Kategori: Asayiş

  • Çarşaf giyip keşif yaptılar, 40 dakikada servet çaldılar

    Çarşaf giyip keşif yaptılar, 40 dakikada servet çaldılar

    Olay, 5 Temmuz’da merkez Seyhan ilçesine bağlı Dumlupınar Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, Yahya G. (35) ile Mevlüde Ç. (35), kimliklerini gizlemek amacıyla çarşaf giyerek H.Ö.’ye ait eve girdi. Yaklaşık 40 dakika boyunca evde kalan şüpheliler, yatak odasında bulunan 80 gram burma bilezik, 3 altın yüzük, 1 altın kolye ve bin 900 TL’yi çalarak kayıplara karıştı. Tüm bu anlar ise güvenlik kamerasınca kaydedildi.

    Evine döndüğünde hırsızlığı fark eden H.Ö., durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine çalışma başlatan Asayiş Şube Müdürlüğü Hırsızlık ve Yankesicilik Büro Amirliği ekipleri, bölgedeki güvenlik kamerası görüntülerini incelemeye aldı.

    Yaklaşık 350 saatlik güvenlik kamerası görüntüsünü analiz eden ekipler, şüphelilerin kimlik ve adreslerini belirledi. Düzenlenen operasyonda yakalanan iki şüphelinin kaldığı evde yapılan aramada ruhsatsız tabanca, 20 fişek, 46,40 gram esrar, 6 uyuşturucu hap, 134 bin TL, 205 avro ve 4 cep telefonu ele geçirildi.

    1 GÜN ÖNCE KEŞİF YAPMIŞLAR

    Öte yandan, şüphelilerin olaydan bir gün önce keşif yaptığı da güvenlik kamerasınca tespit edildi. Emniyetteki ifadelerinde suçlamaları kabul etmeyen şüpheliler, güvenlik kamerasındaki kişilerin kendileri olmadığını iddia etti. İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden Yahya G. tutuklanırken, Mevlüde Ç. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. >>>İHA

    Çarşaf giyip keşif yaptılar, 40 dakikada servet çaldılar
    YAHYA G. VE MEVLÜDE Ç. BİR GÜN ÖNCEDE GELİP ETRAFTA KEŞİF YAPTI. (SÜLEYMAN CENK İDAYE/ADANA-İHA)
    Adana’da çarşaf giyip yüzlerini gizleyen erkek şüpheli ile yanındaki kadın, maymuncukla girdikleri evde 80 gram burma bilezik, 3 altın yüzük, 1 altın kolye ve bin 900 lirayı çalarak kayıplara karıştı. Şüphelilerin 1 gün önce keşif yaptıkları da tespit edilirken şüphelilerden erkek tutuklandı, kadın ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
    Çarşaf giyip keşif yaptılar, 40 dakikada servet çaldılar
    MEVLÜDE Ç. ETRAFI KONTROL EDERKEN YAHYA G. MAYMUNCUKLA EVİN KAPISINI AÇTI (SÜLEYMAN CENK İDAYE/ADANA-İHA)
    Adana’da çarşaf giyip yüzlerini gizleyen erkek şüpheli ile yanındaki kadın, maymuncukla girdikleri evde 80 gram burma bilezik, 3 altın yüzük, 1 altın kolye ve bin 900 lirayı çalarak kayıplara karıştı. Şüphelilerin 1 gün önce keşif yaptıkları da tespit edilirken şüphelilerden erkek tutuklandı, kadın ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
    Çarşaf giyip keşif yaptılar, 40 dakikada servet çaldılar
    YAHYA G. ÇIKARILDIĞI MAHKEMECE TUTUKLANDI. (SÜLEYMAN CENK İDAYE/ADANA-İHA)
    Adana’da çarşaf giyip yüzlerini gizleyen erkek şüpheli ile yanındaki kadın, maymuncukla girdikleri evde 80 gram burma bilezik, 3 altın yüzük, 1 altın kolye ve bin 900 lirayı çalarak kayıplara karıştı. Şüphelilerin 1 gün önce keşif yaptıkları da tespit edilirken şüphelilerden erkek tutuklandı, kadın ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
  • Gülistan Doku olayında gelişme: 15 gözaltı!

    Gülistan Doku olayında gelişme: 15 gözaltı!

    Tunceli’de 2020 yılından bu yana kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin yürütülen adli soruşturmada çok kritik ve sıcak bir gelişme yaşandı.

    İşte Gülistan Doku dosyasında deprem etkisi yaratan operasyonun tüm detayları…

    5 İlde Eş Zamanlı Operasyon Düğmesine Basıldı

    Başsavcılıkların talimatı doğrultusunda emniyet güçleri Elazığ, Malatya, Ankara, İstanbul ve Tunceli illerinde belirlenen adreslere eş zamanlı baskınlar gerçekleştirdi.

    Soruşturma dosyasındaki deliller, teknik incelemeler ve dijital materyallere yönelik müdahale iddiaları doğrultusunda hareket eden ekipler, kilit rollerde yer aldığı değerlendirilen isimleri yakalayarak gözaltına aldı.

    Eski Valinin Eşi ve Bilişim Şirketi Sahibi de Gözaltında!

    Düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 15 şüphelinin meslek grupları ve kimlikleri kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Gözaltına alınan isimler arasında şu kişiler yer alıyor:

    Smiling woman in a brown coat and scarf with arms outstretched in a sunny, pink building courtyard behind her.

    • Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in eşi Handan Sonel,

    • Gülistan Doku’nun cep telefonuna ve dijital verilerine müdahale ettiği değerlendirilen bilişim şirketinin sahibi,

    • 3 Doktor

    • 1 Hemşire

    • 1 Bilgi İşlem Görevlisi,

    • 5 Veri Giriş Personeli,

    • 1 İş İnsanı,

    • 2 Güvenlik Korucusu.

    Soruşturmanın Seyri Değişiyor

    Şüphelilerin, Gülistan Doku’nun kaybolduğu dönemdeki hastane kayıtları, veri girişleri, dijital inceleme raporları ve cep telefonu kayıtlarına yönelik usulsüzlük iddiaları çerçevesinde sorgulandığı öğrenildi. Emniyete götürülen 15 şüphelinin ifade alma işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilmeleri bekleniyor.

  • Kafedeki dehşetin ilk duruşması görüldü

    Kafedeki dehşetin ilk duruşması görüldü

    Olay, Ramazan Bayramı’nın birinci günü (20 Mart 2026) İzmit’teki bir kafede meydana geldi. Meryem Yıldırım (39) ve oğlu Talha Kaan İzal (21), vakit geçirmek için mekana gitti. İddiaya göre, kafe önünde bir şahsın darbedildiğini gören Yıldırım, bu kişiye yardım etmek amacıyla onu içeriye çağırdı. Bu sırada şahsı darbeden grup da kafeye girerek küfür etmeye başladı. Talha Kaan İzal’ın, gruptakileri “Burada kadınlar var, küfür etmeyin” şeklinde uyarması üzerine arbede çıktı. Saldırıya uğrayan anne ve oğlu darbedildi.

    Kafedeki dehşetin ilk duruşması görüldü

    Yüzüne ve vücuduna aldığı darbelerle ağır yaralanan, yüzünde çok sayıda kırık ve kaburgasında çatlak tespit edilen Yıldırım, hastane tedavisinin ve geçirdiği ameliyatların ardından taburcu oldu. Soruşturma kapsamında Kürşat G. tutuklanırken, Emrah G. ve Sema K. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

    Geçtiğimiz cuma günü görülen davanın ilk duruşmasına tutuklu ve tutuksuz sanıklar, müşteki Meryem Yıldırım, oğlu Talha Kaan İzal ile taraf avukatları katıldı. Sanıkların suçlamaları reddettiği duruşmada mahkeme heyeti, Kürşat G.’nin tutukluluk halinin, diğer iki sanığın ise adli kontrol tedbirlerinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.

    Kafedeki dehşetin ilk duruşması görüldü

    Duruşma sonrası yaşadığı süreci anlatan Meryem Yıldırım, olayın aslında başka bir kavganın yansıması olduğunu ve kendileriyle bir ilgisi bulunmadığını belirtti. Yıldırım, sanıkların mahkemedeki ifadelerinde gerçeği yansıtmayan beyanlarda bulunduğunu vurgulayarak şunları kaydetti:

    “Bayramın 1. günü oğlumla bir mekanda otururken darp edilmiştim. Bununla ilgili ilk duruşmamız gerçekleşti. 3 kişilerdi, 1 kadın 2 bey vardı. Birinin tutukluluk hali devam ediyor, diğer 2’si ise yurt dışı çıkış yasağı ve denetimli şekilde dışarıdalar. Olay aslında başka bir kavganın yansıması oldu. Bizimle alakası yoktu. Oğlum, ‘Beyler küfür etmeyin, hanımlar var’ dediği için sanıklardan Kürşat tarafından yumruk atıldı. Oğlum tekme attı, bende oğlumu kurtarmak için müdahale ettim ve olay yaşandı. İfadede daha çok, sanıklardan Sema Hanım ile benim aramda tartışma olduğunu ve merdivenden düştüğümü, kendilerinin suçsuz olduğunu söylüyorlar ama benim sanık Sema ile sadece, bana küllük fırlattığı için benim ona temasım oldu. Sadece saçlarımızı tuttuk. Onun dışında zaten ben, Kürşat ve Emrah tarafından darbedildim.”

    Kafedeki dehşetin ilk duruşması görüldü

    “ŞUAN SAĞ KULAĞIM DUYMUYOR”Sağlık durumu ve psikolojik sürecine de değinen Yıldırım, “Şuan sağ kulağım duymuyor. Gözümde görme kaybı var. Konuşma bozukluğum vardı, biraz tedavi ve terapi ile düzeldi. Biraz daha iyiyim. İçimde hala bazı şeyler devam ama dışta biraz toparladım. Saçlarım uzadı. Kendime dönmeye çalışıyorum. Psikolojik tedavi hala devam ediyor. Ataklar yaşıyorum, tedavim devam ediyor. İzmit’ten de uzaklaştım. Biraz uzak kalmak istedim, duruşma için geldim. Biraz daha kendime dönmeye çalışıyorum” dedi.

    “BEKLENTİMİZ ÖLDÜRMEYE TEŞEBBÜSTEN YARGILANMALARIYDI”

    Meryem Yıldırım’ın avukatı Murat Ustabaşı ise müvekkilinin aldığı darbelerin ölümcül nitelikte olduğuna dikkati çekerek iddianamedeki suç vasfına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ustabaşı, “Müvekkilin kafasında 60 dikiş var. Yüzünde kırılmamış kemik kalmamış ve bir gözünde de görme kaybı var. Bunlar herhangi birinin ölümüne yetecek kadar ağır yaralamalar. Bizim beklentimiz öldürmeye teşebbüs suçundan yargılanmalarıydı ancak dava ‘neticesi sebebiyle ağırlaştırılmış yaralama’ suçundan açıldı. Şahıslardan biri tutuklu. Diğer iki sanığın tutuklanmasını istedik ancak onlar için adli kontrol kararının devamına karar verildi. Ekim ayında müvekkilim Adli Tıp Kurumundan tekrar bir kati rapor alacak. O rapor bize durumu daha açıklayıcı kılacak. Ayrıca müvekkilimin oğlu Talha’nın da dosyaya müşteki olarak dahil olmasını bekliyorduk. Dosya içerisinde tek müşteki Meryem Hanım. Talha da aynı şekilde zarar gören kişi. Savcılık makamı onun bu dosyada müşteki olmasını uygun görmemiş, durumu başka bir dosya üzerinden değerlendirmişler. O dosyayı da göreceğiz, bakalım neler olacak” diye konuştu.

    “HASTANELERDE SÜRÜNDÜK, BANA SÖZ HAKKI DOĞMADI”

    Olayda darbedilmesine rağmen bu davada müşteki sıfatıyla yer alamadığını ve duruşmada kendini ifade edemediğini dile getiren Talha Kaan İzal ise “Müşteki olarak duruşmada bulunamadım, bana söz hakkı doğmadı. Ben duruşmanın sonuna kadar dinledim. Zaten ilk duruşmaydı. Bende darbedildim. Darp raporu aldım, olaydan sonra hastanelerde süründük ama bana söz hakkı doğmadı. Karşı taraf benim için suçlamalarda bulundu. Durduk yere tekme attığım iddia edildi. Durduk yere atılmış bir tekme yoktu. Bana söz hakkı tanınmadığı için kendimi ifade edemedim. Müşteki olarak beni olaya dahil etmediler. Şikayetçi olmuştum ancak savcılık böyle uygun görmüş ama ben de şikayetçiyim” ifadelerini kullandı. >>>İHA   

    Kafedeki dehşetin ilk duruşması görüldü

  • Üst geçit korkuluklarına çıkınca trafik kapatıldı

    Üst geçit korkuluklarına çıkınca trafik kapatıldı

    Sivrihisar’dan geçen Ankara-Eskişehir kara yolu ile Afyonkarahisar yollarının kesiştiği ana arter Sivrihisar Dörtyol Kavşağı’ndeki üst geçit korkuluklarına çıkan S.A. (53) isimli şahsı görenler durumu sağlık, polis ve itfaiye ekiplerine bildirdi. Bölgeye gelen ekipler Eskişehir- Afyonkarahisar yolunu trafiğe kapattı. Şahsın metrelerce yüksekten düşme ihtimaline karşı yola itfaiye ekiplerince kurtarma yastığı açıldı. Daha sonra şahıs olaysız bir şekilde yere inerken, Eskişehir- Afyonkarahisar yolu da trafiğe açıldı. Şahıs, sağlık kontrolleri için hastaneye kaldırıldı. >>>İHA

    Üst geçit korkuluklarına çıkınca trafik kapatıldı
    SİVRİHİSAR İLÇESİNDE KAVŞAĞIN KORKULUKLARINA ÇIKAN BİR ŞAHIS NEDENİYLE ESKİŞEHİR-AFYONKARAHİSAR YOLUNU TRAFİĞE KAPATILDI. SORUNSUZ BİR ŞEKİLDE YERE İNEN ŞAHIS HASTANEYE KALDIRILDI. (NURAY YANAR/ESKİŞEHİR-İHA)
    Sivrihisar ilçesinde üst geçit korkuluklarına çıkan bir şahıs sebebi ile Eskişehir-Afyonkarahisar yolu bir süre trafiğe kapatıldı. Sorunsuz bir şekilde yere inen şahıs hastaneye kaldırıldı.
  • Kamyon önce traktöre sonra duvara çarptı: 1 ölü, 3 yaralı

    Kamyon önce traktöre sonra duvara çarptı: 1 ölü, 3 yaralı

    Kaza, akşam saatlerinde Afyonkarahisar-Akşehir kara yolunda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Afyonkarahisar’dan Akşehir istikametine seyir halinde olan 43 BB 779 plakalı kamyonet, iddiaya göre aynı yönde ilerleyen M.K. yönetimindeki traktöre çarptı. Çarpmanın etkisiyle kontrolden çıkan kamyon, şarampole indikten sonra yol kenarında bulunan bir fabrikanın duvarı boyunca sürüklendi ve fabrikanın giriş kapısı bölümündeki duvara çarparak durabildi. Kazada kamyonda bulunan 17 yaşındaki Ali Baki olay yerinde hayatını kaybederken, kamyonda bulunan S.A.T. ile ismi öğrenilemeyen bir kişi ve traktör sürücüsü M.K. yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık, polis, jandarma ve Konya Büyükşehir Belediyesi Akşehir İtfaiye Amirliği ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri araçta sıkışan yaralılara müdahale ederek bulundukları yerden çıkardı. Sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından yaralılar ambulanslarla Akşehir Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Kazanın ardından yola dökülen mazot, itfaiye ekipleri tarafından temizlendi.

    KAZA ANI GÜVENLİK KAMERASINA YANSIDI

    Meydana gelen kaza, yol kenarında bulunan fabrikanın güvenlik kameralarına da yansıdı. Görüntülerde kontrolden çıkan kamyonun fabrikanın duvarına hızla çarptığı, bu sırada fabrikanın önünde yük boşaltan kamyonette bulunan işçilerin panik içerisinde kaçtıkları görüldü. Kazada kamyonette hayatını kaybeden Ali Baki ile yaralanan işçilerin Ilgın ilçesinde çalıştıkları öğrenilirken, acı haberi alarak olay yerine gelen yakınları büyük üzüntü yaşadı. Kazayla ilgili tahkikat başlatıldı. >>>İHA

    Kamyon önce traktöre sonra duvara çarptı: 1 ölü, 3 yaralı

  • 39 ilde siber suç operasyonu: 361 tutuklama

    39 ilde siber suç operasyonu: 361 tutuklama

    Bakanlığın NSosyal hesabından yapılan açıklamada, siber suçlarla mücadele kapsamında polis ekiplerince 39 ilde son 2 haftada “nitelikli dolandırıcılık, yasa dışı bahis ile çevrim içi çocuk müstehcenliği ve tacizi” suçlarına yönelik operasyonlar düzenlendiği belirtildi.

    Bu kapsamda, yakalanan 669 şüpheliden 361’inin tutuklandığı, 191’i hakkında adli kontrol hükümleri uygulandığı ve diğerlerinin işlemlerinin sürdüğü ifade edildi.

    Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, MASAK ve Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde, İl Emniyet Müdürlükleri Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüklerince yapılan çalışmalar sonucu düzenlenen operasyonlara ilişkin bilgi verilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

    “Operasyonlarda yakalanan şüphelilerin, ‘TOKİ Sosyal Konut Projesi’ temalı oltalama (phishing) siteler oluşturarak iletişime geçtikleri vatandaşlarımızdan başvuru ücreti, dosya masrafı, vergi ücreti gerekçeleriyle para talep ettikleri, vatandaşlarımızın mobil bankacılık ve oyun hesaplarına yetkisiz erişim sağladıkları, yasa dışı bahis ve kumar oynattıkları, yasa dışı bahis sitelerinde para nakline aracılık ettikleri, yasa dışı bahis ve kumar sitelerinin reklamını yaptıkları, sosyal medya platformları üzerinden ‘beyaz eşya satışı, hisse ortaklığı, ürün bedeli, yatırım ortaklığı’ gibi temaları kullanarak vatandaşlarımızı dolandırdıkları ve müstehcen çocuk görüntüsü barındırdıkları tespit edildi. Devletimizin gücü, güvenlik güçlerimizin kararlı mücadelesi ve aziz milletimizin desteğiyle suç ve suçlularla mücadelemizi ülkemizin dört bir yanında tavizsiz şekilde sürdürüyoruz.”>>>AA

  • İzmit Belediyesi’ne operasyon: CHP İlçe Başkanı Gökhan Ercan gözaltında!

    İzmit Belediyesi’ne operasyon: CHP İlçe Başkanı Gökhan Ercan gözaltında!

    Kocaeli ve siyaset gündemi, sabahın ilk saatlerinde İzmit Belediyesi’ne düzenlenen sürpriz bir emniyet operasyonuyla sarsıldı. Savcılık koordinesinde yürütülen geniş kapsamlı bir soruşturma çerçevesinde hareket geçen Mali Suçlarla Mücadele ekipleri, sabah saatlerinde belediyenin ana hizmet binasının bulunduğu Belsa Plaza’ya giriş yaptı.

    İşte Belsa Plaza’da devam eden polis aramaları, gözaltına alınan isimler ve İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet hakkındaki iddialara dair son durum…

    CHP İzmit İlçe Başkanı Gökhan Ercan Gözaltına Alındı

    Soruşturma kapsamında polis ekipleri tarafından ilk olarak CHP İzmit İlçe Başkanı Gökhan Ercan’ın gözaltına alındığı öğrenildi. Ercan’ın emniyete götürülerek ifade işlemlerine başlandığı bildirilirken, soruşturmanın dosya içeriği ve gözaltı gerekçelerine ilişkin gizlilik kararı çerçevesinde hareket edildiği kaydedildi.

    Fatma Kaplan Hürriyet Hakkında Gözaltı Kararı

    Operasyonun en dikkat çeken gelişmelerinden biri ise İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet hakkında yaşandı.

    Edinilen ilk bilgilere göre, yürütülen soruşturma dosyası kapsamında Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet hakkında da gözaltı kararı çıkarıldığı öne sürüldü. Emniyet güçlerinin Hürriyet’in evinde arama gerçekleştirdiği iddiaları gündeme bomba gibi düşerken, konuya ilişkin Kocaeli Valiliği veya Cumhuriyet Başsavcılığı gibi resmi makamlardan henüz yazılı veya sözlü net bir açıklama yapılmadı.

    Belsa Plaza Belediye Binasında Arama Çalışmaları

    Soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcısı’nın talimatıyla emniyet mensuplarının Belsa Plaza’da yer alan İzmit Belediyesi idari binasına giriş yaptığı ve ilgili idari birimlerde, evraklarda ile dijital materyaller üzerinde detaylı arama ve inceleme yapmasının beklendiği öğrenildi. Bina çevresinde ve içerisinde emniyet güçlerinin güvenlik önlemleri aldığı görüldü.

  • Afyonkarahisar’da trafik kazası: 1 ölü, 3 yaralı

    Afyonkarahisar’da trafik kazası: 1 ölü, 3 yaralı

    Kaza, Dinar ilçesine bağlı Avşar köyü yakınlarında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, H.Ö., idaresindeki 20 AUD 79 plakalı otomobil, Avşar köyü yakınlarında sürücüsünün henüz belirlenemeyen bir sebepten ötürü direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıktı. Savrulan araç bariyerlere çarpıp ardından refüje girdi.

    Afyonkarahisar'da trafik kazası: 1 ölü, 3 yaralı
    AFYONKARAHİSAR’DA KONTROLDEN ÇIKARAK BARİYERLERE ÇARPIP ARDINDAN REFÜJE GİREN OTOMOBİLDE 1 KİŞİ ÖLDÜ, 3 KİŞİ YARALANDI. (GÖKTEN CEYLAN/AFYONKARAHİSAR-İHA)
    Afyonkarahisar’da kontrolden çıkarak bariyerlere çarpıp ardından refüje giren otomobilde 1 kişi öldü, 3 kişi yaralandı.

    Kazada sürücü H.Ö., ile araçta bulunan E.Ö., M.A.Ö. ve E.A, yaralandı. Yaralılar olay yerine sevk edilen ambulanslarla hastaneye kaldırıldı. Yaralılardan E.A., yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.
    Kazayla ilgili jandarma tarafından inceleme başlatıldı.>>>İHA

  • Konya’da trafikte yumruklu kavga

    Konya’da trafikte yumruklu kavga

    Olay, Ilgın ilçe merkezi Konya Afyonkarahisar Kara yolu üst geçidi yan yolunda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, trafikte henüz bilinmeyen bir nedenle çıkan kavgada taraflar birbirine yumruklarla saldırdı. Çevrede bulunanların araya girerek tarafları ayırma çabaları bir süre sonuç vermedi. Yaşananlar, o sırada trafikteki bir vatandaş tarafından cep telefonu kamerasıyla kaydedildi.>>>İHA

  • Kırmızı bültenle aranan uyuşturucu şüphelisi İstanbul’da yakalandı

    Kırmızı bültenle aranan uyuşturucu şüphelisi İstanbul’da yakalandı

    İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, uluslararası seviyede aranan kişilerin yakalanmasına yönelik çalışma başlattı.

    Bu kapsamda, Moğolistan adli makamlarınca ülkeye iadesi talebiyle kırmızı bültenle aranan D.T’nin (58) Kağıthane’de bulunduğu tespit edildi.

    Ekiplerce 16 Temmuz’da düzenlenen operasyonda yakalanan şüpheli D.T. gözaltına alındı.

    Şüphelinin yapılan sorgulamalarında çeşitli kodlarla tahdit kayıtlarının bulunduğu belirlendi.

    Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheli, hakkında yürütülen adli ve idari süreç kapsamında Geri Gönderme Merkezine teslim edildi.>>>AA

  • “Yılın en büyük orman yangınında” 12 bin hektarlık alan kül oldu

    “Yılın en büyük orman yangınında” 12 bin hektarlık alan kül oldu

    İspanya devlet televizyonu RTVE, Zaragoza’ya bağlı Cinco Villas bölgesinde çıkan orman yangınını “yılın en büyüğü” olarak nitelendirdi.

    RTVE, yangın nedeniyle 1000’den fazla kişinin bölgeden tahliye edildiğini belirtti.

    Yangından etkilenen bölgede yolların halen kapalı olduğu ifade edildi.

    Yangında, yaklaşık 12 bin hektarlık alanın kül olduğu bilgisi verildi.

    İspanya’nın Guadalajara bölgesine bağlı La Mierla’da çıkan orman yangınında ise yaklaşık 5 bin 400 hektarlık alanın zarar gördüğü ve 600’den fazla kişinin tahliye edildiği belirtildi.

    Ülkenin farklı bölgelerinde devam eden orman yangınlarına yüzlerce itfaiye erinin müdahale ettiği kaydedildi.

    Sıcaklıklar 45 dereceyi bulacak

    İspanya Meteoroloji Enstitüsü, ülkenin yeni bir sıcak hava dalgasının etkisine gireceğini belirterek, hava sıcaklığının yer yer 45 dereceye kadar yükselebileceği uyarısında bulundu.

    Zaragoza ve Guadalajara’daki büyük orman yangınları devam ederken yapılan uyarıda, çarşamba ve perşembe günleri hava sıcaklığının mevsim normallerinin oldukça üzerine çıkmasının beklendiği kaydedildi.>>>AA

  • Annesi için yardım isteyen Cumane: Annem cennete gitti, hepinize küstüm

    Annesi için yardım isteyen Cumane: Annem cennete gitti, hepinize küstüm

    Annesini kurtarmak için aylarca sosyal medyada videolar çekip dünyaya yalvaran 3 yaşındaki kızı Cumane ise şimdi büyük bir sessizliğe gömüldü. Annesinin gidişiyle öksüz kalan minik kız, elinde kalan son aile fotoğraflarına bakarak çocuk kalbiyle dünyaya sitem etti.

    “KİMSE BENİ DUYMADI, ANNEM CENNETE GİTTİ”

    Yaşıtları oyun oynarken annesinin başucunda hayata tutunma videoları çeken 3 yaşındaki Cumane, o küçücük yaşına rağmen sırtlandığı büyük acıyı çocuksu kelimelerle anlattı.

    Annesiyle birlikte Gazze’den çıkıp denize gitmeyi hayal ettiğini söyleyen minik Cumane, “Ben herkese küstüm. Kimse beni duymadı. Annem iyileşsin diye o kadar yardım istedim ama bana cevap vermediler. Sonra da annem beni bırakıp cennete gitti.” sözleriyle yardım çağrılarına sessiz kalan insanlığa sitem etti.

    Annesiz kalan üç yaşındaki kız, “Ben büyüyünce doktor olacağım. Annem gibi hasta olan herkesi iyileştireceğim, kimse ölmeyecek.” dedi.

    Annesinin artık “bütün ülkelerden daha güzel bir yerde” olduğunu söyleyen minik Cumane, acısını henüz tam olarak anlamlandıramadığı annesi için çocuk kalbiyle dualar etti.

    “SINIR KAPISI ZAMANINDA AÇILMADI; KANSER DE BEKLEMEDİ”

    Eşini kaybetmenin acısını yaşayan baba Saddam Ebu Yusuf ise Gazze’deki sağlık sisteminin İsrail ablukası nedeniyle tamamen çöktüğünü, başvurdukları tüm hastanelerde gerekli tedavi ve ilacın bulunmadığını belirtti.

    Tek çarelerinin eşini yurt dışına çıkarmak olduğunu söyleyen acılı baba, İsrail’in kısıtlamaları sebebiyle eşinin Gazze’den tahliye edilmesi için tam bir buçuk yıl izin belgesi beklediklerini ifade etti.

    Aylar sonra bekledikleri telefonun geldiğini ve çıkış onayının verildiğini öğrendiklerinde ailece büyük sevinç yaşadıklarını anlatan Ebu Yusuf, eşinin de bu habere inanmakta zorlandığını söyledi.

    Tedavi yolculuğu için bavullarını hazırladıklarını, yakınlarıyla vedalaştıklarını ve umutla yola çıktıklarını anlatan Ebu Yusuf, evden ayrıldıktan kısa süre sonra eşinin nefes almakta güçlük çekmeye başladığını dile getirdi.

    Han Yunus’taki hastaneye ulaştıklarında eşinin komaya girdiğini ve kurtarılamadığını belirten Ebu Yusuf, bir buçuk yıl boyunca yaşadıkları çaresizlik, umut, bekleyiş ve kayıp acısını şu sözlerle anlattı:

    “Hayatımın en kara günüydü. Tam bir buçuk yıl boyunca tüm dünyaya sesimizi duyurmaya çalıştık. Kızım o küçücük haliyle videolar çekti, annesi için yardım istedi. Bize hep ‘güvenlik onayı bekleniyor’ dediler. Ama kanser beklemeyi bilmez ki… Kanser hastasını Gazze gibi bir yerde bir buçuk yıl bekletmek, onu ölüme terk etmek demektir.”

    Baba Ebu Yusuf ve 3 yaşındaki kızı Cumane, Rıza Ebu Yusuf’un tedavi umuduyla günler öncesinden hazırladığı bavulunu ilk kez birlikte açtı. İçinden çıkan hiç giyilmemiş kıyafetler ve ölümünden hemen sonra ellerine ulaşan geç kalmış izin belgeleri, İsrail ablukasının Gazze’de yarattığı binlerce dramdan sadece biri olarak tarihe geçti. >>>AA

  • Filistinli esirlerin ölümüne ilişkin soruşturmaları dava açmadan kapattılar

    Filistinli esirlerin ölümüne ilişkin soruşturmaları dava açmadan kapattılar

    Haaretz gazetesinin, İsrailli sivil toplum kuruluşu Hatzlacha’nın ordudan aldığı bilgilere dayandırdığı haberinde, İsrail askeri hapishaneleri ve gözaltı merkezlerinde tutulan Filistinlilerin ölümü ile işkence iddialarına ilişkin yürütülen askeri soruşturmaların sonuçları ortaya konuldu.

    FİLİSTİNLİLERİN ÖLÜMÜNE İLİŞKİN SORUŞTURMALARIN ÜSTÜ KAPATILDI

    Habere göre İsrail ordusu, gözaltı merkezlerinde yaşamını yitiren Filistinlilere ve bir Lübnanlı esire ilişkin 57 cezai soruşturma yürüttü.

    Ancak söz konusu ölümlerin güvenlik kameralarının ve potansiyel tanıkların bulunduğu alanlarda gerçekleşmiş olmasına rağmen hiçbiri iddianameye dönüşmedi.

    Öte yandan, açılan soruşturmalardan 7’sinin ateşli silahlarla vurularak öldürülen esirlerle ilgili olduğu bilgisini paylaşan İsrail ordusu, vakaların çoğunda “şüphelilerin tespit edilemediğini” öne sürdü.

    İSTİSMAR DAVALARI DÜŞÜRÜLDÜ

    Habere göre, İsrail askeri gözaltı merkezleri ve hapishanelerinde tutulanlara yönelik darp, şiddet ve “hukuka aykırı güç kullanımı” iddialarına ilişkin 19 ek soruşturma açılırken yalnızca iki vaka hakkında iddianame hazırlandı.

    Davaya dönüşen vakalardan birinde Sde Teiman Askeri Hapishanesi’ne Filistinlileri getiren bir kamyon şoförü mahkum edildi.

    Askeri polisler hakkında açılan bir başka istismar davası ise mağdur Filistinlinin mahkemede ifade vermeksizin Gazze Şeridi’ne geri gönderilmesi yoluyla düşürüldü.

    YAĞMA SORUŞTURMALARI DİSİPLİN CEZALARIYLA GEÇİŞTİRİLDİ

    İsrail askerlerinin Gazze Şeridi ve Lübnan’ın güneyinde karıştığı yağma olaylarına yönelik soruşturmalar da çoğunlukla ceza davası açılmaksızın kapatıldı.

    Yağma suçlamasıyla açılan davalardan sadece birinin mahkumiyetle sonuçlandığı ortaya konulan haberde, Gazze’den 3 motosikletin çalınmasına ilişkin diğer davanın sürdüğü aktarıldı.

    Askerlerin evlerden elektrikli ev aletleri çalmasıyla ilgili vakaların ise cezai kovuşturma yerine disiplin cezalarıyla geçiştirildiği bildirildi.

    İSRAİL ORDUSU, “HUKUKA UYGUN HAREKET ETTİĞİNİ” SAVUNUYOR

    İsrail ordusundan konuya ilişkin yapılan açıklamada ise ordunun uluslararası hukuka ve ordu değerlerine uygun hareket ettiği iddiasında bulunuldu.

    Açıklamada, “Kanuna veya ordu emirlerine aykırı bir davranış şüphesi doğduğunda, durum incelenmekte ve şartlara göre işlem yapılmaktadır. Bu doğrultuda, savaş süresince bu tür şüpheler barındıran ihlallere karşı birkaç soruşturma açılmıştır.” ifadeleri kullanıldı. >>>AA

  • Onlarca ev kül oldu, yüzlerce kişi tahliye edildi

    Onlarca ev kül oldu, yüzlerce kişi tahliye edildi

    Norveç basını, çok sayıda konutun bulunduğu bir sitede çıkan yangının rüzgarın etkisiyle kısa sürede büyüdüğünü ve yaklaşık 50 evi kül ettiğini yazdı.

    Norveç polisinden yapılan açıklamada da itfaiye ekiplerinin yangına müdahalesinin sürdüğü, alevlerin bir diğer yerleşim bölgesine doğru ilerlediği belirtildi.

    Bölgede yaşayanlara evlerini terk etmeleri çağrısında bulunan polis, yangından etkilenen yerleşim yerinden yüzlerce kişinin tahliye edildiğini bildirdi.

    Yangının çıkış nedenine, ölü veya yaralı sayısına ilişkin bilgi verilmedi.

    Drammen Belediye Başkanı Kjell Arne Hermansen de yangını “korkunç bir olay” olarak nitelendirdi.

    Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, Krokstadelva’da sıra sıra evlerin bulunduğu sitede çıkan yangın nedeniyle dumanın adeta gökyüzünü kapladığı, yangın söndürme helikopterinin alevlere müdahale ettiği görülüyor. >>>AA

  • Freni patlayan kamyonunun karıştığı kazada 2 kişi öldü

    Freni patlayan kamyonunun karıştığı kazada 2 kişi öldü

    Alınan bilgiye göre, Ankara Büyükşehir Belediyesince İvedikköy Mahallesi 3832. Cadde’de yürütülen yol açma çalışmaları sırasında, freni patlayan Ömer Sütçü (36) yönetimindeki 06 DY 4311 plakalı hafriyat kamyonu, Emre Çelik’in (40) kullandığı 06 COS 880 ve Mustafa Sandıklı idaresindeki 06 DU 7291 plakalı kamyonlara çarptı. İhbar üzerine, kaza yerine çok sayıda sağlık, itfaiye ve polis ekibi sevk edildi. Çarpışmanın etkisiyle alev alan Çelik’in içinde bulunduğu kamyon, itfaiye ekiplerinin uğraşları sonucu söndürüldü. Kazada Ömer Sütçü ve Emre Çelik, hayatını kaybetti. Sütçü ve Çelik’in cenazeleri Adli Tıp Kurumu’na götürüldü. >>>AA

  • 5 büyüklüğünde deprem

    5 büyüklüğünde deprem

    Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, saat 06.20’de, merkez üssü Battalgazi olan 5 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.

    Depremin yerin 15,59 kilometre derinliğinde meydana geldiği belirlendi.

    Malatya Valisi Seddar Yavuz, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ekiplerin saha taramalarına başladığını, an itibarıyla olumsuz bir tespit ve ihbar alınmadığını bildirdi. Yavuz, depremden etkilenenlere geçmiş olsun dileğinde bulundu.

    İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, Malatya’nın Battalgazi ilçesinde saat 06.20’de 5 büyüklüğünde deprem meydana geldiğini anımsatarak, “Malatya, Elazığ, Adıyaman, Tunceli ve Şanlıurfa illerimizde hissedilen deprem sonrası, an itibarıyla olumsuz bir durum bulunmamaktadır. Depremden etkilenen vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum. Allah, ülkemizi ve milletimizi afetlerden korusun.” ifadelerini kullandı.

    Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, şu ifadelere yer verdi: “Güzel Malatya’mıza geçmiş olsun. Battalgazi’de meydana gelen deprem sonrası şu an itibarıyla herhangi bir olumsuz tespit olmamakla birlikte tüm ihbarları değerlendiriyoruz.”

    AFAD: AN İTİBARIYLA, OLUMSUZ BİR DURUM BULUNMAMAKTADIR

    AFAD’ın NSosyal hesabından yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi: “Malatya ilimizin Battalgazi ilçesinde saat 06.20’de meydana gelen ve Malatya, Elazığ, Adıyaman, Tunceli ve Şanlıurfa illerimizde hissedilen 5 büyüklüğündeki deprem sonrası, an itibarıyla, olumsuz bir durum bulunmamaktadır. Saha tarama çalışmaları devam etmektedir. Etkilenen vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi sunarız.” >>>AA

  • Tahliye Edilen eski Belediye Başkanı Fikret Albayrak yeniden tutuklandı!

    Tahliye Edilen eski Belediye Başkanı Fikret Albayrak yeniden tutuklandı!

    Yaşanan adli hareketliliğin detayları…

    Başsavcılığın İtirazı Tahliye Kararını İptal Ettirdi

    Yaklaşık iki aydır cezaevinde tutuklu bulunan ve geçtiğimiz günlerde Sulh Ceza Mahkemesi tarafından tutuksuz yargılanmak üzere adli kontrol ve ev hapsi tedbiriyle serbest bırakılan Akçakoca eski Belediye Başkanı Fikret Albayrak’ın özgürlüğü kısa sürdü.

    Tahliye kararının ardından Düzce Cumhuriyet Başsavcılığı, mahkemenin verdiği bu karara hızla itiraz etti. İtirazın üst mahkemece kabul edilmesinin ardından Albayrak hakkında yeniden yakalama kararı çıkarıldı.

    Adliyeye Geldi, Hakim Karşısında Yeniden Tutuklandı

    Başsavcılığın itirazı ve mahkemenin yeni kararı üzerine Fikret Albayrak, avukatıyla birlikte Düzce Adliyesi’ne gelerek teslim oldu. Çıkarıldığı mahkemede hakim karşısına çıkan Albayrak’ın adli kontrol hükümleri kaldırılarak, mevcut delil durumu ve başsavcılığın itiraz gerekçeleri dikkate alınarak yeniden tutuklanmasına karar verildi. Eski başkan, işlemlerinin tamamlanmasının ardından tekrar cezaevine sevk edildi.

    Gelişmelerin ardından Akçakoca ve Düzce siyaset kamuoyunda davanın seyrine ilişkin beklentiler ve tartışmalar yeniden alevlendi.

  • İsrail’in saldırılarında 3 Filistinli hayatını kaybetti

    İsrail’in saldırılarında 3 Filistinli hayatını kaybetti

    Hastane kaynaklarından alınan bilgiye göre, İsrail’e ait “Quadcopter” tipi İHA, Zeytun Mahallesi’nde Devle Kavşağı yakınında toplanan Filistinlileri hedef aldı.

    Saldırıda 3 Filistinli yaşamını yitirdi, çok sayıda kişi yaralandı. Yaralılar Gazze kentindeki El-Ehli Baptist Hastanesi’ne kaldırıldı.

    İsrail ordusu, Gazze kentinin doğusundaki Şucaiyye Mahallesi’nde yerinden edilmiş Filistinlilerin barındığı Zehra Okulu kampına da İHA ile saldırdı; 1 Filistinli yaralandı.

    Yerel kaynaklar ayrıca, İsrail güçlerinin Deyr el-Belah’ın doğusunda “Sarı Hat” olarak bilinen bölge yakınında makineli tüfeklerle ateş açtığını, saldırının aralıklarla tekrarlandığını aktardı.

    İsrail’in, 10 Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkese rağmen Gazze Şeridi’nde sivilleri hedef alan saldırıları ve diğer ihlalleri sürüyor. >>>AA

  • 45 ildeki yasa dışı bahis operasyonu: 171 tutuklu

    45 ildeki yasa dışı bahis operasyonu: 171 tutuklu

    Valilikten yapılan açıklamaya göre, Emniyet Genel Müdürlüğü, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) ve cumhuriyet başsavcılıkları koordinesinde, 3 gün önce yasa dışı bahis suçuna yönelik operasyonda gözaltına alınan 236 şüphelinin Gaziantep İl Emniyet Müdürlüğündeki işlemleri tamamlandı.

    Adliyeye sevk edilen şüphelilerden 6’sı savcılıkça serbest bırakıldı. Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen diğer şüphelilerden 67’si adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, 163’ü tutuklandı.

    Operasyon kapsamında başka suçtan cezaevinde tutuklu bulunan 8 şüpheli hakkında da bu soruşturma kapsamında tutuklama kararı verildi.

    Gaziantep merkezli 45 ilde 14 Temmuz’da, yurt dışı merkezli bir site üzerinden yasa dışı bahis oynattıkları ve IBAN temin ederek organize şekilde faaliyet yürüttükleri belirlenen şüphelilerin yakalanmasına yönelik operasyonda 190 şüpheli gözaltına alınmış, devam eden çalışmalarda ise 46 şüpheli daha yakalanmıştı. >>>AA

  • Polisten nefes kesen kovalamaca

    Polisten nefes kesen kovalamaca

    Başakşehir İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Büro Amirliği ekipleri ilçe genelinde yüksek sesli müzik yayını, abartı egzoz ve trafik güvenliğini tehlikeye düşüren sürücülere yönelik kapsamlı denetimler gerçekleştirildi. Denetimler sırasında ekiplerin ‘dur’ ihtarına uymayan bir otomobil sürücüsü kaçmaya başladı. Polis ekipleri ile sürücü arasında yaşanan kovalamaca bir vatandaşın cep telefonu kamerasına saniye saniye yansıdı. Kısa süre sonra yakalanan sürücüye, Karayolları Trafik Kanunu’nun ilgili maddesi kapsamında 200 bin lira idari para cezası uygulanırken, kullandığı araç 60 gün süreyle trafikten men edildi. Denetimlerde ayrıca çevreyi yüksek sesli müzikle rahatsız ettiği belirlenen sürücüler hakkında işlem yapılırken, abartı egzoz kullanan araçlar da tek tek tespit edildi. Gürültü kirliliğine neden olan araçlara 21 bin lira, abartı egzoz kullanan sürücülere ise ilgili mevzuat kapsamında 16 bin liraya varan idari para cezaları uygulandı. Bazı ihlallerde araç sahiplerine de ayrıca cezai işlem uygulandı. 7 araç trafikten men edilirken, sürücülere ve araç sahiplerine toplam 316 bin lira idari para cezası kesildi. >>>İHA

  • 24 yaşındaki Helin’in ölümünde sanık hakim karşısında

    24 yaşındaki Helin’in ölümünde sanık hakim karşısında

    Olay, 18 Ocak tarihinde Kepez ilçesi Sütçüler Mahallesi Sütçüler Caddesi’ndeki bir apartman dairesinde meydana geldi. Olaydan yaklaşık 3 ay önce dini nikâhlı olarak birlikte yaşamaya başlayan Helin Nama (24) ile İsmail K., Nama’nın ailesine yaptıkları ziyaretin ardından eve döndü. İkili arasında henüz bilinmeyen bir nedenle tartışma çıktı. İsmail K., tartışmanın ardından Helin Nama’nın yatak odasına girerek kapıyı kilitlediğini, konuşmak amacıyla kapıyı zorlayarak açtığında ise genç kadını silahı alnına dayamış halde gördüğünü öne sürdü. Nama’ya, “Ne yapıyorsun sen?” diyerek yaklaştığı sırada silahın ateş aldığını iddia eden İsmail K., yaralanan genç kadını kucağına alarak hastaneye götürdüğünü ifade etti. Başından ağır yaralanan Helin Nama, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.

    “KASTEN ÖLDÜRME” SUÇLAMASIYLA TUTUKLANDI

    Olayın ardından Antalya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri tarafından gözaltına alınan İsmail K., emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Savcılık ifadesi sonrası mahkemeye çıkarılan İsmail K., ‘kasten öldürme’ suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi. İsmail K.’nın, ‘kadına karşı kasten öldürme’ ile ‘ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma’ suçlarından tutuklu yargılandığı davanın ilk duruşması Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada tutuklu sanık İsmail K., maktulün yakınları ve taraf avukatları hazır bulundu.

    “EŞİMİ ÖLDÜRMEM İÇİN HİÇBİR SEBEP YOKTU”

    Tanıkların da dinlendiği ilk duruşmada savunma yapan İsmail K., suçlamaları kabul etmediğini belirterek, “Eşimi çok seviyordum. Onu öldürmem için hiçbir sebep yoktu. 2025 yılının başında tanıştık, aynı yılın kasım ayında dini nikâh kıydık. Kendisine bir kez bile tokat atmadım, kötü söz söylemedim. Olaydan bir gün önce kayınvalidem, kayınpederim ve kayınbiraderimle birlikte oturup yemek yedik, sohbet ettik. Eve geldiğimde kayınvalidem bizdeydi. Kendisine kalkmamasını, zaten ertesi gün onları ziyaret edeceğimizi söyledim. Olay günü sabah saat 07.00’de uyandık. Eşim, kayınvalidemle birlikte onların evine gitti. Ben ise iş yerine gittim. Kayınpederimle aynı yerde çalışıyorduk. Saat 17.30’da işimiz bittiğinde kayınvalidemin evine gittik. Duş almam gerektiğini söyleyerek kendi evime geçtim. Duştan çıktıktan sonra eşim beni arayıp, ‘Nerede kaldın?’ diye sordu. Ben de ‘Geliyorum’ dedim ve yanlarına gittim. Saat 19.00 olmuştu” ifadelerini kullandı.

    Akşam saatlerinde kayınpederini evine bırakmak için çıktığını söyleyen İsmail K., savunmasını şöyle sürdürdü: “Akşam saat 21.00 sıralarında kayınpederimi evine bırakmak için çıktım. Onu bıraktığım sırada dayımın oğlu beni aradı. Kayınpederimi bıraktıktan sonra dayımın oğlunu alarak Şarampol’e gittim. Daha sonra eşim arayıp, ‘Ne yapıyorsun, neredesin? Gel beni al, eve gideceğiz’ dedi. Yolda dayımın oğlu Mustafa’yı evine bıraktım. Şarampol’den çıktığımız sırada kayınbiraderimin aracını gördük. Selektör yaptım ancak bizi fark etmedi. Alt geçide girerken göz göze geldik. Kendisini aradım ancak telefonu meşguldü. Daha sonra Emrah ağabey beni arayarak, yanımdaki kişinin Helin olduğunu düşündüğünü ve Helin’i aradığını söyledi. Ben de yanımdakinin Helin değil, dayımın oğlu olduğunu söyledim.”

    “KAPIYI AÇTIĞIMDA SİLAHI ALNINA DAYAMIŞTI”

    Daha sonra Helin Nama’yı ailesinin evinden aldığını anlatan İsmail K., eve döndüklerinde aralarında tartışma çıktığını öne sürerek, “Dayımın oğluyla buluşacağımı kendisine haber vermediğim için tepkili olduğunu düşündüm. Eve geldiğimizde yanıma gelerek, ‘Bana neden haber vermiyorsun?’ diye sordu. Ben de aradığında kendisine söylediğimi belirttim. Bunun üzerine, ‘Sen benden önce davranacak, bana haber vereceksin’ dedi. Ben de ‘Senden izin mi alacağım?’ diye karşılık verdim. Aramızda haber verme ve izin alma konusunda tartışma çıktı” dedi.

    Nama’nın tartışmanın ardından yatak odasına giderek kapıyı kilitlediğini ileri süren sanık, “Kapının kilitlenme sesini duydum ve yatak odasının kapısına gittim. Kapıyı zorlayarak açtığımda silahı alnına dayamış haldeydi. ‘Dur, ne yapıyorsun?’ diyerek yaklaştığım sırada tetiğe bastı. Altı aydır kendime sürekli ‘Neden?’ diye soruyorum. Silah üzerinde elimin izinin bulunması tamamen silaha temas etmemden kaynaklanmaktadır. Olaya müdahale ettiğim için ellerimde atış artığı bulunmuş olabilir” diye konuştu.

    Helin Nama’yı apartmandan indirerek hastaneye götürdüğünü söyleyen sanık, “Sağ elimle başından, sol elimle bacaklarından tutarak aşağıya indirmeye başladım. Merdivenlerden inerken komşulara, ‘Yardım edin’ diye bağırdım. Ardından eşimi Kepez Devlet Hastanesi’ne götürdüm. Kayınvalidemin evinden ayrılarak saat 23.00 sıralarında eve gelmiştik. Olay, eve geldikten yaklaşık 10 dakika sonra meydana geldi” dedi.

    “STRESTEN YANLIŞLIKLA HELİN’İ ARADIM”

    Olayın ardından yaşanan telefon görüşmelerini de anlatan İsmail K., “Kayınpederimi aramak için telefonumu çıkardım ancak o an yaşadığım stresle yanlışlıkla iki kez Helin’i aradım. Bu sırada komşumuz geldi. Telefonumda kontör olmadığı için komşumuzun telefonundan kayınpederimi aradım ancak telefonu açmadı. Daha sonra kayınpederim komşumuzu geri aramış. Komşumuz bana, ‘Babası aradı, merdivenlerden düştüğünü söyledim’ dedi. Ben de babasını yeniden arayarak, ‘Baba, Helin kafasına sıktı. Kepez Devlet Hastanesi’ndeyiz, gelin’ dedim. Altı aydır eşimin acısını yaşayamadım. Onu hastaneye götürdüğüm halde cezaevindeyim. Eşime bir kez vurmadım, kırılmasın diye bir kez bile kötü söz söylemedim” dedi.

    Silahı evde bulundurma nedenini de anlatan sanık, “Silahı saklamamın nedeni evimize misafirlerin gelmesiydi. Gelen çocukların silahı oyuncak zannetmesinden korktuğum için silahı eşimin makyaj masasının arkasına itmiştim. Şarjörü ise yanımdaki komodinin üzerine koymuştum” diye konuştu.

    “SEZEN AKSU’DAN PARÇA AÇIP ‘BEN ÖLÜNCE BUNU DİNLE DERDİ’”

    Eşinin evlenmeden önce zaman zaman ölümle ilgili konuştuğunu öne süren İsmail K., “Biz evlenmeden önce Sezen Aksu’nun bir parçasını ya da başka bir şarkıyı açarak, ‘Ben ölünce bunu dinle’ derdi. Ben de ‘Hayatım, neden böyle yapıyorsun?’ diye sorardım. O da ‘Bir gün ölmeyecek miyiz? Ben senden önce öleceğim’ derdi. Cezaevinde bulunduğum süre boyunca hep bunları düşündüm. Lunaparka gittiğimizde de gondolun her zaman en ucuna binerdi” ifadelerini kullandı.

    Silahı evini korumak için bulundurduğunu savunan İsmail K., “Yeni evliydim ve evimde altınlar vardı. Silahı geçen yıl inşaatta tanıştığım bir kişiden satın aldım. Eşim benden ayrılmak isteseydi aracı neden benim üzerime yapsın? Allah’a şükür bugüne kadar hiç sokakta kalmadım. Herhangi bir sabıkam yok. Kadına yönelik şiddete karşı biriyim. Kocasıyla mutsuz olan birisi her gün özçekim yapıp paylaşır mı? Müştekilerin ifadeleri doğru değil, söylediklerinin hepsi evde çalışılmış ifadeler” dedi.

    “ÇOK MUTSUZUM, PİŞMANIM DEDİ”

    Maktul Helin Nama’nın annesi ise, kızının intihar eğilimi bulunmadığını savunarak, çiftin nişanlılık döneminde zaman zaman sorun yaşadığını söyledi. Nama’nın annesi, “Yaklaşık 2 ay evli kaldılar. Nişanlılık döneminde aralarında zaman zaman sürtüşmeler yaşanıyordu ancak ne olduysa düğünden sonra oldu. İsmail, kızıma psikolojik baskı uyguluyordu. Kızım yüzümüze dahi bakamaz hale gelmişti. İsmail, ‘Kimlikler değişecek, biraz zaman tanıyalım, daha sonra resmi nikâh yaparız’ diyordu” ifadelerini kullandı.

    Olaydan bir gün önce kızının evinde kaldığını belirten anne, “Helin’e ‘Çok zayıflamışsın, neden?’ diye sordum. Bana, ‘Çok mutsuzum, pişmanım. Size dönsem beni kabul eder misiniz?’ dedi. Ben de ‘İyi bir çocuk, neden böyle söylüyorsun?’ diye sordum. Bunun üzerine, ‘Anne, sana davrandığı gibi bana davranmıyor. Bana çok baskı yapıyor. Beni babasından bile kıskanıyor. Senin bildiğin insanlardan değil’ dedi” diye konuştu.

    “SİLAHI SANIĞIN BABASI GETİRDİ” İDDİASI

    Olayda kullanılan silaha ilişkin de beyanda bulunan anne, silahı İsmail K.’nın babasının getirdiğini ileri sürerek, “Bizde bulundukları bir gün İsmail’i sitenin dışına çağırdı. Yanında el çantası vardı ve çantanın içinde silah bulunuyordu. Silahı daha nişanlı oldukları dönemde verdi. Ben, ‘Neden silah verdiler?’ diye sorduğumda İsmail, inşaatta çalışırken kendisini korumak amacıyla aldığını söyledi” dedi.

    Kızının son aylarda içine kapandığını anlatan anne, “Kedi ve köpek bile yavrusuna sahip çıkarken, ailesi ona sahip çıkmadı. Ben ona sahip çıktım, evime aldım, karnını doyurdum. Demek ki karşılığı buymuş. Helin son 1-2 aydır çok durgundu. O bizim için hem erkek evlat hem kız evlattı. Her işimizi görür, her şeyimizi idare ederdi. Ben onun kendisini öldürecek bir kız olduğuna inanmıyorum. Hayat dolu, neşe dolu bir kızdı” ifadelerini kullandı.

    “KIZIMIN İNTİHAR ETTİĞİNE İNANMIYORUM”

    Maktulün babası Feyat Nama da kızının intihar ettiğine inanmadığını belirterek, olayın ardından kendisine ilk olarak kızının merdivenden düştüğünün söylendiğini ifade etti. Feyat Nama, “Beni bir komşu arayarak, ‘Kızın merdivenden düşmüş’ dedi. Kızımın son zamanlarda psikolojisi çok bozulmuştu. Evlendikten sonra eski kızım değildi, adeta başka biri olmuştu. Ancak yaşadığı sorunları bana kimse anlatmadı. Kızımı istemeye İsmail’in babası değil, amcası geldi. Kızıma bu evliliği istemediğimi söylediğimde, ‘Onu seviyorum’ dedi. Amcası gelip kızımı istedi, biz de verdik. O dönemde cezaevindeydim. Cezaevinden çıktıktan yaklaşık 1 ay sonra düğün yapıldı” diye konuştu.

    Kızının intihar edecek biri olmadığını savunan Feyat Nama, “Evlenmeden önce İsmail’in sokakta kaldığını söylüyordu. Kızım bana, ‘Baba, sokakta kalmasın. Evlenelim, bir evimiz olsun’ diyordu. Genç yaşında her işe koşan, araç kullanan, hayatın içinde olan bir kız, durup dururken neden intihar etsin? Kızımın intihar ettiğini düşünmüyorum. Ya İsmail kendisi yaptı ya da kızımı baskı altına alarak bu olaya zorladı. Kızım başörtülü olmadığı için İsmail’in babası istemeye dahi gelmedi” ifadelerini kullandı.

    “SON GÖRÜŞMEMİZDE GÜLDÜK VE SOHBET ETTİK”

    Duruşmada tanık olarak dinlenen sanığın ablası Elif K. ise Helin Nama’yı sevdiklerini belirterek, “Biz hayatımızda daha önce hiç mahkeme görmedik. Gelinimizi de çok seviyorduk. Olaydan 2 gün önce Helin ile telefonda görüştük. Otomobil aldıklarını ve evime geleceklerini söyledi. Olay tarihinde Diyarbakır’daydım. Helin ile yaptığımız son görüşmede güldük, eğlendik ve sohbet ettik” dedi.

    “KADINI OMZUNDA AŞAĞIYA İNDİRİYORDU”

    Olay sırasında apartmanda misafir olarak bulunduğunu belirten tanık Nasuh B., olayın hemen sonrasında yaşananları anlattı. Nasuh B., “Erkek şahıs kadına, ‘Sen ne yaptın?’ diyordu. Kadını omzunda aşağıya indiriyordu. Benden aracın kapısını açmamı istedi, ben de açtım. Herhangi bir tabanca sesi duymadım” ifadelerini kullandı.

    “HELİN’E YANIMDA BİR KIZ OLDUĞUNU SÖYLEMİŞ, SENİ KIZ ZANNETMİŞ”

    Olay günü sanıkla birlikte olan dayısının oğlu Mustafa A. da gün içinde yaşananları anlatarak, “Olay günü İsmail ile birlikteydik. Kendisine berbere gideceğimi ve isterse benimle gelebileceğini söyledim. İsmail, önce kayınpederini bırakacağını belirtti. Daha sonra beni aldılar ve kayınpederini bıraktık. Berbere gittiğimizde yaklaşık 1 saat sonra bizi alabileceğini söyledi. Bunun üzerine yakındaki bir oyun kafeye doğru gidip geri döndük” dedi.

    Helin Nama’nın telefonla aramasının ardından yola çıktıklarını belirten Mustafa A., “İsmail’in eşi arayınca berbere gitmeden Helin’i almak için yola çıktık. Eve giderken İsmail, kayınbiraderiyle karşılaştı. Daha sonra telefonla konuştular. Görüşmenin ardından İsmail bana, ‘Helin’e yanımda bir kız olduğunu söylemiş, seni kız zannetmiş’ dedi. İsmail daha sonra beni evime bıraktı. Gece saat 23.30 sıralarında beni arayarak, ‘Helin kafasına sıktı’ dedi” şeklinde konuştu.

    “HER TARTIŞTIĞIMIZDA SİLAHI ELİNE ALIYOR DEDİ”

    Tanık olarak dinlenen maktulün ağabeyi Emrah N. ise, kardeşinin olay günü sanıkla birlikte aile evinde yemeğe geldiğini belirtti. Olaydan birkaç gün önce çiftin otomobil almak için Bursa’ya gittiğini söyleyen Emrah N., “Yolculuk sırasında Helin’in otomobili çok hızlı kullandığı gerekçesiyle tartışmışlar. İsmail, kardeşime ‘Seni döverim’ demiş. Ben de yemek sırasında İsmail’e tepki göstererek, ‘Anne ve babası ona dokunmadı, sen kimsin?’ dedim. Helin ise bana, ‘Çok üzerine gitme, her tartıştığımızda silahı eline alıyor’ dedi” ifadelerini kullandı.

    Kardeşine evden ayrılmamasını söylediğini anlatan Emrah N., “Bir işim olduğu için dışarı çıktım. Geri döndüğümde kardeşim evde yoktu. Daha sonra intihar ettiğini söylediler. Sanık saldırgan davranışlar sergileyen biriydi. Olaydan birkaç gün önce tartıştığı bir taksicinin ayağına şişe fırlatmıştı. Helin, olaydan 2 ay önce mesleğiyle ilgili sertifikalar alarak kendisini geliştirmeye çalışıyordu. İntihar etmeyi düşünen birisi bunları yapar mı?” dedi.

    Duruşmada Helin Nama’nın hareket halindeki bir aracın kaputunda bulunduğu ve boş arazide kurusıkı tabancayla ateş ettiği anlara ilişkin görüntüler mahkeme heyetine izletildi. Mahkeme heyeti, dosyadaki eksik hususların giderilmesine karar vererek, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. >>>İHA

  • Nasuh Mahruki tutuklandı

    Nasuh Mahruki tutuklandı

    Eski Arama Kurtarma Derneği (AKUT) Başkanı Nasuh Mahruki hakkında, sosyal medya hesabından 15 Temmuz darbe girişimine yönelik yaptığı paylaşım nedeniyle Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca resen soruşturma başlatılmış, Mahruki “halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” suçundan gözaltına alınmıştı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan Mahruki, Bakırköy Adliyesine sevk edildi. Mahruki, savcılık ifadesinin ardından tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi. Mahruki’nin tutuklanmasına karar verildi. >>>İHA  

  • Kimler serbest, kimler tutuklandı?

    Kimler serbest, kimler tutuklandı?

    Kamuoyunda sanatçı, oyuncu, iş adamı ve işletmeci sıfatlarıyla tanınan şüphelilerin uyuşturucu ve uyarıcı madde kullandığı, uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırdığı veya yer temin ettiği iddiaları üzerine gerçekleştirilen operasyonda ünlü şarkıcı Sıla Gençoğlu, İlyas Yalçıntaş, Mehmet Fatih Aksoy, Ateş İnce, Şefik Ömer Dolman, Aybüke Aldere, Ayşe Nur Balcı, İrem Haznedar, Öner Faruk Işık jandarma ekiplerince gözaltına alınmıştı. İstanbul İl Jandarma Komutanlığında sorguları tamamlanan ve aralarında ünlü şarkıcı Sıla Gençoğlu ve İlyas Yalçıntaş gibi ünlü isimlerin de bulunduğu 12 şüpheli, kan ve saç örnekleri alınmak üzere Adli Tıp Kurumuna sevk edilmişti. 12 şüpheli, test işlemleri sonrası savcılık ifadeleri alınmak üzere adliyeye sevk edilmişti. Şüphelilerden Mehmet Fatih Aksoy ve Hazal Eylem İpek Şafak, jandarma ve Adli Tıp Tıp Kurumundaki işlemlerinin ardından serbest bırakılmıştı. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden Ayşenur Balcı, Ömer Faruk Işık, Şefik Ömer Dolma, Orhan Yıldız ile evinde hasas terazi bulunan ünlü şarkıcı İlyas Yalçıntaş, ‘tutuklama’ talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. Hakimlik sorguları tamamlanan şüpheliler İlyas Yalçıntaş, Ayşe Nur Balcı, Orhan Yıldız ile Şefik Ömer Dolman tutuklanarak cezaevine gönderilmiş, şüpheli Öner Faruk Işık ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

    SILA GENÇOĞLU HAKKINDA ADLİ KONTROL KARARI VERİLDİ

    Hakimlik sorguları tamamlanan Sıla Gençoğlu ve İrem Haznedar hakkında adli kontrol kararı verildiği öğrenildi. Şüpheliler Aybüke Albere, Ateş İnce, Gökhan Şafak , Buğra Balkaya, Hilal Zeynep Hedbe, Volkan Büyükhanlı, Büşra Tatar, Feyza Cihan, Asude Mercan adli kontrol şartı ve yurt dışı çıkış yasağı kararıyla serbest bırakıldı. >>>İHA  

  • Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında 19 tutuklama

    Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında 19 tutuklama

    Başsavcılıktan yapılan açıklamada, Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce merkez Ankara olmak üzere 10 ilde 30 farklı adrese eş zamanlı operasyon düzenlendiği bildirildi. Açıklamada, merhum Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin bulunduğu helikopterin kaza/kırıma uğraması olayına ilişkin FETÖ faaliyetleri kapsamında “tasarlayarak kasten öldürme” suçuna iştirak ettikleri tespit edilen 29 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiği, şüphelilerden 27’sinin yakalanarak gözaltına alındığı belirtildi. Açıklamada Ankara Cumhuriyet Başsavcılığındaki işlemlerinin ardından tutuklama talebiyle nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine sevk edilen 27 şüpheliden 19’u hakkında tutuklama, 8’i hakkında ise adli kontrol kararı verildiği kaydedildi. Başsavcılık, soruşturmanın çok yönlü olarak titizlikle sürdürüldüğünü bildirdi. >>>İHA