Kategori: Dünya

  • Norveç Kralı 5. Harald 89 yaşında hayatını kaybetti

    Norveç Kralı 5. Harald 89 yaşında hayatını kaybetti

    Norveç Kraliyetinden yapılan açıklamada, Kral 5. Harald’ın 17 Ağustos’ta başkent Oslo’daki hastanede kanında bakteriyel enfeksiyon tespit edilmesi üzerine tedavi gördüğü ancak son günlerde sağlık durumunun oldukça kötüleştiği belirtildi.

    Açıklamada, Kral 5. Harald’ın ciddi sağlık problemleri sonrası bu sabah 89 yaşında yaşamını yitirdiği ifade edildi.

    Norveç Başbakanı Jonas Gahr Store, Kral’ın ölüm haberini derin bir üzüntüyle karşıladıklarını belirtti.

    Kral’ın ölüm haberinin ardından çok sayıda yetkili taziye mesajı yayımladı.

    Tahta oğlu Haakon’un geçmesi bekleniyor

    Kral’ın ölümünden sonra tahta 53 yaşındaki oğlu Veliaht Prens Haakon’un geçmesi bekleniyor.

    ABD’de reşit olmayan kız çocuklarına yönelik fuhuş ağı kurduğu iddiasıyla yargılandığı sırada hapishanede ölü bulunan Jeffrey Epstein ile bağlantısı olduğu ortaya çıkan Veliaht Prenses Mette-Marit ise Norveç’in yeni kraliçesi olacak.

    5. Harald 35 yıl tahtta kaldı

    Kral 5. Olav’ın oğlu olan Harald, 21 Şubat 1937’de dünyaya geldi. Babasının 1991’de hayatını kaybetmesiyle kral ünvanı alan 5. Harald, 35 yıl tahtta kaldı.

    Norveç halkıyla kurduğu yakın ilişkilerle tanınan 5. Harald, kraliyetin daha modern ve toplumla bütünleşmiş bir yapıya kavuşmasında önemli rol oynadı.

    Aynı zamanda başarılı bir yelkenci olan 5. Harald, 1964, 1968 ve 1972 olimpiyatlarında Norveç’i temsil etti.

    5. Harald’ın özellikle son yıllarda sağlık sorunları nedeniyle birçok kez hastanede tedavi gördüğü biliniyordu. 2024’te Malezya’daki tatili sırasında kaptığı enfeksiyon nedeniyle hastaneye kaldırılan 5. Harald, aynı yıl kalp pili ameliyatı da geçirmişti.>>>AA

  • Rusya: Kiev’de ve Odessa Limanı’nda askeri depoları vurduk

    Rusya: Kiev’de ve Odessa Limanı’nda askeri depoları vurduk

    Bakanlıktan yapılan açıklamada, Rus ordusunun, Ukrayna ordusunun kullandığı lojistik merkezlerine ve Ukrayna limanlarına yönelik saldırıları sürdürdüğü belirtildi.

    Gece Kiev bölgesinde seyir füzeleri için parçaların ve yakıtın korunduğu depo ile Odessa Limanı’nda da 6 askeri deponun vurulduğu kaydedilen açıklamada, saldırının insansız hava araçlarıyla (İHA) gerçekleştirildiği aktarıldı.>>>AA

  • Rusya’nın, “İran ile savaş nedeniyle ABD’nin zayıfladığını” değerlendirdiği iddia edildi

    Rusya’nın, “İran ile savaş nedeniyle ABD’nin zayıfladığını” değerlendirdiği iddia edildi

    Washington Post gazetesinin konuya ilişkin bilgi sahibi iki kişiye dayandırdığı haberinde, ABD Merkezi Haberalma Teşkilatı (CIA) Direktörü John Ratcliffe’in Moskova ziyareti ve Rusya’nın Washington’a ilişkin değerlendirmelerine dair iddialara yer verildi.

    Haberde, ABD istihbaratına göre, “Rusya’nın İran ile savaş nedeniyle ABD’nin zayıfladığını değerlendirdiği ve bu durumun Rusya’ya Avrupa’da Amerikan çıkarlarına ve müttefiklerine karşı eylemlerini tırmandırmak için bir fırsat sunduğu” savunuldu.

    ​​​​​​​Söz konusu istihbarat değerlendirmesinin, Ratcliffe’in Moskova’ya gerçekleştirdiği ziyaretin öncesinde yapıldığı belirtilen haberde, CIA Direktörü’nün, Moskova’yı Ukrayna’ya karşı savaşı tırmandırmaması konusunda uyardığı ve böyle bir adımın ters tepeceğini savunduğu öne sürüldü.

    Haberde, görüşlerine yer verilen bir kaynağa dayandırılarak, Ratcliffe’in Rus yetkililere, Rusya’nın Ukrayna’daki savaşı önemli ölçüde tırmandırması durumunda bunun ABD’yi Ukrayna’ya doğru iteceğini söylediği iddia edildi.

    Haberde ayrıca aynı kaynağın, Ratcliffe’in Moskova ziyaretinin “Rusya’nın, ABD’nin tükenmiş olduğu ve müdahale edemeyeceği değerlendirmesiyle” ilgili olduğu iddiasına yer verildi.>>>AA

  • CENTCOM, mayınların temizlenmesiyle Hürmüz Boğazı’nın ulaşıma açıldığını savundu

    CENTCOM, mayınların temizlenmesiyle Hürmüz Boğazı’nın ulaşıma açıldığını savundu

    CENTCOM Komutanı Amiral Brad Cooper, Komutanlığın ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından konuya ilişkin açıklama yaptı.

    Amiral Cooper, “Boğaz’ın uluslararası seyrüsefer hatlarındaki deniz mayınlarını başarıyla temizledik. Uluslararası alanda tanınan transit rotalar artık İran deniz mayınlarından arındırılmış durumdadır.” ifadelerini kullandı.

    Temizlik operasyonunda Deniz Kuvvetleri dalgıçları, Deniz Komandoları ile kara, deniz, hava ve deniz piyadelerine ait hava unsurlarının görev aldığını aktaran Cooper, “Sonuç olarak bugün uluslararası seyrüsefer hatları açık ve ivme kazanıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

    Amiral Cooper, ABD güçlerinin son birkaç ayda yaklaşık 750 milyon varil ham petrol taşıyan yaklaşık 1500 ticari geminin boğazdan geçişine yardımcı olduğunu belirtti.

    ABD’nin temmuz ayında deniz ablukasını yeniden başlatmasından bu yana, insani yardım gerekçesiyle izin verilenler haricinde hiçbir geminin ABD makamlarının izni olmadan İran limanlarına girmediğini veya bu limanlardan ayrılmadığını ileri süren Cooper, ablukayı delmeye çalışan 75 geminin geri çevrildiğini, talimatlara uymayan 3 geminin ise işlevsiz hale getirildiğini kaydetti.>>>AA

  • Norveç kralı hayatını kaybetti: Tahta Prens Haakon geçiyor

    Norveç kralı hayatını kaybetti: Tahta Prens Haakon geçiyor

    Avrupa’nın en yaşlı hükümdarı olan Norveç Kralı 5. Harald, 89 yaşında hayatını kaybetti. Norveç Kraliyet Sarayı tarafından yapılan resmi açıklamada, 17 Ağustos’tan bu yana hemolitik anemi rahatsızlığı nedeniyle tedavi gören Kral Harald’ın 28 Ağustos Cuma sabahı yerel saatle 06.35’te Oslo Üniversitesi Hastanesi’nde (Rikshospitalet) huzur içinde yaşamını yitirdiği bildirildi.
    1991 yılından bu yana tahtta bulunan ve reformcu kişiliğiyle halkın büyük sevgisini kazanan Kral Harald’ın vefatı ülke genelinde derin üzüntüyle karşılandı.

    Kraliyet Sarayı’ndan Resmi Açıklama

    Kraliyet Sarayı duyurusunda şu ifadelere yer verdi:
    “Majesteleri Kral Harald’ın bugün vefat ettiğini derin bir üzüntüyle duyuruyoruz. Kral Harald, 28 Ağustos sabahı Oslo Üniversitesi Hastanesi’nde huzur içinde hayata veda etmiştir.”
    Vefat haberinin ardından başkent Oslo’daki Kraliyet Sarayı önünde toplanan Norveçliler, saray bahçesine çiçekler bırakarak taziye dileklerini iletmeye başladı.

    Yeni Hükümdar: Veliaht Prens Haakon

    Kral 5. Harald’ın vefatının ardından, 53 yaşındaki oğlu Veliaht Prens Haakon Norveç tahtının yeni hükümdarı oldu. Babasının uzun süren tedavisi boyunca vekillik görevini üstlenen Haakon, kraliyet gelenekleri uyarınca ülkenin yeni lideri olarak görevi devraldı.

    35 Yıllık Hükümdarlık Mirası

    • Tahta Çıkışı: 17 Ocak 1991 tarihinde babası Kral 5. Olav’ın ölümünün ardından tahta oturdu.
    • Halkın Sevgisi: Görevi süresince monarşiyi modernleştiren adımları, sporcu geçmişi ve samimi tarzıyla Norveç halkı tarafından yüksek onay oranıyla desteklendi.
    • Tahttan Çekilmeme Yemini: Geçmişte sağlık sorunları yaşamasına rağmen tahttan çekilmeyi reddetmiş, kral olarak ettiği yeminin ömür boyu geçerli olduğunu vurgulamıştı.
  • Yemen açıklarında 6 büyüklüğünde deprem meydana geldi

    Yemen açıklarında 6 büyüklüğünde deprem meydana geldi

    ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi’ne (USGS) bağlı Ulusal Deprem Bilgi Merkezi verilerine göre deprem, Yemen kıyılarının yaklaşık 173 kilometre açığında ve 10 kilometre derinlikte kaydedildi.

    Depremin Yemen’in yanı sıra Somali’de de hissedildiği belirtildi.

    Yemen medyasında, depremin ardından iki artçı sarsıntının meydana geldiği aktarıldı.>>>AA

  • Anthropic ABD hükümetine açtığı davayı kazandı

    Anthropic ABD hükümetine açtığı davayı kazandı

    The New York Times’ın haberine göre, California Kuzey Bölge Mahkemesi Yargıcı Rita Lin, yayımladığı kararda, hükümetin, teknolojisinin kullanım alanlarına ilişkin açıklamalarda Anthropic’e hukuka aykırı şekilde misillemede bulunduğunu belirtti.

    Yargıç Lin kararda, “Ulusal güvenliğin mesnetsiz şekilde öne sürülmesi, hükümeti eleştirenlerin cezalandırılması ve misillemede bulunulması için açık bir çek niteliği taşımaz.” ifadesine yer verdi.

    Anthropic tarafından yapılan açıklamada ise “Tüm Amerikalıların bu teknolojiden yararlanabilmesi ve yapay zekayı ulusal güvenliğimiz için kullanmak amacıyla hükümetle verimli bir şekilde çalışmaya odaklanmaya devam ediyoruz.” ifadesi kullanıldı.

    Hükümet ile Anthropic arasındaki gerilim

    Yapay zeka firması Anthropic’in, Claude modelini “tüm yasal askeri amaçlar” için kullanıma açmayı reddetmesi ve askeri kullanıma dair güvenlik endişeleri, Pentagon ile anlaşmazlıklara yol açmıştı.

    ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, 24 Şubat’ta Anthropic’e ültimatom vermiş, Pentagon’un şirketin yapay zekasını istediği şekilde kullanmasına 27 Şubat’a kadar izin vermediği takdirde​​​​​​​ hükümetle sözleşmelerini kaybetme riskinin bulunduğunu söylemişti.

    ABD Başkanı Donald Trump da 27 Şubat’ta Pentagon ile Anthropic arasında yaşanan tartışmaların ardından tüm federal kurumlara Anthropic teknolojisinin kullanımının derhal durdurulması talimatı vermişti.

    Ardından Pentagon, 6 Mart’ta teknolojisinin ABD vatandaşlarının gözetlenmesinde ve tam otonom silahlarda kullanılmasını kabul edemeyeceğini açıklayan firmayı “tedarik güvenliği açısından riskli” ilan etmişti.

    Anthropic, 9 Mart’ta ABD hükümetine karşı iki dava açarak, Pentagon yetkililerinin yapay zeka güvenliği konusundaki tutumundan dolayı şirkete yasa dışı şekilde misilleme yaptığını iddia etmişti.>>>AA

  • Tibet’te doğal baraj çöktü: Nepal’e sel uyarısı

    Tibet’te doğal baraj çöktü: Nepal’e sel uyarısı

    Yaklaşık 150 metre uzunluğunda ve 50 metre derinliğindeki doğal sette 1,5 ila 2 milyon metreküp su biriktiği belirtildi. Gevşek kaya, toprak ve tortudan oluşan set, günlerdir süren şiddetli yağışların oluşturduğu basınca dayanamayarak beklenenden önce çöktü.

    Helikopterlerle sürdürülen arama-kurtarma çalışmalarının da güvenlik nedeniyle durdurulduğu açıklandı.

  • Nepal’deki felaketin sırrı çözüldü: Bilanço ağırlaşıyor

    Nepal’deki felaketin sırrı çözüldü: Bilanço ağırlaşıyor

    Nepal’in Çin sınırına yakın Rasuwa bölgesi ve çevresinde meydana gelen yıkıcı sel ve heyelan felaketinde bilanço her geçen saat ağırlaşıyor. İlk belirlemelere göre olayın bir deprem sonucu yaşandığı düşünülse de uzmanların uydu ve sismik veriler üzerinde yaptığı detaylı incelemeler acı gerçeği ortaya çıkardı: Olay, yüksek rakımdan kopan dev bir buzul kütlesinin vadiye çakılmasıyla gerçekleşti.
    Afet bölgesinde arama-kurtarma çalışmaları zorlu şartlar altında sürerken, yaşamını yitirenlerin sayısı 177’ye yükseldi, 1300’den fazla kişinin ise kayıp olduğu açıklandı.

    5 Bin Metreden Düşen “Gökyüzü Tsunami’si”

    Uzmanların ve buzul bilimcilerin ilk verilerine göre felaket, deniz seviyesinden 5 bin 180 metre yükseklikte bulunan yaklaşık 610 metre genişliğindeki dev buz kütlesinin kopmasıyla başladı.
    • Devasa Yıkım Gücü: Yaklaşık 1.220 metre boyunca dikey olarak vadiye düşen buzul kütlesi, çarpmanın etkisiyle parçalandı.
    • 20 Milyon Metreküp Su ve Çamur: Tribhuvan Üniversitesi uzmanları, bu çökmenin 100 ila 200 metre yüksekliğinde bir “gökyüzü tsunamisine” yol açtığını ve çamur, kaya ile su karışımından oluşan 20 milyon metreküplük kütlenin köyleri haritadan sildiğini belirtti.
    • Deprem Sanılmıştı: ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu (USGS), ilk sismik hareketlerin deprem değil, dev buzulun çöktüğü sırada oluşturduğu şiddetli sarsıntıdan kaynaklandığını doğruladı.

    Bilanço Ağırlaşıyor: 1300’den Fazla Kayıp

    Afet yönetim kurumlarının paylaştığı son verilere göre hem Nepal hem de Tibet tarafında arama-kurtarma çalışmaları zamana karşı yarışıyor:
    • Nepal: 826 kişi kayıp. Kayıplar arasında bölgede bulunan çok sayıda yerli halk ve yabancı turist yer alıyor.
    • Tibet (Çin): 3 kişi hayatını kaybetti, 260’ı yabancı uyruklu olmak üzere 558 kişi kayıp.
    • Uluslararası Alarm: Hindistan, ABD, Avustralya, İngiltere ve Kanada vatandaşlarının da kayıplar arasında olduğu bildirildi. Avustralya yetkilileri 34 vatandaşına ulaşamadığını açıkladı.

    İletişim Kesildi, Yeni Sel Riski Uyarısı Var!

    Yıkılan köprüler ve çöken yollar nedeniyle bölgeye kara ulaşımı tamamen durdu. Nepal ordusu helikopterlerle yürütülen tahliye operasyonlarında 100’den fazla kişiyi başkent Katmandu’ya taşıdı.
    Öte yandan Uluslararası Entegre Dağ Geliştirme Merkezi (ICIMOD), nehir yataklarında biriken dev moloz tabakalarının baraj etkisi oluşturabileceği ve Trishuli Nehri üzerinde yeni bir sel dalgası tetikleyebileceği konusunda acil kodla uyarıda bulundu.
  • Yunanistan’da bir haftada Batı Nil virüsü nedeniyle 6 kişi öldü, 75 vaka tespit edildi

    Yunanistan’da bir haftada Batı Nil virüsü nedeniyle 6 kişi öldü, 75 vaka tespit edildi

    Yunanistan Ulusal Kamu Sağlığı Kurumu (EODY), Batı Nil virüsüne ilişkin verileri paylaştı.

    Buna göre, 19-26 Ağustos’ta ülkede 75 yeni Batı Nil virüsü vakası tespit edildi.

    Yılın başından bu yana ülkede Batı Nil virüsü nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı son bir haftada 6 artarak 19’a yükseldi.

    Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi (ECDC) verilerine göre Yunanistan, İtalya’dan sonra en çok Batı Nil virüsü vakası görülen ülke.

    Kathimerini gazetesinin haberine göre, Batı Nil virüsünün Yunanistan’da bu kadar yaygın olmasının nedenleri, ülkenin coğrafi konumu, sivrisineklerin yıl boyu yaşayabileceği iklim koşullarının bulunması ve bazı belediyelerde sivrisinekle mücadele programlarının bulunmaması.>>>AA

  • Brezilya Discord’a dev tazminat davası açtı

    Brezilya Discord’a dev tazminat davası açtı

    Brezilya hükümetinden popüler mesajlaşma uygulaması Discord’a ilişkin açıklama yapıldı.

    Federal mahkemede Discord aleyhine dava açıldığı belirtilen açıklamada, “çevrim içi ortamda çocukları koruma konusundaki ihmali” gerekçesiyle yaklaşık 97 milyon dolar tazminat talep edildiği kaydedildi.

    Yaş doğrulama sistemlerinde ve kullanıcı güvenliğine ilişkin önlemlerde “ciddi eksikliklerin” olduğuna işaret edilen açıklamada, “Şirket, çocuklar ve gençler dahil olmak üzere savunmasız grupların korunmasına ve güvenliğine ilişkin bir dizi yükümlülüğü doğrudan ihmal etmiştir.” ifadesi kullanıldı.

    Discord’dan yapılan açıklamada ise Brezilya hükümetinin kararının “orantısız” olduğu ve şirketin güvenlik konusuna yaklaşımını doğru yansıtmadığı belirtildi.

    Temmuz sonunda 13 yaşındaki kız çocuğu, platformun canlı yayın özelliğini kullandığı sırada intihar etmişti.

    İntiharla bağlantılı olarak 5 çocuk gözaltına alınmış, hükümet tarafından Discord’a canlı yayın özelliğinin askıya alınması talimatı verilmişti.>>>AA

  • Nepal’deki selde hayatını kaybedenlerin sayısı 162’ye çıktı

    Nepal’deki selde hayatını kaybedenlerin sayısı 162’ye çıktı

    The Kathmandu Post gazetesinin haberine göre, dün ülkenin Çin sınırına yakın bölgelerini etkileyen sel felaketi nedeniyle can kayıpları artarken sel sularına kapılanları kurtarmak için başlatılan çalışmalar devam ediyor. Nepal Ulusal Afet Riskini Azaltma ve Yönetim Kurumundan yapılan açıklamada, yerleşim bölgelerinin etkilendiği, çok sayıda kamu binası ile özel mülkün hasar gördüğü selde hayatını kaybedenlerin sayısının 162’ye çıktığı duyuruldu.

    Aralarında yabancı turistlerin de olduğu kayıp 826 kişiyi arama çalışmalarının sürdüğü, Nepal ordusunun helikopterlerle selden etkilenen bölgelerdeki 100’den fazla kişiyi kurtardığı kaydedildi.

    Nepal-Çin sınırında sel felaketi

    Açıklamada, arama kurtarma çalışmalarının felaketten en fazla etkilenen Rasuwa ve Nuwakot bölgelerinde yoğunlaştırıldığı ifade edildi.

    Çin devlet televizyonu CCTV ise sınırın Tibet tarafında kayıp olduğu bildirilen 558 kişiden 260’ının yabancı olduğunu belirtti.

    Uzmanlar, buzul çökmesine işaret ediyor

    Sel öncesi bölgede ilk olarak deprem meydana geldiğini açıklayan ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi (USGS), daha sonra verilerini güncelleyerek 5,2 büyüklüğündeki sismik hareketin kaynağının buzul çökmesi olduğunu ifade etti.

    Merkezi Katmandu’da bulunan Uluslararası Dağlık Kalkınma Merkezinde (ICIMOD) görevli uzmanlar da sele bölgedeki dağlık alandan kopan buzul parçalarının tetiklediği çığın neden olduğunu belirtti.>>>AA

  • İsrail ordusu, ateşkese rağmen Lübnan’ın güneyine hava ve topçu saldırıları düzenledi

    İsrail ordusu, ateşkese rağmen Lübnan’ın güneyine hava ve topçu saldırıları düzenledi

    Lübnan resmi ajansı NNA’nın haberine göre, İsrail savaş uçakları günün erken saatlerinde iki dalga halinde Ali et-Tahir Ormanı’nı hedef aldı.

    Saldırılarda çok sayıda ses bombası kullanan uçakların bölgede büyük patlamalara neden olduğu, patlamaların çevre bölgelerden de duyulduğu ve yoğun dumanların yükseldiği aktarıldı.

    İsrail ordusunun topçu atışlarıyla Meyfedun ve Doğu Zavter beldelerinin çevresini hedef aldığı, gece saatlerinde de iki belde arasındaki bölgeye hava saldırısı düzenlediği kaydedildi.

    İsrail’in Lübnan’daki saldırıları

    İsrail ordusu, Lübnan’a 2 Mart’ta yoğun hava saldırıları başlatarak, ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti.

    Lübnan hükümeti bu sürede ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı.

    Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan’da yürürlüğe giren ateşkes daha sonra birkaç kez uzatılmıştı.

    Öte yandan, Washington’da İsrail ile Lübnan arasında yürütülen doğrudan müzakerelerin 5. turunun ardından 26 Haziran’da iki ülke arasında çerçeve anlaşması imzalanmıştı.

    Lübnan Sağlık Bakanlığı, son açıklamasında, İsrail’in 2 Mart’tan bu yana ülkeye düzenlediği saldırılarda 4 bin 346 kişinin hayatını kaybettiğini, 12 bin 301 kişinin yaralandığını bildirmişti.

    Tel Aviv ve Beyrut arasında 14-15 Temmuz’da başlayan doğrudan müzakerelerin 6. ve 7. turları İtalya’nın başkenti Roma’da yapılmıştı.>>>AA

  • İsrail Başbakanı’nın oğluna suikast iddiası

    İsrail Başbakanı’nın oğluna suikast iddiası

    ABD merkezli Newsmax kanalının konuya yakın bir ABD kolluk kuvveti kaynağına dayandırdığı haberinde, İsrail istihbaratının Yair’i hedef alan suikast planını Aralık 2025’te öğrendiği iddia edildi.

    Kaynak, İranlı ajanların Başbakan’ın oğlunun kaldığı konutu ve hareketlerini izlemek üzere Miami’de sahada olduğunu öne sürdü.

    Haberde, İsrail’in ABD makamlarını uyardığı, Yair’e Miami’yi derhal terk etmesi talimatı verildiği ve bunun üzerine Yair’in eşyalarını almadan apar topar İsrail’e döndüğü aktarıldı.

    Netanyahu, 24 Ağustos’ta İsrail merkezli Kanal 14’e yaptığı açıklamada, oğullarından birinin İran’ın hedefi olduğunu ileri sürmüştü.>>>AA

  • Endonezya’da deprem felaketi: Can kaybı 103’e yükseldi

    Endonezya’da deprem felaketi: Can kaybı 103’e yükseldi

    Antara ajansının haberine göre, Endonezya Ulusal Afet Yönetim Ajansı (BNPB), ülkenin Flores bölgesindeki depreme ilişkin son verileri açıkladı.

    BNPB Afet Veri Merkezi Başkan Vekili Berton Panjaitan, depremde hayatını kaybedenlerin sayısının 103’e yükseldiğini, yaralı sayısını 1666 olduğunu belirtti.

    Deprem

    Endonezya’nın Flores bölgesinde 15 Ağustos’ta 7,7 büyüklüğünde deprem meydana gelmiş, en büyüğü 6,2 olmak üzere 2 bin 700’ün üstünde artçı sarsıntı kaydedilmişti.

    Öte yandan, Kuzey Sumatra eyaletindeki Pematangsiantar kenti yakınlarında 6,9 büyüklüğünde bir deprem daha meydana gelmişti.

    Depremde 900’den fazla ev yıkılmış, 1300’ü aşkın ev kısmi hasar görmüş ve yaklaşık 5 bin kişi geçici barınma alanlarına yerleştirilmişti.

    Heyelanlar, Flores bölgesi boyunca yerleşim yerlerini birbirine bağlayan yaklaşık 700 kilometrelik kara yolunun bazı bölümlerini ulaşıma kapatmıştı.>>>AA

  • ABD’den yeni İran kararı: Askeri harekat durdu

    ABD’den yeni İran kararı: Askeri harekat durdu

    Amerikan Axios haber platformuna konuşan ABD’li yetkililere göre, Rubio, müttefik ülkelerin mevkidaşlarıyla gerçekleştirdiği son telefon görüşmelerinde Başkan Donald Trump yönetiminin güncel İran stratejisini aktardı.

    Rubio’nun görüşmelerde, Washington’ın “şu aşamada” İran’a yönelik yeni hava saldırıları düzenlemeyi öngörmediğini ifade ettiğini belirten bir yetkili, buna karşılık deniz ablukası ve Hazine Bakanlığı tarafından duyurulan yeni yaptırımlar aracılığıyla Tahran üzerindeki ekonomik baskıyı artırmaya odaklanacağı mesajını verdiğini ileri sürdü.

    ABD’nin yeni askeri harekatları planlamadığını Rubio’nun muhataplarına net şekilde ilettiğini vurgulayan ABD’li yetkili, ancak İran’ın ilk saldıran taraf olması halinde askeri misilleme seçeneğinin masada kalmaya devam edeceği değerlendirmesinde bulundu.

    “Hürmüz Boğazı’ndaki mayınların temizlenmesi kırılma noktası” iddiası

    Bir başka ABD’li yetkili ise ABD Donanmasının Hürmüz Boğazı’ndaki mayınları temizlemesini çatışma sürecinde bir kırılma noktası olarak nitelendirerek, bu adımla İran’ın elindeki en önemli baskı unsurlarından birinin büyük ölçüde etkisiz hale getirildiğini savundu.

    ABD’nin İran’a yönelik askeri seçenekler yerine ekonomik seçenekleri gündemine almasının ABD’de yapılacak ara seçimler sonrasına kadar sürebileceğini ileri süren yetkili, sonrasında ise İran’a karşı askeri harekat seçeneğinin yeniden gündeme gelebileceği yorumunu yaptı.>>>AA

  • Rusya’da İHA saldırısı: Dev depo alev aldı

    Rusya’da İHA saldırısı: Dev depo alev aldı

    Tambov Bölge Valisi Yevgeniy Pervışov, yaptığı yazılı açıklamada, bölgeye yapılan İHA saldırısına ilişkin detaylar paylaştı.

    Bölgedeki Kotovsk şehrinde bulunan Wildberries’e ait lojistik merkezinde yangın çıktığını aktaran Pervışov, ön bilgilere göre bir çalışanın yaralandığını belirtti.

    Yangının 100 bin metrekarelik alana yayıldığını​​​​​​​ ifade eden Pervışov, bölgedeki bir evin de yandığını kaydetti.

    Wildberries’ten yapılan açıklamada da itfaiye ekiplerinin çalışmalarını sürdürdüğü ifade edildi.

    Ukrayna, son dönemde Rusya merkezli e-ticaret platformları Wildberries ve Ozon’a ait depo ve lojistik tesislerine yönelik İHA saldırıları düzenliyor.>>>AA

  • Pakistan’da hastanede yangın: 15 bebek öldü

    Pakistan’da hastanede yangın: 15 bebek öldü

    Geo News kanalının haberine göre, başkent İslamabad’daki Pakistan Tıp Bilimleri Enstitüsünde (PIMS) bulunan yenidoğan ünitesinde klima kompresörünün patlamasının ardından yerel saatle 06.45’te yangın çıktı.

    Yetkililer, yangın anında ünitede bulunan bebeklerden 1’inin kurtarıldığını, 15’inin ise yaşamını yitirdiğini açıkladı.

    Kurtarma ekipleri, yangının söndürüldüğünü ve olay yerinde soğutma çalışmalarının sürdüğünü bildirirken, yangının çıkış nedeninin incelenmesi amacıyla soruşturma komitesi kurulduğu belirtildi.>>>AA

  • Kolombiya’da 7,4 büyüklüğündeki depremde ölenlerin sayısı 331’e çıktı

    Kolombiya’da 7,4 büyüklüğündeki depremde ölenlerin sayısı 331’e çıktı

    Ulusal Afet Risk Yönetimi Biriminden (UNGRD), ülkeyi vuran 7,4 büyüklüğündeki depremle ilgili son duruma ilişkin açıklama yapıldı.

    Açıklamada, depremde hayatını kaybedenlerin sayısının 2 artarak 331’e çıktığı bildirildi.

    Yaralı sayısının 4 bin 439, kayıp kişi sayısının 240, enkaz altından sağ çıkarılanların sayısının ise 364 olduğu belirtildi.

    Kolombiya’da hükümet, 7,4 büyüklüğündeki depremin yol açtığı yıkımla mücadeleyi kolaylaştırmak amacıyla “ekonomik, sosyal ve ekolojik acil durum” ilan etmişti.

    Mucize Fonu kurulmuştu

    Kolombiya Cumhurbaşkanı Abelardo de la Espriella, 18 Ağustos’ta yaptığı açıklamada, depremin ilk belirlemelere göre 9,5 milyar dolarlık hasara yol açtığını belirtmişti.

    De la Espriella, yeniden inşa sürecini yönetmek amacıyla “Mucize Fonu” (Fondo Milagro) adıyla yeni bir fon kurulduğunu açıklamıştı.

    Fon, 1999’da Kolombiya’nın Armenia kentinde meydana gelen deprem sonrası kurulan “Kahve Eksenini Yeniden İnşa ve Sosyal Kalkınma Fonu (Forec)” örnek alınarak idare edilecek.

    Hükümet, evlerini kaybeden ailelere kira yardımı, kamu hizmetlerinde kolaylık, yeni konut ve konut iyileştirme desteği sağlamayı planlıyor.

    Depremde evi yıkılan veya kullanılamaz hale gelen ailelere 26 Ağustos’tan itibaren üç ay boyunca aylık 875 bin 452 peso (yaklaşık 285 dolar) yardım yapılacağını kaydeden De la Espriella, “Yalnızca kaybettiklerimizin yerine yenisini koymakla kalmayacağız. Var olanı daha güvenli, altyapısı daha dayanıklı ve daha fazla iş imkanı sağlayacak şekilde daha iyi inşa edeceğiz.” ifadelerini kullanmıştı.>>>AA

  • Enerji krizine rağmen Almanya toparlanıyor

    Enerji krizine rağmen Almanya toparlanıyor

    Merkezi Münih’te bulunan Ekonomi Araştırma Enstitüsü (Ifo), yaklaşık 9 bin firmanın katılımıyla gerçekleştirdiği ağustos ayı Almanya İş Ortamı Güven Endeksi sonuçlarını açıkladı.

    Buna göre temmuzda revize edilerek 86,7 puan olan endeks, ağustosta piyasa beklentisi olan 87,2 puanın oldukça üzerinde gerçekleşerek 88,8 puana ulaştı.

    Böylece endeks üst üste dördüncü ayda da yükselişini sürdürdü ve şubat ayı sonunda başlayan Orta Doğu’daki savaş öncesindeki seviyesinin üzerine çıktı.

    Aynı dönemde, şirketlerin mevcut faaliyetlerinden duydukları memnuniyeti ölçen Mevcut Durum Endeksi 86,5’ten 88,5 puana çıkarken geleceğe yönelik karamsarlığın azaldığına işaret eden Beklentiler Endeksi de 86,8’den 89,1 puana yükseldi.

    Ifo anket sonuçlarına göre iş dünyasındaki iyimserlik dalgası ülkenin önde gelen ana ekonomik sektörlerinin tamamına yayıldı.

    İmalat sektörünün iş ortamı endeksinde belirgin yükseliş dikkati çekti. Sektör yöneticileri mevcut iş koşullarını bir önceki döneme kıyasla daha olumlu değerlendirirken, gelecek 3 aya yönelik üretim beklentilerindeki şüpheci yaklaşım azaldı. Buna karşın siparişlerin yetersizliğine yönelik memnuniyetsizlik devam etti.

    Makroekonomik veriler toparlanmayı destekliyor

    Ifo endeksindeki güçlü artışın, Avrupa’nın en büyük ekonomisinde uzun süredir beklenen toparlanmanın sinyallerini veren diğer makroekonomik verilerle de örtüşmesi dikkati çekti.

    Özellikle altyapı ve savunma sanayisine yönelik büyük kamu ihalelerinden beslenen sanayi üretimi ile haziranda beklentileri aşan ihracat rakamları ekonomik canlılığı destekleyen temel unsurlar oldu.

    Almanya’nın gayrisafi yurt içi hasılası (GSYH), ilk tahminlerdeki yüzde 0,2’lik öngörünün üzerine çıkarak ikinci çeyrekte yüzde 0,3 büyüme kaydetmişti.

    Artan enerji fiyatlarına rağmen ekonomi toparlanıyor

    Ifo Başkanı Clemens Fuest, verilere ilişkin değerlendirmesinde, “Yeniden tırmanışa geçen enerji fiyatlarına rağmen Alman ekonomisi toparlanıyor. Şirketler mevcut durumlarından son döneme kıyasla daha memnun ve iş ortaklıklarına dair gelecek projeksiyonları daha iyimser.” ifadelerini kullandı.

    ING Küresel Makro Araştırma Başkanı ve Almanya Başekonomisti Carsten Brzeski de yayımladığı analizde, ülkenin en önemli öncü göstergesi olan Ifo endeksinin ağustosta son bir yılın zirvesine çıktığına dikkati çekti. Hem mevcut durum hem de beklentiler bileşeninin önemli ölçüde iyileştiğini belirten Brzeski, Alman iş dünyasındaki güven ortamının aşağı yönlü uzun risk listesine karşı adeta bağışıklık kazandığını ifade etti.

    Yılın ilk yarısındaki direncin umut verici olduğunu ancak geçmiş performansın gelecekteki başarının garantisi olmadığını vurgulayan Brzeski, ikinci çeyrekteki toparlanmanın kısmen Hürmüz Boğazı’nın kapanması nedeniyle diğer bölgelerin daha fazla darbe almasıyla ilişkili olduğunu aktardı.

    Brzeski, bazı Alman şirketlerinin bu süreçte adeta bir kriz yararlanıcısı haline geldiğini belirtti.

    Orta Doğu’da kalıcı bir savaşa dönüşen gerilimin petrol fiyatlarını yüksek tuttuğunu hatırlatan Brzeski, yaklaşan kış sezonunda doğal gaz fiyatlarında yaşanabilecek olası şoklar ile yenilenen ticaret gerilimlerinin ekonomik görünüm için ciddi riskler barındırdığını kaydetti.

    Brzeski, altyapı yatırımlarının reel ekonomiye ulaşmaya başlamasını olumlu bir gelişme olarak değerlendirdi.

    Alman ekonomisinin sürdürülebilir bir büyüme patikasına geri dönmesi için hükümetin mevcut adımlarının yetersiz kaldığını savunan Carsten Brzeski, “Ekonomiyi temelden düzlüğe çıkarmak için uluslararası rekabet gücünü artıran yapısal reformlara, uygun fiyatlı enerji planına ve iç talebi canlandıracak vergi indirimleri gibi doğrudan teşviklere hala ihtiyaç var.” uyarısında bulundu.

    Brzeski, tüm bu zorluklara rağmen Alman ekonomisinin 2022’den bu yana en iyi büyüme performansını yakalama yolunda ilerlediğini sözlerine ekledi.>>>AA

  • ABD Suriye’yi terör listesinden çıkardı

    ABD Suriye’yi terör listesinden çıkardı

    ABD’nin Suriye Büyükelçiliğinin, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamada, Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Suriye’nin söz konusu sınıflandırmasının resmen kaldırıldığını aktardığı hatırlatıldı.

    Kararın Suriye’nin uluslararası izolasyondan ortaklığa geçişinde önemli bir adım olduğu ifade edilen açıklamada, Suriye’nin “terör kaynağı olmaktan terörle mücadelede kararlı bir ortağa dönüşmesinin” hedeflendiği kaydedildi.

    Kararla birlikte Suriye’nin yeniden imar sürecinde yatırımların ve ticaretin önünün açılmasının amaçlandığı aktarılan açıklamada, “Sermaye çatışmanın, projeler izolasyonun, ticaret ise kaosun yerini alabilir.” değerlendirmesinde bulunuldu.

    Açıklamada, kararın yalnızca söz konusu sınıflandırmanın kaldırılması anlamına gelmediği, aynı zamanda ABD ile Suriye arasında “ortak çıkarlar, karşılıklı güvenlik ve ortak refah” temelinde yeni bir ilişkinin temel taşlarından biri olduğu belirtildi.

    ABD Başkanı Donald Trump’ın “önce güvenlik, ardından refah” anlayışına atıfta bulunulan açıklamada, Suriye’ye bir fırsat verildiği ve bundan sonraki sürecin bu fırsatın kalıcı barış ve refaha dönüştürülmesine bağlı olduğu ifade edildi.

    Açıklamada, “Verilen sözler tutuldu, vaatler yerine getirildi. Suriye’ye bir fırsat tanındı. Şimdi yapılması gereken, bu fırsatı kalıcı barış ve refaha dönüştürmektir.” değerlendirmesinde bulunuldu.>>>AA

  • Petrol zengini Libya’da yakıt krizi benzin istasyonlarında uzun araç kuyruklarına neden oldu

    Petrol zengini Libya’da yakıt krizi benzin istasyonlarında uzun araç kuyruklarına neden oldu

    Libya’nın batısındaki Zaviye kentinde silahlı grupların son dönemde yoğunlaşan çatışmaları ve petrol tesislerine yönelik insansız hava araçları ile yapılan kamikaze saldırılar, bölgedeki petrol rafinerilerinde çeşitli aksaklıkları da beraberinde getirdi.

    Libya Ulusal Petrol Kurumu, olayların durulmasının ardından Zaviye’deki petrol tesislerinde üretimin yeniden başladığı, vatandaşların yakıt istasyonlarında kuyruklar oluşturmasını gerektirecek bir durumun olmadığı yönünde açıklamalar yapsa da yaklaşık 10 gündür yakıt istasyonlarında uzun kuyruklar oluşuyor.

    Yakıt istasyonlarındaki kuyrukları, yaklaşık 3 aydır ülkede 4 ila 10 saat arasında devam eden günlük elektrik kesintileri de artırdı. Elektrik kesintileri nedeniyle jeneratörün bulunmadığı yakıt istasyonları kesintiler sırasında hizmet veremezken hizmet veren istasyonlarda yakıt bekleyen araç sayısı arttı.

    Petrol zengini Libya’da yakıt krizi benzin istasyonlarında uzun araç kuyruklarına neden oldu

    Yakıt istasyonlarındaki izdihamı jeneratörleri için bidonlarla benzin almak için bekleyen Libyalılar da artırdı.

    AA muhabiri yakıt istasyonundaki kuyruklarda saatlerce bekleyen Libyalılara mikrofon uzattı.

    Trablus’un 170 kilometre güneyindeki Zintan kentinden başkente aracının benzin deposunu doldurmak için gelen Yusuf Ali, yakıt krizinin tam olarak nedenini bilmediğini ancak krize elektrik kesintileri ve iç piyasaya yönelik petrol arzındaki aksaklıkların kuyrukların sebebi olabileceğini söyledi.

    Başkentteki bir yakıt istasyonunda uzun süredir kuyrukta bekleyen Ali, “Bir buçuk saattir burada bekliyorum. Ve bulunduğum şehir Zintan’da hiç benzin yok. Buraya yakıt almak, arabanın deposunu doldurmak ve eve bir bidon benzin götürmek için geldim.” ifadelerini kullandı.

    Petrol zengini Libya’da yakıt krizi benzin istasyonlarında uzun araç kuyruklarına neden oldu

    İnsanlarda bir panik var, herkes deposunu doldurmak için sıraya giriyor

    Yakıt krizinin yalnız Trablus’ta değil ülke genelinde yaşandığını söyleyen Ali, Zintan’da benzin bulunmadığını ve yaklaşık 10 gündür bu sorunun devam ettiğini aktardı.

    Ali, mazot teminininde de büyük kriz yaşandığını belirterek şunları kaydetti:

    “Tek sorun yakıt kaçakçılığı değil. Dizelin litresi 9 dinara kadar dayandı. Deposunun dörtte üçü dolu olanlar bile fullemek için kuyruğa giriyor.

    İnsanlar arasında bir tür panik var. Benzini olanlar kuyrukta beklememeli, kriz biraz hafifleyip işler sakinleşene kadar bir iki gün daha kullanmalı.”

    Dizel bulmakta güçlük çekildiğini kaydeden Ali, büyük jeneratörler dizel ile çalıştığı için yakıt krizinin hastaneleri ve sağlık sistemini de olumsuz etkilediğini ifade etti.

    Hükümetin de çözüm için elinden bir şey gelmediğini söyleyen Ali, “Yetkililer sorunu çözmeye güç yetiremiyor, onlar başka bir dünyada vatandaş başka bir dünyada. Allah bu halka bir çıkış kapısı açacaktır.” ifadelerini kullandı.

    Petrol zengini Libya’da yakıt krizi benzin istasyonlarında uzun araç kuyruklarına neden oldu

    “Bazı yakıt istasyonlarında jeneratör bile yok”

    Yakıt kuyruğundaki Vecdi Abdullah Hayali de ülkede sık sık yakıt krizi yaşandığını, bu krizin ilk olmadığını söyledi.

    Kuyrukta 2 saattir sıranın gelmesini beklediğini belirten Hayali, “Asıl sebep elektrik kesintisi. Bazı yakıt istasyonlarında jeneratör bile yok. Peki jeneratörlerle nereye kadar? Umarım devlet bu konulara bir çözüm bulur, çünkü durumun bu şekilde devam etmesi makul değil.” dedi.

    Hayali, yetkililerin insanların durumunu önemsemelerini beklediklerini ve sorunu bir an önce çözüme kavuşturmalarını umduklarını söyledi.

    “Keşke bizim için elektrik, su, benzin krizini çözseler. Vatandaş yoruldu.” diyen Hayali, önceki gün kuyrukların biraz azaldığını ancak bugün yeniden istasyonlar önünde uzun kuyruklar oluştuğunu ifade etti.

    Petrol zengini Libya’da yakıt krizi benzin istasyonlarında uzun araç kuyruklarına neden oldu

    Hayali, krizin derinleşmesinde insanlardaki panik havasının da etkili olduğuna işaret ederek şunları kaydetti:

    “Mesela dün arabasındaki bir kişinin videosunu yayınlamışlar. Facebook’ta yemin ederim saymaya başladım, 40’a yakın bidon taşıyordu. Vallahi sosyal medyada göreceksiniz, 40’a yakın bidon! Bu başka bir kriz.”

    Trablus sakinlerinden Eymen Osman ise elektrik kesintilerinin hayatı her açıdan etkilediği gibi yakıt krizini de derinleştirdiğini belirtti.

    İstasyonlardaki kuyrukların son 2 gündür daha da uzadığına dikkati çeken Osman, yetkililere sorunun çözümü için bir an önce adım atmaları çağrısında bulundu.>>>AA

  • KKTC Başbakanı Üstel’den ülkesindeki uluslararası etkinliklere karşı çıkan Rum Elam Cephesi’ne tepki

    KKTC Başbakanı Üstel’den ülkesindeki uluslararası etkinliklere karşı çıkan Rum Elam Cephesi’ne tepki

    KKTC Başbakanlığından yapılan yazılı açıklamada Üstel, KKTC’de düzenlenmesi planlanan Zamna Müzik Festivali ile bir kulüp tarafından yapılacak futbol eğitim kampının iptal edilmesi yönündeki Elam Cephesi’nin girişimlerini şiddetle kınadıklarını belirtti.

    Üstel açıklamasında, Nexus Müzik Festivali’nin geçen hafta KKTC’de yapılması beklenirken, Rumların baskıları sonucunda iptal edildiğini hatırlatarak, Zamna Müzik Festivali ile uluslararası bir futbol kampının hedef alınmasının Rum tarafındaki bazı çevrelerin gerçek niyetlerini ortaya koyduğunu kaydetti.

    Kıbrıs Türk halkının dünya ile temas kurmasından, gençlerin uluslararası organizasyonlarda yer almasından, Kıbrıs Türk kültür ve sanatının dünyaya ulaşmasından rahatsızlık duyanlara karşı, inanç ve cesaretle mücadele edeceklerini vurgulayan Ünal Üstel, “Artık karşılarında içine kapanmasını bekledikleri bir toplum yok. Kendi devletine sahip çıkan, geleceğine güvenle bakan ve dünyayla bağlarını güçlendirme iradesine sahip bir Kıbrıs Türk halkı vardır.” ifadelerini kullandı.

    Üstel, ülkesinde yapılması planlanan müzik festivalleri ile bir kulüp tarafından gençler için planlanan futbol eğitim kampına karşı çıkan Elam Cephesi’nin engelleme çabalarının, Rum siyasetinin Kıbrıs Türk halkına yönelik değişmeyen bakış açısını yansıttığına işaret ederek şunları kaydetti:

    “Biz bu zihniyete dün de boyun eğmedik, bugün de eğmeyeceğiz. Kıbrıs Türk gençleri dünyanın dört bir yanındaki gençlerle buluşacak, spor yapacak, sanatını ve kültürünü paylaşacaktır. Devletimiz de halkımızın bu yöndeki iradesinin önünü açmaya devam edecektir.”

    KKTC’de eylül ayında yapılması planlanan Nexus Festivali’ne daha önce katılacağını açıklayan Sırp müzik şirketi EXIT, Girne Kalesi yakınında düzenlenecek müzik ağırlıklı festivalden Rumların baskıları sonucunda çekilmek zorunda kaldı.

    Sırp EXIT’in çekilme kararında aşırı sağcı, ırkçı Elam Cephesi’nin baskıları sonucu GKRY’nin Sırp Hükümeti nezdindeki girişimlerinin etkili olduğu iddia edildi.

    GKRY’deki Elam Cephesi, İspanyol Barcelona kulübünün resmi sitesinden açıkladığı 11 Eylül’de KKTC’de yapılması planlanan gençler için futbol eğitim kampı ile Zamna Müzik Festivali’ne de uluslararası katılımı engellemek üzere Rum Dışişlerine çağrıda bulunarak, Barcelona için İspanya’ya, müzik festivali için de katılımcı grupların ülkelerine baskı yapılmasını istedi.>>>AA

  • BM’den Arakanlı Müslümanlar için acil çağrı

    BM’den Arakanlı Müslümanlar için acil çağrı

    Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreter Sözcüsü Stephane Dujarric, Arakanlı Müslümanlara ilişkin yazılı açıklama yaptı.

    Dujarric, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Arakanlı Müslümanların (Rohingya) bulunduğu zor durum nedeniyle küresel ilgi ve eylem çağrısını yineledi.

    Myanmar, Bangladeş ve bölgedeki Arakanlı Müslümanların güvenlik durumunun giderek kötüleştiğini, kalıcı çözüm konusundaki umutlarının azaldığını, hayat kurtaran insani yardımları etkileyen fon kesintileri ve insan hakları ihlalleriyle karşı karşıya olduğunu vurgulayan Dujarric, Myanmar’da Arakanlı Müslümanlar ve diğer toplulukların “çatışma ve yerinden edilme” meseleleriyle mücadele ettiğini belirtti.

    Dujarric, “Hareketlilik ve insani yardıma erişim kısıtlılığı sürerken her yıl yüzlerce sivil öldürülüyor.” ifadesini kullandı.

    Arakanlı Müslümanların keyfi gözaltılara ve cinsel şiddete maruz kaldığını kaydeden Dujarric, “Genel Sekreter (Guterres), uluslararası insan hakları hukuku, uluslararası insancıl hukuk ve uluslararası göçmen hukuku dahil olmak üzere uluslararası hukuk kapsamında uygulanabilir yükümlülükler uyarınca sivillerin korunması çağrısını yineliyor.” değerlendirmesinde bulundu.

    Dujarric, Guterres’in Bangladeş ve diğer ülkelerin Arakanlı Müslüman göçmenleri kabul etmesinden memnuniyet duyduğunu ve diğer ülkelere de Myanmar’dan kaçanlara koruma sağlamaları çağrısı yaptığını aktardı.

    Guterres’in, çok sayıda Arakanlı Müslümanın denizde hayatını kaybetmesinden endişe duyduğunu ve bölgede arama kurtarma çalışmaları için işbirliğini teşvik ettiğini belirten Dujarric, BM Genel Sekreterinin, Myanmar’daki krizin kökten çözümü için kapsamlı siyasi bir çözüm yönünde toplu harekete geçilmesi çağrısı yaptığını kaydetti.

    Dujarric, “Şartlar, Arakanlı Müslümanların gönüllü, güvenli, onurlu ve sürdürülebilir dönüşünü mümkün kılana kadar (Guterres), uluslararası toplumu insani yardım, geçim fırsatı ve kendi ayakları üstüne durabilmeleri için destek sağlamaya devam etmeye çağırıyor.” ifadesini kullandı.

    Myanmar’da Arakanlı Müslümanlara etnik temizlik

    Myanmar’ın Arakan eyaletinde 2012’de Budistler ile Müslümanlar arasında çatışmalar çıkmış, olaylarda çoğu Müslüman binlerce kişi katledilmiş, yüzlerce ev ve iş yeri ateşe verilmişti.

    Arakan’daki sınır karakollarına 25 Ağustos 2017’de düzenlenen eş zamanlı saldırıları gerekçe gösteren Myanmar ordusu ve Budist milliyetçiler, kitlesel şiddet eylemleri başlatmıştı. Birleşmiş Milletlere (BM) göre, Ağustos 2017’den sonra Arakan’daki baskı ve zulümden kaçıp Bangladeş’e sığınanların sayısı 900 bini geçti.

    Uluslararası insan hakları kuruluşları, yayımladıkları uydu görüntüleriyle yüzlerce köyün yok edildiğini kanıtlamıştı.

    BM ve uluslararası insan hakları örgütleri, Arakanlı Müslümanlara yönelik şiddeti “etnik temizlik” ya da “soykırım” olarak adlandırıyor.>>>AA