Kategori: Asayiş

  • 7,4 büyüklüğündeki depremde can kaybı 281’e çıktı

    7,4 büyüklüğündeki depremde can kaybı 281’e çıktı

    Kolombiya Cumhurbaşkanı Abelardo de la Espriella, düzenlediği basın toplantısında, arama kurtarma çalışmalarının aralıksız sürdüğünü ancak can kaybının arttığını belirtti.

    Felakette yaşamını yitirenlerin sayısının 281’e çıktığını vurgulayan De la Espriella, 3 bin 971 kişinin yaralandığını, 379 kişinin ise kayıp olduğunu bildirdi.

    De la Espriella, en büyük önceliklerinin hayat kurtarmak olduğunu kaydederek, “Durum karmaşık ancak tüm kaynaklarımızı kullanıyoruz. Yardım teklifinde bulunan ve ilgili standartları karşılayan ülkelerin imkanlarından da faydalanıyoruz. Kalbim, kurbanların aileleriyle ve hala kayıp olanlarla birlikte.” ifadelerini kullandı.

    Kolombiya’da 7 Ağustos’ta görevi devralan De la Espriella, depremde 127 binanın yıkıldığını, 65 bin 841 evin hasar gördüğünü, 10 bin 677 evin ise tamamen yıkıldığını söyledi.

    Ülkede 10 Ağustos’ta meydana gelen 7,4 büyüklüğündeki depremde hayatını kaybedenler için 3 günlük “ulusal yas” ilan edildiği bildirilmişti.

    Cumhurbaşkanı De la Espriella, depremde en çok can kaybının yaşandığı Pereira kentinde yaptığı açıklamada, ülkenin çeşitli bölgelerini etkileyen depremde evlerini kaybeden ailelere kira desteği sağlanacağını söylemişti. >>>AA

  • Süleymancılar operasyonunda yeni detay: Prof. Dr. Ahmet Gökçen de gözaltında

    Süleymancılar operasyonunda yeni detay: Prof. Dr. Ahmet Gökçen de gözaltında

    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kamuoyunda “Süleymancılar” olarak bilinen ve Alihan Kuriş’in liderliğini yaptığı çıkar amaçlı suç örgütüne yönelik başlatılan dev operasyonda yeni ve çarpıcı detaylar ortaya çıkmaya devam ediyor.
    13 Ağustos’ta 17 ilde eş zamanlı olarak başlatılan operasyonda gözaltı sayısı 37’ye yükselirken, gözaltına alınan kritik isimler ve örgütün finansal ayaklarına dair ürkütücü rakamlar netleşti.
    İşte dev operasyonda gözlerden kaçan o detay ve MASAK raporunun kan donduran tespitleri…

    Yeni TCK’nın Mimarı Prof. Dr. Ahmet Gökçen de Gözaltında!

    Operasyon kapsamında gözaltına alınan 37 şüpheliden birinin, hukuk camiasının yakından tanıdığı Prof. Dr. Ahmet Gökçen olduğu öğrenildi.
    Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi olan Gökçen, 2005 yılında yürürlüğe giren yeni Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) mimarları arasında yer alıyordu. Eski HSK üyesi de olan Gökçen, aynı zamanda kamuoyunda ses getiren Aladağ yurt yangını davasında sanıkların avukatlığını üstlenmesiyle de tanınıyordu.

    Bakan Çiftçi: “100 Milyar TL Yurt Dışına Çıkarıldı”

    İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, operasyonun detaylarına ilişkin yaptığı açıklamada örgütün yurt dışı yapılanması ve mali hacmine dikkat çekti:
    “Almanya’nın Köln şehrinde 70 milyon dolarlık yatırımla dev bir genel merkez inşa ettiklerini biliyoruz. Bu bina tamamlandığında tüm faaliyetlerini oraya taşımayı planlıyorlardı. Örgütün finansal ayaklarına yönelik olarak uzun süredir üzerinde çalışılan bir operasyondu.”
    MASAK tarafından hazırlanan inceleme raporunda ise bağlantılı şirketler üzerinden 100 milyar TL’yi aşan tutarın kara para aklama ve sahte faturalaşma yöntemleriyle yurt dışına aktarıldığı tespit edildi.

    MASAK Raporundaki Şok Detaylar: Şirket Bölünmeleri ve Sahte Faturalar

    Soruşturma dosyasında yer alan MASAK raporuna göre yapılanmanın finansal izini kaybettirmek için kullandığı yöntemler şu şekilde sıralandı:
    Örgüte ait şirketlerin işlem hacimlerinin 2020 yılından itibaren olağandışı şekilde yükseldiği belirlendi. Şirketlerin bölünme ve devir işlemleriyle takibi zorlaştırmak amacıyla farklı illerde ve farklı sektörlerde dev sermayeli yeni firmalar kurduğu tespit edildi.
    Ödeme kuruluşları üzerinden şirket hesaplarına yüksek miktarlarda kaynağı izaha muhtaç döviz ve nakit girişleri yapıldığı kaydedildi.
    Soruşturma kapsamında kara para aklandığı değerlendirilen 33 şirkete ve bağlantılı varlıklara kayyım atanırken, yurt dışında olduğu tespit edilen 9 şüpheli dahil firari kişilerin yakalanması için çalışmalar sürüyor.
  • Bariyerlere çarpan araçta 2 kişi yaralandı

    Bariyerlere çarpan araçta 2 kişi yaralandı

    Kaza, Karahisar Tüneli çıkışında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, F.T. (76) idaresindeki 03 AL 145 plakalı araç, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yol kenarındaki bariyerlere çarptı. Kazada araç sürücüsü F.T. ile yolcu olarak bulunan N.T. (72) yaralandı. Yaralıların hayati tehlikelerinin bulunmadığı öğrenildi.

    Yaralılar kaza sonrası çevredekilerin haber vermesi üzerine bölgeye gelen ambulanslarla hastanelere kaldırıldı.

    Kazanın ardından jandarma tarafından inceleme başlatıldı. >>>İHA  

  • Ferhat Delen kimdir? Neden tutuklandı?

    Ferhat Delen kimdir? Neden tutuklandı?

    Mardin doğumlu olan Ferhat Delen, suç dünyasına girmeden önce futbol tribünlerinde aktif olarak yer aldı.

    Fenerbahçe’nin tanınan taraftar gruplarından Genç Fenerbahçeliler’de üst düzey yöneticilik yaptı.

    Tribün liderliği dönemindeki bilet kavgaları ve güç savaşları sırasında adı sıkça silahlı çatışmalara karıstı. 2013 yılında Üsküdar’da bir derneğin kurşunlanması ve bir kişinin hayatını kaybetmesi olayına karıştı. Bu dava kapsamında hakkında müebbet hapis cezası istendi.

    Redkitler Organize Suç Örgütünün Kuruluşu

    Cezaevinden çıktıktan sonra suç dünyasındaki faaliyetlerine devam eden Delen, Barış Boyun ve Daltonlar gibi diğer suç gruplarıyla husumet yaşadı.

    • Tribün faaliyetlerini tamamen geride bırakarak İstanbul Yenibosna ve Bahçelievler merkezli “Redkitler” organize suç örgütünü kurdu.

    • Örgüt; kasten öldürme, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, silahlı saldırı ve ruhsatsız silah bulundurma gibi çok sayıda yasa dışı eylemle adını duyurdu.

    Kırmızı Bültenle Arama ve Türkiye’ye İadesi

    Türkiye’deki kapsamlı operasyonlar ve davalar üzerine yurtdışına kaçan Ferhat Delen, uzun süre firari olarak arandı.

    • Hakkında çıkarılan Kırmızı Bülten sonrasında uluslararası mercilerle temas kurulaıldı.

    • Emniyet Genel Müdürlüğü, İnterpol ve Dışişleri Bakanlığı’nın koordine ettiği operasyonlar sonucunda Gürcistan’da yakalandı.

    • Gürcistan’daki işlemlerinin ardından Sarp Kara Hudut Kapısı üzerinden Türkiye’ye iade edilerek adli makamlara teslim edildi.

  • Gazze’de ateşkes ihlali: 1 Filistinli öldü, 7 kişi yaralandı

    Gazze’de ateşkes ihlali: 1 Filistinli öldü, 7 kişi yaralandı

    Gazze’deki Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail’in Ekim 2023’ten bu yana devam eden saldırılarında yaşanan can kaybı ve yaralanmalara ilişkin son veriler paylaşıldı.

    Açıklamaya göre, Gazze Şeridi’ndeki hastanelere son 24 saat içinde hayatını kaybeden 1 kişinin cenazesi ile 7 yaralı getirildi.

    Gazze’de ateşkesin yürürlüğe girdiği 10 Ekim 2025’ten bu yana İsrail’in saldırılarında 4 bin 154 kişinin yaralandığı, 1260 kişinin hayatını kaybettiği, enkaz altından ise 808 kişinin cenazesinin çıkarıldığı belirtildi.

    İsrail’in Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda toplam can kaybının 73 bin 389, yaralı sayısının ise 174 bin 266 olduğu ifade edildi.

    Gazze Şeridi’nde enkaz altında ve yollarda hala çok sayıda kişinin bulunduğu, sağlık ve sivil savunma ekiplerinin imkan yetersizliği nedeniyle bunlara ulaşamadığı kaydedildi. >>>AA

  • 7 ayda 1445 suç örgütü operasyonu

    7 ayda 1445 suç örgütü operasyonu

    İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, NTV canlı yayınında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı.

    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca “Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü”ne yönelik başlatılan soruşturmaya ilişkin açıklamalarda bulunan Çiftçi, suç örgütüne yönelik Ankara, Sakarya ve Antalya’da eş zamanlı operasyonlar düzenlendiğini söyledi.

    Kuriş’in de aralarında olduğu 30 şüphelinin gözaltına alındığını belirten Çiftçi, şunları kaydetti: “Dün akşam Adalet Bakanımız ile bu konuyu görüştük, değerlendirdik. Bu sabah da operasyon için düğmeye basılmış oldu. Alihan Kuriş, 2016’da bu örgütün başına geçti, daha doğrusu akımın başına geçti diyelim. Akımın başına geçmesiyle beraber faaliyetler daha bir gizlilik içerisinde yürümeye başladı. Şu anda Almanya’nın Köln şehrinde büyük bir merkez yapıyorlar. Bittiği zaman da 70 milyon dolarlık büyük bir yatırım bu, büyük bir genel merkez yapıyorlar. İnşaat tamamlandığında faaliyetlerinin tamamının oraya da kaydırılacağını değerlendiriyoruz. Dolayısıyla örgütün suç ayaklarına, finansal ayaklarına yönelik epeyden beri üzerinde çalışılan bir operasyondu. Bugün de gerçekleştirilmiş oldu. İlerleyen günlerde operasyonun neticeleri daha açık bir şekilde ortaya çıkmış olacak.”

    “Terörsüz Türkiye” sürecinin önemli bir konu olduğuna dikkati çeken Çiftçi, Türkiye’nin 50 yıldır terör örgütü PKK ile mücadele ettiğini söyledi.

    Bakan Çiftçi, “Türkiye’nin üretimine, istihdamına, refahına, altyapısına harcanması gereken paralar terörle mücadele konusunda boşuna harcanmış oldu, enerjisi boşuna akıtılmış oldu. İnşallah Terörsüz Türkiye yasasıyla beraber ülkemiz bu prangadan da kurtulmuş olacak. Böylece Türkiye başka bir seviyeye geçmiş olacak.” ifadelerini kullandı.

    Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’un TBMM’de rekor oyla kabul edildiğini belirten Çiftçi, siyasi partilerin büyük kısmının buna destek verdiğini dile getirdi.

    Çiftçi, Türkiye’nin önemli bir eşiğe geldiğini vurgulayarak, “Biz de İçişleri Bakanlığı olarak bu sürecin takipçilerinden biriyiz. Süreç bugüne kadar iyi geldi. Bundan sonra da iyi gitmesi, sonuca ulaşması için İçişleri Bakanlığımıza da büyük görevler düşüyor. Çünkü şu anda iç ve dış konjonktür, Türkiye’nin siyasi atmosferi gayet uygun bu noktada.” diye konuştu.

    “BAKANLIK OLARAK BU SÜRECİ DİKKATLE TAKİP EDİYORUZ”

    Sürecin akamete uğramaması için dün TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un başkanlığında, 81 ilin valileri, emniyet müdürleri ve jandarma komutanlarının katılımıyla “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi” konulu güvenlik toplantısı yapıldığını hatırlatan Çiftçi, şöyle devam etti: “Bu süreci mutlaka sabote etmek isteyenler olacak. Bundan sonra sürecin sağlıklı bir şekilde devam etmesi için almamız gereken tedbirlere yönelik olarak Sayın TBMM Başkanımız kapsamlı değerlendirme yaptı. Sürecin başından bugüne gelinceye kadar hangi aşamalardan geçtiğimizi detaylı şekilde anlattı, tecrübelerini paylaştı. Son derece verimli toplantı gerçekleştirdik. Biz bundan sonra bölgede de Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde de valilerimizle, kolluk güçlerimizle toplantı yapmaya devam edeceğiz. Atmamız gereken adımları onlarla kararlaştıracağız. Bakanlık olarak bu süreci dikkatle takip ediyoruz. Şu anda bizim teröre yönelik olarak çalışmalarımız da devam ediyor. Yani biz terörle ilgili çalışmalarımızı sonlandırmış da değiliz. Kolluk kuvvetlerimiz sahada arama-tarama faaliyetlerini devam ettiriyorlar. Bunun neticesinde barınak, mağara, sığınak gibi tespit ettiklerimizi imha ediyoruz. Terör örgütüne yönelik ikna çalışmalarımız devam ediyor. İçişleri Bakanlığı olarak bugüne gelinceye kadar lojistik destek veriyorduk. Bundan sonra sahada daha aktif olarak süreci takip edeceğiz.”

    Trendyol Süper Lig 2026-2027 sezonunun yarın başlayacağını anımsatan Çiftçi, “Pazar günü Diyarbakır’da Amedspor ile Erzurumspor’un bir maçı var. Biz bu maçın da iyi yönetildiği takdirde, diğer maçların da iyi yönetildiği takdirde Terörsüz Türkiye amacına hizmet edeceğini değerlendiriyoruz. Onun için Gençlik ve Spor Bakanımızla karar aldık, ilk maça da beraber gidelim diye düşünüyoruz Diyarbakır’da.” açıklamasında bulundu.

    “Devletin hafızasından kaçış yok”

    Bakan Çiftçi’ye, FETÖ’nün 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik Marmaris’te gerçekleştirilen suikast teşebbüsüne katılan Burkay Karatepe’nin yakalanmasına ilişkin değerlendirmeleri soruldu. “Burkay Karatepe’nin yakalanması önemli bir eşikti.” diyen Çiftçi, şunları söyledi: “37 kişilik suikast timinin yakalanamayan tek kişisiydi. Diğerleri yakalanmıştı, adalete hesap vermişlerdi ama bu kişi 10 yıldır kaçmayı, gizlenmeyi becermişti. Bunun da yakalanmasıyla beraber halka tamamlanmış oldu. Bu şunu da gösterdi, devletimiz hiçbir zaman unutmuyor. Devletin hafızasından kaçış yok. Aradan 1 yıl geçse de 10 yıl geçse de biz suçluları aramaya, takip etmeye, uygun zamanda ve zeminde onları yakalamaya, adalete teslim etmeye gayret edeceğiz. Bu kişinin yakalanması, devlet hafızasının zamana yenilmediğini göstermesi açısından da son derece önemli.” Çiftçi, göreve başladığında suç ve suçlularla mücadele kapsamında iki önemli başlık belirlediklerini anlatarak, bunların yeni nesil suç örgütleri ile uyuşturucuyla mücadele olduğunu kaydetti.

    “Yeni nesil suç örgütleri, günümüzde yeni nesil terör örgütlerine evrildi”

    Bakan Çiftçi, 2026’yı yeni nesil suç örgütleriyle ve uyuşturucuyla mücadele yılı ilan ettiklerini ifade ederek, şöyle devam etti: “Yeni nesil suç örgütleri, artık günümüzde yeni nesil terör örgütlerine evrildi. Bunlar terör örgütü. İnsanların evlerini, araçlarını kurşunluyorlar, onları huzursuz ediyorlar. Değişik alanlarda faaliyet gösteriyorlar. Bunlar terör eylemlerine girişiyorlar, siber dolandırıcılık, uyuşturucu kaçakçılığı yapıyorlar, düzensiz göçmenlerle ilgili faaliyetleri var. Dolayısıyla hibrit örgütler bunlar. Onun için bunlarla etkili şekilde mücadele etmemiz gerekiyor. Bakanlığımız artık bunu merkeze aldı. Şimdiye kadar kaçakçılık ve organize suçlar bu örgütlerin ilgi alanındaydı. KOM Dairemiz bunlara bakıyordu. Artık bundan sonra Terörle Mücadele Daire Başkanlığımız da bunları hedeflerine alacaklar.”

    Yeni nesil suç örgütlerine yönelik gerçekleştirilen operasyonlara ilişkin bilgi veren Çiftçi, “Bu yılın ilk 7 ayında 518 yeni nesil suç örgütüne yönelik olarak 1445 operasyon yaptık. Bazen birden fazla operasyon yaptığımız da olabiliyor çökertmek için. Bunları tamamen çökertinceye kadar, faaliyetlerini sona erdirinceye kadar mücadelemiz devam edecek. 518 örgütün 17’si de uluslararası çapta faaliyet yürüten örgütlerdendi. Bunlarla ilgili mücadelemiz hem yurt içinde hem yurt dışında devam edecek.” diye konuştu.

    “Milli Eğitim Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı arasında bir protokol imzalandığı ve okullar için 30 bin görevli personel alınacağı” haberlerinin anımsatılması üzerine sürece dair bilgi veren Çiftçi, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okul saldırılarının ardından İçişleri Bakanlığı olarak fiziki tedbirleri artırma yolunda önlemler aldıklarını söyledi.

    Çiftçi, Milli Eğitim Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının kendi mevzuatları kapsamında tedbirler aldıklarını belirterek, “Biz bu saldırılardan sonra okullardaki tedbirleri daha da artırmak için okullar kapanıncaya kadar 25 bin polis, bekçi ve güvenlik korucusu görevlendirmiştik fakat bunun sürdürülebilir olduğunu da değerlendirmiyoruz.” ifadesini kullandı.

    Polislerin çalışma saatlerinde 12-36 çalışma sistemine geçmek istediklerini kaydeden Bakan Çiftçi, “Bunun için mesela önceden bekçiler sadece gece vakitlerinde çalışabiliyorlardı. Ben bu konudaki onların çalışma saatlerini değiştirmeye yönelik, gündüz vakitlerinde de çalışabilmeleri için yetkiyi il valiliklerimize devrettim ki polisin yerine bekçileri çalıştırabilelim. Oradan elde ettiğimiz polislerimizle de 12-36 çalışma sistemine geçebilelim. Okullara 25 bin personel verirsek bizim bu sisteme geçme şansımız yok. Onun için konuyu Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımıza arz ettim.” dedi.

    Çiftçi, 30 bin bahçe görevlisinin istihdam edileceğini ifade ederek, bu konudaki yetkinin valiliklerde olduğunu, kontenjanların belirlendiğini, 81 ile dağıtılacağını ve alımların İŞKUR üzerinden yapılacağını belirtti.

    Amaçlarının okullardaki güvenliği artırmak olduğunu dile getiren Çiftçi, her yıl birinci ve ikinci dönem okul güvenliği toplantıları yaptıklarını, yaşanan saldırıların ardından ise bu toplantıları aylık olarak gerçekleştirmeye başladıklarını söyledi.

    Çiftçi, birinci derecede riskli olarak belirlenen tüm okullarda polislerin görev aldığını kaydederek, “İkinci derecede riskli okulların ortaokul ve liselerinde sabit polis görevlilerimiz var. Üçüncü ve dördüncü derecede riskli okullarda ise okul irtibat görevlilerimiz bulunuyor. Onlar yine görevlerine devam edecek ancak bahçe görevlileri ekstradan görev yapmış olacak.” dedi.

    “Tek tuşla 112’ye ihbarda bulunabilecekler”

    HAYAT 112 Acil mobil uygulaması hakkında da bilgi veren Çiftçi, şöyle devam etti:

    “HAYAT 112 Acil mobil uygulamamıza öğretmenlerle ilgili bir buton yerleştirdik, KADES uygulamasında olduğu gibi. Okullarımızda güvenliği ilgilendiren istenmeyen bir husus olduğunda öğretmenlerimiz tek tuşla 112’ye ihbarda bulunabilecekler. Bunlar da öncelikli olarak değerlendirilecek. Bu da okul güvenliğini sağlamaya yönelik olarak aldığımız tedbirlerden birisiydi. Mahallenin gerektirdiği diğer tedbirleri almaya zaten valiliklerimiz yetkili. Onlar kendi açılarından da durumu değerlendirip ilave tedbirleri de alabilecekler. 30 bin bahçe görevlisi yeni eğitim, öğretim yılına yetişecek. Okulların açılmasıyla beraber göreve başlayacaklar. Biz emniyet, jandarma olarak okulların etrafında, güvenlik tedbirleri almaya devam edeceğiz.”

    Çiftçi, okulların daha güvenli hale getirilmesini amaçladıklarını vurgulayarak, suç işlenmesine müsait metruk yapılara ilişkin yıkılması gerekenlerin valilikler ve belediyelerle görüşülerek yıkılmasının, yıkılamayacak durumda olanların ise giriş ve çıkışları engellenecek şekilde kapatılmasının sağlanacağını bildirdi.

    “10 yılda 1,5 milyon Suriyeli ülkelerine geri döndü”

    Göç politikalarında anlayış değişikliğine gittiklerini anımsatan Bakan Çiftçi, şunları kaydetti: “Göç politikamızı insani, vicdani ve hukuki bir bakış açısıyla değerlendiriyorum. Buna göre hareket edeceğiz ve bütün göç politikalarımızı buna göre oluşturacağız. Şu anda ülkemizde 3 milyon 623 bin yasal kalış hakkına sahip yabancı var. Bunlardan 2 milyon 235 bini Suriyelilerden oluşuyor. Suriyeliler 8 Aralık’taki rejim değişikliğinden sonra ülkelerine dönüşe başladılar. 10 yıl içerisinde 1,5 milyon Suriyeli ülkelerine geri döndü. 8 Aralık’tan sonra bu geri dönüşler hızlandı. 8 Aralık’tan bu yana da 723 bin kişi ülkelerine gönüllü, güvenli ve onurlu bir şekilde geri döndü. Biz bunu teşvik ediyoruz. Kimseyi zorla ölüme, zulme ve güvensizlik ortamına göndermiyoruz.”

    Düzensiz göçün kaynağında yönetilmesi ve göçe neden olan sorunların ortadan kaldırılmasının önemine işaret eden Çiftçi, düzensiz göçmenlerin Türkiye’ye girişlerinin engellenmesi amacıyla sınırlarda fiziki tedbirlerin de uygulandığını belirtti.

    Çiftçi, düzensiz göçmenlerin ülkeye girememelerinin, giriş yapmaları halinde ise çalışamayacakları ve barınamayacakları bir ortam oluşturulmasının hedeflendiğini, kayıtsız ve geliş amaçları bilinmeyen düzensiz göçmenlerin engellenmesinin aynı zamanda bir güvenlik politikası olduğunu kaydetti.

    Şu ana kadar 1389 kilometre sınır duvarı inşa edildiğini aktaran Çiftçi, güney ve doğu sınırlarının tamamen fiziki duvarlarla çevrildiğini, bu bölgelerin, termal kameralar, optik kuleler ve devriye araçlarıyla sürekli izlendiğini söyledi.

    “Sahipsiz sokak hayvanlarının yüzde 97’si toplanmış durumda”

    Çiftçi, sahipsiz sokak hayvanlarıyla ilgili düzenlemenin 2024’te yapıldığını ve ağustosta kanunda bir değişikliğe gidildiğini anımsatarak, şunları kaydetti: “Sahipsiz sokak hayvanlarının yüzde 97’si toplanmış durumda. Bir hedef koymuştum, ‘yıl sonuna kadar bütün sahipsiz sokak hayvanlarını toplayacağız, barınaklara veya doğal yaşam alanlarına alacağız’ diye. Bunu revize ediyoruz, muhtemelen ekim ayının sonunda tüm sahipsiz sokak hayvanlarını doğal yaşam alanlarına veya barınaklara almış olacağız. Hayvanların yaşam alanı sokaklar değil. Sokaklar güvensiz mekanlar. Açlık, hastalık, güvensizlik, sokağın insafına terk etmek var. Dolayısıyla biz hayvanları da sokağın insafından kurtarmak istiyoruz. Barınaklarda tedavilerini yapıyoruz. Sahiplenmek isteyenler varsa sahiplendiriliyor. Yoksa da barınakta yaşamlarına devam ediyorlar.”

    Sürecin hem belediyeleri hem de valilikleri ilgilendirdiğini belirten Çiftçi, yasanın nüfusu 25 bini aşan belediyelere barınak kurma görevi verdiğini, barınak bulunan yerlerde de doğal yaşam alanları oluşturulması gerektiğini anlattı. Çiftçi, bu ayın sonu itibarıyla bütün barınakların gözden geçirileceğine dikkati çekerek, hayvanların usulüne uygun toplanıp toplanmadığı, kısırlaştırma ve tedavilerinin uygun şekilde yapılıp yapılmadığı, hayvan refahının sağlanıp sağlanmadığı ve barınakların mevzuata uygunluğunun gözden geçirileceğini ifade etti. >>>AA

  • Ahmet Gökçen kimdir? Neden gözaltına alındı? Nereli ve ne iş yapıyor?

    Ahmet Gökçen kimdir? Neden gözaltına alındı? Nereli ve ne iş yapıyor?

    Prof. Dr. Ahmet Gökcen, Türk ceza hukuku profesörü, akademisyen ve eski Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) üyesidir. 2005 yılında yürürlüğe giren Yeni Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) mimarları arasında yer almaktadır. Uzun yıllar Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Ceza ve Ceza Usul Hukuku Anabilim Dalı Başkanlığı yapmıştır.

    Eğitim Hayatı

    • İlk ve Orta Öğrenim: Manisa’nın Salihli ilçesinde tamamladı.

    • Lisans: 1984 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu.

    • Avukatlık: 1985 yılında avukatlık ruhsatını aldı.

    • Akademik Kariyer: Marmara Üniversitesi bünyesinde yüksek lisans ve doktora derecelerini tamamlayarak profesörlük unvanına ulaştı.

    Kariyeri ve Önemli Görevleri

    1 Haziran 2005’te yürürlüğe giren TCK ve CMK’nın (Ceza Muhakemesi Kanunu) hazırlanmasında Adalet Bakanlığı ve TBMM komisyonlarında akademik danışman olarak kritik roller üstlendi.

     Türkiye’de yargının en üst organlarından biri olan Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nda (günümüzdeki adıyla HSK) üye olarak görev yaptı.

    Prof. Dr. Mehmet Emin Artuk ile birlikte kaleme aldığı Ceza Hukuku Genel Hükümler ve Ceza Hukuku Özel Hükümler kitapları, Türkiye genelindeki pek çok hukuk fakültesinde temel ders kitabı olarak okutulmaktadır.

    Akademik çalışmalarının yanı sıra kurucusu olduğu Gökcen Hukuk Bürosu çatısı altında avukatlık ve hukuki danışmanlık faaliyetlerini yürütmektedir.

    Gündemdeki Gelişmeler

    Prof. Dr. Ahmet Gökcen, Ağustos 2026’da Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kamuoyunda “Süleymancılar” olarak bilinen yapıya yönelik düzenlenen büyük bir mali suç ve örgüt operasyonu kapsamında gözaltına alınan isimler arasında yer almıştır.

  • 17 ilde “Süleymancılar” operasyonu: 123 adreste arama

    17 ilde “Süleymancılar” operasyonu: 123 adreste arama

    Ankara merkezli yürütülen soruşturma kapsamında 17 ilde geniş kapsamlı operasyon gerçekleştiriliyor. Soruşturma çerçevesinde toplam 123 adreste arama ve el koyma tedbirlerinin uygulandığı bildirildi.

    Operasyon kapsamında arama yapılan adreslerin 43’ünün konut, 80’inin ise 33 farklı şirkete ait iş yeri ve lokasyonlardan oluştuğu öğrenildi.

    Soruşturma kapsamında, suçtan elde edildiği değerlendirilen gelirlerin muhafaza edilmesi ve olası kamu zararının önüne geçilmesi amacıyla bazı şirket ve varlıklara yönelik el koyma ve koruma tedbirlerinin de uygulamaya alındığı belirtildi.

    Soruşturmanın Ankara merkezli olarak 17 ilde sürdürüldüğü ve ekiplerin adreslerdeki çalışmalarının devam ettiği kaydedildi. >>>Haber Merkezi

  • Mabel Matiz hakkında soruşturma: Şarkısı incelemeye alındı!

    Mabel Matiz hakkında soruşturma: Şarkısı incelemeye alındı!

    Ünlü şarkıcı Mabel Matiz (Fatih Karaca) hakkında, dijital müzik platformlarında yayımlanan “Ha Leylim” isimli yeni şarkısının sözleri ve video klibi nedeniyle adli süreç başlatıldı.
    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, şarkının klibi ve sözlerinin Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 226. maddesinde yer alan “müstehcenlik” suçu kapsamında değerlendirildiğini belirterek re’sen soruşturma açıldığını duyurdu.

    Başsavcılıktan Resmi Açıklama

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından konuya ilişkin yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
    “Kamuoyunda Mabel Matiz olarak tanınan şarkıcı tarafından seslendirilen ve dijital platformlarda yayınlanan ‘Ha Leylim’ isimli şarkıya ait video klibin şarkı sözleri ile birlikte görselinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 226. maddesinde düzenlenen müstehcenlik suçu kapsamında kaldığı değerlendirilmekle, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması ve gerekli soruşturma işlemlerinin yapılması için Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından Re’sen Soruşturma başlatılmıştır.”

    TCK 226 “Müstehcenlik” Maddesi Ne Anlama Geliyor?

    Soruşturmaya konu olan TCK’nın 226. maddesi, müstehcen içerikli yayınların, basının veya dijital araçların kullanımıyla kamuya sunulması, yayılması ve erişilebilir kılınmasını düzenleyen hükümleri barındırıyor. Soruşturma kapsamında klibin ve şarkı sözlerinin içerik değerlendirmesi yürütülecek.
  • Alihan Kuriş kimdir? Nereli ve neden gözaltına alındı?

    Alihan Kuriş kimdir? Nereli ve neden gözaltına alındı?

    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen çıkar amaçlı suç örgütü soruşturması kapsamında 49 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi ve 17 ilde eş zamanlı operasyon başlatıldı.
    Hakkında gözaltı kararı verilen ve operasyon bünyesinde gözaltına alınan isimlerden biri de kamuoyunda “Süleymancılar” olarak bilinen cemaatin lideri Alihan Kuriş oldu. Gelişmenin ardından Alihan Kuriş’in hayatı ve biyografisi merak konusu haline geldi.
    İşte Alihan Kuriş’in kimliği, hayatı ve operasyonun tüm ayrıntıları…

    Alihan Kuriş Kimdir, Nereli ve Kaç Yaşında?

    • Doğum Tarihi: 21 Kasım 1979
    • Doğum Yeri: İstanbul
    • Yaşı: 46
    • Mesleği: Mimar ve İş İnsanı
    • Aile Bağları: Gülderen Kuriş ve Mahmut Sabri Kuriş’in oğludur. Cemaatin kurucusu Süleyman Hilmi Tunahan’ın anne tarafından torunudur.

    Cemaatin Başına Nasıl Geçti?

    Süleymancılar cemaatinin önceki lideri ve Süleyman Hilmi Tunahan’ın bir diğer torunu olan eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un 2016 yılında hayatını kaybetmesinin ardından Alihan Kuriş cemaatin liderliğini üstlenmiştir.

    Alihan Kuriş Neden Gözaltına Alındı?

    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma doğrultusunda Alihan Kuriş’in liderliğini yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç yapılanmasına yönelik operasyon başlatıldı.
    Soruşturma kapsamında suçtan elde edildiği değerlendirilen mal varlığı değerlerini korumak ve kamu zararını önlemek amacıyla 33 şirkete ait 80 lokasyonun da aralarında bulunduğu toplam 123 adreste arama yapıldı ve şirket ile varlıklara yönelik el koyma/koruma tedbirleri uygulandı.
  • Alihan Kuriş suç örgütüne operasyon: 49 şüpheli için gözaltı kararı!

    Alihan Kuriş suç örgütüne operasyon: 49 şüpheli için gözaltı kararı!

    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen kapsamlı soruşturma doğrultusunda, Alihan Kuriş’in liderliğini yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütüne yönelik dev bir operasyon başlatıldı.
    Ankara merkezli yürütülen ve 17 ili kapsayan operasyonda, aralarında örgüt yöneticilerinin de yer aldığı 49 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.
    İşte dev operasyonun detayları ve arama yapılan noktalara dair gelişmeler…

    123 Adreste Arama ve El Koyma Tedbiri

    Soruşturma bünyesinde şüphelilere ait çok sayıda noktaya eş zamanlı baskınlar düzenlendi. Toplam 123 adreste arama ve el koyma tedbirlerinin uygulandığı bildirildi:
    • Doğrudan İkamet/Adres: 43 lokasyon
    • Şirket Lokasyonları: 33 şirkete ait 80 farklı adres

    Şirket ve Varlıklara Koruma Tedbiri

    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan edinilen bilgilere göre, suçtan elde edildiği değerlendirilen mal varlığı değerlerinin korunması ve olası kamu zararının önüne geçilmesi amacıyla, örgüte ait bazı şirketler ile varlıklara yönelik el koyma ve koruma tedbirleri uygulandığı kaydedildi.
  • Yalova’da F-16 uçağı düştü

    Yalova’da F-16 uçağı düştü

    Edinilen bilgiye göre, Çiftlikköy ilçesine bağlı Taşköprü beldesinde, 18. Ana Jet Üssü yakınlarında askeri eğitim uçağının kaza kırıma uğradığı bildirildi. İlk bilgilere göre uçaktaki pilot paraşütle atlayarak kurtulurken, bölgeye sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Kaza kırıma uğrayan F16 uçağı alev alırken kendini fırlatarak hayatta kalmayı başaran F 16 Pilotu kazanın ardından ambulansla Yalova Eğitim Araştırma Hastanesine götürülüp tedavi altına alındı. Pilotun sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. Uçağın Eskişehir 1. Hava Jet Üssü Ceylan Filoya ait olduğu belirtildi.

    Öte yandan Milli Savunma Bakanlığı (MSB)’den yapılan açıklamada “Bir F16 uçağımız eğitim uçuşunda Yalova’da kaza kırıma uğramış, pilotumuz atlayarak kurtulmuştur. Kaza kırım nedeni yapılacak detaylı inceleme sonucu belirlenecektir. Kamuoyuna saygı ile duyurulur” denildi. Olay yerinde incelemelerin devam ettiği bildirildi. >>>İHA  

  • Eğitim uçağı düştü: SON DAKİKA!

    Eğitim uçağı düştü: SON DAKİKA!

    Yalova’da Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait F-16 tipi askeri eğitim uçağı kaza kırıma uğrayarak düştü.
    Bölgeden alınan ilk bilgilere göre, uçağın pilotunun fırlatma koltuğunu kullanarak atlamayı başardığı ve kazadan sağ kurtulduğu bildirildi.
    Olayın ardından bölgeye çok sayıda sağlık, arama-kurtarma ve emniyet ekibi sevk edildi.

    Ekipler Bölgeye Sevk Edildi

    Uçağın düşüş nedeni henüz netlik kazanmazken, olayın gerçekleştiği bölgede güvenlik önlemleri alındı. Kazadan atlayarak kurtulan pilotun genel sağlık durumunun iyi olduğu ve kontrol amacıyla hastaneye kaldırıldığı öğrenildi.
    Arama-kurtarma ve teknik inceleme ekiplerinin olay yerindeki çalışmaları devam ediyor.
    Ayrıntılar geliyor…
  • Alkollü şahıs metro direğine çıktı

    Alkollü şahıs metro direğine çıktı

    Olay, Yıldırım ilçesi Davutdede Mahallesi Ankara Yolu Caddesi üzerinde meydana geldi. İddiaya göre alkol aldıktan sonra metro direğine çıkan Mehmet A.’ı gören vatandaşlar durumu polis ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda polis ekibi sevk edildi.

    Güvenlik amacıyla metro hattındaki elektrik akımı kesilirken, trafik ekipleri de bölgede önlem alarak yolu kısmen trafiğe açtı. Ancak Mehmet A.’ı aşağı indirmek hiç kolay olmadı.

    Kendisini kurtarmaya gelen ekipleri gören Mehmet A., direğin üzerinde bir oraya bir buraya giderek adeta ekiplerle köşe kapmaca oynadı. Yaklaşık 2 saat boyunca direk ve tellerin üzerinde gezen Mehmet A., zaman zaman akrobatik hareketler yaparak yürekleri ağza getirdi.

    Olayı izleyen vatandaşların tepkileri ise birbirinden farklı oldu. Bazı vatandaşlar Mehmet A.’ı alkışlarla desteklerken, ulaşımın durması nedeniyle mağdur olan bazı vatandaşlar ise tepki gösterdi.

    Uzun süren çabalardan sonuç alınamayınca devreye müzakereci polis girdi. Mehmet A. ile uzun süre konuşan polis, sonunda şahsı aşağı inmeye ikna etti. Yaklaşık 2 saatlik direk macerası sona ererken, aşağı indirilen Mehmet A. vatandaşların alkışları arasında sağlık ekiplerine teslim edildi.

    Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolün ardından Mehmet A., ifadesi alınmak üzere karakola götürüldü. Olay nedeniyle duran ulaşım ise çalışmaların tamamlanmasının ardından yeniden normale döndü. >>İHA  

  • “Namus meselesi, dosya namus meselesi”

    “Namus meselesi, dosya namus meselesi”

    Olay, merkez Yıldırım ilçesi Vakıf Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 36 yaşındaki İsmail M., dedikodular sebebiyle cinnet geçirdi. Cinnet geçiren adam önce ablasının eşi olan eniştesi Yavuz Yılmaz’ı (56) sokak ortasında 8 el ateş ederek öldürdü. Ardından eve giden şüpheli, eşi Canan M.’yi (27) de aynı silahla öldürdü. Silah sesleri üzerine olay yerine gelen jandarma ekipleri, şüpheli İsmail M.’yi evinin çatısında silahıyla beraber yakaladı.

    “Namus meselesi, dosya namus meselesi”

    Yakalanan şüpheli, ifadesi alınmak üzere Yıldırım İlçe Jandarma Komutanlığı’na götürüldü. Burada İsmail M. gazetecilere “Namus meselesi, dosya namus meselesi” dedi. Şüphelinin işlemlerinin sürdüğü öğrenildi. >>İHA  

  • Urla’da korkunç olay: Anne ve oğlu evde ölü bulundu

    Urla’da korkunç olay: Anne ve oğlu evde ölü bulundu

    İddiaya göre, dün gece 22.30 sıralarında İskele Mahallesi 2090 Sokak’ta meydana gelen olayda, N.K. (58) isimli anne, birlikte yaşadığı 19 yaşındaki lösemi hastası oğlu B.K.’yi tabancayla vurduktan sonra aynı silahla intihar etti. Trajik olay, bu sabah B.K’nın özel eğitim okuluna gitmemesi üzerine farkedildi. Okul servis görevlisi, sokakta B.K’yı görmeyince evlerine gitti. Kapının açık bırakılmış olduğunu farkeden görevli, yan komşuları ile birlikte içeri girdiler. Anne ve oğunun hareketsiz yatttığını gören komşuları, durumu emniyet ve sağlık ekiplerine bildirdiler. Olay yerine gelen ekipler, anne ve oğlunun cansız bedeniyle karşılaştılar. Emniyet ekiplerinin olay yerinde incelemeleri sürüyor. Daha önce eşini kaybettiği öğrenilen emekli N.K.’nın olayı neden gerçekleştirdiği ile ilgili soruşturma başlatıldı. >>İHA  

    Urla'da korkunç olay: Anne ve oğlu evde ölü bulundu Urla'da korkunç olay: Anne ve oğlu evde ölü bulundu

  • Dedikodu cinneti… Eniştesi ve eşini öldürdü

    Dedikodu cinneti… Eniştesi ve eşini öldürdü

    Alınan bilgiye göre, olay saat 10.00 sularında merkez Yıldırım ilçesi Vakıf Mahallesi’nde yaşandı. Ağrı nüfusuna kayıtlı İsmail M. (36) dedikodular yüzünden cinnet geçirdi. İsmail M. önce eniştesi Yavuz Yılmaz’ı (56) sokak ortasında 8 el ateş ederek öldürdü. Ardından evine giden şahıs eşi Canan M.’yi (27) silahla öldürdü. Şüpheli İsmail M. olayda kullandığı şahısla birlikte jandarma ekiplerince gözaltına alındı. Olay yerinde güvenlik önlemi alınırken, şahsın ifadesinin ardından adliyeye sevk edileceği bildirildi. Canan M. ve Yavuz Yılmaz’ın cansız bedenleri ise otopsi için morga kaldırıldı. >>İHA  

    Dedikodu cinneti... Eniştesi ve eşini öldürdü

  • Denizde kaybolan gencin cansız bedeni bulundu

    Denizde kaybolan gencin cansız bedeni bulundu

    Edinilen bilgiye göre, dün Kumcağız Sahili’nde denize giren İbrahim Çağlayan (26), bir süre sonra gözden kayboldu. Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye Sahil Güvenlik, jandarma ve arama kurtarma ekipleri sevk edildi.

    Ekiplerin denizde ve kıyı şeridinde yürüttüğü arama tarama çalışmaları sonucunda bugün Çağlayan’ın cansız bedenine ulaşıldı.

    Öte yandan, pazar günü farklı sahillerde denize giren üç kişi de boğularak hayatını kaybetmişti. >>>İHA

  • Böyle evlat olmaz olsun

    Böyle evlat olmaz olsun

    Edinilen bilgiye göre olay, Bozova ilçesine bağlı Türkmenören Mahallesi’nde meydana geldi. İslim Yaprak (85), oğlu İbrahim Yaprak (53) tarafından evinin bahçesinde sopa ve yumrukla öldüresiye dövüldü. Kanlar içerisinde kalan yaşlı kadın komşuları tarafından Bozova Devlet Hastanesi’ne götürüldü. Tedavi altına alınan yaşlı kadının sağlık durumunun ağır olduğu öğrenildi. İsviçre’de eşini boğan ve bu olay nedeniyle yaklaşık 15 yıl cezaevinde kaldıktan sonra tahliyesinin ardından 10 gün önce de Türkiye’ye gelip annesiyle yaşamaya başlayan İbrahim Yaprak, jandarma ekipleri tarafından gözaltına alındı. Bozova İlçe Jandarma Komutanlığı’ndaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Yaprak tutuklanarak cezaevine gönderildi.

    Dehşet anları kameraya yansıdı

    İbrahim Yaprak’ın annesini sopa ile dövdüğü anlar cep telefonu kamerasıyla kaydedildi. Görüntülerde İbrahim Yaprak’ın elindeki sopa ile annesine defalarca vurduğu, aldığı darbeler nedeniyle yaşlı kadının bitkin düştüğü görüldü. Olayla ilgili soruşturma sürüyor. >>>İHA

  • Sebahattin Şirin kimdir? Nereli, neden gözaltına alındı?

    Sebahattin Şirin kimdir? Nereli, neden gözaltına alındı?

    Galatasaray taraftar grubu ultrAslan’ın en tanınan simalarından olan ve kamuoyunda “Sebo Reis” ya da “Amigo Sebo” olarak bilinen Sebahattin Şirin (gerçek adıyla Muzaffer Şirin), hakkında yürütülen geniş kapsamlı soruşturma ve adliyeye sevki sırasında yaşanan olaylarla gündemin birinci sırasına yerleşti.
    Ağustos 2026’da yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Şirin, 11 Ağustos 2026 tarihinde adliyeye sevk edildi.
    İşte Sebahattin Şirin’in biyografisi, hakkındaki suçlamalar ve gündem yaratan son gelişmeler…

    Sebahattin Şirin (Muzaffer Şirin) Kimdir, Nereli?

    Galatasaray tribünlerinin uzun yıllardır en etkili figürlerinden biri olan Şirin hakkında bilinen temel detaylar şunlardır:
    Kamu kaynaklarında ve soruşturma dosyalarında bilinen adı Muzaffer Şirin’dir. Sebahattin Şirin ismi tribünlerde ve medyada kullandığı lakabıdır. Aslen Trabzon’un Of ilçesi kökenlidir ancak uzun yıllardır yaşamını ve faaliyetlerini İstanbul’da sürdürmektedir.
    Doğum tarihi ve eğitim durumu hakkında doğrulanmış resmi bir bilgi bulunmamakla birlikte, kamuoyundaki bilinirliği tamamen 2001 yılında kurulan ultrAslan taraftar grubundaki liderlik rolünden kaynaklanmaktadır. Kurucu Alpaslan Dikmen’in 2008 yılındaki vefatının ardından gruptaki en yetkili ve yönlendirici isimlerden biri haline gelmiştir. Galatasaray Spor Kulübü bünyesinde resmi bir yöneticilik unvanı bulunmamaktadır.

    Neden Gözaltına Alındı? Soruşturmanın Detayları

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Şirin’e çok sayıda ağır suçlama yöneltildi. Yürütülen tahkikatta öne çıkan iddialar şunlardır:
    • 6222 Sayılı Kanun’a Muhalefet: Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun kapsamındaki ihlaller.
    • Karaborsa Bilet Dolandırıcılığı: Örgütlü şekilde karaborsa bilet satışı ve haksız kazanç sağlama iddiası.
    • Diğer Suçlamalar: Uyuşturucu madde bulundurma/kullanma ve halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma.
    Soruşturma kapsamında Şirin’in evinde yapılan aramalarda yüksek miktarda nakit döviz, altın ve mücevherat ele geçirildiği; aile bireyleri arasındaki para hareketlerinin de incelemeye alındığı bildirildi.

    Sebahattin Şirin Öcalan Sloganı mı Attı?

    11 Ağustos 2026 tarihinde sağlık kontrolü sonrasında adliyeye sevk edilen Sebahattin Şirin, hastane çıkışında polis aracına bindirildiği sırada basın mensuplarına dönerek “Sayın Öcalan’a özgürlük” şeklinde slogan attı.
    Kameralara yansıyan ve sosyal medyada büyük tepki toplayan bu ifadenin ardından Şirin’in ne amaçla bu sloganı attığına dair henüz resmi bir açıklaması bulunmuyor.
  • 6 ilde vize operasyonu

    6 ilde vize operasyonu

    Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabında yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, Adalet ve İçişleri Bakanlıklarının güçlü koordinasyonuyla suç ve suçlularla mücadeleyi sürdürdüklerini, Cumhuriyet başsavcılıkları, kolluk kuvvetleri ve ilgili kamu kurumlarının omuz omuza çalıştıklarını belirtti.

    Vatandaşların mağduriyetine yol açan, haksız kazanç sağlamayı amaçlayan ve kişisel verileri hukuka aykırı şekilde kullandığı değerlendirilen yapılara karşı tavizsiz mücadele ettiklerini vurgulayan Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca koordine edilen soruşturmada, İstanbul İl Jandarma Komutanlığınca vize danışmanlığı adı altında faaliyet gösteren bazı kişi ve şirketlerin, konsolosluklarla yetkili aracı kurumların çevrim içi randevu sistemlerine “bot” olarak tabir edilen yazılımlar aracılığıyla erişerek randevuları toplu şekilde aldıkları ve vatandaşların doğrudan randevu almasını fiilen imkansız hale getirdiklerinin araştırıldığını aktardı.

    Bakan Gürlek, şunları kaydetti:

    “Soruşturma kapsamında belirli sürelerde vize veya randevu temin etme garantisi verilerek vatandaşlardan ‘yazılım’, ‘danışmanlık’ ve ‘hizmet bedeli’ adı altında yüksek tutarlarda para tahsil edildiği, taahhüt edilen hizmetlerin yerine getirilmediği hallerde ücret iadelerinin yapılmadığı ve başvuru sahiplerine ait kişisel verilerin özel dijital sistemlere aktarıldığı yönünde önemli bulgular elde edilmiştir. Hazine ve Maliye Bakanlığımız Vergi Denetim Kurulu Başkanlığınca yapılan incelemelerde Ocak 2024-Temmuz 2026 döneminde soruşturmaya konu şirket yapılanmalarına ait hesaplarda 2 milyar 841 milyon lirayı aşan para hareketi bulunduğu ve 41 bini aşkın kişiden yaklaşık 918 milyon lira tahsil edildiği tespit edilmiştir. Tahsilatların önemli bir bölümünün şirket ortakları ve çalışanlarının hesaplarına yönlendirildiği yoğun nakit, kripto varlık ve kıymetli maden hareketleri bulunduğu belirlenmiştir. Bu kapsamda bugün İstanbul, Ankara, Antalya, Balıkesir, Bursa ve İzmir’de 63 adrese eş zamanlı operasyon düzenlenmiş 49 şüphelinin yakalanmasına yönelik adli işlemler gerçekleştirilmiştir. Aramalarda ele geçirilen dijital materyaller ve belgeler üzerindeki incelemeler devam etmektedir.

    Soruşturmayı titizlikle yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımıza, İstanbul İl Jandarma Komutanlığımıza operasyonlarda ve soruşturmada görev alan Cumhuriyet savcılarımıza, jandarma mensuplarımıza, Hazine ve Maliye Bakanlığımızın ilgili birimlerine ve emeği geçen tüm kamu görevlilerimize teşekkür ediyorum. Vatandaşlarımızın yetkili kurumların sunduğu hizmetlere erişimini engelleyip bunu haksız kazanç kapısına dönüştürmeye çalışan yapılara karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. İnsanlarımızın emeğini, parasını ve kişisel verilerini istismar eden hiçbir girişimin adaletten kaçmasına müsaade etmeyeceğiz.” >>>AA

  • Kolombiya, 7,4’lük depremle sarsıldı: Ölü sayısı 132’ye çıktı

    Kolombiya, 7,4’lük depremle sarsıldı: Ölü sayısı 132’ye çıktı

    Kolombiya Başkentler Birliği (Asocapitales), ülkeyi vuran 7,4 büyüklüğündeki depremin ardından son duruma ilişkin açıklamada bulundu.

    Açıklamada, depremde ölenlerin sayısı 132’ye yükselirken, 700’den fazla kişinin yaralandığı belirtildi.

    Ulusal basına göre, depremde en fazla can ve mal kaybının yaşandığı Pereira, Cali, Quibdo, Manizales ve Armenia’da kırmızı alarm ilan edilirken, söz konusu kentlerde güvenlik gerekçesiyle sokağa çıkma yasağı uygulamaya konuldu.

    Arama-kurtarma çalışmalarının aralıksız sürdüğü kentler arasında en fazla can kaybı, 60 kişinin hayatını kaybettiği Pereira’da yaşandı.

    Basına göre, 188 kişi için kayıp başvurusunda bulunulurken, can kaybının daha da artmasından endişe ediliyor.

    Ülkenin üçüncü büyük kenti Cali’de deprem nedeniyle bazı yolların çöktüğü ve 10 hastanenin hizmet veremediği bildirilirken, başkent Bogota ile Medellin’den arama-kurtarma ekipleri bölgeye destek için sevk edildi.

    Quibdo ve Manizales’te ise deprem, su, elektrik, telekomünikasyon ve ulaşım hizmetlerinde kesintilere neden oldu.

    Cali’de sokağa çıkma yasağı ilan edildi

    Cali Belediye Başkanı Alejandro Eder, basına yaptığı açıklamada, güvenlik ve yağma olaylarını önlemek amacıyla sokağa çıkma yasağı ilan edildiğini, kararın acil durum ve kurtarma ekiplerinin çalışmalarını daha güvenli ve hızlı yürütmesini sağlamak için alındığını söyledi.

    ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi (USGS), merkez üssü Kolombiya’nın batısındaki San Jose del Palmar kasabasının yaklaşık 5 kilometre doğusunda 7,4 büyüklüğünde deprem meydana geldiğini açıklamıştı.

    Venezuela, Ekvador ve Panama’da da hissedilmişti

    Deprem, Kolombiya’nın yanı sıra Venezuela, Ekvador ve Panama’nın çeşitli bölgelerinde de hissedilmişti. Merkezi Venezuela’da bulunan Telesur internet sitesinin haberine göre, Kolombiya’daki deprem nedeniyle Venezuela’da bazı binaların dış cepheleri kısmen yıkılmış, bir katedral ve bir havalimanı hasar görmüştü. >>>AA

  • Vize randevusunda 918 milyonluk vurgun: Bot yazılımlarla sistemleri kilitlediler

    Vize randevusunda 918 milyonluk vurgun: Bot yazılımlarla sistemleri kilitlediler

    Vize başvurusunda bulunmak isteyen binlerce vatandaşın aylardır yaşadığı randevu bulamama krizinin arkasından büyük bir organize haksız kazanç çetesi çıktı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, vize danışmanlığı adı altında faaliyet gösterip konsolosluk ve yetkili aracı kurumların çevrim içi randevu sistemlerini “bot” yazılımlarla kilitleyen şebekeye yönelik dev bir operasyon gerçekleştirildiğini duyurdu.
    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde ve İstanbul İl Jandarma Komutanlığı tarafından yürütülen soruşturmada, 2,8 milyar lirayı aşan devasa bir para hareketi tespit edildi.
    İşte vize randevusu soruşturmasına ilişkin öne çıkan tüm detaylar…

    Bot Yazılımlarla Randevuları Kapatıp Satışa Çıkardılar

    Soruşturma detaylarına göre vize danışmanlık firması adı altında hareket eden yapıların, özel geliştirilmiş “bot” yazılımlar vasıtasıyla konsoloslukların randevu sistemlerine toplu erişim sağladığı belirlendi. Randevuları sistem açılır açılmaz kapatan şebeke, vatandaşların doğrudan ve ücretsiz randevu almasını imkânsız hale getirdi.
    Toplanan bu randevular daha sonra vatandaşlara; “yazılım ücreti”, “danışmanlık bedeli” ve “hizmet garantisi” adı altında fahiş fiyatlarla satıldı. Vize veya randevu alınamadığı durumlarda ise ücret iadesi yapılmadığı ve vatandaşların kişisel verilerinin kanuna aykırı şekilde dijital sistemlere aktarıldığı saptandı.

    41 Bin Kişiden 918 Milyon TL Topladılar

    Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı tarafından yürütülen finansal incelemelerde çetenin ulaştığı mali boyut gözler önüne serildi:
    • Dönem: Ocak 2024 – Temmuz 2026
    • Toplam Para Hareketi: 2 milyar 841 milyon TL’nin üzerinde
    • Mağdur Sayısı: 41 binden fazla vatandaş
    • Doğrudan Tahsil Edilen Vurgun: Yaklaşık 918 milyon TL
    Elde edilen yüksek tutarlı gelirin bizzat şirket ortakları ile çalışanların kişisel hesaplarına aktarıldığı; işlemler arasında yoğun miktarda nakit akışı, kripto varlık ve kıymetli maden hareketliliği bulunduğu belirlendi.

    6 İlde 63 Adrese Eş Zamanlı Baskın: 49 Şüpheli Yakalandı

    Adli makamlarca elde edilen delillerin ardından operasyon için düğmeye basıldı. İstanbul merkezli olmak üzere Ankara, Antalya, Balıkesir, Bursa ve İzmir illerinde toplam 63 adrese eş zamanlı baskın düzenlendi.
    Operasyon kapsamında 49 şüphelinin yakalanmasına yönelik adli işlemler yürütülürken, aramalarda el konulan dijital materyaller ve veri depolama aygıtları üzerindeki teknik incelemelerin titizlikle sürdüğü bildirildi.
  • Elektrikli Araç park halindeyken yandı: Son 6 ayda 8 araba yandı!

    Elektrikli Araç park halindeyken yandı: Son 6 ayda 8 araba yandı!

    Türkiye’de 3 binden fazla teslimatı gerçekleştirilen Çin menşeili Skywell ET5 model elektrikli SUV araçlarda yaşanan yangın vakalarına bir yenisi daha eklendi. İstanbul’da bir ET5’in daha alev almasıyla birlikte, aynı modelde son altı ayda kaydedilen yangın sayısı 8’e yükseldi.
    Peş peşe yaşanan yangınlar gözleri araçtaki batarya güvenliğine ve satış sonrası servislere çevirirken, distribütör ve kullanıcılar arasında ciddi bir görüş ayrılığı yaşanıyor.
    İşte Skywell ET5 yangınlarının perde arkası ve tarafların açıklamaları…

    Distribütör Ulu Motor: “Korsan Yazılım ve Dış Müdahale”

    Markanın Türkiye distribütörü Ulu Motor yetkilileri, araçlarda üretimden kaynaklanan ortak bir kronik arıza olmadığını savundu. Şirket tarafından yapılan açıklamalara göre yangınların olası nedenleri şu şekilde sıralandı:
    • Batarya Hasarı: İncelenen araçlardan dördünde ana bataryanın daha önce alttan ciddi darbeler aldığı tespit edildi.
    • Yetkisiz Onarım: Bir araçta yangından kısa süre önce ana batarya sökülmeden, uygunsuz koşullarda kaporta çektirme ve boya işlemi yapıldığı belirlendi.
    • Korsan Yazılım: Beş araçta Türkiye şartlarına uygun olmayan yetkisiz/korsan yazılımların yüklü olduğu, son yangında da bu ihtimalin öne çıktığı bildirildi.
    • Bakımsızlık: Standart dışı batarya soğutma sıvısı kullanımı ve periyodik bakımı aksatıldığı için zayıflayan 12 voltluk aküler de risk faktörü olarak gösterildi.

    Araç Sahipleri İse Tepkili: “Servis İlgisiz, Yazılım Eksik”

    Distribütörün “korsan yazılım ve dış müdahale” iddialarına araç sahiplerinden sert yanıt geldi. Tatilde aracı yanan bir ET5 kullanıcısı, aracına yetkili servis dışında hiçbir müdahale yapılmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
    “Aracıma bugüne kadar yetkili servis dışında müdahale edilmedi. Tatil öncesi bakımlarını bile yaptırdım. Ne korsan yazılım attırdım ne de bilinen bir hasarı oldu. Satarken güncelleme sözü verdiler ancak yazılım sorunlarını çözemedikleri için bazı kullanıcılar mecburen kendi başının çaresine bakıyor.”

    Son 6 Ayda Yaşanan 8 Yangın Vakası

    Türkiye genelinde yaşanan yangınların kronolojisi, sorunun hem park halinde hem de şarj esnasında ortaya çıktığını gösteriyor:
    • Mart 2026 / Kayseri: Araç park halindeyken yandı.
    • Mayıs 2026 / Diyarbakır: Araç park halindeyken yandı.
    • Haziran 2026 / İzmir: Araç park halindeyken yandı.
    • Temmuz 2026 / Konya: Araç şarj edilirken yandı.

    • Temmuz 2026 / Kayseri: Araç şarj edilirken yandı.
    • Temmuz 2026 / Muğla: Araç şarj edilirken yandı.
    • Ağustos 2026 / Ankara: Araç şarj edilirken yandı.
    • Ağustos 2026 / İstanbul: Araç şarj edilirken yandı.

    Resmi İnceleme ve Geri Çağırma Talebi

    ODMD verilerine göre Türkiye’de 3 bin 279 adet teslimatı yapılan Skywell ET5 için artık bireysel servis çağrılarının ötesinde resmi adımların atılması gerektiği vurgulanıyor.
    7223 sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu kapsamında, riskin devam etmesi durumunda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı’nın devreye girerek kapsamlı bir teknik inceleme başlatması ve gerekirse araçlar için “resmi geri çağırma” kararı alması bekleniyor.