Kategori: Ekonomi

  • Emekliye ÖTV’siz araç müjdesi: Kimler yararlanabilir? Meclis’te son durum ne?

    Emekliye ÖTV’siz Araç Yasalaştı mı? (20 Mart 2026)

    Hayır, düzenleme henüz yasalaşmadı. * Süreç: CHP Tokat Milletvekili Kadim Durmaz tarafından sunulan kanun teklifi şu an TBMM Başkanlığı’nda ve ilgili komisyonlarda değerlendiriliyor.

    • Yürürlük: Düzenlemenin hayata geçmesi için komisyon onayının ardından TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilmesi ve Resmî Gazete’de yayımlanması gerekiyor.

    ÖTV Muafiyetinden Hangi Emekliler Yararlanabilecek?

    Hazırlanan taslak metin, sanılanın aksine tüm emekli gruplarını kapsamıyor. Mevcut teklife göre öncelikli hak sahipleri şunlar:

    • Bağ-Kur Emeklisi Esnaflar: Kendi işini yaparak emekli olmuş esnaf ve sanatkârlar.

    • Emekli Çiftçiler: En az 10 yıl boyunca ÇKS (Çiftçi Kayıt Sistemi) kaydı bulunan ve bu şekilde emekli olan vatandaşlar.

    • Kapsam Dışı: Şu anki teklif metninde SSK (4/1-a) ve Emekli Sandığı (memur) emeklileri için bir madde yer almıyor.

    Taslak Metindeki Araç Alım Şartları Neler?

    Suistimalleri önlemek amacıyla teklif metnine bazı katı kurallar eklendi:

    1. Süre Sınırı: Emeklilik tarihinden itibaren ilk 5 yıl içinde başvuru yapılması şartı aranıyor.

    2. Tek Seferlik Hak: Her emekli bu haktan hayatı boyunca sadece bir defa yararlanabilecek.

    3. Araç Tipi: Sadece binek otomobiller (87.03 GTİP kodlu) kapsamda; ticari araçlar muafiyet dışı tutuluyor.

    4. Satış Yasağı: ÖTV’siz alınan araç 5 yıl boyunca satılamayacak ve devredilemeyecek. (Pert durumları hariç).

    The post Emekliye ÖTV’siz araç müjdesi: Kimler yararlanabilir? Meclis’te son durum ne? first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Küresel piyasalarda negatif seyir

    Küresel piyasalarda negatif seyir

    Orta Doğu’da süren gerilime ilişkin haber akışı, petrol fiyatlarındaki hareketler ve ABD’de açıklanan makroekonomik veriler piyasaların yönü üzerinde etkili olmayı sürdürüyor. Gerilimin arttığı bu ortamda Fed’den gelen temkinli ve “şahin” sinyaller küresel risk algısının artmasını sağladı.

    İran’ın, ABD-İsrail tarafından petrol rafinerilerinin hedef alınmasının ardından, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar’da ABD ile bağlantılı petrol tesislerini vuracağını bildirmesi ve bazı enerji tesislerine yönelik saldırıları petrol fiyatlarındaki yukarı yönlü harekette etkili oldu.

    ABD’DE ÜFE ENFLASYONİST ENDİŞELERİ ARTIRDI

    Enerji maliyetlerindeki yükselişin enflasyon görünümüne dair endişeleri artırdığı bir dönemde ABD’de açıklanan veriler ise üretici enflasyonunun şubatta hızlandığını ortaya koydu. ABD’de Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE), şubatta aylık bazda yüzde 0,7, yıllık bazda yüzde 3,4 artarak beklentilerin üzerinde gerçekleşti. Üretici enflasyonu yıllık bazda son bir yılın en yüksek seviyesine çıktı. ÜFE, ocakta aylık bazda yüzde 0,5, yıllık bazda ise yüzde 2,9 artmıştı. Değişken gıda ve enerji fiyatlarını içermeyen çekirdek ÜFE de şubatta aylık bazda yüzde 0,5, yıllık bazda yüzde 3,9 ile beklentilerin üzerinde arttı.

    FED, POLİTİKA FAİZİNİ SABİT BIRAKTI

    Para politikası cephesinde ise Fed, politika faizini beklentiler doğrultusunda yüzde 3,5-3,75 aralığında sabit tuttu. Fed’in para politikası karar metninde, “Orta Doğu’daki gelişmelerin ABD ekonomisi üzerindeki etkileri belirsizdir.” değerlendirmesi yer aldı.

    Ekonomik projeksiyonlarını da açıklayan Fed, federal fon oranına ilişkin tahminini bu yıl sonu için yüzde 3,4’te tutarken, bu tahmin 2026’da tek faiz indirimi öngörüsünün korunduğunun sinyalini verdi.

    Fed Başkanı Jerome Powell, faiz kararının ardından düzenlediği basın toplantısında, Orta Doğu’daki gelişmelerin ABD ekonomisine etkilerinin henüz belirsiz olduğunu söyleyerek, “Kısa vadede, yükselen enerji fiyatları genel enflasyonu yukarı çekecektir, ancak ekonomi üzerindeki olası etkilerin kapsamını ve süresini bilmek için henüz erken.” dedi.

    Enflasyon beklentilerine ilişkin kısa vadeli göstergelerin son haftalarda yükseldiğini ifade eden Powell, bu durumun muhtemelen Orta Doğu’daki arz kesintilerinin yol açtığı petrol fiyatlarındaki önemli artışı yansıttığını aktardı.

    Bunlara ek olarak, Kanada Merkez Bankası (BoC) da üst üste üçüncü toplantısında politika faizini yüzde 2,25’te sabit bıraktı.

    NEW YORK BORSASI NEGATİF SEYRETTİ

    Petrol fiyatlarındaki yükseliş, İran’ın misilleme saldırıları ve Fed’den gelen şahin mesajların etkisiyle dün Dow Jones endeksi yüzde 1,63, Nasdaq endeksi yüzde 1,46 ve S&P 500 endeksi yüzde 1,36 düştü. ABD’de endeks vadeli kontratlar yeni güne alıcılı başladı.

    Yeni günde ABD’de tahvil piyasalarında satış ağırlıklı bir seyir öne çıkarken, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,28’e yükseldi. Dolar endeksi dün yüzde 0,7 yükselişle 100,2 olurken, yeni günde yüzde 0,1 azalışla 100,1 seviyesinde seyrediyor.

    Fed’e yönelik faiz indirim beklentilerindeki azalma ve dolar endeksindeki güçlenmenin etkisiyle altın fiyatlarındaki düşüş serisi dün 6. işlem gününü tamamladı. Dün yüzde 3,7 değer kaybıyla 4 bin 819 dolardan kapanan altının ons fiyatı yeni günde yüzde 0,7 artışla 4 bin 850 dolardan işlem görüyor.

    Brent petrolün varil fiyatı ise dün İran’ın bazı rafineri ve üretim merkezlerini hedef alması ve almaya devam edeceğini duyurmasının ardından yüzde 6,4 yükselişle 107,3 dolardan kapandı. Brent petrolün varil fiyatı yeni günde de yükselişine devam ederken, şu sıralarda yüzde 1,3 primle 108,7 dolardan işlem görüyor.

    AVRUPA’DA GÖZLER ECB VE BOE’DE

    Avrupa borsalarında petrol fiyatlarında sert yükselişlerin sürmesi ve jeopolitik gerilimlerin etkisiyle dün negatif bir seyir izlenirken, yeni günde Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve İngiltere Merkez Bankasının (BoE) para politikası kararları yatırımcıların odağında bulunuyor.

    Para piyasalarında ECB’nin bugün 3 temel politika faizini değiştirmeyeceğine kesin gözüyle bakılırken, bankanın Orta Doğu’daki gerginliklerden dolayı beklenenden daha erken sıkılaşabileceği öngörülüyor.

    Ay başında faiz indirimi beklentisinin öne çıktığı BoE’nin ise politika faizini değiştirmemesi bekleniyor.

    Orta Doğu’da çatışmalar devam ederken, diplomatik gelişmeler de yakından takip ediliyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ile Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırısının ardından bölgedeki gelişmelerin yanı sıra bunun bölgesel ve uluslararası etkileri ve sonuçlarını görüştü.

    Erakçi, Hürmüz Boğazı’ndaki denizcilik faaliyetlerinin aksamasının ABD-Siyonist dayatma savaşının bir sonucu olduğunu belirterek, AB ve Avrupa ülkelerinin, saldırganlara baskı uygulaması ve saldırganlıklarını durdurmaya çalışması gerektiğini söyledi.

    Kallas da savaşın güvenlik, insani ve ekonomik sonuçları hakkındaki endişesini dile getirerek, savaşın derhal sona erdirilmesi gerektiği konusundaki AB’nin tutumunu vurguladı.

    Öte yandan, AB, girişimcilerin Birlik genelinde 48 saat içinde tamamen çevrim içi olarak şirket kurmalarını sağlayacak “EU Inc.” planı hazırladı.

    AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Brüksel’de düzenlediği basın toplantısında, “EU Inc. ile her girişimci, AB’nin herhangi bir yerinden 48 saat içinde şirket kurabilecek. Tüm süreç tamamen dijital ve maliyet 100 avronun altında olacak. Asgari sermaye şartı aranmayacak.” dedi.

    Bu gelişmelerle, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,94, İtalya’da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 0,33, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,06, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,96 değer kaybetti. Bölgede endeks vadeli kontratlar yeni güne satıcılı başladı.

    JAPONYA’DA BOJ POLİTİKA FAİZİNİ SABİT TUTTU

    Asya tarafında petrol fiyatlarındaki ivmelenme ve enerji arzına yönelik endişelerin güç kazanmasıyla negatif bir seyir öne çıkarken, Japonya Merkez Bankası (BoJ) politika faizini beklentilere paralel yüzde 0,75 seviyesinde sabit tuttu.

    BoJ’un söz konusu kararı 8’e karşı 1 oyla alınırken, Hajime Takata faiz artırımına yönelik oy kullandı.

    Bölgede açıklanan makroekonomik verilere göre Japonya’da ocak ayına ilişkin çekirdek makine siparişleri yıllık bazda yüzde 13,7 artışla beklentileri geride bıraktı. Aynı döneme ilişkin sanayi üretimi ise aylık yüzde 4,3 artışla tahminlerin üzerinde gerçekleşti. Ülkede ocak ayına ilişkin kapasite kullanım oranı ise yüzde 2,9 yükseldi.

    Bu gelişmelerin yanı sıra bölge genelinde jeopolitik gerilim ve petrol fiyatlarındaki ivmelenme satış baskısı oluştururken, Güney Kore ve Japonya’da finans sektörü, Hong Kong’da ise teknoloji sektöründe dirençlilik dikkati çekti.

    Söz konusu gelişmelerle kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 3,3 ve Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 1, Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 1,8 ve Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 2,6 düştü.

    YURT İÇİ PİYASALAR ERKEN KAPANACAK

    Dün satış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,78 değer kaybederek 13.115,13 puandan tamamladı. Bugün, yurt içi piyasalarda, Ramazan Bayramı’nın arife günü olması dolayısıyla yarım gün seans yapılacak.

    Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası’nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı nisan vadeli kontrat ise dün akşam seansında normal seans kapanışına göre yüzde 0,51 azalışla 15.226,00 puandan işlem gördü.

    Dolar/TL, dünü 44,2110’dan tamamlarken, bugün bankalararası piyasada açılışında önceki kapanışa göre yüzde 0,2 artışla 44,3200’den işlem görüyor.

    Analistler, bugün yurt içinde haftalık uluslararası rezervler ve döviz likiditesi, yurt dışında ise Avrupa’da ECB ve İngiltere’de BoE’nin faiz kararlarının yanı sıra yoğun veri gündeminin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 13.100 ve 13.000 puanın destek, 13.200 ve 13.300 puanın ise direnç konumunda olduğunu kaydetti. >>>AA

  • Liverpool – Galatasaray maçı ne zaman, saat kaçta hangi kanalda? Şifresiz mi?

    Liverpool – Galatasaray Maçı Ne Zaman, Saat Kaçta?

    Avrupa futbolunun kalbinin atacağı bu dev randevu için geri sayım bitti. Maçın başlama bilgileri şu şekilde:

    Tarih: 18 Mart 2026 Çarşamba (Bugün)

    Saat: 23.00 (TSİ)

    Stadyum: Anfield Road, Liverpool

    Maç Hangi Kanalda, Şifresiz mi?

    Galatasaray’ın bu zorlu deplasman mücadelesini ekran başından takip etmek isteyen taraftarlar için yayıncı kuruluş bilgileri netleşti:


    Yayıncı Kanal: Maç, Türkiye’de TRT 1 ekranlarından canlı ve şifresiz olarak yayınlanacak.

    Dijital Platform: Karşılaşma aynı zamanda TRT’nin dijital platformu tabii üzerinden de canlı olarak takip edilebilecek.


    Muhtemel 11’ler: Kimler Sahada?

    İki dev ekibin teknik direktörlerinin sahaya şu 11’lerle çıkması bekleniyor:

    Galatasaray Muhtemel 11:

    Muslera, Jelert, Sanchez, Abdülkerim, Jakobs, Torreira, Sara, Barış Alper, Mertens, Yunus Akgün, Victor Osimhen.


    Liverpool Muhtemel 11:

    Alisson, Alexander-Arnold, Van Dijk, Konate, Robertson, Mac Allister, Gravenberch, Szoboszlai, Luis Diaz, Salah, Darwin Nunez.

    The post Liverpool – Galatasaray maçı ne zaman, saat kaçta hangi kanalda? Şifresiz mi? first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Küresel piyasalar jeopolitik risklerin gölgesinde

    Küresel piyasalar jeopolitik risklerin gölgesinde

    ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ve İran’dan gelen misillemelerle Orta Doğu’da tırmanan gerilim, başta petrol arzı olmak üzere küresel ekonomi açısından önemli bir risk unsuru olmayı sürdürüyor. Bölgedeki gerginliklerin kısa sürede sona ereceğine dair iyimserliklerin öne çıkmaya başlamasına karşın, çatışmaların uzun vadede ekonomiler üzerindeki olası etkilerinin boyutu ise belirsizliğini koruyor. Çatışmalarda bazı petrol tesislerinin hedef alınması ve petrol sevkiyatı açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı’nda deniz trafiğinin yavaşlaması, enerji maliyetlerini artırarak küresel enflasyon risklerini yukarı yönlü besliyor.

    Enflasyon risklerindeki artış, merkez bankalarının politikalarına ilişkin beklenti oluşumunu zorlaştırırken, gözler ABD Merkez Bankasının (Fed) bu akşam alacağı para politikası kararlarına çevrildi. Para piyasalarındaki fiyatlamalarda, Fed’in politika faizini sabit bırakmasına kesin gözüyle bakılırken, karar sonrası Fed Başkanı  Jerome Powell’ın sözle yönlendirmeleri ve bankanın ekonomiye dair projeksiyonları yatırımcılar tarafından yakından takip edilecek. Buna ek olarak faiz kararının ardından yayımlanacak “nokta grafiği”nin gelecekte politika adımlarının yönü ve zamanlamasına ilişkin önemli ipuçları sunması bekleniyor. Öte yandan, ABD Başkanı Donald Trump’ın küresel ticarette önemli geçiş güzergahlarından biri olan Hürmüz Boğazı’nda deniz taşımacılığının güvenliğinin sağlanması için ülkelere yaptığı çağrının beklenen karşılığı bulamaması petrol fiyatlarındaki yukarı yönlü harekette etkili oldu. Brent petrolün varil fiyatı, dün uluslararası piyasalarda yüzde 2,9 artışla 100,9 dolardan kapandı. Brent petrolün varili yeni işlem gününde ise yüzde 2,6 düşüşle 98,2 dolarda seyrediyor. Irak Petrol Bakanı Hayyan Abdulgani’nin, Bağdat ve Erbil’in, petrol ihracatını yarından itibaren yeniden başlatmak için anlaşmaya vardığını duyurması, piyasada arz taraflı risklerin bir nebze sınırlanmasına katkı sağlayarak fiyatlardaki yukarı yönlü baskıyı azalttı.

    ALTINDAKİ DÜŞÜŞ EĞİLİMİ 5. İŞLEM GÜNÜNE TAŞINDI

    Bu gelişmelerle birlikte, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi dün 3 baz puan gerileyerek yüzde 4,20’ye inerken, şu sıralarda yüzde 4,18 seviyesinde bulunuyor. Düşüş eğilimini ikinci işlem gününe taşıyan dolar endeksi, bugün önceki kapanışının hemen üzerinde 99,5 seviyesinde seyrediyor. Fed’e yönelik zayıflayan faiz indirimi beklentileri ve Orta Doğu’daki gerilimlerle doların güçlenmesi altının ons fiyatını baskılamaya devam ediyor. Dün sınırlı düşüş kaydeden altının onsu gerilemesini beşinci işlem gününe taşıyarak 5 bin 5 dolara indi. Altının onsu şu dakikalarda önceki kapanışına göre yüzde 0,3 azalışla 4 bin 989 dolardan alıcı buluyor. Kurumsal tarafta ise bazı hava yolu şirketlerinin Orta Doğu’da gerilimin tırmanmasından bu yana artan jet yakıtı fiyatlarına rağmen güçlü talebe işaret ederek bu yılın ilk çeyreğine ilişkin gelir beklentilerini yükseltmesiyle hisselerinde yükseliş yaşandı. Söz konusu hava yolu şirketlerinden Delta’nın hisseleri yüzde 6,5 ve American Airlines’ın hisseleri yüzde 3,5 değer kazandı. Bu gelişmelerle S&P 500 endeksi yüzde 0,25, Nasdaq endeksi yüzde 0,47 ve Dow Jones endeksi yüzde 0,1 yükseldi. ABD’de endeks vadeli kontratlar güne pozitif başladı.

    AVRUPA BORSALARI POZİTİF SEYRETTİ

    Avrupa borsalarında dün alıcılı bir seyir izlenirken, Orta Doğu’daki gerilimin yakında azalabileceğine ilişkin iyimser beklentiler bölge piyasalarında öne çıktı. Avro Bölgesinde bugün açıklanacak şubat ayı enflasyon verileri yatırımcıların odağında bulunurken, söz konusu ayda bölgede Tüketici Fiyat Endeksinin (TÜFE) aylık bazda yüzde 0,7, yıllık bazda yüzde 1,9 arttığı tahmin ediliyor. Öte yandan bölgede yarın açıklanacak Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve İngiltere Merkez Bankasının (BoE) faiz kararları öncesinde piyasa beklentileri iki bankanın da politika faizini sabit bırakacağı yönünde mesaj veriyor. Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani’yle bölgedeki güvenlik durumu hakkında telefon görüşmesi yaptığını bildirdi.

    Sudani’ye “bu zor dönemde itidali teşvik ettiği ve ülkesini savaşın dışında tuttuğu” için teşekkür ettiğini belirten von der Leyen, “Irak topraklarına yönelik kışkırtılmamış ve kabul edilemez saldırılar sonucu hayatını kaybedenler için de başsağlığı dileklerimi ilettim.” ifadesini kullandı. Von der Leyen ayrıca, AB’nin Irak’ın istikrarıyla egemenliğini ve bölgedeki gerginliğin azaltılmasını desteklemeye devam edecek “güvenilir ortak” olduğunu ifade etti. Bu gelişmelerle, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,83, İtalya’da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 1,22, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,49, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,71 değer kazandı. Avrupa’da, endeks vadeli kontratları güne pozitif başladı.

    ASYA BORSALARI ÇİN HARİÇ POZİTİF SEYREDİYOR

    Asya tarafında ise Çin hariç alıcılı bir görünüm öne çıkarken, petrol fiyatlarındaki yükselişin sınırlı da yavaşlaması ve İran’ın bazı ülkelerin Hürmüz Boğazı’ndan geçişini engellemeyeceğine yönelik haber akışı, bölgede enerji maliyetlerine ilişkin riskleri bir miktar azalttı.

    Bölge ülkelerinin makroekonomik görünümlerine ilişkin değerlendirmeler sürerken, bugün Japonya’da açıklanan veriler takip edildi.

    Japonya’da dış ticaret dengesi şubatta beklentilerin aksine 53,7 milyar yen (yaklaşık 340 milyon dolar) fazla verdi. Ülkede dış ticaret dengesi bir önceki ay 1,16 trilyon yen açık vermişti.

    Öte yandan, ABD’li çip devi Nvidia’nın Çin’de yapay zeka çipi üretimine yeniden başlayacağını duyurması bölge piyasalarında risk iştahını artırdı.

    Bölgede teknoloji tarafındaki yükselişler dikkati çekerken, Güney Kore’de SK Hynix hisseleri yüzde 5, Samsung Electronics hisseleri de yüzde 6’nın üzerinde değer kazandı. Japonya’daki teknoloji şirketlerinde de alım tarafında işlemler ağır basarken, ülkede Aoi Electronics hisseleri yüzde 4,4, Tokyo Electron hisseleri yüzde 3,3 ve Satori Electric hisseleri yüzde 1 arttı.

    Söz konusu gelişmelerle kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 2,9, Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 0,1 ve Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 4 yükselirken, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,3 düştü.

    YURT İÇİNDE PPK TOPLANTI ÖZETİ TAKİP EDİLECEK

    Dün alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 2,01 değer kazanarak 13.217,60 puandan tamamladı.

    Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası’nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı nisan vadeli kontrat ise dün akşam seansında normal seans kapanışına göre yüzde 0,24 düşüşle 15.505,00 puandan işlem gördü.

    Dolar/TL, dünü 44,1880’den tamamlarken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışın yüzde 0,1 üzerinde 44,2140’tan işlem görüyor.

    Analistler, bugün yurt içinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) Toplantı Özeti, yurt dışında ise ABD’de Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) ve Fed’in faiz kararı başta olmak üzere yoğun veri gündeminin takip edileceğini söyledi.

    Jeopolitik gelişmelerin endeksin yönü üzerinde etkili olmaya devam ettiğini bildiren analistler, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 13.400 ve 13.500 puanın direnç, 13.100 ve 13.000 puanın ise destek konumunda olduğunu kaydetti. >>>AA

  • Küresel piyasalarda toparlanma çabası öne çıkıyor

    Küresel piyasalarda toparlanma çabası öne çıkıyor

    Hürmüz Boğazı’nın tekrar geçişlere açılması için yapılan girişimler ve Boğaz’dan bazı ülkelere ait petrol tankerlerine geçiş izni verilmesinin ardından dün petrol fiyatlarında geri çekilme görüldü. Söz konusu gelişmeler enerji maliyetlerindeki artıştan sarsılan hisse senedi piyasalarına rahatlama getirdi. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent dün, İran, Hindistan ve Çin gemilerinin Hürmüz Boğazı’ndan geçmesinin sorun teşkil etmediğini belirtirken, Boğaz’dan giderek daha fazla yakıt gemisinin geçmeye başladığını söyledi. Bessent, Boğaz’dan geçen İranlı tankerlere yönelik dünyanın geri kalanına yakıt sağlamak için buna izin verdiklerini aktardı. Bölgedeki çatışmalara ilişkin konuşan ABD Başkanı Donald Trump ise İran’ın askeri kapasitesini büyük oranda yok ettiklerini belirtirken, çatışmaların bir hafta içinde bitme ihtimali konusunda, “Sanmıyorum ama yakında bitecek. O zaman dünya daha güvenli bir yer olacak. Yakında bu iş bitecek.” dedi. Trump, İran saldırıları nedeniyle ülkesinde kalması gerektiğini ve Çin ziyaretini bir süre erteleyeceğini açıkladı.

    FED’İN YARINKİ KARARI VE TUTUMU BEKLENİYOR

    Enerji maliyetlerindeki yükseliş enflasyon görünümüne ilişkin endişeleri artırırken, ABD Merkez Bankasının (Fed) açıklayacağı politika metninde bu konunun da gündeme gelmesi bekleniyor. Para piyasalarında, Fed’in yarınki kararında politika faizini sabit tutacağına kesin gözüyle bakılıyor. Fed’in politika faizini sabit tutacağına ilişkin beklentilere karşın ABD Başkanı Trump, Fed’e faiz oranlarını hemen düşürmek için özel bir toplantı düzenlemesi gerektiğini ifade ederken, faiz indirim taleplerini yinelemesi dikkati çekiyor. Bankanın toplantı sonrasında yayımlayacağı ekonomik projeksiyonlar ile Fed Başkanı Jerome Powell’ın yapacağı açıklamaların ekonominin ve para politikasının seyrine ilişkin daha fazla bilgi vermesi beklenirken, bankanın Orta Doğu’daki gelişmelere yönelik değerlendirmelerinin netleşmesi bekleniyor.

    NVİDİA YAPAY ZEKA ÇİPLERİNE 1 TRİLYON DOLARLIK TALEP BEKLİYOR

    Yapay zeka ile ilgili gelişmeler de yatırımcılar tarafından takip edilmeye devam edilirken, Nvidia Üst Yöneticisi (CEO) Jensen Huang, GPU Teknoloji Konferansı’nda şirketin yeni projeleri hakkında bilgi verdi. Son iki yıldaki hesaplama miktarına bakıldığında, Nvidia grafik işleme birimlerine (GPU) olan talebin sınırları zorladığını dile getiren Huang, inanılmaz miktarlarda GPU sevkiyatı yaptıklarını ve talebin artmaya devam ettiğini kaydetti. Huang’ın şirketin gelişmiş yapay zeka çipleri Blackwell ve Rubin’den 2027 yılına kadar en az 1 trilyon dolarlık talep öngördüklerini açıklaması sonrası Nvidia hisseleri yüzde 1,6 yükseldi. Ayrıca ABD’li teknoloji şirketi Meta’nın yüksek maliyetli yapay zeka harcamalarını telafi etmek amacıyla iş gücünün yüzde 20’sini veya daha fazlasını azaltmayı planladığına dair haberlerin ardından hisseleri yüzde 2,3 değer kazandı. Micron Technology’nin hisseleri de Tayvan’da ikinci üretim tesisini kurma planlarını açıklamasının ardından yüzde 3,7 arttı. ABD’li elektrikli otomobil üreticisi Tesla’nın Üst Yöneticisi Elon Musk’ın şirketin yapay zeka çipi üretmeyi amaçlayan Terafab projesinin 7 gün içinde başlayacağını açıklaması sonrası ise hisseleri yüzde 1,1 yükseldi.

    NEW YORK BORSASI POZİTİF SEYRETTİ

    Petrol fiyatlarındaki sınırlı geri çekilme, Hürmüz Boğazı’ndan bazı geçişlerin sağlanması ve teknoloji hisselerindeki primlerin etkisiyle dün Dow Jones endeksi yüzde 0,83, Nasdaq endeksi yüzde 1,22 ve S&P 500 endeksi yüzde 1,01 yükseldi. ABD’de endeks vadeli kontratlar yeni güne satıcılı başladı. Yeni günde ABD’de tahvil piyasalarında satış ağırlıklı bir seyir öne çıkarken, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,24’e yükseldi. Dolar endeksi dün yüzde 0,5 düşüşle güne 99,9 seviyesine gerilemesinin ardından yatay seyrediyor. Altın fiyatlarında 4 günlük düşüş serisinin ardından pozitif bir seyir öne çıkarken, altının ons fiyatı yüzde 0,7 artışla 5 bin 42 dolardan işlem görüyor. Brent petrolün varil fiyatı ise dün yüzde 3 düşüşle 98 dolara geriledi. Birleşik Arap Emirlikleri’nin bir petrol üretim bölgesine düzenlenen insansız hava aracı saldırısı sonucu yangın çıktığını bildirmesi petrol fiyatlarını yeniden artırırken, Brent petrolün varil fiyatı şu sıralarda yüzde 2,62 yükselişle 100,7 dolardan işlem görüyor.

    AVRUPA BORSALARI ALICI SEYİR İZLEDİ

    Avrupa borsaları Hürmüz Boğazı’ndan bazı ülkelere ait petrol tankerlerinin geçişine izin verilmesinin ardından toparlanan risk iştahıyla pozitif seyretti. Bölgede liderlerin ve hükümet yetkililerinin açıklamaları yakından takip edilirken, Almanya Başbakanı Friedrich Merz, ABD ve İsrail’in İran’a düzenlediği saldırılara ilişkin, “Bu savaş mümkün olan en kısa sürede, net bir plan ve stratejiyle sona erdirilmeli.” dedi. İtalya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani ise ABD ve İsrail’in İran’a saldırılarıyla başlayan ve Tahran’ın misillemeleriyle süren Orta Doğu’daki krize ilişkin, “Savaşta değiliz, savaşa girmek istemiyoruz ve savaşa girmeyeceğiz.” diye konuştu. Öte yandan, Avrupa Birliği (AB), Orta Doğu’daki gerilimin enerji fiyatlarına etkisi nedeniyle vatandaşlar ve şirketler için enerji faturalarını düşürecek yeni önlemler hazırlıyor. AB Komisyonunun Enerjiden Sorumlu Üyesi Dan Jorgensen, enerji faturalarını nasıl azaltabilecekleri konusunda yoğun çalıştıklarını belirtirken, somut adımların bu hafta yapılacak AB Liderler Zirvesi’nde açıklanacağını söyledi. Bu gelişmelerle, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,55, İtalya’da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 0,07, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,31, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,50 değer kazandı. Bölgede endeks vadeli kontratlar yeni güne hafif satıcılı başladı.

    ASYA BORSALARI POZİTİF SEYREDİYOR

    Asya tarafında enerji arzına yönelik olumlu haber akışı ve ABD ile Çin arasındaki ticaret uzlaşısının etkisiyle pozitif bir seyir izleniyor. Trump’ın Hürmüz Boğazı’na güvenlik için gemi gönderilmesi talebinin bölgedeki yansımaları yakından izlenirken, Güney Kore’de ana muhalefetteki Halkın Gücü Partisi (PPP) yetkilisi, gemi gönderme konusunun Ulusal Meclisin onayını gerektirdiğini belirtti. Bölgede Orta Doğu’daki gelişmelerin yanı sıra ABD ve Çin arasındaki tarife görüşmeleri de takip edilirken, taraflar tarifelerin seviyesinin korunmasında anlaştıklarını bildirdi. Çin’in Uluslararası Ticaret Temsilcisi Li Çınggang, Çin ile ABD arasında istikrarlı ekonomik ve ticari ilişkilerin hem iki ülke hem de dünya için yararlı olduğunu belirtirken, ticaret ve yatırımlarda işbirliğini teşvik etmek için ikili çalışma mekanizması oluşturmayı tartıştıklarını söyledi. Merkez bankaları tarafında ise Avustralya Merkez Bankası faiz oranlarını beklentilere paralel olarak 25 baz puan artırarak, politika faizini yüzde 3,85’ten yüzde 4,10’a yükseltti. Söz konusu gelişmelerle kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,4 ve Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,1, Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 1 ve Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 2,7 yükseldi.

    BORSA GÜNÜ DÜŞÜŞLE TAMAMLADI

    Dün satış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 1,04 değer kaybederek 12.956,72 puandan tamamladı. Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası’nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı nisan vadeli kontrat ise dün akşam seansında normal seans kapanışına göre yüzde 0,24 artışla 15.228,00 puandan işlem gördü. Dolar/TL, dünü 44,1680’den tamamlarken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışa göre yüzde 0,1 artışla 44,1950’den işlem görüyor. Analistler, bugün yurt içinde konut fiyat endeksi, yurt dışında ise Almanya ve Avro Bölgesi’nde Zew ekonomik güven endeksi, ABD’de öncü endeks ve bekleyen konut satışlarının takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 12.900 ve 12.800 puanın destek, 13.000 ve 13.100 puanın ise direnç konumunda olduğunu kaydetti. >>>AA

  • Küresel piyasalar haftaya karışık başladı

    Küresel piyasalar haftaya karışık başladı

    ABD-İsrail ve İran arasındaki çatışmaya ilişkin haber akışı, petrol fiyatlarındaki hareketler ile ABD’de açıklanan makroekonomik veriler yatırımcıların odağında yer alırken, söz konusu gelişmelerin küresel enflasyonu güçlendirebileceği endişeleri piyasalarda risk algısının yüksek kalmasına neden oluyor. Orta Doğu’da gerilimin artmasıyla birlikte yakından takip edilen ve sert dalgalanmaların görüldüğü petrol fiyatları, arz endişelerini gidermeye yönelik atılan adımlara karşın yeni haftaya da yükselişle başladı. Küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ticaretindeki önemli geçiş rotalarından olan Hürmüz Boğazı’ndan enerji transferinin neredeyse durma noktasına gelmesi, enerji maliyetlerinin artmasındaki temel unsur olarak öne çıkarken, bu durum enflasyona yönelik yukarı yönlü risklerin güç kazanmasını sağlıyor.

    TRUMP İRAN İLE ANLAŞMA YAPMAK İSTEMİYOR

    Orta Doğu’daki çatışmalara ilişkin taraflardan gelen açıklamalar da yakından takip ediliyor. ABD Başkanı Donald Trump, dün, koşullar henüz yeterince iyi olmadığı gerekçesiyle, saldırıları sona erdirmek için İran ile bir anlaşma yapmak istemediğini söyledi. İran ile yapılacak olası bir anlaşmanın şartlarının çok sağlam olması gerektiğini belirten Trump, İran’ın nükleer hedeflerinden tamamen vazgeçeceğine dair bir taahhüdün anlaşmanın parçası olacağını dile getirdi. Trump ayrıca, petrol fiyatlarındaki artışlar karşısında, Hürmüz Boğazı’nın güvenliğini sağlamak için diğer ülkelerle birlikte bir plan üzerinde çalıştıklarını belirtti. İran’ın boğaza mayın döşediğine dair net bir bilgi olmadığını belirten Trump, bölgenin kapsamlı şekilde taranacağını kaydetti. Trump ayrıca, ABD Donanmasının Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemilere eşlik edebileceğini bildirdi. ABD’nin denizde mahsur kalmış Rus petrolünün satın alınmasına geçici olarak izin vermesi hakkında da konuşan Trump, “Dünya için petrol istiyorum.” ifadesini kullandı.

    ABD’DE BÜYÜME BEKLENTİLERİN ALTINDA GERÇEKLEŞTİ

    ABD’de geçen hafta açıklanan verilere göre ülke ekonomisi 2025’in dördüncü çeyreğinde yüzde 0,7 ile tahminlerin altında büyüdü. Geçen ay yayımlanan öncü verilerde, ABD ekonomisinin 2025’in dördüncü çeyreğinde yüzde 1,4 büyüdüğü öngörülmüştü. Ayrıca, ABD Merkez Bankasının (Fed) enflasyon göstergesi olarak dikkate aldığı, gıda ve enerji kalemlerinin hesaplama dışı tutulduğu çekirdek kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi ocakta aylık bazda yüzde 0,4 ve yıllık bazda yüzde 3,1 ile beklentilere paralel yükseldi. Makroekonomik veri akışının yanı sıra çarşamba günü Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısından çıkacak para politikası kararları yatırımcıların odağına yerleşti. Para piyasalarındaki fiyatlamalarda bankanın çarşamba günü politika faizini sabit tutmasına kesin gözüyle bakılırken, yılın ilk faiz indirimi için eylül ayı öne çıkıyor.

    NEW YORK BORSASI NEGATİF SEYRETTİ

    Artan küresel risk algısı ve yüksek enerji maliyetlerine yönelik endişelerle cuma günü Dow Jones endeksi yüzde 0,26, Nasdaq endeksi yüzde 0,93 ve S&P 500 endeksi yüzde 0,61 düştü. ABD’de endeks vadeli kontratlar yeni haftaya alıcılı başladı. Küresel gelişmelere paralel olarak ABD’de tahvil piyasalarında alış ağırlıklı bir seyir öne çıkarken, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,26’da seyrediyor. Dolar endeksi ise 5 işlem günlük yükseliş serisini bozarak haftaya yüzde 0,2 azalışla 100,2 seviyesinde başladı. Altın fiyatlarında yön arayışı öne çıkarken, altının ons fiyatı yatay seyirle 5 bin 20 dolardan işlem görüyor. Brent petrolün varil fiyatı ise yükseliş eğilimini sürdürürken, yüzde 0,8 yükselişle 101,9 dolardan satılıyor.

    AVRUPA’DA ENDEKS VADELİ KONTRATLAR HAFTAYA KARIŞIK BAŞLADI

    Avrupa borsaları Orta Doğu’daki devam eden gerilim ve artan enerji maliyetlerine yönelik endişelerle cuma günü satıcılı bir seyir izlerken, Avrupa’da endeks vadeli kontratlar devam eden endişelerle haftaya karışık başladı. İtalya Yüksek Savunma Konseyi, cuma günü yaptığı açıklamada Orta Doğu’daki krizin istikrarsızlaştırıcı etkilerinin büyük endişe kaynağı olduğunu ve İtalya’nın savaşlara katılmayacağını, diplomasi ve müzakere çabalarını destekleyeceğini bildirdi. Öte yandan, Avrupa Birliği (AB) Konseyi, Ukrayna’ya yönelik saldırıları nedeniyle Rusya’yı hedef alan kısıtlayıcı tedbirleri 6 ay daha uzattı. AB’nin yaptırımları, seyahat yasakları, mal varlıklarının dondurulması, fon veya ekonomik kaynak sağlanmasının engellenmesini içeriyor. Konseyden yapılan açıklamada, Rusya’nın Ukrayna’ya karşı sürdürdüğü saldırılarla bağlantılı olduğu belirtilen yaklaşık 2 bin 600 kişi ve kuruluşun, 15 Eylül 2026’ya kadar yaptırım listesinde yer almaya devam edeceği bildirildi. Bu gelişmelerle, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,43, İtalya’da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 0,31, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,91, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,60 değer kaybetti.

    ASYA BORSALARI KARIŞIK SEYREDİYOR

    Asya tarafında petrol fiyatlarındaki yükselişlerin piyasaları baskılamayı sürdürmesiyle karışık bir seyir öne çıkarken, gözler ABD ve Çin görüşmelerine çevrildi. ABD ve Çin’in, karşılıklı tarife artışlarıyla tırmanan ticaret geriliminin çözümü için yürüttüğü müzakerelerin yeni turu dün Fransa’nın başkenti Paris’te başladı. Müzakerelerde Çin heyetine ekonomik ilişkilerden sorumlu Başbakan Yardımcısı Hı Lifıng, ABD heyetine Hazine Bakanı Scott Bessent başkanlık ederken, taraflar, bu yıl ekonomi ve ticaret görüşmeleri için ilk kez bir araya geliyor. Görüşmelerin bugün de sürmesi beklenirken, taraflardan gelecek açıklamalar yatırımcıların odağında bulunuyor. Bunlara ek olarak, bölgede teknoloji hisselerindeki yükselişler ve dirençli duruş dikkati çekiyor. Hong Kong’da Hang Seng endeksinde işlem gören çevrim içi hizmetler firması Meituan’ın hisseleri yüzde 3,6, Çin’in önde gelen akıllı telefon üreticisi Xiaomi’nin hisseleri yüzde 3,5 ve video oyunları tasarımcısı Tencent’in hisseleri yüzde 2,1 yükselişle işlem görüyor. Güney Kore’de Kospi endeksinde işlem gören yarı iletken üreticileri SK Hynix’in hisseleri yüzde 3,9 ve Samsung Electronics’in hisseleri yüzde 1,9 artışla alıcı buluyor. Bölgede makroekonomik veri akışı da yakından takip edilirken, Çin’de sanayi üretimi şubat ayında yıllık bazda yüzde 6,3 ile beklentilerin üzerinde artarken, ülkede işsizlik oranı aynı dönemde yüzde 5,3 ile tahminlerin üzerinde geldi. Ülkede perakende satışlar yıllık bazda yüzde 2,8 artışla öngörüleri geride bırakırken, aynı dönemde konut fiyatları yıllık bazda yüzde 3,1 azalışla düşüşünü sürdürdü. Söz konusu veriler iç talepteki toparlanmaya yönelik iyimser sinyaller verirken, üretimin ivme kazandığına işaret etti. Söz konusu gelişmelerle kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,7 ve Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,4 düşerken, Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 1,1 ve Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,6 yükseldi.

    PAY PİYASALARINDA AÇIĞA SATIŞ YASAĞI 27 MART’A KADAR UZATILDI

    Cuma günü satış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 1,45 değer kaybederek 13.092,93 puandan tamamladı. Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası’nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı nisan vadeli kontrat ise cuma akşam seansında normal seans kapanışına göre yüzde 0,18 azalışla 15.265,00 puandan işlem gördü. Dolar/TL, cuma gününü 44,2020’den tamamlarken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışın hemen altında 44,1960’tan işlem görüyor. Öte yandan, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Borsa İstanbul AŞ pay piyasalarında açığa satış işlemlerinin yasaklanmasına ve kredili sermaye piyasası işlemlerinin devamı süresince öz kaynak oranının esnetilerek uygulanmasına ilişkin tedbir ve uygulamalara 27 Mart seans sonuna kadar devam edilmesini kararlaştırdı. Analistler, bugün yurt içinde bütçe dengesi, yurt dışında ise ABD’de New York Fed imalat sanayi endeksi, sanayi üretimi ve kapasite kullanım oranının takip edileceğini belirtirken, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 13.000 ve 12.900 puanın destek, 13.200 ve 13.300 puanın ise direnç konumunda olduğunu kaydetti. >>>AA

  • EİB’in aldığı pay 16 yıl geriye gitti

    EİB’in aldığı pay 16 yıl geriye gitti

    Ege İhracatçı Birlikleri 2025 yılı sonunda 18 milyar 505 milyon dolar ihracatı kayda alırken, Türkiye’nin 273 milyar 434 milyon dolarlık ihracatında yüzde 6,75’lik dilimi temsil etti. Ege İhracatçı Birlikleri en son 2009 yılında yüzde 7’nin altını görmüştü. Ege İhracatçı Birlikleri’nin 2000 yılı sonrasında otomotiv, kimya, yenilenebilir enerji sektörlerinde ihracatçı birlikleri kurma talepleri hayata geçmediği için Türkiye ihracatından aldığı pay sürekli geriledi. Cumhuriyetin ilk yıllarında Türkiye ihracatının yüzde 80’den fazlasına imza atan Egeli ihracatçılar, sonraki yıllarda İstanbul ve Anadolu şehirlerinin ihracatı öğrenmesiyle birlikte ihracatlarını artırsalar da Türkiye ihracatından aldıkları pay gerilemeye başladı.

    EİB 1980 YILINDA YÜZDE 18 PAY ALIYORDU

    1980 yılında kuru meyve, tütün ve tekstil sektörlerinin büyük katkısıyla 523 milyon dolarlık ihracata imza atan Ege İhracatçı Birlikleri, Türkiye’nin 2 milyar 910 milyon dolarlık ihracatından yüzde 18 pay alıyordu. Ege İhracatçı Birlikleri 2000 yılına kadar Türkiye ihracatından yüzde 10 ve üzerinde pay almayı sürdürdü. 2000 yılında Türkiye’nin ihracatı 27,2 milyar dolar olurken, Ege İhracatçı Birlikleri bu ihracata 2,6 milyar dolarlık katkı sağladı. 2000 yılında EİB’nin Türkiye geneli ihracattan aldığı pay yüzde 9,5’e indi.

    EİB, ÇEYREK ASIRDIR YÜZDE 10’U GÖREMİYOR

    EİB 2000 yılı sonrasında geçen çeyrek asırda Türkiye ihracatından hiçbir yıl iki haneli bir temsile ulaşamadı. 2009 yılında Türkiye 97 milyar 50 milyon dolarlık ihracat yaparken Ege İhracatçı Birlikleri 6 milyar 385 milyon dolar dövizi Türkiye’ye kazandırdı. EİB, 2009 yılında Türkiye ihracatında yüzde 6,6 pay almıştı. EİB sonraki 15 yıl boyunca Türkiye ihracatından yüzde 7 ve üzerinde pay almayı sürdürmüştü.

    EİB 2008 YILINDA YÜZDE 6,2’YE DİBİ GÖRDÜ

    2000 sonrasında Türkiye geneli ihracatta aldığı pay yüzde 10’un altına düşmeye başlayan Ege İhracatçı Birlikleri, 2008 krizinde 7 milyar 977 milyon dolarlık ihracata imza atarken, Türkiye’nin 127,6 milyar dolarlık ihracatında yüzde 6,2’lik temsil oranıyla dibi görmüştü. 2011 yılında 11 milyar 399 milyon dolarlık ihracatı kayda alarak tarihinde ilk kez 10 milyar doları aşan Ege İhracatçı Birlikleri, Türkiye’nin o yılki 135 milyar dolarlık ihracatında yüzde 8,4’lük dilimle temsil edildi. 2015 yılında Türkiye 143,8 milyar dolar ihracat yapma başarısı gösterirken, Ege İhracatçı Birlikleri 10 milyar 450 milyon dolarlık ihracatla yüzde 7,2’lik payın sahibi oldu. Pandeminin yaşandığı 2020 yılında Ege İhracatçı Birlikleri 13 milyar dolarlık dış satım yaparken, Türkiye’nin 169,5 milyar dolarlık ihracatında yüzde 7,7’lik dilimi temsil etti.

    ESKİNAZİ: İHRACATTA GÜÇLENEN SEKTÖRLER EİB’DE TEMSİL EDİLMİYOR

    Ege İhracatçı Birlikleri’nin 2000 yılında 2,6 milyar dolar ihracatının 2025 yılı sonunda 7 kattan fazla artarak 18,5 milyar dolara ulaştığını dile getiren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, EİB’nin Türkiye ihracatından aldığı paydaki azalışın temel nedeninin 2000 yılı sonrasında Türkiye’de 6 sektörde kurulan ihracatçı birliklerinin merkezlerinin İstanbul ve Ankara merkezli olmasının olduğunu vurguladı. Türkiye’de ihracatın 2000 yılına kadar 20 sektörde kayda alındığı bilgisini veren Jak Eskinazi, “2000 yılı sonrasında makine, iklimlendirme, savunma sanayi, mücevher, çelik, gemi, yat ve hizmetleri sektörlerinde ihracatçı birlikleri kuruldu. Son yıllarda ihracatımızı sırtlayan otomotiv ve kimya sektörlerinde ihracatçı birliği kurma çabalarımız sonuçsuz kaldı. Ege Bölgesi’nde bu sektörlerde faaliyet gösteren ihracatçı firmaların ihracat rakamları Ege İhracatçı Birlikleri tarafından kayda alınamıyor. Bu nedenle EİB’nin Türkiye ihracatından aldığı payda göreceli bir azalış oldu. Ticaret Bakanlığı Faaliyet İlleri İhracat İstatistiklerine göre Ege Bölgesi’nin ihracatı 44 milyar dolara ulaşıyor ve Türkiye geneli ihracattan yüzde 16 pay almayı sürdürüyoruz. Bizim talebimiz Kimya, Otomotiv, Elektrik-Elektronik, Yenilenebilir Enerji Ekipmanları Sektörlerinde EİB bünyesinde yeni ihracatçılar birliği kurabilmek. Bu birlikleri kurduğumuz takdirde EİB’nin ihracat kaydı 30 – 35 milyar dolar aralığına ulaşacak” şeklinde konuştu. >>>Haber Merkezi

    Container cargo ship at industrial port in import export business logistic and transportation of international by container cargo ship in the open sea.
  • Merkez Bankası, politika faizini yüzde 37’de sabit bıraktı

    Merkez Bankası, politika faizini yüzde 37’de sabit bıraktı

    TCMB’den faiz oranlarına ilişkin yapılan duyuruda, TCMB Başkanı Fatih Karahan başkanlığında toplanan Kurul’un, politika faizini yüzde 37’de sabit kalmasına karar verdiği bildirildi. Gecelik vadede borç verme faiz oranının yüzde 40’ta, gecelik vadede borçlanma faiz oranının ise yüzde 35,5’te sabit tutulduğunun bildirildiği duyuruda, enflasyonun ana eğiliminin şubat ayında yataya yakın seyrettiği ifade edildi. Duyuruda, jeopolitik gelişmeler neticesinde belirsizlikler artarken, küresel risk iştahında bozulma ve enerji fiyatlarında yükseliş gözlendiği vurgulandı.

    Söz konusu unsurların enflasyon görünümü üzerinde oluşturabileceği riskleri sınırlamak amacıyla sıkı para politikasını destekleyici kararlar ve eşgüdüm dahilinde mali tedbirler alındığının kaydedildiği duyuruda, “Jeopolitik gelişmelerin maliyet kanalı ve iktisadi faaliyet üzerinden enflasyon görünümüne etkileri yakından takip edilmektedir.” denildi. Duyuruda, fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürülecek sıkı para politikası duruşunun talep, kur ve beklenti kanalları üzerinden dezenflasyon sürecini güçlendireceği belirtildi.

    Kurulun politika faizine ilişkin atılacak adımları, enflasyon gerçekleşmelerini, ana eğilimini ve beklentilerini göz önünde bulundurarak ara hedeflerle uyumlu biçimde dezenflasyonun gerektirdiği sıkılığı sağlayacak şekilde belirleyeceğinin aktarıldığı duyuruda, “Para politikası kararları enflasyon görünümü odaklı, toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla alınmaktadır. Son dönem gelişmelerin de etkisiyle, enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olması durumunda para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır. Kredi ve mevduat piyasalarında öngörülenin dışında gelişmeler olması halinde parasal aktarım mekanizması ilave makroihtiyati adımlarla desteklenecektir. Likidite koşulları yakından izlenmeye ve likidite yönetimi araçları etkili şekilde kullanılmaya devam edilecektir.” değerlendirmelerine yer verildi.

    Duyuruda, Kurulun politika kararlarını enflasyonu orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde belirleyeceği bildirildi. Kurulun kararlarını öngörülebilir, veri odaklı ve şeffaf bir çerçevede alacağı kaydedilen duyuruda, Para Politikası Kurulu Toplantı Özetinin beş iş günü içinde yayımlanacağı kaydedildi. >>>AA

  • TÜRKİYE’DE AKARYAKIT FİYATLARI NEDEN HEMEN ARTIYOR SORUSU?

    TÜRKİYE’DE AKARYAKIT FİYATLARI NEDEN HEMEN ARTIYOR SORUSU?

    Türkiye’de akaryakıt fiyatları üç temel unsurdan oluşur: Uluslararası petrol fiyatı, Döviz kuru, Vergi sistemi. Petrol fiyatı yükseldiğinde veya dolar arttığında, rafineri çıkış fiyatı yükselir. Bunun üzerine ÖTV ve KDV eklendiğinde pompaya yansıyan fiyat daha da artar. Dolayısıyla Hürmüz’deki bir gerilim, birkaç gün içinde Türkiye’deki benzin ve motorin fiyatlarına yansıyabilir. Kriz ne kadar sürebilir? Enerji uzmanlarına göre Hürmüz merkezli krizlerin süresi genellikle haftalar ile birkaç ay arasında değişir. Çünkü bu geçidin tamamen kapalı kalması sadece tüketici ülkeleri değil, petrol ihraç eden ülkeleri de ciddi gelir kaybına uğratır.

    Bu nedenle büyük güçler genellikle krizin tamamen tıkanmasına izin vermeden diplomatik veya askeri denge mekanizmalarını devreye sokar. Tarihsel olarak bakıldığında Hürmüz Boğazı hiçbir zaman uzun süreli olarak tamamen kapalı kalmamıştır. Türkiye açısından riskler nelerdir derseniz, Türkiye açısından üç temel risk öne çıkıyor: 1. Akaryakıt fiyatlarında artış. Petrol fiyatı yükseldikçe pompaya yansıyan fiyatlar artacaktır. 2. Enflasyon baskısı. Nakliye maliyetleri arttıkça gıda ve tüketim ürünlerinde de fiyat artışı görülür. 3. Enerji faturasında büyüme. Türkiye’nin yıllık enerji ithalatı zaten yüksek seviyededir. Petrol fiyatlarındaki artış bu faturayı daha da kabartabilir.

    Türkiye’nin avantajı var mı? Her şeye rağmen Türkiye tamamen savunmasız değil. Son yıllarda:Karadeniz doğal gazı üretimi, Azerbaycan ile enerji hatları, Irak ve Rusya’dan farklı kaynaklar gibi alternatifler enerji tedarikinde çeşitlilik sağlıyor. Bu da tek bir bölgedeki krizin Türkiye’yi tamamen kilitlemesini engelliyor. Hürmüz Boğazı krizi aslında bize yıllardır konuşulan ama çoğu zaman unutulan bir gerçeği yeniden hatırlatıyor: Enerji bağımsızlığı artık sadece ekonomik değil, stratejik bir güvenlik meselesidir.

    Bugün pompada gördüğümüz fiyat sadece bir akaryakıt rakamı değildir. O rakamın içinde küresel siyaset, bölgesel gerilimler ve enerji savaşlarının gölgesi vardır. Kısacası Hürmüz’de yaşanan her dalga, binlerce kilometre uzaktaki Türkiye’de bile depomuzu doldururken hissedilen bir ekonomik titreşime dönüşmektedir. İşte bu yüzden dünyanın en dar boğazlarından biri olan Hürmüz, aslında küresel ekonominin en geniş etkili geçitlerinden biridir.

  • Akaryakıtta dev indirim müjdesi!

    Akaryakıtta dev indirim müjdesi!

    Eşel mobil sistemi farkı eritti

    Petrol fiyatlarındaki düşüşün ardından yapılan hesaplamalara göre benzinde 3 liralık bir indirim gerçekleşti ancak bunun sadece 75 kuruşu pompa fiyatlarına yansıdı. Motorinde ise 4 lira 58 kuruşluk büyük indirimin sadece 1 lira 15 kuruşu vatandaşın cebine yansıdı. İndirim tutarlarının geri kalan kısmı, sistem gereği vergi ayarlamaları için kullanıldı.

    Hükümet vergiyle dengeliyor

    Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in daha önce işaret ettiği “eşel mobil sistemi” devrede kalmaya devam ediyor. Bu sistemle, akaryakıt fiyatlarındaki aşırı artışlar vergiden feragat edilerek karşılanırken, gelen indirimler de öncelikle azalan vergi gelirlerini dengelemek amacıyla Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) matrahına ekleniyor.

    Savaşın gölgesinde dalgalı seyir

    Küresel petrol fiyatları, 28 Şubat’tan bu yana tırmanan ABD/İsrail ve İran arasındaki jeopolitik gerilimlerin etkisiyle oldukça hareketli bir dönemden geçiyor. Ortadoğu’daki sıcak çatışma riski arz güvenliğini tehdit ederken, piyasalardaki bu belirsizlik akaryakıt fiyatlarının her an yön değiştirmesine neden olabiliyor.

    İşte şehir şehir güncel rakamlar

    İndirim sonrası 12 Mart 2026 itibarıyla İstanbul Avrupa yakasında benzin 60.39 TL, motorin ise 64.16 TL seviyelerinden satılmaya başlandı. Ankara’da benzin 61.35 TL olurken, İzmir’de ise 61.63 TL olarak tabelalara yansıdı.>>>Şahan KARTAL 

  • Küresel piyasaların gözü ABD enflasyonunda

    Küresel piyasaların gözü ABD enflasyonunda

    Hafta başında 114 dolara kadar yükselen petrol fiyatlarındaki düşüşle birlikte borsalar üzerindeki satış baskısı azalsa da Orta Doğu’daki duruma ilişkin taraflardan gelen çelişkili açıklamalar, küresel enflasyon ve büyüme üzerindeki belirsizliğin artmasına neden oluyor.

    Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) petrol fiyatlarını düşürmek için tarihindeki en büyük petrol rezervi salımını önermeyi değerlendirdiğine dair haberlerle petrol fiyatları geriledi. Bu durum piyasaların bir nebze rahatlamasını sağladı.

    Öte yandan Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimlerin anlamlı şekilde hafiflediğine dair kayda değer bir işaret olmaması ve çatışmaların ne kadar süreceğine yönelik belirsizlikler, yatırımcıların pozisyon almasını zorlaştırıyor.

    Analistler, ABD’de bugün açıklanacak enflasyon verisinin piyasaların odağında bulunduğunu belirterek, savaşın enflasyonist etkilerine karşı merkez bankalarının genel tutumunun şahin kalmaya devam edeceği öngörüsünde bulundu.

    Süreçte yetkililerden gelen açıklamalar da yakından takip ediliyor. ABD Enerji Bakanı Chris Wright, daha sonra sildiği bir sosyal medya paylaşımında, ABD donanmasının bir tankere Hürmüz Boğazı’nda eşlik ettiğini belirtti.

    Bu paylaşımın ardından düşüşü hızlanan petrol fiyatları, diğer gelişmeler sonrasında biraz toparlandı. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, donanmanın şu anda herhangi bir tanker veya gemiye eşlik etmediğini ancak bunun seçenekler dahilinde olduğunu söyledi.

    Ayrıca, ABD basınında İran’ın Hürmüz Boğazı’na mayın döşediğine dair haberler de yer alırken, Trump konuya ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı.

    Trump, “Eğer İran Hürmüz Boğazı’na herhangi bir mayın yerleştirdiyse ki yerleştirdiklerine dair elimizde rapor yok, bunların derhal kaldırılmasını istiyoruz. Eğer herhangi bir nedenle mayın yerleştirildiyse ve bunlar derhal kaldırılmazsa, İran için askeri sonuçlar daha önce hiç görülmemiş bir düzeyde olacak.” ifadelerini kullandı.

    İran Devrim Muhafızları Ordusu, ABD’nin Bahreyn, Katar, Kuveyt ve Irak’taki üslerine saldırdığını ve bu ülkelerdeki operasyonel altyapıyı imha ettiğini öne sürdü.

    Diğer taraftan Trump, America First Refining şirketinin, Texas’ın Brownsville kentinde 50 yılın ardından ABD’nin ilk yeni petrol rafinerisini açacağını duyurdu.

    Makroekonomik veri tarafında, ABD’de ikinci el konut satışları şubatta yüzde 1,7 artarak beklentilerin üzerinde gerçekleşti. Bu gelişmelerle ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,14, dolar endeksi yüzde 0,2 azalışla 98,8 seviyesinde seyrediyor.

    Altının onsu petrol fiyatlarındaki gerilemenin enflasyonist endişeleri azaltmasıyla, yüzde 0,2 artışla 5 bin 205 dolarda seyrediyor.

    Uluslararası Enerji Ajansı’nın tarihindeki en büyük petrol rezervi salımını önermeyi değerlendirdiğine dair haberlerle Brent petrolün varil fiyatı yüzde 4,4 azalışla 85,5 dolarda seyrediyor.

    NEW YORK BORSASI NEGATİF SEYRETTİ

    Söz konusu gelişme ve açıklamaların etkisiyle New York borsasında dün satış ağırlıklı bir seyir izlendi. Dow Jones endeksi yüzde 0,07, S&P 500 endeksi yüzde 0,21 gerilerken, Nasdaq endeksi yatay seyretti.

    AVRUPA BORSALARI YÜKSELDİ

    Avrupa borsaları, jeopolitik gerilimin azalacağına dair gelen iyimser sinyallerle dün pozitif seyretti. Avrupa’da piyasaların odağında G7 enerji bakanlarının sanal ortamda gerçekleştirdiği toplantı vardı. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol’un da katıldığı görüşmelerde, enerji arz güvenliğini sağlamak amacıyla acil durum petrol stoklarının serbest bırakılması seçeneği de dahil olmak üzere çeşitli stratejik adımlar masaya yatırıldı.

    Saudi Aramco Üst Yöneticisi (CEO) Amin Nasser’in “savaşın petrol piyasası için katastrofik sonuçları olabileceği” uyarısına rağmen, G7’nin koordineli hamle beklentisi piyasaları sakinleştirdi.

    Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelerin maliye bakanlarının Brüksel’de düzenlediği toplantı sonrasında açıklamalarda bulunan AB Komisyonunun Ekonomiden Sorumlu Üyesi Valdis Dombrovskis, “Rusya’nın gelirlerini sınırlamak için G7 tavan fiyatının sıkı bir şekilde uygulanması ve gerekirse tam denizcilik hizmetleri yasağına geçilmesi çok önemli.” ifadelerini kullandı.

    Petrol fiyatlarındaki düşüşten en fazla yararlanan sektör havacılık oldu. Alman hava yolu firması Lufthansa Grubunun hisseleri yüzde 7,9 yükselerek MDAX’ın zirvesine yerleşirken, Air France-KLM ve Ryanair hisseleri yüzde 3,2 arttı.

    Analistler, jet yakıtları maliyetlerinin azalacağına yönelik iyimserlikle söz konusu hisselerin sert yükseldiğini söyledi.

    Bankacılık tarafında ise artan işlem hacmi beklentisiyle Deutsche Bank yüzde 3,4, Commerzbank ise yüzde 4,5 değer kazandı. Volkswagen (VW) hisseleri, kar marjındaki düşüşe rağmen yıllık finansal sonuçların beklentileri aşmasıyla yüzde 2,8 yükselirken, Siemens Energy bir önceki günkü kayıplarını telafi ederek günü yüzde 6 kazançla kapattı.

    Makroekonomik veri tarafına bakıldığında Almanya’da ocak ayında ihracatın bir önceki aya göre yüzde 2,3 azalarak 130,5 milyar avroya gerilediği görüldü.

    Bu gelişmelerle, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 1,59, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 2,39, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 1,79 ve İtalya’da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 2,67 değer kazandı.

    ASYA BORSALARI POZİTİF SEYREDİYOR

    Asya borsaları, gerileyen petrol fiyatlarından bulduğu destekle pozitif seyrediyor.

    Öte yandan bugün açıklanan verilere göre Japonya’da şubat ayına ilişkin Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) aylık yüzde 0,1 ile beklentilerin aksine azalırken, yıllık yüzde 2 ile beklentilerin altında arttı.

    Söz konusu gelişmelerle kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 2,6, Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 0,1, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,7 ve Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 3,8 yükseldi.

    BORSA GÜNÜ YÜKSELİŞLE TAMAMLADI

    Dün alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 3,73 değer kazanarak 13.175,74 puandan tamamladı.

    Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası’nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı nisan vadeli kontrat ise dün akşam seansında normal seans kapanışına göre yüzde 0,68 azalışla 15.368,00 puandan işlem gördü.

    Dolar/TL, dün günü yüzde 0,1 artışla 44,0655’ten tamamlarken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışın hemen üzerinde 44,0800’dan işlem görüyor.

    Analistler, bugün yurt içinde perakende satışlar, yurt dışında ise ABD’de ve Almanya’da enflasyon başta olmak üzere veri gündeminin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 13.300 ve 13.400 puanın direnç, 13.100 ve 13.000 puanın ise destek konumunda olduğunu kaydetti.  >>>AA

  • Körfez’deki çatışma piyasaları tehdit ediyor

    Körfez’deki çatışma piyasaları tehdit ediyor

    ABD Başkanı Donald Trump’ın Orta Doğu’da tırmanan gerilimin yakın zamanda sona ereceğine yönelik açıklamaları jeopolitik risklerin azalmasına katkı sağlasa da bölgedeki askeri risklerin devam etmesi, enerji piyasalarında yalnızca arz endişesi değil, aynı zamanda lojistik ve finansal riskleri de büyütüyor.

    ORTA DOĞU’DAKİ GERİLİMLE YÜKSELEN PETROL FİYATLARI, ABD’DE BENZİN FİYATLARINI YUKARI ÇEKTİ

    Enerji fiyatlarındaki şok dalgası, çatışmaların ikinci haftasında Brent petrolü 110 dolar eşiğinin üzerine taşırken, Trump’ın bugünkü açıklamaları ve G7 ülkelerinin stratejik petrol rezervlerini devreye alabileceğine yönelik haber akışının etkisiyle, fiyatlar son bir haftada kaydedilen sert yükselişlerin ardından geri çekildi. 114 dolara kadar yükselerek Haziran 2022’den bu yana en yüksek seviyesini gören Brent petrolün varil fiyatı, günü yüzde 4,6 düşüşle 86,6 dolarla tamamladı. Yeni işlem gününde ise Brent petrolün varil fiyatı yüzde 6,5 artışla 92,2 dolarda bulunuyor. Fiyatlardaki yükselişin arkasında, küresel petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nın fiilen “yüksek riskli bölge” ilan edilmesi ve tanker trafiğinin durma noktasına gelmesi yatıyor. Körfez ülkeleri rezerv ve üretim güçleriyle küresel enerji sisteminin merkezinde bulunuyor. ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA) ve OPEC verilerine göre, bölgenin lideri Suudi Arabistan, günlük yaklaşık 10 milyon varil üretimi ve 267 milyar varillik kanıtlanmış rezerviyle piyasayı domine etmeye devam ediyor. Yaklaşık 209 milyar varil rezerv ve günlük 3,1 milyon varil üretime sahip İran, yaklaşık 101 milyar varil rezerv ve günlük 2,6 milyon varil üretime sahip Kuveyt, yaklaşık 100 milyar varil rezerv ve günlük 3,2 milyon varil üretime sahip Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) de küresel petrol arzının temel sütunlarını oluşturuyor.

    Bu ülkelerin toplam gücü, dünya petrol rezervlerinin yaklaşık yarısını temsil ederken, savaşın bu üretim merkezlerinin tam ortasında seyretmesi “arz güvenliği” kavramını yeniden tartışmaya açıyor.

    Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) verilerine göre de Suudi Arabistan, Kuveyt, BAE, Katar ve İran’ın dünya petrol üretimindeki payı 3’te 1’e yakın seviyede bulunuyor.

    Körfez ekonomileri için alternatif rotalar ise mevcut hacmi karşılamaktan oldukça uzak duruyor. Hürmüz Boğazı’ndan günde 20 milyon varilden fazla petrol taşınırken, Suudi Arabistan’ın Doğu-Batı boru hattı ve BAE’nin Habshan-Fujairah hattı gibi alternatif rotaların toplam kapasitesi bunun çok altında kalıyor. Olası bir blokaj durumunda küresel enerji akışının önemli bir bölümünün kısa vadede telafi edilmesi zor görünüyor. Öte yandan, Eurostat verilerine göre, Avrupa Birliği (AB) ülkeleri toplam ham petrol ihtiyaçlarının yüzde 13’ünü bu bölgeden karşılıyor. Birlik genelinde Suudi Arabistan yüzde 6,9, Irak ise yüzde 5,9 payla en kritik tedarikçiler arasında yer alıyor.

    Savaşın ekonomi-politiği, Körfez ülkelerinin uzun vadeli finansal istikrarını da doğrudan hedef alıyor. Bölgedeki tanker sigorta primlerinin bazı rotalarda yüzde 1000 artması ve kredi risk primlerinin (CDS) tırmanışa geçmesi, enerji gelirleriyle finanse edilen devasa kalkınma projelerinin maliyetini yukarı çekiyor. Yatırımcıların güvenli liman arayışıyla bölge piyasalarından çıkış yapması, petrol fiyatlarındaki artışın getirdiği karı lojistik ve finansal maliyetlerle eritiyor.

    KRİZ, LNG PİYASALARINI DA ETKİLİYOR

    Lojistik darboğaz sadece petrolü değil, sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) piyasalarını da ciddi şekilde etkiliyor. Dünyanın en büyük LNG ihracatçılarından Katar’ın, Ras Laffan tesislerindeki üretimi askeri saldırılar ve güvenlik riskleri nedeniyle durdurarak “mücbir sebep” ilan etmesi, küresel LNG arzının yaklaşık beşte birini etkileyebilecek bir riske sebep oldu. Katar’ın stratejik önemi, sadece mevcut 77 milyon tonluk kapasitesinden değil, 2030’a kadar bu rakamı 142 milyon tona çıkarma hedefinden kaynaklanıyor. Öte yandan, Asya piyasaları, Katar gazına olan bağımlılıkları nedeniyle krizin merkez üssü konumunda bulunuyor.

    IEA’nın 12 Şubat’ta Hürmüz Boğazı’na ilişkin yayımladığı dosyaya göre, Katar ve BAE’nin LNG ihracatının neredeyse tamamı Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleşiyor, bu da 2025 verilerine göre küresel LNG ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sine karşılık geliyor. Bölgedeki boru hatlarının sınırlı kapasitesi ve alternatif ihracat yollarının bulunmaması, Hürmüz Boğazı’nı bu gazın küresel pazara ulaşması için vazgeçilmez kılıyor. Buradan yapılan ihracatın yüzde 90’ı Asya pazarına, geri kalanı ise Avrupa’ya gidiyor. Özellikle Bangladeş, Hindistan ve Pakistan gibi ülkelerin toplam LNG arzının üçte ikisinin bu rota üzerinden sağlaması, bu bölgeyi son derece kırılgan hale getiriyor.

    Gerçek zamanlı veri analitik şirketi Kpler’in verilerine göre, Hindistan, LNG ihtiyacının yaklaşık yüzde 50’sini Katar’dan karşılıyor. Çin, ithalatının yüzde 30’unu bu bölgeden sağlıyor. Pakistan ise LNG ihtiyacının yüzde 99’unu Katar ile yapılan uzun vadeli kontratlarla yönetiyor.

    Bu ülkelerin spot piyasaya yönelmesi, küresel fiyatları yukarı yönlü tetikleyen ciddi bir talep baskısı yaratıyor.

    KÖRFEZ İHRACATINDA ÇİN VE HİNDİSTAN ÖNE ÇIKIYOR

    Bölgenin en büyük ekonomisi olan Suudi Arabistan’ın ihracatının yüzde 70’ten fazlasını ham petrol, petrokimya ürünleri ve plastik mamullerin oluşturuyor. Ülkenin en çok ihracat yaptığı ilk beş ülke sırasıyla Çin, Japonya, Hindistan, Güney Kore ve ABD olarak kaydediliyor. İthalat tarafında Çin, ABD, BAE, Hindistan ve Almanya ilk sıralarda yer alırken, otomobil, makine, ilaç ve gıda ürünleri temel ithalat kalemlerini oluşturuyor.

    BAE bölgenin ikinci büyük ekonomisini temsil ediyor. Yeniden ihracat merkezi olma özelliğiyle ham petrolün yanı sıra altın, mücevherat ve yayın ekipmanları ihraç eden BAE’nin en büyük ihracat ortakları Hindistan, Japonya, Çin, Suudi Arabistan ve Irak’tan oluşuyor. İthalatta ise Çin, Hindistan, ABD, Türkiye ve Almanya önde yer alıyor.

    Katar’ın ihracatının ana eksenini ise doğal gaz, petrol gazları oluşturuyor.

    Katar, en çok dış satışı sırasıyla Çin, Hindistan, Japonya, Güney Kore ve Birleşik Krallık’a yapıyor. İthalat kalemlerinde uçak parçaları, otomobil ve gaz türbinleri öne çıkarken, en çok ithalat yapılan ülkeler ABD, Çin, İtalya, Almanya ve Türkiye olarak sıralanıyor.

    Temel ihracat kalemleri ham petrol, rafine petrol ve kimyasal ürünler olan Kuveyt ise Çin, Hindistan, Japonya, Güney Kore ve Tayvan’a ihracat yapıyor. Ülkenin ithalatında, Çin, BAE, ABD, Japonya ve Hindistan ilk beş sırayı alırken, alımların büyük kısmını otomobil, yayın ekipmanları ve ilaçlar oluşturuyor.

    İhracatının yüzde 45’inden fazlasını Çin’e gerçekleştiren Umman’ın diğer büyük pazarları Hindistan, BAE, Suudi Arabistan ve Güney Kore olarak dikkati çekiyor. Ülkenin ihracatında ham petrol, gaz, demir-çelik ve alüminyum, ithalatında ise rafine petrol, otomobil ve demir cevheri öne çıkıyor. İthalat yapılan ülkeler listesinde BAE ilk sırada yer alırken, onu Çin, Hindistan, Suudi Arabistan ve Brezilya takip ediyor.

    Bahreyn’in dış ticaretinde ise petrol dışında finansal hizmetler ve turizm de ön planda yer alıyor. İhracatında işlenmiş alüminyum, rafine petrol ve demir cevheri ilk sıralarda gelirken, en çok ihracat Suudi Arabistan, BAE, ABD, Japonya ve Hindistan’a yapılıyor. İthalatta ise Çin, BAE, Suudi Arabistan, Brezilya ve Avustralya ilk beş sırada bulunuyor. Ülkenin ana ithalat kalemlerini otomobiller, makineler ve işlemek üzere alınan ham petrol oluşturuyor.

    “Körfez dışı OPEC ülkeleri üretimlerini artırmaya başladı”

    Türkiye Enerji Stratejileri ve Politikaları Araştırma Merkezi (TESPAM) Başkanı Oğuzhan Akyener, Hürmüz Boğazı’ndaki tıkanmanın petrol arzını öncelikle lojistik olarak etkilediğini söyledi. Petrol yüzey tesislerine yönelik etkili saldırılar söz konusu olursa bunun petrol fiyatlarının yüksek seviyelere çıkması anlamına geleceğini vurgulayan Akyener, şunları kaydetti: “Petrol fiyatları savaş öncesindeki ortalama 63-65 dolar bandından dün 120 dolara kadar yaklaştı. Fiyatların dün bu seviyelerine yaklaşmasının en önemli sebebi Hamaney’in oğlunun yeni dini lider olarak seçilmiş olması. Savaşın uzaması, İran’ın sert ve gergin bir politika izleyebilme ihtimallerine bağlı olarak petrol fiyatlarında yükseliş oldu. Trump’ın savaşın erken bitebileceğine ilişkin söylemleri ise bugün fiyatların geri çekilmesine sebep oldu. Bununla birlikte fiyatlar normal seviyeye geldi. Hürmüz Boğazı tamamen açıldığında da tekrar 70 dolar fiyat bandına çekilecektir.” Akyener, Orta Doğu’daki arz endişelerinin ardından Suudi Arabistan’ın üretimini arttıracağını açıkladığını belirterek, Körfez dışındaki OPEC ülkelerinin de üretimlerini artırmaya başladığını söyledi.

    Doğal gaz fiyatlarının da iki katından yüksek seviyelere çıktığına işaret eden Akyener, “Navlun bedelleri de çok ciddi anlamda yükseldi. Basra’dan yola çıkıp Çin’e giden 2 milyon varillik büyük tankerlerdeki nakliye bedelleri 2,5-3 katına çıktı. Bu yükseliş, artan petrol ve LNG fiyatlarına ek olarak birim taşıma maliyetlerinin de çok yükselmesine sebep oldu. Sadece Basra’ya yönelik değil, sigorta maliyetleri ve benzeri maliyetler de arttığı için yani Atlantik güzergahında çalışan, ABD-Avrupa Birliği arasında gidip gelen LNG tankerlerinde dahi fiyatlar çok ciddi anlamda yükseldi. Lojistik maliyetlerin yüzde 70-80 arttığını söyleyebiliriz.” değerlendirmesinde bulundu.

    Akyener, G7 ülkelerinin ulusal petrol rezervlerini serbest bırakması ihtimalinin petrol fiyatlarının düşmesinde önemli rol oynadığını belirterek, düşük hacimlerle başlamak koşuluyla piyasalara rezerv ürün verilebileceğini ifade etti.

    Rezervlerin hangi kapasiteyle piyasalara arz edileceği konusunun gerilimlere ve arz kesintilerine bağlı olarak değişeceğini dile getiren Akyener, “Tabii savaş beklendiğinden daha erken biterse, rezervleri kullanmaya ihtiyaç dahi kalmayabilir. Genel anlamda piyasaların beklentisi nisan başında normalleşme olacağı şeklinde.” diye konuştu.

    Çatışmaların Orta Doğu’daki diğer ülkelere de sıçramasıyla petrol fiyatları arz endişeleriyle yükselişe geçerek dün gün içinde 114,3 dolara kadar ulaşarak ve Haziran 2022’den bu yana en yüksek seviyesini gördü. Brent petrolün varil fiyatı günü ise yüzde 4,6 düşüşle 86,6 dolarla tamamladı.

    Yeni işlem gününde ise Brent petrolün varil fiyatı yüzde 6,5 artışla 92,2 dolarda bulunuyor.

    Analistler, lojistik tarafında artan sigorta primleri ve İran’da hedef alınan petrol tesislerinin arz sıkıntılarına yol açabileceğine yönelik kaygılarla petrol fiyatlarındaki yukarı yönlü hareketin belli bir süre devam edebileceğini kaydetti.

    Brent petrol geçen hafta ise yüzde 28 artışla 92,7 dolara çıkarak Kovid-19’un başladığı dönemlere denk gelen 3 Nisan 2020 haftasından bu yana en hızlı haftalık yükselişini kaydetmişti.

    Petrolün üretim süreçlerinin en önemli girdilerinden biri olması nedeniyle maliyetlerde yaşanan artışın küresel ekonomide enflasyonist baskıları yeniden güçlendirebileceği değerlendiriliyor.

    Jeopolitik riskler altında izlenen makroekonomik veri tarafında ise ABD’de açıklanan istihdam verileri iş gücü piyasasına dair soğuma sinyali olarak algılandı. Geçen hafta ABD’de özel sektör istihdamı şubatta beklentilerin üzerinde artarken, tarım dışı istihdam verisinin tahminlerin aksine 92 bin kişi azalması, ülkede iş gücü piyasasındaki soğuma eğiliminin devam ettiğini gösterdi.

    Tarım dışı istihdam verisinin alt kırılımlarından alınan sinyaller, arka plandaki ekonomik durgunluk endişelerini belirginleştirdi.

    Analistler, petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyon riskini artırdığına, buna karşın iş gücü piyasasından gelen zayıflama sinyallerinin ekonomik aktivitede yavaşlamaya işaret ettiğine dikkati çekerek, bu iki gelişmenin birlikte değerlendirildiğinde önümüzdeki aylarda ABD Merkez Bankası (Fed) başta olmak üzere önemli merkez bankalarını enflasyon ile resesyon arasında zor bir politika tercihiyle karşı karşıya bırakabileceğini ifade etti.

    Para piyasalarındaki fiyatlamalarda, Fed’in gelecek hafta politika faizini sabit bırakacağına kesin gözüyle bakılırken, bankanın temmuz toplantısına kadar faiz indirimi yapmayacağı tahminleri ön planda yer alıyor.

    Temmuz ayına ilişkin fiyatlamalar ise yüzde 69 ihtimalle politika faizinin düşürüleceği, yüzde 31 ihtimalle sabit bırakılacağının beklendiğine işaret ediyor.

    Öte yandan, enflasyonist baskıların artabileceği tahminleriyle Avrupa Merkez Bankasına (ECB) yönelik faiz artımı beklentileri güçlendi.

    New York borsası, Orta Doğu’daki gerilimin yakında sona erebileceğine dair beklentilerle haftanın ilk işlem gününü yükselişle tamamladı. ABD’de endeks vadeli kontratlar ise haftaya negatif başlamasını takiben bugün de satıcılı seyrini sürdürüyor.

    ORTA DOĞU’DAKİ YÜKSEK TANSİYON TAHVİL PİYASALARI VE DOLAR ENDEKSİNDE ETKİSİNİ GÖSTERDİ

    ABD’de enflasyonist baskıların canlanacağına yönelik endişelerle Fed’in “şahin” duruşunu bir süre daha sürdüreceğine ilişkin beklentiler tahvil piyasaları ve dolar endeksinde fiyatlamalara yansıdı.

    İran’a yönelik saldırıdan önceki işlem gününde yüzde 3,96 seviyesinde bulunan ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi dün yaklaşık 22 baz puan artışla yüzde 4,18 seviyesine çıktı. ABD 10 yıllık tahvil faizi yeni işlem gününde ise yüzde 4,12’de dengelendi.

    Jeopolitik riskler ve Fed’e yönelik zayıflayan gevşeme ihtimalleri doları diğer para birimleri karşısında destekledi. Dün, dolar endeksi Orta Doğu’da yüksek tansiyonun yakın zamanda azalabileceği öngörüleriyle bir miktar gevşerken, yeni işlem gününde ise yüzde 0,1 artışla 98,9 seviyesinde bulunuyor.

    Doların diğer para birimlerine karşı değerlenmesinde güvenli liman özelliği ve ABD’nin net enerji ihracatçısı konumu da etkili oldu

    Dolar endeksi, geçen hafta yüzde 1,4 artarak Temmuz 2025’ten bu yana en hızlı haftalık yükselişini kaydetmişti.

    Güçlenen dolar ve yükselen tahvil faizleri altın fiyatları üzerinde baskı oluştururken, artan enerji maliyetlerinin enflasyon endişelerini körüklemesi faiz oranlarının yakın vadede düşürülme olasılığını daha da azalttı ve bu durum da altının ons fiyatında düşüşe neden oldu.

    Altının onsu dün yüzde 0,3 düşüşle 5 bin 136 dolara inmesinin ardından dolar endeksindeki sınırlı zayıflama ve bir miktar ötelense de faiz indirimleri beklentisiyle yeni işlem gününde toparlanma eğilimi gösterdi. Altının ons fiyatı şu sıralarda yüzde 0,5 artışla 5 bin 162 dolarda alıcı buluyor.

    ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırı başladıktan sonra geçen hafta gümüşün onsu, yüzde 10 düşüşle 84,4 dolara, platinin onsu yüzde 9,4 kayıpla 2 bin 143 dolara, paladyumun onsu yüzde 9 azalışla 1628 dolara, bakırın libresi yüzde 3,5 düşüşle 5,79 dolara geriledi.

    “(PETROL FİYATLARININ ARTMASI) KÜRESEL TİCARETİN MALİYETİNİ ARTIRACAK UNSUR”

    Vadeli işlem ve emtia piyasaları uzmanı Zafer Ergezen, konuyla ilgili, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, ABD-İsrail ve İran arasında oluşan gerilimin, tüm dünya ticaretinin olumsuz etkileme potansiyeli taşıdığını belirtti.

    Petrol fiyatlarında ciddi derecede yükselişlerin olduğunu söyleyen Ergezen, “Bu, bütün dünyadaki küresel ticaretin maliyetini artıracak unsur. Çünkü elektrik üretiminden tutun, demir, çelikten, çimento olsun birçok sektörde petrol veya gaz kullanılıyor üretim maliyetleri içerisinde.” dedi.

    Ergezen, bu durumun doğal olarak birçok maliyeti artıracağını kaydederek, küresel ticaretin maliyetinin giderek arttığına dikkati çekti.

    “ENDÜSTRİYEL METALLER TARAFINDA BASKI DEVAM EDEBİLİR”

    Zafer Ergezen, petrol fiyatlarındaki bu artışın, savaşın uzaması halinde küresel ekonomiler açısından enflasyonist bir tehdit olarak öne çıktığına işaret ederek, bütün bunların sonucunda küresel büyümede yavaşlama endişelerinin arttığını bildirdi.

    Özellikle küresel büyümede yavaşlanma beklenmesiyle birlikte Japonya, Güney Kore ve Çin gibi üretici nitelikteki ülkelerin maliyetlerinde ciddi bir artış olmasının da beklendiğini kaydeden Ergezen, sözlerini şunları söyledi: “Körfez Bölgesi, Hürmüz Boğazı’ndan aslında yapılan yüklemelerin büyük bir kısmı Uzak Doğu’ya gidiyor. Bu da aslında burada maliyetlerin haricinde yeterli arz bulunması endişelerini de yol açmakta. Bu özellikle Güney Kore, Japonya ve Çin borsalarında sert satışların da görünmesini yol açtı. Bu da bize genel olarak endüstriyel metaller tarafında baskının devam edebileceğini gösteriyor. Çünkü faiz indirimleri gecikiyor. Hatta belki artırımlar olacak. Küresel büyüme de yavaşlama olacak. Bunun da endüstriyel metalleri olumsuz etkilemesi bekleniyor. Özellikle talebin en yüksek olduğu Uzakdoğu’nun bu durumdan en olumsuz etkilenen bölge olması endüstriyel metallerdeki bu baskıyı da açıklar nitelikte.” >>>AA

  • Online yemek platformlarında şeffaflık dönemi!

    Online yemek platformlarında şeffaflık dönemi!

    Tüketici toplam maliyeti şeffaf şekilde görecek

    Sabah gazetesinde yer alan bilgilere göre, sipariş ekranlarında ve faturalarda artık sadece toplam tutar yazmayacak. Tüketiciler, ödedikleri ücretin ne kadarının yemek bedeli, ne kadarının platform komisyonu veya hizmet bedeli olduğunu net bir şekilde görebilecek. Bu adımın, dijital pazarlardaki şeffaflığı artırması ve haksız fiyatlandırmaların önüne geçmesi hedefleniyor.

    Restoran ve platform arasındaki gizli kalemler kalkıyor

    Mevcut sistemde tüketiciler, platformların restoranlardan aldığı yüksek komisyonların son fiyata nasıl yansıdığını tam olarak bilemiyordu. Yeni düzenleme ile kurye taşıma maliyetlerinden platform içi reklam giderlerine kadar her detay şeffaf hale gelecek. Böylece restoran işletmecileri ile online platformlar arasındaki mali ilişki, son kullanıcı tarafından da denetlenebilir olacak.

    Hizmet kalitesi ve fiyat dengesi korunacak

    Düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle birlikte, platformlar arasındaki rekabetin sadece hizmet kalitesi değil, komisyon ve ek ücretler üzerinden de kızışması bekleniyor. Tüketicilerin maliyet kalemlerini görmesi, daha ekonomik ve şeffaf hizmet sunan platformlara yönelmesini teşvik ederek piyasadaki fiyat dengesini korumaya yardımcı olacak.>>>HABER MERKEZİ

  • Küresel piyasalar, pozitif seyrediyor

    Küresel piyasalar, pozitif seyrediyor

    ABD ve İsrail’in İran’a saldırılarının yakın zamanda sona ereceğine yönelik iyimserlik küresel piyasalarda risk algısının azalmasını sağladı. Trump’ın İran’la savaşın çok yakında biteceğini belirtmesi, uzun süreli bir savaş korkusunu hafifleterek yatırımcı güvenini artırdı. Bu gelişmelerle petrol fiyatlarındaki geri çekilme, enerji maliyetlerindeki artıştan sarsılan hisse senedi piyasalarına rahatlama getirdi. Amerikan CBS News kanalına telefonla mülakat veren Trump, savaşın büyük ölçüde tamamlandığını düşündüğünü belirterek, karşı tarafın donanmasının, iletişiminin ve hava kuvvetlerinin bulunmadığını ifade etti. Hürmüz Boğazı’na ilişkin de önemli mesajlar veren Trump, “Boğazın kontrolünü ele geçirmeyi düşündüğünü” belirtti. Trump, yükselen enerji fiyatlarına ilişkin, fiyatları düşürmek için petrol ile ilgili bazı yaptırımları da kaldırdıklarını vurguladı.

    Dünyaya enerji ve petrol akışını sürdürmeye odaklandıklarını ifade eden Trump, “Terörist bir rejimin dünyayı rehin almasına ve küresel petrol arzını durdurmaya çalışmasına izin vermeyeceğim. İran bunu yapmaya kalkışırsa, çok daha sert bir şekilde karşılık görecek.” diye konuştu.

    Öte yandan Moskova’da Rus hükümet yetkilileriyle enerji sektöründe yaşanan gelişmelere ilişkin düzenlenen toplantıda konuşan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Hürmüz Boğazı’nın kapanması nedeniyle bölgedeki petrol üretiminin tümüyle sona erebileceğini belirterek, Avrupa ile enerji alanında tekrar çalışmaya hazır olduklarını söyledi.

    Diğer taraftan İran Devrim Muhafızları Ordusu Sözcüsü Ali Muhammed Naini, Trump’ın “İran’ın gücü sona erdi” ifadelerine tepki gösterdi. Trump’ın “yalan ve aldatmayla İran’a karşı psikolojik baskı uygulamaya çalıştığını” savunan İranlı Sözcü, “İran, ABD ve İsrail’in saldırılarına karşı cesur ve güçlü iradeyle direniyor. Biz savaşı tüm gücümüzle sürdürüyoruz ve savaşın sonunu İran belirleyecek.” dedi.

    Trump da İran’ın Hürmüz Boğazı’ndan petrol akışını engellemesi halinde ABD’nin İran’a şimdiye kadarki saldırılardan “20 kat daha sert” karşılık vereceğini belirtti.

    Söz konusu bu açıklamalar sonrasında ABD’de endeks vadeli kontratlarda düşüşler öne çıkarken, jeopolitik gerginliklerin piyasalar için risk oluşturmaya devam ettiği görüldü.

    ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik başlattığı saldırılarla navlun fiyatlarının çok hızlı bir şekilde yükselmesi petrol fiyatlarının çok hızlı bir şekilde artması bütün dünya genelinde hem enflasyon hem borçlanma hem de enerji akışının sürdürülebilirliğine yönelik endişeleri de beraberinde getirdi.

    Analistler, Trump’ın açıklamalarının piyasaları bir nebze rahatlattığını ancak jeopolitik risklerin hala devam ettiğini belirtti.

    Makroekonomik veri tarafında, ABD’de gelecek 12 ayı kapsayan kısa vadeli medyan enflasyon beklentisi geçen ay 0,1 puan azalarak yüzde 3’e indi.

    Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings de ABD’de kamu finansmanı kuruluşlarının İran çatışması nedeniyle artan siber riskle karşı karşıya olduğunu bildirdi

    Bu gelişmelerle, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,12’de, dolar endeksi yatay seyirle 98,9 seviyesinde seyrediyor.

    Altının onsu, yüzde 0,5 artışla 5 bin 171 dolardan işlem görüyor.

    Dün 120 dolara yaklaşan ve Trump’ın açıklamaları sonrasında yüzde 31 civarında gerileyerek 82,7 dolara kadar inen Brent petrolün varil fiyatı, bugün yüzde 4,2 artışla 90,3 dolar seviyesinde seyrediyor.

    NEW YORK BORSASI YÜKSELİŞLE KAPANDI

    New York borsası Trump’ın açıklamaları sonrasında günü pozitif tamamladı. Petrol fiyatlarının çok uzun süre çok yüksek seviyelerde kalmaması durumunda New York borsasında tekrar toparlanma eğiliminin öne çıkabileceği öngörülüyor. Bu gelişmelerle, Dow Jones endeksi yüzde 0,5, S&P 500 endeksi yüzde 0,83 ve Nasdaq endeksi yüzde 1,38 değer kazandı. ABD’de endeks vadeli kontratlar güne düşüşle başladı.

    AVRUPA BORSALARI DÜŞTÜ

    Avrupa borsalarında dün Orta Doğu’da gerilimin tırmanması ve petrol fiyatlarındaki sert yükselişlerle satış ağırlıklı bir seyir izlendi.

    Orta Doğu’daki savaşın enerji koridorlarını tıkaması ve doğalgaz fiyatlarındaki sıçrama, Avrupa Merkez Bankası (ECB) üzerindeki faiz baskısını artırdı. Para piyasalarındaki fiyatlamalarda ECB’nin yıl sonuna kadar 2 tane 25 baz puanlık faiz artırımı yapması bekleniyor. Bankanın ilk faiz artışını haziran ayına kadar yapması öngörülüyor.

    Öte yandan Fransa Ekonomi Bakanı Roland Lescure, G7 ülkelerinin ulusal petrol rezervlerini serbest bırakma konusunda henüz nihai bir karar almadığını ancak piyasayı stabilize etmek için “rezerv kullanımı dahil her türlü araca” başvurmaya hazır olduklarını açıkladı.

    Avrupa borsalarında satış baskısı özellikle havacılık ve madencilik sektörlerinde yoğunlaştı. İngiliz madencilik şirketi Anglo American yüzde 3,2, havacılık ve savunma şirketi Rolls-Royce ise yüzde 2 değer kaybetti. Alman hava yolu şirketi Lufthansa Grubu’nun hisseleri yüzde 6,14 değer kaybetti.

    Piyasadaki genel düşüş eğiliminin aksine, yüksek petrol fiyatlarından yararlanan enerji şirketlerinin hisseleri günü kazançla kapattı. Londra’da BP yüzde 2,3, Amsterdam’da Shell yüzde 2,5 değer kazandı.

    Alman Siemens Energy’nin hisseleri ise son dönemdeki hızlı yükselişinin ardından gelen kar satışlarıyla günü yüzde 0,7 ekside tamamladı.

    Bölgede açıklanan verilere göre, Almanya’da ocakta sanayi üretimi yüzde 0,5, fabrika siparişleri de yüzde 11,1 düştü. Piyasa beklentisi, sanayi üretimin ocakta aylık yüzde 1 azalması, fabrika siparişlerinin yüzde 6,4 artması yönündeydi.

    Diğer taraftan Orta Doğu’da ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla tırmanan çatışmalar, yatırımcıların Avro Bölgesi’nin ekonomik görünümüne ilişkin iyimserliğinin düşmesine neden oldu.

    Piyasa araştırmaları merkezi Sentix, mart ayına ilişkin Avro Bölgesi Genel Yatırımcı Güven Endeksi verilerini açıkladı. Buna göre, şubat ayında 4,2 puan olan endeks, bu ay 7,3 puanlık düşüşle eski 3,1 puana geriledi. Endekse ilişkin beklenti, martta eksi 5 düşmesi yönündeydi.

    Bu arada Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Orta Doğu’daki çatışmaların etkisiyle hızla yükselen enerji maliyetlerinin Alman ekonomisi üzerindeki olumsuz etkilerinden “endişe duyduğunu” açıkladı.

    Öte yandan Almanya’nın Baden-Württemberg Eyalet Meclisi seçiminde, sandık çıkış anketine göre Yeşiller partisi birinci olurken, bunun Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in işini zorlaştırması ve ülkede siyasi belirsizliğe sebep olabileceği öngörülüyor.

    Avrupa’da tahvil piyasasında satış baskısı öne çıkıyor. Alman 2 yıllık tahvil faizi dün 16 baz puan artışla yüzde 2,47’ye, İngiltere’de 2 yıllık tahvil faizi 36 baz puan yükselişle yüzde 4,23’e kadar çıktı. Bu fiyatlamalar gelişmiş ülke merkez bankalarının faiz artırımına gideceğine yönelik beklentileri ortaya koyuyor.

    Bu gelişmelerle İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,34, İtalya’da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 0,29, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,98, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,77 değer kaybetti. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar güne karışık seyirle başladı.

    ASYA BORSALARI YÜKSELDİ

    Asya borsaları Orta Doğu’da savaşın çok yakında biteceği beklentisiyle pozitif seyrediyor. Çin ve Japonya’da açıklanan makroekonomik verilerin iyi gelmesi de Asya piyasalarında risk iştahının artmasında etkili oldu.

    Çin’de ocak-şubat dönemine ilişkin ihracat yıllık bazda yüzde 21,8, ithalat da yıllık bazda yüzde 19,8 artarak beklentilerin üzerinde gerçekleşti. İyi gelen dış ticaret rakamları, devam eden küresel ticaret gerilimlerine ve gümrük vergilerine rağmen dünyanın ikinci büyük ekonomisinin güçlü kalmaya devam ettiğini ortaya koydu.

    Öte yandan Japonya’da 4. çeyreğe ilişkin Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) önceki çeyreğe göre yüzde 0,3, yıllık bazda yüzde 1,3 artarak beklentilerin üzerinde gerçekleşti.

    Söz konusu veri, Japon ekonomisinin bir miktar direnç gösterdiğini ortaya koyarken, bu eğilimin Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) faiz oranlarını daha da artırma konusunda daha fazla hareket alanı sağlayabileceği öngörülüyor.

    Söz konusu gelişmelerle kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 2,3, Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 1,6 ve Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,4 ve Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 4,5 yükseldi.

    VİOP AKŞAM SEANSINDA YÜZDE 2,5’İN ÜZERİNDE YÜKSELDİ

    Dün satış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,71 değer kaybederek 12.702,00 puandan tamamladı.

    Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası’nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı nisan vadeli kontrat ise dün akşam seansında normal seans kapanışına göre yüzde 2,86 artışla 15.348,00 puandan işlem gördü.

    Dolar/TL, dün günü yüzde 0,1 azalışla 44,0390’dan tamamlarken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışın yüzde 0,1 üzerinde 44,0730’tan işlem görüyor.

    Öte yandan Halkbank, ABD’de 2019’dan bu yana devam eden ceza davasının uzlaşma yoluyla sonlandırılması amacıyla ABD Adalet Bakanlığı Güney New York Bölge Savcılığı ile Kovuşturmanın Ertelenmesi Anlaşması imzalanmasına karar verildiğini duyurdu.

    Söz konusu uzlaşma anlaşması kapsamında banka hiçbir adli veya idari para cezası ödemeyecek.

    Analistler, bugün yurt içinde sanayi üretiminin, yurt dışında ise Almanya’da dış ticaret dengesi ve ABD’de ikinci el konut satışlarının takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 12.600 ve 12.500 puanın destek, 12.800 ve 12.900 puanın ise direnç konumunda olduğunu kaydetti. >>>AA

  • ”Ben 50 liralık alıyorum” diyenler dahi bu zamlara isyan edebilir!

    ”Ben 50 liralık alıyorum” diyenler dahi bu zamlara isyan edebilir!

    Eşel mobil sistemi vatandaşı korudu

    Yapılan son düzenlemeyle birlikte, motorine gelen 2.14 TL’lik zammın 58 kuruşu, benzine gelen 1.54 TL’lik zammın ise 43 kuruşu tüketiciye yansıtılacak. Aradaki fark, devlet tarafından ÖTV (Özel Tüketim Vergisi) miktarından feragat edilerek karşılanacak.

    Pompa fiyatları güncellendi

    Zammın yansıyan kısımlarıyla birlikte bugünden itibaren geçerli olan yeni fiyatlar, illere göre küçük farklılıklar göstermekle birlikte istasyon tabelalarındaki yerini aldı. Özellikle nakliye ve lojistik sektörünü doğrudan etkileyen motorin fiyatlarındaki artışın, piyasadaki genel fiyat istikrarı üzerindeki etkileri yakından takip ediliyor.

    Petrol fiyatları ve döviz kuru etkisi

    Enerji piyasası uzmanları, akaryakıt fiyatlarındaki bu dalgalanmanın temel sebebinin küresel petrol fiyatlarındaki hareketlilik ve döviz kurundaki değişimler olduğunu belirtiyor. Devletin eşel mobil sistemiyle müdahale etmesi, enflasyonla mücadele kapsamında fiyat artışlarının tüketici üzerindeki baskısını hafifletmeyi amaçlıyor.>>>HABER MERKEZİ 

  • “Küresel ekonomideki gelişmeleri yakından takip ediyoruz”

    “Küresel ekonomideki gelişmeleri yakından takip ediyoruz”

    Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, küresel belirsizliklerin yüksek seyrettiği ve enerji fiyatlarında sert dalgalanmaların yaşandığı bir dönemden geçildiğini bildirerek, “Ekonomi yönetimi olarak gelişmeleri yakından takip ediyor ve gerekli tedbirleri alıyoruz.” ifadesini kullandı. Şimşek, NSosyal hesabından, küresel ekonomik gelişmelere ilişkin değerlendirmede bulundu. Küresel belirsizliklerin yüksek seyrettiği ve enerji fiyatlarında sert dalgalanmaların yaşandığı bir dönemden geçildiğine dikkati çeken Şimşek, şunları kaydetti: “Geçmiş tecrübeler, bu tür şokların kalıcı olmadığını gösteriyor. Vadeli petrol piyasalarındaki fiyatlamalar da mevcut hareketin geçici olabileceğine işaret ediyor. Temelleri güçlü olan ekonomiler hızla dengelenme ve toparlanma kapasitesine sahiptir. Ekonomi yönetimi olarak gelişmeleri yakından takip ediyor ve gerekli tedbirleri alıyoruz. Vatandaşlarımızın, yatırımcıların ve firmalarımızın bu süreci rasyonel şekilde değerlendirmesi önem arz ediyor.” >>>AA

  • Altın haftanın ilk günü yönünü ne tarafa kırdı!

    Altın haftanın ilk günü yönünü ne tarafa kırdı!

    Gram ve çeyrek altında son durum

    9 Mart 2026 sabahı itibarıyla gram altın, güne yüzde 1,2’lik bir kayıpla başlayarak 7.216 TL seviyelerinden işlem görüyor. Yatırımcıların ve hediyeleşmek isteyen vatandaşların yakından takip ettiği çeyrek altın ise serbest piyasada 12.088 TL satış fiyatıyla güne başladı.

    Ons altın 5 bin dolar sınırında

    Uluslararası piyasalarda altının ons fiyatı, haftaya yaklaşık yüzde 2’lik bir düşüşle giriş yaparak 5.094 dolar seviyesine geriledi. Uzmanlar, petrol fiyatlarındaki sert yükselişin enflasyon endişelerini artırması ve ABD tahvil getirilerinin zirveye tırmanmasının, faiz getirisi olmayan altına olan talebi azalttığına dikkat çekiyor.

    9 Mart 2026 güncel altın satış fiyatları

    Piyasalarda anlık olarak kaydedilen satış rakamları şu şekilde:

    • Gram Altın: 7.216 TL

    • Çeyrek Altın: 12.088 TL

    • Yarım Altın: 24.168 TL

    • Tam Altın: 48.747 TL

    • Cumhuriyet Altını: 48.115 TL

    • Ons Altın: 5.094 Dolar

    Kapalıçarşı’da makas açılıyor

    Serbest piyasa ve banka kurları arasındaki fark dikkat çekerken, Kapalıçarşı’da gram altının satış fiyatı 7.415 TL’ye kadar yükseliyor. Sakarya ve çevre illerdeki sarraf piyasalarında ise yerel arz-talep dengesine bağlı olarak fiyatların 7.900 TL bandına kadar ulaştığı görülüyor.>>>HABER MERKEZİ 

  • Ekmeğini gökyüzünde kazanan genç kadın!

    Ekmeğini gökyüzünde kazanan genç kadın!

    Annesinin tavsiyesiyle zirveye yolculuk

    Mezra Coşkun’un bu sıra dışı mesleği seçmesindeki en büyük destekçisi annesi oldu. Annesinin sosyal medyada izlediği bir videoyu “Tam sana göre” diyerek paylaşmasıyla başlayan süreç, Mezra’nın kararlılığıyla gerçeğe dönüştü. “Yapamazsın” diyenlere inat eğitimlerini tamamlayan genç operatör, bugün Ankara’nın dev projelerinde görev almanın gururunu yaşıyor.

    ANNESİNİN TAVSİYESİYLE 20 YAŞINDA KULE VİNÇ OPERATÖRÜ OLAN MERA COŞKUN, METRELERCE YÜKSEKLİKTE ÇALIŞARAK, EKMEĞİNİ GÖKYÜZÜNDEN KAZANIYOR. (AHMET ÖZKURT/ANKARA-İHA)
    -Annesinin tavsiyesiyle 20 yaşında kule vinç operatörü olan Mera Coşkun, metrelerce yükseklikte çalışarak, ekmeğini gökyüzünde kazanıyor.

    Sabah 8 akşam 5 gökyüzünde mesai

    Mesleğinin zorluklarını ve avantajlarını samimiyetle anlatan Coşkun, çalışma rutinini şu sözlerle özetliyor:

    • 110 metreye kadar ulaşan dev vinçlerde tek başına görev yapıyor.

    • Sabah 08.00’de çıktığı vinç kabininden, tırmanma zorluğu nedeniyle akşam 17.00’ye kadar inmiyor.

    • Şantiye çamuru ve yoğun iş stresiyle başa çıkarken, çevresindeki insanların hayranlık dolu bakışlarından güç alıyor.

    20 yaşında operatör olduğuna kimse inanmıyor

    Genç yaşı nedeniyle işini söylediğinde sık sık şaşkınlıkla karşılandığını belirten Coşkun, insanların önce inanmakta güçlük çektiğini ancak vince çıktığını gördüklerinde büyük saygı duyduklarını ifade ediyor. “Sen daha vincin altından geçemezsin” diyenlere en güzel cevabı zirvedeki performansıyla veren Mezra, kadınların her sektörde başarılı olabileceğini kanıtlıyor.

    ANNESİNİN TAVSİYESİYLE 20 YAŞINDA KULE VİNÇ OPERATÖRÜ OLAN MERA COŞKUN, METRELERCE YÜKSEKLİKTE ÇALIŞARAK, EKMEĞİNİ GÖKYÜZÜNDEN KAZANIYOR. (AHMET ÖZKURT/ANKARA-İHA)
    -Annesinin tavsiyesiyle 20 yaşında kule vinç operatörü olan Mera Coşkun, metrelerce yükseklikte çalışarak, ekmeğini gökyüzünde kazanıyor.
    ANNESİNİN TAVSİYESİYLE 20 YAŞINDA KULE VİNÇ OPERATÖRÜ OLAN MERA COŞKUN, METRELERCE YÜKSEKLİKTE ÇALIŞARAK, EKMEĞİNİ GÖKYÜZÜNDEN KAZANIYOR. (AHMET ÖZKURT/ANKARA-İHA)
    -Annesinin tavsiyesiyle 20 yaşında kule vinç operatörü olan Mera Coşkun, metrelerce yükseklikte çalışarak, ekmeğini gökyüzünde kazanıyor.

    Kadınlara 8 Mart mesajı: Hayallerinizin peşinden koşun

    Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle hemcinslerine cesaret veren Mezra Coşkun, kadınların inşaat sahalarında daha fazla yer alması gerektiğini vurguladı. Önyargıların kadınların gücü karşısında duramayacağını belirten genç operatör, “Biz kadınlar istesek her şeyi yaparız. Tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun” diyerek sözlerini tamamladı.>>>İHA

    ANNESİNİN TAVSİYESİYLE 20 YAŞINDA KULE VİNÇ OPERATÖRÜ OLAN MERA COŞKUN, METRELERCE YÜKSEKLİKTE ÇALIŞARAK, EKMEĞİNİ GÖKYÜZÜNDEN KAZANIYOR. (AHMET ÖZKURT/ANKARA-İHA)
    -Annesinin tavsiyesiyle 20 yaşında kule vinç operatörü olan Mera Coşkun, metrelerce yükseklikte çalışarak, ekmeğini gökyüzünde kazanıyor.

  • Reuters: ABD-İran Gerilimi Zenginleri Dubai’den Kaçışa Zorluyor

    Körfez’de Güvenlik Algısı Sarsıldı

    İran’ın Dubai ve Abu Dabi’ye füze ve insansız hava aracı saldırıları sonrası Körfez’in “güvenli liman” imajı zedelendi. Bölgedeki zengin yatırımcılar ve girişimciler, varlıklarının bir kısmını Singapur ve Hong Kong gibi Asya finans merkezlerine taşımayı değerlendiriyor.

    İlk Varlık Transfer Denemeleri

    Geçen hafta iki Hintli girişimci, Dubai’deki banka hesaplarından 100 bin doların üzerinde bir meblağı Singapur’a transfer etmeye çalıştı. İlk girişimler, yaşanan teknolojik aksaklıklar nedeniyle engellense de sonradan farklı bir BAE bankası aracılığıyla paralarını aktarabildiler.

    Diğer Zengin Yatırımcıların Hamleleri

    Sektör danışmanları ve avukatlar, çok sayıda varlıklı Asyalı yatırımcının Dubai’deki varlıklarını Singapur ve Hong Kong’a taşımayı değerlendirdiğini belirtiyor. ABD ve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaşın yatırımcıları tedirgin ettiği ve bu eğilimi hızlandırdığı vurgulanıyor.

    Dubai’nin Yatırım Merkezi Olarak Önemi

    Dubai, özellikle Çin ve Asya’dan gelen girişimciler için cazip vergi ve finans politikalarıyla bir servet merkezi haline gelmişti. Emlak ve altyapı yatırımlarındaki hızlı büyüme de Körfez bölgesini önemli bir yatırım destinasyonu yapıyor. BAE Merkez Bankası verilerine göre bankacılık ve finans sektörünün toplam varlıkları 5,42 trilyon dirhemi (yaklaşık 1,48 trilyon dolar) aştı.

    Singapur’a Varlık Taşıma Planları

    Singapur merkezli özel servet avukatı Ryan Lin, Dubai’de yaşayan 20 müşterisinden altı veya yedisinin varlıklarını Singapur’a taşımayı düşündüğünü aktardı. Anderson Global’den Iris Xu, 10 ila 20 aile ofisinin Orta Doğu’daki varlıklarını Singapur’a geri taşıma konusunda danışmanlık talep ettiğini söyledi.

    Güven Meselesi Öne Çıkıyor

    Singapur’daki bir servet yönetimi danışmanı, müşterilerinin yarısından fazlasının varlıklarını taşımayı ciddi şekilde değerlendirdiğini belirtti. Grace Tang, yatırımcıların öncelikli amacının sermayelerini korumak olduğunu ifade etti.

    Herkes Kaçışta Değil

    Bazı servet yöneticileri, çatışmanın hemen büyük bir sermaye kaçışına yol açtığını düşünmüyor. Dubai merkezli WRISE Private Middle East CEO’su Dhruba Jyoti Sengupta, müşterilerin BAE ekonomisinin uzun vadeli dayanıklılığına güvenmeye devam ettiğini belirtti.

    BAE Finans Sistemi Güçlü

    BAE Merkez Bankası Başkanı Halid Muhammed Balama, ülkenin bankacılık ve finans sektörünün güçlü ve dayanıklı olduğunu açıkladı. Bankalar, finans kuruluşları ve sigorta şirketlerinin faaliyetlerini normal şekilde sürdürdüğü vurgulandı.

    Yatırımcılar Durumu İzliyor

    Bank of Singapore ve DBS Group, müşterilerinin bölgedeki gelişmeleri yakından izlediğini ve şimdilik bekle-gör yaklaşımı benimsediğini belirtti. GrandWay Family Office kurucu ortağı Jeremy Lim ise Abu Dabi’de yeni bir aile ofisi açma planlarının devam ettiğini ve asıl kırılma noktasının BAE’nin doğrudan çatışmaya girmesi olacağını ifade etti.

    The post Reuters: ABD-İran Gerilimi Zenginleri Dubai’den Kaçışa Zorluyor first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Bloomberg: Türkiye, lirayı savaştan korumak için döviz rezervlerinin yüzde 15’ini harcadı

    Piyasalardaki dalgalanmalara karşı adımlar atıldı

    Bloomberg’in haberine göre Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, İran savaşı kaynaklı ekonomik etkileri sınırlamak için hafta boyunca çeşitli adımlar attı.

    Küresel piyasalarda sert dalgalanmaların yaşandığı haftada Türk lirasını istikrarlı tutmak amacıyla yaklaşık 12 milyar dolar harcandığı öne sürüldü. Bu tutarın Merkez Bankası’nın döviz rezervlerinin yaklaşık yüzde 15’ine karşılık geldiği ifade edildi.

    İşlemlere yakın kaynaklara dayandırılan bilgilere göre TCMB, pazartesi günü piyasalar açılmadan önce likidite koşullarını sıkılaştırdı. Piyasalar açıldığında ise bankalar volatiliteyi sınırlamak amacıyla dolar satışı gerçekleştirdi.

    Hafta boyunca yapılan dolar satışlarının miktarının kademeli olarak azaldığı, perşembe günü ise böyle bir işlemin gözlemlenmediği belirtildi. Bu gelişmenin ardından Türk lirasının, birçok gelişmekte olan ülke para biriminin sert değer kaybı yaşadığı dönemde görece daha sakin bir seyir izlediği ifade edildi.

    Uzmanlar rezervlerin yeterli olduğunu düşünüyor

    JPMorgan Chase & Co. varlık yönetimi biriminde gelişen piyasa devlet tahvilleri stratejisi başkanı Nick Eisinger, mevcut durumun kısa vadede sürdürülebilir olabileceğini belirtti.

    Eisinger, şimdilik bunun sürdürülebilir bir politika olduğunu düşündüklerini ve Türkiye’nin bunu sürdürmeye yetecek cephaneliğe sahip olduğunu söyledi. Ancak İran ile ilgili gelişmelerin süresinin bu açıdan son derece önemli olduğuna dikkat çekti.

    Yüksek risk ortamının bir veya iki hafta sürmesi durumunda küresel piyasalardaki belirsizliğin azalabileceğini belirten Eisinger, sürecin uzaması halinde ise küresel ölçekte riskli varlıkların görünümünün çok daha zor hale gelebileceğini ifade etti.

    Yapılan dolar satışlarının ardından Türk lirası, bu hafta en iyi performans gösteren gelişen piyasa para birimlerinden biri oldu. Lira dolar karşısında yalnızca yüzde 0,1 oranında değer kaybetti.

    Türk ekonomi yönetiminin ise lirada kademeli bir değer kaybı stratejisini yönetmeye çalıştığı belirtiliyor. Bu politikanın amacı, yurt içindeki fiyat artışları yavaşlarken işletmeler ve yatırımcılar için daha öngörülebilir bir ekonomik ortam oluşturmak.

    Müdahale geçen yılki seviyenin altında kaldı

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın bankalarla yaptığı swap anlaşmaları hariç tutulduğunda net döviz rezervleri geçen cuma itibarıyla 78,4 milyar dolar seviyesinde bulunuyordu. Altın rezervleri de dahil edildiğinde Merkez Bankası’nın toplam rezervlerinin yaklaşık 200 milyar dolara ulaştığı ifade ediliyor.

    Bu hafta gerçekleştirildiği öne sürülen müdahalelerin, geçen yıl nisan ayında yapılan müdahalelerden daha düşük seviyede olduğu belirtiliyor. Söz konusu dönemde yetkililerin para birimini istikrara kavuşturmak için 50 milyar dolardan fazla rezerv kullandığı aktarılmıştı. Aynı süreçte İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından Merkez Bankası’nın piyasaları sakinleştirmek amacıyla faiz artırmak zorunda kaldığı da hatırlatıldı.

    Goldman Sachs analistleri çarşamba günü yayımladıkları değerlendirmede, Türk lirasındaki hareketlerin şu ana kadar kontrol altında kaldığını belirtti. Analistler ayrıca Merkez Bankası’nın kısa vadede müdahaleye devam edebilecek rezervlere sahip olduğunu, ancak küresel şokların devam etmesi halinde bu politikanın sürdürülebilirliğinin zorlaşabileceğini ifade etti.

    The post Bloomberg: Türkiye, lirayı savaştan korumak için döviz rezervlerinin yüzde 15’ini harcadı first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Borsa İstanbul: Yatırımcısına kazandıran tek kulüp Galatasaray oldu

    Borsa İstanbul’da ocak-şubat döneminde yatırımcısına kazandıran tek kulüp yüzde 3,4 ile Galatasaray olurken, sarı-kırmızılı ekip bu dönemde yeşil sahalarda taraftarını, borsada da yatırımcısını sevindirmeyi başardı.

    CNBC-e’de yer alan habere göre: Spor endeksi yılın ilk iki ayında yüzde 3,6 değer kaybetti. Borsa İstanbul’da işlem gören takımların performansına bakıldığında bu dönemde yatırımcısına kazandıran tek kulübün Galatasaray Sportif Sınai ve Ticari Yatırımlar olduğu görüldü.

    Galatasaray hisselerinin bu performansında, takımın yurt içi ve yurt dışında aldığı başarılı sonuçlar etkili oldu. UEFA Şampiyonlar Ligi’nde Juventus’u eleyerek tur atlayan Galatasaray, son 16’ya yükseldi. Öte yandan, Galatasaray Trendyol Süper Lig’in 24. haftası itibarıyla 58 puanla lider konumunda bulunuyor.

    Takımın aldığı bu sonuçlar hisse performansına da yansıdı. Bu dönemde yeşil sahalarda taraftarını, borsada yatırımcısını sevindiren Galatasaray’ın hisseleri yüzde 3,4 değer kazandı. Süper Lig’de 54 puanla ikinci sırada yer alan ve UEFA Avrupa Ligi’ne son 16 turuna yükselme play-off turunda elenen Fenerbahçe Futbol AŞ hisseleri ise bu dönemde yüzde 7,9 değer kaybetti.

    Fenerbahçe’nin ardından üçüncü sırada yer alan Trabzonspor Sportif Yatırım ve Futbol İşletmeciliği’nin hisseleri ise aynı dönemde yüzde 5,6, sezonun ikinci yarısında aldığı başarılı sonuçlarla yükselişe geçen Beşiktaş Futbol Yatırımları Sanayi ve Ticaret AŞ’nin hisseleri de yüzde 6,1 geriledi.

    En çok piyasa değerine Fenerbahçe sahip

    CNBC-e’nin haberine göre; halka açık 4 spor şirketi arasında en fazla piyasa değerine sahip kulüp olan Fenerbahçe, şubat ayını 19 milyar 687 milyon 500 bin lira piyasa değeriyle tamamladı.

    Fenerbahçe’yi, 16 milyar 200 milyon lira piyasa değeriyle Galatasaray, 7 milyar 575 milyon lira piyasa değeriyle Trabzonspor, 6 milyar 677 milyon 790 bin 879 lira piyasa değeriyle Beşiktaş takip etti.

    Borsada işlem gören 4 spor şirketinin şubat kapanış dönemi, ocak-şubat getirileri ve piyasa değerleri şöyle:

    Şirket 2025 Aralık kapanış fiyatı (TL) 2026 Şubat kapanış fiyatı (TL) 2026 Ocak-Şubat farkı (yüzde) Piyasa değeri (TL)
    Galatasaray 1,16 1,20 +3,4 16.200.000.000
    Trabzonspor 1,07 1,01 -5,6 7.575.000.000
    Beşiktaş 1,63 1,53 -6,1 6.677.790.879
    Fenerbahçe 3,42 3,15 -7,9 19.687.500.000

    The post Borsa İstanbul: Yatırımcısına kazandıran tek kulüp Galatasaray oldu first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Yemek bedeli ödemelerine SGK düzenlemesi: 300 lirayı aşan kısım prime tabi olacak

    SGK’dan yemek bedelleri için yeni prim düzenlemesi

    Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılması planlanan yeni düzenlemeyle, çalışanlara verilen günlük yemek bedelinin 300 liraya kadar olan kısmı prime esas kazançtan muaf tutulmaya devam ederken, 300 lirayı aşan kısım ise prime tabi olacak.

    İşyerinde yemek verilmesi dışındaki durumlar düzenlenecek

    SGK’den alınan bilgiye göre, işyeri ve müştemilatında yemek verilmesi dışındaki durumlarda, çalışılan günlere ait günlük yemek bedeline ilişkin düzenlemeye gidilecek.

    Yemek kartı, kupon ve nakit ödemelerde yeni uygulama

    Buna göre, yemek yardımının yemek kartı, yemek kuponu ya da çeki, üçüncü kişilerden fatura karşılığı hizmet alımı veya çalışanlara nakden ödeme yapılması şeklinde sağlanması halinde 300 liraya kadar olan kısımdan prim alınmayacak. Ancak 300 liralık tutarın aşılması halinde yalnızca aşan kısım üzerinden prim kesintisi yapılacak.

    The post Yemek bedeli ödemelerine SGK düzenlemesi: 300 lirayı aşan kısım prime tabi olacak first appeared on Kanal 3 Tv.

  • “Büyük hedeflere kadın ve erkek birlikte yürüyerek ulaşabiliriz”

    “Büyük hedeflere kadın ve erkek birlikte yürüyerek ulaşabiliriz”

    Ege İhracatçı Birlikeri’nin dünyanın en büyük sürdürülebilirlik inisiyatifi olan Global Compact’a üye olan ilk ihracatçı birliği olduğunu hatırlatan Eskinazi, “Kadınların ekonomide, bilimde, eğitimde, sağlıkta ve yönetim kademelerinde güçlü şekilde temsil edildiği ülkelerin daha hızlı kalkındığını ve küresel rekabette daha güçlü konuma ulaştığını görüyoruz. Cumhuriyetimizin Kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Dünyadaki her şey kadının eseridir’ sözünü ilke edinerek kadın erkek eşit temsiliyetini güçlendiren adımları atmalıyız. Bu adımları attığımız zaman Türkiye’nin gelişmiş ülkeler arasında yerini aldığını göreceğiz” şeklinde konuştu. Kalkınmanın yalnızca çevresel değil sosyal boyutlarıyla ele alınması gerektiğinin altını çizen Eskinazi şöyle devam etti: “OECD ve AB ülkelerinde kadınların iş gücüne katılım oranı yüzde 60’ın üzerinde. Türkiye’de ise yüzde 30’lar bandında.  Araştırmalar, kadınların iş gücüne katılımının artmasının GSYH büyümesini önemli ölçüde desteklediğini gösteriyor. Kadınların üretimde, ihracatta ve karar alma süreçlerinde daha fazla yer alması Türkiye’nin küresel rekabet gücünü artıracaktır. İhracatta büyük hedeflere ulaşmak istiyorsak kadın ve erkeklerin birlikte hareket ettiği bir ekonomik yapı kurmak zorundayız.”

    “BİRLİĞİMİZDE 106 ÇALIŞANIMIZIN 48’İ ERKEK 58’İ KADIN”

    Türkiye’nin ihracatta yüksek katma değerli üretim hedeflerine ulaşmasının insan kaynağının etkin kullanımıyla mümkün olacağını belirterek kadınların üretim ve ihracat ekosisteminde daha fazla yer almasının ekonomik büyüme açısından da büyük önem taşıdığını ifade eden Eskinazi, “Kadınların iş gücüne katılımı yalnızca sosyal bir kazanım değil aynı zamanda ekonomik büyüme için güçlü bir kaldıraçtır. Birliğimizde 106 çalışanımızın 48’İ erkek 58’i kadın. Ege İhracatçı Birlikleri’nde gelecek dönemlerde tecrübeli ve kadın- erkek temsiliyetini merkezine alan bir anlayışın hâkim olması için Ege İhracatçı Birlikleri Genç İhracatçılar Konseyini kurduk. GİK’de kadın ve erkek temsiliyeti eşit. 2026 yılı Nisan ayında EİB çatısı altındaki 12 ihracatçı birliğinde seçimli genel kurullar yapılacak. Bu süreç sonrasında yönetim ve denetim kurullarında kadın temsiliyetinin artmasını arzu ediyoruz” ifadelerini kullandı. Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, üretimde, ihracatta, bilimde ve hayatın her alanında değer yaratan tüm kadınların Dünya Kadınlar Günü’nü kutlayarak sözlerini noktaladı. >>>Haber Merkezi

     

    The national flag of Turkey on a large number of metal containers for storing goods stacked in rows on top of each other. Conception of storage of goods by importers, exporters
  • Küresel piyasalar, tarım dışı istihdam verisine odaklandı

    Küresel piyasalar, tarım dışı istihdam verisine odaklandı

    Orta Doğu’da devam eden jeopolitik gerilim, küresel risk algısını yüksek tutarken, çatışmaların uzayabileceği ve yükselen enerji maliyetlerinin küresel enflasyonu tekrar güçlendirebileceği endişesi artıyor. ABD Başkanı Donald Trump, dün yaptığı açıklamada İran yönetiminin pes edeceğini savunarak, daha sonra Küba’nın da düşeceğini ileri sürdü. ABD’nin Küba’nın komünist yönetimiyle temas halinde olduğunu kaydeden Trump, “Yardıma ihtiyaçları var. Küba ile görüşüyoruz.” dedi. Trump, İran’ın yeni liderinin belirlenmesinde etki sahibi olacağını belirterek, “İran’ı nükleer silahlar olmadan güzel bir şekilde inşa edebilecek birinin başa gelmesini sağlamak için halk ve rejimle birlikte çalışacağız.” dedi.

    TARIM DIŞI İSTİHDAM VERİSİNİN FED’E YÖNELİK TAHMİNLER ÜZERİNDE ETKİLİ OLMASI BEKLENİYOR

    ABD’de bugün açıklanacak şubat ayına ilişkin içinde tarım dışı istihdam ve işsizlik oranı verilerinin de bulunduğu istihdam raporu yatırımcıların odağına yerleşti. Bir süredir ABD Merkez Bankasının (Fed) odağında olan istihdam verileri geçtiğimiz aylarda beklentileri aşarak, iş gücü piyasasının sağlıklı olduğuna işaret etmişti. Bu hafta açıklanan diğer istihdam verileri de ABD’de iş gücü piyasasında beklentilerin üzerinde bir soğumanın olmadığının sinyalini vermişti. Analistler, bugün söz konusu verilerden alınacak sinyallerin Fed’in faiz indirimi beklentilerine yönelik tahminleri etkileyebileceğini söyledi. Jeopolitik gelişmeler ile ekonomik verilerin yanı sıra Fed yetkililerinin açıklamaları da yakından takip ediliyor. Richmond Fed Başkanı Tom Barkin, ABD ve İsrail’in İran ile savaşı karşısında Fed’in nasıl tepki vereceğinin, bu durumun ABD ekonomisi üzerindeki etkisinin ne kadar süreceğine bağlı olacağını söyledi. Barkin, benzin fiyatlarının yükselmesinin enflasyonist bir durum olduğunun altını çizdi.

    NEW YORK BORSASI NEGATİF SEYRETTİ

    Artan küresel risk algısı ve yüksek enerji maliyetlerine yönelik endişelerle dün Dow Jones endeksi yüzde 1,61, Nasdaq endeksi yüzde 0,26 ve S&P 500 endeksi yüzde 0,56 düştü. ABD’de endeks vadeli kontratları yeni güne alıcılı başladı. Orta Doğu’daki çatışmalar ve Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasının etkisiyle hafta başından beri yükselen petrol fiyatları yeni günde düşüş eğiliminde seyrediyor. Brent petrol, dün yüzde 3 yükselişle 83,2 dolardan günü tamamlarken, yeni işlem gününde yüzde 0,4 düşüşle 82,9 dolardan işlem görüyor. ABD’de tahvil piyasalarında dün satış ağırlıklı bir seyir öne çıkarken, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi günü 6 baz puan yükselişle yüzde 4,14 seviyesinden tamamladı. Tahvil faizi yeni günde ise yatay seyretti. Dolar endeksi ise dün yüzde 0,6 yükselişle 99,3 seviyesinden kapanırken, yeni işlem gününde 0,4 azalışla 98,9 seviyesinde bulunuyor. Altının ons fiyatı dün dolar endeksindeki yükseliş, kar realizasyonları ve piyasalardaki yüksek oynaklığın etkisiyle yüzde 1,2 düşüşle 5 bin 77 dolardan günü tamamlarken, yeni işlem gününde yüzde 1,1 primle 5 bin 130 dolardan işlem görüyor.

    AVRUPA BORSALARINDA JEOPOLİTİK GERİLİMLER ETKİLİ OLMAYI SÜRDÜRDÜ

    Avrupa borsalarında Orta Doğu’da devam eden jeopolitik gerilimlerin etkisiyle negatif bir seyir öne çıkarken, bölgeden gelen açıklamalar takip edildi. Almanya Merkez Bankası (Bundesbank) Başkanı Joachim Nagel, çatışmanın hızlı sona ermesinin enflasyon üzerindeki etkilerinin kısa vadeli ve genel olarak sınırlı olacağı değerlendirmesini yaparken, aksi durumda ise enerji fiyatlarının uzun süre yüksek seyretmesinin, Avro Bölgesi’nde hem enflasyonun yükselmesine hem de ekonomik faaliyetlerin zayıflamasına yol açabileceğinin altını çizdi. Nagel ayrıca, özellikle İran ekseninde uzayacak bir savaşın makroekonomik dengeleri bozabileceğine dikkati çekti. Analistler, Avrupa tarafındaki kırılgan büyüme ortamının yüksek enerji maliyetleri ve jeopolitik belirsizliklerden etkilenmesinin bölgedeki temel risklerden olduğunu ifade ederek, halihazırda devam eden enflasyonla mücadele sürecinin uzamasına yol açmasının muhtemel olduğunu söyledi. Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ise İran’ın, savaşı ihraç etmeye ve mümkün olduğunca çok ülkeye yaymaya çalıştığını belirtti. Kallas, Orta Doğu’daki kaosun uluslararası hukukun aşınmasının sonucu olduğunu belirterek, bu durumdan Rusya’nın yanı sıra Çin ve ABD’yi de dolaylı olarak sorumlu tuttu. Şirketler tarafında ise Alman basınında yer alan haberlere göre Alman otomotiv üreticisi Volkswagen’in Almanya’daki Osnabrück fabrikasında askeri araç üretmeyi değerlendirdiği bildirildi. Bu gelişmelerle, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 1,45, İtalya’da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 1,61, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 1,49 ve Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 1,61 geriledi. Bölgede endeks vadeli kontratlar ise güne hafif alıcılı başladı.

    ASYA BORSALARI GÜNEY KORE HARİÇ POZİTİF SEYREDİYOR

    Asya tarafında Güney Kore hariç pozitif bir seyir izlenirken, bölge genelinde yükselen enerji maliyetleri ve enerji tedariki temel gündem maddeleri arasında yer alıyor. Çin’in geçen günlerde aldığı enerji ihracat önlemlerinin yanı sıra Rus pazarına erişim imkanı da Çin piyasalarında risk algısının daha sınırlı hissedilmesinde etkili oluyor. Çin ve Hong Kong piyasaları bölgede pozitif ayrışırken, ülkede imalat sanayi faaliyetlerinin büyük bir sekteye uğramayacağı ve enerji tedarikinin süreceği beklentileri yatırımcıları rahatlatıyor. Bunlara ek olarak, Çin Başbakanı Li Çiang, Pekin’de düzenlenen Çin Ulusal Halk Kongresi’nin (ÇUHK) yıllık genel kurulunda, hükümetin çalışma raporu ve bütçe taslağını meclise sundu. Çin hükümeti, 2026’da ülke ekonomisinin yüzde 4,5 ila 5 büyümesinin hedeflendiğini açıkladı. Böylece önceki 3 yıllık dönemdeki yüzde 5 civarı büyüme hedefi geriye çekilmiş oldu. Ayrıca, ÇUHK’a sunulan bütçe taslağında, savunma harcamalarının bu yıl yüzde 7 artışla 1 trilyon 909 milyar 561 milyon yuana (276,8 milyar dolar) çıkarılması maddesi de yer aldı. Bölgede açıklanan makroekonomik veriler de yakından takip edilirken, Güney Kore’de şubat ayında Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) aylık yüzde 0,3, yıllık bazda yüzde 2 artışla beklentilerin altında gerçekleşti. Beklentilerin altında gelen enflasyon rakamlarına rağmen Güney Kore piyasaları devam eden jeopolitik gerilim ve enerji tedarik endişeleriyle satıcılı seyrini sürdürüyor. Söz konusu gelişmelerle kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,4, Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 1,6 ve Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,2 yükselirken, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,7 geriledi

    BORSA GÜNÜ YÜKSELİŞLE TAMAMLADI

    Dün alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 1,05 değer kazanarak 13.078,93 puandan tamamladı. Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası’nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı nisan vadeli kontrat ise dün akşam seansında normal seans kapanışına göre yüzde 0,65 azalışla 15.201,00 puandan işlem gördü. Dolar/TL, dünü 43,9970’ten tamamlarken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışın yüzde 0,2 üzerinde 44,0720’den işlem görüyor. Analistler, bugün yurt içinde hazine nakit dengesi, yurt dışında Avro Bölgesi’nde büyüme, Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde’ın açıklamaları ve tarım dışı istihdam verisi başta olmak üzere yoğun veri gündeminin takip edileceğini söyledi. Jeopolitik gelişmeler ile Orta Doğu’dan gelecek haber akışının endeksin yönü üzerinde etkili olduğunu ifade eden analistler, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 13.100 ve 13.200 puanın direnç, 13.000 ve 12.900 puanın ise destek konumunda olduğunu kaydetti. >>>AA