Kategori: Dünya

  • “Yüzyılın Soygunu”nda şaşırtıcı ifşa

    “Yüzyılın Soygunu”nda şaşırtıcı ifşa

    19 Ekim’de Louvre Müzesi’nin ünlü Apollon Galerisi’nden Fransa Kraliyet tacına ait sekiz mücevherin çalınmasıyla başlayan “yüzyılın soygunu” soruşturması ilerledikçe, gözaltına alınan zanlıların kimlikleri de netleşiyor. Fransız basınına yansıyan bilgilere göre, “örgütlü hırsızlık ve suç örgütü üyeliği” suçlamalarıyla tutuklanan dört kişiden biri, sosyal medyada tanınan bir isim.

    Eski YouTuber’ın Suç Dünyası Bağlantısı

    Kamuoyunda büyük şaşkınlık yaratan bu isim, 39 yaşındaki Abdoulaye. Kendisi internet dünyasında “Doudou Cross Bitume” takma adıyla bilinen eski bir YouTuber. 2000’lerin sonunda motosiklet akrobasi videolarıyla binlerce takipçiye ulaşan Doudou Cross Bitume, daha sonra içeriklerini motosiklet eğitimi ve vücut geliştirme üzerine yoğunlaştırmıştı. Ancak Fransız Le Parisien gazetesine göre, şöhreti onun kabarık adli sicilini gizleyemedi.

    Abdoulaye’nin geçmişinde uyuşturucu bulundurma ve taşıma, ehliyetsiz araç kullanma, polisten kaçma ve emre itaatsizlik gibi çok sayıda sabıka kaydı bulunuyor. Hatta 2014 yılında bir kuyumcu soygununa karıştığı gerekçesiyle üç yıl hapis cezası almıştı. Cezaevinden çıktıktan sonra bir süre yasa dışı taksi şoförlüğü yapan zanlı, hatta Centre Pompidou ve Musée Précaire Albinet gibi yerlerde güvenlik görevlisi olarak da çalışmıştı.

    “Müzenin Nerede Olduğunu Bilmiyorduk” Savunması

    Soruşturmayı yürüten ekiplere göre Doudou Cross Bitume, soygun planındaki rolünü kısmen kabul etti. İfadesinde “bir grup azmettiricinin talimatıyla” hareket ettiğini öne sürdü. Ancak hem onun hem de suç ortağının verdikleri ifadeler polisleri bile şaşırttı. Le Parisien’in aktardığına göre zanlılardan biri, Louvre’un sadece cam piramit kısmından ibaret olduğunu düşündüğünü söylerken, bir diğeri ise müzenin pazar günleri kapalı olduğunu sanıyordu. Polis yetkilileri, bu kadar “saf” görünen beyanların arkasında çok daha karmaşık ve profesyonel bir suç örgütünün olabileceği ihtimali üzerinde duruyor. Çalınan 88 milyon euro değerindeki mücevherlerin akıbeti ise hala gizemini koruyor.

    Güvenlik Sistemi İhmalleri Soygunu Kolaylaştırdı

    Soygunun kolaylaşmasında, müze güvenliğindeki ihmallerin de rolü olabileceği iddia ediliyor. Fransız gazetesi Liberation’ın haberine göre, müzenin güvenlik sistemlerine erişim şifresi yıllarca “Louvre” olarak kaldı. Fransa Ulusal Bilgi Sistemleri Güvenliği Ajansı’nın (Anssi) 2014 yılına ait gizli denetim raporları, müzenin dijital altyapısında “çok sayıda zafiyet” olduğunu ortaya koyuyor. Raporda, bazı sistemlerin eski Windows 2000 ve Windows Server 2003 üzerinde çalıştığı ve denetçilerin sadece “Louvre” yazarak sisteme erişebildiği belirtilmişti. Bu güvenlik açıkları ve ihmaller, “yüzyılın soygunu”nun gerçekleşmesinde belirleyici bir etken olarak görülüyor.

  • Tayfun 114 can aldı

    Tayfun 114 can aldı

    Pasifik Okyanusu’ndan gelen Kalmaegi Tayfunu, Filipinler’in birçok bölgesinde etkili oldu. Şiddetli rüzgar ve yoğun yağışlar nedeniyle ülke genelinde 5 bini aşkın mahallede sel ve toprak kaymaları meydana geldi.

    Can Kaybı 114’e Ulaştı

    Filipinler Ulusal Afet Riskini Azaltma ve Yönetim Konseyi (NDRRMC), tayfun nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısının 114’e yükseldiğini duyurdu. Ölümlerin 71’inin Cebu bölgesinde kayda geçtiği, çoğunun heyelan ve sel kaynaklı olduğu bildirildi.

    127 Kişi Hala Kayıp

    Yetkililer, 127 kişiden hala haber alınamadığını belirtti. Arama kurtarma ekipleri, kayıp kişilere ulaşmak için yoğun çaba gösteriyor. Afet bölgelerinde binlerce kişi tahliye edildi.

    Yaklaşık 2 Milyon Kişi Etkilendi

    Tayfundan ülke genelinde 1 milyon 951 binden fazla kişi etkilendi. 127 binden fazla aile, güvenli bölgelere kurulan 4 bin 933 tahliye merkezine yerleştirildi. Altyapıda ciddi hasar meydana gelirken, bazı bölgelerde iletişim ve ulaşım tamamen koptu.

    Yeni Rota: Vietnam

    Meteoroloji yetkilileri, Kalmaegi Tayfunu’nun hafta sonuna doğru Güney Çin Denizi üzerinden Vietnam’a doğru yönelmesinin beklendiğini açıkladı.

    Tarihin En Yıkıcı Tayfunlarını Hatırlattı

    Uzmanlar, Kalmaegi’nin Filipinler’i Kasım 2013’te vuran ve 7 binden fazla kişinin hayatını kaybettiği Haiyan Tayfunu’nu hatırlattığını belirtiyor.

  • Paşinyan’dan Türkiye Mesajı: Erdoğan’ı Resmen Erivan’a Davet Etti

    Paşinyan’dan Türkiye Mesajı: Erdoğan’ı Resmen Erivan’a Davet Etti

    Ermenistan ve Türkyie arasındaki normalleşme süreci devam ediyor. Süreç kapsamında ülkenin başkenti Erivan’da dün başlayan “Barış ve Çok Taraflı İş Birliği İnşası” başlıklı Orbeli Forumu 2025 düzenleniyor. Konferansa Azerbaycan ve Türkiye dahil 17 ülkeden temsilciler katılıyor. Etkinlik kapsamında, bölgede tesis edilen barışın pekiştirilmesi, iletişim yolları ile altyapıların geliştirilmesinin teşvik edilmesi ve yeni iş birliği formatlarının oluşturulması hedefleniyor.

    Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, foruma katılarak bir konuşma yaptı. Paşinyan açıklamasında, bölgedeki tüm ülkelerle artık kurumsal düzeyde temas kurduklarını belirtti. Ermenistan Başbakanı, geçmişte Azerbaycan ve Türkiye ile böyle bir bağlantının hiç bulunmadığını hatırlatarak, bu yeni sürecin bölgesel iş birliği açısından son derece önemli olduğunu ifade etti. Başbakan, Ermenistan ile Türkiye arasındaki ilişkilerin “doğru yönde ilerlediğini” ve taraflar arasındaki normalleşmenin artık an meselesi olduğunu düşündüğünü açıkladı.

    ERDOĞAN’A ERİVAN DAVETİ

    Paşinyan ayrıca, “Son yıllarda Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile çok sık görüşüyoruz. İki kez Türkiye’de bulundum ve Sayın Erdoğan’ı gelecek yıl Erivan’da düzenlenecek 8. Avrupa Siyasi Topluluğu Zirvesi’ne davet ettim. Umarım bu davet kabul edilir” dedi.

    PAŞİNYAN’IN HÜKÜMETİNE GÜVENİ TAM

    Paşinyan, Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki barış sürecinin stratejik bir anlaşma aşamasında olduğunu aktardı. Ermeni Başbakan, “Anlaşmanın özü şu: Ermenistan ve Azerbaycan, 1991 Almatı Beyannamesi temelinde birbirlerinin toprak bütünlüğünü tanıyor, Washington Beyannamesi temelinde bölgesel iletişim kanallarını açıyor, üzerinde mutabık kalınmış düzenlemelere göre sınır belirleme sürecini yürütüyor ve birbirlerini kendi hallerine bırakıyor. Bu vizyon, paraflanmış barış anlaşmasında da yer alıyor” diye konuştu.

    Paşinyan, tesis edilen barışın her gün özen gerektirdiğini belirterek, “Bu konuda Ermenistan hükümetinin ve halkının iradesi sarsılmazdır” ifadelerini kullandı.

  • Donald Trump’tan Zohran Mamdani’nin seçilmesine ilişkin ilk yorum

    Donald Trump’tan Zohran Mamdani’nin seçilmesine ilişkin ilk yorum

    ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da Cumhuriyetçi Kongre üyeleriyle kahvaltıda bir araya gelirken, dün bazı eyaletlerde yapılan belediye ve valilik seçimlerini yorumladı.

    Trump, Demokrat aday Mamdani’nin New York Belediye Başkanlığını kazandığı ve diğer Demokrat adayların da iyi sonuçlar aldığı seçim akşamının Cumhuriyetçileri memnun etmediğini söyledi.

    ABD Başkanı, “Dün gecenin (Cumhuriyetçiler için) bir zafer olması beklenmiyordu. Cumhuriyetçiler için (sonuçların) iyi olduğunu düşünmüyorum. Kimse için iyi olduğunu sanmıyorum ama ilginç bir akşam geçirdik ve çok şey öğrendik” değerlendirmesini yaptı.

    “HÜKÜMETİN KAPALI OLMASI, CUMHURİYETÇİLER İÇİN OLUMSUZ FAKTÖR”

    Seçim sonuçlarının Cumhuriyetçi Parti için ne anlama geldiğini kapsamlı şekilde analiz edeceklerini ifade eden Trump, “Bu konuda ne yapmamız gerektiğini ve hükümetin kapanmasının dün geceyle nasıl bir ilgisi olduğunu tartışmak istiyorum. Anketlere göre, hükümetin kapanmasının Cumhuriyetçiler için büyük bir olumsuz faktör olduğunu göreceksiniz” diye konuştu.

    Trump, 36. gününe giren ve ABD tarihinin en uzun hükümet kapanma süreci olarak kayıtlara geçen siyasi kriz konusunda bir kez daha Demokratları suçladı.

    “Demokratların yarattığı felaket bir hükümet kapanmasının ortasındayız ve bu Demokratların yarattığı bir şey ama bence hak ettikleri kadar suçlanmıyorlar. Bu, artık resmi olarak Amerikan tarihinin en uzun hükümet kapanma süreci oldu” diyen Trump, Cumhuriyetçi Partinin ilkeleri doğrultusunda gerekeni yapacağını belirtti.

    SON 56 YILIN EN YOĞUN KATILIM GÖSTERİLEN SEÇİMİ

    Uganda doğumlu 34 yaşındaki Mamdani, resmi olmayan sonuçlara göre, “ABD’nin en büyük kentinin başına geçen son yüzyıldaki en genç ve ilk Müslüman isim” oldu.

    CBS News’un verilerine göre, seçimde 2 milyondan fazla kişi oy kullandı. Bu, “1969’dan bu yana kayda geçen en yüksek katılım oranı” oldu.

  • YouTube, İsrail’in Filistin’deki insan hakları ihlallerini gösteren yüzlerce videoyu sildi

    YouTube, İsrail’in Filistin’deki insan hakları ihlallerini gösteren yüzlerce videoyu sildi

    The Intercept’in haberine göre, ABD hükümetinin Gazze ve Batı Şeria’daki Filistinlilere karşı İsrail’in işlediği savaş suçlarını örtbas etme çabası sürüyor.

    Bu kapsamda YouTube, ekim ayından bu yana Filistinlilere ait yüzlerce içerik ve kullanıcı hesaplarını hedef aldı.

    Yaklaşık 2.5 milyar aktif kullanıcı sayısı bulunan platform, Gazze’de İsrail’in soykırımından kurtulan anneleri konu alan bir belgesel, Filistinli Amerikalı gazeteci Şirin Ebu Akile ve sivillerin öldürülmesinde İsrail’in rolünü ortaya çıkaran bir video araştırması, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da Filistinlilerin evlerini yıktığını ortaya koyan bir başka video dahil en az 700 video içeriğini sildi.

    YouTube, ayrıca, videoları paylaşan Filistinli insan hakları grupları Al-Haq, Al Mezan İnsan Hakları Merkezi ve Filistin İnsan Hakları Merkezinin (PCHR) hesaplarını da platformdan kaldırdı.

    Öte yandan, kapatılan Filistinli grupların YouTube kanallarında, sivillerin öldürülmesi de dahil, İsrail hükümetinin Gazze ve Batı Şeria’da uluslararası hukuku ihlal ettiği olayları belgeleyen ve vurgulayan saatlerce süren görüntülerin de yer aldığı belirtiliyor.

    YouTube sözcüsü Boot Bullwinkle ise The Intercept’e söz konusu “sansür” iddialarına ilişkin yaptığı açıklamada, “Google, (ABD’deki) geçerli yaptırımlara ve ticaret uyum yasalarına uymayı taahhüt etmektedir.” dedi.

    “YouTube’un bu hamlesi failleri koruyor”

    3 Ekim’de YouTube kanalı silinen Batı Şeria merkezli insan hakları örgütü Al-Haq grubunun bir sözcüsü, YouTube’dan “içeriğin kurallarımızı ihlal ettiği” yönünde bir mesaj aldıklarını ve hemen hesaplarının kapatıldığını belirtti.

    Al-Haq sözcüsü yaptığı açıklamada, YouTube’un önceden uyarıda bulunmadan bir insan hakları örgütünün hesabını kapatmasını, ciddi bir ilke ihlali ve insan hakları ile ifade özgürlüğü açısından endişe verici bir gerileme olarak nitelendirerek “ABD yaptırımları, Filistin’deki hesap verebilirlik çalışmalarını engellemek ve Filistinlilerin sesini susturmak için kullanılıyor bu Filistinlilerin sesini daha da susturmak için bu tür önlemler altında hareket eden platformlar üzerinde de dalga etkisi yaratıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

    BM’nin Gazze’deki en eski insan hakları örgütü olarak tanımladığı Filistin İnsan Hakları Merkezi (PCHR) ise yaptığı açıklamada YouTube’un bu hamlesinin “failleri hesap verebilirlikten koruduğunu” savundu.

    Grubun uluslararası savunuculuk görevlisi ve hukuk danışmanı Basel al-Sourani de YouTube’un PCHR’nin hesabını kapatma kararını eleştirerek, “YouTube, tüm çalışmalarımızın Filistin halkına karşı işlenen suçlar hakkında, özellikle 7 Ekim’de başlayan soykırımdan bu yana, gerçeklere ve kanıtlara dayalı raporlar sunmak olduğunu belirtmeme rağmen, Topluluk kuralları politikasına uymadığımızı söyledi.” bilgisini paylaştı.

    YouTube’nin İsrail’in insan hakları ihlallerini ortaya koyan videoları silmesine tepki

    “Arap Dünyası için Şimdi Demokrasi” (Democracy for the Arab World Now-DAWN) Direktörü Sarah Leah Whitson, konuya dair yaptığı açıklamasında, YouTube’un söz konusu eylemini sansür olarak nitelendirerek “Filistinli insan hakları örgütlerinin paylaştığı bilgilerin bir şekilde yaptırımları ihlal ettiğini iddia etmek gerçekten zor. Bu Filistinli örgütlerin keyfi olarak belirlenmesine boyun eğip onları sansürlemek hayal kırıklığı yaratıcı ve oldukça şaşırtıcı.” ifadelerini kullandı.

    New York merkezli sivil toplum kuruluşu Anayasal Haklar Merkezi’nden avukat Katherine Gallagher ise olayı “skandal” olarak nitelendirerek, “YouTube’un, insan hakları ihlalleri ve savaş suçlarına ilişkin kanıtları kamuoyunun gözünden uzaklaştırmak için (ABD Başkanı Donald) Trump yönetiminin gündemini desteklemesi skandal.” değerlendirmesinde bulundu.

  • Nvidia’nın 5 Trilyon Dolarlık Yükselişi Piyasalarda “Balon” Korkusu Oluşturdu

    Nvidia’nın 5 Trilyon Dolarlık Yükselişi Piyasalarda “Balon” Korkusu Oluşturdu

    Nvidia’nın yapay zeka liderliği ve piyasa değeri
    2022’den bu yana yapay zeka teknolojilerinin yükselişiyle Nvidia’ya milyarlarca dolarlık yatırım aktı. Şirketin yapay zeka donanımlarındaki güçlü konumu, yatırımcılarına büyük kazançlar sağladı. Nvidia, ekim ayı sonunda 5 trilyon dolarlık piyasa değerine ulaşarak dikkat çekici bir seviyeye erişti. Bu yıl, iki büyük rakibinin toplam satışlarını aşan bir net gelir elde etmeye hazırlanıyor.

    Yapay zekada altına hücum ve piyasa endişesi
    Veri merkezlerine yönelik milyarlarca dolarlık yatırımlar, yapay zeka alanındaki hızlı genişlemenin sürdüğünü gösteriyor. Ancak bazı anlaşmaların ticari niteliği sorgulanırken, hisse fiyatlarındaki sert yükseliş sektörde “aşırı ısınma” endişesini artırdı.

    Jensen Huang’dan balon iddialarına yanıt
    Nvidia CEO’su Jensen Huang, yapay zeka yatırımındaki yükselişin bir balon olmadığını belirtiyor. Huang, dünyanın dört bir yanında siyasetçileri teknolojiye ikna etmeye çalışırken aynı zamanda ABD’nin Çin’e yönelik çip ihracat kısıtlamalarının esnetilmesi için diplomasi yürütüyor.

    Blackwell serisi ile performans artışı
    Nvidia’nın en çok ilgi gören ürünü, matematikçi David Blackwell’in adını taşıyan Blackwell serisi yapay zeka hızlandırıcılar. Hopper serisinin geliştirilmiş versiyonu olan bu çipler, büyük veri setlerini yüksek hızla işleyerek yeni nesil yapay zeka modellerinin eğitilmesini sağlıyor.

    Blackwell serisinin en güçlü konfigürasyonlarından biri olan GB200 süperçip, iki Blackwell GPU ile bir Grace CPU’nun birleşiminden oluşuyor. Nvidia, bu tasarımın Hopper performansını 2,5 kat artırdığını belirtiyor.

    Pazardaki rekabet ve Nvidia’nın üstünlüğü
    Nvidia, veri merkezi GPU pazarının yaklaşık yüzde 90’ını kontrol ediyor. AMD ve Intel ise bu üstünlüğü kırmaya çalışıyor. AMD, OpenAI ve Oracle ile yaptığı ortaklıklarla alternatif bir güç olarak konumlanırken, Intel de yeni yönetimiyle pazara yeniden güçlü dönüş hedefliyor.

    Nvidia’nın donanımıyla entegre yazılım çözümleri, müşterilerin büyük ölçekli siparişleri hızlı devreye almasına olanak tanıyor ve şirketi rakiplerinin önünde tutuyor.

    Gelir projeksiyonları ve yatırımcı etkisi
    Ekim ayında yapılan bir etkinlikte Nvidia, veri merkezi biriminden gelecek beş çeyrekte 500 milyar dolar gelir beklediğini açıkladı. Bu açıklama, analist tahminlerini yukarı çekti ve şirketin piyasa değerine bir haftada 400 milyar dolar eklenmesine yol açtı.

    Çin kısıtlamaları ve ticaret gerilimi
    ABD’nin Çin’e yönelik çip ihracat kısıtlamaları Nvidia’yı da etkiliyor. Şirket, Çin’e satılamayan H20 modelindeki stoklar nedeniyle 5,5 milyar dolarlık zarar yazdı. Daha sonra kısmi izin gelse de Çin yönetimi yerel şirketlere Nvidia çiplerinden uzak durmaları talimatı verdi.

    CEO Huang, ABD’nin Çin ile ticaretini tamamen kesmesinin Amerikan teknoloji liderliğini uzun vadede zedeleyebileceğini savunuyor. Ancak iki ülke arasında bu konuda henüz çözüm sağlanmış değil.

  • Türk kahvesi, AB’de tescil edilen ilk “geleneksel ürün adı” oldu

    Türk kahvesi, AB’de tescil edilen ilk “geleneksel ürün adı” oldu

    Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinden (TOBB) yapılan açıklamada, AB Resmi Gazetesi’nde yayımlanan duyuruyla Türk kahvesinin TOBB tarafından yapılan başvuru sonucu AB’de “geleneksel ürün adı” olarak ilan edildiği belirtildi. 3 aylık sürecin tamamlanmasının ardından Türk kahvesinin, Türkiye’nin AB’de tescil edilen ilk geleneksel ürün adı olduğu vurgulanan açıklamada, “Kültürümüzün en köklü sembollerinden biri olan Türk kahvesi, UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’nde de yer alıyor. 500 yılı aşkın geçmişiyle sadece bir içecek değil, misafirperverliğimizin, sohbetin ve dostluğun simgesi. TOBB olarak yerel ve geleneksel değerlerimizi korumak, dünya çapında tanıtmak ve tescil ettirmek için çalışmaya devam ediyoruz. Türk kahvesinin eşsiz kokusu ve lezzeti Avrupa’da da tescilleniyor.” ifadeleri kullanıldı.

    KAYTAZ BÖREĞİ VE GAZİANTEP LAHMACUNU DA “COĞRAFİ İŞARET TESCİLİ” ALDI

    TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu da NSosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Hatay kaytaz böreğinin, Türkiye’nin AB’den coğrafi işaret tescili alan 39’uncu, Gaziantep lahmacununun da 40’ıncı ürün olduğunu bildirdi. Türkiye’nin, dünyada çok az coğrafyaya nasip olan ürün çeşitliliğine sahip olduğuna dikkati çeken Hisarcıklıoğlu, şunları kaydetti: “TOBB ve oda-borsa camiası olarak yerel ve coğrafi işaretli ürünler için yoğun çaba sarf ediyoruz. AB süreci devam eden 42 coğrafi işaret ve 2 geleneksel ürün adı ile ilgili çalışmalarımız devam ediyor.”

    AB’DEN COĞRAFİ İŞARET TESCİLİ ALAN ÜRÜNLER

    Türkiye’nin AB’den coğrafi işaret tescili alan ürünleri şunlar: “Gaziantep baklavası, Aydın inciri, Malatya kayısısı, Aydın kestanesi, Milas zeytinyağı, Bayramiç beyazı, Taşköprü sarımsağı, Giresun tombul fındığı, Antakya künefesi, Suruç narı, Çağlayancerit cevizi, Gemlik zeytini, Edremit zeytinyağı, Milas yağlı zeytini, Ayaş domatesi, Maraş tarhanası, Edremit Körfezi yeşil çizik zeytini, Ezine peyniri, Safranbolu safranı, Aydın memecik zeytinyağı, Araban sarımsağı, Osmaniye yer fıstığı, Bingöl balı, Bursa şeftalisi, Hüyük çileği, Bursa siyah inciri, Söke pamuğu, Manisa mesir macunu, Gaziantep menengiç kahvesi, Silifke yoğurdu, Aydın memecik zeytini, Erzincan tulum peyniri, Aydın çam fıstığı, Afyon pastırması, Afyon sucuğu, Gaziantep fıstık ezmesi, Mut zeytinyağı, Kırkağaç kavunu, Hatay kaytaz böreği, Gaziantep lahmacunu.”

  • New York belediye başkanlığı seçimlerini Zohran Mamdani kazandı

    New York belediye başkanlığı seçimlerini Zohran Mamdani kazandı

    Uganda’nın başkenti Kampala’da 1991 yılında doğan Zohran Kwame Mamdani, Hint kökenli Müslüman bir ailenin çocuğu.

    1998’de yedi yaşındayken ailesiyle birlikte ABD’ye taşındı ve yaşamının büyük kısmını New York’ta geçirdi.

    Annesi, yönetmen Mira Nair; babası ise Columbia Üniversitesi’nde antropoloji profesörü Mahmood Mamdani.

    Siyasete girmeden önce New York’un Queens bölgesinde konut danışmanı olarak çalışan Mamdani, düşük gelirli ailelerin tahliyelere karşı mücadelesine destek verdi.

    Gençliğinde müzikle ilgilenen Mamdani, “Young Cardamom” adıyla rap parçaları yaptı; annesinin yönettiği Disney filmi Queen of Katwe (2016) için müzik hazırladı.

    Mamdani, bu yılın başlarında Suriyeli Amerikalı sanatçı Rama Duwaji ile evlendi.

    Sandıkta tarihi zafer

    2020’de New York Eyalet Meclisi’ne seçilen Mamdani, eyaletin 36. seçim bölgesini temsil ederek mecliste görev yapan ilk Güney Asyalı erkek, ilk Ugandalı ve üçüncü Müslüman üye oldu.

    Barınma, enerji ve ulaşım politikalarına odaklanan çalışmalarıyla dikkat çekti.

    2025 seçimlerinde Mamdani, Demokrat Parti’nin adayı olarak yarıştı. Eski vali Andrew Cuomo ve mevcut belediye başkanı Eric Adams’ın yarıştan çekilmesinin ardından öne çıkan isim oldu.

    Ön seçimlerde yüzde 43,5 oy alan Mamdani, rakiplerini geride bırakarak Demokrat Parti’nin resmi adayı oldu ve 4 Kasım’daki genel seçimde zaferini ilan etti.

     Destekçilerinin büyük kısmı genç seçmenler ve işçi sınıfı

    Seçim kampanyasında “New York satılık değil” sloganını kullanan Mamdani, kira artışlarının dondurulması, 2027’ye kadar ücretsiz otobüs ulaşımı, ücretsiz çocuk bakımı ve yüksek gelir gruplarına ek vergi vaatleriyle öne çıktı.

    Ayrıca düşük gelirli mahallelerde belediye marketleri açılması, yeni sosyal konut projeleri ve toplu taşımada ek bütçe ayrılması planlarını duyurdu.

    Mamdani, destekçilerinin büyük kısmını genç seçmenler ve işçi sınıfı oluşturdu. Kampanyasında sosyal medya üzerinden yürüttüğü etkileşimlerle milyonlarca takipçiye ulaştı.

    ABD’li sol siyasetçiler Bernie Sanders ve Alexandria Ocasio-Cortez tarafından da desteklendi.

    Filistin desteğiyle tanınıyor

    Zohran Mamdani, özellikle Filistin’e verdiği açık destek ve İsrail hükümetine yönelik sert eleştirileriyle öne çıkan bir isim.

    2024 yılında yaptığı bir açıklamada İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını “soykırım” olarak nitelendirmiş, “Filistin, eşit haklara sahip bir devlet olarak var olmalı” demişti.

    Bu açıklamaları, hem ABD’deki Yahudi lobilerinden hem de bazı Demokrat liderlerden eleştiri almasına rağmen, genç seçmenler arasında geniş yankı uyandırdı.

    Mamdani, “Antisemitizme karşıyım; eleştirilerim İsrail hükümetinin politikalarına yöneliktir” açıklamasını yapmıştı.

    Ayrıca öğrencilik yıllarında üniversitede eğitim gördüğü dönemde İsrailli akademik ve kültürel kurumlara yönelik boykot çağrısında bulunduğu biliniyor.

    “Netanyahu’yu tutuklarım” demişti

    Mamdani, 2024’te katıldığı bir televizyon programında, Netanyahu’nun New York’a gelmesi halinde tutuklanıp tutuklanmayacağına ilişkin soruya,

    “Belediye Başkanı olsaydım, New York şehri Netanyahu’yu tutuklardı. Bu, uluslararası hukukla tutarlı değerlere sahip bir şehir. Artık davranışlarımızın da bu değerlere uygun olması gerekiyor.” ifadeleriyle yanıt vermişti.

    Sunucunun, “ABD, Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne (UCM) taraf olmasa bile mi?” sorusuna Mamdani,

    “Bu adımı atarak federal yönetimde eksik olan liderliği göstermenin zamanı geldiğini açıkça ifade etmeliyiz.” diye karşılık vermişti.

    Milyarderlerin son dakika hamlesi sonuç vermedi

    New York’ta belediye başkanlığı yarışını kazanan Zohran Mamdani, kendisini engellemek için milyonlar harcayan bir dizi milyarderin çabalarına rağmen seçildi.

    Haziran ön seçimlerinden sonra Mamdani’yi durdurmak amacıyla “Fix the City”, “Put NYC First” ve “For Our City” gibi Cuomo yanlısı; “Defend NYC”, “Anyone But Mamdani” ve “For Our City” gibi Mamdani karşıtı komitelere milyonlarca dolar aktarıldı.

    En büyük bağışı Bloomberg yaptı

    Eski belediye başkanı ve Bloomberg LP’nin sahibi Michael Bloomberg, Haziran’dan bu yana Cuomo yanlısı ve Mamdani karşıtı yapılara toplam 5 milyon dolar verdi. Bloomberg, “Fix the City”e 1.5 milyon, “For Our City”e 3.5 milyon dolar katkıda bulundu. Ön seçim öncesinde aynı gruplara 8.3 milyon dolar daha aktarmıştı.

    Airbnb kurucusu Gebbia’dan 3 milyon dolar

    Airbnb kurucularından Joe Gebbia, “Fix the City”, “Defend NYC” ve “Put NYC First”a 1’er milyon dolar olmak üzere toplam 3 milyon dolar bağışladı. Sosyal medyada da Mamdani karşıtı mesajlar paylaştı.

    Ackman ve Lauder cephesinden milyonluk katkılar

    Pershing Square’in kurucusu Bill Ackman, “Defend NYC”e 1 milyon, “Fix the City”e 250 bin dolar olmak üzere toplam 1.25 milyon dolar aktardı. Dünya Yahudi Kongresi Başkanı Ronald Lauder ve eşi Jo Carole, “Fix the City”e 1.25 milyon dolar verdi. Estée Lauder YK Başkanı William Lauder de aynı gruba 500 bin dolar ekledi.

    Diğer yüksek tutarlı bağışlar

    Kumarhane ve gayrimenkul yatırımlarıyla bilinen Steve Wynn “Fix the City”e 500 bin dolar bağışladı. Third Point’un kurucusu Daniel Loeb toplam 350 bin dolar; medya patronu Barry Diller 250 bin dolar; Marcella Guarino Hymowitz 250 bin dolar; emlak yatırımcısı Richard Kurtz 100 bin dolar; hayırsever Laurie Tisch 100 bin dolar ve Walmart ailesinden Alice Walton 100 bin dolar katkıda bulundu.

    Trump ve Musk destekledi ama para harcamadı

    ABD Başkanı Donald Trump ile Elon Musk, seçimden bir gün önce Andrew Cuomo’ya destek açıklaması yaptı. Ancak her iki isim de yarış için kayda değer bir harcama yapmadı.

    Trump’a meydan okudu

    ABD Başkanı Donald Trump, Mamdani’yi “komünist” olarak nitelendirmiş ve “New York’un fonlarını kesmekle” tehdit etmişti.

    Mamdani ise seçim zaferi konuşmasında, “Donald Trump tarafından ihanete uğrayan bir ulusa nasıl direnileceğini göstereceğiz. Trump’ın kâbusu, bu şehirde başlıyor,” ifadelerini kullandı.

    Bir dönüm noktası

    Zohran Mamdani, Ocak 2026’da göreve başlayacak.

    Kent tarihinin en genç, en sol görüşlü ve ilk Müslüman belediye başkanı olan Mamdani’nin zaferi, ABD siyasetinde yeni bir dönemin işareti olarak görülüyor.

  • Tayfun 66 can aldı, binlerce kişi tahliye edildi

    Tayfun 66 can aldı, binlerce kişi tahliye edildi

    Filipinler Sivil Savunma Ofisi’nden yapılan açıklamada, tayfun nedeniyle ölenlerin 49’unun Cebu’da, 6’sının ise yardım çalışmaları sırasında düşen askeri helikopter mürettebatı olduğu bildirildi.

    Tahliye ve Yardım Çalışmaları

    Kalmaegi Tayfunu nedeniyle 400 binden fazla kişi güvenli bölgelere tahliye edildi. Bölgeye acil yardım ekipleri sevk edildi.

    Tayfunun Geleceği

    Kalmaegi, bu yıl Filipinler’i vuran 20. tayfun olarak kayıtlara geçti ve sıradaki hedefi Vietnam olarak öngörülüyor.

  • 4,7 büyüklüğünde deprem meydana geldi

    4,7 büyüklüğünde deprem meydana geldi

    Avrupa-Akdeniz Sismoloji Merkezi (EMSC) verilerine göre deprem, Yunanistan’ın Türkiye sınırına yakın bir bölgede kaydedildi. Depremin merkez üssü sınıra yakın noktalarda yoğunlaştı.

    Etkilenen Bölgeler

    Sarsıntı Edirne’den de hissedildi. Şu ana kadar can veya mal kaybı ile ilgili bir bilgi paylaşılmadı.

    Yetkililer, olası artçı sarsıntılara karşı vatandaşları dikkatli olmaları konusunda uyardı.

  • Uyuşturucu kaçakçılığı yapan tekneye hava saldırısı

    Uyuşturucu kaçakçılığı yapan tekneye hava saldırısı

    ABD Savunma Bakanlığı, Başkan Donald Trump’ın talimatıyla Tanımlanmış Bir Terör Örgütü tarafından kullanılan ve yasadışı uyuşturucu taşımacılığı yapan bir tekneye hava saldırısı düzenledi. Saldırı, Doğu Pasifik Okyanusu’ndaki uluslararası sularda gerçekleştirildi ve gemideki 2 kişi etkisiz hale getirildi.

    Hegseth’in Açıklamaları

    Pete Hegseth, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, halkı zehirlemeyi hedefleyen her tekneyi bulup vuracaklarını belirtti. Saldırı sırasında hiçbir ABD unsurunun zarar görmediği vurgulandı. Hegseth, ABD ordusuna karşı hiçbir kartelin duramayacağını ifade etti.

    Uluslararası Uyuşturucu Mücadelesi

    Savunma Bakanlığı, Eylül ayından bu yana uluslararası sularda gerçekleştirdiği hava saldırılarının sayısını 16’ya yükseltti. Bu saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı en az 66 olarak kaydedildi.

  • Meydana gelen patlamada 3 kişi hayatını kaybetti

    Meydana gelen patlamada 3 kişi hayatını kaybetti

    Bağdat’ın güneydoğusunda, Bismaya yakınlarında bulunan Haşdi Şabi’ye ait bir karargahta patlama yaşandı. Haşdi Şabi tarafından yapılan açıklamada, patlamanın terör örgütü DEAŞ döneminden kalma patlayıcı maddelerden kaynaklandığı bildirildi.

    3 Kişi Hayatını Kaybetti

    Yetkililer, meydana gelen patlamada 3 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı. Patlamanın ardından bölgede güvenlik önlemleri artırıldı.

    Bölge Kontrol Altında

    Haşdi Şabi tarafından yapılan açıklamada, durumun kontrol altına alındığı ve gerekli tüm güvenlik önlemlerinin alındığı belirtildi. Ekiplerin, vatandaşların güvenliği için bölgede terör kalıntılarını temizleme çalışmalarını sürdürdüğü ifade edildi.

    Çevredeki Evler Zarar Gördü

    Yerel kaynaklar, patlama nedeniyle çevredeki 7 evin hasar gördüğünü aktardı. Maddi hasarın boyutuna ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı.

  • Huzurevinde çıkan yangında en az 9 kişi hayatını kaybetti

    Huzurevinde çıkan yangında en az 9 kişi hayatını kaybetti

    Bosna Hersek’in kuzeydoğusundaki Tuzla kentinde kamuya ait bir huzurevinde yangın çıktı. Yangın, saat 20.55 sıralarında binanın en üst katında başladı. Bakıma muhtaç yaşlıların bulunduğu kat kısa sürede alevler içinde kaldı.

    Ekipler 1 Saatte Kontrol Altına Aldı

    Yangın ihbarının ardından olay yerine çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi. Çevre kentlerden gelen ekiplerin de desteğiyle yangın yerel saatle 22.00 civarında kontrol altına alındı.

    9 Ölü, 20 Yaralı

    Bosna Hersek basınında yer alan bilgilere göre yangında en az 9 kişi hayatını kaybetti, 20 kişi yaralandı. Yaralıların hastanelerde tedavi altına alındığı, bazılarının durumunun ağır olduğu belirtildi.

    Devlet Başkanından Taziye Mesajı

    Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi Başkanı Zeljko Komsic, Tuzla Belediye Başkanı ile görüşerek taziyelerini iletti. Komsic, “Hayatını yitiren vatandaşlarımızın haberini derin bir üzüntüyle öğrendim. Tüm toplumu sarsan bu acı olay karşısında kelimeler yetersiz kalıyor.” ifadelerini kullandı.

    Yangının Nedeni Araştırılıyor

    Yangının çıkış sebebi henüz belirlenemezken, olayla ilgili geniş çaplı bir soruşturma başlatıldı. Uzman ekiplerin incelemeleri sürüyor.

  • Uçak kalkıştan saniyeler sonra düştü

    Uçak kalkıştan saniyeler sonra düştü

    Bir kargo uçağı, kalkıştan hemen sonra havalanamadan düştü ve büyük bir yangına yol açtı.

    Kazanın gerçekleştiği bölgede ticari işletmelerin bulunduğu, yerleşim alanı yakınında yangın ve enkaz oluştuğu bildirildi.
    Olay yerinde aktif kurtarma ve söndürme çalışmaları sürüyor. Bölge sakinlerine “yaklaşmayın” uyarısı yapıldı.
    Havalimanı geçici olarak trafiğe kapatıldı.

    Eyalet valisi Andy Beshear, ilk belirlemelere göre en az 3 kişinin öldüğünü ve 11 kişinin yaralandığını açıkladı; sayıların artabileceği belirtildi.
    Belediye başkanı Craig Greenberg, kazayı “asla unutulmayacak inanılmaz bir trajedi” olarak nitelendirdi.
    Polis ve acil durum ekipleri, enkaz alanına güvenlik riski nedeniyle yakın durulmaması gerektiğini bildirdi.

    Uçak ve Hedef Bilgileri

    Bahse konu uçak, üç mürettebat taşıyan bir kargo uçağıydı ve kalkış sırasında havaalanından ayrıldıktan hemen sonra düşmüştü. Kalkış hedefi olarak Hawaii’deki bir havalimanı planlanmıştı.
    Uçağın kalkışından kısa süre sonra dikey yükseliş yerine alçalışa geçtiği radar verilerinde görüldü.

    Soruşturma ve Sonraki Adımlar

    Soruşturma kapsamında Federal Aviation Administration (FAA) ile National Transportation Safety Board (NTSB) aktif rol alıyor.
    Yetkililer henüz kaza nedeni hakkında resmi bir açıklama yapmadı ancak bir motor arızası veya yangının kalkışın hemen ardından gerçekleştiği yönünde görüntüler ve veriler mevcut.

  • Papa yüzlerce yıllık teolojik tartışmayı sonlandırdı: “Meryem, dünyanın kurtarıcısı değildir”

    Papa yüzlerce yıllık teolojik tartışmayı sonlandırdı: “Meryem, dünyanın kurtarıcısı değildir”

    Papa Leo’nun onayladığı yeni kararda, “İsa tek kurtarıcıdır” denilerek Katolik dünyasında yüzyıllardır süren teolojik tartışmaya son verildi.

    Papa Leo’nun onayladığı yeni bir doktrinsel karara göre, Hz. İsa’nın annesi Meryem, “dünyanın kurtarıcısı ya da ortak kurtarıcı (co-redeemer)” olarak anılamayacak.

    Vatikan’ın inanç doktrinlerinden sorumlu en üst kurumu tarafından yayınlanan metinde, “Bu unvan, Hristiyan inancının temel hakikatleri arasında dengesizlik ve kafa karışıklığı yaratabilir” ifadelerine yer verildi.

    “İSE TEK KURTARICIDIR” VURGUSU

    Yeni karara göre, insanlığın kurtuluşu yalnızca İsa’nın çarmıha gerilmesi ve ölümüyle mümkün olmuştur. Metin, Meryem’in “kurtuluşun kapılarını açan aracı” olduğunu vurgulasa da, “İsa’yla aynı düzeyde bir kurtarıcı” olarak görülmesinin inanç dengesini bozacağı belirtildi.

    ÜÇ PAPA ARASINDA SÜREN TARTIŞMA SONA ERDİ

    Meryem’in “co-redeemer” olarak adlandırılması, Vatikan içinde onlarca yıldır tartışma konusuydu. Papa Francis, 2019’da bu fikri açıkça reddederek, “Meryem oğlundan hiçbir pay almak istemedi. Bu düşünce saçmalıktır” demişti.

    Papa Benedict XVI da aynı görüşü paylaşırken, Papa II. Jean Paul, 1990’ların ortalarına kadar bu unvanı desteklemiş, ancak Vatikan’daki itirazlar üzerine kullanmaktan vazgeçmişti. Yeni doktrinel metin, Meryem’in “Tanrı ile insanlık arasında aracılık eden bir figür” olduğunu belirtiyor. Metinde, İncil’de yer alan “Meryem’in meleğe verdiği yanıt” hatırlatılıyor: “Söylediğin gibi olsun.” Bu ifadeyle, “Meryem’in kurtuluş sürecine insan iradesiyle katkıda bulunduğu, ancak kurtarıcı rolünün yalnızca İsa Mesih’e ait olduğu” vurgulanıyor.

  • Almanya savaş hazırlığında: ‘Stok yapın!’ çağrısı

    Almanya savaş hazırlığında: ‘Stok yapın!’ çağrısı

    Almanya Federal Ordusu (Bundeswehr) Operasyon Komutanı Korgeneral Alexander Sollfrank son açıklamalarıyla dikkat çekti.

    İngiliz haber ajansı Reuters’a açıklamalarda bulunan Sollfrank, savunmanın sadece askeri güçle sınırlı olmadığını ifade etti. “Gerçek caydırıcılığın temeli, zorlukları aşabilecek kadar dayanıklı bir toplumdur” diyen Sollfrank, iş dünyasıyla ortak çalışmalar yürüttüklerini söyledi.

    Bu iş birliğinin, ülkenin kriz dönemlerinde ayakta kalabilmesi için hayati önem taşıdığını dile getiren Sollfrank, “Caydırıcılığın önemli bir parçası sadece orduda değil, toplumun tüm kesimlerinde dayanıklılığın güçlendirilmesidir” dedi.

    Korgeneral Sollfrank, firmaların olası bir kriz anında faaliyetlerini ne kadar süre sürdürebileceklerini önceden planlamaları gerektiğini söyledi.

    “Bir fırın, zor koşullarda bile ekmek üretmeye devam edebilmeli” diyen general, işletmelere tedarik zincirlerindeki olası kesintilere karşı stok yapmaları çağrısında bulundu.

    Ayrıca şirketlerin siber güvenlik sistemlerini güçlendirmeleri gerektiğini hatırlatarak, ”Her kurum kendi zayıf noktalarını bilmeli ve bunlara karşı önlem almalı” ifadelerini kullandı.

    Tek tehdit Rusya değil

    Sollfrank, Almanya’ya yönelik güvenlik tehditlerinin yalnızca Rusya kaynaklı olmadığını belirtti. Farklı aktörlerin de ülkeye zarar verme potansiyeline sahip olduğunu vurgulayan general, “Direnç kazanmamız sadece savunma gücümüzü değil, düşünme biçimimizi de değiştirmemizi gerektiriyor” dedi.

    Sollfrank, Ukrayna’nın savaş sırasında bile okullarını ve mağazalarını açık tutabilmesini örnek göstererek, “Bir ülkenin direnci sadece silah gücüyle değil, toplumun işlevlerini sürdürebilmesiyle ölçülür” ifadelerini kullandı.

  • David Beckham, Kral Charles tarafından şövalye ilan edildi

    David Beckham, Kral Charles tarafından şövalye ilan edildi

    Windsor Kalesi’nde tarihi an

    115 kez İngiltere Milli Takımı forması giyen, 25 kupa kazanan ve dünya futbol tarihine adını yazdıran David Beckham, kariyeri boyunca hayalini kurduğu onura kavuştu. Victoria Beckham tarafından özel dikilen bir takım elbise giyen Beckham, Kral Charles’ın kılıcıyla iki omzuna dokunmasıyla resmen şövalye ilan edildi.

    Aileden tam destek

    Töreni Beckham’ın eşi Victoria Beckham ile anne ve babası Sandra ile Ted gururla izledi. Kral Charles ile Beckham arasında sıcak bir sohbet gerçekleşirken, arıcılık ve bahçecilik gibi ortak ilgi alanlarının son yıllarda dostluklarını güçlendirdiği belirtildi.

    Beckham: “Hayal ettiğimin ötesinde bir onur”

    Şövalyelik unvanını aldıktan sonra duygularını paylaşan Beckham, bunun kariyerindeki en büyük gurur anlarından biri olduğunu söyledi. Victoria Beckham’ın özel tasarım takım elbisesini Kral Charles’ın övdüğünü de dile getirdi.
    Beckham, Leytonstone’da doğmuş bir çocuk olarak böyle bir onura layık görülmenin hayatındaki en özel an olduğunu vurguladı.

    Futbol kariyerinin ötesinde bir başarı

    Şövalyelik, Beckham’ın futbol başarılarının yanında sosyal sorumluluk ve hayır çalışmalarındaki etkisinin de takdir edildiğini gösteriyor. Efsane futbolcu, uzun yıllardır bu onurun kendisine verileceğini hiç düşünmediğini ifade etti.

  • Düğüm bugün çözülüyor: Zohran Mamdani New York’un ilk Müslüman belediye başkanı olacak mı?

    Düğüm bugün çözülüyor: Zohran Mamdani New York’un ilk Müslüman belediye başkanı olacak mı?

    Kökleri ve kişisel hikâyesi

    Uganda’da doğan Mamdani, çocuk yaşta ailesiyle New York’a taşındı. Bronx Bilim Lisesi ve Bowdoin Üniversitesi mezunu olan Mamdani, Filistin Adaleti için Öğrenciler yapılanmasını başlatan isimler arasında yer aldı.

    Suriyeli sanatçı Rama Duwaji ile bir flört uygulamasında tanışarak evlendi.

    Annesi ünlü yönetmen Mira Nair, babası ise Columbia Üniversitesi profesörü Mahmood Mamdani.

    Kampanyasında kimliğini ön plana çıkarıyor

    Mamdani, Müslüman kimliğini görünür bir kampanya unsuru hâline getirdi. Camileri ziyaret etti, Urduca ve İspanyolca kampanya içerikleri hazırladı. Ancak bu süreçte İslamofobik tehditler aldığını ve ailesinin de hedef olduğunu açıkladı.

    Geçim kriziyle mücadele planı

    ABD’nin en pahalı şehirlerinden biri olan New York’ta seçmenlerin en önemli beklentisinin uygun fiyatlı konut olduğunu söyleyen Mamdani, iddialı bir sosyal politika paketi öneriyor:

    • Ücretsiz şehir içi otobüs hattı
    • Kira dondurma ve ihmalkâr ev sahiplerine yaptırım
    • Belediye destekli uygun fiyatlı süpermarket zinciri
    • Tüm çocuklar için evrensel kreş desteği
    • Sendika eliyle üç kat artırılmış konut üretimi
    • Belediye Başkanlığı Ofisi’nde daha sıkı denetim sistemi

    Bu öneriler New York Times tarafından aşırı iddialı bulunarak eleştirildi.

    İsrail-Filistin politikası tartışılıyor

    Filistin’e güçlü destek veren Mamdani, İsrail’i uluslararası hukuk ihlalleri nedeniyle sert şekilde eleştiriyor. İsrail’in Gazze’de soykırım işlediğini savunuyor. Bu açıklamalar Demokrat Parti içindeki bazı kesimlerle gerilim yaratıyor. Öte yandan, antisemitizme karşı bütçeyi artıracağını da vurguluyor.

    New York seçimleri ulusal tartışma yaratabilir

    Mamdani’nin adaylığı, Demokrat Parti’nin geleceği, taban desteğinin yönü ve Trump’a karşı izlenecek strateji açısından tüm ülke çapında yakından takip ediliyor. Seçim sonrası iletişim, ülkenin siyasi atmosferi üzerinde önemli etkiler yaratabilir.

  • Polis 7 yaşındaki kardeşini rehin alan şahsı kaskından vurup öldürdü

    Polis 7 yaşındaki kardeşini rehin alan şahsı kaskından vurup öldürdü

    Florida’nın Hillsborough ilçesinde 27 yaşındaki bir şahıs, küçük kardeşini rehin aldı. Şerif yardımcısı ve polis ekipleri, şahsı ikna etmeye çalıştı ancak başarılı olamadı. Kapıyı kırarak odaya giren polis, şahsın bıçağı kardeşinin boğazına dayadığını ve barikat kurduğunu gördü.

    Polisin Müdahalesi

    Şahıs, olay sırasında motosiklet kaskı ve taktik yelekler giymişti. Teslim olmayı reddetmesi üzerine polis, kaska doğru ateş ederek müdahale etti. Şahıs olay yerinde yaşamını yitirdi.

    Olayın Yankıları

    Olayın korku dolu anları polis kamerasına yansırken, kısa sürede ABD ve dünya basınında geniş yer buldu. Güvenlik ve polis müdahaleleri tartışmalara neden oldu.

  • Bu şehirler yok olacak!

    Bu şehirler yok olacak!

    Swiftest şirketinin kurucu ortağı Matthew H. Nash tarafından yürütülen araştırmaya göre, küresel ısınmanın etkisiyle deniz seviyesinin yükselmesi ve su taşkınları dünya genelinde 37 büyük kenti tehdit ediyor. Çalışma, önümüzdeki yüzyıl içinde bu şehirlerin büyük bölümünün yaşanamaz hâle gelebileceğini gösteriyor.

    Kıyı Koruma Önlemleri Yetersiz

    Nash’in araştırması, kıyı şehirlerinin çoğunun hâlâ etkili bir kıyı koruma planına sahip olmadığını ortaya koyuyor. Bazı ülkeler deniz duvarları, drenaj sistemleri ve taşkın önleme projeleri geliştirirken, altyapı eksiklikleri riski her geçen yıl artırıyor.

    Araştırmada, 2100 yılına kadar yok olma riski taşıyan ilk 20 şehir şu şekilde sıralandı:

    1. Vancouver – Kanada
    2. Dubai – Birleşik Arap Emirlikleri
    3. Lizbon – Portekiz
    4. Boston – ABD
    5. Sydney – Avustralya
    6. İskenderiye – Mısır
    7. Miami – ABD
    8. San Francisco – ABD
    9. Ho Chi Minh – Vietnam
    10. Dakka – Bangladeş
    11. Londra – İngiltere
    12. Cakarta (Jakarta) – Endonezya
    13. Bangkok – Tayland
    14. Kolkata (Kalküta) – Hindistan
    15. İzmir – Türkiye
    16. İstanbul – Türkiye
    17. Osaka – Japonya
    18. New York – ABD
    19. Mumbai – Hindistan
    20. Tokyo – Japonya
  • Hazır makarna 6 can aldı

    Hazır makarna 6 can aldı

    ABD Gıda ve İlaç İdaresi (FDA), önceden pişirilip paketlenmiş hazır makarnadan bulaşan listeria bakterisinin 6 kişinin ölümüne yol açtığını ve 25 kişinin hastaneye kaldırıldığını duyurdu.

    Ürün Toplatma ve Önlemler

    FDA, sağlık riski nedeniyle listeria bulaşan paket makarnaların piyasadan toplatıldığını ve vatandaşları dikkatli olmaları konusunda uyardı.

  • Filistinli mahkumlara işkence görüntülerini sızdıran Başsavcı gözaltına alındı

    Filistinli mahkumlara işkence görüntülerini sızdıran Başsavcı gözaltına alındı

    Hapishanedeki işkence görüntülerinin sızdırılması

    İsrail ordusunun gözetimindeki Sde Teiman Hapishanesi’nde Filistinli tutuklulara yönelik ağır işkence ve cinsel saldırıların görüntülerini Ağustos 2024’te sızdıran Askeri Başsavcı Yifat Tomer-Yerushalmi, itirafının ardından baskı altına alındı. Başsavcı görevden alınma tehditleri üzerine istifa etti ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu tarafından ülkenin uluslararası itibarına zarar vermekle suçlandı.

    Kaybolma ve gözaltı

    Yerushalmi, pazar günü bir intihar notu bırakarak kayboldu. Polis ve ordu tarafından saatler süren aramaların ardından bulundu ve gözaltına alındı. Bu gelişme, işkence sorumlularının değil, gerçekleri ortaya çıkaran kişinin cezalandırıldığı yönünde eleştirilere yol açtı.

    Netanyahu’nun sert tepkisi

    İtiraf sonrası yapılan ilk hükümet toplantısında Netanyahu, sızdırılan görüntüleri İsrail’in uluslararası imajına “en büyük darbe” olarak nitelendirdi. Yerushalmi’nin tüm rütbelerinin söküldüğünü açıkladı.

    İşkence kayıtları ve uluslararası raporlar

    Başsavcı tarafından sızdırılan görüntülerde tutuklulara yönelik ağır işkence, cinsel istismar, uykusuz bırakma, çıplak bekletme, köpeklerle saldırı ve temel ihtiyaçların engellenmesi gibi uygulamalar görülüyordu. Uluslararası insan hakları kuruluşlarının raporları da bu işkenceleri doğruladı.

    Aktivistlerden UCM çağrısı

    İsrailli ve Filistinli insan hakları aktivistleri, görüntülerin İsrail’in işlediği savaş suçlarını açıkça ortaya koyduğunu belirterek Sde Teiman dosyasının Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne taşınmasını istedi. Aktivistler, güvenlik rejiminin işkence uygulayanları koruduğunu ve hakikatleri örttüğünü vurguladı.

    Gazze’deki daha büyük tablo

    Sde Teiman’daki işkence kayıtlarının, 7 Ekim 2023 sonrası Gazze’de yaşananların yalnızca küçük bir parçası olduğu ifade edildi. Aktivistler, İsrail ordusunun Gazze’de on binlerce insanı öldürdüğünü, geniş bölgeleri yok ettiğini ve büyük bir insani felakete yol açtığını hatırlattı.

  • Tayfun can aldı: 2 kişi öldü

    Tayfun can aldı: 2 kişi öldü

    Güneydoğu Asya ülkesi Filipinler’de Kalmaegi Tayfunu etkili oldu. Visayas bölgesi, Luzon ve Mindanao’da on binlerce kişi evlerinden tahliye edildi, 2 kişi hayatını kaybetti. Cebu eyaletinde evler ve araçlar sular altında kaldı. Elektrik hatları ve ağaçlar tayfunun şiddetiyle devrildi. Filipinler Sivil Havacılık Otoritesi, yaklaşık 100 uçuşun iptal edildiğini belirtti. PAGASA (Filipinler Hava Durumu Servisi), tayfunun Visayas ve Mindanao’da şiddetli rüzgarlar ve seller getirdiği uyarısını yaptı. Okullar ve iş yerleri kapatıldı, kıyı bölgelerinde 3 metreye varan fırtına dalgaları bekleniyor.

    Vietnam’a Doğru İlerliyor

    Tayfunun, perşembe günü Vietnam’ın orta kesimlerine ulaşması bekleniyor. Filipinler’den Güney Çin Denizi üzerinden ilerleyecek olan Kalmaegi, Vietnam’da da şiddetli yağışlara neden olabilir. Vietnam hükümeti, hazırlıkları artırdı; ülke zaten son haftalarda sellerde 40 can kaybı yaşamıştı.

    İklim Değişikliği Uyarısı

    Bilim insanları, insan kaynaklı iklim değişikliği nedeniyle fırtınaların daha sık ve daha güçlü hale geldiği konusunda uyarı yapıyor. Filipinler, 2025’te 20. tropikal siklonu olan Kalmaegi ile karşı karşıya kalırken, uzmanlar afetlere karşı dayanıklılığın artırılması gerektiğini vurguluyor.

  • Sel felaketi: Yağışlar 40 can aldı

    Sel felaketi: Yağışlar 40 can aldı

    Vietnam Afet ve Sel Yönetimi Kurumu’ndan yapılan açıklamada, ülkenin orta kesiminde etkili olan şiddetli yağış ve sel nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 40’a yükseldi. Kayıp sayısının 6 olduğu belirtilen açıklamada, yaralı sayısının da 76 olduğu kaydedildi. Yetkililer, arama-kurtarma çalışmalarının devam ettiğini duyurdu.

    80 Bin Ev Sular Altında, Elektrik Kesintileri Devam Ediyor

    Açıklamada, 80 binden fazla evin sular altında kaldığı, 453 evin hasar gördüğü ve 163 binden fazla hanede de halen elektrik kesintileri yaşandığı ifade edildi. Sel suları nedeniyle tarım alanları ve altyapı da büyük zarar gördü. Hükümet, afetzedelere acil yardım ulaştırmak için ekiplerini seferber etti.