Kategori: Tüm Haberler

  • Sıfır kilometre arabada airbag skandalı: Hava yastıkları yırtık çıktı sürücü isyan etti!

    Sıfır kilometre arabada airbag skandalı: Hava yastıkları yırtık çıktı sürücü isyan etti!

    Tırla çarpışan lüks araçta 3 kişi ağır yaralandı

    Korkunç kaza, 5 Temmuz 2025 tarihinde Kocaeli-Düzce yolu üzerindeki Sakarya Hendek mevkisinde meydana geldi. Abdullah Yaldız yönetimindeki araç, otoyolda dönüş yapmaya çalışan bir tırla çarpıştı. Araçta bulunan ve emniyet kemerleri takılı olan 4 kişiden 3’ü ağır şekilde yaralandı: Sağ önde oturan yolcunun kalçası kırıldı. Sağ arkadaki yolcunun omzunda oluşan parçalı kırık nedeniyle vücuduna 13 vida ve 2 platin takıldı. Sol arkadaki yolcunun ise burnu ve arka kaburgası kırıldı.

    Bilirkişi raporu: hava yastıkları yırtık açıldı ve şişmedi

    Kazanın ardından hurdaya dönen araç üzerinde Düzce 4. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından atanan bilirkişi heyeti inceleme yaptı. Hazırlanan raporda; aracın sağ tarafındaki hava yastıklarının (airbag) yırtık şekilde açıldığı, yeterince şişmediği ve bu durumun araçta üretim kaynaklı bir kusur olduğu açıkça ifade edildi. Sürücü Yaldız, “Hava yastığı açılsaydı bu kadar büyük yaralanmalar olmazdı, bu kazada ölüm de olabilirdi” sözleriyle güvenlik zafiyetine dikkat çekti.

    “Pişmanlıktır”: firmanın indirimli yeni araç teklifine ret

    Yaldız, kazanın üzerinden 7 ay geçmesine rağmen firmanın mağduriyeti gidermediğini belirtti. Şirketin yaklaşımını eleştiren sürücü şu ifadeleri kullandı: “Firmadan bir geri dönüş aldık ama aracın kusuru kadar indirim yapıp tekrar sıfır araç satmak niyetindeler. Aracın 1,3 milyon liralık emsal bedelini ödemeyi kabul etmediler. Daha önce başka bir markada 15 günde sonuç alırken burada 7 aydır mahkemelerdeyiz;  tamamen pişmanlıktır”.>>>İHA

  • Pes dedirten görüntüler!

    Pes dedirten görüntüler!

    Bursa’nın Karacabey ilçesinde kimliği henüz öğrenilemeyen bir kişi, at arabasına kat kat palet yükledi. Aşırı yük nedeniyle yükün ağırlığı altında güçlükle ilerleyen atın dengesini sağlamakta zorlandığı anlar, çevrede bulunan bir vatandaş tarafından cep telefonu kamerasıyla kaydedildi. Sosyal medyada paylaşılan görüntüler kısa sürede çok sayıda kullanıcı tarafından paylaşılarak tepki topladı.>>>İHA

  • Yasak aşk cinayeti mi?

    Yasak aşk cinayeti mi?

    Yasak aşk ve iple boğma iddiası

    Soruşturma kapsamında, Ebru K.’nin kaybolduğu dönemde ablası Fatma K.’nin dini nikahlı eşi olan Ufuk K.’nin yanında çalıştığı belirlendi. İddiaya göre, ikili arasında yaşanan ilişki sonucu Ebru K. hamile kaldı. Çıkan tartışmanın ardından şüpheli Ufuk K.’nin genç kadını iple boğarak öldürdüğü öne sürüldü.

    Bahçedeki kazıda kafatası ve kemikler bulundu

    Manisa İl Jandarma Komutanlığı ekiplerinin derinleştirdiği soruşturma sonucunda, İzmir’in Kemalpaşa ilçesi Armutlu 85. Yıl Cumhuriyet Mahallesi’nde kazı çalışması yapıldı. Olay tarihinde şüpheliye ait olan bahçede yapılan kazıda, maktule ait olduğu değerlendirilen kafatası ve insan kemikleri bulundu. Bulunan parçalar inceleme yapılmak üzere Adli Tıp Kurumu morguna gönderildi.

    Abla Kars’ta, enişte Manisa’da yakalandı

    Cinayetin aydınlatılmasının ardından düğmeye basan ekipler, şüpheli Ufuk K.’yi yakaladı. Olaydan sonra şüpheliden ayrılarak Kars’a yerleştiği tespit edilen abla Fatma K. de yürütülen koordineli çalışma sonucu gözaltına alındı. Şüphelilerin jandarmadaki sorguları devam ediyor.>>>İHA

  • Afyon’da kan donduran olay: 17 yaşındaki çocuk oyun başında bıçaklandı!

    Afyon’da kan donduran olay: 17 yaşındaki çocuk oyun başında bıçaklandı!

    Oyun masasında pusu: belinden çıkardığı bıçakla saldırdı

    Olay, ilçe merkezindeki bir internet kafede meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, R.U. (17) isimli şahıs, o sırada masasında oyun oynayan B.A. (17) ile tartışmaya başladı. Tartışmanın alevlenmesi üzerine soğukkanlılıkla elini beline atan R.U., gizlediği bıçağı çıkararak oturan gencin üzerine atıldı. Karın ve göğüs bölgesine aldığı 3 bıçak darbesiyle ağır yaralanan B.A., can havliyle saldırganın eline sarılarak durdurmaya çalıştı.

    Bıçağı tutan eli bırakmadı: çevreden yardım istedi

    Ağır yaralanmasına rağmen saldırganın bıçak tutan elini sıkıca kavrayan B.A., daha fazla darbe almasını engelleyen bu hamlesiyle hayata tutundu. Elini bırakmadığı R.U. ile birlikte kafenin dışına kadar çıkan talihsiz genç, sokaktaki vatandaşlardan yardım istedi. Saldırgan R.U. kargaşadan faydalanarak olay yerinden kaçarken, kanlar içindeki genç ambulansla hastaneye kaldırıldı.

    Kaçan saldırgan bir saat içinde kıskıvrak yakalandı

    Sandıklı Devlet Hastanesi’ndeki ilk müdahalesinin ardından hayati tehlikesi bulunan B.A., Kütahya’daki tam teşekküllü bir hastaneye sevk edildi. Olayın ardından geniş çaplı operasyon başlatan emniyet güçleri, eşkalini belirledikleri R.U.’yu yaklaşık bir saat süren takibin ardından saklandığı yerde yakalayarak gözaltına aldı. 17 yaşındaki saldırganın emniyetteki sorgusu devam ediyor.

  • Ahmedinejad’dan itiraf gibi sarsıcı iddia: Mossad ajanı çıktı!

    Ahmedinejad’dan itiraf gibi sarsıcı iddia: Mossad ajanı çıktı!

    Karşı istihbaratın zirvesindeki İsrail gölgesi

    Ahmedinejad’ın iddialarına göre İran Gizli Servisi, ülke içinde kol gezen Mossad ajanlarını tespit edip temizlemek amacıyla son derece gizli ve özel bir birim kurdu. Ancak asıl şok, bu birimin faaliyetleri incelendiğinde yaşandı. Birimin en tepesindeki ismin ve beraberindeki 20 kişilik ekibinin bizzat Mossad adına çalıştığı anlaşıldı. Bu ekip, ajanları yakalamak yerine İran’ın stratejik bilgilerini dışarıya sızdırdı.

    Bu kapı kilit tutar mı: devlet içinde devlet

    Eski Cumhurbaşkanının “Böyle devlet olur mu?” diyerek sitem ettiği bu durum, İran’ın güvenlik mimarisindeki derin çatlakları da tartışmaya açtı. Kendi koruma kalkanının bile düşman tarafından yönetildiğini belirten bu itiraf, Tahran yönetiminin istihbarat savaşlarında nasıl bir kuşatılmışlık altında olduğunu kanıtlar nitelikte. Ahmedinejad, sızmaların sadece bu birimle sınırlı kalmadığını ve sistemin temelden sarsıldığını savunuyor.

    Operasyonların arkasındaki “içerideki” eller

    Son yıllarda İran’da nükleer bilimcilere düzenlenen suikastlar ve çalınan gizli arşiv belgelerinin arkasında, bizzat bu “karşı casusluk” biriminin olduğu değerlendiriliyor. En yüksek güvenlikli devlet sırlarını korumakla görevli kişilerin, bu sırları bizzat servis etmesi, İran’ın istihbarat dünyasında “kilit tutmaz” bir döneme girdiğinin en büyük göstergesi olarak yorumlanıyor.>>>HABER MERKEZİ 

  • Trump’tan İran için çağrı yaptı: Hamaney öldü şimdi geri alma zamanı!

    Trump’tan İran için çağrı yaptı: Hamaney öldü şimdi geri alma zamanı!

    Adalet yerini buldu: istihbaratımızdan kaçamadı

    Trump mesajına, Hamaney’i “tarihin en kötü insanlarından biri” olarak tanımlayarak başladı. Bu ölümün sadece İran halkı için değil, Hamaney rejimi tarafından zarar gören tüm Amerikalılar ve dünya vatandaşları için bir adalet olduğunu vurgulayan Trump, operasyonun detaylarına da değindi. ABD ve İsrail’in ortak çalışmasıyla, “son derece gelişmiş takip sistemlerinden” kaçışın mümkün olmadığını belirterek askeri gücün altını çizdi.

    İran halkına ve ordusuna dokunulmazlık teklifi

    İranlı vatanseverler için bu anın “ülkelerini geri almak adına en büyük fırsat” olduğunu söyleyen Trump, rejim güçlerine şaşırtıcı bir çağrıda bulundu. Devrim Muhafızları ve polis teşkilatının çoğunun artık savaşmak istemediğini duyduklarını iddia eden Trump, “Şimdi dokunulmazlık alabilirler, sonra ise yalnızca ölüm!” uyarısında bulundu. Güvenlik güçlerini halkla birleşmeye ve ülkeyi eski büyüklüğüne kavuşturmaya davet etti.

    Bombardıman barış gelene kadar durmayacak

    İran’ın sadece bir günde büyük ölçüde yıkıldığını ve harap olduğunu ifade eden ABD Başkanı, operasyonların sona ermediği mesajını verdi. Orta Doğu’da ve dünyada barış hedefi gerçekleşene kadar “nokta atışı bombardımanların” hafta boyunca ve gerekirse daha uzun süre kesintisiz devam edeceğini ilan eden Trump, yeni bir dönemin kapılarının aralandığını duyurdu.>>>HABER MERKEZİ 

  • Tahran’da suikast ve patlama sesleri: İran’ın dev isimleri öldürüldü, Meclis Başkanı’ndan bölgeye gözdağı

    Tahran’da suikast ve patlama sesleri: İran’ın dev isimleri öldürüldü, Meclis Başkanı’ndan bölgeye gözdağı

    Askeri zirveye ağır darbe

    İran devlet kademelerinden gelen bilgiler, ordunun bir ve iki numaralı isimlerinin hedef alındığını doğruluyor. Genelkurmay Başkanı Musevi ve Savunma Bakanı Nasirzadeh’in hayatını kaybetmesi, İran askeri stratejisi açısından büyük bir boşluk yaratırken; saldırıların kim tarafından ve nasıl gerçekleştirildiği henüz netleşmedi. Tahran semalarında yankılanan iki ayrı patlama sesi ise başkentteki güvenlik koridorlarında alarm verilmesine neden oldu.

    İran Savunma Bakanı Aziz Nasirzadeh 

    Laricani’den komşu ülkelere sert uyarı

    Yaşanan kaosun ardından İran İslami Şûra Meclisi Başkanı Ali Laricani’den diplomatik sınırları zorlayan bir açıklama geldi. Bölge ülkelerine doğrudan saldırı niyetinde olmadıklarını belirten Laricani, ancak ABD üslerine ev sahipliği yapan ülkelere yönelik çok sert bir “toprak” uyarısında bulundu.

    Üsler artık sizin toprağınız değil

    Laricani yaptığı açıklamada, “Bölge ülkelerine karşı saldırı niyetimiz yok. Ancak topraklarınızda bize karşı kullanılan üsler artık sizin değil, ABD’nin toprağıdır” ifadelerini kullanarak, olası bir misillemede ABD üssü bulunan ülkelerin de hedef alınabileceği sinyalini verdi. Bu açıklama, bölgedeki diğer ülkelerde büyük bir endişeyle karşılandı.

    İran Genelkurmay Başkanı Abdülrahim Musevi

    Sokaklar hareketli: Tahran’da gösteriler sürüyor

    Askeri liderlerin öldürülmesine dair haberler gelirken, Tahran sokaklarında süregelen gösterilerin devam etmesi dikkat çekti. Hem rejim yanlılarının hem de muhalif grupların hareketli olduğu başkentte, patlama seslerinin ardından güvenlik önlemleri en üst seviyeye çıkarıldı. İran’ın bu ağır kayıplara nasıl bir yanıt vereceği dünya kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor.>>>HABER MERKEZİ 

  • Burdur mitinginde şok sözler: Özgür Özel hakkında yargı kararı!

    Burdur mitinginde şok sözler: Özgür Özel hakkında yargı kararı!

    Yargı mensuplarına “alçak” dediği iddiası

    Burdur Cumhuriyet Meydanı’nda toplanan kalabalığa hitap eden Özgür Özel, konuşmasının bir bölümünde yargı dünyasını hedef aldı. İddiaya göre Özel’in, belirli yargı mensupları için “alçak adamlar” ifadesini kullanması, Ankara ve İstanbul hukuk çevrelerinde büyük yankı uyandırdı. Bu sözlerin ardından Başsavcılık, kamu görevlisine hakaret suçlamasıyla dosyayı açtı.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı re’sen harekete geçti

    Söz konusu ifadelerin ardından vakit kaybetmeden harekete geçen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, “kamu görevlisine görevinden dolayı alenen hakaret” suçundan soruşturma başlattı. Savcılık kaynaklarından yapılan açıklamada, mitingdeki konuşmanın ilgili bölümlerinin kayıt altına alındığı ve hukuki incelemenin titizlikle sürdürüldüğü bildirildi.

    Siyaset dünyası bu soruşturmayı konuşuyor

    28 Şubat akşamı duyurulan bu gelişme, CHP kanadında tepkiyle karşılanırken iktidar cephesinde yargının bağımsızlığı vurgusuyla değerlendirildi. Burdur’daki demokrasi vurgulu mitingin bir anda adli bir sürece evrilmesi, önümüzdeki günlerde Ankara siyasetinin en sıcak maddelerinden biri olmaya aday görünüyor.>>>HABER MERKEZİ 

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Erbakan Hocaya vefa mesajı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Erbakan Hocaya vefa mesajı

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ”Ülkemize ve milletimize çok önemli hizmetlerde bulunan, 54’üncü Hükûmetin Başbakanı, Millî Görüş Hareketi’nin kurucusu Prof. Dr. Necmettin Erbakan hocamızı ebedî aleme irtihalinin 15’inci yılında rahmetle, hürmetle yâd ediyorum.” ifadelerini kullandı. |||HABER MERKEZİ 

  • Başkan Köksal ve Özgür Özel aynı sahnede!

    Başkan Köksal ve Özgür Özel aynı sahnede!

    Genel başkan ile omuz omuza

    Burdur’da vatandaşların katılımıyla gerçekleşen mitingde konuşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, milli iradenin dokunulmazlığına dikkat çekti.

    Demokrasi mücadelesine tam destek

    Miting alanından paylaşım yapan Başkan Burcu Köksal, CHP’nin milletin hak ve hukukunu koruma kararlılığını bir kez daha yineledi. Köksal, “Millet iradesine sahip çıkıyor” sloganıyla düzenlenen organizasyonun, demokratik değerlerin savunulması noktasında tarihi bir adım olduğunu vurguladı.

    Burdur’daki mitinge sadece yerel halk değil, çevre illerden de çok sayıda partili ve vatandaş katıldı.>>>HABER MERKEZİ 









  • Güney Belediye yas: Sevilen Başkan gözyaşları ile uğurlandı!

    Güney Belediye yas: Sevilen Başkan gözyaşları ile uğurlandı!

    Merhum başkan için Güney beldesinde öğle namazını müteakip cenaze namazı kılındı. Dualar eşliğinde gerçekleşen törenin ardından Karabacak’ın naaşı, belde mezarlığında toprağa verildi. Cenaze törenine Afyonkarahisar Valisi Dr. Naci Aktaş, İl ve İlçe protokolü, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri, belediye personeli, ailesi, yakınları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Törende, Erol Karabacak’ın beldeye yaptığı hizmetler ve bıraktığı izler anılırken, sevenleri büyük üzüntü yaşadı. Uzun yıllar kamu hizmetinde bulunan Karabacak’ın vefatı, Güney beldesinde derin bir üzüntüye neden oldu. 








  • Sondakika: İptal edildi!

    Sondakika: İptal edildi!

    Türk Hava Yolları; Lübnan, Suriye, Irak, İran, Ürdün, Katar, Kuveyt, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri ve Umman’a uçuşlarını iptal etti.

  • Başkan Şahin: “28 Şubat zihniyetinin her an hortlayabileceğini bir kez daha idrak ediyoruz”

    Başkan Şahin: “28 Şubat zihniyetinin her an hortlayabileceğini bir kez daha idrak ediyoruz”

    AK Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Turgay Şahin 28 Şubat post-modern darbesinin yıl dönümünde yaptığı açıklamada, “Son zamanlarda yine başörtüsü ve Anadolumuzun yerel kıyafetlerine yönelik çirkin tavrı gördükçe 28 Şubat zihniyetinin her an hortlayabileceğini bir kez daha idrak ediyoruz” dedim

    28 Şubat darbesinin 29’ncu yıl dönümü dolayısıyla basın açıklaması yapan Başkan Şahin, darbeyi ve darbeci zihniyeti her zaman kınadıklarını ifade etti. Başkan Şahin, “Amaçları itibarıyla 27 Mayıs neyse, 12 Eylül neyse, 27 Nisan neyse, 15 Temmuz neyse 28 Şubat da aynı şekilde bir darbedir. Hatta siyasetin yanı sıra topluma yönelik de indirilmiş ağır bir darbeden bahsediyoruz. Sonuçlarının nesillerce sürmesi amaçlanan, hesaplı bir şekilde kurgulanmış bir darbedir. Bu ülkenin insanının milli ve manevi değerlerini hedef almış bir pusudur. AK Parti olarak 28 Şubat ve benzeri tüm darbeci ve vesayetçi girişimlerin karşısında olduğumuzu burada bir kez daha ilan ediyoruz. İktidarımız döneminde attığımız adımlarla vesayet odaklarını teker teker çökerttik. Milli iradeyi bu süreçte yeniden inşa ederek ülkemizi ve milletimizi hak ettiği demokrasi standardıyla buluşturduk.

    Ancak son zamanlarda yine başörtüsü ve Anadolu’muzun yerel kıyafetlerine yönelik çirkin tavrı gördükçe 28 Şubat zihniyetinin her an hortlayabileceğini bir kez daha idrak ediyoruz. Maalesef bazıları AK Parti iktidarı döneminde atılan demokratikleşme adımlarıyla hak ve özgürlükler noktasında kaydedilen ilerlemeye rağmen hala içinde bu köhne zihniyeti taşıyor.
    Bu anlamda milli iradenin inşası noktasında demokrasi bilincinin, sivil iradenin, sandığın gücünün ne denli önemli olduğu bir kez daha anlaşılmaktadır. Ancak bizler tüm bu engelleri milletimizle beraber aşmaktan geri durmayacağız” dedi.

    Öte yandan, basın açıklamasına TBMM Başkanlık Divanı Üyesi Milletvekili Av. İbrahim Yurdunuseven de katıldı.

    Şahin, Türkiye’nin bugün geldiği noktada vesayet anlayışının geride bırakıldığını kaydetti.>>>HABER MERKEZİ 

  • Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan hakkında şok eden karar!

    Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan hakkında şok eden karar!

    Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın da aralarında bulunduğu 13 kişi rüşvet soruşturması kapsamında gözaltına alındı.

  • Belediye ve Baro Adalete erişim için el ele verdi

    Belediye ve Baro Adalete erişim için el ele verdi

    Vatandaşın hak arama özgürlüğü güvence altına alınıyor

    Belediye ve Baro arasında hayata geçirilen bu proje, özellikle maddi imkansızlıklar nedeniyle adalete erişmekte zorluk çeken hemşehrilere destek olmayı hedefliyor. Başkan Köksal, protokolün temel amacının vatandaşların hak arama özgürlüğünü korumak ve adalete erişimi daha güçlü hale getirmek olduğunu vurguladı.

  • Vali Naci Aktaş ayağının tozuyla masaya oturdu!

    Vali Naci Aktaş ayağının tozuyla masaya oturdu!

    Vali yardımcıları ve kaymakamlar tam kadro katıldı

    Valilik makamında düzenlenen toplantıya, Afyonkarahisar için birlikte görev yapacağı vali yardımcıları ve ilçe kaymakamları katıldı. Vali Aktaş, toplantı kapsamında şehrin genel durumu ve ilçelerde devam eden yatırımlar ile yürütülen projeler hakkında kapsamlı brifing aldı.

    Afyonkarahisar’ı her alanda ileri taşıma sözü

    Toplantı sırasında kararlılık mesajı veren Vali Aktaş, Afyonkarahisar’ın potansiyeline dikkat çekti. Şehrin her alanda daha ileriye taşınması için ekip ruhuyla hareket edeceklerini vurgulayan Aktaş, vatandaş odaklı hizmet anlayışıyla tüm ilçelerde yoğun bir gayret göstereceklerini ifade etti.>>>HABER MERKEZİ 

  • Afyonkarahisar’da devir teslim heyecanı: Belediye Başkanı Burcu Köksal’dan yeni valiye ilk karşılama

    Afyonkarahisar’da devir teslim heyecanı: Belediye Başkanı Burcu Köksal’dan yeni valiye ilk karşılama

    Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal, yeni Vali Dr. Naci Aktaş’ı karşılayan isimler arasında yer aldı. Karşılamanın ardından sosyal medya hesabı üzerinden bir paylaşım yapan Köksal, şehrin yeni mülki amiriyle ilk karesini paylaştı. Belediye Başkanı Burcu Köksal, yaptığı paylaşımda nezaket mesajı vererek, “Şehrimize yeni atanan Valimiz Dr. Naci Aktaş’ı karşıladık. Sayın Valimize yeni görevinde başarılar diliyorum” ifadelerini kullandı. Bu karşılama, iki kurum arasındaki iş birliğinin ilk adımı olarak değerlendirildi.>>>HABER MERKEZİ 

  • Sır dolu cinayette şok gelişme: 23 yaşındaki gencin ölümüyle ilgili eşine dava açıldı

    Sır dolu cinayette şok gelişme: 23 yaşındaki gencin ölümüyle ilgili eşine dava açıldı

    Adli tıp raporu gerçeği ortaya çıkardı

    18 Ağustos 2024 tarihinde otogar civarında park halindeki bir araçta meydana gelen olayda, Muhammed Köseoğlu’nun sağ göğüs bölgesinden vurulduğu belirlenmişti. Adli tıp raporu, atışın “bitişik mesafeden” yapıldığını ve gencin iç organ yaralanmasına bağlı iç kanama sonucu hayatını kaybettiğini kesinleştirdi. İddianameye göre olay günü çift arasında başlayan tartışma, bir tır parkına kadar uzanan trajik bir sonla noktalandı.

    Silahın temizlendiği şüphesi üzerinde duruluyor

    Kriminal incelemeler dosyaya çarpıcı detaylar sundu. Şüpheli eş Ş.S.K.’nın ellerinden alınan örneklerde atış artığına rastlanırken, olayda kullanılan silahın üzerinde hiçbir parmak izine rastlanmaması dikkat çekti. Uzmanlar, bu durumun suç delili olan silahın olaydan hemen sonra temizlenmiş olabileceği ihtimalini güçlendirdiğini ifade ediyor.

    İlk duruşma için tarih verildi

    Zile Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede, tanık beyanları ve kamera kayıtları da eş Ş.S.K. aleyhindeki deliller arasında yer aldı. Muhammed Köseoğlu’nun ailesinin ve kamuoyunun merakla beklediği davanın ilk duruşması 29 Nisan tarihinde gerçekleştirilecek.>>>İHA

  • Vali Aktaş: “Şahsıma duyulan bu güvene layık olmak en temel hedefim olacak”

    Vali Aktaş: “Şahsıma duyulan bu güvene layık olmak en temel hedefim olacak”

    Vali Aktaş, tören mangası tarafından karşılandı. Ardından kaymakamlar ve kurum müdürleri ile tanışan Vali Aktaş, daha sonra gazetecilere açıklamalarda bulundu. Afyonkarahisar gibi kadim bir şehide görev yapacak olmanın gururunu yaşadığını dile getiren Vali Aktaş, “Anadolu’nun kilidi olan ve Cumhuriyetimizin temellerinin atıldığı bu müstesna topraklarda Afyonkarahisar Valisi olarak bugün itibarıyla göreve başlamanın onuru ve mutluluğunu yaşıyorum. Ecdadımızın emaneti olan böylesi kadim bir şehre hizmet etme imkânı bulmak, benim için büyük bir gurur kaynağı olduğu kadar, aynı zamanda ağır bir sorumluluktur. Bu görevi şahsıma tevdi eden Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a ve desteklerinden dolayı İçişleri Bakanımız Mustafa Çiftçi’ye şükranlarımı arz ediyorum” dedi.

    UŞAK VALİLİĞİ’NDEN, AFYONKARAHİSAR VALİLİĞİ’NE ATANAN DR. NACİ AKTAŞ, MAKAM KAPISININ VATANDAŞLARIN HER ZAMAN ULAŞABİLECEĞİ BİR HİZMET KAPISI OLACAĞINI VURGULAYARAK, “ŞAHSIMA DUYULAN BU GÜVENE LAYIK OLMAK EN TEMEL HEDEFİM OLACAK” DEDİ. (GÖKTEN CEYLAN/AFYONKARAHİSAR-İHA)
    Uşak Valiliği’nden, Afyonkarahisar Valiliği’ne atanan Dr. Naci Aktaş, makam kapısının vatandaşların her zaman ulaşabileceği bir hizmet kapısı olacağını vurgulayarak, “Şahsıma duyulan bu güvene layık olmak en temel hedefim olacak” dedi.

    “Makam kapısı vatandaşların her zaman ulaşabileceği bir hizmet kapısı olacak”
    Vatandaşların kapılarının her daim açık olacağını dile getiren Vali Aktaş, “Şahsıma duyulan bu güvene layık olmak en temel hedefim olacak. Zira güven, beraberinde sorumluluk getirir; sorumluluk ise kararlılık ve gayreti mecburi kılar. Bu nedenle, devletimizin öncelikleri doğrultusunda Türkiye Yüzyılı vizyonuna ilimizden en güçlü katkıyı sağlamak için mesai arkadaşlarımla birlikte var gücümüzle çalışacağız.

    Makam kapısı vatandaşların her zaman ulaşabileceği bir hizmet kapısı olacak. Bu yaklaşımla bizler; halkın içinde olan, sorunları yerinde tespit eden ve çözüm odaklı bir yönetim anlayışını esas alarak devletimiz ile vatandaşlarımız arasındaki gönül köprülerini güçlendirmeyi, adaleti her bir hemşehrimiz için hissedilir kılmayı en temel önceliğimiz olarak görüyoruz” ifadelerine kullandı.>>>İHA

  • 15 yıllık dostlukta mutlu son: Yaren Leylek o kapıya yeniden geldi

    15 yıllık dostlukta mutlu son: Yaren Leylek o kapıya yeniden geldi

    Kendisini gizledi heyecan doruğa çıktı

    Yaban hayatı fotoğrafçısı Alper Tüydeş’in sosyal medya üzerinden duyurduğu müjde, aslında birkaç günlük bir belirsizliğin ardından geldi. Yaren’in köye birkaç gün önce ulaştığı ancak ilk etapta çatılarda ve bahçelerde çekingen tavırlar sergilediği öğrenildi. Bu durum başta Alper Tüydeş ve Adem Amca’yı, gelen kuşun Yaren’in eşi olabileceği düşüncesine sevk etti.

    Adem Amca’nın kapısında bekledi

    Hava muhalefeti nedeniyle göle açılamayan Adem Yılmaz, kuşun dün evinin kapısında beklemeye başlamasıyla büyük bir şaşkınlık yaşadı. Bu sabah yapılan son gözlemler ve 15 yıldır süregelen alışkanlıkların test edilmesiyle, gelen leyleğin gerçek “Yaren” olduğu kesinleşti. 15. buluşma, doğaseverler ve köy halkı tarafından büyük bir sevinçle karşılandı.>>>HABER MERKEZİ

  • Vali Aktaş resmen göreve başladı!

    Vali Aktaş resmen göreve başladı!

    Vali Aktaş için Valilik binası önünde karşılama töreni düzenlendi. Afyonkarahisar il protokolünün tam kadro katıldığı karşılamada sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri de yer aldı. Törende protokol üyeleriyle tek tek tokalaşarak tanışan Aktaş, gösterilen ilgi için teşekkür etti.

    Karşılama mangasını selamladıktan sonra Valilik binasına geçen Aktaş, burada yaptığı ilk açıklamada Afyonkarahisar’a en iyi hizmeti sunmak için tüm kurumlarla iş birliği içinde çalışacaklarını belirtti. Şehit aileleri, gaziler ve yakınlarının ise her zaman öncelikli hizmet alacak kesimler olduğunu vurguladı.

  • Teröristbaşı Öcalan’dan yeni açıklama: Kürtsüz Türk, Türksüz Kürt olmaz

    Teröristbaşı Öcalan’dan yeni açıklama: Kürtsüz Türk, Türksüz Kürt olmaz

    İşte Abdullah Öcalan’ın mesajı;

    “27 Şubat 2025 çağrımız, demokratik siyasetin hayata geçtiği yerde silahın anlamsızlaşacağının beyanı ve tercihin açıkça siyasetten yana yapıldığının ilanıdır, bir ilke bütünlüğüdür. Negatif isyan dönemini temelde tek taraflı bir irade ve pratikle aşmayı başardık. Geride bıraktığımız süreç, şiddet ve ayrışma siyasetinden demokratik siyaset ve entegrasyona geçişi sağlayacak müzakere yeteneğini ve gücümüzü kanıtlamıştır. Çağrılarımız, konferans ve kongreler bu amaca yönelikti. Örgütün fesih ve silahlı mücadele stratejisine son verme kararları, sadece resmen ve fiilen değil zihnen de şiddetten arınmayı ve siyaset tercihini ortaya koymuştur. Bu aynı zamanda cumhuriyetle zihnen barışmanın da ilanıydı.

    Geçtiğimiz bir yıl içinde Sayın Erdoğan’ın iradesi, Sayın Bahçeli’nin çağrısı, Sayın Özel’in katkısı ve sürece olumlu katkı yapan diğer tüm siyasi, sosyal, sivil birey ve kurumların çabalarını kıymetli buluyorum. Ve özellikle Sırrı Süreyya arkadaşımızı bir kez daha büyük bir saygıyla ve özlemle anıyorum.

    Kürtsüz Türk, Türksüz Kürt olmaz. Bu ilişki diyalektiğinin tarihsel bir özgünlüğü vardır. Cumhuriyetin kuruluş sürecindeki temel metinler, Türk ve Kürt birliğini ifade ediyordu. 27 Şubat çağrımız bu birlik ruhunun canlandırılma girişimi ve Demokratik Cumhuriyet talebidir. Kandan ve çatışmadan beslenme mekaniğini kırmayı amaçladık. Sorunun tarihselliğini, ciddiyetini ve üretebileceği riskleri görmek yerine kısa vadeli dar siyasi çıkarlara göre hareket etmek hepimizi zayıflatır. İnkârı ve isyanı sürekli kılmaya çalışmak, en büyük kural dışılığı kural kılmaya çalışmaktır. Son iki yüzyılda tersine çevrilmek istenen kardeşliğin önündeki engelleri kaldırıyor, kardeşlik hukukunun gereğini yapıyoruz. Nasıl bir araya gelinir ve nasıl bir arada yaşanılırı tartışmak istiyoruz.

    Şimdi negatif aşamadan pozitif inşa aşamasına geçmeliyiz. Yeni bir siyaset dönemine, stratejisine kapı açılıyor. Şiddete dayalı siyaset dönemini kapatıp, demokratik toplum ve hukuk temelli bir süreci açmayı hedefliyor ve her kesimi bu yönde imkân yaratmaya ve sorumluluk almaya davet ediyoruz.

    Demokratik toplum, demokratik uzlaşı ve entegrasyon, pozitif dönemin zihniyet dünyasının yapı taşlarıdır. Pozitif aşama zor ve şiddete dayalı mücadele yöntemlerini dıştalar. Pozitif inşada amaç herhangi bir kurumu ve yapıyı ele geçirmek değil, toplumdaki her bireyin toplumsal inşada rol alabilecek sorumluluğa ulaşabilmesidir. Amaç, inşayı toplumla birlikte ve toplum içinde yapmaktır. Ezilen kesimler, etnik gruplar, dinsel ve kültürel gruplar kesintisiz ve örgütlü bir demokratik mücadeleyle kendi yaratımlarına sahip çıkabilirler. Bu süreçte devletin demokratik dönüşüme duyarlı olması önemlidir.

    Demokratik entegrasyon en az Cumhuriyetin başlangıcı kadar önemlidir. Onun kadar anlam, gelecek ve güç itibarıyla varlık ve zenginlik ihtiva eden bir çağrıdır. Temelinde demokratik toplum modeli vardır. Ayrıştırmacı ya da tersinden asimilasyonist yöntemlerin alternatifidir. Demokratik entegrasyona geçiş, barış yasalarını gerekli kılar. Demokratik toplum çözümü ise siyasal, sosyal, ekonomik, kültürel boyutlarda bir mimarinin, bir hukukun tesisini öngörür.

    Günümüzde yaşanan birçok sorunun ve krizin sebebi demokratik bir hukukun yokluğudur. Demokratik siyaset çerçeveli bir hukuk çözümünü esas alıyoruz. Demokratik topluma alan tanıyacak, demokrasiye alan tanıyacak ve bunun güçlü hukuksal güvencelerini oluşturacak bir yaklaşıma ihtiyacımız var.

    Vatandaşlık ilişkisi, millete aidiyet üzerinden değil devletle bağ esas alınarak kurulmalıdır. Dininde, milliyetinde, düşüncesinde özgür olmayı temel alan bir özgür yurttaşlığı esas alıyoruz. Din ve dil empoze edilemediği gibi milliyet de edilmemelidir. Demokratik sınırlarda ve devletin bütünlüğünü esas alan bir anayasal vatandaşlık ilişkisi dinsel, ideolojik, kimliksel ve milliyet varlığını özgürce ifade etme ve örgütlenme hakkını kapsar.

    Günümüzde hiçbir düşünce sistemi demokrasiyi esas almadan ayakta kalamaz. İniş-çıkışlar, gerilim ve krizler geçicidir, demokrasi er ya da geç kalıcı olacak olandır. Çağrımız sadece Türkiye’de değil Ortadoğu’da bir arada yaşama sorununa ve ürettiği kriz haline çözüm bulma amacını taşıyor. Bütün gadre uğramışların var olma ve kendilerini özgürce ifade edebilme haklarını savunuyoruz.

    Kadınlar, hiçbir toplumun ve devletin dikkate almadan kendini sürdüremeyeceği toplumsal güçlerin başında gelir. Günümüzde aile içi şiddet, kadın cinayetleri, ataerkil baskı, hepsi kadının köleleştirilmesiyle başlayan tarihsel saldırının güncel izdüşümüdür. Bu nedenle kadınlar demokratik entegrasyonun en özgürlükçü parçası ve itici gücüdür.

    Dönemin dili buyurgan ve otoriter bir dil olamaz. Karşısındakine kendini doğru ifade etme, doğru dinleme ve ona da kendi doğrularını ifade etme olanağını vermeyi esas almalıyız. Tüm bu hususların gerçekleşmesi, karşılıklı saygıya dayalı gelişmiş bir ortak aklı gerektirmektedir.”

    ÖCALAN, 27 ŞUBAT 2025’TE HANGİ MESAJLARI VERMİŞTİ?

    İmralı Cezaevi’nde bulunan Öcalan, 27 Şubat 2025’te yaptığı açıklamada, “Barış ve Demokratik Toplum” çağrısı yapmıştı. Öcalan, Pkk‘ye silah bırakma ve kendini feshetme çağrısı yaparak, “Silah bırakma çağrısında bulunuyor ve bu çağrının tarihi sorumluluğunu üstleniyorum” demişti.

    Pkk‘nın ömrünü tamamladığını belirten Öcalan, özetle şunları kaydetmişti: “1990’larda reel-sosyalizmin iç nedenlerle çöküşü ve ülkede kimlik inkarının çözülüşü, ifade özgürlüğünde sağlanan gelişmeler, Pkk‘nın anlam yoksunluğuna ve aşırı tekrara yol açmıştır. Dolayısıyla ömrünü benzerleri gibi tamamlamış ve feshini gerekli kılmıştır Varlığı zorla sona erdirilmemiş her çağdaş cemiyet ve partinin gönüllü olarak yapacağı gibi devlet ve toplumla bütünleşme için kongrenizi toplayın ve karar alın; tüm gruplar silah bırakmalı ve PKK kendini feshetmelidir.”>>>HABER MERKEZİ 

  • “İlk günkü heyecanla çalışmaya devam edeceğiz”

    “İlk günkü heyecanla çalışmaya devam edeceğiz”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Sergi Salonu’nda Gençlik ve Spor Bakanlığı (GSB) yurdu öğrencileri, sporcular ve gençler için düzenlenen iftar programında konuştu. Burada konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, iftara katılanların şahsında yüreği umut dolu, kalbi Türkiye için çarpan tüm gençlere selam ve sevgilerini gönderdiğini, ramazan vesilesiyle gençlerle beraber olmanın ve onlarla aynı sofrayı paylaşmanın heyecanı ve bahtiyarlığı içinde olduğunu söyledi. Ramazanın ülke, millet ve İslam alemi ve tüm insanlık için hayırlar getirmesi dileğinde bulunan Erdoğan, Ramazan-ı Şerif’in barışa, huzura vesile olmasını temenni etti.

    Tutulan oruçların, yapılan ibadetlerin Cenabıhak katında kabul olması niyazında bulunan Erdoğan, şöyle konuştu: “Ecdadımızın bir şefkat ve adalet medeniyeti inşa ettiği bu topraklarda ramazanın zengin manevi atmosferi bu yıl maşallah bir başka yaşanıyor. İnsanlarımız arasındaki mesafeler daralıyor. Halkımız birbiriyle daha fazla kaynaşıyor, kucaklaşıyor. Yaralar el birliğiyle sarılırken, ihtiyaç sahiplerine daha fazla el uzatılıyor. Bu çalışmaların birçoğunda hamdolsun gençlerimiz öncü rol oynuyor. Yoksulun, ihtiyaç sahibinin, kimsesizin daha çok hatırlandığı bu mübarek günleri gençlerimizin çok farklı şekilde ruhuna ve manasına uygun şekilde idrak ettiklerini görmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum. Sizlerin nezdinde tüm gençlerimizi tebrik ediyor, Allah kendilerinden razı olsun diyorum.”

    “GİRDİĞİMİZ HER ZORLU MÜCADELEDE YANIMDA HEP GENÇLER VARDI”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarım asrı bulan siyasi hayatı boyunca daima gençlerle yol yürüdüğünü, gençlerle dava ve mücadele arkadaşlığı yapmaya önem ve değer verdiğini belirterek, bir siyasetçi olarak bundan onur duyduğunu söyledi. Gençlerin coşkusu, enerjisi, dinamizmi ve samimi desteğinin, siyasi mücadelelerinin her döneminde en büyük motivasyon kaynakları olduğunu vurgulayan Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Tüm imkansızlıklara rağmen kazandığımız İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinde yanımızda en çok gençler vardı. Okuduğumuz bir şiirden dolayı Pınarhisar Cezaevine girerken bizi yolcu eden insan selinin arasında en çok gençler vardı. 14 Ağustos 2001’de milletin umudu olarak AK Parti’mizi kurduğumuzda yanımızda en fazla gençler vardı. 3 Kasım 2002’den itibaren sadece seçimlerde değil, girdiğimiz her zorlu mücadelede de yanımda hep gençler vardı. Sizlerle nice engelleri birlikte aştık. Nice badireleri birlikte atlattık. Nice saldırıları birlikte püskürttük. Nice hayali birlikte gerçeğe dönüştürdük. Ekonomiden ticarete, turizmden spora, eğitimden hak ve özgürlüklere Türkiye’ye tarihinin en büyük atılımlarını sizlerle birlikte yaşattık. Kalp kalbe verdik. Tek yürek, tek bilek olduk ve Türkiye’yi siz gençlerimizle birlikte işte bugünlere getirdik. Şahsım için bu anlamlı günde bize yol ve mücadele arkadaşlığı yapan tüm gençlere en kalbi şükranlarımı sunuyorum.”

    “GÖZLERİNİZDE PARLAYAN UMUT IŞIKLARI GÜCÜMÜZÜ VE ŞEVKİMİZİ ARTIRIYOR”

    Ömer Hayyam’ın “Ömrümüzden bir gün daha geldi geçti. Derede akan su, ovada esen yel gibi. İki gün var ki dünyada, bence ha var ha yok. Daha gelmemiş gün bir, geçmiş gün iki.” dizelerini okuyan Erdoğan, şunları söyledi: “Karşımdaki şu güzel topluluğa baktığımda geride şanla, şerefle ve eserle hizmet dolu müstesna bir mirası, önümüzde ise ülkemizin parlak yarınlarını görüyor. Türkiye Yüzyılı’nın müjdesini görüyor ve Rabbime sonsuz hamdediyorum. Gözlerinizde parlayan umut ışıkları gücümüzü ve şevkimizi artırıyor. Hep söylediğim gibi bizim tek bir gayemiz var. O da ‘Baki kalan bu kubbede hoş bir sada imiş’ meğer. Geride hayır ve şükranla yad edilecek eserler bırakabilmek. Siz gençlerimizin huzurla, güvenle yaşayabileceği küresel güç Türkiye için ilk günkü heyecanla, ilk günkü aşkla çalışmaya, son nefesimize kadar bu uğurda koşturmaya, Rabbim imkan verdikçe milletimizin emrinde ve hizmetinde olmaya inşallah devam edeceğiz.”

    “SAVUNMA SANAYİMİZDE ÇALIŞAN GENÇLERLE MÜLAKİ OLDUKÇA GÖĞSÜM KABARIYOR”

    Türkiye’nin son yıllarda pek çok ülkenin gıptayla takip ettiği büyük bir atılımı gerçekleştirmeye devam ettiğini vurgulayan Erdoğan, savunma sanayisinden turizme, eğitimden ticarete, sağlıktan teknolojiye kadar hemen her alanda Türkiye’de tarihi bir dönüşümün yaşandığına dikkati çekti. Erdoğan, Türkiye’nin maziden aldığı ilham ve cesaretle istikbalini inşa ettiğini belirterek, şu ifadeleri kullandı: “Vatan savunmasında olduğu kadar Türkiye’nin kalkınmasında, ekonomik olarak ilerlemesinde daha müreffeh, daha itibarlı bir ülke olmasında siz gençlerimiz çok önemli paya sahip. İHA ve SiHA’lardan uzay çalışmalarına, yapay zekadan büyük teknoloji girişimlerine, ülkemizin elde ettiği her kazanımda bu topraklarda yetişen genç mühendislerin, genç araştırmacıların girişimcilerin alın teri var. Savunma sanayimizdeki 3 bin 500’ü aşkın firmada çalışan, emek veren, ter döken gençlerle mülaki oldukça inanın göğsüm kabarıyor. Aynı şekilde, sporun farklı dallarında bayrağımızı gururla göndere çektiren, İstiklal Marşı’mızı tüm dünyada gururla dinleten bu ülkenin gençleri, TEKNOFEST gençliği, azmini, inancını ve heyecanını kırmayı amaçlayan türlü kirli kampanyalara rağmen inşallah gürül gürül yatağında akıyor.”

    “SPOR ALTYAPISINA ÇOK CİDDİ YATIRIMLAR YAPTIK”

    Enerji ve potansiyellerini en üst seviyede kullanabilmeleri için daima gençlerin destekçisi olduklarını dile getiren Erdoğan, şu bilgileri paylaştı: “Gençlik merkezlerimizi bu amaçla ülkemiz geneline yaygınlaştırdık. Göreve geldiğimizde Gençlik Merkezlerimizin sayısı 9’du. Bugün bu sayı 570’e ulaştı. Yükseköğretimde 132 yeni üniversite açarak toplam üniversite sayımızı 208’e çıkardık. Yükseköğrenim yurtlarımızın sayısını 190’dan aldık, 875’e yükselttik. 1 milyon yatak kapasitesine sahip konforlu, güvenli ve modern yurtlarımızı öğrencilerimizin hizmetine sunduk. Genç arkadaşlarımızın siyasette ve ülkenin kaderine yön veren karar alma mekanizmalarında hak ettikleri şekilde temsil edilmesi için seçilme yaşını önce 30’dan 25’e ardından 18’e düşürdük. Ülkemizin spor altyapısına çok ciddi yatırımlar yaptık. 81 ilimizin tamamına modern stadyumlar, kapalı spor salonları, yüzme havuzları, atletizm pistleri inşa ettik. Toplam spor tesisi sayımız 1575’ten bugün 4 bin 562’ye yükseldi. Katıldığımız olimpiyatlarda elde ettiğimiz derecelerle tarihimizin en fazla madalya sayısına ulaştık. Kadın sporcuların katılımını özellikle teşvik ettik ve milli takımlardaki kadın sporcu oranını yüzde 45’in üzerine çıkardık. Yani eğitim, siyaset, spor, sanayi, teknoloji dahil her alanda siz gençlerin yanında olmaya, sizin önünüze açmaya çalıştık ve çalışıyoruz. Bu vesileyle farklı branşlarda ülkemize getirdikleri madalyalarla kıvanç kaynağımız olan tüm sporcularımızı canı gönülden tebrik ediyor, her birinize teşekkür ediyorum.”

    “YENİ TÜRKİYE, BÜYÜK VE GÜÇLÜ TÜRKİYE SİZLERİN OMUZLARINDA YÜKSELECEK”

    Fikir adamı merhum Nurettin Topçu’nun “Beklenen gençlik” yazısında gençleri tarif ettiği, “Gençlik, geleceğin tohumudur. Bu tohumun özüne bakarak yarınımızı keşfetmek müşkil olmayacaktır.” ifadelerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Gençler hem geleceğin tohumu, hem de yarınlarımızın teminatıdır. Siz bu milletin istikbalisiniz, bu ülkeyi yarın sizler yöneteceksiniz. Yeni Türkiye, büyük ve güçlü Türkiye sizlerin omuzlarında yükselecek. Her biriniz farklı alanlarda çok önemli sorumluluklar üstlenecek, önemli görevlere geleceksiniz. İnanıyorum ki, her biriniz aşkla, heyecanla, tutkuyla, cennet vatanımıza hizmet edeceksin. Bizden devralacağınız bayrağı inşallah daha yukarılara taşıyacaksınız. Türkiye’nin gençleri olarak birlik içinde, sevgiyle, kardeşlikle, muhabbetle, dostlukla bu ülkenin geleceğini sizler kuracaksınız. Şunu lütfen hiçbir zaman aklınızdan çıkarmayın sevgili gençler, Türkiye Cumhuriyeti sizin öz yurdunuzdur. Her karışında bir yiğidin yattığı bu ülke sizin öz vatanınızdır. Sizler hepiniz, her biriniz bu milletin özbeöz evlatlarısınız. Ne size ne de bu ülkenin 86 milyon vatandaşına artık kendini milletten üstün gören hiç kimse üvey evlat muamelesi, parya muamelesi, yapamaz. Hiç kimse kendi topraklarınızda, kendi öz yurdunuzda, kılık kıyafetinizden, inancınızdan, siyasi görüşünüzden dolayı size parmak sallayamaz. Eski Türkiye’nin imtiyazlılarının, çatışma ve gerilimden beslenenlerin aranıza nifak sokmasına lütfen müsaade etmeyin. Siyasette tek sermayesi felaket tellallığı olan kifayetsizlerin hayallerinizle aranıza girmesine lütfen izin vermeyin.”

    Gençlerden ülke, millet ve milletin kadim ve köklü değerlerine sahip çıkmasını isteyen Erdoğan, “Sizlerden, çok çetin mücadeleler neticesinde elde ettiğimiz, ülkemizin 23 yıllık kazanımlarını koruyup kollamanızı rica ediyorum. Sizden, size emanet edilen Türkiye’yi daha yüksek seviyelere çıkarmanızı özellikle istirham ediyorum. Türkiye Cumhurbaşkanı olarak sizlere güveniyorum. Cenabıallah yar ve yardımcınız olsun.” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda telefon açarak, mesaj yayımlayarak, çiçek göndererek veya bizzat ziyaret ederek doğum gününü kutlayan devlet ve hükümet başkanlarına, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli olmak üzere siyasi partilerin genel başkanlarına, milletvekillerine ve bilhassa dualarını esirgemeyen tüm vatandaşlara şükranlarını sunduğunu belirtti. >>>AA

  • İki ülke arasındaki uçurum: Pakistan ve Afganistan askeri güçleri karşı karşıya!

    İki ülke arasındaki uçurum: Pakistan ve Afganistan askeri güçleri karşı karşıya!

    Pakistan’ın devasa askeri kapasitesi

    Pakistan, bölgedeki en güçlü ordulardan birine sahip olmasıyla biliniyor. Toplamda 1.200.000 aktif ve yedek asker sayısına ulaşan ülke, aynı zamanda 500.000 kişilik paramiliter güçle destekleniyor. Hava kuvvetlerinde 1.399 uçak ve 57 taarruz helikopteri bulunduran Pakistan’ın kara gücü ise 2.627 tank ve 600 çok namlulu roketatardan oluşuyor.

    Afganistan’ın sınırlı gücü

    Afganistan tarafında ise askeri veriler oldukça kısıtlı bir tablo çiziyor. Resmi verilere göre aktif veya yedek askeri bulunmayan ülkenin, 80.000 kişilik bir paramiliter gücü olduğu belirtiliyor. Hava gücü neredeyse yok denilecek kadar az olan Afganistan’da sadece 1 taarruz helikopteri bulunurken; uçak, tank ve çok namlulu roketatar sayısının sıfır olduğu kaydedildi.

    iki ordu arasındaki temel farklar

    • Pakistan’ın 1.200.000 askeri bulunurken Afganistan’ın düzenli askeri bulunmuyor.

    • Hava gücünde Pakistan 1.399 uçakla ezici bir üstünlüğe sahipken Afganistan’ın uçağı bulunmuyor.

    • Kara gücünde Pakistan’ın 2.627 tankına karşılık Afganistan envanterinde tank yer almıyor.

    • Paramiliter güçlerde Pakistan 500.000 kişiyle, Afganistan’ın 80.000 kişilik gücünden çok daha ileride görünüyor.>>>HABER MERKEZİ