Kategori: Dünya

  • Netanyahu: Gazze’ye 153 ton bomba attık

    Netanyahu: Gazze’ye 153 ton bomba attık

    Netanyahu, konuşmasında hükümetinin Hamas’ın taleplerini reddettiğini ve “varoluşsal tehdidi” ortadan kaldırdığını savundu. “Başımızdaki varoluşsal tehdidi ortadan kaldırdık ve İran eksenine darbeler indirdik. İsrail’in caydırıcılık gücünü artırdık, hayatta olan rehinelerimizi geri getirdik ve hala orada bulunan ölen rehineleri de geri getireceğiz” dedi. Hamas’ın pazar günü ateşkesi ihlal ettiğini iddia eden Netanyahu, “Ateşkes sırasında iki asker öldürüldü. Hamas hemen gevşediğimizi hissetti. Gazze Şeridi’nin dört bir yanındaki onlarca hedefi 153 ton bombayla vurduk” ifadelerini kullandı. Ateşkesin Hamas’a tehdit izni vermediğini ve herhangi bir saldırganlığın “ağır bedel” ödetileceğini ekledi. ABD Başkanı Donald Trump ile kararlaştırılan sürecin sonunda Hamas’ın askeri ve siyasi gücünün ortadan kaldırılacağını belirtti.

    İsrail, Hamas’ın Gazze’nin güneyindeki Refah’ta İsrail ordusu unsurlarını hedef aldığı iddiasıyla hava saldırıları düzenledi. Bu saldırılarda 44 Filistinlinin hayatını kaybettiği bildirildi. Hamas’ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları ise ateşkese bağlı olduklarını ve Refah olaylarıyla ilgilerinin olmadığını açıkladı. İsrail ordusu, saldırılar sonrası ateşkesin yeniden uygulanmaya başladığını duyurdu. Netanyahu’nun talimatıyla “sert müdahale” emri verildiği belirtildi.

    Gazze’de İsrailli Esir Cesedinin Teslimi

    Aynı gün, Hamas’ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, ateşkes ve esir takası anlaşması kapsamında, enkazdan çıkarıldığı belirtilen bir İsrailli esirin cesedini Uluslararası Kızılhaç Örgütü heyetine teslim etti. İsrail ordusu, Kızılhaç’ın cesedin bulunduğu tabutu aldığını ve ordu birlikleri eşliğinde İsrail sınırını geçerek Ulusal Adli Tıp Enstitüsü’ne götürüldüğünü açıkladı. Kimlik tespiti işlemleri devam ediyor. Bu, Hamas’ın ateşkes anlaşması gereği teslim ettiği 10. esir cesedi olarak kaydedildi. Ateşkes kapsamında Hamas, 28 ölü esir cesedini teslim etmeyi taahhüt etmişti, ancak bazı cesetlerin enkaz altında kaldığı belirtiliyor.

    Uluslararası Tepkiler ve Ateşkesin Geleceği

    Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, Mısır’da yapılan görüşmelerde ateşkesin uygulanmasını talep etti. ABD Başkanı Trump, Hamas’ın anlaşmaya uymazsa “silahlarını bırakması veya zorla bırakılması” gerektiğini söyledi. Ateşkes, Trump’ın 20 maddelik planı kapsamında yürürlükte ve hassas bir dengede duruyor. Hamas, anlaşmaya bağlılıklarını yinelirken, İsrail yardım sevkiyatlarını azaltma tehdidinde bulundu. Soruşturmalar, esir cesetlerinin iadesi ve yardım geçişlerini etkileyebilir.

  • Bulunan gizemli nesne uzaydan düşmüş olabilir

    Bulunan gizemli nesne uzaydan düşmüş olabilir

    Olay, 18 Ekim’de Newman maden kasabasının yaklaşık 30 kilometre kuzeyindeki ıssız bir bölgede yaşandı. Madenciler, alevler içindeki devasa nesneyi fark edince acil servisleri aradı. Polis, Avustralya Uzay Ajansı ve İtfaiye ve Acil Durum Hizmetleri Departmanı, ortak bir soruşturma başlattı. İlk incelemeler, cismin karbon fiberden yapılmış bir roket tankı parçası olduğunu işaret ediyor.

    Uzay arkeoloğu Alice Gorman, The Guardian’a yaptığı açıklamada, nesnenin Eylül ayında Çin tarafından fırlatılan “Jieling” roketinin dördüncü aşaması olabileceğini belirtti. Batı Avustralya Polisi, cismin yüksek basınçlı sıvıları taşıyan kompozit kaplamalı roket tanklarıyla uyumlu olduğunu açıkladı. Ulaşım Güvenliği Bürosu ise, nesnenin herhangi bir sivil uçağa ait olmadığını teyit etti.

    Uzay enkazlarının Dünya’ya düşmesi nadir olsa da, eskimiş uydular genellikle kontrollü atmosfere sokuluyor veya yanıcı malzemelerden yapıldıkları için tamamen yanıyor. Dünya’nın büyük kısmı suyla kaplı olduğu için parçalar okyanuslara ulaşıyor. 2023’te benzer bir olayda, bir uzay aracı parçası Batı Avustralya sahiline vurmuştu. Uzay Ajansı, halkı benzer cisimler bulduklarında dokunmamaları ve acil servisleri aramaları konusunda uyarıyor, çünkü tehlikeli maddeler içerebiliyor.

    Polis, cismin güvenli şekilde koruma altına alındığını ve halk için tehdit oluşturmadığını bildirdi. Analizler tamamlandığında, nesnenin kökeni netleşecek. Yetkililer, uzay trafiğinin artmasıyla benzer olayların sıklaşabileceğini vurguladı.

  • 12 Milyon hap ele geçirildi

    12 Milyon hap ele geçirildi

    Suriye resmi haber ajansı SANA’nın bildirdiğine göre, Şam’ın Dumayr bölgesinde gerçekleştirilen baskında uyuşturucu kaçakçılığı ağı deşifre edildi. Operasyon, şebekenin yurt dışına uyuşturucu sevkiyatını planladığı takip çalışmaları sonucu başlatıldı. Ekiplerin müdahalesiyle ele geçirilen haplar, büyük ölçekli bir kaçakçılık operasyonunu engelledi.

    Kaptagon Hapının Özellikleri

    Kaptagon, 1960’larda Avrupa’da geliştirilen bir ilaç olarak biliniyor. Kısa süreliğine ABD’de onaylandı ancak halüsinasyonlar, görsel bozulmalar ve psikoz gibi ciddi yan etkileri nedeniyle piyasadan çekildi. Savaş bölgelerinde “kimyasal cesaret” olarak kullanılan hap, yasa dışı kaçakçılığın odak noktalarından biri haline geldi.

    Suriye yetkilileri, uyuşturucuyla mücadelede kararlı adımlar atarak benzer operasyonları sürdürüyor. Ele geçirilen miktarın büyüklüğü, şebekenin uluslararası bağlantılarını işaret ediyor. Yetkililer, kaptagonun bağımlılık ve toplumsal zararlarını önlemek için uluslararası işbirliğini vurguladı.

  • “Türk Dünyasıyla iş birliğimizi güçlendirmeye devam edeceğiz”

    “Türk Dünyasıyla iş birliğimizi güçlendirmeye devam edeceğiz”

    Türk dünyasının farklı ülkelerinden akademisyenleri, bilim insanlarını ve kültür kurumlarının temsilcilerini bir araya getiren etkinlikte AFSÜ’yü, Rektör Prof. Dr. Aslan’ın yanı sıra AFSÜ Uluslararası İlişkiler Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Doç. Dr. Murat Yeşil ve Orhun Değişim Programı Koordinatörü Doç. Dr. Yunus Emre Kundakcı temsil etti. Taşkent Devlet Şarkşinaslık Üniversitesi ev sahipliğinde, Özbekistan Cumhuriyeti Yüksek Tahsil, Bilim ve İnovasyon Bakanlığı, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT), Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY), Taşkent Uluslararası Üniversitesi ve Özbekistan Ulusal Medya Birliği iş birliğinde gerçekleştirilen etkinlikte, Karahanlılar döneminin dilsel, kültürel ve medeniyet boyutları çok yönlü biçimde ele alındı. Rektör Prof. Dr. Adem Aslan, Özbekistan ulusal televizyon kanalına verdiği röportajda AFSÜ’yü kısaca tanıtarak üniversitemizin uluslararası akademik iş birliği vizyonuna ve geleceğe yönelik ortak proje planlamalarına değindi. Türk Devletlerinden akademisyenlerin katıldığı uluslararası etkinliklerin, Türk dünyasında akademik dayanışmayı güçlendirdiğini vurgulayan Prof. Dr. Aslan, “TÜRKÜNİB çatısı altındaki bütün bilimsel toplantıları son derece değerli buluyorum. AFSÜ olarak hem akademik hem kültürel boyutta benzeri çalışmalara destek olmaya ve Türk Dünyasıyla iş birliğimizi güçlendirmeye devam edeceğiz.” diye konuştu.

  • Tüketicilerin yüzde 84’ü alışveriş ilhamını TikTok videolarından alıyor

    Tüketicilerin yüzde 84’ü alışveriş ilhamını TikTok videolarından alıyor

    TikTok Marketing Science Türkiye’nin gerçekleştirdiği araştırma, platformun alışveriş kararları üzerindeki etkisini gözler önüne serdi. Türkiye’de ürün keşiflerinin yüzde 15’inin TikTok üzerinden yapıldığı belirtilirken, kullanıcıların yüzde 84’ü ne satın alacaklarını TikTok’ta keşfettiklerini söylüyor.

    Kullanıcıların yüzde 55’i ise izledikleri videolardan hemen sonra aradıkları ürünü satın aldıklarını belirtiyor. Bu da TikTok’un sadece eğlence değil, etkili bir alışveriş rehberi haline geldiğini ortaya koyuyor.

    Dördüncü çeyrek alışverişin en yoğun olduğu dönem

    Araştırmaya göre, yılın son çeyreği Türkiye’de alışveriş hareketliliğinin zirveye çıktığı zaman dilimini oluşturuyor. Ekim, kasım ve aralık aylarında harcamaların sırasıyla yüzde 26, yüzde 37 ve yüzde 38 olarak dağıldığı görülüyor. Büyük indirim dönemleri dışında da tüketicilerin yüzde 64’ü alışveriş yapmaya devam ediyor.

    Kullanıcılar reklamlara daha açık

    Türkiye’deki kullanıcıların yüzde 95’i TikTok’un ana akış sayfası olan Sizin İçin bölümünü alışverişin başladığı yer olarak tanımlıyor. Kullanıcıların yüzde 80’i TikTok’ta reklam görmeye diğer platformlara göre daha açık olduklarını ifade ederken, yüzde 76’sı markalı içerikleri daha güvenilir buluyor, yüzde 78’i ise reklam izlemekten keyif aldığını belirtiyor.

    Markalar için çarpan etkisi yaratıyor

    TikTok Türkiye, Orta ve Güney Asya Küresel İş Çözümleri Lideri Barış Aldanmaz, araştırmanın sonuçlarını değerlendirerek platformun alışveriş sürecinin her aşamasında rol oynadığını vurguladı. Aldanmaz, TikTok’un keşif, satın alma ve marka sadakatini tek bir ekosistem içinde birleştirdiğini, bu yönüyle markalara ciddi bir büyüme fırsatı sunduğunu ifade etti.

  • İran Dini Lideri Hamaney’den Trump’a mesaj: “İran’ın nükleer gücünü yok ettiğini sanmaya devam et”

    İran Dini Lideri Hamaney’den Trump’a mesaj: “İran’ın nükleer gücünü yok ettiğini sanmaya devam et”

    İran Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney, başkent Tahran’da çeşitli spor dallarında şampiyonluk kazanan sporcular ve uluslararası bilim olimpiyatlarında madalya alan bilgilerle bir araya geldi. Görüşmede, ABD ile ilişkiler ve nükleer anlaşmalara değinen Hamaney, ABD Başkanı Donald Trump’ı “savaş kışkırtıcısı, zorba ve yalancı” suçladı. Trump’ın İran’ın nükleer sanayisini ortadan kaldırmaya yönelik sözlerine değinen Hamaney, “ABD Başkanı, İran’ın nükleer tesislerini bombalayıp yok etmekle gurur duyuyordu. Bir başarısızlıksı yok, bu şekilde sanmaya devam etsin” dedi.

    “Gerçekten gücü varsa, kendi halkını sakinleştirin” Hamaney, “İran’ın nükleer imkanlarına ve sanayiye sahip olup olmamasının ABD ile ne ilgi var? Bu tür müdahaleler uygunsuz, yanlış ve zorba bir tutumdur. Bu kişi, bölge, İran ve İran milleti hakkında seviyeleriniz kullanarak ifadeler kullanarak ve yalan söylediğiniz Siyonistlere ahlaki çalışıyor, kendinizi güçlü çalıştı. Eğer bir gücü varsa, gitsin ve kendi eyaletlerinde aleyhine slogan atanan kişiyi sakinleştirinsin” diye konuştu. “Gazze’deki cinayetlerin ABD’dir” ABD Başkanı Trump’ın İsrail’e desteğien Hamaney, “ABD Başkanı, işgal altında Filistin’e giderek bir dizi boş ve sözlü maskearalık yaparak umutsuzluğa kapılmış Siyonistlere ahlaki bakım uyguladı. “Siyonistler, füzelerimizin gücünü 12 günlük savaşta kullandı” İsrail ile 12 günlük savaşa ilişkin konuşan Hamaney, İran’ın savunma ve füzeleri birleştirmeye dikkat etmeden, “Siyonistler, 12 günlük savaşta füzelerimizi gerçekleştirdi. Bu füzeleri silah kuvvetlerimiz ve savunma sanayimiz hazırladı, kullanıldı ve halihazırda de elinde bulunduruyor, başka bir zamanda yine elinde tutacak” dedi. “Zorbalıkla yapılan anlaşma, anlaşma değil dayatmadır” ABD’nin İran’la müzakere ve anlaşmanın gidişatına değinen Hamaney, “Trump, anlaşmayı söyler. Oysa bir anlaşma zorbalıkla yapılır ve sonucu en baştan belli buna anlaşma değil, dayatma ve tahakküm denir. İran milleti böyle bir dayatmaya asla boyun eğmez. ABD savaş kışkırtıcısıdır.Sadece terör değil, savaş da üretir. Aksi halde bu kadar ABD askeri üssü bölgede ne arıyor? Bu bölgenin kendi mülkiyetindedir. Kalan savaş ve ölümler ise ABD’nin varlığının bir sonuçlarıdır” dedi.

  • ULUSKON Başkanı Atasoy, Çin’in Ankara Büyükelçiliğini ziyaret etti

    ULUSKON Başkanı Atasoy, Çin’in Ankara Büyükelçiliğini ziyaret etti

    Ziyarette Çin Ticaret Elçiliği Müsteşarı Li Bin ile bir gelen Atasoy, iki ülke arasındaki ekonomik ortamda görüşmekte bulundu. Atasoy, Türkiye ile Çin arasında mevcut ekonomik bağların daha da ileri götürülmesi için yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verdi. Görüşmede, sanayi, teknoloji, enerji ve lojistik alanlarında ortak yatırım olanakları sunarken, küresel ticaret hacminin yönünde mutabakata varıldı. Atasoy, Çinli yatırımcı ve girişimcileri ULUSKON çatısı altında Türkiye’de yatırım yapmaya davet ederken, Çin tarafı da bu iş birliğinden memnuniyetini ifade etti.Çin’in Ankara Büyükelçiliği tarafından bölgede düzenlenen özel bir program kapsamında, ULUSKON heyetinin Çin’e resmi bir ziyaret gerçekleştirmesi planlanıyor. Söz konusu ziyarette, Türk ve Çinli iş insanları arasında somut iş birliklerine zemin hazırlaması hedefleniyor.

  • Yolcu uçağına havada meteor çarptı

    Yolcu uçağına havada meteor çarptı

    Denver–Los Angeles seferini yapan United Airlines’a ait Boeing 737 MAX tipi uçak, Utah semalarındayken şiddetli bir çarpma sesiyle sarsıldı. Uçağın kokpit camının sağ üst bölümüne isabet eden bir cisim, camın bir kısmını parçaladı. O anlarda kopan cam parçaları pilotun kolunu yaralayarak kanlar içinde kalmasına yol açtı. Bazı uçuş kontrol sistemleri de bu çarpma nedeniyle hasar gördü.

    Pilotun anonsu yolcuları şaşırttı

    Olay sonrası uçağın kaptan pilotu, yolculara yaptığı anonsta “Uçağa uzay cismi çarptı” ifadesini kullandı. Yaşanan durumun ardından uçak, acil iniş prosedürünü devreye sokarak Salt Lake City Havalimanı’na sorunsuz bir şekilde iniş gerçekleştirdi.

    Cismin kaynağı araştırılıyor

    İniş sonrası olay yerine ABD Ulusal Ulaşım Güvenliği Kurulu (NTSB) ekipleri sevk edildi. Yapılan ilk incelemelere göre, çarpan cismin camın sağ üst köşesine yüksek bir hızla isabet ettiği ve çerçevede de deformasyon yarattığı belirtildi. Cismin, bir meteor olma olasılığı üzerinde duruluyor.

    Meteor ihtimali güçlü

    Uzmanlara göre Dünya atmosferine her yıl yaklaşık 17 bin meteor girişi oluyor. Olasılıklar arasında insan yapımı uzay çöpleri de bulunsa da, meteor çarpması ihtimalinin daha yüksek olduğu düşünülüyor. NTSB, hasarlı cam ve metal yüzeylerdeki izlerin detaylı analiz edileceğini ve cismin kaynağının netleştirileceğini bildirdi.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan Körfez turuna çıkıyor: Kuveyt, Katar ve Umman

    Cumhurbaşkanı Erdoğan Körfez turuna çıkıyor: Kuveyt, Katar ve Umman

    Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın yarın başlayacak Körfez turunda savunma sanayi, enerji ve yatırım alanlarında işbirliğini derinleştirecek yeni adımların atılması hedefleniyor. Ziyaretin ilk durağı Kuveyt olacak. Erdoğan, Kuveyt Emiri Şeyh Meşal el-Ahmed el-Cabir El-Sabah ile bir araya gelecek. Görüşmede iki ülke ilişkilerinin yanı sıra Gazze’deki insani durum, yardımların koordinasyonu ve ateşkes sürecine destek konuları ele alınacak. Ayrıca, Türkiye ve Kuveyt arasındaki ticari ilişkilerin geliştirilmesi de gündemde olacak.

    DOHA’DA İKİNCİ TEMAS

    Erdoğan, Kuveyt temaslarının ardından Katar’a geçecek. Doha’da Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani ile görüşecek. Türkiye ve Katar, bugüne kadar Gazze’de kalıcı ateşkesin sağlanması, insani yardımların ulaştırılması ve Gazze’de kurulması planlanan uluslararası Görev Gücü konusunda yakın bir işbirliği yürütmüştü. Doha’daki görüşmede Gazze meselesinin ana gündem maddesi olması bekleniyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçtiğimiz eylül ayında İsrail’in Doha’daki saldırısının ardından Katar’a destek ziyareti gerçekleştirmişti.

    Körfez turunun son durağı Umman olacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Umman Sultanı Heysem bin Tarık bin Teymur El Said ile bir araya gelecek. Görüşmede, ekonomik işbirliği konularının yanı sıra bölgesel gelişmeler de değerlendirilecek.

  • İznik’te Papa 14. Leo için hazırlık

    İznik’te Papa 14. Leo için hazırlık

    Hristiyanlıkta kiliseye bağlı bütün piskoposların katılımıyla 325 yılında düzenlenen ve önemli dini konuların tartışılıp karara bağlandığı Birinci Konsil’in yapıldığı bazilikada (kilise) hazırlıklar sürüyor.

    Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izniyle, Bursa Uludağ Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü adına Prof. Dr. Mustafa Şahin’in başkanlığında ve Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle 2015’te başlatılan su altı arkeolojik kazı ve araştırmaları devam ediyor.

    İznik’te 11 yıl önce göl kıyısının 20 metre açığında, 1,5-2 metre derinlikte bulunan bazilikayı Katoliklerin ruhani lideri ve Vatikan Devlet Başkanı Papa 14. Leo’nun Birinci Konsil’in 1700. yılında, 28-30 Kasım tarihleri arasında ziyaret etmesi bekleniyor.

    Bazilikada, çevre düzenlemesi ve sergileme çalışmaları da devam ediyor.

    Kazı Başkanı Bursa Uludağ Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü adına Prof. Dr. Mustafa Şahin, yıl kazı sezonunda çalıştıkları 60 kişilik ekipte antropologlar, restoratörler, arkeologlar ve sanat tarihçilerinin yer aldığını söyledi.

    Kazı çalışmalarını kasım sonuna kadar devam ettirmeyi planladıklarını belirten Şahin, “Çünkü kasım ayı sonu, oldukça önemli bir tarih, 28-30 Kasım tarihleri arasında Katoliklerin ruhani lideri ve Vatikan Devlet Başkanı Papa’nın bu alanı ziyaret etme programı var. Bu ziyarete kadar alan ve çevre düzenlemesi ile sergiye yönelik çalışmalarımız devam edecek. Hazırlıklarımız, tamamen sergilemeye yönelik.” dedi.

    Kilisenin İznik’in bilinen en büyük kilisesi olduğuna dikkati çeken Şahin, bugüne kadar yapılan kazılarda elde edilen verileri, bulguları, kalıntıları, kültür varlıklarını da bir araya getirip değerlendirerek, buranın yüzyıllardır varlığı bilinen ancak bir türlü keşfedilememiş Kutsal Pederler Kilisesi olduğunu öne sürdüklerini ve bu hipotezin Hristiyan aleminde kabul gördüğünü vurguladı.

    “HAC MERKEZİ HALİNE GETİREBİLİR”


    Prof. Dr. Şahin, Katoliklerin ruhani lideri Papa, Vatikan’dan ilk yurt dışı ziyaretini önümüzdeki ay İznik’e yapacağını dile getirip şöyle devam etti:

    “Şu anda bulunduğumuz alanı ziyaret ederek, bu kiliseyi bir anlamda belki Hristiyanlar açısından hac merkezi haline getirilebilir. Bu kilise, Papa’nın ziyaretinden sonra önemli bir uğrak yeri olabilirse ülkemiz, inanç turizmi açısından çok önemli bir destinasyona sahip olacak.”

    Papa’nın alanda ibadet etmesinin önemli olduğunu vurgulayan Şahin, “Hristiyanlar açısından kutsal yer, mekan ve kutsal obje çok önemli. Burası, üçünü de karşılayan bir yer. Bir tane taş bile olsa ziyaret için çok önemli bir neden. Dolayısıyla öyle görkemli binalar, sergiler, göstermemize gerek yok. Bu yapının varlığı, çok önemli bir unsur.” değerlendirmesinde bulundu.

  • Trump, savaşı sona erdirmek için, Ukrayna’nın Donbas bölgesinin bölünmesini önerdi

    Trump, savaşı sona erdirmek için, Ukrayna’nın Donbas bölgesinin bölünmesini önerdi

    ABD Başkanı Donald Trump, Ukrayna’daki savaşı sona erdirmenin en iyi yolunun, ülkenin Donbas bölgesini büyük ölçüde Rusya’nın kontrolü altında bırakacak şekilde “parçalamak” olduğunu öne sürdü. Trump, Beyaz Saray toplantısında Volodomir Zelensky’e topraklarının bir kısmını bırakması için baskı yaptığı bildirildi.

    Trump, Pazar günü Air Force One’da gazetecilere, “Olduğu gibi kalsın,” dedi. “Şu anda kesilmiş durumda,” dedi ve “olduğu gibi bırakabilirsiniz” diye ekledi.

    “Daha sonra bir şeyler müzakere edebilirler,” dedi. Ancak şimdilik, çatışmanın her iki tarafı da “savaş hattında durmalı – eve dönmeli, kavga etmeyi bırakmalı, insanları öldürmeyi bırakmalı.”

    Trump’ın bu açıklamaları, Cuma günü Beyaz Saray’da Ukrayna Devlet Başkanı ile gergin bir görüşmenin ardından geldi ve Eylül ayında Ukrayna’nın tüm topraklarını geri alabileceğini ve hatta Rus topraklarına “daha da ilerleyebileceğini” söylediği tavrından ani bir dönüş olarak değerlendirilecek. Trump ayrıca Rusya’yı “kağıt kaplan” olarak nitelendirdi.

    Zelenski, ABD Başkanı’nın Alaska’daki zirvesinden savaşta bir ilerleme sağlanamaması üzerine Trump’ın Vladimir Putin’e karşı giderek artan hayal kırıklığından yararlanmak umuduyla Washington’a uçmuştu.

    Ancak Ukrayna lideri, haftalarca süren lobi faaliyetlerine rağmen uzun menzilli Tomahawk seyir füzelerini temin edemeyerek eli boş döndü. Füzeler, Ukrayna’nın cephaneliğindeki en uzun menzilli silahlar olacak ve Moskova da dahil olmak üzere Rusya’nın derinliklerindeki hedefleri hassas bir şekilde vurabilmesini sağlayacaktı.

    Trump, Putin ile perşembe günü yaptığı ve yakında Budapeşte’de bir araya gelme konusunda anlaştıkları uzun görüşmenin ardından, bir anlaşma olasılığı konusunda çok daha iyimser görünüyordu .

    Trump, Beyaz Saray’da Zelenski ile görüşmesinin ardından sosyal medyada yaptığı açıklamada, görüşmelerin “çok ilginç ve samimi geçtiğini, ancak Başkan Putin’e de güçlü bir şekilde telkin ettiğim gibi kendisine de artık öldürmeyi durdurmanın ve bir ANLAŞMA yapmanın zamanı geldiğini söylediğimi” söyledi.

    Reuters’ın haberine göre, görüşmeye yakın iki kişiye göre Trump, perde arkasında Zelenskiy’e Rusya’ya geniş topraklar vermesi yönünde baskı yaptı .

    Kaynaklar, Ukrayna heyetinin toplantıdan hayal kırıklığıyla ayrıldığını belirterek, toplantının gergin geçtiğini söyledi.

    İki kaynak, Trump’ın Perşembe günü Putin ile yaptığı görüşmeden etkilendiği izlenimine sahip. Washington Post’un haberine göre, Putin, Ukrayna’nın Donetsk ve Luhansk bölgelerini Rusya’ya devretmesi karşılığında Rusya’nın Zaporijya ve Herson’un küçük kısımlarından çekilmesini öngören bir toprak takası teklif etmişti.

    Reuters’a göre kaynaklar, Ukraynalılara toprak “takas” teklifini kabul etmeleri için en sert şekilde baskı yapanlar arasında ABD’nin özel temsilcisi Steve Witkoff’un da olduğunu söyledi.

    Perşembe günü Fox News’da yapılan bir röportajda, Putin’in “Ukrayna’dan önemli miktarda mal almadan” savaşı bitirmeye açık olup olmadığı sorulduğunda Trump, “Şey, bir şeyler alacak” yanıtını verdi.

    “Savaştılar ve çok fazla malı var. Belli bir miktar da mülk kazandı,” dedi Trump. “Savaşa girip kazanan ve sonra çıkan tek millet biziz.”

    Röportaj Pazar günü yayınlandı ancak Trump’ın Perşembe günü Putin’le görüşmesinden ve Cuma günü Zelenskyy ile görüşmesinden önce gerçekleştirildi.

    Trump, Pazar akşamı Florida’dan Washington’a uçarken Ukrayna’nın, çatışmaların “olduğu hatlarda durdurulması” karşılığında toprak vermesi gerektiği yönündeki tutumunu yineledi.

    “‘Siz bunu alın, biz şunu alalım’ diyecekseniz, geri kalanını müzakere etmek çok zor,” dedi. “Biliyorsunuz, çok farklı olasılıklar var.”

    Trump, Zelenski’ye Ukrayna’nın Donbas bölgesinin tamamını Rusya’ya devretmesi gerektiğini söyleyip söylemediği sorulduğunda ise “Hayır” dedi.

    Zelenski, Avrupa ve ABD müttefiklerinden kararlı adımlar çağrısında bulunarak, Avrupa liderliğindeki “gönüllüler koalisyonu” arasında yeni bir toplantının zamanının geldiğini söyledi.

    Zelenskiy Pazar günü sosyal medyada yaptığı açıklamada, “Ukrayna teröristlere suçları karşılığında asla ödül vermeyecek ve ortaklarımızın bu tutumu sürdürmesine güveniyoruz” ifadelerini kullandı.

  • Dünyada geniş kapsamlı erişim sorunu: Popüler uygulamalar çöktü

    Dünyada geniş kapsamlı erişim sorunu: Popüler uygulamalar çöktü

    AWS altyapısında ortaya çıkan sorun, çok sayıda dijital platformun aynı anda hizmet verememesine neden oldu. Snapchat, Roblox, Fortnite gibi kullanıcı sayısı yüksek uygulamalar bu durumdan olumsuz etkilendi.

    Popüler Uygulamalarda Kesinti

    Snapchat kullanıcıları mesaj gönderemedi, Fortnite ise oturum açma sorunları yaşadı. Roblox ve Canva gibi oyun ve tasarım platformları da erişim engeliyle karşılaştı.

    Amazon’dan Resmi Açıklama

    Amazon, ABD Doğu (US-EAST-1) bölgesindeki AWS servislerinde artan hata oranları ve gecikmeler yaşandığını duyurdu. Yetkililer sorunun 30-45 dakika içinde yeni bir güncellemeyle çözüleceğini belirtti. Fortnite sosyal medya hesabından yaşanan kesintiyi doğrularken, Roblox da dünya genelinde erişim sorunları yaşadı. Snapchat ise anlık mesajlaşmada ciddi aksaklıklar verdi.

    Türkiye’deki Durum

    Türkiye’de daha önce erişim yasağı getirilen Roblox, yaşanan AWS sorunu nedeniyle dünya genelinde de erişilemez hale geldi.

    Geniş Kapsamlı Hizmet Kesintisinin Sebebi

    AWS, dünya çapında 200’den fazla hizmet sunan en yaygın bulut altyapısıdır. Bu tür bir kesinti, çok sayıda farklı platformu etkileyebilmektedir.

  • Trump’tan Zelenski’ye sert uyarı: Putin isterse seni yok eder

    Trump’tan Zelenski’ye sert uyarı: Putin isterse seni yok eder

    ABD Başkanı Donald Trump, 11 Ekim’de Beyaz Saray’da Ukrayna lideri Zelenski ile kritik bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşme sırasında Trump, Zelenski’den Rusya’nın savaş şartlarını kabul etmesini istedi. Kaynaklara göre toplantı sık sık bağırış çağırışa döndü ve Trump haritaları masadan fırlattı.

    Trump, Zelenski’ye Putin’in kendisine söylediklerini tekrarlayarak, Donbas’ı Rusya’ya bırakmazsa yok olacağı uyarısında bulundu. Bu açıklama, görüşmenin en sert anlarından biri oldu.

    Tomahawk Füzeleri Talebinin Reddedilmesi
    Zelenski, ABD’den Tomahawk seyir füzeleri talep etti ancak Trump bu talebi reddetti. Bu karar Washington’daki Ukrayna destekçileri arasında büyük hayal kırıklığı yarattı.

    Rus Ekonomisi ve Moskova’ya Yumuşama

    Toplantıda Trump, Rus ekonomisinin iyi durumda olduğunu söyledi. Bu durum, Trump’ın Moskova’ya karşı yumuşayan tutumunu gösteriyor.

    Kremlin’in Kabul Edilemez Teklifi

    Kremlin, Donbas’ın tamamının Rusya’ya bırakılması karşılığında Kherson ve Zaporijya bölgelerinin küçük bir kısmını Ukrayna’ya vermeyi teklif etti. Kiev bu teklifi kabul etmedi ve savaşmadan toprak vermenin mümkün olmadığını belirtti. Avrupa müttefikleri, Zelenski’nin görüşmeden olumsuz ayrılması nedeniyle karamsarlık yaşarken, daha çok soğukkanlı planlamaya yöneldi.

    Trump ve Putin’in Yaklaşan Görüşmesi

    Donald Trump, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Macaristan’da iki hafta içinde bir araya geleceğini açıkladı.

  • X’te yeni dönem: Elon Musk, kullanıcı adlarını satışa çıkarıyor

    X’te yeni dönem: Elon Musk, kullanıcı adlarını satışa çıkarıyor

    Ünlü iş insanı Elon Musk’ın sahibi olduğu sosyal medya platformu X (Twitter), gelir modelini çeşitlendirmek için yeni bir adım atıyor.

    Platform, “Handle Marketplace” adını verdiği yeni sistemle kullanılmayan kullanıcı adlarını ücretli hale getirimeye hazırlanıyor.

    The Verge’de yer alan habere göre, bu uygulama öncelikle Premium Plus ve Premium Business abonelerine sunulacak.

    Priority handles (öncelikli kullanıcı adları): Ücretsiz olacak. Genellikle tam isimler, çok kelimeli ifadeler veya alfanümerik kombinasyonları içerecek.

    Rare handles (nadir kullanıcı adları): Ücretli olacak. Bu kategorideki kullanıcı adlarının fiyatı talep ve benzersizliğe göre 2 bin 500 dolardan başlayıp yedi haneli (milyon dolar seviyesine) rakamlara kadar ulaşabilecek.

    X, bu sistemi tek seferlik bir satış değil, sürekli bir gelir modeli olarak tanımlıyor. Yeni bir kullanıcı adı alan kişilerin mevcut kullanıcı adı dondurulacak. Şirket, ilerleyen dönemde eski kullanıcı adını yeni hesaba yönlendirme seçeneğini de ücretli bir özellik olarak sunmayı planlıyor.

    Ayrıca, kullanıcılar aboneliklerini düşürür veya iptal ederse, satın aldıkları kullanıcı adını kaybedecek ve hesapları eski kullanıcı adına geri dönecek.

    Elon Musk yönetimindeki X, son aylarda gelirini artırmak için doğrulanmış hesaplardan ücret talep etmiş, reklam gelirlerini sınırlamış ve API erişimlerini de paralı hale getirmişti.

    “Handle Marketplace” hamlesi, platformun yeni bir gelir kalemi oluşturma stratejisinin son halkası olarak değerlendiriliyor.

  • Yüzyılın en büyük soygunu

    Yüzyılın en büyük soygunu

    Dünyanın en büyük sanat müzesi olan Louvre, son yılların en sarsıcı hırsızlık olaylarından birine sahne oldu. Dört kişilik profesyonel bir ekip, İmparator Napolyon Bonaparte ve İmparatoriçe Eugenie’ye ait paha biçilemez kraliyet mücevherlerini çaldı. Hırsızlar, sergilenen koleksiyonların bulunduğu Apollon Galerisi’ne yük asansörünü kullanarak çıktı. Pencereyi kırarak içeri giren hırsızlar, sadece küçük bir testereyle 7 dakika içinde işi bitirdi.

    Soyguncuların Kaçış Planı: Scooter ile Kaçtılar

    Hiçbir şiddet unsuru kullanmadan, paniğe neden olmadan gerçekleşen soygun sonrasında zanlılar, geldikleri yoldan çıkarak scooter ile olay yerinden uzaklaştı. İçişleri Bakanı Laurent Nunez, soruşturmanın örgütlü suç kapsamında yürütüldüğünü ve olaya karışanların uluslararası bağlantıları olabileceğini açıkladı.

    İçişleri Bakanlığı, çalınan parçalar arasında Kraliçe Marie-Amelie ve Kraliçe Hortense’in takılarından oluşan safirli ve elmaslı gerdanlık ile İmparatoriçe Eugenie’nin yaklaşık 2 bin elmasla süslü tacının bulunduğunu açıkladı. Hırsızlar kaçış sırasında, imparatoriçeye ait 1.354 elmas ve 56 zümrüt içeren diğer bir tacı düşürdü. Mücevher hasar görmüş halde bulundu.

    Güvenlikte Personel Açığı ve Plan Eksikliği

    Kültür Bakanlığı, alarmların çalıştığını ve güvenlik protokolünün devreye girdiğini belirtti. Ancak müze personeli, Apollon Galerisi’nde görevli sayısının azaltıldığını ve sabah molasında sadece dört görevlinin aktif olduğunu bildirdi. Hırsızların bu zayıf anı değerlendirdiği düşünülüyor.

    Louvre’un güvenlik sistemini modernize etmeyi amaçlayan 2025-2029 güvenlik planının ertelendiği, kaynak eksikliklerinin ise büyük risklere yol açtığı sendikalar tarafından dile getirildi. İçişleri Bakanı Nunez, “Müzelerdeki güvenlik açığı uzun zamandır bilinen bir sorun” diyerek yapısal zafiyetlere dikkat çekti.

    Louvre’un Hırsızlık Geçmişi: Mona Lisa da Çalınmıştı

    Louvre daha önce de hırsızların hedefi olmuştu. En ünlü olay, Leonardo da Vinci’nin Mona Lisa tablosunun 1911 yılında bir tamirci tarafından çalınmasıydı. Tablo iki yıl sonra bulunmuştu. Son büyük hırsızlık ise 1998’de gerçekleşmiş, Camille Corot’ya ait bir tablo çalınmış ve bir daha bulunamamıştı.

    Fransa’dan Acil Güvenlik Reformu Sinyali
    Kültür Bakanı Rachida Dati, müzelerin günümüz suçlarına karşı daha iyi korunması gerektiğini belirterek, güvenlik önlemlerinin acilen artırılacağını duyurdu. Soygun, sadece Fransa’da değil, dünya genelinde müze güvenliğine dair endişeleri yeniden gündeme taşıdı.

  • Siyah renk kedi sokaklarda yasaklandı

    Siyah renk kedi sokaklarda yasaklandı

    İspanya’nın Katalonya bölgesinde yer alan Terrassa kasabası, Cadılar Bayramı döneminde siyah kedilere yönelik olası zararları önlemek amacıyla dikkat çeken bir karar aldı. Yerel yönetim, 6 Ekim ile 10 Kasım tarihleri arasında siyah kedi sahiplendirme ve geçici bakım başvurularını durdurdu.

    Terrassa Belediye Başkan Yardımcısı Noel Duque, RTVE’ye yaptığı açıklamada, her yıl Cadılar Bayramı öncesinde siyah kedi sahiplenme başvurularında artış yaşandığını belirtti. “İnsanların anlık heveslerle ya da yalnızca dekoratif amaçla kedi sahiplenmesini istemiyoruz” diyen Duque, alınan önlemin hayvan refahını korumaya yönelik olduğunu vurguladı.

    Batı kültüründe kara kediler uzun yıllardır uğursuzluk, büyücülük ve karanlık ritüellerle ilişkilendirilirken; Japonya, Mısır gibi bazı kültürlerde şans, bereket ve koruma simgesi olarak görülüyor.

    Terrassa Belediye Meclisi, kasabada şimdiye kadar siyah kedilere yönelik herhangi bir şiddet olayı yaşanmadığını ancak başka bölgelerdeki olumsuz örnekler ve hayvan hakları kuruluşlarının uyarıları doğrultusunda bu önleyici adımın atıldığını açıkladı.

    Yaklaşık 9 bin 800 kediye ev sahipliği yapan kasabada, barınakta 100’e yakın kedinin bulunduğu, bunlardan 12’sinin siyah olduğu bildirildi. Yasak süresince istisnai durumların bireysel olarak değerlendirileceği ve Cadılar Bayramı’nın ardından normal sahiplendirme sürecine devam edileceği duyuruldu.

  • İsrail ateşkes ihlaliyle Refah’ı vurdu: 21 Filistinli öldü

    İsrail ateşkes ihlaliyle Refah’ı vurdu: 21 Filistinli öldü

    10 Ekim’de ABD Başkanı Donald Trump’ın arabuluculuğunda varılan ateşkes anlaşması, Gazze’de insani yardımın artırılması ve esir takası vaat ederken, İsrail’in ateşkesi ihlal ettiği iddiaları gerilimi tırmandırdı. İsrail ordusu, Hamas’ın Refah’ta İsrail askerlerini anti-tank füzesi ve silahlı saldırıyla hedef aldığını öne sürerek hava saldırılarına başladı. Bu iddia, Hamas tarafından reddedildi. Saldırılar, Refah’ın yanı sıra Cibaliya bölgesi ve Zuveyde beldesini vurdu. Filistin resmi ajansı WAFA’ya göre, en az 21 Filistinli öldü, onlarca kişi yaralandı. Yardım ekipleri, güvenlik nedeniyle bölgeye ulaşamadı.

    İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Başbakanlık Ofisi aracılığıyla Hamas’ın anlaşmayı ihlal ettiğini belirterek, Gazze’ye yönelik “sert müdahalede bulunulması” talimatını verdi. Netanyahu, savunma bakanı ve istihbarat yetkilileriyle yaptığı toplantıda, “Gazze’deki saldırıların hızını artırmaya hazırlanıyoruz. Gerginlik tırmanacak” dedi. Aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ise Netanyahu’ya “orduya azami güçle Gazze’deki savaşa tamamen devam etmesi emri verme” çağrısı yaptı. Bu açıklamalar, ateşkesin çökme riskini artırdı. İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), Refah’ta iki askerinin (Maj. Yaniv Kula ve Staff Sgt. Itay Yavetz) öldüğünü duyurdu ve “terörist altyapıyı yok etme” operasyonlarını sürdürdüğünü belirtti.

    Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, Refah’taki olaylarla ilgilerinin olmadığını açıkladı. “Anlaşmada kararlaştırılan her maddeye, özellikle Gazze’nin tüm bölgelerinde ateşkese bağlıyız” diyen Hamas, İsrail’in bahaneler üreterek sorumluluktan kaçtığını savundu. Grup, ABD’nin “Hamas’ın Gazze halkına saldırı hazırlığı” iddialarını “İsrail propagandasıyla uyumlu” diye reddetti. Hamas yetkilisi İzzat er-Rişk, “Refah’ta iletişimimiz aylardır kesik, olaylarla bağlantımız yok” dedi. Al Jazeera’ya göre, çatışmalar İsrail destekli Yasir Ebu Şebab liderliğindeki çetelerle ilgiliydi.

    Refah Kapısı Kapandı, İnsani Kriz Derinleşti

    Saldırılarla eş zamanlı olarak İsrail, Refah Sınır Kapısı’nı “Hamas esir bedenlerini zamanında iade etmediği” gerekçesiyle kapattı. Anlaşma kapsamında günlük 600 yardım kamyonunun girişi öngörülürken, kapı kapanması Gazze’de kıtlık riskini artırdı. Filistin yetkilileri, ateşkesin yürürlüğe girdiği Ekim başından beri İsrail’in 51 Filistinliyi öldürdüğünü, 150’den fazla yaralandığını bildirdi. Son 24 saatteki saldırılarda 13 ölüm rapor edildi. BM destekli IPC, Ağustos’ta Gazze’de kıtlık ilan etmişti.

    Gazze Sağlık Bakanlığı, ateşkes kapsamında İsrail’den 15 Filistinli cenazesinin daha teslim alındığını duyurdu. Naaşlarda darp, işkence izleri ile ellerin ve gözlerin uzun süre bağlı tutulduğuna dair bulgular tespit edildi. Bakanlık, tıbbi protokollere uygun işlemlerin yapıldığını, cenazelerin ailelere tesliminin hazırlandığını belirtti. Toplam 150 cenaze iade edildi. Bu gelişme, esir takası sürecindeki ihlalleri bir kez daha gündeme getirdi.

    ABD Başkanı Trump, “Ateşkes hâlâ yürürlükte” dese de, Hamas liderliğinin olaylarla bağlantısı olmadığını ima etti. Filistin-Amerikalı yetkili Bishara Bahbah, “ABD, Netanyahu’nun ateşkesi sabote etmesine izin vermeyecek” dedi. Hamas, ateşkesi ihlal eden İsrail’i suçlarken, İsrail daha fazla saldırı uyarısı yaptı. Olay, Trump’ın aracılık ettiği anlaşmanın çökme riskini artırdı; uluslararası toplum, yardım akışının sağlanması çağrısı yapıyor.

  • Baraj suları çekildi: Sular altındaki köy gün yüzüne çıktı

    Baraj suları çekildi: Sular altındaki köy gün yüzüne çıktı

    Kars’ın Sarıkamış ilçesinde yer alan Karakurt HES Barajı, 8 Şubat 2020’de su tutmaya başlamıştı. Baraj gölünün altında kalan eski Karakurt köyü, o tarihten beri sular altında kalmıştı. Son dönemde baraj kapaklarının açılmasıyla su seviyesi yaklaşık 50 metre düştü. Bu durum, köyün kalıntılarını tamamen gün yüzüne çıkardı ve bölge halkı arasında büyük ilgi uyandırdı.

    Suların çekilmesiyle eski yerleşim yerinin dramatik manzarası ortaya çıktı. Köy evleri, cami ve kilise gibi yapılar, yıllardır gizli kalan tarihi dokuyu gözler önüne serdi. Vatandaşlar, “Karakurt’tayız, su 50-60 metre çekilmiş. Eski yerleşim yeri olan Karakurt köyü de tamamen gün yüzüne çıktı. Bundan 1 ay önce tamamen sular altındaydı” diyerek şaşkınlıklarını dile getirdi. Köyün yapıları, bölgenin kültürel mirasını yansıtan unsurlar barındırıyor.

    Ortaya çıkan kalıntılar arasında köy camisi, kilise ve eski evler dikkat çekiyor. Bu yapılar, Karakurt’un geçmişteki çok kültürlü yapısını simgeliyor. Suların çekilmesi, arkeolojik ve tarihi bir fırsat yarattı. Vatandaşlar, bölgenin bu nadir manzarasını korumak ve belgelemek için çaba gösteriyor.

    Olay, drone ile havadan görüntülendi ve sosyal medyada hızla yayıldı. Görüntüler, suların çekilmesiyle oluşan ıssız ama etkileyici peyzajı net bir şekilde gösteriyor. Yerel halk, bu doğal olayın baraj yönetimiyle ilgili tartışmaları da alevlendirdiğini belirtti. Yetkililer, su seviyesinin düşüşünün baraj işletmesiyle bağlantılı olduğunu doğruladı.

  • Otomotiv fiyatlarında yeni yükseliş bekleniyor

    Otomotiv fiyatlarında yeni yükseliş bekleniyor

    ABD Ticaret Bakanlığı’nın Sanayi ve Güvenlik Bürosu (BIS), Aralık 2024’te Wingtech Technology’yi kara listeye (Entity List) almıştı. Bu şirketin %100 hissesine sahip olduğu Nexperia, dolaylı olarak ihracat kısıtlamalarına maruz kaldı. Hollanda hükümeti, 30 Eylül 2025’te “Mal Mevcudiyeti Yasası”nı devreye sokarak Nexperia’nın faaliyetlerini kontrol altına aldı. Karar, şirketin Avrupa’daki çip üretimini Çin’e taşıyabileceği endişesiyle alındı. Eski CEO Frans Scheper, bu hamlenin ABD baskısıyla gerçekleştiğini iddia etti. Hükümet, acil durumlarda şirket kararlarını veto edebilecek, ancak normal üretim devam ediyor.

    Çin Ticaret Bakanlığı (MOC), 4 Ekim 2025’te Nexperia’nın Çin iştirakleri ve taşeronlarının belirli bileşenleri (transistör, diyot gibi) Avrupa’ya ihraç etmesini yasakladı. Bu, aylık 6 milyar çipin sevkiyatını bloke etti. Nexperia, otomotiv elektroniği için kritik ECU (elektronik kontrol üniteleri) parçalarının tedarikçisi. TechInsights’a göre, transistör ve diyot segmentinde küresel pazarın %40’ını elinde tutuyor. Şirket, 6 binden fazla ürünüyle otomotiv, tüketici elektroniği ve endüstriyel alanlarda vazgeçilmez.

    Otomotiv Sektöründe Alarm Zilleri

    Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği (ACEA) Genel Müdürü Sigrid de Vries, tedarik zincirlerinin çeşitlendirilmesine rağmen riskin sıfırlanamadığını vurguladı. Birlik, yeni tedarikçilerin devreye girmesinin aylar süreceğini, mevcut stokların haftalarla sınırlı olduğunu belirtti. Otomotiv İnovasyonu İttifakı CEO’su John Bozzella, gecikmelerin ABD ve diğer ülkelerde üretimi sekteye uğratacağını, hatta diğer sektörlere sıçrayacağını söyledi. BMW, tedarik ağının etkilendiğini kabul ederken, Volkswagen ve Toyota henüz durma bildirmedi ancak “savaş odası” toplantıları başlattı. Pandemi dönemindeki gibi, talep düşüşü sonrası çip siparişleri kısılmıştı; şimdi tersine kıtlık yaşanıyor.

    Türkiye’ye Yansımaları

    Türkiye otomotiv sektörü, çiplerin %80-90’ını Almanya, Hollanda, Japonya, ABD ve Tayvan’dan ithal ediyor. Bir otomobilde ortalama 1.500-3.000 çip kullanılıyor; elektrikli araçlarda bu sayı 5.000’i aşıyor. Nexperia kesintisi, TOGG ve diğer yerli üreticileri doğrudan vurabilir. Uzmanlar, üretim yavaşlamasının ihracatı düşüreceğini ve iç piyasada otomobil fiyatlarını %10-20 artırabileceğini öngörüyor. Otomotiv Sanayicileri ve Yan Sanayicileri Derneği (Otosan), alternatif tedarik arayışlarını hızlandırdı.

    Kriz, ABD-Çin ticaret savaşının (Trump’ın %100 tarife tehditleri dahil) Avrupa’ya sıçraması. Nexperia’nın Hamburg fabrikası etkilenirken, Çin’deki paketleme tesisleri bloke. Uzmanlar, krizin haftalar içinde fabrika kapanışlarına yol açabileceğini, fiyatların pandemi sonrası zirvelere dönebileceğini belirtiyor. Otomotiv devleri, acil diplomatik çözüm çağrısı yapıyor; Hollanda ve Çin görüşmeleri sürüyor. Yatırımcılar, çip stoklarını artırırken, elektrikli araç geçişi daha da gecikebilir.

  • Havalimanı’nda kargo uçağı pistten çıktı: 2 ölü

    Havalimanı’nda kargo uçağı pistten çıktı: 2 ölü

    Çin’in Hong Kong özel idari bölgesinde korkutan bir havacılık kazası meydana geldi. ACT Havayolları’na ait Boeing 747 tipi kargo uçağı, Emirates Havayolları adına EK9788 sefer sayılı uçuşu sırasında inişte kontrolden çıktı. Dubai El Maktum Uluslararası Havalimanı’ndan kalkan uçak, sabaha karşı 03.53’te Hong Kong Uluslararası Havalimanı’na indiği sırada pistten çıktı. Pist yakınlarındaki bir yer hizmetleri aracına çarpan uçak, denize sürüklenerek kısmen su altında kaldı. Uçağın gövdesi ikiye ayrıldı ve kuyruk kısmı deniz duvarına çarparak koptu.

    Kazada, yer hizmetleri aracındaki iki personel, 30 ve 41 yaşlarındaki güvenlik görevlileri hayatını kaybetti. Uçaktaki dört mürettebat üyesi ise yaralı olarak kurtarıldı ve hastaneye kaldırıldı. Mürettebatın durumunun stabil olduğu bildirildi. Uçakta kargo bulunmadığı ve olayın iniş sırasında meydana geldiği teyit edildi. Kurtarma ekipleri hızlı müdahale ederek mürettebatı tahliye etti.

    Kaza nedeniyle havalimanının kuzey pisti geçici olarak hava trafiğine kapatıldı. Bu durum, uçuşlarda gecikmelere yol açtı. Yetkililer, pistin incelenmesi ve uçağın kurtarılması için çalışmaların devam ettiğini duyurdu. Hong Kong Sivil Havacılık Dairesi, kazayı araştıran ekiplerin olay yerine sevk edildiğini belirtti. Pistin yeniden açılması için güncellemeler takip ediliyor.

    Birleşik Arap Emirlikleri merkezli Emirates Havayolları’ndan yapılan açıklamada, uçağın ACT Havayolları’ndan ıslak kiralama yoluyla alındığı doğrulandı. Şirket, “Mürettebatın tamamının güvende olduğu ve uçakta kargo bulunmadığı teyit edilmiştir” ifadesini kullandı. Emirates, olayın detaylarını incelemek üzere soruşturmaya destek vereceklerini ekledi. ACT Havayolları filosunda bu kazayla birlikte bir Boeing 747’nin kaybedildiği belirtiliyor.

    Soruşturma Başlatıldı

    Kazanın kesin nedeni henüz belirlenemedi. Hong Kong Sivil Havacılık Dairesi ve ilgili taraflar, detaylı bir soruşturma başlattı. Olayın iniş sırasındaki hava koşulları, pist durumu veya teknik arıza gibi faktörler incelenecek. Bu kaza, Hong Kong Havalimanı’nda son 25 yılın en ölümcül havalimanı olayı olarak kayıtlara geçti.

  • KKTC’de Seçimi Tufan Erhürman Kazandı

    KKTC’de Seçimi Tufan Erhürman Kazandı

    Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde halk, 5 yıl süreyle görev yapacak 6’ncı Cumhurbaşkanını seçmek için sandık başına gitti.

    KKTC Yüksek Seçim Kurulu, resmi olmayan sonuçlara göre, cumhurbaşkanlığı seçimini Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı Tufan Erhürman’ın kazandığını duyurdu.

    Erhürman’ın yüzde 62,76, bağımsız aday Ersin Tatar’ın ise yüzde 35,81 oy aldığı belirtildi.

    ERHÜRMAN: DIŞ POLİTİKA TÜRKİYE’YLE YAKIN İŞTİŞAREYLE YÖNETİLECEK

    Erhürman, ilk açıklamalarında, “Türkiye’yle istişare etmeksizin Kıbrıs’ta bir dış politikanın belirlenmesi (KKTC’de) benim dönemimde de asla söz konusu olmayacak” dedi.

    Erhürman, “Çok iyi ilişkiler Türkiye Cumhuriyeti ile daha da gelişerek devam edecek, ben bunu da bir misyon olarak görüyorum” açıklamasında bulundu.

    CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: ERHÜRMAN’I TEBRİK EDİYORUM

    Cumburbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla Erhürman’ı tebrik etti.

    Açıklamasında Erdoğan şunları kaydetti:

    “Bugün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde gerçekleşen seçimlerde resmî olmayan sonuçlara göre Cumhurbaşkanı seçilen Sayın Tufan Erhürman’ı tebrik ediyorum.

    Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin sahip olduğu demokratik olgunluğu bir kez daha gösteren, Kıbrıs Türkü kardeşlerimizin iradesini sandığa yansıttığı bu seçimin ülkelerimiz ve bölgemiz için hayırlı olmasını diliyorum.

    Türkiye olarak, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin egemenlik haklarını ve çıkarlarını Kıbrıs Türkü kardeşlerimizle birlikte her türlü platformda savunmaya devam edeceğiz.”

    BAHÇELİ: TÜRKİYE’YE KATILMA KARARI ALINMALI

    Resmi olmayan sonuçların açıklanmasının ardından Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’den bir açıklama geldi.

    Seçimin çok az katılımla yapıldığını belirten Bahçeli, “Kıbrıs Türklüğünün kaderi bu katılımla temsil edilemeyecek durumdadır. Seçim sonucu, seçim kurulu tarafından açıklanmış olsa dahi KKTC parlamentosu acilen toplanmalı, seçim sonuçları ve federasyona dönüşün kabul edilemeyeceğini ilan etmeli ve Türkiye Cumhuriyeti’ne katılma kararı almalıdır.” ifadelerini kullandı.

    İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM-FEDERASYON TARTIŞMASI

    Seçim kampanyası, uzun bir aradan sonra yeniden Kıbrıs meselesinin çözümüne odaklandı. 5 yıldır Cumhurbaşkanlığı görevini yürüten Ersin Tatar, Türkiye’nin de destek verdiği iki devletli çözüm modelini savunuyordu.

    Muhalif lider Tufan Erhürman ise 50 yıldır müzakere edilen ancak sonuç alınamayan federasyon modelinde ısrarcı. Seçim, bu yönüyle, birbirine uzak iki siyasetin oylanacağı bir referanduma benzetiliyor.

    TUFAN ERGÜRMAN KİMDİR?

    1970’te Lefkoşa’da doğan Erhürman, 1988’de Türk Maarif Koleji’nden mezun oldu. 1992’de Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ndeki eğitimini tamamladı.

    1992’de Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olan Erhürman, aynı üniversitenin İdare Hukuku Ana Bilim Dalı’nda araştırma görevlisi olarak görev yaptı.

    Bu dönemde Ankara Üniversitesi’nin yanı sıra Hacettepe Üniversitesi ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde Hukuka Giriş, İdare Hukuku ve Anayasa Hukuku dersleri verdi. “İdarenin Yargı Dışı Denetimi ve Ombudsman” konulu teziyle hukuk doktoru unvanını aldı.

    Erhürman, Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı tarafından kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanun Tasarısı Hazırlama Komisyonlarında üye olarak görev yaptı.

    2001’de Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) ve Yakın Doğu Üniversitesi (YDÜ) Hukuk Fakültelerinde öğretim üyesi olarak çalışan Erhürman, DAÜ Hukuk Fakültesi’nde dekan yardımcılığı yaptı.

    İyi derecede İngilizce bilen Erhürman, evli ve bir çocuk sahibidir.

    SİYASİ KARİYERİ 

    2005’te dönemin Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın müzakere heyetinde ve Taşınmaz Mal Komisyonu’nun oluşumunda görev aldı.

    Erhürman, 2013’te Cumhuriyetçi Türk Partisinden Lefkoşa Milletvekili olarak Cumhuriyet Meclisi’ne girdi ve 2014’te de hukuk doçenti unvanını aldı.

    2015’te CTP Genel Sekreterliği görevini üstlenen Erhürman, 2016’da yapılan 26. Olağan Kurultay’da partinin genel başkanlığına seçildi.

    Erhürman, 2018’de kurulan Dörtlü Koalisyon Hükümeti’nde Başbakan olarak görev yaptı.

  • İngiliz Mareşal’dan kritik açıklamalar; “Ukrayna boş yere umutlandırılıyor”

    İngiliz Mareşal’dan kritik açıklamalar; “Ukrayna boş yere umutlandırılıyor”

    İngiltere’nin en kıdemli ordu yetkilisi olan İngiliz Mareşal Lord David Richards, Ukrayna’nın Rusya’ya karşı kazanamayacağı konusunda uyardı

    Mareşal Richards, The Independent’tan Sam Kilev’e yaptığı açıklamada , Ukrayna’nın Batılı müttefikleri tarafından boş yere umutlandırıldığını ve NATO güçleri savaşa katılmadığı sürece Rusya’ya karşı zafer kazanamayacağını söyledi.

    Mareşal Richards, Ukrayna’nın Kremlin ile barış şartlarını müzakere etmesini önerdi.

    Mareşal Lord Richards, NATO güçlerinin sahada müdahale etmeyeceğini belirterek , Kiev’in Vladimir Putin’in askerlerini Ukrayna’dan çıkaramayacağını söyledi.

    Bu yılın başlarında İngiltere ordusunun en üst düzey “beş yıldızlı” rütbesine terfi eden ve NATO güçlerinin Afganistan’daki asker takviyesi sırasında onlara liderlik eden Lord Richards, Ukrayna’nın müttefiklerinin Kiev’i hayal kırıklığına uğrattığını söyledi.

    İngiltere’nin Genelkurmay eski Başkanı olan Mareşal Lord Richards, The Independent gazetesinin World of Trouble adlı podcastine verdiği demeçte , “Ukrayna konusunda yaptığımız şey, Ukrayna’yı savaşmaya teşvik etmek oldu, ancak onlara kazanma araçlarını vermedik” dedi..

    Ukrayna’nın Rusya karşısında başarı şansını değerlendiren Mareşal Lord Richards, “Benim görüşüm, kazanamayacakları yönünde.” dedi.

    “Doğru kaynaklar olsa bile kazananırlar mı?” diye soruldu.

    “Hayır” diye cevap verdi.

    The Independent’ın daha fazla ısrar etmesi üzerine kendisine şu soru soruldu: “Doğru kaynaklara sahip olsalar bile mi?”

    Mareşal Lord Richards, “Hayır, yeterli insan gücüne sahip değiller” dedi.

    Mareşalin müdahalesi, Vlodomir Zelensky’in Ukrayna’ya Tomahawk seyir füzeleri vermesi için Donald Trump’ı ikna etmeye çalışmak üzere Washington’a gitmesinin ardından geldi.

    Rusya ile savaş üç yıldan fazla bir süredir devam ediyor ve çatışma giderek artan oranda insansız hava araçlarıyla yürütülürken, her iki taraf da giderek artan kazanımlar elde ediyor.

    Ancak Zelenski’nin Trump’a baskı yapma planları , Ukrayna lideriyle Beyaz Saray’da yapacağı görüşmeden saatler önce ABD Başkanı Vladimir Putin’in kendisiyle görüşmesi nedeniyle engellenmiş görünüyor.

    Trump, kalabalık bir basın toplantısında Amerikan silahlarından vazgeçmeye isteksiz görünürken, Zelenskiy ile samimi bir üslup sergiledi; kabul etmek gerekir ki bu, Şubat ayındaki durumdan çok farklıydı. ABD başkanı, kendi ülkesinin stoklarını koruması gerektiğini vurguladı.

    Zelenski, Ukrayna’nın bir değişim anlaşması kapsamında insansız hava aracı teknolojisini sunabileceğini kibarca ima etmek dışında pek bir şey söylemedi. Trump bu fikre açık görünüyordu.

    Zirveden ayrılırken Zelenski, Trump’ın Tomahawk fikrine “hayır” demediğini, ancak bugün için “evet” de demediğini söyledi.

    1945’ten bu yana savaşta büyük ABD birliklerine komuta eden tek İngiliz subayı olan Lord Richards, ilk uzun formatlı podcast röportajında ​​Ukrayna’nın geleceğinin iyi olmadığını söyledi.

    “Onlarla birlikte girmediğimiz sürece -ki bunu yapmayacağız çünkü Ukrayna bizim için varoluşsal bir mesele değil. Bu arada, Ruslar için açıkça varoluşsal bir mesele,” dedi.

    “Varoluşsal bir mesele olmadığı için savaşa girmemeye karar verdik. Rusya ile bir tür melez savaşta olduğumuzu iddia edebilirsiniz – ve ben bunu kesinlikle kabul ediyorum. Ama bu, askerlerimizin büyük sayılarda öldüğü bir çatışmayla aynı şey değil.

    “Başardıkları her şeye rağmen ilgi duymamıza ve birçok Ukraynalıya karşı duyduğumuz gerçek sevgiye rağmen, ben hala bunun bizim hayati ulusal çıkarlarımıza uygun olmadığını söyleyen bu okuldayım.

    “Benim içgüdüm, Ukrayna’nın elinden gelenin en iyisini yapması gerektiği yönünde ve siz de zaten ilham verici bir lider olan Devlet Başkanı Zelenski’yi görüyorsunuz… Yapabilecekleri en iyi şeyin bir tür beraberlik olduğunu düşünüyorsunuz.”

    Lord Richards’ın karamsar değerlendirmesi, Trump’ın Ukrayna’ya ilişkin görüşünün Kiev’in elinde hiçbir koz olmadığı yönündeki ısrarından, Putin’in kazanamayacağını söylemeye doğru kaydığı yönündeki son açıklamalarıyla çelişiyor.

    Trump, sosyal medyada “Avrupa Birliği’nin desteğiyle Ukrayna’nın savaşıp tüm Ukrayna’yı orijinal haliyle geri kazanabileceğini düşünüyorum,” diye yazdı. “Zaman, sabır ve Avrupa’nın ve özellikle NATO’nun mali desteğiyle, bu savaşın başladığı orijinal sınırlar büyük ölçüde bir seçenek.”

    “Rusya, gerçek bir askeri gücün kazanmasının bir haftadan az sürmesi gereken bir savaşta üç buçuk yıldır amaçsızca mücadele ediyor. Bu, Rusya’yı farklı kılmıyor. Aksine, onları ‘kağıttan kaplan’ gibi gösteriyor.”

    Trump, Ukrayna konusundaki tutumunu düzenli olarak değiştiriyor; daha önce Kiev’e yapılan askeri yardımı tamamen kesmiş, Kiev’e zorlu bir silah karşılığı mineral anlaşması dayatmış ve ABD yardımını yalnızca istihbarat akışına indirgemişti.

    Bu hafta Putin’in arkasında yeniden dönmeye başladı ve Viktor Orban yönetimindeki Kremlin yanlısı Macaristan’da Zelenski’nin katılımı olmadan Rus liderle bir zirve yapılması konusunda anlaştı.

    Putin ile Zelenski’nin “çok iyi anlaşamamasına” bağladığını söyleyen Putin, kendisini “arabulucu” başkan olarak tanımladı.

    Trump, ateşkes sağlamak için defalarca girişimde bulundu ve hatta Putin’i Ağustos ayında Alaska’da bir zirveye davet etti; ancak bu davet Amerikan halkı için büyük bir utançla sonuçlandı.

    Sierra Leone ve Doğu Timor’daki İngiltere müdahalelerine tugay komutanı olarak liderlik eden ve daha sonra ABD öncülüğündeki Irak işgalinde İngiltere’nin rolüne karşı çıkan Lord Richards, Kasım 2022’de Ukrayna’nın Rusya ile müzakere etmesi gerektiğini öneren eski ABD Generali Mark Milley’i destekledi.

    Mareşal, askeri hayatıyla ilgili verdiği kapsamlı röportajda, kariyerinin parlak olmasına rağmen zaman zaman “kuruluşla” ters düştüğünü ve askeri ve siyasi efendileriyle sık sık ters düştüğünü açıkladı.

    Tümgeneral ve General Sir Mike Jackson’ın ordu komutan yardımcısı olarak görev yaptığı dönemde, Tony Blair hükümetinin, Saddam Hüseyin’in Irak’ta nükleer silah geliştirdiği yönündeki iddialarında yalan söylediğinin kendisi için açık olduğunu söyledi.

    Diğer üst düzey yetkililerle birlikte, İngiltere’nin 2003 yılında Irak’ı işgal etmek için ABD güçlerine katılma kararının yasallığını sorguladı.

    Blair, İngilizlerin işgale katılmasından önce parlamentoya Irak diktatörünün nükleer silah geliştirdiğini iddia eden bir istihbarat dosyası sunmuştu.

    Asılsız iddiaları nedeniyle o zamandan beri “şüpheli dosya” olarak alay konusu edilen dosya, gerçek istihbarata erişimi olan üst düzey subaylar arasında o dönemde dehşete yol açmıştı.

    Lord Richards, “Ben ve diğerleri, savunma genelkurmay başkanını bunun yasal olup olmadığını ve bu istihbaratın dayanağını sorgulamaya teşvik ettik” dedi.

  • Epstein’in e-postaları sızdı: Kraliyet ailesine 15 yıl boyunca para aktarmış

    Epstein’in e-postaları sızdı: Kraliyet ailesine 15 yıl boyunca para aktarmış

    En küçüğü 14 olmak üzere 18 yaş altındaki onlarca kız çocuğuna cinsel istismarda bulunmak ve fuhuş ağı oluşturmak suçlamasıyla yargılanan ve tutuklu olduğu New York Manhattan Metropolitan Merkez Hapishanesi’ndeki hücresinde 10 Ağustos 2019’da ölü bulunan ABD’li iş insanı Jefrey Epstein hakkında yeni bir iddia ortaya atıldı…

    Aralarında İngiliz prensi Andrew, ABD Başkanı Donald Trump, ABD’nin eski başkanı Bill Clinton, Aktör Kevin Spacey ve şarkıcı Michael Jackson gibi ünlülerle yakınlığı olduğu bilinen Epstein’in yıllar boyunca bir İngiliz kraliyet ailesi üyesine fon sağladığı ortaya çıktı.

    İngiltere’nin saygın gazetelerinden Mail on Sunday, Epstein’in Prens Andrew’ın eski eşi Sarah Ferguson’a 15 yıl boyunca para gönderdiğini ortaya çıkardı.

    Gazete, Epstein’in Ferguson’un kendisinden sürekli para istemesinden duyduğu rahatsızlığı yakınlarına aktardığı e-postalara ulaşırken, kraliyet ailesinin eski üyesinin para için çok çaresiz olduğunu ve Epstein’in hapisten çıkmasını ilk kutlayan isim olduğunu da dile getirdi.

  • Dünyanın en çok ziyaret edilen müzesi gündüz vakti soyuldu

    Dünyanın en çok ziyaret edilen müzesi gündüz vakti soyuldu

    Fransa’nın Başkenti Paris’te bulunan dünyaca ünlü Louvre Müzesi, bu sabah müthiş bir soyguna sahne oldu.

    Olayla ilgili olarak, Fransız gazetesi Le Parisien, hırsızların müzeye girerek Napolyon koleksiyonuna ait bazı mücevher parçalarını çaldığını bildirdi.

    Louvre Müzesi, X üzerinden yaptığı paylaşımda, “istisnai sebepler” nedeniyle gün boyunca kapalı kalacağını açıkladı.

    Fransa polisi olayla ilgili soruşturma başlatırken, çalınan eserlerin içeriği açıklanmadı. Ancak kaynaklar, Napolyon’a ait mücevherlerin “paha biçilemez” olduğunu aktardı.

    Müzeye gündüz vakti giren hırsızların motosikletle olay yerinden kaçtığı kaydedildi.

    Fransa Kültür Bakanı Rachida Dati, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, olayda yaralanan olmadığını duyurdu. Dati, olayın müzenin açıldığı sırada gerçekleştiğini belirtti ancak detaylı bilgi vermedi.

    Fransa, son aylarda art arda büyük müze soygunlarına sahne oluyor.

    Dünyanın en önemli sanat merkezlerinden Louvre Müzesi’nde 500 binden fazla sanat eseri bulunduğu biliniyor. Bunlardan en ünlüsü ise Leonardo da Vinci’nin Mona Lisa tablosu.