Kategori: Dünya

  • Komşuda sular durulmuyor! Bu sefer çakmak o binada ateşlendi!

    Komşuda sular durulmuyor! Bu sefer çakmak o binada ateşlendi!

    Dün gece başkent Tahran’ın doğusunda toplanan binlerce kişi, bir hükümet binasını kuşatarak ateşe verdi. Sosyal medyaya yansıyan ve doğruluğu teyit edilen görüntülerde, binanın dev alevler içinde kaldığı, çevredeki kalabalığın ise bu anları sloganlar ve tezahüratlarla kutladığı görüldü.

    Bilanço Ağırlaşıyor: 42 Ölü, Binlerce Gözaltı

    İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı’nın (HRANA) yayımladığı son rapora göre, çatışmalarda hayatını kaybedenlerin sayısı 42‘ye ulaştı. Yaşamını yitirenler arasında 5 çocuğun bulunduğu, ayrıca 8 emniyet görevlisinin de olaylarda can verdiği bildirildi. Gözaltı sayısı ise kısa sürede 2 bin 277‘ye fırladı.

    Dünyadan İzole Bir Direniş

    İran makamları sessizliğini korurken, ülkede internetin kesilmesi nedeniyle bölgelerden sağlıklı bilgi akışı sağlanamıyor. Yaralanmaların büyük çoğunluğunun plastik ve saçma mermi kullanımı sonucu meydana geldiği belirtiliyor. İletişim ablukasına rağmen göstericiler, 31 eyaletin tamamında sokağa çıkarak rejime karşı seslerini yükseltmeye devam ediyor.

    İran’da 28 Aralık 2025’te ülkedeki yerel para biriminin döviz kurlarına karşı yüksek değer kaybı ve ekonomik sorunlar nedeniyle Tahran Kapalı Çarşı’da esnafın başlattığı protestolar, ülkenin birçok kentine yayıldı. Tesnim Haber Ajansı, gösterilerde yaralanan polis sayısının 568’e ve milis gücünün (Besic) 66’ya yükseldiğini duyurmuştu.

  • O kale Avrupa yılın müzesi ödülüne aday oldu

    O kale Avrupa yılın müzesi ödülüne aday oldu

    Bakan Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Seddülbahir Kalesi’nin EMYA 2026 adaylığıyla Avrupa sahnesinde yer aldığını belirterek, Türkiye’nin Çanakkale kıyısındaki önemli tarihi yapılarından birinin Avrupa’nın en prestijli müzecilik programlarından birine aday gösterilmesinden büyük memnuniyet duyduklarını ifade etti. Bakanlık tarafından yürütülen titiz restorasyon, koruma ve müzecilik çalışmalarıyla yeniden ayağa kaldırılan Seddülbahir Kalesi’nin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 18 Mart 2023’te ziyarete açıldığını hatırlatan Ersoy, kalenin bugün çağdaş müzecilik anlayışıyla tarih bilincini bir araya getiren güçlü bir kültür mekânı olarak öne çıktığını vurguladı. Ersoy, nitelikli restorasyon ve müzecilik projeleriyle Türkiye’nin kültürel miras alanında örnek gösterilen ülkelerden biri olma hedefinin kararlılıkla sürdürüldüğünü de kaydetti. >>>Haber Merkezi

  • Trump’tan dünyayı sarsan itiraf: “Beni görevden alacaklar!”

    Trump’tan dünyayı sarsan itiraf: “Beni görevden alacaklar!”

    Başkent Washington DC’deki Kennedy Center’da konuşan Donald Trump, Temsilciler Meclisi üyelerine seslendi. Konuşmasında savunma sanayisinden seçim stratejilerine kadar birçok konuya değinen Trump, özellikle Venezuela lideri Nicolas Maduro’nun yakalanmasına yönelik operasyonun perde arkasını ilk kez anlattı.

    Venezuela Operasyonu: 152 Uçaklı Baskın

    Trump, Maduro’nun yakalandığı operasyonu “taktiksel bir zeka ürünü” olarak tanımladı. Operasyondan hemen önce tüm ülkenin elektriğini kestiklerini belirten Trump, şu detayları verdi:

    • Hava Gücü: Operasyona tam 152 uçak katıldı.

    • Kayıplar: ABD tarafından hayatını kaybeden olmadı ancak karşı tarafta çoğunluğu Kübalı askerlerden oluşan çok sayıda kişi öldü.

    • Işıklar Söndü: “Işığı olan tek kişiler mumları olanlardı” diyen Trump, elektriğin kesilmesinin sahadaki birliklere büyük avantaj sağladığını vurguladı.

    “Maduro Benim Dansımı Taklit Etti”

    Şu an ABD’de tutuklu bulunan Maduro hakkında sert ifadeler kullanan Trump, “O şiddet yanlısı biri. Milyonları öldürdü, işkence odaları kurdu. Hatta sahneye çıkıp benim dansımı taklit etmeye bile çalıştı” diyerek tepkisini dile getirdi.

    Savunma Sanayisine “Hızlanın” Talimatı

    ABD ordusunun yeryüzündeki en ölümcül güç olduğunu söyleyen Trump, savunma şirketlerine teslimat süreleri için rest çekti: “Bir F-35 için 4 yıl beklenmez. Artık buna izin vermeyeceğiz, üretimler hızlanacak.”

    “Beni Görevden Alacaklar”

    Konuşmasının en çarpıcı kısmı ise ara seçimlerle ilgiliydi. Demokratların kendisini hedef aldığını söyleyen Trump, hayati bir uyarıda bulundu: “Ara seçimleri kazanmalıyız. Eğer kazanamazsak, beni görevden almak için bir neden bulacaklar ve görevden alınacağım. Joe Biden’ı 100 farklı nedenden görevden almalıydık ama yapmadılar.”

  • (Video) HALEP – Terör örgütü PKK/YPG, Suriye’nin Halep ilinde bir okula saldırı düzenledi

    (Video) HALEP – Terör örgütü PKK/YPG, Suriye’nin Halep ilinde bir okula saldırı düzenledi

     
    Yerel kaynaklardan alınan bilgiye göre, gün içinde Halep’e saldırılar düzenleyen terör örgütü akşam saatlerinde Yeni Süryan Mahallesinde el Kalima okuluna havan topu saldırısı gerçekleştirdi. Saldırı yapıldığı sırada okulun boş olduğu öğrenildi. Suriye ordusu, PKK/YPG ile temas hatlarına onlarca tank ve zırhlı personel taşıyıcı ile takviye asker sevk ederken, terör örgütüne ait mevzilere misillemede bulunuyor.
    Terör örgütü PKK/YPG’nin gün içindeki Halep kent merkezine düzenlediği saldırılarda 3’ü sivil 1’i Suriye güvenlik gücü olmak üzere 4 kişi hayatını kaybetti, 9’u çocuk toplam 15 sivil de yaralandı. PKK/YPG, Halep’in Bustan el-Başa Mahallesi’ndeki Zahi Azrak Hastanesi’ni de akşam saatlerinde saldırı düzenlemişti.

    Suriye Savunma Bakanlığı’nın açıklaması

    Suriye Savunma Bakanlığı çatışmalara ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, terör örgütü PKK/YPG’nin, Halep’te ordu birlikleri ile sivillere yönelik saldırılarını üçüncü gününde artırarak sürdürdüğü kaydedildi. Terör örgütünün, 10 Mart Anlaşması’nı tanımayarak fiilen ihlal ettiği belirtilen açıklamada, PKK/YPG’nin orduyu, çatışma sahasını kendi belirleyeceği açık bir savaşa çekmeye çalıştığı vurgulandı.

  • Trump “Ben kralım… Kimsede bizimki gibi silahlar yok!”

    Trump “Ben kralım… Kimsede bizimki gibi silahlar yok!”

    ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela’ya yönelik askeri müdahaleye ilişkin açıklamada bulundu.

    Trump, “Venezuela’da düzenlediğimiz operasyonu kimse yapamazdı, kimsede bizimki gibi silahlar yok. Silahlarımız çok güçlü, müttefiklerimiz de bizim uçaklarımızı ve silahlarımızı istiyor” dedi.

    ABD Başkanı, Nicolas Maduro’ya ilişkin ise “Şiddete meyilli bir adam. Sahnede benim dansımı taklit etmeye çalıştı. Milyonlarca insanı öldürdü” ifadelerini kullandı

    Yeni ticaret politikalarına da dikkat çeken Trump, gümrük vergileri ile zengin olduklarını belirterek, “Ben kralım. Herkesten daha fazla Boeing sattım. Bana ‘Yılın satış danışmanı’ ödülünü verdiler” diye konuştu.

  • Danimarka Başbakanı uyardı: ABD’nin Grönland’a saldırısı NATO’nun sonu olur

    Danimarka Başbakanı uyardı: ABD’nin Grönland’a saldırısı NATO’nun sonu olur

    Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland’a yönelik söylemlerinin ardından önemli uyarılarda bulundu. Frederiksen, ABD’nin bir NATO müttefikine saldırmasının askeri ittifakın ve savaş sonrası kurulan güvenlik düzeninin sona ermesi anlamına geleceğini ifade etti.

    Trump’ın Grönland açıklamaları endişe yarattı

    Venezuela’daki askeri operasyonunun ardından konuşan ABD Başkanı Donald Trump, ABD’nin Grönland’a “çok acil” ihtiyacı olduğunu söyledi. Bu açıklamalar, büyük ölçüde özerk olan ve Danimarka Krallığı’na bağlı Grönland’ın ABD tarafından işgal edilebileceği yönündeki endişeleri yeniden gündeme getirdi. Grönland’ın dış ve güvenlik politikası halen Kopenhag tarafından yürütülüyor.

    Frederiksen: Her şey durur

    Danimarka televizyonu TV2’ye konuşan Frederiksen, ABD’nin başka bir NATO ülkesine askeri saldırı düzenlemesi halinde NATO’nun ve İkinci Dünya Savaşı sonrası güvenlik mimarisinin sona ereceğini söyledi. Frederiksen, böyle bir adımın uluslararası düzen açısından yıkıcı sonuçlar doğuracağını vurguladı.

    Grönland’ın stratejik önemi

    Avrupa ile Kuzey Amerika arasında stratejik bir konumda bulunan Grönland, ABD’nin balistik füze savunma sistemi açısından kritik bir bölge olarak görülüyor. Ayrıca adadaki zengin mineral kaynakları, Washington’ın Çin’e olan bağımlılığını azaltma hedefiyle örtüşüyor.

    Grönland Başbakanı’ndan sert tepki

    Grönland Başbakanı Jens-Frederik Nielsen, Trump’ın söylemlerini “ilhak fantezileri” olarak nitelendirdi ve bu ifadeleri tamamen kabul edilemez bulduğunu açıkladı. Nielsen, tehdit ve baskı dilinin dost ülkeler arasında yeri olmadığını belirtti.

    ABD iddialarına yanıt

    Başkent Nuuk’ta basın toplantısı düzenleyen Nielsen, Grönland’ın bir gecede ele geçirilebilecek bir ülke olmadığını söyledi. Grönland’ın demokratik bir yapıya sahip olduğunu vurgulayan Nielsen, ülkesinin Venezuela ile kıyaslanamayacağını ifade etti.

    AB’den Danimarka’ya destek

    Frederiksen ve Nielsen’in açıklamalarına Avrupa Birliği’nden destek geldi. AB, ulusal egemenlik ve toprak bütünlüğü ilkelerinden vazgeçmeyeceğini duyurdu. AB yetkilileri, özellikle bir üye devletin toprak bütünlüğünün sorgulanmasına karşı net bir tutum sergilendiğini açıkladı.

    Danimarka’da artan baskı

    Bu yıl genel seçimlere hazırlanan Frederiksen hükümeti üzerinde, olası bir işgal durumunda nasıl karşılık verileceğine dair daha somut planlar açıklanması yönünde baskı artıyor. Danimarka parlamentosundaki Grönlandlı milletvekilleri ise en kötü senaryoya karşı hazırlıklı olunması gerektiğini dile getiriyor.

    Avrupa’dan uluslararası destek mesajları

    İsveç, Norveç ve Finlandiya, Danimarka’ya destek verdiklerini açıkladı. İngiltere ve Almanya da Grönland’ın geleceğine yalnızca Grönland halkı ve Danimarka Krallığı’nın karar verebileceğini vurguladı. Almanya, NATO’nun Grönland’ın korunmasını güçlendirmeyi değerlendirebileceğini belirtti.

  • Elon Musk’tan Venezuela’ya Starlink hamlesi: 1 ay ücretsiz internet desteği

    Elon Musk’tan Venezuela’ya Starlink hamlesi: 1 ay ücretsiz internet desteği

    Elon Musk, ABD’nin Venezuela’ya yönelik gerçekleştirdiği operasyonun ardından ülkeye Starlink aracılığıyla 1 ay ücretsiz internet verileceğini duyurdu. Açıklama, Musk’ın sahibi olduğu sosyal medya platformu X üzerinden paylaşıldı.

    Starlink üzerinden ücretsiz internet açıklaması



    Ünlü milyarder Elon Musk, ABD’nin 3 Ocak’ta Venezuela’da gerçekleştirdiği operasyon sonrasında, kendi şirketi Starlink aracılığıyla ülkeye 1 ay boyunca ücretsiz internet sağlanacağını açıkladı. Musk, bu adımın Venezuela halkı için önemli bir destek olacağını ifade etti.

    Maduro’ya sert sözler

    Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores’in ABD güçleri tarafından ülke dışına çıkarılmasının ardından paylaşım yapan Musk, Maduro için “acımasız bir tiran” ifadesini kullandı. Musk, Venezuela’nın artık hak ettiği refaha kavuşabileceğini belirtti.

    Trump’a destek mesajı

    Elon Musk, ABD Başkanı Donald Trump’ı da operasyon nedeniyle tebrik etti. Musk’ın bu paylaşımı, daha önce aralarının açık olduğu yönündeki iddialar nedeniyle dikkat çekti. Mesajında operasyonu dünya için bir zafer olarak nitelendiren Musk, bunun dünyanın her yerindeki kötü diktatörlere açık bir mesaj olduğunu söyledi.

    Venezuela’da neler yaşandı

    Venezuela’nın başkenti Karakas’ta yerel saatle 02.00 sıralarında patlama ve uçak sesleri duyuldu. Ülke yönetimi, bu gelişmelerin ardından ABD’yi sivil ve askeri tesislere saldırı düzenlemekle suçladı. ABD Başkanı Donald Trump ise Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’ya karşı büyük çaplı bir saldırı düzenlendiğini ve Maduro ile eşinin ülke dışına çıkarıldığını açıkladı.

    ABD’den suç duyurusu

    ABD Adalet Bakanı Pam Bondi, Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores hakkında ABD’de suç duyurusunda bulunulduğunu duyurdu. Açıklamada Maduro’ya uyuşturucu terörizmi, kokain kaçakçılığı ve ABD’ye karşı silahlı suçlar yöneltildiği belirtildi.

  • Louvre müzesi’nde kriz derinleşiyor: O müzede bu sefer de…

    Louvre müzesi’nde kriz derinleşiyor: O müzede bu sefer de…

    6 Ocak 2026 sabahı itibarıyla başlayan grev, müze operasyonlarını durma noktasına getirdi…

    SENDİKALARDAN ORTAK CEPHE: “VAATLER YETERSİZ”

    Fransa’nın en güçlü sendikaları olan CGT (Genel Emek Sendikası), CFDT (Demokratik Emek Federasyonu) ve SUD, hükümetin müze yönetimi ve güvenlik protokolleri konusundaki açıklamalarını “yetersiz” bularak ortak grev kararı aldı.

    GREV KARARININ NEDENLERİ:

    • Soygun Sonrası Güvenlik Endişeleri: Geçtiğimiz aylardaki büyük soygun sonrası personelin çalışma güvenliği konusundaki taleplerinin karşılanmaması.

    • Yönetimle Uzlaşmazlık: Hükümetin müze bütçesi ve personel iyileştirmeleri konusundaki vaatlerinin somut adımlara dönüşmemesi.

    • Çalışma Şartları: Artan ziyaretçi yoğunluğuna rağmen personel sayısının yetersiz kalması.

    MÜZE ZİYARETÇİLERİNE “KAPALI KAPI” ŞOKU

    Farklı birimlerden yaklaşık 350 müze çalışanının katıldığı grev, Louvre’daki hizmetleri doğrudan etkiledi. Birçok galeri personeli iş bıraktığı için müzenin bazı bölümleri tamamen ziyarete kapatıldı. Rezervasyonlu ziyaretçilerin uzun kuyruklarda beklediği veya kapıdan geri çevrildiği bildiriliyor. Güvenlik birimlerinin de greve destek vermesi nedeniyle müze yönetimi, eserlerin güvenliği için ek önlemler almaya çalışıyor.

    FRANSA KÜLTÜR BAKANLIĞI’NDAN AÇIKLAMA BEKLENİYOR

    Paris turizminin kalbi olan Louvre’daki bu kaosun ne kadar süreceği henüz belirsiz. Fransa Kültür Bakanlığı’nın sendika temsilcileriyle bugün acil bir görüşme yapması bekleniyor. Ancak sendikalar, talepler netleşene kadar eylemlerin devam edeceği konusunda kararlı.

  • Şiddetli sarsıntı: 6,2 büyüklüğünde deprem!

    Şiddetli sarsıntı: 6,2 büyüklüğünde deprem!

    İşte depreme dair son veriler ve bölgedeki güncel durum…

    DEPREMİN DETAYLARI VE ETKİ ALANI

    • Zaman: Yerel saatle 10:18 (06 Ocak 2026)

    • Merkez Üssü: Shimane eyaletinin doğusu

    • Derinlik: 10 kilometre

    • Hissedilen İller: Shimane’nin yanı sıra komşu eyaletler Tottori, Okayama ve Hiroshima’da da sarsıntı güçlü şekilde hissedildi.

    TSUNAMİ RİSKİ VE NÜKLEER SANTRAL DURUMU

    Depremin hemen ardından yapılan en kritik açıklama deniz kıyısındaki yerleşim yerlerini ilgilendiriyordu. JMA, sarsıntı sonrası herhangi bir tsunami riskinin oluşmadığını resmen bildirdi. Ayrıca, bölgedeki nükleer enerji tesislerinde yapılan incelemelerde herhangi bir anormallik veya sızıntı tespit edilmediği açıklandı.

    CAN KAYBI VE HASAR DURUMU

    İlk belirlemelere göre depremde can kaybı yaşanmadı. Ancak bölgede büyüklükleri 3,2 ile 5,4 arasında değişen çok sayıda artçı sarsıntı kaydedildi. Yetkililer, hasarlı binalardan uzak durulması ve artçı sarsıntılara karşı hazırlıklı olunması konusunda halkı uyardı.

  • (Video) Maduro mahkemede: Dünya canlı izledi

    (Video) Maduro mahkemede: Dünya canlı izledi

    TÜM DÜNYADA CANLI YAYINLANDI

    ABD hükümeti, Venezuela’da düzenlediği operasyon ile Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores bugün hakim karşısına çıkacak. Maduro ve eşini bu akşam saat 20.00’de yapılacak duruşmaya götüren helikopter cezaevinden havalandı. Tüm bu görüntüler dakika dakika canlı yayınlandı. Maduro ve eşi dakikalar önce adliye binasına giriş yaptı.

    16.06 - "DAHA BAŞKA ÜLKELERDE AYNI OLAYLARIN YAŞANMASINA SEBEP OLABİLİR" 2

    “DAHA BAŞKA ÜLKELERDE AYNI OLAYLARIN YAŞANMASINA SEBEP OLABİLİR”

    Milletlerarası hukuk uzmanı Prof. Dr. Nuray Ekşi NTV’nin canlı yayınında görüşlerini paylaştı.

    Ekşi, Maduro’nun devlet başkanı statüsüne dikkat çekti.

    Prof. Dr. Ekşi şunları söyledi:

    “Kişiyi rencide edici şekilde, ayağında terliklerle, kaçabileceği hiçbir alan olmamasına rağmen eli kelepçeli şekilde ABD’nin uyguladığı muamele uluslarası hukuka aykırı. Nitekim 1949’daki Cenevre Konvansiyonu’nda, bırakın barış dönemini, savaş döneminde savaş esiri olarak alınan yabancı askerlere ve sivillere nasıl muamele edileceği, hukukun nasıl uygulanacağı belirlenmiş.

    Son yaşanan olaylar son derece ürkütücü ve kabul edilebilir değil. Zaten uluslarası hukuka göre bir ceza davasına yabancı bir devlet başkanının konu olması mümkün değil. Bu görüntülerin basına yansıtılması, diğer ülkelerin tepkilerinin yumuşak kalması korkarım ki daha başka ülkelerde aynı olayların yaşanmasına sebebiyet verebilir.”

    16.02 - "UZUN BİR SÜRECİN İLK AŞAMASI" 3

    “UZUN BİR SÜRECİN İLK AŞAMASI”

    Maduro çiftinin yaklaşık 4 saat sonra yargıç karşısına çıkacağını aktaran Ersöz, “Öğle saatlerinde Maduro çiftini bekleyen uzunca bir sürecin ilk aşaması başlayacak. Bu ilk aşamanın kısa sürmesi bekleniyor. 25 sayfalık iddianame açıklanmıştı. Maduro’ya yönelik 4 ayrı suçlama yöneltilmişti. Maduro’nun eşine yönelik de uyuşturucu kaçakçılığı ve rüşvet iddiaları yer almıştı.” dedi.

    Mahkemede suçlamaların Maduro çiftine okunacağını belirten Ersöz, “Maduro’nun kendisine yöneltilen suçlamaların reddedileceği belirtiliyor.” diye konuştu. Maduro çiftinin hukuk ekibinin tutukluluğun legal olmadığı tezini işleyeceklerini de sözlerine ekleyen Ersöz, “İddianamede Maduro’nun oğluna yönelik de iddialar yer aldı.” dedi.

    15.42 - "BİR PRODÜKSİYONLA KARŞI KARŞIYAYIZ" 4

    “BİR PRODÜKSİYONLA KARŞI KARŞIYAYIZ”

    NTV yayınına katılan Gazeteci Mete Çubukçu görüntülerle ilgili şu görüşleri paylaştı.

    “Görüntünün nerede başlayıp nerede biteceğine kadar planlanmış bir prodüksiyonla karşı karşıyayız. Ekrandan izlediğimiz kadarıyla çok çok uzak bir yer değil. Yaklaşık 5-10 dakikalık bir yol. Bir devlet başkanı değil bir uyuşturucu baronuymuş gibi görüntüleri yaymaya çalışılıyor.

    Venezuela’da Maduro’yu sevenler ve sevmeyenler de var. Ama ne olursa olsun bu görüntü Latin Amerika’da dünyanın başka yerlerinde insanların nezdinde tepki toplar. Sonuçta bir devlet başkanı, tartışılıyor ancak bir devlet başkanı. Bu şekilde lanse edilmesi, yayılması o ulusları ve vatandaşlarını da küçük düşürecek noktaya gidebilir. Ben bunların belli anlamda da tepki toplayacağını ve Amerikan karşıtlığını artıracağını düşünüyorum.”

    15.21 - "SIRADAKİ ÜLKELERE MESAJ VERİLİYOR" 5

    “SIRADAKİ ÜLKELERE MESAJ VERİLİYOR”

    NTV Dış Haberler Müdürü Hüseyin Yılmaz, canlı yayınlanan görüntülerle Trump’ın uyuşturucu konusunda tehdit ettiği ülkelere mesaj verildiğini söyledi. Yılmaz şunları söyledi:

    “Burada görsel bir şov var. En azılı suçluların kaldığı cezaevine nakledilmişti Maduro. Maduro’yu daha mahkemeye çıkmadan suçlu ilan etme yolu gibi görünüyor. Normalde Amerika’da mahkemeye çıkacak kişilerin çoğunu uzun zaman göremiyoruz. Çoğu zaman kara kalem çalışmasıyla resmediliyor. Daha mahkemeye 6 saat varken, helikopter ile çekilmiş görüntüyle Maduro’nun gösterilmiş olması bu operasyona Amerikan Devleti’nin nasıl baktığını da gösteriyor. Bugünkü duruşmanın daha çok kimlik tespiti, suçlamaların yüzüne okunması ve çok da uzun sürmemesi bekleniyor. Bizim izlediğimiz görüntüler, duruşmadan daha uzun sürebilir.

    Bir yandan burada bir mesaj da var. Trump’ın uyuşturucu konusunda tehdit ettiği başka ülkeler de var. “Siz buna devam ederseniz başınıza neler gelebilir?” mesajı da veriliyor. FAFO dedikleri meselede de listedeki yeni isimlerin de benzer tablolarla karşılaşma ihtimali üzerinden sıradaki ülkelere mesaj da veriliyor. Biraz bu şekilde de okumak gerekiyor.”

    15.14 - MADURO'NUN MAHKEMEYE YOLCULUĞUNDAN İLK GÖRÜNTÜLER 6

    MADURO’NUN MAHKEMEYE YOLCULUĞUNDAN İLK GÖRÜNTÜLER

    Brooklyn Hapishanesi’nde tutulan Nicolas Maduro ve eşi, yargılanmak üzere ABD’nin Uyuşturucuyla Mücadele Dairesi DEA yetkilileri eşliğinde mahkemeye götürülüyor.

    HAPİSHANEDE KOŞULLAR "İNSANLIK DIŞI" 7

    HAPİSHANEDE KOŞULLAR “İNSANLIK DIŞI”

    Maduro ve eşi Brooklyn Hapishanesi’nde tutuluyor. Peki bu hapishanenin özelliği ne?

    Brooklyn Hapishanesi’nin ünlü tutukluları ünlü rapçi Diddy ve pedofili milyarder Jeffrey Epstein’in partneri Ghislaine Maxwell buradaki koşulların çok kötü olduğunu ifade etmişti. Rapçi Diddy hapishanedeyken gardiyanlar, şarkıcıyı bıçaklamaya çalışan birini durdurmuşlardı. Hapishanedeki mahkumların çeteleşerek yeni gelenlere itibar için saldırdıkları belirtiliyor.

    Maduro günün 23 saatini hücrede, 1 saat de havalandırma ve egzersiz için havalandırmaya çıkarak geçiriyor. Diğer mahkumlardan ayrı şekilde tutulan Maduro için görevli gardiyanlarsa dikkatle seçiliyor. Gözaltındaki Nicolas Maduro’nun eşinin de aynı şekilde tutulduğu ifade edildi. Maduro’nun kaldığı “cehennem” hapishanesinde yaklaşık 1300 mahkum kalıyor.

    Maduro ve eşinin 5 Ocak 2026 Pazartesi günü ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor.

    BM GÜVENLİK KONSEYİ MADURO GÜNDEMİYLE ACİL TOPLANIYOR 8

    BM GÜVENLİK KONSEYİ MADURO GÜNDEMİYLE ACİL TOPLANIYOR

    Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi bugün, ABD’nin Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu yakalamasının hukuki boyutunu ele alma gündemiyle toplanacak.

    Hukuk uzmanları, ABD’nin saldırıyı Güvenlik Konseyi’nden veya Venezuela’nın kendisinden onay almadan düzenlediği ve silahlı bir saldırıya karşı meşru müdafaa niteliği taşımadığı için hukuka aykırı olduğuna dikkat çektiler. Buna karşılık ABD, Güvenlik Konseyi kararlarını veto hakkına sahip olduğu için aleyhine karar alınması ihtimali bulunmuyor.

    Toplantıda ABD’ye yakın ülkelerin Washington’a yönelik bir sert eleştiride bulunma ihtimalinin de düşük olduğu ifade ediliyor.

    DÜNYADA OPERASYONA TEPKİLER SÜRÜYOR 9

    DÜNYADA OPERASYONA TEPKİLER SÜRÜYOR

    Çin Dışişleri Bakanlığı, ABD’nin Maduro operasyonuna tepkisini yineledi, Venezuela Devlet Başkanı’nın hemen serbest bırakılması gerektiğini söyledi.

    Rusya’nın üst düzeydeki güvenlik yetkilisi ve eski devlet başkanı Dmitry Medvedev, Rus devlet haber ajansı TASS’a yaptığı açıklamada Trump’ın Venezuela’ya askeri operasyon düzenleme kararının yasa dışı olduğunu fakat ABD’nin çıkarlarıyla uyumlu olduğunu söyledi.

    “Sam Amca’nın hep basit bir hedefi oldu: Başkalarının kaynakları” diyen Medvedev böyle bir operasyonun daha güçlü bir ülkeye yapılmasının savaş ilanı olacağını belirtti.

    BM Genel Sekreteri Antonio Guterres de Maduro’nun ABD tarafından askeri operasyonla yakalanmasının “tehlikeli bir emsal” oluşturabileceği konusunda uyardı.

    PETRO ATEŞ PÜSKÜRDÜ 10

    PETRO ATEŞ PÜSKÜRDÜ

    Kolombiya Devlet Başkanı Gustavo Petro sosyal medya platformu X üzerinden operasyona tepki göstermeyi sürdürüyor.

    Petro, ABD’nin insanlık tarihinde bir Güney Amerika ülkesinin başkentini bombalayan ilk ülke olduğuna dikkati çekti. “Ne (İsrail Başbakanı Binyamin) Netanyahu, ne (Nazi diktatör Adolf) Hitler, ne (İspanyol diktatör Francisco) Franco, ne de (Portekizli diktatör Antonio de Oliveira) Salazar bunu yaptı.” dedi.

    Petro, Güney Amerikalıların yaşananları unutmayacağını vurgulayarak “Yaramız uzun zamandır açık. Latin atalarımız bize ‘Vendetta (intikam)’ diye fısıldasa da intikam peşine düşmemeli.” ifadelerini kullandı.

    Kolombiya Devlet Başkanı, Latin Amerika’nın ya birleşmesi gerektiğini ya da kendisine dünya için önemli bir merkez gibi değil de bir hizmetçi ve köle gibi davranılacağını kaydetti. İşbirliği için sadece Kuzey Amerika’ya değil dünyanın her yerine baktığını bildiren Petro, Çin ve Rusya ile ittifakın işe yaramadığını aktardı.

    ORBAN'DAN MADURO OPERASYONUNA POZİTİF MESAJ 11

    ORBAN’DAN MADURO OPERASYONUNA POZİTİF MESAJ

    Macaristan Başbakanı Viktor Orban’dansa “dünya enerji piyasası için iyi olabilir” mesajı geldi. Orban, Venezuela ve ABD’nin beraber dünya petrolünün %40-50’sini kontrol edebileceğini söyledi. “Bunun sonucunda Macaristan için olumlu bir durum olur ve bu da iyi haber” dedi.

  • Maduro’nun oğlundan ihanet uyarısı: Tarih sorumluları ortaya çıkaracak

    Maduro’nun oğlundan ihanet uyarısı: Tarih sorumluları ortaya çıkaracak

    Venezuela Lideri Nicolás Maduro’nun oğlu ve iktidardaki Birleşik Sosyalist Parti’nin üst düzey isimlerinden Nicolás Maduro Guerra, babası Nicolás Maduro ve eşi Cilia Flores’in ABD tarafından esir alınmasının ardından açıklamalarda bulundu.

    İhanet vurgusu dikkat çekti

    Çevrim içi paylaşılan bir ses kaydında konuşan Maduro Guerra, yaşananlardan sorumlu olanların tarih önünde ortaya çıkacağını söyledi. Açıklamaları, Maduro’nun etrafında şekillenen Chavismo hareketi içinde olası iç ayrılıklara işaret etti. Guerra, ihanet edenlerin kim olduğunun zamanla açığa çıkacağını ifade etti.

    Destekçilerine birlik çağrısı

    La Guaira eyaletinden milletvekili olan ve Birleşik Sosyalist Parti’nin önde gelen isimleri arasında yer alan Maduro Guerra, parti üyeleri ve destekçilere birlik çağrısında bulundu. 4 ve 5 Ocak tarihlerinde seferberlik istediğini belirten Guerra, siyasi yeniden toparlanmanın önemine dikkat çekti.

    Dış saldırı mesajı

    Maduro Guerra, yaşananları dış saldırı olarak nitelendirerek daha sıkı siyasi ve askeri koordinasyon gerektiğini söyledi. Öfke ve acıya rağmen hareketin sokaklarda olmaya devam edeceğini vurgulayan Guerra, iktidar cephesinin zayıf olmadığını ve mücadelenin süreceğini dile getirdi.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye’nin F-35 uçaklarını teslim alması ve programa yeniden dahil edilmesi önemli ve gerekli

    Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye’nin F-35 uçaklarını teslim alması ve programa yeniden dahil edilmesi önemli ve gerekli

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bloomberg’in gündeme ilişkin sorularına yazılı yanıt verdi.

    Eylül 2025’te Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı görüşmeye atıfta bulunan Erdoğan, Türkiye’nin Rusya’dan askeri teçhizat satın alması nedeniyle F-35 programından çıkarılması kararını “haksız” olarak nitelendirdi ve bu konuyu Trump’a bizzat ilettiğini belirtti.

    Erdoğan, Trump’ın tekrar ABD Başkanı olmasıyla Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerin daha makul ve yapıcı temellere dayalı yönde ilerlemesi için bir fırsatın ortaya çıktığını ifade etti.

    “Türkiye’nin, F-35 uçaklarını teslim alması ve programa yeniden dahil edilmesi önemli ve gerekli”

    F-35 konusuna ilişkin Erdoğan, “Türkiye’nin, ödemesini çoktan yaptığı F-35 uçaklarını teslim alması ve programa yeniden dahil edilmesi, önemli ve gereklidir.” ifadesini kullandı.

    Erdoğan, bunun ABD ile daha iyi ilişkilere sahip olmaya ve NATO’nun savunmasına yönelik olduğuna da işaret etti.

    Olası F-16 Block satın alımına ilişkin Erdoğan, Türkiye’nin, şartların NATO ittifakı ruhuna uygun olmasını beklediğine dikkati çekerek, Eurofighter Typhoon uçaklarının satın alınmasını da örnek gösterdi.

    Erdoğan, ABD’de Halkbank aleyhine açılan ceza davasına dair, Türkiye’nin bu iddiaları yanlış bulduğuna ve bankanın “haksız cezalarla karşı karşıya kalmaması” için görüşmelerde bulunduğuna işaret ederek, yasalarla tamamen uyumlu şekilde adil sonuca ulaşmayı umduklarını bildirdi.

    Türkiye ile ABD arasında enerji alanındaki ilişkilere dair, “Özellikle ABD’den olmak üzere LNG tedarikimizi önemli ölçüde artırdık.” ifadesini kullanan Erdoğan, bunun Türkiye’nin tedarik zincirinde önemli bir konuma sahip olduğunu vurguladı.

    Erdoğan, Türkiye’nin pozisyonunun çok net olduğunun altını çizerek, “Milli çıkarlarımız ve enerji güvenliğimiz doğrultusunda hareket ediyoruz.” görüşünü paylaştı.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hidrokarbon ihtiyacının önemli bir bölümünü ithalata dayandıran bir ülke olarak, enerji güvenliğimizi etkileyebilecek tüm konularda temkinli ve dengeli bir yaklaşım izlemeliyiz.” değerlendirmesinde bulundu.

    Türkiye’nin Rusya-Ukrayna Savaşı’nın dışında kalabilmesi sayesinde ileride yapılabilecek barış görüşmeleri için olası ev sahibi olma rolünü sürdürdüğünü vurgulayan Erdoğan, Ankara’nın aynı zamanda herhangi bir ateşkesin gözlemlenmesine de destek verebileceğini bildirdi.

    “Türkiye, Rusya ve Ukrayna liderleriyle doğrudan konuşabilen tek aktör”

    “Türkiye, hem (Rusya Devlet Başkanı Vladimir) Sayın Putin hem de Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile doğrudan konuşabilen tek aktör konumunda.” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin kapısının herkese açık olduğunu ve bunu hem Rus hem de Ukraynalı liderlere defalarca açık şekilde söylediğini aktardı.

    Erdoğan, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Filistin’deki eylemlerini sert şekilde eleştirerek, Gazze’de kurulması beklenen Uluslararası İstikrar Gücü’nün Türkiyesiz bir senaryoda “meşruiyet sağlamakta zorlanacağının” altını çizdi.

    “Filistin tarafıyla sahip olduğumuz derin tarihsel bağlar, geçmişte İsrail ile işlettiğimiz güvenlik ve diplomasi kanalları ve bir NATO üyesi olarak bölgesel etkimiz sebebiyle böyle bir görev için kilit ülke konumundayız.” değerlendirmesini yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Gazze’de kalıcı barış için her türlü sorumluluğu üstlenmeye hazır olduğu mesajını verdi.

  • Suriye ve PKK/YPG görüşmelerinden sonuç çıkmadı

    Suriye ve PKK/YPG görüşmelerinden sonuç çıkmadı

    Suriye devlet televizyonu El-İhbariyye, Şam yönetimi ile Suriye’de SDG adını kullanan PKK/YPG arasında yapılan görüşmelerin sonuçsuz kaldığını duyurdu. Hükümete yakın kaynaklar, toplantılardan 10 Mart mutabakatının uygulanmasını hızlandıracak somut bir ilerleme sağlanamadığını belirtti.

    Görüşmelere Mazlum Abdi de katıldı

    Toplantılara PKK/YPG elebaşlarından Mazlum Abdi kod adlı Ferhat Abdi Şahin’in de katıldığı bildirildi. Taraflar, ilerleyen dönemde yeni toplantılar yapma konusunda anlaşmaya vardı.

    Suriye hükümeti sonuçsuzluğu teyit etti

    Suriye hükümeti yetkilileri, AA muhabirine yaptıkları açıklamada, PKK/YPG temsilcileri ile gerçekleştirilen görüşmelerde herhangi bir anlaşmaya varılamadığını doğruladı. Yetkililer, SDG’nin gereken esnekliği göstermediğini ve sürecin devam edeceğini ifade etti.

    Yeni toplantılar planlanıyor

    Söz konusu kaynaklar, ilerleyen dönemde tarafların 10 Mart mutabakatı çerçevesinde yeni toplantılar düzenlemeyi planladığını aktardı. Görüşmelerin sonucunun henüz belirsiz olduğu vurgulandı.

  • (Video – Karakas) ABD saldırıları sonrası Venezuela’da marketlere akın

    (Video – Karakas) ABD saldırıları sonrası Venezuela’da marketlere akın

    ABD’nin Venezuela’ya saldırısı başkent Caracas’ta paniğe yol açtı. Saldırının ardından temel ihtiyaçlarını temin edememe korkusu yaşayan Venezulalılar, stok yapmak için az sayıda açık olan marketlere ve mağazalara akın etti. Uzun kuyrukların görüldüğü caddelerde bazı dükkanlar yağmalamaların önüne geçmek için müşterileri az sayıda gruplar halinde içeri aldı. Bazı bölgelerde insanlar gece geç saatlere kadar kuyrukta beklerken görüldü. Yerel yetkililer, bölge halkını paniğe kapılmamaları ve gereksiz stok yapmamaları konusunda uyardı.

  • Yunanistan’daki tüm havalimanları kapatıldı

    Yunanistan’daki tüm havalimanları kapatıldı

    Yunan devlet televizyonu, ülkenin havacılık dairesine dayandırdığı haberde ülkedeki bütün havalimanlarının uçuşa kapatıldığını duyurdu.

    Yapılan açıklamada belirlenemeyen ve radyo frekans sorunu dolayısıyla Yunanistan’da uçakların kalkış ve inişleri iptal edildi.

    Yapılan açıklamada havalimanlarının sadece havadaki ya da yeni iniş yapmış uçaklara hizmet verdiği belirtilirken bunların da “manuel” olarak idare edildiği kaydedildi.

    Yunanistan'da havalimanları kapatıldı - Resim : 1

    Yunanistan’daki bütün havalimanlarının etkilendiği kaydedilirken özellikle Noel ve yeni yıl tatilinden sonra dönüş yolculuklarının başladığı bir dönemde teknik sorunun meydana gelmesi büyük kriz yarattı.

    Atina ve Selanik’teki havalimanlarında büyük yoğunluk yaşanırken yetkililer sorunun ne zaman çözüleceğinin henüz bilinmediğini duyurdu.

    Yetkililerin yaptığı açıklamaya göre, saat 09.00’dan itibaren Atina ve Makedonya bölge kontrol merkezlerinde kullanılan bazı radyo frekanslarında yaşanan teknik sorun, hava trafik kontrolörleri ile pilotlar arasındaki iletişimi olumsuz etkiledi. Bu nedenle Yunanistan’daki havalimanlarında iniş ve kalkışlar geçici olarak durduruldu.

    “SORUNLAR UZUN SÜREDİR BİLİNİYORDU”

    Teknik ekipler, arızayı gidermek amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Yunanistan Sivil Havacılık Otoritesi tarafından yayımlanan NOTAM ile uçuş hizmetlerinin minimum seviyeye indirildiği duyuruldu.

    Telekomünikasyon şirketi OTE tarafından yapılan açıklamada, ilk kontrollerde OTE’nin altyapısında arıza tespit edilmediği ancak sivil havacılık otoriteleriyle işbirliği içinde sorunun kaynağının araştırıldığı bildirildi.

    Öte yandan, hava trafik kontrolörleri sendikası, altyapı sorunlarının uzun süredir bilindiğini savunarak, kontrol merkezlerindeki teknik eksikliklerin giderilmesi gerektiğini belirtti.

  • Beyaz Saray’ın resmi X hesabından küfürlü Trump mesajı: FAFO

    Beyaz Saray’ın resmi X hesabından küfürlü Trump mesajı: FAFO

    ABD’nin Venezuela’ya yönelik saldırısı ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro ile eşinin ülke dışına çıkarıldığı açıklamasının ardından, Beyaz Saray’ın resmi X hesabından yapılan paylaşım uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.

    Beyaz Saray hesabından dikkat çeken paylaşım


    Beyaz Saray’ın resmi sosyal medya hesabından paylaşılan “No Games, FAFO” ifadesi kısa sürede gündem oldu. Argo bir söylem olarak bilinen FAFO, İngilizcede “Fuck Around, Find Out” ifadesinin kısaltması olarak kullanılıyor ve tehditkâr bir anlama sahip olmasıyla dikkat çekiyor.

    Diplomasi dili tartışması başladı

    Paylaşım, sosyal medyada ve uluslararası çevrelerde “diplomasi dili yerine sokak dili kullanıldığı” eleştirilerine neden oldu. Sert ve meydan okuyucu ifade, devletler arası iletişimde kullanılan üslubun sınırları konusunda yeni bir tartışmayı beraberinde getirdi.

    Caracas’ta patlama ve uçak sesleri duyuldu

    Venezuela’nın başkenti Caracas’ta cumartesi günü yerel saatle 02.00 sıralarında patlama ve uçak sesleri duyuldu. Venezuela yönetimi, yaşananların ardından ABD’yi ülkenin farklı bölgelerinde sivil ve askeri tesislere saldırı düzenlemekle suçladı.

    Trump’tan operasyon açıklaması

    ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’ya karşı büyük çaplı bir saldırı gerçekleştirildiğini, Maduro ve eşinin ülke dışına çıkarıldığını açıkladı. Açıklama, bölgede tansiyonu daha da yükseltti.

    ABD Adalet Bakanlığı suçlamaları duyurdu

    ABD Adalet Bakanı Pam Bondi, Maduro ve eşi Cilia Flores hakkında ABD’de suç duyurusunda bulunulduğunu belirterek, uyuşturucu terörizmi, kokain kaçakçılığı ve ABD’ye karşı ağır silah bulundurma gibi suçlamaların yöneltildiğini duyurdu.

    Uluslararası tepkiler artıyor

    Venezuela yönetimi, ABD’nin kınanması için uluslararası topluma çağrıda bulunurken, bazı ülkeler saldırıyı eleştirdi, bazıları ise ABD’ye destek veren açıklamalar yaptı. Beyaz Saray’ın FAFO paylaşımı, bu gerilimin sembolü haline geldi.

  • Maduro sonrası iktidarın kilit ismi: Gerilla lideri Delcy Rodriguez

    Maduro sonrası iktidarın kilit ismi: Gerilla lideri Delcy Rodriguez

    Venezuela’da Nicolas Maduro’nun ABD güçleri tarafından gözaltına alınmasının ardından gözler, Devlet Başkan Yardımcısı Delcy Rodriguez’e çevrildi. Rodriguez, Washington’dan gelen açıklamalara karşı çıkarak Maduro’nun hâlâ ülkenin tek meşru devlet başkanı olduğunu savundu.

    Trump yönetimine açık karşı çıkış

    Delcy Rodriguez, ABD Başkanı Donald Trump’ın Venezuela’yı yönetmeye hazır olduğu yönündeki açıklamalarına sert tepki gösterdi. Rodriguez, Maduro’nun meşruiyetini koruduğunu vurgulayarak ABD’nin söylemlerini reddetti.

    İktidarın en sert savunucularından biri

    Maduro’nun kendisine kaplan diye hitap ettiği Rodriguez, iktidardaki sosyalist yönetimin en kararlı savunucuları arasında yer alıyor. Ulusal Meclis Başkanı olan kardeşi Jorge Rodriguez ile birlikte Caracas’ta şekillenen iktidar yapısının merkezinde bulunuyor.

    Devrimci bir aileden geliyor

    56 yaşındaki Delcy Rodriguez, 18 Mayıs 1969’da Caracas’ta doğdu. Babası Jorge Antonio Rodriguez, 1970’lerde devrimci Liga Socialista partisinin kurucularından olan solcu bir gerilla lideriydi. Bu geçmiş, Rodriguez’in siyasi kimliğinin temel unsurlarından biri olarak görülüyor.

    Hızlı yükselen siyasi kariyer

    Hukuk eğitimi alan Rodriguez, Universidad Central de Venezuela’dan mezun oldu. 2013-2014 yıllarında İletişim ve Enformasyon Bakanı olarak görev yaptı. 2014-2017 döneminde ise dışişleri bakanlığı görevini üstlendi ve bu süreçte Mercosur kriziyle uluslararası kamuoyunun dikkatini çekti.

    Kurucu Meclis ve başkan yardımcılığı süreci

    2017’de, muhalefetin tepkisini çeken Kurucu Meclis’in başına getirilen Rodriguez, Haziran 2018’de Maduro tarafından devlet başkan yardımcılığına atandı. Maduro, bu atamayı yaparken Rodriguez’i devrimci mücadelede sınanmış bir isim olarak tanımladı.

    Ekonomi ve petrol yönetiminde kilit rol

    Rodriguez’in etkisi, aynı anda maliye ve petrol bakanlığı görevlerini üstlenmesiyle daha da arttı. Ekonomik krizle mücadelede aldığı kararlar ve özel sektörle kurduğu ilişkiler, onu ülke yönetiminde vazgeçilmez bir aktör haline getirdi. Ağustos 2024’te petrol bakanlığının da kendisine verilmesiyle bu rol daha da güçlendi.

    Maduro sonrası dönemin merkezinde

    Maduro’nun yakalanmasının ardından Rodriguez, devlet televizyonunda yayımlanan mesajla ABD’den Maduro ve eşi için yaşananlara dair kanıt talep etti. Nerede bulunduğuna dair iddialar netlik kazanmasa da, kamuoyuna en kapsamlı açıklamayı yapan isim oldu. Bugün Delcy Rodriguez, Venezuela’da iktidarın devamı ve devletin yönetimi tartışmalarının merkezinde yer alıyor.

  • Mamdani’den Trump’a Maduro tepkisi: Tek taraflı saldırı savaş eylemi

    Mamdani’den Trump’a Maduro tepkisi: Tek taraflı saldırı savaş eylemi

    New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun alıkonulduğu saldırıya ilişkin ABD Başkanı Donald Trump yönetimini sert sözlerle eleştirdi. Mamdani, yaşananların federal ve uluslararası hukukun ihlali olduğunu ifade etti.

    Mamdani: Bu bir savaş eylemi

    Zohran Mamdani, X hesabından yaptığı açıklamada Venezuela’daki gelişmeler hakkında bilgilendirildiğini belirtti. Mamdani, egemen bir millete tek taraflı saldırının bir savaş eylemi olduğunu ve federal ile uluslararası hukukun açık ihlali anlamına geldiğini söyledi.

    New Yorkluların güvenliği vurgusu

    Mamdani, rejim değişikliğine yönelik bu girişimin yalnızca Venezuela’daki insanları değil, New York’u evi olarak görenleri de doğrudan etkilediğini dile getirdi. Önceliğinin New Yorkluların güvenliği olduğunu belirten Mamdani, süreci yakından takip edeceğini kaydetti.

    Pelosi’den Kongre tepkisi

    Eski ABD Temsilciler Meclisi Başkanı ve Demokrat Kongre Üyesi Nancy Pelosi de Trump yönetimine tepki gösterdi. Pelosi, Maduro’nun Kongre bilgilendirilmeden yakalanmasına karşı çıkarak, acil bir ulusal güvenlik tehdidine dair kanıt sunulmadığını ifade etti.

    Kanıt sunulmadı eleştirisi

    Pelosi, Venezuela’nın gayrimeşru bir rejim tarafından yönetildiğini kabul ettiğini ancak bunun ABD askeri gücünün kullanılmasını meşru kılacak düzeyde acil bir tehdit oluşturduğuna dair delil paylaşılmadığını söyledi.

    Tamamen riyakarlık suçlaması

    Trump’ın daha önce Kongre’yi yok sayma niyetini dile getirdiğini belirten Pelosi, mevcut adımların da bu yaklaşımın devamı olduğunu savundu. Pelosi, eğer eylemler uyuşturucu kaçakçılığı gerekçesine dayanıyorsa bunun riyakarlık olduğunu, çünkü Trump’ın daha önce aynı suçtan hüküm giymiş eski Honduras Devlet Başkanı Juan Orlando Hernandez’i affettiğini hatırlattı.

    Kongre’ye bilgilendirme çağrısı

    Pelosi, Kongre’nin Venezuela’daki saldırılar, rejim değişikliği girişimi, operasyonun amaçları ve kapsamı ile yönetimin daha fazla gerginliği nasıl önlemeyi planladığı konusunda derhal bilgilendirilmesi gerektiğini vurguladı.

  • (Video) Çin, Rusya, İran, Brezilya, Küba, Meksika kınarken, İsrail ve Ukrayna ABD’ye açık destek verdi

    (Video) Çin, Rusya, İran, Brezilya, Küba, Meksika kınarken, İsrail ve Ukrayna ABD’ye açık destek verdi

    Dışişleri Bakanlığı, ABD’nin Venezuela’da geniş çaplı saldırılar düzenlemesine ilişkin yazılı açıklama yaptı.

    Açıklamada, Venezuela’da meydana gelen son gelişmelerin yakından takip edildiği vurgulanarak, “Türkiye, Venezuela’nın istikrarına ve Venezuela halkının huzur ve esenliğine önem atfetmektedir. Mevcut durumun bölgesel ve uluslararası güvenlik açısından olumsuz sonuçlar doğurmamasını teminen tüm tarafları itidalli davranmaya çağırıyoruz.” ifadelerine yer verildi.

    Türkiye’nin, Venezuela’daki krizin uluslararası hukuk çerçevesinde çözüme kavuşturulması yönünde her türlü yapıcı katkıyı sunmaya hazır olduğuna işaret edilen açıklamada, Türkiye’nin Caracas Büyükelçiliğinin, ülkede bulunan Türk vatandaşlarıyla iletişimi ve gerekli koordinasyonu kesintisiz biçimde sürdürdüğü kaydedildi.

    New York Belediye Başkanı Mamdani, yaşananları “savaş eylemi” olarak niteledi

    New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani, Venezuela’da yaşanan gelişmelere ilişkin ABD merkezli X şirketinin sosyal medya hesabından bir açıklamada bulundu.

    Olaylar hakkında bilgilendirildiğini belirten Mamdani, “Egemen bir millete tek taraflı saldırmak, bir savaş eylemi ve federal ve uluslararası hukukun ihlalidir.” ifadesini kullandı.

    Mamdani, “Rejim değişikliğine yönelik bu bariz girişim, sadece yurtdışındaki insanları değil, New York’u evi kabul etmiş insanları da doğrudan etkilemektedir.” ifadesine yer verdi.

    Kendisinin önceliğinin New Yorkluların güvenliği olduğunu belirten Mamdani, gelişmeleri yakından izleyeceğini kaydetti.

    Eski ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Pelosi’den tepki

    Eski ABD Temsilciler Meclisi Başkanı ve Demokrat Kongre Üyesi Nancy Pelosi de, ABD’nin Venezuela’ya saldırısı ve Maduro’nun yakalanmasına ilişkin ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformu üzerinden açıklama yaptı.

    Venezuela’nın “gayrimeşru” bir rejim tarafından yönetildiğini vurgulayan Pelosi, “Ancak Trump yönetimi ABD askeri gücünün kullanılmasını meşru kılacak kadar acil bir ulusal güvenlik tehdidi olduğuna dair bir kanıt sunmadı.” ifadesini kullandı.

    Trump’ın daha önce Kongre’yi “yok etme” niyetini açıkça dile getirdiğini belirten Pelosi, bugün de Başkanın Kongreyi yok saydığını kaydetti.

    Pelosi, paylaşımında, “Eğer ki Trump’ın eylemleri uyuşturucu kaçakçılığı suçlarına dayanıyorsa bu tamamen riyakarlıktır çünkü son günlerde ABD’de 400 ton kokain getirmekten sorumlu (eski) Honduras Devlet Başkanı Juan Orlando Hernandez’i affetti.” görüşünü paylaştı.

    Trump yönetiminin Maduro’nun uyuşturucu kaçakçılığından yargılanacağını söylediğine işaret eden Pelosi, Hernandez’in de aynı suçtan suçlu bulunduğunu ancak Trump’ın onu affettiğini vurguladı.

    Pelosi, “Kongre, Venezuela’daki saldırılar, rejim değişikliği, bu operasyonun amaçları ve kapsamı ve yönetimin daha fazla gerginliği nasıl engellemeyi planladığı konusunda acilen bilgilendirilmelidir.” çağrısında bulundu.

    Çin

    Çin Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, ABD’nin “hegemonik” olarak nitelendirilen eylemlerinin, uluslararası hukuku ve Venezuela’nın egemenliğini ihlal ettiği, Latin Amerika ve Karayipler bölgesinde barışı ve güvenliği tehdit ettiği belirtildi.

    Açıklamada, “Çin, ABD’nin egemen bir ülkeye ve onun devlet başkanına güç kullanımından derin şok içindedir ve bunu güçlü şekilde kınamaktadır.” ifadesi kullanıldı.

    Çin’in ABD’nin eylemlerine karşı olduğu vurgulanan açıklamada, Washington yönetimine, uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı’nın amaç ve ilkelerine bağlı kalma, başka ülkelerin egemenliğini ve güvenliğini ihlal etmeye son verme çağrısı yapıldı.

    Rusya

    Rusya Dışişleri Bakanlığı, ABD’nin Venezuela’ya yaptığı saldırıyı “son derece endişe verici” olarak nitelendirerek kınadı.

    Bakanlıktan yapılan açıklamada, ABD’nin bu sabah Venezuela’ya karşı silahlı saldırı eyleminde bulunduğu hatırlatılarak, “Bu, son derece endişe verici ve kınanması gereken bir durum.” ifadesi kullanıldı.

    Bu tür eylemleri haklı çıkarmak için kullanılan bahanelerin temelsiz olduğunun altı çizilen açıklamada, ideolojik düşmanlığın iş odaklı pragmatizm ve güvene dayalı, öngörülebilir ilişkiler kurma isteğinin önüne geçtiğine işaret edildi.

    Rusya Dışişleri Bakanlığı ayrıca ABD tarafından ülkeden zorla çıkarıldığı belirtilen Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşinin durumunun derhal açıklığa kavuşturulmasını istedi.

    İran

    İran Dışişleri Bakanlığı yaptığı yazılı açıklamayla ABD’nin Venezuela’nın “toprak bütünlüğü ve egemenliğine” yönelik askeri saldırısını kınadığını bildirdi.

    Açıklamada, ABD’nin Venezuela’ya yönelik silahlı saldırısının BM Şartı’ndaki amaç ve ilkelere aykırı olduğu vurgusu yapılırken, BM’den saldırıyı kınaması istendi.

    Küba

    Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel, Venezuela’ya yönelik saldırılar nedeniyle sorumlu tuttuğu ABD’yi kınadı.

    Diaz-Canel, Amerikan X şirketinin sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, hava saldırılarına maruz kalan Venezuela’ya destek çıktı.

    Küba Devlet Başkanı Diaz-Canel, “Küba, ABD’nin Venezuela’ya karşı suç teşkil eden saldırısını kınıyor ve uluslararası toplumdan acil bir tepki talep ediyor.” ifadesini kullandı.

    Barışçıl bir bölgenin vahşi saldırılara uğradığına dikkati çeken Diaz-Canel, ABD’yi “Venezuela halkına ve Amerika kıtasına karşı devlet terörü uygulamakla” suçladı.

    Meksika

    Meksika, ABD’nin Venezuela’ya yönelik askeri müdahalesinin, BM Şartı’nın 2. maddesinin ihlali olduğunu belirterek kınadı.

    Meksika Dışişleri Bakanlığından ABD’nin Venezuela’ya müdahalesine ilişkin yapılan açıklamada, “Meksika hükümeti, ABD silahlı kuvvetlerinin Venezuela topraklarına karşı tek taraflı gerçekleştirdiği ve BM Şartı’nın 2. maddesini açıkça ihlal eden askeri eylemleri şiddetle kınamakta ve reddetmektedir.” ifadesi kullanıldı.

    Kolombiya

    Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro, Venezuela ve Latin Amerika’nın egemenliğine yönelik her türlü saldırıyı reddettiklerini belirtti.

    Ulusal Güvenlik Konseyi toplantısının ardından sosyal medya hesabından paylaşımda bulunan Petro, Venezuela’nın ve Latin Amerika’nın egemenliğine yönelik her türlü saldırıya karşı olduklarını vurguladı.

    Petro, Venezuela’ya saldırı sonrası alınan güvenlik önlemlerine de değinerek, Venezuela’dan kitlesel mülteci akını ihtimaline karşı sınır bölgelerine güvenlik güçlerinin sevk edildiğini, tüm imkanların seferber edildiğini kaydetti.

    Belarus

    Belarus Dışişleri Bakanlığı, ABD’nin Venezuela’ya saldırısının, uluslararası barış ve güvenliğe doğrudan tehdit olduğunu belirtti.

    Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Minsk yönetiminin, egemen Venezuela devletine karşı gerçekleştirilen silahlı saldırıyı kesin bir dille kınadığı bildirildi.

    Açıklamada, bu saldırının uluslararası barış ve güvenliğe tehdit olduğu kaydedilerek, “Belarus tarafı, Venezuela’nın meşru hükümetine sarsılmaz desteğini ifade etmekte ve barışın korunmasında birincil sorumluluğu taşıyan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) acil toplantısı çağrısına katılmaktadır.” denildi.

    Brezilya

    Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva, ABD’nin Venezuela’ya askeri müdahalesini “kabul edilemez” şeklinde niteleyerek kınadı.

    Lula, Amerikan X şirketinin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Venezuela topraklarının bombalanması ve devlet başkanının alıkonulması kabul edilemez çizgiyi aşmıştır. Bu eylemler, Venezuela’nın egemenliğine yönelik ciddi bir saldırı ve uluslararası toplum için son derece tehlikeli bir emsal teşkil etmektedir.” denildi.

    Brezilya Devlet Başkanı, “Uluslararası hukuku açık bir şekilde ihlal ederek ülkelere saldırıda bulunmak, çok taraflılığın yerine en güçlü olanın hukukunun geçerli olduğu, şiddet, kaos ve istikrarsızlıkla dolu bir dünyaya doğru atılan ilk adımdır.” değerlendirmesinde bulundu.

    Fransa

    Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ABD’nin askeri operasyonla Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu yakalayarak ülke dışına çıkardığı Venezuela’da, geçiş döneminde liderliğin 2024 seçimlerinde Maduro’ya karşı yarışan muhalif Edmundo Gonzalez tarafından üstlenilmesi çağrısında bulundu.

    Macron, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Venezuela halkının bugün Nicolas Maduro diktatörlüğünden kurtulduğunu ve bundan ancak sevinç duyabileceğini” belirtti.

    Maduro’nun “İktidarı ele geçirerek ve Venezuela halkının temel özgürlüklerini hiçe sayarak halkının onuruna ağır darbe indirdiği” değerlendirmesinde bulunan Macron, “Gelecek geçiş süreci barışçıl, demokratik ve Venezuela halkının iradesine saygılı olmalıdır. 2024’te seçilen Başkan Edmundo Gonzalez’in bu geçişi mümkün olan en kısa sürede sağlayabileceğini umuyoruz.” ifadelerini kullandı.

    Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, ABD merkezli X hesabından yaptığı paylaşımda, Maduro’nun “Venezuela halkının gücünü elinden alarak ve (halkı) temel özgürlüklerinden mahrum bırakarak” halkın kendi kaderini tayin hakkını zedelediğini belirtti.

    Fransa’nın “Venezuela halkının egemenliğini sürekli olarak savunduğunu” kaydeden Barrot, ABD’nin Maduro’ya yönelik müdahalesine ilişkin, “Nicolas Maduro’nun yakalanmasına yol açan askeri operasyon, uluslararası hukukun temelini oluşturan güç kullanmama ilkesini ihlal etmektedir. Fransa kalıcı siyasi çözümün dışarıdan dayatılamayacağını ve egemen halkların kendi geleceklerine kendilerinin karar verdiğini hatırlatır.” ifadelerini kullandı.

    Barrot, ABD’yi işaret ederek “BMGK daimi üyesi olarak öncül sorumluluğu olanların (güç kulanmama) ilkesini sürekli ihlalinin, dünya güvenliği açısından, hiç kimseyi dışlamayacak şekilde ağır sonuçları olacağını” bildirdi.

    “Tarihten ders çıkaran bir ülke olarak Fransa’nın buna hazırlandığını” belirten Barrot, “Fransa, devletlerin her zaman ve her yerde uluslararası eylemlerine rehberlik etmesi gereken BM Sözleşmesi’ne bağlılığını vurguluyor.” açıklamasını yaptı.

    İsrail

    İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, ABD’nin, Başkan Trump önderliğinde “özgür dünyanın lideri olarak hareket ettiğini” ileri sürdü.

    İsrail’in “acı çeken Venezuela halkının yanında olduğunu” iddia eden Saar, Maduro’nun devrilmesini takdirle karşıladıklarını ve İsrail ile Venezuela arasında dostane ilişkilerin kurulmasını umduklarını kaydetti.

    İsrail, daha önce de Maduro yönetimini eleştirirken 2025 Nobel Barış Ödülü’nü Venezuela muhalefet lideri Maria Corina Machado’nun kazanmasını memnuniyetle karşıladığını açıklamıştı.

    Machado’nun İsrail’e verdiği açık destek ve Başbakan Binyamin Netanyahu hükümetiyle kurduğu yakın ilişkiler uluslararası kamuoyunun gündeminde yer almıştı.

    Ukrayna

    Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki paylaşımında, ülkesinin Nicolas Maduro yönetiminin “meşruiyetini tanımadığını” aktararak, “Venezuellalıların çıkarlarına öncelik veren gelişmelerden” yana oldukları mesajını verdi.

    Ukrayna’nın, “ulusların diktatörlükten, baskıdan ve insan hakları ihlallerinden uzak ve özgür yaşama” hakkını her zaman savunduğunu kaydeden Sybiha, Maduro yönetiminin bu ilkeleri her yönüyle ihlal ettiğini öne sürdü.

    Sybiha, ülkesinin Maduro yönetimini “meşru” olarak görmediğini vurgulayarak, “Venezuela halkı, normal bir yaşam, güvenlik, refah ve insan onuruna yakışır hayat için bir şansa sahip olmalı. Biz de onların bu normal yaşama, saygıya ve özgürlüğe yönelik haklarını desteklemeye devam edeceğiz.” ifadesini kullandı.

    AB

    Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Venezuela’daki gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirterek, “Her koşulda uluslararası hukuk ve BM Şartı’na saygı gösterilmelidir.” ifadelerini kullandı.

    ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından Venezuela’ya düzenlenen saldırılarla ilgili açıklama yapan Kallas, AB’nin Caracas’taki büyükelçisi ve ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’yla telefon görüşmesi gerçekleştirdiklerini belirterek, “AB, Venezuela’daki gelişmeleri yakından takip ediyor.” bilgisini verdi.

    Kallas, “AB, Sayın (Venezuela Devlet Başkanı Nicolas) Maduro’nun meşruiyetten yoksun olduğunu defalarca dile getirmiş ve barışçıl bir geçişi savunmuştur. Her koşulda uluslararası hukuk ve BM Şartı’na saygı gösterilmelidir. Tüm tarafları itidale davet ediyoruz.” vurgusunu yaptı.

    BM’den bölgede endişe verici sonuçları olabileceği uyarısı

    BM Genel Sekreterliği, Venezuela’daki gelişmelerin bölgede endişe verici sonuçları olabileceğini kaydetti.

    BM Genel Sekreter Sözcülüğünden Venezuela’daki son gelişmelere ilişkin açıklama yapıldı.

    Açıklamada, “Genel Sekreter, bugün ABD’nin askeri eylemi ile Venezuela’da gerginliğin tırmanmasından derin endişe duymaktadır, bu eylemin bölgede endişe verici sonuçları olabilir.” ifadesi kullanıldı.

    Antonio Guterres’in uluslararası hukuk ve BM Şartı’na bağlı kalmanın önemini bir kez daha vurguladığının belirtildiği açıklamada, “Genel Sekreter, uluslararası hukukun kurallarına uyulmamasından endişe duyuyor.” denildi.

    Öte yandan BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, konuya ilişkin ABD merkezli sosyal medya platformu X’teki hesabından paylaşımda bulundu.

    “ABD’nin Venezuela’ya müdahalesinden endişe duyuyorum.” ifadelerini kullanan Türk, herkesten itidalli olmasını ve BM Şartı ile uluslararası insan hakları hukukuna tam olarak saygı göstermesini rica ettiklerini kaydetti.

    Türk, Venezuela’daki insanların korunmasının her şeyden önemli olduğunun altını çizerek, bu anlayışın, bundan sonraki her türlü eyleme yön vermesi gerektiğini vurguladı.

    Avrupa ülkeleri

    Belçika Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Maxime Prevot, Venezuela’daki vatandaşların güvenliğinin en büyük öncelikleri olduğunu vurguladı.

    Durumu yakından takip ettiklerini belirten Prevot, Avrupalı müttefiklerle koordinasyon halinde olduklarını bildirdi.

    AB Konseyi Başkanı Antonio Costa, “Venezuela’daki durumu büyük bir endişeyle takip ediyorum. Avrupa Birliği, uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı’nda yer alan ilkelere tam saygı çerçevesinde gerilimin düşürülmesi ve bir çözüme ulaşılması çağrısında bulunmaktadır.” ifadelerini kullandı.

    AB’nin Venezuela’da barışçıl, demokratik ve kapsayıcı bir çözümü desteklemeyi sürdüreceğinin altını çizen Costa, ülkedeki Avrupa vatandaşlarının güvenliğinin sağlanması amacıyla üye devletlerle eşgüdüm içinde çalışan AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas’ın öncülüğünde yürütülen çabaları desteklediklerini kaydetti.

    AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Venezuela’daki durumu çok yakından takip ettiğini belirterek, Kallas’a desteğini yineledi.

    Her türlü çözümün uluslararası hukuka ve BM Şartı’na saygı temelinde olması gerektiğini vurgulayan von der Leyen, “Venezuela halkının yanındayız ve barışçıl, demokratik bir geçişi destekliyoruz.” dedi.

    Almanya

    Almanya Başbakanı Friedrich Merz, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, ABD’nin Venezuela müdahalesine ilişkin açıklama yaptı.

    Başbakan Merz, “ABD’nin müdahalesinin hukuki değerlendirmesi karmaşıktır. Bu konuda zaman ayırıyoruz. Ölçüt, uluslararası hukuk olmaya devam ediyor.” ifadesini kullandı.

    Nicolas Maduro’nun ülkesini felakete sürüklediğini ve son seçimlerin hileli yapıldığını savunan Merz, “Bu nedenle dünyadaki birçok ülke gibi biz de başkanlığı tanımadık. Maduro, bölgede sorunlu bir rol oynadı.” değerlendirmesinde bulundu.

    Merz, Venezuela’da siyasi istikrarsızlık oluşmaması gerektiğini vurgulayarak, “Hedef, seçimlerle meşrulaştırılmış bir hükümete düzenli bir geçiş olmalıdır.” görüşünü paylaştı.

    Öte yandan, Almanya Dışişleri Bakanlığı da Alman vatandaşlarını Venezuela’ya seyahat etmemeleri konusunda uyardı.

    Sol Parti Eş Genel Başkanı Jan van Aken ise yazılı açıklamasında, ABD’nin Venezuela’ya yönelik saldırılarını ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun kaçırılmasını kınadı, Alman hükümetinden BM Güvenlik Konseyi aracılığıyla derhal kınama sürecini başlatmasını istedi.

    Van Aken, ABD müdahalesinin “uluslararası hukuku ihlal eden bir devlet terörizmi” olduğunu belirterek, “(ABD Başkanı Donald) Trump gibi uluslararası hukuku çiğneyen ve başkanları kaçıran herkes, acımasız devlet terörizmi yapmaktadır. Uluslararası hukuku ihlal eden saldırgan savaşlar söz konusu olduğunda çifte standart olmamalıdır. (Rusya Devlet Başkanı Vladimir) Putin’e yaptırım uygulayanlar, Trump’a da yaptırım uygulamalıdır. Alman hükümeti, ABD saldırısını BM Güvenlik Konseyi ve Genel Kurulu aracılığıyla derhal kınama sürecini başlatmalıdır.” çağrısında bulundu.

    İngiltere’den “Venezuela’daki operasyona dahil olmadık” açıklaması

    İngiltere Başbakanı Keir Starmer, ABD’nin Venezuela’ya yaptığı saldırıya ilişkin yaptığı açıklamada, “Şunu söyleyebilirim ki İngiltere bu operasyona hiçbir şekilde dahil olmadı.” ifadesini kullandı.

    “Hızla gelişen bir durum” hakkında Trump ile konuşmadığını belirten Starmer, “Başkan (Trump) ile konuşmak istiyorum, müttefiklerle de konuşmak istiyorum.” dedi.

    Başbakan Starmer, Trump’ın Venezuela Devlet Başkanı Maduro’nun yakalandığına yönelik açıklamasına ilişkin, “Her zaman söylediğim ve inandığım üzere hepimizin uluslararası hukuka uyması gerekir ancak bu aşamada durum çok hızlı gelişiyor. Önce gerçekleri tespit edelim ve sonrasında buna göre hareket edelim.” değerlendirmesini yaptı.

    Öte yandan Starmer, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından da, ABD’nin Venezuela müdahalesine ilişkin açıklama yaptı.

    Başbakan Starmer, “İngiltere uzun süredir Venezuela’da iktidarın değişmesini desteklemektedir. Maduro’yu meşru olmayan başkan olarak görüyorduk ve rejiminin sona ermesi karşısında herhangi bir üzüntü duymuyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

    ABD’nin Venezuela müdahalesinin ardından uluslararası hukuka olan desteğini yinelediğini hatırlatan Starmer, “İngiltere hükümeti, Venezuela halkının iradesini yansıtan meşru bir hükümete güvenli ve barışçıl geçiş sağlamak amacıyla önümüzdeki günlerde ABD’li meslektaşlarıyla gelişen durumu görüşecek.” ifadelerine yer verdi.

    Danimarka

    Danimarka Dışişleri Bakanı Lars Lokke Rasmussen ise “Venezuela’da yakından takip ettiğimiz dramatik bir gelişme yaşanıyor. Gerilimin düşürülmesi ve diyaloğa yeniden dönülmesi gerekiyor. Uluslararası hukuka saygı gösterilmelidir.” vurgusunu yaptı.

    İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani de gelişmeleri ve ülkedeki İtalyan vatandaşların durumunu yakından takip ettiklerini dile getirerek, Başbakan Giorgia Meloni’nin durum hakkında sürekli olarak bilgilendirildiğini aktardı.

    Slovenya Dışişleri Bakanlığı, ülkenin devlet radyo ve televizyonuna yaptığı açıklamada, Venezuela’daki durumu büyük endişeyle takip ettiklerini belirtti.

    Slovenya’nın gerginliğin azaltılması ve uluslararası hukuka saygı gösterilmesi çağrısında bulunduğuna işaret edilen açıklamada, Slovenya’nın Venezuela’daki son seçimlerin sonuçlarını da tanımadığı anımsatıldı.

    İspanya

    İspanya, ABD’nin Venezuela’ya askeri saldırısının ardından iki ülke arasındaki krizi sona erdirmek için arabuluculuk yapmaya hazır olduğunu duyurdu.

    İspanya Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, “İspanya, gerilimin azaltılması, ılımlılığın sağlanması ve her zaman uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı’nın ilkelerine saygı gösterilmesi çağrısında bulunuyor. Bu bağlamda İspanya, mevcut krize barışçıl ve müzakere yoluyla bir çözüm bulunması için arabuluculuk yapmaya hazırdır.” ifadeleri kullanıldı.

    İspanya’nın Venezuela’daki 28 Temmuz 2024 seçimlerinin sonuçlarını tanımadığı ve Venezuela için demokratik bir çözüm elde etme girişimlerini her zaman desteklediği belirtilen açıklamada, “İspanya, siyasi nedenlerle ülkelerini terk etmek zorunda kalan on binlerce Venezuelalıyı memnuniyetle karşıladığını, karşılamaya devam edeceğini ve ülke için demokratik, müzakere edilmiş ve barışçıl bir çözüm arayışına yardımcı olmaya hazır olduğunu yinelemektedir.” denildi.

    Diğer yandan İspanya Başbakanı Pedro Sanchez de ABD’nin Venezuela’ya düzenlediği askeri hava saldırısının ardından “gerginliğin azaltılması, uluslararası hukuka ve BM Şartı’nın ilkelerine saygı gösterilmesi” çağrısında bulundu.

    Sanchez, ABD merkezli sosyal paylaşım şirketi X’ten yaptığı paylaşımda, “İspanya hükümeti, Venezuela’daki durumu yakından takip etmektedir. Büyükelçiliğimiz ve konsolosluklarımız açık kalmaya devam etmektedir. Herkesi gerginliği azaltmaya ve sorumlu davranmaya çağırıyoruz. Uluslararası hukuka ve BM Şartı’nın ilkelerine saygı gösterilmelidir.” ifadelerini kullandı.

    Öte yandan Sanchez, Trump’ın düzenlediği basın toplantısının ardından ABD merkezli sosyal paylaşım şirketi X’teki hesabından yazılı açıklama yaptı.

    Sanchez, “İspanya, Maduro rejimini tanımadı. Ancak uluslararası hukuku ihlal eden ve bölgeyi belirsizlik ve çatışma ufkuna doğru iten bir müdahaleyi de tanımayacaktır.” ifadesini kullandı.

    İspanya Başbakanı, “Tüm aktörleri sivil halkı dikkate almaya, Birleşmiş Milletler Şartı’na saygı göstermeye, adil ve müzakere edilmiş bir geçiş için çalışmaya çağırıyoruz.” açıklamasında bulundu.

    İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, ABD merkezli sosyal paylaşım şirketi X’teki hesabından yapılan yazılı açıklamada, “İspanya, Maduro rejimini tanımadı. Ancak uluslararası hukuku ihlal eden ve bölgeyi belirsizlik ve çatışma ufkuna doğru iten bir müdahaleyi de tanımayacaktır.” ifadesini kullandı.

    Sanchez, “Tüm aktörleri sivil halkı dikkate almaya, Birleşmiş Milletler Şartı’na saygı göstermeye, adil ve müzakere edilmiş bir geçiş için çalışmaya çağırıyoruz.” açıklamasında bulundu.

    İspanya’da Maduro yanlıları ve karşıtları meydanlarda gösteri yaptı

    Diğer yandan İspanya’nın Madrid, Barselona gibi bazı kentlerinde Maduro yanlıları ve karşıtları gösteri yaptı.

    İspanya’da ana muhalefetteki sağ görüşlü Halk Partisi’nin (PP) çağrısıyla Madrid’de Sol Meydanı’nda toplanan bir kalabalık, ABD’nin düzenlediği askeri operasyonla Maduro ve eşini ülke dışına çıkarmasını kutladı.

    PP yetkilileri de Maduro’nun “diktatör ve kartel lideri” olduğunu ileri sürdü.

    Barselona ve Tenerife kentlerinde yaşayan bazı Venezuelalı vatandaşlar ise ABD askeri güçleri tarafından Maduro’nun alıkonulmasını kınamak için toplandı.

    Barselona’daki Venezuela Konsolosluğu önünde polis geniş güvenlik önlemi aldı.

    İrlanda

    İrlanda Dışişleri, Savunma ve Ticaret Bakanı Helen McEntee de Venezuela’da hızla gelişen duruma yanıt olarak bu sabah AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kallas ile temas halinde olduğunu belirterek, bölgedeki durum geliştikçe AB’li meslektaşlarıyla yakın temasını sürdüreceğini bildirdi.

    Bakan McEntee, şunları kaydetti:

    “İrlanda, AB’den ortaklarımızla birlikte uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı’nın ilkelerine tam saygının mutlak gereklilik olduğunu vurguluyor. Başkan Maduro’nun herhangi bir demokratik meşruiyete sahip olmadığı konusunda net olmamıza rağmen Venezuela’da barışçıl ve müzakere edilmiş geçiş çağrısında tutarlı şekilde bulunduk ve bu doğrultudaki tüm uluslararası çabaları destekledik.”

    McEntee, bakanlığın sahadaki AB ortaklarıyla koordinasyon içinde konsolosluk durumunu izlediğini bildirdi.

    Hollanda

    Hollanda’da geçici hükümetin Başbakanı Dick Schoof, ülke hükümetinin ABD’nin Maduro operasyonu ve Venezuela’ya yaptığı saldırılarının ardından Karayipler bölgesindeki gelişmeleri ve Venezuela’daki durumu yakından takip ettiklerini söyledi.

    Schoof, Amerikan X şirketinin sosyal medya platformundan, “Bölgedeki güvenlik, Aruba, Curaçao ve Bonaire için büyük önem taşıyor.” paylaşımında bulundu.

    Hollanda Krallığı’na bağlı olan söz konusu ülkelerin başbakanlarıyla yakın temas halinde olduklarını paylaşan Schoof, “Bu belirsiz dönemde kendilerinin ve adalardaki insanların desteğimize güvenebileceğini ilettim.” ifadelerini kullandı.

    Hollanda Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada ise Venezuela’daki Hollanda vatandaşlarının durumlarının iyi olup olmadığını aileleri ve arkadaşlarıyla paylaşmaları çağrısında bulunuldu.

    Açıklamada, yardıma ihtiyaç duyan Hollanda vatandaşlarının seyahat organizasyonlarıyla ya da bakanlıkla iletişime geçmeleri tavsiye edilirken, 18 Temmuz’dan bu yana ülkenin tamamı için kırmızı seyahat uyarısının geçerli olduğu kaydedildi.

    Hollanda’da geçici hükümetin Dışişleri Bakanı David van Weel de “Caracas’taki durum henüz net değil. Gelişmeleri yakından takip ediyoruz ve Venezuela’daki büyükelçiliğimiz, Savunma Bakanlığı ve ülke yetkilileriyle temas halindeyiz. Önceliğimiz, Venezuela’daki Hollandalıların ve Hollanda Krallığı’nın güvenliğidir.” paylaşımında bulundu.

    Kosova

    Kosova Cumhurbaşkanı Vjosa Osmani de ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Trump’a desteklerini iletti.

    Trump’ın Venezuela halkının yanında olduğunu aktaran Osmani, ülkesinin ABD’nin “kararlılığının” etkisini anladığını kaydetti.

    İsviçre

    İsviçre Dışişleri Bakanlığı, konuya ilişkin ABD merkezli X platformundaki hesabından paylaşımda bulundu.

    Paylaşımda, “(Venezuela ile ABD arasında) İsviçre, gerilimin azaltılması, itidal ve uluslararası hukuka saygı gösterilmesi çağrısında bulunuyor. Bu kapsamda güç kullanımının yasaklanması ve toprak bütünlüğüne saygı ilkesine uyulması gerekiyor.” ifadesi yer aldı.

    Yaşanan durumun sahadaki büyükelçilik personelleri tarafından yakından takip edildiğine işaret eden paylaşımda, yaşananlardan şu ana kadar hiçbir İsviçre vatandaşının etkilenmediğine değinildi.

    Çekya

    Çekya Dışişleri Bakanı Petr Macinka, yaptığı yazılı açıklamada, Venezuela’daki durumu yakından takip ettiklerini bildirdi.

    Macinka, “ABD, Başkan Trump aracılığıyla Maduro’nun gayrimeşru rejiminin eylemleri nedeniyle gerginliğin tırmanabileceği konusunda defalarca uyarıda bulunmuştur. Şu anda durumu sakinleştirmek ve Venezuela muhalefetinin de katılımıyla diplomatik müzakereler başlatmanın önemli olduğunu düşünüyoruz.” ifadelerini kullandı.

    Avusturya

    Avusturya Dışişleri Bakanı Beate Meinl-Reisinger, X’teki hesabından yaptığı açıklamada, gerilimin artmasını önlemek ve uluslararası hukuku korumak gerektiğini belirterek, tüm tarafları itidal göstermeye çağırdı.

    Meinl-Reisinger, Avusturya’nın AB ortaklarıyla BM Şartı temelinde Venezuela’da barışçıl ve demokratik bir çözüm için çalışmaya devam edeceğini kaydetti.

    Saldırı Yunanistan’da protesto edildi

    ABD’nin, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores’in alıkonulduğu, başkent Caracas ve bazı stratejik bölgelerdeki askeri hava saldırısı, Yunanistan’ın başkenti Atina’da protesto edildi.

    Çeşitli sivil toplum kuruluşları ve sol partilerin çağrısı ile Atina’daki Eleftheria Parkı’nda bir araya gelen yüzlerce kişi, ABD’nin Atina büyükelçiliğine yürüdü.

    Eylemciler, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores’in alıkonulduğu, başkent Caracas ve bazı stratejik bölgelerdeki askeri hava saldırısını protesto ederken, ABD karşıtı sloganlar attı.

    Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada “Nicolas Maduro, Venezuela halkına hayal edilemeyecek acılar yaşatan acımasız ve baskıcı bir diktatörlüğe liderlik etti. (Maduro) Rejiminin sona ermesi ülke için yeni bir umut doğuruyor. Şu an son eylemlerin hukuka uygunluğunu yorumlama zamanı değildir. Öncelik tam demokratik meşruiyete sahip yeni bir kapsayıcı hükümete hızlı ve barışçıl bir yolla geçişin sağlanmasıdır.” ifadelerine yer verdi.

    Yunanistan’ın bu konuda Avrupa Birliği (AB) ve Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’ndeki müttefikleri ile koordiasyon içinde olacağını belirten Miçotakis, ülkesinin Venezuela’daki Yunanistan vatandaşlarının güvenliğine odaklandığını kaydetti.

    Yunanistan Kominist Partisinin (KKE) de katıldığı protesto yürüyüşünde, “Venezuela halkına destek”, “Venezuela, ABD’nin Latin Amerika’daki Vietnam’ı olmayacak”, “Hepimiz Venezuelalıyız” yazılı pankartlar taşındı.

    Filistin halkına desteğin de unutulmadığı yürüyüşte Filistin bayrakları da yer aldı.

    KKE, “ABD, Venezuela’da da kan döküyor. Venezuela halkı kazanacaktır” başlıklı yazılı açıklamasında, ABD’nin Venezuela’daki saldırısını kınayarak, Venezuela halkına desteğini vurguladı.

    Yunanistan muhalefetindeki Radikal Sol İttifak Partisi (SYRIZA) de yaptığı yazılı açıklamada, Maduro’nun alıkonulması ile sonuçlanan saldırıyı kınadığını belirterek, bunu uluslararası hukukun ihlali olarak yorumladı. SYRIZA’dan yapılan açıklamada, “Yakın geçmişte Orta Doğu’ya yapılan müdahaleler bize demokrasinin askeri araçlarla ve bombardımanla dayatılamayacağını gösterdi.” ifadesi yer aldı.

    Yeni Sol Partisi Başkanı Lideri Aleksis Hariçis ise yaptığı yazılı açıklamada, “ABD’nin Venezuela’ya saldırısı sadece bir askeri operasyon değildir, net bir saldırgan emperyalizm örneğidir.” diye vurguladı.

    Hariçis, Yunanistan’ın, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin geçici üyesi olarak, BM Şartı’nın ihlal edildiği gerekçesiyle saldırıyı kınamasını istedi.

    Yunan basınına yansıyan hükümet kaynaklarının konuya ilişkin açıklamalarında, Yunanistan’ın tansiyonun yükselmesinden kaçınılmasını arzuladığı ifade edildi.

    Yunanistan Dışişleri Bakanlığı ise ABD merkezli X şirketinin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Yunanistan’ın Venezuela’daki durumu müttefikler ve Yunanistan’ın Caracas Büyükelçiliği ile koordineli şekilde takip ettiğini belirtti.

    Açıklamada, büyükelçiliğin, gerektiğinde destek sağlamak üzere Venezuela’daki Yunan toplumu ile de iletişim halinde olduğu kaydedildi.

    Katar

    Katar Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Venezuela’daki mevcut durumun yakından takip edildiği, tüm tarafların gerginliği tırmandırabilecek adımlardan kaçınması gerektiği ifade edildi.

    Açıklamada, mevcut sorunların ele alınmasında en uygun yolun diyalog olduğu vurgulanarak, anlaşmazlıkların barışçıl yollarla çözülmesi çağrısı yapıldı.

    Açıklamada ayrıca, Katar’ın acil ve barışçıl bir çözüme ulaşılmasını hedefleyen her türlü uluslararası çabaya katkı sunmaya hazır olduğu belirtilirken, ilgili tüm taraflar iletişim kanallarını açık tutmaya çağrıldı.

    Afrika Birliği

    Afrika Birliği tarafından yapılan yazılı açıklamada, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun ülkeden çıkarılması ve ülke kurumlarına yönelik askeri saldırı haberlerinin derin bir endişeyle takip edildiği bilgisi paylaşıldı.

    Açıklamada, Afrika Birliği’nin devletlerin egemenliği, toprak bütünlüğü ve halkların kendi kaderini tayin hakkı başta olmak üzere uluslararası hukukun temel ilkelerine bağlılığını sürdürdüğü vurgulandı.

    Diyalog ve barışçıl çözüm çağrısı yapılan açıklamada, Venezuela’daki karmaşık iç sorunların ancak Venezuelalılar arasında yürütülecek kapsayıcı bir siyasi diyalog yoluyla kalıcı şekilde çözülebileceği ifade edildi.

    Afrika Birliği, Venezuela halkıyla dayanışma içinde olduğunu belirterek, barışın, istikrarın ve uluslar arasında karşılıklı saygının korunması yönündeki kararlılığını yineledi.

    Açıklamada ayrıca, ilgili tüm taraflara gerilimin tırmanmasını önlemek amacıyla itidal çağrısı yapılarak, uluslararası hukuka saygı gösterilmesinin bölgesel barış ve istikrar açısından önem taşıdığı kaydedildi.

    Afrika’dan tepkiler

    Güney Afrika Uluslararası İlişkiler ve İşbirliği Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Güney Afrika hükümetinin, ABD’nin Venezuela’ya düzenlediği geniş çaplı askeri müdahaleyi ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun eşiyle birlikte yakalanarak ülkeden çıkarılmasını büyük endişeyle karşıladığı belirtildi.

    Açıklamada, ABD’nin bu eyleminin, BM üyesi devletlerin herhangi bir üye devletin toprak bütünlüğüne veya siyasi bağımsızlığına karşı güç tehdidinde bulunmaktan ya da güç kullanmaktan kaçınmasını öngören BM Şartı’nın 2. maddesini açıkça ihlal ettiği vurgulandı.

    Egemen devletlere karşı askeri müdahalelerin yalnızca istikrarsızlığa ve derinleşen krizlere yol açtığı aktarılan açıklamada, “ABD’nin yasa dışı ve tek taraflı güç kullanımının” uluslararası düzenin istikrarını ve uluslararası eşitlik ilkesini baltaladığı kaydedildi.

    Çad Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Çad Dışişleri Bakanı Abdullahi Sabri Fadul’un, Venezuela Dışişleri Bakanı Yvan Gil Pinto ile telefon görüşmesi yaptığı, görüşmede Venezuela’daki siyasi ve güvenlik durumundaki son gelişmelerin ele alındığı belirtildi.

    Açıklamada, Çad’ın adil ve barışçıl bir dünya düzeninin temeli olan uluslararası hukuka saygıya güçlü bağlılığı vurgulanarak, Venezuela’da barışın, istikrarın ve toprak bütünlüğünün korunmasının, Venezuela halkının daha fazla acı çekmesini önlemek açısından hayati önem taşıdığı ifade edildi.

    Slovakya

    ABD merkezli sosyal medya platformu Facebook’taki hesabından açıklama yapan Fico, ABD’nin Venezuela’daki askeri müdahalesinin, “İkinci Dünya Savaşı sonrası oluşturulan dünya düzeninin çözülüşünün bir başka kanıtı” olduğunu kaydetti.

    Fico, “Uluslararası hukuk geçerliliğini yitirmiştir. Askeri güç, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin himayesi olmaksızın kullanılıyor ve büyük ve güçlü olan herkes, kendi çıkarlarını doğrultusunda istediğini yapıyor. Küçük bir ülkenin başbakanı olarak, uluslararası hukukun bu şekilde bozulmasını kararlılıkla reddetmek zorundayım. Bunu Irak Savaşı’nda, Kosova’nın egemen bir devlet olarak tanınmamasında, Rus askeri gücünün Ukrayna’da kullanılmasında ya da Gazze’deki durum değerlendirilirken de yaptığım gibi.” değerlendirmesini yaptı.

    Başbakan Fico ayrıca, Venezuela’ya yönelik “kınanmayı hak eden bu saldırıya” AB’nin nasıl tepki vereceğini dört gözle beklediğini dile getirerek, “Ya ABD’nin Venezuela’da askeri güç kullanımını kınar ve Ukrayna’daki savaşa ilişkin tutumuyla az da olsa tutarlı davranır ya da her zamanki gibi ikiyüzlü kalır.” ifadelerini kullandı.

    Kanada

    Carney, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, ülkesinin, hükümet olarak (Venezuela Devlet Başkanı Nicolas) Maduro’nun “acımasızca baskıcı ve suçlu rejimine” ek yaptırımlar uyguladıklarını bildirdi.

    “Kanada, 2018 seçimlerini çaldığı günden beri Maduro’nun gayrimeşru rejimini tanımamıştır.” ifadesini kullanan Carney, hükümetin, Venezuela halkı için özgürlük, demokrasi, barış ve refah fırsatını memnuniyetle karşıladığını belirtti.

    Ülkesinin Venezuela halkının demokratik iradesine saygı duyan, barışçıl, müzakere edilmiş ve Venezuela liderliğindeki bir geçiş sürecini desteklediğini bildiren Carney, şunları kaydetti:

    “Kanada tüm tarafları uluslararası hukuka saygı duymaya çağırıyor. Venezuela halkının kendi geleceklerini barışçıl ve demokratik bir toplumda belirleme ve inşa etme egemen hakkının yanındayız. Kanada, krizlerin çok taraflı katılım yoluyla çözülmesine büyük önem vermekte ve devam eden gelişmeler hakkında uluslararası ortaklarla yakın temas halindedir.”

    New York Times: Maduro’nun alıkonulduğu ABD askeri hava saldırılarında en az 40 kişi öldü

    New York Times gazetesinin üst düzey bir Venezuelalı yetkiliye dayandırdığı haberinde, ABD’nin başkent Caracas ve bazı stratejik bölgelere saldırılarındaki sivil ve askeri zayiata değinildi.

    Buna göre ABD’nin, Maduro ve eşi Flores’in alıkonulduğu, başkent Caracas ve bazı stratejik bölgelerdeki askeri hava saldırılarında, askeri personel ve siviller de dahil en az 40 kişi yaşamını yitirdi.

  • (Video) Maduro New York’a getirildi: Metropolitan Gözaltı Merkezi’ne sevk edildi

    (Video) Maduro New York’a getirildi: Metropolitan Gözaltı Merkezi’ne sevk edildi

    Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi, ABD askeri güçleri tarafından yakalandıktan sonra New York’a getirildi. Yetkililer, çiftin işlemlerinin ABD Uyuşturucuyla Mücadele Dairesi tarafından yürütüleceğini bildirdi.

    Helikopterle Manhattan’a getirildi
    Maduro ve eşi, helikopterle New York City’nin Manhattan bölgesine ulaştırıldı. Güvenlik önlemlerinin üst düzeyde tutulduğu operasyon kapsamında çiftin kente girişinin kontrollü şekilde yapıldığı belirtildi.

    Zırhlı eskortla Brooklyn’e sevk
    Manhattan’a inişin ardından Maduro ve eşi, zırhlı eskort eşliğinde bir minibüsle New York’un Brooklyn bölgesine götürüldü. Sevkin, güvenlik birimleri tarafından koordine edildiği aktarıldı.

    Metropolitan Gözaltı Merkezi’nde işlemler yapılacak
    Çiftin, Brooklyn’de bulunan Metropolitan Gözaltı Merkezi’ne teslim edildiği ve burada resmi işlemlerinin yapılacağı öğrenildi. Görüntülerde Nicolas Maduro’nun elleri kelepçeli halde yürüdüğü görüldü.

  • “Venezuela’yı artık biz yöneteceğiz”

    “Venezuela’yı artık biz yöneteceğiz”

    ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela’ya yönelik gerçekleştirilen askeri operasyona ilişkin detayları paylaşarak, Nicolas Maduro’nun ele geçirildiğini ve ABD’de yargılanacağını duyurdu.

    Trump, operasyonun başarısını “muazzam” olarak nitelendirirken, bölgedeki Amerikan varlığının bir süre daha devam edeceğini belirtti.

    “(Venezuela’yı) Yönetecek kişileri şu anda belirliyoruz. Bu insanların kimler olduğunu ileteceğiz” dedi.

    Karakas’ta elektrikler kesildi, operasyon tamamlandı

    ABD Silahlı Kuvvetleri’nin olağanüstü bir hava saldırısı gerçekleştirdiğini belirten Trump, operasyonun ayrıntılarını paylaştı.

    Karakas’ın tüm elektriklerinin kesilmesinin ardından Maduro’nun bulunduğu evde yakalandığını ifade eden Trump, “Dünyada hiçbir ulus ABD’nin dün gece başardığını başaramazdı. Silahlı kuvvetlerimiz Maduro’yu başarılı bir şekilde yakaladı” dedi.

    Maduro ve eşi savaş gemisiyle Florida’ya götürülüyor

    Maduro ve eşi Cilia Flores’in narko-terör suçlamasıyla ABD adaletine hesap vereceğini vurgulayan Trump, ikilinin şu anda bir savaş gemisinde olduklarını ve Florida’ya nakledildiklerini açıkladı.

    Maduro’nun göreve geldiği günden bu yana ABD’ye karşı suç işlediğini ve uyuşturucu kaçakçılığı yaptığını iddia eden Trump, uyuşturucunun büyük bir kısmının deniz yoluyla Venezuela gibi yerlerden geldiğini söyledi.

    Düzgün bir geçiş süreci sağlanana kadar askeri varlık sürecek

    Operasyonun devamlılığına dair mesajlar veren Trump, ülkede istikrar sağlanana kadar Amerikan ordusunun bölgede kalacağını söyledi.

    İkinci bir saldırı dalgasına hazırlıklı olduklarını belirten Trump, “İnsanların anlamadığı şu; düzgün bir geçiş süreci hayata geçirilene kadar orada kalacağız. İhtiyaç olursa ikinci dalgayı yaparız diye düşündük ama tek sefer yeterli oldu” ifadelerini kullandı.

    Petrol şirketleri devreye girecek, karteller yerle bir edilecek

    Venezuela’daki narko-terörizmin ve gayrimeşru diktatörlüğün son bulacağını ifade eden Trump, ekonomik ve ticari hamlelerin de sinyalini verdi.

    Venezuela petrolüne uygulanan ambargonun tamamen yürürlükte kalmaya devam edeceğini belirten Trump, Amerikan Donanması’nın oradaki pozisyonunu koruyacağını ve ABD’nin talepleri tam olarak karşılanana kadar bu durumun devam edeceğini söyledi.

    Trump, “ABD’nin dev petrol şirketlerini (Venezuela’da) devreye sokacağız, milyarlarca dolar harcayarak petrol altyapısını onaracaklar ve ülke için para kazanmaya başlayacaklar.” ifadesini kullandı.

    Trump, bu operasyonun ABD egemenliğini tehdit edenlere bir ders olması gerektiğini belirterek, “Venezuela dün geceden bu yana artık özgür bir halk” açıklamasında bulundu.

    Trump ayrıca Kolombiya’ya da mesaj gönderdi.

    “Kolombiya Devlet Başkanı Gustavo) Kokain ürettiği fabrikaları var, kokaini üretiyor ve ABD’ye gönderiyor. Dikkatli olması lazım” dedi.

  • Maduro operasyonunun ayrıntıları belli oldu: Maduro’nun güvenli evinin aynısı inşa edildi

    Maduro operasyonunun ayrıntıları belli oldu: Maduro’nun güvenli evinin aynısı inşa edildi

    Amerikan medyası, Maduro’nun kaçırılma sürecine dair detayları paylaşıyor. Buna göre Maduro’nun güvenli evinin birebir aynısı inşa edildi ve operasyon ekibi ağır şekilde tahkim edilmiş bu konuta nasıl gireceklerini defalarca prova etti.

    ABD Başkanı Donald Trump’ın, Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro ve eşini bu ülkede düzenledikleri bir operasyonla yakaladıklarını duyurması dünyayı şok etti.

    Bu hamle sürpriz olarak karşılandı. Ancak konuya aşina kaynaklara göre, ABD’nin yakın tarihindeki en karmaşık operasyonlardan biri için yapılan planlamalar bir süredir devam ediyordu ve ayrıntılı tatbikatları da kapsıyordu.

    MADURO’NUN EVİNİN AYNISI İNŞA EDİLDİ

    ABD ordusunun Delta Force birliği de dahil olmak üzere seçkin birlikler, Maduro’nun güvenli evinin birebir aynısını inşa etti ve ağır şekilde tahkim edilmiş bu konuta nasıl gireceklerini defalarca prova etti.

    Konuya yakın bir kaynağa göre, CIA ağustos ayından itibaren sahada küçük bir ekip bulunduruyordu. Bu ekip, Maduro’nun günlük yaşam düzeni ve hareket alışkanlıkları hakkında kritik bilgiler sağlayarak yakalama operasyonunun sorunsuz şekilde gerçekleştirilmesine imkan tanıdı.

    MADURO’YA YAKIN CIA AJANI VARDI

    İki ayrı kaynak ise, istihbarat teşkilatının Maduro’ya yakın bir ajanı da bulunduğunu; bu kişinin, operasyon ilerledikçe Maduro’nun hareketlerini izleyerek tam konumunu nokta atışıyla tespit etmeye hazır olduğunu söyledi.

    Tüm plan tamamlandıktan sonra Trump, dört gün önce operasyona onay verdi. Ancak askerî ve istihbarat planlayıcıları, daha iyi hava koşulları ve daha az bulut örtüsü için beklemesini önerdi.

    Cumartesi gününün erken saatlerinde Maduro’yu yakalamaya yönelik operasyon başladı. Trump, Florida’daki Palm Beach’te bulunan Mar-a-Lago kulübünde danışmanlarıyla birlikte operasyonu canlı yayından izledi.

    “DEVASA” OPERASYON

    Pentagon, Karayipler bölgesinde büyük çaplı bir askeri yığınak gerçekleştirdi; bir uçak gemisi, 11 savaş gemisi ve bir düzineden fazla F-35 savaş uçağı bölgeye sevk edildi. ABD’li yetkililerin uzun süredir “uyuşturucuyla mücadele operasyonları” olarak tanımladığı bu faaliyetler kapsamında, toplamda 15 binden fazla asker bölgeye konuşlandırıldı.

    Kaynaklardan birine göre, Trump’ın kıdemli danışmanı Stephen Miller, Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Savunma Bakanı Pete Hegseth ve CIA Direktörü John Ratcliffe, aylar boyunca bu dosya üzerinde çalışan çekirdek bir ekip oluşturdu. Bu ekip düzenli toplantılar ve telefon görüşmeleri yaptı ve sık sık başkanla da bir araya geldi.

    Cuma gecesi geç saatlerden cumartesi sabahının erken saatlerine kadar, Trump ve danışmanları bir araya gelmişken çok sayıda ABD uçağı havalanarak başkent Karakas’ın içinde ve yakın çevresinde, hava savunma sistemleri de dâhil olmak üzere çeşitli hedeflere saldırılar düzenledi.

    GİZLİ YAKIT İKMALLERİ

    Kaynaklar ayrıca, savaş uçaklarının yanı sıra Pentagon’un bölgeye gizlice yakıt ikmal tankerleri, insansız hava araçları ve elektronik karıştırma konusunda uzmanlaşmış uçaklar da sevk ettiğini aktardı.

    ÖZEL KUVVETLER KARAKAS’A GİRDİ

    Saldırılar sürerken, ABD Özel Kuvvetleri ağır silahlarla Karakas’a girdi. Yanlarında, gerekmesi halinde Maduro’nun bulunduğu yerdeki çelik kapıları kesmek için gerekli cihazlar da bulunuyordu. Yetkililer birliklerin şehre nasıl girdiğini açıklamadı, ancak sosyal medyada Karakas sakinleri tarafından paylaşılan videolarda, alçak irtifada uçan helikopterlerden oluşan bir konvoy görüldü.

    Ardından askerler FBI ajanlarıyla birlikte Trump’ın “son derece iyi korunan bir kale” olarak tanımladığı konuta girdi.

    GÜVENLİ ODAYA GİRMEYE ÇALIŞTI

    ABD güçlerinin eve girdikten sonra Maduro ve eşini tam olarak nasıl yakalandığı netlik kazanmış değil. Ancak Trump, Venezuela liderinin güvenli odaya ulaşmaya çalıştığını fakat bunu başaramadığını söyledi:

    “Oraya girmeye çalışıyordu ama o kadar hızlı bir şekilde baskın yedi ki içeri giremedi.”

    Trump ayrıca, bazı ABD askerlerinin yaralandığını, ancak hayatını kaybeden olmadığını belirtti.

  • Venezuela’da arka arkaya 7 patlama: Savaş çanları mı çalıyor?

    Venezuela’da arka arkaya 7 patlama: Savaş çanları mı çalıyor?

    Patlamaların bir askeri üs yakınlarında gerçekleşmesi ve bölgede elektriğin kesilmesi, akıllara “ABD operasyonu mu başladı?” sorusunu getirdi.

    İşte Karakas’taki kaostan gelen ilk bilgiler…

    ASKERİ ÜS YAKINLARINDA PATLAMA: ŞEHİR KARANLIĞA GÖMÜLDÜ

    Reuters haber ajansının geçtiği bilgilere göre, patlama sesleri şehrin güney kesimlerinde yoğunlaştı. Yerel kaynaklar, patlamaların ardından başkent semalarında çok sayıda helikopter ve savaş uçağı görüldüğünü, vurulan bölgelerden dev duman bulutlarının yükseldiğini bildirdi. Patlamaların hemen ardından şehrin güney bölgelerinde elektriklerin tamamen kesildiği aktarıldı.

    TRUMP’IN TEHDİTLERİ VE “DENİZ GÖREV GÜCÜ”

    Bu saldırı, ABD Başkanı Donald Trump’ın Karayipler’e devasa bir deniz görev gücü konuşlandırmasının ve Venezuela’ya yönelik kara harekatı olasılığını açıkça dile getirmesinin hemen ardından geldi. 2025 yılının son aylarından bu yana uyuşturucu kartelleriyle mücadele adı altında bölgedeki operasyonlarını artıran ABD, Nicolas Maduro yönetimini “uyuşturucu karteli yönetmekle” suçluyor.

    MASADAKİ İKİ BÜYÜK İHTİMAL

    Henüz resmi bir açıklama yapılmamış olsa da uzmanlar saldırının arkasında iki senaryo üzerinde duruyor:

    1. Hava Harekatı: ABD’nin, Maduro yönetimini baskı altına almak veya askeri kapasitesini zayıflatmak için sınırlı bir hava saldırısı düzenlemiş olması.

    2. İç Ayaklanma/Saldırı: Maduro yönetimine muhalif yerel güçlerin veya ordu içindeki bir grubun düzenlediği koordineli bir saldırı.

    MADURO’NUN “ZEYTİN DALI” YANITSIZ MI KALDI?

    Dehşete düşüren bu gelişme, Maduro’nun yılbaşında verdiği bir röportajda Trump’a “zeytin dalı” uzatmasından sadece günler sonra yaşandı. Maduro, Amerikan şirketlerinin petrol yatırımlarına açık olduklarını belirterek gerilimi düşürmeye çalışmıştı.

  • BM yeni rakamı açıkladı… İnsanlık rekor nüfusa koşuyor, kritik sınır aşıldı

    BM yeni rakamı açıkladı… İnsanlık rekor nüfusa koşuyor, kritik sınır aşıldı

    1998’de 6 milyar, 2010’da 7 milyar, 2022’de 8 milyar seviyesine ulaşan dünya nüfusu, BM verileri temel alınarak yapılan farklı tahminlere göre günümüz itibarıyla 8,2 ila 8,3 milyar arasında bulunuyor. İstatistik platformu Worldometer tarafından resmi veriler temel alınarak hazırlanan tahminlere göre dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 59’a Asya’da, yüzde 19’u Afrika’da, yüzde 9’u Avrupa’da, yüzde 8’i Latin Amerika ve Karayipler’de ve yaklaşık yüzde 5’i de Kuzey Amerika’da yaşıyor. Dünya nüfusunun 2037’de 9 milyar, 2060 senesinde ise 10 milyara ulaşması bekleniyor.

    NÜFUSU 100 MİLYONU AŞAN 16 ÜLKE VAR

    2025 itibarıyla dünya genelinde nüfusu 100 milyon sınırını aşan 16 ülke bulunuyor. Nüfus bakımından küresel liderler olan Çin ve Hindistan, milyar sınırını aşan iki ülke iken, bu iki ülke birlikte dünya nüfusunun yaklaşık üçte birini oluşturuyor.

    1,46 milyar nüfuslu Hindistan ile 1,41 milyar nüfuslu Çin’i, nüfusu 200 milyonun üzerinde olan beş ülke izliyor. Bunlar, 347 milyonu aşan nüfusuyla üçüncü sırada yer alan ABD, 285 milyon nüfusla en kalabalık Müslüman ülke Endonezya, 255 milyon nüfuslu Pakistan, 237 milyon nüfusla Afrika’nın en kalabalık ülkesi Nijerya ve 212 milyon nüfusla Güney Amerika’nın en büyük ülkesi Brezilya’dan oluşuyor. Nüfusu 100 ila 200 milyon arasında olan ülkeler arasında ise Bangladeş, Rusya, Etiyopya, Meksika, Japonya, Mısır, Filipinler, Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Vietnam yer alıyor.

    AVRUPA, DEMOGRAFİK ZORLUKLARLA KARŞI KARŞIYA

    Dikkat çekici bir şekilde, topraklarının tamamı Avrupa’da olup nüfusu 100 milyonun üstünde olan hiçbir ülke bulunmuyor. Buna en yakın ülke olarak 80 milyon nüfusla Almanya öne çıkıyor. Bu tablo, Avrupa genelinde nüfus artış hızının yavaşladığını ve birçok ülkenin yaşlanan nüfus ve göç gibi zorluklarla karşı karşıya olduğunu ortaya koyuyor.

    ÇİN, DOĞUM KONTROLÜNÜ DAHA PAHALI HALE GETİRDİ

    Avrupa ülkelerinin yanı sıra Çin de düşük doğum oranları ile mücadele eden ülkeler arasında yer alıyor. Nüfus artış hızını kontrol altında tutmak amacıyla 1979-2015 yılları arasında tek çocuk politikası izleyen Çin, doğum oranlarında görülen tarihi azalma, hızla yaşlanan nüfus ve çalışan işgücü oranının azalması nedeniyle 2026 itibarıyla doğum oranlarını artırmaya yönelik yeni önlemleri uygulamaya koyuyor.

    Ülkenin uzun vadeli istikrarını tehdit eden düşük doğum oranına karşı Çin’de, 1 Ocak 2026 tarihi itibarıyla hükümet çeşitli doğum kontrol ürünlerine yüzde 13 oranında katma değer vergisi uygulamaya başladı. Bu karar ile 1993 yılında tüm doğum kontrol ürünlerini vergiden muaf tutma kararı rafa kaldırılmış oldu. Toplam nüfusu son 3 yıldır istikrarlı bir şekilde azalan Çin, dünyanın en kalabalık ülkesi unvanını 2023’te Hindistan’a devretmişti.

    İTALYA’DA 100 YAŞIN ÜZERİNDEKİ NÜFUS İKİYE KATLADI 

    Güney Avrupa ülkesi İtalya’da 100 yaşın üzerindeki nüfus, 2009 yılına oranla iki kat arttı. 2025’te bir asrı deviren İtalyanların sayısı, 2009 yılına nazaran yaklaşık iki kat artarak 23 bin 548 kişi oldu. Yüz yaşın üstündeki İtalyanların yüzde 82,6’sını kadınlar oluşturdu.
    Yüz yaşın üstündeki nüfus Avrupa Birliği üyesi diğer ülkelerde de hızlı bir artış gösterirken, yüz yaşın üstündekilerin en yüksek oranda olduğu ülkeler ise Fransa, İtalya ve Yunanistan oldu.

    İŞTE DÜNYANIN EN KALABALIK ŞEHRİ

    2025 yılında Endonezya’nın başkenti Cakarta, 42 milyon nüfusla dünyanın en kalabalık şehri unvanını Japonya’nın başkenti Tokyo’dan devraldı. Cakarta’ya 37 milyon nüfusla Bangladeş’in başkenti Dakka izlerken, Tokyo ise 33 milyon nüfusla üçüncü sırada yer aldı. Sıralamadaki radikal değişim, BM’nin nüfus tahminlerinde şehir, kasaba ve kırsal alanları sınıflandırma biçiminde daha tutarlı olan yeni bir metodolojiyi benimsemesinden sonra gerçekleşti.