Kategori: Asayiş

  • Afyon’da kılık değiştirse de jandarmadan kaçamadı

    Afyon’da kılık değiştirse de jandarmadan kaçamadı

    Merkeze bağlı Sülümenli beldesinde aranan şahısların tespiti ve yakalanmasına yönelik gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında, jandarma ekipleri önemli bir operasyona imza attı. Güvenlik güçlerinin saha araştırmaları ve ısrarlı takibi neticesinde, uzun süredir firari olan bir zanlının saklandığı adres tespit edilerek operasyon düğmesine basıldı.

    Tedbirleri işe yaramadı

    Yakalanan şahısla ilgili yapılan adli incelemede şu ayrıntılar dikkat çekti:

    • Aranan şahıs: Jandarma ekipleri tarafından gerçekleştirilen operasyonla A.Y.B. isimli şahıs ele geçirildi.

    • Suç niteliği: Şahsın “Tanınmamak İçin Tedbir Alarak Hırsızlık” suçundan arandığı belirlendi.

    • Kesinleşmiş ceza: Hakkında 11 yıl 4 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan zanlı, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

    • Cezaevine sevki: Adli işlemlerinin tamamlanmasının ardından hükümlü, Ceza İnfaz Kurumuna teslim edildi. >>>HABER MERKEZİ 

  • Afyon’da firari cinayet zanlısının sonu nerede bitti!

    Afyon’da firari cinayet zanlısının sonu nerede bitti!

    İhsaniye ilçesine bağlı Yaylabağı beldesinde aranan şahısların tespiti ve yakalanmasına yönelik yürütülen çalışmalar meyvesini verdi. Jandarma ekiplerinin saha araştırmaları sonucunda yeri belirlenen firari, düzenlenen operasyonla ele geçirildi.

    Cezaevine gönderildi

    Yakalanan şahısla ilgili yapılan incelemelerde şu bilgiler paylaşıldı:

    • Aranan şahıs: Yapılan operasyonla Ş.G. isimli şahıs yakalandı.

    • Suç dosyası: Şahsın “Kasten Adam Öldürme” suçundan kaydı olduğu belirlendi.

    • Kesinleşmiş ceza: Hakkında 10 yıl 10 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan şahıs, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak Ceza İnfaz Kurumuna teslim edildi.>>>HABER MERKEZİ 

  • Afyon’da cinayet firarisi polisin takibiyle yakalandı!

    Afyon’da cinayet firarisi polisin takibiyle yakalandı!

    Emniyet görevlileri tarafından gerçekleştirilen saha ve sistem araştırmaları, firari bir şahsın konumunu belirledi. Yapılan operasyonla ele geçirilen şahsın, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından cezaevine sevki gerçekleştirildi.

    On yıl hapis cezası bulunuyordu

    Yakalanan şahıs hakkında yapılan incelemede şu detaylar öne çıktı:

    • Aranan şahıs: Yapılan çalışmalarda M.G. isimli şahıs yakalandı.

    • Suç kaydı: Şahsın “Kasten Öldürme” suçundan aranma kaydı olduğu tespit edildi.

    • Kesinleşmiş ceza: Yakalanan firarinin hakkında 10 yıl 10 ay hapis cezası bulunduğu belirlendi. >>>HABER MERKEZİ 

  • İhanet iddiasıyla kayınpeder gelinini 22 yerinden bıçaklamıştı! Yeni gelişme var!

    İhanet iddiasıyla kayınpeder gelinini 22 yerinden bıçaklamıştı! Yeni gelişme var!

    Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, boşanma aşamasındaki eşi B.G.A.’yı (46) öldüren K.A. (63) ile oğlu B.A.’nın (45) yargılanmasına başlandı. Sanıklar, “canavarca hisle veya eziyet çektirerek kasten öldürme” suçlamasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle yargılanıyor.

    “Babam geldi ve Başak’ın üstüne oturdu, bıçaklamaya başladı”
    Söz alarak savunma yapan tutuklu sanık Arslan eşiyle arasında soğukluk olduğunu ifade ederek, “Eşim zaman zaman bağlama büyüsü gibi videolar izlerdi. Evimizdeki kamera kayıtlarının da kısa bir süre kapandığını ve o gün de T.’nin geldiğini öğrendim. Bundan sonra da zaten karşılıklı olarak anlaşmalı şekilde boşanma kararı aldık. Ben babam ile arkadaş gibiyim. Her şeyi babam ile paylaşırım. Olay tarihinden yaklaşık 1 hafta önce bu süreçte benim yanımda olmak için babam geldi. Babam geldikten sonra Başak ile yaptığım protokolde değişiklik yapmaya karar verdim. Avukatım bu protokolü WhatsApp’tan gönderdi. Biz de babam ile çıktısını aldık. Bu şekilde yeniden düzenlenen protokol ile birlikte önce Başak’ın anne ve babasının yanına gittik. Amacımız öncesinde aileyi haberdar etmekti. Biz bu sırada ayakkabılarla içeri girmedik, agresif davranmadık. Babam ‘keserim, öldürürüm’ diye tehdit etmedi. Ben duymadım. Celal ve Makbule bizimle gelmeyi reddettiği için protokolü alıp Başak’ın evine gittik. Babamın benimle gelme nedeni de bana destek olmak ve torununu sevmekti. Başak bizi görür görmez küfür etmeye başladı. Babamın maktule yumruk attığını ve içeri düştüğünü gördüm. Babama ‘ne yapıyorsun’ dedim. Babam mutfağa yöneldi. Sonrasında babamın elinde bıçağı gördüm. Ben dışarı çıkarmaya çalıştım Başak’ı. Sonra babam geldi ve Başak’ın üstüne oturdu, bıçaklamaya başladı. Ben daha önce babamın tavuk kestiğini bile görmedim. Şoka girdim. Babamı ilk defa öyle gördüm. Olayın şokundan müdahale edemedim babama. Babam bana da bir şey yapar diye korktum” diye konuştu.
    Sanık baba Kudret Arslan ise savunmasında, Başak Gürkan Arslan’ı öz kızı gibi sevdiğini ve aralarında herhangi bir sorun bulunmadığını öne sürdü. Maktulün ailesiyle de bir problemlerinin olmadığını iddia eden Arslan, oğlu Barış Arslan’ın bir süre önce eşinin kendisini aldattığından şüphelendiğini kendisine söylediğini ileri sürdü.

    Arslan savunmasına şöyle devam etti:
    “Olay günü Başak’ın annesi de babası da protokol için birlikte gitme talebimizi reddettiler. Hatta ‘biz kızgınız ona’ dediler. Sonra biz Başak’ın evine gittik. Kızım olarak gördüğüm için bana küfürler etmesi ağrıma gitti. Sonra kendimi kaybettim. Hiçbir şey duymadım, başka da bir şey hatırlamıyorum. Olay sırasında keşke oğlum beni tutsaydı. Oğluma da bir şey yapar mıydım hatırlamıyorum. Ben çok pişmanım. Bunu yaptığım için ailesinden de çok özür diliyorum.”
    Maktule Başak’ın annesi Makbule Gürkan ise kızının evliliğinde şiddet gördüğünü söyleyerek, “Torunum doğduktan sonra evlilikleri olumlu gitmedi. Kızım bana gelip eşinin şiddet uyguladığını anlatmıştı. Olaydan kısa süre önce de bileği sarılı şekilde geldi bana. Yatağını bile babasını anlatan bir erkek. Her şeyi babasına danışıyordu. Çocuğuna bir çikolata aldığı zaman pişman olurdu. Pinti biriydi. Sofrada yediği yemeğin hesabını yapardı. Ben de kızıma ayrılmasını söyledim. Başak da ‘anne biz medeni şekilde ayrılacağız, siz karışmayın’ dedi. Kızım bir başkasıyla birlikte değildi. Bu bir iftiradır” diye konuştu.
    Beyanların ardından ara kararını açıklayan mahkeme, tutuklu sanıkların mevcut hallerinin devamına hükmederek sonraki duruşmayı 22 Eylül tarihine erteledi.

    Olayın geçmişi
    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianameye göre, olay 9 Eylül 2025 tarihinde Yenimahalle ilçesi Kardelen Mahallesi’nde meydana geldi. Bir süredir ayrı yaşayan ve boşanma aşamasında olan Başak Gürkan Arslan ile Barış Arslan, boşanma protokolünü görüşmek üzere evde bir araya geldi. Çiftin 5 yaşındaki çocuklarının da bulunduğu eve Barış Arslan’ın babası Kudret Arslan’ın gelmesiyle taraflar arasında tartışma çıktı. Kısa sürede büyüyen tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine Kudret Arslan’ın yumruk atarak Başak Gürkan Arslan’ı yere düşürdüğü, Barış Arslan’ın ise eşini saçından sürükleyerek evden çıkarmaya çalıştığı belirtildi. İddianamede, Kudret Arslan’ın daha sonra elindeki bıçakla Başak Gürkan Arslan’ın üzerine oturarak çok sayıda kez bıçakladığı, genç kadının olay yerinde hayatını kaybettiği kaydedildi.
    Adli Tıp Kurumu raporunda, Başak Gürkan Arslan’ın vücudunda 22 kesici-delici alet yarası bulunduğu, bunlardan üçünün tek başına öldürücü nitelikte olduğu belirtildi. Ölüm nedeninin ise büyük damar yaralanmasına bağlı dış kanama ile iç organ yaralanmalarına bağlı iç kanama olduğu ifade edildi.
    Şüphelilerin fikir ve eylem birliği içinde hareket ettiklerinin değerlendirildiği iddianamede, Kudret Arslan’ın ‘canavarca hisle veya eziyet çektirerek kasten öldürme’ suçunu işlediği, Barış Arslan’ın da eyleme iştirak ettiği kaydedildi. İddianamede, Kudret Arslan ve Barış Arslan’ın ayrı ayrı ‘canavarca hisle veya eziyet çektirerek kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmaları talep edildi. >>>İHA

  • Dilan ve Engin Polat’ın koruması neden öldürüldü!

    Dilan ve Engin Polat’ın koruması neden öldürüldü!

    Kuzeni ve koruması hedef oldu

    Saldırıya dair öne çıkan ayrıntılar şunlardır: Engin Polat’ın kuzeni olan 37 yaşındaki Can Polat, aynı zamanda çiftin korumalığını yapıyordu. Ağır yaralı olarak ambulansla hastaneye sevk edilen Polat, yaşam mücadelesini kaybetti. Silahlı saldırıyı gerçekleştiren zanlı, olay yerinden kaçarak izini kaybettirdi.

    OLAY YERİ (SERGEN YILDA/İZMİR-İHA)
    İzmir’in Çeşme ilçesinde tatil yapan Dilan Polat ve Engin Polat çiftinin kaldığı otelde silahlı saldırı gerçekleşti. Polat çiftinin korumalığını yapan Engin Polat’ın da kuzeni olan Can Polat saldırıda hayatını kaybetti.
    CAN POLAT (/İZMİR-İHA)
    İzmir’in Çeşme ilçesinde tatil yapan Dilan Polat ve Engin Polat çiftinin kaldığı otelde silahlı saldırı gerçekleşti. Polat çiftinin korumalığını yapan Engin Polat’ın da kuzeni olan Can Polat saldırıda hayatını kaybetti.

    Emniyet güçleri kaçan saldırganı yakalamak için geniş çaplı bir soruşturma başlattı. >>>İHA

  • Adliye çıkışı durağa uzandı bir daha uyanamadı

    Adliye çıkışı durağa uzandı bir daha uyanamadı

    Vatandaşlar hareketsiz yattığını fark etti

    Bank üzerinde hareketsiz yatan bir kişiyi gören çevredeki vatandaşlar, durumu hemen yakındaki polis merkezine bildirdi. Polis ekiplerinin yaptığı ilk kontrolde nabzının atmadığı anlaşılan kişi için olay yerine sağlık ekipleri çağrıldı. Yapılan incelemeler sonucunda, Sadık Parlak olduğu belirlenen kişinin hayatını kaybettiği tespit edildi.

    Adli işlemlerinin ardından durağa gelmişti

    Yapılan araştırmalarda, Sadık Parlak’ın sabah saatlerinde bir davasıyla ilgili işlemlerini halletmek üzere Antalya Adliyesi’ne geldiği öğrenildi. İşlemleri bittikten sonra durak yakınındaki banka gelen Parlak’ın, burada bir süre uzandığı ve ardından yaşamını yitirdiği belirlendi.

    ANTALYA’DA 1 KİŞİ DURAKTA BULUNAN BANK ÜZERİNDE ÖLÜ BULUNDU. ŞAHSIN , SABAH SAATLERİNDE ADLİYEDEKİ İŞLEMLERİNİN ARDINDAN DURAĞA GELDİĞİ ÖĞRENİLDİ. (FATMA NİSA YORLUK – RAMAZAN BOZCA/ANTALYA-İHA)
    Antalya’da 57 yaşındaki adam otobüs durağı yakınındaki bank üzerinde ölü bulundu. Hayatını kaybeden adamın sabah saatlerinde adliyedeki işlemlerinin ardından durağa geldiği öğrenildi.

    Kesin ölüm nedeni araştırılıyor

    Olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmalarını tamamlamasının ardından Parlak’ın cansız bedeni, kesin ölüm sebebinin belirlenmesi amacıyla Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Emniyet güçlerinin olayla ilgili başlattığı soruşturma devam ediyor. >>>İHA

  • Hafız gelinden geriye 48 günlük evlilik fotoğrafı kaldı

    Hafız gelinden geriye 48 günlük evlilik fotoğrafı kaldı

    Henüz 48 günlük evliydi

    Genç kadının cenaze töreninde yürek burkan detaylar gün yüzüne çıktı: Merve Erik ve Sami Erik çiftinin 15 Nisan tarihinde evlendikleri belirlendi. Talihsiz kadının, dünya evine girmesinden yalnızca 48 gün sonra hayatını kaybettiği öğrenildi. Erik’in aynı zamanda hafız olduğu bilgisi sevenlerini bir kez daha yasa boğdu.

    MERVE ERİK (/ANTALYA-İHA)
    Denizli’nin Sarayköy ilçesinde meydana gelen ve 8 kişinin hayatını kaybettiği otobüs kazasında hayatını kaybeden Merve Erik (26) memleketi Alanya’da gözyaşları arasında son yolculuğuna uğurlandı. Kazada hayatını kaybetmeden 48 gün öncesi dünya evine giren genç kadının aynı zamanda hafız olduğu öğrenildi.

    Memleketinde toprağa verildi

    Denizli Adli Tıp Kurumu morgundaki işlemlerinin ardından Alanya’ya getirilen Merve Erik için Uzunöz Mahallesi’nde cenaze töreni düzenlendi. Öğle namazını müteakip kılınan cenaze namazına yakınları ve mahalle sakinleri yoğun katılım gösterdi. Genç kadının naaşı, dualar eşliğinde Uzunöz Mahallesi Mezarlığı’nda toprağa verildi. >>>İHA

  • Emekli polis kendisine saldıran oğluna kurşun yağdırdı!

    Emekli polis kendisine saldıran oğluna kurşun yağdırdı!

    Para talebi kanlı kavgaya dönüştü

    Sarıçam ilçesi Gültepe Mahallesi’nde meydana gelen olayda, 23 yaşındaki uyuşturucu bağımlısı A.K.K., emekli polis babası F.K.’den para istedi. Babasının bu talebi reddetmesi üzerine A.K.K., yanındaki döner bıçağıyla babasına saldırdı.

    Şarjörü üzerine boşalttı

    Saldırı karşısında tabancasını çeken baba F.K., oğluna ateş açtı. Şarjöründeki mermiler bitene kadar ateş ettiği öne sürülen babanın silahından çıkan kurşunlarla ağır yaralanan genç, olay yerinde yere yığıldı.

    Oğlunun başında polisleri bekledi

    Olayın ardından kendisi ihbarda bulunan F.K., polis ekipleri bölgeye ulaşana kadar hayatını kaybeden oğlunun başında bekledi. Gözaltına alınan emekli polis, Cinayet Büro Amirliği ekiplerine teslim edildi. Dehşet anları ise bir vatandaşın cep telefonu kamerasına anbean yansıdı.>>>İHA

  • Gökten buz yağdı! Afyon’da sürücüleri dehşete düşüren o anlar

    Gökten buz yağdı! Afyon’da sürücüleri dehşete düşüren o anlar

    Kara yolu beyaza büründü

    Afyonkarahisar-Konya kara yolu Işıklar beldesi mevkisinde etkili olan yağış, çevreyi kısa sürede kış görüntüsüne bürüdü. Yaklaşık 10 dakika süren dolu yağışı sonrası kara yolu ve çevresi tamamen beyaz bir örtüyle kaplandı.

    Sürücüler zor anlar yaşadı

    Neredeyse ceviz büyüklüğüne ulaşan dolu taneleri, seyir halindeki sürücüler için büyük tehlike oluşturdu. Görüş mesafesinin düşmesi ve yolun kayganlaşması nedeniyle sürücüler yolda ilerlemekte güçlük çekti.

    AFYONKARAHİSAR’DA CEVİZ BÜYÜKLÜĞÜNDE YAĞAN DOLU SONRASI KARAYOLU BEYAZA BÜRÜNÜRKEN, YAĞIŞ ÖZELLİKLE SÜRÜCÜLERE ZOR ANLAR YAŞATTI. (ONUR DAL/AFYONKARAHİSAR-İHA)
    Afyonkarahisar’da ceviz büyüklüğünde yağan dolu sonrası kara yolu beyaza bürünürken, yağış özellikle sürücülere zor anlar yaşattı.
    AFYONKARAHİSAR’DA CEVİZ BÜYÜKLÜĞÜNDE YAĞAN DOLU SONRASI KARAYOLU BEYAZA BÜRÜNÜRKEN, YAĞIŞ ÖZELLİKLE SÜRÜCÜLERE ZOR ANLAR YAŞATTI. (ONUR DAL/AFYONKARAHİSAR-İHA)
    Afyonkarahisar’da ceviz büyüklüğünde yağan dolu sonrası kara yolu beyaza bürünürken, yağış özellikle sürücülere zor anlar yaşattı.

    Tarım arazileri zarar gördü

    Kısa süreli ancak yoğun gerçekleşen yağışın ardından, bölgedeki ekili tarım arazilerinde maddi hasar meydana geldiği bildirildi. Yetkililerin bölgedeki hasar tespit çalışmalarına ilişkin bilgi edinilmesi bekleniyor.>>>İHA

  • Kuzey Marmara Otoyolu’nda korkutan kaza: Takla atan araç metrelerce sürüklendi

    Kuzey Marmara Otoyolu’nda korkutan kaza: Takla atan araç metrelerce sürüklendi

    Hamile kadın tedbir amaçlı hastaneye sevk edildi

    Edinilen bilgilere göre, 05  plakalı otomobil ile R.M. idaresindeki 34 plakalı SUV araç çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle kontrolden çıkan SUV araç takla atarak sürüklendi. Kazada SUV sürücüsü ve araçta bulunan hamile eşi D.M., sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından kontrol amacıyla hastaneye kaldırıldı.

    KUZEY MARMARA OTOYOLU SAKARYA VE KOCAELİ SINIRINDA OTOMOBİLLE ÇARPIŞAN SUV TARZI TAKLA ATARAK METRELERCE SÜRÜKLENDİ. MEYDANA GELEN KAZADA SUV TARZI ARAÇTA BULUNAN SÜRÜCÜ VE HAMİLE OLAN EŞİ TEDBİR GAYESİYLE HASTANEYE SEVK EDİLDİ. (BATUHAN SAÇAR – ORKUN KAYA/SAKARYA-İHA)
    Kuzey Marmara Otoyolu Sakarya ve Kocaeli sınırında otomobille çarpışan SUV tarzı araç takla atarak metrelerce sürüklendi. Meydana gelen kazada SUV araçta bulunan sürücü ve hamile olan eşi tedbir nedeniyle hastaneye sevk edildi.

    Trafik kontrollü olarak sağlandı

    Kaza nedeniyle otoyolda ulaşım bir süre iki şeritten kontrollü olarak sağlandı. Araçların çekici yardımıyla yoldan kaldırılmasının ardından trafik akışı yeniden normale döndü. Güvenlik güçleri kazayla ilgili tahkikat başlattı.>>>İHA

  • Sabıkalı hırsızın yeni durağı ATM’ler oldu!

    Sabıkalı hırsızın yeni durağı ATM’ler oldu!

    El çabukluğuyla binlerce lirayı cebine indirdi

    Olay, 3 Nisan günü Yüreğir ilçesi PTT Evleri Mahallesi’ndeki ATM bölgesinde meydana geldi. Para çekmeye çalışan Erdoğan K.’nin yanına yardım etme vaadiyle giden 49 yaşındaki S.E., ATM’den çıkan paranın 7 bin TL’sini saniyeler içinde cebine koyarak kalanı yaşlı adama teslim etti. Parasının eksik olduğunu evde fark eden mağdurun şikayeti üzerine Hırsızlık ve Yankesicilik Büro Amirliği ekipleri inceleme başlattı.

    ADANA’DA GEÇEN YIL DAVETSİZ KATILDIĞI DÜĞÜNLERDE PARA ÇALDIĞI GEREKÇESİYLE TUTUKLANAN VE CEZAEVİNDEN TAHLİYE EDİLEN S.E., BU KEZ ATM’LERDE YAŞLI VATANDAŞLARI HEDEF ALDI. (SÜLEYMAN CENK İDAYE/ADANA-İHA)
    Adana’da geçen yıl davetsiz katıldığı düğünlerde para çaldığı gerekçesiyle tutuklanan ve cezaevinden tahliye edilen adam, bu kez ATM’lerde yaşlı vatandaşları hedef aldı. Yardım etme bahanesiyle yaklaştığı yaşlıların paralarını el çabukluğuyla çaldığı belirlenen şüpheli, polis ekiplerince yakalanarak yeniden tutuklandı.

    Düğün hırsızı olduğu ortaya çıktı

    Güvenlik kameralarını inceleyen polis ekipleri, şüphelinin 2025 yılında Sarıçam’daki düğün salonlarında zarf ve takı kutularından hırsızlık yapan S.E. olduğunu belirledi. Yapılan araştırmalarda, zanlının aynı yöntemle 3 kişiyi daha dolandırdığı ve toplamda 40 bin TL haksız kazanç sağladığı tespit edildi.

    “İhtiyacım vardı harcadım”

    Saklandığı adreste yakalanan S.E., emniyetteki ifadesinde suçunu itiraf ederek paraya ihtiyacı olduğu için hırsızlık yaptığını ve çaldığı paraları harcadığını söyledi. Adliyeye sevk edilen şüpheli, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak tekrar cezaevine gönderildi. >>>İHA

  • 13 yaşındaki Ela Naz’dan 4 gündür haber alınamıyor

    13 yaşındaki Ela Naz’dan 4 gündür haber alınamıyor

    Gözü yaşlı anne: Kızımın başına bir şey gelmiş olabilir

    Kızının hayatından endişe eden anne Gonca Sözbir, Ela Naz’ın benden hiç ayrı kalmadığını belirterek yardım çağrısında bulundu. Kızının çok saf bir çocuk olduğunu ve birileri tarafından götürülmüş olabileceğinden şüphelendiğini dile getiren acılı anne, Ela Naz’ın kaybolduğu gün üzerinde siyah tişört ve bol paça pantolon olduğunu ifade etti.

    Kaç gel yavrum hayatından endişe ediyorum

    Kızına seslenirken gözyaşlarına boğulan Sözbir, eğer birileri seni zorla götürdüyse fırsatını bulduğunda kaç gel diyerek yürekleri dağladı. Şikayetçi olmayacağını da belirterek kızının geri getirilmesini isteyen aile, uykularının kaçtığını ve kızlarını görenlerin mutlaka güvenlik güçlerine haber vermesini beklediklerini söyledi.>>>İHA

  • Afyon dahil 21 ilde DEAŞ operasyonu

    Afyon dahil 21 ilde DEAŞ operasyonu

    Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Jandarma Genel Komutanlığı Terörle Mücadele Daire Başkanlığı ile Cumhuriyet başsavcılıkları koordinesinde Adana, Afyonkarahisar, Ankara, Ardahan, Aydın, Balıkesir, Diyarbakır, Elazığ, Eskişehir, Gaziantep, Iğdır, İstanbul, İzmir, Kayseri, Kırklareli, Kırşehir, Kocaeli, Mersin, Nevşehir, Samsun ve Şanlıurfa’da terör örgütü DEAŞ’a yönelik operasyonlar yapıldı.

    Operasyonlarda, terör örgütü DEAŞ’a üye oldukları, terör örgütüyle iltisaklı kişiler ve sözde yardım kuruluşları vasıtasıyla örgüte finans sağladıkları, sosyal medya hesapları üzerinden terör örgütü DEAŞ’ın propagandasını yaptıkları tespit edilen 70 şüpheli yakalandı.

    Açıklamada, terör örgütü DEAŞ’ın faaliyet ve finans yapılanmalarına karşı operasyonların kararlılıkla sürdürüldüğü vurgusu yapıldı. >>>AA

  • “Dövüldük, cinsel saldırıya uğradık, işkence gördük”

    “Dövüldük, cinsel saldırıya uğradık, işkence gördük”

    Özgürlük Dalgaları Fransa Derneği üyesi Hadjal, Küresel Sumud Filosu’nun 2026 Bahar Misyonu’na katılan Fransız aktivistler arasında yer aldı.

    İsrail askerleri, 18 Mayıs’ta, Hadjal’ın bulunduğu tekneye uluslararası sularda saldırarak buradaki aktivistlerin tamamını alıkoydu.

    38 yaşındaki Hadjal, İsrail tarafından alıkonulduğunda maruz kaldığı şiddet ve cinsel saldırıyı, Paris’te anlattı.

    Hadjal, Gazze Şeridi’nde 2007’den bu yana devam eden yasa dışı ablukayı delmek, devam eden soykırıma tepki göstermek ve insani koridorun açılması amacıyla Küresel Sumud Filosu’nun bu yılki misyonuna katıldığını söyledi.

    “HEPİMİZ ELLERİMİZ SIKICA BAĞLI ŞEKİLDE DİZLERİMİZİN ÜZERİNE ÇÖKMEYE ZORLANDIK”

    Filodaki aktivistlerin uluslararası hukuka göre, uluslararası sularda kaçırıldığına dikkati çeken Hadjal, “Tekneme 18 Mayıs Pazartesi, 15.00 sularında el konuldu. İçinde İsrail askerleri olan bir bot bize doğru geldi. Hiçbir uyarıda bulunmadan tekneye bindiler. Can yeleklerimiz vardı, her türlü ateşe karşı ellerimizi kaldırdık.” şeklinde konuştu.

    Hadjal, İsrailli askerlerin erkek aktivistlerin ellerini bağladığını ve tüm aktivistlerin üzerini ve tekneyi aradığını, ardından herkesi askeri bir gemiye götürdüklerini ifade ederek, şöyle devam etti:

    “Bu askeri gemiye geldiğimizde şiddet hemen başladı. Erkek, kadın hepimiz ellerimiz sıkıca bağlı şekilde dizlerimizin üzerine çökmeye zorlandık. Ardından sıcak kıyafetlerimiz, hırkalarımız, kefiyelerimiz, atkılarımız, kazaklarımız, spor ayakkabılarımız çıkarıldı.”

    Aktivistlerin burada yüzüstü yere yatırıldığını belirten Hadjal, üzerinde yalnızca bir tişört ve pantolonla kaldığını, zemin ıslak olduğu için çoraplarının tamamen ıslandığını söyledi.

    Hadjal, gemide çok sayıda genç asker olduğunu aktararak “Asla onlara bakmadık, kafamızı eğmek zorundaydık, kafamızı yere doğru bastırıyorlardı.” dedi.

    “ŞİDDET VE İŞKENCE GÖRDÜK, DARBEDİLDİK”

    Gemideyken pasaportlarının kontrol edildiğini ve burada 4 konteynerin bulunduğunu kaydeden Hadjal, aktivistlerin “siyah oda” olarak adlandıkları bir konteynere ilişkin şu ifadeleri kullandı: “Bu konteynerden birer birer geçiyorduk, erkek, kadın. Dövüldük, cinsel saldırıya uğradık, işkence gördük, hayal edilemeyecek şekilde şiddet gördük. Birçoğumuz fiziksel ve ayrıca psikolojik travma yaşıyoruz. 4 konteynerden oluşan, işkence gemisi olarak adlandırdığımız bu gemide hapishane kurmuşlardı. (Siyah oda) Burada şiddet ve işkence gördük, darbedildik.”

    Siyah oda olarak adlandırılan konteynerden geçen arkadaşlarının çığlıklarını duyduğunu anlatan Hadjal, “Dehşete kapıldım. Tecavüze uğrayacağımı sandım. Korkunç bir cinsel saldırıya uğradım. Gerçekten insanlık dışıydı.” dedi.

    Hadjal, girdiğinde konteynerin içinde İsrailli askerlerin ve bir aktivistin bulunduğunu belirterek “Girdiğimde (aktivist) arkadaşlarımdan biri pantolonu indirilmiş şekilde yüzüstü yere uzanmış haldeydi. İç çamaşırı görünüyordu.” şeklinde konuştu.

    Kendisini de çekerek ve ensesine baskı uygulayarak içeriye aldıklarını söyleyen Hadjal, siyah odada İsrailli askerin göğsüne dokunarak kendisine cinsel saldırıda bulunduğunu ifade etti.

    Hadjal, “Bir ara bana ‘Benimle gel’ diyordu. Onu takip etmeyi reddediyordum, durdum. Ve o an başıma tokat atmaya başladı. Yüzümü koruyordum. Son derece sağır edici tokatlardı.” diyerek, konteynerdeki İsrailli askerlerden birinin de kendisini saçlarından tuttuğunu dile getirdi.

    Sağ tarafında bulunan askerin kaburgalarına sert bir diz darbesi indirdiğini aktaran Hadjal, “‘Bana yüzünü göster’ diyordu. Ben kafamı kaldırmak istemiyordum ve bana sert tokatlar attı.” ifadelerini kullandı.

    Bir askerin kendisini konteynerin kapısına doğru götürdüğünü anlatan Hadjal, yerde kan izleri gördüğünü ve ardından kendisini başka askerlerin de beklediğini düşündüğü için ilerlemekten korktuğunu vurguladı.

    “TÜRKİYE’YE NE KADAR TEŞEKKÜR ETSEM AZDIR”

    Hadjal, “Bu tutukluluk koşulları bana Fransa tarihinin en karanlık dönemlerinden biri olan İkinci Dünya Savaşı’nı hatırlatıyordu.” diyerek, söz konusu savaş sırasında Avrupa’da vagonlara kapatılıp aç ve susuz bırakılan, dövülen ve insanlık dışı muamele gören kişiler olduğuna işaret etti.

    Birçok erkek aktivistin kaburgalarının kırıldığını ve İsrailli askerlerin beyaz tenli olmayan aktivistleri çok fazla hedef aldığını belirten Hadjal, aktivistleri almaya gelen Türk uçaklarını İsrail’de gördüğündeki hisleri hakkında şunları kaydetti:

    “Türkiye’ye ne kadar teşekkür etsem azdır. Pistteki o 3 uçak hala gözümün önünde canlanıyor. Ve o an ‘İşte bitti, kurtulduk.’ dedim.”

    Hadjal, Türkiye’de kendileriyle ilgilenildiğinin, uçaktan indikten sonra aktivistleri karşılamak için aralarında doktorların da olduğu büyük bir organizasyonun bulunduğunun altını çizdi.

    Fransa’ya vardıklarında kimsenin kendilerini karşılamadığını, yalnızca polislerin pasaportlarını kontrol ettiğini söyleyen Hadjal, “(Fransız) Devlet, bizi tamamen görmezden geliyor.” dedi.

    Fransız aktivist, Filistinlileri arkalarında bırakmaktan duyduğu üzüntüyü dile getirerek, Filistinli esirlerin İsrail hapishanelerinde daha kötü şeyler yaşadığına dikkati çekti.

    Hadjal, aktivistlerin korkunç şeyler yaşadığını ve travmaları olduğunu kaydederek, Filistinli esirlerin de yaşadıklarına kulak vermek gerektiğini sözlerine ekledi. >>>AA

  • Yardım istediği sürücüyü vurup, aracını gasp etti

    Yardım istediği sürücüyü vurup, aracını gasp etti

    Sürücünün başına ateş açıp kaçtı

    İddiaya göre, yol kenarında el kaldırarak yardım isteyen şüpheli, Ş.Y. idaresindeki aracı durdurarak bindi. Araç içerisinde henüz belirlenemeyen bir nedenle çıkan tartışma sonucunda şüpheli, yanındaki silahla sürücü Ş.Y.’nin başına ateş etti. Zanlı, ağır yaraladığı sürücüyü olay yerinde bırakıp gasp ettiği araçla kaçtı.

    Ağır yaralanan sürücü tedavi altına alındı

    Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye sağlık ve emniyet ekipleri sevk edildi. Ağır yaralanan Ş.Y., olay yerindeki ilk müdahalenin ardından Patnos Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Kaçan şüpheliyi yakalamak için bölgede geniş çaplı operasyon başlatan güvenlik güçlerinin olayla ilgili soruşturması devam ediyor.>>>İHA

  • Baba ile oğlu arasında yumruklu kavga!

    Baba ile oğlu arasında yumruklu kavga!

    Evde başlayan kavga sokağa taştı

    Köroğlu Mahallesi’nde meydana gelen olayda, baba ve oğlu arasında henüz bilinmeyen bir nedenle tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine taraflar birbirlerine yumruklarla saldırdı. Evde başlayan arbedenin sokağa taşması üzerine araya giren komşular durumu polise ve sağlık ekiplerine bildirdi.

    Aile İçi Şiddet Bürosu inceleme başlattı

    Yaralılar, olay yerindeki ilk müdahalenin ardından Bolu İzzet Baysal Devlet Hastanesi Köroğlu Ünitesi’ne sevk edildi. Tedavisi tamamlanan ve darp raporu alınan baba, ifadesi alınmak üzere Aile İçi Şiddet Büro Amirliği’ne götürüldü. Polis ekipleri olayla ilgili geniş çaplı inceleme başlattı.>>>İHA

  • İsrail’den Gazze’ye saldırı: 1 ölü, 2 yaralı

    İsrail’den Gazze’ye saldırı: 1 ölü, 2 yaralı

    Filistin haber ajansı WAFA’nın haberine göre, İsrail İHA’sı ile Zevayide beldesinde gerçekleştirilen saldırıda hayatını kaybeden Filistinlinin cenazesi ve yaralanan iki kişi Deyr Belah kentindeki Aksa Şehitleri Hastanesi’ne getirildi.

    İsrail, 10 Ekim 2025’ten bu yana yürürlükte olan ateşkes anlaşmasına rağmen Gazze Şeridi’ne havadan ve topçu atışlarıyla saldırılarını sürdürüyor. >>>AA

  • “İsrail ordusunda işkence etmekten zevk alanlar var”

    “İsrail ordusunda işkence etmekten zevk alanlar var”

    İsrail tarafından alıkonulan Küresel Sumud Filosu’na katılan Jouan, AA muhabirine, İsrail’in aktivistlere uyguladığı şiddet ve işkenceleri anlattı.

    Jouan, filonun amacının Gazze Şeridi’ndeki ablukaya ve İsrail’in Filistinlilere yönelik muamelesine tepki göstermek ve bölgeye yardım ulaştırmak olduğunu vurguladı.

    Bu girişim meşru olmasına rağmen İsrail ordusu tarafından alıkonulduklarına işaret eden Jouan, işkence gördükten sonra bırakıldıklarını söyledi.

    “DAYAK ATAN, ŞOK CİHAZI KULLANAN VE CİNSEL TACİZDE BULUNAN BİR EKİP VARDI”

    Jouan, hapishaneye çevrilen İsrail gemisinde sistematik olarak tüm aktivistlerin dövüldüğüne dikkati çekerek “İki gün boyunca dayak atan, şok cihazı kullanan ve cinsel tacizde bulunan bir ekip vardı.” dedi.

    Tüfeğin dipçiğiyle kendisine de vurduklarını, bu nedenle sırtında daire şeklinde 12 izin olduğunu belirten Jouan, aktivistlerin her türlü aşağılanmaya maruz kaldıklarını, gece soğuk havada üzerlerine su atıldığını anlattı.

    İsrail askerlerinin attığı tekmeler nedeniyle iki kaburgasının kırıldığını dile getiren Jouan, “Fransa’da hastaneye gittim, bunu tespit ettiler. Şikayetçi olmayı düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

    Jouan, gemide yaşadıklarına ilişkin şunları kaydetti: “3 konteynerin olduğu bir alana atıldık, burada uyuyamıyorduk çünkü çok fazla sıkıştırılmıştık. Benim iki kaburgam kırık olduğu için tam olarak uzanamıyordum, dolayısıyla geceyi ayakta veya dışarıda geçirmeye çalıştım ancak dışarıdayken gözlerimize lazer tutuyorlardı ve ardından insanların uyumasını engellemek için flaşlar kullanıyorlardı.”

    İsrailli askerlerin kendisi dahil aktivistlerin üzerine kurşun bilye tarzı mühimmatla ateş açtıklarını anlatan Jouan, “Bizleri bütün bunlarla, silahlarla tehdit ettiler.” dedi.

    Jouan, İsrail’e vardıklarında bazı aktivistlerin yeniden dövülüp aşağılandıklarını, bunu yaparken kendilerine “İsrail’e hoş geldiniz” denildiğini söyledi.

    Tamamen sebepsiz ve rastgele şekilde bu muameleye maruz kaldıklarının altını çizen Jouan, İsrail tarafından alıkonulan son gemide olduğunu, bu nedenle daha fazla kötü muameleye maruz kaldığını dile getirdi.

    İsrailli askerlere yalnızca “Durun! Biz barışçılız.” dediğini aktaran Jouan, “Bizi sürekli başımız yerde ve bir elimiz arkada olacak şekilde götürüyorlardı, kolu kırık olanları dahil. Burada saatlerce bizi dizlerimizin üzerinde tuttular, tam olarak bilmiyorum ne kadar, en az 3-4 saat diye düşünüyorum.” şeklinde konuştu.

    “İŞKENCE GÖRÜYORLAR, HAYVAN MUAMELESİ GÖRÜYORLAR”

    Jouan, hapishaneye çevrilen gemiyi terk etmeden önce yaşadıklarına ilişkin, “1,5 ile 2 saat arası bizi dizlerimizin üzerinde güneşin altında bıraktılar.” dedi.

    İsrail hapishanelerinde 9 binden fazla Filistinli esirin bulunduğuna işaret eden Jouan, filonun da İsrail’in yaptıklarına tepki göstermek amacıyla yola çıktığını vurguladı.

    Jouan, Filistinli esirlerin hangi koşullar altında bulunduklarını hayale cesaret edemediğini dile getirerek “İşkence görüyorlar, hayvan muamelesi görüyorlar. Bu, son derece korkunç. Bunu 2-3 gün yaşadığınızda bu şekilde aylarca, yıllarca nasıl dayanılır diye merak ediyorsunuz.” görüşünü paylaştı.

    İsrail’in yaptıklarına rağmen cezasız kaldığına işaret eden Jouan, “Ordularında insanlara işkence etmekten zevk alan psikopatlar var. Bazıları gülüyorlardı, müzik açıyorlardı, bizleri aşağılayıcı pozisyonlara düşürerek, bizleri taklit ederek eğleniyorlardı. Son derece sorunlu bir ordu.” ifadelerini kullandı.

    Jouan, İsrail ordusunun kendisini “dokunulmaz hissettiğine” dikkati çekerek, Avrupalı ülkelerden İsrail’e karşı somut yaptırım kararları almalarını istedi. >>>AA

  • Minibüsün çarptığı 16 yaşındaki çocuk hayatını kaybetti

    Minibüsün çarptığı 16 yaşındaki çocuk hayatını kaybetti

    Hastanede yapılan müdahaleler yetersiz kaldı

    Kaza, Cumhuriyet Mahallesi Çark Caddesi ile Tümen Sokak kesişiminde gerçekleşti. S.A. yönetimindeki 54  plakalı şehir içi toplu taşıma aracı, Emircan Çetin’in kullandığı bisiklete çarptı. Ağır yaralanan Çetin, olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Genç çocuk, burada doktorların tüm çabasına rağmen hayatını kaybetti.

    Sürücü hakkında inceleme başlatıldı

    Olay yerinde geniş çaplı inceleme yapan polis ekipleri, kazanın meydana geldiği bölgeyi kordon altına aldı. Kazaya karışan minibüs sürücüsü ve olayın oluş şekliyle ilgili adli süreç başlatıldığı bildirildi. Emircan Çetin’in vefatı ailesi ve yakınlarını yasa boğdu.>>>İHA

  • Park cinayetinde kan donduran itiraf! Öldürüp yemeğe gitmişler

    Park cinayetinde kan donduran itiraf! Öldürüp yemeğe gitmişler

    Cinayetten sonra bağ evinde yemek yediler

    Savunma yapan sanık Ş.Z., saldırının ardından dört kişiyle birlikte bir bağ evine gittiklerini, burada yemek yiyerek yaşananlar hakkında konuştuklarını itiraf etti. Olayın, maktul Mehmet Akdeniz ve arkadaşlarının kendi ablasının evini kurşunlaması üzerine başladığını iddia eden Ş.Z., panik halinde motosikleti sürdüğünü savundu.

    Tüm mermileri üzerine boşaltmış

    Diğer sanık Muhammet Murat D. ise olay yerine sadece konuşmak için gittiklerini ancak karşı taraftan ateş açılması üzerine silahını çıkardığını söyledi. Sanık, şarjöründeki tüm mermileri kullandığını kabul ederken, olay sonrası maktulün ağabeyini arayarak “yapabileceğimiz bir şey var mı?” diye sorduğunu öne sürdü.

    GAZİANTEP’TE 30 AĞUSTOS 2025’TE PARKTA MOTOSİKLETLİ ŞAHISLARIN SİLAHLI SALDIRISINA UĞRAYARAK HAYATINI KAYBEDEN 18 YAŞINDAKİ MEHMET AKDENİZ’İN ÖLÜMÜNE İLİŞKİN DAVADA SANIĞIN SAVUNMASI DİKKAT ÇEKTİ. (FATMA ALTINBAŞ/GAZİANTEP-İHA)
    Gaziantep’te 30 Ağustos 2025’te parkta motosikletli şahısların silahlı saldırısına uğrayarak hayatını kaybeden 18 yaşındaki Mehmet Akdeniz’in ölümüne ilişkin davada sanığın savunması dikkat çekti. Sanık, olayın ardından bağ evine giderek yemek yediklerini ve yaşananları arkadaşlarına anlattıklarını ifade etti.

    Tanık sanıkları yalanladı

    Olay sırasında maktulün yanında olan tanık Cemal H. ise sanıkların iddialarını yalanladı. Kendi taraflarından kimsenin silah kullanmadığını belirten tanık, sanıkların parkta oturdukları sırada seri şekilde ateş açarak uzaklaştıklarını beyan etti. Mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların mevcut hallerinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.

    Olayın geçmişi

    Şahinbey ilçesi Bülbülzade Parkı’nda 30 Ağustos 2025 tarihinde meydana gelen olayda, Mehmet Akdeniz motosikletli kişilerin saldırısında ağır yaralanmış ve hastanede hayatını kaybetmişti. Emniyet güçlerince yapılan operasyonda olayla ilgili 7 şüpheli yakalanmıştı.>>>İHA

    GAZİANTEP’TE 30 AĞUSTOS 2025’TE PARKTA MOTOSİKLETLİ ŞAHISLARIN SİLAHLI SALDIRISINA UĞRAYARAK HAYATINI KAYBEDEN 18 YAŞINDAKİ MEHMET AKDENİZ’İN ÖLÜMÜNE İLİŞKİN DAVADA SANIĞIN SAVUNMASI DİKKAT ÇEKTİ. (FATMA ALTINBAŞ/GAZİANTEP-İHA)
    Gaziantep’te 30 Ağustos 2025’te parkta motosikletli şahısların silahlı saldırısına uğrayarak hayatını kaybeden 18 yaşındaki Mehmet Akdeniz’in ölümüne ilişkin davada sanığın savunması dikkat çekti. Sanık, olayın ardından bağ evine giderek yemek yediklerini ve yaşananları arkadaşlarına anlattıklarını ifade etti.

  • Denizli’deki otobüs faciasında eşini ve bebeğini kaybeden acılı anne konuştu!

    Denizli’deki otobüs faciasında eşini ve bebeğini kaybeden acılı anne konuştu!

    Evladını kurtardı, eşi ve bebeği alevlerin arasında kaldı

    Kaza anında yaşananları aktaran Sevda Şen, 5 yaşındaki oğlu Siraç’ı kurtarmak için camı kırdığını belirtti:

    • Bayram tatili dönüşü Antalya’ya gitmek üzere yola çıkan aile, otobüsün bariyerlere çarpıp alev almasıyla büyük bir panik yaşadı.

    • Anne Sevda Şen, alevlerin yayıldığını görünce 9 aylık bebeği Eyüp Miraç’ı eşi Civan Şen’in kucağına verdi.

    • Camı patlatarak 5 yaşındaki oğlu Siraç’ı dışarı atan anne, diğer yolcuların oğlunun üzerine atlayıp onu ezmemesi için kendisi de peşinden atladı.

    • Eşinin arkasından bebeği kendisine vermesini beklerken, alevlerin bir anda eşini ve bebeğini sardığını ifade etti.

    “Bebeğime siper olup gitmiş”

    Eşinin son anlarında bebeğini korumaya çalıştığını belirten Şen, “Eşim sanırım o kargaşada sıkıştı. Bebeğime siper olup gitmiş” sözleriyle yaşadığı acıyı dile getirdi. Kazada ellerinde yanıklar oluşan ve güçlükle ayakta duran anne, eşi Civan Şen ve bebeği Eyüp Miraç’ın cenazelerini almak için Antalya’da bekleyişini sürdürüyor.

    İhmal iddiası ve şikayet

    Acılı anne, kazada ihmali olduğunu düşündüğü firmadan şikayetçi olduğunu söyledi. “Benim canımı aldılar, ben de o firmanın kapanmasını istiyorum” diyerek sorumluların cezalandırılması için elinden geleni yapacağını vurguladı.>>>İHA

  • Aileler arasındaki silahlı kavgada ölü sayısı 3’e yükseldi

    Aileler arasındaki silahlı kavgada ölü sayısı 3’e yükseldi

    Can kaybı 3’e çıktı

    Olayın yaşandığı gün Doğan Baday (35) ve Abdullah Kılınç hayatını kaybetmiş, 7 kişi ise yaralanmıştı. Hastanede tedavi altında olan yaralılardan Vejdi Kılınç’ın da yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak yaşamını yitirmesiyle toplam ölü sayısı 3’e yükseldi.

    5 şüpheli tutuklandı

    Olayla ilgili yürütülen geniş çaplı soruşturma kapsamında şu gelişmeler yaşandı:

    • Toplam 29 şüpheli gözaltına alındı.

    • Gözaltına alınanlardan 15’i savcılık ifadelerinin ardından serbest bırakıldı.

    • Adliyeye sevk edilen 14 şüpheliden 5’i tutuklanarak cezaevine gönderildi.

    • Diğer 9 şüpheli hakkında ise adli kontrol kararı verildi.>>>İHA

  • Otomobil menfeze uçtu, sürücü yaşamını yitirdi!

    Otomobil menfeze uçtu, sürücü yaşamını yitirdi!

    Kontrolden çıkan araç 3 metrelik boşluğa düştü

    Olayın detaylarına göre kaza şu şekilde gelişti: Süleymanpaşa istikametinden Malkara yönüne gitmekte olan Erdoğan Uzun (66) yönetimindeki 22  plakalı otomobil, henüz bilinmeyen bir nedenle yoldan çıktı. Direksiyon hakimiyeti kaybolan araç, yol kenarında bulunan yaklaşık 3 metre derinliğindeki menfeze yuvarlandı.

    TEKİRDAĞ’IN MALKARA İLÇESİNDE KONTROLDEN ÇIKAN OTOMOBİLİN YAKLAŞIK 3 METRELİK MENFEZE UÇMASI SONUCU SÜRÜCÜ HAYATINI KAYBETTİ. (ERDİ KURU/TEKİRDAĞ-İHA)
    Tekirdağ’ın Malkara ilçesinde kontrolden çıkan otomobilin yaklaşık 3 metrelik menfeze uçması sonucu sürücü hayatını kaybetti.
    TEKİRDAĞ’IN MALKARA İLÇESİNDE KONTROLDEN ÇIKAN OTOMOBİLİN YAKLAŞIK 3 METRELİK MENFEZE UÇMASI SONUCU SÜRÜCÜ HAYATINI KAYBETTİ. (ERDİ KURU/TEKİRDAĞ-İHA)
    Tekirdağ’ın Malkara ilçesinde kontrolden çıkan otomobilin yaklaşık 3 metrelik menfeze uçması sonucu sürücü hayatını kaybetti.

    Ekipler seferber oldu

    Kazanın ardından bölgeye jandarma, polis, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Araç içerisinde sıkışan sürücü Erdoğan Uzun, itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle otomobilden çıkarıldı. Sağlık ekiplerince yapılan kontrollerde, 66 yaşındaki Uzun’un olay yerinde hayatını kaybettiği tespit edildi.

    Soruşturma devam ediyor

    Savcılık ve olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmalarını tamamlamasının ardından talihsiz sürücünün cenazesi Malkara Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Yetkililer kazayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlattı. >>>İHA

  • 7 aylık hamile hemşire evinde ölü bulundu: Serum detayı!

    Antalya, güne sağlık camiasını ve tüm şehri derinden sarsan kahredici bir ölüm haberiyle uyandı. Kepez ilçesinde bir hastanenin acil servis biriminde hemşire olarak görev yapan ve 7 aylık hamile olduğu belirlenen 29 yaşındaki Esra Uğur, yalnız yaşadığı evinde kolunda serum takılı bir vaziyette ölü bulundu.

    Genç kadının trajik ve şüpheli ölümü üzerine Antalya Emniyet Müdürlüğü asayiş ekipleri geniş çaplı bir soruşturma başlatırken, ilk incelemelerde boşanma ve borç sarmalına dair dramatik detaylar gün yüzüne çıktı. İşte yürekleri dağlayan olayın perde arkası…

    Yakınları Telefonla Ulaşamayınca Eşinden Yardım İstedi

    Olay, dün akşam saat 20.00 sıralarında Antalya’nın Kepez ilçesine bağlı Yeşilyurt Mahallesi 4314 Sokak’ta bulunan bir apartman dairesinde meydana geldi. Acil servis hemşiresi Esra Uğur’dan gün boyu haber alamayan ve telefonlarına yanıt bulamayan yakınları, büyük bir endişeyle genç kadının boşanma aşamasında olduğu eşi U.U.’ya ulaştı.

    Durumun ciddiyeti üzerine adrese giden U.U., kapının açılmaması üzerine polis ekiplerine haber verdi. Çilingir ve polis eşliğinde içeri giren ekipler, girdikleri odada korkunç bir manzarayla karşılaştı.

    Kolunda Serum Takılı Halde Hareketsiz Bulundu

    Dairede arama yapan ekipler, 7 aylık hamile Esra Uğur’u salon içerisindeki koltuk üzerinde, koluna serum mekanizması bağlanmış halde hareketsiz yatarken buldu. Olay yerine çağrılan acil sağlık ekiplerinin yaptığı ilk kontrollerde, genç hemşirenin ve karnındaki 7 aylık bebeğinin hayatını kaybettiği resmen saptandı.

    Olay yeri inceleme ekiplerinin evde yaptığı titiz incelemelerin ardından, Uğur’un cansız bedeni ölümünün kesin nedeninin belirlenmesi amacıyla Antalya Adli Tıp Kurumu morguna nakledildi.

    Cenaze Tesliminde Anne Sinir Krizi Geçirdi

    Bu sabah saatlerinde otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından genç hemşirenin cenazesi ailesine teslim edildi. Kızının ve doğmamış torununun tabutunu gören anne Emine Uğur ile yakınları morg önünde gözyaşlarına boğuldu.

    Ayakta durmakta güçlük çeken ve evlat acısıyla fenalık geçiren acılı anne, Adli Tıp bahçesinde hazır bekletilen ambulansa alınarak tedavi altına alındı. Esra Uğur’un cenazesi, ilk olarak yıllarca emek verdiği hastanenin bahçesine götürülerek mesai arkadaşları tarafından düzenlenen törenle anıldı. Talihsiz hemşire, Kurşunlu Mezarlığı’nda toprağa verilecek.

    İntihar İhtimali Masada: Anestezik Madde Şüphesi

    Olayın ardındaki sır perdesini aralamaya çalışan asayiş ekipleri, genç hemşirenin geçmişe dönük hayatını mercek altına aldı. Yapılan ilk incelemelerde; Esra Uğur’un ciddi miktarda kumar borcu bulunduğu, bu ekonomik darboğaz sebebiyle evliliğinde derin çatlaklar oluştuğu ve birkaç gün önce eşi U.U. ile kesin olarak boşanma kararı aldıkları saptandı.

    Ekipler, bir hastanenin acil servisinde çalışması nedeniyle tıbbi ilaçlara kolayca erişim sağlama imkanı bulunan Uğur’un, koluna taktığı seruma yüksek dozda anestezik madde enjekte ederek yaşamına son vermiş olabileceği ihtimali üzerinde duruyor. Olayla ilgili çok yönlü adli soruşturma devam ediyor.

    The post 7 aylık hamile hemşire evinde ölü bulundu: Serum detayı! first appeared on Kanal 3 Tv.