Kategori: Dünya

  • New York’un ilk Müslüman Belediye Başkanı Mamdani, İsrail yanlısı kararnameleri iptal etti

    New York’un ilk Müslüman Belediye Başkanı Mamdani, İsrail yanlısı kararnameleri iptal etti

    The New York Times gazetesinin haberine göre Mamdani, dün yemin ederek göreve başlamasının ardından kendinden önceki dönemde atılan bazı adımlara karşı tedbir aldı.

    Mamdani, imzaladığı kararnameyle, Adams’ın yolsuzlukla suçlandığı Eylül 2024’ten itibaren yürürlüğe koyduğu tüm kararnamelerini geçersiz kıldı.

    İptal edilen kararnameler arasında Adams’ın, yetkisini İsrail’e destek verme amacıyla kullandığı kararlar da bulunuyor.

    Bunlar arasında geçen ay imzalanan bir kararname, kentteki kurumların İsrail’i boykot etmesini veya İsrail’den yatırımlarını çekmesini yasaklıyordu.

    Adams’ın Haziran 2025’te imzaladığı bir diğer kararname ise Yahudi karşıtlığı (antisemitizm) kavramının İsrail’e yönelik belirli türden eleştirileri kapsayacak şekilde genişletilmesini öngörüyordu.

    New York’un ilk Müslüman Belediye Başkanı

    Uganda doğumlu 34 yaşındaki Mamdani, 4 Kasım’daki seçimlerin resmi olmayan sonuçlarına göre “ABD’nin en büyük kentinin başına geçen son yüzyıldaki en genç ve ilk Müslüman isim” olmuştu.

    CBS News kanalının verilerine göre seçimde 2 milyondan fazla kişi oy kullanmış, bunun “1969’dan bu yana kayda geçen en yüksek katılım oranı” olduğu vurgulanmıştı.

    Mamdani, dün halka açık alanda binlerce New Yorklunun katıldığı törende, Kur’an-ı Kerim üzerine yemin ederek New York’un ilk Müslüman Belediye Başkanı olarak göreve başlamıştı.

  • (Video) Hindistan ordusunun Cumhuriyet Bayramı geçit töreni: Develer ve kartallar sıraya dizildi

    (Video) Hindistan ordusunun Cumhuriyet Bayramı geçit töreni: Develer ve kartallar sıraya dizildi

     

    Hindistan, 26 Ocak’ta kutlanacak Cumhuriyet Bayramı’na hazırlanırken, yıllık geçit törenine katılacak ve tüm dikkatleri üzerine çekecek eşsiz bir birlik hazır durumda.

    Resmi açıklamaya göre, Hindistan Ordusu’nun At Yetiştirme ve Veterinerlik Kolordu’sundan hayvan birliği bu yılki geçit törenine katılacak.

    Hindistan, 77. Cumhuriyet Günü’nü başkent Yeni Delhi’de düzenlenecek görkemli bir geçit töreniyle kutlayacak.

    Her yıl düzenlenen ve Hindistan askeri gücünü sergileyen bu etkinliğe daha önce ordunun hayvan birliği katılmamıştı.

  • Bahçeli’nin Danışmanı: YPG/SDG için artık hak ettiği son yaklaşmaktadır

    Bahçeli’nin Danışmanı: YPG/SDG için artık hak ettiği son yaklaşmaktadır

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin danışmanı ve Türkgün Gazetesi başyazarı Yıldıray Çiçek, kaleme aldığı yazıda YPG/SDG’nin ABD ve İsrail tarafından yıllardır desteklenen bir terör örgütü olduğunu savundu. Çiçek, örgütün Suriye’de Kürtleri temsil ettiği yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını ifade etti.

    Çiçek yazısı şöyle:

    YPG/SDG, ABD ve İsrail’in yıllardır yatırım yaptığı bir terör örgütüdür. Bu terör örgütünü Türkiye’de ve dünyada kim savunuyor, kim “kılına dokunmanın” yanlış olacağını söylüyorsa, emin olun ki ABD ve İsrail’in bölgesel hedefleri doğrultusunda hareket eden kişilerdir. Ayrıca, YPG/SDG’nin yapılan araştırmalarda etnik olarak Kürtlerden ziyade farklı etnik kökenlerden oluştuğunun ortaya konması, Kürtçülük yapanlar açısından ayrı bir garabet oluşturmaktadır. Nitekim teröristbaşı Mazlum Abdi’nin, “SDG; Kürtler, seküler Araplar, Hristiyanlar ve farklı etnik kökenlerden oluşan bir koalisyondur.” şeklindeki sözleri de bunun açık bir delilidir.

    YPG/SDG, hangi etnik kökenden oluşursa oluşsun, ABD ve İsrail’in “tasması altındaki” bir yapı olmanın dışında başka bir sıfatı hak etmemektedir. Terör örgütü YPG/SDG’yi Suriye’de Kürtlerin temsilcisi gibi sunmak, yalnızca ABD ve İsrail’in emperyalist planlarına hizmet etmektedir. ABD ve İsrail, YPG/SDG üzerinden Suriye’de kendilerine bağlı bir ileri karakol oluşturma peşindedir. Bu nedenle, YPG/SDG maskesi altında bir özerklik ya da federasyon kurulması onlar açısından son derece cazip bir senaryodur. Asıl amaç da zaten böyle bir yapılanmadır.

    Oysa YPG/SDG’nin Suriye hükümetiyle birlikte imzaladığı 10 Mart mutabakatı, tüm bu girişimleri ortadan kaldırmakta ve reddetmekteydi. Ancak YPG/SDG, mutabakatın hiçbir maddesine uymamıştır. ABD ve İsrail ise, uyulması ihtimali ortaya çıktığında dahi bu süreci engellemektedir.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, 10 Mart Mutabakatı üzerinden YPG/SDG’yi bugüne kadar defalarca uyarmıştır.

    MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli de yeni yıl mesajında, “SDG/YPG’nin İsrail’in tetikçisi, uzaktan kumanda edilen, yemlenip imkânsız hayallere itilen bir kukla olmak yerine Suriye’nin 10 Mart Mutabakatı’na müzahir bir parçası hâline gelmesi herkesin ortak menfaatinedir. Aksi hâlde Türkiye’nin ve bölge ülkelerinin güvenlik damarını tarumar edecek her münafık mülahaza ve müzmin hazırlığın sonu, fail ve figüranları için vahim olacaktır.” ifadelerini kullanarak YPG/SDG’yi bekleyen dehşetli akıbeti net bir şekilde ortaya koymuştur.

    YPG/SDG için “10 Mart Mutabakatı’na” uymak dışında başka bir seçenek bulunmamaktadır. YPG/SDG için Zeytin Dalı Operasyonunda nasıl bir akıbet gerçekleştiyse şimdi de aynısı olacaktır.

    ABD Başkanı Trump’ın, kendisini ziyaret eden Netanyahu’ya Türkiye ve Suriye’yi överek verdiği mesaj, eğer bir kez daha ikiyüzlülük içermiyorsa, Zeytin Dalı Harekâtı’nda olduğu gibi ABD’nin Türkiye’nin kararlılığı karşısında yine hamle yapamadığı bir sürecin yaşanması kaçınılmaz olacaktır. Ancak YPG/SDG’yi korumak, eğitmek, donatmak ABD açısından bütçe ayrılan ve devlet politikası hâline gelmiş bir yapı durumundadır. Bu gerçeği asla göz ardı etmemek gerekir.

    Ne olursa olsun Türkiye, YPG/SDG konusunda kararlı bir tutum sergilemekte ve bu meselede hiçbir taviz vermemektedir.

    ABD ve İsrail’in gazıyla bugüne kadar “kuyruğunu dik tutma” rolü oynayan YPG/SDG için artık hak ettiği son yaklaşmaktadır. YPG/SDG’ye yönelik en güncel türkü tavsiyemiz ise “Kendim ettim, kendim buldum” olacaktır.

  • 2026 yılında vizesiz gidilebilecek ülkeler

    2026 yılında vizesiz gidilebilecek ülkeler

    Balkanlar’ın tarihi dokusundan Güney Amerika’nın egzotik sahillerine, Uzak Doğu’nun mistik atmosferinden Afrika’nın otantik duraklarına kadar geniş bir coğrafya vizesiz seyahat özgürlüğü sunuyor.

    İşte kıta kıta güncellenen 2026 vizesiz rotalar listesi ve kalış süreleri…

    AVRUPA VE BALKANLAR: PASAPORTSUZ GEÇİŞ İMKANI

    Balkan coğrafyası yakınlığı ve kültürel bağları ile Türk turistlerin gözdesi olmaya devam ediyor. Arnavutluk, Bosna Hersek, Karadağ, Kosova, Kuzey Makedonya ve Sırbistan 90 güne kadar vizesiz seyahat imkanı sunuyor. Listenin en büyük avantajı ise Moldova ve Ukrayna’ya (güvenlik durumuna bağlı olarak) pasaporta ihtiyaç duymadan sadece yeni nesil çipli kimlik kartıyla giriş yapılabilmesi. Ayrıca Andorra ve Belarus da vizesiz listede yer alıyor.

    ASYA VE UZAK DOĞU: KİMLİKLE AZERBAYCAN VE GÜRCİSTAN

    Asya tarafında en dikkat çekici kolaylık Azerbaycan ve Gürcistan’da. Her iki ülkeye de sadece çipli kimlik kartınızla gidebilirsiniz; Gürcistan tam 1 yıl, Azerbaycan ise 90 gün kalış izni tanıyor. Uzak Doğu meraklıları için Japonya, Güney Kore, Tayland, Singapur, Malezya, Filipinler ve Maldivler popülerliğini koruyor. Endonezya ve Sri Lanka gibi duraklarda ise kapıda vize veya kolay e-vize prosedürleri uygulanıyor. Ayrıca Katar ve Ürdün de 90 günlük muafiyet sağlıyor.

    GÜNEY VE ORTA AMERİKA: TAM ÖZGÜRLÜK

    Güney Amerika kıtası, Türk vatandaşlarına en cömert davranan bölgelerden biri. Arjantin, Brezilya, Şili, Kolombiya, Peru, Uruguay ve Ekvador gibi ikonik destinasyonlar 90 gün boyunca vize istemiyor. Orta Amerika’da ise Panama 180 gün, Kosta Rika 30 gün kalış süresi sunarken; Bahamalar, Barbados, Jamaika ve Dominik Cumhuriyeti gibi Karayip rüyaları vizesiz tatil planlarına dahil edilebiliyor.

    AFRİKA VE OKYANUSYA DURAKLARI

    Kuzey Afrika’nın favorileri Fas ve Tunus 90 gün vizesiz giriş imkanıyla kültür turlarının vazgeçilmezi. Mısır ise son dönemdeki diplomatik iyileşmelerle Türk vatandaşlarına kapıda vize kolaylığı sağlayarak listeye güçlü bir dönüş yaptı. Okyanusya’da ise Fiji 120 gün, Samoa ve Vanuatu 90 gün boyunca vizesiz ziyaret edilebiliyor.

  • MHP’den kritik PKK/YPG/SDG Açıklaması: Verilen Süre Doldu

    MHP’den kritik PKK/YPG/SDG Açıklaması: Verilen Süre Doldu

    MHP’den Suriye ve Çözüm Süreci Vurgusu
    Milliyetçi Hareket Partisi yönetimi, Suriye’deki gelişmelerin Türkiye’de devam eden çözüm sürecini de etkileyebileceğine dikkat çeken kritik bir açıklama yaptı. MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, PKK’nın Suriye kolu YPG/SDG’ye yönelik değerlendirmelerde bulundu.

    PKK/YPG/SDG’nin Kontrol Ettiği Alanlar
    Feti Yıldız, PKK/YPG/SDG’nin Suriye’nin kuzeydoğusunda geniş bir alanı kontrol ettiğini belirterek, bu bölgelerin petrol ve gaz yatakları, Fırat ve Dicle nehirleri ile tarım ve hayvancılık açısından stratejik öneme sahip olduğunu ifade etti. Örgütün bu alanları kontrol etmesinin Suriye’nin toparlanması ve kalkınmasının önünde ciddi bir engel oluşturduğunu dile getirdi.

    10 Mart Mutabakatı Hatırlatması
    Yıldız, Kuzey Suriye’deki sivil ve askeri kurumların merkezi yönetime entegrasyonu amacıyla 10 Mart 2025’te Suriye yönetimiyle imzalanan 8 maddelik mutabakata dikkat çekti. Bu mutabakata uyulması için YPG/SDG’ye tanınan sürenin 2025 Aralık ayı sonu itibarıyla dolduğunu açıkladı.

    İsrail’e Yönelik Eleştiriler
    Açıklamada İsrail’in Suriye’de istikrarsızlık yarattığı savunularak, PKK’yı destekleyerek örgütün alan kazanmasına katkı sağladığı belirtildi. İsrail’in zaman zaman doğrudan, zaman zaman ise vekil unsurlar üzerinden bölgedeki etkisini artırmaya çalıştığı ifade edildi. Güneyden ve doğudan Suriye’yi çevreleyerek Türkiye’ye uzanan bir koridor oluşturulmasının bölge için ciddi bir tehdit olduğu vurgulandı.

    Devletin Tutumu Net
    Yıldız, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in açıklamalarını da hatırlatarak, Türkiye’nin terör örgütlerinin bölgede faaliyet göstermesine izin vermeyeceğini ve nihai hedefin terörün tamamen sona erdirilmesi olduğunu belirtti.

  • Zohran Mamdani New York Belediye Başkanı Olarak, Kuran-ı Kerim Üzerine El Koyup Yemin Etti

    Zohran Mamdani New York Belediye Başkanı Olarak, Kuran-ı Kerim Üzerine El Koyup Yemin Etti

    Tarihi Metro İstasyonunda Gece Yarısı Töreni

    Demokrat Zohran Mamdani, perşembe günü gece yarısından hemen sonra Manhattan’da bulunan, hizmet dışı bırakılmış tarihi Belediye Binası metro istasyonunda düzenlenen özel törenle New York Belediye Başkanı oldu. Kentin ilk metro duraklarından biri olan istasyon, kemerli tavanlarıyla dikkat çekiyor.

    Kur’an Üzerine Yemin Etti

    Zohran Mamdani, Amerika’nın en büyük şehrinin ilk Müslüman belediye başkanı olarak yemin ederken elini Kur’an’ın üzerine koydu. Kısa konuşmasında bunun kendisi için büyük bir onur olduğunu ifade eden Mamdani, bu görevi üstlenmenin hayatı boyunca unutamayacağı bir sorumluluk olduğunu söyledi.

    Özel Törene Üst Düzey Katılım

    Yemin töreni, Mamdani’nin siyasi müttefiki olan New York Başsavcısı Letitia James’in yönetiminde gerçekleşti. Törenin yapıldığı eski metro istasyonu, toplu taşımanın New York’un kimliğindeki yerini simgeleyen mekânlardan biri olarak öne çıktı.

    İlk Atama Açıklaması Geldi

    Mamdani, belediye başkanı olarak yaptığı ilk açıklamada Ulaşım Dairesi Komiserliği görevine Mike Flynn’in atandığını duyurdu. Eski metro istasyonunda konuşan Mamdani, bu mekânın şehrin canlılığı, sağlığı ve mirası açısından toplu taşımanın önemini gösterdiğini vurguladı.

    Gün İçinde İkinci Yemin Töreni

    Yeni belediye başkanı, saat 13.00’te Belediye Binası’nda ABD Senatörü Bernie Sanders’ın da katılımıyla daha geniş kapsamlı bir törenle yeniden yemin edecek. Törenin ardından Broadway’in “Kahramanlar Kanyonu” olarak bilinen bölümünde halka açık bir sokak etkinliği düzenlenecek.

    Zorlu Bir Görev Başlıyor

    Zohran Mamdani, ülkenin en yakından takip edilen siyasetçilerinden biri olarak New York Belediye Başkanlığı görevine başlarken, Amerikan siyasetinin en zorlu ve dikkat çeken görevlerinden birini üstlenmiş oldu.

  • (Video) Filistin’e destek için 520 bin kişi Galata Köprüsü’nde buluştu

    (Video) Filistin’e destek için 520 bin kişi Galata Köprüsü’nde buluştu

    Türkiye Gençlik Vakfının (TÜGVA) öncülüğünde, “Sinmiyoruz, susmuyoruz, Filistin’i unutmuyoruz” sloganıyla yapılan eyflistinr Galata Köprüsü’ne kortejler eşliğinde yürüdü.

    Eylem öncesi toplanma noktalarından biri olan Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’ne çok sayıda vatandaş geldi.

    Sabah namazını burada kılan on binlerce katılımcı, Galata Köprüsü’ne doğru yürüyüşe geçti.

    Bazı katılımcılar da köprüye çıkan yollar trafiğe kapatıldığı için belirlenen noktalardan yürüyerek ve teknelerle alana geldi.

    Galata Köprüsü çevresinde bulunan birçok gemi, Türk ve Filistin bayraklarıyla süslendi. Eyleme destek için gemilerden sirenler çalındı.

    Köprünün ortasından geçen tramvay yolunda Türkçe ve İngilizce “Gazze İçin Adalet” yazılı dev pankart ile Türk ve Filistin bayrakları açıldı. Köprünün yanına ise “Long Live Palestine (Çok Yaşa Filistin)” yazılı pankart asıldı.

    Köprüdeki eylemde katılımcılar İsrail aleyhine sloganlar atıp, tekbir getirerek ellerinde Türk, Filistin ve Doğu Türkistan bayrakları taşıdı.

    İstanbul’un simge yapılarından Galata Kulesi’ne, Gazze’deki soykırıma dikkati çekmek amacıyla Filistin kefiyesi asıldı.

    Eminönü’deki Yeni Cami’nin duvarlarına, “Bizde yiğitler bitmez”, “Kanla ödenen bedel özgürlük getirecek, Hanzala bir gün dönecek”, “Bin ölür, din doğarız” yazılı pankartlar asıldı.

    Eylemde sık sık tekbir getiren katılımcılar, “Kudüs özgürse hepimiz özgürüz”, “Özgür Filistin”, “Filistin’e destek, siyonizme lanet”, “Filistin halkı yalnız değildir” yazılı dövizler taşıdı.

    AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, ÖNDER İmam Hatipliler Derneği Başkanı Abdullah Ceylan, bazı milletvekilleri, belediye başkanları ve protokol üyeleri sabah namazını Karaköy Arap Camisi’nde kıldıktan sonra vatandaşlarla birlikte Galata Köprüsü’ne doğru yürüdü.

    Yürüyüş esnasında basın mensuplarına açıklama yapan Bilal Erdoğan, yeni yıla Filistin için dua ederek başladıklarını, senenin ilk sabahında camilerde buluşup yeni yıl için hayır dualarını birlikte yapmanın önemli bir manevi güç olduğunu bilmek gerektiğini ve milletin buna inandığını söyledi.

    Erdoğan, “Bir taraftan Filistin’deki mazlumlar için dua ediyoruz. Bir taraftan şehitlerimizi anıyoruz elbette. Öbür taraftan da ‘2026 yılı bütün milletimiz için, Filistinli mazlumlar için hayırlar getirsin’ diye birlikte dua ediyoruz. Bütün katılanlara, bu dualara el açanlara ve destek verenlere çok teşekkür ediyoruz.” dedi.

    Bilal Erdoğan, “Her geçen sene, bir önceki seneye göre daha geniş katılımla, ortak müştereklerimizin ne denli güçlü olduğunu milletçe hissettiğimiz bir sabah olduğunu hissediyoruz. Onun için de çok mutluyuz. İnşallah Rabbim bu milletin bu duruşunu bizlere göz aydınlığı olarak bu sene nasip eder, Filistinli kardeşlerimize özgürlük olarak nasip eder, Kudüs’ün özgürlüğünü bizlere nasip eder.” diye konuştu.

    ÖNDER Genel Başkanı Ceylan, yaptığı açıklamada, yeni yılın ilk sabahında Galata Köprüsü’nden yüz binlerle birlikte çok büyük bir mesaj verdiklerini ve seslerini yükselttiklerini dile getirdi.

    Buraya çok ciddi bir vicdan seli aktığını söyleyen Ceylan, “İsrail’in zulmünün, zalimlerin bu vicdan selinin önünde durması mümkün değil. 2026, Allah’ın izniyle dünyanın en büyük kanser hücresi olan siyonizmin biteceği yıl olacak. Buna inanıyoruz. Gazze’deki mazlumların ahı artık arşı aştı. Zulüm her yana yayıldı ve tüm dünya insanları, vicdan sahipleri ayağa kalktılar.” ifadelerini kullandı.

    Ceylan, “Bugün sadece Türkiye’de, İstanbul’da yüz binler Galata’ya akıyorlar ama dünyanın dört bir yanında yeniden hareketlilik başlayacaktır ve 2026 Allah’ın izniyle adalet ve merhamet temelli bir dünyanın kurulduğu yepyeni bir yıl olacak bizler için.” şeklinde konuştu.

    Kortejler eşliğinde ve bireysel olarak yürüyen vatandaşlar, Galata Köprüsü’ne ulaştı.

    Filistinli karikatürist Naci el-Ali’nin Filistin’le özdeşleşen çizimi “Hanzala”, basın platformunun arkasında bulunan büyük binaya afiş olarak asıldı.

    Sanatçı Maher Zain ve Esat Kabaklı ile Grup Yürüyüş’ün eserlerini seslendirdiği program, katılımcıların konuşmalarıyla başladı.

    TÜGVA Başkanı Beşinci: Bu soykırıma karşı dimdik duran onurlu bir millet var

    Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Başkanı İbrahim Beşinci, eylemde yaptığı konuşmasına, Türkiye’yi canı pahasına koruyan şehitleri rahmetle anarak başladı.

    Eylem alanında toplananlara hitap eden Beşinci, “Bugün burada yüz binler var. Bu soykırıma karşı dimdik duran onurlu bir millet var. Mazlumların duası, şehitlerimizin mirası var. Bugün burada çifte standartlı açıklamalara, geciktirilmiş kınamalara, kayıtsızlığa, vicdansızlığa karşı güçlü bir duruş var. Bugün burada suskunluğun duvarı yıkılıyor, alışkanlığın zinciri kırılıyor, tarihe vicdan kaydı düşülüyor.” açıklamalarında bulundu.

    Galata Köprüsü’nün farklı şehirlerden, dillerden, hayatlardan katılanlarla bugün vicdan kürsüsüne dönüştüğünü söyleyen Beşinci, “Bu aziz kürsüden masum ve cesur Filistin halkını, Gazze’nin soylu evlatlarını, Batı Şeria’nın mücahit yüreklerini, Doğu Kudüs’ün gerçek sahiplerini, tüm benliğimle selamlıyorum.” ifadelerini kullandı.

    Beşinci, “Sizlere sormak istiyorum. ‘Canımız, kanımız, evimiz, Kudüs’e feda olsun’ diyerek tüm ailesini Filistin’e adayan İsmail Haniye burada mı? ‘Yatağımda yaşlı develer gibi ölmekten korkuyorum’ diyerek savaş meydanında şehit olan yiğit adam Yahya Sinvar burada mı? ‘Karadan, denizden ya da havadan diyerek’ düşmana korku salan sesin, sözün sahibi cesur adam Ebu Ubeyde burada mı?” şeklinde konuştu.

    Yalova’da üç gün önce DEAŞ terör örgütüne yönelik operasyonda şehit olan polisler İlker Pehlivan, Turgut Külünk ve Yasin Koçyiğit’in de isimlerini anan Beşinci, “Hepsi burada. Onlar şehit, bizler şahit. Şahit misin Galata?” diye seslendi.

    Gazze topraklarına 27 aydır 210 bin ton bomba atıldığını, 70 bin sivilin hayatını kaybettiğini, 2 bin 600 ailenin tamamının nüfustan silindiğini, 5 bin aileden geriye sadece birer kişi kaldığını, 45 bin Filistinlinin ampute olduğunu, 12 bin Filistinlinin tutuklandığını aktaran Beşinci, “Yani tüm dünyanın gözleri önünde bir halk haritadan değil, hayattan silindi.” dedi.

    Birleşmiş Milletleri de eleştiren Beşinci, şunları söyledi:

    “Ey BM, 2. Dünya Savaşı sonrasında küresel barışın teminatı olarak kurulmamış mıydınız? Küresel adaleti tesis etmeyecek miydiniz? Dil, din, ırk, herkes eşit değil miydi? Yaşamak, hürriyet ve kişi emniyeti her ferdin hakkı olmayacak mıydı? Bütün insanlar hür, haysiyet ve haklar bakımından eşit doğmamış mıydı? Buradan tüm dünyaya sesleniyorum, İnsan Hakları Beyannamesi ile ortaya atılan maddelerin tamamı Gazze topraklarında ihlal edilmedi mi? Duymadınız mı, görmediniz mi? Yazıklar olsun! Vallahi yazıklar olsun, billahi yazıklar olsun! Hastaneleri, okulları, ibadethaneleri, yakıp yıktınız, yazıklar olsun! Suyu, elektriği, ilacı, silah yaptınız, yazıklar olsun! Ölümü, sürgünü, esareti, kader gibi sundunuz, yazıklar olsun! Hayatı, umudu, geleceği çaldınız, yazıklar olsun!”

    Beşinci, Filistinlilere verdiği destek mesajında, “Size ahdimiz olsun ki duman rengine mahkum edilmiş bu dünyaya medeniyeti, insaniyeti, hürriyeti, hakkaniyeti biz getireceğiz. Bunu biz yapacağız, biz başaracağız.” dedi.

    TÜGVA Başkanı Beşinci, eyleme katkı sağlayan 400’e yakın sivil toplum kuruluşuna, Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş, Trabzonspor ve tüm spor kulüpleri ile alanı dolduran vatandaşlara teşekkür ederek konuşmasını tamamladı.

    Programa katılan sanatçıların söylediği eserlere katılımcılar da eşlik ederken yerli ve yabancı çok sayıda basın mensubu kurulan platformlardan eylemi takip etti.

    Bazı katılımcılar, Eminönü’ndeki Yeni Cami’nin merdivenlerinden mitingi izledi.

    Yürüyüşe Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Sosyal Politikalar Başkanı Fatma Betül Sayan Kaya, AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) Üyesi Mahir Ünal, TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar, AK Parti Teşkilat İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Büyükgümüş, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Faruk Acar, AK Parti Grup Başkanvekilleri Özlem Zengin ve Bahadır Yenişehirlioğlu, TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Cüneyt Yüksel, AK Parti İstanbul Milletvekili Süleyman Soylu, AK Parti Gençlik Kolları Başkanı Yusuf İbiş, İstanbul Valisi Davut Gül, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, TÜGVA Genel Başkanı İbrahim Beşinci, ÖNDER İmam Hatipliler Derneği Genel Başkanı Abdullah Ceylan, Kadın ve Demokrasi Vakfı (KADEM) Genel Başkanı Canan Sarı ve Anadolu Ajansı (AA) Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Serdar Karagöz, Beşiktaş Jimnastik Kulübü Başkanı Serdal Adalı ve Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk ile birçok milletvekili, belediye başkanı ve bazı spor kulüplerinin temsilcileri de katıldı.

    Yürüyüşe 520 bin kişinin katıldığı anons edildi.

    Konuşmaların yapıldığı, şehitler ve Filistinliler için duaların edildiği eylemin sona ermesiyle vatandaşlar, alandan servis araçları ve toplu taşıma ile ayrılmaya başladı.

    Program nedeniyle tramvay seferleri yapılmazken iskelelerde ve Marmaray Sirkeci İstasyonu’nda yoğunluk yaşandı.

    Öte yandan, İstanbul Valiliğinin aldığı karar doğrultusunda kapalı olan M2 Yenikapı-Hacıosman Metro Hattı’nın Haliç istasyonu açıldı. T5 Eminönü-Alibeyköy Tramvay Hattı’nda da seferler normale döndü.

    “Bu soykırım suçunun hesabının sorulması lazım”

    Eyleme katılan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, daha sabah olmadan insanların burada toplanmaya başladığını söyledi.

    Filistin’de devam eden zulmün sona ermesi, oradaki çocuk ile kadın katliamının sona ermesiyle ilgili bütün dünyaya seslerini duyurduklarını ifade eden Tunç, Gazze’de 7 Ekim 2023’ten bu yana soykırım suçu işlendiğini dile getirdi.

    Tunç, “Bu soykırım suçunun hesabının sorulması lazım. Eninde sonunda bu hesap sorulacak. Bugün uluslararası hukuk, uluslararası sistem işlemiyor gibi gözüküyor ama zaman gelecek insanlığın huzurunda bu soykırım suçunu işleyen, bu terör suçunu işleyen, insanlık suçunu işleyen kişiler insanlığın önünde hesap verecekler.” dedi.

    Gazze’deki zulmün son 2 yılla sınırlı kalmadığına dikkati çeken Tunç, şöyle devam etti:

    “Orada insanlar yerinden yurdundan edildi. Bugüne kadar ve küçücük topraklarda milyonlarca insan hep zulme tabi tutuldu. Son 2 yıldan bu yana da soykırım suçu işleniyor. Soykırım suçunun önlenmesiyle ilgili olarak Uluslararası Adalet Divanının aldığı tedbir kararları maalesef uygulanamadı. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi bunları icra edemedi. Uluslararası Ceza Mahkemesinin soruşturması ilerletilemedi ama gün gelecek bu soykırımcılar insanlığın huzurunda hesap verecekler. O gün gelecektir.”

    Bakan Tunç, alandan dünyaya seslendiklerini, bugün İstanbulluların vicdanın, insanlığın, aklın, hakkaniyetin ve adaletin sesi olduğunu anlattı.

    İstanbulluların şehit edilen 70 binden fazla insanın savunucusu olduğunu, bundan sonra bu zulümlerin sona ermesiyle ilgili büyük bir çağrıda bulunduğunu vurgulayan Tunç, eylemi organize edenlere ve katılanlara teşekkür etti.

    “İnsanlığı sindiremeyeceksiniz, susturamayacaksınız”

    AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) Üyesi Mahir Ünal, herhangi bir etnik inanç gözetmeksizin insanlığın üzerinde yükseldiği değerleri korumak, insanlığın bugüne kadar insan olmak adına biriktirdiği her şeyi muhafaza etmek için burada olduklarını söyledi.

    Çocuklar öldürülüp sivil insanlar katledilirken ve insanlık onuru ayaklar altına alınırken her yıl burada toplananların insanlığa “Çocuklar ölürken biz uyuyamayız.” diye haykırdıklarını dile getiren Ünal, “İnsanlığı sindiremeyeceksiniz, susturamayacaksınız. Filistin’in yanında olmaya, yani insanlığın yanında olmaya devam edeceğiz. Çünkü bu her şeyden önce insan olarak hepimizin sorumluluğudur.” diye konuştu.

    “Unutmayacağız, unutturmayacağız”

    TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar, Filistin’de yıllardan beri devam eden büyük ve kanayan bir yara olduğunu dile getirdi.

    Bunun durması için egemen, bağımsız ve toprak bütünlüğüne sahip Filistin Devleti’nin kurulması gerektiğinin altını çizen Akar, “Amacımız ve dileğimiz bir an önce bu devletin kurulması ve iki devletli çözümün gerçekleşmesi, akan kanın durması ve Filistinlilerin bu acılarının sona ermesidir. Bu mutlaka böyle olacak. Sadece insanların öldüğü değil, insanlığın öldüğü bir ortamdan bahsediyoruz. Hepimiz tek tek sorumluyuz. Elimizden gelen ne varsa yapmamız lazım.” ifadelerini kullandı.

    Akar, Gazze’yi unutmayacaklarını ve unutturmayacaklarını, bir gün mutlaka bunların hesabı sorulacağına ve gereği yapılacağına inandıklarını belirterek, Allah’tan bunun için yardım dileyip, dua ettiklerini kaydetti.

    Tarihin Gazze’de yaşananlarının hesabını soracağını aktaran Akar, “Sayın Cumhurbaşkanı’mız devamlı surette Filistin konusunda yapılması gereken ne varsa yapmaya, sadece Türkiye’de değil, bütün uluslararası ortamlarda önder olmaya, lider olmaya devam ediyor. İnşallah bunun sonucunda da hepimizin beklediği hayırlı sonuçlar mutlaka ortaya çıkacaktır. Buna çalışıyoruz, çalışacağız. Unutmayacağız, unutturmayacağız. Bir gün mutlaka.” dedi.

    “Bugün çok önemli bir gün”

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Tanıtım ve Medya Başkanı Faruk Acar ise bugünün özel bir anlamı olduğunu söyledi.

    Acar, “Tüm dünyada insanlar sabah uyandıklarında, ekranlarını açtıklarında, herhangi bir televizyon ekranında, herhangi bir manşette havai fişekleri görüyor. Fakat Türkiye’de farklı bir görüntüyle karşılaşacaklar. O nedenle bugün çok önemli bir gün.” diye konuştu.

    Tüm dünyadan gelen havai fişek gösterilerine karşı burada Gazze’nin sinmediğini ve susulmadığını ifade eden bir kalabalığın, sesin ve haykırışın söz konusu olduğuna dikkati çeken Acar, eylemi düzenleyen Milli İrade Platformunu tebrik etmek ve aynı zamanda desteklemek için burada olduklarını anlattı.

    Acar, “Filistin’de yaşanan dramı, soykırımı, insanlık dışı muameleyi yaklaşık birkaç ay önce Amerika’nın ve Türkiye’nin de içinde olduğu bir organizasyonla, aslında bir ölçüde artık bu işin son bulduğuyla ilgili yaklaşım ortaya koymasına rağmen aradan geçen 1 hafta, 10 gün sonra tekrar saldırılara devam edildiğini, gerçek anlamda sindirmeye, susturmaya ve o farkındalık noktasından uzaklaşmak için büyük bir çaba içinde olunduğunu gördük.” ifadelerine yer verdi.

    Türkiye’nin en başından beri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde çok net bir pozisyon aldığını aktaran Acar, dünyaya bu yaklaşımı, tavır ve tutumunu duyurmak için elinden gelenin yapıldığını söyledi.

    Acar, “Sabahın ilk saatlerinde henüz hava aydınlanmamışken hepimizin burada bir arada bulunmuş olması ayrıca mutluluk verici bir husus. Dolayısıyla buraya gelenlerin her birinden ‘Allah razı olsun.’ diyorum. Bu tutumunu bir şekilde ortaya koyan insanları tebrik ediyorum. Hep beraber bunu sesli bir şekilde sürdürmeye devam edeceğiz.” dedi.

    “Gazze’nin yanında olduğumuzu buradan bildiriyoruz”

    Darülaceze İdare Meclis Üyesi Abdülhamid Kayıhan Osmanoğlu ise Filistin ve Gazze’nin kendileri için çok önemli olduğunu anlattı.

    Osmanoğlu, “Bize dedelerimizden emanet kalan Gazze için için geliyoruz. Tabii ki elimizden ne geliyorsa yapmamız gerekiyor. Sayın Cumhurbaşkanı’mızdan Allah razı olsun. Kendisi bu programlara öncülük yaptı. Ülkemizin dört bir yanından herkes geldi. Filistin’in, Gazze’nin yanında olduğumuzu buradan bildiriyoruz.” ifadelerini kullandı.

    “İsrail’in olduğu bir dünyada huzur, barış, adalet yoktur”

    ÖNDER İmam Hatipliler Derneği Başkanı Abdullah Ceylan da eylem için kurulan kürsüden yaptığı konuşmada, Filistin’deki zulme karşı tek yürek olan vatandaşlara teşekkür etti.

    Ezelden ebede devam eden hak ile batılın mücadelesinde iyinin, doğrunun, güzelin ve hakkın şahitleri olarak eyleme katıldıklarını dile getiren Ceylan, “Filistin davası, sadece bir kimlik, bir inanç meselesi değil, bir insanlık imtihanıdır. Bu zorlu imtihanın kazananları olarak buradayız.” diye konuştu.

    Ceylan, İsrail ve Siyonizmin dünyanın en büyük kanser hücresi olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:

    “İsrail’in olduğu bir dünyada huzur, barış, adalet yoktur. İsrailin olduğu bir dünya, savaşın, katliamın, soykırımın ve gözyaşının olduğu bir dünyadır. Zalim ve adaletsiz düzenin yıkılması, adalet ve merhamet temelli bir dünyanın kurulması için hep birlikte mücadele etmeliyiz. Başkenti Kudüs olan bağımsız Filistin Devleti kurulana kadar mücadele etmeliyiz. Her yıl 1 Ocak’ta Özgür Kudüs’te sabah namazında saf tutamıyorsak, Galata’da buluşmaya söz vermeliyiz. Buradan, İstanbul’dan, tüm dünyaya sesleniyoruz. Hak, muhakkak batıla galebe çalacaktır. Bu zifiri karanlık, şafakla kucaklaşacaktır. Mazlumun gökleri ve yeri inleten ahı, bu zulüm perdesini yırtacaktır. Ve kafirler istemese de Allah nurunu tamamlayacaktır. İnanıyoruz ki zaferin şafağı sökmek üzeredir. Zafer inananlarındır ve zafer yakındır, biiznillah.”

  • Ankara’da ABD Başkanı Donald Trump’a Babalık Davası Açıldı

    Ankara’da ABD Başkanı Donald Trump’a Babalık Davası Açıldı

    Babalık İddiası Mahkemeye Taşındı

    Ankara’da yaşayan 54 yaşındaki Necla Özmen, ABD Başkanı Donald Trump’ın biyolojik babası olduğu iddiasıyla Ankara 27. Aile Mahkemesi’ne başvurdu. Özmen, nüfus kaydındaki belirsizlikler ve ailesinden duydukları üzerine gerçek soy bağının tespit edilmesini talep etti.

    DNA Testi Talep Edildi

    Özmen, mahkemeye sunduğu dilekçede Donald Trump’ın DNA testi vermesini isteyerek babalık ilişkisinin kesin olarak ortaya konulmasını talep etti. Açılan dava yerel mahkeme tarafından reddedilirken, Özmen kararı istinaf mahkemesine taşıdı.

    ABD’de de Başvuru Yapıldı

    Necla Özmen, sadece Türkiye’de değil, aynı iddiayla ABD’de de hukuki girişimde bulunduğunu belirtti. Özmen, elçilik aracılığıyla ABD’deki aile mahkemesine dava dilekçesi gönderdiğini ifade etti.

    “Trump’ın Babam Olduğunu İspatlamak İstiyorum”

    Özmen, 1970 yılında doğduğunu ve öz annesinin ABD vatandaşı Sofya isimli bir kadın olduğunu söyledi. Annesinin kendisini Dursun ve Satı Özmen çiftine evlatlık verdiğini dile getiren Özmen, Donald Trump’ı 2017 yılında başkanlık seçimleri sırasında televizyonda gördüğünde bu iddianın kendisine ailesi tarafından söylendiğini aktardı.

    Evlatlık Süreci ve Aile Anlatımları

    Özmen, kendisini büyüten ailenin daha önce çocuğu olduğunu ve bu nedenle onun nüfusuna geçirildiğini belirtti. Ailesinin anlatımlarına göre, biyolojik anne ile Trump’ın NATO görevi döneminde tanıştıklarını iddia etti.

    “Trump’la Benzerliğim Var”

    Donald Trump ile fiziksel benzerliği olduğunu öne süren Özmen, kendisinde ve kardeşlerinde benzerlikler gördüğünü söyledi. Trump ile yüz yüze görüşmek istediğini ifade eden Özmen, ailesine kabul edilme arzusunu dile getirdi.

    “Babamın Yanında Yaşamayı Tercih Ederim”

    Trump’ın biyolojik babası olduğunun kanıtlanması halinde ABD’ye gitmek istediğini belirten Özmen, Türkiye’yi sevdiğini ancak babasının yanında yaşamayı tercih edeceğini söyledi.

  • MSB: SDG Suriye’nin toprak bütünlüğüne zarar veriyor; Suriye hükümeti birlik ve bütünlüğü için inisiyatif alırsa Türkiye destek olacak

    MSB: SDG Suriye’nin toprak bütünlüğüne zarar veriyor; Suriye hükümeti birlik ve bütünlüğü için inisiyatif alırsa Türkiye destek olacak

    MSB tarafından yılın son haftalık basın bilgilendirme toplantısı yapıldı.

    Toplantıda, yapılan operasyon ve arama-tarama faaliyetlerine ilişkin olarak şu ifadeler kullanıldı:

    “Hafta içerisinde, 3 PKK’lı terörist daha teslim olmuş, Harekat bölgelerinde mayın ve el yapımı patlayıcı ile mağara, sığınak ve barınak tespit ve imha çalışmaları sürdürülmüş, Münbiç’te 4 kilometre tünel imha edilmiştir. Böylece yıl içerisinde teslim olan terörist sayısı 111 olmuş, Pençe-Kilit başta olmak üzere operasyon bölgelerinde tespit edilen, teröristlere ait mağara, sığınak ve barınaklarda ele geçirilen çok sayıda silah, mühimmat ve muhtelif malzeme kullanılamaz hale getirilmiş, Suriye Harekat Alanlarında imha edilen tünel uzunluğu 741 kilometreye ulaşmıştır.”

    “136 kişi yakalandı, 1186 kişi engellendi”

    Son bir haftada hudutlardan yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 136 kişinin yakalandığını, 1186 kişinin ise engellendiği bildirildi:

    “2025 yılında, hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 9 bin 942, engellenen kişi sayısı da 66 bin 794 olmuştur. Ayrıca keşif, gözetleme ve devriye faaliyetlerini aralıksız sürdüren hudut birliklerimiz tarafından, Hakkari ve Van hudut hatlarında gerçekleştirilen arama-tarama faaliyetlerinde bu hafta ele geçirilen 101 kilogram uyuşturucu ile birlikte bu yıl ele geçirilen 1982 kilogram uyuşturucu madde kolluk kuvvetlerine teslim edilmiştir. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, terörle mücadele ve hudut güvenliğinde elde edilen başarı ve etkinliğin çıtasını 2026 yılında daha da yukarılara taşıma azim ve kararlılığındadır.”

    Türkiye’nin öncülüğünde Romanya ve Bulgaristan ile başlatılan “üçlü girişim” kapsamında 8 Ocak’ta Mayın Karşı Tedbirleri Karadeniz Görev Grubu “Komite Toplantısı”nın Beşiktaş Deniz Müzesi Komutanlığında, “Görev Grubu Komuta Devri ve Aktivasyon Töreni”nin ise İstanbul Boğaz Komutanlığında düzenleneceği belirtildi.

    Açıklamada, 9-18 Ocak 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek 8’inci aktivasyon faaliyeti kapsamında, Batı Karadeniz’de “Sürüklenen Mayın Keşif/Gözetleme Faaliyeti” icra edileceği dile getirilerek, “Aktivasyon kapsamında ayrıca Bulgaristan Deniz Kuvvetleri unsuru Priboy ve Romanya Deniz Kuvvetlerine ait Ghiculescu tarafından 7-10 Ocak 2026 tarihleri arasında İstanbul’a liman ziyareti gerçekleştirilecektir.” denildi.

    “Gelecek yılın, bölgeye ve Filistin’e barışın geldiği bir yıl olmasını temenni ediyoruz”

    “İsrail’in, iki yılı aşkın süredir bölgesel ve küresel düzeyde istikrarsızlık yaratmaya ve hukuksuzluğa devam ettiği” aktarılan açıklamada şunlar kaydedildi:

    “Uluslararası toplum İsrail’in Filistin halkına yönelik acımasız katliamlarını ve insanlık dışı uygulamalarını durdurmakta, bölge ülkelerinin egemenliğine yönelik tehditlerini ve bölgede yarattığı kaosu engellemekte yetersiz kalmaktadır. Gelecek yılın, bölgeye ve Filistin’e barışın geldiği, Filistin halkının yaşam hakkına kavuştuğu, bölgesel güven ve istikrarın sağlandığı bir yıl olmasını temenni ediyoruz.”

    Savunma sanayi ve envantere yeni giren sistemler

    MSB, savunma sanayi ve envantere yeni giren sistemler hakkında da şu açıklamayı yaptı:

    “Geçtiğimiz hafta içerisinde Kara Kuvvetleri Komutanlığımızca muhtelif miktarda, modernize edilen M60T tankı, KARAOK Tanksavar Silah Sistemi, Alçak İrtifa Hava Savunma Füze Sistemi HİSAR-A ile, MİLKED Elektronik Destek Sistemi (3A3), muayene ve kabul faaliyetleri tamamlanarak envantere alınmıştır. Ayrıca hafta içerisinde Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketimiz tarafından, çeşitli adet ve çapta silah ve mühimmatın teslimatı tamamlanmış, BALKIN 130 milimetre (ÇAF-S) karşı tedbir mühimmatı seri üretime hazır hale getirilmiştir. Hava Kuvvetleri Komutanlığımızca Genel Maksat Helikopteri projesi kapsamında 7’nci T-70 helikopteri ile çeşitli miktarlarda Hassas Güdüm Kiti (HGK-84), Lazer Güdüm Kiti (LGK-82), Elektronik Harp Podu envantere alınmıştır.

    Başta Çok Katmanlı Hava Savunma Sistemimiz Çelik Kubbe, İnsansız Savaş Uçaklarımız Kızılelma ve Anka-3 olmak üzere insansız kara, deniz ve hava araçlarından helikopterlere, silah ve mühimmattan füzelere, hava savunma sistemlerinden elektronik harp sistemlerine kadar çok geniş bir yelpazede silah sistemlerinin geliştirilmesi, mavi vatanımız ve çevre denizlerin yanı sıra ilgi alanımız olan tüm denizlerde donanmamızın yeteneklerini genişleterek daha güçlü hale getirilmesi amacıyla içerisinde TF-2000 Hava Savunma Harbi Muhribi, Milli Denizaltımız ve Milli Uçak Gemimizin de yer aldığı 39 geminin tersanelerimizde aynı anda inşası ve yeni sistemlerin envantere kazandırılması çalışmaları kararlılıkla sürdürülecektir. Ayrıca, yapay zeka destekli komuta kontrol sistemleri, Siber savunma ve siber harekat yetenekleri, otonom sistemler ve büyük veri analizine dayalı karar destek altyapıları gibi kritik alanlarda yerli ve milli çözümlerle Türk Silahlı Kuvvetlerimiz yüksek caydırıcılık kapasitesini daha da artıracak, böylece, geleceğin muharebe konseptini şekillendiren stratejik bir üstünlük seviyesine ulaşacaktır.”

    “Personel temini başvuruları 25 Ocak’a kadar devam edecek”

    Personel ve askeri öğrenci alım ve temin faaliyetlerinin planlanan takvim çerçevesinde devam ettiği bildirilen açıklamada, bu kapsamda, 26 Aralık 2025’te başlayan Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, Kuvvet Komutanlıkları ve Milli Savunma Üniversitesine Memur ve Sözleşmeli Personel Temini başvurularının 25 Ocak’a kadar devam edeceği belirtilerek, “2-18 Ocak 2026 tarihleri arasında ‘Kara Kuvvetleri Komutanlığına 2026 Yılı Uzman Erbaş ve Sözleşmeli Er, 5-29 Ocak 2026 tarihleri arasında Milli Savunma Üniversitesi Askeri Öğrenci Aday Belirleme Sınavı başvuruları yapılabilecektir.” ifadeleri kullanıldı.

    Yeni yıl mesajında “Türkiye Yüzyılı” vurgusu

    Yeni yıl kutlamasına da yer verilen açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

    “Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ve ‘Türkiye Yüzyılı’ hedefleri doğrultusunda yeni yılda da milletimizin huzur ve güvenliği ile daha büyük ve daha güçlü bir Türkiye için terörle mücadeleden sınır güvenliğine, uluslararası misyonlardan insani yardım faaliyetlerine kadar çok geniş bir alanda, üstlenmiş olduğu tüm görevleri azim ve kararlılıkla yerine getirmeye devam edecektir. 2026 yılının ülkemize ve milletimize sağlık, başarı ve mutluluk, bölgemize ve dünyaya ise daha fazla barış, huzur ve istikrar getirmesi temennisiyle milletimizin yeni yılını en içten dileklerimizle kutluyoruz.”

    “Yaptırımların kaldırılması ve F-35 tedariki konusunda çalışmalar devam ediyor”

    Bakanlık tarafından basın mensuplarının soruları cevaplandı.

    Basın mensuplarının F-35 tedarikine ilişkin soruları üzerine Bakanlık tarafından şu açıklama yapıldı:

    “Hava Kuvvetleri Komutanlığımızın ihtiyaçları doğrultusunda milli uçağımız KAAN hizmete girinceye kadar gelişmiş teknolojiyle donatılmış modern savaş uçaklarının envantere alınması, envanterin çeşitlendirilmesi ve caydırıcılık kapasitesinin artırılması faaliyetlerimiz sürmektedir. CAATSA yaptırımlarının kaldırılması durumunda ABD ile savunma sanayii işbirliğinin ivmesinin artacağını değerlendiriyoruz. Söz konusu yaptırımların kaldırılması ve F-35 tedariki konusunda çalışmalar devam ediyor.”

    “SDG, adem-i merkeziyetçilik ve federalizm taleplerini dile getirmeye devam ediyor”

    Bakanlık Suriye’deki son duruma yönelik sorular üzerine ise, “SDG, adem-i merkeziyetçilik ve federalizm taleplerini dile getirmeye devam etmekte ve merkezi otoriteye entegre olma konusunda adım atmamaktadır. Daha önce de vurguladığımız gibi SDG’nin bu tavrı Suriye’nin toprak bütünlüğüne ve istikrarına zarar vermektedir. Suriye hükümetiyle ‘Tek Devlet, Tek Ordu’ ilkesi doğrultusunda yakın işbirliğini sürdürüyor entegrasyon sürecini yakından takip ediyoruz. Suriye hükümeti birlik ve bütünlüğü için bir inisiyatif almaya karar verirse Türkiye ona destek olacaktır.” açıklaması yapıldı.

  • Veriler korkuttu: Orada 2025 yılında her güne bir deprem olmuş!

    Veriler korkuttu: Orada 2025 yılında her güne bir deprem olmuş!

    İngiltere, levha sınırlarına uzaklığı nedeniyle büyük depremlerin nadir görüldüğü bir bölge olsa da, 2025 yılı sismik aktivite açısından oldukça hareketli geçti.

    İSKOÇYA YİNE SİSMİK MERKEZ ÜSSÜ OLDU

    2025 yılının en büyük sarsıntıları İskoçya’nın Perth ve Kinross bölgelerinde yaşandı. 20 Ekim tarihinde Loch Lyon yakınlarında kaydedilen 3.7 ve 3.6 büyüklüğündeki depremler, bölge halkında kısa süreli paniğe neden oldu. Jeolojik yapı incelendiğinde, İskoçya’nın batısının Great Glen ve Highland Boundary gibi aktif fay hatları nedeniyle ülkenin sismik açıdan en hareketli bölgesi olduğu teyit edildi.

    Depremlerin En Yoğun Görüldüğü Bölgeler:

    • İskoçya: Perthshire ve Batı Highlands.

    • Galler: Güney kesimleri.

    • İngiltere: Yorkshire ve Lancashire.

    BÜYÜK DEPREMLER NADİR, KÜÇÜK SARSINTILAR SÜREKLİ

    Sismolog Brian Baptie’nin açıklamalarına göre, İngiltere’de yılda ortalama 200 ila 300 deprem kaydediliyor. Ancak bu sarsıntıların sadece 20-30 tanesi insanlar tarafından hissedilecek büyüklükte gerçekleşiyor. 2025 yılında hissedilen sarsıntılarla ilgili kuruma toplam 1320 ihbar ulaştı.

    İngiltere’nin Deprem İstatistikleri:

    • 4 Büyüklüğünde Deprem: Ortalama her 3-4 yılda bir.

    • 5 Büyüklüğünde Deprem: Birkaç on yılda bir.

    • Tarihi Rekor: 1931 yılında Dogger Bank açıklarında meydana gelen 6.1 büyüklüğündeki sarsıntı.

    NEDEN BÜYÜK DEPREMLER OLMUYOR?

    İngiltere, Avrasya levhasının merkezine yakın bir konumda bulunuyor. En yakın levha sınırı olan Atlas Okyanusu ortasındaki sırtlara yaklaşık 1600 kilometre uzaklıkta olması, yıkıcı depremlerin neden nadir görüldüğünü açıklıyor. Ancak yer kabuğundaki gerilmeler, mevcut antik fay hatları üzerinde bu küçük çaplı sarsıntıları tetiklemeye devam ediyor.

  • Beşiktaş Kaptanı Necip Sessizliğini bozdu: “Sonu böyle olsun istemezdim”

    Beşiktaş Kaptanı Necip Sessizliğini bozdu: “Sonu böyle olsun istemezdim”

    Beşiktaş’ta kadro dışı bırakılan Necip Uysal sessizliğini bozdu. 34 yaşındaki futbolcu takımdan ayrılmayacağını ve sezon sonu Beşiktaş formasıyla futbolu bırakacağını açıkladı.

    Uysal, sosyal medya hesabından bir açıklama yayımladı.

    Umutlarının, hayallerinin, sevinçlerinin ve üzüntülerinin hep bu siyah-beyazlı formayla olduğunu ifade eden Necip, Beşiktaş takımının kaptanı olmaktan dolayı da ömrü boyunca gururlu olacağını söyledi.

    Necip Uysal, “Hayatımın 22 yılını siyah-beyaz formayla geçirdim. Umutlarım, hayallerim, sevinçlerim, üzüntülerim hep bu renklerle oldu. İnandığım ilkelerle, doğrudan ve dürüstlükten ayrılmadan yaşamaya gayret ettim. Hayat bana şanlı Beşiktaş takımının kaptanı olmayı nasip etti; ömrüm boyunca bu gururu taşıyacağım. Bu 22 yılda saygıda kusur etmemeye gayret ettim, her zaman elimden gelenin en fazlasını yaptım” diye konuştu.

    “BİR KEZ BİLE CAMİAYA YAKIŞMAYACAK ŞEKİLDE DAVRANMADIM”

    İsminin bir gün satır aralarında ve yanında hiçbir soru işareti olmadan yazılması hayaliyle büyüdüğünü söyleyen 34 yaşındaki tecrübeli oyuncu, “Düştüm, kalktım; ama bir kez bile camiaya yakışmayacak şekilde davranmadım. Hiçbir zaman o jeneriklere girecek isim olmadım belki ama bu forma sırtımdayken de hiç geri adım atmadım. Gel dendi geldim, oyna dendi oynadım, otur dendi oturdum. Futbol tarihi gösterişli isimleri hep sayfanın başına yazar ama satır aralarında da o emekçilerin isimleri geçer. Ben ismimin bir gün satır aralarında ve yanında hiçbir soru işareti olmadan yazması hayaliyle büyüdüm” ifadelerinde bulundu.

    “22 YIL BOYUNCA BİR GÜN BİLE MUTSUZLUĞUN KAYNAĞI OLMADIM”

    Beşiktaş’ı her şeyden çok sevdiğine değinen Necip, “22 yıl boyunca bir gün bile mutsuzluğun kaynağı olmadım. Kalp kırmamaya gayret ettim. Yaşanan ne olursa olsun hep ‘Önce Beşiktaş’ dedim. Beşiktaş’ı her şeyden çok sevdim. ‘Ama’ ile başlayan cümle kurmadım. Hatalarım, eksiklerim olmuştur elbet ama bu camiayı mahcup edecek hiçbir hareketin içinde olmadım” dedi.

    “HER GÜZEL HİKAYENİN BİR SONU VAR”

    Sezon sonunda şartlar ne olursa olsun siyah-beyazlı formayla kariyerini noktalayacağını söyleyen Necip Uysal, “Ayrılık da sevdaya dahil, çünkü ayrılanlar hala sevgili’ demiş şair. Her güzel hikayenin bir sonu var, yaşayınca anlıyormuş insan. Ben hayatımda siyah-beyazdan başka forma giymedim, göğsümde farklı bir arma taşımadım. Yine giymeyeceğim, yine taşımayacağım. Futbola ve 22 yıllık emeğime duyduğum saygıdan ve ileride çocuklarıma ‘Babanız hiçbir şeyi yarım bırakmadı.’ diyebilmek için sezon sonuna kadar, bana kulübümün gösterdiği yerde ve şekilde antrenmanlarıma devam edeceğim. Sezon sonunda da şartlar ne olursa olsun, kariyerime bu forma altında nokta koyacağım” yorumlarında bulundu.

    “HOCAMI ARAYIP ONUN FİKRİNİ ALMAK İSTEDİM AMA BAŞARAMADIM”

    Beşiktaş’tan bir talebinin olmadığını vurgulayan 34 yaşındaki tecrübeli oyuncu, “İnsanlar konuşur. İnsanlar söyler. Ama önemli olan yaşananlardır. Bilin ki benimle yapılan konuşmada ‘Kadro dışı olduğum’ dışında bir bilgi paylaşılmadı. Konu iletildiğinde, kişisel planlamamı yapabilmek ve sezon sonunda futbola bu forma altında nokta koyabilmek için anlayış istedim, olumsuz karşılandım. Benim zaten Beşiktaş’tan bir talebim olmadı ama bazı sosyal medya hesaplarında anlatıldığı gibi önüme bir opsiyon koyulmadı. Futbolu hemen orada bırakmam istendi. Şartlar ne olursa olsun, iletişimin çok değerli olduğuna inanırım. O yüzden hocamı arayıp onun fikrini almak istedim ama başaramadım. Tüm kariyerini bu forma altında geçirmiş ve takımın kaptanlığını yapmış Necip olarak, konuşacak bir kişi bulamadım. Kendi adıma, kulübüm adına üzgünüm. Beni destekleyecekseniz veya eleştirecekseniz bu gerçekler ışığında yapmanızı isterim” dedi.

    “SONU BÖYLE OLSUN İSTEMEZDİM”

    Pişmanlığının olmadığını, sadece kalp kırıklığının olduğunu ifade eden Necip, bu dakikadan sonra da konunun sessizce kapanmasını istediğini belirtti. Necip Uysal sözlerini şöyle noktaladı:

    “Haberi sosyal medyada gördüğüm andan itibaren düşünüyorum, hiç pişmanlığım var mı diye. Pişmanlığım yok, kalp kırıklığım var ama o da geçer. Bir parça nezaket, her şeyi toz pembe yapardı oysa ki… Ben, Necip Uysal. Bana gönlünde zerre kadar yer ayırmış her taraftarımıza, üzerimde emeği olan hocalarıma, yöneticilerime çok teşekkür ediyorum. Hakkınızı helal edin. Ben, Necip Uysal. Bilin ki bu renkleri çok sevdim. Bu forma altında hayalini bile kuramayacağım mutluluklar yaşadım. Ve bu dakikadan sonra istiyorum ki bu konu sessizce kapansın. Bu camiaya, bu kulübe bir zarar gelmesin. Ben, Necip Uysal ve kalbimden dökülen son cümle, müsaadenizle: Sonu böyle olsun istemezdim.”

  • Suriye Lazkiye Açıklarında 4.4 Büyüklüğünde Deprem Meydana Geldi

    Suriye Lazkiye Açıklarında 4.4 Büyüklüğünde Deprem Meydana Geldi

    30 Aralık 2025 tarihinde Türkiye saati ile 18:05’te Suriye’nin Lazkiye kıyıları açıklarında 4.4 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Depremin merkez üssü Akdeniz olarak kaydedildi.

    Depremin Derinliği ve Konumu

    Depremin derinliği 7.88 kilometre olarak ölçüldü. Depremin enlem ve boylam koordinatları sırasıyla 35.2983 ve 35.3586 olarak bildirildi.

    Bölgede Hissedilen Etki

    Deprem çevre bölgelerde de hissedildi. Yetkililer, olası artçı sarsıntılara karşı dikkatli olunması konusunda uyarıda bulundu.

    Büyüklük 4.4 (MW)
    Yer Akdeniz
    Tarih(TS) 30-12-2025 18:05:29
    Enlem 35.2983
    Boylam 35.3586
    Derinlik 7.88 (KM)

  • Suriye’nin Yeni Banknotları Tanıtıldı: Sıfırlar Atıldı, Esad Ailesinin Görselleri Kaldırıldı

    Suriye’nin Yeni Banknotları Tanıtıldı: Sıfırlar Atıldı, Esad Ailesinin Görselleri Kaldırıldı

    Yeni Banknotlar Şam’da Tanıtıldı


    Suriye’nin geçici Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara, pazartesi günü Şam’da düzenlenen törenle ülkenin yeni banknotlarını kamuoyuna tanıttı. Törenle birlikte Suriye’de para biriminde yeni bir dönemin başladığı duyuruldu.

    Esad Ailesinin Görselleri Kaldırıldı


    Daha önce 2 bin liralık banknotlarda devrik lider Beşar Esad, bin liralık banknotlarda ise babası Hafız Esad’ın görselleri yer alıyordu. Yeni banknotlarla birlikte bu görseller tamamen kaldırıldı.

    İki Sıfır Atıldı, Yeni Değerler Belirlendi

    Para reformu kapsamında Suriye lirasından iki sıfır atıldı. Yeni banknotlar 10, 25, 50, 100, 200 ve 500 lira değerlerinde basıldı. Yetkililer, bu değişikliğin günlük finansal işlemleri kolaylaştırmayı amaçladığını belirtti.

    Para Değişimi 90 Günde Tamamlanacak

    Suriye Merkez Bankası Başkanı Abdulkadir Husri, para değişim sürecinin 90 gün içinde tamamlanacağını açıkladı. Mevcut banknotların ise belirlenen takvim doğrultusunda kademeli olarak tedavülden kaldırılacağı bildirildi.

    Ekonomik Reform Vurgusu

    Suriye resmi haber ajansı SANA’ya göre Ahmed eş-Şara, törende yaptığı konuşmada sıfırların atılmasının tek başına ekonomik iyileşme anlamına gelmediğini vurguladı. Kalıcı büyümenin üretimin artırılması, işsizliğin azaltılması ve güçlü bir bankacılık sistemiyle mümkün olacağını ifade etti.

    Para Reformunun Temel İlkeleri

    Cumhurbaşkanlığı Danışmanı Abdullah eş-Şamma, para reformunun beş temel üzerine kurulduğunu açıkladı. Bu başlıkların parasal istikrarın sağlanması, şeffaf bir döviz piyasası, güçlü bankacılık sektörü, güvenli dijital ödeme altyapısı ve sürdürülebilir uluslararası finansal entegrasyon olduğu belirtildi.

  • Trump; Türkiye ile İsrail arasında bir sorun yaşanmayacak

    Trump; Türkiye ile İsrail arasında bir sorun yaşanmayacak

    Netanyahu’nun bu yılki altıncı ABD ziyaretinde, liderler hem görüşme öncesi hem de sonrasında gazetecilerin sorularını yanıtladı.

    Trump, Netanyahu’dan övgü dolu sözlerle bahsederken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı da hem Suriye’deki rejim değişikliği hem de İsrail-Filistin ateşkes sürecindeki rollerinden ötürü övdü.

    BBC’de yer alan habere göre, Trump İsrail ve Türkiye arasında olası bir çatışma sorulduğunda Erdoğan için “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı çok iyi tanıyorum ve hepinizin bildiği gibi çok iyi bir dostum. Ona saygı duyuyorum ve Bibi (Netanyahu) da ona saygı duyuyor ve bir sorun yaşamayacaklar. Beni Erdoğan ve Türkiye ile başka kimsenin yapamayacağı işleri yaparken gördünüz. Sorun yaşamayacağız” dedi.

    Trump ayrıca Türkiye’ye F-35 savaş uçaklarının satılması konusunda “Bunu çok ciddi bir şekilde düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.

    Gazze’nin yeniden inşasının da en kısa sürede başlayacağını belirten Trump, Gazze’deki Filistinlilerin başka bölgeye sevk edilmesine dair bir soruya ise “Onlara daha iyi bir yer gösterilse bence yarısından çoğu gider ama şimdi bunu konuşmak istemiyorum” yanıtını verdi.

    Ortadoğu’ya barışı getirdiklerini söyleyen Trump, Netanyahu’yla aralarındaki ilişkiyi “Daha iyi olamazdı” diye özetledi ve “O bir savaş başbakanı, o olmasa belki bugün İsrail olmayacaktı” diye konuştu.

    Trump, Hamas’ın ateşkes anlaşmasını uygulamayıp silahsızlanmaması halinde “çok korkunç şeyler” olabileceğini söyledi ve “Böyle bir durumda ne beni, ne de İsrail’i suçlayabilirsiniz” diye devam etti.

    Trump ayrıca İsrail ve Hamas arasındaki ateykes anlaşmasının ikinci aşamasına geçmek istediğini belirtti. Bu aşama, Gazze’ye uluslararası barış gücünün konuşlandırılmasını öngörüyor.

    İsrail ve Hamas birbirlerini ateşkes anlaşmasında büyük ihlaller yapmakla suçluyor.

    Silahsızlanmayı reddeden Hamas, İsrail güçleri bölgenin yarısında mevzilenirken bölgedeki kontrolü yeniden almaya çalışıyor.

    Hamas’ı daha hızlı silahsızlanmamakla suçlayan ABD Başkanı, İsrail’in anlaşmanın üzerine düşen kısmına uyduğunu ve Hamas’ın silahsızlanmaması halinde ağır sonuçlarla karşılaşacağını söyledi.

    Görüşmeden önce gazetecilere konuşan Trump, Netanyahu ile Gazze’ye Türk barış gücünün konuşlandırılması ihtimalini ele alacağını söyledi.

    “İran’a saldırmasak Ortadoğu’ya barış gelmezdi”

    Haziran ayında İsrail’in İran’a düzenlediği saldırılar ve sonrasında ABD’nin İran’ın nükleer tesislerini vurması da gündeme geldi.

    Trump, bu saldırılarla İran’ın prestjinin sarsıldığını ve bölgedeki üstünlüğünün zayıfladığını belirtti ve “İran’a saldırıları yapmasaydık ortada bir barış olmazdı” dedi.

    Donald Trump, Tahran’ın balistik füze ya da nükleer silah programlarına devam etmesi halinde, ülkesinin İran’a karşı bir diğer büyük saldırıyı destekleyebileceğini vurguladı.

    Trump, “Yeniden silah ve diğer şeyler yapmaya başladıklarını okuyorum ve başlamışlarsa, yerle bir ettiğimiz yerleri değil, büyük olasılıkla başka yerleri kullanıyorlar” dedi.

    ABD Başkanı “Tam olarak nereye gittiklerini, ne yaptıklarını biliyoruz. Umarım yapmıyorlardır” diye konuştu ve daha önceki saldırıda kullanılan bombardıman uçaklarına atfen “Çünkü B-2’lerin yakıtını harcamak istemiyoruz. Gidiş ve dönüşle 37 saatlik bir yolculuk ve bu kadar çok yakıt harcamak istemiyorum” ifadelerini kullandı.

    “Suriye de İsrail’le iyi geçinecek”

    Suriye-İsrail ilişkileri de görüşmede gündeme geldi.

    Suriye’de geçiş yönetiminin lideri Ahmed Şara’ya saygı duyduğunu belirten Trump, “Uslu biri değil ama çok güçlü bir adam. Onunla iyi çalışıyoruz. Eminim israil’le de iyi geçinecek, ben de ikisinin iyi geçinmesini sağlayacağım” dedi.

  • Göç raporu açıklandı: Bakın Türkiye kaçıncı sırada

    Göç raporu açıklandı: Bakın Türkiye kaçıncı sırada

    Ekonomik istikrarsızlıklar, siyasi belirsizlikler ve iklim krizinin tetiklediği süreçte, Türkiye doğumlu olup yurt dışında yaşayanların sayısı rekor seviyeye ulaştı. Ankara başta olmak üzere Türkiye’nin pek çok kentinde beyin göçü tartışmaları sürerken, açıklanan veriler demografik değişimin boyutunu gözler önüne serdi.

    GİDENLERİN SAYISI 7,5 MİLYONU AŞTI

    Uluslararası Göç Örgütü (IOM) ve BM Nüfus Bölümü tarafından derlenen verilere göre Türkiye, dünyada en çok göç veren ülkeler sıralamasında 7. sıraya yerleşti. Raporda, Türkiye sınırları dışında yaşayan vatandaş sayısının 7,5 milyon kişiye ulaştığı belirtildi. Uzmanlar, bu göç hareketliliğinin sadece ekonomik sebeplerle sınırlı kalmadığını, özellikle nitelikli iş gücünün “beyin göçü” kapsamında kalıcı yaşam tercihlerine yöneldiğini vurguluyor. Türkiye’nin listedeki bu konumu, toplumsal ve akademik çevrelerde geniş yankı uyandırdı.

    LİSTENİN İLK SIRALARI BELLİ OLDU

    Küresel listenin zirvesinde 17,9 milyon vatandaşı yurt dışında yaşayan Hindistan yer alırken, onu 11,2 milyonla Meksika ve 10,8 milyonla Rusya takip etti. Listenin dördüncü sırasında 10,5 milyonla Çin bulunurken, savaşın etkilerini hisseden Suriye 8,5 milyonla beşinci sırada yer aldı.

    Türkiye’nin 7. sırada yer aldığı listede, gelişmiş Avrupa ülkelerinden Birleşik Krallık (5,5 milyon) ve Almanya (4,9 milyon) gibi ülkelerin de üst sıralarda bulunması, göçün sadece az gelişmiş ülkelere has bir durum olmadığını kanıtladı.

  • Bilim dünyası sarsıldı: Yapılan kan testinde iki farklı cinsiyet belirlendi

    Bilim dünyası sarsıldı: Yapılan kan testinde iki farklı cinsiyet belirlendi

    Brezilya’da 35 yaşındaki bir kadının hamilelik kaybı sonrası girdiği rutin kontroller, tıp tarihine geçecek bir keşfe dönüştü. Genetik bir sorun olup olmadığını anlamak amacıyla yapılan kromozom testleri, doktorları şaşkına çeviren bir gerçeği gün yüzüne çıkardı. Dış görünüşü ve iç organları tamamen kadın anatomisine sahip olan kadının kanında erkek kromozomları tespit edildi.

    KAN KİMERİZMİ TANISI KOYULDU

    Yapılan detaylı incelemeler sonucunda kadının rahim ve yumurtalıklarının tamamen normal olduğu, ancak hücrelerinde büyük bir farklılık olduğu anlaşıldı. Deri hücrelerinde kadınlara özgü olan 46,XX kromozomları dizilirken, kan hücrelerinde erkeklere özgü 46,XY kromozomlarına rastlandı. Uzmanlar bu duruma kan kimerizmi tanısı koydu.

    Ankara ve dünya genelindeki genetik uzmanlarının da ilgisini çeken bu nadir durumun, kadının anne karnındayken bir erkek ikiziyle girdiği etkileşimden kaynaklandığı belirlendi. Doğum öncesi süreçte ikizinden geçen kök hücrelerin, kadının kan yapısında kalıcı bir genetik çeşitlilik oluşturduğu anlaşıldı. Bu mucizevi durum, insan vücudunun ne kadar karmaşık ve şaşırtıcı olabileceğini bir kez daha kanıtladı.

  • Putin’in Konutuna İHA Saldırısı İddiası: Zelenskiy Yalanladı, Lavrov Kiev’i Tehdit Etti

    Putin’in Konutuna İHA Saldırısı İddiası: Zelenskiy Yalanladı, Lavrov Kiev’i Tehdit Etti

    Lavrov’dan iddia: Putin’in konutuna saldırı

    Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, pazartesi gecesi Ukrayna’ya ait olduğu öne sürülen İHA’ların Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Novgorod bölgesindeki yazlık konutunu hedef aldığını ileri sürdü. Lavrov, saldırının Moskova’nın müzakere pozisyonunu etkileyeceğini belirtti ve “Bu tür pervasız eylemler karşılıksız kalmayacak” dedi. Saldırı sırasında Putin’in konutta olup olmadığına ilişkin bilgi verilmedi.

    Zelenskiy iddiayı yalanladı

    Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, Kremlin’in açıklamalarını “Rusya’dan bir başka yalan” olarak nitelendirdi. Zelenskiy, ABD Başkanı Trump ile görüşmelerin sonuçlarını anlatarak Rusya’nın savaşı bitirmek istemediğini, sadece baskı altında bahane aradığını söyledi.

    Olası tehdit ve uyarılar

    Zelenskiy, Lavrov’un sözlerinin Kiev ve diğer sivil hedeflere yönelik yeni saldırıların habercisi olabileceğini belirterek, halkın dikkatli olması gerektiğini vurguladı. Ukrayna ve müttefikleri, Moskova’yı ateşkes ve barış görüşmelerini kasıtlı olarak geciktirmekle suçlarken Kremlin, maksimalist taleplerini sürdürdü.

    Müzakere süreci

    Zelenskiy, Trump ve Avrupa liderlerinin barış planı için çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi. ABD öncülüğündeki müzakereler, Rusya-Ukrayna savaşını sona erdirmeyi hedefliyor ancak henüz net bir takvim açıklanmadı.

  • (Video) Dünya Boks Eski Şampiyonu Joshua ölümden döndü, yanında oturan iki kişi hayatını kaybetti

    (Video) Dünya Boks Eski Şampiyonu Joshua ölümden döndü, yanında oturan iki kişi hayatını kaybetti

    Nijerya kökenli Britanyalı ağır sıklet boksörü Anthony Joshua, Nijerya’da trafik kazası geçirdi. Kazada 2 kişi hayatını kaybetti, Joshua ise yaralandı.

    Araçta Dört Kişi Bulunuyordu

    Nijerya basınına konuşan görgü tanıklarının aktardığına göre, kazaya karışan SUV araçta toplam dört kişi bulunuyordu. Anthony Joshua’nın, sürücünün arkasındaki koltukta başka bir yolcuyla birlikte oturduğu, ön koltukta ise sürücü ve bir yolcunun yer aldığı belirtildi.

    Kaza Sonrası Yaşananlar

    Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, kazanın ardından Joshua’nın aracın arka koltuğundan inmeye çalıştığı ve çevredeki vatandaşların yardım ettiği görüldü. Kaza, kısa sürede sosyal medyada geniş yankı uyandırdı.

    Görgü Tanığından Açıklama

    Nijerya gazetesi The Punch’a konuşan görgü tanığı Adeniyi Orojo, kazadan önce Joshua’nın bulunduğu aracın arkasında güvenlik görevlilerinin yer aldığı bir başka aracın da bulunduğunu ifade etti.

  • Kassam Tugayları, Ebu Ubeyde’nin öldürüldüğünü açıkladı

    Kassam Tugayları, Ebu Ubeyde’nin öldürüldüğünü açıkladı

    Kassam Tugayları’na bağlı bir sözcünün görüntülü mesajında yaşamını yitiren Kassam Tugayları Sözcüsü Ebu Ubeyde’nin gerçek isminin Huzeyfe el-Kahlut olduğu bildirildi. Aynı görüntülü mesajda Kassam Tugayları eski komutanı Muhammed Dayf’ın yerine geçen Hamas’ın eski lideri Yahya Sinvar’ın kardeşi Muhammed Sinvar’ın da öldürüldüğü duyuruldu.
  • Türkiye ve Ermenistan, 1 Ocak 2026’dan İtibaren Vize Sürecini Kolaylaştırıyor

    Türkiye ve Ermenistan, 1 Ocak 2026’dan İtibaren Vize Sürecini Kolaylaştırıyor

    Ortak Duyuru ve Mutabakat
    Türkiye ile Ermenistan, Normalleşme Süreci Özel Temsilcileri arasında yapılan görüşmeler sonucunda ortak bir duyuru yayımladı. İki ülke, diplomatik, hizmet ve hususi pasaport hamilleri için vize süreçlerini kolaylaştırma kararı aldı.

    E-Vize Uygulaması Başlıyor
    Alınan karar kapsamında, 1 Ocak 2026’dan itibaren diplomatik, hizmet ve hususi pasaport sahipleri e-vize alabilecek. Yeni uygulama ile vize işlemleri ücretsiz olarak gerçekleştirilecek.

    İki Ülke Arasında Kolaylaştırma Adımı
    Karar, Türkiye ve Ermenistan arasındaki normalleşme süreci kapsamında atılan önemli adımlardan biri olarak değerlendiriliyor. Vize kolaylaştırma uygulaması iki ülke arasındaki diplomatik ve ticari ilişkileri desteklemeyi amaçlıyor.

  • Maduro’dan ABD’ye Sert Mesaj: Venezuela Ordusu 24 Saat Göreve Hazır

    Maduro’dan ABD’ye Sert Mesaj: Venezuela Ordusu 24 Saat Göreve Hazır

    Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro, başkent Karakas’taki bir askeri kışlada Bolivarcı Ulusal Silahlı Kuvvetler mensuplarına hitap etti. Yıl sonu mesajı niteliğindeki konuşma, ABD yönetimine yönelik sert eleştirilerle dikkat çekti.

    Maduro’nun konuşmasında, Güney Karayipler’e konuşlandırılan ABD savaş gemileri ve Washington yönetiminin Venezuela’ya uyguladığı petrol ambargosu öne çıktı. ABD’nin uyuşturucuyla mücadele gerekçesiyle bölgedeki askeri varlığını artırması ve Venezuela petrolü taşıyan iki gemiye el koyması, bölgede tansiyonu yükseltti.

    Maduro, ülkesine yönelik baskı ve tehditleri sert ifadelerle eleştirdi. Venezuela’nın anti-emperyalist ve anti-kolonyalist bir mirasa sahip olduğunu vurgulayan Maduro, ülkesinin kimliğini ve geleceğini belirleme konusunda kimseden izin almayacağını dile getirdi.

    Venezuela lideri, 2025 yılını ülke için bir konsolidasyon yılı olarak tanımladı. Ordunun bu süreçte kilit rol üstlendiğini belirten Maduro, silahlı kuvvetleri özgürleştirici bir güç olarak nitelendirdi.

    Maduro, üstü kapalı ifadelerle ABD ordusunu işgalci olarak tanımlarken, Venezuela ordusunun ülkenin toprak bütünlüğünü korumak için sürekli hazır olduğunu söyledi. Ordu mensuplarına seslenen Maduro, askeri gücün sağlam, hazırlıklı ve 24 saat göreve hazır durumda olduğunu vurguladı.

    Venezuela Devlet Başkanı, askeri gücün tarihsel ve doğal bir hak olduğunu belirterek, bu gücün uluslararası hukuk çerçevesinde barışı, egemenliği ve toprak bütünlüğünü korumak amacıyla var olduğunu ifade etti.

  • Dünyanın en güzel ismi seçildi: İşte o isim…

    Dünyanın en güzel ismi seçildi: İşte o isim…

    Dilbilimsel veriler ve fonetik analizler ışığında yapılan değerlendirmede, müzikal tınısı ve derin kökeniyle ‘Sofia’ ismi dünya genelinde listenin ilk sırasına yerleşti.

    DİLBİLİMSEL VERİLERLE LİRİK VE AKICI SES YAPISI

    Ünlü dilbilimci Dr. Bodo Winter liderliğinde gerçekleştirilen araştırmada, yüzlerce farklı ismin ses frekansları ve telaffuz biçimleri detaylı testlerden geçirildi. Katılımcıların isimlere verdikleri duygusal tepkiler ve kelimelerin ağızdan çıkışındaki fonetik akış incelendiğinde, Sofia isminin diğer alternatiflere oranla çok daha lirik ve estetik bir tınıya sahip olduğu kanıtlandı. Kökeni Antik Yunan’a dayanan bu isim, Afyonkarahisar’dan Avrupa’nın başkentlerine kadar çok geniş bir coğrafyada yüzyıllardır popülerliğini koruyor. On yıl önceki küresel istatistikler, bu adın 49 farklı ülkede en çok tercih edilen kız ismi olduğunu halihazırda belgelemişti.

    ETİMOLOJİK KÖKEN VE BİLGELİK VURGUSU

    İsmin zirveye yerleşmesindeki tek kriter sadece kulağa hoş gelen melodik yapısı değil, aynı zamanda taşıdığı felsefi derinlik oldu. Eski Yunanca’da ‘bilgelik’, ‘derin kavrayış’ ve ‘doğru hüküm verme’ anlamlarına gelen ‘sophía’ kelimesinden türeyen bu isim, zeka ve ahlaki berraklığı temsil eden en yüce erdemlerden biri olarak kabul ediliyor. Bu anlam yükü, ismin modern dünyada Sophia veya Sophie gibi farklı varyasyonlarla da olsa neden bu kadar güçlü bir çekim merkezi yarattığını açıklıyor.

    KARAKTER ANALİZİ VE SOSYAL ETKİ

    Uzmanlar, Sofia ismini taşıyan bireylerin karakteristik özelliklerine dair de dikkat çekici gözlemler paylaştı. Yapılan kişilik analizlerine göre, bu ismi taşıyan kişilerin genellikle stratejik düşünen, kaostan uzak duran ve güvenilir bir liman olma özelliği gösteren yapıda oldukları ifade ediliyor. Zorluklar karşısında dirençli duruşları ve çevrelerine yaydıkları samimi enerjiyle dikkat çeken bu bireyler, ismin taşıdığı bilgelik anlamını hayat duruşlarıyla da sergiliyorlar.

  • Destek bitiyor: İşte 2026’da WhatsApp kullanamayacak telefonlar!

    Destek bitiyor: İşte 2026’da WhatsApp kullanamayacak telefonlar!

    Meta çatısı altında faaliyet gösteren platform, 1 Ocak 2026 itibarıyla belirli işletim sistemi sürümlerinin altında kalan Android ve iPhone modellerinde çalışmayacağını duyurdu. Bu karar, milyonlarca eski model telefon kullanıcısını doğrudan etkileyecek.

    YENİ SİSTEM GEREKSİNİMLERİ BELLİ OLDU

    WhatsApp tarafından yapılan açıklamaya göre, uygulamanın sorunsuz bir şekilde çalışabilmesi için cihazların belirli bir yazılım gücüne sahip olması gerekiyor. 2026 yılından itibaren geçerli olacak yeni sınır değerler şu şekilde belirlendi:

    • Android kullanıcıları için: Android 5.0 ve üzeri sürümler.

    • iPhone kullanıcıları için: iOS 15.1 ve üzeri sürümler.

      Bu sürümlerin altında kalan cihazlarda WhatsApp uygulaması açılmayacak, mesaj gönderimi ve alımı yapılamayacak.

    2026’DA WHATSAPP DESTEĞİ KESİLECEK MODELLER

    Afyonkarahisar’dan İstanbul’a kadar pek çok vatandaşın hala ikincil cihaz olarak kullandığı efsane modeller bu listede yer alıyor. İşte desteği kesilecek o telefonlar:

    APPLE (IPHONE)

    • iPhone 5, iPhone 5c, iPhone 5S

    • iPhone 6, iPhone 6 Plus

    SAMSUNG GALAXY SERİSİ

    • Galaxy S3, Galaxy S4, Galaxy S5

    • Galaxy Note 2, Galaxy Note 3

    • Galaxy Ace 3, Galaxy S4 Mini

    • Galaxy Trend, Galaxy J2

    DİĞER POPÜLER MODELLER

    • Sony Xperia Z2, Sony Xperia Z3

    • Huawei Ascend Mate, Ascend G740, Ascend D2

    • LG Optimus L3 II, L5 II, L7 II, LG Optimus F5

  • Kremlin, Ukrayna barış görüşmelerinin sona yaklaştığı konusunda Trump ile aynı fikirde.

    Kremlin, Ukrayna barış görüşmelerinin sona yaklaştığı konusunda Trump ile aynı fikirde.

    Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov Pazartesi günü yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump’ın Ukrayna barış görüşmelerinin son aşamasında olduğunu söylemesinin doğru olduğunu belirtti.

    Trump, Rusya için olası bir barış önerisi üzerine son görüşmeler için Pazar günü Miami’de Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelensky’yi ağırladı. Trump’ın dünyanın artık barışa çok daha yakın olduğu yönündeki iddiasının doğru olup olmadığı sorulduğunda Peskov, bunun “kesinlikle” doğru olduğunu söyledi.

    Trump, Zelensky ile düzenlediği ortak basın toplantısında, ilerlemeyi yüzdelerle ölçmeyi kişisel olarak sevmemesine rağmen, anlaşmanın %95 oranında hazır olduğunu söyledi. “Çok iyi gidiyoruz,” diye ekledi. “Çok yakın olabiliriz.”

    Peskov, Trump’ın Zelensky ile yaptığı son görüşmelerin ayrıntıları hakkında Putin’i henüz bilgilendirmediğini, ancak iki liderin bu görüşmelerin yakında bir telefon görüşmesiyle yapılacağı konusunda anlaştığını söyledi. Ayrıca Moskova’nın Amerikan arabuluculuğunun ayrıntıları hakkında kamuoyuna açıklama yapma konusundaki isteksizliğini yineledi.

    Daha önce Zelensky, değerlendirme aşamasında olduğunu iddia ettiği 20 maddelik bir planı açıklamıştı, ancak Trump ortak basın toplantısında taslağa destek vermedi. Daha sonra ABD’nin arabuluculuk girişiminin başarısız olması durumunda bir ‘B Planı’ olup olmadığı sorulduğunda Zelensky, Rusya’nın yedek planı düşünmesi gereken taraf olduğunu, çünkü iddiaya göre “Rusya’nın ‘A Planı’nın savaş olduğunu” söyledi.

    Söz konusu açıklamalar hakkında sorulan soruya Peskov, Kiev’in Trump’ın cephedeki durumun Ukrayna askerleri için her geçen gün daha da kötüleştiği yönündeki uyarılarını dikkate alması gerektiğini söyledi. “Rusya, hedeflerine ulaşmak bağlamında askeri çatışmanın askıya alınmasını istiyor” diye vurguladı.

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de dahil olmak üzere Rus yetkililer, Moskova’nın her zaman tüm anlaşmazlıklara diplomatik çözümler aramayı tercih ettiğini ve askeri müdahaleyi yalnızca son çare olarak gördüğünü, Ukrayna örneğinde olduğu gibi, defalarca dile getirmişlerdir. Rusya, NATO’nun Ukrayna’daki artan müdahalesini ve Kiev’in etnik Rusları hedef alan ayrımcı politikalarını krizin temel nedenleri olarak görmektedir.