruldu!
Üç kritik kapıda yolcu trafiği kesildi
Bakan Bolat’ın açıklamasına göre; Ağrı-Gürbulak, Van-Kapıköy ve Hakkari-Esendere gümrük kapılarında günübirlik giriş-çıkışlar tamamen askıya alındı. Bölgedeki gelişmeler gümrük teşkilatı tarafından anbean takip edilirken, sınır hattında sivil hareketliliğin kısıtlanmasıyla güvenlik çemberi daraltıldı.
Ticari sevkiyatlar sıkı denetim altında
Yolcu geçişlerine gelen kısıtlamaya rağmen, ticaretin aksamaması için “kontrollü geçiş” modeli devreye alındı. Her üç kapıda da ticari yük taşımacılığı yapan araçların geçişleri, ilgili idari makamlar ve İran tarafı ile koordinasyon içinde kesintisiz ancak yüksek güvenlikli denetimlerle devam ediyor.
Vatandaşların dönüşüne izin veriliyor
Uygulanan yeni kurallar çerçevesinde geçiş rejimi şu şekilde düzenlendi:
-
İran, Türkiye’de bulunan kendi vatandaşlarının ülkelerine girişine izin veriyor.
-
Türkiye, İran’dan dönen Türk vatandaşlarının ve üçüncü ülke vatandaşlarının ülkeye girişine müsaade ediyor.
-
Günübirlik turist ve yolcu hareketliliği ise ikinci bir emre kadar yasaklanmış durumda.
Gümrüklerde personel takviyesi ve teyakkuz hali
Bakanlık, sınır kapılarında ihtiyaç duyulabilecek ilave tedbirler için eylem planlarını güncelledi. Saha kapasitesinin artırılması amacıyla bölgeye personel takviyesi yapılırken, kontrol altyapısı da güçlendirildi. Tüm birimlerin teyakkuz halinde olduğu ve ticaret akışının güvenli şekilde sürdürülmesi için tüm önlemlerin alındığı vurgulandı.>>>HABER MERKEZİ
-
-

Ortadoğu’da deprem etkisi: Piyasalar alev alev yanıyor
Kapalıçarşı’da gram altın 8 bin lirayı aştı
Haberin duyulmasıyla birlikte iç piyasada adeta yer yerinden oynadı. Kapalıçarşı’da gram altın fiyatı 8120 TL’ye kadar yükselerek rekor kırdı. Ekranlarda gram altın yüzde 1,98 primle 7 bin 598 lira seviyesinde işlem görürken, 29 Ocak’ta kırılan 7 bin 810 liralık tarihi zirveye sadece yüzde 3’lük bir mesafe kaldı.
Ons altın 4 haftanın zirvesine tırmandı
Küresel piyasalarda spot altın, seansın erken saatlerinde yüzde 2’ye varan bir yükseliş kaydederek 5 bin 364 dolara ulaştı. Bu rakam, son dört haftanın en yüksek seviyesi olarak kayıtlara geçti. Ons altın gün içinde en yüksek 5 bin 393 dolar seviyesini test ederek yatırımcısını heyecanlandırdı.
6 bin dolar senaryosu artık hayal değil
Dünya devleri altın için rotayı yukarı kırdı. J.P. Morgan ve Bank of America, merkez bankalarının alımları ve artan yatırımcı talebiyle ons altının 2026 sonuna kadar 6 bin 300 dolar seviyesine ulaşabileceğini öngörüyor. Analist Ross Norman ise küresel belirsizliğin altını yeniden fiyatlandıracağını belirterek taze rekorların kapıda olduğunu vurguladı.
Gümüş de altınla beraber yükseliş trendinde
Ortadoğu’daki gerilim sadece altını değil, gümüşü de etkiledi. Ons gümüş 96,41 dolar seviyesini görürken, gram gümüş güne 134,02 liradan başladı. Değerli metallerin genelinde hakim olan bu yukarı yönlü ivme, yatırımcıların riskli varlıklardan kaçıp güvenli limanlara sığındığını açıkça ortaya koydu.
güncel altın satış fiyatları:
-
Gram altın: 7.598 TL
-
Çeyrek altın: 13.291 TL
-
Yarım altın: 26.566 TL
-
Cumhuriyet altını: 52.881 TL
-
Ons altın: 5.357 dolar>>>HABER MERKEZİ
-
-

Yiğitbaşı: Aynı sofrada buluştuk
Bakan Çiftçi’den emniyet personeline teşekkür
Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde görev yapan personel ile aynı sofrayı paylaşan Bakan Çiftçi, teşkilatın fedakar çalışmalarına dikkat çekti. Milletin huzuru ve devletin bekası için mesai mefhumu gözetmeksizin sahada olan emniyet mensuplarına şükranlarını sunan Çiftçi, ramazan ayının birleştirici gücünün bu sofralarda hayat bulduğunu vurguladı.
Birlik ve beraberlik mesajları ön plandaydı
Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı ve üst düzey bürokratların da katılım gösterdiği anlamlı programda, emniyet teşkilatının moral ve motivasyonunu artıracak mesajlar paylaşıldı. “Birlik ve beraberliğimiz daim olsun” temennisiyle sona eren buluşma, emniyet mensuplarının milletin güvenliği için yürüttüğü kararlı mücadelenin arkasındaki en büyük güç olan dayanışmayı bir kez daha gözler önüne serdi.>>>HABER MERKEZİ
-

Vali Aktaş jandarmadan brifing aldı: En ücra köye kadar tek bir açık verilmeyecek
Vali Aktaş, toplantı kapsamında jandarma teşkilatından yürütülen faaliyetler ve planlanan operasyonlar hakkında kapsamlı bir brifing aldı. Vali Aktaş, sadece il merkezinde değil, kentin en uzak köy ve mezralarında dahi asayişin tavizsiz bir şekilde sağlanması talimatını verdi.
Jandarma teşkilatına özveri teşekkürü
”Afyonkarahisar’ın huzuru ve güvenliği için fedakarca ve özveriyle görev yapan tüm jandarma teşkilatlara çalışmalarında başarılar diliyoruz.” ifadeleri kullanıldı.>>>HABER MERKEZİ
-

Vali Naci Aktaş öğrencilerle iftar sofrasında buluştu!
Gençlerin heyecanı iftar sofrasını ısıttı
Ramazan ayının ruhuna uygun şekilde gerçekleştirilen programda Vali Aktaş, öğrencilerle aynı masayı paylaşarak gençlerin taleplerini ve gelecek planlarını dinledi. Samimi bir atmosferde geçen sohbette, valilik ve hayırsever iş birliğiyle hazırlanan iftar menüsü binlerce öğrenciye ulaştırıldı. Gençlerin enerjisinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Vali Aktaş, bu tür buluşmaların birlik ve beraberliği pekiştirdiğini vurguladı.
“Ülkemizin geleceğine istikamet çizen değer sizlersiniz”
Gençlerin Türkiye’nin en büyük hazinesi olduğunu belirten Vali Dr. Naci Aktaş, “Sizler ülkemizin bugününe ve yarınına istikamet çizen en kıymetli değerlersiniz” ifadelerini kullandı. Valiliğin kapılarının her zaman gençlere açık olduğunu hatırlatan Aktaş, öğrencilerin heyecanı ve enerjisinden güç alarak şehir için çalışmaya devam edeceklerini söyledi. İftarın ardından öğrenciler, kendileriyle yakından ilgilenen Vali Aktaş’a teşekkürlerini iletti.>>>HABER MERKEZİ
-

Afyon’da tam donanımlı eğitim!
Siber zorbalıktan kades’e kapsamlı bilgilendirme
Lise öğrencilerine yönelik gerçekleştirilen eğitimlerde, teknolojinin güvenli kullanımından acil durumlarda hayat kurtaran uygulamalara kadar pek çok hayati konu masaya yatırıldı. Uzman ekipler tarafından öğrencilere şu başlıklarda detaylı sunumlar yapıldı:
-
Polislik mesleğinin merak edilen yönleri ve kariyer imkanları.
-
112 Acil Çağrı Hattı’nın etkin kullanımı ve gereksiz meşgul edilmemesinin önemi.
-
Trafik kuralları ve günlük yaşamda güvenlik bilinci.
-
Dijital dünyadaki tehlikelere karşı güvenli internet kullanımı ve siber zorbalıkla mücadele.
-
Kadınların güvenliği için kritik öneme sahip KADES uygulamasının teknik detayları.
Huzurlu şehir için eğitimli birey vurgusu
Emniyet teşkilatı, huzur ve güven ortamının sadece asayiş uygulamalarıyla değil, aynı zamanda bilinçli bireyler yetiştirerek sağlanabileceğine dikkat çekti. Toplumun her kesimine ulaşmayı hedefleyen İl Emniyet Müdürlüğü, gençlere yönelik bu tür bilgilendirme çalışmalarının eğitim öğretim yılı boyunca kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı.>>>HABER MERKEZİ
-
-

‘Neden video çekiyorsun’ tartışması kanlı bitti!
Olay, saat 12.30 sıralarında turistlerin uğrak noktalarından birisi olan Kaleiçi Selçuk Mahallesi Ömer Reis Çıkmazı’nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, sokak üzerinde iş yeri sahibi olan İbrahim A. ile iddiaya göre bir süredir cep telefonu ile işletmenin görüntülerini çeken ve yakın noktada bir kafede bekçilik yaptığı öğrenilen Mehmet Z. C. arasında tartışma çıktı. İş yerinin görüntülerini neden çektiğini soran İbrahim A. ile Mehmet Z. C. arasındaki tartışma kısa sürede büyürken, çevredeki diğer esnaf araya girerek kavgayı ayırmak istedi. Bu sırada koşarak çalıştığı kafeye giden Mehmet Z. C. birkaç dakika sonra iş yerinde bulunan pompalı tüfekle geri gelerek rastgele ateş etmeye başladı.
Kaçan şüphelinin yakalanması için çalışma başlatıldı!
Saçmaların hedefi olan İbrahim A. bacağından, kavgayı ayırmak için gelen Suat Ş. (75) ve Faruk Ç. (65) vücudunun çeşitli yerlerine isabet eden saçmalarla hafif şekilde yaralandı. Olay sonrası saldırıyı gerçekleştiren Mehmet Z. C. ise hızla uzaklaştı. Olayın 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirilmesi üzerine adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edilirken, yaralı 3 kişi olay yerindeki ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla hastaneye kaldırıldı. Verilen adrese gelen Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ile Cinayet Büro Amirliği ekipleri olay sonrası kaçan ve eşkali belirlenen Mehmet Z. C.’nin yakalanması için bölgede çalışma başlattı.>>>İHA


















