Kategori: Dünya

  • Fransa’daki Louvre Müzesi’nden çalınan mücevherlerin değerinin yaklaşık 88 milyon euro olduğu tahmin ediliyor.

    Fransa’daki Louvre Müzesi’nden çalınan mücevherlerin değerinin yaklaşık 88 milyon euro olduğu tahmin ediliyor.

    Beccuau, müze yetkililerin çalınan mücevherlerin değerinin yaklaşık 88 milyon euro olduğu tahmin ettiğini belirterek, ancak hırsızların mücevherleri eritmesi halinde bu miktarı elde edemeyeceklerini aktardı. Beccuau, soygunla dört kişinin bağlantısının olduğunu doğrulayarak, yetkililerin olay yerinde bulunan parmak izlerini incelediğini söyledi.

    LOUVRE SOYGUNU

    Her gün binlerce ziyaretçiyi ağırlayan ve yaklaşık 35 bin eserin sergilendiği dünyaca ünlü Louvre Müzesi’ne 19 Ekim’de sabah saatlerinde gelen 4 hırsız, bina dışındaki bir kamyonun yük asansörünü kullanmış ve bir pencereyi kırarak Kraliyet mücevherlerinin sergilendiği Apollo Galerisi olarak adlandırılan bölüme girmişti. Hırsızlar, 9 eser çalmış, kaçtıkları sırada ise 3. Napolyon’un eşi İmparatoriçe Eugenie’ne ait tacı ise düşürmüşlerdi. Taç hasarlı halde müzenin dışında bulunmuştu. Hırsızların, soygunu 7 dakika sürmüş ve motosikletlerle olay yerinden kaçmışlardı.

  • Mehmetçikten Katar askerlerine bilgi ve tecrübe paylaşımı

    Mehmetçikten Katar askerlerine bilgi ve tecrübe paylaşımı

    Bakanlığın, NSosyal hesabından yapılan paylaşımda, eğitime ilişkin görüntülere yer verildi. Paylaşımda, “Dostluk, eğitimle pekişiyor. 18’inci Mekanize Piyade Tugay Komutanlığımız tarafından müşterek eğitim kapsamında Katar askerlerine bilgi ve tecrübe paylaşımı yapıldı” ifadesi kullanıldı.

  • ABD Başkanı Trump: “1 Kasım itibarıyla Çin’e yüzde 155 oranında gümrük vergisi uygulanacak”

    ABD Başkanı Trump: “1 Kasım itibarıyla Çin’e yüzde 155 oranında gümrük vergisi uygulanacak”

    ABD Başkanı Donald Trump, Hindistan’da kutlanan Diwali bayramı vesilesiyle Beyaz Saray’da Hindistan temsilcileriyle bir araya geldi. Trump burada gündeme dair açıklamalarda bulundu.

    Beyaz Saray kaynaklarının şimdilik gündemde olmadığını ifade ettiği Putin’le görüşme ihtimaline ilişkin bir soruya yanıt veren Trump, “Boşuna bir görüşme yapmak istemiyorum. Boşuna zaman harcamak istemiyorum. Yani ne olacağını göreceğim” ifadelerini kullandı.

    Görevi süresince birçok savaş ve çatışmayı sona erdiren anlaşmalara vesile olduğunu hatırlatan Trump, “Onlara dedim ki: ‘Savaş hattına gidin, sonra geri çekilin ve eve dönün. Herkes biraz ara versin’ Çünkü birbirini öldüren iki ülke var” şeklinde konuştu.

    Rusya ve Ukrayna’nın haftada 5 ila 7 bin arasında asker kaybettiğini hatırlatan Trump, “Ne olacağını göreceğiz” değerlendirmesinde bulundu.

    Buna rağmen Putin’le görüşme ihtimalinin gerçekleşebileceğini ima eden Trump, “Henüz bir karar vermedik” dedi.

    Trump’tan Çin’e ek gümrük vergisi açıklaması

    Çin’e ek gümrük vergisi uygulanıp uygulanmayacağı yönündeki bir soruyu da yanıtlayan Trump, “1 Kasım itibarıyla Çin’e yaklaşık yüzde 155 oranında gümrük vergisi uygulanacak. Bunun onlar için sürdürülebilir olduğunu düşünmüyorum” şeklinde konuştu.

    Çin’e karşı nazik olmak istediğini ancak Çin’in yıllar boyunca ABD’ye karşı çok sert davrandığını savunan Trump, “Çünkü iş konusunda akıllı olmayan başkanlarımız vardı. Bazıları iyi politikacıydı, bazıları iyi politikacı bile değildi. Ancak Çin ve diğer tüm ülkelerin bizden yararlanmasına izin verdiler” değerlendirmesinde bulundu.

  • Almanya’da zorunlu askerlik tartışması

    Almanya’da zorunlu askerlik tartışması

    Geçen hafta Federal Meclis’te görüşülmeye başlanan tasarıyla ordunun asker sayısının öncelikli olarak gönüllülük esasına göre artırılması hedeflense de koalisyon ortakları Sosyal Demokrat Parti (SPD) ile Hristiyan Birlik Partileri (CDU/CSU) arasında bazı görüş ayrılıkları sürüyor.

    Tasarıda askere alımlarda İsveç modeli benimsendiği için 18 yaşına gelen tüm erkekler, internet üzerinden dolduracakları hazırlık beyanıyla askerliğe elverişli olup olmadıklarını bildirmekle yükümlü olacak.

    Kadınlara herhangi bir zorunluluk olmamasına rağmen gönüllü olmaları halinde kadınlar formu doldurup askerlik yapabilecek.

    KURAYLA ZORUNLU ASKERLİK

    Ancak CDU/CSU “Danimarka modeli” olarak bilinen sistemde, gönüllü sayısının yetersiz kalması halinde kura çekilerek zorunlu askerlik hizmeti yapılmasını isterken SPD ise zorunlu kura uygulamasının hem yasal hem de sosyal açıdan sorunlu bularak buna karşı çıkıyor. Bu da uzun yıllar sonra yeniden zorunlu askerlik tartışmalarını gündeme taşımış oldu.

    SAVUNMA BAKANI: CAYDIRICI BİR ÖNLEM

    Savunma Bakanı Pistorius “Bild am Sonntag” gazetesine yaptığı açıklamada, “Bir yaş grubundaki tüm erkekleri tekrar muayeneye tabi tutarsak ve askerlik yapabilecek tüm kişilerin verilerini toplarsak, bu Rusya’da da fark edilecektir. Başka bir deyişle: Bu da caydırıcı bir önlemdir.” dedi. Pistorius böylece kimin askerlik yapmaya hazır olduğunu ve kimin olmadığını bileceklerini bunun da çok önemli olduğunu kaydetti. Pistorius ayrıca mecliste görüşülmeye başlanan tasarının Almanya’nın güvenliği açısından önemli olduğunu belirterek 1 Ocak 2026’da yürürlüğe girmesini hedeflediklerini belirtti.

    2011’DE ZORUNLU ASKERLİK ASKIYA ALINDI

    Almanya’da 2011 yılında zorunlu askerlik dönemin hükümeti tarafından askıya alınmıştı. Ancak önlenmesi gereken bir savunma durumu ortaya çıkması durumunda Anayasa’ya göre 2011 yılında askıya alınan zorunlu askerlik hizmeti derhal yeniden yürürlüğe girebilecek. Ülkede asker sayısı 2035 yılına kadar 260 bine, yedek kuvvet sayısını ise 200 bine çıkarılması hedefleniyor.

  • Suriye’nin yeniden inşası 216 milyar dolar

    Suriye’nin yeniden inşası 216 milyar dolar

    Bankadan yapılan açıklamada, ülke genelindeki altyapı ve bina varlıklarının ele alındığı “Suriye Fiziki Hasar ve Yeniden İnşa Değerlendirmesi 2011-2024” başlıklı raporun yayımlandığı belirtildi. Açıklamada, 13 yılı aşkın süren çatışmaların ardından Suriye’nin yeniden inşa maliyetinin 216 milyar dolar olduğunun tahmin edildiği aktarıldı.

    Suriye’nin çatışma öncesi brüt sermaye stokunun yaklaşık üçte birinin zarar gördüğü vurgulanan açıklamada, altyapı, konut ve konut dışı binalara verilen doğrudan fiziksel zararın tutarının 108 milyar dolar olduğunun tahmin edildiği kaydedildi.

    EN ÇOK ZARARI ALTYAPI GÖRDÜ

    Açıklamada, değerlendirilen kategoriler arasında en çok zararı altyapının gördüğü ve toplam hasarın yüzde 48’ini oluşturduğu, toplam hasar açısından Halep, Şam kırsalı ve Humus’un en çok etkilenen bölgeler olduğu bilgisi paylaşıldı. Hasar gören fiziki varlıkların yeniden inşa maliyetinin 140 milyar ila 345 milyar dolar arasında olacağının öngörüldüğü belirtilen açıklamada, en olası tahminin ise 216 milyar dolar olarak belirlendiği ifade edildi.

    Açıklamada, bu tutarın 75 milyar dolarının konutların yeniden inşa maliyetini, 59 milyar dolarının konut dışı yapıların ve 82 milyar dolarının altyapıyı içerdiği, Halep ve Şam kırsalının en yüksek yeniden inşa yatırımına ihtiyaç duyacak bölgeler olarak öne çıktığı aktarıldı.

    Tahmini fiziksel yeniden inşa maliyetlerinin Suriye’nin 2024 yılı için öngörülen Gayrisafi Yurt İçi Hasıla’nın (GSYH) yaklaşık 10 katı olduğuna dikkat çekilen açıklamada, bu durumun zorlukların boyutunu ve uluslararası desteğe duyulan büyük ihtiyacı gözler önüne serdiği ifade edildi. Açıklamada, çatışmanın Suriye ekonomisini “mahvettiği” ve 2010-2022 döneminde reel GSYH’nin yaklaşık yüzde 53 düştüğü kaydedildi. Nominal olarak ülke GSYH’sinin 2011’deki 67,5 milyar dolar seviyesinden 2024’te 21,4 milyar dolara gerilediğinin tahmin edildiği belirtildi.

  • BM: Kış gelmeden Gazze’ye çok daha fazla barınak malzemesi girmeli

    BM: Kış gelmeden Gazze’ye çok daha fazla barınak malzemesi girmeli

    Haq, günlük basın toplantısında, Gazze’deki insani yardımlar hakkında konuştu. BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) yetkililerinin sahadan verdiği bilgilere atıfta bulunan Haq, “Gazze Şeridi’ndeki aileler, ateşkesin ardından yeni erişim imkanı bulunan bölgelere doğru hareket etmeye devam ediyor.” dedi.

    Haq, BM ve ortaklarının önceki gün Gazze Şehri ve Kuzey Gazze’ye doğru yaklaşık 13 bin 800 yerinden edilme ve doğuya doğru da yaklaşık 4 bin 100 hareket kaydettiklerini aktardığına işaret etti. Gazze’deki yardım kuruluşlarının faaliyetlerini daha önce erişilemeyen bölgelerde arttırmaya devam ettiğini söyleyen Haq, barınma malzemelerine öncelik vererek, Han Yunus’taki savunmasız ve yerinden edilmiş ailelere yönelik 300 çadır ve 14 bin 700 battaniye dağıttıklarını kaydetti.

    Haq, “Ortaklarımız, kış mevsimi başlamadan önce Gazze’ye çok daha fazla miktarda barınak malzemesinin girmesine izin verilmesi gerektiğini vurguluyor. Bunun için İsrail makamlarının daha fazla insani yardım kuruluşuna bu malzemeleri getirme yetkisi vermesi gerekecek. Şimdiye kadar yalnızca sınırlı sayıda BM kuruluşu ve ortaklar bu tür izinlere sahip.” ifadesini kullandı.

    BM ekiplerinin Gazze’deki ateşkesin başlangıcından bu yana 19 Ekim itibarıyla sınır kapılarından 10 bin 638 ton temel malzeme sokabildiğini belirten Haq, yardımların büyük kısmının gıda, su, sanitasyon ve hijyen malzemelerinden oluştuğunu bildirdi. Haq, öte yandan, İsrail işgali altındaki Batı Şeria’daki duruma da işaret ederek, “2025 (zeytin) hasadının başlamasından iki hafta sonra, Batı Şeria’da Filistinlilerin topraklarını gasbeden silahlı yerleşimcilerin Filistinli erkeklere, kadınlara, çocuklara ve yabancı dayanışma aktivistlerine yönelik şiddetli saldırılarına tanık olunduğunu” vurguladı.

    Sadece 2025’in ilk yarısında, Filistinlilerin topraklarını gasbeden İsraillilerin, 757 can kaybına veya mal hasarına yol açan saldırı gerçekleştirdiğine dikkati çeken Haq, bu sayının, 2024’teki aynı döneme göre yüzde 13’lük bir artışa denk geldiğinin altını çizdi.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan Katar’da

    Cumhurbaşkanı Erdoğan Katar’da

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın diplomasi trafiği hız kesmeden sürüyor. Erdoğan, mevkidaşlarının davetleri üzerine Kuveyt, Katar ve Umman’ı kapsayan Körfez turuna çıktı. Erdoğan, 3 gün sürecek Körfez turunun ilk durağında, Kuveyt’i ziyaret etti.

    Kuveyt Emiri Meşal el-Ahmed el-Cabir es-Sabah tarafından resmi törenle karşılanan Erdoğan, törenin ardından Kuveyt Emiri es-Sabah ile ikili ve heyetler arası görüşmeler gerçekleştirdi.

    “İslam dünyasının her zamanki gibi ortak duruş sergilemesi önemli”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan Kuveyt Emiri el Sabah ile bir görüşmesinde Gazze’de güçlükle temin edilen ateşkesin muhafazasının kritik önem taşıdığını kaydetti. Kalıcı barış için iki devletli çözümün şart olduğunu, bu konuda İslam dünyasının her zamanki gibi ortak duruş sergilemesinin önem taşıdığını vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Kuveyt arasında yatırım, enerji, ticaret ve savunma sanayii alanlarında mevcut iş birliğinin stratejik önemde olduğunu, geçmişten gelen köklü münasebetlerin daha da geliştirilmesi potansiyelinin bulunduğunu ifade etti.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Körfez İşbirliği Konseyi Dönem Başkanı Kuveyt’in bölgesel istikrar için gayretlerini memnuniyetle takip ettiğimizi, ayrıca Türkiye ile KİK arasında müzakereleri süren Serbest Ticaret Anlaşmasının kardeş Körfez ülkeleriyle ticari ilişkilerimizin geliştirilmesine katkı sağlayacağını kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze’de güçlükle temin edilen ateşkesin muhafazasının kritik önem taşıdığını, kalıcı barış için iki devletli çözümün şart olduğunu, bu konuda İslam dünyasının her zamanki gibi ortak duruş sergilemesinin önem taşıdığını vurguladı.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Suriye’nin siyasi birliği ve toprak bütünlüğünün muhafazasında kararlı olduğunu, Suriye halkının parlak geleceğinin inşasında kardeş Arap devletlerle birlikte yol almak istediğimizi belirtti.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar’da

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani’nin davetine icabetle resmi ziyarette bulunmak üzere Katar’ın başkenti Doha’ya gitti.

    “TRK” uçağıyla Uluslararası Hamad Havalimanı’na gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, resmi törenle karşılandı. Törende Erdoğan’ı, Katar Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Şeyh Saud Bin Abdurrahman Bin Hasan Bin Ali Al Sani, Katarlı yetkililer ve Türkiye’nin Doha Büyükelçisi Mustafa Göksu ile diğer yetkililer karşıladı.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan ile eşi Emine Erdoğan’a Doha ziyaretinde, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Sanayi ve Ticaret Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Sağlık Politikaları Başkanı Halit Yerebakan, AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün ve Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç da eşlik ediyor.

    Ziyaret kapsamında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Katar Emiri Al Sani’yle ikili ve heyetler arası görüşmesi, Türkiye-Katar 11. Yüksek Stratejik Komite Toplantısı’na iştirak etmesi ve anlaşmaların imza törenine katılması bekleniyor.

  • Çin’de yapay zeka kullanıcılarının sayısı 2025’te iki kattan fazla arttı

    Çin’de yapay zeka kullanıcılarının sayısı 2025’te iki kattan fazla arttı

    Çin İnternet Ağı Enformasyon Merkezinin (CNNIC) yayımladığı rapora göre, üretken yapay zeka sistemlerini kullananların sayısı Aralık 2024’te 249 milyon iken Haziran 2025’te 515 milyona ulaştı.

    Bu yılın ilk 6 ayında 266 milyon kişi yapay zeka sistemlerini kullanmaya başlarken kullanıcı sayısı geçen yıla kıyasla iki kattan fazla artış kaydetti. Raporda, artışın temel sebebinin bu dönemde yapay zeka sistemlerinin mantıksal akıl yürütme kabiliyetlerinin artması ve bu kabiliyetlerin çok sayıda pratik uygulama senaryosuna uyarlanabilmesi olduğu belirtildi.

    Ayrıca model geliştirme maliyetlerinin azalması ve yapay zeka şirketlerinin veri yükü ve işlemci ihtiyacı bakımından daha hafif modelleri geliştirerek son kullanıcıların bu teknoloji ile etkileşimini artıran ürünleri piyasaya sürmesinin de artışta etkili olduğu vurgulandı.

    KULLANIM ORANI YÜZDE 36,5’E YÜKSELDİ

    Raporda, geçen yılın sonunda yüzde 18,8 olan üretken yapay zeka kullanım oranının ilk 6 ayda yüzde 36,5’e yükseldiği kaydedildi. Yapay zeka kullanımının en çok genç ve orta yaş nüfusta yaygın olduğuna dikkat çekilen raporda, 19 yaş ve altındaki kullanıcıların tüm kullanıcıların yüzde 33,8’ini, 20-29 yaşlarındakilerin yüzde 21’ini, 30-39 yaşlarındakilerin yüzde 19,8’ini ve 40 ve üstü yaşlardakilerin yüzde 25,4’ünü oluşturduğu bilgisi paylaşıldı.

    Raporda, kullanıcıların yüzde 29,8’inin lise mezunu, yüzde 28,9’unun ise üniversite ve yüksek lisans mezunları olduğu aktarıldı. Çin ana karasındaki 31 eyalet ve bölgeden 30 bin kişinin yanıt verdiği ankete katılan kullanıcıların yüzde 90’ı yapay zekada ilk tercihlerinin Çin’de üretilen modeller olduğunu belirtti. Çin’deki çevrim içi erişim kısıtlamaları nedeniyle ChatGPT gibi yurt dışında üretilen yapay zeka modelleri VPN olmadan kullanılamıyor.

  • Trump – Putin zirvesi iptal edildi

    Trump – Putin zirvesi iptal edildi

    ABD’li yetkili, “Dışişleri Bakanı (Marco) Rubio ve Rusya Dışişleri Bakanı (Sergey) Lavrov verimli bir görüşme gerçekleştirdi. İki bakan arasında ek bir yüz yüze görüşme gerekli olmayacak ve Başkan Trump’ın yakın gelecekte Devlet Başkanı Putin ile bir görüşmesi planlanmamaktadır.” ifadelerini kullandı. ABD Başkanı Trump, geçen hafta yaptığı açıklamada, Rusya-Ukrayna savaşını sona erdirebilmek amacıyla, Rusya Devlet Başkanı Putin ile Budapeşte’de bir araya gelebileceğini açıklamıştı.

  • Vance: ‘ABD İsrail’e yabancı güç dayatmayacak, Türkiye yapıcı rol oynayabilir’

    Vance: ‘ABD İsrail’e yabancı güç dayatmayacak, Türkiye yapıcı rol oynayabilir’

    Yabancı güçlerin Gazze’de görev yapması konusunda İsrail’e dayatma yapmayacaklarını söyleyen Vance, devamında Türkiye’nin “yapıcı” bir rol üstlenebileceğini düşündüklerini vurguladı. Başkan Yardımcısı Vance, “Türkler hali hazırda yapıcı bir rol oynadı” dedi.

    Bu açıklamalarla bağlantılı olarak Katar’da da önemli bir görüşme yapıldı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve MİT Başkanı İbrahim Kalın, Hamas yöneticileriyle Doha’da bir araya geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan daha önce Türkiye’nin Gazze için oluşturulacak “görev gücünde” yer alacağını açıklamıştı. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler de Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) Gazze’de kurulacak çok uluslu görev gücünde yer almaya hazır olduğunu söylemişti.

    Türkiye’nin Gazze’de anlaşmanın uygulanması, insani yardımların ulaştırılması ve yıkılan kentlerin yeniden ayağa kaldırılması süreçlerinde rol üstlenmesi öngörülüyor. Ancak 16 Ekim’de İsrailli yetkililer, Türkiye’den ekiplerin Gazze’ye girişine “şimdilik” izin vermeyeceklerini söyledi. Türkiye’de bazı medya kuruluşları AFAD’ın 81 kişilik bir ekip oluşturduğunu, prosedürlerin tamamlanmasının ardından Gazze’ye gönderilebileceklerini yazmıştı.

    ABD Başkan Yadımcısı Vance, Gazze ateşkesi sürecinde rol oynayan bir diğer üst düzey isim Jared Kushner ile birlikte İsrail’e gitti. Vance İsrail’in güneyindeki Kiryat Gat’ta düzenlediği medya toplantısında, İsrail ile Hamas arasındaki ateşkesin süreceğine inandığını söyledi. “Hangi birliklerin konuşlandırılacağına İsrail karar verecek. Ve Başbakan [Benjamin] Netanyahu’nun bu konuda fikirleri olacağından eminim. Ancak burada herkesin bir rolü olduğunu düşünüyoruz” şeklinde konuştu.

    Bu açıklama Kiryat Gat’taki Sivil-Askeri Koordinasyon Merkezi’nde yapıldı. Bu merkezde 200 kadar ABD askerinin görev alması bekleniyor. 21 Ekim’de İngiltere Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, az sayıda İngiliz subayının da bu koordinasyon merkezinde görev alacağı açıklandı. Ateşkesin birinci haftası geride kaldı İsrail ve Hamas, 12 Ekim’de ateşkes ile ilgili karşılıklı olarak birbirlerini ihlalle suçluyor.

    İki taraf da hafta sonu yaşanan çatışmalara karşın ateşkese bağlı olduklarını duyurdu. Rehine cenazeleri konusu da gerginlik yaratmayı sürdürüyor. 21 Ekim itibariyle halen Gazze’de 13 rehine cenazesi olduğu düşünülüyor. Hamas birçok rehine cenazesinin iki yıllık savaş şartlarında kaybolduğunu savunuyor. Silah bırakma konusundaysa örgüt, Gazze içindeki güvenlik şartlarını öne sürerek, bunun ancak süreç sonunda olabileceğini vurguluyor.

  • Lübnan tezkeresi kabul edildi

    Lübnan tezkeresi kabul edildi

    TBMM Genel Kurulu Meclis Başkan Vekili Celal Adan başkanlığında toplandı. Genel Kurul’da milletvekillerine verilen 1 dakikalık bölümde söz alan AK Parti Siirt Milletvekili Mervan Gül, “Ali Mahir Başarır’ın, Sayın Cumhurbaşkanımıza yönelik alçakça Silivri tehdidi ve iğrenç hakaretleri ahlaksızlığın ve çirkefliğin zirvesidir. Bu hadsiz sözler ne demokrasiye ne de milletimizin değerlerine sığar. Sadece CHP’nin kin kusan kaos tüccarı zihniyetini ifşa eder. Cumhurbaşkanımıza yani milletimizin iradesine yapılan bu aşağılık saldırıdır” ifadelerini kullandı.

    BAŞARIR VE KIRATLI BİRBİRİNİN ÜZERİNE YÜRÜDÜ

    AK Parti’li Gül’ün konuşması esnasında CHP’li milletvekilleri sıra kapaklarına vurdu ve sataşmalarda bulundu. CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır ile AK Parti Mersin Milletvekili Ali Kıratlı karşılıklı sataşmaların ardından birbirlerinin üzerine yürüdü. Başarır, “Sen kimsin lan. Terbiyesiz. Ayar mı veriyorsun bir de buraya” derken Kıratlı ise “Lan sensin lan, yavşak. Lan ne olacak, artist. Oğlum, oradaki yaptığın konuşmayı çıkıp burada yapsana lan, yap bakayım, hadi yap, yap hadi lan” dedi. İki isim arasındaki sataşmalar sürerken Meclis Başkan Vekili Celal Adan araya girerek, milletvekillerine temiz dil kullanmaları konusunda uyarıda bulundu.

    ‘MECLİS’İN SEVİYESİNİ DİP NOKTAYA GETİRİYOR’

    Ardından söz alan CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, partisinin Bursa İl Kongresi’nde yaptığı konuşma ile ilgili algı yaratıldığını kaydetti. Başarır, “Konuşmayla ilgili televizyonda ayrıntılarıyla söylediklerimi belirttim ama diyelim ki yanlış bir dil kullandım, bunu anlatırken, ‘Alçak’ diye bir ithamda bulunmak nasıl bir şey? Soruyorum size. Medya İletişim Başkanınız konuşmayı alıyor, üstüne, ‘Hoşşt’ yazıyor. Bu, doğru bir dil mi? Ya, soruyorum. Dava açıldı, gece jet hızıyla soruşturma başlatıldı, manevi tazminat davası açıldı. Ya, ne yapılacaksa yapılsın ama burada, ‘Alçak’ kelimesini kullanmak maalesef ki Meclis’in seviyesini dip noktaya getiriyor” dedi.

    ‘BU NASIL BİR ÇELİŞKİ’

    Siyasi parti grup başkanvekillerini söz aldığı bölümde AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in grup toplantısında yargı ile ilgili sözlerini eleştirdi ve siyasetin en önemli paradigmasının üslup olduğunu ekledi. Gül, “Grup Başkan Vekili az önce de ifade edildi, bir gündem oldu. Kullanmış oldukları dil gerçekten demokrasiye de CHP’ye yakışmayan bir dil. Toplumu, seçmenleri ayırt eden ve Cumhurbaşkanımıza yönelik kabul edemeyeceğimiz ifadeleri kullanan bu dilin hiçbir şekilde kabul edilebilir bir tarafı yoktur. Öncelikle, şunu ifade etmek isterim ki yani hem bağımsız yargıdan bahsedeceksiniz hem, ‘CHP iktidara geldiğinde sizi yargılayacağız, yargı düzenimizde siz hesap vereceksiniz’ bu nasıl bir çelişki” dedi.

    ‘HERKES EŞİT OLARAK YARGILANSIN’

    CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, AK Parti’li Gül’e cevaben, “Bakın, kesinlikle hiç kimsenin hiç kimseye hakaret etme hakkı yok. Dünden beri bazı paylaşımlara bakıyorum, hakaret ettiğimiz iddiasıyla ağza alınmayacak küfürler ediliyor. Şimdi, eğer ki bir yargı varsa, bu yargı her hakareti destekleyecekse o zaman hep beraber yapalım. Bakın, ‘Kudurun’ lafını ben söylemiyorum, bunu Cumhurbaşkanı söylüyor. Bu ülkenin muhalefet partisine, ‘Alçaklar’ diyen kendisi. O zaman herkes eşit olarak yargılansın ki ben böyle bir kelime, buna benzer bir kelime kullanmadım. Benim konuştuğum her şey açıkça belli. Her şey belli ama önce sosyal medyadan bir algı; gece bir de soruşturma. Savcı sabahı bekleyemiyor, uyuyamayacak çünkü sabaha kadar, sabaha kadar uyuyamayacak adam, ‘Aman, yapayım görevimi’ diyor” değerlendirmesinde bulundu.

    ‘TEZKERENİN OLUMLU YÖNDE OLDUĞUNU İFADE ETMEK İSTİYORUM’

    Genel Kurul’da ardından TBMM Başkanlığı’na sunulan, ‘TSK unsurlarının Lübnan’daki görev süresinin 2 yıl daha uzatılmasına’ ilişkin Cumhurbaşkanlığı Tezkeresi’nin görüşmelerine başlandı. Yeni Yol Partisi İstanbul Milletvekili Mustafa Kaya, “BM Barış Gücü, BM Geçici Görev Gücü kapsamında UNIFIL’in orada görev yaptığını ifade ediyor. Fakat son tahlilde biliyoruz ki oradaki geçici görev gücünün herhangi bir şekilde Lübnan’da barışı sağlamak gibi bir vasfı maalesef yok. Ama tabii, askerimizin orada bulunması, Lübnan’la olan tarihi ilişkilerimizin hatırlatılması, bir yumuşak güç unsuru olarak orada görev yapması anlaşılabilir. Bu noktada, zaten 2027 yılı itibarıyla tedricen tasfiyesine karar verilmiş, son kez uzatıldığını anlıyoruz. Bu anlamda, yumuşak gücümüzün Lübnan’da var olması gerekçesiyle bu tezkerenin olumlu yönde olduğunu ifade etmek istiyorum” ifadelerini kullandı.

    ‘TEZKEREYİ NEDEN İKİ SENE UZATIYORUZ’

    İYİ Parti grubu adına söz alan Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan ise İsrail’in dilediği zaman Lübnan’ı bombaladığını aktararak, “BM UNIFIL gücü Lübnan-İsrail sınırında devriye gezmeye devam ediyor. Ama bu güç ne gerçekten tarafsız bir barış gücü ne de Lübnan’ı koruyan bir kuvvet yani aslında ateşi söndürmüyor. Lübnan tezkeresinin süresini uzatmak istiyorsunuz. Peki, ben size hatırlatayım: 7 Ekim 2023 sabahı bölgede cehennemin kapıları aralanmıştı ve hemen ardından 11 Ekim’de biz de Mecliste Lübnan tezkeresinin bir yıl uzatılmasını kabul etmiştik. Peki, ne değişti o günden bugüne kadar? İsrail Lübnan’ın içinden geçti, başkentini bombaladı. UNIFIL ne yaptı? Hiçbir şey, sadece seyretti. Bugün İsrail isterse Beyrut’ta, hatta Şam sokaklarında bile istediği operasyonu çekebiliyor. Hal böyleyken bu tezkereyi neden iki sene uzatıyoruz? Neyi, kimi kimden koruyoruz? İki yıl içerisinde nelerin gerçekleşmesini öngörüyorsunuz” diye konuştu.

    ‘KABUL OYU KULLANACAĞIZ’

    MHP Konya Milletvekili Konur Alp Koçak ise tezkereyi olumlu bulduklarını kaydederek, “Cumhurbaşkanlığı tezkeresinde belirtilen gerekçeleri yerinde bulduğumuzu, TSK’nın uluslararası barışa katkı sunan bu görevi sonuna kadar sürdürmesini destekliyoruz. Dolayısıyla tezkereye kabul oyu kullanacağımızı beyan ediyor, alacağımız bu kararın başta Lübnan olmak üzere bölgemizdeki tüm ülkelere ve barışsever tüm milletlere hayırlar getirmesini diliyorum” dedi.

    ‘TEZKERE HİÇBİR İŞE YARAMAYACAK’

    BM Barış Gücü’nün Bosna, Somali, Afganistan gibi bölgelerde görev aldığını ancak barış sağlayamadığını ifade eden DEM Parti İstanbul Milletvekili Özgül Saki, “Hiç kimse bu tezkereyle birlikte Lübnan’da barışın geleceğine kuşkusuz inanmıyor. Neden inanmıyor, oradaki halklar da inanmıyor çünkü deneyim sabit. Tüm denetim mekanizmalarıyla en ufacık bir saldırıyı önleme şansı varsa kuşkusuz bunun önünde engel olunamaz ama bu tezkerenin metninde bütün inisiyatif tek kişiye, Cumhurbaşkanlığına bağlanıyor. ‘Bölge barışı, dünya barışı’ dediğimiz yerde arkada savaş hayallerinin de kurulduğunu bildiğimiz bir yerde bu kadar önemli bir konuda sadece tek adamın inisiyatifiyle bir tezkere gerçekten hiçbir işe yaramayacak” değerlendirmesinde bulundu.

    ‘TUTUMUMUZU DEĞİŞTİRMEMİZİ GEREKTİREN BİR DURUM YOK’

    CHP grubu adına söz alan İstanbul Milletvekili Yunus Emre ise partisinin BM kararları ile ilgili tezkerelere olumlu oy kullandıklarını hatırlatarak, “Bugün de bu tutumumuzu değiştirmemizi gerektiren bir durum yok ancak bir konuyu dikkatinize sunmak istiyorum. Bakın, yıllardır bu tezkereleri Meclis’te konuşuyoruz ve ben defalarca şunu hatırlattığımı biliyorum: Meclis böyle bir tezkereyle bu yetkiyi yani Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yurt dışına gönderilmesi yetkisini bir kişiye veriyor, Cumhurbaşkanına veriyor ve büyük bir ciddiyetsizlikle aslında Cumhurbaşkanı tarafından şurada gördüğünüz gibi bir sayfalık yazıyla bu yetki isteniyor” ifadelerini kullandı.

    ‘MAZLUMUN YANINDA DURUYORUZ’

    AK Parti grubu adına değerlendirmelerde bulunan Sinop Milletvekili Nazım Maviş, “Biz vicdanın olduğu yerde duruyoruz, hak ve adalet çizgisinde duruyoruz, mazlumun yanında duruyoruz. Kudüs’ün, Mescid-i Aksa’nın yanında duruyoruz, ‘Nehirden Denize Özgür Filistin’in yanında duruyoruz. Şeyh Ahmed Yasin’in, Abdülaziz Rantisi’nin, İsmail Haniye’nin, Yahya Sinvar’ın yanında duruyoruz. Yahudi, Hristiyan, Müslüman fark etmez; barışı tercih eden herkesle barışın yanında duruyoruz tıpkı Osmanlı döneminde 3 dinin kutsal şehrini barış ve esenlikle yönettiğimiz gibi” diye konuştu.

    TEZKERE KABUL EDİLDİ

    Siyasi parti temsilcilerinin tezkere üzerine yaptığı değerlendirmelerin ardından Meclis Başkan Vekili Celal Adan, tezkereyi oylamaya açtı. AK Parti, MHP, CHP, Yeni Yol Partisi ve İYİ Parti tezkereye ‘evet’ oyu verirken DEM Parti ‘çekimser’ kaldı. Oylama sonucunda tezkere, Genel Kurul’da kabul edildi.

  • Aliyev: “Azerbaycan’dan Ermenistan’a kargo taşımacılığında tüm kısıtlamalar kaldırıldı”

    Aliyev: “Azerbaycan’dan Ermenistan’a kargo taşımacılığında tüm kısıtlamalar kaldırıldı”

    Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev’in daveti üzerine geldiği Kazakistan’ın başkenti Astana’da temaslarını sürdürüyor. Aliyev ve Tokayev, ikili görüşme ve Azerbaycan-Kazakistan Yüksek Devletlerarası Konseyi’nin İkinci Toplantısı sonrası basına açıklamalarda bulundu. Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki ilişkilerle ilgili konuşan Aliyev, “Azerbaycan’dan Ermenistan’a kargo taşımacılığında işgalden beri uygulanan tüm kısıtlamalar kaldırıldı ve bu türden ilk transit kargo, Kazakistan tahılının Ermenistan’a taşınması oldu. Bence bu, Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki barışın artık kağıt üzerinde değil, pratikte olduğunun da iyi bir göstergesidir” dedi. “Zengezur Koridorunun açılışı 2028 yılı sonuna kadar gerçekleşebilir” Zengezur Koridoru projesinin büyük bir potansiyeli olduğunu belirten Aliyev, “Azerbaycan’daki tüm karayolu ve demiryolu bağlantıları önümüzdeki yılın ortasına kadar tamamlanacak. Her şeyin diğer ülkelerde de aynı hızla hayata geçirilmesini umuyoruz ve eğer böyle olursa Zengezur Koridorunun açılışı 2028 yılı sonuna kadar gerçekleşebilir” ifadelerini kullandı.

    Ağustos ayında gerçekleştirilen başarılarından birinin Uluslararası Barış ve Refah için Trump Rotası (TRIPP) Projesi olduğunu belirten Aliyev, “ABD Başkanı Donald Trump, projeye kendi adını vermiştir ve bu da projenin mutlaka hayata geçirileceğine işaret etmektedir. Böylece Orta Koridor’un bir güzergahı daha açılmış oluyor. Böylelikle Asya’dan Avrupa’ya ve ters yönde, ülkelerimizden geçen yüklerin hacmi kendi içinde artış potansiyeline sahip olacak. Aynı zamanda bu yüklerin kabulü ve gönderilmesi için de daha büyük bir potansiyel oluşacaktır” dedi. Azerbaycan ve Kazakistan arasında, enerji, sağlık, içişleri, dijital dönüşüm, yapay zeka, yatırım ve ulaştırma gibi birçok alanda 15 adet ortak iş birliği anlaşması imzalandı.

  • Irak Türkmen Cephesi, Erbil adaylarını tanıtarak Irak parlamento seçimleri kampanyasını başlattı

    Irak Türkmen Cephesi, Erbil adaylarını tanıtarak Irak parlamento seçimleri kampanyasını başlattı

    Türkmen Cephesi, ITC Siyasi Büro Üyesi ve Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Etnik ve Dini Oluşumlardan Sorumlu Bakanı Aydın Maruf, ITC Erbil Şubesi Başkanı Emir İzzet ve parti yetkililerinin katıldığı bir törenle adaylarını tanıttı. Törene katılan Maruf, AA muhabirine yaptığı açıklamada, parlamento seçimlerinin Türkmenler için önemli olduğunu belirterek, “Bugün Irak parlamento seçimleri için adaylarımızı açıklıyoruz. Bölge halkının haklarını güvence altına alabilmek için Türkmenler başta olmak üzere Erbil halkını adaylarımıza oy vermeye çağırıyoruz.” dedi.

    Parlamento seçimlerine Erbil’den 5 adayla katılacaklarını aktaran Maruf, halka sandık başına gitmeleri konusunda da çağrıda bulundu. Son seçimde Kerkük ve Musul seçim bölgelerinde toplam 5 sandalye kazanan ITC, yapılacak parlamento seçimlerine Birva Ömer, Macid Abdullah, İbtisam Asad, Abdulbari Ümid, Vefa Lütfi’yi Erbil’den adayı olarak açıkladı. Irak Parlamentosu’ndaki 329 sandalye için 18 ilde 146 koalisyon, parti ve bağımsız kişiden oluşan toplam 7 bin 768 adayın yarıştığı parlamento seçimleri 11 Kasım’da yapılacak.

  • Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, Macaristan’ın Milli Gün resepsiyonunda konuştu

    Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, Macaristan’ın Milli Gün resepsiyonunda konuştu

    Macaristan’ın Ankara Büyükelçiliği tarafından Milli Gün vesilesiyle Ankara’da bir otelde resepsiyon düzenlendi. Macaristan’ın Ankara Büyükelçisi Viktor Matis’in ev sahipliğinde düzenlenen resepsiyona Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Zeki Levent Gümrükçü, Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Avrupa Birliği (AB) Başkanı Büyükelçi Mehmet Kemal Bozay, Milli Savunma Bakan Yardımcısı Musa Heybet, diplomatik misyon temsilcileri, üst düzey yetkililer ve davetliler katıldı.

    Resepsiyon, Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi Öğrenci Korosu eşliğinde iki ülkenin milli marşlarıyla başladı. Etkinlikte konuşan Bakan Yumaklı, Macaristan’ı Milli Günü münasebetiyle Türk hükümeti adına tebrik ettiğini söyledi.

    Yumaklı, Türk ve Macar halklarının kardeşliğinin tarihin derinliklerinden bugüne kadar uzanan bir dostluk hikayesi olduğuna dikkati çekerek, bu hikayenin temellerinin ortak değerlere, karşılıklı güvene ve yüzyıllardır süregelen kültürel bağlara dayandığını ifade etti. İki ülkenin birlikte kök saldığını ve büyüdüğünü kaydeden Yumaklı, sağlam temellerin üzerine inşa edilen güçlü işbirliğinin kapsamının her geçen yıl daha da genişletildiğini belirtti. Yumaklı, Macaristan’la ilişkileri geliştirilmiş stratejik ortaklık çerçevesi ile her alanda daha ileriye taşımak için kararlılıkla çalıştıklarını vurgulayarak, kısa süre sonra Ankara’da düzenlenecek Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyinin 7. Toplantısı’nın bu kararlılığın en somut göstergesi olduğunun altını çizdi. – “Macaristan ortak geleceğe yürüdüğümüz bir müttefik” Macaristan’ın Türkiye için sadece stratejik bir ortak olmadığını vurgulayan Yumaklı, “Aynı zamanda gönül bağı kurduğumuz bir dost, ortak geleceğe yürüdüğümüz bir müttefiktir.” dedi. Yumaklı, iki ülke arasında siyasi ilişkilerin yanı sıra ekonomi, ticaret, savunma, ve enerji alanlarındaki işbirliğinin de her geçen gün daha da sağlam temellere oturduğunu anlattı. Kültür, turizm ve eğitim alanındaki yakın ilişkilerin ise halklar arasındaki dostluğu zenginleştiren bir köprü olarak nitelendiren Yumaklı, 2024’ü iki ülkenin kültür yılı olarak büyük bir başarıyla kutladıklarını ve düzenlenen çok sayıda etkinliğin halkları daha da yakınlaştırdığını dile getirdi.

    Yumaklı, 2024’in de iki ülke arasında Bilim ve İnovasyon Yılı olarak ilan edildiğine işaret ederek, bilimsel ve teknolojik işbirliğinin iki ülkenin ortak ufkunu daha da geliştireceğine inandıklarını kaydetti. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un eylülde Macaristan’a yaptığı ziyaretin ilişkilerin ulaştığı seviyenin en güzel göstergelerinden biri olduğuna dikkati çeken Yumaklı, “Macaristan’ın Türk Devletleri Teşkilatı’na yaptığı katkıları takdirle karşılıyor, Türkiye’nin Avrupa Birliği üyelik sürecine verdiği güçlü destek için samimi teşekkürlerimizi sunuyoruz.” diye konuştu.

    “Türkiye’nin AB’ye katılımını aktif olarak destekliyoruz”

    Büyükelçi Matis ise Macaristan ile Türkiye arasındaki ilişkilerin 2013’te stratejik ortaklık, 2023’te ise geliştirilmiş stratejik ortaklık seviyesine yükseltildiğini belirtti. Matis, Macaristan ve Türkiye’nin ikili ilişkilerde ve uluslararası platformlarda işbirliği yaptığını kaydederek, “Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne katılımını aktif olarak destekliyoruz.” dedi. 10 yıldan biraz fazla bir sürede ikili ticaret hacmini 2,5 katına çıkardıklarını aktaran Matis, bu yıl ticaret hacmini 5 milyar dolara çıkarmayı hedeflediklerini söyledi. Matis, iki ülkenin yatırım hacminin de sürekli arttığını ve eğitim alanında da karşılıklı burslar sağladıklarını dile getirerek, savunma sanayi alanında işbirliğinde de ciddi ilerleme kaydedildiğini vurguladı. 7 senedir Macaristan’ın Ankara Büyükelçiliği görevini yürüttüğünü anımsatan Matis, bu sürede Kovid-19 salgını ve yaşanan doğal afetler sırasında iki ülke arasında şahit olduğu sarsılmaz işbirliğine dikkati çekti. Matis, 2024’ün Türk-Macar Kültür Yılı olarak ilan edildiğini ve 2025’in de Macar-Türk Bilim ve İnovasyon yılı olarak belirlendiğini aktararak, büyükelçilik yaptığı süre boyunca Türkiye’deki faaliyetlerinden bahsetti. Büyükelçi Matis, en geç 2026 yazında Macaristan’ın Ankara Büyükelçisi görevinin sona ereceğini de ifade etti.

  • İsrail, Kızılhaç’ın Hamas’tan 2 İsrailli esirin cesedini daha teslim aldığını duyurdu

    İsrail, Kızılhaç’ın Hamas’tan 2 İsrailli esirin cesedini daha teslim aldığını duyurdu

    İsrail ordusundan yapılan açıklamada, Kızılhaç ekiplerinin Kassam’dan Gazze’de tutulan 2 İsrailli esirin cesedini teslim aldığı aktarıldı. Cesetlerin, Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Deyr el-Belah kentinin doğusunda yer alan Kissufim Sınır Kapısı üzerinden İsrail tarafına nakledildiği bildirildi. İsrailli esirlerin cesedinin Gazze’deki İsrail birliklerine teslim edileceği belirtildi. Hamas, daha önce İsrail’e 14 esirin cesedini teslim etmişti. Kassam Tugayları, ellerindeki tüm cesetleri teslim ettiklerini, Gazze’de enkaz altında kalan İsrailli esirlerin cesetlerini çıkarabilmek için özel ekipmana ihtiyaç duyduklarını açıklamıştı. İsrail ise Hamas’ın elindeki tüm cesetleri teslim etmediğini iddia etmişti.

  • Emine Erdoğan, Al Salam Sarayı Müzesi’ni ziyaret etti

    Emine Erdoğan, Al Salam Sarayı Müzesi’ni ziyaret etti

    Resmi temaslarda bulunmak üzere Kuveyt’e gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a eşlik eden Emine Erdoğan, ülkedeki programları kapsamında Al Salam Sarayı’na geldi. Emine Erdoğan’ı burada, Kuveyt Bayındırlık Bakanı Nora Mohammed Al Mashaan, Emirlik Divanı Tarihi Belgeler, Müzeler ve Kütüphaneler Merkezi Başkanı ve Al Salam Sarayı Müzesi Genel Müdürü Şeyha Mona Cabir Al-Abdullah Al-Cabir Al-Sabah, Emirlik Divanı Tarihi Belgeler Merkezi Araştırma, Çeviri ve Yayın Dairesi Müdürü Şeyh Ahmed Salah Nasır Al-Sabah ve Kuveyt’in Ankara Büyükelçisi Abdulaziz A. Aladwani’nin eşi Afrah Al-Fadaqi karşıladı.

    Sarayın müze bölümünü gezen Emine Erdoğan, müzenin mimarisi, yapılış süreçleri ve Irak’ın işgalinden sonra sarayın yeniden inşasına ilişkin bilgi aldı, sarayı ziyaret eden önemli devlet adamlarının fotoğraflarını inceledi. Müze ziyaretinin ardından Emine Erdoğan, Nora Mohammed Al Mashaan, Şeyha Mona Cabir Al-Abdullah Al-Cabir Al-Sabah, Şeyh Ahmed Salah Nasır Al-Sabah ve Afrah Al Fadaqi ile öğle yemeği yedi.

    “Kuveyt’in sembol yapılarından Barış Sarayı Müzesi’ni ziyaret etmekten büyük mutluluk duydum”

    Daha sonra sarayın anı defterini imzalayan Emine Erdoğan, deftere şunları yazdı: “Kuveyt’in sembol yapılarından olan Barış Sarayı Müzesi’ni ziyaret etmekten büyük mutluluk duydum. Günümüzde müzeler, yalnızca nesnelerin sergilendiği alanlar değil, kültürel diplomasinin en etkili unsurlarından ve yumuşak güç kaynaklarından biridir. Barış Sarayı Müzesi, şehre damga vuran mimarisi ve Kuveyt’in tarihine ışık tutan kapsamlı anlatısıyla, yalnızca Kuveyt’in değil, dünyanın da seçkin müzeleri arasında yer almaktadır. Bu güzide hafıza mekanında tarihe tanıklık etmenin, Kuveyt’in zengin kültürünü yakından tanımanın ve ziyaretimiz boyunca gösterdiğiniz misafirperverliğin güzel hatırasını daima muhafaza edeceğim.”

  • Yanardağ paniği! 700 bin yıl sonra hareketlendi

    Yanardağ paniği! 700 bin yıl sonra hareketlendi

    2023 ve 2024 yılları arasında Taftan Yanardağı’nın yükseldiği, uydu görüntüleriyle doğrulandı. Bilim insanları, bu yükselmenin yeraltındaki gaz basıncının artması nedeniyle gerçekleştiğini belirtti.

    Bölge halkı panik halinde

    Yanardağın çevresinde yaşayanlar 2023’ten beri şiddetli gaz kokuları ve duman benzeri görüntüler fark etti. Bazı köylüler, kokunun yanardağdan 50 kilometre uzağa kadar yayıldığını aktardı.

    Yakın zamanda patlama beklenmiyor

    Volkanbilimci Dr. Pablo Gonzalez, yeraltında biriken basıncın mutlaka dışa vuracağını, ancak bunun şiddetli bir patlama veya sakin bir şekilde olabileceğini söyledi. Yakın zamanda patlama beklenmediğini ancak yanardağın yakından izlenmesi gerektiğini vurguladı.

    İzole bir bölgede yer alıyor

    Taftan Yanardağı, yaklaşık 4000 metre yüksekliğiyle çevresindeki küçük dağlar ve bacalarla izole bir alanda bulunuyor. Bölgede GPS ve yer tabanlı volkan izleme sistemleri bulunmadığı için uydu görüntüleri kritik öneme sahip.

    700 bin yıl sonra uyanan yanardağda hareketlilik arttı

    İran ve Pakistan sınırı yakınlarındaki Taftan Yanardağı, yaklaşık 700 bin yıldır hareketsiz kalmasının ardından son iki yılda yaklaşık dokuz santimetre yükseldi. Bu durum bilim insanları arasında yanardağın yeraltında gaz basıncının arttığı endişelerini artırdı.

    Ani yükselme ve gaz kokuları

    2023-2024 yılları arasında uydu görüntüleriyle tespit edilen yükselme, yeraltında biriken gaz basıncına işaret ediyor. Bölge halkı şiddetli gaz kokuları ve duman benzeri oluşumlar gözlemledi. Kokunun yanardağdan 50 kilometre uzağa kadar hissedildiği bildirildi.

    Patlama beklenmiyor, dikkatle izleniyor

    Volkanbilimci Dr. Pablo Gonzalez, basıncın bir noktada dışa çıkacağını ancak bunun şiddetli bir patlama ya da daha sakin bir süreç olabileceğini belirtti. Yakın zamanda patlama beklenmese de yanardağın izlenmesine devam ediliyor.

    İzole bölgede yer alıyor

    4000 metre yüksekliğindeki Taftan Yanardağı, insanlık tarihi boyunca patlamadı. İzole konumu nedeniyle bölgede GPS veya yer tabanlı volkan izleme sistemi yok; uydu verileri kritik önemde.

  • Nasıl gideceği merak konusuydu… Putin’e uçuş izni çıktı

    Nasıl gideceği merak konusuydu… Putin’e uçuş izni çıktı

    Bulgaristan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ABD Başkanı Donald Trump ile Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de yapmayı planladığı zirveye Bulgar hava sahasını kullanarak gidebileceğini açıkladı.

    Trump geçen hafta yaptığı açıklamada Putin ile iki hafta içinde Budapeşte’de görüşebileceğini söylemiş, Kremlin de görüşmenin planlandığını teyit etmişti.

    Kremlin dün yaptığı açıklamada Macaristan Başbakanı Viktor Orban’ın iki devletle de iyi ilişkileri olmasından dolayı bu zirve için Budapeşte’nin seçildiğini belirtmişti.

    Fakat Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin (ICC) Putin’e yönelik tutuklama emri çıkartması Rus liderin Budapeşte’ye nasıl gideceği konusunu karmaşıklaştırmaktaydı.

    Rus heyetinin Ukrayna hava sahasını kullanmadan Macaristan’a ulaşması için en az bir Avrupa Birliği (AB) üye ülkesinin hava sahasını kullanması gerekiyor. Tüm AB ülkeleri ICC’ye üye olsa da Macaristan ICC’den ayrılma sürecini başlatmıştı.

    Zirvenin hazırlığı sürerken, Bulgaristan Haber Ajansı’nda (BTA) yer alan bir habere göre Bulgaristan Dışişleri Bakanı Georg Georgiev, Ukrayna’da barış sağlanmasına yardımcı olacaksa Putin’in Bulgar hava sahasını kullanmasına izin verebileceklerini söyledi.

    Fakat Bulgaristan Dışişleri Bakanlığı, Rusya’dan henüz böyle bir talep almadıklarını belirtti.

    Öte yandan Polonya, Putin’in kendi hava sahasını kullanmasına karşı uyarıda bulundu.

    Polonya Dışişleri Bakanı Radoslaw Sikorski, Radio Rodzina’ya yaptığı açıklamada, “Polonya’daki bağımsız bir mahkemenin şüpheliyi Lahey’deki mahkemeye teslim etmek üzere uçağın indirilmesi için hükümete talepte bulunmayacağının garantisini veremem” dedi.

  • Türkiye ve Kuveyt arasında 4 yeni anlaşma imzalandı

    Türkiye ve Kuveyt arasında 4 yeni anlaşma imzalandı

    Togg hediyesi ve resmi temaslar

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kuveyt Emiri’ne Türkiye’nin yerli otomobili Togg hediye etti. İki liderin Bayan Sarayı’ndaki görüşmelerinde, ekonomi, ulaştırma, enerji ve yatırım alanlarında iş birliğini güçlendirmeye yönelik kararlar alındı.

    İmzalanan 4 anlaşma

    1. Deniz Taşımacılığı Anlaşması
      Taraflar: Türkiye Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı – Kuveyt İçişleri Bakanlığı
    2. Gemi Adamları Sertifikalarının Karşılıklı Tanınmasına İlişkin Mutabakat Zaptı
      İmzalayanlar: Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Kuveyt Başbakan Birinci Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Şeyh Fahad Yusuf Saud el-Sabah
    3. Enerji Alanında İş Birliği Mutabakat Zaptı
      Taraflar: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar – Kuveyt Elektrik, Su ve Yenilenebilir Enerji Bakanı Dr. Subaih Abdulaziz Abdulmohsen el-Muhaizem
    4. Doğrudan Yatırım Teşviki Alanında İş Birliği Mutabakat Zaptı
      Taraflar: Türkiye Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu – Kuveyt Doğrudan Yatırım Teşvik Kurumu Genel Müdürü Şeyh Dr. Meşal Cabir el-Ahmed el-Sabah

    Bu anlaşmaların iki ülke arasında ekonomik ilişkilerin derinleşmesine, enerji ve ulaştırma alanlarında iş birliğinin gelişmesine önemli katkı sağlaması bekleniyor.

  • Tropikal fırtına vurdu: 7 ölü

    Tropikal fırtına vurdu: 7 ölü

    Filipinler Afet Riski Azaltma ve Yönetim Kurulu (NDRRMC) tarafından yapılan açıklamada, binlerce kişinin güvenli bölgelere tahliye edildiği, şu ana kadar 83 binanın zarar gördüğü bildirildi. Yetkililer, kayıp kişilerin bulunması ve zarar gören bölgelerdeki hasar tespit çalışmalarının sürdüğünü açıkladı.

    Fırtına uyarıları sürüyor

    Yetkililer, yağışların bazı bölgelerde devam edebileceği konusunda halkı uyararak, vatandaşlardan dikkatli ve tedbirli olmalarını istedi. Afet ekipleri, sel riski taşıyan yerleşim yerlerinde acil müdahale ekiplerini hazır halde bekletiyor.

  • Sarkozy cezaevinde: Hapse giren ilk AB lideri oldu

    Sarkozy cezaevinde: Hapse giren ilk AB lideri oldu

    Fransa’nın eski Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, Paris’teki La Sante Cezaevi’ne girdi.

    Sarkozy, yolsuzluk dahil dört faklı suçtan yargılandığı “Libya davası”nda suç örgütü kurmaktan 5 yıl hapse mahkum edilmişti.

    AFP’nin bildirdiğine göre içerideki mahkumlar, hücrelerinden “Hoş geldin Sarkozy!”, “Sarkozy geldi” diye bağırdı.

    Eşi Carla Bruni ile birlikte evinden çıkarak motosikletli polisler eşliğinde hapishaneye giden 70 yaşındaki sağcı siyasetçi, Avrupa Birliği ülkeleri içinde hapis yatan ilk lider olarak tarihe geçti.

    Fransa’da da İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra hapse atılan Nazi iş birlikçisi devlet başkanı Philippe Petain’den bu yana hapse giren ilk lider oldu.

    “MASUM BİR ADAM” SAVUNMASI

    Sarkozy, nakledilirken sosyal medyada paylaştığı meydan okuyan mesajında herhangi bir suçu olmadığını söyledi ve “Bu sabah hapse giren eski cumhurbaşkanı değil, masum bir adamdır. Hiç şüphem yok. Gerçek ortaya çıkacaktır” dedi.

    DİĞER MAHKUMLARLA KARŞILAŞMAYACAK

    Eski Cumhurbaşkanı, cezasını, 9 metrekarelik tek kişilik hücrede çekecek. Diğer mahkumlarla karşılaşmayacak, tecrit edilecek ve sürekli korunacak.

    Personele göre, bu sayede diğer mahkumlarla teması önlenecek ve mahkumların içeriye gizlice sokulan cep telefonlarıyla Sarkozy’nin fotoğrafını çekmeleri engellenecek.

    Sarkozy, mahkum değil geçici tutuklu statüsünde. Adalet Bakanı Gerard Darmanin, Sarkozy’yi bilhassa ziyaret edeceğini söyledi.

    HÜCRESİNDE NELER VAR?

    Hücrede, tuvalet ve duş, masa telefonu ve her ay 14 euro ödeyeceği bir televizyon bulunacak.

    Yakınları Sarkozy’yi haftada üç kez ziyaret edebilecek.

    YANINDA GÖTÜRDÜĞÜ KİTAPLAR

    Eski Cumhurbaşkanı, Le Figaro gazetesine verdiği demeçte, yanında İsa peygamberin biyografisini ve masum bir adamın hapse mahkum edildiği ancak intikam almak için kaçtığı roman “Monte Cristo Kontu”nun bir kopyasını götüreceğini söyledi.

    Ayrıca hapse girmekten korkmadığını, vaktini kitap yazarak geçirmeyi planladığını ifade etti.

    Cezaevi yönetimi tarafından güvenliği için tek kişilik bir hücreye alınmasına karar verilen Sarkozy, Le Figaro ve La Tribune Dimanche’a yaptığı açıklamada, mahkumiyet şartları için hiçbir talepte bulunmadığını belirtti.

    NE OLMUŞTU?

    Paris Ceza Mahkemesi 25 Eylül’de “kamu fonlarının zimmete geçirilmesini gizleme, pasif yolsuzluk, yasa dışı kampanya finansmanı ve suç işlemek amacıyla suç örgütü kurma” suçlarından yargılandığı Libya davasında Sarkozy hakkında kararını vermişti.

    Sarkozy’nin pasif yolsuzluk, kamu fonlarının zimmete geçirilmesini gizleme ve yasa dışı kampanya finansmanı suçlarını işlemediğine hükmeden mahkeme, eski Cumhurbaşkanı’nı suç örgütü kurmaktan 5 yıl hapse mahkum etmişti.

    Sarkozy karara itiraz etse de, mahkeme kararının niteliği gereği temyiz süreci sonuçlanmadan hapse girmesi kesinleşmişti.

    Fransa’da 2007-2012 yıllarında Cumhurbaşkanı olan Sarkozy’nin, “2007’de cumhurbaşkanı seçim kampanyasını yürütmek için o zamanki Libya lideri Muammer Kaddafi’den yasa dışı maddi destek aldığı” ileri sürülmüştü.

    İddiaların ardından 2013’te olayla ilgili soruşturma açılmış ve kamuoyunda “Libya davası” olarak adlandırılan yargı süreci başlamıştı.

    MACRON’A “GİZLİ” ZİYARET

    Sarkozy’nin geçen hafta Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’u, Elysée Sarayı’nda ziyaret ettiği ortaya çıktı. Hapse girmesine günler kala gelen bu “gizli” ziyaret tepki çekti.

    Macron, “Seleflerimden birini, bu bağlamda, insani düzeyde, kabul etmek benim için normal” açıklamasını yaptı.

    EŞİ CARLA BRUNİ’DEN SON GECE PAYLAŞIMI

    Eşi ünlü şarkıcı ve oyuncu Carla Bruni, son gece bir paylaşım yaptı. Bruni’nin paylaştığı görüntülerde, eski ve yeni fotoğraflar ve bir kedi var.
    Paylaşıma bir veda şarkısı eşlik ediyor.

  • MKE, Kosova’ya tesis inşa edecek

    MKE, Kosova’ya tesis inşa edecek

    MKE’den yapılan açıklamaya göre; yakın zamanda Ürdün ve Moğolistan’da kurulumu tamamlanan ve açılışı gerçekleştirilen fişek üretim tesislerinin ardından bir tesis de Avrupa’ya kuruluyor. Kosova ile imzalanan anlaşma ile yıllık 20 milyon fişek üretim kapasitesine sahip ‘Dönüşümlü Fişek Üretim Hattı’nın 2026 yılında tamamlanması planlanıyor. MKE, Kosova’ya kovan ve mermi üretim makineleri, imla ve montaj hattı, laboratuvar ve test ekipmanları sağlayacak. Çalışacak personele üretim, bakım onarım eğitimleri ve teknik asistanlık hizmeti de MKE personeli tarafından verilecek. Kosova hükümetinden gelen talep üzerine fişek üretiminin gerçekleştirileceği binaların inşasını da Makine ve Kimya Endüstrisi gerçekleştirecek. Tesisin anahtarları, üretime hazır bir şekilde Kosova hükümetine teslim edilecek.

    8 ÜLKE İLE GÖRÜŞMELER SÜRÜYOR

    MKE, halihazırda 8 farklı ülkede fişek, silah montajı ve mühimmat dolum montaj tesisi kurulumu için faaliyetlerini sürdürüyor. Farklı kıta ve ülkelerde kurulacak montaj ve üretim tesisleri hem bölgesel güvenliğe katkı sağlıyor hem de ekonomik iş birliği alanlarını genişletiyor.

  • Gaz işleme tesisinde patlama: 5 kişi yaralandı

    Gaz işleme tesisinde patlama: 5 kişi yaralandı

    Güneyde yer alan bir gaz işleme kompleksinde büyük bir patlama meydana geldi. Devlet enerji şirketi Pemex’e bağlı olan tesiste yaşanan olay, hem tesisin büyük bölümünde hem de çevrede ciddi hasara yol açtı.

    Yaralananlar Arasında Askerler de Var

    Yerel kaynakların aktardığına göre patlama sırasında bölgede görev yapan 5 asker yaralandı. Yetkililer, yaralıların sağlık durumunun stabil olduğunu belirtti.

    Tahliyeler ve Güvenlik Önlemleri

    Yaklaşık 1800 çalışanın görev yaptığı tesis ile çevrede yaşayanlar güvenlik gerekçesiyle tahliye edildi. Olay yerinde geniş güvenlik önlemleri alındı ve çevresel etkilerle ilgili incelemeler başlatıldı.

    Yangın Kısa Sürede Kontrol Altına Alındı

    Şirket yetkilileri tarafından yapılan açıklamada, yangının kısa sürede kontrol altına alındığı belirtildi. Ancak patlamanın kesin nedeninin henüz belirlenemediği ve soruşturmanın devam ettiği ifade edildi.

    Çevrede Maddi Hasar Oluştu

    Patlama sonrası sadece tesis değil, çevredeki bazı yapılar ve araçlarda da ciddi maddi hasar meydana geldi. Bölgedeki riskler nedeniyle güvenlik seviyesi artırıldı.

  • Windows Server sistemlerini hedef alan “PassiveNeuron” casusluk kampanyası tespit edildi

    Windows Server sistemlerini hedef alan “PassiveNeuron” casusluk kampanyası tespit edildi

    Kaspersky’nin Küresel Araştırma ve Analiz Ekibi (GReAT), PassiveNeuron adlı siber casusluk kampanyasını ortaya çıkardı. Operasyonun Aralık 2024’ten başladığı, Ağustos 2025’e kadar devam ettiği ve yaklaşık altı aylık bir duraklamanın ardından yeniden etkinleştiği bildirildi. Hedefler arasında kamu kurumları, finansal kuruluşlar ve endüstriyel organizasyonlar yer aldı; bölgesel odak Asya, Afrika ve Latin Amerika olarak belirtildi.

    Analizde kampanyada üç ana aracın kullanıldığı tespit edildi: modüler arka kapı Neursite, .NET tabanlı implant NeuralExecutor ve popüler sızma testi aracı Cobalt Strike. Neursite’in sistem bilgisi toplama, süreç yönetimi ve ele geçirilen makineler üzerinden ağ trafiğini yönlendirerek yatay hareket kabiliyeti sağladığı; hem dış C2 sunucularıyla hem de ele geçirilmiş dahili sistemlerle iletişim kurduğu bildirildi. NeuralExecutor’ın ise ek zararlı yükleri dağıtmak için tasarlandığı, birden fazla iletişim yöntemi destekleyip C2’den aldığı .NET bileşenlerini belleğe yükleyerek çalıştırabildiği aktarıldı.

    Sahte bayrak izleri ve aktör profili

    GReAT analizinde bazı örneklerde işlev adlarının kasıtlı olarak Kiril karakterleriyle değiştirildiği görüldü; araştırmacılar bunun yanıltma amaçlı “sahte bayrak” izleri olabileceğini değerlendiriyor. Teknik ve prosedürel göstergeler (TTP) ışığında kampanyanın Çince konuşan bir tehdit aktörüyle düşük güven düzeyinde bir ilişkiye işaret edebileceği not edildi, fakat bu değerlendirme kesin bir atıf yerine olasılık olarak sunuldu.

    Zamanlama, yeniden etkinleşme ve sofistikasyon

    Kaspersky araştırmacıları PassiveNeuron aktivitelerini 2024 başlarında da tespit etmiş; kampanyanın yüksek düzeyde sofistikasyona sahip olduğu vurgulandı. Altı aylık duraklamanın ardından yeniden aktifleşmesi, operasyonel esneklik ve uzun süreli hedefli faaliyet göstergesi olarak değerlendirildi.

    Uzman uyarısı ve öneriler

    Kaspersky GReAT güvenlik araştırmacısı Georgy Kucherin, internete açık sunucuların APT grupları için cazip hedefler olduğunu vurguladı; tek bir sistemin ele geçirilmesinin kritik altyapıya erişim sağlayabileceğine dikkat çekti. Kucherin, sunucu uygulamalarının sürekli izlenmesi, saldırı yüzeyinin azaltılması ve mümkünse internetten erişimlerin sınırlandırılmasını önerdi.