Kategori: Dünya

  • Japonya açıklarında 6,1 büyüklüğünde deprem

    Japonya açıklarında 6,1 büyüklüğünde deprem

    ABD Jeolojik Araştırma Merkezi (USGS) verilerine göre, Okinawa’ya bağlı Miyako Adası’nın kuzeydoğusunda 136 kilometre açıktaki deprem, 10 kilometre derinlikte kaydedildi.

    Depremin ardından can veya mal kaybı bildirilmezken tsunami uyarısı da yapılmadı.

  • İsrail ordusu: Givati Tugayı Lübnan’ın güneyindeki görevini tamamladı

    İsrail ordusu: Givati Tugayı Lübnan’ın güneyindeki görevini tamamladı

    İsrail ordusundan yapılan yazılı açıklamada, Givati Tugayı’nın Lübnan’ın güneyindeki muharebe görevlerini tamamladığı belirtildi.

    Açıklamada, görev bitimi vesilesiyle ülkenin kuzeyindeki Filon Üssü’nde, Kuzey Komutanlığı Komutanı Tümgeneral Ori Gordin’in katılımıyla resmi bir tören düzenlendiği kaydedildi.

    Tugayın bölgedeki faaliyetlerine ilişkin iddialara yer verilen açıklamada, birliğin görevinin sınırdaki savunma operasyonlarının ardından Lübnan’ın güneyindeki Hıyam ve Bint Cubeyl ile Litani Nehri’nin kuzeyini kapsayan saldırıları içerdiği aktarıldı.

    Açıklamada ayrıca, tugayın Hizbullah’a ait yüzlerce altyapı tesisini imha ettiği, yüzlerce örgüt unsurunu etkisiz hale getirdiği ve binden fazla silah ele geçirdiği öne sürüldü.

    İsrail ordusu, söz konusu geri çekilmenin gerekçesi, bunun birliklerin rotasyonu kapsamında önceden planlanmış rutin bir adım olup olmadığı ya da yaklaşık bir hafta önce Lübnan ile imzalanan çerçeve anlaşmasıyla bağına ilişkin detay paylaşmadı.

    İsrail basını ise askeri kararın perde arkasına dair farklı analizlere yer verdi.

    Haaretz gazetesinin haberinde, bu adımın Lübnan ile yürütülen müzakereler ve denetim mekanizmalarıyla bağlantılı daha geniş bir planın parçası olduğu ifade edildi.

    Haberde, söz konusu hareketliliğin tam bir çekilme anlamına gelmediği, uluslararası denetim altındaki pilot bölgeler ile “Sarı Hat”tan kısmi çekilmeleri ve güçlerin yeniden sahada konuşlandırılmasını içeren askeri düzenlemeler olduğu ileri sürüldü.

    Diğer yandan Yediot Ahronot gazetesi ise kararın sahadaki ve siyasi arenadaki baskıları yansıttığını savunarak, asıl amacın askeri varlığı tamamen sonlandırmak değil, sınır hattında kalıcı bir “tampon bölge” tesis etmek olduğunu iddia etti.

    İsrail ordusunun kara operasyonlarındaki en seçkin birliklerinden biri olarak bilinen Givati Tugayı’nın, Lübnan’ın güneyinde konuşlu toplam güç içerisindeki oranına dair resmi bir veri bulunmuyor.

    Ancak İsrail Ordu Radyosu, 27 Haziran’da yayımladığı haberde, askeri komuta kademesinin Lübnan’ın güneyindeki kara güçlerinin sayısını resmi olarak azaltmaya başladığını ve bölgedeki askeri varlığın 5 tümenden 2 tümene düşürüldüğünü duyurmuştu.

    Radyo, bu tenkisatın ABD arabuluculuğunda imzalanan çerçeve anlaşmasıyla eş zamanlı olarak, sınır köylerindeki Hizbullah altyapısının çökertilmesi ve savunma hatlarının güvenceye alınması hedeflerine ulaşılmasının ardından gerçekleştiğini öne sürmüştü.

    İsrail’in Lübnan’ın güneyindeki birçok bölgeyi işgal altında tuttuğu ve özellikle geçen mart ayından bu yana tırmandırdığı saldırılarda bugüne kadar 4 bin 298 kişi hayatını kaybetti.

    İsrail’in Lübnan’daki saldırıları ve ateşkes süreci

    İsrail ordusu, Lübnan’a 2 Mart’ta yoğun hava saldırıları başlatarak, ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti.

    Lübnan hükümeti bu sürede, ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı.

    ABD Başkanı Donald Trump, 24 Nisan’da yaptığı açıklamada, Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan’da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını duyurmuştu.

    ABD arabuluculuğunda Lübnan ile İsrail arasında 14-15 Mayıs’ta gerçekleştirilen 3. tur görüşmeler sonucunda, 17 Mayıs itibarıyla ateşkesin 45 gün uzatılması kararlaştırılmıştı.

    İran ve ABD, Pakistan aracılığında yapılan müzakere süreci kapsamında 14 Haziran’da savaşın durdurulması ve taraflar arasındaki sorunların görüşmelerle çözülmesini öngören 14 maddelik bir mutabakata vardıklarını duyurmuştu.

    Mutabakat, Lübnan dahil savaşın sona erdirilmesini içeriyor.

    Öte yandan, Washington’da İsrail ile Lübnan arasında yürütülen doğrudan müzakerelerin 5. tur görüşmelerinin ardından ise 26 Haziran’da Lübnan ve İsrail arasında çerçeve anlaşması imzalanmıştı.

  • Trump: (İran) Sanırım ihtiyaç duyduğumuz şeylerin neredeyse hepsini kabul ettiler

    Trump: (İran) Sanırım ihtiyaç duyduğumuz şeylerin neredeyse hepsini kabul ettiler

    Trump, CNBC kanalına verdiği mülakatta, İran ile görüşmelere yönelik değerlendirmelerde bulundu.

    Görüşmelerin sürdüğüne işaret eden Trump, “Müzakere ediyoruz. Sanırım ihtiyaç duyduğumuz şeylerin neredeyse hepsini kabul ettiler.” diye konuştu.

    Trump, İran’da “rejim değişikliği” hedeflemediklerine yönelik iddiasını yineleyerek, “Çok basit bir şeyin peşindeyim: Nükleer silah edinemezler.” ifadelerini kullandı.

    İran’ın “geriye bazı füzeleri kaldığını” ancak bunları “yok edebileceklerini” savunan Trump, “Geçen hafta onları üç defa çok sert vurdum çünkü bir gemiye insansız hava aracı gönderdiler.” dedi.

  • ABD Presbiteryan Kilisesi, İsrail’in Gazze’ye saldırılarını “soykırım” olarak tanımladı

    ABD Presbiteryan Kilisesi, İsrail’in Gazze’ye saldırılarını “soykırım” olarak tanımladı

    PCUSA’nın Milwaukee’de toplanan 227. Genel Kurulunda, İsrail’in Gazze’ye yönelik savaşını soykırım olarak tanımlayacak, ABD Kongresine İsrail’e karşı silah ambargosu uygulanması için baskı yapacak ve üyelerini savaşa katkıda bulunan İsrail ürünlerini boykot etmeye teşvik edecek bir karar için oy kullanıldı.

    Söz konusu karar, yapılan oylama sonucu 15 hayır oyuna karşılık 454 evet oyuyla kabul edildi.

    Filistinli Amerikalı ve Presbiteryen Kilisesi’nin eski moderatörü Rahip Dr. Fahed Abu Akel konuyla ilgili açıklamasında, “Okulların, üniversitelerin, hastanelerin, camilerin ve kiliselerin çoğunun kendi Amerikan yapımı silahlarımız ve dolarlarımızla yıkılmasını izledik.” ifadelerini kullandı.

    İsrail’in yıktığı kiliseler arasında, Ortodox, Baptist, Katolik kilisesi gibi her türden ibadethane olduğunu vurgulayan Abu Akel, bu konuda daha fazla “sessiz kalamayacaklarını” belirtti.

    Kilisenin komisyon üyeleri, Filistin’deki Hristiyan topluluğunun Kasım 2025’te yayımladığı ve İsrail’e karşı uluslararası boykot, yatırımların geri çekilmesi ve yaptırım çabalarının yoğunlaştırılması çağrısında bulunan bildiriyi de 21 hayır oyuna karşılık 447 evet oyuyla onayladı.

    Söz konusu oylamalar, Presbiteryan Kilisesi’nin pazar günü oybirliğiyle İsrail ordusuna teknolojik destek sağlayan Palantir şirketi ve yine İsrail ordusunda kullanılan uçak ve helikopterler için motor üreten GE Aerospace’ten yatırımlarını çekme kararı almasının ardından geldi.

    PCUSA Filistin Adalet Ağı’nın eş moderatörü Marietta Macy, dini yayın kuruluşu Baptist News’e yaptığı açıklamada, “Hem Hristiyan hem de Müslüman topluluklardaki Filistinli ortaklarımız, 2005’ten beri bizden, insan haklarının tamamına kavuşmalarına yardımcı olmak için boykot, yatırımlardan çekilme ve yaptırımlar uygulamamızı istiyorlardı.” ifadelerine yer verdi.

    Öte yandan Kilise yönetimi, Palantir’in ülke çapında göçmenlere yönelik baskılar sırasında insanları sınır dışı etme konusunda ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Teşkilatı (ICE) ile olan ortaklığına ve İsrail ordusuna Gazze’de kimin öldürüleceğine karar vermede yardımcı olduğu iddiasına da dikkati çekti.

    PCUSA, 2004’ten beri Filistin’deki İsrail eylemlerini protesto ediyor. Bu protestolar arasında ülkede faaliyet gösteren şirketlerden yatırımlarını çekme, işgal altındaki topraklarda üretilen İsrail ürünlerine yönelik boykot çağrıları ve dini kuruluşların Filistinli işletmeleri desteklemesi yönündeki çağrılar yer alıyor.

    Filistin Kilise İşleri Komitesi ABD Presbiteryan Kilisesi’nin İsrail kararını memnuniyetle karşıladı

    Filistin Devlet Başkanlığı Kilise İşleri Yüksek Komitesi tarafından yapılan yazılı açıklamada, söz konusu kararın adalet ve hesap verebilirlik ilkelerinin güçlendirilmesi yönünde atılmış ileri bir adım olduğu vurgulandı.

    Açıklamada, ABD Presbiteryen Kilisesi’nin 227. Genel Kurulu’nda yapılan oylamada kararın, 15 “hayır” oyuna karşı 454 “evet” oyu gibi büyük bir çoğunlukla kabul edildiği bilgisine yer verildi.

    Filistinli din adamlarının ve kutsal topraklardaki Presbiteryen Kilisesi’nin, Filistin anlatısını uluslararası kilise platformlarına aktarmadaki rolüne dikkat çekilen açıklamada, bu çabaların söz konusu tarihi kararın şekillenmesine önemli katkı sağladığı ifade edildi.

    Komite, kilisenin İsrail işgaliyle bağlantılı ürün ve şirketleri boykot etme kararını da takdirle karşıladı.

    Açıklamada, kilisenin, İsrail’in askeri operasyonlarına destek verdikleri gerekçesiyle “Palantir Technologies” ve “GE Aerospace” şirketlerindeki yatırımlarını geri çekme kararının, “sorumlu yatırım” ilkesine yönelik ahlaki bir bağlılığı yansıttığı belirtildi.

    Özgürlük, adalet ve işgalin sona erdirilmesi çağrısında bulunan “Kairos Filistin” belgesinin kilise tarafından kabul edilmesinden duyulan memnuniyetin dile getirildiği açıklamada, bu belgenin uluslararası hukuka ve insan haklarına dayanan Filistinli Hristiyan vizyonunu temsil ettiği kaydedildi.

    Filistin Devlet Başkanlığı Kilise İşleri Yüksek Komitesi, dünya genelindeki tüm kilise ve dini kurumlara benzer adımlar atma çağrısında bulundu.

    Açıklamada, uluslararası hesap verebilirliğin desteklenmesi, İsrail’e silah ihracatının durdurulması ve işgale destek veren şirketlerin sorumlu tutulması gerektiği belirtilerek, bu adımların işgalin sona ermesine ve Filistin halkının meşru haklarına kavuşmasına katkı sağlayacağı vurgulandı.

  • İsrail’den Doğu Kudüs’te 13 yeni yerleşim kararı

    İsrail’den Doğu Kudüs’te 13 yeni yerleşim kararı

    Kudüs Valiliğinden yapılan yazılı açıklamada, İsrail Güvenlik Kabinesi’nin bugün işgal altındaki Doğu Kudüs’te 13 yeni yerleşim yerini inşa etme planını onayladığı belirtildi.

    Tel Aviv yönetiminin, Filistin topraklarındaki yasa dışı yerleşim alanlarını genişletme ve Doğu Kudüs’ü Filistin çevresinden izole etme çabaları kapsamında bu kararı aldığı vugulanan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

    “İşgal yönetimi, bu girişimlerle Doğu Kudüs’ü izole etmenin yanı sıra işgal altındaki Batı Şeria’nın merkezinde yeni coğrafi gerçeklikler dayatıyor.”

    İsrail’de her seçim öncesi Filistin topraklarının seçim malzemesi yapıldığına dikkat çekilen açıklamada, bu kapsamda Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te Filistin topraklarının gasbedildiği ifade edildi.

    Açıklamada, İsrail hükümetinin yerleşim politikalarıyla Batı Şeria’yı parçalayarak Doğu Kudüs’ü izole etme ve coğrafi bütünlüğe sahip bir Filistin Devleti’nin kurulmasını engellemeye çalıştığı uyarısı yapıldı.

  • Zagreb’de “Yük Paylaşımı ve İttifak Bütünlüğü: Ankara NATO Zirvesinden Neler Beklenmeli?” paneli düzenlendi

    Zagreb’de “Yük Paylaşımı ve İttifak Bütünlüğü: Ankara NATO Zirvesinden Neler Beklenmeli?” paneli düzenlendi

    Ankara’da 7-8 Temmuz’da yapılacak NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca, NATO’ya üye ülkelerin başkentlerinde NATO konulu programlara devam edildi.

    Madrid, Paris, Londra, Varşova, Washington, Roma, Berlin, Brüksel, Helsinki, Lahey, Sofya ve Vilnius’ta ilgili ülkelerin düşünce kuruluşları ve kurumlarla koordinasyon içinde düzenlenen program serisinin 13. ve son etkinliği, Kalkınma ve Uluslararası İlişkiler Enstitüsü (Institute for Development and International Relations- IRMO) işbirliğiyle Zagreb’de gerçekleştirildi.

    Açış konuşmasını Türkiye’nin Zagreb Büyükelçisi Nurdan Erpulat Altuntaş’ın gerçekleştirdiği programa Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran video mesaj gönderdi.

    “Yük Paylaşımı ve İttifak Bütünlüğü: Ankara NATO Zirvesinden Neler Beklenmeli?” başlıklı panel programının moderatörlüğünü Kalkınma ve Uluslararası İlişkiler Enstitüsünden Uzman Danışman Krsevan Antun Dujmovic üstlendi.

    Panele, Zagreb Savunma ve Güvenlik Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Güvenlik ve İstihbarat Teşkilatlarının Sivil Denetimi Konseyi Üyesi Prof. Dr. Gordan Akrap, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Üyesi ve Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Yeşiltaş, Kalkınma ve Uluslararası İlişkiler Enstitüsü Araştırma Danışmanı Dr. Sandro Knezovic ile Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Üyesi ve Penn State Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kılıç Buğra Kanat konuşmacı olarak katıldı.

    Bölgesel güvenlik gelişmeleri değerlendirildi

    Zagreb’deki büyükelçilerin yanı sıra diplomatik ve askeri temsilciler, akademisyenler ve basın mensuplarının yoğun ilgi gösterdiği panelde, Ankara Zirvesi öncesi NATO’nun güncel güvenlik gündemi ve değişen uluslararası sistemde oluşan yeni tehditlere yönelik ortak güvenlik adımları ve Ankara’da gerçekleşecek toplantıya dair beklentiler ele alındı.

    İttifak içi yük paylaşımı ile daha güçlü ve çok yönlü bütüncül bir ittifak ihtiyacına vurgu yapılan panelde, Avrupa-Atlantik güvenlik mimarisi, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın ittifaka etkileri ve bölgesel güvenlik gelişmeleri değerlendirildi.

    Panel programının ardından Büyükelçi Altuntaş’ın katılımıyla büyükelçilik binasındaki Yunus Emre Enstitüsü Salonu’nda basın mensuplarının yer aldığı bir toplantı düzenlendi.

    Toplantıda, basın mensuplarının Türkiye-NATO ilişkileri, Türkiye’nin ittifak içindeki rolü ve güncel uluslararası meseleler ile 7-8 Temmuz’da Ankara’da yapılacak 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’ne dair sorularına da yanıt verildi.

  • Filistin’den UAD iddialarına yalanlama

    Filistin’den UAD iddialarına yalanlama

    Filistin resmi haber ajansı WAFA’nın aktardığı Dışişleri Bakanlığı açıklamasında, Fetih Hareketi Merkez Komitesi eski üyesi Nasır el-Kudve’nin, Filistin yönetiminin Güney Afrika’dan davayı geri çekmesini istediği yönündeki ifadelerinin “tamamen asılsız” olduğu belirtildi.

    Kudve’nin katıldığı sosyal medya programında Filistin diplomasisine yönelik “yanıltıcı ve çarpıtılmış iddialar” ortaya attığı ifade edilen açıklamada, bu tür söylemlerin Filistin halkını, topraklarını ve kutsal mekanlarını korumaya yönelik diplomatik çabalara zarar verdiği ifade edildi.

    Ayrıca medya kuruluşları ile sosyal medya platformlarında içerik üreten kişilere söz konusu iddiaları aktarırken doğruluk ve tarafsızlık ilkelerine bağlı kalmaları ve Filistin’in ulusal duruşunu zayıflatmayı amaçlayan söylemlere itibar etmemeleri çağrısı yapıldı.

    Kudve, salı günü katıldığı bir podcast programında Filistin yönetiminin Güney Afrika’dan İsrail aleyhine UAD’de açtığı davayı geri çekmesini talep ettiğini öne sürmüştü.

    Güney Afrika, 29 Aralık 2023’te İsrail’in Gazze Şeridi’nde soykırım suçu işlediği gerekçesiyle UAD’de dava açmış, çok sayıda ülke daha sonra davaya müdahil olma başvurusunda bulunmuştu.

  • BMGK, imzalanan mutabakata rağmen ABD ile İran arasında devam eden gerilim için toplandı

    BMGK, imzalanan mutabakata rağmen ABD ile İran arasında devam eden gerilim için toplandı

    Bahreyn’in talebi üzerine Orta Doğu’daki gelişmeleri görüşmek üzere acil toplanan BMGK’de İran ile ABD temsilcileri arasında sözlü tartışma yaşandı.

    ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Mike Waltz konuşmasında, İran’ın ABD’ye karşılık Körfez ülkelerini hedef almasını eleştirerek, İran’ın “kasıtlı” olarak sivil altyapılara zarar verdiğini savundu.

    Waltz, “Bu yüzden bugün buradayız çünkü diplomatik başarılara ve anlaşmalara rağmen İran, dünyaya hala temel bir nezaket ve saygı davranışı göstermedi.” şeklinde ifadeler kullandı.

    İran’ın BM Güvenlik Konseyine, komşularına ve diplomasinin temel ilkelerine açıkça meydan okuduğunu öne süren Waltz, bu ülkenin dünya ekonomisini rehin almasına izin verilemeyeceğini söyledi.

    “Herhangi bir dış müdahale, mutabakat zaptını ihlal eder, uygulanmasını baltalar”

    İran’ın BM Daimi Temsilcisi Emir Said İrevani de ABD ile İran arasındaki mutabakat zaptının uygulanmasına yönelik teknik görüşmelerin yapıldığı bir dönemde BM Güvenlik Konseyinin süreci “baltalama riski” nedeniyle toplantı düzenlemekten kaçınması gerektiğini söyledi.

    İrevani, ABD’nin İran’a karşı yalana başvurduğunu ve dezenformasyon yaptığını savunarak, “Diplomatik müzakerelerin ortasında, İsrail rejimiyle birlikte ABD, diplomasiye iki kez ihanet etmiş ve BM Şartı’nı ve uluslararası hukuku açıkça ihlal ederek İran’a karşı iki saldırgan savaş başlatmıştır.” dedi.

    Mutabakat zaptı gereği Hürmüz Boğazı’ndaki denizcilik trafiğinin yönetiminin İran’a ait olduğunu belirten İrevani, bu düzenlemenin uygulanmasının, mutabakat zaptına uygun olarak şu anda devam ettiğine vurgu yaptı.

    İrevani, “Herhangi bir dış müdahale veya paralel bir düzenleme kurma girişimi mutabakat zaptını ihlal eder, uygulanmasını baltalar, normal ticari denizciliğin yeniden sağlanmasını geciktirir, güvenli denizciliği riske atar ve bölgesel gerilimi artırır.” şeklinde uyarıda bulundu.

    Basra Körfezi bölgesinde ABD askeri üslerinin varlığı ve yabancı müdahalesinin “güvensizlikten başka bir şey getirmediğini” aktaran İrevani, “En azından genel olarak bölgesel güvenliği ve özellikle deniz güvenliğini tehlikeye atıyorlar. ABD’nin bölgemizde kıyı sınırı yok. Bu onların suları değil, onların bölgesi değil.” dedi.

    “Burası Tahran değil, burası ABD”

    İrevani’nin konuşmasının ardından söz alan ABD Büyükelçisi Waltz, “Ne yazık ki, rejimin temsilcisi konuşmasına, bu Konseyin toplanmaması, konuşmaması gerektiğini söyleyerek başladı. Size nerede olduğunuzu hatırlatayım. Burası Tahran değil, burası ABD, burası BM Güvenlik Konseyi. Bu organı susturamazsınız.” şeklinde karşılık verdi.

    İran Büyükelçisi İrevani de ikinci kez söz alarak, “ABD Temsilcisi’ne, deniz ablukasının toplu bir cezalandırma olup olmadığını soruyorum. İran’la savaş halindeydiniz. Uluslararası gemilerin İran limanlarına ulaşmasını neden engellediniz?” diye sordu.

    ABD’de yapılan bir ankete atfen vergi mükelleflerinin yüzde 70’inin Trump yönetiminin İran’a yönelik savaş politikasına karşı çıktığını hatırlatan İrevani, halkın ABD çıkarlarının İsrail’in çıkarları için feda edildiğine inandığını sözlerine ekledi.

  • İsrail ordusu ateşkese rağmen Lübnan’ın güneyine hava saldırıları düzenledi

    İsrail ordusu ateşkese rağmen Lübnan’ın güneyine hava saldırıları düzenledi

    İsrail, bölgedeki ateşkese ve Lübnan’ın dahil edildiği belirtilen ABD-İran mutabakatına rağmen saldırılarını sürdürdü.

    Lübnan resmi ajansı NNA’nın haberine göre İsrail ordusu, Nebatiye’ye bağlı Bint Cubeyl ilçesinin Beraşit beldesini hava saldırısıyla hedef aldı.

    İsrail ordusu yine Bint Cubeyl ilçesine bağlı Kunin ve Tayri beldelerinin çevresini bombaladı.

    İsrail’e ait bir insansız hava aracı da Yukarı Nebatiye beldesindeki Gandur Hastanesi çevresine 2 saldırı düzenledi.

    ⁠İsrail’in Lübnan’daki saldırıları ve ateşkes süreci

    İsrail ordusu, Lübnan’a 2 Mart’ta yoğun hava saldırıları başlatarak, ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti.

    Lübnan hükümeti bu sürede, ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı.

    ABD Başkanı Donald Trump, 24 Nisan’da yaptığı açıklamada, Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan’da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını duyurmuştu.

    ABD arabuluculuğunda Lübnan ile İsrail arasında 14-15 Mayıs’ta gerçekleştirilen 3. tur görüşmeler sonucunda, 17 Mayıs itibarıyla ateşkesin 45 gün uzatılması kararlaştırılmıştı.

    Lübnan Sağlık Bakanlığı, son açıklamasında, İsrail’in 2 Mart’tan bu yana ülkeye düzenlediği saldırılarda 4 bin 257 kişinin hayatını kaybettiğini bildirmişti.

    İran ve ABD, Pakistan aracılığında yapılan müzakere süreci kapsamında 14 Haziran’da savaşın durdurulması ve taraflar arasındaki sorunların görüşmelerle çözülmesini öngören 14 maddelik bir mutabakata vardıklarını duyurmuştu. Mutabakat, Lübnan dahil savaşın sona erdirilmesini içeriyor.

    Öte yandan Washington’da İsrail ile Lübnan arasında yürütülen doğrudan müzakerelerin 5. tur görüşmelerinin ardından ise 26 Haziran’da Lübnan ve İsrail arasında çerçeve anlaşması imzalanmıştı.

  • Avrupa’yı kavuran sıcak hava dalgası Fas’ta da etkisini gösteriyor

    Avrupa’yı kavuran sıcak hava dalgası Fas’ta da etkisini gösteriyor

    Fas Meteoroloji Genel Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamada, ülkenin bazı bölgelerinde hava sıcaklığının 46 dereceye kadar yükseleceği uyarısında bulunuldu.

    Açıklamada, ülke genelinde sıcaklıkların mevsim normallerinin 5 ila 12 derece üzerinde seyredeceği özellikle güney, güneydoğu ve iç kesimlerde sıcaklığın 40 ila 46 dereceye ulaşmasının beklendiği belirtildi.

    Açıklamada, vatandaşlara günün en sıcak saatlerinde dışarı çıkmamaları, bol su tüketmeleri ve özellikle çocuklar, yaşlılar ile kronik hastalığı bulunan kişilere dikkat edilmesi çağrısı yapıldı.

    Sıcak hava dalgasının, gelecek günlerde de devam etmesinin beklendiği kaydedildi.

  • NATO’dan TCG Anadolu paylaşımı

    NATO’dan TCG Anadolu paylaşımı

    NATO’nun ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan paylaşımda, TCG Anadolu’nun İttifak üyelerine ait en büyük savaş gemilerinden biri olduğu kaydedildi.

    Paylaşımda, TCG Anadolu’nun “yüzen insansız hava aracı üssü” olarak görev yaptığı ve NATO’ya denizde teknolojik üstünlük sağladığı vurgulandı.

    Paylaşımdaki videoda da Bayraktar TB3 silahlı insansız hava araçlarının TCG Anadolu üzerinden havalanabildiği hatırlatılarak bunun gemiyi “eşsiz kıldığı” belirtildi.

    Videoda ayrıca, TCG Anadolu’nun, NATO donanmalarının geleneksel deniz gücünü yenilikçi insansız hava aracı teknolojisiyle birleştirerek yeni tehditlere karşı nasıl geliştiğine yönelik örnek teşkil ettiği kaydedildi.>>>AA

  • Venezuela’daki depremlerde hayatını kaybedenlerin sayısı 3 bin 811’e yükseldi

    Venezuela’daki depremlerde hayatını kaybedenlerin sayısı 3 bin 811’e yükseldi

    Venezuela’daki depremlerde hayatını kaybedenlerin sayısı 3 bin 811’e yükseldi

  • Malezya Başbakanı Enver’den “Müslüman karşıtlığı ve Filistin mücadelesinde tarafsız kalınamaz” açıklaması

    Malezya Başbakanı Enver’den “Müslüman karşıtlığı ve Filistin mücadelesinde tarafsız kalınamaz” açıklaması

    Yerel Malay Mail gazetesinin haberine göre Başbakan Enver, başkent Kuala Lumpur’da düzenlenen 39. Asya-Pasifik Yuvarlak Masa Toplantısı’nda konuştu.

    “Malezya dış politikası bağımsız kalacak ve (bu politika) kararlılıkla bağımsız, proaktif ve tarafsız olacaktır.” ifadelerini kullanan Enver, aynı zamanda, değerlerini, inançlarını ve çıkarlarını ilerletecek pozisyonlar almaktan, ilişkiler geliştirmekten ve girişimleri desteklemekten çekinmeyeceklerini kaydetti.

    Enver, “Malezya, Filistin mücadelesi veya İslamofobiyle mücadele gibi temel hakları ilgilendiren konularda veya Çin ve ABD gibi güçlü ortaklar söz konusu olduğunda bile, ülke egemenliği dahil temel ulusal çıkarlarımız konusunda tarafsız kalamaz.” diye konuştu.

    Ülkesinin, anlaşmazlıkların uluslararası hukuka uygun olarak barışçıl çözümüne destek verdiğine işaret eden Enver, ABD ve İran arasında varılan mutabakatı memnuniyetle karşıladığını ifade etti.

  • Fransa’da aşırı sıcak hava nedeniyle 6 bin ton kümes hayvanı telef oldu

    Fransa’da aşırı sıcak hava nedeniyle 6 bin ton kümes hayvanı telef oldu

    Genevard, konuk olduğu Fransız BFMTV kanalında aşırı sıcakların tarım ve hayvancılık sektörü üzerindeki etkilerini değerlendirdi.

    Besicilerin vantilatör ve sisleme sistemleri kurabilmeleri için kredi verileceğini belirten Genevard, bu kredilerin özellikle kümes hayvanı yetiştirenlere yönelik olduğuna işaret etti.

    Genevard, aşırı sıcak havalardan etkilenen kümes hayvanları hakkında “Bretonya’da 6 bin ton kümes hayvanı telef oldu.” dedi.

    Hava sıcaklığı 40 derecenin üzerine çıktığında kümes hayvanlarının serinleyemediğine işaret eden Genevard, sektöre yönelik tazminatların hızlı bir şekilde ödenebilmesi için bu hafta sigorta firmalarıyla görüşeceğini duyurdu.

    Genevard, su depolama kapasitelerinin iyileştirilmesinden yana olduğunu kaydederek, “Depolama kapasitemizi artırmazsak, iklim değişikliğine karşı mücadele edemeyeceğiz.” dedi.

    Bu yıl art arda krizler yaşayan tarım sektörünün ağır bir bedel ödediğini vurgulayan Genevard, bu durumu son derece endişe verici bulduğunu söyledi.

    Fransa’da 18 Haziran’dan itibaren etkili olan aşırı sıcaklar nedeniyle hastanelerde yoğunluk yaşanırken, Paris’te 26 Haziran’da tek bir günde 109 kişi hayatını kaybetmişti.

    Öte yandan, klimasız bazı ev, hastane ve okullarda aşırı sıcaklarla mücadele etmek için binaların camları acil durumlarda kullanılan termal battaniyelerle kaplanmıştı.

  • Fransa’nın Herault vilayetinde çıkan yangında yaklaşık 900 hektarlık alan küle döndü

    Fransa’nın Herault vilayetinde çıkan yangında yaklaşık 900 hektarlık alan küle döndü

    Aude Valiliğinden, Herault vilayetinde dün çıkan yangındaki son duruma ilişkin yeni açıklama yapıldı.

    Açıklamaya göre, dünden bu yana Herault ve Aude vilayetlerinde devam eden söz konusu orman yangınında yaklaşık 900 hektarlık alan küle döndü.

    800 itfaiye eri ve 150 aracın müdahale ettiği yangın gece yavaş bir şekilde ilerledi.

    Hava koşullarının bugün de yangını olumsuz etkilemesi beklenirken, bölgede öğlen saatlerinde rüzgarın saate 60 kilometre hıza ulaşacağı tahmin ediliyor.

    Aude vilayetinin tamamında ciddi bir risk oluşturan yangın nedeniyle 3 yol kısmen bugün de araç trafiğine kapalı.

    Yangın nedeniyle mağdur olan vatandaşları güvenli bir şekilde ağırlamak için geçici barınma merkezleri açıldı.

    Aude Valisi Alain Bucquet, vatandaşlardan itfaiye ve jandarma erlerinin talimatlarına uymalarını, yangın bölgesinden uzak durmalarını ve telefon hatlarını fazla meşgul etmemelerini istedi.

    Herault İtfaiye Teşkilatı Temsilcisi Jerome Bonnafoux, kamu yayıncısı Franceinfo’ya yaptığı açıklamada, bölgedeki yangının kontrol altına alındığını ve artık ilerlemediğini belirtti.

    Yangın dün Herault vilayetine bağlı Beaufort kentinde çıkarken, rüzgarın etkisiyle komşu Aude vilayetine de yayılmıştı.

    Lançon-Provence’da yaklaşık 275 hektarlık alan küle döndü

    Öte yandan ulusal basındaki haberlere göre, güneydeki Marsilya kentine yakın Rognac ve Lançon-Provence kentlerinde dün 2 ayrı yangın çıktı.

    Yangınlara müdahale etmek için yüzlerce itfaiye eri görevlendirilirken, Lançon-Provence’de yangının dumanından etkilenen 10 itfaiye eri zehirlendi.

    Rognac’da yaklaşık 40 hektarlık, Lançon-Provence’da ise yaklaşık 275 hektarlık ormanlık alan yandı.

    Rognac’da yangın sabah 04.00 sularında kontrol altına alınırken, Lançon-Provence’daki yangına müdahale etmek için sabah saatlerinde 2 yangın söndürme uçağı bölgeye sevk edildi.

    Lançon-Provence’daki yangın nedeniyle komşu kent Fare-les-Oliviers’de yaklaşık 600 kişi evlerinden tahliye edildi.

  • ABD helikopteri Arap Denizi’ne acil iniş yaptı, 4 kişilik mürettebattan 3’ü kurtarıldı, 1’i kayıp

    ABD helikopteri Arap Denizi’ne acil iniş yaptı, 4 kişilik mürettebattan 3’ü kurtarıldı, 1’i kayıp

    ABD Deniz Kuvvetleri Merkez Komutanlığının 5. Filosu’nun, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, Arap Denizi’ne acil iniş yapan ABD helikopteriyle ilgili bilgilendirmede bulunuldu.

    Açıklamada, “USS George H.W. Bush (CVN 77) uçak gemisinde görevli bir MH-60S Sea Hawk helikopteri uçuş ekibinin, Arap Denizi’nde ‘acil durum su inişi’ gerçekleştirdiği” kaydedildi.

    Söz konusu acil durumun “düşmanca bir eylemden kaynaklandığına dair herhangi bir bulguya rastlanmadığı” belirtilen açıklamada, mürettebattan kurtarılan 3 kişinin uçak gemisine alındığı ve sağlık durumlarının iyi olduğu bildirildi.

    Açıklamada, bölgedeki ABD donanması ekiplerinin, halen kayıp olan 1 kişiyi arama çalışmalarını sürdürdüğü ve olayın nedeninin araştırıldığı ifade edildi.

  • Lübnan Başbakanı Selam: “Hizbullah ile çatışma istemiyoruz”

    Lübnan Başbakanı Selam: “Hizbullah ile çatışma istemiyoruz”

    Başbakan Selam, LBCI televizyonuna verdiği röportajda, Hizbullah, İsrail ve güncel konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

    “Hizbullah ile çatışma arayışında değiliz. Tam tersine silahlı bir çatışmanın önüne geçmeye çalışıyoruz.” diyen Selam, ne kendisinin ne de hükümetteki herhangi bir ismin Hizbullah’ın baskısına boyun eğeceğini ifade etti.

    Selam, Hizbullah’tan yalnızca Taif Anlaşması, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 1701 sayılı kararı, çatışmaların durdurulmasına ilişkin bildiri ve hükümet programında yer alan taahhütlerini yerine getirmesini istediklerini belirtti.

    İsrail ile yürütülmesi planlanan müzakerelere de değinen Selam, kamuoyunda “çerçeve anlaşması” olarak anılan ifadenin yanlış olduğunu, bunun bir anlaşma veya antlaşma değil, müzakerelerin seyrini ve hedefini belirleyen yönlendirici bir çerçeve olduğunu söyledi.

    Lübnan’ın müzakere yapmayı heves eden bir ülke olmadığını dile getiren Selam, ancak iki savaşın binlerce kişinin hayatını kaybetmesine ve milyarlarca dolarlık yıkıma neden olmasının ardından bu aşamaya gelindiğini ifade etti.

    İlk savaşın doğrudan 7 milyar doları aşan hasara yol açtığını, ekonomik kayıpların ise yaklaşık 13 milyar dolar olarak hesaplandığını belirten Selam, ikinci savaşta da 5 binden fazla kişinin yaşamını yitirdiğini söyledi.

    Selam, müzakere çerçevesinin temel hedefinin İsrail’in Lübnan’dan tamamen çekilmesi, ülkenin güneyindeki yerinden edilmiş kişilerin güvenli ve onurlu şekilde evlerine dönmesi ve yeniden imar sürecinin başlaması olduğunu kaydetti.

    Öncelik İsrail’in çekilme takviminin belirlenmesi

    İsrail ile yapılacak bir sonraki müzakere turunda önceliklerinin çekilme takviminin belirlenmesi olacağını vurgulayan Selam, “Çerçeve, müzakerelerin yolunu belirliyorsa çekilme de bir takvim doğrultusunda gerçekleşecektir. Önümüzdeki görüşmelerde önceliğimiz çekilme takvimini oluşturmak olacak.” dedi.

    İsrail’in “Lübnan topraklarının tamamı dışına yeniden konuşlanmasını” öngören ifadenin fiilen tam çekilme anlamına geldiğini ifade eden Selam, “Yeniden konuşlanma ile çekilme arasında ne fark var? Metinde ‘Lübnan topraklarının tamamı’ ifadesi kullanılıyor. Bu, İsrail’in tüm Lübnan topraklarından çekilmesi anlamına gelir.” diye konuştu.

    Selam, gelecek günlerde İsrail’in Batı Zutr, Doğu Zutr ve bazı köylerden çekilmesinin beklendiğini, Ganduriye ve Frun bölgelerinde ise İsrail tanklarının bulunmadığını ancak ateş gücüyle kontrolün sürdüğünü belirtti.

    İsrail’in çekildiği her bölgeye Lübnan ordusunun gireceğini ve devlet otoritesini tesis edeceğini söyleyen Selam, “2000 yılında İsrail çekildikten sonra ordunun güneye konuşlanması neden engellendi? Bugün İsrail ordusunun çekildiği her yere Lübnan ordusu girecek ve devlet otoritesini kuracak.” ifadelerini kullandı.

    Silahın yalnızca devletin elinde bulunması gerektiğini vurgulayan Selam, “Hangi devlette iki ayrı ordu bulunur?” dedi.

    Hükümetin 5 Ağustos’ta ordudan silahın devlet tekelinde toplanmasına ilişkin bir uygulama planı hazırlamasını istediğini, planın Bakanlar Kuruluna sunularak ilk aşamasının uygulanmaya başlandığını aktaran Selam, sahadaki gelişmeler doğrultusunda planın güncelleneceğini ancak temel yaklaşımın değişmediğini söyledi.

    Öte yandan Selam, 1949 Ateşkes Anlaşması’nın temel ilkelerinin halen geçerliliğini koruduğunu ancak uygulanabilir hale gelmesi için güncellenmesi gerektiğini ifade etti.

    Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 1701 sayılı kararının da Ateşkes Anlaşması gibi karşılıklı güvenlik güvenceleri içerdiğini belirten Selam, Lübnan’ın uzun süredir devlet otoritesinin ülkenin tamamına yayılması gerektiğini savunduğunu dile getirdi.

    Selam ayrıca, Cumhurbaşkanı ve Başbakan’ın hükümet programında yer alan temel ilkelerin dışına çıkacak herhangi bir müzakere yürütmesinin mümkün olmadığını sözlerine ekledi.

  • Bulgaristan’da sıcak hava dalgasının ardından şiddetli yağışlar etkili oldu

    Bulgaristan’da sıcak hava dalgasının ardından şiddetli yağışlar etkili oldu

    Başkent Sofya başta olmak üzere 25 ilde etkisini gösteren şiddetli yağışlar, su baskınlarına, ulaşım aksamalarına ve elektrik kesintilerine yol açtı.

    Sofya Belediyesi’nden yapılan açıklamada, fırtına nedeniyle devrilen ağaçlar ve su basan alt geçitler için yaklaşık 100 ihbar alındığı belirtildi.

    Bulgaristan Ulusal Meteoroloji ve Hidroloji Enstitüsü, hava durumu nedeniyle Bulgaristan genelinde sarı kod uyarısı verildiğini, yer yer gök gürültülü sağanak yağışların devam edeceğini bildirdi.

    Enstitü, sıcaklıkların kademeli olarak düşeceğini, ülke genelinde en yüksek değerlerin 28 ila 33 derece arasında olacağını duyurdu.

  • Empire State’in tepesinde sevgi pankartı

    Empire State’in tepesinde sevgi pankartı

    Anten kulesiyle birlikte 445 metreyi bulan Empire State binasının tepesine izinsiz çıkarak evlilik teklifi yapan ve pankart açan çift, sosyal medyada ilgi odağı oldu.

    ABD medyasının helikopterle takip ettiği olayda kimliği henüz bilinmeyen ve önce protestocu zannedilen iki kişiden erkek olanın, kız arkadaşına evlilik teklif ettiği, kadının da parmağına taktığı yüzüğün defalarca telefonuyla fotoğrafını çektiği görüldü.

    Bir süre sonra New York Polis Teşkilatına ait bir helikopterin de söz konusu anları havadan takip ettiği görüldü.

  • Afganistan’da 5,5 büyüklüğünde deprem

    Afganistan’da 5,5 büyüklüğünde deprem

    ABD Jeolojik Araştırma Merkezi (USGS), depremin merkez üssünün, Badahşan vilayetinin Curm ilçesinin 50 kilometre güneybatısı olduğunu açıkladı.

    Açıklamada, 5,5 büyüklüğündeki depremin 216,7 kilometre derinlikte meydana geldiği belirtildi.

    Depreme ilişkin henüz can veya mal kaybı bildirilmedi.

    Afganistan’ın kuzeydoğusundaki Hindikuş Dağları üzerinde bulunan Badahşan’da sık sık depremler meydana geliyor.

  • İsrail Batı Şeria’yı Hedef Aldı

    İsrail Batı Şeria’yı Hedef Aldı

    Yerel kaynaklardan alınan bilgiye göre, İsrailliler Ramallah’ın batısındaki Kefr Nime köyünde tarım arazilerini tahrip etti.

    Aynı bölgede İsrail askerlerinin koruması altındaki bir grup İsrailli, Ramallah’ın doğusundaki Burka köyüne baskın düzenleyerek Filistinlilere ait evlerin arasında dolaştı ve tahrik edici eylemlerde bulundu.

    İsrail güçleri ayrıca Ramallah’ın kuzeybatısındaki Abud köyü ile doğusundaki Yebrud köyü girişlerine askeri kontrol noktaları kurarak Filistinlilerin kimliklerini inceledi ve araçlarını aradı.

    Öte yandan onlarca İsrailli, Ramallah’ın kuzeyindeki Atara beldesine bağlı Sırafîn mezrasında bir evi zorla ele geçirerek eşyalarını tahrip ettikten sonra kendi eşyalarını yerleştirdi.

    Beytüllahim’in doğusundaki Reşayide köyünde ise İsrail güçleri bir Filistinliyi evine düzenledikleri baskın sonrası gözaltına aldı. Söz konusu kişinin günler önce hayvanlarını otlattığı sırada yerleşimcilerin saldırısına uğrayarak yaralandığı belirtildi.

    El Halil’in güneyindeki Susiya köyünde de İsrail güçleri, içinde 20’den fazla kişinin yaşadığı üç konutun yıkılacağına dair tebligat bıraktı.

  • Kiev Belediye Başkanı Kliçko, kentin hava saldırısı altında olduğunu açıkladı

    Kiev Belediye Başkanı Kliçko, kentin hava saldırısı altında olduğunu açıkladı

    Kliçko, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Rusya’nın Kiev’e gece yarısından bu yana saldırı düzenlemeye başladığını belirtti.

    Kente yönelik füze ve silahlı insansız hava araçlarının (SİHA) fırlatıldığını aktaran Kliçko, Kiev’in farklı semtlerindeki evler ve binaların hasar gördüğünü kaydetti.

    Kiev Şehri Askeri İdaresi Başkanı Timur Tkaçenko da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, mevcut bilgilere göre başkente yönelik devam eden saldırılar nedeniyle 3 kişinin öldüğü ve 25 kişinin yaralandığını açıkladı.

    Ukrayna Ordusu Hava Kuvvetleri Komutanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamaya göre ise başta Kiev olmak üzere ülkenin farklı bölgelerine yönelik füze ve SİHA saldırılarının sürdüğü aktarıldı.

  • Venezuela, depremlerde hayatını kaybedenler için 7 günlük ulusal yas ilan etti

    Venezuela, depremlerde hayatını kaybedenler için 7 günlük ulusal yas ilan etti

    Venezuela Geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ülkesinin yıkıcı depremler nedeniyle “derin bir acı” içerisinde olduğunu belirtti.

    Rodriguez, şu ifadeleri kullandı:

    “Bugün, sevdiklerini kaybeden ailelerin acısını paylaşıyor; yaralılar, kayıplar ve afetten etkilenen tüm topluluklar için dualarımızı yükseltiyoruz. Hayatını kaybedenlerin anısına saygı duruşu olarak, bugün saat 18.00’den itibaren geçerli olmak üzere 7 günlük Ulusal Yas ilan edilmesine karar vermiş bulunmaktayım. Bu derin üzüntü anlarında, bu trajediyi yaşayan herkesi kucaklıyor, onların yanında olma ve kendilerini koruma taahhüdümüzü yineliyoruz.”

    Öte yandan yerel basında çıkan haberlere göre, deprem felaketinin ardından yetkililer 80 bin 800’den fazla aileye insani yardım ulaştırdı.

    Bölgedeki acil durum çalışmaları kapsamında, diğer ülkelerden gelen 3 bin 660 arama-kurtarma görevlisi, 148 özel eğitimli arama-kurtarma köpeği ve 49 teknik araçla desteklenen toplam 26 bin 121 Venezuela personeli sahada görev yapıyor.

    Ayrıca, yürütülen arama-kurtarma ve yardım faaliyetlerine katkı sağlamak amacıyla 15 bin 467 kişi de gönüllü olarak çalışmalara katılıyor.

    Venezuela’da iki büyük deprem meydana gelmişti

    ABD Jeolojik Araştırma Merkezi (USGS), 24 Haziran’da Venezuela’da 39 saniye arayla 7,2 ve 7,5 büyüklüğünde iki deprem meydana geldiğini bildirmişti.

    Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) 26 Haziran’daki açıklamasında, depremlerin doğrudan yol açtığı fiziksel hasarın maliyetini 6,7 milyar dolar olarak hesaplamıştı.

    Depremlerin ardından yakınları tarafından kaybolduğu bildirilen kişi sayısı, 27 Haziran itibarıyla 68 bini geçtiği, hayatını kaybedenlerin sayısının 2 bin 295’e yükseldiği bildirilmişti.

    Arama kurtarma çalışmalarının sürdüğü ülkede, ölü ve yaralı sayısının artmasından endişe ediliyor.

  • Ezan sesini susturmayı amaçlayan yasa tasarısı İsrail Meclisi’ndeki ön okumadan geçti

    Ezan sesini susturmayı amaçlayan yasa tasarısı İsrail Meclisi’ndeki ön okumadan geçti

    İsrail’in Kanal 12 televizyonunun haberine göre, İsrail’in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’in Yahudi Gücü Partisi’nden milletvekili Zvika Fogel tarafından sunulan yasa tasarısı meclisteki ön oylamadan milletvekillerinin 36 “hayır” oyuna karşı, 50 “evet” oyuyla onaylandı.

    Tasarının yasalaşabilmesi için önce ilgili komisyonda görüşülüp, ardından İsrail Meclisi’nde yapılacak üç oylamadan daha geçmesi gerekiyor.

    İsrail Meclisi’ndeki ön oylamada 36’ya karşı 50 oy ile geçen ve tarihi Filistin topraklarında ezan sesini susturmayı amaçlayan tasarıya göre, İsrail Çevre Bakanlığı’ndan izin alınmadan camilerde hoparlör sistemlerinin çalıştırılması yasaklanacak, İsrail polisine camilere girme ve kısıtlamalara uyulmaması durumunda para cezası uygulama yetkisi verilecek.

    İsrail Çevre Bakanlığı’nın ezanın hoparlörden okunmasına hangi kriterlerle izin vereceğine ilişkin detayın yer almadığı tasarıda, gürültünün şiddeti, hoparlör sistemine takılan gürültü azaltma önlemleri, caminin konumu ve yerleşim bölgelerine yakınlığının göz önünde bulundurulacağı belirtildi.

    İsrail basını, bu durumun kararın tamamıyla bakanlığın inisiyatifine bırakıldığı anlamına geldiği yorumunu yaptı.

    İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Ultra Ortodoks Yahudi (Haredi) koalisyon ortağı Şas Partisi’nin de dini bir parti olmasına karşın tasarıya destek vermesini eleştiren Birleşik Arap Listesi (RAAM), tasarıyı ırkçı ve din karşıtı olarak tanımladı.

    Tasarıyı sunan milletvekili Fogel, “konunun siyasi değil, halk sağlığı meselesi olduğu” iddiasında bulundu.

    Filistin Ulusal Konseyi: İsrail’in ezanı susturmaya yönelik tasarıyı onaylaması yasama terörüdür

    Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) Ulusal Konseyi Başkanı Ruhi Fettuh, yaptığı yazılı açıklamayla İsrail işgali altındaki tarihi Filistin toprakları ve işgal altındaki Doğu Kudüs’te ezan sesini susturmayı amaçlayan yasa tasarısının İsrail Meclisi’nde ön oylamadan geçmesine tepki gösterdi.

    Söz konusu yasa tasarısının onaylanmasının aslında İsrail’in “ırkçı bir rejim” olduğunu gözler önüne serdiğine dikkati çeken Fettah, İsrail Meclisi’nin de dini ve kültürel zulmü dayatmak için yasama araçlarını kullandığını vurguladı.

    Tel Aviv yönetiminin söz konusu yasa tasarısıyla çoğulculuk ve hoşgörü değerlerini baltaladığını belirten Fettah, şunları kaydetti:

    “İsrail Meclisi’ndeki ön oylamadan geçen yasa tasarısı, İslam kutsallarına karşı atılmış bir adım olduğu gibi Filistin Arap kimliğini silmeyi hedefleyen bir yasama terörüdür. Ezan sesinin hedef alınması, uluslararası medeni ve siyasi haklar hukukuna ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesine aykırı tehlikeli bir adımdır.”

    Filistin Ulusal Konseyi Başkanı Fettuh, Birleşmiş Milletler ve uluslararası toplumun İsrail ihlallerine karşı acil harekete geçmesi talebinde bulundu.>>>AA