Kategori: Ekonomi

  • e-Ticaret sektöründe yeni uygulamalar 1 Ağustos’ta devreye giriyor

    e-Ticaret sektöründe yeni uygulamalar 1 Ağustos’ta devreye giriyor

    Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği (ETİD) Başkanı Hakan Çevikoğlu, AA muhabirine, “Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” dolayısıyla 1 Ağustos itibarıyla e-ticaret sektöründe yeni düzenlemelerin uygulamaya alınacağını söyledi.

    Çevikoğlu, “Düzenlemeyle e-ticaret sektöründe dijital pazarlama, yapay zeka, sosyal medya etkileyicileri (influencer), indirimli satışlar ve çevresel beyanlar gibi birçok alanda önemli yeni kurallar getirildi.” dedi.

    e-Ticarette dünyada rekabet şartlarının değiştiğine dikkati çeken Çevikoğlu, Türkiye’nin rekabet gücünü korumak için yönetmeliklerle yapılan düzenlemelerin yanı sıra Elektronik Ticaret Kanunu’nun da güncellenmesi gerektiğini bildirdi.

    Çevikoğlu, küresel e-ticaret sektöründe rekabet avantajı sağlamak ve pastadan daha çok pay almak için yasa değişikliğinin gündeme gelmesini beklediklerine işaret ederek, bu anlamda 1 Ağustos’un dönüşüm süreci için milat olmasını umduklarını dile getirdi.

    Söz konusu düzenlemenin dijitalleşmeyle birlikte daha fazla reklam ve ilana maruz kalan tüketicilerin aldatıcı reklamlara karşı daha etkin korunmasını sağladığını vurgulayan Çevikoğlu, hedefli reklamcılıktan yapay zekayla oluşturulan reklamlara, sosyal medya içerik üreticileri aracılığıyla yapılan tanıtımlardan indirimli satış reklamlarına kadar birçok alanda tüketicilerin korunmasına yönelik yeni kurallar getirildiğini anlattı.

    Çevikoğlu, tüketicilerin çevrim içi davranışları ve kişisel verilerinin analiz edilerek belirli kişi veya gruplara özel reklam içeriklerinin sunulduğu hedefli reklamcılık uygulamalarına ilişkin düzenlemeler yapıldığını ifade etti.

    ⁠”Koşullu satış reklamları, indirimli satış reklamları kurallarına tabi olacak”

    Tüketicilere indirim veya başka bir avantaj sağlayan kampanyaların belirli koşullara bağlandığı reklamların artık indirimli satış reklamlarına uygulanan kurallara tabi olacağı bilgisini veren Çevikoğlu, şöyle devam etti:

    “Böylece tüketicilerin kampanyaların kapsamı ve sağlanan avantajlar konusunda daha açık ve doğru şekilde bilgilendirilmesi amaçlanıyor. İndirimli satış reklamlarında, indirime esas alınacak fiyat, indirimin başlangıç tarihinden önceki son 10 gün içinde uygulanan en düşük fiyat olacak. Aynı zamanda, sosyal medya içerik üreticilerinin paylaşımlarında, herhangi bir kazanç, indirimli ürün veya hizmet ya da bir etkinliğe katılım yoluyla menfaat elde edilmesi durumunda, söz konusu paylaşımlarda açıkça reklam niteliğinin anlaşılmasını sağlayacak şekilde ‘reklam’ veya ‘tanıtım’ ibarelerinin kullanılması zorunlu hale getirildi. Söz konusu düzenlemelerin, dijital reklamcılık alanında şeffaflığın artırılmasına, tüketicilerin korunmasına ve sektörde adil rekabetin güçlendirilmesine katkı sağlayacağına inanıyoruz.”

    Çevikoğlu, falcı, medyum, astrolog ve benzerleri tarafından verilen hizmet reklamları ile yasa dışı bahis ve kumar oyunlarına yönelik reklam yasağının genişletildiğine dikkati çekerek, yasa dışı şans oyunlarının da yasak kapsamına alındığını, söz konusu düzenlemelerle tüketicilerin daha etkin korunmasının sağlanacağını bildirdi.

    “Yapay zeka uygulaması anlaşılır ve ayırt edilebilir olacak”

    Tüketicileri yanıltan, bilgi ve tecrübe eksikliklerini istismar eden ve haksız rekabete yol açan reklam ve ticari uygulamalara karşı yoğun ve yaygın denetimlerin kararlılıkla sürdürüldüğünü vurgulayan Çevikoğlu, “Tüketici şikayetlerinin yayımlanmasından önce satıcı veya sağlayıcılara açıklama yapma veya cevap verme hakkını kullanabilmeleri için tanınan 72 saatlik süre 48 saate düşürüldü. Bu süre içinde cevap verilmediği takdirde değerlendirmeler doğrudan yayımlanacak.” ifadelerini kullandı.

    Yapay zekayla oluşturulan reklamlara getirilen düzenlemeye ilişkin bilgi veren Çevikoğlu, reklamlarda yapay zeka teknolojileri kullanılarak insandan ayırt edilemeyecek dijital karakterlere yer verilmesi halinde, bu durumun açık, anlaşılır ve ayırt edilebilir şekilde belirtilmesinin zorunlu tutulduğunu kaydetti.

    Çevikoğlu, 1 Ağustos’tan itibaren e-ticaret sektöründe yeni uygulamaların devreye gireceğinin altını çizdi.>>>AA

  • Günlük 1623 uçuşla Avrupa’nın en yoğun havalimanı oldu

    Günlük 1623 uçuşla Avrupa’nın en yoğun havalimanı oldu

    Avrupa Hava Seyrüsefer Güvenliği Teşkilatının (EUROCONTROL) 13-19 Temmuz’a ilişkin “Avrupa Havacılık Raporu” yayımlandı.

    Buna göre, İstanbul Havalimanı bu dönemde günlük ortalama 1623 uçuşla Avrupa’nın en yoğun havalimanları arasında ilk sırada yer aldı.

    İstanbul Havalimanı’nı günlük 1398 uçuşla Amsterdam, 1395 uçuşla Paris Charles de Gaulle, 1331 uçuşla Londra Heathrow ve 1320 uçuşla Frankfurt havalimanları takip etti.>>>AA

  • İslam Memiş altında beklediği rakamı açıkladı: “Asıl yükseliş henüz başlamadı!”

    İslam Memiş altında beklediği rakamı açıkladı: “Asıl yükseliş henüz başlamadı!”

    Cumartesi günü yatırımcıların odağında yer alan altın piyasasındaki en güncel uzman analizleri…

    “Bunlar Sadece Tepki Yükselişi, Acele Etmeyin”

    Piyasadaki mevcut ivmeyi yorumlayan İslam Memiş, yaşanan fiyat artışlarının henüz “ana yükseliş trendi” olmadığının altını çizdi. Yükselişleri birer “tepki alımı” olarak nitelendiren uzman isim, yatırımcıları kısa vadeli dalgalanmalar karşısında aceleci kararlar almamaları konusunda uyardı.

    Ons altının küresel piyasalarda 4 bin 140 dolar seviyelerine kadar tırmandığını belirten Memiş, kalıcı bir yükselişten söz edebilmek için ons tarafında 4 bin 200 dolar direncinin üzerinde kalıcılık sağlanması gerektiğini vurguladı.

    Gram Altında 6 Bin 400 Lira Seviyesi Gündemde!

    İç piyasadaki duruma dikkat çeken Memiş, Kapalıçarşı’da fiziki gram altının yaklaşık 6 bin 240 lira seviyelerinde işlem gördüğünü ifade etti. Gram altının önümüzdeki dönemdeki rotasına dair şu kritik seviyeleri işaret etti:

    • Kritik Eşik: 6 bin 200 TL

    • Hedef Bant: 6 bin 200 TL – 6 bin 400 TL

    Fiyatların 6 bin 200 lira eşiğinin üzerinde tutunması durumunda gram altında 6 bin 400 lira seviyelerinin kısa sürede gündeme gelebileceği aktarıldı.

    Fiziki Altın Almak İsteyenler İçin Fırsat Penceresi

    Ekran fiyatları ile Kapalıçarşı’daki fiziki piyasa arasındaki makasın büyük ölçüde kapandığını belirten İslam Memiş, bu durumun fiziki altın almak isteyen yatırımcılar için bir avantaj oluşturduğunu kaydetti. Altının gerçek yönünü okuyabilmek için yatırımcıların günlük dalgalanmalar yerine haftalık kapanışlara odaklanması gerektiği hatırlatıldı.

  • Moody’s’ten Türkiye kararı: Kredi notu ve görünüm açıklandı!

    Moody’s’ten Türkiye kararı: Kredi notu ve görünüm açıklandı!

    Yayımlanan kararın tüm detayları ve piyasa beklentileri…

    Kredi Notu “Ba3”, Not Görünümü “Durağan” Olarak Korundu

    Moody’s tarafından yapılan açıklamada, gerçekleştirilen periyodik incelemenin doğrudan bir kredi notu değişikliği anlamına gelmediği ve kısa vadeli bir eylem göstergesi taşımadığı vurgulandı. Türkiye’nin mevcut durumu şöyle teyit edildi:

    • Kredi Notu: Ba3

    • Not Görünümü: Durağan

    Türkiye ekonomisinin büyük, çeşitlendirilmiş ve dinamik yapısı ile düşük kamu borcu yükünün kredi notunu destekleyen temel unsurlar olduğu belirtildi. Ayrıca 2023 ortasından bu yana Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) uyguladığı kararlı para politikasının, yerli ve yabancı yatırımcıların Türk lirasına güvenini yeniden tesis ettiği ifade edildi.

    Enflasyon ve Büyüme Beklentileri Açıklandı

    Orta Doğu’daki gerilimler ve küresel enerji fiyatlarındaki yükselişin dezenflasyon sürecini zorlaştırdığına dikkat çekilen raporda, geleceğe dönük şu tahminlere yer verildi:

    Enflasyonun 2026 yılı sonunda %29 seviyesine, 2027 sonunda ise %24’e gerilemesi öngörülüyor.

    Ekonomik büyümenin 2025’teki %3,6 seviyesinden 2026’da %3,4 seviyesine sınırlı bir yavaşlama göstereceği, 2027 yılında ise mali teşviklerin etkisiyle yeniden hız kazanacağı tahmin ediliyor.

    Kredi Notunun Yükselmesi İçin Hangi Şartlar Gerekiyor?

    Moody’s, Türkiye’nin kredi notunun gelecekte artırılması için izlenmesi gereken politika çerçevesini de çizdi. Açıklamada; makroekonomik istikrarı kalıcı kılan, döviz kuru ve enflasyon şoklarına karşı direnci artıran, dış kırılganlık risklerini yapısal olarak düşüren reformların etkin bir şekilde sürdürülmesi halinde not artışının gündeme gelebileceği kaydedildi.

  • Motorine dev zam geldi: İşte İstanbul, Ankara ve İzmir güncel akaryakıt fiyatları

    Motorine dev zam geldi: İşte İstanbul, Ankara ve İzmir güncel akaryakıt fiyatları

    Yürürlüğe giren yeni motorin fiyatları ve zammın arkasındaki tüm nedenler…

    Motorine 4,20 TL Zam Yapıldı! Pompaya Gece Yarısı Yansıdı

    Akaryakıt sektör kaynaklarından alınan son bilgilere göre, motorin grubunda beklenen fiyat artışı resmiyet kazandı. Motorinin litre fiyatına 4 lira 20 kuruş zam yapıldı.

    Gece yarısı itibarıyla Türkiye genelindeki tüm akaryakıt istasyonlarında tabela güncellenirken, şehirler arasındaki dağıtım ve lojistik maliyet farklarına bağlı olarak fiyatlarda küçük sapmalar görülebileceği bildirildi.

    25 Temmuz 2026 Güncel Motorin Fiyatları Kaç TL Oldu?

    Sektöre gelen 4,20 TL’lik rekor zammın ardından üç büyükşehirde ve doğu illerinde motorinin litre fiyatı şu seviyelere yükseldi:

    • İstanbul Motorin Litre Fiyatı: 78,48 TL

    • Ankara Motorin Litre Fiyatı: 79,60 TL

    • İzmir Motorin Litre Fiyatı: 79,87 TL

    • Doğu İlleri (Belirli Noktalar): 81,32 TL

  • Emekli maaş farkları ne zaman yatacak? – son dakika

    Emekli maaş farkları ne zaman yatacak? – son dakika

    Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı 6 aylık enflasyon verileriyle birlikte Temmuz 2026 dönemi emekli zam oranları netlik kazandı. Açıklanan rakamlara göre SSK ve Bağ-Kur emeklileri %17,76, memur ve memur emeklileri ise %13,52 oranında zam aldı.

    Yeni zam oranlarının açıklanmasının ardından milyonlarca vatandaş, zam farklarının ve güncellenmiş aylıkların banka hesaplarına geçeceği tarihleri araştırmaya başladı.

    4C (Emekli Sandığı) Zam Farkı Ödemeleri Başladı

    Emekli Sandığı kapsamında maaş alan memur emeklilerinin %13,52’lik Temmuz ayı zam farkı ödeme tarihi belli oldu. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yapılan açıklamaya göre; 4C kapsamındaki 2 milyon 491 bini aşkın emekli ve hak sahibinin zam farkları 24 Temmuz Cuma günü itibarıyla banka ve PTT hesaplarına yatırılıyor.

    SSK ve Bağ-Kur Maaş Ödeme Günleri

    SSK (4A) ve Bağ-Kur (4B) emeklileri zamlı aylıklarını rutin ödeme takvimi çerçevesinde almaya devam ediyor. Tahsis numarasının son rakamına göre belirlenen ödeme tarihleri şu şekildedir:

    SSK (4A) Emeklileri Ödeme Takvimi

    • Son rakamı 9 olanlar: 17 Temmuz

    • Son rakamı 7 olanlar: 18 Temmuz

    • Son rakamı 5 olanlar: 19 Temmuz

    • Son rakamı 3 olanlar: 20 Temmuz

    • Son rakamı 1 olanlar: 21 Temmuz

    • Son rakamı 8 olanlar: 22 Temmuz

    • Son rakamı 6 olanlar: 23 Temmuz

    • Son rakamı 4 olanlar: 24 Temmuz

    • Son rakamı 2 olanlar: 25 Temmuz

    • Son rakamı 0 olanlar: 26 Temmuz

    Bağ-Kur (4B) Emeklileri Ödeme Takvimi

    • Son rakamı 9, 7 ve 5 olanlar: 25 Temmuz

    • Son rakamı 3 ve 1 olanlar: 26 Temmuz

    • Son rakamı 8, 6 ve 4 olanlar: 27 Temmuz

    • Son rakamı 2 ve 0 olanlar: 28 Temmuz

    En Düşük Emekli Maaşı Zam Farkı Ne Zaman Ödenecek?

    En düşük emekli aylığının 20.000 TL’den 23.552 TL’ye yükseltilmesine ilişkin yasal düzenleme TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’ndan geçti. Yasalaşma sürecinin tamamlanması ve kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasının ardından, taban aylık alan emeklilere oluşacak 3.522 TL’lik fark ödemesinin Ağustos ayının ilk haftasında hesaplara aktarılması öngörülüyor.

  • Akaryakıta zam geliyor: İşte zam tutarı!

    Akaryakıta zam geliyor: İşte zam tutarı!

    Küresel enerji piyasaları Orta Doğu’dan gelen çatışma haberleriyle sarsılırken, bu durum yurt içindeki akaryakıt istasyonlarına yeni zamlar olarak yansımaya devam ediyor.

    ABD’nin İran’a yönelik son saldırıları sonrasında hızla tırmanan jeopolitik gerilim, petrol fiyatlarında büyük bir sıçrama yarattı. Dolar kuru ve petrol varil fiyatlarındaki çifte yükselişle birlikte araç sahipleri için tabelalar bir kez daha değişiyor.

    İşte akaryakıt piyasasındaki son gelişmeler ve pompaya yansıyacak dev zammın detayları…

    Orta Doğu’da Kriz: Brent Petrol 102 Dolara Dayandı

    Bölgede ardı ardına yaşanan sıcak gelişmeler, küresel enerji tedarikini durma noktasına getirdi. ABD’nin saldırıları sonrasında İran’ın dünya petrol ticaretinin en önemli geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nı kapatması, krizi daha da derinleştirdi. Eş zamanlı olarak İran’ın müttefiki olan Yemen’deki Husilerin, Babülmendep Boğazı’nda Suudi Arabistan’a dönük bir abluka başlatması enerji piyasalarında şok etkisi yarattı.

    Bu kritik gelişmelerin arz güvenliğini tehlikeye atmasıyla birlikte, Brent petrolün varil fiyatı gün içinde %8’i aşan ciddi bir artışla 102 dolara kadar yaklaştı.

    Benzinin Ardından Motorine de Dev Zam Bekleniyor

    Uluslararası piyasalardaki bu sert yükselişin faturası iç piyasada doğrudan pompa fiyatlarına yansıyor. Bilindiği üzere bugün benzinin litre fiyatına 1,35 TL zam uygulanarak tabelalar güncellenmişti.

    Edinilen son bilgilere göre, akaryakıt fiyatlarındaki artış dalgası devam edecek. Yarın gece yarısından itibaren geçerli olmak üzere, motorinin litre fiyatına tam 3,50 TL tutarında büyük bir zam gelmesi bekleniyor.

  • Merkez Bankası faiz kararını açıkladı: İşte yılın 5. faiz kararı!

    Merkez Bankası faiz kararını açıkladı: İşte yılın 5. faiz kararı!

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), yılın 5. faiz kararını açıklamak üzere bugün toplandı.

    TCMB Başkanı Fatih Karahan başkanlığında gerçekleşen toplantının ardından piyasaların kilitlendiği faiz kararı duyuruldu. Merkez Bankası, politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 37 seviyesinde sabit bıraktı.

    Ekonomistlerin ve piyasa uzmanlarının genel beklentisi yönünde alınan karar sonrasında döviz, altın ve borsa piyasalarında gözler TCMB’nin karar metnine çevrildi.

    TCMB Güncel Faiz Oranları Ne Kadar Oldu?

    Alınan kararla birlikte Merkez Bankası’nın uygulayacağı faiz koridoru oranları şu şekilde korundu:

    • Politika Faizi (1 Hafta Vadeli Repo): %37,00 (Sabit)

    • Gecelik Borç Verme Faiz Oranı: %40,00 (Sabit)

    • Gecelik Borçlanma Faiz Oranı: %35,50 (Sabit)

    Gold monogram logo on a dark wall showing a curved 'C' encircling 'M' and 'B' with a 'T' atop the letters.

  • TÜİK açıkladı: İşte en çok kazandıran bölümler!

    TÜİK açıkladı: İşte en çok kazandıran bölümler!

    Üniversite tercih döneminin yaklaşmasıyla birlikte gözlerin çevrildiği Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), merakla beklenen “Yükseköğretim İstihdam Göstergeleri” haber bültenini yayımladı.

    Açıklanan resmi verilere göre, lisans mezunları arasında aylık ortalama kazancı en yüksek olan bölüm Pilotaj olurken, kayıtlı istihdam oranında liderliği yüzde 95,5 ile Tıp göğüsledi.

    İşte üniversite adayları ve mezunlar için yol gösterici nitelikteki dev istihdam haritasının tüm öne çıkan detayları…

    En Çok Kazandıran Lisans ve Ön Lisans Bölümleri

    Aylık ortalama kazanç durumları incelendiğinde, belirli mühendislik ve havacılık alanlarının zirveyi parsellediği görüldü.

    En Yüksek Kazanç Sağlayan Lisans Bölümleri:

    1. Pilotaj

    2. Matematik Mühendisliği

    3. Uzay Mühendisliği

    4. Uçak Mühendisliği

    5. Kontrol ve Otomasyon Mühendisliği

    En Yüksek Kazanç Sağlayan Ön Lisans Bölümleri:

    1. Uçak Teknolojisi

    2. Perakende Satış ve Mağaza Yönetimi

    3. Polis Meslek Eğitimi

    4. Elektrik Enerjisi Üretim, İletim ve Dağıtımı

    5. Marka İletişimi

    İş Bulma Garantisi En Yüksek Bölümler hangileri?

    Lisans mezunlarının genel kayıtlı istihdam oranı bir önceki yıla göre %75’ten %73,9’a gerilerken, bazı stratejik bölümlerde mezunların neredeyse tamamının istihdam edildiği belirlendi.

    Lisans Bölümleri

    • Tıp: %95,5

    • Özel Eğitim Öğretmenliği: %90,8

    • Havacılık Elektrik ve Elektroniği: %89,9

    • Matematik Mühendisliği: %89,8

    • Hemşirelik: %89,8

    Ön Lisans Bölümleri

    • Polis Meslek Eğitimi: %92,6

    • Elektrik Enerjisi Üretim, İletim ve Dağıtımı: %87,4

    • Uçak Teknolojisi: %84,8

    İlk İş Bulma Süresi En Kısa Bölüm: Dil ve Konuşma Terapisi

    Mezuniyet sonrası iş arama süreçleri değerlendirildiğinde, lisans mezunlarının ortalama ilk iş bulma süresi 14,2 ay, ön lisans mezunlarının ise 15,8 ay olarak kayıtlara geçti.

    Ancak bazı bölümlerde mezunlar diplomasını alır almaz işe başlıyor:

    • Lisans Düzeyinde Rekortmen: Dil ve Konuşma Terapisi bölümü mezunları ortalama 2,4 ay gibi rekor bir sürede iş buluyor. Bu bölümü sırasıyla Tıp (3,9 ay), Özel Eğitim Öğretmenliği (4,4 ay) ve Eczacılık (4,6 ay) takip ediyor.

    • Ön Lisans Düzeyinde Rekortmen: Polis Meslek Eğitimi mezunları 3 ay içerisinde iş başı yaparken, Optisyenlik (9,9 ay) ve Aşçılık (10,8 ay) öne çıkan diğer alanlar oldu.

    Kendi Alanında Çalışma Oranı Yükseldi

    Ücretli çalışan lisans mezunlarının eğitim aldıkları alanla uyumlu bir meslek grubunda çalışma oranı geçen yıla kıyasla artarak %56,7 seviyesine ulaştı.

    Alan bazında en yüksek mesleki uyum %80,4 ile Sağlık ve Refah alanında görülürken, en düşük alan uyumu ise %20,6 ile Sosyal Bilimler, Gazetecilik ve Enformasyon alanında tespit edildi.

  • Piyasalar faiz kararına kilitlendi

    Piyasalar faiz kararına kilitlendi

    Ekonomistler, enflasyondaki seyir ve küresel gelişmeler doğrultusunda Merkez Bankası’nın alacağı kararın piyasaların kısa vadeli yönü açısından belirleyici olacağını ifade ediyor. Kararın bugün saat 14.00’te açıklanması beklenirken, gözler PPK toplantısından çıkacak mesajlara çevrildi. Faiz kararının ardından Merkez Bankası’nın yayımlayacağı karar metni de yatırımcılar tarafından dikkatle incelenecek. >>>Haber Merkezi  

  • Kişisel bakım ve teknoloji AVM’lerde zirvede

    Kişisel bakım ve teknoloji AVM’lerde zirvede

    Şapkacı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yılın ilk yarısında sektörün direnci ve adaptasyon yeteneğinin bir kez daha ön plana çıktığını dile getirdi.

    İlk yarı verilerine bakıldığında, özellikle bazı kategorilerde ciddi bir ayrışma ve talep canlılığı yaşandığını ifade eden Şapkacı, “En çok ilgi gören ürün gruplarının başında uzun süredir olduğu gibi ‘kişisel bakım ve kozmetik’ ile ‘teknoloji’ sektörleri geliyor.” dedi.

    Şapkacı, teknoloji kategorisinde enflasyonist beklentiler ve küresel maliyet artışı endişeleri nedeniyle tüketicilerin taleplerini öne çekme eğilimini sürdürdüğünü anlattı.

    Yiyecek ve içecek kategorisinde de fast-food segmentine doğru kayan net bir yukarı yönlü trendin mevcut olduğunu aktaran Şapkacı, “Mayısta uzun Kurban Bayramı tatilinin ve baz etkisinin de katkısıyla eğlence ve hobi kategorisinde yıllık yüzde 74’lük çok güçlü ve dikkat çekici bir büyüme kaydedildi.” ifadelerini kullandı.

    “Odak noktamız 15 yaşını doldurmuş yaşlı bina stokumuzun modernizasyonu”

    Nuri Şapkacı, bu yıl açılması beklenen AVM’lerin aslında Kovid-19 salgını öncesinde temelleri atılmış olan yatırımların tamamlanması niteliğinde olduğunu belirterek, “Sektör olarak şu an 450 AVM, yaklaşık 14 milyon metrekare kiralanabilir alan ve 43-45 bin aktif mağazadan oluşan bir ekosistemi temsil ediyoruz. Yeni yatırımların azaldığı bu dönemde ana odak noktamız, mevcut, özellikle 15 yaşını doldurmuş yaşlı bina stokumuzun modernizasyonu, renovasyonu, fonksiyon değişiklikleri ve el değiştirmeleridir.” değerlendirmesini yaptı.

    Mağaza kiralamaları ve kiracı ilişkileri boyutunda ise ciro üzerinden yapılan kira ödemelerinin şeffaf ve doğru beyan edilmesinin kritik önem taşıdığına değinen Şapkacı, ciro beyanlarının doğruluğunun bağımsız denetim ve kategori bazlı benchmark analizleriyle ölçüldüğünü aktardı.

    Şapkacı, ticari gayrimenkullerde uygulanan aşırı korumacı düzenlemelerin, özellikle 5 yıllık kira sözleşmelerine kanunen eklenen 10 yıllık uzama zorunluluğunun yatırımcıların manevra alanını kısıtladığını belirterek, “Bu durumun aşılması, yeni marka girişlerini kolaylaştıracak esnekliğin sağlanması ve ticari gayrimenkul kira rejiminin, konut kira rejiminden tamamen ayrıştırılması sektörümüzün geleceği için elzemdir.” diye konuştu.

    Kişisel bakım ve teknoloji AVM'lerde zirvede

    AVM’lerin altyapısı, modern tasarımları ve güçlü marka karmasıyla uluslararası alanda önemli potansiyele sahip olduğunu söyleyen Şapkacı, şunları kaydetti:

    “Yaz sezonu, bayram tatilleri ve turizm hareketliliği AVM’lerimizdeki fiziksel trafiği canlı tutuyor. Örneğin, Mayıs 2026’da Kurban Bayramı tatilinin de etkisiyle AVM’lerde çok ciddi bir hareketlilik yaşanmış, ziyaretçi trafiğinde ve cirolarda güçlü bir canlılık görülmüştür. Turizm hareketliliğinin trafiğe olumlu yansımasını sürdürülebilir kılmak adına Tax Free süreçlerini hızlandırmalı, maliyet enflasyonunu kontrol altına almalı ve rekabet gücümüzü yeniden kazanmalıyız.”

    “Deneyim odaklı alanlar ziyaretçi trafiğini artırmada önemli rol oynuyor”

    Şapkacı, 2026 yılı aylık endekslerinde tüketici harcamalarının dönemsel etkilere ve kampanyalara son derece duyarlı bir seyir izlediğini belirterek, ikinci yarıda da bu hassas dengenin korunacağını ve kampanyaların belirleyici olacağını öngördüklerini dile getirdi.

    Bu yılın ilk yarısında ciro performansının genel olarak güçlü bir seyir izlediğini söyleyen Şapkacı, şu ifadeleri kullandı:

    “Martta yüzde 3,5 ve mayısta yüzde 6,9 gibi sevindirici reel büyüme oranlarına ulaşıldı. Ziyaretçi sayılarımızda da martta yüzde 6,7, nisanda ise yüzde 4,5 gibi yıllık artışlar kaydedilmesi, fiziksel talep canlılığının sürdüğünü kanıtlamaktadır. 2026 sonu itibarıyla, eğer maliyet enflasyonunu kontrol altında tutabilir ve tüketici güvenini destekleyebilirsek, yılı enflasyondan arındırılmış reel bir büyüme ile kapatmayı hedefliyoruz. Ziyaretçi sayılarında istikrarlı artış trendinin süreceğini, ciroların ise nominal bazda güçlü artışını koruyarak yılı reel anlamda pozitif bir büyüme eşiğinde tamamlayacağımızı öngörüyoruz.”

    Şapkacı, deneyim odaklı alanların AVM’lerde ziyaretçi trafiğini artırmada önemli rol oynadığına işaret ederek, tüketicilerin artık yalnızca alışveriş yapmak için değil, vakit geçirmek ve sosyalleşmek için de AVM’leri ziyaret ettiğini söyledi.

    Deneyim ekonomisinin sektörün merkezine yerleştiğini vurgulayan Şapkacı, yeme-içme ve eğlence alanlarının payının arttığını ifade etti.

    “Anadolu’da çok ciddi bir yerel iştah ve hareketlilik gözlemliyoruz”

    AYD Başkanı Şapkacı, Anadolu şehirlerindeki güçlü büyüme eğiliminin ve yerel canlılığın 2026’nın ilk yarısında da etkisini sürdürdüğünü belirtti.

    Şapkacı, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “2025 yılı sonuçlarına göre Anadolu’daki metrekare verimlilik artışı yüzde 35,3 seviyesinde gerçekleşerek İstanbul’un (yüzde 25) oldukça önünde yer almıştı. 2026’nın ilk yarısında da Anadolu’da çok ciddi bir yerel iştah ve hareketlilik gözlemliyoruz. Mutlak değer bazında bakıldığında metrekare başına ciroda İstanbul hala lider konumda, örneğin Nisan 2026 verilerinde İstanbul’daki metrekare verimliliği Anadolu’nun yaklaşık yüzde 38 üzerinde seyretmiştir.

    Ancak büyüme hızı ve yerel dinamizm açısından Anadolu, genel sektörel performansı sırtlamaya devam etmektedir. Bu büyümeyi destekleyen en büyük dinamikler, Anadolu’daki yerel nüfusun sosyalleşme alanı olarak AVM’leri yoğun şekilde tercih etmesi ve henüz AVM yatırımı bulunmayan 13 şehrimizin sunduğu potansiyeldir. Yatırımcılar yüksek finansman maliyetleri nedeniyle bir süre daha sıfırdan inşaat yerine Anadolu’daki mevcut nitelikli yapıların modernizasyonuna ve el değiştirmesine odaklanacak olsalar da Anadolu’nun sektörümüzün büyüme motoru olma özelliği önümüzdeki dönemde de korunacaktır.”

    Sektörün başarısı için karşılıklı güven ve güçlü işbirliklerinin önemine dikkati çeken Şapkacı, kira düzenlemeleri ve ortak alan giderleri gibi konular yerine sektörün büyümesine odaklanılması gerektiğini söyledi.

    Şapkacı, ekosistemin sürdürülebilirliği için iki konuya önem verdiklerini belirterek, “Birincisi, uluslararası standartlarda bir ‘sözleşme serbestisi’ anlayışının hakim kılınması, ticari gayrimenkul kira rejiminin, konut kira rejiminden net bir hukuki çizgiyle ayrılmasıdır. İkincisi ise sektörümüzün geleceğini belirleyecek olan yeşil dönüşüm adımlarıdır. Sektör bileşenleri ve perakendecilerimizle el ele vererek, ortak hedefler doğrultusunda hareket edersek, önümüzdeki tüm finansal zorlukları aşacağımıza ve Türkiye’yi perakendede küresel bir cazibe merkezi olarak tutmaya devam edeceğimize inancım tamdır.” ifadelerini kullandı.>>>AA

  • Merkez bankalarının yüzde 89’u küresel altın rezervlerinin artmasını bekliyor

    Merkez bankalarının yüzde 89’u küresel altın rezervlerinin artmasını bekliyor

    AA muhabirinin araştırmadan derlediği bilgilere göre, merkez bankalarının altına yönelik güçlü talebinin sürmesi beklenirken ankete katılan rezerv yöneticilerinin yüzde 45’i kendi kurumlarının da gelecek 12 ayda altın rezervlerini artırmayı planladığını belirtti. Bu oran, araştırma tarihindeki en yüksek seviye olarak kaydedildi.

    Altının merkez bankalarının rezerv yönetimindeki stratejik önemi giderek artıyor. Katılımcıların yüzde 93’ü halihazırda altın rezervi bulundurduklarını belirtti. Bu oran geçen yıl yüzde 81 olarak ölçülmüştü.

    Öte yandan, ABD dolarının küresel rezervlerdeki gelecekteki ağırlığına ilişkin beklentiler zayıfladı. Katılımcıların yüzde 74’ü, doların küresel rezervler içindeki payının 5 yıl sonra bugünkü seviyenin altında olacağını tahmin ediyor.

    Merkez bankalarının altın tutma gerekçeleri arasında “kriz dönemlerindeki güçlü performansı” ilk sırada yer aldı. Katılımcıların yüzde 90’ı bu özelliği öne çıkarırken “uzun vadeli değer saklama aracı” olması yüzde 84, “portföy çeşitlendirmesi sağlaması” yüzde 82 ile diğer başlıca nedenler arasında sıralandı.

    Özellikle gelişmekte olan ülkelerdeki merkez bankaları, altının jeopolitik risklere karşı koruma sağlamasını önemli bir unsur olarak değerlendiriyor.

    Araştırmada ayrıca merkez bankalarının altın rezervlerini sakladıkları lokasyonlarda çeşitliliğe yöneldiği görüldü. Son 12 ayda katılımcıların yüzde 9’u yurt içindeki altın depolama kapasitesini artırdığını, yüzde 10’u ise yurt dışındaki saklama lokasyonlarını çeşitlendirdiğini bildirdi.

    Gelecek dönemde de benzer eğilimin sürmesi beklenirken en fazla tercih edilen yurt dışı saklama merkezi yüzde 57 ile İngiltere Merkez Bankası oldu. Yurt içi depolama seçeneği yüzde 49 ile ikinci sırada yer aldı.

    Ekonomik ve jeopolitik riskler altını öne çıkarıyor

    Dünya Altın Konseyi Asya Pasifik (Çin hariç) Bölge Başkanı ve Küresel Merkez Bankaları Başkanı Shaokai Fan, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, araştırmanın merkez bankalarının rezerv yönetimi kararlarında “faiz oranları, jeopolitik istikrarsızlık ve enflasyon endişelerinin” belirleyici olmaya devam ettiğini gösterdiğini bildirdi.

    Fan, rezerv yöneticilerinin altın tahsislerini artırma gerekçeleri arasında, “altının jeopolitik risklere karşı koruma sağlaması ve rezervlerin daha geniş kapsamlı çeşitlendirilmesine katkıda bulunmasının” giderek daha fazla öne çıktığını belirtti.

    Kriz dönemlerinde altının güçlü performans göstermesi, uzun vadeli değer saklama aracı olarak öne çıkmasının, enflasyona karşı koruma sağlamasının ve portföy çeşitlendirmesindeki etkinliğinin, altın rezervi bulundurmanın temel nedenleri arasında değerlendirilmeyi sürdürdüğünü anlatan Fan, şunları kaydetti:

    “Katılımcıların yüzde 84’ü, 5 yıl sonra altının küresel rezervler içindeki payının bugünkünden daha yüksek olacağını düşünüyor. Buna karşılık, yüzde 74’ü aynı dönemde ABD dolarının küresel rezervlerdeki payının azalacağını öngörüyor. Bu bulguların hem döngüsel hem de yapısal gelişmeleri yansıttığını düşünüyoruz. Jeopolitik gerilimler, ekonomik belirsizlik ve ticaret çatışmalarına ilişkin endişeler, rezerv yöneticilerinin kararlarını bugün açıkça etkiliyor. Ancak araştırma, rezerv portföylerinde daha fazla çeşitlendirmeye yönelik uzun vadeli bir eğilime de işaret ediyor.”

    “Merkez bankaları son 4 yılda ortalama bin tonun üzerinde altın satın aldı”

    Shaokai Fan, doların küresel rezervlerdeki payının azalacağı beklentilerine dikkati çekerek, bunun altının doların yerini alacağı anlamına gelmediğini, rezerv yöneticilerinin amaçlarının rezerv varlıklarını daha geniş bir yelpazede çeşitlendirmek olduğunu bildirdi.

    Altının “yüksek likiditeye sahip olması, güvenilir bir değer saklama aracı olarak görülmesi ve temerrüt riski taşımayan bir varlık olması” sayesinde bu süreçten fayda sağlamaya devam ettiğini kaydeden Fan, şu ifadeleri kullandı:

    “Merkez bankaları son 4 yılda toplu olarak yılda ortalama 1000 tonun üzerinde altın satın aldı. Bu miktar, önceki 10 yılın ortalama alım hızının oldukça üzerinde bulunuyor. Araştırma sonuçları, giderek daha oynak ve öngörülemez hale gelen küresel ortamda altının stratejik bir rezerv varlığı olarak üstlendiği rol sayesinde, resmi sektörün altın talebinin önümüzdeki dönemde de güçlü kalmaya devam edeceğine işaret ediyor.”>>>AA

  • Küresel elektrik talebindeki artışın bu yıl hızlanması bekleniyor

    Küresel elektrik talebindeki artışın bu yıl hızlanması bekleniyor

    Uluslararası Enerji Ajansının (IEA) Yıl Ortası Elektrik Sektörü Güncellemesi raporuna göre, dünyada elektrik talebinin 2025’teki yüzde 3 seviyesinden bu yıl yüzde 3,6’ya ve 2027’de yüzde 3,8’e çıkacağı tahmin ediliyor.

    Bu talep artışında sanayi, elektrikli araçlar, soğutma sistemleri ve veri merkezlerinde büyüyen elektrik tüketimi güçlü rol oynuyor.

    Öte yandan, Orta Doğu’daki savaş nedeniyle yaşanan enerji krizi birçok bölgede elektrik maliyetleri artarken bu durum elektrik piyasalarının dayanıklılığını test ediyor.

    Dünyanın en büyük ekonomilerinin elektrik tüketiminde bu yıl güçlü artış bekleniyor. Çin’in elektrik talebinin 2025’teki yüzde 3,2 seviyesinden bu yıl yüzde 5,5’e çıkacağı öngörülüyor. Hindistan’da ise geçen yıl yüzde 1,6 büyüyen elektrik talebinin bu yıl yüzde 7 artacağı tahmin ediliyor.

    ABD ve Avrupa Birliği’nde ise elektrik talebinin yüzde 2 seviyesinde artacağı hesaplanıyor.

    Yakıt maliyetlerindeki keskin artış ve tedarikteki aksamaların özellikle fiyata duyarlı ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ithalatına bağımlı Asya ülkelerinde elektrik üretimini baskıladığı değerlendiriliyor.

    IEA, beklenenden daha güçlü bir El Nino olayı yaşanması durumunda soğutma ihtiyacı nedeniyle elektrik talebinin daha hızlı artabileceği uyarısında da bulunuyor.

    Yenilenebilir enerji en büyük üretim kaynağı olma yolunda

    Küresel elektrik üretiminde ise yenilenebilir enerjinin bu yıl en büyük üretim kaynağı olacağı ve böylece kömürü geride bırakacağı tahmin ediliyor. Yenilenebilir enerjiden elektrik üretiminin yıllık bazda yüzde 8 büyümesi beklenirken küresel elektrik üretimindeki payının 2025’teki yüzde 33’ten 2027’de yüzde 37’ye kadar yükselmesi öngörülüyor.

    Güneş enerjisi, küresel elektrik üretimi büyümesinde lider konumunu sürdürüyor. Güneşten elektrik üretiminin bu yıl yaklaşık 600 teravatsaatle 2025’teki rekor büyümesini sürdüreceği tahmin ediliyor.>>>AA

  • Türkiye’nin ASEAN ile “diyaloğu” Güneydoğu Asya’ya yönelik ticaretin anahtarı olacak

    Türkiye’nin ASEAN ile “diyaloğu” Güneydoğu Asya’ya yönelik ticaretin anahtarı olacak

    AA muhabirinin derlediği bilgiye göre Türkiye, Filipinler’in başkenti Manila’da düzenlenen 59. ASEAN Dışişleri Bakanları Toplantısı’nda teşkilatın “Diyalog Ortağı” oldu. Siyasi ve diplomatik açıdan dikkati çeken bu adımla birlikte ülkenin, yaklaşık 700 milyon nüfusa ve 4 trilyon doları aşan ekonomik büyüklüğe sahip bölgeyle ilişkilerinde yeni bir dönemin başlaması öngörülüyor.

    ASEAN, Endonezya, Filipinler, Malezya, Singapur, Tayland, Vietnam, Brunei, Laos, Myanmar, Kamboçya ve Doğu Timor olmak üzere 11 üyeden oluşuyor.

    Türkiye’nin teşkilata üye ülkelere ihracatı 2021’de 2,4 milyar dolar seviyesindeyken 2025’te 2,8 milyar dolara çıktı. Böylece söz konusu 5 yıllık dönemde ihracat yüzde 17,1 artış gösterdi. Bu yılın 5 ayında da ASEAN’a ihracat 1,2 milyar dolar olarak kayıtlara geçti.

    ASEAN üyesi ülkelerden gerçekleştirilen ithalat ise aynı dönemde yüzde 50,7 artışla 8,8 milyar dolardan 13,3 milyar dolara yükseldi. Bu yılın ocak-mayıs döneminde de ithalat yaklaşık 6 milyar dolar oldu.

    Böylece Türkiye’nin bölgeyle dış ticaret hacmi 2025’te 16,1 milyar doları buldu.

    İhracatta kıymetli taşlar zirvede

    Türkiye’nin söz konusu ülkelere gerçekleştirdiği ihracat fasıllara göre incelendiğinde, geçen yıl ilk sırada 419,4 milyon dolarla “kıymetli veya yarı kıymetli taşlar, kıymetli metaller, inciler, taklit mücevherci eşyası, metal paralar” faslı yer aldı.

    Bunu, 412,9 milyon dolarla “mineral yakıtlar, yağlar ve bunların damıtılmasından elde edilen ürünler”, 268 milyon dolarla “kazanlar, makineler, mekanik cihazlar ve aletler” izledi.

    En çok ihracat yapılan ülke Singapur

    Türkiye’nin ihracatı ASEAN üyesi ülkelerine göre incelendiğinde, son dönemde yakın ortaklıklar geliştirilen ülkeler öne çıkıyor. Bu kapsamda Türkiye’nin bölgede en çok ihracat gerçekleştirdiği ülke 709,5 milyon dolarla Singapur oldu.

    Singapur’u, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Asya turu kapsamında geçen yıl ziyaret ettiği Malezya ve Endonezya takip etti.

    Erdoğan’ın ziyaretinde enerjiden savunma sanayisine kadar birçok alanda işbirlikleri ele alınmıştı.

    Türkiye’nin geçen yıl Malezya’ya ihracatı 629,2 milyon doları, Endonezya’ya ihracatı 481,2 milyon doları buldu.

    Türkiye’den ASEAN üye ülkelerine doğrudan yatırımlardaki artış da dikkati çekti. Bu kapsamda söz konusu yatırımlar 2023’te 106,5 milyon dolardan 2024’te 410,4 milyon dolara yükseldi.>>>AA

  • Orta Doğu gerilimi petrol fiyatlarını yükseltiyor

    Orta Doğu gerilimi petrol fiyatlarını yükseltiyor

    AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, uluslararası referans kabul edilen Brent türü ham petrolün vadeli varil fiyatı, saldırılardan önceki son işlem günü olan 27 Şubat’ta 72,48 dolardan kapanırken ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri hamleleri ve yeni askeri seçeneklerin gündeme gelmesiyle 30 Nisan’da 126,41 dolara çıkarak savaşın başından beri en yüksek seviyesini test etti.

    Dün 96,46 dolardan kapanan Brent petrolün varil fiyatı, bugün saat 10.52 itibarıyla 98,09 dolardan işlem görüyor.

    ABD’nin İran’ın Hürmüz Boğazı’nda ticari gemileri tehdit etme kabiliyetini zayıflatmayı amaçlayan saldırıları sürerken İran da ABD üslerine yönelik misillemelerine devam ediyor.

    ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran’ın Hürmüz’deki gemilere saldırması durumunda “Tahran’dakiler dahil olmak üzere bir köprü veya enerji santralini bombalayacaklarını” açıklaması da petrol fiyatları üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturdu.

    Son çatışmaların Hürmüz Boğazı üzerinden petrol sevkiyatını aksatabileceğine ilişkin endişeler sürerken Yemen’deki İran destekli Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik deniz ablukasının ardından Babülmendep Boğazı’ndaki güvenlik riskinin artması da fiyatları destekliyor.

    Hürmüz’ün ardından Babülmendep Boğazı’nda da güvenlik risklerinin yükselmesi, küresel enerji arzı ve deniz taşımacılığında yeni aksama ve maliyet artışı endişelerini güçlendiriyor.

    Yükselen petrol fiyatlarının tek başına enerji yatırımlarındaki kararları belirlemediği, para politikaları, kamu destekleri ve karbon nötr hedeflerinin de yatırım kararlarında etkili olduğu ifade ediliyor.

    Buna rağmen enerji güvenliği ve iklim hedeflerinin öne çıktığı mevcut ortamda yüksek fosil yakıt fiyatlarının, orta ve uzun vadede yenilenebilir enerji yatırımlarını destekleyen önemli bir itici güç olmaya devam edeceği belirtiliyor.

    “Jeopolitik krizler fosil yakıtlara dayalı enerji sistemlerinin güvenilirliğini sorgulatıyor”

    Güneş Enerjisi Sanayicileri ve Endüstrisi Derneği (GENSED) Genel Sekreteri Hakan Erkan, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, petrol fiyatlarındaki yükselişin, yenilenebilir enerji projelerinin ekonomik cazibesini artırarak yatırımları desteklediğini ancak enflasyon ve faiz oranlarındaki artış nedeniyle finansman maliyetlerinin de yukarı çıktığını söyledi.

    Buna rağmen yüksek petrol fiyatlarının kısa vadede maliyet baskısı oluştursa da uzun vadede enerji dönüşümünü hızlandıran önemli unsurlardan biri olduğuna dikkati çeken Erkan, “Yüksek petrol fiyatları, yenilenebilir enerji yatırımlarının finansmanında hem fırsatlar hem de riskler yaratıyor. Fosil yakıt maliyetlerinin yükselmesi, güneş ve rüzgar gibi yakıt maliyeti bulunmayan enerji kaynaklarını daha rekabetçi hale getirirken yatırımcıların bu alanlara ilgisini artırıyor. Buna karşın, artan enerji fiyatlarının enflasyonu tetiklemesi ve faiz oranlarını yukarı taşıması, sermaye yoğun yenilenebilir enerji projelerinin finansmanını zorlaştırıyor.” diye konuştu.

    Erkan, petrol fiyatlarındaki yükselişin enerji güvenliği kaygılarını artırarak ülkeleri yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarına daha fazla yatırım yapmaya yönlendirdiğini anlattı.

    Enerji arzında dışa bağımlılığı azaltmayı hedefleyen hükümetlerin, teşvik mekanizmalarını güçlendirirken uluslararası finans kuruluşlarının da temiz enerji projelerine yönelik kaynaklarını artırmaya devam ettiğine işaret eden Erkan, şunları kaydetti:

    “Öte yandan, yüksek petrol fiyatları yalnızca finansman maliyetlerini değil, yatırım giderlerini de etkiliyor. Lojistik ve ekipman maliyet artışları güneş ve rüzgar santrallerinin kurulum maliyetlerini yükseltebiliyor. Bu durum, proje geliştiricilerinin hem daha pahalı ekipman hem de daha yüksek kredi maliyetleriyle karşı karşıya kalmasına neden oluyor. Yüksek petrol fiyatları tek başına yatırım kararlarını belirlemese de para politikaları, kamu destekleri ve karbon nötr hedefleri belirleyici oluyor. Buna rağmen jeopolitik krizler fosil yakıtlara dayalı enerji sistemlerinin güvenilirliğini sorgulatıyor.”>>>AA

  • Hamsi yılın ilk yarısında 20 ülkede alıcı buldu

    Hamsi yılın ilk yarısında 20 ülkede alıcı buldu

    AA muhabirinin, Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği (DKİB) verilerinden yaptığı derlemeye göre, Türkiye’nin ocak-haziran 2025’te değer bazında 7 milyon 393 bin 680 dolar olarak kayıtlara geçen hamsi ihracatı, bu yılın aynı döneminde yüzde 21 artarak 8 milyon 967 bin 744 dolara ulaştı.

    Geçen senenin ilk yarısında 1718 ton olan hamsi dış satımı, bu yılın aynı döneminde yüzde 73 artışla 2 bin 966 tona yükseldi.

    Bu yıl ocak-haziran döneminde hamsiye en çok talep Belçika, Fransa ve Ukrayna’da geldi. Belçika’ya 2 milyon 242 bin 520 dolar, Fransa’ya 2 milyon 50 bin 383 dolar, Ukrayna’ya da 1 milyon 555 bin 768 dolar değerinde hamsi ihraç edildi.

    Geçen yılın aynı döneminden farklı olarak Avustralya, Portekiz ve Katar’a da hamsi satıldı.

    “Talebin güçlü seyretmesi ihracat rakamlarına olumlu yansıdı”

    DKİB Su Ürünleri Sektör Komitesi Başkanı Hasan Kuzuoğlu, AA muhabirine, yılın ilk yarısında hamsi ihracatında hem miktar hem de değer bazında önemli artış yakalandığını söyledi.

    Kuzuoğlu, Türk hamsisinin uluslararası pazarlarda ilgi görmeye devam ettiğini belirterek, “Yılın ilk 6 ayında yaklaşık 3 bin tona yaklaşan ihracat gerçekleştirdik. Geçen yılın aynı dönemine göre miktarda yüzde 73, değerde ise yüzde 21’lik artış sektörümüz açısından sevindirici bir tablo ortaya koydu. Özellikle Avrupa pazarından gelen talebin güçlü seyretmesi ihracat rakamlarına olumlu yansıdı.” diye konuştu.

    Belçika, Fransa ve Ukrayna’nın en önemli pazarlar arasında yer aldığını ifade eden Kuzuoğlu, Avustralya, Portekiz ve Katar’a yeniden ihracat yapılmasının da pazar çeşitliliği açısından önemli olduğunu kaydetti.

    “Yeni ülkelere açılmayı hedefliyoruz”

    Kuzuoğlu, yeni ülkelere açılmayı hedeflediklerine dikkati çekerek, “Üretim ve av sezonunun beklentiler doğrultusunda geçmesi halinde yıl sonunda ihracat rakamlarımızın daha da yukarı çıkacağını öngörüyoruz. Hedefimiz hem miktarı hem de katma değerli ürün ihracatını artırmak.” dedi.

    İhracatın sürdürülebilir şekilde artırılması için tanıtım faaliyetlerinin önemine işaret eden Kuzuoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:

    “Türk hamsisinin uluslararası pazarlarda daha güçlü tanıtılması, fuarlara katılımın artırılması ve firmalarımızın yeni alıcılarla buluşturulması gerekiyor. Bunun yanında işlenmiş ve katma değerli ürün üretimine ağırlık verilmesi, soğuk zincir ve lojistik altyapısının güçlendirilmesi ihracatımıza önemli katkı sağlayacaktır.”>>>AA

  • Yerli turistler ilk çeyrekte 102,3 milyar lira harcadı

    Yerli turistler ilk çeyrekte 102,3 milyar lira harcadı

    AA muhabirinin, Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) “hane halkı yurt içi turizm” verilerinden derlediği bilgiye göre yerli turistler yılın ilk çeyreğinde ülke içinde 102,3 milyar lira seyahat harcaması yaptı.

    Geçen yılın aynı çeyreğine göre harcamalarda yaklaşık yüzde 34’lük artış gerçekleşirken yerli turistler aynı dönemde toplamda 73,6 milyon kez gece konakladı.

    Turistlerin yurt içinde yaptığı bu seyahatler amaçlarına göre incelendiğinde ise aile ziyareti öne çıktı.

    Yerli turistler, “yakınları ziyaret” başlıklı kategoride yaptıkları seyahatlerde 50 milyar 249 milyon 966 lira harcadı. Geçen yılın aynı döneminde ise bu gerekçeyle 38 milyar 718 milyon 200 bin lira harcanmıştı.

    Yakınları ziyaretten sonra en çok harcamanın yapıldığı kategori 33 milyar 31 milyon 536 bin lira ile “gezi, eğlence, tatil” olarak kayıtlara geçti. Söz konusu kategoride 2025’in ilk çeyreğinde 22 milyar 906 milyon 736 bin lira harcama gerçekleşmişti.

    Böylece bu yılın ilk çeyreğindeki 102,3 milyar liralık toplam harcamanın, 83,3 milyar lirası aile ziyareti ve tatil için yapılmış oldu.

    Yakınları ziyaret için 54,6 milyon geceleme

    Söz konusu dönemde “yakınları ziyaret” için 9 milyon 652 bin seyahat ve bu seyahatlerde 54 milyon 651 bin geceleme gerçekleştirildi.

    Yerli turistler, “gezi, eğlence, tatil” için ise aynı dönemde 3 milyon 155 bin seyahat yaparken 10 milyon 250 bin kez geceledi.

    Hane halkının bu yılın ilk çeyreğine ilişkin yurt içi turizm harcamalarından söz konusu kategorilere yönelik veriler şöyle:>>>AA

    Yakınları Ziyaret Gezi, eğlence, tatil
    Seyahat Sayısı (Bin) 9.652 3.155
    Geceleme Sayısı (Bin) 54.651 10.250
    Harcama Tutarı (Bin) 50.249.966 33.031.536
  • Emekli memur maaş farkları ne zaman yatacak 2026 Temmuz: İşte detaylar!

    Emekli memur maaş farkları ne zaman yatacak 2026 Temmuz: İşte detaylar!

    Temmuz ayı maaş zamlarının netleşmesinin ardından SSK (4A), Bağ-Kur (4B) ve Emekli Sandığı (4C) kapsamındaki milyonlarca vatandaş gözünü fark ödemelerine çevirdi.

    Maaşlarını zamsız veya kök aylık üzerinden alan emekliler ile ay başında peşin maaş alan memur emeklileri, zam farklarının hesaplara aktarılacağı tarihi sorguluyor.

    Peki, 2026 Temmuz emekli maaş farkları yattı mı? Memur ve en düşük emekli maaş farkı ne zaman yatacak? İşte SGK ödeme takvimi ve son durum…

    Emekli Maaş Farkları Yattı mı?

    Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından maaş farkı ödeme takvimine ilişkin henüz resmi bir tarih açıklaması yapılmadı.

    Bu kapsamda SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı emeklilerine yönelik ilave zam farkı ödemeleri henüz hesaplara aktarılmadı. Fark ödemelerinin, SGK’nın açıklayacağı resmi takvim doğrultusunda Temmuz ayının son haftasında kademeli olarak hesaplara yatırılması bekleniyor.

    4C Memur Emeklisi Maaş Farkları Ne Zaman Yatacak?

    Temmuz 2026 döneminde memur emeklilerine yüzde 13,52 oranında maaş artışı uygulandı.

    Maaşlarını her ayın 1’i ile 5’i arasında peşin olarak alan 4C Emekli Sandığı mensuplarının zam farkları ayrıca hesaplanmaktadır. SGK’nın yayımlayacağı özel ödeme takvimi ile birlikte 14 günlük maaş farklarının Temmuz ayı bitmeden hesaplara geçmesi öngörülüyor.

    En Düşük Emekli Maaşı Zam Farkı Ne Zaman Ödenecek?

    En düşük emekli aylığını artıran yasal düzenleme TBMM sürecinin ardından Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdikten sonra fark ödemeleri tamamlanacak.

    Yasal düzenleme öncesinde rutin maaş takvimine göre aylığını eski tutar üzerinden alan vatandaşların oluşan zam farkları, herhangi bir başvuruya gerek kalmaksızın SGK tarafından belirtilen tarihte banka hesaplarına aktarılacak.

    Temmuz 2026 Rutin Emekli Maaşı Ödeme Günleri

    4A SSK Emekli Maaşı Ödeme Tarihleri

    SSK emeklileri zamlı maaşlarını tahsis numarasının son rakamına göre şu günlerde almaktadır:

    • Son rakamı 9 olanlar: 17 Temmuz

    • Son rakamı 7 olanlar: 18 Temmuz

    • Son rakamı 5 olanlar: 19 Temmuz

    • Son rakamı 3 olanlar: 20 Temmuz

    • Son rakamı 1 olanlar: 21 Temmuz

    • Son rakamı 8 olanlar: 22 Temmuz

    • Son rakamı 6 olanlar: 23 Temmuz

    • Son rakamı 4 olanlar: 24 Temmuz

    • Son rakamı 2 olanlar: 25 Temmuz

    • Son rakamı 0 olanlar: 26 Temmuz

    4B Bağ-Kur Emekli Maaşı Ödeme Tarihleri

    Bağ-Kur emeklilerinin Temmuz maaş ödemeleri tahsis numarasının son hanesine göre şu şekildedir:

    • Son rakamı 9, 7 ve 5 olanlar: 25 Temmuz

    • Son rakamı 3 ve 1 olanlar: 26 Temmuz

    • Son rakamı 8, 6 ve 4 olanlar: 27 Temmuz

    • Son rakamı 2 ve 0 olanlar: 28 Temmuz

  • Faiz kararı açıklandı mı? TCMB faiz kararını saat kaçta açıklayacak, beklenti ne?

    Faiz kararı açıklandı mı? TCMB faiz kararını saat kaçta açıklayacak, beklenti ne?

    Piyasaların, yatırımcıların ve vatandaşların kilitlendiği Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Temmuz ayı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantı kararı için geri sayım başladı.

    Ağustos ayında toplantı takvimi gereği PPK birleşimi gerçekleşmeyeceği için, Merkez Bankası’nın alacağı bu son karar ve yayımlayacağı karar metni tüm yaz boyunca piyasaların yönünü belirleyecek.

    Peki, Temmuz 2026 Merkez Bankası faiz kararı açıklandı mı? Faiz kararı saat kaçta duyurulacak? İşte kritik faiz kararı öncesinde piyasa beklentileri ve bilmeniz gerekenler…

    Gold monogram logo on a dark wall showing a curved 'C' encircling 'M' and 'B' with a 'T' atop the letters.

    Temmuz 2026 Merkez Bankası Faiz Kararı Açıklandı mı, Saat Kaçta?

    Hayır, Temmuz 2026 Merkez Bankası faiz kararı henüz açıklanmadı.

    TCMB Para Politikası Kurulu, yılın beşinci faiz kararını bugün (23 Temmuz 2026 Perşembe) saat 14.00’te kamuoyuna resmi olarak duyuracaktır.

    Piyasanın Faiz Beklentisi Ne Yönde?

    Kritik saat 14.00 öncesinde ekonomistlerin ve piyasa analistlerinin beklenti anketleri sonuçlandı:

    • Mevcut Politika Faizi: TCMB, bir önceki toplantısında politika faizini değiştirmeyerek yüzde 37 seviyesinde sabit bırakmıştı.

    • Temmuz Ayı Beklentisi: Bloomberg ve AA Finans anketlerine katılan ekonomistlerin tamamı, Temmuz ayı toplantısında da politika faizinin yüzde 37 seviyesinde sabit tutulacağını öngörüyor.

    • Yıl Sonu Tahmini: Piyasa katılımcılarının medyan beklentisi ise yıl sonunda politika faizinin kademeli olarak yüzde 35 seviyesine gerileyebileceği yönünde şekilleniyor.

    Karar Metnindeki Enflasyon Mesajları Kritik Önem Taşıyor

    Ağustos ayında PPK toplantısı yapılmayacağı için saat 14.00’te faiz kararının yanı sıra paylaşılacak karar metninde yer alacak sıkılaşma ve enflasyon patikası mesajları, döviz, altın ve borsa üzerindeki belirleyici etken olacak.

  • Akaryakıt fiyatları: Bazı illerde litre fiyatı 70 TL’ye yaklaştı!

    Akaryakıt fiyatları: Bazı illerde litre fiyatı 70 TL’ye yaklaştı!

    Küresel piyasalarda tırmanan jeopolitik gerilimler petrol fiyatlarını uçururken, iç piyasada akaryakıt fiyatlarına yeni bir zam olarak yansıdı.

    Orta Doğu’daki gerilimlerin tırmanması, Basra Körfezi ve Kızıldeniz üzerinden yapılan sevkiyat riskleri nedeniyle Brent petrolün varil fiyatı yüzde 2,06 yükselerek 96 doların üzerine çıktı. Petrol piyasalarındaki bu yukarı yönlü ivme sonrasında akaryakıt fiyatlarında beklenen zam pompaya yansıdı.

    23 Temmuz 2026 Perşembe günü itibarıyla geçerli olan zamla birlikte, benzinin litre fiyatına ortalama 1 lira 29 kuruş artış yapıldı. Son zamla birlikte doğu illerinde benzin litre fiyatı 70 TL sınırına dayandı.

    İşte 23 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla büyükşehirlerde ve illere göre güncel benzin, motorin (mazot) ve LPG pompa fiyatları…

    23 Temmuz 2026 İl İl Güncel Akaryakıt Fiyatları Tablosu

    İstanbul (Avrupa Yakası)

    Benzin litre fiyatı: 67.00 TL

    Motorin litre fiyatı: 74.28 TL

    LPG litre fiyatı: 31.19 TL

    Ankara

    Benzin litre fiyatı: 67.97 TL

    Motorin litre fiyatı: 75.40 TL

    LPG litre fiyatı: 31.29 TL

    İzmir

    Benzin litre fiyatı: 68.25 TL

    Motorin litre fiyatı: 75.67 TL

    LPG litre fiyatı: 31.19 TL

    Adana

    Benzin litre fiyatı: 68.80 TL

    Motorin litre fiyatı: 76.22 TL

    LPG litre fiyatı: 31.61 TL

    Bitlis

    Benzin litre fiyatı: 69.60 TL

    Motorin litre fiyatı: 77.12 TL

    LPG litre fiyatı: 31.91 TL

    Petrol Fiyatları Neden Yükseliyor?

    Analistler ve uluslararası finans kuruluşları, Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz güzergahındaki nakliye risklerinin devam etmesi sebebiyle petrol arzına yönelik endişelerin sürdüğünü vurguluyor. Brent petrolün 96 doları aşmasıyla birlikte akaryakıt fiyatları üzerindeki yukarı yönlü baskının devam edebileceği ifade ediliyor.

  • Çılgın Sayısal Loto çekiliş sonuçları: Milli Piyango çekiliş sonuçları sorgulama ekranı

    Çılgın Sayısal Loto çekiliş sonuçları: Milli Piyango çekiliş sonuçları sorgulama ekranı

    Sisal Şans tarafından noter huzurunda gerçekleştirilen ve Milli Piyango TV YouTube kanalından canlı yayınlanan 22 Temmuz 2026 Çılgın Sayısal Loto çekiliş sonuçları açıklandı.

    Haftanın ikinci çekilişinde 6 bilen çıkmayınca yaklaşık 476 milyon TL’lik dev ikramiye bir sonraki çekilişe devretti. Çekilişin ardından 5+1, 5, 4, 3 ve 2 bilen talihliler ile Süper Star tutturan vatandaşlar ikramiye sorgulama ekranına akın etti.

    İşte 22 Temmuz 2026 Çılgın Sayısal Loto çekilişinde kazandıran numaralar ve bilet sorgulama detayları…

    22 Temmuz 2026 Çılgın Sayısal Loto Kazanan Numaralar

    22 Temmuz Çarşamba akşamı çekilen şanslı numaralar şunlar oldu:

    • Şanslı Numaralar: 3 – 37 – 47 – 49 – 55 – 84

    • Joker: 31

    • Süper Star: 32

    Çılgın Sayısal Loto Sonuç Sorgulama Nasıl Yapılır?

    Çılgın Sayısal Loto sonuçları ve bilet ikramiye sorgulamaları Milli Piyango Online resmi web sitesi (millipiyangoonline.com) ve Milli Piyango mobil uygulaması üzerinden kolayca yapılabiliyor. Bilet seri numaranızı girerek veya oynadığınız kolonları kontrol ederek kazandığınız ikramiye tutarını anında öğrenebilirsiniz.

    Çılgın Sayısal Loto Kuralları ve Oyun Detayları

    • Çekiliş Günleri: Çılgın Sayısal Loto çekilişleri her hafta Pazartesi, Çarşamba ve Cumartesi günleri düzenlenmektedir.

    • Kolon Ücretleri: Standart kolon ücreti 10 TL, Süper Star’lı kolon ücreti ise 15 TL’dir.

    • Nasıl Oynanır: 1’den 90’a kadar olan sayılar arasından 6 tanesi seçilerek kupon oluşturulur. En az 2, en fazla 6 sayı doğru tahmin edilerek farklı kategorilerde ikramiye kazanılabilir.

  • BANKA İŞLEMLERİNDE YENİ KARAR! | Yargıtay’dan emsal karar: Sözleşmede varsa ücreti müşteri ödeyecek

    BANKA İŞLEMLERİNDE YENİ KARAR! | Yargıtay’dan emsal karar: Sözleşmede varsa ücreti müşteri ödeyecek

    Tüketici kredisi kullanan milyonlarca vatandaşı ve bankacılık sektörünü ilgilendiren çok kritik bir yargı kararı çıktı. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, tüketici kredilerinde bankaların tahsil ettiği Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi’nin (BSMV) iadesi talebiyle açılan davada son noktayı koydu.

    22 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan karara göre, kredi sözleşmelerinde ve ön bilgilendirme formlarında açıkça belirtilmiş olması koşuluyla BSMV ve benzeri vergi masraflarının tüketiciye yansıtılması hukuka uygun bulundu.

    İşte Antalya’da başlayıp Yargıtay’da son bulan emsal davanın tüm detayları ve hukuki boyutu…

    Dava Nasıl Başladı? Yerel Mahkeme Tüketiciyi Haklı Bulmuştu

    Hukuki süreç, Antalya’da bir tüketicinin aynı bankadan kullandığı 6 ayrı tüketici kredisi nedeniyle kendisinden tahsil edilen toplam 5 bin 21 TL’lik BSMV’nin iadesi için icra takibi başlatmasıyla gündeme geldi.

    Bankanın takibe itiraz etmesi üzerine dosya Antalya 3. Tüketici Mahkemesi’ne taşındı. Yerel mahkeme; BSMV’nin yasal mükellefinin banka olduğunu, vergi maddelerinin tüketiciyle müzakere edilmeden matbu sözleşmeye eklendiğini ve bu durumun “haksız şart” oluşturduğunu belirterek tüketiciyi haklı buldu.

    Adalet Bakanlığı Temyiz Etti, Yargıtay Kararı Bozdu!

    Kararın kesinleşmesinin ardından Adalet Bakanlığı, kararın usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle kanun yararına temyiz başvurusunda bulundu.

    Dosyayı inceleyen Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin kararını kanun yararına bozarak şu hususlara dikkat çekti:

    Kredi Sözleşme Öncesi Bilgi Formu ve Tüketici Kredisi Sözleşmesi’nde BSMV dahil tüm masraf ve vergilerin tüketici tarafından ödeneceğinin açıkça kararlaştırıldığı tespit edildi. BSMV tutarlarının toplam geri ödeme planına dahil edilerek tüketiciye şeffaf bir şekilde sunulduğu vurgulandı. Sözleşmede açıkça düzenlenen ve toplam maliyet içerisinde gösterilen vergi yükümlülüklerinin tüketiciye yansıtılmasının “haksız şart” niteliği taşımadığı ifade edildi.

    Bu Karar Kredi Çekecekler İçin Ne Anlama Geliyor?

    Yargıtay’ın oy birliğiyle aldığı bu karar ile birlikte:

    1. Bankaların sözleşmelere koyduğu “Vergi ve yasal yükümlülükler müşteriye aittir” maddeleri hukuki geçerlilik kazandı.

    2. Tüketiciler, sözleşmede açıkça yazması kaydıyla ödedikleri BSMV tutarlarını geri almak için açtıkları davaları kaybedecek.

    3. Kredi çekecek vatandaşların imza atmadan önce Sözleşme Öncesi Bilgi Formu ve kredi maliyet tablosundaki vergi kalemlerini dikkatle incelemesi gerekecek.

  • Faiz kararı açıklandı mı? Rakamlar neler?

    Faiz kararı açıklandı mı? Rakamlar neler?

    Finans dünyası ve vatandaşlar arama motorlarında “Merkez Bankası faiz kararı ne zaman açıklanacak?”, “Temmuz ayı faiz kararı saat kaçta duyurulacak?” ve “Faiz indirilecek mi, sabit mi tutulacak?” sorularına yanıt arıyor.

    Yasin Görkem Erduran’ın haberine göre Merkez Bankası’nın açıklayacağı kritik kararın tarihi, saati ve piyasa beklentileri netleşti.

    İşte Temmuz ayı Merkez Bankası PPK faiz kararına dair merak edilen tüm detaylar…

    TCMB Temmuz Ayı Faiz Kararı Ne Zaman, Saat Kaçta Açıklanacak?

    Gold monogram logo on a dark wall showing a curved 'C' encircling 'M' and 'B' with a 'T' atop the letters.

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın açıklanan takvimine göre Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı bu hafta içinde gerçekleştirilecek.

    • Toplantı Tarihi: 23 Temmuz 2026 Perşembe

    • Kararın Açıklanacağı Saat: 14.00

    Karar, Merkez Bankası’nın resmi internet sitesi ve sosyal medya kanalları üzerinden saat 14.00 itibarıyla eş zamanlı olarak duyurulacak.

    Faiz Düşecek mi, Sabit mi Kalacak? Piyasa Beklentisi Ne Yönde?

    Toplantı öncesinde ekonomistlerin ve finans analistlerinin beklentileri de şekillenmeye başladı. Küresel ve bölgesel risklerin gölgesinde gerçekleşecek toplantı öncesinde öne çıkan başlıklar şunlar:

    ABD-İran geriliminin tırmanması ve Orta Doğu’daki hareketlilik petrol fiyatlarında yeniden tırmanışa neden oldu.

    Petrol fiyatlarındaki artışın enflasyon üzerindeki baskıyı canlı tutması bekleniyor.

    Yaşanan bu küresel gelişmeler ve enflasyon beklentileri ışığında ekonomistler, Merkez Bankası’nın Temmuz ayında da politika faizini sabit tutacağı yönünde görüş bildiriyor.

  • Küresel piyasalarda toparlanma eğilimi sürüyor

    Küresel piyasalarda toparlanma eğilimi sürüyor

    ABD ile İran arasındaki yüksek gerilim dünya genelinde enflasyon endişelerini beslemeye devam ediyor. ABD Başkanı Donald Trump dün, İran ile yakında yeni bir görüşme olup olmayacağına ilişkin “İran, çaresizce görüşmek istiyor ama anlamlı bir şekilde görüşmeye hazır olana kadar bizim görüşmeye hiç niyetimiz yok.” dedi.

    Tarafların karşılıklı saldırılarını sürdürmesi ve müzakere sürecine ilişkin somut bir ilerleme kaydedilmemesi fiyatlamaları zorlamayı sürdürürken, yatırımcıların bilanço sezonunda açıklanacak önemli teknoloji şirketi sonuçları öncesinde yapay zeka bağlantılı şirket hisselerine yönelmesi risk iştahını destekliyor.

    Orta Doğu’da tırmanan jeopolitik gerilimlerin petrol fiyatlarını yükseltmesi, enflasyon beklentilerindeki yukarı yönlü riskleri yeniden gündeme taşıdı. Enflasyonist baskıların güçlenebileceği endişesi, merkez bankalarının daha “şahin” bir para politikası izleyebileceği öngörülerinin artmasına neden oldu. Bu durum tahvil piyasalarında satış baskısını beraberinde getirdi.

    ABD’nin 2, 5, 10 ve 30 yıllık tahvil faizlerindeki yükselişler dikkati çekerken, ABD 2 yıllık tahvil faizi yüzde 4,26 ile yaklaşık 17 ayın en yüksek seviyelerine yakın seyrediyor.

    Para piyasalarındaki fiyatlamalarda da ABD Merkez Bankasına (Fed) ilişkin faiz artırımı tahminleri güçlenirken bankanın yıl sonuna kadar 2 faiz artışı yapabileceği öngörüleri öne çıkmaya başladı.

    Öte yandan bir süredir geri planda kalan tarife gündemi yeniden ateşlendi. Trump, ülkesinin ithal ettiği jenerik ilaçlara iki yıl süreyle gümrük vergisi uygulanmayacağını, bu sürenin ardından vergi oranının yüzde 100’e çıkarılacağını bildirdi.

    Ayrıca Trump yönetiminin, Kanada’nın Amerikan ürünlerine yönelik “ayrımcı” uygulamalarda bulunduğunu öne sürerek, bu ülkeden ithal edilen bazı mallara yüzde 50 gümrük vergisi uygulanacağını açıklaması yatırımcıların gündemindeki gelişmeler arasında yer aldı.

    Financial Times’ın haberinde, Trump’ın şubatta yürürlüğe giren ve cuma günü süresi dolacak tüm ülkelere yönelik yüzde 10 oranındaki küresel gümrük vergisinin yerine bazı ülkelere yenilerini koymayı planladığı iddiasına yer verildi. Haberde, Trump’ın bu hafta içerisinde bazı ülkelere yüzde 10 ile yüzde 12,5 arasında değişen yeni gümrük vergileri uygulamaya hazırlandığı öne sürüldü.

    – Alphabet ve Tesla’nın bilançoları bekleniyor

    Jeopolitik risklerin para politikalarına ilişkin belirsizlikleri artırdığı ortamda, yatırımcıların gözü teknoloji ve yapay zeka bağlantılı şirketlerden gelecek finansal sonuçlara çevrildi.

    Bugün açıklanacak bilançolar arasında Alphabet ve Tesla’nın finansal sonuçları öne çıkıyor. Analistler yatırımcıların şirket performanslarına ilişkin beklentilerinde iyimserliğin ağır bastığını belirterek, şirketlerin gelecek döneme ilişkin yapay zeka yatırımları ve sermaye harcaması planlarına yönelik verecekleri mesajların piyasalarda fiyatlamaların yönü açısından belirleyici olabileceğini ifade etti.

    Bu gelişmelerle ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,63 ile son 2 ayın zirvesine yakın seyrederken dolar endeksi yatay görünümle 101,1’de bulunuyor. Altının ons fiyatı ise yüzde 1,2 artışla 4 bin 128 dolarda alıcı bulurken, Brent petrolün varil fiyatı yüzde 0,6 yükselişle 89,8 dolarda seyrediyor.

    Söz konusu gelişmelerle S&P 500 endeksi yüzde 0,89, Nasdaq endeksi yüzde 1,29 ve Dow Jones endeksi yüzde 0,74 yükseldi. ABD’de endeks vadeli kontratlar güne negatif başladı.

    Avrupa borsaları pozitif seyretti

    Avrupa borsaları dün alıcılı bir seyir izlerken, teknoloji ve savunma hisselerindeki yükselişin genele yayılması pozitif görünümü destekledi.

    İngiltere’de siyasi gelişmeler ana gündem maddesi olmaya devam ediyor. Keir Starmer döneminde askeri harcamaların yetersiz olduğu gerekçesiyle Savunma Bakanlığından istifa eden John Healey, yeni Başbakan Andy Burnham’ın kurduğu kabinede Maliye Bakanlığı görevine getirildi.

    Burnham’ın hükümetin borçlanma ve harcama kurallarına uyarken “her türlü esnekliği” arayacağını söylemesinin ardından İngiltere’de tahvil piyasasında satış baskısı arttı. İngiltere’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 5’in üzerinde kalmayı sürdürdü.

    İngiltere’de dün açıklanan verilere göre, işsizlik mart-mayıs döneminde yüzde 4,9 oldu. İşsizlik, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 0,2 artarken, şubat-nisan dönemini kapsayan üç aya göre değişiklik göstermedi.

    Almanya merkezli Avrupa Ekonomik Araştırmalar Merkezi (ZEW), kurumsal yatırımcı ve analistlerin gelecek 6 aya ilişkin beklentilerini ölçen ZEW Ekonomik Güven Endeksi’nin temmuz ayı sonuçlarını açıkladı.

    Öte yandan Avrupa Merkez Bankasının (ECB) yarın açıklayacağı para politikası kararları piyasaların odağında yer alıyor. ECB’nin yarın vereceği kararın yanı sıra ECB Başkanı Christine Lagarde’ın enflasyon görünümü, enerji fiyatları ve jeopolitik risklere ilişkin değerlendirmelerinin Avrupa piyasalarının yönü üzerinde belirleyici olması bekleniyor.

    Bu gelişmelerle, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,58, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,28, İtalya’da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 0,81, Almanya’da DAX 40 endeksi ise yüzde 0,66 değer kazandı. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar güne pozitif seyirle başladı.

    Asya borsaları Hong Kong hariç pozitif seyrediyor

    Asya tarafında Hong Kong hariç alış ağırlıklı bir seyir öne çıkarken, Japonya’da dış ticaret üst üste iki aydır açık vermeye devam ediyor.

    Ülkede ihracat haziranda yüzde 19,3, ithalat yüzde 25,4 arttı. İthalattaki artışın etkisiyle ülkede dış ticaret dengesi 406,9 milyar yen (yaklaşık 2,5 milyar dolar) açık verdi.

    Öte yandan yarı iletken sektöründeki toparlanma bölge piyasalarında da göze çarparken, Güney Kore’de yapay zeka bağlantılı şirket hisselerinde hızlı yükselişler görüldü. Ülkede SK Hynix hisseleri yüzde 4,7, Samsung Electronics hisseleri yüzde 4,3, LG Electronics hisseleri yüzde 8,2 arttı.

    Söz konusu gelişmelerle kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,3, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 2,9, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,1 yükselirken Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 1 düştü.

    BIST 100 endeksi dün, satış ağırlıklı bir seyir izledi

    Dün satış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,69 değer kaybederek 13.974,14 puandan tamamladı.

    Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası’nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı ağustos vadeli kontrat ise dün akşam seansında normal seans kapanışına göre yüzde 0,08 yükseldi. Dolar/TL dünü 47,1890’dan tamamlarken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışın yüzde 0,1 üzerinde 47,2140’tan işlem görüyor.

    Analistler, bugün yurt içinde reel kesim güven endeksi ve kapasite kullanım oranının, yurt dışında ise İngiltere’de enflasyon verilerinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 13.900 ve 13.800 puanın destek, 14.100 ve 14.200 puan seviyelerinin direnç konumunda olduğunu kaydetti.

    Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:

    09.00 İngiltere, haziran ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE)

    09.00 İngiltere, haziran ayı Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE)

    10.00 Türkiye, temmuz ayı reel kesim güven endeksi

    10.00 Türkiye, temmuz ayı imalat sanayi kapasite kullanım oranı

    11.30 İngiltere, mayıs ayı Konut Fiyat Endeksi (Yıllık)

    14.00 ABD, haftalık mortgage başvuruları

    14.30 Türkiye, mayıs ayı finansal kesim dışındaki firmaların döviz varlık ve yükümlülükleri>>>AA