Kategori: Dünya

  • Trump’a Suikast İddiası

    Trump’a Suikast İddiası

    Wall Street Journal’ın (WSJ) konuya yakın kaynaklara dayandırdığı haberine göre İsrail, İran’ın Trump’a yönelik yeni suikast planladığını iddia ettiği istihbaratı ABD ile paylaştı.

    WSJ’nin ulaştığı İsrail’in Washington Büyükelçiliği, konuya dair yorumda bulunmayı reddederken İran’ın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilciliği de sorulara dönüş yapmadı.>>>AA

  • CNN: ABD, diplomasiye zaman tanımak için arada İran’a saldırıları durduruyor

    CNN: ABD, diplomasiye zaman tanımak için arada İran’a saldırıları durduruyor

    CNN’in ABD’li bir yetkiliye dayandırdığı haberine göre, ABD ve İran arasında tansiyon yükselirken arka planda diplomasi de devam ediyor.

    Yetkili, “ABD kasten (İran’ı) vuruyor ve ardından gerilimden kaçınmak ve diplomasinin ilerlemesi için duruyor.” ifadesini kullandı.

    ABD-İran savaşını sonlandırmak için iki ülke, 14 Haziran’da İslamabad Mutabakatı’nı imzalamış, mutabakat ile nihai anlaşma için 60 günlük müzakere süresi öngörülmüştü.

    ABD ordusu, 8 Temmuz’da İran’a karşı yeni saldırılar başlatmış, İran da bu saldırılara misilleme olarak komşu ülkelerdeki ABD üslerini hedef almaya başlamıştı.>>>AA

  • Hamas Sözcüsü Kasım’ın İsrail’in aracına düzenlediği saldırıdan kurtulduğu belirtildi

    Hamas Sözcüsü Kasım’ın İsrail’in aracına düzenlediği saldırıdan kurtulduğu belirtildi

    Suudi Arabistan merkezli Al Arabiya televizyonunun Gazze’deki bir güvenlik kaynağına dayandırdığı habere göre, İsrail ordusu Kasım’ın aracını hava saldırıyla hedef aldı.

    Kasım’ın saldırı sırasında araçta bulunmadığı, korumasının ise hayatını kaybettiği ifade edildi.

    İsrail ordusu, 10 Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkese rağmen neredeyse her gün Gazze Şeridi’ne saldırılar düzenliyor.

    Son açıklanan resmi verilere göre, Gazze’de ateşkesten bu yana İsrail’in saldırılarında 1092 kişi yaşamını yitirdi, 3 bin 507 kişi yaralandı, enkaz altından ise 799 kişinin cansız bedeni çıkarıldı.

    İsrail’in Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda ise toplam can kaybı 73 bin 118’e, yaralı sayısı 173 bin 615’e yükseldi.>>>AA

  • Savunmada Türkiye-Azerbaycan Zirvesi

    Savunmada Türkiye-Azerbaycan Zirvesi

    Azerbaycan Savunma Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Hasanov, ülkeye ziyaret gerçekleştiren Bayraktar ile görüştü.

    Hasanov, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin diğer alanlarda olduğu gibi askeri alanda da başarıyla geliştiğini belirtti.

    Baykar’ın Türkiye savunma sanayisindeki önemli rolüne dikkati çeken Hasanov, ileri teknolojik yeniliklerin uygulanmasıyla ortak üretim kapasitesinin daha da artırılmasının önemini vurguladı.

    Savunmada Türkiye-Azerbaycan Zirvesi

    Bayraktar da gösterilen misafirperverlik dolayısıyla teşekkür ederek, karşılıklı ziyaretlerin Türkiye ile Azerbaycan arasındaki askeri ve askeri-teknik işbirliğinin güçlenmesine olumlu katkı sağladığını dile getirdi.

    Türkiye’nin Bakü Büyükelçisi Birol Akgün’ün de katıldığı görüşmede, insansız hava araçları, elektronik harp, insansız sistemler ve diğer savunma alanlarında işbirliği imkanları hakkında kapsamlı görüş alışverişinde bulunuldu.>>>AA

  • ABD-İran Hattında Diplomasi

    ABD-İran Hattında Diplomasi

    Amerikan Axios haber platformunun arabulucu ülkelerden iki kaynak ve bir ABD yetkilisine dayandırdığı haberinde, ABD ve İran arasında devam eden çatışmaların sonlandırılması çabalarının sürdüğü belirtildi.

    Bu çabalar arasında Katar, Pakistan ve diğer bölgesel arabulucuların, gerilimi azaltmaya ve nükleer anlaşma müzakerelerini yeniden canlandırmaya çalıştığı iddia edildi.

    Kaynaklar, Katar, Pakistan, Türkiye, Mısır ve Suudi Arabistan yetkililerinin, durumu sakinleştirmek amacıyla 8 Temmuz Çarşamba hem ABD hem de İran yetkilileriyle çok sayıda telefon görüşmesi yaptığını ileri sürdü.

    Arabuluculuk çabalarında yer alan bölgesel bir kaynak, “Öncelikle her iki tarafla da gerilimi azaltma konusunda anlaşmaya varmak ve ardından teknik ekipler arasında bir sonraki müzakere turu için bir tarih belirlemek üzere kapsamlı diplomatik çabalar sarf ediliyor.” dedi.

    Trump yönetiminin, dün, İran ile yaşanan gerilimler ve ileriye dönük yol haritası hakkında en üst düzey ulusal güvenlik ekibiyle bir toplantı yaptığı öne sürüldü.

    ABD’li bir yetkili, toplantıya ilişkin Trump yönetiminin nükleer anlaşmaya varmak için “hala bir çözüm bulmaya kararlı olduğunu ve teknik düzeyde görüşmelerin devam ettiğini” iddia etti.

    ABD-İran savaşını sonlandırmak için iki ülke, 14 Haziran’da İslamabad Mutabakatı imzalamış, mutabakat ile nihai anlaşma için 60 günlük müzakere süresi öngörülmüştü.

    ABD ordusu, 8 Temmuz’da İran’a karşı yeni saldırılar başlatmış, İran da bu saldırılara misilleme olarak komşu ülkelerdeki ABD üslerini hedef almaya başlamıştı.>>>AA

  • Türkiye Bölgenin Kilit Gücü

    Türkiye Bölgenin Kilit Gücü

    Başbakan Carney, resmi ziyaret kapsamında bulunduğu Suudi Arabistan’ın Cidde kentinde basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

    Cidde ziyaretinin önemine dair konuşan Carney, bölgedeki meselelere işaret ederek, “Orta Doğu’daki olası çözümler konusunda en etkili iki ülke Suudi Arabistan ve Türkiye’dir.” dedi.

    Kanada’nın Orta Doğu’yu “derinden önemsediğini” ve bölgesel güçlerle uzaktan eleştiri yapmak yerine doğrudan diyalog kurulması gerektiğini vurgulayan Carney, bu temasların ise Ottawa’nın söz konusu hükümetlerin yaptığı her şeyi onayladığı anlamına gelmediğini söyledi.

    Hükümetinin, önceki yönetimlerin aksine Suudi Arabistan’a yönelik açık eleştirilerden kaçınma yönündeki tutumu sorulan Carney, “Ülkelere uzaktan ders vermenin etkisiz bir strateji olduğunu görüyorum. Bu tatmin edicidir ama etkisizdir. Angajman ise etkili olabilir. Her zaman etkili olacağı veya belirleyici olacağı anlamına gelmez ama etkili olabilir.” değerlendirmesinde bulundu.

    İnsan haklarını, ulusların kendi kaderini tayin hakkını ve toprak bütünlüğünü derinden önemsediklerini dile getiren Carney, Ankara ziyareti sırasında Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile çözülmemiş konuları görüştüğünü ve doğrudan diyaloğun, Ottawa’dan sağlanması mümkün olmayacak olumlu bir sonuç verdiğini anlattı.

    Kanada Başbakanı Carney ayrıca ABD’ye olan aşırı bağımlılığı “temel bir itici güç” olarak nitelendirip Kanada’nın uluslararası ortaklıklarını çeşitlendirme çabalarına dikkati çekerek, “Buna aşırı bağımlıyız. Bu kanıtlandı. Her Kanadalı bunu çok güçlü bir şekilde kabul ediyor ve biz de çeşitlendirme arayışındayız.” şeklinde konuştu.>>>AA

  • İspanya’nın güneyindeki orman yangınında 11 kişi hayatını kaybetti

    İspanya’nın güneyindeki orman yangınında 11 kişi hayatını kaybetti

    Jandarma ve Sivil Koruma kurumlarından yapılan açıklamada, Los Gallardos’ta bu sabah başlayan orman yangınının en az 11 kişinin ölümüne yol açtığı bildirildi.

    Yangının çıktığı bölgede her birinin içinde birer ceset olan tamamen yanmış 3 aracın yanı sıra Bedar’a ulaşımı sağlayan yolun yakınında yanmış 8 cansız bedenin daha bulunduğu duyuruldu.

    Ölen kişilerin kimliklerinin tespiti için çalışma başlatıldığı, büyük çaplı felaketler konusunda uzmanlaşmış adli tıp ekibinin olay yerinde inceleme yaptığı bildirildi.

    Los Gallardos’taki orman yangınının, yol açtığı can kayıpları bakımından 17 Temmuz 2005’te Guadalajara’nın Riba de Saelices ilçesinde 11 kişinin hayatını kaybettiği yangınla kıyaslanabilecek düzeyde, ülke tarihindeki en trajik yangınların arasında yer aldığı bilgisi paylaşıldı.

    Endülüs özerk yönetimi hükümeti, Los Gallardos’taki orman yangınından dolayı bölgedeki 1400 kişinin tedbir amaçlı tahliye edildiğini, söndürme çalışmalarına Askeri Acil Durum Biriminin (UME) de 70 araç ve 200 personelle katıldığını açıkladı.

    Endülüs bölgesinde Almeria dışında Malaga kenti çevresinde de devam eden orman yangınlarını söndürmek için karadan ve havadan çalışmalar sürüyor.>>>AA

  • BM’den Çarpıcı Batı Şeria Raporu

    BM’den Çarpıcı Batı Şeria Raporu

    Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) tarafından hazırlanan güncel saha raporu, bölgedeki şiddet sarmalının ulaştığı yıkıcı bilançoyu ve Filistinli toplulukların karşı karşıya kaldığı zorunlu göç dalgasını tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor.

    Sahadan alınan koordinat ve verilerle desteklenen rapor, özellikle kritik bölgelerde Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin baskısının planlı şekilde bölgeyi Filistinlilerden arındırma politikasına dönüştüğünü gösteriyor.

    OCHA’nın paylaştığı verilere göre, Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, Ocak 2023 ile Nisan 2026 arasındaki dönemi kapsayan süreçte can kaybı, yaralanma veya doğrudan mülk hasarıyla sonuçlanan 5 bin 336 saldırı gerçekleştirdi.

    Bu saldırılar neticesinde 36’sı doğrudan Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, 17’si İsrail güçleri ve 11’i ise her iki grubun müdahalesiyle olmak üzere toplam 64 Filistinli hayatını kaybetti.

    Aynı dönemde yaralanan Filistinlilerin sayısı 5 bin 173’e ulaşırken, bu yaralanmaların büyük bir kısmı İsrail güvenlik güçlerinin müdahaleleri sırasında yaşandı.

    İsraillilerin taciz ve saldırıları her geçen yıl katlanarak arttı

    Şiddet olaylarının yıllara göre dağılımı incelendiğinde, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerden kaynaklanan taciz ve saldırıların her geçen yıl katlanarak arttığı görülüyor.

    2023 yılında 1291 olarak kaydedilen saldırı sayısı, 2024’te 1449’u bulurken, 2025 yılında ise 1835’e yükselerek zirve noktasına ulaştı.

    2026’nın ilk dört aylık döneminde dahi 761 yeni saldırının raporlanması, bölgedeki tehlikeli gidişatın kesintisiz bir şekilde sürdüğünü kanıtlıyor.

    Zorunlu göç

    Fiziksel şiddet ve sistematik yıldırma politikaları, Batı Şeria genelinde benzeri görülmemiş bir zorunlu göç hareketini de beraberinde getirdi.

    OCHA verileri, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin şiddet eylemlerinin yanı sıra İsrail ordusunun kurduğu askeri kontrol noktaları, ilan ettiği yasaklı tatbikat alanları ve Utanç Duvarı gibi fiziki engeller yüzünden 5 bin 900’den fazla Filistinlinin yaşam alanlarını terk etmek zorunda kaldığını belgeliyor.

    Bölgedeki Filistinli toplulukların genel durumuna bakıldığında, saldırılardan etkilenen köylerin ve yerleşimlerin yüzde 38’inin tamamen haritadan silindiği ve göç ettiği, yüzde 62’sinin ise kısmi olarak yerinden edildiği görülüyor.

    Özellikle 2026’nın ilk dört ayında yerinden edilenlerin sayısının 1986 kişiyle rekor seviyeye ulaşması krizin derinliğini artırıyor.

    Ramallah, Nablus ve El Halil en çok hedef alınan bölgeler

    Saldırıların coğrafi haritası çıkarıldığında, Batı Şeria’nın Ramallah, Nablus ve El Halil kentlerinin en yoğun hedef alınan bölgeler olması dikkati çekiyor.

    Ramallah, 1352 saldırı ve buna bağlı 1828 yerinden edilme vakasıyla listenin başında yer alırken, onu 1226 saldırıyla Nablus ve 935 saldırıyla El Halil takip ediyor.

    Eriha bölgesi ise 195 saldırıya maruz kalmasına rağmen maruz kaldığı stratejik baskı nedeniyle 920 kişinin yerinden edilmesine yol açarak göç oranında ikinci sıraya yerleşmiş durumda.

    77 bin zeytin ağacı ve fidanı yakıldı

    BM raporunda yer alan veriler, şiddetin sadece insani boyutla sınırlı kalmayıp Filistinlilerin ekonomik varlıklarını ve geçim kaynaklarını da baltaladığını gösteriyor.

    Üç yılı aşkın sürede Filistinli çiftçilere ait yaklaşık 77 bin zeytin ağacı ve fidanı Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler tarafından kesildi ya da yakıldı; sivil halka ait 2 bin 400’den fazla araç ise kullanılamaz hale getirildi.

    Harita analizleri, Oslo Anlaşması’na göre İsrail’in tam kontrolünde bulunan C Bölgesi’ndeki askeri atış alanları, daimi kontrol noktaları ve Ekim 2023 sonrasında hızla inşa edilen yeni yasa dışı ileri karakolların, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin şiddetine korunaklı bir lojistik zemin hazırladığını net bir şekilde ortaya koyuyor.

    İsrail’in Gazze Şeridi’ne saldırı başlattığı Ekim 2023’ten bu yana işgal altındaki Batı Şeria ile Doğu Kudüs’te de İsrail ordusu ile Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırılarında ciddi bir artış yaşanıyor.

    Filistin resmi verilerine göre, söz konusu tarihten bu yana Batı Şeria’da 1179 Filistinli hayatını kaybetti, 12 binden fazla kişi yaralandı. İsrail güçlerinin düzenlediği operasyonlarda yaklaşık 24 bin Filistinli gözaltına alınırken, 33 bin kişi ise yerinden edildi.>>>AA

  • Enkazdan Çıkan Acı Hikaye

    Enkazdan Çıkan Acı Hikaye

    Venezuela’nın başkenti Caracas’taki Domingo Luciani Devlet Hastanesi’nde tedavi gören ve depremde bacağını kaybeden 17 yaşındaki Arellano, enkaz altında geçirdiği yaklaşık 3 günü ve yaşadıklarını AA muhabirine anlattı.

    Arellano, La Guaira’nın La Paez Mahallesi’nde çöken 14 katlı binanın 3. katında yaşadıklarını, deprem olduğunda annesi, ağabeyi ve köpeğiyle evde olduğunu belirtti.

    Venezuelalı genç kız, ilk depremde binadan çıkmak için kapıya yöneldiklerini ancak bir dakikadan az sürede meydana gelen ikinci deprem nedeniyle annesiyle yemek masasının altına, ağabeyinin de köpeğiyle kapı eşiğine sığındığını aktardı.

    Arellano, “Masanın altına girdiğimizde, beton parçalarının düştüğünü gördük ve ağabeyimin üzerine çok sayıda beton parça düştü. İkinci deprem, her şeyi üzerimize yıkan dalga oldu. Annem beni kucakladı ve cenin pozisyona geçti. Bu da tüm enkazın ve yemek masasının onun üzerine yıkılmasına neden oldu. Yani beni korudu ve hayatımı kurtardı.” dedi.

    Binanın üzerlerine yıkıldığını söyleyen Arellano, “Annemin burnundan ve kulaklarından kan gelmeye başladı. Ona dayanmasını, henüz gitmemesini, birazcık daha beklemesini söylüyordum ama annem beni çok sevdiğini söyledi ve ardından hayatını kaybetti.” diye konuştu.

    Arellano, köpeğinin de bir süre havladıktan sonra sustuğunu belirterek “Köpeğimin adı Milo’ydu ve ona ‘Milo, beni bekle, ölme’ diyordum, o da bana havlayarak karşılık veriyordu.” ifadelerini kullandı.

    Enkazdan Çıkan Acı Hikaye

    “Üç gün enkaz altında kaldım”

    Deprem sırasında babasının işte, kız kardeşinin ise dedesiyle olduğunu söyleyen Arellano, “Üç gün enkaz altında kaldım. Beni 26 Haziran’da, sabah saat 08.00 civarında çıkardılar. Zorlu üç gündü. Yiyeceğim ve suyum yoktu ve üzerimde hayatını kaybeden annem vardı.” dedi.

    Arellano, enkazda geçirdiği ilk gün çok çaresiz hissettiğini, daha sonra kendisini sakinleştirip umutlu olmaya çalıştığını dile getirerek şöyle devam etti:

    “Telefonum yanımdaydı. Bu yüzden sıcak bastığındaki sıcaklık korkunçtu, dayanabilmek için telefonumun kılıfıyla kendimi serinletiyordum. Uyumaktan korkuyordum çünkü gözlerimi kapatırsam belki bir daha açamayacağımı düşünüyordum.”

    Üçüncü gün aynı binada 5. katta yaşayan bir arkadaşının sesini duyduğunu söyleyen Arellano, “Onun sesini duyduğumda bu, bir yaşam umudu oldu çünkü kurtarma ekiplerinin seslerini duyduğunu söylüyordu. İkimiz de “Buradayız!” diye bağırmaya başladık ve tam o sırada babam geldi. Mahalle sakinleri ve itfaiyecilerin yardımıyla beni çıkardılar.” diye konuştu.

    Arellano, annesini sıkı sıkıya tuttuğu bacaklarından zor ayırabildiklerini anlatarak “Aşağıdan onları az çok görebileceğim bir delik açmayı başardıklarında bana ilk verdikleri şey, birazcık su oldu. Çok susuz kalmıştım; üç gündür yemeden, içmeden ve uyumadan duruyordum. Ölmek istemediğim için vakit geçmesinden ve beni bulamamalarından korkuyordum.” ifadelerini kullandı.

    Enkazdan Çıkan Acı Hikaye

    “Babamın sesi, onu ilk duyduğum gün dayanabilmem için ihtiyacım olan şeydi”

    Enkaz altından zorlukla çıkarıldığını söyleyen Arellano, “Babamın sesi, onu ilk duyduğum gün daha fazla dayanabilmem için ihtiyacım olan şeydi. Çünkü artık pes ediyordum ama onun babam olduğunu duyduğumda ve beni çıkaracağını, biraz daha dayanmamı söylediğinde güç topladım ve çıkmayı başardım.” dedi.

    Arellano, La Guaira’dan Caracas’taki hastaneye nakledilmesini, “Beni çıkardıklarında hastaneye götürdüler ve bacağımdan ameliyat ettiler, sağ bacağım ampute edildi. Bacağımı ampute ettiklerini bana söylemek istemiyorlardı. Ben de bacağımı ampute ettiklerini zaten bildiğimi söyledim.” ifadeleriyle anlattı.

    “Sarsıntı o kadar güçlüydü ki, beni duvara çarptı”

    Aynı hastanede tedavi gören Yeri Barbosa da depremden önce şiddetli yağmur yağdığını ve atan sigortaları kontrol etmek için dışarı çıktığında depreme yakalandığını, önce başının döndüğünü sandığını ancak sarsıntı şiddetlendikçe bunun, deprem olduğunu anladıklarını söyledi.

    Deprem anında koşmaya çalıştığını ifade eden 45 yaşındaki Barbosa, “Sarsıntı o kadar güçlüydü ki, beni duvara çarptı. Beni üç kez yukarı fırlatıp yere vurdu. İkinci düşüşümde bacağımın kırıldığını hissettim. Sarsıntı hafifleyip durduğunda, sürünerek ilerlemeye çalıştım çünkü binada olan kızlarımın yanına gitmek istiyordum.” diye konuştu.

    Enkazdan Çıkan Acı Hikaye

    Barbosa, insanların can havliyle çaresizce etrafta koşuşturduğunu söyleyerek “Tüm bunlar olurken ben yerde acı içinde yatıyordum. İnsanlar o korku ve panikle sadece üstümden basıp geçiyordu. O an bunun nedenini anlayamamıştım ama bugün artık çok iyi anlıyorum ki, herkes sadece kendi canını kurtarmanın peşindeydi.” değerlendirmesini yaptı.

    Kızlarını canlı görünce sakinleştiğini söyleyen Barbosa, kendisini bir kişinin hastaneye götürmeye çalıştığını ancak La Guaira’da yollar yarıldığı için hastaneye ulaşamadığını, şehirde nereye yönelseler, gittikleri yerin enkaza dönmüş olduğunu gördüklerini aktardı.

    “Binaların hala yavaş yavaş yıkılmaya devam ettiği görülüyordu.” diyen Barbosa, kendisine yardım etmeye çalışan kişinin birçok kez hastaneye ulaşmaya çalıştığını ama hem yolların hem de yıkılan binaların buna fırsat vermediğini kaydetti.

    “La Guaira ve Chacao’dan sevk edilen 300’den fazla hastaya hizmet verdik”

    Enkazdan Çıkan Acı Hikaye

    Domingo Luciani Hastanesi Müdüresi Maurilina Guzman da hastanede aylık yaklaşık 30 bin hastanın tıbbi hizmet aldığını, 11 bin ila 15 bin arasında kişiye hizmet verme kapasitesine sahip bir acil servislerinin olduğunu söyledi. Guzman, “Deprem sırasında, tüm uzmanlık ekiplerimizle kesintisiz 24 saat boyunca sürekli bir çalışma yürüttük. La Guaira’dan ve Chacao Belediyesi’nden sağlık merkezimize sevk edilen 300’den fazla hastaya hizmet sunduk.” dedi. Venezuelalı doktor, depremin ardından travma servisi tarafından müdahale edilen yaklaşık 200 vakanın bulunduğunu sözlerine ekledi.>>>AA

  • Belçika Başbakanı De Wever, NATO Ankara Zirvesi’nin başarılı geçtiğini söyledi

    Belçika Başbakanı De Wever, NATO Ankara Zirvesi’nin başarılı geçtiğini söyledi

    Ulusal basında yer alan haberlere göre De Wever, Savunma Bakanı Theo Francken ve Dışişleri Bakanı Maxime Prevot ile zirvenin ardından yaptığı açıklamada, 32 NATO üyesi ülkenin liderlerini bir araya getiren toplantıda “yanlış nota” yaşanmadığını söyledi.

    ABD Başkanı Donald Trump’ın zirve öncesinde Avrupa müttefiklerini İran’a karşı yeterince destek vermemekle eleştirdiğini, Grönland konusundaki söylemlerini yinelediğini ve ABD’nin İran’a düzenlediği saldırılar nedeniyle zirvenin gölgelendiğini dile getiren De Wever, buna karşın çalışma oturumlarının bu gelişmelerden olumsuz etkilenmediğini ifade etti.

    De Wever, zirvenin hem salondaki görüşmeler hem de kabul edilen sonuçlar açısından başarılı geçtiğini, Trump’ın da kapanış konuşmasında zirvenin sonuçlarından memnuniyet duyduğunu söylediğini aktardı.

    Belçika Başbakanı, NATO müttefiklerinin 2026 ve 2027 yıllarında Ukrayna’ya 70’er milyar avroluk yeni askeri destek paketi sağlanması konusunda geniş mutabakata vardığını anımsatarak, müttefikler arasında hedeflere ulaşma yöntemleri konusunda farklı görüşler bulunsa da genel strateji konusunda ortak anlayışın korunduğunu kaydetti.

    Zirvede yaptığı konuşmada iki kez “karşılıklı saygı” çağrısında bulunduğunu vurgulayan De Wever, savunma harcamalarının artırılmasına yönelik kamuoyu desteğinin ancak müttefiklerin birbirlerine baskı yapan taraflar olarak değil, gerçek ortaklar olarak hareket etmesiyle sağlanabileceğine dikkati çekti.

    De Wever, ABD’nin zirve sırasında İran’a düzenlediği saldırılar hakkında NATO müttefiklerine önceden bilgi verilmediğini belirterek, benzer şekilde ABD ve İsrail’in daha önce başlattığı operasyonlar öncesinde de müttefiklere danışılmadığını hatırlattı.

    Başbakan De Wever, Avrupa’nın daha fazla sorumluluk üstlenmesi istenirken, önemli güvenlik kararlarının dışında bırakılmasının bazı müttefiklerde rahatsızlık yarattığını kaydetti.

    Buna rağmen zirvedeki görüş alışverişinin ölçülü ve yapıcı geçtiğinin altını çizen De Wever, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’ye güvendiğini söyledi.

    De Wever, Rutte’nin İttifak’ı zorlu bir dönemde bir arada tutma çabalarını takdir ettiğini sözlerine ekledi.>>>AA

  • Dünyanın en kalabalık ülkesi belli oldu! Türkiye kaçıncı sırada?

    Dünyanın en kalabalık ülkesi belli oldu! Türkiye kaçıncı sırada?

    Birleşmiş Milletler nüfus tahminlerine göre, 2025 yıl ortasında dünya nüfusu 8 milyar 231 milyon 613 bin 70 kişi olarak hesaplandı. Türkiye, sahip olduğu nüfusla dünya toplam nüfusunun yaklaşık yüzde 1’ini oluşturdu.

    Dünya nüfus sıralamasında ilk sırada:

    1 milyar 463 milyon 865 bin 525 kişiyle Hindistan yer aldı.

    Hindistan’ı 1 milyar 416 milyon 96 bin 94 kişiyle Çin, 347 milyon 275 bin 808 kişiyle ABD takip etti.

    Bu üç ülkenin toplam nüfusu, dünya nüfusunun yüzde 39,2’sini oluşturdu.

    Türkiye’de çocuk nüfus oranı dünya ortalamasının altında

    Verilere göre Türkiye’de 0-17 yaş grubundaki çocukların toplam nüfus içindeki oranı yüzde 24,8 oldu.

    Dünya genelinde bu oran yüzde 29,3 olarak hesaplanırken, Türkiye’nin çocuk nüfus oranı dünya ortalamasının altında kaldı.

    Avrupa Birliği ülkeleriyle karşılaştırıldığında ise Türkiye’nin çocuk nüfus oranının 27 AB ülkesinin tamamından daha yüksek olduğu görüldü.

    Genç nüfusta Türkiye AB ortalamasının üzerinde

    15-24 yaş grubundaki genç nüfus oranı Türkiye’de yüzde 14,8 olarak belirlendi. Dünya genç nüfus ortalaması yüzde 15,6 olurken Türkiye bu oranın altında kaldı.

    Buna rağmen Türkiye’nin genç nüfus oranı, AB üyesi 27 ülkenin oranlarının üzerinde yer aldı.

    Yaşlı nüfus artıyor

    Türkiye’nin yaşlı nüfus oranı ise yüzde 11,1 olarak hesaplandı. Dünya genelinde 65 yaş ve üzeri nüfusun ortalaması yüzde 10,4 olurken, Türkiye bu oranın üzerinde çıktı.

    Yaşlı nüfus oranının en yüksek olduğu ülke yüzde 36 ile Monako olurken, Japonya yüzde 30 ile ikinci sırada yer aldı.

  • Almanya’dan Savunma Hamlesi

    Almanya’dan Savunma Hamlesi

    Merz, Federal Meclis’te yaptığı açıklamada, NATO Zirvesi’nin beklentilerinin ötesinde olumlu sonuçlarla tamamlandığını ifade ederek, İttifak’ın “birlik içinde, güçlü ve özgüvenli” olduğunu dile getirdi.

    Avrupa ülkelerinin savunmada daha fazla sorumluluk üstlenmesi yönünde ortak irade ortaya koyduğunun altını çizen Merz, Almanya’nın savunma harcamalarını, hedeflenen süreden önce gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 5’i seviyesine çıkaracağını belirtti.

    Savunmaya ayrılan kaynakların gerekliliğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Merz, “Özgürlük ve barış içinde yaşamazsak en iyi sosyal güvenlik sisteminin bile bir anlamı olmaz.” dedi.

    ABD ile NATO Zirvesi kapsamında varılan mutabakata da değinen Merz, Almanya’nın, ABD’den Tomahawk seyir füzeleri satın alacağını ve bu füzelerin ülkede konuşlandırılacağını söyleyerek, “Böylece savunmamızdaki önemli bir stratejik boşluğu kapatıyoruz. Aynı zamanda kendi Avrupa sistemlerimizi geliştirmek ve Avrupa’da konuşlandırmak için de çalışacağız.” ifadelerini kullandı.

    NATO’nun transatlantik bir ittifak olmaya devam edeceğini vurgulayan Merz, Avrupalı ülkelerin güvenliklerini başkalarına bırakamayacağını belirterek “Kendi güvenliğimizden öncelikle biz sorumluyuz.” diye konuştu.

    Merz, Almanya’nın savunma sanayisini de güçlendirmeyi hedeflediğini aktararak, Kanada’nın Alman ve Norveçli şirketlerden oluşan konsorsiyuma 12 denizaltı siparişi vermesinin, ülke tarihinde savunma sanayisi alanındaki en büyük uluslararası ihracat anlaşmalarından biri olduğunu ve bunun uzun yıllar boyunca binlerce kişiye istihdam sağlayacağını dile getirdi.

    Konuşmasında hükümetin ekonomi, vergi, emeklilik ve sağlık alanlarında kapsamlı reformlar hazırladığını da anlatan Merz, Almanya’nın karşı karşıya olduğu güvenlik ve ekonomik sorunların ancak yapısal reformlarla aşılabileceğini kaydetti.>>>AA

  • Netanyahu’nun ABD’yi ziyaret ederek Trump ile Türkiye’nin F-35’lere erişimini görüşeceği iddia edildi

    Netanyahu’nun ABD’yi ziyaret ederek Trump ile Türkiye’nin F-35’lere erişimini görüşeceği iddia edildi

    İsrail’in Yedioth Ahronoth gazetesinin haberine göre, İsrail güvenlik kabinesi 7 Temmuz Salı akşamı yapılan toplantıda, ABD ile Türkiye arasındaki F-35 savaş uçağı müzakerelerine ilişkin değerlendirmeleri dinledi.

    ABD’nin Türkiye’ye F-35’leri vermemesini sağlamak için büyük çaba gösteren Tel Aviv yönetimi, eğer bu çabasında başarısız olursa en azından uçakların özellikleri düşürülmüş versiyonlarının Türkiye’ye verilmesi için çalışıyor. İsrailli üst düzey bir yetkili, ABD Başkanı Trump’ın uçakların teslim edilmesi öncesinde hala bazı şartlar öne sürebileceğini savundu. İsrail’in hava üstünlüğünü koruyacağına inandığını söyleyen İsrailli yetkili, anlaşmanın hala önüne geçilebileceğini ileri sürerek “Bu uçağın pek çok versiyonu mevcut, biz de mümkün olduğunca bu süreci etkilemeye çalışıyoruz.” ifadesini kullandı.

    Bir başka İsrailli yetkili ise anlaşmanın henüz sonuçlanmadığını öne sürerek İsrail Başbakanı Netanyahu’nun “muhtemelen gelecek hafta” ABD’ye giderek Trump ile görüşmesinde bu konuyu gündeme getireceğini iddia etti.

    Öte yandan, İsrail’in “niteliksel askeri üstünlüğünün (QME)” korunmasına ilişkin mevzuatı kullanarak Ankara ile Washington arasındaki anlaşmayı bozmak için Kongre ile işbirliği yapacağı aktarıldı. ABD silah transferlerine ilişkin mevzuata göre “niteliksel askeri üstünlük”, İsrail’in Orta Doğu’daki herhangi bir ülkeye karşı askeri üstünlüğünü korumasını güvence altına almayı amaçlıyor. ABD Başkanı Trump’tan Türkiye’nin F-35 programına yeniden dönebileceğine yönelik sinyaller gelmesinin hemen ardından başta Netanyahu olmak üzere İsrailli siyasiler buna karşı olduklarını dile getirdi. Netanyahu, Ankara’daki NATO zirvesi öncesinde ve sırasında ABD medyasına röportajlar vererek Türkiye’nin F-35’lere erişimine izin verilmemesi çağrısı yaptı.>>>AA

  • İran, İngiltere Büyükelçisi’ni Dışişleri Bakanlığına çağırdı

    İran, İngiltere Büyükelçisi’ni Dışişleri Bakanlığına çağırdı

    Mehr Haber Ajansına göre, Dışişleri Bakanlığı Batı Avrupa Genel Müdürü Alirıza Yusefi, Büyükelçiye İran’ın İngiltere’nin tutumuna ilişkin protesto notası iletti.

    Açıklamada, İngiliz yetkililerin İran’ın İngiltere’de güvenliği hedef alan eylemler planladığı yönündeki iddialarının “asılsız ve gerçek dışı” olduğu savunuldu.

    Bu suçlamaların, İngiltere’nin uluslararası hukuka aykırı politikaları ile ABD ve İsrail’e verdiği desteğe yönelik eleştirilerden kaçma amacı taşıdığı öne sürüldü. İran tarafı ayrıca İngiltere’yi, “İran karşıtı terör ağlarına ve şiddet yanlısı gruplara ev sahipliği yapmak ve destek vermekle” suçlayarak Londra yönetimine bu faaliyetleri durdurma çağrısında bulundu. Açıklamada, İngiltere’nin İsrail tarafından finanse edildiği ve yönlendirildiği öne sürülen söz konusu ağlara ev sahipliği yapmasının, uluslararası hukuktan kaynaklanan terörizmi desteklememe yükümlülüğüyle bağdaşmadığı iddia edilerek, bu durumun bir an önce sona erdirilmesi gerektiği kaydedildi.>>>AA

  • Çin’in güneyinde şiddetli yağışların yol açtığı sellerde 39 kişi öldü

    Çin’in güneyinde şiddetli yağışların yol açtığı sellerde 39 kişi öldü

    Xinhua’nın yerel yetkililerin açıklamalarına dayandırdığı haberde, bölgede aşırı yağışların sellere yol açtığı belirtildi.

    Haberde, sellerde, bazıları Nanning kentindeki barajda oluşan yarık nedeniyle olmak üzere 39 kişinin öldüğü, 9 kişinin kaybolduğu ifade edildi.

    Çin’in güneyinde günlerdir süren seller nedeniyle Guangşi Cuang Özerk Bölgesi’ne bağlı Nanning kentinde bulunan Liulan Barajı’nda yarık oluştuğu ve yüzlerce kişinin tahliye edildiği duyurulmuştu.

    Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, sel nedeniyle tarım arazilerinin ve telefon direklerinin sular altında kaldığı, bazı kişilerin çatıların üzerinde yardım istediği görülmüştü.>>>AA

  • ABD Başkanı Trump: İran bir anlaşma yapmayı çok istiyor

    ABD Başkanı Trump: İran bir anlaşma yapmayı çok istiyor

    Trump, 36.⁠ ⁠NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi için bulunduğu Türkiye’den ABD’ye dönüş yolunda Air Force One uçağında gazetecilere yaptığı açıklamada, ABD’nin İran’a yönelik son askeri operasyonlarını, NATO Ankara Zirvesi’ni ve ABD-Türkiye ilişkilerini değerlendirdi.

    Trump, ABD’nin İran’a yönelik saldırılarına ilişkin “Onlar bize her vurduğunda biz 20 katıyla karşılık vereceğimizi söyledim ve dün gece bunu yaptık.” dedi.

    İran’ın da bazı adımlar attığını ancak bunların ABD saldırılarına karşılık niteliğinde olduğunu belirten Trump, “Askeri açıdan zaten kazandık. Ellerinde çok az şey kaldı.” ifadelerini kullandı.

    Trump, “Bir anlaşma yapmayı çok istiyorlar. Kısa süre önce aradılar. Anlaşmayı o kadar çok istiyorlar ki. Sadece buna değer olup olmadıklarını bilmiyorum. Yapılacak bir anlaşmaya sadık kalacaklarından emin değilim. Sorun da bu.” diye konuştu. İran’ın ticari gemilere yönelik saldırılarının sorulması üzerine ise Trump, “Dürüst olmak gerekirse bu biraz çılgınca. Biraz dengesiz davranıyorlar ama yine de anlaşmayı çok istiyorlar.” yanıtını verdi.

    “Türkiye ile çok iyi ticaret anlaşmaları yaptık”

    Donald Trump, NATO Ankara Zirvesi’nin son derece verimli geçtiğini belirterek, Türkiye ile ilişkilerden de övgüyle söz etti. “İki çok iyi gün geçirdik.” diyen Trump, “Türkiye ile çok iyi ticaret anlaşmaları yaptık. Çok iyi bir ortak oldular.” ifadelerini kullandı. Trump, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan için “Bu arada kendisi harikaydı.” dedi.

    Trump, Suriye ve Ukrayna liderleriyle yaptığı görüşmelerden memnun

    ABD Başkanı, zirve kapsamında görüştüğü Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara hakkında da olumlu değerlendirmelerde bulundu. Şara’nın ülkesini birleştirme konusunda başarılı olduğunu ifade eden Trump, “Harika bir iş çıkardı. Suriye’yi birleştirdi.” açıklamasında bulundu. Trump ayrıca Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile de “çok iyi bir görüşme” gerçekleştirdiğini söyledi.

    NATO Ankara Zirvesi için birlik ve beraberlik vurgusu

    Zirvede Avrupa müttefiklerinin savunma harcamaları konusunda önemli adımlar attığını ifade eden Trump, “Bugün büyük bir birlik ve beraberlik vardı. NATO gerçekten uzun bir yol katetti.” değerlendirmesinde bulundu. ABD’nin yıllardır ittifak içinde adil olmayan bir mali yük üstlendiğini savunan Trump, Avrupa ülkelerinin daha fazla savunma harcaması yapma yönünde taviz verdiğini söyledi. Trump, “Bugünkü toplantı birçok meseleyi çözdü. İnsanlar ABD’ye uzun zamandır adil davranılmadığını anladı.” ifadelerini kullandı. ABD Başkanı ayrıca İran konusunun “bir savaş değil, İran’ın nükleer silahlardan arındırılması meselesi” olduğunu iddia ederek, “Bence herkes bundan memnun olmalı.” dedi.>>>AA

  • İsrail’de Kırmızı Alarm

    İsrail’de Kırmızı Alarm

    İsrail merkezli “Walla” internet sitesinin ismi açıklanmayan bir güvenlik kaynağına dayandırdığı habere göre, İsrail ordusu, ABD’nin İran’daki hedeflere yönelik saldırı raporları çerçevesinde Tahran’ın verebileceği muhtemel yanıtlara karşı teyakkuza geçti.

    Güvenlik kaynağı, ordunun hazırlıklarına ilişkin yaptığı açıklamada, “İsrail ordusunun hazırlıkları, tüm savunma sistemlerinin gerek ‘üçüncü çember’ (İran) gerekse Lübnan’dan gelebilecek her türlü senaryoya karşı tam hazır duruma getirilmesini kapsamaktadır.” ifadesini kullandı.

    “Olağan dışı bir hareketlilik gözlenmedi”

    Söz konusu kaynak, askeri hazırlıklara rağmen şu anki aşamada İran tarafında İsrail’e yönelik bir füze fırlatma hazırlığı veya olağan dışı bir hareketliliğin tespit edilmediğini vurguladı.

    Kaynak ayrıca, ABD ordusunun İran’da gerçekleştirdiği saldırının boyutunun henüz tam olarak netleşmediğini, bu nedenle İran’ın vereceği yanıtın niteliğini kestirmenin şu an için mümkün olmadığını ifade etti.

    Devrim Muhafızları ve İHA üsleri hedef alındı

    Öte yandan İsrail’in “Kanal 12” televizyonuna konuşan ve adı açıklanmayan bir ABD’li yetkili, Amerikan hava saldırılarında İran’ın Buşehr bölgesindeki Devrim Muhafızları Ordusu’na ait üsler ile insansız hava aracı (İHA) fırlatma platformlarının da hedef alındığını aktardı.

    Çarşamba gecesi İran’ın güney ve güneydoğusundaki birçok kentte patlama sesleri duyulmuş, ardından ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran’a yönelik yeni hava saldırıları düzenlendiğini duyurmuştu.

    CENTCOM’dan yapılan açıklamada, saldırıların “Silahlı Kuvvetler Başkomutanı” ABD Başkanı Donald Trump’ın talimatıyla, “İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüsefer serbestisini tehdit etme kabiliyetini daha da zayıflatmak” amacıyla gerçekleştirildiği belirtildi.

    Hürmüz Boğazı askeri hedefleri vuruldu

    ABD makamları hedef alınan noktalara ilişkin detaylı bilgi vermezken, Amerikan “Axios” haber sitesine konuşan bir ABD’li yetkili, Amerikan ordusunun Hürmüz Boğazı’ndaki İran askeri hedeflerini vurduğunu kaydetti.

    ABD Başkanı Donald Trump, çarşamba günü erken saatlerde yaptığı açıklamada, Washington’ın “Tahran’ın Hürmüz Boğazı bölgesindeki gemilere yönelik saldırılarına yanıt” olarak nitelediği bombardımanların ardından, aynı gece İran’a yönelik yeni ve güçlü bir darbe daha indirebileceklerini söylemişti.

    Trump ayrıca, Washington ile Tahran arasında 18 Haziran’da imzalanan mutabakat zaptının kendisi için “hükmünü yitirdiğini” ifade etmişti.>>>AA

  • ABD’den Suriye Kararı

    ABD’den Suriye Kararı

    Suriye Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, söz konusu adımın “iki ülke arasında diyalog ve karşılıklı saygıya dayalı ilişkilerin seyrinde önemli bir gelişme” olduğu belirtildi.

    Açıklamada, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile ABD Başkanı Donald Trump arasında Ankara’daki NATO zirvesi kapsamında gerçekleştirilen görüşmenin ardından, Washington’ın 1979 yılından bu yana yürürlükte olan “Suriye’nin teröre destek veren ülkeler listesinden çıkarılması” sürecini başlatmasından duyulan memnuniyet ifade edildi.

    “Ekonomik toparlanmaya katkı sağlayacak”

    ABD Başkanı Trump’ın bu yöndeki niyetini Kongre’ye bildirmesinin de memnuniyetle karşılandığı aktarılan açıklamada, şu değerlendirmelere yer verildi:

    “Bu adım, diyalog, karşılıklı saygı ve ortak çıkarlara dayalı Suriye-ABD ilişkilerinin seyrinde önemli bir gelişmeyi temsil etmektedir. Bu sınıflandırmanın kaldırılması ve yaptırımlara son verilmesi, ekonomik toparlanma fırsatlarının artmasına, yeniden imar için gerekli ortamın hazırlanmasına, ticaret ve yatırımın teşvik edilmesine katkı sağlayacaktır. Bu durum Suriye halkının çıkarlarına hizmet edecek, bölgede güvenlik ve istikrarı destekleyecektir.”

    Açıklamada ayrıca, Şam yönetiminin iki ülke ilişkilerini geliştirmek, barış, kalkınma ve refahı sağlamak amacıyla ABD ile yapıcı çalışmalara devam etmeyi arzuladığı kaydedildi.

    “Suriye tarihinde kara bir sayfayı kapattık”

    Öte yandan Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, karardan duyduğu memnuniyeti ifade etti.

    Şeybani, şu ifadelere yer verdi:

    “Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın direktifleri doğrultusunda, eski rejimin politikaları nedeniyle 1979 yılında Suriye’ye dayatılan bu sınıflandırmanın kaldırılmasıyla, ülkemizin tarihinde kara bir sayfayı kapatmış bulunuyoruz. Bu karardan dolayı başta Başkan Trump liderliğindeki ABD’ye, dostum Dışişleri Bakanı Marco Rubio’ya, Değerli Büyükelçi Tom Barrack’a ve Suriye’nin yanında duran herkese teşekkür ve şükranlarımı sunuyorum.”

    Şeybani, paylaşımında ayrıca Cumhurbaşkanı Şara ile birlikte uçakta söz konusu karar mektubunu inceledikleri ve gösterdikleri bir fotoğrafa da yer verdi.>>>AA

  • Hamas heyeti, ateşkes müzakereleri için Kahire’ye ulaştı

    Hamas heyeti, ateşkes müzakereleri için Kahire’ye ulaştı

    Hamas Siyasi Büro Başkanı’nın Basın Danışmanı Tahir en-Nunu, yaptığı yazılı açıklamada, Halil el-Hayye liderliğindeki heyetin, arabulucularla bir araya gelmek üzere Kahire’de olduğunu belirtti. Nunu, ziyaretin amacının “ateşkesi kalıcı hale getirmek ve anlaşmanın ikinci aşamasına geçiş hususunda uzlaşı sağlamak üzere müzakereleri tamamlamak” olduğunu ifade etti.

    Açıklamasında insani yardımın önemine dikkati çeken Nunu, şu ifadeleri kullandı:

    “Hamas, Gazze Şeridi’ne yönelik insani yardımların artırılması, anlaşmanın ilk aşamasının uygulanmasının tamamlanması ve üzerinde mutabakata varılan Ulusal Gazze Yönetim Komitesi’nin göreve başlama sürecinin hızlandırılması gerektiğini vurgulamaktadır.” Söz konusu adımın, iki gün önce Gazze’deki mevcut yönetim komitesinin istifa etmesinin ardından geldiğine işaret eden Nunu, Gazze Şeridi’nde ulusal ve hükümet düzeyindeki tüm hazırlıkların tamamlandığını, devir-teslim işlemlerini kolaylaştırmaya hazır olduklarını belirtti.

    Hamas müzakere heyetinin, geçen hafta günlerce süren görüşmelerin ardından iki günden kısa bir süre içinde yeniden Kahire’ye döndüğünü kaydeden Nunu, bu durumun mevcut turdaki müzakere trafiğinin yoğunlaştığının bir göstergesi olduğunu aktardı. Söz konusu diplomatik hareketlilik, Kahire’nin ev sahipliğinde yürütülen ve sonuncusu 30 Haziran 2026’da gerçekleştirilen anlaşmanın uygulanma sürecine ilişkin istişarelerle eş zamanlı olarak devam ediyor.

    Gazze’deki Hükümet Medya Ofisi, 6 Temmuz’da, Gazze Şeridi’nde yönetimin “Ulusal Gazze Yönetim Komitesi’ne” devredilmesi kapsamında Hükümet Acil Durum Komitesi Başkanı’nın istifa ettiğini ve komitenin feshedildiğini açıklamıştı. Açıklamada, Gazze Şeridi’ndeki hükümet yönetiminin “Ulusal Gazze Yönetim Komitesi’ne” devrine yönelik idari ve hukuki hazırlıkların tamamlandığı, bu kapsamda Hükümet Acil Durum Komitesi Başkanı ve Vekaleten Hükümet Takip Başkanı Muhammed Abdulhalik Ferra’nın görevinden istifa ettiği ve Acil Durum Komitesinin feshedildiği belirtilmişti.

    Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi

    “Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi (teknokratlardan oluşan geçici hükümet)”, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 17 Kasım 2025 tarihli ve 2803 sayılı kararı ile ABD Başkanı Donald Trump’ın 20 maddelik planı uyarınca kuruldu. Komite, ilk toplantısını 15 Ocak 2026’da Mısır’ın başkenti Kahire’de gerçekleştirdi.

    Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi, Kahire’deki toplantıda Gazze Şeridi’nde sivil yönetim ve iç güvenlik sorumluluklarını üstlenmeye yönelik görev süresinin resmen başladığını açıkladı. Komitenin görevi de Ramallah merkezli Filistin yönetimi kendi reform programını tamamlayıncaya kadar Gazze’nin istikrarının sağlanmasını, toparlanma sürecini ve yeniden imar çalışmalarını denetlemektir. Ancak İsrail’in ateşkese rağmen devam eden saldırıları ve ihlalleri nedeniyle Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi’nin bölgede görevi devralma imkanı sağlanamadı.

    İsrail ordusu, 10 Ekim 2025’te uygulamaya giren ateşkese rağmen neredeyse her gün çeşitli iddia ve bahanelerle Gazze Şeridi’nde gerçekleştirdiği saldırılarla sivilleri hedef alabiliyor.>>AA

  • NATO Ankara Zirvesi sonuç bildirisi yayımlandı: 50 milyar dolarlık anlaşma!

    NATO Ankara Zirvesi sonuç bildirisi yayımlandı: 50 milyar dolarlık anlaşma!

    NATO Zirvesi’nde önemli kararlar alındı. Açıklanan sonuç bildirgesinde şu ifadeler yer aldı:

    50 MİLYAR DOLARI AŞAN ANLAŞMA

    * Müttefikler, 50 milyar doları aşan yeni tedarik anlaşması sağladı.

    * Müttefikler kolektif üretim kapasitelerini artırma ve inovasyonu hızlandırmak için sanayi sektörüyle birlikte çalışma taahhüdünde bulundu.

    * Bir müttefike yönelik saldırının tüm müttefiklere yönelik sayıldığı NATO’nun 5. maddesine ve transatlantik bağa yönelik “sarsılmaz bağlılık” teyit edildi.

    UKRAYNA’YA 70 MİLYAR EUROLUK DESTEK SÖZÜ

    * Ukrayna’nın egemenliğine sarsılmaz destek devam ederken, 70 milyar euro destek sağlanacaktır.

    TÜRKİYE’YE TEŞEKKÜR

    * Cömert misafirperverliği dolayısıyla Türkiye’ye teşekkür edildi.

    NATO Zirvesi’nin Sonuç Bildirgesi metnin tamamı şöyle:

    “Kuzey Atlantik İttifakı’nın Devlet ve Hükümet Başkanları olarak bizler, Washington Antlaşması’nın 5. Maddesi kapsamındaki kolektif savunmamıza ve transatlantik bağına olan sarsılmaz bağlılığımızı yeniden teyit etmek üzere Ankara’da bir araya gelmiş bulunuyoruz. Birimize yapılan saldırı, hepimize yapılmış sayılır. Birliğimiz, dayanışmamız ve kolektif gücümüz; özgür ve demokratik uluslardan oluşan İttifakımızdaki bir milyar vatandaşın barış, güvenlik ve refahının temelini oluşturmaya devam etmektedir. Caydırıcılık ve savunmaya yönelik 360 derecelik yaklaşımımıza bağlılığımızı sürdürüyoruz.

    Rusya’nın Avrupa-Atlantik güvenliği ve istikrarına yönelik oluşturduğu uzun vadeli tehdit ile süregelen terörizm tehdidine karşı koymak amacıyla Müttefikler, Lahey savunma taahhüdünü yerine getirmektedir. 2025 yılında Avrupalı Müttefikler ve Kanada, temel savunma gereksinimlerine yönelik yatırımlarını 139 milyar dolardan fazla artırmıştır. Yatırımlarımız, bir yandan ihtiyacımız olan kabiliyetleri sağlarken diğer yandan sanayi tabanımızı ve dayanıklılığımızı güçlendirmektedir. Bugün Ankara’da, 50 milyar doları aşan yeni tedarik anlaşmalarını duyuruyor; kolektif üretim kapasitesini genişletmeyi ve inovasyonu hızlandırmak için sanayi sektörüyle birlikte çalışmayı taahhüt ediyoruz. Müttefikler arasındaki savunma ticareti engellerini ortadan kaldırmak ve savunma sanayii derinliği ile iş birliğini en üst düzeye çıkarmak için NATO’nun ortaklıklarından yararlanma çalışmalarımızı sürdüreceğiz.

    Geleceği inşa ediyoruz: Daha güçlü bir NATO içinde daha güçlü bir Avrupa – modernize edilmiş bir İttifak.

    Avrupalı Müttefikler ve Kanada, Amerika Birleşik Devletleri ile birlikte çalışarak İttifak’ın savunması için daha fazla sorumluluk üstlenmektedir. NATO’nun caydırıcılığı ve savunması; uzay ve siber varlıklarla tamamlanan nükleer, konvansiyonel ve füze savunma yeteneklerinin uygun bir bileşimine dayanmaktadır. Muharebe üstünlüğümüzü korumakta kararlıyız. Silahlı kuvvetlerimizi intikal ettirme, etkin kılma ve idame ettirme kabiliyetimize; ayrıca derin hassas vuruş, entegre hava ve füze savunması, insansız sistemler, öncü teknolojiler ve istihbarat yetenekleri dahil olmak üzere tüm alanlardaki kabiliyet hedeflerimizi gerçekleştirmeye yatırım yapıyoruz. Birlikte çalışabilir bir transatlantik savaş bulutu geliştiriyor ve güçlü yapay zekâ modellerini bünyemize katıyoruz.

    Ukrayna, transatlantik güvenliğine katkıda bulunmakta olup Müttefikler, Ukrayna’nın özgürlüğünü, egemenliğini ve toprak bütünlüğünü savunma konusundaki sarsılmaz desteklerinde birlik içindedir. Avrupalı Müttefikler ve Kanada, şu anda Ukrayna’ya yönelik güvenlik yardımının büyük bir çoğunluğunu ikili ve çok taraflı yollarla finanse etmektedir. Müttefikler, bu desteğin adil, öngörülebilir ve uzun vadede sürdürülebilir olması gerektiğinin altını çizmektedir. Müttefikler, 2026 yılı için Ukrayna’ya 70 milyar avro tutarında askeri teçhizat, yardım ve eğitim taahhüt etmekte ve 2027 yılında da en az buna eş değer düzeyleri sürdürme yönündeki egemen taahhütlerini beyan etmektedir. Bu doğrultuda, Avrupa Birliği’nin Ukrayna Destek Kredisi aracılığıyla Ukrayna’ya çok yıllı fon sağlama kararını memnuniyetle karşılıyoruz.

    İttifak; geniş güvenlik çevremizi tanımlayan stratejik rekabete, yaygın istikrarsızlığa, hibrit tehditlere ve tekrarlayan şoklara karşı yanıt vermeye ve uyum sağlamaya devam etmektedir. Müttefikler, İran’ın asla nükleer silaha sahip olmaması gerektiğini yinelemekte ve İran’ı Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer serbestisine tam anlamıyla saygı göstermeye çağırmaktadır.

    Türkiye tarafından bizlere gösterilen cömert misafirperverlik için şükranlarımızı sunarız. Bir sonraki toplantımızı sabırsızlıkla bekliyoruz.”

  • Trump’tan Ankara’da kritik mesajlar: “İran ile ateşkes bitti, Türkiye F-35’leri alacak”

    Trump’tan Ankara’da kritik mesajlar: “İran ile ateşkes bitti, Türkiye F-35’leri alacak”

    NATO Liderler Zirvesi kapsamında Ankara’da bulunan ABD Başkanı Donald Trump, Mark Rutte ile birlikte basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Trump, hem NATO’ya hem de Orta Doğu’daki gelişmelere dair çarpıcı açıklamalar yaptı.

    “İRAN İLE ATEŞKES ARTIK YOK”

    İran’a yönelik gerçekleştirilen son askeri operasyona değinen Trump, ABD’nin bir gece önce sert bir saldırı düzenlediğini belirterek, “İran ile ateşkes sona erdi.” ifadelerini kullandı. İran’ın nükleer silah sahibi olmasına izin vermeyeceklerini vurgulayan Trump, Washington’un bu konudaki kararlılığını yineledi.

    TÜRKİYE’YE F-35 MESAJI

    Trump’ın açıklamalarındaki en dikkat çekici başlıklardan biri ise Türkiye oldu. ABD Başkanı, Türkiye’nin F-35 savaş uçağı programına ilişkin olumlu mesaj vererek, “Türkiye F-35’leri alacak.” dedi. Açıklama, Ankara-Washington ilişkileri açısından yeni bir dönemin sinyali olarak değerlendirildi.

    NATO’YA ELEŞTİRİ

    Trump, NATO’nun bugüne kadarki yaklaşımını da eleştirerek, “NATO’dan memnun değilim. Bize iyi davranmadılar.” ifadelerini kullandı. Buna rağmen ittifakın geleceğine ilişkin görüşmelerin zirvede ele alınacağını belirtti. Trump’ın özellikle İran ve Türkiye’ye ilişkin açıklamalarının, NATO Zirvesi’nin en çok konuşulan başlıkları arasında yer alması bekleniyor. >>>Haber Merkezi

    Trump'tan Ankara'da kritik mesajlar: "İran ile ateşkes bitti, Türkiye F-35'leri alacak" Trump'tan Ankara'da kritik mesajlar: "İran ile ateşkes bitti, Türkiye F-35'leri alacak" Trump'tan Ankara'da kritik mesajlar: "İran ile ateşkes bitti, Türkiye F-35'leri alacak"

  • Dünya Kupası’nda çeyrek final eşleşmeleri belli oldu

    Dünya Kupası’nda çeyrek final eşleşmeleri belli oldu

    2026 FIFA Dünya Kupası’nda son 16 turu müsabakaları tamamlandı. Ev sahibi ülkeler ABD, Kanada ve Meksika bu turda turnuvaya veda etti. Kanada, Fas’a 3-0 yenilirken, ABD de Belçika’ya 4-1 kaybetti, Meksika ise İngiltere’ye 3-2’lik skorla mağlup oldu.

    Çeyrek finalde Avrupa’dan 6, Güney Amerika ve Afrika kıtasından da 1’er ülke mücadele edecek.

    2026 FIFA Dünya Kupası’nın ilk çeyrek final maçında Fransa ile Fas yarın TSİ 23.00’te Boston Stadyumu’nda karşı karşıya gelecek.

    FIFA Dünya Kupası’nda çeyrek final eşleşmeleri şöyle:

    Fransa – Fas

    İspanya – Belçika

    Norveç – İngiltere

    Arjantin – İsviçre. >>>AA

  • Penaltılarda Kolombiya’yı yenen İsviçre, çeyrek finale yükseldi

    Penaltılarda Kolombiya’yı yenen İsviçre, çeyrek finale yükseldi

    İsviçre çeyrek finalde, Mısır’ı 3-2 mağlup eden Arjantin ile eşleşti. Arjantin ile İsviçre arasındaki mücadele 12 Temmuz’da TSİ 04.00’te Kansas’ta oynanacak. İki takım da maçın normal süresi ve uzatma bölümünde pozisyona girmekte zorlandı.

    PENALTILAR

    İsviçre’nin penaltılardaki gollerini Xhaka, Amdouni, Itten ve Vargas kaydetti. İsviçre’de Akanji ise penaltı atışından yararlanamadı. Kolombiya’da ise Quintero, Campaz ve Luis Diaz penaltıları gole çevirirken, Davinson Sanchez ve Hernandez atışlardan yararlanamayan isimler oldu. >>>AA (foto: AA-İHA)

    Penaltılarda Kolombiya'yı yenen İsviçre, çeyrek finale yükseldi Penaltılarda Kolombiya'yı yenen İsviçre, çeyrek finale yükseldi Penaltılarda Kolombiya'yı yenen İsviçre, çeyrek finale yükseldi Penaltılarda Kolombiya'yı yenen İsviçre, çeyrek finale yükseldi  Penaltılarda Kolombiya'yı yenen İsviçre, çeyrek finale yükseldi Penaltılarda Kolombiya'yı yenen İsviçre, çeyrek finale yükseldi

  • İsrail ordusundan işgal altındaki Batı Şeria’da baskın ve gözaltı operasyonu

    İsrail ordusundan işgal altındaki Batı Şeria’da baskın ve gözaltı operasyonu

    Yerel kaynaklardan alınan bilgiye göre, işgal altındaki Doğu Kudüs’ün kuzeyinde yer alan Kalandiya Mülteci Kampı çevresine düzenlenen baskın sırasında Filistinli gençler ile İsrail askerleri arasında arbede yaşandı.

    Aynı kaynaklar, İsrail ordusunun askeri önlemleri sıkılaştırması nedeniyle Kalandiya ve Caba askeri kontrol noktalarında yoğun araç kuyrukları oluştuğunu, askerlerin seyir halindeki araçlara göz yaşartıcı gaz bombalarıyla müdahale ettiğini aktardı.

    İsrail askerlerinin ayrıca Kudüs’ün kuzeyindeki Hizma beldesine, Ramallah’ın doğusundaki Silvad beldesi ile Ayn Yabrud köyüne ve Ramallah kentindeki Et-Tire Mahallesi’ne baskınlar düzenlediği, Et-Tire’de bir Filistinli genci gözaltına aldığı belirtildi.

    Görgü tanıklarının ifadesine göre, Ramallah’ın kuzeybatısındaki Karavat Beni Zeyd, Beyt Rima ve Deyr Gassan köy ve beldeleri de İsrail askerlerinin baskınlarına sahne oldu.

    Cenin kentinin batısındaki Vad Burkin bölgesinde bir Filistinlinin evine baskın düzenleyen İsrail askerleri, bu kişiyi gözaltına aldı.

    İsrail ordusunun Batı Şeria’daki operasyonları kapsamında Nablus’un güneydoğusundaki Kusra beldesine de baskın gerçekleştirdiği bildirildi.

    Yerel kaynaklardan alınan bilgiye göre, Tulkerm kentinin Doğu Mahallesi ile Et-Tuffah Kavşağı çevresine baskın düzenleyen İsrail askerleri ses bombaları kullandı.

    İsrail’in Gazze Şeridi’ne saldırı başlattığı 8 Ekim 2023’ten bu yana işgal altındaki Batı Şeria ile Doğu Kudüs’te de İsrail ordusu ile Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırılarında ciddi bir artış yaşanıyor.

    Filistin resmi verilerine göre, söz konusu tarihten bu yana Batı Şeria’da 1175 Filistinli hayatını kaybetti, 12 bin 919 kişi yaralandı. İsrail güçlerinin düzenlediği operasyonlarda yaklaşık 24 bin Filistinli gözaltına alınırken, 33 bin kişi de yerinden edildi.>>>AA