Kategori: Dünya

  • İran’da Hamaney’e milyonların vedası

    İran’da Hamaney’e milyonların vedası

    Sabahın erken saatlerinde başlayan törene bayrak ve posterlerle katılan milyonlarca İranlı, başkentte Demavend Caddesi’nden başlayarak İmam Hüseyin, İnkılap ve Azadi meydanlarını doldurdu. Törene katılan bazı İranlılar gözyaşlarına hakim olamadı, caddeye konulan hoparlörlerden ağıtlar yükseldi. Ayrıca bazı caddelerde İran’ın çeşitli bölgelerine özel yerel müzikler çalındı. Tahran’daki törenlere yalnızca başkentte yaşayanlar değil ülkenin farklı şehirlerinden de katılım sağlandı. Şehir dışından gelen bazı İranlılar parklarda çadır kurdu ve geceyi orada geçirdi. Törende sık sık ABD ve İsrail aleyhine sloganlar atıldı, İranlıların matem rengi olarak nitelendirilen siyah kıyafetler giydikleri, bazılarının da yerel kıyafetlerle törene katıldığı görüldü. Törenin gerçekleştirildiği caddelerde halka aşırı sıcaklardan etkilenmemeleri için su ve çeşitli içecekler ikram edilirken aynı zamanda kahvaltılık dağıtıldı.

    İran'da Hamaney'e milyonların vedası

    Tören alanlarına çıkan birçok cadde trafiğe kapatılırken vatandaşlar alanlara ulaşabilmek için uzun yol katetmek zorunda kaldı. Bazı noktalarda oluşturulan ring seferleri ile yürümekte zorlanan vatandaşlar tören alanlarına taşındı. Başkentin çeşitli noktalarına kurulan dev ekranlarda kentin farklı bölgelerinde bir araya gelen halkın görüntüleri yayımlandı. Gerçekleştirilen geniş kapsamlı veda töreninin akşam saatlerine kadar devam etmesi bekleniyor. Hamaney ve ailesinin cenazeleri, İmam Rıza Türbesi şeklinde tasarlanan özel tırın içinde halkın arasında dolaştırıldı.

    İran'da Hamaney'e milyonların vedası

    Hamaney için resmi devlet töreni, geçen hafta cuma günü Tahran’daki İmam Humeyni Musalla Camisi’nde gerçekleştirilmiş ve yaklaşık 100 ülkeden hükümet ve meclis başkanları, dışişleri bakanları ve hükümetlerin özel temsilcileri katılım sağlamıştı. Hamaney için halkın katıldığı veda töreni ise cumartesi günü İmam Humeyni Musalla Camisi’nde gerçekleştirilmiş, pazar günü aynı yerde cenaze namazı kılınmıştı. Hamaney’in naaşı, Tahran’daki son törenin ardından Kum kentine götürülecek ve yarın Kum’da da cenaze töreni düzenlenecek. Cenaze, daha sonra Irak’a götürülecek, Necef ve Kerbela kentlerinde de tören gerçekleştirilecek. Hamaney’in naaşı, daha sonra Meşhed kentine getirilecek ve son tören 9 Temmuz Perşembe günü burada gerçekleştirilecek. Törenin ardından Hamaney’in naaşı, İmam Rıza Türbesi’nde ayrılan özel alana defnedilecek.>>>AA

  • Sudan’da yardım çağrısı: Salgın yayılıyor

    Sudan’da yardım çağrısı: Salgın yayılıyor

    Ağdan yapılan açıklamada, Sudan’ın Kuzey Kordofan eyaletine bağlı Bara kentinin batısında 20 binden fazlası çocuk olmak üzere 200 bini aşkın kişinin kolera ve kızamık salgınları ile gıda ve ilaç sıkıntısından etkilendiği belirtildi.

    Açıklamada, bölgede gıda ve ilaç yetersizliğinin yanı sıra kızamık ve kolera salgınları nedeniyle son derece ağır insani koşullarda yaşam mücadelesi verildiği ifade edildi.

    Bara’daki çeşitli sağlık merkezlerinde çocuklar arasında 100’den fazla kızamık vakasının tespit edildiği, ayrıca 45 kolera vakasının kaydedildiği belirtilen açıklamada, sağlık hizmetlerinde ciddi aksaklıklar yaşandığı ve temel tıbbi malzemelerin bulunmadığı bildirildi.

    Açıklamada, Taybe ez-Zaatari Hastanesi ile Ümm Kureydim Hastanesi’nin de aralarında bulunduğu bazı sağlık kuruluşlarının hiçbir tıbbi malzeme olmadan hizmet vermeye çalıştığı kaydedildi.

    Açıklamada, tıbbi malzeme ve gıda tedarikindeki kesintilerin sürmesi ile insani yardımların bölgeye ulaştırılmasının engellenmesinin, özellikle çocuklar ve diğer kırılgan gruplar arasında ölüm oranlarını artırabilecek büyük bir insani ve sağlık felaketine yol açabileceği uyarısında bulunuldu.

    Birleşmiş Milletler (BM), insani yardım kuruluşları ve sağlık yetkililerine ilaç, serum, aşı, tıbbi malzeme, gıda ve güvenli içme suyunun bölgeye acilen ulaştırılması çağrısı yapılan açıklamada, salgının kontrol altına alınması ve binlerce sivilin hayatının kurtarılması istendi.

    Sudan Sağlık Bakanlığı, 30 Haziran’da yaptığı açıklamada, Kuzey ve Batı Kordofan eyaletlerinde 127 kişinin hayatını kaybettiğini, 911 kolera vakasının kayıtlara geçtiğini duyurmuştu.

    Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK), mart ayından bu yana Bara ve kentin batısındaki çevre köyleri kontrol ediyor.

    Sudan’da Nisan 2023’ten bu yana ordu ile HDK arasında devam eden çatışmalar nedeniyle on binlerce kişi hayatını kaybetti, milyonlarca kişi yerinden edildi.

    BM verilerine göre ülkede milyonlarca kişi de açlık tehlikesiyle karşı karşıya bulunuyor.>>>AA

  • Trump’tan Meloni için “Uzaklaştırma kararı gerekiyor” paylaşımı

    Trump’tan Meloni için “Uzaklaştırma kararı gerekiyor” paylaşımı

    Trump, Meloni ile geçen haftalarda yaşadığı “fotoğraf” tartışmasının ardından sosyal medya hesabından yeni paylaşımda bulundu.

    Meloni’nin kendisiyle tokalaştığı fotoğrafı paylaşan Trump, görselin üzerinde “Uzaklaştırma kararı gerekiyor.” ifadesine yer verdi.

    Meloni ile Trump arasındaki “Fotoğraf çektirmek için yalvardı” atışması

    Trump, 19 Haziran’da İtalyan televizyon kanalı La7’de yayımlanan demecinde, Fransa’da düzenlenen G7 Zirvesi kapsamında görüştüğü Meloni için “Benimle fotoğraf çektirmek için yalvardı. Fotoğraf çektirmeyi çok istiyordu, çekilmezdim ama ona acıdım.” ifadelerini kullanmıştı.

    Trump’ın, kendisine fotoğraf için “yalvardığını” söylediği Meloni ile arası yeniden açıldı

    Meloni ise aynı gün sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Trump’ın sözlerinin gerçeği yansıtmadığını belirterek, “Şunun unutulmaması gerekiyor ki ben ve İtalya asla yalvarmayız.” karşılığını vermişti.

    Trump, daha sonra sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Meloni’nin kendisiyle fotoğraf çektirmek istediği iddialarını yineleyerek, “Şimdi ABD, İran’ı askeri olarak yendikten sonra o (Meloni), puanlarını yükseltmek için yeniden dost olmak istiyor. Teşekkürler, almayayım.” ifadelerini kullanmıştı.

    Meloni de buna karşılık, “Başkan Trump, bu sürekli ve sebepsiz saldırılar anlamsızdır. Popülerliğime gelince, senin dostun olmak, bana kesinlikle fayda sağlamadı.” yanıtını vermişti.

  • ABD’de aşırı sıcak hava dalgası nedeniyle 25 kişi öldü

    ABD’de aşırı sıcak hava dalgası nedeniyle 25 kişi öldü

    NBC News’ün haberine göre, ülke genelinde yaklaşık 40 milyon kişi için “sıcak hava uyarısı” yapılırken doğu ve güney kesimlerinde 40,5 dereceyi bulan sıcaklıklar etkili oluyor.

    New York kentinde sıcaklığa bağlı rahatsızlıklar sebebiyle 378’den fazla kişi acil servislere başvurdu. New Jersey eyaletinde aşırı sıcaklığa bağlı 22, Mississippi’de 2, Illinois’te ise 1 kişi yaşamını yitirdi.

    Ulusal Hava Durumu Servisi (NWS), ülkenin doğusunda sıcak hava uyarılarının süreceğini, nemle birleştiğinde hissedilen sıcaklığın başkent Washington, Philadelphia, Baltimore, Raleigh, Charleston ve Jacksonville gibi kentlerde 37,7 ila 40,5 santigrat dereceye kadar ulaşmasının beklendiğini duyurdu.

    Şiddetli fırtına uyarısı

    Aşırı sıcakların yanı sıra ülkenin doğusunda şiddetli fırtınalar ve dolu yağışı bekleniyor. NWS, ani sellerin meydana gelebileceği uyarısında bulundu.

    NWS, Delaware’den Connecticut’a kadar olan bölge ile New York kentini kapsayan hat boyunca yaklaşık 34 milyon kişinin sellerden etkilenebileceğini ve yağış miktarının yer yer 7,6 santimetreye ulaşabileceğini tahmin ediyor.

    Öte yandan, olumsuz hava koşulları nedeniyle doğu eyaletlerinde yüz binlerce hane ve iş yerinde elektrik kesintilerinin yaşandığı belirtiliyor.

  • Kiev Belediye Başkanı, Rus saldırısında 11 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu

    Kiev Belediye Başkanı, Rus saldırısında 11 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu

    Kliçko sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, yerel saat 02.45’ten beri başkentin hava saldırısı altında olduğunu belirtti.

    Kiev’in Podil ve Darnitskiy semtlerinde apartmanların hasar gördüğünü kaydeden Kliçko, olay yerlerinde arama kurtarma çalışmalarının başlatıldığını aktardı.

    Saldırı sonucu 11 kişinin öldüğünü, 46 kişinin yaralandığını belirten Kliçko, “Kentin 4 semtinde hasar ve yıkım meydana geldi.” ifadesini kullandı.

    Kliçko, arama kurtarma çalışmaların sürdüğünü, saldırıda en çok Podil semtinin hasar gördüğünü kaydetti.

    Kiev Şehri Askeri İdaresi Başkanı Timur Tkaçenko da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, mevcut bilgilere göre başkente yönelik devam eden saldırılar nedeniyle 3 kişinin öldüğünü kaydetti.

    Tkaçenko mesajında, “Rusya sivilleri hedef alan füze saldırılarına devam ediyor.” açıklamasında bulundu.

    Ukrayna Ordusu Hava Kuvvetleri Komutanlığı tarafından yapılan açıklamada ise başta Kiev olmak üzere ülkenin Çernigiv, Sumi, Zaporijya, Dnipropetrovsk ve Donetsk bölgelerine yönelik hava saldırılarının sürdüğü açıklandı.

    Rusya: Ukrayna’daki askeri ve enerji tesislerine büyük saldırı düzenledik

    Rusya Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada ise Rusya’daki sivil altyapıya yönelik “terör saldırılarına” cevap verildiği bildirildi.

    Rus ordusunun gece saatlerinde karadan, havadan ve denizden uzun menzilli yüksek hassasiyetli silahlar ve silahlı insansız hava araçları (SİHA) kullanarak büyük bir hava saldırısı düzenlediği belirtilen açıklamada, “Bu saldırılar, Kiev ve Kiev bölgesindeki askeri sanayi, yakıt ve enerji tesislerini ve Dnipropetrovsk, Poltava, Çerkasi, Çernigiv ve Kiev bölgelerindeki askeri havaalanı altyapısını hedef aldı.” ifadelerine yer verildi.

    Açıklamada hava savunma sistemlerinin Moskova bölgesi başta olmak üzere Belgorod, Pskov, Novgorod, Bryansk, Kursk, Oryol, Tula, Tver, Yaroslavl, Voronej, Smolensk, Kaluga, Ryazan, Lipetsk, Rostov, Samara, Saratov, Volgograd, Leningrad ve Krasnodar bölgeleri ile Kırım Yarımadası ve Azak Denizi üzerinde Ukrayna’ya ait 519 uçak tipi İHA’yı imha ettiği belirtildi.

  • Netanyahu’dan İran’a sert mesaj

    Netanyahu’dan İran’a sert mesaj

    İsrail Başbakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamaya göre, Netanyahu, Siyonizmin kurucusu Theodor Herzl (Binyamin Zeev Herzl) için düzenlenen devlet anma töreninde açıklamalarda bulundu.

    Konuşmasında dünya liderleriyle yaptığı gizli görüşmelere değinen Netanyahu, şu ifadeleri kullandı:

    “Dünyada birçok lider kamuoyu önünde İsrail’e destek vermekten kaçınıyor, ancak benimle yaptıkları özel görüşmelerde çok farklı konuşuyorlar. Bana, ‘Sayın Başbakan, yanınızdayız. Ülkelerimizdeki kamuoyu bunu açıkça söylememize izin vermiyor ama size hayranlık duyuyoruz. Yardımınıza ihtiyacımız var.’ diyorlar.”

    “Bize gücümüzün kaynağını soruyorlar”

    Birçok ülkenin İsrail’in askeri, istihbari ve teknolojik gücüne yaklaşmak istediğini belirten Netanyahu, “radikal İslam”a karşı yürüttükleri mücadeleden dolayı bu liderlerin İsrail’e derin bir takdir beslediğini öne sürdü.

    Yabancı liderlerin kendisine sıklıkla “Bu kadar küçük bir ülke olarak bu gücü nereden buluyorsunuz?” diye sorduğunu aktaran Netanyahu, bu gücün arkasında geleceklerini korumaya kararlı antik bir halkın dayanıklılığı olduğunu ifade etti.

    İran ve Lübnan’a tehdit

    Konuşmasında askeri operasyonlara ve bölgesel gerilimlere de değinen Netanyahu, İsrail ordusunun Suriye ve Lübnan sınırlarındaki varlığını tahkim ettiğini belirtti.

    Lübnan sınırındaki operasyonlara dikkat çeken Netanyahu, “Kuzeydeki sakinlerimizi ve tüm İsrail vatandaşlarını korumak için gerekli olduğu sürece İsrail Lübnan’da kalmaya devam edecektir.” dedi.

    Uluslararası ittifakları genişletmeye devam edeceklerini ve bazı ülkelerle normalleşme süreçlerinin yakın olduğunu belirten Netanyahu, müttefiklerin çıkarlarını dinleseler de İsrail’in hayati çıkarlarından taviz vermeyeceklerini vurguladı.

    Netanyahu, “Bir anlaşma olsun ya da olmasın, İran’ın nükleer silahlara sahip olmasına asla izin vermeyeceğiz.” ifadelerini kullandı.

  • ABD’den İsrail’e Batı Şeria çıkışı

    ABD’den İsrail’e Batı Şeria çıkışı

    İsrail’in Kanal 13 televizyonunun ABD’li kaynaklara dayandırdığı habere göre, Washington yönetimi, işgal altındaki Batı Şeria’da Filistinlilere yönelik giderek artan şiddet eylemlerinden derin endişe duyuyor.

    Haberde, ABD’nin İsrail yönetimine, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırıları ile İsrail askerlerinin Filistinlilere yönelik ihlallerinin durdurulmasını içeren “resmi talepler” sunmaya hazırlandığı belirtildi.

    Trump-Netanyahu zirvesinde masaya gelecek

    Söz konusu taleplerin, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun gelecek hafta Washington’a yapacağı ziyarette, ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştireceği zirvede doğrudan gündeme getirileceği aktarıldı.

    ABD yönetiminin, Batı Şeria’daki mevcut durumun daha sıkı bir takip ve denetim gerektirdiğine inandığı vurgulanan haberde, Washington’ın bu ihlallere karşı alınan hukuki önlemler ve yürütülen süreçler hakkında İsrail’den resmi rapor ve açıklamalar talep edeceği kaydedildi.

    Ekonomik destek ve askeri kontrol noktalarında esneklik talebi

    Haberde ayrıca, ABD’nin güvenlik odaklı bu taleplerin yanı sıra İsrail’den, Batı Şeria’daki askeri kontrol noktalarında geçiş kolaylığı sağlamasını, Filistin Yönetimi’ni destekleyecek ekonomik adımlar atmasını ve bölgedeki gerilimi tırmandıracak şiddet olaylarını sınırlandırmasını isteyeceği ifade edildi.

    Batı Şeria’da ihlaller tırmanıyor

    Filistin Kurtuluş Örgütüne (FKÖ) bağlı Ayrım (Utanç) Duvarı ve Yahudi Yerleşim Birimleriyle Mücadele Heyetinin verilerine göre, İsrail ordusu ve Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, sadece geçtiğimiz mayıs ayı içinde işgal altındaki Batı Şeria ile Doğu Kudüs’te Filistinlilere yönelik 1659 saldırı gerçekleştirdi.

    Bu saldırıların 1108’i İsrail askerleri, 551’i ise Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler tarafından düzenlendi.

    Söz konusu ihlaller arasında fiziksel şiddet, ağaçların sökülmesi, tarım arazilerinin yakılması, çiftçilerin topraklarına erişiminin engellenmesi, mülklere el konulması, ev ve tarımsal tesislerin yıkılması yer alıyor.

    Resmi Filistin verilerine göre, 8 Ekim 2023’ten bu yana İsrail’in Batı Şeria’daki askeri tırmanışı ve yerleşimci şiddeti sonucu 1173 Filistinli hayatını kaybetti, 12 bin 666 kişi yaralandı.
    Aynı dönemde yaklaşık 23 bin Filistinli gözaltına alınırken, 33 bin kişi de yerinden edildi.

  • İsrail Yüksek Mahkemesi, Gazze’den kaçırılan 14 doktor için hükümete süre tanıdı

    İsrail Yüksek Mahkemesi, Gazze’den kaçırılan 14 doktor için hükümete süre tanıdı

    İsrail merkezli “İnsan Hakları İçin Doktorlar” (PHR) derneğinden yapılan yazılı açıklamada, Yüksek Mahkemenin, dernek tarafından yapılan başvuruya ilişkin kararını verdiği belirtildi.

    Karara göre mahkeme, İsrail hükümetini, Gazze Şeridi’nden kaçırılan ve haklarında hiçbir suçlama bulunmayan 14 hekimin durumuna yönelik yanıtını en geç salı gününe (yarın) kadar sunmaya zorunlu kıldı.

    Kemal Advan Hastanesi Müdürü Ebu Safiyye’nin Hayatı Tehlikede

    Dernek, hükümetin sunacağı savunmada, Gazze’nin kuzeyindeki Kemal Advan Hastanesi Müdürü Dr. Husam Ebu Safiyye’nin yaşam koşulları ve maruz kaldığı ağır ihlallere ilişkin iddialara da yanıt vermesi gerektiğini vurguladı.

    Açıklamada, söz konusu dilekçenin 30 Nisan’da mahkemeye sunulduğu, ancak İsrail hükümetinin defalarca erteleme talebinde bulunduğu aktarıldı.

    Derneğin son erteleme talebine itiraz etmesi üzerine mahkemenin hükümete nihai bir mühlet tanıdığı ifade edildi.

    “Ebu Safiyye şiddetli darptan kaynaklı sağlık sorunları yaşıyor”

    Ebu Safiyye’nin avukatı Nasır Avde, müvekkilini gözaltı merkezinde ziyaret ettikten sonra yaptığı açıklamada, Filistinli doktorun tekrarlayan fiziki saldırılara maruz kaldığını bildirdi.

    Avde, Ebu Safiyye’nin ciddi yaralanmalarının bulunduğunu, sağlık durumunun hızla kötüleştiğini ve hayatının doğrudan tehlike altında olduğunu belirtti.

    İnsan Hakları İçin Doktorlar Derneği, gözaltı merkezlerini resmi olarak denetleme yetkisi bulunan bir Yüksek Mahkeme yargıcından Ebu Safiyye’yi acilen ziyaret etmesini talep etti.

    Dernek ayrıca, hayati tehlikesi bulunan Filistinli doktorun bir kardiyolog ve avukat heyeti tarafından ziyaret edilebilmesi için mahkemeye ek başvurularda bulunulacağını kaydetti.

  • Ankara Zirvesi Öncesi İtalya’dan Güven Mesajı

    Ankara Zirvesi Öncesi İtalya’dan Güven Mesajı

    İtalyan ANSA ajansının haberine göre Crosetto, bir programa gönderdiği video mesajında, uluslararası gündeme dair değerlendirmelerde bulundu.

    Ankara’da 7-8 Temmuz’daki NATO Zirvesi’ne ilişkin Crosetto, “Ankara’daki NATO Zirvesi, iyi sonuç verecek şekilde tasarlandı. Taahhütler yerine getirilecek ve her ülke, üstlenmeyi taahhüt ettiği yükümlülüklerin önemli bir kısmını yerine getirmiş olarak zirveye katılıyor. Bu açıdan son zirvede yaşadığımızdan daha fazla bir sorun görmüyorum.” ifadesini kullandı.

    İtalyan Bakan, ABD Başkanı Donald Trump’ın zirve boyunca söyleyeceklerini ve yapacaklarını da takip edeceklerini vurguladı.

    Başkan Trump ile İtalya Başbakanı Giorgia Meloni arasında son haftalarda gerilen ilişkilerde de iki ülke açısından bir sorun görmediğine işaret eden Crosetto, ABD ile ilişkilerin 1 ya da 5 yıl önceki gibi “mükemmel” olduğunu kaydetti.

    Crosetto, NATO’nun bir alternatifinin de olmadığını belirtti.

  • İspanya’da orman yangınlarıyla mücadele devam ediyor

    İspanya’da orman yangınlarıyla mücadele devam ediyor

    Yaz döneminin ikinci sıcak hava dalgasının yaşandığı İspanya’da orman yangınları devam ediyor.

    Katalonya, Aragon, Asturias, Endülüs ve Galiçya bölgelerindeki küçük ve orta ölçekli orman yangınlarının ardından ülkede bu kez Valensiya bölgesine bağlı Castellon kentinin Soneja ve Azuebar ilçelerinde büyük orman yangınları çıktı.

    Valensiya özerk yönetim hükümeti yetkilileri, alevlerin yaklaştığı yerleşim yerlerinde tedbir amacıyla 500 kişinin tahliye edildiğini, yangını söndürmek için bölgede yaklaşık 200 personel ve 15 hava aracının görev yaptığını duyurdu.

    İspanya Askeri Acil Müdahale Birimi (UME), Castellon çevresindeki orman yangınlarını söndürme çalışmalarına 50 asker ve 17 araçla katıldıklarını açıkladı.

    Diğer yandan Sivil Koruma kurumu, yangın riskinin yüksek seviyelerde olmasından ötürü son günlerde büyük çaplı bir yangından etkilenen Katalonya bölgesindeki Girona ve Lleida kentlerindeki bazı doğal park alanlarının halkın erişimine kapalı tutulacağını bildirdi.

    Ülkede bazı noktalarda 42 derecenin üzerine çıkan ikinci sıcak hava dalgasının 10 Temmuz’da sona ermesi öngörülüyor.

  • ABD Başkanı Trump, Ankara’da Zelenskiy ve Şara ile de görüşecek

    ABD Başkanı Trump, Ankara’da Zelenskiy ve Şara ile de görüşecek

    Beyaz Saray Baş Basın Sözcü Yardımcısı Anna Kelly, ABD’nin NATO nezdindeki Büyükelçisi Matt Whitaker ile birlikte telekonferans yöntemiyle düzenlenen basın toplantısında, Ankara ziyaretiyle ilgili bazı yeni bilgiler paylaştı.

    Toplantıda, ABD Başkanı Trump’ın, Ankara’daki NATO Zirvesi temaslarının ardından gerçekleştireceği ikili görüşmelere de yer verildi. Bu kapsamda, ABD Başkanı’nın çarşamba günü Ankara’da NATO Zirvesi programının ardından Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ve Suriye Cumhurbaşkanı Şara ile bir araya geleceği belirtildi.

    NATO Büyükelçisi Whitaker, toplantıda yaptığı açıklamada, İttifakın savunma harcamaları ve yük paylaşımı konularına dikkati çekerek, zirvenin “İttifakın geleceği açısından kritik bir eşik” olduğunu ifade etti.

    Beyaz Saray Baş Basın Sözcü Yardımcısı Kelly de ABD Başkanı Trump’ın Ankara’da, NATO Liderler Zirvesi kapsamındaki programı hakkında bazı ayrıntıları paylaştı.

    Trump, Ankara’da dolu dolu 2 gün geçirecek

    Beyaz Saray açıklamasına göre, Başkan Trump, salı günü Ankara’ya ulaşacak.

    ABD Başkanı Trump’ın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından resmi törenle karşılanması bekleniyor.

    Trump ilk olarak NATO liderler yemeğine katılacak, çarşamba günü de NATO liderleri oturumu ve aile fotoğrafında yer alacak.

    Daha sonra Trump, Zelenskiy ve Şara ile görüşmelerinin ardından düzenleyeceği basın toplantısında, Türkiye ziyareti kapsamındaki temaslarıyla ilgili açıklamalarda bulunacak.

    Trump, aynı akşam, ilk kez bir yurt dışı seyahatinde kullandığı “Boeing 747” tipi yeni Air Force One uçağıyla Washington’a geri dönecek.

    Ankara temasları, ABD Başkanı için pek çok stratejik hedefi içeriyor

    ABD’li üst düzey yetkililerin, Anadolu Ajansına verdiği bilgide, Ukrayna’daki savaşın sona erdirilmesine yönelik diplomatik çabaların, Başkan Trump’ın Zelenskiy ile yapacağı görüşmenin merkezinde olacağı belirtildi.

    Üst düzey ABD’li yetkililer, Trump’ın, Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ile yapacağı görüşmenin ana gündeminin, savaşın sona erdirilmesi olacağını aktardı.

    ABD’li yetkili, Ukrayna cephesindeki durumla ilgili “Cephe hattı, son aylarda büyük ölçüde donmuş durumda. Savaşın sona erdirilmesi için aciliyet hissediyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

    ABD tarafı, hem Rusya hem Ukrayna ile temasların sürdüğünü ve Başkan Trump’ın arabuluculuk rolü oynadığını vurguladı.

    Yetkililer, savaşın devam etmesinin “her iki taraf için de ağır kayıplara ve yıkıma” neden olduğunu ifade ederek, diplomatik çözüm çabalarının hızlandırılacağının altını çizdi.

    Bir diğer üst düzey ABD’li yetkili, Ankara’daki zirvede, İran kaynaklı bölgesel güvenlik riskleri ve deniz ticaret hatlarının korunmasının gündeme geleceğini bildirdi.

    Yetkili, NATO müttefiklerinin katkı vermeye hazır olduğunu, ancak birçok ülkenin yeterli deniz unsuru ve askeri kapasiteye sahip olmadığını belirterek, “İhtiyacımız olan şey, kabiliyetli müttefikler. Bazı ülkelerin anlamlı katkı sunacak gemi ve varlığı yok.” sözlerini sarf etti.

    ABD savunma sanayisine yönelik yeni işbirlikleri ve üretim anlaşmalarının zirve sırasında açıklanabileceği, milyarlarca dolarlık savunma projelerinin gündeme geleceği de kaydedildi.

  • Venezuela’daki depremlerde hayatını kaybedenlerin sayısı 3 bin 342’ye yükseldi

    Venezuela’daki depremlerde hayatını kaybedenlerin sayısı 3 bin 342’ye yükseldi

    Venezuela Ulusal Meclis Başkanı (AN) Jorge Rodriguez, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, iki büyük deprem felaketinin yaşandığı ülkede son durumu paylaştı.

    Depremlerde can kaybının 3 bin 342’ye çıktığını açıklayan Rodriguez, felakette yaralanan sayısının ise 16 bin 740 olduğunu belirtti.

    Rodriguez, enkaz altından bugüne kadar 6 bin 462 kişinin kurtarıldığını, 17 bin 345 kişinin evini kaybettiğini ve 79 geçici barınma merkezinin kurulduğunu söyledi.

    Yetkililerin 86 bin 794 aileye yardım ulaştırdığını dile getiren Rodriguez, 9 bin 585 ton gıda ile 669 bin 8 litre suyun da afetzedelere ulaştırıldığını kaydetti.

    Rodriguez, ordu ve polisten toplam 29 bin 567 kişinin sahada görevlendirildiğini, toplam gönüllü sayısının ise 27 bin 482 olduğunu açıkladı.

    Yerel basında yer alan haberlere göre, yetkililer kayıp ihbarlarının yapılabilmesi için bir telefon hattı ve dijital platform oluşturdu ancak akıbeti bilinmeyen kişilerin sayısına ilişkin güncel bilgi paylaşmadı.

    Öte yandan, kayıp yakınlarının başvuruda bulunabilmesi amacıyla kurulan “Venezuela Depremi Kayıpları” (Desaparecidos Terremoto Venezuela) adlı sivil girişimin internet sitesinde, şu ana kadar 31 binden fazla kişi için kayıp bildirimi yapıldı.

    Venezuela’da iki büyük deprem meydana gelmişti

    ABD Jeolojik Araştırma Merkezi (USGS), 24 Haziran’da Venezuela’da 39 saniye arayla 7,2 ve 7,5 büyüklüğünde 2 deprem meydana geldiğini bildirmişti.

    Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP), 26 Haziran’daki açıklamasında, depremlerin doğrudan yol açtığı fiziksel hasarın maliyetini 6,7 milyar dolar olarak hesaplamıştı.

    Arama kurtarma çalışmalarının sürdüğü ülkede, ölü ve yaralı sayısının artmasından endişe ediliyor.

  • Washington’da 4 Temmuz Bağımsızlık Günü etkinlikleri şiddetli fırtına nedeniyle yarıda kesildi

    Washington’da 4 Temmuz Bağımsızlık Günü etkinlikleri şiddetli fırtına nedeniyle yarıda kesildi

    Kutlamalar kapsamında Ulusal Anıt Alanı’nda toplanan katılımcılar, şiddetli hava koşulları tehdidi nedeniyle Gizli Servis ve Ulusal Muhafızlar eşliğinde alandan uzaklaştırıldı.

    Yetkililer, katılımcılara yakın binalarda sığınak aramaları konusunda teşvikte bulunurken, etkinlik çerçevesinde “Amerika’ya Selam” başlığı altında yapılacak hava gösterilerinin de iptal edildiği belirtildi.

    “Yağmurun 250. yıl kutlamalarımızı engellemesine izin vermeyeceğim”

    ABD Başkanı Donald Trump ise sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, hava koşulları ne olursa olsun program çerçevesinde konuşmasını yapacağını duyurdu.

    Trump, “Fırtınalar her duruma şans, ayrıca olayları biraz daha heyecanlı hale getirirler. Bekleyeceğiz, sabah saat 2.00 veya bir saat sonra olması fark etmez. Geçecek gibi görünüyor, her zaman geçer. Ne olursa olsun orada olacağım.” dedi.

    Gece geç saatlere kadar dışarıda kalsalar bile konuşmasını gerçekleştireceğini belirten Trump, “Yağmurun 250. yıl kutlamalarımızı engellemesine izin vermeyeceğim.” ifadesini kullandı.

    Trump’ın yerel saatle 22.00 civarında Ulusal Anıt Alanı’nda toplanan katılımcılara 4 Temmuz Bağımsızlık Günü nedeniyle konuşma yapması bekleniyordu.

  • İsrail basını: Bakan Ben-Gvir “gözaltına alınma” korkusuyla New York ziyaretini iptal etti

    İsrail basını: Bakan Ben-Gvir “gözaltına alınma” korkusuyla New York ziyaretini iptal etti

    İsrail’in Haaretz gazetesinin haberine göre Ben-Gvir, Birleşmiş Milletler (BM) Polis Şefleri Zirvesi’ne katılmak üzere New York’a planladığı ziyareti, insan hakları gruplarının protesto gösterileri düzenlemesi ve hakkındaki gözaltı ile soruşturma taleplerinin artması endişesiyle iptal etti.

    Haberde, iptal kararının, Ben-Gvir’in radikal söylem ve politikaları nedeniyle protestolarla karşılaşabileceğine ve yasal baskılara maruz kalabileceğine işaret eden iç güvenlik ve siyasi değerlendirmelerin ardından alındığı vurgulandı.

    Hind Receb Vakfı’nın girişimleri etkili oldu

    The Jerusalem Post gazetesinin haberinde ise Ben-Gvir’in bu hafta New York’ta düzenlenecek uluslararası polis şefleri konferansına katılımını iptal etmesinin arkasında yasal baskıların olduğu belirtildi.

    Gazete, Belçika merkezli insan hakları kuruluşu Hind Receb Vakfının, Filistinli esirlere yönelik politikaları nedeniyle Ben-Gvir hakkında ABD’de yasal şikayetlerde bulunarak, bu iptalde rol oynadığını aktardı.

    Kuruluşun, ABD Adalet Bakanlığına Ben-Gvir hakkında yasal işlem başlatılması için başvuruda bulunduğu ve New York Eyalet Başsavcısını da resmi bir soruşturma açmaya çağırdığı kaydedildi.

    Hukuki hesap verebilirliğin artık teorik bir durum olmaktan çıktığını vurgulayan Hind Receb Vakfı, Ben-Gvir’e karşı yasal adımlar atılması için ABD makamlarına baskı yapmayı sürdüreceklerini açıkladı.

    Ben-Gvir’in ofisinden ise iptal kararının gerekçesine ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı.

    Avrupa ülkelerinden yaptırım ve soruşturma talepleri

    Gelecek hafta dünya genelinden polis şeflerinin katılımıyla New York’ta düzenlenecek konferansa gitmekten vazgeçen aşırı sağcı “Yahudi Gücü” partisi lideri Ben-Gvir, hem ülkesinde hem de uluslararası alanda en çok tartışılan figürlerin başında geliyor.

    Ben-Gvir, mayıs ayı sonlarında, denizde müdahale edilerek gözaltına alınan “Sumud Filosu” aktivistlerinin elleri kelepçeli şekilde diz çöktürülerek darbedildiğini gösteren bir videoyu paylaşmasının ardından uluslararası tepki çekmiş, Fransa ve İrlanda’ya girişi engellenmişti.

    Fransa, İspanya ve İtalya gibi ülkeler Ben-Gvir’e yönelik Avrupa genelinde yaptırımlar uygulanmasını talep ederken, İtalya ve Fransa yargı makamları da aktivistlere işkence yapıldığı suçlamasıyla soruşturma başlatmıştı.

    İngiliz “Middle East Eye” internet sitesi de mayıs ayında, Uluslararası Ceza Mahkemesine (UCM), Batı Şeria’daki Filistinlilere karşı savaş suçu ve insanlığa karşı suç işledikleri gerekçesiyle Ben-Gvir ve Maliye Bakanı Bezalel Smotrich hakkında gizli yakalama kararı çıkarılması yönünde başvuru yapıldığını bildirmişti.

    İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki saldırıları boyunca Filistinlilerin zorla göç ettirilmesi çağrılarını yineleyen Ben-Gvir hakkında, esirlere yönelik kışkırtıcı açıklamaları ve esirlerin idam edilmesini öngören yasa tasarısı girişimleri nedeniyle de uluslararası yakalama kararı çıkarılması talepleri artıyor.

    UCM, 21 Kasım 2024’te Gazze’de işlenen savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar nedeniyle İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında tutuklama emri çıkarmıştı.

  • İsrail’de tutulan doktorlar için acil çağrı

    İsrail’de tutulan doktorlar için acil çağrı

    Rami Abdu, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Kemal Advan Hastanesi Müdürü Doktor Husam Ebu Safiyye’nin yaşamının ciddi bir tehdit altında olduğunu belirtti.

    Abdu, avukatından alınan son bilgilere göre, Ebu Safiyye’nin fiziki olarak tasfiye edilmesine yönelik somut ve ciddi endişeler bulunduğunu vurguladı.

    Ebu Yusuf Neccar Hastanesi Müdürü ve Gazze’deki sahra hastanelerinin yönetiminden sorumlu doktor Mervan el-Hams’ın durumuna da değinen Abdu, “Elimizdeki bilgilere göre doktor Mervan el-Hams, kalbinin durmasına neden olan günlük işkence seanslarına maruz kalmaktadır ve hayatı doğrudan tehlike altındadır.” ifadelerini kullandı.

    Abdu, Euro-Med olarak Uluslararası Kızılhaç Komitesinden (ICRC), her iki doktorun durumunu yerinde incelemek üzere acil ziyaret talebinde bulunduklarını kaydetti.

    Aralık 2024’te Kemal Advan Hastanesi’nin Hamas tarafından komuta merkezi olarak kullanıldığını iddia ederek baskın düzenleyen ve Ebu Safiyye’yi alıkoyan İsrail ordusu, hastane müdürü doktor EbuSafiyye’nin Hamas üyesi olduğundan şüphelenildiğini iddia etmişti.

    İsrail tarafından ağır şartlar altında tutulduğu ve sağlık sorunları yaşadığı bilinen Ebu Safiyye’nin işkence ve tıbbi ihmale maruz bırakıldığı ortaya çıkmıştı.

    Ebu Yusuf Neccar Hastanesi Müdürü Hams ise 21 Temmuz 2025’te görevi başındayken İsrail ordusu tarafından alıkonulmuştu.

    Hams’ın alıkonulduğu sırada uygulanan şiddet nedeniyle ayağından yaralandığı kaydedilmiş, nerede tutulduğu ve sağlık durumunun nasıl olduğunun bilinmediği açıklanmıştı.

    Filistin Esirler Cemiyeti: İsrail, doktor Ebu Safiyye’yi hapishanede tasfiye etmeye çalışıyor

    Filistin Esirler Cemiyeti tarafından yapılan yazılı açıklamada, İnsan Hakları İçin Doktorlar Derneği işbirliğiyle doktor Ebu Safiyye’nin avukatından edinilen yeni bilgilerin, İsrail makamlarının Filistinli doktora yönelik doğrudan hedef alma politikasını tırmandırdığını kesin olarak ortaya koyduğu belirtildi.

    Açıklamada, Ebu Safiyye’nin fiziksel ve psikolojik olarak çökertilmesini amaçlayan sistematik bir işkence mekanizmasına ve ağır gözaltı koşullarına maruz bırakıldığı, bunun da hapishane içinde yürütülen tasfiye girişimlerinin açık bir uzantısı olduğu vurgulandı.

    “Nitzan hapishanesine nakledilmesi tehlikeli bir tırmanış”

    Doktor Ebu Safiyye’nin, işkence, kötü muamele, aşağılama, tecrit ve tıbbi tedaviden mahrum bırakma iddialarıyla bilinen Nitzan Hapishanesi’nin “Rakefet” bölümüne nakledilmesinin tutukluluk koşullarında tehlikeli bir tırmanış olduğu ifade edildi.

    İsrail hapishanelerindeki tıbbi ihmal ve işkence politikalarının tutukluların hayatını her an riske attığına dikkat çekilen açıklamada, geçmiş aylarda yapılan kınama ve uyarı açıklamalarının Filistinli esirlere yönelik ihlalleri durdurmada yetersiz kaldığı, esirlerin cezaevlerinde “sistematik bir yok etme politikasıyla” karşı karşıya olduğu kaydedildi.

    Açıklamada, İsrail makamlarının cezaevi sistemini işkence ve tıbbi ihmal yoluyla bir “yavaş ölüm” aracı olarak kullandığı suçlamasında bulunuldu.

    Ebu Safiyye’nin, herhangi bir suçlama yöneltilmeksizin tutukluluğunun sürdürülmesinin, hayatına yönelik endişeleri artırdığı ve keyfi tutukluluğu tescillediği aktarıldı.

    Uluslararası topluma “harekete geçme” çağrısı

    Filistin Esirler Cemiyeti, uluslararası insan hakları kuruluşlarını, Birleşmiş Milletler organlarını ve Uluslararası Kızılhaç Komitesini (ICRC) sadece kınama açıklamaları yapmakla yetinmeyip, tutuklu doktorun derhal korunmasını sağlayacak ve İsrail hapishanelerindeki diğer sağlık çalışanlarıyla birlikte serbest bırakılması için acil ve somut adımlar atmaya çağırdı.

    Ebu Safiyye ve diğer tüm Filistinli esirlerin hayatından ve kaderinden tamamen İsrail makamlarının sorumlu olduğu belirtilen açıklamada, İsrail’e destek ve koruma sağlayan ülkelerden de hesap sorulması gerektiği ifade edildi.

    Hapishanelerdeki esir sayısı 9 bini aşmış durumda

    Açıklamada paylaşılan verilere göre, Temmuz 2026 başı itibarıyla İsrail hapishanelerindeki Filistinli esir sayısı yaklaşık 9 bin 400’e ulaştı.

    Bu kişilerden 1320’si İsrail tarafından “yasa dışı savaşçı” olarak sınıflandırılırken, idari tutukluların ise herhangi bir suçlama ya da yargılama olmaksızın alıkonulduğu hatırlatıldı.

    Gazze Şeridi’nden gözaltına alınan yüzlerce kişinin akıbetinin, İsrail makamlarının tutuldukları yerleri veya sağlık durumlarını açıklamayı reddetmesi nedeniyle hala bilinmediği aktarıldı.

    Ayrıca, Gazze’deki savaşın başlamasından bu yana İsrail hapishanelerinde ve askeri kamplarında 100’den fazla esirin hayatını kaybettiği, bunlardan 90’ının kimliğinin açıklandığı bilgisi paylaşıldı.

  • Kremlin: Putin ve Trump telefonda yaklaşık 1,5 saat görüştü

    Kremlin: Putin ve Trump telefonda yaklaşık 1,5 saat görüştü

    Uşakov, gazetecilere yaptığı açıklamada, ABD tarafının önerisiyle yaklaşık 1,5 saatlik telefon görüşmesinin başında Putin’in Trump ve Amerikan halkının bağımsızlık gününü kutladığını belirtti.

    Her iki başkanın Rusya’nın Amerikan devletinin gelişimine yaptığı katkıyı hatırlattığını ve iki ülkeyi birbirine bağlayan ortak sayfalara saygı duymanın önemini vurguladıklarını kaydeden Uşakov, 2. Dünya Savaşı sırasındaki ittifakın da görüşmede anımsandığını aktardı.

    Bu yıl her iki liderin 4. defa görüştüğünü ve görüşmenin iş odaklı ve çok yapıcı geçtiğini bildiren Uşakov, ikili ve uluslararası gündemdeki güncel konuların açıkça müzakere edildiğini dile getirdi.

    Uşakov, “Başkanlar doğal olarak, Trump’ın 7-8 Temmuz’da Türkiye’de yapılacak NATO zirvesine katılımı da dahil olmak üzere Ukrayna sorunu konusuna değindiler. ABD Başkanı Trump, (Ukrayna’da) çatışmalara hızlı bir şekilde son verilmesini ve krize barışçıl çözümler bulunmasını kolaylaştırmaya hazır olduğunu yineledi.” diye konuştu.

    Trump’ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner’in arabuluculuk çabalarına devam edeceğini ve uygun bir zamanda Moskova’ya gelmeye hazır olduklarını aktaran Uşakov, Rus tarafının çatışmaya diplomatik bir çözümden yana olduğunu yineledi.

    Avrupalı yöneticilerin, cephedeki durum ve temas hattı boyunca yaşananlar hakkında yanlış algıyla hareket ettiklerini, çatışmanın uzatılması için çaba gösterdiğini söyleyen Uşakov, Rusya Devlet Başkanı Putin’in Rus ordusunun güvenle cephe hattında birbiri ardına yerleşim yerlerini almasını ve savaş alanındaki gerçek durumu Trump’a anlattığını dile getirdi.

    Uşakov, görüşmede, İran çevresindeki duruma ilişkin olarak Putin’in, ABD ve İran arasında varılan mutabakat zaptına dayalı müzakere sürecine dair umudunu dile getirdiğini ifade etti.

    ABD Başkanı Trump’ın ise Rus tarafının dengeli tutumu ve yapıcı önerileri için teşekkür ettiğini aktaran Uşakov, ikili ilişkilerden bahsederken, her iki liderin askeri, siyasi ve ekonomik konular da dahil olmak üzere temasların devam etmesinin önemini vurguladıklarını bildirdi.

    Uşakov, “Burada, ülkelerimiz arasında karşılıklı yarar sağlayan işbirliği için muazzam fırsatlar açıkça görülmektedir. Bunu başarmak için Trump’ın da vurguladığı gibi, Ukrayna sorununun en kısa sürede çözülmesi gerekiyor.” dedi.

    Görüşmede özellikle, ileriki günlerde Baykonur Uzay Üssü’nden Uluslararası Uzay İstasyonu’na ortak bir Rus-Amerikan mürettebatının gönderilmesinin sembolik önemine dikkat çekildiğini anlatan Uşakov, bunun iki süper gücün birlikte çalışma ilgisini teyit eden somut bir örnek olduğuna işaret etti.

    Trump’ın St. Petersburg’daki Ermitaj Müzesi’ne olan kişisel hayranlığını dile getirdiğini, futbol konusunun da görüşmede ele alındığını ve Putin’in Dünya Kupası’nda ABD’ye başarılar dilediğini kaydeden Uşakov, “Liderler, iletişimde kalma ve yakında tekrar görüşme konusunda anlaştılar. Trump’ın Rusya’yı ziyaret etmek için sürekli bir daveti olduğunu hatırlatmak isterim.” ifadelerini kullandı.

  • Putin’den Ukrayna kararı

    Putin’den Ukrayna kararı

    Putin, Ukrayna’da savaşan birliklerin komutanlarıyla yaptığı görüşmede, Ukrayna’nın savaş alanındaki “sözde sonuçlarına ilişkin hayali verilerle” bilgilendirme ve propaganda operasyonu yürüttüğünü belirtti.

    Hem Kiev yönetiminin hem de “sözde Avrupalı hayali barış gücü temsilcilerinin” gerçek amacının barış değil, Rusya ile savaşın sürdürülmesi olduğunu kaydeden Putin, Avrupa’nın açıklamalarıyla ve pratik eylemleriyle, “son Ukraynalıya kadar savaşın devam etmesi” yönündeki Avrupalı yöneticilerin gerçek niyetine ilişkin varsayımları doğruladığını dile getirdi.

    Putin, “Bazı Avrupa Birliği liderlerinin 7 Haziran 2026 tarihli ortak açıklamasında, Kiev rejiminin insansız teknolojileri yenilikçi şekilde kullanmasını memnuniyetle karşıladıkları ifade ediliyor. Evet, onların ifadesiyle ‘yenilikçi’ kullanım. Acaba bununla bizim sivil tesislerimize, sivil altyapımıza, sivillerin ve çocukların bulunduğu ulaşım araçlarına, öğrenci yurtlarına yönelik saldırıları da mı kastediyorlar? Ukrayna’nın askeri-sanayi kompleksi altyapısına ve onun işleyişini sağlayan tesislere yönelik yoğun ve grup halinde saldırıların sürdürülmesi gerekmektedir. Çünkü onların bu fikirleri gündemde ve hayata geçiriliyor. Biz de buna uygun şekilde karşılık vermek zorundayız.” diye konuştu. >>>AA

    Putin’den Ukrayna kararı

  • “Bir Damla Hayat” ile 41 ülkede temiz su desteği

    “Bir Damla Hayat” ile 41 ülkede temiz su desteği

    2015 yılında hayata geçirilen proje kapsamında bugüne kadar 41 ülkede 1.667 su kuyusu ve vakıf çeşmesi hizmete açıldı. Açılan su kuyuları ve vakıf çeşmeleri aracılığıyla 2026 itibarıyla yılda 13,5 milyondan fazla kişi temiz içme suyuna erişim sağlıyor. 12 yıldır sürdürülen proje kapsamında ise bugüne kadar 70 milyona yakın kişi temiz içme suyundan yararlandı.

    "Bir Damla Hayat" ile 41 ülkede temiz su desteği

    Hayat kaynağı temiz suyu kurak coğrafyalardaki ihtiyaç sahiplerine ulaştırmayı ve suya erişimde kat edilen mesafeleri kısaltmayı amaçlayan proje kapsamında çalışmalar hız kesmeden devam ediyor. Bu kapsamda 22 ülkede 159 su kuyusu ve vakıf çeşmesinin inşası sürerken, 18 ülkede projelendirilen 111 yeni su kuyusu ve vakıf çeşmesi hayırseverlerin bağışlarına sunuldu. Böylece bağışa açılan, yapımına başlanan ve hizmete alınan toplam su kuyusu ve vakıf çeşmesi sayısı 1.994’e ulaştı.

    Afganistan, Bangladeş, Çad, Filistin, Moritanya, Sudan, Suriye, Demokratik Kongo, Güney Sudan, Yemen, Ruanda ve Orta Afrika’nın aralarında bulunduğu 41 ülkede su kuyuları ve vakıf çeşmeleri insanların istifadesine sunuluyor.

    GAZZE’DE SU KUYUSU VE VAKIF ÇEŞMELERİ İÇME SUYU İHTİYACINI KARŞILIYOR

    Filistin’de de temiz suya erişim çalışmaları proje kapsamında sürüyor. Vakıf tarafından Filistin’de açılan 20 su kuyusu ve vakıf çeşmesinden 399 bin 531 kişi faydalanıyor. Altyapının tahrip edilmesinden dolayı temiz suya erişimin büyük önem taşıdığı Gazze’de, açılan ve restore edilen su kuyusu ve vakıf çeşmeleriyle insanların temiz su ihtiyacının karşılanmasına katkı sağlanıyor. Bunun yanı sıra tankerler yardımıyla da temiz içme suyu dağıtımı Gazze’de sürüyor.

    "Bir Damla Hayat" ile 41 ülkede temiz su desteği

    UZUN ÖMÜRLÜ İNŞA EDİLİYOR

    Hayırseverlerin destekleriyle inşa edilen su kuyuları ve vakıf çeşmeleri, bölgenin coğrafi şartlarına göre 50 ila 500 metre derinlikte açılıyor. Elektrik veya güneş enerjisiyle çalışan sistemler sayesinde uzun yıllar hizmet verebilen kuyulardan çıkarılan su, 5 ila 40 ton kapasiteli depolarda muhafaza edilerek 8 ila 18 musluk aracılığıyla insanların kullanımına sunuluyor. Ayrıca birçok su kuyusunda hayvanların su ihtiyacını karşılayacak özel suluklar da yer alıyor. Kuyuların yapımı, bölgenin şartlarına göre 2 ila 6 ay arasında tamamlanıyor.

    Türkiye Diyanet Vakfı, açtığı su kuyuları ve vakıf çeşmelerinin sürdürülebilirliğine de önem veriyor. Her yıl Ramazan ve kurban yardım programları kapsamında bölgeye giden vakıf görevlileri tarafından su kuyuları ve vakıf çeşmeleri düzenli olarak kontrol edilirken, tespit edilen eksiklikler ilk beş yıl iş birliği yapılan partner kuruluşlar, sonraki süreçte ise vakıf imkanlarıyla gideriliyor. Böylece su kuyuları uzun yıllar boyunca din, dil ve ırk ayrımı gözetmeksizin ihtiyaç sahiplerine hizmet vermeye devam ediyor.

    “Bir Damla Hayat” projesi hakkında detaylı bilgi almak ve bağışta bulunmak isteyenler https://tdv.org/tr-TR/birdamlahayat/ web adresi üzerinden işlemlerini gerçekleştirebiliyor. >>>Haber Merkezi

    "Bir Damla Hayat" ile 41 ülkede temiz su desteği "Bir Damla Hayat" ile 41 ülkede temiz su desteği "Bir Damla Hayat" ile 41 ülkede temiz su desteği

  • Türk savunma sanayi ürünleri NATO Zirvesi’nde vitrine çıkacak

    Türk savunma sanayi ürünleri NATO Zirvesi’nde vitrine çıkacak

    NATO Zirvesi Savunma Sanayii Forumu 2026 kapsamında, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün’ün ev sahipliğinde Türk Havacılık ve Uzay Sanayii’nin (TUSAŞ) Kahramankazan’daki tesislerinde üst düzey katılımlı bir resepsiyon gerçekleştirilecek.

    Türkiye’nin savunma sanayi kabiliyetlerinin, uluslararası işbirliklerinin ve müttefiklik ruhunun öne çıkarılacağı programa geniş çaplı katılım sağlanacak.

    Resepsiyona, NATO ve müttefik ülkelerin askeri ve sivil üst düzey yetkilileri ile uluslararası savunma sanayi şirketlerinin yöneticileri iştirak edecek.

    Türk savunma sanayi ürünlerinin katılımcılar için sergileneceği etkinlikte, havacılık platformları da gökyüzünde yerini alacak.

    Program kapsamında milli hava platformları gösteri uçuşları yapacak.>>>AA

  • Sıcak havanın etkili olduğu Fransa’da bir haftada 2.000 kişi hayatını kaybetti!

    Sıcak havanın etkili olduğu Fransa’da bir haftada 2.000 kişi hayatını kaybetti!

    Fransa, son yılların en şiddetli sıcak hava dalgalarından birinin etkilerini yaşamaya devam ediyor.

    Ülke genelinde günlerce mevsim normallerinin üzerine çıkan sıcaklıklar, sağlık sistemi üzerinde baskı oluştururken ölüm oranlarında da dikkat çekici bir artışa neden oldu.

    Fransa Halk Sağlığı Kurumu (Santé publique France), 20-28 Haziran tarihlerini kapsayan ön değerlendirmesinde, ülkede 2 bin 25 fazladan ölüm gerçekleştiğini duyurdu.

    Kurum, söz konusu rakamın normal dönemlere kıyasla yaklaşık yüzde 29’luk bir artışa işaret ettiğini, verilerin henüz kesinleşmediğini ve nihai bilançonun daha da yükselebileceğini bildirdi.

    Açıklanan verilere göre sıcak hava dalgasından en fazla 45 yaş üzerindeki bireyler etkilendi.

    Özellikle yalnız yaşayan yaşlılar ve kronik hastalığı bulunan kişilerde ölüm riskinin belirgin şekilde arttığı belirtilirken, evlerde gerçekleşen ölümlerin bir önceki haftaya göre yüzde 91 yükseldiği kaydedildi.

    Paris ve çevresini kapsayan Île-de-France bölgesi ise ölüm oranlarındaki artışın en yoğun hissedildiği bölgeler arasında yer aldı.

    Aşırı sıcaklar yalnızca ölüm oranlarını artırmakla kalmadı, sağlık hizmetlerini de zorladı.

    Hastanelerin acil servislerine sıcak çarpması, sıvı kaybı ve solunum rahatsızlıkları nedeniyle başvurular önemli ölçüde artarken, sağlık ekipleri özellikle yaşlı ve risk grubundaki vatandaşlara yönelik müdahalelerini yoğunlaştırdı.

    Bazı bölgelerde cenaze hizmetlerinde kapasite sorunu yaşandığı da bildirildi.

    Meteoroloji yetkilileri, haziran ayındaki sıcak hava dalgasının Fransa genelinde şimdiye kadar ölçülen en sıcak dönemlerden biri olduğunu belirtti.

    Uzmanlar ise bu tür aşırı hava olaylarının artık istisnai olmaktan çıktığını ve insan kaynaklı iklim değişikliğinin sıcak hava dalgalarının sıklığını, süresini ve şiddetini artırdığını vurguluyor.

    Fransız yetkililer, vatandaşlara günün en sıcak saatlerinde dışarı çıkmamaları, bol sıvı tüketmeleri, serin alanlarda bulunmaları ve özellikle yaşlı ya da yalnız yaşayan yakınlarını düzenli olarak kontrol etmeleri çağrısında bulundu.

  • Filistin direnişinin sembol ismi Bergusi’nin İsrail hapishanesinde “sıkı tecride” maruz kaldığı açıklandı

    Filistin direnişinin sembol ismi Bergusi’nin İsrail hapishanesinde “sıkı tecride” maruz kaldığı açıklandı

    Bergusi’nin Basın Ofisinden yapılan yazılı açıklamada, İsrail Cezaevleri İdaresinin son günlerde Bergusi’ye yönelik tecrit koşullarını sıkılaştırdığı belirtildi.

    İsrail makamlarının Bergusi’yi farklı hapishanelerde tek kişilik hücrelerde tuttuğu vurgulanan açıklamada, “İsrail, Gazze Şeridi’ne saldırılarını başlattığı Ekim 2023’ten beri Bergusi hakkında keyfi sistematik uygulamalar dayatıyor.” ifadeleri kullanıldı.

    Açıklamada, İsrail Cezaevleri İdaresi’nin son dönemde Bergusi’ye daha sıkı tecrit uyguladığına vurgu yapıldı.

    Filistinli ve İsrailli hukuk kuruluşlarının raporlarına göre, İsrail hapishanelerindeki Filistinli esirler tecrit politikası kapsamında sürekli cezaevleri arasında naklediliyor.

    Esirlerin avukatlarıyla görüşmelerine izin verilmezken, sağlık hizmetlerine erişimleri de engellenerek tıbbi ihmale maruz bırakılıyor.

    Öte yandan İsrail Ordu Radyosu da İsrail Cezaevleri İdaresinin Bergusi hakkında 2 haftalık tecrit kararı aldığını aktardı.

    Haberde, Bergusi’nin avukatının müvekkiliyle görüştürülmemesi üzerine İsrail yargısına başvurduğuna dikkat çekildi.

    İsrail Cezaevleri İdaresi’nin ise Bergusi ile avukatı arasında yapılacak görüşme için en erken eylül ayına tarih verdiği belirtildi.

    Mervan Bergusi kimdir?

    İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kentinin kuzeybatısındaki Kober köyünde 6 Haziran 1958’de dünyaya gelen Bergusi, 15 yaşında Fetih Hareketi’ne katıldı.

    Bergusi, 1976’da 18 yaşındayken İsrail tarafından tutuklanarak bir süre hapiste kalırken bu sürede İbranice öğrendi.

    Üniversite yıllarında birçok kez gözaltına alınan Bergusi, 1985’te “idari tutuklu” olarak yeniden özgürlüğünden mahrum kalırken sonrasında ev hapsine alındı.

    Filistin’de 1987 yılında ortaya çıkan Birinci İntifada’nın önde gelen isimleri arasında yer alan Bergusi, İsrail tarafından Ürdün’e sürgün edildi ve orada 7 yıl kaldı.

    Bergusi, İsrail ve Filistin yönetimi arasında imzalanan Oslo Anlaşması kapsamında 1994’te Batı Şeria’ya geri döndü.

    Ramallah ve El-Bire bölgesinden Fetih Hareketi adına Filistin Yasama Konseyi’ne 1996’da seçilen Bergusi, Fetih Hareketi içerisinde hızla yükselerek Fetih Genel Sekreteri oldu.

    İsrail güçleri tarafından Ramallah’taki evinden 15 Nisan 2002’de gözaltına alınan Bergusi, İsrail mahkemesi tarafından “öldürme ve öldürmeye teşebbüs” suçlamalarıyla 5 kez müebbet ve 40 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

    Kudüs Üniversitesi’nde siyaset bilimi dersleri veren Bergusi, tarih ve siyaset bilimi alanında lisans, uluslararası ilişkiler bölümünde yüksek lisans yaptı. Bergusi, cezaevinde doktora derecesinden mezun oldu; “Vaat”, “Tutukluluğa Direniş” ve “Bin Günlük Tecrit” adlı kitapları yazdı.

    Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, 18 Şubat 2024’te Bergusi’yi Ofer Askeri Hapishanesi’nden Ramon Cezaevi’ne naklederek tecrit hapsine aldırmıştı.

    Buna gerekçe olarak, Batı Şeria’da planlanan bir ayaklanma hakkında istihbarat ele geçirildiği öne sürülürken, bu kararla Filistinlilerin Bergusi’nin hayatına yönelik endişeleri arttı.

  • ABD-İsrail saldırısında hayatını kaybeden İran’ın eski lideri Hamaney için devlet töreni düzenleniyor

    ABD-İsrail saldırısında hayatını kaybeden İran’ın eski lideri Hamaney için devlet töreni düzenleniyor

    Tahran’daki İmam Humeyni Musalla Camisi’nde düzenlenen devlet törenine İranlı yetkililer ve halkın yanı sıra birçok ülke temsilcisi katılıyor.

    Tören Kur’an-ı Kerim tilaveti eşliğinde saygı duruşuyla başladı.

    Törene Türkiye’yi temsilen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz katılıyor.

    Hamaney için düzenlenen ve gün boyu sürecek olan devlet törenine yaklaşık 100 ülkeden hükümet ve meclis başkanları, dışişleri bakanları ve hükümetlerin özel temsilcilerinin katılım sağlaması bekleniyor.

  • Venezuela’daki depremlerde hayatını kaybedenlerin sayısı 2 bin 595’e yükseldi

    Venezuela’daki depremlerde hayatını kaybedenlerin sayısı 2 bin 595’e yükseldi

    Rodriguez, başkent Caracas’taki La Carlota Hava Üssü’nde düzenlediği basın toplantısında, ülkede yaşanan iki büyük depreme ilişkin açıklamalarda bulundu.

    Ülkenin kuzeyini vuran 7,2 ve 7,5 büyüklüğündeki depremlerde yaşamını yitirenlerin sayısının 2 bin 595’e yükseldiğini, yaralı sayısının ise 12 bin 400’e ulaştığını duyuran Rodriguez, sahada 33 farklı ülkeden arama kurtarma ekiplerinin görev yaptığını söyledi.

    Rodriguez, depremin olduğu andan bu yana 6 bin 462 kişinin enkaz altından sağ çıkarıldığını vurgulayarak, “Depremin hemen ardından Venezuela devleti tüm kurumlarıyla harekete geçti. Sarsıntılardan yalnızca birkaç saat sonra bu acil durumla mücadele etmek adına ilk iş olarak bir kararname yayımladık. Sivil savunma sistemi ile kamu savunma mekanizmalarının tamamı derhal sahaya sevk edildi.” ifadelerini kullandı.

    Felakete “geç müdahale edildiği” suçlamalarına değinen Rodriguez, şunları kaydetti:

    “Devletin tüm mekanizmalarını derhal harekete geçirdik. Acı ve endişe içindeki bir halk karşısında bu iddiaları ortaya atmak sefilliktir, vicdansızlıktır, düşüncesizliktir. Çıkıp birisi kendisine yardımın ya da girişin engellendiğini söylesin; birisi çıksın da ‘yardım yok’ desin. Böyle bir şey kesinlikle söz konusu değil. İlk ve en önemli hedefimiz hayat kurtarmak. Hiçbir çekince koymadan, hiçbir siyasi mülahaza gözetmeden arama-kurtarma ekiplerine ihtiyacımız var.”

    Rodriguez, sahada güvenlik güçlerinin ve arama-kurtarma ekiplerinin bulunmadığı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirterek, bu iddiaların kasıtlı olarak kurgulanmış bir kara propaganda olduğunu vurguladı.

    Depremlerden sonra ülkedeki ilk resmi açıklamayı İçişleri Bakanı Diosdado Cabello’nun yaptığını hatırlatan Rodriguez, sarsıntıların ardından emniyet mensupları ile askeri unsurların “süratli bir şekilde” sahaya sevk edilmesi talimatının verildiğini kaydetti.

    Rodriguez, iki büyük deprem felaketinin ülkeyi vurmasına ilişkin uluslararası diplomasi trafiği yürüttüğünü, ilk saatlerde 72 devlet ve hükümet başkanından telefon aldığını dile getirdi.

    Evsiz kalanlar için yıl sonuna kadar yeni konut sözü

    Öte yandan Venezuela basınına yansıyan bilgilere göre hükümet, deprem felaketinde evlerini kaybedenlerin sayısını 12 bin 841 olarak açıkladı.

    Geçici Devlet Başkanı Rodriguez, 29 Haziran’daki açıklamasında, evsiz kalan afetzedelere yıl sonuna kadar yeni konutlar tahsis edileceğinin sözünü vermişti.

  • Pakistan’da yolcu otobüsünün uçuruma yuvarlandığı kazada 40 kişi hayatını kaybetti

    Pakistan’da yolcu otobüsünün uçuruma yuvarlandığı kazada 40 kişi hayatını kaybetti

    Dawn gazetesinin haberine göre otobüs, Belucistan’ın Şerani bölgesinden ayrıldıktan sonra Hayber-Pahtunhva eyaletinin Dera İsmail Han bölgesinde seyir halindeyken uçuruma devrildi.

    Bölge yetkilileri, kazada ilk belirlemelere göre 40 kişinin hayatını kaybettiğini, 8 kişinin yaralandığını bildirdi.

    Yetkililer, arama kurtarma ve sağlık ekiplerinin olay yerine sevk edildiğini, kazanın nedeninin belirlenmesi için soruşturma başlatılacağını bildirdi.