Kategori: Asayiş

  • Nasuh Mahruki neden gözaltına alındı? Kim, kaç yaşında?

    Nasuh Mahruki neden gözaltına alındı? Kim, kaç yaşında?

    Tutuklanma gerekçesi olan o paylaşım ve Nasuh Mahruki’nin hayat hikayesi…

    Nasuh Mahruki Neden Tutuklandı?

    Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Nasuh Mahruki’nin sosyal medya hesabı üzerinden 15 Temmuz darbe girişiminin yıl dönümüne ilişkin yaptığı değerlendirmeler üzerine “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” suçlamasıyla re’sen (kendiliğinden) soruşturma başlattı.

    Mahruki’nin sosyal medyada gündem olan ve adli süreci başlatan paylaşımında şu ifadeleri kullandığı belirtildi:

    “15 Temmuz önceden fark edilmiş ancak rejim değişikliği için bir fırsat olarak görülerek bilerek engellenmemiş, kontrollü bir şekilde kalkışılmasına müsaade edilmiş bir darbe girişimidir.”

    Bu paylaşımın ardından İstanbul Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alınan Mahruki, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından Bakırköy Adliyesi’ne sevk edildi. Savcılık sorgusunun ardından tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine çıkarılan Nasuh Mahruki tutuklanarak cezaevine gönderildi.

    Nasuh Mahruki Kimdir? (Yaşı,

    Gözaltı ve tutuklama haberlerinin ardından internette en çok aranan isim haline gelen Ali Nasuh Mahruki’nin yaşam öyküsü şu şekildedir:

    21 Mayıs 1968 tarihinde İstanbul’da doğmuştur. 2026 yılı itibarıyla 58 yaşındadır. Yaklaşık iki asırdır İstanbul’da yaşayan köklü “Mahruki” ailesine mensuptur. Osmanlı döneminde Sultan II. Mahmud’a hizmet eden Kaptan-ı Derya Nasuhzade Ali Paşa’nın 5. kuşak torunudur. Babası Cafer Cem Mahruki ise Türkiye’nin tanınan koleksiyoncularından biri olup Türk Nümismatik Derneği Başkanlığı yapmıştır. Şişli Terakki Lisesi’ni bitirdikten sonra 1992 yılında Bilkent Üniversitesi İşletme Fakültesi’nden mezun olmuştur. Himalayalar’da Bhutan Krallığı’na gerçekleştirdikleri bir motosiklet turu sırasında Mine Mahruki ile geleneksel bir törenle evlenmiştir. Barlas ve Bilge adında iki çocuk babasıdır.

    Efsanevi Dağcılık Kariyeri ve “Kar Leoparı” Unvanı

    Dağcılık sporuyla 1988 yılında Bilkent Üniversitesi Doğa Sporları Topluluğu’nda tanışan Mahruki, Türk spor tarihine adını altın harflerle yazdıran başarılara imza attı:

    • Kar Leoparı: 1992-1994 yılları arasında eski Sovyetler Birliği sınırlarında yer alan 7.000 metreden yüksek 5 dağa tırmanarak bu prestijli unvanı almaya hak kazandı.

    • Everest Başarısı: 1995 yılında dünyanın en yüksek noktası olan Everest Dağı’na tırmanan ilk Türk dağcı oldu. 2010 yılında bu tırmanışı bir kez daha tekrarladı.

    • Yedi Zirveler: 1996 yılında yedi kıtanın en yüksek dağlarına tırmanarak “Yedi Zirveler” projesini tamamlayan dünyadaki 45. ve en genç sporcu unvanını elde etti. Oksijen desteği almadan Cho Oyu, Lhotse ve K2 dağlarına tırmanmayı başardı.

    AKUT Dönemi ve Siyasi Girişimleri

    Türkiye’nin en önemli sivil toplum hamlelerinden biri olan Arama Kurtarma Derneği’nin (AKUT) kurucu üyesidir. Uzun yıllar derneğin Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürüten Mahruki, 28 Kasım 2016’da bu görevinden ve yönetim kurulu üyeliğinden istifa etti. 2019 yılında ise AKUT Onursal Başkanlık görevini de tamamen bıraktı.

    Spora ve sivil topluma verdiği katkıların yanı sıra siyasete de adım atan Mahruki, 2024 yerel seçimlerinde Beşiktaş Belediye Başkanlığı için Cumhuriyet Halk Partisi’nden (CHP) aday adayı olmuş, ardından sürecin devamında Beşiktaş Belediyesi’ne bağımsız aday olarak seçimlere katılmıştır.

  • Yediemin çetesi operasyonu: 32 gözaltı

    Yediemin çetesi operasyonu: 32 gözaltı

    İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Oto Hırsızlık Büro Amirliği ekiplerinin 6 aylık teknik ve fiziki takibi sonucu İstanbul merkezli Ankara, Bursa, İzmir, Antalya, Şanlıurfa, Balıkesir ve Tekirdağ illerinde yürütülen çalışmalar kapsamında, yediemin otoparklarında muhafaza edilen hacizli ve yakalamalı araçlar üzerinden usulsüzlük ve 1.5 milyar liralık vurgun yaptıkları tespit edilen suç örgütüne operasyon düzenlendi. Operasyon kapsamında aralarında örgüt lideri Y.K ile yöneticileri; O.T., Ö.T., B.T., İ.A. ve C.K.’nın da aralarında olduğu 32 şüpheli kıskıvrak yakalandı. Yakalanan şüpheliler Asayiş Şube Müdürlüğü Oto Hırsızlık Büro Amirliği’ndeki işlemlerinin ardından Anadolu Adliyesine sevk edildi. Şüpheliler hakkında “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, nitelikli dolandırıcılık, muhafaza görevini kötüye kullanma, ihaleye fesat karıştırma, görevi kötüye kullanma, vergi kaçırma, mala zarar verme ve resmi belgede sahtecilik suçlarından işlem yapıldı.

    ARAÇLARI PARÇALAYIP SATTILAR

    Polis ekipleri tarafından derinlemesine yapılan çalışmada, yediemin otoparklarına çekilen araçların motor, kapı ve çeşitli parçalarının sökülerek yedek parça olarak satıldığı, parçaları eksik bırakılan araçların ise gerçek değerinin çok altında ihaleye çıkarıldığı belirlendi. Şüphelilerin, ihaleye çıkan araçları kendi adlarına ya da bağlantılı kişiler üzerinden satın aldığı, satın alamadıkları araçların ise eksik parçalarını sonradan satarak haksız kazanç elde ettiği öğrenildi.

    YAPAY ZEKAYLA SAĞLAM ARABALARI HASARLI GÖSTERİP, SAHTE BİLİRKİŞİ RAPORU HAZIRLADILAR

    Asayiş Büro Amirliği Oto Hırsızlık Büro Amirliği tarafından yapılan incelemelerde çetenin, bazı araçların sağlam olmasına rağmen yapay zeka destekli görseller ve sahte bilirkişi raporlarıyla hasarlı gibi gösterdiğini, bu yöntemle araçların değerlerinin düşürüldüğünü belirledi. Şüphelilerin, düzenledikleri sahte ekspertiz ve bilirkişi raporlarıyla araçları ağır hasarlı gibi göstererek ihale bedellerini düşürdükleri öne sürüldü. >>>İHA

    Yediemin çetesi operasyonu: 32 gözaltı
    SÖKÜLEN ARAÇLAR (/İSTANBUL-İHA)
    İstanbul merkezli 8 ilde hacizli ve yakalamalı olarak yediemin otoparklarında muhafaza edilen araçların parçalarını sökerek sattıkları, araçları sahte bilirkişi raporlarıyla hasarlı gösterip usulsüz işlemler gerçekleştirdikleri tespit edilen aralarında doktor ve iş adamlarının da bulunduğu 32 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Öte yandan şüphelilerin yapay zekayı kullanıp sağlam arabaları hasarlı gösterip, sahte bilirkişi raporu hazırladıkları öğrenildi.
    Yediemin çetesi operasyonu: 32 gözaltı
    SÖKÜLEN ARAÇLAR (/İSTANBUL-İHA)
    İstanbul merkezli 8 ilde hacizli ve yakalamalı olarak yediemin otoparklarında muhafaza edilen araçların parçalarını sökerek sattıkları, araçları sahte bilirkişi raporlarıyla hasarlı gösterip usulsüz işlemler gerçekleştirdikleri tespit edilen aralarında doktor ve iş adamlarının da bulunduğu 32 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Öte yandan şüphelilerin yapay zekayı kullanıp sağlam arabaları hasarlı gösterip, sahte bilirkişi raporu hazırladıkları öğrenildi.
  • Kömür yüklü tır benzinliğe daldı: 1 Ölü

    Kömür yüklü tır benzinliğe daldı: 1 Ölü

    Çakırca Mahallesi’nde kömür yüklü tırın benzinliğe dalması sonucu bir kişi ölmüş iki kişi ise yaralanmıştı. Herkesi şoke eden kazanın güvenlik kamerası da ortaya çıktı. Kazada bir benzin istasyonu çalışanının da kıl payı kurtulması an be an kameralara yansıdı.

    52 yaşındaki Kutret K. idaresindeki 11 AAJ 500 plakalı kömür yüklü kamyon sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu önce petrol istasyonuna sonra da market bölümüne girerek durabildi. Kazada sürücü Kutret K. ve market çalışanı İbrahim Y. yaralı kurtulurken, o esnada markette müşteri olan çiftçi Erdinç Cirit olay yerinde hayatını kaybetti.

    Tırın son sürat benzin istasyonuna dalması, akaryakıt pompalarını devirmesi ve markete dalması saniye saniye güvenlik kamerasına yansıdı. Olay yerine jandarma, AFAD ve sağlık ekibi sevk edilirken, Erdinç Cirit’in cansız bedeni, savcılık incelemesinin ardından morga kaldırıldı.

    Jandarma, kazayla ilgili geniş çaplı tahkikat başlattı.

    Sürücü Kurtet K. bir anlık dalgınlık sonucu benzin istasyonuna girdiğini ifade ederken, jandarmadaki işlemlerinin ardından sürücünün adliyeye sevk edilmesi bekleniyor. >>>İHA

    Kömür yüklü tır benzinliğe daldı: 1 Ölü Kömür yüklü tır benzinliğe daldı: 1 Ölü Kömür yüklü tır benzinliğe daldı: 1 Ölü Kömür yüklü tır benzinliğe daldı: 1 Ölü

  • Haluk Levent’in elleri kelepçeli görüntüsü ortaya çıktı

    Haluk Levent’in elleri kelepçeli görüntüsü ortaya çıktı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ahbap Derneği’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 25 şüpheli adliyeye sevk edilmişti. 25 şüpheliden 19’u tutuklama, 6’sı adli kontrol talebiyle nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine sevk edilmişti. Tutuklama talebiyle sevk edilen Haluk Levent, Ece Güner, İlker Çetin, Nurdan Eriş, Yusuf Can Ertit, Kemal Ötünç, Şehmuz Baştuğ, Abdulcevat Özkan, Emrah Gödeliner, Erhan Dökmeci, Halil Bostancı, Mehmet Ulu, Yeliz kaya, Zafer Yay olmak üzere 14 kişi tutuklanmıştı. Tutuklanan Haluk Levent’in yeni görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde Levent’in ellerinin kelepçeli olduğu görülüyor. >>>İHA  

    Haluk Levent'in elleri kelepçeli görüntüsü ortaya çıktı
    HALUK LEVENT’İN ELLERİ KELEPÇELİ GÖRÜNTÜSÜ ORTAYA ÇIKTI (/İSTANBUL-İHA)
    Ahbap Derneği’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında Haluk Levent’inde aralarında bulunduğu 14 kişi tutuklanırken, Levent’in elleri kelepçeli görüntüsü ortaya çıktı.
  • Kediye tekme atan şahıs yakalandı

    Kediye tekme atan şahıs yakalandı

    Olay, İlkadım ilçesi Derebahçe Mahallesi Mustafa Zıvalı Bulvarı’nda dün akşam 20.30 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, mahalle esnafının bakımını üstlendiği kedi kaldırımda bulunduğu sırada yoldan geçen bir şahıs, ona tekme attı. Tekmenin etkisiyle kedi savrulurken, yaşananlar çevredeki bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı.

    Görüntülerin ortaya çıkmasının ardından mahalle sakinleri ve esnaf duruma tepki gösterdi. Olayın ihbarı üzerine kediye tekme atanın D.G.(29) olduğu tespit eden polis, şahsı gece yakalayarak gözaltına aldı. Gazi Polis Merkezinde ifadesi alınan D.G., “hayvana eziyet etmek” suçundan bugün Samsun Adliyesine sevk edildi. >>>İHA

  • Kerem Gürel kimdir, neden gözaltına alındı?

    Kerem Gürel kimdir, neden gözaltına alındı?

    Beşiktaşlı yönetici Kerem Gürel hakkındaki iddialar, gözaltı süreci ve kariyerine dair tüm detaylar…

    Kerem Gürel Kimdir?

    Kerem Gürel, Beşiktaş Jimnastik Kulübü bünyesinde üstlendiği kurumsal görevlerle tanınan bir spor yöneticisidir.

    Kerem Gürel’in doğum tarihi, yaşı ve memleketine dair kamuoyuna açıklanmış, doğrulanmış resmi bir biyografi bilgisi bulunmamaktadır. Beşiktaş Jimnastik Kulübü’nün yönetim kademesinde bağımsız üye sıfatıyla yer alması nedeniyle siyah-beyazlı camianın önemli yöneticileri arasında gösterilmektedir.

    Kerem Gürel’in Beşiktaş’taki Görevleri Nelerdir?

    Kulübün profesyonel idari yapılanmasında önemli bir rol üstlenen Gürel, iki kritik unvana sahiptir:

    Beşiktaş JK karar alma mekanizmalarında bağımsız üye statüsüyle yer alarak kulübün idari kararlarına katkı sunar. Beşiktaş’ın kurumsal yönetim ilkelerinin uygulanması; şeffaflık, hesap verebilirlik ve kurumsal disiplin süreçlerinin yürütülmesinden sorumludur.

    Gürel, yöneticilik kariyeri boyunca zaman zaman Türk futbolundaki hakem kararları ve Türkiye Futbol Federasyonu’nun (TFF) uygulamalarına yönelik yaptığı sert değerlendirmelerle de spor medyasında adından söz ettirmiştir.

    Kerem Gürel Neden Gözaltına Alındı?

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan ve futbol dünyasındaki yöneticileri hedef alan büyük bahis soruşturmasında Kerem Gürel hakkında gözaltı kararı verildi.

    Adli süreç; Türkiye’de yasal olarak faaliyet gösteren bahis platformlarından elde edilen 2020-2026 yıllarına ait veriler ile Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından yapılan derinlemesine finansal analizler doğrultusunda yürütülüyor. Soruşturma dosyasındaki iddialara göre; Kerem Gürel’in Beşiktaş’ta aktif yöneticilik yaptığı dönemde, kendi kulübünün müsabakalarına yönelik rakip takım lehine bahisler veya gol içerikli kuponlar oynadığı öne sürüldü. Savcılık talimatıyla ifadesi alınmak üzere gözaltına alınan Gürel hakkında henüz kesinleşmiş bir mahkümiyet kararı bulunmamakta olup, adli süreç ve emniyetteki sorgu işlemleri devam etmektedir.

  • Ankara’da zincirleme kaza! 5 araç birbirine girdi: 5 yaralı

    Ankara’da zincirleme kaza! 5 araç birbirine girdi: 5 yaralı

    Kaza, dün akşam Elmadağ ilçesi Hasanoğlan Mahallesi’nde meydana geldi. Alınan bilgilere göre, 5 aracın çarpıştığı zincirleme trafik kazasında 5 kişi yaralandı. Yaralılar ambulansla hastaneye kaldırılırken, polis ekipleri kazayla ilgili inceleme başlattı.

    ANKARA’NIN ELMADAĞ İLÇESİNDE 5 ARACIN KARIŞTIĞI ZİNCİRLEME TRAFİK KAZASINDA 5 KİŞİ YARALANDI. (İHA/ANKARA-İHA)
  • Oğuzhan Uğur gözaltına alındı

    Oğuzhan Uğur gözaltına alındı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında 9 şüpheli hakkında daha gözaltı kararı verildi.

    Bunun üzerine Oğuzhan Uğur, Gülgün Öztürk, Suzan Düşküner, Emir Taşar, Emre Kartaloğlu, Hüseyin Küçük ve Fatih Eke polis ekiplerince gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında Ahbap çalışanları ve mali denetçiler ile kripto varlık alanında faaliyet gösteren 1 şüphelinin bulunduğu öğrenildi. İşlemleri için emniyete götürülen şüphelilerin 20 Temmuz’da adliyeye sevk edilmesi bekleniyor.

    Oğuzhan Uğur gözaltına alındı

    OPERASYON

    İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “nitelikli dolandırıcılık” ve “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” suçlarının önlenmesi ile şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışma yürütülmüştü.

    Bu kapsamda, Ahbap Derneği çalışanlarına yönelik hazırlanan MASAK raporları, hesap hareketleri incelemeleri ile teknik ve fiziki takip çalışmaları sonucunda, şüphelilerin mali profilleriyle uyumsuz yüksek tutarlı para hareketlerinin bulunduğu, aralarında yüksek miktarlı para transferleri gerçekleştirildiği, şans oyunları hesaplarına yüksek meblağlarda para aktararak bahis oynadıkları ve bu yolla yüksek miktarlarda para kaybettikleri, ayrıca kısa süre içerisinde aralarında zincirleme şekilde çok sayıda tapu devir işlemi gerçekleştirdikleri tespit edilmişti.

    Yürütülen soruşturma kapsamında, Ahbap Derneği üyesi ve dernek çalışanlarıyla bağlantılı olduğu belirlenen aralarında derneğin kurucusu şarkıcı Haluk Levent’in de yer aldığı 17 şüpheli, 12 Temmuz’da düzenlenen operasyonla gözaltına alınmış, çalışmaların devamında 9 zanlı daha yakalanmıştı.

    Şüphelilerden 1’i emniyetteki işlemlerinin ardından bırakılırken, adliyeye sevk edilen 25 şüpheliden aralarında Haluk Levent’in de bulunduğu 14’ü tutuklanmış, 11 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmıştı.

    İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce İstanbul, İzmir, Kocaeli ve Muğla’da düzenlenen eş zamanlı operasyonda ise 17 şüpheli daha gözaltına alınmıştı. Adliyeye sevk edilen 12 şüpheliden 4’ünün daha tutuklanmasına, 8’i hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verilmişti.

    Ayrıca soruşturma kapsamında, derneğin ve bazı şüphelilerin mal varlıklarına el konulmuştu. >>>AA

    Oğuzhan Uğur gözaltına alındı

  • Maruf Güneş kimdir? Kaç yaşında neden gözaltına alındı?

    Maruf Güneş kimdir? Kaç yaşında neden gözaltına alındı?

    Yaşanan sıcak gelişmeler, gözaltı gerekçesi ve Maruf Güneş’in hayatına dair merak edilen tüm detaylar…

    Maruf Güneş Neden Gözaltına Alındı?

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma, kulüp yöneticilerinin görev süreleri boyunca kendi takımlarının maçlarına bahis oynayıp oynamadıklarını ortaya çıkarmayı hedefliyor.

    Savcılık; Türkiye’de yasal olarak faaliyet gösteren bahis sitelerinden, futbol kulüplerinde yöneticilik yapmış kişilerin 2020-2026 yılları arasındaki tüm bahis hareketlerini incelemeye aldı. Yapılan incelemelerde, Maruf Güneş’in Galatasaray’da yöneticilik yaptığı dönemde, sarı-kırmızılı ekibin maçlarına yönelik “rakip takım lehine bahisler, gol içerikli (alt-üst) bahisler ve oyuncu performansına dayalı özel bahisler” kapsamında toplamda 48 adet kupon oynadığı değerlendirildi. Kendi kulübü aleyhine ve şüpheli gol bahisleri aldığı tespit edilen Güneş, bu iddialar doğrultusunda ifadesi alınmak üzere emniyet güçlerince gözaltına alındı.

    Maruf Güneş Kimdir?

    Gözaltı haberiyle spor ve iş dünyasında gündemin ilk sırasına yerleşen Maruf Güneş’in öz geçmişi şu şekildedir:

    1983 yılında Şanlıurfa’da dünyaya gelmiştir. 2026 yılı itibarıyla 43 yaşındadır. Liseyi 2000 yılında Ankara Arı Fen Lisesi’nde tamamladı. 2002 yılında İngiltere’de bulunan Bournemouth and Poole College‘da İşletme ve Yönetim (Business and Management) bölümünü bitirdi. 2008 yılında Doğu Akdeniz Üniversitesi Mimarlık Fakültesi, İç Mimarlık Bölümü’nden mezun oldu.

    2008 yılından bu yana aile şirketi olan; inşaat, enerji, turizm ve liman işletmeciliği alanlarında dev yatırımları bulunan Güneş Grup’ta Yönetim Kurulu Başkan Vekilliği görevini yürütmektedir. Aynı zamanda Ayvansaray Üniversitesi Mütevelli Heyeti üyesidir.

    Galatasaray Spor Kulübü’ne olan bağlılığıyla bilinen iş insanı, 16515 sicil numaralı Galatasaray SK Genel Kurul üyesi ve 1401 numaralı Galatasaray SK Yardımlaşma ve Dayanışma Sandığı üyesidir.

  • Cinayet sonrası Afyonkarahisar’a kaçtı

    Cinayet sonrası Afyonkarahisar’a kaçtı

    Olay, 22 Şubat 2026 Pazar günü saat 08.00 sıralarında Muratpaşa ilçesi Kızılsaray Mahallesi Güllük Caddesi üzerindeki bir apartmanın birinci katında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, aralarında alacak meselesi bulunduğu belirtilen Yücel Namık K. (69) ile Yakup Önal (52), cadde üzerinde kıraathane olarak kullanılan bir iş yerinde buluştu. Ticari taksiyle kıraathanenin bulunduğu apartmanın önüne gelen Önal, Yücel Namık K. ile birlikte içeri girdi. Bir süre sonra ikili arasında başlayan tartışma büyüdü. Yücel Namık K., yanında bulunan tabancayla Önal’a ateş etti. Kurşunlardan ikisinin isabet ettiği Önal yere yığılırken, Yücel Namık K. olay yerinden kaçtı. Silah seslerini duyan vatandaşların ihbarı üzerine adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ekipler, dairenin mutfak bölümünde Yakup Önal’ı kanlar içerisinde hareketsiz halde buldu. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Önal’ın hayatını kaybettiği belirlendi. Bunun üzerine olay yerine Antalya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği, Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ile Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü ekipleri yönlendirildi. Cumhuriyet savcısı ve olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmalarının ardından Önal’ın cansız bedeni, otopsi yapılmak üzere Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.

    Cinayet sonrası Afyonkarahisar'a kaçtı
    OLAY YERİ (ARŞİV) (/ANTALYA-İHA)
    Antalya’da aralarındaki 2 bin 400 liralık alacak meselesi nedeniyle tartıştığı 52 yaşındaki adamı tabancayla öldürdüğü iddiasıyla tutuklanan Yücel Namık K., ilk kez hakim karşısına çıktı. Yücel Namık K., şahsın bıçakla üzerine yürüdüğünü ileri sürerek, “Öldürmek ve yaralamak için ateş etmedim. Korkutmak amacıyla ateş ettim” dedi. Olayın tanıkları ise sanığın silahla olay yerinden ayrılırken, “Bıçak çekilirse sonu bu olur” dediğini anlattı.

    KAÇTIKTAN SONRA ANTALYA’YA DÖNEREK TESLİM OLDU

    Olayın ardından kaçan Yücel Namık K.’nın yakalanması için çalışma başlatan polis ekipleri, gece saatlerinde şüphelinin bulunduğu yeri belirledi. Gözaltına alınan Yücel Namık K., emniyetteki işlemleri ve sağlık kontrolünün ardından adliyeye sevk edildi. Savcılıktaki ifadesinin ardından sulh ceza hakimliğine çıkarılan Yücel Namık K., “kasten öldürme” suçundan tutuklandı. Yücel Namık K.’nın “kasten öldürme” ile “ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma, taşıma veya bulundurma” suçlarından yargılanmasına Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlandı. İlk duruşmaya tutuklu sanık Yücel Namık K., tarafların yakınları ve avukatları katıldı.

    “2 BİN 400 LİRAYI SORDUM”

    Duruşmada savunma yapan Yücel Namık K., Yakup Önal’ı olaydan yaklaşık bir ay önce tanıdığını belirterek, aralarındaki anlaşmazlığın paralı bir oyundan kaynaklandığını ileri sürdü. Oyun sonunda kazanan kişiye para verilmesi gerektiğini söyleyen Yücel Namık K., “Parayı istediğimde türlü bahanelerle vermedi. Sonrasında paranın peşine düşmedim. Olay günü karşılaştığımızda 2 bin 400 TL parayı sordum. Mutfak bölümünün balkonunda konuştuk. Mutfak tezgahından bıçağı alıp üzerime doğru yürüdü. Ben de belimdeki silahı çıkarıp iki el ateş ettim. Yakup’un yaralandığını fark etmedim” dedi.

    Olayın ardından kız arkadaşının evine gittiğini ve silahı çöpe attığını anlatan Yücel Namık K., daha sonra Afyonkarahisar’daki eski ortağının yanına gitmek üzere yola çıktığını söyledi. Afyonkarahisar’a ulaştığında arkadaşının cezaevinde olduğunu öğrendiğini ifade eden Yücel Namık K., Antalya’ya dönerek karakola teslim olduğunu ileri sürdü. Yücel Namık K., “Öldürmek ve yaralamak için ateş etmedim. Antalya’ya dönünce öldüğünü öğrendim. Korkutmak amacıyla ateş ettim. Keşke böyle bir olay yaşanmasaydı, pişman ve üzgünüm. Bar çalıştırdığım ve daha önce kardeşim öldüğü için hasımlarımdan dolayı sürekli silah taşırım. Silah göstermek için taşınmaz” ifadelerini kullandı.

    Cinayet sonrası Afyonkarahisar'a kaçtı

    “SUÇSUZ YERE OĞLUMU ÖLDÜRDÜ”

    Duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlanan Yakup Önal’ın annesi Hayriye Önal, sanıktan şikayetçi olduğunu belirterek, “Davacıyım, müebbet hapis cezası istiyorum. Kasten, suçsuz yere oğlumu öldürdü” dedi. Önal’ın ağabeyi Kadir Önal ise olayın tasarlanarak gerçekleştirildiğini ileri sürerek, “İdam olsaydı idam edilmesini isterdik. Bu, tasarlayarak kasten öldürme. Hiçbir neden yok. Ağabeyimi takip etti ve öldürdü. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istiyoruz” diye konuştu.

    “BIÇAK ÇEKİLİRSE SONU BU OLUR DEDİ”

    Duruşmada tanık olarak dinlenen Murat Çelik, olay sırasında diğer kişilerle birlikte salonda bulunduğunu belirterek, “Balkondan silah sesi geldi. Koridora doğru yürürken Yücel bize doğru geliyordu. ‘Bıçak çekilirse sonu bu olur’ dedi, silahını çekip gitti. Diğer arkadaş da balkonda iki büklüm yatıyordu. Maktulün yakınlarında herhangi bir bıçak görmedim” dedi.

    “2-3 BİN LİRALIK ALACAK VERECEK MESELESİ VARDI”

    Kıraathane sahibi Abdülkadir A. da olay sabahı önce Yakup Önal’ın, ardından Yücel Namık K.’nın iş yerine geldiğini anlattı. İkili arasında 2-3 bin liralık bir alacak meselesi bulunduğunu belirten Abdülkadir A., şu ifadeleri kullandı: “Önce Yakup, sonra Yücel sabah saat 07.00 sıralarında geldi. Aralarında 2-3 bin liralık alacak verecek meselesi vardı. Tartışmaya başlayınca, ‘Burada tartışmayın, dışarı gidin’ dedim. Arkadaşlardan birine, ‘Arkalarından git, ne yapıyorlar bak’ dedim. Arkadaş gidinceye kadar silah sesi geldi. Silah sesini duyunca maktulün yanına gittik, yanında bıçak yoktu. İkisi de alkollüydü. Yücel giderken, ‘Bıçak çekilirse sonuç bu olur’ dedi. Gün ağarmıştı. Olay gününe kadar Yücel’i silahla görmedim.” Mahkeme heyeti, dosyadaki eksik hususların giderilmesine ve sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi. >>>İHA

    Cinayet sonrası Afyonkarahisar'a kaçtı

  • Kulüp yöneticilerine yasa dışı bahis operasyonu: 19 gözaltı kararı!

    Kulüp yöneticilerine yasa dışı bahis operasyonu: 19 gözaltı kararı!

    Adalet Bakanı Akın Gürlek, X hesabından yaptığı paylaşımda 19 şüpheli hakkında bugün İstanbul merkezli eş zamanlı operasyon gerçekleştirildiği duyurdu.

    Gürlek, “2020-2026 yıllarına ait bahis platformu verileri ile MASAK analizleri birlikte değerlendirilmiş; Türkiye Futbol Federasyonuna bağlı profesyonel liglerde görev yapan bazı kulüp yöneticilerinin, bahis hareketlerine ilişkin önemli bulgular elde edilmiş; 19 şüpheli hakkında bugün İstanbul merkezli eş zamanlı operasyon gerçekleştirilmiştir” ifadelerini kullandı.

    Operasyon kapsamında 19 şüpheli için gözaltı kararı verildiği öğrenildi.

    İşte Akın Gürlek’in paylaşımı:

    “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, İçişleri Bakanlığımızla güçlü bir koordinasyon içerisinde; yasa dışı bahis, sporda şiddet, bahis şikesi ve suçtan elde edilen gelirlerle mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Futbolun adalet, emek ve alın teriyle anılması; sahada verilen mücadelenin hiçbir şaibe gölgesinde kalmamasını temel ilke olarak benimsiyoruz.

    Bu çerçevede İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Yasadışı Bahis ve Spor Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında; 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun’a muhalefet, bahis şikesi ve yasa dışı bahis iddialarına ilişkin önemli tespitlere ulaşılmıştır.

    2020-2026 yıllarına ait bahis platformu verileri ile MASAK analizleri birlikte değerlendirilmiş; Türkiye Futbol Federasyonuna bağlı profesyonel liglerde görev yapan bazı kulüp yöneticilerinin, bahis hareketlerine ilişkin önemli bulgular elde edilmiş; 19 şüpheli hakkında bugün İstanbul merkezli eş zamanlı operasyon gerçekleştirilmiştir.

    Bu kapsamlı soruşturmayı büyük bir hassasiyetle yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımıza, operasyonları başarıyla icra eden İstanbul İl Emniyet Müdürlüğümüze ve emeği geçen tüm kamu görevlilerimize teşekkür ediyorum.

    Temiz futbolun tesisi, sporun güvenilirliğinin korunması ve milletimizin vicdanını yaralayan hadiselerin aydınlatılması için adli süreçler titizlikle yürütülmektedir.  Sporun ruhunu zedeleyen, futbolun güvenilirliğine gölge düşüren her türlü şaibeli yapı, ilişki ve eylemin üzerine kararlılıkla gidilecektir.”

    İSİMLER VE KULÜPLER DE BELLİ OLDU

    Son olarak, haklarında gözaltı kararı verilen isimler ve isimlerin bağlı olduğu kulüpler de belli oldu.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın açıklaması şu şekilde:

    “İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Yasadışı Bahis ve Spor Suçları Soruşturma Bürosunca 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun’a Muhalefet (Bahis Şikesi) suçuna ilişkin İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü tarafından yürütülen soruşturma kapsamında önemli tespitlere ulaşılmıştır.

    Soruşturma kapsamında, ülkemizde yasal olarak faaliyet gösteren Misli, Nesine, Oley, Tuttur, İddaa, Bilyoner ve Birebin bahis platformlarından; hakemler, profesyonel futbol kulüplerinde görev yapan yöneticiler ve futbolculara ilişkin 2020-2026 yıllarını kapsayan bahis verileri temin edilerek analiz edilmiştir.

    Yapılan incelemelerde, Türkiye Futbol Federasyonuna bağlı profesyonel liglerde görev yapan bazı kulüp yöneticilerinin, yöneticilik yaptıkları dönem içerisinde kendi kulüplerinin müsabakalarına ilişkin rakip takım lehine sonuçlar, gol bahisleri (alt/üst vb.) ve oyuncu bazlı bahis seçenekleri kapsamında bahis oynadıklarına ilişkin veriler tespit edilmiştir.

    MASAK tarafından temin edilen finansal verilerin de incelenmesi neticesinde aşağıda bilgileri yer alan toplam 19 şüpheli hakkında işlem tesis edilmiştir:

    • Ali Sancak (Adana Demirspor A.Ş.) – Yöneticilik yaptığı dönemde kendi kulübünün maçlarına ilişkin rakip takım lehine veya gol bahislerine 7 kupon oynadığı değerlendirilmektedir.
    • ⁠Savaş Tatil (Adanaspor A.Ş.) – Yöneticilik yaptığı dönemde kendi kulübünün maçına rakip takım lehine veya Gol bahislerine 124 kupon oynadığı değerlendirilmektedir.
    • ⁠Hasan Turan Güven (Altay Spor Kulübü) – Yöneticilik yaptığı dönemde kendi kulübünün maçına rakip takım lehine veya Gol bahislerine 78 kupon oynadığı değerlendirilmektedir.
    • ⁠Barış Orhunbilge (Altınordu Futbol Kulübü) – Yöneticilik yaptığı dönemde kendi kulübünün maçına rakip takım lehine veya Gol bahislerine 14 kupon oynadığı değerlendirilmektedir.
    • Kemal Aydın (Balıkesirspor Kulübü) – Yöneticilik yaptığı dönemde kendi kulübünün maçına rakip takım lehine veya Gol bahislerine 12 kupon oynadığı değerlendirilmektedir.
    • ⁠Ünsal Yamaner (Bandırmaspor Kulübü) – Yöneticilik yaptığı dönemde kendi kulübünün maçına rakip takım lehine veya Gol bahislerine 144 kupon oynadığı değerlendirilmektedir.
    • Tolga Kırgız (Beşiktaş Jimnastik Kulübü) – Yöneticilik yaptığı dönemde kendi kulübünün maçına rakip takım lehine veya Gol bahislerine 1488 kupon oynadığı değerlendirilmektedir.
    • Kerem Gürel (Beşiktaş Jimnastik Kulübü) – Yöneticilik yaptığı dönemde kendi kulübünün maçına rakip takım lehine veya Gol bahislerine 996 kupon oynadığı değerlendirilmektedir.
    • ⁠Ahmet Akçelik (Beşiktaş Jimnastik Kulübü) – Yöneticilik yaptığı dönemde kendi kulübünün maçına rakip takım lehine veya Gol bahislerine 53 kupon oynadığı değerlendirilmektedir.
    • ⁠Hüseyin Gözütok (Bodrum Spor Faaliyetleri A.Ş.) – Yöneticilik yaptığı dönemde kendi kulübünün maçına rakip takım lehine veya Gol bahislerine 27 kupon oynadığı değerlendirilmektedir.
    • Murat Şabablı (Boluspor Kulübü) – Yöneticilik yaptığı dönemde kendi kulübünün maçına rakip takım lehine veya Gol bahislerine 13 kupon oynadığı değerlendirilmektedir.
    • ⁠Ali Şen (Boluspor Kulübü) – Yöneticilik yaptığı dönemde kendi kulübünün maçına rakip takım lehine veya Gol bahislerine 61 kupon oynadığı değerlendirilmektedir.
    • Halil İbrahim Yavaş (Boluspor Kulübü) – Yöneticilik yaptığı dönemde kendi kulübünün maçına rakip takım lehine veya Gol bahislerine 28 kupon değerlendirilmektedir.
    • Ali Gürsoy (Boluspor Kulübü) – Yöneticilik yaptığı dönemde kendi kulübünün maçına rakip takım lehine veya Gol bahislerine 22 kupon oynadığı değerlendirilmektedir.
    • Avni Akdemir (Erzurumspor Futbol Kulübü) – Yöneticilik yaptığı dönemde kendi kulübünün maçına rakip takım lehine veya Gol bahislerine 218 kupon oynadığı değerlendirilmektedir.
    • Maruf Güneş (Galatasaray) – Yöneticilik yaptığı dönemde kendi kulübünün maçına rakip takım lehine veya Gol bahislerine 48 kupon oynadığı değerlendirilmektedir.
    • Özgür Durşen (Gençlerbirliği Spor Kulübü) – Yöneticilik yaptığı dönemde kendi kulübünün maçına rakip takım lehine veya Gol bahislerine 50 kupon oynadığı değerlendirilmektedir.
    • ⁠Sezgin Özkan (Gençlerbirliği Spor Kulübü) – Yöneticilik yaptığı dönemde kendi kulübünün maçına rakip takım lehine veya Gol bahislerine 16 kupon oynadığı değerlendirilmektedir.
    • ⁠Ömer Çetin (Karaman Futbol Kulübü) – Yöneticilik yaptığı dönemde kendi kulübünün maçına rakip takım lehine veya Gol bahislerine 18 kupon oynadığı değerlendirilmektedir.
  • Oğuzhan Uğur gözaltına alındı: AHBAP soruşturmasında yeni dalga!

    Oğuzhan Uğur gözaltına alındı: AHBAP soruşturmasında yeni dalga!

    Cuma günü sabah saatlerinde gerçekleşen operasyonun tüm detayları…

    6 Şubat Depremleri Dönemindeki Çalışmalar Mercek Altında

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve mali hareketlerin mercek altına alındığı soruşturmada, bu sabah yeni bir operasyon düzenlendi.

    İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından düzenlenen operasyonda, Oğuzhan Uğur evinde gözaltına alındı.

    Uğur’un, 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremleri döneminde Babala TV ekibiyle birlikte sahada ve sosyal medyada Ahbap Derneği ile koordineli olarak yürüttüğü ortak çalışmalar ile mali yardımların toplanma/dağıtılma süreçleri nedeniyle ifadesine başvurulacağı öğrenildi.

    Oğuzhan Uğur Daha Önce Ne Demişti?

    Derneğe yönelik başlatılan yasal incelemelerin ve soruşturmanın kamuoyuna yansımasının ardından Oğuzhan Uğur, sosyal medya hesabı üzerinden konuya dair dikkat çekici bir değerlendirmede bulunmuştu:

    “Devletin resmi kurumları dışında hareket etmemenin önemini görmüş olduk. Kendi adıma çıkarmam gereken dersleri de çıkardım. Alın terimizin tek kuruşuna halel gelmişse miktara bakılmaz, sonuna kadar mücadele edeceğiz.”

    Adli Süreç Devam Ediyor

    Mali Suçlar Bürosu’nda ifade işlemleri başlatılan Oğuzhan Uğur’un, jandarma ve emniyet birimlerince yürütülen geniş çaplı teknik ve fiziki takibin detaylarına yönelik soruları yanıtlayacağı bildirildi. Soruşturmanın ilerleyen saatlerinde adli makamlardan gelecek resmi açıklamalar takip ediliyor.

  • Ahbap soruşturması: 11 şüpheli daha adliyede!

    Ahbap soruşturması: 11 şüpheli daha adliyede!

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüphelilerin İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’ndeki işlemleri tamamlandı.

    Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ne sevk edilen 11 şüphelinin savcılıktaki işlemleri sürüyor.

    Gözaltında bulunan 6 şüphelinin ise jandarmadaki işlemleri devam ediyor.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından AHBAP Derneği’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul İl Jandarma Komutanlığı KOM Şube Müdürlüğü ekiplerince ikinci dalga operasyon gerçekleştirilmişti.

    Operasyon kapsamında gözaltına alınan Çiğdem Acil ve Ceyda Köse dahil 11 şüpheli adliyeye sevk edildi. Şüphelilerin önümüzdeki saatlerde ifade işlemine başlanılması bekleniyor.

  • Ayşe Nur Balcı kimdir, kaç yaşında, neden gözaltına alındı?

    Ayşe Nur Balcı kimdir, kaç yaşında, neden gözaltına alındı?

    Yaşanan bu flaş gelişmenin ardından adliye koridorları hareketlenirken, gözler Ayşe Nur Balcı’nın kariyerine, hayatına ve hakkındaki iddialara çevrildi.

    Ayşe Nur Balcı Neden Gözaltına Alındı?

    Ayşe Nur Balcı, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nın toplum sağlığını ve güvenliğini korumak amacıyla başlattığı uyuşturucuyla mücadele soruşturması kapsamında gözaltına alındı.

    Başsavcılık; sanat, medya, magazin ve iş dünyasından tanınmış bazı isimlerin uyuşturucu veya uyarıcı madde kullandıkları, uyuşturucu kullanımını kolaylaştırdıkları ya da bu amaçla yer temin ettiklerine dair makul şüpheyi destekleyen somut delillere ulaşmıştır.

    Soruşturma kapsamında aralarında Ayşe Nur Balcı, şarkıcı Sıla, yapımcı Fatih Aksoy ve şarkıcı İlyas Yalçıntaş’ın da bulunduğu 25 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince gözaltına alınan Balcı’nın evinde arama yapılması ve uyuşturucu testi için biyolojik örneklerinin (saç, kan, idrar) alınması talimatı verildi.

    Ayşe Nur Balcı Kimdir?

    Televizyon ekranlarında stil ve moda yarışmalarıyla fırtına estiren Ayşe Nur Balcı, Türkiye’nin yakından tanıdığı bir model, oyuncu ve sosyal medya fenomenidir.

    23 Ağustos 1994 tarihinde İstanbul’da dünyaya gelmiştir. 2026 yılı itibarıyla 31 yaşındadır. Ekranlardaki popülerliğini ilk kez 2014 yılında yayınlanan “Bu Tarz Benim” adlı yarışma programıyla kazandı. Kendine has tarzı, açıklamaları ve göz renkleriyle yarışmanın en çok konuşulan ismi oldu ve yarışmayı ikincilikle tamamladı.

    2015 yılında TV8 ekranlarında yayınlanan ve eski şampiyonlar ile iddialı yarışmacıların bir araya geldiği “İşte Benim Stilim All Star” sezonuna katıldı. Gösterdiği performansla büyük finalde birinci olarak dev ödülün sahibi oldu. Moda kariyerinin yanı sıra oyunculuğa da adım atan Balcı, 2013 yılında “Otisabi” dizisinde ve 2014 yılında dönemin popüler gençlik dizisi “Kiraz Mevsimi”nde rol aldı. Canlı yayın platformlarındaki yayınlarıyla uzun süre adından söz ettiren ünlü isim, geçirdiği bir dizi estetik operasyon ve radikal saç/stil değişiklikleriyle sık sık magazin gündeminde yer aldı.

  • Devrilen yolcu otobüsündeki 46 kişi yaralandı

    Devrilen yolcu otobüsündeki 46 kişi yaralandı

    İstanbul’dan Ordu istikametine giden E.V. idaresindeki 34 DT 5602 plakalı çift katlı yolcu otobüsü, Sarıköy mevkisinde sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu devrildi.

    İhbar üzerine kaza yerine polis, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

    Devrilen yolcu otobüsündeki 46 kişi yaralandı

    Kazada, otobüste bulunan 46 kişi yaralandı.

    Yaralılar ambulanslarla Merzifon, Amasya, Suluova, Havza ve Gümüşhacıköy’deki hastanelere kaldırıldı.

    Amasya Valisi Önder Bakan, yaptığı açıklamada, yolcu otobüsünde 75 yolcu ve 5 mürettebatın bulunduğunu söyledi.

    Devrilen yolcu otobüsündeki 46 kişi yaralandı

    Kazada can kaybının olmadığını ifade eden Vali Bakan, şunları kaydetti:

    “Kazada, 46 vatandaşımız yaralandı, iki hayati tehlikesi olan hastamız var. Yaralılarımızın bir kısmı ayakta tedavi edildi, bir kısmıda yakın civardaki hastenelere sevk edildi. Burada tüm arkadaşlarımız, koordineli bir şekilde hareket ettiler, kısa bir zaman diliminde yaralılarımızı sevk ettiler. Ben büyük geçmiş olsun diyorum, yaralılarımıza da acil şifalar diliyorum.”>>>AA

    Devrilen yolcu otobüsündeki 46 kişi yaralandı
  • Ahbap Derneğine yönelik soruşturmada 14 şüpheli tutuklandı

    Ahbap Derneğine yönelik soruşturmada 14 şüpheli tutuklandı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınarak adliyeye sevk edilen aralarında derneğin kurucusu şarkıcı Haluk Levent’in de yer aldığı 25 şüphelinin hakimlikteki işlemleri tamamlandı.

    Sulh ceza hakimliği, Haluk Levent’in de arasında olduğu 14 şüphelinin tutuklanmasına, 11 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verdi.

    Tutuklanan isimler şöyle:

    “Haluk Levent, Ece Güner, İlker Çetin, Nurdan Eriş, Yusuf Can Ertit, Kemal Ötünç, Şehmuz Baştuğ, Abdülcevat Özkan, Emrah Gödeliner, Erhan Dökmeci, Halil Bostancı, Mehmet Ulu, Yeliz Kaya ve Zafer Yay.”

    Öte yandan, jandarma ekiplerince gözaltına alınan 17 şüphelinin ise işlemleri sürüyor.

    Operasyon

    İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “nitelikli dolandırıcılık” ve “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” suçlarının önlenmesi ile şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışma yürütülmüştü.

    Bu kapsamda, Ahbap Derneği çalışanlarına yönelik hazırlanan MASAK raporları, hesap hareketleri incelemeleri ile teknik ve fiziki takip çalışmaları sonucunda, şüphelilerin mali profilleriyle uyumsuz yüksek tutarlı para hareketlerinin bulunduğu, aralarında yüksek miktarlı para transferleri gerçekleştirildiği, şans oyunları hesaplarına yüksek meblağlarda para aktararak bahis oynadıkları ve bu yolla yüksek miktarlarda para kaybettikleri, ayrıca kısa süre içerisinde aralarında zincirleme şekilde çok sayıda tapu devir işlemi gerçekleştirdikleri tespit edilmişti.

    Yürütülen soruşturma kapsamında, Ahbap Derneği üyesi ve dernek çalışanlarıyla bağlantılı olduğu belirlenen aralarında derneğin kurucusu olan şarkıcı Haluk Levent’in de yer aldığı 17 şüpheli, 12 Temmuz’da düzenlenen operasyonla gözaltına alınmıştı. Çalışmaların devamında 9 zanlı daha yakalanmıştı.

    Şüphelilerden 1’i emniyetteki işlemlerinin ardından buradan bırakılırken, 25 şüpheli adliyeye sevk edilmişti.

    İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce İstanbul, İzmir, Kocaeli ve Muğla’da düzenlenen eş zamanlı operasyonda ise 17 şüpheli daha gözaltına alınmıştı.>>>AA

  • Uyuşturucu soruşturmasında 25 zanlıya gözaltı kararı! Aralarında ünlüler de var!

    Uyuşturucu soruşturmasında 25 zanlıya gözaltı kararı! Aralarında ünlüler de var!

    Başsavcılıktan yapılan açıklamada, toplum sağlığı ve güvenliğini tehdit eden uyuşturucuyla mücadele kapsamında yürütülen soruşturmada kamuoyunda sanatçı, oyuncu, iş insanı ve işletmeci sıfatlarıyla tanınan şüphelilerin uyuşturucu ile uyarıcı madde kullandığı, bunların kullanımını kolaylaştırdığı ve yer temin ettiğine dair makul şüpheyi destekleyen delillere ulaşıldığı belirtildi.

    İstanbul İl Jandarma Komutanlığına, 25 şüpheli için gözaltı, arama, biyolojik inceleme yaptırılması ve ifadelerinin alınması sonrası Cumhuriyet Başsavcılığında hazır edilmelerine yönelik talimat verildiği kaydedildi.

    Gözaltına alınan isimler şöyle:

    İlyas yalçıntaş, Mehmet Fatih Aksoy, Ateş ince, Şefik Ömer Dolman, Aybüke Aldere, Ayşe Nur Balcı, İrem Haznedar, Öner Faruk Işık, Orhan Yıldız, Sıla Türkoğlu.

  • Sıla gözaltına alındı: Ünlülere yönelik uyuşturucu operasyonunda gelişme!

    Sıla gözaltına alındı: Ünlülere yönelik uyuşturucu operasyonunda gelişme!

    Ünlü şarkıcı Sıla’nın gözaltına alındığı bildirildi. İstanbul İl Jandarma Komutanlığı koordinesinde yürütülen operasyon kapsamında toplam 25 şüpheli hakkında işlem yapılıyor.

    Başsavcılığın uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti, kullanımı ve kullanımının kolaylaştırılması suçlamalarıyla başlattığı soruşturmada jandarma ekipleri düğmeye bastı.

    Örnekler Alınacak!

    Talimat doğrultusunda Sıla’nın evinde detaylı arama işlemlerinin başlatıldığı öğrenildi. Gözaltı kararının uygulanmasının ardından ünlü şarkıcının uyuşturucu testi için kan, idrar ve saç gibi biyolojik örneklerinin alınması yönünde jandarmaya talimat verildi. Örnek alımı ve sağlık kontrolü işlemlerinin tamamlanmasının ardından Sıla, ifadesi alınmak üzere İstanbul İl Jandarma Komutanlığı’na götürüldü.

    İfade işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilmesi bekleniyor.

  • Esin Önder Çağlayan kimdir? 70 milyon dolarlık iddia

    Esin Önder Çağlayan kimdir? 70 milyon dolarlık iddia

    “Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” ve “suç örgütü kurma, yönetme veya üye olma” suçlamalarıyla gözaltına alınan Çağlayan, iddiaları reddederek kendisinin de bir “borç sarmalı” içinde dolandırıldığını iddia etti ve Haluk Levent hakkında şikayetçi oldu.

    İçinde bulunduğumuz 15 Temmuz 2026 Çarşamba günü itibarıyla, Ahbap soruşturma dosyasındaki taşınmaz devirleri, milyarlarca liralık para hareketleri ve Esin Önder Çağlayan’ın ifadesindeki o çarpıcı detaylar…

    Esin Önder Çağlayan Kimdir, Ne İş Yapıyor?

    Esin Önder Çağlayan, savunma sanayii başta olmak üzere çeşitli iş kollarında faaliyet gösteren bir iş insanıdır. Soruşturma dosyasında yer alan bilgilere göre Çağlayan:

    Globus Savunma ve Kanat Savunma adlı şirketlerin yöneticiliğini yapmaktadır. Uzun yıllar kamuoyu önünde yer almayan Çağlayan’ın adı, 2026 yılındaki AHBAP operasyonunda adı geçen şüpheli para transferleri, çek-senet hareketleri ve lüks taşınmaz devirleriyle gündeme gelmiştir.

    Esin Önder Çağlayan – Haluk Levent Olayı Nedir?

    Esin Önder Çağlayan emniyetteki ifadesinde, Haluk Levent’i yaklaşık 15 yıldır tanıdığını ve ünlü sanatçının toplumdaki “güvenilir hayırsever” imajına aldanarak büyük bir borç sarmalına çekildiğini iddia etti. İşte Çağlayan’ın iddiaları ve öne sürdüğü detaylar:

    “Haluk Levent’e 70 Milyon Dolar Verdim”

    Çağlayan, farklı dönemlerde Haluk Levent’e elden ve banka yoluyla devasa miktarlarda finansman sağladığını iddia etti:

    • İlk aşamada 8 milyon dolar nakit borç verdiğini,

    • Süreç içerisinde bu borçların katlandığını, sosyal yardım projeleri ve kripto para girişimleri adı altında ek ödemeler yaptığını,

    • Farklı finansal işlemlerle birlikte Haluk Levent’e giden toplam paranın 70 milyon doları bulduğunu öne sürdü.

    “Vicdanım ve Yardımseverliğim İstismar Edildi”

    İş dünyasında aktif olan şirketleri üzerinden gerçekleştirdiği bu transferlerin arka planında tamamen “iyi niyet” olduğunu savunan Çağlayan, ifadesinde şu sitem dolu sözleri kaydetti:

    “Vicdani duygularım istismar edildi. Bir borç sarmalının içerisine bırakılarak sistemli bir şekilde dolandırıldığımı düşünüyorum. Mağdur edildim.”

    Dosyaya İki Klasör Dolusu Belge Sundu

    Çağlayan, iddialarını kanıtlamak amacıyla emniyet ve savcılık makamlarına iki klasörden oluşan geniş bir delil arşivi teslim etti. Teslim edilen belgeler arasında; borç tespit sözleşmeleri, çek fotokopileri, teslim tutanakları, tapu kayıtları ve gayrimenkul ekspertiz raporları bulunuyor.

    Soruşturmadaki Diğer Kritik İddialar ve Şüpheli Hareketler

    Yeliz Kaya ve Zafer Yay Üzerinden Taşınmaz Devri

    Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporlarına takılan para hareketlerinde, Esin Önder Çağlayan ile Haluk Levent’in banka hesaplarını kullandığı belirlenen Yeliz Kaya arasında yüksek tutarlı para transferleri tespit edildi. Çağlayan, bu transferlerin tamamının doğrudan Haluk Levent’e verilen borçlar kapsamında yapıldığını savundu.

    13 Milyon Dolarlık Çek Krizi

    Çağlayan, vadeleri Ağustos, Eylül, Ekim ve Kasım 2026 aylarına yayılan toplam 13 milyon dolar değerinde çek kestiğini ve bu çeklerin şu an kimlerin elinde olduğunun acilen araştırılması gerektiğini belirtti. Çeklerin ciro edildiği kişilerin bulunması durumunda dolandırıcılık ağının tamamen deşifre olacağını öne sürdü.

    Başaran Holding Taşınmazları Detayı

    İş insanı Hüseyin Başaran’a (Başaran Holding) ait bazı taşınmazların devriyle ilgili de konuşan Çağlayan, bu gayrimenkullerin piyasa değerinin aslında 24-25 milyon dolar olduğunu, ancak kağıt üzerinde 60 milyon dolar gibi fahiş bir bedelle gösterilerek usulsüzlük yapıldığını iddia etti.

  • Haluk Levent’in ifadesinin tamamı ortaya çıktı: “Borsada risk aldım, dernek çeklerini teminat gösterdim”

    Haluk Levent’in ifadesinin tamamı ortaya çıktı: “Borsada risk aldım, dernek çeklerini teminat gösterdim”

    İçinde bulunduğumuz 15 Temmuz 2026 Çarşamba günü kamuoyuna sızan ifadenin perde arkası, milyarlarca liralık para trafiği ve operasyonun zamanlamasına dair tüm çarpıcı detaylar…

    Haluk Levent’in İfadesindeki Şok İtiraflar

    “Borsa Zaafım Var, Risk Aldım ve Borçlandım”

    İfadesinde borsa oynamasını bir “zaaf” olarak nitelendiren Haluk Levent, özellikle 6 Şubat depremlerinin ilk iki yılında sırtlandığı ekonomik maliyetler yüzünden borsada daha büyük riskler aldığını itiraf etti:

    “Depremin ilk iki yılının bana getirdiği ekonomik maliyetler benim daha çok borsada işlem yapmama ve daha çok risk almama sebep oldu. Bu paraları hep borçlandım.”

    “Ahbap Çeklerini Şahsi Borçlarımda Teminat Gösterdim”

    Ahbap İktisadi İşletmesi’ne ait çek karnesini kullanma yetkisinin tamamen kendisinde olduğunu belirten ünlü şarkıcı, derneğe ait mali araçları kişisel borç ilişkilerinde kullandığını şu sözlerle kabul etti:

    “Ahbap çeklerini ve senetlerini kimi yerlerde teminat olarak kullandım. Yüksek miktarda borçlandım. Bunun adına usulsüzlük diyebilirsiniz ama yolsuzluk diyemezsiniz.”

    Kendi Adına Banka Hesabı Yok, Başkalarının Hesaplarını Yönetiyor!

    Mali incelemelerde dikkat çeken en büyük şüphelerden biri de Levent’in kendi adına hiçbir banka hesabı kullanmaması oldu. Ünlü sanatçı, konser gelirlerinin ve nakit akışının Yeliz Kaya adına kayıtlı VakıfBank ve Halkbank hesaplarına yattığını, bu hesapları bizzat kendisinin yönettiğini söyledi. Ayrıca Zafer Yay adına kayıtlı bir yatırım hesabını kullandığını ve Risus Organizasyon şirketinin gizli/gayriresmî ortağı olduğunu da kabul etti.

    80 Milyon Liralık Gizemli Para Trafiği ve 20 Daire Planı

    Soruşturma dosyasındaki en büyük iddialardan biri olan Yeliz Kaya’nın hesabına aktarılan 80 milyon lira için Levent, “80 milyon benim şahsi paramdır” dedi.

    Bu parayı Ahbap Derneği’ne kazanç sağlamak amacıyla kullandığını iddia eden ünlü sanatçı, yakalanmasaydı bu borcu taşınmaz devriyle kapatacağını savundu: “Bugünkü değeri yaklaşık 150 milyon lira olan 20 daireyi 80 milyon TL borca karşılık Ahbap Derneği’ne devretmek için yönetim kurulu kararı aldırdım. Çerkezköy Tapu Müdürlüğü’ne başvurduk ancak gözaltına alınınca işlemler yarım kaldı.”

    “Bir Gün Daha Beklenseydi Operasyon Boşa Düşecekti”

    Operasyonun zamanlamasını sert bir dille eleştiren Haluk Levent, gözaltı tarihine sitem etti:

    “Ben 14 Temmuz 2026 Salı günü gözaltına alınsaydım şu anda Ahbap Derneğinden hiçbir şekilde para çıkışı olmayacaktı. Bir gün daha beklenseydi Yeliz Kaya’ya aktarılan para taşınmazlarla kapatılacak ve operasyon boşa düşecekti.”

    Ancak savcılık kaynakları, Levent’in bu ifadesinin operasyon öncesinde apar topar yapılmaya çalışılan şüpheli bir mal kaçırma/kapatma hareketine işaret ettiğini belirtiyor.

    İfade Neden Yarım Kaldı? Neden Susma Hakkını Kullandı?

    Emniyetteki sorgu sırasında önüne konulan milyarlarca liralık karmaşık banka kayıtlarını, usulsüz para hareketlerini ve somut verileri gören Haluk Levent’in, sorulara net cevaplar vermek yerine ifadeyi sulandıracak tavırlar sergilediği, ardından da en kritik sorularda susma hakkını kullanmak istediği öğrenildi.

    Süleyman Soylu İddiası Tutanak Krizine Yol Açtı

    Haluk Levent’in sosyal medya hesabından paylaşılan İstanbul Barosu Avukat Hakları Merkezi tutanağına göre; Levent ifadesi sırasında eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve bazı siyasetçilerden bahsetmek istedi. Ancak emniyet görevlilerinin “Bu anlattıklarının sorulan soruyla bir ilgisi yok, soruyla uyumsuz” diyerek bu isimleri tutanağa geçirmek istememesi üzerine kriz çıktı. Savunma hakkının kısıtlandığını iddia eden Haluk Levent ve avukatları, emniyette daha fazla konuşmayarak kalan sorulara karşı susma hakkını kullandı.

    Levent, müşteki iş insanı Hüseyin Başaran ile arasındaki dolandırıcılık iddiasına dair ayrıntılı savunmasını ise emniyette değil, doğrudan Cumhuriyet Savcılığına vereceğini belirtti.

  • Suça sürüklenen çocuklarla ilgili kanun teklifinin detayları ortaya çıktı

    Suça sürüklenen çocuklarla ilgili kanun teklifinin detayları ortaya çıktı

    Suça sürüklenen çocuklara yönelik düzenlemeler içeren Çocuk Koruma Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasını da öngören 18 maddelik teklif, TBMM Başkanlığına sunuldu.

    Çocukların suça karışmasını önlemek, yeniden suç işleme riskini azaltmak ve çocuk adalet sistemindeki koruyucu mekanizmaları güçlendirmeyi amaçlayan teklif, cezai yaptırımların ağırlaştırılmasının yanı sıra kitap okuma, çevre temizliği, sosyal hizmet, dijital denetim ve bağımlılık tedavisi gibi yeni yönlendirme tedbirlerini de içeriyor.

    Kanun ile hayata geçirilecek yeni düzenlemelerle ilgili detayları içeren soru ve yanıtları şöyle:

    Çocukların işleyeceği ağır suçlarda cezalar artırılacak mı?

    Türk Ceza Kanunu’nun yaş küçüklüğüne ilişkin hükümlerinde değişiklik yapılması öngörülüyor. 12 yaşını doldurmuş ancak 15 yaşını doldurmamış ve ceza sorumluluğu bulunduğu belirlenen çocuklar bakımından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine uygulanan 12 ila 15 yıllık ceza, 13 ila 18 yıla çıkarılacak. Müebbet hapis cezası yerine verilen 9 ila 11 yıllık ceza ise 10 ila 12 yıl olacak. Diğer suçlarda bir fiil için uygulanabilecek en yüksek ceza 7 yıldan 9 yıla yükseltilecek.

    15 ila 18 yaş grubunda ise ağırlaştırılmış müebbet yerine verilen 18 ila 24 yıllık ceza, 19 ila 27 yıla çıkarılacak. Müebbet hapis yerine uygulanan 12 ila 15 yıllık ceza 15 ila 18 yıl olacak. Diğer suçlarda bir fiil için uygulanabilecek cezanın üst sınırı da 12 yıldan 15 yıla yükseltilecek.

    Yaş indirimi hükümleri uygulanacak mı?

    Teklif, kasten öldürme ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarında hakime daha geniş değerlendirme yetkisi tanıyor. Yeni düzenlemeyle suçun işleniş biçimi, kastın ağırlığı, failin amacı, saiki ve daha önce kasıtlı bir suçtan hapis cezası alıp almadığı dikkate alınacak. Bu şartların bulunması halinde 15 ila 18 yaş grubundaki çocuklar için yaş indirimi hükümleri uygulanmayabilecek.

    Ceza sorumluluğu bulunan 12 ila 15 yaş arasındaki çocuklar hakkında da olayın özelliklerine göre 15 ila 18 yaş grubuna ilişkin daha ağır hükümler uygulanabilecek. Nihai değerlendirmeyi hâkim somut olayın şartlarına göre yapacak.

    Tekrar suç işleyen çocuklar hakkında ne değişecek?

    Mevcut düzenlemede 18 yaşından önce işlenen suçlar tekerrüre esas alınmıyor. Teklifle bu sınırın 15 yaşa indirilmesi öngörülüyor. Böylece 15 yaşını doldurduktan sonra işlenen ve kesinleşen bir suçun ardından yeniden suç işlenmesi halinde tekerrür hükümleri uygulanabilecek. Düzenlemeyle tekrar suç işlenmesinin önlenmesi ve caydırıcılığın artırılması hedefleniyor.

    Çocukların silaha ulaşmasında yetişkinlere ceza verilecek mi?

    Teklife göre ateşli silahını gerekli dikkat ve özeni göstermeden muhafaza ederek bir çocuğun silahı ele geçirmesine neden olan kişi, fiil daha ağır bir suçu oluşturmuyorsa 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılacak. Düzenleme, evde, araçta veya benzeri yerlerde bulunan silahların çocukların ulaşamayacağı şekilde muhafaza edilmesini zorunlu hale getirmeyi ve silahla meydana gelebilecek ölüm ve yaralanmaların önüne geçmeyi amaçlıyor.

    Anne ve babaların sorumluluğu artırılacak mı?

    Aile hukukundan kaynaklanan bakım, eğitim ve destek yükümlülüğünü yerine getirmeyenlere yönelik cezalar artırılacak. Bakım, eğitim veya destek yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişiye verilebilecek ceza, 1 yıla kadar hapis yerine 3 aydan 2 yıla kadar hapis olacak.

    Çocuğun ahlakını, güvenliğini veya sağlığını ağır biçimde tehlikeye atan anne ve babalara uygulanan 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası ise 1 yıldan 3 yıla çıkarılacak. Bu yükümlülüklerin ihlali nedeniyle çocuğun kasten öldürme veya ağırlaşmış yaralama suçu işlemesi halinde anne, baba, vasi ya da sorumlu kişi hakkında verilecek ceza, şikâyet aranmaksızın yarısından iki katına kadar artırılabilecek.

    Çocuklara bıçak satışı yasaklanacak mı?

    Teklif, 6136 sayılı Kanun kapsamı dışında kalan bıçak, kesici, delici ve bereleyici aletlere ilişkin yeni yasaklar getiriyor. Bu ürünlerin ruhsatlı işyerleri dışında satılması ve sergilenmesi yasaklanacak. Bıçak ve benzeri aletler 18 yaşından küçüklere satılamayacak, çocuklar tarafından satın alınamayacak ve taşınamayacak.

    Yasağa aykırı hareket edenlere 5 bin lira, aletlerin sayı veya nitelik bakımından vahim olması halinde 10 bin lira idari para cezası verilecek. Ayrıca, ürünlere el konulacak ve mülkiyetleri kamuya geçirilebilecek. Yasaklar internet ve mesafeli satışlarda da geçerli olacak. Mesleğin icrası için gerekli olan bıçak, şiş ve benzeri araçların işyerinde ve işi yapan kişilerce kullanılması ise yasak kapsamında olmayacak.

    15 yaşından küçük çocuklar için sosyal inceleme zorunlu olacak mı?

    Teklife göre, 15 yaşını doldurmamış çocuklar hakkında sosyal inceleme yaptırılması zorunlu hale gelecek. Çocuğun bireysel özellikleri, aile yapısı, eğitim durumu, sosyal çevresi ve suça yönelme nedenleri raporla incelenecek. Sosyal inceleme yapılmadan hazırlanan iddianame mahkeme tarafından savcılığa iade edilebilecek. 15 yaşını doldurmuş çocuklar hakkında sosyal inceleme yapılmaması halinde ise savcı, mahkeme veya çocuk hakimi bunun gerekçesini iddianamede ya da kararda açıklayacak.

    Çocuklar cezaevlerinde nasıl sınıflandırılacak?

    Çocukların kapalı ceza infaz kurumlarında yalnızca yaş, cinsiyet ve fiziksel gelişimlerine göre değil, işledikleri suçun türüne göre de ayrı bölümlerde tutulması öngörülüyor.
    Böylece ağır suç işleyen çocuklarla daha hafif suçlardan kurumda bulunan çocukların aynı koğuş veya bölümlerde bir arada tutulmasının önüne geçilmesi amaçlanıyor. Çocuk hükümlülerin cezalarının infazına kural olarak çocuk kapalı ceza infaz kurumlarında başlanacak. İyi halli oldukları belirlenen çocuklar, uzmanların katıldığı idare ve gözlem kurulu değerlendirmesiyle çocuk eğitim evlerine ayrılabilecek.

    Hangi çocuklar doğrudan eğitim evine gönderilecek?

    Terör ve örgüt suçları dışında kasıtlı suçlardan toplam 3 yıl veya daha az hapis cezası alan çocuklar ile taksirli suçlardan toplam 5 yıl veya daha az hapis cezası alan çocukların cezaları doğrudan çocuk eğitim evlerinde yerine getirilecek. Eğitim evinde bulunan çocuklardan firar edenler, başka bir suçtan tutuklananlar veya kurum düzeni ile kişi güvenliği bakımından tehlike oluşturanlar yeniden çocuk kapalı ceza infaz kurumuna gönderilebilecek.

    Çocukların cezaevinde geçirdiği 1 gün yine 2 gün mü sayılacak?

    Mevcut sistemde çocuğun 15 yaşını dolduruncaya kadar ceza infaz kurumunda geçirdiği 1 gün, koşullu salıverilme hesabında 2 gün sayılıyor. Teklifle kasten öldürme, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, uyuşturucu imal ve ticareti ile suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçlarında bu avantaj kaldırılacak. Bu suçlardan hükümlü çocukların cezaevinde geçirdiği bir gün, koşullu salıverilme hesabında bir gün olarak kabul edilecek.

    Çocuklara hangi yeni yönlendirme tedbirleri uygulanacak?

    Ceza sorumluluğu bulunmayan ve adli sürece giren çocuklar için 5 yeni yönlendirme tedbiri getirilecek. Çocuklar, kamu kurumları ve yerel yönetimlerde 20 saatten 300 saate kadar sosyal ve toplumsal hizmetlerde görevlendirilebilecek. Kütüphane ve okuma salonlarında çalışmaları veya belirlenen kitapları okumaları istenebilecek. Park, bahçe ve sahillerde çevre temizliği yapmaları, ağaçlandırma ve çiçeklendirme çalışmalarına katılmaları sağlanabilecek. Tütün, nikotin, alkol, kumar, uyuşturucu ve davranışsal bağımlılıkları bulunan çocuklar tedavi ve rehabilitasyon programlarına yönlendirilebilecek.

    Çocukların telefon ve internet kullanımı denetlenebilecek mi?

    Teklif, “dijital risklerden korunma tedbiri” adı altında yeni bir uygulama öngörüyor. Çocuğun kullandığı telefon, hat, bilgisayar veya tablet gibi cihazlar bildirilecek. Mahkeme kararıyla cihazın tedbir kararından sonraki hareketleri, 3 aydan az ve 2 yıldan fazla olmamak üzere ilgili kurumların denetimine açılabilecek. Riskli olduğu belirlenen internet sitelerine, uygulamalara ve dijital platformlara erişim engellenebilecek. Denetimin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ile Siber Güvenlik Başkanlığı tarafından gerçekleştirilmesi planlanıyor.

    Bağımlılık veya ruhsal hastalık taşıyan çocuklar için ne yapılacak?

    Akıl hastalığı, zihinsel yetersizlik, alkol veya uyuşturucu bağımlılığı, davranışsal bağımlılık ya da tehlikeli bulaşıcı hastalık nedeniyle kendisi veya başkaları için ciddi tehlike oluşturduğu değerlendirilen çocuklar hakkında hızlı bir acil korunma süreci başlatılacak. Uzman doktor 24 saat içinde rapor hazırlayacak, sağlık kuruluşu sonraki 24 saat içinde çocuk hakimine başvuracak. Üç uzman hekimden oluşan sağlık kurulunun raporu en geç 48 saat içinde mahkemeye sunulacak. Hakim de talep hakkında 48 saat içinde karar verecek. Bu süre içerisinde gerekli tıbbi müdahale ve tedavi uygulanabilecek. Hakim çocuğun bulunduğu yerin gizli tutulmasına ve aileyle kişisel ilişkinin sınırlandırılmasına karar verebilecek.

    Çocuk hakkında dava açıldığında okulu ve sosyal hizmet birimleri bilgilendirilecek mi?

    Çocuk hakkında kamu davası açılması halinde durum, gerekli idari tedbirlerin alınması amacıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığının il veya ilçe müdürlüklerine bildirilecek. Böylece çocuğun eğitimi, aile durumu ve sosyal ihtiyaçlarıyla ilgili desteklerin adli süreçle eş zamanlı yürütülmesi sağlanacak.

    Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında ne değişecek?

    Adli süreçteki çocuk hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilirse kitap okuma, sosyal hizmet, çevre temizliği, dijital risklerden korunma ve bağımlılıkla mücadele tedbirlerinden biri veya birkaçı denetimli serbestlik yükümlülüğü olarak uygulanabilecek. Suç konusu malın değerinin düşük olması halinde, çocuğun hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulamasından yararlanabilmesi için zararı giderme şartı mahkeme tarafından aranmayabilecek.

    Mahkemenin çocuk hakkında verdiği tedbire uymayan aileye yaptırım uygulanacak mı?

    Çocuk hakkında verilen koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarına aykırı hareket eden anne, baba, vasi veya bakım ve gözetimden sorumlu kişiye çocuk hakimi tarafından 3 günden 10 güne kadar tazyik hapsi verilebilecek. Tedbirlerin uygulanması sırasında direnç veya engelle karşılaşılması halinde kolluktan yardım istenebilecek. Kurumlar arasındaki koordinasyonu merkezde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, il ve ilçelerde ise vali ve kaymakam sağlayacak.

    “Suça sürüklenen çocuk” ifadesi kaldırılacak mı?

    Teklifle, mevzuatta kullanılan “suça sürüklenen çocuk” ifadesinin yerine “adli süreçteki çocuk” ifadesi getirilecek. Değişikliğin gerekçesinde mevcut ifadenin çocuk hakkında ön yargı oluşturabileceği ve doğrudan suç isnadı içeren bir anlam taşıdığı belirtildi. Yeni ifadeyle çocuğun üstün yararını gözeten, daha tarafsız ve adli sürecin niteliğini yansıtan bir terminoloji oluşturulması amaçlanıyor.>>>AA

  • Orman yangını “büyük ölçüde” kontrol altına alındı

    Orman yangını “büyük ölçüde” kontrol altına alındı

    Gürçamlar Mahallesi Bozbük mevkisindeki ormanlık alanda dün akşam saatlerinde henüz belirlenemeyen nedenle çıkan yangına, gece boyunca ekiplerin karadan müdahalesi sürdü.

    Sabahın ilk ışıklarıyla havadan da müdahale başladı. Söndürme çalışmalarına 6 helikopter ve 4 uçak destek veriyor.

    Orman Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamada, yangının “büyük ölçüde” kontrol altına alındığı bildirildi.

    Açıklamada, “Gece boyunca aralıksız sürdürdüğümüz mücadelemiz, günün ilk ışıklarıyla birlikte havadan ve karadan yoğun şekilde devam ediyor. Yangını tamamen kontrol altına almak için ekiplerimiz sahada çalışmalarını sürdürüyor.” ifadelerine yer verildi.

    Milas'ta ormanlık alanda çıkan yangına karadan müdahale sürüyor

    Vali Akbıyık bölgede

    Yangın bölgesine giderek incelemelerde bulunan ve koordinasyon çalışmalarını yerinde denetleyen Muğla Valisi İdris Akbıyık, gazetecilere yaptığı açıklamada, yangının dün saat 17.03 sıralarında başladığını belirtti.

    İl genelinde 6 farklı yangınla mücadele edildiğini aktaran Vali Akbıyık, “O esnada Orman Bölge Müdürlüğü ekiplerimiz Ortaca ve Kavaklıdere’deki yangınlar dahil olmak üzere 3 farklı yangına aynı anda müdahale ediyordu. Bugün çıkan toplam 6 yangından diğer 5’i kontrol altına alındı. Buradaki mücadelemiz ise devam ediyor.” dedi.

    “1120 vatandaşımız tedbir amaçlı tahliye edildi”

    Hava sıcaklıklarının artması ve nem oranının yüzde 30’un altına düşmesinin yangının yayılmasında etkili olduğunu vurgulayan Vali Akbıyık, meteorolojik şartların önümüzdeki günlerde de hassasiyetini koruyacağını ifade etti.

    Yerleşim yerlerine yönelik her türlü tedbirin alındığını belirten Vali Akbıyık, şunları kaydetti:

    “Rüzgarın yönü, nem durumu ve arazi şartları yangının yayılmasında maalesef çok etkili. Herhangi bir olumsuzluk yaşanmaması adına bölgedeki bir otel ve bir tatil sitesini tedbir amaçlı boşalttık. Otellerden 350, tatil sitesinden ise 770 olmak üzere toplam 1120 vatandaşımızı güvenli alanlara tahliye ettik. Ekiplerimiz gerekli tedbirleri alarak bölgede konumlandı, yangını durdurmaya çalışıyoruz.”

    Yangının söndürülmesi için devletin tüm imkanlarının seferber edildiğini dile getiren Vali Akbıyık, müdahalede yer alan araç ve personel sayılarına ilişkin, “Gündüz saatlerinde havadan 12 helikopter ve 8 uçakla yoğun bir müdahale gerçekleştirildi. Karadan ise müdahalemiz durmaksızın devam ediyor. Sahada şu an 11 dozer, 3 ekskavatör, 4 treyler, 62 arazöz, 6 ilk müdahale aracı, 29 su tankeri, 40 destek aracı, emniyet ve jandarmamıza ait 4 TOMA, 4 ambulans ve toplam 517 personelimiz görev yapıyor.” ifadesini kullandı.

    Yangın söndürme çalışmalarının tam bir seferberlik ruhuyla yürütüldüğünü kaydeden Vali Akbıyık, şöyle konuştu:

    “Orman Genel Müdürlüğümüz başta olmak üzere AFAD, jandarma, emniyet teşkilatımız, termik santrallerimiz, sivil toplum kuruluşlarımız, büyükşehir belediyesi itfaiye ekipleri, Yatağan, Milas ve Didim belediyeleri ile MUSKİ, DSİ ve UMKE ekipleri sahada omuz omuza çalışıyor. Yeşil vatanımızı korumak için büyük bir mücadele veriyoruz. Yangının çıkış nedeniyle ilgili jandarma ekiplerimizin araştırması sürüyor. Milas’ımıza, Muğla’mıza ve ülkemize geçmiş olsun.”>>>AA

  • Torbalar dolusu şişeyle gelip caşkalarının T.C. kimlik numarasını kullandı: Kriz çıktı

    Torbalar dolusu şişeyle gelip caşkalarının T.C. kimlik numarasını kullandı: Kriz çıktı

    Bolu’da bir zincir markette yaşanan son olayda, dev çöp poşetleriyle makineyi saatlerce meşgul eden ve kota aşmamak için başkalarına ait T.C. kimlik numaralarını kullandığı iddia edilen bir kadın ile sırada bekleyen diğer vatandaşlar arasında “depozito krizi” çıktı. O anlar cep telefonu kamerasına saniye saniye yansıdı.

    “Uyuyup Uyanıp Geleceğine Sen de Sabah 9’da Gel!”

    Olay, Bolu’nun Karamanlı Mahallesi’ndeki bir zincir markette meydana geldi. Yanında getirdiği torbalar dolusu plastik, cam ve alüminyum şişeyi geri dönüşüm makinesine tek tek atan bir kadın, arkasındaki sıranın uzamasına neden oldu.

    Dakikalardır sırada bekleyen ve duruma isyan eden bir başka kadın vatandaş, “Bir tanecik de sıra vermiyorsun. Ben karşıda oturuyorum, yaptığın çok ayıp” diyerek tepki gösterdi. Makinenin başındaki kadının ise istifini bozmadan, “Uyuyup uyanıp geleceğine sen de sabah 9’da gel” şeklinde yanıt vermesi marketteki gerginliği tırmandırdı.

    Akılalmaz İddia: “10 Kişinin T.C. Kimlik Numarasıyla İşlem Yapıyor”

    Tartışmanın büyümesiyle birlikte sırada bekleyen vatandaş, makineyi işgal eden kadının günlük işlem limitlerini ve kotaları aşmak için başvurduğu yöntemi ifşa etti. Şahsın usulsüz işlem yaptığını öne süren öfkeli vatandaş şu sözlerle isyan etti:

    “Başkasının T.C.’si ile sisteme giriyor. 10 kişinin T.C. kimlik numarası bunda kanunen nasıl duruyor? 500 tane şişe erittiğini düşünün burada. Biz durumunu anlattık, CİMER’e de yazdık bekliyoruz. CİMER’den sana ne yapacaklar göreceğiz!”

    1 Temmuz 2026’da Başlayan DOA Sistemi Nedir?

    Çevre kirliliğinin önüne geçilmesi ve döngüsel ekonomiye katkı sağlanması amacıyla 1 Temmuz 2026 itibarıyla 81 ilde eş zamanlı başlatılan DOA (Depozito İade Sistemi) kapsamında:

    Üzerinde DOA logosu bulunan her bir cam, plastik ve alüminyum içecek kutusu için vatandaşlara 1 TL teşvik bedeli ödeniyor. Toplanan iade bedelleri, vatandaşların DOA mobil uygulaması üzerindeki dijital cüzdanlarına aktarılıyor. Dijital cüzdanda biriken paralar anlaşmalı marketlerde harcanabiliyor, banka hesaplarına transfer edilebiliyor ya da ATM’lerden nakit olarak çekilebiliyor.

  • Ahbap soruşturmasında gözaltı sayısı 37’ye yükseldi

    Ahbap soruşturmasında gözaltı sayısı 37’ye yükseldi

    Haluk Levent hakkında 2017’de kurduğu sivil toplum kuruluşu AHBAP Derneği’nde usulsüzlük yapıldığı iddiası üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca soruşturma başlatılmıştı. Haluk Levent, “Dernekler kanununa muhalefet”, “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” ve ‘örgüt üyeliği’ iddiasıyla hakkında başlatılan soruşturma kapsamında Bursa’da gözaltına alınmıştı. İlk etapya yapılan operasyonlarda 23 şüpheli gözaltına alınırken, ikinci dalga operasyonda ise gözaltı kararı verilen 17 şüpheliden 14’ünün gözaltına alındıkları öğrenildi. Böylece gözaltı sayısı 37’ye yükseldi. Diğer 3 şüphelinin ise başka suçtan cezaevinde oldukları öğrenildi.

    DETAYLAR ORTAYA ÇIKMAYA DEVAM EDİYOR

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İstanbul İl Jandarma Komutanlığı KOM Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen soruşturmada, “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama”, “Vergi Usul Kanunu’na muhalefet” ve “Dernekler Kanunu’na muhalefet” suçlarına ilişkin inceleme ve araştırmaların sürdüğü bildirildi. Başsavcılık açıklamasında, Ahbap Derneği’ne yapılan bağışların bir kısmının Haluk Levent’in asistanı Y.K.’nin kişisel hesabına aktarıldığı, buradan da toplam 125 milyon 765 bin TL’nin Haluk Levent’in kardeşi Berkant Acil ile bağlantılı kişi ve şirket hesaplarına gönderildiğinin tespit edildiği belirtildi. Açıklamada, söz konusu para hareketleriyle haksız kazanç elde edildiği ve derneğe yapılan bağışların amacı dışında kullanıldığı yönündeki tespitler üzerine, 14 Temmuz tarihinde İstanbul, İzmir, Kocaeli ve Muğla’da 17 şüpheliye yönelik eş zamanlı arama ve gözaltı kararı verildiği kaydedildi.

    4 Şirkete Kayyum Talebi

    Soruşturma kapsamında ayrıca Berkant Acil’in kontrolünde olduğu değerlendirilen İstanbul merkezli Koşan Adam Müzik Yapım, Koşan Trade Gıda Temizlik, Palmak Orman Ürünleri ile Muğla merkezli Kuraf Sahne Tasarım ve Organizasyon isimli toplam 4 şirkete TMSF yetkililerinin kayyum olarak atanmasının talep edildiği bildirildi.

    3 İSİM BAŞKA SORUŞTURMADAN TUTUKLU

    Başsavcılığın açıkladığı şüpheli listesinde yer alan Haluk Levent’in kardeşi Berkant Acil, M. Sait K. ve A. S.’nin, İstanbul’da Şile Belediyesi’ne yönelik yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında halen tutuklu bulundukları öğrenildi. Operasyon kapsamında hakkında işlem yapılan diğer şüpheliler ise Ç. A., G. A., S. K., B.C., A. T., B. Ö., A. S. A., M.K., A.K., C.K., G.K., B.U., M.U. ve E. K. olarak açıklandı. Soruşturmanın maddi gerçeğin tüm yönleriyle ortaya çıkarılması amacıyla çok yönlü olarak sürdürüldüğü belirtildi. >>>İHA